İYİ Parti’nin 31 Mart’ta tüm seçim çevrelerinde aday çıkarma kararına karşı çıkıp istifa eden eski Genel İdare Kurulu Üyesi Bahadır Erdem de grup toplantısında CHP’ye katıldı. Özel “Sayın Bahadır Erdem baba evine katılıyor” dedi. Erdem de “Tek adam rejimini demokrasiyle sonlandırmak için elimden geleni yapacağım” ifadesini kullandı.
Ardından Özel, Erdem’e rozetini taktı.

SARAÇHANE’DEKİ ‘BOZDOĞAN DUVARI’
Özel, grup toplantısında şu mesajları verdi:
– (Taksim’in 1 Mayıs’a kapanması) Çağrıda bulundum, arabuluculuk teklif ettik ama tüm bu önerilerimiz reddedildi. Elimiz havada bırakıldı. AYM kararına rağmen Taksim 1 Mayıs’ta emekçilere kapatıldı. Orada örülen utanç duvarını gördük. Surların önüne, sarnıcın önüne, tarihi kemerlerin önüne toma ve polisimizi dizerek orayı utanç duvarı haline getirdiler. O utanç duvarı tarihe geçti. O utanç duvarı hep hatırlanacak. O gün birileri anayasaya uymadılar. Emekçileri içeriye almadılar. Girmek isteyenler karşısında kendileri de emekçi olan polisimizle karşı karşıya getirildiler.
1 MAYIS TUTUKLAMALARI
– 49 yurttaşımız, önce gözaltına alındı ve tutuklandılar. Bir taraftan AYM kararına direnip kanunsuz emir verenler gençleri tutukluyor. Suçluların mağdur, mağdurların suçlu ilan edildiği bir süreçteyiz. Orantısız tutuklama tedbirinin ortadan kaldırılması gerektiğini hatırlatıyoruz. Gençler serbest bırakılmalı. Milletten kanuna uymasını isteyenlerin önce Anayasa’ya uyması gerektiğini hatırlatıyorum.
26 MAYIS’TA EMEKLİ MİTİNGİ
– (Ekonomi) İstanbul’da ortalama kira 23 bin lira, asgari ücret 17 bin lira. Bunun Avrupa’da bir örneği yok. Ortalama kiranın yarısından az emekli maaşı alan dünyada hiçbir ülke yok. Emeklimize ve emekçimize yapılan zulmün altını çiziyoruz. Geçen bayram İstanbulluların yüzde 70’i tatile gidemedi, memleketine gidemedi. Önümüz kurban… Bırakın kurban almayı Kayseri’ye otobüs bileti almanın maaşı aştığı bir süreçteyiz.
ŞİMŞEK’E IMF GÖNDERMESİ
– Enflasyon maaşları dört ayda kuşa çevirdi. Herkesi 26 Mayıs pazar Büyük Emekli Mitingi’ne davet ediyorum. Emeklinin hakkını CHP alacak. Mehmet Şimşek… Harcamaları kısıp, tüketimi düşürecek bir yöntem arıyor. Görünmez IMF programı… IMF’nin yap dediklerini vatandaşa yaptırıyor. Program Şimşek’in Gulyabani programıdır. Şu Gulyabani’yi biraz da zenginlere götür be kardeşim…
SİNAN ATEŞ İDDİANAMESİ
– (Sinan Ateş cinayeti ve Ayşe Ateş ile görüşmesi) Görüşmede birçok şeyi konuştuk. Arkasında olduğunu söyledik, bir kez daha ifade ediyoruz. İddianamelerle yeni gerçekler ortaya çıkar, adalete atılmış adımdır. Gazeteciler, iddianamenin kendilerinin gerisinde olduğunu gördüler. Bu iddianamenin iade edilmesi, asla yargılamaya başlanmaması gerekmektedir.
– (Müfredat ve öğretmen atamaları) Müfredat önemli dedik, sesimizi duyuramadık. Çıkmış Milli Eğitim Bakanı 10 günde görüşlerini bildirsinler diyor, gülüyor. Küstahlık, küstahlık, küstahlık… 68 bin atama beklenirken, 20 bin mülakatlı atama söylediler. Biz atanmayan her bir öğretmenimizin arkasındayız, yanlarındayız.
– (İsrail ile ticaret durması) Bizi ve kendilerini eleştirenleri haklı çıkardılar. Biz mazlum Filistin halkının yanında durmaya devam edeceğiz. İsrail’in Refah Sınır Kapısı’na saldırmasını kabul edilemez buluyoruz.
AYRINTILAR GELİYOR…
]]>Emekli vatandaşlar, bayramda torunlarına harçlık bile vermekte zorlandıklarını söyledi.
Bir emekli, “Hangi emekli memnun olmuş da ben olayım? Pazara zaten akşamüstü gidiyoruz, döküntüleri toplamaya. Bir kilo ıspanak 50 lira. Ot ama ne yapacaksın almaya mecbursun. Bu sene emeklilere en kötü yılı. 2 tane torunum var biri 20 yaşında biri 16 yaşında 50’şer lira zor verdim bayram harçlığı. Ne yapar 20 yaşındaki torun 50 lirayla ancak bir kahve içer” dedi.
“TORUNLARIMIZA BİR ŞEY VEREMEDİK”
Emekli bir vatandaş, “10 bin lira maaş alıyorum. Hayat pahalılığı… Maaşımdan hariç 12 saat çalışırsam geçinebiliyorum. Peynir 250 gram alıyorum, etin zaten yanından geçince şekerim, tansiyonum yukarı çıkıyor. Torunlara istediğimiz gibi harçlık veremedik. Yok ki, keşke olsa da bol bol versek içimizden geçen gibi” dedi.
Başka bir emekli, “15 bin lira maaş alıyorum. Yetmiyor, memnun değilim. Bitmiş emekli, bitmiş… Ayda 250 gram peynir alıyoruz. Bayramda hiçbir şey yapmadık. Hiçbir yere gitmeden evde geçirdim. Torunlarımıza hiçbir şey veremedik. Torunlar gelmedi zaten biz de gidemedik” diye konuştu.
‘ETİ BIRAK SÜTÜ ZOR GÖRÜYORUZ’
Marul satarak ek iş yapan emekli vatandaş, “11 bin 800 lira maaş alıyorum. Bayramda işte marul satıyoruz, marul satarak geçiriyoruz. Emekli maaşı yetmediği için marul satıyoruz, yapacak bir şey yok. Ek gelir yapıyoruz böyle. Torun geldi gitti. Elimizden geldiği kadar az çok harçlık verdik. Ne yapalım, biz yemeyeceğiz onlara vereceğiz. Kurbanda ne yapacağız; evde oturacağız. Eti kasapta, peyniri de rafta görüyoruz. 400 lira peynir… Nasıl alacaksın, alınır mı? Eti bırak sütü zor görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Emekli vatandaş İbrahim Aydoğan, “10 bin lira maaş alıyorum, hayatta yetmiyor. İki tane çocuğum var okuyor. EYT’den emekli oldum, hiçbir şekilde yeterli gelmiyor bana. Büyük ihtimalle öleceğiz böyle. Et olarak tavuktan başka bir şey alamıyoruz, kırmızı eti görmüyoruz zaten. Peyniri toptan alırsak daha uyguna geldiği için 3-5 kiloluk toptan alıyorum” dedi.
‘KEMERİ SIKMAYA DEVAM EDİYORUZ’
Pazara gitmekte bile zorlandıklarını belirten emekli, “10 bin lira alıyorum. Herkes nasıl idare ediyorsa öyle idare ediyoruz, kemeri sıkmaya devam. Valla ben bir şey demiyorum artık Allah’a havale ettik. Torun var, 50 lira harçlık verdim ancak. Pazara zaten girmiyoruz ki, akşamüstü gidiyoruz çürüklerini toplamak için. Eti unuttuk da peyniri de en ucuzundan alıyoruz” dedi.
Madenden emekli bir vatandaş ise, “11 bin maaş alıyorum, memnun değilim. Yerin yedi kat altında çalışmışım, haksızlık, adaletsizlik var. Bu bize hak mı, reva mı yani? Hayat şartları ağır, zor. Biz çalışmazsak açız. Asgari ücretle çalışıyoruz ancak kendimizi geçindiriyoruz emekli olduğumuz halde. Emekli bu bayramda hiçbir şey yapamadı. Ağaç gölgesinde, söğüt gölgesinde oturdu. 3 tane torunum var hiçbir şey yapamadım. Ancak birer çift çorap aldım” ifadelerini kullandı.
‘PAZARA DÖKÜNTÜLERİ TOPLAMAYA GİDİYORUZ’
Pazardan arta kalanları aldıklarını ifade eden emekli, “Hangi emekli memnun olmuş da ben olayım? Pazara zaten akşamüstü gidiyoruz, döküntüleri toplamaya. Bir kilo ıspanak 50 lira. Ot ama ne yapacaksın almaya mecbursun. Emekli Kurban’da ancak horoz keser. Bir kuzu bile 20 bin lira. Bu sene emeklilere en kötü yılı. 2 tane torunum var biri 20 yaşında biri 16 yaşında 50’şer lira zor para verdim bayram harçlığı. Ne yapar 20 yaşındaki torun 50 lirayla ancak bir kahve içer” dedi.
Emekli vatandaş Cafer Topal, “10 bin lira emekli maaşı alıyorum. 10 bin lira ile Saray geçinebiliyorsa biz de geçinelim. Bayram evde yatarak geçti. Torunumuza, çoluk çocuğumuza harçlık vermeden geçti. Çocuklarımıza mahcup olduk. Cebimizde para olmayınca 10 bin lirayla nereye gidebiliriz ancak 10 adım yürüyebiliriz. 10 adımdan sonra cep boş” diye konuştu.
Emekli Derviş Akyüz ise, “Emekli maaşım 10 bin lira. Kiram zaten 5- 6 bin. Ramazan Bayramını hüsranla geçirdik, iş Kurban Bayramına kaldı. Kurban alma şansım zaten sıfır. Bu maaşla kurban alamayız. Kurban hisseleri şu anda 20- 22 bin liradan aşağı yok. 2024 emekli yılı olacak dediler, şu anda emekli 2024’ü kaos yaşıyor. Emeklerinin artık yaşama şansının olduğunu hissediyorlar mı, hissetmiyorlar mı? Emekli ölmüş durumdadır” dedi.
]]>Sanatçı ve vatandaş olarak her zaman siyasetin içinde olduğunu belirten Beşikçioğlu, Etimesgut’a yapacağı hizmetleri anlattı. Beşikçioğlu, ilçede kreş sayısının arttırılacağını, kadınların sosyal hayatın içine daha çok katılması için çalışmalar yürütüleceğini, üniversiteye hazırlanan gençler için kütüphane kurulacağını ve ilçedeki ulaşım problemini Ankara Büyükşehir Belediyesi ile koordineli bir şekilde çözeceğini söyledi.
“ANKARA ÇAY’IMIZI TEMİZLEYECEĞİZ”
Beşikçioğlu, şunları söyledi:
“Siyasetçiler bu süre zarfında birbirlerine çelme takmak suretiyle acısını halktan çıkartmış. Bunu ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz. Bir şeker fabrikamız var, orada bir koku problemi var çözeceğiz. Ankara Çayı’nın 17 kilometresi ilçemizden geçiyor. Ankara Çay’ımızı temizleyeceğiz. Oraya bırakılan atıkları ortadan kaldıracağız, bir yeşil koridor oluşturmak suretiyle Porsuk örneğinden daha iyi bir yapıya çevirmeye çalışacağız.”
“EMEKLİ TİYATROLARINI KURACAĞIZ”
“Emeklilere yarına uyanacak bir amaç verme niyetindeyiz. 90 gün boyunca sokaklarda dolaştığımızda emeklilerimizin bizden istedikleri tek bir şey vardı; emekli konakları. Ben de şunu dedim: Emekli konaklarını kuracağız, istediğiniz gibi oyununuzu oynayacaksınız, çayınızı kahvenizi içeceksiniz ama üreteceksiniz. Emekli tiyatrolarını kuracağız, size bir yönetmen bir oyun vereceğiz, 3-4 ay siz bu oyunu çalışacaksınız. Başarılı olduğunuz takdirde bunu seyirciyle buluşturacağız, seyircinin karşısına çıkacaksınız, turnelere çıkacaksınız.
“Böylelikle hem emeklilerimizin turistik seyahatlerini gidermiş olacağız, hem de emekli konaklarındaki sosyal hayatlarını düzenlemiş olacağız, hem de üretimin içerisinde göreceğiz onları. Böylelikle onlara yarına uyanacak bir amaç sağlayacağız.”
“Bu 5 yıllık süreci çok doğru ve düzgün bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Bunları becerebilirsek yarınlarımız çok daha güçlü ve aydınlık bir vaziyete dönüşecek.”
“DİĞER SİYASETÇİLER MESLEĞİMİZİ KÜÇÜMSEDİ”
Beşikçioğlu, sanat hayatına da devam edeceğini belirterek şöyle devam etti:
“Sanatsız yaşayamazsınız. Sanat bir bilinçtir, bir eğitim dalıdır. İnsan ve devlet arasındaki sistemi eleştirerek eksikleri gösterir. Bu bağlamda da bir bilinç sağlar, birleştiricidir, uzlaşmacıdır. O yüzden sanatı hayatımızın her köşesinde mutlak surette başköşeye koymak gerekir. Ben de bir taraftan belediyeyi idare ederek bir taraftan da sahnedeki asıl mesleğimi icra ederek bu süreci geçirmeyi düşünüyorum. Birçok arkadaşımız, birtakım gazeteciler dahi ‘part-time belediyecilik mi olur’ diye bir algı içerisinde ama öyle bir gerçek yok.”
“Diğer siyasetçiler, buna muhalif olanlar bu konuda mesleğimizi biraz küçümsedi. Bu onların bilmemezliğinden kaynaklanıyor maalesef. Yani tiyatronun ne olduğunu bilmeleri gerekiyor. Onun için de tiyatroya gitmeleri gerekiyor. Tiyatroya gelseler zaten halkla iç içe olurlar. Bundan sonra Etimesgut’ta senaryoyu tüm vatandaşlarımızla biz yazacağız, başrolü de onlar oynayacaklar. Umarım 5 yıl boyunca o hayal ettiğim belediyecilik anlayışı hayata geçirme imkanım olur.”
“Bundan sonra getirdiğimiz hizmetlerle anılmayı tercih ederim. Bunların hepsi aslında yarattığımız karakterlerin seyircideki iz düşümleri. Kariyerim boyunca yaptığım işlerin hepsinde bir mesajın olmasına çok dikkat ettim. Özellikle ‘Vali’de bir siyasetçinin nasıl olması gerektiğini, insan ilişkilerinin nasıl olması gerektiği konusunda birçok şeyi anlatmaya çalıştık. ‘Behzat Ç’ öyle, adalet duygusunun nasıl olması gerektiği konusunda ki bunların hepsi aslında vatandaşlarımızın özlediği karakterdi. Gençler ‘komiserim’, emeklilerimiz ‘valim’ dedi. Ama yavaş yavaş süreç içerisinde ‘Başkanım size çok yakıştı’ diyenler de çok oldu.”
]]>Kırdık. Tuzla buz ettik. Yüzde 25’lik bir öğrenilmiş çaresizlik vardı. Parti yüzde 38 aldı. 1977’den beri ilk kez, ben üç yaşındayken birinci parti olmuş. Ben her konuşmamda, “CHP yönelimleri doğru okuyup doğru ilişkileri kurduğu zaman Ecevit’in genel başkanlığında iki genel seçimden birinci parti çıktığının” hatırlatmasını yapıyordum.
Gelecek genel seçimde birinci parti olacağımızı umuyordum. “Keşke burada da olsa” diyordum. Gökhan Zeybek’le defalarca hesap yaptım. Çok hesap adamıdır Zeybek. “Yüzde 33 ile birinci parti olabiliriz” diye hesap yapıyordum. Yüzde 38 ile olduk. Oy kullanırken, “Haydi birinci parti olalım inşallah” diye attım.
İkinci yüzyılın ilk seçiminden birinci parti çıkalım ve rövanşı alalım diyorduk.
■ Sizce AK Parti neden kaybetti?
Bir kere biz hatalarımızdan ders aldık. Onlar geçen seçimi kıl payı kazanmış olmayı bir zafer olarak gördüler. Tehlike çanlarını görmediler. Çok yanlış yaptılar. Emekli maaşını önce 7 bin 500, sonra 10 bin lira yaptılar. Ben genel merkezin 600 kişilik salonuna emekli derneklerini çağırdım. İlk emekli konuşmamı yaptım.
“Bugün hiçbir şey konuşmayacağım emekliden gayrı” dedim. Salon ayağa kalktı.
Dedim ki: “Tayyip Bey kavga etmek istiyor. Ben onunla kavga edeceğim ama emekliler için edeceğim.” 106 mitingin tamamında emeklinin sesini duyurmadan konuşmadım.
■ Kaynamayan tencere iktidarı sarstı diyebilir miyiz?
Her zaman sarsar. Bir tek geçen sefer olmadı; 14 Mayıs’ta. Şöyle: Altılı Masa’nın ortak ve teker teker hatalarımız yüzünden ilk alacağımız seçimi kaybettik. Bu insanlar dün akşamı 14 Mayıs akşamı yaşayabilirlerdi. Ama biz hatamızdan ders aldık, almayanlar da kaybetti.
ERKEN SEÇİM TALEBİMİZ YOK!
■ İYİ Parti ve diğer Altılı Masa partileri çöküş yaşadı. Nasıl yorumluyorsunuz?
Yorumlamaktan özellikle kaçınıyorum. Çünkü yapacağım her tespit birilerini incitebilir. “Bana ablam demeyin” dediklerinde ben “Kavga etmem, ablamdır” dedim. Şu kadarını söyleyeyim: Aldığımız her oyun CHP değil, Türkiye İttifakı oyu olduğunun farkındayım. CHP’yi Türkiye İttifakı’nın partisi olarak tutmaya ve bu ittifakı büyütmeye ve güçlendirmeye devam edeceğiz. Siyasilerin kurmadığı ittifakı sandıkta seçmenle kurmayı başardık. Bu çok önemli. Çünkü siyasiler siyasi hesap yaptılar. Oysa seçmen kendisini ve ülkesini düşündü. Bir de devletle millet ne zaman yarışırsa hep millet kazanır. CHP bazen yanlış tarafta durdu. Bu sefer devletle millet yarışırken, milletin tarafındaydık.
Karşımızda Anadolu Ajansı, TRT ve devletin bütün unsurları… Ama biz sadece millete güveniyoruz. Millet İttifakı bile ortadan kalktı. Biz millete güvendik. Bazen devlet – millet rekabetinde CHP devletin kurucu partisi olduğu için yanlış tarafta duruyor. Esas olarak CHP halkın partisi olduğu için doğru taraf, milletin tarafı.
■ Ben şöyle bir yorumda bulundum: Parlamenter sistemde olsaydık iktidarın güven oyu kaybı yaşadığını değerlendirirdik. Ne dersiniz?
Ben erken seçim ve güvensizlik oyu söyleminden kaçıyorum. Sebebi de şu: Meydanlarda bir söz verdim. “AK Partili ve MHP’li seçmen; sizden iktidara sarı kart göstermenizi istiyorum” dedim. Oradan bana bağırdılar; “Kırmızı kart” diye. Ben de döndüm, dedim ki: “Kırmızı kart genel seçimde olur, bu bir yerel seçim.” İnsanlar hükümeti uyarmak istiyor. Seçimi kazandıktan sonra “Bu güvensizlik oyudur, erken seçime gir” dersem bana itimat eden AK Partili ve MHP’lilere haksızlık yapmış olurum.
■ Erken seçim talebiniz yok.
Erken seçim olacaksa buna yine halk karar verecek. Ben bir erken seçim çağrısı yapmıyorum. Erdoğan’ın telaşla “Dört yıl seçim yok demesi” bahsettiğiniz kaygıdan. Çünkü güvensizlik oyu olarak görüyorlar. Ben fırsatçılık yapacak değilim. Her an yapılacak seçime hazırız.
■ “Ama bunu talep edecek olan biz değiliz.”
Biz değiliz. Halkın kendisidir. Bana güvenip oy veren AK Parti ve MHP’li emekliler var. Onlar genel seçim olsaydı belki oy vermeyeceklerdi. Onlara şu teminatı verdim: Bu bir yerel seçim. “Yerel yönetici seçiyorsunuz ve iktidara yerelden denge kurun” dedim. Ertesi gün “Gördünüz mü bak, hükümet değişmeli” dersek o seçmeni kandırmış olurum. Dürüst davranmak lazım.
Bundan 10 ay önce altı parti yüzde 25 oy aldık. “Tek başına yüzde 38 benim oyum” dersek bu kibir olur. Bu çağrımıza uyan Türkiye İttifakı’nın oyu içinde AK Partilisi de var, MHP’lisi de var. DEM’lisi de var. Buradan bir fırsatçılık yapmayacağız ama önümüzdeki günlerde emekliler, atanmayan öğretmenler, emekli astsubaylar, staj mağdurları, çiftçiler ve öğrencilerle ilgili mitingler yapacağız. Sahadan çekilmeyeceğiz ve vatandaşın gerçek sorunlarıyla mücadele edeceğiz.
Kimlik siyaseti, gerilim siyaseti kaybetti dün.
GÖKHAN ZAN OLAYI
■ Haritaya baktınız. Sizi en çok sevindiren neresi oldu?
Şüphesiz Manisa. Manisa’da en son yüzde 29-30 almıştık. Dün yüzde 60’la kazandık. Manisa’da Selendi, Demirci ve Saruhanlı hariç tüm ilçeleri aldık. En çok Soma’ya seviniyorum. Her seçim millet Soma’ya söver, ben de Twitter’dan “Yapmayın etmeyin” diye yazardım. En memnun olduğum yerler Artvin ve Marmaris. Anketlerde çok geride çıkmıştık. Son anda oralara miting koyduk. İki yerde “CHP’ye oy atmazsanız, AK Parti kazanacak” dedim. Eskişehir ve Balıkesir, kafaya taktığım iki yerdi. Eskişehir’de İYİ Partili aday AK Parti’ye geçti ve siyasi yankesiciliğe uğradı muhalefet. Ona itiraz ediyordum. Kaybetsek kabullenemezdim. Bir de Balıkesir… Orada alacaklıydık. Ama İYİ Parti çok güçlü aday çıkardı ve aday sert kampanya yaptı. Annesinin evinin balkonundan “Git başka yerde demlen” diye bir pankart sarkıttı mitingimde. Ona içerlemiştim. Adıyaman’a acayip sevindim. Kütahya’nın gelmesine aşırı memnun oldum.
■ Üzüldüğünüz yer…
Malatya’da Veli Ağbaba’nın emeklerine üzüldüm. Yüzde 18’lik partiye yüzde 38 oy aldırdı. Hak etmişti ama iktidar son anda konsolide oldu. Çok büyük bir iş başardı.
■ Hatay?
Hatay’da halen çekişiyoruz. Ümidimi kesmiş değilim.
■ Burada Gökhan Zan’ın aldığı 15 bin oy var.
Maalesef kendini de şehrini de tüketti.
■ Kırklareli’yi kaybettiniz.
Kaybetmememiz gereken yeri kaybettik. Kazanmak için her şeyi yaptık ama eksiğimiz var demek ki. Ona bakmak lazım.
SOYER HAYAL KIRIKLIĞI
■ En büyük hayal kırıklığınız nedir?
Tunç Soyer’dir en büyük hayalkırıklığım. Çağırdım, anlattım. Cemil Tugay’ın ankette en yüksek oyu alan iki isimden biri olduğunu kendisi de gördü. Yurt dışı görev teklif ettim. Memnun oldu. Akşam yemeğe çıktık birlikte. “Kıbrıs, Amerika ve Brüksel’deki temsilcilikle birlikte Pekin ve Moskova’da şube açalım. Yurt dışı ilişkilerde iyisiniz” dedim. “Onore oldum, çok sevindim” dedi. Gitti, birkaç gün sonra çok kötü açıklamalar yaptı. En büyük hayal kırıklığım… Kimseye küskün değilim ama İzmir’de kazanmamız için hiçbir şey yapmadı. İzmir’de tehlike çanlarının çaldığı günler oldu. İzmir’i değil, kendisini düşündü. O yüzden çok kızıyorum ona.
■ Şükrü Genç?
Şükrü Bey’in yaşına veriyorum. Uyardık, keşke dinleseydi.
■ Bir de Soner Çetin var…
O terbiye sınırlarını aştığı için cevap vermeyeceğim.
]]>
Özel, burada yaptığı konuşmada, “15 yıldır sizlerle beraber el eleyiz. Kol kolayız. Omuz omuzayız. Gönül gönüleyiz. Bugün Turgutlu’da, kardeşlerimin, evlatlarımın huzurunda bana bugüne kadar hep sahip çıkan, hep arkamda duran, büyük ailemin huzurundayım. Hepinizi çok seviyorum, hoş geldiniz. Bir yerel seçim sürecindeyiz, zorlu bir süreçteyiz. Yarın kampanyanın son günü. Bu kampanya boyunca yaptığımız tam 104’üncü miting. Bütün Türkiye’yi gezdik. Dolaştık. Mitingler yaptık ama son mitingi yapacaksam, son bir yerde mikrofonu elime alacaksam orası elbette memleketim olmalıydı, elbette Kasabamız olmalıydı” dedi.

“EMEKLİNİN HAKKINI YEDİLER”
Emeklinin geçim sıkıntısına değinen Özel, şunları söyledi:
* “Bundan 2 ay önce mitinglere ilk başladığımızda şöyle söylemiştim. ‘Emekliler büyük ıstırap çekiyorlar. Büyük acı çekiyorlar. Buradalar mı’ dedim, meydanın yüzde 20’si kadarı ‘Buradayız’ dediler. Ben de emekliler, sesimi duyarsanız, sesime ses verirseniz, benimle birlikte olursanız, meydanları doldurursanız, sesinizi duyuracağım. Sizin hakkınızı mutlaka alacağım dedim. Artvin, Antalya, Kahramanmaraş, Edirne, Tekirdağ, Sinop, İzmir’de konuştum, 104 meydanda konuştum ve en son burada altını kalın kalın çizeceğim. AKP, ilk iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Yani bugünkü para ile tam 26 bin lira. Dediler ki TÜİK’e göre vereceğiz. Enflasyona ezdirmeyeceğiz, emekliye enflasyon oranında zam yapacağız.

* Sizin düzeninizi hiç bozmasalar, hiç karışmasalar bugün 1,5 asgari ücret 26 bin lira. Ama onlar TÜİK’e göre zam yapacağız dediler. TÜİK ne demek, neyin kısaltması? Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu. O yalancılar Tayyip Erdoğan’ı üzmediler ama emekliyi üzdüler. Emeklinin hakkını yediler. Emeklinin hakkına geçtiler. Son sene enflasyon yüzde 120, gerçek enflasyon. TÜİK 68 hesaplamış. Tayyip Bey size yüzde 33 zam verdi. 7 bin 500 lirayı 10 bin lira yaptı. İlk Tayyip Bey geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. 8 çeyrek altın. İnanmayan ilk kuyumcuya girsin ve sorsun.

* Bugün 10 bin lira olan en düşük emekli maaşı sadece 2,5 çeyrek altın alıyor. Yani emekliler, her ay 5,5 çeyrek altın kayıpta. Bir emekli cebinden bir çeyrek altın düşürse aklı çıkar, bütün Kasaba’da onu arar öyle değil mi? Bir emekli değil bütün emekliler, bir çeyrek altın değil 5,5 çeyrek altın. Bir sefer değil her ay kaybediyorlar. Bir şey yitirildiği yerde bulunur. Gider ararım dediniz ya, nerede kaybettik? Biz bunu bir seçim sandığında kaybettik. Nerede buluruz, aynı yerde buluruz. Pazar günü sandık başına gitmeye ve hakkınızı aramaya hazır mısınız? İşte umut bu sestedir. Umut bu birlikteliktedir.”

“BAYRAM İKRAMİYESİNDEN 18 KİLO KIYMA KAYIP”
Emeklinin sofrasından son 6 yılda sadece bayram ikramiyesinden 18 kilo kıymanın eksildiğini söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:
* “2018 seçimlerinde bayram ikramiyesi vereceğiz dediler ama biz birer maaş diyorduk, sadece bin lira verdiler. Biz o bin lirayı beğenmedik, itiraz ettik. O beğenmediğimiz bin lira, 24 kilo dana kıyma alıyordu. 2018 yılında, Ramazan Bayramı’ndan önce verilen emeklilere bayram ikramiyesi 24 kilo kıyma alıyordu. Bugün alın 3 bin lirayı gidin kasaba, 6 kilo kıyma alıyor. Bakın son 6 yılda sadece bayram ikramiyesinden 18 kilo kıyma kayıp. Bugün 1 kilo kıyma için sabah 5’te insanlar kuyruğa giriyorlar, yarı fiyatına almak için. İstanbul, Ankara, Aydın’da belediyemizin halk kasaplarının önüne. Bir kilo verebiliyoruz. Oysa 18 kilo kıyma, sizin olan elinizden alınmış.

* 30 Ramazan, 30 iftar, 30 sahur sofrasında, bayram sofrasında, çoluğunuzun çocuğunuzun davetli olduğu bayram sofrasından 18 kilo kıymayı almışlar, çalmışlar. Bu yüzden ömürleri çalışmakla geçen, alnının terini akıtan, kimi toprağa akıttı, kimi tezgâha akıttı, kimi kara tahtalar önünde öğrenci yetiştirdi, kimi soba yaktı, kimi çöp topladı, kimi vergi topladı, kimi polisti ve canını ortaya koydu ama karınca gibi çalıştınız. En rahat edeceğiniz güne gelince birileri hakkınızı elinizden aldı.
* Şimdi yine karıncalar gibi bir arada durmak, yan yana durmak, peş peşe yürümek lazım. Karıncaların isteyip de kaldıramayacağı yük, aşamayacağı engel yoktur. Size buradan, memleketimden, Türkiye’nin bütün emeklilerine söz veriyorum. O burnu büyüklere, o kibirlilere, o size yukarından bakanlara, sizi bir karınca gibi ezmeye çalışanlara şunu söylüyorum. Karıncayı ezdirmem, karıncanın kardeşi var o da CHP’dir.”

“KÖYLÜLERİ, ÇİFTÇİLERİ BU İKTİDARIN ZULMÜNDEN KURTARACAĞIZ”
Çiftçinin mazot sorununa da değinen Özel, şunları aktardı:
* “Burası aynı zamanda alnının terini toprağa damlatıp, o topraktan bereket fışkırtan, o bereketle çoluğunu çocuğunu geçindirmeye çalışan bağcıların, üzüm üreticilerinin, bu ovaya emeğini verenlerin memleketi. 4 liralık mazot 19 lira olduğunda isyan ettik. Düşüreceğiz dediler. Geçen sene Mayıs ayında 19 lira olan mazotu, 45 liraya çıkardılar. Destekleme hakkınız, yüzde 1’lik hakkınızla 260 milyar lira destekleme verilecekken 80 milyar lira veriyorlar, hakkınızı beşli çeteler, saray müteahhitlerine, İliç’teki altın madeninin silinen vergilerine harcıyorlar. ‘Milletin efendisidir’ diyerek, birinci Cumhurbaşkanımızın nitelediği köylüleri, çiftçileri, hayvancılıkla uğraşanları bu iktidarın zulmünden kurtaracağız. Bugünlerde yerel seçim mitingleri yaptık. Ama emeklinin, çiftçinin hakkını alan kadar, üzüm üreticisinin hakkını alana kadar, bundan sonra siz varsanız, biz buradayız. Meydanlardayız, hakkınızı söke söke alacağız.”

“YOKSULLARI BİÇARE BIRAKANLAR…”
Staj mağdurlarını da hatırlatarak sözlerine devam eden Özel, şunları söyledi:
* “31 Mart seçimleri elbette birer yerel seçimdir. Ama gücü elinde tutan, kimseye acımayan, kendinden başka kimseyi görmeyen, zengini kayıran, emekliyi unutan, yandaşı kayıran esnafı, memuru ezdiren, kendi yakınlarına imkânlar yaratıp yoksulları bir çare bırakanlara karşı genel iktidarın, yerelden dengeleneceği seçimlerdir. Bunun için 31 Mart günü canı yanan herkesi, mağdur olan herkesi, yoksullaşan herkesi sandıklarda buluşmaya, bu iktidara bir sarı kart göstermeye davet ediyoruz. Staj mağdurları var, çıraklık mağdurları var. Çocuk yaşta çıraklık yapmış, staj yapmış. Sigortası çocuk yaşta başlamış. Belli bir prim ödenmiş. Daha sonra yıllarca çalışmış, EYT çıkmış. Başvurusunu yapmış, olmaz. Neden, işe başlangıç tarihin staj tarihi olamaz. O tarihi saymadıkları için staj ve çıraklık mağdurlarının ciddi mağduriyetleri var.
* Ayrıca kanun çıkmış, 9 Eylül 1999’da 15 gün sonra sigortalı olmuş, 18 yıl daha çalışacaksın. 10 gün sonra sigortalı olmuş, 16 yıl daha çalışacaksın. Böyle adaletsiz bir emekliliğe karşı kademe bekleyenler var. Ayrıca Bağ-Kurlular 9 bin günde, SSK’lılar 5 bin ila 7 bin 200 günde. Bunu kaldıracağız dediler, bu sözlerini de tutmadılar. Ayrıca yine mülakattan gençleri, çocukları eliyorlar. Mülakat demek kul hakkı yemek. İnsan ayırmak, partizanlık yapmak demek. Söz verdiler mülakatı kaldıracağız diye, kaldırmıyorlar. Öğretmenler, 1 milyon öğretmen. 80 bin mülakatsız atama bekliyor, söz verdiler yapmıyorlar. Öğretmenin de staj mağdurunun da kademeli emeklilik bekleyenlerin de bütün derdi, tasası Bağ-Kurlu olanların da bütün mağdurların da sonuna kadar arkasındayım. Haklarını alana kadar iki elim Tayyip Bey’in yakasındadır. Söz veriyoruz.”
“DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKARSANIZ, HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ”
31 Mart yerel seçimleri için gençlere sandık çağrısında bulunan Özel, şöyle konuştu:
* “31 Mart seçim, meydanda bulunan herkes bizim canımız ciğerimiz. Ama hepimizin gözbebeği gençlerimiz. Bu gençler her şeyin en güzelini hak ediyorlar. Ama 14-28 Mayıs’ta üzüldüler, kırıldılar. Gençlerin gelecek umutlarını kırıyor bu iktidar. Festivalleri, konserleri yasaklıyor. İş imkânlarını kısıtlıyor, mülakatla insan ayırıyor. Okul bitiyor, atamalarını yapmıyor. Gençler umutlarını kaybediyorlar. Buradan bütün gençlere sesleniyorum. Umudunuzu kaybetmeyin. Şüphesiz hepiniz bizler kadar çok Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü seviyorsunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i kurup da CHP’nin genel başkanlarına, milletvekillerine, belediye başkanlarına emanet etmedi. Askerdi ve askere bile güvenmedi. Genelkurmay başkanlarına da emanet etmedi.
* Gazi Mustafa Kemal Atatürk dedi ki ‘Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yüceltecek ve yükseltecek, sizlersiniz, emanetim sizedir’ dedi gençler. Emaneti sizedir. O’nun emanetine hep birlikte sahip çıkacağız. Partimizde bütün kademelerin yarısını kadınlarla, yarısını gençlerle ve çok güçlü ekiplerle yeniliyoruz. Ailelerinizin umudu sizsiniz. Bu ülkenin umudu sizsiniz. Siz yılarsanız, pes ederseniz, vazgeçerseniz, o zaman onlar kazanacak. Ama siz ayakta kalırsanız, siz emanete sahip çıkarsanız, siz demokrasiye sahip çıkarsanız, hep birlikte kazanacağız. En sonunda siz kazanacaksınız. Onun için bütün gençleri 31 Mart Pazar günü sandık başına gitmeye, Cumhuriyetçi, Atatürkçü, ülkesini, vatanını, milletini seven belediye başkanlarına oy vermeye, geleceğimize sahip çıkmaya davet ediyorum. Buradan ta gözün gördüğü, göremediği en arkalara kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün gençlerine bir moral alkışı duyayım, en kuvvetli alkış. Gençleri alkışlıyoruz. Sandıklara gelecek, memlekete sahip çıkacak gençleri alkışlıyoruz. Atatürk gençliğini alkışlıyoruz.”

“KASABA’DA DOĞANA DA DOYANA DA SAHİP ÇIKACAK”
Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ferdi Zeyrek ve Turgutlu Belediye Başkan Adayı Çetin Akın için yerel seçimlerde destek isteyen Özel, şu ifaderi kullandı:
* “Şimdi tabi Turgutlu’dayız, Kasaba’dayız. Gençler deyince hem Turgutlulu gençlerin çok sevdiği, hem kendisi de genç olan, ömrü boyunca Turgutlu ve CHP’ye hizmet eden biri var. 56 yaşında ama ben 15 yıl önce ilk belediye başkan adayı olduğumda buradaydı. 20-25 yıl önce yine buradaydı. Bu partinin evladıydı. Turgutlu Belediyesi’ne önce zabıta memuru olarak girdi, sonra zabıta komiseri oldu, çalıştı insan kaynakları memuru oldu, insan kaynakları müdürü oldu, belediye başkan yardımcısı oldu ve tarih yazdı. 1989’dan sonra bu belediyeyi ilk kez alırken umudumuz ve başkanımız oldu. Çetin Akın. Kasaba’nın evladı.
* Geçen sefer ona oy isterken diyorduk ki partisi CHP ama bütün partililerin adayı, bütün Kasaba’nın adayı. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkes’i, göçmeniyle, Kasaba’da doğana da doyana da sahip çıkacak, Turgutlu gibi Kasaba gibi yiğit bir başkan diyorduk. Turgutlulular onu seçti, o Turgutlu, Kasabayı hiç pişman etmedi. Ben bu seçimlerde Turgutlu ittifakının, kasaba ittifakının, parti ayırmadan ona sahip çıkacağına, yine bu şehre hizmet etmesine olanak sağlayacağına, inanıyorum. Muhteşem işler yapacak. Çetin Akın’ın Turgutlu’da yaptığını bir de büyükşehirde yapacak biri lazım. Genç, çalışkan biri lazım. Manisa’nın bir evladı, genç bir mimar. Manisa’da yaşanan bütün kent suçlarına, evlendiğimiz evlenme dairesini TÜGVA’ya verdiler.
* Ulu Parkımızda 100 yıllık ağaçları kesmeye kalktılar, Beyaz Fil’imizi yıkıp AVM yapmaya kalktılar. En ağaçlı tepeleri belediye başkanını kızına villa yapmaya kalktılar. Yoldaki 5 katı 15’e çıkarıp Cengiz Ergün’ün içerideki arsalarına, park üstünden bağlantı kurup 300 daire fazladan vermeye kalktılar, Cengiz Ergün Ulu Park’a baktı, evlendirme dairesine baktı, köy yollarına baktı, Beyaz Fil’e baktı ve hepsini ya ailesine ya yandaşlara verdi. Ama bir duvara tosladı ve bir baktı karşısında bizim Ferdi. Sütte leke var, Ferdi’de leke yok. Çalışkan, azimli, gayretli, hepimizin sevgilisi, Manisa’nın sevgilisi. Bu memlekete gerek artık bir Ferdi Zeyrek. Hem büyükşehirde, hem ilçelerde adaylarımıza elbette sosyal demokratlardan oy istiyoruz, aslan sosyal demokratlardan oy istiyoruz. Ama gönlünde, gözünde güneş olan iyi insanlardan, eski ittifak ortaklarımızdan istiyoruz.”

“ATATÜRKÇÜ, CUMHURİYETÇİ, VATANSEVER İNSANLAR BİRBİRİ İLE KAVGA ETMEZ”
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in dün yaptığı açıklamada, Özel’e seslenerek “Bu arkadaş seçimlere kadar bizi terörist çapulcu ve marjinal de ilan ederse şaşırmayın sonra ruh ikizi deyince kızıyorlar. Bana abla mabla demeyin istemiyorum. Sizin bana vıcık vıcık riyakarlıkla abla demenizi istemiyorum” demesi üzerine CHP lideri Özel, şunları söyledi.
* “Geçtiğimiz günlerde yine bunu söyledik. Bandırma’da bir mitinge gittim. Mitingde biliyorsunuz, Manisa ve bütün Türkiye’de de bir centilmenlik var. Miting yapıyorsak örneğin buraya bunları astık, 2 saat sonra AKP gelse, biz bunları toplarız. Rahatsız etmez kimse kimseyi. Miting meydanına gittik, Bandırma’da Balıkesir’in adayı annesinin balkonuna bizlere hakaret eden, saray ağzıyla laf söyleyen, yok dem mem diye bir şey asmış. Dedik ki bu yakışık almamış, doğru değil dedik. Kimseye kötü söz söylemedik. Sonra Meral Hanım çıktı, diyor ki efendim birçok şey söyledi. Bütün gazeteciler bugün peşimde. Meral Hanım şöyle dedi, böyle dedi. Ne cevap vereceksiniz? Ben tek itirazım biz miting yaparken Atatürk’ün partisine hakaret eden o afişeydi. Yoksa ben kampanya boyunca asla muhalefete muhalefet etmedim.
* Muhalefet liderlerine, adaylarına tek kelime söylemedim. Abla diyeceğim, demeyince, abla de diyordu ama dün kızmış bana abla mabla demeyin demiş. Sayın Genel Başkanıma söyleyeceğim şudur. İstedikleri kadar gersinler, istedikleri kadar sizi bile yanıltsınlar, bize saldırsınlar, bende kural şu, eski dosttan düşman olmaz. Atatürkçü, Cumhuriyetçi, vatansever insanlar birbiri ile kavga etmez, birbirine çelme çakmaz, birbirine kötülük yapmaz. Ben Manisa, Turgutlu, bütün ilçelerdeki, Şehzadeler, Yunusemre, Türkiye’nin her yerindeki gözünde ve gönlünde güneş olan bütün iyi insanları çok seviyorum. Biz biriz, beraberiz. Ne diyor gençler, birleşe birleşe kazanacağız. İyi insanlar, sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, yalan ve dolandan bıkmış muhafazakar demokratlar birleşirse hep birlikte kazanacağız.
* Biz birleşmezsek dönecek başkaları kazanacak, hepimizin canını okuyacak. O yüzden bu iki genç arkadaşımın sloganını bütün Türkiye’ye emanet ediyorum. Birleşe birleşe kazanacağız. Muhalefeti birbirine düşürmeye çalışanlara, sarayın hesaplarına, muhalefet kapışırsa aradan biz çıkarız diyenlere kötü bir haberimiz var. Birleşe birleşe kazanacağız. Bana olan sözünüz Çetin Akın’a rekor kırdırmak olsun, Ferdi Zeyrek’i büyükşehir belediye başkanı yapmak olsun.”
“DÜN METHETTİĞİNE, BUGÜN KÜFRETMEK BU TOPRAKLARA YAKIŞMAZ”
Özel, konuşmasında şunları aktardı:
* “Karşıda korku ittifakı var. Onlarla bir olursan çok iyi. Baş tacısın. Olmazsan hainsin. Bakın bizim de ittifak ortaklarımız ayrıldı. Bugün bütün televizyonlar peşimde. Meral Hanım’a bir cevap ver diye, cevabım iki kelime. Canı sağ olsun. Ablam benim. Sayın Genel Başkanım de diyor, diyelim ama ablamın da canı sağ olsun. Ne diyelim, eski dosttan düşman olur mu? Ama bir de Tayyip Bey’e bakalım. Necmettin Erbakan Hoca’nın, biyolojik oğlu Fatih Erbakan. Siyasi oğlu da sendin uzun zaman. Sonra seni reddetti. ‘Seni gidi Siyonist seni’ dedi sana. ‘Seni gidi faizci seni’ dedi. Sonra geçen seçimlerde çağırdın, Fatih Bey ile ittifak yaptın. Fatih Bey bu seçim ayrı gireceğim dedi, biz ayrı gireceğim diyenlere canın sağ olsun dedik Tayyip Erdoğan ne diyor? Yeniden Refah’a ip cambazı, zübük, şantajcı, pazarlıkçı diyor. Biz Yeniden Refah ile çok ayrı yerlerdeyiz ama dün öptüğün yüze, bugün tükürmek, dün dost dediğine bugün hain demek, dün methettiğine, bugün küfretmek bu topraklara yakışmaz. Bize yakışmaz. Kimseye yakışmaz.”
“ÖNÜMÜZDEKİ BAYRAMDA İKİ BAYRAMI BİRLİKTE YAPMAYI ÜMİT EDİYORUM”
Özel, sözlerini şöyle noktaladı:
* “Onun için karşımızdaki iktidar korku ittifakıdır, tehdit ittifakıdır. Depremzedelere bile şantaj yapan bir kötücül akıl vardır orada. Oysa bizim ittifakımız adı üstünde Türkiye İttifakı’dır. Bizim ittifakımız, gücünü milletimizden, renklerini bayrağımızdan alır. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Hepinizi seviyoruz, Kasaba’yı çok seviyoruz. Son mitingdir. Seçim boyunca, istemeden üzdüğümüz, kızdığımız, kırdığımız kimse varsa hakkını helal etsin. Gönlünden adaylık geçen olur, olmamıştır. Partisine sahip çıksın. İnancını korusun. Bundan sonra bugüne kadar başta Turgutlumuz’da, partimize ve tüm partilerde hizmet etmiş bütün büyüklerimize, geçmiş dönem milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, ilçe başkanlarımıza sevgiler, saygılar, minnetler sunuyorum. Hayatta olmayanlar Allah’tan rahmet diliyorum. Nice seçimlere hep beraber kavuşmayı, önümüzdeki bayramda iki bayramı birlikte yapmayı ümit ediyorum. Çetin Akın ile birlikte Turgutluspor’u nice başarılara taşıyacağınıza inanıyorum. Yaşasın Kasaba, Turgutlu, Manisa. Yolun açık olsun Çetin Başkan, yolun açık olsun Ferdi Başkan.”
]]>BANKALAR NE KADAR EMEKLİ PROMOSYONU VERİYOR?
AKBANK EMEKLİ PROMOSYON ÖDEMESİ
SSK, Bağkur veya Emekli Sandığı emekli maaşını 28 Mart – 30 Nisan 2024 tarihleri arasında Akbank’a taşıyan ve 3 yıl boyunca maaşını Bankadan almayı taahhüt eden emekliler 15.000 TL’ye varan promosyondan faydalanabilecek.
| Maaş Tutar Aralığı | SGK Promosyon Tutarı | Ek Promosyon Tutarı | Toplam promosyon tutarı |
| 0 – 9.999 TL | 5.000 TL | 1.250 TL | 6.250 TL |
| 10.000 TL – 14.999TL | 8.000 TL | 2.000 TL | 10.000 TL |
| 15.000 TL – 19.999 | 10.000 TL | 2.500 TL | 12.500 TL |
| 20.000 TL ve üzeri | 12.000 TL | 3.000 TL | 15.000 TL |
ZİRAAT BANKASI EMEKLİ PROMOSYON ÜCRETİ
SGK (Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur) emekli maaş ödemelerini Ziraat Bankası aracılığı ile alan müşterilere 12.000 TL’ye varan promosyon ödemesi imkanı sunulmaktadır.
3 yıllık peşin promosyon ödemesi yapılmaktadır. Müşterilerin 2022 yılına ilişkin devam eden promosyon tutarlarını iade etmeden başvuruları alınabilecek olup, 2024 promosyon ödemesi yapılırken önceki döneme ilişkin iade tutarı sistemsel olarak mahsup edilecektir.
Bankadan birden fazla emekli maaş ödemesi alan müşteriler için, ödenecek promosyon tutarı; maaş tutarları toplamına göre hesaplanmaktadır.
DENİZBANK EMEKLİ PROMOSYON ÜCRETİ
| Maaş Tutarı | Standart Promosyon |
|---|---|
| 0 – 9.999 TL arası maaş alanlar | 5.000 TL |
| 10.000 TL – 14.999 TL arası maaş alanlar | 8.000 TL |
| 15.000 TL – 19.999 TL arası maaş alanlar | 10.000 TL |
| 20.000 TL ve üzeri maaş alanlar | 12.000 TL |
İŞ BANKASI EMEKLİ PROMOSYON ÜCRETİ
| Maaş Aralığı | Promosyon Tutarı |
|---|---|
| 10.000 TL’ye (10.000 TL hariç) kadar olanlar | 5.000 TL |
| 10.000 TL – 15.000 TL (15.000 TL hariç) arasında olanlar | 8.000 TL |
| 15.000 TL – 20.000 TL (20.000 TL hariç) arasında olanlar | 10.000 TL |
| 20.000 TL ve daha fazla olanlar | 12.000 TL |
QNB FİNANSBANK EMEKLİ PROMOSYON ÜCRETİ
Ortalama Aylık Maaş Tutarı 0-9.999 TL aralığı 5.000TL promosyon
Ortalama Aylık Maaş Tutarı 10.000-14.999TL aralığı 8.000TL promosyon
Ortalama Aylık Maaş Tutarı 15.000-19.999TL aralığı 10.000TL promosyon
Ortalama Aylık Maaş Tutarı 20.000TL ve üzeri 12.000TL promosyon

