“BU ÖRGÜTÜ DE BU SENE HALLEDECEĞİZ”
Güler, daha sonra çarşıdaki AKP Gençlik Kolları’nın bulunduğu yere geçip, burada gençlerle sohbet etti. Onların sorularını da yanıtlayan Güler, TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde açmış olduğu tesisi hatırlattı.
Güler, bir gencin, “Terör bitecek mi?” sorusu üzerine de, “Bu terör bir bela başımızda ama dünyadaki en pahalı arazide yaşıyoruz. Bunun bir bedeli olacak. İşte böyle bir bedel ödüyoruz. Bir taraftan en güzel işte 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşıyoruz, aynı anda 4 mevsimi yaşayabiliyorsun. Anlatabiliyor muyum? Her şeyi vermiş Allah, her türlü maden var ve böyle sizler gibi insan kaynağımız var. Tabii ki bu herkesi rahatsız ediyor. Artı, işte ülkemizin son yıllardaki, özellikle son 20 yıldaki hızlı gelişimi, hızlı büyümemiz, bunlar herkesi rahatsız ediyor çevremizde. İnşallah bu örgütü de bu sene halledeceğiz.” dedi.
“ENERJİ, TARIM, HAYVANCILIKLA İLGİLİ BİRER KOMİSYON KURULACAK”
Güler, 14 Mart’ta Irak Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde Bağdat’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’ın katılımıyla gerçekleştirilen güvenlik zirvesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Güler, zirvenin çok olumlu geçtiğini belirterek şunları söyledi:
*Bu PKK terör örgütüyle 40 yıldır mücadele ediyoruz. Fakat 40 yıldır bu Irak yönetimi maalesef bu heriflere ne bir terör örgütü diyebildiler ne işte bunu yasaklayabildiler. Kendi ülkelerinde böyle bir örgüt yaşıyor ve hiç rahatsızlık duymuyorlar.
*Ama bundan önce aralık ayında bir görüşme yapmıştık Ankara’da. O görüşmede de tabii bu konunun üzerinde çok aşırı şekilde duruldu ve bu Irak’a son Bağdat gezisine gittiğimizde de Irak yönetimi terör olduğunu ilk defa kabul etti ve bunu da deklare etti. Tabii bu bizim için sevindirici bir şey.
*İnşallah bundan sonra onlarla ortak çalışmalarımız olacak, ortak bir harekat merkezi kuracağız. Erbil yönetiminin buna bakışı çok olumlu. Ama asıl bu çalışmalar, sadece terör örgütünün yasaklanması değildi.
*Orada 5-6 tane daha enerji, tarım, hayvancılık, su işleri dahil bunlarla ilgili her birinde yeni birer komisyon kurulacak ve bu karşılıklı çalışmalarla bu konuların hepsinde gelişmeler elde etmek için çalışmaları sürdüreceğiz.
*Bunların tabii Basra Körfezi’nden başlayıp Türkiye üzerinden geçip Avrupa’ya gidecek olan ‘Kalkınma yolu’ diye bir proje var. Duydunuz tabii hepiniz, mutlaka bilin bunu. Çünkü Türkiye’mizin gelecekteki en önemli işi bu. Türk şirketleri tercihli olarak oralarda iş yapacaklar; 4 tane otoyol, 4 tane demir yolu yanında, 8 tane yolla Çin’den gelen bütün mallar, işte bu kalkınma yolu vasıtasıyla Avrupa’ya taşınacak.
]]>DİŞ FIRÇALAMAK ORUCU BOZAR MI?
Boğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi diş fırçalamakla da oruç bozulmaz. Bununla birlikte, diş macununun, misvak parçalarının veya suyun boğaza kaçması halinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsakten önce ve iftardan sonra fırçalanması uygun olur.

RAMAZAN’DA AĞIZ KOKUSU NASIL GİDERİLİR?
Dr. Kübra Güler, ağız kokusu olan kişileri dillerini fırçalanması gerektiğini bildirdi.
Güler, ağız kokusunu kişinin karşısındakini rahatsız edecek kadar ağzından koku gelmesi olarak tanımlandığını ifade etti.
Kişinin bunu kendinin fark edebileceği gibi başkaları tarafından da uyarılabileceğini aktaran Güler, “Temeldeki durum ağız içidir. Birikim yüzeyi dildir. Ağız kokusu olan kişilerde ilk tavsiyemiz dilin fırçalanmasıdır.” açıklamasında bulundu.
Güler, satılan dil kazıyıcı temizleme ürünleriyle dilin arkadan öne doğru kazınacağını kaydederek, “Bunun dışında ağızda bulunan protezler, uyumsuz dolgular varsa bunlarda da mikroorganizma birikintisi olabilir. Ağızda bulunan bu kısımların temizliğinin yapılması gerekir. Her gün düzenli ağız temizliği yapan kişilerde ağız kokusu geçer.” ifadelerini kullandı.
KOKUNUN YÜZDE 90’I AĞIZ KAYNAKLI
Ağız kokusunun yüzde 90 ağız kaynaklı olduğunu belirten Güler, kalan yüzde 10’luk kısmı ise reflü, karaciğer sorunu ve geniz problemleri gibi ağız dışı kaynakların oluşturduğu bilgisini paylaştı.
Güler, ağız içi tüm bakımlar düzenli olarak yapıldıktan sonra koku devam ediyorsa ekstra oral bir durumdan şüphelenilebileceğine işaret ederek, “Bunun için de gaz kromatografisi dediğimiz cihazlar vardır ölçümler yapılarak ağız kokusunun sebebi anlaşılır.” değerlendirmesinde bulundu.
Ağızda yemek yemeyle birlikte diş yüzeyinde dental plak denilen bir yüzey oluştuğunu diş problemlerine bu plakların sebep olduğunu kaydeden Güler, “Bu plağın ağız içinden eliminasyonunu sağladıktan sonra günlük ağız bakımının önemli bir kısmını yapmış oluruz. Ağız kokusunun kronikleşmesi durumu iyileşmeyeceği anlamına gelmez. Ağız temizliğinin sağlanması sonrasında ağız kokusu gider.” açıklamasında bulundu.
Güler, ağız içerisindeki plakların günlük oluştuğuna dikkati çekerek, bunun temizliğinin hastanın görevi olduğunu ve kişinin her gün ağız bakımını gerçekleştirdiği sürece temiz bir ağızla hayatına devam edeceğini aktardı.
Bazı insanların tükürük yapısıyla ilgili olarak plak üzerinde çok hızlı mineraller biriktiğini vurgulayan Güler, şunları kaydetti:
“Bu mineraller sonucunda diş taşı birikimi olur. Yine hastanın ağız içi mikroorganizma dengesine bağlı olarak bazı diş eti enfeksiyonları hızlı bir şekilde ilerleyebilir. Hasta kök yüzeyi ve diş taşı rahatsızlıklarının temizliği kendisi yapamaz. Bunlar için diş eti hastalıkları uzmanı tarafından tedavi edilmesi gerekir. Burada detertgraj ve kretergraj dediğimiz diş eti üstü, diş eti altı temizliği yapıldıktan sonra hasta kendi günlük bakımına devam edebilir.”
]]>