Yeşil Körfez Su Birliğinden alınan bilgiye göre, kentin günlük 100 bin metreküp su ihtiyacını karşılayan Gökçe Barajı’nda su seviyesi yüzde 20’lere geriledi.
Kasım 2023’te yapılan ölçümlerde yüzde 35 olan su seviyesi, bu yıl yağışların yeterli olmaması nedeniyle azaldı.
Kentin tek içme suyu kaynağı olan barajın, 43 günlük suyunun kaldığı belirtilirken, vatandaşlara suyu tasarruflu kullanmaları noktasında uyarılarda bulunuldu.
Öte yandan yatırım programına alınan ve Selimandıra Deresi’nin çıkışından sonraki bölümde inşa edilmesi planlanan 25 milyon metreküp su kapasitesine sahip Çağlayan Barajı (Gökçe 2) ile kentin özellikle yaz aylarında yaşadığı su sıkıntısının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Yapılacak yeni barajın gelecekte 61 milyon metreküp içme ve kullanma suyu kapasitesi ile kentin uzun dönem su ihtiyacını karşılayabileceği ifade edilirken, şu an yaşanan su sıkıntısının yağışlar ile ortadan kalkacağı öngörülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Viyadük altında hareketsiz yatan bir kişiyi görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İncelemede hayatını kaybettiği belirlenen kişinin Gökçe Ergen olduğu tespit edildi.
Olayla ilgili Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma başlattı. Soruşturma, delillerin toplanmasıyla tamamlandı.
Soruşturma kapsamında yapılan incelemede, Ergen’in ölümünün intihar olduğu belirlendi.
KANINDA HERHANGİ BİR UYARICI MADDEYE RASTLANMADI
Soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumu (ATK) Başkanlığı’nın raporu da yer aldı. Raporda, Ergen’in olay anında kanında uyuşturucu, uyarıcı madde ya da ilaca dair maddeye rastlanmadığı belirtildi.
Otopside de Ergen’in ölümünün genel beden travması sonrası çoklu kemik ve kafatası kırıklarına bağlı beyin kanaması, iç organ yaralanması ve iç kanama sonucu ölümün meydana geldiği tespit edildi.
‘KISA BİR SÜRE BEKLEDİKTEN SONRA KORKULUĞA TIRMANDI’
Olay anı ile ilgili ilçe polis merkezi amirliğinin kamera incelemeleri tutanağı da dosyada yer aldı. Buna göre, Gökçe Ergen’in köprü üzerinden görüntüye girdiği ve yalnız olduğu belirtildi. Ergen’in köprünün orta kısmına kadar yürüdüğü, bir süre sonra durduğu, kısa bir süre bekledikten sonra korkuluğa tırmanıp, kendini aşağıya bıraktığı ifadeleri tutanakta yer aldı.
‘NE YAPIYORSUN DEMEYE KALMADAN KENDİNİ AŞAĞI BIRAKTI’
Tanıkların ifadesinin de yer aldığı soruşturma dosyasında olayı gören, bölgede bulunan futbol sahasında arkadaşları ile top oynadıktan sonra eve doğru gittiğini söyleyen A.O., “Çenedağ Mahallesi’ndeki köprünün altına doğru geldiğim sırada bir kızın köprünün korkuluklarına tırmandığını gördüm. Sonrasında yürümeye devam ettim. Yine baktığımda kızın korkulukları aşıp, ayaklarını aşağı doğru sarkıttığını gördüm. ‘Ne yapıyorsun’ demeye kalmadan kız kendini aşağı bıraktı ve kafası üzerine düştü. Benim yanımda telefon olmadığı için oradaki 2 bayandan ambulansı aramasını söyledim ve olay yerine ambulans geldi. Köprüden atlayan kızın etrafında ve yanında kimseyi görmedim. Sadece atlamadan önce geriye, sağa doğru baktı ve atladı. Herhangi bir kavga görmedim” dedi.
‘İNTİHAR EDECEĞİM DEMEYE BAŞLADI’
Gökçe Ergen’in arkadaşı E.A. (14) verdiği ifadede Ergen’in sık sık intihar edeceğini söylediğini belirterek, şunları anlattı:
-Gökçe tanıştığımızdan beri gerek benimle konuşurken gerekse diğer arkadaşlarla konuşurken sürekli intihar edeceğini söylemekte idi.
