TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, ligin ilk yarısında 35 puan toplayarak devre arasına 3. sırada girmeyi başardı. Oynadığı 17 karşılaşmada 10 galibiyet, 5 beraberlik ve 2 mağlubiyet alan kırmızı-lacivertliler, play-off hattının iddialı takımları arasında yer alırken bir yandan da zirvede yer alan Sarıyer’i takip etmeye devam ediyor. İzmir ekibi, şu ana kadar oynadığı hücum oyunuyla taraftarlarını mutlu ederken gol yollarında da etkili bir performansa imza attı. Rakip fileleri 34 kez havalandırmayı başaran Altınordu, 37 gol kaydeden Sarıyer’den sonra Batman Petrolspor ile birlikte ligin en fazla skor üreten takımı konumunda bulunuyor. Böylece İzmir ekibi, ligin ilk yarısı itibarıyla golcü yönünü konuşturmuş oldu.
Altınordu, 17 hafta boyunca oynadığı maçlarda sadece golsüz berabere biten Kepezerspor ve Sincan BelediyesiAnkaraspor maçında rakip fileleri havalandırmayı başaramadı. İzmir ekibi kalan 15 maçta ise en az bir gol atarak önemli bir işe imza attı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 3 Aralık’ta nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik Elazığ merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.
Belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda, 16 şüpheli yakalandı, yapılan aramalarda ruhsatsız tabanca, bir miktar uyuşturucu ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.
Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.
Şüphelilerden 7’si savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
Mahkemeye çıkarılan 9 zanlıdan 5’i tutuklandı, 4’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Şüphelilerin, sosyal medya platformları üzerinden sahte veya bir başka hesabın içeriklerinin bulunduğu görseller ile “Sivrice bungalov kiralama” adı altında hesaplar açtığı, bu hesaplar üzerinden bungalov ev kiralamak isteyen Elazığ ve çevre illerden çok sayıda vatandaşı, kiralama bedelinin tamamını veya kapora bedelini alarak dolandırdıkları belirlendi.
Dolandırıcılığa konu olan banka hesap hareketleri incelendiğinde 38 milyon 811 bin 289 lira işlem hacmi olduğu tespit edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cerrahpaşa Üniversitesi’nin Avcılar Kampüsü’nde düzenlenen ‘Liderler Zirvesi Yerli Teknolojiler Ticaret ve İnovasyon’ programına katıldı. Bolat’a programda İstanbul Valisi Davut Gül ve çok sayıda üniversitenin rektörü de eşlik etti. Programda konuşan Bakan Bolat, Türkiye’nin büyüme oranlarını ve ihracat rakamlarını paylaştı.
‘TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME PERFORMANSINI SÜRDÜRMEYİ BAŞARDI’
Bakan Ömer Bolat konuşmasında, “Türkiye’de hükümetimizin kararlılıkla uyguladığı programı hamdolsun makro göstergelerin birçoğunda olumlu sonuçlar vermeye devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta yaşadığımız 2 büyük depremin yaralarını hızlı bir şekilde sarıyoruz. ve diğer tarafta bizim de 16-17 yıl sonra tekrar yaşamak zorunda kaldığımız 2021’den bir yana 2 haneli yüksek oranlı enflasyonun düşürülmesi hedefi öncelikli olmak üzere ekonomik büyüme istihdam ihracat ve cari işlemler açığını azaltma çabalarımız hamdolsun olumlu neticeler vermektedir. Türkiye ekonomisi büyüme performansını sürdürmeyi başardı. Salgın yılı olan 2020’de yüzde 1,9 büyüyerek dünyada büyüme sıralamasında ilk üçün içinde yer alabildik. 2021’de yüzde 11,4 gibi rekor büyüme, 2022’de yüzde 5,5 2023’te de yüzde 5,1 büyümüştür. 2023 yılında yüzde 5,1 oranında büyüyerek OECD ülkeleri içinde 1., Avrupa’da 2., G-20 ülkeleri içinde ise 3. sırada yer almıştır. Geçen yıl 1 trilyon dolar bandını ilk defa tarihimizde aştık. 1 trilyon 130 milyon dolar milli gelir ve kişi başına da da 13 bin 243 dolara yükseltmiştik. 2024 yılında biraz daha yavaşlasa da ekonomik büyümemiz devam etmektedir. Yüzde 5.3 birinci çeyrek, yüzde 2.4 ikinci çeyrekte, yüzde 2.1 üçüncü çeyrekte büyüdük. Ortalama ilk 9 ayın sonunda Türkiye’miz yüzde 3.2 oranında ekonomik büyüme kaydetti. Bizim açımızdan en önemli faktör de bu 3.2’lik büyümenin 1.9 puanı bölümü mal ve hizmet ihracatının katkısı olarak sağlandı. Böylece sadece iç tüketime dayalı değil net mal ve hizmet ihracatı sağlayarak ülkemize döviz kazandırarak ve ekonomik stabilizasyona katkı vererek bu büyüme sağlandı” dedi.
‘TÜRKİYE, SATIN ALMA GÜCÜ KALİTESİNE GÖRE AVRUPA’NIN 4’ÜNCÜ BÜYÜK EKONOMİSİNE SAHİP ÜLKE KONUMUNA ULAŞTI’
Bakan Bolat, “2024 3’üncü çeyreğinin anlamı şu: Türkiye son 17 çeyrektir yani 4 yıl 3 aydır kesintisiz bir şekilde büyüme kaydetme başarısını gösterdi. 2024 Eylül itibari ile toplam milli gelirimiz 1 trilyon 260 milyon dolara yükseldi. Böylece rekor yenilenmiş oldu. Yıl sonunda inşallah 1 trilyon 300 milyon doları aşacağız. Türkiye, IMF’nin hesaplarına göre cari fiyatlar ve cari döviz kurları bazında dünyanın 17’nci, satın alma gücü kalitesine göre ise dünyanın 11’inci ve Avrupa’nın da 4’üncü büyük ekonomisine sahip bir ülke konumuna ulaştı. İstihdam tarafına bakacak olursak orada da hamdolsun olumlu göstergeler var. 2002 yılında Türkiye’deki toplam istihdam sayısı 21 milyon 300 bin kişiydi şu anda aktif çalışan sayımız 11 milyon kişi artarak toplamda 32 milyon 800 bin kişiye ulaştı. Sadece 2024 yılında son bir yılda 1 milyon 250 bin kişi yeni istihdam iş imkanları buldu. Bu yıl 11 ayda 5.5 trilyon 750 milyon doları geçtik. Bu yılı 6,5 milyar dolarlık savunma sanayi ihracatı ile inşallah kapatacağız. Hedefimiz 2028’e kadar savunma sanayi ihracatımızı yıllık 12 milyar doların üzerine taşımaktır. Özellikle otomotiv sanayinde elektrikli yerli otomobili üreterek bu alandaki rekabet ve yarışta ben de varım demiş olduk. TOGG gerçekten yüz akı iftihar projemiz. Türk otomotiv endüstrisi geçen yıl için söylüyorum 35 milyar dolar ihracat yapmıştır. Bunun yaklaşık 15 milyar doları araç, 20 milyar doları yan sanayi yedek parça sanayi ürünleridir. Elektrikli araç ve batarya üretiminde hedefimiz dünyanın önde gelen oyuncularından biri olmaktır” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen ve Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu Doha Forum 2024’e katılan Şimşek, “Akıllı Ekonomiler Çağında Rekabet Edebilirlik” başlıklı panelde konuştu.
Şimşek, “Türkiye, küresel olarak önemli bir üretim üssü haline geldi.” diyerek, yapay zeka teknolojilerine hazırlık için önemli yatırımlar yaptıklarını anlattı. Şimşek, “Bu, insan sermayesi açısından olduğu kadar fiber optik hatlar, internet erişimi ve geniş bant abonelikleri gibi dijital altyapı yatırımlarını da içeriyor.” ifadelerini kullandı.
IMF’nin 174 ekonomiyi kapsayan Yapay Zeka Hazırlık Endeksi’ne göre Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler ortalamasının üstünde bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, ülkede veri merkezlerine yönelik daha fazla yatırım yapılması gerektiğini vurguladı.
Birleşmiş Milletlerin (BM) öncü teknolojilere hazırlık konusunda bir endeks hazırladığını hatırlatan Şimşek, Türkiye’nin bu endekste de kişi başı gelirine oranla emsallerinin önünde olduğunu belirtti.
“Bizim için gerçekten de kilit konu KOBİ’lerin dijitalleşmesi”
Mehmet Şimşek, Türkiye’nin imalat sanayisi söz konusu olduğunda yatırımlarda ve ekosistemi genişletmede kayıtsız kalmadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Bence bizim için asıl zorluk değer zincirini yukarı taşımak. Bu nedenle son 10 yıla bakacak olursanız AR-GE harcamalarını neredeyse iki katına çıkardık. Bu harcamaların GSYH içindeki oranı yüzde 1,4’ün biraz üzerinde ve gelişmiş ekonomilere kıyasla hala düşük. AR-GE harcamalarının yüzde 50’den fazlası özel sektör tarafından yapılıyor ancak devlet de büyük teşvikler sağlıyor.
1300’den fazla AR-GE merkezimiz, 300’den fazla tasarım merkezimiz ve ayrıca 100’den fazla teknoparkımız var. Yani bunlar, değer zincirinde yukarı çıkmamıza ve rekabetçi kalmamıza yardımcı olacak ekosistemin itici güçlerinden bazıları. Bizim için gerçekten de kilit konu KOBİ’lerin dijitalleşmesi. Çünkü gerçekten verimlilik açığı burada ortaya çıkıyor. Nispeten büyük şirketler veya orta ölçekli şirketler, yetenekli ve oldukça rekabetçi. Ancak daha küçük şirketlerde rekabeti artırmamız gerekiyor. Dijital becerilerin gerçekten çok önemli olacağı yer burası. Bu nedenle daha küçük şirketlerin dijitalleşmelerini artırarak verimlilik artışına yardımcı olacak programlar tasarlamaya çalışıyoruz. Türkiye için ileriye dönük en önemli zorluk da bu.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, soyal medya hesabı üzerinde sosyal destek kapsamında çocuklara yapılan kantin desteğine ilişkin açıklamada bulundu. Yavaş’ın açıklaması şu şekilde:
“İyiliğin Başkenti Ankara’da evlatlarımıza destek olmaya devam ediyoruz. Belediyemizden sosyal destek alan 15 bin 514 ailemizin 18 bin 918 çocuğu için 15. kez kantin desteği ödemesi Başkent Kartlarına yatırıldı. Toplam destek tutarı: 20 milyon 809 bin 800 TL.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dönemde piyasaya yüklü miktarda 50’lik ve 100’lük sahte doların piyasaya sürüldüğü haberleri üzerine dün Kapalıçarşı başta olmak üzere çok sayıda yerde döviz büroları dolar alımını durdurdu. Sahte dolarların gerçeğinden ayrılmasının oldukça güç olduğu belirtilirken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatıldığını açıkladı. Açıklama şöyle:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından sosyal medyada ve bazı basın yayın organlarında gündeme getirilen İstanbul merkezli sahte para basımı ve dağıtımı konuların araştırılması amacıyla Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Büromuzca re’sen soruşturma başlatılmıştır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nden (UEZ) yapılan açıklamaya göre, Türkiye ile bölgedeki iş ve ekonomi temsilcilerini bir araya getiren zirve, gelecek yıldan itibaren yoluna yeni ismi ve geliştirilen kurgusuyla devam edecek.
