Genel – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sun, 08 Dec 2024 03:12:13 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Anaokulu ücretleri Oxford’u bile solladı, akıllara İbrahim Tatlıses geldi https://www.foxhaber.com.tr/anaokulu-ucretleri-oxfordu-bile-solladi-akillara-ibrahim-tatlises-geldi/ https://www.foxhaber.com.tr/anaokulu-ucretleri-oxfordu-bile-solladi-akillara-ibrahim-tatlises-geldi/#respond Sun, 08 Dec 2024 03:12:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/anaokulu-ucretleri-oxfordu-bile-solladi-akillara-ibrahim-tatlises-geldi/ Özel eğitim kurumları ücretlerinde fahiş fiyat artışları yaşandı. Türkiye’deki anaokulu ücretleri dünyaca ünlü İngiliz Oxford Üniversitesi’nin neredeyse 3 katına ulaştı. Ankara ve İzmir’deki bazı anaokullarının yıllık ücreti 500 bin TL’yi aşarken İstanbul’da bu rakam 993 bin TL’ye kadar çıktı. Sözcü’de yer alan habere göre Oxford’un yıllık ücretinin ise 388 bin TL olduğu belirlendi.

AKILLARA İBRAHİM TATLISES GELDİ

Söz konusu anaokulu fiyatlarının Oxford’u bile sollaması ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses’in yıllar önce yaptığı “Urfa’da Oxford vardı da biz mi okumadık?” çıkışını da akıllara getirdi.

Anaokulu ücretleri Oxford'u bile solladı, akıllara İbrahim Tatlıses geldi

Anaokulu ücretleri Oxford'u bile solladı, akıllara İbrahim Tatlıses geldi

İbrahim TatlısesİstanbulEkonomi3-sayfaAnkaraEğitimGenelİzmir

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/anaokulu-ucretleri-oxfordu-bile-solladi-akillara-ibrahim-tatlises-geldi/feed/ 0
Adalet Bakanı Tunç: Kadına Yönelik Şiddete Karşı En Güçlü Mücadele Sürecek https://www.foxhaber.com.tr/adalet-bakani-tunc-kadina-yonelik-siddete-karsi-en-guclu-mucadele-surecek/ https://www.foxhaber.com.tr/adalet-bakani-tunc-kadina-yonelik-siddete-karsi-en-guclu-mucadele-surecek/#respond Thu, 21 Nov 2024 12:50:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/adalet-bakani-tunc-kadina-yonelik-siddete-karsi-en-guclu-mucadele-surecek/ Adalet Bakanı Tunç: “Şiddeti meşru göstermeye çalışan her söylemin ve davranışın karşısında en güçlü şekilde durmaya devam edeceğiz”

ANKARA – Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Kadına karşı şiddeti meşru göstermeye çalışan hiçbir bahaneyi kabul etmiyor, bu tür temelsiz savunmaları reddediyoruz. Bundan sonra da şiddeti meşru göstermeye çalışan her söylemin ve davranışın karşısında en güçlü şekilde durmaya devam edeceğiz” dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara’da Dikmen Hakimevi’nde düzenlenen “Kadınların Adalete Erişiminin Güçlendirilmesi Paneli”ne katıldı. Panelde konuşan Bakan Tunç, kadına karşı şiddette hiçbir bahanenin meşru olarak kabul edilemeyeceğini ve kadına karşı şiddetle mücadele edeceklerini ifade ederek, “Bugün gerçekleştireceğimiz panelde ‘Ulusal ve Uluslararası Hukukta Kadının İnsan Hakları’, ‘Ceza Hukukunda Kadına Yönelik Şiddet Eylemleri’, ‘6284 Sayılı Kanun’un Uygulanmasıyla İlgili Sorunların Ele Alınması’ bunlar oturumlarda dile getirilecek fikir ve öneriler. Özellikle önümüzde Yargı Reformu Strateji Belgesi var. Orada da yine kadınlarla ilgili, kadına şiddetin önlenmesi ile ilgili önemli hedefler, faaliyetler olacak. Hem onlara ışık tutacak hem de önümüzdeki mevzuatın geliştirilmesi ve uygulamaya yönelik çok önemli fikirlerin burada ortaya döküleceğine yürekten inanıyoruz” diye konuştu.

