2 SAAT 50 DAKİKA
Asya ve Avrupa yakalarını birbirine bağlayan bu hat, her gün katettiği 72 kilometre uzunluğuyla, kentin en uzun hatları arasında yer alıyor. Zeytinburnu’ndan hareket edildiğinde kentin 39 ilçesinin 12’sinden, Tuzla’dan binildiğinde ise 13 ilçeden geçen hatta 79 durak bulunuyor. Hat, ortalama 2 saat 50 dakika sürüyor. Sefer aralığı yolcuların yoğun kullandığı saatlere göre belirlenen ve çift biletle seyahat edilebilen hatta kullanımın pik yaptığı saatlerde her 3 dakikada bir sefer gerçekleştiriliyor. Günlük 437 sefer yapan 500T, 45 bin kişinin ulaşımını sağlıyor.
500 T DİNLENME TESİSLERİ VAR
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri (İETT) Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren 500T, Şifa Mahallesi’nden ilk seferini 04.20’de son seferini 23.30’da gerçekleştirirken, Cevizlibağ’dan 05.20’de başladığı seferini 00.00’da bitiriyor.
Ayrıca, otobüsün Tuzla’daki son durağında şoförler için 500T Dinlenme Tesisleri bulunuyor. Burada, çay ocağı, mescit ve berber gibi alanlar da yer alıyor. Hattın şoförleri, sefer süreleri arasındaki mola saatlerinde tesiste dinlenip, vakit geçirebiliyor.
SOSYAL MEDYADA ÇOK KONUŞULUYOR
İşe, okula ya da evlerine gitmek için bu hattı kullananlar, uzun seyahat süresi nedeniyle, vakit geçirmek için çeşitli aktiviteler yapıyor. Bir kısım yolcular, sosyal medyaya hesaplarına bakarak vakit geçirmeyi tercih ederken, bazıları dizi ya da film izliyor. Uyumak, kitap okumak ve geçilen yolları izlemek de vakit geçirmek için tercih edilen yöntemler arasında.
Zaman zaman sosyal medyanın çok konuşulanları arasına giren ve hakkında çeşitli espriler yapılan hat ayrıca, dizi ve filmlerde repliklere de konu oluyor.
“GÜNEŞİ BATIRMAYAN TEK HAT”
500T şoförü Kerem Temur, bu hattın Türkiye’nin en uzun ve tercih edilen hattı olduğunu belirterek, “Tabiri caizse üzerinde güneşi batırmayan tek hat diyebiliriz. Çok uzun bir süreç içerisinde bu hatta çalıştığımdan dolayı rahatım. İşimi severek yapıyorum. Artık alıştık” dedi.
Bu hattı neredeyse her gün kullandığını, çünkü okula gidip geldiğini ifade eden Emine Nur Ateş, Cevizlibağ ile Kavacık Köprüsü arasında seyahat ettiğini aktardı. Ateş, yol süresinin trafiğe göre değiştiğini, yolunun 40 dakika ila bir saat arası sürdüğünü ifade etti. İlk duraktan bindiği için otobüste oturabildiğini dile getiren Ateş, müzik dinlendiğini, dizi izlediğini, bu süreçte yapılabilecek birçok şey olduğunu söyledi.
“BURSA’YA ÇOK RAHAT GİDEBİLİRDİM”
Haftanın 2-3 günü 500T’yi kullandığını ifade eden Sezgin Demir de sabah trafiğinde kullanmayı tercih etmediğini belirterek, “Topkapı-Tuzla arasında yol gidiyorum. Hemen hemen ilk duraktan son durak gibi bir şey oluyor. Trafiğe bağlı değişiyor ama 5,5 saatte gittiğim de oldu. Bir gün trafiğe bir takıldık, o gün de maç varmış, her taraf kilit. Bursa’ya çok rahat gidebilirdim” diye konuştu.
