Ersoy – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 05 Apr 2024 21:45:26 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 YKS için 3 milyon 36 bin 945 aday ter dökecek! YKS ne zaman? https://www.foxhaber.com.tr/yks-icin-3-milyon-36-bin-945-aday-ter-dokecek-yks-ne-zaman/ https://www.foxhaber.com.tr/yks-icin-3-milyon-36-bin-945-aday-ter-dokecek-yks-ne-zaman/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:45:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5698 Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı Bayram Ali Ersoy tarafından yapılan açıklamayla YKS hakkında bilgi paylaşı gerçekleştirildi.

Ersoy, yazılı açıklamasında, YKS başvurularıyla ilgili verileri açıkladı.

TYT’YE 3 MİLYON 36 BİN KİŞİ, AYT’YE 1 MİLYON 983 BİN KİŞİ GİRECEK

YKS’nin 8 Haziran Cumartesi saat 10.15’te yapılacak birinci oturumu TYT’ye 3 milyon 36 bin 945 adayın başvuru yaptığını belirten Ersoy, şu bilgileri verdi:

“9 Haziran Pazar saat 10.15’te yapılacak ikinci oturum olan AYT’ye 1 milyon 983 bin 766 aday, aynı gün saat 15.45’te gerçekleşecek üçüncü ve son oturum olan YDT’ye ise İngilizceden 218 bin 316, Arapçadan 5 bin 717, Almancadan 2 bin 849, Fransızcadan 1172, Rusçadan 760 kişi olmak üzere toplam 228 bin 814 aday katılacak.”

YKS NE ZAMAN? TYT, AYT NE ZAMAN?

YKS TYT 8 Haziran 2024 Cumartesi günü, AYT ve YDT ise 9 Haziran 2024 Pazar günü düzenlenecek.

YKS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

YKS sonuçlarının açıklanacağı tarih belli oldu. YKS sonuçları 17 Temmuz 2024 Çarşamba günü açıklanacak.

EN GENÇ ADAY 15, EN YAŞLI ADAY 85 YAŞINDA

Ersoy, 2024-YKS’ye başvuran adayların 1 milyon 580 bin 984’ünün kadın, 1 milyon 455 bin 961’inin erkek olduğunu belirterek, “En genç aday 15, en yaşlı aday 85 yaşında. Sınava başvuranlar, 17-23 yaş arasında yoğunlaşmış durumda, 50 yaş ve üzeri 26 bin 331 aday başvurusu bulunuyor. 34 yaş üstü kadın aday sayısı ise 118 bin 923 olmuştur.” ifadelerini kullandı.

EN ÇOK ADAY ANADOLU LİSELERİNDEN

ÖSYM Başkanı Ersoy, adayların okul türlerine ve öğrenim durumlarına ilişkin de şunları kaydetti:

“Adayların 974 bin 521’i Anadolu lisesi, 717 bin 732’si meslek lisesi, 570 bin 415’i açık öğretim lisesi, 232 bin 967’si imam hatip lisesi, 96 bin 524’ü fen lisesi, 10 bin 795’i sosyal bilimler lisesi, 10 bin 647’si spor ve güzel sanatlar liselerinden.

Lise son sınıfta olan aday sayısı 1 milyon 93 bin 697, lise mezunu olup bir yükseköğretim programına yerleşmemiş aday sayısı 1 milyon 184 bin 189. Bir yükseköğretim programına yerleşmiş kayıtlı aday sayısı 316 bin 260, bir ortaöğretim kurumunun son sınıfında beklemeli olan aday sayısı 12 bin 652, bir yükseköğretim programına yerleşmiş fakat kayıt olmayan aday sayısı 58 bin 455, bir yükseköğretim programından mezun olan aday sayısı 293 bin 925, yükseköğretim kurumundan kaydı silinen ve sınava başvuran aday sayısı da 77 bin 767’dir.”

Sınavlara başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocuklarından sınav ücreti, başvuru hizmet ücreti ve yerleştirme ücreti alınmadığını hatırlatan Ersoy, “Bu kapsamda 2024-YKS’ye başvuran 15 bin 821 aday sınav ücretinden muaf tutuldu.” bilgisini paylaştı.

ENGELLİ ADAYLARA HASSAS ÇALIŞMA

Engelli adaylar ile ilgili de bilgi veren Ersoy, TYT ‘ye toplam 12 bin 691, AYT’ye 8 bin 171, YDT’ye ise 988 engelli adayın katılacağını bildirdi.

Ersoy, engelli adayların hiçbir olumsuzluk yaşamaması, engel durumlarının kendilerine dezavantaj olarak dönmemesi için hassasiyetle çalıştıklarını vurgulayarak, “Emeklerinin, gayretlerinin karşılığını alabilecekleri ortamı sağlamak temel arzumuzdur.” değerlendirmesini yaptı.

1 MİLYON 404 BİN KİŞİ İLK KEZ BAŞVURU YAPTI

Bayram Ali Ersoy, “Adayların 1 milyon 404 bin 156’sı sınava ilk kez başvuru yaparken, 798 bin 409 adayın ikinci başvurusu, 442 bin 64 adayın üçüncü başvurusu, 219 bin 390 adayın dördüncü başvurusu, 172 bin 926 aday ise beş ve daha fazla başvuru yapmış durumda.” ifadesini kullandı.

