Onikişubat ilçesi Hayrullah Mahallesi’ndeki lokantada düzenlenen törende, lokanta işletmecisi Yılmaz, Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından imzalanan “ahi esnaf beratı”nı Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş’ten aldı.
Memiş, törendeki konuşmasında, ahilik müessesinin gelecek kuşaklara aktarılmasının, bunun da yerli ve milli üretim vizyona göre şekillenmesinin önemine işaret etti.

Ekonomik hayatın çok daha katma değerli bir yapıya evrildiği bir süreçte ahilik vizyonunun ayrı bir önemle vizyona çıktığını anlatan Memiş, şöyle konuştu:
REKLAM
“Ahilik, içinde bulunduğumuz dönemde dürüst ve ilkeli ticaretin yapılmasına zemin hazırlarken toplumsal sistemi ve ahlakı geliştirmektedir. Ahilik, esnaf ve vatandaş arasında önemli bir uzlaşma sağlayarak ticaretin ve esnaflığın adaletli, sürdürebilir bir biçimde ilerlemesine yön vermektedir. Kahramanmaraş’ımızda da bu kültürün yaşatılması açısından örnek teşkil eden esnafımız, ülkemizi derinden sarsan deprem felaketinden itibaren uygun fiyatla tüketiciye hizmetlerinden dolayı Ticaret Bakanımız Ömer Bolat tarafından ahi esnaf beratı ile ödüllendirildi. Kendisini tebrik ediyoruz.”

Lokanta işletmecisi İbrahim Yılmaz da ahilik beratı için teşekkür ederek, yeni şubeler açarak vatandaşlara hizmet etmeye devam edeceğini dile getirdi.

Törene, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu ve Ticaret İl Müdürü Ahmet Uçar katıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“KÂR MARJI DÜŞÜK”
Ayakkabı satıcısı Ayhan Metin
– Esnafın işi zor. Maaşlar belli, insanların önceliği gıda. Akabinde zaruri olmadıkça giyim ikinci planda. Alım gücünün düşük olması nedeniyle işler çok hareketli değil. Ciro bazında geçmiş yıllara göre belki dengeliyoruz ama ürünün maliyet değerinin yüksek olduğunu düşünürsen esnafın kâr marjı düşük. İdare etmeye çalışıyoruz.

Ayhan Metin
“MİLLETİN CEBİNDE PARA YOK”
Esnaf Gürdoğan Çamlı
– Piyasa durgun. İyi olacak diye bekliyoruz ama zor. Milletin cebinde para yok. Geçim sıkıntısı çok yüksek. Emekli maaşları çok düşük. Asgari ücret deseniz ona keza. İnsanlar zor geçiniyor bu durumda alışveriş yapmalarını bekleyemiyoruz. Yaz aylarında yurt dışından turist gelirse bir şeyler yapmayı planlıyoruz. Ben burada 20 senedir esnafım. İki tane yan yana mağazam var, toptan yerim var, hepsinin kirasını şu an zor yetiştiriyorum.
– Yok yani, masrafım çıkmıyor. İşçi ücretlerini zor yetiştiriyorum. Durumlar sıkıntılı, İzmir geneli böyle. Pek tat yok. İnsanlar karşıdan bakıyorlar, alamadan gidiyorlar. Peynirin kilosu olmuş 400 lira, etin kilosu olmuş 600 lira. Çok zor ben sadece kendi açımdan bakmıyorum; emekliye de çalışana da bakıyorum gerçekten zor.

Gürdoğan Çamlı
“BİZE TURİST LAZIM”
Esnaf Serkan Alp
– Siftah yok, dükkanlar bomboş. Bütün esnaf arkadaşlar oturuyor. Bize taze kan lazım. Çünkü yerlinin alım gücü yok. Adam 10 bin lira emekli maaşı alıyorsa ne alabilir? İnsanlar sadece aç aç geziyor, başka bir şey yok. Eline bir simit alıp yiyerek geçiyor. Yemek bile yiyemiyor, doğru dürüst. Bir gün iş yapıyorsan bir ay oturuyorsun. Bize turist lazım.

Serkan Alp
“İNSANLAR LOKANTAYA TEDİRGİN GİRİYOR”
Ali Haydar Keskin de işlerin iyi olmadığını bunun sebebinin alım gücü kaybı olduğuna işaret ederek şunları söyledi:
– İnsanların maaşları gittikçe düşüyor. Her gün her şeye zam geliyor. Dün bir kilo taze fasulye aldım, 80 lira. Ben burada kime ne vereyim. Ucuz versem ben batacağım. Kiralar yüzde yüz artıyor. Alım gücü herkes için çok zor. Esnaf için de öyle. Vergi, sigorta, işçi parası var. Artık gücümüz kalmadı.

Ali Haydar Keskin
– İnsanlar artık tedirgin olarak lokantaya giriyor. ‘Ne yiyeyim acaba, kaç para’ diye korkuyorlar. Bir de burası Alsancak. Sıkıntı çok büyük. Et koymuyorum atık, et yemeğini kaç liraya satacağım ben? Kıymaya her gün zam geliyor, geçen hafta 30 lira zam geldi. Tüpe zam geliyor. Yansıtsak müşteri kaçıyor, yansıtmasak biz içeri giriyoruz. Biz hep tedirginlik içerisindeyiz ne yapacağımızı şaşırdık.
]]>İstanbul Halciler Derneği Başkanı Numan Dayan tarafından karşılanan İmamoğlu’na; CHP’nin Bayrampaşa Belediye Başkan adayı Hasan Mutlu, Esenler Belediye Başkan adayı Hasan Dalkıran, Sultangazi Belediye Başkan adayı Ferhat Epözdemir ve İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar eşlik etti.
Sahur sonrasında, sırayla; Dayan, Mutlu, Epözdemir, Dalkıran ve İmamoğlu birer konuşma yaptı.
