CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, ilaç ve eczacılık sektörünün sorunlarını, yıllarca eczacı olarak giydiğini söylediği beyaz önlüğüyle anlattı.
14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutlayan Gezmiş, Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında hayata geçen politikaların eczacıları da hastaları da çaresizliğe sürüklediğini söyledi. Ateş düşürücü çocuk şurubunun bile yarısını artık devletin ödemediğini anlatan Gezmiş, koruyucu sağlık ödeneğinin yetersiz olduğunu dile getirdi.
GENEL KURULDA “GÜRÜLTÜ” KAVGASI
TBMM Başkanvekili Önder, Gezmiş’in konuşması sırasında Genel Kurul salonunda oluşan gürültü üzerine, söz almak isteyenlerin listesini yenilemek üzere toplanan AKP’li milletvekillerini uyardı.
Önder, sisteme giriş yaparak söz isteyen milletvekillerinin bu taleplerini iptal ettiğini açıkladı ve sisteme tekrar giriş yapılmasını istedi.
AKP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, CHP’li Gezmiş’in konuşmasını tamamlamasının ardından Önder’in yanına giderek “Sizin yaptığınız keyfiyet oldu” dedi ve bu duruma itiraz etti. Bunun üzerine ikili arasında tartışma yaşandı.
Önder, Çelebi’ye “Elini sallama bana. Kime parmak sallıyorsun?” diyerek görüşmelere ara verdi.
Görüşmelere verilen arada da DEM Parti ve AKP milletvekilleri arasında kısa süreli “parmak sallama” tartışması yaşandı.

“38 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET; AFFEDERSİNİZ BORU DEĞİL”
Aranın ardından Meclis Başkanvekili Önder, İçtüzüğe göre birinci görevinin Genel Kurul’un sükunetini ve konuşma zemininin kaybolmamasını sağlamak olduğunu belirterek, Genel Kurul’un akışını bozmadan ilk 20 konuşmadan sonra iktidar-muhalefet ayırt etmeden söz söyleme hakkını en geniş şekilde kullandırmaya çalıştığını söyledi.
İki gün önce 67 milletvekilinin söz aldığını ve bunun 67 dakika sürdüğünü anlatan Önder, bunun bir süre uzatma olmadığını vurguladı. Önder, “Bazen bir saat arkadaşlarımıza tek tek söz vermek; Meclis’te 2-3 saat tasarruf etmek anlamına da geliyor.” dedi. Meclis Başkanvekili Önder, konuşmasını şöyle sürdürdü:
*Bir arkadaşımız, bir sayın milletvekili parmak salladı. Açılışta hiç bahsetmeden girdim; şu anda 38 kez ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılanıyorum. Hakkımızdaki ferman yarım saat, bir saat içinde açıklanmış olacak.
*38 kez ağırlaştırılmış müebbet; affedersiniz boru değil. Hele bugünkü ortamda; ‘Bir şey olur olmaz, buradan adalet çıkar çıkmaz’ diyecek bir tane vekil varsa ikincisi de ben olayım.
*Buna rağmen kendi sorumluluğumuzu müdrik geliyoruz, burada bu işi suhuletle yürütmeye çalışıyoruz. Bu sayın milletvekilinin bilmesi gereken şu ki ben parmak sallanacak bir insan değilim.
*38 kez, bu parmak değil bir gürz olarak başımda sallanırken gelip burada görev ve sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyorum; bana sökmez. Ama bütün arkadaşlarımızın hepsinin hukukunu korumak, gözetmek benim tüm kişisel görüşlerimden ve hassasiyetlerimden daha önde gelir. Eğer varsa bir arkadaş ‘Şurada şöyle bir buğuz ile davrandın’ diyecekse boynum kıldan incedir. Onun için herkesi tertipli olmaya davet ediyorum.
