Fetö – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 22 Oct 2024 02:24:51 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Firari FETÖ’cü Hakan Şükür ilk günden sattı! Babası gibi gördüğü FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in adını bile anmadı… https://www.foxhaber.com.tr/firari-fetocu-hakan-sukur-ilk-gunden-satti-babasi-gibi-gordugu-feto-elebasi-fetullah-gulenin-adini-bile-anmadi/ https://www.foxhaber.com.tr/firari-fetocu-hakan-sukur-ilk-gunden-satti-babasi-gibi-gordugu-feto-elebasi-fetullah-gulenin-adini-bile-anmadi/#respond Tue, 22 Oct 2024 02:24:51 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/firari-fetocu-hakan-sukur-ilk-gunden-satti-babasi-gibi-gordugu-feto-elebasi-fetullah-gulenin-adini-bile-anmadi/ Firari FETÖ’cü Hakan Şükür ilk günden sattı! Babası gibi gördüğü FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in adını bile anmadı...

Firari FETÖ’cü Hakan Şükür, terörist Fetullah Gülen’in ölüm haberi sonrası örgütteki ilk satışı gerçekleştiren isimlerden biri oldu. Terörist Gülen için ülkesini satan Hakan Şükür, Gülen’in adını bile anamadan bir mesaj yayınladı. Şükür’ün yayınladığı mesaj sosyal medyanın gündemleri arasında yer aldı.

Firari FETÖ’cü Hakan Şükür ilk günden sattı! Babası gibi gördüğü FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in adını bile anmadı...

TERÖRİST FETULLAH GÜLEN ÖLDÜ

Türk Milleti’nin bütünlüğüne kast ederek 15 Temmuz 2016’da hain bir darbe girişimi planlayan ve 252 vatandaşımızı şehit ettiren Fetullah Gülen isimli terörist öldü. ABD’de ölen FETÖ elebaşı Fetullah Gülen vatansız kaldı.

Firari FETÖ’cü Hakan Şükür ilk günden sattı! Babası gibi gördüğü FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in adını bile anmadı...

FİRARİ FETÖ’CÜ HAKAN ŞÜKÜR JET HIZIYLA SATTI

Terörist Fetullah Gülen’in ölümü sonrası gözler firari FETÖ’cülere çevrildi. Vatandaşlar, Gülen’in ölümü sonrası sevinç mesajları atarken, firari FETÖ’cülerin bir kısmı üzüntü mesajları paylaşırken, bir kısmı örgütü motive edecek mesajlar paylaştı.

Firari FETÖ’cü Hakan Şükür ilk günden sattı! Babası gibi gördüğü FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in adını bile anmadı...

Bir kısım FETÖ’cü ise şimdiden terörist Fetullah Gülen’i sattı. Onların başında da terörist Gülen uğruna ülkesini satan Hakan Şükür yer aldı.

Şükür, taziye mesajında terörist Fetullah Gülen’in ismini bile anmadı.

Firari FETÖ’cü Hakan Şükür ilk günden sattı! Babası gibi gördüğü FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in adını bile anmadı...

“ALLAH KİM NE HAK ETTİYSE HAKKINI VERECEKTİR”

Firari FETÖ’cü Hakan Şükür’ün mesajı şöyle:

Allah kim ne hakkettiyse hakkını verecektir. Ne eksik ne fazla. Herkes sıfatlarından ayrılmış olarak o teraziye çıkacak; çırılçıplak. Ölüm hak. Her canlı ölümü tadacak. Tatmayacakmış gibi yaşayanlar bile. Allah rahmeti ve Adaleti ile muamele etsin herkese..

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/firari-fetocu-hakan-sukur-ilk-gunden-satti-babasi-gibi-gordugu-feto-elebasi-fetullah-gulenin-adini-bile-anmadi/feed/ 0
Meclis’teki büyük tartışma Özel’in yıldızını parlattı https://www.foxhaber.com.tr/meclisteki-buyuk-tartisma-ozelin-yildizini-parlatti/ https://www.foxhaber.com.tr/meclisteki-buyuk-tartisma-ozelin-yildizini-parlatti/#respond Wed, 15 May 2024 21:27:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7320 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, siyasi kariyerinde en çok konuşulan çıkışlarını Meclis’te yaptı. Tarihler 17 Aralık 2018’i gösterirken TBMM Genel Kurulu’nda Milli Savunma Bakanlığı bütçesi görüşülüyordu. CHP adına kürsüye Grup Başkanvekili Özel çıktı ve konuşmasının hemen başında şu sözlere yer verdi:

BEDDUA ALDIN

“2003 yılında Mehmetçik’in kafasına Süleymaniye’de çuval geçiren ABD’li General Odierno’dan bugünkü Milli Savunma Bakanımız üstün liyakat madalyası aldı. 15 Temmuz günü darbeye karışmayacakları evine yollayıp, karışacaklara kışlaları teslim etti. Silah arkadaşların sana haklarını helal etmeyerek öldü. Onların bedduasını alan adamsın. Makamlara saygılıyız ama olmaz olsaydı öyle Genelkurmay Başkanlığı…”

Akar bu sözlere çok sinirlendi, ABD’den aldığı madalyayı “Almayan yok, anlamı da yok. Gittik oraya, paldır küldür verdiler. Ne talebimiz var ne şeyimiz var” diyerek açıklamaya çalıştı.

