Firma – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 24 May 2024 21:18:41 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yapay zeka sayesinde milyarder oldular https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-sayesinde-milyarder-oldular/ https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-sayesinde-milyarder-oldular/#respond Fri, 24 May 2024 21:18:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7633 ChatGPT öncülüğünde tüm dünyayı kasıp yapay zeka çılgınlığı teknoloji firmalarının hisse senetlerini yükseltirken Forbes’un ‘Dünya Milyarderler Listesi’ne bir çok yeni yapay zeka milyarderi girdi.

Yapay zeka sayesinde servetini en çok artıran isim Nvidia’nın kurucu ortağı ve CEO’su Jensen Huang oldu. Nvidia’nın hisse senedi fiyatı geçtiğimiz yıl yaklaşık yüzde 300 artarken Huang da ilk kez dünyanın en zengin 20 kişisi arasına girdi. 

Diğer şirketler de bu yükselişten nasibini aldı. Yapay zeka uygulamalarını yöneten sunucular üreten Super Micro Computer’ın hisseleri Nvidia’dan bile daha iyi bir performans göstererdi ve geçen yıl S&P 500’deki tüm şirketlerden 10 kat fazla arttı. Şirketin kurucuları Charles Liang ve Sara Liu da ‘Dünya Milyarderler Listesi’ne girdi.

Yarı iletken firması Advanced Micro Devices’ın CEO’su Lisa Su da şirketin hisse fiyatındaki yüzde 120’lik artış sayesinde bu yıl yeni milyarderler arasına girdi. Büyük ölçüde yapay zekaya dayanan bir siber güvenlik şirketi olan Cloudflare hisseleri de yüzde 86 arttı. Bu şirketin ortakları da milyarder listelerine adını yazdırdı.

İşte yapay zeka işiyle bağlantılı sekiz yeni milyarder:

CHARLES LİANG

Net Servet: 6,1 Milyar dolar, Servet Kaynağı: Bilgisayar donanımı, Ülke: ABD

Liang, 1993 yılında Amerikan bilgi teknolojisi şirketi Super Micro Computer’ın kurucu ortağı oldu.

Sunucuları ve depolama sistemleri şu anda yapay zeka ve bulut bilişim firmaları arasında talep gören şirketin gelirleri 2023’te 7 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı.

Şirket hisseleri son 12 ayda yüzde 100’den fazla artış göstererek Nvidia, Intel ve AMD gibi çip üreticilerini geride bıraktı.

Liang’ın eşi Sara Liu da Super Micro’da kıdemli başkan yardımcısı ve aynı zamanda yeni bir milyarder.

KWAK DONG SHİN

Net Servet: 2,9 Milyar dolar, Servet Kaynağı: Yarı İletkenler, Ülke: Güney Kore

Shin, babasının 1980 yılında kurduğu Hanmi Semiconductor’ı yönetiyor.

Hanmi, çip üretiminin son aşamalarından biri olan ‘yarı iletken paketleme’de kullanılan ekipmanları üretiyor. 

Şirketin en önemli müşterileri ise Samsung ve SK Hynix. Yapay zeka çılgınlığı sayesinde şirketin işleri hızla büyürken firmanın hisseleri geçtiğimiz yıl yüzde 560’tan fazla artış gösterdi.

SHUNSAKU SAGAMİ

Net Servet: 1,9 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Birleşme komisyonculuğu, Ülke: Japonya

Sagami’nin sahibi olduğu 33 yıllık bir şirket olan M&A (Şirket Birleşmesi) Araştırma Enstitüsü, küçük ve orta ölçekli işletmelerin satıcıları için aracılık yapıyor.

Genellikle mirasla boğuşan veya şirketleri nakde çevirmek isteyen yaşlı insanlara ait olan kuruluşlara potansiyel alıcılar bulmak için yapay zeka kullanan firma 2022 yılında Tokyo’da borsaya kote olmuştu.

BRETT ADCOCK

Net Servet: 1,4 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Robotlar, Ülke: ABD

Adcock’un 2022 yılında kurduğu Figure, yapay zeka destekli insansı robotları hayata geçirmek ve işgücüne dahil etmek için çalışıyor.

Şirket şubat ayında Jeff Bezos, Microsoft, Nvidia ve OpenAI gibi büyük yatırımcılardan 2,6 milyar dolar değerleme ile 675 milyon dolar topladı.

37 yaşındaki Adcock, şirketin yüzde 50’sine sahip.

LISA SU

Net Servet: 1,3 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Yarı İletkenler, Ülke: ABD

Advanced Micro Devices’ın hisseleri, Su’nun zor durumdaki yarı iletken firmasını yapay zekanın gözdesi haline getirmesinden bu yana 60 kattan fazla arttı.

Bir matematikçi ve muhasebecinin kızı olan Su, Tayvan’da doğdu ve ailesi ile 3 yaşında New York’a göç etti. MIT’de elektrik mühendisliği okuyan Su şimdi dünyanın önemli teknoloji girişimcilerinden birisi…

MICHELLE ZATLYN

Net Servet: 1,2 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Siber Güvenlik, Ülke: Kanada

Daha önce Google ve Toshiba’da çalışan Kanada doğumlu Zatlyn, Montreal McGill Üniversitesi’nde kimya okudu ve 2009 yılında Cloudflare’i Harvard Business School’dan sınıf arkadaşı Matthew Prince ile birlikte kurdu. 

Cloudflare, müşterilerini korumak ve siber saldırıları engellemek için yapay zekadan yararlanıyor. San Francisco merkezli firma ayrıca geliştiricilerin kendi yapay zeka modellerini oluşturmaları için bulut alanı da sağlıyor.

Zatlyn, geçen yıldan bu yana yüzde 65 artış gösteren şirket hisselerinin yaklaşık yüzde 2’sine sahip.

SAM ALTMAN

Net Servet: 1 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Yatırımlar, Ülke: ABD

OpenAI CEO’su Sam Altman, 2022’de ChatGPT’yi piyasaya sürerek yapay zeka patlamasını başlatması ile tanınıyor. Ancak ünlü CEO 80 milyar dolardan fazla değere sahip olduğu tahmin edilen firmada herhangi bir hisseye sahip değil.

Geçtiğimiz kasım ayında OpenAI yönetim kurulu tarafından kovulan ve yeniden işe alınan 38 yaşındaki CEO, servetini 2014-2019 yılları arasında yaptığı çeşitli startup yatırımlarına borçlu.

HARVEY JONES

Net Servet: 1 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Nvidia, Ülke: ABD

Uzun süredir teknoloji yatırımcısı olan Harvey Jones, Nvidia’nın kurucu yönetim kurulu üyesi ve bu şirketin hisselerinin yüzde 0,03’üne sahip.

Nvidia hisselerinde yaşanan yapay zeka destekli yüzde 300’lük patlama ise Jones’un sahip olduğu hisseler sayesinde onu milyarderler listesine sokmayı başardı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-sayesinde-milyarder-oldular/feed/ 0
Kök hücre kiti dolandırıcılığında istenen cezalar belli oldu https://www.foxhaber.com.tr/kok-hucre-kiti-dolandiriciliginda-istenen-cezalar-belli-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/kok-hucre-kiti-dolandiriciliginda-istenen-cezalar-belli-oldu/#respond Mon, 20 May 2024 21:18:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7506 Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, dönemin ÇOMÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yener E. ve Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tolgahan K. ile medikal firması sahibi Ömer Ç, çalışanlar Bilgecan T. ve Yunus Can İ. hakkındaki iddialara yer verildi. 

