Dervişoğlu’nun açıklamalarından satırbaşları şöyle:
GERİ ALINMASI ZARARLI OLUR
“Olağanüstü kongre kararı alınmasına ve bunu ilgili makamlara bildirilmesine rağmen genel başkanın böyle kritik bir eşikte partinin başında kalmasını isteyenler var. Milletvekili ve parti yöneticilerimiz bu düşüncelerini genel başkanla paylaşmak istediler. Bu masum kanaat birtakım beyanlarla birleştirilince bir spekülasyon oluşturuldu. Olağanüstü kongrenin geri alınması mümkün olmadığı gibi böyle bir durum ziyadesiyle zararlı olur.”
KAN KAYBI YAŞAMADIK
“Parti seçimden çıktı. Sanki bütün siyasi partiler bu seçimden umduklarını, beklediklerini buldular da İYİ Parti bir kan kaybı yaşamadı ki. CHP’den sonraki bütün partiler yerel seçimde ciddi bir sıkıntı yaşadı. Yani yüzde 1 oy alan parti bile geleceğimizle ilgili bize akıl veriyor. Ama bunlar siyasette hep olan şeyler. Projektörler İYİ Parti’ye yöneltilmiş durumda. Dolayısıyla onun içindeki alandan safiyet bataklığı çıkarmaya çalışıyorlar .”
KONGREMİZİ ELBET YAPACAĞIZ
“Partimiz olağanüstü kongresini yapacak. Takvimi uygun mu? Değil. Elbette tartışılır ama ne yapalım bu karar alınmış ve Seçim Kurulu’na bildirilmiş. Biz hepimiz bu partiye büyük emekler vermişiz. Koray Abi de büyük emekler sarf etti, ben de kendi çapımca büyük emekler sarf ettiğime inanıyorum. Tolga Bey’in de emeklilerine şahidim. Yalnız biz değil, bu partiyi kuran arkadaşlarımızın tamamı büyük emekler sarf etti. Ayrıca İYİ Parti’nin kuruluşu, Türkiye açısından da bir beklenti oluşturdu. Ama gerçek emek sahibi sayın Genel Başkanımız Meral Akşener hanımefendidir. Bu parti onun mücadelesiyle, emekleriyle, teriyle, bizlerin de yardımıyla kurulmuştur. Dolayısıyla elbette ki gönül arzu ediyor ki sayın genel başkanımızın liderliğinde olağan kongreye gitseydik. Ben herkesten fazla genel başkanımız Akşener’in görevine devam etmesini arzuluyorum. Ama ortada bir karar ve kararlılık var ve bunun artık fizikken mümkün olması söz konusu olamaz.”
DEMİREL GİBİ DAVRANIN MİLLETİN ÖZLEDİĞİ BU!
BAZI siyasi partilerin İYİ Parti’nin iç işlerine karışırcasına yaptıkları açıklamaları “art niyetli spekülasyon” olarak niteleyen Musavat Dervişoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Ben pozisyonum icabı çok lider dinledim. Süleyman Demirel’le Erdal İnönü’nün kurduğu koalisyon hükümeti döneminde, SHP’de Deniz Baykal aday olmuştu. Demirel’e, gazeteciler yorumunu sorduğunda, ‘Hükümet ortağımızdır ama Erdal İnönü başka bir siyasi partinin genel başkanıdır. Başka bir siyasi partinin iç işlerine karışmak çok uygun bir davranış olmaz. Başka bir siyasi partinin içişlerine karışılmaz. Karışılması hatadır’ yanıtını vermişti. O süreçte Süleyman Demirel’in ve diğer liderlerin davranışlarını şimdiki mevcut liderlerden de beklerim. Milletin özlediği, beklediği de bu zarafettir.”
iYi Parti ülkeye gerekli
“Çıktık bir yola” diyen, adaylığıyla ilgili yarın basına açıklama yapacağını belirten Dervişoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“İYİ Parti Türkiye’ye lazım. Siyasetin merkezinde yerini alması lazım, Türkiye’nin önünde önemli gündem maddeleri var. Yaşadığımız coğrafyanın ciddi jeopolitik sıkıntıları var. Türkiye’nin taşıdığı önemi bilen siyasetçilerin, söz sahibi makamlarda bulunması lazım. Türkiye bu stratejik ve jeopolitik konumuyla bulunduğu yerin hakkını veren bir biçimde yönetilmeye muhtaç. O sebeple herkesin ortak bir sorumluluk duygusuyla hareket etmesini diliyorum.”