SAYGI GÖSTERİLMESİNİ İSTEDİ
Konuşma yapan hatibe saygı gösterilmesini isteyen Önder, “Bunu söylemek istemezdim ama Genel Kurul’u yönetirken beyne pıhtı attı benim. Gittik, her şer bir hayra gebedir; pankreasta tümör çıktı. Gittik, beyne pıhtı atmasıyla beraber aort anevrizması yaşadık. Ağır da bir tedavi görüyorum. Ona rağmen ben bu kadar tahammüllü, bu kadar saygılı ve bu kadar zarafetle yürütmeye çalışırken bu hoyratlık kabul edebileceğim bir şey değil. Acaba zarafetimizi, nezaketimizi, edebimizi başka bir şey olarak mı yorumluyorlar duygusuna kapılıyorum. İncindiğim bir şey.” sözlerini sarf etti.
Muhalefetten de milletvekillerinin gelerek kendisini “demokrasi dışı” davranmakla suçladığını anlatan Önder, bundan sonra 20 kişiden başka hiçbir milletvekiline söz vermeyeceğini kaydetti.
Önder, kendisine yönelik “saygısızlıkla” alakalı bir şey yapmayacağını, onu bile “ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendirdiğini aktardı.
MHP Çankırı Milletvekili Pelin Yılık, “Engelliler Haftası”, Yeniden Refah Partisi Konya Milletvekili Ali Yüksel ise “emekli maaşları” hakkında konuştu.
“ATALARIMIZIN BİZE BIRAKTIĞI EN DEĞERLİ MİRAS…”
AKP İstanbul Milletvekili Halit Yerebakan da yerinden söz alarak, 16 Mayıs’ın “Barış için Birlikte Yaşama Günü” olduğuna işaret etti. Yerebakan, tarih boyunca Anadolu topraklarının medeniyetlerin kucaklaştığı, kültürlerin örüldüğü bir mozaiğe dönüştüğünü söyledi.
Yerebakan, “Çanakkale’de omuz omuza savaşan dedelerimizin, Kurtuluş Savaşı’nda bir araya gelip yedi düvele karşı koymuş atalarımızın bize bıraktığı en değerli miras birlik içinde yaşama iradesidir.” diye konuştu.
Son yıllarda dünya genelinde artan ayrışma eğilimlerinin toplumsal dokuyu tehdit ettiğine dikkati çeken Yerebakan, “Yüzyıllardır süregelen hoşgörü ve kardeşlik geleneğimizin gölgesinde bu ayrıştırıcı zihniyetle mücadele etmek hepimizin ortak sorumluluğundadır. Artık ayrışmanın değil, birleşmenin peşinde koşmalıyız. İşte bu yüzden toplumsal uzlaşı ve barışı teşvik edecek politikaları geliştirmek her birimizin önemli görevidir. Birlikte yaşamanın, birlikte başarmanın ve huzurlu bir gelecek kurmanın liderleri olalım. Unutmayalım ki biz birlikte güçlüyüz.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>
Siyah-beyazlı kulüp, “Türk futbolunun tüm hatlarıyla kaos yaşadığı, yeni ve yıpranmamış bir yönetime ivedilikle, en çok ihtiyaç duyduğu dönemde 2024-2025 sezonunun başlamasına birkaç hafta kala 18 Temmuz tarihinde seçime gitmek Türk futboluna faydadan çok zarar getirecektir. Sahaya girilerek hakeme yumruk atıldığı, takımların sahadan çekildiği, sahaya giren taraftarlarla sporcular arasında arbedelerin yaşandığı, ceza kurullarına sevklerin ya belirlenen tarihten önce alınarak uygulandığı, ya da bekletilerek baskı altında yapıldığı ve uygulandığı, VAR kararlarının sorgulandığı, gizli toplantıların kayıtlarının sızdırıldığı, süper kupanın bir krize dönüştürüldüğü, sürecin yönetilmediği örneklerinde olduğu gibi onlarca örnek varken, futbol ailesinin demokratik iradesini sekteye uğratacak, profesyonel yeni bir organizasyon yapısına ihtiyaç duyduğumuz bu kritik dönemde ülke futboluna zaman kaybettirecek bu kararın tarihi kabul edilebilir değildir” açıklamasını yaptı.
Beşiktaş Kulübü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“TFF Yönetim Kurulunun 18.07.2024 olarak duyurduğu Seçimli Genel Kurul kararının, sorunların çözülmesi adına acil alınması gereken kararlar söz konusuyken, hiçbir öneri sunulmadan belirlendiğini öğrendik.
