Gül – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Thu, 11 Apr 2024 21:51:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kemal Sunal Müzesi açıldı https://www.foxhaber.com.tr/kemal-sunal-muzesi-acildi/ https://www.foxhaber.com.tr/kemal-sunal-muzesi-acildi/#respond Thu, 11 Apr 2024 21:51:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5975 İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Kemal Sunal’ın adını bir müzeyle yaşattı. 60. Yıl Göztepe Parkı içerisinde konumlandırılan Kemal Sunal Müzesi için düzenlenen tören; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Dilek Kaya İmamoğlu, Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, CHP Kadıköy Belediye Başkan Adayı Mesut Kösedağ, merhum Sunal’ın eşi Gül Sunal, çocukları Ali Sunal, Ezo Sunal ile kardeşleri Cemil, Cengiz Sunal, sinema dünyanın ünlü isimleri ve vatandaşların katılımlarıyla gerçekleştirildi. Açılış töreninde Gül Sunal, İmamoğlu ve müzenin oluşumuna katkı sunan şair-yazar Sunay Akın birer konuşma yaptı.

“ALLAH’IN İZNİYLE MİS GİBİ BİR BAHARIN KAPIDA OLDUĞUNU HİSSEDİYORUM”

“O kadar faydalı bir açılış yapıyoruz ki, bütün açılışlarımızı bir kenara itti” diyen İmamoğlu, “Hepimizin yüzünü gülümseten, aynı zamanda düşündüren çok kıymetli bir sanatçımızın, yıllarca izleyip, hayranlıkla takip ettiğimiz bir sanatçımızın ismiyle, yaşamıyla yaşayacak olan, anılarıyla yaşayacak olan muhteşem bir müzeyi, kıymetli ailesiyle birlikte açıyor olmanın gururunu yaşıyorum” şeklinde konuştu.

Kış mevsiminin ardından bahar aylarına girdiğimizi hatırlatan İmamoğlu, “Doğal olarak doğa canlanıyor şu anda. Şehir, böyle bir hareketleniyor. İnşallah yağmurun bereketi ve Allah’ın izniyle de mis gibi bir baharın kapıda olduğunu hissediyorum. Elbette İstanbul’un her hali güzel ama baharda, hele hele Ramazan’da bir başka güzeldir bu” dedi.

“İSTİYORLAR Kİ, MİLLETİMİZ BİR ARAYA GELİP, BİRBİRİNDEN GÜÇ ALMASIN”

Türk insanının gülmeyi seven bir millet olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

* “Aslında gülmeyi seven bir toplumuz ama gülmeyi bize unutturdular. Yine güleceğiz. Şöyle bir sorumluluk hissediyorum. İnsanlar bana şöyle bir tavırla yaklaşıyorlar. Bazen akşam bir televizyon programındayım, sabah bir yere gidiyorum örneğin; bir ablamız, bir arkadaşımız veya Sunay Abi arıyor, ‘Niye akşam yüzüne asıktı’ diye soruyor. ‘Ya benim yüzüm asık değildi’ diyorum. Evet, demek ki gülmem lazım. Allah hepinizi güldürsün. Mutsuz bir ortam yaratmak istiyorlar, farkındayız.

* Birbirine böyle öfke duyan, kızan, kaşları asık, böyle asık suratlı, çatık ve asık suratlı, kutuplaşmış bir ortam var etmek istiyorlar. Biz, buna hiç aldanmayacağız. Tabii istiyorlar ki, milletimiz bir araya gelip, birbirinden güç almasın. Halbuki bizim bir araya gelmemiz lazım. Birbirimizden güç almamız lazım. Farklılıklarımızla, çeşitli kültürlerin bir arada yaşadığı güzel İstanbul’umuzda, birbirimizle yan yana olup, onun hissiyatıyla beslememiz lazım. Ama bunlar, onu istemiyor. Birbirinden ayrı düşen bir toplumda eleştiri biter, birleşme biter, paylaşma biter. O bakımdan biz, bunun karşısında büyük bir dirençle durmak zorundayız. Çünkü bu söylediğim şeyler olmazsa, Cumhuriyet olmaz, demokrasi olmaz.

