Yapılan kontrollerde söz konusu kişinin fotoğraf değişikliği yapılmış eski tip kimlik verdiğini gören ekipler, belgenin sahte olduğunu belirledi.

İncelemede, “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan arandığı tespit edilen kişinin, 30 Kasım 2007’de İstanbul-Isparta seferini yaparken düşen ve 57 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin yargılandığı davada hakkında 11 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan, uçağın Atlasjet tarafından kiralandığı Dünyaya Bakış Hava Taşımacılık AŞ’nin ortağı Yavuz Çizmeci olduğu bilgisine ulaşıldı.
Yavuz Çizmeci, hakkında bulunan kesinleşmiş hapis cezası uyarınca götürüldüğü adliyedeki işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.

NE OLMUŞTU?
İstanbul’dan Isparta’ya gelen Atlasjet Havacılık AŞ yolcularını taşıyan Dünyaya Bakış (World Focus) Hava Taşımacılığı AŞ şirketine ait yolcu uçağı, 30 Kasım 2007’de Isparta’nın Keçiborlu ilçesi yakınlarındaki Türbetepe mevkisinde düşmüş, kazada 7’si mürettebat 57 kişi hayatını kaybetmişti.
Kazada ölenler arasında, “Türk Hızlandırıcı Merkezi” projesinin Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinde düzenlenen 4. Çalıştayına katılmak üzere yola çıkan proje üyesi Boğaziçi Üniversitesinden Prof. Dr. Engin Arık, Doğuş Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fen Bilimleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şenel Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ile araştırma görevlileri Mustafa Fidan, Özgen Berkol Doğan ve yüksek lisans öğrencisi Engin Abat da bulunuyordu.
Uçak kazasıyla ilgili kamu davası, 16 Haziran 2009’da açıldı. World Focus Hava Yollarında görev yapan bazı üst düzey ve teknik personelden oluşan 10 kişinin yargılanacağı davanın ilk duruşması, 28 Temmuz 2009’da Isparta Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Yargılamalar sırasında sanık sayısı önce 12’ye, ardından 20’ye yükseldi.
Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Ocak 2015’te açıkladığı kararında, sanıklardan 8’ine, 11 yıl 8 ay ile 1 yıl 8 ay arasında değişen süreli hapis cezası verirken, 12 sanığın da beraatini kararlaştırdı.
Temyiz üzerine dosyaya bakan Yargıtay 12. Ceza Dairesi, uçağın Atlasjet tarafından kiralandığı Dünyaya Bakış Hava Taşımacılık AŞ ortağı Yavuz Çizmeci, Genel Müdürü Aydın Kızıltan ve Teknik Müdürü İsmail Taşdelen’in 11 yıl sekizer ay, Bakım Müdürü Fikri Zafer Dinçer’in 5 yıl 10 aylık hapis cezasını onadı. Dönemin Atlasjet Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Tuncay Mustafa Doğaner ile uçuş işletme sorumlusu Mehmet Şerif Erbilgin hakkındaki beraat kararını bozdu. Daire, diğer sanıklara verilen beraat kararlarını da onadı.
Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma kararı üzerine yeniden yargılanan sanıklar Doğaner ile Erbilgin’e 2021’de “taksirle öldürme” suçundan 5 yıl 10’ar ay hapis cezası verdi.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin Doğaner ile Erbilgin’e verilen hapis cezalarını onaması üzerine dava dosyası 17 yıl sonra kapandı.
]]>“BELGRAD ORMANI’NDA HAVA SICAKLIĞI 30 DERECE, MASLAK’TA 42- 43 DERECE”
Gökdelenlerin şehirlerde hissedilen hava sıcaklığını arttırdığını belirten Ahmet Köse, “Aşırı şehirleşme, betonlaşma ve asfalt yüzeyler şehirleri ciddi manada etkiliyor. Her yağış sele neden oluyor. Her yağış su baskınına neden oluyor. Ve şunun farkına vardık ki, yazın Maslak’ın 2 kilometre ilerisindeki Belgrad Ormanı’nda hava sıcaklığı 30 derece olsun, nem yüzde 55 olsun, hissedilen sıcaklık 32 derece iken, bulunduğumuz bölgede hissedilen sıcaklık 42- 43 derece oluyor. Şanlıurfa sıcağını hissediyoruz.” dedi.
“GİYDİRME CAM ISIYI ARTIRIYOR”
Köse, “Nasıl oluyor bu? Buradaki hava sıcaklığı 32-33 derece. Nem yine yüzde 55 olsun. Ancak giydirme cam binaların, yapılan bilimsel çalışmalarda ortamın ısısını 3 derece kadar arttırdığı tespit edilmiş, yine beton ve asfalt yüzeylerin sıcaklığı 54 dereceye, 30 derece sıcaklıkta asfalt yüzeyin sıcaklığı ise 58 dereceye kadar çıkabiliyor. O yüzden bunların ve mercek görevi gören giydirme cam binaların da etkisiyle sıcaklığı 45 dereceye yakın hissediyoruz. Yine uluslararası tıbbi merkezin yaptığı araştırmalara göre 2003 yılında Avrupa’da sıcak hava dalgaları sebebiyle yaklaşık 70 bin kişi hayatını kaybetti. Yapılan çalışmalar şunu gösteriyor ki sıcak hava dalgasının yaşandığı günlerde ölüm oranları yüzde 10 oranında artıyor. Ülkemizde bununla ilgili çok ciddi çalışmalar olmasa da yapılan sadece Avrupa’da değil Amerika’da da yapılan çalışmalarda yüzde 14’lere kadar ölüm vakalarında ciddi artışlar görülüyor. Bu da kalp krizi ve beyin kanaması risklerinin arttığını gösteriyor” dedi.

