Yurt genelinde 8-15 Ağustos tarihleri arasında emniyet ve jandarmatrafik ekipleri 1 milyon 971 bin 985 araçta denetim gerçekleştirdi.
Işıklı ya da sesli uyarı işareti bulunan cihazları (çakar) mevzuatta izin verilmeyen araçlara takarak kullanan 275 sürücüye işlem yapıldı.
447 bin 672 işlem yapıldı
Hız ihlalinde bulunan 134 bin 588, periyodik muayenesi yaptırılmamış 26 bin 165, emniyet kemeri kullanmayan 17 bin 772, sürücü belgesiz araç kullanan 16 bin 102 ve zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan 9 bin 710 olmak üzere diğer işlemlerle birlikte toplam 447 bin 672 araca/sürücüye işlem yapıldı.

İçişleri Bakanlığı’nca yapılan açıklamada, “2024 yılının ilk 7 aylık döneminde ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarının yüzde 35’i yasal veya uygun olmayan hızlarda araç kullanımı nedeniyle meydana gelmiştir. Trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla trafik kazalarının başlıca nedenleri arasında ilk sırada yer alan aşırı hız ile etkin bir mücadele yürütülmektedir. Bu kapsamda ülke genelinde hem şehir içlerinde hem de otoyollar dahil tüm şehirler arası karayollarında ortalama hız tespit sistemlerine ek olarak mevcut mobil radar araçlarımızı yerli ve milli kaynaklarla geliştirilen yeni nesil mobil hız tespit sistemleri ile takviye yaparak güçlendirdik” denildi.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başvuru dilekçesinde, 3 Mayıs 2024 günü açık kaynaklara yansıyan bir kısım haber içeriklerinde, Ankara Emniyeti Organize Şube Müdürlüğü yetkilileri tarafından, tehdit ve baskı ile başta siyasiler olmak üzere birtakım kişilere ilişkin, siyasi linç amaçlı ifadelerle, asılsız şekilde suç isnat edilmek istendiğini şeklinde beyanlar hatırlatıldı.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz
Dilekçede şu ifadelere yer verildi:
“Yine aynı konuyla alakalı olarak yapılan haberlerde Ankara Emniyet Müdürlüğü/ İstihbarat Şubenin, suçla mücadele için verilmiş yetkilerini amacı dışında kullandığından bahisle, bir kısım siyasilerin bu eylemlerin hedefinde olduğu belirtilmiştir. Bahsi geçen bu eylemlerin odağında, müvekkil Uğur Poyraz’ın da isminin bulunduğu, birçok siyasi kişinin isim listesi açıklanmış ve bu kişilerin kanunlar tarafından koruma altına alınan kişisel veri kapsamındaki bilgilerine, bir kısım Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin hukuksuz eriştikleri belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen eylemlere ilişkin beyan ve haberler açık kaynak ve sosyal medyadan yayınlanmış ve tüm bunlarla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı idari, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı adli tahkikat başlatmıştır. Konuların gerçekliğinin ispatı ve olabilirliği konusunda belirli kanaat oluştuğundan adli ve idari soruşturmaya konu olmuştur.
Müvekkil ile ilgili olarak son 12 ay içerisinde Ankara Emniyet Müdürlüğü veya Emniyet Genel Müdürlüğünün başkaca birimleri tarafından yapılan tüm adli ve önleme amaçlı çalışmaların, CMK 135 ve 140 kapsamında, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu Ek 7. Madde kapsamında herhangi bir dinleme ve izleme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve bununla birlikte kanun amir hükmü gereği suç soruşturması için depolanan önleme/adli amaçlı kullanılan tüm veriler üzerinden; telefon kayıtları, telefon baz kayıtları, IP üzerinden sosyal medya araçları üzerinden yapılan haberleşmeleri, Telefon İMEİ , TC, Adres, MERNİS kayıtları, konaklama, kayıtlı her türlü ödemeler, seyahat, yakıt alma, plaka tanıma sistemi, MOBESE vb. sistemlerde müvekkille ilgili olarak yapılan tüm incelemelerin yukarıda bahsi geçen iddialar çerçevesinde araştırılarak, bu işlemleri yapan birim ve kişiler hakkında cezalandırılmaları amacıyla iddianame tanzim edilmesini hususunda gereğini talep ederim.”