“YANLIŞA KARŞI MÜCADELEDE BİR BAŞKA GÜÇLÜ MÜCADELE HATTI VAR; O DA SANAT”

* Tabii biz böyle bir sorumluluk yaparken, yanlışa karşı mücadelede bir başka güçlü mücadele hattı var. O da sanat. Özellikle mizah, müthiş bir mücadele hattı. Mesela hayatımda en ilginç noktalardan birisi, beni taklit eden birini gördüğümde başladı. Sürekli ona bakıp, yanlışlarımı düzeltmeye çalışıyorum. Mesela 20 defa izledim, yani gerçekten öyle mi konuşuyorum diye. Vallahi öyle konuşuyormuşum; farkına vardım. Ama eskiden, bunlar her akşam yapılırdı, senede bir defa yapılıyor, yapanı da dövüyorlar.

* Dolayısıyla biz, inşallah o güzel kültüre dönüş… Dönüş yapmak lafı ne kadar güzel. Aslında biz hep ‘tam yol ileri’ demek istiyoruz ama. Özlüyoruz geçmişte çok güzel şeyler yaptı bu millet, bu toplum, işte duayen isimler… İşte Cahit Abi de burada, diğer dostlarımız burada, Zihni Abi buradan, alttan alttan sert sert bakıyor bana ama… (Zihni Göktay: Size sert bakılmaz Başkanım.) Estağfurullah. Ama ben biliyorum, sizin gibi abiler, gerektiğinde sert bakar. Yanlış yaparsak sert bakın. Sert bakmayınca millet, öyle kafamıza kakılıyorlar. Onlara fırsat vermemek lazım. Arada onlara sert bakın.

“ZÜBÜK” GÜLDÜRDÜ

* Yerli ve milliyi, biz seviyoruz. Niye seviyoruz? Örneği ne mi? Kesinlikle Kemal Sunal yerli ve milli bir güç. Muhteşem bir güç. Canlandırdığı karakterler öyle can alıcı, çarpıcı, ders veren… Muhteşem yani. İşte her birisi İnek Şaban, Kibar Feyzo, Zübük (gülüşmeler), Tosun Paşa, Kapıcılar Kralı… Muhteşem karakterler, ölümsüz bir sanatçı. Aslında hepimizin sosyolojisine ışık tutan, düşündüren, kendimize gelmemizi sağlayan ama aynı zamanda müthiş bir naiflik, müthiş bir incelik taşıyan bir insan. Türkiye şu anda, mesela kimlikler ve değerler üzerinden. çok tartıştırılan bir toplum haline geldi. Böylece ayrıştırmaya ve biraz da böyle bölmeye çalışanlara ben söylüyorum: Bol bol Kemal Sunal filmi izlemelerini ve ders almalarını buradan öneriyorum.

* Günün sonunda, bu milleti bölmeye zaten güçleri yetmeyecek. Onlar da ders çıkartsınlar. Çok eğleniyor millet. Çok gülen ve çok güzel güldüren bir sanatçıydı. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennettir onun. Çocukluğumdan hatırlıyorum. 6-7 yaşlarındaydım. Babamın amcası ameliyat oldu. Televizyon karşısında uzanmış, yatıyor. Ben de kahkahalarla gülüyorum bir filminde. Bu meşhur Zeki Alasya, Metin Akpınar bir arada oynadıkları… Herkes biliyor tabii. Ama öyle bir gülmek tuttu ki beni. Öyle bir gülüyorum ki… Amcam gülüyor ama bir yandan yalvarıyor, ‘Dikişlerim patlayacak daha güldürme beni’ diye. Onları bize yaşattı.

“KEMAL SUNAL DA İYİ ADAM, BEN DE İYİ ADAM; BİRBİRİMİZİ BÖYLE BULMUŞUZ”

* Burada çok değerli bir işi yaptık. Bu fikri bana ilk kez açıp, heyecanla karşılamama vesile olan Sunay Akın’a hepinizin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Bana dedi ki böyle böyle bir şey var. Tabii heyecanla karşıladım. Sonra bir araya geldik. Sonra ilginç bir şey oldu aslında. Bu konular konuşuldu, edildi ve sonra buluştuk. Sağ olsun, yemek diye gittik, ama Gül Abla sadece kahveyle bizi uğurladı. (Gül Sunal: Dondurma yedirdim.) Hatırlamıyorum. Yemekten bahsediyoruz, dondurmayla bizi yollayacak. Neyse, aylar önce ben buraya gelmiştim ve buradaki yapıları gezmiştim. Ben, Park Bahçeler Daire Başkanımıza dedim ki, ‘Bu ne lüks kardeşim? Yani bayağı büyük bir yapı ve çok makam var. Yani böylesi anlar, böylesi bir ortamlar kolay bulunmuyor.