“MERCEK GÖREVİ GÖRÜYOR”
Gökdelenleri ‘Rüzgar kapanı’ olarak adlandıran meteoroloji mühendisi Köse, “İstanbul’un hakim rüzgar yönü yüzde 70 poyrazdır. Biz gökdelenleri İstanbul’un hakim rüzgar aldığı alanlara diktik ve aralarında boşluk bırakmadığımız için rüzgar bir taraftan geliyor, diğer taraftan çıkamıyor. Çıkamadığı için o gökdelenlerin arka tarafında kalanlar yaklaşık bunun 50 katı mesafede rüzgarsız kalıyor. Rüzgarsız kalmak ne demek? Hava sirkülasyonu olmaması, hava kirliliğinin artması anlamına geliyor. Gökdelenin diğer tarafında kalanlar ise bu defa türbülans sebebiyle başta kulak rahatsızlıkları olmak üzere çok ciddi sinir harbine neden olan hastalıklara maruz kalmak zorunda kalıyor.” dedi.
Köse “Dolayısıyla biz bir şeyler yaparken, bir şeyleri göz ardı ediyoruz. Mesela gökdelenler, tamam cam giydirme binalar çok şık duruyor. Gece gündüz siz arka taraftakini göremiyorsunuz, işiniz gidiyor. Ancak diğer taraftan baktığınız zaman gelen ışığın bir kısmını gökdelenler geri yansıtıyor. Bu da mercek görevi görüyor. Hatta İngiltere’ de bir vaka var. Aynı yere park eden bir vatandaş belli bir süre sonra bakıyor ki arabası o mercek görevi sebebiyle boyası yanmış ve dava açıyor. Bunun gibi olayları artık gelecekte de sık sık biz görmeye başlayacağız. Öncelikle meteorolojik etki değerlendirme dediğimiz bir hadise var. Bir yörenin şehirleşme yapılırken meteorolojik hadiselere, parametrelere bakılması gerekiyor. O yörenin suyu yetecek mi, insanlara havası yeterli mi, yeterince temiz mi? Ya da biz dere boyunca, mesela Büyükdere Caddesi diyoruz. Derenin haberi yok bundan. Her tarafa plazalar dikmişiz. İki damla yağmur düştüğü zaman buralarda sel ve su baskınları yaşanıyor ve sonrasında bütün suçu iklim değişikliğine bağlıyoruz” diye konuştu.
“ŞEHİRLEŞME VE İMAR PLANLAMALARINDA METEOROLOJİ UZMANLARI DİNLENMELİ”
Şehirleşme ve imar planlamalarında meteoroloji uzmanlarının dinlenmesi gerektiğini savunan Ahmet Köse, “Şehirleşmeyi yeniden bizim tasarlamamız gerekiyor. Artık günümüzde sürdürülebilir şehircilik kavramı hat safhada ön plana çıkmış durumda. Çünkü biz gelecek nesillere artık yaşanabilir şehirler bırakabilmemiz için meteoroloji mühendislerinin sözlerine dikkat ederek, imar planlarında onlara yer vererek imar planlarını yeniden revize etmemiz gerekiyor. Çatı eğiminden, binaların yön seçimine kadar mesela biz kuzey-güney cepheler yapıyoruz. Binalara kuzey-güney istikamette yerleştiriyoruz, batı-doğu istikamette yerleştiriyoruz. Bunlar hakikaten o yöresel şartlara uygun mu? Mesela İstanbul da hakim rüzgar yönü poyraz olduğu için güneşi maksimum alacak şekilde şehirleri planlamamız gerekiyor. Binaları planlamamız gerekiyor. Zira mimar arsaya bakıyor. Şehre en fazla kaç metrekare alan çıkıyorsa ona göre binayı tasarlıyor ki şu an iyi günlerimiz” ifadelerini kullandı.
“BU KISIR DÖNGÜ DEVAM ETTİĞİ SÜRECE BİZİM SORUNLARIMIZ KATLANARAK DEVAM EDECEK”
Gökdelenlerin plansız şekilde yapılması durumunda yaşanacakları değerlendiren Köse, “Her geçen gün, iddia ediyorum her sene sel olayları katlanarak devam edecek, çatı uçmaları katlanarak devam edecek ve orman yangınları katlanarak devam edecek. Bunu önlemenin yolu sürdürebilir şehirleşme ve ulaşım. Orta çağdaki ahşap binaların ısı yalıtımı ile mevcut cam giydirme binaların ısı yalıtımı eşdeğer. Dolayısıyla biz bu evleri karşılamak için kışın sürekli buraları ısıtmak yazın ise soğutmak ile uğraşıyoruz. Bu da hava kirliliğine neden oluyor çünkü sürekli sera gazı salmak zorunda kalıyoruz. Bu kısır döngü devam ettiği sürece bizim sorunlarımız katlanarak devam edecek” dedi.
]]>İsrail’in İran’ın Şam’daki büyükelçilik yerleşkesinde yer alan konsolosluk binasına 1 Nisan’da hava saldırısı düzenlemesi sonrasında misilleme sözü veren Tahran yönetimi harekete geçti. İsrail’in saldırısında İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan 2’si general toplam 7 kişi yaşamını yitirirken İran, dün gece İsrail’e 100’den fazla insansız hava aracı ve füze ile saldırdı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, “İsrail’e yönelik İHA saldırısı, İsrail’in Suriye’deki İran konsolosluğuna saldırısına cevap olarak Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetleri, siyonist rejimin topraklarındaki bazı hedefleri onlarca İHA ve füzeyle vurdu” açıklamasında bulundu.
İSRAİL: İLK DALGAYI BERTARAF ETTİK
İsrail ordusundan saldırının başlamasının ardından yapılan ilk açıklamada “Savunma sistemlerimiz saldırılarla başa çıkmaya hazır” denildi.
İHA’ların İsrail’e ulaşmasının saatler alacağını belirten ordu açıklamasında, “Tehdit altındaki bölgelerde sirenler çalacak” denildi.
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, yaptığı videolu açıklama ile İran’ın İHA ve füze saldırısının ilk dalgasının bertaraf edildiğini söyledi. Gallant, çatışmanın sürdüğünü de vurguladı.
BIDEN NETANYAHU’YU UYARDI
Öte yandan Axios isimli ABD merkezli medya kuruluşu, Beyaz Saray’dan üst düzey kaynaklara dayandırdığı haberde ABD Başkanı Joe Biden’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu uyardığını aktardı.
Biden’ın Netanyahu’ya İran’a karşı saldırı yapma uyarısında bulunduğunu söylerken, Biden’ın olayların büyümesini istemediği de kaydedildi. Biden’ın Netanyahu’ya İsrail, ABD ve bölgedeki diğer ülkelerin ortak savunma çabaları sayesinde İran’ın saldırılarının başarısızlıkla sonuçlandığını söylediği ve Netanyahu’ya, “Bir zafer kazandın. Bu zaferi al” dediği belirtildi.
Kaynaklar ayrıca Biden’ın Netanyahu’ya, İsrail’in İran’a olası bir karşı saldırısında ABD’nin yer almayacağını söylediğini ve Netanyahu’nun da “anladım” diye yanıt verdiğini açıkladı.
“ABD VE İNGİLİZ UÇAKLARI İHA’LARI DÜŞÜRDÜ”
İsrail’in Kanal 12 televizyonu, İran’ın İHA’lardan daha kısa uçuş süresine sahip füzeler fırlattığını duyurdu. Kanal 12, 100 kadar İHA ile sayısı belirtilmeyen füze fırlatıldığını, bunların bazılarının Suriye ve Ürdün üzerinde düşürüldüğünü belirtti.
Kanal 12 ayrıca ABD ve İngiliz askeri uçaklarının Irak-Suriye sınır bölgelerinde İran’a ait İHA’ların bazılarının düşürdüğünü ifade etti. ABD’li yetkililer de sayısı belirtilmeyen İHA’ların düşürüldüğünü doğruladı.
“BALİSTİK FÜZE SALDIRISI BAŞLADI” İDDİASI
İran’ın devlet haber ajansı IRNA’ya konuşan bir kaynak, bilinen saldırıların dışında “Tahran’ın İsrail’e karşı ilk balistik füze dalgasını başlattığını” iddia etti. İsrail ordu radyosuna konuşan ve adı açıklanmayan İsrailli yetkililer de Tahran’ın ülkeye balistik füze fırlatmasına ilişkin herhangi bir emarenin bulunmadığını belirtti.
BEYAZ SARAY: İSRAİL’E DESTEĞİMİZ TAM
Beyaz Saray, ABD Başkanı Joe Biden’ın gelişmeler üzerine ulusal güvenlik danışmanlarıyla bir araya geleceği belirtildi. Biden’ın ekibi tarafından düzenli olarak bilgilendirildiğini belirten Beyaz Saray, “İran, İsrail’e hava saldırısı başlattı. İsrail’in güvenliğine desteğimiz tam. ABD, İran’dan gelen tehditlere karşı (İsrail’in) savunmasını destekleyecek” ifadelerini kullandı.
TAHRAN’DAN TEHDİT: HAVA VE KARA SAHASINI AÇAN ÜLKELER…
İran Savunma Bakanı Muhammed Rıza Aştiyani, ülkesine yönelik saldırılara karşı uyarılarda bulundu. İranlı Bakan, “İsrail’in İran’a saldırması için hava ve kara sahasını açan ülkeler, kararlı cevabımızı alacaktır” ifadelerini kullandı.
İRAN: KONU SONUÇLANMIŞ SAYILABİLİR
İran’ın Birleşmiş Millet Daimi Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada “İsrail’in bir daha hata yaparsa Tahran’ın karşılığının daha ağır olacağı” belirtildi ve ABD’ye mesaj verildi.
Temsilciliğin sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklama şu şekilde:
– “İran’ın BM Şartı’nın meşru savunmaya ilişkin 51. maddesine dayanarak gerçekleştirdiği askeri harekat, Siyonist rejimin Şam’daki diplomatik tesislerimize yönelik saldırısına bir cevap niteliğindeydi.
– Konu sonuçlanmış sayılabilir. Ancak İsrail rejiminin yeni bir hata yapması halinde İran’ın yanıtı çok daha sert olacaktır. Bu, İran ile haydut İsrail rejimi arasında, ABD’nin uzak durması gereken bir çatışmadır.”
SİRENLER ÇALDI, PATLAMA SESLERİ DUYULDU
Saldırının ardından Kudüs, Tel Aviv ve bazı kentlerde sirenler çalarken gökyüzünde yer yer patlama sesleri duyuldu. Fotoğrafta, Tel Aviv semalarındaki patlamalar görünüyor.
Öte yandan, İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, saldırılar nedeniyle ülkenin güneyinde 10 yaşında bir çocuğun ağır yaralandığını bildirdi.
HAVA SAHALARI KAPATILDI
Güvenlik kaynakları, Irak hava sahası üzerinde onlarca İHA’nın tespit edildiğini aktardı. Irak Ulaştırma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ülkenin hava sahasının kapatıldığı ve tüm hava trafiğinin durdurulduğu belirtildi. Daha sonra İsrail ve Lübnan da hava sahasını gelen ve giden uluslararası uçaklara kapattığını duyurdu.
SAVAŞ KABİNESİ TOPLANDI
Saldırının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savaş Kabinesi ile bir araya geldi.
Toplantıya Savunma Bakanı Yoav Gallant, Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’nin de katıldığı ifade edildi.
20 KG PATLAYICI TAŞIYORLAR
Eski İsrail Askeri İstihbarat Dairesi (AMAN) Başkanı Amos Yadlin, İHA’ların her birinin 20 kg kadar patlayıcı ile donatıldığını, İsrail’in hava savunma sistemlerinin bunları düşürmeye hazır olduğunu söyledi.
İsrail devlet televizyonu, İsrailli yetkililerin bir kaç gün sürecek çatışmalara ve karşılık vermeye hazırlandığını bildirdi.
]]>■ 2019’daki mağlubiyetin ardından siz sahadan hiç çekilmediniz. Motivasyonunuz neydi?
Hedefimiz hep belliydi, biz büyükşehirde bir değişim yaşanması gerektiğini gördük. Çünkü Bursa gerçekten kötü yönetiliyordu. Hava kirliliği maksimum seviyelere ulaştı, çevre kirliliği vardı. Bursa’nın trafik ve ulaşım ile ilgili sorunları var. Bursa’nın planı yok, planlamadan başlayan, çevre düzeniyle ilgili projelendirmelere kadar bir sorunlar yumağı var. Bunları çözebilmek için de önce insan diyen bir anlayışın Bursa’nın dört bir tarafına yayılması gerekiyordu.
RÜZGAR FIRTINAYA DÖNÜŞTÜ
■ Seçim öncesi en çok gelen talep ve istekler nelerdi? Halk size nasıl güvendi?
Halk bizi zaten tanıyordu. Her gittiğimiz ilçede “Nilüfer gibi olacak mı?” sorusuyla karşılaştık. Nilüfer’deki hizmetlerin aynılarını tüm ilçelere yayma sözü verdik. İnsanlar bize inandı ve 3 ayda gördük ki rüzgâr zaten bizim lehimize esiyor, sonra o rüzgâr sandıkta fırtınaya dönüştü. İl ve ilçe başkanımızla 3 ay boyunca beraberdik. Görünmeyen kahramanlarımız vardı; ev ev dolaşıp bizi anlatan Bursalılar. Nilüferliler, farklı ilçelerdeki eşini dostunu arayıp bizleri anlattı. Gerçekten Nilüferliler inanılmaz çalıştı bu seçimde.
İNCELEME BAŞLATIYORUZ
■ Nasıl bir belediye devraldınız?
En geç mazbata alan büyükşehir belediyesi bizdik. Son iki haftada nelerin yapıldığını hiç bilmiyoruz. Bayramdan hemen sonra geniş kapsamlı inceleme başlatıyoruz. Kamuoyunu da bilgilendirip aydınlatacağız. Çünkü burada harcanan her bir kuruş bu şehirde yaşayan 3,3 milyon insanın parası. Şu an, bütçe dengesinin bozulduğunu görebiliyoruz, çünkü bütçenin 6 aylık harcamasını 3 ayda yapmışlar.