GARANTİ BANKASI PROMOSYON ÜCRETİ
Garanti BBVA’da emekli maaşı 10.000 TL’ye kadar olan emeklilere 6.250 TL, 10.000 – 15.000 TL arasında olan emeklilere 10.000 TL, 15.000 – 20.000 TL arasında olan emeklilere 12.500TL ve 20.000 TL ve üstünde olan emeklilere 15.000 TL tutarında nakit promosyon avantajı sunulmaktadır. Emekli promosyon avantajından 28 Mart – 30 Nisan 2024 tarihleri arasında gelir veya aylıklarını 3 yıl süre ile Garanti BBVA’dan almayı taahhüt eden emekli müşteriler yararlanabilir.
HALK BANKASI PROMOSYON ÜCRETİ
|
Maaş Tutarı |
Ödenecek Promosyon Tutarı* |
|---|---|
|
10.000 TL – 14.999,99 TL |
8.000 TL |
|
15.000 TL – 19.999,99 TL |
10.000 TL |
|
20.000 TL ve üzeri |
12.000 TL |
YAPI KREDİ PROMOSYON ÜCRETİ
28 Mart 2024 – 30 Nisan 2024 tarihleri arasında SGK emekli aylığı üç yıl boyunca Yapı Kredi’den alma taahhüdü veren müşteriler 15.000 TL’ye varan nakit promosyon fırsatından yararlanabilecekler.
Promosyon Taahhütnamesi’nin imzalanması sonrasında ek bir koşul olmadan; bir aylık net gelir 9.999 TL’ye kadarsa 5.500 TL; 10.000 TL – 14.499 TL arasındaysa 8.750 TL; 15.000 TL – 19.999 TL arasındaysa 11.000 TL; 20.000 TL’ nin üzerindeyse 13.000 TL nakit promosyon ödenir.
]]>Süleyman Demirel Üniversitesi kavşağında partililer tarafından karşılanan Akşener, ardından iftar programının düzenlendiği Süleyman Demirel Kongre Merkezi’ne geldi.
İftardan önce partililere seslenen Akşener, şu ifadeleri kullandı;
*Ben tam 3 yıl boyunca esnaf gezdim. Çünkü bizim partimizin kuruluş amacı gencin sesini duymak, yaşlının ne düşündüğünü anlamaktır. 3 yıl boyunca gezdim ve o kadar çok şey öğrendim ki siyasete girecek kişilere elimde imkan olsa esnaf gezmeyi, en az 1 yıl esnaf gezmeyi ve adam gibi dinlemeyi kanun çıkarıp, şart koşarım.
*O kadar çok bilgi edindim. Mesela neler öğrendim? 87 puan almış çocuğunun mülakatta elendiğini ama buna karşılık 73 puan almış kızının ya da oğlunun arkadaşının atandığı bir mülakat sisteminden ağlayan gençler, ağlayan anne ve babalar gördüm. Ne mi öğrendim? Mesela bileniniz var mı bilmem. Eczanelerin veresiye defteri olduğunu öğrendim. Ne mi öğrendim?
*O esnaf dükkanlarında Güneydoğu’da, İç Anadolu’da elektrik şirketlerinin çiftçimize nasıl zulmettiğini, yani özelleştirilen elektrik şirketlerinin çiftçimize, tarımla meşgul olan insanlarımıza nasıl zulmettiğini öğrendim. Ne mi öğrendim? O akşam, bu akşam ne yemek pişireceğini kara kara düşünen emekli kocası olan kadınlar gördüm, onlardan açlığı öğrendim.
“BANA KIZANLAR DA OLUYOR SEVENLER DE”
Süleyman Demirel’in tedrisinden geçmiş bir insan olduğunu vurgulayan Meral Akşener, “Rahmetli Demirel bir, ben ikiyim; sokak sokak dolaşıp, seçmene dokunan ve hiç ara vermeden bu çalışmayı yapan. Dikkat edin büyün siyasi partilerin siyasi başkanları mutlaka ya salonlarda ya da mitinglerde şu şekilde konuşup, uzaktan nutuk atıp, elini sallayıp gidiyor. Ben tekrar ilçe ilçe geziyorum, ilçelerde de tekrar esnaflarımızla bir arada oluyorum. Orada bana kızan insanlar da oluyor, beni seven insanlar da oluyor ama milletimizin içinde olmak bir siyasetçi için ne kadar öğretici ne kadar önemli olduğunu dediğim gibi sizin evladınız, sizin büyüğünüz, sizin babanız rahmetli Demirel’in sisteminden öğrendim” diye konuştu.
EMEKLİ MAAŞI TEPKİSİ
Emeklilerin durumuyla ilgili konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, şunları söyledi:
“Ey emekli kardeşlerim 10 bin lira emekli maaşı alan bir aile açtır aç. Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Tam 1 aydır sesleniyorum. Emeklilerimize 7 bin lira bayram ikramiyesi vereceksin. 11 bin lira seyyanen zam yapacaksın ve en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaksın.”
“MÜLAKAT ÖYLE BİR İĞRENÇ DURUM Kİ, TORPİLİN DİBİ”
Öğretmen ataması ile ilgili de konuşan Meral Akşener, “Şimdi bütün siyasi partiler 2023’te seçime giderken, ‘100 bin öğretmen tayin edeceğiz’ dendi. Yani ne demek bu? 100 bin öğretmen ‘Cumhuriyet’in Yüzüncü Yılı’nda 100 bin öğretmen tayin edeceğiz’ dendi. Seçim bitti, unutuldu. Şimdi diyorum ki Sayın Erdoğan, bu 100 bin öğretmeni tayin edeceksin çünkü bu öğretmen kardeşlerimi açtığın okullardan mezun olmasını sağlayan sensin. Ve mülakata hayır. Mülakat öyle bir iğrenç durum ki, torpilin dibi. İmtihanların, yapılan sınavların içine tüküren bir sistem” dedi.
]]>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan’ın dün “PTT AVM’de, Tarım Kredi Kooperatif Marketleri’nde, Türk Havayolları’nda, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nda, GSM operatörlerinde, sinema ve tiyatrolarda, ve PTT Kargo’da emeklilere özel indirimler ve kampanyalar başlatacakları” açıklaması da emeklilerden tepki gördü.
Bankalara çeşitli işlemleri için gelen emekliler, ağır ekonomik koşullarda yaşadıklarını ifade ederek, promosyon, indirim ve kampanyaların sorunlarına çözüm olmayacağını, zam istediklerini vurguladı.
Emeklilerin, yaşadıkları sorunlar ve Bakan Işıkhan’ın açıklamasına ilişkin değerlendirmeleri ve tepkileri şöyle:
“İNDİRİM YAPSA NE YAPACAK?”
“Bankaya sordum promosyon ‘10 bin lira’ diyor. Emekli maaşımı oradan bu bankaya getirmeye değmez. Promosyon demek bankanın verdiği para, devletin verdiği para değil. Devletin bizim maaşların üzerine eklemesi lazım. Cumhurbaşkanı’ndan bunu bekliyoruz. Yoksa promosyonu bankanın verdiğini o da biliyor, biz de biliyoruz. Buna devletin verdiğini denemez. İntibak Yasası kaç kez önlerine geldi, reddettiler. Uçağa binemiyor ki emekli. İndirim yapsa ne yapacak? Bize yapmıyor, yüksek makamdaki insanlara yapıyor.”
“Demir yollarındaki indirim benim bir işime yaramayacak. 11 bin lira ile tatile mi gideceğim?”
“TATİLE Mİ GİDİYOR EMEKLİ?”
“Promosyon aldım ama yine yetersiz. Bu bizi kurtarmaz. Emeklinin kök maaşına zam verecek. Promosyon dediğin bir sefere mahsus, üç sene de bir… Tamam iyileştirme oldu şu an için ama yetersiz. Para, pul oldu. Hükümetin emekliye yardımcı olması lazım. Biz canla başla şimdiye kadar hükümete elimizden geleni yaptık. Ama emekliyi hiç düşünmediler. İndirimler çok fazla rağbet görmez. Emekli cebine girene bakar. Cebine üç kuruş fazla girerse, istediği yerden alır. Market indirim yapacak da onu bekleyecek. Nereye tatile mi gidiyor emekli? Gidemiyor ki niye binsin uçağa, niye binsin tramvaya.”
“YENİ EŞYAYA HASRETİM”
“Utanmadan çıkıyorlar televizyona bas bas bağırıyorlar. Neyin oyunu bekliyorsunuz, neyin? Zaten ilk etapta kandırdınız bizi. Seçimlerde ananızın ak sütüymüş gibi aldınız. Şimdi de belediye seçimlerinde. Yok kusura bakmayın. Promosyona müracaat ettik ama keyifleri gelince onlar verir, biz de sağlıkla yeriz. Kirada oturuyorum. Milletin, sağın solun verdiği eşyaları kullanıyorum. Ben yeni eşyaya hasretim. İkinci el buzdolabım her şeyi buz tutturuyor. Utansın devlet.”
“İNDİRİM YAPACAKLARINA CEBİMİZE KOYSUNLAR”
“Bizleri avutuyorlar. Promosyonu bize bir kez verecek. 10 bin TL verse ne olacak? Ama maaşa 5 bin lira yatırsa her ay biz emekliler daha iyi geçiniriz. Ben emekli olalı 40 sene oldu. Aldığım aylık 14 bin lira. Onunla geçim olur mu? Biz bunlara ne söyleyelim bilmiyoruz ki. Onlar bizi düşünmüyorsa, biz onları hiç düşünmeyeceğiz. Az bir zaman kaldı. Tarım Kredi’ye gideceğim, havaalanına gideceğim, trene bineceğim… Oralara gitmeyince nasıl faydalanacağım? Oraya gidip faydalanana kadar benim cebime katkıda bulunsun. Kendileri görüyorsunuz bir yere giderken uçaklar, korumalar, araçlar….Bize gelince bir şey yok. Çok üzgünüz. Bu devir böyle gitmez.” diye konuştu.
SGK’NIN PROMOSYON AÇIKLAMASI
Öte yandan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) banka promosyonları ile ilgili açıklama yaptı. Kurumun internet sitesinden yapılan açıklamada, kurumdan maaş alan emekli sayısının 12,7 milyon olduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi:
*Emeklilerimize aylık ödemeleri bankalar aracılığıyla yapılmaktadır. Emekli aylığı alan vatandaşlarımıza yönelik promosyon ödemeleri kamu bankalarında yaklaşık iki katına çıkarılarak 8 bin ila 12 bin lira arasında belirlenmiştir.
*Bunun dışında, SGK’dan ölüm aylığı alan 3,3 milyon hak sahibine de başvurmaları halinde 5 bin lira promosyon ödemesi kamu bankalarımızca yapılacaktır.
*Bankalar tarafından promosyon ödenebilmesi için emeklilerimizin ve hak sahiplerinin bankalara başvuruda bulunmaları gerekmektedir.
*Belirlenen tutarlar asgari seviyede olup, bankalar kendi uygulamaları doğrultusunda promosyon miktarlarını artırabileceklerdir. Diğer bankalarla ilgili çalışmaların sonuçları ayrıca paylaşılacaktır.
]]>Seçime beş gün kala Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Akın’ın anketlerde önde olduğunu söyleyen Özel, İYİ Partili seçmenden oy istedi.
İYİ PARTİ SEÇMENİNE ÇAĞRI
Özel “Geçmişte birlikte olduğumuz güneş gözlü, gönlünde güneş olan iyi insanlar, geçmiş ittifak ortaklarımız. Balıkesir’i AKP yönetmesin diyen herkes. Eğer başka bir partiye oy verirseniz, Balıkesir’i AKP kazanır. Ama CHP’ye oy verirseniz, Balıkesir’i hep birlikte kazanırız, siz de kazanırsınız” dedi.
“YANDAŞA PARA VAR, EMEKLİYE YOK”
Emeklilerin içinde bulunduğu çıkmaza değinen Özel, şunları söyledi:
– Ben 1.5 ay önce emeklileri davet ettiğimde ‘Emekliler, Özgür Efendi sizi kışkırtıyor’ diyordu. Diyordu ki ülke yüzde 4,5 büyüdü, herkesin keyfi yerinde. Sonra diğer liderler de konuştu. Köşe yazarları yazdı, gazeteler bastı. Televizyonlar yayınladı. Artık herkes emeklinin sesini duydu. Ne oldu şimdi, önce bir çalışma yapacağım dedi.
– Grup başkanvekilleri ‘Cumartesi günü Ankara’yı bekleyin’ dedi, olmadı ‘Pazar İstanbul mitingini izleyin’ dediler, şimdi çıkmaz ayın son perşembesine ertelediler. Beşli çeteye para var. Saray müteahhidine, yandaşa para var. Uçan saraya, yüzen saraya, kışlık saraya, yazlık saraya para var. 1500 odalı sarayda 5 maaşlı yandaşlara para var, emekliye gelince para yok.

“EMEKLİYE ACIMAYANA SANDIKTA ACIYACAK MISINIZ?”
– Emekliler mademki para yok, 31 Mart’ta AK Parti’ye oy yok. Hep beraber sesimizi duyuracak mıyız? Emekliye acımayana sandıkta acıyacak mıyız? Hesabı soracak mıyız? Siz böyle yaparsanız, işte o zaman gerisini onlar düşünsün. Onlar emeklileri küçük görüyorlar, hakir görüyorlar. Yukarıdan bakıyorlar. O küçücük şeyler ömürleri çalışma ile geçmiş birer karıncalar. Karıncalar birlikte olursa, yan yana durursa, peş peşe yürürse, küçük küçük karıncaların yapamayacağı iş, taşıyamayacağı yük, kazanamayacağı savaş yoktur.
“MEYDANLARA ALIŞTIK, 1 NİSAN’DA SONRA DA MEYDANDAYIZ”
– 1 Nisan’dan sonra yerel seçim gündemi geçecek ama emeklinin gündemi, astsubayın gündemi, atanamayan öğretmenin gündemi, staj mağdurunun gündemi, çiftçinin gündemini asla unutturmayacağız. Meydanlara alıştık, hep beraber meydanlarda olacağız, hakkımızı söke söke alacağız. Şimdi bir yandan da emeklilerle ilgili son bir şeyi söyleyeyim.
– Aksaray MHP milletvekili, Cumhur İttifakı’nın milletvekili demiş ki ‘Eskiden emekliler ek iş yapardı, simit satardı. Her şeyi devletten beklemesinler, simit satsınlar’ demiş. Çalıştılar, bu millet için didindiler, astsubaylar ölümü göze aldılar. Öğretmenler tebeşir tozu yuta yuta astım oldular. İş kazaları, iş cinayetleri, meslek hastalıkları bu emeklilerin şimdi rahat etme zamanındayız.
– Almanya emeklisi Hans’ı yolluyor Edremit’e en güzel tatili yapıyor. Hasan amcaya MHP’liler simit satsın diyor. Emekliler bekleyin, o MHP’li milletvekiline de size hakkınızı vermeyen, AKP’ye de 31 Mart’ta 16 milyon emekli Hanya’yı da gösterecek Konya’yı da.
]]>“1 MİLYAR 858 MİLYON DOLAR BELEDİYENİN BORCUNU AZALTTIK”
Yavaş şöyle konuştu:
* “Belediye Başkanı doğumundan ölümüne kadar kentte yaşayan herkesin beşeri ihtiyaçlarıyla ilgilenir Dolayısıyla asli görevimiz hemşehrilerimizin her türlü derdiyle ilgilenmek. Esnafın ayakta kalması, iş adamının işini geliştirmesi, öğrencinin daha iyi şartlarda okuması, derdi olanın derdi, sağlığı her şey belediye başkanına aittir. Belediyecilik asla asfalt ve kaldırımdan ibaret değildir. Bunu fen işleri yapıyor zaten.
* Bizler seçilmeden ne söylüyorlardı? ‘Gelir gelmez işçileri işten atacak. Sosyal yardımları kesecek’ Hep bunlar iddia edildi değil mi? Bunun sebebi mevcut düzenlerinin, rant düzenlerinin devam etmesini sağlamaktan başka hiçbir şey değil. Dediler ki idare edemez. Küçücük bir belediyenin belediye başkanı kocaman Ankara Büyükşehir belediyesini nasıl idare edecek? Bu kardeşiniz İngiltere’den dünya başkent belediyeleri belediye başkanı ödülü aldı. 2019’da aldığımızdaki belediyenin mali durumu nedir? 2023 yılının sonunda nedir? 1 milyar 858 milyon dolar belediyenin borcunu azalttık.
“VATANDAŞ YALANLARDAN BIKTI”
* Ankara’da 200 bin kişinin üşümesine, evinde tir tir titremesine izin vermeyen bir belediye başkanı var. Maddi durumu iyi olmayan çocukları beslenemeyen ailelere 28 aydır düzenli şekilde et ödemesi yapan, onların aç kalmasına izin vermeyen bir belediye başkanı var. Kırtasiye destekleri dahil. Başkent Kart çıkarttık. Başkent Kart buranın dahi köylerindeki bakkallarında geçerli. Rakibim ne diyor? ‘Ben Başkent Kart’ çıkaracağım size, içine para yükleyeceğim’ diyor. Gözün aydın üç yıldır yapıyoruz.
* Kantinlerde çocukların bir kısmı, durumu iyi olmayanlar teneffüslerde gidip simit alamıyor, poğaça alamıyor onlara kantin desteğinde bulunuyoruz iki yıldır. Rakibim diyor ki ‘kantinde destek olacağım’ ve bana ondan sonra diyor ki ‘projesi yok’ İşte belediyecilik budur. Kopyalamak zorunda kalacaksınız. Benim yaptıklarımı ancak vadederek ortaya çıkabiliyorsunuz. Ben Keçiören’de 50 bin kişiye düzenli destek oluyorum. Beş bin tane emekliye düzenli destek oluyorum. Emeklilerin durumu sekiz aydır kötü, sekiz aydır kendi belediyenden beş tane emekliye neden arka çıkmadın?
* Şimdi de ‘tüm emeklilere beşer bin lira vereceğiz’ diyor. Ankara’da 1 milyon 100 bin emekli var. Beşer bin lira verdiğin zaman ayda altı katrilyon eder. Nerede bu para? Savurdukça savuruyorlar çünkü artık yapacakları bir şey kalmadı. Hiçbir yerde böyle miting falan yapamıyorlar. Toplanamıyorlar. Vatandaş rağbet göstermiyor artık. Yalanlarından bıktılar.
* Ankara için, Ankara’nın hakkı için ben Sayın Cumhurbaşkanı’na çıktım. Her pazartesi gittim havaalanında karşıladım. Bir yerim mi eksildi? Sizler için gittim. Bakanlarla görüştüm, bakanlarla Ankara için birtakım taleplerde bulundum. Bir yerim mi eksildi? Bunu gerektiriyor ama işte bunlarda devlet adamlığı sıfatı yok. Seçilmiş belediye başkanını yok sayıyorlar. Bu nedenle de değiştirilmesi gerekiyor.”
]]>* “Denizli şüphesiz tarımla uğraşanların kenti. Yıllarca Denizli’de pamuk üretildi. Ama pamuk üreticisine neler yaptılar biliyorsunuz. Denizli buğday üretiminin en önemli kentlerinden birisi. Eskiden herkes biliyor ki bir kilo buğday satınca, bir kilo mazot alıyordun. Bugün tam 7 kilo buğday satıyorsun, bir kilo mazot alamıyorsun. Daha geçen mayıs ‘Verin oyu bu kardeşinize, enflasyon nasıl düşecek, döviz nasıl düşecek’ diyen birisi önce dört liralık mazotu 19 lira yapmıştı. O günden bugüne de 44 lira yaptı.
* Ekerken, dikerken, sürerken, toplarken, satarken mazot… Ne ekersen ek mazotun bu fiyatı çiftçinin belini büküyor. Yatlara, katlara verilen mazot çiftçilere verilmelidir. Emeklilerin ve emekçilerin sesi olacağız. 1 Nisan’dan sonra büyük mitinglerle verilmeyen haklarımızı alana kadar sesimizi duymayanlar duyana kadar hep birlikte mücadele edeceğiz. Çiftçinin hakkını başkasına verenlerle karşı karşıyayız.
“DENİZLİ’DE 2 BİN 700 TEKSTİL ATÖLYESİ KAPANDI”
* Denizli dünyanın en güzel şehirlerinden bir tanesi. Üstüne titrememiz gereken bir şehirde vermişiz maden ruhsatlarını. Üzerinden uçakla geçtiğinizde içiniz parçalanıyor. Her tepeyi kazmışlar. Vahşi madencilik yapılıyor. İliç’te dokuz tane evladımız göçük altındayken burada madenciliğe izin veriliyor. Tarım arazileri ortadan kaldırılıyor. Denizli ilçeleri büyük sıkıntı içerisinde. Bu madencilik uygulamalarına yerel yöneticiler ses çıkarmamaktadır. Bir maden şirketi geliyorsa, halkın önüne geçmek ve mücadele etmek gerekmektedir. Biz böyle belediye başkanları istiyoruz. Sizin karşınıza aday diye çıkarıyoruz.
* Cumhur İttifakı’nın belediye başkan adayları bu konuda son derece pasif davranan, şirketlerin suyuna giden, birazcık söz söyleyecek olduklarında Ankara’dan gelen telefonla pısan kişilerdir. CHP’de maden şirketine teslim olacak, onun önünü açacak bir belediye başkanı bulamazsınız. Denizli’de son bir yılda 2 bin 700 tekstil atölyesi kapandı. 200 bin Denizlili genç insan işsiz kaldı. Vatandaş için dolar çok pahalı. Ama tekstilcinin dünyada rekabet edebilmesi için bu kur çok ucuz. Öyle olunca dışarıya teklif veriyorlar, işi alamıyorlar. İşi alamayınca bu sefer istihdam sorunu çıkıyor. Bu duruma bu ülkeyi kim getirdi?
“UÇAKTAN BAKINCA EMEKLİLERİ KARINCA GİBİ GÖRÜYOR”
* Emekliler perişan durumda. Ama evlerinde oturuyorlardı. Sesleri çıkmıyordu. Örgütlenme hakları yoktu. Sendika kuruyor kapatılıyordu. Türkiye’de kim hak arasa terörist ilan ediliyordu. AK Parti geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün emekliye 10 bin lira veriliyor. 3 Kasım 2002’de en düşük emekli maaşıyla 8 çeyrek altın alınıyordu. Bugün 2,5 çeyrek altın alabiliyorsunuz. Emeklilere gelin hakkınızı birlikte arayalım dedim. Birlikte mücadele edelim dedim.
* Şimdi meydana bakın. Bundan sonrasını Tayyip Bey düşünsün. Tekrarın gücü vardır. Israrın kudreti vardır. Bizde azim, emeklilerde kararlılık var. Israrla talep edeceğiz. İlk günlerde ‘Özgür Efendi emeklileri kışkırtıyor’ diyordu. Sabahın dördünce insanlar ucuz kıyma için kuyruğa giriyorlar. Hakkınızı aramaya, 31 Mart’ta seçim sandığına gitmeye hazır mısınız? Ben emekli kart ver dedim. Önce ‘olmaz’ dediler. Sonrasında ‘çalışıyoruz’ dediler.
* Şimdi bankaya promosyon verdiriyorlar. Banka promosyonu emeklinin kendi hakkı. Hangi banka fazla veriyorsa gider alır promosyonu. 8 bin , 12 bin diyor. Özel bankalar zaten 15 bin TL veriyor. Bir kere aldın mı promosyonu 3 yıl almıyorsun. Seçimde bir kerelik para verip, sizi kandırıp 5 sene de promosyondan mahrum edecek. Bizim karnımız bunlara tok. Siz ne zaman ki hakkınızı aramaya karar verirsiniz, biz ondan emeklinin hakkını söke söke alacağız. İki elim Tayyip Erdoğan’ın yakasındadır, emekliyi ezdirmem. Çıkmış saraylara, her şeye para var. Emekliye yok. Beşli çeteye, saray müteahhidine, yazlık, kışlık saraya, uçan saraya, yüzen saraya para var. Bin 500 odalı saraya para var, emekliye gelince para yok.
* Buradan Tayyip Bey’e söylüyoruz, sen kendini yukarılarda görme kardeşim. Uçaktan bakınca emeklileri karınca gibi görüyor. Karınca çalışkandır. Bu emekliler ömürleri boyunca adeta karınca gibi çalıştılar. Bugünlere geldiler. Sen onlara haksızlık yaptın. 26 bin lira olacak maaşlarını, 10 bin liraya indirdin. Denizli’de ortalama kira 10 bin lira. Evi olmayan emekli ya sokakta ya da girerse bir eve aç açıkta. Ne yiyecek, yemeği ne de yakacak kömürü ne de yakacak ışığı var. Bu hale getirdiler emekliyi. Siz karıncalar gibi yan yana durun. Mitinglerini gelin doldurun. Hep birlikte olun. Karıncanın kardeşi var, o da CHP’dir.
“BURADAN İYİ İNSANLARA SESLENİYORUM, SANDIKTA BİRLEŞELİM”
* Açık net söylüyorum. Anketler şunu söylüyor; Eski ittifak ortaklarımız CHP’ye oy verirse, CHP kesin kazanıyor. Ama başka bir partiye oy verirlerse, verdikleri parti değil, Denizli’de AK Parti kazanıyor. Onun için burada samimiyetle söylüyorum. Bundan sonra bir başka partiye oy verirseniz, belediye AK Parti belediyesi olur. Ama CHP’ye oy verirseniz, belediye sizin de belediyeniz olur. İyi insanlara, yakasında, gönlünde, gözünde güneş açanlara sesleniyorum. Gelin 31 Mart’ta sandıkta vicdanın ittifakını yapalım. Ankara’da siyasetin ittifakını yapamadık. Biliyorsunuz AK Parti’nin ittifakından Yeniden Refah Partisi ayrıldı. Düne kadar methetdiğine küfür ediyor Tayyip Bey. Necmettin Erbakan’ın oğluna ‘ip cambazı’ diyor. ‘Zübük, pazarlıkçı, şantajcı’ diyor. Bizden de ayrılanlar var. Ben canları sağ olsun diyorum. Eski dosttan düşman olmaz diyorum. Buradan bütün iyi insanlara sesleniyorum. Sandıkta birleşelim, AK Parti’yi gönderelim. Tek talebim, tek isteğimdir. Bu ittifakın adı Denizli İttifakı’dır.”
]]>“NE OLUR BİRAZ EMPATİ, NE OLUR BİRAZ HAYAL EDİN”
Akşener, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
* “Maalesef Gazze’de, maalesef Doğu Türkistan’da Müslüman kardeşlerimiz, onların çocukları, soydaşlarımız, şu anda katil Netanyahu’nun elinde, kıyım kıyım kıyılıyor, Çin mezalimi altında en ağır işkenceleri görüyor. Değerli Kütahyalılar bir hayal edin, o evin babasısınız, çaresizsiniz. Katil Netanyahu bombaları atıyor, Müslüman alemi kolunu, elini, parmağını kıpırdatmıyor, gözünüzün önünde çocuğunuz parçalanıyor ve siz çaresizsiniz. Yazıklar olsun, o zengin Müslümanlara. Kütahyalılar hayal edin, Türkistan’dasınız, sizi aldılar, kampa götürdüler. Eşinizi, kızınızı, oğlunuzu aldılar, gelininiz evde yalnız ve 2 Çinli erkeği zorunlu olarak o eve iskan ettiler. Ne yaparsınız?
* Ne olur biraz empati, ne olur biraz hayal edin. Torunlarınız kamplarda Çinlileştirilirken, kızınızın, gelininizin, eşinizin bulunduğu eve 2 Çinli adam konuluyor. Bunların hepsine susanları, Cenabıallah kahretsin. Allah kahru perişan eylesin. Suudi Arabistan’ından Mısır’ına, Arap ülkelerinin tümü hepsi zenginlikten ölüyor. Kimse parmağını kıpırdatmıyor, Gazze için. Şimdi bunu sizlerin vicdanına etmek isterim.”
EMEKLİLER, ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER
Emekliler, atanamayan öğretmenler ve mülakatların kaldırılmasıyla ilgili konuları yakından takip ettiklerini de belirten Akşener, hükümetin politikalarını eleştirdi. Seçime sayılı günler kaldığını anımsatan Akşener, şunları söyledi:
* “Bu seçime giderken üç konuyu devamlı konuştum. Birincisi emekliler. Emekliler aç, aç. 10 bin lira emekli maaşı alan bir insan bir evi geçindiremez. Kira verse ölür, kira vermese de aç kalır. Şimdi diyoruz ki; Sayın Erdoğan her şey senin iki dudağının arasında, şimdi bayram ikramiyesini işçilere 7 bin lira yapacaksın. Emeklilere bayram ikramiyesini 7 bin lira yaptıktan sonra 11 bin lira derhal seyyanen zam vereceksin. Emeklinin maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaksın. Evet, ben bunu her gün söylüyorum. Her söylediğimde de bir cevap geliyor, bütçe buna uygun değil.
* Peki, Sayın Erdoğan, siz çeteler meteler o kadar büyüdü ki, yandaşlarınızın vergilerini silerken para var, emekliye gelince mi yok? Suriyelilere para var, emeklilere gelince mi yok? Bunu vereceksin. Siz bunu vereceksiniz, emekliyi mutlu edeceksiniz, sonra hep beraber emeklinin oyununa talip olacağız. Ama siz bunu vermediğimiz takdirde, ben Meral Akşener olarak sizlerin emeklilerine oyuna talibim ve size söz veriyorum, bu hakkınızı söke söke alacağım. İkinci sırada atanamayan öğretmenler var. Türkiye’de pek çok okul açıldı. İnsanlar, çocuklarımız kazandı, dediler. Aileler ceplerinden, rızklarından kestiler ve o çocukları okuttular. Mezun oldular. Çocuklar tayin olmuyor.
* Neymiş öğretmen fazlasıymış, kim yetiştirdi, sen yetiştirdin kardeşim. Yine 2023 seçimlerine giderken biz dedik ki, bütün siyasi partiler, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında 100 bin öğretmen daha alacağız. Seçimi kazandı abiler, derhal unuttular. Sayın Erdoğan buradan sana sesleniyorum; bu 100 bin öğretmeni derhal tayin edeceksin. Ettin ettin, etmedin bütün öğretmen kardeşlerimin oyuna talibim. Üçüncüsü, mülakatın kaldırılması. 2023’te bunu da herkes söyledi. Şimdi her şehirde görüyorum, her ilçede görüyorum. Şu anda aramızda da vardır. 87 puanlı çocuğu mülakatta elenmiş, 73 puanlı arkadaş mülakatı kazanmış, tayin olmuş. Bu mülakat meselesini derhal kaldıracaksın.”
]]>“DİREKT KIRMIZI KART GÖSTERİLMELİ BUNLARA”
Fikret Yılmaz, şöyle konuştu:
“Emekliler yiyecek ekmeğe muhtaç durumdalar. Emeklilerin intibak hakları bir an evvel terk edilmesi lazım. Nasrettin Hoca’nın bir hikayesi var; emeklilerimizi ona benzetmek istemiyorum. Emeklilere neredeyse hiçbir şey almadan, yemeden yaşamayı öğrettiler bunlar. İşte biz varsak doğal gaz var, yoksak yok. Ben de diyorum ki siz yeter ki bu ülkenin başından gidin herkes ferahlasın emeklilerde hak ettikleri parayı alsınlar. Yeter ki bunlar gitsinler, biz tezek yakmaya razıyız. Yerel seçimde bunlara artık bir sarı kart zamanının gösterilmesinin vaktinin geldiğini düşünüyor bazıları. Ben sarı karttan yana değilim, direkt kırmızı kart gösterilmeli bunlara.”
“2008 YILINDA ÇIKARILAN YASAYLA BİZİM MAAŞLARIMIZ TAMAMEN DÜŞTÜ”
İlhan Akın ise şöyle konuştu:
“Emeklilerin çok büyük sorunu var. Ben kendim 2010 yılında emekli oldum, devlet memuruydum. 2010 yılında emekli olduğum zaman bir asgari ücretin yüzde 150’si kadar maaş alıyordum. Yani bu şu demek; şu anda asgari ücret 17 bin lira. Benim maaşımın en az 24- 25 bin lira olması demek. 2008 yılında çıkarılan yasayla bizim maaşlarımız tamamen düştü. Emekliler şu anda sürünüyorlar. Ben şu an 16 bin lira maaş alıyorum. Allah’tan kira vermiyorum. Kira vermiş olsam Sinop’ta ki 1+1, 2+1 daireler 8 bin lira, 10 bin lira. İnsanlar nasıl geçinecek? Bunu bu ülkeyi yönetenler görmüyor mu? Bugün faizler yine yükseldi. Bu ülke nereye gidiyor? Bir şey daha söylemek istiyorum; bir cumhurbaşkanı taraf olmamalı. Cumhurbaşkanı hepimizin cumhurbaşkanı olmalı. Ben buna çok şiddetle karşıyım. Bu bizim için hiç hoş değil.”
“ALDIĞIMIZ PARANIN HEPSİNİ KİRAYA VERİYORUZ”
Halime Gündüz, “Emeklilerin sorunu açlık. Bu durumda hiç memnun değilim. Torunuma harçlık bile veremiyorum. Emekli maaşlarının artmasını ve düzenin değişmesini istiyorum” derken; Şükriye Gökçe, “Bizim sorunumuz açlık. Emekli maaşlarının 25- 30 bin liranın üzerinde olması lazım ki geçinebilelim. O bile az da. Yerel seçimlerde inşallah kazanacağız” dedi.
Cemal Erdem, “Ben emekliyim ama 23 senedir para alamıyorum. Bu hükümet gitsin diyorum artık. Bu hükümeti biz artık istemiyoruz. Halk fakir, hep ezilmiş durumda. Benim maaşım bana yetmiyor. 10 bin lira maaş alıyorum. Nereye yetecek” ifadelerini kullandı. Ahmet Soyöz, “Ekonomi kötü hava gibi, karanlık. Gidişatı görmüyor musunuz? Ben 1975’te Bitlis’teydim. 2 bin lira maaş alıyordum. 500 lirasını kiraya veriyordum. 4’te 1’ini kira, 4’te 3’ünü geçimime kullanıyordum. Bugün aldığımız paranın hepsini kiraya veriyoruz. Neyle geçineceğiz? 1975’e bak, 2024’e bak. Aradaki mesafeyi görüyoruz. Ne biçim olmuşuz” dedi.
“KASABIN ÖNÜNDEN GEÇEMİYORUZ”
Selami Elmacı, “Emekliler maalesef sürünüyor. Emekliyiz ama emekliyoruz çünkü bu şartlar altında geçim yok. Her şey pahalandı. Mutfaklarda yangın var. Bu yangını söndürmek için hükümetle, iktidara kırmızı kart göstereceğiz. Yeter artık. 1 kilogram zeytin 250- 300 lira. Kasabın önünden geçemiyoruz. Her şey zam üstüne zam. Akaryakıta yine zam geldi. Köyden buraya gelmek için 40 lira para ödüyoruz. 20 kilometrelik mesafe ama yazık. Ben darphaneden emekliyim. 33 sene önce emekli oldum. Ben her gün para basıyordum ama bu paramızın değeri de kalmadı” diye konuştu.
Serhat Yalçın, “Türkiye’deki emeklilerin en büyük sorunu geçimsizlik, az maaş. Her gün zam var. Git bir markete, diğer markete git hep fiyatlar değişik. İnşallah seçimi kazanacağız” dedi. Orhan Özdemir ise “Emeklinin sorunu çok. Emekli aç kalıyor. Verdikleri maaş yetmiyor. Ürünler aldı başını gitti, bir şey alamıyoruz. Emekli maaşı yetmiyor bile. Bir pazara çıkıyoruz, yetmiyor” ifadelerini kullandı.
]]>Büyükşehir Belediye başkan adayı Cevat Öncü ve ilçe belediye başkan adaylarını tanıtıp, destek isteyen Özel, yaptığı konuşmada iktidarı eleştirdi.
Özgür Özel, “Emekçinin hakkını aramak için, emekliler için, yoksullar için, esnaf için, çiftçiler için kavga edeceğiz. Bizimle birlikte meydanlara gelecek misiniz? Emekliler ne kadar maaş alıyor? 10 bin lira. Emekliler, Türkiye’de 16,5 milyon kişi ve en büyük ızdırabı çekenler. Bugün en düşük emekli maaşı 2,5 çeyrek altın alabiliyor. Bu iktidar, geldiğinden bugüne ama bir sefer değil, her ay 1 çeyrek altın değil, 5,5 çeyrek altın kaybetmektedir. Emekliler yağmur altında, o şemsiyelerinizin altında size sesleniyorum. Siz, bu 5,5 çeyrek altını kaybettiğiniz yerde arayacak mısınız? Siz onu bir seçim sandığında kaybettiniz. Şimdi önünüzdeki ilk seçim sandığında 31 Mart günü, emekliler sandıkta bunun hesabını sormaya var mıyız?” dedi.
Emeklilerin daha önce bayram ikramiyesi olarak 1000 TL aldığını söyleyen Özel, “Ekonominin yüzde 4,5 büyüdüğünü söyleyenler, ‘Emekliler halinden memnun’ diyenler, ‘Özgür Efendi emeklileri kışkırtıyor’ diyenler bu sesi duyun. Bakın emekliler 2018 yılında bayramda, 1000 lira emekli ikramiyesi alıyorlardı. O 1000 lira o gün tam 24 kilo kıyma alıyordu. Bu bayram 3 bin lira emekli ikramiyesi yatacak ve o parayla bugün sadece 6 kilo kıyma alınabiliyor. Ramazan, mübarek gün. Sadece emekli ikramiyeniz üzerinden 18 kilo kıymayı sofradan, dolaptan, mutfaktan, evladınızın, torununuzun kursağından eksilten bir yönetimle, bir iktidarla karşı karşıyayız. Bunun hesabını bu iktidardan, bu seçimde sormaya var mıyız?” diye konuştu.

‘BİRLİKTE KAZANACAĞIZ’
“Sizi güçsüz, zayıf, yalnız bir karınca gibi görüyorlar” diyerek konuşmasını sürdüren Özel, şu ifadeleri kullandı:
-16 milyonuz, karıncaların gücü birlikteliğindedir. Yan yana durmasındadır. Birlikte çalışıp hakkını birlikte aramasındadır. Ben bu karıncaları ezdirmem. Karıncanın kardeşi var. O da Cumhuriyet Halk Partisi’dir.
-Bizim gençlerimizin dünyanın diğer ülkelerinde hayal kurması beka sorunudur. Bugün dört gençten üçü, bavulları zihninde toplamış, kafasında toplamış. Fırsatını bulursa yurt dışına gitmek, orada çalışmak, orada yerleşmek istiyor.
-Bir kez daha korkuya değil, kaygıya değil, yasaklara değil, aksine umuda, demokrasiye, alabildiğince özgürlüklere ihtiyacı var. Buradan Samsun’dan Türkiye’deki tüm gençlerine sesleniyorum.
-Umudu kaybetmeyin, enseyi karartmayın, kimseden korkmayın. Buradayız, birlikteyiz, sizinleyiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, bütün gençlerin partisidir. Birlikte mücadele edeceğiz. Birlikte kazanacağız. Buna inanın, bize güvenin. Bu ülke dünyanın en güzel ülkesidir. Sizler dünyanın en güzel gençlerisiniz.

’31 MART’TA ERDOĞAN’A OY YOK’
Özgür Özel, EYT mağdurları konusuna da değinerek, “Staj olsun, çıraklık olsun, diğer mağduriyetler olsun, tamamını unutturmadan mücadele edeceğiz. Yerel seçim mitingleri yapıyoruz. Her seçimimiz, her mitingimiz, emekli mitingine dönüşüyor. 1 Nisan’da seçim bitti, kurtulduk sanma Recep Tayyip Erdoğan. 1 Nisan’dan sonra da meydanlarda, sokaklarda, yollarda emeklilerle yürüyeceğiz. Gençlerle yürüyeceğiz. Staj mağdurlarıyla yürüyeceğiz. Sen de kimsenin hakkını bırakmayacağız. Emekliye para yok. Staj mağduruna para yok. Çalışana para yok, çiftçiye para yok, Bağ-Kur’luya para yok, esnafa para yok ama beşli çeteye gelince para çok. Yandaş müteahhide gelince para çok. Uçan saraya para var. Yazlık saraya para var. Kışlık saraya para var. 1500 odalı saraya para var. Emekliye para yok. O zaman 31 Mart’ta Recep Tayyip Erdoğan’a da oy yok” ifadelerini kullandı.
]]>“İSTANBUL’A HAYRAN OLDUKLARINI SÖYLEYENLER…”
Açılış töreninde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “ Türkiye’de her tartışma su kaldırır ama iki hesap şaşmaz. Bunlardan bir tanesi altın hesabı şaşmaz. Bir şehre hizmet tartışılıyorsa orada da ne kadar metro yaptığını hesabı şaşmaz. Birileri İstanbul’a hayran olduklarını, hizmetkar olduklarını, hizmet etmeye geldiklerini söyleyip görevlerinden sonra ‘biz bu kente ihanet ettik, bunda benim de suçum var’ demişken; o birilerinin 25 yılda İstanbul’a yaptıklarının nerede neredeyse o kadarından fazlasını 5 yılda İstanbul’a yapan Ekrem başkanımızla ne kadar övünsek azdır” dedi.
“KİMSE SENİN ADIMINA BAKMAZ, GERÇEK RAKAMLARA BAKAR”
Özel, Cumhur İttifakı’nın İBB Başkan Adayı Murat Kurum’a da göndermede bulunarak “Onun (İmamoğlu) İstanbul’a yaptığı 65 kilometre metroyu, bir koridorda adımlayarak, kilometreyle adımı birbirine karıştırarak küçük göstermeye çalışanlar şuraya baksın. Kimse senin adımına bakmaz. Gerçek rakamlara bakar, görür ve hakkı teslim eder. Bak senin adımın o kadar ama Sancaktepe’ye bak; coşku ne kadar…” diye konuştu.
“KİMSENİN EKMEĞİNE DOKUNMADIK”
“5 yıl önce İstanbul bir karar verdi” diyen Özel şunları söyledi:
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ilk alacağımız anlaşıldığında panik halinde yollara döküldüler. Dediler ki; ‘eğer CHP kazanırsa İSPARK’ı filanca terör örgütüne verir.’ Ama o günden bugüne hem İSPARK’ta hem bütün iştiraklerimizde ne kimsenin ekmeğine dokunduk, ne ayrımcılık yaptık. Liyakate göre gencecik insanları hangi siyasi görüşten olursa olsun, neye inanırsa inansın, nasıl giyinirse giyinsin, ayırmadan İstanbullu olmanın, bu memleketin bir evladı olmanın dışında hiç başka bir kritere bakmadan Ekrem başkan aldı, çalıştırdı ve büyük İstanbul hikayesini bu yüce gönüllülüğüyle, bu sevgisiyle başardı. 5 yıl önce İstanbul Belediyesi’nde kreş yoktu. Çünkü onların kadın diye bir derdi yoktu. Kadın evde oturacak, çocuk bakacak, hasta bakacak, engellisine bakacak ve yeri ev olacaktır. Oysa biz kadının sosyal hayata katılmasını, çalışma hayatına katılmasını istiyorduk. Ekrem başkan İstanbul’da tam 100 tane ve Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partili belediyeler 300 tane kreş yaparak kazandırdılar. Şimdi anneler güvenerek çocuklarını bırakacakları kreşlere sahipler. Türkiye’nin dört bir yanından İstanbul’a öğrenciler geliyor. Barınma sorunu var. Türkiye’de yüzde 24 öğrenciye yurt verilebiliyor. İstanbul’da rakam çok daha aşağılarda, yüzde 10’larda. a. Yani devlet öğrenciyi buraya yolluyor ama barınma sorununu çözmüyor. Ekrem başkana yetkiyi verdiğinizde İstanbul’da öğrenci yurdu yoktu. Niye? Öğrenciler, yurt bulamayacaklar, onlara yurt veren birilerine gidecekler. Bir takım cemaatlerin, bir takım tarikatların yurduna gidecekler. Oysa bu evlatlar hepimizin evlatları. Ekrem Başkan İstanbul’da 14 tane, CHP’li belediyeler Türkiye’de 61 tane yurt yaptılar. Yurt yapmaya da kreş yapmaya da annelere de evlatlarını da sahip çıkmaya devam edeceğiz.”
“ATANAMAMIŞ DEĞİL TAYYİP ERDOĞAN’IN SAHİP ÇIKMADIĞI ÖĞRETMENLER VAR”
Özel meydanda pankart açarak seslerini duyurmaya çalışan atanamayan öğretmenlerine sorunlarına da dikkat çekti. Özel “Diyorlar ki ‘biz devletin sözüne inanmayacak mıyız?’ Geçen seçimlerden önce çıktılar, ‘mülakatı kaldıracağız’ dediler. Şimdi mülakatı kaldırmıyorlar. AK Parti’ye oy vermek yetmez, hatta üye olmak yetmez. Torpilli AK Partilileri mülakatta alıyorlar, vatandaşın çocuklarını eliyorlar. Öğretmenlere mülakatsız atama istiyoruz. Göreve atanmamış öğretmenlere diyoruz ki; bunlar size sahip çıkmayacaklar.’ Size ‘atanamayan öğretmen’ diyorlar. Öğretmenin ne günahı var da atanamamış? Atanmayan öğretmen, Tayyip Erdoğan’ın sahip çıkmadığı öğretmen, Tayyip Erdoğan’ın mülakatla elediği öğretmen, ayrımcılık yaptığı öğretmen var” diye konuştu.
“EMEKLİLERİN CEBİNDEKİ 5.5 ÇEYREK ALTIN SEÇİM SANDIĞINDA KAYBEDİLDİ”
Yerel seçime 15 gün kaldığını hatırlatan Özel “Büyük bir zafer, büyük bir başarıya doğru adım adım gidiyoruz. Meydanlar dolu, heyecanlı, meydanlar sabırsız. Bu ülkede büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor. Büyük sorunlar yaşanıyor” diyerek emeklilerin yaşadığı ekonomik krize dikkat çekti. Özel en düşük emekli maaşı olan 10 bin lirayı alan vatandaşları “Türkiye’nin en büyük korosu” olarak niteleyerek şunları söyledi:
“AKP iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı tam 8 sekiz çeyrek altın alıyordu. Bugün 10 bin lira, 2.5 çeyrek altın alabiliyor. Emeklilerin cebinden her ay 5.5 çeyrek altın kayboluyor. Ey emekliler, değerli büyüklerim; 5.5 buçuk çeyrek altını düşürdüğünüzü, kaybettiğiniz yerde arayın. Bir altın kaybedilse geçtiğiniz yolda ararsınız. Siz 8 çeyrek altınlık emekli maaşı alıyorken bu 2.5’e indiyse bunu siz bir seçim sandığında kaybettiniz. Recep Tayyip Erdoğan’ın geldiği, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin geldiği seçim sandığı, sizin cebinizden aylık 5.5 çeyrek altına aldı. Kaybedilen şey yitirildiği yerde aranır. O zaman madem sandıkta kaybettik, hakkımızı sandıkta arayacağız.”
KIYMA HESABI: EMEKLİNİN SOFRASINDAN 18 KİLO KIYMAYI ALDILAR
“Emeklilerin 2018’den beri 1000 lira iki bayramda ikramiye alıyorlar. Biz itiraz ettik. Biz, bir asgari ücret söz vermiştik. ‘Biz de yapacağız’ dediler. Üç yıl yapmayıp 2018’de 1000 lira yaptılar. O beğenmediğimiz 1000 lira, 24 kilo kıyma alıyordu. 2021’de 2 bin lira oldu. Bu sene 3 bin lira yaptılar. Bakın ilk emekli ikramiyesi verildiğinde 24 kilo kıyma alırken bugün 3 bin lira sadece 6 kilo kıyma alıyor. Ramazan mübarek gündeyiz. Allah oruçlarınızı kabul etsin. 30 Ramazan, 30 iftar, 30 sahur, ardından bayram sofrası var. Her emeklinin sofrasından, dolabından, mutfağından ve bayram sofrasından tam 18 kilo kıymayı aldı bunlar 6 yılda. Bundan sonra emekliler, herkese para bulup emekliye para bulamayan Recep Tayyip Erdoğan’a 31 Mart’ta seslerini duyuracaklar.”
“SÖZÜNÜ TUTMAYACAK, EMEKLİYİ KANDIRACAK”
“Bir ay önce kanun teklifi verdik, ‘Emekli kart çıkaralım, doğalgazda, suda elektrikte, telefonda emekliye yüzde 40 indirim tanımlayalım. Emeklinin alması gereken 7 bin lirayı hesaplarına yatıralım’ dedik, bugüne kadar sustular. Gördüler ki 31 Mart’ta pabuç pahalı, dün akşam ‘emekli kart çıkarabilirim’ diyor. Sakın ha geçen sefer gibi seçim sonrasına, yalanlara kimse kalmasın. Nasıl mülakatta yalan attıysa, nasıl her konuda verdiği sözü tutmadıysa emekliyi kandıracak. Bugüne kadar emekliye sahip çıkmayana sandıkta oy yok. Tayyip Erdoğan’a, 5’li beşli çeteye para bulan, saray müteahhitine para bulan, yazlık saraya, kışlık saraya, uçan saraya, yüzen saraya para bulan, emekliye para bulmayan Tayyip Erdoğan’a 31 Mart’ta oy var mı? Emeklinin sesini duymayanın sonu hüsrandır. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak sizin sesiniz olmaya devam edeceğiz.”
ÖRTÜLÜ ÖDENEK TEPKİSİ
Özel Cumhurbaşkanlığı tarafından kullanılan örtülü ödenek harcamalarında yaşanan artışa da tepki göstererek “ Geçen ay harcanan ödenek 218 milyon TL. Bu ay harcanan örtülü ödenek 2 milyar TL. Seçim gelirken; faturası olmadan, hesabı olmadan, nereye harcandığı bilinmeyen 2 milyar TL harcamış Cumhurbaşkanı. Size yüzde 33 zam verenler, bir ayda harcamaları 7 katına, sadece bir yılda kendi örtülü ödeneklerine yüzde 238 zam yapıyorlar. Yani sizin paranızla, sizin iradenizi çalmaya çalışıyorlar. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak kimseyi emekliyi, emekçiyi, çiftçiyi, esnafı ezdirmeyeceğiz. Size tepeden bakanlara, sizi bir karınca gibi görüp ezmeye kalkışanlara diyoruz ki; ‘Karıncanın kardeşi var. O da Cumhuriyet Halk Partisi’dir.”
SEÇMENE İTTİFAK ÇAĞRISI YAPTI
Özel konuşmasının sonunda seçmene ittifak çağrısı yaparak şunları söyledi:
“Geçen seçimlerde bizim İstanbul’da ve Türkiye’de ittifaklarımız vardı. Sürsün istedik ama saygı duyduğumuz gerekçeleriyle ittifakın dışında kaldılar. İttifakın dışında yöneticiler kalabilir. Ancak geçen sefer İstanbul’u kazanan ne CHP’ydi, ne sadece Millet İttifakı’ydı, emin olun İstanbul ittifakıydı. Talandan sıkılmış, israftan bıkmış, israf yerine hizmet isteyen, pazarlanmak yerine güler yüz isteyen, İstanbul’un tepesinde helikopterle uçup Katarlılara, Arap şeyhlerine arsa verenler yerine İstanbul için gece gündüz koşturanlara, İstanbullular görevi verdi. Şimdi o ittifaktakiler değişmedi. O ittifaktaki sosyal demokratlar duruyor. O ittifaktaki milliyetçi demokratlar var. Yakasında, gönlünde, gözünde güneş açanlar var. İyi insanlar var. Onlar duruyor. Muhafazakar demokratlar var. Haramdan ve yalandan korkan, bu olanlara inanamayan muhafazakar demokratlar var. İstanbul ittifakında Türk’ü var, Kürt’ü var, Laz’ı var, Çerkezi var, göçmeni var. Bütün demokratlar var. Biz İstanbul ittifakına inanıyoruz. İstanbul ittifakına güveniyoruz. Biz İstanbul ittifakının mimarı, İstanbul ittifakının evladı İstanbul’un 5 beş yılında emeği olan, gözünü asla ve asla kıymıktan sakınmayan sizin için çalışan bir evladımız var. Türkiye’nin umudu, İstanbul’un gururu Ekrem İmamoğlu var. Ona güveniyoruz. Size inanıyoruz. Ekrem başkanı ve İstanbul’u size emanet ediyorum.”
]]>Ucuz ve sağlıklı gıdaya ulaşamayanların sayısı da hızla artmaya devam ediyor. Özellikle dar gelirli ve emekliler, asgari ücretin altında maaş aldıkları için çareyi, ucuz gıdanın satıldığı yerlerde arıyor.
İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde bulunan Et ve Süt Kurumu’nda da piyasaya göre daha ucuz gıda satıldığı için önünde her gün sıra oluşuyor.
Geceden ya da sabahın erken saatlerinden itibaren bekleyen insanlara önce bir sıra numarası fişi veriliyor.
Sırası gelen de buradan et ihtiyacını alabiliyor. Bir kilogram kıyma 229 liraya satılırken kuşbaşı ise 259 liradan yurttaşa sunuluyor.
Gıda kuyrukları her geçen gün yaygınlaşırken yurttaşların yaptığı değerlendirmeler şöyle:
“50 YILDIR HİÇ Mİ İLERLEMEDİK”
-Ben 14.30’da geldim buraya. Numara aldım ve halen beklemekteyim. Tamam, o zaman ekmek, şeker, tüp kuyruğu vardı ama o zaman paramız da vardı. Şu an paramız olmadığı için bekliyoruz ucuz eti.
-Yani bir emekli maaşıyla ben çalışıyorum. 58 yaşındayım, hala çalışıyorum. Geçinmek mümkün değil” dedi. Bir başka vatandaş emekli maaşlarındaki dengesizlikten yakınırken, diğer bir yurttaş da “50 yıldır hiç ilerlemedik mi biz? İlerlediysek o zaman niye sıradayız hala? Millet geceden geliyor”
“İNSANLARIMIZ NİYE BU DURUMDA”
-Biz güzel, kaliteli yaşamak istiyoruz. Biz geldiğimiz zaman parasıyla alıyoruz. Sen diyorsun ki, insanlar kuyruğa giriyor. Girmesinler, niye girsinler? Girmeye gerek var mı? Girmeye gerek yok. Ben 14.00’te geldim, biletimi aldım.
-Az önce geldim tekrardan. Evim yakın ama şimdi uzaktan gelenler var; yaşlılar, hamileler, kadınlar var. Her gün burada insanlar kavga ediyor çalışanlarla. Çalışanların da bir kabahati yok.
-Onlar da işlerini yapmaya çalışıyor ama planlama yok. Bu insanlara yazık günah. Burada bizler çok üzülüyoruz. Ya et mi, tavuk mu bulamıyoruz? Biz ne bulamıyoruz? Neyimiz yok ki? İnsanlarımız niye bu durumda? Ben üzgünüm. Söyleyecek çok şey var ama bu şekilde olmuyor.