* ‘Biz buraları kültüre, sanata dair nasıl döndürebiliriz, neler yapabiliriz’ diye konuştuğumuzda bir şeyler düşünmüştük, taşınmıştık. Tam bu iş açıldı, Sunay Abi’yi ziyarete gittik. Konuşurken ben de burada böyle bir binadan bahsettim. Meğerse öyle bir parkı ve öyle bir binayı tariflemişim ki, rahmetli Kemal Kemal Sunal’ın aslında evini tarif etmişim kader ya. Annem der, ‘Allah seni hep iyi insanlarla karşılaştırsın.’ Demek Kemal Sunal da iyi adam, ben de iyi adam; birbirimizi böyle bulmuşuz ve adreslemişiz yani. Muhteşem bir şey. Başka bir yer de tarifleyebilirdim o anda. Sonra sağ olsun hem Sunay Abi hem arkadaşlarımız burayı gezip, olumlu bakınca, kıymetli ailemiz de bu işe ‘evet’ deyince, burada, yanı başınızda, komşunuz olarak Kemal Sunal inşallah ebediyen sizinle yaşayacak.

“YOLUMUZA ‘TAM YOL İLERİ’ DİYEREK YÜRÜMEK DEĞİL, KOŞMAK İSTİYORUZ”

* Çok güzel şeyler yapmaya gayret ediyoruz. Bu milletin hakkını vermeye çalışıyoruz. Bu milletin hak ettiğini vermeye çalışıyoruz. Ve yapacağımız işlerle ilgili hiçbir zaman süslü işler, süslü laflar kurarak sizi aldatmadık. Yaptığımız işlerle ilgili de süslü laflarla sizi sizi aldatmadık, aldatmayacağız. İnşallah onları size yaşatmaya devam ederek, yolumuza ‘tam yol ileri’ diyerek yürümek değil, koşmak istiyoruz. Bu şehrin artık israf edilecek ne bir lirası ne bir günü ne bir insanı ne bir zamanı, hiçbir şeyi yok. İnşallah bolca tasarruf, hatta üstüne koyarak insanlarımızın yaratıcı güçlerini, özellikle çocuklarımıza, gençlerimize dönüp borçlarını hızlı bir şekilde ödeyeceğimiz bir 5 yıl daha sizlerden talep ederek, Kemal Sunal’ın bize bıraktığı o güzel anıların önünde saygıyla eğiliyorum. Ve her zaman sizlere, siz kıymetli hemşehrilerimize layık birer yönetici olma konusunda özenli davranacağımıza, Cumhuriyetin, demokrasinin, özgürlüğün ve Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda hep yürüyeceğimize söz veriyoruz. Müzemiz, bu prensiplerle ilçemize hayırlı ve uğurlu olsun. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum.”

GÜL SUNAL: “BU MÜZEYİ KEMAL SUNAL DÜŞÜNDÜ”

Gül Sunal da duygularını şu sözlerle dile getirdi:

* “Ne diyeceğimi bilemiyorum. Hiçbir konuşma hazırlamadım tabii ki. Sadece Kemal’i alkışlamak istiyorum. Bu güzel duyguyu, gururu bize yaşattığı için her zaman minnettarım. Tabii ki bu müzeyi biz hep düşündük. Daha doğrusu Kemal düşündü. ‘Bu eşyalar ne olacak’ dediğim zaman, ‘Belki bir gün bir müze olur’ diyordu. O müzeyi şimdi Ekrem Başkanım gerçekleştirdi. Ve asla hakkını ödeyemeyeceğim Sunay Akın; neredesin? Bunu akıl edip de böyle bir yerde sizlerle buluşturduğu için, ona bambaşka minnet duyguları besliyorum.

