Burada konuşan Bakan Fidan, Kırıkkale’de olmaktan memnuniyet duyduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ve sevgilerini getirdiğini ifade ederek, “Buradaki halkımızın tarihte oynadığı rol, kahramanlık, oyun değiştiricilik her zaman her yerde kendisini gösterdi. Bugün de aynı şekilde kendisini gösteriyor. Buradaki arkadaşlarımızın; cefakar, fedakar, hiçbir şeyden yılmayan duruşu Kırıkkaleli vatandaşlarımızın kahramanlık duygusu, vatanına, milletine, bayrağına, kimliğine, diline, dinine, her şeyine sahip çıkışı gerçekten bizim için örnek ve müstesna bir duruştur” diye konuştu.
“DAHA BÜYÜK HAMLELER ATILACAK”
Kırıkkale’nin şu anda makine kimyada, savunma sanayide neredeyse Ankara’yla yarışır bir duruma geldiğine işaret eden Fidan, “İnşallah şu anda yapılması planlanan projelerle de daha büyük hamlelerin atılacağını görüyoruz. Bunları görmekten gerçekten devletim adına, milletim adına özellikle milli güvenlik sistemimiz adına gurur duyduğumu, iftihar ettiğimi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu Kırıkkale’nin, Türkiye’nin geleceğinde ve bugününde oynadığı ve oynayacağı rolün en büyük göstergesi” diye konuştu.
Makine kimyanın yıllar içerisinde Kırıkkale’de bir sembol haline geldiğini ancak Kırıkkale’nin bunun da dışına çıkarak büyümüş, gelişmiş bir şehir olma yolunda olduğunu aktaran Fidan, “Savunma sanayide yeni kurulacak olan fabrikaların önümüzdeki yıllarda burada açılacak olan işletmelerin ve yan sanayinin ne kadar önem taşıdığını, taşıyacağını hep beraber göreceğiz. Kırıkkale bu nedenle büyük oranda işçi, mühendis ve çalışana ev sahipliği yapmakta. Bunun da sayısı artmaya devam ediyor. Bu açıdan özellikle ilde hem yapılaşma hem altyapı hem de diğer konularda atılan adımlardan ötürü teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“SİZİN ORTAYA KOYDUĞUNUZ SİYASİ DURUŞLA OLDU”
Kırıkkale’nin nüfus yoğunluğu dikkate alındığında orantısal olarak en fazla şehit veren illerin başında geldiğini anımsatan Fidan, “Yıllardır çok çeşitli cephelerde, çeşitli savaşlara girmiş birisi olarak birçok şehit kardeşimizin ailesine bizatihi gidip bu haberi vermek zorunda biri olarak bunun nasıl bir onur olduğunu, nasıl taşınması gereken bir gurur olduğunun çok yakından biliyorum. Ama aynı zamanda yakınlarına nasıl bir sabır gerektiren his ve acı verdiğini de biliyorum” dedi.
“TARİHSEL ADIMLAR ATIYORUZ”
Bunun getirdiği milli duruş ve anlam için Kırıkkale’ye teşekkürlerini ileten Fidan, “Biliyorsunuz 21 yıldır Cumhurbaşkanımız liderliğinde ülkemizin çok çeşitli alanlarda sadece gelişme kat etmekle kalmadan aynı zamanda ülkemizin bölgesinde, kendi coğrafyasında etki üreten, etki oluşturan, oyun kuran, oyun değiştiren bir güç haline geldiğini de çok yakından gördük. Tarihsel adımlar atıyoruz, tarihsel başarılar ve zaferler kazanıyoruz. Sizin verdiğiniz destekle, sizin verdiğiniz oylarla Cumhurbaşkanımızın memlekete hizmet etmesi, kendi vizyonuyla ülkemizin bağımsızlığı, bütünlüğü, beraberliği için, gelişmesi için, refahı için çalışması sizin ortaya koyduğunuz siyasi duruş ve güçle oldu. Bunu hiçbir zaman için unutmayın” diye konuştu.