“BİR KİLO ET İÇİN KAVGA BİLE OLUYOR”
-2024’te kuyruğu görüyorsunuz işte. Ben çalışırken ev alıyordum. Arabamı alabiliyordum. Taksitle ödeyebiliyordum. Şimdi ay başını zor getiriyorum. 2024’teyiz. Şu kuyruğa bak, et kuyruğu.
-Ne oldu bizim meralarımız, hayvanlarımız? Burada saat 07.00’den beri bekliyoruz. Numara veriyorlar. Burada bir tane Beylikdüzü’nde var. Kadıköy’den, Bayrampaşa’dan, Zeytinburnu’ndan geliyor.
-Herkes şimdi yok ama sıra dağıttılar, herkes saatinde gelmeye çalışıyor. Devam ediyoruz bakalım. Bir kilo et alacağız. Onu da hâlimize bak”
Sırada bekleyen 3 kadın da dertlerini “Her zaman olsun da kuyruk olmasın. İki saattir bekliyoruz. İnsanlar böyle çile çekmesin. Mecbur kalıyor insanlar. Mecburiyetten geliniyor. Kavgalar bile oluyor arada. Bekliyoruz saatlerce bir kilo kıyma, et için. Herkes alsın diye onlar da az veriyor. Ne yapsınlar? Ona bereket versin. Vallahi ne diyeyim, üzülüyoruz. Bu hale düştüğümüz için üzülüyoruz. Sanki bedava alacakmışız gibi böyle utanıyoruz. Paramızla alacağız ama utanıyoruz. İlk defa geldim ama bana çok şey geldi. Bu civardan geliyorum” sözleriyle anlattı.
“SADECE GENÇLER İÇİN ÜZÜLÜYORUM”
Emekli ve 50 yaşında olduğunu söyleyen bir yurttaş da “Ben artık bu saatten sonra kendim için değil, sadece gençler için üzülüyorum. Niye diyeceksiniz, şuraya bakar mısınız? 70’li yıllarda mı yaşıyoruz? Şeker kuyruğu, tüp kuyruğunda mı yaşıyoruz? Hangi çağda yaşıyoruz? Yani bir ülkede cumhurbaşkanı halkı tehdit ediyorsa benim çocuğumun bu ülkede yaşaması normal değil. Doktorlarımız niye Avrupa’ya gidiyor? Avrupa’da niye insan çalışma hakkına sahip de burada değil. Bakıyorum herkese, herkes razı. Neye razısın arkadaş, bana 10 bin lira maaş veriyor. Et veriyor. Ne veriyor? Bedava mı veriyor? 10 bin lira emekliyim ben. Çalışmasam nasıl geçineceğim? 14 bin lira kira veriyorum. Nasıl geçineceksin? Sayın Cumhurbaşkanı’na, Sayın Adalet Bakanı’na soruyorum. Adalet Bakanı çıkıp oy istiyor ya… Niğde milletvekili çıkmış diyor ya, ‘Cumhurbaşkanımız yatırım yaptı’. Ne yaptı diyorum. Ben de zannediyorum ki ülkeye bir fabrika açtı. Ne, F tipi cezaevi açmış da yatırım. Ben suçlu değilim ki kardeşim. Ben bu ülkede yaşamak istiyorum. Hırsız olmak istemiyorum.

“10 BİN LİRA MAAŞLA EMEKLİYİM, ÇALIŞIYORUM. 14 BİN LİRA KİRA VERİYORUM”
Çocuğumun geleceğini düşünüyorum. Gençleri düşünüyorum. Suçlu muyuz yani? 70 yaşında insan geliyor. ‘Ben üşüyorum’. O zaman hakkını savun. Hakkını savunamıyorsun bu ülkede. Niye savunamıyorsun, biliyor musun? Hakkını savunduğun zaman biliyorsun ki başına çok şey gelecek. Ülkemizde bu kadar yabancı var mıydı? Eskiden İstanbul’un tadı vardı. Tatile gidebiliyor muyuz, gidemiyoruz ama Avrupa’da emekli olan herkes her ay, her yıl bir ülkede tatil yapıyor. Biz gidemiyoruz. Çalışmak mecburiyetindeyiz. Ülkede yüzde 120 enflasyon var. Neyi düşüreceksin sen? Her gün patates soğan, her gün eve nasıl gideceğiz; ger gün yağmurda nasıl üşümeyeceğiz, bunu düşünüyoruz. Biraz uyanalım. Bakıyorum, herkes hakkına razı. Üç gün et yemesek ölmeyiz herhalde. Ben öyle düşünüyorum şahsen. Emekliyim. 14 bin lira kira veriyorum, çalışmasam geçinemem. Bizim şu anda asgari ücretle çalışıp iki tane üniversite çocuk okutmamızın imkânı yok. Her gün cebimizden para çalınıyor. Nereye gideceğiz? ‘Gidin’ diyor Sayın Cumhurbaşkanım. Nereye gidelim? İşte gittiği zaman da veryansın etmeyecek kimse.”
“BİZİ BU DURUMA DÜŞÜRENLER UTANSIN”
Başka bir emekli de “Bizi bu duruma düşürenler utansın. Emekliyiz. Paramızla rezil oluyoruz sıralarda” dedi. Başka bir kişi, “Et kuyruğunu bekliyoruz. Yarım saat oluyor ben geleli. Gerçi saat 14.00’te geldim, fiş aldım. Halen bekliyoruz. Benimkisi 276 ama daha 83 girmiş. Çok bekleyeceğiz daha” derken 84 yaşındaki bir emekli de “Böyle bir kıtlık görülmemiş, yaşanmamış. Türkiye bir tarım ülkesidir ama tarımı bitirdiler. Bugünden sonra insanlar bunu yaşayacak olursa mutluluk diye bir şey kalmaz. İnsan hayatından bezdi. Hayatından vazgeçmek istiyor bu yaşamda. Böyle bu kalabalık olduktan sonra sıra beklemek de mümkün değil. Söylenecek çok şeyler var ama bu kadar” diye sorunlarını anlattı.
]]>Burdur’da 15 belediyenin 2’sinin kendi partilerinden olduğunu belirten Özel, bu seçimde Burdur’da önemli bir başarıyı kovaladıklarını söyledi.
Özel, örgütlerinin birliğine, beraberliğine güvendiklerini dile getirerek, “Adaylarımızın yaş ortalamaları kırk beş. Yani Burdur’daki ekip benden dört yaş genç” dedi.
“HALA SU GETİRMEDİLER”
Burdur’da 2009 seçimlerinde Burdur Gölü için su kaynağı bulunacağı sözünün verildiğini belirten Özel, “Halen daha bu suyu getirmediler ve göl hepimizin yüreğini yaka yaka, her gün birkaç santim daha, birkaç metre daha çekilmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“MURAT KURUM, SALDA’NIN FELAKETİ OLDU”
Özel, kente Millet Bahçesi yapılması sözünün de verildiğini anımsatarak şunları söyledi:
– “Bence milli meselelerimizden biri, Salda Gölü. NASA’nın bile ilgi gösterdiği, son derece gizemli, önemli bir doğa harikası. Türkiye’nin en gözde doğal güzelliklerinden bir tanesi Salda Gölü’nün bulunduğu topraklardayız. Salda Gölü ile ilgili Yeşilova Belediye Başkanımızın verdiği mücadele, Yeşilova ilçe başkanımızın verdiği mücadele, CHP’nin örgütlerinin gösterdiği çevreci ve dayanışmacı mücadeleyi Burdur halkının önünde gönülden alkışlıyorum. Türkiye’nin Maldivleri olarak bilinen, ayak basmanın yasak olması gereken Salda Gölü’nü AKP zihniyetinin ne hale getirdiğini hep birlikte izledik.

– Millet bahçesi yapma hayaliyle o kıymetli sahili önce iş makinalarına ezdirdiler, ardından ihaleyle şirkete verdiler. Salda’nın toprakları kararmaya, rengi değişmeye, suları çekilmeye başladı. Şimdi İstanbul’a talip olan, geçtiğimiz günlerde İliç’teki 9 evladımızı yutan o liç yığılmasına ‘çevreye zararı olmaz’ diye imza veren, altın şirketinin faaliyet alanını tam beş kat büyütmesine imza atan, İliç’in felaketi olan Murat Kurum, maalesef Salda’nın felaketi oldu. Onun İstanbul’un felaketi olmasına 16 milyon İstanbullu 31 Mart’ta izin vermeyecek inşallah. Türkiye’nin Maldivlerine beton döken, asfalt döken bu anlayıştan İstanbul’u uzak tutmak lazım. Türkiye’nin neresinde bir güzellik varsa Murat Kurum’dan, onu atayan anlayıştan, Tayyip Erdoğan’dan uzak tutmak lazım.”
“31 MART’TA YAPACAK BİR ŞEY VAR”
AK Parti’nin iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşıyla 8 çeyrek altın alınabildiğini bugün ise 2,5 çeyrek altın alınabildiğini ifade eden Özel, şöyle konuştu:
“Buradan çağrım AK Parti’lilere, MHP’lileredir. 2 Nisan’dan itibaren acı reçete geliyor. Kemer sıkma geliyor. Nisan’dan bir gün önce, 31 Mart’ta yapacak bir şey var. Sandık, vatandaşın hükümete karne yerdiği yerdir. Madem bu kadar çalışan bir belediye başkanı var, madem bu kadar iyi hizmetler var. Burdur’u düşünen işler yapılmıştır. Gönlünüzden oyları verip bu iktidara da bir mesaj verin.”
“SAĞLIK BAKANLIĞI’NIN HESABIYLA 4 KİŞİLİK AİLENİN RAMAZAN’DAKİ GIDA MALİYETİ 31 BİN LİRA”
Kurum, daha sonra şu ifadeleri kullandı:
– “Sağlık Bakanlığı bir açıklamada bulundu. En uygun fiyatlı gıdalarla sağlıklı Ramazan tavsiyelerinde bulundular. Ben inceledim. Ramazan’da, sağlıklı ve doğru beslenmenin kişi başı maliyeti 257 lira. Tayyip Erdoğan herkese ‘Üç çocuk yapın’ diyor ama çekirdek ailenin dört kişilik olduğunu düşünsek, Sağlık Bakanlığı’nın ne kira, ne elektrik, ne su, ne doğal gaz, ne telefon, ne giyim kuşam, sadece 30 Ramazan, 4 kişilik ailenin mutfak masrafı 31 bin liradır. Tayyip Erdoğan’ın 10 bin lira en düşük emekli maaşına mahkum bıraktığı emekli ailesi, sadece iki kişinin aylık Ramazan’daki gıda maliyeti 15 bin 500 liradır. Emekli ailesine verilen 10 bin lirayla emekli ailesi ancak 9 gün geçinebilir, 21 Ramazan açtır. Asgari ücretli 16 gün karnını doyurabilir, kalan 14 Ramazan açtır. Sağlık Bakanlığı sakın Ramazan’da öğün atlamayın, iftarı, sahuru böyle yapın arada mutlaka ara öğün alın diye tavsiyede bulunmaktadır. Kimin ne yiyeceğini, ne kadar yiyeceğini doğru söyleyen Sağlık Bakanı’nı atayan Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 bin liraya mahkum ettiği emeklilerin iki eli Recep Tayyip Erdoğan’ın yakasındadır.

“BEBEK ÜRÜNLERİ ENFLASYONU DİYE BİR ENFLASYONU BURDUR’DAN TÜRKİYE’NİN DİKKATİNE SUNUYORUM”
– Diğer taraftan Ali Orkun Başkan yeni doğan bebeklere, genç annelere yaptığı katkılardan bahsetti. Ben bebek ürünleri enflasyonu diye bir enflasyonu Burdur’dan tüm Türkiye’nin dikkatine sunmakla yükümlüyüm. İktidar partisi benimle kavga etmek istiyor. Onunla emeklilerin hakkı, emekçilerin hakkı, esnafın, köylünün, süt üreticisinin, gençlerin hakkı için, gencecik annelerin hakkı için kavga edeceğiz. Geçen sene bebek bisküvisi 46 liraydı, bu sene 100 lira oldu. Geçen sene 250 gram mama 90 liraydı, bu sene 245 lira oldu. Geçen yıl 156’lı bebek bezi, en ekonomiği 385 liraydı, 600 lira oldu. En uygun olduğu markette 589 lira. Düşük kalite biberon 45 liradan 112 lira oldu. En ucuz emzik 74 liradan 180 liraya yükseldi. Orta kalite bebek arabası 1700 liraydı, 3 bin 750 lira oldu. Basit bebek yatağı, en ucuzu 480 liraydı, 1280 lira oldu. Her kalemde yüzde 100’ü aşan, yüzde 150’ye ulaşan fiyatlar varken Recep Tayyip Erdoğan annelere, babalara ‘Üç-beş çocuk yapın’ diyor. Üç de beş de yapsalar sen hükümetsen, sen devletin başındaysan bu anne ve babanın enflasyona ezdirilmemesi lazım. Anneyi de babayı da bebeği de emekliyi de emekçiyi de enflasyona ezdiren sensin Recep Tayyip Erdoğan.
“EMEKLİNİN MAAŞINDAN AYDA 35 KİLO CEVİZ EZMESİNİ ALAN BİR DÜZENDE YAŞIYORUZ”
– Türkiye’de son bir yılda kredi borcumuz bankalara yüzde 56 artmış ama Burdur’da yüzde 81 artmış. Herkesin durumu kötü, Burdur’un durumu daha kötü. Her yerde bir başka hesabı yapıyoruz. Ordu’da fındık, Manisa’da üzüm, Isparta’da elma, Afyon’da sucuğu konuştuk. Burdur’un meşhur ceviz ezmesi var. Ceviz ezmesinin kilosu geçen sene 100 liraymış, bu sene 250 lira. En düşük emekli maaşı geçen sene 75 kilo ceviz ezmesi alırmış, bu sene 40 kiloya düşmüş. Alım gücünün ceviz ezmesi üzerinden hesabı; her emeklinin maaşından ayda 35 kilo ceviz ezmesini alan bir düzende yaşıyoruz.”

Konuşmasının ardından ilçe belediye başkan adaylarını da tanıtan ve Burdur Belediyesinin 15 projesinin açılışını yapan Özel, Burdur Cumhuriyet Meydanı’ndaki iftar programına katıldı.

“İSRAİL’E DEVLET TERÖRÜNÜN SONA ERMESİ ÇAĞRISINDA BULUNUYORUZ”
Özel, buradaki konuşmasında, Filistin’deki akan gözyaşının ve kanın durmasını temenni ederek, İsrail Devleti’nin orantısız bir şekilde, hasta, hastane, çocuk, kadın gözetmeden yaptığı saldırılarda 32 binin üzerinde Filistinlinin hayatını kaybettiğini belirtti.

Ramazan ayında çatışmaların, İsrail’in saldırılarının durmasını ümit ettiğini söyleyen Özel, “Dünyada 140 ülkedeki sol, sosyal demokrat ve sosyalist partilerin liderlerine mektup yazarak bir ateşkesin sağlanması için çaba içinde olmamızı ifade etmiştim. Buradan, Burdur’dan bir kez daha Filistin’deki zulmün, Filistin’deki saldırıların ve savaşın, İsrail’in yapmış olduğu devlet terörünün sona ermesi çağrısında bulunuyoruz” diye konuştu.
]]>“RAMAZAN’DA BİLE NE BOLLUK NE BEREKET KALDI”
Yücel’in açıklamaları şöyle:
* Öncelikle dün Şırnak’ta, görev başında geçirdikleri trafik kazası sonucu şehit olan polis memurları Fırat Der ve İlker Duran’a Allah’tan rahmet, acılı ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Bugün Konya’da askeri eğitim uçağının düşmesi sonucu, şantiyede bir askerimiz şehit düştü. Şehidimize Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı ve sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Nefsimizi terbiye ettiğimiz, tokun açın halinden anladığı 11 ayın sultanı Ramazan ayındayız. Allah tüm vatandaşlarımızın tuttuğu oruçları, ibadetleri kabul etsin. Ramazan deyince, ülkemizde ramazan sofralarının yeri bir başkadır. Aileler toplanır, iftar sofraları kurulur, hep birlikte oruç açılır.
* Ramazan bolluk, bereket demektir ama bugün Ramazan’da bile ne bolluk ne bereket kaldı memlekette. Vatandaş istediği gibi bir iftar sofrası kuramıyor. Et ve Süt Kurumu önünde kuyruklar uzuyor. İnsanlar gün ağarmadan sıraya giriyor. 1 kilo kıyma alabilmek için saatlerce sıra bekleyen emekliler, artık isyan ediyor. Bir vatandaşımız, ‘Bize cehennemi yaşatıyorlar’ diyor. Bir başka vatandaşımız, ‘Kaşıkla veriyorlar, kepçeyle alıyorlar. Ben ölümü tercih ediyorum, ölüm bundan daha rahat. Yaşayacak bir halimiz kalmadı’ diyor. 30 sene devlete hizmet ettiğini söyleyen bir başka emekliyse döner ekmek alıp yiyemediğinden yakınıyor.
“EMEKLİ DE ASGARİ ÜCRETLİ DE BIRAKIN İFTAR SOFRASI KURMAYI, RAMAZAN PİDESİ ALAMIYOR”
* Marketlerde fiyatlar almış başını gidiyor. Orta büyüklükte bir Ramazan kolisinin fiyatı 900 lira olmuş. Bunun da ne kadar yeteceği meçhul. Açlık sınırı 16 bin, yoksulluk sınırı 53 bin lira olmuş. 10 bin lira alan emekli de 17 bin lira alan asgari ücretli de bu koşullarda bırakın iftar sofrası kurmayı, Ramazan pidesi bile alamayacak durumda. Mutfaklar tamtakır kuru bakır. Buzdolapları bomboş, evlerde tencere kaynamıyor. AKP hükümetleri dönemi, ülkemizin adeta açlıkla ve yoksullukla sınandığı dönem olarak tarihe geçti. Biz CHP olarak yerel yönetimlerdeki gücümüzle AKP iktidarında yoksullaşan vatandaşımıza destek olmak ve onları yoksulluktan kurtarmak için hiç durmadan çalışıyoruz.
* Bakın, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu, İstanbullulara Halk Ekmek aracılığıyla 340 gramlık pideyi 10 liradan ulaştırıyor. AKP ise hala mizansen otobüs videolarıyla algı operasyonları peşinde. Sayın İmamoğlu’nu sandıkta yenemeyeceğini anlayan AKP’nin İBB Başkan adayıysa ‘Biz aynı oyunları, aynı tiyatroları oynamaya devam ediyoruz’ diyecek kadar pişkin. Biz, AKP’nin bu filmini daha önce de gördük. Şimdiden söyleyelim: Film onlar için mutlu sonla bitmiyor.
“VATANDAŞ ARTIK BİTTİ, TÜKENDİ”
* Siz tiyatroyu, filmi sanatçılara bırakın. İstanbul, Ankara ve Antalya’da 250 gramlık Ramazan pidesinin 15 lira olan fiyatını nasıl düşürürüz diye düşünün. Şunu da belirtmeden geçmeyelim: Bu fiyatlarda fırıncıların hiçbir suçu günahı yok. Eminiz, kâr dahi etmiyorlar. Yükselen maliyetleri karşılamakta zorlanan esnaf, zam yapmak zorunda kalıyor. Burada asıl sorun, enflasyonun yükselişini önleyememeleri. Burada asıl sorun, 2002 ile 2024 yılları arasındaki maaş farklarıyla övünen, ekonomiden bihaber AKP hükümeti. Burada asıl sorun, AKP zihniyetinin kendine ve yandaşlarına layık gördüğü lüks ve şatafatlı hayatın binde birini dahi kendi vatandaşına layık görmemesi.
* Vatandaştan fedakârlık beklerler; işçiden, emekçiden kemerleri sıkmayı beklerler; emekliden sabır beklerler; pandemi olur, vatandaşa IBAN atarlar, para beklerler; deprem vergilerini deprem dışında her yere harcarlar, deprem olduğunda da Cumhurbaşkanından, Bakanına, bürokratına gözlerine ışık tutulmuş tavşan gibi bakarlar. Sosyal devlet ilkesini, kendi iktidarlarında tam tersine çevirip adeta devletin kendi vatandaşını sömürdüğü bir sistem haline getiren AKP hükümetlerinin vatandaştan beklentileri bitmedi ama vatandaş artık bitti, tükendi, illallah etti. AKP iktidarında ne devlet ciddiyeti kaldı ne de vatandaşı için kaygılanan bir iktidar. Varsa yoksa kendi siyasi gelecekleri.
“ANKARALILARA ÇAĞRI YAPIYORUM: MAL VARLIĞINI DAHİ AÇIKLAYAMAYAN BU ADAMA OY VERMEYİN”
* Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum: Sen her konuda muhalefeti hedef göstermeyi bırak da yüreğin yetiyorsa 22 yılda mal varlığın nereden nereye geldi, onu açıkla. Bizim belediye başkanlarımız, belediye başkan adaylarımız aslanlar gibi mal varlıklarını açıkladılar. Neden? Çünkü çekinecekleri, gocunacakları bir şey yok. Ankara’nın en büyük 2 ilçesinden birinde, 20 yıl belediye başkanlığı yapan, AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkan adayı Turgut Altınok’a ‘Mal varlığını açıkla’ diyorlar; adam büyük bir pişkinlikle, büyük bir yüzsüzlükle diyor ki ‘Mal bizim değil, Allah’ın. Biz emanetçisiyiz.’ Bu nasıl bir yüzsüzlük, nasıl bir pişkinlik?
* Bunlar, Allahtan korkmaz, kuldan utanmazlar. Ben, buradan Tüm Ankaralılara bir çağrı yapmak istiyorum: Bu adama oy vermeyin. Mal varlığını açıklayamayanlara, Harun gibi gelip Karun olanlara, vatandaşın parasıyla, vergileriyle, iktidarın imkanlarıyla saltanat sürenlere oy vermeyin. Türkiye’nin 81 vilayetinde yaşayan 85 milyon vatandaşımıza buradan bir çağrı yapmak istiyorum: Bu anlayışa oy vermeyin. İşçiyi, emekliyi, memuru, öğrenciyi açlığa ve sefalete mahkûm eden, tüyü bitmemiş yetimin hakkına tenezzül eden ama mal varlığını dahi açıklayamayan bu anlayışa oy vermeyin.
“ERDOĞAN’IN CAHİLCE VE İNATLA UYGULADIĞI EKONOMİ POLİTİKALARI…”
* Yıl olmuş 2024, beyefendi hala 2002’deki maaşlarla bugünkü maaşları kıyaslıyor. Ama o zamanki alım gücüyle bugünkü alım gücünü kıyaslamıyor. Yaptıklarını, ülkeyi getirdikleri durumu bir marifetmiş gibi pazarlamaya çalışıyor. Oysa 2002 yılında emekli maaşı, asgari ücretin 1,4 katıydı, şimdiyse emekli maaşları asgari ücretin kat be kat altında kaldı. Bundan hiç bahsetmiyor. 2016’dan sonra emekli maaşları, asgari ücretin altında kalmaya başladı. 2016 yılında asgari ücret, 1301 lira olurken emekli maaşı 1265 lira oldu. Böylece en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 1’in altına düşerek 0,97 oldu. Bundan da hiç bahsetmiyor. 2022’in ilk yarısında bu oran 0,74’e kadar düştü.
* 2023’ün başında asgari ücrete oranı 0,69’u gören en düşük emekli maaşı, 2023’ün ikinci yarısında asgari ücretin 0,66’sına kadar geriledi. 2024’te, en düşük emekli maaşı 10 bin lira olurken asgari ücret ise 17 bin lira oldu. Ve en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 0,58 oldu. 2002’de, en düşük emekli maaşıyla 12 gram altın alınabiliyordu. Şimdi, en düşük emekli maaşı olan 10 bin liraya yalnızca 4 gram altın alınabiliyor. Erdoğan’ın bilimsellikten uzak, cahilce ve inatla uyguladığı ekonomi politikaları ülkeyi iflasa sürüklerken emeklinin cebinden altınları her ay birer birer eksiltti.
“ÇOCUKLAR BİLE VATANDAŞIN ALIM GÜCÜNÜN DÜŞTÜĞÜNÜN FARKINDA”
* Alım gücü aydan aya değil, günden güne düşüyor. Bu hesaplar için ekonomist olmaya gerek yok. Çocuklar bile vatandaşın alım gücünün düştüğünün farkında ama Sayın Erdoğan hala laf ebeliğinde. Milyonlarca emekli, geçinemediği için emekli olduğu halde çalışmaya devam ediyor. Yıllarca bu ülkenin ekonomisine katkı sunan, katma değer yaratan emekliler, kendilerini yok sayan AKP’ye 31 Mart’ta hesap soracak. Rahat edip torun sevecekleri dönemde AKP, emeklileri ucuz et kuyruklarında saatlerce sıra bekleyecek hale getirdi. Emekliler nerede, ne ucuz diye market geziyor, pazar dolaşıyor. 70 yaşında insanlar, ekmeği ucuz alabilmek için saatlerce sıra bekliyor, kendilerine uzatılan mikrofonlardan, kameralardan emekliler utanıyor ama asıl utanması gereken AKP utanmıyor.
“HİÇBİR YERDE ŞANSI OLMADIĞINI GÖRÜNCE SİYASİ DİLENCİLİĞE BAŞLADI”
* Erdoğan, geçtiğimiz günlerde İzmir’e geldi ve bir miting yaptı. Yine İzmirlilere nasıl hitap edeceğini bilemedi. Mitingden geriye sadece Roman vatandaşlarımıza ettiği hakaret kaldı. Neymiş efendim CHP’deki kavgalar, Tepecik’teki kavgalara benziyormuş. CHP’ye hakaret etme telaşına düşen AKP Genel Başkanı, bu kez de İzmir’deki Roman vatandaşlarımızı kırmayı, rencide etmeyi ve ötekileştirmeyi başardı. Dolmayan meydanlar, tutmayan uçuk kaçık projeler, moral bozan anketler Erdoğan’ın ayarını iyice bozdu. Geçenlerde çıktı, ‘Bu son seçimim’ dedi. Erdoğan bundan önce de 2009’da da 2012’de de 2022’de de benzer açıklamalar yapmıştı.
* Dolar 32 liraya çıkmış, emekliler 10 bin liraya mahkûm edilmiş, vatandaş indirimli et almak için gecenin geç saatlerinde kuyruğa girmeye başlamış, öğretmenler atanmamış, tarikatlar ilköğretim okullarına sızmış, gençler işsiz… Biz de AKP Genel Başkanının yalvarışlarını izliyoruz. Neymiş? Bu seçim son seçimiymiş, ona oy verilsinmiş. İstanbul’dan Adana’ya, Ankara’dan İzmir’e hiçbir yerde şansı olmadığını görünce siyasi dilenciliğe başladı. Duygu sömürüsü yapacağına ekonomiyi düzelt, sığınmacı sorununu çöz, gençlere istihdam alanı aç. Zaten hepimiz biliyoruz, siyasi ömrünü tamamladın. Evet doğru, bu son seçimin. 17 gün sonra, 2019’da halkımızın CHP’li belediye başkanlarına yönelttiği teveccühün daha büyüğü yaşanacak.
“GÜVEN ÇEMBERİNİ NEDEN OLUŞTURMADINIZ? YENİ Mİ AKLINIZA GELDİ?”
* AKP’nin alışılagelmiş bir seçim klasiği de sınır ötesi operasyonlar. AKP’nin söyleyecek yeni bir sözü, adaylarının açıklayacak projeleri olmayınca ‘beka’ söyleminden medet umar, sınır ötesi operasyonları seçim malzemesi yaparlar. Neymiş, Bu yaz Irak sınırımızı güven altına alacak çemberi tamamlayacak, terör meselesini sorun olmaktan çıkaracaklarmış. 22 yaz, 22 yıl geçti. Bu güven çemberini 22 yılda neden oluşturmadınız? Yeni mi aklınıza geldi? Terör meselesini bugüne kadar neden sorun olmaktan çıkarmadınız? Şunu hatırlatırım: AKP iktidara geldiğinde, 2002 yılında terör sorunu bitmişti. Şehit haberleri gelmez olmuştu. AKP iktidara geldi ve terör belasını yine bu milletin başına bela etti. O yüzden vatandaşın bu masallara artık karnı tok.
“KENDİNİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDEN ATATÜRK’TEN, ‘GİDERLERSE GİTSİNLER’ ANLAYIŞINA GELDİK”
* Hafta başında TÜİK, işsizlik oranlarını açıkladı. Buna göre işsizlik yüzde 9,1; işsiz sayısıysa 3 milyon 214 binmiş. Ancak gerçek rakamlar tabii ki böyle değil. Gerçek işsizlik yüzde 26 buçuk; gerçek işsiz sayısıysa 11 milyona ulaşmış durumda. Genç işsizliği yüzde 16,6; kadın işsizliğiyse yüzde 21,1. AKP iktidarlarının yanlış istihdam politikalarının sonucu, ülkede koca bir işsizler ordusu oluştu. Türkiye’de işsiz sayısı artıyor ama istihdam alanları daralıyor. Gençler bu ülkede, kendilerine iş bulamıyor. Liyakatin yok edildiği ülkemizde, yurt dışına gitmeyi planlayan genç oranı yüzde 70’leri geçmiş durumda. Benzer bir durum, biliyoruz ki sağlık çalışanlarında da var.
* Bugün 14 Mart Tıp Bayramı. Adı bayram ama kendisi maalesef artık bayram değil. Kendini Türk hekimlerine emanet eden Mustafa Kemal Atatürk’ten, maalesef ‘Giderlerse gitsinler’ anlayışına geldik. Şehir hastaneleri denilen beton yığınlarının içinde, doktorların ameliyathane temizlemek, hemşirelerin hasta, teknikerlerinse malzeme taşımak zorunda kaldığı bir dönem yaşıyoruz. İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’ndeki bu iddialar karşısında, Sağlık Bakanlığı sus pus. Sağlık çalışanları çaresiz, hastalar çaresiz. Eczanelerdeyse veresiye ilaç dönemi başladı. İşte 21’inci yüzyılda, AKP’nin ‘sağlıkta dönüşüm’ masallarının dramatik sonu. Biz, tüm sağlık çalışanlarının özlük haklarının iyileştirildiği, şiddetten korunduğu bir Türkiye’yi var etme dileğimiz ve iddiamızla 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyoruz.
“RESMİ GAZETE, YANDAŞA TANINAN AYRICALIKLARIN İLAN EDİLDİĞİ FERMANLAR HALİNE GELDİ”
* Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ‘Yatırım Teşvik Belgesi Listesi’ geçtiğimiz günlerde Resmî Gazete’de yayımlandı. Bakanlık, Eylül-Aralık 2023 döneminde, 5 bin 122 yatırım teşvik belgesi verdi. Yayımlanan listede önceden, ‘öngörülen destek unsurları’ adı altında, şirketlere tanınan vergi muafiyetleri, vergi indirimleri ve teşvikler yer alıyordu. Fakat şimdi bu listede, şirket teşvikleri ve vergi muafiyetleri yok. Peki ne var derseniz? Gerici faaliyetleriyle dikkat çeken birçok kuruma ve iktidara yakın şirketler teşvik var. Cübbeli Ahmet Hoca’nın onursal başkanı olduğu dernek de teşvik almış, Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın mütevelli heyeti başkanı olduğu ‘Yeni Türkiye Eğitim Vakfı İktisadi İşletmesi’ de teşvik almış.
* Nakşibendi tarikatının ‘Muradiye Eğitim Öğretim Okulları’ da yatırım teşviki alan şirketler arasında. AKP’nin vazgeçilmezi, kamu ihaleleriyle gündemden düşmeyen Albayraklar şirketi de beşli çete olarak bilinen Kalyon ve Cengiz İnşaat da teşvik alan firmalar arasında. Yine Cengiz Holding’e bağlı şirketlerden Eti Bakır Anonim Şirketi de teşvik alan şirketler arasında. Resmî Gazete, AKP döneminde tabiri caizse padişahın dağıttığı ulufelerin okunduğu fermanlara dönüştü. Yandaşa tanınan ayrıcalıkların ilan edildiği gece yayınlanan fermanlar haline geldi. Vatandaşa, kobilere, esnafa teşvik ve ayrıcalık yok; ülkenin kaymak tabakası olarak bilinen beşli çeteye, Erdoğan’ın yedi göbek akrabalarına teşvik üstüne teşvik var. İhtiyaçları mı var? Hayır. Hiç utanmıyorlar, hiç uslanmıyorlar.
“BİRİLERİ TEŞVİKLERE BOĞULUYOR, DİĞERİ KREDİ KARTI BORCUNDAN BOĞULUYOR”
* Onca teşvik arasında vatandaşın hali nedir, derseniz de vatandaşın haline bir göz atalım. Faizler yükseliyor yükselmesine fakat vatandaş başka çaresi olmadığı için kredi çekmeye ve kredi kartına borçlanmaya devam ediyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, son 3 ayda kredi kartı borçları, yüzde 8 arttı. İşte size kaymak tabaka olarak bilinen beşli çete ve sarayın akrabalarının haliyle sade vatandaşın karşılaştırmalı tablosu. Birileri teşviklere boğuluyor, diğeri kredi kartı borcundan boğuluyor. Birileri servetini büyütme çabasında, diğeri hayatta kalma çabasında. İşte biz vatandaşı yokluğa mahkûm eden bu adaletsiz sisteme itiraz ediyoruz. Macera aramayan, ayakları yere basan projelerle halkın derdine çare olan yerel yönetim anlayışını önce 31 Mart’ta yerel seçimlerde, daha sonra da genel seçimlerde hayata geçireceğiz.”
“PROVAKATİF EYLEMLERDEN MEDET UMANLARIN AVUÇLARINI YALAYACAKLARINI SÖYLEYEBİLİRİM”
Deniz Yücel açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Yücel, “MYK toplantısında kampanyaya ilişkin yeni adresler belirlendi mi? Yeni bir taktik izlenecek mi” sorusuna şu yanıtı verdi:
* “MYK toplantımızda tabii ki kampanya ve seçim çalışmaları gündeme geldi. Biz kampanyamızı sürekli sahadan ve saha çalışmalarından geri dönüşler alarak, kampanyamızı sürekli güncelleyerek, yenileyerek, sahadan gelen veriler doğrultusunda revize ederek yürütüyoruz. Kampanyamız çok başarılı bir şekilde yürüyor. Türkiye’nin hemen hemen her yerinde ve bunun da seçim sonuçları ve sandık sonuçlarını yansıyacağına inanıyoruz. Genel Başkanımızın önümüzdeki seçimlere kadar kalan sürede programları önümüzdeki günlerde açıklanır. Elbette Doğu’da, Güneydoğu’da, Karadeniz’de birçok program yapılacak.”
Yücel, İstanbul İl Başkanlığı’nda kaydedildiği iddia edilen para sayma görüntülerine ilişkin ise şunları söyledi:
* “İstanbul İl Başkanlığı binamızın satın alındığı dönemde, kayıt altına alınan para sayma görüntüleriyle ilgili MYK toplantımızda herhangi bir gündem olmadı. İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu bu konuda gerekli açıklamayı yaptı. Seçimlere 20 gün kala böyle bir şeyin gündeme getirilmesi AKP iktidarının, yandaşlarının ve onlardan medet umanların yine bir panik yaşadıklarını ve çaresizlik içerisinde olduklarını çok net bir şekilde gösteriyor. Bu tip provokatif işler, bu tip çamur atma niteliğindeki işler ve eylemler her seçim öncesinde, her seçim arifesinde yaşanıyor. Dolayısıyla buradan medet umanların avuçlarını yalayacaklarını çok büyük bir rahatsızlıkla söyleyebilirim.”
“BAKANLARIN İL İL GEZMESİ AKP İÇİNDEKİ ENDİŞEYİ, KORKUYU GÖSTERİYOR”
Yücel, bakanların 81 ilde AKP adayları için oy istemelerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
* “Bakanların özellikle İstanbul’da, diğer illerde seçim çalışmaları yapmaları AKP’nin yine yaşadığı çaresizliği, korkuyu, kaygıyı ve paniği bize gösteriyor. Bir taraftan bakanları, seçilmiş kişiler içerisinden değil de atanmış kişiler olarak olarak belirleyeceksiniz, Bakanları yetkisizleştireceksiniz, bürokrasiyi güçlendirdiğinizi iddia edeceksiniz. Ama bir taraftan o bakanları bakanlıkların ve devletin tüm imkanlarıyla seçim döneminde adaya çıkartıp seçim çalışması yapacağız, yaptıracaksınız.
* Bu hem siyasete ne kadar samimiyetsiz baktıklarını, devletin kaynaklarını, imkanlarını, kamu kaynaklarını, kendi siyasi gelecekleri, ikballer için ne kadar kaygısızca ve şuursuzca kullandıklarını bize gösteriyor. Bir taraftan da seçim kaybetmenin paniğini, yani aynı 2019’da olduğu gibi ülkemizin dört bir yanında CHP’li belediye başkan adaylarına halkımız büyük bir teveccüh gösterdi. Şu anda da daha büyük bir teveccühün arifesindeyiz. Dolayısıyla 31 Mart 2024 seçimlerinde böyle bir korku, kaygı ve panik yaşadıklarını bize gösteriyor. Kimi çalıştırırsa çalıştırsınlar, Sayın Erdoğan da bir fiil çalışsa ki çalışıyor; İstanbul’da da başka yerlerde de yerel seçimlerde AKP’nin ve Cumhur İttifakı adaylarının bir hezimete uğramasını engelleyemeyecekler.”
“SEÇİM GECESİNE İLİŞKİN TATBİKATLAR YAPILIYOR”
Yücel, “Toplantıda seçim güvenliğine dair bir başlık konuşuldu mu? Nasıl tedbirler alınacak?” sorusunu şöyle yanıtladı:
* Seçim güvenliğine ilişkin bir gündemimiz oldu. Seçim güvenliğiyle ilgili örgütlerimiz, her türlü çalışmayı, önlemi yapıyorlar. Seçim gecesine ilişkin tatbikatlar yapılıyor. Sandık görevlilerimiz, okul sorumlularımız, okul görevlilerimizin, bilişim sorumlularımızın katıldığı, dahil olduğu… Önümüzdeki günlerde bu önlemleri ve çalışmaları sizlerle daha somut olarak paylaşacağız.
* Buradan şunu söylemek istiyorum: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her bir birey, vatandaşlık görevini yapmalı, sandığa gitmeli ve iradesi ne olursa olsun sandığa yansıtmalı. Sandık güvenliğiyle ilgili, seçim güvenliğiyle ilgili hiçbir yurttaşımızın herhangi bir kaygısı olmasın. CHP de bu düzenin değişmesi gerektiği konusunda iddia ortaya koyan ve çalışma yapan diğer tüm siyasi partiler de ve tabii ki yine sivil toplum kurumları, barolar da gereken çalışmaları yapıyorlar.”
]]>“25 YIL ANKARA’YI YÖNETTİNİZ, BU KANALİZASYON KAPALIYDI DA BİRİSİ Mİ AÇTI?”
Burada konuşan Yavaş şunları söyledi:
* “Her yıl gittiğim yerde söylüyorum; şehir girişindeki çıkışındaki kapıların o estetikten yoksun kapıların kime ne faydası var, hangi insana faydası var hangi Ankaralı’ya faydası var? Bugünkü maliyeti 350-400 milyon lira. Bunun yerine yıllardır suyu çok pahalı satıp Ankara’nın 232 köyünde, mahallesinde, kanalizasyon açıktan akarken yüzlerce köyde su yokken paraları buraya aktarmak hangi anlayıştır? Şimdi sayın rakibim de televizyona çıkmış ‘Ankara’nın merkezinde Tulumtaş köyünde kanalizasyon hala yok’ diyor. Muhtar da hemen kendisini yalanladı büyükşehir yaptı diye.
* Siz 25 yıl Ankara’yı yönettiniz. Bu kanalizasyon kapalıydı da birisi mi açtı? Buralarda su vardı da birisi mi kesti? Yıllardır ne işlerle uğraştınız? Ancak göz boyayan işlerle uğraştınız. Yerin altındaki yapılan yatırım görünmezliği, insanların sağlığını hiçe saydınız. İnsanların en hayati ihtiyaçlarını hep görmezlikten geldiniz. İşte aramızdaki fark, aramızdaki belediyecilik anlayışı budur.

“EMEKLİLERİMİZ İÇİN DE BİR MÜJDEMİZ VAR”
* Her gittiğimiz yerde yapılan tesislere yaptığımız masrafı da açıklıyoruz. Bugün bu açılışını yapacağımız tesis 8 milyon lira maliyette gerçekleştirildi. Dünkü Yapracık’taki Aile Yaşam Merkezimiz de 55 milyon liraya mal edilmiştir. Önümüzdeki dönemde buraları kullanacak emeklilerimiz için de bir müjdemiz var. Önümüzdeki dönemde inşallah ‘Emekli Meclisi’ kuracağız. Yani emekli vatandaşlarımızın belediyelerinden beklentilerini tam olarak ölçüp onlara daha iyi hizmet etmek için ‘Emekli Meclisi’ni kuruyoruz ve bu meclisin içerisine belediyemizden beklentilerini bildirecek şekilde komisyon üyeleri ve meclis başkanı seçilecek. Aynen kent konseyinde olduğu gibi onları bir şekilde karar alıp bize gönderecekler. İnşallah biz de belediye meclisinden onların talep doğrultusunda kararlarımızı alacağız. Bu ister fiziki mekanlar olabilir ya da emeklilerimizin günlük hayatını kolaylaştırıcı bizim göremediğimiz ne tür talepler olursa onlar hakkında karar vermek olacaktır.
“NİYE 1 NİSAN DİYORSUNUZ? ELİNİZDEN TUTAN MI VAR?”
* Bugün yine cep telefonlarınıza mesaj geldi. Otobüsler emeklilere bedava olacak diye. Bir sürü saydırıyorlar. Şimdi her şeyden önce bu otobüslerdeki ücretsiz binme işine kararı Cumhurbaşkanlığı veriyor. Yani daha önceden bir kanunla bunu iktidar olduktan sonra getirdiler. Dolayısıyla belediyenin bir yetkisi yok. Belediye meclisinin de bir yetkisi yok. Sayın Turgut Altınok siz hükümete mensup bir belediye başkanısınız. Bu verdiğiniz vaat Sayın Cumhurbaşkanı’nın bugün akşam yayınlayacağı bir kararnameye bağlı. Niye 1 Nisan diyorsunuz? Elinizden tutan mı var vaatlerinizi? Yapıp geçsenize neyi bekliyorsunuz? Artık kaybedeceklerini anlayınca ne yapacaklarını şaşırdılar. Bol keseden vaatler aynen devam ediyor.
* Şimdi İstanbul’daki adaylar için bir şey demiyorum yetkisi yok ama sizin vadettiğiniz şeylerden birçoğunu şu anda Keçiören Belediyesi’nde niye uygulamıyorsunuz? Türkiye’de aramızdaki belediyecilik anlayışının nereden kaynaklandığını söyleyeyim. Dün mesela Altındağ’da belediye işçileri grev yaptılar. Hani ikide bir büyükşehir batık diyorlar. Halbuki kredisi en yüksek belediyenin biz olduğunu açıkladık. Aslında burada bizde olmayan belediyelerin hepsi batık haberiniz olsun ilçe belediyelerinin.
* En güzel örneği ne oldu? Dün Altındağ Belediyesi işçilerin ödeneklerini ödeyememiş. Onlar da gittiler Altındağ Belediyesi’nin önünde başladılar gösteri yapmaya. Diğerlerinde de aynı. Onları inşallah yeni belediye başkanlarımız seçildikten sonra halka gösterip teşhir edecekler. Ve ne oldu biliyor musunuz? Şimdi o işçiler Altındağ Belediyesi’nin işçisi diye ben seyretmedim. Haber gönderdim kendilerine. Akşam iftar yemeği, çay, kahve ve sahurda da aynı şekilde yemek göndermek suretiyle nerede darda olan insan varsa büyükşehirde emeğin yanında. Benim için fark etmiyor. Herhangi birisi benden talepte bulunsun yetiyor.
“AÇIKLAYINCAYA KADAR DEVAM EDECEĞİM”
* Bütün Türkiye’de bütün belediye başkanlarının başı dik gezsin istiyoruz. Bunun yolu nedir? Şeffaflıktır, açık ihalelerdir, hesap vermektir, ortak akılla kenti yönetmektir. Dolayısıyla biz dedik bir öncü olalım büyükşehir belediye başkanı olarak. Mal beyanımız 2019’da göreve başlarken neymiş şimdi ne olmuş ortaya serdik. Ve bütün büyükşehir belediye başkanı adaylarına dedik ki siz de çıkarın. Çünkü sizler de uzun süredir kamu görevi yapıyorsunuz. Ses yok. En son ‘Mallar bana ait değil hepsi Allah’a ait’ dedi, geçti. Bütün dünya Allah’a ait, hüküm veren o. Ama ben her yerde şunu söyledim; Ben beş yıldır belediye başkanlığı yapıyorum. Hakkımda yüzlerce şikayet edildi. Hep böyle iftiralar, tweetler üzerine müfettiş geldi. Bizim şikayetlerimiz hala bekliyor İçişleri Bakanlığı’nda. Ama neredeyse müfettişleri oturtacak yer bulamaz hale geldik.
* Bugüne kadar o kadar inceleme yapıldı ve sonuçlandı ki daha bir tane personelim benim savcılığa gitmedi. Dolayısıyla böyle bir örnekten yola çıkarak hepiniz mal beyanınızı açıklayın dedim. Hala yok. Açıklayıncaya kadar devam edeceğim. Halk parasını kullandırdığı insanların bu parayı ne yaptığını görmeli. Bizimkini web sayfasından görüyor. Onların parasıyla zenginleşip zenginleşmediğini görmeli. Ben beş yıldır hiçbir yere fotoğrafımı asmadım. Beş yıldır bir tane minibüs bir şoför bir korumayla gezdim. Ne çakarlı araç ne konvoy. O konvoyları sizin paranızla yapıyorlar. Ve bunun da hesabını vermiyorlar. İşte bunun hesabını öbür dünyaya bırakmak yok. Hepimizin inancı var mübarek gün. O hesabı sandıkta siz soracaksınız.”
]]>“TÜRKİYE GÜLECEK”
“31 Mart’ta Cumhur İttifakı’nın koyu gri rengi Türkiye’nin üstünden kalkacak Türkiye gülecek” diyerek sözlerine başlayan CHP lideri Özgür Özel, şöyle konuştu:
*Bugün İzmir’deyiz maalesef hepimiz hayatına en şiddetli sıkıntıyı sokan şey enflasyon ve hayat pahalılığı. Türkiye’de hiç kimseyi dinlemeyen, her şeyin en iyisini ben bilirim diyen, ekonomiyi de en iyi ben bilirim diyen birisi faiz sebeptir enflasyon sonuçtur dedi.
*Bir baktık bizim ki inadına faizleri indirdi. Faizleri indirdikçe fiyatlar fırladı. Ve seçime kadar yapılan o işlerin bedelini en çok yoksullar, emekliler, çiftçiler ödedi halen daha ödemeye devam ediyoruz. Emeklerimiz çok ciddi sıkıntıdalar, Recep tayip Erdoğan iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti yani Erdoğan hiç bu düzeni bozmasa bugün 26 bin lira olacaktı emekli maaşı ama şu an 10 bin lira.
*Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşıyla şuradaki kuyumcuya gitseniz 2002’de 8 tane çeyrek altın alabiliyordunuz. Şimdi sadece 2,5 tane alabilirsin. Bir emekli değil bütün emekliler bir altın değil 5,5 altın bir ay değil her ay cebinden kaybediyorlar kimin yüzünden Recep Tayyip Erdoğan yüzünden.
“BÖYLE DÜZENE YAZIKLAR OLSUN”
Emeklilerin bayram ikramiyesini CHP Eski Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu sayesinde aldıklarını hatırlatan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü;
*2018’de bin lira verdiler 3 yıl gecikmeli seçime bir kala verdiler biz beğenmedik en az asgari ücret vermek lazım dedik. Bugün bizim beğenmediğimiz 0 bin lira 24 kilo dana kıyma alıyordu. Bugün 3 bin lira veriyor onunla şimdi kasaba gidelim 6 kilo kıyma alabilirsiniz.
*Sadece bayram ikramiyesiyle ramazanda, sahurda, iftarda, mutfağınızdan, sofranızdan, evladınızın torunlarının kursağından geçecek 18 kilo kıymayı eksiltileler. Eksilten de Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası değil.
*Kodamanlara para var emeklilere, çalışanlara, garibanlara gelince para yok. Böyle düzene yazıklar olsun. Köylünün, çiftçinin derdi bitmez. Neden bitmez? Oyu verin bana fiyatları düşüreceğim dedi. 19 lira olan mazot 42 lira oldu. Mazota zam gelince iğneden ipliğe her şey zam geldi.
*Çiftçinin de emeklinin de çalışanın da esnafın da bu şartlar altında yaşamını sürdürmesi mümkün değil 3 milyar hektar tam Belçika kadar artık ekilmiyor, dikilmiyor. Çiftçilerin bankalara olan borçları bir sene içeresinde yüzde 445 artı. Artık bıçak kemikte. 31 Mayıs’ta yapılacak tek bir şey var bu milletin efendisini bu hükümete hep beraber göstereceğiz.
PROJELERİ ANLATTI
CHP Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek’in 38 yaşında olduğunu ve İzmir’deki CHP’nin adayları arasında 40 yaş altı, 12 adaydan biri olduğunu aktaran Özel, İlkay Çiçek’in belediye başkanı olması halinde hayata geçireceği projelerini söyle anlattı:
“1 Nisan’dan itibaren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay ve Menderes Belediye Başkanımız İlkay Çiçek, el ele verecekler omuz omuza verecekler size hizmet edecekler. Şimdi hem İlkay Çiçek hem cemil başkan kimini tek başına İlkay yapacak kimini berber yapacaklar. Çiftçiye destek projeleriyle ilgili merkez yapacaklar. Soysal yardımları arttırmak için projeler yapılacak.Ankara’yı İstanbul’u CHP’ye vermeyin yardımlar kesilir diyorlardı. Ne oldu? Yardımlar 5 katına çıktı. Sosyal yardımlar arttırılacak. Altıntepe’de çiçek mezatı yapacaklar hep beraber açacağız. Açılışına da ben geleceğim.”
TORBALI’DA HALKA SESLENDİ
Özel, İzmir’in Torbalı ilçesinde bulunan Seçim Koordinasyon Merkezi önünde halk buluşması düzenledi. CHP Lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Torbalıya her geldiğimde büyük bir coşkuyla karşılanıyorum Torbalı’dan büyük bir umutla heyecanla ayrılıyorum. Bugün bu güzel meydanı hınca hınç dolduran sizlere sevgilerimi saygılarımı sunuyorum. Torbalının sadece miting alanı değil arkası sağı solu değil sadece gelirken Torbalı’nın balkonları esnafı sokaktaki çocuklarına kadar herkeste bir seçim heyecanı gördüm ve bu senenin en coşkulu karşılamasını yapan Torbalı Gençlik Kolları’na İzmir Gençlik Kolları’na yürekten teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
“ATATÜRK’ÜN PARTİSİ İÇİN ÇALIŞIYOR”
Torbalı Belediye eski Başkanı merhum İsmail Uygur’u da anarak sözlerine devam eden CHP Lideri Özel, şu ifadeleri kullandı;
*Öncelikle İsmail Uygur başkanımızı hatırlamak onu rahmetle anmak isterim. Geçen sefer Torbalı İsmail başkanı seçti o da sağlık sorunları yaşadı hastalandı talihsiz bir kaza geçirdi ve aramızdan ayrıldı bir kez daha ailesinin acısını Cumhuriyet Halk Partisi ailesi olarak paylaşıyoruz Allah gani gani rahmet eylesin İsmail başkanımıza ve İsmail başkanımızdan sonra bayrağı Mithat başka devralıp Cumhuriyet Halk Partisi’nin baba ocağının bayrağını yere düşürmedi hepimizi memnun eden bir ağabeylikle belediyemize sahip çıktı.
*Şimdi de başkanımız bizimle birlikte kampanyaya destek veriyor çünkü çıkar için değil koltuk için değil Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi için çalışıyor.
“İZMİR ŞÜPHESİZ DEĞİŞİMİN BAŞKENTİ”
*Hepimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin yurttaşlarıyız. Gerektiğinde ordusunun askerleriyiz, devriminin neferleri yolunun takipçisi emanetinin bekçileriyiz. İzmir şüphesiz değişimin başkenti, İzmir’de otuz belediye başkan adayımız ve bir büyükşehir belediye başkan adayımız var.
*Bir değişim Cumhuriyete yakışır, çağdaş Türkiye’ye yakışır, bir değişim olacaksa İzmir’den başlayacaktır. 30 adayımızın yaş ortalaması 46. İzmir Torbalı’da da Koç Üniversitesi Elektrik Elektronik eğitiminden sonra Harvard Üniversitesi’nde Liderlik eğitimi alan partimizin gençlik kollarında yetişmiş İzmir’de çok genç 40 yaşında bir evladımız Övünç Demir, yeni belediye başkan adayımız.
*Ona güveniyoruz. Ona inanıyoruz Torbalı’ya hizmet edecek İzmir’e hizmet edecek, partimize hizmet edecek, önünde çok uzun bir yol var. Çalışkan, dürüst, titiz, sabırlı ama kararlı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay. Ben ikisine de çok inanıyorum ve güveniyorum.
ERDOĞAN’A BAHÇELİ’NİN SÖZLERİNİ HATIRLATTI
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mardin’deki mitinginde “Kent uzlaşısı diye bir şey uydurdular. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Biri ‘DEM varsa olmaz’ diğeri ‘DEM’siz olmaz’ diyor” sözlerine tepki gösteren CHP Lideri Özgür Özel, şunları söyledi:
*Bugün AKP Genel Başkanı nihayet sahaya çıktı Mardin’e Şırnak’a gitti. Çıktı sahadan bizimle kavga etmek istedi. Tutturmuş DEM diye. Ben diyorum ki vatandaşın derdi DEM değil zam zam zam.
*Ben onunla kavga edeceğim ama onun istediği alanda etmeyeceğim, kimlik mezhep siyasetinde etmeyeceğim gençler için Türkiye için edeceğim. Mardin’de demiş ki 27 yıldır demokratikleşme adımlarına karşı çıkan kimdi?
*Güya CHP’yi Mardin’deki vatandaşlara şikayet ediyor. Kardeşim biz hiç karşı çıkardık aksine destek verdik. Sen ak desen kara diyen, miting meydanında sana idam ipi atan herkesten olan senden olmaz diyen Devlet Bahçeli’ydi ne çabuk unuttun. Bunlar dün öptükleri surata bugün tükürenler, dün küfrettiklerine bugün methiye düzenlerdir. Bu riyakarlara inat Cumhuriyet Halk Partisi durduğu yerdedir.
*Durduğu yer Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeler, Türkiye’nin birliği bütünlüğü, yüreğinde vatan millet bayrak Atatürk sevgisi olan herkes bizimle beraberdir biz de onlarla beraberiz. Madem kavga etmek istiyorsun gel emeklinin hakkı için kavga edelim.”
“HAKKINI ARAYACAĞIZ”
31 Mart yerel seçimlerinde Türkiye İttifakı’nın kazanacağına vurgu yapan Özel, “31 Mart’ta bu Cumhur İttifakı’nın gücünü yerelden dengeleyin. Belediyeleri Cumhuriyet Halk Partisi’ne Türkiye İttifakı’na verin. Emeklinin de çiftçinin de yoksulun da umutsuz gençlerin de hakkını arayacağız ve söke söke söke alacağız. Söz veriyoruz. Onlar korkunun ittifakıdır. Onlar hakaret eden kötü söz söyleyen, korkutan bir ittifaktır. Karşısında biz umudun ittifakıyız. Karşında Türkiye Cumhuriyeti’nin yarınlarını Kürt’üyle, Türk’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle doğulusuyla batılısıyla Alevi’siyle, Sünni’siyle, milliyetçi demokratıyla, muhafazakar demokratıyla, aslan sosyal demokratlarla birlikte olan ittifak bizim ittifakımızdır. Karşımızda korkunun ittifakı, Cumhur İttifakı ama burada Türkiye’nin İttifakı, Türkiye İttifakı var. Türkiye İttifakı 31 Mart’ta kazanacak. Övünç Demir kazanacak. Kazanacak. Cemil Tugay kazanacak. İzmir kazanacak. Türkiye ittifak Kazanacak. Türkiye kazanacak. Siz kazanacaksınız. Ben size inanıyorum. Ben size güveniyorum” diye konuştu.
]]>
Devlet Demir Yolları’ndan emekli olduğunu söyleyen Şemsettin Güneş isimli vatandaş “Tek başıma 5 daire yaptım, benim çocuğum şimdi kendine bakamıyor. Bu adaletsizlik nedir” diyerek yaşanan ekonomik krizden yakındı. İmamoğlu, Güneş’e, “3 nesildir inşaat işiyle uğraşıyoruz. Emekli ikramiyesini alıp, bize gelip, 70’li, 80’li, hatta 90’lı yıllarda, nice insan biliyorum, dairesini alırdı. Emekli ikramiyesi şimdi bir insana 5 ay bakmaz, bırak maaşı” yanıtını verdi.

