Güç – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Wed, 29 May 2024 21:54:35 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ölü popo sendromu nedir ve baş etmek için neler yapılabilir? https://www.foxhaber.com.tr/olu-popo-sendromu-nedir-ve-bas-etmek-icin-neler-yapilabilir/ https://www.foxhaber.com.tr/olu-popo-sendromu-nedir-ve-bas-etmek-icin-neler-yapilabilir/#respond Wed, 29 May 2024 21:54:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7802 Gluteal amnezi olarak da bilinen ölü popo sendromu, kalçadaki kasların hareketsiz hale gelmesi ve temel işlevlerini nasıl yerine getireceklerini unutması sonucu ortaya çıkabilen bir durum olarak biliniyor.

İster işte ister evde uzun süre oturmak; depresyon, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve kalp-damar hastalıkları gibi çeşitli potansiyel sağlık risklerine katkıda bulunabiliyor.

Kimi zaman ölü popo sendromu gibi ciddi sonuçlar doğurabilen bu durum, kişinin kalçasındaki kaslar hareketsiz hale geldiğinde ve pelvisi stabilize etmek ve uygun vücut hizasını korumak gibi temel işlevlerini nasıl yerine getireceklerini unuttuğunda ortaya çıkıyor.

Fitness ekipmanları markası Mirafit.co.uk’deki fitness uzmanları yaptıkları açıklamada, “Ölü popo sendromu; uzun süreli oturma, fiziksel aktivite eksikliği veya uygunsuz kas kullanımı nedeniyle kalça kaslarının hareketsiz hale geldiği durumu tanımlıyor.”

“Önleyici teknikler ve tedaviler genellikle kalça kaslarını güçlendirmek ve yeniden etkinleştirmek için özel egzersizler ve daha fazla kas hareketsizliğini önlemek için günlük alışkanlıklarda ayarlamalar içerir.” diyor.

Ölü popo sendromunun dikkat edilmesi gereken ana semptomları kalça kaslarında uyuşukluk, belin alt kısmında veya kalçada başlayan ve bacağınızın arkasına doğru inen ağrı, baldırlarınızdaki ağrı, kalça kaslarında ve kalça fleksörlerinde güç kaybıdır.

ÖLÜ POPO SENDROMU NASIL ÖNLENİR?

Eğer tüm gün bilgisayar başında çalışıyorsanız, yaşam tarzınızı ve alışkanlıklarınızı değiştirmek her zaman kolay değildir. Bununla birlikte, önlemek her zaman tedavi etmekten daha iyidir ve işte ölü popo sendromuyla savaşmaya yardımcı olacak bazı ipuçları…

Her saat için bir zamanlayıcı ayarlayın ve bir mola verdiğinizden emin olmak için ayağa kalkıp birkaç dakika hareket edin. Kalça fleksörlerini daha fazla açacak ve kalça kasları üzerindeki baskıyı azaltacak dik bir duruşla oturun.

Ayrıca günlük rutininize kalça kaslarınızı güçlendirecek, kondisyonlandıracak ve kalçalardaki gerginliği azaltacak bazı egzersizler de ekleyebilirsiniz.

Fitness guruları, ölü popo sendromunu önleyecek en iyi egzersizleri şu şekilde paylaşıyor…

BANTLI SQUAT

Dizlerinizin etrafına bir direnç bandı asarak squat hareketlerinizi artırın. Bu şık değişiklik sadece kalça kaslarınızı, kuadriseps kaslarınızı ve diz arkası kaslarınızı güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda gluteus medius kasına arka uçta çok yönlü bir yenileme için uygun bir egzersiz de sağlıyor.

CANAVAR YÜRÜYÜŞÜ

Ayak bileklerinizin ve ayaklarınızın etrafına, kalçalarınızdan biraz daha geniş bir yere yerleştirilmiş bir direnç bandıyla başlayın. Daha sonra salyangoz hızında ileriye doğru ufacık adımlar atın.

Yanığın kalçalarınızın dış kaslarını ateşlediğini hissedeceksiniz.

