Gençler – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 18 May 2024 21:45:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 ‘Kadınlara yönelik şiddet yoksulluğu yenerek önlenir’ https://www.foxhaber.com.tr/kadinlara-yonelik-siddet-yoksullugu-yenerek-onlenir/ https://www.foxhaber.com.tr/kadinlara-yonelik-siddet-yoksullugu-yenerek-onlenir/#respond Sat, 18 May 2024 21:45:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7431 Seyhan’da en yakın rakibi olan Cumhur İttifakı adayına 10 puanlık fark atarak belediye başkanlığını kazanan avukat Oya Tekin, şimdi Adana Büyükşehir Belediye Başkanı olan Zeydan Karalar’ın eski koltuğunun sahibi oldu. Tekin, hedeflerini ve projelerini SÖZCÜ’ye anlattı.

Tekin şöyle konuştu: Avukatlığın bir serbest meslek bir de kamu görevi yanı vardır. Ben serbest meslek tarafını 2010 yılında bırakarak, aktivist kimliğimle kendimi hak ve adalet adayanların mücadelesine adadım. Nerede bir kadına şiddet, çocuğa istismar, çevre sorunu olduysa, orada toplumsal muhalefetin içinde yer aldım. 2018’de milletvekili adayı olduğum CHP’de daha sonra Kadın Kolları Başkanlığı yapmam bu rolümü daha da etkinleştirdi. Hep hak ve adalet arayanların mücadelesine omuz verdim. Bir hukukçu, siyasetçi, kadın
hakları savunucusu ve bu toplumda yaşayan bir kadın olarak kadınların sorunlarını yakından takip ettim. 

ŞİDDET HARİTASINI ÇIKARTACAĞIZ

Belediye Başkanı olduğum Seyhan, Türkiye’de kadına şiddet olaylarının yüksek olduğu bölgelerden birisi. Kadın cinayetleri ve kadına şiddet olaylarını mutlaka çözmemiz gerekiyor. Bunun için öncelikle bir şiddet haritası çıkartmalı ve bu haritaya göre çalışmalar yapmalıyız. Evet, şiddeti önlemek adına rehabilitasyon çalışmaları yapmak, eğitim önemli ama yoksulluk; şiddeti körükleyen en önemli unsur. Bu nedenle eğer kadına şiddeti sona erdirmek istiyorsak, önce yoksulluğu yenmemiz gerek. Kişi, yoksulluk nedeniyle kendisini bu topluma ait hissetmiyor, kamu kaynaklarından yararlanamıyor, dışlanmış, sesini duyuramaz, güvensiz  hissediyor ve sessiz çığlıklar içinde kalıyorsa, gençler parasızlıktan sokağa çıkamıyor, evlerde tencere kaynamıyorsa, tüm bunlar yoksulluğu körükleyen etkenler” dedi. 

“Belediye başkanı olarak ilk yapacağınız icraat ne olacak?” sorusuna da Tekin “Dinlemek olacak” diyen Oya Tekin, şunları söyledi: “Katılımcı demokrasi anlayışımız nedeniyle ilk önce her kesimi dinlemek ve öncelikli sorunlarının çözümü üzerinde durmak gerekiyor. Kadınları, gençleri, esnafı, mahalle sakinlerini can kulağıyla dinleyerek başlayacağız işe. Öncelikle çözülmesini istedikleri sorunlar nedir? İnsanlar kendilerine sorulmadan hizmet verilmesinden mutlu değiller. Yani bir mahallede öncelikle çocuk parkına mı, taziye evine mi ya da pazaryeri mi daha öncelikli ihtiyaç olduğuna mahalle sakinleri karar verecek. Bu yüzden, klasik belediyeciliğin yanı sıra yapacağımız hizmetlere mahalle halkıyla karar vereceğiz.”