“ERDOĞAN DUYABİLECEK Mİ?”
İmamoğlu’na dert yanan ikinci emekli de Şakir Kızıltaş oldu. Kızıltaş, pazarda karşılaştığı İmamoğlu’na, “Ben bir şey diyeceğim ama Recep Tayyip Erdoğan duyabilecek mi benim dediğimi? Sizin duyurmanızı istiyorum. Ben, emekliyim. 11 bin 300 lira maaş alıyorum. Ben nasıl harcayacağımı bilmiyorum. Bana çizelgesini göstersin de ona göre harcayacağım. Nereye ne harcayacağımı bilemiyorum. Bunun çizelgesini istiyorum. Hastaneye mi? Giyime mi? Yemeye mi? İçmeye mi? Pazara mı? Ben bunu bilemiyorum. Bana açıklamasını istiyorum. Beni çocuklarıma mahkum etti. 2002 yılından önce ben fakirlere yardım eder durumda bir insandım. Şimdi yardım alacak duruma getirdi emeklileri. Böyle bir şey olmaz ya. Yardım almıyorum ama nereye, ne harcayacağımı bilmiyorum” sözleriyle dert yandı.

İmamoğlu’nun Kızıltaş’a “Duyuralım. Duyurabiliriz belki. 11 bin lira yoksulluk, açlık maaşıdır. Başka bir şey olmaz. Onun için yeni dönemde en fazla emekliler için vaatlerimiz var. Sizi yalnız bırakmayacağız. Biz de takipçisiyiz. Biz, büyüklerimizin onurunu koruyacağız. Size söz veriyorum. Bu emekliler işi, bizim özel alanımız. Sizi mutlu edeceğiz” karşılığını verdi.

“ÇILDIRMAMAK ELDE DEĞİL”
Bir vatandaş İmamoğlu’na oyunun rengini, “İnşallah bu dönem sizinleyiz. Bu zamana kadar hep AK Parti’ye verdim. Ama bu sezon inşallah…” sözleriyle belli etti. İmamoğlu’nun vatandaşa yanıtı, “Memnun oldum. Ben de sizi mahcup etmeyeceğim. Eren Ali Başkanımla birlikte güzel işler yapacağız” oldu.
İmamoğlu’nu perdeci dükkanına davet eden bir esnaf da “Valla Başkanım, biz sizin sağlığınızı istiyoruz. Çünkü ortamı görüyorum. Yani çıldırmamak elde değil. Nasıl siz anlatıyorsanız, biz insanlara anlatıyoruz. Adam direkt yaftalıyor bizi, ama benim umurumda değil. Ama yazık. Mücadelenizi hep seyrediyorum, hep destekliyorum. İnşallah ülkenin başında da sizin gibi adamlar olur. Ülkenin başındakinin kim olduğu önemli değil. Yeter ki sizin gibi böyle temiz, iyi insanlar bu ülkeyi yönetsin. Hangi partiden olduğu da önemli değil. Yani kalbi güzel olsun. Benim yaşım 50 olmuş. Bundan sonrası benim umurumda değil. Ne kadar yaşayacağımı Allah bilir. Ama çocuklarımız var efendim” sözleriyle içini döktü. İmamoğlu da esnafa, “Allah razı olsun. Büyük mücadele veriyoruz” karşılığını verdi.
]]>Açıklamayı okuyan DİSK Emekli Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz, “Sarayın istatistik uydurma kurumunun dahi bağımsız araştırma şirketlerinin üzerinde enflasyon oranları açıkladığı bir dönemden geçiyoruz” ifadelerini kullanarak, dar gelirlilerin gıda enflasyonunun resmi enflasyon rakamlarının çok üzerinde olduğunu söyledi.
“EMEKLİLERİN PAYINA SEFALET DÜŞÜYOR”
Emeklilerin hakkını alamadığı koşullarda sosyal devlet anlayışından bahsedilemeyeceğini belirten Yavuz, şöyle konuştu:
*Biz emeklilerin gıda enflasyonu, yüzde 87,3 olmuşken en düşüğü on bin lira olan emekli maaşı, ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi? Elbette değil.
*Ömrümüzü kendimizin ve ailemizin geçimi için harcadığımız doğrudur. Hazine katkılarıyla on bin liraya tamamlanan emekli aylıklarımızın yetersiz olduğu doğrudur. Ancak bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerekenler, bir kez daha sorumluluktan kaçmakta; emeklileri sırtında küfe olarak görenler, tüm sorunların çözümünü işçinin ve emekçinin daha fazla çalışmasında aramaktadır.
*Şirketler karlarını katlarken işçilerin payına yoksulluk, saraylar ışıl ışıl parlarken emeklilerin payına sefalet düşüyorsa; ne sosyal devletten ne eşitlikten ne de adaletten ne de yaşamdan söz edilebilir. Tüm bunların sözünün edilmediği yerde barıştan söz etmek mümkün değildir.
”3 KURUŞLUK SÖZDE ARTIŞA EL KALDIRANLAR DİNLENMEYE ÇEKİLDİ”
*Emeklilerin insan onuruna yakışır bir yaşam için sokağa çıktığı her gün ise mücadele tarihine kazınacak” diyen Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:
*Meclis, emeklilerin bayram ikramiyesini 3 bin lira olarak belirledikten sonra tatile girdi. 16 milyonu aşkın emekli ve hak sahibinin sesine kulaklarını tıkayarak, 3 kuruşluk sözde artışa gönül rahatlığıyla el kaldıranlar, gönül rahatlığıyla dinlenmeye çekildi.
*Ant olsun ki emeklilere bir kez daha kuru ekmekten ibaret bayram sofrasını layık gören zihniyet, layık olduğu yerde; tarihin çöplüğünde kalacak. Emeklilerin insan onuruna yakışır bir yaşam için sokağa çıktığı her gün ise mücadele tarihine kazınacak.
*Emekliler, talep ettikleri, hak ettikleri bayram ikramiyelerine er ya da geç kavuşacak. Açlık sınırındaki hiçbir ücret, hiçbir maaş ya da aylık, emeklilerin yaşamını idame ettirebilmesinde bir kıstas değildir.
*İnsanın, sadece beslenme ihtiyacını karşılayarak insan onuruna yakışır bir yaşama kavuşamayacağı açıktır. Bizler, emeklilere ısınmayı, ulaşımı, sağlığı, kültürel ve sosyal ihtiyaçları lüks gören bir zihniyete karşı bir aradayız.
*Buzdolabımızın boş; her seçim dönemi öncesinde, seçim yatırımı olarak önümüze atılan üç kuruşluk müjdelere ise karnımızın tok olduğu bilinsin diye buradayız.’
”DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ!”
Emeklilerin yalnızca kendi hakları için değil, gençler, çocuklar ve torunları için sokaklarda olduğunun altını çizen Yavuz, “Bizler, Türkiye’nin kalkınması için yıllarını harcamış emeklileriz. Kimimiz işçiydik, madenlerde, petrol ve kimya endüstrilerinde, limanlarda, fabrikalardaydık. Kimimiz memurduk, öğretmendik. Kimimiz tarladaydık. Emeğimizle geçindik. Bizler o zamanlar da yeri geldiğinde greve, yeri geldiğinde haklarımız için sokaklara çıktık. Bugün de, sokaktayız. Onlar bölerek, ayrıştırarak ve nihayet sefalette eşitleyerek yönetmek istiyorlar. Ancak biz emekliler, birleşe birleşe kazanacağımızı biliyor; bizleri ayrıştırmak isteyenlerin karşısında dayanışmayla, inatla, umutla eşit ve adil bir geleceği kuracağımıza inanıyoruz” diye konuştu.
”BU ÜLKEDE EV KİRASININ NE KADAR OLDUĞUNU BİZDEN İYİ BİLİRLER”
2005 yılında BAĞ-KUR’dan emekli olan Ermiş Bayram ise emekli olduğu ilk yıllarda geçinmeye çalıştığını, ancak şu an ki emekli maaşıyla bunun mümkün olmadığını şu sözlerle anlattı:
*O gün bize bağlanan emekli ücretiyle normal şartlar altında geçinmeye çalışıyorduk. Aynı zamanda da ufak tefek ek işler yapıyorduk ama son yıllarda aldığımız emekli maaşının miktarı yükselmesine rağmen para değerinin kaybından ve enflasyon oranlarının yükselmesinden şu an yeterli gelmiyor.
*Sesimizi bir yerlere duyurmaya çalışıyoruz. Ülkeyi yönetenler şunu söylüyor; ‘Emekliye gelince yok. Çiftçiye gelince yok… Üretim olmazsa bu ülkede gelecekte gıda sorunu da olur, geçim sorunu da olur. Bizim sesimizi duymalarını istiyoruz.
*Zorlanıyoruz. Bundan önceki Ramazan aylarına rağmen gıda fiyatları korkunç derecede yükseldi. Şimdi Ramazanda iftar ve sahur sofraları yüksek rakamlara… Birini yerine koysan diğerini yerine koyamıyorsun.
*Nüfusu fazla olan ailelere söylenecek, yardımcıları olsun diyorum. Başka söylenecek bir şey yok. İktidar emeklilerin durumunu görsün. ‘On bin lira’ diyorlar ama bu ülkede ev kirasının kaç lira olduğunu onlar bizlerden daha iyi bilirler. Verdikleri on bin lira ve o civardaki rakamlar yeterli gelmiyor.’
“HAYATINDA HİÇ ÇALIŞMAMIŞ ADAMLARIN FİLOLARI VAR”
26 yıllık emekli Ayşe Güdek ise iktidar tarafından emeklilere uygulanan politikaları ”Onlar bizim ölmemizi istiyor” diyerek eleştirdi. Güdek, “Emeklileri aç bırak ölsün. Yük olarak görüyorlar ya bizi… Çalıştık, vergi verdik. Emek verdik, hayatımızı verdik. On bin lira, on iki bir lira nedir ki? Kendi hakkımızı istiyoruz. Başka kimseden bir şey istemiyoruz. Hiç hayatından çalışmamış adamların filoları var. Nasıl oluyor bu?” dedi.
“TAŞ Mİ YİYELİM?”
Başka bir emekli ise maaşların düşük olmasını ”On bin liraya nasıl geçinebiliriz? Soruyorum buradan. Kiramız on bin lira olmuş. Emekli maaşımız on bin lira. Biz ne yiyelim taş mı yiyelim” sözleriyle eleştirdi.
]]>“EMEKLİNİN 5,5 ÇEYREK ALTINI KAYIP”
Burada kalabalığa seslenen Özel, özetle şunları söyledi:
* “Esas beka sorunu nedir, derseniz bu memlekette dört gençten üç tanesi bavulları zihninde toplamış. Diyor ki, ‘Fırsatını bulursam yurt dışına gitmek, orada çalışmak, orada yaşamak isterim’. Dünyanın bütün ülkelerinin, senin ülken üzerinde hayal kurması beka sorunu değildir ama senin gençlerinin dünyanın başka ülkelerinde hayal kurması gerçek beka sorunudur. O yüzden işsizlikle mücadele etmek ve gençlerin umutlarını tüketmemek, onları bu memlekette tutmak, dünyanın en önemli işidir. Meydandaki emekliler yüzde 70. En düşük emekli maaşı alanlar 10 bin lira alıyor.
* Şimdi bu Recep Tayyip Erdoğan ilk geldiğinde, yani 3 Kasım 2002’de en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti ama eğer o düzeni bozmasaydı bugün emekli maaşı 26 bin lira olacaktı. Çünkü asgari ücret 17 bin lira ama Tayyip Erdoğan, her sene enflasyonun altında zam vere vere vere sizi bitirdi. Maaşları eritti. Şu anda en düşük emekli maaşı 0,59 asgari ücret. Gidin kuyumcuya, banka şubesine. Deyin ki, en düşük emekli maaşıyla 3 Kasım’da kaç çeyrek altın alınıyordu? Tayyip Bey’in geldiği gün 8 çeyrek altın alıyordu en düşük emekli maaşı. Bugün gidin, 2,5 çeyrek altın zor alıyor. Yani Tayyip Bey’in geldiği günden bugüne kadar emeklinin 5,5 çeyrek altını kayıp. Kim çalıyor o altını? Recep Tayyip Erdoğan çalıyor.

“18 KİLO DANA KIYMA EMEKLİDEN ÇALINDI”
* Bir de emekli ikramiye alıyorsunuz, bir Ramazan’da, bir kurbanda. Burada yeri gelmişken hatırlayalım ve selamlayalım. Kimin sayesinde alıyoruz, Kemal Kılıçdaroğlu’nun. Kemal Bey, ‘Ben emeklilere birer maaş ikramiye vereceğim’ dediğinde bunlar, ‘Veremezsin’ dediler. 7 Haziran 2015 seçimini kaybettiler. 1 Kasım gelirken ‘Biz de vereceğiz’ dediler. Sonra 2018’e kadar unuttular, uyutturdular, kulaklarının üstüne yattılar. 2018’de seçime birkaç ay kala bin lira verdiler. Biz itiraz ettik. Dedik ki, bin lira yetmez. Emekliye bir emekli maaşı kadar, hiç değilse bir asgari ücret kadar vermelisiniz. ‘Bin lira vereceğim’ dedi.
* O beğenmediğimiz bin lira, 2018’de tam 24 kilo dana kıyma alıyormuş. Ramazan mübarek gündeyiz. İlk sahur tutuldu, ilk iftar yapılacak. Allah gani gani oruçlarınızı kabul etsin. Ramazanınız mübarek olsun. Düşünün ki, 24 kilo dana kıyma alan en düşük emekli ikramiyesi, şimdi bu bayramda verilecek olan 3 bin lira 6 kilo dana kıyma alıyor. Yani 18 kilo dana kıyma emeklinin sofrasından, mutfağından, dolabından çoluğunun çocuğunun torununun kursağından eksiltildi. 2018’de 24 kilo dana kıyma parası veren bugün emekliye 6 kilo dana kıyma parası veriyor.

“BEŞLİ ÇETENİN 680 MİLYAR VERGİSİNDEN VAZGEÇTİLER”
* Yani bu hesabı görünce ben Tayyip Erdoğan’a dedim ki, acilen Meclis’i toplayalım, 3 gün daha çalışalım, dedim. Bir emekli kart çıkaralım, dedim. Asgari ücretle 10 bin lira arasındaki 7 bin lirayı emeklinin kartına yatıralım ve o kart elektrik, su, doğal gazda yüzde 25 ile 40 arasında indirim yapsın. Emekli bir rahat nefes alsın diye… Ne söylesen duymazdan gelir. Emekliye verelim, dedim. Ertesi sabah hesap yapmış. 1,4 trilyon para lazım. Böyle bir para yok. Birincisi, sana emanet edilen Hazine’nin içi doluydu. Boşaldıysa herhalde hesabı emekliler vermeyecek. Sen vereceksin.
* İkincisi, öyle 1,4 trilyon değil, 690 milyara ihtiyaç var. Peki, bu 690 milyar para bulunamaz mı? Vallahi geliyordu, son anda mani oldu. Bu İliç’te 9 kişiyi öldüren altın şirketi, 222 milyon vergi ödeyecekmiş. Affetti. Beşli çetenin, yandaş müteahhitlerin, saray müteahhitlerinin 2024 yılında ödemesi gereken toplam 680 milyar vergiden vazgeçti bunlar. Size 690 milyar para olsa herkese her ay 7’şer bin lira fark ödeyebilir ve elektrik, su, telefon, doğal gaz faturanızda yüzde 40 indirim yapabilir ama beşli çeteye para var, emekliye para yok. Yandaş müteahhite para var, emekliye para yok. Uçan saraya, yüzen saraya, kışlık saraya, yazlık saraya, bin odalı saraya para var; emekliye para yok. O zaman madem emekliye para yok, 31 Mart’ta da Tayyip Bey’e oy yok.
“SON SEÇİMDE TAYYİP BEY’E VERENLERİN BU SEÇİMDE VERMEMESİ LAZIM”
* AK Partililer ve MHP’lilerin, mutlaka son seçimde Tayyip Bey’e oy veren herkesin bu seçimde Tayyip Bey’e oy vermemesi lazım. Çünkü 4 yıl seçim yok. ‘4 yıl boyunca kemer sıkacağız’ diyor. ‘Acı reçete içireceğim’ diyor. ‘Bundan sonra sıkı para politikası’ diyor Mehmet Şimşek, ağzından kaçırdı. Eğer bu seçimde emeklinin bu hâline rağmen, yoksullar bu hâline rağmen işçiler, emekçiler veya millette para yok diye dükkanını çeviremeyen esnaf, hakettiği desteklemeyi alamayan göremeyen çiftçi, buna bu sefer de oy verirse ‘Ne yaparsak yapalım oy alıyoruz’ dediği için bundan sonra bugünleri arar olacak AK Parti’nin seçmeni, Tayyip Erdoğan’a oy verenler de ama siyasette kuraldır; sarı kartı gösterirsen, kırmızı ışığı yakarsan, ‘Beni hesaba kat. Ben çantada keklik değilim’ dersen hesabı kitabı değiştirecek, senin değil, o çetelerin, holdinglerin ultra zenginlerin vergilerini aktaracak. Başka çare yok. O yüzden hep beraber bu seçimde bunun bir genel seçim olmadığını görüp yerelde dürüst, çalışkan, namuslu insanlara oy verip Ankara’dakilere de ‘Bu yoksulluk canıma tak etti. Bak, bundan sonrası garanti değil’ diye mesajı vermeniz son derece önemlidir.
“MÜTEAHHİTLERE VERİYOR AMA ÇİFTÇİYE VERMİYOR”
* Bir sözüm de Çatalca’nın çiftçilerine olsun. Tarım kanunu var. Milli gelirin yüzde 1’i çiftçiye destekleme diye verilmesi lazım. Buna göre 256 milyar lira yapıyor verilecek destekleme. Size 86 milyar lira destekleme vermiş. Yani 171 milyar alacaklısınız ve bu sene verilen desteklemenin iki katı kadarından alacaklısınız ama kanunda yazmasına rağmen vermiyor. Kime veriyor bu parayı? Kur korumalı mevduata, senin benim kesemden veriyor. Kime veriyor? Yine 160 milyon lira parayı geçiş garantisi verdiği otoyolların, tünellerin müteahhitlerine veriyor ama çiftçiye vermiyor. Mayısta seçimi kazandığında 19 lira olan mazot, oldu 42 lira. Bu şartlarda tarlaya gitmek, ekin dikmek, ilaç atmak, tarlayı sürmek, ürünü kaldırmak ya da alıp bir yere nakletmek, hepsi ateş pahası.
* Ayrıca sadece çiftçinin değil, hepimiz için en tehlikeli dönem, akaryakıta gelen zamdan sonrası. Şimdi iğneden ipliğe her şeye zam gelmeye başlayacak. 31 Mart’a kadar tutmaya çalışıyorlar, yine tutamıyorlar ama 31 Mart’tan sonra büyük bir hayat pahalılığı var eğer gerekli mesaj bunlara iletilmezse. 1 Nisan olduğunda yapacak bir şey yok, ertesi gün. Bir gün önce yapacak bir şey var. 31 Mart’ta Çatalca’nın çiftçileri, Çatalca’nın işçileri, Çatalca’nın esnafı ve Çatalca’nın emeklileri, Tayyip Erdoğan’ın bu kötü, bu sizleri yok sayan, işsiz bırakan, aç bırakan, borcunu ödeyemez hâle getiren politikalarına bir dur diyecek miyiz? İşte o zaman 1 Nisan’da hem bizler, sizi savunanlar hem sizler çok daha güçlü olacaksınız. Bir de bu seçim bir yerel seçim. Sandığa gidip oy vereceksiniz.”
Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu ile CHP Çatalca Belediye Başkan Adayı Erhan Güzel’e oy istedi.
]]>Basın açıklamasına, İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu da katıldı. Çalışma hayatları boyunca yaptıkları fedakarlıklara rağmen, emekli olduklarında bunun karşılığını alamadıklarını belirten ve eğitim farkı gözetmeksizin tüm polislere 3600 ek gösterge verilmesini isteyen emekli polisler adına konuşan Şahin Göçen, “Emekli polisler devletimizin bekası için, yıllarca hiçbir karşılık beklemeden, gece gündüz, hafta sonu, bayram seyran demeden çok zor şartlar altında çalıştık. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru için her türlü suç ve suçluyla canımız pahasına mücadele ettik. Bu uğurda çok şehit verdik, gazi verdik ama hiçbir zaman yılmadık ve yıkılmadık. Bayram olur herkes memleketine sevdiklerine gider, sen greve gidersin. Hafta sonu olur, herkes çoluk çocuğunu alır gezmeye gider, sen ya maçta ya mitingde görevli olursun. Yaz gelir senelik iznini kullanmak istersin, kanuni hakkın olan izine bile zor çıkarsın. Bu böyle yıllarca devam eder ve gün gelir emekli olmaya karar verirsin. Artık biraz dinleneyim, rahat edeyim diye beklerken, asıl sıkıntının yeni başladığını anlaman uzun sürmez” dedi.
“3600 EK GÖSTERGENİN VERİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ”
Emekli polislerin geçinebilmek için çalışmak zorunda kaldığını ifade eden Göçen, şunları söyledi:
*Kimisi güvenlik adı altında maalesef gece bekçiliği yapmakta, kimisi şoförlük, garsonluk. Aklınıza gelen, geçinebilmek için bulduğu her işte çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Emekli polisler, çalışırken aramızda hiçbir ayrım yapılmadan çalıştık.
*Beraber aynı ekipte çalıştık, beraber nöbet tuttuk, beraber olaylara müdahale ettik. Sabahlara kadar sokakta beraber koşturduk. Yeri geldi kumanyamızı bölüştük, beraber ağladık, beraber güldük. Ancak büyük bir mücadele sonucu almış olduğumuz 3600 ek göstergede, büyük bir haksızlık yapılmıştır.
*Yüksekokul ve fakülte mezunlarının ek göstergeleri 3600’e çıkarılmasına rağmen, ortaokul ve lise mezunu emekli polislere 3600 ek gösterge verilmemiştir. Bu çok büyük bir adaletsizliktir. Eğitim farkı gözetilmeksizin, bir defaya mahsus astsubaylara verildiği gibi talep ediyoruz. Ömer Halisdemir neyse Fethi Sekin de odur; ayrım yapılamaz.
*Ortaokul ve lise mezunu emekli polislere de 3600 ek göstergenin verilmesini talep ediyoruz. Yüksek okul ve fakülte mezunu emekli polislerin, ek göstergelerinin 4 bin 200’e yükseltilmesini, emekli olduğumuzda kesilen Emniyet Hizmetleri Tazminatı’nın ve Aile Yardımının emeklilikte de verilmesini talep ediyoruz.
“TARİHTE İLK DEFA…”
Tarihte ilk kez memur ve memur emeklisinin ayrıştırıldığını söyleyen Göçen, sözlerini şöyle sürdürdü;
*3600 ek göstergeden faydalanamayan ortaokul mezunu, 30 yıl hizmeti olan emekli bir polis memurunun maaşı 16 bin 700 lira olup, ek ödemeler çıkarıldığında kök maaşı 14 bin liradır. Asgari ücretin 17 bin lira olduğu düşünüldüğünde, emekli polislerin açlık sınırının altında bir hayat sürdürdükleri açıkça görülmektedir.
*Bunun üstüne bir de kirada oturuyorsa, nasıl hayatta kalacak varın; siz düşünün. 2023 yılında yapılan son artışlarla çalışan ve emekli memur arasındaki maaş farkı çok açılmıştır. Eskiden 7-8 bin olan fark, bugün yaklaşık 25 bin lira civarındadır. Tarihte ilk defa, memur ve memur emeklisi ayrıştırılmış, memura verilen seyyanen zam, memur emeklisine verilmemiştir. Bu çok büyük bir haksızlık ve büyük yanlıştır.
*Bu yanlıştan bir an evvel dönülmesini ve memura verilen 12 bin lira seyyanen zammın, memur emeklisine de verilmesini hükümetimizden talep ediyoruz. Unutmasınlar ki bizi duymayanı biz de duymayız. Bütün bu haklarımızı alıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz.
*Polis emeklileri olarak bundan sonra susmayacağız meydanlarda olacağız ve hakkımız olanı alana kadar mücadeleye devam edeceğiz.
“BU MÜCADELENİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIM”
Emekli polis memurlarının mücadelesinin takipçisi olacağını belirten İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu da “Eğitim farkı gözetmeksizin aynı işi yapan, aynı görevleri yapan, aynı riskin altında kalan, kurşunlara hedef olan polislerimizin 3600’ünü vereceksin kardeşim. Bugün, bu memlekette, cumhuriyet tarihinin emeklileri, belki de hayatlarının en aciz, en düşük gelirli zamanını yaşıyor. İçişleri Bakanlığı’na bağlı jandarmamıza nasıl verildiyse 3600, polisimize de vereceksin. Bu vatan, onlardan can istedi, canını verdi. Bu mücadelenin takipçisi olacağım” dedi.
]]>“‘BU MESLEĞİN FITRATINDA VAR ÖLÜM’ DİYENLERE İTİRAZ EDİYORUZ”
Konuşmasına Kemal Özer’in ‘Zonguldak’ şiiri ile başlayan CHP lideri Özel, şunları söyledi:
* “2014 yılında, Mayıs’ın 13’ünde Soma’da 301 evladımızı, canımızı kaybettik. Somalılar, Bergamalılar, Savaştepeliler, Kınıklılar, Bartınlılar, Zonguldaklılar vardı içlerinde. O maden ocağının kapısında dört gün boyunca biz annelerle, eşlerle gözyaşı döktük. Ama o gün koşarak gelen Zonguldak’ın ekipleri, 301 evladımızın yanında yüzlercesini kurtardılar. O günden bugüne biz Zonguldak ile Zonguldak’ın emekçileriyle, iyi kalpli insanlarıyla gözyaşlarından kömüre karışan simsiyah izlerini hiç unutmadığım o güzel minnetle Zonguldak’ı selamlıyorum. Sizin bizde apayrı bir yeriniz var. 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü’nün üzerinden tam 33 yıl geçti.
* Emekçiler, madenciler, emekleri için, hakları için yürüdüler. Daha güvenli madenler için yürüdüler. Daha iyi şartlarda çalışmak için yürüdüler. Sömürüye karşı yürüdüler. Soma’da 301 evladımızı kaybettikten sonra giriştiğimiz büyük mücadelede de hep aynı talepleri ilettik. Bazılarını yaptık, bazılarını yapamadık. Ama işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda maalesef bir arpa boyu da yol alamadık. Halen daha Türkiye’nin çeşitli yerlerinde günde üç vardiya halinde madenciler inerken elbette mesleklerinin gereği helalleşerek iniyorlar. Ancak artık bu çağda Almanya’da 1962’den beri, Fransa’da 1974’ten beri, İngiltere’de 1972’den beri, ölümlü kazalar olmuyorken ‘Bu mesleğin fıtratında var ölüm’ diyenlere itiraz ediyoruz. Ölümü değil, yaşamı savunuyoruz. Sömürüyü değil, emeği savunuyoruz.

“ARTIK ZONGULDAK EMEKLİLERİN BAŞKENTİ”
* Daha geçtiğimiz günlerde İliç’te birileri bir yandan paraları istiflerken bir yandan bir dağı istiflediler. O dağ 9 evladımızı, 9 kardeşimizi, 9 canımızı aldı, sürükledi, götürdü. Maalesef halen daha maden ocaklarında kayıplar vermenin, maden ocaklarının başında gözü yaşlı anaların, eşlerin, çocukların görüntüleri yüreğimizi dağlamaya devam ediyor. Bir yandan da biz yokluktan, yoksulluktan, emekçilerin hakkından, emeklilerin hakkından konuştuğumuzda bu maden ocaklarının vergilerini affedenler, İliç’teki şirkete göstermelik 16 milyon lira ceza kesip 3 ay sonra 222 milyon vergi cezasını affedenler; emekçiye, emekliye gelince ‘Para yok’ diyorlar.
* Bugün Zonguldak’tayım. Zonguldak elbette emeğin başkenti, kömürün başkenti, alın terinin başkenti ama artık Zonguldak emeklilerin başkenti. Türkiye’de emekli sayısının, çalışan sayısından fazla olduğu az sayıda ilden bir tanesi Zonguldak. Zonguldak’ın emeklilerinin sayısı, çalışanlarından 26 bin fazla ve maalesef bu hükümet ilk geldiğinde 3 Kasım 2002 günü, en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti. Yani bugünkü hesapla 26 bin liraydı. Ama bu hükümet kademe kademe, bu Recep Tayyip Erdoğan, emekliyi adım adım yoksullaştırdı.
“CEBİNİZDEN PARAYI ALMIŞ, BİR BAŞKA TARAFA VERMİŞ DURUMDALAR”
* Gittiğim her şehirde o şehrin en bilindik ürünüyle hesap yapıyoruz. Sizin neyiniz var? Kestane balı var. Bakın, sadece geçen sene kestane balının kilosuyla en düşük emekli maaşını hesapladığınızda geçen sene 10 bin lira, 9 kilo kestane balı alıyordu. Bu sene verilen 10 bin lira, 6 kilo kestane balı alıyor. Bir senede 3 kilo kestane balı kadar cebinizden parayı almış, bir başka tarafa vermiş durumdalar. Ben Tayyip Bey’e diyorum ki ‘Gel, emekliye sahip çıkalım. Bir emekli kart çıkaralım. Oraya en düşük emekli maaşı alanlar için 7’şer bin lira yatıralım. Ayrıca elektrikte, suda, doğal gazda yüzde 25 ile 40 arasında indirim tanımlayalım.’ Diyor ki ‘Asla olmaz. Hazine’de para yok.’ Sana emanet edilen Hazine’de para vardı da şimdi para yoksa, bunun hesabını ben mi vereceğim, emekli mi verecek, sen mi vereceksin? İşte Tayyip Erdoğan, bundan sonrasını sen düşün. Emeklilerin başkentinden, Zonguldak’tan emekliler sana söylüyor: ‘Beni düşünmeyen bundan sonra yakamdan düşsün’ diyor. Bundan sonra emekliden sana oy moy yok artık.

“NE DEMOKRASİDEN NE SANDIKTAN ÜMİDİ KESMEYİN”
* Gençler var çok meydanda. Gençlerle ilgili de çok üzüldüğüm bir şey okudum Zonguldak’la ilgili. Zonguldak’ın nüfusu son 20 yılda yüzde 5 azalmış. Nüfus azalmasındaki en önemli faktör gençlerin kenti terk etmesi. Maalesef Zonguldak, gençleri kendinde tutamıyor. Oysaki Türkiye’nin en güzel coğrafyalarından bir tanesi. Ve 15-30 yaş arası 20 milyon 600 bin genç var Türkiye’de. Çok fena bir istatistik; Türkiye’de insanların yüzde 30’u yoksulken 15-30 yaş arasında yoksulluk yüzde 40. Ve Zonguldak’ta bu oran yüzde 46. Neredeyse iki gençten bir tanesi yoksul.
* Zonguldak’ta karşı karşıya olunan bu çaresizlik, Zonguldak’ın gençlerinin kenti terk etmesi sonucunu veriyor. Bir yandan da Türkiye’nin benzer bir sorunu var. Hani Tayyip Bey, ‘beka sorunu’ diyor ya, bence en büyük beka sorunu; bütün dünya Türkiye üzerinde hayal kurarken bizim gençlerimizin dünyanın başka ülkelerinde hayal kurması. O yüzden, bütün gençlerimize sesleniyorum: Enseyi karartmayın, umutsuzluğa kapılmayın, ne demokrasiden ne sandıktan ümidi kesmeyin. Atatürk, Cumhuriyet’i ne genel başkanlara ne milletvekillerine ne parti meclisi üyelerine ne belediye başkanlarına emanet etti. Atatürk, Cumhuriyet’i gençlere emanet etti.
“TAHSİN ERDEM, 1 NİSAN’DAN İTİBAREN BU ŞEHRİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRMEYE GELİYOR”
* Zonguldak’a bakınca şöyle bir şey görüyorum: İl başkanınız var, iki tane milletvekiliniz var. Deniz sizde, Eylem sizde, Devrim sizde… Ne güzel bir ekip böyle. Zonguldak’ta güçlü, motivasyonu tam, kazanmaya odaklanmış bir ekip var. 5 yıl önce bir kaza oldu, çok üzüldük. İnanın, Zonguldak’ı kaybettik, kendi memleketimi kaybetmiş gibi üzüldüm. Sayılı gün geldi, geçti. Şimdi hepimizin üzerine düşen bir görev var. O da bunu telafi etmek ve emeğin başkentini emekçinin partisine, halkın partisine, CHP’ye yeniden kazandırmak. Anketler yaptık, sonucuna baktık. Sonucu adaylar açısından ankette yakın gördük.
* Dedik ki, sandığı kuralım, üyemize soralım, kararı onlar versinler. Ön seçimi yaptık, hepsi birbirinden kıymetli adaylarımızdan bir tanesi Tahsin Erdem birinci oldu, adayımız oldu. Tahsin Başkan, mali müşavir. Hesabı kitabı kuvvetli. 4 yıl, kendi odasına başkanlık yaptı. 5 yıl süreyle belediye meclis üyeliği yaptı. Belediyeciliği, örgütçülüğü, CHP örgütünü biliyor ve 1 Nisan’dan itibaren bu şehrin yüzünü güldürmeye geliyor. Biz o biz ona güveniyoruz, Zonguldak ona güveniyor, örgütümüz ona güveniyor. Ve 1 Nisan’dan sonra bu kentin gençlerini kaybetmeyeceği, emeklilerine sahip çıkacağı, emekçilerine sahip çıkacağı, sendikalarla omuz omuza kol kola bir yerel yönetici emeklisini sahipsiz bırakmayan, gençlerini umutsuz bırakmayan, bu kentin çehresini ve yarınlarını düzeltecek olan bir belediye başkan adayımız var.

“ZONGULDAK’I TAHSİN BAŞKAN’A EMANET EDİN”
* Buraya gelirken sabahleyin Umut Akdoğan vekilimle birlikte Etimesgut’ta, otobüsün üstünde Mansur Başkan ile birlikteydik. Ona dedim, ‘Zonguldak’a, Tahsin Başkan’ın yanına gidiyorum. Ama senden de bir söz istiyorum.’ O şöyle söyledi: ‘Eğer Zonguldak, Tahsin Başkan’ı seçerse Mansur Yavaş’ın bir eli hep Tahsin Erdem’in bir omzunda.’ Şimdi buradan İstanbul’a gidiyorum. Ekrem Başkan beni kırmaz, sizi sever. Tahsin Erdem’i seçtiğiniz durumda, onun da bir eli bu omzunda. Ben partinin Genel Başkanı, Soma’nın, Manisa’nın bir evladı olarak Ecevit’in kentine, kara elmas diyarına sözüm söz olsun: Siz Zonguldak’ı, emeğin, halkın partisine, halkçı bir belediye başkanına, Tahsin Başkan’a emanet edin; Ankara Büyükşehir de İstanbul Büyükşehir de Zonguldak’ın ayağa kalkması için ne gerekiyorsa onu yapacak. Sadece merkez ilçede değil, Zonguldak’ta 25 belediyenin 11’iyle yola çıkmıştık. 13 olduk. Şimdi bunu 20’nin üstüne doğru çıkarmamız lazım. Benim de 31 Mart akşamı, bir gözüm Türkiye’deki büyükşehirlerde, bir gözüm de emeğin başkenti Zonguldak’ta olacak.
“EN GÜÇLÜ İTTİFAK, TÜRKİYE İTTİFAKI”
* Biz umudu örgütlüyoruz. Biz sevgiyi örgütlüyoruz. Biz Türkiye’nin aydınlık yarınlarını örgütlüyoruz. Biz Türkiye’nin geleceğini, Zonguldak’ın geleceğini örgütlüyoruz. Bir tarafta AK Parti, yanında MHP. Her geçen gün birbirine benziyorlar. Bir de yanlarına domuz bağcıların, Hizbullahçıların avukatlarını, eski sanıklarını aldılar. ‘Kadınları sahiplendireceğiz’ diyenleri aldılar. Mikroba, ‘Neden hastalık yapıyorsun’ diye sorulmaz. Bunlar, İstanbul Sözleşmesi’ne karşı. Bunlar Medeni Hukuk’a karşı. Bunlar kadına kimlik veren, Türkiye Cumhuriyeti’ni Türkiye Cumhuriyeti yapan haklara karşı. O yüzden onlarla birlikteler. Biz bu seçimde ittifak yapmadık gibi görünüyor ama çok daha büyük bir ittifakın içindeyiz. Onlar Cumhur İttifakı’ysa biz Türkiye ittifakıyız. Haramdan ve yalandan korkan herkesle birlikteyiz. Bu ülkenin Misak-ı Milli sınırlarına saygılı, Atatürk’ü tartışmayan, tartıştırmayan, Cumhuriyete inanan, bu milleti seven herkesle birlikteyiz biz. En güçlü ittifak Türkiye ittifakıdır.”
]]>Vatandaşlara seçim otobüsünden seslenen Özel, Afyonkarahisar Belediyesi Başkan adayı Burcu Köksal’dan selam getirdiğini söyledi ve, “Burcu Başkan’dan selam getirdim. Afyon’da ‘Belediyenin kapılarını ardına kadar açacağız’ diye derken orada küçük bir sürçülisan oldu. ‘Aman başkanım sen düzelt’ dedi. Afyon Belediyesi’nin de Uşak Belediyesi’nin de seçildikten sonra kapıları ardına kadar tüm siyasi partilere, Uşaklılara, Afyonlulara açıktır” ifadelerini kullandı.

“MEHMET ŞİMŞEK’İN DİLİNİN ALTINDAKİ BAKLAYI DUYDUNUZ”
Ciddi bir ekonomik sıkıntı ve krizin olduğunu söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:
– “31 Mart’a kadar hükümet bekliyor ama sonrası için Mehmet Şimşek’in dilinin altındaki baklayı duydunuz. ‘Sıkı para politikası uygulayıp, kemerleri sıkacağız ve acı reçeteyi içireceğiz’ diyor. 1 Nisan oldu da eğer AK Parti yine Afyonkarahisar Belediyesi’ni aldıysa, oyları AK Parti ve MHP aldıysa, 2 Nisan günü ne emekliyi duyarlar ne işçiyi ne esnafı ne çiftçiyi ne işsizi ne de öğrenciyi duyarlar. Kimseyi duymazlar. 1 Nisan olduysa ertesi gün yapacak bir şey yok.
– Ama 1 Nisan’dan bir gün önce 31 Mart’ta seçim var, mühür var, yetki var. Eğer bu sefer AK Parti’ye ‘Yeter artık’ derseniz, bir sarı kart gösterip, kırmızı ışık yakar ve ‘Bıçak kemiğe dayandı’ derseniz, ondan sonra herkes hesabını ona göre yapacaktır. Bugün iktidardaki gücü mutlaka dengelemek, genel iktidarı yerelden dengelemek zorundayız. Bunu yapmadığımız takdirde kimsenin bizim sesimizi duyacağı yok. Ondan sonra uzun süre seçim de yok. Dönüp size bakacak kimse de yok. Ya sizin sesinizi duyacaklar ya da bu seçimlerde artık hiçbir AK Partili ve MHP’li bu kadar zamma, enflasyona, hayat pahalılığına dayanamaz.”

“ESKİ İTTİFAK ORTAKLARIMIZI HAİN İLAN ETMEYİZ”
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
– “Geçen seçimleri Cumhur İttifakı kazandı. Onun gücünü yerel seçimlerde dengelemek lazım. Onun için de yerelde güçlü bir ittifak lazım. O ittifakın adı ‘Türkiye İttifakı’dır. Herkesi ‘Türkiye İttifakı’na davet ediyorum. Geçmiş seçimlerde birlikte olduğumuz, listelerimizde yer alan, ittifak yaptığımız bütün ortaklarımızın çok kıymetli seçmenlerini hayat pahalılığına ‘Dur’ demek için hep birlikte ‘Türkiye İttifakı’ndayız. Eski dosttan, düşman olmaz. Dün birlikte olduklarımıza bugün kötü söz söylemeyiz. Eski ittifak ortaklarımızı hain ilan etmeyiz.
– Daha bir gün önce Tayyip Bey, miting meydanlarındaydı. Yeniden Refah Partisi’ne, Erbakan Hoca’nın oğluna, demediğini bırakmadı. Geçtiğimiz günlerde ‘İp cambazı’ demişti. Şimdi de ‘Bana kaybettirmek için türlü türlü numaralar çekiyor’ demiş. Bakın, geçen mayıs ayında Yeniden Refah Partisi’ni ittifakına aldı ondan kıymetlisi yoktu. Ne yapmış? Yeniden Refah Partisi bir belediye başkan adayı çıkarmış. Ondan kötüsü yok. Hakaretler, iftiralar. İşte bir tarafta ‘Eski dosttan düşman olmaz’ diyen Cumhuriyet Halk Partisi, bir tarafta Erbakan Hoca’nın oğluna ‘Hokkabaz’ diyen, hedef gösteren Cumhur İttifakı. Cumhur İttifakı korku ittifakıdır. Tehdit eder, küfreder, şeytanlaştırır. ‘Türkiye İttifakı’ ise iyi sözden şaşmaz.”

“PARAMIZIN DEĞERİ 131 DOLARDAN 6 DOLARA DÜŞMÜŞ”
En büyük sıkıntıyı emeklilerin çektiğini, Türkiye’de insanların yüzde 70’inin en düşük emekli maaşıyla geçinmeye çalıştığını dile getiren Özel şunları kaydetti:
– “Cepteki ve piyasadaki en büyük banknot 200 lira. Bu 200 lira 2009 yılında ilk çıktığında 131 dolar alıyordu. O dönem dolar 1 lira 35 kuruşmuş. Şimdi aynı 200 lira 6 dolar alıyor. Paramızın değeri 131 dolardan 6 dolara düşmüş. Sucuğun kilosu geçen sene 395 lira, bu sene 875 lira. En düşük emekli maaşı geçen sene 7 bin 500 liraydı ve geçen sene 19 kilogram sucuk alıyordu. Bu sene 10 bin lira ama 11 kilo sucuk alıyor. Ramazan mübarek gün geliyor. Bu hükümet geçen ramazandan bu ramazana emeklinin iftar, sahur sofrasından, buzdolabından, mutfağından tam 8 kilo sucuğu çalmış.
– Tayyip Bey’e ‘Emekli kart çıkartalım. Emekliye verilmeyen 17 bin lira ile 10 bin liranın farkını her emeklinin maaşına 7’şer bin lira olarak yatıralım. Ayrıca elektrik, su ve doğal gazı emeklilere yüzde 25 ile 40 arasında indirimli verelim’ diyorum. O ‘7’şer bin lirayı bile veremeyiz, 1,4 trilyon para gerekiyor, bizde böyle bir para yok’ diyor. Tayyip Bey, Türkiye Cumhuriyeti’nin hazinesinde 1,4 trilyon yoksa vay bizim halimize. Ben hesabı yaptım, 1,4 trilyon değil tam yarısı lazım. 700 milyar verildiğinde bu iş çözülecek ama ‘Vallahi yok’ diyor.”
Özel, konuşmasının ardından CHP Uşak merkez ve ilçe belediye başkan adayları için destek istedi.
Buluşmaya Özel’in yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Uşak Belediye Başkan adayı Özkan Yalım, CHP Uşak İl Başkanı Sevinç Yazgan, il gençlik kolları, il ve ilçe başkanları ile çok sayıda partili katıldı.
]]>
Özgür Özel, Ankara’nın Etimesgut ilçesinde partisinin belediye başkan adayı Erdal Beşikçioğlu ve beraberindeki partililerle birlikte halk buluşması gerçekleştirdi. Özel “Ankara’da büyük bir rekor kıracağız. O gece en çok konuşulacak konulardan bir tanesi bu olacak. O rekoru çok sağlam bir takımla kuracağız. O takımın Ankara’daki kaptanının selamını söylüyorum size; Mansur Başkan’ın selamlarını getirdim. Mansur Başkan geldiği günden beri Ankara’da huzur var, Ankara’da güven var, Ankara’da sevgi var, Ankara’da mutluluk var. Birilerinin yaptığı gibi artık ayrımcılık yok, partizanlık yok. Bütün Ankara’yı hep birlikte kucaklamak var” dedi.
“ŞİMDİDEN MÜJDELİYORUM”
Özel “Seçmenin vereceği karara sonuna kadar saygılıyız. Şimdiden kimse seçmenin kararına ipotek koyamaz. Çok büyük bir sürpriz, çok büyük bir başarı, çok büyük bir zafer müjdeliyorum şimdiden size. Elbette tüm ilçelerimiz çok önemli ancak bu seçimde bilhassa önemli bir yer vardı Etimesgut. Biliyoruz ki bu seçimde Etimesgut’u alırsak, bir daha kaybetmeyeceğiz. Aday belirleme sürecinde çok ince eledik” ifadelerini kullandı.

