BEİJİNG, 8 Mayıs (Xinhua) — Çin’in başkenti Beijing, ağustosta 2025 Dünya Robot Konferansı’nın yanı sıra ilk kez düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’na ev sahipliği yapacak.
Çarşamba günkü basın toplantısında 8-12 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Dünya Robot Konferansı ile 15-17 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda robotik alanındaki en son gelişmelerin sergileneceği ve küresel sektör işbirliğinin teşvik edileceği belirtildi.
Organizatörlerin verdiği bilgilere göre 2025 Dünya Robot Konferansı’nda forum, sergi, yarışma ve ağ oluşturma etkinlikleri yer alacak ve yaklaşık 200 robotik şirketi en son yeniliklerini sunacak.
Konferansın küresel ölçekte büyüyen etkisine dikkat çeken Çin Elektronik Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Chen Ying, bu yılki etkinliğe 30’dan fazla uluslararası kuruluş, 30’un üzerinde tanınmış küresel uzman ve 100’ü aşkın uluslararası takımın katılmasının beklendiğini belirtti. Katılımcıların en az yüzde 20’sininse uluslararası firmalardan oluşacağı tahmin ediliyor.
Öte yandan robotlar arasında birçok spor dalında düzenlenecek ilk yarışma etkinliği olan Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında robotlar, atletizm, futbol, dans, malzeme taşıma ve tıbbi sınıflandırma gibi alanlarda hem atletik hem de işlevsel becerilerini sergileyecek. Oyunlar sırasında badminton, masa tenisi ve basketbol gibi branşlarda düzenlenecek etkinliklerle de eğlence ve izleyici etkileşimi ön plana çıkarılacak.
Beijing Belediyesi Ekonomi ve Bilişim Teknolojisi Bürosu Direktörü Jiang Guangzhi, “Oyunlar, robotların insan benzeri yeteneklere ulaşmaya ne kadar yakın olduğunu gösterecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmara Denizi’nde daha önce 2007-2008 ve 2021 yıllarında gözlemlenen müsilaj oluşumu, deniz ekosistemini bu yıl da tehdit ediyor. Deniz salyası olarak bilinen müsilaj, Anadolu Yakası’nda bulunan Maltepe sahil şeridinde yeniden görüldü. Denizin yüzeyinde tabaka halinde yayılan ve kıyıya yakın bölgelerde etkili olan müsilaj oluşumu havadan görüntülendi.
“Bu sorunun temeli, duyarsızlık ve eğitim eksikliği”
Ercan Kumru isimli bir vatandaş, “Akıntının yoğun olduğu yerlerde deniz bir şekilde kendini temizleyebiliyor. Ama akıntının olmadığı, insanların teknelerini bağladığı ve vakit geçirdiği yerlerde kirlenme daha hızlı oluyor. Denizlerdeki yararlı bakteriler azalıyor, ekosistem bozuluyor. Bu, kendi kendini hasta eden bir deniz demek. Üzücü olan, bu hastalığın sebebinin biz insanlar olması” dedi. Çevre bilincinin toplumda yeterince oluşmadığına dikkat çeken Kumru, “Bu sorunun temeli insanlarımızın duyarsızlığı ve eğitim eksikliği. Bizde çevre eğitimi yeterince önemsenmiyor” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞANLIURFA’da yenileme çalışmaları sırasında devrilen direğin altında kalan işçilerden Ömer Uğraş (40) hayatını kaybetti, Mehmet Kılıç (37) yaralandı.
Olay, öğle saatlerinde Gelibolu Mahallesi’nde meydana geldi. Elektrik dağıtım şirketi tarafından yürütülen direk yenileme çalışmaları sırasında, vinçle kaldırılan tonlarca ağırlığındaki direk, çalışma yapan işçilerin üzerine devrildi. İhbarla bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından direğin altından çıkarılan işçiler Ömer Uğraş ve Mehmet Kılıç, Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ömer Uğraş kurtarılamazken, Mehmet Kılıç’ın hastanedeki tedavisi sürüyor. Vinç operatörü C.D. gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.A. (65) idaresindeki 15 FF 746 plakalı otomobil, Kaş- Seydikemer D-400 kara yolunda karşı yönden gelen K.K. (24) yönetimindeki 35 SDH 02 plakalı kamyonla çarpıştı.
İki araç da çarpmanın etkisiyle yol kenarına savruldu.
Kazada yaralanan otomobil sürücüsü ile aynı araçta yolcu olarak bulunan K.A, Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2021’de başlayan kazı çalışmaları, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesinin destekleriyle, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Işık başkanlığında yürütülüyor.
1890’lı yıllarda Rus mezaliminden kaçan KırımTatar Türklerinin yurdu haline gelen Savatra Antik Kenti, Anadolu’da Türk adının geçtiği ve 1071 öncesi Türk varlığını ispatlayan Türkopol (Türkoğlu) yazıtının olmasıyla dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehitkamil ilçesi Taşlıca Mahallesi Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM) yakınlarındaki bir inşaatın beton bloğu, beton pompası aracının üzerine düştü.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Ekiplerce yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından sıkıştığı yerden çıkarılan araç sürücüsü Turan Günbaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETÜ’de “Yaşam boyu öğren, yaşam boyu tazelen” temasıyla düzenlenecek eğitimlerde, 60 yaş üzeri vatandaşların teşvik edilerek yeni beceriler kazanmalarının sağlanması amaçlanıyor.
Bu çerçevede 60 yaş üzeri okuma yazma bilenlerin katılabileceği eğitimlere başvurular 3-14 Şubat tarihlerinde, eğitimler ise 17 Şubat’ta başlayacak. 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne katılanlar, 4 yıl boyunca haftada 2 gün çeşitli alanlarda eğitim alacak.
ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Muammer YaylalıKonferans Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısında, öğrenme anlayışını temel alan programın, her yaşta öğrenmenin ve gelişmenin mümkün olduğu bilinciyle tasarlandığını söyledi.
Dünya Sağlık Örgütünün sağlığın korunması için yaşam boyu öğrenmeye vurgu yaptığını belirten Çakmak, “Amacımız, kıymetli büyüklerimizin bilgiye, beceriye ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını destekleyerek onların sağlıklı, mutlu ve üretken bir yaşam sürmelerine katkı sunmaktır.” dedi.
“Yaşam kalitesini arttırmayı hedefliyoruz”
Üniversite olarak yaşam boyu öğrenmeyi temel ilke olarak benimsediklerini ifade eden Çakmak, şöyle devam etti:
“Sağlıktan sanata, kişisel fiziksel aktivitelere, bağımsız yaşam becerilerinden sosyal ve zihinsel aktivitelere kadar geniş bir yelpazede sunacağımız eğitimlerle, bireylerimizin yaşam kalitesini arttırmayı ve topluma daha aktif katılımlarını teşvik etmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız program, bilimsel temellere dayanarak multidisipliner bir ekip tarafından hazırlanmıştır. Katılımcılarımızı hayatlarının her döneminde öğrenmenin, üretmenin ve paylaşmanın mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Çıktığımız bu yolda büyüklerimizin hayatlarına yeni bir pencere açıp onların enerjilerini ve potansiyellerini yeniden keşfetmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu programla büyüklerimizin de hayatlarına dokunmayı onların bizlerin akademik bilgi ve birikiminden faydalanmaları gibi bizlerin de onların hayat tecrübelerinden faydalanacağımız bir programı hayata geçiriyoruz.”
“Öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Elanur Yılmaz Karabulutlu da projeyle yaşam boyu öğrenmede önemli bir adım atıldığını söyledi.
Karabulutlu, yaşlı nüfusun Türkiye’de son 5 yılda yüzde 21,4 arttığını bildirerek, şunları kaydetti:
“İnsanlığa değer katan, öncü ve saygın bir üniversite olma vizyonuyla hareket eden üniversitemiz 60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi’yle bölgemizdeki 60 yaş ve üzeri bireylerin yaşamına değer katmayı hedeflemektedir. 60+ Tazelenme Üniversitesi yaşanılan her dönemde öğrenmenin gelişmenin ve yenilenmenin mümkün olduğu inancından doğmuştur. Bu projeyle ileri yaş döneminde de aktif öğrenmenin paylaşmanın, üretmenin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz, çünkü öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur.”
Programa, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, akademisyenler ve 60 yaş üzerindeki vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Menteşe Belediyesi’nin ücretsiz kurslarına vatandaşlar 2024 yılında da yoğun ilgi gösterdi. Belediye bünyesinde uzman eğitmenler tarafından verilen farklı branşlardaki kurslarda 4 bin 647 kursiyer eğitim aldı.
Spordan sanata, tasarımdan dansa kadar farklı branşlardaki kurslara katılanların yeteneklerini keşfederek kendilerini geliştirdiklerini kaydeden Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, “Farklı yaşlardan kursiyerlerimizin bu kurslar ile özgüvenleri artıyor, yaratıcılıkları ortaya çıkıyor ve sosyal çevreleri genişliyor. Ayrıca, disiplin, özveri ve problem çözme gibi hayat boyu fayda sağlayacak beceriler kazanıyorlar. Ücretsiz kurslarımız yaz ve kış dönemi olmak üzere yeni yılda da devam edecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANİSA’nın Yunusemre ilçesinde çalıştığı pizza dükkanına motosikletiyle gelip, ruhsatsız tabancayla açtığı ateşte çalışanlardan Sultan Zencirci’yi (27) öldüren, Gül Demir’i (45) ise yaralayan Ferhat Kuru’nun tutuklu yargılandığı dava, daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun beklenmesine karar verilerek ertelendi.
Olay, 30 Temmuz 2023’te saat 13.00 sıralarında Muradiye Mahallesi İstasyon Caddesi’ndeki bir pizzacıda meydana geldi. Çalıştığı pizzacıya motosikletiyle gelen Ferhat Kuru, yanında getirdiği ruhsatsız tabancayla iş yeri çalışanlarından Sultan Zencirci ve Gül Demir’e kurşun yağdırdı. Vücuduna 3 kurşun isabet eden Sultan Zencirci ile 2 kurşun isabet eden Gül Demir kanlar içinde yere yığıldı. Daha sonra Kuru, Gül Demir’i bıçaklamaya çalıştı. Diğer çalışanların araya girmesiyle Ferhat Kuru kaçtı.
Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Sultan Zencirci’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde müdahalesi yapılan Gül Demir ise ağır yaralı olarak ilçedeki özel bir hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakıma alınan Demir, uzun süren tedavi süreci ardından taburcu edildi. Olayın ardından yakalanıp, gözaltına alınan Ferhat Kuru, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olaya ilişkin yürütülen soruşturma sonunda Ferhat Kuru hakkında ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’, ‘Kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘Ruhsatsız silah temin etme ve bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
‘GÜL İLE SANIK ARASINDA BİR MÜNASEBET YOKTU’
Manisa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Kuru, Gül Demir’in avukatı ve öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatları katıldı. Duruşmada, Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak (51), tanık olarak dinlendi. Kardeşi Gül Demir’in olaydan bir hafta öncesinde kendisini telefonla arayarak, Ferhat Kuru’nun hem kendisini hem de Sultan Zencirci’yi rahatsız ettiğini söylediğini belirten Irmak, “Bunun üzerine Ferhat’ı aradım cevap vermedi, sonra kendisi döndü. ‘Gül hanımı seviyorum onunla evleneceğim. Sultan araya girip, aramızı bozdu’ dedi. Yaptığının yanlış olduğunu söyledim. ‘Bir daha dükkanıma girme, önünden dahi geçme’ dedim. Gül ile sanık arasında bir münasebet yoktu. Sultan’ı tehdit ettiğine şahit olmadım” ifadelerini kullandı.
Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak’ın konuşması ardından tanığın beyanına ilişkin sözleri sorulan Ferhat Kuru, tanığın beyanının gerçeği yansıtmadığını, kendi çıkarına göre konuştuğunu, Gül Demir ile gönül ilişkisi olduğunu ileri sürdü.
Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun henüz mahkemeye ulaşmaması nedeniyle duruşmayı 24 Mart’a erteledi.
Duruşma sonrası, öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatı Zehra Oyit ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Manisa Temsilcisi Semiha Hasgör, birer açıklama yaptı. Hasgör, 6284 sayılı kanunun kadınların can simidi olduğunu, kadın cinayeti ve şiddetin önlenmesi için etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekti.
Avukat Zehra Oyit ise “Maalesef ülkemizde kadın olmanın zorluğu yüzümüze vuruyor. Taciz edildiği için rahatsızlık duyduğunu dile getiren bir kadından bahsediyoruz. 6284’ün etkin bir şekilde uygulanması ile cinayetlerin en azından azalacağını umuyoruz. Umudumuzu kaybetmeden bu davaların takipçisiyiz. Her kadının yanındayız” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Netanyahu, Yemen’de Husilere “şiddetli bir harekat” başlatacaklarını söyleyerek, “İran’ın bölgedeki vekil güçlerine karşı harekete geçtikleri gibi Husiler’e karşı da harekete geçeceğiz” dedi.
“DÜNYA DÜZENİ İÇİN BÜYÜK BİR TEHDİT”
Binyamin Netanyahu, “ABD ve bizim gibi diğer ülkeler de Husileri yalnızca uluslararası deniz taşımacılığı için değil, aynı zamanda dünya düzeni için bir tehdit olarak görüyor” ifadesini kullandı.
İSRAİL HEDEFLERİNİ BALİSTİK FÜZELERLE VURDULAR
Yemen’deki İran destekli Husiler, 19 Aralık’ta İsrail’in Yafa kentindeki iki askeri hedefin “Filistin 2” tipi balistik füzelerle vurulduğunu duyurmuştu.
SAVAŞ UÇAKLARIYLA MİSİLLEME
İsrail ordu radyosu, Husilerin Yafa’ya füze saldırısı sonrası İsrail ordusunun, Yemen’deki 5 hedefe 14 savaş uçağıyla çok sayıda bombalı saldırı düzenlediğini aktarmıştı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise Husilerin düzenlediği saldırıda, Tel Aviv yakınlarındaki Ramat Gan kentinde bulunan bir okulun zarar gördüğü belirtilmişti.

Binyamin NetanyahuOrta DoğuGüvenlikPolitikaGüncelİsrailDünyaYemenİran
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP İlçe Başkanı Şener Geçit, başkanlığında yapılan toplantıdaki konuşmasında, parti programının güncellenmesi ve parti üyelerinin bu süreçteki katkılarının alınması amacıyla çalışma yapıldığını söyledi.
Toplantıyı partinin geleceğine yön verecek önemli bir fırsat olarak değerlendirdiklerini anlatan Geçit, “Üyelerin katılımı ile daha güçlü parti programı oluşturulması hedefleniyor. Bizler de elimizden geldiğince bu çalışmalara destek olma gayretindeyiz. Toplantıda ayrıca ilçemizi ilgilendiren sorunlar ve güncel konular hakkında fikir alışverişinde bulunacağız.” dedi.
Toplantıda ilçe sorunları ve güncel konuların görüşülmesinin ardından kurul üyelerine yönelik CHP parti programının yenilenmesi ile ilgili olarak anket çalışması yapıldı.
Toplantıya eski CHP SamsunMilletvekiliKemal Zeybek, İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kesen ile partililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KASTAMONU’nun İnebolu ilçesinde orman muhafaza memuru Serdar Atmaca (26), evinde tabanca ile vurulmuş halde ölü bulundu.
Olay, sabah saatlerinde Camikebir Mahallesi Mehmet Şevki Caddesi’nde meydana geldi. İnebolu Orman İşletme Müdürlüğü’nde görevli orman muhafaza memuru Serdar Atmaca’nın sabah işe gelmemesi ve telefonlarına cevap vermemesi sonrası şüphelenen iş arkadaşları yaşadığı eve gitti. Eve giren iş arkadaşları Atmaca’yı tabanca ile vurulmuş halde hareketsiz yatarken buldu. İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kontrolde Atmaca’nın hayatını kaybettiği belirlendi. Atmaca’nın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Gaziantep nüfusuna kayıtlı Serdar Atmaca’nın 1 ay önce evlendiği, eşinin Hatay’da hemşire olarak görev yaptığı belirtildi. Atmaca’nın, eşinin tayinini İnebolu’ya aldırmak için girişimlerde bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince bir otomobilde yapılan aramada, 69 gram metamfetamin ele geçirildi, 2 şüpheli yakalandı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan biri, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı. Diğer şüpheli, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil şeridindeki Atatürk Parkı’nda yürüyüş yapan kişi, çöp konteynerinin yanında kundağa sarılı bebek olduğunu görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Bebek, tedavi için Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Erkek bebeğin, tedavisinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce koruma altına alınacağı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYOĞLU’nda 5 katlı binanın 3. katındaki dairede yangın çıktı. Yangının devrilen sobadan çıktığı öğrenildi. Dumanların yükseldiği dairedeki yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. Yangında 3 çocuk dumandan etkilendi; çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Olay, saat 14.30 sıralarında Çukur Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre 5 katlı bir binanın 3. katında sobanın devrilmesi sonucu yangın çıktı. Yangının kısa sürede büyümesi ve daireden dumanların yükselmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri kısa sürede yangına müdahale ederken, dairede kalanlar dışarı çıkarıldı.
3 ÇOCUK DUMANDAN ETKİLENDİ
Yangın sırasında yaşanan panik anları cep telefonu kamerası tarafından kaydedildi. Polis ekipleri binanın çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Yangın sırasında dumandan etkilenen 3 çocuğa ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri müdahale etti.Oksijen verilen çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.D’nin (42) kullandığı 79 AAG 199 plakalı otomobil, Mazıdağı- Derik kara yolunda M.K. idaresindeki 47 ADD 240 plakalı traktörün römorkuna çarptı.
İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada, sürücü S.D. ile otomobildeki M.Ç. (45) ve S.Ç. (23) yaralandı.
Yaralılar Mazıdağı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUĞLA’nın Bodrum ilçesinde, dün akşam saatlerinden beri aralıklarla etkili olan sağanak nedeniyle su basan 60 ev ve 2 iş yerinde tahliye ve temizlik çalışmaları sürerken, suyla dolan yollarsa tekrar trafiğe açıldı.
Bodrum’da dün akşam saatlerinde başlayan ve aralıklarla etkili olan kuvvetli sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı, yollar trafiğe kapandı. Sabah saatlerinden itibaren Bodrum Kaymakamlığı, AFAD, Bodrum Belediyesi, MUSKİ, Bodrum Gönüllüleri Derneği olmak üzere yaklaşık 250 personel 80 araçla taşkınların yaşandığı bölgede aralıksız çalışma yürüttü. Öte yandan, Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit ve Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci selin yaşandığı bölgelerde incelemelerde bulundu. Kadıkalesi’nde bir sitedeki 18 ev, Akyarlar mevkisindeki bir sitede bulunan 12 ev sular içinde kalırken, bölgede temizlik çalışması ve su tahliyesi başlatıldı. Ayrıca yarımada genelinde 30 ev ve 2 iş yerini de su bastı. Ekiplerce tahliye ve temizlik çalışmaları aralıksız sürerken, kapanan yollar temizlenerek trafiğe açıldı.
Site görevlisi Ömer Güney, “Site içerisinde su bir metreye kadar ulaştı. Bizim evimiz komple su altında kaldı. Tüm eşyalarımız battı. Şu an suları çekiyorlar. Burası yazlık site, şu anda yaşayan yok. 18 dairenin 18’i de su içinde. Ev sahiplerine haber verildi” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YALOVA’da, evinin önünde tartıştıkları Ramazan Elkıtay’ı (57) tabancayla vurarak öldüren şüphelilerden K.B., Eskişehir’de yakalandı. Diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor.
Olay, dün saat 20.00 sıralarında Kemerköprü Caddesi’nde meydana geldi. Ramazan Elkıtay ile evinin önüne gelen 3 kişi arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönerken, gruptan biri yanında bulunan tabancayla Elkıtay’a 3 el ateş etti. Şüpheliler kaçarken, çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sırt ve karın bölgesinden vurulduğu belirlenen Elkıtay, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Yalova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ramazan Elkıtay, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Polis, kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Ekipler, şüphelilerden birinin Eskişehir’e gittiğini belirledi. K.B. isimli şüphelinin kullandığı araç, Ankara- Bursa kara yolu üzerindeki uygulama noktasında polis ekipleri tarafından durduruldu. Ekiplerin gözaltına aldığı şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Yalova’ya gönderildi.
Diğer şüphelileri yakalama çalışmaları sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Körfez ilçesinde yol kenarındaki beton bloka çarpan tankerin şoförü Necati D., yaralandı.
Kaza, D-100 kara yolu Hacı Osman Mahallesi mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden Necati D.’nin kontrolünü kaybettiği 06 CIZ 166 plakalı tanker, kara yolunu kot farkıyla yan yoldan ayıran beton bloka çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan sürücü, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doğanay, yaptığı yazılı açıklamada, ilçelerde koordinasyonu güçlendirmek amacıyla her ay bir araya geldiklerini belirtti.
Ortak çalışma grubu toplantılarının 4’üncüsünün Güdül Belediyesi ev sahipliğinde düzenlendiğini anlatan Doğanay, “Toplantılardan çok güzel sonuçlar çıkıyor. Belediyeler arasındaki koordinasyonu daha da güçlendirmenin çabasındayız.” ifadesini kullandı.
Toplantıya, Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap ve Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA’daki Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesi ve Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmesi sonrası kent meydanında kutlama yaptı. İç savaşın başlangıcından bu yana Adana’da yaşayan Suriyeli Muhammad Al Musa (25), “Allah’a şükür Esad zulmünden kurtulduk” dedi.
Esad rejimine karşı mücadele veren muhalif gruplar, başkent Şam’a girip kontrolü ele geçirdi. Beşar Esad ülkeyi terk ederken, Adana’da yaşayan Suriyeliler bir araya gelip kutlama yaptı. Seyhan ilçesindeki kent meydanında toplanan yüzlerce Suriyeli, davul-zurna eşliğinde halay çekip, şarkılar söyledi. Suriyeliler, Esad karşıtı slogan attı. Kentin dört bir yanından gelen araç konvoyları da meydanda buluştu.
10 yıldır Türkiye’de yaşayan Suriyeli Muhammad Al Musa (25), “Allah’a şükür Esad zulmünden kurtulduk. Allah bizi her zalimden kurtarsın” dedi.
Türkiye’de 6 yıldır yaşayan Muhammad Al Ali (25) ise “Esad güle güle, cehennemde görüşürüz” diye konuştu.
‘HAKKIMIZI HELAL EDEMEYİZ’
Ülkelerine geri dönmek istediklerini belirten Ahmad Adnan Dahir (22) de “14 senedir bize uçakla saldırıyor, biz ona öylece hakkımızı helal edemeyiz. Bizden hiçbir yere kaçamaz. Yaklaşık 5 ay sonra ülkemize döneceğiz, burada artık işimiz yok” dedi.
Haber-Kamera: ADANA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜTAHYA’da bir araya gelen Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolü ele geçirmesini kutlayıp, lokum dağıttı.
Esad rejimi karşıtı muhalif grupların Suriye’nin başkenti Şam’a girip kontrolü ele geçirmesi, Kütahya’daki Suriyeliler arasında büyük sevinçle kutlandı. Zafer Meydanı’nda toplanan Suriyeliler, Arapça şarkılar eşliğinde Esad yönetiminin devrilişini sloganlar atıp, kutladı. Toplanan kalabalık daha sonra lokum dağıttı.
Suriyeli üniversite öğrencisi Abdurrahman Şeyh İbrahim, “Gerçekten bizim için, Suriyeliler için ve öğrenciler için büyük bir zafer. 13 yıl sonra Esad düştü. Burada Türkiye’deyiz. Gerçekten Türkiye, halk, hükümet bizim için çok şeyler yaptı. Bu şeyler çok memnuniyet verici ve bu iş bitti. Döneceğiz inşallah. Suriye bizim için çok önemli ve bu savaştan çıktık, bitirdik ve kazandık. Bu savaştan sonra tam olarak yeni bir düzen yapacağız. Yeni bir cumhurbaşkanı seçeceğiz, yeni bir hükümet seçeceğiz. Esad rejimi kalmadı. Yeni şehirler yapacağız inşallah” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİLECİK merkezli 8 ilde, sosyal medya üzerinden yaklaşık 1200 kişiyi dolandıran 19 şüpheli gözaltına alındı. Banka hesaplarında toplam 385 milyon lira para hareketi tespit edilen şüphelilerden 14’ü tutuklandı.
BilecikJandarma Komutanlığı ekipleri, mart ayında artan sosyal medya üzerinden dolandırıcılık şikayetleri üzerine inceleme başlattı. OsmaneliCumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturmada şüphelilerin sosyal medya üzerinden bulduğu yaklaşık 1200 kişiyi bungalov kiralama adı altında her türlü beyaz eşya, mobilya, elektronik cihaz, otomobil, evcil hayvan, tatil rezervasyonuyla kandırdığı, ayrıca sahte profille cinsel içerikli sohbet sonrası şantaj yaptıkları tespit edildi. MASAK ile yapılan iş birliğiyle kimlikleri tespit edilen şüphelilerin banka hesaplarında yaklaşık 385 milyon lira para giriş-çıkışının olduğu tespit edildi.
8 İLDE OPERASYON DÜZENLENDİ
Bilecik Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyonlarda Bilecik’in yanı sıra Mersin, Adana, Antalya, Aydın, Diyarbakır, Elazığ ve İstanbul’da eş zamanlı baskınlar yapıldı, 19 şüpheli gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 14’ü tutuklandı, 4’ü kadın 5 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
VALİ OPERASYON DETAYLARINI ANLATTI
Bilecik Valisi Şefik Aygöl, İl Jandarma Komutanı Ferdi Erbakıcı ve İl Emniyet Müdürü Beyti Kalaycı ile birlikte operasyonun detaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Vali Aygöl, bungalov kiralama adı altında sahte ilanlar veren şüphelilerin beyaz eşya, mobilya, elektronik cihaz, otomobil, tatil rezervasyonu ve evcil hayvan satışı gibi yollarla kişilerin dolandırıldığını söyledi. Vali Aygöl, “Sahte sosyal medya profilleri kullanarak şantaj yöntemiyle mağduriyet oluşturan şüphelilerin MASAK üzerinden yapılan incelemeler sonucu birbirleriyle bağlantılı olduğu belirlenen banka hesaplarında toplam 385 milyon lira para hareketi tespit edilmiştir. Ülke genelinde yaklaşık 1200 vatandaşımızın bu çete tarafından dolandırıldığı belirlenmiştir. Tutuklanan şüphelilerin bir kısmının banka hesaplarını suç şebekesine komisyon karşılığı kullandırdığı anlaşılmıştır. Elde edilen bu haksız kazanç ve suç gelirlerine yönelik çalışma da devam etmektedir. Vatandaşlarımızı bir kez daha uyarıyoruz, banka hesaplarınızı gelir elde etme vaadiyle kötü niyetli kişilere kullandırmayınız. İnternet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına karşı daima dikkatli olunuz” diye konuştu.
Vali Aygöl, operasyona ilişkin 4 kişinin arandığını da sözlerine ekledi. Soruşturma sürüyor.
Haber-Kamera: BİLECİK,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terme Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kul, Türkiye’den yerel yönetim temsilcisi olarak, Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi’ne tekrar davet edildi.
Kul, 9-10 Aralık 2024 tarihlerinde yapılacak konsey toplantısına katılmak üzere Almanya’nın Karlsruhe şehrine gitti.
Toplantıda ulaşım, toplu taşımada dijitalleşme, akıllı ulaşım çözümleri, sosyal kapsayıcılık gibi konular işlenecek. Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) tarafından Karlsruhe-Almanya’da düzenlenecek uluslararası toplantıda yer alacak Türkiye heyetinde 2’si büyükşehir belediye başkanı olmak üzere toplam 7 belediye başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği temsilcileri bulunacak.
Belediye Başkanı Kul, söz konusu temsilin önemine dikkati çekerek, “Türkiye’yi Avrupa’da temsil etmek üzere seçilen bir belediye başkanı olmanın onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Toplantıya tekrar davet edilmemden dolayı Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi ve Türkiye Belediyeler Birliği yetkililerine teşekkür ediyorum. Yerel yönetimleri ve ülkemizi en güzel şekilde temsil edeceğimi ifade etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KIZILAY’IN düzenlediği Kırmızı Yelek Uluslararası Gönüllülük Ödülleri, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl 4’üncü kez düzenlenen törende, gönüllü faaliyetleriyle topluma dokunan kişi, kurum ve kuruluşlar ödüllerine kavuştu. Ulusal ve uluslararası alandan yaklaşık 4 bin gönüllünün katıldığı törende konuşan Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Gönüllülük aslında insanlığın en karanlık senaryosuna karşı verdiği en güçlü cevaptır. Gönüllülük yalnızca bir eylem değil, kalp meselesidir” dedi.
Ulusal ve uluslararası alanda gönüllülük kültürünün bir toplum değeri olarak yaygınlaştırılması, iyiliğin hatırlatılması ve gönülden değer katanların ödüllendirilmesi amacıyla düzenlenen Kırmızı Yelek Uluslararası Gönüllülük Ödülleri, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Türk Kızılay 8 Aralık’ta, Türkiye dahil 30 ülkeden önerilen sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri, ulusal dernekler ve bireyler arasından seçilen gönüllülere ödüllerini takdim etti. Törene Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Dr. Nazif Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, Sanatçı İpek Açar Kömürcü, Sporcu Mesut Özil, Yeşilay Genel Başkanı Dr. Mehmet Dinç katıldı.
YILMAZ: KIZILAY BAYRAĞINI UMUDUN BİR SİMGESİ OLARAK DALGALANDIRIYORUZ
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Gönüllülük yalnızca bir eylem değil, kalp meselesidir. Dünyanın dört bir tarafında sınırları ve dilleri aşarak iyilik için koşan insanların ortak dilidir. Bu yüzden gönüllüler insanlığın sessiz kahramanlarıdır. Bugün burada dünyayı iyileştirmeye gönül vermiş bu kahramanlık hikayelerini birlikte paylaşacağız. Siz gönüllülerimizin desteği sayesinde dünyanın dört bir tarafında Kızılay bayrağını umudun bir simgesi olarak dalgalandırmaya devam ediyoruz” dedi.
‘GÖNÜLLÜLÜK HİKAYELERİ; GELECEĞE UZANAN İYİLİK ZİNCİRİNİN PARÇALARI’
Kızılay’ın gönüllü sayısı 370 bini aştığını belirten Başkan Yılmaz, “Gönüllülük aslında insanlığın en karanlık senaryosuna karşı verdiği en güçlü cevaptır. Türk Kızılay olarak gönüllülüğü toplumun geneline yayılan bir dayanışma hareketi olarak görüyoruz. Bu hareketi daha erişilebilir ve görünür kılmak için gonulluol.org’u harekete geçirdik. Bugüne kadar gonullulol.org üzerinden 25 binden fazla görev başarıyla tamamlandı ve 1 milyon saatten fazla görev gerçekleştirildi. Bu dayanışma ruhunu gelecek nesillere de aktarmakla mükellefiz. Bugün paylaşacağımız gönüllülük hikayelerinin en anlamlı tarafı, geleceğe uzanan iyilik zincirinin bir parçası olduğu zaman gerçekleşecek.” dedi.
ERDOĞAN: KIZILAY, MİLLETİMİZİN VİCDANININ AYNASIDIR
Ödül törenine dair özel mesajını paylaşan Emine Erdoğan ise “Kızılay, 156 yıldır yalnızca bir yardım kurumu değil, milletimizin vicdanının aynasıdır. Dünyanın dört bir yanına şefkat eli uzatırken, ülkemizi insani yardım alanında en cömert millet yapmanın gururunu taşır. Yeryüzünü daha güzel ve yaşanabilir kılmak için attığı her adım, gönül kapılarını aralar. İyiliğin soylu bir direnişe dönüştüğü çağımızda, gönüllülüğü yaygınlaştırmak amacıyla bu anlamlı organizasyonu düzenleyen Kızılay’a en derin şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
BİRÇOK GÖNÜLLÜ ÖDÜLLERİNE KAVUŞTU
Kurduğu ‘Umut Dalı’ projesiyle bugüne kadar 50 bin çocuğun hayallerini gerçekleştiren Ömer Paşayikt, İlham Veren Gönüllü Ödülü’ne layık görüldü.
NAK Arama Kurtarma’nın gönüllü kadınları ile Hatay’da tarihi mirası korumak için çalışan 15 kadın gönüllüden oluşan Deprem Bölgesi Kazı Başkanlığı Afetin Gönüllüsü ödülünü paylaştı.
AmasyaOtizm Derneği’nde gönüllü antrenör olarak otizmli çocuklara ücretsiz yüzme eğitimi veren Berkay Mert Özyurt, Sporun Gönüllüsü ödülünü aldı. Bir bisiklet kazası sonrası vücudunun yüzde 98’i felç kalan Erkan Hürnalı, özel kafa takip sistemiyle yazılım geliştirmeye devam etti. Teknolojiyle engelleri aşma örneğini sergileyen Erkan Hürnalı, Engelleri Aşan Gönüllü ödülünü aldı.
81 ilde yürüttüğü gönüllülük faaliyetleriyle topluma katkı sağlamaya devam eden Türk Telekom Kurumsal Gönüllü Ödülüne layık görüldü.
‘Meleklerin Abisi’ olarak bilinen kanserle mücadele eden çocuklara umut olan Yasin Kirazlı, İletişim Gönüllüsü Ödülünü aldı.
Engelli ve yoksul çocuklara ücretsiz diş tedavisi sunan gönüllü hekimlerden oluşan Engel Tanımayan Diş Hekimliği Derneği, Sivil Toplumun Gönüllüsü Ödülü’ne layık görüldü.
16 yıl boyunca Gazze’deki Şifa Hastanesi’nde çalışmalarını sürdüren, doktor ve insani yardım gönüllüsü Prof. Dr. Mads Gilbert de Evrensel Gönüllü ödülüne layık görüldü.
FİLİSTİN KIZILAYI GÖNÜLLÜLERİNE ÖDÜL VERİLDİ
Yardım faaliyetlerini sürdüren Filistin Kızılayı gönüllüleri, Kızılay-Kızılhaç Gönüllüsü Ödülü’ne layık görüldü. Genel Başkan Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Bizler oradaki kadınların, masumların, çocukların her zaman yanında olacak mıyız? Orada sonuna kadar iyilik için bir arada olmaya devam edecek miyiz” dedi.
ŞEYHMUS AMCA AYAKTA ALKIŞLANDI
Mardin’de ‘Şeyhmus Amca’ olarak bilinen, fidan diken, yeşil çevre için yaptığı çalışmasıyla örnek olan Şeyhmus Erginoğlu, Kızılay Özel Ödülü’yle onurlandırıldı. Şeyhmus amca sahneye çıktığında ayakta alkışlandı.
Türk Kızılay’ın dijital gönüllülük platformu gonulluol.org üzerinden elde edilen veriler doğrultusunda, Türk Kızılay bünyesindeki yapı ve gönüllülere takdim edilen Türk Kızılay Kurum İçi Ödülleri kapsamında bir çok şube ve gönüllü de ödüle layık görüldü.
Türk Kızılay Kurum İçi Ödüllerini kazananlar:
Hatay İl Merkezi: siteyi en etkin kullanan Kızılay İl Merkezi
Kartal Şubesi: siteyi en etkin kullanan Kızılay İlçe Şubesi
Genç Kızılay Çanakkale: siteyi en etkin kullanan Genç Kızılay Topluluğu
Kızılay Kadın Çorum: siteyi en etkin kullanan Kızılay Kadın Topluluğu
Kızılay Engelsiz Urla: siteyi en etkin kullanan Kızılay Engelsiz Topluluğu
Kilis İl Merkezi: Bu yıl nüfusa oranlı en fazla gönüllü kazanımı yapan il
Akdağmadeni Şubesi: Bu yıl nüfusa oranlı en fazla gönüllü kazanımı yapan ilçe
Nebile AKDAŞ: En fazla göreve katılan Kızılay Gönüllüsü
ADAYLAR JÜRİ OYLAMASINA SUNULDU
Tören öncesinde, Kızılay ve Kızılhaç ulusal dernekleri, Kızılay şubeleri, iştirakler, STK’lar ve ilgili birimlerden ödül aday önerileri alındı. Bu süreçte yurt içi ve yurt dışından toplam 450 aday arasından yapılan değerlendirmeler sonucunda 45 aday jüri oylamasına sunuldu. Jüri tarafından gerçekleştirilen değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan adaylar ödül törenine davet edildi.
Jüri üyeliklerini ise Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sporcu Mesut Özil, Sanatçı İpek Açar Kömürcü, Araştırmacı Gazeteci Müge Anlı, Uluslararası Kızılay-Kızılhaç Dernekleri Federasyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Jessie Thomson, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, AA Genel Müdürü Serdar Karagöz, Akademisyen Dr. Shariq Ahmed Siddiqui, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Masterchef Türkiye Şefleri Danilo Zanna, Mehmet Yalçınkaya ve Somer Sivrioğlu yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE’nin Bozcaada ve Gökçeada ilçelerine yarın yapılması planlanan bazı feribot seferleri, fırtına nedeniyle iptal edildi.
Çanakkale Boğazı ile Adalar hattında yolcu ve araç taşımacılığı yapan GESTAŞ firması, Ege Denizi’nin kuzeyindeki fırtına nedeniyle yarın yapılması planlanan bazı feribot seferlerinin iptal edildiğini duyurdu. Buna göre; Geyikli-Bozcaada hattında, yarın yapılması planlanan tüm feribot seferleri olumsuz hava şartlarından dolayı iptal edildi. Kabatepe-Gökçeada hattındaysa Kabatepe’den saat 09.00, 15.00, Gökçeada’dan saat 07.00, 11.00, seferleri yapılamayacak.
Haber-Kamera: Nazif Cemhan ŞEN/ ÇANAKKALE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANİSA’nın Saruhanlı ilçesindeki evinden yaklaşık 14 ay önce ‘Gazze’ye savaşmaya gidiyorum’ diyerek çıkan, Suriye’de rejim güçleri tarafından yakalanıp, cezaevine konulan Engin Arslan (30), dün gece özgürlüğüne kavuştu.
Saruhanlı ilçesinde yaşayan Engin Arslan (30), İsrail’in katliam yaptığı Gazze’ye gitmek için geçen yıl 11 Ekim’de evinden ayrıldı. 3 çocuklu Arslan ailesinin iki oğlundan biri olan Engin Arslan, Hatay’dan kaçak yollarla girdiği Suriye’de yakalandı. En son ablasına bir camide dinlendiğini belirten mesaj atan
Engin Arslan’dan bir daha haber alınamadı. Gözü yaşlı aile en azından oğullarının yaşadığını öğrenebilmek için yetkililerden yardım istedi.
Beklenen haberi AK Parti Grup Başkanvekili ve ManisaMilletvekiliBahadır Yenişehirlioğlu verdi. Yenişehirlioğlu, Suriye’de rejim güçleri tarafından tutuklanan Engin Arslan’ın dün gece itibarıyla özgürlüğüne kavuştuğunu söyledi. Bahadır Yenişehirlioğlu, Türkiye sınırına ulaşmak üzere olan Arslan’ın sınırdan sorunsuz bir şekilde geçmesi için İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile görüştüğünü de söyledi. Arslan’ın kısa süre içerisinde Manisa’da olması bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK’te yaşayan Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesini ve Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmesini kutladı.
Muhaliflerin Şam’da kontrolü sağlaması Karabük’te yaşayan Suriyeliler tarafından sevinçle karşılandı. 100. Yıl Mahallesi Pazaryeri mevkinde toplanan yüzlerce Suriyeli, sevinç gösterisinde bulundu. Bazıları yüzlerini bayraklarının rengi ile boyadı, bazıları ise meşaleler yakarak Esad rejiminin gitmesini kutladı.
Kutlamalara katılan Suriyeli Erva Şeyh (40), çok mutlu olduklarını söyleyerek, “Böyle bir şey beklemedik. Çok mutluyuz. Özgürüz artık. Türkiye için çok teşekkürler. Böyle bir şey beklemedik. Artık memlekete gidebiliriz rahat rahat” diye konuştu.
Sidra Abdullah (18) ise Suriye’de muhalif grupların Başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesini beklemediklerini ve tarif edilmez bir mutluluk yaşadıklarını belirtti.
Ömer Elmahmud (30) ise “Bu zafer hepimizin. Sadece Suriyelilerin zaferi değil bütün Müslümanların zaferi” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 3 Aralık’ta nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik Elazığ merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.
Belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda, 16 şüpheli yakalandı, yapılan aramalarda ruhsatsız tabanca, bir miktar uyuşturucu ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.
Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.
Şüphelilerden 7’si savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
Mahkemeye çıkarılan 9 zanlıdan 5’i tutuklandı, 4’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Şüphelilerin, sosyal medya platformları üzerinden sahte veya bir başka hesabın içeriklerinin bulunduğu görseller ile “Sivrice bungalov kiralama” adı altında hesaplar açtığı, bu hesaplar üzerinden bungalov ev kiralamak isteyen Elazığ ve çevre illerden çok sayıda vatandaşı, kiralama bedelinin tamamını veya kapora bedelini alarak dolandırdıkları belirlendi.
Dolandırıcılığa konu olan banka hesap hareketleri incelendiğinde 38 milyon 811 bin 289 lira işlem hacmi olduğu tespit edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KONYA’da bir sanat galerisinin mutfağındaki borudan sızan doğal gazın neden olduğu patlamada S.Y. (60), hafif yaralandı.
Selçuklu ilçesi Sille Ak Mahallesi Korcan Caddesi’nde 3 katlı binanın giriş katında bulunan Osman P.’ye ait sanat galerisinde saat 16.00 sıralarında patlama meydana geldi. Patlama sesini duyan çevredekiler, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak haber verdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis, sağlık ve doğal gaz dağıtım şirketi ekibi sevk edildi. Patlamada galeride bulunan S.Y., hafif yaralandı. S.Y., ilk müdahalesinin ardından ambulansla KonyaŞehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına aldı.
Ekipler yaptıkları incelemede patlamanın, galerinin mutfağındaki doğal gaz borusuna takılan ve metal olması gereken kelepçenin plastik olması nedeniyle gerçekleştiği ihtimali üzerinde duruyor.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber- Kamera: Salih BÜYÜKSAMANCI KONYA DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kumluca Devecileri Koruma ve Yaşatma Derneği tarafından gerçekleştirilen etkinlikte, develer rakiplerine üstünlük sağlayabilmek için mücadele etti.
Güreşlere Antalya’nın yanı sıra Muğla, Aydın, İzmir ve Denizli’den getirilen 90 deve katıldı.
Görevliler zaman zaman güreşen develeri ayırmakta zorlanırken, aynı zamanda rakiplerinden kaçan develer de güreş sahasının dışına çıktı.
Dernek Başkanı Zafer Gemici, güreşlerden elde edilen gelirin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağışlanacağını belirtti.
Güreşleri, Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş ve Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu da izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesi sonrası Batman’da yaşayan Suriyeliler, Gülistan Caddesi’nde kutlama yaptı. Sık sık tekbir getiren grup adına açıklama yapan Özgür-Der Yönetim Kurulu Üyesi Şefik Sevim, bugünün tarihi bir gün olduğunu ifade ederek, “Bu meydandaki kardeşlerimin gözlerinde 70 yıllık zulmün intikamını görüyorum. 12 yıldır çok bedel ödedik. Suriye davası ve Suriye devrimi ümmetin bir parçasıdır. Yarımız Halep’tir, yarımız Antep’tir. Yarımız Kamışlı’dır, yarımız Nusaybin’dir. Suriye’de 700 bin insanımızı kaybettik. Bu zafer hepimizindir. Hepimiz Emevi Cami’sinde namaz kılmaya ant etmişiz. Bu zafer inşallah ümmet coğrafyasındaki diğer mazlum halklarımız için bir öncü, bir kıvılcım, bir zafer muştusu olacaktır inşallah” dedi.
‘TÜRK VE KÜRT KARDEŞLERİMİZİ ÇOK SEVİYORUZ’
13 yıldır Batman’da yaşayan Suriyeli İbrahim Bitar (23) ise “Buradan Türk kardeşlerimize ve Kürt kardeşlerimize sesleniyoruz. Suriye’de kurtuluş oldu ve bizim Beşar Esad gitti. Allah’a bin şükürler olsun. Ben bir Suriyeli olarak Türkiye’de 13 yıldır kalıyordum. Allah’a şükür 13-14 yıldır Suriye savaşın içindeydi ve Allah’a şükür bugünden sonra kurtuldu. Allah’ın izniyle bizim oralar düzelirse ve güzel olursa, bütün halk dönecek ama dönsek bile Türk milletinin kıymeti var bizde. Onlar hep bizim kardeşlerimizdir. Onlar bizi Türkiye’ye aldılar. 14 yıl bizi savundular burada. Allah onlardan bin defa razı olsun. Cumhurbaşkanından, Recep Tayyip Erdoğan’dan Allah razı olsun bizi aldığı için. Halktan Allah razı olsun çünkü onlar bizimle yaşadı. Biz onlarla yemek yedik. Biz onlarla kaldık. Biz Türk ve Kürt kardeşlerimizi çok seviyoruz. Biz hepimiz biriz. Müslüman, ümmet kardeşiyiz. Muhammed kardeşleriyiz. Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Müslümanların bize yaptıkları iyilikler için çok çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yetkililerden çalışmalara ilişkin bilgi alan Vali Aygöl, yaptığı açıklamada, anaokulunun kentin eğitim kalitesini artırma yolunda önemli bir adım olduğunu belirtti.
Eğitim yatırımlarının sadece bugünü değil aynı zamanda geleceği de şekillendirdiğini vurgulayan Aygöl, “Çocuklarımızın çağın gereklerine uygun ortamlarda eğitim alabilmesi için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
İl genelinde eğitim altyapısını güçlendirmek ve modern kurumlar kazandırmak amacıyla sürdürülen çalışmalar kapsamında inşa edilmeye başlanan anaokulunun kısa sürede hizmete açılması planlanıyor.
Bahçelievler MahallesiŞefik AygölPolitikaEğitimGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında Beylikdüzü Haldun Taner İlkokulu’nda düzenlenen etkinlik saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.
İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, programda yaptığı konuşmada, İstanbul’un farklı ilçelerinde kentin birikimi, kültürü ve akademik potansiyelini yazacak uzman eğiticiler ve üniversite hocalarıyla buluştuklarını söyledi.
İstanbul’un farklı yerlerinde bu etkinliklerin devam ettiğini belirten Yentür, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ndeki yeni pedagojik ve sınıf içi uygulamalar ağırlıklı, ölçme değerlendirme ve iletişime yönelik, öğretmen arkadaşlarımızın, sınıfta ve sahada daha güçlü olması ve ihtiyaç duydukları bütün alanlar için, öğrenme, erişim ve tecrübe paylaşımı etkinlikleri düzenliyoruz. Bu programının en büyük amacı, herhangi resmi zorunluluk yok. Tamamen gönüllü ve istekli.” diye konuştu.
Öğretmenlerin kendini geliştiren, yenileyen, değiştiren ve topluma öncü insanlar olduğuna dikkati çeken Yentür, “Öğretmen hem öğrenendir hem de öğretendir. O yüzden biz burada öğretmen arkadaşlarımıza çok nitelikli öğrenme ve paylaşma imkanları sunuyoruz ve hazırlıyoruz. Öğretmenlerimizin ilgi ve motivasyonu bizi de bu konuda şevklendiriyor.” ifadelerini kullandı.
Yentür, 5-6 yıldır İstanbul’da olan öğretmen akademelerini son 2 yılda daha çok yaygınlaştırdıklarını belirterek şöyle devam etti:
“Öğretmenlerin rahat erişebilecekleri Anadolu Yakası’nda Kadıköy, Üsküdar, Maltepe, Kartal; Avrupa Yakası’nda da Fatih, Zeytinburnu, Büyükçekmece, Beylikdüzü ilçelerinde haftasonları rahatlıkla erişebilecekleri okullarda bu tür faaliyetler ve atölyeleri düzenliyoruz. Bugün de Beylikdüzü’ndeki 130 öğretmen katılım belgesi alacak.”
Konuşmaların sonunda Yentür tarafından öğretmenlere katılım sertifikaları takdim edildi.
Beylikdüzü İlçe Milli Eğitim Müdürü Zekeriya Postacı da ay yıldızlı bayrağın olduğu tabloyu Yentür’e hediye etti.
Programın sonunda toplu hatıra fotoğrafı çekildi.
Türkiye YüzyılıYerel HaberlerKültür SanatEtkinliklerBeylikdüzüistanbulEğitimGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, eğitim, İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirildi.
Eğitime Kayseri Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı Oğuzhan Postallı, Kayseri Mesleki Eğitim ve Kültür AŞ (KAYMEK) Aile Akademisi’nde görevli Psikolojik Danışman Muhammed Ali Akdağ, yetkililer ve belediye personeli katıldı.
Akdağ, burada yaptığı konuşmada, telefon, uyuşturucu, alkol, sigara ve kumar gibi bağımlılık türleri ile bunların tespiti, etkileri, sakıncaları ve kısmen önlem ve tedavilerine yönelik bilgi verdi.
Kayseri Büyükşehir BelediyesikayseriEğitimSağlıkGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“ÇOCUKLAR YANLIŞ ANLAMIŞ”
Amasya Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisi 3 kızın ailesi konuyla ilgili açıklama yaptı. Cumhuriyet’ten Mehmet Menekşe’ye konuşan mağdur öğrencilerden A.K’nın annesi Ayşe K. “Kızım bana otelde çalışan şefin kendisine dokunduğunu, rahatsız ettiğini söyledi. Bana ‘Çocuklar yanlış anlamış, gözünüz arkada kalmasın, böyle bir sıkıntı yok’ dendi. Kızım şu an psikolojik destek alıyor” dedi.
“KIZLAR İFFETSİZLİK YAPIYOR”
Tacize uğrayan E.A’nın babası A.A. ise şu ifadeleri kullandı; “Lütfullah Aksu ismindeki hoca çocuğu tehdit etmiş ‘Sesini çıkarma, senin boğazını sıkarım’ diye. Benim çocuğum sekiz kez kriz geçirdi, şu anda psikolojik tedavi görüyor, ilaç kullanıyor. Ben bir buçuk ay önce okula gidip Müdür İbrahim Şimşek ile görüştüm ‘Önemli bir durum yok, bunlar çocuk’ dedi. Stajdan sorumlu Ahmet Ünlü de bir şey yok diye olayı kapatmaya çalışıyor. Müdür, çocukların erkek arkadaşı var, iffetsizlik yapıyor diye çocukları karalamaya çalışmış. Benim kızım böyle bir şey olmadığını söylüyor.”
Kız öğrencilerden A.A’nın üç yıl önce de okulun uygulama otelinde taciz edildiği, o dönemin okul müdür yardımcısı Lütfullah Aksu ve müdür Yusuf M’nin olayı örtbas ettiği öne sürüldü.
“SANA KİMSE İNANMAZ, BOŞUNA REKLAM YAPMA”
Müdür Yusuf M., geçtiğimiz yıl 11. sınıfta okuyan bir öğrencinin taciz şikâyeti üzerine görevden alınmış, başka bir okula öğretmen olarak atanmış. Daha sonra da emekli olmuştu. Yusuf M’nin taciz davası devam ediyor. Olaylara tepki gösteren baba A.A., “Üç yıl önce de okulun uygulama otelinde kızıma yönelik bir taciz olayı olduğunu duyunca okula gittim. O zaman da Müdür yardımcısı Lütfullah Aksu kızıma ‘Bundan bir şey tutturamazsın, sana kimse inanmaz, boşuna kendini reklam yapma, adın kötüye çıkar’ diye tehditkâr konuşmuş” şeklinde konuştu.
Cumhuriyet SavcılığıAntalya3-sayfaGüncelEğitimTurizmHukukÇocukYaşamBaba
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirilen çalıştaya, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ahmet Yapıcı, Zeytinburnu İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Çetinkaya, ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, din görevlileri, akademisyenler, öğretmenler ile sivil toplum kuruluşlarından temsilciler katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan çalıştayın açılışında konuşan İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ahmet Yapıcı, saha araştırmalarında karşılaştıkları sorunlardan birinin, imam hatip okullarında ya da seçmeli din derslerinde Kur’an-ı Kerim öğretimi olduğunu, bunun çözülmemesinin öğrencileri imam hatip okullarını tercih etme noktasında olumsuz etkilediğini söyledi.
Öğrencilerin, Kur’an-ı Kerim dersi nedeniyle imam hatip okullarından nakil aldırdığını aktaran Yapıcı, “Kur’an-ı Kerim öğretimi konusu öğrencilerin nazarında bir problem gibi gözüküyor. Bunları görmezden gelemeyiz, suçu da hiç kimseye atamayız. Bazı okullarda meslektaşlarımız öyle bir yöntem geliştirmişler ki Kur’an-ı Kerim dersi problem değil. İyi örnekler var sahada. O yüzden Kur’an-ı Kerim öğretimi konusunu sahada bunu uygulayan öğretmenlerimizle sorunla bizzat karşılaşan hocalarımızla bu işin paydaşı olan Diyanet İşleri Başkanlığı mensubu hocalarımızla ilahiyat fakültelerimizdeki hocalarımızla ve sivil toplum kuruluşlarımızın bu alandaki yetkin gönüllüleriyle bu meseleyi masaya yatırmak, ‘Sorun nedir? Bu sorunu nasıl çözebiliriz? Bu konuda farklı öneriler nelerdir?’ sorularını konuşalım istedik.” ifadelerini kullandı.
Çalıştayda, Kur’an-ı Kerim dersinin daha etkili ve verimli hale gelmesi için 7 başlığın tartışılacağını ve çözüm üretileceğini belirten Yapıcı, konunun “Kur’an-ı Kerim’i nasıl sevdirelim?”, “Kur’an-ı Kerim öğretiminde yöntem ve teknikler”, “Kur’an-ı Kerim dersinde ölçme, değerlendirme ve eğitim teknolojilerinin kullanımı”, “Kur’an-ı Kerim öğretmenlerinin eğitimi ve gelişimi”, “Kur’an-ı Kerim eğitiminde hafızlık”, “Çocukluk döneminde Kur’an-ı Kerim öğretimi” ve “Seçmeli derslerde Kur’an-ı Kerim öğretimi” başlıklarında ele alınacağını aktardı.
Yapıcı, Türkiye ve İstanbul genelindeki seçmeli ders oranlarına bakıldığında en düşük oranın Kur’an-ı Kerim dersi olduğunu vurguladı.
“Gençlerden ne kadarına Allah’ın kelamını ulaştırabiliyoruz?”
ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, bugünün gençlerine dini nasıl anlatacakları ve onlara ilahi kelamı nasıl ulaştıracakları konusuna önem verdiklerini anlattı.
Türkiye’de 4-6 yaştan üniversite son sınıfa kadar 28 milyon genç olduğuna işaret eden Ceylan, “Biz bu gençlerden ne kadarına Allah’ın kelamını ulaştırabiliyoruz? Ulaştıramadıklarımızı ne kadar dertleniyoruz? Ulaştırdıklarımızın niteliğini, kalitesini ne kadar artırabiliriz? Bu soruların cevaplarını arayacağız. İmam hatip okullarımızı baz aldığımızda 1,5 milyona yakın gencimiz var. Onları yeniden Kur’an’la buluşturmak, sadece yüzüyle değil, ruhuyla buluşturmak, o ruhu kimliklerine işlemek için bir mücadelemiz, çabamız var.” diye konuştu.
Çalıştayın sonucunda, Türkiye’de okullarda okutulan Kur’an-ı Kerim dersinin daha etkili ve verimli bir hale gelmesi amacıyla eylem planı çıkarılacak.
Kültür SanatSivil ToplumistanbulEğitimGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünce desteklenen “Engellerin Ötesinde Müzik” başlıklı proje kapsamında kentteki bir otelde dün başlayan kampa, 15 ila 37 yaşlarındaki 15 otizmli birey katılıyor.
Eğitmenlerin destekleriyle hazırlandıkları koroda hünerlerini sergileyen katılımcılar, solo performanslarıyla dinleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.
Kampı ziyaret eden Çanakkale Valisi Ömer Toraman, gazetecilere, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla farkındalık oluşturmak için hafta boyunca sosyal etkinlikler gerçekleştirildiğini söyledi.
ÇOMÜ Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Türkmen ve öğretim üyelerine, emeği geçen herkese teşekkür eden Toraman, şöyle konuştu:
“Annelerine, babalarına, yakınlarına onlara destek verdikleri, bu tür etkinliklere dahil ettikleri için teşekkür ederim. Bu etkinlikler çok kıymetli. Otizmli kardeşlerimiz çok üst seviyede parçaları çalabiliyor, icra edebiliyorlar. Önemli olan bu yeteneklerin açığa çıkarılması. Bu proje vesilesiyle bunun gerçekleşmiş olduğunu görmekten de memnuniyet duyuyoruz. Özellikle de otizmli gençlerimizi tebrik etmek istiyorum.”
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arda Aydın da ÇOMÜ olarak sadece bu haftaya özel değil sürekli bu tür etkinlikler yaptıklarını, halkın tüm kesimlerine, ihtiyaçlarına odaklanan, onlarla üreten ve emek veren bir üniversite oluşturmaya çalıştıklarını ifade etti.
Ziyarette, Dekan Prof. Dr. Uğur Türkmen, proje yürütücüleri, akademisyenler, eğitmenler ve otizmli bireylerin aileleri hazır bulundu.
“Otizm ve Müzik Kış Kampı” yarın sona erecek.
Dünya Engelliler GünüÇanakkale ValiliğiAralıkEğitimSağlıkGüncelMüzikOtizm
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırklareli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencileri, dezavantajlı çocuklara yönelik çalışma yaptı.
Yaklaşık 25 gönüllü öğrenci bir araya gelerek “Doya Doya Oyun Projesi”ni hazırladı.
Bu kapsamda gönüllü öğrenciler, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren İl Çocuk Hakları Komitesiyle iletişime geçti.
Yaklaşık bir yıldır Kırklareli Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü Çocuk Koordinasyon Merkezi’ne giden öğrenciler, buradaki çocuklarla halat çekme, çuval, yumurta taşıma, duvar boyama gibi geleneksel oyunlar oynuyor.
Gönüllü öğrenciler zaman zaman dezavantajlı çocuklarla sohbet edip isteklerini dinliyor.
“Çocuklarla oyunlar oynadıkça biz de mutlu oluyoruz”?
Kırklareli Üniversitesi öğrencisi Sümeyra Ekşioğlu AA muhabirine, dezavantajlı çocuklarla haftanın belirli günlerinde bir araya geldiklerini söyledi.
Çocuklarla çok kaliteli zaman geçirdiklerini ifade eden Ekşioğlu, etkinlikler kapsamında duvar boyama, akrilik resim, halat çekme, çuval yarışmaları gibi etkinlikler düzenlediklerini kaydetti.
Projede 10 gönüllü öğrencinin yer aldığını dile getiren Ekşioğlu, çocukları mutlu görmenin kendilerini sevindirdiğini dile getirdi.
Ekşioğlu, her çocuğun mutlu olması gerektiğini vurgulayarak, “Çocukları çok seviyoruz, onlarla oyun oynamaktan keyif alıyoruz. Her hafta gelip çocukları mutlu etmeye çalışıyoruz. Çocuklarla oyunlar oynadıkça biz de mutlu oluyoruz.” dedi.
Projenin 1 yıldır sürdüğünü anlatan Ekşioğlu, haftanın bir günü 3 saat oyun oynadıklarını kaydetti.
Projenin sürdürülebilirliğini önemsediklerini ifade eden Ekşioğlu, “Buraya her hafta koşa koşa geliyoruz ama üzülerek dönüyoruz. Çünkü burada çocuklarla beraber oyun oynayıp, onların dertlerini, nasıl oyun oynamak istediklerini görüyoruz ve biz hiç gitmek istemiyoruz. İlk geldiğimizde kenarda çekingen duran çocukların şimdi bizi kapıda beklediklerini gördük. Burada çocukların rol modeli olduk, abileri ablaları olduk.” diye konuştu.
“Ben buraya geldiğimde kendimi çok mutlu hissediyorum”
Üniversite öğrencisi Merve Doğan ise proje kapsamında çocukların özgüvenleri ile motivasyonlarının artmasını istediklerini söyledi.
Çocukların bu ülkenin geleceği olduklarını vurgulayan Doğan, “Çocukların yüzünde birazcık da olsa gülümsemeyi görmek bizi mutlu ediyor.” dedi.
Çocukların hayatlarında güzel bir iz bırakmak istediklerini anlatan Doğan, şöyle devam etti:
“Çocuklarla olmak bizi mutlu ediyor. Kitap okuyoruz çocuklara, tuval resim yapıyoruz, halat çekme, çuval yarışı gibi. Ben buraya geldiğimde kendimi çok mutlu hissediyorum. Bazen gelemediğimde kendimi boşlukta hissediyorum. Onların mutluluğunu görmek beni mutlu ediyor.”
GüncelEğitimYaşamÇocuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Projeyi geliştiren Kocaeli Üniversitesinden Kılavuz Koustech takımının görüntü işleme ekibinden Akif Akbaş, Anadolu Ajansının (AA) düzenlediği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteklediği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde, “Türkiye Yüzyılında Sanayi ve Teknoloji” ana temasıyla düzenlenen “Kocaeli Kent Ekonomileri Zirvesi”nde AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Üniversitenin ilk insansız hava aracı (İHA) takımı olduklarını belirten Akbaş, takım olarak 2017 yılından bu yana Kılavuz Teknoloji Merkezi atölyelerinde İHA’lar ve alt sistemleri üzerine faaliyet gösterdiklerini, bugüne kadar 6 araç ve birçok alt sistem ürettiklerini söyledi.
“Ürünlerimizi daha kompakt haline getirmeyi hedefliyoruz”
Akbaş, proje kapsamında yaptıkları SİHA’nın özellikleri hakkında da bilgi vererek, şunları kaydetti:
“Otonom kalkış, iniş ve otonom kilit ve otonom kamikaze görev yapabiliyor. Aynı zamanda uçağın, alt sistemlerini, yazılımlarını geliştiriyoruz. Kamerasının görüntü işlemesinden tutun da kontrolcülerine, tasarımlarına kadar biz yapıyoruz. Savunma sanayimiz için ucuz, yerli ve milli mühimmatlar, teknolojiler geliştirerek sadece askeri alanda değil sivil alanda da kendimizi geliştirmek istiyoruz. Bunlar gözlem olabilir, tarım olabilir. Bu sene bütün ürünlerimizi daha kompakt haline getirmeyi hedefliyoruz. Sadece bu uçak için AR-GE sürecimiz 4 yıl sürdü. Bu sene artık birleştirip ürün olarak sunmayı düşünüyoruz.”
Projeye 4 ödül
İlk olarak ABD’de düzenlenen AUVSI SUAS yarışmasına katıldıklarını ve finalist olduklarını anlatan Akbaş, Kovid-19 salgınıyla Türkiye’deki yarışmalara odaklandıklarını anlattı.
Türkiye’de 10 yarışmaya katıldıklarını anlatan Akbaş, 2021’den bu yana TEKNOFEST kapsamındaki “Savaşan İHA” yarışmalarına katıldıklarına, bu yarışmalarda 2022-2023’te “En Özgün Yazılım” ödülünü aldıklarına işaret etti.
Akbaş, 2023’te aynı yarışmada dördüncü olduklarını, 2024’te TEKNOFEST’te anılan yarışmada birincilik ödülünü aldıklarını dile getirerek, “Hem kamikaze hem otonom kilit görevlerini yapan ilk takım olarak bu sene birinciliğe nail olduk. Adana’daki TEKNOFEST’teyken, birçok şirketle görüşmeler gerçekleştirdik. Projemizi savunma sanayimize bir ürün olarak sunmak isteriz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bolu 100. Yıl Ortaokulunda görev yapan 50 yaşındaki Karaoğlu, Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesindeki eğitimi sırasında mısır kabuğu kullanarak süs eşyası yapmayı öğrendi.
Karaoğlu, Kovid-19 salgını sürecinde evinde oluşturduğu atölyesinde kendi geliştirdiği teknikle doğadan topladığı çiçek, tahta parçaları, saman, kozalak ve farklı otları mısır kabuğu ve koçanlarla harmanlayarak dekoratif bebek, kapı ve duvar süsü gibi ürünler tasarlıyor.
Karaoğlu’nun yaptığı birbirinden güzel dekoratif eşyalar, kullanıldıkları mekanlara renk katıyor.
Bu zamana kadar çok sayıda ürün tasarlayan Karaoğlu, açtığı sergilerle beğeniye sunduğu süs eşyalarını çevresine hediye etmenin yanı sıra isteyenlere de satıyor.
“Zaman geçirmek için başladığım hobimi ilerlettim”
Ayten Karaoğlu, AA muhabirine, uğraşını yıllar sonra, üniversitede edindiği bilgilerle yaptığını söyledi.
Karaoğlu, üniversiteden mezun olduktan sonra öğretmen olarak göreve başladığı ilk yıllarda öğrencilerine mısır kabuğu kullanarak bebek yapmayı öğrettiğini ancak müfredat değişikliği nedeniyle artık bu dersin verilmediğini kaydetti.
Kendisinin de uzun yıllar bu işle meşgul olmadığını anlatan Karaoğlu, Kovid-19 salgını döneminde evde kaldığı sürede yeniden mısır kabuğu ve koçanlarını kullanarak süs eşyası yapmaya başladığını dile getirdi.
Karaoğlu, vakit geçirmek için başladığı hobisini zamanla geliştirdiğini anlatarak, “Koronavirüs zamanında can sıkıntısından hobi olarak yapmaya başladım. İlerlettikten sonra çok fazla çeşit yapmaya başladım. Daha sonra bunu etrafımdaki insanlar sergilemem gerektiğini tavsiye etti, birkaç sergi açtım.” diye konuştu.
“Her seferinde bir öncekinden farklı şeyler yapıyorum”
Ağırlıklı olarak dekoratif bebekler olmak üzere kapı ve duvar süsü gibi ürünler tasarladığından bahseden Karaoğlu, “Önceden bu bebekleri çocuklara oyuncak için yapıyorlarmış. Ancak biz şu anda dekorasyon amaçlı yapıyoruz ve kullanıyoruz. Nemlenmediği sürece uzun süre bozulmadan kalabiliyor.” dedi.
Karaoğlu, tasarımlarında doğal malzeme kullandığını vurgulayarak, bu şekilde geri dönüşüme de katkı sağladığını ifade etti.
Üniversitedeyken daha basit tasarımlar yaptıklarını aktaran Karaoğlu, “Eskiden olduğu gibi korkuluk gibi, dümdüz kollar ve bacaklar üzerine çalışmıştık. Ben bunu ilerlete ilerlete farklı bebekler yapmaya başladım. Şimdiye kadar yaklaşık 1000 bebek yapmışımdır. Her seferinde bir öncekinden farklı şeyler yapıyorum. Her seferinde ‘Şöyle denesem, şunu da eklesem, bunu da kullanabilirim’ dediğim zaman çok çok farklı ürünler ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Jandarmanın dedektifleri, 8 olay yeri inceleme, patlayıcı madde imha ile parmak izi inceleme timleri, kent genelinde adli olayların aydınlatılması için yoğun mesai yapıyor.
Timler, olay yerlerinde delil niteliğindeki bulgular üzerinde gelişmiş teknolojik cihazların desteğiyle yaptıkları çalışmalarla, olayların çözülmesine öncülük ediyor.
Patlayıcı imhasından parmak izine suçluların izini süren şube bünyesindeki görevliler, son 5 yılda 3 bin 735 olay yerinde elde ettikleri 36 bin 256 bulguyu inceleyip, 2 bin 460 şüpheliyi tespit etti.
“En küçük bulgular, olayın çözülmesine büyük katkı sağlamaktadır”
Şubede görevli Olay Yeri İnceleme Tim Komutanı Astsubay Üstçavuş Fatih Tutar, AA muhabirine, görev arkadaşlarıyla olaylara titizlikle müdahale ettiklerini söyledi.
Olayların aydınlatılmasında şubenin önemli görev yürüttüğünü ifade eden Tutar, “Şubemizin amacı adli ve idari soruşturmaların çözümüne ışık tutan, bilimsel ve teknik yöntemlerle elde edilerek incelenen her türlü bulgunun değerlendirilmesi sonucunda suç ve suçlunun tespit ve ispatını sağlayarak adaletin gecikmeden yerine gelmesine hizmet etmektir.” dedi.
Şubede toplam 20 personelin görev yaptığını anlatan Tutar, şöyle konuştu:
“Şube bünyesinde bulunan Olay Yeri İnceleme Timi ‘Her Temas Bir İz Bırakır’ prensibiyle olay yerinin sistematik ve bilimsel yöntemlerle incelenerek bulguların tespit edilmesi, fotoğraflanıp, kayıt altına alınması, toplanması, paketlenmesi ve Jandarma Kriminal Laboratuvarlarına gönderilmesini sağlamaktadır. Şubemize bağlı teknik timler, dedektiflik görevini de üstlenmektedir. Olay yerinde elde edeceğimiz en küçük bulgular, olayın çözülmesine büyük katkı sağlamaktadır. Şubeye bağlı teknik timler faaliyetlerini çağdaş yöntem ve gereçlerle ‘delilden suçluya’ prensibiyle hareket ederek olayların aydınlatılmasına katkı sağlanmaktadır. Şube son 5 yılda 3 bin 735 olaya müdahale ederek, bu olaylarda 36 bin 256 bulgu tespit etmiş olup, elde edilen bulgularda yapılan incelemeler sonucunda olaylarla ilgili 2 bin 460 şüpheli ve farklı kimlik kullanan 1280 kişi tespit edilmiştir.”
Tutar, şubede bu yıl Parmak İzi İnceleme Timi kurulduğunu belirterek, olaylarda elde edilen vücut izlerinin de laboratuvarlarda ayrıntılı şekilde incelendiğini dile getirdi.
Patlayıcı Madde İmha Timi’nin de etkili çalışmalar yaptığını söyleyen Tutar, şunları kaydetti:
“Patlayıcı Madde İmha Timi son 5 yılda 10’dan fazla terör, 3 de şüpheli cisim olayına müdahale etmiş, 998 mayın ve el yapımı patlayıcı arama faaliyeti gerçekleştirmiştir. Tim imha ve müdahale işlemlerinde yerli üretim uzaktan kumandalı bomba imha robotu (TMR -2 COŞKUN) ve bomba imha aleti kullanmaktadır. Kullanılan teknik cihazlar sayesinde müdahale esnasında personelin güvenliğini sağlamaktadır. “
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cerrahpaşa Üniversitesi’nin Avcılar Kampüsü’nde düzenlenen ‘Liderler Zirvesi Yerli Teknolojiler Ticaret ve İnovasyon’ programına katıldı. Bolat’a programda İstanbul Valisi Davut Gül ve çok sayıda üniversitenin rektörü de eşlik etti. Programda konuşan Bakan Bolat, Türkiye’nin büyüme oranlarını ve ihracat rakamlarını paylaştı.
‘TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME PERFORMANSINI SÜRDÜRMEYİ BAŞARDI’
Bakan Ömer Bolat konuşmasında, “Türkiye’de hükümetimizin kararlılıkla uyguladığı programı hamdolsun makro göstergelerin birçoğunda olumlu sonuçlar vermeye devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta yaşadığımız 2 büyük depremin yaralarını hızlı bir şekilde sarıyoruz. ve diğer tarafta bizim de 16-17 yıl sonra tekrar yaşamak zorunda kaldığımız 2021’den bir yana 2 haneli yüksek oranlı enflasyonun düşürülmesi hedefi öncelikli olmak üzere ekonomik büyüme istihdam ihracat ve cari işlemler açığını azaltma çabalarımız hamdolsun olumlu neticeler vermektedir. Türkiye ekonomisi büyüme performansını sürdürmeyi başardı. Salgın yılı olan 2020’de yüzde 1,9 büyüyerek dünyada büyüme sıralamasında ilk üçün içinde yer alabildik. 2021’de yüzde 11,4 gibi rekor büyüme, 2022’de yüzde 5,5 2023’te de yüzde 5,1 büyümüştür. 2023 yılında yüzde 5,1 oranında büyüyerek OECD ülkeleri içinde 1., Avrupa’da 2., G-20 ülkeleri içinde ise 3. sırada yer almıştır. Geçen yıl 1 trilyon dolar bandını ilk defa tarihimizde aştık. 1 trilyon 130 milyon dolar milli gelir ve kişi başına da da 13 bin 243 dolara yükseltmiştik. 2024 yılında biraz daha yavaşlasa da ekonomik büyümemiz devam etmektedir. Yüzde 5.3 birinci çeyrek, yüzde 2.4 ikinci çeyrekte, yüzde 2.1 üçüncü çeyrekte büyüdük. Ortalama ilk 9 ayın sonunda Türkiye’miz yüzde 3.2 oranında ekonomik büyüme kaydetti. Bizim açımızdan en önemli faktör de bu 3.2’lik büyümenin 1.9 puanı bölümü mal ve hizmet ihracatının katkısı olarak sağlandı. Böylece sadece iç tüketime dayalı değil net mal ve hizmet ihracatı sağlayarak ülkemize döviz kazandırarak ve ekonomik stabilizasyona katkı vererek bu büyüme sağlandı” dedi.
‘TÜRKİYE, SATIN ALMA GÜCÜ KALİTESİNE GÖRE AVRUPA’NIN 4’ÜNCÜ BÜYÜK EKONOMİSİNE SAHİP ÜLKE KONUMUNA ULAŞTI’
Bakan Bolat, “2024 3’üncü çeyreğinin anlamı şu: Türkiye son 17 çeyrektir yani 4 yıl 3 aydır kesintisiz bir şekilde büyüme kaydetme başarısını gösterdi. 2024 Eylül itibari ile toplam milli gelirimiz 1 trilyon 260 milyon dolara yükseldi. Böylece rekor yenilenmiş oldu. Yıl sonunda inşallah 1 trilyon 300 milyon doları aşacağız. Türkiye, IMF’nin hesaplarına göre cari fiyatlar ve cari döviz kurları bazında dünyanın 17’nci, satın alma gücü kalitesine göre ise dünyanın 11’inci ve Avrupa’nın da 4’üncü büyük ekonomisine sahip bir ülke konumuna ulaştı. İstihdam tarafına bakacak olursak orada da hamdolsun olumlu göstergeler var. 2002 yılında Türkiye’deki toplam istihdam sayısı 21 milyon 300 bin kişiydi şu anda aktif çalışan sayımız 11 milyon kişi artarak toplamda 32 milyon 800 bin kişiye ulaştı. Sadece 2024 yılında son bir yılda 1 milyon 250 bin kişi yeni istihdam iş imkanları buldu. Bu yıl 11 ayda 5.5 trilyon 750 milyon doları geçtik. Bu yılı 6,5 milyar dolarlık savunma sanayi ihracatı ile inşallah kapatacağız. Hedefimiz 2028’e kadar savunma sanayi ihracatımızı yıllık 12 milyar doların üzerine taşımaktır. Özellikle otomotiv sanayinde elektrikli yerli otomobili üreterek bu alandaki rekabet ve yarışta ben de varım demiş olduk. TOGG gerçekten yüz akı iftihar projemiz. Türk otomotiv endüstrisi geçen yıl için söylüyorum 35 milyar dolar ihracat yapmıştır. Bunun yaklaşık 15 milyar doları araç, 20 milyar doları yan sanayi yedek parça sanayi ürünleridir. Elektrikli araç ve batarya üretiminde hedefimiz dünyanın önde gelen oyuncularından biri olmaktır” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRK Hava Yolları’nın (THY) markası Turkish Technology, Innova ve Apple iş birliğiyle düzenlenen Apple Vision Pro Hackathon yarışması başladı. Yarın sona erecek yarışma kapsamında havacılıkta geleceğin çözümlerini içeren projeler yarışıyor.
THY Basın Müşavirliğinden yapılan açıklamaya göre, yarın da devam edecek yarışma, Turkish Technology’nin Libadiye Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Etkinlik, Apple Vision Pro cihazlarının gücünü kullanarak havacılık sektöründe operasyonel süreçleri iyileştirecek ve inovatif çözümler sunabilecek projeler geliştirmek amacıyla düzenleniyor.
İki günlük etkinlikte AJet, dijital, bakım ve onarım, yer hizmetleri, kabin hizmetleri, uçuş eğitimi, kargo operasyonları ve müşteri ilişkileri gibi farklı alanlardan seçilmiş 7 ekip, yenilikçi fikirlerini projeye dönüştürmek için yarışacak. Katılımcılar, Hackathon süreci olan bir aylık hazırlık döneminde Apple Vision Pro cihazlarını kullanarak, geliştirdikleri projeleri sergileyecek. Çalışmalar, sektördeki operasyonel verimliliği artırmak ve müşteri deneyimini iyileştirmek için tasarlanacak.
PROJE, HAYAL GÜCÜNÜ VE TEKNOLOJİK YETENEKLERİNİ ORTAYA KOYACAK
Gerçekleştirilen iş birliği ile ilgili olarak Türk Hava Yolları Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Kerem Kızıltunç, “Havacılık sektörünün geleceğine yön vermek ve inovasyonu temel alarak operasyonel süreçlerimizi yeniden tasarlamak için Apple Vision Pro Hackathon’u hayata geçiriyoruz. Bu etkinlik, çalışanlarımızın hayal gücünü ve teknolojik yeteneklerini ortaya koymalarını sağlayacak. Apple Vision Pro’nun sunduğu ileri düzey artırılmış gerçeklik teknolojisiyle, iş süreçlerimizi optimize gerçek zamanlı simülasyonlar, insan-makine etkileşimli yeni nesil standartlar ve veri odaklı karar alma süreçleri gibi teknolojilerle şekillendirerek, daha verimli, akıllı ve kullanıcı odaklı hale getirme fırsatı sunuyoruz. Havacılık sektörünün dijitalleşme ihtiyaçlarına yanıt verebilecek, Apple Vision Pro gibi çığır açan teknolojiler sayesinde hem sektördeki dönüşümün öncüleri arasında yer almayı hem de müşteri deneyimini yeni bir boyuta taşımayı hedefliyoruz” dedi.
Hackathon’un ev sahipliğini üstlenen Turkish Technology, teknoloji ve havacılığın kesişim noktasında yenilikçi fikirleri destekleme misyonuyla etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Innova ise teknolojik danışmanlık ve çözüm sağlama konusundaki uzmanlığıyla Hackathon’un önemli bir parçası olacak. Projelerin teknoloji altyapısını ise Apple’ın ‘dönüşüm niteliğinde bir uzamsal bilgisayar’ olarak tanımladığı cihazı Apple Vision Pro oluşturacak.
Hackathon’dan beklenen en büyük katkı, havacılık sektöründeki iş süreçlerine yenilikçi çözümler kazandırılması ve sürdürülebilir teknolojik projelerin ortaya çıkarılması olacak. Etkinlik, çalışanların yaratıcılıklarını ve problem çözme becerilerini geliştirmelerinin yanı sıra, sektördeki dijital dönüşüm süreçlerine de katkı sağlayacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, Mersindere Mahallesi’nde yaşayan Hamza Altınay’dan, haber alamayan eşi Ferda Altınay durumu jandarma ekiplerine bildirdi.
Ekiplerin çalışmaları sonucu Altınay’ın cesedi Çaypınar Mahallesi yakınlarındaki, yaklaşık 200 metrelik uçurumda bulundu.
Manisa İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) Tim Komutanlığı ekipleri tarafından bulunduğu yerden çıkartılan ceset, İzmir Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı.
Üç çocuk babası olduğu öğrenilen Altınay’ın üzüm bağları için beton direk üreten tesiste yönetici olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Azra Nisa Arslan (15), Mehmet Akif Mahallesi Atatürk Bulvarı’ndaki 7 katlı bir binanın terasındayken aniden dengesini kaybetmesi sonucu yere düştü.
İhbarla bölgeye 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi.
Ambulansla Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Arslan, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Cenaze otopsi için hastane morguna kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Altun, Anadolu Ajansı (AA) ve Boğaziçi Üniversitesi işbirliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te “Albert Long Hall”da düzenlenen “II. Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nda konuştu.
Dünyanın en köklü haber ajanslarından AA ile ülkenin en itibarlı yükseköğretim öğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitesi işbirliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla 2’ncisi düzenlenen Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nda olmaktan memnuniyet ve şeref duyduğunu belirtti.
Altun, her şeyden önce medyada üretilen bilgi, haber ve eserlerin, bunların arkasındaki fikir işçilerinin haklarını ve hukuklarını korumak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.
Amaçları ve hedeflerinin belli olduğunu ifade eden Altun, “Muhabirlerin, gazetecilerin, basın emekçilerinin büyük emek ve özveriyle hazırladıkları özgün içeriklerin, bedeli ödenmeden ticari amaçla kullanılmasının önüne geçmek. Yayıncıların ürettiği içeriklerin bedelsizce kullanımıyla oluşan haksız rekabeti ortadan kaldırmak. Bu doğrultuda bir an önce basın haber içeriklerinin telifinin koruması için gerekli mevzuat çalışmalarının yapılması için gerekli ortamın hazırlanmasına katkıda bulunmak.” diye konuştu.
Altun, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, “On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi” isimli abidevi eserinde gazeteciliğin doğuşuna bir yer ayırarak, burada modernleşme tarihinin içinde “Gazetelerin sadece haber üreten, ileten araçlar olmadığını, aynı zamanda kültürel ve sanatsal değerler taşıyan içerikler ürettiğini” ortaya koyduğunu anlattı.
İletişim Başkanı Altun, şöyle devam etti:
“Nitekim geriye dönüp baktığımızda edebiyatımızın pek çok nadide eserinin ilk kez gazetelerde tefrika edildiğini, gazetelerin kültür, düşünce tarihimiz açısından muhteşem bir araştırma vasatı teşkil ettiğini görürüz. Yine tarihsel olarak gazetelerde üretilen içeriklerin, velev ki bunlar doğrudan edebi içerikler olsun, dergiler ve kitaplar gibi hukuk nazarında korunması gereken fikir ve sanat ürünleri olarak telakki edilmediklerini görürüz. Elbette bunun bir nedeni gazete içeriklerinin ‘güncel’, ‘aktüel’, bugüne dair konularla ilgili ‘hızlı üretilmiş, olgusal aktarımlarda bulunan içerikler’ olarak ele alınması. Bir diğer nedeni de gazetelerin, haber ajanslarının edebiyat eserlerine günden güne daha az yer ayırması olmuştur. Ne var ki durum böyle olsa da haber üretimi yalın bir olgusal veri paylaşımı etkinliği olarak ele alınmaz.”
“Haber metni telif hakkı kapsamına alınarak korunması gereken eserdir”
Haber üretiminin bir yandan muhabirin emeğine, araştırma, soyutlama ve analizine öte yandan yayın kuruluşunun editöryal tercih, çaba, cesaret, imkan ve kabiliyetlerine muhtaç olduğuna dikkati çeken Altun, gerçek haber üretiminin zahmetli, maliyetli, emek isteyen, çetrefilli bir iş olduğunu vurguladı.
Fahrettin Altun, “Örneğin, Anadolu Ajansının pandemi döneminde yaptığı gazetecilik, yine Rusya- Ukrayna Savaşı’nda sergilediği habercilik performansı, yahut 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze’de soykırım uyguladığı dönemden bu yana verdiği hakikat mücadelesi ‘yalın birer olgusal veri paylaşımı etkinliği’ olarak ele alınamaz. Çok açık ve net bir şekilde vurgulamak istiyorum. Haber metni, mutlak surette telif hakkı kapsamına alınarak korunması gereken bir eserdir. Bu analog medya dönemi için de dijital medya dönemi için de geçerli olan bir gerçekliktir. Hatta ve hatta içinde bulunduğumuz şu dijital medya-iletişim ekosistemi içinde haberin telif hakkıyla korunması meselesi, analog medya döneminden çok daha önemli ve acil bir hal almıştır. Zira bugün orijinal haber içeriklerinin izinsiz bir şekilde kolaylıkla ve hızla dolaşıma sokulabildiğini görüyoruz.” diye konuştu.
“Bu gidişe bir dur denmesi gerektiği açıktır”
Bu durumun orijinal içerik üreten medya kuruluşlarının gelirlerinin azalmasına neden olduğu, dolayısıyla da medyanın iş modellerine zarar verdiğini kaydeden Altun, şunları söyledi:
“Ne yazık ki Batılı dijital medya şirketleri, sosyal medya platformları, teknoloji devleri bu durumdan haksız kazanç elde etmekte, dahası açık ve net şekilde medya sektöründe haksız rekabet ortamı oluşturulmakta. Bu gidişe bir ‘dur’ denmesi gerektiği açıktır. Bizler her platformda dilimiz döndüğünce şu gerçeği dillendirmeye çalışıyoruz: Bugün insanlık, küresel düzlemde bir adalet sorunuyla pençeleşmekte ve bu adalet krizini derinleştiren başlıca dinamiklerinden biri de bütün dünyanın muhatap olduğu medya emperyalizmi ve dijital faşizmdir. Batılı medya şirketleri küresel adaletsizliği yaymakta, kurumsallaştırmaya çalışmaktadır. Tam da bu nedenle toplumlararası iletişim, asimetrik şekilde cereyan etmekte, eşitler arası bir ilişki olarak karşımıza çıkmamaktadır. Sözünü ettiğimiz Batılı medya şirketleri, sosyal medya platformları, orijinal haber içerikleri başta olmak üzere dünya üzerindeki bilgi kaynaklarını sömürmekte, bu içerikleri istedikleri formatlarda dağıtarak büyük gelirler elde etmekte.”
Türkiye’de haberciliği de içine alacak şekilde telif haklarının 1952 yılında yürürlüğe giren “5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” kapsamında korunduğunu aktaran Altun, gerçek haberin korunması kadar, haberciliğin geleceği açısından da bu kanunun bir an önce güncellenmesi, modern bir “Dijital Telif Yasası”nın yürürlüğe girmesinin elzem olduğunu bildirdi.
Altun, dijitalleşen medya sektöründe faaliyet gösteren yayıncıların bu faaliyetleri karşılığında gelir elde etmesine imkan tanıyacak, Avrupa Birliği müktesebatına da uyumlu şekilde telif haklarını düzenleyecek bir yasa yapılmasının gündemde olduğunu söyledi.
“Batılı sosyal medya şirketleri tarafından sömürülmesi sona erecek”
Söz konusu düzenleme için teknik çalışmaların Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, AA, Rekabet Kurumu ve Basın İlan Kurumu gibi paydaşların katkılarıyla sürdürüldüğünün altını çizen Altun, “Umudum odur ki yüce Meclis’imizin gündemine bu çalışmalar çok hızlı şekilde girer ve Dijital Telif Yasası hayata geçer. Sözünü ettiğimiz bu süreçte emek hırsızlığının önüne geçilir. Haber içeriklerinin telifinin korunması için gereken adımların atılması, her şeyden önce gerçek haberciliğin gelişmesine, kökleşmesine, gazetecilik mesleğinin güçlenmesine hizmet edecek. Medya kuruluşlarımızın, haber ajanslarımızın, Batılı sosyal medya şirketleri tarafından sömürülmesi böylelikle sona erecek. Karşımızda bir sömürü var ve bu sömürüyü gerçekleştirenler Batılı sosyal medya platformları ve büyük teknoloji şirketleri. Sömürülense bizim haber ajanslarımızdır, bizim gerçek haber üreten medya kuruluşlarımızdır. Haberin telif hakları korunursa bu medyada etik davranış kodlarının daha da güçlenmesine hizmet edecektir. Dahası her bir vatandaşımızın, toplumumuzun, devletimizin, ülkemizin verdiği yalan haberle, dezenformasyonla mücadele sürecinde önemli bir kazanım elde edilmiş olacak.” ifadelerini kullandı.
Altun, toplumsal, siyasal, askeri ve teknolojik gelişmelerin yeni hukuki düzenlemeleri zorunlu kıldığını, içinde bulunulduğu çağın, baş döndürücü bir hızla ilerleyen teknolojik dönüşüm, medya ve iletişim dünyasını yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Dijital çağın getirdiği yeniliklerin, iletişim dünyasında köklü değişimlere yol açtığını, medyanın yapısı ve işleyişinin radikal biçimde dönüştüğünü dile getiren Altun, bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden birinin de şüphesiz yapay zeka olduğunu kaydetti.
“Karşımızda yeni imkanlar kadar yeni riskler de var”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, yapay zekanın medya üzerinde oynadığı etkin rolün, bilgiye erişimden, içerik üretimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığına dikkati çekerek, şunları belirtti:
“Günümüzde yapay zeka, haberlerin otomatikleştirilmesi, içeriklerin kişiselleştirilmesi ve hatta hedef kitlelere yönelik reklamların belirlenmesi gibi birçok alanda kullanılıyor. Ancak bu teknolojinin etkileri, sadece iş süreçlerini kolaylaştırmakla kalmıyor. Karşımızda yeni imkanlar kadar yeni riskler, meydan okumalar, tehditler de var. Yapay zeka araçları bir yandan, verimlilik, zaman tasarrufu, maliyet, pazarlama ve yenilikçi reklam pazarları gibi imkan ve fırsatlar sunarken, diğer yandan mahremiyet, gözetim, deepfake ve dezenformasyon gibi risk ve meydan okumaları da beraberinde getiriyor. Biz, yapay zeka teknolojilerine ihtiyatlı bir iyimserlikle yaklaşıyor ve şunun altını çiziyoruz: Esas olan yapay zekanın hakikat namına kullanılmasıdır. Bizim gayretimiz bu yöndedir. Yapay zekayla evrime uğrayan yeni medya düzenindeki en önemli risk, tıklama odaklı haber metinlerinin birer referansa dönüşmesi ve özgün metinler yerine sansasyon yaratan ya da dezenformasyon içeren haberlerin kontrolsüzce dolaşıma sokulması, bir diğer deyişle sahtenin gerçeğin önüne geçmesidir.”
Buna karşılık, yapay zeka teknolojilerinin medya üzerindeki etkisinin sadece içerik üretimi ve yayılımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Altun, bu teknolojilerin aynı zamanda kimin sesinin daha çok duyulduğunu ve hangi içeriklerin ön plana çıkarıldığını da belirlediğini kaydetti.
Altun, “Benzer şekilde, kişisel verilerin izinsiz şekilde kopyalanması ve dağıtılması, yine kişisel verilerde tahrifat yapılması, genel ahlaka aykırı içeriklerin yayılması ve veri madenciliği gibi hususlar da masamızdaki sorunlar yumağından öne çıkanlardır. Hepimizin bildiği gibi medya, toplumu bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma işleviyle demokrasi adına vazgeçilmez bir unsurdur. İşte tam da bu nedenle yapay zeka teknolojilerinin medya alanında kullanılması toplumsal adalet ve şeffaflık ilkelerine uygun olmak zorunda. Altını özellikle çizmek isterim ki İletişim Başkanlığımızın tüm birimleri, yapay zekanın toplum üzerindeki etkilerini göz ardı etmenin büyük bir hata olacağı bilinciyle toplumsal faydayı gözeten insan odaklı bir perspektifi öncelemekte.” değerlendirmesini yaptı.
“Yapay zeka üretimi olan içerikleri ayırt etmek daha da güçleşecek”
Bu çerçevede, birçok uluslararası aktörün dijital dünyada hesap verilebilirliği sağlamaya çalıştığı günümüzde İletişim Başkanlığı olarak her bir çalışan ile birimin profesyonel ve kaliteli gazeteciliği sürdürmesi, toplumun nitelikli ve doğru bilgiye erişim sağlaması ve dijital medyada haksız rekabetin önlenmesi amacıyla yürütülen çabaları en güçlü şekilde desteklemeyi sürdüreceklerine işaret eden Altun, şu ifadeleri kullandı:
“Yapay zeka teknolojileriyle birlikte haber içeriklerinin telifi konusunun günden güne daha ciddi bir meydan okumaya dönüştüğü de izahtan varestedir. Mevcut yasalar eser sahiplerinin maddi haklarını korumaya gayret etse de yapay zekanın aynı yazarın metninden hareketle oluşturduğu ürünün telifinin kimde olacağı dahi henüz muammadır. Sorun maalesef müzikten, sinemaya, senaryodan, fotoğrafa kadar çok çeşitli alanları da kapsıyor. Korsan yayın, izinsiz paylaşım, kişilik hakları ve mahremiyet ihlali gibi riskler de günden güne büyüyor. Kesin olan şu ki yapay zeka araçları gelişmeye devam ettikçe insan ve yapay zeka üretimi olan içerikleri ayırt etmek de güçleşecek. Bu güçlüğü aşmanın yolu ise telif başlığı altındaki yeni sorulara karşı her an teyakkuzda olmaktır. Söz konusu teknolojilere yönelik kendi stratejilerimizi geliştirmemiz bu yüzden önemli.Bu sempozyum da bu bağlamda inanıyorum ki önemli içerikler üretecektir. “
İletişim Başkanı Altun, bunun hem haber ve eser sahiplerinin haklarını korumak hem de küresel hegemonyanın tek taraflı ve yanlı tutumlarla yeni teknolojileri araçsallaştırmasını engellemek için elzem olduğunu anlattı.
“Küresel meydan okumalar küresel çözüm üretmeyi gerektirir”
Dijitalleşmenin neden olduğu sorunlara karşı hukuki ve etik bilinç uyanmış olsa da bu kaygıların henüz tümüyle hukuki çerçeveye büründürülmediğini aktaran Altun, “Mevcut telif hakkı yasalarının güncellenmesi sürecinde uluslararası bir işbirliğine gereksinim duyulduğunu da somut şekilde müşahede ediyoruz. İletişim Başkanlığı olarak 22 farklı ülkeyle iletişim ve medya alanında yaptığımız anlaşmalar, bu sorunların çözümünde benimsediğimiz uluslararası işbirliği yaklaşımımızın somut bir tezahürüdür. Zira dijitalleşme, fırsatları ve sorunları itibarıyla küresel bir meydan okumadır. Küresel meydan okumalar küresel çözüm üretmeyi gerektirir. Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nun yeni medya teknolojileri ile temel iletişim ilkelerimiz arasında nasıl bir köprü kuracağımız konusunda yol gösterici olacağına tüm kalbimle inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, soyal medya hesabı üzerinde sosyal destek kapsamında çocuklara yapılan kantin desteğine ilişkin açıklamada bulundu. Yavaş’ın açıklaması şu şekilde:
“İyiliğin Başkenti Ankara’da evlatlarımıza destek olmaya devam ediyoruz. Belediyemizden sosyal destek alan 15 bin 514 ailemizin 18 bin 918 çocuğu için 15. kez kantin desteği ödemesi Başkent Kartlarına yatırıldı. Toplam destek tutarı: 20 milyon 809 bin 800 TL.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fatih Mahallesi Vatan Caddesi’ndeki bir apartmanın çatısında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık, itfaiye, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı caddede, bina sakinleri tedbir amacıyla tahliye edildi.
Dumandan etkilenen bazı vatandaşlara sağlık ekipleri müdahalede bulundu. İtfaiye ekiplerine dumandan etkilenmelerini önlemek için ayran dağıtıldı.
Ekiplerin yaklaşık 1,5 saat süren müdahalesiyle söndürülen yangın nedeniyle çatıda hasar oluştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçe görüşmeleri devam ediyor. CHP İzmirMilletvekiliRahmi Aşkın Türeli, “Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve Sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülüyor. CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında, “Bu ucube Cumhurbaşkanlığı sistemini sahiplenmeyin, sürdürülebilir değil. Daha üzerinden beş yıl geçti, bu sistem yürümüyor” dedi.
Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında şunlara değindi:
“Ülkenin kaynaklarını iki şekilde kullanacağız; doğru ve yerinde. Hiçbir usulsüzlüğe, hırsızlığa mahal vermeden, yerinde kullanılmasıyla da zaten kıt olan kaynaklarımızın yerinde olan ve ülkenin ihtiyacı olan yatırımlarda kullanılması gerekiyor. Kamu özel işbirliği, kur korumalı mevduat böyle değil. Bu ülkede merkezi hükümet ile yerel yönetimler birbirinin tamamlayıcısıdır. Yerel yönetimlerde zaten merkezi hükümetin vesayet yetkisi var. Sanki sizin belediyelerinizde her şey mükemmelmiş gibi bizim belediyelerimize çamur atarak siyaset yapılmaz. Ortada bir parti devleti var. Bunlar doğru şeyler değil.
Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş.
Bütçe hakkını yerine getirebiliyor muyuz? Hala kesin hesap komisyonu yok. Biz şimdi bütçeyi mi, kesin hesabı mı, Sayıştay raporlarını mı görüşeceğiz? Böyle bir görüşme sistemi yok. Biz bütçeyi layıkıyla görüşmüyoruz. Hesap verilebilirlik ilkesi işlemiyor.”
” Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı”
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştiren Türeli şunları söyledi:
Parlamenter sistem için en büyük eleştiri şudur; koalisyonların varlığı karar alma süreçlerini yavaşlatıyor ve sistemi istikrarsızlaştırıyor denilir 2017 referandumunda 15 yıldır siz zaten ülkeyi tek parti olarak yönetiyordunuz. Ne istediniz de yapamadığınız için bu sisteme geçtiniz? Burada amaç belli; Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı.
Türkiye’nin tarihsel olarak başkanlık sistemine dair bir deneyimi yok, parlamenter sistem içerisinde şekillenmiş bir yapı var. Türkiye’de siyasi yelpaze çok geniş. Böyle bir yapının içerisinde başkanlık sistemi işlemez. Siyasi parti yapıları disiplinli parti yapılarıdır Türkiye’de. Bir partinin tüzüğüne, yapısına uymadığınız zaman ihraca kadar gider bu süreç. Türkiye’nin siyasi kültürü uzlaşmacı olmayan daha çok çatışmacıdır. Bütün bu kriterlerin şekillendirdiği bir yapı var. Bu yapı yeni geçilen sistemle birlikte bir zorunlulukla geldi ama bu sistem işlemiyor. Anayasa değişikliğinin altında da bunlar yatıyor. Bu sistemi işlemesi için nasıl revize ederiz çabası.
Ülkede her şey toz pembeymiş gibi konuşmayın. Ülkede Türkiye’nin belki de en büyük bölüşüm şoku yaşanıyor. En düşük ve en yüksek yüzde 5’lik gruplar arasında 26 kat fark var. Gelir dağılımı bozulmuş, yoksulluk artıyor. Asgari ücret açlık sınırının altında. Ekonomi yavaşladı. Bu krizin varlığını ücretler olarak görerek bir yere gidemeyiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülmeye devam ediyor. Komisyon’da konuşan DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, şunları söyledi:
“Kürt sorunu, Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal sorunu”
“Bugün Türkiye’deki sistemi, sizin deyiminizle ‘revize etmek’, bizim deyimimizle demokratikleştirme meselesini konuşacaksak, bütün bunların ele alınmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Demokratikleşme deyince kaçınılmaz olarak Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal bir sorunu var. Kürt sorunu. Bu sorunun demokratikleşme ile iç içe geçtiğini düşünüyoruz. Türkiye demokratikleşirse, Kürt sorununu çözer. Kürt sorununun çözülmesi için adımlar atıldığı halde Türkiye demokratikleşir. Bunlar birbirini besleyen konular. Demokratikleşme dediğimiz zaman bizim aklımızın önemli bir yerinde Kürt sorununun çözümünde barışçıl ve demokratik bir çözümün gerçekleşmesi yer alıyor.
“Hem yerel hem de bölgesel çözümlerin gerçekleşmesi gerekiyor”
Geçmişte baktığımızda Kürt sorunu yerel bir sorundu ağırlıklı olarak. Fakat bugün yerel bir sorun olmaktan çıktı. Türkiye sınırları içerisinde bir sorun olmanın ötesinde bölgesel bir sorun haline geldi. Hatta daha ileri gitti. Küresel güçlerin de içine dahil olduğu bir süreç durumuna geldi. Dolayısıyla bunun hem yerel hem de bölgesel çözümlerinin gerçekleşmesi gerekiyor. Türkiye sınırları açısından baktığımızda, yerel çözüm açısından, biraz önce sözünü ettiğim yerel demokrasinin gelişmesi gibi konuları tartışarak adımların atılması gerekiyor. Kürt halkının ana dilde eğitim gibi taleplerinin konuşulması gerekiyor.
“Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz”
Orta Doğu’da çok önemli bir döneme giriyoruz. Bu dönem çok büyük riskleri de barındıran, tehditleri de barındıran, çok önemli imkanları da içeren bir dönem. Kürt sorununun bölgesel çözümü olarak meseleye bakmak kaçınılmaz hale geldi. Bölgesel çözüm açısından baktığımızda Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz. Sorun şu. Bölgedeki Kürt halkı açısından bakarsak, Irak, Suriye… Hangi parçasını değerlendirirsek değerlendirelim Türkiye’nin her zaman yeri başkadır.
“Kilit mesele, Türk-Kürt ittifakının kurulup, kurulmayacağıdır”
Türkiye aslında bölgede güçlü bir model ülke olmak istiyorsa, bunu yapmanın yolu esas itibariyle demokrasi, hukukun üstünlüğü açısından model bir ülke haline gelmesidir. Burada bölgesel çözüm de gündeme geliyor. Kürt sorununda bölgesel adımlar atılacaksa eğer, Türkiye’nin bu konuda kendi iç sorunlarını da çözerek model ülke olma adımını atması gerekiyor. Burada da kilit bir mesele var. Tarihsel bir mesele. Bölgesel olarak baktığımızda sadece Türkiye açısından değil, Türk- Kürt ittifakının kurulup, kurulmama meselesidir. Kilit mesele bizce bu. Eğer Türkiye, attığı adımlarla ve geliştireceği politikalarla, alacağı önlemlerle, demokratikleşmesiyle Türk-Kürt ittifakının zeminini güçlendirse, bu sadece Türkiye sınırları açısından değil, baktığımızda bütün Kürdistan coğrafyasını da kapsayan şekilde ve Orta Doğu’da adımlar atılmasının mümkün hale gelebileceğini düşünüyoruz.
“Tarihsel bir fırsat”
Böyle bir dönemde tabi ki yeni bir Anayasa’nın tartışılması, tabi ki yeni bir toplumsal sözleşmenin yaratılması, demokratikleşme ve bununla birlikte hem Türkiye’deki hem de bölgedeki Kürt sorununun çözümü doğrultusunda adım atmak çok belirleyici bir noktaya geldi. Tarihsel bir fırsattır. Bu konjonktürü kaçırmamak gerekiyor. Fırsatın kaçırılmaması gereken bir andayız. Bu bir süreçtir. Bunun iklimin yaratılması, bunun demokratik ve politik ikliminin ortaya çıkmasının hem Türkiye sınırları açısından hem de bölge açısından baktığımızda imkanların geliştirilmesi önem taşıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>O.E. (39) idaresindeki 41 L 1709 plakalı otomobil taşıyan tır, Afyonkarahisar – Eskişehir kara yolu Beyören köyü yakınlarında seyir halindeyken dorse kısmı henüz bilinmeyen nedenle yanmaya başladı.
Yangını fark eden sürücü, aracı durdurup 112 Acil Çağrı Merkezi’ne durumu bildirdi.
Olay yerine itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında, tırın dorsesinde bulunan 6 otomobilde hasar meydana geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi, soğuk kış günlerinin başlaması nedeniyle özellikle şehir merkezinden uzak ve soğuk havanın etkisini daha çok gösterdiği yüksek rakımlı bölgelerde sokak hayvanlarının beslenme ihtiyacının karşılanmasına yönelik çalışma yürütüyor.
Bu kapsamda ekiplerce belirlenen noktalara, kedi ve köpekler için mama bırakılıyor.
Ayrıca ekipler, sokak hayvanlarının yoğun olarak bulunduğu bölgelerde gerekli denetim ve kontrolleri sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarda İskenderun ilçesinde bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçundan toplam 5 yıl 10 ay hapis cezası bulunan R.D. ile bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hırsızlığı suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası aranan B.E. yakalandı.
Adli makamlara çıkarılan şüpheliler R.D. ile B.E. tutuklanarak cezaevine teslim edildi. – HATAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Savunma sanayinin lider firması olan ASELSAN geliştirdiği milli ve yerli ürünlerle göz dolduruyor. Hava savunmasından, kara ve deniz savunmasına kadar geliştirdiği yerli ve milli ürünlerle adından sık sık söz ettiren ASELSAN Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltmak için çalışmalarını sürdürüyor. ASELSAN tarafından üretilen hava savunma sistemleri, radarlar, elektro optik sistemler, MİLGEM projesi çerçevesinde inşa edilen gemiler de kullanılıyor. Sistemlerle gemilerin yerli ve millilik oranı arttırdığı gibi Türkiye’nin mavi vatandaki gücüne de güç katıyor.
MİLGEM gemilerinde kullanılan sitemlerden bahseden ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, “Mavi vatanda bizim için çok öncelikli bir konu. Burada da Deniz Kuvvetlerimizin yerli ve milli platformlarının akıllı elektronik sistemlerle donatılması da ASELSAN olarak bizim görevlerimizden biri. Milli gemimizin üzerinde 50’ye yakın ASELSAN’nın sistemi var. Radarı, elektro optik sistemleri, elektronik harbi sonar sistemleri, hava savunması, haberleşme sistemleri, bir dizi elektronik sistemlere baktığınız zaman bir geminin üzerinde ihtiyaç duyulan bütün sensör ve silahları artık millileştirdiğimizi çok rahatlıkla söyleye bilirim. Bunu aslında bir geminin üzerinde göstermiş oluyoruz. Mavi vatanda da platformlarımız kendi sensör ve silahlarımızla donatılmış olarak Deniz Kuvvetlerimize hizmet veriyor şu anda. Bu alanda da ciddi bir başarıyı ciddi bir ivmeyi yakaladık” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL Valisi Davut Gül, Güngören’de yıkımı sırasında meydana gelen çökmede göçük altında işçinin kurtarılma çalışmalarının sürdüğü binada yetkililerden bilgi aldı. Olay yerinde açıklama yapan Vali Gül, “Çalışmalar çok dikkatli bir şekilde yürütülüyor. Alanda çalışmak oldukça zor, içeride bir vatandaşımız olduğu düşünülüyor. Onu sağ salim kurtarmak için büyük bir titizlikle çalışmalar sürdürülüyor” dedi.
Olay, 15.30 sıralarında Mehmet Nesih Mahallesi, Gülsever Sokakta meydana geldi. Kentsel dönüşüm nedeniyle kontrollü şekilde yıkımı devam eden binanın üst kısmında henüz belirlenemeyen bir nedenle çökme meydana geldi. Çökme sonrası bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Göçük altında kalan işçilerden Ümit Kurt, itfaiye ekiplerinin çalışması sonucu kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Kurt, BakırköySadi KonukEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kurt’un sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Göçük altında kalan diğer işçiye ulaşmak için itfaiye ve AFAD ekiplerinin çalışmaları devam ediyor.
VALİ GÜL, OLAY YERİNDE İNCELEME YAPTI
İstanbul Valisi Davut Gül, olay yerinde incelemelerde bulunarak çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Vali Gül, yaptığı açıklamada, “AFAD, UMKE ve ilçe belediyesi ekiplerimiz hemen olay yerine intikal etti. Çalışmalar çok dikkatli bir şekilde yürütülüyor. Alanda çalışmak oldukça zor, içeride bir vatandaşımız olduğu düşünülüyor. Onu sağ salim kurtarmak için büyük bir titizlikle çalışmalar sürdürülüyor. İş makineleri, ekipmanlar ve personel oldukça fazla, ancak çalışma alanı dar olduğu için süreç biraz zaman alıyorö dedi.
‘SAĞLIK DURUMUNA DAİR BİR BİLGİMİZ YOK’
Vali Gül, içeride kalan vatandaşa henüz ulaşılamadığını belirterek, “Sağlık durumuna dair bir bilgimiz yok. Daha önce enkazdan bir vatandaşımız yaralı olarak kurtarıldı ve sağlık durumu iyi. Çalışma sırasında bulunan toplam 6 kişiden 4’ü olaydan etkilenmeden kurtulmuştu. Bir kişi kurtarıldı, bir kişinin de kurtarılması için çalışmalar sürüyor” ifadelerini kullandı.
Basın açıklamasının ardından çevredeki vatandaşlarla sohbet eden Vali Gül, çökmeden etkilenen kişiler ve yakınlarına geçmiş olsun dileklerini iletti. Enkaz altındaki vatandaşa ulaşılması için ekiplerin çalışmaları devam ederken İstanbul İtfaiyesi çalışmaları sosyal medya hesabından paylaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi tarafından yapılan açıklamada, Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ile müttefiklerinin Cuma sabahı “Halep’in kapısına” ulaştığı, günün ilerleyen saatlerinde de Halep’e girerek beş mahallede kontolü ele geçirdiği duyuruldu. Günlerdir süren çatışmalarda en az 255 kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Gözlemevi, “HTŞ ve Türkiye tarafından desteklenen grupların, Halep ve İdlib bölgelerinde 50’den fazla köy ve kasabayı” kontrolü altına aldığı iddia edildi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin “terör organizasyonları” listesinde bulunan HTŞ’yi Türkiye de “terör örgütü” sayıyor.
Suriye hükümetinde yer alan bir güvenlik yetkilisi ise ordunun Halep’e takviye kuvvetler gönderdiğini ve bu kentin batısında “şiddetli çatışmalar yaşandığını” ancak saldırganların Halep’e ulaşmadığını ifade etti. AFP haber ajansının bölgede bulunan bir muhabiri, Halep’e birkaç kilometre mesafede ağır çatışmalar olduğunu ve cihatçı grupların zırhlı araçlarla ilerlediğini aktardı.
Beş yıl aranın ardından savaş sesleri
Halep’te yaşayan 51 yaşındaki bir görgü tanığı, “Beş yıldan bu yana ilk kez aralıksız füze, topçu ateşi ve zaman zaman da savaş uçaklarının sesini duyuyoruz” diyerek insanların, “savaş senaryosunun tekrarı ve vatandan kaçmak zorunda kalma” endişesi yaşadığını dile getirdi.
Suriye’nin resmi haber ajansı Sana ise muhalif grupların Halep’te bulunan bir öğrenci yurduna saldırdıklarını ve söz konusu saldırıda dört sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de, Halep ile 300 kilometre güneyindeki başkent Şam arasındaki otoyol trafiğinin, cihatçı gruplar tarafından kesildiğini bildirdi.
Halep’in bir başka sakini, 36 yaşındaki Nasır Hamdo, karayolu trafiğinin kesilmesi ile ilgili olarak “Ablukanın yakıt fiyatlarını fahiş derecede artırmasından ve şehre gerekli mal ve mamüllerin gelememesinden endişe ediyoruz” dedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama
Ankara ise Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, dünya kamuoyuna “Sınırımızın sıfır noktasında bulunan İdlip ve mücavir bölgede sükunetin muhafazası ülkemiz açısından öncelikli bir meseledir” mesajını verdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, X hesabından paylaştığı mesajda, “Yeni ve daha büyük istikrarsızlıklara yol açılmaması ve sivil halkın zarar görmemesi, Türkiye bakımından büyük önem teşkil etmektedir. Diğer taraftan, mevcut istikrarsızlık ortamından istifade etmeye çalışan Tel Rıfat ve Münbiç’teki terör gruplarının sivil halkı ve Türkiye’yi hedef alan saldırılarındaki artışı da dikkatle izliyoruz” ifadelerini kullandı.
13 yıldır devam eden savaş
2011 yılında, hükümete karşı düzenlenen protestoların, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından şiddet kullanılarak bastırılmaya çalışılmasının ardından başlayan iç savaşta bugüne dek 500 binden fazla kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi de göç etmek zorunda kaldı. Aralarında Esad’ın müttefiki olan Rusya, İran ve Lübnan’daki Hizbullah’ın da bulunduğu pek çok dış güç de bugüne dek bu savaşa fiilen katıldı.
Cihatçı grupların Çarşamba günü başlattığı operasyonu kınayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sözcüsü Dimitri Peskov, saldırıların “Suriye’nin egemenliğine karşı yapıldığını” belirterek Suriye hükümetine, operasyona maruz kalan bölgelerde destek verebileceklerini ifade etti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de, Suriyeli mevkidaşı Bessam Sabbah ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Suriye yönetimine, ulusuna ve ordusuna, teröre karşı destek” taahhüdünde bulundu.
HTŞ’li bir yetkili, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, hedeflerinin “Suçlu düşmanın ateş kaynaklarını, cephe hattından uzaklaştırmak” olduğunu dile getirmişti. El Kaide terör ağına bağlı HTŞ, Suriyenin kuzey ve kuzeybatısında, aralarında İdlib ve Halep’in de bulunduğu pek çok bölgeyi kontrolü altında tutuyor. Türkiye ile Rusya’nın arabuluculuğunda, 2020’de İdlib’de sağlanan ateşkese, bugüne dek zaman zaman ihlal edilmiş olsa da, taraflarca büyük oranda uyulmuştu. 2015 yılında Suriye İç Savaşı’na müdahale eden Rusya, savaşın seyrini Beşar Esad yönetimi lehine değiştirmişti.
AFP/ ET,JD
DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bakan Kurum, TRT’nin bu yıl 8’incisini düzenlediği TRT World Forum 2024’te “Yarını Dönüştürmek: Eko-Rejenerasyonun Gücü” başlıklı oturumun açılış konuşmasını yaptı.
Dünyanın yaradılışından bugüne belki de en meşakkatli dönemlerinden birini yaşadığını kaydeden Kurum, bir yanda İsrail eliyle Gazze’de sürdürülen korkunç bir soykırım olduğunu, diğer yanda ise Rusya- Ukrayna Savaşı’nın neden olduğu acılarla boğuşulduğunu söyledi.
İnsanların iklim krizinin getirdiği sorunlarla küresel bir yıkımın tam eşiğinde hatta ortasında durduğunu ifade eden Kurum, şöyle konuştu:
“Bu noktada doğamızın kendi kendini yenileyebilme kapasitesini konuşmamız bu konferansta gerçekten çok kıymetli. Bu salondaki tüm katılımcılarla, iklim krizinin insan eliyle oluştuğu konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Zira tüm bilimsel çalışmalar, iklim değişiminin başlangıç noktası olarak sanayi devrimini işaret etmektedir. Ben de bu ortak kanaati paylaşıyorum ama sanayi devrimiyle başlayan kirlenmenin sadece bir sebep olduğunu değil, insanlığın çarpık doğa anlayışının bir sonucu olduğunu düşünüyorum. İklim değişikliği konusunda mevzubahis doğadır, insandır, ortak evimiz dünyamızdır. Doğa ve insan arasındaki ilişkiyi doğru tanımlamadan atacağımız her adımın parçalı olacağını ve bütünü kapsamayacağını düşünüyoruz.”
Doğa ve insan uyumu söz konusu olduğunda başvuru kaynağının Türk-İslam medeniyeti olduğuna dikkati çeken Kurum, “Bizim medeniyetimiz, dört mevsimin gereklerine en uygun şekilde yurt tutmayı emreden; dağların, ormanların, denizlerin, hayvanların ve bitkilerin doğal durumuna müdahale etmeyen, tek bir dalı bile incitmeyi suç sayan bir medeniyettir.” ifadelerini kullandı.
“Bu adil dünya bir gün mutlaka kurulacaktır”
İstanbul’dan bütün dünyaya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu adil gelecek vizyonunu ifade etmekten şeref duyduğunu kaydeden Kurum, “Doğasıyla, çevresiyle, ekonomisiyle, demokrasisiyle, insan haklarına saygısıyla daha adil bir dünya mümkündür. ve bu adil dünya bir gün mutlaka kurulacaktır.” dedi.
Kurum, Türkiye’nin Akdeniz Havzası’nda yer alan ve iklim krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri olduğunu, buna da yaşanan afetlerle şahitlik edildiğini belirterek, Türkiye’de her yıl 1500’e yakın sel, orman yangını, su taşkını ve kuraklık gibi iklim kaynaklı doğal afetler yaşandığına işaret etti.
Türkiye’de geçen 10 yıllık süreçte yenilenebilir enerji kapasitesini iki katına çıkardıklarını vurgulayan Kurum, “Önümüzdeki 10 yıl içinde güneş ve rüzgar enerjisi kapasitemizi 4 kat daha arttıracağız. Emisyonların yaklaşık üçte ikisi çevremizde gerçekleşiyor. Bu nedenle ulaştırma ve yapılaşma konularında da yenilikçi çözümler bulmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.
Kurum, 6 Şubat depremlerini anımsatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“11 ilimizi, 14 milyon vatandaşımızı etkileyen ve 6 Şubat sabahı tüm Türkiye’yi derin acılara götüren o afette binlerce canımızı yitirdik ama tek yürek olduk. 11 ilimizde asrın birlikteliğini göstererek 453 bin konutun inşa ve yapım faaliyetlerini sıfır atık uyumlu ve enerji verimli uygulamalarla inşa etmeye devam ediyoruz. İnşallah yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Kahramanmaraş’ımızda 155 bininci konutumuzun anahtarlarını söz verdiğimiz gibi vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Tabii ki şehirlerimizi ihya ederken, konutlarımızın dönüşümünü gerçekleştirirken bu konutların iklim değişikliğine uyumlu ve duyarlı olmasını da önemsiyoruz. Sıfır atık anlayışıyla binalarımızı inşa ediyor, gerek yenilenebilir enerjilerden faydalanmak gerekse yağmur sularının toplanmasıyla birlikte tüketimi azaltacak, bize emanet edilen o doğanın suyunu, havasını, yeşilini koruyacak adımları atmaya gayret gösteriyoruz. Kentsel ulaşımda metro, hafif raylı ve tramvay sistemlerimizi de iki katına çıkarmak için yoğun gayret gösteriyoruz.”
Sıfır Atık projesi
Sıfır atık hareketini çok önemsediklerini belirten Kurum, “Sıfır atığın önemini daha iyi anlayabilmeniz için çarpıcı bir gerçeği sizlerle paylaşmak istiyorum. Konuşmama başlayalı 10 dakika oldu. Bu 10 dakikada dünyamızda toplam 5 bin 900 ton plastik atık oluştu ve 370 ton atık da okyanuslara karıştı. 20 deniz kuşu ve 2 kaplumbağa maalesef şu 10 dakika içerisinde öldü ve yine bu 10 dakikada 77 hektar ormanlık alan yok olmuştur. Şu geçen 10 dakikada çöpe attığımız 25 bin ton gıdayla tam 2,2 milyon Gazzeli kardeşimizin bir haftalık gıda ihtiyacını çöpe atmış oluyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık projesinin insanlığı küresel israf uçurumundan kurtarmanın en önemli adımı olduğunu söyleyerek, “Türkiye de bu kapsamda 193 bin binada sıfır atık yönetim sistemini kurmuş ve toplamda 60 milyon ton atığı geri kazandırmış, bu çerçevede tam 498 milyon ağacın kesilmesinin önüne geçilmiştir. Yeni dönemde Sıfır Atık hareketimizi tüm ülke geneline yaygınlaştıracağız. 7 bölgemizde Sıfır Atık pilot ilçeleri belirleyecek ve depozito yönetim sistemimizin kurulumunu ülke genelinde 2025 yılı sonuna kadar uygulamaya geçireceğiz.” diye konuştu.
İklim Kanunu bu yıl yasalaşıp yürürlüğe girecek
İklim Kanunu’nun bu yıl içerisinde yasalaşıp yürürlüğe girerek, iklim değişikliği konusunda atılacak adımlara kolaylık sağlayacağını vurgulayan Kurum, şöyle devam etti:
“İki hafta boyunca can Azerbaycan’da COP29 toplantılarına katıldık. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğiyle 2053’e ilişkin stratejilerimizi, hedeflerimizi tüm dünyayla paylaştık. Türkiye olarak, iklim krizinin maliyetini bu krizin oluşmasında en ufak katkısı olmayan devletlere yüklemenin adaletsizlik, vicdansızlık ve insafsızlık olduğunu en yüksek sesle dile getirdik. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin en yoksul yüzde 66’lık kesiminden daha fazla karbon salınımına neden olduğu bir ortamda bu adaletsizliğin devam etmemesi gerektiğini de en gür sesle tüm dünyaya ilettik ve bu tezimizi savunduk. İnsanlık doğanın yeniden kendisini toparlamasını istiyorsa finansal destek meselesini süratle çözmelidir ve herkes verdiği sözü acilen yerine getirmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarihsel sorumluluğu yok denecek kadar azdır. Yani dünyanın kirletilmesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin suçu neredeyse yoktur. Ama bugün uğraştığımız, 1,5 santigrat derecede tutmaya çalıştığımız ortalama sıcaklığımız için bu mücadeleyi veriyoruz.”
Kurum, Filistin meselesine değinerek konuşmasını, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle tüm Türkiye adil bir dünya için, Filistin’in özgürlüğü için, Filistinli kardeşlerimizin gür sesi olmaya devam ediyor. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti, İsrail’le ilişkisini tamamen dondurmuş ve tüm dünya ülkelerine baktığımızda Filistin’e en çok yardım yapan ülkedir. Bu kararlılığımız ve duruşumuzdan asla ödün vermeyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun Filistinli kardeşlerimizin yanında durmaya devam edeceğiz. Filistin’in özgürlüğünü, dünyanın 5’ten büyük olduğunu Sayın Cumhurbaşkanımız her yerde dile getirmeye devam edecek.” şeklinde tamamladı.
Oturumda, Absolute Foods Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Agam Khare, EKI Enerji Hizmetleri, Uluslararası İşletmeler Kıdemli Genel Müdürü Bhuwan Shukla, Çevre Savunma Fonu Küresel İklim İş Birliği Müdürü Christopher Dekki, E+ Enerji Geçiş Enstitüsü İcra Direktörü Dr. Rosana Rodrigues dos Santos ve Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Türkiye Ülke Ofisi Temsilcisi ve Ülke Direktörü Stephen John Cahill konuşma yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valiliğin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, ilçedeki taş evlerde Valilik, Çukurca Belediyesi ve Doğu Anadolu Ajansı Kalkınma Ajansı’nın (DAKA) işbirliğiyle başlatılan restorasyon çalışmaları tamamlandı.
Vatandaşın hizmetine sunulan evlerin açılış töreninde konuşan Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik, kentlerin bazı değerlerinin ve karakteristik özelliklerinin olduğunu söyledi.
Taş evlerin de ilçeyi tanımlamak için geçmişin ruhunu yansıtan bu yapılardan olduğu belirten Çelik, “Bunların restore edilmesi, ayağa kaldırılması, emek sarf edilmesi de çok değerli. Emeği geçenlere teşekkür ederim. İkinci etabın da en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyorum.” dedi.
Çukurca Belediye Başkanı Nazmi Demir ve DAKA Genel Sekreter Vekili Mehmet Emin Çakay da birer konuşma yaptı.
Ardından katılımcılar, butik otel, Gençlik ve Kültür Evi, Çukurca Müzesi ile Dengbej Evi olarak kullanılan taş evleri gezdi.
Açılışa Vali Yardımcısı Buğra Karadağ, Çukurca Kaymakamı Mert Kumcu ve kurum amirleri katıldı.
Daha sonra Çukurca Devlet Hastanesini ziyaret eden, muhtarlar ve ilçe sakinleriyle bir araya gelen Çelik, etüt merkezinin açılışını yaptı, 2. Hudut Tugay Komutanlığı’na ziyarette bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyon’da, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülüyor. Komisyon’da konuşan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, şunları söyledi:
“Sabah söz alarak İletişim Başkanı nerede, Diyanet İşleri Başkanı nerede diye sordum. O soruyu sorduktan yaklaşık on – on beş dakika sonra bir büyük saldırı başladı. Aynı tweetler atıldı. İletişim Başkanlığı… İletişim Başkanlığı demek doğru değil, troll başkanlığı benimle ilgili binlerce tweet atmış. İçeriğinde de bir tane dolu bir şey olsa. Ben bunlardan korkmam. Trollerden korkan troller gibi olsun. Bir kelime eksik söylersem, bir milim eğilirsem namussuzum. Hiç kimseye ben teslim olmam. Devletin vergisiyle kurulan troll başkanlığı, trollük yapıyor.
“Deprem bölgesi mücbir sebebin uzatılmasını istiyor”
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Malatya’yı çok iyi biliyor. Kendisi de hemşehrimiz. Mücbir sebep diye sadece Malatya’nın değil bütün deprem bölgesinin problemi var. Maalesef yarın bitiyor. İnşaatlar devam ediyor. Hayat normale dönmüş değil. Hatırlarsanız Van’da beş yıl mücbir sebep ilan edildi. Depremin yaraları hala sarılmış değil. Esnaf konteynerde hizmet vermeye çalışıyor. Bölgenin bütün odaları bas bas bağırıyor. ‘Lütfen mücbir sebebi uzatın’ diyor. Bu konunun bir daha değerlendirilmesini istiyoruz.
“Dünyadaki en yoksul ülkeler ya tek adam sistemiyle yönetiliyor ya da bu benzer rejimlerle yönetiliyor”
Az önce AK Partili İsmail Güneş konuşurken ‘Koalisyonlar tehlikeli, koalisyonlar yok’ dedi. Bu sistemle koalisyon eskiden seçimden sonra kuruluyordu. Şimdi MHP ile koalisyonsunuz. Büyük Birlik Partisi ile koalisyonsunuz ya da Yeniden Refah Partisi ile koalisyon kurdunuz seçimden önce. En büyük fikir ideologunuz Doğu Perinçek ile ittifaksınız. HÜDA-PAR’ı unuttuk. Gaffar Okkan’dan dolayı hatırlarsınız. Onlara bir bakın. Biz bu sistem gelirken, eleştirimiz şuydu; Başında kim olursa olsun, bu sistemin Türkiye’yi refaha ulaştırması mümkün değildi diyorduk. Bu iddiamızda yanılmadığımızı gördük. Tek adamlıkla ya da bu tür başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelerin zenginleşmediğini görürsünüz. Dünyadaki en yoksul ülkeler ya tek adam sistemiyle yönetiliyor ya da bu benzer rejimlerle yönetiliyor. Bu sistem başında kim olursa olsun, ülkeyi büyütmesi mümkün görünmüyor. Sayın Erdoğan, ‘verin yetkiyi, görün etkiyi’ diyordu. Hakikaten doğru söylüyormuş. 24 Haziran 2018’de çeyrek altın 315 lira iken, 28 Mayıs seçimlerinde 2 bin 808 lira, bugün ise 4 bin 988 lira. Dolar o tarihte 4.6 lirayken, bugün 34.6 lira. 2018’de faiz oranı 17,75 iken bugün faiz oranı yüzde 50.
“Birisine ‘katil’ deniliyor, ertesi gün havalimanında karşılanıyor”
Kur Korumalı Mevduat Sistemi geldi ülkenin başına bela oldu. Sonra Mehmet Şimşek bakan oldu tekrar. Rasyonel ekonomiye geçildi. ya da S-400’lerin alınması Türkiye’nin başına bela oldu. Türkiye’de birçok özel kuruluş, F-35’den dolayı fabrikalar açtı. Onların hepsi iptal edilen anlaşmalar dolayısıyla kapanmak zorunda kaldı. ya da düşürülen Rus uçağı… O da Türkiye’nin başına bela açtı. ya da dış ilişkiler. Birisine ‘katil’ deniliyor, ertesi gün havalimanında karşılanıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TARIM ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, “Şu anda bizim göller dahil kullanılabilecek temiz suyumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarında kişi başına düşen 1313 metreküp hakkımız var. Eğer gerekli tedbirleri alamazsak, o zaman bu rakam 2030 yılı itibariyle 975 metreküpe düşüyor. Eğer tedbirleri almazsak 5 yıl sonra su fakiri olmamız, kaçınılmaz bir gerçek” dedi.
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, çeşitli ziyaretler için Kayseri’ye geldi. İlk olarak Kayseri Valiliği’ni ziyaret eden Gizligider, ardından Büyükşehir Belediyesi’ne geçti. Büyükşehir Belediyesi meclis salonunda ‘Tarımsal Üretimin Planlanması’ bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
85 milyon olan Türkiye nüfusunun 2030’da yaklaşık yüzde 10 artışla 93 milyonu aşacağını tahmin ettiklerini söyleyen Gizligider, şöyle konuştu:
“Şu anda bizim göller dahil kullanılabilecek temiz suyumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarında kişi başına düşen 1313 metreküp hakkımız var. Uluslararası bir endeks, ‘eğer 1700 sınırını geçerse o ülke su bakımından zengindir ama 1000’in altına düşerse su fakiri sayılırsınız’ diyor. Eğer gerekli tedbirleri alamazsak, o zaman bu rakam 2030 yılı itibariyle 975 metreküpe düşüyor. Eğer tedbirleri almazsak 5 yıl sonra su fakiri olmamız, kaçınılmaz bir gerçek. Lakin Ekim 2023’teki rakam 36,6 milimetre. Ekim 2024’te düşen yağış ortalaması ise 26,8 milimetre. Bunu 30 yıllık Türkiye ortalaması ile karşılaştırdığımızda ise yarı yarıya. Oysa ki nüfusumuz yarı yarıya düşmüyor, tersine artıyor. Yani bizim bu planlamayı yaparken suyu temele koyma felsefemizin zaruretinin size sayısal değerlerini anlatmaya çalışıyorum.”
Haber-Kamera: Nuray UZATMAZ/KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’un Çarşamba ilçesinde tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 5 şüpheliden 2’si tutuklanırken, 3’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ile Çarşamba İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ‘tefecilik’ yaptığı tespit edilen 5 şüpheliye ait adreslere bu sabah saat 07.00’de eş zamanlı operasyon düzenledi. Yapılan aramalarda, 4 senet, 10 yazılı çek, 3 boş çek, 1 çek defteri, 5 ipotek belgesi, 4 borç- alacak defteri, 5 tapu, 15 cep telefonu, 4 dizüstü bilgisayar, 2 bilgisayar kasası, 6 harici bellek, 5 sabit disk, 1 kurusıkı tabanca, 2 av tüfeği ve 188 tabanca fişeği ele geçirildi. Olayla ilgili 5 şüpheli gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Cihan Öz ve Mustafa Bala çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklanırken, Y.Ö., S.Ö. ve H.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay:
“Liman, tersane, sanayi kuruluşları gibi kirleticilere karşı önlem alınmadığı sürece bizim tek taraflı çabalarımız boşa gitmeye mahkumdur”
İZMİR – İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Karşıyaka Vapur İskelesi yakınlarında sabah saatlerinde yoğun yakıt kokusu ile birlikte deniz yüzeyinde görülen siyah renkli yağ tabakasının temizlenmesi ve kirliliğin yayılmaması için müdahalede bulundu. Kirliliğin kaynağının tespiti ve gerekli işlemlerin yürütülmesi adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İzmir Liman Başkanlığı yetkililerine de bilgi verildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Deniz Koruma Şube Müdürlüğü bünyesindeki Karadan Müdahale Ekibi bu sabah erken saatlerde yaptığı denetimlerde Karşıyaka Vapur İskelesi bölgesinde çok yoğun bir yakıt kokusu ile birlikte, deniz yüzeyinde siyah renkli yağ tabakası tespit etti. Acil olarak temizlik çalışmalarına başlayan ekipler öncelikle, tehlikeli maddeleri absorbe edici özelliği olan sosis şeklindeki yüzer bariyerler ile kirliliğin olduğu alanı çevreledi ve daha fazla alana yayılmasını önledi. Ardından absorbe edici özelliği olan örtü şeklindeki pedler ile kirliliğin deniz yüzeyinden alınması sağlandı. Kirliliğe sebep olan durumun, petrol kaynaklı atık olduğu tespit edildi. Kirlilik kaynağının tespiti ve denetimi için, yetki ve sorumluluk sahibi olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İzmir Liman Başkanlığı yetkililerine bilgi verildi.
“Bakanlık yetkililerine bunu anlatmaya çalıştık”
Yaşanan durum hakkında değerlendirme yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay şunları ifade etti:
“Sürecin en başından beri anlatmaya çalıştığımız durumun bu kez somut ve üzücü bir örneğine tanık olduk. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından oluşturulan Bilim Kurulu’nun hazırladığı 15 maddelik eylem planını ‘şerh’ koyarak imzalarken de bunu anlatmaya çalıştık. İzmir Körfezi’nin temizlenmesi konusunda tüm sorumluluğu İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üzerine yıkıp, bakanlık ve merkezi idare kurumlarının görevlerini yok sayan bir anlayışla körfezi temizleyemeyiz. Söz konusu arıtma tesisleri olduğunda en ufak söylentiyi ihbar kabul edip İzmir Büyükşehir Belediyesi kurumlarına ceza yazmaya koşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri, lütfen bu ihanetin de gereğini yapsın. Liman, tersane, sanayi kuruluşları gibi kirleticilere karşı önlem alınmadığı sürece bizim tek taraflı çabalarımız boşa gitmeye mahkumdur.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Buna göre, GSYH 2024 yılı üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,1 arttı.
GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2024 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat yüzde 9,2, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 6,2, tarım sektörü yüzde 4,6, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,5, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 2,3, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 2,2, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 1,9 ve hizmetler yüzde 1,4 arttı. Diğer hizmet faaliyetleri yüzde 2,4, sanayi sektörü yüzde 2,2, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri ise yüzde 0,3 azaldı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,2 azaldı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2024 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,9 arttı.
GSYH, 11 TRİLYON 893 MİLYAR 252 MİLYON TL OLDU
Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 53,3 artarak 11 trilyon 893 milyar 252 milyon TL oldu. GSYH’nin üçüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 357 milyar 989 milyon olarak gerçekleşti.
HANEHALKI NİHAİ TÜKETİM HARCAMALARI YÜZDE 3,1 ARTTI
Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 3,1 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,9, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 0,8 azaldı.
Mal ve hizmet ihracatı, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 0,8 artarken ithalatı yüzde 9,6 azaldı.
İŞGÜCÜ ÖDEMELERİ YÜZDE 76,3 ARTTI
İşgücü ödemeleri, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 76,3 arttı. Net işletme artığı/karma gelir yüzde 45,7 arttı.
İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 31,9 iken, bu oran 2024 yılında yüzde 36,4 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 47,8 iken yüzde 45,1 oldu.
Erdem AksoyHaberler.com – EkonomiTürkiye İstatistik KurumuTürkiyeEkonomiGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜ’den yapılan açıklamaya göre, Azerbaycan Mingeçevir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Veysel Eyyubov ile Sürekli Gelişim ve Bölgesel İnovasyonlar Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Asım Memmedov’u makamında ağırlayan Sözbir, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Öğrenci değişim programları, ortak projeler ve işbirliği imkanlarının görüşüldüğü ziyaret, hediye takdimiyle sona erdi.
Ziyarette, DÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk ile DÜ Uluslararası Ofis Koordinatörü Doç. Dr. Sibel Bayram da yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Emek Büroları Koordinatörü ve Genel Başkan Yardımcısı, AnkaraMilletvekili Gamze Taşcıer, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2025 bütçesini eleştirerek, iktidarın kadına yönelik şiddetle mücadeleyi önemsemediğini savundu. Taşcıer, yaptığı yazılı açıklamada son bir yılda en az 673 kadının erkekler tarafından öldürüldüğüne dikkat çekerek, kadın cinayetlerinin politik olduğunu vurguladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, Kadının Güçlenmesi Programı kapsamında kişi başına günlük yalnızca beş kuruşluk bir bütçe ayırdığını ifade eden Taşcıer, “Kadının Güçlenmesi Programı var. Bütçe sunumuna göre 2024’e kıyasla ödeneği yüzde 68 artırılmış. Ancak bu ödeneğin yüzde 79’u personel ve SGK gideri. Geri kalan 1 milyar lira ile Türkiye’deki yaklaşık 43 milyon kadını günlük beş kuruş ödenekle güçlendireceklermiş. Şiddet ve eşitsizlikle mücadelede için önerdikleri bu bütçe ile kadın hayatının beş kuruş etmeyeceğini söylüyorlar. Bu tablo, kadınları korumadığınızın en açık göstergesidir, bu bütçe utanç belgesidir” dedi.
Taşcıer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen Türkiye’de artan kadın cinayetlerine de dikkat çekti. Son dört yılda, 2 bin 473 kadının öldürüldüğüne işaret eden Gamze Taşcıer, Cumhurbaşkanının İstanbul Sözleşmesi’ni “ideolojik kavga aparatı” olarak nitelendirmesine tepki gösterdi. “Kadına yönelik şiddetle mücadele ideolojik bir tercih değil, evrensel bir insan hakkıdır” diyen Taşcıer, bakanlığa somut adımlar atma çağrısında bulundu.
“Ayrımcılığı ortadan kaldıracak politikalar üretin”
Kadınların istihdama katılımı konusunda hükümetin yetersiz politikalarına da değinen Taşcıer, çalışan annelerin kreş hizmetine erişimde büyük sorunlar yaşadığını ifade etti. Taşcıer, Türkiye’de kreşlerin hem sayısının hem de bütçesinin yetersiz olduğunu belirterek, “Kadınları yalnızca ev içinde tanımlıyor, ekonomik katkı sağlamalarını engellemek için politikalar üretiyorsunuz. Sosyal belediyecilik uygulamalarıyla kadınları destekleyen CHP’li belediyelerle uğraşacağınıza, görevinizi yapın, eşitsizliği, şiddeti ve ayrımcılığı ortadan kaldıracak politikalar üretin” dedi. Taşcıer, OECD ülkelerine kıyasla Türkiye’nin bu konuda çok geride kaldığını vurguladı.
Taşcıer, kadına yönelik şiddet ve toplumsal eşitlik mücadelesinin bir anayasal zorunluluk olduğunu hatırlatarak, hükümeti sorumluluk almaya çağırdı. “Kadınları kontrol altında tutan, ücretsiz ev içi emeğe yönlendiren politikalarınız utanç verici. Kadınlar bir lütuf değil, anayasal haklarını istiyor” dedi.
“Sosyal muhtaçlar ordusu yaratıyorsunuz”
Taşcıer, hükümetin sosyal yardım politikalarını da hedef aldı. 4 milyonun üzerinde haneye aylık 260 lira elektrik faturası desteği sağlanmasıyla övünen iktidarı eleştirerek, “Elektrik gibi temel bir ihtiyacı karşılayamayan milyonlarca insanın varlığı sizin sosyal yardım politikalarınızın başarısızlığını gösteriyor. Bu yardımlarla yoksulluk döngüsünü kıramazsınız, aksine sosyal muhtaçlar ordusu yaratıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“Hassas kurumlarda güvenliği sağlayamıyorsanız, başka ne yapıyorsunuz?”
Niğde’de bir Engelsiz Yaşam ve Rehabilitasyon Merkezi’nde engelli bir çocuğun dövülerek öldürülmesi olayına da değinen Taşcıer, bakanlığın denetim mekanizmalarının işlememesini de eleştirerek, “Korumanız altındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesi skandaldır. ‘Olayı basından öğrenmedik açıklamanız’ ise utançtır. Neden zamanında müdahale etmediniz? Hassas kurumlarda güvenliği sağlayamıyorsanız, başka ne yapıyorsunuz” diye sordu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mezitli Belediyesi tarafından sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında başlatılan sıcak çorba dağıtım hizmeti ilçenin birçok noktasında sabah erken saatlerde eş zamanlı olarak sürüyor. Hijyen koşullarına uygun olarak hazırlanan çorba, ekipler tarafından bardakla vatandaşa dağıtılıyor.
Başkan Tuncer, “‘Kalpten kalbe bir yol vardır, görülmez’ sloganıyla başlayan çorba dağıtımımız ile vatandaşların soğuk havalarda bir nebzede olsa yanlarında oluyoruz. İkram ettiğimiz çorbalarla vatandaşımıza bir nebze de olsa destek oluyoruz” diye konuştu.
Vatandaşlar çorba dağıtım noktalarını haftalık olarak Mezitli Belediyesi sosyal medya hesaplarından takip edebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şaban P. (39) yönetimindeki tomruk yüklü 54 RG 625 plakalı kamyon, Vezirhan beldesi Ocaklar Yolu mevkisinde kontrolden çıkarak devrildi.
Sürücü Şaban P. ile aynı araçta bulunan Ensar T. (23) ve İrfan B’nin (16) yaralandığı kaza yerine durumun bildirilmesi üzerine jandarma ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
İlk müdahalenin ardından Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK – Karabük’ün Eflani ilçesinde karla kaplı arazide gezinen 3 karaca cep telefonu kamerası ile görüntülendi.
Eflani ilçesinde cep telefonu kameralarıyla kaydedilen bir görüntü, bölgedeki yaban hayatına dikkat çekti.
Aracıyla ilerleyen bir vatandaş tarafından karla kaplı arazide bekleyen 3 karacayı fark etti. O anları ölümsüzleştirmek isteyen vatandaş karacaları cep telefonu kamerası ile görüntüledi.
Görüntülerde vatandaşın korna çalmasının ardından karacaların koşmaya başladıkları yer alıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 bin 500 litre etil alkol ele geçirildi
AYDIN – Aydın’ın Efeler ilçesinde emniyet ekiplerince 2 işyerine yapılan baskında 2 bin 520 litre etil alkol ele geçirildi, 3 şüpheli yakalandı.
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar aralıksız sürerken, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince alkollü içki sahteciliği faaliyetlerinin önlenmesine yönelik koordineli çalışma gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre ekipler, Efeler ilçesindeki 2 adreste sahte alkol üretildiği bilgisine ulaştı. Operasyon için düğmeye basan ekipler, belirlenen adreslere baskın düzenledi. İş yeri ve eklentilerinde yapılan aramalarda 2 bin 520 litre etil alkol, 174 adet alkol aroma likidi, 1 adet hassas terazi, 1 adet vakumlama makinası ve bin 600 adet plastik bidon ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alınırken, haklarında gerekli adli işlemler başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN’da kapısını kırıp, girdikleri kuruyemişçiden para, bilgisayar ve çok sayıda ürün çalan 4 şüpheli, polis tarafından 13 kameradan 96 saatlik görüntü izlenerek yakalandı. Şüphelilerin yakalanma anları kameralara yansıdı.
Olay, 22 Kasım’da 04.30 sıralarında Sağlık Mahallesi Hamidiler Caddesi’nde meydana geldi. 4 şüpheli araçla kuruyemiş dükkanının önüne geldi. Yüzleri maskeli 3 şüpheli, iş yerinin kapısını kırarak içeri girerken, diğeri ise araçta bekledi. Şüpheliler 40 bin lira, 2 dizüstü bilgisayar, sigara ve çok sayıda market ürününü yanlarında getirdiği torbalara doldurup, geldikleri araçla kaçtı. Sabah dükkana gelen iş yeri sahibi, durumu polis ekiplerine bildirdi. Hırsızlık anları iş yerinin güvenlik kamerasına yansırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.
KOVALAMA SONRASI YAKALANDILAR
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, çevredeki 13 güvenlik ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarından izlenen 96 saatlik görüntü ile şüphelilerin K.Y., S.S.Ç, M.F.K ve F.S. olduğunu tespit etti. Operasyon düzenleyen ekipleri gören şüpheliler, bulundukları araçla kaçmaya başladı. Yaşanan kovalama sonrası şüpheliler yakalandı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Canik Belediyesi, sosyal belediyecilik alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla gönüllere dokunmaya devam ediyor. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede sosyal yardım çalışmalarını büyük bir hassasiyetle sürdürdüklerini ifade etti. Canik’teki ihtiyaç sahibi, dar gelirli ve engelli vatandaşları hiçbir zaman yalnız bırakmadıklarını vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik’te gönüllere ulaşmaya devam ediyoruz” dedi.
Yakın takip
İlçedeki ihtiyaç sahibi, dar gelirli ve engelli vatandaşların ihtiyaç takiplerini düzenli olarak gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Sandıkçı, “Canik’imizde sosyal destek çalışmalarımızı büyük bir hassasiyetle sürdürmeye devam ediyoruz. İlçemizdeki ihtiyaç sahibi, engelli ve dar gelirli vatandaşlarımızın ihtiyaç takiplerini ekiplerimizle birlikte gerçekleştiriyoruz. Belediyemiz Sosyal Yardım Hizmetleri Birimi’nin tespitleri ve talepler doğrultusunda, ayni ve nakdi desteklerimizi hemşehrilerimize ulaştırıyoruz. Üzerimizdeki sorumluluğun bilinciyle çalışıyor kapı kapı, sokak sokak hemşehrilerimize ulaşıyoruz. Canik’te gönüllere dokunmaya devam ediyoruz” diye konuştu. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında A.Ç. yönetimindeki otobüsü durdurdu.
Araçtakileri indirerek arama yapan ekipler, yedek kaptanın uyuması için ayrılan bölme ile merdivenin altına gizlenmiş gümrük kaçağı 140 cep telefonu, 475 elektronik sigara ve 300 paket sigara ele geçirdi.
Merdiven basamaklarının altına gizlenen paketler halindeki telefonların, kolaylıkla alınabilmesi için çamaşır ipleriyle birbirine bağlandığı görüldü.
Gözaltına alınan A.Ç. hakkında “Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet” suçundan yasal işlem başlatıldı.
Yolcular ise başka bir otobüsle gidecekleri şehirlere gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri yaptıkları çalışmalar sonucu market hırsızlığı ve birçok iş yerinden hırsızlık olaylarının faillerini tespit etti. Araç içerisinde olan K.Y., S.S.Ç., M.F.K. ve F.S., kovalamaca sonucu yakalandı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Salonu’nda haftalık bilgilendirme toplantısı yaptı.
“Son bir haftada 72 terörist etkisiz hale getirilmiştir”
Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin, “Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; kaynağında, sürekli ve kapsamlı olarak Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonlarıyla; son bir haftada 72 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2 bin 611 olmuştur. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde; toplam bin 128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3.146 mayın/EYP temizlenmiş, bin 317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” bilgisini paylaştı.
“Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 şahıs yakalanmıştır”
Sınır güvenliğiyle ilgili bilgi paylaşan Aktürk, “Yoğun ve etkin tedbirlerle güvenliği sağlanan hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 şahıs yakalanmıştır. 790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur.” dedi.
“Lübnan’da ateşkes sağlanmasından memnuniyet duyuyoruz”
Lübnan’daki ateşkese ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktürk, “Bölgemizde şiddeti tırmandıran İsrail, Gazze’de kadınları ve çocukları öldürmeye devam etmektedir. Bugüne kadar 45 bine yakın Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail’in süregelen bu saldırıları karşısında alınan kararların yetersizliği görülmektedir. Uluslararası toplum, acil ve kalıcı ateşkesin sağlanması ve bölgeye insani yardımların ulaştırılması yönünde kararlı davranmalı ve zorlayıcı tedbirler almalıdır. Lübnan’da ateşkes sağlanmasından memnuniyet duyuyor, varılan ateşkesin kalıcı olması ve benzer uluslararası girişimlerin Filistin’de de bir an önce kalıcı ve kapsamlı ateşkes sağlanması için yoğunlaştırılması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz” dedi.
“Her türlü tedbiri aldık”
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliği ile ilgili sorular üzerine, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” yanıtını verdi.
“Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir”
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasıyla ilgili sorular üzerine şu bilgileri paylaştı:
“2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme’ stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlarımız ve hava harekatlarımız neticesinde; toplamda bin 128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin146 mayın/EYP temizlenmiş, bin 317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş; ayrıca 948’si ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 889 bin 412 farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir.”
Bakanlık kaynakları, Pençe-Kilit Operasyon bölgesini de içine alan Irak kuzeyindeki Pençe Serisi Operasyonların tümündeki son duruma ilişkin de şunları söyledi:
“Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir.”
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu, Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir”
Bakanlık kaynakları, ABD Başkanı Biden ile görüşen GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in NATO üyeliği için girişimlerine ilişkin sorulara şu cevabı verdi.
“Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oy birliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu, Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir.”
“40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir”
Bakanlık kaynakları, F-16 BLOCK 70/ EUROFIGHTER/ F-35 tedariklerine ilişkin sorulara şu yanıtı verdi:
“Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz.
Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır.”
“YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır”
Bakanlık kaynakları, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine dair sorular üzerine şunları söyledi:
“Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611’e ulaştığını duyurdu.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, son 1 haftada yapılan faaliyetlere ilişkin bakanlıkta bilgilendirme toplantısı düzenledi. Tuğamiral Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirtti. Aktürk, böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611 (Irak 1362/Suriye 1249) olduğunu kaydetti. Aktürk, “Sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak’ın kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonunda kahraman ordumuzun büyük özveri ve gayretiyle Zap’ta kilit kapatılmış, Irak sınırımızın tamamının emniyeti sınır ötesinden tesis edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için bölgedeki operasyon ve arama-tarama faaliyetlerine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edecektir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde toplam 1128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin 146 mayın/EYP temizlenmiş, 1317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘790 KİŞİ HUDUDU GEÇEMEDEN ENGELLENDİ’
Hudutlarda, son 1 haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 kişinin yakalandığını aktaran Aktürk, “790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur” dedi.
Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nca muhtelif miktarda Sungur Füzesi ile Orta Menzilli Tanksavar (OMTAS) Silah Sisteminin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığını kaydetti.
‘KİLİT KAPATILMIŞTIR AMA FAALİYETLERİMİZ DEVAM EDECEKTİR’
Tuğamiral Zeki Aktürk’ün sunumu sonrası, bakanlık kaynakları gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakanlık kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliğine ilişkin olarak, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” dedi.
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasına ilişkin olarak, “2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir” ifadelerini kullandı.
‘PENÇE SERİSİNDE 2 BİN 202 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ’
Bakanlık kaynakları Pençe serisindeki son duruma ilişkin olarak ise “Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘GKRY’NİN NATO GİRİŞİMİ KABUL EDİLEMEZ’
Bakanlık kaynakları, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulis’in NATO üyeliği girişimine ilişkin, “NATO’ya Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oybirliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu bulunmamaktadır, ancak girişimleri dahi Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir” dedi.
‘EUROFİGHTER’DA TEKNİK GÖRÜŞMELER OLUMLU’
Bakanlık Kaynakları, F-16 Block 70/ Eurofighter/ F-35 tedariklerine ilişkin olarak ise “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz. Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır” dedi.
‘YDK SÜRECİ BAŞLAMIŞTIR’
Kaynaklar ayrıca, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin olarak ise “Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(DİYARBAKIR) –Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Dört Ayaklı Minare önünde 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yaptığı sırada öldürülen eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, katledilişinin dokuzuncu yılında anıldı. Elçi’nin adı, katledildiği Dört Ayaklı Minare Sokağı’na verildi.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yaptığı sırada güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasındaki silahlı çatışma sırasında vurularak öldürülen eski Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önünde anıldı.
Diyarbakır Adliyesi önünde bir araya gelen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, CHP Ankara Milletvekilleri Okan Konuralp ve Aliye Timisi Ersever, Tahir Elçi’nin eşi CHP İstanbulMilletvekiliTürkan Elçi, CHP Sakarya Milletvekili Ayşe Taşkent, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç ve yüzlerce avukat, Elçi’nin öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önüne yürüdü. Dört Ayaklı Minare önündeki anma programında Ahmet Kaya’nın “Diyarbakır Türküsü” ile Tahir Elçi’nin katledilmeden önce yaptığı son konuşma dinletilmesinin ardından konuşmalar yapıldı.
Burada ilk sözü alan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, Tahir Elçi cinayetinin, toplumun bağrında derin yaralar bıraktığını ifade ederek, “Tahir Elçi suikastı egemenlerin isteği doğrultusunda süregelen karanlık dehlizlerde tutma politikasıyla örtüşmektedir. Cinayetin işlendiği ilk gün dönemin Başbakanı ve Adalet Bakanı tarafından faillerin bulunacağı yönündeki beyanının bir aldatmaca ve klasik bir iktidar refleksi olduğu bir kez daha görülmüştür. Tahir Elçi cinayetinin siyasi bir suikast olduğuna dair bu itiraf bu cinayetin ancak siyasi bir iradeyle aydınlatılabileceğini göstermişse de siyasi irade yargı makamı tarafından adaletin yerini bulması için bir cesaret dahi gösterememiştir maalesef. Tahir Elçi, avukatlık hayatını ağır insan hakları ihlalleriyle mücadeleye adaya Kürt sorunun barışın demokratik çözümünü savuna bir barış elçisiydi” diye konuştu.
‘Zulmün aynası olan bu karanlık sokaktayız’
Baro Başkanı Güleç’in ardından söz alan Tahir Elçi’nin eşi CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, 9 yıldır bu kanlı sokakta olduklarını belirterek, “Bugün yine hain bir pusunun kurulduğu, masum bir hukuk insanının kanıyla kirlenen bir caminin avlusunda, acı figanımıza şahitlik yaparak göğe yükselen bir minarenin ayaklarının altındayız. 9 yıldır biz burada, bu kanlı sokaktayız. Biz zulme uğrayanlar, hakkı olan adaleti arayıp da bulamayanlar, en az kendileri kadar başkaları için de huzur isteyenler, hukukun gücüne inananlar, kul hakkına riayet edenler, kardeşçe bir ülke hayal edenler, canavarın pençesinin arasında saklı tutulan temel hak ve özgürlüklerimizin, yaşam hakkımızın ve adalet hakkımızın talebi için, adaletsizlik ve zulümle tescillenmiş bu çıkmaz sokaktayız. Bugün biz yine burada, zulmün aynası olan bu karanlık sokaktayız” dedi.
‘Biz barışa inananlar olarak geldik’
Her yıl biraz daha çoğalarak, her yıl biraz daha inanarak bu sokağa geleceklerini aktaran Elçi, şunları söyledi:
“Gözünü kırpmadan insan öldürenlere, hukuku yok sayanlara, kardeşi kardeşe kırdıranlara, tarihi miraslarımızı yok edenlere, şehirlerimizi savaş meydanına çevirenlere, huzurumuzu delik deşik edenlere, yaşam hakkının kutsal olduğunu ve hukuka inandığımızı, kardeşçe ve huzur içinde bir ülke tahayyülümüzün olduğunu anlatmak için yine bu sokaktayız. Biz geldik, gizli cebimizde savaşı saklamadan toplumu kandırma niyetiyle türlü türlü, hileye, desiseye, kandırmacaya tevessül etmeden, ülkemizin hak ettiği huzuru, barışı ve insanın yaşam hakkının kutsallığını bıkmadan usanmadan anlatmak için biz kardeşçe geldik. Yalansız, dolansız, riyasız, karşıdakini kandırmaya tevessül etmeden barışın bu topraklar için şart olduğuna, biz barışa inananlar olarak geldik. Her yıl biraz daha çoğalarak, her yıl biraz daha inanarak geleceğiz. Kürt geleceğiz, Türk geleceğiz, Laz ve Çerkez geleceğiz. Rengimiz, dilimiz, mezhebimiz birbirinden farklı olsa da biz insan olduğumuz için, aynı yaradan tarafından yaratıldığımıza inandığımız için geldik, gelmeye devam edeceğiz Alçakça bir cinayetin üzerinden değil 9 yıl, yıllar yılı geçse de derdimizi; burada, bu sokakta bu topraklar için dilinden barış dökülürken gadre uğramış yerde yatan bu masuma bıkmadan, usanmadan, yalnızlığa kapılmadan çoğalarak anlatacağız. Andımız olsun ki biz mazlumun yanında durarak zalimlerin zulmünün karşısında durmaya devam edeceğiz.”
’10 yıldır bu insanlardan babalarının nasıl öldürüldüğünü bilmeyi esirgiyoruz’
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, 9 yıldır anmaya değil, bu mücadeleyi devam ettirecekleninin mesajını vermek için toplandıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
“28 Kasım’ın dokuzuncu yıl dönümü yine Dört Ayaklı Minare’nin önündeyiz. Aslında 28 kasımları anma etkinliği olarak düzenliyoruz ama bizim bu yaptığımız anmak değil. Çünkü anabilmemiz için önce ne olduğunu bilmemiz gerekiyor. Maalesef 9 yıldır bizden ne olduğunu bilmemiz esirgende. Bu esirgeme yargı kılıfı arkasına gizlenmeye çalışıldı. Biz 9 yıldır anmaya değil bu mücadeleyi devam ettireceğimizin mesajını vermek için toplanıyoruz. Hep bu toplantılarda Tahir başkanın bugüne kadar verdiği insan hakları mücadelesinden bahsediyoruz. Cezasızlık politikasına karşı verdiği mücadeleden bahsediyoruz. Burada Dört Ayaklı Minare’nin önünde öldürüldüğü anda bile verdiği kültürel değer sahip çıkma mücadelesinden bahsediyoruz. Ama tüm bunları bir tarafa bırakalım. Sadece bir insan olarak değerlendirelim. Sıradan sade bir vatandaş olarak değerlendirelim. Onun sıradan ailesini bir düşünelim. Çocuklarını bir düşünelim. Eşini bir düşünelim. En azından bilmek hakları yok mudur? Geçtim cezalandırılmayı. Bugün belki Türkan Hanım burada ifade edemez ama eminim iki dost olarak sohbet etsek, geçtim cezalandırılmayı, biz sadece ne olduğunu bilmek istiyoruz der. Çocukları biz babamız nasıl öldürüldü? Biz sadece bunu bilmek istiyoruz der. 10 yıldır bu insanlardan babalarının nasıl öldürüldüğünü bilmeyi esirgiyoruz. 10 yıldır bir eşe hayat yoldaşını, yol arkadaşını nasıl kaybettiğini bilmeyi esirgiyoruz.”
‘Yargının araçsallaştırılarak bir cinayetin üstünün örtmesine alet edildiği ilk derece mahkemesinin kararıyla ilan edildi’
Dört Ayaklı Minare Sokağı’na her gelişinde mahcubiyet yaşadıklarını söyleyen Sağkan, şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz yıl ben bu sokaktan girdiğimde çok derin bir mahcubiyet duyduğumu ifade etmiştim. İşte duyduğum mahcubiyet bundandır. Bu sokağa her girdiğimde bünyemde çok derin bir mahcubiyet hissediyorum. Çünkü yargı kılıfı altına gizlenerek, bu aileden saklanan gerçeğin maalesef ki sistemin içerisinde bulunan savunma makamını temsil eden, yargı sistemini ne kadar eleştirsem de, bağımsız olması için ne kadar çabalasam da sistemin bir parçası olarak bunun mahcubiyetini duyuyorum. Çünkü bu aileden bilme haklarını esirgedik 10 yıldır. Sadece bilme haklarının. Bu kadar basitti aslında. Tek istediğimiz nasıl katledildi Tahir Başkan, ailesi bilsin, meslektaşları bilsin, Diyarbakırlılar bilsin, bizler bilelim. Tabii bu mahcubiyet yerini umutsuzluğa değil, aksine tam bir umuda eviriyor. Çünkü yargı görünümü altındaki süreç artık bu şekilde yürütemeyeceğini gördü ve ilk derece mahkemesi kısmı bu sürecin aslında bir yargısal süreç olmadığını alenen kararıyla ilan etti. Aslında malumun ilanını yaşadık. O yüzden umutluyum. Çünkü görüntü süreci, bu yargısal görüntü süreci son buldu artık. ve ilan edildi. Maalesef yargının araçsallaştırılarak bir cinayetin üstünün örtmesine alet edildiği ilk derece mahkemesinin kararıyla ilan edildi. Şimdi mücadelemiz daha da büyüyecek. Belki bugün burada anamıyoruz ve bu mücadeleyi büyüteceğimizi göstermek adına burada bulunuyoruz. Ama andolsun söz veriyorum belki 19 yıl sonra, belki 29 yıl sonra, belki 99 yıl sonra bu sokak yine binlerce avukatla dolacak ve o avukatlar ne olduğunu bilerek gerçekten dört ayaklı minarenin önüne anmak için girecekler. Andolsun bunu Diyarbakır avukatları, Türkiye’deki tüm avukatlar, hak savunucuları elbet bir gün hayata geçireceğiz.”
Daha sonra söz alan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, Sur Belediyesi tarafından Dört Ayaklı Minare Sokağı’nın adı Tahir Elçi Sokağı olarak değiştirildiğinin bilgisini paylaştı.
Konuşmaların ardından Elçi’nin öldürüldüğü yere karanfiller bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dönemde piyasaya yüklü miktarda 50’lik ve 100’lük sahte doların piyasaya sürüldüğü haberleri üzerine dün Kapalıçarşı başta olmak üzere çok sayıda yerde döviz büroları dolar alımını durdurdu. Sahte dolarların gerçeğinden ayrılmasının oldukça güç olduğu belirtilirken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatıldığını açıkladı. Açıklama şöyle:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından sosyal medyada ve bazı basın yayın organlarında gündeme getirilen İstanbul merkezli sahte para basımı ve dağıtımı konuların araştırılması amacıyla Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Büromuzca re’sen soruşturma başlatılmıştır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SEUL, 28 Kasım (Xinhua) — Güney Kore’nin başkenti Seul kasım ayında 16 santimetreyi aşan kar yağışıyla rekor kırdı. Bu, 1972’de kaydedilen 12,4 santimetrelik önceki kasım ayı rekorunu geride bıraktı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİKA’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Cezayir’in doğusundaki Annebe şehrinde kurulan “Geleneksel Kıyafet Eğitim ve Üretim” atölyesinin açılışına Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Muhammet Mücahit Küçükyılmaz’ın yanı sıra Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri, Vilayet Meclisi üyeleri ve kentteki yöneticiler katıldı.
Büyükelçi Küçükyılmaz, açılışta yaptığı konuşmada, “Geleneksel Kıyafet Üretim ve Eğitim Atölyesinde üretilen kıyafetleri görünce Anadolu’da bir yerde olduğumu düşündüm. Çünkü kıyafetler ve özellikle desenler hemen hemen aynı özelliklere sahip” diyerek, iki ülke arasındaki kültürel benzerliğe işaret etti.
TİKA tarafından kurulan atölyenin gençlere meslek öğretmenin yanı sıra kültürel değerlerin yaşatılmasına da yardımcı olacağına dikkati çeken Küçükyılmaz, “Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman ve her konuda kardeş Cezayir halkının yanında olmaya devem edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Annebe’deki atölyede, genç kızlara geleneksel kıyafetlerin dikişi konusunda eğitim verileceği ve aynı zamanda bu kıyafetlerin üretiminin yapılacağı ve elde edilen gelirin üretimde görev alanlara dağıtılacağı kaydedildi.
“Hurma Mumülleri” atölyesi
TİKA, başkentin güneydoğusunda bulunan ve ülkenin önemli hurma üretim merkezlerinden biri olan Biskra kentinde ise “Hurma Mamulleri Üretimi ve Eğitimi Atölyesi” kurdu.
Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Küçükyılmaz, TİKA Cezayir Program Koordinatörü Gökçen Kalkan, Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri ve ildeki bazı kurum yöneticilerinin katıldığı bu törende de yaptığı konuşmada, Biskra’da Cezayir’in “en kaliteli hurmalarının yetiştiğini” vurgulayarak, atölyede bölgedeki hurmaların işlenerek yüzden fazla ürüne dönüştürüleceğini ve böylece ekonomik değerinin artırılacağını ifade etti.
Hurma mamullerini üretmek için kurulan atölyenin aynı zamanda AR-GE ve eğitim merkezi olarak işletileceğini aktaran Küçükyılmaz, kurulan atölyede verilecek eğitim ve yapılması planlanan üretimin bölgede ve Cezayir genelinde örmek teşkil edeceğine inandığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞenobaSpor Salonu’nda düzenlenen konsere, öğrenciler ve vatandaşlar ilgi gösterdi.
Marş ve türküleri seslendiren bandoya dinleyiciler zaman zaman eşlik etti.
Konseri, Uludere Kaymakamı Ekrem Ender Ergün, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı İbrahim Halil Çiftçi ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Mikail Demirtaş da izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İLETİŞİM Başkanı Fahrettin Altun, “Bir yandan ülkemizin küresel itibarını, marka değerini arttırmak için çabalıyoruz, daha da güçlendirmek için çabalıyoruz, öte yanda hakikat odaklı iletişim anlayışını hakim kılmaya çalışıyoruz” dedi.
İletişim Başkanı Altun, İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda ‘Stratcom Youth 2024 Küresel İletişimde Gençlik ve Teknoloji: Yeni Dönem’ programında konuştu. Altun, İletişim Başkanlığı olarak küresel iletişim konusunu farklı boyutlarıyla ele aldıklarını söyledi. Altun, bugün karşılarında sömürü ilişkilerini meşrulaştıran bir küresel iletişim rejimi bulunduğunu belirterek, “Nasıl ki karşımızda adaletsiz bir küresel düzen varsa aynı şekilde bu düzene dayanak oluşturan bir küresel iletişim düzeni var. Bu adaletsiz iletişim üzerinden gerçek anlamda adil bir iletişim düzenine geçmek için mücadele ediyoruz. Elbette bir yandan ülkemizin küresel itibarını, marka değerini arttırmak için çabalıyoruz, daha da güçlendirmek için çabalıyoruz, öte yanda hakikat odaklı iletişim anlayışını hakim kılmaya çalışıyoruz. ve bu doğrultuda ülkemizin Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğü küresel adalet mücadelesine katkı sunmaya gayret ediyoruz. Bu süreçte bizler gençlerimizin öncü bir rol oynadığına inanıyoruz. Bu nedenle küresel iletişim alanında yaşanan eşitsizlikleri, adaletsizlikleri, sorunları ve çözüm ödevlerini gençlerimizle birlikte konuşalım, müzakere edelim istiyoruz ve bu toplantıyı da tam da bunun için düzenliyoruz” diye konuştu.
‘GÖKYÜZÜ ARTIK SINIR DEĞİL’
Gençlerin günden güne uzay çalışmaları alanına daha fazla ilgi gösterdiğini söyleyen Altun, “Bir diğer başlığımız, Milli Teknoloji Hamlemiz. Milli Teknoloji Hamlemiz; gençlerimizin, genç beyinlerin ülkemize armağanıdır. Genç mühendislerimiz, genç bilim insanlarımız sayesinde bu hamle başarılı sonuçlar üretmiştir. İnsansız otonom araçlar alanındaki ilerlemeler ve savunma sanayimizde gelinen yüksek teknolojik düzey, yerli otomobilimizin, yerli uydularımızın imalatı gibi kilometre taşları, az önce de altını çizdiğim uzay yolculuğumuz gibi başarılar ve elbette TÜBİTAK başta olmak üzere kurumlarımızın ilköğretimden doktora düzeyine kadar verdiği proje destekleri, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’nin somut tezahürleridir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi tüm bu ilerlemelerin katalizarü, ‘TEKNOFEST gençliği’ olarak adlandırılan, dinamik yeni nesildir. TEKNOFEST markasının bu yıl 1 milyon 630 bin yarışmacının başvurusuna kucak açması da ülkemizin gelecek nesillere verdiği değerin, gençlerimizin dinamizminin somut göstergeleridir. Karşımızdaki bu gençlik, çok şükür öz güvenlidir ve sınırların aşılabilirliğine dair farkındalığa sahiptir. Bu ülkenin gençliği için gökyüzü artık sınır değil, sadece başlangıçtır. Ülkemiz merkezinde gençlerin olduğu 21’inci yüzyıl Türkiye’sini bilim ve teknoloji ile inşa etmenin gayreti içerisindedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Teknolojiyle beraber gelişerek son yıllarda insanların hayatına giren yapay zeka, eğitim alanında birçok kolaylık sağlıyor.
Geçmiş yıllarda kütüphanelerde indeksler kullanılarak yürütülen araştırmalar, yapay zeka aracılığıyla kısa sürede zamandan tasarruf edilerek yapılabiliyor.
Araştırmaları için vakit bulamayan kişiler, yapay zeka desteğiyle geliştirilen çeşitli uygulamalarla bilgiyi kısa sürede ve kolayca buluyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Bıçakcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda yapay zeka araçlarının iyiden iyiye günlük hayata girdiğini söyledi.
Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekayı artık öğrencilerin ve akademisyenlerin de kullandığını dile getirerek, “Devrim niteliğinde, eğitim ve istihdam da dahil, her şeyi değiştirme potansiyeline sahip yeni bir teknoloji olduğunu çok rahat söyleyebiliriz. Eskiden biz bir konuyu araştırırken kütüphanelere gidiyorduk.” dedi.
Kütüphanelerde indekslerin yer aldığını anlatan Bıçakcı, şöyle devam etti:
“Bayağı bir zaman kaybı da yaşanıyordu. Şimdi İTÜ’de kütüphanemiz var. Eski günleri anıp, orada kitap karıştırmayı ve araştırmayı çok seviyorum. Ancak kütüphanelerimiz günümüzde daha çok ders çalışma mekanları olarak kullanılıyor. Bir taraftan bu eleştirilebilir ama öbür taraftan da bir kütüphanede edinilecek bilgilerin tamamı yapay zeka araçlarıyla daha öncesinde de internet teknolojisi yardımıyla her öğrencinin, her araştırmacının elinin altında. Dolayısıyla ‘Yapay zeka araştırmayı azaltıyor, araştırma ihtiyacını azaltıyor.’ demekten daha çok ‘Araştırmayı kolaylaştırıyor ve verimliliğini artırıyor.’ demek çok daha doğru olacaktır diye düşünüyorum.”
“Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez”
Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekanın büyük bir ilerlemeyi kaydetmek ve araştırmayı tetiklemek için büyük fırsat olduğunu dile getirdi.
Geçmişte kişiler arasında coğrafi konumlardan dolayı kütüphane kaynaklarına erişme konusunda adaletsizlikler yaşanabildiğini ifade eden Bıçakçı, “Artık internete bağlı cihaza sahipseniz, bir cep telefonunuz veya bilgisayarınız varsa yapay zeka araçlarına, internet kaynaklarına erişebiliyorsunuz. Araştırma yapmanız eskisine göre çok daha kolay oluyor. O yüzden bu işin birazcık fırsat boyutuna belki vurgu yapmak gerekiyor.” diye konuştu.
Bıçakcı, öğrencilerin araştırmalarında yapay zekadan faydalandığını fark edebildiklerini anlattı.
Yapay zeka araçlarının da bir üslubu olduğuna değinen Bıçakcı, “O üslubu kendi gözümle, okumamla tespit ediyorsam elbette bu araçların kullanılıp kullanılmadığını tespit eden araçlar geliştirebilir. Bu araçların varlığını kabul edip öğrencilerin erişiminin olacağını her zaman için kabul edip, ‘Biz eğitimi nasıl şekillendireceğiz, ölçme ve değerlendirmeyi nasıl yapacağız?’ konusunu düşünmemiz gerekir.” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerin bilinçli oldukları takdirde yapay zekadan olumsuz etkilenmeyeceklerini ifade eden Bıçakcı, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Çok muazzam bir tehlike var tabii. Sen bunu ölçümlemezsen, dersen ki ‘Al sana ödev, bunu nasıl yaparsan yap getir, ben de sonuçlarını değerlendireyim. Netice de sonuçlar doğruysa, cevapları doğru verdiysen sen bu dersten geçersin.’ mantığıyla biz eğitimciler olarak konuya yaklaşırsak öğrencileri de tembelliğe itmiş oluruz. Dolayısıyla iş birazcık eğitimcilerde. Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez. Öğrenci bilinçli değilse bu araçları kullanıp kısa vadeli düşünüyorsa, öğretim üyeleri de üniversitede eski geleneksel klasik yöntemlerle eğitime devam ediyorsa o zaman olumsuz etkilenme kaçınılmazdır.”
“Yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor”
İTÜ Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Melih Gül ise yapay zekanın tüm dünyada çok fazla etki oluşturduğunu söyledi.
Özellikle tüm dünyada ChatGPT’nin etkisiyle beraber çok fazla ses getirmeye başladığına değinen Gül, “Aslında yapay zekaya baktığımız zaman meta sezgisel algoritmalardan itibaren hayatımızda on yıllarca kullanılmaktaydı. Fakat insanların son yıllarda sorduğu esas soru şu: Biz yapay zekayı insan yerine kullanabilir miyiz, yani insanların yerini alabilir mi? İşte bu insanları çok daha fazla heyecanlandırıyor.” dedi.
Doç. Dr. Gül, yapay zekanın her yeni popüler oluşum gibi dikkatle kullanılması ve değerlendirilmesi gereken bir kavram olduğunu dile getirdi.
Dikkatle kullanıldığında ülkenin gelişimi için verimli bir kaynak olabileceğine dikkati çeken Gül, şöyle devam etti:
“Eskiden insanların elinde hesap makinesi yoktu. Hesapları kendileri yapıyorlardı. Hesap makinesi çıkınca hesaplama kapasitesi olmayan öğrenciler de bunu yapabilmeye başladı. Baktığımız zaman yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor. Bizim ülkemizde de dünyada da insanlar eğitime aynı ölçekte erişemiyorlar. Bu, her zaman bir sorun. İşte yapay zeka bazen eğitim ve bazı yetileri elde etmede bazen eğitime ulaşmada bazen de yeteneklerinden dolayı sıkıntı yaşayan öğrencilerin bazı görevleri daha rahat yapabilmesine imkan sağlıyor.”
Akademisyenlerin de yapay zekadan faydalandığını aktaran Gül, bu teknolojinin iyi yönde kullanılmadığı takdirde öğrencileri ve akademisyenleri tembelliğe iteceğini anlattı.
Gül, yapay zekanın insanların çok temel fonksiyonları yapmasına engel olacağını vurgulayarak, “Bence neyin, nereden geldiğini insanların bilmesi lazım. Zamandan kazanmak ve hızlı sonuç alabilmek için işleri yapay zekaya aktarmak bana biraz daha verimli gibi geliyor.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HACETTEPE Teknopark’ta yer alan BenPetto, evcil hayvan sağlığının dijital platformdan takip edileceği ‘Pet Nabız’ Sistemi’ni hayata geçirdiğini duyurdu. Sistem, evcil hayvan sağlığını dijital bir platformda yöneterek hem evcil hayvan sahiplerine hem de veterinerlere büyük kolaylık sağlıyor.
BenPetto’nun sunduğu sistem, insanlardaki e-Nabız sistemine benzer şekilde evcil hayvanların tüm sağlık bilgilerini dijital ortamda topluyor ve kullanıcıların erişimine açıyor. Aşı geçmişlerinden tedavi notlarına, muayene kayıtlarından acil durum müdahalelerine kadar her bilgi, evcil hayvan sahiplerinin ve veterinerlerin parmaklarının ucunda olacak şekilde düzenleniyor.
‘HEM EVCİL HAYVAN SAHİPLERİNE HEM VETERİNERLERE DESTEK’
Firma Yetkilisi Gökhan Hocaoğlu, “BenPetto’nun Pet Nabız Sistemi, toplumun her kesimi için önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Evcil hayvan sahipleri, sevdikleri dostlarının sağlığını güvenle takip ederken; veterinerler de hasta geçmişine daha hızlı ulaşarak daha kapsamlı sağlık hizmetleri sunabiliyor. Bu sistemle birlikte, Türkiye’de evcil hayvan sahiplenmenin daha bilinçli ve sorumlu bir şekilde yapılması da teşvik ediliyor. Türkiye genelinde büyük ilgi gören bu yenilikçi sistem, yalnızca bir teknoloji uygulaması değil; aynı zamanda toplum sağlığına, hayvan haklarına ve refahına hizmet eden bir girişim olarak geniş bir yankı uyandıracağa benziyor” dedi.
Şirketten yapılan açıklamada uygulama ile ilgili şu bilgilere yer verildi:
“Sağlık bilgilerine kolay erişim imkanı, hayvanların doğru bakım almasını ve ihtiyaç duyduklarında en hızlı şekilde tedavi edilmelerini mümkün hale getiriyor. Veterinerler, anlık verilere ulaşarak daha etkili tedavi kararları alabiliyor ve evcil hayvan sahipleri de dostlarının sağlık durumunu düzenli olarak takip edebiliyor.
Bu dijital yenilik sayesinde, hayvan refahı konusunda farkındalık artarken, özellikle acil müdahale gerektiren durumlarda veterinerler hayati önem taşıyan bilgilere anında ulaşabiliyor. Böylece evcil hayvanların yaşam kalitesi yükseliyor ve toplumda evcil hayvan sahiplenme oranlarının artmasına da katkı sağlanıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de evli ve 4 çocuk babası Yaşar Gülcü (67), 42 yıldır tarihleri 200-500 yıl arasında değişen farklı kitaplar ile Kur’an-ı Kerimleri ciltleyip, onarıyor. Gülcü, ” Kayseri’de benden başka eski kitap tamir eden yok. Olsa iyi olurdu ama merak eden yoktur. Sevdiğim için bu işi yapıyorum” dedi.
Kayseri’de yaşayan Yaşar Gülcü, okulu bıraktıktan sonra sanayide çırak olmaya başladı. Sanayideki işini beğenmeyen Gülcü, 6 ay sonra kentteki bir matbaada ciltçi olarak işe başladı. 15 yaşından beri Kayseri’de ciltçilik yapan, evli ve 4 çocuk babası Gülcü, 42 yıldır tarihleri 200-500 yıl arasında değişen farklı kitaplar ile Kur’an-ı Kerimleri ciltleyip, onarıyor. Şehrin tek ciltçisi olan Gülcü, işletmesine getirilen kitapların arasında tarih kitaplarını görünce sevindiğini belirterek, “Ortaokulu bırakıp, ciltçiliğe başladım. Bu işi, 42 senedir yapıyorum. Eskiden çok cilt yaptıran olurdu ama şimdi azaldı. Bilgisayar çıktığından dolayı azaldığını düşünüyorum. Bu işe 15 yaşında başladım. Okulu bırakınca önce sanayiye gittim. Sanayiyi sevmedim. Oradan matbaaya geldim. Matbaada cilt işi vardı. Askere gitmeden yaptım. Askerden gelince devam ettim” dedi.
‘MUTLU OLUYORUM’
Kitapları çok sevdiğini belirten Yaşar Gülcü, “Kitapları sevdiğim için ciltliyorum. Bu işe elimden geldiği kadar, ömrüm yettikçe devam etmek istiyorum. Tarih kitapları geldiğinde severek yapıyorum. Bu kitaplar önemli olduğu için zarar görmüş halde kaybolmasını istemiyorum. Eski kitaplar geliyor. 100- 200 yıllık tarih kitapları, Kur’an’ı Kerimler ve Osmanlıcalar geliyor. Onları ciltleyerek müşterilerime veriyorum. Cilt yaptığım için çok mutlu oluyorum. Bu kitapları müşterilerimize yenilenmiş halde verip, kütüphanelerine kazandırmak istiyorum” diye konuştu.
‘MESLEĞİMİZ YOK OLMAK ÜZERE’
Teknolojinin gelişmesi ile birlikte kitapların eski değerini görmediğini kaydeden Yaşar Gülcü, “Meslek yok olmak üzere. Bu kitaplardan yapan yok. Gençler şimdi hazır alıp okuyor. Bilgisayardan, cep telefonundan okuduğu için kitap okuyan da azaldı. Cilt yapan da kalmadı. Bu meslek belli bir zaman sonra yok olacak diye üzülüyorum. Bu kitapların tamiri eskiliğine, dağınıklığına göre eğer az eskiyse 2 gün yoksa 3-4 gün sürüyor. Tamir ediyoruz, eksikleri varsa aynı kitaptan bulup fotokopi çektirip içine renkli ise renkli siyah beyazsa siyah beyaz koyarak, o kitabın eksiğini tamamlayıp 1 hafta içinde yapıp, müşteriye teslim ediyoruz” dedi.
‘SEVEREK BU İŞİ YAPIYORUM’
Yaşar Gülcü, “Kitap tamiri mesleğinin geleceği için üzülüyoruz. Bu işleri yapacak çırak yok. Zaten yaptığımız meblağlarda 1 ayda asgari ücretin yarısı kadar kazanıyoruz. Bununla ev falan geçinmez. Emekli olduğum için bu işi yapıyorum. Hem hobi olarak hem de severek bu işi yapıyorum. Çok büyük bir para kazandırmasa da tarih kitapları, dini kitapları ve Kur’an-ı Kerim yok olmasın diye yapıyorum. İnşallah devam ettiren gençlerden olur ama zor. Para kazanmadığı için bu işi gençlerden yapan kalmadı. Bu işleri yapmaya elimden geldiği kadar gayret ediyorum. Kayseri’de benden başka eski kitap tamir eden yok. Olsa iyi olurdu ama merak eden yoktur. Sevdiğim için bu işi yapıyorum. İnşallah ileride başka tamirciler de çıkar” diye konuştu.
‘KUYUMCU TİTİZLİĞİ İLE KİTAPLARA ÇOK HASSAS DAVRANIYORUM’
Eski kitaplara daha çok emek verdiğini söyleyen Gülcü, şöyle konuştu:
“Bir müşterim 3 tane kitap getirdi. 1 tanesi Osmanlıcaydı. Çok eskiydi ona 2-3 gün emek verdim. Tek tek sıraya dizdim. Forma haline getirip, ciltledim. Bu eski kitapları kıymetli olduğu için deriden ciltliyorum. Eski kitaplara daha çok özen gösteriyorum. Bu mesleğin kaybolmaması için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Kitap bana geldiğinde çok dağınık ve eskimiş haldeydi. Özenle kenarından tıraş almadan orijinalliğini koruyarak yeniden ciltledim. 3 gün uğraştım, 4’üncü gün okunur hale getirdim. 200 yılık Osmanlıca bir kitap olduğu için bunun zayi olmasını istemedim. Kuyumcu titizliği ile kitaplara çok hassas davranıyorum. İnce ince işleyip okunur hale getiriyorum.”
Haber-Kamera: Nuray Uzatmaz-Samed Aydın SUN/KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇIRAĞAN SARAYI’NDA 55 BİN LİRAYA MEZUNİYET TÖRENİ
İstanbul’da yabancı bir lisede okuyan bir öğrenci, Çırağan Sarayı’nda yapılmak istenen mezuniyet törenine isyan etti. Tören için kişi başı 55 bin lira istendiğini söyleyen öğrenci, burslu arkadaşlarının mezuniyete gidemeyeceğini belirtti.
“BANA EURO İLE YANIT VERİYORLAR”
Öğrenci, ”Ne kadar olduğunu soruyorum, bana Euro ile yanıt veriyorlar. Burslu öğrenciler mezuniyet törenlerine gidemiyor” sözleriyle duruma tepki gösterdi.

