Genetik – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 23 Apr 2024 21:27:32 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İkizler üzerinde yapılan çarpıcı araştırma aldatmanın genetikle ilişkisine ışık tutuyor https://www.foxhaber.com.tr/ikizler-uzerinde-yapilan-carpici-arastirma-aldatmanin-genetikle-iliskisine-isik-tutuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/ikizler-uzerinde-yapilan-carpici-arastirma-aldatmanin-genetikle-iliskisine-isik-tutuyor/#respond Tue, 23 Apr 2024 21:27:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6486 Yapılan araştırmalara göre, eğer ebeveynleriniz birbirini aldatıyorsa ya da ailenizde sadakatsizlik varsa, ilişkilerinizde sadakatsiz olmanızı daha muhtemel hale getiren genleri miras almış olabilirsiniz.

Yirmi yıl öncesine dayanan çok sayıda çalışma, kalıtsal genetik ile bir kişinin partnerini aldatma olasılığı arasında, kökleri evrime dayanan güçlü ilişkiler olduğunu gösterdi.

ABD’deki Eastern Connecticut Eyalet Üniversitesi’nden sosyal psikolog Dr. Madeleine Fugère, konuyla ilgili dünyanın dört bir yanından binlerce insanı kapsayan üç önemli araştırmayı inceledi.

Analizine dayanarak araştırmanın “sadakatsizliğin güçlü bir genetik bağa sahip olduğunu öne sürdüğü” sonucuna vardı.

Dr. Fugère, konuyla ilgili olarak Psychology Today’e, “Sadakatsizliğin genetik bir temeli vardır, çünkü evrimsel tarihimizde, yavru sayısını potansiyel olarak artırmak için alternatif ortakların peşine düşmek avantajlıydı.” diye yazdı.

İLK ÇALIŞMA İKİZLERİ KULLANDI

2004 yılında tarafından incelenen ilk çalışma, Londra’daki St Thomas Hastanesi’ndeki epidemiyologlar tarafından yapıldı. Bu araştırma, aldatma yoluyla kalıtsallığın, yüksek tansiyonu miras almak kadar güçlü bir genetik bileşene sahip olduğunu ileri sürdü.

Ekip, aralarında kimin partnerini aldattığını bulmak için hepsi ya DNA’larının yarısını paylaşan çift yumurta ikizi ya da tüm DNA’larını paylaşan tek yumurta ikizi olan 1.600 kadınla anket yaptı.

Sonuçlar tek yumurta ikizlerinin yüzde 21’inin ve çift yumurta ikizlerinin yüzde 23’ünün sadakatsiz olduğunu gösterdi; bu, evliyken ya da birlikte yaşarken kocası ya da partneri dışındaki biriyle seks yapmak olarak tanımlanıyor.

Aldatmanın genetik bir bağlantısı olup olmadığını belirlemek için araştırmacılar her grup arasındaki uyumu karşılaştırdı. Uyumluluk, iki grup arasındaki benzerlikleri tanımlayan bilimsel terimdir.

Genellikle ikizlerin her iki üyesinde de aynı özelliğin varlığına atıfta bulunmak için kullanılır. Bu durumda, anketteki her iki ikiz de partnerini aldatmışsa uyum gösterdiler.

Tek yumurta ikizleri çift yumurta ikizlerine göre daha yüksek uyum oranına sahip olsaydı, araştırmacılar davranışlarının genleriyle ilgili olduğu sonucuna varabilirlerdi; çünkü tek yumurta ikizleri genetik kodlarının yüzde 100’ünü paylaşırlar ve çift yumurta ikizleri ise yalnızca yüzde 50’sini paylaşırlar.

Araştırma, tek yumurta ikizlerinde daha yüksek uyum oranının olduğunu buldu; yani tek yumurta ikizlerinden biri daha önce sadakatsiz olmuşsa sadakatsiz olma ihtimali daha yüksekti.

Araştırmacılar bu nedenle aldatmanın yaklaşık yüzde 41’inin kalıtsal, %59 çevreden olabileceği sonucuna vardı.

İKİNCİ ÇALIŞMA 7 BİNDEN FAZLA BEBEĞİ İNCELEDİ

Dr Fugère’in analiz ettiği bir sonraki çalışma, Avustralya’daki Queensland Üniversitesi’ndeki psikologlar tarafından 2015 yılında Finlandiya’dan gelen 7.378 ikiz bebek üzerinde gerçekleştirildi.

