Basın toplantısına sakatlanarak oyuna devam edemeyen Mithat Pala’nın durumu hakkında bilgi vererek başlayan Palut, “Mithat, bileğinde kırık şüphesiyle hastanede. Tetkikleri yapılıyor. Umudumuz sakatlığın minimum derecede olması. Ancak ilk tetkikler çok da iç açıcı değil.” dedi. Farklı mağlubiyetten dolayı Çaykur Rizespor camiasından özür dileyen tecrübeli teknik adam, şunları kaydetti:
”Umutlanma şansı bile vermedi”
“Yediğimiz ilk gole kadar dengeli bir maçtı. 2-0’dan sonra oyuna tutunmaya çalıştığımız anlarda golü bulduk. ‘Acaba oyuna tutunabilir miyiz, yeniden maça dahil olabilir miyiz?’ dediğimiz anlarda gol yemeye devam ettik. Hem 2-1’den sonra hem de 4-2’den sonra Galatasaray bize umutlanma şansı bile vermedi. Topun arkasında savunma yaparken iyi değildik. Kaybettiğimiz toplar sonrası dönüşlerde kritik müdahalelerle atakları sonlandırma anlamında da iyi savunma yapamadık. Top bizdeyken üretmeye çalıştık, pozisyonlara girdik. Ancak çok kötü defans yaptık. Böyle bir deplasmanda bu kadar kötü defans yapınca yenilgi kaçınılmaz olur. Bunun üzerine kalemize gelen topların büyük yüzdesi gol olunca da bu mağlubiyet ağır bir skor halini aldı. Kötü sonuçtan dolayı camiamızdan özür diliyoruz. Kötü bir performans sergiledik. Galatasaray’ı da tebrik ediyorum.”
İlhan Palut, Dal Varesanovic’in sakatlığının etkilerini yaşadığını belirterek, “Dal’ın hafta içindeki sakatlık sürecindeki kaygılarımız tamamen sahaya yansıdı. Her karar size hata olarak dönebilir ama bu benim adıma göz göre göre oldu.” ifadelerini kullandı.
Yeşil-mavili takımın teknik direktörü, yaptıkları hataların cezasını çektiklerini dile getirerek, “Bu kadar kötü performansımız bir şekilde futbolun kırılma anlarıyla cezalandırıldı. Oyun 6-2’yi göstermiyor ama sahada doğruları yapmayınca futbol cezayı kesiyor. Bugün başımıza bu geldi.” şeklinde görüş belirtti.
“Sezon başından beri yeterli agresiflikte değiliz”
Sezon başından beri savunma hataları yaptıklarını vurgulayan Palut, sözlerini şöyle sürdürdü: “Takım savunması anlamında sezon başından beri yeterli agresiflikte değiliz. Yeteri kadar ikili mücadele kazanamıyoruz. Önde kazanamadığımız ikili mücadeleleri de ceza sahası içi ve çevresindeki sert, kararlı müdahalelerle savuşturamıyoruz. Bu üzerine çok durduğumuz konu ama hala eksiğiz. Hiçbir duruş gerekli agresiflik olmadığı sürece sizi savunma anlamında istediğiniz sonuca götürmez. Konumlanma anlamında çok büyük hatalar yapmıyoruz ama bunu daha çok birebir kazanmak, hava topu kazanmak, öncelik alan hamlelerle pekiştiremediğimiz için gol yiyoruz. Bugün buna, şuta hazırlanan oyuncuyu önde karşılamama parametresini de ekleyebilirsiniz. Hala düzeltmeye çalışacağız, hatalarımızın üstüne gideceğiz. Bugün zor bir skorla karşı karşıyayız. Bir şekilde hataları gösterirken takımımızı da mental olarak kazanmak zorundayız.”
“6 gol yiyince hakemi konuşmaya yüzünüz olmuyor”
İlhan Palut, skordan dolayı hakem hatalarını konuşamadığını söyledi. Yedikleri ikinci golden önce kendilerine faul yapıldığını savunan Palut, “6 gol yiyince hakemi konuşmaya yüzünüz olmuyor. Penaltının üzerine çok gidilecek pozisyon olmadığını düşünüyorum. Ancak ikinci gol öncesinde bence bir faul verilebilirdi. Taha’nın ayağına net bir müdahale var. Ancak öyle bir skor ortaya çıktı ki bir teknik direktör olarak, ikinci golden önce faul verilse işlerin değişebileceği konusunda emin değilim. Takımımın 100 dakikalık performansını gördüğüm zaman, ‘O kırılma anıydı. Yoksa biz buradan bambaşka bir skorla evimize dönerdik.’ diyemiyorum.” ifadelerini kullandı.