Hal esnafıyla tanışmasının lokantacılık yaptığı yıllara dayandığını belirten İmamoğlu, “Esnafa şahitlik etmek, hayat boyu insanın aslında deneyimlerini arttıran önemli bir husus. Esnaflık muhabbeti, esnaf müşteri ilişkisi, böyle eğitimle ya da okulla öğrenilecek bir ilişki deneyimi değil. Kendimi çok şanslı bir insan olarak kabul ediyorum. ‘İyi ki çocukluğumdan beri dedemiz, babamız esnaflığı kendi başına yapmadı, elimizden tutup, bizimle beraber, bizi oraya götürüp, alıştırıp, o tezgahtan esnaflığı öğretti” dedi.
“CUMHURİYETİN VE DEMOKRASİNİN VARLIĞI BÜYÜK TEMİNAT”
Trabzon’un Akçaabat ilçesinin 40 haneli bir köyünde doğduğunu hatırlatan İmamoğlu, “Bu güzel topraklarda beğenelim, beğenmeyelim, az bulalım, çok bulalım, yeterli bulalım ama ‘Daha çok işimiz var’ diyelim; Cumhuriyetin ve demokrasinin varlığı büyük teminattır. Aslında bu serbestlik, bu duygu, bu ortam bizi bazen bir dağın tepesinden ya da bir mezradan, bir kırsal bir bölgeden, köyümüzden alıp buralara getiren büyük bir nimettir. Ama o nimetin geliştirilmesi gereken tarafları vardır. Elbette eksiği vardır; tamamlayacağız. Yanlışı vardır; düzelteceğiz. Daha iyisini organize etmek için çaba göstereceğiz. Benim de köyümde 40 hane vardı. Yani öyle bir kasaba da doğmadım. Ama oradaki bir çocuk, doğduğunda sadece tarlayı, tarlada çiftçilik yapan anneyi tanıyan bir çocuk, İstanbul’a belediye başkanı olabiliyor. Ama belediye başkanı olduğun an itibariyle, hayatındaki her şey sizin için muazzam bir deneyim” diye konuştu.

“HER ETNİK KÖKEN BİZİM İÇİN MUAZZAMDIR, SAYGINDIR”
İş ve ticaret yaşamında da esnafla ilişkilerinin devam ettiğini aktaran İmamoğlu, şunları söyledi:
-Yoksa öbür türlü yabancı olursunuz topluma. Toplumun katmanlarını anlayamazsınız. İnsanların geçmişini, insanların ailesini, insanların etnik kökenini, dilini, tavrını, onları tanıdıkça çok seversiniz aslında.
-Çok sevdikçe de içten içe birbirinize ne kadar bağlı olduğunuzu görürsünüz. Ben, bu toplumun her bireyini, birbirine çok bağlı insanlar olarak görüyorum. Ve o birbirine bağlılık ve bağımlılık, aslında bizi bir millet yapıyor.
-Bu millet oluş, işte bu güzel sofrayı paylaşmamıza vesile. Bir millet oluşumuz, işte bugün koca İstanbul’un, 16 milyonluk bir şehrin belediye başkanını seçme yetkisini, hakkını bizlere veriyor. Onun için büyük bir milletin parçasıyız.
-Her etnik köken bizim için muazzamdır, saygındır. Herkes burada, bulunduğu noktada, bu toprakların asil bir vatandaşı, bu toprakların özel insanları ama ayrı ayrı baktığınızda da burada, şu masada bile kökeniyle, etnik kökeniyle, diliyle, tavrıyla, yemeğiyle sohbetiyle muazzam bir çeşitliği görebiliriz burada.
-Bu çeşitliliği ben içimde büyük bir zenginlik olarak tarifliyorum, birbirinden koparılamayan parçalar olarak kabul ediyorum. İç içe geçmiş hücrelerle oluşmuş bir büyük yapı, büyük vücut millet.
“HİÇ KİMSENİN KÖTÜ SÖZÜ BİZE GEÇMEZ”
-Lütfen bütün dostlarımız, ticaretinin yanı sıra, bir arada olmanın keyfini, onurunu, sadakatini, mutluluğunu, huzurunu geçirmeyi, yaşamayı, kendine ilke edinmeli, duasını öyle etmeli bu Ramazan ayında diye düşünüyorum.
-Bu bağlamda ben içten dua ediyorum. Diyorum ki; ‘Yüce Yaradan, bizim birliğimizi ve beraberliğimizi kimsenin bozmasına fırsat vermesin. Gerçekten birliğimiz ve beraberliğimiz, yaşam kalitemiz için, yaşam huzurumuz için çok kıymetli. O bakımdan ben bu toplumun her bireyini, her parçasını özenle takip ediyorum, özenle tanımaya gayret ediyorum ve her birinin o geçmişine de büyük hayranlık duyan birisiyim.
-Onun için bunu böyle yaparsak, böyle anlarsak birbirimizi, böyle tanırsak birbirimizi ve bu duygularla meseleyi idrak edersek, inanın hiç kimsenin kötü sözü bize geçmez. Hiç kimsenin kötü sözü bize değmez bile, toz bile olmaz. O basit lafları, o çürük lafları, o kötü sözleri kimsenin muhatap almasını istemem.
-O bakımdan ben, hep içimdeki iyiliği konuştum. İçimde kötülük de yok şükürler olsun. İyiliği konuşmaya devam edeceğim. Marifetli bir biçimde kötü dil üreten, kötülüğü konuşanlara da hep dua ettim. Onlara hiç kötü sözle cevap vermedim. En kötü sözüm duadır. O da kötü söz değil zaten. ‘Allah akıl versin’ derim. ‘Allah ıslah etsin’ derim. Başka bir şey de demem.
“İSTANBUL’UN HER NOKTASINI İYİLEŞTİRİYORUZ”
Göreve geldikten sonra Bayrampaşa Hali’nde önemli değişimler gerçekleştirdiklerini belirten ve bunları örneklendiren İmamoğlu, özetle şöyle konuştu:
-Bu bağlamda hemen yanı başımızdaki Bayrampaşa Otogarı da mesela değişimin, bu dönemde gösterdiğimiz ilginin çok somut bir örneğidir. Pırıl pırıl, tertemiz bir hale geldi orası da. Tabii buradaki gibi düzenli bir yapı orada yoktu.
