Yıldız Entegre Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen imza töreninde konuşan Kocaelispor Başkanı Recep Durul, istifa eden teknik direktör Ertuğrul Sağlam’a katkı ve emeklerinden dolayı teşekkür ederek, kariyerinde başarılar diledi.
Taşdemir’in başarıları ve şampiyonlukları olan bir teknik direktör olduğunu ifade eden Durul, Kocaelispor’un genlerinde başarı olduğu için Taşdemir’le görüşerek anlaştıklarını söyledi.
Durul, Taşdemir’in tecrübeli, gittiği takımlara vizyon katan bir yapısı olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
“Taşdemir, Kocaelispor’a bundan sonraki süreçte tecrübesini, bilgisini aktaracaktır. Camia olarak, şehir olarak finalde şampiyonluğa ulaşıp 16 yıl sonra Süper Lig’e çıkacağız. Taraftarlarımız da bu konuda müsterih olsunlar. Taraftarlarımıza da baktığımızda tepkiler olumlu, İsmet hoca herkesin kabul ettiği bir isim. İsmet hocamıza, ‘kulübümüze, şehrimize, camiamıza hoş geldin’ diyoruz. İnşallah şehrimizin uzun zamandır beklediği şampiyonluğu kucaklayacağız. Şampiyon olacağız ve inşallah Süper Lig’de şehrimizi temsil edeceğiz.”
“Her teknik direktör Kocaelispor’da başarılı olmak ister”
Teknik direktör Taşdemir de takıma bu zaman kadar verdiği emekten dolayı Ertuğrul Sağlam’a teşekkür ederek, Kocaelispor’u yakından tanıdığını kaydetti.
Kocaelispor’un her teknik direktörün başarılı olup tarihe geçmek isteyeceğini bir kulüp olduğunu belirten Taşdemir, “Herkesin hayal ettiklerini yaşamak için buradayız. Bunun için de ekibimle sonuna kadar savaş vereceğiz. Futbol da başarılar tek başına gelmiyor. Zor zamanlarda birlik olduğunuzda, zor zamanlarda beraberliği en üst seviyeye çıkardığınızda başarı kaçınılmaz oluyor. Teknik direktörlük hayatımda bunu yakaladığımız için başarılı olduk.” ifadelerini kullandı.
Taşdemir, herkesin tek istediği şeyin Süper Lig’e adım atmak olduğuna işaret ederek, “Şu anda lider bir takım, bunun sezon sonunu getirebilmemiz için hepimizin birlik olması lazım.” dedi.
Konuşmaların ardından Taşdemir, 1,5 yıllık sözleşmeyi imzaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, ligin ilk yarısında 35 puan toplayarak devre arasına 3. sırada girmeyi başardı. Oynadığı 17 karşılaşmada 10 galibiyet, 5 beraberlik ve 2 mağlubiyet alan kırmızı-lacivertliler, play-off hattının iddialı takımları arasında yer alırken bir yandan da zirvede yer alan Sarıyer’i takip etmeye devam ediyor. İzmir ekibi, şu ana kadar oynadığı hücum oyunuyla taraftarlarını mutlu ederken gol yollarında da etkili bir performansa imza attı. Rakip fileleri 34 kez havalandırmayı başaran Altınordu, 37 gol kaydeden Sarıyer’den sonra Batman Petrolspor ile birlikte ligin en fazla skor üreten takımı konumunda bulunuyor. Böylece İzmir ekibi, ligin ilk yarısı itibarıyla golcü yönünü konuşturmuş oldu.
Altınordu, 17 hafta boyunca oynadığı maçlarda sadece golsüz berabere biten Kepezerspor ve Sincan BelediyesiAnkaraspor maçında rakip fileleri havalandırmayı başaramadı. İzmir ekibi kalan 15 maçta ise en az bir gol atarak önemli bir işe imza attı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doğukent Sahası’nda oynanan karşılaşmada Ağrı temsilcisi, başından sonuna kadar üstün bir oyun sergileyerek sahadan galip ayrıldı. Sinan Sünbül, Kadriye Akgül ve Ekin Demirkol’un yönettiği mücadelede Ağrı ekibi, disiplinli futboluyla göz doldurdu. İlk yarıda bulduğu gollerle rakibini zor durumda bırakan Ağrı, ikinci yarıda da etkili oyununu sürdürdü ve farkı artırarak karşılaşmayı 4-0 kazandı. Maçın ardından açıklamalarda bulunan Ağrı Aile ve Sosyal Politikalar Gençlik ve Spor Kulübü Teknik Direktörü Önder Tunay, oyuncularını tebrik ederek, “Hedefimiz üst lige çıkmak. Bu galibiyet bize moral oldu. Ligin kalanında da aynı disiplinle çalışarak Ağrı’yı daha üst seviyelerde temsil etmek istiyoruz” dedi.
Kulüp Başkan Yardımcı Ertuğrul Alp ise, “Bu galibiyetle birlikte ligde 2 maçta 6 puan aldık. Takımımızın gösterdiği mücadeleden dolayı çok mutluyuz. Ağrı’mızı en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. – AĞRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maçın ardından açıklamalarda bulunan Cham, takımla birlikte başardıklarından gurur duyduğunu ve önemli bir galibiyet aldıklarını söyledi.
Cham, mental olarak galibiyetin büyük destek olacağını ifade ederek, “Dolayısıyla böyle bir maçta hat-trick ile katkıda bulunmak benim adıma çok önemliydi. Ben aslında bu anı çok uzun süredir beklemiştim. Çünkü kulübün ve taraftarın benden beklentilerinin farkındayım. Ben de bu beklentilere karşılık verebilmek için uzun aylardır sıkı çalışıyorum. Çok mutlu hissediyorum kendimi.” diye konuştu.
Adaptasyon sürecinin kolay olmadığını belirten Cham, “Kolay olmayan bir süreçti ancak Trabzonspor’a katılmak burada olmak beni çok mutlu ediyor. Burası farklı bir ülke, buraya alışabilmek için bir süreye ihtiyacınız var. Daha önceden de belirtmiştim aslında ama sanırım bugünle birlikte döndüm ve o adaptasyon sürecini aştım diyebilirim.” ifadelerini kullandı.
Cham, transfer sürecinin uzun sürdüğünü hatırlatarak, şunları kaydetti:
“7-8 aylık bir transfer sürecinden bahsediyoruz aslında. Taraftarımızdaki o sevgiyi ve beklentiyi hissettiğimi söyleyebilirim. Başka tekliflerde vardı ama ben Trabzonspor’u tercih etmek istedim. Bugün benim için çok önemliydi tekrar döndüğümü hissettim. Bu sevgiye layık olabilmek için çalışmaya devam ediyorum.”
Teknik direktör Şenol Güneş’in kendine güvendiğini vurgulayan Cham, şöyle devam etti:
“Hocamıza teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum. Benimle hocam uzun süren görüşmeler yaptı. Neler istediğini, neleri yapmam gerektiğini, neleri yanlış yaptığımı ya da neleri daha iyi yapabileceğimi ifade etti. Yeteneğime her zaman inandığını, belki de gördüğü en yetenekli oyunculardan biri olduğumu söyledi. Aynı zamanda yardımcı hocalarımıza da teşekkür ediyorum. Onlar da bana inanmışlardı, goller atabileceğimi biliyorlardı.”
Cham, sahada sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçmadığını belirterek, “Tam bu tarzda biriyim aslında. Sahada sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçan birisi olmadım. Her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya, örnek biri olmaya çabaladım. Trabzonspor dev bir kulüp. Ben de buraya geldiğimde bu karakterimi, kendi özelliklerimi yapabileceğim en iyi şeyleri yapmaya çalışıyorum her zaman. Ben futboldan zevk alan biriyim. Belki aslında saha içerisinde çok konuşabilen birisi değilim aslında ben konuşmayı ağzımla değil ayaklarımla yapmaya çalışıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Önlerinde zorlu bir fikstür olduğuna ilişkin gelen soru üzerine de Cham, “Galibiyetten öteydi bizim adımıza, mental olarak da bize büyük katkılar sağlayacak, önümüzü açacaktır. Bugün kazanmak önemliydi ama bu şekilde kazanmak belki bizi daha da mutlu etti. Bizim adımıza gerçekten kolay olmadı. Biz de şehir için, kulübümüz için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bu şekilde doğru yoldayız diye düşünüyorum.” ifadesini kullandı.
Arif Boşluk: “Formayı bırakmak istemiyorum”
Defans oyuncusu Arif Boşluk da alınan galibiyete ihtiyaçları olduğuna işaret ederek, “Bugün çok mutluyum, galibiyete ihtiyacımız vardı. Bugün sahada mutlu olduğum bir şey vardı. Altyapıda beraber oynadığım arkadaşımla beraber sahayı paylaştım, zaten Trabzonspor altyapısında olmak büyük bir şey. Orada oynuyorsanız kaliteniz var demektir. Bugün onları sahada görmek, onlarla oynamak çok duyguluydu.” şeklinde görüş belirtti.
Formayı almak için çok çalıştığını kaydeden Arif, “Son zamanlarda çok iyi çalışıyordum. Yılmadık, bıkmadık. Oynama fırsatı bekliyordum. Antrenmanlarda en iyisini yapmaya çalışıyordum. Hocama da teşekkür ediyorum bana güvendi ve bana formayı verdi. İnşallah bundan sonra da formayı bırakmak istemiyorum.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ICARDI’NIN YERİNİ JOVİC DOLDURACAK
Calcio Mercato’da yer alan habere göre; Galatasaray, Milan forması giyen Luka Jovic ile ilgileniyor. Mauro Icardi’nin sakatlığı sonrası forvet transferi yapmak isteyen sarı kırmızılı takım, Milan’ın 26 yaşındaki golcüyü radarına aldı. Sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Sırp golcünün ayrılığa sıcak baktığı belirtildi. Ayrıca yıldız isme İtalya’dan da taliplerin olduğu vurgulandı.

JOVIC’İN RAKAMLARI
Luka Jovic, bu sezon Milan’da istediğini bulamadı. Sadece 4 maçta forma giyebilen 26 yaşındaki golcü, 1 kez gol sevinci yaşadı. Kızılyıldız, Benfica, Frankfurt, Real Madrid ve Fiorentina formaları giyen Jovic, kariyeri boyunca tüm kulvarlarda çıktığı 297 maçta 82 gol, 26 asistlik performans sergiledi. Sırbistan Milli Takımı’nın da formasını terleton deneyimli forvet, 42 karşılaşmada 11 gol attı ve 2 asist yaptı. Luka Jovic’in güncel piyasa değeri ise 5 milyon euro.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde Teknik Direktör Vincenzo Montella yönetiminde gerçekleştirilen idmanda ısınmanın ardından kuvvet ve çabukluk çalışmaları yapıldı. Daha sonra taktik varyasyonlar üzerinde duruldu. Son bölümde 3 takıma ayrılan futbolcular, turnuva şeklinde düzenlenen maç yaptı ve kazanan yeşil ekip oldu.
Öte yandan sol arka adalesinde gerilme ve ödem olan Ahmed Kutucu çalışmada da yer almazken, yüksek ateş nedeniyle iki gündür idmanlara çıkamayan Emirhan Topçu, bugünkü antrenmana katıldı. Hakan Çalhanoğlu ise takımdan ayrı bireysel antrenman yaptı.
Ay-yıldızlıların bu akşamki çalışmasını TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, TFF Başkan Vekili Ceyhun Kazancı ve Genel Sekreter Abdullah Ayaz da tribünden takip etti.
Ay-yıldızlılar, yarın saat 16.30’da basına kapalı olarak yapacağı antrenmanla Galler maçının hazırlıklarını sürdürecek. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amedspor, 27 Ekim Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynanması planlanan karşılaşmanın stadyum zeminin futbol oynamaya elverişli olmaması sebebiyle Iğdır’a alınması için TFF heyetine başvuruda bulundu. Yapılan görüşmelerin ardından Amedspor yönetimi, maçın Iğdır Şehir Stadyumu’na alındığını duyurdu. Trendyol 1. Lig’in 10. hafta mücadelesi olan bu karşılaşmanın saati ise henüz kesinleşmedi. Maç saatinin ilerleyen günlerde açıklanması bekleniyor. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri Şeker Mustafa Kılıç Süper Amatör Küme’de 2024-2025 sezonu 20 Ekim’de başladı. A ve B Grubu’nda oynanan 7 maçla 1. hafta geride kalırken, 2. hafta müsabakaları ise 27 Ekim Pazar günü oynanacak. 2. haftada oynanacak olan 7 karşılaşma 5 farklı sahada oynanacak. A ve B Gruplarında bir birinden önemli maçların oynanacağı 2. hafta öncesi takımları son çalışmalarını yaparak maç saatini beklemeye başlayacak. Kayseri Şeker Mustafa Kılıç Süper Amatör Küme’de 2. hafta maç programı şu şekilde;
27 Ekim Pazar – Argıncık Stadı 1 Nolu Saha
14.00 1966 Turanspor-Argıncıkspor
16.00 İsmail Okumuş FK-Amaratspor
27 Ekim Pazar – Argıncık Stadı 2 Nolu Saha
14.00 Kayserigücü FK- Özvatan Belediyespor
16.00 Kayseri Atletikspor- Hacılar Erciyesspor
27 Ekim Pazar Erkilet Stadı 1 Nolu Saha
15.00 Kayseri Şekerspor-Kayseri Döğerspor
27 Ekim Pazar – Erkilet Stadı 2 Nolu Saha
15.00 Kayseri Esen Metal SK-Erciyes Esen Makina FK
27 Ekim Pazar – Tomarza İlçe Stadı
13.00 Tomarza Belediyespor- Kocasinan Şimşekspor – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UEFA Avrupa Ligi 3. haftasında Galatasaray evinde oynadığı Elfsborg ile ilk kez Avrupa kupalarında karşılaştı. Sarı-kırmızılılar ayrıca bu maçla birlikte İsveç takımlarıyla da 8. karşılaşmasına çıktı ve 2. galibiyetini elde etti. Aslan diğer mücadelelerde 2 beraberlik, 4 yenilgi almıştı.
Sahadan 4-3’lük skorla galip ayrılan Galatasaray bu sonuçla birlikte 48 yıl sonra bir İsveç takımını mağlup etmeyi başardı. Sarı-kırmızılılar, daha önce İsveç temsilcilerine karşı tek galibiyetini 15 Eylül 1976 tarihinde deplasmanda AIK takımını 2-1’lik skorla yenerek almıştı.
Cimbom bu müsabaka öncesinde İsveç’ten; Östersund, Helsingborg, Göteborg ve AIK takımlarıyla oynamıştı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilecik’te 13 yaşında genç yetenek Çağrı Karakuş, 3. Lig temsilcisi Eskişehir Anadolu Üniversite U-13 futbol takımına transfer oldu. Bu transfer öncesi de yine takımın 13 yaşında genç yeteneği Emir Koca’da 3. Lig temsilcisi İnegöl Kafkas Spor’un alt yapısına birçok oyuncu yetiştiren Kafkas Futbol Akademisi futbol takımına transfer olmuştu. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Takım, UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta 11 Ekim Cuma günü Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda Karadağ ile karşı karşıya gelecek. 21.45’teki maç için stadyumun kapıları müsabaka saatinden 3 saat önce yani 18.45’te açılacak. Maç öncesinde TFF’nin resmi internet sitesinden yayımlanan duyuruda, “Seyircilerin stadyuma, girişlerde sorun yaşamaması adına stada erken gelmeleri önem arz etmektedir. Stadyum çevresindeki yolların trafiğe kapalı olacağı göz önünde bulundurularak, trafik yoğunluğuna sebebiyet vermemek ve maça zamanında ulaşabilmek için seyircilerin stada özel araçlarıyla gelmemeleri, toplu taşıma araçlarını kullanmaları önemle rica olunur” ifadeleri kullanıldı.
Toplu taşıma bilgileri
Maçın oynanacağı Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu çevresindeki yolların trafiğe kapatılacağı göz önünde bulundurularak yapılan uyarıda, “Müsabakaya gelecek seyircilerimizin SAMULAŞ Tramvay, SAMULAŞ otobüs gibi yerel toplu ulaşım sistemini kullanarak stadyuma ulaşımlarını sağlaması önem arz etmektedir. Tüm toplu ulaşım sistemlerinin maç sonu geç saatlere kadar seferleri ve ek seferleri bulunmaktadır. SAMULAŞ tramvay ile gelecek seyircilerimiz Stadyum durağını, SAMULAŞ otobüsü kullanacaklar da T4″nolu otobüslerle 19 Mayıs Stadı durağını kullanarak stadyuma ulaşabilirler. Stadyuma sadece Passolig kart sistemi ile yüklenmiş bileti olan seyirciler giriş yapabilecektir. Bu bilet sağlayıcıdan satın alınan biletler ile giriş yapılabilecek olup, Passo dışında farklı sitelerden alınan biletler hususunda sorumluluk kabul edilmeyecektir. Stadyum dışında Güney kale arkasında karşılıklı olan stadyum gişeleri ve AVM Passolig gişelerinden hizmet verilecektir. Gişeler saat 22.30’a kadar (1. devre sonuna kadar), kart sorunu olan seyircilerimiz için yardım masası olarak açık olacaktır. Gişelerden; Tek Geçişlik Kart ve yardım masası hizmetleri verilecektir. Müsabaka günü gişelerden kart başvurusu alınmayacaktır. Cep telefonundaki biletle girmek isteyen seyircilerimizin, cep telefonu ışığını en üst seviyede ayarlayıp, turnikede bileti okutması gerekmektedir, aksi takdirde girişleri yavaşlatacak durumlar oluşabilir” denildi.
Otopark kullanımı
Açıklamada stada araçlarıyla gelecek kişiler için yapılan uyarıda ise, “Stadyuma araç ile sadece TFF tarafından organize edilmiş araç kartı olan araçlar kabul edilecek olup, araç kartı olmayan seyircilerin araçların stadyuma yakın otoparkları kullanarak stadyuma ulaşması gerekecektir. Araç kartı olmayan araçlar Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından stadyuma yaklaşım yollarına sokulmayacaktır” ifadeleri kullanıldı.
Seyircilerin dikkat etmesi gereken hususlar ve yasaklar
TFF’den yapılan açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:
“Maça gelecek seyircilerimizin stadyuma rahat ve zamanında ulaşmaları, emniyetli ve güvenli şekilde maç atmosferini yaşamaları adına, kurallara riayet etmeleri gerekmektedir. Tribündeki sorun yaşanmaması ve emniyetli şekilde maç organizasyonunun yapılması adına; tüm tribün merdivenlerinin boş bırakılması ve merdivenlere oturulmaması, stadyuma aşağıda belirtilen yasaklı maddeler ile girilmemesi ve kesinlikle saha alanına girilmemesi ya da teşebbüs edilmemesi gerekmektedir. Stadyuma meşale, ses bombası, torpil, duman bombası sokulmaması, sokmaya çalışanların en yakın güvenlik görevlisine bildirilmesi önem arz etmektedir. Stadyuma, İl SporGüvenlik Kurulu kararı gereğince din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret oluşturan, siyasi, şiddet içerikli ve rakibi küçük düşürecek pankartlar kesinlikle alınmayacaktır. Stadyuma girişlerde, İl Spor Güvenlik Kurulu kararı gereğince bayrak olarak sadece iki ülke bayrağı alınacaktır, bunun dışında herhangi bir bayrak, pankart, flama vb. malzeme stadyuma alınmayacaktır. Stadyum içerisinde tüm seyircilerimize, turnike girişi sonrası Türk bayrağı dağıtılacaktır.
Bozuk para, çakmak, selfie çubuğu, A4 boyutundan büyük çantalar, parfüm ve deodorant şişeleri, lazer pointer, kamera, fotoğraf makinası, şarj cihazı, sarj güç adaptörü (powerbank), ses çıkaran araçlar (vuvuzela, megafon, düdük), tahta, demir sopalı bayrak flamalar, ağzı kapalı (cam-kutu) içecek kutuları, sırt çantası, valiz, ruhsatlı olsa dahi ateşli silahlar, delici, kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddeler, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ve ilgili mevzuatın belirlediği esaslara aykırı olarak alkollü içecekler. İçecek kutuları ağzı açık dahi olsa alınmayacaktır. Gazlı içecekler büfelerde bardakta satılacak, su ise yine büfelerde ağzı açılmış bardak su olarak satılacaktır. Acil durumlarda, tribünlerde bulunan seyirci sağlık odalarındaki ve stadyum dışındaki ambulanslarda bulunan, acil müdahale görevlilerinden, ilk yardım konusunda yardım alınabilir. Stadyum etrafında yeterli miktarda ambulans görevlendirilmesi yapılmıştır. İl Sağlık Müdürlüğü ve özel sağlık kuruluşumuz tarafından toplamda 4 adet ambulans acil durumlar için görev yapacaktır.” – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUNSPOR kurulduğu tarihten bugüne kadar Süper Lig’de oynadığı 19 sezonun en iyi başlangıcını yaptı. 2024-2025 Süper Lig sezonunda 8 maçın 6’sını kazanan kırmızı-beyazlı ekip, 36 yıl sonra kendi rekorunu kırdı.
Samsunspor, günümüzde Süper Lig olarak adlandırılan ancak 1962-1963 sezonundan, 2001-2002 sezonuna kadar ‘Türkiye 1’inci Futbol Ligi’ olarak bilinen Türkiye’nin en yüksel futbol ligine ilk olarak 1969-1970 sezonunda katılım sağladı. 1987-1988 sezonunda ise ilk 8 maçında 5 galibiyet, 2 mağlubiyet ve 1 beraberlik alarak 17 puan toplayan Samsunspor, daha sonra Süper Lig’de yaşadığı inişli çıkışlı dönemlerinden dolayı bu rekoru egale edemedi. 2024-2025 sezonu öncesinde transfer yasağı alan Samsunspor, Alman Teknik Direktör Thomas Reis ile ilk 8 maçta 6 galibiyet, 2 mağlubiyet alarak toplamda 18 puan ile 36 yıl aradan sonra kendi Süper Lig rekorunu kırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SÜPER Lig ekiplerinden Antalyaspor’un kaptanlığını yapan Veysel Sarı’nın (36) futbola başlama ve kariyerindeki yükselme hikayesi şaşırtıyor. Toprak sahada oynarken fark edilen Sarı, 16 yaşındayken diz kapağından vurulup ‘Bir daha yürüyemez’ denilmesine rağmen 2 hafta önce Süper Lig’deki 400’üncü maçına çıktı.
İstanbul’da dünyaya gelen Veysel Sarı, çocuk yaşlarında mahalle arasında futbol oynamaya başladı. Arkadaşlarıyla futbol oynadığı sırada, Beyoğlu Yeniçarşı’nın antrenörünün kendisini görüp takıma çağırmasıyla futbol hayatı başlayan 11 yaşındaki Veysel Sarı’yı ailesi de destekledi. İmkansızlıklar içerisinde büyüyen Sarı, antrenmanlara yürüyerek gidip geldi. En büyük hayali ve hedefi futbolculuk olan Veysel Sarı, bu sevdasından vazgeçmedi.
DİZ KAPAĞINDAN VURULDU
Bir yandan çalışan diğer yandan futbol hayatına devam eden Veysel Sarı, forvet mevkiinde oynarken Galatasaray’ın efsanesi Metin Kurt’un yönlendirmesiyle stoper olarak görev yapmaya başladı. Ancak Sarı, 16 yaşındayken talihsiz bir olay yaşadı. Okul çıkışı arkadaşlarıyla yürürken kimliği belirlenemeyen kişinin silahlı saldırısına uğradı. Diz kapağından vurulan Sarı, hastaneye götürülürken haberi alan anne ve babası da hemen yanına gitti.
‘BU ÇOCUK ARTIK YÜRÜYEMEZ’
İlk kontrolleri yapan doktor ailesine, ‘Bu çocuk artık yürüyemez’ dedi. Ailesi gözyaşı dökerken Veysel Sarı ise yürümeden nasıl hayatına devam edeceğini düşündü. Ancak bir süre sonra gittiği başka bir hastanenin doktoru Sarı’ya, tedaviyle yürüyebileceğini, hatta tekrar futbol oynayabileceğini söyledi. Pes etmeyen Sarı, yaklaşık 3 ay boyunca yoğun tedavi ve fizik tedavinin ardından iyileşip tekrar futbol oynamaya başladı.
20 YAŞINDA PROFESYONEL OLDU
En büyük hayali olan futbola odaklanan ve yaşadıklarıyla daha da hırslanan Veysel Sarı, kariyer basamaklarını tek tek çıkmaya başladı. Önce Beylerbeyi’ne transfer olan Sarı, gösterdiği üstün performansla 20 yaşındayken profesyonel sözleşmeye imza atarak o dönem Süper Lig’de oynayan Eskişehirspor’un kadrosuna katıldı. Burada gösterdiği başarının ardından sırasıyla Galatasaray, Kasımpaşa ve Antalyaspor’da forma giyen Veysel Sarı, 2 kez de A Milli Takım’ın formasını terletti.
ANTALYASPORUN’UN VAZGEÇİLMEZ OYUNCULARI ARASINDA
Başarılarıyla adından söz ettiren, Antalyaspor’un vazgeçilmez oyuncuları arasında yer alan Sarı, aynı zamanda takımın kaptanlığını yapıyor. Sarı, Süper Ligde 2 hafta önce Antalyaspor’un Kasımpaşa ile oynadığı karşılaşmada takımıyla 150’nci, Süper Lig’de ise 400’üncü maçına çıktı.
‘İLK DEFA ANNEMLE BABAMIN GÖZYAŞI DÖKTÜĞÜNÜ GÖRDÜM’
Süreçte yaşadıklarını Antalyaspor’un sosyal medya hesabında anlatan Sarı, “16 yaşımdayken kötü bir anı oldu benim için. Ayağımdan bir darbe aldım, diyelim. Ondan sonraki dönem benim için hem negatif hem pozitif oldu. Hastaneye gittiğimiz zaman babam ve annem doktorla konuştuklarında ben de oradaydım. Doktor babama ‘Çocuk bir daha yürüyemeyecek’ dedi. Yürüyemezsem hayatım nasıl devam edecek, diye düşündüm. İlk defa annemle babamın gözyaşı döktüğünü gördüm” dedi.
‘FİZİK TEDAVİDEN SONRA MAÇA ÇIKTIM, 2 GOL ATTIM’
Vurulmasının kendisini hem negatif hem pozitif etkilediğini belirten Veysel Sarı, “Hastanede yatarken doktor MR istedi. Sonuçları almaya giderken ben yürüyemiyordum. Annem, ağabeyim ve ben birlikte gittik. Doktor MR sonuçlarına bakarken ‘Ben de anlamadım ama şu an hiçbir şey yok ayağında. Yarın tedaviye başlasın, 3 ay sonra top oynayabilir’ dedi. Orada hayatım pozitife döndü. 3 aylık fizik tedaviden sonra maça çıktım ve 2 gol attım. O sene 35 karşılaşmaya çıktım” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziraat Türkiye Kupası 2.Tur maçlarının programı ve bu maçları yönetecek hakemler açıklandı. Programın açıklanmasının ardından Erciyes 38 FK için ilginç bir durum ortaya çıktı. Mavi-siyahlı takım ilk olarak ZiraatTürkiye Kupası 2. Tur maçında 10 Ekim Perşembe günü kendi sahasında Orduspor 1967 A.Ş.’yi konuk edecek. Karşılaşma RHGEnertürk Enerji Stadı’nda saat 19.00’da oynanacak.Bu maçı Berat Buğra Çelik yönetirken, yardımcılıklarını Demirhan Emir ile Murathan Çomoğlu yapacak. Bu maçın da 3 gün sonrası 13 EkimPazar günü Erciyes 38 FK, bu kez Orduspor 1967 A.Ş. takımını lig maçında konuk edecek. Bu maç ise Atatürk Spor Komleksi Yan Açık Saha’da saat 15.00’da başlayacak.
Maç öncesinde Orduspor 1967 A.Ş., 3. Lig 4. Grup’ta 13 puan ile lider durumda bulunurken, Erciyes 38 FK ise topladığı 5 puan ile aynı grupta 9. sırada yer alıyor. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta 11 Ekim Cuma günü saat 21.45’te Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda Karadağ ile karşı karşıya gelecek. Bu mücadeleyi İtalya Futbol Federasyonu’ndan Daniele Chiffi yönetecek. Chiffi’nin yardımcılıklarını Alessio Berti ve Luigi Rossi yapacak. Müsabakanın dördüncü hakemi de Matteo Marchetti olacak.
Daniele Chiffi, millilerin Avusturya’ya 6-1 kaybettiği hazırlık maçında da düdük çalmıştı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OFSAYT TARTIŞMALARI VARDI
Gaziantep FK-Beşiktaş mücadelesinin 26. dakikasında, konuk ekibin atağında Immobile ceza sahası içerisinde yerde kaldı. Hakem Muhammet Ali Metoğlu, potansiyel penaltı için kenara geldi. VAR’ın tavsiyesi üzerine kalecinin teması olduğunu belirledi ve sahaya dönerek penaltı kararı verdi. Öte yandan Rafa Silva’nın pozisyonun içerisinde yer aldığı konum ofsayt tartışmalarını beraberinde getirmişti.
HAKEMLER NE KONUŞTU?
Gaziantep FK-Beşiktaş maçında Ciro Immobile’ye yapılan müdahele sonrası verilen penaltı pozisyonu ile ilgili VAR konuşması şu şekilde;
Muhammet Ali Metoğlu: Bir dakika. Tamam, evet.
VAR: Şu anda kaleci topla oynamıyor.
Muhammet Ali Metoğlu: Evet, 17 numara. Tamam, gördüm.
VAR: Şimdi diğer bir açıdan da kalecinin oyuncuya olan etkisini gösteriyorum.
Muhammet Ali Metoğlu: Tamam. Penaltı veriyorum, kart gösteriyorum.
VAR: Doğrudur.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SOL ARKA ADALESİNDEN SAKATLANDI
Siyah-Beyazlı kulüpten yapılan açıklama şu ifadeler kullanıldı;
“Futbol A Takımımızın Gaziantep Futbol Kulübü ile oynadığı müsabakada, sol uyluk arka adalesinde ağrı hisseden oyuncumuz Gabriel Paulista’nın yapılan değerlendirme ve Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde gerçekleştirilen MR görüntülemesinde sol uyluk üst arka adalesi (biceps femoris) gerilme ve kısmi yırtık tespit edilmiştir.
Gabriel Paulista’nın tedavisine sağlık ekibimiz tarafından başlanmıştır.”
NE ZAMAN DÖNECEK?
Gabriel Paulista’nın 2-3 hafta sahalardan uzak kalması bekleniyor. 33 yaşındaki tecrübeli stoperin Galatasaray ile oynanacak derbiye yetişme ihtimali bulunuyor. Beşiktaş,Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında 28 Ekim Pazartesi günü ezeli rakibine konuk olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEŞİKTAŞ’IN AÇIKLAMASI
Siyah Beyazlı kulüp, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;
“Olympique Lyon – Beşiktaş Maçı Hakkında Taraftarlarımıza Önemli Duyuru
Lyon Valisi, Futbol Takımımızla Olympique Lyon arasında 24 Ekim Perşembe günü OL Stadyumu’nda oynanacak UEFA Avrupa Ligi müsabakası ile ilgili olarak, taraftarlarımızın stadyuma ve Lyon kentine alınmamasına karar vermişti.
Kulübümüzün söz konusu kararın gözden geçirilmesi için yaptığı girişimler doğrultusunda; Lyon Valiliği, Fransız Emniyeti, UEFA Güvenlik Birimi, Türkiye Futbol Federasyonu Güvenlik Koordinatörlüğü ve Türkiye NFIP’nin katılımıyla gerçekleşen güvenlik toplantısı neticesinde, 2017 yılında yaşanan ciddi olayların tekrar etme ihtimali ve yüksek güvenlik riski nedeniyle Lyon Valiliği’nin aldığı karar kesin olarak onandı.

Olympique Lyon – Beşiktaş müsabakasında taraftarlarımızın deplasman tribününde yer alamayacağını belirtir, herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına söz konusu maç için seyahat programı yapılmaması hususunu taraftarlarımızın bilgisine sunarız.”

LYON-BEŞİKTAŞ MAÇI NE ZAMAN?
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nin 3. haftasında deplasmanda Fransız temsilcisi Lyon ile kozlarını paylaşacak. 24 Ekim Perşembe günü Groupama Stadyumu’nda oynanacak karşılaşma TSİ 22.00’de oynanacak. Siyah-beyazlılar, UEFA Avrupa Ligi’nin ilk 2 haftasında Ajax’a deplasmanda 4-0, Frankfurt’a ise sahasında 3-1 kaybetmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Almanya Bundesliga 5. hafta maçında Nuri Şahin’in takımı Borussia Dortmund, Bochum ile karşılaştı.
Dortmund Stadı’nda oynanan maçı ev sahibi ekip 4-2 kazandı.
NURİ ŞAHİN’İN TAKIMINDAN MUHTEŞEM GERİ DÖNÜŞ
Bochum, 16. dakikada Matus Bero ile 1-0 öne geçti. Konuk ekip bu golden 5 dakika sonra De Wit’in golüyle farkı 2’ye çıkardı. İlk yarının son anlarında baskıyı artıran Nuri Şahin’in takımı 44. dakikada Sehrou Guirassy ile farkı 1’e indirdi. İlk yarıda başka gol çıkmadı Bochum devreye 2-1 üstün girdi.
Karşılaşmanın ikinci devresine etkili başlayan Dortmund, 62. dakikada Emre Can’ın penaltı golüyle eşitliği yakaladı.
Bochum’un konsantrasyon kaybını iyi değerlendiren ev sahibi ekip taraftarının da desteğiyle 75. dakikada Guirassy ile 3-2 öne geçti. Dortmund oyuna sonradan giren Felix Nmecha ile bir gol daha buldu ve maçı 4-2 kazandı.
Nuri Şahin’in takımı 5-1’lik Stuttgart mağlubiyeti sonrası moral buldu. Dortmund, bu sonuçla puanını 10′ çıkardı. Henüz galibiyeti olmayan Bochum ise 1 puanda kaldı.
Ligin bir sonraki haftasında Dortmund, Union Berlin ile karşılaşacak. Bochum ise Wolfsburg’u ağırlayacak.Nuri Şahin’in çalıştırdığı Borussia Dortmund, Bochum karşısında 2-0 geriye düştüğü maçı 4-2’lik skorla kazan



Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UEFA Avrupa Ligi’nin bu sezon 36 takımla oynanacak lig formatında 2024-2025 sezonu ilk hafta maçlarıyla başladı.
GALATASARAY’DAN İYİ BAŞLANGIÇ
Galatasaray, sahasında Yunan ekibi PAOK’u 3-1 mağlup etti. Fenerbahçe’nin rakiplerinden Manchester United ile Twente ilk haftada karşı karşıya gelirken, taraflar sahadan birer puanla ayrıldı.
Twente aynı zamanda ligin son haftasında Beşiktaş’ı konuk edecek. Siyah-beyazlıların rakibi olan Bodo/Glimt, turnuvanın favorilerinden Porto’yu 3-2 yenmeyi başardı.
Galatasaray’ın rakiplerinden Elfsborg ve Dinamo Kiev, turnuvaya mağlubiyetle başlayan ekiplerden oldu.
Fenerbahçe’nin 4 ve 5. haftalarda karşılaşacağı rakipler AZ Alkmaar ve Slavia Prag ise ilk maçlarında galibiyete uzandı.

UEFA Avrupa Ligi’nde oynanan maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:
AZ Alkmaar – Elfsborg: 3-2
Bodo/Glimt – Porto: 3-2
Manchester United – Twente: 1-1
Galatasaray – PAOK: 3-1
Dinamo Kiev – Lazio: 0-3
Ludogorets – Slavia Prag: 0-2
Midtjylland – Hoffenheim: 1-1
Nice – Real Sociedad: 1-1
Anderlecht – Ferencvaros: 2-1


Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UEFA Avrupa Ligi ilk hafta karşılaşmasında Galatasaray, sahasında PAOK’u 3-1 mağlup etti.
Maça kaptan olarak çıkan Kaan Ayhan, galibiyet sonrası açıklamalar yaptı.
“SAHAYA ADIM ATTIĞIMDA ÇOK DUYGULANDIM”
Kaan Ayhan yaptığı açıklamada şunları dedi:
“Öncelikle takım arkadaşlarımı ve taraftarı tebrik ederim. İnanılmaz bir atmosfer yaşadık. Kişisel oyunuma veya duygularıma gelince; kaptan olarak hazırlanmaya çalıştım. Bu kadar yoğun duygu ve önemli bir gün olacağını düşünmemiştim. Sahaya ilk adımı attığımda çok duygulandım. Bunu bozabilecek tek şey, kazanmamak olurdu.”
“SAKATLIĞIM YOK, SADECE YORGUNLUK”
Sakatlığının bulunmadığını söyleyen tecrübeli oyuncu, “Sakatlığım yok, sadece yorgunluk. Her üç günde bir maç yapıyoruz ve sağ beke de yeni yeni alışınca yorgunluk oluyor. İnşallah Kasımpaşa maçına iyi bir şekilde hazırlanacağız.” diye konuştu.

Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UEFA Avrupa Ligi ilk hafta maçında Galatasaray, sahasında Yunan ekibi PAOK’u 3-1 mağlup etti.
Sarı-kırmızılıların golünü Osimhen’in kafa vuruşunda Baba Rahman kendi kalesine, 75. dakikada Yunus Akgün atarken 90+5’in son saniyelerinde ise Mauro Icardi sahneye çıktı ve skoru belirledi.
PAOK’un tek golünü ise 67. dakikada Giannis Konstantelias attı.
Galatasaray’da sakatlıktan golle dönen ve golü bulan Mauro Icardi, PAOK maçı sonrası açıklamalar yaptı.
“GALİBİYETLE BAŞLAMAK ÖNEMLİ”
Mauro Icardi yaptığı açıklamada, “Bu yola galibiyetle başlamak önemliydi. Hafta sonu derbi oynadık. Ondan sonra oynadığımız ilk maçı kazanmak önemliydi. Sakatlıktan döndüm. Bunu golle taçlandırmış olmam ayrı bir öneme sahip.” dedi.
“GOLLE DÖNMEK GÜZEL OLDU”
Arjantinli golcü ayrıca, “Maç öncesi iki antrenmana katılmıştım. Arjantin’den döndükten sonra hemen antrenmanlara katıldım. Takımın yanında olmak önemli. Onlar benim yanımda. Dışarıda bile olsa ben de Galatasaray’ın yanında olmak istedim. Golle dönmek güzel oldu.” ifadelerini kullandı.


Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
PAOK’un Beşiktaş’tan transfer ettiği Omar Colley, UEFA Avrupa Ligi’nde Galatasaray’a 3-1 kaybettikleri maçın ardından açıklamalarda bulundu.
“O KADAR YOL GELDİK AMA KAZANAMADIK”
Maçla ilgili konuşan Omar Colley “Galatasaray maçını oynamak için o kadar yol geldik ama kazanamadığımız için hayal kırıklığına uğradık.” dedi.
“MAÇTA OLUMLU YAPTIĞIMIZ İŞLER VAR”
Omar Colley ayrıca şöyle dedi:
“Maçta olumlu yaptığımız işler var, bunları cebimize koyarak İstanbul’dan ayrılacağız. Zaman zaman konsantrasyonumuzu kaybettiğimiz anlar oldu. Yunanistan’a döndüğümüzde üzerine çalışacağımız bazı şeyler olacak. Bu takımın gelişme anlamında gidebilecek çok yolu var. Daha iyi olabiliriz, Galatasaray maçından sadece pozitif şeyleri alarak, bir sonraki maç daha iyi olabiliriz.”


Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İngiltere Lig Kupası 3. tur maçında Liverpool, West Ham United ile karşı karşıya geldi. Anfield Stadyumu’nda oynanan maçı ev sahibi ekip 5-1 kazandı.
LIVERPOOL’DAN RAHAT GALİBİYET
Liverpool’a galibiyeti getiren goller, 25 ve 49. dakikalarda Diogo Jota’dan; 74. dakikada Muhammed Salah’tan, 90. ve 90+3. dakikalarda Cody Gakpo’dan geldi.
West Ham United’ın tek gölünü Liverpool’dan 21. dakikada Jarell Quansah kendi kalesine attı.
Deplasman ekibinde orta saha oyuncusu Edson Alvarez, 76. dakikada kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı.
Liverpool, bir sonraki maçında ligde Wolves deplasmanına gidecek.
West Ham United ise Brentford deplasmanına gidecek.

Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 TAKIM DA 10 KİŞİ KALDI
İlk yarısı golsüz geçilen karşılaşmada Bodrum FK’dan Fredy 59. dakikada kırmızı kart gördü. RAMS Başakşehir’de ise 66. dakikada oyuna giren Dimitrios Pelkas, 75. dakikada kırmızı kartla oyun dışında kaldı.

GALİBİYET GOLÜ 90’DA GELDİ
İki takımın birer kişi eksildiği maçta zaman zaman tehlikeli pozisyonlar yaşandı. RAMS Başakşehir, 90. dakikada Leo Duarte’nin attığı golle galibiyete ulaştı. Berat’ın savunma arkasına attığı topa hareketlenen Duarte, çapraz pozisyonda yaptığı vuruşla topu filelere göndermeyi başardı.