“DEĞERİNİ BİLMEK GEREKİYOR”
İsrail- Filistin çatışmalarına da değinen Fidan, “30 binden fazla Gazzeli kardeşimiz kadın ve çocuk demeden şehit edildi. Her türlü savaş hukukunun, savaş kurallarının ihlal edildiği, hiçe sayıldığı bir kirli katliamın, yok edilişin, bütün dünya büyük bir sessizlik içerisinde seyretmektedir. Türkiye bütün bu sessizlik içerisinde sesini yükselterek sadece bu adaletsizliği ifşa etmekle kalmıyor; bütün dünya ülkelerinin, onurlu ülkelerin ayağa kalkmaya bu haksız zulme, katliama karşı durmaya davet ediyor. Bunun için güçlü bir liderlik, kendini ispat etmiş, samimi bir duruş gerekiyordu. Bu da Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’de olan bir duruş. Bunun değerini çok iyi bilmemiz gerekiyor” dedi.
“SÖZ KONUSU KAMU HİZMETİYSE ŞİKAYET OLUR”
Seçim arifesinde olunduğuna işaret eden Fidan, şunları söyledi:
“Biliyorsunuz Mehmet Saygılı Başkanımız 2 dönemdir canla başla çalışmakta. Ailesini, işini gücünü her şeyi bir kenara bırakıp Kırıkkale’ye hizmet vermekte. İstediğiniz her şey oluyor mu? Olmuyor. Sıkıntılarınız var mı? Var. Şikayetleriniz oluyor mu? Var. Türkiye’nin her yerinde böyle. Söz konusu kamu hizmeti olduğu zaman şikayet olur ama önemli olan nedir? Başkanımızın özellikle Ankara’yla kurduğu ilişkiler sizin için orada bakanlıklarda gösterdiği mücadele, Meclis koridorlarında gösterdiği mücadele.”
“KISITLI İMKANLARLA ORTAYA KONAN BÜYÜK BİR ÇABA VAR”
Saygılı’nın çalışmalarını yakından takip ettiğini bildiren Fidan, “Kısıtlı imkanlarla ortaya konan büyük bir çaba var. Onun için ben Mehmet Başkanımızın bir dönem daha sizler tarafından icazet alınması, yetkilendirilmesi, emaneti bir dönem daha taşımasını fevkalade önemli buluyorum. İnanıyorum ki Mehmet Başkan ortaya koyduğu iki dönemlik hizmetiyle üçüncü dönemde aslında ortaya koyacağı, taçlandıracağı projelerin ve hizmetlerin hazırlığını da yapmış oldu” dedi.
]]>Washington’da hem ABD’li mevkidaşı Antony Blinken, hem ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, hem de Kongre üyeleriyle yaptığı görüşmelerde ABD’nin YPG/PKK’ya desteği ve FETÖ ile ilgili atması gereken adımlar, ikili ve bölgesel konuları kapsamlı şekilde ele aldıklarını anlatan Fidan, özellikle Gazze konusuna görüşmelerinde geniş şekilde yer ayırdıklarını belirtti.
PKK AÇIKLAMASI
ABD’nin YPG/PKK’ya verdiği desteğin sadece silah olmadığını, bunun yanında aktarılan kapasite, verilen eğitimler ve oluşturulan kurumsallaşmanın Türkiye için tehdit olduğunun altını çizen Fidan, “Türkiye Cumhuriyeti devleti, sınırları içerisinde veya dışında kendine tehdit oluşturan bütün tehdit ve terör odakları ile meşru ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde savaşmaktadır ve savaşmaya devam edecektir. Bundan hiç kimse bizi alıkoyamaz” şeklinde konuştu.

Fidan, “Sizin geçici olarak başlattığınız bu sürecin artık bir kalıcılığa dönüşmesinin iki ülke arasındaki stratejik ilişkinin ilerlemesinin önündeki en büyük engel olduğunu söyledik, bunun bir an önce son bulması, buna bir çözüm getirilmesi gerekiyor, aksi taktirde iki ülke daha büyük bir karşı karşıya geliş riskini taşıyor terör örgütü üzerinden. Bu, iki ülkenin de menfaatine olan bir konu değil” dedi.
Fidan, “Suriye’de YPG ile olan ilişkilerinden memnuniyetsizliğimizi ve bunun iki ülke arasında iki NATO üyesi ortak arasında ortaya çıkardığı stratejik tehlikenin ne olduğunun altını bir kez daha çizdik” ifadesini kullandı. Fidan, FETÖ’nün halen bir tehdit olduğunu ve bu konuda ABD’nin atması gereken adımlar olduğunu da muhataplarına net bir şekilde ilettiğini vurguladı.
