Galatasaray’a konuk olan sarı-lacivertli ekip, şampiyonluk şansını koruyabilmek için mutlak galibiyet parolasıyla sahaya çıktı. Maçın 21. dakikasında Alexander Djiku’nun ikinci sarı karttan kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kalan Fenerbahçe, 71. dakikada Çağlar Söyüncü’nün golüyle 1-0 öne geçti.
Maçın kalan süresinde de rakibine gol şansı tanımayan Fenerbahçe, sahadan 1-0 galip ayrıldı. Bu sonuçla lider Galatasaray 99 puanda kalırken, Fenerbahçe puanını 96’ya yükseltti. Sarı-lacivertliler bu galibiyetle ikili averajda da üstünlük sağladı ve son haftaya umutlu girdi.
RAMS PARK’TA YİNE 10 KİŞİ
Sarı-lacivertli ekip, deplasmanda oynadığı son 3 Galatasaray maçını da 10 kişiyle tamamladı.
2021-2022 sezonunda oynanan maçta 82. dakikada Marcel Tisserand kırmızı kart görmüş ve Fenerbahçe, 90+4. dakikada Miguel Crespo’nun golüyle 2-1 galip gelmişti. 2022-2023 sezonunda ise 61. dakikada Luan Peres kırmızı kartla oyun dışı kalmış ve Galatasaray, bu karşılaşmadan 3-0 galip ayrılmıştı.
Son olarak dün oynanan maçta Alexander Djiku, 21. dakikada kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı.

GALATASARAY’IN ÜÇ SERİSİ DE BİTTİ
Fenerbahçe, Süper Lig’in 37. hafta derbisinde Galatasaray’ı deplasmanda 1-0 yenerek rakibinin üç önemli serisine son verdi.
Sarı-kırmızılılar, Fenerbahçe maçı öncesinde ligde en son 12. haftada Hatayspor’a yenilmiş ve 24 maçlık yenilmezlik serisi yakalamıştı. Fenerbahçe karşısında aldıkları mağlubiyetle bu seri sona erdi. Ayrıca, Galatasaray ligdeki son 17 maçını kazanmışken, bu seri de Fenerbahçe karşısında noktalandı.
Sezon boyunca iç sahada oynadığı 18 maçın tamamını kazanan Galatasaray, Fenerbahçe’ye yenilerek bu seriyi de kaybetti ve sezonu iç sahada yenilgisiz kapatma şansını yitirdi.
İSABETLİ ŞUT ATAMADILAR
Fenerbahçe, derbide 10 kişi kalmasına rağmen sergilediği performansla takdir topladı.
Sarı-lacivertliler, uzatma dakikalarıyla birlikte 80 dakika eksik mücadele etmelerine rağmen Galatasaray’a isabetli şut fırsatı tanımadı. Karşılaşmada Fenerbahçe 1.41 xG (Gol Beklentisi) yaratırken, Galatasaray ise 0.67 xG ile maçı tamamladı. Ayrıca Galatasaray, bu sezon iç sahada en az şut çektiği maçı Fenerbahçe’ye karşı oynadı.

DEPLASMANDA YENİLGİSİZ
Fenerbahçe, Galatasaray’ı 1-0 yenerek bu sezon deplasman maçlarında yenilgi yüzü görmeden sezonu tamamladı. Süper Lig’in son deplasman maçında sahadan galibiyetle ayrılan sarı-lacivertliler, sezonu 16 galibiyet ve 3 beraberlik ile kapattı. Bu performansla 51 puan toplayan Fenerbahçe, deplasmanlarda 40 gol atarken kalesinde sadece 11 gol gördü.
ÇAĞLAR SÖYÜNCÜ İLKİ BAŞARDI
Fenerbahçe’nin milli stoperi Çağlar Söyüncü, Galatasaray’a karşı galibiyeti getiren golü atarak dikkat çekti. Süper Lig’in 36. haftasında Kayserispor’a karşı gol atan Söyüncü, Galatasaray maçında da gol atarak üst üste iki maçta gol sevinci yaşadı. Tecrübeli futbolcu, profesyonel kariyerinde ilk kez üst üste iki maçta gol atma başarısı gösterdi.
FENERBAHÇE’DE 2 CEZALI
Süper Lig’in son haftasında İstanbulspor’u ağırlayacak olan Fenerbahçe’de, kırmızı kart gören Alexander Djiku ve sarı kart cezalısı Michy Batshuayi bu maçta forma giyemeyecek. Sarı kart cezasını tamamlayan Rodrigo Becao ise İstanbulspor karşısında takımdaki yerini alacak.

DÜĞÜM SON HAFTA ÇÖZÜLECEK
Süper Lig’de 2023-2024 sezonunun şampiyonu, son hafta oynanacak maçların ardından belli olacak. 99 puanla lider durumda olan Galatasaray, son haftada deplasmanda Konyaspor ile karşılaşacak.
Fenerbahçe ise sahasında İstanbulspor’u konuk edecek. Galatasaray, Konyaspor deplasmanından 1 puanla ayrıldığı takdirde şampiyonluğunu ilan edecek. Fenerbahçe’nin şampiyon olabilmesi için Galatasaray’ın Konyaspor’a mağlup olması ve kendi sahasında İstanbulspor’u yenmesi gerekiyor.
Haftalar öncesinden küme düşmesi kesinleşen İstanbulspor, 16 puanla son sırada yer alırken, Konyaspor ise 41 puan ve averajla 15. sırada bulunuyor. Küme düşme tehlikesi yaşayan Konyaspor, Galatasaray karşısında alacağı 1 puanla ligde kalmayı garantileyecek.
]]>Galatasaray bu sezon sahasında oynadığı 18 lig maçını da kazanırken, Fenerbahçe ise deplasmanda yenilmeyen tek takım konumunda. Sarı-lacivertliler 18 maçta 15 galibiyet, 3 beraberlik aldı.
Galatasaray 2 maçta, Fenerbahçe 3 maçta gol atamadı
Ligde çıktığı 36 maçın 34’ünde gol atmayı başaran Galatasaray, ligin ilk haftasında Kayseri deplasmanından golsüz beraberlikle dönerken, ligin ilk yarısında deplasmandaki Fenerbahçe derbisinden de 0-0’lık beraberlikle ayrıldı. Okan Buruk’un öğrencileri, bu 2 maç dışında çıktığı 34 maçta da fileleri havalandırmayı başardı.
Fenerbahçe ise 36 lig maçının 33’ünde gol sevinci yaşadı.
Bu sezon Yukatel Adana Demirspor ile deplasmanda oynanan maçtan 0-0’lık beraberlikle ayrılan sarı-lacivertli ekip, ilk yarıda Galatasaray derbisini de golsüz eşitlikle tamamlamıştı. İsmail Kartal’ın öğrencileri TÜMOSAN Konyaspor deplasmanında da gol atamazken kalesini de gole kapatmayı başardı.
Her iki takım da bu sezon gol atamadığı maçlardan 0-0’lık beraberlikle ayrıldı. İki ekip de ligde yalnızca 1 mağlubiyet alırken, kaybettikleri karşılaşmalarda gol buldu.
Fenerbahçe sahasında Trabzonspor’a 3-2 mağlup olurken, Galatasaray ise deplasmanda Atakaş Hatayspor’a 2-1 yenilmişti.
Galatasaray iç sahada, Fenerbahçe deplasmanda lider
Bu sezon ligde evinde oynadığı 18 lig maçından da galibiyetle ayrılan Galatasaray, iç saha puan durumunda lider durumda. Sahasında 54 puan toplayan sarı-kırmızılılar, bu maçlarda 51 gol atarken, kalesinde ise 14 gol gördü. Fenerbahçe ise bu sezon deplasmanda en fazla puan toplayan ekip oldu. Sarı-lacivertliler 18 deplasman maçında 15 galibiyet, 3 beraberlik ile 48 puan topladı. İsmail Kartal’ın öğrencileri bu maçlarda 39 gol kaydederken, kalesinde 11 gol gördü.
Galatasaray iç sahada, Fenerbahçe ise deplasmanda bu sezon mağlubiyet yaşamayan takımlar olarak dikkati çekti.
İki takım da ikinci yarılarda daha çok gol attı
Hem Galatasaray hem de Fenerbahçe bu sezon oynadığı maçlarda ikinci yarılarda daha fazla gol attı. Ligde 89 gol atan sarı-kırmızılı ekip, bu gollerin 40’ını ilk yarılarda kaydetti. Maçların ikinci yarılarında 49 kez gol sevinci yaşayan Galatasaray, yediği 24 golün de 16’sında karşılaşmaların ikinci devrelerinde topu ağlarından çıkardı.
Sarı-kırmızılılar, yediği gollerin 8’ini ise maçların ilk yarılarında kalesinde gördü.
Ligde 92 gol atarak en golcü takım olan Fenerbahçe, bu gollerin 42’sini maçların ilk yarılarında, 50’sini ise ikinci devrelerde kaydetti. Süper Lig’de 31 gol yiyen sarı-lacivertli takım, bu gollerin 12’sini ilk 45 dakikalarda, 19 golü ikinci yarılarda kalesinde gördü.
]]>Kane’in sezon başında transfer olduğu Bayern Münih, mücadele ettiği 4 kulvarda da havlu attı.
Sezon başında oynanan Almanya Süper Kupa’da Leipzig’e yenilen Münih ekibi, Almanya Kupası 2. turunda 3. lig ekibi Saarbrücken’e elendi. Bayern Münih, bitime iki hafta kalan Bundesliga’da ise şampiyonluğunu ilan eden Bayer Leverkusen’in 15 puan gerisinde kaldı.
Bayern Münih, son olarak UEFA Şampiyonlar Ligi yarı finalinde İspanya temsilcisi Real Madrid’e elenmekten kurtulamadı.
BAYERN MÜNİH 12 YIL SONRA KUPASIZ KALDI
Alman futbolunun en başarılı takımı Bayern Münih, 12 yıl sonra ilk kez sezonu kupasız tamamlayacak.
Münih ekibi, 2012’den bu yana her sezon en az bir kupa kazanmasına rağmen Kane’in takıma transfer olduğu ilk sezonda kupa kazanmayı başaramadı. Kane, Bayern Münih formasıyla 45 karşılaşmada 44 gol kaydederek başarılı bir bireysel performans sergiledi.
KUPASIZ GEÇEN TOTTENHAM YILLARI
Harry Kane, altyapısına 2004’te girdiği Tottenham ile 2010’da profesyonel sözleşme imzaladı.
Tottenham’da sahaya çıktığı 435 maçta 280 gol atma başarısı gösteren yıldız oyuncu, futbol dünyasında adını en etkili santrforlar arasına yazdırdı.
Kane, etkileyici performansına rağmen 2008 İngiltere Lig Kupası’ndan bu yana kupa sevinci yaşayamayan Tottenham’ın makus talihini değiştiremedi. Golcü futbolcu, kariyerinin başlarında kiralık olarak top koşturduğu Leyton Orient, Milwall, Norwich City ve Leicester City’de de kupa sevinci yaşayamadı.
TOTTENHAM’DA ÜÇ KEZ FİNAL KAYBETTİ
İngilizlerin “gol makinesi” Harry Kane, Tottenham formasıyla üç kez kupa finali kaybetti.
Tottenham, Kane’in oynadığı dönemde 2014-2015 sezonunda Chelsea, 2020-2021 sezonunda Manchester City’ye İngiltere Lig Kupası finalinde yenildi. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2018-2019 sezonu finalini Liverpool’a kaybeden Londra ekibi, Premier Lig’de ise 2016-2017 sezonunu ikinci sırada tamamlayarak şampiyonluğun bir adım uzağında kaldı.

MİLLİ TAKIMDA DA KUPASI YOK
İngiltere Milli Takımı’nın en golcü futbolcusu Kane, kupa şanssızlığını milli takımda da kıramadı.
Harry Kane, 89 maçta 62 gol attığı milli formayla bir kez final oynamasına rağmen mutlu sona ulaşamadı. Kane’in forma giydiği dönemde 2020 Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya’ya yenilen İngiltere, 2018-2019 sezonunda ise UEFA Uluslar Ligi’nde üçüncü oldu.
6. KEZ GOL KRALLIĞININ EŞİĞİNDE
Bu sezon Bundesliga’nın en skorer ismi Kane, kariyerinde 6. kez gol krallığı yaşamak için gün sayıyor.
İngiltere Premier Lig’de 2015-2016, 2016-2017 ve 2020-2021 sezonlarında gol krallığına ulaşan tecrübeli oyuncu, 2018 FIFA Dünya Kupası ve 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri’nde de en çok gol atan futbolcu oldu. İngiliz futbolcu, Bundesliga’da bu sezon gol krallığına ulaşmaya en yakın isim olarak dikkati çekiyor. Ligde 36 gol kaydeden Kane, Stuttgartlı Serhou Guirassy’nin (25 gol) önünde bitime iki hafta kala zirvede bulunuyor.

LEWANDOWSKI’NİN REKORUNA YAKLAŞTI
Bayern Münih efsaneleri arasına giren Robert Lewandowski’nin Bundesliga rekoru, Harry Kane’in bir sonraki hedefi olarak göze çarpıyor.
Lewandowski, 2020-2021 sezonunda 29 maçta kaydettiği 41 golle Bundesliga tarihinin bir sezonda en çok gol atan futbolcusu ünvanını elde etti. Polonyalı oyuncu, Gerd Müller’in 1971-1972 sezonundaki 40 gollük performansını geçerek yaklaşık 50 yıllık rekoru kırmıştı.
Kane, ligin son iki haftasında 5 gol daha atması halinde Lewandowski’nin 41 gollük rekoruna ortak olacak.
]]>Bu sezon dört kulvarda mücadele eden Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde iyi bir performans sergilemesine rağmen Bayern Münih, Manchester United ve Kopenhag’ın yer aldığı zorlu grupta üçüncü sırada yer alarak yoluna UEFA Avrupa Ligi’nde devam etti.
Süper Lig’e Kayserispor beraberliğiyle başlayan sarı-kırmızılılar, Fenerbahçe ile kıyasıya bir mücadeleye girdi. İlk 10 hafta rakibini yakından takip eden Galatasaray, 11. haftada liderliği ele geçirdi, ancak bir sonraki hafta koltuğunu kaybetti.
Yoğun Avrupa kupaları programı nedeniyle yorucu bir periyot geçiren Galatasaray, sakatlıklar ve bazı oyuncuların formsuzluğuna rağmen Süper Lig’deki yarıştan kopmadı. Fenerbahçe ile puan puana mücadele eden sarı-kırmızılılar, 10 Şubat’taki 25. hafta maçından sonra liderliği ele aldı.
Şubat ayında UEFA Avrupa Ligi’nde Çekya temsilcisi Sparta Prag ile iki kez karşılaşan Galatasaray, 22 Şubat’taki ikinci maçtan sonra elendi. Üç kulvarda yoluna devam eden sarı-kırmızılılar, 29 Şubat’ta Fatih Karagümrük’e yenilerek Türkiye Kupası’na çeyrek finalde veda etti.
Galatasaray’ın elinde yalnızca Süper Lig ve 7 Nisan’da Şanlıurfa’da oynanan Süper Kupa kaldı. Fenerbahçe’nin 19 yaş altı takımıyla sahaya çıktığı ve ilk dakikanın ardından çekildiği Süper Kupa maçı, sarı-kırmızılıların ligdeki maç programını etkilemedi.

SÜPER LİG’E ODAKLANDI
Mart ayı itibarıyla Galatasaray, tüm dikkatini Süper Lig’e vermeye başladı.
Sarı-kırmızılı ekip, ocak ve şubat aylarında Mauro Icardi’nin sakatlığı nedeniyle idman yapamadan maçlara çıkması, Afrika Uluslar Kupası’nda yer alan Hakim Ziyech ile yeni transfer Serge Aurier’in sakat dönmesi, Abdülkerim Bardakcı’nın sakatlığı, Sacha Boey’in ara transferde takımdan ayrılması, Wilfried Zaha, Tanguy Ndombele ve Tete’nin formsuzluğu, sol bek Derrick Köhn’ün geç transfer edilmesi gibi sorunlarla mücadele etti.

Mart ayı öncesinde yoğun fikstür ve yaşanan problemlere rağmen Süper Lig’de galibiyet serisini sürdüren Galatasaray, 8 maçlık bir galibiyet serisi yakaladı. Teknik direktör Okan Buruk’un bu dönemde Barış Alper Yılmaz, Berkan Kutlu ve Kaan Ayhan’ı farklı pozisyonlarda kullanarak ürettiği taktiksel çözümler, sarı-kırmızılıların performansında belirleyici oldu.
Avrupa Ligi ve Ziraat Türkiye Kupası’ndan elendikten sonra Galatasaray, tamamen Süper Lig’e odaklandı.

YILDIZLAR ŞAMPİYONLUK HAVASINA GİRDİ
Süper Lig’de son 8 haftaya damga vuran Galatasaray’ın yıldız futbolcuları, şampiyonluk havasına girdi.
Mart ayı öncesinde 8 maç üst üste kazanarak yükselişe geçen sarı-kırmızılı ekip, bu seriyi 16 maça çıkardı. Özellikle Mauro Icardi, Hakim Ziyech, Dries Mertens ve Kerem Demirbay’ın başını çektiği yıldız futbolcular, attıkları gollerle Galatasaray’ın başarısında önemli rol oynadı.

Son 7 lig maçında 9 kez ağları sarsan Icardi, toplamda 23 gole ulaşarak gol krallığı yarışında zirveye yerleşti. Arjantinli yıldız, son dönemde gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çekti.
Formlarıyla son haftalarda dikkat çeken Mertens, Ziyech ve Kerem Demirbay dörder, Barış Alper Yılmaz iki, Derrick Köhn, Lucas Torreira, Carlos Vinicius, Kerem Aktürkoğlu ve Abdülkerim Bardakcı ise birer kez fileleri havalandırdı.
AVERAJDA FENERBAHÇE’Yİ GEÇTİ
Mart ayı öncesinde genel averajda Fenerbahçe’nin gerisinde bulunan Galatasaray, mart ayı sonrasında bu alanda rakibini geçti.
2020-2021 sezonunda şampiyonluğu 1 gol averajla Beşiktaş’a kaptıran Galatasaray, bu sezon benzer bir duruma düşmemek için tedbirli davrandı. Sarı-kırmızılı ekip, 27. hafta sonunda attığı gol bakımından 13, genel averajda ise 6 gol farkla Fenerbahçe’nin arkasındaydı.

Son 8 haftada 29 gol atan ve kalesinde sadece 7 gol gören Galatasaray, bu performansıyla +22 averaj elde etti. Fenerbahçe ise aynı dönemde 19 gol atarken kalesinde 9 gol görerek +10 averaj yakalayabildi.
Bu performansın ardından son 3 haftaya 6 puan farkla lider giren Galatasaray, attığı gol sayısında farkı 3’e indirirken genel averajda da 6 gol farkla Fenerbahçe’yi geride bıraktı.
]]>Galatasaray forması giyen Icardi, Süper Lig’de oynadığı son altı karşılaşmada 7 kez rakip fileleri havalandırarak formunu gözler önüne serdi. Adana Demirspor karşısında kaydettiği gol ile Dzeko’yu geride bırakan Icardi, bu performansıyla Galatasaray tarihinde en çok gol atan yabancı oyuncular listesinde üçüncü sıraya yükselerek Bafetimbi Gomis’i yakaladı.
DZEKO İKİ HAFTADIR SUSKUN
Öte yandan Fenerbahçe’nin golcüsü Edin Dzeko, ligdeki son iki haftada gol atma başarısı gösteremedi.
En son golünü 32. haftada Fatih Karagümrük ağlarına gönderen Dzeko, sonraki haftalarda golle tanışamadı. 34. haftadaki kritik Beşiktaş derbisine yedek başlayan ve maçın 73. dakikasında sahaya giren Bosna Hersekli oyuncu, bu sürede gol kaydedemedi. Dzeko, bu sezon Süper Lig’de çıktığı 33 maçta 20 gol atma başarısını gösterdi.

REY MANAJ SİVASSPOR’U SIRTLADI
Sivasspor, Süper Lig’de 48 puanla dokuzuncu sırada yer alıyor ve takımın golcüsü Rey Manaj, özellikle sezonun ikinci yarısında sergilediği performansla dikkat çekiyor. Arnavut forvet, ligdeki son dört maçında üç kez gol sevinci yaşayarak toplamda 18 gole ulaştı ve takımının gelecek sezon Avrupa kupaları için umutlanmasını sağladı.
Rey Manaj, bu sezon Süper Lig’de çıktığı 29 maçta 18 gol atarak etkileyici bir performans sergiliyor. Gol krallığı yarışında ise Icardi, Dzeko ve Manaj’ın ardından en yakın rakipleri, Pendikspor’dan Mame Thiam (15 gol) ve Antalyaspor’dan Adam Buksa, Kasımpaşa’dan Aytaç Kara ve Başakşehir’den Krzysztof Piatek (her biri 14 gol) olarak sıralanıyor.