RAMS BAŞAKŞEHİR PUAINI 10 YAPTI
Bu galibiyetin ardından RAMS Başakşehir puanını 10’a yükseltti. Bodrum FK 3 puanda kaldı. Süper Lig’de gelecek hafta Bodrum FK, Hatayspor’a konuk olacak. Başakşehir, Samsunspor deplasmanına çıkacak.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İKİ TAKIMIN DURUMU
Ligde yaptığı 3 maçtan da galibiyetle ayrılan ve maç eksiği bulunan sarı-kırmızılı takım, topladığı 9 puanla Süper Lig’in 5. haftası öncesi lider Fenerbahçe’nin 1 puan gerisinde 2. sırada yer alıyor. İlk 4 haftada 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet yaşayan Çaykur Rizespor ise 4 puanla ligde 12. sırada yer alıyor.
İLK 11’LER
Galatasaray : Muslera, Kaan Ayhan, Sanchez, Abdülkerim, Jakobs, Torreira, Gabriel Sara, Yunus Akgün, Mertens, Barış Alper, Osimhen
Çaykur Rizespor: Grbic, Taha, Mocsi, Alikulov, Hojer, Hadziahmetovic, Olawoyin, Akintola, Veresanovic, Zeqiri, Sowe
CANLI ANLATIM
90′ Maçın sonuna 4 dakika eklendi.
87′ Topla oynama | Galatasaray : 57 Rizespor: 43
86′ Kaleyi bulan şut | Galatasaray : 7 Rizespor: 0
84′ Muhamed Buljubasic giriyor Ibrahim Olawoyin çıkıyor.
83′ Abdülkerim’in yaptığı orta doğrudan auta çıktı.
82′ Yusuf Demir giriyor, Barış Alper çıkıyor.
80′ Ceza sahasının solunda Osimhen’in pasında topla buluşan Kaan içeriye Barış’a gönderdi. Barışın şutu gol oldu.
80′ GOL! Galatasaray 5-0 Çaykur Rizespor
74′ Kerem’in savunma arkasına attığı pasta topla buluşan Osimhen güzel bir vuruş yapamadı.
73′ Ismail Jakobs çıkıyor Jelert giriyor.
67′ Sara, Mertens, Davinson, Lucas Torreira çıkıyor. Demirbay, Berkan, Mİchy ve Victor Nelsson giriyor.
65′ Ibrahim Olawoyin’in sol kanattan yaptığı orta şut karışımı vuruş dışarı gitti.
62′ Lucas Torreira ön alan baskısıyla topu kazandı. Sürerek getirdiği topu sağa Mertens’e verdi. Mertens’in ceza sahasının sağından attığı şut GOL oluyor.
61′ GOL! Galatasaray 4-0 Çaykur Rizespor
58′ Rizespor’un savunma arkasına atılan pasında Akintola ofsayta yakalandı.
57′ Rizespor kulübesinde hazırlıklar sürüyor.
55′ Ali Sowe kendini yere bıraktı.
52′ Ali Sowe rakip ceza sahasında yerde kaldı. Sağlık ekipleri oyunda.
52′ Ismail Jakobs’un sol kanattan açtığı ortada topla buluşan Yunus kaleciyi geçemedi.
51′ Rizespor’un uzaklardan çektiği şut farkla dışarı gitti.
49′ Ceza sahasında seken topla buluşan Sara’nın çektiği harika şut GOL oldu.
49′ GOL! Galatasaray 3-0 Çaykur Rizespor
46′ İkinci yarı başladı.
İ.Y Galatasaray 2-0 Çaykur Rizespor
45′ İlk yarının sonuna 4 dakika ilave edildi.
42′ Galatasaray gole çok yaklaştı! Barış’ın çizgiye kadar getirip açtığı ortada top Rizespor savunmasından sekti. Seken topu karşılamaya çalışan Osimhen’in şutu kornere gitti.
39′ Yunus’un ceza sahasına pasında topla buluşan İsmail Jakobs’un şutu defanstan döndü.
38′ Khusniddin Alikulov çıkıyor yerine Amir Hadziahmetovic giriyor.
37′ Rizespor’da oyuncu değişikliği hazırlıkları var!
36′ Khusniddin Alikulov kendini yere bıraktı.
35′ Osimhen’in tek topla savunma arkasına Mertens’e gönderdiği topu kaleci açılarak kontrol etti.
31′ Sara’nın uzaklardan çektiği şut kalenin sağından dışarı gitti.
29′ Osimhen’in attığı golün kime yazılacağı devre arasında kesinleşecek.
26′ Bu golle birlikte Osimhen Galatasaray ile çıktığı ilk resmi maçında GOL atmış oldu.
25′ Gabriel Sara’nın açtığı ortada ceza sahasında topla buluşan Osimhen’in kafası ağlara gidiyor.
25′ GOL! Galatasaray 2-0 Çaykur Rizespor
20′ Yunus ceza sahasının hemen önünde yerde kaldı. Hakem oyunu devam ettirdi.
19′ Top hakeme çarpıyor. Oyun hakem atışıyla devam edecek.
16′ Ismail Jakobs’un sol kanattan yaptığı ortada Osimhen’in kafa vuruşu dışarı gidiyor.
15′ Gole çok yaklaştı. Gabriel Sara’nın ceza sahasına ortasında topla buluşan Osimhen’in kafa vuruşu dışarı gitti.
13′ Topla oynama: Galatasaray %55 Rizespor %45
11′ Oyun kaldığı yerden devam ediyor.
10′ Oyun duraklamaya devam ediyor.
9′ Alikulov, hala yerde tedavisi devam ediyor.
8′ Khusniddin Alikulov, Osimhen ile çarpışma sonucu yerde kaldı. Sağlık ekipleri oyunda.
3′ Sara’nın kullandığı serbest vuruşta topla buluşan Davinson Sanchez kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi.
3′ GOL! Galatasaray 1-0 Çaykur Rizespor
1′ İlk düdük çaldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HER MAÇI KAZANMAK İSTİYORUZ”
Nijeryalı yıldız sözlerine “Burada bulunduğum için çok mutluyum. İlk defa bu şehre geldim. Taraftarımızla buluştuk. İlk maçımda böyle farklı kazandığımız için mutluyum. Bu şekilde devam etmek ve her maçı kazanmak istiyoruz” diyerek başladı.
GALATASARAY TERCİHİ
Galatasaray‘a gelmesi hakkında sorulan soruyu yanıtlayan Victor Osimhen “İlgiyi ilk duyduğumda benim için çok önemli oldu. Bu ilgiyi duyduğumda soru işareti yoktu kafamda. Her maçın ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Gelmeden önce de Galatasaray’ın ne kadar büyük bir takım olduğunu biliyordum. Elimden geleni yapacağım” ifadelerini kullandı.
ICARDI VE BATSHUAYI SÖZLERİ
Hücum hattında kimin oynayacağıyla ilgili soru üzerine Osimhen “Forma için bir mücadele yok. Icardi bu oyunun efsanesi. Batshuayi de ölümcül bir oyuncu. İkisinden de öğreneceğim şeyler var. Onlarla birlikte işbirliği yapacağız. Buraya gelirken de bu bana heyecan verdi. Süper Lig ve Avrupa Ligi’nde mücadele edeceğiz. Birbirimizi tamamlayacağımıza inanıyorum” yanıtı verdi.
“ASİST SAYILMIŞ OLDU”
Sarı-kırmızılı takımın ikinci golü hakkında açıklama yapan Osimhen “Golü ben attım sandım ama Abdülkerim’in attığını söylediler. Benim ki asist sayılmış oldu” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>JAKOBS VE OSİMHEN İLK MAÇINA ÇIKTI
Galatasaray’da Monaco’dan transfer edilen Ismail Jakobs ve Napoli’den gelen golcü futbolcu Victor Osimhen, ÇAYKUR Rizespor karşılaşmasına ilk 11’de başladı. Böylelikle sarı-kırmızılıların her 2 transferi de ilk formayı giymiş oldu.

SANCHEZ PERDEYİ AÇTI
Galatasaray, karşılaşmaya golle başladı. Sarı-kırmızılılarda Gabriel Sara’nın 3. dakikada kullandığı serbest vuruşta topu kafa vuruşuyla ağlara göndermeyi başaran Davinson Sanchez, bu sezon Cimbom adına ilk golünü attı ve takımını 1-0 öne geçirmeyi başardı.

ABDULKERİM SAHNEYE ÇIKTI
Oyun üstünlüğünü baştan sona elinde bulunduran Galatasaray, 25. dakikada bir gol daha buldu. Abdülkerim Bardakcı, Sara’nın ceza sahasına gönderdiği ve Osimhen’in kafa vuruşunun ardından yaptığı dokunuşla topu filelere gönderdi ve Cimbom farkı 2’ye çıkardı. Bu gol aynı zamanda ilk yarının da skorunu belirledi.

SARA YILDIZLAŞTI
Müsabakada Galatasaray adına ön plana çıkan isimlerden birisi de Gabriel Sara oldu. 3. dakikadaki Davinson Sanchez’in golünde asisti yapan Sara, Abdülkerim Bardakcı’nın Osimhen’in kafasında seken top sonrasında attığı golde de topu ceza sahasına yollamıştı. Bunlarla yetinmeyen Brezilyalı yıldız, 49. dakikada bir de gol atarak takımını 3 farklı üstünlüğe taşıdı. Gabriel Sara, Galatasaray’daki ilk asistini ve ilk golünü Rizespor karşısında bulmuş oldu.

MERTENS GOLÜ BULDU
Maçın skorunu 61. dakikada Dries Mertens belirledi. Lucas Torreira, ön alan baskısıyla kazandığı topu Mertens’e verdi. Tecrübeli yıldızın ceza sahası içinden yaptığı vuruş ağlarla buluştu. Bu golle birlikte skor 4-0 oldu.

SKORU BARIŞ ALPER BELİRLEDİ
Çaykur Rizespor’a gol olup yağan Galatasaray’da 5. gol, 80. dakikada Barış Alper Yılmaz’dan geldi. Ceza sahasının solunda Osimhen’in pasında topla buluşan Kaan, topu Barış’a gönderdi. Barış vuruşunda top ağlara gitti. Bu golle birlikte fark 5’e yükselirken maçın skoru da belli oldu.

CİMBOM 4’TE 4 YAPTI
Karşılaşmanın kalan dakikalarında başka gol olmayınca sahadan 5-0’lık skorla galip ayrılan taraf Galatasaray oldu. 3. hafta karşılaşması Avrupa kupalarındaki play-off maçları nedeniyle ertelenen Aslan, ligde oynadığı 4 maçın hepsini kazandı. Bu sonuçla birlikte puanını 12 yapan Cimbom, liderlik koltuğuna oturdu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KEREM AKTÜRKOĞLU İLK MAÇINA ÇIKTI
Benfica, Portekiz Ligi’nin 5. haftasında Santa Clara ile sahasında karşı karşıya geldi. Portekiz ekibinin Galatasaray’dan 12 milyon euro karşılığında Galatasaray’dan transfer ettiği milli futbolcu Kerem Aktürkoğlu, bu karşılaşmaya ilk 11’de başladı ve yeni takımında ilk kez forma giydi. Benfica‘nın ilk 11’i şu şekilde: Trubin, Carreras, Silva, Bah, Orkun Kökçü, Di Maria, Pavlidis, Kerem Aktürkoğlu, Otamendi, Rollheiser, Florentino
BENFICA-SANTA CLARA MAÇI HANGİ KANALDA?
Portekiz Ligi 5. haftasında oynanan Benfica – Santa Clara mücadelesi 14 Eylül cumartesi günü saat 22:30’da başladı. Mücadele S Sport Plus ekranlarından canlı yayınlandı.
BENFICA’NIN DURUMU
Geride kalan 4 haftada 1 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet alan Benfica, topladığı 7 puanla ligde 7. sırada yer alıyor. Kerem’in yeni takımı, bu karşılaşmalarda 5 gol atarken kalesinde ise 3 gol gördü.
PORTEKİZ LİGİ PUAN DURUMU

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 5. haftasında Çaykur Rizespor deplasmanda oynadığı Galatasaray’a 5-0 yenildi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, “Farklı bir formasyonla maça başladık. Bu hafta ona hazırlamıştık. Kompakt bir savunma yaparak merkezi kalabalık tutmak istedik. Galatasaray’ın iştahlı başlamasını temposunu düşürmek istedik. Top bize geçerken de pas oyunu oynamayı planlıyorduk. Bunun nasıl yansımaların olacağı görmeye fırsat olmadan duran toptandan 2 gol yedik. Alikulov sakatlığı sistem değişti. İlk yarını sonuna kadar dengeli oyun oldu. İkinci yarının başında taştan gol yedik. Ondan sonrası hiç de kolay olmuyor. Kötü bir sonuçla ayrıldık. Galatasaray’ı tebrik ediyorum. Önümüzdeki haftanın maçına çok kırılma yaşamadan yarın başlayacağız” diye konuştu.
Büyük takımlarla oynadıkları maçlarda aldıkları sonuçların sorulması üzerine İlhan Palut, “Rizespor’daki görev süremdeki ilk sorun Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş olsa biz çıkalım oyumuzu oynayalım, bu maçlara özel herhangi bir yapıda olmayalım, rakip kim olursa oluşun bu mücadeleyi gösterelim istedik. Temel felsefem her zaman buydu. Hatayspor’da da buydu. Bunu bu maç öncesine inatlaşma olarak kabul etmeye başladım. Değiştirmem gerektiğimizi düşündüm. Bir fazla merkez defans oyuncusu ekleyerek bazen daha iyi defans yapamıyorsunuz. Bundan sonraki maçlarda, kendi felsefemizden ödün vermemiz gerekiyor. Bir dahaki maçlara özel bir savunma prensibi düşünmüyorum” şeklinde konuştu.
İlhan Palut ayrıca büyük maçlarda fazla gol yemelerinin temel nedeninin kırılganlık olduğunu söyledi.
Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho’nun Rizespor için, ‘Rizespor, ligde gördüğüm en iyi takım’ açıklamasının hatırlatılması üzerine Palut, “Bizim için ‘Ligin iyi takımı Rizespor’ dediği için ‘Çok iyiyiz’ dememiz mi gerekiyor ama bu işte bir terslik var, bizim ligin iyi takımı nereden oluyoruz diye kendimizi sorgulayıp, ayaklarımızı yere daha sağlam mı basmamız mı gerekiyor. Fenerbahçe maçı öncesi bunun mücadelesini verdim. Böyle bir durum yok, ayaklarımız yere bassın. Bugünkü maç dışında kalan 4 maçta istediğimiz birçok şeyi sahaya yansıttık. Bu maç hiçbir şey yapamadık” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 2’nci Lig Kırmızı Grup’ta sezonun ilk 2 haftasını 4’er puanla kapatan iki Ege ekibi Somaspor ve Bucaspor 1928 yarın Soma’da karşı karşıya gelecek. Soma Atatürk Stadı’nda saat 16.30’de başlayacak maçta Taner Tuncer görev alacak.
Ev sahibi Somaspor’un teknik direktörü Erman Güraçar, zorlu bir karşılaşma oynayacaklarını belirterek, “İki takımın da bu sezon hedefi üst sıralar olacak. Sahamızda kayıp yaşamak istemiyoruz” diye konuştu.
Bucaspor 1928’in tecrübeli çalıştırıcısı Uğur Balcıoğlu, Soma’ya 3 puan için gittiklerini belirterek, “Rakibimizi iyi analiz ettik. Kolay deplasman maçı olmayacak ancak kazanacağımazyürekten inanıyoruz” dedi.
ARDA USLUOĞLU SÜPER LİG’E GİTTİ
Bucaspor 1928’in altyapısından yetiştirip vitrine çıkardığı 17 yaşındaki forvet Arda Usluoğlu, Süper Lig’e transfer oldu. Daha önce adı Galatasaray’la da anılan genç oyuncu Alanyaspor’a imza attı. Uzun süredir Arda’nın peşinde olan, temmuz ayında da genç oyuncu için Buca yönetimiyle pazarlık masasına oturan Alanyaspor, bonservisini aldığı Arda ile 3 yıllık sözleşme imzaladı.
2021-2022 sezonunda ilk profesyonel maçlarına çıkan Arda, geçen sezon ise istikrarlı bir şekilde sarı-lacivertli formayı giydi. Geçen sene 26 maçta oynayan Arda 4 gol attı. Bu sezon da Bucaspor 1928’le ilk 3 maça çıkan oyuncu 126 dakika sahada kaldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRK futbolunun en tecrübeli savunma oyuncularından İbrahim Öztürk, 43 yaşında futbolu bırakma kararı aldı. Süper Lig’de 2009-2010 sezonunda Bursa spor formasıyla şampiyonluk yaşayan İbrahim, 1’inci Lig’de 2016-2017’de Sivasspor ile şampiyonluk sevincine ortak oldu. Altay ile 2017-2018’de 2’nci Lig’de şampiyonluk kupası kaldıran İbrahim Öztürk, siyah-beyazlı kulüpte 2017-2018’de 1’inci Lig’de Play-Off şampiyonluğu yaşadı.
Tecrübeli defans oyuncusu kariyerindeki ilk kupayı ise 2003-2004’te 3’üncü Lig’de Karamanspor formasıyla kaldırmıştı. Bir kez A Milli Takım’a davet edilen İbrahim, 17 Kasım 2010’da deplasmanda Hollanda ile oynanan özel maçta yedek soyunmuş ancak süre alamamıştı. Profesyonel tüm liglerde kupa kaldıran İbrahim Öztürk, Altay formasıyla 21 Mayıs 2022’de 41 yaşındayken Kasımpaşa’ya attığı golle Süper Lig’de gol atan en yaşlı futbolcu ünvanını elde etti.
‘YENİ BİR SAYFA AÇMANIN ZAMANI GELDİ’
İbrahim Öztürk, sosyal medya hesabından paylaştığı gönderide şu ifadelere yer verdi:
“Uzun yıllar boyunca büyük bir tutku ve sevgiyle oynadığım futbola veda ettiğimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Ancak hayatımda yeni bir sayfa açmanın zamanı geldiğine inanıyorum. Futbol benim için sadece bir spor değil, aynı zamanda hayatımın büyük bir parçası oldu. Sahada geçirdiğim her an, rekor kırarak attığım her gol, kazandığım her zafer, şampiyonluklar ve beni ben yapan değerli anılar olarak kalacak. Bu süreçte bana destek olan aileme, arkadaşlarıma, takım arkadaşlarıma, antrenörlerime ve en önemlisi siz değerli futbolseverlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Futbol sahasında öğrendiğim disiplin, azim ve takım ruhu, hayatımın her alanında bana rehberlik etmeye devam edecek. Bu vedanın bir son değil, yeni başlangıçlar için bir adım olduğunu biliyorum. Gelecekte, futbolun farklı alanlarında, belki de genç yeteneklere rehberlik ederek bu güzel oyuna katkıda bulunmaya devam edeceğim. Bu yolculukta yanımda olan herkese minnettarım. Futbolun bana kattığı değerleri ve anıları her zaman kalbimde taşıyacağım. Hepinize en içten sevgi ve saygılarımla veda ediyorum. Sevgilerimle.”
SAKATLANARAK VEDA ETTİ
İbrahim Öztürk’ün kariyerine son vermesinde geçen sezon yaşadığı sakatlık önemli rol oynadı. Geçen sezonun ilk yarısında 1’inci Lig’de Altay formasıyla 18 karşılaşmada görev yapan deneyimli stoper, siyah-beyazlı kulüpteki maddi sorunlar nedeniyle ara transfer döneminde 3’üncü Lig’de mücadele eden Talasgücü Belediyespor’a transfer oldu. Kayseri temsilcisi ile 9 karşılaşmaya çıkan İbrahim, 7 Nisan’da iç sahada oynadıkları 52 Orduspor FK maçında çapraz bağlarından sakatlandı. Dizinden ameliyat olan İbrahim, bu sakatlık sonrası kariyerini noktaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, 3. hafta mücadelesinde Isparta 32 Spor’la karşı karşıya gelecek. Torbalı’daki Metin Oktay Yerleşkesi Serpil Hamdi Tüzün Sahası’nda saat 16.30’da başlayacak müsabakayı Sinop bölgesi hakemlerinden Erdal Yılmaz yönetecek. Karşılaşma öncesinde Altınordu’nun 1 beraberlik ve 1 galibiyeti yer alırken, konuk ekip Isparta 32 Spor’un ise 1 beraberliği ve 1 mağlubiyeti bulunuyor. İzmir ekibi, bu müsabakayı da hatasız geçerek yenilgisiz bir şekilde yoluna devam etmek istiyor.
Öte yandan Altınordu’da sakatlıkları devam eden orta saha oyuncusu Kaan Baysal ile sol kanat oyuncusu Hüseyin Bulut’un bu mücadelede forma giymesi beklenmiyor. Fakat U20 Milli Takımı’ndan dönen forvet oyuncusu İlkan Sever’in ise kadroda yer alabileceği öğrenildi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nda oynanan karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Derelioğlu, “Buraya gelirken düşüncemiz, birtakım olumsuzluklar olmasına rağmen kazanarak dönmekti. Ancak maçın başında ilk 10 dakika istediğimiz gibi maça başlayamadık. Sahadaki yerleşim hatalarından pozisyon verir gibi olduk. Rakip paylaşımında hatalar yaptı. 10. dakikadan sonra oyunda dengeyi kurduk.” diye konuştu.
Maçı kazanmak istediklerini ifade eden Derelioğlu, “Her zamanki gibi bu yıl yaşadığımız üretme sorununu yaşadık. Maçın genelinde iki takım açısından dengeli bir maç oldu. Tabii bizim arzu ettiğimiz bir sonuç değil. Trabzonspor, olumsuzluklar ne olursa olsun, kadrosu ne olursa olsun kazanmak durumundadır.” şeklinde konuştu.
Derelioğlu, Trabzonspor’un sadece 9 numara nedeniyle gol sorunu yaşamadığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamada, Sipay Bodrum FK’nin transfer çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.
Arnavutluk Milli Takımı’nın hücum oyuncusu Taulant Seferi’nin transfer edildiği bildirilen açıklamada, “Yeşil-beyazlı ekip Seferi ile 3 yıllık sözleşme imzaladı. Seferi geçtiğimiz sezon kiralık oynadığı Baniyas forması ile çıktığı 25 maçta 11 gol attı, 5 gole katkı sağladı, 2 bin 99 dakika süre aldı.” bilgilerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eyfel Kulesi Sahası’nda düzenlenen B1 futbol müsabakalarında milli takım, A Grubu’ndaki ilk maçını Tokyo 2020’nin şampiyonu Brezilya’ya karşı oynadı.
İlk yarıyı 1-0 geride kapatan ay-yıldızlı ekip, sahadan da 3-0 mağlup ayrıldı.
Milli takım, yarın TSİ 19.30’da Çin’le karşılaşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 4. haftasında Hatayspor, Mersin’de konuk ettiği Samsunspor’a 3-0 mağlup oldu. Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında maçı değerlendiren Pulat, maç öncesi 4 saat otobüsle Mersin’e gelip, 2 saat maçı izleyip, 4 saat de tekrar dönecek olan taraftar ruhuna sahip olamadıkları için takım olarak utanmaları gerektiğini söyledi. Kendilerinin de maçı kazanmayı taraftarlar kadar çok istemeleri gerektiğini dile getiren Pulat, “Bugün hem taraftarımızın hem yönetimimizin başını öne eğdik. Evet direkt oynayan takımımızın bel kemiği 2 oyuncumuz yoktu. Evet, transferlerimiz bugün yoktu ama biz bahanelerin değil, çözümlerin peşinde olmalıyız. Bugün utanacağız ama yarın yeni bir gün. Tekrar eski enerjimizi toplayıp yeni transferlerimizle, sakat ve cezalı oyuncularımızın dönmesiyle o 3 haftadaki yaptığımız doğruları daha güçlü bir şekilde sahaya koyacağız. Ama bugün herkesin şapkasını önüne koyması gerekiyor; oyuncu grubunda, teknik ekibinde. Çünkü taraftar elinden geleni yapıyor, yönetim kurulumuz da elinden geleni yapıyor. Bizim bu insanları bu noktada üzmememiz gerekiyor. Kıran kırana savaşırız hepimiz. 3-0 mağlubiyet; deriz ki biz savaştık. Galatasaray’a mağlup olduk; savaştık. Bütün Türk futbol kamuoyu biz takdir etti. Kasımpaşa’ya savaştık; oyunumuzla takdir topladık. Antalya’da bir sürü dış etken yaşadık. Yine savaştık, takdir topladık” diye konuştu.
“Bugün görevini iyi yapmayanlar bizlerdik”
Samsunspor’u tebrik eden Pulat, “Taktiksel disipline sadık kalıp ev sahibi takımdan daha fazla isteyerek maçı kazandılar. Hakem ekibini de tebrik ediyorum. Onlar da görevini iyi yaptı. Bugün görevini iyi yapmayanlar bizlerdik. Ama biz bundan ders çıkartacağız. Bugün 4 saat yol gelip, 4 saat da yol gidip, 10 saati yolda geçen taraftar kadar, bu 15 gün içinde tekrar Hatayspor ruhunu geri döndüreceğiz. Son dört hafta ve ilk üç haftaki geleceği umutla bakıp kendimizi affettireceğiz. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın” dedi.
“Hem transferlerimiz geliyor, hem sakat ve cezalı iki oyuncumuz dönüyor”
Bir gazetecinin “Verilen arayı nasıl değerlendireceksiniz?” sorusu üzerine Pulat, “Bizi aslında en iyi bilenlerden birisi sizsiniz. Hem antrenmanlarımız hem maçlarımızı yakinen takip ediyorsunuz. Hem hücumda hem savunmada 3 hafta taktiksel disiplin ve bir geometrisi olan bir Hatayspor vardı. Ancak bizim bugünkü eksikliklerimiz ve oyun içi motivasyonumuz aslında bu skorun habercisi oldu. Hem transferlerimiz geliyor; iki tane oyuncu bugün bitti, bir tanesi burada. Sakat ve cezalı iki oyuncumuz dönüyor. Bu arada bir veya iki oyuncu da takımımıza katıp hem hazırlık maçıyla hem de çift idmanla bu açığımızı kapatacağız inşallah” şeklinde cevap verdi. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SİLAHLI SOYGUN: 100 BİN EUROLUK SAATİNİ ÇALDILAR
İtalyan gazetesi Repubblica’nın haberine göre; motosikletli iki kişi, Neres’in içinde bulunduğu minibüsün arka camını kırarak futbolcuyu silah zoruyla soydu. Neres’in 100 bin euro değerindeki saatini çalan saldırganlar, bölgede çok sayıda polis olmasına rağmen hızla kaçmayı başardı. Saldırı sırasında Neres’in ailesinin de arabada olduğu belirtilirken, kimsenin bu olayda fiziksel bir zarar görmediği belirtildi.
TARAFTARLAR TESELLİ ETTİ
Yaşananların ardından morali bozulan Davide Neres, saldırı sonrası kaldığı lüks otele dönerken Napoli taraftarları 27 yaşındaki futbolcuyu burada karşıladı ve teselli etti. Yıldız isim, yeni takımında kısa sürede dikkatleri üzerine çekse de yaşadığı bu talihsiz olay, İtalyan futbol camiasında büyük yankı uyandırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANCELOTTİ MEVKİSİNİ DEĞİŞTİRDİ
Relevo’nun haberine göre; Carlo Ancelotti ve kurmayları, Arda Güler’in elit seviyede bir orta saha oyuncusu olma potansiyeline sahip olduğuna inanıyor. Yönetim, 19 yaşındaki futbolcunun genellikle ceza sahası yakınlarında kalmak yerine, daha derin pozisyonlarda oyun kurma becerisini kullanmayı istiyor.
OYUNA GİRDİ, PUANI GETİRDİ
Geçtiğimiz hafta Las Palmas deplasmanında oyuna sonradan giren Arda Güler, takımına kazandırdığı penaltı ile gelen 1 puanın en büyük mimarlarından oldu.

BETİS KARŞISINDA İLK 11’DE OLACAK
Öte yandan La Liga’nın ilk 3 haftasında 4 puan kaybeden Real Madrid’de teknik direktör Carlo Ancelotti, ilk 11’i değiştirmeye hazırlanıyor. Relevo’da yer alan diğer bir habere göre; Ancelotti, Arda Güler ve Brahim Diaz’ı 11’e almayı düşünüyor. İtalyan teknik adamın sahaya sürdüğü ilk 11’i sık sık değiştirme konusunda her zaman isteksiz olduğu belirtilse de bu kararı verdiği ifade edildi.
MAÇ PAYLAŞIMINDA YER ALDI
Ayrıca Real Madrid, Real Betis karşılaşması için maç günü paylaşımında kullandığı fotoğrafta Arda Güler’e de yer verdi. Arda, büyük olasılıkla maça ilk 11’de başlayacak. İspanyol devi, 4. hafta maçında bu akşam TSİ 22:30’da Real Betis’i konuk edecek.
İşte o paylaşım;

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Talasgücü Belediyespor iken ismi Erciyes 38 Futbol Kulübü olan ve renkleri mavi siyaha değişen Kayseri ekibi, sezon öncesi ilk hazırlık maçını oynadı. Kayseri Sümer stadında Kayseri Süper Amatör Küme takımlarından Kocasinan Şimşekspor ile karşılaşan mavi siyahlılar, farklı galip geldi. Sentetik çim sahada oynanan maçın ilk yarısını 1-0 önde tamamlayan Erciyes 38 Futbol kulübü, ikinci yarıda 3 gol daha bularak maçı 4-0 kazandı. Mavi siyahlı takımın gollerini Ayhan Gürbüz, Fevzican Bozkuş (2) ve Ziyahan Elbaşı kaydetti.
Erciyes 38 Futbol Kulübü Teknik Direktörü Uğur Kulaksız; iyi bir hazırlık evresi geçirerek ligde başarılı olmak istediklerini söyledi. Kulaksız, “Lig öncesi ilk hazırlık maçımızı oynadık. Skordan ziyade sergilenen futbol önemli idi. Lig maçına kadar eksiklerimizi giderip daha iyi bir hale gelmek istiyoruz” dedi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ICARDI’DE SON DURUM
Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, ” Trendyol Süper Lig’in dördüncü haftasındaki Adana Demirspor karşılaşmasının ilk yarısında sağ üst arka adalesinde ağrı hisseden ve bugün sponsor hastanemiz Medicana’da yapılan kontrollerinde sağ üst arka adale grubunda 2. derece strain (zorlanma, kanama ve kısmi yırtık) tespit edilen futbolcumuz Mauro Icardi’nin tedavisine başlanmıştır.” ifadeleri kullanıldı.
NASIL SAKATLANDI?
Metehan’dan gelen pası takım arkadaşlarına iletmek isterken kendisini zorlayan Icardi, sakatlık geçirdi. Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından oyuna devam edemeyen Arjantinli golcü, yerini 25. dakikada Michy Batshuayi’ye bıraktı.
3-4 HAFTA YOK
Mauro Icardi’nin 3-4 hafta sahalardan uzak kalması ve Trendyol Süper Lig’in 6. haftasında deplasmanda oynanacak Fenerbahçe derbisini kaçırması bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Lig 2024-2025 sezonunda başarılı bir dönem geçirmek isteyen Kayserispor, ligdeki ilk puanını aldı. Ligin 4. haftasında deplasmanda Konyaspor ile karşılaşan sarı kırmızılılar, 0-0 sona eren müsabakadan 1 puanla ayrıldı. Lige BAY olarak maç yapmadan giren, ikinci haftada sahasında Sivasspor’a mağlup olan Kayserispor, üçüncü haftada Trabzonspor ile oynayacağı maçı rakibinin Avrupa kupası müsabakası olmasından dolayı tehir olarak geçmişti.
4 haftada iki maça çıkan Kayserispor, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı. Sarı kırmızılılar, ligin 5. haftasında sahasında Eyüpspor ile karşı karşıya gelecek. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avrupa’nın en prestijli kulüp futbol turnuvası Şampiyonlar Ligi’nin lig usulü oynanacak yeni formatında kuralar çekildi. Monte Carlo’daki Grimaldi Forum’da gerçekleşen kura çekimi sonrası 36 takımlı yeni formatta eşleşmeler belli oldu.
İlk maçlar 17-19 Eylül’de
Yeni formatla oynanacak olan Şampiyonlar Ligi’nde ilk maçlar 17-19 Eylül tarihlerinde oynanacak. Lig etabı 29 Ocak 2025’te sona erecek. Lig etabını ilk 8 sırada tamamlayan takımlar, doğrudan son 16 turuna adını yazdıracak. Ligi 9 ile 24’üncü sırada bitiren ekipler ise play-off’ta yer alacak. Play-off’ta ise 9 ile 16’ncı sırada yer alan takımlar ile 17 ve 24’üncü sırada bulunan takımlar karşılaşacak. Rakiplerine üstünlük sağlayan 8 takım daha son 16 turunda mücadele etmeye hak kazanacak. İlk 24’ün dışında kalan takımlar ise elenecek.
Kura çekimi sonrası eşleşmeler şöyle oluştu:
1. Torba
Manchester City’nin rakipleri: Inter, PSG, Club Brugge, Juventus, Feyenoord, Sporting, Sparta Prag, Slovan Bratislava
Inter’in rakipleri: Manchester City, Leipzig, Arsenal, Leverkusen, Kızılyıldız, Young Boys, Monaco, Sparta Prag
Bayern Münih’in rakipleri: PSG, Barcelona, Benfica, Shakhtar, Dinamo Zagreb, Feyenoord, Slovan Bratislava, Aston Villa
Leipzig’in rakipleri: Liverpool, Inter, Juventus, Atletico Madrid, Sporting, Celtic, Aston Villa, Sturm Graz
B. Dortmund’un rakipleri: Barcelona, Real Madrid, Shakhtar, Club Brugge, Celtic, Dinamo Zagreb, Sturm Graz, Bologna
Barcelona’nın rakipleri: Bayern Münih, Borussia Dortmund, Atalanta, Benfica, Young Boys, Kızılyıldız, Brest, Monaco
Real Madrid’in rakipleri: Dortmund, Liverpool, Milan, Atalanta, Salzburg, Lille, Stuttgart, Lille
Liverpool’un rakipleri: Real Madrid, Leipzig, Leverkusen, Milan, Lille, PSV, Bologna, Girona
PSG’nin rakipleri: Manchester City, Bayern Münih, Atletico Madrid, Arsenal, PSV, Salzburg, Girona, Stuttgart
2. Torba
Atletico Madrid’in rakipleri: Leipzig, Paris Saint-Germain, Leverkusen, Benfica, Lille, Salzburg, Slovan Bratislava, Sparta Prag
Atalanta’nın rakipleri: Real Madrid, Barcelona, Arsenal, Shakhtar Donetsk, Arsenal, Celtic, Young Boys, Sturm Graz, Stuttgart
Club Brugge’nin rakipleri: Dortmund, Manchester City, Juventus, Milan, Sporting, Celtic, Aston Villa, Sturm Graz
Bayer Leverkusen’in rakipleri: Inter, Liverpool, Milan, Atletico Madrid, Salzburg, Feyenoord, Sparta Prag, Brest
Arsenal’in rakipleri: Paris Saint-Germain, Inter, Atalanta, Shakhtar Donetsk, Dinamo Zagreb, Sporting, Monaco, Girona
Benfica’nın rakipleri: Barcelona, Bayern Münih, Atletico Madrid, Juventus, Feyenoord, Kızılyıldız, Bologna, Monaco
Milan’ın rakipleri: Liverpool, Real Madrid, Club Brugge, Leverkusen, Kızılyıldız, Dinamo Zagreb, Girona, Slovan Bratislava
Juventus’un rakipleri: Manchester City, Leipzig, Benfica, Club Brugge, PSV Eindhoven, Lille, Stuttgart, Aston Villa
Shakhtar Donetsk’in rakipleri: Bayern Münih, Dortmund, Atalanta, Arsenal, Arsenal, Young Boys, PSV Eindhoven, Brest, Bologna
3. Torba
Young Boys’un UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Inter, Barcelona, Atalanta, Shakhtar, Kızılyıldız, Celtic, Aston Villa, Stuttgart
Lille’in UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Real Madrid, Liverpool, Juventus, Atletico Madrid, Feyenoord, Sporting Lizbon, Sturm Graz, Bologna
PSV’nin UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Liverpool, Paris, Shakhtar, Juventus, Sporting, Kızılyıldız, Girona, Brest
Feyenoord’un UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Bayern Münih, Man City, Leverkusen, Benfica, Salzburg, Lille, Sparta Prag, Girona
Dinamo Zagreb’in UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Dortmund, Bayern Münih, Milan, Arsenal, Celtic, Salzburg, Monaco, Slovan Bratislava
Kızılyıldız’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Barcelona, Inter, Benfica, Milan, PSV, Young Boys, Stuttgart, Monaco
Salzburg’un UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Paris, Real Madrid, Atletico Madrid, Leverkusen, Dinamo Zagreb, Feyenoord, Brest, Sparta Prag
Celtic’in UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Leipzig, Dortmund, Club Brugge, Atalanta, Young Boys, Dinamo Zagreb, Bratislava, Aston Villa
Sporting Lizbon’un UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Manchester City, Leipzig, Arsenal, Club Brugge, Lille, PSV, Bologna, Sturm Graz
4. Torba
Stuttgart’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Paris, Real Madrid, Atalanta, Juventus, Young Boys, Kızılyıldız, Sparta Prag, Slovan Bratislava
Girona’nın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Liverpool, Paris, Arsenal, Milan, Feyenoord, PSV, Bratislava, Sturm Graz
Bologna’nın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Dortmund, Liverpool, Shakhtar, Benfica, Lille, Sporting, Monaco, Aston Villa
Brest’in UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Real Madrid, Barcelona, Leverkusen, Shakhtar, PSV, Salzburg, Sturm Graz, Sparta Prag
Aston Villa’nın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Bayern Münih, Leipzig, Juventus, Club Brugge, Celtic, Young Boys, Bologna, Monaco
Sparta Prag’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Inter, Man City, Atletico Madrid, Leverkusen, Salzburg, Feyenoord, Brest, Stuttgart
Slovan Bratislava’nın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Manchester City, Bayern Münih, Milan, Atletico Madrid, Dinamo Zagreb, Celtic, Stuttgart, Girona
Monaco’nun UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Barcelona, Inter, Benfica, Arsenal, Kızılyıldız, Dinamo Zagreb, Aston Villa, Bologna
Sturm Graz’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri: Leipzig, Dortmund, Club Brugge, Atalanta, Sporting, Lille, Girona, Brest – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, 1. Lig’de mücadele eden Amed Sportif Faaliyetler ile Uğur Okulları İstanbulspor arasında bu akşam 21.00’da oynanacak müsabakayı izlemek için dün Diyarbakır’a geldi. Başkan Hacıosmanoğlu’na TFF Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz ile TFF Yönetim Kurulu Üyeleri Zehra Neşe Kavak ve Lale Cander de eşlik etti. Başkan Hacıosmanoğlu, sırasıyla Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Valilik, Diyarbakırspor, Diyarbekirspor ve İl Jandarma Komutanlığı’nı ziyaret etti. Başkan Hacıosmanoğlu daha sonra ise Amed Sportif Faaliyetler’in tesisini ziyaret etti. Burada Amed Sportif Faaliyetler Başkanı Aziz Elaldı ile bir araya gelen Başkan Hacıosmanoğlu, açıklamalarda bulundu.
‘HERKESE EŞİT MESAFEDE OLACAĞIZ’
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, seçim sürecinde kendisini destekleyenlere teşekkür ederek, “Doğu ve Güneydoğu’nun, İç Anadolu’nun, Ege’nin, Akdeniz’in, Karadeniz’in ne kadar haksızlığa uğramış, adalet isteyen, sağ duyulu spor severleri varsa, sayın başkan da bize aynı şekilde destek oldu. Teşekkür ediyorum. Başkan, barış ve kardeşliğe hizmet etsin diye Amed Spor için çalışıyoruz dedi. Bu vatan, bu bayrak bizim. Vatanıyla, bayrağıyla sorunu olmayan herkes için nereye entegre olmak istiyorsa biz onun görevlisi olarak çalışırız. Futbolun elbette ki en büyük özelliği geniş kitlelere hitap ediyor olması. Barışı, kardeşliği sağlamak için her alanda kullanılması gerekiyor. Bizim de ilkelerimiz o doğrultuda. Adil ve adaletli olacağız. Herkese eşit mesafede tarafsız olacağız. Futbolun marka değerini yükseltmek için, sayın başkan az önce gezdirdi, alt yapı ve tesisler yapıyorlar. Bunlar sadece Amed Spor’a değil ülke sathına yayacağız. Tesisler yapabilirsiniz ama tesislerin eğer için profesyonelce doldurmasanız oradan ürün çıkmaz. Futbolun kalkınmasının da oradan başlaması gerektiğine inanıyoruz” dedi.
‘LİGLERİN HİÇBİRİNDE YABANCI OYUNCUNUN OYNAMASINI İSTEMİYORUM’
Ülkede yabancı oyuncu sıkıntısı olduğunu söyleyen Başkan Hacıosmanoğlu, “Futbolculara dünyanın parasını veriyoruz. Uyum sağlayan sağlıyor, sağlamayan parasını alıyor, gidiyor. 1’inci, 2’nci, 3’üncü ligde benim şahsi düşünceme göre, tabi bu ekip işi, şahsi düşüncem liglerin hiçbirinde yabancı oyuncunun oynamasını istemiyorum. Ama bunu da sağlamak için önce amatörden başlayıp takımlarımıza her alanda profesyonel ekiplerle beraber destek olup…Sıkıntıların çoğunu biliyoruz. Amacımız amatörden başlayıp 1’inci lige kadar üreten konumuna getirmek. Biz onun için çalışacağız. Amed Spor da bu ülkenin takımı. Bu akşam maçımız var. Türkiye’de böyle bir şehir yok. Buna katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Örnek alınması gereken bir şehir” diye konuştu.
‘KARDEŞLİĞİN NASIL OLDUĞUNU BU AKŞAM GÖSTERELİM’
Çocukları spora katıp daha iyi yerlere kanalize etmenin, bu milletin her ferdinin görevi olduğunu vurgulayan Başkan Hacıosmanoğlu, şunları söyledi:
“Sadece Diyarbakır’da değil, bütün şehirlerimizde daha hassas olmalıyız. Bu akşam da söz verdiğimiz gibi Amed Spor’un maşına geldik ama bir gün önce geldik. Çok güzel oldu. Çok da büyük tesadüf oldu. İstanbulspor ile oynayacak Amed Spor. İstanbulspor’un sahipleri de benim doğduğum yerden. Of’lular. Buradan Amed Spor taraftarlarına da seslenmek istiyorum. Biliyorum, bana karşı iyi duygular besliyorlar. Buradan Türkiye’ye kardeşliğin nasıl olduğunu hep beraber akşam ki maçta gösterelim. Bir sonraki adımlarımızda kardeşlik iklimine katkı sağlayacak bir atmosfer yaratırsak bu hem Diyarbakır hem Amed Spor hem de diğer illerimize bu konuda örnek olur. Temennim ve beklentim de o. Güzel olacak her şey.” ‘BİZİM MAÇLARIN YÜZDE 50’Sİ KADIN VE ÇOCUKLARDAN OLUŞMAKTADIR’
2 gündür tarihi anların yaşandığını belirten Amed Sportif Faaliyetler Başkanı Aziz Elaldı da, “Uzun yıllar özlenen barış, sevgi ve birliktelik köprüsü dün katılımcı dostlarımız sayesinde güzel görüntü oluştu. Ziyaretleri için katılımcılarımıza teşekkür ederiz. Bölgenin futbola spora olan açlığı, başkanımızla dün gezdiğimiz noktalarda çocukların ve gençlerin sevgisi, futbola olan özlemi için bu işi yapıyoruz. Amacımız futbolu bu bölgeye hakim kılmaktır. Bu akşam da bir maçımız var. Bildiğiniz gibi bizim maçların yüzde 50’si kadın ve çocuklardan oluşmaktadır. Kadın ve çocuklara bazı noktaları tahsis ediyoruz. Ücretsiz bilet veriyoruz” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FENERBAHÇE AYRILIĞI AÇIKLADI
Fenerbahçe’de Miguel Crespo ile yollar ayrıldı. Sarı-lacivertliler Portekizli futbolcunun Süper Lig ekiplerinden Başakşehir’e transfer olduğunu açıkladı. Kulüpten yapılan resmi açıklamada “2021-2022 sezonundan itibaren formamızı giyen oyuncumuz Miguel Crespo, Başakşehir Futbol Kulübü’ne transfer olmuştur. Bugüne kadar formamız altında verdiği emekler için kendisine teşekkür eder, kariyerinde başarılar dileriz” ifadeleri kullanıldı.