Çırağan SarayıİstanbulGüncelTören
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>20 BİN ÖĞRETMEN ATANDI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen öğretmenler günü ve atama programında açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın konuşmasının ardından 20 bin öğretmenin ataması gerçekleştirildi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
“Aziz İstanbul’umuzda siz değerli öğretmenlerimizle bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyorum. Öncelikle yarın kutlayacak olduğumuz Öğretmen Günü’nü şahsım ve milletim adına şimdiden kutluyorum. Şehit Şenay Aybüke Yalçın’ı ve diğer kahraman şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Bugün emekliliğini yaşayan öğretmenlerimize sağlıklı, uzun ömürler niyaz ediyorum. Tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Bugün aynı zamanda bir başka sevincimizi yaşıyoruz. 20 bin öğretmen adayımızın atama anlarına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Eğitim evlatlarımıza kimlik kazandıran, mazi ile güçlü bağlar kurma sürecidir. Eğitim bu yönüyle köklerimizi ecdadımızdan bize miras kalan değerleri keşfetme, bu değerleri kuşatma yolculuğudur.
“ÖĞRETMENLERİMİZ BİRER GÖNÜL İŞÇİSİ KONUMUNDADIR”
Öğretmenlerimiz birer gönül işçisi, milletimizin değerlerini yarınlara taşıyan birer köprü konumundadır. Biz eğitim-öğretim yoluyla yalnızca meslek sahibi bireyler değil, fikri hür, vicdanı, irfanı hür nesiller yetiştirme derdindeyiz. 1 milyon öğretmenimizle büyük eğitim ailemizin bütün fertleriyle kökleriyle bağları sağlam kuşakların yetişmesi için gece gündüz çalışıyoruz. Bu ideale ulaşmak yalnızca diplomayla ya da bilgiyle değil; şahsiyet inşa eden bir anlayışla mümkündür. İnsanlığa yön verecek eserler ancak duruşu dik, iradesi güçlü, karakteri oturmuş kişilerin ellerinden çıkar.

“TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ’Nİ MİLLETİMİZİN ÖZ DEĞERLERİYLE HARMANLADIK”
Elbette akademik başarı önemlidir, diploma değerlidir ama bunlar sağlam bir şahsiyet zemini üzerinde yükseldiği zaman gerçek anlamını bulacaktır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bu iddianın bu idealin bir tezahürüdür. Bizler bilgiyi hikmetle birleştiren erdemi hayatına nakşeden nesiller yetiştirmeyi arzu ve ümit ediyoruz.
Milletimizin tarihi birikimi, köklü değerler ve kültürel zenginliklerini merkeze alan modelimiz çağın ihtiyaçlarını gözeten bilimsel yaklaşıma dayalı eğitim anlayışını hayata geçiriyoruz. Yeni müfredatımız okuyan, düşünen, sorgulayan, sorumluluk bilinci yüksek, eleştirel bakış açısına sahip kuşaklar olarak yetiştirmeyi de hedefliyoruz. Bu sistemi bireysel farklılıkları gözeten, öğrenme ihtiyacına duyarlı odağında insani değerler olan bütüncül anlayışla yapılandırdık. Eğitim öğretim sistemimizi bilimsel temellerine oturttuk milletimizin öz değerleriyle harmanladık. Yeni modelde işbirliği, dayanışma, sosyal sorumluluğu eğitim öğretimimizin ayrılmaz parçası haline getirdik. Evlatlarımızın gelişimini, sürekliliğini önceledik. Ses bayrağımız olan güzel Türkçemizin korunması ve geliştirilmesi de maarif modelimizin yapı taşlarından biriydi.

“SABOTE ETMEK İÇİN YİNE DEVREDELER”
Modelimizin millet olarak eksikliğini hissettiğimiz birçok ihtiyacı karşılayacağına inanıyorum. Önyargıları kırmak gibi çoğu zaman alışkanlıkları değiştirmek de atomu parçalamak kadar zorduk, meşakkatlidir. Eğitim öğretim alanında ülkemizde köşe başlarını tutmuş, ideolojik çevrelerin değişime, yeniye ve yeniliğe ayak diremeleri meşhurdur. Aynı aktörlerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni sabote etmek için yine devrede olduğunu görüyoruz. Bu arkaik zihniyetin evlatlarımızın ufkunu karartmayı müsaade edemeyiz. Tespit edilen sorunların çözüme kavuşturulması hem devletimizin hem eğitimcilerimizin hem de ebeveynlerin evlatlarımıza karşı sorumluluğudur. Böylesine hayati bir meselenin ideolojik kavgaların ve günlük siyasi polemiklerin mezesi haline getirilmesi yanlıştır.
“EĞİTİM ÖĞRETİM MESELESİNİ SİYASET ÜSTÜ TUTUYORUZ”
Muhalefetin ve iş tuttuğu meslek örgütlerinin bu hatadan bir an önce dönmelerini samimiyetle temenni ediyoruz. Eğitim öğretim meselesini siyaset üstü tutmayı muhafaza ediyoruz. Siz eğitimcilerimizin de katkılarıyla şekillenen yeni modelimizi kararlılıkla uygulamayı sürdüreceğiz. Aydınlık yarınlarımızın güvencesi olan gençlerimizin en iyi, donanımlı, başarılı şekilde yetişmeleri için hiçbir fedakârlıktan çekinmeyeceğiz. Öğretmenlerimiz bize güçlü destek verirse Allah’ın izniyle her şey daha sağlıklı işleyecek. Eğitime ayrılan bütçe 2002’de yalnızca 7,5 milyar lira seviyesindeydi. Bugün bu rakam yükseköğrenim dahil 1 trilyon 620 milyar liraya ulaştı.

“800 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI YAPTIK”
Yeni derslik inşaası, öğretmen atamaları, fiziki altyapı, müfredat reformlarında büyük dönüşüm gerçekleştirdik. Görevi devraldığımızda 367 bin olan derslik sayısı bugün resmi ve özel olmak üzere toplam 735 bine çıktı. Eğitimin altyapısını bu kadar geliştirirken eğitimin taşıyıcısı, sütunu olan öğretmenlerimizi de elbette ihmal etmedik. 800 bin öğretmen ataması yaptık. 2002’de ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci 36, ortaöğretimde 30’du. Bu sayıyı ilk öğretimde 23, ortaöğretimde 22’ye düşürmeyi başardık. 2002’de ilköğretimde 28, ortaöğretimde 18 olan oranlar bugün ilkokulda 18, ortaokulda 14 ve ortaöğretimde 12’ye indi. Bu veriler Türkiye’nin eğitim alanında 22 yılda yazdığı eşsiz başarı hikâyesinin en somut göstergesidir.
“OKULLAŞMA ORANI YÜZDE 96’YA YÜKSELDİ”
Evlatlarımızın okullaşma oranlarında da gerçekten tarihi nitelikte adımlar attık. Okullaşma oranı ilköğretimde yüzde 96’ya, ortaöğretimde yüzde 88’e yükseldi. Kız çocuklarımız ile okulları arasında konan engelleri, başta başörtüsü yasağı olmak üzere birer birer ortadan kaldırdık. Birileri çıkıyor yakın tarihi yeniden yazmaya çalışıyor. Düne kadar kızlarımız başörtüsünden dolayı baskıya uğramamış, okuldan atılmamış, kadınlar memuriyetten ihraç edilmemiş gibi yalan yanlış konuşuyorlar. Bu çevrelerin safsata dedikleri acıları, zulümleri, yasakları, faşizmin her türlüsünü biz bizzat tecrübe ettik, iliklerimize kadar yaşadık.

“28 ŞUBAT’TA 33 BİN ÖĞRETMEN DİSİPLİN SORUŞTURMASINA UĞRADI”
28 Şubat döneminde güya irtica ile mücadele kılıfı altında aralarında kamu görevlilerin olduğu 6 milyon insanımız fişlendi. Milli Eğitim’de 33 bin öğretmen disiplin soruşturmasına uğradı. 11 bin 890 öğretmen disiplin cezası aldı, 11 bin öğretmen istifa ettirildi. Ekonomi, siyaset, sivil toplumdan günlük hayata kadar milletimiz çok ağır baskılara maruz bırakıldı. Üniversite kapılarında kurulan ikna odalarını, kürsüden zorla indirilen başarılı mezunları, eğitimlerini gözyaşlarında bırakan binlerce evladımızı, katsayı ile hakları gasp edilen gençlerimizi burada saymıyorum. Bunlar ceberut laiklik politikaların ayyuka çıktığı 27 yıl önce bu ülkede, bu şehirde yaşandı.
“2025’TE 300 BİN ÖĞRETMEN UZMAN VE BAŞÖĞRETMEN OLACAK”
Muhalefet çevreleri bu utanç verici gerçekleri inkar etmek yerine kendi geçmişleriyle yüzleşmelidir. Toplumun yükselişi ancak öğretmeninin emeğine, bilgisine ve özverisine verdiği değerle mümkündür. Öğretmenlerimizin haklarını, itibarını, mesleki gelişimini güvence altına almak için kararlı duruş sergiliyoruz. Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nu hayata geçirerek özel statüye kavuşturduk. 2025 itibarıyla 300 bin öğretmenimiz uzman ve başöğretmen unvanını elde edecek. Görevleri sırasında eğitim çalışanlarına yönelik suçlara karşı caydırıcı yaptırımlar getirdik. Hapis cezasının ertelenmesi uygulamasını kaldırarak, kasten yaralama suçunu tutuklama sebebi saydık. Öğretmenlerimize yapılan her saldırıyı, milletimizin geleceğine yapılan saldırı olarak görüyoruz.

Eğitimde çıtayı her geçen gün daha da yukarı taşımaya kararlıyız. Bir çocuğun öğrenme aşkını ve geleceğe dair umutlarını besleyen el güçlü el ailesinin desteği ve rehberliğidir. Aile her çocuğun ilk öğretmenidir. Onun yüreğine dokunan, zihnini şekillendiren, karakterini yoğuran ilk mekteptir. Bir öğretmenin öğrencisini muhabbetle kucaklayan emeği ne kadar değerli ise velilerin desteği de aynı derecede kıymetlidir, vazgeçilmezdir.
Her birinizin yüksek vazife şuuru ve tam bir adanmışlıkla görevinizi yapacağına yürekten inanıyorum. 24 Kasım öğretmenler gününü bir kez daha tebrik ediyorum. Bu güzel buluşmaya vesile olan Milli Eğitim Bakanımızı ve ekibine teşekkür ediyorum. Öğrencilerinize selamımı götürmenizi sizlerden özellikle rica ediyor, her birinizi tek tek sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla…”
İstanbulGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bir yazı göndererek, sahada yapılan incelemelerde belediyelere bağlı kreş adı altında açılan yerler olduğunu ve bu yerlerde 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okul öncesi eğitim kurumlarının programında yer alan etkinliklerin yapıldığı ve bu program ve kapsamda eğitim öğretim faaliyeti yapıldığının tespit edildiğini bildirdi.
“BELEDİYELERİN KREŞ AÇMASI YASAK”
Konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılında verdiği karar ile Belediye Kanunu’nun ‘Belediyelerin okul öncesi eğitim kurumları açabilir” hükmünü iptal ettiği belirtilen yazıda, belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyeti konusunda uyarılarak yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ve mevcut yerler hakkında kanun hükümlerine göre hareket edilmesi konusunun belediyelere bildirilmesi istendi.
VALİLİKLERE YAZI GÖNDERİLDİ
Milli Eğitim Bakanlığı‘nın yazısı üzerine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü de il müdürlükleri aracılığıyla yazıyı kreşi olan belediyelerin bulunduğu valiliklere ve bilgi için de ilgili belediyelere gönderdi. Yazıda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın söz konusu yazısı hatırlatılarak, 5580 sayılı Kanuna aykırı faaliyetlerin engellenmesi için belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyetleri konusunda uyarılması ve yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ile mevcut yerler hakkında mezkur hükümlere göre hareket edilmesinin sağlanması istendi.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü’nün yazısı şöyle:
“Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünce Bakanlığımız Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne iletilen ve ekte sunulan yazılarında bahisle Bakanlıklarınca sahada yapılan incelemelerde belediyelere bağlı kreş adı altında açılan yerler olduğunun tespit edildiği, bu yerlerde 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okul öncesi eğitim kurumlarının programında yer alan etkinliklerin ve bu program kapsamındaki eğitim öğretim faaliyetlerinin yapıldığının tespit edildiği, konuya ilişkin mevzuat hükümlerine değinilerek yine konuyla ilgili Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu 24.1.2007 tarihli ve 2005/95 Esas sayılı karar ile ‘5393 sayılı ‘Belediye Kanunu’nun birinci fıkrasının (b) bendinin “Okul öncesi eğitim kurumları açabilir; …’ bölümünü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmesine rağmen bu gibi yerlerin faaliyetlerini sürdürdüğünün ve yeni yerlerin açıldığının görüldüğü belirtilmiş olup 5580 sayılı Kanuna aykırı faaliyetlerin engellenmesi için belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyetleri konusunda uyarılması ve yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ile mevcut yerler hakkında mezkür hükümlere göre hareket edilmesi hususunda; bilgilerini ve gereğini önemle arz ederim.”
CHP LİDERİ ÖZEL: HODRİ MEYDAN, GELİN KAPATIN”
Konuya CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den tepki gecikmedi. Özel, “Hadi gelin kapatın. Hodri meydan bakalım. Hadi gelin kapatın” şeklinde konuştu.