]]>
Büyükşehirlerin yanı sıra il, ilçe ve belde belediye başkanları ile muhtarlar, il genel meclisi üyeleri, belediye meclis üyeleri seçilecek.
Seçmen sayısı 61 milyon 441 bin 882 kişi olarak belirlendi. 18 yaşını dolduran 1 milyon 32 bin 610 genç, bu seçimde ilk kez oy kullanacak.
Siyasi liderlerin ve adayların da nerede oy kullanacakları belli oldu.
* Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, her seçimde olduğu gibi bu seçimde de oyunu İstanbul Saffet Çebi Ortaokulu’nda kullanacak.
* TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Fatih’teki Gelenbevi Anadolu Lisesi’nde 1245 numaralı sandıkta oy verecek.
* CHP Genel Başkanı Özgür Özel, oyunu Manisa merkez Yunusemre ilçesi 23 Nisan Ulusal Egemenlik İlkokulu’nda kullanacak.
* MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Ankara Anıttepe Ortaokulu’nda, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Bilkent’te Emlak Bankası Ortaokulu’nda sandığa gidecek.
* DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Adana’nın Çukurova ilçesindeki Ayşe Atıl İlkokulu’nda oyunu kullanacak. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise Ankara’daki Ahmet Vefik Paşa İlkokulu’nda oy verecek.
* Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Çankaya Lisesi’nde, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Etimesgut’un Fatih Sultan Mahallesi’ndeki Başkent Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nde oy kullanacak.
* Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İstanbul Eyüpsultan’daki Göktürk Mahallesi’nde; DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise Ankara Bilkent’teki Türkiye Emlak Bankası Ortaokulu’nda oyunu verecek.
* Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal memleketi Afyonkarahisar’da sandık başına gidecek. Uysal, merkez Selçuklu İlkokulu’nda oyunu kullanacak.
* DSP Genel Başkanı Önder Aksakal İstanbul’un Üsküdar ilçesinde Ünalan Mahallesi Şeyh Şamil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde sandığa gidecek.
* Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Balgat Binnaz Rıdvan Ege Anadolu Lisesi’nde, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ise Yaşamkent Özel Şener Çakmak Anadolu Lisesi’nde oyunu verecek.
* Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek İstanbul’da Beşiktaş Gayrettepe Şair Nedim Ortaokulu’nda sandık başına gidecek.
İSTANBUL, ANKARA VE İZMİR ADAYLARI
Üç büyükşehrin belediye başkan adaylarının oy kullanacakları yerler de belli oldu.
Buna göre, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP adayı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü’ndeki Emin Yükseloğlu Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde oy kullanacak.
Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum, Kağıthane ilçesi Hamidiye Mahallesi Kağıthane İmece İlkokulu’nda sandığa gidecek.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP adayı Mansur Yavaş, Ümitköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu’nda oyunu kullanacak.
Cumhur İttifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok, Karargahtepe Mahallesi Kocatepe İlkokulu’nda oy verecek.
Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, Bayraklı ilçesi Gümüşpala Mahallesi Şehit Nazımbey İlkokulu’nda, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay da Karşıyaka’da Şehit Polis Samet Kırcalı Ortaokulu’nda sandığa gidecek.
]]>Yüksek Seçim Kurulu 1 Ocak 2024’te seçim dönemini başlatırken, RTÜK üyeleri İlhan Taşcı ve Tuncay Keser, TRT Haber’deki canlı yayınlar ile 6 Şubat 2024 tarihli 24 saatlik yayınında partilere ayrılan süreler incelendi. Bu kapsamda 40 günlük dönemde, TRT Haber’de Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan ile AKP’li yöneticilerin, aday tanıtım toplantıları dâhil değişik programlardaki yaptıkları konuşmalar, 1945 dakika canlı olarak verildi. Aynı dönemde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşmalarının sadece 25 dakikalık bölümü TRT haberde canlı yayınlanabildi.