3 YILLIK İMZA ATTI
RAMS Başakşehir, Crespo ile 3 yıllık sözleşme imzaladığını duyurdu. Turuncu-lacivertlilerden yapılan açıklamada, “Kulübümüz, Portekizli futbolcu Miguel Crespo ile 3 yıllık anlaşma sağladı. Crespo’ya ailemize hoş geldin diyor, turuncu-lacivertli formamızla başarılar diliyoruz” ifadelerine yer verildi. Crespo, yeni kulübünde 13 numaralı formayı giyecek.

FENERBAHÇE KARİYERİ
2021 yılında Estoril’den 1.5 milyon euro’ya Fenerbahçe’ye transfer olan 27 yaşındaki futbolcu, geçtiğimiz sezonun devre arasında LaLiga ekiplerinden Rayo Vallecano’ya kiralanmıştı. Miguel Crespo, sarı-lacivertli formayla toplam 80 maçta görev aldı ve 5 gol 7 asist kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Arda Güler, Real Madrid formasıyla geçirdiği ilk sezonda şampiyonluk kutlamanın sevincini yaşadı.
Bu sezon İspanya Süper Kupası’ndan sonra lig şampiyonluğunu da kazanan Real Madrid’in kent merkezindeki kutlamalarını binlerce taraftarı izledi.
Yaklaşık 5 saat süren kutlamalar, İspanya Futbol Federasyonu (RFEF) Başkanı Pedro Rocha tarafından Madrid’in antrenman tesislerinde basına ve halka kapalı olarak düzenlenen kupa teslim töreniyle başladı.
Futbolcular, teknik heyet ve kulüp yöneticileri daha sonra sırasıyla Madrid özerk yönetim hükümet binası ve Madrid Belediyesine resmi ziyaretlerde bulundu.
Real Madrid Kulübü Başkanı Florentino Perez, takım kaptanı “Nacho” lakaplı Jose Ignacio Fernandez Iglesias ve teknik direktör Carlo Ancelotti, kazanılan kupa olmak üzere Madrid özerk yönetim hükümet başkanı Isabel Diaz Ayuso ve Madrid Belediye Başkanı Jose Luis Martinez Almeida ile bir araya geldi. Elde edilen başarı Madrid kentine ve Madridlilere adandı.
ARDA GÜLER’İN GOLÜ GÖSTERİLDİ
Törenler sırasında gösterilen fragmanda, Real Madrid’in Bellingham, Vinicius, Rodrygo, Brahim, Modric gibi yıldız futbolcularının gollerinin yanı sıra Arda Güler’in eflatun-beyazlı formayla ligde Celta Vigo’ya karşı attığı ilk gol de yer aldı.
Sol Meydanı’nda yer alan Madrid özerk hükümet binası balkonunda yapılan konuşmalarda kaptan Nacho ve teknik direktör Ancelotti ile Luka Modric, Jude Bellingham, Antonio Rüdiger gibi bazı futbolcular 1 Haziran’da Wembley Stadı’nda Borussia Dortmund’a karşı oynanacak Şampiyonlar Ligi finalini kazanarak, taraftarlara kupayla dönme sözü verdi.
Kulüp Başkanı Perez, sezon başında Militao, Courtouis, Alaba gibi önemli futbolcuların uzun süren sakatlıklarına atıfta bulunarak, “Bu şampiyonluk çok değerli. 122 yılda elde ettiğimiz her şeyi tevazu, saygı, dayanışma ve fair-play ile başardık. Bu sezon yaşadığımız olumsuzlukları aşmak çok zordu ve bu takım futbolun en kötü yanı olan sakatlıklara karşı ayağa kalkmasını bildi. Bu takım geri dönüşü olmayan bir durumun üstesinden geldi. Tüm zorlukları aştı. Şimdi önümüzde bir hedef daha var. 15. Şampiyonlar Ligi kupamızı kazanmak. Bu kupayı tekrar buraya getirmek için tüm ruhumuzu ortaya koyacağız” dedi.

ARDA GÜLER’E TEZAHÜRAT
Rüdiger de konuşmasının sonunda yanındaki takım arkadaşı Arda Güler’i göstererek, meydandaki binlerce taraftara “Güler, Güler” sloganı attırdı.
Kutlamalar sırasında takım arkadaşı Brahim Diaz ile birlikte Real Madrid televizyonuna kısa bir açıklama yapan milli futbolcu Arda Güler, İspanyolca “İlk defa buradayım. Çok memnunuz. Hala Madrid” dedi.
Arda’nın İspanyolca konuşması muhabiri şaşırtırken, Brahim, “Arda küçük erkek kardeşim gibi. Biz hep birlikteyiz, yakın arkadaşız. Arda, ben, Fede. (Federico Valverde) Bir aile gibiyiz” diye ekledi.

TARAFTARLARLA KUTLAMA
Resmi törenlerin ardından “36 şampiyonlar” yazılı üstü açık otobüse geçen ve takım elbiselerini çıkarıp, “şampiyonlar” yazılı formalarını üzerlerine giyen futbolcular ve teknik heyet, şehir turu attıktan sonra sabah erken saatlerden itibaren kendilerini bekleyen Kibele Meydanı’ndaki taraftarlarının yanına gitti.
Nacho, takım kaptanı olarak ilk kez Kibele anıtına çıkarak, her kupada yapılan merasimle Real Madrid atkısını ve flamasını anıta takarak, kupayı kaldırdı.
Futbolcular ve teknik heyet, şarkılar ve marşlarla şampiyonluk sevincini taraftarlarıyla kutladı.
İtalyan teknik direktör Ancelotti, kulüp marşını taraftarlarla birlikte söylerken, meydanlardan gelen “Modric bizimle kal”, “Altın Top Vinicius’un” tezahüratları öne çıktı.
Real Madrid’in kupa töreninin yapıldığı güzergahta geniş güvenlik önlemleri alan polis, takım otobüsüne atlı, motorlu ve çevik kuvvete bağlı ekiplerle eşlik etti.
]]>Gürsel Aksel Stadı’nda basın mensuplarıyla bir araya gelen Ankersen, “Yakaladığımız başarıyı ve Süper Lig’e çıkmayı kutluyoruz” dedi. İzmir’e gelmeden önce Göztepe’nin çok ilgisini çektiğini anlatan Ankersen, “Göztepe ile ilgili en çok ilgimi çeken tesisleri, antrenman sahaları, Gürsel Aksel Stadı ve Şampiyonlar Ligi’ni hak eden taraftarıydı. İzmir gelişmeye açık kapasitede bir şehir. Sport Republic olarak bu potansiyeli gördük ve böyle bir yatırımı yaptık. 2 yılı tamamladık, temelleri oturttuk. Üstün çalışmalarımızla yolculuğumuzun ilk kısmı tamamlandı. Artık ikinci kısma geçiyoruz. Tüm şehrin desteğini ve muhteşem kutlamaları görüyoruz, sıcaklığı görüyoruz. Herkese çok teşekkür ediyoruz. Aynı şekilde yolumuza çok çalışarak devam edeceğiz” diye konuştu.
“FUTBOLDA PARA OYNAMAZ”
Rasmus Ankersen altyapıyla İlgili çalıştıklarını belirterek, “Biz altyapıya yatırımlar yapmak istiyoruz. Genç yetenekleri keşfetmek istiyoruz. Maalesef altyapı tesisi sıkıntımız var. Şehrin desteğini, yetkililerin desteğini istiyoruz. Doğru tesis için doğru alanlar olmalı. Yönetimle de konuşuyoruz ancak kesinlikle altyapıyla ve tesisleşmeyle ilgili desteğe ihtiyacımız var. Para futbolda önemli ama tek şey değil. Teknik direktörümüz Stanimir Stoilov hocanın bir lafı vardır, ‘Futbolda para oynayamaz’ diye. Futbolda olay doğru oluşum, doğru kültür ve doğru seçimdir. Para dışında farklı yöntemlerimiz var. Türk futbolunun yaşadığı sorunlardan bir tanesi, futbol sadece transferler üzerinden okunmaya çalışılıyor. Birçok iyi oyuncuyu bir araya getirisiniz ama doğru plan yoksa başarı gelmez. Türkiye’de bu eksik, dünyada da bu eksik” ifadelerine yer verdi.
“DOĞRU TRANSFERLER YAPMAK ZORUNDAYIZ”
Başarılı bir futbol takımı yönetmek için çok bileşenin olduğunu söyleyen Rasmus Ankersen, “Öncelikle futbolda nasıl oynamak istiyoruz bunu iyi bilmek lazım. Oyuncularınız ve takımınız sizin ürününüz. Buna uygun olarak doğru transferler yapmak zorundasınız. Bu da futbol kültürünüzü, yapılanmanızı oluşturacak. Oyuncu iyi olabilir ama doğru oyuncuyu bulmak gerekli, bu teknik direktör için de gerekli. Biz hoca değişikliğine gittik. Biraz daha fazlasına ihtiyacımız vardı. Eski teknik direktörümüz Radomir Kokovic de burada istikrarlı işler gerçekleştirdi. Başarılı olmak adına birçok bileşen var. Doğru oyuncuyu ve doğru hocayı buluşturmak bunların başında. Teknik futbol oynamak istiyorsanız teknik oyuncuları seçeceksiniz, fizik olarak iyi olacaksanız fiziği güçlü oyuncuları getireceksiniz. Bunu mimarlık gibi düşünüyoruz.”
“ÇOK BÜYÜK İSİMLER GÖRECEĞİMİZİ SANMAM”
Futbolcu yetiştirmenin en büyük hırsları olduğunu vurgulayan Ankersen, “Göztepe’de bu konuda başarılı olduk. En büyük hırslarımızdan biri en iyi Türk futbolcuları yetiştirmekti, bunda başarılı olduk. Önümüzde Taha örneği, Ümit örneği var. Yurt dışından getirdiğimiz Antony Dennis de iyi bir örnek. Yetenek geliştirme adına Afrika’dan önemli oyuncular bulmaya çalışıyoruz. Bu stratejiye devam edeceğiz. Biz Göztepe için aç, potansiyeli yüksek gençleri getirmek için çalışıyoruz. Onlara Süper Lig’de şans vermek için her şeyi yapacağız. Çok büyük isimler göreceğimizi düşünmüyorum. Bizim çalışma prensibimiz bu değil. Geçmişinde oyuncu çok iyi şeyler yapmış olabilir ama bu gelecekte başarılı olacağı anlamına gelmez. Biz potansiyele odaklanıyoruz. Biz oyuna uygun oyuncalara odaklanıyoruz. Bizim şiddetli, agresif oyun anlaşımız var. Futbolcu seçerken bu oyun tarzını sahaya yansıtacak oyunculara odaklanacağız” açıklamasında bulundu.
]]>Bahis ve şike iddialarının bitmek bilmediği alt liglerde, kısa süre önce Ankaraspor ve Nazilli Belediyespor arasında oynanan maç kamuoyunun gündemine oturdu.
TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden iki ekibin maçında, hiç şut çekilmedi ve karşılaşma 0-0 beraberlikle sona erdi. Bu sonuçla Ankaraspor play-off oynama şansı yakalarken, Nazilli Belediyespor’un kümede kalması garantilendi. Zonguldak Kömürspor ise bir alt lige düştü.
‘İki takımın anlaşarak maçı 0-0 berabere tamamladığı’ iddiası üzerine, Türkiye Futbol Federasyonu karşılaşmayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.
Yaklaşık 1 hafta geçmesine rağmen henüz konuyla ilgili başka bir bilgilendirme yapılmadı.
TARTIŞMALI ESENLER EROKSPOR VE SERİK BELEDİYESPOR MAÇI
Ankaraspor ve Nazilli Belediyespor arasındaki maçla ilgili soru işaretleri yerini korurken, aynı ligin son haftasında oynanan Serik Belediyespor-Esenler Erokspor mücadelesi de kamuoyunda tartışma yarattı.
Ligin son haftasına 80 puanla zirvede giren Esenler Erokspor, 78 puana sahip ikinci sıradaki Van Spor ile şampiyonluk mücadelesi veriyordu. Son maçında, alt sıralarda yer alan ve ligde kalması kesinleşen Serik Belediyespor’a konuk olan Esenler Erokspor, TFF Başkan Vekili Mustafa Eröğüt’ün tribünden izlediği maçta 6-0 galip gelerek şampiyon oldu ve 1. Lig’e yükseldi.
Ancak Serik Belediyespor’un maça genç takımla çıkması, Van Spor cephesinde tepkiyle karşılandı. Serik Belediyespor cephesi, as takım oyuncularının, hafta içinde para alamadıkları gerekçesiyle maça çıkmama kararı aldıklarını iddia etti.

(Erokspor maçında görev yapan Serik Belediyespor’un genç oyuncuları)
“TEŞVİK PRİMLERİ GİBİ ŞEYLER…”
Maç günü futbolcular karardan vazgeçse de, Serik Belediyespor Başkanı İbrahim Şahin, bazı futbolcuların teşvik primi teklif edildiği için maça çıkmak istediğini iddia etti:
Biz sahaya ve maça çıkmayacağız’ açıklaması yapan, kampa katılmayan futbolcu kafilesi maça 2 saat kala ‘Biz maça çıkacağız’ diye stada geliyor. Bu zamana kadar zorlu imkanlar ile kulübü ayakta tutmaya çalıştık. Bir kulüp tarafından şahsıma yapılan açıklamalar asılsız, mesnetsiz ve üzüntü vericidir. Siz kendi maçınıza odaklanacağınıza bizim maçımıza gölge düşürmeyin. Futbolcular aranıp teşvik primleri gibi şeyler söylenip, sahaya çıkmaları istendiği gibi duyumlar aldık. Biz edepli ve şerefli şekilde bu zamana kadar ilerledik ve bu çizgimizi hiçbir zaman da bozmayız. ‘Muhatap bulamadık’ açıklamaları gerçeği yansıtmamaktadır. Görüşmeler yapılmış, cuma günü içeride kalan 1 prim ödemeleri şahsım tarafından yapılacaktı. Perşembe günü yaptıkları açıklama ile kulübü değil kendi çıkarlarını ve futbolu yerler altına almışlardır. As takım da, ‘U’ takımlarımız da bizim. Biz kime güvenirsek onların sahada olmasını isteriz.
VAN SPOR SAHADAN ÇEKİLDİ
Öte yandan, Esenler Erokspor ile şampiyonluk mücadelesini son haftaya taşıyan Van Spor ise, Serik Belediyespor’un genç takımla maça çıkma kararı sonrasında Bursaspor karşılaşmasında sahadan çekildi.
Küme düşen Bursaspor ile karşılaşan Van Spor oyuncuları, maç başladıktan sonra bir süre hareketsiz kalıp daha sonra sahayı terk etti.

Yaşananlarla ilgili görüşlerini açıklayan Van Spor Başkanı Feyat Kıyak, şöyle konuştu:
Kimsenin gönlünü kırmamak ve bu kirli ligde temiz kalan sporcu kardeşlerim ile değerli spor çalışanlarını zan altında bırakmamak için kısa bir süre olayları izleyerek pazartesi gününe kadar sessiz kalmayı tercih etmiş bulunmaktayım. Gerek değerli yöneticilerim gerekse kulüp hukukçularımız ile yapmış olduğumuz istişare neticesinde bu olayın üstünün kapatılmasına müsaade etmeyeceğimizi ve sonuna kadar temiz futbolu desteklemek maksadıyla sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygı ile bildiririm. Masa başında kazanılmayan şampiyonluğu sahada kazanacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.
ERDOĞAN’IN PROJE TAKIMI: ESENLER EROKSPOR
1959 yılında Kasımpaşa semtinde kurulan Erokspor, uzun yıllar amatör liglerde mücadele etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, amatör futbol oynadığı dönemde formasını giydiği Erokspor, 2017 yılındaki şirketleşme ve Başakşehir’in pilot takımı olma hamlelerinden sonra yükselişe geçti.
Esenler semtine taşınan, tarihinde ilk kez 2017 yılında 3. Lig’de mücadele eden ve Esenler Erokspor adını alan kulüp, 2022’de 2. Lig’e yükseldi.

(Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erokspor formasıyla)
İki sene sonra, gelecek yıl 1. Lig’de yer alma hakkını elde eden kulüpte, Erdoğan’ın yanı sıra eski Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve eski A Milli futbolcu Nevruz Şerif forma giyen isimler arasında yer aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başakşehir’in Süper Lig şampiyonu olduğu sezon katıldığı bir televizyon programında, Esenler Erokspor için şu sözleri sarf etmişti:
Proje takımı var, benim mahalli takım olarak çocukluğumda 14-15 yaşında oynadığım takım. O da Başakşehir’in altyapısını oluşturuyor, Esenler Erokspor diye. Başakşehir bu sene şampiyon olursa, bir Bursaspor gibi şampiyonluk yakalarsa, bu da bir devrimdir.
OLAYLI ERDOĞAN PANKARTI
Esenler Erokspor’un başkanlığını TOYA Yapı’nın sahibi olan Zafer Topaloğlu yürütüyor.
Topaloğlu, 2014 seçimleri öncesinde Cevizlibağ’da Basın İlan Kurumu’na dev bir Erdoğan posteri açılması olayıyla ilgili açıklama yaparak binanın kendilerine ait olduğunu ve Basın İlan Kurumu’nun kiracı olduğunu belirtmişti.

“Durup dururken imza süreci başlamadı. Herkes memnun mesut, dünya toz pembe, kimse şikayet etmiyor, boş vaktimiz var gidip imza toplayalım denmedi. Olağanüstü bir kişiyle muhatap oluyoruz. Milyonların maç skorlarına, hafta sonu skorlarına bütün haftasını etkilediği futbol sektörünün nasıl son derece ilginç, garip, kindar, son derece kolay günü anı kurtarmak için yalan söyleyen bir insanın elinde olduğunu anlatmaya çalışacağım. Biz artık bıktık devamlı kendimizi müdafaa etmekten. Riyad’da ihaleyi bize çıkardılar. Yine aynı şeyi yapıyorlar. En son sert cevabı mecburen, istemeyerek, üzülerek vermek zorundayım. Onlar siyaseti karıştırdıkları için siyasete değinmek zorundayım.”
“RAHATÇA YALAN SÖYLEYEN BİR İNSAN…”
“MHK Başkanı’na ‘omurgasız’ derken bunu ifade etmek istiyorum. İmzasını koyduruyor ve açıklamayı yaptırıyor. Yaşanan bunca skandal ve kriz var, bunları yönetemedi. Mesela hakem olayı… Talihsiz olaydan önce TFF’deydik. Devre arasında MHK’yi ve hakemlerin yüzde 40’ını değiştireceğini söyledi. Yumruk olayı oldu, bizim başkan 180 derece değişti. Riyad olayı zaten malumunuz. Bir sürü başkan çıktı ‘Bana şike teklif edildi’ dedi, bahis olayları diz boyu… Bunlar soruşturuldu mu? Hiçbirine cesaret edemedi. Bizim futbolcularımıza Trabzonspor maçından dolayı dörder beşer maç ceza verilecekti, cesaret edemedi. Liyakatsiz kadrolar… Kurumsal hafıza silindi silinecek. Futbolla alakası olmayan danışmanlarla kurumu yönetmeyi çalıştı. Ama esas sıkıntı şu; doğruları söylememek, gerçekleri çarpıtmak. Olağanüstü şekilde rahatça yalan söyleyen bir insandan söz ediyoruz.”
“TELEFONUNUZDA BYLOCK ÇIKTI”
”Sayın başkan beni iyi dinleyin! Söz konusu milli değerler ise bizi en son sorgulayacak kişilerden biri sizsiniz. 2 telefonunuzda Bylock çıktı. Bize milli değerler hakkında konuşamazsınız.”
“Bu ülkeyi de anlamıyorum artık! Bu örgütün kenarından köşesinden geçenlerin futbolun içinde yer almaması lazım. Adam mı kalmadı bu ülkede? Bu FETÖ unsuru hala futbolun içerisinde. Daha fazla o günlere dönme adımları atılmaktadır.”
“BEŞİKTAŞ OLAYINDA GÖRDÜK Kİ KİNDAR BİRİ”
“21 ayda hakemlik müessesinde ne kadar çok format denenip vazgeçildi. Kişilere ve kurumlara özel düzenlemelere gidildi. TFF statüsü madde 3, tarafsız davranmak ve ayrımcılık yapmamak diyor. Bize göre tamamen ters bir yönetim anlayışı var. Bunu anlamamız zaman aldı. Kindar bir başkan var. Sayın Ahmet Nur Çebi ile ilgili girdiği polemikte olayı kişiselleştirdi. Birçok kez arayı bulmaya çalıştım, olmadı. Beşiktaş’a gösterdiği muamele… Amirimiz TFF. Seviyorum sevmiyorumla futbolu yönetemez. Standart içinde muamele göstermesi lazım. Beşiktaş olayında gördük ki kindar biri.”
“GALATASARAY’LA ARASINDA GARİP BİR İLİŞKİ VAR”
“Galatasaray ile arasında garip bir ilişki var. Kendilerine söylüyorum. Galatasaray Başkanı ve TFF Başkanı’na ‘Sizin kavganız kayıkçı kavgası’ diyorum.”
“DERHAL SEÇİME GİDELİM DİYEN DURSUN ÖZBEK…”
“4 Nisan’da 8 takım, Galatasaray ve Trabzonspor da dahil buna, imza vereceklerini söylüyorlar. Pazartesi lafı geçiyor, pazartesi geç diyenler de var. 5 Nisan’da 4 takım daha sürece dahil oluyor, bunlardan biri Fenerbahçe. Süper Kupa’yla ilgili TFF’den bize zehir zemberek bir yazı geldi. Biz de ‘Yeter’ dedik ve katıldık. Sonrasında Beşiktaş da katıldı. Beşiktaş da suçlanıyor ya. Bu işin farkına varan Büyükekşi, dayanamayacağını anlayıp Şanlıurfa’da zaman kazanmak için bir açıklama yaptı. Hala yönetim kurulu kararı var mı yok mu bilmiyoruz. Bu açıklama gelince, orada da Dursun Özbek ile istişare yapıyorlar. Derhal seçime gidelim diyen Dursun Özbek ne olacak 15-20 günden noktasına geliyor. İmza vereceğinden üçü, 18 Temmuz hedefimize ulaştık, imzaya gerek yok diyorlar. 18 Temmuz’da yeni bir TFF seçileceğini düşünerek bunu söylüyorlar.””
]]>Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun 25.04.2024 tarih ve 74 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar belli oldu.
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun almış olduğu kararlar şu şekilde:
“1- BEŞİKTAŞ A.Ş.’nin, 19.04.2024 tarihinde oynanan BEŞİKTAŞ A.Ş.-MKE ANKARAGÜCÜ Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 112.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada BEŞİKTAŞ A.Ş.’nin, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 200.000-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan SPOR TOTO KUZEY ÜST TRİBÜN 408, SPOR TOTO KUZEY ALT TRİBÜN 108, DOĞU ÜST TRİBÜN 415, GÜNEY ALT TRİBÜN 121 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,
2- MKE ANKARAGÜCÜ Kulübünün, 19.04.2024 tarihinde oynanan BEŞİKTAŞ A.Ş.-MKE ANKARAGÜCÜ Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 112.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada MKE ANKARAGÜCÜ Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 6. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 320.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan SPOR TOTO MİSAFİR TRİBÜN 405 bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,
3- YUKATEL ADANA DEMİRSPOR A.Ş. Kulübü Başkanı METİN KORKMAZ’ın, 20.04.2024 tarihinde oynanan YILPORT SAMSUNSPOR–YUKATEL ADANA DEMİRSPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, akredite edilmediği alanlarda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle 78.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
4- MONDİHOME KAYSERİSPOR Kulübünün, 20.04.2024 tarihinde oynanan MONDİHOME KAYSERİSPOR–TRABZONSPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan KUZEY ALT TRİBÜN C-D bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,
Aynı müsabakada MONDİHOME KAYSERİSPOR Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 112.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
5- TRABZONSPOR A.Ş.’nin, 20.04.2024 tarihinde oynanan MONDİHOME KAYSERİSPOR–TRABZONSPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 8. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 440.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan MİSAFİR TRİBÜN GÜNEY ÜST A blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,
6- GALATASARAY A.Ş.’nin, 21.04.2024 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş.-SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan KUZEY TRİBÜN 105, 106, GÜNEY TRİBÜN 119, 120 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,
Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.’nin, sportif ekipman talimatına aykırılık nedeniyle İHTAR CEZASIile cezalandırılmasına,
7- GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.’nin, 02.04.2024 tarihinde oynanan GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.-KASIMPAŞA A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan GÜNEY KALE ARKASI ALT TRİBÜN E blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,
Karar verilmiştir.”
]]>Servet Yardımcı, “Türk futbolunun içinde bulunduğu türbülanstan çıkması için TFF Başkanlığı’na adayım.” sözlerini aktardı.
Türk futbolunun ciddi bir yönetsel krizle karşı karşıya olduğunu belirten Yardımcı, “Dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri olan Türkiye’nin futbolda hak ettiği yerlerin çok gerisinde kalmış olması ülkemizin vizyonuna ters düşmektedir. 40 yıldır iş hayatının içindeyim, 20 yıldır da ulusal/uluslararası düzeyde yönetsel görevler üstlenmiş bir futbol adamı olarak yetkin liyakatli ekibimle birlikte birikim ve ilişkilerimi Türk futbolunun istifadesine sunma kararı almış bulunuyorum.” değerlendirmesini yaptı.
Yardımcı, 5 kavramı öncelik olarak gündemde tutmak istediğini vurgulayarak, bunları şöyle sıraladı:
Türk futbolunu UEFA/FIFA’da belirlenen uluslararası kriterlere uyumlu ve uygun hale getirerek, futbol ailesi ve paydaşlarıyla birlikte katılımcı, paylaşımcı, şeffaf ve hesap verebilir şekilde yöneteceğiz.
Ülke ekonomisi ve milli menfaatlerimiz gereği futbolun Türkiye’ye döviz kaybettiren değil katma değer yaratan, markalaşma ve altyapıya önem veren çağdaş bir düzene geçmesini sağlayacağız.
Ülkemizin doğusuyla batısıyla her metrekaresinin futbol aşkıyla dolu olduğu bilinciyle; Anadolu futbolu ve alt liglerimizi en verimli ve destekleyici şekilde yeniden ele alıp, maddi kaynakları futbolun gelişimine odaklı biçimde adil ve doğru paylaştıracağız.
TFF’nin belirli bir ekibin ve zümrenin değil, kulüplerimizin ve paydaşlarımızın federasyonu olduğu bilinciyle, kulüplerimizin Avrupa ve dünyadaki temsiline önem veren, destekleyen bir yaklaşım içinde olacağız. TFF çatısında uluslararası turnuvaların ev sahipliğini yapmaya namzet bir organizasyonu oluşturtarak rekabetçi ve uluslararası nitelikte bir kurumsal yapıyı tesis edeceğiz.
Maalesef yıpranan Türk hakemliğini, Türk futbolunun hak ettiği standartlarda, uluslararası seviye ve saygınlığa yeniden kavuşturmak için, futbol kamuoyunu tatmin edecek şekilde reorganize edeceğiz, kurumsal tarafsız koşulların oluşumunu sağlayacağız.
Servet Yardımcı, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) seçimlerinin, Türk futbolunun ilerlemesi adına projelerin ve stratejilerin değerlendirildiği, rekabetçi bir platformda gerçekleşmesinin önemini vurguladı. Bu bağlamda, kendisinin de projelerini ve gelecek vizyonunu ilan edeceği bir basın toplantısı düzenleyeceğini ifade etti.
Diğer yandan, TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, 18 Temmuz’da yapılacak olan TFF Mali Genel Kurulu’nun seçimli genel kurul olarak düzenleneceğini duyurmuştu.

SERVET YARDIMCI KİMDİR?
Rize doğumlu olan Servet Yardımcı, eğitimini Londra Metropolitan Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamladı.
Yardımcı, iş hayatında 40 yıldır armatörlük ve tersanecilik sektörlerinde faaliyet gösteriyor ve aile şirketlerinde yönetim kurulu başkanı olarak görev alıyor. 2008 yılından bu yana Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yönetimlerinde çeşitli görevler üstlenen Yardımcı, bir dönem TFF Başkanlığı görevini de yürüttü.
Şenes Erzik’ten sonra UEFA’da en üst düzeyde görev alan ilk Türk olarak bilinen Servet Yardımcı, son 7 yıldır UEFA İcra Kurulu Üyeliği görevini sürdürmektedir.
Bu süre zarfında Türkiye’nin 1 Şampiyonlar Ligi ve 1 UEFA Süper Kupa Finali’ne ev sahipliği yapmasını sağladı. Ayrıca, Monte Carlo’dan sonra UEFA Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi kura çekimlerinin 2 yıl üst üste Türkiye’de düzenlenmesine öncülük etti.
Servet Yardımcı, 2032 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası’nın İtalya ile ortak olarak Türkiye’de gerçekleştirilmesi için de öncü rol oynadı.
]]>Can Bartu, hem futbol hem de basketbol alanında elde ettiği başarılarla Türkiye’de spor tarihinde önemli bir konuma sahip. Futbol kariyeri esnasında genellikle orta saha pozisyonunda görev almasına rağmen, bir milli maçta kalecilik yapmıştır.
1936 yılının Ocak ayında İstanbul’da dünyaya gelen Bartu, 1949 yılında Fenerbahçe kulübünün genç takımında basketbol oynayarak spora adım attı. Aynı zamanda, futbol alanındaki ilk tecrübelerini de yine sarı-lacivertli kulübün genç takımında yaşadı. Türk spor tarihinde birçok başarıya ve unutulmaz ana imza atan Bartu, efsaneler arasında yerini aldı.
Bartu’nun futbol kariyerine başlaması ise oldukça ilginç bir olaya dayanmakta. Fenerbahçe Basketbol Takımı’nda oynarken, bir Edirnespor-Fenerbahçe maçında yaşanan oyuncu eksikliği sebebiyle, basketbol takımından seçilen iki oyuncudan biri olarak futbol ile tanıştı.
Basketbol alanında öne çıkan Bartu, 1955’te Türkiye Genç Milli Basketbol Takımı’nda forma giydi ve 1955-1957 yılları arasında Fenerbahçe’nin A takımında hem futbol hem de basketbol oynadı. Bu dönemde, hem Türkiye’de hem de İtalya’da futbol kariyerinde başarılı sezonlar geçirdi.

TÜRK SPORUNDA BİR İLKİN SAHİBİ
Bartu, ülke sporunda bir ilke imza atarak hem futbol hem de basketbol alanlarında milli takım formasını giyen tek sporcu olarak tarihe geçti.
Bartu’nun, futbol maçlarının ardından, aynı gün içerisinde basketbol müsabakalarına katıldığı günler sıkça yaşanmıştır. Özellikle, İnönü Stadı’ndaki bir futbol maçının bitiminden sonra Spor ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen basketbol maçına koştuğu anlar, spor kariyerindeki çarpıcı anekdotlar arasında yer alır.
Bir gün içinde, Mithatpaşa Stadı’nda Beşiktaş’a karşı oynanan ve 4-2 galibiyetle sonuçlanan futbol maçında iki gol atan Bartu, aynı günün akşamında Spor ve Sergi Sarayı’nda Galatasaray’a karşı yapılan basketbol maçında 32 sayı üreterek büyük bir başarıya imza attı.
Fenerbahçe ile profesyonel futbolculuk kontratı imzaladıktan sonra basketbolu geride bırakan Bartu, milli takım düzeyinde basketbolda toplamda 6 kez, bunların 1’i genç milli, 5’i ise A milli olmak üzere, forma giydi. Az sayıda milli maçın oynandığı dönemde Bartu, A Milli Futbol Takımı’nda 26 kez olmak üzere toplam 28 kez milli formayı terletti ve 6 gol kaydetti.

İTALYA’DA ‘SİNYOR’ OLDU
Can Bartu, 1955-1961 yılları arasında Fenerbahçe’de futbol oynadıktan sonra, 1961 yılında başlayıp 6 sezon sürecek olan İtalya serüvenine adım attı.
İtalya’da ilk olarak 1961-1962 sezonunda Fiorentina takımında oynayan Bartu, bu dönemde 14 maçta 2 gol attı. Daha sonra Venezia takımına transfer olan Bartu, 30 maçta 8 golle performans sergiledi. 1963-1964 sezonunda Fiorentina’ya geri dönen Bartu, 10 maçta sahne aldı.
Son olarak 1964-1967 yılları arasında Lazio takımında top koşturan Bartu, burada 46 maçta 4 gol atarken, İtalyan futbolseverler tarafından büyük bir sevgiyle “Sinyor” lakabıyla anılmaya başladı.

AVRUPA’DA FİNAL OYNAYAN İLK TÜRK
Can Bartu, Fiorentina takımının bir parçası olarak sahaya çıktığı dönemde, Avrupa kupaları finallerine ulaşan ilk Türk futbolcu olma başarısını gösterdi.
Fiorentina ile birlikte 10 Mayıs 1962’de, İskoçya’nın Glasgow şehrinde Atletico Madrid ile karşılaşan Sinyor, bu müsabakayla birlikte Avrupa kupaları finallerinde boy gösteren ilk Türk olarak futbol tarihine adını yazdırdı. İlk 11’de yer almasına rağmen takımının 3-0’lık yenilgisiyle kupayı kazanma şansını elde edemedi.
1967 yılında İtalya’daki başarılı kariyerinden sonra Fenerbahçe’ye geri dönen Bartu, 1970 yılında futbolculuk kariyerine veda etti. Fenerbahçe ile geçirdiği dönemlerde 326 maçta toplam 162 gol atma başarısını gösterdi.
MİLLİ TAKIMDA KALEYE GEÇTİ
Milli takım forması altında da önemli anılara imza atan Can Bartu, Türkiye Milli Futbol Takımı’nın kaleciliğini de üstlendi.
Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nde Romanya’ya karşı oynanan ve 3-0 mağlup olunan maçta, orta saha oyuncusu olarak başladığı mücadeleyi kaleci olarak tamamladı.
1958 yılında Bükreş’te gerçekleşen bu maçta, kaleci Turgay Şeren’in sakatlanması üzerine 76. dakikada kaleye geçen Bartu, maçın son dakikalarında kendi takımından bir gol yiyerek, milli takımda hem gol atan hem de gol yiyen ender futbolculardan biri oldu.

METİN OKTAY’A JEST
Can Bartu, 1969 yılında Metin Oktay’ın onuruna düzenlenen jübile maçında, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın karşı karşıya geldiği anlarda, efsane oyuncu Oktay ile formalarını takas ederek kısa bir süre Galatasaray’ın sarı-kırmızılı forması ile sahada yer aldı. Bu özel maçta Metin Oktay da Fenerbahçe’nin sarı-lacivert renklerine büründü. Futbolu bıraktıktan sonra Bartu, spor yazarlığına adım attı.
CAN BARTU ADI TESİSLERE VERİLDİ
Fenerbahçe Kulübü, kulüp tarihinde önemli bir yere sahip olan Can Bartu’ya saygılarını göstermek amacıyla, onun adını yaşatmak için tesislerinden birine ismini verdi.
2009 yılında, 25 Temmuz’da Faruk Ilgaz Tesisleri’nde düzenlenen Yüksek Divan Kurulu Toplantısı’nda alınan kararla, Samandıra Kamp Merkezi, Can Bartu’nun ismiyle anılmaya başlandı. Böylece, sarı-lacivertli ekibin antrenman yaptığı tesis, Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri olarak anılmaya değer görüldü.

Can Bartu, aynı zamanda 2009 yılında Ülker Stadı’nda gerçekleşen UEFA Kupası finalinde, UEFA tarafından “Türkiye’nin elçisi” olarak seçildi, Türk futbolunun ve sporunun uluslararası alandaki değerli bir temsilcisi oldu. Can Bartu’nun bu dünyadaki yaşamı, 11 Nisan 2019 tarihinde 83 yaşında sona erdi.
]]>Sportmen ekibi de yoğun gündemi masaya yatırdı, çarpıcı tespitler yaptı.
– TFF’nin 18 Temmuz’daki seçim kararını nasıl değer lendiriyorsunuz?
ERCAN TANER: Çok geç bir tarih. Türk futbolunun kaybedecek bence bir günü bile yok. Umarım kongre erken olur. Kulüpler de bunun için uğraşıyorlar. Çoklu aday olması en büyük dileğim. Futbol federasyonunun 18 Temmuz’a kadar futbolumuza fayda getireceğine inanmayanlardanım.
BAHADIR ÇOKİŞLER: Mehmet Büyükekşi terör örgütü Fetö’nün bylock uygulamasını kullandığı iddiasını yalanlamaması nedeniyle başından beri benim için soru işaretiydi. Hele ki tek adayla seçime girmesi kusura bakmayın ama siyasetin atadığı isim olarak tescillendi. Halbuki Ahmet Nur Çebi, eğer kaypak kulüp yöneticileri olmasaydı, şimdi TFF’nin başındaydı. “Ahmet Abi” modeli ile bu krizler yaşanmayacaktı. Benim için mevcut TFF yönetimi fiilen görevini tamamlamıştır. En kısa sürede seçime gitmelidir. Milli Takımımız önemli bir turnuvaya yenilenmiş, arınmış bir yönetimle gitmelidir
YASİN YILDIRIM: Seçimler bitti, TFF gitti. Bu işin Türkçesi bu. Çok geç kalınmış bir karar. Riyad krizi yaşandığı gün istifa gelmeliydi. Bugün imzalar toplansa bile seçim süreci 2 ayı bulacak. Asıl önemli olan artık herkesin saygı duyacağı güçlü bir figürü TFF Başkanı seçip, kurullarda köklü değişikliğe gidilmesi. Yoksa Mehmet gider Ahmet gelir, değişen hiçbir şey olmaz.

“NASİP İLE HASİP GİBİ”
– Galatasaray’ın Süper Kupa’daki sevincini eleştirenler var.
BAHADIR ÇOKİŞLER: Galatasaray ile Fenerbahçe otobüsleri yan yana gelse gidecekleri yere kadar yarışırlar. Zeki Alasya ile Metin Akpınar’ın Hasip ile Nasip filmi vardır. Aslında biz futbolseverler onların arasındaki tatlı rekabeti özledik. Genel kurulda Galatasaray’ın kurucusuna küfür edilince Icardi’nin gol attıktan sonra sevinmesine şaşırmıyorum. Tek taraflı centilmenlik olmaz. Artık bir sulh sağlanmalı.
ERCAN TANER: Eleştirenler de haklı ‘Futboldur gol olur’ diyenler de… Maç başladıktan sonra hiçbir şey belli olmaz. İnsanlar gazozuna maç yapsalar bile gol atmak isterler mahallede.
YASİN YILDIRIM: Fenerbahçe yapacağı protestoyu Galatasaray’a bir şekilde anlatsaydı bu görüntüler yaşanmazdı. Karşısında size karşı mücadele etmeye çıkmışça maça başlayan U19 takımı olursa siz de gider golü atarsınız.

“HER ŞEY DİPTE ÇÖZÜM ZOR”
– Fenerbahçe, Süper Kupa protestosunda haklı mıydı?
BAHADIR ÇOKİŞLER: Süper Kupa maçına çıkmayan Fenerbahçe için “Urfalı futbolseverler cezalandırıldı” diyenler acaba sarsılan adalet duygusu ile futbolumuzun ne kadar yara alacağının farkında mı? Başkan Ali Koç’a katılmadığım nokta mağduriyetlerin sorumlusu olarak Galatasaray’ı da ilişkilendirerek ezeli dostluğa büyük zarar vermesidir.
ERCAN TANER: Fenerbahçe kongreden yetkiyi aldı. Özellikle Rize dönüşü 9 yıl önce yapılan terörist saldırı hala camia olarak unutulmamış durumda. Ben de bir kez daha soruyorum: Fail ya da failler nerede? Haklı ya da haksızlık dışında bundan sonraki adımları merak ediyorum. Türk futbolunda bu sene kadar problemli bir sezonu hatırlamıyorum. Şu anda her şey dipte, çözüm zor.
YASİN YILDIRIM: Fenerbahçe protestoyu da beceremedi. Faydadan çok zarar ve prestij kaybı getirdiğini düşünüyorum. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş bu ligde TFF’den şikayet edecek son üç kulüp. Fenerbahçe son 20 senenin hesaplaşmasını Süper Kupa Finali’ne çıkmayarak yapamaz. Daha önce de Beşiktaş çıkmadı, ne düzeldi? Ali Koç ligden çekilme resti çekip, daha sonra bunu tabiri caizse eline yüzüne bulaştırdı.