Bu yılın teması, zirvenin yeni ismine uygun olarak “Değişen Küresel Gerçekler ve Gelecek 5.0” olarak belirlendi.
Capital, Ekonomist, Start Up ve CeoLife dergilerince 17-20 Nisan’da Sapanca’da düzenlenecek UEZ’ye, ulusal ve uluslararası çok sayıda konuşmacı ve iş insanının yanı sıra alanında önde gelen akademisyenler, sivil toplum önderleri ve sektörel liderler katılacak.
UEZ 2025’te “Eğitimden sağlığa, endüstriden tarıma her alanda ‘Gelecek 5.0’ yaratılabilir mi?”, “Adil ve kapsayıcı bir enerji geçişini sağlayarak jeopolitik şokları ve gerilimleri azaltmak mümkün mü?”, “Gelecek 5.0 ve Ekonomi 5.0 hedefine dünya nasıl ulaşabilir?” gibi sorulara yanıt aranacak.
Zirve, 2012’de 50 iş insanı ve 650 izleyicinin katılımıyla yola çıkarken, yıllar içinde gelişerek Türkiye ve dünyadan üst düzey 110 konuşmacı ve 2 bin katılımcıya ev sahipliği yaptı.
UEZ, 2021’de salgın döneminin hızlı değişen gündemi ve dinamiklerini yakalamak üzere bahar ve güz olmak üzere iki kez hibrit formatta İstanbul’da hayata geçirildi.
Zirve, tamamen yenilenip Sapanca’da 6-9 Ekim 2022’de 80’den fazla konuşmacı ve 1000 üst düzey katılımcıyla düzenlendi. Eski Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande da programa “özel konuşmacı” olarak iştirak etti.
Geçen sene 27-30 Nisan’da “Tek Dünya, Ortak Bir Gelecek: Yeni Nesiller İçin Yarını Şekillendirecek Politikalar ve İş Stratejileri” ana temasıyla düzenlenen zirveye, “özel konuşmacı” olarak eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un yanı sıra eski İtalya Başbakanı Enrico Letta, İngiltere’de Cameron, May ve Johnson hükümetleri eski Devlet Bakanı Jo Johnson katıldı.
Bu yıl ise zirve, “Sorumlu ve Duyarlı Liderlik: Yenilik, Teknoloji ve Yapay Zeka Çağında Gezegen ve İnsanlıkla Uyumlu Bir Sisteme Öncülük Etmek” temasıyla, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eski İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt, eski Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis, Uber Başkan Yardımcısı Anabel Diaz, yapay zeka uzmanı ve girişimci Daniel Doll Steinberg, HSBC Baş Ekonomisti Janet Henry, Missouri Üniversitesi İktisat Tarihi Profesörü Max Gillman gibi çok sayıda yerli ve yabancı konuğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Zirveye “www.uluslararasiekonomizirvesi.org” internet adresinden kayıt yapılabiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri AŞ çatısı altında hayata geçirilen anlaşma kapsamında MetLife, Vodafone Sigorta müşterilerinin, Vodafone Sigorta’nın yeni internet sitesi üzerinden kullanıcı dostu bir deneyimle Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) ürünlerini kolayca satın alabilmesini sağlayacak. Vodafone Sigorta müşterileri, ayrıca MetLife’ın 0-18 yaş arası katılımcılara yönelik tasarladığı “İlk BES’im” veya TSS ürünlerini aileleri için satın alabilecek.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Sigorta Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Aysal, Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri ile sigorta pazarının dijitalleşmesine katkıda bulunmayı ve müşterilerine dijital ortamda ayrıcalıklı sigorta teklifleri sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Aysal, bu hedefle müşteri içgörüleri doğrultusunda, güvenilir sigorta sağlayıcılarının müşteri ihtiyaçlarına cevap verebildiği ürünlerin satışına aracılık ettiklerini aktararak, şunları kaydetti:
“Bu ürünleri dijital servislerimizle entegre ederek, müşterilerimizin ihtiyaç duydukları anlarda doğru sigorta ürünleriyle buluşmasını sağlıyoruz. Vodafone Sigorta’nın yeni internet sitesi üzerinden Türkiye’deki en iyi sigorta şirketleriyle çalışarak müşterilerimizin sigorta ihtiyaçlarını tek noktadan karşılamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, 2021’den beri birlikte çalıştığımız MetLife ile işbirliğimizi geliştirmekten memnuniyet duyuyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu güvencelere uçtan uca bir dijital deneyimle erişebilmesi için çalışmaya devam edeceğiz.”
“Daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz”
MetLife Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü Deniz Yurtseven de müşterilerini işlerinin odak noktasına alan bir kurum olduklarını, değişen ihtiyaç ve beklentilere en iyi şekilde yanıt vermek için dijitalleşmenin sunduğu fırsatları değerlendirerek projelerimizi tasarladıklarını aktardı.
Yurtseven, “Vodafone müşterilerine sunduğumuz ‘CepFaturam Güvende Sigortası’nın ardından Vodafone ile olan başarılı işbirliğimizi bir adım daha ileriye taşımaya karar verdik. Bu anlaşma kapsamında, katılımcılarımızın emeklilik dönemleri için birikim yapmalarını teşvik ettiğimiz ‘BES’ ve müşterilerimizin sağlık ihtiyaçlarına yanıt vermenin yanı sıra birbirinden değerli ek hizmetlerle yaşam kalitelerini koruma imkanı sunduğumuz ‘TSS’ ürünlerimizi Vodafone Sigorta internet sitesi üzerinden Vodafone Sigorta müşterilerine sunarak daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz. Yeni iş birliğimizin her iki taraf için de hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.
En uygun sigorta ürünleri ve özel faydalar
Vodafone, teknoloji üretimindeki avantajıyla müşterilerinin ihtiyaç duyduğu güvencelere uçtan uca bir dijital deneyimle erişebilmesi için sigorta sektörüne de adım atarak müşterilerine ayrıcalıklı sigorta teklifleri sunmak amacıyla Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri AŞ’yi kurdu.
Böylece, faaliyet alanlarına “sigorta acenteliğini” de eklemiş oldu. Vodafone, “Güvencem Yanımda” anlayışıyla hayata geçirdiği Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri üzerinden, müşterilerine dijital ortamda ayrıcalıklı sigorta teklifleri sunuyor. Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri çatısı altında, bir yandan sigorta pazarının dijitalleşmesine katkıda bulunurken, bir yandan da müşterilerini dijital ortamda en uygun sigorta ürünleri ve özel faydalar ile buluşturuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, her yıl, HackZone Open Insurance ve Hackzone Scale Up Accelerator isimli açık inovasyon programlarını geliştirmeye devam eden Allianz Türkiye, bu yıl itibarıyla iki programını birleştirerek, HackZone markası altında 6 aylık hızlandırma program formatıyla devam edecek.
Program ortağı Tenity ile birlikte düzenlenen ve startuplarla birlikte sigorta sektöründe yenilikçi iş modelleri geliştirerek, girişimleri hızlandırmaya odaklanan programın yeni dönemi için başvurular başladı.
Programın 5. döneminde yerini almak isteyen startuplar, Üretken Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Dijital Sağlık Çözümleri, Finansal Danışmanlık ve Küresel İklim Kriziyle Mücadele kategorilerinde başvuru yapabilecek.
Programa katılacak startuplar, bu alanlarda sigorta çözümleri geliştirerek, sektöre yenilikçi ürün ve hizmetler kazandırmayı hedefleyecek.
Sigorta sektöründe yenilikçi gelişmelere öncülük etmek isteyen startuplar için son başvuru tarihi ise 12 Aralık olarak belirlendi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı, programın önemli bir ilerleme kaydettiğini belirterek, sektöre pek çok yenilikçi çözüm kazandırıldığını aktardı.
2020’den bu yana Tenity ile işbirliğiyle 450’den fazla startupı değerlendirdiklerini kaydeden Kırcı, “35’ten fazla girişimle işbirliği yaparak girişimlerinin hızlanmasına katkıda bulunduk. Programda yer alan startupların ekosistemden şimdiye kadar aldığı yatırım tutarı ise 12 milyon doları geçti. Startupların kurumsal işbirlikleri gerçekleştirerek büyümelerini hedefleyen Hackzone programımızla dört yılda 34 farklı PoC çalışmasına imza attık. Programımıza olan ilginin her geçen yıl artarak devam ettiğini görmekten ve sigorta sektörüne odaklanan startup sayısının artmasından memnuniyet duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Giresun Belediye Meclisi Kasım ayı üçüncü toplantısı yapıldı. Belediye Başkanı Fuat Köse başkanlığında gerçekleşen toplantıda, Belediye’nin 2025 mali yılı bütçe ve tarifeleri görüşüldü. Oylamaya sunulan belediyenin 2025 yılı bütçesi 2 milyar 500 milyon TL olarak oy çokluğuyla kabul edildi. Belediye’nin 2024 yılı bütçesi ise 1 milyar 750 milyon TL olarak onaylanmıştı. Bütçe yüzde 45 artırılarak 2025 yılı bütçesi 2 milyar 500 milyon TL’ye yükseltilmiş oldu. Toplantıda ayrıca, bütçe gelir kalemleri, gider kalemleri ve müdürlüklere ayrılan bütçe tutarları da ayrı ayrı görüşülerek karara bağlandı.
Belediye Başkanı Fuat Köse, yeni bütçenin hayırlı olmasını dileyerek, “Bütçenin hazırlanmasında emeği geçen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Giresun şehri daha büyük bütçeler hak ediyor ama bunun içinde gelir kalemlerimiz artmalı. İnşallah ileride daha büyük bütçeler oluştururuz. Bu bütçeyle Giresun halkımıza hizmet edeceğiz. Ben sürekli el birliği mesajı veriyorum. Beraber yönetim tarzını benimsiyorum. Onun için muhalefet meclis üyesi arkadaşlarımızın görüş ve önerileri bizim için önemli” diye konuştu.
Bir sonraki Belediye Meclisi toplantısının 4 Aralık 2024 Çarşamba günü yapılması kararlaştırılarak oturuma son verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“MAAŞLARI DÜŞÜRMEK ZORUNDA KALACAĞIZ”
Ceferin yaptığı açıklamada, “Maç sayısını azaltırsak maaşları da düşürmek zorunda kalacağız. Bunun başka yolu yok. FIFA ve UEFA’ya saldırmak her zaman kolaydır ama çözüm basit. Daha az oynarsanız, daha az para kazanırsınız. Şikayet etmesi gerekenler ayda 1000 euro alan fabrika işçileridir” ifadelerini kullandı.