ATATÜRK ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ

Öze l bir kez daha söze girdi ve  “Atatürk’e ‘Firavun’ diyenleri ziyaret ettin” dedi. Akar’ın cevabı ise “Atatürk’e, millete, bayrağa neler neler diyenler var. Onları niye görmüyorsun!” oldu. Özel de tartışmayı, “Bir atanmış olarak, seçilmişleri azarlama hakkın yok, haddinizi bilin” diyerek ve Akar’ın kumpas davalarından cezaevinde yatan silah arkadaşlarını bir kez bile ziyaret etmediğini söyleyerek tamamladı.

221 KOMUTANIN TALEBİ

Akar bu tartışmaların ardından Özel’e hem “Hakaret” hem de 500 bin liralık tazminat davası açtı, “Hakaret” davasını kaybetti. Tazminat davasından ise 10 bin lira kazandı. Ancak istinaf mahkemesi yerel mahkemenin bu kararını iptal etti. Bu davalar devam ederken beklenmedik bir olay da yaşandı. Tam 221 emekli general, amiral ve albay, Özgür Özel ile görüşerek duruşmalarda Akar aleyhinde ifade vermek istediklerini açıkladı. Emekli askerlerin bu talebi mahkemeye iletildi ancak hakim reddetti.

KILIÇDAROĞLU İLE YÜRÜDÜ

Meclis’teki bu tartışma dışında Özgür Özel, kimi zaman kumpas davalarında askerlerin, kimi zaman FETÖ operasyonlarına karşı mağdurların, kimi zaman da haksızlığa uğrayan gazetecilerin sesi oldu. Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte 450 kilometrelik Ankara-İstanbul arasındaki Adalet yürüyüşünde de Yırca’daki zeytinlikler için başlatılan yürüyüşte de ön saflardaydı.

Özgür Özel her dönem gençlerle sıcak bir yakınlık içinde oldu. 

GezI savunması TV’lere ceza aldırdı

Gezi olaylarında şiddete uğrayan herkesin yanında yer alan isimlerin başında Özgür Özel vardı. Tutuklu öğrencilerin sesini Meclis’e taşıdı. Öyle ki RTÜK, Gezi olayları sonrası yaşanan tutuklamaları eleştiren Özel’in açıklamalarını haberleştiren televizyon kanallarına ceza bile verdi. Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı uyarmaktan hiç vazgeçmedi. Bugün de “Nasıl, biz Balyoz’a kumpas derken ‘Ateş olmayan yerden duman çıkmaz’ diye bağıranlar sonra mahcup oldularsa Gezi’ye ‘kalkışma ve darbe’ diyenler de tarih önünde mahcup olmaya mahkumdurlar” açıklamasını yapıyor. Hukuk skandallarını kamuoyunun vicdanı ile paylaşmak üzere çok sayıda rapor ve kitap yayınladı. Duruşmalarda görevli mahkeme heyetleri ve bazen de edilen cezaevi yönetimleri tarafından engellenmeye çalışıldı, duruşma salonlarına girmesi engellenmeye çalışıldı. Silivri Cezaevi’nin önünde sayısız basın açıklaması yaptı. Mağdurların mektuplarını Meclis’e taşıdı. FETÖ terör örgütünün önünün nasıl açıldığını anlatıp tarihe not düştü. “Kalemi Kırılan Gazeteciler” raporu ile medyanın içinde bulunduğu durumu, iktidarın kurduğu baskıyı kamuoyuna anlattı.

Soma’ya gözyaşları arasında sahip çıktı


Soma davasına sahip çıkmak güvenirliliğini arttırdı.

13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen, 301 madencinin yaşamını yitirdiği ve Başbakanlık müşavirinin madenci tekmelediği Soma maden faciasıyla ilgili dava da Özel’in siyasi kariyerinin önemli kilometre taşları arasında yer aldı. Geride kalan ailelerin haklarını alabilmesi için hukuk mücadelesi verdi, bilirkişi gibi çalıştı. Milletvekilliği düşürülen Can Atalay’ın baktığı davanın karar duruşması sonrası Özel, “Peşini bırakmayız. Bu kararda imzası olanların, Yargıtay’daki, Saray’daki çetenin ve bu çetenin işbirlikçilerinin peşinde olacağız. Bugün kazandım sananlar mahkum olacak, bugün kaybettiğini düşünenler de buraya çıkıp ‘Oh be adalet kazandı, biz kazandık’ diyecekler. Söz veriyoruz” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