-Yönetimi kaos içindeydi, firmalar şirketler… İstanbul’un her noktasını iyileştiriyoruz. İnsanlarımızın yaşamlarındaki sıkıntıları giderme gayretindeyiz. Çünkü biz hissediyoruz. Yetmiyor; dertleniyoruz.
-Yetmiyor; çözüm bulma gayreti içerisinde oluyoruz. Yetmiyor; çözümü birlikte buluyoruz derdin sahibi kimse. Ama ülkemiz, zor zamandan geçiyor. Ülkemizde zorluklar var. Biz göreve gelirken ne sıkıntılarla geldiğimizi siz de biliyorsunuz. Yani bir seçimi bile iptal etmeyi, kendine marifet gören bir anlayışla süreci yaşadık.
-Ardından milletimiz gereken dersi verdi, göreve geldik. Sonra işimizi yapma gayreti içinde olduk. Bir sürü engellemeler… Bunlara girmiyorum bile. Onları da aştık. Önümüzde duramadı o engellemeler. Sonra pandemi yaşadık. Hayatımızdan insanlar göçtü gitti. 1,5 yılımız gitti.
-Zaten 6-7 senedir, 8 senedir ülke, tırmanan bir ekonomik krizin içerisinde. Bugün ekonomik krizin belki en yükseğini yaşıyoruz. Ve hala ne zaman aşağı doğru inecek bu pahalılık, fiyat artışları, enflasyon, döviz artışları bilmiyoruz. O da yetmedi; yine bu dönemde -rahmet diliyoruz kayıplarımıza- büyük bir deprem felaketi yaşadık.
-Hepimizin hayatını, en azından bir yarım yıl dondurdu. O da yetmedi; kutuplaşmalar, birtakım adaletsizlikler her gün tartışılan meseleler oldu. Tabii yakın coğrafyamıza etkide bulunan savaşlar…
-Bütün bu hususlara rağmen iddiayla söylüyorum; 5 yılın en güçlü iş üreten, icraatçı, kalkınmacı belediyeciliğini biz yaşattık bu kente. Yoksulunu düşündük, açta açıkta olan insanını düşündük. Hiçbir işi yaparken siyaset yapmadık, hizmet yaptık, icraat yaptık, belediyecilik yaptık. Yani, ‘O parti, bu parti, şu partili, bu partili’ demedik. Particilik yapmadık biz.”
“PARTİSİNİ, PARTİSİNİN BAŞINDAKİNİ KUTSALLAŞTIRAN, MİLLETİNİ UNUTUR”
-Partilerimiz, bizim hizmetimiz için bir araçtır. Ben hep söylerim; partisini kutsallaştıran, partisinin başındakini kutsallaştıran, milletini unutur. Bizim partimiz var. Ben çok seviyorum partimi. Partime hizmet ediyorum.
-Ama o kadar. Parti değil benim için kutsal olan; bu millet, bu devlet, bu devletin dünya var oldukça yaşaması, bu milletin birliği, beraberliği… Benim kutsalım onlar. O bakımdan biz, o kutsallaştırılan anlayışa, böyle uzanılamaz, dokunulamaz anlayışa zinhar karşıyız. Buna karşı olacağız.
-Biz ne yapıyoruz? Size ait olan makama, biz vekaleten oturuyoruz. Asalet sizdedir. Biz o görevi yapıyoruz. 5 yıl sonra bitiyor. Görev verirseniz devam ediyoruz, vermezseniz ‘Allah’a ısmarladık.’ Kimse mülk sahibi değil.
“YÖNETTİĞİMİZ PARANIN HER KURUŞU SİZİN”
-Bizim şu anda yönettiğimiz paranın her kuruşu sizin. Size verilen hizmetler, ihtiyacı olana verilen destekler, bütün bunlar milletin hakkı. Kimse lütuf yapmıyor, kimse cebinden çıkarıp vermiyor.
-Bir parti projesi değil bu işler; milletin, devletin projesi, sizin projeleriniz. O bakımdan bu anlayışı değiştireceğiz. Bu anlayış olmaz. Bu anlayış, bizi kötü yere götürür. Anlayışımız bizim net. O bakımdan para da sizin; milletin, pul da sizin; milletin. Ama biz onu ahlaklı, erdemli yapabiliyor muyuz?
-Bir kuruşuna bile sıkıntı getirebiliyor muyuz? İşte onun için bu şiar, bu anlayış, Bayrampaşa Belediye Başkan adayımızda da var, Esenler Belediye Başkan adayımızda da var, Sultangazi Belediye Başkan adayımızda da diğerlerinde de var.
-Bu anlayışa sahip olmayan, istediği kadar benim en iyi yol arkadaşım olsun, bir günde unuturum onu. Bir günde unuturum. Hiç mi umurumda değil yani. Ama eğer bu anlayışa sahip olup, bu anlayışla yarışırsak, her arkadaşım, benim başımın tacıdır.
“BAŞKA NE DİLEYELİM?”
-Bu bağlamda bizler, sizlere iyi hizmetler yapan ve sizlerin de helallik verdiği, sizlerin de yetki vermeye layık gördüğü insanlar olmayı dileriz. Başka ne dileyelim? Onun için buraya geçtiğimiz 5 yılın hem helalliğini almaya ve kısmetse de ‘Oyunuza talibiz’ demeye geldik.
-Sizlere işlerinizde başarılar dilerim. Her birinizin ev halkına, çocuklarınıza, evlatlarınıza, eşinize, büyüklerinize, annelerinize, babalarınıza, bütün ailelerinize, sülalelerinize sevgi, saygılarımı iletirim. İnşallah onların her birine layık belediye başkanı oluruz.
