Hacıoğlu – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 03 May 2024 21:39:25 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Beşiktaş’ta ‘U’ dönüşü faciası: Semanur’un ailesi adalet arıyor https://www.foxhaber.com.tr/besiktasta-u-donusu-faciasi-semanurun-ailesi-adalet-ariyor/ https://www.foxhaber.com.tr/besiktasta-u-donusu-faciasi-semanurun-ailesi-adalet-ariyor/#respond Fri, 03 May 2024 21:39:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6890 Kaza, 18 Mart Pazartesi saat 02.00 sıralarında Dolmabahçe Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, cadde üzerinde ‘U’ dönüşü yapan A.Ö.’nün kullandığı 17 ST 964 plakalı hafif ticari araca Semanur Hacıoğlu’nun kullandığı motosiklet çarptı. Hafif ticari aracın şoför kapısına çarpan motosiklet sürücüsü Semanur Hacıoğlu(25) ağır yaralandı. Yaralı motosiklet sürücüsü ambulansla Taksim İlkyardım Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kaza anı anbean güvenlik kameralarına yansırken, kaza sonrası yaşananlar cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Görüntülerde motosiklet sürücüsü Semanur Hacıoğlu’nun yaralı şekilde yerdeki hali ve hafif ticari araç sürücü A.Ö. görülüyor.

11 gündür Semanur’dan iyi bir haber gelmesini bekleyen anne Fatma Hacıoğlu, baba Hüseyin Hacıoğlu ve Semanur’un nişanlısı Mustafa Subaşı hastane önünde bekliyor.

“SEMANUR’UN YÜZÜĞÜNÜ BOYNUNDAKİ KOLYESİNE TAKTI”

Sözlüsünün yüzüğünü boynundaki kolyesine takan Mustafa Subaşı “Kaza 18 Mart Pazartesi gecesi saat 02.10’da oldu. Kendisi Beşiktaş’ta bir işletmede çalışıyor. İşten çıkarken bana mesaj attı. Eve doğru geldiğini söyledi. Beraber sahur yapacaktık. Ben de onu bekliyordum. Yarım saat geçti telefona bakmayınca ve haber alamayınca ben de motoruma atlayarak geçtiği yollara bakmaya gittim. Karakola giderken ailesinden haber geldi. Hastanede olduklarını söyleyince hemen buraya geldim. Yaklaşık 10 gündür de buradayız. Kendisinden bir haber alamıyoruz. Entübe bir şekilde yoğun bakımda. Hayırlı bir haber bekliyoruz. Sürücü ise Yurt dışı yasağı konularak gözetimli serbest. Doktorlar bize fazla ümit vermiyorlar. Her şeye hazırlıklı olmamızı söylüyorlar. Doktorların dudağından çıkacak iki kelimeyi bekliyoruz. Şuan sözlümün yüzüğünü boynuma taktım. Hiç parmağından çıkartmamıştı. Bir sefer çıkardığında da ben ona kızmıştım. Şimdi 10 gündür benim boynumda ben taşıyorum” dedi.

“HERKESTEN SEMANUR İÇİN DUA ETMESİNİ İSTİYORUM”

11 gündür kızının yattığı hastane önünde bekleyen acılı anne Fatma Hacıoğlu “Kızımın durumu şuan kritik. Nefes alıp veriyor. Anlatılamayacak bir duygu. Rabbim kimseye yaşatmasın. Kaza görüntülerini benden gizli tutuyorlardı. Dün akşam yanlışlıkla bana da gelmiş. Ben anlatamıyorum ama şu günün, ayın hatırına herkesten Semanur Hacıoğlu’na yavruma dua etmelerini istiyorum. Adalet er geç yerini bulacak. Benim yavrum 11 gündür canıyla uğraşıyor. Millet ramazan yapıyor. Ben 11 gündür hastanedeyim. Rabbimin adaletine güveniyorum” diye konuştu.