“TÜRK POLİSİNE SEVGİMİZİN İFADESİ”
Özel, Etimesgut’a hem milliyetçi demokratların hem de muhafazakar demokratların da tanıdığı, güvendiği bir aday getirdiklerini belirterek şöyle devam etti:
– Onun bizim tarafımızdan adaylaştırılması kahraman Türk polisine duyduğumuz sevginin de ifadesidir. Yapacağı işlerden iki taraf çok memnun olacak. Bir gençler çok memnun olacak bir de Etimesgutlular başta esnaf mutlu olacak. Erdal Başkan’ın Etimesgut’ta öğrencilere nasıl sahip çıktığını, burayı nasıl bir üniversite kenti yaptığını, nasıl bir kültür sanat kenti yaptığını ve nasıl burayı gençlerin göz bebeği bir yer haline getirdiğini en kısa sürede yaşayacak Eryaman, yaşayacak Etimesgut.
“FEDA EDİLECEK OY YOK”
31 Mart’ın sadece bir yerel seçim olmadığını belirten Özel, şunları söyledi:
– 31 Mart ihmal edilenlerin, yok sayılanların, hor görülenlerin, küçük görülenlerin, ezilenlerin, emeklilerin, emekçilerin, yoksulların, kadınların, gençlerin ve her yaşta umudunu kaybetmeyenlerin, geçen mayıs ayında 14 ve 28 Mayıs’tan sonra başı öne eğilenlerin, boynu bükülenlerin bu genel iktidarı yerelden dengeleyecekleri gündür. Etimesgut’ta artık iktidarı değiştirme noktasındayız.
– Bu sefer bu seçimi biz kazanıyoruz. Cumhur İttifakı kaybediyor. Heba edilecek bir tane oy yok, feda edilecek bir tane oy yok. Sandığa gitmeyecek bir tane cumhuriyetçi, Atatürkçü, milliyetçi yok. Bu işi 31 Mart günü hep beraber bitireceğiz.

“EMEKLİLERİN HAKKI İÇİN KAVGA EDECEĞİM”
Özel, TRT’nin yayın politikasına yönelik eleştirilerini yineledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiren Özel, “Kavgaya varım; ama senin istediğin kavgayı yapmam. Ben seninle emeklilerin hakkı için kavga edeceğim, çalışanların hakkı için kavga edeceğim, yoksullar için kavga edeceğim ve onların hakkını senden söke söke alacağım. Bunu göreceksin. Tayyip Erdoğan geldiğinde emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün aynı hesap olsa en düşük emekli maaşının 25-26 bin TL olması lazım. 3 Kasım 2002’de en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün 2,5 çeyrek altın bile alamıyor. Tayyip Erdoğan iktidarı boyunca emeklilerin cebinden ayda 5,5 çeyrek altını çalmıştır” dedi.

“SANATÇI ÖYLE BİR BAŞKAN OLUR Kİ…”
Erdal Beşikçioğlu da şunları söyledi:
– Bana diyorlar ki ‘sanatçıdan belediye başkanı olmaz.’ Yahu arkadaşlar bir kez tiyatroya gitmemiş bir insan, bir sanatçıyı nasıl tanıyacak, nasıl bilecek? Bir sanatçı öyle bir belediye başkanı olur ki. Tüm Türkiye bu örnekle, coşkuyla, bütünlükle katılımcı belediyeciliğin ne olduğunu görür. Ranta yandaş değil, yurttaşıyla yandaş bir belediye için geldik.
– Bunu tüm Türkiye görecek. Benim mega projelerim yok; ama kardeşlerimin kalbine dokunacağım. Kültür, sanat konusunda bir devrim geliyor, devrim. Sosyal haklarımız konusunda bir devrim geliyor.
]]>Erdoğan, “Emekli maaşını 66 liradan 10 bin liraya, nereden nereye… Asgari ücreti 184 liradan 17 bin liraya çıkarmış, her anlamda milletimizin refah seviyesini katlayarak yükseltmiş bir hükümet olarak çalışanlarımızın ve emeklilerimizin bugünkü sıkıntılarına gözlerimizi kapamamız mümkün mü? Elbette yaşanan sıkıntıların farkındayız” diye konuştu.
Ancak veriler emekli aylığının giderek asgari ücretin altına gerilediğini, emeklilerin alım gücünün ise yıldan yıla düştüğünü gösterdi. Özellikle 2008 yılından sonra aylık bağlanma oranı ve refah payları düşürülen çalışanların çalışma yaşamından çekilmesi ile birlikte emeklinin alım gücü iyice geriledi.
Şuanda en düşük emekli maaşı olan 10 bin TL, ülkedeki pahalılık ortamında temel ihtiyaçları karşımalaya dahi yetmiyor.
Türk-İş, ocak ayında açlık sınırının 16 bin 257 TL’ye, yoksulluk sınırının da 52 bin 955 TL’ye yükseldiğini açıklamıştı. Milyonlarca emekli, açlık sınırının yüzde 60’ı, yoksulluk sınırının yüzde 18’i oranında aylıkla geçinmeye çalışıyor.
ASGARİ ÜCRETİN 1,5 KATIYDI
Geçmiş yıllardaki verileri incelediğimizde ise emeklinin her yıl daha da fakirleştiği görülüyor. Buna göre, AKP’nin iktidar yıllarının ilk aylarından olan 2022 aralık ayında emekli aylığı 257 TL seviyesindeydi. Net asgari ücret ise 184 TL seviyesindeydi. Yani emekli aylığı asgari ücretin yaklaşık 1,4 katıydı.
2003 yılında ise net aylık asgari ücret 226 TL, 4-A en düşük emekli maaşı ise 332 TL seviyesindeydi. Yani en düşük emekli aylığı asgari ücretin yaklaşık 1,5 katıydı. Bu da son 21 yıldaki en yüksek oran olarak kayıtlara geçti.
2016 yılına kadar ise bu oran kademeli olarak düşerken yine de en düşük emekli maaşı hep asgari ücretten fazla oldu. 2016’ya gelindiğinde ise işin seyri değişti.
2016’da 4-A en düşük emekli maaşı net asgari ücretten daha düşük hale geldi. Asgari ücret 1301 TL olurken emekli maaşı 1265 TL oldu. Böylece en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 1’in altına düşerek 0,97 oldu.
2022’in ilk yarısında bu oran 0,74’e kadar düştü. 2023 başında 0,69’u gören en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 2023 ikinci yarısında ise 0,66’ye kadar geriledi.
2024’te en düşük emekli maaşı 10 bin TL olurken asgari ücret ise 17 bin TL olarak düzenlendi. Böylece en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 0,58’e kadar geriledi.
2002’de en düşük emekli maaşıyla 12 gram altın alınabiliyorken 2024 yılında en düşük emekli maaşı olan 10 bin TL’ye yalnızca 4,6 gram altın alınabiliyor.
MEMUR EMEKLİLERİ DE ETKİLENDİ
Emekli maaşındaki gerileme yalnızca işçi emeklilerinin değil, memur emeklilerinin maaşına da yansıdı.
DİSK-AR’ın geçen yıl hazırladığı Emekli Raporu, son 20 senede maaşların emekliler aleyhine nasıl değiştiğini gösterdi. Aralık 2002-Temmuz 2023 arasında ortalama emekli sandığı aylığı asgari ücretin 2,7 katı iken 0,89 katına geriledi.
]]>“YALAN VİDEOLARLA SALDIRDILAR”
Özel, geçen seneki genel seçimleri anımsattığı konuşmasında şunları söyledi:
– Seçmenlere şunu söylediler. ‘Evet, belki yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin, geleceğinden endişelisin ama tehlike büyük bize oy vermelisin. Biz olmazsak bayrağı indirecekler, vatanı böldürecekler, ezanı susturacaklar’ gibi büyük yalanlara sarıldılar. Cumhuriyet Halk Partisi gibi cumhuriyeti kurmuş, her bir bir bireyi Cumhuriyetin kurucu babalarına, kurucu kadrolarına, kurucusuna, devrimlerine yürekten bağlı bir partiye bile yalan videolarla saldırmaktan çekinmediler.
– O günlerde ‘Oyu bize verin. Seçimden hemen sonra her şey düzelecek’ diyorlardı. O gün bunu söylediklerinde belki korkuttukları, kandırdıkları yoksul insanların, işsiz insanların, güvencesiz insanların o gün oyunu aldılar ama bugün anlaşılıyor ki, esas olarak o insanların ahını aldılar. O gün 19 lira 70 kuruş olan mazot bugün 40 lira oldu. O gün 20 lira olan benzin, bugün 40 lira oldu. Benzinde yüzde 97, mazotta yüzde 106 zam var. Bu ne demek? Bundan sonra seçimden sonra iğneden ipliğe her şeye zam var.
“EMİNE HANIM’IN BİLEZİKLERİNİ Mİ SATTILAR?”
– Zaten bunu gizlemiyor Mehmet Şimşek. Diyor ki, ‘Seçimden sonra sıkı para politikası olacak’. Yani halk deyimiyle kemerler sıkılacak. Kemeri kim sıkıyor? Siz hiç fabrikatörün, holding sahibinin, tuzu kuruların, beşli çetelerin kemer sıktığını gördünüz mü? Kemer sıkma denince akla eski orta direk -şimdi hepsi yoksul-, akla esnaf, çiftçi, memur geliyor. Kemeri sıkmak, acı reçeteyi içmek hep vatandaşa, hep dar gelirlilere düşüyor. Kriz ortamında birileri paralarına para katıyorlar. Geçen yaşadığımız büyük krizden çıkış çaresini kur korumalı mevduatla buldular. 4 liralık dolar bir gecede 18 lira oldu.
– Dediler ki, ‘Siz paranızı dolara yatırmayın. Türk parasına yatırın. Dolar artarsa farkı biz karşılayacağız’. ‘Biz’ dediği kim? Emine Hanım’ın bileziklerini bozdurup mu verdiler? Bilal, Burak Erdoğan’ın sünnetlerinde takılan altınları mı bozdurdular? Hangi birikimle karşıladılar? Türkiye’nin orta gelir sınıfının ve düşük gelir sınıfının vergileriyle; babamızın, anamızın, dedemizin, ninemizin biriktirdiği Hazine rezervleriyle o farkları karşıladılar.
“EMEKLİDEN AYDA 5.5 ÇEYREK ALTINI ALDI”
Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı enflasyon oranlarına da değinen Özel, şöyle devam etti:
– Şubat ayı enflasyonu 4,5 puan artmış. Kime göre? Artış çok yüksek ama bu artış bile TÜİK’e göre. Neyin baş harfleri? Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumu. Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumu yıllık enflasyonu yüzde 67 olarak belirledi. Gerçek enflasyon kaç? Gerçek enflasyon, yüzde 130. Peki, emekli ne zamandı? TÜİK doğru söylüyor olsa bile memurun ve işçinin cebinden para çalındı. İş emekliye geldiğinde bu sefer rakam yüzde 34, cepten çalınan para ve Tayyip Erdoğan, iktidara geldiği gün en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti.
– Bugünkü hesapla 25 bin liraydı. Bugün 10 bin lira. Her şeyi altın hesabına vurmakta fayda var. En düşük emekli maaşıyla 3 Kasım 2002 günü tam sekiz 8 cumhuriyet altını alınıyordu. 20 yıllık iktidar boyunca Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığında emeklinin cebinden ayda 5,5 çeyrek altın çıkmış
“ACI REÇETE MİDELERİ YAKACAK”
31 Mart yerel seçimlerine dikkat çeken Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
– Bu gidişita, şu hiç olmazsa son 8 ayda mazotun, benzinin yüzde 100 artmasına, boğaz, gıda enflasyonunun yüzde 70 artmasına bir dur denmezse, biz sarı kart gösterilmezse, bir kırmızı ışık yakılmazsa ‘Biz buradayız. Bizi görün, esas patron biziz. Biz bu ülkenin ta kendisiyiz’ denmezse Recep Tayyip Erdoğan’ın önümüzdeki dört yılda bize çok içireceği acı reçete vardır. Acı reçete emeklinin, emekçinin, esnafın, memurun, çiftçinin gırtlağını yakacaktır. Midesini delecektir.
– Dayanılmaz hâle gelecektir ama 2018’deki o seçim başarısından sonra, tek adam rejimini yerleştirdiği günden sonra 2019’da İstanbul’dan, Ankara’dan başlayarak 11 büyükşehirle genel iktidarın gücünü yerelden dengelediğimiz süreçte geçen seneki seçimlerde 51’e 49’luk duruma kadar gelip büyük bir talihsizlikle, kendi hatalarımızla o seçimi kazanamamıştık. Yarınlara umutla bakmak isteyen, ‘Bu hükümet beni görmezden gelmesin’ diyen, ‘Beni de hesaba katsın’ diyen herkesi 31 Mart’ta bu hükümete bir dur bakalım demesi lazım.
31 MART ÇAĞRISI
– Türkiye’nin bütün yoksullarını, bütün işsizlerini, bütün esnaflarını, bütün çiftçilerini, bütün emekçilerini ve bütün emeklilerini 31 Mart’ta sandıkta birleşmeye davet ediyorum. Bir tarafta Cumhur İttifakı var. AK Parti ve MHP, her geçen gün birbirine benziyorlar. En önemli meziyetleri tehdit etmek, hakaret etmek. Bu hakaretlerine, iftiralarına hiçbir zaman cevap vermiyoruz ama diğer tarafta Cumhur İttifakı, bir de yanına kimi aldı? ‘Kadınları sahiplendirmek lazım’ diyen, kadınları adeta birer eşya, birer mahluk olarak gören, geçmişte bu ülkeye Hizbullah korkusunu yaşatan, domuz bağcıların avukatlarını Meclis’e taşıdılar ya. Bir ittifak ortakları da onlar.
]]>Açıklamayı okuyan Sendika Genel Sekretesi Aysel Lüle taleplerini sıraladı. Lüle’nin okuduğu açıklama ve talepler şöyle:
“MAAŞ DEĞİL ÖLÜM ÜCRETİ”
*Ülkemizde 16 milyon emeklinin kaderi sadece bir kişinin iki dudağı arasındadır. Oysa ki olması gereken emeklilerin sosyal ve ekonomik haklarının emekli örgütleriyle yani emekli sendikalarıyla toplu sözleşmelerle belirlenmesidir.
*Resmi verilere göre 4 kişilik bir ailenin milli gelirden hanesine giren pay 2024 yılı itibarı ile aylık 135 bin TL iken son açıklanan açlık sınırı 18 bin 973 TL. Emeklinin yaşamını idame ettirmesi için verilen emekli maaşı hazine yardımı ile birlikte sadaka gibi bir zamla 10 bin TL’ dir.
*Değerli emekli dostlar bizlere layık görülen hazine yardımı ile birlikte 10 bin TL maaş emekliye maaş değil ölüm ücretidir. Değerli emekli dostları bizler AKP’den önce orta derecede bir yaşam standardına sahipken bugün emekliler olarak ülkenin dilencileri durumuna getirildi.
“OY DEPOSU OLMAYACAĞIZ”
*Emekliler eskiden yaşam koşulu olarak asgari ücretlilerin çok üzerinde maaş alırken AKP döneminde emeklilerin eline geçen ücret asgari ücretin yarısı oranına düşürülmüştür. Bu da gösteriyor ki 16 milyon emeklinin açlığının ve yoksulluğunun sebebi olanların emekliye vereceği boş vaatlerden başka bir şeyi kalmamıştır.
*Emeklileri açlığa ve sefalete teslim eden sonrada bizim aklımızla alay ederek ‘Emeklilere en iyi maaşı biz verdik’ diyerek 16 milyon emekliden oy isteyen AKP’nin ve Genel Başkanı Recep
Tayyip Erdoğan’ın oy deposu olmayacağız.
*16 milyon emekli adına Erdoğan’a hatırlatıyoruz. Sizin başında olduğunuz AKP iktidarından önce en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 40 fazlasıydı sizin iktidarınızdan önce en düşük emekli aylığı ile 13 adet çeyrek altın alınırken sizin döneminizde 3 adet çeyrek bile alınamıyor.
*Sizden önce emekli tazminatımızla bir ev alabilirken bugün kiralık bir ev tutmaya bile gücümüz yetmiyor. Bugünkü emeklilerin yoksulluğunun tek sebebi emeklileri oy deposu olarak gören AKP iktidarıdır.
*Sonuç olarak bireysel zenginleşen seçtiklerimizin toplumsal yoksullaşan emeklileri olmayacağız. İktidarın yanlış politikalarının bedelini biz emekliler ödemeyeceğiz. Krizi biz yaratmadık, faturasını biz ödemeyeceğiz.
TALEPLERİNİ SIRALADILAR
Emeklilerin talepleri şöyle:
-En düşük emekli aylığının taban ücretinin (kök maaşının) 17 bin 2 TL’ye yükseltilmesi.
-Cumhurbaşkanı bütçesine yapılan yüzde 85’lik artışın aynı oranda ayrımsız bütün emeklilere yapılması,
-Sağlıkta katkı payının kaldırılması,
-İki bayram verilen ikramiyenin asgari ücret oranına yükseltilmesi
-Emekli sendikaları ile görüşülerek emekli ücretlerinin toplu sözleşmeyle belirlenmesi,
-Eğer bu ülkede ekonomik kriz varsa bunun sebebi biz emekliler değiliz. Tasarrufa önce cumhurbaşkanlığı bütçesi, milletvekili maaşları, kamu harcamaları, yandaşlara getirilen vergi afları, köprülere, hastanelere, havaalanlarına verilen garantilerden ve en az 3-5 maaş alanların maaşlarının kesilmesinden tasarrufa başlanmalı.
]]>
MANİSA BELEDİYE BAŞKANI’NA ELEŞTİRİ
Özel, şöyle konuştu:
* “Manisa Büyükşehir Belediyesi 2009 yılında bir yanlış adaylıkla o günün şartlarında seçim ‘AK Parti’ye gitmesin’ diye bir kişiye verildi. Daha sonra büyükşehir seçimlerinde yeniden seçildi. İlk zamanlarda uzaktan davulun sesi hoş gelir, ‘Manisaspor başkanıymış, eşi İzmir’denmiş, ailesi CHP’liymiş’ gibi laflarla bizim çok anlatmamıza, çok itirazımıza rağmen Cengiz Ergün büyükşehir belediye başkanı seçildi. Ne yaptı, verdiği sözlerin hiçbirini tutmadı. Manisa’da Türkiye’nin en pahalı suyunu sattı, Türkiye’nin en pahalı suyunu siz kullanıyorsunuz. Ulaşımı aksattı, arapsaçına döndürdü. Türkiye’nin ölçek bazında en pahalı toplu ulaşımını siz kullanıyorsunuz.
* ‘Ben de Atatürkçüyüm, ben de Cumhuriyetçiyim, ailem sosyal demokrat’ diyerek oyları toplayan bu insan 2019 seçimlerinde AK Parti ile iş birliği yaptı, Cumhur İttifakı’nın adayı oldu. Kendisinin astığı Atatürk resimlerine, söylediği birkaç cümleye aldanan Atatürkçüleri, Cumhuriyetçileri ve Manisa’nın güzel insanlarını kahrederek gitti Adalet ve Kalkınma Partisi’ne teslim oldu. Ardından öyle bir dönem başladı ki Manisa’da, sokağa çıkmaz oldu. Hiçbir iş yapmıyordu, tamamen yapmaz oldu.”
“EMEKLİLERİ AÇLIĞA SÜRÜKLEDİLER”
Özel, sözlerine şöyle devam etti:
* “Bugün sadece Soma’da değil Türkiye’nin dört bir yanında televizyonlarının başına geçenler bir umut bir müjde bekliyorlar. Bunu bekleyenler geçim sıkıntısı karşısında ezilenler, hayat pahalılığı karşısında ezilenler. Zamlardan ezilenler, en çok da emekliler. Meydanların çok önemli bir kısmı emekli. Canı yanıyor, meydanlarda, mitinglerde sesimi duyurayım diye buralara koşuyor. Elleri kaldırtıyoruz 10’unundan 8’i 10 bin lira alıyor. Daha iki gün önce Türk-İş açıkladı, açlık sınırı 16 bin 200 lira. Emekliler açlık sınırının 6 bin lira altında geçinmeye zorlanıyorlar, yokluğa, açlığa sürükleniyorlar.
* Türk-İş açıklamış, süt 20 liradan 4,5 lira zamla 24,5 lira olmuş. Bir ayda peynir 282 lira olmuş, 65 liralık yoğurt 72 lira olmuş. Daha kıyma 400 liraymış, 460 lira olmuş. Kuşbaşı et 500 liraymış 580 lira olmuş. Yani Türk-İş’in hesaplarına göre son bir ayda gıda enflasyonu bazı ürünlerde yüzde 15’leri bulmuş. Ama bizim emeklimize o kadar düşük bir enflasyon hesabı ile yüzde 33 zam yaptılar, 7 bin 500 lirayı 10 bin lira yaptılar ve açlığa sürüklediler. Ben, ‘Emekliye para ver’ deyince, ‘Emekliye para verirsem çalışanlara maaş ödeyemem’ diyor. Emekli başına 7 bin lira seyyanen zam 800 milyon para tutuyor. ‘800 milyon lirayı bulabilirsem çalışanların maaşını ödeyemem’ diyor.
* Emekliyle çalışanı karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Oysa bu sene 5’li çeteden, holdinglerden, müteahhitlerden alması gerekip vazgeçtiği vergi bu para kadar. Yani 5’li çeteye para var, emekliye para yok. Yani lüks otomobillerine, dünyanın en pahalı makam aracına para var: emekliye yok. Uçan sarayına, yazlık sarayına para var emekliye yok. Emekli diyor ki ‘Eğer emekliye para yoksa 31 Mart’ta oy da yok.’
* Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Emekliye para yok.’ Ben, Tayyip Erdoğan’ın söylediğini söyleyeyim, siz de sana da ‘Oy yok’ deyin belki duyar. Duyar da bir şey yapar mı yazmaz, çünkü o garibanın sesini, yoksulun sesini duymaz. Onun duyduğu ses hep zenginlerin sesi, hep fabrikatörlerin, patronların sesi. Ama ona sesimizi 31 Mart günü duyuracağız hep beraber.”
ÇEDES ELEŞTİRİSİ
Özel, ÇEDES projesini eleştirdi. Bu projenin tehlikeli olduğunu söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:
* “ÇEDES diye bir proje var. Laikliğe karşı, Atatürk’e karşı ne kadar adam varsa hepsi ÇEDES’i savunuyor. Biz de bu projenin kadar tehlikeli olduğunu söylüyoruz. Ne oldu biliyor musunuz? Daha dün İzmir il Müftüsü, ÇEDES projesi kapsamında küçücük çocukları aldı ve bir mezar ziyaretine götürdü. Kimin mezarına götürdü biliyor musunuz? Esat Erbilli’nin mezarına götürdü. Esat Erbilli kim, Menemen’de Asteğmen Kubilay’ı katledip, kafasını kesip Menemen’de gezdirenler var ya onların içinde olup da yaşı yüksek olduğu için infaz edilmeyip müebbet hapse çarptırılan, suçu sabit olan Kubilay’ın katilinin mezarına çocukları götürmüşler.
* Şimdi bütün Atatürkçülerden sadece CHP’lilerden değil, MHP’liler diyor ‘biz de Atatürk’ü seviyoruz’, AK Parti seçmeninin içinde Atatürk sevgisi olan yok mu? Çok. Herkese diyoruz ki; bakın kardeşim bunlar gemi azıya aldılar. Asteğmen Kubilay’ın kafasını kesen adamın mezarına çocuğu götürenlerden bu memlekete fayda gelmez. ‘Atatürk bize bunu öğütlüyor’ diyorum bana ‘Sen Atatürk’le nasıl konuşuyorsun. Atatürk öldü’ diyorlar. Devlet Bahçeli’ye söyledim. Atatürk, Devlet Bahçeli için öldü ama bizim için ölmedi, -kalbini göstererek- buramızda yaşıyor.”
]]>Erdoğan önceki gün Aydın’da yaptığı konuşmada ise ‘yandık, öldük, bittik’ diyenlerin aksine pembe tablo çizmesi şaşkınlık yarattı. Erdoğan, “Türkiye ekonomisi geçen yıl depreme ve diğer olumsuzluklara rağmen yüzde 4.5 büyüyerek çok önemli başarıya imza attı. Hani ekonomi kötüydü” dedi.
İktidarın bir gün “kaynak yok” ertesi gün “Ekonomi çok iyi gidiyor” sözlerine milyonlarca emekli ise “Ge-çi-ne-mi-yo-ruz” diye feryat ederek cevap veriyor.
AÇLIK SINIRI 16.257 LİRA
Yüzde 65 enflasyona rağmen yüzde 33 zamla 10 bin lirada bırakılan en düşük emekli aylığı geçim değil, artık sefalet gelirine dönüştü. Asgari Ücret Komisyonu, 2024’te asgari geçim için 17 bin 2 liralık aylık gelire ihtiyaç olduğunu hesaplamıştı. Türk-İş şubat ayı itibarıyla 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 16 bin 257 lira, yoksulluk sınırını 52 bin 955 lira, asgari ücreti ifade eden ‘yaşama maliyeti’ni de 21 bin 189 lira olarak belirledi.
SÖZCÜ’nün Türkiye İstatistik Kurumu verileri ve enflasyon tahminleri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre de yılbaşından bu yana 10 bin liralık emekli aylığının alım gücü 9 bin liraya, 17 bin 2 liralık asgari ücretin alım gücü de yaklaşık 15 bin 300 liraya düştü.
200 TL 131 dolardı, 6.4 dolara düştü
AKP iktidarının en büyük banknot olarak 1 Ocak 2009’da tedavüle sürdüğü 200 TL, ilk piyasaya çıktığında 131 dolara karşılık geliyordu. Bugünkü piyasa koşulları dikkate alındığında o tarihteki 200 TL, 4 bin 100 liralık alım gücüne sahipti. Partili Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiği 25 Haziran 2018’de 200 TL’nin değeri 43 dolara düştü. Bugün ise 200 TL’lik en büyük banknotumuz sadece 6.4 dolar ediyor. İlk çıktığında ağırlıklı olarak bankacılık işlemlerinde kullanılan, cepte taşınmayan 200 TL’lik banknotlar bugün halkın alışverişlerde en çok kullandığı, cebinde tomarla taşımak zorunda kaldığı bozuk paraya dönüştü.

Akşam saatlerinde Kadıköy Salı Pazarı’na gelen vatandaşlar, tezgahlarda kalan çürük ve artık meyve sebzeleri topladı.
Çöpten sebze-meyve topluyorlar
Enflasyonla ilgili iyimser tahminler sokakta karşılığını bulmuyor, vatandaşlar akşam pazarında yerden çürük meyve sebze topluyor. Kadıköy Salı Pazarı’na, saat 19.00’da gelen onlarca kişi tezgahların altına atılan meyve sebzeleri toplama telaşında. İsmini vermek istemeyen 72 yaşındaki bir emekli “Görüyorsunuz halimizi” diyerek tezgah üzerindeki yarım turp ve soğanları alıyor. 40 senedir pazarcılık yapan Ayhan Bakışlı ise “Kesik portakalı alıyorlar. Bak alım gücü o kadar düştü işte” ifadelerini kullandı. Fırat FISTIK
]]>Özel, 2019 iptal edilen İstanbul seçimlerini iptal ederek “Küçük farkı bile önce hazmedemediler. Hilelerle seçimi elimizden almak istediler. Sonra ‘hadi bir daha’ dediler. İstanbul’un iradesine el konulmak istediğini görenler ne yaptı? ‘Haziran’da Osmanlı tokadı vuracağız’ diyenlere demokrasi tokadını bir vurdu. Akılları başlarına geldi” dedi.

“İHANET PROJESİNİ EKREM BAŞKANIMIZ DURDURDU”
“Ekrem Başkan, İBB Başkanı olduğundan beri İstanbul’un üstünde bir helikopterin içinde Tayyip Bey gezemiyor” diyen Özel şöyle devam etti:
* “Gezip de yanındaki İBB Başkanı’na ‘Bu arsa kimindi? Bizim efendim. Katarlılara verdim. Bu arsa kimindi? İBB’nin efendim. Ben bunu Birleşik Arap Emirlikleri’ne söz verdim. Ya arsa kalmadı mı? Kalmadı efendim. O zaman bir kanal daha açalım. Etrafını Katarlılara satalım.’ Bunların hepsi bitti.
* Şimdi Murat Kurum’a soruyorlar; ‘Kanal İstanbul hakkında ne düşünüyorsunuz?’ Baktı ki Ekrem Başkanın sloganını İstanbul benimsemiş, ‘Ya kanal ya İstanbul’ demiş. Diyor ki ‘İstanbul’un sorunlarını konuşalım. Bunu niye gündeme getiriyorsun. Neden Kanal İstanbul konuşalım’. Kardeşim Kanal İstanbul’u sen söyledin. Senin reisin söyledi. Recep Tayyip Erdoğan söyledi. Bu ihanet projesini de işte Ekrem Başkanımız durdurdu.
* Eğer 5 yıl önce Ekrem Başkan değil de o zamanki Tayyip Bey’in adayı Binali Bey olaydı, kalan bütün arsalar kalan gitmişti. İstanbul’un boğazına hançer girmişti. Kanal İstanbul’u yapmışlardı. Her tarafını da Katarlılara satmışlardı. İstanbullu Ekrem Başkan’a oy vererek, Beykozlu Alaattin Köseler’e oy vererek sadece kimin belediye başkanı olacağına karar vermeyecek. Beykoz’un ve İstanbul’un yeniden ihanete uğramasını engel olacak, izin vermeyecek.”

“94 RUHU İSTANBUL’A İHANETİN BAŞLANGIÇ GÜNÜDÜR”
Özel, “Çıkmışlar, tekrar oy istiyorlar. Hatta 94’te kazanmış ya, ’94 ruhuyla’ diyorlar. Kardeşim, 94 ruhu dediğin nedir? Ankara’da Melih Gökçek belediyeciliğidir. Burada o günde itibaren İstanbul’a ihanetin başlangıç günüdür. Ben demiyorum. Tayyip Bey diyor. Diyor ki ‘Biz yatay mimari yapamadık. Dikey mimariyi tercih ettik. İstanbul’a hançerleri sapladık. Ve burada benim de suçum var. ‘ Doğru söylüyor. Rakamı söyleyeyim mi? O geldiğinde İstanbul’da kaç gökdelen vardı? 4. O giderken kaç vardı; tam 247. İstanbul’a 247 tane hançer saplayanın bundan sonra İstanbul’a vereceği hiçbir şey yoktur. Uzak dursunlar. Gölge etmesinler yeter” dedi.
CUMHURBAŞKANI’NA TEPKİ: ÖNCELİĞİN 5’Lİ ÇETELER
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile emekli maaşlarıyla ilgili yaşadığı polemiğe atıf yapan Özel şunları söyledi:
* “Tayyip Bey’le aramızda son günlerde büyük bir gerilim var. Bana diyor ki ‘birisi emeklileri tahrik ediyor’ diyor. En düşük emekli maaşı 10 bin lira. Dün TÜRK-İŞ açıkladı. Açlık sınırı 16 bin 200 lira. Türkiye’de neredeyse bütün emekliler açlık sınırının altında kalıyorlar. Bana diyor ki; ‘Emeklileri tahrik etme. Eğer emeklilere senin dediğini verirsem çalışanlara maaş ödeyemem.’ Vallahi de yalan, billahi de yalan. Sen 5’li çeteye parayı buluyorsun. Saray müteahhidine parayı buluyorsun. Zenginlerin vergilerini ertelemeye parayı buluyorsun. Bir tek emekliye gelince ‘param yok’diyorsun. Siyaset öncelik belirleme işidir. Senin önceliğin 5’li çeteler benim önceliğim emekliler. Senin önceliğin, birilerini zengin etmek bizim önceliğimiz birilerinin yoksulluğunu gidermek. Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları bir Nisan’dan itibaren yoksulluğu yönetmek için değil yoksulluğu yok etmek için göreve gelecek.”

BABA OCAĞI ÇAĞRISI
Özel “ Beykoz’dan bir çağrım olacak” diyerek şunları kaydetti:
* “O çağrım Beykoz’daki, CHP dışındaki partilere geçmişte oy vermiş olanlara, siyaset yapmış olanlara. Geçmişte gönlü orada olup da şimdi içi buruk olanlara. biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Bu partiye baba ocağı diyoruz. Öyle ya herkes baba ocağına doğar, ana kucağına doğar. Büyür bir noktaya gelir. Kimi büyüğüne gider yerleşir. Kimi daha küçüğüne razı olur. Kimi uzakta oturur, kimi yakında oturur. Ama herkes bilir ki; bir gün başım sıkışırsa, bir gün dara düşersem baba ocağının çorbası kaynamaktadır, bacası tütmektedir. Başı sıkılanın geleceği yer baba ocağıdır. Kim gelmek istiyorsa baba ocağının kapısı ardına kadar açıktır. Yeri evin başköşesidir. Kapının önüne geçip de gelene niye geldin demeyiz. Nereden geldin demeyiz. Çünkü sorarsa ‘kardeşim tapusu kimdedir’ diye baba ocağının tapusu Özgür Özel’de değildir. Kemal Bey’de de yoktu. Ne rahmetli Ecevit’teydi, ne rahmetli İsmet Paşa’da. Baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
* Madem ki bu memleketin yüzde 95’i Atatürkçüdür, madem ki Beykozlu; AK Partililere, MHP’lilere sorduğunda da ‘Atatürk’ü seviyorum, vatanımı kurtaran, milletimi özgürleştiren ezanımın okunmasına, dinimin yaşanmasına izin veren ulu önderdir’ diyorsa, Atatürk’ün baba evinin kapısı, hepsine açıktır. Buyursunlar gelsinler. Ve şimdi tam 100 yıl sonra bir kez daha cumhuriyetin bir kez daha kurtulmasına demokrasinin bir kez daha kurulmasına, fakirin fukaranın, garibin, gurebanın yeniden kollanmasına, bu memleketin bir kez daha güçlü bir Türkiye olmasına ihtiyaç var. Onun için bu seçimlerde AK Parti’yle MHP’nin Cumhur İttifakı’na karşı bir büyük ittifaka ihtiyaç var. Biz oradayız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak İstanbul’da İstanbul ittifakının içindeyiz. Türkiye’de Türkiye ittifakının içindeyiz. Türkiye ittifakının içinde elbette sosyal demokratlar var. Ancak yetmez. Ayrıca milliyetçi demokratlar var, iyi insanlar var. Muhafazakar demokratlar var. Hepimiz gibi inançlı insanlar var. Ve hiç ayrım yapmadan Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, göçmeni hep beraber bütün demokratları İstanbul’da İstanbul ittifakına. Türkiye’de Türkiye ittifakına davet ediyoruz.”

İMAMOĞLU: GİZLİ GİZLİ İHALE YAPIYORLAR
İmamoğlu da konuşmasında İstanbul’un muhafızlığını yapmanın en önemli sorumlulukları olduğunu vurgulayarak “İstanbul bunların eline düşerse Allah bu memleketi, bu şehri korusun. Huylu huyundan vazgeçer mi? Vazgeçmez. Bunlara mikrofon uzatılıyor. Ne diyorlar? ‘Milletin gündeminde olmayan bizim gündemimizde olmaz.’ Ne için diyorlar? Kanal İstanbul için diyorlar. Ama bunlar gizli gizli ihale yapıp bir yandan Kanal İstanbul’da yol yürümeye çalışıyorlar. Bunlar gizli kapaklı ihaleler yapmaya devam etsinler. Ama bu millet gizli kapaklı değil açık açık bunlara demokrasi dersini 31 Mart’ta demokrasi şamarı gibi vuracak yüzüne” dedi.
“1000 KERE ALDATIP BİR KEZ SEÇİM KAZANMAK İSTERLER”
İmamoğlu, ‘Liyakat partizanlığı yensin’ diye çalıştıklarını vurgulayan İmamoğlu, bunun için kent lokantaları, kreşler açtıklarını, Kanal İstanbul gibi bir felaketin bu şehrin başına gelmemesi için çalıştıklarını söyledi. İmamoğlu “İnsanları bir kez bile aldatacağıma 10 tane, 100 tane seçim kaybederim kardeşim. Ama bunlar insanları 1000 kere aldatıp, bir kez seçim kazanmak isterler. Her türlü kılığa girerler. Her türlü kötülüğü yapmaya gayret ederler. Yalanı, dolanı, iftirayı işin içine katarlar. Ama bu millet aldanmaz kardeşim. Bu millet aldanmayacak” diye konuştu.

“130 DOLAR NERE, 6 DOLAR NERE?”
“Beka meselesi sayılacak çok sorunu var ülkenin” diyen İmamoğlu, özetle şunları söyledi:
* “Ekonomik sorunu var; doğru mu? Enflasyon almış başını gidiyor; doğru mu? Emeklilerimiz çok sıkıntıda; doğru mu? ‘Aç’ diyor. Aç, haklı. Biz, Kent Lokantasını bu şehrin her noktasını açacaktık zaten. Devam ediyoruz. Ama artık Kent Lokantası, vallahi billahi insanlarımızın açlığını ya da bir lokantaya gidemeyişini, bir öğle yemeği yiyemeyişini bile karşılaması noktasında önemli bir proje oldu. Beykoz’a da Kent Lokantası geliyor. Hiç merak etmeyin. Bakın; hayat pahalılığı… En büyük paramız 200 lira değil mi? 200 lirayı, 14 sene önce bu hükümet çıkardı. 14 sene önce 200 lira, 130 dolar yapıyordu. Dün akşam arkadaşlarım, raporunu çıkarttılar. Şu anda 6,5 dolar yapıyor. Öğlene doğru arkadaşım beni aradı, ‘Başkanım, belki de bugün 6 dolara düşecek’ dedi. 130 dolar nere, 6 dolar nere? Hani bunu diyordu ya ‘Nereden nereye.’ Nereden nereye!
“200 LİRA İLK ÇIKTIĞINDA, 500 EKMEK ALIYORDU”
* Bakın bir gerçek daha söyleyeyim size. Değer kaybı, yüzde 1200’den fazla. Bakın en güçlü değer kaybını söylüyorum size. 200 lira ilk çıktığında, 500 ekmek alıyordu. Doğru mu? Şu anda 50 ekmek alabiliyor, 50 ekmek. 500 ekmek… 50 ekmek… 200 lira, 41 kilo tavuk alıyordu. Şimdi 1,5 kilo tavuk alamıyor. Belki de 1 kilo. İşte biz bu yüzden, İstanbul’da sosyal yardımları 6 kat arttırdık. Diyorlardı ya, ‘Yardımları bunlar gelince keserler. Biz 6 katına çıkarttık. Anne Kart’ı biz çıkarttık. Halk Süt’ü biz dağıttık. Anne Kart, tam 650 bin annenin cebinde var. Helali hoş olsun. Onlar annelerimizin hakkı. Kreşlerimizi açtık. Onun için yeni dönemde bu tür yardımlarımızı ve desteklerimizi arttırmaya devam edeceğiz. Bakın 100 bin öğrenciye üniversite bursu verdik. Şimdi bu Eylül ayından itibaren, 100 bin öğrenciye tam 15’er bin lira burs vereceğiz. Yeni dönemde öğrenci yurt sayımızı, tam 15 bin kişi kapasiteye biz çıkaracağız.”

“1 MART TEZKERESİNİN GÖRÜŞÜLDÜĞÜ KAPALI OTURUMUN TUTANAKLARINI YAYINLAYIN”
1 Mart tezkeresinin TBMM’de reddedilme süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Günaydın, şunları söyledi:
* “CHP’nin oyları bu tezkereyi reddettirmek için yeterli değildi. Peki kimler bu tezkerenin geçmesi için özel bir gayret içerisindeydi? Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül öyleydi. AKP içerisinde bazı milletvekillerinin bizimle beraber hayır oyu kullanması gerekiyordu ki bu tezkere geçmesin. Bursa Milletvekili ve AKP Genel Başkanı Ertuğrul Yalçınbayır, hayır dedi. Zeki Ergezen’e, Bayındırlık Bakanı’yken hayır demişti, selam olsun.
* Mehmet Aydın, AKP’nin bakanıyken hayır demişti, selam olsun. Bir daha bu insanlar bırakın bakan edilmeyi, milletvekili dahi yapılmadılar. Suçları neydi? Amerika’nın çıkarına AKP ile iş birliği yapmamak ve evet dememek. Birisi Recep Tayyip Erdoğan’ı anti-emperyalist, anti-Amerikancı olarak tanımlarsa 1 Mart 2003 tarihine geri dönsün. Aradan 21 yıl geçti, o gün bir kapalı oturum yapıldı. Bu kapalı oturumun tutanakları neden yayınlanmıyor hala? Yayınlayın, kim ne söz söylemiş hep beraber görelim. AKP’nin karşı çıkışıyla bu tutanaklar açıklanmıyor. Açıkladığı gün bugün hamaset yapanların aslında emperyalist çıkarlara hizmet etme konusunda ne kadar tereddütsüz olduklarını göreceğiz.”
“AYM’NİN İPTAL ETTİĞİ CBK’LARI DA BİR GECE YARISI MECLİS’TEN GEÇİRMEYE ÇALIŞACAKLAR”
Anayasa Mahkemesi’nin 27-28 Şubat’ta Resmi Gazete’de yayımlanan bazı Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine (CBK) yönelik iptal kararlarına ilişkin de konuşan Günaydın, sözlerine şöyle devam etti:
* “Türkiye’nin ilk ve en önemli CBK’sına karşı CHP AYM’ye gidiyor, AYM bunu 5,5 yıl inceliyor, sonra da Anayasa’ya aykırı olduğunu fark ediyor ve iptal kararını veriyor. Ne kadar sonra Resmi Gazete’de yayınlanıyor biliyor musunuz AYM kararı, tam 4 ay sonra; 27 Şubat 2024 tarihinde. Bunun neresini makul, hukuka uygun değerlendireyim? Bu karar yayınlandığı tarihten 9 ay sonra yürürlüğe girer diyor, bu 9 ay aslında idarenin yeni bir düzenleme yapması için kendisine tanınan süredir.
* Şöyle bir işlevi vardır, Anayasa’ya aykırı olan bu hükümlerin tamamını 9 ay boyunca tepe tepe kullanma hakkına ve yetkisine sahipsin. Bir hukuk devletinde bu iptalden sonra TBMM’nin derhal bunlara yönelik vaziyet alarak AYM kararına uygun bir düzenleme yapması lazım. Bugün görüşülmekte olan yargı paketinde gördüğümüz gibi onu da noktasına, virgülüne dokunmadan bir gece yarısı Meclis’ten geçirmeye çalışacaklar. Bunun adı da hukuk olacak.”
“MECLİS’İ ÇALIŞTIRMAMAYA YÖNELİK ÇABANIZ BİZİM DUVARLARIMIZA VURACAKTIR VE GERİ DÖNECEKTİR”
2 gündür TBMM Genel Kurulu’nda yapılan yargı paketi görüşmelerine dair süreci de aktaran Günaydın, şunları dile getirdi:
* “Bunu bir dayatma ile yapmaya çalıştıkları için biz de Meclis’te İçtüzük’ten kaynaklanan haklarımızı kullanıyoruz. Bununla herkesi terörist olarak yaftalamak haklarını ellerinde tutuyorlar. AYM’nin iptal kararına karşın virgülüne dokunmadan aynı düzenlemeyi yasa konusu yapmaya çalışıyorlar. TMSF’nin kayyum olarak atadıklarına idari, mali, hukuki özerklik kazandırmak istiyorlar. Emeklilere yönelik de 3 bin lira gibi acınaklı bir ikramiye düzenlemesini getirmeye gayret ediyorlar.
* CHP olarak biz burada milletvekili arkadaşlarımızla büyük bir kararlılıkla duruyoruz. CHP’nin 25 milletvekili buradadır, geriye kalan milletvekillerinin tamamı sahada vatandaşlarımızın dertlerini çözmek için gayret etmektedir. AKP’nin de 200 milletvekili Meclis’te çakılı durumdadır. Kulise sandalyeler koydular oturdular. Odalarına gidiyorlar, yoklama istiyoruz yoklamaya zamanında yetişmiyorlar. Bu hem gayriciddi hem de zavallı bir durumdur. TBMM’nin onurunu hiç kimseye çiğnetmeyeceğiz. Meclis’i çalıştırmamaya yönelik çabanız bizim duvarlarımıza vuracaktır ve geri dönecektir.”
“EMEKLİYE PARAN YOKSA ANAGOLD’UN 7.2 MİLYON DOLARLIK VERGİ BORCUNU NİYE SİLDİN?”
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Günaydın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin emekli maaşlarına yönelik açıklamasına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
* “Biz bu filmi daha evvel görmemiş miydik? Bu iyi polis kötü polis oyununu bu memleket çok açık olarak gördü. Erdoğan’ın itiraf ettiği birkaç şey var; 21 yıl sonra Hazine’nin tam takır olduğunu ve emeklisine insan onuruna yakışır maaş veremeyeceğini ifade ediyor. Çok tehlikeli, sınıfları, kesimleri, insanları birbirine düşürecek açıklama yapıyor. Diyor ki emekliye, ‘Sana para verirsem, memurun maaşından kesmek zorunda kalacağım’. Bir süre polis diyecek ki benim maaşımdan kesme emekliye verme. Bir emekli protesto yürüyüşünde polisin tutumu buna göre şekillenecek… Bana gözleri dolarak anlatıyor adam. Bir ekmek arası döneri yemeyeli yıllar oldu diyor.
* Bir ekmek arası döner hasretiyle yaşayan emekliden bahsediyoruz ve ona Cumhurbaşkanı çıkmış üst perdeden sana bu maaşı artırama param yok diyor. Senin paran yoksa Anagold’un 7.2 milyon dolarlık vergi borcunu niye sildin? Kur korumalı mevduata bu memleket 800 milyar lira gömdü. Zenginin parasını büyütmesi için 800 milyar lirayı, Merkez Bankası’ndan ve Hazine’den veriyoruz. Ama emeklinin maaşına zam gerekince ‘Bunu yapmamız mümkün değil. Ancak polis maaşından kesmemiz lazım’ diyorsunuz. Bu acınaklı bir tutumdur, Türkiye’de vatandaş bunu değerlendiriyor, 31 Mart’a 30 gün var.”
“3 TANE PLAKAM VAR, BUNLARI TAHSİS ETMEK HAKKIM VAR”
Günaydın, AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek’in, İBB’nin aracını sekreterine kullandırdığı iddiasına ilişkin soruya da “Bu Osman Gökçek’in iftirasıdır bu. İBB’nin aracını almışım, sekreterime kullandırıyormuşum. Gerçek ne; sekreterim dediği kişi Kadriye Kasapoğlu, İBB’nin Özel Kalem Müdürü. Benim sekreterim yok birincisi yalan. İkincisi, İBB’nin aracını ben kullanıyormuşum ve ben aracı ona tahsis etmişim. Araç, İBB’nin aracı, konunun benimle alakası yok. Benden ricaları nedir? Konvoyda Ekrem Bey’i takip ederken özel kalem müdürü, sürekli trafik cezaları yiyor ve bunları ödemek zorunda kalıyorlar. Plaka korumalarınızdan bir tanesini verebilir misiniz dediler. Ben plaka korumamı arsıza, hırsıza, mafya liderine vermemişim. Benden bunu rica eden uzun zamandandır tanıdığım İBB’nin Özel Kalem Müdürü’ne tahsis etmişim. 3 tane plakam var, bunları tahsis etmek hakkım var. Bunu benimle bağlantılandıranlar ABB’nin aracını, ABB Başkanlığı’nı kaybettikten sonra utanmadan yıllarca kullananlardır, ABB lojmanını utanmadan yıllarca işgal edenlerdir. Ankara’yı parsel parsel satanlardır” cevabını verdi.
]]>Erdoğan’ın kararıyla geçtiğimiz ay en düşük emekli aylığı 7 bin 500 liradan 10 bin liraya yükseltilmişti. Buna göre, kök aylıklarda yüzde 49,28 oranında artışa gidilse de en düşük emekli aylığının artış oranı yüzde 33 seviyesinde oldu. Bu rakam enflasyonun çok altında kaldı.
Ancak en düşük emekli maaşı olan 10 bin TL, ülkedeki pahalılık ortamında temel ihtiyaçları karşımalaya dahi yetmiyor.
Emekli aylıklarındaki seviyenin çok düşük olduğunu Cumhurbaşkanı Erdoğan da itiraf etse de bütçede emeklilere ayrılacak yeterli kaynak olmadığını söyleyerek hükümetin ‘sırtında yumurta küfesi’ taşıdığını savunuyor..
Türk-İş, ocak ayında açlık sınırının 16 bin 257 TL’ye, yoksulluk sınırının da 52 bin 955 TL’ye yükseldiğini açıklamıştı. Milyonlarca emekli, açlık sınırının yüzde 60’ı, yoksulluk sınırının yüzde 18’i oranında aylıkla geçinmeye çalışıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da, “En düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendi ve ailesi için harcayan vatandaş için elbette yeterli değil” sözleri ile emekli maaşlarının düşük olduğunu belirtmişti.
EMEKLİYE YETERLİ BÜTÇE YOK MU?
Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göre, eğitime, sağlığa tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini emeklilere aktarmak dahi emekli maaşında gereken artışı sağlamaya yetmiyor.
Peki Türkiye’nin bütçesinde emeklilere gerekli kaynağı ayırmak için yeterli para yok mu?
Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Çelik’e göre, Türkyie’nin emeklilere aktarılacak yeterince kaynağı var. Çelik geçmiş yıllarda bütçeden SGK’ya aktarılan oran korunursa kaynağın lafının edilemeyeceği görüşünde.
SGK’YA AYRILAN PAY GERİLEDİ
Çelik’in sosyal medya platformu X’te paylaştığı verilere göre, bütçeden sosyal güvenliğe ve emeklilere ayrılan pay son yıllarda azaltıldı. Uzun yıllar yüzde 15-19 arasında seyreden sosyal güvenliğe bütçeden ayrılan kaynak oranı 2024 yılında önceki yıllardaki seviyenin çok altında kaldı.
Aziz Çelik’in paylaştığı verilere göre SGK’ya bütçeden ayrılan kaynakların toplam bütçeye oranı, 2020 yılında yüzde 20,7, 2021 yılında yüzde 15,7, 2022 yılında yüzde 13,2, 2023 yılında tahmini yüzde 15,9 seviyesinde oldu. Ancak bu oran 2024 yılı hedeflemelerinde yüzde 10,2’ye kadar geriledi.
Çelik’e göre, SGK’ya ayrılan kaynağın geçmiş yıllardaki seviyeye çıkartılması halidne mevcut bütçe büyüklükleri içinde bile en düşük yaşlılık (emekli) aylığının 15 bin TL’ye tamamlanması ve aylıklarda 5 bin TL artış mümkün.