AYTAÇ KARA, TÜRK KRAL
Bu sezon Süper Lig’de en çok gol atan Türk oyuncu, Kasımpaşa’nın orta saha oyuncusu Aytaç Kara oldu. Aytaç, kariyerinin en golcü sezonunu yaşayarak 33 lig maçında 14 gol kaydetti ve özellikle ceza sahası dışından attığı etkileyici gollerle göz doldurdu.
Aytaç Kara’yı, Fenerbahçeli İrfan Can Kahveci ve Galatasaraylı Kerem Aktürkoğlu 12’şer golle takip ediyor. Alanyaspor’dan Oğuz Aydın 11, Beşiktaş’tan Semih Kılıçsoy ise 10 golle diğer çift haneli Türk golcüler arasında yer alıyor.

BATSHUAYI EN VERİMLİ GOLCÜ
Fenerbahçe’nin Belçikalı santrforu Michy Batshuayi, Süper Lig’de en iyi gol ortalamasına sahip oyuncu oldu. Genellikle yedek kulübesinden maçlara dahil olan Batshuayi, bu sezon 24 lig maçında 564 dakika süre alarak 11 gol attı. Her 51 dakikada bir gol atma başarısı gösteren Batshuayi, bu alanda ligin zirvesinde yer alıyor.

Batshuayi’nin takım arkadaşı Cengiz Ünder, 900 dakikada 9 gol atarak her 100 dakikada bir gol ortalamasıyla onu takip ederken, Trabzonspor’un Nijeryalı forveti Paul Onuachu, 1315 dakikada 12 gol atarak her 110 dakikada bir gol kaydetti.
]]>Marca gazetesi, Arda Güler ve teknik direktör Carlo Ancelotti’nin birbirlerini tebrik ettiği fotoğrafı manşetine koyarak, “Şampiyonluk şarkısı çok daha yakın. Ancelotti’nin takımda yaptığı rotasyon fark edilmedi ve San Sebastian’a galibiyet geldi. Arda’nın bir golü Ancelotti için onu gelecek sezon takımda tutmaya yetti” diye yazdı.
Real Madrid’de iki yıldız verdiği beş futbolcudan birini Arda olarak seçen Marca, iç sayfasında “Arda, eflatun-beyazlıları şampiyonluğa hazırlıyor. Türk futbolcunun golü gelecek hafta matematiksel olarak şampiyonluğa ulaşma yolunu açtı” görüşünü öne çıkardı.
Gazetenin önemli köşe yazarlarından Roberto Gomez de “Arda Güler üst düzey bir maç çıkardı. Real Madrid’in geleceğinde kilit bir futbolcu olacak. Muhteşem” yorumunda bulundu.
AS: KUTLAMALARA HOŞ GELDİN
As gazetesi de geçen hafta El Clasico maçında Barcelona’ya karşı alınan galibiyetin ardından sahada takım arkadaşlarıyla sevinmediği için polemik konusu yapılan Arda ile ilgili hafta içindeki çıkan haberlere atıfta bulunarak, Arda ve Nacho’nun gol sevinci fotoğrafını “Kutlamalara hoş geldin” ifadesiyle manşetine taşıdı.
As gazetesinin baş köşe yazarı Tomas Roncero, San Sebastian Film Festivali’nde en iyi filme verilen ödüle atıfta bulunarak, “Altın İstiridye Güler’e” başlığı altında bir yazı kaleme aldı.
Roncero, “Arda, Carvajal’ın muhteşem yan asistinden sonra kendisine gelen ilk topu gol yaptı. Gençliğine rağmen etkileyici bir cesaret ve olgunluğa sahip. Hayatımın Türk’ü!” diye yazdı.
EL MUNDO: GÜLER İÇİN TERAPİ
El Mundo gazetesi de “Güler için terapi” ifadesini başlığına çıkararak, “Bayer Münih maçını düşünerek yedeklerle çıkan Madrid’de Türk futbolcu ilk 11’de yer aldı ve galibiyeti belirleyen isim oldu. Arda’nın bazı hareketleri, hem futbol hem de kültürel anlamda bize Mesut Özil’i hatırlatıyor. Tahmin edilemez ama başarılı.” yorumunda bulundu.
Türk futbolcunun ilk 11’de oynamaya layık olduğunu sahada gösterdiğini vurgulayan El Mundo, “Arda özelliğindeki futbolcular her zaman Madrid’de hayatta kalmıyor. 19 yaşında Madrid’e gelip yerini henüz bulamayan Arda’nın neler yapabileceğini göreceğiz” yorumunu yaptı.
EL PAIS: BİR DOKUNUŞU YETERLİ
El Pais gazetesi de “Güler’in bir dokunuşu yeterli” başlığını kullandı.
Haberde, “Arda Güler’e izini bırakması için çok az süre yetti. Real Madrid’e de matematiksel olarak şampiyonluğa çok daha yaklaşmak için Arda Güler yeterli oldu” ifadeleri kullanıldı.
Real Sociedad maçı öncesinde Türk futbolcunun sezon boyunca tüm maçlarda 100 dakika süre aldığı, ligde sadece 36 dakika oynadığını hatırlatan El Pais, Arda’nın bu kadar az süreler almasına rağmen “İzini bırakmayı başardığını” kaydetti.
Diğer yandan dünkü karşılaşmanın ardından basına açıklama yapan Real Madridli futbolcu Fran Garcia, “Tüm dünya biliyor ki Arda farklı bir futbolcu. Onun için memnunum” dedi.
]]>34. haftaya 90 puan ile başlayan sarı-kırmızılılar, maç fazlasıyla lider durumdayken Adana’da güçlü bir performans sergiledi. Karşılaşmanın ilk yarısında her iki takımın da kalecileri kritik kurtarışlar yaparken, skor eşitliği bozulmadı.
Maçın ikinci yarısında etkili bir oyun ortaya koyan Galatasaray, 53. dakikada Hakim Ziyech, 64. dakikada Kerem Demirbay ve 90+1. dakikada Mauro Icardi’nin attığı gollerle galibiyete ulaştı.
Bu zaferle birlikte Galatasaray, Süper Lig’de bu sezonki 30. galibiyetini elde etti ve toplam puanını 93’e yükseltti. Sarı-kırmızılı takım, bu skorla Fenerbahçe ile arasındaki puan farkını artırdı.
Adana Demirspor ise bu mağlubiyetle sezonun 11. yenilgisini yaşadı ve 41 puanda kaldı.

GALATASARAY’IN MÜTHİŞ SERİSİ
Süper Lig’de 22 maçtır yenilgi yüzü görmeyen Galatasaray, bu seriyi sürdürmeye devam ediyor. 12. haftada Hatayspor’a yenildikten sonra, ligdeki son 22 karşılaşmada 20 galibiyet, 2 beraberlik elde etti.
Galatasaray, art arda kazandığı 15 maçla kendi rekorunu kırdı. Okan Buruk yönetimindeki ekip, bu başarısıyla önceki sezondaki 14 maçlık galibiyet serisini geçti.
Fenerbahçe’nin bir sezonda en fazla puan toplama rekoruna eşitlenen Galatasaray, 1988-1989 sezonundaki 93 puanlık rekoru yakaladı. Ayrıca, 1987-1988 sezonunda elde ettiği 90 puanlık kendi rekorunu da geçmiş oldu.
AVERAJDA DA ÖNE GEÇTİ
Ligde 77 gol atarak ve yalnızca 21 gol yiyen Galatasaray, +56 averaj ile haftaya girmişti ve bu maçtan önce Fenerbahçe’nin bir averaj puanı gerisindeydi. Ancak Adana Demirspor karşısında 3 gol bulan ve kalesini koruyan Galatasaray, averajını +59’a yükselterek Fenerbahçe’nin iki averaj puanı önüne geçti.

ICARDI GOL KRALLIĞINDA ZİRVEDE
Arjantinli forvet Mauro Icardi, ligdeki gol sayısını 21’e çıkararak gol krallığı yarışında liderliğe oturdu.
Son 6 maçında 7 gol atan Icardi, haftaya Fenerbahçe’den Edin Dzeko ile 20’şer golle başabaş durumdayken, Adana Demirspor karşısında attığı golle zirveye yerleşti. Icardi, bu performansıyla Galatasaray’da en çok gol atan yabancı oyuncular listesinde Bafetimbi Gomis’le eşitlenerek üçüncü sıraya yükseldi.
MUSLERA REKORUNU YENİLEDİ
Deneyimli kaleci Fernando Muslera, Galatasaray adına bir sezonda en çok maçta kalesini gole kapama rekorunu yeniden kırdı. Uruguaylı kaleci, bu sezon ligde oynadığı 32 maçın 17’sinde kalesini gole kapatarak, kendi rekorunu bir kez daha geliştirdi ve Taffarel ile Mondragon’un rekorlarını geride bıraktı.

ZIYECH VE DEMİRBAY ARA VERMEDİ
Galatasaray’ın bu sezon Chelsea’den transfer ettiği Hakim Ziyech, Adana Demirspor karşısında sezonunun 4. golünü atarken, Kerem Demirbay ise 6. golünü kaydetti.
Ziyech, bu maçla birlikte ligdeki toplam gol sayısını 6’ya çıkardı. Sezon başında Bayer Leverkusen’den kadroya katılan Kerem Demirbay ise bu golle toplamda 7 golüne ulaştı.
]]>Türk takımları, çeyrek final aşamasının sona erdiği Avrupa kupalarında bu sezon 48 maça çıktı.
UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi ve UEFA Avrupa Konferans Ligi’nde çıktığı 48 maçın 29’unu kazanan Türk temsilcileri, 5 beraberlik, 14 de yenilgi yaşadı. Rakip fileleri 99 kez havalandırıp kalesinde 68 gol gören Türk takımları, 48 karşılaşmada yüzde 60’lık galibiyet oranına ulaştı.
Sezon öncesi UEFA ülkeler sıralamasında 13. sırada bulunan Türkiye, alınan sonuçlarla 9. basamağa yükseldi.

ELEMELERDE ÜÇ BÜYÜKLER TURLADI, ADANA DEMİR VEDA ETTİ
Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Adana Demirspor’un eleme maçlarında boy gösterdiği Avrupa serüveninde 3 takım gruplara kalmayı başardı.
Elemelerde 6 maça çıkan Adana Demirspor, bu müsabakalarda 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 yenilgi yaşadı, 12 gol atıp 8 gol yedi.
Akdeniz temsilcisi, play-off turunda Belçika’nın Genk takımına penaltı atışları sonucunda elenerek gruplara kalamadı. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş ise eleme ve play-off maçlarında rakiplerini geçerek grup müsabakalarında boy göstermeye hak kazandı.

GALATASARAY, SON 16’YI KAÇIRDI; AVRUPA LİGİ’NE PLAY-OFF’TA VEDA ETTİ
UEFA Şampiyonlar Ligi’ne 2. eleme turunda başlayan Galatasaray, sırasıyla Litvanya’nın Zalgiris, Slovenya’nın Olimpija Ljubljana ve Norveç’in Molde ekiplerini eleyerek gruplara kaldı.
Eleme ve play-off turunda oynadığı 6 maçta 5 galibiyet ve 1 beraberlik alan Galatasaray, bu karşılaşmalarda 12 gol attı, kalesinde ise 5 gol gördü.
A Grubu’nda Almanya’nın Bayern Münih, İngiltere’nin Manchester United ve Danimarka’nın Kopenhag takımlarıyla eşleşen sarı-kırmızılı ekip, oynadığı 6 maçta 1 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 yenilgi yaşayarak 5 puan topladı. Okan Buruk’un öğrencileri, 6 maçta 10 kez gol sevinci yaşadı, kalesinde ise 13 gole engel olamadı.
Manchester United’ın önünde grubu üçüncü sırada tamamlayan Galatasaray, yoluna UEFA Avrupa Ligi’nde devam etse de play-off turunda Çekya’nın Sparta Prag takımına elenmekten kurtulamadı.
Avrupa’da 14 karşılaşmada boy gösteren sarı-kırmızılı ekip, bu müsabakalarda 7 galibiyet, 3 beraberlik ve 4 mağlubiyet yaşadı, 26 gol atıp 24 gol yedi.

FENERBAHÇE ELEMELERDEN ÇEYREK FİNALE…
UEFA Avrupa Konferans Ligi’ne 2. eleme turundan başlayan Fenerbahçe, grup aşamasına kadar oynadığı 6 maçın tamamını kazanmayı başardı.
Sırasıyla Moldova’nın Zimbru ve Slovenya’nın Maribor ekiplerini eleyerek play-off turuna yükselen sarı-lacivertli takım, bu turda ise Hollanda’nın Twente takımını iki maçta da yendi ve gruplara kaldı.
H Grubu’nda Danimarka’nın Nordsjaelland, Bulgaristan’ın Ludogorets ve Slovakya’nın Spartak Trnava takımlarıyla eşleyen İsmail Kartal’ın öğrencileri, 6 maçta 4 galibiyet ve 2 mağlubiyet yaşayarak 12 puan topladı. Rakip filelere 13 gol atan sarı-lacivertli takım, kalesinde ise 11 gol gördü ve grubu lider tamamlayarak son 16 turuna yükseldi.
Son 16 turunda Belçika temsilcisi Union Saint-Gilloise’ı geçen Fenerbahçe, çeyrek finalde Yunanistan ekibi Olympiakos’a elendi.
Bu sezon çıktığı 16 Avrupa müsabakasında 12 galibiyete imza atan Fenerbahçe, 4 karşılaşmadan ise yenilgiyle ayrıldı. Sarı-lacivertli takım, bu karşılaşmalarda 40 gol attı, 17 kez kalesini gole kapatamadı.

BEŞİKTAŞ GRUPLARDA 1 GALİBİYET ALABİLDİ
UEFA Avrupa Konferans Ligi’nde eleme maçlarında oynadığı 6 maçı da kazanan Beşiktaş, bu performansını gruplara yansıtamadı.
Eleme turlarında Arnavutluk’un Tirana ekibini ve ardından Azerbaycan’ın Neftçi Bakü takımını saf dışı bırakan siyah-beyazlılar, play-off turunda ise Ukrayna’nın Dinamo Kiev takımını 2 maçta da mağlup ederek gruplara yükseldi.
Belçika’nın Club Brugge, Norveç’in Bodo/Glimt ve İsviçre’nin Lugano takımıyla eşleyen siyah-beyazlılar, beklentinin altında kaldığı gruplarda çıktığı 6 maçta 1 galibiyet, 4 mağlubiyet ve 1 beraberlikle üçüncü sırayı aldı. Beşiktaş, bu maçlarda 7 kez gol sevinci yaşadı, kalesinde ise 14 gol gördü.
Eleme ve grup karşılaşmalarında 12 maçta boy gösteren siyah-beyazlılar, bu müsabakalarda 7 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 yenilgi yaşadı, 21 gol atıp 19 gol yedi.
]]>Karşılaşmadan 3-2 mağlup ayrılan Fenerbahçe, 18 Nisan Perşembe günü İstanbul’da oynanacak rövanş karşılaşmasında rakibini mağlup ederek tur atlamanın hesaplarını yapacak.
KRUNIC-ZAJC ORTA SAHASI SINIFTA KALDI
Fenerbahçe’nin Olympiacos’a konuk olduğu karşılaşmada teknik direktör İsmail Kartal, sarı-lacivertlilerin orta ikilisinde Miha Zajc ve Rade Krunic’e ilk 11’de şans verdi. Ligde oynanan Adana Demirspor karşılaşmasında da orta ikiliyi bu iki oyuncudan kuran Kartal, Yunan ekibi karşısında değişikliğe gitmedi. Krunic ve Zajc, Olympiacos’a karşı oynadıkları futbol ile geçer not alamadı. 3’üncü golün yenmesinde pay sahibi olan Krunic, karşılaşmayı ikili mücadele kazanamadan tamamladı. Miha Zajc ise 6 ikili mücadeleden sadece 2 tanesini kazanabildi. İki oyuncu da 62’nci dakikada kenara gelerek yerlerini Fred ve İsmail Yüksek’e bıraktı.
FRED VE İSMAİL YÜKSEK GİRİNCE İŞLER DEĞİŞTİ
İsmail Kartal, sakatlıktan çıkan iki önemli oyuncusu Fred ve İsmail Yüksek’i Olympiacos maçında yedek soyundurdu. 62’nci dakikada Krunic ve Zajc’ın yerine giren iki oyuncu, maçın seyrini değiştirdi. Fred ve İsmail’in oyuna girişinin ardından orta saha kontrolünü tamamen eline geçiren sarı-lacivertli ekip, son yarım saatlik dilimi domine etti. Bu süreçte iki gol bularak yarı final için ümitlenen Fenerbahçe’de İsmail Kartal, maç sonu bu tercihleriyle alakalı da açıklamalarda bulundu. Kartal, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Bazı oyuncuları neden 60’ıncı dakikadan sonra oyuna aldığımı sorabilirsiniz. Sağlık ekibi ‘En fazla 15-20 dakika oynatabilirsin’ dedi. Maç maç düşünüp rakibe göre hareket etme düşüncemiz vardı. 3-0’dan sonra risk alarak oyuna dahil ettik oyuncuları” şeklinde konuştu.
OOSTERWOLDE VE BECAO DEVAM EDEMEDİ
Sarı-lacivertli ekibin Olympiacos’a konuk olduğu karşılaşmada Jayden Oosterwolde ve Rodrigo Becao sakatlanarak oyuna devam edemedi. İlk yarının son dakikalarında sakatlanan Oosterwolde, sedye ile kenara gelirken yerine 45’inci dakikada Ferdi Kadıoğlu girdi. Hollandalı oyuncu, karşılaşmanın oynandığı stattan koltuk değnekleriyle ayrıldı. 83’üncü dakikada kendini yere bırakan Becao’ya ilk müdahale saha içerisinde yapıldı. Brezilyalı oyuncu daha sonra kenara gelerek yerini Leonardo Bonucci’ye bıraktı. İki oyuncunun durumu İstanbul’da yapılacak olan tetkiklerin ardından belli olacak.
FENERBAHÇE ŞANSSIZLIĞINI İSTANBUL’DA KIRMA HEDEFİNDE
Fenerbahçe, Olympiacos’a karşı oynadığı 3’üncü resmi maçtan da mağlubiyetle ayrıldı. Sarı-lacivertliler, 2021-22 sezonunda Olympiacos ile UEFA Avrupa Ligi D Grubu’nda yer almıştı. Fenerbahçe, rakibine kendi evinde 3-0, deplasmanda ise 1-0 mağlup olmuştu. Dün oynanan karşılaşmada da rakibine 3-2 yenilen sarı-lacivertliler, önümüzdeki hafta oynanacak olan rövanş karşılaşmasında rakibini mağlup ederek hem Yunan temsilcisine karşı ilk galibiyetini hem de yarı final biletini almak isteyecek.
MUHTEMEL RAKİPLERİN İLK MAÇINDA KAZANAN ASTON VILLA
Fenerbahçe’nin Olympiacos’u elemesi durumunda yarı finalde karşılaşacağı rakibin belli olacağı Aston Villa-Lille eşleşmesinde ilk maçı kazanan ev sahibi ekip oldu. Villa Park’ta oynanan karşılaşmayı İngiliz ekibi, 2-1 kazanarak rövanş öncesinde avantaj elde etti. Aston Villa’ya galibiyeti getiren golleri 13’üncü dakikada Ollie Watkins ve 56’ncı dakikada John McGinn kaydetti. Fransız ekibinin tek sayısı ise 84’üncü dakikada Bafode Diakite’den geldi. Bu eşleşmede rövanş karşılaşması 18 Nisan Perşembe günü Lille’in ev sahipliğinde Pierre Mauroy Stadı’nda oynanacak.
]]>Başlama vuruşuyla meşin yuvarlak toplamda 50 saniye oyunda kalırken, bu süre aynı zamanda dünya futbol tarihinin en kısa maçlarından biri olarak da tarihe geçti.
Fenerbahçeli futbolcular topa dokunamadı
Dries Mertens’in başlama vuruşunu yaptığı mücadelede Galatasaray toplamda 16 pas yaparken, Fenerbahçeli futbolcular topla temas edemedi. Karşılaşmada topa en çok dokunan isim 5 kezle Abdülkerim Bardakcı oldu. Milli futbolcuyu 4 pas yapan Nelsson takip etti. Lucas Torreira 2 kez topla buluşurken Berkan Kutlu, Kaan Ayhan, Derrick Köhn, Barış Alper Yılmaz ve Mauro Icardi de meşin yuvarlağa bir kez temas etti.
Icardi’nin attığı golde topu kafayla indiren Barış Alper, aynı zamanda karşılaşmada topa kafayla dokunan tek futbolcu oldu. Icardi, meşin yuvarlakla ilk buluşmasında takımını öne geçirirken, bu gol aynı zamanda karşılaşmada topa son dokunulan an oldu. Sarı-kırmızılı takımda kaleci Muslera dışında meşin yuvarlağa temas etmeyen tek isim Kerem Aktürkoğlu’ydu. Galatasaraylı futbolcular santrayla beraber 16 pasta rakip kaleye giderek golü bulurken, bu periyotta Fenerbahçeli futbolcular topa temas edemedi.
Icardi, ezeli rekabetteki en erken golü attı
17 Ocak 1909’da “Papazın Çayırı” olarak adlandırılan yerde yapılan, Galatasaray’ın 2-0 kazandığı maçla başlayan 115 yıllık rekabette dün bir ilk yaşandı.
50. saniyede Fenerbahçe filelerini havalandıran Mauro Icardi, ezeli rekabetteki en erken golü atan oyuncu oldu.
8 Nisan 1984’te Ali Sami Yen Stadı’nda oynanan lig maçında Galatasaray forması giyen Mirza Seydic’in 55. saniyede kaydettiği gol, iki takım arasındaki maçlarda atılan en hızlı gol ünvanı taşıyordu. İki takım o mücadeleden 1-1’lik beraberlikle ayrılmıştı.
Arjantinli futbolcu Mauro Icardi, Süper Kupa finalinde attığı golle, ezeli rekabetin en hızlı golcüsü olmayı başardı.
90 yıl sonra ikinci kez Galatasaray-Fenerbahçe derbisi yarıda kaldı
İki takım arasında bugüne kadar oynanan müsabakalarda ikinci kez maç yarıda kaldı. Ezeli rakiplerin 115 yıllık rekabetinde 23 Şubat 1934 tarihinde İstanbul Ligi’nde oynadıkları mücadele de yarıda kalmıştı. Taksim Stadı’ndaki karşılaşmanın 60. dakikasında Galatasaraylı Kadri Dağ’ın, Fenerbahçeli M. Reşat Nayir’e attığı tekme ve Kadri’nin üzerine doğru koşan Fenerbahçeli Fikret Arıcan’ın, Galatasaraylı Tevfik tarafından kucaklanıp, saha kenarına atılmasıyla başlayan kavgaya tribünlerdeki seyirciler de katılınca, olaylar büyüdü. Yarıda kalan maçın ardından toplanan “Mıntıka Futbol Heyeti”, Fenerbahçe’den 9, Galatasaray’dan 8 olmak üzere toplam 17 futbolcuya uzun süreli cezalar verdi. Yaşanan bu olayın üzerinden geçen 90 yılın ardından bir kez daha Galatasaray-Fenerbahçe mücadelesi yarıda kaldı.
Fenerbahçe’nin kupa maçlarında yarıda kalan üçüncü karşılaşması
Süper Kupa maçının yarıda kalmasıyla, Fenerbahçe’nin 2’si Türkiye Kupası olmak üzere üçüncü kez karşılaşması tamamlanmadı. 1997-1998 sezonu Türkiye Kupası çeyrek final rövanş karşılaşmasında Trabzonspor’un 1-0’lık üstünlüğüyle devam eden müsabakada tribünlerden atılan bir cisim, teknik direktör Otto Bariç’e isabet ederken Hırvat çalıştırıcı ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaşanan durum sonrasında sarı-lacivertli futbolcular soyunma odasına giderek maça devam etmedi.
TFF maçın ardından Trabzonspor’u 3-0 hükmen galip ilan ederken, Fenerbahçe’yi de Türkiye Kupası’ndan 1 yıl men etti. Benzer durum bu kez Fenerbahçe’nin ev sahibi olduğu Türkiye Kupası mücadelesinde gerçekleşti. 2017-2018 sezonunda Fenerbahçe ile Beşiktaş’ın Ülker Stadyumu’nda karşılaştığı Türkiye Kupası yarı final rövanş karşılaşması da 55. dakikada tribünlerden atılan cisimlerin siyah-beyazlı takımın teknik direktör Şenol Güneş’e isabet etmesi sebebiyle yarıda kaldı.
Şenol Güneş yaşanan olayların ardından hastaneye kaldırılırken, maçın hakemi Mete Kalkavan karşılaşmayı tatil etti. Türkiye Futbol Federasyonu, maçın kaldığı yerden seyircisiz şekilde oynanması kararını verirken Beşiktaş maça çıkmayacağını açıkladı. Siyah-beyazlı takımın bu kararı uygulamasının ardından Fenerbahçe 3-0 hükmen galip ilan edildi. Beşiktaş da Türkiye Kupası’ndan 1 yıl men cezası aldı.
]]>Süper Lig’in 31. haftasında, 2 Nisan Salı günü Hatayspor ile evlerinde yapılacak olan maçta sahaya çıkacak olursa, tecrübeli kaleci beşinci kez büyük bir kilometre taşına ulaşmış olacak.
2011-2012 sezonunun başında İtalyan kulübü Lazio’dan transfer edilen 37 yaşındaki Muslera, Galatasaray’a katıldığı günden beri takımın en güvenilir oyuncularından biri olmayı başardı.
Süper Lig’de ilk kez 2011-2012 sezonunun açılış haftasında Başakşehir ile yapılan ve 2-0 kaybedilen maçta forma giyen Uruguaylı kaleci, 2013-2014 sezonunun 33. haftasında, Trabzonspor’a karşı alınan 4-1’lik galibiyetle 100. resmi maçına çıktı.
2015-2016 sezonunun 26. haftasında Fenerbahçe ile yapılan derbide 200. resmi maçını oynayan Muslera, üçüncü büyük başarısını 2018-2019 sezonunun 13. haftasında Konyaspor’a karşı elde etti. Deneyimli kalecinin 400. resmi maçı ise 2021-2022 sezonunun 8. haftasında Çaykur Rizespor ile yapılan karşılaşmaydı.
Galatasaray taraftarlarının en çok sevgi gösterdiği futbolculardan biri olan ve hem saha içi performansı hem de kişiliği ile futbol dünyasının takdirini kazanan Muslera, sarı-kırmızılı formayla geçirdiği 13 sezonda pek çok önemli başarıya ve rekorlara imza attı.