2024-YKS’de geç başvurunun da sona ermesiyle başvuru sürecinin tamamlandığını belirten Ersoy, şunları kaydetti:

“Sürecin en sağlıklı şekilde işlemesi için tüm aşamalarda gerekli çalışmaları titizlikle yapıyor, önlemleri alıyoruz. İlgili kurumlarla işbirliğini sürdürüyoruz. Emeklerini emanetimiz olarak gördüğümüz adaylarımızın en uygun ortamda sınava girmesi için çabalıyoruz. Sınava katılacak adaylara şimdiden başarılar diliyorum.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yks-icin-3-milyon-36-bin-945-aday-ter-dokecek-yks-ne-zaman/feed/ 0
Bakan Ersoy: Myra ve Andriake için 500 milyon lira ödenek ayırıyoruz https://www.foxhaber.com.tr/bakan-ersoy-myra-ve-andriake-icin-500-milyon-lira-odenek-ayiriyoruz/ https://www.foxhaber.com.tr/bakan-ersoy-myra-ve-andriake-icin-500-milyon-lira-odenek-ayiriyoruz/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:30:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5295 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra Antik Kenti’nde ‘Geleceğe Miras Myra ve Limanı Andriake Projesi’ni tanıttı.

‘Geleceğe Miras Projesi’ni geçen yıl başlattıklarını hatırlatan Ersoy, “Proje kapsamında 5 ayda 7 farklı alanı içeren 5 büyük arkeoloji projesini başlatarak detaylarını paylaşmıştık. Şimdi altıncı ayımızda Myra ve Limanı Andriake ile altıncı projemizin tanıtımını yapıyoruz” dedi.

Myra Antik Kenti’nin kalkolitik dönemden bugüne 6 bin yıldır kesintisiz yerleşim gördüğünü anlatan Ersoy, şöyle devam etti:

“Bu kadim kent klasik dönemde Likya’nın büyük önem taşıyan yerleşim birimlerinden biriydi. Milattan önce 1. yüzyılın başlarında Metropolis unvanını almış, Roma İmparatorluk döneminde de önemini fazlasıyla korumuştur. Kentteki imar faaliyetlerinin yoğunlaştığı Hadrianus dönemi ise Myra’nın altın çağı olmuştur. Myra’nın dinler tarihi noktasındaki değeri de gerçekten istisnadır. Burası Aziz Nikolas’ın kilisesini kurduğu, öğretisini yayarak tüm yaşamını tamamladığı yerdir. Milattan önce 5 ila 4. yüzyılda yapılan ve ahşap mimariyi taklit eden cepheleriyle kentin simgesi olan kaya mezarları ise Myra klasik çağının en görkemli yapı grubunu oluşturmaktadır.”

“ROMA TİYATROSUNUN RESTORASYONUNA YOĞUNLAŞACAĞIZ”

Kentin 10 bin kişi kapasitesiyle bölgenin en büyük ve iyi korumuş Roma tiyatrosuna sahip olduğunu da aktaran Ersoy, antik kentin milattan önce 13. yüzyılın ortalarında büyük bir sel afeti yaşadığını vurguladı.

Ersoy, antik kentin 4 ila 10 metre derinliğinde alüvyonlarla kaplandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu afetten sonra kent Anadolu’nun Pompeisi diye anılmaya başlanmıştır. 1960’larda yüzey araştırmaları gerçekleşmiştir. Kazı ve restorasyon çalışmaları ise ilk kez 2009’da Akdeniz Üniversitesinden Prof. Dr. Nevzat Çevik başkanlığında başlamış olup bu süreç halen devam etmektedir. Akropol yapıları, devasa tiyatrosu, hamamı, Aziz Nikolas Kilisesi ve kaya mezarları Myra’yı Anadolu’nun en özel medeniyet miraslarından biri yapmaktadır. Bu alanda kazıları büyük oranda tamamlanmış olan Roma tiyatrosunun restorasyonuna yoğunlaşacağız. Acil koruma müdahaleleri dışında asıl büyük adımı projemiz kapsamında atacak ve Roma tiyatrosunun muhteşem sahne binasını orijinal malzemesiyle ayağa kaldırmak için çalışmaları bu yeni dönemde başlatmış oluyoruz.”

Ersoy, sütunların ve diğer mimari unsurların restorasyonla asıl yerine konulacağını ve tiyatronun hayata döndürüleceğini kaydetti.

SİNAGOG ALANINDA KAZI ÇALIŞMALARI YAPILACAK

Projenin ikinci kısmının yürütüleceği Andriake Limanı’nın ise uluslararası ticaret ve ulaşım merkezi olarak özel fonksiyonlarla düzenlenen yerleşim yapısına sahip olduğuna dikkati çeken Ersoy, Myra’nın zenginliğini Akdeniz’in en önemli uğrak noktası olan bu ünlü limana borçlu olduğunu anlattı.

Ersoy, limanın bronz çağından itibaren gemicilerin vazgeçilmez bir uğrak noktası olduğunu ifade ederek, “Projemiz kapsamında Andriake Antik Limanı’ndaki Gümrük bölgesi ve Likya Müzemizin çevresinde henüz kazı çalışmaları yapılmamış alanlardaki kazıları tamamlamayı hedefliyoruz. Likya Uygarlıkları Müzesi teşhir, tanzim ve yenileme uygulamalarını başlatıyoruz. 168 kuş çeşidini barındıran Andriake Kuş Cenneti üzerinde yayalar için bir gezi köprüsü inşa edeceğiz. Andriake Batı Hamamı’nda kazı çalışmalarını tamamladık. Şimdi ise projelerini hazırlayarak hamam restorasyonunu yapacağız. Andriake, Doğu Hamamı, Roma ve Doğu Roma evrelerini çok iyi yansıtan, özellikle duvar içi ısıtma sistemlerinin tahrip edilmemiş ve yeri değiştirilmemiş durumda bulunduğu çok özel bir yapı. Bu hamamın da projelerini titizlikle hazırlayarak restorasyonunu bu dönemde gerçekleştirmiş olacağız” diye konuştu.