İSTİHDAM ALANLARI AÇILACAK

Sosyal belediyeciliğin  CHP’nin köklerinde olan bir anlayış olduğunun altını çizen Tekin bu konuda yapacakları hakkında da bilği verdi. Tekin yapacaklarını, “Sosyal belediyeciliği insanlara makarna, şeker gibi gıda maddelerinden oluşan koli dağıtmak olarak algılamak son derece hatalı. Bunun adı sosyal belediyecilik değildir. Belediye olarak elbette ki işsizlik sorununu bütünüyle çözemeyiz ama gençlere ve kadınlara istihdam alanları açarak, üretici ve dayanışmacı belediyecilik anlayışla bu konudaki yangına su serpebilir, çok sayıda umutsuz bekleyen insanımızın yaşam sevincini yeniden yeşertebiliriz. Kamu arazilerini üretime açarak,  sanayinin en çok ihtiyacı olan sektörlerdeki ara eleman açığını tespit edip, mahallelerde açacağımız kurslarda yetiştireceğimiz gençlerle bu açığı kapatarak istihdamı artırabiliriz. Kadınları yaşadıkları semtlerde açılacak kurs ve üretim merkezleriyle üretken hale getirip, yaşlı ve evde bakım merkezlerinin, kreşlerin sayısını artıracağız. Burada artık klasikleşmiş ancak kadına para kazandırmayan, tezgahlarda salça, konserve, mantı ya da işledikleri sabun bezini satmaya çalışan kadınların bu emeklerini e ticaret yoluyla dünyaya pazarlamanın yollarını açmak gerekiyor” şeklinde aktardı. 

Bağımlılıkla mücadele merkezi kurulacak

Son yıllarda gençler arasında artan bağımlılığa da dikkat çeken Oya Tekin, “Uyuşturucu kullanımının neden arttığını ve nasıl mücadele edeceğimizi çok iyi tahlil etmeliyiz. Gözlemlerime dayanarak  ‘Bağımlılıkla mücadele merkezi’ kurulmasını, ayrıca sayısı son derece yetersiz olan ‘kadın sığınma evi’ sayısının artırılmasını da zorunlu olarak görüyorum” dedi.

Okullarda kahvaltı desteği verilecek

Seyhan’da ekonomik güçlük çeken çok sayıda ailenin çocuklarını aç olarak okula gönderdiğini belirten Tekin, bu çocuklara kahvaltı desteği vereceğini anlattı. Mahalle lokantaları da açacağını anlatan Tekin “Kimse yatağına aç girmeyecek. Daha çok insanı üretime katmak, daha çok insanın yoksulluğu yenmesini sağlayacak sosyal politikalar üzerine yoğunlaşacağız” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kadinlara-yonelik-siddet-yoksullugu-yenerek-onlenir/feed/ 0
İmamoğlu: Bakanlara bir çift lafım var https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-bakanlara-bir-cift-lafim-var/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-bakanlara-bir-cift-lafim-var/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:03:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6681 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP İstanbul Adayı Ekrem İmamoğlu, Şile’nin ardından Tuzla’da da yoğun yağmur yağışı altında halk buluşması gerçekleştirdi. CHP’nin Tuzla Belediye Başkan Adayı Eren Ali Bingöl ile yağmura rağmen Tuzla Şifa Mahallesi’ndeki dolduran vatandaşlara seslendi. Seçime 5 gün kaldığını söyleyen İmamoğlu cumhurbaşkanı ve bakanların seçim kampanyasına katılmasını eleştirmeye devam etti.

“DÜKKAN DÜKKAN GEZİYORLAR”

İmamoğlu şunları söyledi: “

* “İstanbul’da Cumhur İttifakı’nın adayı var mı? AK Parti’nin bir adayı var öyle değil mi? Peki kabine niye toplandı geldi Ankara’dan İstanbul’a? Onu anlayan var mı? Az değil 17 kişi. 17 bakanın buraya gelmesinin şöyle bir tarafı var. Demek ki; dersine çalışmayan acemi rakibimizi o kadar zayıf görmüşler ki, ‘hep beraber toplanalım, gidelim, yardımcı olalım’ demişler. E hoş gelmişler, sefa gelmişler. Dükkan dükkan geziyorlar. İzlediniz mi televizyonlarda? Tek başına gelmediler biliyorsunuz değil mi?

* Bakanlarla beraber daha 10 ay önce milletimiz oy verdi, seçildi. Hepinizin, herkesin cumhurbaşkanı, seçildi. Ama sayın Cumhurbaşkanı da İstanbul’a geldi. Hoş geldi sefa geldi. Biz misafirperveriz. Biz insan ağırlamayı biliriz. İstanbullu misafirperverdir. 23 Haziran’da hep beraber İstanbul’da kendisini ağırladık mı 2019’da? Hem de 806 bin kez, öyle değil mi? Bu sene daha fazlasıyla ağırlarız. Daha fazla mutlu ederiz. Öyle yapmaz mıyız? Daha fazla mutlu ederiz.