“BU KASTEN OLMUŞ BİR OLAY, TAMAMEN CİNAYET”

Acılı baba Hüseyin Hacıoğlu ise şunları söyledi:

“Kızımızın buraya yattığı günden beri 11 gündür buradayız. 7-24 buradayız. Buradan ayrılamıyoruz. Çünkü doktorlarımız bizden haber aldığınızda buna hazırlıklı olun. Bizden hiçbir zaman iyi bir haber çıkmayacaktır. Ama siz ümidinizi kesmeyin. Biz anne baba olarak daha sağlıklı şekilde ayakta durmamız gerekiyor. Biz bunun için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Çok zor bir süreç yaşıyoruz.

Bu süreçte İl valimizin özel kalemi beni aradı. Geçmiş olsun dileklerini iletti. İnceliğinden dolayı valimize teşekkür ediyoruz. Bizim burada beklediğimiz her hangi bir menfaatimiz yok. Şuan için maddi olarak hiçbir isteğimiz yok. Benim kızımın hayatı tehlikede. Benim kızım bu dünyaya dönmedikten sonra paranın pulun hiçbir önemi yok.

Ben bir babayım. Ben acılıyım. Ben şunu diyorum. Bu ülkede adaletin yerini bulması lazım. Bu adaletin yerini bulması için kaç can daha feda etmemiz lazım? Ülkemizde terörden daha fazla trafik kazasında insanlar hayatını kaybediyor. Eğer bu konuda yasa, kanun bu kadar hafife alınıyorsa insanlar bunun rahatlığındandır ki hiçbir zaman sorumluluk alıp yola çıkmıyorlar. İnsan nasıl bir cana kıyabilir? Videolarda da görmüşsünüzdür. Bu kasten olmuş bir olay. Tamamen cinayet. Herkesten dua bekliyoruz. Semanur’un bir an önce aramıza dönmesini istiyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/besiktasta-u-donusu-faciasi-semanurun-ailesi-adalet-ariyor/feed/ 0
Cem Karaca: Sürgünde bir “Muhtar” https://www.foxhaber.com.tr/cem-karaca-surgunde-bir-muhtar/ https://www.foxhaber.com.tr/cem-karaca-surgunde-bir-muhtar/#respond Fri, 26 Jan 2024 09:09:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2642 Ne zor imiş be ey muhtar ah unutmak
Dost elinden yaralanıp ah vurulmak
Bundan sonra haram bize yaşamak
Yazın beni yoğa gayri

Bu şarkının adı “Muhtar”… Cem Karaca sözlerde kendisine sesleniyor. Malum, Cem Karaca’nın ilk adı “Muhtar”. 1968 çıkışlı bu şarkısı görece az biliniyor. Çünkü aynı yıl yayınladığı “Resimdeki Gözyaşları” tüm listeleri silip süpürüyor. Bu yüzden midir bilinmez filmde “Muhtar”a başta yer verilmiyor. Cem Karaca’yı canlandıran İsmail Hacıoğlu o kadar çok ısrar ediyor ki sonunda şarkı film müzikleri arasına ekleniyor ve böylece “Muhtar” belki de gölgesinden kurtuluyor.

Cem Karaca 1960’ların başında rock’n roll sevdasıyla başlıyor müzik yolculuğuna. Sanatçı bir ailenin çocuğu. Ünlü tiyatro ve sinema sanatçısı annesi Toto Karaca en büyük destekçisi. Oyuncu ve tiyatro yönetmeni babası Mehmet Karaca’nın ise oğlu için bambaşka idealleri var. “Ben oğlumun hariciyeci olmasını istiyordum” diyor bir röportajında. Öyle ki Cem Karaca’nın müzisyen olmasını engellemek için konserlerinde adam kiralayıp oğlunu yuhalatacak kadar ileri gitmiş!

Karaca’nın 40 yıllık müzik kariyerinde en zorlu dönemi kuşkusuz darbe süreciydi. Yasaklı yıllarda ne kadar itibarsızlaştırılmaya çalışılırsa çalışılsın ne adı ne de eserleri halkın gönlünden silinebildi. İşte film Karaca’nın çocukluğundan, 1987 yılında yurda dönüşüne kadar geçen sürede yaşadıklarını anlatırken aslında ülkenin sosyopolitik ahvalini ekrana taşıyor. Yönetmen Yüksel Aksu’nun da dediği gibi; “Bu film sadece bir müzisyen biyografisi değil, bir Cumhuriyet biyografisi…”

1970’lerdeki müzik çalışmaları büyük kentlerde yaşanan proleterleşmeye odaklanıyordu. 12 Mart Muhtırası sonrası Anadolu rock giderek politikleşti. Muhalif tonu yüksek şarkılarında işçi sınıfının sorunlarına odaklanan Cem Karaca bu süreçte sol kesimin sembolü haline geldi. Ona göre rock müziği bir isyandı. Dünyayı yorumlama şekliydi.