“Şiddetin hiçbir türünü kabul etmediğimiz gibi, özellikle kadına yönelik olanını tartışmasız biçimde reddediyoruz”

Şiddetin her türlü çeşidinin karşısında olduklarını vurgulayan Bakan Tunç, “İnsan onuru, her bireyin doğuştan sahip olduğu haklardan biridir ve tüm insan haklarının temeli olarak kabul edilir. Bizim inancımızda insan eşrefi mahlukattır, yani yaratılmışların en şereflisidir. Bizim için insan onurundan öte bir değer, insan onurundan üstün bir kimlik yoktur. İnsan, sadece insan olduğu için yücedir ve bu yüceliği gölgeleyen her türlü ayrımcılık, bizim ne dini anlayışımızda ne de kültürümüzde vardır. Kadın hakları, insan onurunun korunması açısından son derece önemlidir. Kadına yönelik şiddet ise, bu insanlık onuruna yöneltilmiş en karanlık, en çirkin, en aşağılık saldırıdır. Şiddetin hiçbir türünü kabul etmediğimiz gibi, özellikle kadına yönelik olanını tartışmasız biçimde reddediyoruz. Kadına yönelik şiddeti insanlık ailesinin tamamına yöneltilmiş bir ihanet olarak görüyoruz. Çünkü kadına şiddet, yalnızca bir kadını değil; bir aileyi, bir toplumu, nesilleri yaralayan, kökleri derine inen bir kötülüğün yansımasıdır” ifadelerini kullandı.

“Şiddeti meşru göstermeye çalışan her söylemin ve davranışın karşısında en güçlü şekilde durmaya devam edeceğiz”

Şiddette hiçbir bahanenin kabul edilebilir olmadığını belirten Bakan Tunç, “Annelere yöneltilen bir el, evlatların geleceğini çalmakta; bir eşin susturulan sesi, toplumun vicdanında kapanmaz yaralar açmaktadır. Bu yüzden kadınların haysiyetine dokunan her türlü şiddet karşısında dimdik durmak, hem kişisel hem kurumsal sorumluluğumuzdur. Bu bakımdan kadına karşı şiddeti meşru göstermeye çalışan hiçbir bahaneyi kabul etmiyor, bu tür temelsiz savunmaları reddediyoruz. Bundan sonra da şiddeti meşru göstermeye çalışan her söylemin ve davranışın karşısında en güçlü şekilde durmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

Bakanlık olarak kadınların adalet ve yargı hizmetlerine katılmasını çok önemsediklerine dikkati çeken Bakan Tunç, şöyle devam etti:

“Bu kapsamda 2002 yılında kadın hakim ve savcı sayısı bin 847 iken, bugün bu sayı yüzde 406 oranında artarak 9 bin 355’e yükseldi. Yani kadın hakim ve savcı sayımız şu andaki toplam hakim ve savcı sayımızın neredeyse yüzde 40’ına ulaşmış durumda. Hatta şu an hakim, savcı yardımcısı olarak sınavı kazananlara baktığımız zaman yüzde 60’ı kadınlardan oluşuyor. Dolayısıyla yargıya kadın elinin değmesi, özellikle onların vicdanlı verecekleri kararlar ve güvenilir adalet sisteminin tesisi konusunda adalete güvenin yükseğe taşınması konusunda onlara güveniyoruz. Sadece hakim ve savcılarımız değil, personelimizin yüzde 50’den fazlası kadınlardan oluşuyor. Adalet teşkilatımızda görev alan 95 bin 870 personelden 46 bin 21’i kadın personelden oluşuyor” dedi.