“BAKANLARA BİR ÇİFT LAFIM VAR”

* İstanbul’da dükkan dükkan gezen ya da pazar pazar gezen, salon salon gezip oy isteyen bakanlara bir çift lafım var. Bir; devletin işini bırakıp buraya niye geldiniz? Bakın memleketin etrafında her türlü sorun var. İsrail’de büyük bir insan kıyım var. Rusya’da terör saldırısı var, kınıyoruz. Öbür tarafta dış ilişkiler konusunda birçok gündem var. Sayın Bakan burada. İçişleri Bakanı; seçimin güvenliğinden sorumlusun. Ama dükkan dükkan oy istiyorsun. Bu vicdana sığar mı? Sığmaz. E peki Adalet Bakanı? Bu ülkeye adalet lazım mı? En sıkıntılı hat adalet. Ama sen yine dükkan dükkan, pazar pazar gezip oy istiyorsun.

* Oy iste, sorun yok ama buradan şunu söylemek istiyorum. Atanmış bakanlar, aynı zamanda bir memur gibidir. Yani bu şekilde siyaset yapamazlar, yapmamalılar. Bu milletin vicdanını sızlatır. Yanlış bir uygulamadır. Olmaz. Devletin belli kademeleri, bürokrasinin belli kademeleri bu işe girmemeli. Ama giriyorlar. Ayıp ediyorlar. Yanlış yapıyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın da bu şekilde bu sürecin içine girmemesi lazım. Ekonomiden sorumlu bakanı, ‘ben Cumhur İttifakı’nın adayına oy istiyorum’ dese; vatandaşımız ona ‘sen git enflasyonu düzelt’ demez mi?

* Yapılan bu işler devletin düzenini zedeliyor. Tabii bu yaptıkları mertliğe sığmaz. Bu 17 bakan, artı aday: 17+1. Artı sayın Cumhurbaşkanı, 17+2. Hep birlikte bunlara misafirperverliğe hazır mıyız? 31 Mart’ta onları misafirperverliğimizle mutlu edeceğiz mi? Onları Tuzla’da, onları İstanbul’da tarihi bir oy farkıyla mutlu edip Ankara’ya işlerinin başına yollayacağız mı? Sonuçta devletimizin başı kendisi. Sonuçta onlar da bizim bakanımız, onları mutlu etmek de bizim boynumuzun borcu. Memnun ederiz.”

“ONLAR LEKE ATSINLAR, TOZ KADAR KONMAZ”

“Özellikle Ramazan ayında kul hakkı yenmez” diyen İmamoğlu kumpas videolarına da tepki gösterdi. İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:

* “Ramazan’da yalan konuşulmaz. Öyle değil mi? İftira atılmaz. Öyle değil mi? Bu kardeşinizi 5 senedir soruşturdular mı? Soruşturdular. Teftiş yolladılar mı? Yolladılar. Müfettiş yolladılar mı? Yolladılar. Ne yaptılar? Ekrem İmamoğlu’nu tam bin 19 kez soruşturdular. Yuhalamayın. Yollasınlar başımızın üstüne. Bizi teftiş edecekler. Bundan rahatsız değiliz. Didik didik ettiler. Bizden önceki 5 sene bu şehrin her kurumuna 140 kez geldiler. Bizim dönemimizde tam bin 19 kez. 20 senedir hiç gelmediği kurumları dolaştılar mı? Dolaştılar.

* Yahu 5 sene mercekle baktınız. Aşağıdan baktınız olmadı. Yukarıdan baktınız olmadı. Didik didik ettiniz. Her tarafından çekiştirdiniz. Mahkemelere verdiniz. Hapis cezası bile verdiniz Ekrem İmamoğlu’na. Baktılar gene olmuyor. Bir hafta kala Ekrem’e leke atmaya çalışıyorlar. Kumpasla, yalanla leke atmaya kalkıyorlar. Allah şahit Ramazan ayında söylüyorum. Onlar leke atsınlar. Toz kadar konmaz, toz. Kötü söz sahibine ait. Allah onları ıslah etsin. Allah onlara akıl versin. Ama biz bu zor günleri de atlatacağız.”