MANİSA’DA SEÇİM ZAFERİ

Özel bu sahip çıkış ile yerel seçimde memleketi Manisa’da büyük başarı kazandı. Çok partili siteme geçildikten sonra CHP Manisa’da ilk kez 1. parti oldu ve 78 yıl sonra kentte yönetimi eline aldı. CHP’li Ferdi Zeyrek yüzde 57.2 ile en yakın rakibi MHP’li Cengiz Ergün’e iki kat fark attı. 35 yıl sonra da Soma’yı da yüzde 57.9 oyla CHP adayı Sercan Okur kazandı. CHP Manisa’da 2019’da 4 olan ilçe belediye sayısını 14’e çıkardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim sürecinde Manisa’da iki kez miting yapmış ve “Rekor oy istiyorum” demişti. Rekor oy CHP’ye geldi.

Algıyla yaratılan SÖZCÜ davasının takipçisi oldu

ÖZGÜR Özel, SÖZCÜ gazetesine açılan ve zoraki mahkumiyet ile sonuçlanan FETÖ algı davasını da yakından izledi. Özgür Özel bu davaya “Basın özgürlüğü acısından kara bir gün, kara bir karardır. SÖZCÜ’ye FETÖ damgası vurulduktan sonra gerçek FETÖ’cüler kendilerini çok daha güvende hisseder. Türkiye’de 100 kişiye ‘Hangi gazete FETÖ ile yan yana gelmez’ diye sorsanız, ezici çoğunluk SÖZCÜ der. Bu karar halkın haber alma özgürlüğü üzerinde baskı kurmak, muhalif kalemleri susturmaya yönelik tazyiktir. Bu karardan Pensilvanya’daki karargah ve gerçek FETÖ kurmayları memnundur. Masum bir karar değildir. İleride ortaya çıkacaktır ki, bu kararın alınmasına katkısı olanlar FETÖ ile mücadeleyi sulandırmaya çalışanlardır” diyerek tepkisini ortaya koydu.

Türkiye’yi sarsan Manisa davasıTürkiye’yi sarsan Manisa davası


Manisalı gençler suçsuz bulundu.

MANİSALI Özgür Özel’i henüz 21 yaşındayken derinden etkileyen bir olay da şehrinde yaşandı. 26 Aralık 1995’te lise öğrencisi 16 genç, duvarlara yazı yazdıkları ve örgüt üyesi oldukları iddiasıyla gözaltına alındı. O günlerde CHP İzmir Milletvekili olan Sabri Ergül, ailelerden gelen telefon üzerine Manisa Emniyet Müdürlüğü’ne gitti. TEM Şube Müdürlüğü’ne girdiğinde yerde ıslak battaniyeler içinde gözleri bağlı ve çıplak olarak yatan liseli gençleri gördü.

Davada yargılanan polisler suçlu bulunup 10’ar yıl hapse mahkum oldu.

Bu olayı kamuoyu gündemine getirdi, Manisa Emniyet Müdürlüğü’nün kapısına “Bu iş yerinde işkence vardır” yazılı pankart astı. İçişleri Bakanlığı işkence iddialarını reddetti ama 8 polis yargılanıp, 10 yıla kadar hapse mahkum oldu. Manisalı gençlerin tümü ise örgüt üyeliği iddiasından beraat etti.

Özel, kızı İpek ile maçta.

EMEKLİLERİ HİÇ UNUTMADI

ÖZEL, CHP Grup Başkanvekilliği döneminde her zaman ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşulları ve vatandaşın geçim mücadelesini gündeme taşıdı, emeklileri de hiç unutmadı. Her açıklamasında iktidarın TÜİK eliyle ülke ekonomisine ilişkin açıkladığı rakamlar ile aldatmaca ve göz boyama yaptığını savundu. İşsizliğin giderek arttığını, emekliler ile çalışan kesimlerin açlık ve yoksulluk sınırında yaşadıklarını söyledi. CHP’nin zaferi ile sonuçlanan yerel seçimler öncesi yaptığı gezilerde de emeklilerin durumunu gündeme getirip, “Artık iktidara sarı kart gösterin” dedi. 31 Mart gecesi ise “Biz sarı kart dedik, az söylemişiz, sandıktan kırmızı kart çıktı” yorumunu yaptı.

YARIN: 31 MART’TA SEÇİM NASIL KAZANILDI, SONUÇLAR İÇİN NE DEDİ?

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/meclisteki-buyuk-tartisma-ozelin-yildizini-parlatti/feed/ 0
Aziz Yıldırım’dan 3 Temmuz sözlerine cevap https://www.foxhaber.com.tr/aziz-yildirimdan-3-temmuz-sozlerine-cevap/ https://www.foxhaber.com.tr/aziz-yildirimdan-3-temmuz-sozlerine-cevap/#respond Sun, 21 Apr 2024 21:27:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6393 Fenerbahçe’nin eski başkanı Aziz Yıldırım, Trabzonspor – Fenerbahçe maçı sonrası yaşanan olaylar ve yapılan açıklamalarla ilgili açıklama yaptı.