FROG BRIDGE

Standart bir kalça kaldırma hareketi yapmak yerine ayaklarınızı kalça kaslarınıza yakın tutun ve dizlerinizi dışarı doğru konumlandırın. Bu duruştan kalçalarınızı yerden kaldırın.

Bu değiştirilmiş kalça köprüsü, dış kalça kaslarının bağlanmasını arttırır.

BACAK KALDIRMALI YAN PLANK

Dirseğiniz omuzlarınızın altında olacak şekilde yan plank pozisyonuna geçin. Bu duruşu korurken üst bacağınızı kaldırın ve indirin.

Gluteus medius, bu bacak kaçırma hareketinde çok önemli bir rol oynamanın yanı sıra, yan plank sırasında karşı taraftaki kalçaları stabilize eder.

DROP LUNGE

Düşme hamlesini gerçekleştirmek için geriye adım atın ve karşı bacağın üzerinden geçin. Üst vücudunuzu düz tutarken kalçalarınızı döndürün.

Dizinizi yere doğru bükün, ardından başlangıç pozisyonuna dönmek için ön ayağınızı itin. Bu hamle varyasyonu kalça hareketliliğini artırır ve dış kalça kaslarını ve uylukları güçlendirir.

ÖLÜ BÖCEK

Kollarınız omuzlarınızın önünde uzatılmış ve dizleriniz kalçalarınızın üzerinde bükülmüş halde sırt üstü yatarak başlayın. Bir kolunuzu ve diğer bacağınızı uzatın, ardından taraf değiştirmeden önce başlangıç pozisyonuna dönün.

Bu core egzersizi karın kaslarını güçlendirir ve kalçanın doğru hizalanmasını sağlar.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/olu-popo-sendromu-nedir-ve-bas-etmek-icin-neler-yapilabilir/feed/ 0
Dünya Kadınlar Günü ne zaman? 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajları… https://www.foxhaber.com.tr/dunya-kadinlar-gunu-ne-zaman-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-mesajlari/ https://www.foxhaber.com.tr/dunya-kadinlar-gunu-ne-zaman-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-mesajlari/#respond Sat, 23 Mar 2024 09:03:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5071 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların siyasi katılımı, eğitim, istihdam, sağlık gibi alanlarda eşit haklara sahip olmalarını teşvik etmek ve kadına şiddetin sona erdirilmesi gibi konulara dikkat çekmek için bir fırsat olarak da görülür. Her yıl, bu gün çeşitli ülkelerde ve toplumlarda çeşitli etkinliklerle kutlanır, mesajlar yayınlanır, talepler dile getirilir.

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ NE ZAMAN?

Dünya Kadınlar Günü her yıl 8 Mart tarihinde kutlanır. 2024 yılında da Dünya Kadınlar Günü 8 Mart Cuma günü kutlanacak.

Bu özel günde, kadınların siyasi, sosyal ve ekonomik alanlarda elde ettiği başarılar kutlanır ve toplumsal cinsiyet eşitliği için farkındalık yaratılır.

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ MESAJLARI

Kadınların gücü ve zarafetiyle aydınlanan bir dünyada, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!

Kadınların yaşamımızdaki önemi ve etkisi hiçbir zaman göz ardı edilemez. Tüm kadınların günü kutlu olsun!

Bugün, kadınların geçmişteki ve bugünkü mücadelesini kutluyor ve gelecek için daha fazla eşitlik ve adalet için birlikte çalışmayı taahhüt ediyoruz.

Kadınlar, toplumun temel taşlarıdır. Her birinizin güçlü, cesur ve değerli olduğunu unutmayın. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nüz kutlu olsun

Kadınlar her alanda ilham veren liderler, kahramanlar ve destekçiledir. Sizlere minnettarız ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum

Kadınların gücüne, direncine ve dayanıklılığına selam olsun! 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nüz kutlu olsun

Kadınlar, sevgi, şefkat ve güç demektir. Hayatımıza kattığınız her şey için teşekkür ederiz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nüz kutlu olsun

Dünyayı daha adil ve eşit bir yer yapma mücadelesinde yanınızda olduğumuzu unutmayın. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum

Kadınlar, toplumun yapı taşlarıdır. Siz olmadan hiçbir şey mümkün olmazdı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nüz kutlu olsun!