İddianamede, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde faaliyet gösteren ve sağlık kurumlarına medikal malzeme temin eden şirketin 2020’de Ömer Ç. tarafından kurulduğu, soruşturmaya konu olay dışında hiçbir sağlık kuruluşuna kök hücre kiti temin etmediği belirtildi. 
Kök hücre kitinin fiyatının başından beri 200 lira olduğu, firma sahibi ve çalışanların bunu bilmelerine rağmen haksız menfaat temin etmek amacıyla 2 öğretim üyesiyle fiyatları tekrar belirledikleri, rakamların fatura bedelinin çok üzerinde olması nedeniyle şirket kayıtlarından gizlendiğinin tespit edildiği anlatılan iddianamede, ödemelerin genellikle elden alındığı, bunu kabul etmeyenlerin firma yetkilisi ve çalışanlarının hesap numaralarına göndermesinin istendiği bildirildi.

FATURA YA DA HERHANGİ BİR BELGE VERİLMEMİŞ

İddianamede, alınan paraların karşılığında mağdurlara makbuz, fatura veya herhangi bir belge verilmediği, Hüseyin Yener E’nin kök hücre tedavisini hasta kayıtlarından gizlediğinin anlaşıldığı kaydedildi.

Ömer Ç’nin iddianamedeki ifadesinde, 2015’ten bu yana tanıştıkları Tolgahan K’nin talebi üzerine 2021’in sonundan itibaren kit temin etmeye başladığını, 200 liralık kitleri 4 bin lira karşılığında teslim ettiği, kısa süre sonra Tolgahan K’nin kendisine “Bundan sonra benim hastalarıma kök hücre tedavi fiyatını ben belirleyeceğim. Sen kendi satış bedelin olan 4 bin lirayı aldıktan sonra arta kalan miktar kaç lira ise elden bana teslim edeceksin.” diyerek yaptığı teklifi kabul ettiğini söylediği aktarıldı.

Belirledikleri oranlar üzerinden çalışmaya devam eden ikilinin telefon görüşmelerini WhatsApp üzerinden sesli arama yöntemiyle gerçekleştirdikleri, aralarında kurdukları haksız menfaate ilişkin ağın deşifre olmaması için tedbirli davranarak gizliliğe önem verdikleri, Tolgahan K’nin istediği kitlerin ameliyat günlerinde Ömer Ç. ve çalışanları Bilgecan T. ile Yunus Can İ. tarafından hastaneye ulaştırıldığı, kit bedellerinin ameliyat edilecek hastalar ve hasta yakınlarından firma sahibi ve çalışanlar tarafından alındığı, toplanan paraların önceden belirlenen pay oranlarında Tolgahan K’ye hastane odasında elden teslim edildiği bilgisi iddianamede yer aldı.

“PARANIN 4’TE 3’Ü KENDİSİNE ELDEN VERİLDİ”

Ocak 2023 itibarıyla Tolgahan K’nin yönlendirmesiyle ÇOMÜ Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümünde Öğretim Üyesi olan Hüseyin Yener E’nin, Ömer Ç. ile kök hücre kitinin temini konusunda görüştüğü, Hüseyin Yener E’nin Ömer Ç’den yapacağı ameliyatlar için önceden belirleyeceği fiyat üzerinden hasta veya hasta yakınlarından kök hücre kit bedelinin tahsil edilerek alınan paranın 4’te 3’ünün kendisine elden verilmesini istediği, Ömer Ç’nin Hüseyin Yener E’nin teklifini de kabul ederek onunla bu şekilde çalışmaya başladığı anlatılan iddianamede, şu ifadeler kullanıldı:

“Hüseyin Yener E’nin Tolgahan K’den farklı olarak kök hücre uygulayacağı hastalarına, firma sahibi Ömer Ç’nin adı, iletişim numarası ve kaç adet kök hücre uygulanacağının yazılı olduğu şifreli küçük not kağıdıyla iletişim kurduğu, Hüseyin Yener E’nin önceden belirlediği bir doz kök hücre uygulama fiyatının medikal firma yetkilisi Ömer Ç. veya firma çalışanları Bilgecan T. veya Yunus Can İ. tarafından hasta veya hasta yakınlarına telefon yoluyla iletildiği, belirlenen bedelin firma çalışanları tarafından hasta veya hasta yakınlarından ameliyat öncesi elden veya hesapları üzerinden tahsil edilerek, alınan paranın 4’te 3’ünün hastane odasında Hüseyin Yener E’ye elden verildiği, böylece ÇOMÜ Hastanesinde Hüseyin Yener E. ve Ömer Ç’nin haksız menfaat teminine ilişkin kurduğu sistemin bu şekilde işlemeye başladığı ve yürütüldüğü anlaşılmıştır.”

Hüseyin Yener E. ve Tolgahan K’nin hastalarına asıl ameliyatın yapılamayacağı algısı oluşturarak, mağdurlara “kök hücre tedavisinin adeta mucizevi bir tedavi yöntemi” gibi sunulduğu, korku ve endişeye sevk edildiklerinin anlaşıldığı vurgulanan iddianamede, hasta ve hasta yakınlarının Ömer Ç’ye yönlendirildiği bilgisi verildi.

“ORGANİZE BİR SUÇ”

İddianamede 5 sanığın piyasa değeri 200 lira olan kitleri 20 bin ila 100 bin liradan sattıkları, elde edilen haksız menfaatin bölüşülmesine yönelik ağ kurdukları, mağdurların hastalığı nedeniyle başkalarına güven duymaya ve sığınmaya en fazla ihtiyaç duydukları anda içinde bulundukları zor şartlar ve çaresizliklerinden yararlanarak kök hücre kit bedeli üzerinden haksız menfaat sağladıkları belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Olayın akış örgüsü ve birbirini takip eden eylem yoğunluğundan anlaşılacağı üzere farklı tarihlerde, farklı mağdurlara yönelik kamu hastanesi statüsüne sahip ÇOMÜ Hastanesinde sistem ve organize bir şekilde haksız menfaat teminine yönelik devamlı suç işledikleri, milyonlarca lirayı bulan haksız menfaatin bir hakmış gibi kabul edilerek normalleştirildiği, geçim vasıtası yapılarak sürekli ve kalıcı hale getirildiği, böylece kamu hastanelerinden sağlık hizmeti alan vatandaşların millet olma bilinci ve devlete olan sadakat ve güven duygularının en ağır şekilde zedelendiği ve kamu güvenirliğinin derinden sarsıldığı anlaşılmıştır.” 
İddianamede, Ömer Ç, Bilgecan T. ve Yunus Can İ’nin “nitelikli dolandırıcılık” ve “icbar suretiyle irtikaba yardım”, Hüseyin Yener E. ve Tolgahan K’nin ise “zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap” suçundan 20’şer yıla kadar hapsi istendi. Ayrıca sanık 2 öğretim üyesi hakkında ÇOMÜ Rektörlüğünce soruşturma yürütülüyor.

Haklarında dava açılan sanıkların yargılanmalarına mayısta Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesinde başlanacak. 

OPERASYONUN GEÇMİŞİ

Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, mağdurların şikayeti üzerine Çorlu’da faaliyet gösteren bir medikal firmasının sahibi ve çalışanları takibe alınmıştı. 