Anadolu Akdeniz’indeki ilk sinagogun Andriake’de keşfedildiğini hatırlatan Ersoy, tarihe ışık tutan önemli eser ve kalıntıların ele geçirildiği bölgenin kuzeyinde kazı çalışmalarının devam edeceğini bildirdi.

Ersoy, “Bu antik kenti ve limanını Türk arkeolojisine, kültür ve turizm hayatımıza mümkün olan en kısa sürede eksiksiz, korunmuş ve ihya edilmiş bir şekilde kazandıracağız. Hedefimize ulaşmak için bakanlık olarak Myra ve Andriake kazı ve restorasyon çalışmalarına 500 milyon lira ödenek ayırıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bakan-ersoy-myra-ve-andriake-icin-500-milyon-lira-odenek-ayiriyoruz/feed/ 0
Bakan Ersoy’dan Almanya için iddialı hedef https://www.foxhaber.com.tr/bakan-ersoydan-almanya-icin-iddiali-hedef/ https://www.foxhaber.com.tr/bakan-ersoydan-almanya-icin-iddiali-hedef/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:39:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5105 Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen 55. Uluslararası Turizm Borsası (ITB) Fuarı’na katıldı.

Geçen yılın verilerine ve Türkiye’nin turizm hedeflerine ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Ersoy, Türkiye’nin geçen yılı, deprem felaketi, savaşlar ve seçim süreci gibi sıkıntılarla karşılaşmış olsa da rekor sayıda ziyaretçi ve turizm geliriyle kapattığını anlattı.

Bakan Ersoy, turizm konusunda 2024 hedefinin çok daha iddialı olduğunu dile getirerek, “Bu sene inşallah 60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar gelir hedefimiz var. İnşallah bu hedefi aşacağız. Erken rezervasyon ülkelerden ilk veriler gelmeye başladı. Bunlardan önemlisi Almanya pazarı. 2023’ü çok iddialı bir rekor sayıyla kapatmıştık. Almanya’dan 6,2 milyon ziyaretçiyle 2023’ü kapattık. İlk veriler de çok çok iyi. Erken rezervasyonlarda yüzde 20’nin üzerinde artış gözlemleniyor. Bazı operatörlerde bu sayının çok fazla olduğunu gözlemliyoruz. 2024’te Almanya bazında 7 milyon sayısını geçmeyi umuyoruz.” şeklinde konuştu.

“2028’E KADAR KİŞİ BAŞI HARCAMADA 130 DOLARI GEÇMEYİ PLANLIYORUZ”

Türkiye’nin özellikle Avrupa pazarında pasta payını arttırmayı hedeflediğini ifade eden Ersoy, şunları kaydetti:

“Bunun yanında da Uzak Doğu pazarlarında yeni destinasyonları hedef pazar olarak portföyümüze koymuş durumdayız. Avrupa pazarında özellikle nitelikli turisti arttırabilmek için 2018 sonu itibarıyla yeni stratejilere geçmiştik. 2017’yi kişi başı harcama olarak 65 dolarla kapatmıştık. Geçen sene de kişi başı harcamayı 99 dolar rakamına kadar taşıdık. Önümüzdeki sene 106 dolar hedefliyoruz. Türkiye olarak 2028’e kadar kişi başı harcamada 130 dolarları geçmeyi planlıyoruz. Bu bağlamda da farklı ürün çeşitleriyle pazara girmeyi hedefliyoruz.

Eskiden olduğu gibi sadece deniz, kum, güneş değil. Turizm Geliştirme Ajansı’nın yoğun tanıtım gücüyle hem ürün çeşitliliği yakalamak istiyoruz hem de hedeflenen destinasyon, yani bize yolcu, turist sağlayan hedef destinasyon sayısını artırmayı planlıyoruz. Başarılı da sonuçlar almaya başladık. Son dört yıldır 200’den fazla ülkede şu anda ülkemiz yoğun turizm tanıtımı yapıyor. Bütün bu ülkelerden yolcu trafiği başlattık.”

Ersoy, özellikle Türk Hava Yolları’nın 330’dan fazla şehre direkt uçuyor olmasının bu noktadaki önemine değindi.

Türkiye’nin tanıtımı amacıyla arkeolojiyi de ön plana çıkaran “Geleceğe Miras Sonsuz Efes” projesini hazırladıklarına işaret eden Ersoy, özellikle arkeolojik kazı noktalarındaki hem kazı hem restorasyon hem de yeniden ihya bütçelerini 15-20 kata varan oranlarda, bölgesine göre değişen noktalarda artırdıklarını söyledi.

Ersoy, şu anda 144 ayrı noktada çok yoğun kazı programları başladığını anlatarak, aşamalı olarak da şehir merkezlerinde olan veya bu noktalara yakın konumdaki arkeolojik bölgelerde gece müzeciliğini başlattıklarını ifade etti.

“AŞAMALI OLARAK SAYIYI ARTIRMAYI PLANLIYORUZ”

Gündüz hava sıcaklığının yüksek olduğu bölgelerde gece müzeciğiyle turistlerin rahat gezebileceği bir ortam oluşturulduğunu, o nedenle saat 00.00’a kadar belli başlı müzeleri açık tutma kararı aldıklarını belirten Ersoy, “Aşamalı bir şekilde talep gören bütün müzelerimize bu sistemi kaydıracağız. Bu sene, en çok ziyaretçi alan 15 noktada inşallah yetiştirebilirsek başlıyoruz. Sonra aşamalı olarak bu sayıyı da artırmayı planlıyoruz.” diye konuştu.