Sadakatsizlikle genetik bir bağlantı olup olmadığını belirlemek için 2004’teki çalışmayla aynı teknikleri kullandılar.

Araştırmacılar hile yapmakla olan bağlantının daha önceki çalışmaların önerdiğinden daha güçlü olduğunu buldu.

Ekip, erkeklerde hile yapmanın yüzde 63 oranında genetiğe atfedilebileceğini belirledi. Kadınlarda ise bu oran yüzde 40’tı.

Araştırmayı yürüten Dr. Brendan Zietsch, Economic Times’a şunları söyledi: “Araştırmamız, insanların genetik yapısının, ana partnerleri dışındaki biriyle seks yapma olasılıklarını etkilediğini açıkça gösteriyor.”

Araştırmacıların hiçbiri kesin bir ‘aldatma geni’ tespit edemedi. Ancak birçok kişi bunun risk almayla ilişkili bazı genlerle ilişkili olabileceğini öne sürdü.

ÜÇÜNCÜ ARAŞTIRMA ÖĞRENCİLER ÜZERİNDE

İncelenen üçüncü çalışma, 2010 yılında Binghamton Üniversitesi ve Georgia Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından ilgisiz 181 öğrenciden oluşan bir grup üzerinde gerçekleştirildi.

Ekip, öğrencilerden sadakatsizliklerine ilişkin anketler topladı ve genetik analiz yapmak için ağızdan örnekler aldı.

Dopamin D4 reseptör geni adı verilen bir genin belirli bir varyasyonuna sahip öğrencilerin partnerlerini aldatma olasılığının yüzde 50 daha yüksek olduğunu buldular.

Bu gen, beynin zevk sisteminde rol oynuyor ve önceki çalışmalarda alkol içmek ve yemek yemek gibi zevk arayan davranışlarla ilişkilendirilmişti.

Hile yapma eğilimi gösteren genlere sahip kişiler arasındaki yüksek korelasyon göz önüne alındığında, araştırmacılar aldatmanın bu belirli tipteki dopamin reseptörüne sahip olmakla bağlantılı olabileceği sonucuna vardı.

Ancak çalışmanın yazarı Justin Garcia, Newswise’a, bu gene sahip olmanın partnerinizi aldatmaya mahkum olduğunuz anlamına gelmediğini, çünkü insanların hâlâ kendi cinsel seçimleri üzerinde güce sahip olduğunu söyledi.

Garcia şunları ekledi: ‘Bu genler kimseye mazeret sunmaz, ancak biyolojimizin çok çeşitli davranışlara yönelik eğilimlerimizi nasıl şekillendirdiğine dair bir pencere sağlarlar.’

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ikizler-uzerinde-yapilan-carpici-arastirma-aldatmanin-genetikle-iliskisine-isik-tutuyor/feed/ 0
Gluten hassasiyeti migreni tetikliyor https://www.foxhaber.com.tr/gluten-hassasiyeti-migreni-tetikliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/gluten-hassasiyeti-migreni-tetikliyor/#respond Sun, 11 Feb 2024 21:18:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3225 Avrupa Tıp Uzmanları Birliği Nadir ve Tanısız Hastalıklar Komisyonu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Ceylaner, son dönemde bazı hastalarda migrenle glutenin ilişkisini ispatlayan çalışmaların yapıldığını kaydetti.

Gluten hassasiyetinin, bağışıklık sistemiyle ilgili otoimmün hastalıklardan biri olduğunu, migrenin de bu hastalıklara eşlik eden bir durum olarak ortaya çıkabildiğini belirten Ceylaner, “Elbette bu, her gluten hassasiyeti olanda migren ortaya çıkar anlamına gelmiyor. Ancak bazı hastalarda bu tablo yaşanabiliyor” bilgisini paylaştı.

Prof. Dr. Ceylaner, gluten hassasiyeti kaynaklı migrenin tespiti için ayırt edici bazı testlerin yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Bize en çok ‘migren hastasıyım o zaman doğrudan gluteni keseyim mi’ gibi sorular geliyor. Buna cevabımız, ‘hayır’. Önce migrenin sebebinin anlaşılması gerekiyor. Örneğin, bazı epilepsi türleri, damar hastalıkları da migren gibi belirtilerle seyredebiliyor.” diye konuştu.