Takip sonucu, dönemin ÇOMÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yener E. ile aynı bölümde görevli Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tolgahan K’nin 60 hastaya kök hücre tedavisi uyguladığı belirlenmişti. 
Kök hücre tedavisinde kullanılan kitlerin firma tarafından piyasadan 200 liraya temin edilip, hastalara 20 bin ile 100 bin lira arasında değişen fiyatlardan satıldığının tespit edilmesi üzerine Çanakkale Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince şubatta operasyon düzenlenmişti. Gözaltına alınan Hüseyin Yener E. ve Tolgahan K. ile medikal firması sahibi Ömer Ç, çalışanlar Bilgecan T. ve Yunus Can İ. tutuklanmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kok-hucre-kiti-dolandiriciliginda-istenen-cezalar-belli-oldu/feed/ 0
‘Rüşvet ve ihaleye fesat’tan ceza almıştı 4. kez aday gösterildi https://www.foxhaber.com.tr/rusvet-ve-ihaleye-fesattan-ceza-almisti-4-kez-aday-gosterildi/ https://www.foxhaber.com.tr/rusvet-ve-ihaleye-fesattan-ceza-almisti-4-kez-aday-gosterildi/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:33:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5800 Şırnak’ın Goyi aşiretine mensup Hilal Beldesinin AKP’li belediye başkanı ve korucu başı Cevher Benek 2009 yılından bu yana beldede 3 dönüm belediye başkanlığı görevini sürdürüyor. Benek 31 Mart seçimlerinde 4. kez AKP’nin Hilal beldesindeki belediye başkan adayı gösterildi.

Belediye başkanlığı yaptığı dönemde, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, rüşvet almak, ihalelere fesat karıştırmak, resmi belgede sahtecilik suçlarından hakkında dava açılan Cevher Benek ile Uludere belediye başkanı Sait Ürek, bir önceki dönem Şenoba beldesi belediye başkanı Sabri Babat, belediye çalışanları ve şirket kurup ihalelere katılarak haksız menfaat temin eden bazı mahalle muhtarlarının da aralarında bulunduğu 32 sanık Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı.

REKABETİ ENGELLİP RÜŞVET ALDILAR

Cevher Benek ile Uludere Belediye Başkanı Sait Ürek, Şenoba Belediye Başkanı Sabri Babat’ın, bilirkişi raporlarına göre, Uludere İlçesi ile Hilal ve Şenoba belde belediyelerinin kanalizasyon işleri ile yol, duvar ve sulama kanalları yapım işleriyle ilgili açılan ihalelere fesat karıştırıp usulsüzlük yaptıkları tespit edildi.

İHALELERİ ÖNCEDEN BELİRLENEN AYNI FİRMALARA VERDİ

Belediye Başkanı Sait Ürek’in, kardeşi Hüseyin Ürek ile birlikte şirket kurduğu, bu şirketler üzerinden belediyenin açtığı ihalelere girdikleri, aynı zamanda Mustafa ve Hasan Ürek adlı kardeşlerin kurduğu diğer şirketlerle birlikte hareket ederek rekabet ortamına gölge düşürüp engelledikleri belirlendi.

Cevher Benek’in ihaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerle ihale şartlarını ve fiyatı etkilemek için anlaşma yaptığı bu şekilde şeffaflık ilkesini çiğneyerek haksız kazanç ve yakınlarına menfaat temin ettiği ifade edildi.

Benek’in ihaleye katılma yeterliliği ve koşulları bulunmayan firmaların ihaleye katılmalarını sağlarken, diğer yandan ihaleye katılma kriterlerini taşıyan firmaların ihaleye katılmalarını engellediği, çok sayıda değişik firma olmasına rağmen Cevher Benek’in onayı ile tüm ihalelerinin, ihaleye katılma koşulları taşımayan aynı firmaya verilerek ihaleye fesat karıştırma suçunu işlediği bilirkişi raporlarına yansıdı.

FİYATI ETKİLEMEK İÇİN GİZLİ ANLAŞMA YAPMIŞLAR

Cevher Benek ve belediyedeki görevlilerin aralarında işbirliği yaparak ihaleye katılmak isteyenlerin ve özelliklede fiyatı etkilemek için açık ve gizli anlaşma yaparak haksız menfaat temin ettikleri kaydedildi.

Yasaya göre, iş deneyimi belgesi sunması zorunlu kılınan bazı ihalelerin, bu kriterleri taşımayan firmalara verilerek karşılığında rüşvet alındığı, teklif mektubu sunmadığı halde maddi menfaat karşılığında bu firmalara ihalelerinin verildiği ifade edildi.

İhalelerle ilgili 3 kişilik komisyon imzası olması gerekirken iki kişiyle imza altına alınan ihale evraklarından birinin Cevher Benek’in yakın akrabası Emin Benek’in imzasını taşıdığı ve yaklaşık maliyet çıkarılmadan ihalenin önceden gizli anlaşma yapılan firmaya peşkeş çekildiği kaydedildi.

RÜŞVET ALDIĞI TEKNİK ARAÇLARLA TESPİT EDİLDİ

Cevher Benek’in ihale mevzuatına ve şartnamelere göre gizli kalması gereken bilgilerin ihaleye katılacak firmalara önceden ulaşmasını sağlayarak rekabeti engellediği bildirildi.

İnşaat malzemesi alım ihalesiyle ilgili 3 teklif mektubu alındığı, bu 3 teklifin de yazılarının birbirlerine çok benzediği, adres bilgilerinin aynı olduğu, aynı kişiler tarafından birden fazla kurulan şirketle ihalelerin kendilerinde kalmasını sağladıkları ve bu şekilde haksız menfaat temin ettikleri kaydedildi.

Cevher Benek’in ihaleyi verdiği firmadan rüşvet aldığı ve karşılığında Çevre Bakanlığı nezdinde işlemleri takip ettiği şeklinde bilgi verdiği telefon dinleme kayıtlarında yer aldı.

ODADA DESTELERLE PARA SAYARKEN GÖRÜNTÜLENDİLER

Sanıklardan İrfan Kaçan’ın Cevher Benek’e rüşvet verdiği, karşılığında hak ediş ödemesini süresinden önce Benek’in imzalamasıyla aldığına dikkat çekildi. Sanıkların kendi aralarında kısık sesle konuştukları, ortam dinlemesine karşı önlem aldıkları, teknik araçlarla yapılan izlemelerde belediye içerisindeki odalarda desteler halinde para sayımı yaparak elden alış-veriş yaptıkları belirlendi.

Cevher Benek’in ihaleyi almak isteyen firma sahiplerinden aldığı rüşvet karşılığında ihaleyi bahse konu firmalara verip, tüm yeterlilikleri bulunan diğer rakip firmaların ihaleye katılmalarına engel olduğu kaydedildi.

Firmaların rüşveti Hilal Belediyesinin ihale komisyon başkanlığını yapan Emin Benek’e de verdikleri, sanıkların kendi aralarında Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunarak yeni ihale açılması ve ödenek alınmasıyla ilgili anlaştıkları, bu ihalelerin de önceden belirlenen firmalara rüşvet karşılığı verilmesi için Cevher Benek ile ihale komisyon başkanı Emin Benek’in firma sahipleriyle anlaştıkları bildirildi.