Milli Eğitim BakanlığıAnayasa Mahkemesiİklim DeğişikliğiÖzgür ÖzelPolitikaGüncelEğitimHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muratpaşa Belediyesi’nin düzenlediği 9. Antalya Edebiyat Günleri, ödül gecesi ile başladı. Türkan ŞorayKültür Merkezi’nde gerçekleşen gecede En İyi Öykü Kitabı ödülü “Ne Yeni Ne Başka” adlı eseriyle Ayşen Işık’a, En İyi İlk Öykü Kitabı ödülü “Kıran Yeli” adlı eseriyle Gülser Kut Arat’a ve Onur Ödülü ise kadın edebiyatının öncülerinden Ayla Kutlu’ya takdim edildi.
Gecede konuşma yapan Başkan Uysal, “iyi kitapların çok az satıldığı bir dönemde” başlattıklarını söylediği Antalya Edebiyat Günlerinin 9’uncu yılına girmesinin önemine vurgu yaptı. Uysal, bunu bir tip ‘direniş’e benzetti.
Türkiye’nin kültür ve sanat alanında yeni bir merkez inşasının arifesinde olduğunu aktaran Uysal, şöyle konuştu:
“Benim sadece çağrım şu. İnsandan yana, bilimsel, düzgün, akli, samimi, sahici, otantik, kişilikli, kimlikli bir sanat için merkez inşa etme konusunda herkesi göreve ve yardıma davet ediyorum. Çünkü bu olmadan diğer kaostan bir demokrasi asla çıkmıyor. Doğrunun, güzelin bir merkezinin inşası önümüzdeki süreçte mutlaka sanatta ve kültürde de toplumların, ülkelerin gündeminde olacak diye düşünüyorum.”
Gecede onur ödülü alan Ayla Kutlu, “Yazarlık çok zor bir iştir gerçekten ama Türk kadını güçlüdür, nihayetinde bir aslan, bir kaplandır” dedi. En İyi Öykü Kitabı ödülünün sahibi Ayşen Işık, “Edebiyat bize yoldaşlık ediyor. Acılarımızı, kederimizi belki kurtaramıyoruz ama. Minnettarım. Öykü kitabıma verilen bu ödül benim için çok kıymetli. Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin yaptığı bu etkinlikler, eminim burada bir sürü kişinin hayatlarında fark yaratacak” diye konuştu.
Gülser Kut Arat ise aldığı En İyi İlk Öykü Kitabı Ödülü’ne ilişkin “Ben bu ödülü daha iyi, daha güzel, daha insanca bir yaşama inanan ve bu uğurda kendini feda eden devrimin çocuklarına ve unutamadığım arkadaşlarıma gönderiyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konak Belediyesi’nin Umurbey Mahallesi’ni sanatın merkezi haline getiren Darağaç Kolektifi’yle ortaklaşa hayata geçirdiği “Darağaç Fermantasyon” Projesi, kamusal ve özel alanlarda farklı yöntemlerle çalışan sanatçıları konuk etmeye başladı. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) yürütücülüğünde, Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleştirilen ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında gerçekleştirilen projenin ilk sergisi Oksidasyon, 1519 ve 1532 Sokak’ta ziyarete açıldı.
Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergide fermantasyonun çift yönlü doğasına vurgu yapıldı. “Fermantasyon sürecin ilk adımı Oksidasyon” adıyla duyurulan etkinlikte sergilerin yanı sıra canlı performans ve enstalasyonlar da yer aldı. Etkinlik programında ilerleyen günlerde film gösterimi, konser ve söyleşiler de yapılacak.
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı’ndan hibe alan 10 proje arasında yer alan ‘Darağaç Fermantasyon’ Projesi’nin kente değer kattığını vurguladı. Bir yıl sürecek projenin sanatçıları ve sanatın her boyutuyla yaşatıldığı Umurbey Mahallesi’ni her geçen gün daha yaratıcı ve üretken kıldığını belirten Başkan Mutlu, “Ne şanslıyız ki Konak’ımızda sanatla yoğrulmuş, sanatla yol almış, kolektif üretimi başarmış bir mahallemiz var. Yıllardır çalışmalarını hayranlıkla takip ettiğimiz Darağaç Kolektifi ile bu yıl, Konak Belediyesi olarak ortak bir proje içinde olmaktan dolayı mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilirliği gibi konuların ele alınacağı Tarihi Kentler Birliği toplantısı Muğla’nın Marmaris ilçesinde Tarihi Kentler Birliği ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın başkanlığında toplandı.
Toplantının açış konuşmasını Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras yaptı. Aras şunları söyledi:
“Memleketimiz Muğla, kesintisiz insan yerleşimiyle 8 bin yıllık geçmişe sahip, Akdeniz’in en önemli kentlerinden biridir. Bir Akdeniz kenti olarak Muğla, antik çağlardan günümüze kadar birçok farklı kültüre ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde bu kültürel çeşitliliğin mirası, günlük yaşamımızın pratiklerinde yaşamaya devam etmektedir.
“Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir”
Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir. Bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz ‘demokrasi’ gibi sosyal yeniliklerin ortaya çıktığı bir tarihe Muğla’da ev sahipliği yapmaktayız.
Muğla gibi dinamik bir şehre hizmet etmek ve dünya çapında şehirlerle güçlü bağlar kurma geleneğini sürdürmek müthiş bir ayrıcalık. Ege’nin incisi kentimiz doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle insanları kendine çekerken, her biri ayrı güzelliklere sahip 13 ilçesi ve keşfedilmemiş yönleriyle ziyaretçilerini adeta büyüler. Böylesine eşsiz bir coğrafya ve fırsata sahip olmanın verdiği sorumlulukla çalışmalarımıza hızlıca başladık. Bugün, 8 bin yıllık kültürel mirasıyla şehrimiz, dünyayla bir kez daha buluşmanın heyecanını yaşıyor. Oluşturduğumuz yol haritası ile Muğla’nın kültürel mirasını dünyaya tanıtma yolculuğuna büyük bir heyecanla çıktık.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, uluslararası ve bölgesel bağlarımızı güçlendirmeye ve hem şehirlerimiz hem de küresel topluluğumuz için fayda sağlayacak iş birliği yollarını keşfetmek için büyük bir kararlılıkla çalışmalarımıza başladık. Ortak fayda sağlayan girişimlerle, karşılıklı öğrenmeyi, en iyi uygulamaların değişimini kolaylaştırabileceğimize ve toplumlarımızın ilerlemesine önemli ölçüde katkıda bulunabileceğimize inanıyorum. Kentsel planlama, iklim krizi, sürdürülebilir kalkınma, tarım, turizm, kültür ve kültürel miras gibi alanlarda birçok ortak proje ve iş birliği gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyon ihalesini gündeme getirerek, “Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinde konuşan CHP AntalyaMilletvekili Aykut Kaya, “Kültürel ve tarihi mirasımızın korunmasını ve ortaya çıkartılmasını amaçlayan çalışmaların doğru olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu çalışmaların kamu yararını gözeterek yapılıp yapılmadığı, birim fiyatlarının doğru hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda ciddi endişelerim var” dedi. Kaya, “Bu konuyu size somut olarak örnek bir olay üzerinden resmi belgelerle anlatmak istiyorum” diyerek, şu ifadelere yer verdi:
“296 bin liralık iş için 8.2 milyon TL ödenmiş”
“2023 yılında ihalesi yapılan Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyonu işinin birim fiyat teklif cetveline baktığımız zaman, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün yaptığı maliyet cetveline uygun hareket edilmediği görülmektedir. Örneğin, 9 numaralı harcama kaleminde ‘imitasyon yapılması pozu’ işi için Rölövö ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir.
Yine aynı şekilde 44 numaralı harcama kalemindeki enjeksiyon harcında, Rölöve ve Anıtlar Kurulu birim fiyat olarak 62 ton kalem iş için 30.81 TL belirlerken, yüklenici aynı iş için 130 TL birim fiyatı vermiş. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’ne göre bu kalem iş için 1 milyon 916 bin 998 TL harcama öngörülmüşken yüklenici 8 milyon TL olarak işi almış. Aradaki farka bakın ve sadece bu iki kalemde metrekareler arttıkça yüklenicinin karını siz düşünün. Hakediş raporlarında da bu gözükecektir.”
“Yapılacak işe yüksek, yapılmayacak işe düşük fiyat”
Aynı ihale kapsamında, 7 numaralı iş kalemindeki montaj işini, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün birim fiyatını 4 bin 268 TL olarak öngördüğü işi, yüklenici 250 TL birim fiyat üzerinden yapmayı taahhüt ettiğine dikkat çeken Milletvekili Aykut Kaya, “Sayın Bakan, yüklenici bu kalem iş için birim fiyatını neden düşük vermiş, hiç düşündünüz mü? Çünkü bu işi yapmayacağı için düşük fiyat vermiş. Yapacağı kalemlerin birim fiyatını yüksek vermiş. Yani Birim Fiyat teklif cetveli ile kamu adına 15-20 milyon TL’ye imal edilecek bir iş, nasıl oluyor da 75 milyon TL’ye yapılıyor? Lütfen bu konuları araştıralım” diyerek Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy’a seslendi.
“Devlet kaynakları israf olacak”
Aykut Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Elimdeki resmi belgeleri de sizlerle paylaşıyoruma ama işin sonunda siz de göreceksiniz ki yüklenici karlı olan kalemleri yapmış, karı düşük olanları yapmamış ve ödeneğin tümünü kullanmış, ancak iş bitmemiş. Siz diğer yüklenicinin düşük karlılık sebebi ile yapmadığı işler için ikmal ihalesine çıkacaksınız ve devletin kaynaklarını israf edeceksiniz. Lütfen Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün hazırladığı yaklaşık maliyetlere uygun ihale yapın ve ihale sürecini ona uygun yönetin. İhaleyi alanların hesap oyunlarıyla kamu kaynaklarını haksız yere edinmelerine izin vermeyin. Kanaatimce bu tür ihalelerde bu kötü niyet uygulamalarının yaygın olduğunu düşünüyorum. Bu konuları siz hiç takip etmiyor musunuz? Bugüne kadar herhangi bir tespitte bulundunuz mu? Merak ediyorum, bulunduysanız, sorumlulardan hesabını sordunuz mu?”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe merkezine 19 kilometre mesafedeki Durmuşlar Mahallesi’nde bölgeye hakim noktada yer alan Hazreti Ukkaşe’nin makamının da bulunduğu türbe depremde yıkıldı.
Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır, türbenin yapımında sona yaklaşıldığını belirtti.
Depremden sonra hemen başlatılan çalışmalar sonunda tadilatın türbe kısmının bittiğini aktaran Yıldırır, “6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan Hazreti Ukkaşe Türbesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden yaptırılan proje kapsamında hayırsever Nadir Yağ Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yeniden yapılıyor. Kendilerine buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz. Depremden sonra hemen başlatılan çalışmalar sonunda tadilatın türbe kısmı bitti. Caminin kaba kısmı da tamamlandı. İçerisindeki ince işçilik kısmında çalışılıyor şu anda. İnşallah 2 ay gibi süre içinde hizmete açılır diye düşünüyorum.” diye konuştu.
Mehmet YıldırırKültür SanatgaziantepNurdağıGüncelDepremYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen programda, kentin 17 ilçesinden öğrencilerin yanı sıra, Samsun’da düzenlenen 7. Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği’ne yurt dışından katılan öğrenciler yer aldı.
Meclis üyesi öğrenciler, temsilcileri aracılığıyla ilçeleri hakkında eksiklikleri ve yetkililerden yapılmasını istedikleri çalışmaları dile getirdi.
Bafra Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Ömer Can Yılmaz, dünyanın birçok yerinde çocukların savaşı çirkin yüzüyle karşılaşmak zorunda kaldığını söyledi.
Devam eden savaşlarda çocukların yaralandığını, engelli kaldığını birçoğunun ise hayatlarını kaybettiğini dile getiren Yılmaz, “Filistin’de devam eden savaş nedeniyle İsrail’in pervasınca sivillere saldırması sonucu hayatını kaybeden çocuklar maalesef bunun en güncel örneğidir. Tüm dünyaya barışın gelmesi, savaşların sona ermesi, tüm çocukların temel hak ve özgürlükleriyle sağlıklı, huzurlu bir şekilde yaşamlarını devam ettirebilmesi büyüklerimizden ve sorumlu kişilerden de bu konuda daha fazla çaba gösterilmesini istiyoruz.” dedi.
Her ilçenin temsilcisinin kendi ilçesi hakkında taleplerini dile getirdiği toplantıda ortak karar olarak, spor salonları, futbol ve basketbol sahaları gibi tesislerin kurulması, kültürel etkinliklere erişimin artırılması için tiyatro, sinema, konser gibi faaliyetlerinin desteklenmesi, okulların çevre güvenliğinin artırılması, farkındalık bilincinin oluşturulması, çocuk parklarının sayısının artırılması, bakım ve temizliklerinin düzenli olarak yapılması, trafik güvenliği önlemlerinin alınması, çocukları güvenli oyun alanlarına ulaşımının kolaylaştırılması konuları oylamaya sunularak oy birliğiyle kabul edildi.
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş, çocuklar olduğu sürece Türkiye’nin var olacağını söyledi. Samsun’un tarih boyunca başlangıçların şehri olduğunu ifade eden Çamaş, “Bağımsızlık meşalesinin yakıldığı Samsun’un çocukları olarak sizler en iyisini, en güzelini başaracaksınız.” dedi.
Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kemal Gümrükçü ise 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde dünyadaki her çocuğun eşit, adil ve sevgi dolu bir yaşama sahip olması gerektiğini hatırlattı.
Her çocuğun hayallerinin peşinden koşabileceği, güvenli bir ortamda büyüme hakkına sahip olduğunu vurgulayan Gümrükçü, şunları kaydetti:
“Ancak bugün kutlama yaparken, aynı zamanda dünyanın dört bir yanında zor şartlar altında yaşayan, haklarına erişemeyen çocukları da hatırlamalıyız. Özellikle Filistin’deki çocukların yaşadığı acılar, hepimizin yüreğinde bir yara. Savaşlar ve çatışmalar yüzünden sevdiklerini kaybeden, evsiz kalan ve en temel haklarına erişemeyen çocuklar var. Oysa hiçbir çocuk, savaşın gölgesinde büyümemeli, her çocuk oyun oynamalı, öğrenmeli, güvende hissetmeli ve sevgiyle sarılmalı. Bu durum hepimize büyük bir sorumluluk yüklüyor. Sevgili çocuklar, sizler bizim geleceğimizsiniz. Her birinizin hayalleri değerli. Sizlere inanıyor ve güveniyoruz. Dünyayı daha güzel bir yer yapmak için en büyük ilham kaynağımız sizlersiniz. Hayallerinizi özgürce yaşadığınız, savaşların ve yoksullukların olmadığı bir dünya dileğiyle, Dünya Çocuk Hakları Günü’nüz kutlu olsun.”
Türk Dünyası Çocuk Vakfı Türkiye Koordinatörü İbrahim Erdoğan da çocukların 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlayarak çocukları 7. Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği’ne davet etti.
Programın sonunda öğrenciler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Bandırma Vapuru ile Samsun’a gelişini simgeleyen Kurtuluş Yolu ve Tütün İskelesi’ni ziyaret etti.
Uluslararası İlişkilerÇocuk Hakları GünüYerel YönetimEğitimGüncelsamsunKadınÇocukDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMASYA’nın Merzifon ilçesinde durdurulan arı yüklü kamyonette kaçak göçmen taşıdığı belirlenen 2 şüpheli, tutuklandı.
Ardahan’dan aldıkları 4 kaçak göçmeni batı illerine taşıyan Telat Yılmaz (44) yönetimindeki arı kovanı yüklü kamyonet, dün Merzifon ilçesinde polis uygulama noktasında durduruldu. İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Merzifon İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından kamyonette yapılan aramada; özel düzenekli bölmede yaşları 18 ile 30 arasında değişen Afganistan uyruklu 4 göçmen yakalandı. Kamyonet sürücüsü Telat Yılmaz ve yanındaki arkadaşı Gökhan Orak (34), gözaltına alındı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi’ne teslim edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber: Şerife Serap KARA-AMASYA-DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(İSTANBUL)Yenidoğan Çetesi Davası’nın duruşması 3’üncü gününde Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıkların savunmalarıyla devam ediyor. Telefon görüşmelerinde Kaya bebek için, “Fişi çek” dediği ileri sürülen sanık doktor Rıza Keykubad’ın baba olduğunu, çocukları olduğunu söylemesi üzerine Mehmet Hanifi Kaya’nın avukatı, “Benim müvekkilim çocuğunu morgtan bisküvi kutusunda almış bir babadır” diyerek sanığın savunmasını kabul edemediğini söyledi.
Yenidoğan Çetesi Davası’nda 22’si tutuklu 47 sanığın yargılandığı duruşma 3’üncü gününde Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. 22 tutuklu sanık cezaevinden getirilirken 20 tutuksuz sanık ve taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Duruşmaya, 2 sanık ise SEGBİS yöntemiyle bağlandı. Duruşmayı, çok sayıda avukat ve basın mensubu takip ediyor.
Kaya bebek için “Fişini çek” dediği öne sürülmüştü
Kaya bebek hakkında, “Fişini çek” dediği ileri sürülen tutuklu sanık doktor Rıza Keykubad, mahkemedeki savunmasında, “Dosyadaki olaylarla alakam olmamasına rağmen sanık olarak karşısınızda bulunmam beni kahretmektedir. Aylardır tutukluyum. Soruşturma aşamasında beni dinlemediler. Hiç görmediğim bir bebeğin ölümünden sorumlu tutuluyorum. Türk adaletine güveniyorum, haksız tutukluluğumun sonlanacağına inanıyorum. Benim Kaya bebeğin vefatıyla ilgili hiçbir alakam yoktur. Maddi veya manevi hiçbir menfaatim yoktur. İki aydan fazladır tutukluyum haksız yere” dedi. Keykubad savunmasının devamında şunları söyledi:
“Ben hiçbir zaman Güney Hastanesi’nde çalışmadım. Doktoru olmadım. Diplomam Güney Hastanesi’ne kayıtlı değil. Kaya bebeği hiç görmedim. Müdahale yapmadım. Tedavi yapmadım. 2023 yılının Kasım ayının ikinci haftasında benimle iletişime geçerek part time çocuk doktoruna ihtiyacı olduğunu söyledi. Eşim Duygu Hastanesi’nde çalışıyordu. ‘Süreç sürüncemede kalınca size haber vereceğim. Sizin için uygunsa Hilda hanım işe başlayabilir’ dedi.
“Bizim bebek Kaya’dan haberimiz bile yoktu”
Kaya bebeğin vefatından sonra denetim olacağını düşündükleri için doktor arayışındalarmış meğerse. Eşim bu tarihte Güney Hastanesi’nde çalışmıyordu. Ben hiçbir delil olmaksızın suçlu ilan edildim. Kaya bebeğin vefat edeceğini düşündükleri için denetimler öncesi doktor aradıklarını konuştukları tapelerde mevcuttur. ‘Çözeceğiz, halledeceğiz’ diye kendi aralarında konuşuyorlar. 13 Kasım 2023 tarihinde konuşuyorlar kendi aralarında. Mert Özddemir, ‘çözeceğiz’ diyor. Bebek Kaya’nın değerleri çok yüksek olması sebebiyle vefat ediyor. Denetimlerden kurtılmak için doktor arıyorlar. Birkaç kişiyle görüşüyorlar. En son eşimin orada başlamasını kararlaştırıyorlar. Bebek 15 kasım da ex oluyor. (ölüyor) Başhekim ’17’sinde başlayabilirsin’ diyor. Bizim bebeğin ölümünden haberimiz bile yok. Bebek kaya ex olmadan birkaç saat önce eşimin sigorta kaydı yapılmıştır. Part time olarak eşimin çalışacağı konusunda anlaştılar. Yenidoğan doktoru diye anlaşmadık biz. Benim yenidoğanla ilgili hiçbir anlaşmamız olmadı. Bizim part time anlaşmamız 1 saatti. 1 saatte nasıl yenidoğana bakalım bunu sorarım.
“Bebek tedavi görürken biz çalışmaya başlamamıştık zaten”
Kaya bebekten sonra iyi ki de denetim gelmiş. Denetimde her şeyi açık bir şekilde yazmışlar. Ne benim ne de eşimin adı geçiyor o raporda. ‘Hilda da geldi müdahale etti’ diyeceğim ben orada diyor halbuki böyle bir şey yok. Ne eşim ne de ben bu bebeği görmedik. Hiçbir bilgimiz yoktur. Bebek tedavi görürken biz çalışmaya başlamamıştık zaten.
“Tüm işlemler Şehmus Çelik adınadır”
Denetim raporunda bizim üstümüze oyun oynandı. Ayın 15’inde doktor Şehmus Çelik’in 3 yıldır sorumlu olduğu yazıyor. Benim eşim ise 19-20 arası sorumlu ifadeleri geçiyor. Sağlık Bakanlığı resmi sisteminden de görebilirsiniz. Yukarıda Allah var bize oynadılar bu oyunu. Biz yabancı olduğumuz için mi bu oyun oynandı bilmiyorum onu. Bebeğin epikirizi dosyada mevcuttur. Tüm işlemler Şehmus Çelik adınadır. Ben 4 aydır tutukluyum. Tek sebebi 3 hemşirenin kendi aralarında benim hakkımda dedikodu yapması. Ben sadece bunun üzerine tutuklandım. Fırat Sarı ve İlker Gönen’le hiçbir zaman çalışmadım.”
“Müvekkilim çocuğunun cenazesini bisküvi kutusunda almış bir babadır”
Sanığın baba olduğunu, çocukları olduğunu söylemesi üzerine Mehmet Hanifi Kaya’nın avukatı, “Benim müvekkilim çocuğunu morgtan bisküvi kutusunda almış bir babadır” diyerek sanığın evladından bahsettiği savunmasını kabul edemediğini söyledi.
SÜRECEK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda çıkan kavgaya ilişkin, “Bu sabah saatlerinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu girişinde yaşanan görüntüler fevkalade üzüntü vericidir ve TBMM’ye yakışmamıştır. Plan ve Bütçe Komisyonu günlerdir Meclis’in en önemli fonksiyonlarından olan denetim fonksiyonunu yerine getirmek için fedakarca bir çalışma yürütüyor. Bu görüntülerin komisyon girişinde ortaya konulmuş olması her şeyden evvel Meclis’in demokratik işleyişine, Meclis’in yasamanın yanında denetleme fonksiyonunu gerçekleştirmesine karşı yapılan saygısızca bir davranıştır” dedi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçesinin görüşüleceği TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu salonuna gelişinde CHP’li vekillerin kayyum tepkisiyle ve fiziksel engeliyle karşılaştı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, konuya ilişkin açıklama yaptı. Kurtulmuş, bu görüntülerin Meclis’e yakışmadığını belirterek konuya ilişkin CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile de telefonla görüştüğünü söyledi.
“Bu durumun makul görülmesi mümkün değildir”
Numan Kurtulmuş konuşmasında şunları söyledi:
“Bu sabah saatlerinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu girişinde yaşanan görüntüler fevkalade üzüntü vericidir ve TBMM’ye yakışmamıştır. Plan ve Bütçe Komisyonu günlerdir Meclis’in en önemli fonksiyonlarından olan denetim fonksiyonunu yerine getirmek için fedakarca bir çalışma yürütüyor. Bu görüntülerin komisyon girişinde ortaya konulmuş olması her şeyden evvel Meclis’in demokratik işleyişine, Meclis’in yasamanın yanında denetleme fonksiyonunu gerçekleştirmesine karşı yapılan saygısızca bir davranıştır. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Bu kadar büyük fedakarlık içinde çalışan Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine karşı da bir haksızlık olduğu kanaatindeyim. TBMM, her türlü fikrin konuşulduğu her türlü müzakerenin yapılabileceği ama bütün bunların kaba kuvvetle, engellemeyle, ağır ve yaralayıcı sözlerle değil medeni ilişkiler içerisinde ve sözün gücünü kullanarak gerçekleştirilebileceği bir alandır. TBMM, 86 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının dört gözle beklediği, kendisinin lehine olan kararların alınabilmesi için teşvik ettiği ve herbir milletvekili arkadaşımızın da kendisini temsil yetkisini en iyi şekilde kullanmasını istediği bir büyük demokratik platformdur. Ancak fiili olarak müdahale etmek, İçişleri Bakanımıza ‘sen buraya giremezsin’ demek hiçbir demokratik anlayışa sığmaz. Bu durumun makul görülmesi mümkün değildir.
“TBMM’de herhangi bir engellemelere müsade etmememiz lazım”
Bundan sonraki süreçte bütün partilerden beklentimiz bu sürecin daha olumlu bir şekilde TBMM’nin demokratik fonksiyonlarını uygulaması için bütün Meclis gruplarının yöneticisi arkadaşlarımızın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesini bekliyoruz. Olay yaşandıktan sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel beyi aradım, burada ortaya konulan yaklaşımdan, tutum ve davranışlardan asla memnun olmadığımızı, büyük bir rahatsızlık duyduğumuzu kendisiyle de paylaştım. TBMM’ye sadece 86 milyon vatandaşımız değil aynı zamanda Türkiye’yi dikkatle izleyen bütün devletler de TBMM’de neler olup bittiğini takip ediyor. O anda söylenen bir söz, maksadını aşan tavırların kalıcı olarak Türkiye demokrasisi üzerinde hasarlar bıraktığını da arkadaşlarımızın görmesi lazım.
Bu Meclis bir sonraki seçim dönemine kadar iş yapacak. Burada milletin hayrına olacak kararları alacak bir Meclis olmalı. Burada ne kaba söze ne fiili müdahaleye ne herhangi bir engellemelere müsade etmememiz lazım.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 6 Şubat depremlerinde 75 depremzedenin arama çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Yerlikaya, “Asrın Felaketi olan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden; 14 milyon insanımız derinden etkilendi. 53 bin 725 can kaybı yaşandı, 107 bin 213 kişi yaralandı. Depremden sonra 161’i çocuk, 379’u yetişkin 540 depremzede hakkında kayıp müracaatı yapıldı. Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen çalışmalar neticesinde, DNA eşleşmesi, ölüm tespiti ve ölüm karinesi düzenlendi. Bu çalışmalar sonrası 13 Kasım 2024 tarihi itibarıyla 30’u çocuk, 45’i yetişkin olmak üzere toplam 75 depremzedenin arama çalışmaları devam ediyor. Arama çalışmaları devam eden 75 depremzedenin 50’si Türk vatandaşı, 25’i yabancı uyrukludur” dedi.
“Deprem davalarında adalet ne zaman tecelli edecek?”
Yerlikaya’nın konuşması sonrasında Adalet Peşinde Aileleri Platformu, sosyal medya hesabı üzerinden konuya tepki gösterdi. Platformun açıklaması şöyle:
“21 ay sonra hala kayıplarımız var: Neden?
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 6 Şubat deprem kayıplarına ilişkin ’30’u çocuk, 45’i yetişkin olmak üzere toplam 75 depremzedenin arama çalışmaları devam ediyor’ bilgisini paylaştı.
Arama çalışmalarının 21 ay sürmesi, koordinasyon eksikliği, yetersiz kaynak kullanımı ve şeffaflık sorunlarını gündeme getiriyor.
Soruyoruz: Neden bu insanlar hala bulunamadı?, 21 ayın sonunda depreme dair kaç dava açıldı? Kaçının ‘daha’ soruşturması bitmedi? 11 ilde 53 bin insanın öldüğü depremde sadece 42 kamu görevlisi mi yargılanıyor? Firari suçluları ne zaman mahkemeye çıkaracaksınız? Deprem davalarında adalet ne zaman tecelli edecek? Yetkililer, bu sorulara yanıt vermek ve sorumluluk almak zorunda.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulusal basındaki haberlere göre, sendika ve meslek odalarının çağrısıyla doktorlar ve hemşireler, hükümeti 2025 bütçesinde sağlığa az kaynak ayırdığı gerekçesiyle protesto etmek ve hastanelerde sağlık çalışanlarının güvenliğinin yetersiz olmasına tepki göstermek için bir günlük iş bırakma eylemi yaptı.
Sendikalar, ülke genelinde greve katılım oranının yüzde 85 civarında olduğunu belirtti.
Grevde acil durumdaki hastalar için hizmetler garanti edilirken, durumu acil olmayan 15 binin üzerinde operasyon ile 100 bin muayenenin ertelenme riski olduğu kaydedildi.
Grev nedeniyle 500’ü aşkın sağlık çalışanı da başkent Roma’nın Apostoli Meydanı’nda miting düzenledi.
Hastanelerde sağlık personeline daha fazla saygı gösterilmesini talep eden gruptakiler, İtalyanca “saygı” yazılı dövizler taşıdı. Katılımcılar, kaynak yetersizliğine de tepki gösterdi.
Sağlık sektörü temsilcilerinden ve muhalefetten hükümete yöneltilen 2025 bütçesinde sağlığa az kaynak ayrıldığı eleştirilerine karşı çıkan Başbakan Giorgia Meloni, hükümetinin ulusal sağlık hizmetlerine benzeri görülmemiş bir kaynak ayırdığını savunuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Manavgat ilçesini ziyaret etti. Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara ile makamında bir araya gelen Başkan Böcek, Manavgat’a çalışma ziyareti gerçekleştirdiklerini belirterek, “Güzel Manavgat’ımıza yeni dönemde yapacağımız çalışmaları ele alacağız. Manavgatımızın 106 muhtarımızın, meclis üyelerimizin, ilçe başkanımızın talepleri doğrultusunda Manavgat’ımıza yapılması gereken projeleri hayata geçireceğiz. Manavgat’ımızın ihtiyaçlarını değerlendirerek, yapacağımız çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunacağız” dedi.
Manavgat Belediye Başkanı Kara, Başkan Böcek’e ziyareti için teşekkür ederek, “Muhittin Başkanımızın Manavgat’a ne kadar önem verdiğini biliyoruz. Büyükşehir Belediyesi bürokratlarıyla, Manavgat Belediyesi bürokratları sık sık bir araya geliyor. Bugün başkanlar nezdinde bir çalışma toplantısı yaptık. Muhittin Başkanımıza ziyaretleri için teşekkür ederim” diye konuştu.
Başkan Böcek ve Manavgat Belediye Başkanı Kara, bürokratların da hazır bulunduğu bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Manavgat’a yapılacak hizmet ve projeler masaya yatırılarak, görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantının ardından Manavgat Belediye Başkanı Kara, ziyaret anısına Başkan Muhittin Böcek’e hediye takdim etti.
Başkan Böcek, Manavgat temasları kapsamında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manavgat İlçe Örgütü’ne de ziyaret gerçekleştirdi. Başkan Muhittin Böcek, CHP Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar ve yönetimi, Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, Gençlik Kolları Başkanı Hasan Özer, Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Esra Alpaydın ve partililerle bir araya geldi. Başkan Böcek, ziyarette Manavgat için yaptıkları ve yapacakları çalışmaları değerlendirdiklerini belirterek, CHP İlçe Başkanı Oykun Başar’a misafirperverliği için teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugünkü Ankara temasları kapsamında, ilk olarak Ankara büyükşehir Belediyesi’ni (ABB) ziyaret ederek ABB Başkanı Mansur Yavaş ile görüştü. İmamoğlu ardından, TBMM’de CHP Grup Başkanvekilleriyle bir araya geldi. İmamoğlu ardından CHP Genel Merkezi’ne gelerek CHP Lideri Özel’i ziyaret etti. Saat 14.00 itibarıyla başlayan görüşme yaklaşık bir saat 20 dakika sürdü. İmamoğlu, görüşmenin ardından basın açıklaması yaptı. Açıklamada kendisine CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke’nin eşlik ettiği İmamoğlu, şunları söyledi:
“Bugün Ankara programımız kapsamında, ilk olarak Sayın Mansur Yavaş Başkanımızı ziyaret ettim. Gerçekten kendisiyle hem çok kıymetli hem verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Mansur Başkanımız ve ben aynı ilkeleri paylaşan iki belediye başkanıyız ve iki yol arkadaşı olarak her zaman iş birliği ve dayanışma içerisinde olduk ve olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin en büyük iki şehrine belediye başkanlığı yapıyoruz. Nüfusun tam dörtte biri. Adaletle hizmet ediyoruz, milletin kaynağını sadece milletimize hizmet için harcamakta kararlı iki belediye başkanıyız. Şehirlerimizde geçmişten bugüne artarak devam eden israf dönemini bitirdik ve tabiri caizse tarihe gömdük. Bizler, 2019’da büyük bir umudu başlatan başarılara imza atmış iki belediye başkanıyız. Elbette bizimle beraber bir kısım büyükşehir belediye başkanımızı da burada anmaktan ve onlara teşekkür ve minnet duygularımı iletmekten geri durmam. 2023’te milletimizin sarsılan hayallerini, yine 2024’te umutla ayağa kaldırdık.
“Milletimiz bilmelidir ki aramızda koltuğa, makama, rollere değil; sadece ama sadece milletin menfaatlerine odaklanan bir yol arkadaşlığı vardır”
Bugün iktidarda olanların milletin tercihlerine saygı duymak yerine, kendi gündelik çıkarları ve kendi fikirlerine hizmet etsinler anlayışı uğruna bizlere yönelik fütursuzca saldırılar başlattığını görüyoruz. Bu saldırılarla ne amaçladıklarının da farkındayız. Siyasi münafıklık yaparak, fitne ateşini yakarak çalışanlara söyleyecek sözümüz yok. Ancak milletimizin elbette bilgilendirilmeye ihtiyacı vardır. Milletimiz bilmelidir ki bizim aramızda koltuğa, makama, rollere değil; sadece ama sadece milletin menfaatlerine odaklanan bir yol arkadaşlığı vardır ve bundan asla vazgeçmeyiz. Biz kutuplaşmanın değil, beraberliğin tarafındayız. Birlikte güçlü olduğunun ve birlikteyken kazandığının bilincinde olan siyasetçileriz, belediye başkanlarıyız. Bize yapılan saldırıları tesadüf asla bulmuyoruz, tekil olarak asla değerlendirmiyoruz. Bunlar bizim ortak paydamız olan ve ülkemizin tek güçlü ve en önemli lokomotifine yani partimize, çatısı altında bulunduğumuz CHP’ye yönelik topyekun bir saldırı boyutuna ulaştığını da tespit ediyoruz ve halkımızla paylaşıyoruz. Bu saldırıları ilk genel seçimde tecelli edecek millet iradesini engelleme girişimi olarak da görüyoruz. Bir nevi, bugünden saldırıların başlamasının altında yatan gerçek budur.
“Meseleye asla kişisel pencereden bakmayan insanlarız. CHP bünyesinden bulunan her arkadaşımız böyledir ve böyle davranmalıdır”
Tüm saldırılara karşı, partimizle ve milletimizle tek yumruğuz. Karşımızdaki, kesinlikle geçmişten bugüne tariflediğim şekliyle organize kötülüktür. Ancak bu kötülük ardına milletin iradesini alan bizlerle mücadele edemediğini ve açıkçası biçare olduklarını da yaşıyoruz. Mertçe bir mücadele için ne ahlaka ne kapasiteye sahip olmadığını ne yazık ki bize yaşatıyorlar. Her seçimden önce avaz avaz bağırarak ‘Mertçe mücadeleye sizi davet ediyorum’ demiş bir kişiyim. Milletimizin bize bağladığı umutların, bizden beklenen görevlerin farkındayız. Millete karşı görevlerimizi her zaman, her koşulda, bugünkü kardeşlik ve dayanışma duygularımızla ve tam bir sorumluluk içerisinde, el ele yerine getireceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü biz davaya hizmet eden insanlarız. Biz meseleye asla kişisel pencereden bakmayan ve bakmayacak insanlarız. Bizim bu yürüyüşümüzde CHP bünyesinden bulunan her arkadaşımız böyledir ve böyle davranmalıdır.
“Tüm siyasi parti liderlerine teşekkür ediyorum”
Mansur Başkan ile buluşmamızdan ve birliğimizi, dayanışmamızı tazeleyen samimi sohbetten hemen sonra TBMM’ye geçtim ve partimizin çok kıymetli grup başkanvekilleriyle buluştum. Sadece bir grup başkanvekilimizin başka bir önemli toplantısı olduğu için Gökhan Günaydın Başkanımız ve Ali Mahir Başarır Başkanımız ile birlikte oldum. TBMM’deydim ve partimizin grup başkanvekilleriyle yaptığımız toplantımızda önemli bir hususu değerlendirdik. Biliyorsunuz, iki hafta önce Ankara’ya gelmiş ve siyasi partilerin liderlerine ziyarette bulunmuştum. Bu kapsamda sırasıyla Meclis’te temsil olan partileri ziyaret ettim. Elbette önce bu süreci başlatırken sürece dair CHP’yi, Sayın Genel Başkanımızı ziyaret ederek, bilgilendirerek sürece başladım. ve Demokrat Parti, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEM Parti, Yeniden Refah Partisi (YRP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanlarını ama aynı zamanda Meclis’te temsil edilmeyen Zafer Partisi ve Memleket Partisi Genel Başkanlarını ziyaret ettim veya görüşmeler yaparak sürecimi tamamladım. Tüm siyasi parti liderlerine bir kez daha huzurunuzda öncelikle teşekkür ediyorum.
“Yaptığımız çalışmalar karşılık buldu ve oluşan fikir birliği zemini beni mutlu etti”
Bu ziyaretlerdeki temel amacımız, iktidarın giderek bir yönetim sistemine dönüşen ne yazık ki kayyum sürecine dair ortak bir tutum geliştirmek ve ülkemizi milletin iradesine darbe vuran bu antidemokratik yaklaşımdan kurtarmak için bir süreç aydınlatması yapmak, iki TBB çerçevesinde bu süreci tamamen bu ülkenin üzerinden kaldırabilecek bir kısım adımı, TBMM üzerinden atabilmenin tarifini yapmaktı. Bu manada bu yaptığımız çalışmalar çok değerli karşılık buldu ve açıkçası bu oluşan fikir birliği zemini de beni ziyadesiyle mutlu etti. Bu kapsamda partimiz, Meclis’te oluşan bu altyapıyla bir kanun tasarısı hazırlamak ve tüm partilerin katılımıyla ülkemizi bu kötü yükten kurtarmak üzere bir çalışma başlattı. Grup başkanvekillerimizle bu çalışma süreci hakkında görüş alışverişi yapma fırsatını bu vesileyle yakalamış olduk ve çok değerli bir sonuca doğru evrilmek üzere, elbette tümden bazı hususları değiştirmek ya da dönüştürmek mümkün olmuyor bugünkü Meclis çatısı altında. Ama bir yerden başlamak ve makul ölçüde bugünkü sorunları, en azından bir bölümünü, antidemokratik bir noktadan demokratik bir noktaya evirmek adına, adımların atılmasıyla ilgili süreç tarifinin öncü fikirlerini kendilerinden almış oldum.
“Genel Başkanımız ile kumpaslara boyun eğmeden nasıl bir yol izlememiz konusunda görüş alışverişlerinde bulunduk”
Meclis’ten sonra, Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel ile görüşmek üzere Genel Merkezimize geldim. Genel Başkanımız ile iktidarın izlediği kumpas politikalarını, vesayetçi düzeni, iktidarın başta ekonomi olmak üzere halkın gerçek gündemini görünmez kılan hileli adımlarının nasıl büyüdüğünü konuştuk. Bunlara karşı halkın gündeminden kopmadan halkımızla gerçek gündemi yakalayan ve kumpaslara da boyun eğmeden nasıl bir yol izlememiz konusunda çok kıymetli görüş alışverişlerinde bulunduk. TBB ve İBB Başkanı olarak Genel Başkanımıza belediyelerin iktidarın saldırıları karşısındaki dirençli, öz güvenli tutumlarını, milletin iradesini vesayetçilere kurban etmeme konusundaki kararlılığını anlattım. Bu doğrultuda izleyeceğimiz adımları ortak akılla tespit etmeye ve hayata geçirilmesi için sonuna kadar birlikte mücadele etmeye kararlı bir süreç gördüğümü ve bütün ülkenin her noktasında yerel yöneticilerin bu kararlılıkta olduğunu kendilerine ifade ettim. Bu vesileyle Genel Başkanımız ile bu çerçevedeki geniş anlamda görüşlerimi paylaştım. Bundan sonra da Genel Başkanımızla bir bütün olarak partililerimizle, belediyelerimizle birlikte çalışmaya kararlılıkla da devam edeceğiz.
“Yerel yönetimleri kayyumcu, vesayetçi anlayıştan kurtarıp milletin egemenliğini kayıtsız, şartsız sağlamak için acilen atılması gereken demokratik ve hukuki adımlar vardır”
Şehirlerimizi ve ülkemizi iktidarların atadığı şahıslar değil, milletin seçtiği siyasetçiler ve belediye başkanları yönetmelidir. Hükümetin yargı ve kayyumlar eliyle kendi iradesini millete dayatma politikası ne yazık ki demokrasimizi, kardeşliğimizi, birliğimizi baltalıyor, boynumuzu büküyor, başımızı öne eğdiriyor. Bakın, bugün hükümetin en büyük, ülkemizi en derinden sarsan ekonomi politikalarındaki, süreçteki yetersizlik, kapasitesizlik ve sıkıntıları çözme adına atmak istedikleri bir kısım adımları dahi dünya ölçeğinde itibarsızlaştıran bir sürece taşıyor. İşte milleti hiçe sayan bu anlayış yüzünden ekonomiden eğitime, sağlıktan adalete her alanda ne yazık ki çürümeler ve gerilemeler yaşanıyor. Bugün demokrasi ve hukuk için mücadele etmek, milletin iradesine sahip çıkmak kesinlikle ve kesinlikle aslında ülkemizin bugünlerine değil, geleceğine sahip çıkmaktır. Yerel yönetimleri kayyumcu, vesayetçi anlayıştan kurtarıp milletin egemenliğini kayıtsız, şartsız sağlamak için acilen atılması gereken demokratik ve hukuki adımlar vardır.
“Konser tartışması, SGK borcu tartışması, müfettişler, kayyumlar… Her biri birbirinden trajikomik hamleler”
Anlaşılıyor ki bugün iktidarda olanlar, ilk seçimlerde ortaya çıkacağı belirginleşen milletin kararını engellemek üzere her türlü hukuksuzluğa tenezzül eden adımlar atmaya karar vermiştir. ve ne yazık ki bu adımları atma konusunda, belli hazırlıklar artık sokakta kahvehane dedikodusuna kadar ulaşmıştır. İşte yaşıyoruz; konser tartışması, SGK borcu tartışması, müfettişler, kayyumlar… Her biri birbirinden trajikomik hamleler. Kendi menfaatini, koltuğunu, iktidarını; milletin menfaatinin üstünde görenlerin çaresizliğini gösteren detaylardan ibarettir bu çalışmalar. Dolayısıyla biz belediyelerimize, millet iradesine karşı atılan adımları birbirinden kopuk, tekil vakalar olarak görmüyoruz. Milletimiz de bunu böyle görmemelidir.
“Güçlü bir millet cephesi tahkim edilecektir. ve bu cephe organize kötülüğe karşı mutlak bir zafer elde edecektir”
Bunlara karşı mevzi direnişiyle de yanıt veremeyiz. Bu organize kötülüğe karşı yanıtımız da topyekun olmalıdır. Milletimiz bu konuda en ciddi şekilde bilinçlendirilmelidir. Çünkü milletin iradesine karşı, devletin imkanlarıyla düşmanlık yapmanın karşılığı ancak milletin topyekun gücünün arkasına alan topyekun mücadeleyle verileceğini bilen bir ekibiz. Bu yönüyle vatandaşlarımızla, milletimizle ama pazarda ama çarşıda ama vatandaşlarımızı birebir evlerde ziyaret ederek, hizmetlerimizi yaparken onları bilinçlendirerek birlik ve beraberliğimizi her zamankinden güçlü bir seviyeye taşıyarak kesinlikle güçlü bir millet cephesi tahkim edilecektir. ve oluşan milletin demokratik ve güçlü cephesi bugünkü organize kötülüğe karşı mutlak bir zafer elde edecektir. Ben de her zaman ifade ettiğim gibi, kendisini bu yola adamış hem partimizin bir evladı hem bir cumhuriyet vatandaşı ama bir yanıyla da kendi görevleri itibarıyla yılmaz bir mücadeleyi vermeye devam edecek bir siyasetçiyim.”
“Süreci takip edeceğimizi buradan duyururuz”
İmamoğlu, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İmamoğlu, “DEM Partili Tunceli Belediye Başkanı Cevdet Konak ile CHP’li Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, ‘terör örgütüne üye olma’ suçlamasıyla yargılandıkları davada 6 yıl 3’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Bir yandan da olası kayyum atamaları gelir mi, ne dersiniz” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Mahkemeyle ilgili detayları, -bu haberi Sayın Genel Başkanımız ile toplantıya girmeden önce almıştık- detayları takip ediyoruz. Sonuçta bir mahkeme var, mahkemede alınmış bir karar var. Muhtemeldir ki birinci derece mahkemenin itiraz süreçleri söz konusudur. Hukuki mücadelenin devam ettiği bir hususta hem bugüne kadar gelinen noktada süreç nasıl işlemiş onu irdeleyeceğiz hem de bundan sonraki mücadele nasıl yürütülmelidir, ona dikkatle bakacağız. Şu anda bu detaylara hakim değilim. Şimdilik bu şekilde süreci en ciddi biçimde; başta partimiz, sonra TBB olarak bizler, yerel yönetim adına takip edeceğimizi buradan duyururuz.”
“Arbede güzel bir görüntü teşkil etmez”
İmamoğlu, “Bugün Meclis’te Plan ve Bütçe Komisyonu’nda İçişleri Bakanı ve CHP’li vekiller arasında bir arbede oldu. O görüntüleri izleyebildiniz mi, neler söylersiniz” sorusunu ise şöyle yanıtladı:
“Her türlü arbede görüntüsü güzel bir görüntü teşkil etmez. Arbedeyi istemeyiz. Sadece böyle bir an gözüm ekranda gördü, o şekilde karşılıklı tartışma anını. Bu tür ortamlarda her iki tarafı da suhulete davet etmekten başka bir şey söyleyemem.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mine Coşkun, Yönetim Kurulu Üyesi Alpertan Açar ve TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçesiyle ilgili Ankara Tabip Odası’nda (ATO) basın toplantısı düzenledi.
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun şunları kaydetti:
“Sağlık Bakanlığı 2025 bütçe teklifini incelediğimizde kamu yararı doğrultusunda Türkiye sağlık ortamını gözeten bir anlayış yerine, ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’na ve neoliberal sağlık politikalarına dayalı bir bütçenin hazırlandığını görmekteyiz. Uygulanan sağlık modelinin ve finansman sisteminin yıllardır hekim emeğine, halk sağlığına ve kamu bütçesine verdiği zararlar bilinmesine rağmen, hükümet ve Sağlık Bakanlığı söz konusu modelde ısrarını sürdürmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın bütçelendirme anlayışı, sorunların çözümünden uzak, mevcut sorunlara yenilerini ekler niteliktedir.
“Sağlığa ayrılan kaynak resmi enflasyonun da altında kalırken, yüzde 10’u bulmamaktadır“
14,7 trilyon liralık Merkezi İdare Bütçesinin yüzde 6,9’u sağlık hizmetlerine ayrılarak, Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçesi 1 trilyon 20 milyar 317 milyon 291 bin lira olarak teklif edilmektedir. 2024 yılı bütçe teklifi ile kıyasladığımızda sağlığa ayrılan kaynakta ciddi bir artışın olmadığı görülmektedir. Bir önceki yıl da Merkezi İdare Bütçesinin yüzde 6,6’sı yani 732 milyar 562 milyon 378 bin lirası sağlığa ayrılmıştı. Sağlığa ayrılan kaynak resmi enflasyonun da altında kalırken, yüzde 10’u bulmamaktadır. Sağlık harcamalarının GSYH’ya oranı düşmektedir. 2002 yılında kamu ve özel sağlık harcamaları toplamının GSYH’ya oranı yüzde 5.2 iken, 2022 yılında yüzde 4’e gerilemiştir. OECD’ye üye ülkeler ortalaması 9.2 iken Türkiye sondan üçüncü sırada yer almaktadır.”
“Toplum sağlığını korumaya yönelik birinci basamak planlamasına yeterince kaynak ayrılmamaktadır”
Yönetim Kurulu Üyesi Açar ise şöyle konuştu:
“Sağlık Bakanlığı toplam bütçesinden koruyucu sağlık hizmetlerine 273 milyar 585 milyon 813 bin lira, tedavi edici sağlık hizmetlerine 733 milyar 273 milyon 977 bin lira ayrılmıştır.
2025 yılı toplam bütçesinde tedavi edici sağlık hizmetlerine ayrılan kaynak yüzde 72’yi bulurken, sadece yüzde 28’i birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerine tahsis edilmiştir. Bir önceki yılın bütçe teklifine kıyasla birinci basamağa ayrılan kaynak 71 milyar lira, tedavi edici sağlığa ayrılan kaynak ise 215 milyar lira artmıştır. Koruyucu sağlık hizmetleri, halk sağlığının yapı taşlarından biridir. Sadece hastalıkla mücadeleye değil, hastalığa neden olan risk etkenlerini tespit ederek bunların bertaraf edilmesine, halk sağlığını doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen toplumsal etkenlerin saptanmasına, buradan hareketle de sağlığın yalnızca bireysel düzlemde ele alınmaksızın toplumsal düzlemde de korunmasına ve geliştirilmesine odaklanır.
“‘Eziyet Yönetmeliği’ ile aile hekimlerinin üzerlerindeki baskıyı artıyor”
Sağlık Bakanlığı, birinci basamak koruyucu sağlık hizmeti sunumunun asli özneleri olan Aile Hekimliği ve Aile Sağlığı Merkezi (ASM) emekçilerinin haklarını ve çalışma koşullarını iyileştirmek yerine ‘Eziyet Yönetmeliği’ ile üzerlerindeki baskıyı artırmayı tercih etmektedir.
2023 yılında Aile Hekimliği Birim Başına Düşen Nüfus sayısı 2 bin 700 olarak planlanmasına karşılık aynı yılın gerçekleşmesi 3 bin 65 olmuştur. Benzer bir projeksiyon yaptığımızda 2025 yılı için hedeflenen 2 bin 800 nüfusun gerçekleme sayısının en az 3 bin 100 nüfus olacağı tahmin edilebilir. Sağlık Bakanlığı, Aile Hekimliği Birim sayısını artıramadığı gibi, sanal ASM ile de bu sorunu çözememektedir. Yeni AHB’lerin faaliyete geçmemesinin palyatif çözümü kendi içinde birim başına düşen nüfusu artırmakta görülmektedir. Bu çözüm değil, çözümsüzlüktür.”
“Hekime başvuru sayılarında olağan dışı artış sistemi kilitlemekte”
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun ise şunları söyledi:
Sağlık Bakanlığı kışkırtılmış sağlık talebini kontrol altına almaya yönelik önlemler ve düzenlemeler yerine kişi başı hekime müracaatı 2025 yılında 11,9, 2026 yılında 12,2, 2027 yılında 12,6 olarak tahmin etmektedir.
Hekime başvuru sayılarında olağan dışı artış sistemi kilitlemekte, muayene sürelerini 5 dakikaya ve altına çekmekte, bazı branşlarda randevu krizine neden olmaktadır. Sağlık çalışanlarını daha fazla, daha esnek ve güvencesiz çalıştırma, angarya görev dayatma stratejisiyle bu sorunları çözme girişimleri ise yeni sorunlara yol açmaktadır.
“Şehir Hastaneleri’ne ayrılan ödenek bütçenin yüzde 10’una karşılık geliyor”
37 milyar 420 milyon 717 bini hizmet alımı, 67 milyar 181 milyon 365 bini kullanım bedeli olmak üzere şehir hastanelerine ayrılan ödenek Sağlık Bakanlığı bütçesinin yüzde 10’una karşılık gelmektedir.
2024 yılı bütçesinde yer alan 57 milyar 554 milyon liralık kullanım bedeli teklifi, 2024 yılı tamamlanmadan ilk altı ayda 33 milyar lirayı geçmiştir. 2024 yılında Şehir Hastaneleri için ayrılan ödeneğin aşıldığı rakamlardan anlaşılabilir. Yüksek enflasyon ve bundan kaynaklı maliyetlerin artışı göz önüne alındığında 2025 yılı için de benzer bir projeksiyon yapılabilir. Kamu bütçesinin özel şirketlerin çıkarlarına göre yapılandırılmasının en net göstergelerinden birisi, Şehir Hastanelerine ayrılan ödenekler ve kira bedelleridir.
“Sağlık Bakanı suçluları ‘çürük elma’ olarak nitelese de ağacı kurtçuklar sarmıştır”
Bebeklerimizi öldüren ‘Yenidoğan çetesi’ olayında gördüğümüz üzere sağlık planlamasında özel sektörü daha çok büyütmeyi hedefleyen piyasacı anlayış, suç ve suçlu üreten bir yapıya dönüşmüştür. Sağlık Bakanlığı’nın ‘Türkiye’de Bebek Ölümleri Durum Raporu’na göre yenidoğan yoğun bakım yataklarının yüzde 56’sının özel hastanelerin kontrolünde olması bu skandalın altındaki somut nedenlerden birisidir. Sağlık Bakanı suçluları ‘çürük elma’ olarak nitelese de ağacı kurtçuklar sarmıştır.
Özel sektörün sağlıktaki hacmini büyütmek amacıyla kamudan özele daha yoğun kaynak aktarımı yapılmaktadır. 2002 yılında 774 kamu hastanesi, 50 üniversite hastanesi, 271 özel hastane varken; 2023 yılı itibariyle 933 kamu hastanesi, 68 üniversite hastanesi, 565 özel hastane faaliyet göstermektedir. Özel sektör, kamu sektörüne göre 20 yılda 2 kattan fazla büyürken, sağlık sektörünün üçte birini kontrol etmektedir. Buna paralel şekilde özel sektör sağlık harcamaları da neredeyse yüzde yüze ulaşmış durumda.”
“2025 yılı için öngörülen bütçe yine istenilenin çok altında kalmış durumda”
TTB Merkez Konseyi Başkanı Azap ise şu değerlendirmeyi yaptı:
“Komisyonda umarız ki, halkın yararına hekimlerin yararına sağlık çalışanlarının yararına bir takım değişiklikler olur. Bu konuda da takipteyiz. Genel kurula geldiği zaman Sağlık Bakanlığı bütçesi TTB olarak biz de halkı ve sağlık kamuoyunu hekim arkadaşlarımızı bilgilendirecek bir açıklama yapacağız ama şimdiden Ankara Tabip Odamızın açıkladığı verilerle maalesef kötü bir sağlık bütçesi ile karşı karşıya olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun tabii sağlık alanında yine kötü sonuçları olacaktır. Üstelik de bu az miktardaki kaynağın nerelere ayrıldığına baktığımızda da işlemekte olan sistemin daha da kötüleşerek devam edeceği görebiliyoruz rahatlıkla. Bu bütçe ‘yenidoğan çeteleri’ne yeni sağlık çetelerine yol açacak bir bütçedir o yüzden kabul edilemez buluyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilik Toplantı Salonu’ndaki programda konuşan Vali Özkan, bol ve bereketli bir kış mevsimi geçmesini temenni etti.
Kış mevsiminde yerleşim yerlerinde hem trafik güvenliğini sağlamak hem de vatandaşın yaşayabileceği mağduriyetin şimdiden önüne geçmek istediklerini belirten Özkan, “İnşallah bereketli, yağışlı bir yıl olur. Kışın mesai harcadığımız üç aylık ya da dört aylık süreç bizleri yorsa da yazın yaşadığımız su problemleri de bizi ayrıyeten düşündürüyor. Onun için öncelikle inşallah bereketli bir kış olur. Bizler de burada alacağımız tedbirlerle hem insanımızın işini kolaylaştırmak hem olası kazaların önüne geçmek üzere tedbir almış oluruz.” dedi.
Konuşmanın ardından emniyet, jandarma ve ilgili kurumlar, alınan kış tedbirlerini katılımcılara anlattı.
Toplantıya, Vali Yardımcısı Adnan Kayık, kaymakamlar, Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu, İl Jandarma Komutan Vekili Kıdemli Albay Tuncay Caferoğlu, İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, İl Özel İdare Genel Sekreteri Nazif Yılmaz ve daire müdürleri katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Uluslararası Basın Kurumu’nun (IPI) öncülük ettiği, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) ve Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi’nin (ECPMF) katıldığı Ankara’daki basın özgürlüğü misyonu, AK Parti’nin yasalaştırmak üzere gündeme getirdiği “etki ajanlığı” düzenlemesinin geri çekilmesi için çağrıda bulundu. Misyon, gelecek günlerde düzenlemeye ilişkin tüm bu konuları detaylandıran bir rapor yayınlayacağını açıkladı.
Basın özgürlüğü misyonu yayımladığı ortak açıklamada. yasama gündeminde olan casusluk yasa teklifinin mevcut haliyle kabul edilmesi halinde casusluk tanımının önemli ölçüde genişletileceğini belirtti. Teklifin, yabancı devletler veya kuruluşlarla uyumlu hareket eden veya onların yönlendirmesiyle “devletin siyasi çıkarlarına” karşı suç işlediği düşünülen herkesi kapsayacağının ve herhangi bir suçtan mahkum olan kişinin bu yasayla birlikte yedi yıla kadar ek ceza alabileceğinin altını çizdi.
Basın meslek örgütlerinin basın özgürlüğü için ciddi bir tehdit olarak gördüğü “etki ajanlığı” düzenlemesi AK Parti tarafından gözden geçirilmesi sonrasında yasalaştırılacağı açıklanarak, geçen hafta TBMM Genel Kurulu gündemindeki yasa teklifinden çıkarılmıştı.
“Etki ajanlığı olarak bilinen yasa tasarısı hükümeti eleştiren herkesi casuslukla suçlayabilecek“
Basın özgürlüğü kuruluşlarının üç gün boyunca devam eden misyonu yayımladığı ortak açıklamada, şu ifadelere yer verdi:
“Sivil toplum kuruluşlarının yabancı finansmanının şeffaflığını artırmaya yönelik bir çaba olarak yansıtılan yasa tasarısının ve sıklıkla Gürcistan’da birkaç ay önce kabul edilen ‘yabancı ajan’ yasasıyla karşılaştırılıyor. Ancak bu karşılaştırmalar, Türkiye’de önerilen mevzuatın ciddiyetini yansıtmakta başarısız ve yanıltıcı olmuştur. Gürcistan’daki yasa, sivil toplum kuruluşlarına finansman şeffaflığı konusunda idari yükler ve kısıtlamalar getirirken hükümeti eleştirenleri sindirmek için keyfi olarak uygulanabilecek kurallar da içeriyor. Bu yasayla uyumsuzluk durumunda en ağır ceza ise kuruluşun kapatılması olarak uygulanıyor.
Türkiye’nin ‘etki ajanlığı’ tasarısı ise ülkenin casusluk yasasını değiştirerek yabancı çıkarlar doğrultusunda hareket ettiği düşünülen bireylerin yargı süreçlerinde fiilen casus muamelesi görmesine ve ardından hapis cezasına çarptırılmasına olanak tanıyor. Yasa teklifi, ülkedeki herkese uygulanabilir bir nitelik taşıyor.
14 Kasım’da hükümet, ‘etki ajanlığı’ olarak bilinen casusluk maddesini mecliste oylanacak teklif metninden çekti ve muhalefeti bu metinde uzlaşmak üzere iş birliğine davet etti.
Bu yıl düzenlenen basın özgürlüğü misyonuna katılan medya özgürlüğü kuruluşları, bu tasarıda kabul edilebilir tek uzlaşmanın ‘yabancı devletler veya kuruluşlar’ ile uyumlu veya onların yönlendirmesiyle hareket etmeye yapılan tüm atıfların ‘yabancı bir istihbarat ajansı adına hareket etmek’ ile değiştirilmesi olabileceğine dikkat çekiyor. Tasarı bununla sınırlı kalmazsa, hükümeti eleştiren herkesin keyfi olarak hedef alınması için kullanılması olasılığı doğacaktır.
2024 Türkiye’de basın özgürlüğü uluslararası misyonu 13-15 Kasım tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşti. Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) öncülük ettiği misyona Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) ve Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF) katıldı. Heyet; Anayasa Mahkemesi, yayın düzenleyicisi Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), muhalefet partileri, gazeteciler ve diplomatik temsilcilerle görüştü. Hükümet yetkilileriyle görüşme talepleri ise ya reddedildi ya da görmezden gelindi.
Ziyaretler sırasında şu acil konular da ele alındı: Eleştirel gazetecilere yönelik devam eden yargı baskısı ve Anayasa Mahkemesinin ifade özgürlüğünü koruma konusundaki rolü; yayın düzenleyicisi RTÜK’ün Açık Radyo’nun karasal yayın lisansına son vermesi, eleştirel yayıncılara para cezası verme eğilimi ve çevrimiçi gazeteciliğin dijital sansürü.
Misyon, önümüzdeki günlerde tüm bu konuları detaylandıran bir rapor yayınlayacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Giresun Belediye Meclisi Kasım ayı üçüncü toplantısı yapıldı. Belediye Başkanı Fuat Köse başkanlığında gerçekleşen toplantıda, Belediye’nin 2025 mali yılı bütçe ve tarifeleri görüşüldü. Oylamaya sunulan belediyenin 2025 yılı bütçesi 2 milyar 500 milyon TL olarak oy çokluğuyla kabul edildi. Belediye’nin 2024 yılı bütçesi ise 1 milyar 750 milyon TL olarak onaylanmıştı. Bütçe yüzde 45 artırılarak 2025 yılı bütçesi 2 milyar 500 milyon TL’ye yükseltilmiş oldu. Toplantıda ayrıca, bütçe gelir kalemleri, gider kalemleri ve müdürlüklere ayrılan bütçe tutarları da ayrı ayrı görüşülerek karara bağlandı.
Belediye Başkanı Fuat Köse, yeni bütçenin hayırlı olmasını dileyerek, “Bütçenin hazırlanmasında emeği geçen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Giresun şehri daha büyük bütçeler hak ediyor ama bunun içinde gelir kalemlerimiz artmalı. İnşallah ileride daha büyük bütçeler oluştururuz. Bu bütçeyle Giresun halkımıza hizmet edeceğiz. Ben sürekli el birliği mesajı veriyorum. Beraber yönetim tarzını benimsiyorum. Onun için muhalefet meclis üyesi arkadaşlarımızın görüş ve önerileri bizim için önemli” diye konuştu.
Bir sonraki Belediye Meclisi toplantısının 4 Aralık 2024 Çarşamba günü yapılması kararlaştırılarak oturuma son verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’da hemzemin geçitte yolcu treninin çarptığı otomobilin sürücüsü yaralandı.
Kaza, akşam saatlerinde Bağlar ilçesi Bağıvar mevkisinde meydana geldi. Batman’dan Diyarbakır’a gelen yolcu treni hemzemin geçitte M.E. idaresindeki 34 PF 4666 plakalı otomobile çarptı. Kazada sürücü M.E. yaralandı. İhbarla olay yerine sağlık, itfaiye, AFAD ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan kadın sürücü M.E., yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Sürücünün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşil Körfez Su Birliğinden alınan bilgiye göre, kentin günlük 100 bin metreküp su ihtiyacını karşılayan Gökçe Barajı’nda su seviyesi yüzde 20’lere geriledi.
Kasım 2023’te yapılan ölçümlerde yüzde 35 olan su seviyesi, bu yıl yağışların yeterli olmaması nedeniyle azaldı.
Kentin tek içme suyu kaynağı olan barajın, 43 günlük suyunun kaldığı belirtilirken, vatandaşlara suyu tasarruflu kullanmaları noktasında uyarılarda bulunuldu.
Öte yandan yatırım programına alınan ve Selimandıra Deresi’nin çıkışından sonraki bölümde inşa edilmesi planlanan 25 milyon metreküp su kapasitesine sahip Çağlayan Barajı (Gökçe 2) ile kentin özellikle yaz aylarında yaşadığı su sıkıntısının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Yapılacak yeni barajın gelecekte 61 milyon metreküp içme ve kullanma suyu kapasitesi ile kentin uzun dönem su ihtiyacını karşılayabileceği ifade edilirken, şu an yaşanan su sıkıntısının yağışlar ile ortadan kalkacağı öngörülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları devam ediyor. Bu sabah saatlerinde Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyine yönelik saldırılar şiddetini arttırırken; ABD medyasına konuşan bir Hizbullah yetkilisi, İsrail’in bir aydan uzun süredir Beyrut’un merkezine düzenlediği hava saldırısında, Hizbullah’ın Ana Sözcüsü ve Medya Sorumlusu Muhammed Afifi’nin öldüğünü ileri sürdü. Hizbullah yetkilisine göre Afifi, Arap sosyalist Baas Partisi’nin Beyrut’un merkezindeki ofisine düzenlenen saldırıda öldürüldü.
ABD medyasında yer alan haberlere göre Afifi, özellikle İsrail’in eylül ayındaki askeri tırmanışından ve İsrail’in hava saldırısında öldürülen Hizbullah’ın uzun süreli lideri Hasan Nasrallah’ın suikastından sonra ön plana çıkmıştı.
İsrail savaş uçakları daha önce de Beyrut’un güney banliyölerini vurmuş; bunun üzerine İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), halkı bazı binaları boşaltmaları konusunda uyarmıştı. İsrail’in saldırıları, Lübnanlı yetkililerin ABD arabuluculuğunda bir ateşkes önerisini değerlendirdiği sırada gerçekleşti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da hafif ticari aracıyla seyir halindeyken Kenan C.’yi (30) tabancayla başından vurup yaralayan Selami S. (27) ile yanındaki M.M.Ç. (22), M.E.Ç. (21) ve A.T. (22) yakalandı. Olay öncesi tarafların bir kafede buluşup borç meselesi nedeniyle tartıştıkları belirtildi.
Olay, 15 Kasım’da saat 21.00 sıralarında Yıldırım ilçesi Çınarönü Mahallesi Çınarönü Caddesi’nde meydana geldi. Çınarönü Mahallesi yönünde ilerleyen Kenan C. idaresindeki 16 BEE 013 plakalı hafif ticari araca yanına yaklaşan başka bir araçtan tabancayla ateş açıldı. Saldırıda başına mermi isabet eden Kenan C., ağır yaralandı. Yaralı, yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Kenan C.’nin hayati tehlikesi sürerken, polis ekipleri 4 şüpheliyi gözaltına aldı.
Şüphelilerden Selami S. ve M.M.Ç. ile Kenan C.’nin arasında borç meselesi nedeniyle husumet olduğu, olaydan kısa süre önce de bir pastanede bir araya gelerek, tartıştıkları iddia edildi. Tartışmanın ardından pastaneden ayrılan ve aracına binerek uzaklaşan Kenan C.’yi, otomobille takip eden Selami S.’nin, tabancayla ateş açarak başından vurduğu, M.M.Ç.’nin de o sırada otomobilde olduğu tespit edildi. Kiralık olan otomobilin, şüphelilerden M.E.Ç.’nin üzerine kayıtlı olduğu, diğer şüpheli A.T.’nin ise olaydan bir süre sonra, Selami S. ve M.M.Ç.’yi olay yerine getirerek, video çektirdiği öğrenildi.
4 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir düğün salonunda düzenlenen kongrede, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Tek listeyle gidilen kongrede Abdullah Aydemir yeniden ilçe başkanı seçildi.
Programa, AK Parti BatmanMilletvekiliFerhat Nasıroğlu, AK Parti Batman İl Başkanı Hüseyin Şansi ve partililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti’nin Amasra 8. Olağan İlçe Kongresi’ne katıldı. Burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tunç, şunları söyledi:
“Hangi ırktan olursa olsun hepimiz biz Türk milletiyiz”
“Ülkemizi huzursuz eden her türlü şer şebekesi ile kararlı biçimde mücadele edeceğiz. Çetelerden temizlemeye, bu milletin güvenliğini, huzurunu bozmak isteyen her türlü şer şebekesi ile sonuna kadar mücadele edeceğiz. Terörün her türlüsü ile mücadele kararlıyız. 40 yıldan bu yana ülkemizi sıkıntıya sokan, binlerce şehit vermemize neden olan PKK terör örgütünü bitirinceye kadar bu mücadelemiz devam edecek ve elimizdeki her türlü imkanı kullanarak bunu başaracağız.
Bizi kimse birbirimizden ayıramaz. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi… Hangi ırktan olursa olsun hepimiz biz Türk milletiyiz, kardeşiz, beraberiz. O nedenle aramıza nifak tohumları sokmak isteyenlere müsaade etmeyeceğiz. İç cephemizi güçlendireceğiz, daha güçlü olacağız ve güneyimizde bir terör devleti kurulmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Türkler, Kürtler, Çerkezler, Lazlar. Hangi kökene sahip olurlarsa olsunlar hepimiz biz Türkiye’de yaşayan Türk milletinin fertleriyiz ve hepimiz kardeşiz. Dolayısıyla bu kardeşliğimizi hiçbir zaman bozdurmayacağız. İç cephemizi güçlendireceğiz ve birlik beraberlik içerisinde ülkemizi daha güçlü kılacağız. Dünyada hakkaniyeti, adaleti daha güçlü sağlayacağız inşallah.
Gezi Direnişi’ni hedef gösterdi: “Burada öldürülenler var, şehit edilen polisler var, taşlanan dükkanlar var, sokakları ateşe verenler var”
Bize ‘tünel lazım değil, betona yatırım’ diyorlardı. Öyle miymiş? Bunlar sadece Amasra tünelleri için değil ki. Bunlar İstanbul’daki köprülere de aynısını söylediler. Söylemediler mi? İstanbul Havalimanı, İstanbul Köprüsü yapılmasın diye o Marmaraylar, Avrasyalar yapılmasın diye Gezi olaylarına gerekçe gösterdikleri şeyler onlar değil miydi? İki ağaç bahaneydi. Bildiri okudular, o bildiride ne dediler? ‘Şunlar, şunlardan vazgeçilirse biz dükkanları taşlamayı, polise taş atmayı bırakırız’ dediler. Şimdi bazıları çıkmış ‘Gezi olayları masumdu, niye bunlar mahkum oldu’ diye soruyor. Tarafsız ve bağımsız yargı elbetteki maddi gerçek neyse ona göre karar veriyor. Kesinleşmiş bir hüküm var. ‘E batı böyle istiyor.’ Tamam da kardeşim Türk yargısı bağımsız ve tarafsız ve dosyadaki delillere göre ilk derecesi, istinafı, Yargıtay’ı karar vermiş. Burada öldürülenler var, şehit edilen polisler var, taşlanan dükkanlar var, sokakları ateşe verenler var. Bir hukuk devletinde şiddete yer var mı? Hukukta, adalette şiddete yer olur mu? Hukuk devletinin olduğu yerde dükkan taşlamak serbest mi? Polise taş atmak, basın araçlarını taşlamak, terörist elebaşlarının posterlerini o binalara asmak hukuk devletinde mümkün olabilir mi? Kendisine hukuk devletiyim diyen batı ülkeleri bunlara müsaade ediyor mu?
“Sırtını teröre yaslayanlara, sırtını PYD’ye PKK’ya yaslayanlara bu millet hiçbir zaman müsaade etmez”
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde şiddete, teröre yer yoktur. Hukuk devletinde şiddet çağrısı, Türk Ceza Kanunu’na göre de evrensel hukuka göre de suçtur. Hukuk devleti, şiddet çağrısına eğer müsaade ederse orası hukuk devleti değildir. İşte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuk devletinden uzaklaştığını söyleyenler ama bir taraftan da ‘biz sırt sırtayız’… Sırtını teröre yaslayanlara, sırtını PYD’ye PKK’ya yaslayanlara bu millet hiçbir zaman müsaade etmez. Bunu böyle bilelim. Bu ülkenin huzurunu bozdurmayacağız. Çocuklarımızın geleceği için, gençlerimizin geleceği için, Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmak için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhur İttifakı ile beraber, milletimizle beraber gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – CHP DiyarbakırMilletvekili Sezgin Tanrıkulu, ” Hukuk, yasalarla yurttaşların başı derde girdiğinde vatadandaşın öngörüsü demektir. Yasa koyucu olarak bizim açımızdan bile öngörüden bahsetmek mümkün değil. Neden torba yasa yapıyorsunuz? Adı Noterlik yasası ama noterlikle ilgisi olmayan 12 yasa var. Bir parlamento bu kadar çok Anayasa’ya aykırı yasa yapabilir mi? Ondan sonra ya buradan ya da Anayasa Mahkemesi’nden geri dönüyor. Amacınız şu; Anayasa’ya aykırı bir kamu düzeni oluşturuyorsunuz. Anayasa Mahkemesi kararları geriye dönük yürümüyor. Yürümediği için de o arada oluşturduğunuz kamu düzeni yasallaşmış oluyor” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler devam ediyor. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, şunları söyledi:
” Türkiye’deki rejimin demokrasi olmadığını göstermek istiyorsunuz”
“Hukuk, yasalarla yurttaşların başı derde girdiğinde vatadandaşın öngörüsü demektir. Yasa koyucu olarak bizim açımızdan bile öngörüden bahsetmek mümkün değil. Neden torba yasa yapıyorsunuz? Adı Noterlik yasası ama noterlikle ilgisi olmayan 12 yasa var. Bir parlamento bu kadar çok Anayasa’ya aykırı yasa yapabilir mi? Ondan sonra ya buradan ya da Anayasa Mahkemesi’nden geri dönüyor. Burada yasama uzmanları var, biz varız ama Anayasa’ya aykırı yasa yapılıyor. Amacınız şu; Anayasa’ya aykırı bir kamu düzeni oluşturuyorsunuz. Anayasa Mahkemesi kararları geriye dönük yürümüyor. Yürümediği için de o arada oluşturduğunuz kamu düzeni yasallaşmış oluyor. Kanun Hükmünde Kararname ile bu kadar çok işlemin yapılmayacağını Cumhurbaşkanı’nın hukukçuları bilmiyor mu? Ama Anayasa’ya aykırı bir düzen oluşsun sonra Anayasa’ya aykırılık arkadan gelir. Böyle bir düzen olmaz. Hiçkimse Türkiye’ye demokratik demiyor. Yumuşak mı sert mi bir otokrasi arasında gidip geliyoruz. Etki Ajanlığı Yasası’na teorik olarak ihtiyacınız var mı? Bana göre yok. Torba ceza maddeleri var. Onlar sizin ihtiyacınızı zaten karşılıyor. Yargı düzeni bağımsız değil. İstediğiniz insanı istediğiniz biçimde bir soruşturma açıp, bir gizli tanık bulup içeri alabiliyorsunuz. Buna neden ihtiyaç duyuyorsunuz? Çünkü Türkiye’deki rejimin demokrasi olmadığını hem içeriye hem de dışarıya, aynı sınıfta yarıştığınız devletlere göstermek için. O devletler Rusya, Gürcistan, Kırgızistan, Macaristan. Artık biz demokrasi liginde değiliz. O nedenle kayyum yasasına ihtiyaç duyuyorsunuz. Ahmet Özer’in, Ahmet Türk’ün suçsuz olduğunu bilmiyor musunuz? Toplumsal barışımızın altına bu kayyum siyasetiyle, uyguladığınız dille en büyük dinamiti koyuyorsunuz. Böyle bir barış siyaseti, demokratik siyaset olmaz. Siyaseti bütün bu uygulamalarla zehirlediniz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – ABD Başkanı seçilen Donald Trump, görevi 20 Ocak’ta devralacağı Joe Biden ile Beyaz Saray’da bir araya geldi. Trump’ı karşılayan Biden yaptığı açıklamada, Trump’a Ocak ayında sorunsuz bir iktidar devretme sözü verdi. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre, yaklaşık iki saat süren görüşmede, Trump ve Biden’ın ulusal güvenlik ve iç politika konularını ele aldığını açıkladı.
ABD’de 4 Kasım’da yapılan seçimlerde 47’inci Başkan seçilen Donald Trump, “Beyaz Saray’ı geri kazanmasından” bir hafta sonra Başkan Joe Biden ile görüşmek üzere Beyaz Saray’a geldi.
Trump’ı karşılayan Biden, basına yaptığı kısa açıklamada, “yumuşak bir iktidar geçişi” çağrısında bulundu.
Biden, “Söylediğimiz gibi, yumuşak bir geçiş geçirmeyi, ihtiyaç duyduğunuz her şeyi karşılamak için elimizden geleni yapmayı dört gözle bekliyoruz. Tekrar hoş geldiniz” dedi. Görevi 20 Ocak’ta devralacak olan Trump ise “Siyaset zordur ve pek çok durumda pek hoş bir dünya değildir, ancak bugün hoş bir dünya ve olabildiğince sorunsuz bir geçişi çok takdir ediyorum ve bunu çok takdir ediyorum” dedi.
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre, iki saat süren görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Başkan Joe Biden’ın seçilmiş Başkan Donald Trump ile Oval Ofis’te yaptığı görüşmenin “önemli bir toplantı – görüş alışverişi” olduğunu söyledi.
Jean-Pierre, “Toplantıda ulusun ve dünyanın karşı karşıya olduğu önemli ulusal güvenlik ve iç politika konuları ele alındı. Başkan Biden ayrıca Kongre’nin halefinin seçildiği ancak görev süresinin başlamasından önceki dönemi için yapılacaklar listesinde yer alan, hükümetin finanse edilmesi ve Başkan’ın talep ettiği afet ek fonunun sağlanması gibi önemli konuları da gündeme getirdi” ifadelerini kullandı.
Jean-Pierre, Biden’ın, seçimden bir gün sonra seçilmiş Başkana ve geçen hafta Rose Garden’da Amerikan halkına yönelik yaptığı “Düzenli bir geçiş ve barışçıl bir iktidar geçişi sağlayacağız” ifadelerini yinelediğini belirtti.
Joe Biden’ın Donald Trump ile görüşmesine, Biden’ın özel kalem müdürü Jeff Zients’in yanı sıra seçilmiş başkan Trump’ın kısa süre önce Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü olarak görev yapacağını açıkladığı Susie Wiles da katıldı. Trump’ın kampanyasını yöneten Wiles, bu görevi üstlenen ilk kadın olacak.
Joe Biden’ın eşi Jill Biden da Trump’ı karşılama töreninde Biden’a eşlik etti.
Beyaz Saray, Jill Biden’ın Trump’a eşi Melania Trump için el yazısıyla yazılmış bir tebrik mektubu verdiğini ve “ekibinin geçiş sürecine yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade ettiğini” bildirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TARIM ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, fotokapan ile görüntülenen Anadolu Parsının görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı.
Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, “Tüm ihtişamıyla, bugüne kadar kaydedilen en net görüntülerinden biriyle ormanlarımızın gizli kahramanı Anadolu Parsı. Tüm imkanlarımızla bu kıymetli hazinemizi korumaya devam edeceğiz” dedi. Bakan Yumaklı paylaşımında Anadolu Parsı’nın görüntülerine de yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnanlı yetkililerden alınan bilgiye göre, Beyrut’taki Camille Chamoun Sports City Stadium’un, yerinden edilenlerin yerleştirileceği bir merkez haline getirilmesi için inşa ve donatım çalışmalarına başlandı.
Onlarca işçi, söz konusu spor tesisinde oda inşası ve su tesisatı kurulumuna yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Beyrut Belediyesi ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle inşa edilecek merkeze, İsrail saldırılarında evleri yıkılan veya evlerinden ayrılmak zorunda kalan aileler yerleştirilecek.
Merkeze, yerinden edilenler ve Beyrut’taki okullarda veya özel mekanlarda kalanlar kabul edilecek.
Yerel kaynaklara göre, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları nedeniyle bugüne kadar 1 milyon 200 binden fazla insan yerinden edildi. Bu da Lübnan nüfusunun yüzde 20’sinden fazlasını oluşturuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vietnam’ın başkenti Hanoi’de bu yıl yedincisi düzenlenen “Hanoi Uluslararası Film Festivali”nin geliştirme bölümünde yarışan film, “Jüri Özel Ödülü”ne layık görüldü.
Festivalin geliştirme bölümünde Bangladeş, Malezya, Hindistan, Türkiye, Arjantin ve Vietnam’dan 8 proje yarıştı.
Bir hafta süren festivalde iki gün konuk olarak ağırlanan yönetmen Soysal, “Rahma” projesini tanıtmanın yanı sıra Türk sineması hakkında da Vietnamlı sinemaseverlere bilgi aktardı.
Soysal, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, çekimlerine hazırlandığı “Rahma” filminin ödüle değer görülmesinden mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Vietnam’da düzenlenen festivalde bulunmak benim için farklı bir deneyimdi. Festivallerin en güzel tarafı farklı coğrafyalardan insanlarla bir araya gelmek, onları sinema penceresinden tanıyabilmek. İki günlük konukluğum sırasında bölgenin sineması hakkında yakından fikir edinme fırsatım da oldu. Hanoi Uluslararası Film Festivali’nin değerli jürisine projemi ödüle layık gördükleri için teşekkür ediyorum. Festival yönetimine ve ekibini de başarılı organizasyonları için kutluyorum.” dedi.
Proje, 2023’te TRT 12 Punto Senaryo Geliştirme Platformu’ndan “Ön Alım”, geçen ay Çanakkale’de ilki düzenlenen Troya Proje Geliştirme Platformu’ndan ise “En İyi Proje” ödüllerini kazanmıştı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından da desteklenen “Rahma”, yurt dışında da BulgaristanKültür Bakanlığı Film Fonu’ndan ortak yapım desteği aldı.
Konusunda “Anne sadece doğuran kişi midir, yoksa daha çok bağ kuran mıdır?” sorusunun cevabını arayacak olan film için ayrıca Balkon Film Yapım ve Ars Digital Yapım ortaklığında Avrupa’nın büyük fonu olan Euroimage’a da başvuru için hazırlanılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın İnegöl ilçesinde ambulans şoförü Mustafa Ç., hastaneden evine bıraktığı kadın hastanın oğlu O.K. (41) tarafından darbedildi. Şüpheli, polis ekiplerince gözaltına alındı.
Olay, saat 19.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi Kavak Sokak’ta meydana geldi. Ambulans şoförü Mustafa Ç. ve Acil Tıp Teknisyeni (ATT) Seçil S., İnegöl Devlet Hastanesi’nden sedye ile aldığı kadın hastayı ambulansla evine götürdü. Sağlık ekipleri evine götürdüğü kadın hastanın oğlu O.K. ile tartıştı. Yaşanan arbede sırasında ambulans şoförü Mustafa Ç.’ye yumruk atarak darbeden O.K., ardından tehditler savurdu.
Sağlık görevlilerinin ihbarı üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi. Polis, şüpheli O.K.’yı gözaltına alırken, ambulans şoförü ile Acil Tıp Teknisyeni Seçil S., şikayetçi oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Gebze ilçesinde, Kuzey Marmara Otoyolu’nda TIR ile çarpışan kamyonun sürücüsü yaralandı. Ulaşımİstanbul istikametinde tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması için çalışmalar sürüyor.
Kaza, saat 18.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu’nun Gebze Kadıllı mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon ile Ö.E. yönetimindeki 41 VM 019 plakalı sabun yüklü TIR çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kamyon sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralanan sürücü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulans ile DarıcaFarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazada kamyonda ve TIR’da bulunan malzemeler yola saçıldı. Kaza nedeniyle İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken uzun araç kuyruğu da oluştu. Ekiplerin dökülen malzemelerin ve kazaya karışan araçların yoldan kaldırılması için başlattığı çalışma devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gözcüler Konteyner Kent sakini Acip Fahracı, Gözcüler Mahallesi’nde bitkin haldeki yavru karacayı fark etti.
Karacayı konteynerine getiren Fahracı, hayvanı besleyerek, durumu mahalle muhtarı Züher Ekenel’e ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğüne bildirildi.
Ekiplerin yaptığı tıbbi müdahale ve sağlık kontrolünde durumunun iyi olduğu belirlenen karaca, doğaya salındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
HABAER: Nazım Özgün ERBULAN/İZMİT(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahmet Çakır (27) idaresindeki 09 AOJ 352 plakalı motosiklet, Yavuzköy Mahallesi’ndeki yolda karşı yönden gelen Gültekin Giray (47) yönetimindeki plakasız motosikletle çarpıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Giray’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Kazada Çakır ise yaralandı.
Ambulansla Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Çakır’ın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Otoyolda İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon, Ö.E’nin kullandığı 41 VM 019 plakalı sabun yüklü tır ile çarpıştı.
Kazada, kamyon sürücüsü A.A. yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ambulansa Darıca FarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan sürücü A.A’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Kaza nedeniyle otoyolun İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, uzun araç kuyruğu oluştu.
Kazaya karışan araçların kaldırılması için çalışmalar devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Gebze ilçesinde, Kuzey Marmara Otoyolu’nda TIR ile çarpışan kamyonun sürücüsü yaralandı. Ulaşımİstanbul istikametinde tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması için çalışmalar sürüyor.
Kaza, saat 18.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu’nun Gebze Kadıllı mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon ile Ö.E. yönetimindeki 41 VM 019 plakalı sabun yüklü TIR çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kamyon sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralanan sürücü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulans ile DarıcaFarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazada kamyonda ve TIR’da bulunan malzemeler yola saçıldı. Kaza nedeniyle İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken uzun araç kuyruğu da oluştu. Ekiplerin dökülen malzemelerin ve kazaya karışan araçların yoldan kaldırılması için başlattığı çalışma devam ediyor.
HABER: Erol POLAT/GEBZE(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, TAKE Projesi kapsamında Akçadağ, Arapgir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Doğanyol, Hekimhan, Kale, Kuluncak, Pütürge, Yazıhan ve Yeşilyurt ilçelerinde 2 bin 78 üretici desteklendi.
Çiftçilere 118 kilo 300 gram nohut, 8 kilo 300 gram kuru fasulye, 400 bin kilogram arpa ve 421 kilo 900 gram buğday olmak üzere toplam 948 kilo 500 gram tohum, 906 bin 144 adet sebze fidesi dağıtıldı.
Desteklerle 49 bin 755 dekar arazi tarıma kazandırıldı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, 14 milyon 528 bin 782 lira proje desteği, üreticilere ise 7 milyon 176 bin 261 lira katkı sundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın İnegöl ilçesindeki mobilya imalathanesinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle 1 saatte söndürüldü.
Yangın saat 19.30 sıralarında Mahmudiye Mahallesi 2’nci mobilya sokakta faaliyet gösteren 2 katlı mobilya imalathanesinin 2’nci katında çıktı. Alevler kısa sürede büyürken, çevredekilerin ihbarıyla adrese itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiyecilerin müdahalesiyle diğer iş yerlerine sıçramadan kontrol altına alınıp, yaklaşık 1 saatte söndürüldü. Mobilya imalathanesinde, maddi zarar meydana geldi. Yangının çıkış nedeniyle ilgili çalışma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mehmet Akdeniz (68) idaresindeki 09 H 2207 plakalı traktör, Esençay Mahallesi’nde devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri, traktörün altında kalan Akdeniz’in yaşamını yitirdiğini belirledi.
Akdeniz’in cenazesi, incelemenin ardından Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaağaç Mahallesi İkinci Kerte Sokak’ta İ.E.E.G. (29) yönetimindeki 64 AEB 814 plakalı panelvan, 4 yaşındaki Yasemin Gülcan’a çarptı.
Ağır yaralanan Gülcan, yakınları tarafından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü.
Gülcan, buradaki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Olayın ardından hastaneye giden sürücü, polis ekiplerince gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Haber: Nazım Özgün ERBULAN/İZMİT(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başkan Faruk Özlü’nün üzerinde önemle durduğu projelerinden biri olan Kent Estetiği Projesi Cedidiye Cami ve meydanı etabında çalışmalar tamamlandı. 5 bin 450 metrekare alan üzerinde yapılan çalışmada ilk olarak atıl vaziyette bulunan işyerlerinin hak sahipleri ile görüşülerek anlaşma sağlandı. Burada yapılan düzenleme ile Cedidiye Cami mimarisine uygun olarak yatay mimaride 20 yeni işyeri inşa edildi. Aynı zamanda Düzceli İş Adamı Burhan Özdemir’in gönüllü ve hayırsever tutumu ile 70’li yıllarda inşa edilen Cedidiye Cami bugüne kadarki en detaylı yenileme çalışmasına ev sahibi oldu. Cedidiye Kent Meydanı 1. Etap Projesiyle Cedidiye Cami’nin 12 Kasım Depremi’nde yıkılarak daha sonra sac malzemeden yapılan minareleri kaldırılarak EdirneSelimiye Cami’nin minarelerinin tarzında iki minarenin yapımı tamamlandı. Ayrıca cami taş kaplaması kumlama tekniği ile temizlendi. Kubbelerinde temizlik yapılarak mermer, aydınlatma, iklimlendirme, doğu ve batı girişleri yeniden düzenlendi.
Yenilenen Cedidiye Cami alanında gerçekleştirilen törene Vali Selçuk Aslan, Başkan Faruk Özlü, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, ilçe ve belde belediye başkanların yanı sıra STK temsilcileri, belediye başkan yardımcıları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“Bu vizyonu hayata geçirenlere teşekkür ediyorum”
Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan törende konuşan Vali Aslan, 12 Kasım Düzce depreminde yaşanan kayıplar ve yıkılan bina istatistiklerini kısaca paylaşarak, devletin desteği ile bugünkü Düzce’nin yeniden inşa edildiğini dile getirdi. Aslan, Cedidiye Meydan Projesi vizyonunu hayata geçiren Faruk Özlü başta olmak üzere emeği geçenlere ve hayırsever iş insanı Burhan Özdemir’e teşekkür etti.
“İkinci etaba da en kısa sürede başlayacağız”
Başkan Faruk Özlü, bundan 5 yıl önce belediye başkanı seçildiğinde makam odasından meydana baktığını dile getirerek, “Hatırlayın, bu binaların olduğu yerde gece kondu gibi yapılar vardı. Bir tarafta da klasik tarzda bir cami vardı. Caminin minareleri de tenekeden. İçinde olduğumuz bina modern mimaride bir bina. Büyük bir çelişki. Bütün bu binalar son 50-60 yılda yapılmış. Ardından çalışmalara başladık ve cami-meydan-çarşı konseptinde, cami mimarisine uygun bir proje hazırladık. Burada bulunan 20 dükkan özel mülkiyet sahiplerine ait dükkanlardır. Burhan Özdemir ile görüşürken cami minareleri konusunu konuştuk. Hiç ikiletmedi projelere baktık. Bir kardeşimiz de ‘Ben inşasını yaparım’ dedi. Bu eser bu şekilde ortaya çıktı. Bu projenin birinci etabı. Sıra ikinci etapta. Ona da baharda başlayacağız ve uzun sürmeyecek, kısa sürede bitireceğiz. Hepimiz sizin Düzce’nin İzzet Baysal’ı olmanızı temenni ediyoruz. Allah sizden razı olsun. Bugün 12 Kasım olalı çeyrek asır oldu. Birinci önceliğimiz depremlere ve doğal afetlere hazırlık olmalı. Bu vesile ile 12 Kasım depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Allah bize bir daha deprem acısı yaşatmasın” dedi.
“Bu hayır değerli büyüğüm Faruk Özlü sayesinde nasip oldu”
Cami minareleri ve tadilatının yapılmasına büyük destek veren hayırsever iş insanı Burhan Özdemir ise yaptığı konuşmada, “12 Kasım 1999 depreminde hayatını kaybeden hemşehrilerimize yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyorum ve Rabbimin tekrardan böyle büyük bir acı bize yaşatmaması için dua ediyorum. Bugün hayırlı bir iş için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Cedidiye Cami minarelerini yapar mısın dendiğinde ben bunu bir onur olarak kabul ettim. Çünkü bazı hayırlar vardır ki siz ne yaparsanız yapın size nasip olmadıktan sonra olmaz. Cedidiye Cami’nde hamdolsun böyle bir hayrı işlemek de bize nasip oldu. Sayın Bakanım da buna vesile oldular” dedi.
Minarenin yapımı noktasında işe başladıklarını bu arada caminin birçok eksiğini de olabildiğince, gücü yettiğince gidermeye çalıştıklarını dile getiren Özdemir, Cedidiye Cami’nin yapımında geçmişten bugüne emeği geçenlere teşekkürlerini dile getirdi.
Başkan Faruk Özlü’nün Burhan Özdemir’e teşekkür plaketi takdimi ve Konuralp Pilavı ikramının ardından program sona erdi. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emir A’nın (22) kullandığı 42 ABE 809 plakalı tır, Çay- Bolvadin kara yolu Kavakdibi mevkisinde babası Mahmut A’nın (54) idaresindeki 42 AFF 720 plakalı tıra arkadan çarptı.
Kazada ağır yaralanan Emir A, araç içerisinde sıkıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin müdahalesiyle tırdan çıkarılan Emir A, kaldırıldığı Bolvadin Devlet Hastanesi’nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Xtopia Immersive Journey” programı kapsamında açılan sergi, doğa ve teknoloji arasındaki bağlantıları keşfetmeyi ve izleyicilere yenilikçi deneyimler sunmayı hedefliyor.
Yapay zeka yazılımlarıyla insan ile makine ilişkisini ele alan serginin küratörü ve Xtopia World’ün kurucusu Lalin Akalan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sergide, sanatçının 360 derece mekana entegre olmuş bir görüntüsüyle ziyaretçilere seslendiği bir bölümün yer aldığını söyledi.
Akalan, “Bir sanat eseri içinde zamanda koro performansı var. Koro performansından sonra sanatçının ahtapotlardan esinlendiği ve ahtapotların zekasını yapay zekayla birleştirdiği bir manifestosu var. Bu, doğanın insanlığa bir çağrısı ve insanlığa bir geri dönüş manifestosudur.” dedi.
Sergideki eserlerin birbiriyle bağlantılı olduğuna dikkati çeken Akalan, şunları ifade etti:
“Memo Akten, 20 yıldır yapay zekayla çalıştığı için aslında buradaki eserler de yapay zekanın son 15 senedeki gelişimini kapsıyor. Bir tanesi evrenimizin derin tarihiyle alakalı. Evrenin toz ve gaz bulutu halinden bugüne kadar gelen serüvenini anlatıyor. Hızlı bir şekilde bize kim olduğumuzu hatırlatıyor. Biraz daha meditatif bir eser. Sergiye ayrıca koro, yoga, sesle şifa etkinliği gibi şeyler de eşlik edecek.”
Lalin Akalan, sergide ayrıca hareket, dans ve teknolojiyi birleştiren bir eser olduğunu dile getirerek, “Bir dansçının bir anda balığa, farklı doğa elementlerine dönüştüğü ve aramızda aslında ne kadar bağlı olduğumuzu anlatan, ekoloji odaklı bir deneyim. Deneyimler aslında kendimizle ve kendi insanlığımızla bağ kurmamıza alan açıyor. O yüzden bir tür farkındalık. İzleyicilerin buradan ‘geleceğimizi özenle tasarlayabileceğimiz umuduyla’ ayrılmalarını istiyoruz.” diye konuştu.
Üçlemenin ilki olarak açılan “Dağıtılmış Bilinç” sergisinden sonra “Somutlaştırılmış Simülasyon” ve “Derin Meditasyonlar” sergileri açılacak. Program süresince ayrıca atölyeler, performanslar, söyleşiler yapılacak.
Sergi, 15 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İMZALANAN ANLAŞMADA KRİTİK BİR MADDE VAR
Putin’in onayladığı, Rusya ile Kuzey Kore arasında stratejik ortaklık kurulmasını içeren anlaşma, ülkenin yasal bilgi sisteminde yayımlandı. İki ülke arasındaki ilişkilerin savunma, tarım, sağlık, eğitim gibi çok sayıda alanda geliştirilmesini öngören anlaşma, taraflardan birine saldırı yapılması halinde diğer tarafın askeri yardım sağlayacağına yönelik bir madde de içeriyor.
ORTAK ASKERİ TATBİKATLAR DÜZENLEYEBİLECEKLER
Anlaşmaya göre, iki ülke “savaşı önlemek ve savunma kabiliyetlerini güçlendirmek” amacıyla ortak askeri tatbikatlar da düzenleyebilecek. Söz konusu anlaşma, Putin’in Kuzey Kore’ye haziran ayında gerçekleştirdiği ziyarette imzalanmış, ardından Rus parlamentosunun alt kanadı Duma ve parlamentonun üst kanadı Federasyon Konseyi tarafından onaylanmıştı.

Uluslararası İlişkilerVladimir PutinKuzey KoreDiplomasiPolitikaGüvenlikSavunmaGüncelDünyaTarımRusya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törene Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, Askeri Ataşe Tuğgeneral Gaffar Gören, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, Büyükelçilik çalışanları, Türk kurumlarının temsilcileri ve Türk eğitim kurumlarının öğrencileri katıldı.
Saat 09.05’teki saygı duruşunun ardından anıtın yakınında bulunan Büyükelçilik’teki Türk bayrağı yarıya indirildi. Büyükelçi Bağcı, anıta çelenk bıraktı, törende İstiklal Marşı okundu.
Törende konuşan Bağcı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve ebediyete intikal etmiş tüm kahramanları, gazileri ve şehitleri rahmet ve şükranla andığını belirtti.
Bağcı, hayatını ülkesine ve milletine adayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkenin içinde bulunduğu zorluklara ve sahip olduğu kısıtlı imkanlara rağmen milletinden aldığı güç ve destekle Türk milletinin kaderini ve tarihin akışını değiştirdiğini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduğunu söyledi.
Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözlerinin bugün de Türk dış politikasının temel yol gösterici ilkesi olmayı sürdürdüğünü dile getiren Bağcı, “Atatürk, döneminin çok ötesindeki devlet anlayışı, ileri görüşlülüğü ve milletine olan inancıyla sadece Türk milletine değil tüm dünyaya örnek olmuş bir devlet adamıdır. Fikir ve eserleriyle yaşadığı dönemin çok ötesine damgasını vurmuş bir liderdir.” dedi.
Bağcı, devlet, millet, vatan ve bayrağın en büyük değer ve Türk toplumunu birbirine bağlayan ortak paydalar olduğunu vurgulayarak, “Atatürk’ün bizlere vasiyeti, çağdaş uygarlık düzeyinde olmak, bayrağımızı şanla, şerefle ve başarıyla tüm dünyada dalgalandırmak, milletimizi ve vatanımızı karşılıksız sevmektir. Bu tarihi sorumluluklarımızı yerine getirmek bakımından usanmadan, yılgınlığa kapılmadan ve şikayet etmeden çalışmak ise gelecek nesillere karşı en büyük sorumluluğumuz ve ödevimizdir.” ifadelerini kullandı.
Atatürk’ün “Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir.” sözlerinin Türkiye’nin Azerbaycan’la kardeşlik ilişkilerine ışık tuttuğuna ve yol gösterdiğine işaret eden Bağcı, “Bugün de tıpkı tarihte olduğu gibi, Ulu Önder Atatürk’ün bizlere gösterdiği hedef doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanlarımız Recep Tayyip Erdoğan ve İlham Aliyev’in güçlü liderlikleri ve iradelerinin açtığı müstesna yolda, Azerbaycan ile kardeşlik ilişkilerimizi geliştirerek daha da derinleştirmeye ve köklerini tarihin derinliklerinden alan ulu bir çınara dönüştürmeye çalışmaktayız.” şeklinde konuştu.
Bağcı, dünya tarihine damga vuran Atatürk gibi bir lidere sahip oldukları için her zaman büyük gurur duyduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Bundan bir asır önce İstiklal Harbi’ni başlatarak Anadolu topraklarına gömülmeye çalışılan milletimizin önünde yeni bir ufuk açan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu milletin en önemli değerlerinden birisidir. Atatürk’e ve Cumhuriyetimize yapılacak en büyük katkı, ülkemizin içinden geçtiği şu kritik dönemde birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, özellikle de ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize sıkı sıkıya sahip çıkmaktır. Türkiye’nin asıl gücü, insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir. Akıl ve alın teriyle geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz. Güçlenen Türkiye’nin yükselen yıldızı, amiral gemisi, yerli ve milli savunma sanayimiz ile tam bağımsız, ‘Lider Ülke, Güçlü Türkiye’ hedefimize emin adımlarla yürüyoruz. Güçlü ordumuzla dosta güven, düşmana korku veriyor, mazlumlara umut oluyoruz. Dış politikamızı ‘Yurtta sulh, dünyada sulh’ ilkesi doğrultusunda sürdürüyoruz. Bugün sahada ve masada güçlü Türkiye vardır.”
Bakü Türk Anadolu Lisesi’nde anma programı düzenlendi
Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Bakü Türk Anadolu Lisesi’nde Büyük Önder Atatürk’ün vefatının 86. yılı dolayısıyla anma programı düzenlendi.
Atatürk ve silah arkadaşlarıyla Türkiye ve Azerbaycan’ın bağımsızlığı için canlarını feda eden şehitlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan programda iki ülkenin milli marşları okundu.
Programda öğrenciler, Cumhuriyet Oratoryosu ve Atatürk’le ilgili şiirler seslendirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL’un Avrupa Yakası’nda elektrik dağıtımını üstlenen Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ), Marmara Bölgesi’nde beklenen büyük depreme karşı enerji altyapısını güçlendirme amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile bir proje geliştirmek için iş birliği protokolü imzaladı. ‘MASS Haberleşme Protokolüne Uyumlu Deprem İvmeölçer Sensörü Geliştirilmesi’ isimli proje kapsamında trafo merkezlerinin depreme dayanıklılığı önceden belirlenirken anlık olarak alınacak olan ivmeölçer verilerinin kaydedilmesi ve bu verilerin bilimsel analizlerde kullanılması sayesinde İstanbul’un deprem risk haritası çıkarılacak.
Protokole göre, BEDAŞ, ABE Teknoloji A.Ş. ve İstanbul Teknik Üniversitesi Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama Araştırma Merkezi (İTÜ MATAM) tarafından Prof. Dr. Cenk Yaltırak yürütücülüğünde geliştirilen ‘MASS Haberleşme Protokolüne Uyumlu Deprem İvmeölçer Sensörü Geliştirilmesi Projesi’ ile gerçek zamanlı olarak toplanan ivmeölçer verileri kaydedilecek. Ardından elde edilen bu veriler bilimsel analizlerle değerlendirilerek deprem risk haritaları çıkarılacak ve gerekli adımlar atılacak.
İstanbul’un enerji altyapısının depreme karşı çok daha güçlendirilmesini sağlayacak proje ile ilgili 5 Kasım’da İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde düzenlenen imza töreni İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve BEDAŞ Genel Müdürü Murat Yiğit ve çok sayıda davetlinin katılımı ile gerçekleştirildi.
MANDAL: DEPREM İVMEÖLÇER CİHAZI SAYISI İSTANBUL’DA 1500’LERE ÇIKACAK
Projenin hem şehre hizmet sağlayacağını hem de enerji sektöründe örnek bir çalışma olarak öne çıkacağını belirten İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, “BEDAŞ ile birlikte deprem araştırmalarında yenilikçi teknolojilerin kullanılması amacıyla Türkiye’de örnek teşkil edebilecek bir protokole imza attık. Bu protokolle olası Marmara depremine hazırlıklı olmak, tehlike ve risk analizlerini doğru verilerle elde etmek amacıyla MASS protokollü sayaçlar ile çalışacak bir ivmeölçer ve sismik hız ölçer prototipi kullanılacak. Bilim temelli çözümler üreten bir araştırma üniversitesi olarak, bu tür ivmeölçerlerin kamu ve enerji kuruluşlarıyla birlikte geliştirilmesi, yapay zeka ile sürekli izlenen geniş bir ağ haline getirilmesi ve toplumun doğru verilerle bilgilendirilmesini çok kıymetli buluyoruz. Yapay zeka yöntemiyle tespitte bulunup, gelecek odaklı, bilim ve teknoloji temelli bir çözüm üretme noktasında gereğini yapacak bu iş birliği için BEDAŞ’a teşekkür ediyoruz. Veri yönetimi yaklaşımıyla yapay zekayı en üst düzeyde kullanmak ve yapay zeka ile bilgiyi kıymetlendirmek de çok önem taşıyor. Türkiye’de bilgi üreten kurumların başında gelen İstanbul Teknik Üniversitesi ile bu süreci yürütmeleri çok kıymetli. Konu toplumsal açıdan da önemli, bunun topluma aktarılması önemli. Toplumun gerçekten doğru bilgiye ihtiyacı var. İTÜ’de sadece deprem sonrası için değil depremden önce tehlike ve risk analizini yapabilecek çok değerli bilim insanlarımız var. Günümüzde en kıymetli olan şey veri. Dolayısıyla bu veriyi de üretecek olan, donanımlar, cihazlar. İTÜ MATAM’ın (İstanbul Teknik Üniversitesi Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama Araştırma Merkezi) en önemli girdisi de veridir. Veri olmadan gerekli bilgiyi üretmek ve doğru şekilde kullanmak mümkün değil. Biz BEDAŞ üzerinden o verilere ulaşmış olacağız. İlk etapta 50 adet üretilmesi planlanan deprem ivmeölçer cihazı sayısı İstanbul’da 1500’lere çıkacak daha sonra tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılması söz konusu olabilecek. Dünyada deprem ile gündem olan birçok yere de bu sistemi teknoloji ve bilgi aktarma anlamında paylaşıyor olacağız. Bu cihazların bize bilgi ve veri sağlayacak olması çok önemli. Ne kadar çok veriye ulaşabilirsek, gelecekte o kadar fazla riski azaltacak önlemler alabiliriz. Üzerimize düşen sorumlulukla, hocalarımızla, tüm ekibimizle bu çalışmayı en iyi şekilde değerlendirip en uygun çözümü üretmeye çalışacağız. Başta projeyi yürüten Cenk hocamız olmak üzere bu çalışmanın içinde yer alan arkadaşlarımıza teşekkür ederim” dedi.
YİĞİT: TRAFO MERKEZLERİNİN DEPREME DAYANIKLILIĞI BELİRLENECEK
Deprem gibi büyük afetlere karşı dağıtım şirketlerinin envanterinde bulunan trafo ve dağıtım merkezleri, bina altı trafo yerleşimlerinin sağlamlığı ve mukavemetleri hakkında bilgi sahibi olmalarının önemine dikkat çeken BEDAŞ Genel Müdürü Murat Yiğit ise “Mevcut şebeke altyapımızın depreme karşı hasar riskini bilmek, yatırım planlarında zemin ve yapısal riskleri göz önünde bulundurmak, deprem riski olan bölgelerde daha hızlı aksiyonlar almak, olası bir deprem durumunda elektrik dağıtım altyapısının çökmemesi için büyük önem taşıyor. Görev sahamızda bulunan trafo merkezlerinin yüzde 10’unu bina altı trafolar oluşturmakta. Marmara Bölgesi’nde beklenen büyük deprem anında kritik noktalarda trafo merkezlerinin yıkılması veya ciddi hasar görmesinin şebekeyi etkilemesine karşı AR-GE birimimiz ile İTÜ MATAM (İstanbul Teknik Üniversitesi Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama Araştırma Merkezi) ortak bir proje geliştiriyoruz. Trafo merkezlerinde karot örneği alınması ve zemin etüdü yapılması yerine deprem ivmeölçer sensörler yerleştirilmesi ile trafo merkezinin deprem dayanımı ve mukavemeti hakkında önceden ve daha kısa zaman içinde bilgi sahibi olacağız. Teknolojinin ve yeni fikirlerin değerini çok iyi bilen bir Şirket olarak bu projede emeği ve katkısı olan İTÜ camiasına, AR-GE ekibimize ve projemizi AR-GE olarak kabul edip destekleyen EPDK’ya (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) çok teşekkür ediyorum” dedi.
PROJE KAPSAMINDA 50 ADET İVMEÖLÇER SENSÖR GELİŞTİRİLECEK
İki kurum arasında imzalanan protokol kapsamında, yabancı muadillerine kıyasla daha üstün özelliklere sahip, maliyet açısından verimli, dağıtım şebekesine uygun yerli üretim MASS Haberleşme Protokolüne uyumlu 50 adet deprem ivmeölçer sensörü geliştirilecek. Sensörlerden elde edilen ivme verileri, yüksek işlem kapasitesine sahip süper bilgisayarlarla analiz edilerek deprem risk haritası üzerine işlenecek ve risk sınıfları gözlemlenebilecek. Bu sayede, BEDAŞ saha envanteri için deprem risk bilgisine ulaşılabilecek. Yine bir deprem sırasında yayılan ilk dalga olan P-dalgasının analiz edilmesi ile sayaç dışı orta gerilim kesici ekipmanlarına enerji kesme sinyali gönderebilmesi de araştırılacak.
TOPLANAN VERİLER HARİTA ÜZERİNDEN İŞLENECEK
MASS Haberleşme Protokolü entegrasyonlu deprem ivmeölçer cihazı devre kartının tasarlanmasını öngören projeyle, sensörlerden toplanan verilerin, yüksek işlem gücü kapasiteli süper bilgisayarlar ile anlamlandırılması ve harita üzerinden işlenmesi hedefleniyor. Bu arada geliştirilecek olan ivmeölçer cihazların, RS485, Ethernet, seri haberleşme gibi bağlantı yöntemleri ile endüstriyel standartlar içerisinde MASS Haberleşme protokolü ile entegre çalışması da planlanıyor.
DEPREMLER KARŞISINDA UYGUN ÖNLEMLERİN ALINMASI KOLAYLAŞACAK
MASS Pro sayaçlarının bulunduğu, sürekli deprem riski taşıyan bir bölgede kurulacak bir ağ ile ivmeölçerlerin parsel ve dağıtım şebekesi unsurlarının deprem etkilerini yüksek hassasiyetle ölçmesine olanak tanıyacak olan proje; olası yıkıcı bir deprem meydana gelmeden önce, BEDAŞ’ın dağıtım sürekliliğini sağlamak amacıyla dağıtım şebekesi bileşenlerinin yerleştirilmesi, deplase edilmesi ve yatırım planlaması gibi konularda avantajlar sunacak. Ayrıca, bir deprem dalgasının etkisi, zemin ve bina etkileşimleri ile birlikte sayısal verilere dönüştürülebilecek. Böyle bir sistem aracılığıyla gerçekleştirilecek ölçümler, senaryo depremler için gerçekçi verilerle özel azalma ilişkileri üretmeye olanak tanıyacak. Böylece zemin ve bina, senaryo depremler karşısında bilgisayar ortamında test edilerek uygun önlemlerin alınması kolaylaşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milano Cumhuriyet Başsavcılığının geçen hafta kamuoyuna duyurduğu; bir dönem üst düzey yetkilere sahip olması sebebiyle “süper polis” olarak anılan Carmine Gallo ile Milano Fuar Vakfı Başkanı Enrico Pazzali’nin nüfuzlarını kullanarak bazı ünlü firma ve simalara ilişkin özel bilgileri devletin veri tabanından temin etmesine ilişkin siber casusluk skandalının yankıları sürüyor.
Gallo ve Pazzali’nin elde ettikleri veri ve bilgileri, ortak şirketleri “Equalize” üzerinden kötü amaçlarla kullandığı, para ya da bazı bilgiler karşılığında İsrail ve Vatikan’ın gizli servislere verdiği iddiaları, hem iç hem dış basında ses getirmiş durumda.
Il Giornale gazetesi, “InsideOver” isimli internet sitesi ve İtalya Hava Kuvvetlerinin süreli yayınlarından “Hava Kuvvetleri Dergisi” gibi farklı basın yayın organlarında yazıları yayımlanan savunma ve güvenlik analisti Mauri, siber casusluk skandalına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Mauri, İtalya’da gündem olan skandalla ilgili, “Bu soruşturma çok önemli çünkü insanlar hakkında karalama maksatlı bilgilerin toplandığı bir dosyalama sistemi ortaya çıktı. Bu, özel bağlamda oluşturulan bir dosyalama sistemi. İtalya’da özel bir kuruluşun dosyalama faaliyetinde bulunması yasa dışıdır. İtalyan tarihinde, özellikle 60’lı ve 70’li yıllarda buna benzer pek çok vaka yaşandı.” dedi.
Söz konusu dosyalama faaliyetinin aralarında İtalyan endüstrisinin üst düzey isimlerinin de olduğu 800 bin kişiyi ilgilendirdiğini aktaran Mauri, “‘Equalize’ adındaki bu şirket, tüm araçlarını yasa dışı araştırmalar yürütmek için kullandı. Bu araştırmalarda, bilgisayar korsanlarının katkısından da yararlanıldı çünkü İçişleri Bakanlığının veri tabanlarının ihlal edilebilmesi için bir siber saldırı düzenlemesi gerektiği ortaya çıktı. Örneğin aynı zamanda, insanları izleyebilmek için bilgisayarlarına casus yazılımlar yerleştirildi. Bunlar, dediğimiz gibi istek üzerine yapıldı.” diye konuştu.
Soruşturmada bugüne kadar yansıyan bilgiler ışığında bütün bunların talep üzerine yapıldığı sonucunun çıktığını belirten Mauri, şunları kaydetti:
“Özellikle bu tür bir araştırma, uluslararası düzeyde de gerçekleştirildiği için bir ulusal güvenlik meselesi ortaya çıkıyor. Soruşturmadan ilk öğrendiğimize göre, hangi İsrail gizli servisine bağlı oldukları tam olarak bilinmeyen, Mossad veya başka bir servis olabilir, bazı kişilerin eski bir jandarma memuru aracılığıyla bu şirketten faydalandığı ve Wagner Grubu’nun bağlantıları ve finansmanı hakkında belirli bir tür araştırma talep ettikleri anlaşılıyor. Ödeme sadece parayla yapılmamış; görünüşe göre İsrailliler, ENI ve İran arasındaki ilişkilere dair bazı belgeler de teklif etmiş. Yani burada, sadece özel tekil şahıslar değil, birçok ulusal şirketi ve özellikle yabancı istihbaratı içeren geniş bir ağ olduğu söz konusu. Örneğin Vatikan’dan da bahsediliyor. Görünüşe göre Vatikan, Ukrayna’daki Rus faaliyetlerine nasıl karşı koyabileceklerini anlamak için bu türde bir araştırma talep etmiş olabilir. Tam olarak ne olduğu konusunda bir bilgimiz yok zira ön soruşturma hakimi henüz konunun hassas detaylarını açıklamadı. Ancak genel çerçeve, bu.”
Başbakan Giorgia Meloni ile ilgili bazı bilgilere ulaşıldığına dair iddiaların hem ulusal hem de dış basında yer aldığı hatırlatılan Mauri, “Başbakanımıza yönelik bir tür şantaj amaçlı bu eylemin, İsrail’in bizim askerlerimizi de etkileyen Birleşmiş Milletler Geçici Barış Gücüne (UNIFIL) yönelik saldırılarına ve bu saldırıların siyasi düzeyde getirdiği sonuçlara İtalya’nın verdiği tepkiden kaynaklandığına inanıyorum.” ifadesini kullandı.
İtalya’nın Gazze Şeridi’ndeki Filistinli yaralılar için donanma gemisini gönderdiğini, bununla beraber Roma ile Tel-Aviv arasında her zaman iyi bir diyalog olduğunu ifade eden Mauri, “Ancak dediğim gibi geçen ay UNIFIL misyonuna yönelik kasıtlı saldırılar ortaya çıkınca bu diyalog biraz bozuldu. Dolayısıyla şu anda ortaya çıkanların bir bakıma bunun sonucu olduğuna inanıyorum çünkü gerçekten de başbakana saldırmaya yönelik siyasi bir niyet var. Çünkü genellikle bazı soruşturmalar tamamen gizlilik içinde kalır. Eğer bunlar halka açıklanıyorsa Tel-Aviv’den ama özellikle de İtalya tarafından bir tür sinyal gönderilmek istenildiği anlamına geliyor.” dedi.
Mauri, Mayıs 2023’te İtalya’nın Maggiore Gölü’nde İtalyan ve İsrailli ajanların öldüğü tekne kazasını hatırlatarak “Milano savcısının adaletinin elindeyiz. Şunu belirtmek isterim ki, soruşturmanın Milano’dan başlatılmasının bir tesadüf olmadığını düşünüyorum. Hatırlarsak geçen yıl Maggiore Gölü’nde İsrailli ajanların ya da eski ajanların, İtalyan ajanlarla birlikte karıştığı bir kaza olmuştu. Bu yüzden hala keşfedilecek çok şey olduğuna inanıyorum. Dediğim gibi büyük ihtimalle başka detaylar da ortaya çıkacak ve yurt dışı servisleriyle bu özel şirket arasındaki ilişkileri daha iyi anlayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Mauri, buz dağının görünen kısmıyla karşı karşıya olabileceklerini ifade ederek sözlerini şöyle bitirdi:
“Kesinlikle bu soruşturma, kişisel verilerimizin hiçbir şekilde güvende olmadığını gösterdi. Bildiğim alandan konuşursam, hiçbir sistemin saldırılara karşı tamamen dayanıklı olmadığını söyleyebilirim. Bu yüzden, özellikle devlet kurumları düzeyinde, tüm kurumların korunmasını sağlamak için bir işbirliği yapılması gereklidir. Bu da siber güvenlik alanında faaliyet gösteren ve bu alanda teknoloji kullanan tüm güvenlik güçlerini kapsamalıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAVELSAN, gelecek nesillerde bilim ve teknoloji farkındalığı yaratmak, “istekli ve yetenekli” çocukların bu yönde eğitim almalarını sağlamak için bir süre önce Mühendis Çocuk Sosyal Sorumluluk Projesi başlattı. Projeyle, bir mucidin, mühendisin henüz ilkokulda keşfedilmesi ve eğitim hayatı boyunca desteklenmesi amaçlanıyor.
Proje kapsamında HAVELSAN gönüllüleri, düzenledikleri çeşitli etkinliklerle, geliştirdikleri teknolojilerle çocukları buluşturuyor ve kendilerinin de ilerde bunların benzerlerini, daha iyilerini üretebileceklerini anlatıyor.
Mühendis Çocuk Projesi kapsamında HAVELSAN mühendisleri bu kez AnkaraCahit Zarifoğlu İlkokulu’nu ziyaret etti. Geleceğin mühendislerine robotik otonom sistemler hakkında bilgi veren, sorularını yanıtlayan mühendisler, insansız hava aracı BAHA ve insansız kara aracı BARKAN ile minikleri hem eğlendirdi hem de mühendisliğe teşvik etti.
Etkinlik sonrasında pek çok okuldan benzer bir faaliyet için HAVELSAN’a davette bulunuldu.
HAVELSAN Ürün Geliştirme Direktörü Veysel Ataoğlu, etkinliğe ilişkin, Cumhuriyet’in 101. yılında çocukların geleceğine yapılacak her yatırımın, Cumhuriyet’in ilelebet yaşaması için bir adım olduğu düşüncesiyle, geliştirdikleri insansız teknolojileri Ankara Cahit Zarifoğlu İlkokulu’nda tanıttıklarını söyledi.
Mühendis Çocuk Projesi kapsamında çocuklara mühendisliğe ve teknolojiye ilgilerini artıracak mesajlar verdiklerini anlatan Ataoğlu, “Çocukların ilgisi, merakı, heyecanı gelecekte yapacaklarının işaretlerini taşıyor. Bu yaşlarda atılan tohumların ileride meyvelerini vereceğini çocukların gözlerinde gördük. Amacımız çocuklarda mühendislik, teknoloji kıvılcımı yakmaktı, bunu da başardığımıza inanıyorum. Öğretmen ve velilerden aldığımız olumlu tepkilerde bu düşüncemizi güçlendirdi. Bu buluşmaya vesile olan Cahit Zarifoğlu İlkokulu yönetimi ve öğretmenlerine de teşekkür ediyorum. ” diye konuştu.
Ziyarete ilişkin bazı öğretmen ve öğrenci velileri de şu değerlendirmelerde bulundu:
“- HAVELSAN’a, öğrencilerimize İHA ve insansız kara araçlarını tanıttıkları sunumları için teşekkür ederiz. Çocuklarımızın merakını ve ilgisini artırarak, teknolojiye olan bakış açılarını genişletmelerine katkı sağladınız. Geleceğin mühendisleri ve bilim insanları için ilham kaynağı oldunuz. Teşekkürler HAVELSAN.
Bir veli olarak çocuklarımızda çok güzel bir deneyim bıraktığınız söylemek istiyorum. Tüm akşam heyecanla gördüklerini paylaştılar.
Tebrik ederim. Ben öğretmenim, eğitim budur. Gerçek eğitim tam da böyle olmalıdır.
Çok güzel, ne kadar şanslılar. İçlerinde birazcık heves olan bile varsa artık çok daha farklı düşüncelerdedir.
Bunu izleyen çocukların arasından daha iyisini yapmak isteyenler olacak ve daha iyisini yapacaklar eminim.
Keşke her ilde yapılmış olsa çocukların dünyası değişir.
Teşekkür ederiz. Çocuklarımız çok mutlu oldular.
Tüm okullarda görmek istiyoruz.
Tüm çocuklara ulaşmak ne güzel olurdu.
Tüm Türkiye’de yapılmalı.
İnşallah bizim okula da gelir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Adem Kalaç ayrıca, Fetullah Gülen’in son anına kadar yanından ayrılmayan ‘Uzun Cevdet’ lakaplı Fetullah Gülen’in kara kutusu olan Cevdet Türkyolu’nun da bacanağı. Hansa Zeynep ile evli olması nedeniyle damat kadrosunda yer alan Adem Kalaç’ın 4 çocuğundan Hayreddin Kalaç’ın ABD askeri olduğu ortaya çıktı.
Hayreddin Kalaç, New Jersey’de bulunan ve ABD ordusuna subay yetiştiren The Scarlet Knight Battalion-Army ROTC at Rutgers Üniversitesi’nde okudu.
23 Mayıs 2023 tarihinde okuldan teğmen rütbesiyle mezun oldu. Mezuniyetine örgütün yönetim kadrosunda yer alan babası Adem Kalaç ile Fetullah Gülen’in öz yeğeni olan annesi Hansa Zeynep Kalaç da katıldı. ABD vatandaşı gibi hayatını sürdüren Hayreddin Kalaç, ABD ordusunda subay olarak görevine devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uzun süredir baş ve karın ağrısı ile mide bulantısı olan Demirel, nefes darlığı ve ani tansiyon yükselmesi gibi şikayetlerinin artması üzerine hastaneye gitti.
Hastanede sol böbreğinin alınması önerilen hasta, tavsiye üzerine kentteki Lokman Hekim Hastanesi’ne başvurdu.
Üroloji uzmanı Doç. Dr. Kasım Ertaş’ın muayene ettiği Demirel’in tetkiklerinde, böbreğinde 4 santimetrelik kötü huylu kitle tespit edildi.
Ertaş ve ekibi tarafından ameliyata alınan kadının sol böbreğindeki kitle, parsiyel nefrektomi tekniğiyle (açık yöntemle böbrekteki kanser dokusunun alınması) çıkarıldı.
4 saat süren ameliyatın ardından şikayetlerinden kurtulan Demirel, taburcu edildi.
“Koruyucu cerrahi yöntemlerle böbrekler kurtarılabiliyor”
Ertaş, AA muhabirine, böbrek kanserinde erken tanının önemli olduğunu söyledi.
Böbrek tümörünün genellikle 60’lı yaşlardan sonra gelişen, ölümcül bir hastalık olduğunu belirten Ertaş, “Özellikle ailesinde böbrek kanseri hikayesi olanların mutlaka düzenli kontrole gitmelerini tavsiye ediyoruz. Görüntüleme yöntemlerinin gelişmesiyle erken evrede tanı konulabiliyor. Bu tarz durumlarda koruyucu cerrahi yöntemlerle böbrekler kurtarılabiliyor. Bu ameliyatlar hastanın hem yaşam süresini hem de kalitesini olumlu etkiliyor.” diye konuştu.
Hastaya daha önce böbreğinin alınmasının önerildiğini ifade eden Ertaş, “Tecrübeli ekibimizle böbreği koruyarak başarılı bir ameliyat gerçekleştirdik. Yaklaşık 4 saat süren operasyonla kitleyi böbreğin içinden çıkardık. Sağlık durumu iyi.” dedi.
Demirel ise kontrollerinin devam ettiğini dile getirerek, “Sürekli başım, karnım ağrıyordu, midem bulanıyordu. Birçok doktora gittim. Böbreğimin alınacağını söylediler. Kabul etmedim. Tavsiye üzerine Kasım hocaya başvurduk. Allah razı olsun. Ameliyat oldum. Onun sayesinde sağlığıma kavuştum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE, 6 Kasım (Xinhua) — Gazze’de mahsur kalan onlarca Filistinli öğrenci salı günü protesto gösterisi düzenleyerek bölgeden ayrılmak ve yurtdışındaki öğrenimlerine devam etmek için izin verilmesi talebinde bulundu.
Uygulanan abluka ve devam eden savaş yüzünden 13 aydır Gazze Şeridi dışındaki üniversitelere gitmeleri ve kayıt olmaları engellenen öğrenciler, Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentinde bulunan Nasır Hastanesi’nin önünde toplanarak eğitimlerine devam hakkı için pankartlar taşıdı ve sloganlar attı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da, otoyolun karşısına geçmeye çalışırken yolcu otobüsünün çarpması sonucu hayatını kaybeden 2 çocuk annesi Elif Kanderun’un (52), alzheimer hastası olduğu ve ailesinin 2 hafta önce polise kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi.
Kaza, saat 00.30 sıralarında Gebze-Orhangazi- İzmir Otoyolu Alaşar Mahallesi mevkisinde meydana geldi. İzmir istikametine seyir halinde olan Şeref G. (26) yönetimindeki 46 AJS 600 plakalı şehirlerarası yolcu otobüsü, otoyolda yolun karşısına geçmeye çalışan Elif Kanderun’a çarptı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla kaldırıldığı BursaŞehir Hastanesi’nde, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
AİLE 2 HAFTA ÖNCE KAYIP BAŞVURUSUNDA BULUNMUŞ
Elif Kanderun’un Alzheimer hastası olduğu ve 2 hafta önce Osmangazi ilçesi Alemdar Mahallesi’ndeki evinden çıktıktan sonra, kendisinden haber alınamadığı ve ailesinin polise kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi. 2 çocuk annesi Kanderun, bugün Hamitler Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Öte yandan otobüs şoförü Şeref G., ifadesinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, eğitim faaliyetleri kapsamında Ferizli Tekstil İşverenler Sendikası Halit Narin Ortaokulu öğrencileriyle bir araya geldi.
Öğrencilere trafikte uyulması gereken kuralları anlatan ekipler, uyuşturucunun zararları hakkında da bilgilendirme yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çıldır Mahallesi Orgeneral Mustafa Muğlalı Caddesi’nde ikamet eden T.Y. (44), polis merkezine giderek boşanma aşamasındaki eşi Yasemin Y’yi (50) öldürdüğünü söyleyip teslim oldu.
Eve giden sağlık ve polis ekipleri, kadının yatak odasında darbedilerek ve bıçaklanarak öldürüldüğünü tespit etti. Yasemin Y’nin cenazesi, incelemenin ardından Marmaris Devlet Hastanesi morguna gönderildi.
Çiftin yaklaşık 1 yıldır evli olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kentte cep telefonu kaçakçılığı faaliyetlerini önlemek amacıyla Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yürüttü.
Kaçak yollarla cep telefonu temin edildiği bilgisi alınan 2 iş yerinde arama yapıldı. Aramada, 28 kaçak cep telefonu, 3 kulaklık, 9 şarj kablosu ve 4 şarj adaptörü ele geçirildi.
Ekipler, 2 şüpheli hakkında Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan yasal işlem yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, İmranlı ilçesi ve köylerinde “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” ile tarihi eser kaçakçılığına yönelik operasyon düzenledi.
Eş zamanlı olarak 6 ayrı adreste arama yapan ekipler, iklimlendirme tertibatı, 250 gram esrar, 5 gram kenevir tohumu, 3 kubar esrar öğütücü aparatı, hassas terazi, 3 ruhsatsız tabanca, 7 ruhsatsız av tüfeği, 113 tabanca mühimmatı, 15 av tüfeği fişeği, 48 tarihi eser niteliği taşıyan sikke ve obje ile 3 arama dedektörü ele geçirdi.
Operasyonda gözaltına alınan 7 şüpheliden 4’ü çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla, 1 şüpheli ise ifadesinin ardından salıverildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gölbaşı Kaymakamlığı tarafından organize edilen koşu, kapsamında katılımcılar birinci olmak için mücadele etti.
Yarışın startını vererek tüm katılımcılara başarılar dileyen Kaymakam Tarık BuğraSeyhan, yarışmada derece elde öğrencileri tebrik etti ve ödüllerini 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın da vereceklerini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Gençlik ve Spor Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, minik karateciler antrenörler eşliğinde her geçen geçen gün ustalaşıyor.
Mimar Sinan Spor Salonunda çalışmalarını sürdüren sporcular, kendini savunmayı öğrenirken disiplin, özgüven ve mücadele ruhunu da kazanıyor.
Öğrenciler Musabeyli korusunda spor yaptı
Lalaşahinpaşa ilk ve orta okulu öğrencileri Musabeyli Korusu Mesire Alanı’nda spor yaptı.
İl Gençlik ve Spor Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, öğrenciler ve öğretmenler doğayla iç içe bir gün geçirirken çeşitli oyunlar, spor aktiviteleri ve kültürel etkinliklerle dolu keyifli anlar yaşandı.
Öğrenciler birlik ve beraberliği güçlendiren bu etkinlikte doğanın tadını da çıkardı.
Raşit Efendi İlkokulunda Pilav Günü etkinliği yapıldı
Keşan ilçesindeki Raşit Efendi İlkokulunda Pilav Günü etkinliği düzenlendi.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Keşan Belediye Başkan Vekili Rasim Ergene ve belediye yetkilileri etkinliğe katıldı.
Öğrencilerin talep ve önerilerini dinleyen Ergene, ülkenin geleceği gençlerin fikirlerinin çok önemli olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAZAN – İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’da 16’ncısı düzenlenen BRICS Liderler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “ABD’nin bağımsız ülkeleri kontrol etmek için doları bir silah ve yaptırım aracı olarak kullanmasına izin verilmemeli. Bu konuda BRICS üyesi ülkeler ortak hareket edebilir” dedi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’da 16’ncısı düzenlenen BRICS Liderler Zirvesi’nde konuştu. BRICS’in bölgesel gelişmeler karşısında daha fazla rol alması gerektiğini belirten Pezeşkiyan, “İsrail ordusu Gazze’den tamamen geri çekilmeli ve Lübnan’ı da kapsayacak ateşkes ilan edilmelidir. Bölgeye insani yardımlar ulaştırılarak, Filistinli ve Lübnanlı mültecilerin yerleşim yerlerine dönmeleri sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
BRICS’in önemine ve dünya siyasetinde alacağı role değinen Pezeşkiyan, ABD yönetiminin başını çektiği tek kutuplu dünya sistemine karşı bağımsız ülkelerin ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. Pezeşkiyan, “BRICS’e üye ülkelerin ekonomik ve ticari iş birliğinin arttırılması konusunda daha hızlı hareket etmeleri gerekiyor. ABD’nin bağımsız ülkeleri kontrol etmek için doları bir silah ve yaptırım aracı olarak kullanmasına izin verilmemeli. Bu konuda BRICS üyesi ülkeler ortak hareket edebilir” şeklinde konuştu.
“Doların egemenliği sona ermeli”
Uluslararası ticarette dolar egemenliğinin sona erdirilmesi gerektiğini kaydeden Pezeşkiyan, BRICS’in doların gücünü zayıflatacak ve ulusal para birimlerini devreye koyacak bir kuruluş olarak ön plana çıkabileceğini söyledi. Pezeşkiyan, “BRICS üyesi ülkelerin enerji, gıda ve diğer malların en büyük üreticileri ve tüketicileri olmaları, ayrıca önemli ulaşım ve transit hatlarına sahip olmaları, ulusal para birimlerinin kullanımını kolaylaştırmaktadır” dedi.
BRICS bünyesinde kurulan Yeni Kalkınma Bankası’nın güçlendirilmesi gerektiğini belirten Pezeşkiyan, “Gelişmiş kuzey ülkeleri, elde ettikleri teknolojik gelişmeleri güney ülkeleri ile paylaşmıyor. Bu nedenle tecrübe ve bilgi paylaşımı yapılarak ortak yatırımlarla yeni teknolojilere ulaşmak için adımlar atılmalıdır. Ayrıca yeni üyeler kabul edilerek, BRICS kapsamında sermaye artırımı sağlanmalı ve üye ülkelerin altyapı çalışmalarına destek verilmelidir” ifadelerini kullandı.
BRICS, 2006 yılında Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin tarafından kuruldu. 2011 yılında ise Güney Afrika birliğe katıldı. Bu yıl 1 Ocak’ta Mısır, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Etiyopya gruba tam üye oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Kürtlerin yaşadığı sorunlar sadece bir kişinin Meclis’te konuşmasıyla değil, 86 milyonun temsilcilerinin parlamentoda oturmasıyla, konuşmasıyla, demokratik siyasetin önünün açılmasıyla ve kurulacak masaya 86 milyonun oturmasıyla çözülecektir” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bir dizi ziyaret ve programlara katılmak üzere geldiği Diyarbakır’da, bir otelde, kentteki kadın sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle buluştu. Toplantıya CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, CHP İl Başkanı İsmail Akyıl, İl Kadın kolları Başkanı Güler Koçyiğit ile kadın sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Özel, ilk adımın kadına yönelik şiddetin engellenmesiyle başlanması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Dün akşam saatlerinde Kayapınar’da sokak ortasında Evin Demirtaş isimli bir kadın daha katledildi. Bundan duyduğumuz derin üzüntüyü ve başsağlığı duygularımızı ifade ederek söze başlamak isterim ve 2024 yılında bu 321’inci kadın cinayeti oldu, resmi kayıtlara geçmiş olan. Daha geçtiğimiz günlerde Adana’da bir günde 5 kadın cinayeti işlendiğini ve kadın cinayetlerinin kartopu gibi artarak devam ettiğini, tüm mücadeleye, iyi niyetli çabalara rağmen içerdiği sistemik sorunlar yüzünden bu noktaya geldiğinizin altını çizmek isterim. Malum, Sayın Demirtaş ile Edirne Kapalı Cezaevinde bir çalışma gerçekleştirdik. Öncesinde bu toplantının gündemi için hazırlık ziyaretleri olmuştu, karşılıklı olarak avukatlar ve Sezgin Bey aracılığıyla. Orada kendi gündemimizin başına kadına karşı şiddeti koymuştuk. Ziyaret öncesi avukatları eliyle de kamuyla paylaşacağı bir çağrı metnini ilk olarak bana ulaştırmıştı. O çağrı metnindeki çağrı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, bana ve tüm siyasi liderlere ve sırasıyla Türkiye’de kamu gücü kullanan ya da sivil toplumu temsil eden tüm başkanlara yönelikti ve kadına karşı şiddet için, içimizdeki erkekle yüzleşmek ve devamında sorumluluk almayı tartışan ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının karşı taraftaki yarattığı, katillere ve şiddete başvuranlarda yarattığı cesareti gören bir metindi ve buna karşı bir duruş sergileyen, kısa veya orta vadeli yapılması gerekenleri ifade eden bir metindi. O metin kamuoyunca da malum, ilk metni almış kişi olarak orada da ifade ettim ama burada, Diyarbakır’da, o çağrı metninin her kelimesine katıldığımı ve altını imzaladığımı aynı şekilde bu konuda ilk adımı kadına karşı şiddetten atmamız gerektiğini bir kez daha sabah da konuştuk, şimdi de ifade ediyorum. Tabii biz STK’lardan gelen arkadaşlarımızla hem Türkiye’nin dünden beri iyice belirginleşen ve Diyarbakır’da da gündemleşen ana konuyu konuştuk ama yoksulluk herkesi vuruyor, kırılgan grupları daha çok vuruyor. Doğu, Güneydoğu’daki kadınları en çok vuruyor”
’31 MART BİR SON VE ZAFER ANI DEĞİL, BİR BAŞKANLIK, BİR BAŞLANGIÇ VE SORUMLULUK ANI’
Konuşmasında, sonraki ilk genel seçimde ‘Türkiye İttifakı’nın iktidar olacağına inandıklarını belirten Özel, ” Cumhuriyet Halk Partisi, 31 Mart’ta da çok önemli bir başarı elde ederek Türkiye’nin birinci partisi oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin kurucu partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi, son 47 yıldır seçimlerden birinci parti çıkamazken, 31 Mart’ta yüzde 38 gibi bir oy oranıyla Türkiye’de 413 belediye başkanlığını, bugün Türkiye’de 413 belediyeyi yöneten belediye başkanlıklarını kazanarak çok önemli bir başarı elde etti. Biz o güçlüyü ifade etmiştik, tekrar edeyim. Biz bunu bir zafer değil, bir sorumluluk olarak omuzlarımızda hissediyoruz. Verilen oyların içinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin klasik tabanının dışında, çağrıda bulunduğumuz Türkiye İttifakı vardır. Bu oyunun içinde, sosyal demokratların yanında muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar ve Kürt demokratlar vardır. Bu tüm demokratların bir araya gelip ortaya çıkardıkları büyük seçim başarısını bundan sonra yapılacak ilk genel seçimlerde ‘Türkiye İttifakı’nın iktidar yaparak, Türkiye’nin birikmiş bütün sorunlarının çözme noktasında bir ortak iadeye dönüştürmenin ve bunu demokratik siyasetin önünü, Türkiye’de siyaseti olması gibi demokratikleştiren bir büyük adım olacağına inancımız var. 31 Mart’ın bir son ve zafer anı değil, bir başkanlık, bir başlangıç ve sorumluluk anı olarak ifade ettiğimizi gördüğümüzü ifade etmek isterim” diye konuştu.
‘NARİN CİNAYETİNDE İDDİANAMEDE BİLMEDİĞİMİZ HİÇBİR ŞEY YOK’
Özel, Bağlar ilçesinde kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetine ilişkin şunları söyledi:
“Biz bugünkü toplantıda İstanbul Sözleşmesi’nden aslında çıkılmadığını, Meclis’in oy birliğiyle girdiği bir sözleşmeden bir kişinin tek imzasıyla çıkılamayacağını, sorumluluğun devam ettiğini, hukuki süreçlerin devam ettiğini ve bu konuda daha dirençli, hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğini ifade ettik. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması her ne kadar 6284 duruyorsa da devlet bütün ihtişamıyla, bütün caydırıcılığıyla kadınların arkasından çıkmıştır. Katillere ve şiddet uygulayanlara demiştir ki, ‘Eskisi kadar kararlı değiliz’, ‘Siz anladınız dediğimi’ demiştir. Onlar da anlamıştır. Kadınların arkasından, çocukların arkasından devleti çekerseniz karşısındaki canilere cesaret verirsiniz. O yüzden rakamlara kimsenin şaşırmaması gerekir. Dün akşam yine Diyarbakır’dayken biz 14 sayfalık bir iddianame gördük ama içinde bir şey göremedik maalesef. Narin evladımız katledildi. İddianamede 4 kişi müştereken Narin’i öldürmekle suçlanıyor. Anne, amca, ağabey ve itirafçı komşu ama cinayeti kimin işlediği yok. Cinayet işlenirken orada bulunduğu söylenen kardeşin 2 arkadaşının hakkında bir şey yok. Bu cinayetin işlenme sebebi, işlenmesinden önce ne oldu da bu cinayet işlendi? Bir anne, bir amca, bir kardeş, 6 yaşında bir sabiyi, bir kızı neden katlettiler, bu yok. Bilmediğimiz hiçbir şey yok maalesef. Son zamanlarda toplumsal infial uyandıran bütün davalarda olduğu gibi ya da toplumda merak uyandıran tüm konularda olduğu gibi, yasama olsun, yürütme olsun ve yargı olsun, topluma bilmediğimiz hiçbir şeyi söylememeye devam ediyor. Biz davayı çok yakından takip edeceğiz. Gündemde tutacağız. En ciddi dayanışmayı bu salonda bulunan kadın örgütlerinin yöneticileriyle ve tüm üyeleriyle göstererek bu işin peşini bırakmayacağız. Ama AK Parti’li milletvekilinin 60 gün önce bildiğini dün akşam saatlerine kadar savcı bilmediğini kağıda derç ediyorsa, burada bir tuhaflık var. Burada ittifak kurulmuş. Geçmişi karanlık, geleceğe de kaygı veren bir siyasi yapının kollandığı meselesini görmezden gelemeyiz.”
‘ÖNEMLİ BİR EŞİKTEYİZ’
Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla önemli bir eşikte olduklarını ifade ederek, “Şimdi herkes neyin ne olduğunu anlamaya çalışıyor ama meseleye şuradan bakıyoruz; eğer Sayın Bahçeli’nin söylediği söz ‘Bir kişinin özgürlüğü, bir kişiye af, ona verilecek bir kürsü, oradan söylenecek bir söz, lağvolacak bir örgüt ve her şey tamamdır’ ise maalesef hiçbir şey tamam değildir o anlamda. Son söyleyeceğimi baştan bir kez daha söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi, barışa giden, annelerin gözyaşını durdurmaya yönelik olan, şehit gelmesine, çatışmalar olmasına ve Türkiye’nin gelişimine engel olan, bu sürecin tamamlanması, bitmesi, ortadan kalkması için, terörün durması için, terör örgütünün ortadan kalkması için Türkiye’nin 86 milyon birden barış içinde kucaklaşabilmesi için atılacak her adımı da önemsiyor ve engel olmayacak. Kimin sözü varsa da kıymetlidir, söylesin. Ama şu söz söylenmesin; ‘Türkiye’de Kürt sorunu yoktur, bir sorun vardır, onu da birisi konuşunca bitecektir’. O zaman işte şu noktaya geliyorsunuz; bu masayı, Diyarbakır’daki kadınların sorunlarını, bu masayı daha da genişleyerek Diyarbakır’daki Kürtlerin sorunlarını, Türkiye’deki 26 milyon Kürt’ün sorununu yok sayıyorsunuz. O zaman aslında ‘İyi bir şey yapayım’ derken hepimizi çok daha kötü bir şeye razı etmeye çalışıyorsunuz. Bunu kabul etmek mümkün değil. Kürt sorunu vardır, tam da şuradadır Kürt sorunu. Kürt sorununun olup olmadığına Kürtler karar verir, devlet karar veremez. ‘Büyük devlet karar vermiş, küçük devlet de dün ilan etmiş’ gibi görünüyor. Onların demesiyle Kürt sorunu bitmez, aksine onlar böyle dedikçe derinleşir. O yüzden Kürtlerin sorunları, Kürtler ‘Sorunum kalmadı’ diyene kadar vardır ve çözülmesi gerekir. Birisine ‘Senin sorunun yok’ demek, otoriterliktir. Demokrasilerde, o birisi ‘Sorunum yok’ diyene kadar sorunu var demektir. Biz de bununla ilgili elimizden gelen her türlü katkıyı ifade etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘ANAYASA ÇİĞNEYENLERLE BİR ANAYASA YAPMAYIZ’
Terörün tüm Türkiye’nin sorunu olduğunu ifade eden Özel, şöyle konuştu:
“Ülkemizin bütün vatandaşlarımızın istediğini konuşabildiği, istediği dilde konuşabildiği, kamuda temsil edildiği, siyaset yapma haklarının olduğu, ayrıştırılmadığı, hukuki öngörülebilirliğin olduğu bir ülke olana kadar, Cumhuriyet Halk Partisi sosyal demokrat bir parti olma sorumluluğuyla, çalışmaya ve mücadele etmeye devam edecektir. Terörün varlığı tüm Türkiye’nin sorunudur ama Kürtlerin sorunları da sadece Kürtlerin değil tüm Türkiye’nin sorunudur. Bu 2 sorunun eş zamanlı olarak çözülmedikten sonra bu 2 sorun birbirini doğurmaya devam edecektir. Bunun olmaması için biz Diyarbakır’daki iyi niyeti, Diyarbakır’daki umudu görüyoruz ama Diyarbakır’daki endişeyi sabah yaptığımız toplantıda da kaydettik. Çünkü bir kez daha bir süreç yürütülürse, bir kez daha bir umut ve bir kez daha başarısızlık, geçen sefer ne acılar yaşattıysa çok daha fazlasını yaşatabilir. Bu sebepten dolayı son derece dikkatli olmak durumundayız. Kürtlerin yaşadığı sorunlar sadece bir kişinin Meclis’te konuşmasıyla değil, 86 milyonun temsilcilerinin parlamentoda oturmasıyla, konuşmasıyla, demokratik siyasetin önünün açılmasıyla ve kurulacak masaya 86 milyonun oturmasıyla çözülecektir. Bugün Cumhur İttifakı’nın Kürtlerin sorunlarını görmediği, gündemine almadığı, alelacele bir şeyler yapmaya çalıştığı süreç son derece riskler, tehlikeler barındırmaktadır. Bir yandan bir sorunu çözeceğiz derken hangi sorunun çözülmeye çalışıldığı konusunda değişmeler vardır. Kürt sorununu yok sayıp bir sorunu çözenlerin, Erdoğan’ın sorununu çözmek üzere bir süreç yürüttüklerini ilişkin endişeler hızla bertaraf edilmelidir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak da daha önce farklı vesilelerle kamuoyu önünde açık biçimde Meclis Başkanı ağzıyla Sayın Erdoğan’ın çağrısıyla, sivil anayasa söylemiyle davet edildiğimiz anayasa masasına oturmadık. Bütün antidemokratik tavırlardan vazgeçilmedikçe, Anayasa Mahkemesi kararları, AİHM kararları kabul edilmedikçe, yani anayasanın en ufak virgülüne kadar tam sadakat göstermedikçe, biz anayasa çiğneyenlerle bir anayasa yapmayız. Bu yüzden ‘Öyle yaptık olmadı, böyle yaptık olmadı, CHP Kürt sorununa duyarlı, o sorunu çözecekmiş gibi yapıp CHP’yi masaya böyle sokabilir miyiz?’ diyorsa, niyet buysa, biz o oyuna gelmeyiz. Sonuç olarak kapalı kapılar ardında, ‘Biz yaptık oldu’ diyen anlayışı değil, Kürtlerin yaşadığı sorunları gören, çözme iradesi gösteren, önerileri ortaya koyan ve zemini 86 milyonun temsilcilerin olduğu Meclis’te kuran bir anlayışı savunuyoruz. Bu ülkede yaşayan herkesin, Türklerin de Kürtlerin de geleceği yalnızca sivil demokratik siyasetten geçer. Doğru yol budur, biz bu noktada üzerimize düşen ne varsa bunu yapacağız. Buna katkı koymak, risk almak, haklı haksız tüm eleştirilere muhatap olmak dahildir. Dün ifade ettiğimiz sözü bir daha ifade edelim. Devlet Bey, beklenmedik bir şey söyleyince beklenmedik bir şeyi de ben söyleyeyim size. ‘Kürtlere devlet vadediyorum’ dedim, cümlenin buraya kadarki kısmından bile medet uman bir kötücül akıl var. Ben Kürtlere, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin eşit, ayrımsız, kendilerini tamamen mensubu ve sahibi hissettikleri, 86 milyonla birlikte eşit vatandaşlığı iliklerine, kemiklerine kadar hissettikleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bizlerle birlikte sahibi olmalarına teklif ediyorum. Bu noktaya geldiğimizde zaten bütün sorunlar çözülecek. Bu noktada geçen gün Sayın Demirtaş’la da mutabıktık, bugün kadın STK’larıyla da mutabıkız. Yarın görüştüğümüz tüm Kürtlerle de bu bölgenin insanlarıyla da mutabık olacağız.”
‘TAHİR ELÇİ CİNAYETİNİN TÜM YÖNLERİYLE ORTAYA ÇIKARILACAĞI GÜNE KADAR TAKİPÇİSİYİZ’
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sabah saatlerinde sivil toplum kuruluşlarının kadın temsilcileriyle yaptığı toplantının ardından, Sur ilçesindeki Gazi Caddesi’ni parti otobüsüyle şehir turu atıp, vatandaşları selamladı. Tarihi 4 Ayaklı Minare’ye geçerek esnafı ziyaret eden Özel, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin yaşamını yitirdiği yere kırmızı karanfiller bıraktı. Özel’e, Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi de eşlik etti.
Burada konuşan Özel, Tahir Elçi olayının açıklığa kavuşturulması konusunda beklentilerin boş çıktığını belirterek, “Arkadaşlar, çok duygusal bir anda ve çok duygusal bir yerdeyiz. Bir yanımızda Türkan Elçi, onun hayat arkadaşı Tahir Elçi, bir yanımızda Sezgin Tanrıkulu, kendisi baro başkanıyken baroda birlikte çalıştıkları ve o anda burada Diyarbakır Baro Başkanı sıfatıyla Diyarbakır için, kent için ve Diyarbakırlılar için bir basın açıklaması yaparken katledilmişti. Bütün süreci Türkan Hanım ile birlikte Türkiye’nin dört bir yanından CHP örgütleri ve tüm sivil toplum kuruluşları tarafından takip edildi. Ancak biliyorsunuz olayın açıklığa kavuşturulmasına yönelik bütün beklentiler boş çıktı. Bir gün bu cinayetin de tüm yönleriyle ortaya çıkarılacağı güne kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz. Tahir Elçi’nin hatırasının önünde saygıyla eğiliyoruz. Onun şahsında Diyarbakır’da kardeşlik için, hukukun üstünlüğü için, eşitlik için mücadele ederken, hayatını kaybetmiş olan herkesi ve Tahir Elçi’yi bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyorum” dedi.
‘HÜKÜMETİ SAMİMİYETE DAVET EDİYORUZ’
Diyarbakır’a siyasi çıkar sağlamak için gelmediklerini belirten Özel, toplumsal barış için üzerlerine ne düşüyorsa yapacaklarını ifade ederek, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne olan ilginin katbekat artmış olduğunu memnuiyetle görüyorum. Bunun için ilin milletvekiline, biraz önce eşinin katledildiği yere çiçek koyduğumuz Sayın Türkan Elçi’ye, il ve ilçe başkanlarımıza teşekkür ediyoruz. Diyarbakır, Cumhuriyet Halk Partisi’ni bağrına basıyor. Bu çok önemli. Bunun çok farklı sebepleri var. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz buraya siyasi çıkar odaklı değil gerçekten buraya toplumsal barışın sağlanması için üzerimize ne düşüyorsa onu yapmak üzere, yani oy toplamak, oy kazanmak maksadıyla değil. Türkiye’nin şu an seçim gündemi yokken çok kolay şekilde çok popülist politikalarla bugün iktidar ne diyor? Tam tersini söyleyerek, oy toplanabilecek, tırnak içerisinde söylüyorum ‘Görece verimli bir alan’ varken, biz son derece yapıcı bir yerden hükümeti samimiyete davet ediyoruz. Burada sokaklarda gördüğümüz aynı kaygılar var. ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaklaşımının inanılmaz destek gördüğünü görüyoruz. Bunu takip etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Üzerimize düşeni fazlasıyla yapacağız” diye konuştu.
‘TOPLUMSAL BARIŞI SAVUNUYORUZ’
Özel, CHP’nin Türkiye’nin birinci partisi olduğunu belirterek, “Bir zamanlar ‘Ankara’nın doğusuna, Sivas’ın doğusuna gidilemez’ denen partinin 7 bölgede belediyeleri var. İlerde de 7 bölgeden aldığı destekle sadece partisini değil, Türkiye’nin mağdurları, mazlumlarını iktidar yapacak. Biz Türkiye ittifakını yani sosyal demokratların yanında partimizdeki muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları ve elbette Kürt demokratları ile birlikte kucaklayan bir anlayışa sahibiz. Toplumsal barışı savunuyoruz. Bizim için üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz. Bu da Diyarbakır’da ciddi karşılık görmüş görünüyor” dedi.
‘BURADAN GERİ ADIM OLMAMASI LAZIM’
Kürtlerin toprak değil, eşit vatandaş olma taleplerinin olduğunu belirten Özel, şöyle konuştu:
“Ülkedeki bir meselenin sorun olup olmadığına, otokratik düzenlerde ülkeyi yönetenler karar verir, demokratik düzenlerde sorunun sahibi karar verir. Bugün maalesef, Erdoğan da Bahçeli de ‘Kürt sorunu yoktur’ diyorlar. Oysaki Diyarbakır’a gelince görüyorsunuz, Kürt sorunu vardır. Kürklerin en başta demokratik katılım sorunu vardır. Bizim memleketlerimizde belediye başkanı seçilebilirken, bu memleketin 2019’da seçilmiş belediye başkanı Selçuk Mızraklı, halkın doktoru 5 yıldır cezaevinde tutuluyor. Bu sürece de kayyım niyetiyle başladılar. Van’da mazbatayı ikinciye vereceklerdi. Birinci parti olmanın da gücüyle orada kararlı bir duruş gösterdik. Hakkari’de kayyım atadılar ona itirazı hep beraber yükselttik. Bu insanların bir kere demokratik temsil sorunları var. Özgürlüklerle ilgili, hak ihlalleriyle ilgili sorunları var. Bir de en yakın bir şekilde hissettikleri yoksulluk sorunu var. Hepsinin çözümü toplumsal barıştan, Türkiye’nin 86 milyonuyla kucaklaşmasından ve ileriye doğru bir hamle yapmasından geçiyor. Birbiriyle uğraşmasından değil. Biz bu anlamda ‘Kürt sorunu yoktur’ demiyoruz. Kürtler, ‘Sorunlarımız çözüldü’ diyene kadar vardır. Ayrıca ben dün de söyledim. ‘Ben size devlet vaat ediyorum’ diye. Kürtlerin bir ayrılma talebi yok, toprak talebi yok. Kürtlerin, bu devletin sahibi olma, bizimle birlikte eşit vatandaş olma talebi var. Benim Manisa’daki komşum olan Türklerin eşit vatandaşlıkla ilgili bir sıkıntıları yok. Ama bu bölgedeki insanların aldıkları hizmet, seçtiklerine hürmet, kendilerinin demokratik haklarını kullanma yaklaşımları açısından baktığımızda ciddi sorunlar var. Bu yüzden herkes kendini eşit ve mutlu hissedene kadar, bu sorun çözülsün diye elimizden geleni yapmaya, elimizi taşın altına koymaya devam edeceğiz. Eğer Türkiye’nin en önemli sorununu çözmek için adım atıyorlarsa buradan geri adım olmaması lazım. Ama Tayyip Erdoğan’ın sorununu çözmek için bir hazırlık yapıyorlarsa ve bu insanların bu kadar samimi duygularını kullanarak Tayyip Erdoğan için bir hazırlık yapıyorlarsa orada da bir adım ileri atamazlar.”
HABER: Gıyasettin TETİK-Seyfettin EKEN- Selim KAYA/DİYARBAKIR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, TUSAŞ’a yönelik terör saldırısına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Aksakal, “Savunma sanayimizin kalbi olarak kabul ettiğimiz TUSAŞ’a yönelik gerçekleştirilen terör saldırısını nefretle, şiddetle kınıyor ve lanetliyorum. Zamanlaması itibarıyla manidar olduğu açıkça ortadadır. Olayda, bu saldırıda şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Allah güvenlik güçlerimizi korusun diyorum. Devletimiz güçlüdür, bu melaneti mutlaka bertaraf edecektir. Milletimizin başı sağ olsun” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sürücüsü ve plakası henüz belirlenemeyen yolcu otobüsü, Cumhuriyet köyü mevkisinde şarampole devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, AFAD, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan otobüsteki 21 kişi, Afyonkarahisar’daki hastanelere kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon düzenledi.
Özel harekat timlerinin de desteğiyle 8 Ekim’de Bitlis merkez, Tatvan ve Ahlat ilçeleri ile Burdur’da yapılan eş zamanlı operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı.
Polisteki işlemlerin ardından cumhuriyet savcılığına sevk edilen 9 şüpheli, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.
Şüphelilerin ikametlerindeki aramalarda, 142,4 gram sentetik uyuşturucu, 55 uyuşturucu hap, yarı otomatik tüfek ve ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Dosya kapsamında 22 şüpheli hakkında da işlem yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’da iki grup arasında çıkan kavgayı telefonuyla görüntüleyen kişinin, ‘Polisi ara’ diyen kadına ‘Aradım’ diyerek video çekmeye devam ettiği görüldü.
Kepez ilçesi Habipler Mahallesi’nde dün akşam saatlerinde iki grup arasında henüz bilinmeyen nedenle kavga çıktı. Çok sayıda kişinin katıldığı kavgada bazıları sopa, demir ve terliklerle birbirine saldırdı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve motorize yunus ekipi sevk edildi. Ekipler, tarafları ayırmak için biber gazıyla müdahale etmek zorunda kaldı. Kavga güçlükle sona erdirilirken, yaralananlar ise Kepez Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 2 taraftan yaralılar aynı hastaneye götürülünce, bu kez hastane önünde kavga yaşandı. Polis ekiplerine zorluk çıkartan gruptan 3-4 kişi gözaltına alındı.
‘POLİSİ ARADIM’
Yaşanan kavgayı, bazıları cep telefonlarıyla kayıt altına aldı. Cep telefonuyla görüntü çeken bir kişiye kavgaya karışan bir kadın ‘Polisi ara, polisi ara’ dedi. Cep telefonuyla kavgayı görüntüleyen kişinin ‘Aradım’ karşılığını verip, görüntü çekmeye devam ettiği görüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KIRIKKALE’nin Çelebi ilçesinde 16 gündür haber alınamayan Sevgi Gülden Yalçıner’in (47) ortadan kaybolması ile ilgili 2 şüpheli daha tutuklandı, soruşturmada tutuklu sayısı 4’e çıktı.
İlçeye bağlı Karaağıl köyünde 25 Eylül’de evinden ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamayan Sevgi Gülden Yalçıner’in bulunması için jandarma ve AFAD ekipleri tarafından çalışma başlatıldı. Kızılırmak çevresinde yoğunlaştırılan aramalardan sonuç alınamadı. Olayın cinayet olabileceği ihtimali üzerine jandarma tarafından gözaltına alınan 8 şüpheliden 2’si tutuklanırken, diğerleri serbest bırakıldı. Arama çalışmaları da 16’ncı gününde devam etti. Aramalarda, Yalçıner’e dair herhangi bir ize rastlanamazken, olayla ilgili soruşturmada 2 şüpheli daha bugün jandarma tarafından gözaltına alındı. Sorgu işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay ile ilgili tutuklu sayısı 4’e yükseldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE, 10 Ekim (Xinhua) — Filistinli kaynaklar, İsrail’in Salı günü Gazze’nin orta ve güney bölgelerine düzenlediği hava saldırılarında en az 24 Filistinlinin öldürüldüğünü söyledi.
Sivil Savunma Teşkilatı’na göre, İsrail savaş uçakları Gazze’nin iç kesimlerindeki Bureyc Mülteci Kampı’nda dört katlı bir konut binasını vurarak 16 kişiyi öldürdü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MALATYA Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısı’nda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a ‘Fahri Hemşehrilik Beratı’ verilmesi teklifi oy birliğiyle kabul edildi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen şehirlerin inşa çalışmalarında yoğun çaba sarf eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum için Malatya Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısı’nda ‘Fahri Hemşehrilik Beratı’ takdim edilmesine yönelik teklif verildi. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Ayhan başkanlığında toplanan meclis oturumunda; Bakan Murat Kurum’a ‘Fahri Hemşehrilik Beratı’ teklifi AK Parti, CHP ve MHP gruplarının oy birliğiyle kabul edildi.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Bakan Kurum’un sarf ettiği çaba nedeniyle kentin ‘Fahri Hemşehrisi’ olduğunu vurgulayarak, “6 Şubat tarihinde yaşanan depremlerin ilk anından itibaren Malatya’mızın ve hemşehrilerimizin yanında olan, depremin yaralarının sarılması ve şehrimizin bir an önce yeniden ayağa kalkması için büyük gayret gösteren, hemşehrilerimizin gönlünde müstesna bir yer edinen kıymetli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a ‘Fahri Hemşehrilik Beratı’ verilmesi kararı, Büyükşehir Belediye Meclisimiz tarafından oy birliğiyle alındı. Bu vesileyle, Sayın Bakanımıza tüm hemşehrilerim adına şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bu kararın oy birliğiyle alınmasına katkı sağlayan Büyükşehir Belediye Meclisi üyelerine de tek tek teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün akşam saatlerinde Karamürsel ilçesi 4 Temmuz Mahallesi’nde meydana geldi. Özel halk otobüslerinin ilk durağı olan Karamürsel Otogarı’ndan evine gitmek için 41 J 3272 plakalı araca binen Enes Yiğit Toraman, araca 4 Temmuz durağında binen eşinin dayısı Volkan A.’nın bıçaklı saldırısına uğradı. Toraman araçta kanlar içerisinde kalırken, Volkan A. kaçtı. Ambulansla Karamürsel Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Enes Yiğit Toraman, kurtarılamadı.
Olayla ilgili çalışma başlatan polis ekipleri, Volkan A.’yı kısa süre sonra Gölcük ilçesinde yakaladı. Saldırgan gözaltına alınırken, olayın detayları da ortaya çıktı. Volkan A.’nın yeğeninin Enes Yiğit Toraman ile kaçarak evlendiği, bu nedenle aralarında husumet olduğu öğrenildi. Olaydan bir önceki gün Volkan A. ile Enes Yiğit Toraman’ın telefonda tartıştığı da belirlendi. Volkan A.’nın Enes Yiğit Toraman’ı takip ederek aynı otobüse bindiği tespit edildi.