Tablo: Prof. Dr. Aziz Çelik
ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün AKP’nin Kütahya’da düzenlenen mitinginde şunları söylemişti:
“Hiç şüphesiz hayat pahalılığıyla da mücadele ettik. En çok etkilediği kesimlerin başında emeklilerimiz vardır. Her ne kadar emekli maaşlarını bizden önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkarmış olsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor.
En düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendi ve ailesi için harcayan vatandaş için elbette yeterli değil. Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz.
Şimdi birileri çıkıyor emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız bizim ülkemizde halihazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon lira… 10 bin lira eklemek demek, 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir.
Dikkat ediniz mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak, tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor.
Eğitime, sağlığa tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla velhasıl tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz.
Altını tekrar çizerek ifade ediyorum. Burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil, yapılması istenen ilave artışların tutarıdır. Ayrıca seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin de farkındayız.
Sırtında yumurta küfesi taşımayanlar tabii ki istedikleri gibi atıp tutabilirler. Sorumluluk makamında olmayanlar elbette her aklına eseni söyleyebilirler ama milletin ülkeyi ve devleti yönetme görevi verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz, attığımız her adımı en ince detayına kadar hesaplamak zorundayız.”
]]>EMEKLİNİN PARASINI FAİZ YUTTU
Bütçeden faize 2023 yılında tam 675 milyar lira para harcandı. Bu yıl faize bütçeden aktarılacak para ise 1 trilyon 254 milyar lira. Bu para bütün emeklilere 7 bin lira zam yapılması halinde bütçeye gelecek ek yükün tamamını karşılıyor. Bütçeden döviz garantili proje yapan müteahhitlere bu yıl 162 milyar lira akacak. Önümüzdeki 3 yılda aktarılacak para ise 673 milyar lirayı aşacak. Ayrıca kiralanan uçaklara 5.6 milyar, kiralık araçlara 2.9 milyar, temsil ağırlamaya 1.9 milyar, bol keseden harcanan akaryakıta 20 milyar, çeşitli derneklere 1.9 milyar TL, siyasi partilere 6.7 milyar, Diyanet’e 92 milyar TL gidecek. Yazlık ve kışlık saraylara ise bugüne kadar yaklaşık 1.5 milyar lira harcandı.
Bunlara bütçeden para var
■ Faiz ödemelerine 2023’te 675 milyar gitti 2024’te 1 trilyon 250 milyar lira gidecek.
■ Kur Korumalı Mevduatlar için 312 milyar TL ödendi, 800 milyar TL’yi aşması bekleniyor.
■ Garantili projeler için 2024’te 162 milyar lira, 3 yılda 673 milyar lira ödenecek.
■ Kiralanan uçaklara 5.6 milyar TL, araçlara 2.9 milyar TL, toplamda 8.5 milyar TL harcandı.
■ Çeşitli dernek ve vakıflara 1.9 milyar TL’lik kaynak tahsis edildi.
■ Diyanet İşleri Başkanlığı’na 92 milyar lira ödenek verildi.
■ Somali’ye 31 milyar TL hibe yapıldı. Afganistan’a 16 yılda 50 milyar TL kaynak aktarıldı.
■ Kışlık saraylara 1.2 milyar harcanacak. Yazlık saraylara 725 milyon TL gitti. Toplam 1.9 milyar lira.
■ Suriyeli sığınmacılar için toplam 50 milyar dolar (1 trilyon 550 milyar TL) harcandı.
■ Uzay yolculuğu için yaklaşık 55 milyon dolar (1.7 milyar lira) harcandı.
■ İşverene SGK desteği olarak 81.6 milyar TL’lik kaynak aktarıldı.

Bütçeden SGK’ya 850 milyar lira gitti
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) verilerine göre, 2023’ün Ocak-Aralık döneminde bütçeden SGK’ya 850 milyar TL aktarıldı. Bütçeden SGK’ya destek 2022’de 389 milyar liraydı. Seçim için EYT’lilere emeklilik hakkı verilince SGK’nın bütçeye yükü de ikiye katlandı. 2023 yılı Ocak-Kasım itibarıyla SGK 1.3 trilyon prim topladı, 1 trilyon 276 milyar TL emekli aylığı ödedi. Ayrıca sağlık harcaması 495 milyar lira oldu. Gelirleri 1 trilyon 966 milyar, giderleri 2 trilyon 7 milyar olan SGK, 2023’ün 11 ayında sadece 41.5 milyar TL açık verdi.
]]>“GÜL GİBİ GEÇİNDİĞİMİZ GÜNLERDEN BUGÜNLERE GELDİK”
İmamoğlu, halk buluşmasında yaptığı konuşmada şunları söyledi:
* “Hiçbir zaman ‘bize oy vermezseniz gününüzü görürsünüz’ kimseye demedik. Allah’a şükürler olsun. Biz meseleyi sadece oy veren, vermeyen meselesine asla indirgemedik. Bunu da yapmayacağız.
* Ben Ekrem olarak böyle bir ayrımcılığı yapamam ki. Ben öyle bir ailede büyüdüm ki biraz bahsedeyim. Benim rahmetli dedem Adalet Partiliydi. Bir kardeşi Milli Selamet Partiliydi. Sonra amcam Milliyetçi Hareket Partiliydi. Babam Anavatan Partisi’nin kurucularından, siyaset yaptı. Aynı zamanda benim anneanne tarafım, dedem tarafı, bütün dayılarım Cumhuriyet Halk Partiliydi. Benim ve böyle bir ailede büyüdüm. Vallahi benim ailemde kimse birbirine vatan haini demedi. Birbirine kötü demedi, birbiriyle kavga etmedi. Dostluk, barış ve huzur içerisinde insanlar geçindi gitti. Gül gibi geçindiğimiz o dönemden bugünlere geldik.
“BU MİLLET SANA GÜNÜNÜ GÖSTERİR”
* Siyaset şuna evrildi. Bugünün iktidarı şuna evrildi. Senden, benden olanlar. Benden sen varsın. Başka taraftansan bertarafsın. Yani ‘tarafını seç’ diyor. Bugünün iktidarı, bu ülkenin güzelim insanlarına reva görmeye Çalışıyor. Bu millet bunu yemez kardeşim. Bak bu millete sıkıntı çektirirsin. Bu milletin kalbini burkarsın. Bu milleti üzersin. Bu millete zaman kaybettirirsin ama eninde sonunda bu millet sana gününü gösterir kardeşim.
“EMEKLİLER KUYRUKTA”
* Esas meseleleri ıskalıyoruz. Açıkçası bugün en fazla aklıma gelen şey emeklilerle ilgili sıkıntılar. Farklı alanlarda ülkesine hizmet etti. Farklı alanlarda helalinden ekmeğini evine getirip çoluğunu çocuğunu yetiştirdi. Peki bugün yaş almış abilerim, ablalarım 2-3 lira ucuz diye Halk Ekmek’te kuyruğa giriyor mu? Peki benim emekli abilerim, ablalarım artık benden her gittiğim yerde istiyorlar,, haklılar ve yapacağım da. Kent lokantalarının önünde kuyruğa giriyorlar mı? Evet.
“16 MİLYON EMEKLİYE CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK ZULMÜNÜ ÇEKTİRİYORLAR”
* Eskiden paranın değeri vardı. Emekli primiyle ev aldıklarının hikayelerini anlatıyorlar. Bugün düştükleri duruma isyan ediyorlar. Ne yazık ki bu hükümet 16 milyon emeklimize cumhuriyet tarihinin en büyük zulmünü çektiriyor. Türkiye’de yaşam, ne yazık ki emek emeklilerimize cehennem oldu.
CUMHURBAŞKANI’NA EMEKLİ TEPKİSİ: SIRTINIZI DÖNÜYORSUNUZ
* Onlar şöyle düşünüyorlardı; ‘Seçim yakın gene bu hükümet bir şeyi düşünür. Emeklimize bir şeyler verir’. Öyle düşünmüş olabilir emeklilerimiz. Ama umut, dün yandı küt bitti kül oldu. Dün ne dedi Sayın Cumhurbaşkanı? ‘Birileri emekli maaşına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen zam isteyerek emeklilerimizi tahrik ediyor’ dedi.10 bin lira maaşla emekli bu ülkede yaşayabilir mi? Emekli, herhangi bir şehrinde bu ülkenin yaşayabilir mi? Emekli ‘perişanız bize yardımcı ol’ diyor. Ve bu insanlar senden medet umuyor. Siz ise emekliye sırtınızı dönüyorsunuz.
“BU MİLLET YEMEZ KARDEŞİM”
* Ben bundan niye bahsediyorum biliyor musunuz? Emekli meselesini, ekonomi meselesini, sözüm ona bunlar unutturacaklar. Üç haneli enflasyonu unutturacaklar. Geçinemeyen insanlarımızın ekonomik sıkıntılarını unutturacaklar. Ondan sonra da dönecekler; ‘Benden değilse bitarafsın. Benden değilsen teröristsin, osun, busun’ diyecekler. Bu millet de yiyecek. Yemez kardeşim yemez.
* Diyor ki; ‘Eğer emekliye 7 lira verirsem, 1.4 trilyon, 10 bin lira verirsem 1.9 trilyon yük gelir’ diyor. Bakın bütçeye yük gelir diyor. Doğru. Peki ben size bütçeye gelen yükle ilgili bir hatırlatma yapayım. Kaç yıl önce mültecilere 40 milyar dolar harcadım dedi. Peki o yük olmadı. O günden bugüne de dört yıl geçti. Dört yılda daha ne kadar harcadı onu da bilmiyoruz.
“SARAYI MI SÖYLESEM BAŞKA ŞEYLERİ Mİ SÖYLESEM”
* Yahu kardeşim bütçeye o kadar yük olan şey var ki. Bakın Sarayı’nı mı söylesem başka şeyleri mi söylesem. Onlara girmeyeceğim. Onlar işin, bu kötü sayfasını, siyasetin kirli sayfalarını açmaya çalıştıkça ben bu kötü yönettikleri ülkenin ekonomisini, ülkenin eğitimini, ülkenin mülteci sorununu suratlarına vurmaya devam edeceğim kardeşim.
“MİLLETİNE SIRTINI DÖNERSEN…”
* Bütçeye yük olurmuş. Bütçe kimin? Bu ülkenin emeklisinin, işçisinin, emekçisinin, çocuğunun, kadınının, gencinin, annesinin. Bu ülkenin bütçesi, bu milletin bütçesi. Ama eğer sen milletine sırtını dönersen, milletinin ne hissettiğini anlayamazsın bile. O bakımdan o kadar maliyetler, kötü ekonomi yönetiminin o kadar kötü yönetilen örneğin kur korumalı mevduatla milyarlarca dolarlık kasasından, bütçesinden çıkan paraları anlatırım. Burada saatleri alır. Ama buraya girmeyeceğim. Bu zihniyetin, bu aklın seçimde oy almak için her şey mübahtır diyen aklın bu topraklardan sökülüp atılması lazım.
* Bu zihniyet öyle bir yere evrildi ki; İstanbul onun zannediyor. Bu memleket onun zannediyor. Bütçedeki paralar bile onun zannediyor. Allah’ın ne diyeyim? Milletin parasını millete veriyorum. Vermeye de devam edeceğiz. Yeter ki kalbim milletinin refahı için çarpsın. Milletine vereceğin her kuruşu yük olarak gören bir anlayışa Allah akıl versin. Allah onu ıslah etsin.
* Bizi belki yıldırmaya çalıştılar ama yıldıramazlar. Bu kardeşiniz yılmaz. Şairin var ya güzel sözü; ‘Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım.’ Ben yılmam, yıldırırım. İstanbul’da 5 yılda rakibimin dediği gibi yüzde 87’sini taahhütlerimin yerine getirdim. Biz İstanbul İttifakı’nın oyuna talibiz. Ne yapacağız biliyor musunuz? İstanbul’a asla ve asla ihanet etmelerine müsaade etmeyeceğiz. Onların hayali olan Kanal İstanbul’u onlara yaptırmayacağız. Onlara bakmayın şimdi sustuklarına. Ağızlarına bile almıyorlar. Ama onların niyetini biz biliyoruz.”
]]>1 LİRADAN 42 LİRAYA
Ülke derin bir yoksullukla mücadele ederken Türk Lirası, diğer para birimleri karşısında her geçen gün erimeye devam ediyor. Ahmet Çakmak adlı esnafın 4 Nisan 2001 günü, ekonomik krizi protesto için Başbakanlık binası önünde Bülent Ecevit’e yazarkasa atması, 2001 krizinin simge anlarından biri olmuştu. Yazarkasa fırlatılmasının ardından geçen 23 yılda, Türkiye ekonomisi birçok barometrede daha da geriye gitti. 2001’de dolar 1.22 liraydı. Bugün ise 31.14 lira oldu. O gün 210 liralık emekli maaşıyla 1.750 ekmek alınırken, bugün 10 bin liralık emekli maaşı ile 1.250 ekmek alınabiliyor. Benzinin litresi 1.24 liraydı, bugün ise 40.46 lira oldu. Motorin ise 1 liradan, 42 liraya çıktı. O dönem beyaz peynirin kilogram fiyatı 3.39 liraydı bugün en ucuzu 325 liradan satılıyor. Kıyma ise 4 liradan 350 liraya yükseldi. Gram altında da benzer bir durum yaşanıyor. 2001 yılında emekli maaşıyla 20.6 gram altın alınırken, şimdi ancak 4.9 gram altın alınabiliyor. Emeklinin 15.7 gram altını yıllar içerisinde eridi. Ayrıca 23 yılda emeklinin sofrasından 101 litre ayçiçek yağı, 31 kilogram beyaz peyniri ve 93.2 kilogram pirinci de eksildi.
‘Bugün tülbent atsa tutuklanır’
2001 krizinde vatandaşlar, siyasetçileri rahat bir şekilde protesto edebiliyordu. Ancak 23 yılda özgürlük anlamında da geriye gittik. CHP Lideri Özgür Özel, geçen ay SÖZCÜ’ye verdiği röportajda “2001’de bir esnaf ekonomik krizi protesto için Başbakanlık önünde Bülent Ecevit’e yazarkasa attı. Ekonomik krizden bunalan esnaf o gün tepkisini böyle dile getirdi. Hakkında yasalar gereği normal hukuki işlem yapıldı. Şimdi hukuk sistemi de çıkmazda. Bugün değil yazarkasa, tülbent atsan tutuklanırsın” demişti.
2001’de Ecevit’e yazarkasa atmıştı

2001’de iflas ettiği için Ecevit’e yazar kasa fırlatan esnaf Ahmet Çakmak şimdi 58 yaşında. Emekli olarak yaşamını sürdürüyor.
O ŞİMDİ EMEKLİ
2001 ekonomik krizi sırasında Ahmet Çakmak isimli esnaf 4 Nisan 2001 günü Ankara Kızılay’daki Başbakanlık binası önüne gelmiş ve Başbakan Bülent Ecevit binadan çıkarken elindeki yazarkasayı “Sayın Başbakanım al, ben bir esnafım” diye bağırarak fırlatmıştı. Yazarkasa Ecevit’in yakınına düşüp parçalanmıştı. Kantin görevlisi zannedilen ve eylem öncesi engelle karşılaşmayan Çakmak, “Huzur bozmak” suçundan bugünün parası ile 47 lira para cezası verilip serbest bırakıldı. Ecevit’e yazar kasa atan Ahmet Çakmak, yazarkasa attığı tarihte 35 yaşında evli ve iki çocuk babasıydı. 2001 yılında çiçekçilik ve kahvehanecilik yapan Çakmak, borçlarından dolayı iflas edince yazarkasa eylemi gerçekleştirdiğini söylemişti. Ardından 2009 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde önce işçi olarak göreve başladı, sonra memur oldu. Şu anda Çakmak, 58 yaşında ve emekli olarak hayatını sürdürüyor.

Şimdiki kriz, milyonlarca dar gelirliyi perişan etti. Çok az ya da hiç geliri olmayanlar market önlerindeki konteynerlerden çürük gıdaları topluyor. Bunların sayısı her geçen gün artıyor. Bu görüntü Ankara Mamak’ta çekildi…
Vatandaş çöpten yiyecek topluyor
TÜRKİYE 2018’den bu yana krizden krize sürüklenirken vatandaşların içinde bulunduğu yoksulluk her geçen derinleşiyor. Hayat pahalılığı milyonlarca vatandaşı etkilemeye devam ediyor. Artan yoksulluğu özetleyen görüntüler dün Ankara Mamak’ta çekildi. Ankara Mamak’ta bir yurttaşın, yiyecek bir şey bulabilmek için çürük meyve ve sebzeleri çöp konteynerinden çıkarttığı görüldü. Bu yürek yakan tablo, halkın yaşadığı ekonomik zorlukları bir kez daha gözler önüne serdi. Görüntüleri izleyenler, “2024’te vatandaş çöpten yiyecek topluyor” değerlendirmesini yaptı.
]]>“İnsanca yaşamak istiyoruz” yazılı pankart açan emekliler, “Mezarda emeklilik istemiyoruz”, “AKP’den hesabı emekliler soracak” sloganları attı.
“EMEKLİLER AÇLIĞA VE SEFALETE MAHKUM EDİLDİ”
Ortak basın açıklamasını okuyan EYT ve Emekliler Federasyonu Başkanı Arzu Lastikçi, 10 bin liralık emekli maaşıyla milyonlarca emeklinin açlığa ve sefalete mahkum edildiğini belirterek, “Emekli maaşı kiraya yetmiyor. Elektrik ve doğalgaz faturaları ödenemez miktarlara ulaşıyor. Emeklinin mutfağı alev alev yanıyor. Milyonlarca emekli açlık sınırının altında yaşıyor. Maaşı yetmediği için günlük gıda harcamalarını tüketici kredisi ve kredi kartıyla karşılamak zorunda kalan emekliler, banka kuyruklarında yaşam savaşı veriyor.” dedi.
“BOŞ LAFLARLA KARIN DOYMUYOR”
İktidarın emeklileri oyaladığını söyleyen Lastikçi, şöyle devam etti:
* “Emekliler böylesine ağır ve zor şartlar altında yaşamaya çalışırken, milyonlarca emeklinin oyunu alarak işbaşına gelen siyasi iktidar, devlet bütçesinden karşıladığı üçer beşer maaş ve huzur hakkı ödemeleriyle yandaşlarına, dost ve akrabalarına ulufe dağıtıyor. İnsanca yaşanacak maaş isteyen milyonlarca emekliye sıra geldiğinde ise; ‘bütçe imkânlarını araştırıyoruz, biraz daha sabredin. Emeklilerimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz inşallah’ diye aylardan beri oyalıyor. ‘2024 yılını emekliler yılı ilan ettik, Temmuz ayında emekli maaşlarını eşitleyeceğiz’ diyerek, emeklilerin umutlarını ve hayallerini seçim malzemesi olarak kullanmak istiyor. Oysa görünen köy kılavuz istemez. Rakamlar ve gerçekler ortada. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Boş laflarla karın doymuyor.”
“HÜKUMET EMEKLİLERİ DİLENCİ GİBİ GÖRMEKTEN DERHAL VAZGEÇMELİDİR”
“Hükumet, emeklileri dilenci gibi görmekten derhal vazgeçmelidir” diyen Lastikçi, “Yıllarca çalışan, vergi ve sigorta primi ödeyen emekliler sadaka değil, emeğinin ve alın terinin karşılığını istiyor! İnsanca yaşamak emeklilerin hakkı değil mi? Artık yeter! Devlet bütçesi ve maliye hazinesi, dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç holding patronu ve müteahhit için değil, milyonlarca yoksul emekli için harcansın” ifadelerini kullandı.
TALEPLERİNİ SIRALADILAR
Açıklamanın son kısmında hükümete ve TBMM’ye seslenen emekliler, “İnsanca yaşanacak maaş istiyoruz” diyerek taleplerini şu şekilde sıraladı:
* “Halen 10 bin lira olarak ödenmekte olan en düşük emekli maaşı başta olmak üzere tüm emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarına Ocak ayından itibaren geçerli olmak üzere 12 bin lira seyyanen ek zam yapılsın.
* Tüm emeklilerle dul ve yetim aylığı alanlara, yılda dört defa asgari ücret tutarında ikramiye ödensin. İkramiye ödemelerinde, çalışan emekli, çalışmayan emekli, özel sandık emeklisi şeklindeki ayrımcı, adaletsiz ve haksız uygulamaya derhal son verilsin. Bankalar Kanununda yer alan 58. Madde acilen değiştirilerek, TBMM’de Ek Torba yasa teklifi ile ‘Özel sandık emeklileri de ikramiye ödemelerinden yararlanır’ şeklinde kanuna ilave edilsin.
* İntibak Yasası acilen çıkarılsın. Aylık Bağlama Oranları yeniden yüzde 70’e yükseltilsin. 3 Mart 2023 tarih ve 7438 sayılı EYT kanununa rağmen hâlâ emekli olamayan EYT’li emekçilerin yaşadığı mağduriyetlerin tamamen ortadan kaldırılması için, eksik bırakılan tüm hakları kapsayacak şekilde EYT Kanunu yeniden düzenlensin.
* Bağkur kapsamı altında, tescil, prim eşitleme ve ihya mağduriyetlerinin giderilmesi, mevcut emeklilik sistemi, Ülkemiz şartlarına uygun değil. Mezarda Emeklilik istemiyoruz. Emeklilik yaşı ve prim ödeme gün sayısı düşürülsün.
* Ağır işlerde çalışanlara yıpranma payı ve erken emeklilik hakkı tanınsın. Staj süreleri ve çıraklık sigortası SGK başlangıcı sayılsın.
* Emekli maaşlarının, TÜİK’in açıkladığı sahte enflasyon oranlarına göre, hükûmet tarafından tek yanlı olarak belirlenmesi uygulamasına son verilsin. Emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarının toplu sözleşme yoluyla belirlenmesi için, “Emekli Sendikaları Kanunu” çıkarılsın.
* Herkes için eşit, nitelikli, parasız ve ulaşılabilir sağlık hizmeti ilkesine göre, emekli maaşlarından yapılan tüm sağlık kesintileri iptal edilsin. Konut sahibi olmayan Emeklilere TOKİ tarafından Sosyal Konut projelerinin hayata geçirilsin. Ülkenin gelişme hızından Emeklilere % 100 pay verilsin.
* Emekli yurttaşlara hak ettikleri saygı gösterilsin. Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma ihtiyacı olan emekli ve yaşlı Vatandaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında 4a, 4b ve 4c olarak ayrıştırılan işçi, memur, esnaf ve çiftçi emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarındaki eşitsizlik ve adaletsizlik giderilsin.”
]]>Yavaş, 10 yıl Beypazarı’nda belediye başkanlığı yaptığını belirterek şunları söyledi;
*10 yıl boyunca Beypazarı’nı Ankara’ya tanıtıp hem kent kültürümüzü koruduk hem de burada yaşayan insanlarımıza turizmle ilgili yeni bir ekmek kapısı açtık. Binlerce insan şu anda bu işten ekmek yiyor. İnşallah daha da arttıracağız.
*Beypazarı’nda görev yaparken binin üzerinde kaymakam, belediye başkanı, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelip, ‘Bu iş nasıl başarıldı’ diye burada inceleme yaptı. Tabii ki bu projeleri gerçekleştirirken Beypazarı halkının yanımızda olması, en büyük gücümüzdü.
*Onlara anlattık. ‘Sizler de kendi ilinizde, ilçenizde kültürünüzü koruyup, turizme açabilirsiniz’ diyerek örnek olduk. Dönüp baktığınızda akılda kalan en önemli eser, budur. Ankara’dakiler, hala anlamadı.
*Hatırlarsınız; Ankara’dan gelen buradan geçip, Nallıhan’a giden çift yolu yaptık. Şimdi hatırlayan var mı? Hiç önemli değil ki. Bunlar zaten Fen İşleri Dairesi’nin bile yapacağı hizmetler. Asıl hizmet o değil.
*İnsanları ayırmayacaksın, herkesi kucaklayacaksın, herkesin fikrine saygı duyacaksın. Ondan sonra Beypazarı’nın gelişimi ne yönde olacaksa ona karar verip, uygulayacaksın. İşte, beton ve plastik görmek isteyenler, Beypazarı’ndaki bu turizmle alakalı kalkınmayı asla anlayamıyor. Ankara’da hala gözleri betonda, plastikte. En az onlar kadar Ankara’nın her yerine asfalt yaptık.
“142 KİLOMETRE YENİ İÇME SUYU HATTI YAPILDI”
*Bütün harcamalarımız Ankara halkı için. Ne yurt dışından bitki getiriyoruz ne de ‘Proje yapıyorum’ adı altında hiç kimsenin yararına olmayan harcama yapıyoruz. Bugüne kadar Beypazarı’nda Aile Yaşam Merkezi, e-Spor Merkezi, 2 adet sera yaptık.
*Burada 30 milyon fide üretiyoruz. Bütün Ankara’ya buradan yayılıyor. Bir müjdem de şu; Engelli ve Yaşlı Bakımevi, projesi bitmek üzere. Biliyorsunuz benim dönemimde başlamıştı.
*Harmancık mevkisinden su geliyordu. Arıtma yapıldı şimdi; ama sonuçta yerin altındaki kuyulardan geliyor. Bu ilanihaye devam edecek değil. Beypazarı’nın 10 yıl, 20 yıl sonrasını düşünerek, bugün Çamlıdere’den hem Güdül’e hem Ayaş’a hem Beypazarı’na su getirme projesi, önümüzdeki günlerde ihaleye çıkıyor.
*57 mahallede asbestli su boruları yenilendi. 142 kilometre yeni içme suyu hattı yapıldı. Arıtma tesisi yapıldı. Şu bildiğimiz meşhur Uşakgöl suyumuz var. Onu da dünyaya tanıtmamız lazım. Seymen Su Fabrikamız da ihalesini yaptı. İnşallah bundan sonra bütün Türkiye, Uşakgöl sularını içecek ve en az 100 kişi orada çalışacak.
“KREDİBİLİTESİ EN YÜKSEK BELEDİYE ANKARA”
AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Turgut Altınok’un, önceki gün Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bütün şirketlerinin batık olduğu yönündeki açıklamasına yanıt veren Yavaş, şöyle konuştu:
“Şu anda Amerika’nın, Türkiye’de büyükşehir belediyelerinin kredibilitesini ölçen ‘Fitch’ diye bir kuruluşu var. Bunların yaptığı ölçüme göre; Türkiye’deki büyükşehirlerin içerisinde kredibilite olarak en yüksek olan Ankara Büyükşehir Belediyesi. Batık bir belediye arıyorlarsa, önce kendi belediyelerine bakacaklar. Alacaklarını, borçlarını çıkaracaklar. Gelirimizi de giderimizi de borcumuzu da yayınlıyoruz. Çıkarsınlar herkes görsün, kim daha borçlu? Hangi belediye batıyor?”
Yavaş, Altınok’un başka iktidarın iş başında olması halinde emeklilerin maaş alamayacağı yönündeki ifadesine de “Bir defa bu emeklilere verdiğiniz emekli maaşı, primlerine karşılıktır. Yıllarca prim ödediler de emekli oldular. 2002 yılında emeklinin aldığı maaş asgari ücretin 1,5 katı. Hesap ederseniz; şu an 24-25 bin lira olması gerekiyor. Nerede 10 bin lira, nerede 24 bin lira. Sanki lütuf veriyor. Emekliyi, ekonomiyi bu duruma getiren kim Allah aşkına? Emeklinin ne suçu var” diyerek yanıt verdi.
]]>Akşener’in konuşmasından satır başları:
-Emeklilere, bayram ikramiyesi uygulaması, ilk kez 2018 yılında başlamıştı. İktidar onu da, bizim baskımızla aslında, vermek zorunda kalmıştı.
-2018 yılında, bin lira olan, bayram ikramiyesi enflasyonun, hızlı artışına rağmen 6 yıl içinde, sadece, 2 defa artırıldı ve çıka çıka, 2000 liraya çıkartıldı. Son olarak da önümüzdeki bayramlar için yüzde 50 artışla, 3000 lira yapıldı.
-2018 yılında, emekli bir vatandaşımız bayram ikramiyesiyle, 25 kilo kıyma alabiliyordu. Bugün ise 7 buçuk kilo alabiliyor. Yani, üçte birinden bile az. Mesela 2018 yılında, emekli bir vatandaşımız bayram ikramiyesiyle, 158 litre benzin alabiliyordu. Bugün ise 73 litre alabiliyor. Yani, yarısından bile az.
“EMEKLİNİN BAYRAM İKRAMİYESİ KUŞA DÖNMÜŞ”
-Mesela 2018 yılında, bir emeklinin, bayram ikramiyesi aylık asgari net ücretin, yüzde 62 buçuğuna denk geliyordu. Bugün ise, bu oran asgari ücretin, yüzde 17 buçuğuna düştü. Yani, beşte birinden bile az.
-Durum, böylesine ibretlikken ben de şimdi, buradan sormak istiyorum emeklinin, bayram ikramiyesi, gerçekten artmış mı? Açıkça görüyoruz ki artmamış, tam tersi azalmış, kuşa dönmüş.
-Yani Sayın Erdoğan’ın, “emeklilerin yılı” ilan ettiği, 2024’te; Emeklilerimize yine, çile reva görülmüş emeklilerimize yine, yokluk layık görülmüş. Emeklilerimiz yine, açlığa mahkûm edilmiş.
-Nitekim, bu çerçevede Meclis grubumuz, komisyonda, bir kanun teklifi verdi ve emekli bayram ikramiyesinin 7000 liraya çıkartılmasını önerdi. Ayrıca ben de buradan iktidara bir kez daha, çağrıda bulunuyorum göstermelik zamlar, göstermelik ikramiyeler, göstermelik vaatler yetmez. Emeklilerimizi, daha fazla enflasyona ezdirmeyin ve gerçek bir adım atın!
-Mayıs ayında, söz verdiğiniz ama sözünüzden dönüp, yapmadığınız zammı da, hesaba katarak ocak ayı için, tüm emekli maaşlarına, seyyanen, 11 bin lira zam yapın. Böylece hem, en düşük emekli maaşını, asgari ücret seviyesine, çıkarmış olursunuz hem de, emekli maaşları arasındaki farkı, adil şekilde, korumuş olursunuz. Bunun da yanında kök maaş işinden de, derhal vazgeçin.
Yüksek ücret üzerinden ve yüksek günle prim ödeyenleri, daha fazla cezalandırmayın.
-Sayın Erdoğan, bir seçim dönemi klasiği olarak yine çıkıp, milletimizi, tehdit etmeye başladı. Geçtiğimiz gün Ordu’da, utanmadan çıkıp, dedi ki ‘Bizim olmadığımız, bir büyükşehir belediyesi; Doğal gazı, nasıl getirecek?
-Biz varsak, doğal gaz var. Biz yoksak, doğal gaz yok” Ne diyelim, Allah akıl fikir versin. Aynı ana muhalefet gibi görüyoruz ki iktidarın da, sinirler gergin, asaplar bozuk. Malum Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız, Enver Yılmaz Bey’in gördüğü, büyük ilgiden ötürü; arkadaşların psikolojileri, epey bir bozulmuş. Valla hiç kusura bakmasınlar bozmaya devam edeceğiz.
ALİ DEMİR TEPKİSİ
-Ülkemizdeki sorunlar, her geçen gün, çığ gibi büyürken iktidarla, ana muhalefetin, ele ele sürdürdüğü, kayıkçı kavgası tam gaz devam ederken laf atmalarla, kılıç kalkan oyunlarıyla, günler geçerken; bitmek bilmeyen dedikodularla, milletin gerçek gündemi, sümen altı edilirken geçtiğimiz hafta, bir hukuk garabetine daha, şahit olduk.
-Biliyorsunuz 2020 yılında, bir rezalet ortaya çıkmıştı. Düzenlenen bilirkişi raporuyla ÖSYM’nin, 2010 ile 2015 yılları arasında gerçekleştirdiği, tüm sınavların sorularının sızdırıldığı tespit edilmişti. Bunun sonucunda ise dönemin ÖSYM Başkanı, Ali Demir ‘FETÖ üyeliği’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ suçlamasıyla 18 yıl 6 ay hapis istemiyle, tutuklanmıştı.
-Bu hafta ise birden bire, bir şey oldu. Ve biz, bu kişinin, bir anda, beraat ettiğini sadece, görevini kötüye kullanma suçundan 1 yıl 15 gün ceza aldığını hükmün açıklanmasının da, 5 yıl ertelendiğini öğrendik.
“REZALETE BAKAR MISINIZ?”
-Rezalete bakar mısınız?. Şimdi buradan, sormak istiyorum hayırdır muhteremler, ne değişti? Bir neslin, yalnız sorularını değil; yıllarını, hayallerini, gençliğini çalanlar; ne değişti de, aklanıverdi?
Bilirkişi raporu ortadayken bu kişi, soruların çalınmasından, ne oldu da, aklandı? Başında bulunduğu kurumun FETÖ’ye çalışmasından, ne oldu da aklandı? 5 yıl boyunca, gençlerin geleceğiyle oynanmasından ne oldu da aklandı?
-Değerli arkadaşlarım burada asıl yapılmak istenen ne, biliyor musunuz? Her zaman yaptıkları gibi ucu kendilerine dokunan, bir meseleyi daha sulandırmak. Yapılan aslında, Ali Demir’i aklamak değil; Suçun, cinsini değiştirip olayın üzerini örtmek.
-Yani işlenen suçu bir terör örgütünün devletimizin, tüm kurumlarına sızmasına, yol vermek olarak değil AK Parti’nin, alışık olduğu ‘akraba kayırmak’ veya ‘eşine ihale vermek’ gibi; ‘görevini kötüye kullanma’ suçu olarak gösterip; 1 yıl 15 gün ceza vererek meseleyi, oldu bittiye getirip, kapatmak.
-Biz de, bu kepazelik vesileyle, öğrenmiş olduk ki ülkemizde, gençlerin, 5 yılını çalmanın cezası 1 yıl 15 gün ediyormuş. FETÖ’nün, devlet kurumlarına sızmasına yardım ve yataklık etmenin cezası; 1 yıl 15 gün ediyormuş. Milletin hakkına girmenin emeğini çalmanın ahını almanın cezası 1 yıl 15 gün ediyormuş.
]]>Mitinge, EMADDER üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Mitingde “Kademe yoksa oy da yok” sloganları atıldı. Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt da katılarak destek verdi.
“BU ADALETİ SAĞLAMAK ZORUNDADIR”
Dernek Başkanı Uğurlu, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
*Emekli olmak haktır, keyfi yasalar yaptırımlar ile çalışan üreten ve emeklilik primlerini doldurmuş insanlara 17-20 sene de yaş bekle demek çok büyük haksızlıktır. Ülkemizde tabii ki sosyal güvenlik alanında çeşitli düzenlemeler yapılabilir.
*Ama bu düzenlemelerin adaletli hakkaniyetli olması gerekir. 2000 yılından sonra bu kadar yaş uçurumu olması asla ama asla kabul edilemez. Bu yanlıştan hemen bir an önce dönülmeli ve bu adaletsizliğin ortadan kaldırılması gerekmektedir.
*Devletimiz ve onu yönetenler bu adaleti sağlamak zorundadır. Ne yazık ki bu ülkede sistemin ve SGK’nin bütün yükü, kasası 9 Eylül sonrası çalışanlara yüklenmiştir.
“BORÇLU DEĞİL ALACAKLIYIZ”
*Bizler kasa değiliz. 5000 günlü hiç değiliz. Fazlası ile ödedik primlerimizi. Borçlu değil alacaklıyız alacaklı. Bir kesime kıyak üstüne kıyak yapılırken daha çok emeği olan daha çok prim yatırmış insanlara emekli olmak imkansız hale getirildi.
*Bu mu emeğe saygı, bu mu emekçiye saygı, mezara girsin de maaş almasın mı? Önce 1999 da, sonra 2008 de yapılan yasalar ile emekli olmak, mezarda olacak hale denk getirildi. Yani sen çok çalış 7000 gün doldur sonra 17 yıl bekle ömrün yeterse emekli ol demek, öl demek öl.
*Anamızın ak sütü gibi helal olan hakkımız için, 2. sınıf vatandaş muamelesini kabul etmediğimiz için bizlerde bu ülkenin vatandaşı olduğumuz için hak edilmiş emeklilik haklarımız için bir tarihle bizleri düşman edip çalışma barışımızı bozduğunuz için gecemiz gündüzümüz çalınan geleceğimiz için 31 Mart günü sandıkta adalete oy vereceğiz.”
“TESLİM ET SAYIN CUMHURBAŞKANI”
EMADDER mitingine konuşmacı olarak katılan DP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt da, “Saray buraya yakın. Recep Ağabey dün Ordu’da, ‘Ayşeler, Fatmalar, Emineler uzaya gideceksiniz’ dedi. Ben de Recep Ağabeye diyorum ki, EMADDER’in Ayşeleri, Fatmaları, Emineleri uzaya gitmeyi değil emekli olmayı istiyor. Sayın Cumhurbaşkanı, sen önce bu insanların hakkı olanı teslim et. Milyonlarca insan çocuğuna ayakkabı için, evine aş için, ekmek için emeklilik hakkını arıyor. Bırak uzaya gitmeyi, Ordu’dan, Afyon’dan, Kırıkkale’den gelmek için para arıyor. Sen önce bu insanlara haklarını teslim et Sayın Cumhurbaşkanı. Emekliye ikramiye verecek Turgut, emekliye ikramiye verecek Murat Kurum. Verene kadar gel bu meydanda da kademeliye hakkını ver.”
Mitinge katılan bir vatandaş şunları söyledi:
“Ankara’dan 600 tane milletvekiline sesleniyorum, 1 günün karşılığı 17-20 yıl olur mu? Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Bakanlarım, 1 gün işe geç girdim diye aynı yaştaki arkadaşlarımdan 20 yıl sonra emekli olmam adalet mi? Duyun bizi, yeter…”
“BİZ BORÇLU DEĞİLİZ, ALACAKLIYIZ”
Bir başka vatandaş ise, “Benim yaşım 48. Akranlarımın hepsi emekli oldu. Prim günüm 8000. Bana daha 17 yıl sonra emekli olacaksın diyorlar. Biz borçlu değiliz, alacaklıyız. Hakkımızı alana kadar durmayacağız. Direne direne hakkımızı alacağız” dedi.
“MEZARDA EMEKLİLİĞE HAYIR”
EMADDER üyesi Elvan Bostanoğlu ise şunları söyledi:
“Hakkımız gasp edildi. İş barışı bozuldu. Ben EYT’yi 7 ay ile kaçırdım. O dönemde üniversite okuyordum. Mayıs 2000’de işe başladım, akranımdan 20 sene sonra emekli olmam isteniyor. Benden küçük arkadaşlarım emekli olu. Biz bunları hak etmedik. Mezarda emekliliğe ‘hayır’ diyoruz. Devletten, SGK yasalarında köklü bir reform bekliyoruz. Adında ‘adalet’ olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nden adalet bekliyoruz.”
“BİZ FAZLA ÖDEDİĞİMİZ PRİMLERİMİZLE CEZA ALDIK”
Mitinge katılan bir başka vatandaş Taner Şentürk ise, bir gecede ikinci sınıf vatandaş yapıldıklarını belirterek, “8060 gün primim var. Benim yanımda çalışan iş arkadaşım 5900 günde emekli oluyor. Ben adaletsizliğe karşı buradayım. Mağduriyetimizi haykırmaya karşı buradayım. Biz fazla ödediğimiz primlerimizle ceza aldık. Ben 50 günle EYT’yi kaçırdım. 12 yıl daha fazladan çalışacağım” diye konuştu.
İkiz çocuklarıyla birlikte eyleme gelen Murat Özdemir ise şunları ifade etti:
“İkiz kardeşim emekli oldu. Benden 1 yaş büyük ablam emekli oldu ama ben 17 yıl bekleyeceğim. Yani adalet yok, adalet istiyoruz. Kademeli emekliliği bir an önce getirsinler.”
]]>*Büyükşehir Belediye Başkan adayımız ki inşallah belediye başkanımız olacak, daha evvel bir dönem belediye başkanlığı yaptı. Eğer yamuğu olsaydı bizim partimize gelme cesaretinde bulunabilir miydi? Bulunamazdı.
*2024’te belediyeleri alacağız. 2028’de de emeklinin 10 bin liradan kurtulacağı, atanamayan öğretmen diye bir kavramın kalmayacağı bir Türkiye olacak.
“EMEKLİ MAAŞININ EN DÜŞÜĞÜ ASGARİ ÜCRET KADAR OLMALIDIR”
*Bizim yolculuğumuzun ana hedefi sizin sesinizi duyurmaktır. 3 yıl boyunca Türkiye’nin her tarafında, bütün il ve ilçelerde esnaf dolaştım ve orada hem tarım işçisini dinledim hem de tarımda meslek sahibi olmuş mühendisi dinledim, teknikeri dinledim hem çiftçiyi, toprak sahibini dinledim hem o dükkanların içindeki üreten sanayicilerin mensupların dinledim hem de müşteriyi dinledim.
*Geldiğim nokta şu oldu: İlk defa emeklilerin 5 tane ayrı maaş aldığını gördüm o dükkanlarda. 1500 liradan 12 bin liraya kadar uzanan bir maaş skalası vardı ve o günden sonra biz emeklileri konuşmaya başladık.
*Bütün hesaplamalara göre o günün emekli maaşı bu insanları aç gezdirir dedik. Bugün geldiğimiz noktada 10 bin lira emekli maaşı yetmez. En düşüğü asgari ücret kadar olmalıdır dedik, söylemeye devam ediyoruz. İktidar olduğumuz da da bunu yerine getireceğiz.
“POLİTİKAYI BIRAKIRIM”
*Bu seçim; şımarıklığın, sizi duymamazlığın, ‘her şartta bu insanları ben parmağım ucunda oynatırım’ deme şımarıklığına son verebileceğiniz bir seçim. 2019 belediye seçimlerine CHP ile beraber girdik. Aydın, İstanbul, Adana, Antalya, Ankara, İzmir gibi belediyeleri birlikte çalışarak aldık. Biz aldırdık demiyorum -öyle de demiyorum- beraber aldık. Zannettik ki 2023’te bu ucube sistemi değiştirebiliriz.
*Biz de İYİ Parti olarak 19 ilçe aldık. Ailemden birinci dereceden yakınım olan herhangi bir şahsın, herhangi bir belediyeyle iş ya da para ilişkisini ispat eden olur ise politikayı bırakırım, Türkiye’yi terk ederim.
*Sayın Erdoğan ve arkadaşlarıyla, onların belediyeleri, onların bakanlarıyla da ailemin herhangi bir ferdiyle ilgili olarak herhangi bir iş, güç, para ahbaplığım var ise ortaya koysunlar bakalım.
*Benim ailemden hiçbir kişinin ne Ankara Anlaşması’yla ne bir başka anlaşmayla ne Avrupa’da ne Amerika’da da şirketi yok. Benim yok, beni kim tehdit edebilir? Hadi oradan ulan derim ben. Bunu diyebilen var mı?
*Oğlunun, kızının, gelinin, yeğeninin, damadının Almanya’da, Amerika’da, Londra’da, Paris’te, Lyon’da herhangi bir şirket ortaklığı yoktur. Siyaset yaparken çoluğuna çocuğuna yurt dışında şirket kuranlara soracaksınız.
*Niçin şirket kurdun kardeşim, sebebi ne? Ama dünyanın en dürüst siyasetçisi dümenini çevirip çocuğunun üstün siyaset yaptığı andan itibaren yurt dışında şirket açar, oralara para gönderirsen sen hırsızsın demektir.
]]>Burada Tuncay’ın bölgeye ilişkin sorun, öneri ve taleplerini dinleyen Yavaş, Sincan ilçesine bağlı Alcı Mahallesi’nde okul ve sağlık ocağı yapmak için çalıştıklarını belirterek şöyle konuştu:
-Seçimden önce konuşmuştuk. Alcı bölgesinin durumunu iyi biliyordum, seçimden sonra iki defa oradaki kooperatiflerle, derneklerle toplantı yapmak suretiyle ‘ne yapabiliriz’ diye konuştuk.
-Ve altyapısının tamamını hemen hemen yaptık. Şu anda pazar yeri de yapılıyor. Çünkü bir yerde yerleşim olması için sosyal ihtiyaçlar var.-
-Maalesef okul yerini Milli Eğitim’den alamadık. Sağlık ocağı yeri vardı; onu da alamadık ama biraz önce sohbet esnasında Anadolu Organize Sanayi Bölgesi yer gösterebileceğini söyledi.
-Ben şimdi talimat verdim. İnşallah bir an evvel yapacağız. Koru-Yaşamkent metrosu projesi de bu ay proje olarak bitecek”
‘ÜRETİM NE KADAR ARTARSA İŞ TALEBİ O KADAR AZALIYOR’
Yavaş, OSB’lerle her yıl iş birliği protokolü imzaladıklarını kaydederek,şöyle konuştu:
-Bunun iki tane sebebi var; üretim ne kadar çok artarsa bize gelen iş talebi o kadar azalıyor.
-Yani insanlar işsiz kalmıyor. Aynı zamanda siz ne kadar çok üretirseniz Ankara ödediğiniz vergilerden Ankara Büyükşehir de ona göre payını alıyor. Onun için desteklemekten başka mantıklı bir yol yok.
-Bu nedenle biz bu protokolü yaparak hemen hemen bütün organize sanayiden, en azından asfaltını veya başka türlü taleplerin çoğunu bu dönemde tamamladık ve inşallah aynen devam edeceğiz. Tabii bunları yaparken neler yaptık Ankara’da? Ankara Büyükşehir Belediyesi ne kadar bütçe hazırlamış, nereye bunları kullanmış?
-Biz sürekli olarak Web sayfamızdan kuruşuna kadar bütün harcamalarımızı görüyorsunuz.
-Ayrıca belediyenin denetlenip yayımlanan Sayıştay kararlarını da ayrıca yayımlıyoruz. Bir de bütçemizi hazırlarken 550 kadar kuruluştan önümüzdeki dönem için nelere yatırım yapmamız konusunda görüş alıyoruz.
-Bu şekilde şehri beraber yönetmenin anlamı budur. Sivil toplum kuruluşlarına kadar herkese soruyoruz.
‘EMEKLİLER, DEVLETE ÖDEDİĞİ PRİMİN KARŞILIĞINI İSTİYOR’
Ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yavaş, AKP Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Turgut Altınok’un bir kişi ile yaşadığı diyalogu değerlendirdi.
Yavaş, Turgut Altınok’un, kendisine, ‘Emeklilere niye şimdi yardım yapmıyorsunuz? İlla seçim mi olması gerekiyor?’ diyen kişiye, ‘Başka iktidar olsa emekliler maaş alamazdı. Provokasyonu bırakalım’ diye yanıt vermesiyle ilgili, şöyle konuştu:
-Emeklilere verilen asla bir lütuf değil. Turgut Bey’in görmediği şu; emekliler 30-35 yıl prim ödüyorlar, bu primler karşılığında kendilerine emekli maaşı bağlanıyor. Yani devletin verdiği bir lütuf filan değil. Emeklilerin eskiden emekli ikramiyesini bir ev alırken belki bir araba alırken şimdi tekerini alamaz duruma düştüler. Maalesef emeklilerin paraları yıllarca çarçur edildi.
-Peki emeklilerin bundaki suçu nedir? Emekli ekstra bir şey istemiyor. Devlete ödediği primin karşılığını istiyor. O nedenle emekliler gayet haklıdır; insanca yaşayamıyorlar.
Ben şunu tavsiye ederim; bir an önce cumhurbaşkanına gidip durumu kendisine iletmeli ve insanca yaşar hale getirilmeleri için çalışmalarını öneririm. Biz bunu söyleyince kadar, biz bu desteği yapıncaya kadar hiç birisinin hakkında emekliye destek olmak dahi yoktu.
-Kaldı ki kendisi şu anda Keçiören Belediye başkanı. Hiç olmazsa bizim 50 bin aileye destek olduğumuz yerde 2 bin aileye destek oluyor. Biz şu anda Keçiören’de emekli olarak 5 bin aileye destek oluyoruz. O da hiç olmazsa görevi süresine 5 bin tanesine bari destek olsun da belki vaadini tutar.
-Bizim yaptıklarımızı vaat olarak sunmaktan başka bir şey yapmıyorlar. ‘mansuryavas.com.tr’ internet sitesi veya ‘MY ANKARA’ mobil uygulamasına girsinler yaptığımız projelere baksınlar; gerçek belediyeciliği biz yapıyoruz, Mansur Yavaş Belediyeciliğini öğrenecekler.
]]>EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NE KADAR OLACAK?
Emekli bayram ikramiyesi ne kadar olacak henüz belirlenmedi ancak yüzde 49,25 oranında zam yapılması halinde 2 bin liradan 3 bin liraya çıkacak ve emekliler her iki bayramda 6 bin lira ikramiye alabilecek.
Cumhuriyet’in 100. yılı dolayısıyla bir kereye mahsus verilen 5 bin liralık ikramiye artık emekli ikramiyesi olarak verilmeye başkanırsa iki bayramda emeklilere 10 bin lira ödenmesi söz konusu olabilecek.
Emekli bayram ikramiyesi düzenlemesinin Mart ayında Meclis’e gelip yasalaşmasının ardından Nisan ayında Ramazan Bayramı öncesi ödenmesi öngörülüyor.
BAYRAM İKRAMİYESİ NE ZAMAN YATACAK?
Ramazan Bayramı ikramiyesi yine bayram öncesi Nisan ayı içerisinde emekli vatandaşların hesaplarına yatırılacak. Bayram 10 Nisan’da başlayacağı için ikramiyelerin bayramdan 1 hafta önce hesaplara yatırılması bekleniyor.
EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ ARTACAK MI?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, emeklilerin bayram ikramiyeleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.
NTV’de gündemi değerlendiren Işıkhan, “Emeklilerin bayram ikramiyesinin artırılması talebi var, bu adımları atmaya hazırız” dedi.
Işıkhan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
‘BU ADIMI ATMAYA HAZIRIZ’
* Enflasyona karşı tüm vatandaşlarımızı ezdirmemek ilkesi emeklilerimiz için de söz konusu.
* Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le bir araya gelip görüşeceğiz. Gerekli değerlendirmeleri yaparak Cumhurbaşkanımızın takdirine sunup gerekli adımları atarız.
* Bu adımı atmaya hazırız. Çalışmalara başlayabiliriz kısa sürede.
* Dün SSK’lı 10 milyon 798 bin 98 emeklimize, bugün ise Bağ-Kurlu 2 milyon 861 bin 770 emeklimize fark tutarlarını yatıracağız.13 milyon 660 bin emekliye 15,8 milyar TL fark ödenecek.