Kadınlar, güçlerini gösterdikleri, sevgilerini paylaştıkları ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirdikleri için takdir edilmelidir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum!

Kadınlar, hayatın her alanında liderlik sergileyen ve değişimi teşvik eden unsurlardır. Hepinize minnettarız. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nüz kutlu olsun!

Kadınlar, güçlü olmanın, mücadele etmenin ve değişim yaratmanın simgesidir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz!

Kadınlar, hayatımızı daha güzel ve anlamlı kılan unsurlardır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nüz kutlu olsun!

Kadınların başarıları ve katkıları, sadece bugün değil, her gün takdir edilmelidir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nüz kutlu olsun!

Kadınlar, sevgi, iyilik ve güçle dolu bir dünyanın temelidir. Sizleri tebrik ederim ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nüzü kutlarım!

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ ÖNEMİ NEDİR?

Tarihsel Önem:

1857’de New York’ta tekstil işçilerinin greviyle başlayan ve kadın hakları mücadelesinin sembolü haline gelen bir gündür.

Kadınların oy hakkı, eğitim hakkı, çalışma hakkı gibi temel haklara kavuşması için verilen uzun mücadelenin anısına kutlanır.

Toplumsal Önem:

Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlenmesi için farkındalık yaratılmasını sağlar.

Kadınların karşılaştığı sorunlara ve ayrımcılığa dikkat çeker.

Farklı alanlarda başarılı olan kadınların görünürlüğünü artırır ve ilham kaynağı olur.

Kültürel Önem:

Kadınların toplumdaki değerini ve önemini vurgular.

Farklı kültürlerden ve geçmişlerden gelen kadınları bir araya getirir.

Kadın dayanışmasını ve birlikteliğini güçlendirir.

Politik Önem:

Kadın haklarının korunması ve geliştirilmesi için politik ve yasal düzenlemelerin yapılmasını teşvik eder.

Kadınların siyasi ve ekonomik hayatta daha fazla yer almasına katkıda bulunur.

Sürdürülebilir kalkınma ve barış için kadınların rolünü öne çıkarır.

Tarihçesi:

Dünya Kadınlar Günü’nün kökeni 19. yüzyıla kadar uzanır. 1857 yılında New York’ta tekstil işçilerinin daha iyi çalışma koşulları için başlattığı grev, bu özel günün ilk kıvılcımı olarak kabul edilir. O zamandan bu yana, dünya genelindeki kadınlar, oy hakkı, eğitim hakkı, çalışma hakkı gibi temel haklara kavuşmak için mücadele ettiler ve birçok önemli başarı elde ettiler.

Önemi:

Dünya Kadınlar Günü, sadece bir kutlama günü olmanın ötesinde, birçok açıdan büyük önem taşır:

Tarihi bir öneme sahiptir: Kadın hakları mücadelesinin sembolü olan bir gündür.

Toplumsal değişime katkıda bulunur: Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlenmesi için farkındalık yaratılmasını sağlar.

Kadınların karşılaştığı sorunlara dikkat çeker: Şiddet, ayrımcılık, yoksulluk gibi sorunlara karşı mücadeleyi teşvik eder.

Kadın dayanışmasını ve birlikteliğini güçlendirir: Farklı kültürlerden ve geçmişlerden gelen kadınları bir araya getirir.

Politik değişimleri teşvik eder: Kadın haklarının korunması ve geliştirilmesi için politik ve yasal düzenlemelerin yapılmasını teşvik eder.

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ NEDEN 8 MART’TA KUTLANIYOR?

8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

26 – 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Martın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde fakat her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansında gerçekleşti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletlerinde de kutlanmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Martın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kabul etti. Birleşmiş Milletlerin sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York’ta ölen işçilerin anısına yapıldığının yazılmamıştır.

