Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Türkiye’nin çok ağır bir ekonomik süreçten geçtiğini ve milletin yerel seçimlerde sandıkta iktidara cevap verdiğini söyledi.
Kaya, kamu kurumlarına yönelik tasarruf genelgelerinin yayımlandığını anımsatarak, “Sayın Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bir AVM’nin üst katında mütevazi bir kumpirle fotoğraf verirken maalesef başkalarının çok maalesef başka mensuplarımızın milletin vicdanını acıtacak çok farklı fotoğraflar verdiğini görüyoruz.” diye konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, hükümet kurulalı 11 ay olduğunu belirterek, “Hangi harcamayı kısacaksınız, ne yapacaksınız, nasıl yapacaksınız? ‘Harcamayı kısacağım.’ deyince harcama falan kısılmıyor, bir yandan harcamalar devam edip gidiyor. Bürokraside hala arkadaşlarımız var, bir miktar irtibatımız var, o arada da hiçbir şey yapılmadığını görüyoruz. Böyle lafla peynir gemisi yürütme imkanı yok.” dedi.
Usta, Bakan Şimşek’ten tasarruf kalemlerini açıklamasını talep ederek, “Nereyi, nasıl keseceksiniz? Yani kamu-özel iş birliği projelerinden, KKM’den, personel giderini kesebiliyor musun? Fakirlik artmış, sosyal transferden kesebiliyor musun? Nereden keseceksin? Önce bunların bir analizini ortaya koyması lazım.” şeklinde konuştu.
“VERGİLERLE TOPLANAN PARALAR NASIL ÇARÇUR EDİLİYOR?”
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan ise halkın parasının bol kepçeden heba edilmesine Meclisin cevap vermesi gerektiğini söyleyerek, “Halka da sesleniyorum: Sizlerin vergilerinizle toplanan paraların nasıl çarçur edildiğinin araştırılmasının oylamasında, ‘evet’ diyenler de ‘hayır’ diyenler de birazdan kararını verecek ama asıl karar vicdanlarındır.” dedi.
CHP Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, yerel seçimleri kazanan CHP’li adayların, kamudaki israfın belediyelerdeki boyutunu ortaya çıkardığını savundu. Akdoğan, 31 Mart seçimleri öncesinde Manisa Büyükşehir Belediyesi bütçesinin usulsüz kullanıldığını iddia etti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Akdoğan’ın, Manisa Büyükşehir Belediyesi ile ilgili iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Manisa’da, seçim gecesi, daha seçim sonuçlanmadan, YSK tarafından kesinleşmeden, yeni seçilen başkan mazbatasını alıp göreve başlamadan, Manisa Büyükşehir Belediyesinin harcama ve muhasebe yetkilisi personelleri aranıp hakaret edildi, tehdit edildi, küfredildi ve harcamaların imza atılmaması konusunda tahkir edildi ve memurlar baskı altına alındılar. Yapılması gereken harcamalar yapılır eğer burada bir yanlışlık görürseniz de hukuk yolu da açıktır. Daha mazbatasını almadan, kesinleşmeden, görevine de başlamadan birtakım yalanlarla, iftiralarla çarpıtmalarla göreve başlamak daha ilk düğmeyi yanlış iliklemek anlamına gelir. Söylenilen söz Manisa Büyükşehir Belediyesi için katiyetle doğru değildir, yanlıştır.”
CHP’li Akdoğan, söz konusu olayın küfür, şiddet ve tehdit içermediğini söyleyerek, “Seçimi kazanan belli, kaybeden belli. Neyi beklemiyorlar? Bekleyecekler, gelen ödeyecek. Küfür de olmadı, şiddet de olmadı ama Belediye Başkanımız gitti, belediyenin önünde bu uyarıyı Manisa halkı adına yaptı. Yangından mal kaçırır gibi halkın parasını sağa sola savurmak yok.” diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Akçay ise “Yeni başkan görevine başlayana kadar eski başkanın görevleri ve sorumluluğu, yetkisi devam eder; biraz hukuk bilmek lazım. Yeni bir harcama yapılmıyor, aylar, yıllar evvel taahhüt edilen harcamaların imzası atılacak, buna mani olunuyor.” şeklinde konuştu.