* Kemal’in bu gördüğünüz 10’da 1’i kadar eşyası. Oyunculuğa başladığı ilk günden itibaren, sakalını, bıyığını, yüzüne sürdüğü patı, kaşının kalemini… Şöhret olmayı hayal bile edemezken, biriktirdiği arşivi bu. Onun için çok değerli. Şöyle düşünelim burayı: Kemal Sunal Müzesi’nden çok, bir insanın yaptığı işe, hayatına sanatına, ailesine, vatanına nasıl değer verdiğini gördüğümüz bir sergi olacak bu. Bir insan kendine bu kadar değer veriyorsa, yaptığı her şeyi özenle saklıyorsa ve kendi önemini, kendi belirliyorsa -ki öyle olmuş- o zaman biz de Kemal’i çok önemsiyoruz ve burada onun için buluştuk. Tekrar çok teşekkür ediyorum.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kemal-sunal-muzesi-acildi/feed/ 0
İrem’in cenazesi bulunamadı, bir söze müebbet aldı https://www.foxhaber.com.tr/iremin-cenazesi-bulunamadi-bir-soze-muebbet-aldi/ https://www.foxhaber.com.tr/iremin-cenazesi-bulunamadi-bir-soze-muebbet-aldi/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:54:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4835 Kütahya’nın Emet ilçesinde 4 yıl önce kaybolan İrem Gül’ü (19) evinde öldürdüğü suçlamasıyla yargılanıp beraat eden eski erkek arkadaşı Murat Önver (38), karara itiraz süreci devam ederken başka suçtan gözaltına alındı. Polislere, “Ben sakinim, çok sakinim, sakin kalmadığım zaman adam öldürüyorum. Öldürüyorum, gömüyorum kimse bulamıyor” dedi.

İtirazı inceleyen Bursa Bölge Mahkemesi, sanığın sözleri nedeniyle beraat kararını bozdu. Yeniden yapılan yargılamada sanık Önver, cesedi bulunamayan İrem Gül’ü öldürmekten müebbet hapis cezasına çarptırılıp, tutuklandı.

EN SON ÖNVER’İN EVİNDEYDİ

Kütahya Emet Belediyesi’nden emekli Hakan Gül ile Umahan Gül çiftinin 3 çocuğundan İrem Gül, 2020 Aralık’ta ablasının evinden çıktı ve bir daha da kendisinden haber alınamadı. Gül çiftinin kayıp başvurusu üzerine Emet Emniyet Müdürlüğü, Kütahya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi, Jandarma ve AFAD ekipleri harekete geçti. Kurulan özel ekip, Gül’ün gidebileceği adreslerde arama yaptı ancak herhangi bir ize rastlanmadı.

İrem Gül’ün evinin çevresindeki kırsal alan da havadan ve karadan arandı. Mobese kameralarında yapılan incelemede İrem Gül’ün en son 23 Aralık 2020’de eski erkek arkadaşı olan Murat Önver’in evine gittiği ve çıkmadığı tespit edildi.

ÇUVALLE BAĞ EVİNE GİTMİŞ

Kamera görüntülerinde Murat Önver’in elinde çuvallarla aracına bindiği ve ağabeyinin bağ evinin bulunduğu bölgeye doğru gittiği belirlendi. Ayrıca Önver’in, İrem Gül’e tehdit ve şantaj mesajları gönderdiği; evindeki incelemede de halıda ve kapı ağzında Gül’e ait kan ile kızın kullandığı ev ayakkabısında doku örnekleri bulundu.

KOLTUK KILIFLARINI DEĞİŞTİRDİ

Sanık Önver’in olay tarihinden hemen sonra aracını yıkattığı ve aracının koltuk kılıflarını değiştirdiği belirlendi. Çelişkili ifadelerinin ardından aralarında ‘Polise mukavemet’, ‘Uyuşturucu’ ve ‘Yaralama’ suçlarının da olduğu çok sayıda sabıkası bulunan Önver, gözaltına alınıp tutuklandı.

BERAAT KARARI VERİLDİ

Hakkında Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Kasten öldürme’ suçlamasıyla dava açılan Önver, 11 ay süren yargılamanın ardından, ‘Şüpheden sanık yararlanır’ ilkesiyle beraat kararı verilip tahliye edildi. Dava dosyası, Gül ailesinin avukatı Leyla Şahan’ın itirazıyla Bursa Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderildi.