499 MAÇIN 178’İNDE KALEYİ KAPATTI
Galatasaray’ın tecrübeli kalecisi Fernando Muslera, takımındaki 499 resmi maçında toplam 533 golün kalesinde buluşmasına rağmen, bu maçların 178’inde kalesini tamamen gol yemeden korumayı başardı. Kendisine rakip olan takımların gol atmasını 321 kez engelleyemese de, bu istatistiklerle dikkat çekici bir performans sergiledi.
Muslera, Galatasaray kariyeri boyunca sahada gösterdiği disiplinli tavır nedeniyle 54 sarı ve 3 kırmızı kartla cezalandırıldı.
EN ÇOK MAÇA ÇIKAN YABANCI
Uruguaylı kaleci aynı zamanda Galatasaray forması altında en çok resmi maça çıkan yabancı oyuncu olma ünvanını elinde bulunduruyor.
401 Süper Lig, 53 UEFA Şampiyonlar Ligi, 21 Türkiye Kupası, 17 UEFA Avrupa Ligi ve 7 TFF Süper Kupa maçı olmak üzere toplam 499 maçla bu rekorun sahibi. Bu alanda en yakın takipçisi Zoran Simovic 239 maçla ikinci, Faryd Mondragon 238 maçla üçüncü, Cevad Prekazi ise 235 maçla dördüncü sırada yer alıyor.
Ayrıca, Muslera sarı-kırmızılı formayı en çok giyen üçüncü isim olarak Galatasaray tarihine adını yazdırmış durumda. Bu listede lider pozisyonda 588 maçla efsane kaptan Bülent Korkmaz bulunuyor.

EN ÇOK KUPA KAZANAN YABANCI
Galatasaray forması altında en çok kupa kazanma başarısına imza atan yabancı futbolcu olarak Fernando Muslera tarihe geçti.
Sarı-kırmızılı ekiple 6 Süper Lig, 4 Türkiye Kupası ve 5 TFF Süper Kupa olmak üzere toplamda 15 kez zafere ulaşan Uruguaylı file bekçisi, bu alanda en fazla başarıya ulaşan yabancı oyuncu ünvanını elde etti.
Bu başarıyla birlikte, Galatasaray’ın unutulmaz isimlerinden Gheorghe Hagi’nin daha önce elinde bulundurduğu rekoru geride bıraktı. Rumen efsane, Galatasaray ile bir UEFA Süper Kupa, bir UEFA Kupası, 4 Süper Lig, 2 Cumhurbaşkanlığı Kupası (şimdiki adıyla TFF Süper Kupa) ve 2 Türkiye Kupası kazanarak toplam 10 şampiyonluk elde etmişti.
TAFFAREL VE MONDRAGON’U GEÇTİ
Ayrıca, Fernando Muslera, bir sezonda en fazla maçta kalesini gole kapama başarısında Galatasaray’ın efsanevi kalecileri Claudio Taffarel ve Faryd Mondragon’un rekorlarını egale etti.