TÜRKİYE’DE KADINLAR GÜNÜ

Türkiye’de 1921 tarihinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmaya başlandı. 1980 darbesi döneminde dört yıl kutlama yapılmadı. 1984’ten itibaren her geçen gün daha da geniş kitlelerle kutlanmaya devam ediliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dunya-kadinlar-gunu-ne-zaman-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-mesajlari/feed/ 0
SÖZCÜ TV 1 YAŞINDA https://www.foxhaber.com.tr/sozcu-tv-1-yasinda/ https://www.foxhaber.com.tr/sozcu-tv-1-yasinda/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:18:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4700 SÖZCÜ Gazetesi’nin kardeş kuruluşu SÖZCÜ TV, bugün 1 yaşına girdi. 1 Mart 2023 tarihinde yayın hayatına başlayan SÖZCÜ TV, doğru haber, gerçek ve tarafsız habercilikle fark yaratarak kısa sürede seyircilerin gönlünde taht kurmayı başardı. Televizyonculuk dünyasında yeni bir çığır açan SÖZCÜ TV, kısa sürede siyasi, ekonomi, kültür-sanat ve sağlık haberleriyle reyting rekorları kırıp zirveye oturdu. Tam 1 yıl önce bugün yayın hayatına başlayan SÖZCÜ TV’nin Genel Müdürü Alişer Delek, zirveye giden yolu şöyle anlattı:

Sözcü TV bugün 1 yaşına girdi. Geride kalan 365 günde, günümüz haberciliğinde ve televizyonculuğundaki pek çok tabuyu da yıktı. Sadece reyting rekorları demiyorum bakın, yalan yanlış oluşturulmuş tabuları yıktı. Çünkü SÖZCÜ Gazetesi’nden devraldığı bir geleneği var; habercilik… Patronundan, reklam departmanına; idari işlerinden, matbaasına; muhabirinden, muhasebesine kadar herkesin inandığı tek bir dava var bu ailede: kamu yararı…

ZOR OLANI YAPMAK GEREKİYORDU

Böyle bir geleneğe ve geçmişe sahip SÖZCÜ’nün televizyonu bana emanet edildiğinde işimin zor olduğunu biliyordum. Uzun yıllardır haberciliği tahrip ederek var olan 20’den fazla haber kanalından biri olmak ya da aradan sıyrılıp SÖZCÜ’nün davasını devam ettirmek. Zor olanı yapmak gerekiyordu. Ya güçlü bir giriş yapacaktık tabuları yıkacaktık ya da herkes gibi olacaktık.

Benzerleri gibi olmayan birisiyle anlaşarak işe başladık: Fatih Portakal… Zirvedeyken haberciliği bırakan, bir nevi inzivaya çekilmiş Türkiye’nin son dönemde gördüğü en başarılı ana haber sunucusu. Haber Koordinatörü Özgür Çakmakçı’ya kafamızdaki haber kanalını anlattık. SÖZCÜ TV’de geri dönmeye karar verdi. Programlar Koordinatörü Cansel Poyraz Akyol, akşam programları için ekibini oluşturmaya başlamış, Simge Fıstıkoğlu’nu ekranlara dönmeye ikna etmişti bile.

BENDEN DAHA ÇOK HEYECANLIYDI

Asla unutmayacağım; Serap Belovacıklı’yı telefonla aradım maaşını bile sormadan istifasını verip ertesi gün SÖZCÜ TV’de başladı. Artık zaman aşımına uğradı yazabilirim; İsmail Saymaz mevcut maaşından daha az bir paraya habercilik yapmak için ayrılıp SÖZCÜ’de işe başladı. 20 yıldır tanıştığım Ebru Baki ile sadece bir iş görüşmesi yaptık. Kafamızdaki haber kanalını ve kendisinden beklentimizi anlatırken benden çok heyecanlandı. Şimdiye kadar bahsettiklerimin aksine Can Coşkun’u hayatımda bir kere gördüm. İş görüşmesini bitirdik.