SAYIŞTAY DENETÇİLERİ BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLADI

Tüm rüşvet ve ihale usulsüzlükleri mahkemenin görevlendirdiği emekli Sayıştay denetçileri tarafından tek tek tespit edilerek oluşan kamu zararı rapor halinde mahkemeye sunuldu. Sanıkların kendi aralarında kurdukları rüşvet çarkı ve tüm usulsüz işlemler teknik araçlarla telefon ve ortam dinmelerine ve fiziki takip tutanaklarına da yansıyarak dosyaya delil olarak eklendi.

MAHKEME GÖREVDEN ALINMASI İÇİN İHBARDA BULUNDU AMA

Mahkeme sanıklardan Cevher Benek’i ihaleye fesat karıştırmak ve rüşvet almak suçlarından 7 yıl 9 ay, Uludere belediye başkanı Sait Ürek’i ihaleye fesat karıştırmaktan 3 yıl 1 ay 15 gün, önceki dönem Şenoba belediye başkanı Sabri Babat 4 yıl 5 ay 10 gün, diğer belediye çalışanları ile şirket kurup ihalelere katılan mahalle muhtarı ve firma sahipleri de çeşitli hapis cezalarına çarptırdı.

Mahkeme, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin oluşan kamu zararı nedeniyle Cevher Benek ile Sait Ürek’in görevden alınması için kararın bir örneğini de İçişleri Bakanlığına gönderip ihbarda bulundu.

İki belediye başkanı Süleyman Soylu’nun bakanlığı döneminde görevden alınmadıkları gibi Cevher Benek Ankara’ya giderek Bakanlıkta Süleyman Soylu ile birlikte fotoğraf paylaştı.

Bölge İstinaf Mahkemesi, eksik soruşturma yürütüldüğü gerekçesiyle kararı bozdu. Cevher Benek hakkındaki mahkûmiyet kararına rağmen 4. kez AKP’den belediye başkan adayı gösterildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/rusvet-ve-ihaleye-fesattan-ceza-almisti-4-kez-aday-gosterildi/feed/ 0
AKP’li Bağlar Belediyesinde usulsüzlüklerin ardı arkası kesilmiyor https://www.foxhaber.com.tr/akpli-baglar-belediyesinde-usulsuzluklerin-ardi-arkasi-kesilmiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/akpli-baglar-belediyesinde-usulsuzluklerin-ardi-arkasi-kesilmiyor/#respond Thu, 21 Mar 2024 09:03:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4960 Diyarbakır’ın AKP’li Bağlar Belediyesindeki rüşvet çarkı ve usulsüz gayrı resmi yürütülen işlemlere bir yenisi daha eklendi. Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun oluruyla Fen İşleri Müdürlüğünce 2019-460348 kayıt numarasıyla 20 Eylül 2019 günü davetiye usulüyle ihaleye çıkıldı. Ancak ihalenin teknik şartnamesi ihaleye alacak firmaların kriterlerine göre adrese teslim bir şekilde hazırlandı. İhaleye İstanbul ve Ankara merkezli Atlas, Tümpa, Berka ve Bilginay adlı 4 firmalar katıldı. 3 yıllık yapılan ihaleyi 5 yıl öncenin fiyatıyla 88 milyon 760 bin lira bedelle Berka adlı şirket aldı.

SORUŞTURMA YERİNE İHBAR KAYDI OLUŞTURULDU

Usulsüz adrese teslim bir şekilde sadece 4 firmadan teklif alınarak çıkılan ihaleyle ilgili Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı avukatları ise Kamu İhale Kanunu’na aykırı hareket edildiği, bu işi Diyarbakır’da yapan odalarına üye onlarca profesyonel firma olduğu gerekçesiyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Bürosu savcılığı ise suç duyurusunu soruşturmaya değil, ihbar evrakı olarak kayda aldı. Ardından da Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılarak asfalt ihalesiyle ilgili tüm evrakların birer onaylı suretinin acil-ivedi ve elden takipli olarak gönderilmesini istedi.

4 FİRMANIN DA BAĞLANTILI OLDUĞU BELİRLENDİ

Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun evrakları bir süre göndermeyip direnmesi üzerine soruşturmayı yürüten savcılık evrakların gönderilmediği taktirde mevcutlu olarak gözaltı yapılması talimatını verince tüm evraklar polise teslim edildi. Öncelikle davetiye usulüyle ihaleye katılan 4 firmayla ilgili Bankalar Birliğine yazı yazılarak bu şirketlerin birbiriyle bağlantılı olup olmadıkları soruldu. Gelen cevapta, 4 firmanın da birbirlerine kefil olan grup firma oldukları bildirildi.

Ticaret ve Sanayi Odası fiyat tespitinde de bulunulması için hukuk mahkemeleri nezdinde asfalt ihalesinin gerçek rakamının belirlenebilmesi için fiyat ve maliyet keşfi tespiti yapılması talebinde bulundu. Yapılan fiyat keşfi ve bilirkişi incelemesinde gerçek rakamın 3/1 fiyat olduğu bildirildi. 88 milyon 760 bin lira bedelle verilen ihalenin gerçek değerinin yaklaşık 30 milyon lira olduğu belirlendi.

MÜFETTİŞLER ADLİ SORUŞTURMA SONUCUNU BEKLİYOR

Kamunun zarara uğratıldığı asfalt ihalesiyle ilgili 2021 yılında ihbar kaydı üzerinden yürütülen incelemede Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 3 yılda soruşturmayı tamamlayamadı. Belediye Başkanının AKP’li olup halen görevde olması nedeniyle soruşturmada bugüne kadar bir arpa boyu yol alınamadı.

Fahiş rakamlarla adrese teslim yapılan ihaleyle haksız kazanç sağlanmasıyla ilgili iddiaların Diyarbakır’a gönderilen mülkiye müfettişlerinin de idari yönden yürüttükleri soruşturma dosyasına yansıdığı ve Başsavcılığın adli yönden soruşturmayı tamamlamasından sonra idari yönden de Mülkiye müfettişlerince soruşturma yürütüleceği bildirildi.

İMAMLIK YAPARKEN MALULEN EMEKLİ OLDU

İki eşli olan Hüseyin Beyoğlu’nun Diyanet’e bağlı imamlık yaparken Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinden akıl sağlığının yerinde olmadığına ilişkin rapor aldığı ve ardından malulen emekli olduğu öğrenildi.

Emekliliği elde ettikten sonra ikinci kez ayrı hastaneye giderek bu kez “Akıl sağlığının yerindedir” şeklinde rapor aldığı, ardından da Yalar olan soyadını Beyoğlu olarak değiştirdiği ve 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde de AKP’den Bağlar Belediye Başkan adayı olduğu bildirildi. Beyoğlu hakkında bir müteahhitten ruhsat ve kazı izni için rüşvet aldığı gerekçesiyle Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine icbar suretiyle irtikâp suçundan açılan davada da evine en yakın polis merkezine imza vermek koşuluyla adli kontrol kararı ve yurtdışına çıkış yasağı bulunuyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/akpli-baglar-belediyesinde-usulsuzluklerin-ardi-arkasi-kesilmiyor/feed/ 0
Tatil hayaliyle dolandırılmayın! Ödeme yaparken dikkat https://www.foxhaber.com.tr/tatil-hayaliyle-dolandirilmayin-odeme-yaparken-dikkat/ https://www.foxhaber.com.tr/tatil-hayaliyle-dolandirilmayin-odeme-yaparken-dikkat/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:30:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4112 Tatil planı yaparken sahte internet siteleri ve dolandırıcılar her geçen gün artıyor…

Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Levent Küçük, yaptığı değerlendirmede, vatandaşların son yıllarda tatil rezervasyonu yaptırırken sahte internet siteleri nedeniyle yaşadıkları mağduriyete işaret etti.

