Törende konuşan Yavaş, şunları söyledi:
*Daha göreve başlamadan önce, tüm kampanyamız boyunca Polatlı’ya temiz su getireceğimize dair söz vermiştim. Çıktığım tüm televizyon kanallarında, yaptığım tüm açıklamalarda Polatlı’dan bahsetmiştim.
*İşte şimdi bu sözü tutma zamanı geldi. Bu projeyi, önce yapamayacağımızı düşündüler. Baktılar ki, ortaya büyük bir irade koyduk, Belediye Meclisi’nde çeşitli engellemeler yaptılar. Baktılar ki sizler tepki gösteriyorsunuz, DSİ’nin gündeminde olmayan projelerle kafa karıştırmaya çalıştılar.
“HALKIN PARASININ SİYASET UĞRUNA ÇAR ÇUR EDİLMESİNE GÖZ YUMDULAR”
*Buradan tüm Ankaralılara ve Türkiye’ye sesleniyorum: Hani ‘engelleme yok’ diyorlar ya… Eğer Polatlı suyunun kredisini Belediye Meclisi’nde bekletmeselerdi, Polatlı halkı temiz suya 9 ay önce kavuşmuş olacaktı ve şu anda bu suyu içiyor olacaktı. Eğer siyasi yaşamlarını değil, halkı düşünselerdi, belediyemiz de daha uygun bir kredi bulmuş, kamu kurumu zarara uğramamış olacaktı.
*Bu para, Mansur Yavaş’ın babasının parası mıydı? Sizin paranızdı, halkın parasıydı. Halkın parasının siyaset uğruna çar çur edilmesine göz yumdular. Bu inadın sonu nereye vardı? Aylarca o kredileri vermediniz de başınız göğe mi erdi? Yaptığınız hareket partinize bir fayda mı sağladı? Polatlı halkına, ülkemize bir katkı mı sunmuş oldunuz?
*Karşı gelemezsiniz. Eğer halk bir şeyi istiyorsa onun karşısında duramazsınız. Sizi milletin seçtiğini unutursanız millet bunu size hatırlatır, engelleyemezsiniz. Karşınızda ‘Benim en çılgın projem, 100 kilometrelik hattı yapıp Polatlı’ya suyu götüreceğim’ diyen Mansur Yavaş varsa, onu hiç engelleyemezsiniz.
“1,5 MİLYON KİŞİNİN TEMİZ SU HASRETİNİ SONA ERDİRECEĞİZ”
*Bu proje 2,5 milyar liraya mal oldu. Biraz zahmetli, meşakkatli, zor bir süreç oldu. Zaman zaman Ankara’nın merkez ilçelerinde hattın döşendiği bölgelerde başta trafik sorunu olmak üzere eleştiriler de aldık. Ama biz bu projeyi tamamlamalıydık. Çünkü biz ‘Önce halkın sağlığı, halkın canı’ diyerek yola çıktık.
*İvedik – Polatlı İçme Suyu Hattı sayesinde sadece Polatlı’nın değil, güzergâh üzerinde bulunan Sincan, Yenikent, Temelli dâhil 1,5 milyon kişinin temiz su hasretini sona erdireceğiz. Bugün, Yenikent’ten branşmanla verdiğimiz temiz su ilk kez Polatlı’ya ulaştı.
*Yüzükbaşı hattı suyu, bu yeni suyla bugünden itibaren paçal yapılarak verilmeye başlanıyor. Günden güne paçal oranı yeni su ile azalacak ve inşallah, kent merkezi tarafında kalan 1,5 kilometrelik boru imalatının tamamlanmasıyla birlikte aybaşından itibaren Polatlı suyunun yüzde 100’ü İvedik suyundan oluşacak.
“EN BÜYÜK PROJEN NE DERLERSE…”
*30 yıldır Polatlı halkını unutanlar bugün belli ki çok incinmişler. Su alma işlemini 30 Ocak 2024 tarihinde başlatmıştık. 15 Mart’ta 70 kilometrelik iletim hattı dolduruldu, terfi merkezinin pompaları aktif hale getirildi. Demişler ki ‘4 günde doldurdular.’ 4 günde bu hattın dolması zaten mühendislik açısından mümkün değil.
*Bunu bilmeyecek kadar konudan uzaktan ama iftira meslekleri olduğu için kul hakkına girmekte sorun görmüyorlar. Beyler, incinseniz de, üzülseniz de, kabullenemeseniz de sizin yapamadığınızı biz yaptık. Polatlı’ya temiz suyu biz getirdik. Halkın çilesini biz gördük. Siz halka pahalı su satıp, pahalı bilet satıp oradan aldığınız paraları çöp projelere yatırırken Polatlı halkı su çilesi çekiyordu.
*Siz kavşaklara dinozor heykeli dikip atıl havuzlar yaparken, Polatlı halkı sizden bu projeyi istiyordu. 30 yıldır aklınız neredeydi? Biz daha gelmeden önce söz verdik, geldik ve sözümüzü tutuyoruz. Hem de size rağmen tutuyoruz. Tüm engellemelerinize rağmen tutuyoruz. Şimdi rahatsız olmaya hakkınız yok. Bana, ‘Bu dönemde yaptığın en büyük proje ne’ derlerse, Polatlı’ya su getirmek diyeceğim.