BAHÇELİ’YE BİR GÜNDE 38 DAKİKA
Taşcı ve Keser’in hazırladığı bilgi notuna göre; 6 Şubat 2024 tarihli 24 saatlik yayında da Erdoğan ve AKP’li yöneticilerin yayın süresi 6 saat 42 dakika olurken, bunun 1 saat 46 dakikalık bölümü canlı yayınlardan oluştu. Aynı gün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de TRT Haber’de 38 dakika 28 saniye yer buldu.
ÖZEL’İN HİÇBİR KONUŞMASI CANLI YAYINLANMADI
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in aynı gün birçok programı olmasına karşın, hiçbir konuşması canlı yayınlanmadı, konuşma ve etkinlikleri haber bültenlerinde de yer bulamadı. İyi Parti, İyi Parti heyetinin Hatay ziyareti kapsamında hazırlanan haberle, 1 dakika 53 saniye süreyle TRT Haber’de görülme imkânı buldu.
Aynı gün AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum 2 dakika 33 saniye, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok 2 dakika 3 saniye ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ise 2 dakika 2 saniyelik haberlerle TRT Haber’de yer aldı. Diğer partilerin adaylarına ilişkin hiçbir habere TRT haber bültenlerinde yer verilmedi.
“MİLLETİN PARASIYLA YAPILIYOR, TRT YİNE SUÇ İŞLİYOR”
RTÜK üyesi Tuncay Keser, TRT’nin yaklaşımını şöyle değerlendirdi:
– Seçim sürecinin başlaması ile birlikte TRT, tam gaz iktidar propagandası dönemine geçti. Kamu yayıncısı olan ve 85 milyonun vergileriyle fonlanan TRT, izlediği yayın politikasıyla İktidar Radyo Televizyonu haline geldi. İktidarın propaganda aracı haline geldi. Özellikle seçim dönemi yayınlarında bu daha da net şekilde görülüyor. TRT bir yandan kendi kanununu çiğnerken, bir yandan da Yüksek Seçim Kurulu kararlarını paspas ediyor. TRT Kanunu ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK), ‘tarafsızlık’ diyor, ‘tek yönlü, taraf tutan yayın yapılmaz’ diyor, ‘fırsat eşitliği’ diyor ama TRT yönetimi bunların hiçbirini takmıyor.
– Seçim dönemindeki canlı yayınlarda 78 katlık bir uçurum var. 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümüydü ve bütün partilerin etkinlikleri vardı. 6 Şubat’ta AK Parti Genel Başkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Bahçeli yani iktidar grubu, 7 saat 20 dakika TRT Haber’de yer alırken, TBMM’deki ikinci büyük parti olan CHP ve Genel Başkanı Özgür Özel, 24 saatlik yayında hiç görülmüyor. Bir saniye bile haber ve görüntü yok. TRT muhalefet körlüğü içinde. Tam bir karartma uygulanmış.
– Özel kanallarda bile yapılmayan, milletin parasıyla TRT’de yapılıyor. TRT yönetimi, daha önce yaptığı gibi yine suç işliyor. YSK da RTÜK de seyirci rolünde, bugüne kadar hiçbir adım atılmadı. TRT Yönetimi, kanunları sürekli çiğneyerek hukuk devleti ilkesini, seçim adaletini ve demokrasiyi baltalıyor, görevi kötüye kullanma suçu işliyor. TRT muhalefet körlüğü içinde. Tam bir karartma uygulanmış… Bu karne, TRT yönetiminin utanç tablosu olarak basın tarihine geçecektir.
“CEPLERİNDEN PARASINI VERİP AKPTV KURSUNLAR”
RTÜK üyesi İlhan Taşcı ise şu değerlendirmeyi yaptı:
– TRT Genel Müdürlüğü koltuğunda oturan zatın bırakın bir günlük gazetecilik yapmasını, günlük bir gazete okusa dahi şu tablodan utanırdı. Nasıl olur da ülkenin Ana Muhalefet Liderine 0 yazıyla sıfır süre ayrılır. İnsanda biraz utanma olur. Hadi o yok, azıcık mesleki ahlak olur. Bu tablo ne gazetecilik, ne televizyonculukla açıklanabilir, bunun adı siyasi garezdir.