-Ancak bunu şaka yollu ve sürekli söylediğinden dolayı kendisini ciddiye almıyorduk. ‘İntihar edeceğim’ veya ‘Kendimi öldüreceğim’ derken bunu neden yapacağına dair herhangi bir şey söylemedi.
-Son 10-15 gündür de ‘İntihar edeceğim’ demeye başladı. Ancak yine kendisini ciddiye almadık. Sene başında bir kez koluna kesik atmıştı ancak bu olayı okul dışında gerçekleştirmişti. Bu kolundaki kesi izini sınıf öğretmenimiz görmüş ve onunla konuşmuştu.
‘İNTİHAR ETMENİN ÇÖZÜMÜ OLMADIĞINI SÖYLEDİK’
Aile ile daha önce aynı binada oturan T.A., ifadesinde, “Gökçe’nin babası bir konudan dolayı cezaevinde bulunmaktadır. Ancak Gökçe babasının bu durumunu bilmemekteydi. Annesi, babasının iş için yurt dışında olduğunu söylemişti. Gökçe, daha önce birkaç kez çocuklarıma intihar edeceği yönünde söylemlerde bulunmuş. Bu durumu öğrenince daha önce bir kez Gökçe’nin annesi ile birlikte konuşarak uyardık. Ancak Gökçe şakaya vurarak öyle bir maksadının olmadığını söyledi. Yine benzer şeyleri çocuklarımdan duyunca yine Gökçe’nin annesi ile bundan 3 gün kadar önce bize oturmaya geldiklerinde konuştum ve birlikte yine Gökçe’ye intihar etmenin hiçbir şeyin çözümü olmadığını ve doğru olmadığını, bir sorunu sıkıntısı varsa bizimle paylaşabileceğini söyledik. Ancak Gökçe yine şakaya vurdu ve öyle bir niyeti olmadığını söyledi. Gökçe, çok akıllı ve zeki bir kızdı. Kendisini intihara neyin sürüklemiş olabileceğini bilmiyorum” dedi.
‘İNTİHARINA YÖNELİK HERHANGİ BİR SÖYLEMİ FARK ETMEDİK’
Olayla ilgili ifadesi alınan rehber öğretmen S.S. daha önce Gökçe ile konuştuklarını belirterek, şunları kaydetti:
-Gökçe’nin intihar etmesine yönelik herhangi bir söylemi veya davranışı, buna dair davranış bozukluklarını ne ben ne de sınıf öğretmeni duymadık ve fark etmedik.” Sınıf öğretmeni Ö.A. ise Gökçe’nin derslerinde başarılı, İngilizcesi çok iyi, arkadaşıyla ise arasının iyi olduğunu söyledi. Ö.A., “İntiharın ardından bazı öğrenciler, Gökçe’nin kendi aralarında sürekli olarak intihar edeceğini söylediğini ancak kendilerinin bunu ciddiye almadıklarını söylemeye başladılar.
-Ancak ne ben ne de diğer öğretmenlerin bu konuya dair herhangi bir şey duymadık. Bu çocukların kuruntuları da olabilir, gerçek de olabilir ancak benim bu duruma dair herhangi bir bilgim yoktur.
Soruşturma dosyasında Gökçe’nin yanında bulunan cep telefonunun kilidinin açılmadığı belirtilirken, olay ile ilgili Gökçe’nin intihara yönlendirildiğine veya azmettirildiğine veya teşvik edildiğine dair dosyada herhangi bir delilin bulunmadığı vurgulanarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
]]>“İNSANLIK ADINA GEREKLİ KARARI BİR AN ÖNCE VERMESİNİ TALEP EDİYORUZ”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu şunları söyledi:
“Öncelikle sayın Çetin Doğan, hafta sonu meydana gelen menfur terör saldırılarında hayatını kaybeden kahraman askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine, sevdiklerine, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve silah arkadaşlarına başsağlığı ve sabır dileklerini iletti. Aynı zamanda olumsuz meteorolojik şartlarda ve zor coğrafi koşullarda görevine devam eden Türk Silahlı Kuvvetleri’ne başarı diledi. FETÖ savcısı, FETÖ hakimi ile dizayn edilen bu davada, Adli Tıp Kurumu’nun cezaevinde yaşayamaz raporu verdiği sayın Çetin Doğan ve diğer hükümlüler hakkında sayın Cumhurbaşkanı’nın bu raporları değerlendirmesini insanlık adına gerekli kararı bir an önce vermesini talep ediyoruz” dedi.