Ersoy, arkeolojinin ürün çeşitliliği olarak yeterli olmadığını vurgulayarak, “Almanya’da bisiklet turlarıyla ilgili çalışmalarımızı da hazırladık. Özellikle buradaki bisiklet federasyonuyla son birkaç yıldır yoğun çalışma içindeyiz ve buradaki Avrupa bisiklet destinasyonlarına Türkiye rotalarını eklemeye başladık. Oradan da yoğun bir şekilde talep alıyoruz. Bugün de aslında burada Alman milli takımından bir sporcunun bir etkinliği olacak.” ifadelerini kullandı.

Bakan Ersoy, bunların yanında Türkiye’nin gastronomi değerlerinin çok fazla olduğunu ve bunu tanıtmaya çalıştıklarını kaydetti.

Türkiye’nin 3 yıldır Michelin Rehberi’ne dahil edildiğini, aşamalı bir şekilde önce İstanbul’da başladıklarını, geçen sene itibarıyla İzmir, Çeşme, Urla ve Bodrum’u bu rehbere dahil ettiklerini dile getiren Ersoy, gastronomi konusunda da artık Türkiye’yi marka bir ülke haline getirmeyi ve gastro stillerini ön plana çıkarmayı hedeflediklerini, bu çalışmanın da başarıyla devam ettiğini söyledi.

“2028’E KADAR GELİRİ 100 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bundan sonra inanç, doğa, spor turizmi gibi yeni ürünleri sisteme dahil ederek hem sezonu 12 aya yaymak istediklerini hem de hedeflenen pazar sayısını arttırmayı hedeflediklerini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bunu da her yıl birbirini izleyen rekorlarla taçlandırmayı umuyoruz. Bu sene inşallah 60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar gelir hedefimiz var. 2028’e kadar (turizm) gelirini 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Şu andaki ilk göstergeler 2024 için çok çok iyi. Daha açıklanmadı ama havalimanlarından bana şubat verileri geliyor. Geçen seneyle kıyaslandığında şubat ayında çok ciddi bir sıçrama var. Zaten nisan sonunda üç aylık veriler açıklandığında göreceğiz. Mart verileri şubattan da iyi gidiyor. İnşallah bu şekilde giderse 60 milyar dolar gelir hedefimizi aşacağımız bir yıl olur diye düşünüyorum.”

Türkiye’nin Almanya’da yaz tatil paketleri için erken rezervasyonlarda İspanya’yı geçerek birinci sıraya yerleştiğini aktarması üzerine Ersoy, şunları kaydetti:

“Tabii biz çok yoğun tanıtım yapıyoruz. Türkiye bu yoğun tanıtımın karşılığını alıyor. Türkiye ürün çeşitliliğine gitti ve artık tek ürünle çıkmıyor. Herkesin zevkine, keyfine uygun ürünleri de piyasaya sürmüş durumdayız. Aslında bunlar eskiden de vardı ama bu kadar yoğun ve detaylı şekilde tanıtılmıyordu. Bu bütün bunlar sağlandığı için Türkiye özellikle Almanya pazarında parlayan yıldız. Almanya pazarında daha çok potansiyelimiz var alabileceğimiz. Özellikle Almanya ve İngiltere pazarlarında bu güçlü büyüme ivmesini göreceğiz. Ama biz sadece Avrupa’yla sınırlı kalsın da istemiyoruz. Özellikle Amerika kıtasına çok yoğunlaştık. Kültür turlarında da Uzak Asya pazarlarına yoğunlaştık. İnşallah bu çeşitliliği Anadolu’nun her yerinde göreceğiz.”

Mehmet Nuri Ersoy, sürdürülebilirlik konusunda Türkiye’nin sahip olduğu sertifikalarla Avrupa’da en iyi durumda olduğunu belirterek, bunu daha ileriye taşımak için yoğun çalışmalar yaptıklarını sözlerine ekledi.

Bakan Ersoy daha sonra Türk şirketlerinin stantlarını ziyaret ederek bilgi aldı.

BERLİN FUARI

Covid-19 sonrası hızlı değişim sürecinde olan seyahat endüstrisi, dünyanın en büyük ve önemli turizm fuarlarından olan Berlin Uluslararası Turizm Borsası Fuarı’nda (ITB Berlin) bir araya geliyor.

Her yıl mart ayında Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleştirilen ITB Berlin, bu yıl “Seyahat ve Turizmde Dönüşüme Birlikte Öncülük Edin” temasıyla kapılarını açtı.

Alanında dünyanın en büyüğü olarak kabul edilen fuarda, bu yıl 165 ülkeden yaklaşık 5 bin 500’den fazla firmanın yer alması bekleniyor. Fuar 7 Mart’a kadar devam edecek.

Pazarlama, satış, teknoloji, konaklama ve destinasyon yönetimi alanlarındaki güncel eğilimlerin yer alacağı fuarda, teknolojik ve ekolojik zorluklar, düzenlenecek etkinliklerle masaya yatırılacak.

Fuarda 17 farklı alanda düzenlenecek oturumlarla sürdürülebilirlik, iklimin korunması ve sosyal adalet için küresel turizmin neler yapabileceği değerlendirilecek, iklim değişikliği, yapay zekanın etkisi, kalifiye eleman sıkıntısının devam etmesi ve Covid-19 sağlık krizinin turizme etkileri gibi zorluklar tartışılacak.

Popüler seyahat destinasyonları ve turizmdeki en son yeniliklere ek olarak fuarda, dünyada turizmi etkileyen ve etkileyecek krizlerle nasıl başa çıkılacağı da masaya yatırılacak.

TÜRK TURİZMCİLER FUARDA

Fuarın bu yılki konuk ülkesi Arap Yarımadası’ndaki Umman olacak. Türkiye 2010’da ITB’de konuk ülke olmuştu.

Ummanlı sanatçılar, ülkelerinin kültür çeşitliliğini ulusal kıyafetlerle fuara gelen izleyicilere sunacak. Umman Kraliyet Senfoni Orkestrası da fuar kapsamında konser verecek.