Diğer yandan olay, özel halk otobüsünün güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; saldırgan Volkan A.’nın otobüse binip, ücretini ödedikten sonra sakince arkaya doğru ilerlediği ve aniden Toraman’a bıçakla saldırdığı anlar yer aldı. Kocaeli İl Emniyeti Müdürlüğü’ne getirilen ve işlemleri tamamlanan Volkan A., Karamürsel Adliyesi’ne sevk edildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 8 Ekim’de İnegöl ilçesinde meydana geldi. Hasan S., iddiaya göre kavga ettiği kız arkadaşı Sümeyye K.’yi (26) evine tüfekle giderek tehdit etti. Hasan S. ardından Sümeyye K.’nin ablası Hülya K.’ya (28) sosyal medya hesabından, “Bu kızın organlarını yakmayı düşünüyorum, sonra satacağım” diyerek mesaj attı. Abla-kardeş, tehdit mesajlarını sosyal medyada yayınlayıp, polis merkezine giderek şikayetçi oldu. Şüphelinin “Ben o kızın organlarını satıp, yakmayı düşünüyorum. Yakmadan önce tadına bakmak istiyorum” mesajı attığı belirlendi. Sümeyye K.’nin yardım istediği sosyal medya mesajları da ortaya çıktı. Sümeyye K.’nin “Kaçmaya çalışırken kolumu ısırdı. Korkuyorum. Keleşle kapıma geldi” yazdığı görüldü. Polis ekipleri tarafından dün yakalanan ve emniyetteki ifadesinde, “O mesajları atmadım. Suçlamayı kabul etmiyorum” diyen Hasan S. işlemleri sonrası tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de, Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) ait yurtta kalan kız öğrencinin cinsel saldırıya uğradığı iddiası üzerine öğrenciler sokağa çıkıp eylem yaptı. İddiaların doğru olmadığı ortaya çıkınca eylem sona erdi. Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, yapılan araştırmada iddiaların tamamen asılsız olduğunu, iddiaları gündeme getiren sosyal medya paylaşımları yapanlar hakkında yasal işlem başlatıldığını açıkladı.
Mersin’de dün gece Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) ait Müfide İlhan Kız Öğrenci Yurdu’na gidiş güzergahında 2 kız öğrenciye yönelik, yoldan geçen araçtaki 2 erkek tarafından uygunsuz ve rahatsız edici sözler söylendiği iddiasıyla, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu. Adrese çok sayıda ekip sevk edilirken, bazı sosyal medya hesaplarından kız öğrencinin zorla araca bindirildiği, cinsel saldırıya uğradığı, ardından araçtan atlayarak kaçıp yurda sığındığı iddiaları yayıldı. Bu paylaşımlar üzerine yurtta kalan kız öğrenciler, sokağa çıktı. Alkışlarla yürüyüp, slogan atarak tepki gösteren öğrenciler, güvenlik görevlilerinin uyarısıyla yurtlarına döndü.
İNCELEME YAPILDI
İddialarla ilgili yapılan inceleme sonucunda Vali Ali Hamza Pehlivan, beraberindeki Cumhuriyet Başsavcısı Tolgahan Öztoprak, İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, Gençlik ve Spor İl Müdürü Göksun Öz ile birlikte açıklama yaptı. Vali Pehlivan, açıklamasında, ihbar üzerine polis ve yurtta görevli ekiplerin harekete geçtiğini belirterek, “Kredi ve Yurtlar Kurumu’na ait Müfide İlhan Kız Öğrenci Yurdu’na gidiş güzergahı üzerinde 2 kız öğrencimize yönelik olarak, yoldan geçen 1 araçta bulunan 2 erkek şahıs tarafından uygunsuz ve rahatsız edici sözler söylendiği iddiasıyla 112 Acil Çağrı Merkezimize dün akşam saatlerinde ihbar gelmiştir. Gelen ihbar üzerine ilgili Emniyet birimlerimiz ve yurtta görevli ekiplerimiz ivedilikle harekete geçmiş ve olay yerine intikal etmiştir. Öğrencilerle bire bir yapılan görüşmelerde, sosyal medya mecralarında iddia edildiği gibi herhangi bir mağduriyet veya şikayet konusu bildirilmemiştir. Sosyal medya paylaşımlarından etkilenerek yurdun dışında toplanan öğrencilerimiz, iddiaların asılsız olduğunun anlaşılması üzerine kaldıkları yurtlarına dönmüştür” dedi.
‘ÖĞRENCİLERİMİZ, AİLELERİNİN EMANETİDİR’
Vali Pehlivan, adli ve idari tahkikat sürecinin devam ettiğini ifade ederek, “Yapılan araştırmalar neticesinde, bazı sosyal medya hesaplarında Mersin KYK Kız Yurdu’nda, bir kız öğrencinin zorla araca bindirilip cinsel saldırıya uğradığı yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğu anlaşılmış olup, bu tür sosyal medya paylaşımları yapan hesaplarla ilgili olarak ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçu kapsamında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme başlatılmıştır. Bu kapsamda, asılsız haber yaptığı ve yaydığı tespit edilen sosyal medya hesapları hakkında gerekli yasal işlemler yapılmaktadır. Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlarımızda barınan bütün öğrencilerimiz ailelerinin bizlere emanetidir. Öğrencilerimizin huzuru ve güvenliği birinci derecede önceliğimizdir. Bu konuda her türlü tedbir alınmış durumdadır ve tavizsiz bir şekilde uygulanmaktadır. Öğrencilerimizi ve halkımızı tedirgin edecek, huzurunu bozacak provokatif haberlere itibar edilmemelidir” diye konuştu.
Haber-Kamera: Mersin,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş liderliğinde, sosyal destek alan ailelerin çocukları için ücretsiz HPV aşısı uygulaması hayata geçirildi.
Bu kapsamda, 9-30 yaş aralığındaki kişilere yönelik “HPV Aşı Programı” için başvurular, 20 Mart-20 Nisan arasında kabul edildi.
Gazi Üniversitesi Hastanesi işbirliğiyle gerçekleştirilen programda 15 yaş altı 251 ve 15 yaş üzeri 1324 birey olmak üzere 1575 kişinin başvurusu alındı.
Projeye, 15 milyon 180 bin lira bütçe ayrıldı ve 5 bin doz HPV aşısı temin edildi. İlk dozlar Gazi Hastanesinde yapılmaya başlandı. Projenin ilk etabında 2 bin kişinin aşılanması planlanıyor.
Açıklamada değerlendirmesine yer verilen Sağlık İşleri Daire Başkanı Mustafa Ünsal, proje kapsamında 9-30 yaş arasındaki kız çocuklarına ve kadınlara, rahim ağzı kanserini önlemeye yönelik üç doz HPV aşısı yapılacağını belirtti.
Ünsal, ilk dozun bugün, ikinci dozun 2 ay sonra ve üçüncü dozun ise 6 ay sonra yapılacağını, projenin yaklaşık 1 yıl süreceğini kaydederek, 11 belediyenin teknik destek almak için başvuruda bulunduğunu aktardı.
“İş birliğinden mutluluk duyuyoruz”
GÜ Hastanesi Başhekim Prof. Dr. Hasan Bostancı da iş birliğinden memnuniyet duyduğunu belirterek, uygulamanın Türkiye’de yayılarak devam etmesini temenni etti.
GÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol ise “HPV aşısı, özellikle 15 yaş altındaki bireylere uygulandığında yüzde 99,5 oranında koruma sağlıyor. Enfeksiyon kadın ve erkek bireylerin yüzde 85’ini etkiliyor. Dileriz ki Türkiye’deki tüm kadınlar ve erkekler bu aşıya kavuşur. Bu enfeksiyonu önlemenin başka bir yolu yok.” değerlendirmesinde bulundu.
GÜ Hastanesi Yetişkin Aşı Merkezi’ne gelerek ilk doz HPV aşısını yaptıran vatandaşlar, emeği geçenlere teşekkür etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VAN’da kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra, geri dönmeyen üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’ten (21), 12 gündür haber alınamıyor. Arama kurtarma çalışmaları, gölde tekne ve botlarla, karada polis, AFAD, itfaiye ve gönüllü arama ekiplerinin katılımıyla devam ediyor. Polis helikopteri zaman zaman aramalara bölgede alçak uçuşlarla destek verirken, çalışmalarda hassas burunlu iz köpekleri de kullanılıyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş, 27 Eylül’de kaldığı yurtta akşam yemeğini yedikten sonra dışarı çıktı. Geri dönmeyen Rojin Kabaiş’e telefonla ulaşamayan arkadaşları, 28 Eylül’de saat 12.00 sıralarında polise haber verdi. Kabaiş’in 27 Eylül’de saat 18.30 sıralarında Van Gölü Sahili’ne çakıl taşı toplamaya gideceğini söylediği, birlikte gitmeyi teklif ettiği arkadaşının olumsuz yanıt verdiği tespit edildi. Kabaiş’in arkadaşları, 28 Eylül’de Van Gölü Sahili’nde Rojin’e ait cep telefonu, kulaklık, kek ve su bulundu. Yüksek düzeyde şifreli olan telefon incelenmek üzere polise teslim edildi.
Polis, Jandarma Sahil Güvenlik, AFAD ve Büyükşehir Belediyesi’nin itfaiye ekiplerinin katıldığı arama çalışmaları, 12’nci gününe girdi. Göl üzerinde tekne ve botlarla, karada da polis, AFAD, itfaiye ve gönüllü arama birliklerinin katıldığı arama çalışmalarında polis helikopteri zaman zaman alçak uçuşlar yaparak destek veriyor.
Ekipler, ‘Rojin kaçtı mı, kaçırıldı mı, öldü mü, öldürüldü mü’ gibi tüm şüpheleri değerlendirerek çalışmalarını yürütüyor. Ekipler, iskele sahilinden Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Bardakçı Mahallesi’ne kadar ekipler her yeri detaylıca arıyor. AFAD’ın deprem bölgesinde kullandığı hassas burunlu iz köpeklerinin de kullanıldığı arama çalışmalarında, gönüllü arama kurtarma ekipleri de termal kameralı dronla göl üzerini ile etrafını tarıyor. Çalışmalarda, yandan taramalı sonar ile su üstü radar cihazları da kullanılıyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“100 YIL GEÇSE DE UNUTMAYIZ”
Konuyla ilgili ne diyeceği merak konusu olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü parti grubunda dikkat çeken ifadeler kullandı. Konuşmasında 6-8 Ekim olaylarına değinen Erdoğan, “Dün 6-8 Ekim olaylarının yıl dönümüydü. İhtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtırken katledilen 16 yaşındaki Yasin Börü’ye ve arkadaşlarına yapılanları değil üzerinden 10 yıl 100 yıl geçse de unutamayız. 6-8 Ekim olaylarında rolü olanlar hak ettikleri cezaya çarptırıldı. Demokratik siyasette asla şiddete ve teröre asla yer olmadığının herkesin anlaması gerekiyor. ‘Türkiye Yüzyılı’nda şiddetle arasına mesafe koyan anlayışa elbette yer vardır ama sırtını dağa yaslayan terör siyasetine asla yer yoktur” dedi.
“SAMİMİ BİR KOBANİ MUHASEBESİ…”
Konuşmasının devamında “Kobani olaylarının hukuki açıdan hesabı sorulmuştur” diyen Erdoğan, “Kobani olaylarına dair samimi bir muhasebe yapılmasını önemsiyoruz. Böyle bir tavrın yumuşama iklimine katkı sunacağı açıktır. Biz yeni yasama yılında siyasette farklı bir üslup ve söylem görmek istiyoruz. Bölgemizin için de olduğu atmosferi düşünerek daha fazla konuşmaya, daha fazla uzlaşıya, diyalog zeminin daha fazla genişletmeye ihtiyaç var. Milletin faydasına olacak her konuda diyalogdan kaçınmayız” ifadelerine yer verdi.
“BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMALARINI ANLAMLI BULUYORUM”
Bahçeli’nin “Uzattığım el ‘Türkiye partisi olun’ teklifidir, milli birlik ve kardeşliğimizin mesajıdır” şeklindeki açıklamalarını olumlu bulduğunu vurgulayan Erdoğan, “Sayın Bahçeli’nin yaptığı açıklamaları 85 milyonun kardeşliği adına çok anlamlı buluyorum. Bölgemizin içinde bulunduğu atmosferi düşünerek daha fazla konuşmaya, uzlaşıya, diyalog zeminini genişletmeye ihtiyacımızın olduğu kanaatindeyiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

“ÇALIŞMALARIMDA DESTEK OLAN EŞİME İTHAFEN İSMİ VERDİM”
Yeni akrep türünü tespit eden Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur, “Bu türü yaptığım saha çalışmaları sırasında keşfettim. Çalışmalarıma verdiği destek nedeniyle bu türe eşim Gülhanım Yağmur’a ithafen ‘Euscorpius gulhanimae’ ismini verdim” dedi. Beyşehir Gölü’ne yakın bir yerde çam ormanının içerisinden topladığı akrebin Türkiye için yeni bir tür olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Yağmur, “Örnekleri toplayıp çalışmaları yaptığım zaman, patellasındaki trichobothri sayılarının bilinen türlerden daha yüksek olduğunu gördüm. Bu iki renk bir tür. Bu yönüyle bilinen türlerden çok bariz bir şekilde ayrılıyor” dedi. Yeni keşfedilen akrep türü, MCBÜ Alaşehir Meslek Yüksekokulu Zooloji Müzesi’nde korunuyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de 9 yıl önce Özgecan Aslan cinayetinin ardından savunma amaçlı tekvando sporuna başlayan Özge Özbey (20) ile ikiz kardeşi Öykü Özbey, ulusal ve uluslararası müsabakalarda şampiyonluklar kazandı. İkizlerden Öykü Özbey, hedefinin önce Avrupa ardından dünya ve olimpiyat şampiyonluğu olduğunu söyledi.
Üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Özgecan Aslan’ın 2015 yılında cinayete kurban gitmesinin ardından Özge ve Öykü Özbey, okullarına gelen milli takım antrenörü Ercan Aldemir ile tanışıp, onun yönlendirmesiyle tekvandoya başladı. Tekvandoya kendilerini savunmak için başlayan ikizler, yıllar içinde kendilerini geliştirerek ulusal ve uluslararası arenada başarılar elde etti. İkizler önce Balkan, ardından Türkiye şampiyonu olarak milli takıma seçildi. Milli takıma katılan ikizlerden Özge Özbey 2022’de Arnavutluk’ta düzenlenen Ümitler Avrupa Şampiyonu oldu. Öykü Özbey ise aynı turnuvada kendi kategorisinde Avrupa ikincisi olma başarısını elde etti.
BU DEFA HEDEF ŞAMPİYONLUK
Son olarak Ümitler Türkiye Şampiyonası’nda rakiplerini farkla yenen Öykü, Bosna Hersek’te düzenlenecek olan Ümitler Avrupa Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Çalışmalarına antrenörü Fuat Can Aldemir ile devam eden Öykü’nün hedefi Arnavutluk’ta yarım kalan hedefine ulaşarak Avrupa şampiyonu olmak. Tekvandoya başlama hikayesini anlatan ikizlerden Öykü Özbey, “Tekvandoya 2015 yılında Özgecan Aslan’ın katledilmesinden sonra Ercan Aldemir hocamızın okullara gelip bize bu sporu tanıtmasıyla başladım. İkizimle beraber başladık 9-10 yıldır devam ediyoruz. Yaşımız küçük olduğu için öncelikle yarışmalara yıldızlar kategorisinde başladık. Yalızlarla Türkiye şampiyonu, Dünya Başkanlık Kupası şampiyonu ve Balkan şampiyonu oldum. İkimizle birlikte ülkemizi Ümitler Avrupa Şampiyonası’nda temsil ettim. Ben Avrupa ikincisi ve ikizim ise Avrupa şampiyonu oldu. Aynı salondan hem Avrupa şampiyonu hem de Avrupa ikincisi çıktı. Bu bizim için gurur verici” dedi.
‘EN BÜYÜK HEDEFİM OLİMPİYAT MADALYASI’
Arnavutluk’ta 20-23 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan Ümitler Avrupa Şampiyonası’nın hazırlıklarını sürdüren Özbey, “Maç döneminde çift antrenman yapıyoruz. Antrenmanlarımız iki saat sürüyor. Tabii ki bu konuda antrenörlerim bana çok destek oluyor. Ayrıca Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde antrenman yapıyorum. Önceki Avrupa Şampiyonası’nda ikinci olmuştum. İnşallah bu defa birinci olup bayrağımızı dalgalandıracağım. Sonrasında inşallah büyükler kategorisinde Avrupa ve Dünya şampiyonalarına gidebilmek. En önemlisi de olimpiyatlarda ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilmek” diye konuştu. Tekvandoya savunma amaçlı başlayan ardından şampiyonluklar elden Özbey, tüm kız çocuklarının savunma sporlarına katılmasını istedi.
İkizlerin antrenörü Fuat Can Aldemir ise şunları söyledi:
“İkizler tekvandoya 2015 yılında başladı. 9 yılda ulusal ve uluslararası birçok başarı elde etti. Bu sene inşallah hedefimiz Avrupa şampiyonluğu. En büyük hedefimiz 2028 Los Angeles Olimpiyatları. Orada ülkemizi temsil edip altın madalya kazanacağız. Ama bundan öncesinde büyükler Avrupa ve Dünya şampiyonları var. İkizlerin madalya ile ülkemizi temsil edeceğine inanıyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Hatay ziyaretleri kapsamında, Arsuz ilçesinde bulunan Füsun Sayek Sağlık ve Eğitim Derneği bünyesindeki dokuma atölyesini ziyaret etti.
Partisinin MYK toplantısı öncesinde, burada kadın dokumacılarla bir araya gelen Özel, dokumacılarla sohbet etti. Kadın dokumacılar Özel’e ve eşi Didem Özel’e kendi dokudukları atkılardan hediye etti. Dokuma tezgahının nasıl çalıştığını dinleyen Özel, tezgahın başına oturarak atkı dokudu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Annesinin rahatsızlığı nedeniyle 7 yaşında yemek yapmayı öğrenen Halaç, yıllardır bir restoran açmanın hayalini kurdu.
Kastamonu’da 40 yaşından itibaren birçok firmada aşçı olarak çalışan Halaç, 3 ay önce restoran açmaya karar verdi.
Kuzeykent Ulu Cami karşısında “Türkan Sultan Mutfağı” adında restoran açan Halaç, çocukluk hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor.
Halaç, restoranında Kastamonu’nun coğrafi işaretli ürünlerinden Devrekani hindi banduması, İhsangazi ekşili pilavı, Daday etli ekmeği ve Kastamonu tiridi gibi birçok yöresel lezzeti vatandaşlarla buluşturuyor.
Türkan Halaç, AA muhabirine, 20 yılı aşkın süredir birçok firmada aşçı olarak çalıştığını söyledi.
Çalışmaktan gurur duyduğunu anlatan Halaç, “Sürekli yöresel yerlerde çalıştım. Hep tarihi yerlerde çalıştım. Mesleğimi severek yapıyorum. Adeta bağlıyım mesleğime.” dedi.
Yemek yapmaya 7 yaşında başladığını ifade eden Halaç, “7 yaşımda annem hastalanınca hamurlu ekmek yapmaya başladım. Sonra kendimi geliştirdim. Köylerde düğün, mevlit olurdu. Onlara börek yapmaya giderdim. Mesleğimi çok seviyorum. Yemeğe ilgim var. Yurtta çalıştım. Eşime sürekli ‘benim dükkanım olsun’ dedim.” ifadelerini kullandı.
Çocukluk hayalini 3 ay önce gerçekleştirdiğini belirten Halaç, eşi ve oğlu ile birlikte çalıştığını söyledi.
Hayatının çalışmakla geçtiğini belirten Halaç, şunları kaydetti:
“Çok çalıştım, aşırı çalıştım. Çocukluk hayalim 60 yaşımda gerçekleşti. Keşke daha önce başlasaydım. Yine de yaşlanmış değilim kendimi 18 yaşımda hissediyorum. Hamur açmaya başladığımda sabaha kadar açsam yorulmuyorum. Yöreseli çok seviyorum. Burada baklava, su böreği, tirit, banduma, çene çarpan, mantı, etli yaprak sarması yapıyorum. Yöresele daha ağırlık veriyorum. Buraya gelenler de çok memnun. Eşim bana çok büyük destek oldu. Kendi başıma yapamazdım. Hedefim vatandaşlara hizmet etmek, daha da ileriye gitmek.”
Vatandaşlardan Müberra Yadigar ise kadın girişimci sayısının artması gerektiğini söyledi.
Restorandaki yemekleri çok beğendiğini ifade eden Yadigar, “Böyle bir yer açılması bizleri çok mutlu etti. Yöresel yemekler için buradayız. Kadın girişimcinin böyle bir yer açması ihtiyaçtı, herkesi bekliyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı, Milli Görüş Hareketi’nin önde gelen isimlerinden Recai Kutan, 94 yaşında hayatını kaybetti. Saadet Partisi Kutan’ın vefatını; “Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanımız, Yüksek İstişare Kurulu üyemiz, ESAM Genel Başkanı muhterem büyüğümüz Recai Kutan hakkın rahmetine kavuşmuştur” ifadeleriyle duyurdu.
Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı, Milli Görüş Hareketi’nin önde gelen isimlerinden, Eonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) Genel Başkanı Recai Kutan, 94 yaşında yaşamını yitirdi. Kutan’ın vefatını Saadet Partisi duyurdu. Saadet Partisi tarafından yapılan açıklamada; “Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanımız, Yüksek İstişare Kurulu üyemiz, ESAM Genel Başkanı muhterem büyüğümüz Recai Kutan hakkın rahmetine kavuşmuştur. Milletimizin ve camiamızın başı sağ olsun” denildi.
Necmettin Erbakan’ın yakın çalışma arkadaşıydı
Malatya’da 5 Nisan 1930’da doğan Recai Kutan, Milli Görüş Hareketi’nin kurucusu ve eski Başbakan Necmettin Erbakan’ın yakın çalışma arkadaşıydı.
Kutan, ilk, orta ve lise tahsilini Malatya’da tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesiİnşaat Fakültesi’nden 1952 yılında mezun olan Kutan, 1952-1969 yılları arasında Devlet Su İşleri’nde (DSİ) çalıştı. Kutan, 1969’da Türk Mühendislik Müşavirlik Anonim Şirketi’ni kurdu. Kutan, 1974-1980 yılları arasında MSP Genel Başkan Yardımcılığı göreviyle siyasi çalışmaların içerisinde oldu.
1977 seçimlerinde, Milli Selamet Partisi’nden Malatya Milletvekili seçilen Kutan, 1977 koalisyon hükümetinde İmar ve İskan Bakanı olarak görev aldı. Kutan, 12 Eylül Darbesi’nden sonra diğer MSP yöneticileriyle beraber 9,5 ay hapis yattı.
Kutan, 1983’ten sonra kurulan Refah Partisi’nin Genel Başkan Yardımcısı oldu ve Refah Partisi’nin Malatya Milletvekili olarak meclise girdi. 1996-1997 yılları arasında 54. Hükümet’te Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görev yaptı.
Refah Partisi’nin kapatılmasının ardından yeni kurulan Fazilet Partisi’nin Genel Başkanlığına seçilen Kutan, 1999 genel seçimleri sonucu Meclis’e girdi. Kutan, Rahşan Affı’na destek verdi, 21 Aralık 2000’de yapılan oylamada kabul oyu verdi.
Fazilet Partisi’nin de kapatılmasıyla, Kutan, 2001 yılında Saadet Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı ve kurucu Genel Başkanlık görevini üstlendi. Kutan, sürdürdüğü Genel Başkanlık görevini, 11 Mayıs 2003 tarihinde yapılan 1. Olağan Kongrede Necmettin Erbakan’a devretti ancak 29 Aralık 2003’te Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Necmettin Erbakan’ın kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle görevlerinden ayrılmasını istedi. Bunun üzerine Erbakan, 30 Ocak 2004’te parti üyeliğinden ve Genel Başkanlıktan istifa etti.
Bu tarihten itibaren Recai Kutan, Genel Başkanlık görevini vekaleten yürütmeye başladı. Kutan, 8 Nisan 2006’da yapılan 2. Olağan Kongre’de, Genel Başkanlık görevini bu sefer seçimle üstlendi. Kutan, 2007 genel seçimlerinden sonra Genel Başkanlığı, 26 Ekim 2008’de yapılan 3. Olağan Kongrede Numan Kurtulmuş’a devretti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) –Gazze’de savaşın birinci yılı dolarken, İsrail ordusu Gazze Şeridi genelinde Hamas’a karşı tedbir ve saldırılarını yoğunlaştırdığını açıkladı. Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugayları, Tel Aviv’e roket saldırısı düzenledi . Ateşkes çabaları gölgede kalırken çatışmaların Lübnan’a da yayılması bölgeyi geniş çaplı bir savaş riskiyle tehdit ediyor.
Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları, Tel Aviv’e yönelik bir roket saldırısı başlattığını duyurdu. Hamas’ın saldırısı sonrası Tel Aviv ve çevresinde siren sesleri duyulurken İsraillli yetkililer Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’tan Tel Aviv’e 5 roket ateşlendiğini, saldırı neticesinde şarapnel parçaları nedeniyle hafif yaralanan 30’lu yaşlardaki iki kadına tıbbi müdahale yapıldığını açıkladı.
Gazze’deki savaş birinci yılını doldururken, sabah erken saatlerde İsrail ordusu Gazze Şeridi genelinde Hamas’ın olası bir saldırısına karşı sınır bölgelerinde tedbirleri artırdığını ve bölgedeki Hamas mevzilerinin hedef alındığını açıklamıştı. İsrail’de Hamas’ın “Aksa Tufanı” olarak isimlendirdiği 7 Ekim 2023 saldırılarında öldürülen 1200 İsrailli ve rehin alınan 250 kişi için anma törenleri düzenleniyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Hamas’ı yok edeceklerini söylerken 7 Ekim’den bu yana Gazze’de öldürülen kadın ve çocukların da aralarında bulunduğıu 41 bin Filistinli’nin büyük bir kısmının Hamas militanı olduğunu iddia etti. İsrail ordusu ayrıca Lübnan’a yönelik kara operasyonunu yeni birlikler göndererek genişlettiğini duyurdu.
Ateşkes çabaları gölgede kaldı
Hafta sonu dünya genelinde düzenlenen savaş karşıtı protestolarda Gazze ve Lübnan’da ateşkesin sağlanması çağrısı yapıldı. Hamas’ın İsrail’e saldırısının yıldönümü olan 7 Ekim’de öncesinde planlanan protesto ve anma etkinlikleri nedeniyle Avrupa, Asya ve ABD’nin birçok büyük kentinde güvenlik önlemleri artırıldı.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, 31 Mayıs’ta Gazze’de ateşkesin sağlanması ve rehinelerin serbest bırakılması için üç aşamalı bir ateşkes planı sunmuştu. Hamas’ın kabul ettiği üç aşamalı ateşkes önerisi önerisi, ilk aşamada altı haftalık bir ateşkes ve rehinelerin bir kısmının serbest bırakılmasını öngörüyordu, ilerleyen aşamalarda da kalıcı ateşkese yönelik adımlar atılacaktı.
Temmuz ayında Roma’da düzenlenen ateşkes görüşmelerde, İsrail, “üç aşamalı ateşkes planına” eklemeler yapılmasını talep etmişti. Bu eklemeler Mısır-Gazze sınırındaki Philedelpia ve Gazze’nin ortasından geçen Netzarim koridorlarının İsrail tarafından kontrol edilmesini içeriyordu. Washington’ın İsrailli yetkililerle müzakere ederek hazırladığı düşünülen ateşkes önerisinin uygulanmasına ilişkin görüşmeler bu noktada tıkandı.
Roma görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından ABD, Mısır ve Katar liderleri ağustos ayında Gazze’de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması anlaşmasını sağlamak üzere İsrail ve Hamas arasında ortak çabalarla arabuluculu ateşkes görüşmeleri başlattı. ABD’li yetkililer Doha ve Katar’da gerçekleştirilen görüşmelerin yapıcı geçtiğini ve teknik detaylar üzerinde heyetlerarası görüşmelerin devam ettiğini duyurmuştu. Görüşmelerin üzerinden neredeyse iki ay geçmişken ateşkes sağlanamamasıyla birlikte savaş Lübnan’a sıçradı.
İsrail’in İran’a nasıl bir cevap vereceği belirsizliğini koruyor
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını genişletmesi ülkedeki İran destekli Hizbullah’ın lideri Hasan Nasrallah’ın bir İsrail saldırısı sırasında öldürülmesi İran’ın İsrail’e yönelik bir misilleme saldırısını kışkırttı. Geçen hafta yaklaşık 180 balistik füzeyle İsrail’e saldıran İran’a İsrail’in vereceği yanıtın bölgesel çatışmaları daha da derinleştirmesinden endişe duyuluyor. Beyaz Saray İsrail’in İran’ın nükleer altyapılarını hedef alabileceği olası bir saldırısını desteklemeyeceğini duyurmuştu. Ancak Biden’ın İsrail’in İran’a ait petrol tesislerine yönelik olası misilleme saldırısının değerlendirdiklerine ilişkin açıklamalarının ardından petrol fiyatlarında yüzde 5’in üzerinde artış kaydedildi.
Hizbullah ve İsrail arasında 7 Ekim’den sonra başlayan karşılıklı roket saldırıları, geçen ay İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırması ve Lübnan’a yönelik bir kara operasyonu başlatmasının ardından derinleşmişti. 7 Ekim’den sonra başlayan çatışmalardan etkilenen bölgelerde 3 milyondan fazla insanın yerinden olduğu tahmin ediliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

TAKI TÖRENİ 5 SAAT SÜRDÜ
Takı töreninin 5 saat sürdüğü düğünde, damada 10 milyon TL, geline ise yaklaşık 4 kilo altın takıldı. Takılan parayı yaklaşık 25 kişi sayarken, gelin Hasret Bilici’nin üzerindeki takıları taşımakta zorlandığı görüldü. Davetliler, gelin ve damatla birlikte halay çekti, söylenen Kürtçe şarkılar eşliğinde saatlerce oynadı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÜNLÜ komedyen Şahan Gökbakar’ın, Marmaris’te yer alan ve Birinci Derece Doğal Sit Alanı olarak sınıflandırılan villasında yapılan izinsiz güneş paneli ve su deposu inşaatıyla ilgili Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı. İddianamede, Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar, Çağrı Özeren ve Osman Bayındır hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nu ihlal ve imar kirliliğine neden olma suçlarından 3’er yıldan 10’ar yıla kadar hapis cezası istendi.
Mülkiyeti Şahan Gökbakar’ın ortağı olduğu Çamaşırhane Film Yapım Anonim Şirketi’ne ait villa ve eklentilerinin yapı kayıt belgeleri, kaçak yapılar nedeniyle 9 Kasım 2022’de MuğlaÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu tarafından iptal edildi. Ardından izinsiz faaliyet olması sebebiyle villanın sahipleri hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Marmaris Belediye Başkanlığı da yıkım kararlarının alınması ve yapı ilgilisine yıkım tebligatlarının yapılması için uyarıldı.
MAHKEMEDEN ALEYHTE KARAR ÇIKMADI
Marmaris Belediye Başkanlığı, 15 Aralık 2023’te iptal kararının aleyhine Muğla 1’inci İdare Mahkemesi’nde dava açıldığını gerekçe göstererek, söz konusu davanın sonucuna göre inceleme ve tespitlerin yapılacağını ve konu hakkında bilgi verileceğini bildirdi. Bakanlık tarafından 21 Aralık 2023’te Marmaris Belediye Başkanlığı’na gönderilen resmi yazı ile kanundaki ilgili madde hatırlatılıp söz konusu davaların, konu hakkında yapılması gereken iş ve işlemlerin yürütülmesinde herhangi bir engel teşkil etmediği bildirildi. Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu’nun 9 Kasım 2022 tarihli iptal kararıyla ilgili mahkemelerden bugüne kadar Bakanlık aleyhine yürütmeyi durdurma veya iptal gibi herhangi bir karar çıkmadı.
6 Eylül 2024’te Marmaris Belediye Başkanlığı’na gönderilen yazı ile Komisyon’un iptal kararı ile ilgili karşı açılan davalarda iptal ya da yürütmeyi durdurma kararı olmadığı bir kez daha hatırlatıldı. Ayrıca, yıkım işlemlerinin tesis edilmesi için Marmaris Belediye Başkanlığı bir kez daha uyarıldı. Yıkımın, Marmaris Belediyesi tarafından gerçekleştirilmemesi durumunda kanun gereği Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın gerçekleştirmesi gerektiği hatırlatıldı. Gerekli işlemlerin yasada belirlenen süreler içinde gerçekleştirilmemesi durumunda nedenine dair bilgi istendi. Sorumluluklarının yerine getirilmesi için gerekli uyarılar yapıldı.
‘MAKİNE VE EKİPMAN DESTEĞİ VERİLEBİLİR’
İlgili kanunlar gereğinde Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yıkım için destek verebileceği hatırlatıldı. Yıkım için yeterli araç gereç bulunamaması halinde yine kanunlar gereğince makine ve ekipman desteğinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden karşılanabileceği belirtildi. Buna rağmen yıkımın yapılmaması durumunda, yapıların yıkım maliyetlerinin yüzde 100 fazlası ilgili Belediye Başkanlığı’ndan tahsil edilmek üzere Bakanlık tarafından yıkılabileceği hatırlatıldı. Yasal süresi içerisinde yıkım iş ve işlemlerinin ilgili ilçe belediye ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmemesi halinde bakanlığın denetim yetkisinin bulunduğu belirtildi
MÜHÜRLENDİ
Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ile Marmaris Belediyesi ekipleri, Çamaşırhane Film Yapım Anonim Şirketi’ne ait olan ve ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’nda yer alan yapıda inceleme yapıp, yapı tatil tutanağı düzenleyerek, mesken ile eklentileri mühürledi.
Şahan Gökbakar’ın Marmaris’teki Birinci Derece Doğal SİT Alanı’nda bulunan villasında izinsiz güneş paneli ve su deposu yaptırmasıyla ilgili iddianame hazırlandı. İddianameye göre soruşturma, Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla başlatıldı. Müdürlük, yaptığı suç duyurusunda şüphelilerin Turgut Mahallesi’nde yer alan yapıya izinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunduğuna yer verdi. Söz konusu taşınmazda kaçak olarak beton dolgu üzerine ahşap iskele, taş duvar, bir adet konut yapısı, bir adet depo yapısı, çardak, güneş paneli ve su deposu inşa edildiği vurgulandı.
‘AYKIRILIKLARI BİZ YAPMADIK, SATIN ALDIĞIMIZDA BÖYLEYDİ’
Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar ve Çağrı Özeren’in ifadelerine de yer verilen iddianamede, şüphelilerin; “Biz taşınmanızı 2020’de satın aldık. Aykırılıkları biz yapmadık, satın aldığımızda böyleydi” diye savunma yaptığı hatırlatıldı. Taşınmazın önceki sahibi Osman Bayındır’ın da suçlamayı kabul etmediği ifade edildi.
İddianamede Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar, Çağrı Özeren ve Osman Bayındır’ın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nu ihlal ve imar kirliliğine neden olma suçlarından 3’er yıldan 10’ar yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Hazırlanan iddianame Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianame kabul edilirse sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANKIRI’da özel harekat polisleri ile akaryakıt istasyonu çalışanı C.A.C. arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Güvenlik kamerasına yansıyan kavgada bir polisin, istasyon çalışanı C.A.C.’yi yerde tekmelediği görülürken, Valilikten yapılan açıklamada olaya karışan kişiler hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Olay, 3 Ekim Perşembe günü saat 09.15 sıralarında il merkezindeki bir akaryakıt istasyonunda meydana geldi. Özel harekat polisleri ile akaryakıt istasyonu çalışanı C.A.C. ile çıkan tartışma yumruk ve tekmeli kavgaya dönüştü. İşyerindeki güvenlik kamerası tarafından kaydedilen kavgada bir özel harekat polisinin, C.A.C.’yi yerde tekmelediği ve sürükleyerek kapıdan çıkarmaya çalıştığı görüldü. Konuyla ilgili Çankırı Valiliği’nden yapılan açıklamada, “03.10.2024 Perşembe günü saat 09.15 sıralarında il merkezindeki bir petrol istasyonunda Özel Harekat Polisleri ile petrol istasyonunda çalışan görevliler arasında bir tartışma ve arbede yaşanmış olup konu Cumhuriyet Başsavcılığına intikal etmiştir. Olaya karışan ilgili kişiler hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmıştır.” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEL AVİV – İsrail ordusunun, aralarında öldürülen Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın halefi olarak görülen Haşim Safiyuddin’in de yer aldığı üst düzey Hizbullah yöneticilerinin bulunduğu bir yeraltı sığınağına saldırı düzenlediği bildirildi. Saldırının hedefinin Safiyuddin olduğu iddia edildi.
Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdüren İsrail ordusunun, bir kez daha üst düzey Hizbullah yöneticilerini hedef aldığı bildirildi. İsrail basınının hükümet yetkililerine dayandırdığı haberlere göre, aralarında öldürülen Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın halefi olarak görülen Haşim Safiyuddin’in de yer aldığı Hizbullah yöneticilerinin bulunduğu Dahiya’daki bir yeraltı sığınağına saldırı düzenlendiği belirtildi. İsrail’in Nasrallah’ı öldürmesinden bu yana bölgedeki en ağır bombardımanlardan biri olan saldırının hedefinin Safuyiddin olduğu iddia edildi. Saldırının Beyrut’un güneyindeki yoğun nüfuslu mahallelerin yanı sıra başkentin merkezinde de şiddetli şekilde hissedildiği kaydedildi. Safiyuddin’in saldırıda öldürülüp öldürülmediğine ilişkin ise açıklama yapılmadı.
İsrail ordusu: “1 esir kurtarıldı”
İsrail ordusundan yapılan açıklamada 10 yıldan uzun bir süre önce Irak’ta DAEŞ tarafından kaçırılan ve Gazze Şeridi’nde tutulan 21 yaşındaki Ezidi bir kadının kurtarıldığı bildirildi. ABD ve Ürdün dahil farklı devletlerin desteğiyle “karmaşık” bir kurtarma operasyonu gerçekleştirildiği belirtilirken, Fawzia Amin Sido adlı kadının fiziksel olarak iyi durumda olduğu kaydedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün sabah saatlerinde Dicle Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Bölümü Yoğun Bakım Ünitesi’nde meydana geldi. Kalp krizi geçirip kaldırıldığı Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde 8 aydır yoğun bakımda tedavi gören Faruk U. (31), dün sabah yaşamını yitirdi. Ölüm haberini alan yakınları sinir krizi geçirerek, sağlık çalışanları M.Ç. ve S.T. ile temizlik görevlisi F.K.’ye, ardından olaya müdahale etmek isteyen güvenlik görevlisi B.D.’ye saldırdı. Yoğun bakım ünitesi hasar görürken, vücutlarında morluklar oluşan hastane çalışanları, darp raporu alarak hasta yakınlarından şikayetçi oldu. Şikayet üzerine, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri hastanenin güvenlik kamerasını inceledi. Ekipler, yaptığı incelemede kameralardan tespit ettiği 4 kişiyi gözaltına aldı.
BAŞHEKİMDEN KINAMA
Dicle Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ata Akıl, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Nöroloji Yoğun Bakım Ünitesi’nde 15 Şubat 2024 tarihinden itibaren entübeli bir şekilde tedavi görmekte olan bir hastamızın maalesef vefat etmesi üzerine, hasta yakınları tarafından hastanemizin sağlık çalışanlarına yönelik bir saldırı gerçekleşmiştir. Yaşanan bu olayda, sağlık personeli arkadaşlarımız fiziksel şiddete maruz kalmış, darbedilmiştir. Öncelikle vefat eden hastamıza Allah’tan rahmet diliyoruz, şiddete uğrayan tüm çalışma arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz, bu tür üzücü olayların bir daha yaşanmaması için en güçlü temennilerimizi dile getiriyoruz. Sağlık hizmeti sunan çalışanlarımıza yönelik bu tür şiddet olaylarını kabul edilemez buluyor, bu saldırıları kınıyoruz. Sağlık çalışanlarımız, her gün büyük bir özveriyle ve fedakarlıkla toplumumuza hizmet etmeye devam ederken, onların güvenliği ve huzuru bizler için her şeyden önce gelmektedir. Yaşanılan bu ve benzeri şiddet olaylarının son bulması için, caydırıcı ve etkili cezai yaptırımların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyoruz. Sağlık hizmetlerinde şiddete sıfır tolerans gösterilmesi gerektiğini hatırlatarak, halkımızı da bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz. Dicle Üniversitesi Hastanesi olarak, personelimizin haklarını savunmaya yönelik her türlü hukuki girişimi başlatmış bulunmaktayız. Şiddetin hiçbir şekilde mazur görülemeyeceğini bir kez daha dile getiriyor, bu olayın sorumlularının en kısa sürede adalet önünde hesap vermesini temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çeşme Devlet Hastanesi‘ne tedavi için gelen M.K, hasta getiren İl Sağlık Müdürlüğü 112 Acil Sağlık Hizmetlerine ait ambulansı kaçırdı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi.
Takip sistemi üzerinden konumunu belirleyen ekipler, hastane yakınında ambulansı durdurdu. Gözaltına alınan M.K. İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zonguldak ve Bartın Valilikleri’nce x hesabı üzerinden eğitime 1 günlük ara verildiği bildirildi. Zonguldak Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada “Olumsuz hava koşulları nedeniyle; ilimiz genelindeki resmi, özel örgün ve yaygın eğitim kurumları, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile özel eğitim kurslarında 1 Ekim 2024 Salı günü eğitim-öğretime bir gün süreyle ara verilmiştir” denildi.
Bartın Valiliği’nden yapılan açıklamada ise “Meteorolojik verilere göre ilimiz genelindeki olumsuz hava koşulları göz önüne alınarak 01.10.2024 Salı günü il genelinde özel ve resmi tüm eğitim kurumlarımızda eğitim-öğretime 1 gün süreyle ara verilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personel de 1 gün süreyle idari izinli sayılacaktır” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ZONGULDAK’ta olumsuz hava koşulları nedeniyle 1 Ekim Salı günü tüm okullarda eğitim öğretime 1 gün ara verildi.
AFAD’ın turuncu kod uyarısı verdiği Zonguldak’ta, valilik sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kent genelinde beklenen olumsuz hava koşulları nedeniyle 1 Ekim Pazartesi günü tüm okullarda eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verildiği duyuruldu. Vali Osman Hacıbektaşoğlu imzasını taşıyan açıklamada, “Olumsuz hava koşulları nedeniyle; ilimiz genelindeki resmi, özel örgün ve yaygın eğitim kurumları, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile özel eğitim kurslarında 1 Ekim Pazartesi günü eğitim-öğretime bir gün süreyle ara verilmiştir.” denildi.
Açıklamada, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personelin de idari izinli sayılacağı ifade edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversitenin 1071 Malazgirt Kongre ve Kültür Merkezinde başlayan etkinlik, birçok yazara ev sahipliği yapıyor.
İlgi gören etkinlikte, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, öğrencilere hediye çeki dağıttı.
Vali Vekili Mustafa Batuhan Alpboğa, yaptığı konuşmada, etkinliği geleneksel hale getirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Alpboğa, “Bu güzel programla bir araya gelmemizden dolayı mutluluk duyduğumuzu belirtmek istiyoruz. İnşallah önümüzdeki yıllarda da program devam edecek.” dedi.
Rektör Prof. Dr. Mustafa Alican da “Onlarca yazarı burada ağırlayacağız. Yine üniversitemizin değişik salonlarında yazarların söyleşileri ve imza günleri olacak. Fırsatı olan herkesi buraya bekliyorum. İnşallah bu kitap fuarı kalıcı olur.” diye konuştu.
Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Arif Taşdemir de üniversite öğrencisi 4 bin 500 öğrencinin GSB yurtlarında barındığını hatırlattı.
Taşdemir, “Çocuklarımızı ve gençlerimizi kitap okumaya teşvik ediyoruz. Bugün burada da birbirinden değerli yazarlarımızla buluşuyoruz. Bir hafta sürecek etkinlikte gençlerimiz kitap okumayı sevecek. 500 adet hediye çekimizi gençlerimize verdik.” diye konuştu.
Konuşmaların ardında protokol üyeleri, stantları gezerek yazarlarla sohbet etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Etkinliğe, Hindistan’ın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Anto Alphonse, Dışişleri BakanlığıDoğu Asya Genel Müdür Yardımcısı Sadin Ayyıldız, ITEC programı mezunları ve çok sayıda davetli katıldı.
Alphonse, 1964’ten beri yürütülen ITEC programı kapsamında, yaklaşık 160 ülkeden 200 binin üzerinde memurun eğitim gördüğünü söyleyerek, programın her yıl binlerce kişiye Hindistan’daki enstitülerde eğitim görme imkanı sağladığını kaydetti.
Programın Türkiye ile Hindistan arasında dostluk köprüleri kurmaya katkı sunduğunu dile getiren Alphonse, 1964’ten beri birçok Türk memurun programdan faydalandığını belirtti.
Alphonse, iki ülke arasındaki tarihsel ilişkilere dikkati çekerek, halklar arasındaki etkileşimin önemli olduğunu vurguladı.
Türkiye-Hindistan ilişkileri
Ayyıldız da haziranda hayatını kaybeden Hindistan’ın Ankara Büyükelçisi Virander Paul’u anarak, taziyelerini dile getirdi.
Dışişleri Bakanlığının merhum Büyükelçi hakkında yayınladığı taziye mesajına atıfta bulunan Ayyıldız, Paul’un görevi sırasında Türkiye-Hindistan ilişkilerini geliştirmek için çaba sarf ettiğini anlattı.
Ayyıldız, iki ülke arasındaki ilişkilere değinerek, Hindistan ve Türkiye ilişkilerinin tarihinin köklü geçmişi olduğuna dikkati çekti.
İki ülke arasında ve halkları arasında her zaman dayanışma örneklerinin görüldüğünü vurgulayan Ayyıldız, dayanışmanın sadece ihtiyaç anlarında değil, teknik, bilimsel, kültür ve diğer işbirliği alanlarının da teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.
Ayyıldız, “ITEC bu tür işbirliklerinin çok başarılı bir örneğidir. ITEC’in Türkiye’deki kapasite geliştirme çalışmaları sayesinde, birçok devlet kurumundan çok sayıda Türk yetkili, Hindistan’da çeşitli alanlarda ve sektörlerde eğitimler aldı.” diye konuştu.
Hindistan hükümeti tarafından 1964’ten bu yana finanse edilen ITEC programı çerçevesinde Hindistan, kalkınma deneyimlerini gelişmekte olan yaklaşık 160 ülke ile paylaşıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, 19-26 Eylül tarihleri arasında 2 milyon 686 bin 321 aracın denetlendiğini ve 474 bin 317 araca/sürücüye işlem yapıldığını duyurdu.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Emniyet ve jandarma trafik ekiplerimizce 19-26 Eylül 2024 tarihleri arasında 2 milyon 686 bin 321 araç denetlendi. Işıklı ya da sesli uyarı işareti bulunan cihazları (çakar) mevzuatta izin verilmeyen araçlara takarak kullanan 272 sürücüye işlem yapıldı. Hız ihlalinde bulunan 126 bin 331, periyodik muayenesi yaptırılmamış 27 bin 988, emniyet kemeri kullanmayan 22 bin 201, sürücü belgesiz araç kullanan 17 bin 962 ve zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan 10 bin 921 olmak üzere diğer işlemlerle birlikte; toplam 474 bin 317 araca/sürücüye işlem yapıldı” dedi.
‘KAZALARIN YÜZDE 65,9’UNDA MOTOSİKLET SUÇLU’
Ardından motosiklet kazalarına değinen Bakan Yerlikaya, “2024 yılının ilk 8 aylık döneminde 74 bin 451 motosiklet ve motorlu bisiklet ölümlü veya yaralanmalı trafik kazasına karıştı ve bu kazaların 65,9’unda motosiklet ve motorlu bisiklet sürücülerinin kusurlu olduğu tespit edildi. Motosikletlerin karıştıkları kazaların önlenmesi için trafik ekiplerimizin yanı sıra polis ve jandarma asayiş motosikletli timleri başta olmak üzere diğer birimlerimizce de denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam edecek. Motosiklet kullanırken lütfen daha dikkatli olalım, tüm trafik kurallarına harfiyen uyalım ve sürüş esnasında kask ve koruyucu ekipman kullanmayı ihmal etmeyelim. Yolculuklar sizleri sevdiklerinize kavuşturmak için vardır, ayırmak için değil” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Buca Belediyesi, kent genelinde nem ve sıcakların etkisi ile özellikle yeşil alanların çevresinde yoğunlaşan beyaz sineklere karşı ilaçlama çalışması başlattı.
Yaz ayları boyunca sinek ve koku oluşumunun önüne geçebilmek için ilaçlama çalışmalarını düzenli olarak sürdüren Buca Belediyesi, mevsim normalleri üzerinde seyreden sıcaklıklar nedeniyle ortaya çıkan beyaz sineklere karşı ilaçlama çalışmasına başladı. Çalışmalar kapsamında kent genelinde nem ve sıcakların etkisi ile özellikle yeşil alanların çevresinde ilaçlama faaliyetleri sürdürülüyor.
Vatandaşlardan gelen şikayetleri değerlendiren belediye, ilk çalışmayı, Yenigün Mahallesi’nde gerçekleştirdi. İlaçlama çalışmasında çevre ve insan sağlığına zararsız biyolojik ürünler kullanılırken, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, çalışmanın sinek sorunu son bulana kadar tüm mahallelerde devam edeceğini bildirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaçayır Mahallesi Yılmaz Sokak’ta kullanılmayan 2 katlı ahşap evde yangın çıktı. Alevleri gören mahalle sakinleri, durumu itfaiyeye bildirdi.
Olay yerine sevk edilen ekiplerin yaklaşık 1 saat süren çalışmasıyla yangın söndürüldü.
Ahşap yapı kullanılamaz hale gelirken, bitişikteki bir ev zarar gördü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de yaşayan Davut Dinçel (54), dezavantajlı yerlerde yaşayan ihtiyaç sahibi ailelere destek olmak için’ Kanatsız Melekler İyilik Grubu’ adıyla bir WhatsApp grubu kurdu. Üye sayısı 1023’e ulaşan grup aracılığıyla hayırseverler hem birçok aileye eşya yardımı götürüyor hem de iş arayanların istihdamına katkı sağlıyor.
Gaziemir ilçesinde oturan Davut Dinçel, 5 yıl önce Gaziemir Kızılay Şube Başkanı olarak görev yaparken WhatsApp üzerinden Kanatsız Melekler İyilik Grubu’nu kurdu. Hayırseverlerin ihtiyaç sahiplerine ulaşması amacıyla kurulan grup, yüzlerce aileye eşya ve maddi yardımlar götürülmesini sağlarken iş arayan çok sayıda insana da yeni bir kapı aralıyor. Kızılay faaliyetlerini organize etmek için gönüllüler ve bağışçıların katılımıyla bu grubu kurduğunu anlatan Davut Dinçel, 1 Nisan 2024 tarihinde kurumdaki görevini bıraktığını belirterek, “Bu grubun bozulmasını istemedik. Ortak kararla grubun faaliyetlerine devam etmeye başladık. 1023 kişiyiz. Vatandaşların bizden iş talepleri oluyor. Günlük 10-15 iş ilanı paylaşıyoruz. 1023 kişi içinden 500’ü kendi WhatsApp gruplarından bu ilanları paylaşıyor. Grupta yayınlanan bir ilan 50 bin kişi tarafından görülüyor. İşe giren arkadaşlarımızdan güzel geri dönüşler alıyoruz. İhtiyaç sahibi aileleri ziyaret edip ihtiyaçları grupta paylaşıyoruz. Bağışçı ile ihtiyaç sahibi ailenin direkt temasa geçmesini sağlıyoruz. Bağışçı, aileye direkt yardım ediyor. Ayni olarak aldığımız bağışları vatandaşlara teslim ediyoruz” dedi.
‘DUYARLI VATANDAŞLARDAN DESTEK BEKLİYORUZ’
Bazı ailelerin de tepeden tırnağa tüm ev eşyalarını bağışlarla temin ettiklerini anlatan Dinçel, Van’dan İzmir’e tedavi amacıyla gelen bir aileye de ulaştıklarını belirterek, “Van’dan gelen ailemize soba, buzdolabı ve kanepe getirdik. Oturdukları evin çatısı akıyor. Sağlık sorunları nedeniyle daha düzgün bir evde yaşamaları gerekir. Kiralarının düzenli ödenmesi gerekiyor. Kısıtlı imkanları var. Vatandaşlardan duyarlılık bekliyoruz. Yardım etmek isteyen herkes bize sosyal medyadan ulaşabilir” ifadelerini kullandı.
‘DÖRT FARKLI CİHAZ KULLANIYORUM’
Van’dan 4 yıl önce sağlık sorunları nedeniyle eşi Yıldız Toktaş (58) ile birlikte İzmir’e gelip Gaziemir’e yerleşen 5 çocuk babası Mehmet Toktaş (56), hayırseverlerin yardımıyla yaşamlarını sürdürdüklerini belirterek, “Bana 4 yıl önce akciğer kanseri teşhisi konuldu. Tedavi için İzmir’e geldim. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedaviye başladık. Belirli aralıklarla yatarak tedavi görüyorum. 35 gün hastanede yattım, yeni çıktım. Buhar cihazı, bipap cihazı, oksijen tüpü ile birlikte 4 farklı cihaz kullanmam gerekiyor. 3 bin lira engelli gelirim var. Cihazları devlet verdi. Evin kirası 3 bin lira. Komşular bize yardım ediyor. Elektrik faturasını ödeyebilmek için eşim gündelik işlerde çalışıyor” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KATMANDU, 29 Eylül (Xinhua) — Nepal’de aralıksız devam eden yağışların yol açtığı heyelan ve sellerde Pazar günü itibarıyla 104 kişi hayatını kaybetti, 74 kişi de yaralandı.
Nepal Polis Sözcüsü Dan Bahadur Karki, 64 kişiden haber alınamadığını açıkladı.
Karki, Katmandu Vadisi’nde 48 kişinin öldüğünü, 15 kişinin yaralandığını, 21 kişinin ise kayıp olduğunu belirtti.
İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Rishiram Tiwari, ülkenin çeşitli bölgelerinde birçok otoyol ve köprünün hasar gördüğünü belirterek, otoyolların temizlenmesinin hükümetin öncelikleri arasında olduğunu söyledi.
Nepal polisinden yapılan açıklamaya göre, başkent Katmandu’yu ülkenin diğer bölgelerine bağlayan otoyollar da dahil olmak üzere, neredeyse tüm otoyollar felaketler nedeniyle kapanmış durumda.
Nepal Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı, tüm yerel yönetimlere Pazar gününden itibaren üç gün süreyle eğitime ara verilmesi ve Salı gününe kadar yapılması planlanan üniversite sınavlarının ertelenmesi çağrısında bulundu.
Nepal’de bu yıl 10 Haziran’da başlayan ve sona ermekte olan muson mevsiminde ortalamanın üzerinde yağışlar kaydedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AVCILAR’da park halindeki minibüs, 4 şüpheli tarafından bir dakikada çalındı. Hırsızlar, güvenlik kamerası tarafından kaydedilen olayda kaçarken başka bir araca çarparak hasar verdi.
Olay, dün gece 04.00 sıralarında Gümüşpala Mahallesi D-100 yan yol Eski Londra Asfaltı mevkiinde meydana geldi. Park halindeki 59 AJU 082 plakalı minibüsün yanına gelen dört şüpheliden üçü etrafı kontrol ederken biri kapıyı açarak sürücü koltuğuna oturdu. Saniyeler içinde minibüsü çalıştıran şüpheli diğer kapıları da açarak arkadaşlarını araca aldı. Bir dakika süren hırsızlığın ardından kayıplara karışan şüpheliler manevra sırasında başka bir otomobile de çarparak hasar verdi. Polis, güvenlik kamera kayıtlarını incelemeye alarak kaçan şüphelilerin yakalanabilmesi için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Denizli’nin Beyağaç ilçesinde uzun yıllar üretilen, ilçenin adıyla anılan ince uzun, dışı beyaz içi kırmızı, lezzetli, karpuzlar 20 yıl aradan sonra iki yıl önce tekrar üretilmeye başlandı. Adına festivaller düzenlenen, ihraç edilen karpuzların tohumlarını ilçe halkından toplayan çiftçi Mehmet Özdemir, tarlasına 2022 yılında tohumu çoğaltmak için ‘Beyağaç Karpuzu’ ekti. Meşhur karpuzlardan elde ettiği tohumlardan fide yetiştiren Özdemir, ilçeye bağlı Hürriyet Mahallesinde bulanan 10 dönümlük tarlasına karpuz ekti. Ağırlıkları 20 kilograma yaklaşan büyük karpuzları üretmeyi başaran çiftçi Özdemir, karpuz fiyatı toptan 1 TL’ye gerileyince satmaktan vazgeçti.
Arayış içine girdi
Ürettiği karpuzlar para etmeyince tarlasındaki 30 tona yakın meşhur Beyağaç Karpuzunun heba olmaması için arayış içine giren çiftçi Mehmet Özdemir, karpuzdan pekmez üreterek ürününü değerlendirmek için hareke geçti. Sabah erken saatlerde aracının arkasına bağladığı römorka karpuz toplayan Özdemir, karpuzları tek tek yıkadıktan sonra kabuklarını soyup, karpuzları ezerek, karpuz suyu elde ediyor. Karpuz suyunu süzerek çekirdeklerinden ayıran Özdemir, odun ateşinde bakır kazanlarda karpuz suyunu yaklaşık sekiz saat kaynatarak karpuz pekmezi elde ediyor.
Fiyatı düştü, pazarı bitti
Büyük bir hevesle 10 dönümlük tarlasına meşhur karpuzdan diktiğini ancak ilk zamanlar dilimle çok yüksek fiyatlara satılan karpuzun son dönemde para etmediğine dikkat çeken Mehmet Özdemir, “Bir zamanlar çok meşhur olan ilçemizin uzun karpuzu artık üretilmiyordu. Ben ilçedeki yaşlılardan ata tohumlarını toplayarak iki yıl önce tohumu çoğaltmak adına tarlama karpuz ektim. Meşhur karpuzun tohumunu çoğalttıktan yılbaşında tohumları ekerek karpuz fidanları ürettim. 10 dönümlük tarlama bu karpuz fidanları diktirdim. Çapalattım. Suladım, aylarca emek verdim, masraf ettim. Gerçekten de istediğim gibi çok büyük karpuzlar üretmeyi başardım. Karpuz rekoltemiz çok güzel oldu. Ancak, hasada başladığımızda kilogramı toptan 7 TL olan karpuz fiyatı bir anda kilogramı toptan 1 TL’ye geriledi. Fiyat düşüp Pazar bitince bin bir emekle ürettiğim karpuzları tarlada çürümeye bırakmak istemedim. Arayış içine girdim” dedi.
20 kilogram karpuz suyundan bir kilogram pekmez
Tadı, rengi ve aromasıyla çok farklı olan Beyağaç meşhur karpuzundan pekmez üretmeye karar verdiğini anlatan Mehmet Özdemir, “İşçilere para verip daha çok zarar etmemek için her sabah arabamın arkasına bağladım römorka karpuz toplayıp geliyorum. Karpuzları tek tek yıkadıktan sonra kabuklarını soyuyorum. Karpuzları ezerek karpuz suyu elde ediyorum. Çekirdeklerinden ayrılmış karpuz suyunu bakır kazanlarda, odun ateşinde yaklaşık sekiz saat kaynattıktan sonra karpuz pekmezi elde ediyorum. Karpuzdan pekmez yapmak için daha öncede çalışmalar yapıldı ancak başarılı olunamadı. Ben pekmez yapmayı çok iyi bildiğim için karpuz pekmezini üretmeyi başardım. Yaklaşık 20 kilogram karpuz suyundan 1 kilograma yakın karpuz pekmezi elde ediyorum. Karpuz pekmezinin tadı aroması, üzüm pekmezine göre çok farklı ve bana göre daha güzel. Kışın insanların sağlıklarını koruması, daha çok enerjik olması için mutlaka tamamen organik, ürettiğim karpuz pekmezinin tadına bakmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bornova Belediyesi hayata geçirdiği sosyal projeler kapsamında ilk Kent Bostanı’nı hayata geçirdi. Pınarbaşı Mahallesi’nde uygulanmaya başlanan projenin amacı dezavantajlı bölgelerde yaşayan kadınlar tarıma ve ekonomik hayata katılımını sağlamak. Pınarbaşı’nda 38 parsele kurulan Kent Bostanı, 38 kadının aktif olarak üretim yapacağı bir alan olacak.
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, kadınlarla birlikte ilk dikimi gerçekleştirdi. Toprağa brokoli, karnabahar, lahana, ıspanak ve soğan dikildi. Başkan Eşki, “Kadınların tarımı yaparak öğrenecekleri ve kendi ürettikleri sağlıklı gıdayla beslenecekleri bir kent hedefliyoruz” dedi.
Eşki: “Hasadı da birlikte yapacağız”
Seçim döneminde söz verdiği projelerden birini daha hayata geçirmiş olmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Eşki, “Bu bostanda yetiştirilen ürünler sosyal yardım projeleri kapsamında ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaştırılacak. Hep birlikte nasıl ekime başladıysak hasadı da birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.
Mahalle muhtarından teşekkür
Kemalpaşa Mahallesi Muhtarı Mustafa Karadeniz de Pınarbaşı’nda böyle bir projeyi hayata geçiren Bornova Belediyesi’ne ve Başkan Ömer Eşki’ye teşekkür ederek, “İnşallah bu projeyle güzel işlere imza atılmaya devam edilecek” diye konuştu.
Kadınlar projeden memnun
Proje kapsamında ilk fidanlarını diken kadınlar da duydukları memnuniyeti dile getirerek, böylesine anlamlı bir projede yer almanın kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti ve Başkan Eşki’ye teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri’de bir kişi sarrafa girerek, incelediği ziynet eşyasının fotoğrafını çekmek bahanesiyle eline aldı. Bir süre elinde altınla oyalanan şahıs, daha sonra kaçtı. Yapılan ihbarın ardından Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan kamera inceleme çalışmalarında; şahsın S.K. (22) olduğu tespit edildi. Ekipler tarafından yapılan araştırmalarda S.K.’nın; ‘hırsızlık’, ‘cinsel saldırı’, ‘genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçlarından kaydı bulunduğu öğrenildi. 77 bin TL değerindeki ziynet eşyasını çalma girişiminde bulunan S.K. düzenlenen operasyonla yakalandı. S.K. hakkında işlem başlatıldı.
Olay anı kamerada
Öte yandan, S.K.’nın ziynet eşyasının fotoğrafını çekmek bahanesiyle eline aldığı ve daha sonra işletmeden koşarak uzaklaştığı anlar anbean güvenlik kamerasına yansıdı – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edirne Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Edirne Belediyesi Gençlik Korosu seçmeleri 8-18 yaş arası gençler arasında olacak.
Kontenjanın sınırlı olduğu seçmeler, 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarında gerçekleşecek.
Belediye Başkanı Akın, çocuklara süt dağıttı
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, 28 Eylül Dünya Okul Sütü Günü kapsamında çocuklara süt dağıttı.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Akın, Edirne Belediyesi Romacted Çocuk Evi’ni ziyaret ederek burada eğitim gören çocuklarla bir araya geldi.
Çocuklara süt ikram eden Akın, eğitimde fırsat eşitliği sağlamak ve dezavantajlı çocukların eğitime erişimini arttırmak amacıyla hizmet veren Romacted öğrencilerine belediye olarak desteklerini sürdüreceklerini söyledi.
Programa Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu, Edirne Belediyesi Sağlık Hizmetleri Birimi Hemşiresi İnci Özer ve Çavuşbey Mahalle Muhtarı Serkan Kuş da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tasarruf tedbirleri kapsamında okullarda temizlik hizmetlerinin sınırlandırılmasıyla ortaya çıkan hijyen sorunu çözmek için harekete geçen Ankara Büyükşehir Belediyesi, “Temiz Okul, Sağlıklı Gelecek” projesiyle Başkent’teki okullara destek vermeye başladı. Çankaya, Keçiören ve Gölbaşı Belediyeleri de okullara temizlik desteğinin ilk gününde Büyükşehir Belediyesi’ni yalnız bırakmadı.
Projenin ilk gününde toplamda 22 okulun 454 dersliği temizlendi
Büyükşehir Belediyesi, yeni başlattığı projeyle okullara hem temizlik malzemesi sağlıyor hem de hafta sonları belediyeye bağlı ekiplerle okullarda temizlik hizmeti sunuyor. Başkent’te yaşayan öğrencilerin sağlıklı ve hijyenik bir ortamda eğitim almasını hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, projenin ilk gününde 208 personel ve 44 aracıyla toplam 10 bin 376 öğrencinin öğrenim gördüğü 22 okulun 454 dersliğini detaylı bir şekilde temizledi. Okullarda ayrıca ilaçlama işlemleri de yapıldı.
Başvuruların 106’sı son dakika iptal edildi
Büyükşehir Belediyesi’nin okulların temizlik taleplerini almaya başlamasının ardından toplam 265 okul hizmetten faydalanmak için başvuruda bulundu. Başvuran okullardan 106’sı “Milli Eğitim Bakanlığı talimatıyla başvurumuzu iptal ediyoruz”, “Okulda tadilat var”, “Okulda sınav var”, “Velilerin talebi üzerine başvurumuzu iptal ediyoruz” gibi çeşitli nedenlerle son dakikada başvurularının iptalini istedi.
208 personel ve 44 muhtelif araçla temizlik başladı
Kent Estetiği Daire Başkanı Esra Güngör, okullara temizlik desteğine ilişkin, “Ankara’da eğitim öğretim veren okullarımızda temizlik ve hijyen malzemelerinin dağıtılmasının yanında, hafta sonları da belediyemizin tüm ekiplerinin seferberliğiyle temizleme ve dezenfekte çalışmalarına başlamış bulunmaktayız. Her hafta sonu 50 okulumuzun bu hizmetten yararlanmasını hedefliyoruz. Kısa sürede 208 personel ve 44 muhtelif araçla ekibimizi kurduk” dedi.
28 ve 29 Eylül’de 52 okul için temizlik planlaması yaptıklarını kaydeden Güngör, “Talep formunda bize iletilen bilgilere göre 1199 derslikte toplam 30 bin 985 öğrencinin kullandığı 52 okulda okul içi ve avlusunda temizlik, dezenfekte ve ilaçlama çalışması programlanmıştır” diye konuştu. Bazı okulların taleplerini son dakika iptal ettiklerini belirten Güngör, temizlik desteği programında ilk ve orta dereceli okullara öncelik verdiklerinin altını çizerek, “Avlu temizliğiyle başlayıp iç mekanlarda sınıf ve ortak kullanım alanlarının temizliği yapılacak, tüm sıraları silip, tuvaletleri yıkayacağız. Okulu komple dezenfekte edip belediyemizin kendi şirketinin ürettiği el dezenfektanlarını okullara bırakacağız” ifadelerini kullandı.
Okullara malzeme ve hizmet desteği
“Temiz Okul, Sağlıklı Gelecek” projesiyle talepte bulunan tüm okullara hem temizlik malzemesi sağlanıyor hem de hafta sonları belediyeye bağlı ekiplerle okullarda temizlik hizmeti sunuluyor. Okullar, temizlik malzemesi talebi için “https://forms.ankara.bel.tr/okul-temizlik”, hafta sonu temizlik hizmeti için ise “https://forms.ankara.bel.tr/temizlik-hizmeti” adreslerinden başvurabiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’nın Çubuk ilçesinde Ankara armudu olarak bilinen kış armudunun hasadına başlandı. En büyük özelliğinin kış aylarında olgunlaşması olan armut, hasat edilmesinin ardından önce üretici depolarında bekletiliyor. Bu depolarda 2-3 ay bekleyerek olgunlaşan Ankara armudu, yumuşayıp tüketime hazır olduğunda ise manavlardaki yerleri alıyor. Tadının yoğun olmasıyla bilinen Ankara armudu, kış aylarında komposto ve tatlı gibi birçok alanda kullanılabiliyor.
Armut Hasadına ilişkin konuşan Kuruçay Köyü Derneği Başkanı Ali Tohumcu, köylerinde yapılan armut hasadına ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Tohumcu, “Ankara armudunun özellikle İç Anadolu bölgesinde yetişen ve İç Anadolu bölgesinde yoğunluğu Ankara’da olan özellikle Çubuk’ta yetişen armut çeşididir” diye konuştu.
“Bu armut aralık ayına kadar üreticinin depolarında saklanır”
Ankara Armudunun diğer armut türlerine göre çok daha dayanıklı olduğunu sözlerine ekleyen Tohumcu, “Mesela şu an hasat yapıyoruz. Ama bu sene 20 gün önceden hasat yapıyoruz. Biraz erken oldu. Normal şartlarda Ekim ayının ortalarına doğru hasadı başlardı. Bu armut aralık ayına kadar üreticinin depolarında saklanır. Oluşmaya başladıktan sonra tüketiciye sunulur. Armudumuz, sulu aroma değeri yüksek ve kaliteli bir armut çeşididir” açıklamasında bulundu.
“Armut toplandığı anda yenmiyor”
Armudun olgunlaşma süresine ilişkin de konuşan Tohumcu, “Armut toplandığı anda yenmiyor. Armut, özellikle biraz depolarda bekleyecek. Havalar soğuduğunda armut oluşacak ve tüketiciye, pazara sunulacak. Kış armudumuz şu anda dağlık arazideki bahçemizde olduğu gibi buralardan köydeki üreticinin deposuna inecek. Aralık ayına kadar bekleyecek. Aralık ayında sonra olgunlaşma başladıktan sonra armut oluştukça pazara ve tüketiciye sunulacak” şeklinde konuştu.
“Ankara armudunun şeker oranı düşüktür”
Ankara armudunun neden bu kadar ünlü olduğuna da dikkati çeken Tohumcu, “Tamamen iklimsel olarak değerlendirilir. Burada yüksek bir rakım var, Ilıman bir iklim var. Toprağın humuslu olması armudun oluşumuna katkı sağlıyor. Armut, insanların bağırsaklarının temizlenmesinde, kalp sağlığında da Ankara armudunun özellikleri var. Ankara armudunun şeker oranı düşüktür. O yüzden kaliteli bir armuttur” ifadelerini kullandı.
“Ankara armudunun coğrafi işaret belgesinin Çubuk’a kazandırılması gerek”
Tohumcu Çubuk’un şu anda 4 tane coğrafi işaretli ürünü olduğunu belirterek, “Bunlardan bir tanesi Çubuk Turşusu. Dünyaca ünlü. Dünyada 22 ülkeye pazarlanabilen bir marka Çubuk Turşusu. Ardından Çubuk Vişnesi var. Agat Taşı ve Homaça var. Bunlara ilaveten Ankara armudunun da coğrafi işaret belgesinin Çubuk’a kazandırılmasının gerektiğini düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“Armut üretiminde bu sene masraflar arttı”
Ankara Armudu üreticisi Orhan Çakır ise bahçesinde yaklaşık 300 armut ağacını bulunduğunu ve bu ağaçlardan 6-7 ton arası armut hasadı beklediğini söyleyerek, “Normalde daha fazla bekliyorduk. Ama iklimden dolayı yarı yarıya belki yarıdan fazla bir düşüş oldu. Kalitede olmadı fazla yağmur yağması sebebiyle fazla ilaç yaptık, masraflar arttı” açıklamasında bulundu.
“Armudun üretilmesine devam edilmesi gerekiyor, dışarı bağımlı olmak da iyi değil”
Ankara armudunun üreticideki fiyatlarına değinen Çakır, “Fiyatlar düştü. Şu anda ben bu armudu 25’e satmam lazım ki tatlı para kazanayım. Seneye devam edeyim. Ama öyle para şu an yok. Pazarlarda ortalama fiyat 15-20 arası konuşuluyor. Bizim işçiliğimiz kendimizden olduğundan iyi kötü karşılıyor. Dışardan olduğu zaman zor. İşçiliğimizi kendimiz karşılayarak devam ediyoruz. Gücümüzün yettiği yere kadar yapmaya devam edeceğiz. Başka işimiz yok zaten. Üretime devam edilmesi gerekiyor. Yoksa durum kötüye gidiyor. Üretmedikten sonra millet ne yiyecek? Hep dışarı bağımlı olmak da iyi değil” ifadelerine yer verdi.
“Eve gittiğiniz zaman hemen çürüyecek bir armut değil”
Kuruçay armudunun tadına herkesin bakması gerektiğini de vurgulayan Çakır, “Diğer şehirlerden gelen halde satılan armutlar gibi değildir bizim armudumuz. Görünüşü biraz ufak ama çok lezzetli, tatlı, sulu ve dayanıklı bir armuttur. Eve gittiğiniz zaman hemen çürüyecek bir armut değil. Evin ısı durumuna göre 1-2 ay hiçbir şey olmadan durur. Biz ayıklama yaptığımız zaman hafif bir çizik olsa dahi biz onu ıskartaya ayırıyoruz. Çizik olmasa bu armut 3 ay hiçbir şey olmadan bekler” dedi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KONYA – Konya’da bayan kuaföründe çalışırken tıraş olup eve gelen erkek kardeşinin tıraşını beğenmeyen genç kız, kardeşini tekrar tıraş ettikten sonra erkek kuaförlüğüne merak sardı. Daha sonra erkek kuaföründe çalışmaya başlayan Şükran Kocabaş’ın ilk önce tedirgin olan müşterileri ise sonrasında alıştı.
Konya’da yaşayan 22 yaşındaki Şükran Kocabaş, bir bayan kuaförünün yanında küçük yaşlarda çırak olarak işe başladı. Şükran Kocabaş saç tıraşı olan ve kuaförden gelen kardeşinin saç kesimini beğenmeyerek kardeşinin saçını düzeltmek için kolları sıvadı. Kocabaş daha sonra erkek kuaförlüğüne merak sardı. Çalıştığı iş yerine yakın bir erkek kuaförü ile görüşen ve işe başlayan Kocabaş’ın 7 ay önce çalışmaya başladığı erkek kuaförüne gelen müşteriler ilk önce şaşırıyor ardından tıraş olmak için tekrar Şükran Kocabaş’ı tercih ediyor.
“Mesleğin bu alanını daha çok sevdim”
Kuaförlüğe erkek kardeşinin saçını keserek başladığını anlatan Şükran Kocabaş, “Bir gün kardeşim eve geldiğinde saçına baktım ve beğenmedim yani bayan kuaförlüğünde de bazen kısa kesim tarzları yapıyorduk, oradan aklımda kaldığı kadar beğenmedim. ‘Otur bakayım, bir de ben deneyeyim’ dedim. Yapmaya başladığım zaman bayan kuaförlüğünden daha çok erkek kuaförlüğünü sevmeye başladım. Bir ben yaptım, iki ben yaptım artık karar verdim dedim ki; ‘benim erkek kuaförü olmam gerekiyor’ elim daha çok yatkın ve mesleğin bu alanını daha çok sevdim. Bu süreç içerisinde Mustafa Ceylan ile tanıştım, sağolsun üzerimde çok emeği var o şekilde ilerledim erkek kuaförlüğünde” dedi.
“Sıkıntıları 2-3 ay içerisinde atlattım”
Erkek kuaförlüğüne ilk başladığı sıralarda tedirginliğinin olduğunu söyleyen Kocabaş, “Biraz tedirginliklerim oldu ilk başlarda. Arada kalmışlığım oldu ama ben de şöyle bir şey vardır aklıma koyduğum her şeyi yapmak gibi ve bunu da aklıma koyduğum için başardım. İlk 2-3 aylık süreç zordu. Müşteri zaman geçtikçe bana alışmaya başladı. Ben alışmaya başladım. Sanki yıllardır yapıyormuş gibi devam etmeye başladım. Sıkıntıları 2-3 ay içerisinde atlattım” şeklinde konuştu.
İş yerine gelen müşterilerin şaşkınlığını anlatan kuaför Şükran Kocabaş, “Üstümde üniformalarımız olmasa çalışan olduğumu bile bazen anlayamıyorlardı. ‘Buyurun hoş geldiniz’ diyorum, gelen müşteri ile genelde öncelikle ben ilgileniyorum. ‘Bayan mı çalışıyor’ deniliyordu, ‘aynen abi buyurun yardımcı olayım’ diye başlıyorduk. Zaten bir dahaki tıraşa beni seçiyorlar” ifadelerini kullandı.
“Sonucu ne olursa olsun iyi veya kötü en azından denedim diyebilirsiniz”
Meslek seçimi yapmak isteyen kişilere ‘hayallerinizin peşinden ilerleyin’ diyen Kocabaş, “Hayallerinizin peşinden koşmaya devam edin. Sonucu ne olursa olsun iyi veya kötü en azından denedim diyebilirsiniz. Bir insanın aklına koyduğu her şeyi başarabileceğine inanıyorum. Hedefim ileride kendi dükkanımı açmak, işletmek ve çok ileri hedeflerim var” dedi.
Şükran Kocabaş’ın ustası Mustafa Ceylan ise, “12 kişi ekip arkadaşımız var. Bunların içerisinde 2’si bayan. Bayanlarımızı işe aldık, mesleği öğrettik. Kısa bir süre içerisinde 7-8 aylık bir sürede bayan arkadaşlarımıza elimizden geldiği kadar destek verdik. Mesleklerini ellerine aldılar” diye konuştu.
Şükran Kocabaş’a tıraş olmaya gelen Emre Tepe, “İlk başta tedirgin olmuştum Şükran hanımdan, Rümeysa hanımdan. Tedirgin olduk ama şimdi onlara tıraş oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Tıraş olmaya gelen Enes Tutar ise, “Kuaförü zaten buradan tanıyorduk. Konsept de biraz farklı, Konya’da alışmadığımız, bayan arkadaşların da burada desteğiyle beraber farklı bir konsept oluşturmuşlar” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükkarıştıran Beldesinde bir fabrikanın bahçesindeki su kuyusundan köpek sesi geldiğini fark eden fabrika çalışanları durumu yetkililere bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin çalışması sonucu kurtarılan köpek, serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAİKOU, 28 Eylül (Xinhua) — 2024 Dünya Yeni Enerjili Araç Kongresi Cuma günü Çin’in güneyindeki Hainan eyaletinin merkezi Haikou’da başladı.
“Düşük Karbonlu Evrim ve Küresel İşbirliği” temalı üç günlük etkinlik, yeni enerjili araçların sürdürülebilir ve sağlıklı gelişimini teşvik etmeyi ve karbon nötrlüğü hedefine ortaklaşa ulaşmak için küresel işbirliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şırnak Meslek Yüksekokulunda, yeni nesil teknoloji cihazlardan oluşan 40 masaüstü bilgisayarın bulunduğu Bilgisayar Laboratuvarı kuruldu.
Laboratuvarın açılışını, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış ve Şırnak Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Mahmut Dirik yaptı.
Rektör Pof. Dr. Alkış, üniversitenin fiziki ve teknik altyapısını iyi yapmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, laboratuvarda yer alan ileri teknoloji bilgisayarların yüksek hızlı internet aracılığıyla öğrenci ve akademisyenlerin kullanımına sunduklarını söyledi.
Bilgisayarların yeni nesil teknolojiye sahip yazılım ve programlarla donatıldığını belirten Alkış, şöyle konuştu:
“Bilgisayar teknolojileri önümüzdeki yılların en gözde meslekleri olacak. Biz de üniversite olarak gençlerimizin kendilerini geliştirmeleri için her türlü desteği vermeye çalışıyoruz. Her alanda artık bilgisayar teknolojileri ve yapay zeka programları kullanılıyor. Önümüzdeki 40 yıla bu alanlardaki meslek gruplarının damga vuracağına inanıyorum. Gençlerimizin de bu alanda kendilerini geliştirmeleri için her türlü imkanı sunmak için çalışıyoruz. Laboratuvarımızın hayırlı olmasını diliyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHONGQİNG, 28 Eylül (Xinhua) — Çin’in güneybatısındaki Chongqing Belediyesi’nde Cuma günü Fortune 500 ve çok uluslu şirketlerin iş dünyası liderleri, yerel hükümet yetkilileriyle bir araya gelerek dışa açılma ve kalkınma stratejilerini görüştü.
Chongqing Belediye Başkanı’na bağlı Uluslararası Ekonomik Danışma Konseyi’nin 18. Yıllık Toplantısı’na katılan 17 iş insanı, akıllı üretim yeteneklerinin geliştirilmesi, yeşil endüstriyel gelişimin araştırılması, pazar erişiminin genişletilmesi ve önde gelen teknolojilerin etkileşiminin teşvik edilmesi gibi kilit öneme sahip konuları ele alarak görüşlerini paylaştı.
Konsey, bu yıl iki yeni danışman üye eklediğini duyurdu. 2006 yılında kurulan konsey, ticaret, enerji tedariki, finans, sigorta ve bilgi teknolojileri gibi sektörlerde faaliyet gösteren 38 uluslararası şirketi bünyesine katarak büyümeye devam ediyor.
Ford Motor Company Başkan Yardımcısı Wu Shengbo, toplantıda yaptığı açıklamada, “Chongqing, bu kanal aracılığıyla küresel sesleri dinliyor. Biz de kentin sosyal, ekonomik ve endüstriyel gelişimine fikir ve önerilerimizle katkıda bulunuyoruz” dedi.
Wu, belediye yönetiminin, konseyin önerilerini sosyal canlılığı artıran politika ve tedbirlere dönüştürdüğünü ve bu yaklaşımın şirketlerin Chongqing’deki gelişimlerine olan güven ve bağlılığını güçlendirdiğini söyledi.
Danışma konseyi, geçtiğimiz 18 yıl boyunca yerel hükümete 1.000’den fazla tavsiye sunarak yabancı yatırımcıların yerel pazarda karşılaştıkları sorunların ele alınmasına yardımcı oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Firma yetkilisi Erdal Gamsız, Avrupa Serbest Bölgesi’nde (ASB) düzenlenen açılışta yaptığı konuşmada, ilk üç yılda 50 milyon avroluk üretim hedeflediklerini söyledi.
Gamsız, Türkiye’ye hem ileri teknoloji hem de yatırım getirdiklerini ve Tayvanlı ortaklarıyla tesisi kurduklarını ifade ederek, “CNC takım tezgahları dediğimiz, aslında bizim eskiden beri bildiğimiz torna ve fireze makinelerinin yeni ve teknolojik halleri. Bu makineler, tamamen insan eli değmeden bilgisayar kontrollü olarak çalışma sistemine sahip. Bu sistemde bu makineler, bilgisayarda ne programladıysanız ne üretmek ya da ne yapmak istediyseniz onu yapıyor. Bu bir otomobil parçası da olabilir, bir kalıp da olabilir ya da savunma sanayindeki bir silahın parçası da olabilir.” diye konuştu.
İnşaattan savunma sanayine kadar her yerde bu makinelerin işlevsel olarak aktif rol oynadığını aktaran Gamsız, makinelerin uzay ve havacılık sektörlerinde de kullanıldığını dile getirdi.
Yeni fabrikanın önemli bir üretim noktası olacağını belirten Gamsız, şöyle devam etti:
“Elektrikten, zamandan ve insan gücünden de tasarruf edilebildikleri için tamamen çevreye yararlı, duyarlı ve tam anlamıyla çevre dostu makineler. Bu makineler, içinde bulunduğumuz inşaat da dahil, uzay, havacılık, savunma sanayi de olmak üzere sanayinin içinde olduğu her yerde kullanılan ana üretim makineleridir. Türkiye’de bu teknoloji maalesef yoktu. Biz, yıllardır beraber çalıştığımız Tayvanlı firmayı bir şekilde ikna ederek buraya yatırım yapmalarını sağladık. Yani hem teknoloji hem de yatırım getirdik. Doğrudan yatırım ülkemiz için önemli ve değerli. Hem teknoloji hem de döviz gelmiş oldu buraya.”
Ciddi bir üretim ve ciro hedeflediklerini aktaran Gamsız, şunları kaydetti:
“Burada başlangıç olarak ilk yıl 220 makineyle başlıyoruz. İkinci yıl 400 makineye çıkacağız, üçüncü yıl ise 600-650 makine üretimine çıkacağız. Burada teknoloji kullanılıyor. Burada bizim başarımız az adamla çok iş, çok ciro yapmak. Biz burada, 50-60 kişiyle 60 milyon dolar ciro yapacağız. Serbest bölgeye gelmemizin ana sebebi de yurt dışına üretim yapmak. Ana firma olan Tayvanlı firmanın zaten dünyanın 54 ülkesinde müşterisi var, otomatik olarak bu ülkelerdeki firmalar bizim fabrikamızın da müşterisi oluyor.”
Konuşmalarının ardından açılışı yapılan fabrika katılımcılar tarafından gezildi.
Programa, Kaymakam Kadir Duman, Belediye Başkanı Müge Yıldız Topak, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Avrupa Serbest Bölge Müdürü Eyüp Daşkın, firma yetkilileri ve sektör temsilcileri katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yıl sonunda devreye alınması planlanan otomatik tren muayene istasyonları (OTMİ) ile trenlerin hareket halinde dahi otonom olarak muayene edilebileceğini açıkladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyet Devlet Demiryolları (TCDD) ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü (TÜBİTAK RUTE) tarafından geliştirilen OTMİ hakkında yazılı açıklama yaptı. Bakan Uraloğlu, yerli imkanlarla geliştirilen muayene istasyonları ile trenlerin tekerlerinde oluşması muhtemel çatlak, kırık, fren sistemi hataları ve olağan dışı ısınma gibi kusurların, önceden tespit edilebileceğini ifade etti. OTMİ’lerin demir yolu ağının çeşitli noktalarına yerleştirileceğini aktaran Uraloğlu, “Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OTMİ’ler trenler hareket halindeyken dahi otonom olarak demir yolu araçlarını muayene edilebilecek. Böylece araçlardaki kusurlar büyük kayıplara yol açmadan tespit edilecek” dedi.
‘KONFORLU TAŞIMACILIĞA İMKAN SAĞLAYACAK’
Kara yollarındaki akıllı ulaşım sistemleri dönüşümünü, demir yollarında da başlattıklarını vurgulayan Uraloğlu, “Demir yollarında dijitalleşme ve akıllı sistemler alanında imza attığımız en önemli projelerden biri olan OTMİ, uluslararası standartlara ve gelişen teknolojiye uygun, güvenli, hızlı ve konforlu yolcu ve yük taşımacılığına imkan sağlayacak” açıklamasında bulundu. Gelişen teknolojinin tüm imkanlarını kullanacak OTMİ sistemleri ile demir yollarında bakım ve onarımda dışa bağımlılığın önüne geçerek, işletme maliyetlerini düşüreceklerini belirten Bakan Uraloğlu, TCDD ve TÜBİTAK RUTE arasında OTMİ Geliştirme Projesi Protokolü’nün 2021 yılında imzalandığını aktardı. Bakan Uraloğlu, “Uygulama yeri olarak seçilen Köseköy İstasyonu’nda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Proje kapsamında ilk olarak geliştirdiğimiz tren tanıma pantograf denetleme ve tekerlek apleti tespit sistemlerini, 2023 yılında devreye almıştık. Şimdi de bu yıl sonuna kadar fren sabo, fren balata, disk aşıntı ve aks rulman sıcaklık ölçüm sistemlerini devreye almaya planlıyoruz” dedi.
‘İZLEME MERKEZİNDEN TAKİP EDİLECEK’
Geliştirilen sistemlerin Avrupa Birliği araştırma ve inovasyon projeleri içerisinde öncelikli projelerden olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, şunları kaydetti: “Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OTMİ, tamamen otonom olarak, demir yolu araçlarını mevcuttaki muayene istasyonlarından daha ileri seviyede muayene edilebilecek. Toplanan bilgiler, akıllı algoritmalarla makine öğrenmesi ve görüntü işleme teknikleri ile analiz edilerek anomali tespiti yapılabilecek. Bir araçtan toplanan bilgilerin zamana göre değişimi ve tarihçesi toplanarak bakım çalışmaları, olası bir arızadan önce yapılabilecek. Böylece araçlardaki kusurlar, büyük kayıplara yol açmadan tespit edilebilecek. OTMİ’ler ile hem tesis edildiği bölgelerden gelen veriler hem de tüm ülke ağındaki sistemlerden gelen veriler, Ankara’da kurulacak izleme merkezinden takip edilecek. Böylelikle olası raydan çıkmaların önüne geçilmesi sağlanacak.” Mini OTMİ tesisleri kurulumu yapılacağını, mevcut hatlara kurulacak istasyonlarda ise lokasyon özelliklerini dikkate alacaklarını kaydeden Uraloğlu, “Hat kapasitesi ve yoğunluğu, güzergah üzerinden taşınan yük cinsi, kent içi ve dışına ulaşım yapan hatlar gibi bazı sınıflandırmalar yaparak tren muayene istasyonları kurulumlarını yapacağız” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulus Caddesi’nde bir mobilya mağazasını işleten Şahin Bozdağ (52) ile nişanlısı Ayşe Ekinci’nin bakımını üstlendiği “Efe” isimli kedileri, iki yıl önce apartmanın 7’inci katından düşerek ağır yaralandı.
Omuriliğinde kırıklar nedeniyle iki ameliyat geçiren kedi, hayata tutundu ancak arka iki ayağı felç kaldı.
Şahin Bozdağ, kedinin sürünmeden hareket edebilmesi için sosyal medyadan gördüğü yürütecin benzerini tasarlayarak dükkanındaki atölyede imal etti.
Kedilerinin tekerlekli yürüteç sayesinde rahatlıkla hareket edebildiğini ifade eden Bozdağ, onunla tekrar oyunlar oynayabildiklerini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yıl sonunda devreye alınması planlanan otomatik tren muayene istasyonları (OTMİ) ile trenlerin hareket halinde dahi otonom olarak muayene edilebileceğini açıkladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyet Devlet Demiryolları (TCDD) ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü (TÜBİTAK RUTE) tarafından geliştirilen OTMİ hakkında yazılı açıklama yaptı. Bakan Uraloğlu, yerli imkanlarla geliştirilen muayene istasyonları ile trenlerin tekerlerinde oluşması muhtemel çatlak, kırık, fren sistemi hataları ve olağan dışı ısınma gibi kusurların, önceden tespit edilebileceğini ifade etti. OTMİ’lerin demir yolu ağının çeşitli noktalarına yerleştirileceğini aktaran Uraloğlu, Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OTMİ’ler trenler hareket halindeyken dahi otonom olarak demir yolu araçlarını muayene edilebilecek. Böylece araçlardaki kusurlar büyük kayıplara yol açmadan tespit edilecek dedi.
‘KONFORLU TAŞIMACILIĞA İMKAN SAĞLAYACAK’
Kara yollarındaki akıllı ulaşım sistemleri dönüşümünü, demir yollarında da başlattıklarını vurgulayan Uraloğlu, Demir yollarında dijitalleşme ve akıllı sistemler alanında imza attığımız en önemli projelerden biri olan OTMİ, uluslararası standartlara ve gelişen teknolojiye uygun, güvenli, hızlı ve konforlu yolcu ve yük taşımacılığına imkan sağlayacak açıklamasında bulundu. Gelişen teknolojinin tüm imkanlarını kullanacak OTMİ sistemleri ile demir yollarında bakım ve onarımda dışa bağımlılığın önüne geçerek, işletme maliyetlerini düşüreceklerini belirten Bakan Uraloğlu, TCDD ve TÜBİTAK RUTE arasında OTMİ Geliştirme Projesi Protokolü’nün 2021 yılında imzalandığını aktardı. Bakan Uraloğlu, Uygulama yeri olarak seçilen Köseköy İstasyonu’nda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Proje kapsamında ilk olarak geliştirdiğimiz tren tanıma pantograf denetleme ve tekerlek apleti tespit sistemlerini, 2023 yılında devreye almıştık. Şimdi de bu yıl sonuna kadar fren sabo, fren balata, disk aşıntı ve aks rulman sıcaklık ölçüm sistemlerini devreye almaya planlıyoruz dedi.
‘İZLEME MERKEZİNDEN TAKİP EDİLECEK’
Geliştirilen sistemlerin Avrupa Birliği araştırma ve inovasyon projeleri içerisinde öncelikli projelerden olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, şunları kaydetti Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OTMİ, tamamen otonom olarak, demir yolu araçlarını mevcuttaki muayene istasyonlarından daha ileri seviyede muayene edilebilecek. Toplanan bilgiler, akıllı algoritmalarla makine öğrenmesi ve görüntü işleme teknikleri ile analiz edilerek anomali tespiti yapılabilecek. Bir araçtan toplanan bilgilerin zamana göre değişimi ve tarihçesi toplanarak bakım çalışmaları, olası bir arızadan önce yapılabilecek. Böylece araçlardaki kusurlar, büyük kayıplara yol açmadan tespit edilebilecek. OTMİ’ler ile hem tesis edildiği bölgelerden gelen veriler hem de tüm ülke ağındaki sistemlerden gelen veriler, Ankara’da kurulacak izleme merkezinden takip edilecek. Böylelikle olası raydan çıkmaların önüne geçilmesi sağlanacak. Mini OTMİ tesisleri kurulumu yapılacağını, mevcut hatlara kurulacak istasyonlarda ise lokasyon özelliklerini dikkate alacaklarını kaydeden Uraloğlu, Hat kapasitesi ve yoğunluğu, güzergah üzerinden taşınan yük cinsi, kent içi ve dışına ulaşım yapan hatlar gibi bazı sınıflandırmalar yaparak tren muayene istasyonları kurulumlarını yapacağız dedi.
Haber Eda KOÇ/ ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Çarşamba ilçesinde Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursu e-Sınav Merkezi’nde elektronik haberleşme cihazı kullanarak kopya çekildiğine ilişkin bilgi üzerine çalışma başlattı.
A.S’yi (30) kopya düzeneğiyle girdiği sınavda suçüstü yakalayan polis, sistem üzerinden kopya veren ve zanlının üzerine sistemi kuran M.S. (22) ile N.E’yi (42) de gözaltına aldı.
Bu kişilerin üzerinde ve yanındaki eşyada yapılan aramada ?2 mikro casus kulaklık, ??4 mikro casus kulaklık pili, ?2 kamufle edilmiş yaka kamerası, mobil wifi cihazı, ?2 mobil aktarım cihazı, ?5 cep telefonu, powerbank, ?3 şarj kablosu, cımbız ile flash bellek ele geçirildi.
Şüpheliler hakkında “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’a muhalefet” suçundan adli işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) hayat tabloları verilerinde eğitim düzeyi yükseldikçe yaşam süresinin uzadığı görüldü. Ortaöğretim altı eğitim seviyesi ile yükseköğretim eğitim seviyesine sahip 30 yaşındaki kişilerin beklenen yaşam süreleri arasındaki fark 5 yıl olarak tespit edildi. Prof. Dr. Emine Özmete, “Okulda geçen her 1 yıl, insana yaşam becerisi kazandırmaktadır. Bu yaşam becerilerinin de hayata yansıdığını ve ömrü uzattığını değerlendirebiliriz” dedi.
TÜİK, 2021-2023 dönemine ait hayat tabloları verilerinde ilk kez eğitim seviyesinin yaşam süresine etkisini hesapladı. Buna göre 30 yaş erkekte ortaöğretim altı eğitime sahip olanlarda yaşam süresi 45,7, ortaöğretim mezunlarında 47,7, yükseköğretim mezunlarında 50,5 olarak hesaplandı. 65 yaş erkekte ortaöğretim altı eğitime sahip olanlarda 15,3, ortaöğretim mezunlarında 16,7, yükseköğretim mezunlarında 18,5 oldu. 30 yaş kadında ortaöğretim altı eğitime sahip olanlarda 51,1, ortaöğretim mezunlarında 54,0, yükseköğretim mezunlarında 56,1 olurken, 65 yaş kadında ortaöğretim altı eğitime sahip olanlarda 18,9, ortaöğretim mezunlarında 21,2, yükseköğretim mezunlarında 22,9 olarak hesaplandı. Tabloda eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresinin de uzadığı görüldü. Ortaöğretim altı eğitim seviyesi ile yükseköğretim eğitim seviyesine sahip 30 yaşındaki kişilerin beklenen yaşam süreleri arasındaki farkın 5 yıl civarında olduğu tespit edildi.
‘SAĞLIK OKURYAZARLIĞIYLA DOĞRUDAN BAĞLANTILI’
Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı, Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emine Özmete, eğitim seviyesinin yaşam süresine etkisinin sağlık okuryazarlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Prof. Dr. Özmete, “Yani sağlık alanında bilgi ve hizmetlere erişim, sağlıklı yaşam biçimini benimseme, zararlı alışkanlıklardan korunma, düzenli doktora gitme, kronik hastalıklardan korunma, düzenli egzersiz, erken teşhis ve tedaviden yararlanma olanaklarıyla doğrudan bağlantılıdır. Diğer yandan, eğitim düzeyi yüksek olan bireylerin kendi sorun çözme kapasitelerinin daha yüksek olmasını beklemekteyiz” dedi.
Eğitim düzeyinin yükselmesiyle bireylerin toplumdaki olanaklardan yararlanma oranlarının da arttığını belirten Prof. Dr. Özmete, birey sağlığının korunmasında sosyal etkileşim ve sosyal destek mekanizmalarının önem arz ettiğini dile getirdi.
‘ÖMRÜN UZAMASI, İNSANLIĞIN EN BÜYÜK BAŞARISIDIR’
Yaşam kalitesi göstergeleri ile eğitim seviyesini değerlendiren Prof. Dr. Özmete, “Okulda geçen her 1 yıl, insana yaşam becerisi kazandırmaktadır. Bu yaşam becerilerinin de hayata yansıdığını ve ömrü uzattığını değerlendirebiliriz. Ömrün uzaması, insanlığın en büyük başarısıdır. Eğitim düzeyinin yükselmesi bireylerde yaşam kalitesini de yükseltmektedir. Güvenli yaşam koşullarını tesis etme, gelir düzeyi yüksek olan meslek sahibi olma ve bilinçli bir yaşam sürmek kolaylaşıyor. Sağlıklı olmak yaşam kalitesinin en önemli göstergelerinden bir tanesidir. Sağlığı bozulan bireylerin topluma katılım olanakları da azalıyor. Bu durum bireyin yaşamdan duyduğu memnuniyeti de azaltıyor. Yaşam memnuniyetini artıran en önemli unsurlardan bir tanesi ise özellikle yaşlılarda aile, torun ve çocuklarla zamanını geçirmesidir. Hem aile içerisinde, hem de toplum içerisinde sosyal etkileşim sistemlerinin ve kuşaklar arası dayanışmanın korunması ve sürdürülmesi önemli hale gelmektedir” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Özmete, Türkiye’de yaşlı nüfus oranının hızla arttığına vurgu yaparak, “Bugün genel nüfus içerisinde yaşlı nüfusu oranımız yüzde 10,2 düzeyindedir. Yaklaşık 8 milyon 65 yaşın üzerinde nüfus grubumuz bulunmaktadır. Önemli olan uzun yaşamak değil, sağlıklı yaşamaktır. Sağlıklı yaşam beklentisinin artırılması için de hareketli bir yaşam, kronik hastalıkların önlenmesi önemli hale gelmektedir. Sağlıklı yaşam beklentimiz, ortalama beklenen yaşam süresinden daha düşüktür” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, ilçede yaşayan ve 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde üniversiteye başlayacak öğrencilere başarı ödülü verilecek.
Devlet ile vakıf üniversitelerinin yüzde 100 burslu lisans programlarında örgün eğitime yerleşen öğrencilere 10 bin lira takdim edilecek projede, başvurular 31 Ekim’e kadar belediyenin resmi internet adresinden yapılacak.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, üniversite sınavını başarıyla geçen tüm gençleri tebrik etti.
Özdemir, gençlerin yarının güçlü Türkiye’sini inşa edecek nesilleri oluşturduğunu belirterek, “Bizim de görevimiz onlara bu yolda destek vermek. Bu amaçla çalışkan öğrencilerimizi ödüllendiriyoruz. Geçen yıl 6 bin lira olarak verdiğimiz başarı ödülümüzü bu yıl 10 bin liraya yükseltiyoruz. Şimdiden hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAKKARİ’nin Şemdinli ilçesinde, yolun karşısına geçerken kamyonetin çarptığı Ferizat Uysal (60) ağır yaralandı. Kaza, bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, dün saat 11.00 sıralarında Şemdinli ilçesi Çevre Caddesi’ndeki Fedzende Uysal Sokak’ta meydana geldi. Sürücüsünün ismi ve plakası öğrenilemeyen kamyonet, yolun karşısına geçmek isteyen Ferizat Uysal’a çarptı. Uysal ağır yaralanırken, ihbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin ilk müdahale sonrası Şemdinli Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Uysal, buradan da Van’a sevk edildi. Kazanın ardından kaçan sürücü, polis tarafından yakalanıp. Gözaltına alındı.
Bu arada kaza güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, sürücünün kazanın ardından uzaklaştığı, çevredekilerin kadının yardımına koştuğu görüldü.
Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık Mahallesi Belde Sokak’ta iş yeri bulunan Pelin Fidandalar (28), sipariş almak üzere müşterilerin yanına gittiği sırada kasadaki ekranın kablosunu takan çalışan soda şişesini yere düşürdü. Beton zemine çarpan şişe fırlayarak Fidandalar’ın kafasına çarptı.
Çarpmanın etkisiyle baş dönmesi yaşayan Fidandalar, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne kaldırıldı. Fidandalar, tedavisinin ardından taburcu edildi.
Fidandalar, gazetecilere, olaydan sonra görüntüleri gülerek izlediğini belirterek, “Çok şükür Allah’ın iyi kuluyum ki, kazasız belasız atlattım.” dedi.
İş yerinin güvenlik kamerasınca kaydedilen görüntülerde, Fidandalar’ın müşterilerden sipariş almak için hareketliğinde kasadan düşen cam şişenin fırlayarak kafasına çarptığı görülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Sağlık Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, Sağlık Bakanlığı depolarında bulunmayan ve tedarik edilemeyen aşılara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Aksaz Şahbaz’ın açıklamaları şöyle:
“Sağlık Bakanlığı’nın beceriksizliği ve ihmalkarlığı nedeniyle ülke genelinde aşı stokları tükenerek halk sağılığı tehdit altına girdi. Günümüzde bir yandan aşı tereddüdü artarken bir yandan da aşı stoklarımız düşüyor, ‘yok’ deniliyor, hekimlerimiz temkinli olmaya davet ediliyor. Bebeklerin, çocukların ve yetişkinlerin sağlığı hiçe sayılıyor. Uyarılara rağmen ihale yapmaktan ve devlete aşı temin etmekten aciz bir yönetimle karşı karşıyayız. Artık günü kurtarmak için alınan aşıların sonuna geldik. Bebeklerde ve çocuklardaki aşı takvimi belli. Ülkemizde yıl içinde gerçekleşen doğum sayısı belli. Kaç çocuğa kaç doz aşının yapılacağı da belli. Bu sayılar göz önüne alınarak belirlenebilecek kritik stok, bizim Sağlık Bakanlığımız tarafından sağlanmadığı için biz bu krizi yaşıyoruz. Depolarda aşı yok çünkü Türkiye’yi yönetenler halkımızın sağlığını umursamıyor veya basit matematik hesaplarını bile yapamıyor.
“Krizin en ağır yükünü sağlık çalışanlarımız çekiyor”
Türkiye’de bir aile hekimine iki aşı düşüyor. Bu krizin en ağır yükünü sağlık çalışanlarımız çekiyor. ASM’lerde çalışan hekimlerimiz ellerinde az sayıda bulunan aşılarla sadece kendi bölgelerinde olan bebek ve çocukların aşısını yapabiliyor. Farklı bölgelerden gelen misafir bebek ve çocuklarımızı ise kendi bölgelerine yönlendirmek zorunda kalıyor. Aile hekimleri öncelik sıralaması yapmak zorunda bırakılıyor. ‘Hangi çocuk aşılanacak, hangisi bekleyecek’ kararını hekimlerimize bırakmak, halk sağlığını hiçe saymaktır. Sağlık çalışanlarımızın omuzlarına yüklenen bu sorumluluk kabul edilemez.
“Aşı olmak için gidip yetersizlik nedeniyle aşı olamayan vatandaşlarımız hekimlerimizi suçluyor”
Aşı reddi ülkemizde günden güne artarken üzerine bir de aşı yokluğu eklenince aşı tereddüdüne karşı verilen mücadele de sekteye uğruyor. Kriz sadece bununla da sınırlı kalmıyor. Aşıya ihtiyaç duyan yetişkin hastalarımızın öncelik sıralamasında bebek ve çocuklardan sonra gelmesi, hekimlerimizle vatandaşlarımızı karşı karşıya getiriyor. Örneğin Hepatit B aşısının yetişkinlerde yeni başlayan sağlık çalışanlarına, diyalize girenlerde, ailede Hepatit B varsa diğer bireylere, evlenmek üzere çiftlerden ihtiyaç duyanlara belli sürelerde, üç doz halinde yapılması gerekiyor. Ancak aşı olmak için gidip yetersizlik nedeniyle aşı olamayan vatandaşlarımız hekimlerimizi suçluyor. Bu da sağlıkta şiddeti artırıyor.
“Bu sorumsuzluğun hesabını kim verecek”
Sorumluluk almaktan kaçınan Sağlık Bakanlığı, faturayı aile hekimleri ve vatandaşlara kesiyor. Zamanında ihaleye çıkıp aşıları almayan Sağlık Bakanlığı’nın krizin gündem olmasıyla birlikte temmuz ayında ihaleye çıktığı bilgisini aldık. İki aylık sürecin ardından aşılar Türkiye’ye gelecek, kontrolden geçecek ve dağıtımı yapılacak. Toplam süreç neredeyse beş ayı bulacak. Her şey yolunda gitse bile, aşıların eksiksiz şekilde temin edilmesi kasım ayını bulacak. Kasım ayına kadar geçen süreçte aşı temini nasıl sağlanacak? Kim bu sorumsuzluğun hesabını verecek? Aynı durumun tekrar yaşanmaması ve vatandaşlarımızın mağdur edilmemesi için hangi bölgeye, ne kadar nüfusa kaç doz aşı gerekeceğinin net bir şekilde belirlenmesi ve doğru planlamanın yapılması gerekir. CHP olarak halkın sağlığını güvence altına alacak uygulamaları acilen hayata geçireceğiz. Vatandaşımızın aşıya ulaşımının önündeki her türlü bürokratik ve hukuki engeli ortadan kaldıracağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, uyuşturucu ticaretinin önlenmesine yönelik çalışma başlattı.
Ekiplerce belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda, uyuşturucu ticareti yaptıkları iddia edilen M.K, Y.E.D, N.B, A.E. ile G.D. gözaltına alındı.
Adreslerde yapılan aramalarda çeşitli miktarlarda sentetik uyuşturucu bulundu.
Şüpheliler işlemleri için emniyete götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’un Atakum ilçesinde polisin şüphe üzerine durdurduğu kamyonda yapılan aramada, 2 bin 40 litre etil alkol ele geçirildi. Kamyon şoförü R.A. (32), gözaltına alındı.
İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kaçak alkol üretimi ve ticareti yapan şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü. Atakum ilçesi İncesu Mahallesi’nde şüphe üzerine durdurulan kamyonette yapılan aramalarda, 2 bin 40 litre etil alkol ele geçirildi. Kamyon şoförü R.A. gözaltına alınırken, olayla ilgili inceleme devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Prizren’in tarihi Lumbardhi Sineması’ndaki törene, Türkiye’nin Priştine Büyükelçisi Sabri Tunç Angılı, Prizren Başkonsolosu Celal Doğan, Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Fikrim Damka, KDTP Milletvekili Fidan Brina Jılta, Uluslararası Sanatla Uyanmak Festivali Direktörü Ethem Baymak, ülkedeki Türk kurumlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.
Protokol konuşmalarıyla başlayan tören kapsamında Yazar Ayşe Kulin’e yılın sanatçısı ödülü verildi.
Törende ayrıca AnkaraMüzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dünyası Müzikleri Topluluğu tarafından “Altaylar’dan Balkanlar’a” adlı konser verildi. Konserde Prizrenli müzikseverler söylenen şarkılara eşlik ederek eğlendi.
Öte yandan, festival kapsamında, Yazar Kulin ve gazeteci, yazar, belgesel yönetmeni Nebil Özgentürk ile söyleşi ve imza günü yapıldı. Ayrıca Prizren’e birçok ülkeden gelen ressamların festival kapsamında hazırladığı tablolarından oluşan sergi açıldı.
17 Eylül’de başlayan ve yarın sona erecek festival kapsamında, atölye çalışmaları, kişisel ve karma sergiler, belgesel gösterimleri, panel ve konserler düzenlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘BEYPAZARI BELEDİYE BAŞKANI KASAP: KİŞİSEL BİR OLAYI, SİYASİ MALZEME YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR’
Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, dün gece belediye personeli Kamil Kasap ile Serkan Damak ve beraberindeki Murat Köksal arasında yaşanan kavga hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Başkan Kasap, “20 Eylül 2024 tarihinde saat 23.00-23.30 sularında, Beypazarı Belediyesi personellerinden Kamil Kasap’ın da aralarında bulunduğu bir grup arasında çıkan kavga ile ilgili sosyal medya hesapları üzerinden farklı yorumlar yapılmaktadır. Olay sırasında Kamil Kasap da saldırıya uğramış ve kendisi de yaralıdır. Olayın kişisel bir husumetten kaynaklandığı ve kamuoyuna yanlış aktarıldığı, ilk olarak 3 kişinin belediye personeline saldırdığı, piyasadaki videoda boğuşma esnasında yaralanmaların gerçekleştiğinin göründüğü, Kamil Kasap’ın ağır şekilde darp edildiği görülmektedir. Personelimizin yaptığı kişisel olayı, siyasi malzeme yapmaya çalışıyorlar” dedi.
Muammer DAŞDELEN/BEYPAZARI (Ankara),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, Alisya Bahar Candan’ın da aralarında yer aldığı bazı tutuklu sanıklar hazır bulundu. Duruşmada, Gülnihal Çiçek’in de olduğu bir kısım tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları da yer aldı.
Duruşmada, müştekilerin beyanları ve sanıkların savunmalarının alınmasının ardından ara karar açıklandı.
Heyet, Alisya Bahar Candan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu 6 sanığın tahliyesini kararlaştırdı.
İddianameden
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 38 müşteki, 1 müşteki sanık, Gülnihal Çiçek ve Alisya Bahar Candan’ın da aralarında bulunduğu 21 sanık yer alıyor.
İddianamede, Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun şebekenin elebaşları olduğu, dolandırıcılık ve tefecilik suçlarından gelir elde etmek üzere teşekkül eden organize suç örgütünün üyesi olan şüphelilerin, örgüt yapısı ve iş bölümünün sağladığı kolaylıktan faydalanarak suç dünyasında “sazan sarmalı” olarak tabir edilen dolandırıcılık yöntemini uyguladıkları belirtiliyor.
İddianamede, Alisya Bahar Candan’ın ablası Gülnihal Çiçek’e göre suç örgütü içinde daha etkin rol oynadığı, sanık Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınıp adli kontrol şartıyla tahliye edildiği anlatılıyor.
Alisya Bahar Candan’ın, “suç örgütüne üye olmak” ve “kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık” suçlarından 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Gülnihal Çiçek’in ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Diğer sanıklar hakkında ise farklı suçlardan değişik sürelerde hapis cezası talep ediliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE’de bisiklet turuna katılmak için antrenman yapan üniversite öğrencisi Zeliha Güneş’e (23) çarpıp ölümüne neden olduğu ileri sürülen kamyonet sürücüsü S.Ç. (56), tutuksuz yargılandığı davanın duruşmasında, “Kamyonetimle en fazla 60-70 kilometre hızımla seyir halindeyken birden maktul bisikleti ile kamyonetimin sağ tarafına çarptı. Sola manevra yapmaya çalışsam da kazaya mani olamadım” dedi.
Kaza, 28 Nisan’da saat 19.00 sıralarında Eceabat ilçesi Kocadere köyü yakınlarında meydana geldi. S.Ç. yönetimindeki 17 UR 284 plakalı kamyonet, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi Zeliha Güneş’in kullandığı bisiklete çarptı. 5 Mayıs’ta düzenlenen 11’inci Geleneksel Yeşilay Bisiklet Turu’na katılmak için antrenman yapan Güneş, kaldırıldığı Eceabat Devlet Hastanesi’nde kurtarılamadı. Kazanın ardından gözaltına alınan S.Ç., çıkarıldığı mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kazaya ilişkin bilirkişi raporu hazırlandı. S.Ç. hakkında Zeliha Güneş’e karşı ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle 2’nci Asliye Ceza Hakimliği’nde dava açıldı.
‘BİSİKLET SÜRÜCÜSÜ BİRKAÇ METRE SAĞ TARAFA SAVRULDU’
Davanın ilk duruşması bugün görüldü. Duruşmaya sanık S.Ç. ve hayatını kaybeden Zeliha Güneş’in yakınları katıldı. S.Ç., duruşmadaki savunmasında, “Olay günü kullandığım 17 UR 284 plakalı kamyonetim ile Gökçeada’dan Eceabat istikametine gidiyordum. Kamyonetim boştu. Olay yeri olan eski toprak mahsulleri ofisi mevkiine geldiğimde yolun sağ tarafında yani tali yolda 2 bisikletliyi gördüm. Bisikletliler yan yana tali yoldaydı. Kamyonetimle en fazla 60-70 kilometre hızımla seyir halindeyken birden maktul bisikleti ile kamyonetimin sağ tarafına çarptı. Sola manevra yapmaya çalışsam da kazaya mani olamadım. Bisiklet sürücüsü birkaç metre sağ tarafa savruldu. Az ileride durdum. Hemen düşen yolcunun başına geldim. Baktığımda maktul cansız vaziyette, genç bir delikanlının kucağındaydı. Hemen 112’yi aradım, ambulans çağırdım. Ambulans geldi, onları alıp götürdü ve jandarma geldi. O sırada alkollü değildim. Ehliyetimi 2012 yılında aldım. Daha önce hiç kaza yapmamıştım. Suçsuzum. Kazada kusurum yoktur. Bu nedenle beraatimi istiyorum. Ben de trafik kazasında 4 yaşındaki torunumu kaybettim. Bu acıyı bilirim, huzurunuzda müştekilerden özür diliyorum, acılarını paylaşıyorum, başsağlığı diliyorum. Kazadan sonra kendilerine ulaştık. Taziye için görüşmek istedik fakat kabul etmediler. Buna da saygı duyuyorum. Müteveffanın anne babasının varsa maddi, manevi zararlarını karşılamak isterim” diye konuştu.
‘3 EVLADIM VARDI, 1’İ BU ŞEKİLDE VEFAT ETTİ’
Duruşmada Zeliha Güneş’in babası Satılmış Güneş ise “Kızım Zeliha Güneş kazada vefat etmiştir. Evladım 23 yaşındaydı. Kazayı görmedim. Kazadan sonra sanık hiçbir şekilde bize ulaşmadı. Bir başsağlığı dahi dilenmedi. Perişan olduk, akıl sağlığım bozuldu. 3 evladım vardı, 1’i bu şekilde vefat etti. Acım çok büyük. Kendisi üniversite öğrencisiydi. Kızım çocukluğundan beri bisiklet kullanır. Yeşilay’ın tertip ettiği bisiklet maratonuna dahi iştirak etmiştir” ifadelerini kullandı.
‘MANEVİ ACILARIMIZI BİR NEBZE HAFİFLETMEK İSTİYORSANIZ BU KİŞİNİN TUTUKLANMASINA KARAR VERMENİZİ TALEP EDİYORUM’
Anne Gülsüm Güneş de “Kızımın olay sırasında üzerinde bulunan sırt çantasını size gösteriyorum. Kızımın ayakkabıları ve her yeri kana bulandığı halde sırt çantasında en ufak bir kan izi yoktur. ve gördüğünüz gibi sırt çantasının askıları kopmuştur. Bu çantayı delil olarak dosyaya sunuyorum. Demek istediğim kamyonetin aynası veya başka bir yeri sırt çantasına takılmış ve sırt çantasının bağcıkları, askıları böylelikle kopmuştur. Kızımın bütün kemikleri kırılmış, çok feci halde can vermiştir. Kendisi durduğunu ve 112’yi aradığını söylemektedir fakat bu beyan yalandır. Olay yerinden kaçarken motosikletli bir çocuk kendisini durdurmuş. 112’yi de oradan geçen bir kadın avukat aramış, buna dair çokça görgü tanığımız vardır. Bu avukat kadın bizimle iletişime geçmiştir. 5 aydır 1 saat uyku uyumuş değilim, acım çok büyüktür. Kendisi tutuklanmamıştır. Bizim manevi acılarımızı bir nebze hafifletmek istiyorsanız bu kişinin tutuklanmasına karar vermenizi talep ediyorum” dedi.
Tarafların dinlenmesinin ardından hakim S.Ç.’nin adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasına, 4 Kasım’da olay yerinde keşif yapılmasına ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesine karar verip, duruşmayı 6 Aralık’a ertelendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da eski eşi Sinan Özçelik (41) tarafından çocuklarının gözü önünde 7 yerinden bıçaklanarak ağır yaralanan Sinem T. (33), 11 ve 13 yaşındaki kızlarını eski eşine göstermediği gerekçesiyle 16 Eylül’de girdiği cezaevinden 72 saat sonra çıktı. Sinem T., 3 gün kendi babasının yanında kalan ve bu süreçte okula gidemeyen kızlarına sarılıp, hasret giderdi.
Güzellik merkezinde çalışan Sinem T., yaklaşık 2 yıl önce 2 çocuğunun babası Sinan Özçelik ile şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandı. Özçelik, geçen yıl 24 Ekim’de kızlarıyla görüştükten sonra onları teslim etmek için buluştuğu Sinem T.’yi, bıçakladı. 7 bıçak darbesiyle ağır yaralan Sinem T, 10 gün yoğun bakımda kaldı ve tedaviyle sağlığına kavuştu. Tutuklanan Sinan Özçelik, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan yargılandığı Ankara 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 3’üncü duruşmada olaydan 9 ay sonra tahliye edildi. Özçelik, Sinem T.’nin itirazı üzerine yeniden tutuklandı. Bu arada Sinem T,’ye, eski eşinin şikayeti üzerine 11 ve 13 yaşındaki kızlarını göstermediği gerekçesiyle Ankara 30’uncu Aile Mahkemesi tarafından 3 günlük hapis cezası verildi. Sinem T., karara itirazının 1’inci Aile Mahkemesi tarafından da kabul edilmemesi üzerine kızlarını kendi babası H.T.’nin yanına bırakıp, 16 Eylül’de polise teslim oldu. Kızlarıyla vedalaşıp Sincan Kapalı Cezaevi’ne giren Sinem T., 3 günlük hapis cezasını tamamladı. 72 saat sonra dün akşam cezaevinden çıkan Sinem T., kızlarının yanına koştu. Sinem T., bu süreçte okula gidemeyen ve kendisini kapıda karşılayan kızlarıyla kucaklaşıp, hasret giderdi.
‘ÇOCUKARIMI ONDAN TESLİM ALIRKEN BIÇAKLANDIM’
Sinem T., çocuklarının gözü önünde bıçaklanıp, üzerine 3 gün kapalı cezaevinde hapis yatmasının büyük talihsizlik olduğunu söyledi. Sinem T., Bu düşüncemin yine arkasındayım, doğru bulmuyorum. Bundan sonraki süreci yine adalete bırakıyorum. İnşallah 1 ay sonra davamızda ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ten yargılanan Sinan Özçelik’in en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum. En azından bu çektiğim cezaya da değsin. O da çeksin. Çünkü çok fazla yalan söyleyerek, her şeyi bu duruma getirdi. Üzerime bir sürü davalar açtı. Çocukları gösterdiğim halde ‘göstermiyor’ dedi. Ben çocuklarımı ondan teslim alırken bıçaklandım. Göstermeme gibi bir durumum yoktu. Çocukları kendisinden teslim aldığım sırada planlı bir şekilde beni bıçakladı. Yine de adaletin verdiği karara saygı duydum ve cezamı da çektim. İnşallah adalet sistemi bundan sonra doğru bir şekilde ilerler. Tek umudum bu dedi.
‘KIZLARIM HUKUK OKUSUN İSTERİM’
Çocuklarına kavuştuğu için mutlu olduğunu söyleyen Sinem T., Anneliğin verdiği güçle daha çok şeyi başaracağıma inanıyorum. Çocuklarım en iyi yerlere gelsin istiyorum. Elimden gelen her şeyi yapacağım. İsterim ki; avukat, hakim ve savcı olsunlar, hukuk alanında okusunlar. Benim gibi insanların haksız yere ceza almalarını engellesinler. Hukuk alanında okuyarak, haksız yere ceza gören insanları savunsunlar. Ben her zaman çocuklarımın yanındayım. Onlar bana güç veren, Allah’ın verdiği hediyeler. Tek başıma, boşanma aşmamızdan sonra da 5 yıllık süreçte maddi manevi her anlamda çocuklarıma ben baktım. Yine aynı şekilde bakmaya devam edeceğim. Çocuklarımın özellikle hukuk alanında savcı, avukat ve hakim olmaları için savaşacağım. Ben güçlü bir insanım. Çocuklarımı da özellikle bu yaşadığımız kötü süreçleri göz önüne alarak güçlü bireyler, güçlü kadınlar olarak yetiştirmek tek hedefim diye konuştu.
Haber-Kamera Mikail KARAMAN- Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çeşitli toplantılara katılmak üzere Konya’ya geldi. AK Parti Konya İl Başkanlığı tarafından Ali Ulvi KurucuGençlik Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Buluşmaları Konya Toplantısı’na katılan Bakan Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, üretim planlamasının önemine değinerek, “Bu ülkeye gelen turistlerin veya diğer misafirlerin ihtiyaçlarını karşılayacak, fazlasını da ihraç etmeye devam edeceğiz. 2024 yılı ihracat rakamının 35 milyar dolara doğru gittiğini de buradan belirtmek istiyorum. Tarımsal üretim destekleri artık 3 yıllığına ve üretim sezonu açılmadan önce açıklanmış oldu bu da ilk olarak yapılanların bir tanesi. Desteklerin nakdi olarak verilmesi uygulamasını tekrar yürürlüğe soktuk. En önemlisi de çoğumuz gençlerimizin ve kadınların, kadın girişimcilerimizin mutlaka ama mutlaka üretimin içerisinde tarımsal üretimin içerisinde olmasını sağlamak adına birçok pozitif ayrımcılık yaptık. Bunu buradan net bir şekilde söyleyeyim ve bunu da yapmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın ‘Türkiye Yüzyılının inşasında herkes yorulmak bilmeden gece gündüz çalışacak’ sözüne istinaden çalışarak enerjimizi harcıyoruz” şeklinde konuştu.
“Suyu merkeze alarak bir üretim planlaması çalışması yaptık”
Konya’daki sürdürülebilir tarım hakkında konuşan Bakan Yumaklı, “Konya’da tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin çok önemli olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu konumunu koruması için suyu merkeze alan bir üretim plan ve AR-GE çalışmaları şart. Bu nedenle Konya’da diğer bütün Türkiye’mizin illerinde olduğu gibi suyu merkeze alarak bir üretim planlaması çalışması yaptık. Bu çalışma elbette 2 yıldır çok ivme kazandı ya da onun öncesindeki çalışmaları da belki zaman zaman gündeme geldi ama bu konuda bundan önceki dönemlerde gayret sarf etmiş, bu konuya kafa yormuş, emek vermiş bütün bakanlığımıza, bütün bürokrat arkadaşlarımıza da buradan sizlerin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Çünkü ben eminim Konya başta olmak üzere diğer bütün illerimizdeki vekillerimizden, teşkilatlarımızdan, üreticimizden o ile ait, o ile dair fikir beyan eden, ileri gelenlerden herkesin eminim katkısı olmuştur. Dolayısıyla bu konudaki başarı Türkiye’nin başarısı olacaktır” diye konuştu.
“Konya’nın çok önemli üretim merkezi olduğunu biliyoruz”
Hayvansal üretim hakkında konuşan Bakan Yumaklı, “Hayvansal üretimle alakalı da yine Konya’nın çok önemli üretim merkezi olduğunu biliyoruz. Özellikle burada mevcut hayvancılık tesislerinin altyapılarının güçlendirilmesiyle ilgili bundan sonraki dönemde çalışmalarımız devam edecek. Atıl durumda olanların da aktif hale getirilmesi için özellikle Ziraat Bankası desteklerinin veya kredilerinin ekstradan ilave indirimlerle bunlara sevk edileceğini söylemek istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Su konusu kendi içinde hakikaten yerini çok fazla artıran bir konuma gelmiş durumda”
Su konusun tüm dünya için çok önemli bir sorun olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Konya’ya havza dışından su getirme konusu en önemli başlıklardan bir tanesi. Su konusu kendi içinde hakikaten yerini çok fazla artıran bir konuma gelmiş durumda. Hep söyledik, tekrar söyleyelim bunu. Su konusu iklim değişikliği başta olmak üzere çok farklı etkenlerle sadece bizim ülkemizin değil Akdeniz başta olmak üzere ülkelerin tamamının bundan sonra yönetmek zorunda oldukları bir sorun. Yönetmekten kastım ne? Elbette bir iklim değişikliğiyle ilgili konulara direkt etki edemeyeceğiz. Ancak elimizde bir suyu kullanmakla alakalı eğer yapılması gerekenleri yapmazsak çok değil sadece 5-6 sene sonra bugünkü pozisyonumuzdan çok daha farklı ve istemeyeceğimiz sonuçları görebiliriz. Bir tarafta vahşi sulama bir tarafta damla sulama. Devlet damla sulama yatırımlarının yarısını bunu yapan üreticilerimize veriyor. Sulama kanallarını kapalı sulama sistemlerine çevirmek için bütçesinin büyük bir kısmını harcamaya devam ediyor. Belediyelerimizin kayıp kaçak oranlarının arttırılması konusunda Ulusal Su Kurulunda başta olmak üzere çok yoğun çalışmalar var. Sanayimizin kullandığı suyu yani gri su dediğimiz suyu arıtarak tekrar üretim proseslerinde bir daha bir daha mümkün olduğu kadar kullanılmasının da yine suyun yönetiminin en önemli unsurlarından bir tanesi olduğunu söylemek istiyorum” dedi.
Programa, Konya AK Parti milletvekilleri, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, ilçe belediye başkanları, partililer ve çeşitli illerden gelenler katıldı. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamada yayımladığı mesaja yer verilen Aral, geçmişten bugüne elde ettikleri başarılarla güçlü büyüme hikayeleri paylaşmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirtti.
Aral ailesinin 75 yıllık sanayicilik geçmişinin ardından SYS olarak 1998’de çıktıkları yolculukta savunma sanayisi alanında yüksek kaliteli çözümler sunan teknoloji odaklı bir grup olarak büyümeyi sürdürdüklerini kaydeden Aral, “SYS’nin ilk adımlarını atarken hedefimiz, Türk savunma sanayisinin en güvenilir ve yenilikçi oyuncularından biri olmaktı. Bugün, CANiK markasıyla dünya çapında tanınan bir silah ve teknoloji üreticisi haline geldik. 2005’te uluslararası pazara adım atmamız ve ürünlerimizin kalitesi yanında da dünyanın dört bir tarafında en büyük silah fuarlarında boy göstermemiz, büyümemizin önemli aşamalarını oluşturuyor.” ifadelerini kullandı.
CANiK’in dünya genelinde 70’ten fazla ülkeye ihracat yapması ve başta ABD olmak üzere birçok pazarda güçlü bir yer edinmesinin, markanın küreselleşmesini sağladığına vurgu yapan Aral, 2020’de kurdukları UNIROBOTICS’ın, 2022’de gruba katılan İngiliz AEI Systems ve son olarak da 2024’te üretime başlayan CANiK USA fabrikalarıyla da şirketin, küresel bir oyuncu haline geldiğini kaydetti.
SYS Grup, CANiK Türkiye, CANiK USA, CANiK Europe, AEI Systems, UNIROBOTICS, MECANIK ve CANiK Academy gibi alanlarında lider şirketleri tek bir çatı altında toplayarak savunma sanayisi ve güvenlik güçlerine geniş bir ürün ve çözüm yelpazesi sunduklarının bilgisini paylaşan Aral, 2024 itibarıyla SYS’nin Türkiye’deki tesislerinde yıllık 450 bin adet tabanca, 6 bin adet uçaksavar, İngiltere ve Türkiye’deki tesislerinde 250 adet orta kalibre top ve İstanbul’daki tesisinde de bu silahların atış kontrol sistemlerinin üretiminin gerçekleştirildiğini bildirdi.
Aral, “Silah üretim kapasitemiz, dünya standartların çok ötesindeki üretim teknolojilerimiz ve mühendislik gücümüzle, yerli ve milli ürünlerimizle Türk güvenlik güçlerine de hizmet ediyoruz. SYS, Türkiye ve İngiltere’nin yanı sıra Amerika’daki tesisinde de 2025’te ayrıca 100 bin adet tabanca üretimi gerçekleştiriyor olacak. Özellikle, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ihtiyaçlarını karşılamak adına yaptığımız çalışmalar ve yeni yatırımlarımızla milli güvenliğe olan katkılarımız artarak devam edecek.” değerlendirmesinde bulundu.
Aral, SYS’nin son 5 yıldır Türkiye’nin en büyük 10 savunma şirketi arasında yer almayı başardığını, gurubun savunma ve havacılık ihracatında da ilk 8’de yer edindiği bilgisini vererek, her geçen gün büyümeye ve Türkiye’ye değer katmaya devam ettiğinin altını çizdi.
26 yıl boyunca, Türk savunma sanayisi için kritik bir rol üstlendiklerini ve Türkiye’nin savunma gücünü artıran projelere imza attıklarına dikkati çeken Aral, mesajnda şu ifadelere yer verdi:
“Bu süreçte, yerli ve milli üretim anlayışını ilke edinerek, dışa bağımlılığı azaltma yönündeki stratejimizi kararlılıkla sürdürdük. Bundan sonraki hedefimiz, uluslararası pazarlardaki gücümüzü daha da artırmak ve dünya savunma sanayinde öncü bir rol oynamak. Gelecek hedeflerimizde teknoloji ve yeniliği en üst seviyeye çıkararak savunma sanayinde liderliğimizi pekiştirmeyi amaçlıyoruz. Dijitalleşme ve yapay zeka destekli üretim tekniklerine yatırımlarımızı sürdürmek, silah ve savunma teknolojilerinde geleceğin projelerine imza atmak ve dünya çapında daha fazla ülkeye erişim sağlamak vizyonumuzun temel taşlarını oluşturuyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kerevitaş’tan yapılan açıklamaya göre, Sustainable Brands Türkiye 2024 kapsamında panel düzenlendi.
Projenin gelecek dönem hedeflerinin aktarıldığı panele, Kerevitaş Üst Yöneticisi (CEO) Mert Altınkılınç’a, Tabit kurucusu Tülin Akın ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Tamer Atabarut eşlik etti.
Panelde, akademi-sanayi- sivil toplum işbirliği açısından etkili örnek teşkil eden projede yapılan çalışmalar aktarılırken tarım alanında akıllı çözümler sunan sosyal girişim Tabit ile sahadaki işbirliğine ilişkin detaylara da yer verildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Altınkılınç, Kerevitaş olarak çevresel performansın yanı sıra fırsat eşitliği ve kapsayıcılık odağında kararlılıkla çalıştıklarını belirtti.
Sosyal sürdürülebilirlik alanında dönüştürücü etkilerini pekiştirecek projeler geliştirmenin en önemli hedefleri arasında yer aldığını vurgulayan Altınkılınç, 150 bin ton ürün hacmiyle Türkiye’nin en büyük tedarikçilerinden biri olduklarını kaydetti.
2022’de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle başlattıkları projeyle, destekledikleri kadın çiftçi oranını 3 yılda yüzde 100 artırmayı hedeflediklerini hatırlatan Altınkılınç, bu hedeflerine bir yılda ulaştıklarını bildirdi.
Altınkılınç, “Projemiz kısa sürede globalde de 8 ödüle layık görüldü. Geçtiğimiz eylülde Birleşmiş Milletler’deki (BM) özel oturumda örnek proje olarak sunuldu. Doğru yolda olduğumuzu gösteren bu ödüller bizi daha da yüreklendirdi. Bu sebeple bu yıl projenin ikinci etabında deyim yerindeyse vites büyüttük ve daha fazla sayıda kadın çiftçiye ulaşma hedefiyle çalışmalarımızı hızlandırdık. Yeni dönemde, tohum seçiminden hasada kadar her aşamada yanında olduğumuz kadın çiftçilerimize proje paydaşımız Tabit ile yapay zeka, finansal ve ekolojik okuryazarlık ile girişimcilik eğitimleri vermeye devam edeceğiz.”
IPSOS ve Boğaziçi Üniversitesi ile yaptıkları “Sosyal Etki Araştırması” ile projenin ortaya koyduğu etkinin yanı sıra Türkiye’de tarıma bakış, tarımda kadının rolü gibi önemli konularda içgörüler elde ettiklerine değinen Altınkılınç, bu araştırmaya dahil olan kadınların, Tarımın Kadın Yıldızları’nın hayatlarında önemli ve olumlu değişim oluşturduğunu belirttiğini aktardı.
Altınkılınç, “Yeni dönemde Tabit’in başarılı saha çalışmalarını ve geniş çiftçi ağını, SuperFresh’in gücüyle birleştirerek daha çok kadın çiftçimizi Tarımın Kadın Yıldızları arasına katacağımıza inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin 2024-2028 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı’nın geçtiğimiz günlerde yayınlanmasının ardından, siber savaş, elektronik harp, suikast ve sabotaj faaliyetlerinin günümüz harekat ortamının temel harp türleri haline geldiğine değindi. Bağcıoğlu, Türkiye çapında siber savunma tatbikatı çağrısında bulunarak şunları kaydetti:
“Çağrı cihazları ve el telsizleri adeta bir silah haline dönüşmüş durumda. Dijital teknolojiye bağımlılık arttıkça, milli güvenliğimiz içinde tehdit oluşturmakta. Hal böyle olunca da tehditlere karşı zafiyetler büyüyor ve ülkemizin güvenliği risk altında kalıyor, bölgedeki son gelişmelerden de anlaşılacağı üzere ivedi tedbirler alınmasını zorunluluk haline gelmiştir.
Bu anlamda; geniş kapsamlı bir siber savunma tatbikatının tüm devlet kurumları ve kritik özel sektör aktörlerinin katılımıyla, mümkün olan en kısa sürede yapılması gerekmektedir. Tatbikatın, olası tüm senaryoları kapsayacak şekilde, gerekirse farklı safhalarda ve günlerde gerçekleştirilmesi ve sivil, askeri unsurlar dahil olmak üzere tüm devlet kurumları bu tatbikata katılmalıdır.”
Bağcıoğlu ayrıca, tatbikatın sadece “yapılmış olmak için” yapılmaması gerektiğini de vurgulayarak 6 Şubat depremleri öncesinde gerçekleştirilen ve çok başarılı olduğu bildirilen deprem tatbikatı ile sonrasında yaşananlara dikkat çekti. Bağcıoğlu, “Deprem sonrası yaşananlar hala hatıralarımızda. Aynı hatalara bir daha düşülmemeli ve gerekli hazırlıklar ciddiyetle yapılmalıdır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, imar durumu, yapı ruhsatı, yapı denetim, iskan süreçleri ve eksper inceleme süreçleri için geliştirilen dijital e-Belge platformu ile baştan sona tüm süreçlerin dijital ortamda takip edilmesine imkan sağlayacak uygulamanın tanıtımı Bafra Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Toplantıda katılımcılara uygulama ile ilgili teknik bilgi verildi.
Belediye Başkanı Hamit Kılıç, vatandaşların yapı ruhsatı işlemlerini internet üzerinden daha hızlı ve pratik yapmasına destek olmak amacıyla e-Çap, e-Ruhsat, e-İskan, e-Eksper başvuru sistemini vatandaşların hizmetine sunduklarını belirterek, uygulama ile vatandaşların belediyeye gelmeden hizmetlere kolay erişim, zaman ve kaynak tasarrufuyla dijital ortamın kolaylıklılarından faydalanabileceklerini anlattı.
Toplantıya Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Serdal Sefa Kocabaş ile yapı denetim firma yetkilileri ve ilgililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çarşı Mahallesi’nde esnaf K.E. (45) kuyumcu dükkanında bir yakını ile oturduğu sırada tabancayla başına ateş etti.
K.E. ile seken kurşunun yüzünü sıyırdığı yakını yaralandı.
Silah sesini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Yaralanan 2 kişi ambulansla Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
K.E’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Lösemili Hastalar Derneği (LÖSEMA) yetkilileri ve 35 kanser hastası, Nallıhan Belediyesinin misafiri olarak ilçeyi gezdi.
Dernek Genel Sekreteri Arzu İncidiş, hastaların stres atması için geldikleri Nallıhan’da güzel karşılandıklarını belirtti.
Tarihi ve turistik yerlerini gezerek moral bulduklarını anlatan İncidiş, kendilerine destek olan Belediye Başkanı Ertunç Güngör’e teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yalçın’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, Yalçın ve beraberinde Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ı ziyaret etti.
Görüşmeyi 29 Ağustos’ta tanıtımı yapılan İşgücü Uyum Programının (İUP) okulların personel ihtiyacını çözmesi amacıyla gerçekleştirdiklerini belirten Yalçın, “Okulların temel hizmet ihtiyaçlarını karşılamayan, iş ve sosyal güvenceden yoksun ve ücret adaletsizliği üreten İUP, çözümde anahtar olamamıştır. Öğrencilerimize, çocuklarımıza iyi bir eğitim, sağlıklı ve hijyenik bir okul ortamı sağlanabilmesi için idarecisinden öğretmenine tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır. Yan hizmetlerin eksiksiz yerine getirilmesiyle eğitim sistemimiz çok daha iyi sonuçlar verecektir.” ifadelerini kullandı.
Ücret adaletsizliğinin giderilerek programın işlevsel hale getirilebileceğini ve asgari ücretin altındaki rakamların ilgi görmediğinin bilinmesini istediklerini ifade eden Yalçın, programın cazip hale getirilmesi gerekliliğini Bakan Işıkhan’a ilettiklerini bildirdi.
Yalçın, bunun üzerine Bakan Işıkhan’ın, İUP kapsamında ödenecek ücretin 12 bin liraya yükseltilmesi ve ilgili mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapacaklarını belirttiğini aktardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOKAT’ın Turhal ilçesinde telefon şarj aletinin patlaması nedeniyle iki katlı evde çıkan yangında ev sahibi yaralandı.
Turhal ilçesi Fatih Mahallesi’nde Dursun ve Fadime Dönmez çiftine ait evde saat 16.00 sıralarında prize takılı olan şarj aletinin patlaması nedeniyle yangın çıktı. Eve girip yangını söndürmeye çalışan Fadime Dönmez’in elinde ve yüzünde yanıklar oluştu. Dönmez alevlerin büyümesi üzerine evden çıktı. Mahallelinin ihbarı üzerine olay yerine Turhal Belediyesi itfaiyesi sevk edildi. Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü. Fadime Dönmez, çağırılan ambulansla Turhal Devlet Hastanesine kaldırıldı. Evde zarar meydana geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da mide kanseri tedavisi görürken emekliye ayrılan polis memuru Aydın Eryaşar (53) hayatını kaybetti. 2 çocuk babası polis memuru, düzenlenen törenle toprağa verildi.
İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Aydın Eryaşar’a 6 ay önce mide kanseri teşhisi kondu. Tedavisine başlanan Eryaşar, sağlığı düzelmeyince emekliye ayrıldı. Durumu ağırlaşınca İnegöl Devlet Hastanesi’nde tedaviye alınan Eryaşar, bu sabah doktorların tüm müdahalesine rağmen hayatını kaybetti.
30 yıllık polis memuru için İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün bahçesinde tören düzenlendi. Törene Kaymakam Eren Arslan, Belediye Başkanı Alper Taban, Başsavcı Veli Ecir, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yavuz Uğurdağ, İl ve ilçe Emniyet Müdürlüğü personelleri ile Eryaşar’ın ailesi ve yakınları katıldı. 2 çocuk babası Aydın Eryaşar, buradaki törenin ardından Alanyurt Yeni Mahalle Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından İnegöl Alanyurt Kent Mezarlığı’na defnedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KİLİS – Kilis’te polis ekipleri, yeni eğitim öğretimin yılının başlamasıyla birlikte okul önlerinde denetim gerçekleştirdi.
Kilis İl Emniyet Müdürlüğü, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, okullar ve çevresinde denetimlerini sıkılaştırdı. Okulların bulunduğu bölgelerde trafiğin yoğunlaşmasından dolayı kazaların önlenmesi amacıyla sıkı denetim yaptı. Denetimler sonucunda Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddelerinin eksiği olan araç ve motosiklet sürücülerine gerekli cezai işlem uygulandı. Okul çevrelerinde GBT ve ehliyet sorgulamasında bulunan ekipler sürücülere ise kurallara uymaları konusunda uyarılarda bulundu.
Okullar bölgesinde yaya ve öğrenci güvenliği sağlanabilmesi için uygulamaların devam edeceği bilgisi öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUNCELİ’nin Ovacık ilçesinde Muzaffer Y. (50), boş sandığı av tüfeğinin ateş alması sonucu karnından yaralandı. Muzaffer Y., ambulans helikopterle hastaneye yetiştirildi.
Olay, öğle saatlerinde Ovacık ilçesine bağlı Aslıca köyünde meydana geldi. İddiaya göre, Muzaffer Y., boş sandığı av tüfeğinin tetiğine yanlışlıkla dokundu. Bu sırada ateş alan tüfekten çıkan saçmalar, Muzaffer Y.’nin karın boşluğuna isabet etti. Muzaffer Y.’nin yakınları, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak ihbarda bulundu. İlçe merkezine uzak ve dağlık olan olay yerine, Sağlık Bakanlığı’ndan ambulans helikopter istendi. Malatya’dan kalkan ambulans helikopter, kısa sürede bölgeye ulaşarak yaralıyı Tunceli Devlet Hastanesi’ne yetiştirdi. Muzaffer Y.’nin ameliyata alındığı, hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.
Jandarma, olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahi Evran Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, Ahiliğin bir meslek örgütü olmasının dışında insan yetiştirme ve medeniyet projesi olduğunu söyledi.
Ahiliğin toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini, toplumsal hayata düzen getirdiğini, yeni bir anlayışın hakim olmasını sağladığını, dışarıdan tehditlerin olduğu dönemlerde devleti ve milleti ayakta tutabildiğini vurgulayan Karahocagil, “Ahiliğin bizim ne kadar önemli bir değerimiz olduğu daha çok ortaya çıkmaktadır. Bir yıla yakın bir süredir Gazze’de insanlık katliamı ve soykırım yapılıyor, bütün dünyanın seyirci kaldığı bu sistem devam ediyor. Yarın bunların başka yerlerde olma ihtimalini görüyoruz. Bunun için mazlumların sesi ve güvencesi olmak, onların güvendiği yer olmak gibi tarihi bir sorumluluğumuz var. Ahilik öyle bir değer ve sistem ki içindekilerle toplumsal düzeni, barışı sağlarken, insanın gelişimine de odaklanmaktadır.” diye konuştu.
Daha sonra öğrencilere üniversite, yerleşke, imkanlar ve kent hakkında bilgiler verilirken, her fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu da kendi bünyesinde öğrencilere yönelik seminer düzenledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Memur- Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ı kabul etti.
Yalçın’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, Yalçın ve beraberinde Memur- Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, Bakan Işıkhan’ı ziyaret etti. Görüşmeyi 29 Ağustos’ta tanıtımı yapılan İşgücü Uyum Programının (İUP) okulların personel ihtiyacını çözmesi amacıyla gerçekleştirdiklerini ifade eden Yalçın, “Okulların temel hizmet ihtiyaçlarını karşılamayan, iş ve sosyal güvenceden yoksun ve ücret adaletsizliği üreten İUP, çözümde anahtar olamamıştır. Öğrencilerimize, çocuklarımıza iyi bir eğitim, sağlıklı ve hijyenik bir okul ortamı sağlanabilmesi için idarecisinden öğretmenine tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır. Yan hizmetlerin eksiksiz yerine getirilmesiyle eğitim sistemimiz çok daha iyi sonuçlar verecektir” dedi.
Yalçın, ücret adaletsizliğinin giderilerek programın işlevsel hale getirilebileceğini ve asgari ücret altı rakamların ilgi görmediğinin bilinmesini istediklerini ve uygulamanın cazip hale getirilmesi gerekliliğini Bakan Işıkhan’a ilettiklerini ifade etti.
Yalçın, bunun üzerine Bakan Işıkhan’ın, İUP kapsamında ödenecek ücretin 12 bin liraya yükseltilmesi ve ilgili mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapacaklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törene, Kaymakam Semih Doğanoğlu, Belediye Başkanı Ertunç Güngör, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hakan Keşküş, Nallıhan Meslek Yüksekokulu Müdürü Ayhan Aydın ve öğrenciler katıldı.
Bilgisayar programcılığı ve elektronik teknolojisi alanında 2 yıl eğitim görecek öğrencilere başarılar dileyen Aydın, her zaman öğrencilerin yanında olacaklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARTAL’da 4 katlı binanın çatısında yapılan tadilat sırasında yangın çıktı. Yangın itfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürüldü.
Yangın, saat 15.00 sıralarında Esentepe Mahallesi, Garajaltı Sokak’ta bulunan 4 katlı bir binanın çatı kısmında çıktı. İddiaya göre, çatıda tadilat yapıldığı sırada henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın tüm çatıyı sardı. Alevler, bitişiğindeki binaya da sıçradı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yangın, itfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kentteki e-sınav merkezinde yapılacak sürücü belgesi sınavında ses ve görüntü aktaran cihazlar ile usulsüzlük yapılacağı ihbarı üzerine çalışma başlattı.
Teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenleyen ekipler, düzenek hazırlayan M.H.Y’yi (42) sınav merkezi dışında, sınava giren A.M’yi (24) de kopya düzeneğiyle suçüstü yakaladı.
Şüphelilerin üst aramasında kamera, kulaklık, mikrofon, cımbız, modem ve ses aktarım cihazı ele geçirildi.
Gözaltına alınan şüpheliler hakkında, “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’a muhalefet” suçundan adli işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖCALAN İÇİN SLOGAN ATTILAR
“Festival” adı altında gerçekleştirilen gösteride PKK yandaşları, terör örgütünün bayraklarını taşıdı ve elebaşı Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması yönünde sloganlar attı.

