” Mimar Sinan‘ın Esenler’e mührü” olarak nitelenen ve kaynaklara göre Süleymaniye su yolunun bir parçası olan Avas Su Kemeri, 1559 öncesinde tamamlandı.
Yılanlı Kemer, Kara Kemer gibi isimlerle de anılan ve tarihi haritalarda 12 kemerli çizilen yapı, Mimar Sinan’ın diğer su kemerleriyle benzerlikler taşıyor.
Osmanlı döneminde birkaç kez tamir geçiren ancak zamanla bakımsız bırakılan kemerin çevresinde 1970’lerden sonra birçok bina inşa edildi.
Esenler Belediyesi tarafından 2009’da restorasyon çalışmaları başlatılan kemer yeniden ihya edildi.
Bitişiğindeki ve çevresindeki 100 konut kaldırıldı
AA muhabirine tarihi su kemeri ve çevresine ilişkin hazırladıkları projeleri anlatan Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, geçmişte lojistik merkezi olarak kullanılan bölgenin Osmanlı döneminde önemli su yollarından biri haline geldiğini belirtti.
Göksu, 2009’da görevi devralmasıyla birlikte metruk halde bulunan kemerin restorasyon sürecini başlattıklarını anlatarak, “Çalışmalar sonunda kemeri ortaya çıkardık. Bu kemere bitişik ve etrafında olan 100 konut vardı. O binaları kaldırdık, hepsini Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm alanına taşıttık ve orayı boşalttık. Şu anda oradan çıkan insanlar kendi güvenli konutlarında oturuyorlar.” diye konuştu.
Göksu, kemeri restore ettikten sonra tarihsel ve kültürel yapıyı göz önünde bulundurarak alanı değerlendirmek için harekete geçtiklerini ifade etti.
Projelerin onaylanmasının ardından çalışmalar başlayacak
Hazırladıkları projeleri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunduklarını belirten Göksu, projelerin onaylanmasının ardından hemen çalışmalara başlayacaklarını söyledi.
Toplam proje alanının 50 bin metrekare olduğunu bildiren Göksu, kemer vadisinin müze, çocuk köyü, okuma alanı ve cami ile birlikte kültürel bir havza haline dönüşeceğini kaydetti.
Esenler’de suyun İstanbul’un değişik yerlerine hangi ölçekle verileceğini belirleyen su terazilerinin de bulunduğunu dile getiren Göksu, şu bilgileri verdi:
“Öncelikle burada bir su müzesi inşa edeceğiz. Müzenin yanı sıra çocuk köyü yapacağız. Su, çocuk, tarih, kültür buluşmasıyla hem su kemerinin bize kalan tarihi mirasını hatırlamak ve hatırlatmak hem de bu su ruhuna uygun projeyle burayı genişletiyoruz. Yani su kemeri su taşımıyor olsa da tarihi birikimi ile beraber kendi siluetini muhafaza etmiş olacak.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YERLİ KESTANEDEN AYIRT ETMESİ ZOR
Kış aylarında çokça tüketilen kestane satışları başladı. Ancak bu yıl ülkemizde kestanenin az bulunması ve yüksek fiyatla satışı yapılması nedeniyle ithal kestanelerin satışı da arttı. Hayvan yemi olarak ithal edilen Çin kestanelerinin son günlerde pazarlarda satışa çıkarıldığı öğrenildi.
Yerli kestanelerden ayırt edilmesi zor olan ve insan sağlığına zararlı olduğu tespit edilen Çin kestaneleri için Esenler Belediyesi Zabıta ekipleri halk pazarında denetleme yaptı. Pazar alanından yerli kestaneden daha büyük ve ucuza satıldığı için bir kestane tezgahından şüphelenen zabıta ekipleri, numune alınması için durumu Esenler Kaymakamlığı İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerine bildirdi.

SONUÇ ÇIKANA KADAR DEPODA KALACAK
Pazar alanına gelen İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri, kestane tezgahından incelenmek üzere numune aldı. Alınan numunelerin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü laboratuvarlarında inceleneceği öğrenildi. İnceleme sonuçlanana kadar Esenler Belediyesi’nin yediemin deposunda muhafaza edilecek olan ürünlerin Çin malı çıkması durumunda imha edileceği, kurallara uygun çıkması durumunda ise satıcıya iade edileceği öğrenildi.
“UYGUN FİYATI VE İRİ OLMASI ŞÜPHEYİ ARTIRIYOR”
Esenler Belediyesi Zabıta Bölge Amiri Savaş Mazlum Çin kestanesi için şunları şöyledi:
– Çin malı kestanelerin özellikle tespit ederken yaptığımız çalışma, büyük iri taneli olması ve fiyatının uygun olması. Fiyatı uygun ve iri taneli olması şüphelerimizi arttırır. Arttırdığı zaman Esenler Kaymakamlığı İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerini belirtilen adrese çağırarak inceleme yapmalarını istiyoruz. Onlar inceleme yapıyor. İncelemenin ardından buradaki kestanenin Çin malı olduğu tespit edilirse, ilgili kişi hakkında gerekli yasal işlem yapılarak buradaki bütün mallar imha edilmek üzere tarafımızca alınır. Etiketinde Yalova yazıyor, bunun için de Yalova olmağı tespit edilirse, tüketiciyi yanıltmaktan ayrı bir işlem yapılıyor.

SATICI YERLİ OLDUĞUNU SAVUNDU
Satış yaptığı kestanelerin Çin malı olmasından şüphelenilen ve ürünleri yediemin deposuna kaldırılan satıcı Hatice Kılıç ise “Bu yerli bir kestane, yerli olmasa biz buraya getirmeyiz, biz de insanız. 100 liraya aldık, 20 lira karla satıyoruz. Çin malı kestaneyi duyduk ama nasıl ayırt ediliyor onu bilemiyorum” dedi.
“ANCAK HAYVANLARA VERİLİR”
Pazar alışverişi yapan Hamiyet Gülse de “Buradaki kestaneler hiç de Yalova kestanesine benzemiyor. Bizim kestanemiz benim bildiğim biraz daha küçük olur. 120 liraya satıyor, şu an kestanenin 120 lira olmaması lazım. Cumartesi pazarından daha küçüğünü 200 liradan almıştım. Fiyatı uygun ama bu ancak hayvanlara verilir.” diye konuştu.
“BİLMEYEN İNSANLAR ALIP YER”
Bir diğer müşteri Ayhan Dalgalı da “Çin kestanesini, duymadım. Zaten ne geliyorsa Çin’den geliyor nedense. Bu Çin kestanesiyse, aynı yerli kestaneler gibi, ayırt edemiyorum. Benim gibi bilmeyen insanlar bunları tezgahlarda görüp, yerli kestane gibi alır. Poşete koyup götürür, yer, sonra Allah muhafaza” ifadelerini kullandı
]]>