]]>Tüm Türkiye’nin gözleri önünde hakem yumruklayan Ankaragücü Başkanı Faruk Koca’nın bir krize sürüklediği Türk futbolunda bir şeylerin değişmesi gerektiğini söyleyen Ali Çamlı sportmenlik örneği olarak hakemlerin yanında durmuştu. Olayların ardından tekrar başlayan ligde ilk maçta hakemleri çiçeklerle karşılayan Kayserispor Başkanı Çamlı hata ettiklerini söyledi. Bu hafta oynanan İstanbulspor maçında da mağlup olan Kayserispor’da başkan Ali Çamlı şu açıklamalarda bulundu:
‘TÜRKİYE’NİN BUNA İHTİYACI VARDI’
‘Hakemlere çiçek vermekle büyük hata etmişiz. O şartlarda Türkiye’nin buna ihtiyacı vardı. Bunu yaptık ama sen eğer bunu yaparsa ben konuşmayı da bilirim. En ağırını da konuşurum. Sadece bir penaltı olayı değil. Daha 15. dakikada Ali Şaşal’ın pozisyonu penaltı verilmedi. Thiam’ın pozisyonu penaltı verilmiyor. Sivassporlu oyuncu taraftarı seyirciyi tahrik ediyor. Atılmıyor. Kulüp dünyanın cezasını alıyor.”
‘6 HAFTA ÜST ÜSTE PENALTIMIZ VERİLMEDİ’
”Ben, hakemleri çok başarılı bulduğum için o açıklamaları yapmadım. Altı hafta üst üste bizim penaltılarımız verilmedi. O an için akil düşünceye ihtiyaç vardı. Bir takım önemli gördüğüm insanlar, bu konuda böyle davranmamız gerektiği konusunda telkinde buldukları için açıklama yaptım ama Kayserispor’un hakları eğer yenmeye başlandı ise o zaman en ağırını konuşacak cüretim de var, cesaretim de var.”
‘ASLA HAKEMLERLE İLGİLİ BİR ŞEY SÖYLEMEYECEĞİZ!’
Kayserispor Başkanı Ali Çamlı 20 Aralık’ta Fenerbahçe maçı sonrası yaptığı hakem açıklamasında ise şunları söylemişti: “Onlar da hata yapıyorlar evet ama ne yapalım şimdi? Hakemleri hata yaptılar diye kötü insan mı ilan edelim? Asla etmeyeceğiz. Bugün ortaya konan futbolu, hakemleri ve iki takımı da tebrik ediyorum. İnanıyorum ki buraya gelenler çok keyifli bir maç izledi. Kaybettik, canları sağ olsun. Fenerbahçe’yi tebrik ediyorum ve bundan sonraki maçlarında başarılar diliyorum. Biz bundan sonra kendi maçlarımıza bakacağız ama asla hakem konuşmayacağız. Bu benim kanaatim ve öngörüm.”
‘5 TANE PENALTIMIZ DAHİ VERİLMESE KONUŞMAYACAĞIZ’
”Asla hakemlerle ilgili bir şey söylemeyeceğiz. Beş tane penaltımız dahi verilmese konuşmayacağız. Konuştukça bu iş kötüye gidiyor. Biz konuştukça hakemler hata yapmaya devam ediyor. Bir serbest bırakalım ve rahat maç yönetsinler. Ne yapıyorlar bakalım. Kimse kimsenin düşmanı değil. Buradan kulüp başkanı olarak çağrıda bulunuyorum. Gelin bu hakemleri bir rahat bırakalım, rahat çıksınlar, rahat maç yönetsinler. İki hafta hata yapsınlar. Ne oluyor yani. Biz sahada bir savaşa çıkmıyoruz. Nihayetinde bir futbol karşılaşması. Bunun bir kaybedeni, bir kazananı olacak. Ülkemizin birliğe, beraberliğe, kardeşliğe ihtiyacı var. Buraya gelen on binler mutlu olmak için geliyor. Onları da burada gerip göndermeyelim.”