Adalet Bakanı Tunç: Kadına Yönelik Şiddete Karşı En Güçlü Mücadele Sürecek

İnsan HaklarıYılmaz TunçPolitikaHukukKadınGenelYargı

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/adalet-bakani-tunc-kadina-yonelik-siddete-karsi-en-guclu-mucadele-surecek/feed/ 0
Kahramanmaraş’a Ahilik Beratı Verildi https://www.foxhaber.com.tr/kahramanmarasa-ahilik-berati-verildi/ https://www.foxhaber.com.tr/kahramanmarasa-ahilik-berati-verildi/#respond Sun, 08 Sep 2024 02:15:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/kahramanmarasa-ahilik-berati-verildi/ Depremin merkezi Kahramanmaraş’a ‘Ahilik Beratı’ verildi

KAHRAMANMARAŞ – Depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta bir esnaf sektöründeki fiyatlara kıyasla, vatandaşlara uygun fiyatla hizmet verdiği için Ticaret Bakanlığı tarafından Ahilik Beratı ile ödüllendirildi.

Yaşanan 6 Şubat depreminin ardından sektöründeki fiyatlara kıyasla uygun fiyat ile tüketicilere hizmet sunan Altın Kaşık EV Yemekleri işletmesine, Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş’in katılımıyla Ahilik Beratı verildi.

Kahramanmaraşlı Esnaf İbrahim Yılmaz’ın Ahilik bilincini kendilerine yeniden hatırlattığını dile getiren Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş, “Güzide İllerimizden Kurtuluş Savaş’ında gösterdiği kahramanlık ile adını tarihe altın harflere yazmış Kahramanmaraş ilimizde tam da bu kültürün temsili ve yaşatılması açısından örnek teşkil eden yöresel ev yemekleri, ülkemizi derinden sarsan deprem felaketinden itibaren sektörel piyasanın fiyatlarına kıyasla uygun fiyatla tüketicilere hizmet sunma hususundaki özverili gayretleri nedeniyle Sayın Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat Beyefendi adına, Altın Kaşık Ev Yemekleri Şirketi’nin sahibi İbrahim Yılmaz kardeşimizin esnaf ve halk arasındaki ahilik bilincine yeniden bizleri hatırlattığı ve saygı uyandıran bu tavrı ile yeni yeşerecek genç, genç ailelere de örnek teşkil ettiği için tebrik ediyor, takdirlerimizin bir nişanesi olarak da kendilerine ahi esnaf beratı ödülüyle ödüllendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ahi Beratı ile ödüllendirilen esnaf İbrahim Yılmaz ise “Biz bu Altın Kaşık Ev Yemeklerini 2019 yılında başlatmış olup pandemi hastalığı ile kapatmak zorunda kaldık. Deprem oldu ilk şubemiz yıkıldı ardından bu dükkanı ise bir vatandaştan kiralayarak tekrardan Deprem bölgesi olan Kahramanmaraş’a hizmet vermeye devam etmeye karar verdik. Fiyatlarımızda ve güzelliğimizde daha titiz daha güzel hizmet vermeye devam ettiğimizden dolayı halkımıza ve devletimize teşekkür ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kahramanmarasa-ahilik-berati-verildi/feed/ 0
Deniz Uğur’un “Çocuğumu kaçırdı” dediği Nilüfer, işin aslını anlattı: Poyraz kendi isteğiyle ablasına gitti https://www.foxhaber.com.tr/deniz-ugurun-cocugumu-kacirdi-dedigi-nilufer-isin-aslini-anlatti-poyraz-kendi-istegiyle-ablasina-gitti/ https://www.foxhaber.com.tr/deniz-ugurun-cocugumu-kacirdi-dedigi-nilufer-isin-aslini-anlatti-poyraz-kendi-istegiyle-ablasina-gitti/#respond Wed, 21 Aug 2024 19:30:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/deniz-ugurun-cocugumu-kacirdi-dedigi-nilufer-isin-aslini-anlatti-poyraz-kendi-istegiyle-ablasina-gitti/ İstanbulSarıyer’deki evinde düşüp ağır yaralandıktan sonra kaldırıldığı hastanede entübe edilen gazeteci Reha Muhtar’ın eski eşi oyuncu Deniz Uğur, şarkıcı Nilüfer’in ve kızının oğlunu alıkoyduğu iddiasıyla ilgili konuştu. Uğur, “Bu çocuk kaçırmadır. Dış kapının mandalı olan insanlar hiçbir yasal hakları, yükümlülükleri olmamasına rağmen benim çocuğumu benden kaçırıyorlar.” derken, Nilüfer yeni bir açıklama yaptı. Reha Muhtar’ın oğlu Poyraz’ın kendi isteğiyle ablası Ayşe Yumlu’nun yanına gittiğini söyleyen Nilüfer, “Çocuk kaçırma ya da alkoyma gibi bir şey söz konusu değil. İğrenç bir iftira. Ben 4 gündür Bodrum’dayım.” ifadelerini kullandı.