“O GÖRÜNTÜLER FENERBAHÇE’Yİ MOTİVE EDER”
– Süper Kupa finali Galatasaray-Fenerbahçe gerilimini nasıl etkiler?
ERCAN TANER: Açıklamalar bakınca gerilim azalmış değil. Yöneticilere, futbolculara, hakemlere biz medya çalışanlarına büyük görevler düşüyor. Toplumu germenin hiçbir anlamı yok. Ortada sadece bir şampiyonluk var.
YASİN YILDIRIM: Fenerbahçeli futbolculara Galatasaray’ın Urfa’daki sevinci büyük motivasyon olacaktır diye düşünüyorum. Gerilim devreye girilmezse daha da artacaktır. İş derbiye kalırsa Trabzonspor maçı sonrasında yaşananların daha geniş çaplısını yaşarız diye düşünüyorum.
BAHADIR ÇOKİŞLER: Fenerbahçe yaptığı propaganda ile “Şampiyon kim olur?” diye kimse konuşmuyor. Fenerbahçeli futbolcuların mevcut durumda geriden gelmesi ama bunun yanı sıra kenetlenmesi bir motivasyon kaynağı olabilir.
]]>Başlama vuruşuyla meşin yuvarlak toplamda 50 saniye oyunda kalırken, bu süre aynı zamanda dünya futbol tarihinin en kısa maçlarından biri olarak da tarihe geçti.
Fenerbahçeli futbolcular topa dokunamadı
Dries Mertens’in başlama vuruşunu yaptığı mücadelede Galatasaray toplamda 16 pas yaparken, Fenerbahçeli futbolcular topla temas edemedi. Karşılaşmada topa en çok dokunan isim 5 kezle Abdülkerim Bardakcı oldu. Milli futbolcuyu 4 pas yapan Nelsson takip etti. Lucas Torreira 2 kez topla buluşurken Berkan Kutlu, Kaan Ayhan, Derrick Köhn, Barış Alper Yılmaz ve Mauro Icardi de meşin yuvarlağa bir kez temas etti.
Icardi’nin attığı golde topu kafayla indiren Barış Alper, aynı zamanda karşılaşmada topa kafayla dokunan tek futbolcu oldu. Icardi, meşin yuvarlakla ilk buluşmasında takımını öne geçirirken, bu gol aynı zamanda karşılaşmada topa son dokunulan an oldu. Sarı-kırmızılı takımda kaleci Muslera dışında meşin yuvarlağa temas etmeyen tek isim Kerem Aktürkoğlu’ydu. Galatasaraylı futbolcular santrayla beraber 16 pasta rakip kaleye giderek golü bulurken, bu periyotta Fenerbahçeli futbolcular topa temas edemedi.
Icardi, ezeli rekabetteki en erken golü attı
17 Ocak 1909’da “Papazın Çayırı” olarak adlandırılan yerde yapılan, Galatasaray’ın 2-0 kazandığı maçla başlayan 115 yıllık rekabette dün bir ilk yaşandı.
50. saniyede Fenerbahçe filelerini havalandıran Mauro Icardi, ezeli rekabetteki en erken golü atan oyuncu oldu.
8 Nisan 1984’te Ali Sami Yen Stadı’nda oynanan lig maçında Galatasaray forması giyen Mirza Seydic’in 55. saniyede kaydettiği gol, iki takım arasındaki maçlarda atılan en hızlı gol ünvanı taşıyordu. İki takım o mücadeleden 1-1’lik beraberlikle ayrılmıştı.
Arjantinli futbolcu Mauro Icardi, Süper Kupa finalinde attığı golle, ezeli rekabetin en hızlı golcüsü olmayı başardı.
90 yıl sonra ikinci kez Galatasaray-Fenerbahçe derbisi yarıda kaldı
İki takım arasında bugüne kadar oynanan müsabakalarda ikinci kez maç yarıda kaldı. Ezeli rakiplerin 115 yıllık rekabetinde 23 Şubat 1934 tarihinde İstanbul Ligi’nde oynadıkları mücadele de yarıda kalmıştı. Taksim Stadı’ndaki karşılaşmanın 60. dakikasında Galatasaraylı Kadri Dağ’ın, Fenerbahçeli M. Reşat Nayir’e attığı tekme ve Kadri’nin üzerine doğru koşan Fenerbahçeli Fikret Arıcan’ın, Galatasaraylı Tevfik tarafından kucaklanıp, saha kenarına atılmasıyla başlayan kavgaya tribünlerdeki seyirciler de katılınca, olaylar büyüdü. Yarıda kalan maçın ardından toplanan “Mıntıka Futbol Heyeti”, Fenerbahçe’den 9, Galatasaray’dan 8 olmak üzere toplam 17 futbolcuya uzun süreli cezalar verdi. Yaşanan bu olayın üzerinden geçen 90 yılın ardından bir kez daha Galatasaray-Fenerbahçe mücadelesi yarıda kaldı.
Fenerbahçe’nin kupa maçlarında yarıda kalan üçüncü karşılaşması
Süper Kupa maçının yarıda kalmasıyla, Fenerbahçe’nin 2’si Türkiye Kupası olmak üzere üçüncü kez karşılaşması tamamlanmadı. 1997-1998 sezonu Türkiye Kupası çeyrek final rövanş karşılaşmasında Trabzonspor’un 1-0’lık üstünlüğüyle devam eden müsabakada tribünlerden atılan bir cisim, teknik direktör Otto Bariç’e isabet ederken Hırvat çalıştırıcı ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaşanan durum sonrasında sarı-lacivertli futbolcular soyunma odasına giderek maça devam etmedi.
TFF maçın ardından Trabzonspor’u 3-0 hükmen galip ilan ederken, Fenerbahçe’yi de Türkiye Kupası’ndan 1 yıl men etti. Benzer durum bu kez Fenerbahçe’nin ev sahibi olduğu Türkiye Kupası mücadelesinde gerçekleşti. 2017-2018 sezonunda Fenerbahçe ile Beşiktaş’ın Ülker Stadyumu’nda karşılaştığı Türkiye Kupası yarı final rövanş karşılaşması da 55. dakikada tribünlerden atılan cisimlerin siyah-beyazlı takımın teknik direktör Şenol Güneş’e isabet etmesi sebebiyle yarıda kaldı.
Şenol Güneş yaşanan olayların ardından hastaneye kaldırılırken, maçın hakemi Mete Kalkavan karşılaşmayı tatil etti. Türkiye Futbol Federasyonu, maçın kaldığı yerden seyircisiz şekilde oynanması kararını verirken Beşiktaş maça çıkmayacağını açıkladı. Siyah-beyazlı takımın bu kararı uygulamasının ardından Fenerbahçe 3-0 hükmen galip ilan edildi. Beşiktaş da Türkiye Kupası’ndan 1 yıl men cezası aldı.
]]>Siyah-beyazlı kulüp, “Türk futbolunun tüm hatlarıyla kaos yaşadığı, yeni ve yıpranmamış bir yönetime ivedilikle, en çok ihtiyaç duyduğu dönemde 2024-2025 sezonunun başlamasına birkaç hafta kala 18 Temmuz tarihinde seçime gitmek Türk futboluna faydadan çok zarar getirecektir. Sahaya girilerek hakeme yumruk atıldığı, takımların sahadan çekildiği, sahaya giren taraftarlarla sporcular arasında arbedelerin yaşandığı, ceza kurullarına sevklerin ya belirlenen tarihten önce alınarak uygulandığı, ya da bekletilerek baskı altında yapıldığı ve uygulandığı, VAR kararlarının sorgulandığı, gizli toplantıların kayıtlarının sızdırıldığı, süper kupanın bir krize dönüştürüldüğü, sürecin yönetilmediği örneklerinde olduğu gibi onlarca örnek varken, futbol ailesinin demokratik iradesini sekteye uğratacak, profesyonel yeni bir organizasyon yapısına ihtiyaç duyduğumuz bu kritik dönemde ülke futboluna zaman kaybettirecek bu kararın tarihi kabul edilebilir değildir” açıklamasını yaptı.
Beşiktaş Kulübü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“TFF Yönetim Kurulunun 18.07.2024 olarak duyurduğu Seçimli Genel Kurul kararının, sorunların çözülmesi adına acil alınması gereken kararlar söz konusuyken, hiçbir öneri sunulmadan belirlendiğini öğrendik.
Türk futbolunun tüm hatlarıyla kaos yaşadığı, yeni ve yıpranmamış bir yönetime ivedilikle, en çok ihtiyaç duyduğu dönemde 2024-2025 sezonunun başlamasına birkaç hafta kala 18 Temmuz tarihinde seçime gitmek Türk futboluna faydadan çok zarar getirecektir.
Bu duyurunun, futbolumuzun içinde bulunduğu kaotik durumun örneğinin yaşandığı bir günde bu şekilde yapılmasını doğru bir tutum olarak değerlendirmediğimizi ve kabul etmediğimizi belirtmek isteriz.
Sahaya girilerek hakeme yumruk atıldığı, takımların sahadan çekildiği, sahaya giren taraftarlarla sporcular arasında arbedelerin yaşandığı, ceza kurullarına sevklerin ya belirlenen tarihten önce alınarak uygulandığı, ya da bekletilerek baskı altında yapıldığı ve uygulandığı, VAR kararlarının sorgulandığı, gizli toplantıların kayıtlarının sızdırıldığı, süper kupanın bir krize dönüştürüldüğü, sürecin yönetilmediği örneklerinde olduğu gibi onlarca örnek varken, futbol ailesinin demokratik iradesini sekteye uğratacak, profesyonel yeni bir organizasyon yapısına ihtiyaç duyduğumuz bu kritik dönemde ülke futboluna zaman kaybettirecek bu kararın tarihi kabul edilebilir değildir.
Türk Futbolunun kaybedecek tek bir günü dahi olmadığına inanıyoruz.
TFF statüsü genel kurulun nasıl toplanacağını düzenlemektedir. Hiçbir kişi ve yönetim genel kurul iradesinin üstünde olamaz. Türk futbolunun bir üç ay daha bu anlayışla yönetilerek içinden çıkılamayacak sorunlara gömülmesine Beşiktaş JK olarak razı olmadığımızı belirtir, hukukun ve talimatların bize tanıdığı hakları diğer kulüplerimiz ve futbol ailesinin paydaşlarıyla birlikte sonuna kadar kullanacağımızı belirtmek isteriz.
Beşiktaş JK olarak tavrımız nettir. TFF seçimleri çok adaylı olarak yapılmalı, kurulları da atamayla değil seçimle belirlenmelidir. Başta MHK’nın oluşturulması ve buna bağlı olarak VAR uygulamalarından kaynaklanan büyük sorunun çözülmesi için 18 Temmuz tarihinde göreve gelecek yeni yönetimin hızlı ve doğru karar alması neredeyse imkansızdır.
Türk futbolunun tüm kaos ve yanlışlarından kurtulması, lig statülerinin ve kurullarının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi için, zaman kaybetmeden 2023-2024 sezonun bitimiyle birlikte toplanacak genel kurulla seçilecek yeni yönetime ihtiyaç olduğuna inancımızı kamuoyuyla paylaşırız.”
]]>Yapılan açıklamanın tamamı şöyle: “TFF’nin, UEFA Konfederasyon Kupası maçımıza rağmen; Süper Kupa Final tarihini değiştirmemesi futbol federasyonlarının son yirmi yılda görmeye alıştığımız kulübümüze karşı olan kasıtlı tasarruflarının bir tezahürüdür. Futbol iklimi, büyük bir bataklık olup, bu bataklığın ortasında da bugüne kadar FETÖ temizliğinin yapılmadığı TFF bulunmaktadır. Türk Futbolunu içten içe sarmış olan FETÖ, Kulübümüzle yıllardır savaş halindedir. 3Temmuzda kaybettikleri savaşın intikamı peşinde koşmaktadır. Bunlarla mücadelede camiamız sarı-lacivert bir duvar örmüştür. 2 Nisan Olağanüstü Genel Kurulu da 3 Temmuz ruhunun sarsılmaz bir şekilde devam ettiğini dosta düşmana göstermiştir. Ancak yönetimimiz, büyük bir heyecanla dünyanın ve yurdun dört bir yanından Fenerbahçe’ye sahip çıkmak için gelen genel kurul üyelerimize ve onların düşüncelerine saygı göstermemiş, onları dinlememiş ve kendilerinin aldıkları kararları alkışlatma fonksiyonu dışında genel kurul üyelerimiz yok sayılmıştır. Tüm Fenerbahçe derneklerinden ve oluşumlarından beklentim, ayağa kalkıp, Erol Bilecik’in ekranlarda gülerek açıkladığı mücadelemizin ciddiyeti ile bağdaşmayan karara karşı tepki koymaları, ses çıkarmalarıdır.
‘TARİHİMİZE KARA BİR LEKE OLARAK GEÇECEKTİR’
Günlük kararlarla, gelecek nesillere, ancak pişmanlık ve hayal kırıklığı dolu anılar bırakabilirsiniz. U19’daki çocuklarımızın dahil edildiği, bu günlük kararlardan dolayı buna sebep verenlerden gelecek nesiller hesap soracak, anlamsız ve çağın gerisinde kalmış bu eyleme son derece eleştirel yaklaşarak sebep olanlara hayal kırıklıklarını tüm hayatları boyunca ifade edeceklerdir. Hiç kimsenin U19 takımımızın mensuplarını ileride pişmanlık ve hayal kırıklığı duyulacak bu karara paydaş yapma, onlara da bunu yaşatmaya hakkı yoktur. U-19’daki çocuklarımızı kendinize kalkan yapmak yerine, bu sezon her kulvarda göğsümüzü kabartan A Takım kadrosu ile Şanlıurfa’da Galatasaray karşısına çıkıp galip gelmeniz ve ardından tüm kupaları kazanmanız sizin bu sezona kadar olan başarısızlıklarınızdan tek çıkış yolu olacaktır. Fenerbahçe’ye yapılan haksızlıklarla mücadeleye, olağan üstü genel kurul çağrısı yaparak TFF’yi istifaya davet edebilme cesaretini göstererek başlayın. Ardından futbolun yönetiminde etkin olun, tüm futbol yönetimini baştan aşağı değiştirin. Öncelikle saha dışı bu konularla uğraşmak yerine saha içine girerek , sahada terlerini döken genç – olgun fark etmeksizin tüm oyuncularımızın emeklerine gölge düşürmeyin. Yapmayı düşündüğünüz mücadelemizin ciddiyetinden uzak bu eylemin büyük resimde FETÖ ve Galatasaray’dan başka hiç kimseye faydası olmayacak, ileride tarihimize kara bir leke olarak geçecektir.
U19 takımımız da Fenerbahçe Spor Kulübü’nün değerli bir parçasıdır. Üzerlerindeki forma ve göğüslerindeki arma ile Fenerbahçe Spor Kulübü’nü ve onun yüksek değerlerini ifade etmektedir. Kulübümüzün armasındaki meşe dalı Fenerbahçelilerin gücünün, yeşil renk ise başarı isteğinin sembolüdür. Bu armayı göğüslerinin üzerinde taşıyan sporcularımız, Fenerbahçe’nin gücünü göstermek, başarılı olabilmek için mücadele etmek ve neticede rakiplerini gıpta ettirmek mecburiyetindedirler. Formamızı ve armamızı taşıyan U19 takımımızı Süper Kupa Finali’nde sahaya sürmek suretiyle maçın yarıda kalmasına sebep olmak, formamıza ve armamıza yapılmış bir hakaret, bu formayı giyen gençlerimize yapılmış bir haksızlık olacaktır.
‘KORKAKÇA BİR ÇÖZÜMDÜR’
Süper Kupa finaline A Takım ile iştirak etmek ya da hiç iştirak etmemek bir ihtimal olsa bile Süper Kupa Finaline U19 takımı ile çıkmak Kulübümüz için bir ihtimal olmamalıdır. Bu ihtimal sadece yöneticilerin ve kulübün gelecekte alacağı sportif ve hukuki cezaların önüne geçmek için alınmış korkakça bir çözümdür. Fenerbahçe Spor Kulübü mensupları korkmaz. Fenerbahçe mensubu hiç kimse şahsi korkularını bertaraf etmek için 117 yıllık tarihi olan Kulübümüzü böylesine komik ve ciddiyetsiz çözüm yollarına yöneltmez. Unutmayın ki cesur olanlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür. Bizim düşüncemiz, 7 Nisan da oynayacak olan Süper Kupa Finaline A Takım kadrosu ile çıkmaktır. U19 takımı ile Süper Kupa Finaline çıkmak düşüncesinden vazgeçmek eleştirilebilecek bir durum da değildir. Bu finali oynamak kulübümüzün sportif başarısı neticesinde kazanılmış bir haktır. Bu hak futbolcularımızın, teknik ekibimizin döktükleri terleri ve taraftarlarımızın destekleri ile kazanılmıştır. Bu final maçına çıkmamak, himmetlerle dualarla kazanılmış kupaları müzesine götürmeye alışmış rakibimize bir kupanın benzer şekilde hak edilmediği halde hediye edilmesi olacaktır.
Şartlar ne olursa olsun Süper Kupa Finalinde, takımımızın Galatasaray’ı yenerek, kupayı alacağına olan inancımız tamdır. Tarihimiz, şartların aleyhimize olduğu pek çok maçta Galatasaray’ı hüsrana uğrattığımız maçlarla doludur. Galatasaray maçları Fenerbahçelilerin bayramıdır. 7 Nisan tarihi de yeni bayramımız olacaktır. Mevcut A takım futbolcularımızın armamızı gururlandıracak bir şekilde mücadele edeceklerine, terlerinin son damlasına kadar emeklerini sahaya yansıtacaklarına, kısaca 117 yıllık tarihimize yakışır bir şekilde sahada Galatasaray’a ve karşımıza türlü engeller çıkaran karanlık yapıya gereken cevabı vereceklerine bizler eminiz ve onlara bu maçta ve kalan tüm maçlarında inanıyor, güveniyoruz.
Fenerbahçe tarihi, bağımsızlık mücadelesinde, cepheye silah taşıyan, canlarını istiklalimiz ve istikbalimiz uğrunda feda eden mensuplarımızı yazmaktadır. FETÖ’nün en güçlü olduğu dönemde, camiamız, tek başına, kimsenin desteği olmaksızın bu karanlık yapıyla savaşmış, yenilmez denen FETÖ’yü paramparça etmiştir. Büyük savaşlar, düşünmeden ödenen bedeller ile kazanılır. Bugün size kaybetti gözüyle bakanlar, kazanılan zaferin ardından size ancak gıpta edebilirler. Bu gerçek en son 3 Temmuz da başlayan mücadelemiz ile tarihe kazınmıştır. Gün aynı gündür. Mücadele edelim. Asla vazgeçmeyelim.”
]]>TFF, Fenerbahçe’nin Süper Kupa için erteleme ve yabancı hakem talebini reddettiğini duyurdu.
Türkiye Futbol Federasyonu, Süper Kupa’nın 7 Nisan’da oynanacağını bir kez daha açıkladı. Fenerbahçe’nin 23 Mayıs’a erteleme talebinin A Milli Futbol Takımı’nın Avrupa Futbol Şampiyonası hazırlıkları ve kamp programı sebebiyle kabul görmedi.
Federasyonun 14 Nisan’da Süper Lig’de Fatih Karagümrük ile Fenerbahçe arasında oynanacak maçın ileri bir tarihe ertelenmesi talebi ise sarı-lacivertli ekip tarafından reddedildi. Açıklamada Fenerbahçe’nin UEFA Avrupa Konferans Ligi’ndeki rakibi Olympiakos’un maçının da, bilinenin aksine ertelenmediği belirtildi.
İşte TFF’nin resmi internet sitesinden yapılan açıklama:
“2023 Turkcell Süper Kupa müsabakası, Fenerbahçe ve Galatasaray kulüpleri ile istişare edilerek, Fenerbahçe’nin maçın deprem bölgesinde oynanması önerisi değerlendirilerek, 7 Nisan 2024 Pazar günü saat 21.30’da, depremzede vatandaşlarımıza maddi ve manevi destek olmak amacıyla 6 Şubat deprem felaketinden etkilenen Şanlıurfa’da oynanmasına karar verilmiştir.
21 Şubat 2024 tarihinde de resmen duyurduğumuz, 24 Mart 2024 tarihinde de kamuoyunda oluşturulmaya başlatılan soru işaretlerini gidermek için tekrar ilan edildiği üzere 2023 Turkcell Süper Kupa müsabakası 7 Nisan 2024 Pazar günü saat 21.30’da Şanlıurfa’da oynanacaktır.
Maçın tribün gelirleri depremzede vatandaşlara bağışlanacak
Ayrıca her iki kulübün de muvafakatnameleri ile 12 Mart 2024 tarihinde de resmen duyurduğumuz üzere müsabakanın bilet gelirleri depremzede vatandaşlarımızın yararına kullanılmak üzere bağışlanacaktır.
Şanlıurfa, 2023 Turkcell Süper Kupa maçına hazır
29 Şubat 2024 tarihinde Şanlıurfa Valiliği’nde Şanlıurfa Valisi Sayın Hasan Şıldak başkanlığında İl Spor Güvenlik Kurulu toplanmıştır. 7 Nisan 2024 tarihinde Şanlıurfa’da oynanacak maç ile ilgili toplanan İl Spor Güvenlik Kurulu toplantısına Fenerbahçe Spor Kulübü’nü temsilen Sayın Mehmet Sayar, Galatasaray Spor Kulübü’nü temsilen Sayın Murat Ersoy ve TFF yetkilileri katılmıştır. Ayrıca bugün 4 Nisan 2024 tarihinde İl Spor Güvenlik Kurulu’nun ikincisi TFF yetkilileri ve aynı kulüp temsilcilerinin katılımıyla yapılmıştır.
TFF, Fenerbahçe’ye Trendyol Süper Lig maçını ertelemeyi teklif etti
Kamuoyunda bilinenin aksine Fenerbahçe’nin UEFA Avrupa Konferans Ligi Çeyrek Finali’nde karşılaşacağı rakibi Olympiakos’un 7 Nisan 2024 tarihinde Yunanistan Süper Ligi’nde deplasmanda oynayacağı maçı ertelenmemiştir. Olympiakos’un Fenerbahçe ile oynayacağı iki maç arasında 14 Nisan 2024 tarihindeki maçı ertelenmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu da Fenerbahçe’nin Olympiakos ile oynayacağı iki maçın arasına denk gelen 14 Nisan 2024 tarihinde Trendyol Süper Lig’de VavaCars Fatih Karagümrük ile oynayacağı maçın ileri bir tarihe ertelenmesi teklif edilmiş; Fenerbahçe ise TFF’nin bu teklifini kabul etmemiştir.
Fenerbahçe’nin 2023 Turkcell Süper Kupa maçını 23 Mayıs’a erteleme talebi kabul edilmedi
2023 Turkcell Süper Kupa müsabakası ile ilgili olarak Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 3 Nisan 2024 tarihinde yaptığı yazılı başvurusunda; “2023 Turkcell Süper Kupa maçı 23 Mayıs 2024 tarihinde, yabancı hakemlerin yönetiminde oynanmaz ise maça A Takımımız ile çıkmayacağız.” ifadelerini içeren yazılı başvurusu ise A Millî Futbol Takımımızın Avrupa Futbol Şampiyonası hazırlıkları ve kamp programı göz önünde bulundurularak kabul edilmemiş ve maça MHK kadrosundan hakem ataması yapılmıştır. 2023 Turkcell Süper Kupa müsabakası daha önce ilan edildiği üzere 7 Nisan 2024 Pazar günü Şanlıurfa 11 Nisan Stadyumu’nda oynanacaktır.”
]]>Hakkındaki yolsuzluk soruşturmalarının başladığı 20 Mart tarihinde özel işleri için Dominik Cumhuriyeti’nde bulunan Rubiales, 6 Nisan olarak açıkladığı İspanya’ya dönüş tarihini öne çekerek Madrid tarifeli bir uçakla bugün Adolfo Suarez-Barajas Havalimanına geldi. Jandarmaya bağlı özel operasyon biriminin ekipleri tarafından bir süre uçakta bekletilen Rubiales, daha sonra pasaport kontrolünden geçirilmeden pistte bekleyen bir araca bindirilerek gözaltına alındı.
Rubiales’in ifade vermesinin ardından durumunun ne olacağıyla ilgili bir bilgi verilmedi. 46 yaşındaki Rubiales’in gelişini görüntülemek için havalimanı terminalinin çıkış kapısında kalabalık bir basın grubu bekledi.
KOMİSYON ALMAKLA SUÇLANIYOR
Madrid’in Mahadahonda ilçesindeki 4 Nolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin başlattığı soruşturmada Rubiales, 2020-2022 yılları arası başta olmak üzere başkan olduğu dönemde RFEF ile bağlantılı bazı sözleşmelerde bir inşaat firmasından 3,8 milyon Euro temin etmek ve diğer işlerden de toplamda 530 bin Euro komisyon almakla suçlanıyor.
İspanya resmi haber ajansı EFE, jandarma özel operasyon biriminin, RFEF’in işlerini yapan inşaat şirketi Gruconsa ile yapılan sözleşmelerden Rubiales’in komisyon aldığından ve eski bir futbolcu olan yakın arkadaşı Francisco Javier Martin’in şirketi üzerinden bu komisyonları kendisine aktardığından şüphelendiğini iddia etti.
Organize Suç ve Yolsuzlukla Mücadele Savcılığının talimatıyla jandarmanın 20 Mart’ta başlattığı operasyonda, RFEF’in merkez ofisi, Rubiales’in Granada’daki evi ve bazı iş yerlerinde aramalar yapılmıştı.
Soruşturma kapsamında Dominik Cumhuriyeti polisi de Rubiales’in bu ülkede kaldığı evde arama gerçekleştirmişti.
Rubiales’in ayrıca, İspanya Süper Kupası’nın Suudi Arabistan’da oynanması için bu ülke ile RFEF arasında yapılan sözleşmelerde de komisyon aldığı iddia ediliyor.
RFEF’in Suudi Arabistan ile yaptığı anlaşmada aracılığı eski futbolcu Gerard Pique’nin sahibi olduğu bir şirket yapmış ve çok yüksek miktarda komisyon alındığına dair iddialar İspanyol basınında yer almıştı.
SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Rubiales, Domonik Cumhuriyeti’nde iken La Sexta televizyonuna verdiği röportajda, hakkındaki tüm suçlamaları reddederek, banka hesabındaki paraları tamamen çalışarak ve tasarruf ederek elde ettiğini söyledi.
Eski RFEF Başkanı Rubiales, Kadınlar Futbol Dünya Kupası’nı kazanan İspanya’nın kupa töreninde İspanyol futbolcu Jenni Hermoso’yu dudaklarından öpmesinden sonra artan eleştirilerin ardından Eylül 2023’te istifa etmek zorunda kalmıştı.
Rubiales ve Hermoso arasında geçen olayla ilgili açılan soruşturmada savcılık, Jenni Hermoso’yu rızası olmadan öptüğü için 1 yıl ve bu futbolcuya baskı yaptığı gerekçesiyle 1,5 yıl olmak üzere Rubiales hakkında toplam 2,5 hapis cezası talep etti.
Savcılık, aynı davada Hermoso’ya baskı yaptıkları için eski RFEF Spor Direktörü Albert Luque ve eski İspanya Kadın Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Jorge Vilda için de birbuçakar yıl hapis istedi.
Ulusal Mahkeme hakimi, soruşturmayla ilgili kararını henüz vermedi.
]]>‘BİLETLERİ REZERVE ETMEYİN’
Futbolcuların da devam etme görüşünde olduğunu belirten Ali Koç, “Maçlara U19 Takımı’yla çıkmanın da bir esprisi yok. Onun için Dzeko, Tadic ve Mert Hakan’a sesleniyorum; çıkın ne yapacaksanız yapın ve o kupayı bize getirin!” ifadelerini kullandı.
Koç, bir sonraki opsiyonlarının Süper Kupa’ya yönelik olduğunu kaydedip “Size Urfa seyahat planı yapmayın demiştim. Tekrarlıyorum. Biletleri rezerve etmeyin” diye konuştu.

U19 TAKIMI FORMÜLÜ
Süper Kupa maçına çıkmama ve U19 Takımı ile çıkma fikirlerinin gündemde olduğunu kaydeden Fenerbahçe Başkanı, “Maça çıkmazsak yöneticilere 1-3 yıl hak mahrumiyeti öngörülüyor. Bizi yakalamışken bırakmazlar. Süper Kupa maçına U19 ile çıkma opsiyonunu sizlere soracağız” dedi.
Koç, Trabzonspor deplasmanındaki maçlara çıkmama ya da U19 Takımıyla çıkma fikrinin olduğunu, kanuni nedenlerle de yayın havuzundan ayrılamadıklarını kaydetti.
“KİM ÜSTÜNE ALINIRSA ALINSIN!”
Trabzonspor maçında yaşananların organize bir durum olduğunu söyleyen Ali Koç, İçişleri Bakanlığı’nın gerekli soruşturmaları yapıp yapmayacağının takipçisi olacaklarını söyledi:
Bu maçta, maç sonrasında yaşananlar organize ve planlı bir şekilde gerçekleşmiştir. Bu, herhangi bir futbol maçında yaşanan olaylardan ibaret değildir. Açık ve net söylüyorum. Kim üstüne alınırsa alınsın. Bu duruma göz yumulmuş, müsaade edilmiştir. Böyle düşünüyoruz, çünkü gergin geçeceği apaçık belli bir maçta Valilik ve Emniyet Müdürlüğü gereken güvenliği sağlayamamıştır. Bugün bir maç yok, bir derbi yok. Genel Kurul Toplantısındayız ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü çok daha iyi bir güvenlik tedbiri almıştır. Sabahtan beri stadın etrafında gezenlerin didik didik üstleri aranmıştır ki olması gerektiği gibi. Onlara da teşekkür ediyorum. Ancak Trabzon’da yaşanan güvenlik zafiyeti hiçbir şekilde hafife alınacak bir konu değildir. Görevlerini yerine getirmeyen kamu görevlilerinden devletimiz hesap soracak mıdır? İçişleri Bakanlığı’mızın gerekli soruşturmaları yapıp yapmadığının takipçisi olacağız. Maça gelen taraftarlar aranmamıştır. Hiçbir üst araması yapılmamıştır. Passolig kartları bizim İstanbul’daki derbilerde alışık olduğumuz gibi değil, tüm takım taraftarlarına açılmıştır.
4 MADDELİK EYLEM PLANI
Olağanüstü genel kurulun en kritik anı yönetime verilecek yetki ile ilgili oylamaydı.
Oturumu da yöneten Uğur Dündar dört maddelik yetki beyannamesini okuyup üyelerin oyuna sundu. Tribünlerde oturan üyelerin tamamı okunan dört maddelik metne oy verdi ve yönetim, oy birliğiyle yetkiyi aldı.
Ali Koç oylama sonrası taraftarlara teşekkür etti. Koç, “Yeni başlıyoruz. Bu bataklık ortamına her geçen gün dibe inen Türk futboluna ve bu dünyanın içinde hep mağdur edilen Fenerbahçe için hepimize vazifeler düşüyor. Önceliğimiz kenetlenmek. Gerekli adımları atmak üzere yarından itibaren çalışmalara başlayacağız. Türk futbolu için de bir manifesto açıklayacağız” dedi.

YÖNETİMİN YETKİ MADDELERİ
ALİ KOÇ’TAN ERDEN TİMUR’A: HER GECE…
Oturumun ilk bölümünde Ali Koç son dönemde yaşananlarla ilgili anekdotlar anlattı.
Burada Koç, Galatasaray A.Ş Başkanvekili Erden Timur’a isim vermeden ayrı bir paragraf açtı. Koç, “Fenerbahçe seni de not etti. Sen camianda popüler olabilirsin ama her gece yatarken bizi düşün. Özellikle de benim başkanlığım bitince” dedi. Daha sonra son yıllarda Fenerbahçe aleyhine yapılanların anlatıldığı bir video izletildi.

OSAYI’YE BÜYÜK ALKIŞ
Sarı-lacivertli futbolcular gündüz saatlerinde idman yaptı. Ardından bir bölümü olağanüstü genel kurula geldi. Osayi Samuel stada girerken Başkan Ali Koç eşlik etti.
Osayi’ye tribünlerdeki üyeler büyük sevgi gösterilerinde bulundu. Teknik direktör İsmail Kartal ile birlikte futbolcular Mert Hakan Yandaş ve Ferdi Kadıoğlu da stada geldi.
]]>Türk futbolunun sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirten Arat, “Türkiye Futbol Federasyonu’nun her zaman çok adaylı bir seçime gitmesi gerektiği görüşündeyiz. Kurulların da seçimle gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kurullar seçimle geldiği takdirde daha farklı davranacaklardır. Kurullar bağımsız olmadığı müddetçe Türk sporu bu sıkıntıları yaşamaya devam eder. Kavgacı bir tutum içinde değiliz. Yol gösteriyoruz. Göreve geldiğimizden bu yana 4 ay boyunca Türk spor tarihindeki en enteresan olayları yaşadık. Hakem tokatlandı, takım sahadan çekildi, taraftarlar sahaya indi, VAR kayıtları dramatik bir şekilde açıklandı. Bunlara tepkisiz kalamazsınız. Beşiktaş, kendi asil duruşu çerçevesinde hakkını aramaya ve doğruları söylemeye devam edecek. Kapalı kapılar ardında konuşmayacağız. Türk futbolunda inanılmaz olaylar yaşanıyor. Çok dikkat etmek lazım. Kulüp yöneticilerinin sadece bir galibiyet uğruna birbirlerini kırmaktan vazgeçmesi lazım. Sahada adaleti gösteremiyorsanız ve bunun bariz sonuçları kamerayla sızan VAR görüntüleriyle ve tartışmalarıyla ortaya çıkıyorsa çok vahim bir durum vardır” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’NİN SON 2 AYDA DÜNYADAKİ GÖRÜNTÜSÜ ENDİŞE VERİCİDİR”
Türkiye’de futbolu yöneten kurumların denetlenebilir ve hesap verebilir noktaya gelmesi gerektiğinin altını çizen Hasan Arat, “Beşiktaş, hakemlerin emekli olduktan sonra özür dileyecekleri bir kulüp değildir. Teknolojiyi bile kendi yöntemlerimizle halletmeye çalıştık. Bu dramatik şeyleri düzeltmeleri lazım. Yönetimler, denetlenebilir ve hesap verebilir noktaya geldiğinde Türk futbolu kurtulabilir. Bu yıl, son 20 senede yaşananların toplamından daha fazla olay yaşadık. Çok dramatik. Bu sezon kim şampiyon olursa olsun sıkıntılı olacak. TFF tüzüğünün ve spor yasasının gözden geçirilmesi lazım. Türkiye’nin son 2 ayda dünyadaki görüntüsü endişe vericidir. Bu görüntüler Türkiye’yi rencide etmektedir. Bu işi yönetenler sorumlu davranmalıdır” şeklinde konuştu.
“SEMİH MESELESİ BEŞİKTAŞ’IN KIRMIZI ÇİZGİSİDİR”
Başkan Arat, Beşiktaş’ın 18 yaşındaki futbolcusu Semih Kılıçsoy’un A Milli Takım’a davet edilmesine rağmen Ümit Milli Takım’a gönderilmesini eleştirerek, şu görüşleri paylaştı:
Semih meselesi Beşiktaş’ın kırmızı çizgisidir. Türk evladı olarak herkesin ona sahip çıkması lazım. Sürekli böyle oyuncu çıkaran bir ülke değiliz. Israrımız sadece oyuncu (Semih Kılıçsoy) takıma girsin şeklinde değil. Yetişen bir Türk evladının haklarının korunmasıdır. 17 yaşında İspanya ve Brezilya’da çocuklar gol atıyor, maç sonuçlarını değiştiriyor. Baştan 2 maçta Ümit Milli Takım’da oynayacaksın dersen problem yok. Feyyaz Uçar ‘Bu çocuk 10 yaşından beri gol atıyor.’ dedi. Hakkımızı aramak, bağırmak demek değildir. Gelir gelmez Semih’in 2028’e kadar kontratını uzattık. Altyapıdaki Beşiktaş değerini daha fazla hissetmeye başlayacaksınız. Semih’i Türkiye olarak korumak zorundayız.
“KULÜPLER BİRLİĞİ VAKFI’NDA TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYAÇ VAR”
Arat, Kulüpler Birliği Vakfının şu an hiçbir yaptırım gücü olmadığını anlatarak, “Kulüpler Birliği Vakfı, 2000 yılında Anadolu kulüpleri öncülüğünde kuruldu. Tüzük olarak hiçbir yaptırım gücü yok. Kendisini tüzük olarak tamamen yenilemesi gerek. Türk futbolunda böyle yön değişimine neden olamaz. Hukuki anlamda Kulüpler Birliği Vakfının etkin olması gerekir. Mutlak bir tüzük değişikliğine ihtiyaç vardır. Belki anonim şirkete gitmelidir. Türkiye bu açıdan komple bir kabuk değişimine gitmelidir. Başka çaresi yok.” değerlendirmesinde bulundu.
Siyah-beyazlı kulübün haklarını korumak için ilkelerinden asla taviz vermeyeceklerini vurgulayan Hasan Arat, şunları kaydetti:
“Beşiktaş, hakemlerin emekli olduktan sonra özür dileyecekleri bir kulüp değildir. Beşiktaş’ın hakları yıllardır yenmiştir. Cevabımızı çok iyi vermeliyiz. Hala teknolojiye inanıyorum. Hakemlerin VAR’a gittiği anda ekranda görüneceği inancındayım. Yayıncı kuruluşun da anında o görüntüleri vermesi lazım. Hakkımız olmayan hiçbir şeyi istemeyeceğiz. Beşiktaş halkın takımıdır. İlkelerimizden taviz vermeyeceğiz. Beşiktaş’ı üzmemeleri için mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz. İyi işler yapacağımıza inanıyorum. Sportif olarak başarıyı sağlamak zorundayız çünkü tüm bilançonun sonu sportif başarıya dayanıyor. İnşallah mahcup olmayız. VAR kayıtlarının sızmasından sonra yeni bir dönem başlayacağını düşünüyorum. VAR yönetimi ile ilgili saklanacak bir şey yok. Türkiye, bu değişimi yapmak zorunda. Eğer yapmazsa finansal ve sosyolojik olarak devam edemez. Medyanın da şeffaf olması lazım.”
]]>2 Nisan’daki olağanüstü genel kurul öncesi, divan kurulu üyeleriyle istişare yapmak için buluşan Başkan Ali Koç, gündemdeki konularla ilgili önemli ifadeler kullandı.
PFDK sevklerinin henüz açıklanmamış olmasına dikkati çeken Koç, Trabzonspor maçında yaşanan olaylar nedeniyle, TFF’nin Fenerbahçeli oyunculara ceza verme hazırlığında olduğunu söyledi.
Fenerbahçe’nin siyasetin içine çekildiğini söyleyen Ali Koç, 3 Temmuz’da yaşananlar nedeniyle devletin Fenerbahçe’ye borcu olduğunu dile getirdi. Trabzon maçındaki olaylar için Trabzon emniyetini suçlayan Koç, “Trabzon emniyetinin büyük zaafı olmuştur. Emniyet müdürünün hala görevde olması bize de bir mesajdır.” dedi.
Ali Koç’un açıklamaları:
“Fenerbahçe Spor Kulübü için iki tane ekstrem var. Biri hiçbir şey yapmadan devam etmek, bana sorarsanız en kötü seçenek bu. En ekstremde de, bir müddet futbol faaliyetlerini durdurmak. Bu iki ekstrem arasında muhtelif alternatifler var. İnsanlarla konuştukça yeni fikirler geliyor. Bunu 1-0 oyunu olarak görmemek lazım.”
Fenerbahçe kendisine reva görülen muameleye isyan ettiği için, camia olarak belli konularda karar almak üzere salı günü toplanıyor. Görüşmelerimiz oldu. Şu anda Fenerbahçe Spor Kulübü’ne asil üye olarak hizmet etmiş 200 üye var. Onların yaklaşık 100’üyle istişare ettik. Dün Ankara’da yüksek yargı mensuplarıyla toplantı yaptık. Bugün sizlerden görüşler alacağız.
“SANMAYIN Kİ DUYGUSAL KARAR ALDIK”
“Sponsorlarımızla toplandık. Ne karar verirsek verelim sponsorlukları devam ettirip ettirmeyeceklerini sorduk, bazıları daha da fazla vereceklerini söyledi. Yarın Samandıra’da bu oyunun öznesi olan futbolcularımız ve teknik kadromuzla buluşacağız. Sanmayın ki duygusal bir karar aldık ve düşünmeden taşınmadan 2 Nisan’ı bekliyoruz. Hep beraber en aklıselim kararı vereceğiz.”
“TRABZON’DAKİ OLAY ORGANİZE”
“Trabzonspor maçı bardağı taşıran damladır. Trabzon’daki olay tamamen organize, belli bir amaç ve hedef doğrultusunda, o amaç da bizi bir kez daha şampiyonluktan etmek. Bu Trabzonspor’un amacı demiyorum. Ama organize kötülüğün tavan yaptığı örneklerden bir tanesi.”
“GÜVENLİK ZAFİYETİNİ KİMSE AÇIKLAYAMAZ”
“Niye böyle düşünüyoruz? Olağanüstü bir güvenlik zafiyeti var. Bu güvenlik zafiyetini kimse açıklayamaz. Derbilerin nasıl olduğu, gergin geçtiği biliniyor. Özellikle Trabzonspor-Fenerbahçe derbilerinin bilindiği ortamda, statta polis olmaması, bizim açımızdan açıklaması olacak konu değil.”
“HİÇ ÜST ARAMASI OLMAMIŞ”
“Burada polis yoktu. Pet şişeler sahaya atılıyordu. Ramazan diye pet şişe dediler. Trabzonlu dostlarımızla konuştuk, hiç üst araması olmamış. Karadeniz insanı merttir. Maskeyle maça gittiğini hatırlamıyorum. Dolayısıyla gördük ki, bir kez daha Fenerbahçe Spor Kulübü’nün şampiyonluk hedefleri ellerinden alınacaktı. Batshuayi golü atmasaydı ne olacaktı? İsmail Kartal elinde tutamadı oyunu, teknik, taktik…”
“EMNİYET MÜDÜRÜNÜN GÖREVDE OLMASI…”
“Bize göre bu organize işti. Trabzon Emniyeti maça polis tahsis etmiyorsa, tahsis ettiği polisleri stadın dışında bekletiyorsa, Trabzonspor ne yapsın. Bize göre Trabzon emniyetinin büyük zaafı olmuştur. Emniyet müdürünün hala görevde olması bize de bir mesajdır. Takım 2-0 önde, futbolcuların can güvenliği için hocamıza ‘istediğin an takımı çekebilirsin’ mesajı verme ihtiyacı hissediyorum. E Trabzon emniyeti, siz görmüyor musunuz? Belliydi bu noktaya geleceği. Biz İstanbul’dan geliyoruz takımın güvenliğini sağlamak için, öyle küçük bir şehirde ikinci yarıda gerekli polis önlemi alınmıyor. Çok enteresan.”
“TÜRK FUTBOLUNUN EN AŞAĞILIK SEZONU”
“Bana göre Türk futbol tarihi, bundan daha aşağılık bir sezon yaşamamıştır. Bu sezonda yaşananların hepsine bakın, başka ülkelerde 50 senede olmuyordur. Biz bunları 4-5 ay içinde yaşadık. Tarihimizin en iyi sezonunda, üç kupa hedefine giderken, bu ligde nasıl devam edeceğiz, yoksa etmeyelim mi diye tartışıyoruz.”
“DEVLET BÜYÜKLERİNİN GÖZÜNÜN ÖNÜNDE”
“Bunların hepsi devlet büyüklerimizin gözünün önünde yaşanıyor. Benim anlayamadığım şey bu. Yeni görüntüler sızdı. Eğitim toplantısında. Bir hakem fiziki saldırıda bulunduğun zaman kamu görevlisi olduğu için ona göre yargılanıyorsun. E bunlar kamu görevlisi ise, hata yaptım diyor. VAR’dakine soruyorlar, ruh halimi hatırlayamıyorum, beklenti olduğu için diyor. Bu adam göreve ihmalden yargılanamaz mı? Bizim de videomuz var. Adam böyle gördüm diyor, arkasında duruyor kararın. Ondan önce penaltımızın verilmemesi var.”
“FUTBOLCULARA CEZA VERECEKLERMİŞ”
“Anlıyor musunuz yabancı hakem ısrarımızı. Yabancı hakem olsaydı maçı oynatır mıydı? Mümkünatı yok. Futbolcularımıza ceza vereceklermiş. Onların menfaatleri açısından inşallah vermezler. Çünkü Türk futbolu uluslararası alanda çok büyük sıkıntıya girer.”
“LİNÇ Mİ EDİLMESİ GEREKİYORDU?”
“Şimdi kılıfına uydurmaya çalışıyorlar. Bu maçta da Fenerbahçe’ye nasıl ceza vereceğiz diye uğraştılar. Fenerbahçeli oyuncuların linç mi edilmesi gerekiyordu? O bayrak Mert Müldür’ün vücuduna girince mi işin ciddiyetini anlamamız gerekiyordu. Yoksa otobüsümüz viyadükten uçsaydı mı ciddiyeti anlayacaktık?
“AZAMİ GAYRET GÖSTERİYORUZ”
“Trabzonspor maçında yaşananlar bardağı taşıran son damla oldu. İki kulüp de gerginlik olmasın diye dikkatli hareket ediyor. Birbirimizle bilgiler paylaşıyoruz. Yanlış bilgilendirme, gaza gelme, taraftar baskısıyla işi daha kötü yerlere götürmemek için azami gayret gösteriyoruz.”
“PENDİKSPOR’UN BAŞKA BÖYLE MAÇI VAR MI?”
“Sevkler olmadı. Niye olmadı diyoruz, ‘merak etmeyin olacağı zaman tedbirsiz olur, Adana maçını etkilemez’ diyorlar. Ayın 7’sinde maç var, ona mı hazırlıyorsunuz? Bir hafta geriye gidelim, Pendik maçı. Zorbalıkla orada da şampiyonluk şansımız gidiyordu. 2006 Denizli’de maçı durdurarak çaldıkları şampiyonluğumuzdan daha çok durdu maç. İlk 45 dakika 16 dakika top oynandı, uzatmalarla 56 dakika, 23 dakika oynandı. Nasıl bir takım maç kazanacak?”
“DEVLETİN FENERBAHÇE’YE BORCU VAR”
“Pendikspor’un başka maçı var mı? Aslında 1 hafta evvel de organizasyon yapıldı bize. 3 Temmuz’u yaşadık, kimse yanımızda değilken dimdik ayakta durduk. Devletin Fenerbahçe Spor Kulübü’ne borcu vardır 3 Temmuz’dan. Övmeye gelince övüyorsunuz. Ne oldu bizim kayıplarımız? Bir rakibimizi öne çıkarmak için her türlü yola başvurdunuz. Kim Şampiyonlar Ligi’ne iki kere yollanmadı? Sadece oradan 70 milyon Euro.”
“2007’de Ali Sami Yen’e şampiyon gittik, 19 polis yaralandı, birinin gözü kör oldu. O maç da iptal edilmedi. 2013-14 şampiyon olduk, tam psikolojik travmadan kafamızı kaldırdığımızda, liderin 2 puan gerisindeyken yaşananları biliyorsunuz. Sonra takımı toparlayamadık. Biz nasıl toparlayacağımızı da bilmiyoruz. Orada da şampiyonluk gitti. Belki otobüs kurşunlanmasaydı bambaşka bir şey konuşacaktık.”
“NİYE FAİLİ MEÇHUL?”
“Şimdi bu niye faili meçhul? Herkes bulunuyor, istendiği zaman. En küçük tweet atan bulunuyor. Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyaya rezil edecek suikast girişimi, Allah’tan muvaffak olmadı. Olsaydı ne olacaktı? O zaman mı bulunacaktı? Devletimize soruyorum. Kaç kere bu kürsüye çıkıp bunların bulunmaması ayıptır dedik. Belki onu bulsalardı, bugün bir sürü şeyi konuşmuyorduk.”
“SİYASETİN İÇİNE ÇEKİYORLAR BİZİ”
“Deprem oluyor, sonra ligler başlayınca üç büyük kulübün stadında hükümete tepkiler oluyor. Sonra Fenerbahçe Spor Kulübü taraftarlarına deplasman yasağı getiriliyor. Niye öbürlerine gelmiyor da bize geliyor? Fenerbahçe stadında ekstra bir şey mi oldu? Bizi çekiyorlar siyasetin içine.”
]]>Tecrübeli teknik adam, milli maçlar nedeniyle Süper Lig’e verilen arada Antalya’da gerçekleştirilen kampta basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Düzenlenen sohbet toplantısında açıklamalarda bulunan Buruk, Süper Lig’de Fenerbahçe ile girdikleri şampiyonluk yarışı, takımın ve futbolcularının durumu, kiralık giden oyuncuların performansı ve A Milli Futbol Takımı’nın hazırlık maçları hakkında değerlendirmeler yaptı.
Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, futbolda son dönemde yaşanan gerginliklerden kendisi ve takımını uzak tutmak istediğini belirterek, “Kendi işimize odaklanıyoruz. Şu anda milli takım arasındayız. İzin yaptık. Milli takıma giden futbolcularımız var. Dışarıyı bir kenara bıraktık. Orayla bir işimiz yok. Yönetimimiz gündemle ilgili konuşuyor. Benim işim ve oyuncularımın işi saha. Geçen sezon da bunu yapmıştık. Sahada kalan takımın daha başarılı olacağına ve oraya odaklanmamız gerektiğine inanıyorum. Tabii ki gündemi takip ediyoruz. Bazen gülüyoruz bazen kızıyoruz. Enteresan şeyler de oluyor. Antalya kampı da bizim için faydalı oldu. Buraya geldiğimiz için oyuncular da çok mutlu. Bir hava değişimi oldu. Çalışmalar ve kamp ortamı olumlu geçiyor. Bunu etkileyecek hiçbir şeye izin vermek istemiyorum. İlk olarak Hatayspor maçına odaklanıyoruz. Sonrasında Süper Kupa var. 8+1 maçımız var ve hepsi bizim için final. Sadece futbola odaklandık. Dışarısı bizi meşgul ederse bize zarar verir. Gerekli açıklamaları yönetimimiz yapıyor.” diye konuştu.