POLİS, SÖZLERİ TUTANAK ALTINA ALDI

İrem Gül ile ilgili dava dosyası incelemedeyken Murat Önver, 2022 Eylül’de başka bir suçtan gözaltına alındı. İşlemleri sürerken Önver, polis memurlarına, “Ben sakinim, çok sakinim, sakin kalmadığım zaman adam öldürüyorum. Öldürüyorum, gömüyorum kimse bulamıyor. Türkiye’de bulanı görmedim daha” dedi.

BERAAT KARARI BOZULDU

Polis ekipleri tarafından Önver’in bu sözleri tutanak altına alınıp itiraz aşamasındaki dava dosyasına gönderildi. Beraat kararına itirazı inceleyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, yargılamanın kısa sürdüğü, yargılama aşamasında İrem Gül’ün görüldüğü iddia edilen yerlerde daha fazla araştırma yapılması ve sanığın, ‘Öldürüp, gömüyorum’ sözleri nedeniyle beraat kararını bozarak Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi’ne geri gönderdi.

SÖZLERİNİ İNKAR ETTİ

Yeniden yapılan yargılamada çelişkili ifadeler veren Murat Önver, cinayet suçlamalarını kabul etmezken, ‘Öldürüp, gömüyorum’ sözlerini de inkar etti.

Mahkeme tarafından İrem Gül’ün görüldüğü değerlendirmelerinin yapıldığı tüm şehirlerde detaylı inceleme yapıldı. Ancak 2020’den bu yana İrem Gül’ün herhangi bir kaydına rastlanmadı. Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, iyi hal indirimi uygulamadığı sanık Önver’i, cenazesi bulunamayan İrem Gül’ü ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis, ‘Şantaj’ ve ‘Tehdit’ suçlarından ise 1 yıl 7 ay 20 gün hapis cezasına çarptırdı. Duruşma salonunda tutuklanan Murat Önver, cezaevine konuldu.

Gül ailesinin avukatı Leyla Şahan, davanın sonuna kadar takipçisi olacağını ve Emet Emniyet Müdürlüğü personeline titiz çalışmaları nedeniyle teşekkür ettiğini ifade ederek, “Henüz 19 yaşındayken hayattan koparılan İrem’i öldürenlerin cezasız kalmaması ve adaletin yerini bulması için elimden gelen ne varsa yapacağım” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iremin-cenazesi-bulunamadi-bir-soze-muebbet-aldi/feed/ 0
Yutulabilir parfüm üretildi: ‘Tuvaletlerin de güzel kokmasını amaçladık’ https://www.foxhaber.com.tr/yutulabilir-parfum-uretildi-tuvaletlerin-de-guzel-kokmasini-amacladik/ https://www.foxhaber.com.tr/yutulabilir-parfum-uretildi-tuvaletlerin-de-guzel-kokmasini-amacladik/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:39:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4283 Trakya Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Gülşah Gedik, Osmanlı döneminde Balkanlar ve Trakya’da yetiştirilen güllerin bölgede yeniden canlandırılması için çalışma başlattıklarını söyledi.

9 ay önce başlayan proje kapsamında gittikleri Bulgaristan’da gül aroması ile yapılan şekerin kendilerini çok etkilediğini belirten Doç. Dr. Gedik, daha iyisini yapmak için araştırma içine girdiklerini anlattı:

KORE VE JAPONYA’DA DA DENENDİ

“Bunun şeker formatında olması, şekerin vücut için zararlı bir madde olmasından dolayı şeker ve gıda maddesi olmadan daha standart formüller elde etmek istedik. Yaptığımız araştırmalarda Kore ve Japonya’da birer ürün gördük. Onlar da yutulabilir parfüm olduğu iddia edilen ürünlerdi. Yapılarını inceledik. Bize göre o ürünlerin içeriğinde kimyasal yapısı açısından çok koruyucu madde vardı. Daha iyisini yapabilir miyiz sorusu ile günümüze kadar geldik.”