“GENETİK ZEMİNİ İYİ SAPTAMAK ÇOK ÖNEMLİ”

Yeni genetik teknolojiler, analizler sayesinde migren tanısının ve ortaya çıkma nedeninin daha kolay anlaşılabildiğini aktaran Ceylaner, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gluten hassasiyeti dahil bütün otoimmün hastalıklarda altta bir genetik zemin söz konusudur. Bu genetik zemin nedeniyle bağışıklık sistemi vücutta kendi hücrelerine az da olsa zarar vermeye başlar. Bazen tek başına glutene karşı hassasiyet, bazen de birkaç faktörün bir araya geldiği durumlar oluşabiliyor. Dolayısıyla altta yatan durumu iyi saptayıp, buna göre bir tedavi planı oluşturmak çok önemli.”

“ÇÖLYAK İLE GLUTEN HASSASİYETİ KARIŞTIRILMAMALI”

Prof. Dr. Serdar Ceylaner, gluten hassasiyeti ile çölyak hastalığının birbirine karıştırıldığına işaret ederek, çölyağın çocukluk çağında görülen, ciddi gelişme geriliği, boy kısalığı gibi problemlere yol açan ağır bir hastalık olduğunu vurguladı.

Gluten hassasiyetinde ise gluten tüketiminin bağışıklık sistemini etkilediğini anlatan Ceylaner, “Gluten hassasiyeti, başta bağırsak olmak üzere vücuttaki birçok sistemde soruna yol açıyor, migren de bunlardan biri. Ayrıca yüzde sivilce, vücutta ağrı, fibromiyalji gibi farklı klinik bulgular da ortaya çıkabiliyor” dedi.

“MİGREN BİR HASTALIK DEĞİL, BULGU”

Migrenle ilgili güncel çalışmaları aktaran Ceylaner, “Tıbbi genetik uzmanlarının, yeni tıbbın yaklaşımı ‘migren bir hastalık değil, bulgu. O bulgunun altındaki sebepleri araştırıp tespit ettiğinizde, tedavi etmeniz de kolaylaşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası alanda 2019’da hazırlanan ‘Gluten İlişkili Hastalıkların Tanısı, Takibi ve Tedavisi’ konulu rehberde, çölyağın yanı sıra gluten hassasiyeti sonucu ortaya çıkan birçok hastalığa da yer verildiğini anımsatan Ceylaner, gluten hassasiyetinin, gebelik kayıpları, migren, alerji, cilt hassasiyeti gibi birçok rahatsızlıktaki etkisinin rehberde paylaşıldığını söyledi.

“GENETİK TESTLER VE UYGUN DİYET UYGULANMALI”

Ceylaner, “Gluten hassasiyetinde, genetik HLA testlerinin yapılması, risk altında olanlara da 6 haftalık bir diyet uygulanması ve bunun sonunda bulgularında değişiklik olup olmadığının belirlenmesi önemli. Kişinin bulgularında azalma varsa, iki sonucu bir araya getirerek, ‘çölyak olmayan gluten hassasiyeti’ tanısını koyuyoruz” ifadesini kullandı.

“GLUTENİ KESİNCE ŞİKAYETLER AZALIYOR”

Tıbbi Genetik Uzmanı Prof. Dr. Serdar Ceylaner, gluten hassasiyeti kaynaklı migren atakları yaşayan çok sayıda hastayla karşılaştıklarına değinerek, şöyle devam etti:

“Gluten hassasiyeti saptadığımız kişilerde, gluteni kestiğimizde kişilerin migren bulgularının azaldığına veya kaybolduğuna, ayrıca bağırsak sıkıntıları, ödem, kronik yorgunluk gibi şikayetlerin azaldığına ilişkin geri dönüşler alıyoruz. Bugüne kadar çok sayıda hastada bu tabloyu gördük. Ancak bu, ‘hepimiz gluteni hayatımızdan çıkaralım’ anlamına gelmiyor. Bu sadece gluten hassasiyetinde geçerli olan bir durum. Gluten, özünde sağlık açısından çok önem verdiğimiz tahıllarda yer alan bir protein. Buğdayın içindeki her şeye ihtiyacımız var ve bu nedenle gluten hassasiyeti olan kişilerde yulaf ürünleriyle bu açığı kapatmaya çalışıyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gluten-hassasiyeti-migreni-tetikliyor/feed/ 0