-Çocuklarınızın yüzünün güldüğü, gençlerinizin geleceğe umutla baktığı, birbirimizi kardeşçe, milletimizin birer ferdi parçası olarak sevip, sarmaladığımız güzel bir geleceği hep birlikte adım atmayı arzu ederim.”
İmamoğlu ve beraberindeki heyet, sahur ve konuşmaların ardından hal esnafına ziyaretler gerçekleştirdi. İmamoğlu; sorun, öneri ve taleplerini dinlediği esnafla anı fotoğrafları çektirdi.
]]>İhbarı değerlendiren elektrik dağıtım şirket ekipleri arızayı tespit etmek için 09.00 sıralarında çalışmalara başladı.
Farklı noktalarda arıza tespiti yapan ekipler, çalışma alanını genişletti. Uzun süredir elektrik kesintisi olan caddede bazı esnaflar kepenk açamadı.
Et ve süt ürünleri satan esnaf, ürünlerinin bozulduğunu dile getirdi.
Öte yandan çevre sakinleri elektrik kesintisi nedeniyle evlerinin soğuduğunu vurgulayarak çözüm beklediklerini söyledi.

Zararı olan esnaf mağduriyetlerinin giderilmesini bekliyor. Çalışmaların devam ettiğini söyleyen elektrik dağıtım şirketi abonelere başka bir trafo üzerinden enerji verilmesi için çalışma başlattığını açıkladı.
“YAKLAŞIK 500 BİN LİRALIK ET ÜRÜNLERİMİZ ZİYAN OLDU”
Elektrik kesintisi olan caddede kasap dükkanı işleten Selçuk Özer, “İki gündür bizim elektriklerimiz yok. Depolarda yaklaşık 500 bin liralık et ürünlerimiz ziyan oldu. Yaklaşık iki gündür elektrik verilmiyor. Telefon açtığımızda bizimle ilgilenen kimse yok. Elektriklerin gideceğine dair bir bilgi veren yok. Ramazan ayında iki gündür işletmemiz kapalı. Mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz” dedi.
“KEPENGİ KIRDIM”
Elektrik kesintisi nedeniyle kepenkleri açamadığını vurgulayan esnaf Fethi Gökmen, “Kepengi kırdım. Ben burayı açmasam yarın ne yapacağım, nasıl kira ödeyeceğim” dedi.
“YETKİLİ BULAMIYORUZ”
Mahalle esnafı Nesim Asyan ise, “Yetkili bulamıyoruz bize doğru dürüst bir cevap da vermiyorlar. Ben bir vatandaşım şef bana diyor ki usta kablolar nereden geçiyor biliyor musunuz böyle bir mantık var mı ya. Sanki burası dağ başıdır, İstanbul’un göbeğindeyiz” şeklinde konuştu.
“SÜRECİ SÜREKLİ BALTALIYORLAR”
Elektrik kesintisi için çözüm bekleyen çevre sakini Can Bitkin, “Dün sabah 07:30 itibarıyla elektrikler kesildi. Ev soğumaya başladı. Şarjlarımız bitti. Ben de aldım çocuklarımı annesinin yanına götürdüm, doğalgaz ve elektrik olduğu için. Biz de yetkilileri arıyoruz, sürekli kayıt açıyorlar. 11’de gelecek, 10’da gelecek, 9’da gelecek süreci sürekli böyle baltalıyorlar” dedi.

“MÜŞTERİM GERİ GİDİYOR, MAĞDURUZ”
Esnaf Necmettin Durmuş ise , “Müşterim geliyor, POS cihazımı çalıştıramıyorum, müşterim geri gidiyor mağduruz. Kepenkleri maalesef dün açamadık. Bugün geldik baktık yine elektrik yok, kolla, tornavida ile açtık bir şekilde” şeklinde konuştu.
“YAKLAŞIK 10 BİN LİRA ZARARIMIZ VAR”
Esnaf Bünyamin Durmuş, “Elektrikler gitti. Yaklaşık 10 bin liralık zararımız var. Kimse ne bir geldi, ne bir şey yaptı. Mağduruz bu durum için.” dedi.

ELEKTRİK DAĞITIM ŞİRKETİNDEN AÇIKLAMA
Elektrik dağıtım şirketi ise yaptığı yazılı açıklamada, “14 Mart Perşembe günü Akçaburgaz Halil Fahri Ormanlı Caddesi’nde yaşanan enerji sorunu nedeni ile gece saat 04:20 itibarıyla gelen ihbarı değerlendiren ekiplerimiz, hızla olay yerine ulaşmış ve saat 05:50’de arıza tespiti yapılmıştır. Ancak özel şahısların alanları içinde yer alan kapalı kofralar nedeniyle gerekli ölçümler yapılamadığından saat 09:17’de arıza noktası tespiti çalışmalarına başlanabilmiştir. Ekiplerimizin yoğun mesaileri sonrasında saat 11:10’da arıza noktasının Alkoop Sanayi Sitesi içerisinde beton altında olduğu tespit edilmiştir. Net noktanın tespiti için devam eden yoğun çalışmalar sonrasında saat 16:55’te tekrar ölçüm yapılmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda saat 20:30’da arıza noktasının daha derinde olduğu görülmüştür ve İSG açısından tehlike arz ettiği için müdahale uygun bulunmamıştır. Bunun üzerine kablo deplasesine karar verilmiş, fakat bu çalışmaya Alkoop Sanayi Sitesi, asfalta müdahale kaynaklı olacağından izin vermemiştir. Bu gelişme üzerine abonelere başka bir trafo üzerinden enerji verilmesi için çalışma başlatılmıştır. Uygun güzergâh ve trafo merkezi tespit edilerek planlamalar yapılırken bölgenin en kısa sürede enerjilendirilmesi için çalışmalar devam etmektedir” ifadelerine yer verdi.
36 saat sonra mahalledeki elektrik arızasının giderildiği ve bölgeye elektrik verildiği öğrenildi.