“GÜL ÜRETİMİ OSMANLI RUS SAVAŞI’NDAN SONRA SEKTEYE UĞRADI”

“Hem bulunduğumuz bölge hem de Bulgaristan’da Kızanlık kısmına kadar olan bölge, Osmanlı döneminde gül üretiminin çok fazla olduğu yerler. Toplanan çiçeklerden gül yağı ve gül kongreti elde ediliyormuş. Bizim bulunduğumuz bölge de 1877-1878 yıllarında Osmanlı-Rus savaşı sonrasında gül üretimi büyük ölçüde sekteye uğruyor. Buradan kaçan ustalar Isparta, Bursa ve İzmir’e yerleşip üreticiliğe oralarda devam ediyor. Ama en çok devlet desteğiyle Isparta’da gül üretimi gerçekleştiriliyor.”

“TÜRKİYE’DE GÜL SINIRLI ALANDA KULLANILIYOR”

“Edirne ve Isparta’da yetişen gülleri temin edip çalışmalara başladık. Bu güllerden hem parfüm hem de çeşitli amaçlarla kullanılabilecek farmasötik ürünler geliştiriyoruz. Bu çeşitli amaçlar arasında dünyadaki gül üretimindeki çalışmalar bize rehberlik etti. Özellikle bize komşu olan ülkelerden İran ve Irak’ta gül yaprakları evlerde havanda ezilerek ve sumak ile karıştırılıp, tablete basılabilir bir hale getirilerek dismenore ağrılarında çeşitli can sıkıntısı durumlarında antidepresip özellikleri nedeniyle halk arasında çok kullanılmaktadır. Bizim ülkemizde ise gül yapraklarından gül yağı ve gül konkreti dışında reçel gibi gıda endüstrisinde yararlanılıyor. Ama dünyadaki diğer kullanım alanları gibi antimikrobiyal, antistres kaynaklı aromatik tedavilerde yoğun kullanımı gibi özellikler hiç yok. O yüzden kullanımı da artırmak istiyoruz. Bulunduğumuz bölgede buna bağlı olarak da gül yetiştiriciliğinin tekrardan yayılmasını istiyoruz.”

SARIMSAKTAN ESİNLENİLDİ

“Yapay malzeme kullanmadan gülün kendi aromasını verdiği bir kapsül içerisine koyduğumuz gülden elde ettiğimiz ekstreyi püskürtmeli kurutucuda toz haline getirdik. Bazen polimer ile kaplıyoruz. Bunu da yutulabilir bir hale getirmek için daha sonra kapsüllerin içerisine koyuyoruz. Kapsüllerde yoğun bir koku oluyor, bu koku gülden geliyor. Esinlendiğimiz yapı; sarımsak yediğimizde koku derimizde devam eder, gülün yapısında da geraniol sebebiyle sarımsaktaki etkiye çok benzeyen bir etki oluyor. Bizim yaptığımız deneylerde günlük 4 tane kapsül alınmasıyla gayet güzel bir koku verilebileceğini görmüş olduk. Bu ürün hiçbir zaman konvansiyonel parfümlerin yerine geçecek bir ürün değil. Beğeneni, beğenmeyeni olacak.”

“İÇERİSİNDE SADECE DOĞAL GÜL VAR”

“Bizim ürünümüz daha farklı; vücudun kokmasının dışında hem de tuvaletlerinde güzel kokmasını amaçladık. İçerisinde sadece doğal gül var. Siz aslında bu ürünü kullandığınız zaman, yoğunlaştırılmış bir gül almış oluyorsunuz. Dolayısıyla gülün diğer etkileri olan antistres, antimikrobiyal gibi özellikleri de almış oluyorsunuz. Dini sebeplerden dolayı alkol içeren ürünler kullanmak istemeyen kişiler tarafından tercih edilebilir. Meraklılar tarafından tercih edilebilir. Ama parfüm sektörü ile yarışabilecek bir ürün değil. Başka bir ürün, başka amaçları ve hayalleri olan bir ürün. Yapısı da sadece iyi kokmak değil. Bunun dışında inflamasyonu, antbakteriyel özelliği gibi diğer hastalıklara çözüm olabilecek. Özellikle ağrı kesici özelliği destekleyebilecek bir ürün. Ürün için patent başvurusunda da bulunduk.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yutulabilir-parfum-uretildi-tuvaletlerin-de-guzel-kokmasini-amacladik/feed/ 0