FRANSA’NIN İZNİ DAHİLİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Fransa Dışişleri Bakanlığı, AA muhabirinin, PKK Avrupa Birliği ve Fransa tarafından terör örgütü olarak tanınırken örgüte ait paçavralarla terör propagandasının yapıldığı bu gösteriye neden izin verildiği sorusunu henüz yanıtlamadı. Türkiye, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 2021’de terör örgütü PKK/PYD/YPG güdümündeki sözde “Suriye Demokratik Konseyi” mensupları ile görüşmesini kınamıştı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, 3. hafta mücadelesinde Isparta 32 Spor’la karşı karşıya gelecek. Torbalı’daki Metin Oktay Yerleşkesi Serpil Hamdi Tüzün Sahası’nda saat 16.30’da başlayacak müsabakayı Sinop bölgesi hakemlerinden Erdal Yılmaz yönetecek. Karşılaşma öncesinde Altınordu’nun 1 beraberlik ve 1 galibiyeti yer alırken, konuk ekip Isparta 32 Spor’un ise 1 beraberliği ve 1 mağlubiyeti bulunuyor. İzmir ekibi, bu müsabakayı da hatasız geçerek yenilgisiz bir şekilde yoluna devam etmek istiyor.
Öte yandan Altınordu’da sakatlıkları devam eden orta saha oyuncusu Kaan Baysal ile sol kanat oyuncusu Hüseyin Bulut’un bu mücadelede forma giymesi beklenmiyor. Fakat U20 Milli Takımı’ndan dönen forvet oyuncusu İlkan Sever’in ise kadroda yer alabileceği öğrenildi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024-2025 Eğitim ve Öğretim yılının başlamasıyla birlikte Zabıta Müdürlüğü ekipleri, okul servis araçlarına yönelik denetim gerçekleştirdi. Öğrencilerin ulaşımda güvenli ve sağlıklı bir hizmet almaları amacıyla gerçekleştirilen denetimde birçok başlıkta inceleme yapıldı. Eğitim Kampüsü girişinde önlem alarak servisleri denetleyen zabıta ekipleri, araç sürücülerinin ruhsat ve ehliyetini, ruhsatta belirlenen yolcu sayısını, emniyet kemerini, güzergah izin belgesini, klimayı, yangın söndürme tüpünü, araç içinin temizliğini ve uyarıcı yazıların olup olmadığı ile okul servisi yönetmeliğine uyup uymadıklarını kontrol etti.
Servis şoförlerine gerekli uyarı ve bilgilendirmelerde de bulunan Zabıta Müdürlüğü personeli, yeni eğitim-öğretim yılının başladığı ilk haftadan itibaren, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde okullarına gidip gelmelerini sağlamak için denetimlerine devam edecek. – BAYBURT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, silah kaçakçılığı ve ruhsatsız silah taşıma suçuna yönelik yurt genelinde gerçekleştirilen ‘Mercek-25’ operasyonlarında, 2 bin 738 ruhsatsız silah ele geçirildiğini, 2 bin 459 şüpheli hakkında işlem yapıldığını açıkladı.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İl Jandarma Komutanlıkları ve İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 81 ilde ‘Mercek-25’ operasyonları düzenlendiğini belirtti. Buna göre; evlerde, iş yerlerinde, halka açık alanlarda ve yol aramalarında yapılan çalışmada, 1596 tabanca, 442 kurusıkıdan çevrilmiş tabanca, 45 uzun namlulu tüfek, 655 tüfek olmak üzere toplam, 2 bin 738 ruhsatsız silah ele geçirildi. Ayrıca, 2 bin 459 şüpheli hakkında işlem yapıldı.
Operasyonlarda emeği bulunan kamu görevlilerini tebrik eden Yerlikaya, “Aziz milletimizin bilmesini isterim ki ruhsatsız silah temin edenleri bir bir yakalayıp adalete teslim etmeye devam edeceğiz. Sizlerin dua ve desteğiyle kendi karanlık düzenlerinin hakim olmasını isteyen suç odaklarıyla mücadelemiz aralıksız sürecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre Yumaklı, Brezilya’nın Mato Grosso eyaletinin başkenti Cuiaba’da düzenlenen G20 Tarım Bakanları Zirvesi’ne katıldı.
Açılış oturumunun ardından bakanlar, günün anısına fidan dikerken, Bakanlar Toplantısı Birinci Oturumu’nda konuşan Yumaklı, son yıllardaki gelişmelerin, dayanıklı ve sürdürülebilir tarım ve gıda sistemlerine ilişkin sorumluluklarının her zamankinden daha da önemli olduğunu gösterdiğine işaret etti.
Yumaklı, toprak, su ve gıdanın ulusal politikaları ve küresel ilişkileri belirleyen stratejik unsurlar olduğunu aktararak “İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin yanı sıra, Kovid-19 gibi krizler ve bölgesel çatışmalar giderek tüm dünyayı etkilemekte ve küresel gıda güvenliğini tehdit etmektedir. Bu, barış ve güvenlikle tarımın sürdürülebilirliği arasında yakın bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ancak su olmadan tarımın sürdürülebilirliğini sağlayamayız. Bu nedenle suyu tarım politikalarımızın merkezine koyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Tüm dünya olarak bir geçiş döneminde olunduğunu, bunu da “yeni normal” olarak adlandırdıklarını belirten Yumaklı, şöyle devam etti:
“Bu yeni normale uyum sağlayabilmek amacıyla, etkili arazi kullanımı, su yönetimi ve üretim planlaması için yeni stratejiler oluşturmaktayız. Şimdi neyi, nerede ve ne kadar üreteceğimizi planlayacağız. Bu yıl itibarıyla planlı üretim uygulamalarını hayata geçireceğiz. Su merkezli tarımsal üretim planlamasıyla en uygun yerde stratejik ürünler üreterek tarımsal verimliliği artırmayı hedeflemekteyiz. Tüm bu politikalarla gıda tedarik güvenliğimizi garanti altına almayı ve üreticilerimizin hasat döneminde pazarlama sorunlarıyla karşılaşmasını engellemeyi amaçlıyoruz.”
“Sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak önemli”
Yumaklı, “Sıfır Açlık” için birlikte çalışılması gerektiğine vurgu yaparak, yiyeceğin temel bir insan hakkı olmasına rağmen 800 milyondan fazla insanın bu hakka erişemediğini bildirdi.
Yaklaşık 500 bin kişinin gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmasına neden olan Gazze’deki katliama dikkati çekmek istediğini belirten Yumaklı, “Gazze’de Filistinlilere uygulanan katliam, milyonlarca insanın kabul edilemez bir şekilde gıda ve suya erişimini engelliyor. Neredeyse bir yıldır devam eden bu zihinsel tutulmanın, insanlık adına sona ermesi gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Yumaklı, Gazze’de olduğu gibi, yetersiz hasat veya kıtlığa neden olan doğal afetler gibi farklı sebeplerle kronik açlık çeken birçok bölgenin bulunduğuna dikkati çekerek, “Bu noktada, gıda ticaretinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Uluslararası ticaretin gıda güvenliği ve beslenme üzerindeki rolü, gıda bulunabilirliğini ve gıda güvenliğinin istikrarını doğrudan etkileyecek hassas bir konudur. Ticaret, gıdanın daha bol olduğu bölgelerden ihtiyacı olan bölgelere gıda aktararak bu açığı kapatabilir.” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin küresel ticaret ağlarına giderek daha fazla entegre olduğuna vurgu yapan Yumaklı, “Türkiye olarak, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırmanın önemini kabul ediyoruz. Bu yaklaşım yalnızca fayda sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda iklim değişikliğini ele almak ve gıda sistemlerinin uzun vadeli dayanıklılığını sağlamak için küresel çabalarla da uyumlu olacaktır.” şeklinde konuştu.
Yumaklı, sürdürülebilir geleceğin sadece bir olasılık değil, gereklilik olduğuna işaret ederek, tüm dünyanın kendisini çevresel olarak güvenli, gıda açısından yeterli ve iklim değişikliğine dayanıklı bir dünyaya adaması gerektiğini bildirdi.
Bazı ülkelerin bakanlarıyla ikili görüşme
Bakan Yumaklı, zirve kapsamında bazı ülkelerin tarım bakanlarıyla da buluştu. Toplantıya ev sahipliği yapan Brezilya’nın Tarım ve Balıkçılık Bakanı Carlos Favaro ile görüşen Yumaklı, yine Brezilya’nın Tarımsal Kalkınma ve Aile Çiftçiliği Bakanı Paulo Teixeira ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Bakan Yardımcısı Edipo Cruz ile bir araya geldi.
Yumaklı, zirveye katılan Azerbaycan Tarım Bakanı Majnun Mammadov, Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı Abdulrahman Al Fadley, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanı Luis Planas, ABD Tarım Bakan Yardımcısı Xochitl Toores Small, Rusya Tarım Bakan Yardımcısı Sergey Levin ile görüştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Akhisar KOM Büro Amirliği ekipleri tarafından 5607 SKM (Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet) suçunun önlenmesine yönelik Turgutlu ve Akhisar ilçelerinde operasyon düzenlendi.
M.Ç. (35), E.S. (38), İ.S. (60) isimli şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda; 38 bin 600 adet içi kıyılmış tütün doldurmuş makaron (sigara), 92 bin 600 dal boş makaron, 556 paket gümrük kaçağı sigara, 782 adet kesilmiş TAPDK bandrolü, 118 kilogram kıyılmış tütün, 32 paket pipo tütünü, 20 adet elektronik sigara, 5 adet elektronik sigara likiti, 2 adet kompresör, 2 adet elektrikli sigara sarma makinesi, 1 adet 7.65 mm ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Şüpheli 3 kişi hakkında 5607 SKM suçundan adli tahkikata başlandığı bildirildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Karabağlar ilçesinde birlikte yaşadığı eski eşi Fulya Öztürk’ü (35) çalıştığı pastanede tabancayla öldüren ve verilen müebbet hapis cezası, istinaf mahkemesi tarafından ‘akıl sağlığı’ raporu alınmadığı gerekçesiyle bozulan Hasan Ozan Baştosun (35) için istenen raporda, akıl sağlığının yerinde ve cezai ehliyetinin tam olduğu belirtildi.
Olay, 9 Aralık 2020’de Fulya Öztürk’ün çalıştığı pastanede meydana geldi. İlki ilk eşinden 2 çocuk annesi Fulya Öztürk’ün yanına, bir süre önce boşandığı ancak birlikte yaşadığı Hasan Ozan Baştosun geldi. Öztürk ve Baştosun arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Baştosun, tabancasını doğrultup Öztürk’e ateş etti. Öztürk, vücuduna isabet eden mermilerle yere yığıldı. Baştosun, Öztürk’ün aracını alıp, kaçtı. İş yeri çalışanları, durumu sağlık ekiplerine bildirdi. İhbarla gelen sağlık ekibi, Fulya Öztürk’ün yaşamını yitirdiğini belirledi. Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsinin ardından Öztürk’ün cenazesi, memleketi Muğla’nın Fethiye ilçesindeki Taşkaya Mahallesi Mezarlığı’nda toprağa verildi.
‘KISKANÇLIK YÜZÜNDEN ÖLDÜRDÜM’
Polise teslim olan ve ifadesinde Fulya Öztürk’ü kıskançlık nedeniyle öldürdüğünü söyleyen Hasan Ozan Baştosun ise sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı. Soruşturmanın ardından Baştosun hakkında, ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle İzmir 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Davanın 25 Nisan 2022’deki duruşmasında savcı, esas hakkında mütalaasını açıkladı. Toplanan deliller ve alınan ifadeler ışığında, sanık Baştosun’un ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapse çarptırılması talep edildi. Geçen yıl mayıs ayındaki karar duruşmasında tutuklu sanık Baştosun, ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapse çarptırılırken, cezasında indirim de uygulanmadı.
DOSYA YENİDEN YEREL MAHKEMEDE
Avukatların itirazı üzerine dosya, istinaf mahkemesine taşındı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi, sanık Baştosun’un 2021 yılının mayıs ayında görülen davada, olaydan önce Fulya Öztürk ile telefonda görüştükleri sırada tartıştıklarını, tartışmadan sonra epilepsi hastası olduğu için nöbet geçirdiğini belirtti. Daire, Bastosun’un işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda raporunun aldırılması gerektiğini vurguladı. Daire, sanığı hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmediğine de kanaat getirdi.
‘HERHANGİ BİR AKIL HASTALIĞI VE ZEKA GERİLİĞİ SAPTANMADI’
Öte yandan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza dairesi, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulduğuna da kanaat getirdi ve yerel mahkemenin verdiği kararın bozulmasına hükmederek dosyanın yeniden yerel mahkemeye gönderilmesine oy birliğiyle karar verdi. Davanın yeni duruşması beklenirken, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan sanıkla ilgili istenen akıl sağlığı raporu geldi. Raporda, “Baştosun’un Kurulumuzca 21/02/2024 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zeka geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkur suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arizanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadı” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride yer alan PKK/KCK’lı Azad Akıncı, MİT’in hedef listesinde yer alıyordu. MİT, haber kaynakları aracılığı ile terörist Akıncı’nın konumunu tespit etti. MİT, Türkiye sınırına 160 kilometre derinlikte yer alan Mahmur’da Azad Akıncı’yı adım adım takip etti. En uygun anda nokta operasyonla terörist Azad Akıncı etkisiz hale getirildi.
Azad Akıncı, 2006 yılında PKK/KCK güdümünde faaliyet gösteren Özgür Liseli Gençlik Derneği yapılanmasında yer aldı. 2008 yılında “terör örgütü adına suç işlemek, terör örgütü adına faaliyetlerde bulunmak, terör örgütünün propagandasını yapmak” suçlarından tutuklandı. Aynı yıl Batman Kapalı Cezaevi’nde açlık eylemine katılan örgüt mensupları arasında yer aldı. Aralık 2008 itibarıyla PKK/KCK terör örgütünün sözde gençlik yapılanması olan Siirt Yurtsever Devrimci Gençlik sorumluluğu yaptı. 2009 yılında sözde Serhat alanına geçiş yaptı. 2011 yılında Yurtsever Devrimci Gençlik Merkezi Türkiye yürütmesi sorumluluğu yaptı. 2014 itibarıyla Metina’da lojistik faaliyetlerin sözde sorumluluğunu yürüttü. 2016 yılında Mahmur’da düzenlenen PKK/KCK Gençlik Kongresi’ne katıldı. 2017 yılında İran alanında KCR (Doğu Kürdistan Gençlik Topluluğu) biriminde sözde sorumlu düzeyde görev aldı. 2023 itibarıyla PKK/KCK Mahmur Genel Sekretarya sözde sorumlusu olarak faaliyet yürüttü. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), PKK/KCK terör örgütünün Mahmur kampı sözde genel sorumlusu ‘Adıl Mardin’ kod adlı Azad Akıncı’yı Irak’ın Mahmur bölgesinde etkisiz hale getirdi.
Terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride bulunan, MİT’in de hedef listesindeki ‘Adıl Mardin’ kod adlı Azad Akıncı’nın konumu tespit edildi. MİT, Türkiye sınırına 160 kilometre derinlikte yer alan Mahmur’da, Azad Akıncı’yı adım adım takip etti. Terörist, düzenlenen nokta operasyonla etkisiz hale getirildi.
Azad Akıncı, 2006 yılından itibaren PKK/KCK güdümünde faaliyet gösteren sözde gençlik derneklerinde faaliyet yürüttü. 2008 yılında ‘Terör örgütü adına suç işlemek’, ‘Terör örgütü adına faaliyetlerde bulunmak’, ‘Terör örgütünün propagandasını yapmak’ suçlarından tutuklandı. Aynı yıl Batman Kapalı Cezaevi’nde açlık eylemine katılan örgüt mensupları arasında yer aldı. 2014 itibarıyla Metina’da lojistik faaliyetlerin sözde sorumluluğunu yürüttü. 2016 yılında Mahmur’da düzenlenen PKK/KCK’nın sözde gençlik kongresine katıldı. 2017 yılında İran alanında KCR biriminde sözde sorumlu düzeyde görev aldı. 2023 itibarıyla PKK/KCK Mahmur genel sekretarya sözde sorumlusu olarak faaliyet yürüttü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Bursa Valisi Erol Ayyıldız başkanlığında gerçekleştirilen, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy ile yönetim kurulu üyelerinin yer aldığı toplantıda Aygöl, “Edebali Havzası Tanıtım ve Karşılama Projesi”nin BEBKA Yönetim Kurulunca ön onayının alındığını bildirdi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığındaki sürecin ardından gerekli çalışmalara başlanacağını kaydeden Aygöl, projenin kente “hayırlı uğurlu olmasını” diledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eşsiz mutfağı ve kültürüyle Gazi şehir, GastroAntep ile bir kez daha dünya sahnesine çıkıyor. Dünyaca ünlü ödüllü şefler, gastronomi yazarları, sektör temsilcilerinin katılımıyla gastronominin kalbi Gaziantep’te atacak. 14-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nde etkinlikler, festivalin kentte katkısı, bu yılın özellikleri ve program konusunda basın mensuplarına 25 Aralık Panorama Müzesi Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıyla bilgilendirme yapıldı.
Toplantıya Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, AK Parti Gaziantep Milletvekiliİrfan Çelikaslan katıldı.
GastroAntep Kültür Yolu Festivali basın toplantısında “Güvenli ve Dirençli Şehir Gaziantep” sunumu gerçekleştiren Başkan Fatma Şahin; nüfus artışı, su yönetimi, gıda güvenliği için yapılan ve yapılacak yatırımlarla bakanlıklarla ilgili temaslara değindi. Bu yatırımların önemini vurguladı. Güvenli şehir modeli hakkında bilgi veren Şahin başlıklar ve örneklerle çeşitlendirdi. Gaziantep’in dünyada gastronomi alanındaki yeri, Gaziantep mutfağının değerlerinin tanıtımı ve önemi ile coğrafi işaret alanındaki çalışmalara değindi.
“Kültür, medeniyetin özüdür”
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin toplantıda yaptığı konuşmada GastroAntep’in geliştiğini ve büyüdüğünü festivalin büyüklüğünün belli olacağını belirterek, “İnsanın canının malının bize emanet olduğu bir dönemde kültürün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Kültür aynı zamanda medeniyetin özüdür. Çıkardığımız sofra son üründür. Oysa daha GastroAntep’e başlarken biz ne dedik. Güneşten, doğadan, tarihten gelen lezzet dedik. Kültür yoluna dahil ettik. Kültür yoluna dahil olmamızın ne anlama geldiğini yarınki büyüklükten, genişlemeden çok net bir şekilde göreceksiniz. Artık panel yerlerinin, konser yerlerinin, workshopların ayrıldığı Roma’yla Napoli’yle yarışan Gaziantep’in dünyaya söyleyeceği başka bir söz var diyoruz. O yüzden bu dönemki başlığımızı gastroekonomi diyoruz” dedi.
“Gastroekonomi dediğiniz şey aile ekonomisi”
Gastroekonomi’nin ne olduğunu detaylı anlatan Başkan Şahin, “Gastroekonomi dediğiniz şey aile ekonomisi, kadın kooperatiflerinde çalışan kadının çocuğunun bursunun hiç kimseye ihtiyacı olmadan sağlayabilmesidir. Dedenin toruna nesiller arası geçişi sağlamasıdır. Sözlü tarihin yazılı tarihe dönüşmesi, Kültür A.Ş. tarafından 85 kitaba çevrilmesidir. İşte tam bu noktada sevgili katılımcılar, bilerek söylediğimiz gastroekonomide ikinci başlığımızın da özellikle Osmanlı’nın, Selçuklu’nun, Roma döneminin en güzel hazinelerinden biri herkesin birbirinden öğreneceği geçirgenlik. Gastrobotanik ve beraberindeki gastrosağlık bize yeni bir başlangıcı işaret veriyor” diye konuştu.
Basın mensuplarına toplantıda GastroAntep hakkına sunum yapan Başkan Fatma Şahin festival başlıklarının ardından sunum ve bilgilendirme sonrası soruları yanıtladı. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Savunma Bakanlığı, bilgi edinme yasası kapsamında yaptığı açıklamada ayı postu şapkaların 2 bin pounddan fazla bir maliyeti olduğunu duyurdu.
Yapılan açıklamada son bir yılda şapkaların fiyatının son yıllarda yüzde 30 arttığı da kaydedildi.
Tartışma hayvan hakları savunucusu PETA isimli örgütün başvurusu ile başladı.
Örgüt İngiltere’nin sembollerinden biri olan bu şapkalarda, gerçek hayvan kürkü kullanılmasını engellemek istiyor. Bu amaçla İngiliz halkına maliyeti olduğu da öne çıkarılıyor.
İngiltere Savunma Bakanlığı da “gereklilikleri karşılamaları durumunda” imitasyon kürk seçeneğini değerlendirmeye hazır olduklarını kaydetti.
Ordu sözcüsü, imitasyon kürk seçeneğinin hayata geçirilmesi için “dayanıklılık ve güvenlik” beklentilerinin karşılanması gerektiğini savundu.
Sözcü bu beklentileri karşılayan bir seçeneğin henüz sunulmadığını da söyledi.
PETA örgütünden Elisa Allen ise Savunma Bakanlığı’na çağrı yaptı ve “Katledilen yaban hayatından yapılan şapkalara vergi mükelleflerinin parasını harcamayı bırakıp imitasyon ürüne geçmelerini” istedi.
Söz konusu şapkalar Kanada’da avlanan siyah ayıların kürkünden yapılıyor.
Kral Muhafızları tarafından giyilen şapkaların, 2022’deki 1560 sterlinlik maliyeti, 2023’te 2040 sterline yükseldi.
Bakanlık bu değişimde üreticilerle yenilenen sözleşmenin yattığını kaydediyor.
Ülkenin sembolleri arasında olan şapkalar Kral’ın doğum günü törensel etkinliklerde giyiliyor.
Savunma Bakanlığı’nın açıkladığı rakamlara göre, 2022’de 13, 2023’te ise 24 yeni şapka satın alındı.
Son on yılda ordu bu şapkalara 1 milyon sterlinden fazla para harcadı.
Ayı kürkü geleneğinin korunmasını savunanlar, bu şapkaların uzun ömürlü olmasına vurgu yapıyor.
Savunma Bakanlığı, şapkalarda kullanılan kürkün lisanslı avlarda öldürülen ayılardan elde edildiğini savunuyor. Bakanlık, şapka siparişi için ayı öldürülmediğini de açıklamaya ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangın, saat 15.00 sıralarında Göynük ilçesi Karaardıç köyü yakınlarında başlamıştı. Henüz bilinmeyen bir nedenle başlayan orman yangını için Nallıhan, Göynük ve Mudurnu ilçelerinden bölgeye çok sayıda itfaiye ve arazöz ekibi sevk edildi. Ekiplerin hızlı müdahalesi neticesinde yangının etrafı çevrildi. Yaklaşık 3 saatlik mücadelenin sonucunda alevler kontrol altına alındı. Ekiplerin bölgede soğutma çalışması devam ediyor. – BOLU

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – İstanbul Tem Otoyolu Başakşehir mevkiinde seyir halindeki motosiklet sürücüsü, arıza yapıp emniyet şeridinde duran tıra arkadan çarptı. Kazada motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti.
Olay, dün saat 22.30 sıralarında Tem Otoyolu İstanbul Başakşehir Ziya Gökalp Mahallesi mevkii Ankara istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre yol üzerinde arızalan tırın şoförü, aracı emniyet şeridine çekip güvenlik önlemi alarak yardım için beklemeye başladı. Bir süre sonra otoyolda süratli şekilde ilerleyen motosiklet sürücüsü Yavuz Selim Çiçek, tırı fark edemeyerek arkasından çarpıp altına girdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, Çiçek’i sıkıştığı yerden çıkararak sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde Çiçek’in hayatını kaybettiği belirlendi. Yavuz Selim Çiçek’in cenazesi Adli Tıp Morguna götürüldü. Kaza sonrası tır sürücüsü, polis ekiplerince ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAHRAMANMARAŞ – Depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta bir esnaf sektöründeki fiyatlara kıyasla, vatandaşlara uygun fiyatla hizmet verdiği için Ticaret Bakanlığı tarafından Ahilik Beratı ile ödüllendirildi.
Yaşanan 6 Şubat depreminin ardından sektöründeki fiyatlara kıyasla uygun fiyat ile tüketicilere hizmet sunan Altın Kaşık EV Yemekleri işletmesine, Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş’in katılımıyla Ahilik Beratı verildi.
Kahramanmaraşlı Esnaf İbrahim Yılmaz’ın Ahilik bilincini kendilerine yeniden hatırlattığını dile getiren Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş, “Güzide İllerimizden Kurtuluş Savaş’ında gösterdiği kahramanlık ile adını tarihe altın harflere yazmış Kahramanmaraş ilimizde tam da bu kültürün temsili ve yaşatılması açısından örnek teşkil eden yöresel ev yemekleri, ülkemizi derinden sarsan deprem felaketinden itibaren sektörel piyasanın fiyatlarına kıyasla uygun fiyatla tüketicilere hizmet sunma hususundaki özverili gayretleri nedeniyle Sayın Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat Beyefendi adına, Altın Kaşık Ev Yemekleri Şirketi’nin sahibi İbrahim Yılmaz kardeşimizin esnaf ve halk arasındaki ahilik bilincine yeniden bizleri hatırlattığı ve saygı uyandıran bu tavrı ile yeni yeşerecek genç, genç ailelere de örnek teşkil ettiği için tebrik ediyor, takdirlerimizin bir nişanesi olarak da kendilerine ahi esnaf beratı ödülüyle ödüllendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Ahi Beratı ile ödüllendirilen esnaf İbrahim Yılmaz ise “Biz bu Altın Kaşık Ev Yemeklerini 2019 yılında başlatmış olup pandemi hastalığı ile kapatmak zorunda kaldık. Deprem oldu ilk şubemiz yıkıldı ardından bu dükkanı ise bir vatandaştan kiralayarak tekrardan Deprem bölgesi olan Kahramanmaraş’a hizmet vermeye devam etmeye karar verdik. Fiyatlarımızda ve güzelliğimizde daha titiz daha güzel hizmet vermeye devam ettiğimizden dolayı halkımıza ve devletimize teşekkür ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’ın Bismil ilçesinde amca çocukları arasında borç-alacak nedeniyle çıkan kavgada 3’ü kardeş 5 kişi yaralandı.
Olay, öğle saatlerinde Bismil ilçesi Barış Bulvarı’nda meydana geldi. İddiaya göre amca çocukları arasında borç-alacak husumeti nedeniyle çıkan tartışma, bıçaklı ve sopalı kavgaya dönüştü. Kavgada yaralanan M.Y. (24), İ.Y. (35) ve V.Y. (25) isimli kardeşler ile F.Y (35) ve T.Y (41) yaralandı. İhbarla bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalenin ardından Bismil Devlet Hastanesi ve Diyarbakır’daki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muş’ta Genç Birikim Derneği tarafından düzenlenen “11. Uluslararası Onkoloji Günleri” çerçevesinde dünyanın farklı ülkelerinden ve il dışından gelen gönüllüler, meme kanserine dikkati çekmek için istasyon caddesi üzerinde yürüyüş düzenledi. Pembe bayrak sallayan gönüllü gençler, şarkılar eşliğinde Millet Bahçesi’ne kadar yürüdü.
Muş Vali Yardımcısı Cihat Abukan, Onkoloji Günleri’nin çok yoğun geçtiğini belirterek, “Farkındalık oluşturmak için Millet Bahçesi önüne kadar yürüyüş yaptık. Muş halkımızdan çok yoğun bir katılım oldu. İnşallah bir sonraki yıl daha hareketli ve güzel bir şekilde yapmayı planlıyoruz. Gençlerimiz 7’den 70’e herkes burada. Allah kimsenin başına vermesin ama erken teşhis tanısı önemli ve vatandaşınıza da duyurmaya çalışıyoruz” dedi.
Dernek Başkanı Salih Yüce ise düzenlenen 11. Uluslararası Onkoloji Günleri’ne 10 ülkeden yaklaşık 350 kişinin katıldığını belirtti. Her yıl farklı konu ele aldıklarını ifade eden Yüce, “Onkoloji Günleri’nde meme kanseri, akciğer kanseri ve jinekolojik kanser konusu ele alındı. Programının ilk günü genellikle kansere karşı farkındalık yürüyüşü yapıyoruz. Bugün yaptığımız yürüyüşün sonunda da müzik dinletisi etkinliği oldu. Yürüyüşe katılanları minik bir müzik keyfi sunduk” ifadelerini kullandı.
Müzik etkinliği ile yürüyüş sona erdi.
Düzenlenen yürüyüşe, Vali Yardımcısı Mustafa Batuhan Alpboğa, yurt içi ve yurt dışından gelen akademisyenler, kanser hastaları, gönüllü gençler ve vatandaşlar katıldı. – MUŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BALIKESİR – Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Mesut Duran Müzik Derneği tarafından düzenlenen konsere ilgi yoğun oldu. Koro üyelerinin birbirinden güzel eserleri solo ve korist olarak seslendirmeleri TSM severler tarafından ayakta alkışlandı.
Mesut Duran Müzik Derneği’nin Ayvalık Belediyesi’ne ait amfi tiyatroda verdiği konser, TRT sanatçısı Şef Selim Gönüldaş’ın öncülüğünde gerçekleşti.
Dernek Başkanı Funda Öztolan’ın sunuculuğunu üstlendiği gecede, dernek üyesi sanatçıların seslendirdiği Türk Sanat Müziği’nin en güzel eserleri, amfi tiyatroyu dolduran yüzlerce TSM sever tarafından büyük bir keyifle dinlendi.
İkinci bölümünde halk müziğinden örneklerinde seslendirildiği konserde, Dernek Başkanı Funda Öztolan’ın icra edilmesi en zor eserleri son derece profesyonelce izleyicilere aktarması takdirle karşılandı.
10. Yıl Marşı ile başlayıp, aynı marş ile sona eren konserlerin kış mevsiminde de süreceği açıklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Müzikseverlerin ve plak koleksiyoncularının yoğun ilgi ve katılım gösterdiği ‘Şişli Plak Festivali’nin açılışı bu yıl, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın yanı sıra davetlilerin katılımıyla gerçekleşecek.
RENKLİ ETKİNLİKLERE SAHNE OLACAK
Geleneksel hale gelen; müzik dünyasının önemli isimlerini ve plak tutkunlarını 4’üncü kez buluşturacak olan Şişli Plak Festivali, iki gün boyunca birbirinden renkli etkinliklere ve konserlere ev sahipliği yapacak. Feriköy Organik Pazarı otopark alanında gerçekleşecek festivalde; söyleşiler, mezatlar, imza günleri, kahve ve yeme-içme stantları ile müzikseverler, keyifli zaman geçirecekler. Festivalde gerçekleşecek konserler kapsamında; Karsu, Sena Şener, Gaye Su Akyol ve Miskinler gibi ünlü sanatçılar da müzikseverlerle buluşacak. Plakseverler, tüm etkinlik ve konserlere ücretsiz olarak katılabilecek.
TOLGA AKYILDIZ’IN ANISINA ÖZEL PROGRAM
Şişli Plak Festivali’nde, yakın zamanda hayatını kaybeden gazeteci ve müzik yazarı Tolga Akyıldız da anılacak. Festival programında, ‘Tolga Akyıldız Anısına Açık Sahne’ etkinliğinde sürpriz isimler sahne alacak. Ayrıca festival katılımcıları, Plaktan DJ Mix ve Scratching atölyesine de katılabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saraybosna Üniversitesi Rektörlüğü’nde yapılan tanıtım toplantısına YTB Başkanı Abdullah Eren, kitabın yazarı Dr. Sedat Beslija, akademisyenler, öğrenciler ile Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’da “gönül alma siyaseti” olarak bilinen ve fethedilen bölgelerdeki halkların uyum içinde yaşayarak, hoşgörünün hakim kılınması için uygulanan ve “istimalet” olarak adlandırılan kavram Dr. Beslija tarafından anlatıldı.
YTB Başkanı Eren, programda yaptığı konuşmada, yurt dışındaki Türklerle ve akraba topluluklarla ilişkilerin geliştirilmesine önem verdiklerini, kardeş topluluklardan Bosna Hersek’in de kendileri için önemi olduğunu söyledi. Türkiye’nin 1000’den fazla Bosna Hersekli öğrenciye burslu okuma imkanı verdiğini aktaran Eren, şu an Türkiye’de 100’den fazla Bosna Hersekli öğrencinin de üniversite eğitimini sürdürdüğünü belirtti.
Balkanlar’daki öğrencilere yönelik birçok program yürüttüklerini dile getiren Eren, “Akademik çalışmalarımız var, konferanslar düzenliyoruz ve kitaplar basıyoruz.” dedi.
Eren, dünyanın yaşadığı çok farklı sorunlar bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:
” Gazze’de 11 aydır devam eden hadiseler, bize uluslararası sistemin tamamen çöktüğünü gösteriyor. Artık dünya üzerinde sürdürülebilir bir uluslararası hukuk sistemi olmadığı kanaati hepimizde yerleşiyor. Bugün karşılaştığımız sorunlar bugüne özgüdür. Bugün dünyada 8 milyar insan var. Tarihin hiçbir döneminde bu kadar insan yaşamadı. Tarihin bir döneminde bu coğrafyada kurulan bir huzur ve istikrar ortamı var. Bunu da görmek ve anlatmak tarihçiliğin görevi diye düşünüyorum. Osmanlı Devleti’nin bu coğrafyaya ilk geldiğinde yürütmüş olduğu siyaset bizlere anlatılacak.”
“Türkçesi gönül alma siyaseti”
Dr. Sedat Beslija, yaptığı açıklamada, kitabın kendisinin akademik araştırmaları sonucu ortaya çıktığını belirterek, Boşnakça olan eserinin YTB tarafından Türkçe ve İngilizceye çevrildiğini kaydetti.
Beslija, kitabın yazılmasının kendisine onur ve şeref verdiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
“Bosna’da yazılan, Boşnakça yazılan tarih kitapları çok sık Türkçeye, İngilizceye çevrilmiyor. O yüzden bu bize bir şeref verdi. Osmanlı tarihçileri başta rahmetli Halil İnalcık olmak üzere bu ‘istimalet’ kavramını ele almışlardı. Biz bu kavramı Balkanlar ve özellikle de Bosna özelinde araştırmaya, tarihi bağlama oturtmaya çalıştık. Osmanlı istimalet siyasetini anlamak ve anlatmak lazım. İstimalet, Arapça kökenli bir kelime. Çağdaş Türkçesi ise ‘gönül alma siyaseti.’ Osmanlı Devleti, meylettirme, cezbetme, kendi tarafına çekme gibi siyasi stratejileri 15, 16 ve 17. yüzyılda kullanmıştır.”
Osmanlı Devleti’nin istimalet stratejisini diğer Balkan ülkelerinde de kullandığını aktaran Beslija, bu metotlarla Osmanlı’nın yüzyıllar boyunca Balkanlar’da kalıcı olduğunu belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Peyzaj Mimarları Odası tarafından Türkiye’deki peyzaj mimarlığı faaliyetlerinin tanıtılması, özendirilmesi, ödüllendirilmesi, güzel sanatların teşvik edilmesi, mesleğin gelişiminin desteklenmesi ve kamuoyunun gündeminde bulundurulması amacıyla düzenlenen 15. Ulusal Peyzaj Mimarlığı Ödülleri’nin töreni, İstanbul Kongre Merkezi’ndeki “60. IFLA Dünya Kongresi” kapsamında yapıldı.
Törende, “genel kategori proje”, “kentsel tasarım proje”, “analiz ve planlama”, “Prof. Dr. Hayran Çelem genç peyzaj mimarı”, “mesleğe katkı”, “onur”, “teşvik” ve “iletişim” kategorilerinde dereceye girenlere ödülleri verildi.
AA muhabiri Yıldız Nevin Kasım, basılı ve elektronik ortamda peyzaj mimarlığı konularına yer vermesi dolayısıyla “İletişim Ödülü”ne layık görüldü. Bu kategoride ayrıca Doç. Dr. Emrah Yalçınap da ödüllendirildi.
Kasım’ın ödülü AA ekibine takdim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kent merkezine 17 kilometre mesafedeki Karaca Mağarası, sarkıt ve dikit yoğunluğu ile tavan yüksekliği açısından dünyanın sayılı mağaraları arasında gösteriliyor.
Mağara, beyaz renkte sarkıtlar, dikitler, sütunlar, org desenli duvarlar, bayrak şekilleri, perde damla taşları, mağara çiçekleri ve incileri, traverten havuzları ve basamaklarıyla dikkati çekiyor.
Mağaranın içerisindeki 12 ile 17 derece arasındaki sıcaklık ise ziyaretçilerine serinletici bir hava sağlıyor.
Bakım çalışmaları için her yıl kasımda kapatılan ve nisanda yeniden açılan Karaca Mağarası, bu yıl 5 aylık sürede 21 bin 351’i yabancı olmak üzere 100 bin 250 turisti ağırladı.
Bayburt’tan gelen Beyzanur Sena Ayaydın, AA muhabirine, Karaca Mağarası’nı internette gördüğünü ve çok merak ettiğini söyledi.
Mağarayı ilk defa ziyaret ettiğini, gördüklerinden çok etkilendiğini dile getiren Ayaydın, “Hiç böyle bir şey beklemiyordum. Karadeniz’de ilk defa böyle büyük ve görkemli mağara gördüm. Mağaranın geçmişi beni çok etkiledi.” dedi.
Ayaydın, Karaca Mağarası’nın beklentisinin çok üzerinde olduğunu vurgulayarak, herkese ziyaret etmeleri tavsiyesinde bulundu.
Köksal Ayaydın da mağaranın kendisinde güzel bir izlenim bıraktığını ifade ederek, “Çok beğendim. Dışarıya göre içerisi gayet serin. Herkese tavsiye ederim.” diye konuştu.
Ankara’dan gelen Hatice Ebrar Güneş, Karaca Mağarası’nın içerisinin serin olduğunu kaydederek, “Trabzon gezimizde çok fazla nem vardı. Şu an burada üşüyorum. Çok güzel.” ifadelerini kullandı.
Eşi Ahmet Yusuf Güneş, geziye Van’dan başladıklarını, Trabzon ziyaretinin ardından Gümüşhane’ye geldiklerini anlatarak, “Karaca Mağarası’nı ziyaret etmek istedik. Mağaranın içerisindeki oluşumlar beklentilerimizin çok üzerinde. Yeni oluşumların olması beni çok etkiledi.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Vali Çeber ile Başkan Şahin, devam eden çalışmalar hakkında antik kentin kazı başkanlığını yürüten Münster Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Michael Blömer’den bilgi aldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Gaziantep Valisi Kemal Çeber, kentin öne çıkan özelliklerinden birinin de tarihi ve kültürel miraslar olduğunu belirtti.
Kazıların devam ettiğini ve antik kentin önemli bir alan olduğunu aktaran Çeber, şunları söyledi:
” Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, elinden geldiğince buraya ve diğer antik kentlere destek veriyor. Biz valilik olarak da bulabildiğimiz kaynakları kullanıyoruz. Şimdi daha fazlasını yaparak çok daha hızlı yol alacağız.”
Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de antik kentin önemli kazı alanları arasında yer aldığını ifade etti.
Dülük Antik Kenti’nin dünyanın önemli antik kentlerinden olduğunu belirterek, “Burada çıkan eserler Roma Dönemi’nin en önemli eserleri. İnsanların daha çok buraya gelmesi için artık bir neden daha var. Dülük Antik Kenti’nde bir restorasyon çalışması ve giriş kapısı yaptık. Buranın diğer antik kentlerden ne farkı olduğu yönünde çalışmamızı yaptık. Valimiz ile birlikte bu detaylı sunumu yapıp bakanımızdan güçlü desteği alıp yolumuza devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Farklı ekole sahip iki sanatçının eserlerine yer verilen sergi, Filistin’de yaşananlar ile Kudüs’ün tarihi, kültürel ve dini önemi gibi konulara odaklanıyor.
Açılışta konuşan Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben, Kudüs’le ilgili bir serginin İstanbul gibi kadim bir şehirde açılmasının önemine işaret ederek, “Üsküdar, İstanbul’un eski bir başlangıcı. Bugün büyük usta Mimar Sinan’ın yaptırdığı tarihi mekanda bu serginin açılışını gerçekleştirmek bizler için de çok anlamlı. En az bunun kadar önemli olan bir diğer husus, ebru sanatının yaşayan en büyük üstatlarından Hikmet Barutçugil ve değerli sanatçımız Amine Hanım’ın katkılarıyla Kudüs üzerine bir serginin açılmasıdır. Biz de adımıza yakışır bir şekilde bu tür faaliyetlerin destekçisi olduğumuz için çok mutluyuz.” ifadelerini kullandı.
” Türkiye’de çok ciddi bir şekilde şuur kaybettirme politikaları uygulandı”
Sanatçı Hikmet Buratçugil, ait oldukları kültürü anlatmak ve tanıtmak mecburiyetinde olduklarını vurgulayarak, “Medeniyetler, kültür ve sanatla oluşuyor. Biz, daha önceki medeniyetleri, yaptıkları eserlerle tanıyoruz. Gelecek nesiller için de bugünden bir medeniyet oluşturmamız gerekiyor. Ne yazık ki yakın tarihimizde başlayan Batılılaşma hareketleri içinde kendi özümüzden uzaklaştık. Türkiye’de çok ciddi bir şekilde şuur kaybettirme politikaları uygulandı. Çok şükür ki altını çamura da atsanız, değerinden bir şey kaybetmiyor. O koca çınarları kestiler ama kökleri o kadar sağlam olduğu için yeniden neşvünema buldu.” dedi.
Ebru sanatına 51 sene önce başladığını dile getiren sanatçı, “Bu sanata başladığımda herkes alay ederdi. Hatta o yıllarda bu sanatlarla uğraşanlar ‘yobaz’, ‘bağnaz’ gibi sıfatlarla anılırdı. Bugünlere geldik ve şimdi gençler bu işlere çok hevesli. Kendi sanatlarımızı güncelleyerek ve yenileyerek bu sanatları yaşatmış oluyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Kudüs, bizim kanayan yaramızdır.” diyen usta sanatçı, sergide emeği geçenlere teşekkür etti.
“Filistin halkı bize zimmetlidir ve bunu gün yüzüne çıkarmak istedik”
Ressam Amine Sultan Tan da sanatın temel görevinin, var olanı görünür kılmak olduğunu altını çizerek, şunları söyledi:
“Hikmet hocama, böylesi bir görsel şölene imza attığı, Vakıf Katılıma ise sergiye destekleri için çok teşekkür ediyorum. Bildiğiniz gibi, her şey çok güzel bir ahlak içinde yaratılmış. Bizim yaptığımız bunu ufak bir şekilde tuvale yansıtmak, biraz daha farkındalık oluşturmak ve bu gerçek güzelliklere dikkat çekmek. Hikmet Hocamızın da vurguladığı gibi, Kudüs bizim yaramız. Filistin halkı bize zimmetlidir ve resimlerimizle bunu gün yüzüne çıkarmak istedik. İnşallah bu niyetlerle, hayırlar feth olsun, şerler def olsun.”
Kudüs ve Gazze’yi siyasi, askeri, kültürel ve sosyolojik olarak her açıdan gündeme getirme kabiliyetinin çok önemli olduğunu aktaran yazar İsmail Kılıçarslan ise “Bütün dünyanın Gazze katliamı için ayakta olduğu böyle bir dönemde, elbette sanat da üzerine düşeni yapmalı. Bu sergiyi çok özel yapan, barut ebrusunun da bulucusu Hikmet Hoca’nın ebrularının üzerine, Kudüs’ün köklerini, Amine Hanım’ın resimleriyle bize sunmasıdır. Vakıf Katılımı da böyle bir sorumluluk aldığı için ayrıca tebrik etmek gerekiyor. Bugün, ağız ve dil Gazze’yi, Kudüs’ü söylemeli.” dedi.
Sergi, 29 Eylül’e kadar, pazartesi günleri hariç, ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana’da nisan ayında başlayan festival yolculuğu Şanlıurfa, Bursa, Samsun, Trabzon, Van, Nevşehir ve Erzurum’un ardından 9’uncu durağı Çanakkale’de devam ediyor.
Etkinlikler kapsamında kurulan ve birbirinden renkli aktiviteler, atölye çalışmaları, sahne gösterileri, tiyatro oyunları, çocuk oyun alanları ve daha birçok etkinliğin yer aldığı Çocuk Köyü, miniklere eğlenceli anlar yaşatıyor.
Çocukların ekranlardan tanıdığı çizgi film karakterlerinin sahne gösterileri, panayır çadırları, tematik oyun alanları, müzik, drama, dans, bale ve resim gibi sanat eğitimlerinin yapıldığı aktivite çadırları festival boyunca bu alanda yer alıyor.
Çanakkale’de 8 Eylül’de sona erecek festivalin en renkli etkinliklerinden biri olan Anadolu Hamidiye Tabyası Çocuk Etkinlik Alanı’nın misafirleri, okulların açılmasına sayılı günler kala bu alanda gönüllerince eğleniyor.
Türkiye Kültür Yolu Festivallerinde çocuk etkinlikleri gerçekleştiren tiyatro sanatçısı ve çocuk kitapları yazarı Özgür Özgülgün, AA muhabirine, festival kapsamında gittikleri şehirlerde çok güzel çocuk etkinlik alanlarının oluşturulduğunu, sahneler kurulduğunu söyledi.
Özgülgün, bu kapsamda geleneksel Türk tiyatrosunun temelini oluşturan gölge oyunu Karagöz ile Hacivat’ın yanı sıra hikaye anlatımı, çocukların fiziksel aktivitelerini geliştirecek büyük şişme balonlar, pedagojik yardım alınarak hazırlanan oyunlar, Troya Müzesi’nin görüntülü olarak kamyon içinde gösterilmesi ve okçuluk gibi miniklerin psikomotor gelişimlerine katkı sağlayan etkinliklerin yer aldığını dile getirdi.
Festivaller en çok çocukları mutlu ediyor
Bir kente festival geliyorsa, bundan en çok çocukların mutlu olduğunu vurgulayan Özgülgün, “Çocuklara yaptığımız yatırım, 10, 20, 30 yıl sonra bize geri dönüyor. Bizim bütün varlığımız, geleceğimiz çocuklar. Onlara yapılan yatırım hiçbir zaman boşa gitmiyor. Bir kente festival gelince çocuklar o festivalin içinde ücretsiz olarak sabahtan akşama kadar vakit geçirdiklerinde bunu hiç unutmayacaklar. Belki arkadaşlarına, dostlarına, okulda öğretmenlerine anlatacaklar. Bu bir kartopuyken çığ gibi büyüyecek. Her sene gelişen bir kültür festivali var. O kültür festivaliyle ilgili çocuk belki oturduğu şehrin bir müzesine gidecek.” diye konuştu.
Ayrıca, Troya Müzesi’nde Karagöz ile Hacivat gösterisinin düzenlendiğini anlatan Özgülgün, çocukların bu oyunda kendi geçmişini, tarihsel sürecini görüp çok mutlu olduklarını ifade etti.
Gölge oyunu gösterimlerinin sürmesini isteyen anne ve babaların müzeye mesaj gönderdiğini aktaran Özgülgün, “Önümüzdeki yıl Çanakkale Kültür Yolu Festivali yine var. Belki müze içinde bir dans, enstrüman, tiyatro ya da sergi olacak. Çocuğun müzeye 2-3 kere gelmesini sağlayacak nitelikte etkinlikler olacak.” dedi.
Özgülgün, sahnedeki sanatçıların tamamının konservatuar mezunu olduğunu, çocuk etkinliklerini bundan dolayı çok önemsediğini belirtti.
Bu tür çalışmaların kendisini geliştirmesine de katkı sağladığını söyleyen Özgülgün, şunları kaydetti:
“Sahne üzerinde bir şey yapmak, maraton koşmak gibidir. Koşmadığınız zaman enerjiniz bitiyor, çabuk yorulmaya başlıyorsunuz. Kültür Yolları ile her türlü faaliyeti gerçekleştirdiğinizde maraton koşucusu gibi genç ve dinamik oluyorsunuz. Siz de onların yaş grubuna inmiş oluyorsunuz. Onlarla bir şey yaratmanın güzelliği ve o festivalde örtüşmesi, geleceğin en büyük yatırımı olan çocuklara çok faydalı oluyor. Önemli olan eğlenmek. Festivallerin amacı sosyalleşmek, bir arada olabilmek, kentin turizmine katkı sağlamak, kentteki kültürel varlıkların kendi varlığımız olduğunu bilip, onlarla kaynaşıp çok daha ileri götürmek. Festival kapsamında gittiğimiz her yerde minimum 50 bin çocuğa ulaşmış oluyoruz. Çünkü 9 gün boyunca kentteki en büyük alanda yapılıyor. Bugün yaptığınız bir şey seneye, ondan sonraki senelerde karşılığını buluyor. Festivalle, sanat ortamı içinde büyüyen bir çocuk vatanına, milletine, ailesine faydalı, başarılı, evrensel ve kültürün değerini bilen bir çocuk olarak yetişiyor. Bu anlamda Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin çocuklara yaptığı yatırımı çok kıymetli buluyorum.”
Özgür Özgülgün, Anadolu coğrafyasının örf ve adetlerinin festival potası altında eritilerek hiç bilinmeyen bir bölgede, başka bir yerin halk oyununu, tiyatrosunu oynamanın, hikayesini icra etmenin, enstrümanını çalmanın, her bölgenin bir çatı altında etkileşimini sağladığını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu, İzmir Tarihi Liman Kentinin UNESCO Dünya Miras Listesi adaylığı sürecine destek vermek için harekete geçti. Proje kapsamında akademisyenler ve öğrenciler, bölgenin kültürel mirasını daha geniş kitlelere tanıtacak çalışmalar yürütecek. Çalışmaların, bölgenin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilmesine yönelik farkındalık yaratması bekleniyor.
Mimari Restorasyon, Radyo ve Televizyon Programcılığı, Fotoğrafçılık ve Kameramanlık, Grafik Tasarım, Halkla İlişkiler ve Tanıtım ile İç Mekan Tasarımı programlarının öğretim elemanları, Alan Başkanı Abdülaziz Ediz, şehir plancısı Bilge Bektaş ve mimar Ahu Sönmez ile Konak Meydanı’nda bulunan Saat Kulesi’nde bir araya geldi. Mimar Burçak Çıkıkçı eşliğinde, Kemeraltı ve Basmane bölgesinin mimari, kültürel, gastronomik ve turistik unsurlarını kapsayan bir rotada teknik gezi gerçekleştiren öğretim elemanları, 2024-2025 akademik yılında öğrencileriyle gerçekleştirecekleri projeler için bilgi topladı.
8 bin 500 yıllık bir geçmişe sahip İzmir Tarihi Liman Kentinin tüm dünya için önemli bir değer olduğuna dikkati çeken Alan Başkanı Abdülaziz Ediz, İKMYO öğretim elemanları ve öğrencileri tarafından üretilecek projelerin, alanın tanıtımına ve kültürel miras farkındalığının artırılmasına büyük katkı sağlayacağını belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Tokat Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince tarihi eser kaçakçılığına yönelik operasyon düzenlendi. Bir ikamette gerçekleştirilen operasyon sonucunda; 36 adet farklı ebat ve şekillerde sikke, 3 adet kulplu küçük metal bakraç, 1 adet taşlı yüzük, 1 adet deve kuşu figürlü metal obje, 1 adet bakır renkli metal kılıflı hançer, 1 adet sarı ve kahverengi renkli, üzerinde hayvan figürleri bulunan vazo, 1 adet metal ok ucu, 1 adet kaşık benzeri metal obje, 1 adet kuş figürlü metal kolye ucu, 1 adet üst kısmı yuvarlak alt kısmı sap şeklinde metal obje olmak üzere toplamda 47 adet tarihi eser ele geçirildi. Operasyon sonrasında, ikamet sahibi hakkında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa Muhalefet suçundan adli işlem başlatıldı. – TOKAT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Melikgazi Belediyesi, 7 yıldır vatandaşların sosyal hayatlarını zenginleştirmek ve geleneksel lezzetleri yaşatmak amacıyla Belsin Kocatepe Mahallesi, Eskişehir Bağları ve Mimarsinan Evliyalar Parkı’nda salça kaynatma etkinliği düzenleniyor.
Salça kaynatmak isteyenler belediyeden randevu alarak kazan, kürek, tuz ve domateslerin yıkanıp çekilmesi gibi işlemlerini ücretsiz yaptırıyor, belirlenen alanlarda geleneksel yöntemlerle kışlık salçalarını hazırlıyor.
Köz ateşinde yaptıkları yiyecekleri birbirlerine ikram eden aileler, odun ateşinde semaverde demledikleri çayla da günün yorgunluğunu atıyor.
“Sosyal ve kültürel faaliyet oluyor”
Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, AA muhabirine, vatandaşların mağduriyetini önlemek için özel tahsis edilen alanlarda salça kaynatma ortamı hazırladıklarını söyledi.
İsteyenlerin randevu alarak 50 bakır kazanda salça kaynattığını, 24 saat açık olan alanlarda 3 vardiya şeklinde 150 kişinin çalıştığını anlatan Palancıoğlu, şöyle devam etti:
“Patlıcan, biber ve patates közlüyorlar, salçalarını yapıyorlar. Kışlık hazırlıklarını sürdürüyorlar. Bunların ötesinde daha güzel bir şey var. Burada vatandaşların iletişimi güçleniyor. Çocuklar ve gençler internet ortamından çıkıp, burada aileleriyle piknik havasında zaman geçiriyorlar. Burada samimiyet yakalayıp, aile ortamında dost olanlar var. Buralar birlik ve beraberliğimizi güçlendiren sosyal ve kültürel bir alana dönüştü. Şu anda 3 bin 500 aileyi geçmiş durumdayız. Toplam 15 bin kişiye ulaşacak bir hizmet oldu. Hem sosyal ve kültürel faaliyet oluyor hem de geleneğimiz devam ediyor.”
Kent sakinlerinden Dudu Cihan da ev salçasının daha güzel ve temiz olduğunu, hazır salçayı tercih etmediğini dile getirdi.
Salça yaparken yeni dostluklar edindiklerini vurgulayan Cihan, “Önceden köylerimizde yapıyorduk ama binaların arasında yapılmadığı için burada yapmak daha hoşumuza gidiyor. Burada birlik ve beraberlik var. Yeni arkadaşlıklar, dostluklar ediniyoruz. Komşularımızla beraber geliyoruz. Neşeli bir ortamımız oluyor. Güzel insanlarla karşılaşıyoruz.” dedi.
Nurhan Emmi ise salça yapmanın yorucu bir iş olduğunu belirterek, “Gelecek yıl yine burada olacağız. Ortamımız çok güzel, yeni dostluklar ve arkadaşlıklar ediniyoruz. Hava da çok güzel. 100 kilo domates aldık. O da bize bir yıl yetecek. Salçayı bidonlara koyuyoruz ve 100 kilogram domatesten 4 bidon umuyoruz.” diye konuştu.
“Dostluğumuzu ve arkadaşlığımızı da kaynatıyoruz”
Fuat Cihan da alandakilerle sohbet ederek salçalarını kaynattıklarını söyledi.
Güzel bir ortamın olduğunu aktaran Cihan, “Her ilçeden gelen vatandaşlar burada arkadaşlık, dostluk edinebiliyor. Salçalarımızın yanında dostluğumuzu ve arkadaşlığımızı da kaynatıyoruz.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Efeler Belediyesi Kuvayı Milliye Anı Evi, Kurtuluş Savaşı Dönemine ait aydınların ve kahramanların hatıralarını yaşatıyor. İçinde dönemin sembol isimlerine ait heykeller, dönemde kullanılmış bazı silahlar ve çeşitli araç gereçler yer alıyor. Ziyaretçiler, teknolojik imkanlarla desteklenen bu mekanda, dijital olarak döneme dair bilgilere ulaşabiliyor.
Kuvayi Milliye Anı Evi’nin sadece bir anıt olmadığını aynı zamanda bölgedeki direnişin ve milli bilincin simgesi olduğunu söyleyen Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin: “İşgale karşı Aydın’da başlatılan direniş hareketine Albay Mehmet Şefik Bey, Yüzbaşı Faik Bey ve Teğmen Zekai Bey gibi cesur subaylarımız öncülük etti. Yörük Ali Efe, Demirci Mehmet Efe ve Danişmentli İsmail Efe gibi Kuvayı Milliye gönüllüleri, bu direniş hareketine büyük destek verdi. Özellikle 16 Haziran 1919’da gerçekleştirilen Malgaç Baskını, milli bilinç ve bağımsızlık anlayışının bir simgesi olarak tarihe geçti” sözleriyle bağımsızlık mücadelesi hakkında bilgiler paylaştı.
Veysipaşa Mahallesi 1607. Sokak Numara 1’de yer alan Efeler Belediyesi Kuvayi Milliye Anı Evi, bu kahramanlık öykülerini ve tarihi mücadeleyi yaşatmaya devam ederken, ziyaretçilerine geçmişin izlerini sürme fırsatı sunuyor. Bu eşsiz mekan, hem tarihi bir miras hem de milli bilincin bir parçası olarak, gelecek nesillere önemli bir kültürel değer bırakıyor. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bu sene 6’ncısı gerçekleştirilen Üzüm Festivali renkli görüntülere sahne oldu
Omuzlarına aldıkları 2 kelterde toplam 50 kilogram üzümü 500 metre koşarak taşıyan yarışmacılardan bazıları düşerken bazıları da koşmak yerine yürümeyi tercih etti
MANİSA – Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bu sene 6’ncısı düzenlenen ve ilçenin tanıtımına büyük katkı sağlayan Üzüm Festivalinde yapılan kelter yarışması renkli görüntülere sahne oldu. 20 yarışmacıdan 10’unun tamamlayabildiği yarışmada bazı yarışmacılar üzümlerle birlikte yere düşerken bazıları da koşmak yerine yürümeyi tercih etti.
Dünyaca ünlü Manisa Sultani Çekirdeksiz Üzümün yetiştiği Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bir yandan hasat devam ederken, diğer yandan üreticiler günün yorgunluğunu ve stresini, Alaşehir Belediyesi organizasyonunda düzenlenen 6. Üzüm Festivalinde attı.
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda başlayan ve 5 Eylül Alaşehir’in kurtuluşuna kadar devam edecek olan Alaşehir 6. Üzüm Festivalinde 20 kişi 50 kiloluk üzüm kelterleriyle 500 metrelik mesafeyi en hızlı koşabilmek için yarıştı. Pazar Camii önünden Belediye binasına kadar yaklaşık 500 metrelik Sevgi Yolunda Motosikletli Zabıtaların eşliğinde 5’erli gruplar halinde koşan yarışmacılar zaman zaman zor anlar yaşadı. Bazı yarışmacılar kelterleri bırakırken bazıları da dengelerini kaybedip üzüm yüklü kelterlerle birlikte düştü.
Yarışmanın sonunda Mehmet Özcan 1 dakika 13 saniye 93 salise ile birinci, Hüseyin Ula 1 dakika 18 saniye 23 salise ile ikinci, Uğur Özcan ise 1 dakika 18 saniye 71 salise ile üçüncü oldu.
Bağdan geldi yarışmada birinci oldu
Üzüm bağında öğlen saat 14.00’a kadar çalıştıktan sonra yarışmaya katıldığını belirten yarışmanın birincisi Mehmet Özcan, “Biraz zorlandım. Bağda çalışıp da geldim yine de kazandım. Biraz zorlandım.”
Yarışmada üçüncü olan Uğur Özcan ise yarışmaya hasta bir şekilde geldiğini belirterek katılıp katılmamakta tereddüt ettiğini ancak katılarak yarışmada üçüncü olduğu için mutlu olduğunu söyledi.
Yarışmanın ikincisi olan Hüseyin Ula ise şunları söyledi: “Belediyenin parkında çalışıyorum. Çift iş yapıyorum. Sabah bağda öğleden sonra da belediyenin parkında garson olarak çalışıyorum. Zorluk çekmedim ama yine de yoruldum.”
“Görevlerimizden biri yöresel ürünlerimizi n plana çıkarmak”
Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ise Alaşehir’in ve ilçeye özgü yöresel ürünlerin tanıtımı için festivallerin önemine değinerek, “Üzüm Festivalimiz geleneksel hale geldi. Her sene Üzüm Festivalimizi yapıyoruz. Bu Festivalimizin bir etabı da kelter çekme yarışması. Çocuklarımız Sevgi Yolunda yukarıdan aşağıya doğru, arada yaşanan kazalar da oluyor, koşarak dereceye girenler belli oldu. Bizim görevlerimizden bir tanesi de yöresel ürünlerimizi ön plana çıkarmak. Alaşehir Ekmeği, Tahinli Pidesi, Kapaması, Sultani Üzümü, Yaprağı meşhurdur. Sultani Üzümümüzü Türkiye’ye tanıtmayı hedefliyoruz. Bu festivaller de buna aracı oluyor. En güzel üzüm yarışmamızı yaptık, kelter çekme yarışmamamızı yaptık akşam da Ceylan Ertem konserinde halkımızla buluşacağız.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>” Kars, Ardahan ve IğdırTürkiye’nin enerjisine enerji katan üç şehirdir”
“Hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın doğalgaz ve petrol arzına çok önemli katkılar yapan üç önemli ve güzide şehrimizdir”
ANKARA – Ankara’da düzenlenen ‘Kars-Ardahan-Iğdır Lezzetleri ve Kültür Festivali’nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Doğalgazın ulaşmadığı ilçe ve beldelerimizi de doğalgazla buluşturmak istiyoruz” dedi.
Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunan Başkent Millet Bahçesinde Kars-Ardahan-Iğdır Dernekler Federasyonu’nun düzenlediği ‘Kars-Ardahan-Iğdır Lezzetleri ve Kültür Festivali’ başladı. 3 şehre özel yemekler Başkentte görücüye çıktı. Etkinliğe getirilen kazlardan birine ise yılın altın kaz ödülü verildi. Ardahan’ın Göle ilçesinden gelen kaşar üreticileri Ankaralılara geleneksel kaşar yapımını uygulamalı olarak gösterdi. Etkinlik, 8 EylülPazar günü saat 22.00’de son bulacak.
“Kars, Ardahan ve Iğdır Türkiye’nin enerjisine enerji katan üç şehirdir”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerji açısından Kars, Ardahan ve Iğdır’ın Türkiye’nin enerjisine katkı sağlayan önemli şehirler olduğunu ifade etti. Bu şehirlerde Türkiye’nin elektriğinin üretildiğine ve hidroelektrik santrallerden enerji sağlandığına değinen Bakan Bayraktar, “Kars, Ardahan ve Iğdır’da Türkiye’nin en önemli güneş potansiyelini, güneş enerjisinden elektrik üretimi için bu şehirleri değerlendiriyoruz. Ama bunların ötesinde; Kars, Ardahan ve Iğdır sadece Türkiye için değil aynı zamanda dünya ve Avrupa için Bakü-Tiflis- Ceyhan ile Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’yle hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın doğalgaz ve petrol arzına çok önemli katkılar yapan üç önemli ve güzide şehrimizdir. Sadece balıyla, peyniriyle, kaz etiyle değil bize verdiği enerjinin yanı sıra doğalgazıyla, petrolüyle, beton iletimiyle ve elektrik üretimiyle Kars, Ardahan ve Iğdır Türkiye’nin enerjisine enerji katan üç şehirdir” diye konuştu.
“Doğalgazın ulaşmadığı ilçe ve beldelerimizi de doğalgazla buluşturmak istiyoruz”
Kars, Ardahan ve Iğdır’ın Türkiye’nin enerjisine enerji kattığını ifade eden Bayraktar, “Bu üç şehrimize de henüz doğalgazın ulaşmadığı ilçe ve beldelerimizi de doğalgazla buluşturmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Konuşmanın ardından bakana plaket takdim edildi ve kurdele kesildi. 8 Eylül’e kadar devam edecek olan etkinliğin açılış gününde alana getirilen beş kazdan en güzel olanına altın kaz ödülü verildi. Kars kaşarı, kaz eti ve lokma ikramları yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Düzce’de S plaka öğrenci servis taşımacılığı 2024-2025 eğitim öğretim yılı kilometre ücret tarifelerinin belirlenmesi için Düzce Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda toplantı düzenlendi.
Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Ünal başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, SS Otobüsçüler Minibüsçüler ve Servis Araçları Odası ile Düzce Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası temsilcileri katıldı. Görüşmelerde çevre illerdeki ücret tarifeleri de göz önünde bulunduruldu. Görüşmeler sonucu, kar oranı düşürülerek yeni servis ücretleri maliyetin altında ve diğer şehirlerden daha düşük tutuldu.
Buna göre, 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde Düzce’de uygulanacak servis ücret tarifesi en kısa mesafe (0-1 km) için bin 670 lira, en uzun mesafe (23-25 km) için ise 3 bin 900 TL olarak belirlendi. 25 kilometreyi aşanlar için kilometre başına alınacak ücret ise 39 TL olarak tespit edildi.
Ayrıca, 36 hafta üzerinden hesaplanan servis ücret tarifesinde; aynı aileden 2 çocuğun aynı servisten yararlanması halinde ve ayrıca peşin ödemelerde yüzde 10 indirim uygulanması da kararlaştırıldı.
Yeni ücret tarifesinin 1 yıl süreyle artış planlanmadan uygulanacağı açıklandı. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’da 9 Eyül’de başlayacak yeni eğitim öğretim yılında 2 milyon 951 bin 685 öğrenci ders başı yapacak. İstanbul Valiliği, servis araçları ve ilk günlerde velilerin yaratacağı sirkülasyonun şehir trafiğinde yoğunluk yaşanmasına neden olabileceği gerekçesiyle, eğitim – öğretim saatlerinde düzenlemeye gidildiğini duyurdu.
Konuyla ilgili İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklama şöyle:
“2024 – 2025 Eğitim öğretim yılı, 09.09.2024 Pazartesi günü başlayacak. İstanbul’da resmi ve özel okullarımızda 2.951.685 öğrencimiz eğitim öğretime başlayacak olup bu öğrencilerimizden 715.835’i ilk kez yeni okullarında eğitim – öğretime başlayacaklardır. Okulların açılmasıyla birlikte 16.000’i aşkın öğrenci servisi trafiğe çıkacaktır. Servis araçları ve velilerimizin ilk günlerde yaratacağı sirkülasyonun, şehir trafiğinde yoğunluk yaşanmasına sebep olacağı değerlendirilmektedir. Bu nedenle İstanbul’daki tüm okullarda okulların açılacağı 09.09.2024 Pazartesi günü eğitim öğretimin 10.00 ile 15.00 saatleri arasında yapılmasına karar verilmiştir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kassam Tugaylarının Telegram’dan paylaştığı videoda, 1 Eylül’de cesetlerine ulaşılan Alexander Lobanov ve Carmel Gat adlı İsrailli esirler, içinde bulundukları durumdan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu sorumlu tuttu.
Reim bölgesinden 7 Ekim’de kaçırıldığını belirten Lobanov, çok zor şartlarda tutulduklarını söyleyerek “su, yiyecek, elektrik ve temizlik ürünlerinden mahrum kaldıklarını” ifade etti.
Lobanov, “Netanyahu hükümetine sesleniyorum. 7 Ekim’de başarısız oldunuz ve bizi ihmal ettiniz. ve şimdi bizim canlı olarak serbest kalmamız için her çabayı sonuçsuz bırakıyorsunuz.” dedi.
“Anlaşma yapmamak için bizi öldürmeye çalışıyorsunuz.” şeklinde konuşan Lobanov, “Geride hamile eşimi, iki yaşındaki oğlumu ve hasta anne babamı bıraktım.” ifadelerini kullandı.
Lobanov, Netanyahu yönetimine karşı İsrail halkına sokaklara çıkma ve seslerini çıkartarak protesto yapma çağrısında bulundu.
“Lütfen bizi ihmal etmeyin ve bombardımanı durdurun”
Ailesiyle birlikteyken esir alındığını anlatan Carmel Gat ise İsrail saldırılarının durmaksızın devam ettiğini belirterek, “Saldırılar yüzünden buradan canlı çıkıp çıkamayacağımı bilmiyorum.” dedi.
Gat, İsrail hükümetine ve Netanyahu’ya seslenerek, “Lütfen bizi ihmal etmeyin ve bombardımanı durdurun, bizim eve dönmemizi sağlayın.” diye konuştu.
İsrail halkından kendileri için “protestoya ve mücadeleye devam etmesini” isteyen Gat, “Kimsenin müzakere kapısını kapatmasına izin vermeyin.” ifadelerini kullandı.
Hamas, 1 Eylül’de cesetlerine ulaşılan esirlerin İsrail saldırısında öldürüldüğünü açıklarken İsrail ise esirleri Hamas’ın öldürdüğünü iddia etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ordu’dan Şanlıurfa’ya giden tarım işçilerini taşıyan Cengiz G. idaresindeki 02 ABZ 139 plakalı minibüs, Kayapaşa Mahallesi’nde devrildi.
Kazada yaralanan 26 kişi, ambulanslarla Niksar Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Yaralılardan 5 yaşındaki Eylem Debek, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Tokat Valisi Abdullah Köklü, yaralıları Niksar Devlet Hastanesi’nde ziyaret ederek, geçmiş olsun dileğinde bulundu.
Köklü, gazetecilere, kazada aralarında çocukların da olduğu 26 kişinin yaralandığını belirterek, “Şoför hatasından dolayı araç yuvarlandı. Kazada 1 çocuğumuzu kaybettik. Başka yaralımızda hayati tehlike gözükmüyor. 4 yaralımız Tokat’taki hastanelere sevk edildi. Kapasite üzeri yolcu taşıdığı anlaşılıyor. Savcılık ve emniyet gerekli tahkikatları yapıyor.” ifadelerini kullandı.
Minibüsteki yolculardan Fatma Gezi ise fındık hasadından döndüklerini, yolda giderken bir anda kendini yerde bulduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Futbol Takımı video toplantı ve fitness salonundaki ısınma/mobilizasyon çalışmalarını takiben, Teknik Direktör Vincenzo Montella yönetiminde gerçekleştirilen saha antrenmanında, önce pas ve rondo çalışmaları yapıldı. Sonrasında Galler maçının taktiği üzerinde duruldu ve antrenman maçı oynandı. Kalçasındaki ağrısı süren Hakan Çalhanoğlu, takımdan ayrı düz koşu yaptı.
Millilerin bugünkü idmanını, TFF Başkan Vekilleri Mecnun Otyakmaz, Fuat Göktaş ve Ceyhun Kazancı, Yönetim Kurulu Üyesi Ural Aküzüm ve Genel Sekreter Abdullah Ayaz da izledi.
Ay-yıldızlılar, Galler ile oynayacağı karşılaşma öncesindeki son çalışmasını yarın saat 10.45’te TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yapacak. Bu antrenmanın ilk 15 dakikalık bölümü medyaya açık olacak. Kafile saat 15.00’te ise İstanbul Havalimanı’ndan kalkacak Türk Hava Yolları’na ait uçakla Cardiff’e seyahat edecek.
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktör Vincenzo Montella ve aday kadrodan bir futbolcu, Galler – Türkiye maçının oynanacağı Cardiff City Stadyumu’nda yerel saatle 20.00’de (TSİ 22.00) bir basın toplantısı düzenleyecek. Ay-Yıldızlılar, bu toplantı öncesinde stadyumda kısa bir yürüyüş yapacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ROMA – İtalya açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan teknenin batması sonucu 3’ü çocuk toplam 21 kişi kayboldu.
İtalya’nın Lampedusa Adası açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan tekne battı. İtalyan basınında yer alan haberlerde, kazadan 7 kişinin sağ kurtarıldığı, 3’ü çocuk 21 kişide ise haber alınamadığı ifade edildi. Haberlerde, teknenin geçtiğimiz cumartesi günü Libya’dan yola çıktığı ve 28 kişi taşıdığı aktarıldı. Teknede bulunan düzensiz göçmenlerin Suriye uyruklu olduğu belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>30 yıl hapisle aranan şüpheli, aldığı nefesler yüzünden ranzanın altında yakalandı
Ranzanın altında yakalanma anları kamerada
BURSA – Bursa’da hakkında 30 yıl 1 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan şüpheli, evindeki ranzanın altında kıskıvrak yakalandı. Zanlı, evine yapılan operasyonda ranzanın altında aldığı nefes sayesinde yakalanırken, şahsın emniyetteki işlemleri sürüyor.
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Yıldırım İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, aranan şahıslarla mücadelesini aralıksız sürdürüyor. Son olarak, Şükraniye Mahallesi’nde 30 yıl 1 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir şüphelinin evi tespit edildi. Alınan izinlerin ardından eve giren ekipler şüpheliyi bulamadı.
Gerginlikten aldığı nefesler, saklandığı ranzanın altında ele verdi
Ekipler, ranzanın altından nefes sesleri çıktığını fark etti. Ranzanın altına bulunan halıları boşaltan ekipler, aradıkları şüpheliyi saklanırken buldu. Hemen orada gözaltına alınan şüphelinin kelepçelenerek sorgusu yapıldı. Yapılan incelemede şüphelinin 39 suç kaydı bulunan Faruk P. olduğu, bu kişinin “bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık” ve “hükümlü ve tutuklunun kaçması” suçundan hakkında 30 yıl 1 ay 20 gün kesinleşmiş cezası olduğu tespit edildi.
Şüphelinin ranzanın altında yakalanma anları cep telefon kamerasına saniye saniye yansıdı.
Faruk P.’nin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trabzon Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yusuf Aksoy:
“Arıcılar açısından bu yıl, son 10 yılın en zor senesi diyebiliriz”
“Türkiye geneline bakıldığında yüzde 40 oranında bal kaybı var”
“Dünyada bal üretiminde 10., arı sayısı bakımından ise 3. sıradayız”
TRABZON – Doğu Karadeniz Bölgesindeki arıcılar bu sezon, son on yılın en verimsiz sezonunu yaşarken bunun nedeninin iklimsel koşullardan kaynaklandığı ifade etti
Dünyada son yıllarda görülen iklim değişiklikleri özellikle gıda sektörünü olumsuz yönde etkiliyor. İklim değişikliğinden Türkiye de nasibini alırken, özellikle son yıllarda üretilen bal oranında ciddi düşüşler yaşandığı gözleniyor. Trabzonlu arıcılar bu sezonki hasattan umduğunu bulamazken, bölgeye özgü kestane balında da önemli ölçüde düşüş yaşandığı, Türkiye genelinde ise yüzde 40 oranında bal kaybının yaşandığını ifade edildi.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Trabzon Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yusuf Aksoy, son 10 yılın en verimsiz sezonunu yaşadıklarını belirterek “Bu yıl Karadeniz’de gerek kestane balı, gerek orman gülü balı gerekse yaylalardaki yayla ballarımız istediğimiz oranda olmadı. İklim şartlarının olumsuzluğundan dolayı sıkıntı yaşadık. Yağmurdan dolayı kestane balı olmadı. Yukarlarda dolu, yağmur daha sonra da kurak derken hasadımız çok zayıf. Arıcılar açısından son 10 yılın en zor senesi diyebiliriz. Türkiye geneline bakıldığında yüzde 40 oranında bal kaybı var. Ayrıca bal olmayan yılların akabinde arı ölümleri meydana geliyor” dedi.
“Arılar ve kovanlar giderek azalıyor”
Arıların giderek azaldığına dikkat çeken Aksoy, “Arılar giderek azalıyor. Mesela 3 yıl önce göreve geldiğimde Trabzon’da arıcıların 225 bin kovanı var idi. Önceki sene 181 bin, geçen sene ise 161 bin kovan tespit ettik. Dolayısıyla git gide arı ve kovan sayısında azalma söz konusu. Her önüne gelen arıcılık yapmaması lazım maalesef bunların olumsuz sonuçları oluyor. Bilgisizlikten dolayı hastalıkların yayılma ihtimali çok yüksek. Karadeniz’de bu sene pek kestane balı olmadı. Zaten kestane ağaçlarında oluşan bir gal arısı söz konusu şu an Orman Bölge Müdürlüğümüz bu konuda bir çalışma yapıyor ama yeterli değil. Zaman alacak bir mücadele ve mücadelede 10 yıldan bahsediyorlar. Dolayısıyla 10 yılda Karadeniz arıcısı olumsuz etkilenecek” diye konuştu.
Bal üretimi bakımından dünyada 10. sırada olduklarını kaydeden Aksoy, “Dünyada bal üretiminde 10. sıradayız ancak arı sayısı bakımından dünyada 3. sıradayız. İhracatımızın bir bölümünde sıkıntı var giden ballarımız piyasadaki bazı firmaların ballar geri dönüyor bu da sektörümüze büyük darbe vuruyor. Sahte ballar, merdiven altı yapımlar, laboratuvarlarda yapılan ballar, arı görmeden yapılan ballar” ifadelerini kullandı.
“Aracıdan değil arıcıdan alın”
Vatandaşlara balı mutlaka arıcıdan almaları tavsiyesinde bulunan Aksoy, “Mutlaka balı arıcıdan alsınlar, aracıdan almasınlar. Özellikle birlik dolumu olan balları alsınlar çok dikkatli olmaları gerekiyor. Yaylalarda yol kenarlarında satılan ballar normalde bizim arıcılarımızın balı ama güneş ışığı altında olduğu için onlara da rağbet etmesinler. Mutlaka ışık görmeyen raflardan, kapalı alanlardan ballarını alsınlar. Balın hakiki olduğunu görerek anlayamayız ancak tahlille anlaşılır. Tatmayla anlamak söz konusu değil. Özellikle eski sistem makinelerde sahte balı ayırt etmede yanılma olabiliyor yeni sistem makineler devreye girerse yanılma riski olmayacak. Bizim arıcımız genellikle bin 500 rakımın üzerinde bal üretiyor. Dolayısıyla bu ballar çok değerli ballardır. Bilim adamları bunu böyle öngörüyorlar. Çünkü gübre görmemiş, tarımsal ilaçlama yok değerli ballardır. Kesinlikle gıda değil ilaçtır” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, “Türkeli Feneri açıklarında makine arızası nedeniyle sürüklenen ve içinde 1 kişi bulunan 7 metre boyundaki tekne, KEGM-8 hızlı tahlisiye (can kurtarma) botumuzca yedeklenerek Türkeli Feneri’ne emniyetle yanaştırıldı.” ifadeleri yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eşsiz manzara sunan lavantalar orakla toplanıyor
Lavanta tarlası sahibi Erhan İnan:
“100 kilo çiçekten 2 kilo civarında yağ elde ediliyor”
“Hasatta orak, mazı ve çit budalama makineleri kullanıyoruz”
ESKİŞEHİR – Eskişehir’de yağdan gazoza kadar birçok ürünün elde edildiği lavantanın el yordamı ve oraklarla hasadına başladı.
Eskişehir’de yaşayan Erhan İnan, Akçakaya Mahallesinde bulunan tarım arazisine 4 yıl önce lavanta ekmeye karar verdi. 20 boyunca kökü duran ve hasat edilebilen lavantanın bu yılki hasadı ise başladı. İşçilerin orak yardımıyla topladığı lavantalar işlenmeye götürülmek üzere istifleniyor. Sapları ile birlikte işlenen 100 kilo lavantadan 2 litre yağ elde edilebiliyor. Oldukça hoş kokusu ve görüntüsü olan mor çiçekli bitkilerden yağ dışından gazoz, bal, sirke, parfüm gibi ürünler elde edilebiliyor. Tam fiyatı belli olamayan lavanta yağının kilogram fiyatı ise 600 ile 700 lira arasında değişiyor.
Öte yandan lavanta tarlasına başta evlenecek çiftler olmak üzere birçok vatandaş gelip fotoğraf çekiyor.
“Destinasyon ve buhar metodu yöntemi ile yağını elde ediyoruz”
Eskişehir’de tarım arazinde lavanta hasadı hakkında konuşan Erhan İnan, ” Isparta’da yoğun olarak ekilmekte olan lavantayı burada kendi tarlamızda toprak tahlilleri yaptırdıktan ve uygun olacağını gördükten sonra ekiyoruz. Bu işe 4 yıl önce başladık, şimdi çiçeklerimiz 4 yaşında. Yaklaşık toprakta 20 yıl kalan bir bitki türüdür. Biz buradan lavantanın yağını elde edip yağından da yan ürünlerini temin ediyoruz. Makinenin kullanıldığı bölgeler de var ama biz orak, mazı ve çit budalama makineleri kullanıyoruz. Normalde traktör arkasına bağlanan biçim makineleri de var ama bölgemizde bulunmadığı için biz kendi imkanlarımızı kullanıyoruz. Sapları ile beraber 100 kilo çiçekten 2 kilo civarında yağ elde ediliyor. Dönümle kıyasladığınız zaman çiçeğin yaşı toprakla bağdaşması sonucunda daha da güçleniyor. Küçük çiçeklerden daha az verim alırsınız, çiçek büyüdükçe verim de artıyor. İlk yıl ektiğimizden bu yana verim giderek artıyor. Artık çiçeklerin verimli olduğu bir döneme girdik. Özellikle şu an lavantanın hasadını yaptıktan sonra destinasyon ve buhar metodu yöntemi ile yağını elde ediyoruz. Yağın pek çok alanda kullanımı var” dedi.
“İnsan gücüyle yapılan bir iş olduğu için masrafları çok fazla”
Ürettikleri lavanta hakkında konuşan Erhan İnan şöyle devam etti;
“Bizim bu ektiğimiz tür melez bir türdür. Dolasıyla görsel ve yağ kalitesi angustifolia lavantasına göre düşüktür ama yağ oranı çok daha fazladır. Reçelinden, gazozuna, balından, sirkesine kadar yapılan bir üründür. Biz de bunları kendi imkanlarımızla yönetmeye çalışıyoruz. Şu anda bu bitkiler kozmetik alanda kullanılıyor. Kilogram fiyatı sabit bir şekilde belirlenmediği için herkes kafasına göre bir rakam belirliyor. Ama Isparta’da 600-700 lira civarında kilogramının satılacağı belirledi. İnsan gücüyle yapılan bir iş olduğu için masrafları çok fazla.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeni sezonun başlamasına sayılı günler kala, Kuşadası spor kadrosuna kattığı 22 futbolcu için imza töreni gerçekleştirdi. Özer Türk Stadı’ndaki törene Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, belediye başkan yardımcıları ve meclis üyeleri, Kuşadasıspor Başkanı İsmet Türker ve kulüp yöneticileri ile çok sayıda taraftar katıldı. Büyük bir coşkuya sahne olan imza töreninde teknik heyet ve futbolcular tarafından camia ve taraftarlara 2’inci Lig’e çıkma sözü verildi.
İmza töreninde konuşan Kuşadasıspor Başkanı İsmet Türker; “Takım, camia ve taraftarlar olarak bu sezon 2’nci Lig’e yükselmek için kenetlenmiş durumdayız. Transferlerimizi ince eleyip, sık dokuyarak yaptık. Bize her zaman destek olan Belediye Başkanımız Ömer Günel’e çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Kuşadasıspor futbolcu fabrikası gibi olacak”
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ise “Kuşadasıspor 24 yıl aradan sonra bizim görevde olduğumuz dönemde Bölgesel Amatör Lig’den çıkarak yeniden profesyonel lige yükseldi. O günden bugüne kadar takımımıza destek veren özverili arkadaşlarımızla uyum içerisinde çalışıyoruz. Kuşadası Belediyesi olarak yetki ve imkanlarımız dahilinde her zaman kentimizin ortak değeri olan takımıza sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Bu sezon diğer sezonlardan farklı olarak altyapıya daha çok önem verilecek. Kuşadasıspor’un profesyonel ligde alacağı başarılı sonuçlarla daha çok gencimizi spor yapmaya teşvik etmeyi hedefliyoruz. Böylece Kuşadaspor yetiştirici bir kulüp olma kimliğine bürünerek futbolcu fabrikası gibi olacak” diye konuştu.
Kuşadasıspor’un yeni transferleri ise şu şekilde: Tolga Yakut (Serik Belediye), Ali Eren Konday (Niğde Anadolu), Batuhan Çevik (İstanbulBaşakşehir), Bartu Kulbilge (Boluspor), Alperen Özdemir (1922 Konya), İsmail Onur Kalkan (Etimesgut Belediye), Emir Yazıcı (Karagümrük), Bilal Selamet (Şanlıurfa), Mirza Can Yıldırım (Eynesil Belediye), Ufuk Er (Eynesil Belediye), Berke Avcı (Beyoğlu Yeni Çarşı), Vefa Gültek (Ankara Demir), Orkan Batın Kilmen (Bergama Belediye), Ferhat Özdaşdelen (Bergama Belediye), Abdülkadir Kuzey (Bornova 1877), Miraç Fatih Değirmenci (Adana FK), Serkan Yola (Bulvarspor), Muhammet Fatih Öztekin (Kırıkkalegücü), Muhammet Sait Özvardar (Belediye Kütahya), Eyüp Öskan (Amed Sportif), Yunus Çetin (Eskişehir), Hakan Temizhan (Reyhanlı). – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ferdi E. (24) Arapçeşme Mahallesi Gençlik Caddesi’nde yürüdüğü sırada yoldan geçen taksiden açılan ateş sonucu yaralandı.
Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince Gebze Fatih Devlet Hastanesine kaldırılan yaralının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Polis silahlı saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişileri yakalamak için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Uzman Psikolog Muhammed Ali Bakış, uyum haftasıyla birlikte okula yeni başlayan çocuklarda enerji kaybı, isteksizlik, iştahsızlık, mide bulantısı ve baş ağrısı gibi şikayetlerin okul fobisinin belirtileri olduğunu açıkladı. Okul fobisinin ilk günlerden başladığını belirten Uzman Psikolog Bakış, okul korkusu yaşayan çocukların geçmiş zamanında anne, baba, tutum ve davranışlarına bağlı olarak geliştiğini belirtti. Çocuklarda görülecek hastalıklara karşı dikkat çeken Bakış; “Bu yüzden çocukta okula gitme korkusu ya da okul zamanı geldiğinde baş ağrısı, mide bulantısı, karın ağrısı gibi belirtiler görülebilir. Bu okul fobisini işaret eden belirtilerdir. Bu tür belirtiler görüldüğünde çocuğun mutlaka psikolojik destek alması gerekiyor çünkü bu bir tanıdır. Tanıyı koyduktan sonra anne babayla ilgili tutum ve davranışlarıyla ilgili mutlaka bir sorun olduğunu gösterir. Çocuk okula gitmek istemediği zaman ne yapmamız gerekiyor? Bazen çocuk okula gider, okulda ağlamaya başlar, hemen ne yaparlar? Anne babayı çağırırlar, anneyi çağırırlar ve çocuğunuzu alıp götürmenizi isterler. Çünkü çocuk okulda duramaz. Bu şekilde yapıldığı zaman çocuğun mutlaka okulda kalması gerekiyor. Çocuk ağladı diye onu okuldan almamak gerekiyor. Anne ona yakın bir yerde bir müddet bekleyebilir. Çocuk her ağladığında onu okuldan alınması yanlış olur. Çocuk her ağladığında okuldan alınırsa pekiştirilmiş olur. Bu da tedaviyi olumsuz etkileyen bir durumdur. Buna mutlaka dikkat edilmesi gerekiyor. Anne babaların dikkat etmesi gereken en önemli husustur. Anne, baba, tutum ve davranışlarına bağlı olduğu için çocuk bağımlı büyümüş anne ve babasıyla, daha çok annesiyle bağımlı olduğu için okula adapte olamıyor, uyum sağlayamıyor. Bunun en büyük problemi budur. Yani çocuk annesine bağımlı olduğu için annesinden kopamıyor haliyle okula da uyum sağlayamıyor. O yüzden bu şekilde bir durum ile karşılaşılırsa mutlaka uzmanlar tarafından incelenmesi gerekiyor” dedi. – SİİRT
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE – Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 4. Uluslararası Avrasya Mikoloji Kongresi Troia Kültür Merkezinde devam ediyor. Kongrede, Kastamonu Üniversitesi İhsan Gazi Meslek Yüksekokulu Öğretim Elemanı ve Veteriner Hekim Abdullah Şimşek, ‘Ahırlardaki Mikrofungal Kontaminasyonun: Veteriner Hekimler ve Hayvanlar İçin Sağlık Riskleri ve Ekonomik Etkileri’ konulu sunum gerçekleştirdi. Sunumda Öğretim Elemanı Abdullah Şimşek, Veteriner hekimlerin sağlık sektörünün vazgeçilmez bir parçası olduğunu, sağlık çalışanı sayılmadıklarına dikkat çekti. Şimşek, İnsan, hayvan yada çevre sağlığı olmadığını, tek tip tek sağlık olduğunu vurguladı.
Dün açılışı gerçekleştirilen 4. Uluslararası Avrasya Mikoloji Kongresi, Troia Kültür Merkezi’nde devam ediyor. Kongrede, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerden gelen akademisyenler, Mikoloji alanında yapılan çalışmalar hakkında sunumlar yaptı.
Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu Amfisinde de devam eden kongrede, Kastamonu Üniversitesi İhsan Gazi Meslek Yüksekokulu Öğretim Elemanı ve Veteriner Hekim Abdullah Şimşek, ‘Ahırlardaki Mikrofungal Kontaminasyonun: Veteriner Hekimler ve Hayvanlar İçin Sağlık Riskleri ve Ekonomik Etkileri’ konulu sunum gerçekleştirdi. Sunumda Öğretim Elemanı Abdullah Şimşek, Veteriner hekimlerin sağlık sektörünün vazgeçilmez bir parçası olduğunu, sağlık çalışanı sayılmadıklarına dikkat çekti. Şimşek, İnsan, hayvan yada çevre sağlığı olmadığını, tek tip tek sağlık olduğunu vurguladı. Aynı zamanda veteriner hekimlerin çalışma şartları, ortamlarının sağlık için elverişsiz olduğunu da ifade etti.
Kongreyle, mikoloji alanında yeni araştırmaların paylaşılması ve genç bilim insanlarının bu alanda teşvik edilmesi hedefleniyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İhtiyaç sahibi öğrencilere yönelik eğitim yardımı dolayısıyla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde tören düzenlendi.
Törene katılan Mut Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Sezer, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğince gönderilen 150 bin liralık çeki, İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdal Dölek’e teslim etti.
Programda konuşan Kaymakam İhsan Ayrancı, “Geleceğimiz olan çocuklarımızın eğitimi her şeyden önemli. Bu konuda katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum.” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğünü ziyaret eden Aykut, çocuklarla bir süre sohbet ederek, sosyal ve sanatsal kurslar hakkında Kuruluş Müdürü Şeyma Kılınç Beyoğlu’ndan bilgi aldı.
Devlet korumasındaki çocuklar için sosyal ve sanatsal kurslar düzenlediklerini belirten Aykut, ” Yeni eğitim öğretim dönemi öncesi çocuklarımızı ziyaret ederek, sanatsal, sosyal ve sportif kurslarımız hakkında yönetici ve eğitmenlerimizden bilgi alıyoruz. Amacımız çocuklarımızın sosyalleşmesini sağlamak. Erzurum Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğümüzde el sanatları, müzik, pasta ve spor kurslarımızda çocuklarımıza sosyalleşe imkanı sağlıyoruz. Diğer kuruluşlarımızda da benzer kurslarımız devam ediyor. Çocuklarımız bizim geleceğimiz, onları en iyi imkanlarla yetiştirmek en önemli görevimiz. Her çocuğumuz bizler için çok değerli. Devletimizin sıcak eli vatandaşlarımızı her zaman sevgiyle kucaklamaya devam edecek. Yeni eğitim öğretim dönemi öncesi tüm çocuklarımızla sohbet etme imkanı buluyoruz. Bir çocuk gelişir, dünya değişir” dedi.
Çocuklar ise kendileriyle yakından ilgilenen Aykut’a teşekkür etti. – ERZURUM
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİTLİS – Bitlis il merkezi ile Mutki ilçesine bağlı köylerde meydana gelen orman yangınları, ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alındı.
Yangınlar, Bitlis merkeze bağlı Yukarı karaboy ve Yaygın köyleri ile Mutki ilçesine bağlı Yazıcık ve Kayran köylerinde meydana geldi. Bitlis İl Özel İdaresi ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin özverili çalışmaları sayesinde yangınlar büyümeden kontrol altına alındı. Yangınlarla ilgili Bitlis İl Özel İdaresi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Merkez ilçemiz Yukarı Karaboy ve Yaygın köyleri ile Mutki ilçemiz Yazıcık ve Kayran köyleri bölgelerinde çıkan orman yangını, ilgili kurumlarla beraber personellerimizin özverili çalışmaları sonucunda kontrol altına alınarak söndürülmüştür” ifadelerine yer verildi.
Bölgede yangın söndürme ve soğutma çalışmaları devam ederken, yetkililer ise vatandaşları orman yangınlarına karşı dikkatli olmaya davet etti.
Yangınların çıkış nedeni ile ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİCARET Bakanı Ömer Bolat, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği İsveç’te Uluslararası Kalkınma İşbirliği ve Dış Ticaret Bakanı Johan Forssell ile bir araya geldi.
Bakan Bolat, görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, “İsveç’te Uluslararası Kalkınma İşbirliği ve Dış Ticaret Bakanı Sayın Johan Forssell ile JETCO II. Dönem Toplantısı vesilesiyle bir araya gelerek, ülkelerimiz arasındaki işbirliğini ve fırsatları değerlendirdik. Toplantıda, ikili ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesini teminen özellikle yenilenebilir enerji, sağlık turizmi, yeşil ekonomi, teknoloji, savunma, KOBİler ve start-uplar konusunda yeni işbirlikleri için güçlü bir zemin inşa ettik, yol haritamızı imzaladığımız JETCO Protokolü ile kayda geçirdik. Özel sektör kuruluşlarımız, iş dünyamız, sanayicilerimiz ve şirketlerimizle el ele vererek ikili ticaret hacmimizi kısa süre içerisinde 5 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. İsveç ile ikili düzeydeki işbirliğimizi ilerletmenin yanı sıra Gümrük Birliğinin modernizasyonu için de ortak çalışmalar yapmaya devam edeceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(İZMİR) – Bir sokak röportajında Instagram’a erişim engeli getirilmesine ilişkin kullandığı ifadeler nedeniyle yargılanan Dilruba Kayserilioğlu, duruşma sonrasında yaptığı açıklamada, “Hiçbir zaman suçlu olduğumu düşünmedim. Suçsuzluğuma inanıyorum” dedi.
Bir sokak röportajında Instagram’a erişim engeli getirilmesine ilişkin kullandığı ifadeler nedeniyle gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderilen ve ardından serbest bırakılan Dilruba Kayserilioğlu, bugün hakim karşısına çıktı.
Kullandığı ifadeler nedeniyle Dilruba Kayserilioğlu hakkında hazırlanan iddianamede, TCK 216/1 ve TCK 216/2 maddeleri kapsamında 4,5 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
Duruşmada ise Dilruba hakkında, “TCK’nın 216/2 Maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın bu eylemini basın yayın organıyla işlemiş olması nedeniyle verilen ceza TCK 218. maddesi gereğinde 1/2 oranında artırılarak sanığın 9 ay cezalandırılmasına, sanığın duruşmadaki olumlu tavırları gözetilerek cezanın 7 ay 15 güne düşürülmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildi.
Duruşma sonrasında Dilruba Kayserilioğlu ve Dilruba’nın avukatlarından Avukat Hüseyin Yıldız, açıklama yaptı.
Yıldız: “Bir üst mahkemeye gerekli itirazlar yapılacaktır”
Avukat Hüseyin Yıldız, kararı bir üst mahkemeye taşıyacaklarını belirterek şunları söyledi:
“Bugün görülen davada, müvekkilimiz Dilruba hakkında Türk Ceza Kanunu 216/1’den beraat kararı verilmiştir. Ama Türk Ceza Kanunu 216/2’den yani ‘halkı aşağılama’ suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli karar hazırlandıktan sonra bizler tarafından bir üst mahkemeye gerekli itirazlar yapılacaktır. Hukuk mücadelemiz devam edecektir. Bu karar beraate dönene kadar AİHM’ye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz de müvekkilimizin suçsuz olduğuna, ifade özgürlüğü kapsamında anayasal hakları kapsamında fikrini açıklamasının cezalandırılamayacağını düşünüyoruz. O sebeple bu mücadeleyi önce iç hukuk yollarını tüketeceğiz. Akabinde de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar götüreceğiz. Devam eden bir soruşturma daha var. O soruşturmanın akıbeti hakkında da size ilerleyen günlerde detaylı bilgilendirme yapacağız.”
Kayserilioğlu: “Gerekeni hukuk önünde aramaya devam edeceğiz”
Hakkında 7 ay 15 gün hapis cezası verilen Dilruba Kayserilioğlu ise duruşma sonrasında şöyle konuştu:
“İfade özgürlüğü kapsamında düşüncelerimi belirttim. Hiçbir zaman suçlu olduğumu düşünmedim. Suçsuzluğuma inanıyorum. Avukatlarıma da bu konuda sonuna kadar güveniyorum. Gerekeni hukuk önünde aramaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi TBMM’deki makamında saat 14.00’te ziyaret etti. Görüşme talebinin 30 Ağustos kutlamaları sırasında bizzat Meclis Başkanı Kurtulmuş tarafından Bahçeli’ye iletildiği, MHP liderinin bugüne randevu verdiği belirtildi.
Yaklaşık 40 dakika süren görüşmeden sonra Bahçeli, Kurtulmuş’u makam odasının kapısına kadar çıkarak uğurladı. Görüşmeyle ilgili açıklama yapan Kurtulmuş şunları söyledi:
“1 Ekim’de Meclis açılacak. Yeni dönemde Meclis’imizi çok sayıda önemli görevler bekliyor. Bunun en başında TBMM’nde nezaketli bir dilin, olgun demokratik bir müzakereci üslubun, Türk milletinin şanına yakışır bir biçimde hal ve harekatın ortaya konulması. Bu anlamda da Meclis’in daha fonksiyonel bir şekilde çalıştırılması için karşılıklı görüş alışverişi yapıldı. Meclis’in önünde yeni anayasa, Meclis içtüzüğü, siyasi partiler yasası ve seçim yasası gibi önümüzde demokratik seviyemizi daha ileriye taşımamız için çalışmamız gereken hususlar var. Bunların ve diğer konuların müzakere edilebilmesi için de her şeyden evvel ifade ettiğim gibi temiz ve olgun bir dile, müzakereci bir üsluba, TBMM’de milletin bizlere vermiş olduğu bir şuura ihtiyacımız olduğu ortadadır. İnşallah diğer siyasi partilerle de görüşmelerimizi sürdürerek 1 Ekim’den itibaren Türkiye’de çok yapıcı fevkalade fonksiyonel bir Meclis çalışmasını ortaya koymak için gayret edeceğiz.”
Edinilen bilgiye göre, Meclis Başkanlığı tarafından nezaket ziyareti olarak nitelendirilen görüşmede, CHP’nin Can Atalay’la ilgili olağanüstü toplantı çağrısı da değerlendirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE Kent Konseyi (EKK) ve hayvan hakları dernekleri tarafından ‘Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne karşı toplanan 4 bin 203 imza, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) gönderildi.
Edirne’de; EKK Hayvan Hakları Çalışma Grubu, Bir El Bin Nefes Derneği, 22 Dosteli Derneği, EDSHAYKO Derneği ve Tüm Yaşam Hakkı Savunucuları ile gönüllü hayvanseverler tarafından Saraçlar Caddesi’nde, ‘Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne karşı 28 Temmuz’da oturma eylemi ve imza kampanyası başlatıldı. TBMM’de kabul edilen kanunun geri çekilmesinin talep edildiği eylemin 38’inci gününde 4 bin 203 imza toplandı.
‘HAYVANLARIN HAKLARININ SAVUNULMASI ADINA GÜÇLÜ BİR SES OLUŞTURDUK’
PTT Şubesi’ne girişte konuyla ilgili dernekler adına basın açıklamasını okuyan Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu Başkanı Esen Öcel, eylemin Edirne’de hayvan haklarına yönelik gerçekleştirilen en geniş çaplı hareketlerden olduğunu söyledi. Öcel, “2004 yılından beri yürürlükte olan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklere karşı durmak ve bu değişikliklerin iptalini talep etmek amacıyla başlattığımız bu kampanyamızda önemli bir aşamaya geldik. Her akşam 18.00-19.00 saatleri arasında Saraçlar Caddesi’nde tüm yaşam hakkı savunucular ile bir araya gelerek topladığımız imzalarla, hayvanların haklarının savunulması adına güçlü bir ses oluşturduk. Ağustos ayının sonu itibariyle toplanan imzalar Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ileteceğiz ve hayvanların yaşam hakkının korunması adına gerekli tüm adımların atılması için baskılarımızı sürdüreceğiz. Bu mücadele, yalnızca hayvanları koruma yasasının yeniden ele alınması için değil, aynı zamanda toplumun her kesiminden insanın hayvanların yaşam hakkına sahip çıkması gerektiğine dair farkındalığı artırmak için de büyük bir önem taşıyor. Hayvanlar, sessiz dostlarımızdır ve onların sesi olmak bizim en temel görevlerimizden biridir” dedi.
‘YASANIN İPTALİ KONUSUNDA KARARLIĞIMIZI VURGULUYORUZ’
Kampanyaya katılıp imzalarıyla destek verenlere teşekkür eden Öcel, “Bu kampanyanın gücü, her bir bireyin katkısıyla büyüdü ve amacımıza ulaşana kadar birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Toplanan 4023 imzanın, hayvan hakları için güçlü bir savunma olmasını ve meclisimizde yankı bulmasını umuyoruz. Kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat diyerek katliam yasasının iptali konusunda kararlılığımızı bir kez daha vurguluyor ve herkesi, hayvanların haklarını savunmak için sesini yükseltmeye davet ediyoruz diye konuştu.Konuşmanın ardından dernek temsilcileri, PTT şubesinden toplanan imzaları TBMM’ye gönderdi.
Haber – Kamera: Olgay GÜLER – Umut IŞIK/ EDİRNE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından
26 Ağustos-2 Eylül tarihleri arasında kentin farklı noktalarında denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde durulan şahıslar ile araçlarda yapılan aramalarda 6 tabanca, 6 kurusıkı tabanca ve 8 av tüfeği ele geçirildi. Ele geçirilen silahlara el konulurken, şahıslar ile ilgili işlem yapıldığı belirtildi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bahçeli’yi ziyaret etti
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti. Kurtulmuş, “İnşallah diğer siyasi partilerle de görüşmelerimizi sürdürerek 1 Ekim’den itibaren Türkiye’de çok yapıcı, fevkalade fonksiyonel bir Meclis çalışmasını ortaya koymak için gayret edeceğiz” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi, Meclis’teki makamında ziyaret etti. Bahçeli, Kurtulmuş’u kapıda karşıladı. Yaklaşık 45 dakika süren görüşmenin ardından Kurtulmuş, açıklama yaptı. Kurtulmuş, TBMM’nin 1 Ekim’de açılacağını hatırlatarak, “Yeni dönemde, Meclis’imizi çok sayıda önemli görevler bekliyor. Bunun en başında TBMM’de, nezaketli bir dilin, olgun demokratik müzakereci bir üslubun ve Türk milletinin şanına yaraşır bir şekilde hal ve hareketin ortaya konulması, bu anlamda da Meclis’in daha fonksiyonel bir şekilde çalıştırılması için karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Meclis’in önünde; yeni anayasa, Meclis iç tüzüğü, Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası gibi demokratik seviyemizi daha ileriye taşımamız için çalışmamız gereken hususlar var. Tüm bunların ve diğer konuların müzakere edilebilmesi için her şeyden evvel temiz ve olgun bir dile, müzakereci bir üsluba ve TBMM’de milletin bizlere vermiş olduğu bu sorumluluğu taşıyacak bir şuura ihtiyacımız olduğu ortadadır. İnşallah diğer siyasi partilerle de görüşmelerimizi sürdürerek, 1 Ekim’den itibaren Türkiye’de çok yapıcı, fevkalade fonksiyonel bir Meclis çalışmasını ortaya koymak için gayret edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediye Başkanı İsmail Çizikci, zabıta teşkilatının 198’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Zabıta Müdürlüğünü ziyaret etti.
Burada personelle sohbet eden Çizikci, Zabıta Haftası’nı tebrik etti.
Ziyarette kuruluş yıl dönümü nedeniyle pasta kesildi.
Cizikci, zabıta ekiplerinin ilçenin düzeni ve güvenliği için gayretle çalıştığını söyledi.
Ekiplere teşekkür eden Çizikci, “Halkımızın huzuru ve esenliği için gece gündüz demeden görev yapan tüm zabıta personelimize teşekkür ediyorum. Zabıta Haftanızı kutluyor, başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜİK’in bugün açıkladığı verilere göre aylık enflasyon yüzde 2,47, yıllık enflasyon ise yüzde 51,97 oldu. TÜED Genel Başkanı Kazım Ergün, verilere ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Ergün, şu ifadeleri kullandı:
“Son iki yıldır yüksek enflasyonla yaşayan bir ülke olmamızdan en büyük zararı emekliler görüyor. Yüksek enflasyon, gelirleri küçülttüğü gibi gelir dağılımını da bozmaktadır. Milli gelirden en az payı emekliler alıyor. Emekli aylıklarının yetersiz kalması nedeniyle alım gücü düştüğünden emekliler sağlıklı beslenemiyor. Devletimizin, anayasamızda güvence altına alınan ve kutsal hak olan emekliliği koruması ve geliştirmesi için emeklilerimize hak ettiği aylığı vermesi gerekir. Emekli aylıkların hesaplanması ve artışı, TÜFE oranlarına göre yapılması hak kayıplarına neden olmaktadır. Kök aylıkların düşmesi, enflasyon ile birlikte hesaplama sisteminden kaynaklanıyor. Gerçek enflasyonu yansıtmayan bir hesaplama sistemi ile emekli aylıklarına yapılan zamların küçültülmesi, emeklilerin alım gücünü de düşürmektedir. Şeffaf bir enflasyon hesaplaması için sepete yer alan madde fiyatlarının açıklanması ve kamuoyu ile paylaşılması gerekir. Emeklinin gıda, kira, elektrik, su ve yakıt giderleri incelendiğinde enflasyonun yıllık bazda açıklanan oranların çok üzerinde olduğu net bir şekilde görülmektedir.
‘EMEKLİLERE HAK ETTİKLERİ PAY VERİLMELİ’
TÜİK, çalışanlar ve emekliler için yeni bir endeks oluşturmalıdır. Bu yapılmadığı sürece emekli aylıkları da küçülmeye devam edecektir. Temmuz ve ağustos aylarında konut (kira), eğitim, elektrik, ulaşım ve su fiyatlarına yapılan yüksek oranlı artışlara rağmen son iki ayda TÜFE artışının yüzde 5,78 olarak açıklanmasına inanan emekli yoktur. Kaldı ki, her ay açıklanan enflasyon ile emeklilere verilen zamlar erimektedir. Örneğin son iki aylık yüzde 5,78’lik enflasyon nedeniyle en düşük emekli aylığının alım gücü 12 bin 500 TL’den 11 bin 777 TL’ye gerilemiştir. Emekliler çarşı-pazara çıkamaz duruma gelmiştir. Emekli aylıkları en azından açlık sınırının altında olmamalıdır. Bu nedenle TBMM açıldığında seyyanen bir iyileştirme yapılması, zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren emeklilerimiz için bir can suyu olacaktır. Devletimiz, toplanan vergilerden ve büyüyen ekonomiden emeklilere hak ettiği payı vermelidir. TBMM açılır açılmaz, emeklilere seyyanen zam konusu ele alınmalıdır.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü belirterek, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” dedi.
Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya çıkarılan Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerin aile kurmalarını desteklediklerini belirtti. Projenin pilot uygulamasını deprem bölgesi olan Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da başlattıklarını hatırlatan Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü ifade etti. Projeye başvuruların 15 Şubat itibarıyla ‘www.aile.gov.tr’ adresi üzerinden alınmaya başlandığını belirten Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” diye konuştu.
‘KARABÜK, BARTIN, ZONGULDAK’I DAHİL ETTİK’
Aile ve Gençlik Fonu’nda yeni bir döneme geçtiklerini ve projenin pilot uygulamasının ikinci bölümünü başlattıklarını açıklayan Bakan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na TÜİK verilerine göre doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ı dahil ettik. Bu 3 ilden şartları sağlayan çiftlerimizin başvurularını almaya başladık” ifadelerini kullandı.Yeni eklenen illerin yanı sıra söz konusu destekten daha fazla çiftin yararlanabilmesi için şartları da kolaylaştırdıklarını vurgulayan Göktaş, desteğe başvuru şartlarının arasında yer alan çiftlerin toplam gelirlerinin 2 asgari ücreti aşmaması şartında düzenlemeye gidildiğini belirtti.Pilot uygulama kapsamında sahadan aldıkları dönüşler ve vatandaşların talepleri kapsamında gelir kriterinde yeni düzenleme yaptıklarını aktaran Bakan Göktaş, “Gelir kriterini, kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2,3 asgari ücrete çıkartıyoruz. Böylece daha fazla gencimizin desteğimizden yararlanmasının önünü açmış oluyoruz” dedi.Göktaş, Bakanlık olarak gençleri desteklemeyi sürdüreceklerini söyledi.
Haber: Ruken KADIOĞLU /ANKARA,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zelenskiy, Telegram hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, Rusya’nın, Ukrayna’nın Poltava bölgesine füze saldırısı gerçekleştirdiğini duyurdu.
Saldırıda iki balistik füzenin kullanıldığını savunan Zelenskiy, saldırı sonucu Poltava’daki bir enstitünün kısmen yıkıldığını ve yanındaki hastanenin de hasar gördüğünü ifade etti.
Zelenskiy, mevcut bilgilere göre saldırıda 41 kişinin öldüğünü,180 kişinin yaralandığını aktardı.
Enkaz altında insanların olduğunu aktaran Zelenskiy, olay yerinde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.
Ukrayna’nın daha çok hava savunma sistemine ihtiyaç duyduğunu kaydeden Zelenskiy, “Bizi Rus teröründen koruyabilecek uzun menzilli saldırılara şimdi ihtiyacımız var, daha sonra değil.” ifadelerini kullandı.