Ece Hanadova ise, bu hatla Kavacık’tan Kozyatağı’na gittiğini, yolun trafik olması halinde bir saat sürebildiğini söyledi. Bu süreci müzik ve kitapla geçirdiğini anlatan Hanadova, otobüsün kalabalık olmaması halinde sıkıntı yaşamadığını aktardı.
]]>
Test edilecek aracın İETT ve Metro İstanbul’un ortak çalışmasıyla kendi önlerine getirildiğini belirten İmamoğlu, “Metrobüs hattındaki yenileşme kavramına uygun araç arayışlarımızda, gördüğünüz bu modelle ilgili bize bir sonuç gelmişti. Bu sonuç, bunun denenebileceği ve özellikle hattaki performansı ve bu noktada metrobüsün önümüzdeki zaman diliminde devam ettiği sürece, bu araçlarla daha kolay, yolcu birikmeden, yolcu konforunu önceleyen, aynı zamanda hava kirliliğini de çok ciddi seviyede azaltan, sıfır emisyonlu bir araç olmasıyla bize sunumu yapıldı. Sonra arkadaşlarımızla, bunun mutlaka çok ciddi bir deneme sürecinden geçmesi gerektiğine karar verdik. Hazırlıkları yapıldı. Bu aracın nakli gerçekleştirildi ve 1 ayı aşkın süredir bu hatta, önce bazen trafiğin hiç olmadığı gece vakitleri başlandı. Daha sonra gündüz zaman dilimi içerisinde de denemeler yapıldı. Yolcusuz yapıldı, yolculu ve yüklü şekliyle de denemeleri yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Ben de bugün, kamuoyuna açık bir şekilde, halkımızla birlikte deniyor olacağım” dedi.

“GÜNLÜK KAPASİTE MİLYONU AŞIYOR”
Metrobüs hattının verimliliğini, konforu arttırıp yolcu yığılmasını azaltmayı hedeflediklerini vurgulayan İmamoğlu “Metrobüsün milyonu aşan yolcuya sahip günlük kapasitesi var. Tabii bu hat üzerinde olası, şu anda yapımı bitmek üzere olan, yapımı devam eden ve başlanacak olan metro hatlarımız da var. Ama bütün onların, yıllara sarih bir şekilde İstanbul ulaşımına katkısı ne olacak? Metrobüs hatlarından beklentimiz ne olacak? Kısa, orta, uzun vadede bu iyileşmeyi sağlayıcı, bu tarz araçların sayısı ne olmalı? Bütün bu verimlilik hesapları üzerinden, bu araçla ilgili kanaatlerimizi olgunlaştıracağız. Günün sonunda, en doğru kararı vermek istiyoruz” dedi.

1.5 KAT FAZLA YOLCU TAŞIYOR
İmamoğlu şunları söyledi:
“Bizi cezbeden tarafı, yüksek sayıda yolcu kapasitesine sahip olması, sahadaki performansı. 400’ün üzerinde yolcu kapasitesine sahip. Ki şu an bizim en yüksek kapasiteli aracımız 280 yolcu kapasitesine sahip. Onun 1,5 katına yakın bir kapasiteye sahip olması ve tabii sıfır emisyonlu bir araç olması. Diğer koşulları da olgunlaştırdığımızda, sizleri bilgilendireceğiz. Umarım İstanbul halkı için en doğru tercihi yapıyor olalım. Bizim bu tür olaylardaki temel prensibimiz; bu bir işin sürdürülebilirliği, dayanıklılığı… Daha önce, biliyorsunuz, çok olumsuzluklar yaşandı. Araçlar alındı, uyumsuz oldu. Araçlar gidemedi. Yokuş tırmanamadı. Parçası bulunamadı. Araçlar daha sonra, neredeyse tedavülden kalktı. Ve tabiri caizse, hurdaya dönüşecek şekilde çürümeye terk edilmek zorunda kaldı. Bu bahsettiğim şey 16-17 yıl öncesinin bir talihsiz hikayesi. Ama biz, bütün işlerimizi çok ince eleyip, sık dokuyarak yapmak gayretindeyiz. Çünkü vereceğimiz her kuruş lira, milletimizin parası. Onun için, en doğru şekliyle yatırım yapma gayreti içerisindeyiz. Umarım hayırlısı olur.”