]]>Deoitte’un eski yöneticilerinden olan ve çok satan kitaplara imza atan Ryan Hopkins, hayatınızı değiştirecek ve daha mutlu olmanızı sağlayacak 8 tüyoyu paylaştı. İşte Hopkins’in önerileri:
1. HATALARINIZI KUCAKLAYIN
Hatalara bakış açımızı değiştirmenin zamanı geldi. Artık onlardan utanmayı bırakmamız gerek. Yanlışlarımızı, daha çok benimseyerek üzerinde çalışabileceğimiz hediyeler gibi görmeliyiz.
Örneğin; Japonların hataları kucaklamak için güzel bir yolu var: Kintsugi.
Kintsugi, bir nesnenin değerinin güzelliğinde değil kusurlarında olduğunu ve bu kusurların saklanacak değil kutlanacak bir şey olduğunu savunan felsefedir. Kintsugi sanatı, kırılan çömlek parçalarının altınla onarılarak daha güçlü, daha güzel bir sanat eseri ortaya çıkarıldığı bir tekniktir.
Bu felsefeye göre; her kırılma benzersizdir ve bir öğeyi yeni gibi yapmak için onarmak yerine, yara izlerini vurgulayarak yeniden yaratmayı önerir.

Bunu kendimizi iyileştirmek için bir metafor olarak kullanmak bize önemli bir ders verir: Kırılan şeyleri onarma sürecinde aslında daha eşsiz, güzel ve dayanıklı bir şey yaratırız.
Kusurlarınızı zayıflık olarak görmek yerine, hayatınızda karşılaştığınız zorlukları sizi daha güçlü ve daha dirençli hale getirecek hediyeler olarak görün.
Bir arkadaşınıza gösterdiğiniz nezaket ve şefkatin aynısını kendinize de gösterin. Bir hata yaptığınızda veya bir aksilik yaşadığınızda kendinize karşı nazik olun. Kusurlu olmanın sorun olmadığını unutmayın.
2. ESKİ RUTİNİNİZE ARA VERİN
Çoğu zaman rutinlere takılıp kalırız ve her gün aynı kalıpları takip ederiz. İşe giderken aynı rotayı izleriz, aynı masa, aynı molalar; Monotonluk biz emekli olana kadar da devam edecek.

Evet, rutinler bize verimlilik sağlar, ancak aynı zamanda merakı ve spontaneliği azaltır, hatta neredeyse tamamen ortadan kaldırır. Yeni ve beklenmedik bir şey deneyerek monotonluktan kurtulun.
İşe giderken farklı bir yol izleyin, akşam yemeğinde farklı tarifler deneyin, yeni bir hobi deneyin. Öngörülebilir olandan uzaklaşarak kendinizi yeni deneyimlere açın.
Yale profesörü Laurie Santos da şu sözlerle rutini kırmanın faydasını açıklar: “Yeni uyaranlar beynimizin ödüllerle ilişkili bölgelerini harekete geçirirken anda kalmamızı sağlar. Sadece daha fazla anda olmanın ruh halimizi ve mutluluğumuzu iyileştirebileceğine dair pek çok kanıt var.”
3. E-POSTA KÂBUSUNA SON
Hiç e-postalara saatler harcadığınız ve kendinizi gergin ve endişeli hissettiğiniz oldu mu? Çalışmayı bıraktığınızda bile zihninizin çalışmaya devam ettiğini mi düşünüyorsunuz?
Çoğumuz aslında psikolog Linda Stone’un ‘e-posta apnesi’ olarak adlandırdığı, e-posta yazarken veya ekran karşısında otururken nefesi tutmayla tanımlanan durumdan şikayetçiyiz.

E-postayı hayatımızdan çıkaramasak da etkisini en aza indirebiliriz. Gelen kutunuzu daha etkili bir şekilde yönetmek için e-posta filtreleri veya etiketler gibi araçları kullanın, en önemli iletilere öncelik verin. İlgilenmediğiniz haber bültenlerinin aboneliğinden çıkın ve tüm bildirimleri kapatın.