Başkan Boybey Sözcü TV’den Gülinay Selçuk’un sorularını yanıtladı.
EMEKLİLERE HALK KART GELİYOR
■ Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin halka yönelik ilk hizmetleri neler olacak?
İlk olarak çocuklara süt projemiz var, yeni dönemde anaokulu ve 1. Sınıfa giden çocuklarımıza okul sütü dağıtımına başlayacağız. Biz bunu Nilüfer’de başardık ve Türkiye’de bir ilkti. Daha sonra Bakanlık “biz yapalım” dedi. Bakanlığa devrettik, 2 ay dağıtım yaptılar, 3. ayda bıraktılar. Emekliye, ihtiyaç sahiplerine Nilüfer’de yıllarca Halkkart dağıttık. Şimdi bu çalışmamızı Bursa geneline yayıyoruz. Emeklilerimize de destek paketlerimizi en kısa sürede devreye sokacağız. Hayvancılıkla ilgili çalışmalar yapacağız.
HAVA KİRLİLİĞİNİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
■ Hava kirliliği Bursa’da en kritik seviyede. Bu soruna nasıl eğileceksiniz?
Bursa’nın bugün İnegöl de dahil olmak üzere havası kirli. Bakanlıkla ve valilikle görüşeceğiz. Nilüfer’deki 20 yıllık başkanlık dönemimde hava ölçüm istasyonları yapıp üniversitemizle ortak bir proje ile ilçemizdeki hava kirliliğini sürekli takip ettik. Şimdi aynı modeli tüm Bursa geneline yayacağız ve kentteki hava kalitesini sürekli izleyeceğiz, halkımızla da paylaşacağız. Ayrıca kirleticilere karşı hassasiyetimiz çok yüksek. Kirleticileri tespit edip tedbir alması gerekenlerin takipçisi olacağız.
]]>Kuzey Afrika'dan gelen ve geçtiğimiz günlerde Güney Yunanistan'ın üzerindeki gökyüzünün turuncu renk almasına neden olan toz bulutları, şimdi de Türkiye'de etkisini göstermeye başladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, bugün için 44 ile sarı uyarı yaptı.
Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Amasya, Ankara, Antalya, Aydın, Bolu, Burdur, Çankırı, Çorum, Denizli, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Isparta, Mersin, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Kütahya, Malatya, Kahramanmaraş, Muğla, Nevşehir, Niğde, Ordu, Samsun, Sinop, Sivas, Tokat, Şanlıurfa, Uşak, Yozgat, Zonguldak, Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Bartın, Karabük, Kilis, Osmaniye, Düzce.
Sahra Çölü'nden gelen toz bulutunun Avrupa'ya taşınması Ataköy Escort başta Türkiye ve Yunanistan olmak üzere birçok güney Avrupa ülkesinde gökyüzünün turuncuya dönüşmesine ve hava kalitesi ile görüş mesafesinin düşmesine neden oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye'de de etkili olan toz taşınımı ile ilgili uyarılarda bulundu.
Tekirdağ üzerinden Türkiye'ye giriş yaparak yurdun batı kesimini etkisi altına alan çöl tozunun etkisinin İstanbul'da 3 gün daha süreceği tahmin ediliyor.
Birkaç sene önce yoğun olarak çöl tozlarının geldiğini hatırladığını ifade eden Mustafa Baran, " Sabah kalktığımızda arabalarımızın üzeri görünmez oluyordu. Sağlık açısından çok zararlı olduğunu biliyorum. Gelince evden çıkmayacağız herhalde. Kesinlikle maske takılması gerekiyor. Sadece çöl tozları ile alakalı değil günlük hayatımızın içinde insanların yoğun olduğu yerlerde takılması gerekiyor. Ben etkilenmedim ama etkilenen dostlarımız oldu" diye konuştu.
Sahilde bisikleti ile gezerken çöl tozlarından etkilendiğinin belirten Fahrettin Güden, "Ben her sabah bisiklet ile 50 kilometre yol yaparım. Akşam eve gittiğim zaman saçlarım toz içerisinde olur. İçki ve sigara kullanmadığım için öksürük problemim yok ama benim hanımımda var. Anadolu tarafından buraya misafirliğe gelenler nefes alamıyorlar geri dönüyorlar. Kızımın arabalarının üzeri bembeyaz oluyordu. İstanbul'un kirliliği çok kötü" dedi.
Çöl tozlarının ne olduğunu bilmediğini ifade eden Halil Hayırlıoğlu, "Arabaların üzerinde sapsarı toz olduğunu gördüm. Ne olduğunu bilmiyorum. Arabanın üzerinde sildikten sonra bende merak ettim ne olduğunu. Benimde oldukça dikkatimi çekti" diyerek sözlerini tamamladı.