CHP’DEN EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ TEKLİFİ
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, emeklilerin bayram ikramiyesinin 15 bin lira olması gerektiğini belirterek, “Bu tutar emekliye bir lütuf değil, yaşamını insanca sürdürebilmesi için zaten verilmesi gereken hakkıdır” ifadesini kullandı.
Taşcıer, yazılı açıklamasında, milyonlarca emeklinin, yoksullukla ve açlıkla karşı karşıya olduğunu belirtti.
İnsanların geçinemediğini, kayıt dışı olanlar hariç 6 milyondan fazla emeklinin ya bir işte çalıştığını ya da iş aradığını aktaran Taşcıer, “Enflasyona ezdirmiyoruz denilen emeklilere yapılan yılbaşı artışı daha ilk aydan eridi bile. En düşük emekli aylığı alan bir emeklinin, TÜİK’in gerçek dışı hesabına göre bile aylığının alım gücü 628 lira azaldı” değerlendirmesinde bulundu.
‘EMEKLİNİN HAKKI’
Aylıklarla ilgili hakkaniyetli ve emekliyi rahat ettirecek bir karar alınmadığını savunan Taşcıer, emeklilere ödenecek bayram ikramiyesinin 15 bin lira olması gerektiğini daha önce söylediklerini, söylemeye de devam edeceklerini kaydetti.
Gamze Taşcıer, “Bu tutar emekliye bir lütuf değil, yaşamını insanca sürdürebilmesi için zaten verilmesi gereken hakkıdır. Enflasyonun bu denli yakıcı olduğu bir ortamda, emeklilere üç beş bin liraları reva görmek demek, vatandaşı sefalete terk etmek demektir. On milyonlar etin tadını unuttu diyorduk, artık yumurta bile alamaz noktaya geldiler. Bu gidişin sonu korkunç bir açlık krizidi” ifadesini kullandı.
CHP: ASGARİ ÜCRET ORANINDA İKRAMİYE VERELİM
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye’de zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir hale geldiğine dikkati çekti.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın yaptığı açıklamalara değinen Başarır, “Merkez Bankası Başkanı, ‘Enflasyon tahminlerimiz aynı, seçime kadar sadece doğalgaz ve elektriği baz almadık’ dedi. Demek ki seçimden hemen sonra doğal gaz ve elektriğe büyük zam geliyor. Seçimden hemen sonra zam yağmuru olacak. Bu Merkez Bankası Başkanının da sonunu iyi görmüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Emeklilere verilen bayram ikramiyelerini hatırlatan Başarır, şunları paylaştı:
“Gelin, emekliye asgari ücret oranında bir ikramiye verelim. Bunu veremiyorsanız, emekli maaşı oranında verelim. 3 bin lira gibi bu çağın gerisinde kalmış miktarları tartışmayın. Sokağa çıkın, insanlarla, emekliyle görüşün. Gelin 81 ilden 81 emekliyi buraya çağıralım dinleyelim. Ne diyorlarsa, ne şartlarda geçiniyorlarsa karar versinler. Meclisin, bir parça halkın isteklerine, sorunlarına ses vermesini istiyorum.”
AKP’DEN EMEKLİLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA
AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 2024 yılının “Emekliler Yılı” ilan edildiğine dikkati çekerek, “Emeklilerimizin alım gücünü artıracak, onların mutluluğunu, sevincini yükseltecek adımları atmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
]]>EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ ARTACAK MI?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, emeklilerin bayram ikramiyeleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.
NTV’de gündemi değerlendiren Işıkhan, “Emeklilerin bayram ikramiyesinin artırılması talebi var, bu adımları atmaya hazırız” dedi.
Işıkhan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
‘BU ADIMI ATMAYA HAZIRIZ’
* Enflasyona karşı tüm vatandaşlarımızı ezdirmemek ilkesi emeklilerimiz için de söz konusu.
* Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le bir araya gelip görüşeceğiz. Gerekli değerlendirmeleri yaparak Cumhurbaşkanımızın takdirine sunup gerekli adımları atarız.
* Bu adımı atmaya hazırız. Çalışmalara başlayabiliriz kısa sürede.
* Dün SSK’lı 10 milyon 798 bin 98 emeklimize, bugün ise Bağ-Kurlu 2 milyon 861 bin 770 emeklimize fark tutarlarını yatıracağız.13 milyon 660 bin emekliye 15,8 milyar TL fark ödenecek.

CHP’DEN EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ TEKLİFİ
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, emeklilerin bayram ikramiyesinin 15 bin lira olması gerektiğini belirterek, “Bu tutar emekliye bir lütuf değil, yaşamını insanca sürdürebilmesi için zaten verilmesi gereken hakkıdır” ifadesini kullandı.
Taşcıer, yazılı açıklamasında, milyonlarca emeklinin, yoksullukla ve açlıkla karşı karşıya olduğunu belirtti.
İnsanların geçinemediğini, kayıt dışı olanlar hariç 6 milyondan fazla emeklinin ya bir işte çalıştığını ya da iş aradığını aktaran Taşcıer, “Enflasyona ezdirmiyoruz denilen emeklilere yapılan yılbaşı artışı daha ilk aydan eridi bile. En düşük emekli aylığı alan bir emeklinin, TÜİK’in gerçek dışı hesabına göre bile aylığının alım gücü 628 lira azaldı” değerlendirmesinde bulundu.
‘EMEKLİNİN HAKKI’
Aylıklarla ilgili hakkaniyetli ve emekliyi rahat ettirecek bir karar alınmadığını savunan Taşcıer, emeklilere ödenecek bayram ikramiyesinin 15 bin lira olması gerektiğini daha önce söylediklerini, söylemeye de devam edeceklerini kaydetti.
Gamze Taşcıer, “Bu tutar emekliye bir lütuf değil, yaşamını insanca sürdürebilmesi için zaten verilmesi gereken hakkıdır. Enflasyonun bu denli yakıcı olduğu bir ortamda, emeklilere üç beş bin liraları reva görmek demek, vatandaşı sefalete terk etmek demektir. On milyonlar etin tadını unuttu diyorduk, artık yumurta bile alamaz noktaya geldiler. Bu gidişin sonu korkunç bir açlık krizidi” ifadesini kullandı.
CHP: ASGARİ ÜCRET ORANINDA İKRAMİYE VERELİM
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye’de zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir hale geldiğine dikkati çekti.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın yaptığı açıklamalara değinen Başarır, “Merkez Bankası Başkanı, ‘Enflasyon tahminlerimiz aynı, seçime kadar sadece doğalgaz ve elektriği baz almadık’ dedi. Demek ki seçimden hemen sonra doğal gaz ve elektriğe büyük zam geliyor. Seçimden hemen sonra zam yağmuru olacak. Bu Merkez Bankası Başkanının da sonunu iyi görmüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Emeklilere verilen bayram ikramiyelerini hatırlatan Başarır, şunları paylaştı:
“Gelin, emekliye asgari ücret oranında bir ikramiye verelim. Bunu veremiyorsanız, emekli maaşı oranında verelim. 3 bin lira gibi bu çağın gerisinde kalmış miktarları tartışmayın. Sokağa çıkın, insanlarla, emekliyle görüşün. Gelin 81 ilden 81 emekliyi buraya çağıralım dinleyelim. Ne diyorlarsa, ne şartlarda geçiniyorlarsa karar versinler. Meclisin, bir parça halkın isteklerine, sorunlarına ses vermesini istiyorum.”
AKP’DEN EMEKLİLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA
AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 2024 yılının “Emekliler Yılı” ilan edildiğine dikkati çekerek, “Emeklilerimizin alım gücünü artıracak, onların mutluluğunu, sevincini yükseltecek adımları atmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
]]>Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önündeki polis kontrol noktasına yönelik terör saldırısını kınadı.
“KİMSE SAYILARLA OYNAMASIN”
6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerin en büyük sorununun “barınma” olduğunu söyleyen Şahin, iktidarın konutlarla ilgili verdiği sözü tutmadığını öne sürdü. İsa Mesih Şahin, “Kimse sayılarla oynamasın. Deprem bölgesi üzerinden iktidar da muhalefet de siyaset yapmasın.” dedi.
Avukatların sorunlarından söz ederek, mesleğe yeni başlayan avukatların çeşitli zorluklar yaşadığını belirten Şahin, avukatların birikmiş “adli yardım” ödemelerinin yapılmasını beklediklerini bildirdi.
AYM BAŞKANI’NIN SÖZLERİ DE GÜNDEMDEYDİ
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Anayasa Mahkemesi’ndeki yemin töreninde Anayasa Mahkemesi Başkan Zühtü Arslan’ın yaptığı konuşmayı anımsatarak, Arslan’ın “Anayasa Mahkemesi kararlarına herkesin uymak zorunda olduğunu” söylediğini aktardı.
Anayasanın 153. maddesinde “Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu” hükmünün yer aldığını belirten Temelli, hukuk ve yasa tanımazlığın, Türkiye’yi adaletsizliğe sürüklediğini savundu.
MUHALEFETTEN EMEKLİ İKRAMİYESİ TALEBİ
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, emeklilerin geçim mücadelesi verdiğini ifade etti.
Emeklilerin “bayram ikramiyelerinde” iyileştirme beklediğini dile getiren Dervişoğlu, “Hükümetin verdiği 2 bin liralık emekli ikramiyesi, yüksek enflasyon karşısında bugünden erimiştir. Bu kapsamda önümüzdeki bayramda ödenecek ikramiye miktarı için emeklilerimizin ihtiyaç ve talepleri iyi değerlendirilmeli, sorunları görmezden, sesleri de duyulmazdan gelinmemelidir.” diye konuştu.
Müsavat Dervişoğlu, emekli astsubayların aylıklarının da yoksulluk sınırının altında olduğunu söyledi.
Özel okullardaki öğretmenlerin taban maaş haklarının geri verilmesini ve özlük haklarının iyileştirilmesini istediğini aktaran Dervişoğlu, şöyle devam etti:
“Bugün özel eğitim kurumlarında çalışan ve sayıları 10 binleri bulan öğretmenler ve akademisyenler, asgari ücret veya asgari ücret seviyesinin altında maaş almaktadır. Adalet ve Kalkınma Partisi, iktidarı boyunca uyguladığı eğitim politikalarında öğretmenlik özlük haklarını ve maaşlarını iyileştiremediği gibi öğretmenlik mesleğinin itibarına ve saygınlığına da gölge düşürmüştür. İYİ Parti olarak astsubaylarımıza ve öğretmenlerimize destek olmaya, toplumun tüm kesimlerinin taleplerini TBMM’nin gündeminde tutmaya devam edeceğiz.”
CHP: ASGARİ ÜCRET ORANINDA İKRAMİYE VERELİM
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye’de zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir hale geldiğine dikkati çekti.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın yaptığı açıklamalara değinen Başarır, “Merkez Bankası Başkanı, ‘Enflasyon tahminlerimiz aynı, seçime kadar sadece doğalgaz ve elektriği baz almadık’ dedi. Demek ki seçimden hemen sonra doğal gaz ve elektriğe büyük zam geliyor. Seçimden hemen sonra zam yağmuru olacak. Bu Merkez Bankası Başkanının da sonunu iyi görmüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Emeklilere verilen bayram ikramiyelerini hatırlatan Başarır, şunları paylaştı:
“Gelin, emekliye asgari ücret oranında bir ikramiye verelim. Bunu veremiyorsanız, emekli maaşı oranında verelim. 3 bin lira gibi bu çağın gerisinde kalmış miktarları tartışmayın. Sokağa çıkın, insanlarla, emekliyle görüşün. Gelin 81 ilden 81 emekliyi buraya çağıralım dinleyelim. Ne diyorlarsa, ne şartlarda geçiniyorlarsa karar versinler. Meclisin, bir parça halkın isteklerine, sorunlarına ses vermesini istiyorum.”
AKP’DEN EMEKLİLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA
AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 2024 yılının “Emekliler Yılı” ilan edildiğine dikkati çekerek, “Emeklilerimizin alım gücünü artıracak, onların mutluluğunu, sevincini yükseltecek adımları atmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
]]>EMEKLİ MAAŞ FARKLARI NE ZAMAN YATACAK?
Ek zamdan kaynaklı farkların, Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra 1 hafta içerisinde ödeneceğini açıkladı.
Yapılan açıklamaya göre emekli maaş farkları, ek zam düzenlemesinin Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 1 hafta içerisinde ödenecek.
Düzenleme henüz Resmi Gazete’de yayınlanmadı.
EMEKLİ MAAŞ FARKI NE ZAMAN RESMİ GAZETE YAYINLANACAK?
TBMM tarafından kabul edilen kanunlar imzalanmak üzere Cumhurbaşkanına gönderilir. Cumhurbaşkanı 15 gün içinde kanunu imzalayıp yayınlanmak üzere Resmi Gazeteye gönderebilir veya aynı süre içinde tekrar görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderebilir. Resmi Gazete’de yayınlandığı gün yürürlüğe girer.
EMEKLİ MAAŞI EK ZAM MECLİSTEN GEÇTİ
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen çalışma hayatına dair kanun teklifinin, işçi emekli aylıklarına yapılacak artışın yüzde 49,25’e çıkarılmasını düzenleyen maddesi kabul edildi.
Meclis’te torba yasa görüşülürken AKP ve CHP’li milletvekilleri tarafından önerge verildi ve “Görüşülmekte olan kanun teklifinde yer alan yüzde 42.57 ibaresinin yüzde 49.25 olarak değiştirilmesini teklif ederiz” denildi. Önergenin gerekçesinde de “Sigortalı ve hak sahiplerine ödenen gelir ve aylıklarını yüzde 49.25 oranında artırılarak sigortalı ve hak sahiplerinin refahlarının yükseltilmesi amaçlanmıştır” ifadeleri yer aldı.

EMEKLİYE EK ZAM NE KADAR?
SSK ve Bağ-Kur emeklileri için ek yüzde 5 zam yapılırken, emekli maaşı alt sınırını 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkartıldı. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerine 42.60 zam yapıldı, ardından bir ek zam ile daha bu oran yüzde 49,25’e yükseltildi.
4A SSK EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9 olanlar ayın 17’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 7 olanlar ayın 18’inde,
Tahsis numarası son rakamı 5 olanlar ayın 19’unda,
Tahsis numarası son rakamı 3 olanlar ayın 20’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 1 olanlar ayın 21’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 8 olanlar ayın 22’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 6 olanlar ayın 23’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 4 olanlar ayın 24’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 2 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 0 olanlar ayın 26’sında yapılıyor.
4B BAĞ-KUR EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9,7 ve 5 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 3, 1 olanlar ayın 26’sınde,
Tahsis numarası son rakamı 8, 6 ve 4 olanlar ayın 27’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 2 ve 0 olanlar her ayın 28’inde emekli maaşlarını alırlar.
4C EMEKLİ SANDIĞI MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Üç ayda bir olarak alınan Emekli Sandığı maaşlarının ödeme günü aşağıdaki gibidir. Söz konusu günler; cumartesiye denk geldiğinde ödeme cuma, pazar gününe rastladığında pazartesi günü yapılır.
Şubat, Mayıs, Ağustos, Kasım aylarında aylık alan birinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 41–46 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 47–49 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 50–53 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında aylık alan ikinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–22 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 23–28 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 29–48 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 49–54 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Ocak, Nisan, Temmuz, Ekim aylarında aylık alan üçüncü gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–33 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 34-37 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 38–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 41–43 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 44–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
maaşlarını alırlar.
]]>EK ZAM EMEKLİ MAAŞI MECLİSTEN GEÇTİ
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen çalışma hayatına dair kanun teklifinin, işçi emekli aylıklarına yapılacak artışın yüzde 49,25’e çıkarılmasını düzenleyen maddesi kabul edildi.
Meclis’te torba yasa görüşülürken AKP ve CHP’li milletvekilleri tarafından önerge verildi ve “Görüşülmekte olan kanun teklifinde yer alan yüzde 42.57 ibaresinin yüzde 49.25 olarak değiştirilmesini teklif ederiz” denildi. Önergenin gerekçesinde de “Sigortalı ve hak sahiplerine ödenen gelir ve aylıklarını yüzde 49.25 oranında artırılarak sigortalı ve hak sahiplerinin refahlarının yükseltilmesi amaçlanmıştır” ifadeleri yer aldı.
EMEKLİ MAAŞ FARKLARI NE ZAMAN YATACAK?
Ek zamdan kaynaklı farkların, Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra 1 hafta içerisinde ödeneceğini açıkladı.
Yapılan açıklamaya göre emekli maaş farkları, ek zam düzenlemesinin Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 1 hafta içerisinde ödenecek.
Düzenleme henüz Resmi Gazete’de yayınlanmadı.

EMEKLİYE EK ZAM NE KADAR?
SSK ve Bağ-Kur emeklileri için ek yüzde 5 zam yapılırken, emekli maaşı alt sınırını 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkartıldı. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerine 42.60 zam yapıldı, ardından bir ek zam ile daha bu oran yüzde 49,25’e yükseltildi.
4A SSK EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9 olanlar ayın 17’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 7 olanlar ayın 18’inde,
Tahsis numarası son rakamı 5 olanlar ayın 19’unda,
Tahsis numarası son rakamı 3 olanlar ayın 20’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 1 olanlar ayın 21’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 8 olanlar ayın 22’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 6 olanlar ayın 23’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 4 olanlar ayın 24’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 2 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 0 olanlar ayın 26’sında yapılıyor.
4B BAĞ-KUR EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9,7 ve 5 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 3, 1 olanlar ayın 26’sınde,
Tahsis numarası son rakamı 8, 6 ve 4 olanlar ayın 27’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 2 ve 0 olanlar her ayın 28’inde emekli maaşlarını alırlar.
4C EMEKLİ SANDIĞI MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Üç ayda bir olarak alınan Emekli Sandığı maaşlarının ödeme günü aşağıdaki gibidir. Söz konusu günler; cumartesiye denk geldiğinde ödeme cuma, pazar gününe rastladığında pazartesi günü yapılır.
Şubat, Mayıs, Ağustos, Kasım aylarında aylık alan birinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 41–46 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 47–49 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 50–53 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında aylık alan ikinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–22 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 23–28 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 29–48 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 49–54 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Ocak, Nisan, Temmuz, Ekim aylarında aylık alan üçüncü gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–33 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 34-37 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 38–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 41–43 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 44–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
maaşlarını alırlar.
]]>EK ZAM EMEKLİ MAAŞI MECLİSTEN GEÇTİ
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen çalışma hayatına dair kanun teklifinin, işçi emekli aylıklarına yapılacak artışın yüzde 49,25’e çıkarılmasını düzenleyen maddesi kabul edildi.
Meclis’te torba yasa görüşülürken AKP ve CHP’li milletvekilleri tarafından önerge verildi ve “Görüşülmekte olan kanun teklifinde yer alan yüzde 42.57 ibaresinin yüzde 49.25 olarak değiştirilmesini teklif ederiz” denildi. Önergenin gerekçesinde de “Sigortalı ve hak sahiplerine ödenen gelir ve aylıklarını yüzde 49.25 oranında artırılarak sigortalı ve hak sahiplerinin refahlarının yükseltilmesi amaçlanmıştır” ifadeleri yer aldı.
EMEKLİ MAAŞ FARKLARI NE ZAMAN YATACAK?
Ek zamdan kaynaklı farkların, Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra 1 hafta içerisinde ödeneceğini açıkladı.
Yapılan açıklamaya göre emekli maaş farkları, ek zam düzenlemesinin Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 1 hafta içerisinde ödenecek.
Düzenleme henüz Resmi Gazete’de yayınlanmadı.
EMEKLİYE EK ZAM NE KADAR?
SSK ve Bağ-Kur emeklileri için ek yüzde 5 zam yapılırken, emekli maaşı alt sınırını 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkartıldı. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerine 42.60 zam yapıldı, ardından bir ek zam ile daha bu oran yüzde 49,25’e yükseltildi.

4A SSK EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9 olanlar ayın 17’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 7 olanlar ayın 18’inde,
Tahsis numarası son rakamı 5 olanlar ayın 19’unda,
Tahsis numarası son rakamı 3 olanlar ayın 20’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 1 olanlar ayın 21’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 8 olanlar ayın 22’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 6 olanlar ayın 23’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 4 olanlar ayın 24’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 2 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 0 olanlar ayın 26’sında yapılıyor.
4B BAĞ-KUR EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9,7 ve 5 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 3, 1 olanlar ayın 26’sınde,
Tahsis numarası son rakamı 8, 6 ve 4 olanlar ayın 27’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 2 ve 0 olanlar her ayın 28’inde emekli maaşlarını alırlar.
4C EMEKLİ SANDIĞI MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Üç ayda bir olarak alınan Emekli Sandığı maaşlarının ödeme günü aşağıdaki gibidir. Söz konusu günler; cumartesiye denk geldiğinde ödeme cuma, pazar gününe rastladığında pazartesi günü yapılır.
Şubat, Mayıs, Ağustos, Kasım aylarında aylık alan birinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 41–46 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 47–49 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 50–53 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında aylık alan ikinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–22 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 23–28 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 29–48 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 49–54 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Ocak, Nisan, Temmuz, Ekim aylarında aylık alan üçüncü gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–33 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 34-37 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 38–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 41–43 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 44–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
maaşlarını alırlar.
]]>EK ZAM EMEKLİ MAAŞI MECLİSTEN GEÇTİ
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen çalışma hayatına dair kanun teklifinin, işçi emekli aylıklarına yapılacak artışın yüzde 49,25’e çıkarılmasını düzenleyen maddesi kabul edildi.
Meclis’te torba yasa görüşülürken AKP ve CHP’li milletvekilleri tarafından önerge verildi ve “Görüşülmekte olan kanun teklifinde yer alan yüzde 42.57 ibaresinin yüzde 49.25 olarak değiştirilmesini teklif ederiz” denildi. Önergenin gerekçesinde de “Sigortalı ve hak sahiplerine ödenen gelir ve aylıklarını yüzde 49.25 oranında artırılarak sigortalı ve hak sahiplerinin refahlarının yükseltilmesi amaçlanmıştır” ifadeleri yer aldı.
EMEKLİ MAAŞ FARKLARI NE ZAMAN YATACAK?
ek zamdan kaynaklı farkların, Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra 1 hafta içerisinde ödeneceğini açıkladı.
Yapılan açıklamaya göre emekli maaş farkları, ek zam düzenlemesinin Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 1 hafta içerisinde ödenecek.
EMEKLİYE EK ZAM NE KADAR?
SSK ve Bağ-Kur emeklileri için ek yüzde 5 zam yapılırken, emekli maaşı alt sınırını 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkartıldı. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerine 42.60 zam yapıldı, ardından bir ek zam ile daha bu oran yüzde 49,25’e yükseltildi.

4A SSK EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9 olanlar ayın 17’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 7 olanlar ayın 18’inde,
Tahsis numarası son rakamı 5 olanlar ayın 19’unda,
Tahsis numarası son rakamı 3 olanlar ayın 20’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 1 olanlar ayın 21’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 8 olanlar ayın 22’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 6 olanlar ayın 23’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 4 olanlar ayın 24’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 2 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 0 olanlar ayın 26’sında yapılıyor.
4B BAĞ-KUR EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9,7 ve 5 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 3, 1 olanlar ayın 26’sınde,
Tahsis numarası son rakamı 8, 6 ve 4 olanlar ayın 27’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 2 ve 0 olanlar her ayın 28’inde emekli maaşlarını alırlar.
4C EMEKLİ SANDIĞI MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Üç ayda bir olarak alınan Emekli Sandığı maaşlarının ödeme günü aşağıdaki gibidir. Söz konusu günler; cumartesiye denk geldiğinde ödeme cuma, pazar gününe rastladığında pazartesi günü yapılır.
Şubat, Mayıs, Ağustos, Kasım aylarında aylık alan birinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 41–46 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 47–49 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 50–53 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında aylık alan ikinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–22 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 23–28 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 29–48 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 49–54 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Ocak, Nisan, Temmuz, Ekim aylarında aylık alan üçüncü gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–33 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 34-37 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 38–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 41–43 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 44–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
maaşlarını alırlar.
]]>EMEKLİ MAAŞI ZAM FARKLARI NE ZAMAN YATACAK?
Emekli maaşı zam farkları 26 Ocak 2024 Cuma gününden itibaren hesaplara yatacak.
Emekli maaşlarına yapılacak ek ödemelerle ilgili SGK’dan yapılan açıklamada; 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddesi kapsamında emekli, malul, vazife malulü, dul veya yetim aylığı alanların 1 Ocak 2024 tarihinden geçerli olmak üzere aylıklarında oluşan aylık farkın, banka ve PTT şubelerine gönderilerek, 26 Ocak cuma günü ödenmeye başlanacağı belirtildi.
GRUPLAR HALİNDE ALACAKLAR
Buna göre; aylıklarını her ay alanlara; ocak ayı olmak üzere 1 aylık tutarında, aylıklarını 3’er aylıklar halinde alanlardan 1’inci gruptaki Kasım-Aralık-Ocak dönemi alanlara 1 aylık, 2’nci grupta Aralık-Ocak-Şubat döneminde alanlara 2 aylık, 3’üncü grupta Ocak-Şubat-Mart döneminde alanlara 3 aylık tutarında aylık farkı tahakkuk ettirildiği belirtildi. Bu kapsamda 2 milyon 481 bin 769 kişiye ödenecek fark tutarının 19,3 milyar TL olduğu kaydedildi.
Açıklamada, “30 bin 434,84 TL ile 16 bin 739,16 TL arasında değişen 2023 yılı ek ödeme tutarları hak sahiplerinin banka hesaplarına veya PTT merkezlerine gönderilerek, 26 Ocak 2024 Cuma günü ödenmeye başlanacaktır” denildi.

EMEKLİYE EK ZAM NE KADAR?
SSK ve Bağ-Kur emeklileri için ek yüzde 5 zam yapılırken, emekli maaşı alt sınırını 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkartıldı. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerine 42.60 zam yapıldı, ardından bir ek zam ile daha bu oran yüzde 49,25’e yükseltildi.
4A SSK EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9 olanlar ayın 17’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 7 olanlar ayın 18’inde,
Tahsis numarası son rakamı 5 olanlar ayın 19’unda,
Tahsis numarası son rakamı 3 olanlar ayın 20’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 1 olanlar ayın 21’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 8 olanlar ayın 22’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 6 olanlar ayın 23’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 4 olanlar ayın 24’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 2 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 0 olanlar ayın 26’sında yapılıyor.
4B BAĞ-KUR EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9,7 ve 5 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 3, 1 olanlar ayın 26’sınde,
Tahsis numarası son rakamı 8, 6 ve 4 olanlar ayın 27’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 2 ve 0 olanlar her ayın 28’inde emekli maaşlarını alırlar.
4C EMEKLİ SANDIĞI MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Üç ayda bir olarak alınan Emekli Sandığı maaşlarının ödeme günü aşağıdaki gibidir. Söz konusu günler; cumartesiye denk geldiğinde ödeme cuma, pazar gününe rastladığında pazartesi günü yapılır.
Şubat, Mayıs, Ağustos, Kasım aylarında aylık alan birinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 41–46 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 47–49 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 50–53 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında aylık alan ikinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–22 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 23–28 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 29–48 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 49–54 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Ocak, Nisan, Temmuz, Ekim aylarında aylık alan üçüncü gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–33 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 34-37 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 38–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 41–43 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 44–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
maaşlarını alırlar.
]]>SSK BAĞKUR EMEKLİ MAAŞLARI NE KADAR OLDU?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için emekli maaşı zam oranının ikinci ek zam ile yüzde 49,25’e yükseltildiğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla toplantı gerçekleştirdiklerini belirten Işıkhan, şu ifadeleri kullandı:
* Çalışmalar sonrasında belli bir noktaya ulaştık. Şimdi buradan 13,5 milyonu bulan SSK ve Bağ-Kur emeklilerimize bir müjde vermek istiyorum. SSK ve Bağ-Kur emeklilerimizin emekli aylıklarındaki artışı, ocak ayı itibarıyla yüzde 49,25’e yükseltiyoruz. Böylece tüm emeklerimizin aynı oranda artış almasını sağlamış olduk.
* Bir başka ifadeyle hiçbir ayrım yapmaksızın Ocak 2024 itibarıyla ilk 6 ay için emekli maaşlarında aynı oranda artış sağlıyoruz. Bu çok önemli bir karardı. Tüm emeklerimize hayırlı olmasını diliyorum. Teklifimiz şu an Genel Kurul’da, kabul edilip Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra oluşan aylık farkları yaklaşık bir hafta içerisinde emeklilerimizin hesabına yatmış olacak.”
EMEKLİYE EK ZAM NE ZAMAN YATACAK?
SSK ve Bağ-Kur emeklileri için iki kez ek yüzde yapılırken, emekli maaşı alt sınırını 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkartıldı. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerine 49.25 zam yapılmış oldu.
Emekliye ek zam Meclis çalışmasının ardından yürürlüğe girecek ve hesaplara yatacak.
SSK BAĞKUR EMEKLİ KÖK MAAŞI
İşte yüzde 49,25’lik artış sonrası yeni kök maaşlar:
– Kök maaşı 4500 TL olan emeklinin yeni kök maaşı 6716 TL oldu.
– Kök maaşı 4750 TL olan emeklinin yeni kök maaşı 7089 TL oldu.
– Kök maaşı 5000 TL olan emeklinin yeni kök maaşı 7462 TL oldu.
– Kök maaşı 6000 TL olan emeklinin yeni kök maaşı 8955 TL oldu.
– Kök maaşı 7000 TL olan emeklinin yeni kök maaşı 10448 TL oldu.
– Kök maaşı 8000 TL olan emeklinin yeni kök maaşı 11940 TL oldu.
– Kök maaşı 9000 TL olan emeklinin yeni kök maaşı 13432 TL oldu.
– Kök maaşı 10000 TL olan emeklinin yeni kök maaşı 14925 TL oldu.
– Kök maaşı 11000 TL olan emeklinin yeni kök maaşı 16418 TL oldu.
– Kök maaşı 12000 TL olan emeklinin yeni kök maaşı 17910 TL oldu.

EMEKLİ ZAM FARKLARI NE ZAMAN YATACAK?
Emekli maaşlarına yapılacak ek ödemelerle ilgili SGK’dan yapılan açıklamada; 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddesi kapsamında emekli, malul, vazife malulü, dul veya yetim aylığı alanların 1 Ocak 2024 tarihinden geçerli olmak üzere aylıklarında oluşan aylık farkın, banka ve PTT şubelerine gönderilerek, 26 Ocak cuma günü ödenmeye başlanacağı belirtildi.
GRUPLAR HALİNDE ALACAKLAR
Buna göre; aylıklarını her ay alanlara; ocak ayı olmak üzere 1 aylık tutarında, aylıklarını 3’er aylıklar halinde alanlardan 1’inci gruptaki Kasım-Aralık-Ocak dönemi alanlara 1 aylık, 2’nci grupta Aralık-Ocak-Şubat döneminde alanlara 2 aylık, 3’üncü grupta Ocak-Şubat-Mart döneminde alanlara 3 aylık tutarında aylık farkı tahakkuk ettirildiği belirtildi. Bu kapsamda 2 milyon 481 bin 769 kişiye ödenecek fark tutarının 19,3 milyar TL olduğu kaydedildi.
Açıklamada, “30 bin 434,84 TL ile 16 bin 739,16 TL arasında değişen 2023 yılı ek ödeme tutarları hak sahiplerinin banka hesaplarına veya PTT merkezlerine gönderilerek, 26 Ocak 2024 Cuma günü ödenmeye başlanacaktır” denildi.
]]>EMEKLİ ZAM FARKLARI NE ZAMAN YATACAK?
En düşük emekli aylığının 10 bin liraya yükseltilmesi ile SSK ve BAĞ-KUR emekli maaşlarında ek yüzde 5 artış içeren kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Kanun teklifi bu hafta Meclis Genel Kurulu’na gelecek.
Ocak aylıklarını yüzde 37.5 zamlı alacak olan emeklilere, farkları Şubat’ta ödenecek.
EMEKLİYE EK ZAM NE KADAR?
SSK ve Bağ-Kur emeklileri için ek yüzde 5 zam yapılırken, emekli maaşı alt sınırını 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkartıldı. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerine 42.60 zam yapılmış oldu.
Emekliye ek zam Meclis çalışmasının ardından yürürlüğe girecek ve hesaplara yatacak.
4A SSK EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9 olanlar ayın 17’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 7 olanlar ayın 18’inde,
Tahsis numarası son rakamı 5 olanlar ayın 19’unda,
Tahsis numarası son rakamı 3 olanlar ayın 20’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 1 olanlar ayın 21’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 8 olanlar ayın 22’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 6 olanlar ayın 23’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 4 olanlar ayın 24’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 2 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 0 olanlar ayın 26’sında yapılıyor.

4B BAĞ-KUR EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9,7 ve 5 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 3, 1 olanlar ayın 26’sınde,
Tahsis numarası son rakamı 8, 6 ve 4 olanlar ayın 27’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 2 ve 0 olanlar her ayın 28’inde emekli maaşlarını alırlar.
4C EMEKLİ SANDIĞI MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Üç ayda bir olarak alınan Emekli Sandığı maaşlarının ödeme günü aşağıdaki gibidir. Söz konusu günler; cumartesiye denk geldiğinde ödeme cuma, pazar gününe rastladığında pazartesi günü yapılır.
Şubat, Mayıs, Ağustos, Kasım aylarında aylık alan birinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 41–46 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 47–49 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 50–53 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında aylık alan ikinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–22 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 23–28 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 29–48 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 49–54 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Ocak, Nisan, Temmuz, Ekim aylarında aylık alan üçüncü gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–33 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 34-37 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 38–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 41–43 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 44–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
maaşlarını alırlar.
]]>EMEKLİ ZAM FARKLARI NE ZAMAN YATACAK?
En düşük emekli aylığının 10 bin liraya yükseltilmesi ile SSK ve BAĞ-KUR emekli maaşlarında ek yüzde 5 artış içeren kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Kanun teklifi bu hafta Meclis Genel Kurulu’na gelecek.
Ocak aylıklarını yüzde 37.5 zamlı alacak olan emeklilere, farkları Şubat’ta ödenecek.
EMEKLİYE EK ZAM NE KADAR?
SSK ve Bağ-Kur emeklileri için ek yüzde 5 zam yapılırken, emekli maaşı alt sınırını 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkartıldı. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerine 42.60 zam yapılmış oldu.
Emekliye ek zam Meclis çalışmasının ardından yürürlüğe girecek ve hesaplara yatacak.
4A SSK EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9 olanlar ayın 17’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 7 olanlar ayın 18’inde,
Tahsis numarası son rakamı 5 olanlar ayın 19’unda,
Tahsis numarası son rakamı 3 olanlar ayın 20’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 1 olanlar ayın 21’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 8 olanlar ayın 22’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 6 olanlar ayın 23’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 4 olanlar ayın 24’ünde,
Tahsis numarası son rakamı 2 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 0 olanlar ayın 26’sında yapılıyor.
4B BAĞ-KUR EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Tahsis numarası son rakamı 9,7 ve 5 olanlar ayın 25’inde,
Tahsis numarası son rakamı 3, 1 olanlar ayın 26’sınde,
Tahsis numarası son rakamı 8, 6 ve 4 olanlar ayın 27’sinde,
Tahsis numarası son rakamı 2 ve 0 olanlar her ayın 28’inde emekli maaşlarını alırlar.
4C EMEKLİ SANDIĞI MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ
Üç ayda bir olarak alınan Emekli Sandığı maaşlarının ödeme günü aşağıdaki gibidir. Söz konusu günler; cumartesiye denk geldiğinde ödeme cuma, pazar gününe rastladığında pazartesi günü yapılır.
Şubat, Mayıs, Ağustos, Kasım aylarında aylık alan birinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 41–46 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 47–49 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 50–53 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında aylık alan ikinci gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–22 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 23–28 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 29–48 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 49–54 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 54–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
Ocak, Nisan, Temmuz, Ekim aylarında aylık alan üçüncü gruptakiler;
Doğum tarihleri 00–33 arasında olanlar maaşlarını Ayın 1. gününde
Doğum tarihleri 34-37 arasında olanlar maaşlarını Ayın 2. gününde
Doğum tarihleri 38–40 arasında olanlar maaşlarını Ayın 3. gününde
Doğum tarihleri 41–43 arasında olanlar maaşlarını Ayın 4. gününde
Doğum tarihleri 44–99 arasında olanlar maaşlarını Ayın 5. gününde
maaşlarını alırlar.
]]>Açıklamada “2024 yılı Ocak ayı emekli aylıkları ayın 17’sinde ödenmeye başlanacak olmasına rağmen, aylıklara yapılacak artışlar konusundaki belirsizlik sürüyor” ifadelerine yer verilirken en düşük emekli aylığının ise asgari ücret tutarına yükseltilmesi, diğer aylıkların da bu oranda artırılması gerektiği kaydedildi.
Çerkezoğlu “İşçi ve Bağ-Kur emekli aylıklarına 5510 sayılı yasanın öngördüğü biçimde 6 aylık resmi enflasyon oranında (yüzde 37,6) artış yapılması halinde emekliler için değil insanca yaşamak, hayatta kalmak bile zorlaşacaktır” ifadelerine yer verdi.
EMEKLİ MAAŞLARININ GYSH’DEKİ PAYI DÜŞTÜ
Açıklamada TÜİK’in enflasyon verilerinin güvenilir olmadığı ve bu nedenle emeklilerin geçim koşullarının resmi enflasyon üzerinden değerlendirilmesinin mümkün olmadığı kaydedildi.
Ayrıca TÜİK’in Haziran 2022’de madde sepeti fiyat listesini açıklamaktan vazgeçmesi üzerine DİSK’in TÜİK’e karşı açtığı davaya rağmen madde sepeti verilerinin hâlâ yayımlanmadığına da değinilerek şu ifadelere yer verildi:
* TÜİK’in enflasyon verileri güvenilir değildir. DİSK’in konuyla ilgili açtığı davada, mahkeme kararına rağmen enflasyon sepetini şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşmayan TÜİK sadece suç işlemekle kalmamakta, işçilerin, emekçilerin, kamu emekçilerinin, emeklilerin, dul ve yetimlerin ekmeğiyle oynamaktadır.
* Var olan resmi enflasyonda bile düşük gelir gruplarının enflasyonu çok daha yüksektir. TÜİK verilerinden hareket ettiğimizde dahi emeklilerin ve dar gelirlilerin gıda enflasyonu yüzde 88-113 aralığındadır.
* Enflasyon doğru ölçülse, gelir gruplarının enflasyonu dikkate alınsa dahi emekli aylıkları sadece bunlar üzerinden belirlenemez. Gelirde Adalet mücadelemizde defalarca ifade ettiğimiz gibi asıl olan adil bir bölüşümdür. 2019 yılında emekli aylıklarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya oranı yüzde 6,9 iken, emekli sayısı artmasına rağmen bu oran yüzde 4,5’e gerilemiştir. Ülkede yaşanan bölüşüm şokunun en çok mağdur ettiği kesimlerden biri emekliler olmuştur.
* 2002 Aralık’ta en düşük işçi emeklisi aylığı asgari ücretin yüzde 40 üzerindeyken, 2023’ün ikinci yarısında asgari ücretin yüzde 66’sına gerilemiştir. (Kök aylık olarak değil, 7500 TL’ye tamamlanarak)
Açıklamada emeklilerin bu kadar ağır kayıplar yaşamasının başlıca nedeni olarak ise emekli aylığı güncelleme katsayısı, aylık bağlama oranı ve alt sınırlara ilişkin 2008 yılında yapılan değişiklikler ile emeklilerin büyümeden pay alamaması olarak ifade edildi.
Emekli aylıklarına enflasyon oranında veya civarında yapılacak bir artışın 20 milyona yakın insanı açlığa mahkum etmek anlamına geleceği belirtilen açıklamada “‘Kaynak yok’ masalına karnımız toktur. Bu ülke geçmişte emeklilere bütçeden çok daha yüksek oranlarda kaynak aktarmıştır, yine aktarabilecek kaynağımız vardır” denildi.
TALEPLERİNİ SIRALADI
DİSK Başkanı Çerkezoğlu, emekli maaşlarına ilişkin taleplerini ise şöyle sıraladı:
* En düşük emekli aylığı en az asgari ücrete yükseltilmelidir. Bu tutar emeklilerin kök aylığı kabul edilmelidir. Ucube bir sistem olan tamamlama işleminden vazgeçilmelidir. Bunun yerine en düşük aylık asgari ücrete çekilmeli, diğer aylıklar da aynı oranda yükseltilmelidir.
* Emekli aylıkları arasındaki dengesizliğin giderilmesi için intibak düzenlemesi yapılmalıdır. Aylık Bağlama Oranları yükseltilmeli ve kapsamlı intibak düzenlemesi ile emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilmelidir.
* Yılda iki kez verilen emekli bayram ikramiyeleri en az asgari ücret kadar olmak üzere artırılmalıdır.
* İktidarın gündeminde olmadığı anlaşılan emeklilik yaşı konusunda adalet ve denge sağlanmalıdır. Emeklilikte adil bir kademeli geçiş sistemi uygulanmalıdır. Bir gün, bir ay, bir yıl geç sigortalı olduğu için 15 yıl emeklilik yaşı beklemek kabul edilemez.
* Emekli ile dul ve yetim aylıkları belirlenirken emekliler söz ve karar sahibi olmalıdır.
* Emeklilerin sendika kurma hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, işçi emeklilerine aylıklar belirlenirken toplu sözleşme hakkı tanınmalıdır.
]]>Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, kamu görevlilerinin alım gücünün yükseltilmesi için gerçek enflasyonun üzerinde artış yapılması ve buna ek olarak refah payı verilmesinin zorunluluk olduğunu ifade etti.
Kahveci, konfederasyon genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, 2023 yılı enflasyonunun yüzde 64,77, geçen yılın ikinci altı aylık enflasyonunun ise yüzde 37,57 olarak açıklandığını anımsattı.
‘2024’ÜN İLK YARISI İÇİN YAPILAN ZAM YÜZDE 15′
Temmuz ayında memur ve emeklilere yüzde 6 zam verildiği için geçen altı ayda maaşların 31,57 puan eridiğini belirten Kahveci, şöyle konuştu:
“Ocak ayında da önce bu erime telafi edilerek Temmuz 2023’teki maaş zamları sıfırlanmış, ardından da yüzde 15’lik 2024 yılının ilk yarı zammı yapılmıştır. Yani memur ve memur emeklilerine 2024 yılının ilk altı ayı için yapılan zam yüzde 15’tir.
Bu bakımdan memur ve emeklilere yüzde 49,25 zam yapıldığı yönündeki haberler gerçeği yansıtmıyor. Enflasyon farkı maaş zammı değildir. Enflasyon farkı maaşlardaki yaşanan erimenin gecikmiş bir telafisidir. Bu da aslında memur ve emekli maaşlarının enflasyon karşısında sürekli eridiğinin ispatıdır.”
MEMUR MAAŞLAR ALTIN KARŞISINDA YÜZDE 50’DEN FAZLA DEĞER KAYBETTİ
Memur ve emeklilerin maaşlarının uzun yıllardan beri eridiğini ve alım gücünün sürekli düştüğünü dile getiren Kahveci, sözlerini şöyle sürdürdü:
“2002 yılında ortalama memur maaşı ile 22,1, en düşük memur maaşı ile 14,9 çeyrek altın alınabiliyordu. Bugün ise zamlı maaşlarıyla birlikte ortalama memur maaşıyla 10,8; sosyal yardımlar dahil en düşük memur maaşıyla 9,4 çeyrek altın alınabiliyor.
Yani maaşlar altın karşısında yüzde 50’nin üzerinde değer kaybetmiş durumdadır. Çalışan ve emeklilerin bütçeden aldıkları pay sürekli azalmaktadır. Aynı durum 2024 ve 2025 yılları için de geçerli olacaktır.”
‘MAAŞLAR GELECEK İKİ YILDA 15 PUAN ERİYECEK’
Kahveci, memur ve memur emeklilerine 2024’ün tamamı için yüzde 15+10 olmak üzere kümülatif yüzde 26,5, gelecek yılın tamamı için ise yüzde 6+5 olmak üzere kümülatif yüzde 11,3 oranında maaş artışı yapılacağına dikkati çekerek şöyle devam etti:
“İki yıllık tahmini veriler ve maaşlara yapılması öngörülen artışlar hesap edildiğinde tahminlerin tutması varsayımıyla 2024 ve 2025 yıllarında mal ve hizmet fiyatları toplam yüzde 55,04 oranında zamlanırken memur ve emekli maaşlarındaki artış kümülatif yüzde 40,8’de kalacaktır.
En iyimser tahminle memur ve emeklilerimizin maaşları gelecek 2 yıllık sürede 15 puan eriyecek, enflasyon farkı ile dönem sonlarında yapılacak ödeme sonucunda maaşlarda reel anlamda sıfır artış sağlanmış olacaktır. Bu durum, maaşların erimeye devam edeceğinin resmi olarak tescili anlamı taşımaktadır.
2022 ve 2023 yıllarında verilen refah payı, memurlarımız için bir can suyu olmuştu. Ne yazık ki bu sene bu uygulama hayata geçmedi. Kamu görevlilerimizin alım gücünün yükseltilmesi için gerçek enflasyonun üzerinde artış yapılması ve ek olarak refah payı verilmesi zorunluluktur. TÜİK’in açıkladığı rakamlar ve Merkez Bankasının enflasyon beklentileri değerlendirildiğinde memur ve emeklilerimize ilave bir zam ve refah payı talebimizin keyfiyet değil zorunluluk olduğu ortaya çıkmaktadır.”
‘MEMUR EMEKLİ OLMAK İSTEMEYECEK’
Kamu görevlilerine yönelik ilave ek ödeme uygulamasının büyük bir adaletsizlik yarattığını aktaran Kahveci, şunları kaydetti:
“Ocak zamlarıyla birlikte 8 bin 77 lira olarak başlanan ilave ek ödeme uygulaması 12 bin 54 liraya çıkmıştır. Bu düzenlemede bu ödemeden herhangi bir kesinti yapılmayacağı öngörüldüğü için memurların yalnızca çalıştıkları dönemlerine esas bir tazminat olarak uygulanması, emekli olduklarında bu ödemenin emekli maaşı hesabına dahil edilmeyeceği söz konusu. Hal böyle olunca ilave ek ödeme uygulaması, çalışırken alınan maaşla emekli maaşları arasındaki uçurumu daha da büyütmüş, emekli maaşlarının memuriyet hayatıyla bağını koparmıştır. Çalışırken 33 bin lira dolayında maaş alacak olan bir memurun maaşı, emekli olduğunda 14 bin 850 liraya düşecektir.
Bu şartlar altında özellikle memur emeklilerimizin maaşlarının, çalışma hayatıyla ilişkisi bütünüyle kesilmiştir. Böyle olunca memurlarımız emekli olmak istemeyecek, tüm kamu görevlileri 65 yaşına kadar çalışmayı sürdürecek, emekli olduktan sonra da düşük maaşla yaşam mücadelesi verecektir.”
EMEKLİ MAAŞI EK ZAM OLACAK MI?
En düşük emekli aylığının yükseltilmesine yönelik farklı senaryoların yer aldığı çalışma, 16 Ocak Salı günü gerçekleştirilecek olan Kabine Toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacak.
Memur ve memur emeklisinin yüzde 49,25’lik maaş artışına karşın, işçi ve Bağkur emeklisinin zam oranının 37,57’de kalması kamuoyunda beklentilere yol açmıştı.
AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, TBMM’de gündeme ilişkin yaptığı açıklamalarda emekli aylıklarına iyileştirilme yapılmasına ilişkin de konuştu.
Güler açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bakanlıklarımızın çalışmaları devam ediyor. Etki analizleri, bütçe imkanları değerlendiriliyor. Şu an oran verme imkanım yok. Bu değerlendirmelerin hepsini bakanlıklarımız yapıyorlar.
Oran analizlerini bir bütün olarak değerlendirmemiz lazım. Ama ortaya çıkan net bir şey olmadığı için bir şey söyleme imkanım yok.”
Kabinedeki değerlendirmelerin ardından neticelendirilecek çalışma, kamuoyuyla paylaşılacak ve yasalaşması için Meclis’e sevk edilecek.
EŞİTLİK İÇİN EMEKLİYE EK ZAM
Emekli maaşı zammı, memur emeklileri için yüzde 49,25 oranında gerçekleşirken, işçi, esnaf ve çiftçi emeklileri ise 37.56 oranında kaldı. SSK ve Bağ- Kur emeklileri için yapılacak ek zam ile seçim öncesinde hükümet tarafından aradaki yüzde 11’lik fark kapatılmak isteniyor. Emekli maaşı zammı için kök aylığa zam ve tüm emeklilere eşit zam seçenekleri ağır basıyor.
SÖZCÜ’nün yaptığı hesaplamalara göre, dengenin sağlanabilmesi için işçi, esnaf ve çiftçi emeklilerinin ocak zammının yüzde 37.57’den yüzde 45.62’ye çıkarılması gerekiyor. SÖZCÜ’nün yaptığı hesaplamalara göre, Merkez Bankası tahminlerinin gerçekleşmesi halinde bu yılın ilk 6 ayında tüketici enflasyonu yüzde 27.2 civarında gerçekleşecek. Bu durumda memur emeklileri yüzde 21.67, işçi emeklileri de yüzde 27.2 zam alacak. Yani ocakta 12 puan geriye düşen işçi emeklileri temmuzda 5.5 puanlık avantaj yakalayacak ancak fark kapanmayacak.

YILLIK 198 BİN 510 LİRA
Farkın kapanabilmesi için SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin ocak zammının 8.05 puan artırılarak yüzde 37.57’den yüzde 45.62’ye çıkarılması gerekiyor. Bu durumda aralıkta her ikisi de 10 bin lira alan memur emeklisinin aylığı ocakta 14 bin 925 liraya, işçi emeklisinin aylığı 14 bin 562 liraya çıkacak. Temmuzda ise memur emeklisinin aylığı 18 bin 159 lira, işçi emeklisinin aylığı 18 bin 523 lira olacak. Yıllık bazda her ikisinin de cebine 198 bin 510’ar lira para gireceği için eşitlik kısmen de olsa sağlanmış olacak.
7500 LİRA MAAŞ İÇİN FORMÜL
Memur ve işçi emeklileri arasındaki farkı kapatmak için çalışılan formül, bir yıldır zam yapılmayan 7 bin 500 liralık en düşük emekli aylığını düze çıkarmaya yetmiyor. En düşük emekli aylığına en az yüzde 50 zam yapılacağı konuşulurken, bir yıllık enflasyon kaybının telafi edilebilmesi için zam oranının yüzde 65’in altına düşmemesi gerektiği belirtiliyor. Telafi artışı yapılırsa en düşük emekli aylığı 12 bin 375 liraya çıkabilecek. Bakanlar Kurulu’nun, bu hafta yapacağı toplantının ardından ilave zam oranlarının açıklanması bekleniyor.
İŞÇİ, ESNAF VE ÇİFTÇİ EMEKLİSİ BİR MAAŞ AZ ALIYOR
İşçi, esnaf ve çiftçi emeklilerine diğer emeklilere göre yaklaşık 12 puan daha az zam yapılması, 13.3 milyon emeklinin bu yıl yaklaşık 1 maaş tutarında kayba uğramasına yol açacak.
Geçtiğimiz aralık ayında her ikisi de 10 bin lira alan işçi emeklisinin aylığı bu ay yüzde 37.57 zamla 13 bin 757 TL’ye, memur emeklisinin aylığı ise yüzde 49.25’lik zamla 14 bin 925 TL’ye çıkacak.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre, önümüzdeki temmuzda yapılacak yarı yıl zammıyla işçi emeklisinin aylığı 17 bin 499 TL, memur emeklisinin aylığı ise 18 bin 159 TL olacak. Yılın tamamında memur emeklisinin cebine 198 bin 505 lira, işçi emeklisinin cebine de 187 bin 535 lira girecek. Böylece, yeni yıla her ikisi de 10 bin lira aylıkla giren iki emekliden işçi emeklisi, memur emeklisine göre 10 bin 970 TL daha az gelir elde edecek. İşçi emeklisinin kaybedeceği bu tutar, bugünkü bir aylık maaşına denk geliyor.
AVRUPA’NIN EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yılın ikinci 6 ayında tüketici enflasyonunu yüzde 37.57 olarak hesapladı. TÜİK’in hesabına göre açıklanan emekli zamları, milyonlarca kişiyi hüsrana uğratırken, Türkiye, bu kez de emeklilere reva görülen 7.500 liralık maaş ile Avrupa ülkeleri arasında son sıraya yerleşti. Avrupa’daki akranlarının aldığı ücretle arasında uçurum olan emekli aylıklarında Hazine destekli en düşük maaş döviz kurunda yaşanan hareketliliğin ardından 230 Euro seviyesine kadar geriledi. Türkiye en düşük emekli aylığı olan 7.500 liraya denk gelen 230 Euro’luk maaş ile 27 ülke arasında en son sırada yer aldı.
]]>EMEKLİ MAAŞI EK ZAM OLACAK MI?
En düşük emekli aylığının yükseltilmesine yönelik farklı senaryoların yer aldığı çalışma, Kabine Toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacak.
Beklentiler üzerine, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz koordinasyonunda çalışmalara başlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Hazine ve Maliye bakanlıkları düzenleme için hazırlıklarını tamamladı.
Mevcutta 7 bin 500 lira olarak uygulanan en düşük emekli aylığının yükseltilmesine yönelik farklı senaryoların yer aldığı çalışma, gelecek hafta yapılacak Kabine Toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacak.
Kabinedeki değerlendirmelerin ardından neticelendirilecek çalışma, kamuoyuyla paylaşılacak ve yasalaşması için Meclis’e sevk edilecek.
EMEKLİYE EK ZAM İÇİN AÇIKLAMA
AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, TBMM’de gazetecilere açıklamada bulundu. Emekli maaşlarıyla ilgili Güler, “Emekli maaşlarında artış yapılmasıyla ilgili şu anda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız çalışıyor. Bir kanun teklifi hazırlığımız var. Ön görüşme yaptık. Önümüzdeki haftaya kadar neticelenirse değerlendirilir” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ocakta düşük zam alan SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin temmuz zammının daha yüksek olacağını, dengeyi sağlamak için ocak ve temmuz zamlarını birlikte değerlendirerek yıl bazında aynı seviyeye getirecek bir formül üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
EŞİTLİK İÇİN EMEKLİYE EK ZAM
SÖZCÜ’nün yaptığı hesaplamalara göre, dengenin sağlanabilmesi için işçi, esnaf ve çiftçi emeklilerinin ocak zammının yüzde 37.57’den yüzde 45.62’ye çıkarılması gerekiyor. SÖZCÜ’nün yaptığı hesaplamalara göre, Merkez Bankası tahminlerinin gerçekleşmesi halinde bu yılın ilk 6 ayında tüketici enflasyonu yüzde 27.2 civarında gerçekleşecek. Bu durumda memur emeklileri yüzde 21.67, işçi emeklileri de yüzde 27.2 zam alacak. Yani ocakta 12 puan geriye düşen işçi emeklileri temmuzda 5.5 puanlık avantaj yakalayacak ancak fark kapanmayacak.