“İKİ TAKIM DA BAŞARILI AMA…”
Şampiyonluk yarışındaki iki takımın da başarılı olduğunu aktaran Buruk, “Genel olarak bakıldığında iki takım da çok başarılı gidiyor. İstatistik olarak iki takım da en iyi sezonlarını yaşıyor ama sadece biri şampiyon olacak. Çok iyi bir puan ortalaması yakalanmasına rağmen şampiyonluk durumuna göre iki takımdan biri başarılı, diğeri başarısız kabul edilecek. Bunun adil olup olmadığını tartışabiliriz. Biz Şampiyonlar Ligi’nde ve Avrupa Ligi’nde oynadık. Fenerbahçe ise UEFA Avrupa Konferans Ligi’nde devam ediyor. İki takımın da başarılı olduğunu söyleyebilirim ama bir takım şampiyon olacak. Süper Kupa maçını iki takım da kazanmak isteyecek. Bence iki takımın teknik direktörleri ve oyuncuları başarılı. Burada finali kimin yapacağı önemli olacak.” şeklinde görüş belirtti.
Okan Buruk, bitime 8 maç kala Fenerbahçe’nin 2 puan önünde lider olduklarını hatırlatarak, “Yarış güçlü bir şekilde devam ediyor. İki takım da kazanarak ilerliyor. Ancak nereye kadar süreceğini bilemem. Fikstürde kendi sahamızda oynayacağımız son maç Fenerbahçe derbisi. Geçen seneye yakın bir fikstür. İki puan öndeyiz. Bu avantajı devam ettirmeye çalışacağız. Bence iki takım da güçlü bir şekilde devam ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“SON GÜNLERİN EN GÜZEL FOTOĞRAFI…”
Okan Buruk, yaşanan gerginliklerin Türk futbolunun zararına olduğunu dile getirdi.

Futbolcular, teknik adamların ve farklı takımları destekleyen futbolseverlerin normal hayatta arkadaş olduğuna değinen Buruk, “Son günlerin en güzel fotoğrafı milli takım kampında Galatasaray ve Fenerbahçeli futbolcuların birbirine sarılması, gülüp eğlenmesi. Aslında işin gerçeği bu. Dışarıda taraftarları işin içine çekmek için uğraş veriliyor ama gerçek ve doğal olanı milli takım kampında futbolcuların birbirine sarılması. İşin gerçek resmi bu. Buna odaklanıp, destek olmamız lazım. Yakında Süper Kupa maçı var. Orada da dostluğumuzu insanlara göstermemiz gerekiyor ki Türk futbolundaki tansiyon düşsün. Böyle giderse çok daha kötü şeyler olacak. Yıllardır olmayan şeyleri yaşıyoruz. Bu tansiyonun yükselmesi Türk futbolunun zararına. Teknik direktör olarak kendi adıma bu işi sakinleştirmek için saha içinde kalmam gerek.” ifadelerini kullandı.
“DOSTLUK MESAJI VERMEMİZ ÖNEMLİ”
Buruk, ülke futbolu için ateşin düşmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Süper Kupa öncesi de iki takımın birlikte basın toplantısına çıkması, dostluk mesajı vermemiz önemli. Ülkemiz her şeyi yüksek yaşıyor. Gerginliği yükseltmememiz gerekiyor. Rekabet, birbirini kızdırmak güzel. Bu işin doğası bu. Ancak bu doğalın dışına çıkılması, kavga, kaos ve olayların artmasına neden olur. Ben elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Diğer tarafın ne yapmak istediğini veya planladığını bilemem. Sakin kalan, insanları dostluğa yönlendirmesi gereken taraf olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bunun için elimizden geleni yapacağız. Bu işi germeye gerek yok. Hepimiz birçok şeyi konuşabiliriz ama bunun bir faydası yok. Her şey daha kötüye gidiyor. Ülke futbolu için ateşin düşmesi lazım.”
Riyad’da ertelenen maçtan önce ortak basın toplantısı düzenlenmediğinin hatırlatılması üzerine 50 yaşındaki teknik adam, “Ortak basın toplantısını tabii ki isteriz. Öyle de olması gerekiyor. İki takımın hocası ve kaptanlarının bir araya gelmesi gerek. Ülke futbolunu geliştirmeye çalışıyorsak önce teknik adam ve futbolcuların birbirine sarılması gerekiyor.” dedi.
“TÜRK HAKEMLER DEVAM EDECEKSE…”
Okan Buruk, Süper Lig’deki hakem kararları ve yabancı hakem tartışmalarına değindi.
İki takımın yarışının devam ettiğini dile getiren Buruk, şöyle konuştu:
Ligde bütün takımların lehine ve aleyhine hatalar yapılıyor. Fenerbahçe’nin oynadığı son 3 iç saha maçında kritik kararlar verildi. Özellikle maçın sonucunu etkileyecek son dakikalarda verilen kararlar kamuoyunda gündeme geldi. İki takım da bunları sayabilir. Herkes kendi penceresinden bakıyor, haklı olduğunu düşünüyor. Şu anda objektif bir değerlendirme beklemiyoruz. Bununla ilgili Erden Bey’in bir çağrısı olmuştu. Bu konuyla ilgili, ‘2-3 yabancı hakem maçları incelesin. Kimin lehine kimin aleyhine çıktığını görelim.’ demişti. Ben oraya takılmak istemiyorum. Bazen oyuncularımız da bazı maçlardan sonra, ‘Bu nasıl olabiliyor?’ diyorlar. İki takım da lige odaklanıp giderse hem hakemler hem federasyon için iyi olur. Yabancı hakem olursa saygı duyacağız. Kim yönetirse yönetsin. Federasyon kimi görevlendirirse görevlendirsin saygı duyacağız. Avusturya ile yapılan milli maçtaki kararları da gördük. O da Avrupalı bir hakem ama verilen kararların ne kadar doğru olup olmadığını gördük. Her yerde herkes hata yapabilir. Bizim için kimin yönettiğinin önemi yok. Çıkıp futbolumuzu oynayacağız. Hakemli de hakemsiz de olsa oynayacağız. Tribünden biri yönetse de oynayacağız. Bunların çok üstünde durmamak gerek. Bence Türk hakemler devam edecekse onlara öz güven vermemiz gerekiyor. Başta federasyonun onlara destek olması gerek. Zaten 3-4 senedir Türk futbolundaki kaos devam ediyor. Çok önemli ve değerli hakemler vardı. Görevi bıraktılar. Yerine yenilerin gelmesi zaman alacaktır. Ancak üzerlerindeki baskılar da onların hata yapmasına yol açıyor. Bence önemli olan Türkiye Futbol Federasyonunun hakemlere destek vermesi.
“GEÇEN SEZON DAHA ZORDU”
Okan Buruk, Galatasaray’ın başında şampiyon oldukları geçen sezonun bu sezona göre zorlu olduğunu söyledi.

İki sezon arasındaki farklılıkları dile getiren Buruk, “Bence bu sezonki ana zorluk çok daha yoğun maç fikstürü. Sezonu çok erken açtık, Şampiyonlar Ligi oynadık. Son yıllarda Şampiyonlar Ligi oynayan takımlar Süper Lig’de zorlanmıştı. Ben de Başakşehir’de bunu yaşamıştım. Trabzonspor, Beşiktaş ve Başakşehir zor sezonlar geçirmişti. Bu sezon ondan dolayı zor oldu. Ancak geçen sezonun daha zorlu olduğunu düşünüyorum. Bir sezon önce 13. olan bir takıma yeni bir kadro kuruldu. Yeni hoca, yönetim ve oyuncular vardı. Her şey yeniyken şampiyon olmak daha zordu.” değerlendirmesinde bulundu.
“TRANSFERLERİN SORUMLUSU BENİM”
Galatasaray Teknik Direktörü, yapılan transferlerde en büyük sorumluluğun kendisinde olduğunu vurguladı.
Bazı transferlerden istenen katkının alınmadığı şeklindeki yorumlar olduğunun söylenmesi üzerine Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sezonki tüm transferleri hep birlikte yaptık. Bunun en büyük sorumlusu benim. Bazen son dakika, bazen elimizdeki bütçeye göre transfer yaptık. Bütçemiz sonradan açıldı. Şampiyonlar Ligi’ne çok geç girdik ve son haftaya kaldık. İki transfer döneminde de son haftaya kaldık. Ara transferde Sacha Boey’in satılması planladığımız bir şey değildi. İki dönemin de zorlukları oldu. Ancak benim işim de bu zorluklara adapte olmak. Her şartta elimizdekilerle en iyisini çıkartmak zorundayız. Bazen sakatlıklarla boğuştuk. Bu sene daha çok çözümler bulduğumuz bir sezondu. Geçen sezon hep tek maç oynadık. Haftada tek maç oynamak hep daha kolaydır. Tek zor yanı oyunculara daha fazla oyuncuya süre veremiyorsunuz. Bu sezon herkes uzun süreler aldı. Bu sezon daha farklı bir senaryo yaşadık. Sakatlık, ceza, formsuzluklar yaşadık. Yeni gelen oyuncuların adaptasyonu zor ve geç oldu. Daha nisan başında 47 maç oynadık. Sezon sonunda 56 maça ulaşacağız. Benim işim daha zor oldu ama denemelerimiz başarılı olduğu için benim açımdan olumlu gözüktü. Barış, Kaan, Berkan, Kerem Demirbay farklı mevkilerde oynadı. Ancak hiç yerlerini yadırgamadı. Bu oyuncu grubu ile çalıştığım için şanslıyım. Çünkü her rolü kabul eden bir oyuncu grubu var.”
Buruk, Benfica’nın sözleşmesi sezon sonunda bitecek Portekizli 10 numarası Rafa Silva ile ilgilenip ilgilenmediklerinin sorulması üzerine, “Transferle ilgili oyuncu izleme departmanı çalışma yapıyor. Hazırlıklarımız var, oyuncuları izliyoruz. Serbest oyuncular olabilir. Şu anda net bir isim üzerinde çalışma yok. Rafa Silva çok değerli ve başarılı bir oyuncu. Birçok ülkeden birçok takım isteyecektir. Serbest statüde birçok oyuncu çıkacaktır. Şu anda ben lige odaklandım ama oyuncu izleme departmanımızın hazırlıkları sürüyor. Bu sezonki performanslara göre mevkiler de birkaç hafta içinde netleşecektir.” ifadelerini kullandı.
SAKAT FUTBOLCULARIN DURUMU
Okan Buruk, son dönemde sakatlığı bulunan futbolcuların durumuyla ilgili bilgi verdi.

Davinson Sanchez ve Serge Aurier’in cumartesi günü takımla çalışacağını dile getiren Buruk, “Hayatspor maçına kadar dört günümüz daha var. Davinson ve Serge, cumartesi günü takımla çalışmalara başlarlar. Hatayspor maçı için karar vereceğiz.” dedi.
Sakatlıktan çıkan Abdülkerim Bardakcı’nın A Milli Takım’a gittiğini aktaran tecrübeli teknik direktör, “Tam hazır olmadığı için Abdülkerim’i Kasımpaşa maçında da riske etmemiştik. Tekrar sakatlanıp 3-4 haftasının daha gitmesini istemedik. A Milli Takım’a da çağrılmamıştı ama sonradan davet edilme durumu oldu. Sakat olduğunu, göndermek istemediğimizi söyledik. Montella’ya çok saygı duyuyorum. Kendisi, dikkatli olacaklarını, ihtiyaç halinde görev vereceklerini söyledi.” diye konuştu.
Okan Buruk, Kaan Ayhan ve Mauro Icardi’nin durumlarıyla ilgili, “Kaan Ayhan, yaza kadar bu şekilde devam edecek. Yazın da Avrupa Şampiyonası var. Kendisi ufak tefek ağrılarıyla oynamayı öğrendi. Biraz da ağrıları azaldı. Elimizdeki oyunculara göre onu da idareli ve dikkatli kullanmaya çalışacağız. Icardi’nin sakatlığı devam ediyor. Bir hafta dinlendi. Şimdi antrenmanlara başladı. Daha iyi olacağını düşünüyorum. Arka adalesinde bir sorun var. Kendini idare ederek oynayabiliyor.” değerlendirmesini yaptı.
KÖHN TRANSFERİ VE AVRUPA
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, sol bek Derrick Köhn’ü daha erken transfer etmeleri durumunda Avrupa’da daha ileri gidebileceklerini söyledi.
UEFA Avrupa Ligi son 16 play-off turunda Çekya temsilcisi Sparta Prag’a elendiklerini hatırlatan Buruk, “Keşke Köhn’ün transferini yetiştirebilseydik. Berkan’ı bölgesi olmayan sol bekte oynatmak zorunda kaldık. Berkan, elinden gelenin fazlasını yaptı. Sparta Prag’la yaptığımız ikinci maçta takım olarak iyi değildik. Köhn olsaydı bizim için farklı bir senaryo olabilirdi. Hamle şansımız olabilirdi. 10 kişi kaldıktan sonra kulübeden oyuna sokacak savunma oyuncumuz yoktu. Keşke yetiştirebilseydik.” ifadelerini kullandı.
“MERTENS İLE DEVAM ETMEK İSTERİM”
Okan Buruk, sezon sonunda futbolu bırakma kararını gözden geçirecek Dries Mertens ile devam etmek istediğini söyledi.

Mertens’in çok önemli bir profesyonel ve iyi bir insan olduğuna vurgu yapan Buruk, Belçikalı 10 numara ile ilgili, “Son dönemde takımın en formda ismi Mertens. Baktığınızda kaç yaşında olduğunu anlamazsınız. Bence oynayabilecek seviyede. Bu kadar iyi performans insana futbolu bıraktırmaz. Mertens bizim için önemli. Kendisi devam etmek isterse bir hoca olarak Mertens ile olmak isterim.” dedi.
Takımdaki oyuncuların genelinden memnun olduğunu aktaran Buruk, şunları kaydetti:
“Çok isim var. Muslera çok eski. Kaptan olarak önemli bir rol alıyor. Profesyonel, çalışkan ve soyunma odasında çok etkili. Birçok ismi sayabilirim. Türk oyuncular da bizim için çok değerli. Takım içi dengeleri tutan Türk oyuncular var. Eskiden, ‘Türk oyuncular daha az profesyonel, gelen yabancı daha profesyonel.’ derlerdi. Bunun değiştiğini düşünüyorum. Türk oyuncularımız da çok profesyonel. Takım için ellerinden geleni yapıyorlar. Maddi anlamda da daha az para kazanıyorlar ama manevi anlamda daha fazla işin içine katılıyor. Bazen hak etmedikleri halde çok eleştiri alıyor. En kısa yoldan hep Türk oyuncuların üzerine gidiliyor. Türk oyuncularımızın çok değerli ve özel olduklarına inanıyorum.”
ZANIOLO, YUSUF DEMİR, YUNUS AKGÜN
Okan Buruk, sezon başında kiralık giden futbolcularla ilgili değerlendirmede bulundu.
Aston Villa’da forma giyen Nicolo Zaniolo’nun durumunun sorulması üzerine Buruk, “Zaniolo çok önemli ve değerli bir oyuncu. Premier Lig’de de goller attı, milli takımda ilk 11’de oynadı. Çok önemli bir değer. Gelip bizimle olmak isterse ben kadromda olmasını isterim. Ancak hem kulübün hem de Zaniolo’nun ne düşündüğü çok önemli.” diye konuştu.
Leicester City forması giyen Yunus Akgün’ün önemli bir futbolcu olduğuna değinen Buruk, “Yunus Akgün bence iyi gidiyor. Premier Lig yolunda önemli bir yarıştalar. İyi bir takımda oynuyor. Satın alması gerçekleşecek mi bilmiyorum. Ancak geri dönerse bizim için çok önemli bir oyuncu olacak. Aslında kendisini bırakmak istemedik. Kendisi Avrupa’da oynamak için gitti. Emin Bayram çok iyi gidiyor. Takip ediyoruz. Emin ile Galatasaray’ın ilerleyen yıllarda iyi bir stopere sahip olacağını biliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Belçika’nın Basel takımına kiralanan Yusuf Demir ile ilgili Buruk, “Yusuf istediğimiz gibi süre alamıyor. O da yazın dönüp bizimle olacak. Ancak çok genç bir oyuncu. Daha gelişimini tamamlamamış, gelişebilecek ve yetenekli bir futbolcu. Bizde kalırsa mental olarak iyi hazırlayıp öz güvenle süre vermemiz gerek. Potansiyelli bir oyuncu. Yaşı çok genç. Bence gelişecek. Bu sezon Basel performansı iyi olmadı ama bence bir yerde iyi performans verecek.” açıklamasında bulundu.
“BÜYÜK SORUMLULUĞUM VAR”
Okan Buruk, iç saha maçlarından sonra taraftarın kendisini tribüne çağırmasıyla motive olduğunu söyledi.
Galatasaray altyapısından yetiştiğini hatırlatan Buruk, “Tribünlere çağrılmak beni çok motive ediyor. Çok büyük bir sorumluluğum var. Bunun yükü çok ağır. Dışarıdan gelen biri değilim. O tribünlerle büyüdüm, geliştim, çok önemli başarılar yaşadım. Takımın maç kazanması, başarılı olması, şampiyonluk yaşaması normal bir teknik direktör için bir ise benim için üç. O sorumluluktan sonra taraftarımızla buluşmak, onlarla bir arada olmak, size değer verdiklerini görmek benim için çok büyük bir gurur ve mutluluk oluyor. İç sahada taraftarımızla ne kadar iyi olduğumuzu gösteriyor. Maç sonu buluşma da birbirimize olan sevginin yeniden ortaya çıkması oluyor.” şeklinde görüş belirtti.
YURT DIŞI HEDEFİ
Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, önceliğinin Galatasaray’da yaşayacağı başarılar olduğunu vurguladı
Avrupa’da takım çalıştırma hedefi olup olmadığı sorulan Buruk, “Türk futbolcular ve teknik direktörler, ne kadar dünyaya açılır, Avrupa’da takım çalıştırırsa ülke imajı için önemli adım olur. Orada doğru zaman ve takım önemli. Ancak şu an benim için ana hedef Galatasaray’ın başarısı. İnşallah yeniden şampiyon olmak, yeniden Şampiyonlar Ligi’nde oynamak birinci hedefim. Avrupa’da olmak, takım çalıştırma tecrübesini yaşamak istersiniz ama ana hedef Galatasaray’ın başarısı. Burada güzel bir birliktelik ve müthiş bir uyumumuz var. İlk isteğim bunun devam etmesi. İleride bir gün şartlara göre olabilir.” diye konuştu.
MONTELLA VE MİLLİ TAKIM YORUMU
Okan Buruk, A Milli Takım’ın iyi oyuncular ve iyi bir teknik direktöre sahip olduğunu söyledi.
Macaristan ve Avusturya ile yapılan hazırlık maçlarının sonuçlarının önemli olmadığını belirten Buruk, Vincenzo Montella’ya güvendiğini dile getirdi.
İtalyan teknik adamın bazı denemeler yaptığını aktaran Buruk, sözlerini şöyle tamamladı:
“Teknik adam, oynamayan futbolculara görev veriyor, farklı kadrolar çıkarttı, bütün oyunculara şans vermeye çalıştı, forvette denemeler yaptı. Sonuç kötü olunca olumsuz hava oluşuyor ama bence bu maçların Avrupa Şampiyonası ile alakası yok. İyi bir kadromuz ve teknik direktörümüz var. Grup maçlarında yakaladıkları uyumu gördük. Bu çizginin devam edeceğini düşünüyorum. Hazırlık maçlarında olmayabilir. Bazen teknik adamlar bir şeyler deniyor. Tabii 6-1’lik skor ağır olduğu için hepimizi üzüyor. Ancak en çok Montella üzülmüştür. Bence şampiyona öncesi oynayacağımız iki hazırlık maçı daha ölçü olacak. Bence asıl değerlendirmemiz gereken maçlar olacak. Turnuva da daha farklı olur. Son iki milli maçı dikkate almamak gerekir. Bence hoca bunlardan dersler çıkarır. Bence olumsuz düşünecek bir durum yok. İyi bir milli takıma sahibiz. Çok başarılı olacağımıza inanıyorum.”
]]>Başkent Viyana’daki Ernst Happel Stadı’nda oynanan maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Montella, “Öncelikle buraya gelen ve evden bizi izleyen taraftarlarımız için üzgün olduğumuzu söylemeliyim. Ama baktığınızda ilk yarıdaki futbolla ikinci yarıdaki futbol çok farklı iki maç oldu. İlk yarıda iyi futbol oynadığımızı söyleyebilirim, sadece bazı pozisyonlarda hatalıydık ve bu onlara golleri verdi. Geliştirmemiz gereken kesin bir şey var, o da gol atmak. İlk yarıda çok sayıda pozisyona girdik ama sadece bir gol attık. İkinci yarıda beni üzen konu ise onların golünden sonra birlikteliğimizi bozduk ve mesafeleri açmaya başladık ve sonrasında olanlar oldu. Bu sonuç için üzgünüm, bazı test etmemiz gereken bölgeler vardı, açıkçası istediğimiz cevapları aldım. Bugünden itibaren bütün maçları seyretmeye devam edeceğiz ve en iyi grubu en iyi şekilde getirmeye çalışacağız.” ifadelerini kullandı.
Bazı şeyleri geliştirmeleri gerektiğini aktaran Montella, “Denge getirmemiz gerekiyor. İyi gittiğimiz dönemde havaya giriyor gibi olsak da pozitif anları daha iyi sindirmemiz gerekiyor, bugün de negatif anları daha iyi sindirmemiz gerekiyor. Gelişebilmemiz için bunlar yapıcı olmalı. Geçmişte baktığınızda Fransa’yı yenip İzlanda’ya kaybediyorduk ya da Hollanda’yı yeniyorduk daha düşük bir takıma yeniliyorduk, baktığınızda şu anda olması en doğru zaman çünkü bu bizi geliştirecektir.” şeklinde konuştu.
“RİSK ALDIĞIMIZI DÜŞÜNMÜYORUM”
İtalyan teknik adam, “Geriden oyun kurarken kaptırdığınız toplar rakibe golleri getirdi. Bu konuda düşünceniz nedir?” sorusuna şu yanıtı verdi:
Aslında risk aldığımız bir nokta yoktu, o bölgede rakamsal üstünlüğümüz de vardı 7’ye 5 oyun kuruyorduk. O dönemde bazı iyi çıkışlarımız da oldu bazen de çıkamayınca öne oynamamız gerekiyordu. O konuda bir risk aldığımızı düşünmüyorum. Golleri biz ikinci yarıda yedik, ilk yarıya nazaran. Bu mağlubiyetin analizini çok iyi yapmamız gerekiyor.
“RİTME ALIŞIK OLMAYAN OYUNCULAR VARDI”
“İlk yarıda oynadığımız futbol çok fena değildi, tüm detayları unutmamak gerek. İlk yarıda sahaya sürdüğümüz oyuncular sürekli beraber oynamadı, kulüplerinde de az oynayan futbolcular vardı, belki bu ritme alışık olmayan oyuncular da vardı. Bunu da hesaba katmak gerek. İlk yarıda neden memnundum, çünkü hem cesaret vardı, hem de arzululardı, pozisyonlara da girdik.”
“İÇSEL SORUNLARI ÇÖZMEMİZ GEREKİYOR”
“Bu ağır mağlubiyetten sonraki dengelerin benim tarafımdan gelmesi gerekiyor. Almanya galibiyetinden sonra da dengeli kalmamız gereken anlar vardı, bunu bu maçta yaşamamız bizim için çok daha verimli olacak. Çünkü çok fazla da pozisyona girdik. Oynadığımız ilk yarı itibarıyla çalışmaya devam edeceğim, çünkü ikinci yarıda belki ağır tokatlar yemiş olabiliriz ama böyle bir ağır mağlubiyetten sonra kendi içsel sorunlarımızı da çözmemiz gerekiyor.”
“CESARET EKSİKLİĞİ YAŞANDI”
Montella, “Geriden oyun kurma konusunda ısrar ettiğinizi düşünüyor musunuz?” sorusunu ise, “O pozisyonda rakamsal üstünlüğün varsa oyunu kurmak zorundasın. Son 30 metrede 7 kişi varsa senden, rakipten 5 kişi varsa oyun kurmak zorundasın. Bu oyunu kuramıyorsan, üstünlüğü sağlayamıyorsan başka bir spor yapmamız gerek. Rakipler adam adama oynarlarsa tabii ki bu riski almayacağız. Bu tarz oyun kurmalar ve oyun kurguları oturduğunda sana maç esnasında cesaret veriyor. İkinci yarıyı tekrar seyretmedim ama ikinci yarıda arkadan daha az oyun kurduk ve daha fazla gol yedik. Zorlandığımız bir andı ve cesaret eksikliği yaşandı. Bu sadece benim için değil futbolcularım için de geçerli. 30 yıldır bu işin içindeyim, 30 yılda hep bu sorunların oluşturulduğunu görüyorum, zihinsel gücüm olmasaydı bu işi yapmamam gerekiyordu.” şeklinde yanıtladı.
“GEREKSİZ BİR PROVOKASYON”
Montella, Avusturya’da yaşayan bir gazetecinin “Avusturya, Türkiye’den neyi daha iyi yaptı? İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine, “Maçı tekrar seyrettiğimde pozisyonlara bakma fırsatım olacak ama açıkçası iki maçta bazı kararlar bizi arada bıraktı. İlk sorunuza cevap vermeyeceğim çünkü provokasyon olduğunu düşünüyorum. Siz soru sorarken hata yaptığınızda işi bırakıyor musunuz? Gereksiz bir provokasyon olduğunu düşünüyorum ve cevap vermeyeceğim.” ifadelerini kullandı.
]]>Avusturya’da yaşayan Türk vatandaşlarına sevgilerini ileterek sözlerine başlayan İtalyan teknik adam, “Macaristan maçına nazaran tabii ki farklı değişikliler görebilirsiniz. Geçen maçta başlamayan oyuncularla başlamak istiyorum. Ama yine de cesaretli, maçı sonuna kadar kovalayan, yüreğini ortaya koyan takımımızı tekrar görmek istiyorum. Her hocanın isteği son 20 metrede biraz daha isabetli olan tarafta bizim olmamızı istiyorum” ifadelerini kullandı.
Macaristan ve Avusturya’nın farklı tarzda takımlar olduğunu aktaran Vincenzo Montella, “İki farklı takım kurguları farklı ama baskı yemediklerinde yine çok benzer şekilde 3+1 formasyonuyla oyun kurmaya yatkınlar. Bu maç bizim için çok önemli bir test. Son 4 maçta yenilmeyen ve gol yemeyen bir takımdan bahsediyoruz” şeklinde konuştu.
“AVRUPA ŞAMPİYONASI’NIN EN GENÇ TAKIMLARINDAN BİRİ OLACAĞIZ”
Montella, “Özellikle genç oyuncular Arda, Kenan ve Can’ın durumları ayrıca merak ediliyor. Bu üç oyuncunun mental ve fiziksel durumları nasıl?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Bazen unutuyoruz ama Avrupa Şampiyonası’nda en genç milli takımlardan biri olacağız. Hoca olarak her zaman deneyim kazanmalarını tercih ediyorum. Hem bizimle vakit geçirmelerini hem de mümkün olduğunda onlara dakika kazandırmak istiyoruz. Biliyorsunuz temel bir detay var kendi kulüplerinde de alan ve zaman bulmaları gerekiyor ki gelişebilsinler. Dengelerini kaybetmezlerse geleceği çok sağlam olan üç futbolcudan bahsediyoruz. Benim tarafımdan şöyle bir düşünce var, sadece şimdiki zaman için değil gelecekte de bizler için çok önemli oyuncular olacaklar. Antrenmanlarına iyi şekilde devam ediyorlar ve geçen gün de hepsi oynadı.”
“KENDİSİNE ŞAMPİYON DİYORUM”
Montella, İtalyan bir gazetecinin Hakan Çalhanoğlu’nun milli takımdaki durumu hakkındaki bir sorusunu şöyle yanıtladı:
“Türk basını da gördü ki son maçta milli takım kariyerindeki en iyi performansını gösterdiğini söyleyebiliriz. Nasıl bir muazzam futbolcuyla sahip olduğumuzu hepimiz biliyoruz. Böyle şampiyon futbolcular her zaman eleştiriye açık oluyorlar. Bazı insanlar onların performans vermediğini düşündüğünde her zaman eleştiri olur, bunun da normal olduğunu düşünüyorum. Tabiri caizse kendisine (Hakan) şampiyon diyorum. Çünkü çok büyük bir futbolcu. Dünya standardında bir orta saha oyuncusu olduğunu söyleyebilirim.”
İtalyan teknik adam, EURO 2024 için ideal 11’ini belirlemeye ne kadar yakın olduğu yönündeki bir soruya, “Dürüst olmak gerekirse tahminde bulunmak çok zor. Çok büyük bir futbolcu grubuna sahibiz. Sezon sonu yaklaştığında bazı futbolular neredeyse 60 maç oynamış olacak, o yüzden kendi kafanızda ideal bir 11 modern futbolda yoktur. Çünkü oynanan maçların seviyesi çok farklı. Sadece 11 futbolcu oynamıyor. Hem zihinsel hem fiziksel olarak umarım kimsede sorun olmaz ve ona göre en doğru şekilde kararlarımızı vermeye çalışacağız” şeklinde yanıt verdi.
MERİH DEMİRAL: MİLLİ FORMAYA DÖNDÜĞÜM İÇİN ÇOK MUTLUYUM
Ay-yıldızlı ekibin savunma oyuncularından Merih Demiral, yarın oynayacakları Avusturya karşılaşmasının ciddi bir test olduğunu söyledi.
Hazırlıklarının iyi gittiğini belirten Merih, “Macaristan’a yenildik ama oyun olarak iyi bir oyun ortaya koyduk. Antrenmanlarımız da gayet iyi gidiyor, hazırlık dönemi kısa bir süre olsa da hocamız gerekli toplantılarla ve antrenmanlarla gerekeni yapıyor. Yarın çok önemli bir maçımız var. Avusturya çok güçlü bir rakip, inşallah elimizden geldiğince kampı en iyi şekilde bitiririz” ifadelerini kullandı.
Merih, performansı hakkında gelen soruyu, “Sakatlık dönemim oldu, milli takımdan uzak kaldım. Her futbolcu milli takımın içinde bulunmak ister. O dönem benim için biraz zordu ama şimdi milli formaya döndüğüm için çok mutluyum. Sakatlığım geçti oynamaya başladım, her şey yolunda. İnşallah yarınki maç da bizim için iyi geçer ve kampı güzel bitiririz” şeklinde yanıtladı.
“ŞU AN GAYET FORMDA OLDUĞUMU DÜŞÜNÜYORUM”
Milli futbolcu, “Zirve dönemindeki Merih’i yeniden görecek miyiz?” sorusuna, “Herkesin zirve dönemi oluyor. Şu an gayet formda olduğumu düşünüyorum. Sakatlık geçirdim, Atalanta döneminde son 3 ayda oynamamıştım. Transfer oldum hemen üstüne sakatlık geçirdim, sahalardan uzak kaldım. Farklı bir ülkedeydim, oraya alışmam gerekiyordu. O dönemler benim için çok zordu. Ama son 1 ayda tüm maçlarda oynadım kendimi gayet iyi hissediyorum, formda olduğumu düşünüyorum çok daha tecrübeliyim. Bu zorluklar bana çok şey kattı. Çok daha iyi olacağıma inanıyorum. İyi çalışıyorum, çok profesyonel yaşıyorum. Çok daha iyi olacağıma inanıyorum” yanıtını verdi.
Merih, bıyık bırakması hakkında ise “Yeni imajımla ilgili çok soru geliyor. Şu an böyle rahat ediyorum, beğenenler ve beğenmeyenler oluyor ama şu an böyle iyi gözüktüğümü düşünüyorum. İnşallah siz de öyle düşünüyorsunuzdur” sözlerini kullandı.
]]>EURO 2024 hazırlıkları kapsamında yarın Avusturya ile karşılaşacak ay-yıldızlı ekibin Macaristan kampında açıklamalarda bulunan Mert, Almanya’daki turnuvada başarılı olacaklarına inandığını belirtti.
Milli takımın son iki şampiyonada gruptan çıkamadığını hatırlatan ancak bu kez işlerin farklı olacağına inandığını söyleyen Mert, şöyle konuştu:
“Avrupa Şampiyonası’nda ilk hedefimiz kesinlikle gruptan çıkmak. Zaten hepimiz takımın gücünü, oyuncularımızın kalitesini biliyoruz. Avrupa Şampiyonası’nda istediğimiz kadar ilerlemek istiyorsak gelen her rakibi elememiz gerek. Bu İngiltere, Fransa, Portekiz veya İtalya olabilir. Gelen her rakibi eleyebilecek güçteyiz. Ana hedefimiz gruptan çıkmak ondan sonra da gelen her rakibi eleyip finale çıkmayı hepimiz istiyoruz. Bu kaliteye sahip olduğumuzu da herkes biliyor. Çok iddialı konuşmayı sevmem ama kalitemiz belli. İnşallah çok ileriye gidebileceğiz.”
“EURO 2024’TE İYİ BİR KURA ÇEKTİK”
EURO 2024’te Türkiye’nin F Grubu’ndaki rakiplerini de değerlendiren Mert, “Diğer gruplara bakarsak iyi bir kura çektik. Bu, grubun kolay olduğu anlamına gelmiyor. Kesinlikle gruptan çıkmak istiyoruz. Portekiz’in gücü ve kalitesini konuşmaya gerek yok. Üst düzey oyunculara sahip bir ülke. Taraftar desteği açısından da bizim adımıza özel bir turnuva olacak. Neredeyse her maç evimizde oynayacağız gibi hissediyorum. Statlarda çok Türk taraftar olacak. Bu bizim için ayrı bir avantaj. Turnuvayı dört gözle bekliyoruz. Genç oyuncularımız çok evet ama tecrübeli daha önce 2-3 turnuva görmüş oyuncular da takımımızda var. Kombinasyon olarak çok iyi bir gruba sahibiz. Bunu da herkese göstereceğimizi düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
MACARİSTAN İLE OYNANAN MAÇ
Milli futbolcu, Macaristan’a 1-0 mağlup oldukları karşılaşma hakkında ise “Çok iyi bir maç oynadığımızı düşünüyorum. Skor bizden yana olmasa da hocamızın dediklerini uyguladık. Taktiksel olarak çok iyi oynadık, rakibe pozisyon vermedik, çok pozisyona girdik. Gol atabilirdik olmadı ama kesinlikle çok iyi bir maç oynadığımızı düşünüyorum. Maçın analizini de yaptık. Gerçekten çok iyi şeyler yapmışız. Penaltıdan bir gol yedik, onun dışında rakibe pozisyon vermedik.” şeklinde konuştu.
“BÜTÜN AİLEM VİYANA’DA YAŞIYOR, HEPSİ MAÇA GELECEK”
Avusturya doğumlu olan Mert, ay-yıldızlı ekibin yarın Avusturya ile oynayacağı karşılaşmayla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:
“Avusturya Milli Takımı çok iyi takım. Çoğu oyuncusu Almanya’da oynuyor, birçoğunu da tanıyorum. Gerçekten çok kaliteli bir takım. Elimizden geleni yapacağız, tabii ki hedefimiz kazanmak. Avusturya karşılaşması benim için de ayrı bir maç olacak. Bütün ailem Viyana’da yaşıyor, arkadaşlarım da orada. Hepsi maça gelecek. Benim için de Avusturya maçının ayrı bir özelliği var. Kesinlikle o maçı kazanıp, bir dahaki kampa motive şekilde gelmek istiyoruz.
“SON BİRKAÇ AY İÇERİSİNDE TAKTİKSEL OLARAK ÇOK GELİŞTİK”
Mert Müldür, “Stefan Kuntz’un ardından Montella’nın gelişiyle takımda önemli bir fark olduğu görülüyor? Sana göre Montella’nın gelişiyle takımdaki en büyük fark ne oldu?” sorusunu, “Bence her iki hoca da Avrupa Şampiyonası’na katılmamıza çok büyük katkı sağladı. Kuntz hoca da çok şey kattı. Montella hoca da kısa bir süre içinde çok şey kattı. Her iki hocanın çok etkili olduğunu düşünüyorum. Benim açımdan son birkaç ay içinde taktiksel olarak çok geliştik. En büyük etkinin bu olduğunu düşünüyorum.” şeklinde yanıtladı.
Mert, oynadığı mevkide en beğendiği oyuncuyu ise “Benim mevkiimde İngiltere’de ve İtalya’da oynayan üst düzey isimler var. Bunlardan birini seçmek gerekirse Liverpool’dan Alexander-Arnold’u çok beğeniyorum. Bunun dışında da sağ bekte çok büyük isimler var.” sözleriyle açıkladı.
“BENİ EN ÇOK ZORLAYAN İSİMLER RONALDO VE LEAO OLDU”
Milli futbolcu, “Bugüne kadar karşılıklı oynadığın ve seni en çok zorlayan futbolcular kimler oldu?” sorusuna, “İtalya’da çok üst düzey futbolcularla karşı karşıya oynama şansı buldum. Aralarında çok iyi futbolcular vardı. Beni en çok zorlayan isimler Ronaldo ve Leao oldu. Perisic’i de söyleyebilirim. Bu üçüne karşı oynamak ayrı bir keyifti. Ronaldo’nun büyüklüğünü konuşmaya gerek yok. Çok büyük bir futbolcu. Ona karşı oynamak her zaman büyük bir zevk. Şimdiye kadar 6-7 maç karşı karşıya oynadık. Her turnuvada görmek istediğimiz bir isim.” yanıtını verdi.
Mert Müldür, “Ronaldo ile daha önce çok kez karşılıklı oynaman turnuvada Portekiz ile oynayacağımı maçta senin için bir avantaj sağlayabilir mi?” sorusunu, “Olabilir tabii ama İtalya’da karşı karşıya oynadık. Portekiz’de oynayan Ronaldo ile İtalya’da oynayan Ronaldo arasında mevki olarak fark olabilir. Onu turnuvada göreceğiz.” şeklinde yanıtladı.
“En beğendiğim stat İtalya’da açık ara San Siro’ydu.” sözlerini kullanan Mert, “Atmosfer çok başarılı, stat yapısı, tarihi bir stat olması… Daha önce Şampiyonlar Ligi’ne ev sahipliği yaptı. Her açıdan muazzam bir stat.” dedi.
“DE ZERBİ ÇOK BÜYÜK BİR HOCA”
Mert Müldür, Sassuolo’da teknik direktörlüğünü yapan ve son dönemde futbol dünyasında adından söz edilen teknik adamlarda biri olan Roberto De Zerbi hakkında ise şunları söyledi:
“De Zerbi çok büyük bir hoca. Brighton’da çok iyi işler yapıyor aynı şekilde bunu Sassuolo’da da birlikte yaptık. Ligi 2-3 sene peş peşe 8. sırada bitirdik. Çok büyük bir hoca, taktiksel olarak çok iyi bir hoca. Bana da çok şey kattı. Buradan da ona tekrar teşekkür ederim. Oyuncularla ilişkisi çok iyiydi. Sahada ne kadar sert olsa da oyuncularına bazen kızsa da saha dışında çok farklı bir isim. Çok iyi ve karakterli bir hoca. Sassuolo’da çok iyi işler yaptı, her oyuncuyu geliştirdi, her oyuncuya bir şeyler kattı. Sassuolo da birlikte oynadığım her oyuncuda kısa sürede gelişim gördüm. Bu da tabi De Zerbi sayesindeydi.”
Mert, Sassuolo’nun De Zerbi sonrasında yaşadığı düşüşle ilgili, “Hoca değişiminde bazen böyle şeyler olabiliyor. Bazen bir hoca gelip farklı sistem oynatır. Sassuolo’nun, De Zerbi ile oynadığı futbolla şu an oynadığı futbol arasında büyük fark var. Bunun da kesinlikle hoca etkisi olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
HEDEFLER AVRUPA ŞAMPİYONASI VE FENERBAHÇE İLE ŞAMPİYONLUK
Mert, bu yılki hedefleriyle ilgili olarak, “Avrupa Şampiyonası’nda milli takımla çok büyük işler yapmak istiyorum. Onun öncesinde de Fenerbahçe’de şampiyonluk yaşamak istiyorum. Bunlar hedeflerim.” şeklinde konuştu.
Milli futbolcu, oyun tarzını beğendiği liglerin başında İtalya’nın geldiğini belirterek, “İtalya Ligi’nin taktiksel seviyesini çok beğeniyorum. Tempoya bakarsak Premier Lig çok önde. Premier Ligi izlemesini çok seviyorum, çok keyif alıyorum. Daha sonra İspanya var, İspanya’yı da çok beğeniyorum, çok sevdiğim bir lig.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Uçar, “Milli takım ülkenin takımıysa adil ve hakkaniyetli olun. Olamıyorsanız, vicdanlı davranın. Ümit Milli Takım’da Semih’e ihtiyaç vardı cümlesiyle yapılacak açıklamayı kabul etmemiz mümkün değildir. Morali bozulmuş, motivasyonunu kaybetmiş bir oyuncunun Ümit Milli Takıma ne kadar katkı sağlayabileceğini düşünüyorsunuz? ” dedi.
Semih Kılıçsoy’un teknik ve taktik antrenmanlara alınmadığını söyleyen Feyyaz Uçar, oyuncusunun moralinin bozuk şekilde Ümit Milli Takım kampına katıldığını söyledi. Kılıçsoy’un duygularıyla oynandığını söyleyen Uçar, “Anlamı olan bir karar olduğuna inanmak istemiyoruz. Ama şüphelerimizi giderecek tek bir ipucu bulamıyoruz.” dedi.
“TEK KELİME İLE SKANDAL”
Feyyaz Uçar’ın açıklamaları:
“Aldığım habere önce inanmak istemedim. Sonra şaşkınlığımı ifade edecek söz bulamadım. Ülke futbolunda hiç mi bir şey değişmez? Milli takımlarda üzülerek söylüyorum ki hocalar değişiyor, yönetimler değişiyor ama mantalite değişmiyor. Biz zamanında bunları yaşadık, biliyoruz. Değişen hiçbir şey yok. Tek kelime ile skandal.”
“10 YAŞINDAN BERİ GOL ATIYOR”
“Yine diğer takım oyuncuları tercihen, Beşiktaşlı oyuncular mecburen oynatılmaya devam ediyor. Son yıllarda ülke futbolunun yetiştirdiği önemli değerlerden Semih Kılıçsoy 10 yaşından beri gol atıyor, hem milli takımlarda atıyor, hem bizim alt yaş gruplarının tamamında gol atıyor. Gelişime açık, hızlı öğrenen, fiziki olarak çok güçlü bir oyuncu.”
“NE TEKNİK NE TAKTİK İDMANA ALINMIŞ”
“Yıllardır genç oyuncuların lig maçlarında forma şansı bulmaması, yabancı ya da yaşı ileri oyuncuların oynatılması büyük eleştiri konusu olurken, spor kamuoyu ve teknik adamlar gençlere forma şansı tanınmıyor diye yorumlar yaparken Semih Kılıçsoy, A Takımımızda ilk 11 çıkmaya başlamış, gollerini arka arkaya sıralamıştır. Formunun zirvesinde Semih Kılıçsoy, A Milli Takım davetiyle büyük moralle katıldığı kampta ne teknik ne taktik idmanlara alınmış, takımdan ayrı tutulmuştur. Kendini geliştirebileceği, görgü ve tecrübesini artıracağı antrenmanlara almayacaksanız neden milli takıma çağırdınız?”
“ŞÜPHELERİ GİDEREMİYORUZ”
Ligin parlayan yıldızı, gençlerin ilham kaynağı olmuş bir oyuncuyu 5 dakika bile oynatabilmek sadece ona değil Türk futboluna verilecek en büyük ödül olurdu. Ümit Milli Takım planlamasına dahil edildiği açıklamasının sıradan bir bahane olduğu aşikardır. Bu kararın son dakikada alınmış içinde anlamı olan bir karar olduğuna inanmak istemiyoruz. Ama şüphelerimizi giderecek tek bir ipucu bulamıyoruz.
“VİCDANLI DAVRANIN”
“Genç bir oyuncunun duygularıyla oynama hakkını nereden buldunuz? Milli Takım ülkenin takımıysa adil ve hakkaniyetli olun. Olamıyorsanız, vicdanlı davranın. Ümit Milli Takımda Semih’e ihtiyaç vardı cümlesiyle yapılacak açıklamayı kabul etmemiz mümkün değildir.”
“MOBBING YAPILMIŞTIR”
“Morali bozulmuş, motivasyonunu kaybetmiş bir oyuncunun Ümit Milli Takıma ne kadar katkı sağlayabileceğini düşünüyorsunuz? Morali bozuk bir şekilde kafileden ayrılarak Ümit Milli Takıma geçen oyuncumuza yapılanın mobbing olduğu bir gerçektir. Bu kararı aldıranları kınıyoruz. Türk futboluna genç oyuncu yetiştirmeye ve onlara forma vermeye devam edeceğiz” dedi.
]]>İki yıl önce ekibiyle Hull City’i yeniden Premier Lig’e çıkarmak güzel bir yolculuğa çıktığını ifade eden Ilıcalı, başarılı bir sezon geçirdiklerini düşündüğünü söyledi.
Ilıcalı, Hull City’i satın alırken “olabiliriz” dedikleri nokta olan play-off oynama şanslarının bulunduğuna dikkati çekerek, ikinci kez kamp için Antalya’da buluşmaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.
Hull City ile sadece Premier Lig’i hedeflemediklerini, Avrupa kupalarında İngiltere’yi temsil etmeyi de arzuladıklarını vurgulayan Ilıcalı, 13-14 yaşından bu yana tribünlerde olduğunu, taraftara her baktığında kendini gördüğünü, bunun da terapi gibi geldiğini anlattı. Ilıcalı, İngiltere’de de Türkiye’de olduğu gibi futbolun fanatik ve agresif tarafını yaşayan gruplar olduğuna dikkati çekti.
Türkiye’de son zamanlarda futbol alanındaki gerginliğin İngiltere’de yaşanmadığını dile getiren Ilıcalı, “Türkiye’de gerilimin, futboldaki kaosun bence tek bir nedeni var. Sebebi de belli, çözümü de belli. Bütün kulüp açıklamalarına bakın, tansiyonun yükselmesinin tek bir sebebi var, maalesef üzülerek söylüyorum hakemlerimiz. Önce sebebi bulursak, bu kaostan çok çabuk çıkarız. Nasıl yabancı teknik direktör, futbolcu gelebiliyorsa, herhalde sporun belli bir kesimine de yabancı birilerinin gelmesi ayıp olmamalı.” diye konuştu.
“Tek bir sebebi var, hakem”
Ilıcalı, İngiltere’de hakem hata yaptığında art niyet aranmadığı için problem yaşanmadığını, Türkiye’de ise hakemlere güven kalmadığını, art niyet arandığını, bunun da kaosa neden olduğunu dile getirdi. Trabzonspor-Fenerbahçe maçı sonrasındaki olayları “korkunç” olarak nitelendiren Ilıcalı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Son aylardaki bütün kulüp açıklamalarına bakın, yaşananlara bakın tek bir sebebi var, hakem. O olayların hiçbiri yaşanmazdı. O gün Trabzonspor seyircisi bir şekilde çok dolmuştu tamam. Agresif miydi? Agresifti evet ama benim sahalarda gördüğüm tek agresif seyirci onlar değildi. Bunun bir çözümü var. Hakemsin, sahaya çıktın, seyirci agresif, o gün kötü bir gününde seyirci, yapacağın tek bir şey var. Maçı tatil et, git odana. Herkes binsin arabalarına dağılsın, tansiyon düşsün. O maç eğer 60. dakikada tatil olsaydı, bugün konuşulan konular olacak mıydı? Olay çıkacak mıydı? Problem olacak mıydı? Hakem kendi arkadaşını savunamıyor ki zaten. Kendi arkadaşının üzerine dünya yağıyor, yanında patlayıcı madde patlıyor, ses çıkaran bir şey atılmış, yan hakem olduğu yerden sıçrıyor, hakem ‘devam’ diyor. Hakem tansiyonun gerilimin yükseldiği bir ortamda ‘devam, devam, devam’ derse, zaten devamında gerilim artar, sonra da bardak taşar.”
“İsveçli hakem hata yapsa ne diyeceğiz?”
Ilıcalı, yabancı hakem uygulamasının şart olduğunu öne sürerek, sözlerine şöyle devam etti: “Yarın yabancı hakem uygulaması kararı alınsın. Bunu yapan ülkeler var. Yunanistan’da tansiyon çok yüksekken alın yabancı hakem getirmişler. Buradaki tansiyon düşmüş. Yarın getirin maçları yabancı hakemler yönetsin. O zaman kim ne diyecek? O zaman tansiyon yükselecek mi? Yüzde 80’ini yok ederiz, ülke huzura kavuşur, şu anda içinde bulunduğumuz çıkmaz bambaşka boyuta geçer. İsveçli hakem hata yapsa ne diyeceğiz? ‘Bu adam niye hata yaptı mı?’ diyeceğiz. Futbol çok zor durumda, Türk futbolu gelmiş, geçmiş en zor günlerini yaşıyor olabilir. Anında karar alınsın. Federasyon başkanımız bu konularda duyarlı bir insan. Kendisine de bu konuda güveniyorum. Başka bir çözüm göremiyorum. Bunun ‘B’ planı yok. Hakemleri hemen değiştirin.”
“Slovenya favori olacak şekilde başka bir kulüp alacağız”
Futbola geniş açıdan baktıklarını anlatan Ilıcalı, “Hull City çevresinde futbol dünyası yaratmak istiyoruz. Yunanistan’da, Slovenya’da takımlarla görüştük. İrlanda’da istediğimizi yakalayamadık. Büyük ihtimalle bir takım daha alıp, futbol dünyasındaki alanımızı genişletmek istiyoruz. Slovenya favori olacak şekilde başka bir kulüp alacağız. Taraftar olarak Türkiye’de yeterince sinirim bozuluyor, yeterince cefa çekiyorum. Türkiye’de takım almayı düşünmüyorum.” diye konuştu.
Ilıcalı, İngiltere’de tişört, terlik giyme tarzını ayakkabı, pantolona çevirdiğini ve hiçbir zaman takım elbise giymeyi düşünmediğini sözlerine ekledi.
Hull City Teknik Direktörü Liam Rosenior de Antalya’da kamp yapmaktan memnuniyet duyduklarını, takımdaki birlik beraberliğin başarıyı getirdiğini söyledi.
Takımdaki Türk futbolculardan Ozan Tufan da A Milli Takımı özlediğini, bugüne kadar 65 milli maça çıktığını, Avrupa Şampiyonası’nda da ay-yıldızlı formayı giymek istediğini ifade etti. Hull City takımı kaptanı Lewie Coyle de Abdülkadir Ömür’ün de takıma çabuk uyum sağladığını ve takıma katkısının önemli olduğunu kaydetti.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, sarı lacivertli kulüpte olağanüstü genel kurul düzenleyeceklerini ve ligden çekilme konusunu üyelerin oylamasına sunacaklarını açıkladı. Trabzonspor-Fenerbahçe maçından sonra taraftarların sahaya girerek futbolculara saldırması sonrası yaşanan kaosla ilgili konuşan Genç, Fenerbahçe’nin ligden çekilmesi konusunda gündem yaratacak ifadeler kullandı.
Trabzon medyasına konuşan Genç, şu açıklamaları yaptı:
“Belli ki burada bir tezgâh var. Sonrasında açıklamalar tamamen bizim hemşerimizin sinir uçarına dokunan açıklamalar. İşin buraya gelmesine neden olan olayları detaylı bir şekilde, at gözlüklerini çıkarıp görmek gerekir. Burada bizi asıl ilgilendiren oradaki provokasyonu adliyenin, yargının devletin güvenliğin ortaya çıkarması. Burada provokasyon olduğunda hemfikiriz. Hem de ciddi provokasyon var. Tribünlerin bu şekilde gerilmesine bir zemin hazırlanmış.”