]]>“KOMŞUNUN KOMŞUYA DÜŞMAN EDİLDİĞİ DÜNYAYA GEREK YOK”
Akşener, “Başarılar diliyorum. Ülkemiz için hayırlı olsun.” diyen bir esnafa şunları söyledi:
“Önce ülkemiz, sonra Düzce, sonra sizler, bizler için hayırlı olur inşallah. Ben, samimi bir şey söyleyeyim mi? Çok fazla itiş-kakış içinde gidiyor. Yerel seçim, esasında birebir size hizmet edecek kişiyi seçtiğiniz bir seçimdir. Dolayısıyla şuculuk, buculuk üzerinden hiç gerek yok. Komşunun komşuya düşman edildiği dünyaya gerek yok. Bütün siyasi partiler gibi biz de geziyoruz, tabii ki öyle olması lazım. Mesela ben seçimlere, ‘Seçmenin bayramı’ diyorum. Siyasetçi böyle ‘ceket astım, kola kutusu koydum’ diyemeyeceği bir durumdur.”
Bir bakkal esnafı, “Mehmet Bey’e oy istiyoruz” diyen İYİ Parti lideri Akşener’e “Mehmet Bey bizim zaten eski başkanımız. Zaten oyumuzu ona veriyorduk önceden de. Siz de varsınız. Her zaman Başkanımıza oyumuz hazır.” karşılığını verdi.
Akşener, daha sonra telefon satan bir dükkaı ziyaret etti. İş yerinin kendisine ait olmadığını söyleyen Enes isimli çocuk çalışana işlerin nasıl olduğunu sordu. İşlerin durgun olduğunu söyleyen ve 17 yaşında olduğu için seçimlerde oy kullanamayacağını belirten gence Akşener, “Benim adıma annene, Başkan adına babana, abine; varsa yengene oylarını istediğimizi söyleyebilir misin?” dedi.
“ESNAF BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
Daha sonra bir giyim mağazasına giren Akşener, mağazadakilerle sohbetinde şöyle konuştu:
“Ben üç sene esnaf gezdim. Bu dükkanların içinde hiç başka bir partiyi yermedim, kendi partimi övmedim. Sadece sizi dinledim. Çok da şey öğrendim çünkü ekonominin bel kemiği sizsiniz. Dolayısıyla ben çok önem veriyorum esnafa, Doğru Yol Partisi (DYP) gibi köklü bir sistemin içinden geldiğim için. DYP’de başladım ben politikaya. Esnaf ağırlıklı bir yapıydı. Ben onu canlandırmaya çalıştım üç sene boyunca, Hakkari’den Edirne’ye kadar. Buralara da geldim, gittim. Şimdi seçim… Artık partimi övmek durumundayım.”
“HATAY’DA HARİKA BİR ADAY GÖSTERDİK”
Bir dönerciyi de ziyaret eden Akşener, çalışanların Hataylı olduğunu ve Hatay’da oy kullanacağını belirtmesi üzerine, “Orada da sizden oy istiyorum. Orada harika bir aday gösterdik, sizin hemşehriniz.” ifadelerini kullandı.
TALİH ÖZCAN: İYİ PARTİ’NİN BURADA VEKİLİ VAR, BUNA İNANIN
Akşener, esnaf ziyareti sırasında CHP’nin Düzce Milletvekili Talih Özcan ile karşılaştı. Özcan’ın “Ben geçmişte İYİ Parti örgütüyle çalıştım. Millet İttifakı’nın ürünüyüm. Biz tabandan beraberiz. Desteğiniz için teşekkür ediyoruz. İYİ Parti’nin burada vekili var, buna inanın.” sözleri üzerine Akşener, “Bir de belediyesi olsa ben de sevinirim.” diye konuştu.
Aşener’in ziyaret ettiği bir başka telefon satan esnaf, “Başkanımızı eskiden beri tanıyoruz. Daha önceki dönemde de memnunduk. İnşallah bu seçimde de kazandıracağız.” dedi.
Bir giyim mağazasında esnafın siftah yapamadığından yakınması üzerine Akşener, kendisini izleyen foto muhabirine hediye aldı ve “Ben emekli maaşımdan alıyorum, siftah yapıyoruz.” dedi.
Başka bir telefon dükkanındaki iki çalışan da Akşener’in Mehmet Keleş’e oy istemesi üzerine, “Oylarımız Başkanımıza, onunla beraberiz.” karşılığını verdi.
“GÖNÜLDEN DESTEKLİYORUZ”
Bir butiği ziyaret eden Akşener, butik sahibine işlerin nasıl gittiğini sordu. Ramazan dolayısıyla sakin olduğunu belirten esnaf, “Burası biraz eski bir işletme, o yüzden işlerimiz iyi.” dedi. Akşener’in oy istemesi üzerine esnaf, “Biz Mehmet Başkanı zaten çok eskiden tanıyoruz. Şehrimizi daha önceden de temsil etti. Kendisi ve ailesi gerçekten çok saygıdeğer insanlar. Biz gönülden destekliyoruz. Yanınızdayız.” dedi.
“BU GENÇLERİN DEVLETE GÜVENİ HER GEÇEN GÜN AZALIYOR”
Kedisini, “eski Doğru Yol Partisi ve Demokrat Parti il başkanı” olarak tanıtan bir vatandaş, “Her şey bitecek, seçim bitecek ama bu milletin devletine olan güveninin azalmasını nasıl düzelteceğiz? Düzce’de bir üniversitemiz var, ben orada gençlerle temastayım. Bu gençlerin bu devlete güveni her geçen gün azalıyor. Bunu ancak biz tesis edebiliriz, siz tesis edebilirsiniz. Gençliğe bu konuda mesajlarınızı bekliyorum.” ifadelerini kullandı.