2011-2012 sezonunda, Süper Lig’de 32 maçın 16’sında kalesini gole kapatan Muslera, bu alanda Taffarel ve Mondragon’un 15’er maçlık rekorunu aştı. Taffarel bu başarısını 1998-1999 ve 1999-2000, Mondragon ise 2004-2005 sezonlarında sergilemişti.
Muslera, bu sezon 14 kez kalesini gole kapatarak kendi rekorunu egale etme şansına sahip; eğer 3 maç daha gol yemezse, kendi rekorunu kırarak bu başarısını daha da ileriye taşıyacak.
AYAĞI KIRILDI, 7 AY OYNAMADI
2019-2020 sezonunun sonlarında, Fernando Muslera, yaşadığı ciddi sakatlık sebebiyle uzun bir süre Galatasaray kadrosundan uzak kaldı.
Uruguaylı file bekçisi, Süper Lig’in 27. haftasında 14 Haziran 2020 tarihinde Çaykur Rizespor ile yapılan deplasman karşılaşmasında ağır bir sakatlık geçirdi ve ayağı kırıldı.
Bu talihsiz olay sonucunda Muslera, 7 aydan fazla bir süre yeşil sahalardan ayrı kalmak zorunda kaldı. Tecrübeli kaleci, ertesi sezonun 20. haftasında, 20 Ocak 2021 tarihinde Denizlispor karşısında tekrar takımının formasını giydi.
2021-2022 sezonunun ilk yarısında Sivasspor ile yapılan mücadelede, 13 Aralık 2021’de Muslera, ikinci büyük sakatlığını yaşadı. Çapraz bağlarında meydana gelen gerilme sebebiyle yaklaşık 2,5 ay boyunca oynayamayan Muslera, 20 Mart 2022 tarihinde Gaziantep FK ile yapılan maçla birlikte tekrar sahalara dönüş yaptı.
MUSLERA’NIN TEK GOLÜ
Aynı zamanda Fernando Muslera, kalecilik performansının yanı sıra Galatasaray forması ile bir gol atmış olmanın da ayrıcalığını yaşadı. Uruguaylı kaleci, 2011-2012 sezonunun 34. haftasında Manisaspor’a karşı 4-0 kazanılan maçta, penaltıdan topu ağlara göndererek gol sevinci yaşadı.
]]>Başkent Viyana’daki Ernst Happel Stadı’nda oynanan maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Montella, “Öncelikle buraya gelen ve evden bizi izleyen taraftarlarımız için üzgün olduğumuzu söylemeliyim. Ama baktığınızda ilk yarıdaki futbolla ikinci yarıdaki futbol çok farklı iki maç oldu. İlk yarıda iyi futbol oynadığımızı söyleyebilirim, sadece bazı pozisyonlarda hatalıydık ve bu onlara golleri verdi. Geliştirmemiz gereken kesin bir şey var, o da gol atmak. İlk yarıda çok sayıda pozisyona girdik ama sadece bir gol attık. İkinci yarıda beni üzen konu ise onların golünden sonra birlikteliğimizi bozduk ve mesafeleri açmaya başladık ve sonrasında olanlar oldu. Bu sonuç için üzgünüm, bazı test etmemiz gereken bölgeler vardı, açıkçası istediğimiz cevapları aldım. Bugünden itibaren bütün maçları seyretmeye devam edeceğiz ve en iyi grubu en iyi şekilde getirmeye çalışacağız.” ifadelerini kullandı.
Bazı şeyleri geliştirmeleri gerektiğini aktaran Montella, “Denge getirmemiz gerekiyor. İyi gittiğimiz dönemde havaya giriyor gibi olsak da pozitif anları daha iyi sindirmemiz gerekiyor, bugün de negatif anları daha iyi sindirmemiz gerekiyor. Gelişebilmemiz için bunlar yapıcı olmalı. Geçmişte baktığınızda Fransa’yı yenip İzlanda’ya kaybediyorduk ya da Hollanda’yı yeniyorduk daha düşük bir takıma yeniliyorduk, baktığınızda şu anda olması en doğru zaman çünkü bu bizi geliştirecektir.” şeklinde konuştu.
“RİSK ALDIĞIMIZI DÜŞÜNMÜYORUM”
İtalyan teknik adam, “Geriden oyun kurarken kaptırdığınız toplar rakibe golleri getirdi. Bu konuda düşünceniz nedir?” sorusuna şu yanıtı verdi:
Aslında risk aldığımız bir nokta yoktu, o bölgede rakamsal üstünlüğümüz de vardı 7’ye 5 oyun kuruyorduk. O dönemde bazı iyi çıkışlarımız da oldu bazen de çıkamayınca öne oynamamız gerekiyordu. O konuda bir risk aldığımızı düşünmüyorum. Golleri biz ikinci yarıda yedik, ilk yarıya nazaran. Bu mağlubiyetin analizini çok iyi yapmamız gerekiyor.
“RİTME ALIŞIK OLMAYAN OYUNCULAR VARDI”
“İlk yarıda oynadığımız futbol çok fena değildi, tüm detayları unutmamak gerek. İlk yarıda sahaya sürdüğümüz oyuncular sürekli beraber oynamadı, kulüplerinde de az oynayan futbolcular vardı, belki bu ritme alışık olmayan oyuncular da vardı. Bunu da hesaba katmak gerek. İlk yarıda neden memnundum, çünkü hem cesaret vardı, hem de arzululardı, pozisyonlara da girdik.”
“İÇSEL SORUNLARI ÇÖZMEMİZ GEREKİYOR”
“Bu ağır mağlubiyetten sonraki dengelerin benim tarafımdan gelmesi gerekiyor. Almanya galibiyetinden sonra da dengeli kalmamız gereken anlar vardı, bunu bu maçta yaşamamız bizim için çok daha verimli olacak. Çünkü çok fazla da pozisyona girdik. Oynadığımız ilk yarı itibarıyla çalışmaya devam edeceğim, çünkü ikinci yarıda belki ağır tokatlar yemiş olabiliriz ama böyle bir ağır mağlubiyetten sonra kendi içsel sorunlarımızı da çözmemiz gerekiyor.”
“CESARET EKSİKLİĞİ YAŞANDI”
Montella, “Geriden oyun kurma konusunda ısrar ettiğinizi düşünüyor musunuz?” sorusunu ise, “O pozisyonda rakamsal üstünlüğün varsa oyunu kurmak zorundasın. Son 30 metrede 7 kişi varsa senden, rakipten 5 kişi varsa oyun kurmak zorundasın. Bu oyunu kuramıyorsan, üstünlüğü sağlayamıyorsan başka bir spor yapmamız gerek. Rakipler adam adama oynarlarsa tabii ki bu riski almayacağız. Bu tarz oyun kurmalar ve oyun kurguları oturduğunda sana maç esnasında cesaret veriyor. İkinci yarıyı tekrar seyretmedim ama ikinci yarıda arkadan daha az oyun kurduk ve daha fazla gol yedik. Zorlandığımız bir andı ve cesaret eksikliği yaşandı. Bu sadece benim için değil futbolcularım için de geçerli. 30 yıldır bu işin içindeyim, 30 yılda hep bu sorunların oluşturulduğunu görüyorum, zihinsel gücüm olmasaydı bu işi yapmamam gerekiyordu.” şeklinde yanıtladı.
“GEREKSİZ BİR PROVOKASYON”
Montella, Avusturya’da yaşayan bir gazetecinin “Avusturya, Türkiye’den neyi daha iyi yaptı? İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine, “Maçı tekrar seyrettiğimde pozisyonlara bakma fırsatım olacak ama açıkçası iki maçta bazı kararlar bizi arada bıraktı. İlk sorunuza cevap vermeyeceğim çünkü provokasyon olduğunu düşünüyorum. Siz soru sorarken hata yaptığınızda işi bırakıyor musunuz? Gereksiz bir provokasyon olduğunu düşünüyorum ve cevap vermeyeceğim.” ifadelerini kullandı.
]]>Hücumda etkili olan bir takıma karşı mücadele ettiklerini belirten Okan Buruk, “Zor bir deplasmana geldik. Maç öncesinde de söylemiştim. Hücumda etkili olan bir takıma karşı oynadık. Oyunda da bunu gördük. İkinci yarı, ikinci topları almakta zorlandık. Bireysel olarak oyun içinde kalmakta zorlandığımız anlarda oldu. Gündüz maçı bizim için farkıydı. Bazen böyle şeyler olumsuz etkileyebilir. Oyuncuların maça adapte olmakta zorlandığını gördüm. Attığımız goller, giren oyuncuların katısı, oyun içinde kalmamız ve kazanacağımıza inancımız bize galibiyeti getirdi. Rakibimizi de kutlamak gerekiyor. Sami hoca geldikten sonra Kasımpaşa’nın geliştiğini biliyoruz. Bugün de büyük bölümde bizden daha çok pozisyona girdiler. Milli takım arasına kazanarak girmek istiyorduk. Eksiklerimiz var, hazır olmayanlar var. Kazanmak önemliydi, mutluyum. Taraftarlarımıza da teşekkür ederim” şeklinde konuştu.
ALİ KOÇ’UN AÇIKLAMASINA YANIT VERDİ
Okan Buruk, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un açıklamalarıyla ilgili gelen bir soru üzerine şu yanıtı verdi:
“Ali Koç’un açıklamalarının tamamını dinlemedim. Talihsiz bir açıklama, ne demek istediğini de anlamadım. Benim hiç hakem arkadaşım yok. Olabilirdi de. Hepimiz arkadaş olabilsek keşke… Hakem arkadaşım olmadı, olmasını da garip bulmuyorum. Neden böyle bir açıklama yapıldı, birçoğunda olduğu gibi anlamadım.”
Ali Koç, düzenlediği basın toplantısında “Okan Buruk’a sormak lazım en yakın hakem arkadaşı kim? Bilenler bilir… Ama tabii yabancı hakemleri de istemezler çünkü Avrupa’da görüyorlar yabancı hakemlerin nasıl yönettiğini” ifadelerini kullanmıştı.
“ICARDI YÜZDE 100 İLE OYNAMIYOR”
Mauro Icardi’nin sakat sakat oynamaya devam ettiğini belirten Okan Buruk, “Icardi’nin bir sakatlığı var. Yüzde 100 ile oynamıyor. İdare ederek oynuyor. 17 günlük bir ara var. Onu burada dinlendireceğiz. Hatayspor maçına daha iyi şekilde çıkacak. Oyun içinde aksiyon içindeydi. Golü atamadık ama yine önde çok kalabalık ve kaliteli ayaklara sahip olmamız maçı çevirme ışığını bize gösterdi. 3-3’ü hızlı şekilde yaptık o çok önemliydi” diye konuştu.
“GEÇİŞ OYUNU YEMEMİZ BİZİ ZORLADI”
Geçiş oyunu yemelerinin kendilerini zorladığını belirten Okan Buruk, “Bireysel yeteneğe bir şey yapamazsınız. Savunmadan çok orta sahada bizim için güçlü olmayan taraftı. İkinci topları rakibin alması ve geçiş hücumu yememiz bizi zorladı. Bundan önceki maçlarda da analizde bu çıkmıştı. Yüzde 60’a yakın topa sahip olduk ama pas yüzdemizin yüksek olması gerekiyordu. Geçişlere çok izin verdik. Kanat oyuncuları ve Da Costa etkili oyunculardı. Önde 5 etkili oyuncusu vardı. Defansif olarak zorlanmamız normal” diye konuştu.
Galibiyet golünü kaydeden Carlos Vinicius ile ilgili de konuşan Buruk, “Ben Vinicius’un gol atmasına çok sevindim. Onun da bu gole ihtiyacı vardı. Antrenmanlarda da daha iyiye gidiyordu. Buraya alıştı. Onun için önemliydi. Galatasaray’a önemli hizmet edeceğini gösterdi. Değerli bir gol attı” dedi.
“KÖTÜ OYNARKEN DE KAZANMAK ÖNEMLİ”
Gündüz maçı oynamanın kendilerini etkilediğini belirten tecrübeli teknik adam, “Bu bizi etkiledi. Çimler uzun ve kuruydu. O zorluğu yaşadık. İlk kez 5, 6 gün antrenman yaparak maça çıktık. Normalde 3 günde 1 maç oynuyorduk. Kazandığımız için değerli. İki takımda yarış içinde. Her maçı kazanmak için çıkıyoruz. Galibiyet serimiz 11 oldu. Kötü oynarken de kazanmak önemli. Kötü oynarken de aynı hırsı ve bitirişi göstermek de önemli oluyor” ifadelerini kullandı.
]]>Karşılaşmayı değerlendiren Kasımpaşa Teknik Direktörü Sami Uğurlu, şunları söyledi:
“Maç öncesinde anlattığımız senaryonun aynısı yaşadığımızı söyleyebilirim. Gol atan ve yiyen bir Kasımpaşa takımı. Son maçlarda bunu biraz daha aşağı çektik. Takım halinde top kazanarak geçiş yapmayı doğru yapıyoruz. Savunma geçişinde zafiyetimiz olduğunu söylemiştik. Bu tür maçlarda bunun sayısı arttığı zaman gol sayısı da artıyor. Yediğimiz gollere bakarsak Mertens’in golü harikaydı. Diğerleri bireysel hata. Biz gol pozisyonuna girmeyi seviyoruz. Çok pozisyonumuz var. 3 gol atıp, Galatasaray’ı yenememek üzücü. Oyunu geliştirmeye devam edeceğiz. Kasımpaşa’nın yüksek tempolu bir oyunu var. Son zamanlarda yüksek tempolu, şiddetli koşan, 25 kilometre hızla üstlerde olan bir takım. Bizim oyunumuz hakemlerin çok fazla kaldırabileceği bir oyun değil. Geçiş oyunu olduğu zaman hakemlerin kafasının karıştığını düşünüyorum. Hakemler biraz daha oyun dursun, kontrolü kaybetmeyelim istiyor. Ancak biz oyunu sevmiyoruz, o oyunu kimse sevmiyor. Ondan sonra maçı 5 dakika izleyip, kanalı değiştiriyorlar. Biz herkesin izleyeceği, keyif alacağı bir oyun oynayalım istiyoruz. Ben oyuncularıma; kendinizi yere atmayın, devam edebileceğiniz kadar devam edin diyorum. Türkiye’de kendini yere atan ödüllendiriliyor.”
“HANGİ BÜYÜK MAÇTA İYİ MÜCADELE ETSEK OYNADIĞIMIZ TAKIMLAR RAHATSIZ OLUYOR”
Büyük takımlara karşı iyi mücadele ettikleri zaman suçlandıklarını söyleyen Uğurlu, “Biz hangi büyük maça gitsek, iyi mücadele etsek bu oynadığımız takımları rahatsız ediyor. Galatasaray ile oynuyorsun Fenerbahçe için oynuyor diyorlar. Fenerbahçe ile oynuyorsun Galatasaray için oynuyor diyorlar. Biz öyle insanlar değiliz. Ancak buradan tepki görmek ilginç. İyi oynadığın zaman suçlanmak bir tek Türkiye’de olur herhalde. Herkesin hedefi var. Herkese karşı iyi oynamaya çalışıyoruz. Galip gelsek 4’üncü sıraya çıkıyorduk. Zaten onu düşünerek çıktık maça. Beşiktaş ile 3 puan var. Bunun mücadelesine vermeye devam edeceğiz. İyi oynadıktan sonra ciddi şekilde keyif alıyoruz. Rakiplerin bize saygı göstermesi gurur duyduğumuz şeylerden bir tanesi. Kötü oynadığımız periyotlar olsa da özellikle son haftalarda rakiplerimizin bizden çekinmesi güzel” ifadelerini kullandı.
“AYTAÇ’IN MİLLİ TAKIMA ALINMAMASINA ŞAŞIRDIM”
Takımın önemli isimlerinden Aytaç Kara’nın milli takıma seçilmemesiyle ilgili gelen bir soru üzerine ise Sami Uğurlu, “Aytaç daha önce birkaç kez daha bu sevinci yaptı. Konuşmadım kendisiyle ama bunun milli takıma çağırılmamasıyla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Mili takıma çağrılmaması hocanın kendi kararı. Öncesinde buna saygı duymak gerekiyor. Benim bireysel fikrim, bu performansla almamak biraz düşündürücü. Genç oyuncu milli takıma kazandıralım gibi bir düşünce daha cazip gelebiliyor olabilir. Milli takıma en formda, en iyi oyuncuların alınması gerekiyor. Bir 8 numara olarak bu sayılara ulaşıp, her maç 90 dakika sahada kalan bir isim. Montella’ya saygı duyuyorum ama şaşırmadım dersem yalan olur” diyerek sözlerini noktaladı.
]]>Siyah-beyazlı ekip, Portekizli teknik adamın göreve getirilişinden önce oynanan 19 lig müsabakasında 30 gol kaydetti, Santos yönetiminde ise 10 karşılaşmada 9 kez fileleri havalandırdı.
Bu istatistikle Beşiktaş, bu sezon görev yapan teknik direktörler arasında en düşük gol ortalamasını 0,9’la Portekizli çalıştırıcı idaresinde yaşadı.
SANTOS’LA 10 MAÇIN 6’SINDA GOL YOK
Beşiktaş’ta bu sezon görev yapan 5. teknik direktör olan Santos, gol ortalaması bakımından kendisinden önceki meslektaşlarının gerisinde kaldı.
Sezonun ilk 7 haftasında Beşiktaş’ın başında yer alan Şenol Güneş yönetiminde siyah-beyazlı ekip, 10 gol atarken, daha sonra göreve gelen Burak Yılmaz idaresinde ise 4 maçta 7 kez fileleri havalandırdı.
Beşiktaş’ın sembol isimleri arasında yer alan Rıza Çalımbay, 5 maçlık görev süresinde 6 gole şahitlik ederken, Santos öncesi 3 karşılaşmada görev alan Serdar Topraktepe, 7 golle siyah-beyazlı ekibin bu sezonki en yüksek gol ortalamasına ulaşan çalıştırıcısı oldu.
Siyah-beyazlı ekip, Şenol Güneş’le maç başına 1,42, Burak Yılmaz’la 1,75, Rıza Çalımbay’la 1,2, Serdar Topraktepe’yle de 2,3 gol ortalaması yakaladı.
İLK GOLÜ YEDİĞİ HİÇBİR MAÇI ÇEVİREMEDİ
Beşiktaş, Fernando Santos’un görev yaptığı 10 maçta 4 kez sahadan mağlup ayrılırken hiçbir yenilgisinde rakiplerinin gollerine karşılık veremedi.
Santos’un Beşiktaş’ını mağlup eden Siltaş Yapı Pendikspor, EMS Yapı Sivasspor, Galatasaray ve Gaziantep FK, siyah-beyazlılarla oynadığı maçlarda ilk golü kaydeden taraf oldu ve 90 dakikanın sonunda sahadan 3 puanla ayrıldı.
Deneyimli teknik adam, sadece takımının kazandığı 4 müsabakada gol sevinci yaşadı.
Santos yönetiminde siyah-beyazlı ekip, VavaCars Fatih Karagümrük, Trabzonspor, TÜMOSAN Konyaspor ve İstanbulspor karşısında gol atabildi.
Beşiktaş, Santos yönetiminde çıktığı Yukatel Adana Demirspor ve Mondihome Kayserispor maçlarında ise rakipleriyle golsüz berabere kaldı.
GOL DAHİ ATAMADI
Maçlarda ilk golü yedikten sonra rakiplerine reaksiyon gösteremeyen Santos’un Beşiktaş’ı, aldığı mağlubiyetlerin yanı sıra rakiplerine gol dahi atamadı.
Beşiktaş, Santos yönetiminde yaşadığı mağlubiyetlerde 8 gol yedi. İlk yenilgisini Pendikspor’dan 4-0’la alan Santoslu Beşiktaş, daha sonra Sivasspor ve Galatasaray’a 1-0, Gaziantep FK’ye de 2-0 yenildi.
Siyah-beyazlı ekip, Santos öncesi dönemde Adana Demirspor, Galatasaray, Bitexen Antalyaspor, Fenerbahçe, Corendon Alanyaspor ve Kasımpaşa maçlarında sahadan mağlubiyetle ayrılmasına rağmen rakiplerine gol atmayı başarmıştı. Pendikspor ve MKE Ankaragücü ile de bu dönemde sahadan gollü beraberliklerle (1-1) ayrılmıştı.
Beşiktaş, Santos’tan önceki dönemdeki 4 maçta rakiplerinin ilk golü atmasına cevap vermeyi başarmıştı.
Siyah-beyazlı ekip, ilk golü yemesine rağmen Kayserispor’u 2-1 mağlup etmiş, MKE Ankaragücü karşısında 1-0 geriye düştükten sonra attığı golle başkentten bir puanla ayrılmıştı.
Siyah-beyazlılar, ligin bu bölümünde Galatasaray, Fenerbahçe ve Kasımpaşa maçlarında rakiplerinin 1-0 öne geçmesine karşılık vermeyi başarmıştı. Rakiplerinin ilk golü atmasının ardından Beşiktaş skoru eşitlese de 90 dakikanın sonunda Galatasaray, Fenerbahçe ve Kasımpaşa sahadan galibiyetle ayrılan taraf olmuştu.
Basın toplantısına sakatlanarak oyuna devam edemeyen Mithat Pala’nın durumu hakkında bilgi vererek başlayan Palut, “Mithat, bileğinde kırık şüphesiyle hastanede. Tetkikleri yapılıyor. Umudumuz sakatlığın minimum derecede olması. Ancak ilk tetkikler çok da iç açıcı değil.” dedi. Farklı mağlubiyetten dolayı Çaykur Rizespor camiasından özür dileyen tecrübeli teknik adam, şunları kaydetti:
”Umutlanma şansı bile vermedi”
“Yediğimiz ilk gole kadar dengeli bir maçtı. 2-0’dan sonra oyuna tutunmaya çalıştığımız anlarda golü bulduk. ‘Acaba oyuna tutunabilir miyiz, yeniden maça dahil olabilir miyiz?’ dediğimiz anlarda gol yemeye devam ettik. Hem 2-1’den sonra hem de 4-2’den sonra Galatasaray bize umutlanma şansı bile vermedi. Topun arkasında savunma yaparken iyi değildik. Kaybettiğimiz toplar sonrası dönüşlerde kritik müdahalelerle atakları sonlandırma anlamında da iyi savunma yapamadık. Top bizdeyken üretmeye çalıştık, pozisyonlara girdik. Ancak çok kötü defans yaptık. Böyle bir deplasmanda bu kadar kötü defans yapınca yenilgi kaçınılmaz olur. Bunun üzerine kalemize gelen topların büyük yüzdesi gol olunca da bu mağlubiyet ağır bir skor halini aldı. Kötü sonuçtan dolayı camiamızdan özür diliyoruz. Kötü bir performans sergiledik. Galatasaray’ı da tebrik ediyorum.”
İlhan Palut, Dal Varesanovic’in sakatlığının etkilerini yaşadığını belirterek, “Dal’ın hafta içindeki sakatlık sürecindeki kaygılarımız tamamen sahaya yansıdı. Her karar size hata olarak dönebilir ama bu benim adıma göz göre göre oldu.” ifadelerini kullandı.
Yeşil-mavili takımın teknik direktörü, yaptıkları hataların cezasını çektiklerini dile getirerek, “Bu kadar kötü performansımız bir şekilde futbolun kırılma anlarıyla cezalandırıldı. Oyun 6-2’yi göstermiyor ama sahada doğruları yapmayınca futbol cezayı kesiyor. Bugün başımıza bu geldi.” şeklinde görüş belirtti.
“Sezon başından beri yeterli agresiflikte değiliz”
Sezon başından beri savunma hataları yaptıklarını vurgulayan Palut, sözlerini şöyle sürdürdü: “Takım savunması anlamında sezon başından beri yeterli agresiflikte değiliz. Yeteri kadar ikili mücadele kazanamıyoruz. Önde kazanamadığımız ikili mücadeleleri de ceza sahası içi ve çevresindeki sert, kararlı müdahalelerle savuşturamıyoruz. Bu üzerine çok durduğumuz konu ama hala eksiğiz. Hiçbir duruş gerekli agresiflik olmadığı sürece sizi savunma anlamında istediğiniz sonuca götürmez. Konumlanma anlamında çok büyük hatalar yapmıyoruz ama bunu daha çok birebir kazanmak, hava topu kazanmak, öncelik alan hamlelerle pekiştiremediğimiz için gol yiyoruz. Bugün buna, şuta hazırlanan oyuncuyu önde karşılamama parametresini de ekleyebilirsiniz. Hala düzeltmeye çalışacağız, hatalarımızın üstüne gideceğiz. Bugün zor bir skorla karşı karşıyayız. Bir şekilde hataları gösterirken takımımızı da mental olarak kazanmak zorundayız.”
“6 gol yiyince hakemi konuşmaya yüzünüz olmuyor”
İlhan Palut, skordan dolayı hakem hatalarını konuşamadığını söyledi. Yedikleri ikinci golden önce kendilerine faul yapıldığını savunan Palut, “6 gol yiyince hakemi konuşmaya yüzünüz olmuyor. Penaltının üzerine çok gidilecek pozisyon olmadığını düşünüyorum. Ancak ikinci gol öncesinde bence bir faul verilebilirdi. Taha’nın ayağına net bir müdahale var. Ancak öyle bir skor ortaya çıktı ki bir teknik direktör olarak, ikinci golden önce faul verilse işlerin değişebileceği konusunda emin değilim. Takımımın 100 dakikalık performansını gördüğüm zaman, ‘O kırılma anıydı. Yoksa biz buradan bambaşka bir skorla evimize dönerdik.’ diyemiyorum.” ifadelerini kullandı.
]]>Tecrübeli kaleci, Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında 8 Mart Cuma günü sahasında Çaykur Rizespor’u ağırlayacağı maçta görev alması durumunda, dördüncü kez “dalya” diyecek.
İtalya’nın Lazio ekibinden 2011-2012 sezonu başında transfer edilen 37 yaşındaki kaleci, geldiği günden bu yana Galatasaray’ın en istikrarlı ismi oldu.
Süper Lig’deki ilk sınavını 2011-2012 sezonunun ilk haftasında 2-0 kaybettikleri Medipol Başakşehir maçında veren Muslera, 2013-2014 sezonunun 33. haftasında Trabzonspor’u 4-1 yendikleri müsabakada 100. maçını oynadı. Uruguaylı kaleci, Galatasaray’da 200. lig maçına 2016-2017 sezonunun 34. haftasında Konyaspor’u 2-1 mağlup ettikleri karşılaşmada çıktı. Tecrübeli file bekçisi, üçüncü dalyasını ise 2020-2021 sezonunda 27 Şubat 2021’de Büyükşehir Belediye Erzurumspor ile yapılan müsabakada dedi.
Sarı-kırmızılı taraftarların en sevdiği isimlerin başında gelen ve hep performansı hem de karakteriyle futbolseverlerin takdirini kazanan Muslera, Galatasaray’da görev yaptığı 13 sezonda birçok önemli başarı ile rekora imza attı.

399 MAÇIN 154’ÜNDE KALESİNİ GOLE KAPATTI
Fernando Muslera, Galatasaray’da görev aldığı 399 lig maçında 383 gol yedi.
Süper Lig maçlarının 154’ünde kalesini gole kapatmayı başaran tecrübeli file bekçisi, 245’inde ise rakiplerin gol bulmasına engel olamadı.
Muslera, Süper Lig kariyerinde bir maçta kalesinde en fazla 5 gol gördü.
Uruguaylı file bekçisine, Galatasaray’da görev yaptığı bu maçlarda iki kez kırmızı, 39 kez de sarı kart gösterildi.
EN FAZLA MAÇA ÇIKAN YABANCI OYUNCU
Fernando Muslera, Galatasaray forması altında en fazla resmi maç oynayan yabancı futbolcu unvanına sahip.
Uruguaylı kaleci, sarı-kırmızılı takımda 399 Süper Lig maçının yanı sıra 53 UEFA Şampiyonlar Ligi, 21 Türkiye Kupası, 17 UEFA Avrupa Ligi, 7 TFF Süper Kupa müsabakasında forma giydi.
Toplam 497 maçla Galatasaray formasını en fazla terleten yabancı futbolcu olan Muslera’yı, 239 karşılaşmayla Zoran Simovic takip ediyor. Faryd Mondragon 238 maçla üçüncü, Cevad Prekazi ise 235 müsabakayla dördüncü sırada bulunuyor.
Muslera ayrıca, sarı-kırmızılı formayı en fazla terleten üçüncü oyuncu konumunda. Listede unutulmaz kaptan Bülent Korkmaz, 588 maç ile zirvede yer alıyor.
EN ÇOK KUPA KAZANAN YABANCI FUTBOLCU
Fernando Muslera, Galatasaray’da en fazla kupa kazanan yabancı oyuncu unvanını taşıyor.
Uruguaylı kaleci, sarı-kırmızılı takımda 6 kez Süper Lig, 4 kez Türkiye Kupası, 5 kez de TFF Süper Kupa şampiyonluğu yaşayarak 15 kupa kaldırma başarısı gösterdi.
Bu rekorun önceki sahibi, sarı-kırmızılıların efsane futbolcularından Gheorghe Hagi’ydi. Rumen futbolcu, Galatasaray’da bir UEFA Süper Kupa, bir UEFA Kupası, 4 Süper Lig, 2 Cumhurbaşkanlığı Kupası (TFF Süper Kupa) ve 2 Türkiye Kupası olmak üzere 10 şampiyonluk kazanmıştı.