REHA MUHTAR YOĞUN BAKIMA KALDIRILDI

Reha Muhtar, evvelsi gece evinin merdivenlerinden düşmesi sonucu yaralanarak, kaldırıldığı hastanede entübe edilmişti. Muhtar’ın tedavisi hastanede devam ederken, velayeti babası Muhtar’da olan Poyraz’ın annesi oyuncu Deniz Uğur, şarkıcı Nilüfer ve evlat edindiği kızı Ayşe Naz Yumlu tarafından oğlunun alıkonulduğunu iddia etmişti. Deniz Uğur, avukatı aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şarkıcı Nilüfer ve kızı Ayşe Naz Yumlu hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılığa sunulan dilekçede, Poyraz hakkında Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği’ne kayıp ihbarı yapıldığı da yer almıştı.

Reha Muhtar'ın eski eşi Deniz Uğur: Çocuğumu benden kaçırarak bir şey mi saklıyorlar?
Reha Muhtar

MUHTAR’IN ESKİ EŞİ BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

Deniz Uğur, yaptığı basın açıklamasında yasal olarak oğlu Poyraz’ın kendisinde olması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Benden önce Seren Serengil hastaneye ulaştı. Ben o sırada 112’yi aradım. Dedim ki, ‘Çocuğumun nerede olduğunu bilmiyorum, hastaneden bilgi alamıyorum. Babası yoğun bakımda olduğu için benim yanımda olması gerekir. Çünkü çocukla ilgilenecek durumda değilken annesi olarak bana teslim edilmesi gerekir. Nerede olduğunu bilmiyorum’ dedim.

“ÇOCUĞUMUN AYŞE YUMLU’NUN YANINDA OLDUĞUNU SEREN SERENGİL SÖYLEDİ”

Polisler babasının evine gittiler, orada kapıyı açan olmadı. Oğlumun yanında Ayşe Nazlı Yumlu’nun bulunduğunu ben hastaneye gitmeden önce Seren Serengil’den öğrendim. Seren, ‘Poyraz burada, yanında Ayşe Nazlı var’ dedi. Derhal hastaneye gittim, yönetimle konuştum. ‘Çocuğum nerede?’ dedim. Babasının durumunu ve kaç gün hastanede kalacağını öğrenmek istedim. Hastane yönetimi bana bilgi olarak Reha Muhtar’ın durumunun ne olacağını henüz söyleyemeyeceklerini belirtti.