“MALULLER EMEKLİ EDİLMİYOR”
Ziyaret sırasında sokakta Akşener’in yanına gelen Recep Korkmaz isimli vatandaş, sorununu şöyle dile getirdi:
“Tüm malullerle alakalı şöyle bir konu var, tüm Türkiye’de son dört-beş seneden beri, başta benim eşim olmak üzere maluller emekli edilmiyor. Benim eşimin raporu olmasına rağmen yüksek sağlık kurulları bu raporları düşürüyorlar. Ve şu an ben mahkemedeyim. Bunu lütfen dile getirin. İki satır yazısıyla emeklilikler reddediliyor. Ben yıllardan beri hukuk savaşı veriyorum. Cumhurbaşkanına, Bakana mektup yazdım, cevap yok. İstanbul’da kalp ameliyatı oldu, Kocaeli Üniversitesinde dalağı alındı, burada bağırsağı alındı. Dört tane ameliyatı var, her tarafında kesik var. Bu raporu 60 puanın altında bırakılıp yeterlilik primi olmasına rağmen emekli edilmiyor.”
Bir başka vatandaş da “Köpek olduğu için sayacınız okunamadı” notu düşülen su faturalarını Akşener’e vererek, “Sokak tabelası dikiyorlar, sokak açılmıyor. Bu tabelayı dikmeden önce altyapısını yapması, kanalizasyonu getirmesi lazım ki bu paraları alsın. Ama maalesef 22-23 seneden beri şakır şakır sağıyorlar.” şeklinde konuştu.
]]>Akşener, ilk ziyaret ettiği dükkanda; “İl girdiğimiz mekan bugün inşallah hayırlı bereketli olur. 3 yıl esnaf gezdim sadece bu işletmelerin içinde sizi dinledim, müşterilerinizin derdini dinledim, iktidara da dedik ki bu derdi çöz. Seçmen velinimet olmalıydı maalesef olamadı” dedi.
“ORTAYA ÇIKAN MANZARA SİZİN SESİNİZ OLMAK ÜZERE YOLA ÇIKAN İYİ PARTİ’NİN ÜZERİNE GİDİYOR”
Akşener, Amasya’da İYİ Parti pankartlarının kaldırılmasına yönelik kararı da eleştirdi. Akşener, şunları söyledi:
“Bizim Amasya’da iki tane pankartımız var. Bir tanesi diyor ki ‘Gençlere söz verdin mülakatı kaldır, mülakatı kaldırmayanları gençler unutmaz.’ Öbürü diyor ki ‘Emeklilere söz verdin gereğini yap, emekliler sana sözünü yerine getirmeyeni unutmaz.’ Ne oldu biliyor musunuz? AK Parti’nin ilçe başkanlığı müracaat etti YSK’ya, bizim ve MHP’nin temsilcileri ‘hayır’ demesine rağmen bu pankartların indirilme kararı alındı. Ölçü ne biliyor musunuz? Halkı kin ve nefrete sevk etmek ve tehdit etmek. Koskoca iktidar biz tehdit ediyoruz. Ortaya çıkan manzara sizin sesiniz olmak üzere yola çıkan İYİ Parti’nin üzerine gidiyor. Eğer bu tuhaflıklardan kurtulmak istiyorsa bu yerel seçimlerde şu kulakları sağı ve solu hafiften çekiniz. Hafif morartabilirsiniz ama koparmayın.”
“BAK HİÇBİRİ YERİNDEN KALKMIYOR”
Akşener, Hamamönü’nde bir başka esnaf ziyaretinde; “Çok uzun zamandır velinimet olmaktan çıktınız. Ceketimi assam olur, kola kutusunu koysam olur üzerinden gidiyor iş. Sizden ricam benim bir deneme yapın bakın diğerleri nasıl olacak. Genel başkan olarak ben dükkana geliyorum kaçıncı gezişim, bak hiçbiri yerinden kalkmıyor. Gelsinler şuraya, karşında hazır ola geçsinler. Destek bekliyoruz” dedi.
Akşener, esnaf ziyareti sırasında basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Akşener, bir basın mensubunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emekli maaşlarında ve bayram ikramiyelerinde istenilen artışlara ilişkin; “Muhalefetin nasıl boş konuştuğunu örnekleriyle anlattım. Sözü edilen artışları yapabilmemiz için hiç yatırım yapmamız, kamu görevlilerine maaş bile vermesek karşılayamıyoruz” açıklamasını sorması üzerine şu yanıtı verdi:
“OYLARINA TALİBİZ”
“İYİ Parti olarak başından beri esnaf gezmeye başladığımdan beri emeklilerin halinin ne olduğunu onların içinde yaşayarak gördük ve anlatmaya başladık. Gelinen noktada bazı düzenlemeler yapıldı ama yetmez. Uçmuş vaziyette bütün fiyatlar. Bir emekli maaşına seyyanen 11 bin lira bütün emeklilere zam yapılması gerekiyor. En düşük emekli maaşının asgari ücret kadar olması gerekiyor. Bayramda verilecek ikramiyenin 7 bin lira olması gerekiyor. Ben bunu söylemeye devam edeceğim çünkü Türkiye’nin parası var. İtibardan tasarruf olmaz denilme mevzusunda var, Suriyelilere harcanan parada para var, bazı yandaşların vergilerin silinmesi esnasında var ama nedense emeklilere para bulunamıyor. Emeklilerimizi kendilerine bu dediklerimiz yapılmadığı takdirde iktidarı cezalandırmaya davet ediyoruz. Oylarına talibiz. Biz eğer bu seçimde öngördüğümüz bir sonuç alırsa 2028’de inşallah iktidar olacağız.”
Akşener, esnaf ziyareti sonrası 25 Mart 2014’de hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcoğlu’nun mezarını daziyaret etti.
]]>“ESNAF ARKADAŞLAR KEPENK KAPATIP GİTTİ”
Karaköy’deki 45 yıllık restoranın işletmeciliğini yapan Metin Özkan, inşaat alanını çevreleyen tabelalar yüzünden sorun yaşadıklarını ifade ederek şunları belirtti:
* “Yaklaşık 17 ay oldu burası başladı. Otopark yıkımı 3 ay sürdü. Peşinden 14 ayda buraya bir çivi bile çakılmadı. Bizi, burada yalnız beni değil, buradaki 150 esnafı etkiledi. Esnaflardan dayanan dayandı, dayanamayan 15-20 arkadaşımız kepenk kapatıp gitti. Biz de şu anda ayakta zor duruyoruz. Burada 11 kişi çalışıyorduk şu anda biz burada 3 kişi çalışıyoruz. Bütün işlerimizi engelledi. Ricamız, bizi mağdur etmemeleri.