TAFFAREL VE MONDRAGON’UN REKORUNU KIRDI
Fernando Muslera, Galatasaray’ın efsane kalecileri Claudio Taffarel ve Faryd Mondragon’un bir sezonda en çok maçta gol yememe rekorlarını kırdı.
Uruguaylı kaleci, 2011-2012 sezonunda Süper Lig’de 90 dakika görev aldığı normal sezondaki 32 maçın 16’sında kalesini gole kapatarak Taffarel ile Mondragon’u geride bıraktı.
Galatasaray’da Taffarel 1998-1999 ile 1999-2000 sezonlarında, Mondragon ise 2004-2005 sezonunda on beşer maçta kalesini gole kapatmayı başarmıştı.
Bu sezon kalesini 14 müsabakada gole kapatan Muslera, 3 maçta daha gol yemezse kendi rekorunu kıracak.
AYAĞI KIRILDI, 7 AY FORMASINDAN UZAK KALDI
Fernando Muslera, 2019-2020 sezonu sonunda yaşadığı ağır sakatlık sonrası uzun süre takımından ayrı kaldı.
Söz konusu sezon Süper Lig’in 27. haftasında, 14 Haziran 2020’de Çaykur Rizespor ile deplasmanda oynanan müsabakada ayağı kırılan Uruguaylı kaleci, 7 ayı aşkın süre takımdaki yerini alamadı. Tecrübeli kaleci, ertesi sezonun 20. haftasına 20 Ocak 2021’de Denizlispor ile oynanan maçta formasına kavuştu.
Muslera, sarı-kırmızılı takımdaki ikinci ciddi sakatlığını 2021-2022 sezonunun ilk yarısındaki Sivasspor maçında yaşadı. 13 Aralık 2021’deki müsabakada çapraz bağlarında gerilme yaşayan Muslera, yaklaşık 2,5 ay sahalardan uzak kaldı. Tecrübeli kaleci, 20 Mart 2022’deki Gaziantep FK müsabakasıyla sahalara döndü.
BİR DE GOLÜ VAR
Fernando Muslera, kaledeki başarılı performansının yanı sıra, sarı-kırmızılı forma altında bir kez de gol sevinci yaşadı.
Uruguaylı kaleci, 2011-2012 sezonunun 34. haftasında Manisaspor’u 4-0 yendikleri maçta, penaltı atışında topu ağlarla buluşturdu.
PERFORMANSI
Fernando Muslera’nın 13 sezonluk Galatasaray kariyerindeki performansı şöyle:

KARİYERİNİN EN İYİ SEZONUNU YAŞIYOR
Galatasaray’daki 13. sezonunu geçiren Muslera, kariyerinin en iyi dönemini yaşıyor.
Süper Lig’de çıktığı 27 karşılaşmada yediği 15 golle maç başına 0,55 ortalama yakalayan tecrübeli eldiven, geçmiş sezonlara göre en iyi performansını sergiledi.
Sarı-kırmızılılarda şampiyonluk yaşadığı ilk sezonunda (2011-12) kalesinde maç başına 0,7 gol gören Muslera, bu ortalamayı geride bırakmayı başardı.
Muslera’nın maç başına yediği gol ortalamaları; 2019-20 sezonunda 0,73, 2022-23 sezonunda 0,79, 2013-14 sezonunda ise 0,86 oldu.
Tecrübeli kalecinin Galatasaray formasıyla sezonlara göre Süper Lig’de yediği gol sayıları ve maç başı ortalamaları şöyle:

Haklı bir galibiyet aldıklarını vurgulayan Uçar, “Oyun olarak zaman zaman tatmin etmese de girdiğimiz gol pozisyon sayısı açısından kazanmayı hak ettiğimiz bir maç olduğunu düşünüyorum. Çok fazla pozisyon vermedik. İstanbulspor’u da tebrik ediyorum. Çok iyi mücadele ediyorlar. Önümüzdeki hafta bizim için çok önemli. Kupa’da Konyaspor ile içeride oynayacağız hem de Galatasaray ile maçımız var. Sevindirici gelişmeler var tabii ki Afrika Uluslar Kupası’ndan dönen oyuncularımız ve sakatlarımızın iyileşmesi. Gedson ve Zaynutdinov sarı kart sınırındaydılar. Maalesef sarı kart gördüler ve cezalı duruma düştüler. Oyun anlamında gelişme var ancak Beşiktaş çok daha iyisini oynamak zorunda” diye konuştu.
“SEMİH KILIÇSOY, MEVCUT MİLLİ TAKIM KADROSUNDA OLMALI”
Ligde son haftalarda kaydettiği goller ve performansıyla genç golcü Semih Kılıçsoy’un milli takıma çağrılmasını beklediklerini belirten Uçar, şunları kaydetti:
Semih Kılıçsoy mevcut milli takım kadrosunda olmalı. Milli takımın kadrosuna baktığımızda santrfor mevkisinde kaç tane golcü var? Herhalde az. Böyle bir performansla milli takıma gitmesini bekliyoruz.
Semih Kılıçsoy’un hücumda her yerde oynayabileceğini aktaran Feyyaz Uçar, “Santrfor gerekiyorsa santrfor, kanat gerekiyorsa kanat. Her zaman golü düşünen bir oyuncu. Gelmiş geçmiş en büyük rekorları kıracak. Son yıllarda yetişen en büyük golcü. Onun için mevki fark etmiyor. Kanatta oynadığında driplinglerle içeriye girişleri tehlikeli. Santrfor olduğunda da bitirici vuruşlarıyla ön plana çıkıyor. Mümkün olduğu kadar onu Beşiktaş’ta tutmak ve seyretmek istiyoruz” şeklinde görüş belirtti.
TAYYİP TALHA VE REBİC YORUMU
Feyyaz Uçar, son haftalarda kadroda yer almayan Tayyip Talha Sanuç ve Ante Rebic ile ilgili bir soruya, “Afrika Uluslar Kupası’ndan dönen oyuncularla kadro genişledi. Bazı oyuncular kadroya giremeyecek. Bu hocanın tasarrufudur. Tayyip özellikle stoperlerin olmadığı dönemde erken başladı. Performansından son derece memnunuz. İlerleyen haftalarda mutlaka görev alacaktır. Rebic özel bir oyuncu. Oynatmak ya da oynatmamak hocanın tasarrufudur. Gelecek maçalarda katkı vereceğini düşünüyorum” yanıtını verdi.
“DERBİ MAÇLARI TÜRK FUTBOLUNUN LOKOMOTİFİDİR”
Süper Lig’in 28’inci haftasında Tüpraş Stadyumu’nda Galatasaray ile oynanacak derbi maça da değinen Uçar, “Camialar için derbi maçlar çok önemli. Derbi maçları Türk futbolunun lokomotifidir. Bizim ondan önce önemli bir maçımız var. Kupada finali hatta şampiyonluğu hedefliyoruz. İlk oynayacağımız maç bizim için en önemli maç. Konya maçını da Galatasaray maçı kadar önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
Siyah-beyazlı yönetici, sezon sonunda sözleşmeleri sona erecek Salih Uçan ve Cenk Tosun ile Galatasaray maçından sonra karşılıklı görüşmeleri daha sıklaştıracaklarını aktardı.
“MUÇİ, BEKLEDİĞİMİZ PERFORMANSTA İLERLİYOR”
Feyyaz Uçar, siyah-beyazlı formayla ilk golünü atan Ernest Muçi ile ilgili ise şu yorumlarda bulundu:
“Tebrik ettik. İlk golünü atması çok önemli. Kalitesini ortaya koyan bir oyuncu. Beklediğimiz performansta ilerliyor. Öz güven açısında çok önemliydi. Çok daha fazla yeteneklerini sergileyecek bir Muçi izleyeceğimizi düşünüyorum.”
Feyyaz Uçar, sarı kart görerek Galatasaray maçında cezalı duruma düşen Gedson Fernandes’in yokluğunda orta sahada Salih ve Al-Musrati’nin forma giyebileceğini anlatarak, “Her eksik oyuncunun bu tip maçlarda yokluğu hissedilebilir. Salih’in iyileşip formayı alması. Al-Musrati de var. Bu ikili Gedson’un yokluğunu çok fazla hissettirmez” dedi.
]]>Ülker Stadı’nda oynanan müsabakanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Mert Hakan, “Kasımpaşa maçına istediğimiz gibi başlayamadık, Kasımpaşa takımı iyi analiz yapmış, önde iyi baskı yaptılar. Orada biraz zayıf kaldık. Bunu hafta içi değerlendireceğimizi, hocamızın da bize eksiklerimizi anlatacağını düşünüyorum. Oyunu biraz daha güçlendirmemiz gerek, bunun farkındayız. Galip gelmek son 11 haftaya girmişken çok önemli. Bir de iki haftadır böyle anlamlı galibiyetler bizi daha da mutlu ediyor. İnşallah kazanmaya devam ederiz. Her maç bizim için final. İnşallah her maç aynı coşkuyla devam ederiz. Kazandığımız için mutluyuz. Eksiklerimizi de çalışacağız.” ifadelerini kullandı.
‘SON İDMANDA FRİKİK ÇALIŞTIK’
Sarı-lacivertli futbolcu, frikikten attığı gol hakkında, “Son idmanda Bonucci ile frikik çalıştık. O bana ‘Sana yarın baskı yapmaya geleceğim, yarın da frikikten gol ataksın’ dedi. Bugün de maçtan önce ‘Gol atarsan seni bekliyorum’ dedi, golün yarısı onun. Dün çok iyi çalıştırdı beni. O da topa inanılmaz vuruyor. Bugün aslında ilk yarıda da 2-3 pozisyonum var. Bugün birçok kişiden mesaj aldım uzaktan gol atacağıma dair. Onlar da beni inandırdılar. Benim içimde de bir his vardı. Bunun frikikten olacağını düşünmüyordum çünkü kariyerimde Süper Lig’de ilk frikik golüm. Özel oldu benim için o yüzden çok mutluyum. Maçtan sonra da golü izledim.” şeklinde konuştu.
‘AYAĞA KALDIRAN ONLAR OLDU’
Mert Hakan, bir gazetecinin “İç sahada puanlar kaybettiniz. İç sahada bir problem olduğunu düşünüyor musun?” sorusuna, “Problem olduğunu düşünmüyorum. Bunlar olacak. Deplasmanda da her maçı kazanıyoruz. Biz oyunumuzu güçlendirmek zorundayız. Bunun da farkındayız. Bugünkü tribün olduğu sürece iç sahada bizim en büyük kozumuz olacak. Geçen hafta yaptığım konuşmanın değeri ortaya çıktı, anlamlı oldu. Fenerbahçe, birlikte olduğunda yıkılması imkansız bir camia. Bunu bir kez daha gösterdi. Bugün taraftarımıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Maçın sonuna kadar iyi oynamasak da arkamızda durdular. Bugün bizi yerdeyken ayağa kaldıran onlar oldu. Önemli olan günün sonunda ne olduğudur. Sezon sonuna kadar dişimizi sıkalım. Nelerle mücadele ettiğimizi onlar da biliyor. En azından sezon sonuna kadar birlikte kalalım, sonra faturayı kime keseceklerse keserler.” yanıtını verdi.
‘BEN VE AİLEM İKİ HAFTADIR GÜLMEYE BAŞLADIK’
Mert, eleştiriler almasıyla ilgili olarak, “Ben de ailem de iki haftadır gülmeye başladık. Kendi hatalarım da var bunda yol açtığım. Oyuna motive olmam gerekli. Belki de bir musibet bin nasihatten iyidir derler. Başıma talihsiz bir olay geldi. Oradaki tek hatam sadece kendim kırmızı kart yemem. Fred’i ben attırmadım, öyle bir algı oluştu. Ama dediğim gibi başımıza gelen her olayda bir hayır vardır. Ondan sonra sahaya çıkmayı dört gözle bekledim. Sahaya çıkmak için de güçlü olmam gerektiğini biliyordum. İki haftadır da o şans bana geldi. Çok mutluyum, çok şükür. Ailem ve ben de gülmeyi özlemişiz.” değerlendirmesinde bulundu.
‘1 DAKİKA BİLE OYNASAM ŞAMPİYONLUĞU GÖRMEK İSTİYORUM’
Mert Hakan Yandaş, devre arasında Fenerbahçe’den ayrılma ihtimalinin olduğunun hatırlatılması üzerine ise şöyle konuştu:
“3,5 sezon olmuştu devre arasındayken. Gerçekten işin arka kısmında bir sürü emek var. Bir sürü mücadele var. Yaptığımız yanlışlar da var. O günkü şartlar camia için belki de gitmemi gerektiriyordu. Kalıp mücadelede etmek istedim. Bu sezon hedefe ulaşabileceğimizi hissettim. Bir yerde benimde sahneye çıkabileceğimi düşündüm. Mücadele etmeyi tercih ettim, 1 dakika bile oynamasam bile kalıp sezon sonu şampiyonluğu görmek istiyordum. Rabbim de nasip etti. İki haftadır arkadaşlarıma yardımcı oluyorum. Şampiyon olursak dünyanın en mutlu insanlarından biri olurum. Camia da öyle zaten. Gerisinin pek bir önemi yok. Uzun süredir forma şansı bekliyorum. Kendimi de hazır tutmaya çalışıyorum. Yaklaşık 2-3 ay sonra ilk Adana maçıyla gelen bir şans vardı. Hocamız da bugünleri hesapladığını, sabırlı olmam gerektiğini söyledi ve zamanı geldiğinde iyi şeyler olacağına inandı. Çünkü Samandıra’da birlikte olduğumuz için dışarıdan gözükmeyen şeyleri içeride birbirimize yakın olduğumuz için görüp anlayabiliyoruz. Zor günlerde yanımda olan insanlara çok teşekkür ediyorum. Daha hiçbir şey başarmadık. İnşallah sezon sonunda hep birlikte sevinçten ağlarız.”
‘KENDİMİ TUTAMADIM’
Sarı-lacivertli futbolcu, uzatmalarda kazanılan penaltıyı Batshuayi’nin kullanmasıyla ilgili bir soruya, “Michy öz güveni yüksek bir oyuncu. Gol atmayı da çok seviyor. Penaltı olduğunda ben izleyemedim açıkçası, orada bir duygu patlaması yaşadık. Gol sevincini hep beraber yaşadık. Bende kendimi tutmadım ve takım arkadaşlarım yanına gittim. Çok stresliydi bizim için. İnşallah bunlar şampiyonluğun habercisi olur.” yanıtını verdi.
Mert Hakan Yandaş, “Uzatmalarda kazandığınız penaltıyla ilgili görüşün nedir?” sorusunu, “Sana kenarında konuşamadık heyecandan ama pozisyonu maç sonunda izledim. Bence çok net bir penaltı. Bunun üzerine tartışmak ülkemizde gelenekselleşen algı oluşturma kısmına girer. Yüzde yüz penaltı. Yerden sekiyor, zamanı var, eli açık, eliyle oynuyor. Hakem orada autu gösterdi, pozisyon penaltıya döndü.” şeklinde yanıtladı.
]]>Transfer yasağı sebebiyle 2023-24 sezonuna teknik direktör Hakan Kutlu yönetiminde kısıtlı bir kadroyla başlayan Erzurumspor, yaşadığı sıkıntılara rağmen topladığı 30 puanla ligin 10’uncu sırasında yer aldı. Yaklaşık 22 bin kişilik Kazım Karabekir Stadyumu’nu, geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta yaşanan depremler sonrasında oluşan hasarlar nedeniyle tam kapasite kullanamayan mavi-beyazlılar, sadece kale arkası tribünlerini taraftarına açabiliyor. Kısıtlı kadrosuna rağmen play-off hattını kovalayan Erzurumspor, bu sezon oynadığı 23 maçta; 8 galibiyet, 9 beraberlik ve 6 mağlubiyet aldı. Türkiye Futbol Federasyonu tarafından, 3 puan silme cezası alan Erzurumspor 30 puanla, 10’uncu sırada yer buldu.
6 MAÇTIR GOL YEMİYOR
1’inci Lig’de 23 haftada rakip filelere 23 gol gönderen Erzurumspor, kalesinde ise 20 gol gördü. Ligin 17’nci haftasında İstanbul’da karşılaştığı lider Eyüpspor’a 3-0 mağlup olan mavi-beyazlı takım, bu karşılaşmanın ardından oynadığı 6 maçta kalesini gole kapattı. Bandırmaspor deplasmanından 0-0 beraberlikle ayrılan Erzurumspor, evindeki maçta Bodrum FK”yı 1-0’la geçti. Manisa deplasmanından 2-0’lık galibiyetle dönen mavi-beyazlılar, iç sahada Şanlıurfaspor’u da aynı skorla mağlup etmeyi başardı. Altay ile deplasmanda 0-0 berabere kalan Erzurumspor, 23’üncü haftada ise Adanaspor’u 1-0 mağlup etti.

1 MAÇTA RIDVAN OĞUZ, 5 MAÇTA GÖKTUĞ BAKIRBAŞ
Erzurumspor’un 2024 yılındaki oynadığı karşılaşmalarında birçoğunda kaleci Göktuğ Bakırbaş görev aldı. Ligde oynanan Bandırmaspor, Manisa FK, Şanlıurfaspor, Altay ve Adanaspor karşılaşmalarında kaleyi tecrübeli file bekçisi korudu. Bodrumspor karşılaşmasında ise genç kaleci Rıdvan Oğuz, eldivenleri devraldı.
BAŞKAN AHMET DAL: GURUR DUYULACAK BİR BAŞARI

Erzurumspor’un 2024 yılında Avrupa’da oynanan 22 ligde 358 takım arasında gol yemeyen tek takım olduğunu belirten Ahmet Dal, “2024 yılında 358 takım ve 22 lig arasında gol yemeyen tek takım Erzurumspor. Bu kolay bir şey değil. Bu gurur duyulacak bir başarı. İnşallah sürdürmeye çalışacağız. Erzurumspor 3 sezondur transfer yasağı olan bir kulüp. 3 sezondur aynı oyuncularla mücadele eden bir takım. Her şeyden önemlisi karakterli bir oyuncu grubuna sahibiz. Sahada basmadık yer bırakmayan, kalecisiyle, savunma oyuncusuyla, defansa yardım eden forvet oyuncusuyla, gol atmaya giden savunma oyuncusuyla tam bir takımız. Tabii ki bu kolay olmadı. Geçtiğimiz sezon çok zor şartlar altında ligde kaldığımızda hepimiz çok büyük mücadele verdik. Stadımızda deprem sebebiyle sıkıntı oldu. Puanımız silindi. Bazı oyuncularımız ayrıldı, bazı oyuncularımız sakatlandı. Ligde kalmayı başardık. Lig bittiğinde hocamızla sözleşmemiz bitmişti. Önce hocamızla başladık. Sonra sözleşmesi biten oyuncularımızla tek tek anlaştık. Geçen seneki kadroyu tekrar muhazafa ettik. Oynayanı, oynamayanı, sakatlı sebebiyle kadroda olmayanı, cezalısı, yerlisi, yabancısı, genci komple bütün takım halinde bu tablonun mimarları. Bu başarıda emeği olan başta Hakan Kutlu ve ekibini kutluyorum” ifadelerini kullandı.