Aziz Yıldırım, açıklamasında “Trabzonlu siyasetçiler temsil ettikleri partinin ismi ne olursa olsun kendilerini destekleyen kitleleri yanıltıyor, toplumsal kutuplaşmaya sebep olup, çatışma ortamı yaratıyor. Söz konusu siyasetçilerin; “2010-2011 Şampiyonluk Kupası kimde biliyoruz” şeklindeki hedefi açık söylemleri de “Bir gün hukuk tecelli ettiğinde kupa müzemize gelecek” söylemleri de açıkça geniş kitlelere söylenen büyük bir yalandır. 2010-2011 şampiyonluk kupasını bir yerlerde aramak da hukuki başvuru yolları ile geri alınabileceğini beklemek de boşa vakit kaybıdır. İster oy elde etmek için, ister başka bir amaçla bu yalanlar ile kitleleri oylamak da kandırmak da ahlaksızlıktır. 2010-2011 şampiyonluk kupası sonsuza dek müzemizde olacaktır ve ziyarete açıktır” ifadelerini kullandı.

AZİZ YILDIRIM’IN AÇIKLAMASI ŞU ŞEKİLDE:

“BU AHLAKSIZLIKTIR!”

“Trabzonlu siyasetçiler temsil ettikleri partinin ismi ne olursa olsun kendilerini destekleyen kitleleri yanıltıyor, toplumsal kutuplaşmaya sebep olup, çatışma ortamı yaratıyor. Söz konusu siyasetçilerin; “2010-2011 Şampiyonluk Kupası kimde biliyoruz” şeklindeki hedefi açık söylemleri de “Bir gün hukuk tecelli ettiğinde kupa müzemize gelecek” söylemleri de açıkça geniş kitlelere söylenen büyük bir yalandır. 2010-2011 şampiyonluk kupasının Trabzonspor’a verilmesine yönelik TFF Yönetim Kurulu’na yapılan başvuru önce TFF Yönetim Kurulu, ardından da TFF Tahkim Kurulu tarafından reddedilmiştir. Bu karara karşı AİHM’e yapılan başvuru da reddedilmiştir. Aynı konuda UEFA’ya yapılan başvuru UEFA, ardından CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. FİFA’ya yapılan başvuru FİFA, ardından CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Bu şekilde 2010-2011 şampiyonunun Fenerbahçe Spor Kulübü olduğu futbolu düzenleyen ulusal ve uluslararası kuruluşların kararları ve bu kararlara karşı yapılan hukuki başvuruları reddeden CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi Kararları ile de kesinleşmiştir. 2010-2011 şampiyonluk kupasını bir yerlerde aramak da hukuki başvuru yolları ile geri alınabileceğini beklemek de boşa vakit kaybıdır. İster oy elde etmek için, ister başka bir amaçla bu yalanlar ile kitleleri oylamak da kandırmak da ahlaksızlıktır. 2010-2011 şampiyonluk kupası sonsuza dek müzemizde olacaktır ve ziyarete açıktır.”

“İÇİ BOŞ, SPEKÜLATİF YALAN!”

“UEFA’nın Disipline ilişkin vermiş olduğu, CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi tarafından onanan kararlara karşı olağan bir yargı yolu bulunmadığından, sonrasında ise ulusal mahkemelerce verilen beraat kararları 11 yıl sonra kesinleştiğinden bir müracaatta bulunulamamıştır. Bu konuyu ağzına pelesenk edenler de bu imkansızlığı çok iyi bilmektedir. Ancak kamuoyundan ısrarla saklanan gerçek ise Fenerbahçe Spor Kulübü’nün hakkında UEFA tarafından verilen disiplin kararlarının TFF’nin yönetsel kararlarına dayandırıldığıdır. Bu husus UEFA’nın yargı süreçlerinde sunduğu yazılı deliller ile sabittir. Bunun içindir ki Fenerbahçe Spor Kulübü, UEFA tarafından verilen disiplin kararlarının mali sonuçlarının tazmini talebi ile TFF aleyhine dava açmıştır. Açılan bu davada verilecek karar ile UEFA tarafından TFF yönetsel kararlarına dayandırılan disiplin uygulamalarının haksızlığı yargı kararı ile ortaya çıkacaktır. Döneminin TFF yönetiminin FETÖ’cu unsurları tarafından Fenerbahçe’nin UEFA’dan disiplin cezası alması sağlanmış olup, Türk Yargısı bunun kurumsal sorumluluğu hakkında bir karar verecektir. Bu itibarla “Fenerbahçe, UEFA’dan ceza aldı, CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi bu kararı onayladı. Fenerbahçe bu karara karşı bir şey yapamadı” şeklindeki söylemler, halen sürmekte olan davalar karşısında içi boş, tamamen spekülatif bir yalandır.