İpek Özbey’le 20 yıl önce aynı haber merkezinde nasıl çalıştığımızı konuştuk, kahvemiz bittiğinde ne zaman iş başı yapacağını, nasıl programlar yapacağını konuşur bulduk kendimizi. Bütün bu anlattıklarım sadece 2 hafta içerisinde oldu. Birbirinden güçlü isimler bu ekrana değer kattı. Duayen gazeteci Uğur Dündar, Saygı Öztürk, Deniz Zeyrek, Murat Muratoğlu, Nedim Türkmen… Yıktığımız, yıkmak için mücadele ettiğimiz tabulara gelince… Diğer haber kanalları gibi ne iktidar ne de muhalefetteki hiçbir siyasi partinin taraftarlığı yapılmıyor. Hepinizin tanıdığı Ece Üner işte bu dava için SÖZCÜ TV’ye katıldı. İsimlerini sayamadığım, buradaki hikâyeye sığmayan ama SÖZCÜ TV’nin başarısının yüzlerce kahramanı, çalışanı var.

EN BÜYÜK TEŞEKKÜR İZLEYİCİYE

Ama hazır bu büyük gazeteye hikayemizi yazma imkânı bulmuşken teşekkür borcumu ödemem gereken isimleri de yazmam lazım: Bana bu hikayede rol veren, desteğini hiç esirgemeyen, bir patrondan çok kıdemli bir gazeteci gibi hepimizden çok çalışan ve haberciliğe inanan Burak Akbay’a, gazetenin tüm imkanlarını ekibiyle birlikte açan Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz’a,
Sözcü ailesine katıldığım ilk günden beri profesyonel ve insanı tüm destekleriyle gücüme güç katan Funda Tuncer Sıdalı’ya, son 4 yılda el arabasıyla bilgisayar dahi taşıdığımız İlhan Türk’e, dert ortağım Asım Akgül’e, kahrımı çeken Deniz Akgül’e ve “zoru hemen yaparız imkansız zaman alır” tavrıyla güven veren Yonca Yücekaleli’ye… Ve tabi ki siz izleyenlere, teşekkürler, iyi ki varsınız…”

Güçlü kadro, güçlü habercilik

Geçen yıl televizyonculuk dünyasına “Merhaba” diyen SÖZCÜ TV, ses getiren transferleriyle de gündeme oturdu. Alanlarında 1 numara olan birbirinden değerli habercileri bünyesine katan SÖZCÜ TV’de Ana Haber’i sunan Fatih Portakal, yorumları ve seyirci ile olan canlı diyaloğu büyük beğeni kazandı. Duayen gazeteci ve SÖZCÜ yazarı Uğur Dündar, konuk olduğu programlarda yaptığı yorumlarla seyircinin büyük takdirini kazandı. Ece Üner, “Sözün Gücü” programında konuklarıyla gündeme damga vurmayı başardı. İpek Özbey, “Nokta Atışı” programında gündeme getirdiği konular Türkiye’de ses getirdi. SÖZCÜ Gazetesi yazarı İsmail Saymaz, Serap Belovacıklı’nın sunduğu “Aklın Yolu” programında gündem yaratan son dakika haberleriyle öne çıkıyor. Ekonomi haberciliğinin önde gelen isimlerinden Ebru Baki, “Para Politika” programıyla izleyiciyle buluşuyor.
SÖZCÜ yazarı Deniz Zeyrek, “Para Politika” ve “Başkent Kulisleri” programındaki yorumlarıyla gündeme ışık tutuyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sozcu-tv-1-yasinda/feed/ 0
Erdoğan: Kirli ittifaklarla demleniyorlar https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-kirli-ittifaklarla-demleniyorlar/ https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-kirli-ittifaklarla-demleniyorlar/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:21:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4307 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yerel seçimlere yönelik mitinglerine devam ediyor. Erdoğan, bugün Adana mitinginde halka hitap etti. Erdoğan, özetle şunları söyledi:

* “31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na verdiği destekle Adana yeni bir destan yazacak. Şu anda Adana’da meydanda 75 bin kişi var. Adana’nın gerçek belediyeciliğe olan hasreti sonlandırmaya az kaldı. Mayıs ayındaki seçimlerde şahsıma ve Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destek için teşekkür ediyorum. Yüzde 45’lik oy oranı güçlü bağ oranımızı yansıtmaktan çok uzak. Bunu arzu ettiğimiz seviyeye taşımak istiyoruz. 31 Mart’ı da bunu bir fırsat olarak görüyoruz. Adana gerçek potansiyelini ortaya çıkaracaktır.