– Ülkenin Ana Muhalefet Liderini görmezden gelmek, yok saymak CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e bir şey kaybettirmez ama bu yayıncılığa imza atanların yakasına aymazlıkları yapışacak. Vergileriyle yayıncılık yapmasına olanak sağladıkları TRT’nin içler acısı halini halk görüyor ve zamanı gelince hak ettikleri yanıtı da verecektir. Hukukun yeniden işlemesiyle birlikte bu yayınların sorumluları hukuk önünde hesap verecektir. TRT ne Zahid Sobacı’nın ne de AKP’nin propaganda aracıdır. Eğer çok istiyorlarsa ceplerinden parasını verip AKPTV kursunlar başına da Sobacı’yı getirsinler.
“RESMİ GİRİŞİMLERDE BULUNACAĞIZ”
– Artık 85 milyonun vergileriyle yayıncılık yapıp gerçekleri halktan gizlemek yerine tarafsız, özgür, hakkaniyetli bir yayıncılık çizgisini izlemeliler. Milletin sırtından iktidar borazanlığı yurttaşların canına tak etti. Kamunun çıkarları, halkın haber alma özgürlüğü ışığında bu hukuksuzluk ve siyasi gareze karşı RTÜK’ün yasal yetkilerini kullanması ve TRT yayınlarını denetlemesi için resmi girişimlerde bulunacağız ve seçim süreci boyunca da yayınları takip edeceğiz.
]]>21’inci yüzyılın dünyasında kadın, çocuk, yaşlı fark etmeksizin Filistin’de yaşanan zulüm ve katıksız barbarlığın artık daha fazla cezasız kalmayacağını ifade eden Akşener, şunları kaydetti:
* Adaletin olmadığı bir yerde insan hakkından da barıştan da huzurdan da söz edilemez. Bugün Güney Afrika’nın göstermiş olduğu bir cesaretin sonuçlarını yaşıyoruz. Umarım ki bu cesaret kürsülerden bağırmak dışında hiçbir adım atamayanlara büyük bir ders olur. Sözde insan hakları savunucusu ve demokrasi neferi olan ülkelere de unutulmaz bir örnek olur.
* Uluslararası Adalet Divanı’ndan çıkan ihtiyati tedbir kararının, bir an önce 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ne uygun olarak sonuçlanmasını diliyorum. Ancak şunu unutmayın ki katil Netanyahu için tedbir yetmez. Bir an önce somut bir adım atılmalıdır. O kirli elini Filistin’den çekmesi de yetmez. Soykırım suçlusu olarak tüm dünyadan izole edilmelidir.
TEMEL KARAMOLLAOĞLU
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.
İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’nda alınan ara kararla birlikte hukuki olarak “soykırım suçu”yla karşı karşıya kaldığını belirten Karamollaoğlu, “Böyle bir kararı önemsiyor ve soykırımın durdurulması adına yapılacak yargılamanın tarihi bir öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Şimdi yapılması gereken, başta İslam ülkeleri olmak üzere tüm devletlerin bu kararı bir yaptırım gücüne dönüştürmek ve siyonizmi yargılamak için mücadele etmektir. Bu vesileyle Güney Afrika Cumhuriyeti’ne teşekkür ediyorum, sözde demokratik ve gelişmiş ülkelere rağmen ortaya koyduğu bu duruşundan dolayı tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA DESTİCİ
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, mahkemenin koşulsuz ve acil ateşkes yönünde bir karar alamadığını, buna rağmen kararı önemli bir adım olarak gördüğünü kaydetti.
İsrail’in Filistin ve Gazze’de yaptığı soykırımın bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini belirten Destici, “Siyonist İsrail devleti ve bu soykırımda dahli olan, başta katil Netanyahu olmak üzere tüm yöneticileri, katlettikleri çoğu çocuk ve kadın binlerce masum sivilin ve uyguladıkları soykırımın hesabını yargı önünde vermelidir. Türkiye, Müslüman Türk milleti, masumların ve kardeşlerinin yanındadır. İnsani yardımlar ve diplomatik destekle birlikte, hukuk mücadelelerinde de Filistinli kardeşlerimizin yanlarında olmaya devam etmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
AHMET DAVUTOĞLU
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise sosyal medya hesabından, “Gazze’de bir soykırım gerçekleştiren İsrail devletini sanık sandalyesine oturtan Güney Afrika’ya teşekkür eder, her şartta Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha vurgularım.” paylaşımını yaptı.