Tüketicilerin tatil rezervasyonlarında özellikle kurumsal firmaları tercih etmesi gerektiğini belirten Küçük, “Arama motorlarından turizm firmalarını seçerek rezervasyon yapan tüketicilerimiz çok dikkatli olmalı, çünkü dolandırıcılar internet üzerinden çok fazla sahte ilan veriyor.” dedi.

Küçük, internet sitelerini taklit ederek dolandırıcılık amacıyla hareket eden kişi ve firma sayısındaki artışa dikkati çekerek, “Tüketicilerin arama motorunda karşılarına çıkan ilk firmayı değil, iyi araştırdıkları firmayı seçmeleri gerekiyor.” ifadesini kullandı. Dolandırıcılara parasını kaptıran ve bu nedenle tatile gidemeyen çok sayıda tüketiciyle karşılaştıklarına işaret eden Küçük, dolandırıcıların hemen EFT veya havale yoluyla vatandaşların ödemeyi yapmasını istediklerini söyledi.

Özellikle firma hakkında yapılan yorumların da tüketiciler açısından önem taşıdığını bildiren Küçük, “Kurumsal firmalara, kredi kartlarıyla ve bankacılık sistemi üzerinden ödeme yapabilirler. Bungalov ev turizmi, ülkemizde yavaş yavaş ağırlık kazanmaya başladı. Burada da genelde bireysel işletmeciler ön planda. O işletmeleri, tesisi gezip verdikleri hizmetten emin olduktan sonra tercih etmekte yarar var.” diye konuştu.

Küçük, tüketicilerin, bungalov, otel veya turizm hizmeti veren kurumlarda yaşadıkları sorunları mutlaka yetkili mercilere bildirmesi tavsiyesinde bulunarak, “Vatandaşlar, rezervasyon sonrası karşılaştıkları olumsuz hizmetleri fotoğraf yoluyla belgeleyip tüketici hakem heyetlerine, kültür ve turizm il müdürlüklerine ve TÜRSAB’a şikayet edebilir. Eğer bir dolandırıcılık olayıyla karşı karşıya kalırlarsa, emniyet güçlerine ve cumhuriyet savcılıklarına da şikayette bulunabilirler.” ifadelerini kullandı.

VATANDAŞA GÜVENLİ BUNGALOVU SORGULAMA İMKANI

Sapanca Villa ve Bungalov İşletmecileri Derneği (SAVİBU) Başkanı Ali Safa Alaçam da bungalov tipi evleri kiralama konusunda vatandaşların sık sık mağduriyet yaşadığına dikkati çekerek, “Vatandaşların, özellikle Sapanca bölgesinde villa veya bungalov kiralarken resmi belgeli seyahat acenteleri üzerinden rezervasyon yapmaları önem taşıyor.” uyarısı yaptı.

Dernek olarak vatandaşlara Sapanca’da bulunan villa veya bungalovun güvenilir olup olmadığını sorgulayabilme hizmeti sunduklarını dile getiren Alaçam, bu sayede yaşanabilecek dolandırıcılık vakalarını sıfıra indirmeyi hedeflediklerini söyledi. Alaçam, kurdukları ücretsiz teyit sistemiyle 2 yılda yaklaşık 250 bin sorgulama yapıldığını ve 200 binden fazla suç girişiminin engellendiğini aktardı.

Farklı bölgelerde kiralama yapacak vatandaşlara da tavsiyede bulunan Alaçam, şunları kaydetti:

-Tüketicilerin, kiralanacak bungalovun sahibini görüntülü arayarak evi görmesi, seyahat acentesi üzerinden kiralama yapılması durumunda ise sadece şirkete ait hesaba ödeme yapması ve açıklamaya ‘rezervasyon bedeli’ yazması önem taşıyor. Özellikle sosyal medyada gerçek ev görselleri ve videoları kullanılarak açılan sahte hesaplarla vatandaş kandırılıyor. Genelde konaklama ve kahvaltı hizmeti olmasına karşın dolandırıcılar ilanı cazip hale getirmek için ‘sabah, öğle ve akşam yemeği, göl turu’ gibi fiyata dahil olmayan hizmetleri uygun fiyata sunuyormuş gibi algı oluşturuyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tatil-hayaliyle-dolandirilmayin-odeme-yaparken-dikkat/feed/ 0
Gökhan Günaydın: Kapasite artırımlarının sonrasında orada o felaket meydana gelmiştir https://www.foxhaber.com.tr/gokhan-gunaydin-kapasite-artirimlarinin-sonrasinda-orada-o-felaket-meydana-gelmistir/ https://www.foxhaber.com.tr/gokhan-gunaydin-kapasite-artirimlarinin-sonrasinda-orada-o-felaket-meydana-gelmistir/#respond Thu, 15 Feb 2024 09:06:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3414 CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, bugün TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Günaydın, şunları söyledi:

* “Erzincan’da, İliç’te Anagold firması tarafından işletilen altın madeninde meydana gelen maden kazasından daha çok aslında bir madencilik cinayeti sonrasında, 9 işçi kardeşimin liç yığınları altında kalmasından çok büyük üzüntü duyuyoruz. Bütün ümidimiz onlarladır ki bir an evvel kendilerine ulaşılsın ve yine diliyoruz ki nefes alırken ve sağlıkla yaşama döndürülsünler, ailelerine, evlerine dönebilsinler. Bu facia, çok yönlü bir araştırmayı gerektiriyor. Çünkü göz göre göre gelen, tüm ikazlara rağmen, bu ikazlara aldırmaksızın yapılan faaliyetler sonrasında tablo bu noktaya geldi.

* Daha ilginç olan bir şey var ki TBMM’de bugün 2/1959 sayılı, madenciliği daha da liberalize eden, kamu yararından uzaklaştıran, çok daha fazla şirket karına odaklatan bir düzenleme TBMM gündemine gelecekti. Ancak bugün itibarıyla bunun görüşmelerini geri çektiler ve başlamamaya karar verdiler. Bugün Sağlık Bakanlı ile ilgili bir teklif görüşülecek. Çarşamba-perşembe görüşülecek, haftaya bu gelecek mi?

“LİBERAL DÜZENLEMEYİ BİR KERE DAHA GETİRMEYİ DENEYECEKLER”

* Yapacaklarını söyleyeceğim: Kamuoyunun hissiyatı, duyarlılığı azalınca madencilikle ilgili bu liberal düzenlemeyi bir kere daha getirmeyi deneyecekler. O halde soruyu şöyle soralım mı? Mesele duyarlılığın arttığı zamanlarda dikkatli olma meselesi midir yoksa Türkiye’nin taşını, toprağını, ekosistemini, doğasını, insanını, işçisini koruma meselesi midir? Ben iktidarı bu alanda duyarlı olmaya çağırıyorum.