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzincan Emniyet Müdürü Zafer Baybaba’ya Vali Yardımcıları Yusuf İzci, Ömer Özbay, Rumeysa Sena Kurt ve Kaymakam adayı Hikmet Saka hayırlı olsun ziyaretinde bulundular.
Emniyet Müdürü Baybaba misafirlerine nazik ziyaretlerinden dolayı memnuniyetlerini belirterek teşekkürlerini iletti. – ERZİNCAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(İZMİR) – Bir sokak röportajında Instagram’a erişim engeli getirilmesine ilişkin kullandığı ifadeler nedeniyle tutuklanan ve sonrasında tahliye edilen Dilruba Kayserilioğlu hakkında istenen ceza belli oldu.
Dilruba Kayserilioğlu hakkında hazırlanan iddianamede, Dilruba’nın sorgusunda “gerizekalı” sözleriyle herhangi bir grubu hedef almadığı ve ifade özgürlüğü kapsamında o sözleri sarf ettiğini belirttiği ifade edildi.
İddianamede, “Şüphelinin İzmir Sulh Ceza Hakimliğinde alınan sorgu beyanında; soruşturmada verdiği ifadeleri aynen tekrar ettiği, herhangi bir şahsi grubu hedef almadığı, eleştiri ifade özgürlüğü kapsamında sorulan soruya cevap verdiğini, hakaret amaçlı herhangi bir ifade de bulunmadığını, farklı bir anlam yada anlaşılmaya sebep olduysa özür dilediğini açıkladığı görülmüştür” denildi.
İddianamede, Dilruba hakkında TCK 216/1-2 maddesinde düzenlenen “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik ve aşağılama” suçlarından ceza isteniyor. Söz konusu maddeler, 1 yıldan 3 yıla ve 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.
İddianamede ayrıca, TCK 218. maddesi uyarınca suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde verilecek cezaların yarı oranına kadar arttırılabileceği de yer aldı.
Dilruba Kayserilioğlu, 12 Ağustos’ta tutuklanarak cezaevine gönderilmiş ve 29 Ağustos Perşembe günü akşam saatlerinde tahliye edilmişti.
Dilruba Kayserilioğlu, bugün saat 14.00’de İzmir 35. Asliye Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süleyman Bülbül, yaptığı yazılı açıklamada, 9 Eylül’de başlayacak olan 2024-2025 yılı eğitim-öğretim yılı öncesinde öğrenci ve velilerin geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 300’e yakın zamlanan kırtasiye ürünleri yüzünden zor durumda olduğunu belirtti. Forma fiyatlarının da en az kırtasiye ürünlerinin fiyatları kadar arttığını söyleyen Bülbül, asgari ücretin 17 bin 2 TL olduğu yerde, iki çocuğun okula başlangıç masrafı 10 bin TL ile 14 bin TL arasında değiştiğine dikkati çekti.
Bülbül, şunları kaydetti:
“Okul zili, 9 Eylül Pazartesi günü çalacak. Yeni eğitim öğretim yılı ise öğrenciler ve veliler için coşkuyla başlayamıyor. Veliler, geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 300’e yakın zamlanan kırtasiye ürünleri yüzünden mutsuz, umutsuz. En uygun fiyatlı ürünlere bakıldığında bile fiyatlar cep yakıyor. Sözde parasız eğitim, asgari ücretle çocuklarını okutmaya çalışanların belini büküyor. Eğitim malzemelerine erişim konusunda bile öğrenciler arasında eşitsizlik büyüyor.
“2023’te 200 TL olan çanta 350 TL oldu”
Ucuzluk marketlerinde geçtiğimiz yıl 200 TL’ye satılan bir okul çantası bu yıl 350 TL’ye satılıyor. İyi bir okul çantası almak ise 700 TL ile 2 bin 500 TL arasında değişiyor. Okul çantaları ise en uygun fiyatlı haliyle bile 5 ile 7 bin TL arasında doluyor. Asgari ücretin 17 bin 2 TL olduğu yerde, iki çocuğun okula başlangıç masrafı 10 bin TL ile 14 bin TL arasında değişiyor. Bir asgari ücretli bunu nasıl karşılayacak?
Tişört, gömlek, ceket, etek, pantolon ve eşofman takımı almak zorunda olanlar için ise masraflar daha da büyüyor. 2023’te 2 bin TL olan forma masrafı bu yıl bir tişört, kazak, ceket ve pantolon alındığında en az 4 bin TL’yi buluyor. Yeni okula başlayacaklar için 14 bin TL bir bütçe gerekiyor. Bu ekonomik baskının olduğu ortamda, ailelerin yükünün hafifletilmesi gerekmektedir. Kırtasiye yardımları, burslar ve okul masraflarının karşılanması gibi önlemler alınmaya çalışılsa da ülkemizde AKP iktidarının sürüklediği yaşam şartları ile baş etmek artık imkansız hale gelmiştir.
“Veliler umutsuz, öğrenciler formasız”
Velilerimiz, umutsuz ve mutsuz, öğrencilerimiz ise çanta, forma, defter olmada en temel malzemelere erişemeyerek yeni eğitim öğretim yılına başlamaktadır. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımızı eğitim öğretim hayatlarının ilk gününde dahi yoksulluğu düşünmeye iten bu halin artık sonu gelmelidir. Çocuklarımıza bir okul çantası bile alırken zorlanmak AKP iktidarının en büyük başarısızlığı ve ülkemizin geleceğine karşı işlenmiş bir ayıptır. Eğitimde fırsat eşitsizliği, yoksulluğun yaratacağı sosyolojik yıkım geleceğimizi ve nesillerimizi tehdit etmektedir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DIŞİŞLERİ, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi, İsrail’e verilen 30 silah ihracatı lisansının askıya alındığını, verilen toplam lisansın ise 350 olduğunu açıkladı.
Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi’nden yapılan açıklamada, ” Hükümet, İsrail’in uluslararası insancıl hukuka uygunluğunun gözden geçirilmesinin ardından, Gazze’deki askeri operasyonlarda kullanılmak üzere İsrail’e silah ihracatı lisanslarını askıya alma kararı aldı. Birleşik Krallık’ın sağlam ihracat lisansı kriterleri, ürünlerin Uluslararası İnsancıl Hukukun (UİH) ciddi şekilde ihlal edilmesi ya da ihlal edilmesinin kolaylaştırılması amacıyla kullanılması halinde hükümetin ihracat lisansı vermeyeceğini belirtmektedir. Bu askıya alma kararı Birleşik Krallık’ın İsrail’in güvenliğine yönelik kararlı desteğini değiştirmeyecek olup karar gözden geçirilmeye devam edilecektir” denildi.
350 LİSANSTAN 30’U ASKIYA ALINDI
Bakanlık, İsrail’e verilen 350 silah ihracatı lisansından 30’unun askıya alındığını belirterek, “Bu değerlendirmeler İsrail’in uyumu konusunda ciddi endişelere yol açmıştır ve hükümet bu 30 lisans kapsamında İsrail’e ihraç edilen ürünlerin ciddi UİH ihlallerinde kullanılabileceğine dair açık bir risk olduğu sonucuna varmıştır ve bu nedenle bugünden itibaren bazı ihracatları derhal askıya almaktadır. Bu karar, İngiliz bakanların İsrail’e Gazze’deki sivillere hayat kurtarıcı gıda ve tıbbi malzemelerin ulaştırılması ve tutuklulara daha iyi muamele ve erişim sağlanması için daha fazlasını yapması yönünde defalarca yaptıkları çağrıların ardından geldi” ifadeleri kullanıldı.
Askıya alınan ürünler arasında savaş uçakları, helikopterler ve insansız hava araçlarının da bulunduğu vurgulanarak, “Askıya alma, Gazze’deki mevcut çatışmalarda kullanılan ve İsrail’e verilen toplam 350 lisansa karşılık IDF’ye giden yaklaşık 30 ürün için geçerli olacak. Askıya alınan kalemler arasında savaş uçakları, helikopterler ve insansız hava araçları da dahil olmak üzere askeri uçaklarda kullanılan önemli parçaların yanı sıra Gazze’de kullanılabilecek yer hedeflemesini kolaylaştıran kalemler de yer almaktadır. Gazze’deki mevcut çatışmada askeri kullanım için olmadığını değerlendirdiğimiz ve bu nedenle askıya alınmasını gerektirmeyen bir dizi ihracat lisansı bulunmaktadır” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Kocaeli Milletvekili Harun Özgür Yıldızlı, Karamürsel Belediyesi’ne destek olmak amacıyla kendi şirketinin iş makinelerini belediye hizmetine sundu. Karamürsel Belediye Başkanı Ahmet Çalık ise şunları söyledi:
“Milli mücadele esnasında nasıl toplumsal olarak birlik ve dayanışma ruhu ile zorlukları aşmışsak, bugün de yine birlik ve dayanışma ruhu içinde belediyelerimizin eksikliklerini tamamlayarak halkımıza en iyi hizmeti kesintisiz bir şekilde vermeye devam edeceğiz. Kocaeli Milletvekilimiz kendi şirketine ait iş makinelerini Karamürsel Belediyemizin hizmetine sunmuştur. Karamüsel halkı adına teşekkür ediyorum.”
“İmece kültürü bizim genlerimizde var”
Çalık’ın ardından açıklama yapan Yıldızlı da, “İmece kültürü bizim genlerimizde var. Karamürsel halkına daha iyi hizmet edebilmek için birlikte yola çıkmıştık. Çorbada bizim de tuzumuz olsun diyoruz. İnşallah daha güzel günlerde görüşmek dileğiyle” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yankı Bağcıoğlu, “TCG PİRİREİS denizaltısının hizmete girişinin ardından savunma sanayisinin karşılaştığı sorunlar ve alınması gereken derslerle” ilgili yazılı açıklama yaptı. TCG PİRİREİS’in donanma için oyun kurucu rolünde olacağını belirten Bağcıoğlu, şu görüşleri dile getirdi:
“Gecikmiş olmakla birlikte özellikle günümüz deniz harekatının başarısı açısından hayati önemi haiz olan havadan bağımsız denizaltılarımızın ilki olan TCG PİRİREİS’in donanmamıza kuvvet çarpanından da öte ‘Oyun Kurucu’ olarak katkı sağlayacağından eminim.
Denizaltı proje takvimini detaylı bir şekilde incelediğimizde, konsept ve tasarım çalışmalarına 1993 yılında başlandığını, inşasına yönelik olarak Savunma Sanayi İcra Komitesi kararının 2005 yılında alındığını ve TCG PİRİREİS’in inşasına ise ancak 2015 yılında başlandığını görmekteyiz. Bu bağlamda 2024 yılında hizmete girmesinden gurur ve mutluluk duyduğumuz bu geminin konsept çalışmaları başladıktan 30 yıl, inşasına karar verildikten sonra 19 yıl ve inşasına başladıktan 9 yıl sonra hizmete girdiği göz önüne alındığında bu proje ve TF-2000 Hava Savunma Muhribi, ALTAY Ana Muharebe tankı gibi kritik yeteneklerin envantere girmesindeki gecikmelerin nedenleri ve çözüm önerileri üzerinde de düşünmemiz ve alınması gereken dersleri çıkarmamız gerektiğini değerlendiriyorum.
Türkiye’nin bölgesindeki ülkeler, denizaltı filolarını nitelik ve nicelik olarak geliştirmek için son 20 yılda büyük ve kapsamlı projeler yürütmüşlerdir. Yetenek kazanılmasında yaşanan bu gecikmenin nedenlerinin masaya yatırılması ve arkasındaki temel sorun alanlarının ALTAY tankı, TF-2000 Hava Savunma Muhribi gibi tüm savunma sanayi projelerini de kapsayacak şekilde ivedi bir şekilde çözülmesi gerekmektedir.
Projenin harekat ihtiyacı ve konsept geliştirme çalışmalarının 1993 yılında başladığı göz önüne alındığında harekat ihtiyacını belirlemekten sorumlu makam Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığının dünyadaki askeri teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ihtiyacı doğru bir şekilde ortaya koyduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Askeri projelerde harekat ihtiyacının tanımlanması ve ihtiyacı tanımlanmış yeteneğin envantere girmesi arasında geçen sürenin aynı/ benzer sınıf gemilere ilişkin örneklerde de görüldüğü gibi genellikle 10 – 15 yıl olduğu göz önüne alındığında bu gemilerin çok daha önce Türk Deniz Kuvvetleri envanterinde yer almasını beklemek gerçekçi bir tespit olacaktır.
“Sınırlı kaynakların etkin bir biçimde kullanılmadığı aşikar”
Türk milletinin gönülden desteği ve iktidarın yerli ve milli hedefli söylemlerine rağmen milli savunma sanayimizin olması gereken seviyeden daha geride olduğu, sınırlı kaynakların etkin bir biçimde kullanılmadığı aşikardır. Daha da ileriye gitmek için bu gerçeği kabul edip dersler çıkarmamız gerekmektedir.
Bu bağlamda siyasi etkilere çok açık bir hale gelen Savunma Sanayi İcra Komitesi ve Savunma Sanayi Başkanlığı’nın TSK ihtiyaçlarını ve bu ihtiyaçların öncelik durumlarını çok fazla göz önüne almadan inşa, temin, programlama ve bütçeleme kararlarını vermesi ve ihaleleri yine önceden seçilmiş, hükümete yakın belirli savunma sanayi firmalarına yönlendirmeye çaba sarf etmesi de ana sorunların başında gelmektedir. Özellikle son dönemde bazı büyük savunma sanayi firmalarının yarış dışı bırakılarak hükümete yakın iş adamlarına ait firmalara öncelik verilmesi de bu sorunun bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına yönelik olarak planlama, tedarik ve bütçeleme sisteminin işlemesinde aksaklıklar olduğu gözlenmektedir. İhtiyaçların zamanında giderilmesinden de öte, Türkiye’ye ulusal güvenlik ve dış politikada ağır yükler ve tehditler yaratabilecek kabiliyet zafiyetleri ortaya çıkmaktadır. Çözüm, silahlı kuvvetlerimize ve dolayısı ile savunma sanayine yönelik savunma alımlarını akıl, bilim ve temel ahlaki değerler ışığında şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin acil ihtiyacı olan sistemlere öncelik vermek ve kaynakları etkin şekilde kullanarak TCG PİRİREİS denizaltısı, TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi veya ALTAY tankı projelerinin olumsuz örneklerinde de olduğu gibi, rakiplerimizin gerisinde kalmayacak şekilde yeni bir yapısal ve sistemsel değişikliği hayata geçirmektir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yanık, Müslüman ülkelerdeki insan hakları ihlalleri, dünyada artan İslamofobi ile Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin Uygur Türkleri ve diğer azınlıkların karşılaştığı insan hakkı ihlalleriyle ilgili raporuna ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de sürdürdüğü işgal ve katliamların soykırım şeklinde devam ettiğini vurgulayan Yanık, dünya genelinde çatışmaların yaşandığı ve insan hakları evrensel ilkelerinin ihlal edildiği bölgelerin önemli bir kısmının Müslüman topluluklarının yaşadığı yerler olduğuna dikkati çekti.
Batı dünyasında yükselen bir İslamofobi olduğunun altını çizen Yanık, “Dünyada, insan hakları ihlali yaşanan yerlerin savunuculuğunu yapacak, insan hakları ihlallerine karşı sesini yükseltecek savunucuların olacağı yerlerde, İslamofobi ile beraber hak ihlallerini besleyen ve maalesef meşru gösteren bir sürecin geliştiğini görüyoruz.” dedi.
Hindistan ve Pakistan sınırında 1947’den beri süregelen Keşmir sorununun, Myanmar’daki Arakanlı Müslümanlar ile Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki vatandaşların yaşadığı insan hakları ihlallerinin devam ettiğine işaret eden Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün insan hakları konseptinde temel olan yaşama, mülkiyet, çalışma, seyahat ve iletişim hakkı gibi konuları artık kimse konuşmuyor. Bunların dışında çevre hakkından temiz havaya ve suya erişim gibi haklar konuşmaya başladık. Ama hala Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde temel insan haklarından yaşama, çalışma, aile kurma haklarından bahsediyoruz. BM’nin iki yıl önce hazırladığı raporun somut sonuçları itibarıyla Sincan’da zorla yerinden etmenin yaygın olarak kullanıldığı, cezalandırma yöntemi olarak hapse atma, insanların üreme ve aile olma hakkının engellendiği, seyahat hakkının alındığı, din ve vicdan özgürlüğü ile alakalı sorunlardan bahsediyoruz. Geçen iki yıl içerisinde hiçbir değişikliğin olmadığını ve şikayetlerin devam ettiğini görüyoruz. 1970’lerde nüfusunun yüzde 80’e yakını Müslüman olan Sincan Özerk Bölgesi’nde sistematik bir demografik dönüşüm olduğunu, insanların yerinden edildiğini görüyoruz.”
“Karşımızda BM’nin aldığı kararlarla dalga geçen bir İsrail var”
BM’nin uluslararası hukuk sözleşmelerine taraf olan ülkelerin, insan hakları ilkeleri ve hukuk kurallarına uyacağını taahhüt ettiğini belirten Yanık, ancak Çin ve İsrail gibi ülkelerin bunlara uymadığını söyledi.
Yanık, “Karşımızda, BM’nin bugüne kadar aldığı hiçbir karara uymayan, uymadığı gibi adeta bu kararlarla dalga geçen bir İsrail var. O halde uluslararası toplum olarak yapılan tespitlere, gözlemlere uygun bir biçimde insan hakları konseptini yükseltmemiz, dünyanın neresinde olursa olsun, kim olursa olsun insan hakları ihlallerine karşı tutum almamız ve bununla mücadele etmemiz gerekiyor. Cumhurbaşkanı’mızın ‘Dünya beşten büyüktür’ vurgusunun ısrarla devam etmesinin aslında ne kadar önemli olduğunu Çin örneğinde de olduğu gibi görüyoruz.” diye konuştu.
İsrail’in Gazze’deki katliamlarına karşı İngiltere’de son bir buçuk aydır devam eden gösterilerin aşırı sağcıları rahatsız ettiğini dile getiren Yanık, şunları kaydetti:
“İngiliz toplumunun Filistin’deki katliama karşı son derece barışçıl ses yükseltmeye başladığında aşırı sağcılar birden harekete geçti ve bu, adeta bir İslamofobi dalgasına dönüştü. Hatta İngiliz siyasetçilerden bir tanesi ‘Allahu Ekber diyenin tutuklanması gerekir’ gibi bir cümle kurdu. İslamofobi’ye ve Müslüman coğrafyalardaki insan hakları ihlallerine bu kadar gözünüzü kapattığınızda bunun yansımaları sadece oldukları yerde kalmıyor, bütün dünyayı yakan bir ateşe dönüşüyor. İsrail şu anda Filistin’i katlediyor ama öbür taraftan Lübnan’a, Suriye’de Golan Tepeleri’ne saldırmaya devam ediyor. Belki İran’la devam edecek ve önce bölgesel sonra da küresel bir tehdide dönüşecek bir konudan bahsediyoruz. O yüzden İslamofobi ve Müslümanlara yönelik insan hakları ihlalleri sadece Müslümanların değil bütün insanlığın meselesidir. Herkesin buna karşı durması gerekir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 26 Ağustos-1 Eylül’de ilçe genelindeki operasyon ve denetimler kapsamında çok sayıda ev, iş yeri ve aracı aradı.
Çalışmada, ruhsatsız olduğu tespit edilen 15 av tüfeği, 40 tabanca ve 6 kurusıkı tabanca, silah yapımında kullanılan parçalar, çelik yelek, çok sayıda mermi ve kartuş ile 158 uyuşturucu hap bulundu.
Ele geçirilen suç unsurlarıyla ilgili gözaltına alınan 17 şüpheli tutuklandı.
Polis ekipleri, denetimlerde farklı suçlardan aranan 213 kişiyi de yakaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Erenler Belediye Başkanı Şenol Dinç, Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısında Kentsel Dönüşüm sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Hiçbir hak sahibinin mağdur olmadan sürecin ilerleyeceğini vurgulayan Başkan Şenol Dinç, Kentsel Dönüşüm konusunda atılan adımları aktardı. Başkan Şenol Dinç, “Kentsel Dönüşüm süreci hakkında bilgi vermek istiyorum. Şehrimiz geçmiş yıllarda yıkıcı depremler görmüş bir şehir. Bu kapsamda şehrimizi ve ilçemizi deprem başta olmak üzere her türlü doğal afete en hazır hale getirmek için ciddi adımlar atılması gerekiyor. Biz belediyemiz olarak öncelikle bir adım attık ve Afet İşleri Müdürlüğümüzü kurduk. Burada görevli ve gönüllü arkadaşlarımız ile kurduğumuz ekibimiz eğitimler gerçekleştiriyor ve her bakımdan kendilerini geliştirmeye devam ediyorlar” diye konuştu.
Başkan Dinç, “Kentsel Dönüşüm konusunda da temaslarımız geçen ay başlamıştı. İlk olarak Ankara’da ilgili kurumlarda görüşmeler gerçekleştirdik. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızda ilgili daire başkanlarına süreci detaylıca aktardık. İnşallah kısa zaman içerisinde de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum ile görüşmemiz olacak. İlçemizde başlatmak istediğimiz Kentsel Dönüşümü detaylıca sayın bakanımız ile görüşeceğiz. Bu görüşmeden olumlu ve hayırlı gelişmelerin çıkacağına inanıyorum. Bu vesileyle ifade etmek istiyorum ki, amacımız, gayemiz ilçemizi ve vatandaşlarımızı muhtemel afetlere en hazır hale getirmek. Rabbim; ülkemizi, şehrimizi ve ilçemizi her türlü afet ve kazadan muhafaza eylesin inşallah” şeklinde konuştu. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube ekipleri trafik denetimi yaptı. Bu çerçevede ekipler, hatalı park, sürücü belgesi daimi iptal olduğu halde araç kullanmak, muayene, çakar lamba, abartı egzoz, alkol, kırmızı ışık ihlali, hız sınırı aşımı denetimi yaptı. Bu çerçevede 2 bin 214 araç kontrol ederken, 342 araca 731 bin 844 TL para cezası uyguladı. Öte yandan polis ekipleri trafik denetimlerinde düğün konvoyu kurarak karayolunu kapatan sürücüleri de saniye saniye takip ederek tespit edip para cezası kesti. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, 81 ilde gerçekleştirilen ‘Mercek-24’ operasyonlarında 1975 ruhsatsız silahın ele geçirildiğini, 1878 şüpheli hakkında işlem yapıldığını açıkladı.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, il jandarma komutanlıkları ve il emniyet müdürlükleri tarafından yurt genelinde silah kaçakçıları ve ruhsatsız silah taşıyanlara yönelik ‘Mercek-24’ operasyonları düzenlendiğini belirtti. Buna göre; ev ve iş yeri baskınları ile halka açık alanlarda ve yol aramalarında 975 ruhsatsız tabanca, 410 kurusıkıdan çevrilmiş tabanca, 33 uzun namlulu tüfek, 558 ruhsatsız av tüfeği olmak üzere toplam 1975 silah ele geçirildi. 1878 şüpheli hakkında işlem yapıldı.
Operasyonları düzenleyen kamu görevlilerini tebrik eden Yerlikaya, “Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; ruhsatsız silah temin edenleri bir bir yakalayıp adalete teslim etmeye devam edeceğiz. Sizlerin dua ve desteğiyle kendi karanlık düzenlerinin hakim olmasını isteyen suç odaklarıyla mücadelemiz aralıksız sürecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’nın Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Zabıta Teşkilatı’nın kuruluşunun 198. yıldönümü münasebetiyle Zabıta Müdürlüğü personelini makamında ağırladı.
Çetin, vatandaşların sağlığı, huzuru ve güveni için gece gündüz demeden canla başla çalışan mesai arkadaşlarının Zabıta Haftasını tek tek tebrik etmesinin ardından anı ölümsüzleştirmek adına hatıra fotoğrafı çektirdi.
Çetin, yaptığı konuşmada, “Zabıta birimimiz belediyenin en önemli birimlerinden birisidir. Zabıta ekiplerimiz, belediyemizin gören gözü, işiten kulağıdır Toplumun huzur ve güvenliğini sağlamak için gece gündüz demeden özveriyle çalışan Zabıta Teşkilatımızın Zabıta Haftası’nı tebrik ediyor, çalışmalarında kolaylıklar diliyorum” ifadesini kullandı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ARDAHAN – Türkiye’nin Gürcistan sınırında, Kafkaslar ve Orta Asya’ya açılan kapısı konumundaki Posof Türkgözü Sınır Kapısı’nda Rusya- Ukrayna savaşı nedeniyle tır yoğunluğu devam ediyor.
Türkiye’nin Gürcistan üzerinden Kafkas ülkelerine açılan Ardahan’ın Posof ilçesindeki Türkgözü Gümrük Kapısında tır kuyruğu devam ediyor.
Ukrayna-Rusya savaşı nedeniyle güzergah değiştiren tırlar, Türkiye ile Gürcistan arasındaki Posof-Türkgözü Gümrük Kapısı’nda yoğunluk oluşturdu. Tır kuyruğunun 3 kilometreyi bulduğu gümrük kapısında sürücüler, Posof-Türkgözü Gümrük kapısından geçmek için uzun süre beklemek zorunda kalıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri arananların yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor.
Ekipler, bu kapsamda, kasten öldürmeye teşebbüs, basit yaralama ve güveni kötüye kullanma suçundan kaydı bulunan 4 kişinin yerini tespit etti.
Operasyon sonucu yakalanan 4 kişinin işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Kasım Gülpınar’ın, Yeniden Refah Partisi’nden istifa etmesinden sonra Genel Başkan Fatih Erbakan, katıldığı televizyon programında istifaya ilişkin konuştu. Erbakan, halkın yüzde 79’unun istifa etmemesi yönündeki görüşüne rağmen Gülpınar’ın istifa etmesinin hayır getireceğini düşünmediklerini belirtti. Erbakan açıklamasında şunları söyledi:
“Bir takım duyumlar geliyordu bize ama net bir durum söz konusu değildi. Bugün bu şekilde bir gelişme oldu. Biz buna tabi şaşırdık. Herhangi bir istişare olmadı, maalesef olmadı. Bizimle zaten olmadı, genel başkan yardımcılarımızla da herhangi bir istişare olmadı hatta belediye meclis üyeleri ve oradaki merkez ilçe Karaköprü belediye başkanımız bugün Kasım beyin sabah 09.00’da belediye meclis üyeleri ile yaptığı toplantıda buna vakıf oldu. Dolayısıyla üzülerek söylüyorum bir istişare ile alınmış karar değil. Bizimle zaten nasıl istişare olacak, ‘biz sizden ayrılacağız’ dediği zaman biz ne diyebiliriz? Tabi ki ayrılma, böyle şey mi olur diyeceğiz. İstişare kelimesi aslında çok mantıklı değil. Böyle bir şey de zaten olmadı. Bilgi verme gibi de söylüyorsa öyle bir şey de olmadı. Belediye meclis üyeleri ile yapmış olduğu toplantıda kendisi bizzat ifade ediyor 21 belediye meclis üyesi orada şahit, Karaköprü Belediye Başkanımız Nihat Çiftçi Bey şahit, ‘ben anket yaptırdım, ankete göre halkın yüzde 79’u istifa etme diyor ama ben çalışamıyorum, baskılar oluyor, taleplerim geri çevriliyor, projelerim onaylanmıyor, o nedenle istifa etmem gerekiyor, edeceğim’… Şimdi halkın yüzde 79’una rağmen yapılan bir işten çok hayır geleceğini düşünmüyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) tarafından Rodoplu’nun Gümülcine’ye bağlı Semetli köyündeki kabri başında düzenlenen anma törenine Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet, BTAYTD Başkanı Hüseyin Baltacı, Rodoplu’nun eşi Ayşe Rodoplu, kızları Sevgi ve Sevda Rodoplu ile çok sayıda Batı Trakyalı Türk katıldı.
Konuşmasında İsmail Rodplu’nun dürüst biri olduğunu, saygıyla anıldığını belirten Müftü Şerif, kendisi gibi birçok kişinin hayatında da onun derin izler bıraktığını ifade etti.
Şerif, Sadık Ahmet ve Rodoplu ile birlikte aday oldukları dönemi ve yaşadıkları zorlukları hatırlattı. Şerif, Sadık Ahmet ile kendisinin adaylık başvurularının kabul edilmediğini fakat Rodoplu’nun bağımsız milletvekili olarak meclise girdiğini söyledi.
BTAYTD Başkanı Baltıcı konuşmasında, Rodoplu’nun ve arkadaşlarının Batı Trakya Türkleri için verdikleri hak mücadelesinin örnek alınması gerektiğini hatırlattı.
İsmail Rodoplu kimdir
1938 yılında Batı Trakya’da, Gümülcine şehrine bağlı Semetli köyünde doğan İsmail Rodoplu, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın karşılaştığı sorunları uluslararası platformlarda dile getirerek, Türklerin haklarını savunmada önemli rol oynadı.
1982 yılında Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği’nin kurucuları arasında yer alan Rodoplu, 1983-1992 yılları arasında derneğin başkanlığını yaptı. Bu süreçte, Batı Trakya Türklerinin eğitim haklarını savunmak ve toplumun haklarını korumak için çeşitli faaliyetlerde bulundu.
1977’de “Gerçek” adında bir gazete çıkararak, azınlık toplumunun sesi oldu ve özgürlük mücadelesini basın yoluyla da sürdürdü.
Rodoplu, Rodoplu, Batı Trakya Türk azınlığının siyasi hayatında dönüm noktası olan “bağımsız liste hareketi”nde de önemli bir rol oynadı. 5 Kasım 1989 genel seçimlerinde, bağımsız aday olarak katıldığı seçimleri kazanarak, 1990 yılına kadar Yunan Parlamentosu’nda milletvekilliği yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Adalet Peşinde Aileleri Platformu yeni adli yıla ilişkin açıklama yaparak hakim ve savcılara seslendi. Platform tarafından yapılan açıklamada 6 Şubat depremleriyle ilgili başlatılan davalarda geçen süreye rağmen önemli bir ilerleme kaydedilmediği belirtildi.
Platform tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“6 Şubat 2023’te meydana gelen depremde binlerce kişi hayatını kaybetti. Bu trajik olayın ardından başlatılan davalarda, geçen süreye rağmen önemli bir ilerleme kaydedilmemiştir. Mahkemeler tarafından alınan olumsuz kararlar, mağdur ailelerde derin bir üzüntü ve hayal kırıklığı yaratmıştır. 19 ayın ardından, bu büyük felaketin sorumluları ya hiç tutuklanmamış, firari durumda ya da serbest bırakılmıştır. Tutuklu bulunanlar ise yalnızca bilinçli taksirle yargılanmaktadır. Bu durumu kabul etmemiz mümkün değildir. Yeni adli dönemde, hakim ve savcıların adil ve vicdanlara uygun kararlar vermelerini talep ediyoruz. Deprem suçlularının hak ettiği cezaları almasını ve adaletin yerini bulmasını umut ediyoruz. Adaletin sağlanması ve mağdur ailelerin beklentilerinin karşılanması için gerekli adımların atılmasını talep ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Irak’ın kuzeyinde, teröristlerin de bulunduğu değerlendirilen mağara, sığınak, barınak, depo ve terör örgütünün kullandığı tesislerden oluşan 20 hedef, yapılan hava harekatı ile imha edildi. Milli Savunma Bakanlığı’ndan harekata ilişkin X hesabı üzerinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“PKK/KCK ve diğer terörist unsurları etkisiz hale getirerek Irak kuzeyinden halkımıza ve güvenlik güçlerimize yönelik terör saldırılarını bertaraf etmek ve hudut güvenliğimizi sağlamak maksadıyla Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın 51’inci maddesinden doğan meşru müdafaa haklarımız doğrultusunda, Irak’ın kuzeyinde bulunan Metina, Zap, Gara, Hakurk, Kandil ve Asos bölgelerindeki terörist hedeflerine 2 Eylül 2024 tarihinde hava harekatı icra edilmiş; icra edilen hava harekatıyla Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) tarafından kullanılan ve içerisinde sorumlu düzeyde teröristlerin de bulunduğu değerlendirilen mağara, sığınak, barinak, depo ve terör örgütünün kullandığı tesislerden oluşan 20 hedef imha edilmiştir. İcra edilen bu harekatta, azami oranda yerli ve milli mühimmat kullanılarak, çok sayıda terörist etkisiz hale getirilmiştir.
Asil milletimizin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri, geçmişte olduğu gibi bugün de ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için terörle mücadeleye son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar azim ve kararlılıkla devam edecektir. Bu harekat sırasında; masum insanların, dost unsurların, tarihi eserler ile çevrenin zarar görmemesi için her türlü tedbir alınmıştır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Töre, Artvin Çoruh Üniversitesince Nihat Gökyiğit Kültür Merkezi’nde düzenlenen ” Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. Yılı” panelindeki konuşmasında, Kıbrıs meselesinin Türk milletinin milli davası ve bekası olduğunu söyledi.
Kıbrıslı Türklerin, Türk milletinin kendisi olduğunu, geçmişten bugüne milli ve manevi kimliklerini koruduğunu anlatan Töre, “Zaman zaman içimizden hainler çıkıyor, Türkiye’ye laf atıyorlar. ‘Türkiye ve Türk askeri misafirdir, artık gitsin.’ diyorlar. Türk askerine Kıbrıs’ta laf söyleyenler haindirler, Türkiye’yi Kıbrıs’ta istemeyenler haindirler. ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulmasaydı daha iyi olurdu, ayağımıza kurşun sıktık.’ diyenler haindir, ‘İstiklal Marşı bizim değildir.’ diyenler haindir.” ifadelerini kullandı.
“Bedendeki can çıkarsa ceset olur, Türkiye adadan çıkarsa biz de öyle oluruz”
Töre, dahili ve harici hainlere karşı uyanık olmaları gerektiğini dile getirdi.
Türk askerinin Kıbrıs’ta ev sahibi olduğunu vurgulayan Töre, şunları kaydetti:
“Türk askeri adada misafir değildir. Türkiye bizim ana vatanımızdır, Türkiye bizim milletimizdir, özümüzdür, bedenimizdeki candır, damarımızdaki kandır. Bedendeki can çıkarsa ceset olur. Türkiye adadan çıkarsa biz de öyle oluruz. Damarımızdaki kan akıp giderse hayatımızı kaybederiz. Türk ordusu bedenimizdeki candır, Türk milleti bizim damarımızda dolaşan kandır. Ne canımızdan ne kanımızdan vazgeçeriz. Bizi ne Amerikalı ne de Avrupalı ayırabilir. Bizi kimse ayırmaz.”
“Famagusta” dizisine tepki
Töre, dijital platformda yayımlanacak Kıbrıs Rum yapımı “Famagusta” dizisine ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu:
“Gelsinler Taşkent katliamını dizi yapsınlar. Gelsinler Atlılar, Muratağa, Sandallar’ı dizi yapsınlar. Gelsinler banyo katliamını dizi yapsınlar. Sadrazamköy’de bir anne, eşi ve 5 çocuğunu nasıl katlettiler? Gelsinler bunları dizi yapsınlar. Gelsinler, nasıl otobüslerin önünü çevirip hem 1958’de hem de 1964’te çalışan işçileri katlettiler? Gelsinler onları dizi yapsınlar. Netflix, o televizyon kanalı Amerika’da. Bu işin arkasında siyonizm yatıyor. Bu işin arkasında Rum, Yunan lobisi yatıyor.”
Oluşturtulmak istenen bu algının, Gazze’deki insanlık dramı ve katliamı örtmek için olduğuna dikkati çeken Töre, “50 yıl önce 74 Mutlu Barış Harekatı’nda Maraş kentini terk eden Rumları dizi yapıyorlar ve göstereceklermiş, Netflix. Bu bir oyun, emperyalistlerin, sömürgecilerin bir oyunudur. Bu tür filimler veya bu tür propagandalar Türkiye’yi yıldırmak için, Kıbrıs Türk halkını kendi milli devletinden vazgeçirmek için yapılan oyunlardır. Onun için hep birlikte emperyalizme, sömürgecilere karşı direneceğiz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Yargıtay’da yeni adli yıl açılış resepsiyonu yapıldı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Tunç, yeni anayasa tartışmaları, Can Atalay, Dilruba Kayserilioğlu, teğmenler ve Diyarbakır’da kaybolan Narin’e ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yargıtay’da yeni adli yıl açılış resepsiyonu yapıldı. Resepsiyona Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AYM Başkanı Kadir Özkaya, AYM üyeleri, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Yargıtay Üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, resepsiyonda basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Bakan Tunç, yeni anayasa sorusuna ilişkin “Katılımcı kapsayıcı bir anayasayı bu ülke yapabilir, bu meclis yapabilir ve ön yargıları bırakarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde siyasi partilerimiz, milletvekillerimiz büyük bir uzlaşmayla bir toplumsal sözleşmeyi ortaya çıkarırlarsa milletimize olan borcu ödemiş oluruz” dedi. Tunç şöyle devam etti:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir uzlaşma sağlandığında inşallah yeni anayasa olur. Bu milletimizin hakkıdır ve anayasa yapıcı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin millete olan borcudur. Bu borcu yerine getirmek milletvekillerimizin ve siyasi partilerimizin görevidir. İnşallah bu borcu yerine getiririz. Darbe anayasasıyla Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına başlamak ülkemiz açısından maalesef çok olumsuz bir durum. Bu olumsuzluğu düzeltmek de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin elinde, geniş bir kesimin görüşleri alınır, uzlaşmacı, katılımcı kapsayıcı bir anayasayı bu ülke yapabilir, bu meclis yapabilir ve ön yargıları bırakarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde siyasi partilerimiz, milletvekillerimiz büyük bir uzlaşmayla bir toplumsal sözleşmeyi ortaya çıkarırlarsa milletimize olan borcu ödemiş oluruz. Çünkü Anayasamız bizim bir darbe anayasası, vesayetçi ruha hala sahip. İçerisinde reform sayılabilecek çok önemli düzenlemeler yapıldı, değişiklikler yapıldı. Yargıyla ilgili yapıldı. Hükümet sistemiyle ilgili yapıldı. Hak arama yollarının genişletilmesiyle ilgili yapıldı. Temel hak özgürlüklerin genişletilmesi ile ilgili çok önemli reformlara sahne oldu anayasamız. Ama tabii bu çok sayıdaki değişiklik de mesela 2012 yılında yaptığımız bireysel başvuru düzenlemesi 82 Anayasasıyla bazı çelişen maddeleri iki yüksek yargı kurumumuz, Anayasa mmahkememiz ve Yargıtayımız arasında bir tartışmaya neden oldu. Tüm bu tartışmaları ortadan kaldırmanın yegane yolu Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.”
Can Atalay konusu
Bakan Tunç, milletvekilliği düşürülen Can Atalay’a ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
“Özellikle meclisteki Can Atalay’la ilgili genel görüşmeyi sorduklarında, genel görüşme neticesinde ne olacak diye gazeteciler sorduğunda, genel görüşmede milletvekilleri görüşlerini açıklayacak ve kamuoyu da öğrenecek. Ama ortada bir Yargıtayca onanmış bir kesin hüküm varken ve yeniden yargılama yapılmamışken kesin hüküm ortadan kalkmadığı sürece bu hükümle ilgili meclisin yaptığı bir oylama yok, işlem yok. Dolayısıyla ‘Meclisin bu konuda yapacağı bir işlem yok sözünü’ meclis çözüm yeri değildir şeklinde değiştirdiler. Halbuki Meclis her şeyi yapabilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi milli iradenin tecelligahıdır ve anayasayı da değiştirebilir, yeni anayasa yapabilir, yargı kurumlarımızın fonksiyonunu da değiştirebilir. Her şeye gücü yeter. Yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden daha kudretli bir kurum olamaz. Maalesef birileri hemen o genel görüşmede ne yapılabilirin cevabını alıp ‘meclis çözüm yeri değildir’ şeklinde çarpıtmaya çalıştılar. Maalesef siyasette bunlar da oluyor. Tabii biz görüşlerimizi doğru bir şekilde açıklamaya devam ediyoruz.”
“Dağı taşı arıyorlar, her yeri arıyorlar ama maalesef bulamadılar”
Diyarbakır’da kaybolan Narin Güran soruşturmasına değinen Bakan Tunç, “Asıl temennimiz Narin kızımıza sağ salim ulaşılabilmesi” diyerek şöyle konuştu:
“Narin kızımızın kaybolması bizi çok derinden sarstı. Hala on beş gündür bulunamadı. İnşallah sağ salim bulunur. Tabii devletin tüm imkanları oradaki güvenlik güçlerimiz, AFAD’ımız hepsi seferber oldular. Dağı taşı arıyorlar, her yeri arıyorlar ama maalesef bulamadılar. Tabi soruşturma devam ediyor. Soruşturma ile ilgili yayın yasağı alındı. Çünkü soruşturma ile alakalı orada televizyonlar canlı yayın yapmaya başladılar. Yani soruşturmanın selameti açısından da bu doğru değildi. Çünkü oradaki özellikle soruşturmanın selametini de korumak ve daha sağlıklı veriye ulaşabilmek gerekiyordu. O nedenle bir yayın yasağı alındı. Ama diğer taraftan aramalar devam etti. Çok sayıda kişinin ifadesi alındı. Yine orada özellikle şüpheli görülen kişilerle ilgili bir takım ifadelerden yola çıkarılarak tespitler yapıldı. İşte abisinin üzerinde bir inceleme yapıldı. Adli tıp raporu geldi. O izlerin ona ait olmadığına ilişkin bir rapor kime ait olduğunun tespit edilemediğine ilişkin bir rapor verildi. Sonrasında amcasıyla ilgili bir tutuklama kararı verildi. Orada tabii soruşturma devam ediyor. Bizim burada soruşturmanın gidişatıyla ilgili teferruatlı bilgi vermemiz mümkün değil soruşturma açısından. Ama adli tıpın bir takım tespitleri var. DNA tespitleri var. Annesi ve babasıyla kan örnekleri alındı. ve o araçta amcasının aracındaki DNA’nın uyuştuğu görüldü. Bu yönde bir rapor var ve bu kuvvetli bir şüphe. Bu şüphe nedeniyle de bugün Suç Ceza Hakimliği bir tutuklama kararı verdi. Neticede burada soruşturmanın sağlıklı bir şekilde sürmesi önemli. Mahremiyet ilkesini de koruyarak bunu yapmak lazım. Dolayısıyla hep beraber soruşturmayı da bekleyeceğiz ama asıl temennimiz Narin kızımıza sağ salim ulaşılabilmesi. bütün temennimiz bu.”
“Siyasetçilerimizin sorumlu davranması lazım”
İzmir’de yaptığı sokak röportajı sonrası tutuklanan ve geçtiğimiz günlerde tahliye edilen Dilruba Kayserioğlu’nun devam eden yargı süreci hakkında konuşan Bakan Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştirdi. Bakan Tunç, “Milletin yüzde 52 oyuyla Cumhurbaşkanı seçilen Cumhurbaşkanımıza yönelik kabul edilemeyecek ifadeler kullanması, kabul edilemeyecek ifadeler kullanması kullanan bir kişiyi ve bu yönde bir soruşturması devam eden bir kişiyi yanına oturtması, onu baş tacı etmesi milletimizi rahatsız eder” dedi. Tunç şöyle konuştu:
“Yargı süreci devam ediyor. Yani burada neticede sosyal medya aracılığıyla yayılan bir sokak röportajı var. Sokak röportajı yasak mı Türkiye’de? Değil. Herkes düşüncesini özgürce ifade edebilir, bunda hiçbir sınırlama olamaz diyebilir miyiz? Özgürce ifade ederken düşünce ve ifade özgürlüğünün de anayasamızda kanunlarımızda sınırı var. Dolayısıyla burada soruşturma konusu olan kişinin söylediği ifadelere baktığımız zaman millete yönelik bir hakareti söz konusu. Yani millete gerizekalı diyor affedersiniz yani söylemeye bile insan utanıyor ve farklı şeyler de söylüyor daha devamında. Ben buradan söyleyemiyorum onu. O milletimize söylediği hakaretlerin halkı kin ve düşmanlığa tahrik teşkil edeceğine yönelik savcılarımızın tespiti oldu. ve o süreçte tutuklama kararı verildi. Şimdi bir kişiye size karşı birisi gerizekalı dediğinde siz ne yaparsınız? Teşekkür etmezsiniz, bana hakaret etti dersiniz, dava açarsınız. Ama millete birisi gerizekalı dediğinde milletin o hakkını kim savunacak? Kamu adına Cumhuriyet Savcıları savunacak. Dolayısıyla sosyal medya da bir özgürlük alanı evet bunu kabul ediyoruz ama gerçek hayatta suç teşkil eden bir konu gerçek hayatta hakaretse halkı kin ve düşmanlığa tahrik edecek bir cümle ise bu sanal medyada da sosyal medyada da yapıldığında suç teşkil eder. Dolayısıyla o yayınları yaparken ona dikkat etmek lazım. Yani orada bir talihsizlik, Sayın Özel’in hemen onu yanına oturtması, millete hakaret eden bir kişiyi baş tacı etmesi, milletin yüzde 52 oyuyla Cumhurbaşkanı seçilen Cumhurbaşkanımıza yönelik kabul edilemeyecek ifadeler kullanması, bunları kullanan bir kişiyi ve bu yönde bir soruşturması devam eden bir kişiyi yanına oturtması, onu baş tacı etmesi milletimizi rahatsız eder. Dolayısıyla siyasi partilerimiz, genel başkanların özellikle bu konuda dikkat etmesi lazım. Yani buradan onlar bir puan kazanmaz. Onlar buradan puan kaybeder. Siz millete geri zekalı diyeni yanınıza oturtup ona kürsüde methiyeler düzerseniz yarın bir gün onu milletvekili de yaparsınız. O zaman ne olacak? Milletvekili adayı da yaparsınız. Bu olmaz. Bu kamu düzeninin ihlali aslında. Bu anlamda siyasetçilerimizin sorumlu davranması lazım. Bu sorumlu bir davranış olmadı.”
“Okulu bitiren subayların nasıl yemin edecekleri kanunda belli”
Teğmenlerin yemin törenine ilişkin konuşan Bakan Tunç açıklamasını şu cümlelerle tamamladı:
“Kanunlarımız var. Yani okulu bitiren subayların nasıl yemin edecekleri kanunda belli. Zaten Cumhurbaşkanımızın huzurunda o tören yapıldı ve yemin edildi. Burada özellikle toplum kesimlerini milletimizi rahatsız edecek eylem ve söylemlerden kaçınmak lazım. Bu anlamda bir rahatsızlık oluşturdu birçok geniş kesimlerde. Bu anlamda tabii bunun disiplin hükümleri bakımından neye tekabül eder? Tüm bunların değerlendirilmesini yapacak olan ilgili kurumdur. Dolayısıyla yanlış yorumlanacak, kamuoyunu rahatsız edecek bir takım davranışlara fırsat vermemek lazım. Bu anlamda özellikle daha hassas olunması gereken bir yer orası. Bu anlamda milletimizi rahatsız edecek eylem, davranış ve tutumdan kaçınmak lazım. O nedenle asıl yemin kanunen yapılan yemindir. Dolayısıyla bizim o yöndeki görüşümüz eğer kanuna aykırı bir durum varsa ilgili merciler zaten onun çalışmasını yapar.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’de hafta sonu 6 esirin cansız bedeninin bulunmasının ardından Başbakan Binyamin Netanyahu’ya duyulan öfke artıyor. Başkent Tel Aviv başta olmak üzere ülke genelinde hafta sonundan bu yana devam eden hükümet karşıtı protestolarda göstericiler İsrail hükümetinin esirler için ateşkes anlaşmasını sağlayamamasına tepki gösteriyor. Başkentteki gösteride Netanyahu’ya anlaşmayı kabul etmesi için çağrılar yapan binlerce gösterici, “Bu kadar kan dökmek yeter, masada bir anlaşma var!”, “Utanç, Utanç, Utanç”, “Onları (esirleri) canlı istiyoruz” sloganları atarak bölgedeki politikadan vazgeçilmesini talep etti. “Baştaki sensin. Suçlu sensin” yazılı pankartlar taşıyan İsrailliler, anlaşmaya yanaşmayan Netanyahu’yu istifaya çağırdı.
Ülke genelinde greve gidildi
İsrail’in en büyük işçi sendikası Histadrut tarafından dün yapılan açıklamada, bugün için ülke genelinde grev çağrısı yapılmış, “Esirlerin terk edilmesini durdurmalıyız. Sadece bizim müdahalemizin sarsılması gerekenleri sarsabileceği sonucuna vardık” ifadeleri kullanılmıştı. Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’nda da bugün uçuşlar askıya alınmış ve havalimanında aksamalar yaşanmıştı. – TEL AVİV
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Töre, uluslararası kuruluşları ve bazı devletleri eleştirerek, Kıbrıs Türk halkının ulusal birliğine yönelik yapılan girişimlere karşı duracaklarını vurguladı.
Töre konuşmasında, “Bizi ne Amerika ayırabilir ne Avrupa Birliği ayırabilir, ne de Birleşmiş Milletler Konseyi ayırabilir. Bizi kimse ayıramaz,” diyerek, Kıbrıs Türk halkının birliğine olan inancını yineledi. Gazze’de yaşananlara dikkat çeken Töre, “Onlar bilsinler, Gazze’ye baksınlar. Utansınlar, siyonizme nasıl destek veriyorlar? Katliamlara nasıl destek veriyorlar, utansınlar ve artık Kıbrıs’la uğraşmasınlar,” ifadeleriyle uluslararası toplumun tutumunu sert bir dille eleştirdi.
Töre, ayrıca ABD’de çekilen “Famagusta” adlı diziye de tepki gösterdi. Bu tür yapımların, Kıbrıs Türk halkını ulusal kimliğinden ve devletinden vazgeçirmek amacıyla yapıldığını savunarak, “Gelsinler Taşkent katliamını, Atlılar ve Muratağa skandallarını, banyo katliamını dizi yapsınlar. Bu işin arkasında Siyonizm yatıyor, Rum ve Yunan lobisi yatıyor” dedi. Töre, Kıbrıs Türk halkının emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı direneceğini vurguladı.
Konuşmasının sonunda Mehmet Akif Ersoy’un “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” sözünü hatırlatan Töre, Batı’nın insan hakları ve demokrasi söylemlerinin ikiyüzlülüğüne dikkat çekti. Gazze’deki durumu örnek göstererek, “Hani insan hakları? Yerle bir ettiler Gazze’yi. Ne doktor kaldı, ne çocuk kaldı, ne kadın kaldı,” diyerek uluslararası toplumu sert bir dille eleştirdi. – ARTVİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOLU Belediye Başkanı CHP’li Tanju Özcan, yere çöp ve sigara izmariti atanlara yönelik ceza uygulaması nedeniyle diğer belediye başkanları tarafından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e şikayet edildiğini söyledi.
Bolu Belediyesi tarafından cadde ve sokaklara çöp ve sigara izmariti atan vatandaşlara yönelik ceza uygulaması başlatıldı. Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından kentin farklı noktalarında yapılan denetimlerde bir ay içerisinde çevreyi kirlettiği belirlenenlere kişilere toplam 5 milyon 297 bin 463 TL para cezası kesildi.
Bolu Belediye Meclis toplantısında ceza uygulamasına ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Özcan, “Vallahi ben çok tepki alırım zannettim, bu izmarit atanlara ceza uygulamasından. Bir kişi gelip, ‘Bana niye ceza kestiniz’ demedi. Bazısı şunu söylüyordu, ‘Başkanım atmayalım da yeterince çöp kovası bulamıyoruz’ diyordu. Şimdi kuaförlere, kahvehanelere, çay ocaklarının önüne ve lokantaların önüne, o istedikleri çöp konteynerinden koyduk. İzmaritliği, altında çöp atılacak bölüm de var ve bunlara zimmetledik. Herhalde tamamına yakını bitti. Zimmetlerken şunu dedik, ‘Bakın bunu bilabedel veriyoruz, kaybederseniz, çaldırırsanız, parasını alırız. 3 metrekare önünde dükkanın çöp veya izmarit görürsek, cezası sana uygularız’ dedik ve büyük bir destek aldık hem Türkiye’den hem Bolu’dan” dedi.
“GENEL BAŞKANA ŞİKAYET ETMİŞLER”
Uygulama nedeniyle CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, diğer belediye başkanları tarafından şikayet edildiğini açıklayan Başkan Özcan, şunları söyledi:
“Hatta ceza yiyip teşekkür edenler oluyor. Garip gelecek ama ‘Haklısınız bu konuda’ deyip, ‘Teşekkür ederim’ diyor adam. ve şimdi bütün belediye başkanları bana muazzam kızıyor. Genel başkana şikayet etmişler. Dedim ki biz yeni bir meclis kararı almadık, zaten 2 tane kanun var. Birisi tütün ve tütün ürünleriyle mücadelede var 598 lira bir de çevre kanununda 14 bin 407 liraya kadar ceza var. Biz yeni bir şey çıkarmadık, biz sadece kanunu uyguluyoruz.”
“TAYYİP BEY DE HAKLIYMIŞ DİYORSUN”
Özcan, İstanbul’a yaptığı ziyaret sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’li belediyelere yaptığı eleştirileri haklı bulduğunu işaret ederek, “Bir sene şu baskıyı devam ettirirsek, bir sene sonra zaten kimse yere çöp atmaz hale gelecek. Ciddi bir değişim var. Cumartesi günü sabahtan İstanbul’daydım, vallahi belediyenin adını söylemeyeyim ama Tayyip Bey de haklıymış diyorsun bazen. Bize ait bir belediye. AK Parti’ye ait belediyeler farklı mı, o da değil. Her taraf izmarit, çöp dolu. Bir de buralar turistik yerler” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’nin Ankara Büyükelçiliği X hesabından İzmir’de askerlerinin maruz kaldığı olaya ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“USS Wasp’te görevli ABD’li askeri personelin bugün İzmir’de saldırıya maruz kaldığını ve şu an güvende olduğunu teyit ederiz. Olaya hızlı müdahale etmelerinden ve olayla ilgili soruşturma başlatmalarından dolayı Türk makamlarına teşekkür ederiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE – Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden yasa dışı yollarla Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmak isteyen 11’i çocuk 26 kaçak göçmen, Yunan unsurları tarafından Türk kara sularına geri itilerek ölüme terk edildi. Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde, motoru sökülmüş, lastik bot içindeki kaçak göçmenlerin dalgalar arasında denizin ortasında mahsur kaldığı görülüyor.
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden lastik bot ile denize açılan ve umuda yolculuk için Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmak isteyen kaçak göçmenler, iddiaya göre Midilli Adası’na yaklaştıkları sırada Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince durduruldu. Motoru sökülmüş lastik bot içinde aralarında çocukların da bulunduğu kaçak göçmenleri Yunan Sahil Güvenliği, Türk kara sularına geri iterek ölüme terk etti.
Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık açıklarında lastik bot içerisinde bir grup kaçak göçmen olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Sahil Güvenlik Botları ‘KB-111’ ve ‘KB-4510’ tarafından Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince Türk kara sularına geri itilerek ölüme terk edilen lastik bot içindeki 11’i çocuk toplam 26 kaçak göçmen kurtarıldı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.
Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde motoru sökülmüş, lastik bot içindeki kaçak göçmenlerin dalgalar arasında denizin ortasında mahsur kaldığı görülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen 1 Eylül Dünya Barış Günü konserinde, Osmangazi Dünya Müzikleri Orkestrası sahne aldı. ‘Barış Şarkıları’ adını taşıyan konserde, Türkçe’nin yanı sıra İngilizce, Boşnakça, Lübnanca ve Azerice şarkılar barış dolu bir dünya için seslendirildi. Ördekli Kültür Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı konsere, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Cengiz Çelikten, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcıları Mutlu Esendemir ve Tolga Kornoşor, belediye meclis üyeleri ve davetliler katıldı.
Osmangazililerin yoğun ilgi gösterdiği konserde, savaş acısını çeken ve savaşın hüznünü yaşayan ülkeleri anlatan Li Beirut, We Will Not Go Down (Song for Gaza), Ederlezi, Güzel Türkistan, Srebrenitsa, Karabağ adlı şarkıların yanı sıra, Neşet Ertaş, Aşık Veysel, Aşık Mahzuni Şerif, Nesimi Çimen ve Zülfü Livaneli gibi birbirinden değerli sanatçılarımıza ait olan ve içerisinde barış, dostluk, kardeşlik mesajlarının yer aldığı Bir İnsan Ömrünü Neye Vermeli, Parsel Parsel Eylemişler Dünyayı, Beni Hor Görme Gardaşım, Sevgidir Sevgi, Gel Sevelim ve Barış Güvercini adlı türküler, barış dolu bir gelecek için seslendirildi. Konser sırasında sahneye kurulan ekranda, Gazze, Doğu Türkistan ve Bosna Hersek’teki savaşlarda yaşanan zulüm ve katliamlara ait görüntülere yer verildi. Birbirinden değerli saz ve söz sanatçılarından oluşan Osmangazi Dünya Müzikleri Orkestrası, konser sonunda, uzun süre ayakta alkışlandı.
“Dünyanın her bölgesi yangın yeri”
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, konser sonunda yaptığı konuşmada, “Bugün, 1 Eylül Dünya Barış Günü. Ancak maalesef hemen yanı başımızdaki Gazze’de bir yıla yakın süredir, masum insanlara yönelik katliam yapılıyor. 40 bine yakın insan bebek, çocuk, kadın demeden katledildi. Dünyanın gözü önünde bu katliam hala devam ediyor. Aynı şekilde Doğu Türkistan, yıllardır zulüm altında. Yakın zamanda Srebrenistsa’da binlerce masum insan, acımasızca soykırıma uğradı. Günümüzde ise Rusya- Ukrayna savaşında insanlar ölmeye devam ediyor. Dünyanın her bölgesi yangın yeri. Barışa tüm dünyada ihtiyaç var. Bu anlamlı günde Osmangazi’nin sesini barışla, sevgiyle, kardeşlikle duyurdukları için Dünya Müzikleri Orkestrası’na çok teşekkür ediyorum. Bu güzel konserin düzenlenmesinde emeği gecen herkesi kutluyorum” dedi.
Başkan Aydın, konuşmasının ardından Osmangazi Dünya Müzikleri Orkestrası üyelerine, teşekkür plaketi ve çiçek takdim etti. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE’nin Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar köyünde Apollon Smintheus Kutsal Alanı’nda süren arkeolojik kazılarda bulunan yaklaşık 1700 yıllık vazo, çanak ve çömlek kalıntıları, şehrin geçmişine ışık tutuyor. Kazı Başkanı Doç. Dr. Davut Kaplan, “Yaşam alanlarında Romalıların bu alanda üretim ve tüketim alışkanlıkları dışında üretim tekniklerini merak ediyoruz. En yaygın buluntular, her zaman olduğu gibi çanak çömlek parçaları” dedi.
Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar köyündeki Apollon Smintheus Kutsal Alanı’nda 1980 yılında başlayan kazı ve restorasyon çalışmaları, bu yıl yaklaşık 15 kişilik ekip ile Samsun Ondokuz Mayıs ÜniversitesiArkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Davut Kaplan başkanlığında sürüyor. Bu yılki kazılarda ortaya çıkarılan 1700 yıllık vazo, çanak ve çömlek kalıntıları, şehrin geçmişine ışık tutacak. Apollon Smintheus Kutsal Alanı’nda kazı çalışmalarına 1980 yılında başlayan ve 40 yıl aralıksız devam eden Prof. Dr. Coşkun Özgünel’in 28 Ağustos’ta hayatını kaybettiğini söyleyen Doç. Dr. Davut Kaplan, “Üzüntümüz, tarifsizdir. Öncelikle başta ailesi, sevenleri, arkadaşları, öğrencileri ve yetiştirdiği çok sayıda bilim insanının ve hepimizin başı sağ olsun. Hocamın kazısına devam etmek, gezdiği, çalıştığı, oturduğu-kalktığı, sohbet ettiğimiz, fikir ürettiğimiz, dokunduğu, kazdığı, fotoğrafladığı, çizdiği, yazdığı yerlerde ve malzeme ile her gün temas halinde olmak çok daha zor” dedi.
‘HER BİR PARÇA DEĞERLİ’
Doç. Dr. Kaplan, “Çalışmalarımız, Smintheus Kutsal Alanı’nın en uzak noktasındaki nekropol, ölüler şehri ile yaşam alanlarının birleştiği yerde yoğunlaştı. Tam bir nekropol kazıyoruz diyemeyiz; ama ortaya çıkan mezarları da çok dikkatli bir şekilde açıyor ve belgeliyoruz. Bir taraftan da Smintheus’un, kutsal alanın son evresi olan Hristiyan Romalıların yaşadığı mekanları açmaya çalışıyoruz. Yaşam alanlarında Romalıların bu alanda üretim ve tüketim alışkanlıkları dışında üretim tekniklerini merak ediyoruz. En yaygın buluntular, her zaman olduğu gibi çanak çömlek parçaları. Bunların kullanımı insanlık tarihle neredeyse yaşıt. İnsan yaşıyorsa, hayattaysa her zaman vazo kullandı. Vazolar, Neolitik Çağ’da vardı, günümüzde de var. O yüzden vazolar, Bizans’ta, Hristiyan Roma’da çok yaygın. Bulduğumuz vazo sağlam olması itibarıyla biraz daha sevindirici, çünkü sağlam eser istisnadır. Çünkü burada Hristiyan Roma tarafından pagan kültürü yok edildi. Her bir parça değerli. Sağlam olması daha sevindirici” diye konuştu.
‘DİN DEĞİŞEBİLİR ANCAK EŞYA ÇOĞU KEZ AYNIDIR’
Kazı çalışmaların yapıldığı bölgenin Roma İmparatorluk Çağı ve Geç Antik Çağ yerleşimi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Davut Kaplan, “Kazısını gerçekleştirdiğimiz alanda yaşayanlar, genelde yerli halk olarak kabul görmektedir. Çanak, çömlek parçalarını yaşam alanlarında, evlerde, odalarda hatta mutfaklarda yaygın buluyoruz. Ancak sağlam değiller. Smintheion’da en sağlam vazolar, genelde su kuyularında bulundu. Bu nedenle sert toprak tabakası arasında yarım da olsa ele geçen yonca ağızlı testi, özgün vazo tipleri özellikle mutfak malzemeleri açısından değerli ve sevindirici kabul edilebilir. Kökeni binlerce yıl öncesine dayansa da testi formlarında çok az değişim görülür. Yaklaşık günümüzden 1500-1700 yıl öncesine ait bu vazolar ve parçaları, geleneksel kültür unsurlarını da yansıtıyor. Din değişebilir ancak eşya çoğu kez aynıdır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ataşehir Belediyesi Gençlik Orkestrası ile Otto Hahn Gymnasium Gençlik Senfoni Orkestrası 1 Eylül Dünya Barış Günün’de İnal Aydınoğlu Kültür Merkezi’nde bir araya gelerek ortak konser verdi. Farklı kültürleri ve sesleri bir araya getirip, müziğin birleştirici gücünü kullanarak dünya barışına katkıda bulunmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte ünlü sanatçı Aydilge de sahne aldı. Konser sonrası açıklamalarda bulunan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, ” Filistin’deki savaş dursun. Dünyanın herhangi bir yerindeki savaş ve çatışmalar dursun istiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk bize çok önemli bir miras bıraktı. Sadece Türkiye’de yaşayan insanlara barış dilememiş, ‘yurtta barış dünyada barış’ demiş” ifadelerini kullandı.
Almanya’nın Monheim am Rhein Belediyesi’nden Oliver Drechsel’in yönettiği Otto Hahn Gymnasium Gençlik Senfoni Orkestrası, Ataşehir Belediyesi Gençlik Orkestrası ile birlikte özel bir projeye imza atmak için Dünya Barış Günü’nde İstanbul’a geldi.
Proje kapsamında gerçekleştirilecek olan iki konserden ilki Ataşehir’de bulunan İnal Aydınoğlu Kültür Merkezi, Şener Şen Sahnesi’nde saat 20.00’de başladı.
‘Dostluğun ve Kardeşliğin Sesi!’ temasıyla düzenlenen ilk konserde, konuk sanatçı Aydilge de sahne aldı. Etkinlik, Dünya Barış Günü’nü coşkuyla kutlamak ve müziğin birleştirici gücünü vurgulamak amacıyla hazırlandı.
Konserde, Oliver Drechsel’in Avrupa Suiti eseri, Avusturya valsi ve İtalyan tarantellası sahnelendi. Otto Hahn Gymnasium ve Ataşehir Belediyesi Gençlik Orkestraları’nın performansı hem Türkiye’de hem de Almanya’dan eş zamanlı olarak izlendi.
ADIGÜZEL: İSTİYORUZ Kİ BARIŞ BİR YAŞAM BİÇİMİ HALİNE GELSİN
Konser sonrası konuşan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, “Dünya Barış Günü’nde Ataşehir’de binlerce Ataşehirlinin katıldığı bir konser düzenledik. Aslında buradan çok önemli bir mesaj verdik. Müziğin evrenselliği ile birlikte, birleştirici gücüye dünyadaki savaşların, çatışmaların durması için
Ataşehir’den bir mesajı hep birlikte paylaştık. Bu noktada gençleri kendimize örnek almalıyız. Müzik yapmak için iki ülkeden gençler bir araya geldi. İstiyoruz ki barış bir yaşam biçimi haline gelsin. Filistin’deki savaş da dursun. Dünyanın herhangi bir yerindeki savaş ve çatışmalar dursun itiyoruz. Bir de kurucumuz, liderimiz Mustafa Kemal Atatürk bize çok önemli bir miras bıraktı. Sadece Türkiye’de yaşayan insanlara barış dilememiş, yurtta barış dünyada barış, demiş” diye konuştu.
‘ÇOK GURURLU VE MUTLUYUM’
Konsere konuk şarkıcı olarak katılan Şarkıcı Aydilge ise “Çok gururlu ve mutluyum çünkü eşimin şefliğini yaptığı Ataşehir Belediyesi Gençlik Senfonisi Orkestrası’na konuk sanatçı olarak eşlik ettim. Harika konseri sevgili eşim önderliğinde bu harika gençler gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı.
‘MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, TÜM DÜNYAYA ÖRNEK OLMUŞ GERÇEK BİR LİDER’
Ataşehir Belediyesi Gençlik Senfoni Orkestrası Şefi Utku Barış Andaç, “Yurtta barış, dünyada barış ilkesini devlet politikası olarak benimsetmiş olan bir ülke liderine sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Mustafa Kemal Atatürk, tüm dünyaya örnek olmuş gerçek bir lider. Gençlerimizin de onun emeğine sahip çıktığının mesajını bu şekilde veriyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 4. haftasında Samsunspor, Mersin’de oynadığı karşılaşmada Hatayspor’u 3-0 mağlup etti. Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında maçı değerlendiren Samsunspor Teknik Direktörü Reis, Türkçe ‘iyi akşamlar’ diyerek başladığı konuşmasında, aldıkları galibiyetten ötürü mutlu olduklarını belirtti. Takım olarak çok iyi bir maç çıkardıklarını ifade eden Reis, “Bu bizim oynadığımız üçüncü maçtı. Geçen hafta maç oymadık. Tabii bu maçı oynamak kesinlikle kolay olmadı. Takımımız çok iyi bir performans gösterdi. Çok net oynadı ve 3 golü bulduk. Rakibimize sadece 2 pozisyon verdik ve biz çok daha fazla pozisyona girdik. 3 puan alarak, galip gelerek Samsun’a döndüğümüz için de çok mutluyuz” diye konuştu.
“En büyük hedefimiz şu an için ligde kalmak”
Bir gazetecinin “Şimdiden bir hedef belirleyebilir miyiz?” sorusu üzerine Reis, “Şimdi herhangi bir hedeften bahsetmek çok erken. Bugün de takım olarak kötü bir performans göstermedik, iyi oynadık. Şu an ligin başındayız. Olabildiğince, alabildiğimizce daha fazla puanlar almaya çalışmamız gerekiyor. Tabii en büyük hedefimiz şu an için ligde kalmak. Ligde kalmak istiyorsak da özellikle ligin başında çok fazla puan almamız gerekiyor. Ligin geri kalan kısmındaki hedefimize ulaşmak için daha iyi bir performans göstermemiz gerekiyor. Ama şu an için bir hedef belirtmek çok erken olur” şeklinde cevap verdi.
“Onları stadyumda görmek istiyoruz”
Bir başka gazetecinin “Milli aradan sonra iki maç içeride oynayacaksınız. Bu açıdan taraftara mesajınız nedir?’ sorusu üzerine ise Reis, “Umarım taraftarlarımız sahamızda oynayacağımız maçlarda bizleri yalnız bırakmaz. Çünkü takım olarak elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor ve savaşıyoruz. Çok fazla çalışıyoruz. Mental anlamda çok iyi bir performans gösteriyoruz. Onları stadyumda görmek istiyoruz” diye konuştu. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 4. haftasında Beşiktaş, sahasında karşılaştığı Sivasspor’u 2-0 mağlup etti. Siyah-beyazlı taraftarların klasikleşen maç sonu üçlüsünü yeni transfer Felix Uduokhai çektirdi.
Bundesliga ekiplerinden Augsburg’tan satın alma opsiyonuyla birlikte kiralık olarak kadroya katılan Uduokhai, 11’de başladığı müsabakada 90 dakika sahada kaldı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamada, Sipay Bodrum FK’nin transfer çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.
Arnavutluk Milli Takımı’nın hücum oyuncusu Taulant Seferi’nin transfer edildiği bildirilen açıklamada, “Yeşil-beyazlı ekip Seferi ile 3 yıllık sözleşme imzaladı. Seferi geçtiğimiz sezon kiralık oynadığı Baniyas forması ile çıktığı 25 maçta 11 gol attı, 5 gole katkı sağladı, 2 bin 99 dakika süre aldı.” bilgilerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Stade de France’da düzenlenen atletizm müsabakalarında kadınlar 800 metre T53 sınıfında final müsabakası yapıldı.
Milli sporcu, yarışı 1.51.70’lik derecesiyle 4. sırada tamamladı.
Altın madalyayı 1.41.04’le paralimpik rekoru kıran İsviçreli Catherine Debrunne elde etti. Gümüş madalyayı Büyük Britanya’dan Samantha Zhou, bronz madalyayı ise Çin’den Hongzhuan Zhou kazandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eyfel Kulesi Sahası’nda düzenlenen B1 futbol müsabakalarında milli takım, A Grubu’ndaki ilk maçını Tokyo 2020’nin şampiyonu Brezilya’ya karşı oynadı.
İlk yarıyı 1-0 geride kapatan ay-yıldızlı ekip, sahadan da 3-0 mağlup ayrıldı.
Milli takım, yarın TSİ 19.30’da Çin’le karşılaşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 4. haftasında Hatayspor, Mersin’de konuk ettiği Samsunspor’a 3-0 mağlup oldu. Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında maçı değerlendiren Pulat, maç öncesi 4 saat otobüsle Mersin’e gelip, 2 saat maçı izleyip, 4 saat de tekrar dönecek olan taraftar ruhuna sahip olamadıkları için takım olarak utanmaları gerektiğini söyledi. Kendilerinin de maçı kazanmayı taraftarlar kadar çok istemeleri gerektiğini dile getiren Pulat, “Bugün hem taraftarımızın hem yönetimimizin başını öne eğdik. Evet direkt oynayan takımımızın bel kemiği 2 oyuncumuz yoktu. Evet, transferlerimiz bugün yoktu ama biz bahanelerin değil, çözümlerin peşinde olmalıyız. Bugün utanacağız ama yarın yeni bir gün. Tekrar eski enerjimizi toplayıp yeni transferlerimizle, sakat ve cezalı oyuncularımızın dönmesiyle o 3 haftadaki yaptığımız doğruları daha güçlü bir şekilde sahaya koyacağız. Ama bugün herkesin şapkasını önüne koyması gerekiyor; oyuncu grubunda, teknik ekibinde. Çünkü taraftar elinden geleni yapıyor, yönetim kurulumuz da elinden geleni yapıyor. Bizim bu insanları bu noktada üzmememiz gerekiyor. Kıran kırana savaşırız hepimiz. 3-0 mağlubiyet; deriz ki biz savaştık. Galatasaray’a mağlup olduk; savaştık. Bütün Türk futbol kamuoyu biz takdir etti. Kasımpaşa’ya savaştık; oyunumuzla takdir topladık. Antalya’da bir sürü dış etken yaşadık. Yine savaştık, takdir topladık” diye konuştu.
“Bugün görevini iyi yapmayanlar bizlerdik”
Samsunspor’u tebrik eden Pulat, “Taktiksel disipline sadık kalıp ev sahibi takımdan daha fazla isteyerek maçı kazandılar. Hakem ekibini de tebrik ediyorum. Onlar da görevini iyi yaptı. Bugün görevini iyi yapmayanlar bizlerdik. Ama biz bundan ders çıkartacağız. Bugün 4 saat yol gelip, 4 saat da yol gidip, 10 saati yolda geçen taraftar kadar, bu 15 gün içinde tekrar Hatayspor ruhunu geri döndüreceğiz. Son dört hafta ve ilk üç haftaki geleceği umutla bakıp kendimizi affettireceğiz. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın” dedi.
“Hem transferlerimiz geliyor, hem sakat ve cezalı iki oyuncumuz dönüyor”
Bir gazetecinin “Verilen arayı nasıl değerlendireceksiniz?” sorusu üzerine Pulat, “Bizi aslında en iyi bilenlerden birisi sizsiniz. Hem antrenmanlarımız hem maçlarımızı yakinen takip ediyorsunuz. Hem hücumda hem savunmada 3 hafta taktiksel disiplin ve bir geometrisi olan bir Hatayspor vardı. Ancak bizim bugünkü eksikliklerimiz ve oyun içi motivasyonumuz aslında bu skorun habercisi oldu. Hem transferlerimiz geliyor; iki tane oyuncu bugün bitti, bir tanesi burada. Sakat ve cezalı iki oyuncumuz dönüyor. Bu arada bir veya iki oyuncu da takımımıza katıp hem hazırlık maçıyla hem de çift idmanla bu açığımızı kapatacağız inşallah” şeklinde cevap verdi. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yoğun katılım gösterilen etkinlikte Türkiye ve Yunanistan’dan 52 pehlivanın kıran kırana mücadelesini çok sayıda Batı Trakyalı Türk izledi.
Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal, yaptığı konuşmada, pehlivanlık geleneğinin Türk kültüründe büyük öneme sahip olduğunu vurguladı.
Pehlivanlığın sadece bir spor değil aynı zamanda Türk kültüründe derin anlamları bulunan, toplumsal değerleri taşıyan yaşam biçimi olduğunu belirten Ünal, bu geleneğin saygı duyulan ve yüzyıllar boyunca yaşatılan miras olduğunu ifade etti.
Ünal, sözlerini şöyle tamamladı:
“Pehlivanlık gücü, cesareti ve dayanıklılığı temsil ederken aynı zamanda alçak gönüllülüğü ve adaleti de simgeler. Güreş meydanına çıkan bir pehlivan sadece rakibiyle değil aynı zamanda kendi nefsi ve zayıflıklarıyla da mücadele eder. Galibiyet kadar mağlubiyet de önemlidir. Bir pehlivanın yenilgiyi kabullenmesi onun olgunluğunu gösterir.”
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif de katılımın yoğunluğuna dikkati çekerek, asırlardır yaşatılan bu kültürel mirasın önemini vurguladı.
“Bir milletin farklı bir toplumda yaşayabilmesi, geleneklerine sahip çıkmakla mümkündür”
Kozlukebir Belediye Başkanı Erdem Hüseyin de etkinliğin tarihi hakkında bilgi vererek, gelenek ve kültürel mirasın korunmasının önemine değindi.
Hüseyin, “Bir milletin farklı bir toplumda yaşayabilmesi, geleneklerine, kültürüne, dinine ve diline sahip çıkmakla mümkündür. Alantepe etkinliklerini desteklemek, buradaki varlığımızı perçinlemek açısından çok önemlidir.” ifadelerini kullandı.
Etkinliğe Batı Trakyalı Türk Milletvekili Özgür Ferhat, AK PartiEdirne Milletvekili Fatma Aksal, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, MeriçSubaşı Belediye Başkanı Göksel Tüfekçi ile Türk azınlık kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Özel, Ankara’da eski milli tekvandocu Yaman ve milli voleybolcu Matic’in nikah törenine katıldı.
Çiftin nikah şahitliğini de yapan Özel, Yaman ile Matic ailelerine hayırlı olsun dileklerini iletti.
Özel, CHP’ye katılacağını açıkladığı İrem Yaman’a da parti rozetini taktı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Stade de France’da düzenlenen atletizm müsabakalarında erkekler yüksek atlama T47 sınıfında final müsabakası 11 atletin katılımıyla yapıldı.
Milli sporcu Abdullah, 1,98 metrelik atlayışıyla 4. oldu.
Altın madalyayı ABD’den Roderick Townsend, gümüş madalyayı Hindistan’dan Kumar Nishad, bronz madalyayı ise Tarafsız Paralimpik Sporcular adına yarışan Georgii Margiev elde etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Yelken Federasyonu, Süleymanpaşa Belediyesi ve Tekirdağ Yelken İhtisas Kulübü işbirliğinde 9 ülkeden 29 kulüp ve 185 sporcunun katıldığı organizasyonun açılışı nedeniye Rumeli İskelesi’nde tören düzenlendi.
Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, törende yaptığı konuşmada, yelken sporuna gönül verenlerle bir arada olmaktan mutlu olduğunu söyledi. Sporcuların önemli bir yarışma için Tekirdağ’a geldiğini ifade eden Nallar, “Seneye yeni yarışmalar düzenlemek istiyoruz. 5 gün boyunca sporcularımızı ilçemizde ağırlayacağız.”diye konuştu.
Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Özlem Akdurak da sporcuların büyük bir heyecanla Tekirdağ’da buluştuklarını belirterek, “Her geldiğimizde bizlere ev sahipliği yapmak için mükemmel hazırlık yapan Tekirdağ Yelken İhtisas Kulübü ve Süleymanpaşa Belediyesi yine çok güzel bir hafta hazırladı.” dedi.
İl Gençlik ve Spor Müdürü Ahmet Üzgün ise yarışlara olan ilginin son derece güzel olduğunu kaydetti.
Akdurak’a Kuzey Makedonya takımı tarafından çiçek takdim edilirken, yarışmaya katılan kulüp liderlerine ve hakemlere, Tekirdağ MilletvekiliNurten Yontar ile Volkan Nallar ve Ahmet Üzgün tarafından plaket verildi.
Konuşmaların ardından 8. Uluslararası Süleymanpaşa Optimist Cup Yelken Yarışları flaması “seda işareti eşliğinde serene toka” edildi.
Yarışlar, yarın başlayacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başakşehir Fatih Terim Stadı’nda oynanan müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Aurelio, “Burada favori takım Başakşehir’di. Zorlu bir takıma karşı oynadık, ilk yarıda çalışmalarımızın sonucuyla 2-0 öne geçtik. Devre de 2-1 sona erdi. Devre arasında oyunumuzu devam ettirmek istedik ama ikinci yarıya düşük ritimde başladık. Başakşehir kalitesini kullanarak skoru değiştirdi. Elimizden geleni yaptık ancak çok farklı mağlup olduk. Önümüzdeki ilk maçta Adana Demirspor ile karşılaşacağız. Elimizden geleni yaparak kazanmaya çalışacağız.” ifadelerini kullandı.
Aurelio, Başakşehir’in güçlü bir kadrosu olduğunu ve haklı bir galibiyet aldığını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Lig’in 4’üncü haftasında Başakşehir ile Antalyaspor karşı karşıya geldi. Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nda oynanan mücadelede Oğuzhan Çakır düdük çaldı. Oğuzhan Çakır’ın yardımcılıklarını Bilal Gölen ve Murat Şener üstlendi. Maça hızlı bir başlangıç yapan Antalyaspor, 2’nci dakikada Sam Larsson’un kaydettiği golle 1-0 öne geçti. 41’inci dakikada tekrar sahneye çıkan Sam Larsson, farkı 2’ye çıkardı: 0-2. Antalyaspor’un gollerine 43’üncü dakikada Joao Figueiredo ile cevap veren Başakşehir FK ilk yarının sonunda farkı 1’e indirdi: 1-2. İkinci devreye üst üste ataklarla başlayan İstanbul ekibi, 62’nci dakikada Deniz Türüç’ün fileleri havalandırmasıyla skoru 2-2’ye getirdi. Başakşehir FK, 64’üncü dakikada Krzysztof Piatek’in golüyle maçta öne geçti: 3-2. Krzysztof Piatek, 72’nci dakikada tekrar ağları havalandırarak skoru 4-2 yaptı. Başakşehir FK’nın Polonyalı golcüsü Krzysztof Piatek, 80’inci dakikada kendisinin 3’üncü, takımının ise 5’inci golünü kaydetti: 5-2. Mücadele Başakşehir FK’nın 5-2’lik üstünlüğüyle sona erdi. Bu maçın ardından ev sahibi ekip, 7 puana yükseldi. Konuk Antalyaspor ise 4 puanda kaldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kutlu, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, oyuncuların güzel bir futbol ortaya koyduklarını ve oyuncularını tebrik ettiğini söyledi.
Erzurumspor FK’nın defansif oynadığına yönelik algıların olduğunu söyleyen Kutlu, bunun doğru olmadığını, geçen sezon mavi-beyazlı ekibin 12 maç gol yememesi nedeniyle bu algının ortaya çıktığını ifade etti.
Oyuncuların gelişerek üstüne koyduğunu ve her sezon daha iyi bir performans gösterdiğini de aktaran Kutlu, yeni transferlerle ilgili de şunları söyledi:
“Bugün oynayan yeni transferlerimizi hiç hazırlık maçı oynamadan lig maçlarını hazırlık maçı gibi geçiyorlar. Buna rağmen çok iyi performans ortaya koyuyorlar. Transfer tahtasından ötürü hala lisans çıkmayan oyucularımızın psikolojileri de önemli. Çünkü hep antrenman yapıyorlar. Bu sıkıntılarımız var ama şu bir gerçek, 150-200 milyon lira borcu açıp, bunun yanında transfer tahtasını açmak gerçekten çok zor. Ben Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve başkanımızın bu sene gösterdikleri çabaya şahidim. Yapacağımız transferlerde var. En az 2 tane daha transfer yapıp noktalayacağız. Ama ben hep şunu söyledim. Biz transferi yaparken kulübümüzün önümüzdeki yıllarda yeni bir transfer yasağı açmayacak şekilde yapacağız. 2 oyuncu alacağız, hassas davranıyoruz. Gecikmesinin sebebi hassas davranmamızdandır. Maliyeti düşük kalitesi yeksek oyuncular arıyoruz.”
Yeni Malatya cephesi
Yeni Malatyspor Teknik Sorumlusu Murat Uçkun, takımın genç olmasından dolayı bazı hataların olduğunu söyledi.
Uçkun, milli aradan sonra şehrin dinamiklerinin ayağa kalkması gerektiğini belirterek, “Gelişmiş bir sloganımız var. ‘Sahipsiz şehir’ diyoruz. ‘Sahipsiz Malatya’ diyoruz. Malatya sahipsiz olunca sadece taraftarın sesi çıkıyor. Malatya’nın dinamiklerinin ayağa kalkması lazım. Bu sadece benim ve sporcu arkadaşlarımın davası değil. Deprem görmüş bir şehiriz. Biz her şeyimizi kaybetmişsiz. Malatyaspor’u da kaybedeceğiz. Malatya’da futbol kaybolacak. İnsanlar artık bunu umursamıyorlar. Birilerini buna dur demesi gerekiyor.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 4. haftasında Beşiktaş, sahasında karşılaştığı Sivasspor’u 2-0 mağlup etti. Siyah-beyazlılarda 34 yaşındaki yıldız oyuncu Ciro Immobile, karşılaşmanın 27. dakikasında kazanılan penaltıyı gole çevirerek takımının galibiyetinde büyük rol oynadı. Immobile böylece Trendyol Süper Lig’de forma giydiği 3 maçta 3 kez rakip fileleri sarsmış oldu.
Ciro Immobile, Sivasspor karşısında 11’de sahaya çıkarken, müsabakanın 73. dakikasında yerini genç oyuncu Mustafa Hekimoğlu’na bıraktı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başakşehir Fatih Terim Stadı’nda oynanan karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Çağdaş Atan, “Harika bir geri dönüş yaptık. Maça aslında korktuğumuz gibi başladık. Ayaklarımız yere basmadan başladık. Konferans Ligi’ne kalmanın rahatlığı oyuncularımın üzerinde vardı. Geçen sene de Sivas maçından sonra burada üçüncülük maçına o rahatlıkla oynayıp büyük bir fırsatı kaçırmıştık. Maç ilerledikçe maçın bize geleceğini hissettirdi oyuncularım. Çok boş alan vardı. 2-0 biraz korkuttu ama 2-1 olduktan sonra tamamen maçın içine girdik. Keny çok istekliydi ama orada Piatek gibi bir golcüye ihtiyacımız olduğunu hissettik. Yaptığımız hamleler karşılığını buldu, oyuncularım harika bir geri dönüşe imza atlılar.” ifadelerini kullandı.
“Oyuncularımla gurur duyuyorum, onları övmekten yorulmuyorum.” sözlerini kullanan Atan, şöyle konuştu:
“Plana taktiğe o günkü prese bütün antrenmanlara inanılmaz yanıt veriyorlar. Onlar ne kadar teşekkür etsem az yeni gelen oyuncularımız özellikle Berat uzun süre oynadı. Oyunu hemen kavraması, oyun zekasının en kadar gelişmiş olduğunu gösterdi. Onur ile ikisi bize orada çok fazla boşluk hissettirmeyecekler. Crespo girdikten sonra çok hareketli, diri, beklediğimiz sertlikte gördük. Milli arada eksiklerimiz de geri dönecek ve artık geniş rotasyonlu oyuna hakim bir Başakşehir izleyeceğimizi daha da güçleneceğimizi düşünüyorum. Ayaklarımızın yere basması gerekiyor. Ligde üç tane deplasman oynayacağız, zor bir fikstür gibi gözüküyor Oralardan sağ çıkarsak ligde de tekrar zirveyi zorlayan pozisyonda devam ederiz. Bu üç maç çok önemli iki maçın üstüne Rapid Wien maçı var. Oyuncularıma hak ettikleri izni verdik. 32 günde 9 maç oynadık. En çok maç oynayan takım biziz. Milli takıma giden oyuncularımız var. Muhammed, A Milli Takıma çağrıldı. Kalede çok güvenli duruyor, orada olması bizim için çok olumlu. Hak ettiği bir pozisyon.”
Çağdaş Atan ikinci yarıda oyuna giren ve 3 gol atan Piatek’in performansı hakkında ise “Piatek çok değerli bir oyuncuydu, şu anda tam da istediğimiz gibi alev gibi yanıyor, hem lige hem de Konferans Ligi’ne iyi giriş yaptı. Kafadan başlatmak istemedik, verdiğimiz iki, üç sakat gözümüzü korkuttu. Keny de iyi çalışıyordu oyuncularımızın hepsini aynı seviyeye getirmek istiyorduk. İkinci yarı Piatek’e ihtiyacımız olduğu belliydi. O da bunun karşılığını mükemmel goller atarak verdi. Türkiye kariyerinde üçüncü hat tricik’i takımın önemli oyuncularından ve gizli kaptanlarımızdan biri. Takım içinde çok sevilen, hiçbir zaman egosunu ortaya koymayan, çalışan ve sadece gol atmak isteyen bir oyuncu. Sadece gol atma değil, servis yapma özelliklerini de ön plana çıkartıyoruz. Aramızda çok güzel bir ilişki var. İkinci yarıya çok coşkulu başladık. Galibiyetin mimarı tamamen oyuncularım.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Stade de France’da düzenlenen atletizm müsabakalarında kadınlar gülle atma F20 sınıfında final müsabakası yapıldı.
Ebrar Keskin 13,66 metrelik atışıyla 13 sporcu arasında 6’ncı, Eda Yıldırım ise 11,95 metrelik derecesiyle 13’üncü sırada finali tamamladı.
Altın madalyayı Büyük Britanya’dan Sabrina Fortune, 15,12 metrelik atışıyla dünya ve paralimpik rekoru kırarak elde etti. Gümüş madalyayı 14,43’le Fransa’dan Gloria Agblemagnon, bronz madalyayı ise Ekvador’dan Poleth Isamar Mendes Sanchez 14.31’lik atışıyla kazandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulübün olağan seçimli toplantısı, Fatsa Kültür Sarayı’nda gerçekleşti. Yapılan seçimler sonucunda tek liste ile seçime giren mevcut Başkan Üzeyir Erdoğan, yeniden başkan seçildi.
Başkan Üzeyir Erdoğan yaptığı açıklamada, “Fatsa Belediyespor için bundan sonra da devam edeceğiz. Yeni yönetimimiz ile birlikte daha da güçlü olduk. Hep birlikte takımımızın daha üst seviyelere çıkması için mücadele edeceğiz. Herkesten destek bekliyoruz. Fatsa her zaman profesyonel olmayı hak etmiş bir ilçedir” dedi. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsun’dan start alan “Kurtuluş Yolu Bisiklet Turu’na 18 farklı ülkeden (Türkiye, Belçika, Almanya, Japonya, İran, Eritre, Kazakistan, İsviçre, Filipinler, Fransa, Hollanda, Ukrayna, Avustralya, Brezilya, Büyük Britanya, Portekiz, İspanya ve Venezuela) 8 takımla 115 profesyonel sporcunun pedal çevirdiği ilk turda bisikletçiler Samsun- Yakakent etabında 151,1 km yol gittiler. Turun ikinci etabında ise Havza- Amasya arasında 133, 7 km pedal çevrildi. 1 Eylül Pazar günü sabah saatlerinde Amasya’dan start alan üçüncü etap turunda ise bisikletçiler 163,6 km pedal çevirerek Çorum Valiliği önünde hazırlanan finiş noktasında yarışı tamamladı.
Çorum etabını Bike Aid takımından Oliver Mattheis birinci olarak tamamlarken, Team Flanders Region takımından Jarno Bellens ikinci, üçüncülük kürsüsüne ise yine Bike Aid takımından Dorn Vinzent çıktı. Ayrıca üçüncü etap esnasında belirlenen kapıları zamanında tamamlayan bisikletçilerden Team Flanders Region takımından Rutger Wouters sarı yeleğin sahibi olurken, Bile Aid takımından Oliver Mattheis yeşil yelek, Vino Sko Team takımından Daniil Pronsky isimli sporcu kırmızı yelek, yine Vino Sko Team takımından Vladimir Koltunov isimli sporcu ise beyaz yeleği kazandı.
Yarış sonunda Kadeş Meydanı’nda düzenlenen ödül törenine Vali Zülkif Dağlı, Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat, Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu (SAMKON) Genel Başkanı Hasan Kaya Aşcı, Bisiklet Federasyonu Organize Kurul Başkanı Şevket Şimşek ve Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu (SAMKON) Genel Başkan Yardımcısı Erol Türkoğlu katıldı. Törende dereceye giren sporculara ödülleri Vali Zülkif Dağlı ve protokol üyeleri tarafından verildi. Sporcuların ödüllerinin verilmesinin ardından SAMKON Genel Başkanı Hasan Kaya Aşcı tarafından Vali Zülkif Dağlı’ya, Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat’a, bisiklet sporuna verdikleri destekten dolayı teşekkür plaketi takdim edildi.
Geçen yıl Samsun’da ilkini organize ettikleri Uluslararası Kurtuluş Yolu Bisiklet Turu’nun bu yıl ikincisinin yapıldığını dile getiren Vali Zülkif Dağlı, “Güzel bir günde turnuvanın Çorum etabını icra ettik. Sporcularımız 600 kilometrelik etabın bunsan sonraki 143 kilometresini Çankırı- Ankara etabını tamamlamak üzere yola çıkacaklar. Çok zorlu bir etap. 118 sporcumuz var. Tüm sporcularımızı kutluyoruz. Kurtuluş yolu çok önemli. Samsun’dan 19 Mayıs’tan başlayan bu etap yıllar itibariyle gelenekselleşerek devam edecek. Turnuvanın düzenlenmesinde katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Kurtuluş Yolu Bisiklet Turu’nun dördüncü ve son etabı yarın Çankırı’dan start alıp Ankara’da sona erecek. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Talasgücü Belediyespor iken ismi Erciyes 38 Futbol Kulübü olan ve renkleri mavi siyaha değişen Kayseri ekibi, sezon öncesi ilk hazırlık maçını oynadı. Kayseri Sümer stadında Kayseri Süper Amatör Küme takımlarından Kocasinan Şimşekspor ile karşılaşan mavi siyahlılar, farklı galip geldi. Sentetik çim sahada oynanan maçın ilk yarısını 1-0 önde tamamlayan Erciyes 38 Futbol kulübü, ikinci yarıda 3 gol daha bularak maçı 4-0 kazandı. Mavi siyahlı takımın gollerini Ayhan Gürbüz, Fevzican Bozkuş (2) ve Ziyahan Elbaşı kaydetti.
Erciyes 38 Futbol Kulübü Teknik Direktörü Uğur Kulaksız; iyi bir hazırlık evresi geçirerek ligde başarılı olmak istediklerini söyledi. Kulaksız, “Lig öncesi ilk hazırlık maçımızı oynadık. Skordan ziyade sergilenen futbol önemli idi. Lig maçına kadar eksiklerimizi giderip daha iyi bir hale gelmek istiyoruz” dedi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Battalgazi Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü’nün düzenlediği 30 Ağustos Zafer Kupası, büyük bir mücadele ve heyecanla tamamlandı. Bir hafta süren turnuvaya 24 takım ve 110 sporcu katıldı. Final maçı, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Kahraman FK ve Helvacı Ali arasında gerçekleşti. Kahraman FK, sergilediği üstün performansla kupayı kazanırken, Helvacı Ali ikinci sırada yer aldı. Üçüncülük ise Arguvan Gençlik takımına gitti. Turnuva birincisi Kahraman FK’ya 5 bin TL, 2. olan Helvacı Ali takımına 4 bin TL, 3. olan Arguvan Gençlik takımına ise 3 bin lira ödül verildi. Battalgazi Belediyesi hizmet binası önünde oynanan final maçında dereceye giren takımlar ödüllerini Battalgazi Belediye Başkan Yardımcısı İsmet Sarıgül’den aldı.
“Zaferin ruhu, gençlerimizin mücadelesinde yaşatılıyor”
Ödül töreninde konuşan Battalgazi Belediye Başkan Yardımcısı İsmet Sarıgül, 30 Ağustos Zafer Kupası’nın anlam ve önemine vurgu yaparak, “Bugün burada, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın ruhunu gençlerimizin sahadaki mücadelesinde bir kez daha yaşadık. Bu turnuvada sadece birinciliği kazanan takımlarımız değil, tüm sporcularımız büyük bir zafer elde etti. Onlar, sergiledikleri azim, takım ruhu ve centilmenlikle bizlere gerçek birer kahraman olduklarını gösterdiler. Biz Battalgazi Belediyesi olarak, gençlerimizi spora teşvik eden bu tür organizasyonlara her zaman destek vereceğiz. Çünkü biliyoruz ki, gençlerimizdeki bu enerji ve potansiyel, ülkemizin geleceğinin teminatıdır. Bu turnuvaya katılan tüm sporcularımızı, teknik ekipleri ve emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum. Zafer Bayramı’nın coşkusunu hep birlikte yaşadığımız bu anlamlı etkinlik, Battalgazi için unutulmaz bir anı olarak kalacak” ifadelerini kullandı.
Final maçının ardından Malatyalı sanatçılar tarafından “Zafer Türküleri” konseri düzenlendi. Zafer Bayramı’nın ruhunu yansıtan türküler, katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı ve coşkulu bir geceye imza atıldı. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin çeşitli illerinden dağcılarla birlikte önce Çamlıhemşin Yukarı Kavron Yaylası’na giden dağcılar, buradan kamp yükleriyle 2918 metre yüksekliğindeki Mezovit Yaylası’nda kamp yaptı. Zorlu tırmanışın ardından 3937 metre yüksekliğindeki zirveye ulaşan dağcılar saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okudu.
Etkinlik 30 Ağustos Zafer Bayramı anısına yapıldı. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOLU İl Emniyet Müdür Yardımcısı Türker Uygur, 28-31 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası’nda üçüncü oldu.
Türkiye 2024 Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası, 28-31 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da düzenlendi. Yarışmada sporcular farklı kategorilerde mücadele etti. Bolu’da İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görevli Türker Uygur(51)’de yarışmaya katıldı. Uzun süredir yarışma için hazırlanan ve 45 yaş üstü kategoride mücadele eden Uygur, jüri değerlendirmesi sonucunda 3’üncü oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakemler: Hakan Ülker, Kurtuluş Aslan, İbrahim Ethem Potuk
Vanspor FK: Cantuğ Temel, Ayberk Kaygısız (Hasan Bilal dk. 65), Burak Kavlak, Yusuf Abdioğlu, Ahmet Eren (Muhammed Ali Doğan dk. 64), Sergen Yatağan (Batuhan Kör dk. 74), Mert Örnek, Bekir Can Kara, Massıs Gülük, Harun Kavaklıdere (Devrim Taşkaya 74), Fuat Bavuk (Onur Özcan dk. 90+1)
Belediye Derince Spor: Volkan Mert Korkmaz, Onur Taha Takır, İlker Akar, Ömer AlpGülay, Denizalp Özdemir (Görkem Yılmaz dk. 83), Berkay Samancı (Ümitcan Ekşi dk. 82), Berat Kartal (Turgay Güner dk.46), Yunus Karakaya, İsa Nalbant (Hüseyin Eren Bektaş dk. 46), Bedirhan Yıldız, Yusuf Efe Yaman (İlyas Yılmazer dk. 63)
Goller: Berat Kartal (dk. 37) (Belediye Derince Spor), Massin Gülük dk. 52), Hasan Bilal (dk. 89) (Vanspor)
Sarı kartlar: İsa Nalbant, Berkay Samancı, Yunus Karakaya, Tugay Güner (Belediye Derince Spor), Ayberk Kaygısız, Ahmet Eren, Fuat Bavuk (Vanspor) – VAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Lig 2024-2025 sezonunda başarılı bir dönem geçirmek isteyen Kayserispor, ligdeki ilk puanını aldı. Ligin 4. haftasında deplasmanda Konyaspor ile karşılaşan sarı kırmızılılar, 0-0 sona eren müsabakadan 1 puanla ayrıldı. Lige BAY olarak maç yapmadan giren, ikinci haftada sahasında Sivasspor’a mağlup olan Kayserispor, üçüncü haftada Trabzonspor ile oynayacağı maçı rakibinin Avrupa kupası müsabakası olmasından dolayı tehir olarak geçmişti.
4 haftada iki maça çıkan Kayserispor, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı. Sarı kırmızılılar, ligin 5. haftasında sahasında Eyüpspor ile karşı karşıya gelecek. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ÖNCE EŞİNİ SONRA KENDİSİNİ VURDU
Bahçelievler Mahallesi‘nde Ekrem D. ile eşi Merve D. arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Ekrem D, tartışmanın büyümesi üzerine tabancayla eşine ateş edip aynı silahla kendini vurdu.