Ailesi ile birlikte sahilde gezdiklerini çocuğunun çöl tozlarından etkilendiğini söyleyen Naim Uludağ, "Arabanın üzerinde kolaca belli oluyor. Her yıl oluyor alıştık artık. Beni fazla etkilemiyor ama çocukları etkiliyor. Çocuklarımın burnu tıkanıyor. Burnundan nefes alamıyor, ağzından alıyor. İkisini de etkiliyor zor bur durum. Kimse maske ile dışarı çıkmak istemez. Herkesi etkiliyor, bazen nefes alırken bile zorlanıyorsun" dedi.
]]>Yunuseli Havaalanı’ndan eğitim amaçlı kalkan TC-UTT T2002JF model 2002 eğitim uçağı, kalkışından kısa bir süre sonra havalimanına 500 metre mesafede, bir eve çarpıp sokağa düştü.
Uçak alev alırken, sokakta park halinde bulunan araçlar da yanmaya başladı. Yangın nedeniyle zaman zaman patlamalar meydana geldi.
Bölgeye sevk edilen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın söndürülürken, uçağın pilotu Furkan Otkum (27) ile öğrenci pilot Murat Avşar’ın (31) hayatını kaybettiği belirlendi.
Cenazeler otopsi işlemlerinin ardından İstanbul ve Mersin’de toprağa verilirken, uçak enkazı da Ankara’dan Bursa’ya gelen kaza kırım ekibinin incelemelerinin ardından bölgeden kaldırıldı.

2 PİLOT ÖLMEDEN DAKİKALAR ÖNCE GÖRÜNTÜLENDİ
Pilotların kazadan dakikalar önce Yunuseli Havalimanı’nda güvenlik kameralarına yansıyan görüntüleri ortaya çıktı.
Görüntülerde öğrenci pilot Murat Avşar’ın çantasıyla aprona doğru yürüdüğü, pilot Furkan Otkum’un Avşar ile uçağın başında sohbet ettikten sonra son incelemelerini yaparak, uçağa bindiği, 15.05 sıralarında pistten hareket ettiği görüldü.
Uçak 15 dakika sonra, saat 15.20’de teknik bir nedenden dolayı kaza kırıma uğrayarak düşerken, havalimanındaki diğer pilotların panikle koşması ve uçağın düştüğü sokaktan yükselen siyah dumanlar da görüntülere yansıdı.

3 YETKİLİNİN İFADELERİNE BAŞVURULDU
Kazayla ilgili Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılırken, savcılık koordinesinde soruşturmayı sürdüren polis ekipleri, uçağın bağlı olduğu şirket sahibi Yenal Ahmet T., uçakların sivil havacılık uçuş kurallarını denetleyen Fevzi A. ve uçak teknisyeni Mustafa K.’nin ifadelerine başvurdu.
Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürülen 3 yetkili, işlemlerinin tamamlanmasının ardından serbest bırakıldı.
4 KİŞİLİK BİLİRKİŞİ HEYETİ GÖREVLENDİRİLDİ
Havayolu şirketindeki 3 görevli hakkında, ‘Taksirle ölüme sebebiyet verme’ suçlamasıyla açılan soruşturma kapsamında, uçağın düşüş nedenin belirlenmesi için 13 Kasım 2023’te kaptan pilot İsmail Bingöl, Sivil Hava Ulaşım Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Özlem Çapan Özeren, teknisyen Özay Bodur ve A Sınıfı İş Güvenlik Uzmanı Orhan Kara’dan oluşan, 4 kişilik heyet kuruldu.
‘YETKİLİ SERVİSİN RAPORU HATALI DEĞERLENDİRMEYE YOL AÇTI’
Çalışmalarını tamamlayan ekip, hazırladığı Bilirkişi Heyet Ön Raporu’nda, uçak motorunun üretildiği Avusturya’daki fabrikanın yetkili servisinin karbüratör incelemesinde, ayar vidalarının gevşek olması nedeniyle karbüratör hava yakıt karışımının fakir olduğu yönünde değerlendirme yaptığı, buna göre hazırlanan raporda, ‘üretici tavsiyelerine riayet edilmemesi, karbüratör hava yakıt karışımının fakir olması neticesinde motor performansının düşmesi ve motor gücünün hava aracını taşıyamaz hale gelmesi’nin bakım faktörü olarak uçağın düşme nedenlerinden biri olarak değerlendirdi. Buna göre, fakir çalışmanın motor performansını etkilemesi konusunun ana fabrikaya sorulacağının ifade edildiğine de raporda yer verildi.
Ancak teknik prosedürün, yetkili servisin değerlendirmesini doğrulamadığına dikkat çekilen raporda, “bahse konu karışım ayar vidasının sıkıldığında fakir karışım olacağı, gevşetildiğinde ise zengin karışım olacağı açık olarak belirtilmektedir. Dava konusu olaydaki durumda hava aracının motorunun fakir çalışmadığı, zengin çalıştığı anlaşılmaktadır. Dolayısı ile Rotax’ın yetkili servisi Luciano Sorlini firmasının karbüratörlerin fakir karışımda olduğu yönündeki değerlendirmesi hatalıdır. Yapılan hatalı değerlendirme, Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi’nin (UEIM) yaptığı nihai değerlendirmeye de yansımış ve böylece raporun bu hatalı değerlendirmeyi içermesine yol açmıştır” denildi.
AVUSTURYA’DAKİ FABRİKAYA MÜZEKKERE YAZILACAK
Raporda, uçak kazası sonrası dava konusu olay kapsamında denetime elverişli rapor hazırlanabilmesi, kusur durumunun değerlendirilmesi için Hava Motor İnceleme Raporu’nun, Avusturya’da bulunan Rotax ana fabrikasına gönderilerek, motorun zengin çalışmasının performans etkisi hakkında ve karbüratörlerle ilgili daha doğru ve kesin bilgilerin alınabileceği belirtilerek, fabrikaya müzekkere yazılması istendi.