“SİYANÜRLE ALTIN MADENCİLİĞİ FAALİYETLERİNE SON VERDİLER”

* İliç’te meydana gelen altın madeni faciası neyle yapılan bir madencilikti? Siyanürle yapılan bir madencilikti. Bugün bize anlatabilirler, dünyanın her tarafında böyle yapılıyor. 20 yıl evvel bu böyleydi ama 2000 yılında Romanya’da meydana gelen bir siyanürün Tuna Nehri’ne karışması sonrasında neredeyse Sırbistan’ın, Macaristan’ın tatlı su kaynakları yok edildi. Yüzlerce ton su balığı yaşamını yitirdi ve bu, büyük bir çevre felaketine yol açtı. Bunun sonrasında 2000 yılında Çek Cumhuriyeti, 2002’de Almanya, 2009’da Macaristan siyanürle altın madenciliği faaliyetlerine son verdiler. 2010 yılından itibaren de AB, siyanürle altın madenciliğinin AB topraklarında yapılmamasına yönelik bir tavsiye kararı aldı ve yayınladı.

“TÜRKİYE’DE ÇED RAPORU DEMEK, ÇED FİRMASI SAHİPLERİNİ ZENGİN ETME DEMEK”

* Bizde değişen bir şey oldu mu? Olmadı. 2010 yılından beri bu maden faaliyetlerine devam ediyor. Bir Kanadalı firma ve onun yerli ortağı var. Anagold. 2010 yılından sonra kapasite genişlemesine yönelik talepleri oldu mu? 2014 ve 2021 yılında iki kez kapasite artırımı söz konusu oldu. Bu kapasite artırımları sonucunda, 687 hektarlık alanda yapılan altın madenciliği, bin 746 hektara yükseltildi. Bununla ilgili ÇED raporları var mı?

* Türkiye’de ÇED raporu demek, ÇED firması sahiplerini zengin etme demek. Çünkü Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilen ÇED raporlarının yüzde 99’u olumlu raporlar. Yani adeta dosyayı tamamlamak için kamu kaynaklarından ÇED firması sahipleri zengin ediliyor. Burayla ilgili verilen ÇED raporunda ne denmiş? ‘Toprak kayması riski genellikle kayalıkların çok çatlak olduğu, sıvılaşmaya hazır yüzeysel topraklar, killerin bulunduğu yerlerde daha yüksektir. Oysa çalışma alanı düşük miktarda yağış aldığından ve yüzeyde bitki örtüsü az masif kireç taşı ve mermer kütleleri bulunduğundan heyelan potansiyeli taşımamaktadır.’

“BU İŞTE BİR SORUMLULUĞU VAR MIDIR, YOK MUDUR”

* ÇED raporu diyor ki ‘TMMOB ve bazı çevreler buralarda toprak kayması olabilir. Liç yığınları kayabilir. Buradan siyanürler yeraltı sularına ve Fırat Nehri’ne karışabilir’ diyorsa da ‘Biz orada gözlem yaptık. Yağışlar azdır. Ayrıca bitki örtüsü de vardır. Dolayısıyla orada bir heyelan olmaz’ diyor. Oldu mu bir heyelan. Evet. Toplam 300 dekardan fazla alana 10 milyondan fazla metreküp liç yığını yığıldı. O halde bu ÇED raporunu yazan firmanın, o firmada bu rapora imza atanların bu işte bir sorumluluğu var mıdır, yok mudur? Yoksa bu rapordan aldıkları ve ceplerine koydukları paralar yanlarına kalmaya devam edecek midir? İlk sorum bu.

“9 İŞÇİ KARDEŞİMİZİN HESABINI MURAT KURUM VERMEYİ DÜŞÜNMEKTE Mİ?”

* TMMOB, bu raporların tamamının doğru, bilimsel olmadığını, bölgenin son derece tehlikeli olduğunu açıklamasına rağmen bu ÇED raporunu veren Murat Kurum, şu anda neden Erzincan İliç’te değil de İstanbul’da siyasi faaliyetlerine devam edebilmektedir? Bu rahatlığının sebebi nedir? Çünkü bu kapasite artırımlarının sonrasında orada o felaket meydana gelmiştir. 9 işçi kardeşimizin hesabını Murat Kurum vermeyi düşünmekte midir acaba? Bundan dolayı acaba uykusu kaçmakta mıdır?

“RANTA KURBAN EDİLDİĞİ BİR MEMLEKETİN EVLATLARIYIZ”

* Binali Yıldırım diyor ki ‘Bunlar birkaç kepçeyle alınabilecek şeyler değildir.’ Biz de biliyoruz, doğru. 10 milyon metreküp. Sonra, ‘Fırat’a gitmekte olan Sabırlı Deresi ile Fırat arasına menfez koyduk. Bir su karışması mümkün değildir.’ Membran koymuşlar. Membranlar bunları önleyecekmiş. Fırat’ın önüne menfez koydunuz. Peki 10 milyon metreküp liçli, siyanürlü topraktan sızan siyanürün toprak altı su kaynaklarına erişebilmesini nasıl engellemeyi düşünüyorsunuz? Eğer burada bu kapasite artırımları verilmeseydi orada 300 metreyi bulan dev gibi yığınlar yığılır mıydı ve onlar bir toprak kütlesi halinde değil de adeta bir sel gibi vadiye böyle akabilir miydi? Türkiye’nin doğasıyla, insanıyla hiç edildiği, ranta kurban edildiği bir memleketin evlatlarıyız.

“TÜRKİYE’NİN ALTINI DİĞERLERİ TARAFINDAN PAYLAŞILIYOR”

* AKP, altın madenciliği faaliyetiyle övünüyor. 2020’de 41 ton altın çıkartıldı. Şimdi de 30 tonlar civarında bir uygulamayla gidiliyor. Bu altın madenciliğinin bu memlekete bir kuruş faydası var mıdır? Benim memleketime gelecekler. Karadeniz’den Kaz Dağları’na, Erzincan’ın İliç’ine Bergama’sına, Uşak’ına kadar, Türkiye’nin her tarafını siyanürle liçleyecekler. Çıkartılan altının yüzde 98-99’unu götürecekler. Siyanürü, liçi ve doğa felaketi bize kalacak.

* Burada büyük bir rant ortaklığı vardır. Yabancı firmalar ve siyasetin durumuna göre onlara eşlik eden, geçen dönemin FETÖ’cü firmaları, bu dönemde onların yerine gelen iktidarın yandaşı firmalar, o yabancıların Türkiye’deki halkla ilişkiler faaliyetlerini, bürokrasideki izinlerini, siyasetle ilişkilerini düzenliyorlar. Rant hep beraber bölüşülüyor. Türkiye’nin altını diğerleri tarafından paylaşılıyor. Bize de bunun doğa felaketini çekmek kalıyor.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gokhan-gunaydin-kapasite-artirimlarinin-sonrasinda-orada-o-felaket-meydana-gelmistir/feed/ 0
Sivrice’de 4 yıl geçti, 900 konut hâlâ tamamlanamadı https://www.foxhaber.com.tr/sivricede-4-yil-gecti-900-konut-hala-tamamlanamadi/ https://www.foxhaber.com.tr/sivricede-4-yil-gecti-900-konut-hala-tamamlanamadi/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:27:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2816 Elazığ’da 2020 yılında Sivrice merkezli meydana gelen 6.8’lik deprem sonrasında ilçe kentsel dönüşüme sokuldu. TOKİ binalarının yanı sıra yapılan çalışmalarla ilgili birçok sıkıntının aradan 4 yıl geçmesine rağmen hâlâ çözülemediğini savunan CHP Sivrice İlçe Başkanı Erim Öztürk “Halen daha konteynerde oturan 8-10 ev var. İnsanlar zor durumda, 4 yıl bitmesine rağmen küçücük bir ilçeyi yapamayan AK Parti’nin bence utanması lazım” dedi.