ÖNERİLER KABUL EDİLMEDİ
Saadet Partisi önerisi üzerinde AKP Grubu adına konuşan Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, kamuda tasarrufun hükümetin öncelik verdiği, adım attığı ve yeni önlemler almaya devam edeceği aktif bir alan olduğunu vurguladı.
Bu tasarrufun, sadece kamu harcamalarında devletin kağıt, kırtasiye, aydınlatma, su, elektrik veya kamu personelinin olağan ve zorunlu harcamaları olarak anlaşılmaması gerektiğini dile getiren Tüfenkci, kamudaki tasarrufun, personelin verimliliğinin artırılmasından yöneticilerin bilinçlendirilmesi ve denetlenmesine kadar birtakım karmaşık ve bütüncül tedbirlerle mümkün olabileceğine işaret etti.
Önceliklerinin her zaman millet olduğunu ifade eden Tüfenkci, milletin refahını artırmak için tasarruflu kamu harcamaları ile enflasyonu düşürmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Öte yandan kabul edilen Danışma Kurulu önerisine göre, Genel Kurul yarın çalışmayacak.
Genel Kurulda daha sonra Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçildi.
]]>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen yıl düzenlemelerin çoğunun vergi artışlarıyla ilgili olduğunu, bu yıl harcamaları mümkün olduğu ölçüde kontrol edeceklerini ve kesintiye gideceklerini ifade etti.
Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF)-Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında düzenlenen “Türkiye: Değişken Küresel Ekonomide İleriye Doğru Gitmek” başlıklı etkinlikte konuştu.
Yurt içinde en büyük zorluğun yüksek enflasyon olduğunu yineleyen Şimşek, fiyat istikrarını sağlamanın ve enflasyonu tek haneye indirmenin en büyük öncelikleri olduğunu söyledi.
Şimşek, mali disiplinin sağlanmasının da bir diğer önemli hedef olduğunu, dezenflasyon sürecinin kamu maliyesi desteği gerektirdiğini aktardı.
Bakan Şimşek, rekabetçiliğin ve üretkenliğin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi, iklim değişikliği ile mücadele, yeşil ve dijital dönüşüm gibi alanlara yönelik kapsamlı bir yapısal reform programlarının olduğunu anlattı.
Küresel borçlanmanın önemli bir sorun olduğuna da dikkati çeken Şimşek, Türkiye’nin bu anlamda daha iyi bir konumda olduğunu ancak yurt içinde fiyat istikrarının bir numaralı zorluk olduğunu kaydetti.
‘PARA POLİTİKASINDA NORMALLEŞME DEVAM EDİYOR’
Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferiyle sonuçlarının başkanlık seçimlerinin ardından ekonomi politikasında rotanın düzeltilmesine ihtiyaç olduğunu belirten Şimşek, yeni ekonomi ekibinin oluşturulması sonrası 3 yıllık kapsamlı bir programın hayata geçirildiğini dile getirdi.
Şimşek, programın temel dayanaklarından birinin para politikasının normalleşmesi olduğunu kaydederek, para politikasında sadeleşme ve normalleşme sürecinin devam ettiğini aktardı.
Programın bir diğer bileşeninin ise kamu maliyesi disiplinin yeniden sağlanması olduğuna işaret eden Şimşek, enflasyonu düşürmek için Merkez Bankası’na daha fazla destek sağlamak amacıyla mali duruşu sıkılaştırmaları gerektiğini dile getirdi.
Şimşek, programın bir başka bileşenin de yapısal reformlar olduğunu belirterek, kaynakları daha verimli alanlara yönlendirmek istediklerini ifade etti.