İKİLİ İLİŞKİLER
Gazze’nin ağırlıklı gündem olduğunu anlatan Fidan Türk-Amerikan ilişkileri hakkında konuştu. Fidan, “Geldiğimiz aşamada yenilenmiş bir psikolojiyle, daha pozitif bir gündemle yeni bir sayfa açarak yolumuza devam etme imkanı var.” ifadesini kullandı ve Türk-Amerikan ilişkilerinin uzun bir maziye ve sorunları çözme refleksine sahip olduğunu vurguladı.

ABD ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 30 milyar dolardan 100 milyar dolara çıkarılması yönünde ortaya konulmuş bir vizyon olduğunu aktaran Fidan, bu hedefe nasıl ulaşılabileceğine ilişkin görüşmeler yaptıklarını ifade etti.
F-35 VE F-16 SÜRECİ
F-16’larla ilgili siyasi sürecin tamamlandığını ve bu süreçte Biden yönetiminin bir irade koyarak Kongre’yi bilgilendirdiğini kaydeden Fidan, artık uçakların üretim ve teslimatıyla ilgili teknik süreçlerin başladığını belirtti.
Fidan “Amerikan yönetimi burada bir irade ortaya koydu, Kongre’yi bu konuda bilgilendirdi. Kongre’den de geçti belli bir sürecin sonunda ve irade oluşturma süreci tamamlandı. Bundan sonrası aslında teknik süreç. Savunma bakanlıkları arasında ve ilgili firmalar arasında devam edecek olan bir süreç” şeklinde konuştu.
F-35 konusuna da temas eden Fidan, şunları söyledi:
– F-35 konusunda biliyorsunuz biz bu programın bir parçasıydık, daha sonra haksız yere buradan bir çıkarma söz konusu oldu, S-400 konuları bahane edilerek. Biz tekrar pozisyonumuzu koruyoruz, yani buraya yapmış olduğumuz bir ulusal ödeme var, almamız gereken uçaklar var.
– Türkiye tabii bu konuları geniş fikirli açık bir şekilde konuşmaya tartışmaya her zaman hazır. Geldiğimiz aşamada aslında bu konuları farklı perspektiflerle tartışabileceğimize de inanıyoruz. Amerika’nın da bu konuda açık fikirli olması lazım diye düşünüyoruz, bazı görüş alışverişleri var.
]]>Gazze’deki yıkıma dikkati çeken Fidan, “5 ay süren acımasız ve yoğun bombardımanın sonrasında Gazze büyük ölçüde yaşanmaz hale geldi.” ifadesini kullandı.
Fidan, Gazze’de hayatını kaybeden insanların sayısının fazlalığına işaret ederek, yaşanılan bu durumu “tarifsiz” olarak nitelendirdi.
Ailelerin ve nesillerin tamamının kaybolduğuna dikkati çeken Fidan, bu acının kelimelerle tarif edilemeyeceğini dile getirdi.
Fidan, “utanç verici bir cezasızlığa” tanık olunduğunu vurgulayarak, “İsrail katliamlar, zulümler, her türlü suçu işlemeye devam ediyor fakat sorumlu tutulmuyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Söz konusu durumun umutsuzluğu körüklediğini belirten Fidan, “Bu, çaresizliği artırıyor ve adaleti kendileri sağlamak isteyenleri teşvik ediyor. Sokaklarımız duygusal olarak kışkırtılmış ve gergin durumda.” diye konuştu.
Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ve Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki ile Gazze Temas Grubu’na ayrılan panele katıldıklarını aktararak, forumun Gazze’de nerede durulduğuna yönelik “küresel bir kamuoyu barometresine” benzediğini kaydetti.
Bakan Fidan, “Bu tek taraflı bir eylem dahi olsa (Gazze konusunda) derhal harekete geçmemiz yönünde büyük bir beklenti var.” dedi.
“TEMAS GRUBU, BÖLGESEL BİR SAHİPLENME RUHU YARATTI”
Gazze Temas Grubu’nun “sadece kınamalardan oluşan kısır döngüyü kıran” yenilikçi bir girişim olduğunun altını çizen Fidan, “(Gazze Temas Grubu) aynı zamanda bölgesel bir sahiplenme ruhu da yarattı.” açıklamasında bulundu.
Fidan, diplomasideki tüm araçların kullanıldığını vurgulayarak, “Bugün grubun çabaları sayesinde uluslararası toplumun ezici çoğunluğu, acil ateşkes ve iki devletli çözümden yana.” ifadesini kullandı.