“TAKIM HALİNDE SAVUNMA YAPIYORUZ”
Kalece Göktuğ’un geçtiğimiz sezon zor bir süreçten geçtiğini belirten Başkan Ahmet Dal, “Özellikle kaybettiğimiz maçlarda çok fazla eleştirildi. Ama biz kardeşimize güveniyoruz. İyi bir kaleci olduğunu biliyoruz. Bu sezon da zaten bunu gösterdi. Ligde en az gol yiyen 5 ya da 6’ncı takım Ezurumspor. 2024 yılında 6 maçta gol yemeyerek hem kaleci Göktuğ’un performansı hem savunma oyuncularımız Mustafa Yumlu, Mustafa Akbaş, Orhan Avcı, Furkan, Ufuk, Yakup oynadıkları zaman ellerinden geleni yapıyorlar. Savunmaya yardım eden Eren Tozlu, kafa toplarında en iyisi olan Celal, hepsi oynadıklarında savunmaya yardım ediyorlar. Yani takım halinde savunma yapıyoruz. Hepsi mücadeleleriyle bu tablonun oluşmasında pay sahipleri” diye konuştu.
HAKAN KUTLU: DEFANS EREN’LE BAŞLIYOR
Takımının 6 maçtır gol yemediğini belirten teknik direktör Hakan Kutlu, “Ligin ikinci yarısında 6 maçtır gol yemeden devam ediyoruz. Bu durum; defans oyuncularımızın, kalecimizin, tüm takımın özverisi sonucu oluyor. Ancak şunu vurgulamak istiyorum, bu iş en uçta Eren’le başlıyor. Savunmamız, onun en önde mücadelesi, rakibi karşılamasıyla başlıyor. Dolayısıyla tüm oyuncularımı kutluyorum. Şimdi bu galibiyetin sevincini yaşayacağız. Sonrasında çok önemli bir Boluspor maçımız var. En iyi şekilde hazırlanıp Bolu’ya gideceğiz” dedi.
EREN, BOLU DEPLASMANINDA YOK
Öte yandan Adanaspor maçında sarı kart gören Eren Tozlu ve Celal Hanalp cezalı duruma düştü. Bu iki futbolcu Boluspor deplasmanında takımdaki yerlerini alamayacak. Adana maçının 54’üncü dakikasında sakatlanarak yerini Estrella’ya bırakan Batuhan’ın durumu da yapılacak kontrollerin ardından belli olacak. Mavi-beyazlılarda Ufuk Budak’ın sakatlığı da devam ediyor.
]]>İngiltere Premier Lig lideri Liverpool 2 mağlubiyet, İspanya LaLiga lideri Real Madrid, İtalya Serie A’da zirvede yer alan Inter ve Fransa Ligue 1’in zirvesindeki PSG ise 1’er yenilgi yaşadı.
Avrupa’nın 5 büyük futbol ligi liderlerinin mağlubiyet sayıları şu şekilde:
Lig lideri / Lig / Mağlubiyet sayısı
Bayer Leverkusen / Bundesliga / 0
Real Madrid / LaLiga / 1
Inter / Serie A / 1
PSG / Ligue 1 / 1
Liverpool / Premier Lig / 2
İLK LİG ŞAMPİYONLUĞU PEŞİNDE
Bundesliga’nın ilk kez oynandığı 1890-91 sezonundan beri şampiyonluk sevinci yaşayamayan Bayer Leverkusen, son 11 yılın şampiyonu Bayern Münih’in hegemonyasına son vererek kupayı kazanmak istiyor.
Zirvenin en yakın takipçisi Bayern Münih’in ise Bundesliga’da 33 şampiyonluğu bulunuyor.
Ligde 22 maçla sadece 4 beraberlikle puan kaybeden Xabi Alonso yönetimindeki lider Bayer Leverkusen, en yakın takipçisi Bayern Münih’in 8 puan önünde zirvede yer alıyor.
Bayer Leverkusen, geçen haftayı galibiyetle kapatırken en yakın takipçisi Bayern Münih ise yenildi. Bundesliga’da şampiyonluk mücadelesi veren Bayern Münih, deplasmanda Bochum’a 3-2 mağlup olurken Bayer Leverkusen ise deplasmanda Heidenheim’ı 2-1 yendi.
Bu sonuçla Bayer Leverkusen, Bayern Münih’in Bundesliga’da 11 yıllık şampiyonluk serisine son vermeye bir adım daha yaklaştı.
Bundesliga’da Bayer Leverkusen 58 puanla zirvede yer alırken, Bayern Münih 50 puanla ikinci sırada bulunuyor.
BAYERN MÜNİH DÜŞÜŞTE
Thomas Tuchel yönetimindeki Bayern Münih, Bayer Leverkusen ve Lazio maçlarının ardından Bochum’a da yenilerek bir hafta içinde üst üste 3. mağlubiyetini yaşadı.
Alınan kötü sonuçların ardından Bayern Münih’te teknik direktör Thomas Tuchel’in koltuğu da sallanmaya başladı.
Sakatlıklarla başı dertte olan Bayern Münih’in, en son Galatasaray’dan geçen ay transfer ettiği sağ bek oyuncusu Sacha Boey’in, sakatlık nedeniyle birkaç hafta sahalardan uzak kalacağı açıklandı.
BAYERN MÜNİH’İN REKORUNA ORTAK OLDU
Xabi Alonso’nun takımı, Bundesliga’nın 21. haftasında Bayern Münih’i mağlup etmesinin ardından Heidenheim’e karşı aldığı galibiyetle de Münih kulübünün tüm müsabakalarda 32 maçlık yenilmezlik rekoruna ortak oldu.
Bu sezon 22 haftada hiç mağlup olmayan ve sadece 4 beraberlikle yoluna devam eden Bayer Leverkusen’in şampiyonluk yolunda önünde 12 hafta kaldı.
EN GOLCÜSÜ SAKATLANDI
Bu sezon Bayer Leverkusen’de, 23 yaşındaki Nijeryalı forvet Victor Boniface, 10 gol ile takımının en fazla gol atan futbolcusu konumunda bulunuyor. Geçen ay sakatlanan Nijeryalı golcü futbolcu, nisan ayına kadar sahalardan uzak kalacak.
Boniface’in ardından Leverkusen’de en fazla gol atan futbolcular arasında Alejandro Grimaldo, 8 golle ikinci sırada, Jeremie Frimpong ise 7 golle üçüncü sırada yer aldı.
Bayer Leverkusen’de bu sezon ligde en fazla gol atan futbolcular şu şekilde:
Futbolcu Bundesliga’daki gol sayısı
Florya Metin Oktay Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Torreira, ilk maça iç sahada çıkmalarını avantaj olarak değerlendirdi.
Torreira, “Çok önemli bir maç. Rakibimiz farklı tarzda bir takım olabilir ama yüzde 100’ümüzü vermek zorundayız. Konsantrasyonu yüksek bir şekilde oynamamız gerekiyor. Buraya mücadele ederek geldik. UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki mücadeleyi sahaya yansıtmamız lazım. Hafta içinde iyi bir çalışma yaptık. Taraftarımız önünde oynayacağız. Bu bizim için bir avantaj olacak.” diye konuştu.
Avrupa’da kupa kaldırmanın hayalini kurduklarına değinen Torreira, “Amacımız Şampiyonlar Ligi’nde oynamaya devam etmekti. Performansımıza baktığınızda daha fazla puan almamız gerekiyordu. Ancak şu anda Avrupa Ligi’nde devam ediyoruz. Avrupa’da hala ülkemizi temsil ettiğimiz için mutluyuz. Bir sonraki tura geçebilmek için elimizden geleni yapmamız lazım. Kulübümüzün tarihini biliyoruz. Özellikle Avrupa Ligi’ndeki tarihini biliyoruz. Amacımız en yüksek noktaya kadar gelebilmek. Bu ligde veya başka bir yer de olsa ilk önce ilk maça odaklanmalıyız, adım adım ilerlemeliyiz. Önceliğimiz yarınki maç. Güçlü bir takıma karşı zorlu bir maç oynayacağımıza inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“OKAN HOCA KARİZMATİK”
Tecrübeli orta saha oyuncusu, teknik direktör Okan Buruk’a övgüde bulundu.
Buruk’un tarzını değerlendirmesi istenen Torreira, şunları kaydetti:
Yaklaşık 1,5 senedir buradayım. Her maçta tutkuyla takımı için oynayan bir insanım. Sırtımda soy adım var ama benim için en önemlisi göğsümdeki arma. Sahaya her girdiğimde elimden geleni yapıyorum. Taraftarımızı, takım arkadaşlarımı ve teknik ekibi mutlu etmek için mücadele ediyorum. Okan hocayla çalışmak çok büyük keyif. Karizmatik bir insan.
“BENİM İÇİN BÜYÜK ONUR”
“Takımın içinde bulunan herkes bizi çok iyi hissettiriyor. Şu anda 28 yaşımdayım. Bu kadar önemli bir takımda oynadığım ve Avrupa’da mücadele edebildiğim için çok mutluyum. Bu formayı her giydiğimde mutlu oluyorum. Okan hoca tarafından çalıştırılmak benim için büyük bir onur. Gelecekte çok büyük başarılar kazanacağına inanıyorum. Galatasaray’da da umarım uzun seneler birçok başarıya imza atacağız. Bana her zaman güven verdiği için de teşekkür ediyorum.”
“HER AKŞAM GOL HAYALİ KURUYORUM”
Torreira, sarı-kırmızılı formayla gol atmanın hayalini kurduğunu söyledi.
Galatasaray kariyerinde henüz gol atamadığının hatırlatılması üzerine 28 yaşındaki futbolcu, teknik direktör Okan Buruk’un hatırlatmasıyla, “Antrenmanlara daha fazla gelmeniz gerekiyor. Antrenmanlarda birçok gol atıyorum.” diye espri yaptı.
Gol atmak istediğini dile getiren Torreira, “Her akşam bu formayla gol atmanın hayalini kuruyorum. Şimdiye kadar gol atamadım. Ancak bu kaygılandığım bir şey değil. Önemli olan takımın kazanması. Ben bunun için elimden geleni yapıyorum. Ancak içten içe de gol atmak istiyorum.” dedi.
“MUSLERA’NIN ARAMASIYLA İKNA OLDUM”
Lucas Torreira, vatandaşı ve kaptanı Fernando Muslera’nın takım içindeki en önemli kişi olduğunu söyledi.
Galatasaray’a Muslera’nın bir telefonu ile geldiğini aktaran Torreira, “Nando, oyuncu ve insan olarak kadromuzdaki en önemli kişi. Soyunma odasını yönetiyor, ülkeye gelen yeni oyunculara yardımcı oluyor. Bu formayı giyiyorsam bunu ona borçluyum. Onun aramasıyla ikna oldum. Galatasaray tarihi açısından unutulmaz bir insan. Bu kulüp içinde yıllarca hizmet edeceğine inanıyorum. Burada daha kaç yıl kalacağımı bilmiyorum ama burada yaşadığım her şeyi de ona borçlu olduğuma inanıyorum. Bu formayı giydiğim için gururluyum. Onunla takım arkadaşı olmak da benim için ayrı bir gurur.” diyerek sözlerini tamamladı.”
]]>15 milyon Euro’luk bonservis bedeli çok konuşuldu. Sakatlık sonrası sahalara dönüşünde, golleriyle katkı sağladı. Kanarya, son Ankaragücü maçını da onun golleriyle kazandı.
Türk futbolunun son dönemdeki en büyük yeteneklerinden biri olan Cengiz Ünder, Türk medyasında ilk kez SÖZCÜ’ye konuştu, Fenerbahçe’ye geliş öyküsünü, beklentilerini, planlarını anlattı…
“Daha genç yaştayken Fenerbahçe’ye gelmek gibi bir hayalim, çubukluyu giymek gibi bir hedefim vardı. Bunları gerçekleştirdim, Fenerbahçe’nin ne kadar büyük bir camia olduğunu daha iyi anladım. Fenerbahçe bence Türkiye’deki en iyi, ve en özel taraftara sahip kulüp. Uzun yıllar Avrupa’da oynadım. Belli bir noktaya geldikten sonra Türkiye’ye dönme vaktimin geldiğini düşünmeye başlamıştım. Fenerbahçe’nin kadro yapılanması ve taraftarı ilgimi çok çekti. Transfer sürecim zorlu geçti, ancak sonu güzel oldu. Verdiğim en doğru kararlardan biri.”

“AVRUPA’YA DÖNME DÜŞÜNCEM YOK”
“Beni en çok cezbeden Fenerbahçe’de yaşayacağım şampiyonluklar. Bu, beni çok motive ediyor. Yeniden Avrupa’ya dönme gibi bir düşüncem yok. Sadece kendimi Fenerbahçe’ye vermek istiyorum. Fenerbahçe formasıyla elde edeceğim başarıları ve kupaları düşünüyorum. Fenerbahçe ile yaşayacağım şampiyonluğu hayal ederek, düşünerek hareket ediyorum. Buna göre çalışıyorum. Geldiğim
günden beri yüzde yüz buna inananlardan biriyim ve halen çok inanıyorum. Çok iyi bir kadroya sahibiz. Şampiyonluğa ulaşabilecek bir güçteyiz.”
“PERFORMANSIM CEVAP OLUYORDUR”
“Transferimden sonra sakatlık yaşadım. Bir an önce sahaya çıkıp en iyisini yapmaya çalışmak, kendini kanıtlama çabası biraz baskı altına soktu. Sürekli iyi yapacağım şeyleri düşünerek bu noktaya geldim. Açıkçası baskı altında değilim. Kendimi rahat hissediyorum. Günden güne performansım da çok iyi oluyor. Nasıl bir futbolcu olduğumu biliyorum, kalitemi biliyorum. Kulübüm bana güveniyor, inanıyor. Bu yüzden böyle bir yatırım yaptılar. Her zaman yapılan yorumlara kulağımı tıkadım. Sahada sergilediğim performans herkese yeterli bir cevap oluyordur.”
“HAYALİM CAN BARTU GİBİ OLMAK”
“Roma’da oynarken Can Bartu ile konuştuğumuzda bana tavsiyeler vermişti. Benim de hayalim Can Bartu gibi Fenerbahçe efsanelerinden biri olmak. Bunun için çok çalışmam gerektiğini biliyorum. Sahaya çıktığımda Fenerbahçe için yüzde yüzümü vereceğim her zaman.”

“EĞER FENERBAHÇE’YLE ŞAMPİYON OLURSAM…”
“Ben her zaman kendimi iyi oyuncu olarak gördüm. Genç yaşta Avrupa’ya gittim, Avrupa’da kendimi kanıtladım. Ve en büyük hedeflerimden birisi Fenerbahçe ile şampiyonluk yaşamak. Şimdi Fenerbahçe’de şampiyonluk sevinci yaşayarak kendimi burada ispatlamak istiyorum. Bunun için savaş veriyorum aslında. Eğer Fenerbahçe ile şampiyon olursam kariyerimde hayal ettiğin noktaya ulaşmış olacağım.”
“ŞAMPİYONLUĞA ÇOK İNANDIK”
“Tribünlerin sıkça söylediği bir tezahüratla camiaya sesleniyorum. ‘Bizler inandık sizler de inanın’. Biz gerçekten takım olarak şampiyonluğa çok inandık. Kulüp olarak çok inandık. Taraftarımız bu yolda bize desteğini esirgemediler, bize destek vermeye de devam etsinler. Bu yolun sonunda inşallah Bağdat Caddesi’nde şampiyonluğu hep birlikte kutlayacağız.”
“BASKI ALTINDA DEĞİLİM”
“Daha önce de benim için yüksek bonservis bedelleri ödendi. Fenerbahçe’ye transfer olduktan sonra sakatlık yaşamıştım. Bir an önce sahaya çıkıp en iyisini yapmaya çalışmak, taraftarımızın karşısında kulübe kendini kanıtlama çabası biraz seni baskı altına sokabiliyor. Beni motive eden sürekli iyi yapacağım şeyleri düşünerek bu noktaya kadar geldim. Açıkçası çok baskı altında değilim. Kendimi rahat hissediyorum. Günden güne performansım da çok iyi oluyor. Şu anda da formdayım. Böyle devam eder umarım.”

“ÇİFT HANELİ RAKAMLARA ÇIKARIM”
“Şu anda formdayım, kendimi de iyi hissediyorum, diri ve güçlü hissediyorum. Kendimi her maç öncesi motive ediyorum. Bu beni daha güçlü yapıyor. Şu anda 7 golüm var, çok daha fazla olacağına inanıyorum. Çift haneli gol rakamlarına çok rahat çıkacağımı düşünüyorum.
“SAĞ KANATTA DAHA RAHATIM”
“Kariyerimde uzun süre sağ kanat oynadım. Başakşehir ve Altınordu’da sol kanat oynuyordum. Roma’ya giderken sol kanat oynayarak gittim aslında. Her iki kanatta hücumun her bölgesinde oynayabilirim ama kendimi her zaman en iyi ve rahat hissettiğim yer sağ kanat. Sol kanatta da oynayabilirim. Sağ kanat benim için daha uygun bir pozisyon. Sağ kanatta kendimi çok daha rahat hissediyorum.”
“SEVDİKLERİME YAKIN OLMAK İSTEDİM”
“Ben genç oyuncuların Avrupa’ya gitmesi taraftarıyım. Uzun yıllar Avrupa’da oynasınlar. Ben de 18 yaşında gittim, Avrupa’da üst düzey kulüplerde oynadım. Benim için yeterli olduğunu düşündüm, ülkemde ve aileme yakın olmak istedim. Sevdiklerime yakın olmak istedim. Fenerbahçe benim için çok önemliydi. O yüzden Fenerbahçe teklifini düşünmeden kabul ettim. O yüzden mutluyum.”

“İRFAN’I İZLERKEN KEYİF ALIYORUM”
“Gelmeden önce İrfan ile sürekli konuşuyorduk. Transfer sürecinde ne zaman geliyorsun diye soruyordu. İrfan ile geldiğim günden beri forma rekabeti içindeyiz. İrfan inanılmaz bir sezon geçiriyor. Çok iyi bir oyuncu, onu izlerken çok keyif alıyorum. Gol attığında da en çok sevinenlerden biriyim. Gol attığı zaman da herkes emin olsun en çok sevinen ben olacağım. Her zaman onun destekçesi olacağım. Ben oynarsam da İrfan da aynı şekilde düşünüyor. Sonuna kadar birbirimizi destekleyeceğiz. Şampiyonluk yolunda bizim için çok önemli bunlar. Birbirimize her zaman destek olmalıyız. İrfan ile sonuna kadar birlikte güçlü bir şekilde gideceğiz.”
“KONFERANS LİGİ’Nİ KAZANABİLİRİZ”
“Konferans Ligi’nde mücadele eden diğer takımlara baktığımızda Konferans Ligi Kupası’nı kazanabilecek ya da en az final oynayabilecek bir güce sahibiz. Güçlü ve kaliteli bir takımımız var. Hem Konferans Ligi’nde hem de ligde sonuna kadar gideceğiz.”
“EN OLUMSUZ ŞEY SAHALAR”
“İtalya’da daha çok taktik dayalı bir futbol vardı. İngiltere’de daha tempolu, oyunun hiç durmadığı sürekli akan bir oyun var. Fransa’da çok güçlü oyuncuların olduğu bir lig. Türkiye ligi için kolay diyen oyuncular buraya geldiklerinde düşüncelerinde yanıldıklarını anlıyorlar. Türkiye ligi kolay bir lig değil zor bir lig. Mücadeleye dayalı zor bir ligimiz var. Ligimiz için en olumsuz şey bence sahalar. Saha zeminlerinin daha düzgün olması gerektiğini düşünüyorum.”

“KENDİME BUNU YAKIŞTIRAMAM”
“Türkiye liginde oyun çok fazla duruyor. Topun oyunda kalma süresi çok az. Bu kadar oyunun durmaması gerekiyor. Yurt dışında da maçları izlediğimde oyuncuların yere yatması ve uzun süre yerden kalkmadığı pozisyonlarda sinirlenebiliyor insan. Ben kendimi yere atan bir futbolcu değilim. Kendime de bunu yakıştıramıyorum.”
“DÖNME SEBEPLERİMDEN BİRİ AİLEMDİ”
“Benim çocukluk hayalimdi futbolcu olmak. Sındırgı’da doğdum. Bizim orada futbolcu olan kimse yoktu. Küçük yaşta bu imkan sunuldu bana. Bucaspor’da hayalimin gerçekleşmeye başladığına inandım. Annemle babamla hepimiz ayrı yerlerde yaşıyorduk. Bu benim için kolay olmadı ama. Hep sonuna kadar gitmek istiyordum. O yüzden futbol ve ailem benim için çok önemli diyordum. Türkiye’ye dönmem sebeplerinden biri de ailemdi. Onlara artık yakın olmak istedim, artık uzak olmak istemedim.”
“FENERBAHÇE’YE GELMESİNİ ÇOK İSTİYORDUM”
“Çağlar ile transfer sürecinde çok konuştuk. Zaten sürekli telefonda konuşuyoruz. Yurt dışında da birlikte aynı takımda oynadık. Ben Fenerbahçe’ye gelmesini çok istiyordum. Çağlar da çok gelmek istiyordu, onun transfer süreci de biraz sürdü. Çağlar da Fenerbahçe’ye geldiği için çok mutlu. Transfer sürecinde kendisiyle konuştuğumda bir an önce takıma katılmak istediğini söylüyordu. Benim için de böyle oldu bir an önce gelmek istediğin için stresli bir dönem oluyordu. Çağlar için de stresli oldu, her gün konuştuğumuzda az kaldı, az kaldı diye belirtiyorduk. Sonunda geldi.”

“GOLLERİ KAFAMDA CANLANDIRIYORUM”
“Atacağım golleri kafamda genelde canlandırıyorum. Eskiden çok çiziyordum. Her zaman yaptığım bir şey değil, bazen yine yapıyorum. Genelde atmak istediğim gol üzerinde çok düşünüyorum. Fenerbahçe’de de atmak istediğim golleri çizdiklerim oldu. Düşündüğüm golleri zaten zihinde canlandırdığım zaman o golleri saha içinde atıyorum. Uzaktan vurduğum şutlar mesala, her gün uzaktan şutlarda gol atacağımı düşünüyorum.”
Her geçen gün performansım daha iyi oluyor, daha artıyor. Bunu saha içinde görebiliyorsunuz. Her maç daha iyiye gideceğimi düşünüyorum. Şu anda kendi performansımla ilgili bir yüzde vermeyeyim ama her gün daha iyi olacağımı söyleyebilirim.
“İSMAİL KARTAL POZİTİF”
“İsmail Kartal oyuncularla çok iyi bir iletişime sahip. Oyunculara yakınlık gösteriyor, oyuncularla bireysel toplantılarda onlardan beklentilerini anlatıyor, oyuncularla sürekli pozitif şekilde konuşuyor, kendisiyle iyi bir iletişimimiz var.
“YEDEK KALMAYI SORUN ETMİYORUM”
“Ben yedek kalmayı sorun etmiyorum. Her oyuncu oynamak istiyor ben de her zaman oynamak istiyorum. Performansı iyiyken herkes oynamak ister. Hocamız bire bir konuşmalarda yedek kaldığımızda nedenlerini söylüyor, oyuncuyla önceden konuşulması daha iyi. Her oyuncu oynamak istiyor, ama bir şey söylenmeden yedek kalmak daha kötü. Ama hocamız oyuncularla bire bir konuştuğu için biz oyuncular da biraz daha rahatlıyor.”

“ZOR BİR ŞAMPİYONA OLACAK”
“Milli takımda çok iyi bir jenerasyon var. Kadroda genç kardeşlerimiz de var. Ben daha önce Avrupa Şampiyonası’nda oynadım ama bizim için çok iyi geçmedi. Kötü bir Avrupa Şampiyonası geçirmiştik. Ama o şampiyonayı unuttuk, artık Avrupa Şampiyonası’nda başarılı olabilecek bir takım olduğumuzu düşünüyorum. Genç bir jenerasyonumuz var. Zor bir şampiyona alacak ama biz de Almanya’da olacağı için ev sahibi gibi oynayacağız. Umarım bunun üstesinden geliriz ve başarılı bir şampiyona geçirmeyi umuyorum.”
ARDA, KENAN, SEMİH…
Arda, Semih ve Kenan genç oyuncular umarım Avrupa Şampiyonası’nda istediklerini yansıtabilirler. Onlar için iyi olacağını düşünüyorum. Hepsi çok yetenekli ve iyi oyuncular. Milli takıma çok fazla katkı sağlayacaklarını düşünüyorum.
DZEKO VE TADIC ŞANS
“Dzeko ve Tadic’in Fenerbahçe’de olması bizim adımıza çok büyük bir avantaj. Çalışmayı çok seviyorlar. Edin Dzeko’yu daha önce yakından tanıdığım için onun nasıl bir karakter ve nasıl bir çalışkan lider bir oyuncu çok iyi biliyorum. Tadic de Dzeko gibi lider bir oyuncu. Dzeko ve Tadic bizim takımda olduğu için şanslıyız.”