“FUTBOLCULAR PROVOKE ETTİ”
“Ben maçı canlı izledim. Orayı provoke edenlerden bazılarının içinde maalesef Fenerbahçe’nin futbolcuları da var. Geçen hafta hakemi tehdit eden, ‘Sen buradan çıkamazsın’ diyen adam bu hafta Fenerbahçe’nin kadrosunda. Yedek kalecisi provokasyon yapıyor. Öteki oyuncusu iki elin arasından yumruğu gösteriyor. Nedir bunlar? Bunları nereye koyacaksınız? Bunları bir yere oturtacaksınız. Masuma yatmanın alemi yok. Öteki 2 futbolcusu yerdeki adama tekme atıyor. Geçtiğimiz hafta başlayan algı operasyonları ile birlikte, saha kenarında ve maç sonunda ben onlara sporcu demekten utanıyorum tamamen tetikçi hüviyetinde yaptıkları el kol hareketleri ile taraftarlarımızın sinir uçlarına dokunmuş ve tansiyonu bile bile yükseltmiştir.”
“POLİS OTOSU YAKTIKLARI GÖRÜNTÜLER…”
“Futbol teröründen bahsedenlerin, daha çok geçmedi, polis otosunu yaktıkları görüntüler ortada. Kimse bu şehrin insanına, Trabzonspor’umuza ve taraftarlarımıza asla terörist muamelesi yapamaz, yapmaya da kalkamaz. Özellikle sosyal mercilerde Trabzon’umuz adına Milli Güvenlik Sorunu yakıştırması yapanlar bu olayları hatırlasınlar. Unutulmasın ki terörist siyasetinin giremediği ve giremeyeceği kenttir Trabzon. Bu şehrin her köşesi şehitlerimizin isimleri ile süslenmiştir. Herkes haddini bilecek. Kimse gerçekleştirdiği terbiyesizliğe bu şehri ve bu şehrin insanını meze etmeyecek.”
“DÜŞÜRSÜN, LİG DÜZELİR BELKİ”
“Düşürebiliyorsa düşürsün bakalım. Düşürsün, lig düzelir belki. 13 sene önce de aynısını söylemişti. Düşürsün bakalım. İşi öyle provoke etmeye gerek yok. Burada bir olay var, devlet yargı, ele almış inceliyor ama benim şehrimi bunların üzerinden karalamaya hiç Allah’ın kulunun hakkı yoktur. Buna müsaade etmeyiz. Dün de etmedik, bugün de etmeyiz.”
“SANA GELİP VURMAMIŞ Kİ”
“Sahaya yabancı madde atan, şiddet yapan bizim tarafımızdan da varsa cezasını çekecek zaten. Ama aynı soruşturma o sahada yerdeyken, ona tekme vuran Fenerbahçeli futbolculara da yapılacak. Biz bunu talep ediyoruz. İş hakkaniyetle soruşturulsun ona göre hareket edilsin. Bir tane provokatif diyelim girdi sahaya. Sana gelip vurmamış ki. Çullanmışsın üzerine dövüyorsun ve yerdeyken tekme atıyorsun. Bütün bunların soruşturulması lazım.”
“SÜRECİ TAKİP EDECEĞİZ”
“Tabi ki taraftarımızın bu kışkırtmalara yenik düşüp sahaya girmesi kabul edilemez. Futbol disiplinine aykırıdır. Sahaya giren seyirci gerekli maç cezalarını almalıdır, alacaktır da. Fakat sadece seyircimiz değil kanun önünde eşitlik gereğince herkes yaptığı eylemin karşılığındaki cezayı ayrıcalık görmeksizin almalıdır. Güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilen taraftara yumruk ve ölümcül nitelendirilebilecek şekilde tekme atan futbolcuların hakkında gerekli soruşturma başlatılarak en ağır cezanın alınması noktasında yaşanan tüm süreci dikkatli bir şekilde takip edeceğiz.”
]]>Süper Lig 31. haftasında Trabzonspor’a konuk olan Fenerbahçe, maçın bitiş düdüğüyle galibiyeti kutlamak için sahanın ortasında toplandı. Ancak sahaya atlayan bazı Trabzonsporlu taraftarların saldırısına uğrayan Fenerbahçeli futbolcular, saldırganlara karşılık verince saha içi karıştı.
Yaşananların ardından, İçişleri Bakanlığı 12 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Olaylardan sonra Fenerbahçe cephesi ilk kez sessizliğini bozdu.
Olağanüstü genel kurulda ligden çekilme kararı almayı düşündüklerini söyleyen Ali Koç, bu durumda bir alt lige düşmeye hazır olduklarını belirtti.
Kulüpler Birliği Vakfı başkanlığından istifa ettiğini dile getiren Koç, ligden çekilmeleri halinde başkanlığı bırakmayacağını sözlerine ekledi.
“Bugün çok uzun tutmayacağım. Birkaç konuda bilgi vermek istiyorum. Dün gece yaşananlar Türk sporu için utanç vesilesidir. Bugün bu iki kulübü birbirine vurdurtmaya, kafa kafaya getirmeye, iki kulüp arasında şiddet ve nefret tohumları ekmeye son 13-14 yıldır emek verenler var.”
“1995-96 yılında, Fenerbahçe Trabzonspor’u 2-1 yenerek şampiyon olunca tansiyon yükselmişti. Ama tansiyon ne kadar yüksek olursa olsun, her zaman futbol dinamikleri içerisinde olmuştur. Hiçbir zaman bu kadar nefret tohumu ekilmemiştir.”
“BU TUZAĞA DÜŞMEDEN…”
“Kardeşi kardeşe kırdıran, 3 Temmuz’un ve birçok konunun sebebi olan bu terör örgütü, belki de dün gece itibarıyla iki kulüp arasındaki çatışma seviyesini başka bir evreye ulaştırmıştır. Muhtemelen 2015’te yaşanan kurşunlama olayı da bunların ürünüdür. Bu camiaların aklıselim insanlarının bu tuzağa düşmeden, bu iki camiayı birbirine vurdurmadan uzun vadeli ve akil düşünüp bu sorunların altından kalkmamız lazım.”
“AKIL TUTULMASIDIR”
“Trabzonsporlu yöneticileri en iyi şekilde ağırlamaya çalıştık. Bununla beraber Ertuğrul Doğan da bu yönde açıklamalarda bulundu. Dün onlar da bizi çok iyi ağırladılar. Belki bizden daha iyi ağırladılar. Yönetimsel bir sorun yok, başkanlar olarak aynı noktadayız. Dolayısıyla yönetimler, futbolcular arasında bir sorun yokken bunların yaşanması akıl tutulmasıdır.”
“ÜZÜLEREK ÖĞRENDİM Kİ…”
“Hem kendimize, hem Trabzonspor camiasına hem de Türk futboluna geçmiş olsun diliyoruz. Bu kavgayı iki camia boyutuna taşımamak gerekiyor. Ama üzülerek öğrendim ki, Trabzon tarafında belli çalışmalar olduğu. Yaşanan gerginlikleri Fenerbahçeli futbolculara bağlayacakları duyumları alıyoruz. İnşallah böyle bir yanlışın içine girmezler.”
“OLAYLARIN MAĞDURU FENERBAHÇE’DİR”
“Dün gecenin mağduru Fenerbahçe Spor Kulübü’dür. Linçten, fiziki saldırdan kendini koruyan Fenerbahçe sporcularıdır. Televizyonlarında gördüklerinden endişe eden futbolcuların aileleridir. Bir avuç güvenlik görevlisidir. Turuncu yelek giyen özel güvenlik görevlilerine de teşekkür etmek istiyorum. Var güçleriyle olayların büyümemesi için büyük çaba sarf ettiler.”
“ARTIK BU İŞ ÇIĞRINDAN ÇIKMIŞTIR”
“Biz bugün sabahtan beri yönetim kurulu olarak konuştuk. Artık bu iş çığrından çıkmıştır. Fenerbahçe’nin bu ülkede gördüğü muamele, tahammül edeceğimiz bir muamele değildir. 3 Temmuz’da yaşananları biliyorsunuz. Maddi, manevi mağdur edildi. Herkesin önündeydik, ondan sonraki 13-14 senelik süreçte nereye geldiğimiz herkesin malumudur.”
“Otobüsümüz kurşunlandı. Faili meçhul. Başarılı olsalardı ne olacaktı? Dünyaya rezil olacaktık, ‘ah ah, vah vah’ diye kafamızı duvarlara vuracaktık. Dün ya bir futbolcu linç edilseydi. Ne diyecektik? Bu son olsun mu diyecektik. Hep diyoruz, olmuyor. Şiddeti normalleştirmeye başlamış ülke haline geldik. Televizyonları izliyorum, bazı köşe yazarlarını izliyorum, yazıklar olsun ya. Bir tanesi diyor ki, ‘İsmail hoca şurasına buz tutmasaydı, tahrik etti’. Arkadaşlar kendinize gelin. Büyük resme bakın.”
“ANA SORUMLU TFF”
“Futbol üzerinden topluma operasyon mu yapılıyor? Dün yapılanlar organizeydi. Önce ana sorumluya gelmek istiyorum; Türkiye Futbol Federasyonu. Maç başladı, aşama aşama olaylar büyüdü. Hakem hiçbir yapmadı. Hiçbir yaptırım uygulamaması tribünleri cesaretlendirdi. Tribünler de netice almaya başladılar. Goller gelince daha da cesaretlendiler. Futbolun nabzını biraz bilen insan, işin nereye gittiğini bilirdi. Bu maçın devam etmesi olacak iş değil. Halil Umut Meler böyle bir maçı devam ettirse lisansı iptal edilir.”
“RAKİBİN SİYASİ GÜCÜNÜ BİLİYORSUNUZ”
“Ülkemizin içinde bulunduğu futbol ortamı, değil Halil Umut Meler, kim olsa iptal edemezdi. Birilerinin cesaret vermesi gerekiyor. Rakibimizin siyasi, bürokrasi gücünü biliyorsunuz. Çekinmiş olabilirler. Bu maçın iptal edilmemesi, olayın sorumlularıdır. Sahaya meşale geliyor, hakem görüyor. Düdük çalıp durdurmuyor, faul veriyor ve gol oluyor. Maç 2-2’ye gelince ne hikmetse tribünler sakinliyor. Ya biz 3-2 yenilseydik ne olacaktı? Bir şampiyonluğumuz daha mı zorbalıkla gidecekti? Denizli’de olduğu gibi. Otobüsün kurşunlandığı zamandaki gibi.”
“BU ORGANİZE BİR OLAYDIR”
“Bizim maçlarımızda maç bitmeden 5-6 dakika önce polisler gelir bütün sahada hazırlıklı olur. Polis yoktu dün statta. Tribüne gelenlere doğru düzgün arama bile yapmamışlar. İnsanların üstü ne kadar arandı? Geçen sene Ramazan zamanı taraftarlarımız pet şişelerle geldiler, polis içeri sokmadı. Polis haklıydı belki. Dün bardak kadar pet şişe atıldı sahaya. Bu organize bir olaydır. Aynı 2015’te otobüs kurşunlanması gibidir.”
“GEREKENİ YAPMAMIZ LAZIM”
“Riyad krizinde olduğu gibi fatura bize kesildi. Burada da aynı şeyi yapacaklar. O yüzden devletle konuş, federasyona isyan et, o aşamayı geçtik. Olağanüstü genel kurula gidiyoruz, yapmamız gerekeni yapmamız lazım. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmemiz lazım. Bunlar böyle devam edecek. Olaylar yaşandıktan sonra Cumhurbaşkanı’nın müdahil olmasıyla, bizi rahat hissettirdiler. Fakat onların müdahil olmaması gereken ortamın sağlanması lazımdı. Gerekli güvenlik önlemleriyle, üst aramasıyla. Dünkü olaya farklı bakılması lazım.”
“AZ ÖNCE İSTİFA ETTİM”
Ben Kulüpler Birliği Vakfı’ndan istifa ettim. Fenerbahçe olarak kendi geleceğimizi çizmek zorundayız. O yüzden bu kararları aldım. Camiamıza da aklıselim davranmayı rica ediyorum. Biz kendi ülkemizde bu muameleyi görmeyi kabul etmeyeceğiz.
“GEREKİRSE ALT LİGE DÜŞECEĞİZ”
“Defalarca söyledik Türk futbolunda yaşananları. Bahisinden, şikesinden, haksız rekabetinden bas bas bağırıyoruz. Biz artık kendi bağımızı kendimiz keseceğiz. Gerekiyorsa da bir alt lige ineceğiz. Bu kararı aldığımızda alt lige düşmek söz konusu. Her gün ölmektense bir gün öleceğiz. Bir sene oynarız çıkarız, herkes aklını başına alır. Yeter. Gerçek anlamda yeter. O yeterlerden değil söylediğimiz.”
“BİRİLERİ GÖZ YUMDU”
“Maç 2-2 bitse gitti şampiyonluk. Belki başka yerde yapacak. Bunu kim organize etti. Trabzonspor yönetiminin etmediğini biliyoruz. Ama birileri etti. Birileri göz yumdu. Niye polis yoktu? Niye İstanbul’da alınan önlemler burada alınmadı. İstanbul Emniyet Müdürü çok iyi de, Trabzon’un ki kötü mü? Söz konusu devletse, boynumuz kıldan ince.”
“BİR ŞEYLER DÖNÜYOR”
“Oyun bu şartlarda devam ettirilmemeliydi. Futbola tecavüz eden belli kesim cesaretlendirilmemeliydi. Trabzon tribünlerinde de tepki koyan taraftarlar vardı. Arkadaşlarımız gözleriyle gördüler. Bir şeyler dönüyor. Biz Riyad kriziyle ilgili derdimizi anlatmak için o saygıyı bile görmedik. Siz bizi bu ülkenin dışlanmış bir kulübü olarak, sanki başka ülkenin kulübü muamelesi yaparsanız… Bunu devlet için de, federasyon için de, medya için de söylüyorum. O zaman kendi kaderimizi belirmek zorundayız. Şantaj, tehdit falan değil.”
“BU LİGDE FENERBAHÇE’YE YER YOK”
“Hakem zaten kuralları doğru uygularsa 3-0 hükmen mağlup olacak rakibimiz. Bunları tartışmanın yeri değil. Bu 3 Temmuz’u başlatan örgüt, belki de tavan yaptı bu iki kulübü birbirine kırdırma konusunda. Toplum zaten gergin, mutsuz. Şiddeti normalleştirmeye alıştığımız ortam içindeyiz. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, ilerleyen günlerde neler olacağını göreceğiz. Bu ligde Fenerbahçe’ye yer yok. Dürüstçe mücadele vermeye çalışıyoruz. Sekiz tane oyuncum kart sınırında çıktı ya. Normal mi? Bir de tutturmuşlar o ceza verilsin. Verin ne istiyorsanız yapın.”
Ben bu çocukların psikolojisini nasıl toplayacağız? 2015’te toplayamadık. O yüzden herkes aklını başına alsın. Linç tehlikesine rağmen oyunu oynatanlar aynaya baksınlar. Futbolun bu noktaya gelmesine müsaade edenler aynaya baksın.
“2 NİSAN’DA KARARI ALMALIYIZ”
“Kongre üyelerimiz 2 Nisan ilk toplantı. Bu toplantıda gereken sayıyı yakalamamız lazım. Bunu kesinlikle 15-16 bin kişiyi sağlamamız gerekiyor. 3 Nisan’da maçımız var, bu karar alınacaksa 2 Nisan’dan önce almalıyız. Fenerbahçe Spor Kulübü tarihi için çok önemli virajdan geçiyoruz. Şu ana kadar 30 bin kişi aidatını ödedi, ödemeyenler de ödesin kulübün yanında durun. Gerekeni yapalım.”
“BU KARARI ALIRSAK BAŞKANLIĞI BIRAKMIYORUM”
“İstenen Fenerbahçe’nin kazanmaması. Hatta sahalarda yer almaması. Bu mu istediğiniz. Biz genel kurulda üyelerimizle beraber karar vereceğiz. Bu iş böyle gitmeyecek. Şöyle düşünenler olabilir, ‘3 ay sonra bırakıyorsun, finansal zarar vesaire’ biz bu kararı alırsak bırakmıyorum. Bir alt ligde kulübün başkanı olarak Süper Lig’e çıkarır o zaman bırakırız.”
]]>Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, “hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar” nedeniyle PFDK’ya sevk edildi.
İşte TFF’den yapılan o açıklama;
1- GALATASARAY A.Ş. Kulübü’nün 08.03.2024 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş.-ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
2- YUKATEL ADANA DEMİRSPOR A.Ş. Kulübü’nün 09.03.2024 tarihinde oynanan TÜMOSAN KONYASPOR-YUKATEL ADANA DEMİRSPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
3- BITEXEN ANTALYASPOR Kulübü’nün 09.03.2024 tarihinde oynanan RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ-BITEXEN ANTALYASPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
4- MONDİHOME KAYSERİSPOR Kulübü futbolcusu ARİF KOCAMAN’ın 10.03.2024 tarihinde oynanan MONDİHOME KAYSERİSPOR-ATAKAŞ HATAYSPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “kural dışı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 43. maddesi uyarınca 11.03.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
5- ATAKAŞ HATAYSPOR Kulübü’nün 10.03.2024 tarihinde oynanan MONDİHOME KAYSERİSPOR-ATAKAŞ HATAYSPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
6- KASIMPAŞA A.Ş. Kulübü’nün 10.03.2024 tarihinde oynanan İSTANBULSPOR A.Ş.-KASIMPAŞA A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
7- FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü’nün 10.03.2024 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş.-SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Sportif Ekipman Talimatı’nın 22/1 maddesi uyarınca ve “6 futbolcusunun sarı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
8- SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş. Kulübü’nün 10.03.2024 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş.-SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “4 futbolcusunun sarı kart ve 2 futbolcusunun kırmızı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş. Kulübü teknik sorumlusu İBRAHİM ÜZÜLMEZ’in aynı müsabakadaki “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca 11.03.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
9- GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.’nin 11.03.2024 tarihinde oynanan GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.-BEŞİKTAŞ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. Başkanı MEMİK YILMAZ’ın aynı müsabakadaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Akreditasyon Talimatı’nın 7/1 maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine,
GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. görevlisi SEZER BARAN KULUĞ’un aynı müsabakadaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Akreditasyon Talimatı’nın 7/1 maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
10- BEŞİKTAŞ A.Ş. Kulübü’nün 11.03.2024 tarihinde oynanan GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.-BEŞİKTAŞ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
11- GALATASARAY A.Ş. Kulübünün 11.03.2024 tarihinde kulüp resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamalarda yer alan “hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
DURSUN AYDIN ÖZBEK’in (Galatasaray A.Ş. Kulübü Başkanı) 11.03.2024 tarihinde kulüp resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamalarda yer alan “hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevk edildi.”
]]>“TÜM KAMUOYU RAHATSIZ OLDU!”
“Türk futbolunda en bariz şekilde skandal bir maç yönetimi olarak nitelendirilen, neredeyse tüm hakem yorumcularını ve kamu vicdanını rahatsız etmiş müsabakayla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu ile kasıtlı operasyona alet olan kurul ve kuruluşlara aşağıdaki soruları sormak zaruri hale gelmiştir:
“MERT HAKAN YANDAŞ’IN TEHDİDİNE CEZA VERİLECEK Mİ?”
– Fenerbahçe – Pendikspor maçında; Fenerbahçe futbolcusu Mert Hakan Yandaş’ın müsabaka hakemi Kadir Sağlam’a yönelik, “Dikkatli ol buradan çıkamazsın!” tehdit ifadelerinin yer aldığı ve tüm kamuoyunda büyük infial yaratan bu eylem, doğrudan Türk futbolunun en üst merci olan Türkiye Futbol Federasyonu’nu, kamu iradesini ve otoritesini hedef almaktadır. TFF nasıl bir tavır içerisinde olacaktır ve bu futbolcuya nasıl bir ceza verilecektir?
“HAKEM MAÇI BİR TARAFTAN ALIP DİĞERİNE VERDİ”
– Saha içerisinde başlayan, koridorlarda devam eden tehditler maçın hakemlerinde nasıl bir etki ve baskı yaratmıştır ki hakem ikinci yarıda, ilk devredeki kötü yönetiminin çok daha ötesinde, bilinçli bir şekilde maçı bir taraftan alıp diğer tarafa vermiştir. Müsabakanın devre arasında stadyum koridorlarında yaşanan olayların kamera görüntüleri tüm kamuoyuyla paylaşılacak mıdır? Saha içerisinde başlayan ve milyonların gözü önünde seyreden tehditlerin yansımaları, maçın hakemlerine yapılan baskıyla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu’nun temsilcilerinin raporlarının yanı sıra kamera görüntüleri de yayınlanacak mıdır ve yetkili merciler gereken hukuki adımları atacak mıdır? Yaratılan bu korku ortamının sorumluları cezalandırılacak mıdır?
“KIRMIZI KART GÖRMESİ GEREKEN OYUNCU GOL ATTI”
– Devre arasında müsabaka hakemini tehdidi nedeniyle kırmızı kart görmesi gereken bu oyuncu, sahada yer almaya devam etmiş ve takımının beraberlik golüne imza atmıştır. Bahsi geçen aynı oyuncunun attığı golün ardından Pendikspor yedek kulübesine doğru, metrelerce uzaklıktan başlayarak, saniyelerce süren gayri ahlaki, tahrik edici ve saygısız tutumu karşısında Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu nasıl bir karar alacaktır?
“FENERBAHÇE’YE 3 KIRMIZI KART ÇIKMALIYIDI”
– Maç içinde hakem Kadir Sağlam, Fenerbahçe’ye 3 tane kırmızı kart çıkarması gerekirken Pendikspor’u, biri teknik direktörü olmak üzere 3 kırmızı kartla cezalandıran, birçok oyuncunun defalarca kendisine parmak sallamasına, kendi vücuduna dokunmasına, kendisini ittirmesine, sahadaki otoritesini yerle bir etmesine seyirci kalan, skandal kararlarla maçı bir taraftan alarak diğer tarafa veren bu hakem, ligde şampiyonluk yarışının yanı sıra düşme hattındaki rekabete de ağır darbe vurmuştur. Mücadelenin 71. dakikasında Pendiksporlu Welinton’a gösterilen iki sarı kart da tüm kamuoyunun, hakem otoritelerinin ve futbolu izleyen herkesin, hatta Fenerbahçeli taraftarların dahi kabullenemediği şekilde kırmızı kartla cezalandırılması, oyunun skoruna doğrudan etki etmiştir ve bir takımı eksik bırakmakla da yetinmemiştir. Hakem Kadir Sağlam’ın ceza alanı dışında Pendiksporlu Badou Ndiaye’nin uzaklaştırdığı açık bir biçimde belli olan pozisyonda yapılan faulü tam tersi bir şekilde Fenerbahçe lehine faul kararı vermesi skandaldır. Tüm maç boyunca kendisini ezen, ittiren-kaktıran, kendisini tehdit eden futbolculara karşı hiçbir otorite uygulayamayan Kadir Sağlam’ın bu performansı, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından nasıl değerlendirilecektir? Hakemlik onurunu bu denli ayaklar altına alan bu hakem maç almaya devam edebilecek midir?
“VAR KAYDI AÇIKLANACAK MI?”
– Bunun ardından gelişen operasyonel faaliyetler ise Türkiye Futbol Federasyonu’nun ivedi olarak açıklığa kavuşturması gereken konulardır. VAR hakemi Alper Çetin elinde hiçbir kanıt olmamasına, en ufak bir yetki alanı bulunmamasına rağmen futbol oyun kurallarını hiçe sayarak VAR sisteminin asla müdahil olamayacağı bir uygulamaya imza atarak penaltıya hükmetmiştir. MHK, VAR’da görevli hakemler konusunda nasıl bir adım atacaktır? Her salı akşamı açıklanan VAR kayıtlarına ek olarak bu denli kasıt içeren pozisyon kamuoyuna sunulacak mıdır?
“BU OPERASYONU KİMLER YAPMIŞTIR?”
– Tüm pozisyonlarda Fenerbahçe lehine karar veren, birçok sarı ve kırmızı kartı es geçen, bu kadar hatayı sadece bir takım lehine yapan saha hakemleri ve VAR ekibinin kasıtlı olmaması, hem insan aklına hem de istatistik bilimine aykırıdır. Bu hakemlerle ilgili nasıl bir soruşturma gerçekleştirilecektir? Bu operasyon kimler tarafından gerçekleştirilmiştir? Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu bu konuyla ilgili hangi yaptırımları uygulayacaktır?
“YAYINCI KURULUŞ GÖRÜNTÜLERİ YAYINLAMIYOR”
– Yayıncı kuruluş beIN SPORTS daha önceki haftalarda yaptığı gibi maç içerisinde yayınlamadığı açıları (oyunun duraksama bölümlerinde gerekli yayın zamanlarına sahip olmasına rağmen) göstermeyerek, milyonların bunu görmesine engel olarak kamuoyu oluşmasının önüne geçmek adına medya-yayıncılık ilkelerine aykırı davranmak için mi bunu yapmıştır? Badou Ndiaye’nin topu uzaklaştırdığı pozisyonun farklı açıları maç esnasında ekrana getirilmemiş, gece yayınlanan TRIO programında gösterilmiştir. Bu pozisyonları ekrana getirmemekteki amaç nedir? Bu ekran karartmadaki tavır, bu operasyonun bir tarafı olmak mıdır? Burada futbolcunun topu uzaklaştırdığı bariz bir şekilde görülmesi, bunu kendi programında yayınlarken maç içerisinde yayınlamamak kasıttan başka bir şeyle açıklanamaz. Bu profesyonellikte ve tecrübedeki yönetmen ve ekibin bunu göstermemesinin kasıttan başka bir açıklaması yoktur. Bu kişilerle ilgili beIN MEDIA hangi kararı verecektir? Maçı anlatan spikerin kendi taraflılığını tüm profesyonelliğine rağmen gizleyemeyerek golden sonraki kullandığı ifade de yayıncılık ilkeleriyle uyuşmamaktadır. Bu kişiyle ilgili nasıl bir karar alınacaktır?
“KİMLERE AMBARGO UYGULADILAR?”
– Fenerbahçe Spor Kulübü için sene başından beri ambargo konulan VAR hakemleri bulunmaktadır. Kim, hangi gerekçelerle bu kararların altına imza atmıştır? Süper Lig’de hakem atama iradesi Fenerbahçe’ye mi devredilmiştir? Fenerbahçe’nin son maçlarında sürekli hata yapan hakemler özellikle mi seçilmiştir? Bu hakemler hakkında nasıl bir yaptırım uygulanacaktır? TFF ve MHK bu konuyu detaylarıyla açıklığa kavuşturmak zorundadır ve şeffaf biçimde toplumla paylaşmak zorundadır.
“8 HAKEME NE GİBİ YAPTIRIMLAR YAPILACAK?”
– Fenerbahçe – Galatasaray derbisi, Gaziantep FK – Fenerbahçe, Fenerbahçe – Alanyaspor, Fenerbahçe-Kasımpaşa ve son olarak Fenerbahçe – Pendikspor maçları… Kararlarıyla maçı bir taraftan alıp diğerine veren, özellikle son dakikalarda yaptığı operasyonlarla rakiplerin kazanmasını imkansız hale getiren Arda Kardeşler, Mustafa İlker Coşkun, Tugay Kaan Numanoğlu, Alper Çetin, Çağdaş Altay, Erkan Engin, Cihan Aydın ve Kadir Sağlam isimli hakemlere ne gibi yaptırımlarda bulunulacaktır?
“İSTİFA EDİN!”
Türk futbolunda kulağının üzerine yatılacak dönemin sonuna çoktan gelinmiştir! Türk futbolunu rahatlatmak, gerçekleri ve adil kararları, tüm futbolseverlerle ve taraflı-tarafsız tüm kesimlerle paylaşmak, Türkiye Futbol Federasyonu’nun kaçamayacağı görevidir. Bu görevleri bugüne kadar yapamayan federasyon ya bu zorunluluğunu yerine getirmelidir ya da 24 Şubat’taki açıklamamızda belirttiğimiz gibi TFF ve kurulları olarak gerekli kararı almalıdır.”
]]>Zor bir müsabakadan önemli bir galibiyet aldıklarını belirten 37 yaşındaki santrfor, “İlk yarı ne kadar oynandı bilmiyorum. Sizlerin bir fikri var mı topun ne kadar oyunda kaldığına dair? Gerçekten utanç verici. Yemin ediyorum. Bu, ilk defa da olmuyor. Bizleri geriyor bu durum. Hakemler de buna müsaade ediyorlar. Maç 2 dakika oynanıyor, sonra 5 dakika duruyor. 2 dakika daha oynanıyor, 1 dakika duruyor. Bu tarz durumlarda sarı kartlar görüyoruz. Her maçta ilk 15 dakikada 2-3 sarı kart görüyoruz. Gerçekten garip bir durum” diye konuştu.
“İLK YARININ 23 DAKİKA OYNANMASI UTANÇ VERİCİ
Mücadelenin hakemi Kadir Sağlam’ın performansını eleştiren Edin Dzeko, her maç benzer durumlarla karşı karşıya kaldıklarını anlatarak, şu ifadeleri kullandı:
“Bu tarz şeylerin olmasına her maç daha fazla izin veriliyor. Futbol böyle değil, futbol böyle oynanmaz. Bu şekilde oyun durmaz. Bu durum, Türk futbolu açısından, dışarıdan bakan insanlara güzel bir imaj çizmiyor. İlk yarının 23 dakika oynanması utanç verici. Normal şartlarda en az 6-7 puan farkla önde olmamız gerektiğini düşünüyorum. Her maçımız çok zor geçiyor. Üçer sarı kartı olan 10 oyuncumuz var. Bu da garip bir durum. Hakemler, sanki diğer maçlarda sarı kartlarını unutuyorlar. Şampiyonluk şansı yüzde 50-50 diyeceksek hakemlerin de bu şekilde davranmaları gerekiyor. Maçlar saha içinde kazanılacaksa hakemlerin de eşit davranması gerekiyor, farklı olmamalı.”
“TÜRK HAKEMLERİ AVRUPA’DAKİ MAÇLARI İZLESİN”
Türk hakemlerine çağrıda bulunan Dzeko, “Hakemlerin biraz Avrupa maçlarını izlemesi ve nasıl yönetildiğine bakması gerektiğini düşünüyorum. Avrupa’da aldığımız 3-0’lık galibiyet, hakemin performansına bakarsak çok garip değil. Avrupa’daki hakemler takıma göre karar vermiyorlar. Ne görüyorlarsa onu çalıyorlar. Bugün kendimi biraz daha da yaşlanmış hissettim. Enerjimi, önemli olmayan pek çok konuya odaklamam gerekti. Utanç verici bir durum. Bizler futbol oynamak istiyoruz. Bu tarz, futbolla alakası olmayan şeylerle enerjimizi kaybetmek istemiyoruz. Trabzonspor maçında verilecek hakem kararlarını merak ediyorum. Bizim yardıma ihtiyacımız yok. Bizim tek istediğimiz hakemlerin aynı davranması. Ondan sonra maçı kazanırız ya da kaybederiz. Önemli olan hakemlerin her takıma aynı şekilde davranması” ifadelerini kullandı.
“SAHAMIZDA ÇOK FAZLA PUAN KAYBETTİK”
Bu sezon iç sahada oynadıkları maçlarda çok fazla puan kaybı yaşadıklarının altını çizen Edin Dzeko, şunları kaydetti:
“Sahamızda çok fazla puan kaybettik. Aslında tam tersi olması gerekiyordu. Bunun neden olduğuna dair hiçbir fikrim yok. Biz evimizde oynayınca maçların kolay olabileceğini düşünüyoruz ama böyle değil. Deplasmanlarda ise zor olacağını düşünerek daha fazla konsantre oluyoruz belki de… Ben bir seyirci baskısı hissetmiyorum. Bu oyuncudan oyuncuya değişir. Bazı oyuncular iç sahada baskı hissedebilir. Bu, özellikle genç oyuncular için normal. Futbolda baskı olacaktır. Bu baskıyı iyi yönde de kullanabilirsiniz. Keyif almalıyız. Tek düşünmemiz gereken taraftarımızın oluşturduğu harika atmosfer çünkü evimizde oynadığımız her maçta tüylerim diken diken oluyor.”
]]>TFF Riva Hasan Doğan Kamp ve Eğitim Tesisleri Orhan Saka Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen organizasyona TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, TFF Hukuk, Kadın Futbolu ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Şafak Müderrisgil, A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, TFF Yönetim Kurulu üyeleri ve A Milli Kadın Futbol Takımı oyuncuları ile davetliler katıldı.
Toplantıda konuşan TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Toplumsal olarak gelişmemizi sürdürmek için toplumda her kesimin eşit haklardan faydalanması ve fırsat eşitliği olması gerekir. Ülkemizde istihdama katılan kadın sayısı 10 milyonu aştı. Bu sayıyı arttırmak için hepimize sorumluluk düşmektedir. Devletimizin ve sivil toplum kuruluşlarının, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik farkındalığı arttıran çalışmaları sayesinde eğitim imkanları artan kadınlar, uzmanlıklarını da geliştirerek iş hayatında başarıyla yer almaya başladı. Futbolda da kadınların futbolcu, antrenör, teknik direktör, hakem, profesyonel futbol yöneticisi ve çalışanı olarak istihdama katılımlarını önemsiyor ve destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Futbol sadece erkek oyunu değildir.” diyen Büyükekşi, “Toplumsal fırsat eşitliğini futbolda da sağlamamız gerektiğinin bilincindeyiz. Tribünde de sahada da kadınların futbolun ana aktörleri olması için çalışmalar yapıyoruz. ‘Kız gibi topa vuruyor’ ezberini de bozacağız. Biz buna karşı çıkıyoruz. Erken yaşta futbol topu ile tanışan ve topa vurma alışkanlığı kazanan kız çocuklarının futbola da ilgi duyarlarsa nasıl topa vurdukları ortadadır.” şeklinde konuştu.
TFF tarihinde ilk kez kadın futbol komitesi ve kadın futbolu direktörlüğünü kuran yönetim olmanın gururunu yaşadıklarının altını çizen başkan Büyükekşi, şunları kaydetti:
“TFF tarihinde ilk kez kadın yönetim kurulu üyelerimiz, başkanlığını yaptığım yönetim kurullarımızda görev aldı ve görev almaya devam ediyor. Yeri gelmişken özverili çalışmalarından dolayı ilk kadın yönetim kurulu üyelerimiz Nükhet Hanım’a, İdil Hanım’a ve Şafak Hanım’a teşekkür ederim. 23 Yaş Altı Kadın Milli Futbol Takımı, Futsal Kadın A Milli Takımı kurulması kararı aldık. A Milli Kadın Futbol Takımı’mızın ilk kadın teknik direktörü Necla hocamızı göreve getirdik. A Milli Kadın Futbol Takımı’mızla ilk defa düzenlenen Milletler Ligi’nde hiç gol yemeden, namağlup ve grup lideri olarak C Ligi’nden B Ligi’ne yükseldik. Geçtiğimiz ay A Milli Kadın Futbol Takımı’mızın orta saha oyuncularından Birgül Sadıkoğlu, Ankara Büyükşehir Belediyesi FOMGET’ten İspanya’nın en üst liginde mücadele eden UD Tenerife Kulübüne transfer oldu. Birgül’ü de tebrik ediyor, yurt dışında futbol oynayan kadın futbolcu sayımızın da artacağına yürekten inanıyorum.”
TFF olarak Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile protokol imzaladıklarını hatırlatan Mehmet Büyükekşi, “Bu protokol ile futbol gelişim projemiz kapsamında 6-14 yaş grubu çocuklarımıza yönelik 16 pilot ilde başlattığımız ‘Dersimiz Futbol’ isimli projemiz, kız ve erkek 500 bin çocuğumuza ulaştı. Dersimiz Futbol isimli projemiz ile 6-14 yaş grubunda kız ve erkek çocuklarımızı futbol oyunu ile tanıştırıyor ve onlara futbol sevgisi aşılıyoruz. Dersimiz Futbol projemiz kapsamında 19 Mart tarihinde büyük bir organizasyon daha yapmaya hazırlanıyoruz.” açıklamasında bulundu.
Kulüplerin de kadın futboluna ilgisinin arttığını aktaran Büyükekşi, şöyle konuştu:
“Bugün 4 büyük kulübümüzün de kadın futbol takımlarının olması kadın futboluna olan ilgiyi arttırıyor. Altyapı akademilerinde ve A takımlarda kadın futboluna yatırım yapan tüm kulüplerimize özellikle teşekkür ederim. Unutmayalım ki sahada kadın futbolcuların, tribünde kadın taraftarların artması ülkemizde futbolun toplumun tüm kesimlerine ulaşmasını sağlayacak ve futbolun iyileştirici gücünü arttıracak. Bugün burada, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde FIFA ve UEFA ile paylaşacağımız kadın futbolu strateji planımızı kamuoyu ile paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kadın futbolu strateji planımızın hazırlanmasında emeği olan başta yönetim kurulu üyemiz Şafak Hanım olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”
ŞAFAK MÜDERRİSGİL: EYLEME GEÇİYORUZ
Türk futbol tarihinde bir ilk olan Kadın Futbolu Strateji Belgesi’ni açıklamanın mutluluğunu yaşadığını belirten TFF Kadın Futbolu ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Şafak Müderrisgil, şu ifadeleri kullandı:
“TFF olarak, Türkiye kadın futbol tarihi için bir kilometre taşı niteliğinde olan kadın futbolu strateji belgemizi Dünya Kadınlar Günü’nde açıklamamızın da ayrı bir anlamı var. Kadın futbolunun Türkiye’de daha da sağlam bir zemine oturması ve etkisinin izlenmesi için stratejik önceliklerimizi ve eylem planımızı paylaşıyoruz. Türkiye’de kadın futbolunu geliştirme yolunda taahhütlerimizin ve birlikte neler yapacağımızın ilk işaretlerini veriyoruz. Kısacası düşünceden eyleme geçiyoruz. Dönüp kadın futbol tarihimize baktığımızda Türkiye’de, ilk kadın futbol maçı 25 Mayıs 1954 yılında İzmir’de oynandı. Bu ilk başlangıç düdüğünün çalınmasından sonra geçen yetmiş yıl içinde, Türkiye’de kadın futbolu önemli bir noktaya ulaştı. Liglerinden milli takımlarına kadar farklı yaş grupları ve kategorilerinde, Türkiye’de kadın futbolunun giderek yükseldiğini görüyoruz. Bu sebeple bugün kadın futbol stratejimizi kamuoyuna sunarken Türkiye’de ‘Kadın Futbolu İçin Tam Zamanı’ sloganını kullanmayı tercih ettik.”