YILLIK 198 BİN 510 LİRA
Farkın kapanabilmesi için SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin ocak zammının 8.05 puan artırılarak yüzde 37.57’den yüzde 45.62’ye çıkarılması gerekiyor. Bu durumda aralıkta her ikisi de 10 bin lira alan memur emeklisinin aylığı ocakta 14 bin 925 liraya, işçi emeklisinin aylığı 14 bin 562 liraya çıkacak. Temmuzda ise memur emeklisinin aylığı 18 bin 159 lira, işçi emeklisinin aylığı 18 bin 523 lira olacak. Yıllık bazda her ikisinin de cebine 198 bin 510’ar lira para gireceği için eşitlik kısmen de olsa sağlanmış olacak.
7.500 lira için farklı formül
Memur ve işçi emeklileri arasındaki farkı kapatmak için çalışılan formül, bir yıldır zam yapılmayan 7 bin 500 liralık en düşük emekli aylığını düze çıkarmaya yetmiyor. En düşük emekli aylığına en az yüzde 50 zam yapılacağı konuşulurken, bir yıllık enflasyon kaybının telafi edilebilmesi için zam oranının yüzde 65’in altına düşmemesi gerektiği belirtiliyor. Telafi artışı yapılırsa en düşük emekli aylığı 12 bin 375 liraya çıkabilecek. Bakanlar Kurulu’nun, bu hafta yapacağı toplantının ardından ilave zam oranlarının açıklanması bekleniyor.
İŞÇİ, ESNAF VE ÇİFTÇİ EMEKLİSİ BİR MAAŞ AZ ALIYOR
İşçi, esnaf ve çiftçi emeklilerine diğer emeklilere göre yaklaşık 12 puan daha az zam yapılması, 13.3 milyon emeklinin bu yıl yaklaşık 1 maaş tutarında kayba uğramasına yol açacak.
Geçtiğimiz aralık ayında her ikisi de 10 bin lira alan işçi emeklisinin aylığı bu ay yüzde 37.57 zamla 13 bin 757 TL’ye, memur emeklisinin aylığı ise yüzde 49.25’lik zamla 14 bin 925 TL’ye çıkacak.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre, önümüzdeki temmuzda yapılacak yarı yıl zammıyla işçi emeklisinin aylığı 17 bin 499 TL, memur emeklisinin aylığı ise 18 bin 159 TL olacak. Yılın tamamında memur emeklisinin cebine 198 bin 505 lira, işçi emeklisinin cebine de 187 bin 535 lira girecek. Böylece, yeni yıla her ikisi de 10 bin lira aylıkla giren iki emekliden işçi emeklisi, memur emeklisine göre 10 bin 970 TL daha az gelir elde edecek. İşçi emeklisinin kaybedeceği bu tutar, bugünkü bir aylık maaşına denk geliyor.
AVRUPA’NIN EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yılın ikinci 6 ayında tüketici enflasyonunu yüzde 37.57 olarak hesapladı. TÜİK’in hesabına göre açıklanan emekli zamları, milyonlarca kişiyi hüsrana uğratırken, Türkiye, bu kez de emeklilere reva görülen 7.500 liralık maaş ile Avrupa ülkeleri arasında son sıraya yerleşti. Avrupa’daki akranlarının aldığı ücretle arasında uçurum olan emekli aylıklarında Hazine destekli en düşük maaş döviz kurunda yaşanan hareketliliğin ardından 230 Euro seviyesine kadar geriledi. Türkiye en düşük emekli aylığı olan 7.500 liraya denk gelen 230 Euro’luk maaş ile 27 ülke arasında en son sırada yer aldı.
]]>Özel, burada yaptığı konuşmada; şunları söyledi:
-Manisa Büyükşehir Belediyesi’ni emanet edeceğimiz, henüz 40’lı yaşlarının başlarında; Mimarlar Odası’ndan gelen, Manisa’nın yarınlarını kendisine emanet edeceğimiz Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Ferdi Zeyrek aramızda…
-Hem bu salonda, hem de Çetin Akın’ın hizmet ettiği Turgutlu’nun dört köşesinde sadece CHP’liler yok. Belediyecilik hizmeti bir parti hizmeti değil. Turgutlu bunu geçmişte yaşadı.
-Bir belediyeyi bir partinin aidiyetine verip, o partinin istihdam alanına dönüştürüp, o partinin ideolojisine göre hizmet üretme anlayışını Turgutlu geçmiş dönemlerde birkaç kez deneyimledi ve reddetti.
-Turgutlu kasabaya hizmet edecek, sokaklarında dolaşacak, taziyesine koşturacak, düğün evinde gidip eğlenecek, yas evinde yası paylaşacak kendi öz evladına partiler üstü bir şekilde desteklemeyi tercih etti. O da üzerine düşeni yaptı. Biz de yaptığımız bütün ölçümlerde…
-Çünkü biz babamızın oğlu olsa, kız kardeşimiz olsa memnuniyet anketinde bir noktada değilse, seçildiğinden ileride değilse; o beldenin, o ilçenin, o şehrin onayını almadıysa kimseyi aday göstermiyoruz.
-Burada Çetin Akın’ın memnuniyet anketi, karnedir. Karnesine baktık. Turgutlululara sorduk. Bir mahalleye, bir partinin üyelere değil en çok oy aldığımız mahalleye de sorduk, en çok ay aldığımız mahalleye de sorduk. Çetin Akın’ın karnesini gördük.
-Sizden beş pek iyi, aferin almış; kendisini takdir ediyoruz. Bundan sonra da Turgutlu’ya hizmet etmeye devam edecek. Aylar önce temelini attığımız bir tesisin açılışına çağırdı, aradığında inanmadım, dedim ‘bitmiş olamaz…
-’ Hem yaptıkları için, hem bundan sonra yapacakları için ben belediye başkanımıza, yardımcılarına, tüm siyasi partilerden belediye meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. Kendilerini bir kez daha tebrik ediyorum.
-Türkiye; hangi görüşten olursa olsun büyük bir ekonomik krizin altında ezilen milyonların yaşadığı bir ülke.
-Bugün esnaf zor durumda, çiftçi zor durumda, çalışanlar zor durumda; çok önemli miktarda emekliler ise perişan durumda. Enflasyon rakamlarına göre, geçen yılın enflasyonu telafi ediliyor güya. Ama bu yıl o maaş hızla erimeye başlıyor.
-İnsanlar güçlük yaşıyorlar. Enflasyon rakamları gerçek açıklansa, hiç olmazsa geçen yıldaki enflasyon telafi edilmiş olur.
-Paranın satın alma gücü, 1 Ocak’ta, geçen yılın seviyesine gelir, şimdiki erimeyi konuşuruz. Ama TÜİK, geçen sene enflasyonu, kendi resmi rakamlarına göre yüzde 72 olarak açıkladı.
-Hepimiz biliyoruz ki, gerçek enflasyon… Yani bir yıl önce 100 liralık bir mal 200, 220, 230 lira oldu.
“YÜZDE 120’NİN ALTINDA ZAM ALAN BİR ŞEY YOK”
-8 ile yüzde 170 arasında, çeşitli ürünler için değiştiğini biliyoruz. Uç olarak, fiyatı bire üç, bire dört olarak katlanan örnekler de var, ama yüzde 120’nin altında zam alan bir şey yok.
-Biz bu yüksek enflasyona itiraz ederken, yapılan seçimlerde, 2023 yılında tek haneli enflasyon vaadinde bulunan iktidar partisi 14-28 Mayıs tarihlerinde hem Cumhurbaşkanı adaylarında hem de iktidar partisi milletimizin teveccühü ile iktidarını korudu.
-Ne diyorlardı, seçimden sonra fiyatlar düşecek. 2023 enflasyon hedefi tek haneliydi, elbette olmayacağı belliydi, ama hızla fiyatların belini kıracağız diyorlardı. Ama bir küçük çalışma yaptık…
-Sadece İstanbul Ticaret Odası’nın hesabına göre, verilerine göre; gıda fiyatlarındaki artış yüzde 80,5. Oysa dünyada bu yıl gıda fiyatlarında yüzde 10 oranında düşüş yaşandı.
-Bu iktidar, yeniden yetki aldığı 28 Mayıs’tan şu ana kadar, daha mayıs ayına dört ay var; benzin yüzde 85 zamlandı, mazot yüzde 109 zamlandı, ekmek yüzde 60 zamlandı, makarna yüzde 91 zamlandı, yumurta yüzde 55 zamlandı.
-Bunu Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, 16 muhtarımızın gözünün önünde, esnaf odası başkanlarının gözlerinin içine bakarak söylüyorum.
-Bu söylediğim rakamın eksiği var, itiraz eden olur, ‘yumurta yüzde 55 olmadı, yüzde 75 zamlandı’ diyen olur haklıdır; ama en düşük hesaplamalarla yumurta yüzde 55 zamlanmış, makarna yüzde 90 zamlanmış.
-Bu şartlar altında binlerce emekli 7 bin 500 lira emekli maaşı alıyor. Bir emekli, 2002 yılında, bu iktidar geldiğinde; bire bir buçuk emekli maaşı alıyordu, asgari ücrete göre.
-Asgari ücretin yüzde 50 fazlasıydı, en düşük emekli maaşı. Yalanım varsa, eksikse, bir kişi çıksın desin ki, ‘Özgür Özel yanlış söylüyor, 2002 yılında emekli maaşı asgari ücretin yüzde 50 üzerinde değildi’ desin. Yüzde 50 üzerindeydi.
-Bugün asgari ücret yeterli değil, ama 17 bin lira. Bu hesaba göre, bugün emekli maaşının en düşüğünün 25 bin lira olması lazım. Ama 7 bin 500 lira.
-Esnafın durumu niye kötü diye bakan; öyle makroekonomik göstergelere falan bakmayacak.
-Emekliye parayı yut diye vermiyorlar, tut diye veriyor: Bankadan alıyor, geliyor esnafta harcıyor. Bugün Turgutlu ekonomisi bu durumdaysa, emeklinin eline 7 bin 500 lira geçtiği içindir.
-Asgari ücretlinin eline 14 bin lira geçtiği içindir. Turgutlu Belediye Başkanımıza sordum, belediyemizdeki en düşük ücret nedir diye… Dedi ki, yüzde 146 oranında uyguluyoruz, 24 bin 800 lira, doğru mu?
-Belediyemizde en az maaş 24 bin 800. Çevir yoldan sor, yetiyor mu bu para diye, yetmez. Kira, masraflar ortada… Ama biz hiç olmazsa asgari ücretin yüzde 50 üzerini vererek, emekçimizi ezdirmemeye çalışıyoruz.
-Oysa bu hükümet, 7 bin 500 lira vererek, emeklisini ezdirmemeyi bırakın açlığa, sefalete, başkasının eline bakmaya muhtaç etmiş durumdadır.
-Eskiden emekli maaşları, evlatların desteklendiği, torunların okutulduğu, karne hediyelerinin verilebildiği, düğünlere gidildiğinde altın takıldığı bir seviyeden, bugün karnını doyuramaz, hele hele evi de kiraysa karnını doyuramaz bir noktaya gelmiştir.
-O yüzden, buradan bütün siyasi partilere sesleniyoruz. Emeklilerin hepsi ne CHP’lidir, ne İYİ Partilidir, ne de bir siyasi görüştendir.
-Emekliler her siyasi partiden olabilir, ama hepimizin minnet borçlu olduğu, bu ülke bu noktalara gelene kadar çalışmış, alın teri akıtmış, göz nuru dökmüş, evlatlar yetiştirmiş, hepimize emanet büyüklerimizdir.
-Bu 7 bin 500 lirayı önümüzdeki hafta derhal, bizim önerimiz kanun teklifimiz var; en az asgari ücret seviyesine çıkarmak durumundayız, bu çağrıyı Turgutlu’dan Türkiye’ye yapıyoruz.
-ENAG’a göre, enflasyon yüzde 127. Bunların hepsi, üniversitede akademisyen, bunların hepsi fiyatları karşılaştırıyorlar, resmi olarak neye baktılar, geçen sene kaç para, bu sene kaç para diye enflasyonu ilan ediyorlar.
-Enflasyon hesabı, TÜİK’e göre yüzde 64 olarak yapılıp da çalışanların ve emeklilerin maaşları buna göre ödendiği için memur yüzde 49, emekli yüzde 37 zam aldı. Oysa gerçek enflasyon hesaplansaydı, yüzde 35’en bunun üzerinde zam alacaklardı.
-Bugün maaş çeken herkes, kaç para çekiyorsun 15 bin lira çekiyorum, bil ki 4 bin 500 lirasını, yüzde 30’unu cebinden TÜİK çalmıştır. 25 bin lira maaş çekenin 7 bin 500 lirası hesap oyunları ile çalınmıştır. 30 bin lira maaşı olanın 9 bin lirası TÜİK’in hesabı ile cebinizden alınmıştır.
-Eğer gerçek enflasyon hesaplansa bugünkünün yüzde 35 üzerinde bir maaş alacaktınız. O yüzden muhalefet partileri enflasyona, TÜİK’e isyan ederken, Tayyip Erdoğan’ın Üzmeyen İstatistik Kurumu, Tayyip Erdoğan’ı üzmüyor, ama emekliyi üzüyor, çalışanı üzüyor. Tayyip Erdoğan’ın bir dediğini iki etmiyor ama esnafı perişan ediyor.
-O yüzden, ben muhtarlarıma şunu hatırlatmak isterim. Genel seçimler insanların siyasi tercihlerine göre oy verdikleri seçimlerdir. Biz genel seçimlerde bu ülkenin bütün sorunlarını çözmeye taliptik. Çok da iyi bir noktaya geldik, ama ikinci turda yüzde 1 buçuk gibi bir oy farkı ile iktidara gelemedik.
-Gelseydik, bambaşka şeyler olacaktı. Ama bugün etkin bir denetim yapma, sorunları dile getirme ve dört yıl boyunca kim sıkıntı çekiyorsa, sıkıntısını dile getirme boynumuzun borcu.
-Önümüzde yerel seçimler var. Yerel seçim bir genel seçim değil. Genel seçimde insanlar oy verirken, maalesef şöyle korkutuldular. Sonradan kabul edilen, sahte videolar çekildi. Yalan olduğu çıktı ama TRT verdi. Dünya kadar yandaş kanal verdi. İnsanlar inandı ve insanlardan şu şekilde oy aldılar. ‘Evet açsın, yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin.
-Ama tehlike büyük oyu bana vermelisin, yoksa ezanı durduracaklar, bayrağı indirecekler, ülkeyi böldürecekler.’ Seçim geçti, gitti. Turgutlu’da sabah ezanını okuyan müezzinin promosyon hakkını yine CHP’liler savunuyor.
-Seçim geldi geçti, ama sınır boylarında bayrak dalgalansın diye nöbet tutan uzman çavuşun özlük haklarını yine CHP’liler savunuyor. Biz bu ülkeyi kuran iradeyiz. İçimizde bir tane bedelli askerlik yapan yok…
-Kimimiz Kuzey Irak’a gittik, kimimiz Ardahan’a gittik… O yüzden kimse Atatürk’ün kurduğu partinin milliyetçiliğini, vatanseverliğini sorgulamasın.
-Ama gerçek vatansever, gerçek milliyetçi de emekçisine, emeklisine, çalışanına, gencine sahip çıkan; onları yoksul aç bırakmayan, ele güne muhtaç bırakmayanlardır. Memleketimize hep beraber sahip çıkacağız.
“İKTİDARA BİR SARI KART GÖSTERMEYE DAVET EDİYORUM”
-Bu seçim, yerel seçim. Bu seçimde enflasyondan şikayeti olan, maaşından şikayeti olan ve mevcut belediyesinden şikayeti olmayan bütün Turgutluları, bu seçimde iktidara bir sarı kart göstermeye, bak seçimde oy verdik, ama halimizden memnun değiliz. İyi yönetene destek oluyoruz ve sana bir sarı kart gösteriyoruz, demeye davet ediyorum.
-Bu kadar enflasyona, bu kadar zamma, bu kadar işsizliğe rağmen iktidar partisi oylarını koruyacak olursa, emin olun kimseyi kollamayacak. Diyecek ki şartlar ne olursa olsun oy veriyorlar.
-Bu seçimde gösterilecek bir sarı kart; pabucun pahalı olduğunu, emekçiye, emekliye sırt dönenin, esnafı bu halde bırakanın ve bu ülkenin yoksulluk sorununu çözmemenin bir bedeli olduğunu görecek.
“BU ŞEHİRDE BELEDİYEMİZDEN ALACAKLI KİMSE YOK”
-Öbür yanda vereceğiniz her oy, geçmiş dönem vermemiş olabilirler; ama iyi yönetilen bir şehre, namuslu çalışkan bir belediye başkanına, gecesini gündüzüne katarak şehrine sahip çıkan yerel yöneticiye teşviktir. Turgutlu’nun geçmişte neler çektiğini, nasıl bir partizanlıkla yönetildiğini, nasıl hizmetin bir gruba olduğunu ve büyük kesimlerin nasıl unutulduğunu hep birlikte yaşadık.
-Bu dönem; karınca kararınca belediyenin bütün gücü oranında, 8 milyon dolar borç devraldı başkan…
-Çıkarken sordum, 1 TL cari borcum yok diyor. Bu salonda, bu şehirde belediyemizden alacaklı kimse yok. Varsa biliyorum, borcu var belediyenin desin çıksın. 240 milyon TL borcu devraldık, bugünkü para ile…
-Bugün CHP’li belediye başkanı sizin karşısına geçmiş, alnı açık başı dik, 1 TL borç bırakmadım diyor. Belediyeyi maaş ödeyemez halde bırakanlardan, kendi aralarında senin olacak, benim olacak çekişmesi ile kasabayı yalnız bırakanlardan, kasabayı kendi evladının eliyle bugünlere getiren bir siyasetin, bir hizmetin bir mücadelenin Turgutlular tarafından ödüllendirilmesini bekliyorum.
-Siz bulunduğumuz mahallenin, semtin kanaat önderlerisiniz. Muhtar, belediye başkanından, milletvekilinden çok daha demokratik bir şekilde seçiliyor. Yakada rozet yok… Bütçesi yok, aday oluyor pusulasını bile kendisi bastırıyor. Doğrudan demokrasi ile…
-Namusuna güvenildiği için, temiz bir insan olduğu için, hakkımı savunur diye insanlar düşündüğü için göreve geliyor. Bu muhtar; mahallenin kanaat önderi, vicdanı, aklı demek. Ben bütün muhtarlarımızdan… 61 muhtarın 58’i burada… Ama sayın muhtarlarım; bu seçimde biz marifet iltifata tabidir diyoruz. Emeğinin karşılığını alsın.
-Biz de bundan sonra Manisa’nın bir evladı, genel başkanı olarak, başkanımız ne noktada destek istiyorsa, Avrupa’nın hangi şehri ile kardeş şehir olacaksa; kasabaya unutulmaz eserler kazandıracağı, bir beş yıl için evladınız Çetin Arık’ı size emanet ediyorum.
]]>
“BU KADAR DÜŞÜK MAAŞLARIN SEBEBİ SÖZDE SOSYAL GÜVENLİK REFORMUDUR”
Sendikanın yöneticilerinden Ünver Ünal, yapılan basın açıklamasında şunları söyledi:
* “Yaşanan hayat pahalılığının giderilmesi, emeklilerin bir nebze de olsa insanca yaşaması için artık yüzdelik zamların bir anlamı kalmamıştır. Yeni bir anlayışın, yeni bir uygulamanın devreye sokulması gerekir. Çünkü bu kadar düşük maaşların sebebi AKP iktidarının 2008’de kanunlaştırdığı sözde sosyal güvenlik reformudur. Bugün bu uygulama iflas etmiştir. İflas etmiş bu uygulamaya derhal son verilmelidir. Yeni bir yöntem bulunmak zorunludur. Yeni yöntemi biz söyleyelim. Emeklilere maaş bağlama oranı dul ve yetimleri de kapsayacak biçimde değiştirilmeli ve taban maaş uygulaması güncellenmelidir.

“YENİ ARTIŞIYLA BİRLİKTE BÜTÜN EMEKLİLERE DE VERİLMELİ”
* Buna göre yıllarını çalışma hayatına vermiş, değer üretmiş, emekli hakkını almış ve emekli olmuş her bireyin taban maaşı, işe yeni başlamış en düşük memur maaşına eşitlenmelidir. Yani 30-40 yıl çalışmış, değer üretmiş ve primlerini peşin ödemiş, türlü zorluklara göğüs germiş bir emeklinin alacağı maaş, henüz işe yeni başlamış en düşük memur maaşına eşitlenmelidir. Bugün için bu miktar 32 bin lira civarındadır. Prim gün sayısı, prim miktarı, eğitim, ek ödeme vb. kriterler de göz önüne alınarak emekli maaşlarına hak edişler kademe kademe eklenmelidir. Memurlara verilen 8077 lira yeni artışıyla birlikte bütün emeklilere de verilmelidir. Emeklilerin ekonomik sorunlarının çözüm yolu budur. Bunun dışında yüzdelik artışlar çözüm değildir.
“BUGÜN YAPILAN ARTIŞ 3 AY SONRA ANLAMSIZLAŞIYOR”
* Bugün yapılan artış 3 ay sonra anlamsızlaşıyor. Zira iktidar ne bürokratlarının, ne de iktidar erkinin öngördüğü enflasyon oranları hiç bir zaman tutmadığı gibi yine tutmayacaktır. Görünen TÜİK kılavuz istemez. İktidarı bir noktada daha uyarmak istiyoruz. 7500 lira maaş alan emekli arkadaşlarımızın hemen hemen tamamının kök maaşı çok daha düşüktür. Sakın ola ki kök maaş üzerinden maaş artışlarını düşünmeyin. O durumda yeni bir 2023 Temmuz sendromu yaşanır. Yani 6 milyon emekli yine sıfır zam ile karşılaşır ki; bu tam da emeklileri diri diri mezara gömmek olur.
“EMEKLİ TABAN MAAŞI BELİRLENMELİ”
* Emeklilere bayram ikramiyesi diye verilen 2000 liranın güncel karşılığı kalmamıştır. Satın alma gücü yok denecek kadar azdır. Bunun yerine bayram ikramiyeleri asgari ücret düzeyine çıkarılmalıdır. Bize bütçemiz kısıtlı, para yok hikayeleri anlatılmasın. Para yok diye ötv arttırıldı mtv ikiye katlandı. Ama şans oyunlarında vergiler yüzde 50, yani yarı yarıya düşürüldü. Demek ki; sorun para sorunu değildir. Sorun adil bölüşümdür, sorun tercih sorunudur. Tekrar uyarıyoruz: En düşük emekli maaşı, en düşük memur maaşına eşitlenerek emekli taban maaşı belirlenmelidir. Emekli maaşları bu kriter üzerinden yeniden yapılandırılmalıdır.”
“KARI KOCA EMEKLİ OLSA BİLE ALINAN MAAŞ BİR EV KİRASI ETMİYOR”
Sendika üyesi 65 yaşındaki emekli Mehmet Anlı ise elinde ekmek ile şunları söyledi:
* “Devamlı prim ödedim, 20 ay askerlik yaptım, üretim yaptım, bu ülke için gerekli her şeyi yaptım. Vergilerimi ödedim ama ne yazık ki emekli olup rahat edecekken tam tersine açlıkla, sefaletle, yoklukla karşı karşıya kaldım. 17 yıl oldu emekli olalı aldığım maaş 7 bin 500 lira. Bugün en ucuz ev kirası 15 bin 20 bin lira. Karı koca emekli olsa bile alınan maaş bir ev kirası etmiyor.
* Bizim evimize aylardır kırmızı et girmiyor, bugün bir kangal sucuğu, bir avuç kıymayı üç tane yemek yapmamız gerekiyor. Evimize et girmiyor, evimize peynir çeşitleri girmiyor. İnsan gibi yaşamayı bırak, insana yakışır olmayan bir yaşamı bile sürdüremiyoruz. Kendi ayaklarımızın üzerinde duramıyoruz. Onun için hükümetten isteğimiz, her şeyden önce emeklilerin insan gibi yaşayabileceği bir maaş artışı yapılmalıdır mutlaka.
“ÇAĞDAŞ BİR DEMOKRASİ OLURSA BİZİM HAKLARIMIZ GELİR”
* Emekli sendikalarına açılan kapatma davaları durdurulmalıdır. Hakkımızı arayabildiğimiz tek kanal emekli sendikasıdır. Sürekli sendikamız hakkında kapatma davaları açılıyor. Bu durdurulmalıdır. Biz demokrasi istiyoruz. Biz insan gibi yaşamak istiyoruz. Biz, bırakın Avrupalı emekli gibi yaşamayı, biz ölmeden yaşamak istiyoruz. Sürünmeden yaşamak istiyoruz. Bugün ekmeğimizin mücadelesini, demokrasinin mücadelesini veriyoruz. Bugün bizler Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulanmadığı, kuşa döndürüldüğü bu ortamda demokratik bir hukuk devleti istiyoruz. Çağdaş bir demokrasi olursa bizim haklarımız gelir.
“EMEKLİLER, ÖLÜMÜN KIYISINDA GEZİYOR”
* 20 yıl önce bir emekli maaşı asgari ücretten yüzde 50-60 daha fazlaydı, bugün ne yazık ki tam tersine, asgari ücretin yarısına düştü emekli maaşı. Bugün ülkeyi yönetenlerin hiç mi emekli yakınları yok, hiç mi emekli akrabaları yok? Hepiniz müteahhit mi oldunuz? Bir kere emeklinin sesinin dinleyin. İnsanların illa intihar mı etmesi lazım? Sokaklarda intihar mı etmesi lazım? Birilerinin kendisini köprüden aşağı mı atması lazım? Zehirlemesi mi lazım insanları? Emekliler, ölümün kıyısında geziyor.”
]]>Saadet Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ, Mehmet Akif Ersoy’u vefatının 87. yılında andı.
Kalemini iyi kullanan Mehmet Akif Ersoy’un iyi bir devlet adamı olduğunu belirten Özdağ, Türkiye Cumhuriyeti’nin sonsuza kadar yaşayacağını, İstiklal Marşı’nın okunmaya devam edileceğini söyledi. Özdağ, “Anayasamızın ilk dört maddesi ilelebet payidar kalacak.” dedi.
İYİ PARTİ’DEN ŞEHİT AÇIKLAMASI
İYİ Parti Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, Irak’ın kuzeyindeki PKK saldırılarında şehit olan askerlere Allah’tan rahmet diledi.
Türkiye’nin güneyinde oluşturulmak istenen terör koridoruna karşı yürütülen mücadelenin süreceğini dile getiren Beyaz, milletin terör devletine asla müsaade etmeyeceğini vurguladı.
Sağlık sisteminde krizler yaşandığını savunan Beyaz, “Vatandaşlarımız eczanelerde ilaç bulamaz hale geldi. Grip ilaçları başta olmak üzere hipertansiyon, diyabet gibi yaşamsal öneme sahip ilaçlar pek çok eczanede vatandaşlarımız tarafından tedarik edilememekte. Ocak ayından beri ulaşılamayan ilaç sayısı ve türevi 900’ü geçmiştir. Sağlık Bakanlığına sesleniyoruz, şifa arayan vatandaşlarımızı elinde reçeteyle eczane eczane dolaştıran ve günün sonunda çaresiz bırakan sağlık sistemindeki krizi bir an önce çözüme kavuşturun.” diye konuştu.
ASGARİ ÜCRET AÇIKLAMASI
Ersin Beyaz, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını, 2024 yılı için asgari ücretin açlık sınırı baz alınarak yapılması gerektiğini belirterek, “İYİ Parti olarak yılda iki kere olmak üzere asgari ücretteki artışın ocak ayı için en az 17 bin lira, temmuz ayı için en az 20 bin 500 lira olmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“BÜYÜK TÜRK MİLLETİ İÇİN ŞEHADET YÜCE BİR DİLEKTİR”
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Irak’ın kuzeyindeki terör saldırılarını hatırlatarak, PKK’yı lanetlediklerini vurguladı.
Şehit Piyade Sözleşmeli Er Kemal Aslan’ın babası Mehmet Aslan’ın “Oğlum şehit oldu, ne mutlu bana” sözlerinin milletin karakterini gösterdiğine dikkati çeken Bülbül, şöyle devam etti:
“Mehmetler için, büyük Türk milleti için şehadet yüce bir dilektir. Ne mutlu bize ki cami avlusunda, asker ocağında, düğünde, dernekte, köyde, şehirde, Anadolu’nun en ücra köşesinde, yangında, selde, depremde ‘Allah devletimize zeval vermesin’ diyen aziz bir milletimiz vardır. Bu milletin adı da Türk milletidir. Türk milleti için yas yoktur, intikam vardır. Mazlumlar, adalet, huzur ve güvenlik için hatta vatansızların dahi aziz vatanda rahat yaşaması için şehit olan kahramanlarımıza sonsuz minnet ve şükran borçluyuz.”
Muhammed Levent Bülbül, Mehmet Akif Ersoy’u vefatının 87. yılında andı.
“CANIMIZI VERİRİZ”
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Irak’ın kuzeyindeki terör saldırılarında şehit olan askerlere Allah’tan rahmet diledi.
Başarır, “Bölücü terör örgütü PKK’yı bir kez daha lanetliyorum. Bunu bildirimizde de yayımladık. Biz CHP’yiz. 85 milyonun, Türkiye Cumhuriyeti’nin, bu ülkenin üniter yapısını, bölünmez bütünlüğünü sonuna kadar savunuruz. Bir santim toprağımız için de canımızı veririz.” değerlendirmesinde bulundu.
Devleti yönetenlerin, devletin sahibi gibi davranamayacağını kaydeden Başarır, bunu kabul etmeyeceklerini dile getirdi.
Kimsenin şehitler üzerinden siyaset yapamayacağını belirten Başarır, “CHP, ülkenin güvenliği, sınır güvenliği ve bir daha şehit vermemek için kendi teknik politikasını, açıklamalarını tek başına yapacaktır.” şeklinde konuştu.
EMEKLİ İKRAMİYESİ
AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, partisinin 22 yıldır kesintisiz bütçe yaptığını bildirdi.
Bütçe mesaisinin dün sona erdiğini anımsatan Gül, 2024 bütçesinin yatırım ve kalkınma bütçesi olduğunu ifade etti.
Gül, 2002’den bugüne kadar ekonominin 3,5 kat büyüdüğünü, savunma sanayisindeki yerlilik oranının yüzde 80’lere çıkarıldığını söyledi.
Enflasyonu tek haneye düşüreceklerine, esnafın emeklilikteki prim gün sayısının 7 bin 200’e düşürüleceğine işaret eden Gül, Meclis’te görüşmeleri süren ekonomiye yönelik düzenlemeler içeren kanun teklifinde çalışan emeklilere 5 bin lira ödenmesine yönelik düzenlemenin yer aldığını hatırlattı.
Gül, “Yaklaşık 5 milyon çalışan emeklimize 5 bin lira ödeme yapılması öngörülmekte. Bunu da kanunlaştırıp birkaç gün içerisinde emeklilerimizin hesabına yatıracağız. İşçinin, çiftçinin, emeklinin, memurun alım gücünü artıracak çalışmaları sürdüreceğiz.” dedi.
]]>EMEKLİ MAAŞI NE KADAR OLACAK?
Zammın aralık ayı enflasyon rakamının ardından açıklanmasına karşın geride kalan 5 aylık enflasyon verisi yeni yılın zam oranını netleştiriyor. Bu kapsamda ocak zammının SSK ve Bağ-Kur emeklisi için yüzde 39.59 oranında olacağı tahmin ediliyor. Zammın yüzde 39.59’da kalması halinde, 7.500 lirada kalan en düşük emekli maaşı 10.469 lira olacak.
En düşük emekli aylığı ile asgari ücret makasının artacağı gibi 6 milyon emekli, Türk-İş’in verilerine göre kasımda 18.239 lira olarak açıklanan açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakılacak.
MEMUR EMEKLİSİNE YÜZDE 50 ZAM
Emekli zammı için enflasyon belirleyici olurken temmuz-kasım aylarını kapsayan 5 ayda enflasyon yüzde 33.66 oldu. Finansal Kurumlar Birliği’nin Ekonomik Görünüm Beklenti Anketi’nde, 2023 yıl sonu enflasyon beklentisinin ortalama yüzde 67.19 olduğu ifade edildi. Söz konusu beklenti yılın ikinci yarısında enflasyonun yüzde 39.59 olarak gerçekleşeceğine işaret ediyor. Bu kapsamda ocak ayı zammının SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 39.59, memur ve diğer emekliler için de yüzde 51.44 olacağı tahmin ediliyor.

EMEKLİLER YÜZDE 0 İLE KARŞI KARŞIYA
Açlık sınırının neredeyse yarısı kadar maaş alan milyonlarca emekli, 7.500 TL olan en düşük emekli maaşını tamamlama sınırı yükseltilmezse 2024’te de nefes alamayacak. İktisatçı Prof. Dr. Aziz Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yüzde 50 artış yapılsa dahi milyonlarca emeklinin sıfır zam ya da düşük zam alabileceğini gündeme getirdi. Bunun nedeni ise zammın, fiilen ele geçen en düşük emekli aylığı 7.500 TL üzerine değil kök aylıklara yapılması… Aralık ayı enflasyon oranının açıklanmasıyla emeklinin alacağı zam da netleşecek. Emekliler şu anda 5 aylık yüzde 33.66 oranında artışı hak etmiş durumda. 6 aylık enflasyon ise yüzde 38-40 seviyelerinde bekleniyor.
YÜZDE 2.6 ZAM
Hazine desteğiyle maaşları 7.500 liraya tamamlanan düzenlemeden faydanalan SGK, Bağ-Kur ve EYT’den emekli aylığı alanlarla birlikte 11 milyona yakın vatandaş sıfır ya da çok düşük zam oranlarıyla karşı karşıya kalabilir. Kök maaşı yaklaşık 5.500 lira olan 6 milyon vatandaş, 6 aylık enflasyon oranı yüzde 40 olur ve bu oran üzerinden zam alırsa artış 2.200 TL olacak ve aylığı 7.700 lirada kalacak. Yani emeklinin aldığı gerçek zam oranı aslında yüzde 2.6 olacak. Seçim öncesi olduğu için eğer iktidar artışı yüzde 50’ye çıkarırsa aynı kök aylık üzerinden yapılan hesaplamada da maaş ancak 8.250 lirayı görebilecek. Bu hesaba göre de mevcutta 7.500 TL alan emeklinin cebine yansıyan gerçek zam yüzde 10’da kalacak. Kök aylığı 5.000 lira olan emekli yüzde 50 zam aldığında ise maaşı 7.500 liraya ulaşacak ve temmuzdan bu yana Hazine desteğiyle aldığı aynı maaşı almaya devam etmek zorunda kalacak.
NE KADAR EMEKLİ VAR?
SGK’nin Eylül 2023 verilerine göre emekli sayısı dosya bazında 14 milyon 958 bin 820; kişi bazında ise 15 milyon 751 bin 971.
Emeklilerin 9,98 milyonu 4a’lı. 2,68 milyonu 4b; 2,29 milyonu ise 4c türünden emekli.
Emekliler son 20 senede en kötü dönemi 2023’te yaşadı.
SGK verilerine göre son 20 senede emekliler için en kötü dönem 2023 yılı oldu.
2003 yılında en düşük 4a emekli maaşının asgari ücrete oranı 1,47 idi. Yani, en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katı idi. 2023 yılının ikinci yarısında ise bu oran 0,66’ye geriledi. Yani, en düşük emekli maaşı asgari ücretin üçte ikisi yapıyor.
]]>Birçok zincir markette, bakliyat, yumurta, süt, makarna, yoğurt gibi temel gıda ürünlerinin zamlı fiyatla satıldığı görülüyor. Yılbaşı öncesi birçok temel gıda ürününe büyük oranda zam geldi.
Özellikle 7.500 lira emekli maaşı veya 11 bin 402 lira asgari ücret ile evlerini geçindirmeye çalışan vatandaşlar, maaşlarına zam yapılmadan neredeyse iğneden ipliğe her ürüne gelen zamlara tepki gösterdi.

TARIM KREDİ KOOPERATİFİ MAĞAZALARINDA DA ZAM ÜSTÜNE ZAM YAĞDI
Geçen yıl Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile Tarım Kredi Kooperatifi marketlerinde büyük indirim olacağı açıklanmış, ancak o yılın 15 Ağustos’unda markete akın eden vatandaşlar umdukları indirimi bulamamıştı.
Geçtiğimiz Ekim ayında da bazı gıda ve temizlik ürünlerinde yüzde 50’ye varan indirim yapılacağı belirtilen Tarım Kredi Kooperatifi mağazalarına giden vatandaşlar ikinci kez hüsran ile karşılaşmıştı.
Ekim ayında indirim ile karşılaşamayan vatandaşlar, Kasım ayı başında ise tam tersi zamlı fiyatlarla karşılaşmıştı.
Ekim ayından Kasım ayına kadar 20 günlük süre içerisinde Tarım Kredi Kooperatifi mağazalarındaki özellikle bakliyat ürünlerine yüzde 24’e varan zamlar gerçekleşmişti.
ZAMLAR OTOMATİĞE BAĞLANDI
Tarım Kredi Kooperatifi mağazalarında geçtiğimiz ay özellikle bakliyat ürünlerine yüzde 24’e varan zamlardan sonra aradan geçen bir ay içerisinde vatandaşlar yeni zamlarla karşılaştı. Tarım Kredi Kooperatifi mağazalarında yine bir çok kalem ürüne zam yapıldı.
Yaklaşık yüzde 15’e varan zamlı ürünlerin içinde un, yeşil mercimek, barbunya, kuru fasulye, ayçiçek yağı, zeytinyağı dikkati çekti. Zamlanan ürünlerin yanı sıra Tarım Kredi Kooperatifi mağazalarında geçtiğimiz aya oranla fiyatı düşen ürünlerin içerisinde de sadece bir kaç parça ürün yer aldı. Geçtiğimiz ay 34 lira olan kırmızı mercimek 32.90’a, 93.90 olan Tiryaki Çay 89.90’a düştü.
Yapılan zamlar vatandaşın tepkisine neden oldu. Tarım Kredi Kooperatifi mağazalarında 16 Ekim tarihinde indirim yapıldığı belirtilen fiyatlar ile 6 Kasım tarihinde zamlanan ürünler ve Aralık ayında yapılan son etiket fiyatlarını SÖZCÜ Muhabiri tespit etti.
Tarım Kredi Kooperatifi marketlerinde indirim geldiği belirtilen 16 Ekim, 6 Kasım ve 18 Aralık tarihindeki bazı ürünlerin reyonlardaki fiyatları şöyle:

“8-10 MARKET GEZİYORUM, HANGİ ÜRÜN NEREDE UCUZSA ORADAN ALIYORUM”
Emekli öğretmen Nurettin Aldemir, gelen zamlara tepki göstererek şunları söyledi:
“Marketler işçi, memur ve emeklilere yapılacak zam öncesi iğneden ipliğe zam yapıyor. Marketlere verilen mallar yaklaşık 3 aylık bir takvimle ödeme bekliyor. Mal sevkiyatı yapanların programı böyle. Yakın zamanda bu 45 güne de düşürülmesi söz konusu olabilir.
Marketler olası enflasyonu öngörerek aldıkları ve 3 ay sonra ödemesini yapacakları mala peşinen zam yapıyor. Marketlerin hiçbirisi halkın ihtiyaçları üzerinden fiyatı kontrollü olarak tespit etmiyor. Kar hırsı had safhada. Ucuz emek had safhada. Böylesi ekonomik krizler birilerinin kar marjını yükselttiği dönemlerdir. Sistem de buna çok müsait.
Siyasi iktidarın temsilcileri zaman zaman marketlerde denetim yaptıklarını belirtmelerinin de bir karşılığı yok. O kadar market gezerim. Hiçbir marketin ‘ben denetlendim’ dediğini duymadım, görmedim de. Çünkü biz artık bir şeyi alırken market market dolaşıyoruz. Ben de emekli eğitim emekçisiyim. Fiyatları önce tespit ediyorum 8-10 markette sonrasında hangisinde hangi ürün ucuzsa onun peşine düşüyorum.
Fiyatları da her zaman değişik görüyorum. Bir hafta aldığımı bir hafta sonra alamıyorum. Yılbaşından sonra çok büyük zamlar gelecek. Hatta asgari ücret zammını işçiler, kamu emekçileri kendi maaş zamlarını, emekliler kendi maaş zamlarını ceplerine koymadan gelen zamları ödeyecekler, peşinen ödeyecekler.
Ücret zamları arkasından erimiş olarak, alım gücü düşmüş olarak ceplere girecek. Şimdiden de yılbaşı havası nedeniyle fiyatlar füze kıvamında yükselmeye devam ediyor.”

Nurettin Aldemir
“ÇOCUKLARI BAKKALA GÖNDERİYORUM, VALLAHİ YARISINI ALAMADAN GELİYORLAR”
Belediyede temizlik işçisi olarak çalışan Muammer Özdamar, “Asgari ücretle çalışıyorum. Ev kirası, doğalgaz, elektrik, su parası, çocuklar okuyor… Masrafları karşılayamıyorum. Marketten bugün aldığımı yarın aynı paraya alamıyorum. 5 kilo aldığımı 1 kilo alıyorum, 2 kilo aldığımı yarım kilo alıyorum.
Et alırsak tavuk eti alıyorum. Kuzu eti, dana eti alamıyorum. Herşeye zam geliyor, maaşlar yerinde sayıyor. Ben bu masrafları nasıl karşılayayım?
,Karşıdan kolay geliyor ama gel bir de bize sor. Akşama kadar (sokaklarda) 8 saat süpürge sallıyorum. Yorgun yorgun eve gidiyorum. Çocukları bakkala gönderiyorum. Valla yarısını almadan geri geliyorlar. 2 liralık bir piskeyüt 20 lira olmuş! Piskeyüt! Piskeyüt!” diye konuştu.

Muammer Özdamar
“BUGÜN ALDIĞIMIZI YARIN AYNI FİYATA ALAMIYORUZ”
Asgari ücretle işçi olarak çalışan Fedail Demir ise, “Hergün iğneden ipliğe zam geliyor. Bir adalet olması gerekiyor. Bugün aldığımızı yarın aynı fiyata alamıyoruz. Kesinlikle alamıyoruz. Günden güne biz emekçiler zorlanıyoruz. Aldığımız maaştan da bir şey anlamıyoruz” dedi.

Fedail Demir
“8.500 LİRA EMEKLİ MAAŞI İLE GEÇİN GEÇİNEBİLİRSEN”
Emekli Necdet Açıkalın, “Baştakilerin hatasını biz çekiyoruz. Aldığım 8.500 TL para. Ondan sonra geçin. Nasıl geçinirsen geçin. Bunun elektriği var, doğalgazı var, suyu var… Nasıl geçinelim? Marketten bugün aldığımı yarın aynı fiyata alabilmenin imkanı yok. Dün aldım 45 liraya yumurtayı, bugün ise 55 lira. Neyin yanına yaklaşayım? Hiçbir şeyin yanına yaklaşılmıyor. Tarım Kredi Kooperatifi ile ilgim yok benim. Tarım Kooperatiflerine zaten girdiğimiz yok. Allah var şimdi. Doğru dürüst marketler zaten başımıza bela. Bir de onlara gidersek daha kötü olacağız” şeklinde tepkisini dile getirdi.

Necdet Açıkalın
“SÜREKLİ ETİKETLERİ DEĞİŞTİRİYORLAR”
Ali İçli, “Marketlerden bugün aldığımızı aynı fiyata ertesi gün vallahi alamıyoruz. Daha işçiye, emekliye, memura zam gelmeden marketlerde etiketler sürekli değişiyor. Ben (bir marketin-BİM’in) üzerinde oturuyorum. Hergün uğruyorum, bakıyorum. Bir de ne yapıyorsunuz diye soruyorum. Hee sürekli etiketleri değiştiriyorlar. Bu marketler neden denetlenmiyor onu anlamadım ben. Maaşlara zam gelmeden eridiği gözüküyor. İnşallah iyi bir zam verir de kurtarırız. Başka türlü işimiz çok zor yani. Ben emekliyim. 12 bin lira aylık alıyorum. İşimizi hayli kötü yani” ifadelerini kullandı.

Ali İçli
“3 PARÇA GIDA MADDESİNE 600 LİRA VERDİM, ŞAŞIRDIM KALDIM”
Kredi kartları ile ay sonunu getirebildiğini ifade eden emekli Coşkun Candan, “10 sene önce ben emekli olduğu zaman asgari ücret 850 liraydı, benim maaşım 2 bin liraydı. Yani asgari ücretin iki katından fazlaydı. Şu anda asgari ücretle hemen hemen aynı olduk. Marketten bugün aldığımızı ertesi gün aynı fiyata alamıyoruz efendim. Geçen gün peynir, zeytin bir parça daha olmak üzere üç parça gıda maddesi aldım 600 lira verdim. Şaşırdım kaldım. Herşey çok pahalandı. Kredi kartı ile yaşıyoruz. Yatırıyoruz tekrar borçlanıyoruz. Yatırıyoruz ve tekrar borçlanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Coşkun Candan
]]>ÇALIŞAN EMEKLİYE 5000 TL İKRAMİYE NE ZAMAN YATACAK?
Çalışan emeklilere 5 bin lira ödenmesine ilişkin düzenlemeyi de içeren kanun teklifinin, yılbaşından önce yasalaşması planlanıyor.
TBMM Genel Kurulu, bütçe görüşmelerinin 25 Aralık’ta tamamlanmasının ardından mesaisine ara vermeden devam edecek. Çalışan emeklilere 5 bin lira ödenmesine ilişkin düzenlemeyi de içeren kanun teklifinin, yılbaşından önce yasalaşması planlanıyor.
Genel Kurulun, bu teklifin yasalaşmasının ardından çalışmalarına ara vermesi planlanıyor.
EMEKLİ İKRAMİYESİ İÇİN BAKAN TARİH VERDİ
Emeklilerin Ramazan ve Kurban Bayramı ikramiyelerini 2 bin liraya yükselttiklerini aktaran Işıkhan, “Çalışmayan emeklilerimize bir defaya mahsus olmak üzere 5 bin lira ödeme yaptık. Çalışan emeklilerimizin için de kanun teklifi TBMMde kabul edilip Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra ödemeleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak iki gün içinde yapacak şekilde hazırlıklarımızı tamamladık. Yeni yılda bütçe doğrultusunda emekli maaşlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

YAKLAŞIK 5 MİLYON KİŞİ 5000 TL İKRAMİYE ALACAK
Teklifte, çalışan emeklilere 5 bin lira ödenmesine yönelik düzenlemenin de bulunduğunu belirten TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, şunları kaydetti:
“Gelir ve aylık alan emekli ve hak sahiplerine tek seferlik 5 bin lira ödeme yapılmasına ilişkin kanuni düzenleme 2 Kasım 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kasım ayında 10 milyon 429 bin 922 kişiye 44 milyar 468 milyon 838 bin 223 lira 34 kuruş ödeme yapılmıştır. Bu kapsamda daha önce ödeme yapılmayan 4 milyon 688 bin 945 emekliye 5 bin lira ödeme yapılacaktır. Çalışan emeklilere ödeme yapılması halinde ilave maliyetin ise yaklaşık 23 milyar lira olması beklenmektedir.”Torba yasa teklifine eklenerek çalışan veya başka bir yerden geliri olan emeklilerin de 5 bin liralık ikramiyeden yararlanmalarının önü açıldı. Çalışan emekliye 5000 TL teklifinin meclisten geçmesinin ardından ertesi hafta hesaplara yatması bekleniyor.
TORBA YASAYA EKLENDİ
İkramiye düzenlemesinin sadece çalışmayan emeklilere verilmiş olması özellikle çiftçilerle küçük esnaf ve geçici sürelerle kısa aralıklarla çalışan emekliler tarafında mağduriyet yaratmıştı.
Mağduriyetin tebliğ ya da yönetmeliklerle giderilemeyeceği, sorunun çözümü için TBMM’ye ya yeni bir yasa teklifi sunulması ya da sunulacak torba yasa tekliflerinin birinin içerisine emeklilerle ilgili bir madde eklenmesi gerektiği belirtiliyordu.
Yeni düzenlemede ikramiyeden yararlanamayacak emeklilerin daha adil bir şekilde belirlenip liste halinde yazılmasına ihtiyaç olduğu ifade edilirken, aksi halde yeni mağdurların ortaya çıkabileceğine dikkat çekiliyor.
ÇALIŞMA BAKANLIĞI’NDAN EMEKLİ İKRAMİYESİ AÇIKLAMASI
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Cumhuriyet Bayramı’nın 100. yılı dolayısıyla bir kereye mahsus olarak verilecek emekli ikramiyeleri hakkında açıklama yaptı.
Bakan Işıkhan, geçtiğimiz ay emeklilere tek seferlik bayram ikramiyesi ödemesi yapıldığını ancak çalışan emeklilerin bundan faydalanamadığını hatırlatarak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı ile bu tek seferlik ikramiyeden, esnaflık yapan emeklilerimiz dâhil, kapsam dışında tutulan tüm emeklilerimiz faydalanacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın cuma günü müjdesini verdiği gibi, çiftçi, esnaf emeklilerimiz de dâhil olmak üzere tüm emeklilerimize tek seferlik ikramiye ödenmesini yapmış olacağız” dedi.
]]>