“103 GOLLÜK REKORU KIRABİLİRİZ”
“103 gollük rekoru kırmak kolay değil. Ama biz de çok gol atıyoruz. Umarım kırarız (103 gollük sezonda 23. haftada 63 gol atıldığını, bu sezon ise Fenerbahçe’nin 61 golde olduğunun hatırlatılması üzerine). Şu anda iyi gidiyoruz, kırabiliriz. Bakalım göreceğiz. Kulübümüz ‘YÜREĞİNİ KOY’ dedi. Biz de takım olarak yüreğimizi koyuyoruz. Camiamızdan, tribünlerimizden de sadece bunu istiyoruz.”
KAÇAN GOLLER
“Sonuçta kazanıyoruz, galip geliyoruz. Maç 5-0’da bitmiş 1-0 bitmiş önemli değil, önemli olan kazanmak. 1-0 kazansan da 3 puan alıyorsunuz. Çok gol attık. Şu anda ligin en çok gol atan takımıyız. Bu konuda söyleyecek bir şey yok.”
CENGİZ ÜNDER’İN ENLERİ:
Tepeli pelikan ve karabatak gibi neslinin tükenme tehlikesi olan 101 farklı türden 20 bin su kuşuna ev sahipliği yapan göl, kuşlar tarafından da terk edildi.
7 mahallede 2 bin kişinin geçimini sağladığı gölde balıkçılık bitti, kuruyan zemininde dev yarıklar oluştu.

PROJE ÇALIŞMALARI TAMAMLANDI
Ayrıca çiftçilerce işgal edilip tarıma açılan göl, Türkiye’nin ilk iklim davasına konu oldu. Su tutana kadar Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) tahsis edilen gölü kurtaracak proje, Devlet Su İşleri (DSİ) 2’nci Bölge Müdürlüğü’nce hazırlanarak tamamlandı.
Bozdağ’dan akan 25 milyon metreküp su, 15 milyon TL bedelle Ahmetli, Sart, Tabak Çayı, Kurşunlu, Gümüş regülatörlerinden Kendirlik Besleme Kanalı üzerinden göle taşınarak, gölün kurtarılması hedefleniyor.

3 YIL SONRA SU TUTMAYA BAŞLADI
Proje devam ederken, kuruyan göl son yağışlarla birlikte 3 yıl sonra yeniden sus tutmaya başladı. Kuruyan gölün zemininde oluşan derin yarıklar kapanması ve sus tutması çevresindeki bölge halkını da umutlandırdı.
Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, “Geçtiğimiz hafta 3 gün yağışımız oldu, bu göl onda bile su tutmaya başladı. Gölün etrafındaki meyve ve sebzelerin iyi olması için, balıkçıların tekrar dönerek ailelerini geçindirmesi için bu gölün canlanması gerekir. Bu göl 45-50 günde dolacak bir yapıya sahip. Hep sesleniyoruz, önemsesinler, göle değer versinler” diye konuştu.

‘GÖL OLMAYINCA ZEYTİNLİKLERİMİZİ DON VURMAYA BAŞLADI’
Göle kıyısı olan Tekelioğlu Mahallesi’nin muhtarı Selim Selvioğlu, “Son yağışlardan sonra gölümüz su tutmaya başladı. Bozdağ’dan yapılan yeni projeyle gölümüz en kısa zamanda eski güzelliğine kavuşacak.
Yöre halkı olarak gölün su tutmasını ve geçimini sağlayan insanların bir an önce işlerine dönmelerini, balıkçılığımızın devam etmesini istiyoruz. Göl olmayınca zeytinliklerimizi don vurmaya başladı. Eskiden böyle bir şey olmazdı. Göl dolduktan sonra inşallah bu don olayı da olmayacak. İnşallah eski günlerimize kavuşacağız” dedi.

‘BOŞA GİDEN SU İLE BU GÖLÜ CANLANDIRAMIYORUZ’
Gölmarmara Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Rafet Kerse de, “Mücadeleyi bırakmıyoruz, Gölmarmara’da ‘Kurumayacağım’ diye direniyor. Bu son yağışlardan sonra Gölmarmara Gölü’nde belirli bir seviyede su var.
Yani olmayacak bir şey değil sadece bu yağışlarla su tutmaya başladı. Yani buna en ufak bir destek çıkılsa, göl canlanacak. Bir türlü derdimizi anlatamıyoruz. Bu gölü yok etmekle ne geçecek ellerine? Onu da bilmiyoruz.
Yani şuraya milyonlarca dolarlık belki masraf yapılıyor. Şu an yeşil olduğu için su gözükmüyor gibi ama bayağı bir su var. Yetkililere seslenip, ‘Gölmarmara gölünü kurutmayın’ diyorum.
Bozdağ’dan boşa akan suyu bu göle akıtsalar bir haftada dolar. Kuraklık var, önümüzdeki yıllar daha da kuraklık olacak diyoruz fakat boşa giden su ile bu gölü canlandıramıyoruz. Bu gölün yeniden eski günlerine kavuşmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>5 maçtır yenilmeyen ev sahibi takım, 2. dakikada Cordova’nın golüyle geriye düştü. 6 maçtır sahadan puansız ayrılmayan rakibi karşısında Başakşehir ilk yarı bitmeden geri döndü. 35’te Deniz Türüç ve 45+1’de Piatek’in golleriyle ev sahibi takım soyunma odasına üstün gitti. 58’de Figueiredo skoru 3-1 yapan golü kaydetti. 61. dakikada Alanyaspor, Richard’ın golüyle umutlansa da maçın geride kalan dakikalarda gol sesi çıkmadı.

Bu sonuçla Başakşehir 26 puana yükselirken, Alanyaspor 22 puanda kaldı.
Ligin 21. haftasında Başakşehir, Karagümrük deplasmanına çıkacak. Alanyaspor da sahasında Çaykur Rizespor’u ağırlayacak.
MAÇTAN DAKİKALAR
2. dakikada Alanyaspor öne geçti. Pelkas’ın geri pasında topu kontrol eden kaleci Volkan Babacan, pas vermek istedi. Kısa düşen topu kapan Cordova, meşin yuvarlağı boş kaleye gönderdi: 0-1.
11. dakikada Başakşehir beraberlik golüne yaklaştı. Piatek’in pasıyla ceza sahasında topla buluşan Figueiredo’nun sol çaprazdan yerden şutunda, meşin yuvarlak az farkla yandan auta çıktı.
35. dakikada ev sahibi ekip beraberliği yakaladı. Başakşehir, Alanyaspor kalesini cepheden gören bir noktadan serbest vuruş kazandı. Serbest vuruşu kullanan Deniz Türüç’ün sert şutunda, meşin yuvarlak kaleci Ertuğrul’un müdahalesine rağmen köşeden ağlara gitti: 1-1.
45. dakikada Başakşehir ikinci gol şansını kullanamadı. Deniz Türüç’ün savunmanın arkasına attığı pası Alanyaspor ceza sahasında kontrol eden Piatek’in sert şutunda top yan direkten döndü. Sonrasında savunma tehlikeyi uzaklaştırdı.
45+1. dakikada Başakşehir öne geçti. Deniz Türüç’ün sağ taraftan kullandığı kornerde altıpas içinde kafayı vuran Piatek, fileleri havalandırdı: 2-1.
Mücadelenin ilk yarısını Başakşehir, 2-1 önde tamamladı.
58. dakikada Başakşehir farkı 2’ye yükseltti. Alanyaspor’un kaptanı Novais’ten topu kapan Figueiredo’nun ceza sahası önünden dönerek yaptığı vuruşta yan direğe de çarpan meşin yuvarlak ağlara gitti: 3-1.
61. dakikada konuk ekip farkı 1’e indirdi. Alanyaspor’un kullandığı serbest vuruşta savunmanın ceza sahası dışına gönderdiği topa Hadergjonaj’ın gelişine şutunda, Başakşehir savunmasından seken top ceza sahasında uygun pozisyondaki Richard’ın önünde kaldı. Richard’ın sol çaprazdan yerden şutunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 3-2.
Mücadeleyi Başakşehir, 3-2 kazandı.
Stat: Başakşehir Fatih Terim
Hakemler: Arda Kardeşler, Mehmet Emin Tuğral, Süleyman Özay
RAMS Başakşehir: Volkan Babacan, Dubois (Dk. 90+1 Lima), Duarte, Ba, Opoku, Berkay Özcan (Dk. 81 Onur Ergün), Deniz Türüç, Abeid (Dk. 81 Ömer Ali Şahiner), Pelkas (Dk. 74 Emirhan İlkhan), Figueiredo, Piatek (Dk. 90+1 Keny)
Corendon Alanyaspor: Ertuğrul Taşkıran, Hadergjonaj, Furkan Bayır, Aliti, Balkovec, Richard, Novais, Oğuz Aydın, Janvier (Dk. 60 Sisto), Eduardo (Dk. 60 Yusuf Özdemir), Cordova
Goller: Dk. 2 Cordova, Dk. 61 Richard (Corendon Alanyaspor), Dk. 35 Deniz Türüç, Dk. 45+1 Piatek, Dk. 58 Figueiredo (RAMS Başakşehir)
Sarı kartlar: Dk. 17 Figueiredo (RAMS Başakşehir), Dk. 47 Richard (Corendon Alanyaspor)
]]>2016-2017 sezonunda Eskişehirspor’dan transfer edilen 33 yaşındaki Ali Şaşal Vural, kırmızı-beyazlı takımda geçirdiği 8. sezonda gösterdiği üstün performansla dikkatleri üzerine çekti.
Takımın sezon başında Servet Çetin yönetiminde başlayıp, daha sonra Bülent Uygun’un çalıştırdığı dönemde de Ali Şaşal Vural, her iki hocanın da tercih ettiği ana kadro oyuncuları arasında kendine yer buldu.
Ligin ilk yarısında oynanan 19 haftalık süreçte her maçın tamamında 90 dakika boyunca sahada kalarak, Sivasspor’un en istikrarlı ismi oldu Ali Şaşal Vural.
19 MAÇTA 29 GOL YEDİ
19 lig maçında 29 kez kalesinde gol gören Ali Şaşal Vural, toplamda 1710 dakika boyunca sahada yer aldı. Başarılı kaleci, kariyeri boyunca toplamda Süper Lig’de 123, Türkiye Kupası’nda 23, Avrupa kupalarında 15 ve Süper Kupa’da 1 kez forma giydi.

Sivasspor’da sezonun ilk yarısında en fazla süre alan oyuncular arasında kaleci Ali Şaşal Vural’ın hemen arkasından, defans hattında Uğur Çiftçi 19 maçta 1699 dakika, Caner Osmanpaşa ise yine 19 maçta 1678 dakika ile sahada yer aldılar.
Takımın orta sahasında Charis Charisis 18 maçta 1507 dakika, Samuel Saiz 18 maçta 1440 dakika oynarken, Brentford’a transfer olan Yunus Emre Konak da 17 maçta 1330 dakika ile en tutarlı oyunculardan biri oldu.
GOLCÜ REY MANAJ
Sivasspor’da sezonun ilk yarısında en fazla gol atan oyuncu Rey Manaj oldu.
Sivasspor, sezonun ilk 19 haftasında toplam 24 gol atarken, kalesinde 29 gol gördü. Arnavut golcü Rey Manaj, bu gollerin 8’ini kaydederek takımına önemli katkıda bulundu.
Manaj, Pendikspor, Alanyaspor, Trabzonspor (2), Fenerbahçe, İstanbulspor ve Kayserispor (2) maçlarında gol attı.

Takımda orta saha oyuncusu Samuel Saiz 5 gol atarken, forvet Fode Koita ve orta saha oyuncuları Clinton N’jie ile Gerson Rodrigues de 2’şer golle katkı sağladılar.
Ayrıca Sivasspor adına Aaron Appindangoye, Caner Osmanpaşa, Modou Barrow ve Roman Kvet birer kez gol sevinci yaşadılar. Ligdeki 19. haftada Sivasspor’un Mondihome Kayserispor ile oynadığı maçta, rakip takım oyuncusu Arif Kocaman kendi kalesine gol attı.
CHARISIS 6 KART GÖRDÜ
Sivasspor’da, disiplin cezaları açısından öne çıkan isimlerden biri Charis Charisis oldu. Charisis, bu sezon 6 kez sarı kart görmesiyle dikkat çekti. Takımda ayrıca Clinton N’jie, 1 kırmızı ve 1 sarı kart alarak en hırçın oyuncular arasında yer aldı.
Takımın golcüsü Rey Manaj 4 sarı kart alırken, Caner Osmanpaşa, Samuel Saiz, Roman Kvet ve Uğur Çiftçi ise 3’er sarı kartla cezalandırıldılar. Bunun yanı sıra Yunus Emre Konak, Gerson Rodrigues, Fode Koita ve Emrah Başsan 2’şer kez sarı kartla karşı karşıya kaldılar.
Samba Camara, kaleci Ali Şaşal Vural, Ziya Erdal, Burak Kapacak ve Aaron Appindangoye ise sahada 1’er sarı kart gördüler.
]]>Sık sık ülkesinde zor şartlar altında hayatlarını sürdürmeye çalışan insanlara yaptığı yardımlarla haber olan Mısırlı yıldız, İsrail saldırısı altındaki Gazze’de yaşanan insani drama da ilk günden itibaren sessiz kalmadı.
Salah varsa gol de var
Son yıllarda Manchester City’nin şampiyonluklara ambargo koyduğu Premier Lig’de liderlik koltuğunda oturan Liverpool, şampiyonluğun en büyük favorileri arasında yer alırken, “Kırmızılar”ın gol yükünün yarısını Muhammed Salah çekti. Bu sezon 20 haftası geride kalan ligde 45 puanla zirvede yer alan Liverpool, rakip fileleri 43 kez havalandırırken, kalesinde 18 gol gördü. Krallık yarışında 14 golle Manchester Cityli Erling Haaland ile ilk sırayı paylaşan Salah, yaptığı 8 asistle de takımının gol yollarındaki en etkili ismi oldu. Toplam 22 gole doğrudan katkı sağlayan Salah, skor yükünün yarısından fazlasında takımını sırtladı.
Ligin ve Liverpool’un unutulmazları arasına girdi
2017 yazında 42 milyon avro bonservisle Roma’dan Liverpool’a transfer olan Salah, performansıyla Premier Lig’in ve 131 yıllık tarihe sahip kulübünün unutulmazları arasına girdi. Kendisinin yerine Bayer Leverkusen’den Julian Brandt’ı transfer etmek isteyen ancak takımın oyuncu izleme ekibinin Salah’ın kalması için ikna ettiği Klopp’u pişman etmeyen Mısırlı futbolcu, “Kırmızı” formayla hiçbir sezon 23’ten az gol atmadı, dört sezonda ise 30 gol ve üstü performans sergiledi.
Liverpool’daki ilk sezonunda 44 kez rakip fileleri havalandırarak tüm zamanların kulüp rekorunu kıran Salah, Ian Rush ve Roger Hunt ile bir sezonda 40 ve üstü gol atan üç oyuncudan biri oldu. Mısırlı yıldız, 151 gol attığı Premier Lig’de tüm zamanların en skorer oyuncuları sıralamasında Michael Owen’ı geride bırakarak ilk 10’a girdi.
Salah’ın Liverpool’da geçirdiği 7 sezonda tüm kulvarlardaki gol performansı şöyle:
Sezon Maç Gol
“200”ler kulübündeki 5 futbolcudan biri
Salah, Liverpool formasıyla tüm kulvarlarda 200 gole ulaşan 5 futbolcudan biri olarak tarihe geçti. Mısırlı yıldız, attığı 204 golün 151’ini Premier Lig’de, 42’si Şampiyonlar Ligi’nde, 5’ini Federasyon Kupası’nda, 3’ünü UEFA Avrupa Ligi’nde, 2’sini Lig Kupası’nda ve birini de Community Shield’de attı.
Kulüp tarihinde 200 gol barajını geçen futbolcular şöyle:
FUTBOLCU MAÇ GOL
Avrupa’da sadece 3 futbolcuya geçildi
Salah, 2017 yazında Liverpool’a imza atmasından bu yana Avrupa’nın en iyi beş ligi olarak kabul edilen İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya ve Fransa’da sadece üç futbolcunun gol performansının gerisinde kaldı.
Salah’ın toplam 204 gol attığı bu dönemde Robert Lewandowski 275, Kylian Mbappe 233 ve Harry Kane 206 kez rakip fileleri havalandırdı.
Kariyeri faciayla şekillendi
Mısır’ın Garbiya iline bağlı Nagrig’de 15 Haziran 1992’de dünyaya gelen Muhammed Salah, futbola ülkesinin El Mokawloon takımının altyapısında başladı ve ilk resmi lig maçına henüz 17 yaşındayken El Mansoura karşısında çıktı. Kısa sürede takımın en önemli oyuncusu haline gelen Salah’ın futbolculuk kariyeri, El Ehli ile El Masri arasında Port Said Stadı’nda 1 Şubat 2012’de oynanan, onlarca kişinin ölümü ve binin üzerinde taraftarın yaralanmasıyla sonuçlanan olayın ardından Avrupa’ya doğru yön değiştirdi. Facianın ardından Mısır Premier Ligi’nde 2011-2012 sezonu iptal edilirken, bütün Mısırlı oyuncular gibi Salah da bir süre sahalara çıkamadı. Ülke futboluna destek vermek amacıyla İsviçre’nin Basel takımının, Mısır 23 Yaş Altı Milli Takımı’yla yaptığı dostluk maçı, Salah’ın kariyerinin dönüm noktası oldu.
Oyuna ikinci yarıda dahil olan ve ağları iki kez havalandırarak takımının Basel’i 4-3 yenmesinde başrolü oynayan Salah, İsviçre temsilcisinin dikkatini çekti. Deneme amaçlı antrenmanlara davet edilen Mısırlı oyuncunun yeteneğinden etkilenen Basel, futbolcuyla 4 yıllık sözleşmeye imza attı. Basel’de geçirdiği iki sezonda da şampiyonluk yaşayan Muhammed Salah, daha sonra Chelsea, Fiorentina, Roma ve son olarak da Liverpool’da forma giydi.
“Gazzeliler’in acılarına alışmayın”
Salah, İsrail’in şiddetli saldırısı altındaki Gazze’ye destek veren futbolcuların kadro dışı bırakıldığı ya da sözleşmelerinin feshedildiği dönemde sosyal medya hesaplarından destek paylaşımları yapmaktan çekinmedi.
İsrail’in hastanelere saldırdığı ekim ayında video paylaşan Salah, “Böyle zamanlarda konuşmak kolay değil. Çok fazla vahşet ve kalp kırıcı şiddet var. Son hafta yaşanan gerginliklere şahit olmak çok kötü. Bütün hayatlar kutsaldır ve korunmalıdır. Buna son verilmesi lazım. Aileler birbirinden koparıldı. Gazze’nin insani yardım almasına acilen izin verilmeli. Oradaki halk, çok kötü koşullar altında” ifadelerini kullandı.
İkinci paylaşımını Noel’de yapan Salah, Gazze’de yaşananların unutulmaması gerektiğini vurgulayarak, “Orta Doğu’da devam eden acımasız savaş, özellikle de Gazze’deki ölüm ve yıkımla birlikte bu yıl Noel’e büyük bir üzüntüyle giriyoruz. Lütfen onları unutmayın ve onların acılarına alışmayın. Mutlu Noeller” şeklinde görüş belirtti.
Mısır Kızılayı İcra Direktörü Rami en-Nazar, ekim ayında yaptığı açıklamada, Salah’ın Gazze halkına maddi destekte bulunduğunu açıklamıştı.
]]>Toplam 10 maça çıkan Türkiye, bunların 8’i EURO 2024 eleme grubu maçları olmak üzere, 6 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 mağlubiyetle sonuçlandırdı. Bu maçlarda 19 gol atarken, kendi kalesinde 13 gol gördü. Resmi maçlardaki tek mağlubiyetini Bursa’da 2-0’lık skorla Hırvatistan’a karşı yaşayan milli takım, Belçika’da Japonya’ya karşı oynadığı özel maçta ise 4-2 yenildi.
İLKLERİN YILI 2023
2023’te tarihinde ilk kez bir büyük turnuvaya grup lideri olarak katılan Türkiye, bu yıl birçok ilkede imzasını attı. Deplasmanda Hırvatistan’ı Barış Alper Yılmaz’ın golüyle 1-0 yenen milli takım, rakibini evinde ilk defa yenme başarısını gösterdi.
Ayrıca EURO 2024 finaline ev sahipliği yapacak Berlin’de Almanya ile yapılan özel maçta 3-2 galip gelen Türkiye, 72 yıl sonra güçlü rakibini deplasmanda mağlup etti. Letonya ile Türkiye’de daha önce oynanan maçlardan hep beraberlikle ayrılan milli ekip, EURO 2024 elemelerinde Konya’da gerçekleşen maçta 4-0 galip gelerek bu seriye son verdi.