Elazığ’da 2020 yılında meydana gelen 6,8’lik depremin üzerinden dört yıl geçmesine karşın depremin merkez üssü olan Sivrice’de depremin izleri halen silinemedi. CHP İlçe Başkanı Öztürk, ilçedeki konut sorunun devam ettiğini, tamamlanan evlerin ise eksikleri olmasına rağmen yetkililerin ilgilenmediğini söylerken merkez mahallede olan Hazar Mahallesi’nde ise konut çalışmalarına dahi başlanmadığını kaydetti.

“FİRMA YETKİLİLERİNE ULAŞILAMIYOR”

Erim Öztürk, şunları söyledi:

– 24 Ocak 2020 yılında merkez üssü Sivrice olan Elazığ’da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremin 4’üncü yılı bitti. 4 yıl boyunca Sivrice’de 1. Etap, 2. Etap’ta hem ağır hasarlılar hem de kentsel dönüşüm evleri yapılmaya başlandı. 1. Etap’ı Temmuz 2022’de teslim ettiler yapan firma ‘eksikleri tamamlayacağız’ dedi ama şu an firma yetkililerine kimse ulaşamıyor. Bizim ailemize 8 tane ev verdiler ama evlerimizde halen problemler var ama hangi firma yetkilisini arıyorsan ‘filanı ara’ diye bizi oyalıyorlar.

– Yeni yapılan 2. Etap’taki evler devam ediyor ama ilçe bir türlü düzelemedi, esnaf bitti yapılan dükkanların hepsi boş. Halen daha konteynerde oturan 8- 10 ev var. İnsanlar zor durumda 4 yıl bitmesine rağmen küçücük bir ilçeyi yapamayan AK Parti’nin bence utanması lazım. Sivrice tüm seçimlerde AK Parti’ye yüzde 70-80 destek vermiş bir ilçe yine geldi belediye seçimleri şu an belediye seçimlerinde AK Parti yine gelip bizden oy isteyecek.

“11 İLDEKİ YIKIMI NASIL YAPACAKLAR?”

İktidarın dört yılda 900 konutu ve 80 dükkanı yapamadığını belirten Öztürk, şöyle devam etti:

– İktidar, 6 Şubat’ta meydana gelen depremde 11 ildeki yıkımları nasıl yapacak ben merak ediyorum. Bu insanlar çadırda kaldı, konteynerde kaldı, ekmek bulamadılar, ısınmak için ısıtıcı bulamadılar ama netice müteahhitte kaçıp gitti. TOKİ konutları yapıldıktan sonra 2 yıl içinde bütün eksikleri müteahhit firmanın yapması lazım ama hiçbir eksiklik yapılmadı aradığımız halde ulaşamıyoruz. Firma yetkilileri cevap vermiyor, eski çalışanlar ‘biz çıktık’ diyor. AK Parti iktidarı buna sahip çıkmıyor.

“KÖY EVLERİNİN AHIRI YOK”

– Köylerde çadırlarda kalmayanlar olmasa bile çadırlarda hayvanlarını beslemek zorunda kalanlar var. Yapılan köy evlerinin ahırları yok, evler prefabrik. Bir Malatya ile Elazığ’ı ayrı tuttular Malatya’nın köylerinde yapılan evler değişik ahırı, deposu taş bina. Bizimkiler ise prefabrik ev. 1. Etap konutlarında problem kalmadı. Dükkanlarını alamayanlar var alıp da beğenmeyip geri verenler var çünkü bir kapalı çarşı yaptılar. Kapalı çarşı yapıldığı günden bu yana halen kapalı bir türlü açamadılar.

“İLÇEDE VATANDAŞ KALMADI”

– 3-5 kişi hak sahibi olduğu halde yerini alamadı, alanlar beğenmediler iade ettiler ama 2. Etap devam ediyor burası da bitmeden bir şey söyleyemiyoruz. Hazar Mahallesi’nde hiçbir şey yapılmadı, daha burada 3. Etap yapılacak dediler ama daha bir çivi bile çakılmadı ağır hasarlılar yıkıldı oturan vatandaş da kalmadı. Sivrice’nin 4’te 3’lük nüfusu Elazığ’a taşınmak zorunda kaldı. İlçe ekonomisi iktidarın yapmış olduğu yanlış politikalardan dolayı yanlış projelerden dolayı ilçede vatandaş da kalmadı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sivricede-4-yil-gecti-900-konut-hala-tamamlanamadi/feed/ 0
Türk Eczacıları Birliği’nden üç hastalık için ‘ilaç yokluğu’ uyarısı https://www.foxhaber.com.tr/turk-eczacilari-birliginden-uc-hastalik-icin-ilac-yoklugu-uyarisi/ https://www.foxhaber.com.tr/turk-eczacilari-birliginden-uc-hastalik-icin-ilac-yoklugu-uyarisi/#respond Mon, 29 Jan 2024 21:00:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2758 Türk Eczacıları Birliği, yabancı bir ilaç firmasının Türkiye’de satışa sunduğu epilepsi, alzheimer, migren hastalarının kullandığı ilaçların satışını durdurduğunu ve bu ilaçların bazılarının eşdeğerlerinin olmaması nedeniyle hastaların mağduriyet yaşayacağını bildirdi. Birlik açıklamasında; “Yerli ilaç sanayimizin tüm imkanlar kullanılarak desteklenmesi ve bu ilaçların ülkemizde bir an önce üretilerek ülke insanımızın hizmetine sunulması gerekmektedir. Türk Eczacıları Birliği olarak bu konuda gereken sorumluluğu alacağımızı belirtiyor, ilgili tedbirlerin acilen alınması konusunda yetkili kurumlara çağrıda bulunuyoruz” denildi.

“GÖZ DAMLALARINDA DA SORUN YAŞANACAK”

Türk Eczacıları Birliği (TEB), yabancı bir ilaç firmasının Türkiye’de satışa sunduğu bazı ilaçların satışını sonlandırdığını duyurması üzerine yazılı açıklama yaptı. Firmanın aldığı bu karar ile epilepsi, alzheimer, migren hastalarının kullandığı ilaçlar ile göz damlalarını içeren bazı ilaçların satışının durdurulduğunu ve bu ilaçların bazılarının eşdeğerlerinin de olmaması nedeniyle hastaların mağduriyet yaşayacağı ifade edildi.

TEB açıklamasında, bu sorunların önüne geçilebilmesi için yerli ilaç sanayisinin desteklenmesi ve bu ilaçların bir an önce üretilerek hizmete sunulması gerektiğine dikkat çekildi. Birliğin açıklamasında şöyle denildi:

– Ülkemizde faaliyet gösteren yabancı bir ilaç firması, dağıtım kanallarına gönderdiği bir yazıyla Türkiye pazarındaki satışa sunduğu bazı ilaçların satışını sonlandırdığını duyurmuş, firmanın İletişim ve Hasta İlişkileri Direktörlüğü tarafından da bir basın kuruluşuna ‘Mevcut ekonomik koşullara ve kur farklarına bağlı olarak ürünlerimizin bazı formlarının pazara sunumunu durdurmak zorunda kaldık’ açıklaması yapılmıştır. Söz konusu firma geçtiğimiz cumartesi günü yaptığı açıklamada şirketlerinin Türkiye’den çekildiği yönündeki haberlerin asılsız olduğunu ifade etmiştir. Açıklamada kamuoyunda haberlere esas olan bazı ilaçların satışının durdurulmasıyla ilgili farklı bir gelişmeden bahsedilmemiştir.