Görüntüler, bu ay 406. Tabur tarafından, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin (UAF) ülkeyi Rusya’nın iki yıldır süren işgaline karşı savunma çabalarında kullandığı 300’den fazla quadcopter drone’dan biri aracılığıyla çekildi.
Uzmanların yorumlarına göre, termal görüntüleme drone’unun sıcaklık aralığına bağlı olarak, UFO çevresinden daha sıcaktı.
406. Tabur’dan biri, nesnenin kesinlikle bir UFO olduğunu beyan ediyor.
NEDEN FÜZE ATMIYOR?
Havadaki gizemli nesne, hâlâ tanımlanamasa da Mayıs 2022’de ABD Hava Kuvvetleri Reaper insansız hava aracının kızılötesi ısı kamerası tarafından Irak’ın üzerinde tespit edilen ‘Bağdat Hayaleti’ olarak adlandırılan neseneye benzerliğiyle dikkat çekiyor.
UFO’yu tespit eden drone ise, savaş muhabiri Joe Lindsley ve diğer insani aktivistlerin bağışları aracılığıyla sağlananlardan. Ukrayna’ya DJI markası Mavic 3T termal görüntüleme drone’u hediye edildmişti. Taburun, bu Mavic dört pervaneli helikopteri bu ayın başlarında UFO’yu tespit ettiğinde deniz seviyesinden 150 metreden fazla yüksekte uçuyordu.
UFO görüntülenirken askerlerin kendi aralarında neden füze atmadığını sordukları ve cismin ne olduğunu anlamadıkları için panikledikleri duyuluyor.

SADECE BİR SERAP MI?
Görüntüler yayınlandıktan sonra çevrimiçi tartışmalar da alevlendi.17 saniyelik video için bazıları ‘Fata Morgana’ olarak bilinen serap olgusunun bir ürünü olduğunu öne sürdü.
Adını Kral Arthur efsanesindeki bir büyücüden alan serap, daha yüksek rakımdaki sıcak hava katmanı ve daha alçaktaki soğuk hava katmanının yansımalarını yaratacak şekilde ışığı kıran veya büken bir atmosferik kanal oluşturmasıyla meydana gelir.
Bir Reddit kullanıcısı da Fata Morgana’ya referans vererek, “Bu, bir su kütlesi üzerinde bir şeyin filme alınmasına ilişkin optik bir yanılsama olabilir” dedi.
Ancak 406. Tabur’un UFO videosunun büyük bir su kütlesinin yakınında kaydedilip kaydedilmediği belli değil.
FATA MORGANA EFSANESİ
Fata Morgana hem karadan hem de denizden görülebilse de uzmanlar, kaydedilen görüntüdeki gibi statik ve hareketsiz bir fenomen örneğini görmenin nadir olduğunu belirtti.
Mavic’in üreticisi DJI’dan bir sözcü ise, görüntülerde bir ekipman hatasının rol oynayabileceğini söyledi: “Paylaştığınız görüntülerde bir hata mesajı olduğunu fark ettik.”

İLK DEFA GÖRÜLMEDİ
Ukrayna’da özellikle de savaş döneminde ilk defa UFO vakası yaşanmıyor. 2022’de Kiev’deki Ukrayna Bilim Akademisi Ana Astronomi Gözlemevi’ndeki gökbilimciler, doğası net olmayan önemli sayıda nesne gördüklerini bildiren bir makale yayınladılar.
UFO’larını parlak, ışık yayan kozmikler ve saatte 33 bin mil hızla uçabilen daha karanlık hayaletler olarak ikiye ayıran ekip, “Onları her yerde görüyoruz” diye yazdı.
Ancak üç gök bilimcinin çalışması, yayının profesyonel gereklilikleri karşılamadığını öne sürerek resmi bir açıklama yayınlayan Ukrayna Ulusal Bilimler Akademisi (NASU) tarafından eleştirildi.
Rusya saldırılarından çok daha önce Kasım 2017’de de güneybatı Ukrayna’nın Odessa Oblastı’ndaki Novogradovka köyünün üzerinde tuhaf ışık oluşumları belgelenmişti.
Görüntülerin internette UFO söylentilerini artırmasının ardından Ukrayna ordusu bir açıklama yapmak zorunda kalmış ve ordu sözcüsü bölge sakinlerine endişelenecek herhangi bir şey olmadığını belirtmişti. Işıkların, Ukrayna Deniz Piyadeleri tarafından askeri tatbikat sırasında kullanılan hedefler olduğu belirtilmişti.
]]>İsrail, 7 Ekim’den bu yana ABD’den, silah ve mühimmat ile üst düzey komutanların danışmanlığına kadar birçok alanda destek aldı.
MÜHİMMAT VE SİLAHLAR
ABD, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının başlamasından bu yana İsrail’e mühimmat, araç, silah, koruyucu ekipman ve tıbbi malzeme dahil olmak üzere binlerce askeri malzeme sağladı.
ABD, Aralık 2023 itibarıyla İsrail’e 230 kargo uçağı, silah ve askeri teçhizat yüklü 20 gemi gönderdi.
Wall Street Journal’ın (WSJ), Aralık 2023’teki haberinde, ABD tarafından İsrail’e gönderilen mühimmatın 5 bin 400’den fazla MK84 savaş başlığı bombası ve 5 binden fazla MK82 güdümsüz bombadan oluştuğu belirtildi.
Haberde ayrıca, 1000 civarında GBU-39 küçük çaplı bomba ve yaklaşık 3 bin müşterek doğrudan taarruz mühimmatının (JDAM) bulunduğu kaydedildi.
WSJ’a göre, yaklaşık 15 bin bomba ve 57 bin top mermisinin bulunduğu silah sevkiyatı, İsrail’e C-17 tipi askeri kargo uçaklarıyla gönderildi.
ON MİLYONLARCA DOLAR DEĞERİNDE BOMBA VE MÜHİMMAT
Şubat başında ABD’nin İsrail’e on milyonlarca dolar değerinde bomba ve mühimmat göndereceği medya kuruluşları tarafından duyurulmuştu.
Al Jazeera’nin WSJ’a dayandırdığı habere göre, silah sevkiyatı, hepsinden yaklaşık bin adet olmak üzere MK-82 bombaları, güdümsüz bombaları güdümlü “akıllı” bombalara dönüştürebilen KMU-572 Müşterek Doğrudan Taarruz Mühimmatı (JDAM) ve FMU-139 bomba fitilleri içeriyor.
Basında çıkan diğer haberlere göre de ABD Ekim 2023’ten bu yana İsrail’e yaklaşık 21 bin hassas güdümlü mühimmat sağladı.
Sağlanan diğer mühimmat ve silah türleri arasında on binlerce 155 mm top mermisi, binlerce sığınak delici mühimmat ve 200 adet “kamikaze dron” da yer alıyor.
HAVA DESTEĞİ
İsrail’in Kanal 12 Televizyonunun İsrail Savunma Bakanlığı yetkililerine dayandırdığı haberine göre, ABD ve İsrail, F-35 ve F15 AI uçaklarının İsrail’e tedarikini içeren silah anlaşması imzaladı.
Haberde, ABD ile İsrail arasında varılan anlaşma uyarınca, İsrail ordusuna insansız hava araçları (İHA) ve binlerce cephane sağlanacağı belirtildi.
Yetkililere göre, söz konusu anlaşma, İsrail ordusuna çok sayıda F-35 ve F15 AI uçağının yanı sıra Apache helikopterlerinin de tedarik edilmesini içeriyor.
ORDU YARDIMI
ABD, dış yardım bütçesinin en büyük payını adadığı İsrail’e, ülkenin 1948’teki kuruluşundan beri 330 milyar dolar değerinde destek ödemesi yaptı. İsrail, ABD’den her yıl 3 milyar doların üzerinde savunma yardımı alıyor.
ABD senatosu, 14 milyar doları İsrail’e tahsis edilen ve toplam değeri 95,3 milyar dolar olan yardım paketini onayladı.
Beyaz Saray’dan konuya ilişkin yapılan açıklamada, söz konusu meblağın 4 milyar dolarının, Demir Kubbe ve Davud Sapanı hava ve füze savunma sistemlerinin takviyesi için kullanılacağı, Demir Işın hava savunma sisteminin geliştirilmesi için de 1,2 milyar dolar aktarılacağı belirtildi.
İSTİHBARAT DESTEĞİ
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, 7 Ekim sonrasında ülkesinin İsrail’e istihbarat ve strateji desteği verdiğini duyurmuştu.
The Intercept’in haberine göre, Kasım 2023’ün sonuna doğru ABD, İsrail’in hava saldırılarına destek vermesi ve gerekli istihbaratı toplaması için Hava Kuvvetleri’ni bölgeye konuşlandırdı.
Haberde, ABD Hava Kuvvetleri kasımda da hedefleri belirlemede kullanılacak uydu bilgisini sağlamak için İsrail’e gönderilen subaylar ve istihbarat ajanları için görevlendirme talimatları yayımladı.
AKDENİZ’DE DESTEK
ABD, Orta Doğu’daki üslerine savaş gemisi ve uçakları konuşlandırmanın yanı sıra mevcut A-10, F-15 and F-16 filolarını genişletmek için daha fazla savaş uçağı sipariş verdi.
Biden yönetimi Ekim 2023’te USS Gerald R. Ford uçak gemisi ve diğer savaş gemilerini Akdeniz’e konuşlandırdı. Söz konusu gemilerin 70’ten fazla uçağı taşıma kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor.
Aralık 2023’te, 7’si Doğu Akdeniz, 12’si ise Kızıldeniz, Umman Denizi ve Basra Körfezi’ne dağılmış biçimde bölgede toplam 19 ABD savaş gemisi bulunduğu kaydediliyor.
]]>ÖKSÜRÜĞE NE İYİ GELİR?
Öksürüğe iyi gelebilecek bazı doğal bileşenler ve önerilen öneriler şunlar olabilir:
Bal ve Limon: Bir bardak ılık suya birkaç damla limon suyu ve bir tatlı balın eklenmesiyle öksürüğü hafifletebilir. Balın antimikrobiyal özellikleri vardır ve boğazı rahatlatıcı etkisi bulunmaktadır.
Zencefil Çayı: Zencefilin öksürüğü hafifletici ve iltihabı azaltıcı özellikler vardır. Taze zencefili rendeleyip veya dilimleyip sıcak suya ekleyerek çayınızı hazırlayabilirsiniz.
Nemli Hava: Nemli hava öksürüğü hafifletebilir. Bunu sağlamak için bir nemlendirme kullanabilirsiniz veya bir buhar banyosu yapabilirsiniz.
Boğazı Yatıştırıcı Bitki Çayları: Adaçayı, nane, ıhlamur gibi bitki çayları öksürüğü hafifletebilir ve boğazı rahatlatabilir.
Tuzlu Su Gargarası: Bir bardak ılık suya yarım çay miktarı tuzla karıştırılmış boğaz gargarası yapabilirsiniz. Bu, boğazdaki büyümeyi sağlar ve öksürüğü hafifletebilir.
Havadar Ortamı: Öksürüğü olan bir kişi için temiz, duman ve tozdan uzak bir ortam sağlamak önemlidir. Hava temizleyicileri kullanmak, sigara dumanından uzak durmak ve evi düzenli olarak havalandırmak faydalı olabilir.
Ancak, eğer kırılıyorsa ciddi veya uzun süreli ise, bir sağlık uzmanının varlığı önemlidir. Özellikle astım, KOAH gibi yaşayan bir sağlık sorunu varsa veya sürekli artıyorsa, tedavi yardımlarının önemi büyüktür.