İLK YOLCULARI BİNDİ
Eyüpsultan’daki Edirnekapı İETT Garajı’ndan başlayan yolculuk, gazeteciler eşliğinde Avcılar Kampüs Durağı’nda son buldu. Test sürüşü sırasında bazı duraklarda metrobüse yolcu da alındı. Test aşamasından metrobüsün ilk yolcuları, İmamoğlu ile hatıra fotoğrafı çektirdi.
40 METRE UZUNLUĞUNDA VE 4 VAGONLU
İETT Genel Müdürü Demet’in verdiği bilgilere göre; dizel metrobüslere göre yüzde 60 yakıt tasarrufu sağlayan elektrikli metrobüsler, 100 bin kilometrede, 2,5 milyon lira yakıt tasarrufu sağlıyor. Bu yatırımla 300 ton karbondioksit salınımının önüne geçmeyi planlayan İBB hem çevreyi hem de belediye bütçesini korumuş olacak.

Ayrıca elektrikli metrobüs; sessiz çalışarak, kentteki gürültü kirliliğinin de önüne geçecek. Çift yönlü sürüş imkanı tanıyan yeni nesil elektrikli metrobüs, 40 metre uzunluğunda ve 4 vagonlu. Yolcu taşıma kapasitesi, metrobüs filosundaki en uzun araçtan yüzde 50 daha fazla ve 420 kişi taşıma kapasitesine sahip. Test aracının menzili yaklaşık 80 kilometre. 800 kW güçte, 20 dakika şarjla, ortalama 50 kilometre menzil yapılabiliyor. Araçlar, yasal mevzuata göre köprüye geçemiyor. Yeni nesil araçlar alınırsa Zincirlikuyu- Beylikdüzü arasında sefer yapacak. Araçlar, Tarihi Yarımada’dan geçen T1 Tramvay hattında da denenecek.
]]>
M5 Üsküdar-Samandıra Metro Hattı’nda önceki 22 Nisan saat 06.00 itibarıyla başlayan aksaklık devam ediyor.

Metro İstanbul’un önce “teknik arıza” olarak açıkladığı, ardından “zorunlu bakım çalışması” şeklinde nitelendirdiği, son olarak “işletme saatleri dışında eğitim amaçlı kullanılan yolcusuz iki trenin teması”ndan kaynaklandığını duyurduğu problem nedeniyle seferler Altunizade İstasyonu’nda aktarmalı olarak sürdürülüyor.
Bugün de devam etmesi beklenen çalışmalar sebebiyle Üsküdar-Altunizade istasyonları arasındaki seferler 15-20 dakika aralıklarla gerçekleştiriliyor.
Üsküdar ve Altunizade istasyonlarında özellikle iş saatlerinde yolcu yoğunluğu oluşuyor.

Altunizade-Üsküdar istasyonları arasında her iki yönde İETT otobüsleriyle 15 dakika aralıklarla ücretsiz ring seferleri düzenleniyor.
Arıza öncesi metro ile Üsküdar-Altunizade arası yaklaşık 6 dakikalık zaman diliminde gerçekleşirken, otobüs seferlerinin ise trafik yoğunluğuna göre ortalama 15 dakika sürdüğü gözlemlendi.
ÇALIŞMALAR BUGÜN DE SÜRECEK
Diğer taraftan Metro İstanbul’un sosyal medya hesabından Üsküdar-Samandıra Metro Hattı’ndaki aksaklıkla ilgili açıklama yapıldı.
Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
– M5 hattı Fıstıkağacı İstasyonu bölgesinde 21 Nisan’ı 22 Nisan’a bağlayan gece, işletme saatleri dışında eğitim amaçlı kullanılan yolcusuz iki trenin teması sonucu zarar gören kuplajların tamir işlemleri devam etmektedir. Zorunlu bakım çalışmalarının 24 Nisan Çarşamba gecesi tamamlanması ve 25 Nisan sabahı itibarıyla normal işletmeye geçilmesi planlanmaktadır.

– Bu tarihe kadar Üsküdar-Altunizade istasyonları arasında yaklaşık 15 dakika aralıklarla mekik seferleri yapılmaktadır. Altunizade-Samandıra Merkez istasyonları arasında normal sefer tarifesi uygulanmaktadır. Yolcularımızın Üsküdar ve Altunizade İstasyonu’nda oluşabilecek yoğunluk ve beklemelerden etkilenmemeleri için;
– Üsküdar İstasyonu 1 numaralı girişin karşısında, sahil tarafından bulunan İETT durağından Altunizade yönüne, Altunizade İstasyonu’nda 6 numaralı girişin yanında bulunan İETT durağından Üsküdar yönüne ücretsiz İETT ring seferleri düzenlenmektedir. Yolcularımız alternatif olarak bu otobüsleri kullanarak istasyonlardaki yoğunluktan etkilenmeden ulaşım sağlayabilmektedir.

SON ETAP MARTTA AÇILDI
Metro İstanbul’un internet sitesinde yer alan bilgilere göre, 26,5 kilometre hat uzunluğuna, 20 istasyon sayısına sahip olan M5 Üsküdar-Samandıra Merkez Metro Hattı, Anadolu Yakası’nın ikinci metro hattı ve “Türkiye’nin ilk sürücüsüz metro hattı” özelliklerini taşıyor.
Üsküdar Meydanı’ndan başlayan, Ümraniye ilçe merkezi ve Çekmeköy Meydanı’ndan geçerek Samandıra Merkez İstasyonu’nda son bulan hatta 126 araç çalışıyor.
Tek yönde sefer süresi 43 dakika, günlük sefer sayısı 520 ve pik saatlerde sefer sıklığı 4 dakika 10 saniye olan hat, inşa edildiği güzergah üzerinde “yüksek yolcu potansiyeline sahip” olarak tanımlanıyor. Hat, günde 311 bin 349 yolcu taşıyor.
Hattın, Sultanbeyli’ye ulaşması için inşaat çalışmalarının devam ettiği, Kurtköy bölgesine uzatılması için projelendirme çalışmalarının sürdüğü belirtiliyor.
Kazanın meydana geldiği duraklar, hattın 1’inci etabı olan “Üsküdar-Yamanevler” istasyonları arasında bulunuyor. Bu etap, 15 Aralık 2017’de hizmete alınırken, hattın 2’inci etabı “Yamanevler-Çekmeköy” 21 Ekim 2018’de, 3’üncü etabı “Çekmeköy-Samandıra Merkez” ise 16 Mart 2024’te hizmete açıldı.
]]>
Metro hattında Kemerburgaz-Göktürk arasında yüzeyde yürütülen kazık imalatı sebebiyle tünel büyük zarar gördü.
1094 yolcu kapasiteli, 120 km hız yapan ve 15-20 dakika aralıklarla çalışan trenlerin bulunduğu bu hatta, görgü tanıklarının anlatımlarına göre, hattan trenin geçmesinin üzerinden 3-4 dakika sonra eşine ender rastlanacak bir olay meydana geldi.
Yüzeyde çalışan sondaj matkabı tüneli delerek rayların üzerine indi, rayları da delerek tahrip etti.
TCDD “3. ŞAHISLAR” DEDİ
Ölümcül bir faciadan kıl payı dönülen olayın ardından TCDD’den yapılan açıklamada olay hafifletilmeye çalışıldı ve “Yüzeyde 3. şahıslarca yürütülen kazık imalatı sebebiyle tünel çeperi zarar görmüştür. Metro işletme sistemimiz her türlü dış etkene karşı kendisini korumaya alacak şekilde kurulduğu için dış etkiyi anında tespit ederek tüm trenleri korumaya almıştır. Herhangi bir sistem zararı meydana gelmemiştir” açıklaması yapıldı.