İKİSİ DE HAYATINI KAYBETTİ
İhbar üzerine bölgeye polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan incelemede, 3 çocukları olan çiftin hayatını kaybettiği belirlendi. Cenazeler otopsi yapılmak üzere Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL’A YAĞIŞ UYARISI
Ülke genelinde bir süredir yağışlı hava etkisini gösterirken, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yeni uyarı geldi. Aralarında İstanbul’un da olduğu 22 ilde kuvvetli yağış beklendiği belirtildi.

22 İLE SARI KOD, 2 İLE TURUNCU KOD
Meteoroloji’nin verilerini paylaşan AFAD yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Meteoroloji’den alınan son bilgilere ve yapılan değerlendirmelere göre; 2 ilimize Turuncu, 22 ilimize ise Sarı kod ile yağış uyarısı yapılmıştır. Kırklareli, Tekirdağ’a turuncu uyarıda bulunulmuştur. Sarı uyarıda bulunulan iller ise Kastamonu, Karabük, Bolu, İstanbul, Sinop, Çankırı, Adana, Mersin, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, Ardahan, Artvin, Kars, Edirne, Konya, Antalya, Isparta, Afyonkarahisar, Denizli, Burdur, Manisa şeklindedir.
2 İLDEN 57 İHBAR ALINDI
Turuncu yağış uyarısı verilen 2 ilimizden toplam 57 ihbar alınmıştır. Karabük ilimizde 5 vatandaşımızın tahliyesi gerçekleştirilmiştir. Vatandaşlarımızın ani sel, su baskını, heyelan, yıldırım, yerel dolu yağışı, ani kuvvetli rüzgar ve kısa süreli fırtına ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli olmasını önemle hatırlatıyoruz.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AYDIN’da yaşayan emekli öğretmen Melahat Demirkol Tura (69), en büyük hayali olan annesinin anlattığı hikayeleri derleyerek oluşturduğu ‘Hafız Ali’ kitabının eline ulaşmasından 2 gün sonra hayatını kaybetti. Yaklaşık 10 yıl el yazısıyla yazdığı kitabını ailesi için imzalayamayan Tura’nın, yine el yazısıyla bitirdiği 2’nci kitabı ölüm yıl dönümünde ailesi tarafından bastırılacak.
Aydın’da yaşayan emekli sosyal bilgiler öğretmeni Melahat Demirkol Tura, çocukluğundan bu yana annesi Hatice Demirkol’dan, dedesinin Antalya’nın Akseki ilçesinden Aydın’a göç serüveni ile ilgili hikayeleri dinledi. Tura emekli olduktan sonra kitap hayalini gerçekleştirmek için bu hikayeleri el yazısıyla yazmaya başladı ancak ilk denemeleri, istediği gibi olmadı.
PANDEMİ ARAYA GİRİNCE BASILAMADI
Tekrar yazmaya başlayan Tura’nın el yazısıyla 6 yılda bitirdiği ve ailesinin göçünü anlattığı ‘Hafız Ali’ adlı ilk kitabı, pandemi nedeniyle basılamadı. Bu sırada boş durmayan Tura, Kurtuluş Savaşı öncesini anlatan yeni bir kitap yazdı. 10 yıl süren iki kitabın yazım süresinin ardından Tura, bu yıl ilk kitabını bastırmak istediğini söyledi. Eşi Hüseyin Tura ve kızı Özgün Karadağ’ın yardımlarıyla yazıları, bilgisayar ortamına geçirildi. Yayınevinin kitabı basacaklarını söylemesi ile Tura, heyecanını ailesiyle paylaştı.
MUTLULUĞUNU YAKINLARI İLE PAYLAŞTI
Tanıtımda giyeceği kıyafetini dahi hazırlayan Tura, kitabın eline ulaşacağı günü beklemeye başladı. 11 Temmuz’da basımı tamamlanan ve satışa çıkan kitap, 19 Temmuz’da Tura’nın eline ulaştı. Büyük heyecanla ilk olarak hediye edeceği kitapları imzalayan Tura, en büyük hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yakınlarıyla paylaştı. Ancak Tura, 21 Temmuz’ta kalp krizi geçirip hayatını kaybetti. Tura’nın ölümüyle büyük şok yaşayan ailesi, kitabını kendileri için imzalamaya fırsat bulamayan Tura’nın hayalini gerçekleştirmeye devam edebilmek için çalışmalara başladı. Aile, Tura’nın yine el yazısıyla yazdığı 2’nci kitabı, ilk ölüm yıl dönümünde bastırmayı planlıyor.
10 YIL NOTLAR ALDI, ELİYLE YAZDI
Kitabın basılması için eşinin çok istekli olduğunu belirten Hüseyin Tura, “Eşimin kitap macerası, dedesiyle ilgili hikayelerini dinleyerek başladı. Farklı okullarda çok uzun yıllar öğretmenlik yaptı. Ancak çocukluğundan bu yana sanatın farklı alanlarına ilgi duyuyordu. Bu hikayelerden çok etkilenmesinden dolayı emekli olunca bu kitabın üzerine yoğunlaştı. 10 yıl boyunca notlar aldı, eliyle yazdı. Aslında kitap daha önce bitti ancak pandemi nedeniyle bastıramadık. Bu yıl kitabın basılması için çok heveslendi” dedi.
‘TANITIMDA GİYECEĞİ KIYAFETİ BİLE HAZIRDI’
Eşinin kitap için çok emek verdiğini söyleyen Hüseyin Tura, “Çalışmaların ardından kitap basıldı. Eşim bu dönemde çok fazla heyecanlandı. Kitabının tanıtımında giyeceği kıyafeti bile hazırdı. Ancak o kıyafeti bugün kızım giydi. Kitap kargoyla eline ulaştıktan 2 gün sonra da kalp krizi sonucunda öldü” diye konuştu.
‘3’ÜNCÜ KİTABI YARIM KALDI NE YAZIK Kİ’
Kitabı okuyanların çok seveceğini söyleyen Özgün Karadağ ise “Annem gibi ben de öğretmenim. Annemin en büyük hayali olan kitabını duyurmaya çalışıyoruz. Kitap aslında annemin dedesinin hem Akseki’de hem Nazilli’de yaşadıklarını anlatıyor. Bu bir seri şeklinde yayınlanacak kitaptı. 2’nci kitapta da Kurtuluş Savaşı öncesi anlatılıyor. 3’üncü bir kitabı daha var, ancak yarım kaldı ne yazık ki. Onu daha sonra derleyip, yayınlatmak istiyorum. 2’nci kitabı seneye annemin ölüm yıl dönümünde yayınlamak istiyoruz” dedi.
‘TEK TESELLİMİZ, ANNEMİN HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİREBİLMESİ’
Annesinin aynı zamanda öğrencisi olduğunu söyleyen Karadağ, hikayenin önce anneannesinin tuttuğu notlar ile başladığını belirtti. Daha sonra annesi Melahat Demirkol Tura’nın anneannesinden hikayeler dinlediğini belirten Karadağ, “İlk başta yazmaya başladı, istediği gibi olmadı. Hepsini eliyle kağıtlara yazdı. El yazısıyla yazdıklarını derleyip, kitap haline getirdi. İlk kitabı yazması, 5-6 yılını aldı. Pandemi nedeniyle basılamayınca 2’nci kitabını da eliyle yazdı. Tek tesellimiz, annemin hayalini gerçekleştirebilmesi oldu. Kitap eline geçtikten 2 gün sonra vefat etti. Daha benim kitabımı bile imzalayamadı. Onu mutlu edebilmek için uğraşıyoruz. Bu kitabın sadece yayınlanması değil, dünyada kalıcı olmasını çok istiyordu” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kur’an kurslarında 15 gün namaz eğitimi alan çocuklar, Beşyol Meydanı’ndan Kent Meydanı’na kadar yürüdü.
Etkinlikte şükür namazı kılan çocuklar, şiir ve ilahiler okudu.
Platform adına konuşan Levent Dalgın, amaçlarının çocukları namaza teşvik etmek ve onlara namazı sevdirmek olduğunu söyledi.
Namazı doğru kılan ve terk etmeyen bir nesil yetiştirmek istediklerini belirten Dalgın, “Yazın camiye gidip namaz eğitimi alan çocuklarımızla final programı gerçekleştirdik. Her yıl düzenlenen bu programda çocuklar arkadaşlarıyla namaz kılıyor, namazın farzlarını ve sünnetlerini öğreniyorlar” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muratpaşa ilçesinde 8. sınıf öğrencisi Uygun, 5 yaşında başladığı piyanoda yeni başarılara imza atıyor.
Avusturya’nın başkenti Viyana’da 72 ülkenin katılımıyla düzenlenen uluslararası müzik yarışmasında birincilik elde eden Uygun, İspanya’nın Barselona kentinde 32 ülkeden katılımın olduğu Grand Prize Virtuoso uluslararası müzik yarışmasından da altın madalya alarak birincilik ödülüyle döndü.
Uluslararası yarışlara Türk eserleriyle da katılabilmek için sıkı çalışan, şan eğitimi de alan Uygun, piyanonun yanı sıra keman ve yan flüt çalıyor. Derslerini aksatmayan Uygun, AA muhabirine Mozart’ın izinden gitmek için gayret ettiğini söyledi.
Uygun, beş yaşında piyanoya başlayınca notaları çalmakta zorlandığını ancak zamanla emek vererek bu enstrümanı çalmayı başardığını anlattı.
Uluslararası yarışların önemli olduğunu aktaran Uygun, “Barselona’da 32 ülkeden katılımın olduğu Grand Prize Virtuoso uluslararası müzik yarışmasında birinci oldum. Altın madalyayı bekliyordum çünkü çok sıkı çalışmıştım. Bizi finale davet ettiler, jürinin önünde çaldım. Beni uzun süre alkışladılar ve çok gurur duydum. Türk gençleri olarak uluslararası yarışlarda ülkemizi temsil etmek onur verici.” diye konuştu.
Uygun, konservatuvar bölümündekilerin dahi çalmakta zorlandığı “Bach: Invention 13” eserini 1,5 ay çok sıkı çalışarak çalmayı başardığını ifade etti.
“Pes etmeden çalışabilmek başarının sırrı”
Emek verince başarının yakalandığını aktaran Uygun, şunları kaydetti:
“Hedefe giden yol çalışmaktan gider. Gerçekten çalışmadan bir şey olmuyor. Derslerimi de aksatmadım, onlara da çalıştım. Enstrüman çok farklı bir şey, herkesin denemesini isterim. Tek hayalim, Mozart’ın izinden gitmek. Tabii ki Beethoven, Bach da çok önemli. Onların izinden gidebilmek kariyerim için çok önemli. Türk eserlerini de çalmak istiyorum. Bir sonraki yarışmaya Türkiyem ile gitmek istiyorum. Pes etmeden çalışabilmek başarının sırrı. Bir yılda iki dünya birinciliği elde ettiğim için çok mutluyum. Çin’den, Japonya’dan çok farklı ülkelerden katılım vardı ve kendi grubunda birinci ben oldum.”
Piyano ve keman öğretmeni Serenat Sahabi ise Bade’nin başarılarının kendilerini gururlandırdığını belirterek, 5 yaşında başladığı piyano serüveninde güzel başarılara imza attığını aktardı.
Gelecek sene Philadelphia Uluslararası Müzik Kampı’na seçilmesi için sıkı çalıştıklarını anlatan Sahabi, “Orayı kazanabilirse çok üst seviyede eğitim alacak. Bade’ye parça verdiğinizde layığıyla yerine getiriyor, ekstra etütler yapıyor, anlamadığı bir şey olursa hemen soruyor. Biz, çok daha fazla Türk gencinin spordan sanata uluslararası tüm yarışlarda görmek istiyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Melikgazi Belediyesi ile Erciyes Klasik Otomobilciler Derneğinin iş birliğinde, Dedeman Parkı’nda düzenlenen “Klasik Otomobil Buluşması”na yaklaşık 150 araç katıldı.
Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, her kesimden, genci yaşlısı ile birlik ve beraberlik içinde, güzel bir etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi.
Bu yıl 6’ncısını düzenledikleri programa yoğun katılım olduğunu belirten Palancıoğlu, katılımı her yıl daha da artırarak devam ettirmek istediklerini kaydetti.
AK Parti Kayseri milletvekilleri Hulusi Akar, Ayşe Böhürler ve Murat Cahid Cıngı da klasik otomobil tutkunlarını bir araya getiren Palancıoğlu’nu tebrik ederek, güzel etkinliğin devamını diledi.
Konuşmaların ardından Akar, Böhürler, Cıngı, AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm ve Palancıoğlu, klasik araçlara binerek, düzenlenen şehir turuna katıldı.
İki gündür süren etkinlik, yarın klasik otomobil sergisi ile sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bahçelievler Belediyesi tarafından bu yıl 19’uncusu düzenlenen ‘Kocasinan Yağlı Güreşleri’nin final müsabakasında kuzen olan 2 pehlivan Mustafa Taş ve Erkan Taş güreşti. Başabaş giden müsabaka sonunda Erkan Taş başpehlivan ilan edildi. Müsabaka finalinde Mustafa Taş’ın itirazı ile Video Yardımcı Hakem (VAR)’e gidilirken hakem heyetinin 3 kez görüntüleri izlemesi sonucu değiştirmedi. 19’uncu Kocasinan Yağlı Güreşleri’nde Erkan Taş kuzeni Mustafa Taş’ı yenerek başpehlivan oldu.
Bahçelievler’de bu yıl 19’uncusu düzenlenen Geleneksel Kocasinan Yağlı Güreşleri, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü. Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik Belediye binasının önünde düzenlenen kortej ile başladı. Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır ve 9 başpehlivan mehteran ekibi ile birlikte kortej yürüyüşü gerçekleştirdi. Kortej büyük coşku ile güreşlerin yapılacağı alana giriş yaptı. Başpehlivanlar Türk bayrağı taşıyarak etkinliğe gelen vatandaşları selamladı.
Bahçelievler Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Bahçelievler Kampüsü’ndeki güreş çayırında gerçekleşen müsabakaların finalinde karşılaşan amca çocukları Mustafa Taş ve Erkan Taş oldu. Pehlivanlar Mustafa Taş ve Erkan Taş’ın karşılaşmasında kazanan pehlivan Erkan Taş oldu. 18’inci Kocasinan Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan olan Mustafa Taş ise bu yıl 2’nci oldu.
VAR’A GİDİLDİ
Mustafa Taş ve Erkan Taş’ın güreştiği ve başabaş giden müsabakanın finalinde Erkan Taş’ın şampiyonluğuna kuzeni Mustafa Taş itiraz etti. VAR’a gidilen finalde hakem heyeti görüntüleri 3 kez izledi fakat finalin adı değişmedi. Erkan Taş 19’uncu Kocasinan Yağlı Güreşleri’nin başpehlivanı oldu.
ÜNLÜ BAŞPEHLİVANLAR DA ETKİNLİKTE KİSPET GİYDİ
Türkiye’nin en genç başpehlivanı Yıldıray Pala, 19. Geleneksel Bahçelievler Kocasinan Yağlı Güreşleri’ne katıldı. Geçen yılın 1’incisi Mustafa Taş’ın yanı sıra, Kırkpınar Güreşleri’nde birincilik elde ederek başpehlivan olan Yusuf Can Zeybek, Ali Gürbüz, İsmail Balaban, Recep Kara, Orhan Okullu, Hüseyin Gümüşalan ve Mehmet Yeşil de etkinlikte yeniden kispet giydi.
Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, ‘er meydanı’ vurgusu yaparak gençlere fiziki gücün yanında saygının da öğretildiği yağlı güreşlerin önemine dikkat çekti. Bahadır, dereceye giren pehlivanlar olmak üzere yarışta bulunan tüm güreşçileri tebrik etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin uluslararası marka değerine katkıda bulunmak amacıyla bu yıl 16 ilde düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’nin 9’uncusu Çanakkale’de başladı.
Festival etkinlikleri kapsamında, Yeni Kordon bölgesinde bulunan Barış Parkı’nda kortej yürüyüşü düzenlendi.
Yürüyüşe, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, AK Parti Çanakkale MilletvekiliAyhan Gider, İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü ve Türkiye Kültür Yolu Festivalleri Direktörü Selim Terzi, Çanakkale Belediye Başkan Vekili Öznur Benderlioğlu Doğangün, İl Kültür Turizm Müdürü Ergun Çağman Esirgemez, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu katıldı.
Kortej yürüyüşü Anadolu Hamidiye Tabyaları’nda sona erdi. Burada, “Çocuk Köyü” etkinliği düzenlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, törendeki konuşmasında, Milattan Önce (MÖ) 4500 yılına ait, Orta Kalkolitik dönem mermer Kilya tipi idolün geçen yıl Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un lansmanını yaptığı eserlerden birisi olduğunu söyledi.
Bakanlığın kaçakçılıkla mücadele çalışmasını ABD’deki kaçakçılık savcısıyla beraber yürüttüğünü belirten Mumcu, şunları kaydetti:
“Bakanlığımızın Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Dairesinin ülkemize, tekrar ana yurduna geri kazandırdığı eserimizin açılışında onun örtüsünü hep birlikte açacağız. Sayın Bakan’ımızın görev aldığı yıllar içerisinde yurt dışından birçok eseri getirme fırsatı bulduk. Kaçakçılık konusunda çalışan genel müdürlüğümüze ve tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Tabii vatanına geri dönen eserlerimizi sergilemek, kültürel mirasımızı, coğrafyamızda yaşam sürmüş tüm medeniyetlere ait eserlerimizi tekrar buraya getirmek bizi son derece mutlu ediyor.”
Kaçakçılıkla Mücadele Dairesinde görevli arkeolog Funda Kumru Koşar da Türkiye’nin kültür varlıklarını ait olduğu topraklardan koparmaya çalışanların kaçışının olmadığını dile getirdi.
Bu kapsamda yaptıkları çalışmalarda “Bu ülkenin kanunlarından kaçış yok.” dediklerini anlatan Koşar, şöyle konuştu:
“Bu sergiyle bu alandaki farkındalığı artırmayı hedefliyoruz. Serginin 4’üncüsünü burada düzenliyoruz. Sayın Bakan’ımızın da desteğiyle bu sergide Troya’dan yurt dışına kaçırılmış ve tekrar topraklarına kazandırılmış kültür varlıklarıyla, kolluk kuvvetlerimizin başarılı operasyonlarıyla Çanakkale bölgesinde ele geçirilen kültür varlıklarını göreceksiniz. Bu serginin Troya’da düzenlenmesi ayrıca bizler için önemli çünkü 19’uncu yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı Devleti döneminde Troya eserlerinin ait olduğu topraklara iadesi için gerek hukuki mücadeleler gerekse ulusal ve uluslararası basının bilgilendirilip ayağa kaldırılması şeklinde ciddi mücadeleler yürütülmüş. Biz de Osmanlı Devleti döneminden aldığımız kadim bilgilerle, Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi olarak ülkemize ait olanların bu topraklarda kalması ve yurt dışına kaçırılanların da tekrar vatanına dönmesi için Sayın Bakan’ımızın da destekleriyle kararlılıkla çalışmalarımızı yürütüyoruz.”
Çıplak köyünde mayıs ayında bisikletiyle gezdiği sırada yolda bulduğu Roma dönemine ait 2 bin yıllık sikkeyi müzeye bağışlayan Onur Özcan Çimen’e, Bakan Yardımcısı Mumcu tarafından tablet bilgisayar hediye edildi.
“Mülteci Aeneas: Mitlerden Günümüze Göçün İzleri” konulu serginin gezilmesiyle sona eren programa, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü ve Türkiye Kültür Yolu Festivalleri Direktörü Selim Terzi, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük, Troya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüstem Aslan ile çok sayıda davetli katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa’da yer alan Neolitik Çağ yerleşim alanı Karahantepe arkeolojik sit alanındaki bir kulübenin tabanında koşar halde betimlenen yaban eşeği figürüne ulaşıldığını açıkladı.
Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Neolitik Çağ’ın en önemli yerleşim yerlerinden biri olarak tarihin derinliklerine ışık tutan Karahantepe’de yeni keşif. Taş Tepeler Projemiz dünya tarihine ışık tutmaya devam ediyor. Karahantepe’deki bir kulübenin tabanında koşar halde betimlenen yaban eşeği figürüne ulaşıldı. Şanlıurfamızda ilk kez gerçekleştirilecek olan Dünya Neolitik Kongresi öncesinde ulaşılan eser, nadir örneklerden biri olarak döneminin sanat anlayışını yansıtıyor. Bu eşsiz eseri gün ışığına kavuşturan Kazılar ve Araştırmalar Dairesi Başkanlığı ekiplerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE Valisi Ömer Toraman Troya Kültür Yolu Festivali’nin açılışında yaptığı konuşmada, “”Festival, aslında Çanakkale’nin sahip olduğu zenginliklerin, kültür ve sanat alanındaki potansiyelinin de bir göstergesi. Bu festival, bir marka artık. Bu markanın Çanakkale’de faaliyet yürütmesi de bizim için gurur verici” dedi.
Türkiye’nin uluslararası marka değerine katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivalleri kapsamında Çanakkale’de gerçekleştirilen Troya Kültür Yolu Festivali için Anadolu Hamidiye Tabyası’nda açılış töreni düzenlendi. Törene, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Kültür Yolu Festivali’nin bu yıl 3’üncüsünün gerçekleştirileceğine dikkati çekip, “Çanakkale hem yerli hem yabancı turistlerimiz için güzel bir destinasyon. Birbirinden farklı birçok etkinlikle, konser organizasyonuyla yine bir aradayız. Bugün açılışını düzenleyeceğiz ve biz de sizlerle beraber tüm duraklarımızı ziyaret edeceğiz. Öncelikle Çanakkale’ye ve bölgemize hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Valimiz, Alan Başkanımız, Rektörümüz, Belediye Başkan Vekilimiz ve tüm paydaşlarımız bir aradayız. İyi seyirler, iyi gezmeler diliyorum” dedi.
‘BU FESTİVAL, BİR MARKA ARTIK’
Kültür Yolu Festivali’nin Çanakkale’de düzenlenmesinin bir şans olduğunu belirten Çanakkale Valisi Ömer Toraman, “Festival, aslında Çanakkale’nin sahip olduğu zenginliklerin, kültür ve sanat alanındaki potansiyelinin de bir göstergesi. Bu sene çeşitli etkinlikler yapılacak ve bu bir haftalık süre içerisinde eminim hem Çanakkale’de oturan hemşehrilerimiz hem de civar illerden gelecek olan misafirlerimizle güzel vakit geçirecek. Bu festival, bir marka artık. Bu markanın Çanakkale’de faaliyet yürütmesi de bizim için gurur verici. İnşallah aynı güzellikte devamı da gelir” dedi.
‘TÜRKİYE’NİN KALBİ ÇANAKKALE’DE ATIYOR’
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ise, “3’üncüsünü düzenlemiş olduğumuz Troya Kültür Yolu Festivali 9 gün boyunca Çanakkaleliler sanata, kültüre, müziğe ve tüm sanatsal etkinlikleri doyuyor. 3 yaşından 90 yaşına kadar herkesin kendisinden bir parça bulabildiği, mutlaka hoşuna giden bir faaliyetin olduğu 9 günlük bir serüven yaşıyoruz Çanakkale’de. Tabiri caizse aslında Türkiye’nin de kalbi Çanakkale’de atıyor. Basın desteğiyle yapılan faaliyetlerin büyüklüğüyle bütün Türkiye’nin gözü kulağı Çanakkale’de oluyor. Tam da festivalin amacına uygun bir durum. Çünkü Çanakkale’nin ölçeğine baktığımızda artık yavaş yavaş yazlık sezonu sona erip, daha üniversite öğrencilerimizin de gelmediği bu ara sezonda bütün Çanakkale dinamiklerine aslında büyük bir takviye oluyor. Dün arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz sohbetlerde şehirdeki o kalabalığın, restoranlardaki kalabalığın ve otellerdeki yer kalmamış olmasının festivalin yapılış amacına uygun olduğunu düşünüyoruz. Çanakkalelileri bu festivalde mutlaka görmek istiyoruz. Sabahtan başlayan etkinlikler geceye kadar devam edecek” dedi. Konuşmaların ardından Bakan Yardımcısı Mumcu ve beraberindekilerin Çanakkale Savaşları’na ait fotoğraf ve arşiv belgelerin yer aldığı, ‘Anmak-Anlatmak Çanakkale 1915’ sergisini gezmesinin ardından program sona erdi. Troya Kültür Yolu Festivali kapsamında 50’den fazla noktada düzenlenecek 500 civarı etkinlikte, 1000’e yakın sanatçı halkla buluşacak.
Haber – Kamera: Nazif Cemhan ŞEN/ ÇANAKKALE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kütahya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce Zafer Haftası etkinlikleri kapsamında, Dumlupınar Şehitliği’nde gençler için kurulan çadır kampta düzenlenen söyleşiye, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak konuşmacı olarak katıldı.
Büyük Zafer’in tarihini anlatan Kızıltoprak, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, 26 Ağustos 1922’de Kocatepe’de “Büyük Taarruz” emrini vermesiyle sürecin başladığını anımsattı.
30 Ağustos’ta kazanılan zaferin gençlere sorumluluk yüklediğini kaydeden Kızıltoprak, Türkiye’nin geleceğinin gençlerin omuzlarında yükseleceğini ifade etti.
Kızıltoprak, söyleşinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, 30 Ağustos Zaferi’nin, Türk milletinin tarihindeki en büyük zaferlerinden biri olduğunu belirtti.
30 Ağustos Zaferi’yle Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğunu dile getiren Kızıltoprak, şöyle konuştu:
“Cumhuriyetimizle gurur duyuyoruz. Bu uğurda emek veren herkesi şükranla yad ediyoruz. Ruhları şad olsun. Bugün Türk devleti dünya devletleri içinde çok iyi bir konumda. Bu cumhuriyetimiz sayesinde oldu. Milletimizin muasır medeniyetler zirvesine çıkma ideali devam ediyor. 21. yüzyılı Türk asrı yapmak için gençlerimiz büyük bir aşk ve şevkle çalışıyor. Bugün Türkiye Cumhuriyeti her alanda büyük ilerlemeler kaydetti. Bu bir bayram günüdür. Milletimizin Zafer Bayramını doyasıya kutlamasını temenni ediyorum.
Etkinliğe Dumlupınar Kaymakamı Büşra Güllü Özpınar ve Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Küçük de katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAĞCILAR’da, 5 katlı dokuma fabrikasında çıkan yangın, çevre ilçelerden takviye gelen itfaiye ekiplerinin de müdahalesiyle 3 saatte söndürüldü.
Yangın, saat 00.30 sıralarında Yavuz Selim Mahallesi 969. Sokak’ta bulunan iplik dokuma fabrikasında çıktı. Fabrikadan yükselen alevleri fark edenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Kısa sürede üst katlara da sıçrayan yangında, olay yerine İstanbul’un birçok ilçesinden itfaiye ekipleri sevk edildi. Bu sırada polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri ise hazır bekledi.
3 SAAT SONRA SÖNDÜRÜLDÜ
İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 3 saatlik çalışması sonucu fabrikada çıkan söndürüldü. Ekipler, yangının fabrikada uzun süre soğutma çalışması yaptı. Yangın sonrası herhangi bir yaralanma ve can kaybı yaşanmazken, fabrikada büyük çapta hasar meydana geldi. Yangının çıkış nedeni araştırılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>M.R.O. idaresindeki 26 GR 660 plakalı otomobil, 71 Evler Mahallesi Candanel Sokak’ta ters yönde ilerleyen O.D. (64) yönetimindeki 43 PB 907 plakalı otomobille çarpıştı.
Kazada, her iki aracın sürücüleriyle araçlardaki yolcular Mehmet Ali Kale (89), M.E.O. (8), M.F.O (8) ve F.K. (84) yaralandı.
Sağlık ekipleri, Kale’nin olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi, 5 yaralı ise kentteki hastanelere kaldırıldı.
Kale’nin cenazesi, incelemelerin ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.
Kaza anı bir binanın güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Başkan Yardımcısı ve Demokrat Parti’nin başkan adayı Kamala Harris, başkan yardımcısı adayı olan Minnesota Valisi Tim Walz ile birlikte CNN televizyonuna röportaj verdi.
Siyasi görüşlerini niçin değiştirdiği sorusuna cevap verdi
Programda Harris, kaya gazı ve türevlerinin çıkarılması için kullanılan hidrolik kırma yönteminin kullanımı ve ABD sınırının yasal olmayan yollardan geçilmesinin suç olmaktan çıkarılmasına ilişkin siyasi görüşlerini neden değiştirdiğine ilişkin bir soruya cevap verdi. Demokrat Parti adayı, “Siyasi perspektifim ve kararlarımın en önemli ve anlamlı yönü, benimsemekte olduğum değerlerin değişmemiş olmasıdır” dedi.
Daha önce çevreye verdiği zarar nedeniyle hidrolik kırma yöntemine karşı çıkan fakat seçim sürecinde bu pozisyonunu değiştiren Harris, “Örneğin, sera gazı emisyonlarının azaltılması için belirli standartlara ulaşılması konusunda ABD ve dolayısıyla dünya için hedefler ortaya koymamız gerekiyor. Bu konudaki değerimde bir değişiklik olmadı” dedi.
Cumhuriyetçi bakan vaadi
Seçilmesi halinde Cumhuriyetçi Partili bir siyasetçiyi kabineye alma sözü veren Harris, bunun için aklında herhangi bir ismin bulunmadığını söyledi. Harris, “Kabinenin bir üyesinin Cumhuriyetçi olmasının Amerikan kamuoyunun yararına olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
CNN spikeri Dana Bash’ın halihazırda verdiği vaatleri Biden ile iktidarda olduğu 3,5 yıl boyunca niçin gerçekleştirmediği yönünde bir soruya cevap veren Harris, “Öncelikle ekonomiyi toparlamamız gerekiyordu ve bunu yaptık. Enflasyonu yüzde 3’ün altına indirme konusunda yaptığımız işten de gurur duyuyorum” dedi.
Kovid-19 salgınının hızla yayıldığı dönemde kendisi ve Başkan Joe Biden’ın ekonomide önemli ilerlemeler kaydettiğini söyleyen Harris, “Ekonomi çökmüştü. Bu, büyük ölçüde Donald Trump’ın krizi kötü yönetmiş olmasından kaynaklanıyordu. Göreve geldiğimizde en büyük önceliğimiz, Amerika’yı kurtarmak için elimizden geleni yapmaktı” dedi. Biden yönetiminin ekonomi politikalarını öven Harris, “Fiyatlar, özellikle de market alışverişindeki fiyatlar halen çok yüksek” diyerek ekonomideki sorunları kabul etti.
Filistin ve İsrail’e ilişkin pozisyonunu açıkladı
Demokrat Parti’nin adayı olmasından bu yana büyük bir televizyona verdiği ilk röportajda Harris, İsrail ve Filistin arasında iki devletli bir çözüme destek verdiğini söyledi. İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu fakat “bunu nasıl yaptığının önemli olduğunu” ifade eden Harris, “Çok fazla masum Filistinli hayatını kaybetti. Bir anlaşmaya ulaşılmasını sağlamamız gerekiyor. Bu savaş bitmek zorunda” dedi. İsrail’in savunmasına ve kendini savunma hakkına olan bağlılığının sarsılmaz olduğunu ve bunun değişmeyeceğini de vurgulayan Harris, “Rehinelerin kurtarılması konusunda bir anlaşma sağlamamız gerekiyor” diye konuştu.
Biden’ın yarıştan çekilme telefonu
ABD Başkanı Joe Biden’ın Temmuz ayında başkanlık yarışından çekilme kararını kendisine telefonla bildirdiğini söyleyen Harris, “Telefon çaldı, arayan Joe Biden’dı. Bana kararını açıkladı ve ben de kendisine “Emin misiniz?” diye sordum. Emin olduğunu söyledi ve ben de durumu bu şekilde öğrendim” dedi.
Harris, Biden’ın başkan adaylığı için kendisini destekleme konusunda ise oldukça net olduğunu ifade etti. – WASHINGTON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Genelkurmay Başkanlığı’nın Telegram hesabından yapılan yazılı açıklamada, Rusya’nın 26 Ağustos’ta Ukrayna’ya düzenlediği yoğun hava saldırılarında Ukrayna’ya ait F-16 uçaklarının görev uçuşları yaptığı bildirildi.
UÇAK DÜŞTÜ, PİLOT ÖLDÜ
Açıklamada, F-16’ların füze saldırısını püskürtmek amacıyla görev yaptıkları bilgisi verilerek, “Hava muharebesi sırasında F-16 uçağı yüksek verimlilik gösterdi, dört düşman seyir füzesi havadan silahlarla düşürüldü.” ifadesi kullanıldı. Bir F-16’yla hedefe yaklaştığı sırada bağlantının kesildiği belirtilen açıklamada, “Bir sonraki hedefe yaklaşırken uçaklardan biriyle iletişim kesildi. Daha sonra ortaya çıktığı üzere uçak düştü, pilot öldü.” denildi.
Açıklamada, kazanın nedenlerini öğrenmek için uçağın düştüğü bölgede incelemelerde bulunmak üzere özel bir ekip görevlendirildiği aktarıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, Datça ilçesi açıklarında düzensiz göçmenlerin olduğu lastik botun motor arızası nedeniyle sürüklendiği ve yardım talebinde bulunulduğu bilgisi üzerine bölgeye Sahil Güvenlik botu sevk edildi.
Ekipler tarafından lastik bottaki 2’si çocuk 9 düzensiz göçmen kurtarıldı, 1 göçmen kaçakçısı şüphelisi de yakalanarak gözaltına alındı.
Dalaman ilçesi açıklarında ise tespit edilen ve Sahil Güvenlik ekiplerince durdurulan lastik bottaki 13’ü çocuk 41 düzensiz göçmen yakalanarak karaya çıkarıldı.
Düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GALATASARAY, Süper Lig’in 4’üncü haftasında Adana Demirspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü.
Florya Metin Oktay Tesisleri’nde teknik direktör Okan Buruk yönetimindeki antrenman, topla ısınmayla başladı. İdman, iki grup halinde 8’e 2 pas çalışmasıyla devam etti. Antrenman topa sahip olma çalışmasının ardından çift kale maçla sona erdi.
Galatasaray, yarın saat 11.00’de yapacağı idmanla hazırlıklarını tamamlayacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşilçam filmlerinde canlandırdığı karakterlerle hafızalara kazınan usta oyuncunun cenaze namazı, Erenköy Galippaşa Camii’nde öğle namazını müteakip kılındı.
Üstekin’in ailesinin taziyeleri kabul ettiği törene, sanatçının arkadaşları, akrabaları ve sevenleri katıldı.
“Sessiz şöhretlerden biriydi”
Sanatçı Erol Evgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1980’de Üstekin’le sahneye çıktıklarını belirterek, “Turnelerimize gelirdi, dönem dönem bize katılırdı. Çok zarif bir hanımefendiydi. Çok iyi bir aktristi. Mekanı cennet olsun, nurlar içinde yatsın.” dedi.
Oyuncu Ulvi Alacakaptan ise Üstekin ile aynı dönemde profesyonel oyunculuğa başladıklarını aktararak, “Ben Dostlar Tiyatrosundaydım, o da LCC’de idi. LCC’den çok büyük oyuncular çıktı. Sevil onlardan biriydi. Bazı oyuncular ne oynuyorsa seyretmek istersin. Sevil onlardandı. Doğuştan oyuncuydu. Sessiz şöhretlerden biriydi.” şeklinde konuştu.
Yeşilçam’da yaprak dökümü yaşandığına dikkati çeken Alacakaptan, oyuncuların tiyatro sanatına sahip çıkması gerektiğinin altını çizdi.
Sanatçının cenazesi, kılınan namazın ardından, Merkezefendi Mezarlığı’na defnedildi.
Sevil Üstekin kimdir?
Üsküdar Amerikan Kız Lisesinden mezun olan Üstekin, Muhsin Ertuğrul’un başkanlığındaki özel tiyatro okulu LCC’de 3 yıl eğitim gördü.
Usta oyuncu Bizim Tiyatro, Gazete Tiyatrosu, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Gülriz Sururi- Engin Cezzar Tiyatrosu, Nisa Serezli-Tolga Aşkıner Tiyatrosu, Dostlar Tiyatrosu, Şan Tiyatrosu ve Dormen Tiyatrosu’nda çalıştı.
Sevil Üstekin, “Kapıcılar Kralı” ve “Şaban Oğlu Şaban” filmlerinde canlandırdığı karakterlerle sinemaseverlerin hafızına kazandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ünlü tiyatro ve sinema oyuncusu Nurullah Çelebi, başarılı oyunculuğunun yanı sıra çiftçiliğiyle de ön plana çıkıyor. Ünlü oyuncu her sezon olduğu gibi bu sezonda da Düzce’nin Gölyaka ilçesinde bulunan Hamamüstü köyündeki fındık bahçesinde hasada başladı.
Çelebi, “Fındık bahçesinde çalışıyoruz. Aslında ben yorulmuyorum, stres atıyorum. Çocukluğumdan beri fındık topluyorum ama şimdi bu hobi bahçesi sayılır. Ufak bir fındıklığım var. Kendim topluyorum. Hatta eski imece usulüyle komşularım da yardım ediyor. Zamanım olunca ben de onlara yardım ediyorum ama çok sık gidemiyorum. Allah razı olsun komşularım geliyorlar. Sadece yiyeceğimiz kadar fındığımız var” dedi. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>15 Ağustos akşamı saat 21.30’da Karşıyaka Yamanlar Dağı’nda başlayan ve 63 saat sonra kontrol altına alınan yangında, Bayraklı ilçesinde bulunan 17 ev yanarak kül oldu. İlçeye bağlı Onur Mahallesi’nde evleri yanan Canan ve Mahigül Ergül kardeşler de evlerinin yanışını, diğer mağdurlar gibi gözyaşlarıyla anlatmıştı.
Sözünü tuttu
Yangının ardından AHBAP Derneği aracılığıyla aileye ulaşan sanatçı Haluk Levent’in devreye girmesiyle sanat dünyası da yardım için harekete geçti. Ünlü şarkıcı Mustafa Ceceli, geçtiğimiz günlerde evin yeniden yapımını üstlendiğini bildirmiş, Haluk Levent de bu sevindirici haberi sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Bugün Mustafa Ceceli, iki kardeşe de ayrı ayrı ev aldı ve Ergül kardeşler ile bir araya geldi. Tapuları kardeşlere teslim eden Ceceli ile Canan ve Mahigül Ergül birlikte poz verdi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Gençlik ve Spor İl Müdürü Gökhan Yavaşer tarafından karşılanan Vali Aktaş, düzenlenen toplantıda kurumun çalışmalarına ilişkin brifing aldı.
Kurum binasında incelemelerde bulunan Vali Aktaş, personele çalışmalarında başarılar diledi.
Vali Aktaş, daha sonra Cumhurbaşkanlığının “İlk 100 Günlük İcraat Programı” çerçevesinde kurulan 100 DENEYAP Teknoloji Atölyesini ziyaret etti.
“Milli Teknoloji Hamlesi” kapsamında teknoloji üretme yetkinliği yüksek genç bireyler yetiştirmek amacıyla kurulan atölyede öğrencilerle bir araya gelen Vali Aktaş’a, yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Türkiye’nin Oscar adayını, “Türkiye’nin ‘En İyi Uluslararası Film Oscar’ adayı Zeki Demirkubuz’un yönetmenliğini yaptığı Hayat adlı filmi oldu. Bakanlığımızca da desteklenen filmimize Oscar yolculuğunda başarılar dileriz.” şeklindeki açıklamayla duyurdu.
Zeki Demirkubuz
FİLM HAKKINDA
Zeki Demirkubuz’un yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde Miray Daner ve Burak Dakak yer alıyor. Filmde, babasının zoruyla nişanlanmak zorunda kalan Hicran evden kaçar. Hicran’ın zaten onu istemediğini düşünen Rıza, bu durumu önceleri pek umursamasa da durum giderek zoruna gitmeye başlar ve Hicran’la yüzleşmeye karar verir. Sadece bir kere gördüğü nişanlısının peşinden İstanbul’a gidip uzun sürecek büyük bir arayışa başlar.
Filmin kadrosunda Cem Davran, Umut Kurt, Melis Birkan, Osman Alkaş, Ozan Dağara, Doğu Demirkol, Kayhan Açıkgöz, Muttalip Müjdeci, Seyit Nizam Yılmaz, Berfun Başel, Hande Özen, Özlem Türkad ve Caner Cindoruk bulunuyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, Hasan Kalyoncu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Mert Can Altun, sosyal medyada izlediği bir video sayesinde tanıştığı yapay zeka teknolojisiyle içerik üretmeye devam ediyor.
Yüzde 90 engelli olmasına rağmen sağlanan destek ve imkanlarla çalışmalarını yapan Altun, yapay zeka kullanarak ürettiği sanatsal içeriklerle Amsterdam’da sergi açtı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Altun, bir içerik üreticisinin yazıyı resme dönüştüren yapay zeka teknolojisini tanıttığı videoyu izlerken, “İşte bu benim alanım.” dediğini aktardı.
O an hayal gücünü yansıtacağı şeyi bulduğunu düşündüğünü belirten Altun, daha sonra yapay zeka teknolojisini öğrenmeye başladığını ve bu alanda kendini geliştirdiğini ifade etti.
“Bu sergi bana umut verdi”
Altun, yapay zeka yardımıyla sanat eserleri ve sinematografik işler üretmeye başladığını belirterek “Klavye kullanımında yaşadığım zorlukları bir çeviri programının sesli yazma özelliğiyle aştım. Yapay zeka programları sayesinde hazırladığım eserler Amsterdam’daki The Grey Space in the Middle sanat galerisinde sergilendi. Bu uluslararası başarıyla çok mutlu oldum. Geleceğimle ilgili hep kötü düşünüyordum ama bu sergi bana umut verdi.” ifadelerini kullandı.
“Göbeklitepe ile ilgili bilim kurgu filmi çekme hayali ve hedefi olduğunu” aktaran Altun, bunun için senaryo derslerinde kendini geliştirmeye devam ettiğini kaydetti.
Altun, sanatsal alanda kendini geliştirmek isteyenlere, hayal güçlerini kullanmalarını ve yapay zeka programlarını öğrenmek için sosyal medya videolarını izlemelerini tavsiye etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muğla Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği, sanat yönetmenliğini Eray İnal, sunuculuğunu da Berkay Tulumbacı’nın yaptığı festivalin açılışı, Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği’nde gerçekleştirildi.
Gecede sahne alan sanatçı Kubat söylediği şarkılarla sanatseverlere keyifli dakikalar yaşattı. Festivalin açılışında bazı zurna sanatçıları da sahnede performanslarını sergiledi. Geceye sanatseverler yoğun ilgi gösterdi.
Festival kapsamında yarın Menteşe ilçesindeki Prof. Dr. Şadan Gökovalı Açıkhava Tiyatrosu’nda oyuncu ve şarkıcı Öykü Gürman sahne alacak.
Üçüncü günü ise Milas Atapark’ta sanatçı İsmail Altunsaray performans sergileyecek. Festivalin kapanışı ise 29 Ağustos’ta Fethiye’de Beşkaza Meydanı’nda oyuncu, şarkıcı Suzan Kardeş’in sahnesiyle yapılacak.
Vatandaşların ücretsiz olarak katıldığı festivalde, Bulgaristan’dan 2, Tayvan’dan 1, Türkiye’nin değişik illerinden 8 zurna sanatçısı yer alıyor.
Festivalin açılışına Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz ve Bodrum Belediyesi Koordinatörü Emel Çolakoğlu’nun da arasında olduğu çok sayıda kişi katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MARDİN’in Kızıltepe ilçesinde genital bölgelerinde kanlanma teşhisi ile doğan Fatma isimli bebek, ambulans helikopter ile Diyarbakır’a sevk edildi.
Kızıltepe Devlet Hastanesi’nde Yenidoğan Yoğun Bakım Servisi’nde genital bölgelerde kanlanma (Penil Nekroz) teşhisi ile doğan 1 günlük Fatma Özdemir’in, ileri tetkik ve tedavi ihtiyacı için Diyarbakır’a sevki istendi. Fatma bebek için Acil Sağlık Hizmetleri’ne bağlı sağlık komuta ile görüşme yapıldı. Fatma bebek, Mardin Prof. Dr. Aziz Sancar Havalimanı’ndan ambulans helikopter ile alınarak Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi Çocuk Cerrahi ve Yoğun Bakım Servisine sevk edilip tedaviye alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Kupa müsabakasında geçen sezonun ‘Süper Lig ve Türkiye Kupası şampiyonu’ Beşiktaş ile ‘Türkiye Kupası 2’ncisi’ Spor Toto Spor Kulübü, Ankara’da Prof. Dr. Yaşar Sevim Hentbol Salonu’nda karşı karşıya geldi. Mücadelede üstün bir oyun sergileyen siyah-beyazlılar, ilk yarıyı 20-11 önde tamamladı. İkinci yarıda farkın kapanmasına izin vermeyen Beşiktaş, karşılaşmayı kazanarak mutlu sona ulaştı.
‘BEŞİKTAŞ 10’UNCU KEZ ŞAMPİYON’
Süper Kupa karşılaşmasında Spor Toto Spor Kulübü’nü 39-32 yenerek şampiyon olan Beşiktaş, bu organizasyonda 10’uncu kez mutlu sona ulaştı. 2010 yılından itibaren düzenlenen organizasyonda daha önce 2010, 2012, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018,2019 ve 2023 yılında şampiyonluğa uzanan siyah-beyazlılar, 2024 yılı Süper Kupası’nı da müzesine götürdü.
FOTAĞRAFLI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamaya göre, kulüp tesislerinde teknik direktör Bülent Uygun yönetimindeki antrenmanda ısınmanın ardından dayanıklılık çalışmaları gerçekleştirildi. Dar alanda oyun oynayan kırmızı-beyazlı ekip, yarı sahadaki maçla günü tamamladı.
ikas Eyüpspor maçında 90 dakika forma giyen futbolcular ise yenilenme çalışması yaptı.
Sivasspor yarın basına ve taraftara açık olarak yapacağı antrenmanla maçın hazırlıklarına devam edecek.
Beşiktaş ile Net Global Sivasspor 1 Eylül Pazar günü saat 21.45’te Tüpraş Stadı’nda karşılaşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Boğazı’nda düzenlenen ve bu yıl tarihin en yüksek katılımcı sayısıyla gerçekleşen Kıtalararası Yüzme Yarışı, 77 ülkeden 2 bin 800’ü aşkın yüzücüyü bir araya getirdi. İstanbul’un eşsiz manzarası ve boğazın zorlu akıntıları arasında gerçekleştirilen bu prestijli yarışta, katılımcılar Asya’dan Avrupa’ya kulaç atarak iki kıtayı birleştirdi. Yarışta Aydın’ı temsil eden Kuşadalı yüzü Aslı Keçelioğlu ise ilk 10’a girerek Aydın’ın gururu oldu. Bu yılki yarışta, İstanbul Boğazı’nın değişken akıntıları ve yoğun rekabet ortamı birçok yüzücüyü zorlarken, Keçelioğlu, hem deneyimi hem de azmiyle ilk 10’da yer almayı başardı.
Aslı Keçelioğlu, yarışmanın ardından yaptığı açıklamada, “İstanbul Boğazı’nın her zamanki sürpriz dolu zorlu akıntılarında, kendi klasmanımda yine ilk 10’a girmeyi başardım. Bu başarıyı bir kez daha elde etmek benim için büyük bir gurur kaynağı oldu. Kuşadası’nı en iyi şekilde temsil etmek için her zaman olduğu gibi elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım” ifadelerini kullandı. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, saat 16.30 sıralarında Bursa- Ankara kara yolu üzeri Kestel’in Ümitalan Mahallesi Kavşağı mevkisinde meydana geldi. İnegöl’den Bursa’ya seyir halinde olan sürücü Mustafa H. (21) yönetimindeki 64 EG 104 plakalı otomobil, aynı yöne giden sürücü Kazım D. (60) yönetimindeki 34 VM 1795 plakalı kamyona arkadan çarptı. Kaza sonucu sürücü ve yanındaki arkadaşı Büşra D. (21) yaralandı. Yaralılar kaza yerine sevk edilen ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralılardan genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Jandarma ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SARATOV VALİSİ DOĞRULADI
Rusya‘nın Saratov Bölge Valisi Roman Busargin, Ukrayna ordusunun dün gece Saratov kentine İHA’larla saldırı düzenlediğini doğrulayarak Predmostovaya Meydanı’ndaki bir bina kısmen hasar gördüğünü ifade etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadın istihdamına destek olmak, yönetim ve istihdam anlamında kadınları desteklemek ve mevcut zabıta ekibinin tamamının erkeklerden oluşması sebebiyle karşılaştıkları güçlükleri azaltmak sebebiyle hayata geçen uygulama zabıtaları rahatlattı. Büyük bir özveri ile çalışacak olan kadın zabıtalar ile Selçuk’ta denetimler gün geçtikçe artacak.
“Daha çok aktif çalışabileceğiz”
Mevcut zabıta kadrosunda kadın zabıta bulunmaması sebebiyle görevlerini yerine getirirken bazı zorluklarla karşılaştıklarını aktaran Selçuk Belediyesi Zabıta Müdürü Abdullah Taşkınçay; “Zabıta destek birimi içinde kadınların olması çok önemli. Kendi zabıta birimimiz içerisinde kadın zabıtamız yoktu ve normalde kadın zabıtaların yapması gereken görev ve işler için diğer birimlerdeki kadın arkadaşlarımızdan yardım istiyorduk. Biz Selçuk Belediyesi Zabıta Müdürlüğü olarak zabıta destek ekibimizin de aramıza katılmasıyla daha sıkı bir şekilde çalışacağız. Zabıta destek ekibimizin kadın çalışma arkadaşlarımızdan oluşmasıyla daha verimli, daha iletişim odaklı bir şekilde çalışacağımıza inanıyorum. Şu anda 20 tane erkek memur, 7 tane de sadece kadınlardan oluşan Zabıta destek birimimiz mevcut. Personel sayımızın da artmasıyla birlikte çok daha aktif bir şekilde çalışabileceğiz” dedi.
Filiz Başkan’ı ziyaret ettiler
Kadın çalışma arkadaşlarından oluşan zabıta destek ekibini makamında ağırlayan Filiz Başkan; “Zabıta müdürlüğümüz kadın çalışma arkadaşlarımızdan oluşan zabıta destek birimi ile artık daha güçlü. Selçuk sokaklarını emanet ettiğimiz zabıta destek birimimizin kadın çalışanlarına çalışmalarında başarılar dileriz” ifadelerini kullandı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadın istihdamına destek olmak, yönetim ve istihdam anlamında kadınları desteklemek ve mevcut zabıta ekibinin tamamının erkeklerden oluşması sebebiyle karşılaştıkları güçlükleri azaltmak sebebiyle hayata geçen uygulama zabıtaları rahatlattı. Büyük bir özveri ile çalışacak olan kadın zabıtalar ile Efes Selçuk’ta denetimler gün geçtikçe artacak.
Daha çok aktif çalışabileceğiz
Mevcut zabıta kadrosunda kadın zabıta bulunmaması sebebiyle görevlerini yerine getirirken bazı zorluklarla karşılaştıklarını aktaran Efes Selçuk Belediyesi Zabıta Müdürü Abdullah Taşkınçay; “Zabıta Destek Birimi içinde kadınların olması çok önemli. Kendi zabıta birimimiz içerisinde kadın zabıtamız yoktu ve normalde kadın zabıtaların yapması gereken görev ve işler için diğer birimlerdeki kadın arkadaşlarımızdan yardım istiyorduk. Biz Efes Selçuk Belediyesi Zabıta Müdürlüğü olarak Zabıta Destek Ekibimizin de aramıza katılmasıyla daha sıkı bir şekilde çalışacağız. Zabıta Destek Ekibimizin kadın çalışma arkadaşlarımızdan oluşmasıyla daha verimli, daha iletişim odaklı bir şekilde çalışacağımıza inanıyorum. Şu anda 20 tane erkek memur, 7 tane de sadece kadınlardan oluşan Zabıta Destek Birimi’miz mevcut. Personel sayımızın da artmasıyla birlikte çok daha aktif bir şekilde çalışabileceğiz” dedi.
Başkan Sengel’i ziyaret ettiler
Kadın çalışma arkadaşlarından oluşan Zabıta Destek Ekibini makamında ağırlayan Başkan Sengel, “Zabıta Müdürlüğümüz kadın çalışma arkadaşlarımızdan oluşan Zabıta Destek Birimi ile artık daha güçlü. Efes Selçuk sokaklarını emanet ettiğimiz Zabıta Destek Birimimizin kadın çalışanlarına çalışmalarında başarılar dileriz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü, İzmir’in dezavantajlı bölgelerinde yaşayan kadın ve çocuklar için deniz etkinliği düzenledi. Tarihi Havagazı Fabrikası’ndan kalkan otobüslere binen kadın ve çocuklardan oluşan 95 kişi, Selçuk Belediyesi Pamucak Sosyal Tesisleri’ne gitti. Burada piknik yapan kadınlara, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından su, çay ve meyve suyu da ikram edildi. Yüzme bilmeyen yurttaşlar eğitmenler eşliğinde yüzme öğrenirken, olumsuz durumlara karşı sağlık personeli ve ambulans da hazır bulundu. Ekonomik koşullar gereği plajlara gidemediklerini söyleyen kadınlar, bu tür etkinlikler sayesinde denize girebildiklerini belirtti.
“Denize hiç gitmemiş kadınlar var”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Anahtar Kadın Çalışmaları Bütüncül Hizmet Merkezi Sorumlusu ve Sosyal Hizmet Uzmanı Dilek Yücel Aksoy, “İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü olarak deniz etkinliği düzenledik. Denize erişemeyen kadınları, çocuklarıyla birlikte denizle buluşturmaya çalışıyoruz. Bu tesis bizim için oldukça kullanışlı. Hem gölgelik alanları var hem de denize yakın. Selçuk Belediyesi’ne de iş birliği için teşekkür ediyoruz. Buraya gelen kadınlar arasında hayatında hiç denize girememiş ya da çok az gitmiş kadınlar var. Ülkemizde yaşanan ekonomik koşullar nedeniyle çocuklar da bu konuda mağdur durumda. Bu sebeple deniz etkinliklerimizde keyifli anlar yaşıyoruz. Kadınlar da çok memnun kalıyor. Talebin bu kadar yoğun olacağını tahmin etmiyorduk. Üç kez deniz etkinliği düzenledik, düzenlemeye devam edeceğiz” dedi.
“Daha önce böyle bir etkinliğe katılmamıştık”
Deniz etkinliğine 4,5 yaşındaki oğlu Asil Robin ile katılan Gamze Aykut, “Çok eğlenceli bir geziye katıldık. Daha önce böyle bir etkinliğe katılmamıştık. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin aracıyla tesise geldik. Yolculuğumuz çok güzel geçti. Çok memnun kaldık. Denize gidemeyen birçok kadın var. Çok faydalı bir etkinlik oldu” diye konuştu. Kübra Altın isimli yurttaş da ” Karabağlar’dan geliyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi etkinliğini sosyal medya hesabından gördük. Arkadaşlarıma söyledim ve başvurumuzu hemen kabul ettiler. Etkinlikten çok memnun kaldım. Günümüz şartlarında denize gitmek artık pek mümkün değil. Belediyenin kadınlara ve çocuklara böyle bir etkinlik organize etmesi çok güzel. Çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Harika bir gün geçiriyoruz”
Kadın arkadaşları ile deniz etkinliğine katılan Nermin Batık, “Harika bir gün geçiriyoruz. Çok memnun olduk. Denize sık sık gidemiyoruz. Öyle bir olanağımız yok. Gideceğimiz yerler paralı oluyor. Şezlong parası, yeme içme parası vermek zorunda kalıyoruz. Bu yüzden bu etkinliğin olması çok iyi. Sabah otobüslerle buraya geldik. Suyumuzu, meyve suyumuzu, çayımızı verdiler” dedi. Arkadaşı Hüner Cevizci ise “Görevliler bizimle çok ilgilendi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a hizmetlerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz” sözlerine yer verdi.
“İmkanın yoksa denize gitmek çok zor”
Kızı Gülşah Paçacı’yla denize gelen Songül Paçacı da şunları söyledi: “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu imkanlardan faydalanıp denize gireceğiz. Buraya kızım, annem ve yeğenimle geldim. İmkanın yoksa denize gitmek çok zor. Denize gidip gelme masraflarını herkesin karşılayabilmesi zor. Ben kendi adıma karşılayamam. Bugün ise Havagazı Fabrikası’nda bize tahsis edilen araçlara bindik. Yolculuk çok rahattı. Burada olmaktan çok mutluyuz.”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü, deniz etkinliklerini izbb_kadin Instagram adresi üzerinden duyuruyor. Detaylı bilgiye 232. 293 33 72 numaralı telefondan ulaşılabiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>” İstanbul Havalimanı‘nda maymun çiçeği virüsüne rastlamadık”
İSTANBUL – Dünya Sağlık Örgütü tarafından acil durum ilan edilen M çiçeği virüsüyle ilgili İstanbul Havalimanı Başhekimi Dr. Aykut Yener Kavak, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile birlikte toplamda 11 Afrika ülkesinden gelen uçuşların yakın takibe alındığını ve herhangi bir olumsuz duruma rastlanılmadığını açıkladı.
Başta Kongo Demokratik Cumhuriyeti olmak üzere 11 Orta Afrika ülkesinde görülen M çiçeği virüsünün ardından gözler havalimanlarındaki Afrika uçuşlarına çevrildi. Afrika uçuşlarının endişe uyandırması nedeniyle Avrupa’nın en yoğun havalimanlarından biri olan İstanbul Havalimanı’nda da bir dizi tedbir uygulanması kararı alındı. Sağlık Bakanlığı bünyesinde bulunan, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü İstanbul Havalimanı Baştabipliği, havalimanı işletmecileri ve havayolu şirketlerine alınacak önlemler konusunda geçtiğimiz günlerde bir toplantı düzenlemişti. Özellikle virüsün tespit edildiği ülkelerden İstanbul Havalimanı’na gelen Afrikalı yolcular mercek altına alındı. Bu kapsamda belirlenen 11 ülkeden (Burundi, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo, Kamerun, Gana, Liberya, Nijerya, Ruanda, Kenya, Fildişi Sahili ve Güney Afrika) gelen yolcular takip edilecek.
İstanbul Havalimanı Başhekimi Dr. Aykut Yener Kavak, M çiçeği virüsüyle ilgili açıklama yaptı. Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü İstanbul Havalimanı Başhekimi Dr. Aykut Yener Kavak, havalimanında yürütülen çalışmalar ve sürecin takibine ilişkin bilgi verdi. Dr. Kavak, “Dünya Sağlık Örgütü, 14 Ağustos’ta küresel acil durum ilan ettikten sonra biz de havalimanımızda mevcut ekiplerimizle Afrika bölgesinden, özellikle de Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden gelen yolcuları izlemeye başladık. Gözlem altına aldık. Öte yandan oradan gelen uçaklardan herhangi bir vaka bildirimi olup olmadığını ya da seyahat sırasında rastlanan yolcu olup olmadığını arkadaşlarımızdan sorgulayarak uçağın kapısına giderek kontrollerimizi devam ettiriyoruz” dedi.
“11 Afrika ülkesinden gelen uçuşlar takibe alındı”
Demokratik Kongo Cumhuriyeti dışında etrafta vaka sayısı fazla olan 11 Afrika ülkesinden gelen uçuşların takibe alındığının altını çizen Kavak, “Eğer şüpheli veya olası vaka olursa bu da seyahat sırasında kuleye ya da yer hizmetleri tarafından yine acil durum merkezine bildirilebilir. Bizim ekiplerimiz bu çağrıyı aldığı zaman, vakayı değerlendirmek üzere vakanın olduğu yerden daha izole bir alana alarak, gidip muayenesini yapıyorlar. Eğer şüpheli bir vaka görürsek bunun sevki için de 112 vasıtasıyla belirlenmiş hastaneye teşhis ve tedavi amacıyla sevkini yapacağız” diye konuştu.
“İstanbul Havalimanı’nda vakaya rastlamadık, herhangi bir ek tedbir almış durumda değiliz”
Havalimanında toplam iki adet karantina odasının olduğunu ve meydana gelmesi muhtemel vakaları da bu odalarda izole edileceğini söyleyen Dr. Aykut Yener Kavak, hem İstanbul Havalimanı hem Türkiye’de bugüne kadar böyle bir vakaya rastlamadıklarını vurguladı. Havalimanı personelinin ve hava yolu şirketlerinin dikkat etmesi gereken hususlara dikkat çeken Kavak, “14 Ağustos’ta Dünya Sağlık Örgütü küresel acil durumu ilan ettikten sonra havalimanında bu uçuşları mercek altına aldık. 17 Ağustos’ta biz havalimanın paydaşlarının katılımıyla genel müdürümüzün başkanlığında toplantı düzenledik. Burada hastalıktan korunma yoluyla ve havalimanındaki çalışan personelin dikkat etmesi gereken konularla ilgili detaylı bilgilendirme yaptık. Aynı zamanda bu toplantıya bilim kurulu başkanımız Prof. Dr. Ateş Kara’da online olarak katıldı ve tüm katılımcılarının bu hastalıkla ilgili sorularını detaylı olarak cevaplandırdı. Virüsün belirtileri aslında spesifik olarak vücutta döküntü var ama onun öncesinde tabii ki ateş, enfeksiyon, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı gibi belirtiler olması gerekiyor. Şu anda herhangi bir ek tedbir almış durumda değiliz sadece izlemeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı, Samsun Valiliği ile İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından desteklenen Gezici Kütüphane, il merkezi ve köylerde hizmet veriyor.
En ücra mahallelere kadar giderek öğrencilere kitaplara erişim imkanı sağlayan Gezici Kütüphane ile Samsun’un Çarşamba ilçesi Ustacalı ve Kızılot mahalleleri ile Terme’nin Kumcağız Mahallesi’nde mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan ailelerin çocuklarına yönelik etkinlikler düzenlendi.
Kütüphane otobüsü ile çocuklar kitapla buluşturularak vakitlerini değerlendirmeleri ve gelişimlerine katkı verilmesi sağlanıyor.
Ayrıca akıl ve zeka oyunları oynama, boyama, çizgi film izleme gibi etkinliklerin yanı sıra otobüsün yanında oluşturulan alanda halat çekme, çuval yarışı, seksek gibi oyunlar oynanarak sosyal ve kültürel gelişimlerine katkıda bulunuluyor.
Gazi İl Halk Kütüphanesi Müdürü Mikdat Malat, AA muhabirine, Gezici Kütüphane ile mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarına yönelik sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunduklarını söyledi.
Çocukların sportif ve sosyal yeteneklerini geliştirmek, kütüphaneye farkındalıklarını artırmak amacıyla çeşitli aktiviteler sunduklarını belirten Malat, “Bundan sonra da mevsimlik tarım işçilerinin bulunduğu alanlarda kütüphane otobüsümüzle hizmet vermeye devam edeceğiz.” dedi.
İŞKUR Çarşamba Hizmet Merkezi Şube Müdürü Rıfat Yıldız da mevsimlik işçilerin bölgede bulunduğu dönemde boşta kalan çocuklara yönelik etkinlikler yaptıklarını, bu sayede çocukların eğitim ve sosyal anlamda eksiklerini bir nebze gidermeyi amaçladıklarını vurguladı.
Gezici Kütüphane’den yararlanan çocuklardan Yaren Karka ise oyunlar oynayıp kütüphane aracına girince kendisini mutlu hissettiğini, resim yaparken yeteneğinin geliştiğini, kitap okurken de okumasının hızlandığını fark ettiğini anlattı.
Rosidar Utaş da kitap okuyup resim yaptığını kaydetti.
Helin Yol, boyadığı resimlerin kendisini resim öğretmeni olma hayaline yönelttiğini dile getirerek, “Resimler çok güzeldi, inşallah resim öğretmeni olurum. Burayı çok sevdim.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbulKültür Üniversitesi’nde Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi’nin faaliyete açılmasını duyuran, Üniversite Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe ve üniversitenin Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi Müdürü Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil, üniversite öğrencilerinin, sürdürülebilir kalkınma amaçlarının gerçekleşmesinde en önemli rolü üstlendiklerini belirtti.
İstanbul Kültür Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi’ni faaliyete açtı. Müdürlüğünü Üniversitenin Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil’in yürüteceği Merkezde sürdürülebilir kalkınmada üniversite ve sanayi iş birliği üzerine çalışmalar olacak.
REKTÖR PROF.DR.YÜKSEKTEPE: SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMADA ÜNİVERSİTELERİN ROLÜ BÜYÜK
Sürdürülebilir kalkınma amaçlarının bir kültür olarak benimsenmesi, gerektiğini kaydeden Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, üniversitelerin bu başlıktaki rolünden bahsederek, “2015’te Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Konferansında “Gündem 2030: BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları” belirlendi. Bu kapsamda üniversitelerden beklenen bir rehberlik misyonu var. “Gündem 2030″ İstanbul Kültür Üniversitesi olarak bizim Kurumsal Anayasamızda başta doğaya, çevreye saygı ve toplumsal duyarlılık olmak üzere pek çok maddemizle örtüşüyor. Dolayısıyla Merkezin açılışında Gündem 2030 referansımız, kurumsal anayasamız ise planladığımız faaliyet alanlarında ilham kaynağımız oldu” dedi.
“BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN BELİRLEDİĞİ TÜM KALKINMA AMAÇLARI BİZİM İÇİN KIYMETLİ”
Pandemi ile birlikte kriz ve riskler noktasında çok önemli dersler alındığını kaydeden Rektör Prof. Dr. Üney Yüksektepe, Kültür Üniversitesi’nin Sürdürülebilir Kalkınma Merkezinde odaklanacakları temel faaliyet alanlarını ise şöyle açıkladı: “Birleşmiş Milletlerin belirlediği tüm kalkınma amaçları bizim için çok kıymetli. Bu 17 amaç içinde Kültür olarak; nitelikli eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği, sanayi, yenilikçilik ve altyapı, eşitsizliklerin azaltılması, amaçlar için ortaklıklar alanında Merkezimizle fayda üreteceğiz. Merkez bünyesinde tüm çalışma başlıklarımızda önlisans ve lisans öğrencilerimizin aktif rol alması da bizim için önemli. Her öğrencimizi, sürdürülebilir kalkınma amaçlarını içselleştirmiş, bu konuda duyarlı bireyler olarak iş dünyasına hazırlamak en önemli hedefimiz”.
PROF.DR. TİFTİKÇİGİL: SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMADA SANAYİ VE ÜNİVERSİTE İŞ BİRLİĞİ ÖN PLANDA OLACAK
2024-2025 yılında faaliyetlerine başlayacak Sürdürülebilir Kalkınma Merkezinin; ulusal ve uluslararası boyutta çalışmalara odaklanacağını belirten Merkez Müdürü Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil, sürdürülebilir kalkınma amaçlarını yükseköğretim misyonu ve vizyonunun bir parçası olarak benimsediklerini belirtti. Eğitim faaliyetlerini gerçekleştirirken; çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan topluma sürdürülebilir bir yaşam biçimi oluşturma konusunda da öncülük etmeyi hedeflediklerini belirten Prof.Dr. Yavuz Tiftikçigil merkezin amaçları ve faaliyet alanlarını şöyle özetledi:
“Öncelikli amacımız Sürdürülebilir kalkınmanın bir alan olarak gelişmesi ve farkındalığı artırmak. Bu amaç çerçevesinde sanayi ile üniversite iş birliğini sağlamak ve geliştirmek üzerine çıktılar vereceğiz. Türkiye’deki yeşil ekonomik dönüşüm başlığındaki konular da alanımızda olacak. Mikro ve makro düzeyde sürdürülebilir büyüme ve kalkınma, kapsayıcı kalkınma, adil dönüşüm, ekonomik, sosyal ve ekolojik sürdürülebilirlik gibi alanlarda bilgi üretmek, araştırma ve uygulama girişimlerimiz olacak. Sürdürülebilir kalkınmayı merkeze alan kurum ve kuruluşlara eğitim-öğretim, danışmanlık hizmeti, Ar-Ge ve proje desteği başlıklarında da aktif çalışmalarımız olacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Depremin derin izlerini kendisini çocuklara adayarak sildi
ADIYAMAN – Adıyaman’ın Besni ilçesinde yetim büyüyen ve 6 Şubat depreminde kardeşini kaybeden Leman Neslihan Aslan, deprem sonrası travmaları kendisini yetim ve öksüz çocuklara adayarak atlattı.
Babasız büyüyen Leman Neslihan Aslan, 6 Şubat depreminde Besni ilçesi Pınarbaşı Mahallesi Abdiağa Caddesi’nde bulunan Nur Apartmanı’nın enkazında kaldı. Annesi ve iki kardeşiyle saatler sonra enkazdan sağ çıkmayı başaran Leman Neslihan Aslan’ın 19 yaşındaki kardeşi İbrahim Aslan’ın cansız bedeni enkazdan çıkartıldı.
Annesi ağır yaralanan, kardeşini kaybeden Leman Neslihan Aslan, depremden sonra yetim ve öksüz çocuklara destek olmak için Besni Sosyal Hizmetler Merkezi gönüllüsü oldu. İngilizce Öğretmenliği mezunu olan Leman Neslihan Aslan, köy köy dolaşarak çocukların yanında oldu. Leman öğretmen daha sonra Besni Belediyesi Toplumsal Gelişim Merkezi bünyesinde açılan İngilizce kursunda öğrencilere İngilizce eğitimi verdi. Yaz tatili boyunca 60 öğrenciye İngilizce eğitimi veren Leman öğretmen, depremin açtığı derin yaraları kendisini çocuklara adayarak kapattı.
Çocuklarla hayata bağlandığını vurgulayan öğretmen Leman Neslihan Aslan, “6 Şubat depreminde yani asrın felaketi olayında Adıyaman’ın Besni ilçesinde ailemle birlikte enkazda kaldık maalesef. Bir kardeşimi enkazda kaybettik, annem ağır yaralı olarak çıktı, hala tedavileri devam etmekte. Ben içerden kendim çıktım. Daha önce AFAD eğitimleri almıştım, depremin olduğunu bildiğim için güvenli bir şekilde çıktım. Kendim çıktıktan sonra annemi çıkarttım aynı şekilde. Sosyal hizmetlere giderek ‘ailesini kaybeden yetim, öksüzlerle ilgilenmek istiyorum’ dedim. Onlar da sağ olsunlar yardımcı oldular. Besni de ailesini kaybeden 19 yetim ve öksüz öğrenci var, çocuk var. Daha öğrenci olmayan 5 yaşında çocuklar var. Onlarla ilgilenmek istedim. Onların psiko-sosyal destekte bulunmak istedim. Okul hayatlarında eğitimlerine katkı sunmak istedim. Bir şeyler yapmak istedim. Sosyal hizmetlerde beş ay boyunca gönüllü öğretmenlik yapmamı sağladılar ve o çocuklarla ilgilendim. Ben yetim büyüdüm, o yüzden benim hayatım her zaman yetimlerin hayatında iz bırakmak, yetimlere dokunmak. Yasımı hala tutmadım, hala içimde bir yerde kardeşimin sızısı, hala içimde bir yerde var. Çocuklar ben demek olduğu için çocuklarla birlikte yasımı, stresimi, her türlü hüznümü attım zaten. Öğretmen olduğum için de benim tek gayem öğretmek, çocuklarla birlikte olmak. O yüzden her şeyi çocuklarla birlikte hallettim, öyle güzel gelişmeler yaşadık ki hayata tutundular, eğitime tutundular. Bir hayalleri oldu. Deprem zamanı umudunu kaybeden çocuklar şuan kitap okuyorlar, bir yandan okul dersleriyle ilgileniyorlar, bir yandan edebiyatla ilgileniyorlar. O şekilde hayata tutundular yani” dedi.
Besni Belediye Başkanı Reşit Alkan ise konuşmasında, “Leman hocamız 6 Şubat depreminde bütün halkımızla, bizimle birlikte yaşadığımız bütün acıların hepsini yaşamış bir öğretmenimiz. Belediyemizin himayesindeki TOGEM’lerde kurs vererek öğrencilere faydalı olmaya çalıştı. Bu vesileyle de üzerindeki travmayı, üzüntüyü, bir takım yaşadığı psikolojik sorunları bu şekliyle bertaraf etmiş oldu” şeklinde konuştu.
Leman öğretmen ile aynı okulda görev yapan öğretmen Songül Tüy ise, “Birçok insanda kaygı bozukluğu, psikolojik sıkıntılar, umutsuzluk baş gösterirken Leman öğretmenimde tam tersine her gün yeni bir ışık, her gün yeni bir umut oldu. Hem kendisine, hem bize, hem tüm öğrencilerine umut vermeye devam ediyor. Işık saçıyor, kendisini tebrik ediyorum” diye konuştu.
Öğrenciler ise Leman öğretmenlerini çok sevdiklerini ve onun derslerine katıldıkları için oldukça mutlu olduklarını vurguladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EHAD’dan yapılan açıklamaya göre, dün açılış konuşmalarıyla başlayan program, bugün de çeşitli etkinlikler ve toplantılarla devam etti.
Kızılcahamam İlçe Müftülüğü ve Kızılcahamam Belediyesinin de katkılarıyla gerçekleştirilen ve yarın da sürecek kamp programında, öğretim görevlisi Ayşe Karakaya “Hafızlığın Değeri ve İşlevselliğinin Arttırılması”, Emine Çınar da ” Gazze, Kur’an ve Direniş Gücü” konulu sunum yapacak.
Türkiye’nin farklı illerinden 80 üniversiteli kadın hafızın katıldığı programda ayrıca takım çalışması ve gönüllülük, zaman yönetimi, kariyer planlama, temel iletişim becerileri, liderlik, gençlerin zararlı akımlardan korunması ve aile bilinci, hızlı öğrenme teknikleri konularında seminerler verilecek.
Gençlerin ve hafızların profesyonel kariyerlerinde başarılı olmaları için gereken bilgi ve becerileri kazanmalarını amaçlayan ve staj ile kariyer geliştirme süreçlerini destekleyen çeşitli eğitim modüllerini içeren EHAD Staj ve Kariyer Eğitim Programı, Ankara gezisiyle son bulacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk Üniversitesi Rektörlük makamında gerçekleşen bu anlamlı buluşma, Türkiye ve İran arasındaki dostane ilişkilerin eğitim ve kültürel iş birliği alanlarında daha da güçlendirilmesi için önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Ziyaret sırasında Başkonsolos Ebrahimi, Prof. Dr. Hacımüftüoğlu’nu tebrik ederek, yeni görevinde başarılar diledi. Ebrahimi, İran ve Türkiye arasındaki tarihi ve kültürel bağların her iki ülkenin de akademik alanlarda yapacağı ortak çalışmalarla daha da pekişeceğine olan inancını dile getirdi. İki ülke arasındaki ilişkilerin her alanda güçlenmesi adına, başta eğitim, kültür ve bilimsel araştırmalar olmak üzere çeşitli projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Ebrahimi, Erzurum’da görev yaptığı süre boyunca bu tür iş birliklerine öncülük edeceklerini belirtti.
Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Atatürk Üniversitesinin sadece ulusal değil, uluslararası alanda da önemli projelere imza attığını ve bu projelerin bölgesel kalkınmaya önemli katkılar sağladığını söyledi. Üniversitenin, uluslararası iş birlikleri kapsamında gerçekleştirdiği sosyal, kültürel ve bilimsel faaliyetlerin artarak devam edeceğini belirten Hacımüftüoğlu, İran üniversiteleri ile ortak yürütülecek projelerin iki ülke halkları arasındaki bağları daha da güçlendireceğini vurguladı.
Öğrenci ve akademisyen değişim programları gibi alanlarda yapılabilecek iş birliklerinin de gündeme geldiği görüşme, karşılıklı iyi dileklerin sunulmasının ardından sona erdi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İshak Hasanoğlu ile birlikte Patnos İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Ziyarette, yeni eğitim-öğretim yılına yönelik hazırlıklar hakkında bilgi alındı. Daha sonra Patnos Kaymakamı Hasan Taş’ı makamında ziyaret eden Kökrek, ilçedeki eğitim çalışmaları ve hazırlıklarla ilgili görüş alışverişinde bulundu. Kökrek, Patnos Belediye Başkanı Abdulhalik Taşkın’ı da makamında ziyaret ederek, ilçede yeni eğitim-öğretim yılında hayata geçirilecek projeler üzerinde duruldu. Dedeli Belde Belediye Başkanı Veysi Durak’ı ziyaret eden Kökrek, yerel yönetimlerle iş birliğinin eğitimde daha etkili çözümler üretilmesine katkı sağlayacağını belirtti. Kökrek, Patnos Süphan Dağı Anadolu Lisesi’nde de incelemelerde bulunarak, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde yapılan hazırlıkları yerinde inceledi. Program kapsamında, Patnos İlçe Milli Eğitim Müdürü Mansur Vural’ın vefat eden annesi Hazal Vural için de taziye ziyaretinde bulunan Kökrek, merhumeye Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi. – AĞRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Mali Sekreteri Hasan Kütük, 9 eylül’de başlayacak 2024-2025 eğitim öğretim yılı öncesi artan eğitim giderlerini ve ailelerin yaşadıkları ekonomik sorunları ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi.
Yeni eğitim öğretim dönemi öncesi çeşitli eğitim materyallerinin maliyetlerinin hesaplandığı ve geçen yıllarla karşılaştırıldığı bir rapor hazırladıklarını belirten Kütük, raporda ayrıca hükümetin eğitimde nasıl sorunlara sebep olduğuna iliksin tespitler ve bu sorunların çözümlerine yönelik önerilere yer verdiklerini söyledi.
Kütük’ün yaptığı açıklamalar şöyle:
“Çocuklarımızın okula kaydında bir ailenin ödemesi gereken maliyeti ve bir çocuğun okula başlama giderleriyle ilgili bir araştırma yaptık. Ankara’da 137 kalem üzerinden yaptırmış olduğumuz araştırmalarda maliyetlerin ne kadar yüksek olduğunu, veliler ve aileler için bunu karşılamanın ne kadar zor olduğunu gördük. Burada geçen yılla bu yıl arasında yaptığımız bir kıyaslamada ortalama artışın yüzde 88.8 olduğunu gördük. Asgari ücretin 17 bin lira olduğu, memur emeklilerine ve memurlara yüzde 19 zam yapıldığı bir yerde bir çocuğun okula başlamasının maliyetinin geçen yılla bu yıl arasındaki artışı yüzde 88.8 olmuştur.
“Zor bir eğitim-öğretim süreci bizleri bekliyor”
Gerçekten okulların açılmasıyla beraber çocuklar, veliler ve öğretmenler açısından da zor bir eğitim-öğretim sürecinin bizleri beklediğini görüyoruz. Doğal olarak hükümet, Milli Eğitim Bakanlığı’na yeterli bütçeyi ayırmadığı için okul idareleri bu giderleri karşılamak için velilere yükleniyor. Oradan bunun karşılanması için çeşitli adlar altında veliler ödeme yapmak durumunda kalıyor. Veliler müşteri, öğretmenler tahsildar, okullar ticarethane haline gelmiş.
Buradan baktığımızda önünde ‘milli’ sözcüğü yazan bir kurumda hükümetin ve devletin bu çocukların nitelikle eğitim-öğretim alabilmesi için öncelikle çocukların ihtiyaçlarını karşılayabilecek ekonomik bir desteğe ihtiyaç var. Ama görüyoruz ki özel okullara hükümet tarafından aktarılan paralar devlet okullarına aktarıldığı zaman -çok az bir miktarıyla bile- çok zor durumda kalmadan eğitim-öğretim devam eder.
Bu eğitim-öğretim yılında çocuklarımızın daha nitelikli okullara başlayabilmesi, velilerin daha az sıkıntı yaşaması adına hükümete çağrımızdır. Okullarımızın ihtiyaçlarını karşılayın. Bir de bunun gibi, güvenlik ve temizlik ihtiyacını karşılayacak personel gibi de ayrıca yine veliler üzerinden okul idaresinin yapmış olduğu personel alımları da olacak. Bu da velilerin üzerine ek yükün getirileceğini gösteriyor.”
Okullar eğitim-öğretime hazır değil. Deprem bölgesindeki konteyner kentlerde çok ilkel ve zor koşullarda hiçbir destek almadan eğitim-öğretimini sürdürmek zorunda kalan öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz olacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekin, Gerede Esentepe Güreş Sahası’nda düzenlenen 4. Ramazan Dede Anma Etkinlikleri ve Gerede 73. Tarihi Esentepe Yağlı Güreşleri programına katıldı.
Başpehlivanlarla dev Türk bayrağını taşıyan ve fotoğraf çektiren Tekin, daha sonra başpehlivanların kura çekimini gerçekleştirdi.
Tekin, yaptığı konuşmada, bu geleneğe ve kültüre sahip çıkan Geredelilere teşekkür etti.
Bu geleneğin, Anadolu’da azalmaya başladığını dile getiren Tekin, “Aynı şey seyirci açısından da geçerli. Şimdi seyircilerimiz de azaldı. Ama ısrarla bu geleneklere sahip çıkmamız lazım. Biz sahip çıkacağız, güreşçi kardeşlerimiz sahip çıkacak ve bu gelenek devam edecek inşallah. Hep beraber bunlara sahip çıkmamız lazım.” ifadelerini kullandı.
“Bizi bir arada tutan değerler ilanihaye devam edecek”
Bakanlık olarak hedeflerine değinen Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Milli Eğitim Bakanlığı olarak görevimiz, çocuklarımıza, gençlerimize bu kültürü gelecek kuşaklara aksettirecek şekilde bir eğitim öğretim vermek. Sizi temin ediyorum, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile geleneklerimizin, kültürümüzün gelecek kuşaklara aktarılması için inanın yapılması gereken şeyleri yapıyoruz. Siz de destek verirseniz başarılı olacağız. Biz başarılı olursak, işte bu ilişkilerimiz, toplumsal yapımız, kültürümüz, geleneklerimiz bizi bir arada tutan değerler, ilanihaye devam edecek inşallah.”
Gerede’de planlanan eğitim yatırımlarından bahseden Tekin, 2024 ve 2025 yatırım programındaki çalışmalarla ilgili bilgi verdi.
Tekin, bu etkinlikleri devam ettiren Kaymakamlığa, Belediyeye, Valiliğe ve milletvekillerine teşekkür ederek, “Sporcularımız ve seyircilerimize teşekkür ediyorum. Onlar olmasa bu etkinliğin hiçbir anlamı yok.” dedi.
Konuşmasının ardından Bakan Tekin, “güreş ağası açık artırması”na katıldı. İş insanı Sadık Öner, açık artırmayla Güreş ağası oldu.
Etkinliğe, Bolu Valisi Erkan Kılıç, AK Parti Bolu MilletvekiliYüksel Coşkunyürek, MHP Bolu Milletvekili İsmail Akgül, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Gerede Belediye Başkanı Mustafa Allar, AK Parti İl Başkanı Suat Güner, MHP İl Başkanı Ayhan Çelikkol, vatandaşlar ve güreşçiler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adaklı ilçesine bağlı Sütlüce köyünden uzun yıllar önce İstanbul’a göç eden 1924 doğumlu iş insanı Kazım Demircioğlu, köyünün 2 bin 300 rakımlı tepesinde bulunan Şeker Baba Türbesi’nin (Haser Baba) yolunu yaptırdı ve türbenin yanına mutfak inşa ettirdi.
Mutfak binasının hizmete açılması dolayısıyla Vali Ahmet Hamdi Usta, Demircioğlu ve Belediye Başkanı Erdal Arıkan’ın da katılımıyla program düzenlendi.
Programda Demircioğlu, öğrencilere burs verilmesi için Valiliğe 500 bin lira teslim edeceğini söyledi. Ardından Vali Usta’nın Bingöl’de bazı okulları depreme dayanaksız olması nedeniyle yıktıklarını anlatmasına üzerine Demircioğlu, kentte anne ve babasının adını taşıyan 12 derslikli okul yaptıracağı sözünü verdi.
Vali Usta, Demircioğlu’na verdiği destekten dolayı teşekkür etti.
Kazım Demircioğlu gibi insanların çok kıymetli olduğunu ifade eden Usta, “Bu insanları kuvözde büyütülen bir bebek gibi pamuklar içerisinde yaşatmamız, gerekli ilgiyi göstermemiz lazım. Onların her sözü, konuşması, adımı inanın asırlık birikimin neticesi olan işler. Onun için de o insanlarla sık sık beraber olmak, konuşmak ve anmak büyük bir kazanç. Allah Kazım amcaya uzun ve sağlıklı ömürler versin.” diye konuştu.
Mutfağın olduğu yapının etrafına ceviz ağaçları diken Vali Usta ve beraberindekiler, daha sonra Şeker Baba Türbesi’ni ziyaret etti.
Programa, Vali Usta’nın eşi Şerife Usta, İstanbul Kent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Atsü, Yayladere Kaymakamı Mehmet Buğra Katırcı, Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Çintay, Adaklı Belediye Başkanı Erdal Almalı, eski Ilıcalar Belediye Başkanı Mehmet Akif Günerigök, askeri erkan, bölgede yaşayan vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğüne bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde faaliyet yürüten aile destek merkezinde açılan kurslarda eğitimler sürüyor.
Aralarında ihtiyaç sahiplerinin de bulunduğu 60 kadın kursiyer, el sanatları, halı dokuma ve aşçı yardımcılığı gibi alanlarda eğitim alıyor.
Merkezin koordinatörü Demet Keser, gazetecilere, kadınlara mesleki yeterlilik kazandırmak, farklı alanlarda beceri edinmelerini sağlamak ve becerilerini sergileyecek imkanları sunmak amacıyla kurslar verdiklerini söyledi.
Kurslarda kullanılan bütün malzemelerin Aile Destek Projesi kapsamında temin edildiğini anlatan Keser, “Şu an halı dokuma, aşçı yardımcılığı ve el sanatları kurslarımız aktif, 3 ay süren kurslarımızda 60 kursiyerimiz bulunuyor. Yaklaşık 15 gün içerisinde de okuma yazma kursu açacağız.” dedi.
Kurslarda Kars’a özgü ürünler ile lezzetlerin hazırlanmasını ve pazara sunulmasını hedeflediklerini dile getiren Keser, “Kurslarımız tamamlandığında sergi açmayı planlıyoruz ve kursların bitiminde sertifika verdiğimiz kursiyerlerimiz, hazırladıkları ürünleri burada satışa sunarak maddi destek de elde etmiş olacak. Kursiyerlere teşvik kapsamında 3 aylık eğitim döneminin sonunda 1800 lira maddi destekte de bulunulacak.” ifadelerini kullandı.
Usta öğretici Nuran Coşkunaras da kadınlara halı dokumasını öğreterek bu sanatı yaşatmaya çalıştıklarını söyledi.
Halı dokumayı öğrenen kursiyer Nurhayat Yıldırım ise “Bu kursu terapi olarak düşünüyorum, burada hem meslek ediniyorum hem de ev bütçeme katkı sağlıyorum.” diye konuştu.
Merkezin eğiticilerinden Ezgi Kılıç, kurumda meslek edindirme eğitimlerinin yanı sıra koruyucu ve önleyici eğitimler verdiklerini, amaçlarının aile bütünlüğünü korumak, aile fertlerinin yaşamsal ve sorunsal çözüm becerilerini artırmak olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kent merkezinde sadece kadınlara özel olan kitap kafenin kurucusu Meryem Akalan ve arkadaşları, katıldıkları İsrail karşıtı protestolar ve yürüyüşlerin ardından Filistin‘e daha fazla destek için kermes düzenlemeye karar verdi.
Akalan ve arkadaşları, kitap kafede her hafta çarşamba günü çeşitli ürünlerden kermes düzenleyeceklerini çevrelerine duyurdu.
Kadınların evlerinde pişirdikleri yemekler ve el emeği dokuma ürünleriyle oluşturulan kermese, esnaf da dükkanlarından ürünler gönderip katkıda bulundu.
Dayanışmayla kurulan kermes ile kafenin bir günlük geliri aşevleri, kurumlar ve hekimler aracılığıyla Filistin‘e gönderiliyor.
Kafenin işletmecisi Meryem Akalan, AA muhabirine, işgal altındaki Filistinlilere destek olabilmek için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.
Kermesi 4 haftadır sürdürdüklerini ifade eden Akalan, “Gündemdeki Filistin içimizi kanatan bir mevzu, arkadaşlarımızla ‘Ne yapabiliriz?’ diye düşünürken ‘Neden bir günlük gelirimizi bağışlamayalım?’ dedik. Sonra adım attık ve bayanlar ile esnaftan destek olmak isteyenlerle kermes düzenledik. Her çarşamba günü kermesle gelirimizi Filistin’e gönderiyoruz.” dedi.
“Haftada yaklaşık 10-15 bin lira gönderiyoruz”
Akalan, kermese vatandaşların ilgi gösterdiğini belirterek, esnafın da iş yaptıkları sektöre göre ürün göndererek kendilerine destek olduğunu dile getirdi.
Bu şekilde bir çatı altında birleştiklerini anlatan Akalan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnsanın kendi cebinden her hafta düzenli olarak bir şeyler göndermesi kişiyi zorlar ama böyle düşününce her hafta belli bir miktar bağışlıyoruz. Buradan gelen yardımı direkt öylece gönderiyoruz. Maddi desteğin daha elzem olduğu söylendi, o yüzden biz de kıyafetleri ya da yapılan yardımları maddiyata çevirip o şekilde gönderiyoruz. Kermesle sınırlı kalmıyor, böyle bir faaliyet yaptığımızı şehir dışından duyanlar da bir meblağ gönderiyor. Haftada yaklaşık 10-15 bin lira gönderiyoruz. Kermes sürecinde şunu öğrendik, kişinin gücünün yetemeyeceği şey toplu yapınca kolaylaşıyor, yardım daha iyi ulaşmış oluyor ve süreklilik arz ediyor. Filistin mevzusu gündemlerimize otursun diye gayret ediyoruz. Gücümüz bu kadarına yetiyor, gücü yeten tüm kardeşlerimizin bu tarz etkinliklere katılmasını rica ediyorum. İnşallah bu zulümler bitene kadar sürdüreceğiz, hatta inşallah ilerleyen zamanlarda çok daha geniş çerçevelerde düşünüyoruz.”
“Ne yapabiliyorsak bu alanda seferber olmalıyız”
Evinde pişirdiği yemeklerle kermese katılan Zehra Eren de Filistin’de yerinden edilen ve zulüm altındaki inanlar için çok üzüldüğünü dile getirdi.
Kermeste güzel bir dayanışma sergilediklerini vurgulayan Eren, “Daha önce de buraya geliyordum, sonra burada böyle bir etkinlik yapıldığını gördüm ve ‘Ne yapabilirim?’ diye düşündüm çünkü herkes bir şeyler yapıyordu. Evde poğaça gibi yiyecekler yapıp getirdim. Gücümüz neyi gerektiriyorsa, ne yapabiliyorsak bu alanda seferber olmalıyız. Ben gücüm yettiğince maddi ve yeteneklerim açısından böyle destek oluyorum.” ifadelerini kullandı.
Annesiyle kermese katılan 11 yaşındaki Mevsim Çürük ise Filistin’deki çocuklar için çok üzüldüğünü, bunun için de kumbarasındaki harçlıklarıyla kermese katılıp destek olduğunu belirtti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Balıkesir Kadın Girişimciler İl İcra Kurulu, Erdek Ticaret Odası Kadın Girişimciler Kurulu’nu ziyaret etti. Balıkesir Kadın Girişimciler İl İcra Kurulu Başkanı Buse Tellioğlu Altındiş’in başkanlığında, merkez ve çeşitli ilçelerin kadın girişimcilerinden oluşan kurul, Erdek Ticaret Odası Kadın Girişimciler Kurulu üyeleri ile bir araya geldiler.
Erdek Ticaret Odası Kadın Girişimciler Kurulu Üyesi Beyza Aydın’ın yetkilisi olduğu işletme ziyareti ile programlarına başlayan Balıkesir Kadın Girişimciler İl İcra Kurulu, Erdek Ticaret Odası Kadın Girişimciler Kurulu ziyareti sonrasında Bandırma Ticaret Odası’nda Kadın Girişimciler Kurulu’nun misafiri oldu.
Bandırma Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Gözde Engür, konuklara yaptıkları ve planladıkları faaliyet ve projeleri aktarırken Balıkesir Kadın Girişimciler İl İcra Kurulu Başkanı Buse Tellioğlu Altındiş ise birlikte proje yapabileceklerini iletti.
Balıkesir Kadın Girişimciler İl İcra Kurulu’nun Bandırma ziyareti, Bandırma Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Gözde Engür’ün İşletme ziyareti ile sonlandı. – BALIKESİR
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süleymanpaşa Çınarlı Mahallesi’nde yaşayan H.D. ve eşi E.D. arasındaki tartışma kavgaya dönüştü.
Ardından H.D, iddiaya göre eşi E.D’yi darbederek olay yerinden kaçtı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Adrese gelen sağlık ekipleri, kadının yaşamını yitirdiğini belirledi.
Cenaze otopsi için Tekirdağ Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Polis, kaçan zanlının yakalanması için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, göz altındaki koyu halkalar, yorgun ve yaşlı bir görünüme yol açmanın yanı sıra kişilerin öz güvenini de olumsuz etkileyebiliyor. Yaş, cinsiyet, genetik faktörler veya cilt tipinden bağımsız olarak bu koyu halkalar, farklı nedenlerle oluşabiliyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Ömer Çalka, “periorbital hiperpigmentasyon” olarak da bilinen göz altındaki koyulukların yaygın bir cilt problemi olduğuna, gözlerin altındaki bölgede renk değişikliği olarak gözlemlendiğine, cilt hiperpigmentasyonu veya cilt yapısı nedeniyle kan damarları ve alttaki dokuların görünmesi gibi birçok nedenden kaynaklanabileceğine değindi.
Göz altı morluklarının, bu alanda oluşan halkaların koyulaşmasıyla kendini gösterdiğini ve kişinin doğal ten rengine bağlı olarak koyu mavi, mor, siyah ya da kahverengi tonlarına sahip olabileceğini kaydeden Çalka, “Hiperpigmentasyon, ciltte aşırı melanin üretimi anlamına gelir ve koyulaşmalara yol açar. Güneşe maruz kalma ve inflamasyon ise hiperpigmentasyonu yoğunlaştırarak daha belirgin hale getirebilir. Yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanmak, gözleri ultraviyole ışınlarından korumak için güneş gözlüğü takmak ve güneşin en yoğun olduğu saatlerde gölgede kalmak, cildi korumaya yardımcı olur.” değerlendirmesinde bulundu.
“Gözleri sık sık ovuşturmak koyu halkalara neden olabilir”
Çalka, yetersiz uyku ve düşük uyku kalitesi ile ortaya çıkan yorgunluğun da genellikle göz altı koyuluğunun ortaya çıkmasıyla ilişkili olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Uykusuzluk doğrudan göz altı koyuluklarına neden olmasa da etkenleri yoğunlaştırabilir. Koyu halkaların görünümünü en aza indirmek için düzenli bir uyku rutini oluşturmak ve kaliteli uykuya öncelik vermek oldukça önemli. Mevsimsel alerjiler ve alerjik konjoktivit, göz altında inflamasyona ve sıvı birikimine neden olarak koyu halkalara yol açabilir. Kaşıntı nedeniyle sık sık gözleri ovuşturmak da kan damarlarının çatlamasına ve benzer sonuçla morarmalara neden olabilir. Alerjiyi kontrol altına almak ve gözleri ovuşturmaktan veya kaşımaktan kaçınmak, göz altı koyuluklarının belirginliklerini azaltmada etkilidir.”
Çalka, kolajen ile elastinin cilde yapı ve esneklik sağlayan temel proteinler olduğunu, yaşlandıkça ciltte yaşanan bu proteinlerdeki kaybın, cildin incelmesine ve gölgelerin görünürlüğünün artmasına neden olduğunu bildirdi.
“Salatalık dilimleri veya soğuk çay poşetleri halkaları azaltıyor”
Göz altı halkalarının görünürlüğünü azaltmak için kafein, niasinamid, peptitler, hyaluronik asit, retinol gibi içeriklere sahip kremleri cilt bakım rutininin bir parçası olarak her gün göz çevresine uygulamak gerektiğini kaydeden Çalka, göz altı bölgesini yatıştırmak ve nemlendirmek, şişkinliği ve koyu halkaları azaltmak için soğuk kompresler, salatalık dilimleri veya soğuk çay poşetleri kullanmanın birer alternatif olabileceğini belirtti.
Çalka, susuz kalmanın (dehidrasyon) göz altı bölgesi dahil olmak üzere vücut dokularının küçülmesine neden olarak koyu halkaları daha belirgin hale getirebileceğini, bu nedenle vücudu ve cildi nemli tutmak için gün boyu yeterli miktarda su içmenin önemli olduğunu kaydetti.
Yaşam tarzının da koyu halkaların oluşumunda etkili olduğuna değinen Çalka, “Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek koyu halkaları engellemenin yanı sıra cildin genel görünümü üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Cilt hasarına ve dehidrasyona katkıda bulunabileceğinden aşırı alkol tüketiminden ve sigara içmekten kaçının. Meyve, sebze ve cilt sağlığı için gerekli besinler açısından zengin ve dengeli bir diyet uygulamaya özen gösterin. Düzenli egzersiz yapmak da kan dolaşımını iyileştireceğinden cildin daha canlı görünmesine katkıda bulunur.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplantıda, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında uygulanan tedbirler, hayata geçirilen önleyici uygulama ve hizmetleri yaygınlaştırma çalışmaları ile kurumların faaliyet ve çalışmaları sunumlar eşliğinde değerlendirildi. – ARDAHAN
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Darende ilçesinde rahatsızlanan 69 yaşındaki A.Y., ilçedeki Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesine başvurdu. Burada tetkikleri yapılan hastanın kalp krizi geçirdiği belirlenince acilen anjiyoya alınması için tam donanımlı hastaneye sevki istendi. 112 acil servisine talep iletilince il merkezinden ambulans helikopter havalanarak Darende ilçe stadına indi. Buraya ambulansla getirilen hasta burada ambulans helikopter ile Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’ne getirilerek tedavi altına alındı. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cizre Devlet Hastanesinde 2 gün önce doğan bebeğin, solunum yetersizliği nedeniyle ileri tetkik ve tedavi için Diyarbakır’a sevk edilmesine karar verildi.
Bebek, Sağlık Bakanlığına ait ambulans helikopterle Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine nakledildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAĞLIK Bakanlığı, Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu’nun, virüsü taşıyan sivrisineklerin sokmasıyla bulaştığını, Türkiye’de 2010 yılından itibaren görüldüğünü ve 2024 yılında 6 kişide tespit edildiğini açıkladı.
Sağlık Bakanlığı sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu, virüsü taşıyan sivrisineklerin sokmasıyla bulaşan viral bir hastalıktır. Hastalık genelde mevsimsel olup yaz boyunca ve sonbaharın erken dönemlerinde görülmektedir. Hastalık, kişiden kişiye doğrudan bulaşmamaktadır. Ülkemizde 2010 yılından itibaren görülen Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu 2024 yılında 6 kişide tespit edilmiştir. Hastalarımızın takip ve tedavilerine devam edilmektedir. Bakanlığımızca gerekli çalışmalar yürütülmekte ve süreç hassasiyetle takip edilmektedir. Güncel gelişmeler kamuoyunun bilgisine sunulacaktır” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaymakam Celal Güngör başkanlığında Kaymakamlık binasında gerçekleştirilen toplantıya, mahalle ve köy muhtarları katıldı.
Toplantıda İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince muhtarlara sivrisinekle mücadele kapsamında yapılması gereken işlemlerle ilgili bilgilendirme yapıldı.
Toplantıda ayrıca içme suyu temizliği, su depolarının bakım ve onarımları konularında da katılımcılara bilgiler aktarıldı.
Kaymakam Güngör toplantıda yetkililerden görüşülen konuların takibinin titizlikle yapılmasını istedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MARDİN’in Nusaybin ilçesinde ailesiyle gittiği piknikte girdiği derede boğulma tehlikesi geçiren M.M. (4), hastaneye kaldırıldı. M.M.’nin hayati tehlikesinin olduğu belirtildi.
Nusaybin ile Midyat ilçeleri arasındaki Beyazsu mesire alanına ailesiyle pikniğe giden 4 yaşındaki M.M. dereye girdi. Bir süre aile M.M.’yi suda hareketsiz bulup, çıkardı. İhbarla bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. M.M.’nin duran kalbi, sağlık ekiplerin müdahalesiyle tekrar çalıştırıldı. Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırılan M.M.’nin hayati tehlikesinin sürdüğü belirtildi.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği ekipleri, KADES uygulamasının tanıtımı ve bilgilendirme faaliyetlerini sürdürüyor.
Bu kapsamda ekipler, Çerkezköy ilçesi Kızılpınar Mahallesi’nde bir iş yerinde 43 kadına aile içi şiddetin önlenmesi konusunda bilgi verdi.
KADES’in amaçları ve kullanımını anlatan ekipler vatandaşlara broşür dağıttı.
Bilgilendirme çalışmalarının devam edeceği belirtildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliğiekiplerince düzenlenen etkinlikte, toplam 43 kadın personele “Kades Uygulaması ve En İyi Narkotik Polisi Anne Eğitimi” verildi. Eğitim kapsamında, kadınların cep telefonlarına KADES uygulaması indirildi ve uygulamanın kullanımı hakkında bilgi verildi.
Ayrıca, etkinlik sırasında katılımcılara bilgilendirici broşürler dağıtılarak, aile içi şiddetle mücadele ve narkotik konusunda farkındalıklarının artırılması amaçlandı.
Etkinlik, kadın personelin güvenliği ve bilinçlendirilmesi adına önemli bir adım olarak değerlendirildi. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’da 8 aylık hamile Burcu A. (31), 1 yıl önce evlendiği Ali A.’nın (30) kendisine şiddet uyguladığı ve ölümle tehdit ettiği gerekçesiyle boşanma davası açarak, uzaklaştırma kararı aldırdı. Burcu A., bir süre sonra eşi için çektiği kredi ödenmediği gerekçesiyle yasal takibe girdiği ve hesabındaki paranın eşi tarafından başkalarına gönderildiği iddiasıyla şikayetçi oldu.
Kayseri’de yaşayan 1 çocuk annesi Burcu A., 2 yıl önce Ali A. ile tanıştı. Garsonluk yapan Burcu A., otellerde çalışmak için Antalya’ya taşınmaya karar verdiğini söyleyince sevgilisi Ali A. da kendisiyle geleceğini söyledi. Antalya’ya taşınan çift, 1 yıl önce evlenmeye karar verdi. Evlilikten sonra Ali A., iddiaya göre iş kuracağını söyleyerek otelde garsonluk yapan Burcu A.’dan kendisi için kredi çekmesini istedi.
Bir süre sonra oturdukları evin kirasını dahi ödemeyen Ali A., iddiaya göre hamile eşi Burcu A.’nın cep telefonundan onun banka hesaplarındaki 60 bin lirayı parça parça başkalarına gönderdi. İlerleyen zamanlarda eşinden şiddet gören ve boşanma davası açan Burcu A., oğlunu da alarak evden ayrıldı. Muratpaşa ilçesinde tek odalı bir ev tutan Burcu A., bankalardan gelen haciz bilgilendirmeleriyle şok yaşadı. Eşinin kendi adına çektiği kredileri ödememesi nedeniyle yasal takibe giren 8 aylık hamile Burcu A., hastanelik oldu. Eşini arayarak borcu ödemesini isteyen Burcu A., ölümle tehdit edilince polis merkezine giderek uzaklaştırma kararı aldırdı. Hiçbir geliri olmayan ve doğumuna kısa süre kalan Burcu A., oğluyla birlikte yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
Yaşadıklarını gözyaşı içerisinde anlatan Burcu A., “Kendisini 2 sene önce kadar tanıdım. Kayseri’den Antalya’ya taşınacağımı söyleyince benimle buraya geldi. Oğlumun da rızasını aldıktan sonra 1 sene önce de evlendik. 1 yıl içerisinde bana zorla kredi çektirdi, onun iş yerini kurdum. Otelde garsonluk yapıyordum. Benim maaş hesabımdan benden habersiz, elemanlarının maaşlarını dağıttı. Hatta maaşlarını alamayan elemanları bana yazıyor” dedi.
Eşinden defalarca şiddet gördüğünü söyleyen Burcu A., “Her sinirlendiğinde cep telefonlarımı parçaladı. İş kurmak için verdiğim paraları farklı şekillerde kullandı. 8 aylık hamileyim çalışamıyorum, onun benim adıma yaptığı borçlar yüzünden bankalarda yasal takibe girdim. Borcunu ödemesini istedim. Beni ölümle tehdit etti. Karakola gittim şikayetçi oldum ve uzaklaştırma kararı aldırdım. Ödeyeceğini söylediği için krediyi ben çektim, ayrıca hesabımdaki paraları benden habersiz kullandı. Boşanma davası da açtım” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>” Mimar Sinan‘ın Esenler’e mührü” olarak nitelenen ve kaynaklara göre Süleymaniye su yolunun bir parçası olan Avas Su Kemeri, 1559 öncesinde tamamlandı.
Yılanlı Kemer, Kara Kemer gibi isimlerle de anılan ve tarihi haritalarda 12 kemerli çizilen yapı, Mimar Sinan’ın diğer su kemerleriyle benzerlikler taşıyor.
Osmanlı döneminde birkaç kez tamir geçiren ancak zamanla bakımsız bırakılan kemerin çevresinde 1970’lerden sonra birçok bina inşa edildi.
Esenler Belediyesi tarafından 2009’da restorasyon çalışmaları başlatılan kemer yeniden ihya edildi.
Bitişiğindeki ve çevresindeki 100 konut kaldırıldı
AA muhabirine tarihi su kemeri ve çevresine ilişkin hazırladıkları projeleri anlatan Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, geçmişte lojistik merkezi olarak kullanılan bölgenin Osmanlı döneminde önemli su yollarından biri haline geldiğini belirtti.
Göksu, 2009’da görevi devralmasıyla birlikte metruk halde bulunan kemerin restorasyon sürecini başlattıklarını anlatarak, “Çalışmalar sonunda kemeri ortaya çıkardık. Bu kemere bitişik ve etrafında olan 100 konut vardı. O binaları kaldırdık, hepsini Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm alanına taşıttık ve orayı boşalttık. Şu anda oradan çıkan insanlar kendi güvenli konutlarında oturuyorlar.” diye konuştu.
Göksu, kemeri restore ettikten sonra tarihsel ve kültürel yapıyı göz önünde bulundurarak alanı değerlendirmek için harekete geçtiklerini ifade etti.
Projelerin onaylanmasının ardından çalışmalar başlayacak
Hazırladıkları projeleri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunduklarını belirten Göksu, projelerin onaylanmasının ardından hemen çalışmalara başlayacaklarını söyledi.
Toplam proje alanının 50 bin metrekare olduğunu bildiren Göksu, kemer vadisinin müze, çocuk köyü, okuma alanı ve cami ile birlikte kültürel bir havza haline dönüşeceğini kaydetti.
Esenler’de suyun İstanbul’un değişik yerlerine hangi ölçekle verileceğini belirleyen su terazilerinin de bulunduğunu dile getiren Göksu, şu bilgileri verdi:
“Öncelikle burada bir su müzesi inşa edeceğiz. Müzenin yanı sıra çocuk köyü yapacağız. Su, çocuk, tarih, kültür buluşmasıyla hem su kemerinin bize kalan tarihi mirasını hatırlamak ve hatırlatmak hem de bu su ruhuna uygun projeyle burayı genişletiyoruz. Yani su kemeri su taşımıyor olsa da tarihi birikimi ile beraber kendi siluetini muhafaza etmiş olacak.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HEDİYE EDİLEN KUR’AN-I KERİM’İ ÖPTÜ
Ziyaret sırasında İslami değerlere olan hassasiyetini gösteren Putin, Çeçenistan’daki Hazreti İsa Camii’nde kendisine hediye edilen Kur’an-ı Kerim’i öptü.
“KUR’AN-I KERİM’E YAPILAN SAYGISIZLIK SUÇTUR”
Daha önce yaptığı bir açıklamada, Kur’an-ı Kerim’in Müslümanlar için kutsal bir emanet olduğunu ve ona yapılan saygısızlığın Rusya’da suç sayıldığını belirtmişti. Putin, “Kur’an-ı Kerim Müslümanlar için kutsal emanettir ve diğer tüm insanlar için de öyledir. Diğer ülkelerde dini duygulara saygı gösterilmediğini ve bunun bir suç olarak kabul edilmediğini biliyoruz,” şeklinde konuşmuştu.
“SİZİN GİBİ ASKERLERİMİZ OLDUĞU SÜRECE HER ZAMAN YENİLMEZ OLACAĞIZ”
Kurchaloyevsky bölgesinde Çeçenistan’ın ilk lideri Ahmet Kadirov’un mezarını ziyaret eden Putin, sonrasında Kadirov ile birlikte Gudermes’teki Rus Özel Kuvvetler Üniversitesi’ni ziyaret etti. Putin, üniversitede Ukrayna’da savaşmak için eğitim gören Çeçen birlikleri ve gönüllülerle bir araya gelerek yetkililerden bilgi aldı. “Sizin gibi askerlerimiz olduğu sürece, her zaman yenilmez olacağız. Burada poligonda atış yapmak başka bir şey, hayatınızı ve sağlığınızı riske atmak başka bir şey. Ancak anavatanı savunmak için manevi bir ihtiyacınız ve böyle bir karar alma cesaretiniz var” dedi.
“UKRAYNA’DA SAVAŞMAK İÇİN 47 BİN ASKER GÖNDERDİK”
Kadirov ve Putin, ziyaret çerçevesinde çalışma toplantısı gerçekleştirdi. Kadirov, görüşmede yaptığı konuşmada Çeçenistan’ın Ukrayna’da savaşmak için şu ana kadar 19 bini gönüllü olmak üzere toplam 47 bin asker gönderdiğini söyledi. Gönderilen askerlerin Rus Özel Kuvvetler Üniversitesi’nde eğitim aldığını belirten Kadirov, ayrıca on binlerce eğitimli askerlerin de askeri bölgeye gitmek için hazır bulunduğunu ifade etti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Küresel ekonomi-politik sistemin yeni baştan inşa edildiği, önümüzdeki 1 yıllık süre zarfında iç kargaşa çıkma riski en yüksek ülke olarak Türkiye‘nin haksız ve hayasızca gösterildiği bir dönemde Cumhur İttifakı milli güvence, milletin özgüvenidir” dedi.
Bahçeli, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bahçeli, “Cumhur İttifakı, Türk tarihinin varoluş refleksi, Türk milletinin varlık ve birlik remzidir. Küresel ekonomi-politik sistemin yeni baştan inşa edildiği, önümüzdeki 1 yıllık süre zarfında iç kargaşa çıkma riski en yüksek ülke olarak Türkiye‘nin haksız ve hayasızca gösterildiği bir dönemde Cumhur İttifakı milli güvence, milletin özgüvenidir. İstiklal ve istikbal haklarımızın muhafız ve müdafaa onurunun mihver gücü cumhur ile Cumhuriyet’i kucaklaştıran akıl ve ahlak temelli ittifakımızdır. Türkiye‘miz üzerinde karanlık senaryolar yazan, nevzuhur kaos denklemleri kuran, tarih sahnesinde pasif ve müdahale edilebilir bir ülke olmasının planını hazırlayanlar bugünlerde dedikodu çarkını hızla çevirmeye, fitne cephesini artan ölçekte tahkim ve takviye etmeye başlamışlardır. Bu mahsurlu tablonun gözümüzden kaçtığını düşünenler hiç kuşkusuz derin bir gaflet ve melanet girdabında sürüklenen çürüklerdir. 17-25 Aralık emniyet ve yargı darbe süreci, 15 Temmuz FETÖ ihanetinin kuluçka evresidir. 15 Temmuz işgal teşebbüsünün çatısı 17-25 Aralık süreciyle örülmüştür. Bu nedenle FETÖ’nün ne 15 Temmuz silahlı kalkışmasını ne de 17-25 Aralık kumpasını hatırımızdan ve gündemimizden çıkarmak mümkün değildir. Ayrıca doğru da değildir. Cumhur İttifakı’nın tertemiz mücadelesine leke sürmek için beşinci kol faaliyeti üstlenen mihrakların boşa kürek çekmeleri bir yana, heveslerinin ve hedeflerinin ihanetle çerçevelenmiş kursaklarında kalması mutlak ve mukadder bir akıbettir. Şunu da özellikle ve tekraren hatırlatmalıyım ki, küresel internet platformlarının, sosyal medya mecralarının, organize çıkar gruplarının, bazı gazete ve televizyonların (özellikle Halk Tv) Cumhur İttifakı’nda çatlak varmış gibi yaygara koparmaları hüsran içinde hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Elbette bu odaklarla günü geldiğinde hesaplaşmak kaçınılmazdır. Cumhur ittifakı, Türk ve Türkiye Yüzyılının müjdesi, gelecek nesillerin haysiyet ve heyecan mükafatı olarak kutlu yürüyüşünü sürdürecektir” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİT’ten terör örgütü PKK/KCK’nın Finlandiya yapılanmasına operasyon
İSTANBUL – Terör örgütü PKK/KCK’nın Avrupa yapılanmalarına yönelik operasyonlarına devam eden Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), son olarak örgütün sözde Finlandiya sorumlusu Naze Ad kod adlı Mehnaz Omarı’yı yakaladı.
MİT ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün ortak operasyonu sonucu, PKK/KCK’nın Finlandiya yapılanmasında sözde sorumlu düzeyde faaliyet gösteren İran/Urumiye kökenli Naze Ad kod adlı Mehnaz Omarı yakalanarak cezaevine gönderildi.
İranlı terörist Mehnaz Omarı, Finlandiya’da PKK/KCK kadroları ile örgüt üst yönetimi arasında koordinasyonu sağlıyordu. Ayrıca, PKK/KCK’lı Omarı, örgüte kişi aktarımı ve finans temininde de sorumlu düzeyde faaliyet gösteren terörist Omarı, örgüt adına Finlandiya’da eylem ve etkinlikleri de organize ediyordu.
Finlandiya Yapılanması ile İlgili Bilgiler Ele Geçirildi
Uzun süredir MİT’in takibinde olan Naze Ad kod Mehnaz Omarı, düzenlenen başarılı bir operasyonla İstanbul’da yakalanarak cezaevine gönderildi.
Mehnaz OMARI’nın yakalanması ile örgütün Finlandiya yapılanmasına ilişkin pek çok bilgiye de ulaşıldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UŞAK – Uşak‘ta bir inşaatın temeline beton atarken elektrik akımına kapılan inşaat işçisi ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Edinilen bilgilere göre, Fatih Mahallesi 2. Akarca Sokak üzerinde bir inşaatın temeline beton döken mikserinin pompası elektrik tellerine temas etti. Bu sırada pompayı tutan inşaat işçisi Y.Y. elektrik akımına kapıldı.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine 112 Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 112 Sağlık ekiplerince elektrik akımına kapılan inşaat işçisi Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Öte yandan olayla ilgili inceleme başlatılırken inşaat işçisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. İbrahim Demirci, “Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, cildimize sürdüğümüz krem ve sıktığımız parfüm gibi pek çok yolla vücudumuza giren kimyasal mikropartiküller, sağlığımızı ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu zararlı maddeler özellikle çocuklar ve doğmamış bebekler için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Endokrin bozucular olarak bilinen bu maddeler, özellikle çocuklarda obezite, diyabet ve gelişim geriliklerine, hamile kadınlarda ise, fetüste gelişim bozuklukları ve nörolojik problemler gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu görünmez tehlike, çocuklarımızın geleceğini tehdit ediyor ve toplum olarak bu konuda daha dikkatli olmalıyız” dedi.
Güven Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. İbrahim Demirci, endokrin bozucularla ilgili açıklamalarda bulundu. Endokrin bozucuların, vücutta birikerek hormon sistemlerinin çalışmasını olumsuz etkileyen kimyasal maddeler olduğunu kaydeden Demirci, “Endokrin bozucu adını verdiğimiz bu kimyasal mikropartiküller, soluduğumuz hava, içtiğimiz su, kullandığımız parfümler, cildimize sürdüğümüz kremler gibi pek çok yolla vücudumuza girmektedir. Zaman içinde dokularda biriken partiküller başlıca üreme, büyüme, gelişme ve sinir sistemlerinin çalışmasını bozuyor. Bu maddeler, erken veya geç ergenlik, doğurganlıkta azalma, obezite, diyabet, tiroid hastalıkları ve astım gibi pek çok hastalığa yol açmaktadır” diye konuştu.