“SADECE REAL MADRID ETKİLENMİYOR”
Açıklamalarına devam eden UEFA Başkanı, “Maç takviminden sadece en üst düzeydeki futbolcular etkilenmiyor. Mesela benim ülkem Slovenya’nın oyuncuları da Real Madrid futbolcuları kadar yoğun maç oynuyor ama 500 kat daha az maaş alıyorlar. Maç sayısının azalması kulüplerin de gelirini azaltır. Profesyonel futbolcular sendikasıyla oturup ne istediklerini görmemiz gerekecek. Maç sayısını azaltırsak maaşları da düşürmek zorunda kalacağız. Başka bir çözüm yok” şeklinde konuştu.
ANCELOTTI ÖNLEM ALIYOR
Real Madrid Teknik Direktörü Carlo Ancelotti .ise geçen sezonun nisan ayında yaptığı açıklamada, “Oyunculara çok izin verdiğimi söylüyorlar ama son 4 ayda sadece 8 gün izin yaptık. Her 3 günde bir maç yaptığımızı kabul etmelisiniz. UEFA, FIFA, La Liga, kimse oyuncuları umursamıyor. Çok fazla maç var, bir şeylerin değişmesi gerekiyor” demişti.
FUTBOLCULARIN TEPKİLERİ: GREVE GİTMEYİ DÜŞÜNÜYORLAR
Kevin De Bruyne (Manchester City): Geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, “Sezonlar giderek uzuyor. Belki bu sezon normal geçecek ama 2026’da Dünya Kupası ile birlikte takvim daha da karmaşık hale gelecek. Bazı oyuncu birlikleri çözüm bulmaya çalıştı ama değişen bir şey olmadı. Bu durum UEFA ve FIFA’nın umurunda bile değil. Onlar parayı önemsiyor.
Alisson Becker (Liverpool): Kimse oyunculara yoğun fikstür hakkında ne düşündüklerini sormuyor. Bu durumdan gerçekten bıktık.
Manuel Akanji (Manchester City): FIFA ve UEFA maç programını sürekli arttırıyor. Oyuncuları da düşünmeniz gerekiyor. Sıkı çalışıyoruz belki ama biz de insanız. Bizim de bir canımız var. Bu gidişle ben de 30 yaşında futbolu bırakırım
Rodri (Manchester City): Greve gidebiliriz. Sanırım buna yakınız. Futbolcuların genel görüşü bu yönde. Eğer bu şekilde devam ederse başka bir seçeneğimiz kalmayacak. Bu bizi endişelendiren bir konu. Acı çeken taraf biziz!
Dayet Upamecano (Bayern Münih): Neden greve gitmeyelim, evet bu olabilir. Çok fazla maç var. Umarım yetkililer bir gün bizi anlar.” cevabını verdi. Daha önce Rodri dışında bir başka İspanyol oyuncu Aymeric Laporte de, “Fikstür çok yoğun. Çok fazla maç oynuyoruz. Bunun önüne ancak grev yaparak geçebiliriz.
3-sayfaFinansSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘FİBER Mobilite’ hamlesiyle dikkat çeken Türk Telekom, 2024 yılı üçüncü çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Buna göre, 2024’ün üçüncü çeyreğinde konsolide gelirlerini yıllık bazda yüzde 15 artışla 40,4 milyar TL’ye yükseltti. Sabit internet ARPU’da yıllık bazda yüzde 21,2’lik artışla beklenen ivmeyi yakalarken, mobil gelir büyümesini korudu. Türk Telekom’un üçüncü çeyrekteki FAVÖK’ü yıllık bazda yüzde 30,8 artarak yüzde 40,8 marjla 16,5 milyar TL’ye ulaşırken, üçüncü çeyrekteki net karı 1,1 milyar TL oldu. Gelir büyümesinde görülen hızlanma ile FAVÖK ve nakit akışı üretimi arttı.
Mobil abone sayısını 27 milyona yükselten Türk Telekom’un, son on iki ayda mobil faturalı net abone kazanımı 2 milyonu aştı. 2024 üçüncü çeyreği itibarıyla fiber altyapı uzunluğu 459 bin kilometreye, fiber hane kapsaması 32,7 milyona, fiber abone sayısı ise 13,4 milyona ulaştı. Fiber Mobilite çağını başlatan şirketin, fibere bağlı LTE mobil baz istasyonu oranı ise yüzde 53’e yükseldi.
FAVÖK’Ü YILIK BAZDA YÜZDE 30,8 ARTTI
Türk Telekom, 2024 yılı üçüncü çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Yılın üçüncü çeyreğinde güçlü performansıyla konsolide gelirlerini yıllık bazda yüzde 15,9 artışla 40,4 milyar TL’ye yükselen Türk Telekom’un FAVÖK’ü yılık bazda yüzde 30,8 artışla yüzde 40,8 marjla 16,5 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin 2024 üçüncü çeyreğinde net karı 1,1 milyar TL oldu.
Türk Telekom’un 2024 üçüncü çeyrek itibarıyla toplam abone sayısı 53,2 milyon olurken, Türkiye’nin her köşesinde yüksek hızlı internet sunma amacıyla sürdürdüğü çalışmaların sonucunda, fiber ağının uzunluğu 459 bin kilometreye yükseldi. 2024 ikinci çeyrek itibarıyla 32,4 milyon haneyi kapsayan fiber ağ, 2024 üçüncü çeyreğinde 32,7 milyon hane kapsamasına ulaştı.
‘GÜÇLÜ FİNANSAL PERFORMANSIMIZI KORUMAK’
2024 yılı üçüncü çeyreğine dair finansal ve operasyonel sonuçlarını değerlendiren Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Ülkemizin her noktasında hem fiber hem de mobil teknolojilere hız kesmeden yaptığımız yatırımlarla, dijital dönüşümde öncü rolümüzü sürdürüyoruz. Üçüncü çeyrek pek çok temel performans göstergesinde zirveyi gördüğümüz olağanüstü bir dönem oldu. Bölgemizin teknoloji taşıyıcısı olma ve küresele açılma vizyonumuz kapsamında öncü çalışmalarımız devam ediyor. Üçüncü çeyrek performansımız hedeflerimizi gerçekleştirmek için attığımız kararlı adımların göstergesi. Fiber hane kapsamamız 32,7 milyona yükselirken, fiberin gücünü mobile taşıyarak başlattığımız Fiber Mobilite çağında 27 milyon mobil aboneye ulaştık ve son on iki aylık mobil abone kazanımında tarihi rekorumuzu yeniledik. Yıl sonuna hızla yaklaşırken, Türk Telekom için en az 2024 kadar heyecanlı olacağına inandığımız gelecek yıla hazırlanıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmek, müşteri deneyimini artırmak ve güçlü finansal performansımızı korumak, yatırımlarımıza devam etmek, değişmez odaklarımız olacak” diye konuştu.
‘GELECEK YILA HAZIRLANIYORUZ’
Önal, “Beklediğimiz üzere üçüncü çeyrek pek çok temel performans göstergesinin zirve yaptığı olağanüstü bir dönem oldu. Gelir büyümesinde öngördüğümüz hızlanma ile birlikte FAVÖK ve nakit akışı üretimi önemli ölçüde arttı. Sabit internet ve mobil, üçüncü çeyrekte operasyonel gelirin yüzde 74,5’ini oluşturdu. Üçüncü çeyrekte sabit ses segmenti dışındaki tüm iş kollarımız, makroekonomik ve diğer zorlukların üstesinden gelmek üzere hayata geçirdiğimiz stratejilerin meyvelerini vermesi ve olumlu etkilerini hissettiğimiz yüksek sezon sayesinde reel gelir büyümesi kaydetti. Bu nedenle, daha önce yüzde 36-38 olan FAVÖK marjı öngörümüzü yüzde 38 olarak güncelliyoruz. Yıl sonuna hızla yaklaşırken, Türk Telekom için en az 2024 kadar heyecanlı olacağına inandığımız gelecek yıla hazırlanıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmek, müşteri deneyimini artırmak ve güçlü finansal performansımızı korumak, yatırımlarımıza devam etmek, değişmez odaklarımız olacak” dedi.
“MOBİLDE 27 MİLYON ABONEYE ULAŞTIK’
Uzun zamandır izledikleri stratejinin sonucu olarak mobilde yine üstün bir performans sergilediklerini vurgulayan Ümit Önal, “Müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarımız ve doğru yatırımlarla büyümeye devam eden mobil segmentte bu çeyrekte de kayda değer sonuçlar elde ettik. 651 bin net abone kazanan mobil segment toplamda 27 milyonluk bir müşteri kitlesine ulaştı. Faturalı segment önceki iki çeyrekteki güçlü performansını aşarak 568 bin net abone kazandı. Tarihi rekorunu tazeleyen faturalı segment son on iki aylık net abone kazanımında ilk kez toplamda 2 milyonu aştı. Kapsama ve kapasite olarak mobildeki konumumuzu günden güne güçlendirmeye devam ediyoruz. 4.5G ihalesi sonrası frekans sahipliğimizi 3 katına çıkardık. Hız için önemli olan abone başı frekansta ve 5G için de kritik öneme sahip 1800 Mhz frekans sahipliğinde pazar lideriyiz. Temmuz ayında elde ettiğimiz tarihi yüksek aylık net abone kazanımı sayesinde üçüncü çeyrekte MNT pazarındaki liderliğimizi sürdürdük, bu anlamda en çok tercih edilen operatör olduk. Uzun yıllardır yaptığımız yatırımların ve elde ettiğimiz birikiminin bir sonucu olan bu kazanımlarla, mobil iş kolumuzu daha da büyütmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin 81 ilini uçtan uca bağlayan fiber ağımızın gücünü mobile yansıtarak Fiber Mobilite çağını başlattığımız bu dönemde güçlü büyüme ivmemizi sürdürmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
SABİT GENİŞBANTTAKİ FİBER ABONE ORANI YÜZDE 90’A YAKLAŞTI
Herkes için erişilebilir yüksek hızda internet için Türkiye’nin her köşesini fiber ağlarla ördüklerine dikkat çeken Ümit Önal, “Sabit genişbant tabanı üçüncü çeyrekte 59 bin net abone kazanımıyla 15,3 milyona, fiber abone tabanı ise 219 bin net abone kazanımıyla 13,4 milyona ulaştı. Fiberdeki gücünü mobile aktararak Fiber Mobilite çağını başlatan Türk Telekom’un, fibere bağlı LTE mobil baz istasyonu oranı ise yüzde 53’e yükseldi. FTTC abone sayımız 8,5 milyon olurken, FTTH/B abone sayımız 4,9 milyona yükseldi. Geçen yıl yüzde 83,3 olan fiber abonelerimizin toplam sabit genişbant aboneleri içindeki payı yüzde 87,9’a yükseldi. İkinci çeyrekte 449 bin km olan fiber ağ uzunluğumuz 459 bin km’ye yükseldi. İkinci çeyrekte 32,4 milyon haneyi kapsayan fiber ağ üçüncü çeyrek sonu itibarıyla 32,7 milyon haneyi kapsar duruma geldi. FTTC hane kapsaması 19,9 milyon olurken, FTTH/B hane kapsaması 12,8 milyona yükseldi. Dijital geleceğin inşası için Türkiye’nin her köşesinde fiber yatırımlarımıza ara vermeden devam ediyoruz” diye konuştu.