YATIRIMCI GÜVENİNE YÖNELİK AÇIKLAMALAR
Sağlam politikalar ve yapısal reformların birleşiminin yatırımcıların güveninin yeniden kazanılmasına yardımcı olacağını vurgulayan Şimşek, “Geçen yıl programının ömrü konusunda pek çok soru işareti vardı. Ancak son birkaç gündür yatırımcılarla olan görüşmelerime dayanarak size şunu söyleyebilirim ki bu sorular ortadan kalktı. Sorular artık daha çok makro konularla ilgili” dedi.
Şimşek, “Uluslararası yatırımcıların güvenini yeniden kazandığımızı düşünüyorum. Bu durum kredi risk primindeki (CDS) önemli düşüşe de yansıyor” diye konuştu.
Orta Vadeli Program’da (OVP) enflasyonun bu yıl yüzde 36’ya gelecek yıl yüzde 14’e ve 2026’da tek haneli rakamlara düşmesinin beklendiğini anımsatan Şimşek, “İddialı olsa da bu hedeflerin ulaşılabilir olduğunu düşünüyoruz çünkü desteklenen sıkı bir para politikamız var. Deprem harcamalarını dışarda tuttuğumuzda, uluslararası standartlara göre sıkı bir maliye politikamız da var. İlerleme var, sonuçları göstermek için zamana ihtiyacımız var” dedi.
‘HARCAMALARDA KESİNTİYE GİDECEĞİZ’
Şimşek, cari açığın düştüğünü, bütçe açığının daralacağını ve para politikasının tamamen işlevsel hale geleceğini vurguladı.
Enflasyondaki zorluklara değinen Şimşek, gelişen piyasalarda özellikle de Türkiye’de para politikası aktarım mekanizmasının istenildiği kadar etkili olmadığını düşündüğünü ve bunun güçlendirilmesi üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Şimşek, selektif kredi sıkılaştırması ile niceliksel sıkılaştırmaya gittiklerine işaret ederek, geleneksel sıkılaştırmanın sınırları olduğunu anlattı.
Maliye tarafında, geçen yıl düzenlemelerin çoğunun vergi artışlarıyla, yani gelir yönüyle ilgili olduğunu anımsatan Şimşek, “Bu yıl harcamaları incelemeye başladık. Harcama kontrolüne ve olası harcama kesintilerinin ne olabileceğine, aynı zamanda harcamalarda verimli alanların önceliklendirilmesine bakıyoruz” diye konuştu.
Şimşek, isteğe bağlı olmayan harcamalar söz konusu olduğunda, genellikle gelişmekte olan piyasaların çoğunun bütçelerinde sınırlı yer olduğunu anlattı.
Harcamaların kontrol edilmesine dair bir beklenti olduğunu dile getiren Şimşek, “Biz de bunu gerçekleştireceğiz, harcamaları mümkün olduğu ölçüde kontrol edecek ve kesintiye gideceğiz” dedi.
Parasal sıkılaşma döngüsünün bitip bitmediğine ilişkin bir soruya Şimşek, “Bir maliye bakanının para politikası duruşu hakkında yorum yapması uygun olmaz. Bir ekonomist olarak elbette kendi görüşlerim var ama bunu ifade etmek doğru olmaz” yanıtını verdi.
Moderatörün “Yani merkez bankasının bağımsızlığına saygı gösteriyorsunuz” demesi üzerine ise Şimşek, “Kesinlikle” dedi.
Beyaz Saray, 1 Ekim’de başlayacak 2025 mali yılına yönelik hükümet harcamalarını içeren bütçe teklifini, ABD Kongresi’ne sundu.
Biden yönetiminin gelecek mali yıla yönelik bütçe teklifi, 2024 mali yılının 5 ayının geride kalmasına rağmen bazı hükümet kurumlarına finansman sağlayacak bütçe tasarısının hala kongrede görüşüldüğü bir dönemde geldi.
ABD’de kasımda düzenlenecek başkanlık seçimlerine aylar kala Biden’ın politika vizyonunu da yansıtan bütçe teklifine göre, 2025 mali yılında 5,5 trilyon dolarlık gelir sağlanması hedeflenirken; 7,3 trilyon dolarlık harcama yapılması planlanıyor.
