Gıdalar – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 13 Apr 2024 21:00:22 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İftarda kalbinizi tehlikeye atmayın https://www.foxhaber.com.tr/iftarda-kalbinizi-tehlikeye-atmayin/ https://www.foxhaber.com.tr/iftarda-kalbinizi-tehlikeye-atmayin/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:00:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6031 Uzmanlar orucun vücutta yağ yakımından LDL (kötü) kolesterolü düşürmeye kadar genel sağlığa önemli faydaları olduğunu belirtiyor. Ancak iftar ve sahurda sağlıksız beslenme ve bazı yanlış alışkanlıklar bu olumlu etkileri tersine çevirebiliyor.

Örneğin bazen özellikle iftar sonrası kalp krizi riskinin artabileceğine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, şu bilgileri paylaştı:

Nelere dikkat edilmeli?

İftarda hızlı ve çok değişik yiyecek, içecek tüketmek sağlığa zararlıdır. Yavaş yavaş, uzun süreye yayılan bir yemek süreci uygundur. Fazla yağlı, kızartma yemek ve üst üste sigara içmek de çok tehlikelidir. Sigaradaki karbonmonoksit gazı ani ritim bozukluğuna neden olur. Aynı zamanda nikotin zehirlenmesi sonucu koroner damar spazmı gelişerek ölüme yol açabilir. Ramazan’da ortaya çıkan kalp krizlerinin en önemli sebepleri bunlardır.

MUTLAKA MOLA VERİN

Oruç, su ve hurma ile açılmalı; daha sonra ev yapımı çorba içilmelidir. Çorbadan sonra 10-15 dakikalık bir mola verip ana yemeğe geçilmelidir. Ardından yeşillikler ve çiğ sebzelerin yer aldığı salatalar, sebzeler, baklagil gibi sağlıklı gıdalar ön planda olmalıdır. 1-2 dilim tam tahıllı ekmek, sebze yemeği ya da baklagil ile kısık ateşte uzun süre kaynatılmış et yemekleri iftar için en uygun besinlerdir. İftar ve sahurda bir avuç kuruyemiş (ceviz, fındık, fıstık, badem) tüketilebilir. Tatlı olarak sütlü tatlılar tercih edilmelidir. İftarda meyve ise yemekten 2 saat sonra tüketilmelidir. Tatlı meyvelerin fazlası sakıncalıdır. Tarçınlı, hafif ve az miktarda sütlü tatlı, 1-2 adet taze organik meyve sağlıklı ve yeterli olacaktır. Çay ve kahve de iftardan en az 1-2 saat sonra tüketilmelidir. İftardan itibaren sahura kadar belli aralıklarla su içilmelidir.

Bu gıdalardan uzak durun

Ramazan’da da kalorisi bol fakat besin değeri düşük, glisemik indeksi ve glisemik yükü yüksek, kolay acıktıran, içinde bol miktarda katkı maddesi bulunan işlenmiş, ambalajlı ve hazır gıdalardan uzak durulmalıdır. Bu besinler şöyle sıralanabilir: Rafine şekerler (toz şeker, kesme şeker, bal, reçel, marmelat, çikolata), rafine tahıllar (beyaz ekmek, beyaz pirinç, makarna), beyaz undan yapılmış pastane ürünleri (çörek, börek, simit, pasta, pizza, kek, kurabiye, bisküvi) meyve suları, gazlı içecekler, enerji içecekleri), sütlü ve şerbetli tatlılar (çok az miktarda ve tarçın ile tüketilebilir). bol miktarda tuz, katkı maddesi, nitrit, nitrat ve koruyucular içeren işlenmiş et ürünleri (salam, sucuk, kurutulmuş et), fazla tuz içeren gıdalar (salamura zeytin, turşular, konserve gıdalar, işlenmiş hazır gıdalar), bol miktarda katkı maddesi, koruyucu ve tuz içeren hazır çorba ve hazır yoğurtlar.

Kimler oruç tutmamalı?