Türk futbolunun tüm hatlarıyla kaos yaşadığı, yeni ve yıpranmamış bir yönetime ivedilikle, en çok ihtiyaç duyduğu dönemde 2024-2025 sezonunun başlamasına birkaç hafta kala 18 Temmuz tarihinde seçime gitmek Türk futboluna faydadan çok zarar getirecektir.
Bu duyurunun, futbolumuzun içinde bulunduğu kaotik durumun örneğinin yaşandığı bir günde bu şekilde yapılmasını doğru bir tutum olarak değerlendirmediğimizi ve kabul etmediğimizi belirtmek isteriz.
Sahaya girilerek hakeme yumruk atıldığı, takımların sahadan çekildiği, sahaya giren taraftarlarla sporcular arasında arbedelerin yaşandığı, ceza kurullarına sevklerin ya belirlenen tarihten önce alınarak uygulandığı, ya da bekletilerek baskı altında yapıldığı ve uygulandığı, VAR kararlarının sorgulandığı, gizli toplantıların kayıtlarının sızdırıldığı, süper kupanın bir krize dönüştürüldüğü, sürecin yönetilmediği örneklerinde olduğu gibi onlarca örnek varken, futbol ailesinin demokratik iradesini sekteye uğratacak, profesyonel yeni bir organizasyon yapısına ihtiyaç duyduğumuz bu kritik dönemde ülke futboluna zaman kaybettirecek bu kararın tarihi kabul edilebilir değildir.
Türk Futbolunun kaybedecek tek bir günü dahi olmadığına inanıyoruz.
TFF statüsü genel kurulun nasıl toplanacağını düzenlemektedir. Hiçbir kişi ve yönetim genel kurul iradesinin üstünde olamaz. Türk futbolunun bir üç ay daha bu anlayışla yönetilerek içinden çıkılamayacak sorunlara gömülmesine Beşiktaş JK olarak razı olmadığımızı belirtir, hukukun ve talimatların bize tanıdığı hakları diğer kulüplerimiz ve futbol ailesinin paydaşlarıyla birlikte sonuna kadar kullanacağımızı belirtmek isteriz.
Beşiktaş JK olarak tavrımız nettir. TFF seçimleri çok adaylı olarak yapılmalı, kurulları da atamayla değil seçimle belirlenmelidir. Başta MHK’nın oluşturulması ve buna bağlı olarak VAR uygulamalarından kaynaklanan büyük sorunun çözülmesi için 18 Temmuz tarihinde göreve gelecek yeni yönetimin hızlı ve doğru karar alması neredeyse imkansızdır.
Türk futbolunun tüm kaos ve yanlışlarından kurtulması, lig statülerinin ve kurullarının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi için, zaman kaybetmeden 2023-2024 sezonun bitimiyle birlikte toplanacak genel kurulla seçilecek yeni yönetime ihtiyaç olduğuna inancımızı kamuoyuyla paylaşırız.”
]]>Niyazi Akdaş’ın şirketleşme kongresinde yetki alınamamasının ardından istifa etmesi üzerine kırmızı siyahlı kulübün yönetim kurulu, 10 Şubat Cumartesi günü genel kurul yapma kararı almıştı.
Ekonomik krizin yaşandığı Gençlerbirliği’nde, Niyazi Akdaş’ın ilk kez başkanlığa seçildiği 10 Haziran 2021’den bu yana 6’sı seçimli olmak üzere 7 kez kongreye gidildi.
Süper Lig’e 2020-2021 sezonu sonunda veda eden kırmızı-siyahlılarda başkan Murat Cavcav, 10 Haziran 2021’de yapılan olağanüstü seçimli genel kurulda aday olmadı. Murat Cavcav, babası İlhan Cavcav’ın vefatı sonrası 2017’de başkanlık görevine getirilmişti.
Kongreye tek aday giren Niyazi Akdaş, Gençlerbirliği başkanlığına seçildi ve böylece kırmızı-siyahlılarda ‘Cavcavlar dönemi’ sona erdi.