Biden, 2024 mali yılına yönelik bütçe teklifinde 6,9 trilyon dolarlık harcama yapılmasını öngörmüştü.
SAVUNMA BÜTÇESİNDE YÜZDE 1’LİK ARTIŞ
Bütçe teklifinde, Rusya’nın Ukrayna’daki ve İsrail’in Gazze’deki savaşı devam ederken savunmaya yönelik harcamalarda 2024 mali yılına kıyasla yüzde 1’lik artış öngörülüyor.
Savunma harcamaları için 2025 mali yılında 895 milyar dolarlık kaynak ayrılıyor. Bu tutarın 849,8 milyar dolarının Savunma Bakanlığına (Pentagon) aktarılması, kalanıyla da diğer bakanlıklar bünyesindeki savunma harcamalarının finanse edilmesi öngörülüyor.
Gelecek mali yıla ilişkin bütçe teklifinde savunma dışı harcamalar için ayrılan kaynağın ise yüzde 6,9 artışla 621 milyar dolara çıkarılması planlanıyor.
ABD’de 2025 mali yılında Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığına 133,8 milyar dolar, Gazi İşleri Bakanlığına 129,3 milyar dolar, Eğitim Bakanlığına 82,4 milyar dolar, Dışişleri Bakanlığına 64,4 milyar dolar, Enerji Bakanlığına 51,4 milyar dolar, Adalet Bakanlığına 37,8 milyar dolar, Tarım Bakanlığına 29,2 milyar dolar, Ulaştırma Bakanlığına 25,4 milyar dolar, İçişleri Bakanlığına 17,8 milyar dolar, Hazine Bakanlığına 14,4 milyar dolar, Çalışma Bakanlığına 13,9 milyar dolar ve Ticaret Bakanlığına 11,4 milyar dolarlık kaynak ayrılması öngörülüyor.
ZENGİNLERE YÖNELİK VERGİLER ARTACAK
Biden’ın bütçe teklifi, geçen yılda olduğu gibi, bütçe açığının 10 yılda yaklaşık 3 trilyon dolar azaltılmasını hedefliyor.
Bu kapsamda zenginler ve şirketlere yönelik vergilerin artırılmasıyla vergi boşluklarının kapatılması, büyük ilaç ve petrol şirketlerine olan harcamalarla sıkı önlemlerle diğer israf harcamalarının kesilmesi planlanıyor.
Milyarderlerin gelirlerinin en az yüzde 25’ini vergi olarak ödemesinin teklif edildiği bütçenin, büyük şirketler için vergi oranlarının artırılması, büyük çok uluslu şirketlerin vergiden kaçınmalarının önlenmesi gibi kazanımlar getirmesi bekleniyor.
Bütçe teklifinde, kurumlar vergisi oranının yüzde 21’den yüzde 28’e yükseltilmesi önerilirken, gelecek 10 yılda yaklaşık 5 trilyon dolarlık vergi artışı öngörülüyor.
Amerikan halkı için ilaç, çocuk bakımı ve barınma gibi maliyetlerin düşürülmesi, Medicare (65 yaş ve üstü kişiler için federal sağlık sigortası) ve sosyal güvenliğin güçlendirilmesi, vergi adaletini teşvik ederek bütçe açığının kapatılması, ABD’de yatırım yapılması, Amerikalıların yurt içinde ve dışında korunması planlanıyor.
ABD EKONOMİSİ İÇİN BÜYÜME TAHMİNİ
Ekonomik tahminlerin de yer aldığı bütçe teklifinde, ABD ekonomisinin 2024’te yüzde 1,7, 2025’te yüzde 1,8 ve 2026’da yüzde 2 büyüyeceği tahmin ediliyor.
Ülkede enflasyonun, 2024 sonunda yüzde 2,9 ve 2025 ile 2026’da yüzde 2,3 olması öngörülüyor.