‘SİBER GÜVENLİK ALANINDA ÜÇ BAŞLIKTA AKREDİTE EDİLEN TEK KURUMUZ’
Sürekli yenilenen ürün ve hizmetlerle siber güvenlik alanında müşterilerine dünya standartlarında çözümler sunduklarını belirten Önal, “Türkiye’nin en geniş koruma kapasitesine sahip olan Türk Telekom Siber Güvenlik Merkezi’nde, 250’den fazla alanında uzman mühendisle müşterilerimize destek veriyoruz. Bu alandaki liderliğimizi uluslararası tescillerle de kanıtladık. Sertifikasyon kuruluşu CREST tarafından siber güvenlik alanında üç başlıkta akredite edilen Türkiye’deki tek kurumuz. Ayrıca yerli ve milli ürün kullanma vizyonu ile ürünlerin yerlileştirilmesi konusunda kararlı çalışmalarımız sürüyor. Siber güvenlik alanında 2018’de yüzde 26 olan yerli ve milli çözümlerle ikame oranını, 2023 itibarıyla yüzde 65’e yükselttik. Verinin iletilmesi, saklanması ve korunması aşamalarının tümünde müşterilerimize yüksek standartlarda çözümler sunmaya, yerli ekosistemi destekleyerek ürün portföyümüzü zenginleştirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
DAHA YEŞİL BİR GELECEK İÇİN YENİLİKÇİ VE ÇEVRECİ TEKNOLOJİLER
Önal, “Türkiye genelinde hem fiber hem de mobil teknolojilere hız kesmeden yaptığımız yatırımlarla ülkemizin dijital dönüşümünde öncü rol üstleniyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken, yarınlara daha iyi dünya hazırlamak hedefiyle Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu çalışmalar yürütüyoruz. 2023 yılı itibarıyla enerji verimliliği projelerimiz sayesinde 47 GWh enerji tasarrufu sağlarken, yenilenebilir enerji sistemlerimizin toplam gücünü 4,3 MW’a çıkardık. 405,8 MWe kurulu güç kapasite izni ile yenilenebilir enerji yatırımlarımızı hızlandırıyoruz. Bu kapasite 2023 yılı elektrik tüketimimizin yüzde 65’ini karşılayacak seviyede. 2023 itibarıyla emisyonlarımızı yüzde 22 oranında azalttık. Bu yıl ilk kez yayınladığımız Entegre Faaliyet Raporu ile sürdürülebilirlik stratejilerimizin çevresel etki, toplumsal fayda, dijital eşitlik ve ekonomiye olan katkılarını da ortaya koyduk. Tüm emisyon hesaplamaları bağımsız bir üçüncü tarafça doğrulandı. 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarımızı yüzde 45 oranında azaltmayı ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyoruz. Geleceği iyileştiren teknoloji anlayışımızla tüm faaliyet alanlarımızda değer yaratmaya odaklanıyoruz. Dijital dönüşümün her alanında sürdürülebilirlik ilkesini benimseyerek, gelecek nesillere daha yeşil bir dünya emanet etmek istiyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bankalararası Kart Merkezi (BKM) 2014’te hayata geçirilen ve başta kamu kurumları olmak üzere kamu yararına çalışan çok sayıda kurumun banka kartı, kredi kartı veya ön ödemeli kartlarla ödeme almasını sağlayan ‘Kamu Ödeme Geçidi’ hizmetinin altyapısını yeniledi. Tamamen BKM’nin kendi kaynakları ile geliştirerek bünyesinde işlettiği yeni altyapı sayesinde artık kamu kurumlarının kartla ödeme alması çok daha hızlı hale gelirken, vatandaşlar da hizmetten işlem kesintisi olmadan ve güvenle yararlanabiliyor.
Yapılan açıklamaya göre, aralarında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Karayolları Genel Müdürlüğü – HGS, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, MüzeKart, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, otoyol şirketleri, belediyeler ve iştirakleri gibi önemli kurumların yer aldığı ve yakın zamanda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Türk Kızılay, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı gibi kamu yararına çalışan kuruluşların da dahil olduğu 180 farklı kurum bu altyapı ile internet üzerinden ödeme alıyor. Ödemelerin hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleşmesini sağlayan Kamu Ödeme Geçidi’ne dahil olan tüm kurumlar hizmetten ücretsiz bir şekilde yararlanıyor. Bu altyapı sayesinde kamu hizmeti veren kurumlar diledikleri kart kabul eden kuruluş ile hızlı bir şekilde çalışmaya başlama esnekliğini yakalarken altyapı, bakım ve işlem başına maliyet gibi ek masraflardan tasarruf da sağlamış oluyor. Ödeme yapan vatandaşlar ve şirket temsilcileri ise bu sistem kanalıyla tüm bankaların TROY kart dahil diledikleri şemaya ait kartları ile ödemelerini kolayca ve güvenle gerçekleştirebiliyor.
Yeni yapı ile birlikte kurum ve banka entegrasyonları da kolaylaşmış oldu Kamu Ödeme Geçidi altyapısının bütünüyle BKM bünyesinde yenilenmesi ve geliştirilen esnek altyapı sayesinde zaman içerisinde ihtiyaç duyulacak yeniliklerin ve geliştirmelerin devreye alınma süreleri kısalıyor. Hizmetin modern çözümlere çok daha kolay uyum sağlayabilmesi, kullanıcı dostu çözümlerle dijital ödemelerdeki verimliliğin artırılabilmesi ve taleplerin çok daha etkin ve hızlı çözülebilmesi mümkün hale geliyor. Dijital ödeme ve tahsilat sistemleri alanında dünyada öncü konumda bulunan Türkiye için oldukça kıymetli bir hizmet altyapısı sunan bu sistem uluslararası standartlarda hizmet sunulması ve dijital ödeme çözümlerindeki gelişimin sürekliliğini sağlama noktasında değer taşıyor.
Kamu Ödeme Geçidi’ne dahil olmak çok kolay Kartla ödeme alma süreçlerini hızlı ve güvenli hale getiren altyapıdan yararlanmak isteyen kurumlar, BKM ile doğrudan entegrasyon sağlayabiliyor. Aynı zamanda TÜRKSAT ile de entegrasyon yaparak e-Devlet kapısı (turkiye.gov.tr) üzerinden tahsilatlarını gerçekleştirebiliyor. Vatandaşlar ise ilgili kurumun web sayfasında yer alan online tahsilat alanından ya da e-Devlet kanalıyla ilgili kurum özelinde açılan sayfa üzerinden ödeme gerçekleştirmek istediğinde Ödeme Geçidi ekranlarına otomatik olarak yönlendirilerek ödemelerini gerçekleştirebiliyor.
‘Kamu Ödeme Geçidi’ hizmeti sayesinde BKM’nin diğer ürünleriyle de koordineli bir şekilde çalışabilen sisteme dahil olan kurumlar, tüm paydaşlar açısından entegrasyon maliyetlerini optimize ederken sunucularında sadeleşme sağlayarak operasyonel verimlilikle işlemlerini gerçekleştirmeye devam ediyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHONGQİNG, 28 Eylül (Xinhua) — Çin’in güneybatısındaki Chongqing Belediyesi’nde Cuma günü Fortune 500 ve çok uluslu şirketlerin iş dünyası liderleri, yerel hükümet yetkilileriyle bir araya gelerek dışa açılma ve kalkınma stratejilerini görüştü.
Chongqing Belediye Başkanı’na bağlı Uluslararası Ekonomik Danışma Konseyi’nin 18. Yıllık Toplantısı’na katılan 17 iş insanı, akıllı üretim yeteneklerinin geliştirilmesi, yeşil endüstriyel gelişimin araştırılması, pazar erişiminin genişletilmesi ve önde gelen teknolojilerin etkileşiminin teşvik edilmesi gibi kilit öneme sahip konuları ele alarak görüşlerini paylaştı.
Konsey, bu yıl iki yeni danışman üye eklediğini duyurdu. 2006 yılında kurulan konsey, ticaret, enerji tedariki, finans, sigorta ve bilgi teknolojileri gibi sektörlerde faaliyet gösteren 38 uluslararası şirketi bünyesine katarak büyümeye devam ediyor.
Ford Motor Company Başkan Yardımcısı Wu Shengbo, toplantıda yaptığı açıklamada, “Chongqing, bu kanal aracılığıyla küresel sesleri dinliyor. Biz de kentin sosyal, ekonomik ve endüstriyel gelişimine fikir ve önerilerimizle katkıda bulunuyoruz” dedi.
Wu, belediye yönetiminin, konseyin önerilerini sosyal canlılığı artıran politika ve tedbirlere dönüştürdüğünü ve bu yaklaşımın şirketlerin Chongqing’deki gelişimlerine olan güven ve bağlılığını güçlendirdiğini söyledi.
Danışma konseyi, geçtiğimiz 18 yıl boyunca yerel hükümete 1.000’den fazla tavsiye sunarak yabancı yatırımcıların yerel pazarda karşılaştıkları sorunların ele alınmasına yardımcı oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mahkeme ara kararında, Bahar Candan ile birlikte 6 sanığın tahliyesine hükmetti
Nihal Candan: “Yaz meyvesi tadında dondurma gibisin Bahar diyeceğim”
İSTANBUL – Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı davada ara karar açıklandı. Mahkeme ara kararında tutuklu sanık Bahar Candan’ın tahliyesine hükmetti. Öte yandan geçtiğimiz aylarda tahliye edilen tutuksuz sanık Nihal Candan konuya ilişkin açıklama yaptı. “Kardeşinize ilk ne söylemek istersiniz diye sorulması üzerine Nihal Candan “Yaz meyvesi tadında dondurma gibisin Bahar diyeceğim” dedi. Candan “Özgürlüğü ve adaleti savunan baronun bana savunma hakkı vermeden stajımı iptal etmesi mesleğe karşı hayal kırıklığına uğrattı. Onun dışında çok mutluyum. Kardeşime sarılmak istiyorum” dedi.
Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istenen davanın görülmesine devam edildi.
Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Bahar Candan ile bir kısım diğer tutuklu sanıklar hazır bulundu. Duruşmaya tutuksuz sanık Nihal Candan da katıldı.
Duruşmada savunma yapan Nihal Candan “Bu kadar zaman sonra masum olduğumuz anlaşılmıştır diye düşünüyorum. En gerçekçisinden ‘Pardon’ filmini çektik. Ben beraatımı talep etmekle beraber kız kardeşimin tahliyesini talep ediyorum. Telefonumun da iadesini istiyorum. Teşekkür ederim” dedi.