2022’DE 3 SEÇİM YAPILDI
Son üç sezondur Trendyol 1. Lig’de mücadele eden Gençlerbirliği’nde, 2022 yılında 5 Haziran, 31 Temmuz ve 25 Eylül tarihlerinde seçimli 3 genel kurul yapıldı. Niyazi Akdaş, 5 Haziran 2022’de yeniden başkanlığa seçilirken kısa süre sonra başkent ekibinde olağanüstü seçimli genel kurul ilan edildi.
Akdaş, 31 Temmuz 2022’deki genel kurulda aday olmazken, başkanlık için Talip Çankırı ve Arda Çakmak yarıştı. Seçimde en fazla oyu alan Talip Çankırı, kırmızı-siyahlı kulübün yeni başkanı seçildi ancak Çankırı dönemi yaklaşık iki ay sürdü. 25 Eylül 2022’de tekrar olağanüstü seçimli genel kurula giden Gençlerbirliği Kulübünde Niyazi Akdaş, yeniden başkanlık koltuğuna oturdu.
YİNE YENİDEN AKDAŞ
Başkent temsilcisi, Trendyol 1. Lig’de geçen sezon ilk devreyi 7 puanla tamamlamasına rağmen devre arasında transfer yasağının kaldırılmasıyla puanını 38’e çıkarmayı başardı ve kümede kaldı.
Ancak başkan Akdaş, “Yönetimde yer alan kişilerden mali anlamda gerekli katkıyı alamaması” üzerine yaşanan ekonomik sıkıntılardan dolayı istifa etti. 16 Temmuz ve 14 Ekim 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurullarda tekrar başkanlığa seçilen Akdaş, yönetim kurulunu yeniledi. Böylece Akdaş, “Cavcavlar dönemi”nden sonra kulüpte 5 kez başkanlık görevine seçildi.
ŞİRKETLEŞME İÇİN YETKİ ALINAMADI
Gençlerbirliği Kulübü Yönetim Kurulu, 2023’ün son ayında delegelerden “şirketleşme yetkisi” almak için genel kurul kararı aldı.
Genel kurul için delege yeter sayısına 31 Aralık 2023 ve 7 Ocak 2024 tarihlerindeki toplantılarda ulaşılamadı. Şirketleşme yetkisi alınamaması üzerine başkan Niyazi Akdaş, görevinden istifa ettiğini duyurdu. Bunun üzerine kırmızı siyahlı kulüpte bir kez daha seçim kararı alındı.
Kırmızı-siyahlı camia, 3 yıl dolmadan yapılacak 8. genel kurulda yeni başkanını belirleyecek.
İSTİFADAN SONRA GALİBİYET YOK
Gençlerbirliği’nde yaşanan “Yönetim belirsizliği” saha sonuçlarına da yansıdı. Kırmızı-siyahlı ekip, Akdaş’ın istifasını kamuoyuna duyurduğu 22 Ocak’tan bu yana maç kazanamadı.
Trendyol 1. Lig’de play-off’a kalma mücadelesi veren teknik direktör Sinan Kaloğlu yönetimindeki Gençlerbirliği, Akdaş’ın istifasının ardından çıktığı 5 lig maçında 2 beraberlik ve 3 mağlubiyet aldı. Gençlerbirliği, son haftalarda aldığı kötü sonuçlar nedeniyle play-off hattının 6 puan gerisine düştü.
Ligde son galibiyetini 21 Ocak’ta 3-1’lik skorla Sakaryaspor’a karşı elde eden başkent ekibi, 33 puanla 9. sırada bulunuyor.
]]>Akdaş, yaptığı yazılı açıklamada, “11 Ocak itibarıyla başkanlık görevimden istifa etmiş bulunuyorum. Ancak yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımın ricasıyla kararımı açıklamayı Sakaryaspor maçı sonrasına bırakmıştım. Bugün itibarıyla saygılarımla kamuoyunun bilgisine sunarım.” ifadelerini kullandı.