Fuarı, geçen yıl 186 ülkeden yaklaşık 170 bin kişi ziyaret etmişti. Bu yıl ziyaretçi sayısının daha da artması bekleniyor.

Türk turizm sektöründen temsilciler de yenilikleri ve trendleri sergilemek için fuarda yerini alacak. Turizmciler, Türkiye’nin en önemli pazarlarından olan Alman turizm pazarına ve diğer ülkelerden gelecek konuklara ülkeyi anlatacak.

Gelecek yıl ise ITB Berlin’in konuk ülkesi Arnavutluk olacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bakan-ersoydan-almanya-icin-iddiali-hedef/feed/ 0
Felaketi getiren detay! İliç’te incelme yapan bilim ekibi gözlerine inanamadı https://www.foxhaber.com.tr/felaketi-getiren-detay-ilicte-incelme-yapan-bilim-ekibi-gozlerine-inanamadi/ https://www.foxhaber.com.tr/felaketi-getiren-detay-ilicte-incelme-yapan-bilim-ekibi-gozlerine-inanamadi/#respond Sun, 25 Feb 2024 21:51:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3909 Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin altın üretimi yaptığı Çöpler Maden Sahası’nda çıkarılıp istiflenen toprak, 13 Şubat’ta kaydı. Yaklaşık 10 milyon metreküp toprak, 200 metrelik yamaçtan vadiye doğru aktı. 9 işçi, geniş bir alana yayılan toprağın altında kaldı.

İşçilere ulaşabilmek için Erzincan başta olmak üzere Erzurum, Sivas, Rize, Malatya, Giresin, Diyarbakır, Tokat ve Tunceli’nden gelen AFAD ekipleri de görev aldı. Ekiplerin çalışmalarında işçilere ulaşılamadı.

Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı, koordinasyonunda İliç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında; sorumlu oldukları değerlendirilen, aralarında ilgili şirketin Kanada uyruklu yöneticisinin de bulunduğu 6 şüpheli tutuklandı.

KTÜ’LÜ BİLİM HEYETİNDEN RAPOR

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden (UYGAR) bilim insanları, Erzincan’a giderek AFAD koordinasyonunda maden sahasında heyelanın nedenini belirlemek üzere, incelemelerde bulundu.

UYGAR Müdürü Prof. Dr. Arzu Fırat Ersoy ve beraberindeki akademisyenler Prof. Dr. Hakan Ersoy, Prof. Dr. Kerim Aydıner, Doç. Dr. Zekai Angın, Dr. Öğretim Üyesi Oğuz Sünnetci ve Öğretim Görevlisi Dr. Murat Karahan, LİDAR teknolojisine sahip insansız hava aracı ile ölçümler gerçekleştirdi.

Felaketin yaşanma nedenlerini ortaya koymak için rapor da hazırlayan heyetin incelemelerinde; ‘liç yığını’ yüksekliğinin, kontrol edilebilir seviyenin üzerinde olduğu saptandı.

“ANALİZLERİMİZ DEVAM EDİYOR”

UYGAR Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, yapılan çalışmaya ilişkin bir rapor hazırladıklarını belirterek; incelemenin detaylarını ve elde ettikleri sonuçları aktardı. Prof. Dr. Ersoy, maden sahasında 3 boyutlu ölçüm ve inceleme yaptıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

“KTÜ olarak felaketin ardından araştırma yapmak üzere sahadaydık. Oraya gitmemizdeki ilk hedef, heyelanın neden geliştiğini ortaya koymak ve bir daha bu tür felaketlerin meydana gelmemesi yönünde veri toplamaktı.

Bunun için de rektörlüğümüzün merkezimiz bünyesine kazandırdığı LİDAR entegre insansız hava aracımızla 3 boyutlu veriler, sayısal analizlerin yer aldığı bir inceleme yaptık.

Maden sahasında AFAD koordinasyonunda arazinin sayısal ve 3 boyutlu modelini elde etmek için yaklaşık 4 saatlik bir uçuş gerçekleştirdik.

En önemli amacımız elde ettiğimiz verileri kullanarak geriye dönük analizlerle heyelanın nedenlerine ulaşmaktı. Şu anda analizlerimiz devam ediyor. Nihai noktaya geldik, oluşturduğumuz raporu kamuoyu ile paylaşacağız”.

“257 METRE YÜKSEKLİKTE LİÇ YIĞINI BİZİ ÜRKÜTTÜ”

Maden sahasında gözlemledikleri en önemli sorunun ‘liç yığını’ yüksekliği aşımı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ersoy, şöyle konuştu:

“Oraya gittiğimizde farklı manzaralarla karşılaştık. Gördüğümüz en önemli sorunlardan birisi ‘liç yığını’nın; yani cevher zenginleştirme, altının elde edilmesi için üzerinde çalışılan malzemenin yüksekliğiydi. Liç yığını nedir?

Ocakta üretilen ve kırma eleme tesislerinde belli boyutlara getirilen malzeme, altında geçirimsiz malzeme olan bir zemine seriliyor. Bunun üzerine damlama ya da benzeri yöntemle siyanür içeriği olan çözelti veriliyor. Bu çözelti cevherden sızarken altını da alıyor ve alttaki tabakadan altına ulaşılıyor. Bu işlem sürekli tekrarlanıyor ve yığınlar oluşuyor.

UYGAR Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy

Biz ‘liç yığın’larıyla alakalı araştırma yaptık. Dünya literatürüne baktık; liç yığının maksimum 150 metreye ulaştığını gördük. Fakat bir burada kullandığımız insansız hava aracı ile 257 metreyi gördük. Yani taban kotuyla maksimum kot arasında 257 metre mesafe oluşmuş, bu inanılmaz bir rakam.