Türkiye’de kadın futbolunun gelişimi için birçok ismin önemli payının olduğunu aktaran Şafak Müderrisgil, kadın milli takımlarının da son dönemde yükselen grafiğinden gurur duyduklarını dile getirdi.
TFF olarak 23 Yaş Altı Kadın Milli Futbol Takımı ve Futsal Kadın A Milli Takımı’nın kurulması yönünde karar aldıklarını duyuran Müderrisgil, “TFF’de, kadın futbolunun gelişiminde önemli bir rol oynamaya kararlıyız. Bu bağlamda, Türkiye’de isteyen tüm kız çocukları ve kadınların futbola katılma fırsatını sağlamak istiyoruz. Türkiye’de ilk kez hayata geçirilecek olan Kadın Futbolu Strateji Belgesi ile sosyal etkiye odaklı, iddialı ve gerçekçi hedefler belirledik. Bu hedefler içinde 5 tane stratejik önceliğimiz var, yarı-profesyonelleşme, katılım, görünürlük ve imaj, nitelikli eğitim ve sportif başarı. Bu yıl, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün teması ‘Kadınlara Yatırım Yap: İlerlemeyi Hızlandır’ başlığını taşıyor. Bu tam olarak şu anlama geliyor; kadınların gelişimine yapılan her yatırım, aslında topluma yapılan bir yatırım anlamına geliyor. Kadın futbolu yoluyla bir ülkede sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal gelişme hızlanıyor.” ifadelerini kullandı.
“Strateji belgemiz, kadın futbolunu TFF bünyesinde temel bir alan olarak gördüğümüzü ve uzun vadeli planlama ve projeksiyon yaptığımızı açıkça gösteriyor.” diyen Şafak Müderrisgil, şöyle konuştu:
“Bu strateji, ulusal ve uluslararası sportif başarıyı hedeflemekle birlikte aynı zamanda kadın futbolunu toplumsal fayda sağlayacak bir sosyal yatırım olarak da konumlandırmakta. Kadın futbolunun toplumun gelişmesi ve kalkınması için pozitif sosyal etki yarattığı, araştırma ve verilerle ortaya konulmuş durumda. Biz de TFF olarak kadın futbolu ile toplumumuzda gerçekleşecek bu sosyal etkiyi yaygınlaştırmak istiyoruz. Kadın futbolu için bugünden itibaren aktif olarak yer almak ve kadınların spora katılımında değişimin öncüsü olmak istiyoruz. Kadın futbolunun gücüne ve potansiyeline inanıyoruz; kız çocuklarını ve kadınları, oynamak istedikleri rol ne olursa olsun, futbol dünyasına fırsatlara eşit olarak erişebilen katılımcılar olarak entegre etmeyi istiyoruz. Bu strateji belgesinin hayata geçmesinde ve kadın futbolunun gelişimi sürecinde hep birlikte sorumluluk almalıyız ki bu alanda olumlu yönde değişimi ve dönüşümü mümkün kılabilelim. TFF, bu hedef doğrultusunda ilk adımı atmış bulunmaktadır. ‘Kadın Futbolu İçin Tam Zamanı’ sloganıyla duyurduğumuz Kadın Futbolu Strateji Belgesi, elbette ki tüm paydaşlarımızın katılımı ile hayata geçecektir.”
]]>İngiltere Premier Lig lideri Liverpool 2 mağlubiyet, İspanya LaLiga lideri Real Madrid, İtalya Serie A’da zirvede yer alan Inter ve Fransa Ligue 1’in zirvesindeki PSG ise 1’er yenilgi yaşadı.
Avrupa’nın 5 büyük futbol ligi liderlerinin mağlubiyet sayıları şu şekilde:
Lig lideri / Lig / Mağlubiyet sayısı
Bayer Leverkusen / Bundesliga / 0
Real Madrid / LaLiga / 1
Inter / Serie A / 1
PSG / Ligue 1 / 1
Liverpool / Premier Lig / 2
İLK LİG ŞAMPİYONLUĞU PEŞİNDE
Bundesliga’nın ilk kez oynandığı 1890-91 sezonundan beri şampiyonluk sevinci yaşayamayan Bayer Leverkusen, son 11 yılın şampiyonu Bayern Münih’in hegemonyasına son vererek kupayı kazanmak istiyor.
Zirvenin en yakın takipçisi Bayern Münih’in ise Bundesliga’da 33 şampiyonluğu bulunuyor.
Ligde 22 maçla sadece 4 beraberlikle puan kaybeden Xabi Alonso yönetimindeki lider Bayer Leverkusen, en yakın takipçisi Bayern Münih’in 8 puan önünde zirvede yer alıyor.
Bayer Leverkusen, geçen haftayı galibiyetle kapatırken en yakın takipçisi Bayern Münih ise yenildi. Bundesliga’da şampiyonluk mücadelesi veren Bayern Münih, deplasmanda Bochum’a 3-2 mağlup olurken Bayer Leverkusen ise deplasmanda Heidenheim’ı 2-1 yendi.
Bu sonuçla Bayer Leverkusen, Bayern Münih’in Bundesliga’da 11 yıllık şampiyonluk serisine son vermeye bir adım daha yaklaştı.
Bundesliga’da Bayer Leverkusen 58 puanla zirvede yer alırken, Bayern Münih 50 puanla ikinci sırada bulunuyor.
BAYERN MÜNİH DÜŞÜŞTE
Thomas Tuchel yönetimindeki Bayern Münih, Bayer Leverkusen ve Lazio maçlarının ardından Bochum’a da yenilerek bir hafta içinde üst üste 3. mağlubiyetini yaşadı.
Alınan kötü sonuçların ardından Bayern Münih’te teknik direktör Thomas Tuchel’in koltuğu da sallanmaya başladı.
Sakatlıklarla başı dertte olan Bayern Münih’in, en son Galatasaray’dan geçen ay transfer ettiği sağ bek oyuncusu Sacha Boey’in, sakatlık nedeniyle birkaç hafta sahalardan uzak kalacağı açıklandı.
BAYERN MÜNİH’İN REKORUNA ORTAK OLDU
Xabi Alonso’nun takımı, Bundesliga’nın 21. haftasında Bayern Münih’i mağlup etmesinin ardından Heidenheim’e karşı aldığı galibiyetle de Münih kulübünün tüm müsabakalarda 32 maçlık yenilmezlik rekoruna ortak oldu.
Bu sezon 22 haftada hiç mağlup olmayan ve sadece 4 beraberlikle yoluna devam eden Bayer Leverkusen’in şampiyonluk yolunda önünde 12 hafta kaldı.
EN GOLCÜSÜ SAKATLANDI
Bu sezon Bayer Leverkusen’de, 23 yaşındaki Nijeryalı forvet Victor Boniface, 10 gol ile takımının en fazla gol atan futbolcusu konumunda bulunuyor. Geçen ay sakatlanan Nijeryalı golcü futbolcu, nisan ayına kadar sahalardan uzak kalacak.
Boniface’in ardından Leverkusen’de en fazla gol atan futbolcular arasında Alejandro Grimaldo, 8 golle ikinci sırada, Jeremie Frimpong ise 7 golle üçüncü sırada yer aldı.
Bayer Leverkusen’de bu sezon ligde en fazla gol atan futbolcular şu şekilde:
Futbolcu Bundesliga’daki gol sayısı
Sözlerine Feyyaz Uçar’ın ameliyat edilen annesi Nadide Hanım’a geçmiş olsun dileyerek başlayan Mete Vardar “İlk yarıda çok tempolu oynamadık ama ikinci yarıda sahanın hakimi Beşiktaş’tı. Beşiktaş her geçen gün daha iyi olacak. Yeni transferlerimiz çok değerli isimler. Beşiktaş’a hem oyun gücü hem kalite olarak çok şey katacaktır, Türk futboluna da katkı sağlayacaktır. Her geçen gün futbol kalitemizin yukarıya çıkacağını düşünüyorum. Güzel bir maç oldu. Üzülerek söylüyoruz ki şampiyonluk hedefinden uzak kaldık. İki hedefimiz var; Türkiye Kupası’nı kazanmak ve Süper Ligi üçüncü sırada tamamlamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Karşılaşmada oyuna dahil olan Aboubakar, Ghezzal ve Salih Uçan’a tribünlerden tepki gösterilmesine de değinen Vardar, şöyle devam etti:
“Taraftarlara küçük bir ricam olacak. Biz de taraftarız onlar gibi. Beşiktaş forması giyen oyunculara bu anlamda tepki vermek yerine desteği sağlamaları, lig sonuna kadar bunu sürdürmeleri en büyük arzumuz. Beşiktaş taraftarı doğru zamanda doğru reaksiyonu gösterir.”
“YAYIN İHALESİNDE BEŞ SENE ÖNCESİNE GÖRE BÜYÜK BİR DEĞER KAYBI VAR”
Yayın ihalesiyle ilgili olarak konuşan Mete Vardar, şu şekilde devam etti:
“Bu konuyla ilgili görüşmeler devam ediyor. Başkanımız Hasan Arat, Beşiktaş’ın menfaati için her şeyi görüşüyor, en doğru kararı alacağımızı düşünüyorum. Yayın ihalesinde beş sene öncesine göre büyük bir değer kaybı var. Türk futbolunun bu değeri hem maddi hem manevi olarak alması için çalışıyoruz.”
Geçen hafta Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi’yle yapılan görüşme hakkında da konuşan Vardar, şunları söyledi:
“Beşiktaş’ın hakları ya da diğer kulüplerin hakları değil, Türkiye’de futbolda güven eksikliği var. Bu durum her kulüp tarafından ifade ediliyor. Türkiye’de üç büyük gibi bir algı var. İki büyük kulübün şampiyonluğa oynadığı senede, bu algı yıkılsın diye Beşiktaş biraz daha geride diye, en kolay hakem hatalarının yaşandığı sene gibi hissediyoruz. Sahadaki görüntü böyle. Bu sene hakem hatalarına Beşiktaş maçlarında çok sık karşılaştık.”
“EN DOĞRU KARAR HEM FUTBOLCULAR HEM DE KULÜP İÇİN VERİLECEKTİR”
Taraftarların tepki gösterdiği Aboubakar, Ghezzal ve Salih Uçan’ın yanı sıra sezon sonunda sözleşmesi sona erecek Cenk Tosun’un takımdaki gelecekleriyle ilgili soruyu yanıtlayan Mete Vardar, “Futbol yapımızı profesyonelce yönetiyoruz. Futbol bilgisi tartışılmayacak iki kişi olan Feyyaz Uçar ve Samet Aybaba, oyuncularla görüşmelerini yapıyor. Salih Uçan da Cenk Tosun da çok değerli. Karşılıklı konuşuluyor. En doğru karar hem futbolcular hem de kulüp için verilecektir” diyerek sözlerini sürdürdü.
Bugün yolların ayrıldığı futbolcu Emirhan Delibaş’ın takımdan neden gönderildiğiyle ilgili soruyu yanıtlayan Vardar, “Semih Kılıçsoy çok değerli bir isim ve bugünkü maçın ardından ‘Dünyanın en önemli kulübünde oynuyorum, hiçbir yere gitmeyi düşünmüyorum’ dedi. Bu konuyla ilgili olarak da sadece bunu söyleyeceğim” diyerek sözlerini tamamladı.
Pendikspor ile oynanan karşılaşmanın ardından süre alamayan savunma oyuncusu Tayyip Talha Sanuç’un kadroda olmamasının teknik bir karar olduğunu söyleyen Beşiktaş Asbaşkanı Mete Vardar, “Teknik konularla ilgili futbolu yöneten isimler ve hocamız var, benim cevap vermem doğru olmaz. Buna bir cevap verirsem Necip’e saygısızlık yapmış olmaz mıyım? Necip üç haftadır kötü mü oynuyor? Bence çok iyi oynuyor. Bence bunu konuşmak daha iyi olur” açıklamasında bulundu.
]]>Anlaşmaya göre CFG, büyümeyi ve başarıyı hedefleyen İstanbul Başakşehir’e uzun dönemli futbol stratejisi, oyuncu tarama, transfer ve süreçlerin eğitimlerini de kapsayan çeşitli futbol projelerinde danışmanlık verecek. CFG aynı zamanda, oyuncu transfer stratejileri, akademi gelişimi ve veriye dayalı içgörülerin kullanımı konusundaki en iyi uygulamaları ile İstanbul Başakşehir FK’ye uzun dönemli planlama ve sürdürülebilirlik konularına odaklanan yönlendirmeler sağlayacak.
Bunun karşılığında CFG, hırslı bir futbol ülkesi ve yetenek havuzu geniş olan Türkiye’de bilgi birikimini arttıracak ve ilişkiler geliştirecek.
MARWOOD: TÜRKİYE’DE FUTBOLUN BÜYÜMESİNİ DESTEKLEMEK İÇİN…
City Football Group Yönetici Direktör’ü Brian Marwood anlaşmadan duydupu mutluluğu dile getirdi:
“İstanbul Başakşehir ile bu iş birliği anlaşmasını imzalamaktan ötürü çok mutluyuz. City Football Group bünyesinde sahip olduğumuz eşsiz uzmanlık ve deneyimden büyük gurur duyuyoruz ve Türkiye’de futbolun büyümesini desteklemek için İstanbul Başakşehir ile birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.”
GÜMÜŞDAĞ: ÇOK MUTLU, GURURLU VE HEYECANLIYIZ
Başakşehir Başkan Başkanı Göksel Gümüşdağ iş birliği anlaşmasından ötürü gururlu olduklarını belirterek sözlerine şu şekilde devam etti.
“Türk futbolunda genç yaşına rağmen bir çok ilki başarmış İstanbul Başakşehir FK, bugün hem kendisi hem Türk futbolu adına tarihi bir adım attı ve bir ilki daha gerçekleştirdi. Baştan beri vizyonumuz ve hedeflerimizin farklı olduğunu her fırsatta yineledik ve bugün, Dünya’nın en büyük futbol grubu ile yaptığımız bu iş birliği ile bunun altını yeniden çizdik. Çok mutlu, gururlu ve heyecanlıyız. Uzun ama yoğun bir süreçti. Yaklaşımları ve süreçteki destekleri için tüm City Football Group yetkililerine teşekkür ederim. İstanbul Başakşehir ve Türk futboluna hayırlı olmasını dilerim.”
CITY FOOTBALL GROUP HAKKINDA
City Football Group CFG ailesi bünyesinde 5 kıtada 13 futbol kulübüyle Dünya’nın önde gelen futbol kulüpleri sahibi ve işletmecisidir.
Mayıs 2013’te kurulan CFG yaklaşımı, her kulübün taraftarları ve topluluğu için özgün kalmasını, eğlendiren bir futbol oynamasını ve Dünya’nın en iyi uzmanlığını saha içinde ve saha dışında uygulayan küresel bir organizasyonun parçası olmanın avantajlarından faydalanmasını sağlar.
CFG, yetenek geliştirme, taraftar deneyimi, spor ve eğlence, ticari fırsatlar ve topluma fayda sağlama konularında tutarlı bir temel yaklaşıma öncülük ediyor ve sunuyor. 400’den fazla ortak kuruluş CFG modelinin merkezinde yer alıyor ve futbolun geleceğini olumlu yönde şekillendirme taahhüdünde bulunuyor.
4000’den fazla sporcu grubun bir parçası ve Dünya çapında 1 milyardan fazla takipçi CFG kulüplerini destekliyor ve onlarla bağ kuruyor.
Manchester City FC, New York City FC, Melbourne City FC, Yokohama F. Marinos, Montevideo City Torque, Girona FC, Sichuan Jiuniu FC, Mumbai City FC, Lommel SK, ESTAC, Palermo FC, Bahia, and partner kulüp Bolívar City Football Group bünyesinde yer almaktadır.
]]>KPMG SportsBusiness ekibinin Türkiye futbol tarihinde gerçekleşen transferlere ilişkin yaptığı analize göre Galatasaray’ın Fransız sağ bek oyuncu Sacha Boey, 30 milyon euro karşılığında Bayer Münih’e transfer olarak Türkiye futbol ligi tarihinin en yüksek bonservis bedeli ile satılan oyuncu unvanını elde etti. İşte incelemede dikkat çeken diğer rakamlar:
REKOR HALA JARDEL’DE!

10 milyon euro ve üzerinde bonservis ödenen toplam 13 futbolcu oldu. 7 futbolcu Galatasaray, 5 futbolcu Fenerbahçe, 1 futbolcu ise Beşiktaş tarafından transfer edildi. En yüksek bonservis bedeli ödenen futbolcu ise 17 milyon 50 bin euro ile Porto’dan Galatasaray’a transfer olan Mario Jardel.
En yüksek bonservis bedeli ile transfer edilen 5 Türk futbolcunun tamamı Fenerbahçe formasını giydi. Cengiz Ünder 15 milyon euro ile en yüksek bonservis ödenen Türk futbolcu unvanını elde ederken, 9 milyon euroya transfer olan Mehmet Topuz, 7 milyon 250 bin euro bonservis ödenen Alper Potuk, 7 milyon euro bonservis bedeli bulunan İrfan Can Kahveci ve Ozan Tufan ise onu takip eden oyuncular oldu.

10 MİLYON ÜZERİ SATIŞTA FENERBAHÇE LİDER
Fenerbahçe 13, Galatasaray 6, Beşiktaş ise 2 futbolcusunun satışını 10 milyon euro ve üzerinde bonservis bedeli ile gerçekleştirdi. Listede yer alan diğer takımlar ise Başakşehir (2), Trabzonspor (1) ve Kasımpaşa (1) oldu.
TÜRKİYE’DEN GİDEN EN PAHALI İSİM BOEY OLDU
Farklı bir takımdan transfer edilen ve sonrasında satışından en yüksek kâr elde edilen futbolcu 24 milyon 350 bin euro kâr ile Galatasaray’dan Bayer Münih’e geçen Sacha Boey oldu. Sacha Boey 2021 yılında Rennes takımından 5 milyon 650 bin euro bonservis bedeli ile transfer edilmişti. İkinci sırada bedelsiz olarak Beşiktaş’a gelen ve 22 milyon 500 bin euro kâr edilen Cenk Tosun yer alıyor. Fenerbahçe, Eljif Elmas’tan 17 milyon 520 bin euro, Vedat Muriqi’den 15 milyon 400 bin euro, Kim Mİn-Jae’den ise 15 milyon 50 bin euro kâr etti.
17 milyon 700 bin euro bonservis ile transferi gerçekleşen Eljif Elmas, yüzdesel olarak en çok değer kazanan oyuncu oldu. 2017 yılında 180 bin euro bonservis ile Robotnicki’den transfer edilen Elmas, yalnız 2 yıl içerisinde bonservis bedelini 98 kat artırarak Fenerbahçe’den Napoli’ye transfer oldu.

6 TÜRK FUTBOLCU 10 MİLYON EURO ÜZERİNE GİTTİ
Satışından 10 milyon euro ve üzerinde gelir elde edilen toplam 25 futbolcu olurken, listede 6 Türk futbolcu (Cenk Tosun, Arda Güler, Yusuf Yazıcı, Cengiz Ünder, Arda Turan, Ozan Kabak) yer aldı. Satışından en yüksek kazanç elde edilen Türk futbolcu ise 22 milyon 500 bin euro bonservis tutarı ile 2018 yılında Beşiktaş’tan Everton’a transferi gerçekleşen Cenk Tosun oldu.

Takımların altyapısından yetişen futbolcular arasında en yüksek bonservis bedeli ile satışı gerçekleştirilen oyuncu 13 yaşından beri Fenerbahçe altyapısında bulunan ve 20 milyon euro bonservis ile Real Madrid’e transfer olan Arda Güler oldu. Arda’yı takip eden oyuncular 18 milyon 500 bin euro bonservis ile Trabzonspor altyapısından yetişen Yusuf Yazıcı ve 13 milyon euro bonservis ile Galatasaray altyapısından yetişen Arda Turan.
Altyapısından yetiştirdiği oyuncuların 7 milyon 500 bin euro ve üzerinde bonservis bedeli ile satışını gerçekleştiren takımlar arasında, listede yer alan 7 futbolcudan 4’ünü altyapısında yetiştiren Trabzonspor öne çıktı.
]]>Futbola 1999 yılında Kayseri’deki amatör takımlardan Kocasinan Yemliha Belediyespor’da (Belsinspor) başlayan deneyimli stoper, burada kısa süre oynadıktan sonra yine amatör küme ekiplerinden Polisgücü’ne transfer oldu.
Profesyonel kariyerine 2002’de Kayseri Erciyesspor’da başlayan İbrahim Öztürk, daha sonra Karamanspor, Kırıkkalespor, Altay, Bursaspor ve Sivasspor formalarını giydi.
İbrahim Öztürk, kariyeri boyunca 2003-2004 sezonunda Karamanspor ile TFF 3. Lig, 2017-2018 sezonunda Altay ile TFF 2. Lig, 2016-2017’de Sivasspor, 2020-2021’de Altay ile TFF 1. Lig ve 2009-2010’da Bursaspor ile Süper Lig şampiyonluğu yaşadı.
Sezona Trendyol 1. Lig ekiplerinden Altay’da başlayan İbrahim Öztürk, ocak ayında TFF 3. Lig 1. Grup’ta mücadele eden memleketinin takımı Talasgücü Belediyespor’a transfer oldu.
Kariyerinde bugüne kadar 569 resmi maça çıkan İbrahim Öztürk, TFF 3. Lig’in 19. haftasında yarın Gümüşhane Sportif Faaliyetler karşısında 570. karşılaşmasına çıkmaya hazırlanıyor.

“HER ŞAMPİYONLUĞUN DEĞERİ FARKLIYDI”
İbrahim Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, futbola başladığı günden itibaren çok çalıştığını söyledi.
Futbol hayatı boyunca farklı duygular yaşadığını belirten Öztürk, şöyle konuştu:
“Bütün liglerde şampiyonluk yaşamak benim için onur verici bir olay. Her şampiyonluğun değeri farklıydı. Gittiğim her takımda başarıya inandım, çalıştım, hep mutlu oldum. Çalışma ve istek olursa sonu başarı oluyor. Hiçbir şampiyonluk kolay elde edilmiyor. Bu süreçler benim için çok kolay geçti diyemem ama her şampiyonluğumda takımımızla inandık ve başardık. Şampiyonluk sonuçta tek kişiyle gelen bir başarı değil. Tüm camianın hatta kentin kenetlenmesiyle gelen bir başarı. Ben bunları yaşadım. Süreçler zor olsa da sonu şampiyonlukla bittiği için gurur verici bir olay.”
İbrahim Öztürk, kariyerini ne zaman sonlandıracağıyla ilgili henüz bir karar vermediğini dile getirdi.
“BİZ FUTBOLLA BÜYÜDÜK”
Fiziki açıdan kendisini eksik hissetseydi futbolu daha önceden bırakabileceğini vurgulayan İbrahim Öztürk, şunları kaydetti:
“Her sezon öncesinde oynayabileceğimi düşündüğüm için devam ediyorum. Türkiye’de eskiden 30’u geçtiğiniz zaman yaşlı futbolcu, 25 öncesi genç futbolcu diye bir algı vardı. Yani bir Türk futbolcu 5 yılda ne yaparsa onunla anılıyordu. Şimdi genç oyunculara çok ciddi önem veriliyor. Ben de bu süreci biraz daha uzatmak istedim. Son transferimde bile yaşın öneminin olmadığını, her zaman, her türlü şartta transfer olunabileceğini gösterdim. Lig farklılıkları olabilir ancak önemli olan devamlılıktır. Benim durumum diğer oyunculara da örnek olur diye umut ediyorum çünkü sevdiğimiz bir iş, kopamıyoruz, biz futbolla büyüdük. Futbolda her türlü duyguyu yaşadım ancak ilerleyen yaşta halen devam edebilme duygusu çok daha farklı.”
“BAŞARI ŞARTA BAĞLI DEĞİL”
İbrahim Öztürk, 42 yaşında halen yeşil sahalarda olmasını 3 nedene bağlayarak, “İyi antrenman, iyi uyku ve iyi beslenme. İnsan bu 3 şeye dikkat ederse sonrası kendiliğinden geliyor. ‘Bu yaşta nasıl oynuyorsun?’ diyenler oluyor. Yeri geliyor maçın sonunda hiç yorulmadığım günler oluyor. Vücuda ne kadar bakarsan o kadar karşılığını alıyorsun.” ifadelerini kullandı.
Talasgücü Belediyespor’a transferine değinen İbrahim Öztürk, takımın ligde kalıcı olmasına katkı için mücadele verdiğini vurguladı.
“BURSASPOR’A ÇOK ÜZÜLÜYORUM”
Süper Lig şampiyonluğu yaşadığı Bursaspor’un durumuyla ilgili de İbrahim Öztürk, “Üzülerek takip ediyorum. Benim Bursaspor’da 7 yılım geçti. Halen Bursa’ya gidip geliyorum. Görüştüğüm çok arkadaşım var. Bursaspor hak etmediği bir süreci yaşıyor. Bursa gibi bir futbol şehrinin takımının, belli bir başarıya ulaştığımız takımın bu duruma düşmesine çok üzülüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım ve Ali Koç gibi iki güçlü başkanla çalıştığını vurgulayan Emre Belözoğlu, şöyle konuştu:
“Hiç kimseye kırgınlığım yok. Bu kadar uzun da değil hayat. Sonuçta profesyonel kararlar alınıyor. Sayın Aziz Yıldırım ve Sayın Ali Koç’la yaşanmışlıklarımız, hatıralarımız var. Anlaşamadığımız yerler de olmuştur ama birbirimizi gördüğümüzde Ali Başkan’la da Aziz Başkan’la da sarılırız, oturur konuşuruz. Bayramlarda, kandillerde mesajlaşırız, acılarımızı da güzel günlerimizi de konuşuruz. Benim için büyük üzüntüler var ama kariyerimde hiçbir zaman Fenerbahçe’nin yeri olmayan üzüntüler bunlar. Birazcık daha bireyselleştirdiğimiz ilişkilerimde beni çok büyük gama, hayal kırıklığına uğratan insanlar var. Hayat bazen insanların altını çizer, bazen de üstünü çizer. Fenerbahçe, Aziz Yıldırım, Ali Koç benim için altı çizilenlerdendir ama üstünü çizdiğim çok insan da var. Üstünü çizdiklerim artık hayatımda olmayacak.”

“İNSANLARIN ACILARINDAN BESELENEN BİR GÜRUH VAR”
Emre Belözoğlu, mağdur olduğu ve kamuoyunda “yüksek karlı gizli fon” adıyla bilinen dolandırıcılık davasıyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Biz bir bankacılık işlemi yapacağımızı düşünerek, kuzenim vasıtasıyla bir yatırıma giriştik. Daha sonra işin ikinci, üçüncü gününde renginin değişmesine şahit olduk. Bize bankacılık işlemi yapıldığına dair kağıtlar verildi. Biz yine de buna güvenmedik ve bankaya kendisini şikayet ederek, bankanın müfettişlerini getirttik. Daha sonra da polislerin gelmesini isteyerek hukuksal haklarımızı kullandık. Şu an bu sürecin takipçisiyiz. Ne yazık ki popülist bir şekilde, insanların acılarından, yaşamış oldukları sıkıntılarından beslenen bir güruh var. Onlara söyleyebileceklerim, Allah onlara vicdan versin. Burada bir süpermarket çalışanı değil, bir banka müdürünün, bankacılık işlemi yaptığını söyleyerek, elimize bankanın kendi ürettiği kağıtlarla vermiş olduğu şeylere inandık. Onun dışında söyleyecek bir şeyim yok.”
“3 TEMMUZ ÇOK ZOR BİR SÜREÇTİ”
Emre Belözoğlu, 3 Temmuz sürecinde çok zor zamanlar yaşadıklarını ancak Fenerbahçe’nin o dönemde yanında olduğu için de şeref duyduğunu aktardı.
O dönemde birçok kesimin Fenerbahçe’nin karşısında olduğunu vurgulayan Belözoğlu, “Bizim adımıza çok zorlayıcı bir süreçti. Yöneticilerimizin hapiste olduğu, kulübün başında bir Ali Koç, bir Aykut Kocaman dışında kimsenin olmadığı bir süreçti. Biz sporcular ve takım kaptanları olarak sahip çıktık. Taraftar, Fenerbahçe’yi, camiayı ayakta tutu. Bugün konuşurken bazen yaşanmışlıkları tebessümle hatırlıyoruz ama çok zordu. Türkiye’de de camiaların ve taraftarların da içindeki insanlar bu süreci unutabiliyor. Biz 3 Temmuz sürecine gerçekten o gün Fenerbahçe’nin yanında olmamız gerekiyorduk ve olduk.”
“BÜYÜK FOTOĞRAFA BİR KARALAMA VAR”
Ülkemiz adına ve spor camiası adına yaşanabilecek en talihsiz olaylardan birisiydi. Taraftar azaldı, yatırımcılar azaldı, spora yönelik ilgi azaldı. Sadece Fenerbahçe üzerinden de değerlendirmemek lazım, büyük fotoğrafa bir karalama var. Fenerbahçe çok daha güçlü bir şekilde daha sonra yine şampiyon oldu. Hatta 3 Temmuz sürecinden sonraki sezonda da biz şampiyonluğu son maçta kaybettik.
3 Temmuz sürecinden sonra Fenerbahçe takım otobüsünün kurşunlandığını da hatırlatan Belözoğlu, “Olaylar öyle üst üste geldi ki… Fenerbahçe’de futbol oynamak kolay değildir. Başarılı giderken bile orada olmak kolay değildir. Fenerbahçe’ye şampiyonluklar yetmez, zor bir camiadır. Kolay şeyler yaşanmadı. Yabancı oyuncuları da anlayışla karşılamak lazımdı. Böyle bir iftiranın içinde de herkes kalmak istemeyebilir, ciddi bir yüktür. O gün durduğumuz yerden dolayı hiç pişman değilim ve o dönemde Fenerbahçe’de olmaktan büyük bir şeref duydum.” diye konuştu.