“KAYYUM ATANMASINI ENGELLEMEK İÇİN…”
Kırmızı-siyahlı kulüpte başkanlık görevine ilk olarak 10 Haziran 2021’de seçilen Akdaş, yönetim kuruluna da istifaya ilişkin yazılı açıklama gönderdi. Söz konusu metinde kulübü büyük bir borç yüküyle Murat Cavcav’dan devraldığını vurgulayan Akdaş, şöyle devam etti:
“Gençlerbirliği Kulübü başkanlık görevim sırasında borçları ödeyebilmek için birkaç genel kurul yaparak yeni atanan üyelerden katkı bekledim. Maalesef beklediğim maddi katkıyı alamadım. Bilindiği gibi 31 Temmuz 2022’de başkanlığı Sayın Talip Çankırı’ya devrettim. O yönetimin de seçimli olağanüstü kongre kararı almasının ardından delegelerimizin ısrarı üzerine kulübümüze kayyum atanmasını engellemek için başkanlığa tekrar aday oldum. Belki de aday olmamam en doğru karardı ama kulübüme olan sevdam beni böyle yönlendirdi. 25 Eylül 2022’de yapılan kongrede katılan delegelerin büyük çoğunluğuyla tekrar seçildim.”
Akdaş, büyük maddi ve manevi çabalarla kırmızı-siyahlı kulübü son iki sezonda Trendyol 1. Lig’de tutmayı başardıklarına işaret ederek, “Eski borçların büyük bir kısmını ödeyebildik. Şirketleşme vaadiyle 14 Ekim 2023 tarihli kongremizde Sayın Cantürk Alagöz ile birleşme kararı aldık ve ortak bir yönetim kurulu oluşturduk. Sayın Alagöz’e bu dönem verdiği katkılar için bir kez daha teşekkür ederim. Kulübümüzün üst sıradaki takımlarla çok az puan farkı var. Kariyer hayatım süresince, kendime her zaman büyük hedefler koydum ve şükürler olsun hepsini birer birer de gerçekleştirebildim. Ne yazık ki hayatımda ilk defa kulübümde koyduğum hedefin, gelinen nokta ile bağdaşmadığı gerçeğini büyük bir üzüntüyle görüyorum. Maddi olarak hayal ettiklerimizi maalesef gerçekleştiremediğimiz bir noktadayız. Her geçen gün öngörülemez bir şekilde artan giderler ve kur artışları tüm uğraşlarımıza rağmen artık içinden çıkılamaz bir hal almıştır.” değerlendirmesinde bulundu.
“KULÜBÜN MENFAATLERİNİ HER ŞEYİN ÜSTÜNDE TUTTUM”
“Ailem ve yakınlarım bilirler ki Gençlerbirliği sevdam tartışmaya açık değildir.” ifadelerini kullanan Akdaş, şunları kaydetti:
“Başkanlığım süresince kulübümüzün menfaatlerini her şeyin üstünde tuttum. İyi niyet, çaba ve fedakarlık anlayışı ile kulübümüzü ancak bu noktaya kadar getirebildim. Son olarak yine üzerime düşen görevi yapmak adına, kulübümüzün menfaatleri doğrultusunda ‘sürdürülebilirliğinin sağlanması’ için şu an hemen hemen tüm kulüplerin başvurduğu bir yöntem olan ‘şirketleşme’ yolunda adım atmak amacıyla delegelerimize genel kurul çağrısında bulunduk. Çünkü günümüzde futbol kulüplerinin idari ve mali yapılarının profesyonel ve bütünlük içinde yönetilmesi, gelirleri artırıcı bir kurumsal yapıya kavuşması, dinamik bir işleyişe sahip olması şirketleşmeyle elde edilebilecek kazanımlardır. Bu arada şunu da belirtmeliyim ki geçmiş genel kurullarda söz verdiğim gibi kulübe yaklaşık 2000 çalışanımdan bir çalışanımı dahi kaydettirmedim.”