“MİLLETİN PARASINI MİLLETE VERİYORUZ”

5 yılda Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz nedeniyle emekliler, asgari ücretliler mağdur olup işsizlik tavan yaparken İBB’nin sosyal yardımların 6 katına çıkardığına dikkat çeken İmamoğlu, şöyle konuştu:

* “Çocuklarımızın yanında olduk. Annelerin yanında olduk. Biz onun için anne kartı çıkarttık. Onun için süt dağıtıyoruz. Daha fazla dağıtacağız. Onun için burs verdik, daha fazla vereceğiz. Bu zor günleri bizle biz hep beraber atlatacağız. Milletin olanı, millete dağıtıyoruz. Milletin parasını millete veriyoruz. Yoksulluğun ve insanların sıkıntıda olduğu zaman dilimini birlikte aşacağız. Yeni dönemde kentsel dönüşümde dar gelirli emeklilerin kentsel dönüşüm masraflarının yüzde 65’ini biz karşılayacağız. 7 bin lira kira yardımı vereceğiz. Emeklilere 10 bin lira pazar desteği vereceğiz. Bütün bunları niye yapacağız biliyor musunuz? Onlar ekonomiyi kötü yönettiler, başaramadılar. İnsanımızı mağdur etti. Biz onların eksiğini kapatacağız. Çünkü biz devlet kurumuyuz. Biz milletin olanı millete vermeye devam edeceğiz.”

GENÇLERE SESLENDİ: TÜRKİYE’NİN KADERİ SİZİN ELİNİZDE

1993 doğumlu Tuzla Belediye Başkan Adayı Eren Ali Bingöl’ü yanına alan İmamoğlu gençlere de oy kullanmaları çağrısında bulundu. İmamoğlu gençlere şöyle seslendi:

* “Gençler siyasetten uzak duruyor. Haklılar, biliyorum. Artık gençler şöyle düşünüyor; ‘Ne yaparsak yapalım hiçbir şey değişmiyor.’ Ve gençler sandığa gitmek istemiyor. Gençler haklı ama şunu söyleyeyim. Bu seçimde gençlere bir şey hatırlatmak istiyorum. Sevgili gençler lütfen kendinize gelin. Bakın Türkiye’nin kaderi sizin elinizde. Özellikle Türkiye’nin talihini, Türkiye’nin kötü giden sürecini bir oyla değiştirebilirsiniz. Ben bütün gençlerimizi sandığa davet ediyorum. Oy hakkınızı kullanın. Sizin haklarınızı koruyan, sizlere burs veren, sizlere yurt açan, gençlerin önünü açan, gençliğin istediği projeleri yapan bizlere destek olun. Tuzla’da genç belediye başkanımıza destek olun. İstanbul’da İmamoğlu’nun ikinci dönemine destek olun. Biz, sizlerle birlikte İstanbul’dan güçlü bir gençlik ateşi daha yakalım.

* Bu gençlik ateşi Türkiye’nin talihsiz süreçlerini değiştirsin. Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkeyi gençlere emanet ettiği gibi bugün yine gençlerimizin büyük sorumlulukları var. Gençlerimizin bu sese kulak vereceğine inanıyorum. 2019 öncesine dönmeyeceklerine inanıyorum. Ve birlikte inşallah bu süreçte duydukları bütün umutsuzlukları yok edeceğiz. Biz 2019’da rantçılığı bitirdik. Bu seçimde rantçılığı tarihe gömeceğiz. 2019’da israfın önünü kestik. Bu seçimde israfı tarihe gömeceğiz. Biz artık bu ülkenin bereketli bütçeye sahip olmasını istiyoruz. Onun için İstanbul’un sorumluluğu büyük. Birbirine engel olan, birbirini tanımayan, kibirli insanlar değil, bir kişi ne istiyorsa, onu yapan değil Tuzlalı ne istiyorsa İstanbullu ne istiyorsa onu yapan belediye başkanlarını seçin. Biz milletimiz ne derse onu yapacağız. Biz milletimizin istekleri için koşacağız. Bu süreç partiler ötesi. Bana bulmuşlar ama hoşuma gidiyor; ‘Yok bu işin sağı, solu, aklın yolu İmamoğlu.’ Ben oradayım. Aklın yolunun olduğu yerdeyim.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-bakanlara-bir-cift-lafim-var/feed/ 0
Özel: Birileri bir yandan paraları istiflerken bir yandan bir dağı istiflediler https://www.foxhaber.com.tr/ozel-birileri-bir-yandan-paralari-istiflerken-bir-yandan-bir-dagi-istiflediler/ https://www.foxhaber.com.tr/ozel-birileri-bir-yandan-paralari-istiflerken-bir-yandan-bir-dagi-istiflediler/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:06:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5466 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün Zonguldak’ta halk buluşmasına katıldı. Özel’e; Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural ve CHP’nin Zonguldak Belediye Başkan Adayı Tahsin Erdem eşlik etti.