* Artık bir an önce buranın bitmesi, 3 metrelik şuradaki bariyerlerin kalkması. Kalkmıyorsa bile bunları 5-10 metre geriye almaları, yani burayı bir aydınlatmalar. Artık bizi bir rahatlatmalarını istiyorum. Gerçekten de zor durumdayız. Turizm merkezi burası, Karaköy’ün göbeği, buraya birbirinden kaliteli turistler geliyor. Cruise gemileri geliyor ama burada biz esnaf olarak, yalnız ben değil bütün esnaflar olarak çok zor durumda kalıyoruz. Rica ediyorum artık bir el atılıp, bu işin buradan bir an önce kaldırılmasını istiyoruz. Çok sıkıntıdayız.”
PROJE ALANINDA TARİHİ BULUNTULAR ÇIKTI
Konuyla ilgili açıklama yapan İBB, projenin inşaat alanında tarihi buluntular çıkması nedeniyle ilerlemediğini belirtti. Belediyenin açıklamasında, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından başlatılan Karaköy Otopark Projesi kapsamında, 49 yıllık 7 katlı otoparkın yıkımı tamamlandı. Çalışmalar kapsamında yürütülen, kontrollü muayene kazıları sırasında tarihi buluntulara rastlandı. Çalışmaları yürüten ekipler, İstanbul II numaralı Kültür Varlıklarını Korum Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne bilgi verdi. Kazılar ilgili kurulun kararı doğrultusunda İBB KUDEB (Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü) ve ilgili müze denetimindeki uzmanlarca genişletilerek yapılacak. Hazırlanacak rapor ve fotoğraflar Koruma Kurulu’na iletilecek” denildi.
KARAKÖY, 7000 METREKARENİN ÜZERİNDE BİR MEYDAN KAZANACAK
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi, 2021 yılı Haziran ayı oturumlarında oy birliği ile alınan kararla, İstanbul’un ilk katlı otoparkı olan 49 yıllık Karaköy Katlı Otoparkı’nın yıkılıp, yerine meydan yapılmasına karar vermişti. Karaköy Otopark Projesi tamamlandığında Beyoğlu ve Karaköy’ün çehresi değişecek. Zemin altı otoparkın yanı sıra, bölge 7 bin metrekarelik meydan kazanmış olacak. Kaldırılan mevcut otoparkın, aynı araç kapasitesi korunarak, özel tasarım mekanizmalarla desteklene bir yeraltı otoparkı inşa edilecek. Kaldırılan yapı izdüşümünde oluşacak boş alan meydan olarak tasarlanacak. Meydan içerisinde; kültür-sanat etkinliklerinde kullanılacak çok amaçlı etkinlik mekanları, oturma grupları ve seyir alanları bulunacak.
]]>“BAKMADIĞIMIZ, EL ATMADIĞIMIZ HİÇBİR ESNAF GRUBU YOK”
Toplantıda konuşan Yavaş şunları söyledi:
* “Seçimden önce sizlere söz vermiştik bir esnaf çocuğu olarak esnafın daima yanında olacağımızdan dolayı. Ve beklenmedik bir şekilde yaşanan pandemi nedeniyle bugün Ankara’da faaliyet gösteren konusu ne olursa olsun tüm esnafımızla yan yana geldik. Hepsine destek olduk. Sadece destek olmak değil aynı zamanda Ankara’da belki de Türkiye’nin en büyük dayanışmasını gerçekleştirdik.
* Maskeleri terzilerimize diktirdik. Servisçilerimizden yararlandık. Taksicilerimizin de filyasyon ekibinde ücretli şekilde vatandaşlarımıza hizmet etmesini sağladık. Şöyle bir dönüp bakıyorum bakmadığımız, el atmadığımız hiçbir esnaf grubu yok. 65 yaş üstü dediler sokağa çıkması yasak onlara kuryeleri çağırarak onlara para ödeyerek 65 yaş üstü evinden çıkamayanlara destek olduk.
* Bir cuma akşamı birden bire akşam 22’de gece 23’te sokağa çıkma yasağı oldu. Halbuki pazarcı esnafımızın hepsi pazar sabahı için hazırlanmış ve kara kara düşünmeye başlamışlardı. Ama onların kara kara düşünmelerine fırsat kalmadan yarım saat içersinde organize olarak tüm malzemelerini alıp belediyenin kendi tesisinde kullanmak suretiyle onların zarar etmemesi için çalıştık.
* Ulaşım sektöründe zaman zaman halk otobüslerinin, taksilerle dolmuşların bir sürü problemi oluyor. Hep söylediğim şu oldu; birbirinizin ekmeğine el uzatmadığınız taktirde herkes Cenabı Allah‘ın verdiği rızkı yiyecek. Birbirinizi bunaltmadığınız müddetce her türlü talebiniz yerine getirilecek diye konuştuk ve bugüne kadar da bu şekilde devam ettik. Halk otobüslerine destek olduk. Vatandaşı da aynı zamanda ucuz taşımak için. Ama belli ki zamlar geldikçe gelecek. Şimdi dolmuş esnafımıza da desteğe başlıyoruz. Sizler için de yapabileceğimiz ne olursa elbette sizler için de destekte her zaman hazırız.