“GÖREVDEN AFFINIZI İSTEMENİZ YERİNDE BİR KARAR OLACAKTIR”
Poyraz sosyal medya üzerinde yaptığı paylaşımda da İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya istifa çağrısı yaptı. Poyraz, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın Ayhan Bora Kaplan soruşturmasıyla ilgili “komplo” iddialarına ilişkin, “Terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli ‘oyun kurmaya’ çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz” paylaşımını alıntılayarak şunları ifade etti:
“Sayın Ali Yerlikaya size gönderdiğim soru önergelerini; okumayıp, cevaplamayıp, TBMM’de yaptığım çağrılara sessiz kalıp da şimdi bu ve benzeri paylaşımları yapmanız, bende nafile bir nedamet ve bolca hamaset yaptığınız hissi yaratmıştır. Bahse konu ekipler sizin sevk ve denetiminiz altındaki hatta bizzat sizin tarafınızdan seçilerek görev verilmiş isimlerdir. Bu isimlerin eylem ve faaliyetlerinin medya yönetimi ile aldığınız alkışların sesi sizi uyarılara sağır gerçeklere kör yapmıştır. Tweet atmak ve sorumluluğu ekiplerinize yıkarak haberiniz yokmuş gibi davranmak yerine sizin de görevden affınızı istemeniz yerinde bir karar olacaktır.”
]]>Trabzonsporlu taraftarların sahaya girip Fenerbahçeli oyunculara saldırdığı görüntülerle ilgili konuşan Sürmen, sarı lacivertli futbolcular hakkında soruşturma açılmaması konusuna değindi.
Emniyet güçlerinin, Fenerbahçeli oyuncuları gözaltına alması gerekirken havaalanına kadar uğurladığını söyleyen eski Ağır Ceza Hakimi Ali Sürmen, olayların, Fenerbahçeli futbolcuların yerde yatan taraftara vurmasıyla başladığını ifade etti.
Öte yandan, Trabzon’da görev yapan bürokratlar için “üzerlerindeki formayı çıkartsınlar” şeklinde sözler sarf eden Sürmen, “Emniyet, futbolcularken ne tedbir aldı? Sayın müdür bunun da hesabını verecek” dedi:
“DOĞRUDAN SORUŞTURMA AÇILIR”
“Pazar gününden beri gerçekten 45 yıldır hukukçuyum, hakimlik yaptım, avukatlık yaptım ama bir kolluk faciası yaşadık. Arkasından da adli bir facia yaşıyoruz. Suç tasnifleri bizde çok nettir. Bir insanı eğer hafif bir tokat atarsanız bu şikayete bağlıdır. Eğer şikayetçi varsa gözaltına alınırsınız. Hakaret edilirse aynıdır. Bir insana, silah dediğimiz, ayakkabı, sopa, bıçak, tabanca gibi şeylerle vurursanız şikayet aranmaz. Doğrudan soruşturma açılır. Bunu Trabzon’daki emniyet müdürünün, hukukçuların, adliyecilerin bilmeme şansı yok.
“TARAFTARI DÖVENLER NEREDE?”
“Buna rağmen sahaya inen ve suç işleyen, Sporda Şiddetin Önlenmesi Yasası’na göre suç işleyen bir taraftar, oradaki güvenlik görevlisi tarafından yere yatırıldı. Burada suç ne? Darp var mı, yok. Peki, onu dövenler nerede? Onları da emniyete alması gereken güvenlik güçleri, havaalanına kadar uğurladılar. Eski bir ağır ceza hakimi olarak söylüyorum. Yerde yatan bir kişinin kafasına silahlı aletle yapılan darbe, öldürmeye teşebbüs olarak başlar. Bunun sonuç olarak değerlendirileceği yer, Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Bunda ne kolluğun, ne polisin ne de savcının takdir yetkisi yoktur.
“TARAFTAR MEŞRU MÜDAFAA YAPMIŞTIR”
Diğer taraftan, orada yaşanan olaylarla ilgili artık yerde dövülmekte olan bir kişiye, 5-6 Fenerbahçeli tarafından dövülüyor. Trabzonspor taraftarı ondan sonra sahaya girmiştir. Tek kişinin girişinden sonra. Artık meşru müdafa başlar. Ama görüyorum ki, bizde Emniyet ve Adliye bunu tersine çevirmiş. Meşru müdafayı Fenerbahçelilee vermiş.