Ama o yıllarda birlikte sahne aldığı Moğollar’ın kurucusu Cahit Berkay şarkıların marşlara dönüşüp politikleşmesinden endişe ediyordu. Müzikal dil konusunda yaşanan bu fikir ayrılığı yolları da ayırdı. Filmde de bu detaylara ayrı bir parantez açılmış. Zaten korkulan da oluyor ve Cem Karaca 1978’de çıkardığı 1 Mayıs plağında komünizm propagandası yapmakla suçlanıyor. Hakkında soruşturma başlatılınca da Almanya’ya yerleşiyor. Darbe sonrasında ise vatandaşlıktan çıkarılıyor. 8 yıl sürüyor memleket hasreti…

Cem Karaca’yı canlandıran Hacıoğlu da tıpkı onun gibi İstanbul-Bakırköy’de doğup büyümüş. “Karaca benim çocukluk kahramanımdı” diyor. Belki de karşılaşmışlardır kim bilir? Bu yüzdendir ki projeyi duyduğunda rolü almayı çok istiyor. Ama başrol için düşünülen isim Erdal Beşikçioğlu. Bir şekilde anlaşma sağlanamayınca rol Hacıoğlu’na gidiyor. O kadar heyecanlanıyor ki hemen kampa giriyor oyuncu.

Yönetmen Yüksel Aksu aslında Hacıoğlu’nun sesini şarkılarda kullanmayı düşünmüyor. Cem Karaca’nın orijinal şarkıları playback yapılacak. Ama İsmail Hacıoğlu öyle hevesli ki… “Şarkıları ben okuyacağım değil mi abi?” diye sorduğunda Yüksel Aksu “Nasıl yani sen mi okuyacaksın?” diye şaşırıyor. Hacıoğlu “En azından bir deneyelim” diyor. Müzik Direktörü Cem Öğet’le birlikte 300 saat kayıt odasına kapanıyorlar. 1974’te Cem Karaca ile Dervişan grubunu kuran Müzisyen Uğur Dikmen de çalışmalara destek veriyor. İsmail Hacıoğlu şarkıları öyle bir söylüyor ki yönetmen playbackten vazgeçiyor.

Filmin senaryo danışmanı Cem Karaca’nın oğlu Emrah Karaca… Yıllarca hasretini çektiği babasıyla bu filmde kucaklaşıyor bir anlamda. Filmde Cem Karaca’nın gönül ilişkilerine de yer veriliyor ama hayatına giren kadınlar gölgede bırakılmış gibi geldi bana. Diyaloglar yok denecek kadar az. Cem Karaca hep mağdur, hayatındaki kadınlarsa hep yolda bırakanlar gibi yansıtılmış. Tamam; bu filmin kahramanı Cem Karaca ama hiç mi hatası yoktu?

Türkiye için önemli figürlerin hayat hikayesi sinemaya aktarılırken yüceltmeye daha fazla odaklanıldığını, bu anlamda riskten kaçınıldığını daha önceki biyografilerde de görmüştük.

Filmdeki renk kullanımı dönemin ruhuna çok yakışsa da kimi sahnelerde fazla koyu görünüyor. Cem Karaca şarkıları dışında dramatizasyonu artırmak için kullanılan enstrümantal şarkılar da fazlaydı. Zaten yeterince dramatik olan sahnelere bir de bu müziklerle yüklenmek gerekli miydi bilemedim. Öte yandan Cem Karaca’nın kendine has nüktedanlığı filmin genel diline de hakim. Sadece bir dram izlemiyoruz yani. Ve tüm film boyunca Cem Karaca şarkılarına doyuyoruz. İsmail Hacıoğlu’nun ses yeteneğine ve oyunculuğuna hayran kalarak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cem-karaca-surgunde-bir-muhtar/feed/ 0