“‘BU MESLEĞİN FITRATINDA VAR ÖLÜM’ DİYENLERE İTİRAZ EDİYORUZ”

Konuşmasına Kemal Özer’in ‘Zonguldak’ şiiri ile başlayan CHP lideri Özel, şunları söyledi:

* “2014 yılında, Mayıs’ın 13’ünde Soma’da 301 evladımızı, canımızı kaybettik. Somalılar, Bergamalılar, Savaştepeliler, Kınıklılar, Bartınlılar, Zonguldaklılar vardı içlerinde. O maden ocağının kapısında dört gün boyunca biz annelerle, eşlerle gözyaşı döktük. Ama o gün koşarak gelen Zonguldak’ın ekipleri, 301 evladımızın yanında yüzlercesini kurtardılar. O günden bugüne biz Zonguldak ile Zonguldak’ın emekçileriyle, iyi kalpli insanlarıyla gözyaşlarından kömüre karışan simsiyah izlerini hiç unutmadığım o güzel minnetle Zonguldak’ı selamlıyorum. Sizin bizde apayrı bir yeriniz var. 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü’nün üzerinden tam 33 yıl geçti.

* Emekçiler, madenciler, emekleri için, hakları için yürüdüler. Daha güvenli madenler için yürüdüler. Daha iyi şartlarda çalışmak için yürüdüler. Sömürüye karşı yürüdüler. Soma’da 301 evladımızı kaybettikten sonra giriştiğimiz büyük mücadelede de hep aynı talepleri ilettik. Bazılarını yaptık, bazılarını yapamadık. Ama işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda maalesef bir arpa boyu da yol alamadık. Halen daha Türkiye’nin çeşitli yerlerinde günde üç vardiya halinde madenciler inerken elbette mesleklerinin gereği helalleşerek iniyorlar. Ancak artık bu çağda Almanya’da 1962’den beri, Fransa’da 1974’ten beri, İngiltere’de 1972’den beri, ölümlü kazalar olmuyorken ‘Bu mesleğin fıtratında var ölüm’ diyenlere itiraz ediyoruz. Ölümü değil, yaşamı savunuyoruz. Sömürüyü değil, emeği savunuyoruz.

“ARTIK ZONGULDAK EMEKLİLERİN BAŞKENTİ”

* Daha geçtiğimiz günlerde İliç’te birileri bir yandan paraları istiflerken bir yandan bir dağı istiflediler. O dağ 9 evladımızı, 9 kardeşimizi, 9 canımızı aldı, sürükledi, götürdü. Maalesef halen daha maden ocaklarında kayıplar vermenin, maden ocaklarının başında gözü yaşlı anaların, eşlerin, çocukların görüntüleri yüreğimizi dağlamaya devam ediyor. Bir yandan da biz yokluktan, yoksulluktan, emekçilerin hakkından, emeklilerin hakkından konuştuğumuzda bu maden ocaklarının vergilerini affedenler, İliç’teki şirkete göstermelik 16 milyon lira ceza kesip 3 ay sonra 222 milyon vergi cezasını affedenler; emekçiye, emekliye gelince ‘Para yok’ diyorlar.

* Bugün Zonguldak’tayım. Zonguldak elbette emeğin başkenti, kömürün başkenti, alın terinin başkenti ama artık Zonguldak emeklilerin başkenti. Türkiye’de emekli sayısının, çalışan sayısından fazla olduğu az sayıda ilden bir tanesi Zonguldak. Zonguldak’ın emeklilerinin sayısı, çalışanlarından 26 bin fazla ve maalesef bu hükümet ilk geldiğinde 3 Kasım 2002 günü, en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti. Yani bugünkü hesapla 26 bin liraydı. Ama bu hükümet kademe kademe, bu Recep Tayyip Erdoğan, emekliyi adım adım yoksullaştırdı.