Reha Muhtar'ın eski eşi Deniz Uğur: Çocuğumu benden kaçırarak bir şey mi saklıyorlar?
Reha Muhtar’ın eski eşi Deniz Uğur

“ÇOCUĞUM KAZA ANINDA YANINDAYMIŞ”

Çocuğum da kaza anında yanındaymış, ambulansı o çağırmış. Dolayısıyla çocuğumun da bir psikolojik desteğe ihtiyacı var. Hastaneden Ayşe Nazlı ile ayrıldığını söylediler. Sorumluluk yasal olarak o an tamamen bende olmasına rağmen Ayşe Naz Yumlu’yla beraber hastaneden ayrıldığını söylediler. Nilüfer Hanım’ın menajerine ulaştık. Oğlumun benim yanıma getirilmesi gerektiğini söyledik. Bize telefonlarını vermedikleri gibi onlara da ulaşamadıklarını söylediler. Avukatım da bir yandan ulaşmaya çalışıyordu, polis de ulaşmaya çalışıyordu.”

“POLİSLER NİLÜFER’İN EVİNDE KİMSEYİ BULAMADILAR”

Bu olayın çocuk kaçırma olduğunu vurgulayan Uğur sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Ben hastaneden çıktıktan sonra işlemleri başlatmak üzere ve şikayetçi olmak üzere çocuk kaçırma suçundan hemen karakola gittim. Polisler de Nilüfer Hanım’ın evine gittiler, orada da kimseyi bulamadılar. Çocuğumun nerede olduğunu hiç kimse öğrenemedi. Ben neye üzüleceğimi şaşırmış durumdayım. Ben ne yapacağımı bilmiyorum şu anda. Ben 24 saatten fazladır çocuğuma ulaşmaya çalışıyorum, çocuğum benimle konuşturulmuyor.

Reha Muhtar'ın eski eşi Deniz Uğur: Çocuğumu benden kaçırarak bir şey mi saklıyorlar?
Nilüfer

“BU ÇOCUK KAÇIRMADIR”

Yanında çocuğum hakkında hiçbir yetkisi olmayan insanlarla. Bu olayın magazinle bir alakası yok, bu adli bir olay. Bu çocuk kaçırmadır. Dış kapının mandalı olan insanlar hiçbir yasal hakları, yükümlülükleri olmamasına rağmen benim çocuğumu benden kaçırıyorlar. Bir şey mi saklıyorlar? Poyraz’ı neden benden ve devlet görevlilerinden uzak tutmaya çalışıyorlar? Kazanın olduğu gecenin daha erken saatlerinde Reha Bey’in oğlumla birlikte bir restoranda olduğunu, çok yüksek miktarda alkol tükettiğini, sonra kendinde olmayan bir şekilde yere kapaklandığını, hala arabayı kendisinin kullanmak istediğini, oğlumun orada sinir krizi geçirdiğini, ‘Baba ne olur arabayı sen kullanma’ dediğini görgü tanıkları söylüyorlar.

“ÇOCUK ZORLA ARABAYA BİNDİRİLMİŞ”

Bu herkesin gözü önünde olmuş bir şey. Ardından da çocuk zorla arabaya bindirilmiş ve gidilmiş. Bu insan beyin kanaması geçirdiyse yolda da geçirebilirdi. Alkol aldığı için kaza yapmış olabilirdi, benim oğlum bugün hayatta olmayabilirdi. Hukuki olarak suç duyurusunda bulundum. Yargılanacaklar. Reha Muhtar’ın içkiyi fazla kaçırdığında saldırganlaştığını ve çocuğun üstüne yürüdüğünü Seren Serengil mahkemede anlatmıştı. Her şey olmuş olabilir.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/deniz-ugurun-cocugumu-kacirdi-dedigi-nilufer-isin-aslini-anlatti-poyraz-kendi-istegiyle-ablasina-gitti/feed/ 0
Gıdaların beğenisinde tadından önce rengi geliyor https://www.foxhaber.com.tr/gidalarin-begenisinde-tadindan-once-rengi-geliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/gidalarin-begenisinde-tadindan-once-rengi-geliyor/#respond Sat, 17 Aug 2024 12:50:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/gidalarin-begenisinde-tadindan-once-rengi-geliyor/ Gıdaların beğenisinde tadından önce rengi geliyor

SİVAS – Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Gastronomi Mutfak Sanatları Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Hastaoğlu, pazarlamada en önemli unsurlar arasında renklerin yer aldığını vurguladı.