Akdaş, şirketleşme gündemiyle yapılması planlanan genel kurulda toplantı yeter sayısına ulaşılamadığını hatırlatarak, “Bu nedenle de Sayın Alagöz, kulübümüzle alakasını kesmiştir. Çoğunluk sağlanmaması adına genel kurula girmeyip dışarda bekleyen delege arkadaşlarımızın ve defalarca arandıkları halde genel kurulumuza katılmayan delegelerimizin yaptıkları bu davranışların kulübümüzün yararına olup olmadığını onların vicdanlarına bırakıyorum. Gelinen noktada hem maddi hem manevi olarak ciddi anlamda yıpranmış biri olarak Gençlerbirliği Spor Kulübüne, Gençlerbirliği taraftarına, içinde bulunduğum camiaya ve aileme, sağlığıma daha fazla zarar gelmemesi için an itibarıyla başkanlık görevimden istifa ettiğimi bildirmek istiyorum. Gençlerbirliği’ne olan sevgim ve sevdam hayatımın sonuna kadar yaşayacaktır. Hakkınızı helal edin. Bu arada istemeyerek de olsa kırdığım, üzdüğüm kişiler varsa hepsinden özür diliyorum. Bize verilen bu kıymetli görevi yönetimimle birlikte yerine getirdiğimiz kanaatindeyim. Bizden sonra gelecek arkadaşlarımızın, devrettiğimiz noktadan bayrağı daha da yukarıya taşıyacağına olan inancım tamdır.” şeklinde görüş belirtti.
]]>Bütçenin Genel Kurul görüşmeleri ise 11 Aralık’ta başladı. Genel Kurul’da 15 birleşimde toplam 191 saat 13 dakika mesai yapıldı. Stenograflar 6 bin 968 sayfa tutanak tuttu.
HASAN BİTMEZ HAYATINI KAYBETTİ
TBMM ile Adalet ve Dışişleri bakanlıklarının 2024 yılı bütçelerinin görüşüldüğü, bütçe görüşmelerinin 2. gününde, Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez, kürsüde rahatsızlandı. TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca, birleşime 20 dakika ara verdi. Genel Kurul’da uzun süre kalp masajı yapılan Bitmez, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınırken Danışma Kurulu kararıyla görüşmeler yarıda kesilerek, ilgili kurumların görüşmelerinin kalan kısmının 21 Aralık Perşembe günkü birleşimde yapılması kararlaştırıldı.
Bütçe görüşmelerinin 4. gününde ise Bitmez’in vefat haberi alındı. Bunun üzerine, TBMM Genel Kurulu’nda çalışmalara ara verildi ve Danışma Kurulu kararı ile Kültür ve Turizm ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarının 2024 yılı bütçe görüşmeleri 21 Aralık Perşembe gününe alındı.
Bütçe görüşmelerinin 5. gününde, TBMM Genel Kurulu’nda, Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2024 yılı bütçelerinin görüşmelerinde vefat eden Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

CHP’Lİ KASAP SAADET PARTİSİ’NE KATILDI
Saadet Partisi’nin sandalye sayısı, Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in vefatıyla 19’a düşerken, Meclis’te grup kurmak için gerekli olan en az 20 milletvekiline sahip olma kriterini kaybetti. CHP’den istifa eden Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap’ın partiye katılımıyla Saadet Partisi, TBMM’de yeniden grup oluşturma çoğunluğunu elde etti.
AKPLİ VEKİLLER GENEL KURULU TERK ETTİ
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2024 yılı bütçesi üzerinde konuşan CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, kadın cinayetlerinden bahsederken AK Parti sıralarına dönerek, “Sayın vekil gülüyor ama bu veriler gerçek.” sözlerini sarf etti. Bu sözler, Genel Kurulda, CHP ve AK Parti milletvekilleri arasında tartışmalara neden oldu.
Söz talebinin yerine getirilmemesi üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin “Biz çıkalım” diyerek, partisinin milletvekilleriyle Genel Kurul Salonu’ndan ayrıldı.
Özcan’ın konuşmasını tamamlamasının ardından salona dönen AK Parti Grup Başkanvekili Zengin ve beraberindeki AK Parti milletvekilleri Başkanlık Divanı önünde toplanarak bir süre bekledi. Bunun üzerine Meclis Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca, birleşime ara verdi.