“CEBİNİZDEN PARAYI ALMIŞ, BİR BAŞKA TARAFA VERMİŞ DURUMDALAR”

* Gittiğim her şehirde o şehrin en bilindik ürünüyle hesap yapıyoruz. Sizin neyiniz var? Kestane balı var. Bakın, sadece geçen sene kestane balının kilosuyla en düşük emekli maaşını hesapladığınızda geçen sene 10 bin lira, 9 kilo kestane balı alıyordu. Bu sene verilen 10 bin lira, 6 kilo kestane balı alıyor. Bir senede 3 kilo kestane balı kadar cebinizden parayı almış, bir başka tarafa vermiş durumdalar. Ben Tayyip Bey’e diyorum ki ‘Gel, emekliye sahip çıkalım. Bir emekli kart çıkaralım. Oraya en düşük emekli maaşı alanlar için 7’şer bin lira yatıralım. Ayrıca elektrikte, suda, doğal gazda yüzde 25 ile 40 arasında indirim tanımlayalım.’ Diyor ki ‘Asla olmaz. Hazine’de para yok.’ Sana emanet edilen Hazine’de para vardı da şimdi para yoksa, bunun hesabını ben mi vereceğim, emekli mi verecek, sen mi vereceksin? İşte Tayyip Erdoğan, bundan sonrasını sen düşün. Emeklilerin başkentinden, Zonguldak’tan emekliler sana söylüyor: ‘Beni düşünmeyen bundan sonra yakamdan düşsün’ diyor. Bundan sonra emekliden sana oy moy yok artık.

“NE DEMOKRASİDEN NE SANDIKTAN ÜMİDİ KESMEYİN”

* Gençler var çok meydanda. Gençlerle ilgili de çok üzüldüğüm bir şey okudum Zonguldak’la ilgili. Zonguldak’ın nüfusu son 20 yılda yüzde 5 azalmış. Nüfus azalmasındaki en önemli faktör gençlerin kenti terk etmesi. Maalesef Zonguldak, gençleri kendinde tutamıyor. Oysaki Türkiye’nin en güzel coğrafyalarından bir tanesi. Ve 15-30 yaş arası 20 milyon 600 bin genç var Türkiye’de. Çok fena bir istatistik; Türkiye’de insanların yüzde 30’u yoksulken 15-30 yaş arasında yoksulluk yüzde 40. Ve Zonguldak’ta bu oran yüzde 46. Neredeyse iki gençten bir tanesi yoksul.

* Zonguldak’ta karşı karşıya olunan bu çaresizlik, Zonguldak’ın gençlerinin kenti terk etmesi sonucunu veriyor. Bir yandan da Türkiye’nin benzer bir sorunu var. Hani Tayyip Bey, ‘beka sorunu’ diyor ya, bence en büyük beka sorunu; bütün dünya Türkiye üzerinde hayal kurarken bizim gençlerimizin dünyanın başka ülkelerinde hayal kurması. O yüzden, bütün gençlerimize sesleniyorum: Enseyi karartmayın, umutsuzluğa kapılmayın, ne demokrasiden ne sandıktan ümidi kesmeyin. Atatürk, Cumhuriyet’i ne genel başkanlara ne milletvekillerine ne parti meclisi üyelerine ne belediye başkanlarına emanet etti. Atatürk, Cumhuriyet’i gençlere emanet etti.

“TAHSİN ERDEM, 1 NİSAN’DAN İTİBAREN BU ŞEHRİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRMEYE GELİYOR”

* Zonguldak’a bakınca şöyle bir şey görüyorum: İl başkanınız var, iki tane milletvekiliniz var. Deniz sizde, Eylem sizde, Devrim sizde… Ne güzel bir ekip böyle. Zonguldak’ta güçlü, motivasyonu tam, kazanmaya odaklanmış bir ekip var. 5 yıl önce bir kaza oldu, çok üzüldük. İnanın, Zonguldak’ı kaybettik, kendi memleketimi kaybetmiş gibi üzüldüm. Sayılı gün geldi, geçti. Şimdi hepimizin üzerine düşen bir görev var. O da bunu telafi etmek ve emeğin başkentini emekçinin partisine, halkın partisine, CHP’ye yeniden kazandırmak. Anketler yaptık, sonucuna baktık. Sonucu adaylar açısından ankette yakın gördük.