“KİMSE CEZA ALMADI”

Fenerbahçe bağlılarından hiçbiri sözde şike suçlamaları ile ilgili olarak UEFA’dan bir disiplin cezası almamıştır. TFF tarafından verilen disiplin cezaları ise AİHM’nin Ekşioğlu&Mosturoğlu kararı ile kaldırılmıştır. Netice olarak, söz konusu sürece ilişkin Fenerbahçe bağlılarından hiç kimse disiplin cezası almamıştır.

“ONANARAK KESİNLEŞTİ”

Sözde şike süreci sonunda Fenerbahçe bağlılarının tamamı toplamda iki kez beraat etmiş ve beraat kararları Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Fenerbahçe bağlılarının beraat kararları ile süreç içerisinde yargılanan Trabzonspor bağlılarının beraat kararları CMK’nın aynı maddesine dayanmaktadır ve aralarında fark bulunmamaktadır. Aradaki tek fark Trabzonspor bağlılarının FETÖ terör örgütünün hakim olduğu mahkemeden “himmet” karşılığı (bu hususu mahkeme kararı ile sabittir) beraat etmiş olduğudur. 3 Temmuz şike sürecinin FETÖ Kumpası olduğu, FETÖ Çatı Davası Gerekçeli Kararı, Ergenekon Davası Gerekçeli Kararı, Kumpasın faili emniyet mensupları hakkında verilen Gerekçeli Mahkeme Kararı ve Kumpas faili yargı mensupları hakkında hazırlanan iddianame ile sabittir. Mahkeme kararlarının bağlayıcılığı başta Anayasa olmak üzere ilgili yasa düzenlemelerinin gereğidir.

“SUÇU VE SUÇLUYU ÖVÜYORLAR”

Bu açıklamalar ışığında FETÖ Kumpası olduğu yargı kararı ile sabit, sözde şike davasında verilen mahkeme kararından hala medet umanlar, cumhuriyetin mahkemelerinin Fenerbahçe ve bağlılarıyla ilgili vermiş olduğu kararları görmezden gelenler FETÖ Terör Örgütü mensuplarını ve eylemlerini yani suçu ve suçluyu övdüklerini bilmelidir. Bunların gittiği yol kendilerinden önce gidenlerin gittikleri gibi doğru bir yol değildir. Yalan söyledikleri kitle de söz konusu siyasetçilerin çobanlık yaptığı bir sürü değildir.

“BU KONUDA SUSMAYACAĞIZ”

“Bilinmelidir ki yabancı istihbarat örgütlerinin kullanışlı aparatı olan, FETÖ’nün amacı; ülkemizde, Anayasal Düzeni Değiştirmek ve kendi düşüncesini ülke yönetiminde hakim kılmaktır. FETÖ’nün başyapıtı olan 3 Temmuz Kumpasının amacı da toplumun büyük kesimlerini karşı karşıya getirmek, çatıştırmak, bu yolla onarılmaz fay hatları yaratmaktır. Bugün de bu örgütün kalan artıklarının ve renklendirilmiş kriptolarının amacı benzerdir. Sportif rekabet uğrunda bu konuda söylenen bilinçsiz açıklamalar sadece FETÖ’nün değirmenine su taşımaktadır. FETÖ’den maddi manevi büyük zararlar görmüş, FETÖ’ye karşı mücadeleye bayraktarlık ve öncülük yapmış camiamızı FETÖ üzerinden karalamak ahmaklıktır. FETÖ’den yarar gören, sportif rekabette avantaj elde edenler edebi ile susmalı, bizi zorla konuşturmamalıdır. Bugün Trabzon’da yaşanan olaylar üzerinden Fenerbahçe ve Trabzonspor camialarını çatıştırmak için benzer şekilde provokatif eylem ve söylemlerde bulunan, parmak sallayıp, büyük camiaları tehdit edenlerin de amacı ve nihai hedefi de aynıdır. FETÖ Kumpası üzerinden bugüne kadar camiamıza yapılan saldırılara hukuk yolu ile mahkemelerde cevabımızı verdik. FETÖ artıklarına ve kripto mensuplarına ihtarımızdır: Sessizliğimiz ve suskunluğumuz toplumsal barışın korunması, 3 Temmuz Kumpasının toplum üzerinde yarattığı tahribatın etkilerini gidermeye yöneliktir. Ortaya atılan her iddiaya, söylenen her söze bir cevabımız vardır ve gerekli gördüğümüz her durumda gerekli cevabı da vereceğiz. Bizi tasfiye ettiğini, bu şekilde sesimizi kısabileceğini hayal edenler bilmelidir ki Silivri Zindanı’nda haykıran, hayatları pahasına haklılıklarını ve kulübümüzü savunan bizler asla bu konuda susmayacağız.”