“MUHALEFET PARTİ İÇİ KAVGADAN BAŞLARINI KALDIRAMIYOR”

* Muhalefet parti içi kavgadan başlarını kaldıramıyor. Başka konuyla ilgilenemeyecek durumdalar. Bunların üç beş laf dışında ülkenin derdi ile dertlenmediklerini görüyoruz. Şehirlerimizin, insanımızın sıkıntısını çözecek projesini duydunuz mu? Uluslararası meselelerde ilkeli tutum aldıklarına şahit oldunuz mu? Duyamazsınız, göremezsiniz. Bunlar hal çadırını hastane diye Adanalı kardeşlerime yutturmaya çalıştı. Kendilerine hayrı olmayanın memlekete hayrı dokunur mu?

“NEREDEYSE KEDİSİ ŞERO’YU BİLE PARTİDEN İÇERİ SOKMAYACAKLAR”

* ‘Gerçek belediyecilik’ diyoruz onlar kapalı kapılar ardında birbirinin kuyusunu kazıp kirli ittifaklarla demleniyorlar. Mayıs ayında cumhurbaşkanı adayı olarak milletin önüne çıkardıkları bir zat vardı. Seçimde umduklarını bulamayınca adaylarına yükleyip kendilerini temize çıkardılar. Başkanlarını partiden öyle bir attılar ki neredeyse kedisi Şero’yu bile partiden içeri sokmayacaklar. Kazandık diyerek milletin aklı ile dalga geçiyorlardı. Mesele ülke yönetimine talip olmak değil kendi partilerinde kimin borusunun öteceği meselesi imiş. Ana muhalefetin tek derdi koltuk.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİ DİZE GETİRDİK”

* Vesayet güçlerini ve terör örgütlerini milletimiz ile dize getirdik. Darbe gecesi birileri kahvesini yudumlarken milletimiz ile sırt sırta vererek FETÖ’cülere meydanları dar ettik. Devletimizin çıkarlarını kararlılıkla savunduk. Uluslararası siyaseti takip edenler Türkiye sadece bölgesel güç olmaktan çıkıp küresel güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ülkemizin kilit rolü daha fazla anlaşılıyor. Libya’da biz varız, Karabağ’da biz varız.

* Dış politikadaki itibarımızın arkasında güçlü bir savunma sanayi var. Savunma sanayiinde dışa bağımlığımız azaldıkça, uluslararası arenada etkinliğimiz artmıştır. Göreve geldiğimizde savunma sanayinde yüzde 80 oranında başkalarına muhtaç durumdaydık. Satın aldığımız silahların kontrolü bizde bile değildi. Türkiye’ye asla yakışmayan bu tablo karşısında biz ne yaptık? Diğer alanlarla birlikte özellikle savunma sanayine ağırlık verdik. Kolayı değil zor olanı ama ülkemiz için en hayırlı olanı seçtik.

“DÜNYADAKİ 4 ÜLKEDEN BİRİ OLDUK”

* Tabanca tüfek dahil güvenlik güçlerimizin kullandığı silahları kendimiz üretmeye başladık, insansız hava araçları gibi yeni gelişen teknolojilere büyük yatırımlar yaptık. Bu alanda çalışan firmalarımızı teşvik ettik. Türkiye savunma sanayi alanında adeta bir destan yazıyoruz. Dünyanın ilk SİHA gemisini Anadolu’yu geçen sene hizmete aldık. İHA ve SİHA alanında zaten üç ülkeden biriyiz. Geçtiğimiz günlerde gurur hanemize yeni bir halka daha ekledik. Milli muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarı ile gerçekleştirdi. Böylece, 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk.