Sanık savunmalarının ardından mahkeme heyeti değerlendirme yapmak için duruşmaya yaklaşık bir saatlik ara verdi. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Bahar Candan’ın da arasında bulunduğu 6 sanığın mevcut delil durumu, savunmaların alınmış olması, tutuklulukta geçirdikleri süre göz önünde bulundurularak yurt dışına çıkmama yasağı şeklindeki adli kontrol şartı ile tahliyesine hükmetti.
Tahliye kararını duyan Nihal Candan yakınlarını arayarak mutluluğunu dile getirdi. Kardeşinin tahliye olmasına ilişkin konuşan Nihal Candan “İlahi adalete çok güveniyorum” dedi. Nihal Candan “Özgürlüğü ve adaleti savunan baronun bana savunma hakkı vermeden stajımı iptal etmesi mesleğe karşı hayal kırıklığına uğrattı. Onun dışında çok mutluyum” dedi. “Kardeşinize ilk ne söylemek istersiniz?” diye sorulması üzerine Nihal Candan “Yaz meyvesi tadında dondurma gibisin Bahar diyeceğim” şeklinde cevap verdi. Candan ardından “Konu yargıda. Ben kardeşime sarılmak istiyorum” dedi. Bahar’a en büyük nasihatiniz ne olacak diye sorulması üzerine ise Nihal Candan “Ya göründüğümüz gibi olalım ya da olduğumuz gibi görünelim artık” cevabını verdi.
Nihal Candan ardından babasına sarıldı. Candan kardeşlerin babası Hakan Candan ise “Zor acı bir süreçti. Böyle bir şey yaşansın istemezdik ama oldu. Bundan sonra bu yaşananlardan dersler çıkararak hep doğru şeyler yapmanın peşinde olacağız. İnşallah adalet yerini bulacaktır. Biz buna inanıyoruz” dedi.
İddianameden
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında “Şüphelilerin önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı” ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek “Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu” şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ‘suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ‘kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bahar Candan:
“Bizi soruşturmaya rock grubu gibi dahil ettiler kameralara gülümseyelim diye”
Bahar Candan:
“Ablam ve benim bu dosyada olmamız dikkat dağıtıyor ve gerçeğin ortaya çıkmasına engel oluyor”
İSTANBUL – Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. Duruşmada cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Öte yandan savunma yapan Bahar Candan “Bizi soruşturmaya rock grubu gibi dahil ettiler kameralara gülümseyelim diye. Ablam ve benim bu dosyada olmamız dikkat dağıtıyor ve gerçeğin ortaya çıkmasına engel oluyor” dedi.
Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istenen davanın görülmesine devam edildi.
Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Bahar Candan ile bir kısım diğer tutuklu sanıklar hazır bulundu. Duruşmaya tutuksuz sanık Nihal Candan ile babaları da katıldı.
Duruşmada bir müşteki beyanda bulunduğu sırada Nihal Candan kardeşi Bahar Candan’a “Seni çok seviyorum. Kıyafetlerini yerleştirdim” dedi.
Beyanların ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, müştekilerin zararlarının giderilmesi için süre verilmesine, hakkında adli kontrol kararı olan sanıkların bu halinin devamına ve tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.
Ardından savunma yapan Bahar Candan “Ben hesabıma 13 milyon gelmiş gibi bir paylaşımda bulundum. Halbuki hesabımda 1 milyon TL para var. Gerçek değil bu. Yok böyle bir para. Bizi soruşturmaya rock grubu gibi dahil ettiler kameralara gülümseyelim diye. Ablam ve benim bu dosyada olmamız dikkat dağıtıyor ve gerçeğin ortaya çıkmasına engel oluyor. Ben yine suçluların en ağır cezayı alması için medyada en ağır yükü omuzlarıma alırım ama bu durum maddi gerçeğin ortaya çıkmasına engel oluyor” dedi.
Bahar Candan savunma yaptıktan sonra ablası Nihal Candan “Harikaydın” dedi.
Duruşma sanık avukatlarının savunmaları ile sürüyor.
İddianameden
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında “Şüphelilerin önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı” ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek “Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu” şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ‘suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ‘kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Noterler Birliği Başkanı İstemez: “Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem olası, dolandırılma tehlikesi önlenecek”
ANKARA – Türkiye Noterler Birliği Başkanı Abdullah İstemez, “Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem alıcının hem satıcının olası sahte banknot, dolandırılma tehlikesi önlenecek ve para sayma gibi zaman kayıplarından tasarruf yapma gibi faydaları söz konusu olacak” dedi.
İkinci el araç alışverişinde yeni dönem başlıyor. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği işbirliğiyle ikinci el araç alışverişini çok daha güvenli hale getirmek amacıyla Güvenli Ödeme Sistemi geliştirdi. Uygulama, 27 Eylül’den itibaren tüm vatandaşlara zorunlu olacak. Sistemle önce satıcı güvenli ödeme sürecini başlatacak. Satışın onaylanması ile para satıcının hesabına geçecek. Taşıt alım satımında güven tesis edilmesi, dolandırıcılık, sahtecilik ve çalınma risklerinin bertaraf edilmesi amaçlanan uygulamanın nasıl işleyeceğini ise Türkiye Noterler Birliği Başkanı Abdullah İstemez, adım adım İhlas Haber Ajansı Muhabirine aktardı.
“Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak”
İstemez, Güvenli Ödeme Sistemi’nin noterliklerde yapılan ikinci el kara taşıtı satışlarının güvenli bir şekilde yapılmasıyla ilgili olduğunu ve bununla alıcı ve satıcının araç bedelini güvenli bir şekilde aktaracağını kaydetti. Sistemin nasıl uygulanacağını da aktaran İstemez, “Satıcı önce, ya aracı bankanın web sayfasından ya mobil uygulamadan veya bizzat şubesine giderek güvenli ödemeyle ilgili işlemini başlatmış olacak. Bu sistemlerden birine girdiği zaman kendi adını, soyadını, T.C. Kimlik Numarasını ve arabasının plakasını girmiş olacak. Ardından alıcının adını soyadını ve T.C. Kimlik Numarasını sisteme girmiş olacak. İşlemlerin ardından bir referans numarası verilecek. Bu referans numarasına istinaden alıcı belirtilen meblağı hesaba yatıracak. Alıcı ve satıcı beraber notere gidecekler. Burada sistem otomatik olarak güvenli ödemenin hem meblağsını hem de taraflarını göreceği için işlem başlatılmış olacak. Noterlikte yapılan işlem bittiği anda alıcının hesaba yatırmış olduğu para 5 dakika içerisinde hesabına geçmiş olacak. Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak” açıklamasında bulundu.
Aracı kuruluşlara ilişkin de bilgilendirmede bulunan İstemez, bunların banka, elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşları olmak üzere imzalayan kuruluşlardan oluşacağını kaydetti.
“Para transferi güvenli hale gelecek, sahtecilik önlenmiş olacak”
İstemez, uygulamanın sektördeki dolandırıcılıkların giderilmesi açısından önemine değinerek, “Noterlik kurumu güven kurumudur. Bizim varlık sebebimiz kamu düzenin sağlanmasına yönelik faaliyetlerde bulunmak. Bu Güvenli Ödeme Sistemi de bunun bir parçası. Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem alıcının hem satıcının olası sahte banknot, dolandırılma tehlikesi önlenecek ve para sayma gibi zaman kayıplarından tasarruf yapma gibi faydaları söz konusu olacak. Şimdi bir defa para transferi güvenli hale gelecek. Sahtecilik önlenmiş olacak. Hizmette sağlanan kolaylık sayesinde vatandaşlarda memnuniyet artacak. Bir de kamu düzeni sağlandığı için devlete güven artacak” diye konuştu.
“Bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak”
Vatandaşların güven içerisinde gelip işlemlerini noterlerden yapacaklarını ifade eden İstemez, “Biz sistem olarak hazır hale getirdik. Özellikle sistem ikiye aşamada uygulanmaya konuldu. 27 Ağustos tarihinde yetki belgesine dayalı olarak veya yıl içerisinde 3’ten fazla satış yapan vatandaşların yetki belgesi statüsünde kabul edilmesiyle Güvenli Ödeme Sistemi uygulanmıştı. Bununda dışında kalan bütün gerçek ve tüzel kişiler ise yönetmelik gereği 1 ay sonrası olan 27 Eylül’de kapsama dahil edilecek. Dolayısıyla istisnalar dışında bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak. Böylece hem alıcının hem satıcının güven içerisinde para transferi yapmasına vesile olacağız” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İkinci el araç alışverişinde yeni dönem başlıyor. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği işbirliğiyle ikinci el araç alışverişini çok daha güvenli hale getirmek için Güvenli Ödeme Sistemi geliştirildi. 27 Eylül’den itibaren zorunlu hale gelecek olan uygulama ile önce satıcı güvenli ödeme sürecini başlatacak. Satışın onaylanması ile para satıcının hesabına geçecek. Taşıt alım satımında güven tesis edilmesi, dolandırıcılık, sahtecilik ve çalınma risklerinin bertaraf edilmesi amaçlanan uygulamanın nasıl işleyeceğini ise Türkiye Noterler Birliği Başkanı Abdullah İstemez, İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı.
“Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak”
İstemez, Güvenli Ödeme Sistemi’nin noterliklerde yapılan ikinci el kara taşıtı satışlarının güvenli bir şekilde yapılmasıyla ilgili olduğunu ve bununla alıcı ve satıcının araç bedelini güvenli bir şekilde aktaracağını kaydetti. Sistemin nasıl uygulanacağını da aktaran İstemez, “Satıcı önce ya aracı bankanın web sayfasından ya mobil uygulamadan veya bizzat şubesine giderek güvenli ödemeyle ilgili işlemini başlatmış olacak. Bu sistemlerden birine girdiği zaman kendi adını, soyadını, T.C. kimlik numarasını ve arabasının plakasını girmiş olacak. Ardından alıcının adını soyadını ve T.C. kimlik numarasını sisteme girmiş olacak. İşlemlerin ardından bir referans numarası verilecek. Bu referans numarasına istinaden alıcı belirtilen meblağı hesaba yatıracak. Alıcı ve satıcı beraber notere gidecekler. Burada sistem otomatik olarak güvenli ödemenin hem meblağsını hem de taraflarını göreceği için işlem başlatılmış olacak. Noterlikte yapılan işlem bittiği anda alıcının hesaba yatırmış olduğu para 5 dakika içerisinde hesabına geçmiş olacak. Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak” açıklamasında bulundu.
Aracı kuruluşlara ilişkin de bilgi veren İstemez, bunların banka, elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşları olmak üzere imzalayan kuruluşlardan oluşacağını kaydetti.