Reha Muhtar entübe edildi

Amatör müzisyenin sır ölümü! Elleri, ayakları ve ağzını bağlayıp…

“40’ı beklesin” diyenlere ateş püskürdü
‘YAĞMUR SUYUNDAN SOLUNAN HAVAYA’
Günlük yaşamda pek çok ürün ve ortamda endokrin bozucuların bulunabileceğini ifade eden Demirci, “Endokrin bozucu kimyasallar, işlenmiş ve paketlenmiş gıdalarda, plastik saklama kaplarında ve yoğun tarım ilacı kullanılan bölgelerde yetiştirilen hayvansal veya bitkisel ürünlerde sıkça bulunur. Ayrıca sanayileşmenin yoğun olduğu bölgelerde içme sularında, yağmur sularında ve solunan havada da pek çok endokrin bozucu mikropartikül bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
‘KANSER SIKLIĞINDA ARTIŞ’
Demirci, modernleşen dünya ile birlikte hayatımıza giren ve vücudumuzda birikerek hormon sistemlerini olumsuz etkileyen endokrin bozucuların, özellikle çocuklar ve hamileler üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu. Çocukların büyüme ve gelişme dönemlerinde endokrin sistemin kritik bir rol oynadığını vurgulayan Demirci, şunları söyledi:
“Büyüme ve gelişmenin çok hızlı küçük çocuklarda endokrin sistemde yaşanacak problemler gelişme geriliklerine, bilişsel fonksiyonları etkileyerek okul başarısının düşmesine, erken yaşta obezite-diyabet gibi metabolik hastalıklara yol açabilmektedir. Yapılan araştırmalar endokrin bozuculara maruz kalmanın ileri yaşlarda kanser sıklığında da artışa yol açtığını göstermektedir.”
‘FETÜS ÜZERİNDE AĞIR HASARA YOL AÇIYOR’
Hamilelik döneminde endokrin bozuculara maruz kalmanın fetüs üzerinde de olumsuz etkiler yaratabileceğini vurgulayan Demirci, “Hamile bir kadının maruz kaldığı endokrin bozucular, plasenta aracılığı ile fetüse geçmekte ve henüz bağışıklık sistemi tam gelişmemiş olan fetüs üzerinde ağır hasara yol açabilmektedir. Bu durum, fetüste gelişme geriliği, tiroid problemleri ve nörolojik bozukluklar gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir” diye konuştu.
‘YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ ŞART’
Bu zararlı kimyasallardan tamamen korunmanın mümkün olmadığını, ancak bazı yaşam tarzı değişiklikleri ile maruziyetin azaltılabileceğini belirten Demirci, “Sanayileşmenin artmasıyla birlikte endokrin bozucular her yanımızı sarmış durumda. Ancak, mümkün olduğu kadar paketlenmiş gıda tüketiminin azaltılması, organik ve hijyenik ürün kullanımının artırılması, tarımsal kimyasallardan arınmak için meyve ve sebzelerin iyi yıkanması, gıdaların üretim yerlerinin kontrol edilmesi ve kontamine bölgelerde üretilmiş hayvansal ve bitkisel besinlerin tercih edilmemesi, plastik ürünler yerine cam ve çelik kapların tercih edilmesi, zorunlu olmadıkça cilt üzerine koruyucu krem sürülmemesi, gereksiz antibiyotik veya takviye besin alınmaması ve düzenli egzersiz ile dengeli beslenmenin artırılması endokrin bozuculara maruziyetimizi en aza indirecek bireysel yaklaşımlar arasında sayılabilir” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Ünlüce, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda mücadele edecek milli yüzücü Sümeyye Boyacı’yı ağırladı. Ünlüce, Boyacı’nın her zaman yanında olduklarını belirterek, kendisine yarışmalarda başarılar diledi. Boyacı ise Türkiye’ye ve Eskişehir’e ay yıldızlı formayla yeni bir başarı daha hediye etmek istediğini belirtti.
Sümeyye Boyacı, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda; 29 Ağustos’ta 200 metre serbest, 30 Ağustos’ta 100 metre serbest, 3 Eylül’de ana branşı 50 metre sırt üstü ve 4 Eylül’de ise 50 metre kelebek kategorilerinde madalya için yüzecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANKIRI’nın Ilgaz ilçesindeki orman yangını, ekiplerin karadan ve havadan müdahalesi ile kontrol altına alındı. Yangında 44 hektar alanın zarar gördüğü belirtildi.
Ilgaz ilçesi Keseköy mevkisinde dün saat 17.00 sıralarında orman yangını çıktı. Orman İşletme Müdürlüğü, Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekipleri ile itfaiye ve jandarma ekipleri yangın bölgesine sevk edildi. Rüzgarın etkisiyle alevler çevreye yayılarak yerleşim yerlerini tehdit etti. Bu nedenle 4 köyde yaşayan yaklaşık 125 kişi ve besi hayvanları güvenli bölgelere tahliye edildi. Ekipler, gece boyunca havadan ve karadan alevlere müdahale etti. Bölgenin sarp ve kayalık olması nedeniyle çalışmalar güçlükle yürütüldü. 4 farklı noktada etkili olan yangın, havadan ve karadan yürütülen çalışmalar sonucu sabaha karşı kontrol altına alındı.
Çankırı Valisi Fırat Taşolar, yangın bölgesinde incelemelerde bulundu. Vali Taşolar, devam eden soğutma çalışmalarına ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Yangında yaklaşık 44 hektar alanın zarar gördüğü öğrenildi.
Yangının çıkış nedeniyle ilgili ise soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Soner Altın, yaptıkları hizmetin hassasiyeti ve vatandaşların kapı kilitleri konusunda nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı. İnsanlar tatile çıktığında yaşanabilecek olumsuzlukları karşı küçük önlemler alınması gerektiğini belirten 34 yıllık çilingir Soner Altın, “Sadece giriş kapısı değil, balkon ve çatı kapılarının da güçlendirilmesi gerekiyor” dedi.
“Hırsızlar kilitlenmemiş kapılardan daha rahat bir şekilde girebiliyorlar.”
Güçlendirilmiş kilidin önemine değinen Altın, “İnsanlar tatile giderken öncelikle kapılarını güçlendirmeleri gerekiyor. Bu sadece giriş kapısı değil, balkon ve çatı kapılarının da güçlendirilmesi gerekiyor. Komşuluk ilişkilerinin de güçlü olması gerekiyor, duyarlı olunması lazım. Kapılar yabancı kişiler tarafından zorlandığı zaman en yakın polis karakoluna bildirmesi gerekiyor. Hırsızlar genellikle çekili tabir ettiğimiz, kilitlenmemiş kapılardan daha rahat bir şekilde girebiliyorlar” diye konuştu.
“Merdiven altı çilingirlerden uzak durulmalı”
Soner Altın bir takım önerilerde bulunurken, güvenilir çilingir tercih edilmesinin önemini hatırlattı. Altın, sözlerine şu şekilde devam etti;
“Biz genellikle çilingir hizmetlerinde çok hassas davranıyoruz. Merdiven altı çilingirlerden uzak durulmalı. Mevcut ikametgah adresinin ona ait olup olmadığını araştırıyoruz. Kira kontratı mevcutsa kontrol ediyoruz ve çok şüphelendiğimiz durumlarda komşulardan bilgi alıyoruz. İnsanlara dükkanı belirli bir yerde olan mahalle esnafıyla çalışmalarını tavsiye ederim.” – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Rektörlük görevine atanması sonrasında üniversitenin geleceğine yönelik önemli değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, bilimsel çalışmaların toplumsal kalkınmayı önceleyen ve sorunlara çözüm ürütecek nitelikte olması gerektiğine vurgu yaparak, bilimsel bilginin toplum yararına kullanılmasının önemine değindi.
Misafirleri ile tek tek ilgilenen ve üniversitenin geleceğine ilişkin plan ve projelerinden bahseden Rektör Hacımüftüoğlu: “Rektör olarak, üniversitemizde bilimsel çalışmaların sadece akademik yayınlar ve patentlerle sınırlı kalmaması, aynı zamanda somut ürünlerle de taçlandırılması gerektiğine inanıyorum. Bilimsel bilginin toplum yararına dönüştürülmesi, üniversitelerin en önemli görevlerinden biridir. Bu doğrultuda, araştırma faaliyetlerimizin, yenilikçi ürünler geliştirmeye ve bu ürünlerin ticarileştirilmesine yönelik olarak desteklenmesini sağlayacağız. Akademik başarıyı sadece yayın ve patent sayısıyla değil, ortaya konulan ürünlerin ekonomik ve toplumsal etkisiyle de değerlendiren bir yaklaşımı üniversitemize kazandıracağız. Böylece, üniversitemiz bilimsel bilgi üretiminin yanı sıra, bu bilgiyi pratiğe dökerek topluma doğrudan katkı sunan bir merkez haline gelecektir” dedi.
Rektör Hacımüftüoğlu: “Bilimsel çalışmalara hız vereceğiz”
Rektör Hacımüftüoğlu ayrıca, üniversitenin sosyal bilimler alanında da önemli projelere imza atacağını vurgulayarak, şunları ekledi: “Üniversitemizin, yalnızca pozitif bilimler alanında değil, aynı zamanda sosyal bilimler alanında da hem Erzurum’a hem de ülkemize önemli katkılar sunabilecek bir konumda olduğunu biliyoruz. Hem bu misyonu geliştirmek hem de dünya üniversiteleri ile rekabet edecek düzeye gelmek adına bilimsel çalışmalarımıza hız vereceğiz. Sosyal bilimler, toplumsal sorunların analiz edilmesi, kültürel değerlerin korunması ve insan davranışlarının daha iyi anlaşılması gibi alanlarda kritik bir rol oynamaktadır. Bu doğrultuda, üniversitemizde sosyal bilimler araştırmalarını destekleyerek, şehrimizin ve ülkemizin ihtiyaçlarına yönelik çözümler üreten projeler geliştireceğiz. Üniversitemiz, sosyal bilimler alanında yürütülecek çalışmalarla, toplumsal gelişime rehberlik eden, politikaların oluşturulmasına katkıda bulunan ve kültürel zenginliğimizi güçlendiren bir merkez olacaktır.”
Atatürk Üniversitesinin yeni dönemde hem bilimsel hem de toplumsal alanda önemli adımlar atacağını belirten Hacımüftüoğlu, bu doğrultuda akademik ve idari personelin de katkılarına büyük önem verdiklerini dile getirdi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMASYA – Tadıyla ünlü misket elmasının yetiştirildiği Amasya’da müzede sergilenen bin 700 yıllık elmalı mozaik, bu meyvenin ağacının üzerine işlendiği tek antik mozaik olarak dikkat çekiyor. Amasya Müzesi Müdürü Celal Özdemir, “Dünyada üzerine misket elma ağacı işlenmiş tek mozaik Amasya’dadır” dedi.
Roma dönemine ait
2013 yılında il merkezine bağlı Yavru köyü yakınlarında kaçak kazı yapılan alanda kurtarma kazısında Roma dönemine ait yaklaşık bin 700 yıllık tapınak ile ortasında 1,5 metrekare çapında elma ağacı figürlü 20 metrekare genişliğindeki mozaiğin bulunması şehirde heyecan oluşturmuştu. Kaldırıldığı Amasya Müzesi’nde teknik çalışmanın tamamlanmasıyla 4 yıldır sergilenen elmalı mozaik, müzenin en prestijli eserleri arasında gösteriliyor.
Milyonlarca renkli taş parçasından oluşuyor
Milyonlarca renkli taş parçasının dizilmesiyle oluşturulan mozaiğin bir tarafı kırmızı, diğer tarafı yeşil olan coğrafi işaret tescilli Amasya misket elmasının antik dönemde de lezzetiyle tercih edilen meyveler arasında geldiğinin kanıtı olarak değerlendiriliyor.
“Amasya elması bulduk diye sevindik”
Amasya denilince akıllara misket elmasının geldiğine işaret eden Müze Müdürü Özdemir, “Ortasında yer alan madalyonda elma ağacı, 4 elma, altında da 3 keklik figürü yer alıyor. Üzerinde misket elmasının tasvir edildiği Roma dönemine tek taban mozaiği Amasya Müzesinde bulunmaktadır. İlk kazdığımızda ‘Amasya elması bulduk’ diye sevindik. Bu misket elmasının 2 bin yıl önce de lezzetli, yaygın olduğunun kanıtıdır. Müzeyi gezen ziyaretçilerimize zevkle, şevkle anlatıyoruz” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakkari Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Buğra Karadağ, il merkezine bağlı köylerde yapılan yol asfalt çalışmalarını yerinde denetledi. İlk olarak Kaymaklı köyünü ziyaret eden Vali Yardımcısı Buğra Karadağ, Köy Muhtarı Derviş Demirkan ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Köyde yapılan yol asfalt çalışmalarını yerinde denetleyen Karadağ, Vali Ali Çelik’in destek ve talimatları doğrultusunda faaliyet geçirilen asfalt plenti tesisinde ürettikleri sıcak asfaltla ihtiyaç duyulan köy yollarını asfaltlayarak vatandaşlara rahat ve daha konforlu bir ulaşım hizmeti sunmaya çalıştıklarını söyledi. Bu kapsamda Kaymaklı köyünde de başlayan yol asfalt çalışmalarını yerinde görmek amacıyla bir ziyaret gerçekleştirdiğini ifade eden Karadağ, Kaymaklı köyünde 4.2 kilometre yol asfaltlayacaklarını belirtti.
Kaymaklı Köyü Muhtarı Derviş Demirkan ise köy yollarının asfaltlanmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, köylerinin ilk kez asfalta kavuştuğunu ve bu nedenle çok mutlu olduklarını söyledi. Muhtar Derviş Demirkan, yolların asfaltlanmasında emeği geçen Vali Ali Çelik, Vali Yardımcısı Buğra Karadağ ve İl Özel İdaresi personeline teşekkür etti.
Karadağ, Kaymaklı köyünün ardından eski Çanaklı köyüne ulaşım sağlanması amacıyla yeni yapılan yolda incelemelerde bulundu. Yapım çalışmaları devam eden yol ile ilgili İl Özel İdaresi Yol Ulaşım Şube Müdürü Maksut Kaya’dan bilgi alan Vali Yardımcısı Buğra Karadağ, coğrafyası gereği zor şartlarda fedakarca görev yapan personele teşekkür etti. Karadağ, başlatılan çalışmalar kapsamında eski Çanaklı köyüne 5 kilometre yeni yol yapılacağını ve 13 kilometre yolun ise bakım ve onarımının sağlanacağını söyledi.
1991 yılından bu yana köylerinden ayrı kalmak zorunda kalan ve Hakkari- Van kara yolu üzerindeki Zap Vadisi kenarına yerleştiklerini belirten Çanaklı Köyü Muhtarı Kadir Adıyaman da, huzur ve güven ortamının sağlanmasıyla birlikte yıllardır özlem duydukları eski köylerine geri dönüş yapacak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirttiler. Yapılan yeni yol sayesinde köylerine ulaşım sağlayacaklarını dile getiren Muhtar Adıyaman, kendilerinden hiçbir konuda desteğini esirgemeyen başta Vali Ali Çelik olmak üzere Vali Yardımcısı Buğra Karadağ ve emeği geçen herkese teşekkür etti. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REHA MUHTAR KİMDİR?
Türk gazeteci, televizyoncu ve yazar olan Muhtar, 21 Temmuz 1959 tarihindeİstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olan Muhtar, kariyerine TRT’de başladı. Reha Muhtar, özellikle 1990’lı yıllarda Türkiye’nin en popüler televizyon programcılarından biri olmuştur.
Muhtar, “Ateş Hattı” isimli programla geniş kitlelerce tanınmış ve Türk televizyonculuğunda haber programlarına yeni bir soluk getirmiştir. Mücadeleci ve agresif üslubu ile bilinen Muhtar, bu tarzıyla dikkat çekmiştir. Ayrıca, köşe yazarlığı yapmış ve birçok medya kuruluşunda önemli görevlerde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HATAY – Hatay’ın Altınözü ilçesinde çıkan zeytinlik yangını itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.
Edinilen bilgilere göre yangın, Altınözü ilçesi Akamber Mahallesi’nde meydana geldi. Bilinmeyen bir nedenden dolayı zeytinlik alan yanmaya başladı. Ağaçların yandığını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine yangın bölgesine çok sayıda itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen itfaiye ekiplerinin müdahaleleri sonucunda yangın büyümeden kontrol altına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, 11 Ağustos’ta Moskova’dan Marmaris’e tatil için gelen Rus vatandaşı Natalia Somova (48) 17 Ağustos tarihinde sabah saatlerinde İçmeler mahallesinde bulunan Karya yürüyüş yoluna gitmek için otelden ayrıldı. 19 Ağustos günü ülkesine dönmesi gereken Somova’nın yakınları kadına ulaşamayınca durumu kaldığı otel ve tur acentesine bildirdi. Marmaris Emniyet Müdürlüğü asayiş ekiplerine yapılan ihbar üzerine ilçedeki tüm kamera kayıtları tarandı. Kamera kayıtlarından 48 yaşındaki kadının 17 Ağustos günü sabah saat 07.30 civarı İçmeler Mahallesi’nde bulunan Karya Yürüyüş Yolu’ndan giriş yaptığı tespit edildi.
Marmaris Asayiş Büro ekipleri AFAD merkezi ile koordine olarak AKUT Marmaris, Marmaris Belediyesi Arama Kurtarma Ekipleri (MABKE) ile birlikte karanlıkta dağlık alanda bir ucu İçmeler Mahallesi’nde diğer ucu Turunç Mahallesi’nde olan Karya Yürüyüş Yolu’nda arama çalışmalarına başladı. Çalışmalarda her hangi bir ize rastlayamayan ekiplerin sabah saatlerinde iz takip köpeklerinin de katıldığı arama çalışmalarına yaklaşık 11 kilometrelik alanda devam ediyorlar. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Danimarka’dan 1 Nisan’da bisikletle dünya turuna çıkan çiftin durağı Diyarbakır oldu. Şanlıurfa’dan Diyarbakır’a gelen çift, tren ile Ankara ve Eskişehir’i gezmeyi planlarken, gezilerine Asya’dan devam edecekler.
Jesper Vendelbo, 1 Nisan’da Danimarka’dan başladıklarını, 140 gündür bisiklet sürdüklerini söyledi.
Diyarbakır’dan Ankara ve Eskişehir’e trenle yol alacaklarını belirten Vendelbo, daha sonra yarım yıl boyunca Asya’dan devam edeceklerini ifade etti.
“Türkiye ve Diyarbakır, hayal edebileceğimizden çok daha güzel bir yer” diyen Vendelbo, “Şanlıurfa’dan geliyoruz. Bacaklar çalışabiliyorken farklı bir şey denemek için bir yıl boyunca bisiklet sürmeye karar verdik” dedi. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, 1. Lig’de mücadele eden Amed Sportif Faaliyetler ile Uğur Okulları İstanbulspor arasında bu akşam 21.00’da oynanacak müsabakayı izlemek için dün Diyarbakır’a geldi. Başkan Hacıosmanoğlu’na TFF Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz ile TFF Yönetim Kurulu Üyeleri Zehra Neşe Kavak ve Lale Cander de eşlik etti. Başkan Hacıosmanoğlu, sırasıyla Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Valilik, Diyarbakırspor, Diyarbekirspor ve İl Jandarma Komutanlığı’nı ziyaret etti. Başkan Hacıosmanoğlu daha sonra ise Amed Sportif Faaliyetler’in tesisini ziyaret etti. Burada Amed Sportif Faaliyetler Başkanı Aziz Elaldı ile bir araya gelen Başkan Hacıosmanoğlu, açıklamalarda bulundu.
‘HERKESE EŞİT MESAFEDE OLACAĞIZ’
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, seçim sürecinde kendisini destekleyenlere teşekkür ederek, “Doğu ve Güneydoğu’nun, İç Anadolu’nun, Ege’nin, Akdeniz’in, Karadeniz’in ne kadar haksızlığa uğramış, adalet isteyen, sağ duyulu spor severleri varsa, sayın başkan da bize aynı şekilde destek oldu. Teşekkür ediyorum. Başkan, barış ve kardeşliğe hizmet etsin diye Amed Spor için çalışıyoruz dedi. Bu vatan, bu bayrak bizim. Vatanıyla, bayrağıyla sorunu olmayan herkes için nereye entegre olmak istiyorsa biz onun görevlisi olarak çalışırız. Futbolun elbette ki en büyük özelliği geniş kitlelere hitap ediyor olması. Barışı, kardeşliği sağlamak için her alanda kullanılması gerekiyor. Bizim de ilkelerimiz o doğrultuda. Adil ve adaletli olacağız. Herkese eşit mesafede tarafsız olacağız. Futbolun marka değerini yükseltmek için, sayın başkan az önce gezdirdi, alt yapı ve tesisler yapıyorlar. Bunlar sadece Amed Spor’a değil ülke sathına yayacağız. Tesisler yapabilirsiniz ama tesislerin eğer için profesyonelce doldurmasanız oradan ürün çıkmaz. Futbolun kalkınmasının da oradan başlaması gerektiğine inanıyoruz” dedi.
‘LİGLERİN HİÇBİRİNDE YABANCI OYUNCUNUN OYNAMASINI İSTEMİYORUM’
Ülkede yabancı oyuncu sıkıntısı olduğunu söyleyen Başkan Hacıosmanoğlu, “Futbolculara dünyanın parasını veriyoruz. Uyum sağlayan sağlıyor, sağlamayan parasını alıyor, gidiyor. 1’inci, 2’nci, 3’üncü ligde benim şahsi düşünceme göre, tabi bu ekip işi, şahsi düşüncem liglerin hiçbirinde yabancı oyuncunun oynamasını istemiyorum. Ama bunu da sağlamak için önce amatörden başlayıp takımlarımıza her alanda profesyonel ekiplerle beraber destek olup…Sıkıntıların çoğunu biliyoruz. Amacımız amatörden başlayıp 1’inci lige kadar üreten konumuna getirmek. Biz onun için çalışacağız. Amed Spor da bu ülkenin takımı. Bu akşam maçımız var. Türkiye’de böyle bir şehir yok. Buna katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Örnek alınması gereken bir şehir” diye konuştu.
‘KARDEŞLİĞİN NASIL OLDUĞUNU BU AKŞAM GÖSTERELİM’
Çocukları spora katıp daha iyi yerlere kanalize etmenin, bu milletin her ferdinin görevi olduğunu vurgulayan Başkan Hacıosmanoğlu, şunları söyledi:
“Sadece Diyarbakır’da değil, bütün şehirlerimizde daha hassas olmalıyız. Bu akşam da söz verdiğimiz gibi Amed Spor’un maşına geldik ama bir gün önce geldik. Çok güzel oldu. Çok da büyük tesadüf oldu. İstanbulspor ile oynayacak Amed Spor. İstanbulspor’un sahipleri de benim doğduğum yerden. Of’lular. Buradan Amed Spor taraftarlarına da seslenmek istiyorum. Biliyorum, bana karşı iyi duygular besliyorlar. Buradan Türkiye’ye kardeşliğin nasıl olduğunu hep beraber akşam ki maçta gösterelim. Bir sonraki adımlarımızda kardeşlik iklimine katkı sağlayacak bir atmosfer yaratırsak bu hem Diyarbakır hem Amed Spor hem de diğer illerimize bu konuda örnek olur. Temennim ve beklentim de o. Güzel olacak her şey.” ‘BİZİM MAÇLARIN YÜZDE 50’Sİ KADIN VE ÇOCUKLARDAN OLUŞMAKTADIR’
2 gündür tarihi anların yaşandığını belirten Amed Sportif Faaliyetler Başkanı Aziz Elaldı da, “Uzun yıllar özlenen barış, sevgi ve birliktelik köprüsü dün katılımcı dostlarımız sayesinde güzel görüntü oluştu. Ziyaretleri için katılımcılarımıza teşekkür ederiz. Bölgenin futbola spora olan açlığı, başkanımızla dün gezdiğimiz noktalarda çocukların ve gençlerin sevgisi, futbola olan özlemi için bu işi yapıyoruz. Amacımız futbolu bu bölgeye hakim kılmaktır. Bu akşam da bir maçımız var. Bildiğiniz gibi bizim maçların yüzde 50’si kadın ve çocuklardan oluşmaktadır. Kadın ve çocuklara bazı noktaları tahsis ediyoruz. Ücretsiz bilet veriyoruz” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aziziye Mahallesi mevkiinde meydana gelen olayda, deniz yasağına rağmen C.K. isimli kişi, suya girdi. Dalgaların arasında boğulma tehlikesi geçiren şahıs için cankurtaranlar harekete geçti. Burada yapılan çalışmalar sonrasında şahıs, deniz aracı aracılığıyla kıyıya getirildi. Vatandaşlar ise olan biteni adeta bir film gibi seyretti. Şahsın, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken kurtarma anları cep telefonu kamerasına yansıdı. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAKARYA – Sakarya’nın Karasu ilçesinde yasak olmasına rağmen denize giren bir kişi, boğulmaktan son anda kurtarıldı.
Aziziye Mahallesi mevkiinde meydana gelen olayda, deniz yasağına rağmen C.K. isimli kişi, suya girdi. Dalgaların arasında boğulma tehlikesi geçiren şahıs için cankurtaranlar harekete geçti. Burada yapılan çalışmalar sonrasında şahıs, deniz aracı aracılığıyla kıyıya getirildi. Vatandaşlar ise olan biteni adeta bir film gibi seyretti. Şahsın, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken kurtarma anları cep telefonu kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpler Birliği Vakfı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kulüpler Birliği Vakfı olarak, Trendyol Süper Lig’in ikinci haftasında oynanan Göztepe – Fenerbahçe maçında Sayın Başkan Ali Koç’a yönelik gerçekleştirilen ve Göztepe taraftarlarına ve camiasına isnat edilemeyecek üzücü saldırıyı kınıyoruz. Suçluların bir an önce adalet önüne çıkmasını bekliyor ve futbolun birleştirici gücüne her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde tüm paydaşları sağduyuya davet ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muğla’da saat 13.25 civarında eş zamanlı olarak Yatağan ve Ula ilçelerinde orman yangınları meydana geldi. Yangını fark eden vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine, bölgeye hızla Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ve Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen ekipler karadan müdahaleye başlarken, yangın söndürme helikopter ve uçakları da alevlere sortileri ile havadan destek veriyor.
Dev dumanlar yangının boyutunu gözler önüne seriyor
Ula ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi sırtlarındaki ormanlık alanda çıkan yangında, alevlerin kısa sürede büyümesiyle birlikte gökyüzünü dev yangın bulutları kapladı. Devasa duman bulutları, bölgenin farklı noktalarından rahatlıkla görülebilir hale geldi. Dev yangın bulutları, çevre yerleşim alanlarında paniğe yol açtı. Gökyüzünde yükselen bu dev yangın bulutları, bölgedeki yangının ciddiyetini ve boyutunu gözler önüne serdi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için yoğun çaba sarf eden ekipler, rüzgar dolayısıyla yangının daha da genişlemesini engellemeye çalışıyor. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 gün süren ve 4 ilden, 6 yelken su sporları kulübünde 33 sporcunun katıldığı yelken yarışları sona ererken, yarışmaları Kars’tan çok sayıda vatandaş takip etti.
Çıldır Gölü’nde gerçekleştirilen ve kıyasıya yarışlara sahne olan Anadolu Yelken Ligi 1. Ayak Kars Optimist Yarışlarında dereceye giren sporcuların ödülleri verildi.
Dereceye giren sporcuların ödüllerini Vali Ziya Polat ve protokol üyeleri verdi.
Öte yandan Türkiye’nin en önemli göllerinden birisi olan Çıldır Gölü’nde düzenlenen yelken yarışlarının her yıl düzenli bir şekilde yapılması planlanıyor. Kars Valiliği himayelerinde yelken takımı kurulacağı öğrenildi. – KARS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VALİ KILIÇ: BOLU’NUN TARİHİNDEKİ EN BÜYÜK YANGINDI
Bolu Valisi Erkan Kılıç, Göynük ilçesinde 72 saat sonra kontrol altına alınan orman yangınıyla ilgili açıklama yaptı. Vali Kılıç, “Gerçekten yangın, Bolu’nun tarihindeki en büyük yangındı. Böylesine bir yangına hızlı bir şekilde, çok güçlü araçlarla havadan ve karadan müdahale edildi. Buraya Türkiye’nin dört bir tarafından araç geldi. Tabii yangının bu kadar büyük alanda kısa süre içerisinde söndürülmesinde çok etkili oldular. Halen sahayı bu araçlarla biz baskı altında tutuyoruz. En ufak bir yangın olmasın, olanları da söndürmek için bunu bir vali olarak gerçekten memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Çünkü bu imkanlarımız olmazsa bu yangını bu kadar kısa sürede söndürmek mümkün olmazdı. Daha önce de ifade ettim. 30 kilometre sınırları olan bir alanın içerisindeki bir yangındı. Yerleşim yerlerini tehdit eden bir yangındı. Bu yangınlarda zaman zaman tabii tansiyon arttı, vatandaş evinin yanmasından, tarımsal işletmelerinin yanmasından çok tedirgin oldular. Ama bu kapasitemizle beraber çok şükür Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bunun üstesinden hep beraber gelmiş olduk” dedi.
‘ZAMANINDA VE HIZLI MÜDAHALE EDİLDİ’
Yangına en hızlı şekilde müdahale edildiğini belirten Kılıç, “Zamanında ve hızlı müdahale edildi. Bu kapasitemiz olmasaydı, yerleşim yerlerini kurtarmamız zor olurdu. Yangın neredeyse evin saçağına sıçrama noktasındayken ekiplerimiz geri püskürttü. Çok şükür kazasız belasız büyük bir yangını şimdilik atlattık ama tedbiri elden bırakmayacağız” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca terör örgütü PKK’nın şehir yapılanmasına yönelik başlatılan soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şüphelilerin yakalanması amacıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şanlıurfa, İstanbul, Mardin, Batman ve Şırnak’ta birçok adrese yapılan operasyonda, 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerindeki aramalarda çok sayıda dijital materyal, örgütsel doküman ve propaganda materyali ele geçirildi.
Şüphelerin sorgu işlemi sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’nün koordinesinde Narkotik, Çevik Kuvvet, Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin katılımıyla suç ve asayiş olaylarının önlenmesi amacıyla uygulama gerçekleştirildi. 10 ekip 30 personelin katılımıyla gerçekleşen uygulamada; Ahi Evran, Yenice, Aşıkpaşa, Medrese, Nasuhdede, Kervansaray Mahalleri başta olmak üzere kent merkezindeki 28 park incelendi. Genel Bilgi Taraması (GBT) kontrolü yanı sıra vatandaşların şikayetlerini 112 Acil Çağrı Merkezleri’ne iletebilecekleri, ekiplerin de kısa sürede müdahale edeceği de vatandaşlara hatırlatıldı. Uygulama ile parklarda şüpheli kişilerin bulunması engellenip, buralarda vatandaşların rahatça hareket edebilmeleri amaçlandı. Aranan ve yakalama kararı bulunan şahısların tespiti için de denetimler arttırıldı.
Öte yandan uygulama sırasında Hayvan Durum İzleme (HAYDİ) ekipleri yanlarında bulunan mamaları sokak kedilerine vererek besledi. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye bağlı Çayırözü mahallesinde KASKİ’ye ait su borusu patladı. Patlayan borudan su yerden metrelerce yükseğe çıkarken vatandaşlar o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Yeşilhisar ilçesine gittiği öğrenilen hatta meydana gelen arızayı gidermek için ekiplerin çalışma başlattığı öğrenildi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarsus Belediyesi, yaz döneminde de etkinlikler düzenlemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda ‘Tarsus Yaz Akşamları Şenliği’ ile yurttaşlar, birbirinden renkli ve eğlenceli aktivitelerle buluşuyor. Açık hava sineması, eğlence parkurları, çocuklar için oyun alanları ve çeşitli ikramlarla dolu dolu geçen şenlik, renkli görüntülere sahne oluyor.
Şenlikte olmaktan memnuniyetini dile getiren bir vatandaş “Her şey çok güzel. Belediye Başkanımız Ali Boltaç’a çok teşekkür ediyor, devamını diliyoruz. Çocuklarımız internetten ve telefondan bunalmış durumda bu yüzden böyle etkinliklere ihtiyacımız vardı” dedi.
Torunlarıyla birlikte şenliğe geldiğini anlatan bir diğer vatandaş, “Etkinlik çok güzel, her Cumartesi torunlarımla birlikle geliyoruz. Etkinliği düzenleyen herkese teşekkür ederiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kent merkezindeki Erzurum Kalesi önünde bir araya gelen doktorlar, tıp ve eczacılık fakültesi öğrencileri, sağlık çalışanları ile vatandaşlar, Türk, Filistin ve Doğu Türkistan bayrakları eşliğinde taşıdıkları döviz ve pankartlarla kale önündeki park ve etkinlik alanında yürüdü.
Grup adına açıklama yapan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencisi Hakan Sümbül, Filistin halkının büyük zulümler altında hayatını devam ettirmeye çalıştığını söyledi.
Filistin’de hayatını kaybedenlere rahmet dileyen Sümbül, “Gazze halkı; aylardır devam eden açlığa, kıtlığa, salgın hastalıklara, yardımsız bırakılmaya, hapse atılmaya, her türlü şiddet ve işkencelere, tecavüzlere, mallarının ve hatta organlarının çalınmasına rağmen davasından en ufak bir taviz vermeden onurlu ve güçlü direnişine devam etmektedir.” dedi.
Sümbül, İsrail ürünlerine karşı yapılan boykotun önemine değinerek, şunları kaydetti:
“Dünya yeni bir bahara gebeyken vicdanımızla, şuurumuzla, duamızla, eylemimizle Gazze’deki kardeşlerimizin yanındayız. Unutan kalabalıklara karışmayacağız, alışan yok sayan önemsemeyen vurdumduymazlara uymayacağız, ‘Bana ne ben keyfime bakarım” diyen vicdansızlardan olmayacağız. Boykottan bir adım sapmayacağız, ömür boyu sürdürüp, yaşam biçimi haline getirmek için gereken ne varsa yapacağız. Yerli ürünleri yerli ilaçları destekleyip ülkemize kazandıracağız. Yerli ürünleri yücelten bir nesil inşa edeceğiz. Parasıyla dünyayı kendine köle yapmış bu fesat kaynağının başını ezeceğiz inşallah. Hepinizi ömür boyu boykot hareketine katılmaya davet ediyoruz.”
Grup, basın açıklamasının ardından hayatını kaybedenler için dua ettikten sonra dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İznik ilçesindeki dağ evinde 17 Temmuz’da çay demlemek için mangal jeliyle semaveri tutuşturmaya çalışan Özdemir, jelin alev alması ve bidonun patlamasıyla yanmaya başladı.
Evinin önündeki su dolu varile atlayarak alevleri söndüren Özdemir’in vücudunda 2 ve 3’üncü derece yanıklar oluştu.
Vücudunun yüzde 38’i yanan ve Bursa Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alınan Özdemir, doku nakilleriyle yaklaşık 1 aylık tedavinin ardından sağlığına kavuştu.
Özdemir, tedavisine evde devam edilmek üzere taburcu edildi.
İş insanı Necdet Özdemir, AA muhabirine, İznik ilçesindeki dağ evinde sabah saatlerinde semaveri tutuşturmak için mangal jeli kullandığını söyledi.
Jelin tutuştuğunu ancak alevleri görmediğini anlatan Özdemir, şunları kaydetti:
“Oysa ki gizliden içinde yanmaya devam ediyormuş. O sırada tekrar jel attım. Onu aslında küçük bir bidona alıp aktarma yaparak yapsaydım çok daha güvenli olurdu ama öyle yapmadım. Bidonla ateşin üzerine yanmadığını düşünerek ben bunu yaptım. Fakat gizliden yandığı için jelin değdiği yerle bidonun içerisinde artık bir ateş yolu oldu. Gözümle gördüm o ateşin yürüyüp gelmesi saniye, salise. Elimde bidon patladı. Bidon patlayınca bu jel olarak zaten alevsiz yanıyor. Her tarafımın yandığını hissediyorum ama alev yok, bir şey yok. Orada vücudumun yüzde 38’i yandı. Allah’tan hemen yan tarafımda 2-3 metre mesafede bir su dolu varil vardı. O can havliyle kendimi varilin içine attım. Orada ateşi söndürdüm.”
Olayın ardından ilk aşamada yoğun bakımda kaldığını ve 5 operasyon geçirdiğini aktaran Özdemir, yanık bölgelere doku nakli yapıldığını belirtti.
Hastanedeyken mangal jeli nedeniyle benzer vakaların sıklıkla geldiğini duyduklarını dile getiren Özdemir, “Bu jel 1-2 dakika zaman kazandıran bir malzeme. Piknikçi için mangalcılar için kısa sürede alev, ateş yapan bir malzeme ama bu tarz riskleri düşünüldüğünde hiç buna değecek bir malzeme değil. En doğal yöntem olan çıradır, kozalaktır, kağıttır, kartondur, bunlarla yapmak lazım.” dedi.
Özdemir, birçok yerde bulunan jellerin kontrollü şekilde satılmasını istediğini belirterek, “Ben bunu yaşadıysam inanın çok fazla kişi için de bu yaşanılabilir bir durum. Dolayısıyla bu kadar riske bence gerek yok. Yani iki dakikalık bir ateş yakma süresi elde etmek için vücudumun yüzde 38’i yandı. Benim hayatım altüst oldu. Bambaşka bir hayata geçeceğim bugünden sonra artık.” diye konuştu.
“Hayatı tehdit edebilecek geniş yanıklara varıncaya kadar yanıklara sebep olabiliyor bu jeller”
Bursa Şehir Hastanesi Yanık Merkezi Sorumlusu Opr. Dr. Selma Beyeç de özellikle pikniklerin yapıldığı ilkbahar ve yaz aylarında, mangal jeli yanıkları nedeniyle merkezlere çokça hastanın geldiğini ifade etti.
Bu jellerin aslında henüz tutuşmamış malzemelerin üzerine sıkılması gerektiğini vurgulayan Beyeç, şunları aktardı:
“Ama insanlarımız söndü sanılan veyahut da halen yanmakta olan malzemenin üzerine bunu sıkıyorlar. Biz kendimiz de gözlemledik bunu. İnsanlar yanan mangalın üzerine bu jeli püskürtüyor ama bunlar aynı bir benzin gibi, bir tiner gibi alev topu haline gelebilen malzemeler. Bu konuda çok dikkatli olmak lazım çünkü küçük yanıklardan, hayatı tehdit edebilecek geniş yanıklara varıncaya kadar yanıklara sebep olabiliyor bu jeller.”
Necdet Özdemir’in de mangal jeli yanığı neticesinde hastanede tedavi altına alındığını dile getiren Beyeç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kendisi semaveri tutuşturmak için jeli kullanmıştı. Aynı şekilde insanlar mangalı tutuşturmak için söndü sanılan kömürün üzerine veyahut da hala yanan kömür üzerine bunu döküyorlar. Tıpkı bir benzin veya tinerde olduğu gibi, alev topu gibi bir parlama, bir patlama oluyor. Etrafa saçılıyor. Tabii insanlar ilk etapta yanan bölgelerini söndürmek için ellerini kullanıyorlar ve o sırada elleri de yanıyor. Necdet beyin de yaklaşık tedavisi 1 ayı buldu. Doku nakli, deri nakli yapıldı sağlam olan kısımlarından. Tabii hastalar için bu oldukça stresli, acı veren bir süreç. Mükerrer ameliyat oluyorlar. Dolayısıyla çok basit bir olaymış gibi görülebilir ama aslında öyle değil. Çok meşakkatli bir süreç. Tedavileri uzun sürüyor ve hastaların hayatını tehdit edebilecek boyutta yanıklara sebep olabiliyorlar.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Termometrelerin zaman zaman 40 derecenin üzerini gösterdiği Diyarbakır’da, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Arama ve Kurtarma Birliği ekipleri eğitimlerini aksatmıyor.
Sorumluluk bölgesinin yanı sıra ülke genelinde deprem başta olmak üzere farklı afetlerde görev alan ekipler için hizmet içi teorik ve uygulamalı eğitimler, tüm zorlu koşullarda görev yapacakları şekilde planlanıyor.
Afet öncesi hazırlık eğitimleri için tehdit türüne ve derecesine uygun kıyafeti giyinen ve yaşam tüplerini donanan ekipler, hareket etmelerini zorlaştıran bu ekipman içerisinde kavurucu sıcaklıkta da eğitimlerini sürdürüyor.
AFAD ekiplerinin, “KBRN” olarak kodlanan kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlere karşı aldığı eğitimler “sıfır hata” ve “maksimum kabiliyet” ilkesiyle uygulanıyor.
Teknik ve teknolojik donanımlarını güçlendiren ekiplerin sıcak havada açık alanda gördüğü eğitim Anadolu Ajansı (AA) tarafından görüntülendi.
Güneş altında zorlu eğitim
Senaryo gereği bir akaryakıt istasyonunda yaşanan yangına müdahale için bunaltıcı sıcakta uygun kıyafetleri giyinip, yaşam tüplerini donanan ekipler özel araçlarla eğitimin yapılacağı alana sevk edildi.
Öncelikle dedektörle alanda tehlikeli madde taraması yapan ekip, sonrasında alandan numune aldı.
Özel temizleyici malzemeyle yıkandıktan sonra çalışma sahasını terk eden ekip, bir KBRN sızıntısına karşı “sıfır hata” parolasıyla planlanan eğitimi başarıyla tamamladı.
Olası afetlerde maksimum performans sergilemek için eğitimleri aralıksız sürdüren ekipler her an göreve hazır bekliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVAS – Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Gastronomi Mutfak Sanatları Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Hastaoğlu, pazarlamada en önemli unsurlar arasında renklerin yer aldığını vurguladı.
Gastronomi dünyasında renklerin rolü, son yıllarda giderek daha fazla dikkat çekiyor. Restoranlar ve şefler, yemeklerin sadece lezzetli değil, aynı zamanda görsel olarak da çekici olmasına büyük önem veriyor. Renklerin, yemeklerin algılanan kalitesinden tat deneyimine kadar birçok yönü etkilediği ortaya çıkıyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Gastronomi Mutfak Sanatları Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Hastaoğlu, restoranlarda masanın, tabağın ve ışığın renginde farklı amaçlar hedeflendiğini söyleyerek “Laboratuvarımızda yapmış olduğunuz nöro- gastronomi temelli çalışmamızda tüketicilerin farklı ışıklarda farklı renk yoğunluklarında aynı yiyeceklerden farklı tat alma düzeyi oluşturduğunu gözlemledik” dedi.
“Kırmızı renk kan basıncını artırarak iştahı tetikliyor”
Gastronomide yiyeceğin tadı kadar yiyeceğin rengininde çok önemli olduğunu vurgulayan Hastaoğlu, “Renkler pazarlamada çok önemli unsurlardır. Yiyeceğin kokusu, fiyatı, tadı ne kadar önemliyse renklerde gastronomi açısından çok önemlidir. Tabağın büyüklüğü, rengi, ışığın rengi ve rengin yoğunluğu ile parlaklığı tüketicinin algısını etkiler. Deniz ürünlerinin satıldığı restoranların mavi rengi tercih etmesi insanlara daha aitlik ve tazelik hissiyatı verir. Açık büfelerde ise sabit bütçeyle sınırsız tüketimi önlemek amacıyla daha çok mavi ve yeşil renkler tercih edilir. Hazır yemek restoranlarında genellikle kırmızı ve sarı renkler tercih ediliyor çünkü kırmızı kan basıncını artırarak iştahı tetikliyor. Bu nedenle yeni nesil üst düzey restoranlarda krem, beyaz gibi açık renkler tercih ediliyor” şeklinde konuştu.
“Renk, pazarlamanın en önemli unsurlarındandır”
Özellikle restoranlarda masanın, tabağın ve ışığın renginde farklı amaçlar hedeflendiğini söyleyen Hastaoğlu, “Gastronomi mutfak bölümümüze ait duyusal analiz laboratuvarımızda yaptığımız çalışmada gördük ki farklı renkler altındaki aynı gıda tüketiciler tarafından tadıldığında farklı beyin düzeyi oluşturduğunu istatiksel olarak belirledik. Aslında birçok tüketici davranışı çalışmalarında da benzer sonuçlara ulaşılmıştır. Özellikle restoranlarda masanın, tabağın ve ışığın renginde farklı amaçlar hedeflenir. Örneğin bir konuğu daha uzun süre misafir etmek gibi. veya farklı öğünlere sevk edilmesini sağlar. Yine örneklemek gerekirse uzak doğu restoranlarında zaman kavramından uzaklaşılmasını engellemek amacıyla farklı renkte ışıklar kullanılır. Pazarlamanın en önemli unsurlarından biriside renktir. Laboratuvarımızda yapmış olduğunuz nöro- gastronomi temelli çalışmamızda tüketicilerin farklı ışıklarda farklı renk yoğunluklarında aynı yiyeceklerden farklı tat alma düzeyi oluşturduğunu gözlemledik. Özellikle Beyaz tatlılarda kırmızı rengin daha etkili olduğu, et yemeklerinde sarı rengin daha çekici olduğunu, sebze yemeklerinde ise daha çok mavi rengin etkili olduğunu gözlemledik” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FilistinSağlık Bakanlığı, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde çocuk felci vakasının görüldüğünü açıkladı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 640 binden fazla çocuğun aşılanması için çalışmalara başladıklarını duyurdu.
Filistin Sağlık Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Gazze’de ilk çocuk felci vakasının görüldüğünü duyurdu. Açıklamada, “Gazze Şeridi’ndeki zor sağlık koşulları, bulaşıcı hastalıkların yayılması, sokaklarda ve yerinden edilmiş insanların çadırları arasında kanalizasyon akması, kişisel hijyen malzemeleri ve içme suyu eksikliği ve çocuk felci ile uyumlu semptomlar nedeniyle çocuklardan birinin çocuk felci virüsü ile enfekte olduğu laboratuvar tarafından doğrulandı” denildi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze’de 10 yaşının altında 640 binden fazla çocuğu aşılamak için çalışmaların başlatıldığını duyurdu. Guterres, “Gazze’nin sağlık, su ve sanitasyon sistemleri tamamen tahrip edildi. Hastaneler ve birincil bakım tesislerinin çoğu çalışmıyor. Ayrıca çatışmalar nedeniyle rutin aşılamalar da ciddi şekilde aksadı, bu da kızamık, hepatit A ve diğer önlenebilir hastalıkların yayılmasını artırdı. Etkili bir çocuk felci aşılama kampanyasının nasıl yönetilmesi gerektiğini biliyoruz. Gazze’deki toptan yıkım göz önüne alındığında, çocuk felcinin yayılmasını önlemek ve ortaya çıkışını azaltmak için iki turdan oluşan kampanyanın her turunda en az yüzde 95 aşılama oranına ihtiyaç duyulacak” dedi.
“AŞILAMA SÜRECİNİN SAĞLIKLI GEÇEBİLMESİ İÇİN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINMALI”
Aşılama çalışmalarına hastanelerde ve birincil sağlık merkezlerinde 708 ekibin katılacağını belirten Guterres, Gazze genelinde ise 316 toplum odaklı yardım ekibinin görev yapacağını ifade etti. Sağlıklı bir süreç için, sağlık çalışanlarının güvenliklerinin garanti altına alınması gerektiğini belirten Guterres,” Aşıların ve ekipmanlarının etkili bir şekilde taşınması, çocuk felci uzmanlarının Gazze’ye girmesi ve sağlık ekiplerinin çalışmalarını sürdürebilmesi için yakıt sağlanması gerekiyor. İletişimin yaygınlaştırılması için güvenilir internet ve telefon hizmetlerinin sağlanması ve sağlık çalışanlarının maaşlarının ödenmesi için Gazze’ye girişine izin verilen nakit miktarının artırılması da gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAĞLIK-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, “112 ekiplerinin gerçek hastaya ulaşabilmesi için her 112’ye gelen çağrılar içinde vaka elemesi yapılmalı, her çağrıya ambulans çıkışı yapılmamalıdır” dedi.
Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, 112 çalışanlarının çalışma koşullarına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. 112 Acil Sağlık hizmetleri ile ilgili bazı düzenlemelerin yapılmasının zorunlu hale geldiğini vurgu yapan Doğan, “112 ekiplerinin gerçek hastaya ulaşabilmesi için 112’ye gelen çağrılar içinde vaka elemesi yapılmalı, her çağrıya ambulans çıkışı yapılmamalıdır. 2 aydır dizi ağrıyan hastaya gecenin 04.00’ünde ambulans çıkarsa, dişi ağrıyan hastaya koşulsuz şartsız ambulans giderse, kalp krizi geçiren hastaya gönderecek ambulans bulamayız. Trafik kazasına yetişecek ambulans bulamayız. Kaynaklarımız sınırlı, sürdürülebilir bir sistem için objektif kriterlerle puanlama sisteminin uygulandığı vaka eleme sistemine geçilmelidir. Bunu dünya genelinde başarıyla uygulayan ülkeler mevcut, değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.
‘ACİL SAĞLIK HİZMETİ ÇALIŞANLARININ SORUNLARI GÖRÜLMELİDİR’
Doğan ayrıca acil sağlık hizmeti çalışanlarının ihmal edilmemesi gerektiğini kaydederek “4 teker üstünde kar kış demeden, gece gündüz vakadan vakaya koşan acil sağlık hizmetleri çalışanları ihmal edilmemeli, sorunları görülmelidir. Yetersiz olan sürücü farkları güncellenmeli, düşük kalan ek ödemeleri için riskli birim seviyesinden yeniden düzenleme yapılmalı, kayıplar telafi edilmelidir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ZBEÜ Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, milattan önce 222 yılına kadar geçmiş depremleri de gösteren, yer hareketlerini uydu verileri ve uzay teknolojileri kullanarak, kendileri geliştirdikleri yazılım ile fay hatlarını inceledi. 17 Ağustos depremiyle fay hattındaki enerjinin boşaldığını belirten Prof. Dr. Kutoğlu, “17 Ağustos’ta kırılan fay hattı Gölcük’ten başlayarak Düzce’ye kadar devam eden hat. Deprem 200 kilometre boyunca bir hattı kırdı. Bu fay üzerinde 200-250 yıl daha enerji birikmesi gerekiyor ki aynı büyüklükte bir deprem meydana gelsin. Dolayısıyla buradaki enerji şu an için boşalmış durumda. Bu hat üzerinde bu büyüklükte bir deprem beklemiyoruz” dedi.

“TEDBİRLERİMİZİ ALMAK DURUMUNDAYIZ”
Türkiye’de yıkıcı depremlere neden olabilecek faylar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kutoğlu, “Ülke olarak depremlerle sınanan bir ülkeyiz. Bu yüzden depremlerle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Ne zaman deprem olacak diye endişelenmektense bununla ilgili tedbirlerimizi almak ve artık depremlerde can kayıpları yaşamamak durumundayız. Bunun için de hem yetkililerin alması gereken önlemler var ama öbür taraftan vatandaşlarımızın da alması gereken önlemler var. 1999’dan beri birçok yasal düzenleme çıkartıldı ve kentsel dönüşüm yapıldı. Ama henüz istediğimiz seviyede değiliz. Özellikle Marmara bölgesinde yapı stokunun çok eksik ve birçoğunun da mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilmiş binalar olduğunu görüyoruz. Bunları hızlı bir şekilde dönüştürmemiz gerekiyor. Çünkü 6 Şubat depreminden sonra da meydana gelen hasar ülkemiz üzerine büyük bir ekonomik yük getirdi. Allah göstermesin, Marmara bölgesinde veya İzmir çevresinde bu büyüklükte bir deprem yaşadığımız takdirde çok daha büyük kayıplarımız söz konusu olabilir” diye konuştu.

‘YOĞUNLUĞU TÜRKİYE’YE YAYARSAK RİSKİ AZALTIRIZ’
Kentsel dönüşüm hızını arttırıp vatandaşların ilgisini çekecek yöntemler bulunması gerektiğinden bahseden Prof. Dr. Kutoğlu, “Nüfus yoğunluğunu ve ekonomik yoğunluğu belli bir bölgede çok yüksek düzeye çıkartmak her zaman bir ülke için çok büyük risktir. 800 bin kilometrekare topraklarımız var. Hem nüfus yoğunluğunu hem de ekonomik yoğunluğumuzu, endüstrimizi, diğer tesislerimizi Marmara ya da Ege Bölgesi’nde toplamak yerine Türkiye coğrafyasına daha fazla yayarsak o zaman riski azaltmış oluruz. Büyük bir deprem meydana geldiğinde etkilenecek tesis ve insan sayımız çok daha az olacaktır” dedi.
EN RİSKLİ FAYLAR
Prof. Dr. Kutoğlu, Türkiye’deki en riskli faylar için, “Doğudan başlayarak, Erzincan- Erzurum bölgesinde ve Bingöl- Yedisu hattında gergin faylarımız var. Batıya doğru geldiğimizde, Sakarya’nın güneyinde Pamukova-Geyve hattında gerginlik seviyesi yüksek bir fay var. Marmara Denizi’nin içerisinde de bir miktar gerginliği yüksek faylar söz konusu. Güneyde Gemlik Gölü’nden geçen faylarımız da gerginlik seviyesi yüksek. Bandırma hattında gergin durumda bir fay var. Daha güneyde İzmir Manisa çevresinde bazı fayların gerginlik seviyesinin yüksek olduğunu görüyoruz. Onun dışında Denizli’den geçen fay hattımız var. Bu da geçmişteki büyük depremden itibaren oldukça uzun süre geçtiği için epey bir gerginlik biriktirmiş durumda. En büyük tehlikeyi Pamukova-Geyve hattında, Gemlik Körfezi’nde, Bandırma’da ve İzmir çevresinde görüyorum. Bana sorarsanız Marmara Denizi’ndeki gerginlikler daha sonra geliyor. Buradaki fayların uzunluklarına baktığımızda bunlar en az 6’nın üzerinde deprem üreteceklerdir” sözlerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzincan Belediyesince 1932’de üretimine başlanan ve çevre illere gönderilen Ekşisu Erzincan Bögert Doğal Maden Suyu tüketiminde, artan hava sıcaklığı yüzünden artış yaşandı.
Kent merkezine 14 kilometre uzaklıkta Ekşisu Mesire Alanı’ndan çıkan Ekşisu Erzincan Bögert Doğal Maden Suyu, 5 yıllık aranın ardından tekrar üretilmeye başlandı.
Yoğun talep nedeniyle iki vardiya şeklinde çalışmaya başlanan fabrika, günlük üretimini 100 binden 250 bin şişeye çıkardı.
Hazmı kolaylaştıran, mineral ve tuz kaybını kısa sürede gideren “ekşi su”, “sade”, “limonlu”, “elmalı” ve “nar” türleriyle yurt içindeki çeşitli şehirlerin yanı sıra yurt dışına da gönderiliyor.
Sodalar ihraç ediliyor
Erzincan Bögert Maden Suyu Fabrikası Müdürü Kenan Çeribaşı, AA muhabirine, artan sıcaklarla maden suyuna yoğun talep aldıklarını söyledi.
Gelen talebi karşılamakta zaman zaman zorlandıklarını aktaran Çeribaşı, yaz sezonunda satışların zirveye çıktığını anlattı.
“Sürekli stoklu çalışmamıza rağmen yine de talebi karşılamakta zorlanıyoruz. Yurt içi ve dışında pazarlama ağımızı genişletmiş durumdayız. Yeni ürünlerimiz ile Erzincan ve dışına hizmet vermekteyiz.” diyen Çeribaşı, Erzincan’ın bu özel içeceğini vatandaşlara ulaştırmanın gayreti içinde olduklarını belirtti.
Yeni ihracat rotaları belirlediklerini dile getiren Çeribaşı, şöyle devam etti:
“İlk olarak limonla başlamıştık akabinde ürünlerimize elma ve nar eklendi. Nasip olursa ağustos ayı sonuna kadar mandalinayı da ürün yelpazemize eklemiş olacağız. Yurt dışında şu anda mevcutta Arabistan ve İsviçre ile çalışıyoruz. Almanya, Ürdün, Libya ve Dubai gibi ülkelerle görüşmelerimiz devam ediyor. Çok yakın zamanda bu ülkelere de sevkiyatlarımızı başlatmış olacağız.”
Maden suyu vücudun mineral ihtiyacını karşılıyor
Maden suyunun sağlık açısından da önemine değinen Çeribaşı, şunları kaydetti:
“Günde 2 şişe Erzincan Bögert Maden Suyu içen bir insan günlük mineral ihtiyacını buradan karşılamış oluyor. Özellikle magnezyum, kas yapısı ve vücut ağrıların giderilmesi için çok önemli bir mineral. Kas yapısını desteklemesinden dolayı yazın özellikle bu mineral çok fazla tüketiliyor. Ürettiğimiz limonlu maden suyu ise içinde barındırdığı minerallerin yanında C vitamini deposu olması sebebiyle insanlara şiddetle tavsiye ediyoruz.”
Doğal maden suyu için de Ekşisu Mesire Alanı’na geliyorlar
Fabrikanın bulunduğu bölgedeki Ekşisu Mesire Alanı’na gelen vatandaşlar da çeşmelerden akan doğal maden suyundan alıyor.
Ziyaretçilerden Yusuf Mermer, maden suyunun insan sağlığı için önemli olduğunu belirterek “Özellikle yaz aylarında ve ramazanda şifa kaynağı olduğu için buraya geliyoruz. Yaz aylarında özellikle vücudun çok fazla terlemesi ile birlikte su kaybı oluyor. Burada çıkan maden suyu vücudun kaybolan mineral ihtiyacını karşılıyor.” dedi.
İstanbul’dan gelen Emsal Gençalp “ekşi suyun” vazgeçilmez yerlerden biri olduğunu belirterek, Erzincan için burasının ayrı bir öneminin olduğunu söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hamas yönetimindeki Gazze Sağlık Bakanlığı, Gazze’de ilk çocuk felci vakasının 10 aylık bir bebekte tespit edildiğini aktardı. Birleşmiş Milletler’in (BM) bölgede çalışan sağlık ajansları, daha önce Gazze’deki atık su örneklerinde polio virüsünün tespit edildiğini duyurmuş ve hastalığın yayılmasını engellemek için acil önlem çağrısı yapmıştı.
New York’taki BM Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, konuyla ilgili açıklamasında çatışma taraflarına aşı kampanyasının yürütülebilmesi için ateşkes çağrısında bulundu. Guterres, “Açık olalım: Çocuk felcini mutlak bir şekilde durduracak şey barış ve acil insani bir ateşkestir. Ancak her durumda, polio (aşı kampanyası için) çatışmaların duraklaması şarttır” dedi.
Gazze’deki 600 binden fazla çocuğun aşılanması için iki aşamalı bir aşı kampanyası öneren Guterres, bağışıklığın sağlanması için yüz 95 oranında aşılama yapılması gerektiğini ifade etti
BM sağlık ajansı, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ağustos ayının başında Gazze’deki atık su örneklerinde polio virüsü (çocuk felci) tip 2’nin bir varyantı tespit edildiğini aktarmıştı. DSÖ Bölgesel Direktörü Dr. Hanan Balkhy, çocukların yüksek risk altında olduğu uyarısında bulunmuş, virüsün Gazze sınırlarını geçebileceği konusunda uyarılarda bulunmuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yangını çıkaranlar aranıyor”
“Yerleşim yerlerini tehdit edecek bir unsur yok”
İZMİR – İzmir’deki yangında yerleşim yerlerini tehdit edecek bir unsurun bulunmadığını ifade eden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Yangın 3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı. Yangını çıkaranlar aranıyor” dedi.
İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiinde geçtiğimiz gün saat 21.10 sıralarında çıkan yangına müdahale sürüyor. İncelemelerde bulunmak üzere yangın bölgesine gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaşanan yangınlara ilişkin basın mensuplarına açıklamada bulundu. Bakan Yumaklı, “Bugün itibariyle ülkemizde 72 yangın çıktı. Bunların 45’i kontrol altında, 27’sine müdahale sürüyor. Sabah itibariyle sadece Bolu ve Manisa’daki, onların da enerjileri düşürülmüştü ancak çok yoğun bir şekilde şiddetli rüzgarın olması, tekraren buraları alevlendirdi. Farklı yerlerde de yangınlar çıkmaya başladı. Bolu’da 12.41’de anızdan kaynaklı bir yangın çıktı. Yaklaşık 80 kilometreye varan hızla bir rüzgar sebebiyle çok hızlı yayıldı. Bu yangını başlatanlar gözaltında. Yangına 13 helikopter 160 kara aracı, 822 personel sevk ettik. Ayvatlar, Yeniköy, Seferler ve Umurlar Mahallesi tahliye edilmişti. Naldoğan- Göynük yolu trafiğe kapatılmıştı. Enerjisi düşürülmüş vaziyette” diye konuştu.
“3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı”
İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiindeki yangına dair de bilgiler aktaran Bakan Yumaklı, “Biz dün gece sabaha kadar bununla ilgili müdahaleleri yapıp artık tamamladık derken bugün saat 10.14’te tamamladık dediğimiz yangına yakın bir yerde bir yangın daha çıktı. Her 2 yangın da ormanlık alanında başladı. Yangın 3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı. Birbirine yakın devam eden bu yangınlara, 4 uçak, 14 helikopter, 70 kara aracı ve 445 beş personel sevk ettik. Özellikle Yamanlar mevkiinde konut alanına yakın olması hasebiyle 17 ev yandı. 105 ev boşaltıldı. 44 iş yeri de tahliye edildi. 1 evin de çatısına yangın sirayet etti. Rüzgarın şiddetine göre zaman zaman baskılanıyor. Zaman da alevlenebiliyor. Arkadaşlarımız gerekli tedbirlerini aldılar. Şu an için yerleşim yerlerini tehdit edecek herhangi bir unsur yok” cümlelerini aktardı.
Otluk alanda sigara içerken çıkarmışlar
Ödemiş ilçesinde bağlı Beydağ’daki yangının, 2 çocuğun otluk alanda sigara içerken çıkarmış olduklarını söyleyen Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:
“Bunlar da gözaltına alındı. Kararsız bir rüzgar var. Zaman zaman müdahale eden arkadaşlarımızın hayati tehlike atlatmasına sebep olan durumlar olabiliyor. Herhangi bir can kaybı yok. Ekosistemdeki canlılar için üzgünüm. Bu yangına da 3 uçak, 1 helikopter, 10 kara aracı, 63 personel sevk etmiştik. Bunun da enerjisi şu an için düşürülmüş vaziyette.”
Manisa’nın Gördes ilçesindeki yangının kırsal alanda başladığını ve ormana sirayet ettiğini ifade eden Bakan Yumaklı, yangının çıkış sebebiyle ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığının altını çizdi. Sözlerini sürdüren Yumaklı, “Yangına 2 helikopter, 2 uçak, 99 kara aracı ve 512 personel sevk etmiştik. İlk başta enerjisini oldukça düşürmüştük ancak yeniden çıkan şiddetli rüzgar maalesef büyümesine sebep oldu” şeklinde konuştu.
Aydın ve Didim’deki yangınların enerjisi düşürüldü
Aydın ve Didim’deki yangının da çıkış sebebini bilmediklerini vurgulayan Yumaklı, buraya da 3 uçak, 5 helikopter, 27 kara aracı ve 155 personeli sevk ettiklerini, enerjisinin düşürüldüğünü belirtti.
Diğer yangınların da enerjileri düşürüldü
En çok endişeye sevk eden yangının Aydın Bozdoğan’daki yangın olduğunu anlatan Yumaklı, “Yangın kırsal alanda çıktı ve ormana sirayet etti. 2 uçak, 3 helikopter, 30 kara aracı, 168 personel sevk ettik. Muğla, Milas, Karabük, Safranbolu ve Ovacık. Bunların da enerjileri düşürüldü” diye açıkladı.
Hava araçları açıklaması
“Hava araçları 24 saat havada kalamaz” diyen Bakan Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti:
“Bunların ikmal yapması gerekir. Belli bir rüzgar şiddetinin üzerinde olduğu zaman bu araçlar istese bile kalkamaz. Kalksalar bile su alamaz. İstedikleri yere atamaz. Ben sosyal medyadan paylaşımların hepsine kulaklarımı kapadım.”
Vatandaşlara uyarı
Vatandaşlara kapalı alanların dışında bir ateş yakılmaması konusunda uyarılarda bulunan Bakan Yumaklı, vatandaşların evlerinin, iş yerlerinin dışında bir ateş ve çakmak yakmamasını belirtti.
“İzmir’de 3 kişi aranıyor”
İzmir’de 3 kişinin arandığını söyleyen Bakan Yumaklı, “2 kişi Ödemiş’te gözaltına alınmış vaziyette. Bolu’da da 4 kişi gözaltına alındı. Çiğli yangını ise Yamanlar mevkii ile birleşti” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kurumlar tarafından kurulan stantların gezilmesiyle başlayan programda, 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kalabalık sahildeki Deprem Anıtı’na kadar “sessiz yürüyüş” gerçekleştirdi.
Vali Hülya Kaya ve il protokolünün katıldığı yürüyüş sonrası depremde çekilen fotoğrafların yer aldığı sergi gezildi, ardından programa katılanlar hayatını kaybedenlerin isimleri yazılı mermer blokların bulunduğu anıta karanfil bıraktı.
Anı defterini imzaladıktan sonra gazetecilere açıklamada bulunan Vali Kaya, depremde hayatını kaybedilenlerin acılarını ilk günkü gibi hissettiklerini ifade etti.
Anma günlerinin deprem gerçeğini hayatın bir parçası haline getirmek için önemli günler olarak gördüklerini aktaran Kaya, şöyle konuştu:
“Atacağımız her bir adımda, yapacağımız her bir planda artık deprem gerçeğini unutmadan hayatımızı planlamak, alacağımız kararları, yapacağımız işleri ona göre değerlendirmek durumundayız. Yalova’nın da bir deprem gerçeği var. Dolayısıyla biz hem valilik, belediye, tüm kamu kurum ve kuruluşları olarak her türlü tedbiri almak, riski azaltmak zorundayız. Dolayısıyla bugün yapmış olduğumuz yürüyüş, panel, anma programında bu kadar insanı bir araya getirmemizin de nedeni bu aslında. Sadece bu kamunun yapacağı yatırımlarla, alacağı tedbirlerle de halledebileceğimiz şeyler değil. Dolayısıyla ben Yalovalı hemşerilerimize de sesleniyorum, deprem gerçeğini bir şekilde eğer riski azaltacaksak beraber azaltabiliriz.”
“Acıyı tekrar yaşamamak adına hep birlikte bu yolda var mıyız diyoruz”
Afet olduktan sonra kurtarma operasyonlarıyla, göçük altında kalanları kurtararak süreci yönetemeyeceklerine vurgu yapan Vali Kaya, riski azaltmanın bu anlamda çok önemli olduğunu aktardı.
Yalova’nın sıvılaşmış zemin gerçeği ile çok ciddi riskler barındıran bölgelerinin bulunduğuna dikkati çeken Kaya, şunları kaydetti:
“Çok eski binalarımız var. Dolayısıyla bu eski bina stokunu bir an önce kentsel dönüşümle yenilememiz gerekiyor. Şunu artık istemekten vazgeçmeliyiz. ‘Ben bu işten nasıl karlı çıkarım’ düşüncesini bir kenara bırakıp depreme dayanıklı, sevdiklerimizi deprem olduğunda kaybetmeyeceğimiz, riski azalmış kentler yaratmamız lazım. Dolayısıyla bunu hep beraber yapacağız. Herkes taşın altına elini koymalı. Dolayısıyla işi sadece kamudan beklememeliyiz. Bunu hep beraber başarmalıyız. Bundan sonraki süreçte özellikle riskli alanlar ilan ettiğimiz bölgelerde vatandaşlarımızdan anlayış ve bize yardımcı olmalarını istiyoruz. Şu an Bağlarbaşı kentsel dönüyüm noktasında güzel bir örnek. Bunu diğer mahallelerimize de uygulamak, yaygınlaştırmak istiyoruz. Dolayısıyla 1999’daki depremde yaşadığımız bu acıyı tekrar yaşamamak adına hep birlikte bu yolda var mıyız diyoruz.”
Saygı duruşunda bunulması, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından depremde yapılan arama kurtarma çalışmalarının yer aldığı sinevizyon gösterisi izlendi.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam eden program, deprem saati olan 03.02’de duaların edilmesi ve karanfillerin bırakılmasıyla son buldu.
Önceki yıllarda anıt içerisinde deprem sonrası fotoğrafların sergilendiği 03.02 ve 45 saniye adı verilen salonların, içerisinde oluşan çatlak nedeniyle tedbir amaçlı ziyarete kapatıldığı ve serginin bu nedenle dışarıda kurulduğu belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmara Depremi’nin en çok etkilediği kentlerden biri olan Yalova’da felaketin 25. yıl dönümü nedeniyle anma programı düzenlendi. 2 bin 504 kişinin hayatını kaybettiği kentteki anma programı sessiz yürüyüşle başladı. 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan yürüyüş 17 Ağustos Deprem Anıtı’nda sona erdi. Anma programı Deprem Anıtı’nda düzenlenen etkinlikle devam etti. Anıt içinde yer alan deprem fotoğraflarının sergilendiği 03.02 ve 45 saniye salonlarında yaşanan çatlak nedeniyle tedbir amaçlı ziyarete kapatıldı. Bunun yerine vatandaşlar anıtın çevresinde açılan fotoğraf sergisini gezdi.
Vali Kaya’dan kentsel dönüşüm çağrısı
İl protokolüyle sergiyi gezen Yalova Valisi Hülya Kaya, daha sonra anı defterine duygu ve düşüncelerini yazdı. Ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Kaya, şunları kaydetti:
“1999 depreminde kaybettiğimiz yakınlarımızı, kardeşlerimizin hakikaten acısını aynı şekilde bugün hep birlikte hissettiğimizi görüyoruz. Allah gani gani rahmet eylesin. Yakınlarına da sabırlar diliyoruz. Bugünlerin bizim için önemi var. Deprem gerçeğini hayatımızın bir parçası haline getirmek zorundayız. Atacağımız her bir adımda, yapacağımız her bir planda artık deprem gerçeğini unutmadan hayatımızı planlamak, alacağımız kararları, yapacağımız işleri ona göre değerlendirmek durumundayız. Yalova’nın da bir deprem gerçeği var. Dolayısıyla biz hem valilik, belediye, tüm kamu kurum ve kuruluşları olarak her türlü tedbiri almak, riski azaltmak zorundayız. Dolayısıyla bugün yapmış olduğumuz yürüyüş, panel, anma programında bu kadar insanı bir araya getirmemizin de nedeni bu aslında. Sadece bu kamunun yapacağı yatırımlarla, alacağı tedbirlerle de halledebileceğimiz şeyler değil. Dolayısıyla ben Yalovalı hemşerilerimize de sesleniyorum, deprem gerçeğini bir şekilde eğer riski azaltacaksak beraber azaltabiliriz. Yani afet olduktan sonra kurtarma operasyonlarıyla bir şekilde biz göçük altına kalan vatandaşlarımızı kurtararak bunu yönetemeyiz. Dolayısıyla riski azaltmamız lazım. Yalova’nın gerçeği bir sıvılaşma zemini var. Çok riskli bölgelerimiz var. Çok eski binalarımız var. Dolayısıyla bu eski bina stokunu biran önce kentsel dönüşümle yenilememiz gerekiyor. Şunu artık istemekten vazgeçmeliyiz. Benim 150 metrekare dairem var. Bir metrekare eksilmeyecek. Hatta bunun üzerine verilecek. ‘Ben bu işten nasıl karlı çıkarım.’ düşüncesini bir kenara bırakıp depreme dayanıklı, sevdiklerimizi deprem olduğunda kaybetmeyeceğimiz, riski azalmış kentler oluşturmamız lazım. Dolayısıyla bunu hep beraber yapacağız. Herkes taşın altına elini koymalı. Dolayısıyla işi sadece kamudan beklememeliyiz. Bunu hep beraber başarmalıyız. Bundan sonraki süreçte özellikle riskli alanlar ilan ettiğimiz bölgelerde vatandaşlarımızdan anlayış ve bize yardımcı olmalarını istiyoruz. Şuan Bağlarbaşı kentsel dönüyüm noktasında güzel bir örnek. Bunu diğer mahallelerimize de uygulamak, yaygınlaştırmak istiyoruz. Dolayısıyla 1999’daki depremde yaşadığımız bu acıyı tekrar yaşamamak adına hep birlikte, beraber bu yolda var mıyız? diyoruz.”
Ardından deprem eğitimin verildiği programda Yalova Müftülüğü görevlileri ise Kuran-ı Kerim ve ilahiler ve dualar okudu.
Saatler depremin yaşandığı 03.02’yi gösterdiğinde ise depremde yakınlarını kaybeden vatandaşlar sevdiklerinin isimlerinin yazılı olduğu mermer blokları karanfil bıraktı. – YALOVA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>17 Ağustos 1999 tarihinde 7.4 büyüklüğünde meydana gelen ve 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiği Marmara Depremi’nin 25’inci yılındaki anma programı SakaryaDemokrasi Meydanı’nda devam etti. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam eden program, saatler 03.02’yi gösterdiğinde ellerin semaya açılarak depremde hayatlarını kaybedenler için dua edilmesiyle son buldu. Programa, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, milletvekilleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA – Festival kapsamında Akdeniz Üniversitesi Stadyumu’nda, Antalyalı sevenleri ile buluşan Tarkan ve Ceza’nın konserini on binlerce kişi izledi. İzleyicilerin sürekli telefonlarıyla çekim yaptığı ve şarkılara eşlik ettiği etkinlikte gördüğü ilgi ve sevgi için teşekkür eden Tarkan, “Duygularımız karşılıklı, çok oldu değil mi? Çok özledim seni Antalya, bu enerjinizi özledim.” diye karşılık verdi. Tarkan, ayrıca konserini izleyen annesi için “Uzun İnce Bir Yoldayım” türküsünü seslendirdi.
Akdeniz Üniversitesi Stadyumu’ndaki konserde programda; stadın tamamı ve tribünler doldu. On binlerce kişinin katıldığı gözlenen festivalde; Tarkan, 8 yıl aradan sonra Antalya’da ilk kez konser verdi. İlk olarak ünlü Rapçi Ceza’nın sahne aldığı konserde, binlerce genç sanatçıya hep bir ağızdan eşlik etti. Ceza’nın ardından “Yolla” şarkısıyla sahneye çıkan Tarkan, gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
“Bu enerjinizi çok özledim”
Tarkan, “Teşekkürler bu ilgi ve sevgi için canlarım, duygularımız karşılıklı. Bir de şu hava bu kadar sıcak ve nemli olmasaydı, gayet iyiyim. Sizler de iyi olun yeter ki. Biraz kendimizi bırakmaya hazır mıyız? Hep kasıyoruz ya hayatta, bugün kasmasak rahatlasak. Benimle bir serüvene çıkmaya var mısınız? Çok oldu değil mi, seni çok özledim Antalya. Bu enerjinizi çok özledim” dedi.
Annesine özel türkü söyledi
Hava sıcaklığının akşam saatlerinde 37 dereceye kadar çıktığı Antalya’da, sıcaktan bunalan Tarkan’a hayranları havlu attı. Tarkan’ı izlemeye gelenler arasında annesi de yer aldı. Annesinin olduğu her konserde annesi için türkü seslendirdiğini kaydeden Tarkan, Neşe Tevetoğlu için Aşık Veysel’in “Uzun ince Bir Yoldayım” adlı unutulmaz eserini seslendirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>17 Ağustos Depremi’nin 25. yıl dönümünde hayatını kaybedenler saat 03.02’de Gölcük’te anıldı. Kavaklı Sahili’nde bulunan anıt önünde düzenlenen programına Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Deniz Kıdemli Albay Yücel Korkut, Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer ve vatandaşlar katıldı. Anıtın önüne çelenk bırakma merasimi gerçekleşmesinin ardından depremde hayatını kaybedenler için dua edildi.
“Depreme ve diğer afetlere hazırlanmak için kaybedilecek bir dakika bile zaman yok”
Duanın ardından açıklama yapan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “17 Ağustos 1999 depreminden bu yana çeyrek asır zaman geçti. 45 saniye pek çok vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden oldu. Aradan geçen uzun yıllarda şehirde meydana gelen tahribatlar geri gelebildi ancak hayatını kaybedenlerin tekrar geri getirilebilmesi mümkün değil. 19 Ağustos 1999 tarihinde Türkiye deprem gerçeğiyle ciddi anlamda yüzleştiği tarihi miladı yaşadı. Bu hem yapısal anlamda AFAD gibi kurumların kurulması, arama kurtarma faaliyetlerinin öneminin anlaşılması, afetler olmadan önce yapılması gereken şehirleri afete hazırlama çalışmalarının önemidir aslında. Afet meydana geldikten sonra arama kurtarma ve diğer yardım faaliyetlerinin yürütülmesi tabii ki çok önemli. Bu konuda önemli başarı elde ediliyor. Önemli olan afet meydana gelmeden önce hazırlıklı olmak. Dolayısıyla can kayıplarının önüne geçmek, maddi kayıpların da önüne geçmektir. Aradan geçen 25 yıldan sonra şunu söylemek istiyorum. Depreme ve diğer afetlere hazırlanmak için kaybedilecek bir dakika bile zaman yok. Her anlamda şehirlerimizin ve en azından zihniyet olarak da insanlarımızın hazır olması gerekiyor. Bundan sonra meydana gelebilecek afetlere anında hazır olmamız önemli. Netice itibariyle bugüne kadar sadece 17 Ağustos depreminde değil, geçen sene yaşadığımız 6 Şubat depreminde de yine binlerce insanımızı kaybettik. Bundan sonraki muhtemel afetlere de hazır olmadığımız takdirde benzer tabloları yaşamak kaçınılmaz olacaktır. Önemli olan hazırlıklı olmamız gerekiyor. Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza da Allah’tan rahmet, yakınlarına da sabırlar diliyorum” diye konuştu. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>3 evin yanıp 2 hayvanın telef olduğu yangın 6 saatte kısmi olarak kontrol altına alındı
KARABÜK – Karabük’ün Safranbolu ilçesi Ovacuma mevkiinde çıkan yangında 3 evin alev alev yandığı anlar cep telefonu kamerası ile görüntülendi.
Olay Ovacuma Ulu Yayla Kırlangıç Mağarası mevkiindeki ormanlık alanda henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısasürede büyüyen alevleri fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirirken olay yerine çok sayıda itfaiye ve arazözler sevk edildi. Rüzgarın etkisiyle yerleşim yerine sıçrayan yangında 3 köy evi alev alev yanarken 2 büyükbaş hayvan telef oldu. Evlerin alevlere teslim olduğu anlar cep telefonu ile görüntülenirken yangın 6 saatlik çalışmanın ardından kısmi olarak kontrol altına alındı.
Bölgede çalışmalar sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ – Kayseri’nin Yahyalı ilçesinde 16 ekiple düzenlenen asayiş uygulaması; 34 bin 500 dal makaron ve 70 kilogram kaçak tütün ele geçirildi.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Narkotik Şube Müdürlüğü, Motosikletli Polis Timleri ve Yahyalı İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından oluşturulan 16 ekibin katılımıyla asayiş uygulaması gerçekleştirildi. Ekipler tarafından gerçekleştirilen uygulamada; 34 bin 500 dal makaron, 70 kilogram kaçak tütün, 0,40 gram uyuşturucu madde ve 2 adet ruhsatsız tüfek ele geçirildi.
Öte yandan çalışmalarda; 10 araca toplamda 30 bin 797 TL cezai işlem uygulanırken, 7 şahıs hakkında da işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göz gözü görmeyen dumanların arasında orman savaşçılarının alevlerle cansiparane mücadelesi
Alevler evlerinin dibine kadar gelen vatandaşlar o anları anlattı
ANTALYA – Antalya’nın Serik çıkan ormanlık alan ve evleri tehdit eden kırsal alan yangını kontrol altına alındı. Dumandan göz gözü görmeyen bölgede ise bir orman işçisi de dengesini kaybederek soğutma çalışması yaptığı eğimli araziye doğru metrelerce aşağı yuvarlandı. Kendi imkanlarıyla bulunduğu yerden çıkan orman işçisi çalışmasına kaldığı yerden devam etti.
Serik ilçesine bağlı Sarıabalı Mahallesi Terziler mevkiindeki kırsal alanda saat 23.00 sıralarında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle alevler evlere yakın bölgede bulunan ağaçlık ve çamlık alana sıçradı. Vatandaşların haber vermesi ile bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı 11 Arazöz, 3 su ikmal aracı, 1 dozer, 3 ilk müdahale aracı ile Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler alevlerin evlere sıçramaması için yoğun çaba sarf ederken zaman zaman ekipler söndürme ve soğutma çalışmaları sırasında tehlikeli anlar yaşadı.
Uçuruma yuvarlanmaktan son anda kurtuldu
Soğutma çalışmaları sırasında bir orman işçisi dengesine kaybederek metrelerce aşağı yuvarlandı. Orman işçisi kendi imkanlarıyla kalkıp görev yerine dönerek söndürme çalışmasına devam etti. Mahalle sakinlerinden İbrahim Kılıç, ekiplerin yangını evlere ulaşmadan müdahale ettiğini belirterek, “Serik’te evdeydim. Saat 23.00 gibi evler yanıyor dendi. Apar topar geldik. Yukarda amcalarımın evleri var. Birkaç evin yanında direkler yanmış. Vatandaşlarda bir rahatsızlık yok. Yaşlı bir vatandaş dumandan etkilendi diyorlardı, onu da buldular. Evlere gelmeden durduruldu. Şu anda soğutma yapılıyor. Rüzgar durmasaydı evler de yanardı” dedi.
Evlere sıçramadan kontrol altına alındı
Yangının rüzgar ile bir anda çam ağaçlarının olduğu bölgeye sıçradığını belirten Uğur Büyükdeligöz ise, “Evlerin hemen yakınından seranın orda dinamo patladı. Zamanında müdahale edilmeseydi evlere kadar gelirdi. Çok fazla rüzgar da vardı, alevler bir anda yukarıya doğru çıktı” ifadelerini kullandı. Bir başka mahalle sakini Ramazan Kılıç’ta zeytin ağaçlarının zarar gördüğünü söyleyerek, “Burası babamın evi, kurtarmaya çalıştık. 150-200 zeytin ağacı yandı. Alevler baraj mevkiinden biranda geldi” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN – Batman’da bir kafenin önüne gelen kişi belinden çıkardığı silahla kafede oturanlara kurşun yağdırdı. O anlar ise saniye saniye kaydedildi.
Edinilen bilgilere göre Kültür Mahallesi’ndeki bir bir kafeteryanın önüne gelen kimliği belirsiz bir kişi henüz belirlenemeyen bir nedenle kafede oturanların üzerine ateş açtı. Kurşunlar içeride oturan bir kişiye isabet etti ayrıca kırılan camların isabet ettiği bir kişi de olmak üzere 2 kişi yaralandı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar olay yerindeki müdahalenin ardından Batman Eğitim Araştırma Hastanesine sevk edildi. Polis, kaçan saldırganın yakalanması için çalışma başlattı. Olay ile ilgili inceleme sürüyor.
Saldırı güvenlik kamerasında
İş yerine sapılan silahlı saldırı iş yerinin güvenlik kamerasınca kaydedildi. Kayıtlarda işyeri önüne gelen kimliği belirsiz bir kişi belinden çıkardığı silahla içeride oturanların üzerine doğru ateş açtığı, bununla birlikte iş yerinin camları parçalanırken içerideki vatandaşların kaçışması güvenlik kamerasınca kayıt altına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Canbolat açıklamasında; “İlimizde de bugün öğle saatlerinde başlayan iki tane büyük yangın vardı. ve şu an Bozdoğan Alhisar bölgemizde de saat 16.45 itibarı ile başlayan ve rüzgarın etkisi ile hızla bölgeye yayılan geniş bir alana yayılan yangınla karşı karşıyayız. Yanan alan ağırlıklı olarak ormanlık bir bölge. Bölgede 3 helikopter, 2 uçak bugün müdahalede bulundu. Havanın kararması ile birlikte gece görüşlü bir helikopter sabaha kadar çalışmaya devam edecek. Ayrıca Orman Bölge Müdürlüğümüzün 38 aracı, 147 personeli bölgede şu an mücadele etmekte. Sağlık müdürlüğümüzün 15 personeli üç ambulansı, bir UMKE ekibi, bir UMKE Tıbbi Müdahale Aracı bölgede görev yapmaktadır. Jandarmamızdan 74 personel ve 16 araç görev yapıyor. Büyükşehirimizin 9 aracı ve 35 personeli de bölgede görev yapmaktadır. Örmepınar Mahallemizde 45 kişiyi şu an itibarıyla yangının yaklaşması nedeniyle tahliye ettik. Geri kalan vatandaşlarımızı da tahliye çalışmaları devam ediyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren devletimizin bütün imkanları erken saatlerde yangına müdahale ile ilgili etkin bir mücadeleye devam edeceğiz. Yangın kontrol altına alınmış değil, rüzgarın etkisi ile yayılıyor. Ümit ediyoruz ki kısa bir zamanda yangını çevreleyip kontrol altına alırız” dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğünce 13 Ağustos’ta düzenlenen “Kuyu-16” operasyonunda yakalanan, aralarında elebaşı Ahmet Gülbasan ile organize suç örgütü üyelerinin bulunduğu 17 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Şüphelilerden 2’si savcılıktaki sorgularının ardından serbest bırakılırken, nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan zanlılardan 11’i tutuklandı, 4’ü adli kontrol şartıyla salıverildi.
Elazığ’da13 Ağustos’ta düzenlenen “Kuyu-16” operasyonunda, aralarında elebaşı Ahmet Gülbasan ile organize suç örgütü üyelerinin bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alınmış, 11 ruhsatsız tabanca ve pompalı tüfek ile çok sayıda fişek, bir miktar esrar ve sentetik ecza ele geçirilmişti.
Şüphelilerin “yağma”, “silahlı tehdit”, “kasten öldürmeye teşebbüs”, “mala zarar verme”, “genel güvenliğin tehlikeye sokulması”, “6136 sayılı kanuna muhalefet”, “uyuşturucu madde kullanmak”, “suç üstlenme” ve “azmettirme” suçlarını işledikleri, anlaşmazlık yaşayan kişiler arasında ara buluculuk yaptıkları, anlaşmazlıkları baskı, cebir ve tehdit yoluyla kendi belirledikleri usul ve yöntemle çözüme kavuşturdukları tespit edilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Genel Kurulu, muhalefetin çağrısı üzerine AYM’nin Can Atalay ile ilgili kararını görüşmek üzere olağanüstü toplandı. Genel görüşmeye geçilmeden önce yapılan ön görüşmelerde önerge sahibi CHP adına Grup Başkanvekili ve MersinMilletvekili Başarır konuştu. Başarır şunları kaydetti:
“Can Atalay ile ilgili milletvekili olduğuna dair üç tane AYM kararı var. Bireysel başvuruyla ilgili birinci imzacısı kim? Sayın Recep Tayyip Erdoğan. Diğeri kim? Burada, Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin Yargıtay kararını okuyan Bekir Bozdağ ve Elitaş. İsimlere baktığım zaman yıldızlar topluluğu gibi. Gerekçede ne diyor, sizin gerekçeniz, benim gerekçem değil. ‘Türkiye’de bireysel başvurunun kabul edilmesi bir yandan bireylerin sahip oldukları temel hak ve özgürlüklerin daha iyi korunmasını sağlayacak, öte yandan kamu organlarının Anayasa ve kanunlara daha uygun davranmasını sağlayacak.’ Sizin getirdiğiniz gerekçede bu var.
AYM üç kez bu kararı vermiş ve maalesef ki ‘yok hükmünde’ diyorsunuz. Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaş, diyor ki, ‘Can Atalay ile ilgili kesin hüküm var’ diyor, ‘Hükümlü’ diyor. Ciddi mi bunu söylediğinde? Kendisi de bir avukat. Can Atalay ile ilgili Yargıtay’ın kararı 28 Eylül’de kesinleşti. Peki Can Atalay ne zaman seçildi? 14 Mayıs’ta seçildi. Anayasa 83 bağlamında Can Atalay’ın dokunulmazlığı yok mu? Bu Meclis üç milletvekili için de aynı pratiği yaşamadı mı?
“Bu anayasal krizi nasıl çözeceğiz?”
Maalesef ki önümüzde büyük bir kriz var. Bu Meclis, 27 ve 28’inci dönemde üç tane arkadaşımızın milletvekilliğini düşürdü. İkisi dönebildi, bir tanesi dönemedi. Şimdi bu anayasal krizi nasıl çözeceğiz? Diyorsunuz ki, ‘Ben karar vermedim dedi AYM’. AYM öyle demiyor. ‘Hukuken var olmayan bir işlemle ilgili yani Meclis Başkanı’nın okuduğu Yargıtay’ın kararıyla ilgili ben ne yapacağım, Meclis kör mü, sağır mı’ diyor. ‘Bu kadar net açık bir karar verdim’ diyor.
“Sayın Başkan, bu ayıba son verin”
Burada bir karar vereceksiniz. ya 600 tane milletvekilinin, bu parlamentonun itibarını koruyacaksınız ya da var ya ceza dairesine ayar verip ‘AYM’yi kapatsın’ diyen küçük ortağınız MHP, bugün yok, MHP yok, oradaki 50 milletvekilinin desteği için Meclis’in itibarını ayaklar altına alacaksınız. Vereceğiniz kararla parlamentonun onurunu, anayasal zeminde duruşunu korumak zorundasınız. Bu hukuk hepimize lazım. Yarın muhalefette olacaksınız. Dünyada, Türkiye’de hiç kimse ömür boyu iktidarda kalmadı. Yarın belki bir milletvekili arkadaşınızın başına bu olay gelecek. Ne yapacacaksınız? Biz Anayasa’ya bakacağız, Anayasa 83’e bakacağız. AYM kararlarına, hukukun üstünlüğüne bakacağız. Ama üzülerek söylüyorum ki AKP Grup Başkanı Anayasa’dan, AYM kararlarından başka her şeyi, her şeyi kullandı. Şimdi, Meclis Başkanımız burada, ilk kararı, o ucube kararı okuyan Meclis Başkan Vekili Bekir Bozdağ yok. Sayın Başkan, gelin bu ayıba son verin; seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekili haklarını teslim edin.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Can Atalay hakkında verilen Anayasa Mhakemesi kararı için olağanüstü toplanan TBMM’de konuşma yapan TİP İstanbulMilletvekili Ahmet Şık ve diğer muhalefet milletvekillerine yönelik saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Turan, şunları kaydetti:
“Görüntüler tabii ki tasvip edilemez ancak gözden kaçmasın, 8,5 yılı grup başkanvekilliği, 13 yıl milletvekilliği yapmış biri olarak ifade ediyorum ki, olağanüstü davetle açılan TBMM’de ilk konuşmacı olarak Ahmet Şık’ı gösteren irade, konunun çözülmemesini istiyordur, net. Meclis konuşma ve eleştirme yeridir, küfür ve hakaret yeri değil. Vekile küfür seçmenine/millete küfürdür.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Deniz Yücel, Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay hakkındaki kararının görüşülmesi için olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu’nda yaşanan kavgaya sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Yücel, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
” Bekir Bozdağ’ın genel kurulu iç tüzüğe aykırı bir biçimde yönetmesi… Kürsü dokunulmazlığının hiçe sayılması… Can Atalay’ın Anayasa’dan doğan haklarının çiğnenmeye devam edilmesi… Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde demokrasiyle ve Türk parlamento geleneğiyle hiç bağdaşmayan utanç verici bir tablo vardı. Yumruklar havada uçuştu, genel kurul salonuna kan bulaştı, muhalif vekillere yönelik bir linç girişimi yaşandı. İzmir’e ve TBMM’ye hiç yakışmayan iki AKP’li vekil, parlamento üyesi gibi değil, tetikçi, sokak çetesi üyesi gibi davrandı. Bu zorbalardan birinin kürsüde konuşan bir milletvekiline arkadan haince saldırıp, sonrasında korkakça kenara çekilmesini izledik. Planlanmış bir saldırının uygulayıcısı olan Alpay Özalan ile Eyyüp Kadir İnan, İzmir için de TBMM için de birer utanç kaynağı olduklarını bir kez daha gösterdiler. Sayın Okan Konuralp’e, Sayın Ahmet Şık’a, Sayın Gülistan Koçyiğit’e geçmiş olsun.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Ülkemizin her alanda hak ve menfaatlerini koruyabilmek, aynı zamanda uluslararası etkinliğini sürdürebilmek için en başta askeri açıdan güçlü olmak zorundayız” dedi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı OrgeneralMetin Gürak ile Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndaki İhtisas Kursu Mezuniyet Töreni’ne katıldı. Bakan Güler ve Orgeneral Gürak, eğitimi başarıyla tamamlayıp dereceye giren Bordo Berelilere mezuniyet belgelerini verdi, brövelerini taktı.
Bakan Güler, yakın coğrafya başta olmak üzere pek çok bölgede ciddi ve hassas gelişmelerin yaşandığını, buna bağlı olarak risk, tehdit ve tehlikelerin arttığı bir süreç içerisinde olunduğunu belirterek, “Böylesine hassas bir süreçte, görev ve sorumlulukları artan Milli Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, İstiklal Harbimizden bu yana en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir. Şüphesiz, Özel Kuvvetlerimiz de bu faaliyetlerin icrasında üstlendiği büyük sorumluluklar ve elde ettiği başarılarla müstesna bir yere sahiptir. Nitekim, Silahlı Kuvvetlerimizin terörle mücadelede tarihi başarılar elde ettiği, terör örgütünün girilemez denilen yerlerine girildiği bu süreçte, Özel Kuvvetlerimiz Silahlı Kuvvetlerimizin vazgeçilmez kuvvet çarpanlarından biri olarak bu başarılara hayati katkılar sağlamıştır ve sağlamaya devam etmektedir. Bu vesileyle nice kahramanlık hikayeleri yazan Bordo Berelilerimizi, yüksek azim, gayret ve cesaretinden ötürü tebrik ediyor; gözlerinden öpüyorum” ifadelerini kullandı.
‘DAİMA BİR ADIM ÖNDE OLMALISINIZ’
Özel Kuvvetler personelinin hem yüksek fiziki kabiliyetleri barındırması hem de bilgi ve becerisiyle zorlu görevlere daima hazır olması gerektiğine işaret eden Güler, “Üstleneceğiniz görevlerde bir yandan ekip ruhunu ortaya koymalı diğer yandan bireysel ve mesleki yeteneklerinizi en üst seviyede sergilemelisiniz. Ancak unutmayınız ki ne kadar yetenekli olursanız olun stratejik düşünme, rasyonel davranma, sabır ve sebat ile en önemlisi yüksek irade, kararlılık, azim ve heyecan vazgeçilmeziniz olmalıdır. Çünkü Bordo Bereliler; boşlukları dolduran değil, yeri doldurulamayan personel konumundadır. Bu yüzden bilgi düzeyinizi sürekli yenilemeli, her zaman daha iyisi için çalışmalı ve daima bir adım önde olmalısınız. Vazifelerinizden kazanacağınız her türlü tecrübeye, mutlak surette değer vermelisiniz. Çünkü öğrenmek ve yeterlilik, durağanlık kabul etmeyen ve sürekli geliştirilmesi gereken hususlardır. Öte yandan karşılaştığınız, her engeli yeteneklerinizi gösterecek bir fırsat olarak değerlendirin ve yaşadıklarınızdan ders alın. Tehlike anında akıllı ve cesur, sıkıntı anında sessiz ve kararlı, rahatlık anında tedbirli olun. Bordo bereyi taşıdığınız her an, hatırlamaktan gurur duyacağınız nice anılara vesile olacaktır” diye konuştu.
‘ÖZEL KUVVETLER, TARİHİ MİSYONUMUZUN ÖNEMLİ BİR PARÇASIDIR’
Konumu itibarıyla son derece kritik bir coğrafyada yer alan Türkiye’nin; köklü devlet geleneği ve stratejik yaklaşımı doğrultusunda uluslararası güvenlik, barış ve istikrara önemli katkılar sağladığını aktaran Güler, “Ülkemiz, bölgemizde meydana gelen krizlerin önlenmesinde gerek ilgili ülkeler nezdinde gerekse uluslararası platformlarda müzakere masalarının vazgeçilmez ve etkin bir aktörü haline gelmiştir. Dolayısıyla ülkemizin her alanda hak ve menfaatlerini koruyabilmek, aynı zamanda uluslararası etkinliğini sürdürebilmek için en başta askeri açıdan güçlü olmak zorundayız. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi dönemde ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz çerçevesinde, daha büyük, daha güçlü bir Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri için azim ve kararlılıkla çalışırken en önemli dayanaklarımızdan biri olan Özel Kuvvetlerimiz de bu tarihi misyonun güzide bir parçasıdır. Ne mutlu sizlere ki desteğinizi hiçbir zaman esirgemediğiniz bu kahramanlar, bugün brövelerini takarak karşınızda birer Özel Kuvvetler personeli olmanın haklı gururuyla duruyorlar. Onlarla ne kadar övünseniz azdır. Başarılarında, siz kıymetli ailelerimizin de değerli katkıları bizler için vazgeçilmezdir. Destekleriniz için sizlere teşekkür ediyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum” açıklamasında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>9 Ağustos’ta CHP, DEM Parti, Saadet Partisi, TİP, DEVA, Demokrat Parti ve Emek Partisi’nden oluşan muhalefet partileri, Meclis’in AYM’nin Can Atalay kararıyla ilgili toplanması için TBMM Başkanlığı’na dilekçe sunmuş, yeterli sayıda milletvekilinin imzası ile yapılan çağrı üzerine olağanüstü toplantı kararı alınmıştı. Bugün toplanan ve Bekir Bozdağ tarafından yönetilen Genel Kurul gergin başladı.

VEKİLLER KÜRSÜYE YÜRÜDÜ
DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi kararının da Bozdağ’ın Meclis’e başkanlık yaptığı oturumda okunduğunu hatırlatarak Bozdağ’ın oturuma başkanlık yapmamasını istedi. Bunun üzerine usul tartışması başladı. Türkiye İşçi Partisi İstanbulMilletvekili Ahmet Şık, Meclis kürsüsüne ‘usul konusunda’ konuşmak için çıktı. Şık’ın “Sizde hiç utanma yok. Hakikat her zaman acıtır” sözleri üzerine AK Parti sıralarından tepki geldi. AK Partili vekillerin kürsüye yürümesi üzerine Bekir Bozdağ oturuma 15 dakika ara verdi. 15 dakikalık aranın ardından yeniden başlayan oturuma Şık’ın sözleri sonrası tansiyonun yükselmesi üzerine yeniden ara verildi.
YUMRUKLU KAVGA ÇIKTI
İkincinin aranın ardından oturumda gerginlik had safhaya çıktı. AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan’ın kürsüde konuşan Ahmet Şık’a müdahalede bulunmasıyla ortalık karıştı. Kürsüye koşan vekiller arasında yumruklar havada uçuştu. Oturuma yeniden ara verildi.

ALPAY ÖZALAN VE AHMET ŞIK’A KINAMA CEZASI
TBMM Genel Kurulu, Meclis BaşkanıNuman Kurtulmuş’un yönetiminde tekrar başladı. Meclis Başkanı Kurtulmuş, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ve AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan’a kınama cezası verilmesini Meclis oylamasına sundu. Yapılan oylama sonrası Şık ve Özalan’a kınama cezası verildi.
OY ÇOKLUĞUYLA REDDEDİLDİ
Gergin geçen oturumlar sonrası yapılan son oturumda muhalefetin Can Atalay’la ilgili verdiği genel görüşme talebi oy çokluğuyla reddedildi.

CAN ATALAY HAKKINDAKİ YARGI SÜRECİ
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Atalay’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 18 yıl hapisle cezalandırılmasına ve bu suçtan tutuklanmasına karar vermişti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bulmuştu. 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde TİP’ten Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay Yargıtay’a başvurmuş, süreç devam ederken Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Gezi Parkı davasında Can Atalay’a verilen 18 yıl hapis cezasını onamıştı.
Yargıtay’ın talebi reddetmesinin ardından Atalay, Anayasa Mahkemesine iki kez başvuruda bulunmuş ve iki başvuruda da Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı vermişti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesinin Atalay hakkındaki hak ihlali kararlarına uyulmasına yer olmadığına ve kararın TBMM Başkanlığına gönderilmesine hükmetmişti. Bu arada, Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesiyle TİP’in Meclis’teki sandalye sayısı 4’ten 3’e düştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEM Parti Kadın Meclisleri, TBMM’de yaşanan kavgaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
“AKP- MHP erkek egemen iktidarı, uyguladığı savaş ve şiddet politikalarını bir kez daha Mecliste göstermiştir. Can Atalay kararına ilişkin muhalefetin çağrısı üzerine olağanüstü toplanan Meclis Genel Kurulu’nda, siyasi iktidarın vekilleri tarafından bir kez daha erkeklik gösterisi yapılmıştır.
Siyaseten yenemediğini şiddet ve zorbalıkla bastırmayı bir politika haline getiren iktidar, bir kez daha muhalefetin, kadınların sesini kısmaya dönük bastırma siyasetini devreye koymuştur. Yaşanan saldırıda Grup Başkanvekilimiz Gülistan Kılıç Koçyiğit faşist iktidarın vekilleri tarafından şiddetin hedefi olmuştur.
Bu saldırı, kadına yönelik şiddet ve katliamların artışı karşısında politika üretmeyen, her defasında kadınların kazanılmış haklarına saldıran AKP-MHP iktidarının kadın düşmanı politikalarının göstergesidir.
Gülistan Kılıç Koçyiğit, yoldaşımıza yapılan saldırı kadın iradesine, rengine, duruşuna, siyasetine ve mücadelesine yapılmış bir saldırıdır.
Baskı, zor aygıtları ile hukuksuzlukların, kadına yönelik şiddetin, irade gaspının meşrulaştırılmasına izin vermeyeceğiz. Evde, sokakta, Mecliste bulunduğumuz her yerde erkek-devlet şiddetini kabul etmiyoruz, mücadelemizi yükseltiyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Genel Kurul’daki olağanüstü toplantının konusu olan TİP HatayMilletvekili Can Atalay için verilen genel görüşme önergesinin öngörüşmesine geçildiğini söyledi. Kurtulmuş siyasi parti gruplarına 20 dakika, önergedeki ilk imza sahibine ise 10 dakika söz verdi. İlk konuşmayı Saadet Partisi grubu adına Grup Başkanvekili Bülent Kaya yaptı. Kaya, şunları söyledi:
“Meclis Başkanımız Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılmasını dikkate alarak kesinleşmiş hükmü Genel Kurul’da okumadı. Hatta kesinleşmiş hükme rağmen Can Atalay’ın Meclis’teki özlük haklarını verdi, danışmanlarına oda tahsis etti. Sayın Meclis Başkanı bu tutumuyla hukukta güvenilir olmanın bir tezahürünü ortaya koymuş oldu.
Anayasa Mahkemesi karar verdi Yargıtay 3. Ceza Dairesi buraya talimat gönderdi. Kesinleşmiş şerhini Yargıtay yazmaz, ilk derece mahkemesi yazar. Yani bizim Meclis Başkanı’ndan beklentimiz şuydu: Anayasa Mahkemesi kararını bir bekletici mesele olarak ortaya koydunuz kesinleşmiş mahkeme kararını Anayasa Mahkemesi kararına kadar beklettiniz, Anayasa Mahkemesi karar verdi, değişen ne oldu da siz Anayasa Mahkemesi kararını beklerken okutmadığınız bir hükmü ortada bir Anayasa Mahkemesi kararının varlığına rağmen okutma ihtiyacı hissettiniz.
Hukuki kararla, karar vermek başka bir şey karara gerekçe uydurmak başka bir şeydir. Kararın gerekçesini inanarak savunmak başka bir şey öyle karar verilmesi gerektiği için sizi buraya tıkan irade öyle istediği için ceza verip o cezaya gerekçe uydurmak başka bir şeydir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü asayiş ve güvenliğin sağlanmasına yönelik çalışmaları devam ediyor. Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince 09 – 16 Ağustos 2024 tarihlerinde yapılan şok uygulamalar ile şüphe ve ihbar üzerine yapılan çalışmalar neticesinde, 2 bin 336 şahsın GBT kontrolü yapıldı. Yapılan uygulamalar sırasında haklarında çeşitli mahkemeler tarafından arama kararı bulunan 5 şahıs yakalanırken, 8 ruhsatsız tabanca, 5 tüfek, 4 kurusıkı tabanca, 7 kesici ve delici alet olmak üzere toplam 24 adet silah, 181 adet fişek, 12 adet şarjör, 112 adet sentetik ecza, 2,19 gr metamfetamin maddesi, 143,33 gram uyuşturucu madde, 41,5 gr bonzai maddesi ile 20 bin adet doldurulmuş makaron sigara ele geçirildi.
Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı birimlerce yapılan denetimlerde 44 umuma açık mekan, 24 kahvehane/kıraathane, 15 kafe, 22 çay ocağı, 9 oyun salonu ve 9 otopark kontrol edilirken, trafik ekipleri tarafından kontrol edilen bin 322 araçtan 17 araca 142 bin 159 TL idari para cezası uygulandı, 2 araç trafikten men edildi. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa’daki başarılı ve özverili çalışmaları nedeniyle Tuğgeneral Zafer Tombul’a teşekkür eden Vali Enver Ünlü, kendisine yeni görevinde başarılar diledi.
Tuğgeneral Zafer Tombul’da Manisa’da görev yapmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ederek her daim kendilerine destek olan Vali Enver Ünlü’ye teşekkürlerini iletti. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOLU – Bolu’nun Göynük ilçesindeki ormanlık alanda çıkan yangında 28’inci saate girildi. Yangına havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Dün, Bekirfakılar köyü mevkisinde ormanlık alanda saat 12.30 sıralarında yangın çıktı. Bölgeye Bolu ve çevre illerden çok sayıda itfaiye ekibi, arazöz, dozer ve helikopterler sevk edildi. Ekiplerin, yangını söndürmek için başlattığı çalışma 28 saattir sürüyor. Yangın sebebiyle Yeniköy ile Bekirfakılar köyünde Ayvatlar Mahallesi ve Çaylak köyünde Seferler Mahallesi’nde 281 vatandaşın tedbir amaçlı tahliyesine karar verildi. Akşam saatlerine kadar 118 arazöz, 7 iş makinesi ve 9 helikopter ile müdahale edildi. Gece saatlerinde helikopterler havadan müdahaleye ara verdi.
Sabahın erken saatlerinde bölgeye gelen 10 helikopterle havadan müdahale başladı. Yangının çıktığı bölgeye yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta bulunan Sünnet Gölü’nden helikopterler su alarak, alevlere püskürtmeye devam ediyor. Ekiplerin müdahalesi sürerken yangının çıkış nedeninin ise anız yakmaktan olduğu düşünülüyor. Karadan müdahale ise 90 arazöz, 96 iş makinesi, 637 personelle sürüyor.
Öte yandan, orman yangını sebebiyle tedbir amacıyla Göynük- Nallıhan yolu trafiğe kapatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK – Karabük’ün Ovacık ilçesinde henüz bilinmeyen bir nedenle orman yangını çıktı. Bölgeye çok sayıda itfaiye ve arazöz ekipler sevk edildi.
İlçeye bağlı Beydini ile Alınca Köyü arasındaki ormanlık alanda henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Alevler kısa sürede yayılarak büyürken durumun bildirilmesi üzerine olay yerine 9 arazöz, 3 su ikmal aracı, 2 dozer, 11 pick-up, 4 ilk müdahale aracı ve 81 personel sevk edildi.
Kayalık alanlarda hızla yayılan yangına karşı helikopter desteği istenirken dumanlar kentin bir çok noktasından görülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>23 İLDEN EKİPLER YANGIN BÖLGESİNDE
Bolu’nun Göynük ilçesinde dün başlayan orman yangınına müdahale için Bolu, Adana, Amasya, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa, Denizli, Eskişehir, Giresun, Isparta, İstanbul, Kastamonu, Kayseri, Konya, Kütahya, Muğla, Samsun, Sivas, Sakarya, Sinop, Trabzon ve Zonguldak’tan Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı ekipler sevk edildi. Yangına, 166 arazöz, 8 iş makinesi, 13 yangın söndürme helikopteri ve yaklaşık 1000 yangın söndürme personeli ile müdahale ediliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Kastamonu’nun Taşköprü ve Hanönü ilçeleri sınırında, Erik köyü mevkiindeki ormanlık alanda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ormanlık alanda bilinmeyen sebeple yangın çıktı. Yangını gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda orman ve itfaiye ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. – KASTAMONU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Beçin Çamovası yakınlarındaki ormanlık alanda henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın ihbarı üzerine bölgeye yangın söndürme ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yangına müdahalesi havadan ve karada sürüyor. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AYDIN’ın Bozdoğan ilçesinde orman yangını çıktı. Ekiplerin havadan ve karadan alevlere müdahalesi sürüyor.
Alhisar Mahallesi yakınlarındaki ormanda, saat 17.00 sıralarında yangın çıktı. Henüz bilinmeyen nedenle çıkan yangın, rüzgarın da etkisiyle yayıldı. İhbar üzerine bölgeye Aydın Orman İşletme Şefliği’ne ait arazözler ile itfaiye ve Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ekipler sevk edildi. Ekipler arazinin sarp olması nedeniyle müdahalede güçlük çekerken, alevlere havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Doha’da ABD, Mısır ve Katar arabuluculuğunda gerçekleşen Gazze’de ateşkes sağlanması müzakerelerinin ikinci günü sona erdi. Arabulucular tarafından yayımlanan ortak açıklamada, müzakerelerde her iki tarafın da “taraflar arasındaki farkları azaltan” bir öneriyle temsil edildiği ve taraflara ABD Başkanı Joe Biden’ın mayıs ayında gündeme getirdiği üç aşamalı ateşkes planındaki ilkelerle uyumlu bir öneri sunulduğu ifade edildi.
Ortak açıklamada, “Hükümetlerimizden üst düzey yetkililer, önümüzdeki haftanın sonunda Kahire’de tekrar bir araya gelecekler ve bugün belirlenen şartlarda bir anlaşmaya varmayı umuyorlar” denildi. Katar, Mısır ve ABD’nin görüşmelerle ilgili daha önceki ortak açıklamasında olduğu gibi “Artık kaybedilecek zaman yok ve hiçbir tarafça kabul edilebilecek bir gecikme mazereti bulunmuyor” ifadelerine yer verildi.
ABD, Mısır ve Katar’ın ortak açıklamasında şunlar kaydedildi:
“Son 48 saatte Doha’da, hükümetlerimizden üst düzey yetkililer, ateşkesin sağlanması ve rehinelerin serbest bırakılması için anlaşmayı sonuçlandırmayı hedefleyen yoğun görüşmelerde bulundu. Bu görüşmeler ciddi ve yapıcıydı ve olumlu bir atmosferde gerçekleştirildi. Bugün erken saatlerde, ABD, Mısır ve Katar’ın desteğiyle, her iki tarafa da Başkan (Joe) Biden’ın 31 Mayıs 2024 tarihinde belirttiği ilkelerle ve BM Güvenlik Konseyi 2735 numaralı kararı ile uyumlu bir köprü önerisi sunuldu. Bu öneri, geçen hafta boyunca üzerinde anlaşmaya varılan noktalara dayanarak, anlaşmanın hızlı bir şekilde uygulanmasını sağlayacak şekilde kalan detayları kapatmakta.
Çalışma ekipleri, önümüzdeki günlerde uygulama detayları üzerinde teknik çalışmalarına devam edecek, bu kapsamda anlaşmanın geniş kapsamlı insani hükümlerinin uygulanması için düzenlemeler ve rehine ile tutuklularla ilgili özel konular ele alınacaktır.
Hükümetlerimizden üst düzey yetkililer, önümüzdeki haftanın sonunda Kahire’de yeniden bir araya gelecek ve bugün ortaya konan şartlar altında anlaşmayı sonuca bağlamak için çabalayacaklar. Üç ülkenin liderlerinin geçen hafta belirttiği gibi, artık kaybedilecek zaman yok ve herhangi bir tarafın daha fazla erteleme için hiçbir mazereti kabul edilemez. Rehineleri ve tutukluları serbest bırakma, ateşkesi başlatma ve anlaşmayı uygulama zamanı geldi.
Sonuca ulaşmak, hayat kurtarmak, Gazze halkına yardım sağlamak ve bölgesel gerilimleri yatıştırmak için bir yol artık açtık.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yamanlar Karatepe mevkisindeki ormanlık alanda dün akşam başlayan ve İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne ait 5 uçak, 15 helikopter, 46 arazöz, 10 su ikmal, 4 dozer ve 4 yer ekibi ile müdahale edilen yangın, kuvvetli rüzgarın etkisiyle büyüdü.
Yangınla mücadele sabaha kadar sürdü.
Gündüz saatlerinde yaklaşık hızı saatte 80 kilometreyi bulan rüzgar nedeniyle hava araçları bir süre yangına müdahale edemedi. Yangın, kara ekiplerinin müdahalesine rağmen büyük bölümü makilik olan alana yayıldı.
Karşıyaka ilçesine bağlı Doğançay ve Sancaklı Mahalleleri ile Bayraklı ilçesine bağlı Onur Mahallesi’ndeki bazı evler ile bölgedeki bir hayvan barınağı tahliye edildi. Yangının bulunduğu bölgelere çıkan yollar trafiğe kapatıldı, jandarma ve polis güvenlik önlemi aldı.
Alevler bir süre sonra Örnekköy Sanayi Sitesi’ne kadar ulaştı. Yangın, buradaki geri dönüşüm fabrikası, mermer, kablo, ahşap işletmeler, mobilya atölyesi gibi birçok dükkana sıçradı.
Öğleden sonra rüzgarın şiddetini düşürmesi üzerine hava araçları yeniden çalışmaya başladı. Helikopter ve uçaklar, yoğun olarak alevlerin bulunduğu alana su bırakıyor.
Yangın halen Karşıyaka, Bayraklı ve Çiğli ilçesi sınırlarındaki ormanlık alanlar ile bazı yerleşim yeri ve sanayi sitesinde sürüyor. Şehrin birçok noktasından yoğun duman görülürken, ormanlık alanlara yakın bölgelerdeki bazı ev ve araçlar, sıçrayan yangın nedeniyle zarar gördü.
Yangın söndürme çalışmalarına, orman ekiplerinin yanı sıra belediyeler, polis, AFAD, jandarma personeli de araçlarıyla destek veriyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Datça ilçesi Gedik Koyu’nda düzensiz göçmen olduğu bilgisinin alınması üzerine görevlendirilen Sahil Güvenlik Botu ve Bozburun İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı personeli ile müştereken kara üzerinde bulunan bir düzensiz göçmen yakalandı. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in Karşıyaka ilçesindeki Yamanlar Dağı’nda çıkan orman yangınında havadan ve karadan müdahale sürüyor. Alevler, Karşıyaka Seyir Tepesi’nin alt tarafında yer alan Karşıyaka Belediyesi’nin şantiyesi ile özel bir işletmeye bağlı ayrıştırma tesisine kadar ulaştı. Birçok iş yeri yanarken, yoğun duman gökyüzünü kapladı. Sanayi sitesinin bir bölümü boşaltıldı. Veteriner İşleri ve Halk Sağlığı Daire Başkanlığı ekipleri de Karşıyaka ve Bayraklı belediyelerinin barınaklarındaki 600 kadar sokak hayvanını tahliye etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sultanbeyli'de kömürlükte çıkan yangın mahalleliyi korkuttu
İSTANBUL – Sultanbeyli'de bir evin kömürlüğünde bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa pendik escort sürede büyüyerek tüm kömürlüğü sardı. İtfaiye ekipleri yangına müdahale ederken, çıkan yangın ise mahalleliyi korkuttu.
Yangın, İstanbul Sultanbeyli ilçesi Abdurrahman Gazi Mahallesi Aktutan Caddesi üzerinde saat 22.10 sıralarında yaşandı. İddiaya göre, tek katlı bir evin arka tarafında bulunan kömürlükte bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa sürede tüm kömürlüğe sıçradı. Çevredeki vatandaşlar tarafından itfaiye ekiplerine haber verildi. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık escort pendik ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına yaklaşık 1 saat müdahale ederek söndürdü. Yangında kimse zarar görmedi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
]]>Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı yüzde 3,66'dan yüzde 4,25'e çıkarıldı. Menkul ataşehir escort kıymet tesisine tabi yükümlülüklere uygulanan menkul kıymet tesis oranının yüzde 4'ten yüzde 1'e düşürülmesine, kredi büyümesine göre menkul kıymet tesisine ilişkin uygulamanın sonlandırılmasına karar verilmiştir"
Akdi faiz; kredi kartının dönem borcu ödendikten sonra uygulanan bir faiz türüdür. Eğer kredi kartı borcunuzun yalnızca asgari tutarını öderseniz, geriye kalan borç üzerine akdi faiz uygulaması yapılmaktadır.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre bir yılda krediler yüzde 50'nin, kredi kartlarıysa yüzde 150'nin üzerinde büyümüştü. Enflasyon Raporu kartal escort 2024 Bilgilendirme Toplantısı'nın ardından konuşan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, kredi kartlarına düzenlemelerin gündemde olduğunu söylemişti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de kredi kartları için düzenleme sinyali vermişti: "Kredi kartları, bireysel kredi, taşıt kredisi ve ikinci konut kredisinde sadece faizleri artırarak değil, bankalar üzerinden kredi verme iştahını keserek de kredi büyümesini düşüreceğiz. Başkasının parasıyla, krediyle, kartla zenginlik olmaz."
Kredi kartı kullanımını sınırlama kapsamında daha önce azami taksit sayısı 12'den üçe indirilmişti. Nakit avans limiti de yüzde 25'e düşürülmüştü. Sonra da nakit avans faiz oranı yüzde 4.42'den yüzde 5'e çıkarılmıştı. Bugün de aylık azami akdi faiz oranı yüzde 3,66'dan yüzde 4,25'e yükseldi.
]]>