TARIM ÜRÜNLERİ KÜRSÜYE TAŞINDI
Bütçe görüşmeleri sırasında, tarım politikalarını eleştiren muhalefet milletvekilleri kürsüye bazı tarım ürünleriyle birlikte çıktı. CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlıklarının 2024 yılı bütçelerinin görüşüldüğü TBMM Genel Kurulunda kürsüye bir poşet limon ve ekmekle ile çıktı. Sümer, çiftçinin 3 kilo limon satarak bir ekmek alamadığını söyledi.
CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, Tarım ve Orman Bakanlığının bütçesi üzerine konuşmak için geldiği kürsüde, 8 köşeli kasket taktı. Barut, beraberinde getirdiği mandalina, portakal, limon ve pamuğu Genel Kurul’da göstererek, tarım politikalarını eleştirdi. Konuşmasının sonunda ise Barut, kasketi yere attı.
CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2024 yılı bütçelerinin TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri sırasında, kürsüye reyhan ile çıktı. Hatay’da doğumun da ölümün de reyhan ile karşılandığını belirten Mullaoğlu, Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlerin yanı sıra vefat eden Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in anısına kürsüye reyhan bıraktı.
CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de bütçe görüşmeleri sırasında kürsüye, elinde terazi ile gelerek, 2024 yılı bütçesinin ‘dengesiz’ bir bütçe olduğunu savundu.
DİVAN EKSİLDİ BİRLEŞİME ARA VERİLDİ
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının bütçe görüşmeleri sırasında Genel Kurul’da DEM Parti’li bazı milletvekillerinin Kürtçe konuşmasına ilişkin tartışma yaşandı. TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’in Kürtçe konuşan hatibe müdahale etmeyeceğini söylemesi üzerine, Katip Üye İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, “Sen Meclis’i kendi başına yönet.” diyerek, Divandan ayrıldı. TBMM Başkanvekili Önder de Başkanlık Divanı eksildiği için birleşime ara verdi. Önder, aranın ardından Başkanlık Divanı’nda Öztürk’ün yerine katip üye AK Parti Mersin Milletvekili Sibel Söylemez’in yerini almasıyla görüşmelere devam edildi.
EN UZUN GECEDE EN UZUN MESAİ
En uzun gece olan 21 Aralık’ta, TBMM Genel Kurulu, 2024 yılı bütçe görüşmelerinin en uzun mesaisini yaptı. TBMM Genel Kurulunda TBMM’nin yanı sıra Adalet, Dışişleri, Kültür ve Turizm ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarının 2024 yılı bütçeleri görüşüldü. 21 Aralık saat 11.00’de başlayan bütçe görüşmeleri,16 saat 20 dakika sürdü. Böylece, TBMM Genel Kurulu 2024 yılı bütçe görüşmelerinde en uzun mesaisini yaptı.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER RAHATSIZLANDI
Cumhurbaşkanlığının 2024 yılı bütçesinin görüşmeleri sırasında tansiyon problemi yaşayan TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, birleşime 40 dakika ara verdi. Aranın ardından birleşimi TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca açtı.
ORTAK BİLDİRİ TARTIŞMASI
Bütçe görüşmeleri sırasında Irak’ın kuzeyinde 12 askerin şehit olduğu terör saldırısı nedeniyle ortak bildiri yayımlanması talep edildi. CHP ve DEM Parti ortak bildiriye imza vermeyeceklerini açıklayınca AK Parti, MHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi grup başkanvekillerinin imzasıyla, terörü kınayan bildiri imzalandı ve Genel Kurul’da okundu. CHP ise terör saldırılarıyla ilgili kendi açıklamasını okuyarak kapalı oturum yapılmasını ve Meclis’in bilgilendirilmesini istedi.

BAHÇELİ GENEL KURULDAN AYRILDI
TBMM Genel Kurulu’nda 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin tümü üzerinde yapılan görüşmeler sırasında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP milletvekilleri, DEM Parti konuşmacılarının kürsüye çıkmasıyla salondan ayrıldı. MHP milletvekilleri, CHP adına yapılan konuşmalar sırasında da Genel Kurul’da yer almazken, söz sırası AK Parti’ye gelince MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP milletvekilleri Genel Kurul salonuna geldi.
]]>