ÖKSÜRÜK NASIL GEÇER?
Öksürük genellikle kalıcı olan bir bozulma bir belirti olup olmadığı, öncelikle öksürüğün varlığının belirlenmesi önemlidir. Öksürüğü yaşamak için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:
Bol Sıvı Tüketin: Sıvı tüketir, vücudun hidrate eder ve boğazı nemli tutar. Su, bitki çayları, sıcak çorbalar gibi sıvılar tüketilebilir öksürüğü hafifletebilir.
Dinlenin: Vücudunuzun iyileşmesine yardımcı olmak için yeterli dinlenme alın. Dinlenmesi, ilişkilerinizin sisteminizin ekonomisiyle savaşmasına yardımcı olabilir.
Buhar İnhalasyonu: Bir buhar makinesi veya sıcak su dolu bir kaba başınızı varsaek buharları solumak öksürüğü hafifletebilir. Buharlar, boğazınızı ve burun yolunuzu nemlendirir, böylece öksürüğü yapar.
Boğazi Yatıştırıcı Maddeler: Bal, zencefil, adaçayı gibi boğazı Yatıştırıcı bitkilere sahip maddeleri kullanabilirsiniz. Bunlar öksürüğü hafifletebilir ve boğazınızı rahatlatabilir.
Hastalıktan korunma: Öksürük ciddi veya uzun süreli ise, bir sağlık uzmanına maruz kalmak önemlidir. Özellikle ateş, nefes darlığı, kan tükürme gibi ciddi durumunuz varsa, tedavi yardım süreleri mümkündür.
Sigara ve İkincil Duman Kaçının: Eğer sigara içiyorsanız veya onun dumanına maruz kalırsanız, bu öksürüğü yapabilirsiniz. Mümkünse sigarayı bırakın ve sigara dumanından uzak durun.
ÖKSÜRÜK NEDEN OLUR?
Öksürük, solunum yollarını temizlemeye ve ortalamaya yönelik doğal bir refleks tepkidir. Birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. İşte yaygın yayılma nedenlerinden bazıları:
Enfeksiyonlar: En yaygın yayılma nedeni üst solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Soğuk tutulan, kavrama, sinüzit veya bronşit gibi viral veya ülkede öksürüğe neden olabilir.
Sigara İçimi: Sigara içilebilir, solunum yollarını tahriş edebilir ve öksürüğe neden olabilir. Ayrıca pasif içicilik de (ikincil duman maruziyeti) öksürüğe sebep olabilir.
Alerjiler: Polen, toz, küf mantarları gibi alerjenlere maruz kalmak, hücrelerina ve buna bağlı morluklara yol açabilir.
Astım: Astım, solunum yollarının çıkışı ve genişlemesiyle ilişkilidir. Astımlı ses çıkarır, nefes darlığı ve hırıltı gibi geçer.
KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı): KOAH, genellikle sigara içimiyle kullanılan ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. KOAH’ı olan ses çıkarır, balgam ve nefes darlığı sık görülür.
Reflü Hastalığı: Mide asitlerinin yemek borusuna geri akması, özellikle gece öksürüğe neden olabilir.
İlaçların Yan Etkileri: Bazı sistemler öksürüğe neden olabilir. Özellikle ACE gibi kan basıncını düşüren sistemler öksürüğe yol açabilir.
Yolu tahrişi: Kimyasal maddeler, kirli hava, soğuk hava gibi çeşitli düğüm noktalarının bozulmasına neden olarak öksürüğe neden olabilir.
Psikojenik Öksürük: Bazı durumlarda stres, anksiyete veya duygusal rahatsızlık gibi psikolojik değişken öksürüğe neden olabilir.
Bu sadece yaygın yayılan nedenlerin bazılarıdır. Öksürük, birçok farklı sağlık sorununun bir belirtisi olabilir, bu nedenle sürekli veya keskin bir şekilde temizlenen durumda bir sağlık uzmanına bağlıdır.
]]>KÜFÜN ZARARLARI
Küf, insan sağlığına zararlı olan mikroskobik mantarların oluşturduğu bir mantar türüdür. Zararları şunlar olabilir:
Sağlık Sorunları: Küf solunum yolu rahatsızlıklarına, alerjilere, astıma ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilir. Özellikle hassas olan kişilerde bu etkiler daha belirgin olabilir.
Alerjik Reaksiyonlar: Küf sporları alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Öksürük, hapşırma, burun akıntısı, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtiler gösterebilir.
Astım Nöbetleri: Astımı olan kişilerde, küf sporları astım nöbetlerini tetikleyebilir.
Enfeksiyonlar: Bazı küf türleri deride enfeksiyonlara neden olabilir. Örneğin, Candida türü mantarlar ciltte enfeksiyonlara yol açabilir.
Toksik Etkiler: Bazı küf türleri toksinler üretebilir. Bu toksinlerin solunması veya teması ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Örneğin, Stachybotrys chartarum adlı küf türü, “siyah küf” olarak bilinir ve sağlık üzerinde ciddi etkilere yol açabilir.
Ev ve Bina Hasarı: Küf, evlerde ve binalarda yapısal hasara neden olabilir. Duvarları, tavanları ve diğer yüzeyleri bozabilir, malzemelerin çürümesine ve koku yayılmasına sebep olabilir.
Gıda Bozulması: Yiyeceklerde küflenme, gıdanın bozulmasına ve tüketilemez hale gelmesine neden olabilir. Bazı küf türleri insan sağlığına zararlı mikroorganizmalar üretebilir.