“DARDA KALAN HERKESİN YANINDAYDIK”
*Kimileri var; atıl havuzlara, fıskiyelere, çöp projelere para harcar… Halkın asıl ihtiyaçlarını görmez, hayali projeler peşinde koşar. Kimileri de çıkar, tüm engellemelere rağmen yolları kilometrelerce yara yara Polatlı’ya temiz suyu getirir, bu suyu halkına kana kana içirir.
*İşte, bizim farkımız budur. İşte, gerçek Belediyecilik budur. Öyle bir belediyecilik yaptık ki darda kalan herkesin yanındaydık. Onlar proje adı altında bolca beton diktiler her yere. Eğer şurada bir kavşak eksikse, burada da aç insanlar varsa bırak o kavşak iki sene sonra olsun. Önce oradaki açı doyur.
]]>– Belediye başkanlığı vaatlerimden birisi Ankara’da yaşayan 81 ilden herkesin kendi kültürünü yaşatması. Oradaki kültür, lezzetleri Ankara’da tadamıyoruz bir vesile olmayınca. Siz yüzlerce kilometre uzaktan buraya geldikten sonra kendi evlatlarınızın Erzurum ve Kars’ın kendi kültürünü her yönüyle yaşamasını istersiniz.
– İnsan yaşadığı topraklardan kopmamalı o kültürü de yaşatmalı. Bu kültürün yaşatılması adına 3 bin 500 dönümlük BAKAP projesi içerisinde bir yer planlıyoruz. Diğer şehirlerimizden herkesin gelip kendi kültürünü orada yansıtacağı, yaşatacağı ve zaman zaman toplantı yapacağı, evlatların, akrabaların birbirleriyle kaynaşacağı ortamı inşallah projelendiriyoruz.
– Herkes, ‘Benim çılgın projem’ deyip halkın tertemiz parasını çalışmaz çöp projelere gömmekle meşgul. Benim çılgın projem falan yok. En büyük projem insanları yeniden üretmeye teşvik etmek. Belki Türkiye’de bir numarayız, en geniş tarımsal destekleri veriyoruz.
HESAP VERMEKTEN GURUR DUYUYORUZ
– Ankara’da sizlerden aldığımız para sizin bana emanet ettiğiniz paradır. Bizim önceliğimiz insan sağlığı, bütün çalışmalarımız bu yönde, halkın genel ihtiyacı neyse parayı oraya harcıyoruz. En büyük sözümüz de şuydu: ‘Biz şeffaf olacağız, hesap vereceğiz.’ Bizden başka ihale canlı yayınlayan yok. İsteyen istediği ihaleyi YouTube’dan izleyebiliyor. Hesap veriyoruz, yaptığımız her kuruş harcamayı internet sitemizde görebilirsiniz. Varsa bir eksiğimiz hesap vermekten gurur duyuyoruz.
– Tek başına yönetirseniz halkın zorlukla ödediği tertemiz paraları çöp projelere gömersiniz. Sonra Mansur Yavaş’ın neden sevildiğini anlamıyorlar, ‘Algı yapıyor’ diyorlar.
TELEVİZYONA ÇIKMAM
– Sosyal medyada sadece yaptığımız çalışmaları yayınlıyoruz, propagandaya dair hiçbir şey yok. Televizyonlara çıkmam. Tüm televizyonlar sizin elinizde. O zaman bu algıyı Mansur Yavaş nasıl yapıyor? Anlamadıkları nokta bu. Biz gerçek belediyecilik yapıyoruz. Ankara halkının parasını sadece Ankara’da yaşayanların ihtiyaçları için karşılıyoruz.
– Bu kadar kanalizasyonu yapılmamış, suyu olmayan köy varken, arıtma tesisi yapmanızı beklerken bu paraları nerelere harcadınız? Servet gibi geliriniz varken bu kadar insan ne yer, ne içer hiç düşünmediniz mi? Bu kadar sosyal destek alan aile evde neyle ısınıyor diye hiç düşünmedi mi bizden önceki zihniyet?
ANKARA HALKI BİZE GÜVENDİ
– 3 yıldır sosyal destek alan ailelere doğal gaz desteği vererek çoluğunun çocuğunun evde ısınmasını sağlıyoruz. Kırtasiye yardımı, et desteği, servis yardımı hepsini yapıyoruz ki o ailelerin çocukları okusun onlar da destek almasın. Yoksulluğu yönetmek yerine, yoksulluğu ortadan kaldıracak projeler yapmak zorundayız. Bunun da birinci adımı onların çocuklarını ne yapıp okutmak.
– Ankara halkı bize güvendi. Biraz önce başkanımızın söylediğinin notunu aldım. Afişlere Ankara’nın ‘Şehr-i Emin’i yazacağım ‘şehr-i emin’ neden önemli; emanet ettiğiniz paranın nereye gittiğini bilmeniz, çöp projelere harcanmadığını bilmeniz.
]]>