“SIRTLARINDAKİ FORMAYI ÇIKARSINLAR”
“Biz Trabzon’da görev yapan tüm bürokratların hangi renklere aşık olduğuna bakmıyoruz. Ancak Trabzon’da görev yaparken de, o sırtlarındaki formayı çıkarmasını bekliyoruz. Ben buraya gelmeden önce adliyeye gittim. Tutukluluğa sevk edilen arkadaşlarla da görüştüm. Hatalarını da kendilerine söyledim.
Biz hatalarımızı göreceğiz. Kabul etmezsek, haklı olamayız. Ama tutuklamaya sevkte adil davranılmamıştır.”
“EMNİYET HANGİ TEDBİRİ ALDI?”
“Ağır Ceza’da yargılanması gereken futbolcuya yol verilmiş, bir taraftar tutuklanmıştır. Trabzonspor camiası olarak kabul edemeyiz. Eğer sahaya atlamak suç ise, Sporda Şiddet Yasası’na göre, sahanın güvenliğini sağlama görevi Emniyet’te. Fenerbahçeli sporcuların sevinmesi sırasında hangi güvenlik tedbiri alınmıştır? O zaman sayın müdürümüz ve kolluk kuvvetleri de bunun hesabını Trabzonspor’a verecektir.”
“BİR GÜN HESABINI VERİRLER”
“Eski bir hukukçu, divan başkanı olarak söylüyorum. Bu yapılanlar asla unutulmayacak. O dayak yiyen çocukların bugün tutuklanması, onlar için yarın bir Trabzonspor adına özgürlüğünün kısıtlanması olur. Ama renk aşkıyla hareket edenler, bir gün bunun hesabını verirler.”
]]>Zehir tacirlerinin oluşturduğu yerel suç örgütlerine, uyuşturucu madde imalatçılarına ve bunların satışını yapanlar ile sokak satıcılarına yönelik 25 ilde düzenlenen “Narkoçelik-6” operasyonlarında; 8 ayrı sokak satıcısı yerel suç örgütü çökertildi, 654 kilogram uyuşturucu madde ve 796 bin adet uyuşturucu hap geçirildi. 245 zehir taciri ve sokak satıcısı yakalandı.
Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüklerince; 488 ekip,1.472 personel ve 26 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman, Kırklareli, Ordu, Şırnak, Yalova, Sakarya, Osmaniye, Ankara, İstanbul, Antalya, Hakkari, Erzurum, Mersin, İzmir, Hatay, Trabzon, Muğla, Balıkesir, Edirne, Çanakkale, Erzincan ve Gaziantep’te düzenlenen “Narkoçelik-6” operasyonlarında çeşitli miktarlarda ve türlerde uyuşturucu yakalandı.
25 ŞEHİRDE ÇEŞİT ÇEŞİT UYUŞTURUCU YAKALANDI
Bazı illerde çökertilen yerel suç örgütleri, ele geçirilen uyuşturucu miktarları, yakalanan zehir tacirleri ve sokak satıcıları şöyle;
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
2 yerel organize suç örgütü çökertildi.
30 bin sentetik ecza ele geçirildi.
62 sokak satıcısı yakalandı.
Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
1 yerel organize suç örgütü çökertildi.
135 kg esrar ele geçirildi.
45 sokak satıcısı yakalandı.
Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
1 yerel organize suç örgütü çökertildi.
54 kg skunk ele geçirildi.
19 sokak satıcısı yakalandı.
Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
88 kg metamfetamin ve
4 kg afyon sakızı ele geçirildi.
4 zehir taciri yakalandı.
Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
43 kg sentetik kannabinoid ve
Muhtelif miktarda skunk ele geçirildi.
1 zehir taciri yakalandı.
Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
18 kg bonzai ele geçirildi.
1 zehir taciri yakalandı.
Osmaniye İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
62 kg skunk ele geçirildi.
3 zehir taciri yakalandı.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
68 kg metamfetamin,
62 kg eroin,
8 kg kokain ve
12 kg kimyasal hammadde ele geçirildi.
5 sokak satıcısı yakalandı.
Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
108 bin adet captagon hap ele geçirildi.
3 zehir taciri yakalandı.
İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
38 kg skunk ele geçirildi.
2 zehir taciri yakalandı.
Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
11 kg bonzai ele geçirildi.
1 zehir taciri yakalandı.
Hatay İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
620 bin adet captagon hap ele geçirildi.
2 zehir taciri yakalandı.
Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
3 kg kokain,
3.5 kg eroin ve
11 bin adet ecstasy hap ele geçirildi.
5 sokak satıcısı yakalandı.
Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
58.5 kg skunk ele geçirildi.
1 zehir taciri yakalandı.
Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda;
25 bin adet captagon hap ele geçirildi.
1 zehir taciri yakalandı.
Sisteme dahil olan kişilere 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak verildi. Bir süre sonra kar amaçlı emanete altın bırakanların sayısı arttı. Sistem büyüyünce, katılımcılara, altın üzerinden komisyon verilmesine dönüştü. Sisteme katılan kişilere yüzde 4 ile 30 arasında komisyon verilmeye başlandı. ‘Yavru’ adı verilen sistemde, parasıyla gelen kişilere piyasa fiyatından daha uygun fiyatla altın satılıyor, 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak veriliyordu.
MAĞDURLARDAN SAVCILIĞA ŞİKAYET
Kuyumcu Ahmet Ö., bir süre önce taahhüt ettiği altınları ya da altınlar değerinde parayı, sahiplerine zamanında teslim etmekte zorlandı. Endişe yaşayan iştirakçiler, birbirlerinden habersiz sistemden paralarını çıkarmak istedi. Ancak, altın ya da paraların iadesi konusunda sorunlar yaşanmaya başladı. Dün, gün boyu kuyumcunun kapalı olması endişeleri artırdı. Sistemde altınları olanlar, bilgi almak için aradıklarında Ahmet Ö.’ye ulaşamazken, kuyumcunun bir önceki gün, akşamdan iş yerini boşaltıp kaçtığı bilgisi kulaktan kulağa yayıldı. Kuyumcunun kaçtığını öğrenen mağdurlar savcılığa şikayette bulundu.

SAVCILIKTAN ARAMA KARARI
Kuyumcu Ahmet Ö. hakkında yapılan çok sayıda şikayet üzerine, Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Akşam saatlerinde Mustafa Kemalpaşa Caddesi’nde kuyumcunun yer aldığı bölge, emniyet şeridiyle kapatıldı. Savcılık izniyle kuyumcunun kapısının açılması için itfaiye ve çilingirle çalışma yapıldı ancak kapalı olan kepenkler açılamadı.
TOPLANAN PARA 500 MİLYONDAN FAZLA
Dededen kuyumcu olan Ahmet Ö.’nün, kar dağıtım amaçlı kurduğu sistem sayesinde katılımcılardan topladığı para miktarının 500 milyon liradan fazla olduğu iddia edildi. Savcılığa başvuran kişi sayısının sistemdekilerin çok küçük kısmı olduğu, sistemde ilçenin iş ve sivil toplum camiasından tanınmış kişilerin de bulunduğu iddia edildi. Topladığı paralarla ortadan kaybolduğu belirtilen Ahmet Ö.’nün yakalanması için çalışma başlatıldı.
ÖZEL EKİP 4 SAATTE YAKALADI
Dolandırıcılık şikayetleri üzerine Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Dolandırıcılık Şube Müdürlüğü ve Orhangazi Emniyet Müdürlüğü personelinden oluşan özel ekip oluşturuldu. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen koordineli soruşturmayla ekipler tüm detayları en ince ayrıntısına kadar inceledi. Titiz çalışma sonrasında özel ekip, kuyumcu Ahmet Ö. ve evinde saklandığı arkadaşı R.E.’yi, 4 saatlik takibin ardından İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yakaladı. Polisin eş zamanlı operasyonunda, Ahmet Ö.’nün ortağı A.F.Ş. ile İstanbul’a otomobiliyle götüren H.Ş. ve kuyumcu çalışanı S.İ. de Bursa’nın Orhangazi ilçesinde yakalanıp gözaltına alındı.
ÖNCE İDDİALARI KABUL ETMEDİ
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Dolandırıcılık Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından İstanbul’da gözaltına alınıp Bursa’ya getirilen Ahmet Ö., Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildiği sırada basın mensuplarının, “İddiaları kabul ediyor musunuz?” sorusuna “İddiaları kabul etmiyorum” diyerek yanıt verdi. Ahmet Ö.’nün emniyetteki sorgusunda ise “İflas ettim parayı döndüremedim, pişmanım” dediği öğrenildi.
Olayla ilgili 20’nin üzerinde mağdur olduğu belirlenirken, soruşturma sırasında gelecek şikayetlere bağlı olarak sayının artabileceği belirtildi.