KÜF NASIL TEMİZLENİR, NASIL ÇIKAR?
Küf temizliği, hem sağlık hem de estetik açıdan önemlidir. Küfün zararlarından korunmak ve tekrar oluşumunu engellemek için doğru şekilde temizlenmesi gerekir.
Küf Temizliği için Yapmanız Gerekenler:
1. Güvenlik Önlemleri:
Eldiven, maske ve gözlük: Küf sporlarını solumamak ve cildinize temas etmemesi için eldiven, maske ve gözlük takın.
Alanı havalandırın: Temizlik sırasında pencereleri açarak veya havalandırmayı çalıştırarak alanı havalandırın.
Çocukları ve evcil hayvanları uzak tutun: Temizlik sırasında çocukları ve evcil hayvanları alandan uzak tutun.
2. Temizlik Malzemeleri:
Sirke: Beyaz sirke, küf temizliği için doğal ve etkili bir çözümdür. Sirke ve su karışımı kullanarak küfleri temizleyebilirsiniz.
Karbonat: Karbonat, küf sporlarını öldürmede etkili bir maddedir. Karbonat ve su karışımı kullanarak küfleri temizleyebilirsiniz.
Ticari Küf Temizleyiciler: Piyasada bulunan ticari küf temizleyicileri de kullanabilirsiniz. Ürün talimatlarını dikkatlice okuyarak kullanın.
3. Temizlik Aşamaları:
Küflenmiş yüzeyi kurulayın: Küflenmiş yüzeyi kuru bir bezle silerek suyun emilmesini sağlayın.
Temizleme solüsyonu hazırlayın: Sirke, karbonat veya ticari küf temizleyici kullanarak bir temizleme solüsyonu hazırlayın.
Solüsyonu uygulayın: Temizleme solüsyonunu küflenmiş yüzeye uygulayın ve 10-15 dakika bekletin.
Fırçalayın: Yumuşak bir fırça veya sünger kullanarak küfleri fırçalayın.
Yıkayın: Temiz bir bez ve su kullanarak küflenmiş yüzeyi yıkayın.
Kurulayın: Temizlenmiş yüzeyi kuru bir bezle kurulayın.
4. Ek Öneriler:
Küflenmiş malzemeleri atın: Küflenmiş ve onarılamayacak kadar hasar görmüş malzemeleri atın.
Havalandırmayı artırın: Küf oluşumunu engellemek için havalandırmayı artırın.
Nemi kontrol altında tutun: Küf oluşumunu engellemek için nemi kontrol altında tutun.
Düzenli olarak temizleyin: Küf oluşumunu engellemek için binaları ve eşyaları düzenli olarak temizleyin.
Küf Temizliği Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler:
Küfleri asla süpürmeyin veya vakumlamayın: Bu işlem, küf sporlarının havaya yayılmasına neden olabilir.
Ağartıcı kullanmayın: Ağartıcı, küfleri öldürmez, sadece rengini açar. Ayrıca ağartıcı, bazı malzemelerde hasara neden olabilir.
Uzmandan yardım alın: Küflenme sorunu yaygın ve büyükse bir uzmandan yardım almanız önerilir.
]]>İniş takımları balçığa saplanan uçak, denize 25 metre kala durdu. Uçaktaki 162 yolcu ile 6 kişilik mürettebat, ekiplerin müdahalesi ile tahliye edildi. Uçuş trafiğine kapatılan Trabzon Havalimanı’nda uçak için kurtarma çalışması yapıldı.
500 ve 350 tonluk 2 vinçle 100 kişilik ekibin 20 saat süren çalışması ile bulunduğu yerden çıkarılan uçak, güvenli bölgeye çekilerek, sigorta şirketi ile uzman ekiplerce incelendi. Bir daha uçamayacağı belirlenen uçağın, Yomra Belediyesi’ne tahsis edilip, restorana dönüştürülmesi planlandı.
Uçak, yüklendiği TIR’la 29 Eylül 2018’de Yomra ilçesindeki pazar alanına götürüldü. Hurdaya ayrılan uçak, daha sonra Yomra ilçe sahilinde pide salonuna dönüştürüldü.

PİLOTLAR HAKKINDA DAVA AÇILDI
Kazayla ilgili Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında pilotlar, kabin ekibi ve yolcuların ifadelerine başvuruldu. Kaza ile ilgili 10 yolcu şikayetçi oldu, diğerleri ise şirket ile uzlaştı. Pilotlar Ender Bayraktar (68) ve İrfan Yavuz (52) hakkında ‘taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı
PİLOT AVUKATLARI SAVUNMA YAPTI
Trabzon 7’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 2’nci duruşması görüldü. Duruşmaya sanık olarak yargılanan birinci pilot Ender Bayraktar ve ikinci pilot İrfan Yavuz’un avukatları katıldı. Meydana gelen kazada uçaktaki yolcuların yaralanmasına ilişkin delil bulunmadığını ve müvekkillerinin suçsuz olduğunu savunan avukatlar, Trabzon Havalimanı’ndaki pist kenarlarında gerekli mesafenin de yetersiz olduğunu öne sürdü.