* Dedik ki, sandığı kuralım, üyemize soralım, kararı onlar versinler. Ön seçimi yaptık, hepsi birbirinden kıymetli adaylarımızdan bir tanesi Tahsin Erdem birinci oldu, adayımız oldu. Tahsin Başkan, mali müşavir. Hesabı kitabı kuvvetli. 4 yıl, kendi odasına başkanlık yaptı. 5 yıl süreyle belediye meclis üyeliği yaptı. Belediyeciliği, örgütçülüğü, CHP örgütünü biliyor ve 1 Nisan’dan itibaren bu şehrin yüzünü güldürmeye geliyor. Biz o biz ona güveniyoruz, Zonguldak ona güveniyor, örgütümüz ona güveniyor. Ve 1 Nisan’dan sonra bu kentin gençlerini kaybetmeyeceği, emeklilerine sahip çıkacağı, emekçilerine sahip çıkacağı, sendikalarla omuz omuza kol kola bir yerel yönetici emeklisini sahipsiz bırakmayan, gençlerini umutsuz bırakmayan, bu kentin çehresini ve yarınlarını düzeltecek olan bir belediye başkan adayımız var.

“ZONGULDAK’I TAHSİN BAŞKAN’A EMANET EDİN”

* Buraya gelirken sabahleyin Umut Akdoğan vekilimle birlikte Etimesgut’ta, otobüsün üstünde Mansur Başkan ile birlikteydik. Ona dedim, ‘Zonguldak’a, Tahsin Başkan’ın yanına gidiyorum. Ama senden de bir söz istiyorum.’ O şöyle söyledi: ‘Eğer Zonguldak, Tahsin Başkan’ı seçerse Mansur Yavaş’ın bir eli hep Tahsin Erdem’in bir omzunda.’ Şimdi buradan İstanbul’a gidiyorum. Ekrem Başkan beni kırmaz, sizi sever. Tahsin Erdem’i seçtiğiniz durumda, onun da bir eli bu omzunda. Ben partinin Genel Başkanı, Soma’nın, Manisa’nın bir evladı olarak Ecevit’in kentine, kara elmas diyarına sözüm söz olsun: Siz Zonguldak’ı, emeğin, halkın partisine, halkçı bir belediye başkanına, Tahsin Başkan’a emanet edin; Ankara Büyükşehir de İstanbul Büyükşehir de Zonguldak’ın ayağa kalkması için ne gerekiyorsa onu yapacak. Sadece merkez ilçede değil, Zonguldak’ta 25 belediyenin 11’iyle yola çıkmıştık. 13 olduk. Şimdi bunu 20’nin üstüne doğru çıkarmamız lazım. Benim de 31 Mart akşamı, bir gözüm Türkiye’deki büyükşehirlerde, bir gözüm de emeğin başkenti Zonguldak’ta olacak.

“EN GÜÇLÜ İTTİFAK, TÜRKİYE İTTİFAKI”

* Biz umudu örgütlüyoruz. Biz sevgiyi örgütlüyoruz. Biz Türkiye’nin aydınlık yarınlarını örgütlüyoruz. Biz Türkiye’nin geleceğini, Zonguldak’ın geleceğini örgütlüyoruz. Bir tarafta AK Parti, yanında MHP. Her geçen gün birbirine benziyorlar. Bir de yanlarına domuz bağcıların, Hizbullahçıların avukatlarını, eski sanıklarını aldılar. ‘Kadınları sahiplendireceğiz’ diyenleri aldılar. Mikroba, ‘Neden hastalık yapıyorsun’ diye sorulmaz. Bunlar, İstanbul Sözleşmesi’ne karşı. Bunlar Medeni Hukuk’a karşı. Bunlar kadına kimlik veren, Türkiye Cumhuriyeti’ni Türkiye Cumhuriyeti yapan haklara karşı. O yüzden onlarla birlikteler. Biz bu seçimde ittifak yapmadık gibi görünüyor ama çok daha büyük bir ittifakın içindeyiz. Onlar Cumhur İttifakı’ysa biz Türkiye ittifakıyız. Haramdan ve yalandan korkan herkesle birlikteyiz. Bu ülkenin Misak-ı Milli sınırlarına saygılı, Atatürk’ü tartışmayan, tartıştırmayan, Cumhuriyete inanan, bu milleti seven herkesle birlikteyiz biz. En güçlü ittifak Türkiye ittifakıdır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozel-birileri-bir-yandan-paralari-istiflerken-bir-yandan-bir-dagi-istiflediler/feed/ 0