“Para transferi güvenli hale gelecek, sahtecilik önlenmiş olacak”
İstemez, uygulamanın sektördeki dolandırıcılıkların giderilmesi açısından önemine değinerek, “Noterlik kurumu güven kurumudur. Bizim varlık sebebimiz kamu düzeninin sağlanmasına yönelik faaliyetlerde bulunmak. Bu Güvenli Ödeme Sistemi de bunun bir parçası. Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem alıcının hem satıcının muhtemel sahte banknot, dolandırılma tehlikesi önlenecek ve para sayma gibi zaman kayıplarından tasarruf yapma gibi faydaları söz konusu olacak. Şimdi bir defa para transferi güvenli hale gelecek, sahtecilik önlenmiş olacak. Hizmette sağlanan kolaylık sayesinde vatandaşlarda memnuniyet artacak. Bir de kamu düzeni sağlandığı için devlete güven artacak” diye konuştu.
“Bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak”
Vatandaşların güven içerisinde gelip işlemlerini noterlerden yapacaklarını ifade eden İstemez, “Biz sistem olarak hazır hale getirdik. Özellikle sistem iki aşamada uygulanmaya konuldu. 27 Ağustos tarihinde yetki belgesine dayalı olarak veya yıl içerisinde 3’ten fazla satış yapan vatandaşların yetki belgesi statüsünde kabul edilmesiyle Güvenli Ödeme Sistemi uygulanmıştı. Bunun dışında kalan bütün gerçek ve tüzel kişiler ise yönetmelik gereği 1 ay sonrası olan 27 Eylül’de kapsama
dahil edilecek. Dolayısıyla istisnalar dışında bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak. Böylece hem alıcının hem satıcının güven içerisinde para transferi yapmasına vesile olacağız” değerlendirmesinde bulundu. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RESMİ GAZETE BUGÜNÜN KARARLARI NELER? ÇARŞAMBA CUMHURBAŞKANI KARARLARI
YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ
YÖNETMELİKLER
–– Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
–– Doğuş Üniversitesi İngilizce Hazırlık Sınıfı Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
–– İstanbul Kent Üniversitesi Kent Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği
TEBLİĞ
–– 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılında Organize Sanayi Bölgeleri İçinde ve Organize Sanayi Bölgeleri Dışında Açılan Özel Meslekî ve Teknik Anadolu Liselerinde Öğrenim Gören/Görecek Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ
İLÂN BÖLÜMÜ
a – Artırma, Eksiltme ve İhale İlânları
b – Çeşitli İlânlar
– T.C. Merkez Bankasınca Belirlenen Döviz Kurları ve Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk yaparak piyasa dengesini bozanlara karşı beklenen adım geldi. Söz konusu faaliyetlerde bulunanların cezalarını artıran kanun teklifi TBMM Komisyonu'nda kabul edildi.
Teklifle, Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'unda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Kanun'un ekinde yer alan cetvellerde yer alan kadro unvanlarıyla sınırlı olmak kaydıyla dolu kadrolarda derece değişikliği ile boş kadrolarda sınıf, unvan ve derece değişiklikleri Rekabet Kurulu kararıyla yapılacak.
Rekabet Kurulu, başlattığı soruşturmaları, soruşturmaya başlanması kararının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili taraflara bildirecek. Kurul, bu bildirim yazısı ile birlikte iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi ilgili taraflara gönderecek. Böylece hem tarafların daha etkin savunma yapabilmesine olanak sağlanması hem de soruşturma süreçlerinin daha seri ilerlemesi amaçlanıyor.
Taraflara yazılı savunmalarını soruşturma raporunun tebliğinden itibaren 30 gün içinde Kurula konya escort bayan göndermeleri tebliğ edilecek. Haklı gerekçeler sunulması halinde bu süre bir kereye mahsus olmak üzere ve en çok bir katına kadar uzatılabilecek. Soruşturmayı yürütmekle görevlendirilenler, gelen yazılı savunmalar sonucunda soruşturma raporundaki görüşlerinde bir değişiklik olması halinde 15 gün içinde yazılı görüşlerini tüm Kurul üyeleri ile ilgili taraflara bildirecek. Taraflar 30 gün içinde bu görüşe cevap verebilecek.
Teklifle, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nda değişiklik öngörülüyor.
Buna göre, ürün senetleri ve alivre sözleşmelere ilişkin işlemlerde, devir ile bedelin ödenmesi, alıcı ve satıcının diğer yükümlülüklerinin ürün ihtisas borsalarında alım satımına aracılık edenlerce veya takas ve saklama hizmeti aldıkları kuruluşlarca yerine getirilmesi, alım satımın tescili ve alım satıma ilişkin diğer hususlar yasa ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak ürün ihtisas borsası tarafından yürütülecek.

Ürün ihtisas borsasının veya ürün ihtisas borsası tarafından takas merkezi olarak yetkilendirilen kuruluşun takas işlemlerinde mali sorumluluğu, tesis edecekleri limitler dahilinde ve alınacak teminatlar ile garanti fonu varlıklarıyla sınırlı olacak.
Ürün ihtisas borsalarında gerçekleştirilen işlemlerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak ve zararların tazmini için alınacak teminatların ve oluşturulabilecek garanti fonunun kuruluşu, işletimi, kullanımı ve katılımcılarına ilişkin usul ve esaslar, Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Düzenlenen teminatlar ve garanti fonundaki varlıklar tevdi amaçları dışında kullanılamayacak, üçüncü kişilere devredilemeyecek, kamu alacakları için olsa dahi haczedilemeyecek, rehin edilemeyecek, iflas masasına dahil edilemeyecek ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamayacak.
Ürün senetleri ve alivre sözleşmelerin ürün ihtisas borsalarında alım satımına aracılık edilmesine, aracıların bursa escort bayan yetkilendirilmesi ile bu yetkinin askıya alınması ve iptaline, aracıların gözetim ve denetimine, ürün senetleri ve alivre sözleşmeler üzerindeki aracılık hizmetlerine dair diğer işlemlere müşterinin verdiği yetkiye bağlı olarak müşteri hesaplarındaki nakit alacak bakiyelerinin nemalandırılmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Sermaye Piyasası Kurulunun birlikte çıkaracağı yönetmeliklerle düzenlenecek.
Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu'nda değişiklik yapılarak, cezaların etkinliği ile caydırıcılığının artırılması amacıyla bazı fiillere yeni cezai yaptırımlar getiriliyor ve idari para cezaları artırılıyor.
Buna göre, lisanslı depoculuk ücret tarifesinde belirlenenin üzerinde veya ücret tarifesinde yer almayan hizmetler için ücret talep ve tahsil eden ya da ürün teslimi sırasında mevzuata aykırı şekilde ürün miktarından kesinti yapan, yasanın "teşhir" hükmüne aykırı hareket eden, ürün senedinin ilgili yönetmeliğinde düzenlenen içerik, şekil ve muhafaza şartlarına uymayan lisanslı depo işletmelerine 200 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası kesilecek.
Teslim yükümlülüğü düzenlenmiş ve iptal edilmemiş ürün senedinin temsil ettiği tarım ürününün tümü veya bir bölümü için başka bir ürün senedi düzenlenememesi, teslim yükümlülüğü, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının uyarı ve idari tedbirlerine rağmen verilen sürede kanuna ve ilgili yönetmeliklere aykırı ya da eksik hususların giderilmemesinin de aralarında bulunduğu hükümlere aykırı hareket eden lisanslı depo işletmelerine 200 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası verilecek.
Analiz ve sınıflandırma işlemi yapılmadan ürünün depoya kabul edilmesi veya depodan çıkarılması, tartım makbuzunun ilgili yönetmelikte belirlenen şartları taşımaması, alet ve ekipmanların kalibrasyonunun ya da periyodik kontrollerinin yapılmadan kullanılması, muhafaza marmaris escort bayan şartlarına uyulmaması nedeniyle ürünü temsil eden elektronik ürün senedinde belirtilen sınıf ve kalite ile depoda bulunan ürünlerin sınıf ve kalitesi arasında farklılık tespit edilmesi durumlarında, bu fiilleri gerçekleştiren lisanslı depo işletmelerine her bir aykırılık için 200 bin lira idari para cezası uygulanacak.
Şahit numune alınmaması ve ilgili yönetmelikte belirlenen süre boyunca saklanmaması, analiz ve sınıflandırma belgesinin ilgili yönetmelikte belirlenen şartları taşımaması, laboratuvarda yer alan alet ve ekipmanların kalibrasyonunun ya da periyodik kontrollerinin yapılmadan kullanılması, şahit numune ile bu numunenin temsil ettiği ürünün analiz ve sınıflandırma belgesinin farklı olması, analiz esnasında tutulan kayıtlardaki değerler ile analiz ve sınıflandırma belgesindeki değerlerin farklı olması durumlarında bu fiilleri gerçekleştiren yetkili sınıflandırıcılara her bir aykırılık için 200 bin lira idari para cezası kesilecek.
Yetkili sınıflandırıcılık ücret tarifesinde belirlenenin üzerinde veya ücret tarifesinde yer almayan hizmetler için ücret talep ve tahsil eden ya da ilgili hükme aykırı hareket eden yetkili sınıflandırıcılara 200 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası verilecek.
İdari para cezalarının verilmesini gerektiren aykırılığın bir takvim yılı içinde tekrarı halinde her bir tekrar için bir önceki cezanın iki katı idari para cezası uygulanacak.
Yasa teklifiyle, Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da da değişiklik yapılması öngörülüyor.
Düzenlemeye göre, kapalı pazar yerlerindeki satış yerleri ve diğer yerlerin, pazarcılara yüksek fiyatlarla kiralanmasına neden olan sınırlı ayni hak yöntemiyle kiralama usulü kaldırılıyor. Pazar yerlerinde bulunan satış yerleri yalnızca tahsis usulüyle kullandırılarak pazarcıların maliyetlerinin azaltılması amaçlanıyor.
Teklifle, kapalı pazar yerlerindeki satış yerlerinin sınırlı ayni hak yöntemiyle pazarcılık mesleğinden olmayan diğer kişilere verilmesi sonucu pazarcıların maliyetlerinin artmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
3 Mayıs 2024'ten önce kapalı pazar yerlerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar ve kiracılık hakları, bu hakların kullanımı için öngörülen sürenin sonuna kadar geçerli olacak.

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan düzenlemeyle Kooperatifler Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, kooperatif ve üst kuruluşları yönetim kurulu üyelerinin, kooperatifin ticaret sicili kayıtlarını, finansal tablolarını, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporlarını, genel kurul toplantı evrakını, ortaklarının kimlik, iletişim, pay ve ödemelerine ilişkin bilgilerini Kooperatif Bilgi Sistemi'ne (KOOPBİS) aktarmaya yönelik geçiş sürecinin tamamlanamadığının tespit edilmesi halinde Ticaret Bakanlığınca birer yıl olmak üzere iki defa daha süre uzatımı yapılabilecek.
Bu süre sona erinceye kadar kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri ve memurları hakkında KOOPBİS yükümlülüğüne aykırı davranmalarına yönelik hükümler uygulanmayacak. Bu düzenleme, 26 Nisan 2024 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Kooperatiflerin ana sözleşmelerini intibak ettirmeleri için öngörülen süre, 2 yıl daha uzatılıyor.