KİM BU 3.ŞAHISLAR?
On binlerce vatandaşın kullandığı hat üzerinde meydana gelen bu olayı CHP Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, TBMM gündemine taşıdı.
“Plansız, projesiz işi yaptıran, yapan üstlenici hangi kurum ve firmalardır? Bir facia yaşanmış olsaydı bunun sorumlusu ya da sorumluları kim ya da kimler olacaktı?” diye Bakan’a soran Karasu, “Söz konusu sondajı yapan firma ya da kurum kimden, ne zaman, hangi çalışma için izin almıştır? Eyüp Belediyesi ile bu çalışmanın bir ilgisi var mıdır?” diye sordu.
Karasu’nun önergesine Bakan Abdulkadir Uraloğlu, geçen süre içinde bir yanıt vermedi.
“UTANMAZLIĞIN ‘U’SU OLDU”
Bakanın, önergeyi yanıtlamak için 15 gün yasal süre olduğunu, ancak bu sürenin zaman zaman uzadığını belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı, vatandaşların can güvenliğini ilgilendiren bir konuda bakanlığın sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Karasu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sondajın çelik boruları üç dakika önce düşse, tren yırtarak geçecekti. Allah korusun, dünyanın en önemli facialarından biri meydana gelebilirdi. Ama bu konuda TCDD’den ‘3. Şahıslar yaptı’ diye gayri ciddi, vahim olayı örten bir açıklamayla geçiştirilmeye çalışıldı.
Konuyu TBMM gündemine taşıdım. Bu sondajı kim yaptı, belediyelerden izin alındı mı, yoksa bu olay Eyüp Belediyesi’nin bir işi miydi? Bu ve benzeri olaylarla ilgili hangi önlemleri aldınız? diye tek tek sordum. Ama bakandan yanıt gelmedi.
Artık, ne yazık ki her yerde iş bilmez insanlar var. Bakan bey de bakanlıktaki işini gücünü bıraktı, AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayının basın danışmanı gibi çalışıyor. İstanbul ile yatıp İstanbul ile kalkıyor.
Her gün on binlerce vatandaşın kullandığı bu hatta, facianın eşiğinden dönülüyor. Bakan bey vatandaşların can güvenliği konusunu bile umursamıyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bir süre önce İstanbul’da inşa ettikleri metronun sembolünü U olarak açıklamıştı. Bu U, umursamazlığın U’su utanmazlığın U’su oldu”
]]>İstanbul Adliyesi önündeki polis kontrol noktasına 6 Şubat’ta silahla ateş açan 2 teröristin ölü ele geçirildiği, Dilfiraz Karataş’ın hayatını kaybettiği, 3’ü polis 6 kişinin yaralandığı saldırıya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan, 48 şüphelinin tutuklandığı soruşturma devam ediyor.
Nöbetçi sulh ceza hakimliğinin karar yazısında bazı şüphelilerin saldırganlarla olan bağlantılarını anlatması yer aldı.
AVUKATLARINA GÖZALTI
Karara göre, şüpheli Didem Baydar Ünsal, sorgusunda saldırganlar Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’un avukatı olduğunu, teröristlerin tutuklu olduğu süreçte onları cezaevinde ziyaret ettiğini aktardı. Yayla ve Birkoç’la kişisel arkadaşlıkları olmadığını öne süren şüpheli, kendisinin de yargılandığı dava dosyası kapsamında 27 Kasım 2023’te tahliye edildiğini, avukatıyla görüşmek üzere gittiği hukuk bürosunda gözaltına alındığını kaydetti.
Şüpheli Şimal Deniz ise saldırının olduğu gün İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinde “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan yargılaması olduğunu, bu dosya kapsamında avukatıyla duruşmadan önce görüşmek üzere hukuk bürosuna gittiğini, bu sırada büroda gözaltına alındığını söyledi.