Bu durumun kendilerini kayıtsız kalmaya ve hafife almaya itmemesi gerektiğine işaret eden Fidan, “İsrail’deki aşırılıkçı ve ırkçı hükümet bir kez daha dünyayı kandırmaya çalışıyor.” görüşünü dile getirdi.
Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, “Refah’ta tuzağa düşürülen Filistinlilere” yönelik bir operasyonun “şart olduğu” propagandasını yaptığını vurgulayarak, “İsrail, bizim çok iyi bildiğimiz her türlü yol ve yönteme başvuracaktır.” dedi.
Tüm Filistin’in Müslümanların kalesi olduğunu düşünce ve faaliyet birliğiyle açıkça göstermeleri gerektiğine dikkati çeken Fidan, “Bunu göstermek için Refah’a gidebiliriz, baskıyı artırdığımız gibi meselelere dikkat çekebilir ve farkındalığı artırabiliriz. Bunu dünyanın her tarafından hemfikir bakanlar grubu olarak yapabiliriz.” diye konuştu.
Fidan, bunun, Mısır’ın duyduğu büyük sorumluluk karşısında Mısırlı dostlarla bir dayanışma göstergesi olabileceğine dikkati çekti.
“GAZZE’NİN ETRAFINDAKİ ABLUKA KIRILMALI”
12 Kasım 2023’te Riyad Zirvesi’nde alınan kararı hatırlatan Fidan, “Gazze’nin etrafındaki abluka kırılmalı, şu anda bu yapılmalı. Hepimiz İsrail’in, insani yardımı savaşta bir silah olarak kullandığını biliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Fidan, şu anda 400 binden fazla Filistinlinin açlık sınırında olduğuna vurgu yaparak, “Sivil toplum ve insan hakları örgütlerinin riskleri göze alarak Gazze’ye girmesine izin verilmeli. Gazze halkını, İsrail’in merhametine ya da hegemon güçlerin lütfuna bırakmamalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.
Müslüman dünyası olarak Gazze’deki zulümle mücadele etmek için 3 alana dayanan bir plan geliştirmeleri gerektiğini aktaran Fidan, asıl sahada İsrail’in ablukasını kırarak insanların açlıktan ölmesini engellemeleri gerektiğini vurguladı.
Fidan, siyasi ve diplomatik alanda da toplu ve birlik içinde hareket ederek ve tüm uygun yöntemleri kullanarak İsrail üzerinde baskıyı artırmaları gerektiğini söyledi. Bunları yaparken “koyun postuna bürünmüş kurtlara” dikkat etmeleri gerektiğinin altını çizen Fidan, şunları kaydetti:
“Bugün Gazze’nin tam karşısında Akdeniz’in ortasında bir Ada, İsrail için silah ve mühimmat lojistik üssü haline geldi. Bu Ada, hala Gazzeliler için insani merkez adı altında bu amaca hizmet ediyor. Böyle ülkelere de dikkat etmemiz gerekiyor. Ayrıca İsrail’e silah satışını durdurma kararımızın uygulanmasını da gözlemlememiz gerekiyor.”
Fidan, yasal çerçevede de uluslararası hukuka destekten ne olursa olsun vazgeçilemeyeceğinin altını çizerek, İİT oturumu kapsamında Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesindeki davalara, üyelerin dahil olmasına ilişkin alınan kararları memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.
“RAMAZANDA KISITLAMALARA KARŞIYIZ”
Ramazanın yaklaştığını ifade eden Fidan, diğer Müslümanlar gibi Gazze ve Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’daki Filistinlilerin de bu kutsal ayı onurlu şekilde geçirme hakkı olduğunu kaydetti.
Fidan, “İsrail’in Harem-i Şerif’e uygulayabileceği herhangi bir kısıtlamaya karşı kaya gibi sağlam durmalıyız. Kararlılığımız ve faaliyetlerimiz ramazandaki olası geniş çaplı gerginlikleri yatıştıracaktır.” dedi.
Filistinlilerin çok fazla acıya katlandığını ve çok fazla fedakarlık yaptığını aktaran Fidan, “Filistinlilerin sorunlarını, barış ve güvenlik içinde ve onurlu şekilde devletlerine ve topraklarına dönüştürmek bizim sorumluluğumuz. Aksi takdirde sadece haklarımız tarafından değil tarih tarafında da yargılanacağız.” ifadelerini kullandı.
]]>