Bir e-posta temelde başka birinin yapılacaklar listesidir. Mesajın gelmesi, yanıtınızın anında olması gerektiği anlamına gelmez.
4. BİRDEN FAZLA İŞİ AYNI ANDA YAPMAYIN
Çoğu zaman aynı anda birden fazla işi yaparız. Bu iyi bir şeymiş gibi görünse de aslında görevler arasında geçiş yapmak hatalara, daha uzun tamamlanma sürelerine ve performansın düşmesine neden olur; bu da aslında daha az üretken olduğumuz anlamına gelir. Sürekli çoklu görev stresi, kaygıyı ve tükenmişliği beraberinde getirir.
Bunun yerine odaklanabileceğiniz bir ortam yaratın; bildirimleri sessize alın, e-postanızı kapatın ve telefonunuzu diğer odada bırakın. Kendinizi bölmek istediğinizde durun ve şunu sorun: “Bunu gerçekten şu anda yapmam gerekiyor mu?”
Muhtemelen hayır.

Ancak her zaman tam dikkat halinde olmanın imkansız olduğunu unutmayın. Dolayısıyla, dikkatiniz azalmaya başladığında, yürüyüşe çıkmak, bulaşıkları yıkamak, kahve yapmak ve hatta ortalığı toparlamak gibi basit görevleri üstlenerek zihninize bir mola verin ve odaklanma yeteneğinizi canlandırın.
5. “HAYIR” DEMEYİ ÖĞRENİN
Çoğu zaman hiç düşünmeden her şeyi kabul ediyoruz. Bunu yapmamız gerektiğini düşünüyoruz, oysa kendimizi herhangi bir şeye adamadan önce bunu iyice düşünmek akıllıca olacaktır.
Zamanınız, enerjiniz ve kaynaklarınız tehlikede olduğunda, dürtüsel kararlar vermekten kaçının. Cevabınız kesin bir evet değilse “hayır” olmalı.
Asla ‘belki’ demeyin; bu yalnızca karar vermeyi geciktirir. Kibar bir ‘hayır, teşekkürler’ demek, kişisel randevular ve diğer fırsatlar için hayatınızda yer açar.
6. ROL MODELLERİNİZİ TANIYIN
Etrafımızdaki insanların hayatımız üzerinde büyük etkileri olması bir sır değil. Alışkanlıklarımızı şekillendirmekten kararlarımızı etkilemeye kadar bizi etkilerler ve ya başarıya doğru iterleir ya da yerimizde saymamıza neden olurlar.
Bu yüzden kendimizi, rol modellerimizin fikirleri ve içgörüleriyle çevreleyebiliriz.
Geliştirmek istediğiniz alanları belirleyerek başlayın. İster kariyeriniz, ilişkileriniz, sağlığınız veya kişisel gelişiminiz olsun, hedeflerinizi başarmış olan rol modelleri olması muhtemel. Geliştirmek istediğiniz alanlarla ilgili podcast’ler, kitaplar, videolar ve bloglar arayın ve etrafınızı bunlarla kuşatın.
7. EĞLENCELİ BİR ALIŞTIRMA
Mutlu olmak biraz çaba da gerektirir. Şikayet etmeyi azaltmak gibi… Bunun için Hpopkşns eğlenceli bir alıştırma öneriyor.
Bir bileklik takın ve sıkıntılara karşı bakış açınızı değiştirin. Bilekliği bileğinize takın ve her şikayet ettiğinizde çıkarıp diğer bileğinize takın. Bileklik 28 gün boyunca aynı bilekte kalana kadar işlemi tekrarlayın. Şikayet ettiğinizde tekrar birinci güne dönün.
Bazen hepimizin stres atması gerekir, ancak bu konuda bir şeyler yapmadığınız sürece, şikayet etmenin size veya duruma faydası olur mu?

8. KENDİNİZE ZAMAN AYIRIN
Patronunuzla olan bir toplantıyı veya dişçi randevusunu kaçırmazsınız, ancak bizi daha mutlu ve sağlıklı kılan şeylere öncelik vermek için nadiren zaman ayırırız. Bu ister bir kahve molası, ister masamızdan uzakta bir öğle yemeği yemek, ister spor yapmak ya da bir arkadaşınızla yürüyüş yapmak olsun…
Aslında kendinze zaman ayırarak çok daha başarılı olabilirsiniz.