Kanaatimizce bu yükseklik kontrol edilebilir seviyeden çıktı. Dünya literatüründe böyle bir liçe rastlamadık. Günümüzde, demirden betondan 200 metre yükseklikte binalar inşa edilemezken, sadece yığma şeklinde depolanan bir malzemenin 257 metre yükseklikte olması bizi ürküttü. Bir de orada 100 metrelik vadi yüksekliği var, yani orada 350 metrelik bir piramit oluştu.

Orada hareketin hızlanmasının en büyük sebebi, liç yüksekliğinin yanı sıra vadinin de yüksek olması. Felaketi büyüten de buydu”

“EN ÖNEMLİ SONUÇLARDAN BİRİSİ DE YANLIŞ YER SEÇİMİYDİ”

Patlatmalar nedeniyle ‘liç yığını’nın tekrarlı yüklere maruz kaldığını da söyleyen Prof. Dr. Ersoy, şu ifadeleri kullandı:

“UYGAR çalışma grubu olarak, burada elde ettiğimiz en önemli sonuçlardan birisi de yanlış yer seçimiydi. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) güncel fay haritasında, maden sahasının 300-400 metre yakınından bir fay hattı geçtiği görülüyor.

Yaşanan kazayı bu fay tetiklemedi ama tetikleyebilirdi. Bir de yığın ocak sahasına o kadar yakın ki ocakta meydana gelen patlatmalar nedeniyle ‘liç yığını’ tekrarlı yüklere maruz kaldı.

Şu da önemli, görüntülerde buradaki malzemenin bir sıvı gibi aktığını gördük. Buradan yola çıkarak da ‘liç yığını’ndaki su içeriğinin normal standartlardan yüksek olduğunu düşünüyoruz.

Özetle kontrol edilemeyen bir ‘liç yığını’nda su içeriğinin fazla olup, üretim sahasındaki patlatmalara çok yakın bir noktada yığılması, felaketi de beraberinde getirdi”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/felaketi-getiren-detay-ilicte-incelme-yapan-bilim-ekibi-gozlerine-inanamadi/feed/ 0
Ören yerleri gece de açık olacak https://www.foxhaber.com.tr/oren-yerleri-gece-de-acik-olacak/ https://www.foxhaber.com.tr/oren-yerleri-gece-de-acik-olacak/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:15:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3386 Bakan Ersoy, Aydın’ın Kuşadası ilçesinde turizm sektörü temsilcileri ile bir araya geldi. Kuşadası’nın kendisi için ayrı bir önemi olduğunu ifade eden Ersoy, 1985 yılına sektöre başladığında ilk görev yerinin Kuşadası olduğunu anlattı.

2019’da Türkiye’nin rekor kırdığını ve hızlı büyüme planları yapıldığını kaydeden Ersoy, “Maalesef pandemiyle tüm dünya kapılarını kapattı. Çok şükür o dönemi iyi yönettik. Çünkü mümkün mertebe kapılarımızı açık tutmaya çalıştık, hava trafiğini açık tutmaya çalıştık.

2021’den itibaren pandemiden, turizm sektörü olarak en hızlı çıkan ülke olduk. 2022’de bu verilere de yansıdı. Türkiye, normalde 6’ncılığa kadar çıkmıştı. 2022’de 4’üncü sıraya kadar turist sayısında yükselme başarısını elde etti. ‘Bundan sonra hep rekorlar kırarak yolumuza devam edeceğiz’ dedik.

2023, zor bir yıldı. 6 Şubat depremleri ile başladı. Daha sonra savaş derken 2023 her şeye rağmen rekor bir yıl olarak karşımıza çıktı. Rakamlara bakacak olursak; 54,3 milyar dolarlık gelir, 56,7 milyonluk bir ziyaretçiyle tarihin en iyi turizm verilerini elde ettiğimiz bir yıl oldu.

2028’e kadar çok iddialı hedefler koyduk. Her sene rekorlar kırarak yolumuza devam edeceğiz. Önümüzdeki yıl itibarıyla 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolar gelir hedefiyle yolumuza başladık. İlk veriler de iyi geliyor. Ziyaretçi rakamlarında artışlar var. Rezervasyonlar da iyi” dedi.

‘KUŞADASI, ARKEOLOJİ CENNETİ’

Kuşadası ve Ege’nin turizm açısından çok önemli bir bölge olduğunun altını çizen Ersoy, şöyle devam etti:

“Kuşadası, turizmin ilk başladığı noktalardan biri. Turizm geçmişi çok eski. Burada yetişen birçok sektör temsilcisi diğer yerlerde genel müdür ya da üst düzey yönetici olarak başladı. İnsan kaynağı yaratan bir bölgedeyiz. Aynı zamanda Türkiye’nin ‘cruise’ kapısı. En çok turist ağırlayan noktası.

Bu yıl 560’ın üzerinde gemi ağırladınız. 2 bin 400 kapasiteli bir limanımız var. İstanbul’da Galataport’un devreye girmesiyle bu sayı hızlı şekilde artacak. Deniz, kum, güneşin yanı sıra kültür varlıklarının zengin olmasından dolayı burası çok değerli. Arkeoloji cenneti diyebiliriz. Binlerce yıl önce insanlar buraya antik şehirler kurmuş. Geniş kapsamlı yerleşimler olduğunu görüyoruz.”

‘BU DÖNEM HEDEFLERİ BÜYÜTTÜK’

Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak geçen dönem kazıları 12 aya çıkardıklarını belirten Ersoy, “Kazı başkanlarımızı buna alıştırdık. Türkiye’de 144 tane yerli kazı başkanlığı var. 32 tane de yabancı kazı başkanlığı var. Bunların kazı çalışma programına aşamalı şekilde yerli ve yabancılar dahil edildi. Bu dönem hedefleri büyüttük. Bütün kazı başkanlıklarını 12 aylık programa aldık” dedi.