ABD’de işsizlik oranının da 2024’te ve 2025’te yüzde 4, 2026’da yüzde 3,9 olması bekleniyor.
Bütçe açığının ise 2024’te 1,9 trilyon dolar, 2025’te 1,8 trilyon dolar ve 2026’da 1,5 trilyon dolar olarak kaydedileceği tahmin ediliyor.
]]>2022 yılında uluslararası transferde bonservis harcamaları 6,5 milyar dolardı.Tek başına ilk 10 oyuncu transferi, 2023’te transferde bonservise harcanan toplam tutarın yüzde 10’undan fazlasını oluşturdu. Bonservis ücretlerini içeren 3 bin 279 transferdeki ilk 100 futbolcunun bonservisinin, transferde bonservis ücretlerine harcanan tüm paranın yüzde 45’inden fazlasını kapsadığı belirtildi.
Bonservisi en yüksek futbolcular
En yüksek bonservis bedeliyle transfer olan futbolcular arasında Borussia Dortmund’dan Real Madrid’e transfer olan Jude Bellingham, Benfica’dan Chelsea’ye giden Enzo Fernandez ve Tottenham Hotspur’dan Bayern Münih’e transfer olan Harry Kane gösterildi. Futbolcuların bonservis ücretleri ise raporda yer almadı.
Türkiye, 2023’te uluslararası futbolcu bonservisine 260 milyon dolar harcadı
Türkiye ise 2023 yılında yurt dışından transfer ettiği 428 futbolcuyla listede 10. sırada bulunurken, yurt dışına gönderdiği 337 futbolcuyla 15. sırada yer aldı.
Türkiye, geçen yıl uluslararası transferde bonservise 260 milyon dolar harcayarak uluslararası futbolcu transferinde en fazla bonservis harcaması yapan ülkeler listesinde 9. sırada bulunuyor. Uluslararası futbolcu transferinde 2023’te en fazla bonservis geliri elde eden ülkeler arasında ise Türkiye, 161 milyon dolar ile 14. sırada yer aldı.
En fazla bonservis harcaması İngiltere’den
Geçen yıl uluslararası futbolcu transferinde en fazla bonservis harcaması yapan ülke, 2 milyar 956 milyon dolar ile İngiltere oldu. Uluslararası futbolcu transferinde en fazla bonservis geliri elde eden ülke ise 1,2 milyar dolar ile Almanya listenin ilk sırasında yer aldı.
Suudi Arabistan, en fazla harcayanlarda 3. sırada
Suudi Arabistan kulüpleri ise toplam 970 milyon dolar harcamayla ilk kez transferde en çok uluslararası bonservis harcaması yapan beş ülke arasına girerek 3. sırada yer aldı. Suudi Arabistan kulüpleri, 2022’deki 50,4 milyon dolar uluslararası bonservis harcamasına kıyasla 2023’te neredeyse 20 kat artışla futbolcu transferinde büyük bir bonservis harcaması yaptı.
En fazla ihraç eden Brezilya, en fazla ithal eden Portekiz
Geçen yıl en fazla futbolcu ihraç eden ülke 1217 transfer ile Brezilya oldu. Yurt dışından 2023’te en fazla futbolcu alan ülke ise 1017 transfer ile Portekiz oldu.
Bir ülkeden diğerine geçen yıl yapılan en fazla transfer ise Brezilya’dan Portekiz’e 414 futbolcu transferiyle gerçekleşti. Geçen yıl uluslararası futbolcu transferinde en fazla bonservis harcaması yapan 10 ülke şu şekilde: Sıra Ülke Bonservis harcaması (dolar) 1 İngiltere 2 milyar 956 milyon 2 Fransa 991 milyon 3 Suudi Arabistan 970 milyon 4 Almanya 850 milyon 5 İtalya 757 milyon 6 İspanya 469 milyon 7 Hollanda 318 milyon 8 Portekiz 269 milyon 9 Türkiye 260 milyon 10 Belçika 241 milyon