Diyabet, dirençli hipertansiyon hastaları, kronik böbrek yetersizliği olanlar, kalp yetersizliği olan hastalar, nörolojik hastalığı olanlar, kanser tedavisi görenler, ülseri olan ve kanama geçiren hastalar, çocuk, hamile ve emziren kadınların oruç tutmaları sakıncalı olabilir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iftarda-kalbinizi-tehlikeye-atmayin/feed/ 0
Yeni yılda böyle yenilenin https://www.foxhaber.com.tr/yeni-yilda-boyle-yenilenin/ https://www.foxhaber.com.tr/yeni-yilda-boyle-yenilenin/#respond Sun, 07 Jan 2024 09:00:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1977 Yeni yıl ile birlikte hemen herkes yeni başlangıçlara odaklanır. En çok da sağlıklı bir yaşam sürmek için birtakım planlar yapılır, diyet programlarına ve egzersizlere başlanır. Ancak bu hedefler daha ilk haftalarda askıya alınır. ‘’Bu hedefleri gerçekleştirmek için yaşam tarzı değişikliklerine gidilmesi şart’’ diyen İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, yeni yılda yenilenme yollarını şöyle açıkladı:

Yiyecekleri kurallı tüketin

Biyolojik atalarımız şimdi olduğu gibi et, sebze, ekmek, tatlı ve meyve gibi yiyecekleri bir arada tüketmiyordu. Gıdaları bulduklarında tek tek yemek durumundaydılar. Birinci kural; bol miktarda rafine karbonhidrat içeren unlu gıdalar, beyaz ekmek, pastane ürünleri, beyaz makarna ve beyaz pirinç gibi besinler hayvansal proteinlerle bir arada tüketilmemelidir. İkinci kural meyveler tek başına tüketilmelidir. Üçüncü kural ise rafine beyaz şeker de tıpkı meyveler gibi tek başına tüketilmelidir.

Yemeği az ve öz yiyin

Rapor edilen bir yüzyıldan fazla yaşamış 2 bin kişinin uzun yaşam sırrı incelendiğinde hepsinin değişik beslenme ve yaşam alışkanlıklarına sahip olduğu görüldü. Diyetleriyle ilgili güvenilir bilgiler edinilen tüm bu kişilerde uzun yaşamlarını açıklayan tek bir ortak nokta bulundu. O da besin miktarındaki ılımlılıktı.

Bitkisel ağırlıklı beslenin

Sağlığa en yararlı diyetler olarak kabul edilen ve tüm dünyada kabul gören Akdeniz ve Okinawa diyetlerine bakıldığında, temel olarak bitkisel besinlerden oluştukları görülür. Akdeniz diyetinde taze, çeşitli, rengarenk sebze ve meyveler, soğuk sıkım zeytinyağı; Okinawa diyetinde ise taze ve çok az pişmiş çeşitli sebzeler ve otlar yer alır. Her iki diyette de kırmızı et, işlenmiş et ürünleri yer almaz. Ancak bitkisel ürünlerde de tarım ilacına maruz kalmış işlenmiş olanları sağlığımızı tehdit edebilir. Dolayısıyla toksik kimyasal içermeyen, daha fazla vitamin ve mineral barındıran organik gıdalar tercih edilmelidir.

Hayvansal gıdaları azaltın

Sebze ve meyveler yüzde 80-90 su ve bol miktarda lif içerir. Hayvansal gıdalar ise daha az su içerir ve kesinlikle lif içermez; bol miktarda doymuş yağ, kolesterol, fazla kalori ve çok az hacim barındırır. Hayvansal gıdaların ise antioksidan kapasiteleri zayıftır. Doymuş yağ ile birlikte hayvansal gıdalar, hayvanın bütün yaşamı boyunca maruz kaldığı birçok toksik kimyasala da ev sahipliği yapar. Besin zinciri tablosunda bitkilerin üzerinde yer alan hayvanlar barındırdıkları bu doymuş yağ, kolesterol ve toksinlerini insanlara aktararak hastalıklara yol açarlar.

Basit karbonhidratlardan uzak durun

Sofra şekeri, fruktozdan zengin mısır şurubu, bal, pekmez, reçel, marmelat, kola, soda, kurutulmuş meyve, meyve suyu gibi gıdalar basit karbonhidratlar olarak adlandırılır ve sağlık açısından zararlıdır. Ayrıca aynı şekilde beyaz un ve beyaz undan yapılmış olan ekmek, pasta, börek, poğaça, kek, makarna, kahvaltılık gevrek, bisküvi gibi gıdalar da şeker kategorisinde değerlendirilir ve basit karbonhidratlar grubunda yer alır. Bunlar insanı şişmanlatır, hasta eder ve erken yaşlandırır. Sebze, meyve, tam tahıllar, kuru baklagiller ise kompleks karbonhidratlardır ve sağlığa yararlıdır. Basit şeker insanı şişmanlatır, hasta eder ve erken yaşlandırır.