Fahiş fiyat uyguladığı tespit edilen işletmelere uygulanan ceza 100 bin liradan 1 milyon liraya, stokçuluk yapanlara uygulanan ceza ise 1 milyon liradan 12 milyon liraya çıkarılacak.
Stokçuluğu sürdüren işletmelerin bu suçu bir yılda 3 kez işlediği tespit edilirse 6 güne kadar kapatma cezası uygulanabilecek.
]]>Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), nisan ayı faiz samsun escort kararını açıkladı. Buna göre, banka politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 50 seviyesinde sabit bıraktı.
Merkez Bankası, genel seçimlerin ardından haziranda 650, temmuzda 250, ağustosta 750, eylül, ekim ve kasımda 500'er baz puan, aralık ve ocakta 250'şer ve mart ayında 500 baz puan olmak üzere 9 konya escort toplantıda, toplam 4 bin 150 baz puan faiz artırdı. Banka, şubat ayında ise faizde değişiklik yapmadı.
Son faiz kararının alındığı 21 Mart’ta dolar 32,31 düzeyinde kayseri escort olan dolar kuru 32,51 seviyesinde hareket ediyor. Aradan geçen bir aylık dönemde dolar kurunda ciddi bir artış yaşanmaması ve enflasyon görünümünde beklentilerin dışında bir gelişme olmaması TCMB’nin faizi sabit bırakacağı yönünde beklentileri artırmıştı. Bu yönde alınan kararın ardından izmir escort yayımlanan karar metninde "Enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar sıkı para politikası sürecek" ifadelerine yer verildi. TCMB, "Hizmet enflasyonundaki yüksek seyir ve katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyonist baskıları canlı tutmaktadır" uyarısında bulundu.
KREDİ FAİZLERİ MEVDUATTAN HIZLI ARTTI
Merkez Bankası, politika faizini yüzde 50 seviyesinde sabit bıraksa da dövize talebi azaltmak, özellikle KKM’den çözülen paranın döviz yerine TL mevduata geçmesini özendirmek için bankaları mevduat faizini artırmaya zorluyor. Ancak bankalar mevduat faizini daha düşük, kredi faiz oranlarını ise daha yüksek hızda artırıyor.
Bankaların, 5-9 Nisan arasında açtıkları tüm vadelerdeki TL mevduatın bursa escort ortalama faizi önceki haftaya göre 1,56 puan azalarak yüzde 57,89’e geriledi.
Ancak aynı dönemde bankaların, ihtiyaç kredisine uyguladığı yıllık faiz yüzde 83,06 seviyesine ulaştı. Bütün bireysel kredilerin ortalama faizi ise 2,99 puanlık artışla yüzde 82,03 seviyesine geldi.
Merkez Bankası'nın faizi sabit tutmasına karşın bireysel kredilerde yurttaşın faiz yükü sürekli artıyor. Bir bankanın 100 bin TL tutarında 24 ay vadeli bir ihtiyaç kredisinde aylık maliyet oranı yüzde 7,48 oldu. Kredide KKDF, BSMV gibi maliyetler dâhil yıllık maliyeti yüzde 137,53 olarak hesaplandı. Aylık yüzde 5,79 faiz uygulanan adana escort kredide aylık 9 bin 126 TL taksit ödeniyor. Ödemenin ilk yılında aylık taksit tutarının yalnızca bin 599 TL’si anapara olurken 5 bin 790 TL’si faiz, 868 TL’si KKDF, 868 TL’si ise BSMV’den kaynaklandı. İki yıl vadeli kredinin ilk yılında faiz ödemesi anapara ödemesinden fazla oldu.
FAİZDEN BEZDİRENE KADAR
İktisatçı Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, faiz kararına ilişkin sosyal medya platformu X'ten yaptığı değerlendirmede TCMB'nin "İşler yolunda gitmiyor. Halkı enflasyonun düşeceğine ikna edemedik. İnsanlar yüksek ankara escort faizden bezip talebini kısana kadar sıkılaştırmaya devam edeceğiz" mesajını verdiğini ancak fazla sıkılaşmayla ekonominin durgunluğa saplanacağını belirtti.
FAİZ SABİT KALDI
TCMB, geçtiğimiz ay sürpriz bir kararla 500 baz puanlık faiz artışına imza atmıştı.

∗∗∗
500 BİN YENİ İCRA DOSYASI
Faiz oranlarındaki yükseliş sonrası icradaki dosya sayısı arttı. TCMB faiz antalya escort oranını yüzde 8 buçuktan yüzde 50’ye çıkarıldı. Bankalar da bu durumu kredi ve kredi kartı faizlerine yansıttı.
Artan borç yükü ile icradaki dosya sayısı yılbaşından bu yana 500 bin adet artış kaydetti. Ulusal Yargı Ağı Projesi verilerine göre, 1 Ocak’ta icradaki dosya sayısı 21 milyon 307 bin adetti. 22 Nisan’a gelindiğinde bu sayı 21 milyon 798 bine yükseldi. İcra takibi borcun bir ay ödenmemesinden sonra başlatılabiliyor. Süreç gaziantep escort ortalama 32 ile 93 gün arasında değişiyor. Artan faiz oranları en az üç ay gecikmeli olarak icra dosyası sayısına yansıyor. Geçen ay bankalar nakit avans çekim tutarlarını düşürdü. Çekim tutarları limitin yüzde 25’ine indirildi. Uzmanlar bunun da ödenemeyen borçların sayısını artıracağını belirtiyor.
∗∗∗
FITCH: DAHA FAZLA SIKILAŞTIRMA
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’ten Türkiye’nin maliye politikasıyla ilgili eleştiri geldi. Fitch’in Kıdemli Direktörü ve Türkiye Analisti Morales, Türkiye’nin mali mersin escort duruşunun genişleyici olduğunu savunarak, "Enflasyonu sürdürülebilir şekilde düşürmek için politikaların sıkılaştırılması gerekiyor" dedi. Morales, Türkiye ekonomisinde kırılganlıkların azaldığını ve cari açıkta daralmanın sürdüğünü dile getirdi. Türk bankalarının ihraçlarında büyük bir artış gözlemlediklerini belirten Morales, bankalar için bazı risklerin sürdüğünü de kaydetti.
]]>Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı yüzde 3,66'dan yüzde 4,25'e çıkarıldı. Menkul ataşehir escort kıymet tesisine tabi yükümlülüklere uygulanan menkul kıymet tesis oranının yüzde 4'ten yüzde 1'e düşürülmesine, kredi büyümesine göre menkul kıymet tesisine ilişkin uygulamanın sonlandırılmasına karar verilmiştir"
Akdi faiz; kredi kartının dönem borcu ödendikten sonra uygulanan bir faiz türüdür. Eğer kredi kartı borcunuzun yalnızca asgari tutarını öderseniz, geriye kalan borç üzerine akdi faiz uygulaması yapılmaktadır.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre bir yılda krediler yüzde 50'nin, kredi kartlarıysa yüzde 150'nin üzerinde büyümüştü. Enflasyon Raporu kartal escort 2024 Bilgilendirme Toplantısı'nın ardından konuşan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, kredi kartlarına düzenlemelerin gündemde olduğunu söylemişti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de kredi kartları için düzenleme sinyali vermişti: "Kredi kartları, bireysel kredi, taşıt kredisi ve ikinci konut kredisinde sadece faizleri artırarak değil, bankalar üzerinden kredi verme iştahını keserek de kredi büyümesini düşüreceğiz. Başkasının parasıyla, krediyle, kartla zenginlik olmaz."
Kredi kartı kullanımını sınırlama kapsamında daha önce azami taksit sayısı 12'den üçe indirilmişti. Nakit avans limiti de yüzde 25'e düşürülmüştü. Sonra da nakit avans faiz oranı yüzde 4.42'den yüzde 5'e çıkarılmıştı. Bugün de aylık azami akdi faiz oranı yüzde 3,66'dan yüzde 4,25'e yükseldi.
]]>
Savcılığın yaptığı tespite göre mail adresinde ‘Alrawi’ soyismini kullanıyordu. Bu isim, IŞİD’in finans ağının en kritik yerindeydi. Rawi’ler, Türkiye’nin birçok ilinde kurdukları şirketlerle, IŞİD’in para transferlerini yönetiyor, bu işlemi ‘hawala’ olarak adlandırılan takip edilemeyen yöntemle yapıyorlardı.
Ayad’ın yargılaması sürerken, 10 Eylül 2019’da ABD Hazine Bakanlığı, Türkiye’de terör örgütlerinin finans işlerini kolaylaştıran bazı isimleri yaptırım listesine aldı. O isimlerden biri, Türk vatandaşlığına da geçmişti. ABD raporuna göre; Polat Devecioğlu, -eski adıyla Marwan Mahdi Salih El Rawi- HAMAS için 11 milyon dolar, IŞİD için ise 500 bin dolar para transferine aracılık etmişti…
Türkiye bu yaptırım listesine, 2021’de yanıt verdi ve Polat Devecioğlu’na ait şirketlerin mal varlığına el koydu. Şirketlerin çoğu, İstanbul Laleli’deydi. Türkiye, IŞİD’in finans ağlarına 2022’de bir yaptırım kararı daha aldı. Bu listede de Al-Rawiler vardı. Bu yaptırım listelerinden çıkardığımız haritalara göre Al-Rawiler, Laleli’de en az 9 dükkan üzerinden IŞİD’in parasını aklıyor ya da örgütün finans ağlarını yönetiyordu.
10 İLDE ŞİRKET KURDULAR
Al Rawilerin örgütle olan derin ilişkisi aynı aşiretten Fawaz Jubair Al Rawi’nin IŞİD’in maliye emiri olduğu bilgisiyle pekişirken Türkiye’deki finans ağlarının ölçüsü en az 10 ilde kurdukları şirketlerle sağlanıyordu. Gaziantep’de IŞİD’in finans ağlarına yönelik yapılan operasyon sonrası MASAK’ın hazırladığı raporda, İstanbul ve Gaziantep’te en az 41 şirketin IŞİD’in finans kolaylaştırıcıları olduğu gerekçesiyle soruşturulduğu belirtiliyordu. Dahası o MASAK raporunda, Gaziantep’te soruşturma kapsamında gözaltına alınan Muhammed Alhobo’dan ele geçirilen ajandada 100 milyon doları geçen bir para transferinin Gaziantep ve İstanbul’dan yönetildiğini gösteriyor.

PARA TRANSFERİNDEKİ DETAY
Örgütün Türkiye Vilayeti yöneticisi Kasım Güler, para transferlerinde kuyumcuların kullanıldığını şöyle anlatıyordu: “Türkiye Vilayeti olarak ganimetlerin toplanması konusunda bir ekip oluşturulamadı, ayrıca Türkiye’de bulunan gruplar topladıkları yardımları bize gönderirdi, genellikle güvenlik nedeniyle Türkler dışında Suriyeli sarraflar veya para transferi yapan Suriyeli kişiler seçilir ve hawala denilen sistem sayesinde iletilirdi. O raporda da Fawaz Jubair Al Rawi’nin adı geçiyor, belirli yıllarda Gaziantep ve İstanbul’dan para transferleri yaptığı tespitine yer verildi. Hawala sistemiyle kayıtsız olduğu tespit edilen transferlerin bir kısmı, örgütün Suriye ve Irak’ta ele geçirdiği akaryakıt ve ürünlerin satışıyla mümkün oluyordu.