AÇIK HAT İSTEDİ
Hakkında delil bulunamadığını öne süren şüpheli Deniz, gözaltındayken emniyette yemek yememesinin sebebinin örgütsel tavır olmadığını ve kendi içinde durumu protesto ettiğini savundu. Şüphelilerden Selaatin Bulut da telefon malzemeleri satan dükkanı olduğunu, müşteri kararsız kaldığında onları mağazaya davet ettiklerini ifade etti.
Saldırgan Birkoç’u da bu şekilde iş yerine davet ettiğini öne süren şüpheli, saldırganın mağazaya girdiğinde kendisinden “turist hat” olarak bilinen açık hat istediğini anlattı.
Bulut, hakimlik sorgusunda şunları dile getirdi:
– Pınar, o gün bize değil başka bir dükkana girseydi de bu hatlardan alabilirdi. Polisler o gün dükkana geldiğinde kayıtları izlemek istedi. Görüntüleri izlerken ben de durumu anlattım. Hat aradıklarını söylediler, biz de beklemelerini söyledik ve hatları temin ederek verdik. Diğer müşterilere yaptığımız rutin işlemler dışında yaptığımız bir şey olmamıştır. Hatları ne yapacaklarını sorduğumda, öğrenci olduklarını, bir alışveriş sitesinde satış yaptığını, her numara için kota belirlendiğini, fazla hat olursa daha fazla satış yapabileceğini söylemişti. O an kendisi ile çay içip sohbet ettiğim doğrudur. Kendisi ile uzun bir sohbetim olmamıştır. O sırada kardeşim de dükkanın çevresindeydi. Onun varlığından dolayı müşterimle uzun süre oturmuş olabilirim. Suçsuzum, serbest bırakılmamı talep ederim.
Hakimlik kararında ayrıca 48 şüphelinin tutuklanmasına, 48 şüphelinin de adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına hükmedildiği kaydedildi.
ÇAĞLAYAN SALDIRISI
İstanbul Adliyesi önündeki polis kontrol noktasına 6 Şubat’ta silahla ateş açan 2 terörist ölü ele geçirilmiş, Dilfiraz Karataş hayatını kaybetmiş, 3’ü polis 6 kişi yaralanmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 96 şüpheliden 14’ü “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” ve “nitelikli kasten öldürme”, 33’ü “silahlı terör örgütüne üye olma”, 1 şüpheli ise “örgüte yardım etme” suçundan tutuklanmıştı. 48 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Saldırgan Pınar Birkoç’un, olay günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde duruşmada yargılanan kardeşi Necmiye Birkoç hakkında da eylemle irtibatlı olduğu değerlendirilerek “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan tutuklama kararı verilmişti.
Saldırı sonrasında sosyal medya hesaplarından provokatif paylaşımlar yaptığı tespit edilenlerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 şüpheliden 5’i tutuklanmıştı.
]]>Yazılımda, bölgelerdeki tarihsel depremler ile yıllık yeryüzü hareket verileri, coğrafi bilgi sistemi destekli programa aktarılarak, fay hatlarının ‘mavi’, ‘yeşil’ ve ‘kırmızı’ tonlarına göre değerlendirilen ‘fay gerginlikleri’ belirlendi.
“MARMARA BÖLGESİ’NDEKİ FAYLAR ÇOK DAHA GERGİN”
Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın analizini tamamladıklarını, diğer fay hatları için de çalışmaların devam ettiğini belirten Prof. Dr. Kutoğlu, geliştirdikleri yapay zeka destekli dijital model ile gergin fayları tespit edebildiklerini söyledi.
1’i Doğu Anadolu’da, 3’ü Marmara’da olan 4 faya dikkat çeken Prof. Dr. Kutoğlu şunları kaydetti:
“Erzincan’ın 40-50 kilometre doğusunda kalan Yedisu Fayı zaten biliniyordu. En doğuda, en gergin fay olarak burası gözüküyor. Marmara Denizi’ne kadar, Yedisu Fayı’ndan daha gergin bir fay görmüyoruz.