“TÜRKİYE’NİN NASIL BÜYÜK İŞLERE İMZA ATTIĞINI DOSTLARIMIZ İYİ BİLİYOR”

* Bu gurur 85 milyon olarak hepimizin. Milletçe inandık çalıştık ve hamd olsun başardık. Bunlar sadece başlangıçtır. Önümüzdeki yıllarda çok daha fazlasını, gelişmişini, ilerisini yapacağız. Şimdi uçak gemimizin bir üst segmentini yapacağız. Şu anda Deniz Kuvvetlerimiz çalışmayı yürütüyor. Biz yaparız dedik mi yaparız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalegfetin bize örnek gösterdiği ülkelerde son 4 gündür dünya KAAN’ı konuşuluyor.

“DOSTLARIMIZ GÜVEN DUYARKEN RAKİPLERİMİZ ENDİŞEYE KAPILIYOR”

* Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyarken, elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızda ise büyüyen, güçlenen mazlumların umudu haline gelen bir Türkiye görüyor. Türkiye’nin başarıları bizim azmimizi artırırken dost ve kardeş ülkelere cesaret aşılıyor. Özgüven kazandırıyor. Bu umutları boşa çıkarmayacağız.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-kirli-ittifaklarla-demleniyorlar/feed/ 0
DP’li Aksoy: Meloni, Afrikalı kaçakları Türkiye’ye yollamak istiyor https://www.foxhaber.com.tr/dpli-aksoy-meloni-afrikali-kacaklari-turkiyeye-yollamak-istiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/dpli-aksoy-meloni-afrikali-kacaklari-turkiyeye-yollamak-istiyor/#respond Thu, 25 Jan 2024 21:42:07 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2631 İtalya Başbakanı Meloni’nin 20 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İstanbul’da yaptığı görüşmenin ardından basın toplantısı düzenlenmedi. İki taraftan da görüşmenin içeriğiyle ilgili resmi bir açıklama yapılmazken İtalya’nın sağ koalisyon hükümetine yakın Il Giornale gazetesi, hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberinde, “Libyalı kaçakçıların durdurulması için Türkiye ile anlaşma” başlığını kullandı.

Türkiye tarafında ise görüşmenin içeriğini gazeteciler değil, Meloni’ye İstanbul gezisi sırasında eşlik etmekle görevlendirilen tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı açıkladı. Gezi sonrası Habertürk’e konuşan Ortaylı, İtalya’nın Türkiye’ye göçmen göndermek istediğini ifade etti. Ortaylı, şunları söylemişti:

– Çok önemli bir tezleri var. Afrikalı göçmenler, İtalya’dan bize gelecekmiş. İtalya’nın yabancıyı kaldıracak bir yapısı yok. Ne mekanı yeter ne hizmetleri yeter, o çok açık. Çiğ et yiyen, affedersiniz sokaklarda işeyerek gezen, yatan, çıplak gezen Afrikalı bir kesim var, İnşallah onları göndermezler.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi “İtalya Başbakanı Meloni ile görüşen İlber Ortaylı, ‘İtalya, Afrikalı göçmenleri Türkiye’ye göndermek istiyormuş’ dedi” iddiasının, doğru olmadığını iddia etti.

DP Genel Başkan Yardımcısı İlay Aksoy ise Ortaylı’nın ‘çok önemli’ dediği tezleri sosyal medya hesabında değerlendirdi ve “İtalya’nın iflas etmemesi ve yeraltı örgütlerinin yabancıları kullanarak yeniden devlete karşı bir güç oluşturmaması için Meloni, ülkesine giren kaçak Afrikalıları Türkiye’ye göndermek istiyor” dedi.