‘CİDDİ PARA KAZANDILAR’
MASAK Eski Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, IŞİD’in diğer terör örgütlerine göre kendine özgü metotlarla finans kaynağı yarattığını belirtirken “Musul’u ele geçirdiği dönemlerde akaryakıt kaçakçılığını organize etti. Bu yolla ciddi para kazandılar. 2015’te tahminler, 600 milyon dolar ile 1 milyar dolar arası para kazandığına yönelikti” dedi. Örgütün tek kazanç kaynağı akaryakıt değildi. Türkiye Vilayeti, 2018’de insan kaçakçılığı yapıp, örgüte kazanç sağlaması için bir kişiye 10 bin dolar göndermişti. Bu kişiyle daha sonra silah lojistiği üzerine iletişim sağlanmıştı.
Başka bir ticaret örneği ise Konya’daydı. Örgütle ilişkisi olan bir kişi, para verilmesi halinde ticaret yaparak örgüte para kazandırabileceğini söyleyince, Mustafa Dokumacı’nın talimatıyla bu kişiye 25 bin dolar gönderildi. Fakat o kişiyle irtibat koptu, yıllar sonra “Battım” diyerek örgüte ödemesini yapmadı.

EL KAİDE’NİN SİSTEMİNİ KULLANDILAR
Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak’ın tespitlerine göre IŞİD’in finans kaynakları başlıca şöyleydi:
■ İnsan kaçakçılığı
■ Akaryakıt kaçakçılığı
■ Tarih eser kaçakçılığı
■ Uyuşturucu kaçakçılığı
Silah, mühimmat ve militanlarının maaşlarını karşılamak için parayı Suriye ve Irak dışına çıkarması gereken örgüt, bunu kayıt altına alınamayan, öncülü El-Kaide tarafından geliştirilen ‘hawala’ sistemiyle gerçekleştirdi.
İstanbul’da 2021’de IŞİD üyesi iki kişiye yapılan operasyonda külçe altın, gümüş, 1 milyon 300 bin dolar ve 10 milyon Euro ele geçirildi. Bu kişilerin de örgütün finans ağında para transferi rolü üstlendiği belirlenmişti… Bu sistem aslında, iki ayrı şehirde bağlantıları olan kuyumcu ya da para transfer ofislerinin iletişimiyle gerçekleştirilen normal havaleden farklı değil. Tek farkı, resmi bir raporlamanın olmaması. MASAK Eski Başkan Yardımcısı Başak, bu ticaret hacminin önemli bir miktarda olduğuna dikkat çekerken “Uluslararası boyutta, üyesi olduğu birçok örgütle, terörizmin finansmanı ve kara para aklamaya dair mücadelede bilgi alışverişi yapılıyor. Çünkü terörün finansmanı engellediğinde örgütün güçlenmesini de engellemiş olursunuz” dedi.
SURUÇ VE ANKARA SALDIRILARI
Gaziantep’deki operasyonun ardından hazırlanan MASAK raporu, IŞİD’le ilişkisi tespit edilen bazı şirketlerin Suruç ve Ankara saldırılarının faili Yunus Durmaz’a da para transferi yapıldığını ortaya koyuyordu. IŞİD’in Türkiye Vilayeti’nin bir dönem valiliğini yapan Kasım Güler de saldırıların hazırlığı için hawala yöntemiyle Türkiye’ye para gönderdiklerini anlatıyordu. Türkiye Vilayeti’nin elinde var olan para da azımsanmayacak miktardaydı. Güler, 2017’de Mustafa Dokumacı ile Şahap Variş’e gelen talimat üzerine İdlib’e geçerken yanlarında 300 bin dolar para getirmişlerdi. Bu para Türkiye Valiliği’nin denetiminde militanların aylıklarının ödenmesi, silah satın alınması ve diğer ihtiyaçların karşılanmasında kullanıldı. Vilayetin parası bitince örgüt merkezinden 2-3 ayda bir 25 bin ila 40 bin dolar arasında para getirildi.
IŞİD: Para bitti, ARTIK başınızın çaresine bakın!
Özellikle 2020 sonrası Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yaptığı operasyonlar IŞİD’in finans ağlarına yönelikti. Çünkü söz konusu hawala ağları, örgütün militanlarının geçim ve bağlılığının korunması için para transferlerinde kritik bir yere sahipti. Örgüt, 2018 sonrası askeri gücüyle beraber mali gücünü de kaybetmeye başladı. İddianamelerde, yıllarca militanlarına dolarla maaş ödeyen örgütün, “Para yok, ülkelerinizdeki ilişkilerinizden yardım isteyin” denildiği görülürken Türkiye Vilayeti de örgüte bağlılığı olan mescid ve kişilere mesaj yollayarak para istedi. Adana, Mersin hattından toplanan yardımlar, hawala yöntemiyle Kasım Güler ve arkadaşlarına iletildi. Bu meblağ ayda 2-3 bin dolar civarındaydı.
]]>Şubat 2022’de Ukrayna savaşının başlamasıyla artan Türkiye ile Rusya arasındaki ticaret, ABD’nin özellikle Aralık 2023’te Türk bankalarına dönük tehditlerini artırmasıyla belirgin ölçüde geriledi.
TÜİK verilerine göre, Türkiye’nin Rusya’ya ihracatı 2024 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,5’lik düşüşle 628 milyon dolara geriledi.
Türkiye’nin Rusya’ya ihracatı, ocak ayında son 20 ayın en düşük seviyesini gördü. Ocak 2023’te Türkiye’nin Rusya’ya ihracatı 1 milyar 37 milyon dolar olmuştu.
Savaş öncesinde 2021 yılında toplam 5 milyar 774 milyon dolar olan Türkiye’nin Rusya’ya ihracatı, 2022 yılında 9 milyar 343 milyon dolara, 2023 yılında 10 milyar 909 milyon dolara yükselmişti.
Türkiye’nin Rusya’dan ithalatı da 2024 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,5 düşüşle 4 milyar 325 milyon dolara geriledi. Türkiye’nin Rusya’dan ithalatı, 2023’te enerji fiyatlarındaki düşüşün de etkisiyle bir önceki yıla göre yüzde 22,5 düşüşle 45 milyar 598 milyon dolara gerilemişti.
Yaptırımlar nedeniyle özellikle Avrupa Birliği ülkeleriyle ticareti keskin biçimde düşen Rusya, Afrika, Orta Doğu ve Asya ülkelerine yönelmiş, Türkiye de savaş sonrasında Rusya ile ticaretini artıran ülkeler arasında yer almıştı.
Rus ithalatçılar hem Türk ürünlerine yönelmiş hem de Batı menşeili ürünlerin ithalatı için Türkiye ara durak olarak seçilmişti.
ABD, Rusya’nın yaptırımlardan kaçmasına olanak sağlayan finansal kuruluşların cezalandırılması için 22 Aralık 2023’te bir kararname çıkarttı.
ABD Hazine Bakan Yardımcısı Wally Adeyemo, kararnamenin çıkarılmasının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye, Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerde faaliyet gösteren bankalara artık yaptırım uygulanabileceğini söylemişti.
ABD, şirketleri Rusya’ya uygulanan ABD yaptırımlarından kaçmamaları konusunda defalarca uyardı ve Moskova’nın bu önlemleri aşmasına yardım etmekle suçladığı Türkiye, BAE ve Çin’deki firmaları hedef almıştı.
Adeyemo, önceki gün yaptığı açıklamada, ABD’nin yabancı finans kuruluşlarına yaptırım uygulama tehdidinin Rusya ile Türkiye, BAE ve Kazakistan gibi ülkeler arasındaki finansal akışı önemli ölçüde değiştirdiğini belirtmişti.
Adeyemo, “Benim görebildiğim verilerde, finansal akışta belirgin bir fark tespit ettim. Bunlar muhtemelen kurumlar tarafından engelleniyor” demişti.
‘BANKALARIN UYUM DEPARTMANLARI CİDDİYE ALDI’
Adeyemo bankaların uyum departmanlarının, ABD’nin ilk kez ikincil yaptırımlara başvuracağını ifade etmesi nedeniyle kararnameyi ciddiye aldıklarını söylemişti. İkincil yaptırımlar, hâlihazırda ABD’nin yaptırım uyguladığı taraflarla iş yapan yabancı kişiler ve şirketleri kapsıyor.
Adeyemo, “(Kararnameden) kısa bir süre sonra, CEO’lardan başlayarak aşağı doğru olmak üzere dolara erişimimizi korumak için ne yapabiliriz diye sormak için bizden toplantı talep etmeye başladılar” demişti.
Adeyemo, “Bunlar kendilerine odaklanıldığını bilen ve doğru tarafta yer aldıklarından emin olmak isteyen büyük bankalardı. Çünkü onlar için günün sonunda Rusya ile bir miktar iş yapıyor olsalar bile bu ABD ile yaptıkları ya da dolarla yaptıkları işlerin yanında cılız kalıyor” demişti.
ABD, yabancı finans kuruluşlarına yönelik kararnameyi şu ana kadar uygulamadı.
ÖDEMELERDE SORUN YAŞANIYOR
Reuters’da geçen hafta yer alan ve konu ile ilgili bilgi sahibi olan yedi kaynağa dayandırılan bir haberde, ABD’nin Rusya ile çalışan finansal kuruluşlara yaptırım uygulama tehdidiyle Türkiye ve Rusya arasındaki ticaretin finansmanının aksadığı, hem Rusya’dan alınan petrol ödemelerinin hem de Rusya’ya giden pek çok ürünün ödemelerinin tahsilatında zorluklar yaşandığı ifade edilmişti.
Kaynaklar, kararnamenin özellikle enerji sektörünü hedef almasa da Türkiye’nin Rus ham petrolü için ödemelerini ve Türkiye’nin Rusya’ya ihraç ettiği ürünler için Rusya’nın ödemelerini karmaşık hâle getirdiğini söylemişlerdi.
ABD’li üst düzeydeki yetkililer Türkiye, BAE ve diğer ülkeleri ziyaret ederek, ABD’nin yaptırım uyguladığı kurumlarla iş yapmaları durumunda G7 ülkelerinin piyasalarına erişimlerini kaybedebilecekleri uyarısında bulunmuşlardı.
Başkanlık kararnamesinde, yalnızca ABD’nin yaptırımlarına maruz kalan ya da Rusya’nın askeri sanayi üssü ile bağlantılı olan şirketlerle bilinçli olarak çalışan şirketleri kapsayan bir eşik bulunmaması nedeniyle şirketler, yaptırım uygulanan şirketlerle farkında olmadan iş yapsalar dahi ABD’nin mali sisteminden çıkarılma riski ile karşı karşıya kaldılar.
]]>