]]>Kocaelispor Başkanı Engin Koyun ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda Başkan Koyun, “4 yıl önce bu göreve geldiğimiz günden bugüne kadar, sayısız hakem hatalarına maruz kalmamıza rağmen ‘Onlar da insandır, telafisi olur, hata yapmış olabilir’ dedik. En iyi şekilde onları iç saha deplasmanlarında olduğu kadar, deplasmanlarda da camiamız adına en iyi şekilde, nezaketli bir şekilde onları onore ettik, karşıladık. Bu acıyı 2 yıl önce bize fazlasıyla yaşattılar. Bu statta, en son Altınordu maçında 1 buçuk metre dışarıdan verilen penaltıyla Kocaelispor’un kaderiyle oynamaya başladılar. Tam 13 puanımıza direkt etki etkiler. Yine sineye çektik. Kocaelispor camiası olarak hiçbir tepki koymadan ‘olabilir, insandır, hata yapabilirler’ dedik ama camia olarak, yönetim olarak, şehir olarak bu acıyı çok derinden hissettik” ifadelerini kullandı.
“YUKARIDAN GÖLGENİN İŞARETİ ORAYA DÜŞÜYOR”
Maçın hakemlerine tepki gösteren Başkan Koyun, “Dünkü Manisa FK maçına kadar camiamız olarak zaman zaman hakem hatalarına maruz kaldık. Yine dünkü maça kadar sessiz, sedasız, ‘İnsandır, hata yapabilirler, camiayı fazla yıpratmayalım, o camia da bizim camiamız’ anlayışla, bu desturla bugüne kadar geldik. Artık dün bardağın taştığı anı hep beraber yaşadık. Yalnız bizim tarafımızdan değil, Manisasporlu yöneticiler tarafından dahi bir hakem skandalı, bir hakem faciası yaşadık. Ben orada inanın orta hakeme acıdım. Onun düştüğü o skandala acıdım. Onun zavallı durumunu acıdım. 2 metre önünde penaltıyı veriyor. Penaltıda VAR’dan beyefendi uyarıyor, VAR’a çağırıyor. Kardeşim VAR’a çağırıyorsun, VAR’da iptaline karar veriyorsun. Hadi ona da saygı duymuyorum da, saygı duydum. Arkasından Manisa’ya karşı bir penaltı veriyorsun. Aynı hakem çok zavallı bir durumda yine VAR’a gidiyor. VAR’dan maalesef o rezilliğin tekrar 2’nci rezilliğe dönüşmemesi adına, oradan alınan ikazla, hiçbir penaltıyla uzaktan yakından alakası olmayan bir faciayla beraber, yine orada penaltı iptal ediliyor. Manisa başkan ve yöneticileri de yanımda, ‘ya Allah aşkına bu nasıl penaltı’ diyorlar. 45’nci dakikalarda Tanque’nin bariz golü maalesef yine çok acı bir durum. VAR çizgisi çekilmiyor ama Allah o kadar büyük, yüce ki yukarıdan gölgenin işareti oraya düşüyor, stadın gölgesi çizgiyi çekiyor oradan” dedi.
“BİR HAKEMİN BİR CAMİAYA KARŞI YAPMIŞ OLDUĞU EDEPSİZLİKTEN BAHSEDİYORUM”
İlk defa sahalarda böyle bir şey gördüğünü söyleyen Koyun, “Bir hakemin, bir camianın bu duruma düşmesinden inanın ben bir kulüp başkanı olarak da, spor adamı olarak da üzüntülerimi dile getiriyorum. Skandal devam ediyor. En son Kouakou’nun ceza sahasına girerken düştüğü pozisyonu bir hatırlayın. Faul vermiyor, devam ettiriyor. Aslında o faul ve sarı, frikik, vermiyor. Bir hakemin, bir camiaya karşı yapmış olduğu edepsizlikten bahsediyorum. Kalkıyor bizim orta sahada bir pozisyon oluyor. Faul kullanmamız lazım. Bizim futbolcumuz pozisyonu bir metre ileriden kullanıyor. Geri geliyor. Hakemin hareketini iyi hatırlayın, ilk defa sahalarda böyle bir şey görüyorum, geliyor 1 metre geriden gösteriyor, çizgiyi çiziyor. Bu ne demek biliyor musunuz? ‘Ben sana kafayı taktım, işini bitireceğim’ anlamına geliyor. Bu kadar kinin, nefretin bir hakemin içerisinde olması inanın psikologların hepsi onu çok iyi teyit ediyor orada. O hakemin yapmış olduğu tepkinin ne anlama geldiğini hiçbir hakemde ben görmedim. Gider normal, nezaketli bir şekilde çizgiyi çizer, ilgili takım da pozisyonu kullanır” şeklinde konuştu.