İyi yağları tercih edin

Doymuş yağ ve trans yağ oranı yüksek bir diyetin bağışıklık sistemi ve damar sisteminin bozulmasına ve dolayısıyla obezite, şeker hastalığı, kanser, kalp damar hastalıkları, felç, hafıza kaybı ve iktidarsızlık gibi pek çok sağlık sorununa yol açtığı gösterilmiştir. Vücudumuz için gerekli olan sağlıklı yağları doğanın bize sunmuş olduğu formda, işlenmemiş, ısıtılmamış yani doğal bir besin maddesi olarak almak sağlığımızın en önemli güvencesidir. Kuruyemişler, organik zeytin, ay çekirdeği, kabak çekirdeği, avokado, yeşil yapraklı sebzeler hatta kuru baklagiller ve tam tahıllar sağlıklı yağ kaynaklarıdır. En sağlıklı yağ soğuk sıkım zeytinyağıdır.

Sigara ve alkol tüketmeyin

Sigara ve alkol sağlığınızı tehdit eden, kansere ve kalp damar hastalıklarına yol açan tehlikeli bir ikilidir. Sigara ve alkol tamamen bırakılmalıdır.

Tuzda ölçüyü kaçırmayın

Bütün dünyada gıdalara en fazla eklenen ve gıdalarda en fazla bulunan iki unsur, tuz ve şekerdir. Maalesef her ikisi de sağlığa zararlıdır. Özellikle hazır gıdalarda, kahvaltılıklarda, ekmek, zeytin, peynir gibi ürünlerde bulunan tuz miktarı oldukça yüksektir. Tuzun içindeki sağlığa zararlı unsur hiçbir zaman saf ve element halde bulunmayan sodyumdur. Sodyum ihtiva eden her ürün tuz gibi etki gösterir. Monosodyum glutamat, sodyum bikarbonat, sodyum benzoat sodyum içerdikleri için günlük alımlarda mutlaka hesaba katılmalıdır. Sodyumun yüzde 75-80’i hazır işlenmiş ambalajlı gıdalar aracılığıyla alınır. Fazla tuz alımı kalp damar hastalıkları, osteoporoz ve mide kanserinde artışla ilişkilidir. İhtiyacımız olan tuz günlük tüketilen bitkisel besinlerde ve suda mevcuttur.

Kaliteli ve yeterli miktarda su için

İnsan vücudunun yüzde 70’i sudur. Sadece su içmek yetmez. Önemli olan sağlığa uygun kaliteli suyu yeterli miktarda tüketmektir. Ne yazık ki dünyada artık temiz su kaynaklarına erişim çok zordur. Endüstriyel kimyasallar, kimyasal gübreler, tarım ilaçları, petrokimyasallar, evsel ve endüstriyel atıklar su kaynaklarını kirletmiştir. Su kaynaklarının bu kimyasallardan arınması için yeterli teknolojik imkanlar kısıtlıdır. Yeterince su içilmediğinde ise vücutta toksinler birikir, metabolizma yavaşlar, kronik hastalıklar, ağrı gibi şikayetler ve kilo artışı gerçekleşir. Dolayısıyla pH’ı alkali, içinde birçok gerekli minerali barındıran, kimyasallardan arınmış, yeterli ve kaliteli su tüketmeyi her gün alışkanlık ve amaç haline getirmeliyiz.

Egzersiz yapın

Vücutta bulunan 640 kasın hepsinin çalışmasını ve dayanıklılığını sağlayan tempolu koşu gibi fiziksel aktivelerin yanı sıra ağırlık çalışmaları, yüzme gibi egzersizlere de zaman ayrılmalıdır. Her gün düzenli olarak yürüyüş yapılmalıdır. Haftada 5 gün 30-45 dakika arasında fiziksel aktivite sağlığın sigortasıdır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yeni-yilda-boyle-yenilenin/feed/ 0