Gastronomi dünyasında renklerin rolü, son yıllarda giderek daha fazla dikkat çekiyor. Restoranlar ve şefler, yemeklerin sadece lezzetli değil, aynı zamanda görsel olarak da çekici olmasına büyük önem veriyor. Renklerin, yemeklerin algılanan kalitesinden tat deneyimine kadar birçok yönü etkilediği ortaya çıkıyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Gastronomi Mutfak Sanatları Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Hastaoğlu, restoranlarda masanın, tabağın ve ışığın renginde farklı amaçlar hedeflendiğini söyleyerek “Laboratuvarımızda yapmış olduğunuz nöro- gastronomi temelli çalışmamızda tüketicilerin farklı ışıklarda farklı renk yoğunluklarında aynı yiyeceklerden farklı tat alma düzeyi oluşturduğunu gözlemledik” dedi.

“Kırmızı renk kan basıncını artırarak iştahı tetikliyor”

Gastronomide yiyeceğin tadı kadar yiyeceğin rengininde çok önemli olduğunu vurgulayan Hastaoğlu, “Renkler pazarlamada çok önemli unsurlardır. Yiyeceğin kokusu, fiyatı, tadı ne kadar önemliyse renklerde gastronomi açısından çok önemlidir. Tabağın büyüklüğü, rengi, ışığın rengi ve rengin yoğunluğu ile parlaklığı tüketicinin algısını etkiler. Deniz ürünlerinin satıldığı restoranların mavi rengi tercih etmesi insanlara daha aitlik ve tazelik hissiyatı verir. Açık büfelerde ise sabit bütçeyle sınırsız tüketimi önlemek amacıyla daha çok mavi ve yeşil renkler tercih edilir. Hazır yemek restoranlarında genellikle kırmızı ve sarı renkler tercih ediliyor çünkü kırmızı kan basıncını artırarak iştahı tetikliyor. Bu nedenle yeni nesil üst düzey restoranlarda krem, beyaz gibi açık renkler tercih ediliyor” şeklinde konuştu.

“Renk, pazarlamanın en önemli unsurlarındandır”

Özellikle restoranlarda masanın, tabağın ve ışığın renginde farklı amaçlar hedeflendiğini söyleyen Hastaoğlu, “Gastronomi mutfak bölümümüze ait duyusal analiz laboratuvarımızda yaptığımız çalışmada gördük ki farklı renkler altındaki aynı gıda tüketiciler tarafından tadıldığında farklı beyin düzeyi oluşturduğunu istatiksel olarak belirledik. Aslında birçok tüketici davranışı çalışmalarında da benzer sonuçlara ulaşılmıştır. Özellikle restoranlarda masanın, tabağın ve ışığın renginde farklı amaçlar hedeflenir. Örneğin bir konuğu daha uzun süre misafir etmek gibi. veya farklı öğünlere sevk edilmesini sağlar. Yine örneklemek gerekirse uzak doğu restoranlarında zaman kavramından uzaklaşılmasını engellemek amacıyla farklı renkte ışıklar kullanılır. Pazarlamanın en önemli unsurlarından biriside renktir. Laboratuvarımızda yapmış olduğunuz nöro- gastronomi temelli çalışmamızda tüketicilerin farklı ışıklarda farklı renk yoğunluklarında aynı yiyeceklerden farklı tat alma düzeyi oluşturduğunu gözlemledik. Özellikle Beyaz tatlılarda kırmızı rengin daha etkili olduğu, et yemeklerinde sarı rengin daha çekici olduğunu, sebze yemeklerinde ise daha çok mavi rengin etkili olduğunu gözlemledik” şeklinde konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gidalarin-begenisinde-tadindan-once-rengi-geliyor/feed/ 0