“FİRMA ÇEKİLMİYOR AMA İLAÇLAR BULUNAMAYACAK”

– Konunun özü, firmanın Türkiye pazarından kısmen ya da tamamen çekilip çekilmemesi değildir. Konunun esası, epilepsi, Alzheimer, migren hastalarının kullandığı ilaçlar ile göz damlalarını içeren bazı ilaçların satışının durdurulması ve bu ilaçların bazılarının eşdeğerlerinin de olmaması nedeniyle hastalarımızın yaşadığı mağduriyettir. Firma tarafından yapılan açıklamada bu konuya açıklık getirilmemiştir.

– Bölge Eczacı Odalarımızın ve eczacılarımızın, ilaca erişimde sıkıntılar yaşanan bu dönemde hastalarımızı ve kamuoyunu ilaç eczacılık faaliyetleri hakkında şeffaf bir şekilde bilgilendirmesi mesleki zorunluluğudur. Firma yaptığı açıklamada ayrıca uzun süredir bu ülke insanına hizmet verdiğini dile getirmiştir. Verdikleri hizmetler nedeniyle kendilerine teşekkür etmekle birlikte, vatandaşlarımızın da ülkemizin de bu hizmetleri karşılıksız bırakmadığını, bedeli ne ise ödediğini belirtmemiz gerekir.

“YERLİ İLAÇ SANAYİ DESTEKLENMELİ”

– Hastalarımızın yaşayacağı bu tür mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için yerli ilaç sanayimizin tüm imkanlar kullanılarak desteklenmesi ve bu ilaçların ülkemizde bir an önce üretilerek ülke insanımızın hizmetine sunulması gerekmektedir. Türk Eczacıları Birliği olarak bu konuda gereken sorumluluğu alacağımızı belirtiyor, ilgili tedbirlerin acilen alınması konusunda yetkili kurumlara çağrıda bulunuyoruz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turk-eczacilari-birliginden-uc-hastalik-icin-ilac-yoklugu-uyarisi/feed/ 0
Fotoğrafçının hard diski bozuldu, 12 çiftin düğün videoları yok oldu https://www.foxhaber.com.tr/fotografcinin-hard-diski-bozuldu-12-ciftin-dugun-videolari-yok-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/fotografcinin-hard-diski-bozuldu-12-ciftin-dugun-videolari-yok-oldu/#respond Sun, 07 Jan 2024 21:06:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2001 Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde fotoğrafçılık yapan Nejat Kaskun 20 Temmuz akşamı düğün çekiminden gelip, görüntüleri aktardığı sırada iddiaya göre ani bir elektrik kesintisi yaşandı. Elektrik kesintisi sonrası hard diskte arıza meydana gelince 12 çiftin düğününün videolarına tekrar ulaşamadı. Çiftler en mutlu günlerini hatırlatacak videolara erişemezken, fotoğrafları teslim edildi.

Fotoğrafçı Kaskun, ardından hard diskteki verileri kurtarabilmek için İstanbul’da firmalarla görüştü. 3 firmadan ret cevabı alan Kaskun, daha sonra yurt dışı menşeili bir firmayla anlaşarak hard diski Rusya’ya gönderdi. Diskte ‘okuyucu kafa arızası’ ve ‘plakalarında metal tozlaşması’ tespit edildi. 5 aydır görüntüler için çaba harcanırken, şikayetçi olmayan çiftler için yine de güzel haber bekliyor.

Temmuz ayının 2’sinde kına, 3’ünde de düğün yapan madenci Yusuf ve eşi Yonca Akbıyık, ellerinde sadece yakınlarının cep telefonu ile çektiği dans videosu olduğunu söyledi. 6 aydır mağdur olduklarını belirten Yusuf Akbıyık, “Çok mağduruz, 6 aydan beri bekliyoruz. ‘Yurt dışına yolladık’ dediler, bekliyoruz. Fotoğraflarımız var ama videolarımız yok. Çok kötü bir şey. Ailemiz de bekliyor, aşırı derecede mutsuzuz” dedi.

GÖRÜNTÜLERİ KURTARMAK İÇİN 50 BİN LİRA HARCAMIŞ

12 düğün çekiminin görüntülerine henüz ulaşamayan ve kurtarmak için şimdiye kadar 50 bin lira harcadığını belirten fotoğrafçı Nejat Kaskun, “Önemli bir hard disk olduğu için bunu işin ehli olan veri kurtarma merkezine götürdük. İstanbul’da 3 farklı yere götürdük ama istediğimiz yanıtı alamadık. Çünkü Türkiye’de olmayan bir teknoloji ile bunun halledilmesi gerektiği söylendi. Yurt dışı menşeili çalışan bir firmaya teslim ettik. ‘Okuyucu kafa arızası’ olduğunu, ‘plakaların metal tozlaşması’ nedeniyle verileri bize göstermediğini, ani elektrik kesintisi nedeniyle ‘devresel problemi’ olduğunu söylediler. Veri kurtarma süreci normalde 36 saatte halledilebilen bir işlem olmasına rağmen bu durumun donanımsal olarak uzun sürebileceği söylendi” diye konuştu.

Başvurduğu 3 firmanın “veri kurtaramazsınız” dediğini ancak çözüm aramayı bırakmadıklarını söyleyen Kaskun, “Çözüm bulmak için elimizden gelen her şeyi yaptık. Hard disk çok önemli olduğu için aynı üretim bandından çıkmış, ‘donör’ disklerle çözüm bulunabiliyor. Bu da ancak yurt dışından temin edilebilen bir markanın malzemeleri lazım. Bu yüzden de firma bize belli bir süre veremiyor. Şu an donanımsal problemleri çözüldü, yazılımsal problemleri kaldı. Bunu da çözebilmek için müdahaleler yapılıyor” dedi.

Bir an önce düğün görüntülerini sahiplerine teslim etmek istediklerini belirten Kaskun, “12 çiftimiz mağdur oldu. Bu konuyla ilgili sürekli irtibat halindeyiz. Bize ne zaman soru sorduklarında, biz de hangi cevapları alıyorsak, onlara ilettik. Konuyla alakalı problem yaşadığımız bir çift yok. Fotoğrafların hepsini teslim ettik. Dış çekim ve düğün hikayelerini teslim ettik. Şu an bir tek düğün akşamına ait videolar veri kurtarma merkezinde düzeltilmeye çalışılıyor. Şu an için herhangi bir şikayet ve adli durum olmadı. Parasını isteyen çiftlere iade yaptık. Şimdilik 2 kişiye iade yaptık ama videolar geldiğinde kendilerine teslim edeceğiz. Beklemek isteyenler de oldu. ‘Videoyu alınca parasını ödeyeceğiz. Sen hazır olduğunda bize haber ver’ diyerek flash belleklerini bırakan çiftlerimiz de var. Videolar bize teslim edilir edilmez belleklere aktarıp kendilerine müjdeli haberi vereceğiz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/fotografcinin-hard-diski-bozuldu-12-ciftin-dugun-videolari-yok-oldu/feed/ 0