“GERÇEKLER ORTADADIR”

Gerçekler reddedilmez bir şekilde ortadadır. Ortaya çıkmayan gerçeklerin de bir gün ortaya çıkma huyu vardır. Fenerbahçe’ye FETÖ’nün başyapıtı olan şike kumpası üzerinden parmak sallayanlar bilmelidir ki kendilerinden önce Fenerbahçe’ye parmak sallayanların büyük bölümü FETÖ mensuplarının tutulduğu cezaevi koğuşlarında bugün hayatlarını sürdürmektedirler. Bir bölümü ise vatansız olarak firardadır. Fenerbahçe’ye parmak sallayan, FETÖ Kumpasından medet uman, şike kumpasına sarılan siyasiler bilmelidir ki 15 Temmuz’da milletin kananına giren, kendisine millet adına emanet edilen silahları milletine ve onun temsilcisi TBMM’ye ve Cumhurbaşkanına çevirenlerle aynı yola girmişlerdir. Özellikle Ahmet Metin Genç’e söylemek isteriz ki, yok sayıp görmezden geldiği Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin kararları kendisi için yeterli gelmiyorsa, Ankara Beştepe’de, Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde Sayın Cumhurbaşkanı’nın çalışma masası üzerinde duran, “15 Temmuz’a Giden Yol” başlıklı raporu, T.C. İç İşleri Bakanlığında Sayın Bakanın çalışma masası üzerinde duran raporları okuyarak bir fikir sahibi olabilir.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aziz-yildirimdan-3-temmuz-sozlerine-cevap/feed/ 0
Hablemitoğlu suikastı davasında tanıklar dinlendi https://www.foxhaber.com.tr/hablemitoglu-suikasti-davasinda-taniklar-dinlendi/ https://www.foxhaber.com.tr/hablemitoglu-suikasti-davasinda-taniklar-dinlendi/#respond Fri, 22 Mar 2024 09:00:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5020 Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun, 18 Aralık 2002’de Ankara Çankaya’daki evinin önünde öldürülmesine ilişkin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen ile emekli albay Levent Göktaş’ın da arasında bulunduğu 10 sanığın yargılandığı davada tanıklar dinlenildi.

Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, sanıklar Levent Göktaş, Aydın Köstem, Mehmet Narin, Fikret Emek, Nuri Gökhan Bozkır, Ahmet Tarkan Mumcuoğlu ile Enver Altaylı katıldı.

Mahkeme başkanının dava dosyasına gelen evrakı okumasının ardından tanıkların dinlenilmesine geçildi.

“BOZKIR’LA KİEV’DE BİR KEZ GÖRÜŞTÜK”

Gazeteci Abdurrahman Şimşek, SEGBİS ile bağlandığı duruşmada tanık olarak dinlendi. Şimşek, Bozkır ile Ukrayna’nın başkenti Kiev’de tanıştığını ve orada Hablemitoğlu cinayeti ile ilgili röportaj yaptığını belirtti.

Cinayetle ilgili belgeleri incelediğinden dosya hakkında bilgi sahibi olduğunu aktaran Şimşek, “2017 yılında Necip Cem İşçimen başsavcı vekiliydi. Hablemitoğlu ile ilgili sohbet ederken bazı hususları not aldım. Benden önce Hürriyet gazetesi de Hablemitoğlu ile ilgili haber yapmıştı. Bozkır, bizden önce verdiği röportajdan sonra, ‘Bize farklı ne anlatabilir’ diye Ukrayna’ya röportaj yapmaya gittim. Röportajda Bozkır’a olay günü neden telefonunun kapalı olduğunu sordum. Bozkır da tutarsız cevaplar verdi” dedi.

“GERÇEKLERİ ANLATIRSAM ÖLDÜRÜRLER”

Hablemitoğlu ailesinin avukatı Ersan Barkın, Bozkır’ın daha önceki ifadeleri baskı altında verdiğini söylediğini hatırlatarak, “Haberi neden hemen yayınlamadınız da birkaç yıl sonra yayınladınız” sorusunu yöneltti.

Cevap veren Şimşek, “Bozkır yakalandığında gündem olduğu için yayınladık. Daha önce yayınlamak istemedik; çünkü dosyada gizlilik vardı. Onu da ihlal etmek istemedim. Ukrayna’da konuştuğumuzda Bozkır, özellikle Tarkan Mumcuoğlu ve Levent Göktaş’tan bahsetti, onları tanıdığını söylemişti. Röportaj dışında Bozkır’a doğruları söylemediğini, çelişkili cevaplar verdiğini belirttim. Bozkır da ‘Gerçekleri anlatırsam beni öldürürler. Bu devlet beni koruyamaz’ dedi. FETÖ’nün kendisini öldürmesinden korktuğunu düşünüyorum. Bozkır her şeyi biliyor gibiydi. Kendisinin bu olayların içinde olmadığını iddia ediyordu; ama verdiği bilgiler oradaymış gibiydi. Kayıt dışında konuştuğumuzda, cinayet nedeni olarak hem FETÖ’yü hem de Hablemitoğlu’nun MİT müsteşarı adayı olması olarak söyledi” diye konuştu.