“İTALYA İFLASIN EŞİĞİNDE”

Aksoy, değerlendirmesinde şu görüşlere yer verdi:

– İtalya, ekonomik iflasın ve mafyanın yeniden paralel bir güç oluşturmasının eşiğinde. İtalya’nın nüfusu yaklaşık 59 milyon. İtalya’nın doğum oranı 1,24 (ülkenin demografisinin değişmemesi ve yerel halkın kendini var etmeye devam etmesi gereken 2,1’in çok altında) 2022 yılında 400 binin altında doğum gerçekleşmiş. Nüfusun yüzde 24’ü 65 yaş üstü. Bir çocuğun 18 yaşına kadar aile başına ortalama maliyeti 175 bin euro. Derin ekonomik kriz nedeniyle çocuk yapmak artık lüks sayılmaya başladı. Nüfusun azalması, özellikle tarımda, işçi bulmakta ve en önemlisi tüketimde keskin düşüş oluşturdu.

– İtalya’nın borcu, yani gayri safi yurtiçi hasıla oranı şu anda yüzde 330 civarında seyrediyor ve gelişmiş dünyadaki en yüksek oranlar arasında yer alıyor. Bu devasa borç yükü, İtalya’nın ekonomik büyümesi üzerinde önemli bir kısıtlama ve sürekli bir kırılganlık kaynağıdır. Ekonomideki ters büyüme, yeni doğanların ve emeklilerin finanse edilmesi gerek sağlık gerek eğitim açısından zorlaştırıyor. Ülkeyi finanse etmek, tamamen genç çalışan kesime düşüyor. Aynı zamanda İtalya’nın sanayileşmesi, ekonomik kalkınma ve iş imkanlarının kuzeyde bulundurması, ülkede yaşam ve iş imkanı konusunda eşitsizlik yarattı. Kısıtlı iş imkanı nedeniyle çok büyük oranda eğitimli genç, ülkeden ayrılıp başka ülkelerde geleceğini kuruyor.

“GÜNDE BEŞ BİN KİŞİ ÜLKEYE GİRİYOR”

– 2012 yılından itibaren İtalya’nın çalışan iş gücü, bakması gereken insan sayısının çok altında kaldı. Nüfusun azalması ülkeyi adeta krize sürükledi. Durum o kadar ciddi ki Avrupa Merkez Bankası, İtalya’nın borçlarını geri ödeme kapasitesinin mevcut durumda olmadığını açıkladı. Meloni öncesi hükümetin iş gücüne çözüm bulmak amacıyla yabancılara yönelmesi, ülkede derin sosyolojik kriz yarattı.

– Toplumun büyük bir kısmı, bu kadar yabancının fayda sağlamadığı, İtalyan kimliğini ve ulusal güvenliği ortadan kaldırdığı gerekçesiyle milliyetçi sağ partiyi iktidar yaptı. Sadece 2022 yılında 85 bin yetişkin (ağırlıklı erkek) ve 10 bin sahipsiz çocuk, kaçak olarak ülkeye girdi. Günde nerdeyse 5 bin kişi, 1912-1947 yılları arasında sömürgesi olan Libya’dan ve diğer Afrika ülkelerinden İtalya’nın güney sınırına geliyor.

“MAFYA YABANCILARI KULLANIYOR”

– Mevcut durumda 207 bin iltica başvurusuna izin verildi, ancak onun da sadece yüzde 65’i kabul gördü. Gerisi, ülkeye uygun görülmediği için sınır dışı edilecek. Ek olarak, İtalyan mafyası gelen kayıtsız yabancılardan faydalanmaya başladı. İş o kadar ciddi boyutta geldi ki özellikle güneyde yüksek işsizlik bu örgütleri güçlendirdi ve hükümette karşı güç oluşturdu.

– İşte özet olarak İtalya’nın iflas etmemesi ve yeraltı örgütlerinin yabancıları kullanarak yeniden devlete karşı bir güç oluşturmaması için Meloni, ülkesine giren kaçak Afrikalıları Türkiye’ye göndermek istiyor.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dpli-aksoy-meloni-afrikali-kacaklari-turkiyeye-yollamak-istiyor/feed/ 0