“KURUMLARIN ÖZELLİKLE TAKİP ETMESİNİ İSTİYORUZ”
VAR hakemine de seslenen Kocaelispor Başkanı Engin Koyun, “Son dakikada Kouakou’ya yapılan. Bütün spor kamuoyunun takip etmesini, MHK’nin, federasyonumuzun, ilgili kurumların özellikle takip etmesini istiyoruz. Kendimi bir anda Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde hissettim. Tuttuğu gibi Kouakou’yu yere indiriyor. Hadi bizim orta hakem gözden es geçti, VAR hakemi sen ne iş yapıyorsun? Penaltıyı verdiği zaman müdahale ediyorsun orada. Hakemi VAR’a çağırıyorsun ve penaltıyı iptal ediyorsun. Arkasından yapmış olduğu, son dakikada bizim futbolcumuza yapılan, rakip takım taraftarı ve yöneticilerinin de penaltı iddia ettiği bir yerde ne yapıyorsun? VAR’a dahi çağırma gereği hissetmiyorsun” dedi.
“KASITLI VE BİLİNÇLİ OLARAK YAPILIYOR”
“Federasyon başkanımızı gerçekten yakinen tanıyorum. Çok kıymetli, değerli bir ağabeyimiz. Kendisiyle ilişkilerimiz de iyi. Hakem camiasının yapmış olduğu hata zincirlerinin bütün faturası ona kesiliyor” diyen Koyun, konuşmasına şu sözlerle devam etti:
“Kendisi de bunu hak etmiyor. Buradan sayın federasyon başkanıma, ilgili bütün kurum ve kuruluşlara sesleniyorum; özellikle bireysel olarak insanların kasıtlı olarak yapmış olduğu hataların camialara fatura edildiğinin altını çiziyorum. Özellikle bütün hedefte siz olduğunuzu, bunun kasıtlı ve bilinçli olarak yapıldığını bunu bir kez daha Kocaeli camiası olarak, Kocaelispor Başkanı olarak sizlerle paylaşma gereği hissediyorum. Canımız yandı, yanmaya devam ediyor. Artık bundan sonra bizim ve hiçbir camianın bu skandal hakemler tarafından asla ve asla görev almaması gerektiğine ben temenni ediyorum. Bunlar, inanın Türk futbolunun geleceğini yok etmek için görevlendirilmiş birer şahıslar olarak görüyorum. Bugün gelinen noktada hiç bunun farkında değiller. Bir şehrin, bir camianın geleceğini yok etmeye kalkanlara asla ve asla bu fırsatı vermeyeceğimizi tüm spor kamuoyunun bilmesi gerektiğini söylüyorum. Herkes haddini bilecek. Bunun bedeli ne olursa olsun, bu arkadaşlarımızın bireysel, fevri yapmış olduğu hataların tamamen ve tamamen futbolumuzun, Türk sporunun geleceğini yok etme adına olduğunu altını çiziyorum. Tekrar bütün yetkililerimizden, bu arkadaşlarımızın bugünden itibaren asla ve asla Kocaelispor maçlarımıza verilmemesini, daha da ileri gidiyorum, artık düdüklerinin asılması gerektiğini özellikle söylüyorum. Bunlar yalnız bize yapıldı diye değil, bütün kulüplerimiz aynı acıyı zaman zaman dile getiriyorlar. Bugünkü feryadımız, bugünkü tepkimiz tamamen dünkü yaşanan olayla ilgili değil. İnanıyorum ki bundan sonra da aynı hataların yapılmaması gerektiğini arz ediyorum. Kocaelisporumuzun asla ve asla hakemler tarafından kollanmasına, korunmasına ihtiyaç olmadığını ben sizlerle paylaşıyorum.”