16 OYUNCUDAN 19 GOL
2023 yılında A Milli Takım, toplamda 19 gol kaydetti ve bu goller takımdaki 16 farklı oyuncu tarafından atıldı.
Kerem Aktürkoğlu, Bertuğ Yıldırım ve Cenk Tosun, 2’şer golle takıma katkıda bulunurken, Orkun Kökçü, Abdülkerim Bardakcı, Cengiz Ünder, İrfan Can Kahveci, Umut Nayir, Arda Güler, Ozan Kabak, Barış Alper Yılmaz, Yunus Akgün, Ferdi Kadıoğlu, Kenan Yıldız, Yusuf Sarı ve Yusuf Yazıcı ise birer golle skor tablosuna isimlerini yazdırdılar.
Milli Takım, ayrıca 3 maçta kalesini golle tanıştırmadı. Galler ve Letonya ile Türkiye’de, Hırvatistan ile ise deplasmanda oynanan maçlarda kalesini gole kapatan ay-yıldızlılar, bu maçlarda gol yemeyi engelledi.
KUNTZ VE MONTELLA DÖNEMİ
2023 yılında Türkiye Milli Takımı, toplam 10 maçta sahaya çıktı ve bu maçların 6’sında Stefan Kuntz, 4’ünde ise Vincenzo Montella’nın yönetiminde yer aldı.
Yılın ilk maçına 25 Mart’ta Ermenistan karşısında çıkan Türkiye, bu maçtan 2-1 galip ayrıldı. Kuntz yönetimindeki 6 maç boyunca 3 galibiyet, 2 yenilgi ve 1 beraberlik elde edildi. Japonya’ya 4-2 yenildiği özel maçın ardından Stefan Kuntz ile yollarını ayıran Milli Takım, İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella’yı göreve getirdi.

MONTELLA İLE YÜKSELİŞ
Vincenzo Montella’nın teknik direktörlüğünde A Milli Futbol Takımı, 4 maçlık süreçte hiç mağlubiyet yaşamadı, 3 galibiyet ve 1 beraberlikle başarılı bir performans sergiledi.
Montella altında ilk maça çıkan milli takım, deplasmanda Hırvatistan’ı Barış Alper Yılmaz’ın attığı golle 1-0 yenerek grupta tekrar liderliğe yükseldi ve puanını 13’e çıkardı. İtalyan hocanın idaresindeki ikinci resmi maçta Konya’daki Letonya karşılaşmasında alınan 4-0’lık galibiyetle, milli takım D Grubu’nda EURO 2024’e katılmayı garantileyen ilk ekip oldu.

Ay-yıldızlı ekip, grup maçlarının son karşılaşmasında Galler ile deplasmanda 1-1 berabere kalarak grup lideri olarak tamamladı. Ayrıca, Montella yönetimindeki özel bir maçta Berlin’de Almanya’ya karşı alınan 3-2’lik galibiyetle dikkat çekti.
Vincenzo Montella, böylelikle Türkiye Milli Futbol Takımı’nı Avrupa Şampiyonası’na taşıyan ilk yabancı teknik direktör ünvanını elde etti. Daha önce milliler, EURO 1996, 2008 ve 2016’da Fatih Terim, EURO 2000’de Mustafa Denizli ve EURO 2020’de ise Şenol Güneş liderliğinde turnuvalara katılım sağlamıştı.
EURO 2024 RAKİPLERİ BELLİ OLDU
Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın EURO 2024’teki mücadele edeceği rakipler, 2 Aralık’ta Hamburg’da yapılan kura çekimi sonucunda netleşti.
Kuraya 2. torbadan katılan Türkiye, F Grubu’nda Portekiz, C yolu play-off galibi (Gürcistan, Yunanistan, Kazakistan, Lüksemburg) ve Çekya ile aynı grupta yer alacak. EURO 2024, 14 Haziran ile 14 Temmuz 2024 tarihleri arasında Almanya’nın ev sahipliğinde düzenlenecek.
EURO 2032 TÜRKİYE’DE
Türkiye, 2032 yılında düzenlenecek Avrupa Futbol Şampiyonası’nın ev sahipliğini bu sene kazandı.
UEFA’nın İsviçre, Nyon’daki merkezinde 10 Ekim tarihinde yapılan toplantı sonrasında, Türkiye’nin İtalya ile birlikte 2032 Avrupa Şampiyonası’na ortak ev sahipliği yapacağı açıklandı.
]]>Bu yıl, kariyerlerinde önemli başarılar elde eden futbolcular için bir dönüm noktası oldu. Bazı genç yetenekler, performanslarındaki büyük gelişimle futbol sahalarının parlayan yıldızları olarak kendilerini gösterirken, Lionel Messi de ABD’de futbolun popülerleşmesine büyük katkıda bulundu.
HAALAND DEVAM EDİYOR
Manchester City’ye geçen sezon Borussia Dortmund’dan katılan Erling Haaland, geçtiğimiz sezon ligde 35 maçta 36 gol, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ise 11 maçta 12 gol atarak hem ligde hem de Avrupa’da gol krallığı yarışında önde yer aldı ve birçok rekor kırdı.
23 yaşındaki bu golcü oyuncu, bu sezon da performansında bir düşüş göstermedi. Son zamanlarda yaşadığı sakatlıklara rağmen, takımının hücumdaki en önemli gücü olmaya devam ediyor.
Manchester City’nin yıldız forveti Erling Haaland, bu sezon ligde 15 maçta attığı 14 golle gol krallığı sıralamasında zirvede bulunuyor. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ise şimdiye kadar 5 gol kaydederek, Manchester United’dan Rasmus Hojlund, Atletico Madrid’den Antoine Griezmann ve Alvaro Morata ile birlikte gol krallığında öncülük ediyor.
23 yaşındaki Haaland, İtalyan spor dergisi Tuttosport’un “Altın Oyuncu” ödülünün sahibi oldu. Manchester City ile elde ettiği başarılar arasında, Şampiyonlar Ligi’nde en genç ve en hızlı şekilde 30, 35 ve 40 gol barajlarını aşan oyuncu olmak, Premier Lig’de en kısa sürede 50 gole ulaşan ve bir sezonda en çok gol atan oyuncu unvanlarını kazanmak yer alıyor.
KANE, MÜNİH’E ÇABUK ALIŞTI
İngiltere’nin önde gelen forvetlerinden Harry Kane, yaz transfer döneminde Tottenham’dan Bundesliga’nın güçlü ekiplerinden Bayern Münih’e geçti. Bu transfer, onun kariyerinde önemli bir atılım oldu.
Tottenham’da geçen sezon 30 golle gol krallığı yarışını ikinci sırada tamamlayan 30 yaşındaki Kane, Bayern Münih formasıyla çıktığı 22 maçta toplamda 25 gol ve 8 asistlik performans sergileyerek takımının başarısında önemli bir rol oynadı.
Avrupa’nın beş büyük ligi arasında şu anda en çok gol atan oyuncu unvanını taşıyan Harry Kane, Bundesliga’da bu sezonun golcülerini geride bırakmış durumda. Bu sezon Bundesliga’da 21 gol atan İngiliz santrfor, geçtiğimiz sezon 16 golle gol krallığını paylaşan Niclas Füllkrug ve Christopher Nkunku’nun önüne geçti.
Bayern Münih’in yıldızı Kane, ligdeki ilk 12 haftada attığı 18 golle, Alman futbolunun efsane ismi Gerd Müller’in en kısa sürede en çok gol atan oyuncu olarak kırdığı rekoru da ele geçirdi.
İngiliz forvet, Almanya’da oynayan İngiliz oyuncular arasında gol sayısı bakımından zirveye hızla yükseldi. Daha önce bu alandaki rekor, Jadon Sancho ve Kevin Keegan’ın 17 golle paylaştığı bir başarıydı. Kane’in etkileyici performansı altında Bayern Münih, 38 puanla Bayer Leverkusen’i takip ederek ligde zirve yarışını devam ettiriyor.
MADRID’İN YÜKÜ BELLINGHAM’IN SIRTINDA
“Altın Çocuk” (Golden Boy) ödülünü kazanan ve Real Madrid’in genç yıldızı olarak dikkat çeken 20 yaşındaki İngiliz orta saha oyuncusu Jude Bellingham, bu sezon futbol dünyasını etkileyici performansıyla kendine hayran bırakıyor.
Borussia Dortmund’da geçirdiği üç sezon boyunca daha çok defansif rollerde görev alan ve bu süreçte 132 maçta 24 gol kaydeden Bellingham, Real Madrid’e transfer olmasıyla hücumda daha belirgin bir rol almaya başladı.
Fransız forvet Karim Benzema’nın sezon başında Suudi Arabistan’ın Al-İttihad takımına geçmesi sonrası, Real Madrid’in benzer kalitede bir forvet bulamaması üzerine Bellingham, hücum odaklı orta saha olarak sahne aldı. Bu sezon ligde 16, Şampiyonlar Ligi’nde ise 5 maçta toplamda 17 gol atarak, takımının en golcü ismi haline geldi.
20 yaşındaki futbolcu, bu sezonda kariyerinin en yüksek gol sayısına ulaşarak, Real Madrid’in lig liderliğini sürdürmesinde ve Avrupa’da iddialı konumunu korumasında kilit bir rol oynuyor.
MESSİ İMKANSIZLARI BAŞARMAYA DEVAM EDİYOR
2022 FIFA Dünya Kupası’nda en iyi oyuncu seçilen ve 36 yıl sonra Arjantin’e şampiyonluk getirerek tarih yazan Messi, bu yıl da sıra dışı bir başarıya daha imza attı.
David Beckham, Zlatan Ibrahimovic, Thierry Henry, Didier Drogba, Wayne Rooney, Steven Gerrard, Robbie Keane, Kaka, Bastian Schweinsteiger, David Villa, Gareth Bale, Carlos Valderrama, Hristo Stoichkov gibi dünya futbolunun önde gelen isimlerinin oynadığı Amerikan 1. Futbol Ligi (MLS), uzun süre beklenen popülerliğe ulaşamamıştı.
Ancak bu tabloyu değiştiren isim, kariyerinde binlerce gole katkı sağlamış ve sayısız rekor kırmış olan Lionel Messi oldu. 36 yaşındaki Arjantinli yıldızın oynadığı her maç, Amerika Birleşik Devletleri genelinde tribünlerin dolmasına neden oldu ve bu, ligin tarihinde bir ilk olarak kaydedildi.
MAÇ BİLETLERİ KARABORSAYA DÜŞTÜ
Inter Miami’nin maç biletleri, karaborsada binlerce dolarlık fiyatlara ulaşırken, Messi’nin maçlarını izlemek için Sussex Dükü Prens Harry, NBA yıldızı LeBron James, tenis ikonu Serena Williams, televizyon ünlüsü Kim Kardashian, Hollywood yıldızları Leonardo DiCaprio, Tom Holland, Toby Maguire, Will Ferrell, Owen Wilson, Gerard Butler, müzik dünyasından Liam Gallagher, Selena Gomez, Tyga, B-Real ve Nas gibi dünya çapında tanınmış isimler Inter Miami’nin maçlarına yoğun ilgi gösterdi.
Bu sene Messi’nin etkileyici performansıyla Inter Miami, CONCACAF tarafından organize edilen 2023 Ligler Kupası’nda şampiyonluğa ulaşarak kulüp tarihindeki ilk kupayı kazandı.
36 yaşındaki Messi, bu sezon Inter Miami adına çıktığı 14 maçta 11 gol ve 5 asist kaydetti. Messi’nin sahada olduğu maçlarda Inter Miami, 11 galibiyet elde ederek 12 maçlık bir yenilmezlik serisi yakalarken, Arjantinli yıldızın sakatlık nedeniyle forma giyemediği dönemlerde ise takım, üst üste puan kayıpları yaşayarak ligde play-off biletini kapamadı.
Messi, bu yıl FIFA tarafından ikinci kez yılın en iyi erkek futbolcusu olarak seçildi ve France Football’un verdiği prestijli Ballon d’Or ödülünü sekizinci kez kazandı.
2023 yılının sporcusu olarak Time dergisi tarafından seçilen Messi hakkında dergide, “Bir zamanlar imkansız görünen bir başarıya imza atarak ABD’yi futbol sever bir ülke haline getirmeyi başardı.” şeklinde bir değerlendirme yer aldı.
]]>Bu önemli derbi, yarın Ülker Stadyumu’nda saat 19.00’da başlayacak. Mücadeleyi Arda Kardeşler yönetirken, yardımcı hakem olarak Mehmet Emin Tuğral ve Süleyman Özay görev alacak. Dördüncü hakem ise Cihan Aydın olacak.
Ligde şimdiye kadar oynadığı 16 maçta 14 galibiyet, bir beraberlik ve bir mağlubiyet alan sarı-kırmızılı ekip, toplamda 43 puan kazandı. Fenerbahçe ile aynı puana sahip olan Galatasaray, averaj farkıyla ikinci sıradaki yerini koruyor.
SON 6 MAÇTA 1 YENİLGİ
Galatasaray, son 6 deplasman derbisinde sadece bir kez yenilgiye uğradı.
2018 yılından itibaren Kadıköy’de oynanan 6 derbide, 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyetle sahadan ayrıldı. Bu maçlarda toplam 8 gol atan Galatasaray, kendi kalesinde ise 4 gol gördü.
ICARDI DERBİLERİ BOŞ GEÇMİYOR
Süper Lig’de şampiyonluğa ulaşmış ekiplere karşı oynadığı her maçta gol sevinci yaşayan Mauro Icardi, bu alanda dikkat çekiyor.

Arjantinli yıldız, Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor ve Başakşehir’e karşı ligde yer aldığı 10 maçta toplam 13 gol kaydetti. Icardi, Beşiktaş’a karşı 3 maçta 5, Başakşehir’e karşı 3 maçta 3, Trabzonspor’a karşı 2 maçta 3 ve Fenerbahçe’ye karşı 2 derbide 2 gol atma başarısını gösterdi.
LİGİN EN SAĞLAM SAVUNMASI
Süper Lig’de bu sezon en az gol yiyen takım ünvanını elinde bulunduran Galatasaray, savunma performansıyla öne çıkıyor.
Ligde oynadıkları 16 maçta attıkları 32 golle ligin en skorer ikinci takımı olan sarı-kırmızılılar, kendi kalesinde ise sadece 9 gol görmüş durumda. Bu rakamla “Cimbom”, ligin en az gol yiyen ekibi konumunda.

OLIVEIRA DERBİDE YOK
Galatasaray’ın sakat oyuncusu Sergio Oliveira, Fenerbahçe ile yapılacak derbide sahada olamayacak.
Portekiz’de göğüs kası kopması sebebiyle ameliyat geçiren deneyimli orta saha oyuncusu, bu önemli maçta takımını yalnız bırakacak.
MUSLERA ELDİVENLERİ ALIYOR
Galatasaray’ın deneyimli kalecisi ve kaptanı Fernando Muslera’nın cezası tamamlandı.
17. haftadaki VavaCars Fatih Karagümrük karşılaşmasında sarı kart cezası nedeniyle oynayamayan Muslera, Fenerbahçe derbisinde kaleyi koruma görevini üstlenecek.
DAVINSON SANCHEZ’İN DURUMU
Galatasaray’ın Kolombiyalı defans oyuncusu Davinson Sanchez’in derbide oynayıp oynamayacağı henüz kesinleşmedi.

Sakatlığı nedeniyle son beş resmi maçın dördünde forma giyemeyen Sanchez’in durumu, son antrenman sonrasında netlik kazanacak. Ağrıları bulunan tecrübeli defans oyuncusunun yerine, eğer yetişemezse, savunma hattında Victor Nelsson ve Abdülkerim Bardakcı ikilisi görev alacak.
SARI KART SINIRINDAKİ İSİMLER
Galatasaray takımında Sacha Boey, Barış Alper Yılmaz, Lucas Torreira ve Davinson Sanchez, Fenerbahçe derbisi öncesi sarı kart ceza sınırında yer alıyorlar.
Bu futbolcular, yarınki maçta sarı kart görmeleri halinde, 19. haftada oynanacak olan TÜMOSAN Konyaspor karşılaşmasında forma giyemeyecekler.
GALATASARAY TARAFTARI YENİDEN KADIKÖY’DE
Yaklaşık dört yıl aradan sonra, Galatasaray taraftarları Ülker Stadyumu’nda düzenlenecek derbide takımlarına destek olacaklar.
En son 2019-2020 sezonunun ikinci yarısında, 23 Şubat 2020 tarihindeki maçta yer alan taraftarlar, bu kez de yarınki mücadelede yer alacaklar. Taraftarlar, 3 yıl 10 ay sonra Kadıköy’e deplasman yolculuğu yapacaklar.
İstanbul Valiliği ve İl Spor Güvenlik Kurulu’nun kararı gereği, derbi maçına 2 bin 79 Galatasaray taraftarı katılacak.
]]>Bosna Hersekli forvet bu sezon Süper Lig’de forma giydiği 15 maçta 12 kez ağları havalandırdı, Türkiye’deki ilk derbisinde de Beşiktaş filelerini bir kez sarstı.
Arjantinli yıldız ise 16 lig maçında 12 kez topu filelerle buluşturdu; Trabzonspor ve Beşiktaş’a da 2’şer gol attı. Süper Lig’de şampiyonluk yaşayan takımlara karşı forma giydiği tüm karşılaşmalarda ağları havalandıran Icardi (10 maçta 13 gol)
geçen sezon oynanan iki Fenerbahçe derbisinde de birer gol atmıştı.
Santrforlar dışında skor katkısı verenler dikkate alındığında Fener bir adım önde: Szymanski 8, Tadic 7, İrfan Can 6 gol. Cimbom’da ise Kerem Aktürkoğlu ve Zaha’nın 5’er golü var.
FRED’İN YERİNE KİM OYNAYACAK?
Fenerbahçe’nin oyun planının kilit isimlerinden Fred’in cezası, İsmail Kartal’ın planlarını bozdu.

Deneyimli hocanın, Brezilyalı yıldızın yerine Crespo’ya 8 numarada şans vermesi bekleniyor. B planı ise İrfan Can Kahveci’nin asıl bölgesi olan merkez orta sahaya geçip sağ kanatta Cengiz’in forma giymesi.
Kanarya’nın ilk 11’i de büyük ölçüde belli. Stoper tandeminde Djiku’nun partneri Samet, Serdar Aziz veya Oosterwolde olacak.
TORREIRA’NIN YANINA KAAN
Galatasaray’da derbi mesaisi devam ederken Teknik Direktör Okan Buruk 11’ini netleştirmeye başladı.
Sanchez iyileşme sürecinde. Riske edilmezse stoper tandeminde Abdülkerim ile Nelsson olacak. Sol bekte son maçlarda olduğu gibi Barış Alper’in görev yapması bekleniyor. Merkez ortada Torreira’nın yanında Kaan Ayhan oynayacak.
Hücum hattını sağda Ziyech, solda Zaha, forvet arkasında Kerem Aktürkoğlu tamamlayacak.

ATAN VE YEMEYEN KARŞI KARŞIYA
Yarınki derbi, ligin en çok gol atan ve en az gol yiyen iki takımını karşı karşıya getirecek: 16 maçta 44 gol atan +30 averajlı Fenerbahçe ile 16 maçta 9 gol yiyen +23 averajlı Galatasaray.
Kanarya bu sezon evinde oynadığı 8 maçta 7 galibiyet, 1 mağlubiyet; Aslan, deplasmandaki 8 maçta 6 galibiyet, 1 beraberlik, 1 mağlubiyet aldı. İki takım bu sezon sadece birer maçta rakip fileleri havalandıramadı. Adana Demir-Fenerbahçe 0-0, Kayseri-GS 0-0.
MUSLERA ÖNDE
Ezeli rakiplerin mücadelesinde kaleciler de ön planda olacak. Dominik Livakovic ve Fernando Muslera, performanslarıyla sonuçta belirleyici olacak.
Aslan’ın Uruguaylı kalecisi ve kaptanının istatistikleri, Kanarya’nın Hırvat file bekçisinin rakamlarından iyi… İstatistiklere göre, sarı-lacivertli kaleye atılan ortalama 2 şuttan biri gol oluyor.
Livakovic ceza sahası içinden 16 isabetli şutta 9 gol; ceza sahası dışından 14 isabetli şutta 4 gol yedi. Muslera, ceza sahası içinden 31 isabetli şutta 7 gol; ceza sahası dışından 12 şutta 2 gol yedi.

ARDA KARDEŞLER İLK KEZ
Merkez Hakem Kurulu (MHK), Süper Lig’de 18. haftanın maçlarını yönetecek hakemleri açıkladı.
Yarınki Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde Arda Kardeşler düdük çalacak. Bursa
bölgesi hakemi olan Kardeşler, kariyerinde ilk kez bu derbiyi yönetecek.
Kardeşler daha önce 8 Mayıs 2022’deki Beşiktaş-F.Bahçe maçında görev yapmış,
mücadele 1-1 bitmişti.