“YALAN SÖYLÜYOR”

Savcı, “Bozkır ile yaptığınız röportajda Bozkır, kayıt dışında tetikçi olarak Mumcuoğlu’nu ima etti dediniz. Bunu nasıl anladınız” diye sordu. Şimşek, “Bozkır, kayıt dışında Emek hakkında FETÖ’cü dedi. Mumcuoğlu bu olayda tetikçi, Emek ve Göktaş ise olayın merkezi, sürekli sivil dolaşıyorlardı ve keşif yapıyorlardı şeklinde konuştu bana. Mumcuoğlu’nun çok iyi atışçı olduğunu ayrıca Hablemitoğlu ile ilgili hazırlanan bin sayfalık raporu, Emek’in odasında gördüğünü söyledi” dedi.

Şimşek’in beyanlarının üzerine bağırmaya başlayan Bozkır, “Yalan söylüyor. Allah belanı versin” diyerek tepki gösterdi.

Tanık Türkay Güngör de olay tarihinde Hablemitoğlu ile aynı sokakta ikamet ettiğini, olay günü Ankaragücü-Galatasaray maçını televizyondan izlediği sırada 2 el silah sesi duyduğunu, camdan dışarı baktığında ise orta boylu birinin karanlıkta bir araca bindiğini gördüğünü anlattı.

Güngör, bir süre sonra suikastın haber kanallarında yayınladığını ve ertesi gün de emniyete gidip ifade verdiğini söyledi.

Duruşmaya yarın devam edilecek.

HABLEMİTOĞLU SUİKASTI İDDİANAMESİ

FETÖ’ye ilişkin çalışmalar yapan Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun 18 Aralık 2002’de Çankaya’daki evinin önünde başından vurularak öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in yanı sıra Mustafa Özcan, Enver Altaylı, Aydın Köstem “tasarlayarak öldürmeye azmettirmek”, emekli albaylar Levent Göktaş ve Ahmet Tarkan Mumcuoğlu ile emekli binbaşı Fikret Emek “tasarlayarak öldürmek” suçundan “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezası istemiyle yargılanıyor.

Eski yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır ve FETÖ firarisi Serhat Ilıcak’ın “tasarlayarak kasten öldürmeye yardım” suçundan 20 yıla kadar hapsi istenen davada, Göktaş’ın emir astsubayı Mehmet Narin’in de “suç örgütüne üyelik”ten 4 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Mahkeme, 18 Mayıs’taki celsede tutuklu sanıklar Göktaş, Altaylı, Bozkır, Mumcuoğlu, Köstem ve Emek’i “yurt dışına çıkış yasağı” adli kontrol tedbiriyle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakmıştı.

Mahkeme, adli kontrol tedbirlerine uymadığı gerekçesiyle sanık Bozkır hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkartmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hablemitoglu-suikasti-davasinda-taniklar-dinlendi/feed/ 0
Aziz Yıldırım’dan Dursun Özbek’e çok sert yanıt: Bu yakıştırma tam bir aptallıktır! https://www.foxhaber.com.tr/aziz-yildirimdan-dursun-ozbeke-cok-sert-yanit-bu-yakistirma-tam-bir-aptalliktir/ https://www.foxhaber.com.tr/aziz-yildirimdan-dursun-ozbeke-cok-sert-yanit-bu-yakistirma-tam-bir-aptalliktir/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:51:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4496 Fenerbahçe eski başkanı Aziz Yıldırım’dan Galatasaray Başkanı Dursun Özbek’e yanıt geldi. Sarı kırmızılı takımın başkanı Dursun Özbek bugün gerçekleştirilen basın toplantısında gündeme dair konuları ele almış ve Fenerbahçe’ye gönderme yaparak ”Rakiplerimize çağrı yapıyorum, saha içinde kalalım. Sürekli kaşıyarak bizi çekme çabanız kötü. Bunun sonuçları kötü olur. Google’da tarayın bakın! Toplumu gerecek şeyleri sürekli gündeme getiriyorlar. Bir defa daha söylüyorum, bu ateş üfleyerek sönmez. Herkes aklını başına alsın” ifadelerini kullanmıştı. Özbek’in açıklamalarına sarı lacivertlilerin eski başkanı Aziz Yıldırım’dan yanıt geçikmedi. Kamuoyu ile yazılı bir açıklama paylaşan Yıldırım, ”Google, FETÖ’nün sözde lideri ve Galatasaray Kulübü ve mensuplarının ortak anıları ile doludur” dedi.