]]>‘VAR’A GÖRÜNTÜ GİTMEDİ DİYORLAR’
“En önemli nokta, yine maalesef direkt sonuca tesir eden bir hata yapıldı maçta. Başka hatalar da oldu. Herkesin kabul ettiği bir hata var. Çok erken bir dakikada hem kart hem penaltı vardı. Aylardır itidal ve Türk futbolundaki gerginliğin azaltılmasıyla ilgili şeyler söylüyoruz. Hep böyle söyleyeceğiz. Tepki alacağız belki. İki görevimiz var. Hakkımızı sonuna kadar savunmak ve eş zamanlı olarak Türk futbolunun hakkını savunmak. Dün derbiden sonra ve bugün dahil, tüm resmi irtibatları sağlıyoruz. Şampiyonluğa tesir eden hatadır. Farklı görüntüler varken… VAR’a görüntü gitmedi diyorlar, işi başka yere götürür. Böyle bir görüntünün işlenmeyip hakeme yansıtılmaması akla mantığa uygun değil.”
‘TFF AÇIKLASIN! VAR NİYE ÇAĞIRMADI?’
“Geçenlerde yaşanan olayın üzerimize verdiği sorumlulukla hoyratça değil hakkımızı çok doğru şekilde savunmalıyız. Bir şeyler kaybetsek bile Türk futbolu için doğru şeyler yapmalıyız. 10 aydır doğruları, bir programa çıkıp Türk futbolu için yapılması gerekenleri 2 saat saydık. Şampiyon olmak, haksızlığa uğramamak çok önemli. Ancak, hiç kimsenin canından kıymetli değil. Bu bilinçte olmamız gerekiyor. Daha çok bağıranın, daha çok manipülasyon yapanın daha haklı olduğu bir ortam sürdürülebilir değil. Tezahürünü gördük. TFF bunu açıklasın. VAR niye çağırmadı? 26 kamera varken, bu görüntüler varken neden çağrılmadı? Üst düzey ve şampiyonluğa etki eden bir maçta bunun kabul edilmesi mümkün değil. Gerekli cezalar verilmeli. Daha derin araştırmalar yapılması.”
‘TELEFONLAR HER ŞEY İNCELENSİN’
”Galatasaray olarak tahkikat komisyonları kurulsun, resmi mercilerle ilişkiler tetkik edilsin. Daha ekim ayında başvurduk. Bu isteklerimiz için TFF’yi göreve davet ettik. Yaşanmasın istedik ama yaşandı da… Bu son olsun. Kötü bir olay yaşadık. Gerek yöneticilerin TFF’yle gerek sosyal medyayla gerek medya yöneticileriyle görüşmelerin tahlil edilmesi lazım. Kamuoyunu baskılayarak, manipüle edilerek yapılıyor. Derhal önlenmeli. Sonuçlar sahaya yansıyor. Telefonlar, her şey incelensin.”
‘HEPİMİZ SORUMLUYUZ’
”Kimse ayranım ekşi demiyor. Futbolda temiz eller yapılsın. Ekim ayından önce söyledik. Derhal başlanması lazım. Sahada böyle şeyler yaşanmasın. Hepimiz sorumluyuz. Artık temiz eller operasyonu başlasın. Tüm tahkikatlar yapılsın. Kanun değişikliği yapılsın. Bugün bizim canımız yanıyor, yarın başkasının. Derbide bu hata kabul edilemez. Haklarımızı hoyratça savunmayalım, tabii ki hakkımızı savunacağız.”
’14 AY GEÇTİ, DEFALARCA ÖZÜR DİLEDİM’
”3 aylık bir yöneticiyken bir hata yaptım, 14 ay geçti, defalarca özür diledim. Tüm paydaşlar elinden geleni yapmalı. Bize yaşatılanı kimse yaşamasın. Şampiyonluk yolunda belirleyici olan şeyler bunlar. Kabul edilebilir değil. Hepimiz incelenmeli. Tüm ilişkiler incelenmeli. Yarından tezi yok başlamalı. Talebimiz budur. Hızlı bir şekilde çözüm olmalı.”
]]>