ALTINLARI BAVULLA İSTANBUL’A KAÇIRMIŞ
Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, Ahmet Ö.’nün kuyumcudaki altınları bavula doldurup kaçtığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Ahmet Ö. ile H.Ş.’nin kuyumcuya geldiği ve altınları doldurdukları bavullarla bir süre sonra iş yerinden çıktıkları görüldü.
]]>Öztürk güvenlik kamerasına yansıyan olayla ilgili darp raporu aldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü olayla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada şu ifdelere yer verildi:
“21.12.2023 tarihinde, Avcılar ilçesinde görevli müstafi polis memuru A.B.Ö. ile Avcılar İlçe Emniyet Müdürü arasında çıkan olayla ilgili olarak adli ve idari işlem başlatılmıştır.
Yapılan ön tespitte müstafi polis memurunun, ilçesindeki karakol denetiminden dönen ilçe emniyet müdürünün aracı geçtiği esnada, ailesine küfür etmesi üzerine İlçe Emniyet Müdürü aracından inerek iş yerine doğru gitmiş, aralarında arbede çıkmıştır.
21.12.2023 tarihinde Müstafi Polis Memuru A.B.Ö. ile Avcılar İlçe Emniyet Müdürü arasında yaşanan olaya ilişkin adli ve idari tahkikatın tamamlanmasına müteakip kamuoyu bilgilendirilecektir. Kamuoyunun bilgisine sunulur.”

“GİDİP ŞİKAYETLERİMİZDE BULUNDUK”
İddialarla ilgili konuşan Abidin Beytullah Öztürk ise şunları kaydetti:
“Dün sabah itibariyle dükkanımızı açmıştık babama yardım ediyordum, aracıyla buradan geçerken durdu ve görüntülerde görüleceği üzere aniden, hiçbir şey söylemeden yumruklu şekilde bize saldırmaya başladı. Kendisine sakin bir şekilde ‘müdürüm neden bunu yapıyorsunuz’ diye sorduğumda bağırıp çağırmaya tehdit etmeye başladı.
Burada dükkanımızı bastı, bizi rencide etti, ‘dükkanımızdan çıkın’ dedik bunu da dinlemedi. Ustamız vardı dükkanda ona da aynı şekilde sert bir müdahale de bulundu.
Kendisi 53 yaşında onun da boğazında ufak bir yaralanması oldu. Daha sonra benim karnıma şiddetli bir yumruk vurarak beni yere düşürdü ve bu darbe sonrası ben ambulansla hastaneye kaldırıldım.
Yaklaşık 3 buçuk saat Avcılar Devlet Hastanesi’nde kaldık, iç kanama şüphesi vardı. Bu durumdan dolayı tabii ki de gidip şikayetlerimizde bulunduk.”
DAHA ÖNCE GERGİNLİK YAŞANMIŞ
Öte yandan edinilen bilgiye göre, Iğdır İl Emniyet Müdürlüğü’nde görev yaparken çocuğunun engel durumu sebebiyle İstanbul’a tayin isteyen polis memuru Abidin Beytullah Öztürk, Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde göreve başladı.
Burada çalışırken doğuştan bir el parmaklarında sorun bulunan çocuğunun sağlık problemlerini gerekçe göstererek ek görevlere gitmek istemediği öne sürülen Abidin Beytullah Öztürk’le ilçe emniyet müdürü arasında gerginlik çıktığı kaydedildi.
İlçe Emniyet Müdürünün karakolların bahçelerinde sivil araçlar getiren Öztürk hakkında araç alış-satışı yaptığı gerekçesiyle rapor tuttuğu belirtildi. Nisan ayında çocuğunun tedavisi için ücretsiz izne ayrılan Öztürk’ün İstanbul’daki geçici görev süresi bitince Temmuz ayında önceki görev yeri olan Iğdır’a yeniden tayini çıktı.
Ancak Iğdır’a gitmeyi kabul etmeyen Öztürk’ün görev yerinin Arnavutköy Polis Eğitim Merkezi olarak değiştirildiği belirtildi. Fakat Abidin Beytullah Öztürk buradaki görevine de gitmeyince ihraç edildi.
Babasına ait restoranı işletmeye başlayan Abidin Beytullah Öztürk’ün hakkında idari soruşturma başlatmakla suçladığı Avcılar İlçe Emniyet Müdürü Murat Özburun hakkında 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden defalarca ihbarlarda bulunduğu, küfür ettiği, Avcılar Polis Merkezi önüne gelerek yaşamına son vereceğini söylediği kaydedildi.
]]>