“KORSANLARI DİREKT ZABITAYA İHBAR EDECEĞİNİZ BİR SİSTEM GETİRELİM”
* Bizler sizlere danışmadan hiçbir şey yapmayız. Çünkü biliyorum ki esnaf çocuk okutuyor, ailesini geçindiriyor. Kapatılan her iş yeri, çalışmayan her minibüs her servis bizim kapımıza özgeçmiş olarak iş talebi olarak geliyor. Halbuki sizler çalışıyorsunuz, kimseye yük olmuyorsunuz üstelikte vergi veriyorsunuz. Onun için tüm esnafın Ankara’da ayakta kalması lazım. Bizler de Allah ömür verdikçe görevde kaldığımız müddetçe her konuda yanınızda olmaya devam edeceğiz.
* Bir diğer konu korsanla ilgili. Eğer yapabilirsek korsanlarla ilgili bir yazılım yapalım. Bu korsanları trafikte gördüğünüz an direkt zabıtaya ihbar edeceğiniz bir sistem getirelim. Bize ihbar ederseniz zabıtamız da gereğini yapacaktır. Bir diğer konu kameraların uzatılması işi. Hazirana kadar süre varmış, zaten normalde uzatılırsa eyvallah ama uzatılmazsa da ona da inşallah UKOME’ye getirip bir karar almaya çalışırız.
“BELEDİYE BAŞKANI KENDİSİNE OY VERSİN VERMESİN, HİÇ KİMSEYİ AYIRAMAZ”
* Destek alan ailelerin çocukları eşit şekilde hayata başlasın diye her türlü desteği veriyoruz. 50-60 bin kadar öğrencimiz, ortaokul ve lise talebesine 50’şer binişlik kart verdik. Ve sayısını tam bilmiyorum ama üç yıldır devam eden okuması gereken ancak servis tutamayan ailelerin de biraz önce başkanımız söylediği gibi servis ücretlerini ödüyoruz. Ve inşallah daha bu konuda talep geldikçe bizler de o konuda hem sizden destek istiyoruz hem de biz de o ailelere destek olacağız. Böylelikle iddia ediyorum bir belediye başkanı kendisine oy versin vermesin hiç kimseyi ayıramaz. Bir kentin annesidir, babasıdır, kardeşidir her şeyidir belediye başkanı. Ve kentte yaşayan herkesin her türlü derdine derman olmak zorundadır. Bu şekilde devam edeceğiz.”
]]>Altınpark Anfa Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya 1500’ü aşkın taksi şoförü de katıldı. İlk olarak Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ve Ankara Şoförler Esnaf Odası Başkanı Mehmet Yiğiner taksicilerin sorun, öneri ve dileklerini anlattı.
“İKİ ŞEY YAPMAMIZ GEREKİYOR”
Ardından Yavaş, ulaşım esnafına her koşulda destek olduklarını kaydederek, “Özel halk otobüsçülerimiz için bu artan hayat zorluğu karşısında ve mazota gelen sürekli zamlar karşısında iki şey yapmamız gerekiyor. Bir, otobüsçülerin durumunun düzelmesi için vatandaşa zam yapmamız ya da onlara destek olmamız gerekiyor. Artan ekonomik şartlar maalesef herkesi zorluyor. Dolayısıyla vatandaşa yüklenmek yerine halk otobüslerine destek olmak sureti ile sübvanse ediyoruz. Kendi otobüs firmamız da aynı şekilde şimdi tüm dünya da toplu ulaşımda desteğe muhtaç. Vatandaşların hepsinin arabayla şehre gelmesi daha çok külfet çıkarıyor. İkinci olarak, yaptığımız incelemeler sonucunda ulaşım ayağımızın ikincileri, dolmuşçularımız. Onlara da bir türlü destek olamıyorduk. Şimdi aldığımız bir kararla onlara da aynı halk otobüslerine yardımcı olduğumuz gibi destek olmaya başlıyoruz” diye konuştu.
“ANKARA TAKSİ ESNAFI HER ŞEYİ HAK EDİYOR”
Taksici esnafına yardımcı olabilmek için neler yapabileceklerine ilişkin fikir geliştirmeye çalıştıklarını ifade eden Yavaş, taksilerde bulunan ekranları ilk başta aslında bir reklam geliri sağlaması amacıyla koyduklarını kaydetti.
Yavaş, bir esnaf dostu ve esnaf çocuğu olarak başından beri 5 yıldır her zaman destek olmaya çalıştıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Ankara taksi esnafı her şeyi hak ediyor. Ben 5 yıldır görev yapıyorum. Bana gelen, zabıtaya gelen şikayet, mübalağa etmiyorum, 5 yılda 5 tane bile değildir. Onun için sizlere helal olsun diyorum. Gerçekten gurur duyuyoruz. Aileler size, özellikle sabit duraklarda evlatlarını rahat bir şekilde teslim ediyor. Adeta mahallelerde herkesle akraba olmuş gibisiniz, ismen çağrılıyorsunuz. Bir yönetici için bundan daha güzel bir şey yok. Dolayısıyla birbirimizi üzmeden devam ediyoruz.”
“KAMERA SİSTEMLERİ ÜCRETSİZ”
Şimdiye kadar 1800 taksiye taksimetre ve güvenlik sistemlerini taktırdığını kaydeden Yavaş, sözlerini şöyle sürdürdü;
*Özel bir tesis kurduk. Tesisimizde montaj, teknik servis ve mühürleme hizmetlerini sağlıyoruz. 1800 taksimizin kamera sistemlerini de ücretsiz olarak şimdiden montajlamaya başladık. Bu sayede hem vatandaşımız için daha güvenli ve konforlu bir yolculuk deneyimi başlıyor.
*Bu vesile ile daha önceki yıllarda hayatını kaybeden taksicilere de Allah’tan rahmet diliyorum. Teknik servis, tarife güncelleme, araçların hasılatlarını takip etme gibi hizmetlerden faydalanıyor. Şimdi süre verilmişti.
*Hep birlikte istediği taksinin istediği kamerayı seçmesi için alternatifler sunuyoruz. Bunların tamamı oda başkanları nezaretinde olacak. Bizim vazifemiz taksici esnafını bu dertten kurtarmak. İsteyen istediğini seçebilecek ama kontrolün tamamı Taksiciler Odası’nda olacak.
]]>