ALİ BABACAN
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Uluslararası Adalet Divanı’nın ara kararıyla İsrail artık bir ‘soykırım şüphelisi’ haline geldi. Mandela’nın mirasını yaşatan Güney Afrikalı hukukçuları tebrik ederim.” ifadelerini kullandı.
]]>Başarır, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında konuştu. Şehit cenazelerinin gelmesini, ailelerin yüreğinin yanmasını istemediklerini ifade eden Başarır, “İki gündür dün Devlet Bahçeli bugün Semih Yalçın siyasi nezaketi bırakıyorum, insanların midesini bulandıran açıklamalarda bulunuyor. Devlet Bahçeli ve Semih Yalçın gibi siyasetçiler televizyona çıktığında artı 18’i mutlaka koyun. Çocuklarımız izlemesin” diye konuştu.
BAHÇELİ’YE HÜDAPAR TEPKİSİ
Bahçeli’nin bütçe görüşmelerinin son gününde genel kurulda CHP’nin konuşmasını dinlememesine tepki gösteren Başarır, şunları söyledi:
– Bütçeyi savunan kişi HÜDAPAR’ın genel başkanıydı. Bu bütçeyi savunacak başka birisi yok muydu? Hizbullah’ı terör örgütü olarak kabul etmeyen partinin genel başkanı, Türkiye’de federal yapı ve güneydoğunun bölünmesinin tartışılabileceğini söyleyen bir partinin genel başkanı orada konuşurken utanmadınız mı Sayın Devlet Bahçeli? Düne kadar AK Parti’ye ip atan Devlet Bahçeli ve Semih Yalçın arkadaşları bugün HÜDAPAR ve AK Partiyle ip atlıyor. ‘Biz sokağa çıkmayacakmışız’.
– Biz sokaktayız Sayın Devlet Bahçeli. Sokağa çıkmayacak biri varsa HÜDAPAR’ın genel başkanı bu ülkenin bölünebileceğini, tartışılabileceğini söylerken orada oturan sizsiniz. Semih Yalçın hangi kafa ile söyledi bilmiyorum ama hiç kimse bizi tehdit edemez. Bir milim eğilmeyiz, bir milim geriye gitmeyiz. Lütfen herkes kendine gelsin. Şehitlerin tabutlarından ellerini çeksin. Şehit cenazesi gelmemesi için mücadele etsin.
“ARAMIZDA SÖYLEM ÇATIŞMASI YOK”
Akşener’in partisinin grup toplantısında “Cumhuriyeti biz kurduk diye gezenler uslu uslu oturuyor. Belediye seçimleri öncesinde DEM Partililere şirin görünmek için susanlar var” sözlerini değerlendirmesi sorulan Başarır şunları söyledi:
– Aramızda bir söylem çatışması yok. Gara saldırısında 16 evladımız şehit olmuştu yine Meclis’te bir bildiri yayınlanmıştı. O zaman Sayın Akşener aynen bizim gerekçelerimizi ortaya koyarak bu bildiriye imza atmamıştı. O gün nasıl ki Meral Hanım’ın vatanseverliğinden, milliyetçiliğinden, şehitlere karşı duruşundan hiçbir şey eksilmemişse bizim de aynı şekilde eksilmez. O gün niye imza atmadıysa biz de bugün bu yüzden imza atmadık. Doğru duruş budur. Bir bildiri var daha ileri bir bildiri var. Değerli Genel Başkanın bunu okumasını ve Gara saldırısından sonraki duruşlarını gözden geçirmesini dilerim..
Başarır, “PKK terör örgütüyle yaşanan bu olaylarla ilgili tepkimizi ortaya koyduk. Ne DEM ne İYİ Parti’ye şirin gözükmek gibi bir çabamız olamaz. Bizim duruşumuz, ilkemiz belli. Bundan sonra CHP’den hiç kimse yapılan saldırı ve haksızlıklara karşı sessiz kalmasını beklemesin. Çok da ileri gideriz. Bunu AK Parti ve MHP grubuna söylüyorum. İYİ Parti de hanımefendi de bizim özellikle bildirimizi, söylemlerimizi değerlendirirse bence yanlış düşündüğünü görecektir” diye devam etti.
]]>