“RAPOR CUMHURBAŞKANILĞI’NDA BEKLİYOR”
Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen de sözlerine 12 şehidi hatırlatıp, “Bütün ulusumuzun başı sağ olsun, hepimizin başı sağ olsun” diyerek başladı. Bugünkü görüşmede hukuki süreci de konuştuklarını, Çetin Doğan’ın yargılandığı davada başka hükümlülerin de olduğunu dile getiren Gökçen, “Çetin Doğan’ın bu yaşında, bu sağlık durumunda cezaevinde kalamayacağına dair Adli Tıp Kurumu raporu var. Bu raporun Cumhurbaşkanlığı’na ulaşıp ulaşmadığı konusunda Adalet Bakanlığı’na bir dilekçe ile sorduklarını iletmişlerdi. Adalet Bakanlığı’ndan gelen cevaba göre bu rapor Cumhurbaşkanlığı’na ulaşmış durumda. Şu anda Çetin Doğan’ın cezaevinde kalamayacağına dair rapor beklemekte. Anayasanın 104. maddesine göre bir yetkisi var. Kocama halinde cezayı kaldırma yetkisi. Cumhurbaşkanı bu yetkisini, konu domuz bağcı Hizbullahçıya geldiğinde kullanıyor, emekli askerlerimize geldiği zaman, Çetin Doğan ve diğer generallere geldiği zaman bu yetkiyi ne yazık ki kullanmıyor” diye konuştu.
FETÖ’cü olduğu ortaya çıkmış, kaçarken yakalanmış savcıların iddianameleri ile bu şekilde elde edilen delillerle sürdürülen bir yargı sürecinden söz ettiklerini belirten Gökçen, “Bütün bu yargı sürecinde söylenebilecek çok söz var ama işin geldiği en son noktada şunu tekrar hatırlatmak istiyoruz; Çetin Doğan’ın kendisi bir af dilemiyor. Anayasanın 104. Maddesi Cumhurbaşkanı’na komaca halinde cezayı kaldırma yetkisi tanımış. Biz diyoruz ki bu af yetkisini Hizbullahçı teröristlere kullanıyorsanız, işte o zaman emekli askerlere de kullanmanız gerekir” dedi.
“CAN ATALAY TAHLİYE EDİLMELİ”
CHP Genel Başkanı Yardımcısı Gökçe Gökçen’e, Anayasa Mahkemesi’nin Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay için ikinci kez verdiği hak ihlali kararına rağmen hala tahliye edilmemesiyle ilgili soruyu da yanıtladı. Can Atalay’ın tahliye edilmesi gerektiğini söyledi. Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru hakkının ihlal edilmesi konusunda oy birliğiyle karar verdiğine dikkat çeken Gökçen, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin derhal Can Atalay’ı tahliye etmesi gerektiğini vurguladı.
“SİYASİ KARARLARIN BAŞKA BİR GÖRÜNÜMÜ”
Hakem Halil Umut Meler’e yönelik yumruklu saldırısının ardından tutuklanan Ankaragücü Spor Kulübü Başkanı Faruk Koca’nın tahliye edilmesi ile ilgili düşüncesi sorulan Gökçe Gökçen, Türkiye’de bu tür olaylar yaşandığında anlık tepkilerin oluştuğunu uzun vadeli çözümler üretilmediğini dile getirerek, “Çok tepki geldiği zaman birileri tutuklanır, ondan sonra tepkiler azalmaya, olaylar unutulmaya başladığında bu kararlar da geri alınır. Ama sistemin temeline dair bir çözüm getirilmez” dedi. Koca’nın tahliyesiyle ilgili “Bunlar da siyasi kararların başka bir görünümü hepimiz için” değerlendirmesi yaptı.
]]>