İŞTE AZİZ YILDIRIM ‘IN AÇIKLAMALARININ TAMAMI:

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek’in bugün yapmış olduğu açıklamaları dikkatle izledim. Kendisine, Google’da “Fetöcü kulüp” şeklinde arama yapıldığında karşısına hangi kulübün çıktığını sormakla birlikte, “sarı-lacivert duvar”, “ne şikesi memleket elde gidiyor”, “50.000 kişi ile sivil darbe yapacaklardı” kelimelerini de aramasını ve karşısına çıkan sonuçları incelemesini tavsiye ederim. Yine bu Başkana, Şike Kumpası İddianamelerini, FETÖ Çatı Davası, Selam Tevhit, Ergenekon Kumpas İddianamelerini, Yargıtay Başsavcılığı Mütalaalarını ve yine Cumhurbaşkanlığı İnternet Sitesinde yayınlanan 15 Temmuz kitapçığını okumasını ve okuduğundan anladıklarını da kamuoyu ile paylaşmasını tavsiye ediyorum.

‘FETÖ’NÜN DEĞİRMENİNE SU TAŞIYANLAR BELLİ’

3 Temmuz ruhu ölmemiştir. Dipdiri bir şekilde ayaktadır. Bu ruh Ünal Aysal tarafından dile getirilen “bu ateş üflenerek sönmez” sözünü nasıl paramparça etmiş ise bugün de Dursun Özbek’in benzer sözlerini paramparça eder, edecektir. Fenerbahçe camiası, Dursun Özbek ve benzerleri korkup, sinerken, onların suyuna giderken FETÖ’ye savaş açmış ve kazanmış bir camiadır. O gün FETÖ’nün değirmenine su taşıyanlar malumdur. Bunlar arasında Galatasaray’ın eski başkanları ve mensupları da vardır. FETÖ’ye karşı verilen mücadelede ortada olmayan bu kişiler benim nazarımda FETÖ yandaşıdır. Onlarla mücadelem bitmemiştir. Tarih onların da eninde sonunda yargı önüne çıktığına ve hesap verdiğine şahitlik edecektir.

‘DURSUN ÖZBEK’İN HADSİZ SÖZLERİ’

FETÖ’nün amacı büyük kitleleri karşı karşıya getirmek ve onları çatıştırmak, devletin bekasını ortadan kaldırmaktır. Dursun Özbek’in bilinçsizce yapmış olduğu hadsiz açıklamaları tamda bu amaca hizmet etmektedir. FETÖ seviciliği ile sportif rekabette avantaj elde etmek alçaklıktır, şerefsizliktir. Bugün her kim FETÖ seviciliği yapıyorsa alçaktır, şerefsizdir. 117 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü daima milletinin emrinde devletin yanında olmuştur. Ergen çocuk açıklamaları ile 117 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü’nü sportif rekabete malzeme yapmak kimsenin haddi ve cüret edeceği bir şey değildir.

‘TAM ANLAMIYLA BİR APTALLIKTIR’

Dursun Özbek’in entellektüel beslenme kaynağı olan Google, FETÖ’nün sözde lideri ve Galatasaray Kulübü ve mensuplarının ortak anıları ile doludur. UEFA Şampiyonluğunun posterini bile bir bütün olarak yayınlayamayan bir kulüp başkanının Fenerbahçe Spor Kulübü’ne yapmış olduğu FETÖ yakıştırması tam anlamıyla bir aptallıktır. Fenerbahçe’ye FETÖ tarafından kurulduğu yargı kararları ile sabit olan Şike Kumpasını bir gerçekmiş gibi servis etmesi ise tam bir FETÖ yandaşlığıdır.

‘DAMARIMIZDAKİ KAN DA ÖFKE DE DEĞİŞMEMİŞTİR’

Başkanlık görevimin sona ermesi sonrasında da bu karanlık yapı ile mücadelem bitmemiştir. Halen de sürmektedir. Dursun Özbek ve benzerleri bizlerin Türk Futbolu adına vermekte olduğumuz bu mücadelenin neresindedir? Sessizliğimiz kendisini yanılgıya düşürmesin. Damarımızdaki kan da öfkemiz de değişmemiştir. Dursun Özbek bilmelidir ki yapmakta olduğumuz bu mücadelede karşımızda olanların akıbeti değişmeyecektir. Bu mücadeleye laf edenleri, mücadelemizi kendi küçük şahsi menfaatlerine meze edenlerin dilini kesmeyi de onlara dünyaya dar etmeye de gücümüz vardır. Yokluğumuzda kendini olduğundan farklı bir yere pozisyonlayan Dursun Özbek bilmelidir ki kendisi bizim nazarımızda sinek ikiliden daha büyük değildir ve ona daha çok söyleyecek sözümüz olacaktır.

AZİZ YILDIRIM VE DAVA ARKADAŞLARI

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aziz-yildirimdan-dursun-ozbeke-cok-sert-yanit-bu-yakistirma-tam-bir-aptalliktir/feed/ 0