‘Geleceğe Miras’ projesini başlatarak arkeolojinin altın çağı olarak iddialı bir hedef koyduklarını söyleyen Ersoy, “Bu hedef, son 60 yılda arkeolojide ne kadar iş gerçekleştirdiysek; gelecek 4 yılda aynı oranda işi Anadolu genelindeki bütün arkeolojik noktalarımızda gerçekleştirmekti.

Bu bağlamda ilk açıklamayı Efes’te yapmıştım. ‘Geleceğe Miras’ projesine bütün arkeolojik kentleri dahil ediyoruz. Arkeoloji, Türkiye’de 1860’lı yıllarda yabancılarla başladı. 163 yıl sonra ilk defa bütün kazı başkanlıklarına koordinatör kazı başkanları atandı. Hocalarımızı atarken ekip, ekipman ve finansman desteği veriyoruz.

Kuşadası için bu çok önemli. Cruise gemilerinin gelmesinin nedenlerinin başında sizin arkeolojik değerleriniz yatıyor. Türkiye geneline baktığınızda, Anadolu’nun daha yüzde 10’unun kazıldığını görüyoruz. Yüzde 90’ı hala toprak altında. Eğer kazdıklarınızı koruyamayacaksanız, restore edip, üst yapıyı oluşturamayacaksanız, toprak altında kalması da faydalı.

Doğru ve düzenli kaynak aktarımı yapmanız lazım. Önce kazmalı, sonra korumalı sonra restore etmelisiniz. Bunlar bizi turizmde rakiplerimizden ayrıştıran ve cazibe noktası olmamızı sağlayan yönlerimiz” diye konuştu.

‘YEREL YÖNETİMLERE DE GÖREVLER DÜŞÜYOR’

Bakanlık olarak kazı alanına çok ciddi bütçe ayırdıklarının altını çizen Ersoy, “2019’da kazı bütçemiz 36,7 milyondu, geçen sene bu rakamı 1,1 milyara çıkardık. Bu yıl da 6 milyar lira olacak. Kazı başkanları bize projeleri gönderiyor, hızlı şekilde hayata geçiriyoruz. Aydın olarak geçen yıl 3,7 milyon ziyaretçi almışsınız. Gelecek 4 yılda rakamların yükseleceğini göreceğiz.

Turizm Bakanlığı’nın tanıtımı tek başına yeterli olacak değil. Burada yerel yönetimlere ciddi görevler düşüyor. Turizm genişledikçe gerekli alt yapı yatırımlarının yol, atık, su gibi yatırımların da yapılması gerekiyor. Bakanlık olarak görevimiz hava trafiklerinin oluşturulması, destinasyonların tanıtılması, turizm noktalarının doğru planlanarak gelişmesini sağlamak ve mümkünse turist trafiğini 12 aya yaymak” açıklamalarında bulundu.

‘SEZONU UZATMAK İSTİYORUZ’

Ersoy, turizm sezonunu uzatmak için arkeolojiye önem verdiklerini belirtip, “Kuşadası deniz, kum, güneşten oluşan 6 aylık bir sezon ile sınırlı değil, 8-9 aylık bir sezonla anılması lazım. Burada arkeoloji devreye giriyor. Turizm sektörü paydaşları değil, şehrin tüm paydaşlarının pay alması gerekir.

Arkeolojik noktaları ön plana çıkarıp, parlattığınızda turist otelden dışarı çıkmaya başlayacak. Yazın çok sıcak. 50 dereceyi bulan sıcaklıklarda kimse ören yeri gezmek istemiyor. Gece müzeciliği çalışması başlattık. Turizm merkezlerine yakın olan ören yerlerin tamamını gece müzeciliği kapsamına alıyoruz.

Hem daha fazla turist almamızı sağlayacak hem sezonu uzatmak istiyoruz hem de sezon içinde turist hareketliliğini arttırmak istiyoruz. Birkaç yıl içinde bu projenin olumlu sonuçlarını göreceğiz. Kuşadası’nın marka değerini arttırmak istiyorum” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/oren-yerleri-gece-de-acik-olacak/feed/ 0
İstiklal Marşı şairi: Mehmet Akif Ersoy https://www.foxhaber.com.tr/istiklal-marsi-sairi-mehmet-akif-ersoy/ https://www.foxhaber.com.tr/istiklal-marsi-sairi-mehmet-akif-ersoy/#respond Tue, 26 Dec 2023 21:18:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1547 Fatih’te 20 Aralık 1873’te dünyaya gelen Ersoy’un babası Fatih Medresesi müderrislerinden İpekli Mehmet Tahir Efendi, annesi ise Emine Şerif Hanım’dı.

Eğitim hayatına Fatih’te Emir Buhari Mektebinde dört yaşındayken başlayan Mehmet Akif, yaklaşık iki yıl sonra Fatih İlkokulu’na geçti. İlkokul tahsilini burada tamamlayan milli şair, 1882’de Fatih Merkez Rüştiyesinde eğitimine devam etti.

İstiklal şairi, rüştiye mektebinde 3 yıl geçirdikten sonra, mülkiye mektebinde eğitim hayatını sürdürdü.

Babasının vefat etmesi ve evlerinin yanması sonucu zor günler geçiren Mehmet Akif, ailesinin geçimini sağlamak üzere mülkiye mektebindeki eğitimini bırakıp veteriner yüksekokuluna girdi.

İlk şiiri 19 yaşında yayımlandı

Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi’ni birincilikle tamamlayan Mehmet Akif Ersoy, Orman ve Ma’adin ve Zira’at Nezareti fen heyetinin, baytarlık işlerine bakan beşinci şubesine müfettiş muavini olarak atandı.