SPORTİF DİREKTÖRLÜK DÖNEMİ
Emre Belözoğlu, Fenerbahçe’de yaşadığı sportif direktörlük dönemini ve o dönem yapılan transferlerle ilgili de değerlendirmelerde bulunarak, “Sportif direktörlük kurumu benim istediğim bir yer değildi. Teknik adam olarak çalışmak istiyordum. Başkanımıza da iletmiştim ama başkanımızın ricasıyla süreç ve ona verdiğim sözle devam etmiştim. Fenerbahçe’nin o dönemde transfer limitleri kapalıydı. Başkanın, bankaları teker teker gezip izinleri alabilmek için ne kadar mücadele ettiğini bire bir gördüm.Transfer yapılırken herkesi sihirbaz olarak nitelendiriyorlardı, bizi de böyle ilan ettiklerinde bunu kabul etmiyorduk. Çünkü biz ortadan kaybolacak sihirbazlar değiliz, her türlü sorumluluğu da üstümüze alırız.” diye konuştu.
Genç teknik adam, Fenerbahçe’ye o dönem kısıtlı imkanlarla çok önemli transferler yaptıklarını söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Vedat Muric’in transferi üzerinden kazanılan 16-17 milyon avro dışında bir gelirimiz yoktu. Bugün Fenerbahçe 100 milyon avroluk bir takım. Biz o gün itibariyle 16-20 milyon avroluk bir takım kurduk. 16 oyuncu gitti, 16 oyuncu geldi. O şartlara rağmen Fenerbahçe son haftada şampiyonluğu kaybetti. Kime göre iyi sportif direktör, kime göre kötü. Kime göre iyi teknik direktör, kime göre değil. Çok samimi gelmiyor bu yorumlar artık bana. En sonuna kadar en maksimumunu vererek yapmaya çalıştım. Her yanlış üzerinden Emre değerlendirilemez, her başarılı işten sonra da ‘Emre doğru yaptı’ diye değerlendirilemez. İyi işleri birine, kötü işlerine birine mal edemezsiniz. O süreçte Ali Koç, Emre Belözoğlu ve Erol Bulut vardı, herkes elinden geleni yaptı.”
“BEN ONLAR KADAR RAHAT KONUŞMAM”
O kadroyla şampiyonluğu bir Sivasspor maçıyla kaçırdıklarını hatırlatan Belözoğlu, “Sonrasında da biz ayrıldık. Çok önemli bir tecrübeydi. Futbolu bıraktığım sene başkan bana bu görevi layık gördü. Erol hocayla da çalışmak keyifliydi. O da başarılı olmak isterdi. Son hafta şampiyonluk şansımızın olmasında Erol hocanın da payı vardı. Ben onlar kadar rahat konuşmam, herkese hakkını veririm.” şeklinde konuştu.

“MESUT ÖZİL TRANSFERİ YANLIŞ DEĞİLDİ”
Emre Belözoğlu, sportif direktörlüğü döneminde takıma dahil olan yıldız futbolcu Mesut Özil’le ilgili de şunları belirtti:
“Ben elimdeki maddi güçle, maksimum katkı neyse yaparım. Mesut Özil’in geleceğine kimse inanmıyordu ama Sayın Başkanla ve benle görüştükten sonra ailesiyle birlikte geldi. Hala Türkiye’de yaşıyor. O gün Mesut geldiğinde herkes havalimanında karşılamaya geldi. Mesut’un başarısız olduğunu da kimse söyleyemez. Elinden geleni yaptı. Büyük fotoğraf da o günkü şartlar itibarıyla Mesut Özil transferi yanlış değildi.”

“ARDA GÜLER ÇOK ÖZEL BİR OYUNCU”
Belözoğlu, şu an Real Madrid forması giyen Arda Güler’i överek, “Arda Güler çok özel bir oyuncu. Iniesta’yı, Zidane’ı, Xavi’yi izlerken keyif alırdık. Şimdi de bizim elimizde böyle bir cevher var ama oynaması lazım. Talihsiz sakatlık sürecini atlattı ve inşallah artık formayı alacak. Biz de sabırsızlıkla bekliyoruz.” dedi.
“FUTBOLCU BİR YERE GELİYORSA EN BÜYÜK PAY KENDİSİNİNDİR”
Ömer Faruk Beyaz’ın da çok yetenekli olduğunu vurgulayan Belözoğlu, Arda Güler’in ilk profesyonel imzayı kendi döneminde attığının hatırlatılması üzerine şunları dile getirdi:
“Ömer Faruk’un da hala şansı var ileri seviye çıkabilmesi için. Arda Güler’in Gençlerbirliği’nden Fenerbahçe’ye katılım sürecinde emeği geçenler var. O dönem bizim gibi emeği geçen yöneticiler var. Profesyonel mukavelesi yapılırken yanında Emre Belözoğlu oturuyor diye Arda Güler’i Emre Belözoğlu çıkarmış olmuyor. Türk futbol kamuoyunda ‘İlk onu ben oynattım, ilk ben çıkardım’ sözlerine kimse itibar etmesin. Futbolcu bir yere geliyorsa en büyük pay sahibi kendisidir, yeteneğidir. Daha sonra ona şans verenlerin payı vardır ama tek kişi üzerinden değerlendirilmesi doğru değildir. Bunu yapanlar tribünlere oynayarak, göz boyamaya çalışıyor. Biz de öyle şeyler yok.”
Futbolculuk kariyerinde Avrupa’da Inter, Newcastle United, Atletico Madrid’de forma giyen Emre Belözoğlu, teknik adamlık görevinde MKE Ankaragücü’nde çok mutlu olduğunu da vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Öncelikli hedefim MKE Ankaragücü’yle Avrupa kupalarında oynayan bir teknik adam olmak. Bu ne kadar yakın veya uzak bilmiyorum. Yapıp, yapamayacağımızı göreceğiz. Elimden gelen her şeyi yapacağım. Daha sonra tabii Avrupa’da büyük liglerde teknik adamlık yapmak istiyorum ama Avrupa’da emeğim olan takımlarda bir gün teknik direktörlük yaparsam çok mutlu olurum. Beni sevenlere de bunu yaşatmak isterim.”
]]>Nicolas Anelka’nın da katılımıyla Ümraniyespor Tesisleri’nde düzenlenen imza töreninde, Ümraniyespor Kulübü Başkanı Ömür Aydın ve Sportif Direktör İbrahim Dağaşan da yer aldı.
Anelka, yeni görevine ilişkin duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Kulübün felsefesi, düşüncesi çerçevesinde yapılacak çok iş olduğunu düşünüyorum. Tecrübelerim ve yaşadıklarımla, umarım Ümraniyespor ve Türk futboluna bir şeyler katabilirim. Çocukları çok seviyorum, altyapıyı çok seviyorum. Burada olma sebeplerimden birisi de genç futbolcuları keşfedip Türk futboluna kazandırabilmek. Bunu yapabileceğimize inanıyorum.” şeklinde konuştu.
“SABIRLI OLMAMIZ GEREKİYOR”
Anelka, Türk futbolunun zihinsel olarak geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Daha iyisini, daha fazlasını yapabileceğimize inanıyorum. Kolay olmayacak, çok çalışmamız gerekiyor. Ama eminim ki başarabiliriz. Sabırlı olmamız gerekiyor. Buraya uzun vadeli planlar için geldim. Hedeflere ulaşacağımıza eminim. Ümraniyespor olarak Süper Lig’e çıkma konusunda çok istekliyiz. Önümüzdeki 5 maç bizim için çok önemli. Bu maçlara iyi konsantre olmamız gerekiyor. Sonrasına hep beraber bakarız. Kolay olmayacak ama başaracağız.” dedi.

“ÜMRANİYESPOR CEO’SU OLMAK HEDEFİMDİ”
Nicolas Anelka, Ümraniyespor’un CEO’su olarak atanmasının kendisi için büyük bir amaç olduğunu ifade etti. Anelka, “Benim için Ümraniyespor’un CEO’su olmak büyük bir hedefti. Şu anda nerede olmak istiyorsam oradayım. İstanbul’dayım, Türkiye’deyim. Türkiye’yi çok seviyorum. İnsanlar beni tanıdıysa, Türkiye’yi ne kadar sevdiğimi iyi bilirler.” şeklinde konuştu.
“SÜPER LİG’DE KALİTE HER ZAMAN VARDI”
Fenerbahçe’de oynadığı dönemlerde Türkiye’de bulunan ünlü futbolcuların varlığına değinen Anelka, Türkiye’nin bu geleneğinin devam ettiğini belirterek, “Hala çok büyük isimlerin Türkiye’ye geldiğini görüyorum ve bundan dolayı çok mutluyum. Türk futbolunun seviyesini yukarıya taşıyor. Süper Lig’in kalitesi anlamında da yurt dışına iyi bir görüntü veriliyor. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın hala dünyada ve Avrupa’da büyük isimleri getireceğini gösteriyor. Türkiye’de ve Süper Lig’de her zaman kalite vardı. Büyük isimlerin gelmesine şaşırmıyorum, böyle devam edecek.” dedi.

“BİRÇOK OYUNCU GELMEK İSTİYOR”
Ümraniyespor’un genç yeteneklerini değerlendirmeyi ve altyapıdan yetişen oyuncuları üst düzeye taşımayı hedeflediğini ifade eden Anelka, “Tabii ki Fransa’da altyapı ve akademileri ezbere biliyorum. Gelişimin sebeplerinden birisi de aslında bu. Aradaki bağlantıyı çok iyi yapabilecek birisiyim. Biraz zaman alacak. Şu ana kadar yeteri kadar mesaj aldım, birçok oyuncu bize katılmak istiyor. Ama her şeyin zamanı var. Gözlemlemek için buradayım. Hocayla da bir toplantı yapmam gerekiyor çünkü ben teknik direktör değilim. Hocayla görüşüp transferde hangi mevkilere ihtiyacı olduğunu öğreneceğim. Ona göre değerlendireceğiz.” açıklamasında bulundu.

Teknik direktörlüğün kendisi için bir hayal olduğunu söyleyen Anelka, yine de CEO pozisyonunu tercih ettiğini belirtti:
Ancak CEO olarak yaptığım görevi daha çok benimsiyorum. Düşündüklerimi gerçekleştirebilmek için, kulübü yukarıya taşıyabilmek için bu görev daha önemli. Çok farklı bir görevdeyim.
]]>Çok ani gelişen bir durum yaşandığını ifade ederek konuşan Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, “Antalyaspor’a da gurur veren Nuri hocamız için de muhteşem bir hikayesi olan ve bu hikayenin sonunda da bizleri, hepimizi mutlu eden, onurlandıran, gururlandıran bir gelişme var. Bugün netleşmiş olan bir açıklamayı hocamızla beraber yapalım istedik” dedi.
NURİ ŞAHİN: HAYAL EDEMEYECEĞİM BİR KARAR ALDIM
Antalyaspor’dan ayrılarak Borussia Dortmund’a giden Nuri Şahin de “Son 2- 3 gün hepimiz adına bayağı yoğun geçti. Anlayışı için, beni anladığı için başkanıma, yönetime ve Antalyaspor camiasına çok teşekkür etmek istiyorum. Benim için Antalyaspor çok değerli. Geçen hafta hayal edemeyeceğim ve düşünemeyeceğim bir karar aldım. Bundan 2- 3 gün önce evimde gelen teklifi masaya yatırdık. Başkanımla konuştum. Bu teklifi kabul etmek istediğimi söyledim. Sağ olsun tüm planlamalarımıza rağmen bana yol verdi ve ‘hayalinin peşinde koş’ dedi ve gururlandığını söyledi. Tüm kamuoyunun önünde başkanıma ve yönetime teşekkür etmek istiyorum. Antalyaspor camiasına da, Antalyaspor’un benim için ne kadar önemli olduğunu, ne anlamda olduğunu artık söylememe gerek yok galiba. Bunu her gün, iyi günde, kötü günde her zaman yansıtmaya çalıştım. Hem saha içinde hem saha dışında. Kulübümüzün değerlerini korumaya çalıştım. Kulübümüzü korumaya çalıştım. Şehrimizi korumaya çalıştım. İnşallah herkes bunu görmüştür. Bundan hiç şüphem yok zaten” dedi.
“KARALAR BAĞLAMAYA GEREK YOK”
Antalyaspor’u ve Antalyaspor’daki futbolculara çok değerli olduklarını söylediğini ifade eden Şahin, “Çok değerli kardeşlerimin, çok değerli yol arkadaşlarımı burada bırakıyorum. Onların çok başarılı olacağından eminim. Benden sonra çok daha başarılı olacaklarına eminim. Çünkü çok karakterde, çok büyük ve iyi futbolcular. Karalar bağlamaya hiç gerek yok. Yani başkanımıza da söyledim. Başkanımıza zaten her zaman yanlarında olduğumu ve destek vereceğimi söyledim. Antalyaspor çok iyi bir durumda. İnşallah çok çok daha iyi yerlere geleceğinden eminim” diye konuştu.
“SADECE BORUSSIA DORTMUND OLDUĞU İÇİN ÇOK DÜŞÜNDÜM”
Bir basın mensubunun ‘Ayrılışınızın zamanlaması doğru mu?’ sorusuna Nuri Şahin, “Tabii ki ideal bir zaman değil. Bunu inkar edecek durumda da değilim. Futbol adamı olarak devre arasında ayrılmak tabii ki her zaman değil ama futbolun dinamikleri, futbolun zamanlaması çok farklı ilerliyor. Siz de biliyorsunuz. Biz planlamalarımızı yaparken tamamen buraya odaklı planlar yaptık. Tabii takdir edeceksiniz ki bana geçtiğimiz aylarda çok farklı yerlerden çok ciddi teklifler geldi. Ben hiçbirini kabul etmedim. Benim için inanın bana sadece bir kulüp için böyle bir düşünceye sahip olurum. O da Borussia Dortmund, bu zamanda gelmesi benim suçum değil. Sadece ve sadece Borussia Dortmund olduğu için çok düşündüm. Gerçekten çok düşündüm ama hem kulübüme bir bonservis getirerek hem de hayalimi gerçekleştirerek ayrılacağım için gönlüm ferah. Dediğim gibi ilk zamanlamayı tercih ettik. Bunu inkar edemem” diye cevap verdi.
Borussia Dortmund ile ilgili gelen sorulara Nuri Şahin cevap vermedi. Açıklamaların ardından Başkan Sinan Boztepe, Antalyaspor’a verdiği katkılardan dolayı Nuri Şahin’e plaket verdi.
]]>38 yaşındaki Cristiano Ronaldo, 2023 yılındaki 53. golünü kaydetti ve “Altın Ayakkabı” yarışında ilk sıraya yerleşti.
Sosyal paylaşım siteleri Facebook, Instagram ve X’in en göze çarpan ünlüleri arasında ilk sıralarda yer alan dünyaca ünlü futbolcular, takipçi sayılarını her geçen gün artırıyor. Yeşil sahalardaki başarısını sosyal medyaya taşıyan oyuncuların başında gelen Portekizli yıldız Ronaldo, dünyanın en çok takip edilen ismi konumunda bulunuyor.
TWITTER’DA 4. SIRADA
Manchester United, Real Madrid ve Juventus gibi Avrupa’nın başat kulüplerinde forma giymesinin ardından kariyerini Suudi Arabistan’a yönlendiren 38 yaşındaki Ronaldo, ligde 17 maçta 19 golle krallık yarışında zirvede yer alıyor.
Yeşil sahalarda üstün performansının yanı sıra sosyal medyanın da uzun yıllardır en sevdiği sima konumunda yer alan Ronaldo’nun, üç sosyal medya platformundaki toplam takipçi sayısını 893,5 milyona yükseldi.
Portekizli yıldızın Instagram’da 615 milyon, Facebook’ta 168 milyon, X’te ise 110,5 milyon takipçisi bulunuyor.
Instagram ve Facebook’ta en çok takip edilen ünlüler listesinde ilk sırada bulunan Portekizli futbolcu, Twitter’da ise 4. sıranın sahibi konumunda.
ÜNLÜLERİ GERİDE BIRAKTI
Cristiano Ronaldo, sosyal medyadaki takipçi sayısıyla dünyaca ünlü birçok kişinin önünde yer alıyor. Facebook’ta Kolombiyalı şarkıcı Shakira (124 milyon), Instagram’da ABD’li aktör Dwayne Johnson (395 milyon), Twitter’da ise ABD’li şarkıcı Taylor Swift’i (94.9 milyon), Portekizli futbolcunun arkasında kalan ünlüler arasında.
Sosyal medyadaki toplam takipçi sayısı 500 milyonu geçen ilk isim Ronaldo’yu, yeşil sahalardaki ezeli rakibi Lionel Messi takip ediyor.
MESSI 600 MİLYONU AŞTI
2022 FIFA Dünya Kupası’nda 36 yıl sonra Arjantin’i zafere taşıyan ve transfer olduğu ABD’nin Inter Miami takımına tarihinin ilk zaferi Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler Futbol Konfederasyonu (CONCACAF) 2023 Ligler Kupası’nı kazandıran Messi de son dönemde hayran sayısında hızlı bir yükseliş yaşadı.
Futbolun ABD’de popülerleşmesinde başrolü oynayan 36 yaşındaki Messi’nin, Instagram’da 496 milyon, Facebook’ta 116 milyon takipçisi bulunuyor. Arjantinli yıldızın, X hesabı bulunmuyor.
NEYMAR, MBAPPE VE SALAH…
Sosyal medyada Ronaldo ve Messi’nin ardından en popüler oyuncu sıralamasında, futbol kariyerine Suudi Arabistan ekibi Al-Hilal’de devam eden Brezilyalı Neymar öne çıkıyor.
Bu sezon sakatlık sorunlarıyla mücadele eden 31 yaşındaki Brezilyalı yıldızın, üç platformda toplam 372 milyon takipçisi bulunuyor. Futbol kariyerine PSG’de devam eden Fransız yıldız futbolcu Kylian Mbappe ile Liverpool’un Mısırlı yıldızı Muhammed Salah da son yıllarda sosyal medyanın en fazla takip ettiği futbolcular arasına adlarını yazdırdı. Üç platform toplamında Mbappe’nin hayran sayısı 140,3’ü, Salah’ınki ise 98 milyonu buluyor.
SÜPER LİG’DE ZİRVE ICARDI’NIN
Galatasaray’ın Arjantinli yıldızı Mauro Icardi, toplamda 16 milyonun üzerinde takipçiyle Süper Lig’in sosyal medyadaki en popüler yüzü olarak dikkati çekiyor. Kariyerinde Barcelona, Sampdoria, Inter ve Paris Saint-Germain formalarını giyen 30 yaşındaki Icardi’yi, Instagram’da 11,7, Facebook”ta 3,2, X’te ise 1,4 milyon kişi takip ediyor. Trabzonspor’un Mısırlı yıldızı Mahmoud Trezeguet de sosyal medyanın popüler simaları arasında ilk sıralarda bulunuyor. 29 yaşındaki oyuncu, Facebook’ta 4,3, Instagram’da 9,5 milyon takipçisiyle dikkati çekiyor.
]]>“Futbolda hiçbir şey değişmedi. Futbolun güzelliğini, duygusal coşkusunu konuşacağımıza; biraz daha geriye gidişini izledik. Futbolumuzda barış yok. Büyük mali zorluklar var. Mükemmel yönetilemiyor. Milli Takım’ın Avrupa Şampiyonası’na katılım vizesi alması dışında konuşulacak bir şey yok. Hep konuşuyorduk. “Sahada bir şey olacak, tedbir alın” diyorduk. Demeçlere dikkat edilsin, spor programlarında ağır dille konuşulmasın diye uyardık. Ne oldu? Hakem yumruk-tekme yedi. Kavgalar, hakem dövmeler alt liglerde vardı, Süper Lig’e geldi.”

“PROBLEMLER ORTADA”
“Şaşırmayalım beklenen oldu çünkü. Şiddeti durduramazsak başarı hayaldir. Kulüplerin ekonomisini düzeltemezsek alınan bütün kararlar buz üzerine yazı yazmaktır. Federasyon Başkanı tam ayrılacak, bu iş olmuyor derken bir bakıyoruz; Kulüpler Birliği Başkanı ve Bakan bir araya gelmiş, açıklama yapıyor. Değişmeyen tek şey değişimdir. Bu işi yapamayan insanlar gerektiğinde görevlerinden ayrılmalıdır. Sözlükte buna istifa deniyor. Problemler halıların altına süpürülemez. Halılar artık parçalandı! Bütün problemler gün ışığında.”

“ARTIK BU CAHİL İSTEKLERDEN VAZGEÇİLMELİ”
“Ne diyorlar: Yabancı hakem maç yönetsin. Cumartesi-pazar lig maçlarını oynayıp, yabancı hakem istiyorsan en iyisini getirmek zorundasın. O getireceğin adamlar kendi liglerinde maç yönetmeyecek mi? ‘Türkiye bizden hakem istesin de gönderelim’ diye mi bekliyorlar? Artık bu cahil isteklerden vazgeçilmeli. Kendi hakemimizi yetiştirmek zorundayız. Yabancı hakem istemek kolaycılıktır. Futbol bir eğlencedir, şovdur. Sosyal medyanın gücüyle, açıklamalar milyonları etkilemektedir. Olaylar çıkarsa bu işin sorumlusu biz olmayacağız. Yöneticiler bunu iyi düşünmeli.”
“DÜNYANIN EN KÖTÜ DERBİSİSİYDİ”
“Rangers-Celtic gibi mezhep derbisi değil. Boca Juniors-River Plate gibi sınıf derbisi de değil. ‘El Clasico’ Real Madrid-Barcelona gibi siyasi derbi hiç değil. Bir köprü geçip derbi oynuyorlar. Bu derbiyi anormal şekilde paketlemek büyük sorunlara yol açıyor. Rekabet oyuncuları, teknik adamları çok etkiliyor ve son yıllarda futbol adına pek bir şey çıkmıyor. Beşiktaş-Fenerbahçe derbileri daha gollü daha heyecanlı, daha çok konuşulan derbiler oldu. Fenerbahçe-Galatasaray maçı dünyanın en kötü derbisiydi.”

“MART SONUNDA ŞAMPİYONU GÖREBİLİRİZ”
“Ligin ilk yarısı Galatasaray ile Fenerbahçe’nin ‘Şampiyonluğun en büyük adayı’ biziz mücadelesi ile geçti. Beşiktaş tarihinin en kötü dönemlerinden birini yaşadı. Bir takım kısa sürede 4 teknik adam değiştirir mi? Kim olduğu ve nasıl forma giydiği belli olmayan yabancılarla kadrosunu dolduran Beşiktaş, yeni yönetim ile ne yapacak? Hasan Arat’ın sporcu kimliği ve olimpik düşüncelere sahip olması takımı bu bunalımdan çıkarabilir. Eğer başarılı olamazsa 1 buçuk yıl sonra yapılacak kongrede yeni bir Beşiktaş Başkanı ile karşılaşabiliriz. Galatasaray ve Fenerbahçe’nin bu mücadelesi sezon sonuna kadar büyük ihtimalle devam edecek. Ama şöyle bir senaryo da var kafamda: İki takımdan biri beklenmedik şekilde tökezleyebilir. Ve mart sonunda şampiyonu görebiliriz. Bu, düşük bir ihtimal ama matematiksel olasılık da var.”

“KİMSE OLİMPİYATTAN BAHSETMİYOR”
2024’te olimpiyat var. Hiç kimse bahsetti mi? Nasıl hazırlanıyoruz, hangi branşlarda altın madalya hedefliyoruz? Hangi sporcularımız iddialı? Özetle; biz sporu seviyor muyuz? Çünkü olimpiyattan olimpiyata hatırlıyoruz Mete Gazoz’u… 15 gün boyunca olimpiyat var diyeceğiz ve sonra unutup gideceğiz. Böyle spor anlayışı olmaz. Koskoca olimpiyat ile ilgili neler yapılacağının şimdiden kamuoyuna bildirilmesi lazım. Sporu seven genç nesiller böyle yetiştirilir.

“BİR NUMARALARI SPORUMUZ VOLEYBOL”
2023’te tek başarı var. Kadın Voleybol Milli Takımımız’ın şampiyonlukları. Voleybol artık bir numaralı sporumuz. Federasyon başkanı da bence Türkiye’nin en önemli spor insanıdır. Cimnastik, okçuluk, güreş, boks gibi branşların sporcuları ve başkanlarını da kutluyorum.

“2024 ÖZELLİKLE FUTBOLDA BARIŞ YILI OLMALI”
“2024 özellikle futbolda barış yılı olmalı. Bunu klasik olarak söylemiyorum. Bütün kulüpler barış ve dostluk kelimesini benimsemeli. Biz futbol izlemek istiyoruz kavga değil. Yoksa zaten boşalan tribünler iyice parmak ile sayılacak seyirci sayısına düşer. Anadolu kulüplerinin mali durumları umarım düzeltilir. Yabancılar sözleşmelerini tek taraflı feshedip gidiyor. Milli Takımımız’dan EURO 2024’te gruptan çıkmasını ve hedefe gitmesini bekliyorum.”
]]>Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Galatasaray Sportif A.Ş. Başkanvekili Erden Timur ve Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Selahattin Baki, PFDK’ye sevk edildi.
Kurula yapılan sevkler şu şekilde:
“1- GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.nin 23.12.2023 tarihinde oynanan VAVACARS FATİH KARAGÜMRÜK-GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki çirkin ve kötü tezahüratı nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
2- MONDİHOME KAYSERİSPOR Kulübünün 24.12.2023 tarihinde oynanan TÜMOSAN KONYASPOR-MONDİHOME KAYSERİSPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki çirkin ve kötü tezahüratı nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
3- FENERBAHÇE A.Ş. Kulübünün 24.12.2023 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş.-GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki çirkin ve kötü tezahüratı nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca, saha olayları nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi uyarınca, talimatlara aykırı hareketi nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 46. maddesi ile Sportif Ekipman Talimatının 16. maddesi uyarınca ve 23.12.2023 tarihinde kulüp resmi internet sitesinde yayınlanan beyanlarda yer alan hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü idarecisi CAN GEBETAŞ ın 23.12.2023 tarihinde kulüp resmi internet sitesinde yayınlanan beyanlarında yer alan hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine,
FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü idarecisi SELAHATTİN BAKİ nin 25.12.2023 tarihinde sosyal medyada (youtube) yapmış olduğu beyanlarında yer alan hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
4- GALATASARAY A.Ş. Kulübünün 24.12.2023 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş.-GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki çirkin ve kötü tezahüratı nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca, talimatlara aykırı hareketi nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 46. maddesi ile Akreditasyon talimatının 5. maddesi uyarınca ve 25.12.2023 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesaplarından (X ve youtube) yapılan paylaşımda ve beyanlarda yer alan hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
GALATASARAY A.Ş. Kulübü Başkanı DURSUN AYDIN ÖZBEK in 25.12.2023 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabından yapılan (X) paylaşımda yer alan hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine,
GALATASARAY A.Ş. Kulübü idarecisi ERDEN TİMUR un 25.12.2023 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yayınlanan beyanlarında yer alan yer alan hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
5- BEŞİKTAŞ A.Ş. Kulübünün 25.12.2023 tarihinde oynanan ATAKAŞ HATAYSPOR-BEŞİKTAŞ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki saha olayları nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
6- SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş. Kulübünün 25.12.2023 tarihinde oynanan SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş.-MKE ANKARAGÜCÜ Trendyol Süper Lig müsabakasındaki çirkin ve kötü tezahüratı nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
7- MKE ANKARAGÜCÜ Kulübünün 25.12.2023 tarihinde oynanan SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş.-MKE ANKARAGÜCÜ Trendyol Süper Lig müsabakasındaki çirkin ve kötü tezahüratı nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.”
]]>Bu yıl, kariyerlerinde önemli başarılar elde eden futbolcular için bir dönüm noktası oldu. Bazı genç yetenekler, performanslarındaki büyük gelişimle futbol sahalarının parlayan yıldızları olarak kendilerini gösterirken, Lionel Messi de ABD’de futbolun popülerleşmesine büyük katkıda bulundu.
HAALAND DEVAM EDİYOR
Manchester City’ye geçen sezon Borussia Dortmund’dan katılan Erling Haaland, geçtiğimiz sezon ligde 35 maçta 36 gol, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ise 11 maçta 12 gol atarak hem ligde hem de Avrupa’da gol krallığı yarışında önde yer aldı ve birçok rekor kırdı.
23 yaşındaki bu golcü oyuncu, bu sezon da performansında bir düşüş göstermedi. Son zamanlarda yaşadığı sakatlıklara rağmen, takımının hücumdaki en önemli gücü olmaya devam ediyor.
Manchester City’nin yıldız forveti Erling Haaland, bu sezon ligde 15 maçta attığı 14 golle gol krallığı sıralamasında zirvede bulunuyor. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ise şimdiye kadar 5 gol kaydederek, Manchester United’dan Rasmus Hojlund, Atletico Madrid’den Antoine Griezmann ve Alvaro Morata ile birlikte gol krallığında öncülük ediyor.
23 yaşındaki Haaland, İtalyan spor dergisi Tuttosport’un “Altın Oyuncu” ödülünün sahibi oldu. Manchester City ile elde ettiği başarılar arasında, Şampiyonlar Ligi’nde en genç ve en hızlı şekilde 30, 35 ve 40 gol barajlarını aşan oyuncu olmak, Premier Lig’de en kısa sürede 50 gole ulaşan ve bir sezonda en çok gol atan oyuncu unvanlarını kazanmak yer alıyor.
KANE, MÜNİH’E ÇABUK ALIŞTI
İngiltere’nin önde gelen forvetlerinden Harry Kane, yaz transfer döneminde Tottenham’dan Bundesliga’nın güçlü ekiplerinden Bayern Münih’e geçti. Bu transfer, onun kariyerinde önemli bir atılım oldu.
Tottenham’da geçen sezon 30 golle gol krallığı yarışını ikinci sırada tamamlayan 30 yaşındaki Kane, Bayern Münih formasıyla çıktığı 22 maçta toplamda 25 gol ve 8 asistlik performans sergileyerek takımının başarısında önemli bir rol oynadı.
Avrupa’nın beş büyük ligi arasında şu anda en çok gol atan oyuncu unvanını taşıyan Harry Kane, Bundesliga’da bu sezonun golcülerini geride bırakmış durumda. Bu sezon Bundesliga’da 21 gol atan İngiliz santrfor, geçtiğimiz sezon 16 golle gol krallığını paylaşan Niclas Füllkrug ve Christopher Nkunku’nun önüne geçti.
Bayern Münih’in yıldızı Kane, ligdeki ilk 12 haftada attığı 18 golle, Alman futbolunun efsane ismi Gerd Müller’in en kısa sürede en çok gol atan oyuncu olarak kırdığı rekoru da ele geçirdi.
İngiliz forvet, Almanya’da oynayan İngiliz oyuncular arasında gol sayısı bakımından zirveye hızla yükseldi. Daha önce bu alandaki rekor, Jadon Sancho ve Kevin Keegan’ın 17 golle paylaştığı bir başarıydı. Kane’in etkileyici performansı altında Bayern Münih, 38 puanla Bayer Leverkusen’i takip ederek ligde zirve yarışını devam ettiriyor.
MADRID’İN YÜKÜ BELLINGHAM’IN SIRTINDA
“Altın Çocuk” (Golden Boy) ödülünü kazanan ve Real Madrid’in genç yıldızı olarak dikkat çeken 20 yaşındaki İngiliz orta saha oyuncusu Jude Bellingham, bu sezon futbol dünyasını etkileyici performansıyla kendine hayran bırakıyor.
Borussia Dortmund’da geçirdiği üç sezon boyunca daha çok defansif rollerde görev alan ve bu süreçte 132 maçta 24 gol kaydeden Bellingham, Real Madrid’e transfer olmasıyla hücumda daha belirgin bir rol almaya başladı.
Fransız forvet Karim Benzema’nın sezon başında Suudi Arabistan’ın Al-İttihad takımına geçmesi sonrası, Real Madrid’in benzer kalitede bir forvet bulamaması üzerine Bellingham, hücum odaklı orta saha olarak sahne aldı. Bu sezon ligde 16, Şampiyonlar Ligi’nde ise 5 maçta toplamda 17 gol atarak, takımının en golcü ismi haline geldi.
20 yaşındaki futbolcu, bu sezonda kariyerinin en yüksek gol sayısına ulaşarak, Real Madrid’in lig liderliğini sürdürmesinde ve Avrupa’da iddialı konumunu korumasında kilit bir rol oynuyor.
MESSİ İMKANSIZLARI BAŞARMAYA DEVAM EDİYOR
2022 FIFA Dünya Kupası’nda en iyi oyuncu seçilen ve 36 yıl sonra Arjantin’e şampiyonluk getirerek tarih yazan Messi, bu yıl da sıra dışı bir başarıya daha imza attı.
David Beckham, Zlatan Ibrahimovic, Thierry Henry, Didier Drogba, Wayne Rooney, Steven Gerrard, Robbie Keane, Kaka, Bastian Schweinsteiger, David Villa, Gareth Bale, Carlos Valderrama, Hristo Stoichkov gibi dünya futbolunun önde gelen isimlerinin oynadığı Amerikan 1. Futbol Ligi (MLS), uzun süre beklenen popülerliğe ulaşamamıştı.
Ancak bu tabloyu değiştiren isim, kariyerinde binlerce gole katkı sağlamış ve sayısız rekor kırmış olan Lionel Messi oldu. 36 yaşındaki Arjantinli yıldızın oynadığı her maç, Amerika Birleşik Devletleri genelinde tribünlerin dolmasına neden oldu ve bu, ligin tarihinde bir ilk olarak kaydedildi.
MAÇ BİLETLERİ KARABORSAYA DÜŞTÜ
Inter Miami’nin maç biletleri, karaborsada binlerce dolarlık fiyatlara ulaşırken, Messi’nin maçlarını izlemek için Sussex Dükü Prens Harry, NBA yıldızı LeBron James, tenis ikonu Serena Williams, televizyon ünlüsü Kim Kardashian, Hollywood yıldızları Leonardo DiCaprio, Tom Holland, Toby Maguire, Will Ferrell, Owen Wilson, Gerard Butler, müzik dünyasından Liam Gallagher, Selena Gomez, Tyga, B-Real ve Nas gibi dünya çapında tanınmış isimler Inter Miami’nin maçlarına yoğun ilgi gösterdi.
Bu sene Messi’nin etkileyici performansıyla Inter Miami, CONCACAF tarafından organize edilen 2023 Ligler Kupası’nda şampiyonluğa ulaşarak kulüp tarihindeki ilk kupayı kazandı.
36 yaşındaki Messi, bu sezon Inter Miami adına çıktığı 14 maçta 11 gol ve 5 asist kaydetti. Messi’nin sahada olduğu maçlarda Inter Miami, 11 galibiyet elde ederek 12 maçlık bir yenilmezlik serisi yakalarken, Arjantinli yıldızın sakatlık nedeniyle forma giyemediği dönemlerde ise takım, üst üste puan kayıpları yaşayarak ligde play-off biletini kapamadı.
Messi, bu yıl FIFA tarafından ikinci kez yılın en iyi erkek futbolcusu olarak seçildi ve France Football’un verdiği prestijli Ballon d’Or ödülünü sekizinci kez kazandı.
2023 yılının sporcusu olarak Time dergisi tarafından seçilen Messi hakkında dergide, “Bir zamanlar imkansız görünen bir başarıya imza atarak ABD’yi futbol sever bir ülke haline getirmeyi başardı.” şeklinde bir değerlendirme yer aldı.
]]>Avrupa Adalet Divanı’nın aldığı karar, futbolun yönetim organları UEFA ve FIFA’nın Avrupa Süper Ligi’ne karşı kullandığı yetkilerin hukuka aykırı olduğunu ilan ederek dünya futbolunu şaşkına çevirdi.
Real Madrid’in başkanı ve Avrupa Süper Ligi projesinin baş mimarı Florentino Perez, Avrupa Adalet Divanı’nın aldığı kararı “Bu gün bir öncesi ve sonrasına işaret edecek. Futbol tarihi ve spor tarihi için büyük bir gün.” sözleriyle değerlendirdi.

Öte yandan, buz pateni ile ilgili bir davada verilen bir diğer karar, yönetim organının Dubai’de onaylanmamış bir yarışmada yarışmak isteyen sporcuları uygunsuz şekilde cezalandırmakla tehdit ettiğini doğruladı.
Birlikte ele alındığında, bu iki karar spor kuruluşlarını sıkı bir şekilde rekabet hukuku kapsamına sokarak, uluslararası federasyonların turnuvalarını rakiplerine karşı savunmak için sahip oldukları yetkilerin altını oymakta.
“YENİ ORGANİZASYONLAR DOĞABİLİR”
Financial Times’a konuşan spor avukatı Simon Leaf, “Bu kararlar spor dünyasında şok etkisi yaratacak” dedi ve kararların sektördeki rakip gruplar için sevindirici bir haber olduğunu ve yakın gelecekte yeni organizasyonların ortaya çıkmasına yol açabileceğini sözlerine ekledi.
RİYAD’IN HAKİMİYET ÇABASI
Spor federasyonları, Suudi Arabistan’ın varlık fonu tarafından desteklenen ve ABD merkezli PGA Tour’un üstünlüğünü tehdit eden bir golf turu olan LIV gibi ayrılıkçı turnuvaların ortaya çıkışıyla nasıl başa çıkacakları konusunda boğuşuyor. Golf dışında Riyad, futbol ve motor sporlarından boks ve karma dövüş sanatlarına kadar küresel spora milyarlarca dolar akıttı.
YENİ ARAYIŞLAR İLK DEĞİL
Ayrılıkçı ligler yeni bir fenomen değil. Formula 1, 2009’da takımların kendi rekabetlerini oluşturma çabalarını savuştururken, futbol geçmişi 100 yıldan eski olan İngiltere, futbolu Premier Lig adıyla 1992’de yeniden şekillendirmişti. Tenis gibi sporlar, oyuncuların kulüplerle sözleşmesi olmadığı için bölünmeye açık olarak görülmüştü. Bazı bisiklet takımları da yeni bir format arayışına girmişti.
STATÜKO İÇİN TEHDİT YOLU
Yönetim organları ve yarışma organizatörleri statükoyu korumak için sık sık kural kitaplarına başvurarak sadakatsizliği cezalandırmakla tehdit etti.
Yenilik arayanlar ise, buna mahkemeler aracılığıyla karşılık verdi ve yerleşik güçleri Avrupa ve ABD’deki rekabet yasalarını ihlal etmekle suçladı. Hukuk uzmanları, Avrupa’daki iki kararın, spor federasyonlarının faaliyet gösterme biçimlerini değiştireceğini söylüyor.
Spor hukuku alanında uzmanlaşmış bir İngiliz avukat olan Nick De Marco, birçoğu yayın anlaşmalarından milyarlarca dolar gelir elde eden spor kuruluşlarına hukuk sisteminin bakış açısında bir “rüzgar değişimi” olduğuna dair kanıtlar bulunduğunu söyledi:
Mahkemeler sporun büyük bir finans işi olduğu ve rekabet hukukuna uyması gerektiği gerçeğine uyandı. ‘Bir kartel olarak faaliyet gösteremez’ dedi. UEFA ve FIFA gibi kuruluşlar büyük nüfuza sahip devasa ticari operasyonlardır. ‘Biz spor kurumuyuz ve istediğimizi yaparız’ yaklaşımının arkasına saklanamazlar.
HIZLI BİR DEĞİŞİM BEKLENMİYOR
AB mahkemesinin futbolla ilgili kararının Avrupa futbolunda hızlı bir yeniden şekillenmeye yol açması beklenmiyor.
UEFA, kararın geriye dönük olduğunda ısrar etti ve Avrupa Adalet Divanı tarafından ele alınan konularda yenilikler yapılması için harekete geçildiğine dikkat çekti.
Kararın ardından bir basın toplantısı düzenleyen UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, kararı Avrupa Süper Ligi yanlılarına verilen ama içinde hiçbir şey olmayan özenle paketlenmiş bir Noel hediyesine benzetti. FIFA’daki mevkidaşı Gianni Infantino ise kararın “hiçbir şeyi değiştirmediğini” söyledi.
AVRUPA SÜPER LİGİ KARŞITLARI GÜÇLÜ
Futbolda yeni oluşuma karşı olan muhalefet hala güçlü. Taraftar grupları, ulusal ligler ve Avrupa hükümetleri, Süper Lig projesine karşı olduklarını dile getirmekte hızlı davrandı. Türkiye ve Avrupa’daki birçok kulüp, UEFA turnuvalarına olan bağlılıklarını dile getiren açıklamalar yaptı.
Ancak Avrupa Süper Ligi’nin arkasındakiler, kararın kendilerine değişim için bir yol açtığına inanıyor ve hemen UEFA’nın Şampiyonlar Ligi’nin yerini almak üzere tasarlanmış yeni bir üç ligli format önerdiler.
Yeni yarışma için bastıran spor pazarlama ajansı A22’nin kurucu ortağı John Hahn, “Bence insanların bugünkü tutumları değişecek. Unutmayın, bu 70 yıllık bir tekel. Bu tür şeyler bir gecede ortadan kalkmaz.” ifadelerini kullandı.
]]>

