Ancak Marmara Bölgesi’nde çok daha gergin faylar olduğunu görüyoruz. 1999’da İzmit Düzce’de deprem meydana gelen hattın çok soğuk olduğunu görüyoruz. Koyu lacivert görüyoruz.
Çünkü 24 senelik yer hareketi sebebiyle enerji biriktiriyor, o yüzden burası soğuk. Gerginliğin artması için çok daha uzun yıllara ihtiyaç var. Ama onun altında Sakarya’dan Pamukova- Geyve’ye doğru dönen bir hat var.
Onun kırmızı renkte olduğunu görüyoruz. Burada en son depremin 1000’li yıllardan önce olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla yıllık yer hareketlerini buraya uyguladığımızda fayın oldukça gergin durumda olduğu tabloda ortaya çıkıyor.”

Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu
“BANDIRMA VE ERDEK’TEKİ KOLLAR, HEPSİNDEN DAHA GERGİN”
Doğudan Marmara’ya kadar gergin hat gözlemlemediklerini belirten Prof. Dr. Kutoğlu, şöyle konuştu:
“99 depreminden sonra kuzey kollardaki fayların üzerinde duruluyor. Çınarcık segmentinin gerginlik seviyesinin artmış olduğunu, hemen batısında da Marmaraereğlisi, Silivri önlerindeki hattın ondan daha da gergin olduğunu, turuncu renkte olduğunu görüyoruz.
Bu orta kol üzerinde, Çınarcık’tan Tekirdağ’a olan kısımda Marmaraereğlisi ve Silivri önlerindeki kısmın daha gergin olduğu, yer hareketlerine göre ortaya çıkıyor.
Ama buralar, her ne kadar gergin olsa da güneyde özellikle Gemlik Körfezi’nden denize dalan ve Mudanya önlerinden devam eden hattın kuzeydeki koldan daha da gergin olduğunu ama biraz daha batıya geçtiğimizde Bandırma ve Erdek’teki kolların ise hepsinden daha da gergin olduğunu görüyoruz.”

İSTANBUL İÇİN KRİTİK 2 HAT
İstanbul ile ilgili güneydeki hatlara da dikkati çeken Prof. Dr. Kutoğlu, “Çalışmamızdan hareketle baktığımızda İstanbul anlamında sadece kuzey koldan değil; Sakarya’dan güneye dalan Geyve-Pamukova hattında devam eden yine Gemlik’ten Mudanya önlerinden devam eden Bandırma- Erdek hattına da son derece dikkat edilmesi gerekiyor. Çünkü bizim yaptığımız çalışmaya göre, tarihsel depremlerden yola çıkarak ve yıllık hareket hızlarına bakarak elde ettiğimiz gerginlik değerlerine göre, bu hatlar diğerlerinden çok daha gergin durumda gözüküyor” dedi.
“7’NİN ÜZERİNDE BÜYÜK DEPREM ÜRETMİŞLER”
Fay uzunluğu 30 kilometre üzerine çıktığında, deprem büyüklüğünün de 7 ve üzeri deprem üretme potansiyelinin arttığını anlatan Prof. Dr. Kutoğlu, “Bölgede de bu potansiyel var. Geçmişteki depremlere baktığımız zaman da bu faylar zaten tarihin değişik zamanlarında 7’nin üzerinde büyük depremler üretmişler. Mesela Mudanya önündeki Gemlik’teki fayın tarihsel dönemine baktığımız zaman 6.6 büyüklüğünde bir deprem üretmiş. Bandırma tarafında 7.2 gibi bu civarda depremler var. En gergin Bandırma ve Erdek tarafı, 2’nci sırada Sakarya, 3’üncü sırada Gemlik tarafı, 4’üncü sırada Marmara Denizi bölgesini koyabiliriz” diye konuştu.
]]>