Tophane-i Amire veznedarı Mehmet Emin Bey’in kızı İsmet Hanım ile 1894’te evlenen Mehmet Akif’in Cemile, Feride, Suad, İbrahim Naim, Emin ve Tahir isimlerinde 6 çocuğu dünyaya geldi.

İlk şiiri Destur’u 19 yaşındayken yazan usta edebiyatçının 1893 ve 1894’te Hazine-i Fünun Dergisi’nde gazelleri, 1895’te de Mektep Mecmuası’nda Kur’an ve Hitab adlı şiiri yayımlandı.

Mehmet Akif Ersoy, “Sa’di” mahlası ile 1900’lü yılların başına kadar gazetelere ve dergilere şiirler gönderdi.

2. Meşrutiyet’in ilanından sonra Sırat-ı Müstakim dergisinin başyazarı olan milli şair, 24 Kasım 1908’de aralarında Ahmet Mithat Efendi, Namık Kemalzade Ali Ekrem ve Tevfik Fikret gibi döneminin öne çıkan isimlerinin de yer aldığı Darülfünun Edebiyat Şubesi birinci sene “Edebiyat-ı Osmaniye” muallimliğine tayin edildi.

Ersoy’un dergide yayımlanan şiirlerinin yer aldığı Birinci Safahat, 1911’in nisan ayında basıldı. Dergi, Ersoy’un, dönemin Harbiye Nazırı Mahmud Şevket Paşa’yı yerdiği gerekçesiyle örfi idarece kapatıldı.

Şiirlerini “Safahat”ta topladı

Şiirlerini 7 kitap halinde “Safahat” isimli eserinde toplayan Ersoy, 1911’de yazdığı ilk bölümde Osmanlı toplumunun meşrutiyet dönemini, 1912’de yazdığı “Süleymaniye Kürsüsünde” Osmanlı aydınlarını kaleme aldı.

Milli şair, “Halkın Sesleri” adlı üçüncü bölümü 1913’te yazarken, “Fatih Kürsüsünde” isimli eserini ise 1914’te kaleme aldı.

I. Dünya Savaşı hakkında görüşlerini 1917’de yazdığı “Hatıralar” eserinde işleyen Ersoy, 1924’te “Asım”ı, 1933’te ise 7. bölüm olan “Gölgeler”i okuyucuyla buluşturdu.

Milli şair, Türk milletinin hürriyet mücadelesi için yazdığı “İstiklal Marşı”nı “Safahat” eserine koymadı.

“Kur’an’dan Ayet ve Hadisler” ile “Mehmet Akif Ersoy’un Makaleleri” adlı çalışmaları ise vefatının ardından okunabildi.

Arabistan’a 1917’de görevli olarak giden Mehmet Akif, 1918’de İstanbul’da kurulan Darul-Hikmet-i İslamiye Cemiyeti’nde başkatip olarak çalışmaya başladı. “Asım’ın Nesli”ne Eylül 1919’da başlayan Ersoy, 1924’e kadar şiir yazmaya devam etti.

Vatan mücadelesi için Anadolu’ya gitti

Milli mücadeleye desteğini artırmak için Anadolu’ya giden şair, Ankara’ya izinsiz gittiği gerekçesiyle Darul-Hikmet-i İslamiye Cemiyeti’ndeki görevinden azledildi.

Ankara’ya giden Mehmet Akif Ersoy, Mustafa Kemal Atatürk’ün isteğiyle 5 Haziran 1920’de Burdur milletvekili seçildi.

İstiklal mücadelesinde Anadolu’da etkili olan Akif’in, Kastamonu’daki Nasrullah Camii’nde verdiği vaazı basılarak diğer illere ve cephelere dağıtıldı.

Mehmet Akif Ersoy, 48 yaşında Taceddin Dergahı’na yerleşti ve İstiklal Marşı’nı burada yazdı. 500 lira ödüllü İstiklal Marşı yarışmasına katılmayan milli şair, Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Beyin ricası ve arkadaşı Hasan Basri Beyin teşvikiyle yazmaya başladı.

İstiklal Marşı 17 Şubat’ta Sırat-ı Müstakim ve Hakimiyet-i Milliye’de yayımlandı. Bakan Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunan İstiklal Marşı, ayakta alkışlandı. İstiklal Marşı 12 Mart 1921’de “Milli Marş” olarak kabul edilirken, Ersoy kendisine ödül olarak takdim edilen 500 lirayı hayır kurumuna bağışladı.

Abbas Halim Paşa’nın davetiyle 1923’te Mısır’a giden Ersoy, Kahire Üniversitesinde Türk Edebiyatı dersleri verdi.

Milli şair, Abbas Halim Paşa’nın vefatından sonra rahatsızlanmasının ardından 1935’te Lübnan’a gitti. Lübnan’da sıtmaya yakalanan Mehmet Akif 1936’da Antakya’ya geldi.

Sonrasında İstanbul’a dönen istiklal şairi, Abbas Halim Paşa’nın Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’na yerleşti.

Nişantaşı’nda tedavi gören Mehmet Akif, 27 Aralık 1936’da Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’ndaki dairede 63 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Mili Şair Mehmet Akif Ersoy’un Edirnekapı Şehitliği’nde bulunan kabri ve Ankara’dayken yaşadığı, sonrasında da müzeye çevrilen Taceddin Dergahı binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.

Doğum tarihi 20 Aralık, vefat tarihi ise 27 Aralık olan Ersoy, “20-27 Aralık Mehmet Akif Ersoy’u anma Haftası” dolayısıyla da çeşitli etkinliklerle yad ediliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/istiklal-marsi-sairi-mehmet-akif-ersoy/feed/ 0