ŞİKAYETLERİN AMACI TAZMİNAT TALEBİ
Duruşmada savunma yapan kaptan pilot Ender Bayraktarın Avukatı Salim Baki, uçaktaki yolcuların ilgili firmadan tazminat almak amacı taşıdığını belirterek, “Bu kaza neticesinde müştekilerin hiçbirisi yaralanmadı. Raporlarda da yaralanma bulgusu yoktur. Şikayetlerin amacı tazminat talebidir. Kazadan sonra müştekilere 5 bin dolara tekabül eden bir meblağda ödeme yapılmıştır. Havacılık kuralları gereği uçağın seyri süresinde inişi 2nci pilot konumunda olan kişi yapar. Taksi anında ise kumanda 1inci pilota geçer. Müvekkilimin yardımcı pilotu Ne yapıyorsun tehlikeli işler yapıyorsun şeklinde uyardığı açıktır. Ayrıca Trabzon Havalimanında 90 metre olması gereken pist açıklığı, polisin olay yeri inceleme tutanaklarında ölçülmüş ve 53 metre olduğu belirtilmiştir. Bu hata kabul edilemez. Bu hususta Devlet Hava Meydanları İşletmeleri (DHMİ) hakkında suç duyurusunda bulunulmasını, yolcular arasında yaralı olmaması nedeniyle de müvekkilimin beraatını talep ederiz. Müvekkilim Ender Bayraktar, 168 kişinin hayatını kurtaran bir kaptandır” dedi.
“SAĞ MOTORDAKİ ARIZA YÖN DEĞİŞMESİNE NEDEN OLDU”
Yardımcı pilot İrfan Yavuzun avukatı Hasan Özköse de iniş sonrası kaptan pilotun ‘Kontrol bende’ demesi gerekirken bunu söylemediğini öne sürerek, davanın reddini talep etti.
Özkese, “Kazanın nedeni ilk olarak Trabzondaki kulenin düşük görüş usullerinin uygulanması yönündeki talimatıdır. Bunun üzerine kaptan pilot 2nci pilota düşük görüşte pas geçilmesi gerektiğini bilinç altında işliyor. O anda kaptan pilot kumandayı tutsaydı bu şekilde kaza gerçekleşmezdi. Uçakta sağ motordaki arıza uçağın yönünün değişmesine neden oldu. Pas geçme tuşunun basılı olması uçağın güvenli inişine engel değil. Bu durumda kaptan pilotun kontrolü alması gerekir fakat kaptan pilot kontrol bende demeden kontrolü alıyor; bu ses kayıtlarında da sabittir. Basit yaralanmalar tazminat almak için yapılıyor. Feragatlar nedeniyle davanın reddini, müvekkillerimizin bir kusuru olmadığından da beraatını talep ediyoruz” diye konuştu.
Savunmaların ardından duruşma, cumhuriyet savcısının mütalaasını hazırlaması için ertelendi.
]]>İngiltere’nin çok okunan gazetelerinden Mail on Sunday, uzmanlara dayandırdığı kapsamlı haberde Rusya’nın 2044 yılında batı ülkelerine farklı kollardan saldırı düzenleyebileceğini aktardı. Gazeteye konuşan uzmanlar Rusya’nın farklı senaryolar üzerinde durduğunu aktardı.
Geçen hafta NATO’nun üst düzey isimlerinden Amiral Rob Bauer, Rusya ile savaşa girilebileceğinin sinyalini vermiş ve uluslararası kamuoyuna yansıyan diğer haberlerde ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in olası senaryolar üzerinde durduğu öne sürülmüştü.
İngiliz medyasına konuşan emekli general Kevin Ryan, “2024’te Rusya’nın savunma harcamaları 140 milyar dolara çıktı. Sadece şu anki düşmanları Ukrayna için bu rakama çıkmaları mantıklı değil, onların nüfusu ve bütçesi Rusya’ya göre daha düşük. Bütçedeki bu artış Rusya’nın NATO gibi çok daha büyük bir rakiple savaşa hazırlandığı izlenimini veriyor” dedi.
Mail on Sunday’e konuşan uzmanlar 2044 yılına kadar Rusya ile NATO arasında yaşanabilecek savaşın detaylarını ve olası senaryoları masaya yatırdı.

SAVAŞIN BİRİNCİ FAZI: SİBER SALDIRI
Siber saldırıların ülkeler tarafından kullanıldığına dikkat çeken savunma uzmanı Sam Cranny-Evans, “Siber saldırılar gerçek birer cephe haline geldi. Ruslar, Ukrayna’yla savaşta Viasat iletişim ağını ve diğer unsurları ortadan kaldırdı” dedi.
Emekli general Hodges, “Rusların çok büyük siber saldırılar gerçekleştirerek deniz ulaşımı, lojistik ve tedarik zincirinde çok ciddi hasarlar yaratabileceğini düşünüyorum” dedi. Cranny-Evans da, “Ben uydular aracılığıyla savaşın yaşanabileceğini düşünüyorum. Uyduları ele geçirebilirler ve iletişimi ortadan kaldırabilirler” dedi.
İngiliz gazetesinin hazırladığı grafikte ise birçok ülkede altyapının etkilenebileceği belirtildi. Özel olarak hazırlanan haritada Türkiye’nin de Rusya’nın siber saldırısından etkilenebileceği gözler önüne serildi.
Hodges ayrıca, Rusya’nın Avrupa’daki sivil hedeflere karşı yüzlerce uzun menzilli hassas füze kullanabileceğini de söyledi. Hodges, “Bunu Ukrayna’ya karşı yaptılar ve her gün işlenen bu savaş suçlarının yankıları konusunda hiçbir endişeleri olmadığı açık. Dolayısıyla, eğer NATO’ya saldırmaya karar vermişlerse, tüm ana limanlara, havaalanlarına ve ulaşım merkezlerine, ayrıca büyük askeri karargahlara, hava alanlarına ve bu tür şeylere füzeler ve uzun menzilli insansız hava araçları fırlatacaklardır. İşte bu yüzden Avrupa genelinde yeterli hava ve füze savunmasına sahip olmamızın önemini sık sık vurguluyorum – şu anda buna sahip değiliz” dedi.
İKİNCİ FAZ: KARA, DENİZ VE HAVADAN İŞGAL
Uzmanlar Rusya’nın kara, deniz ve havadan işgal operasyonu başlatabileceğini iddia etti. Rusya’nın Polonya ve Litvanya arasında kalan Suwalki koridorundaki askeri gücünü artırabileceği iddia edilirken İran ve Çin’in de desteğinin alınabileceği belirtildi.
Havadan, karadan ve denizden işgal sürecinin başlamasının rakipleri daha kolay etkisiz hale getirebileceği de kaydedildi. Suwalki bölgesinde çatışmaların başlamasının Avrupa ile Baltık ülkeleri arasındaki bağın da kopması anlamına gelebileceği ve bunun da NATO için çok ciddi sorunlar doğurabileceği iddia edildi.
Öte yandan Rusya’nın kutuptaki deniz rotasının kontrolünü de ele alarak buradaki geçişleri engelleyebileceği öne sürüldü.
]]>AYNI TEPEYE SIZMA GİRİŞİMİ
SÖZCÜ’nün güvenlik kaynaklarından edindiği bilgilere göre, 23 Aralık 2023 günü 12 askerimizin şehit olduğu Duhok’un Amediye İlçesine bağlı Dereluk kasabasındaki Sergeli Köyü kırsalındaki Metina Vadisi içinde yer alan 1740 rakımlı tepede konuşlu bulunan Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı emrindeki Kırklareli 41. Komando Tugay Komutanlığına bağlı uzak emniyet timini hedef aldı.

Dün akşam saat 17.15’te kalabalık bir grup terörist tarafından üzerleri arazi yapısıyla uyumlu askeri kamuflaj kaplı uzun namlulu M-15 ve M-16 piyade tüfekleri, Dragunov keskin nişancı tüfeği, biksi ağır makineli tüfek, Konkurs ve yeni nesil AT-4 füzeleri ve roketatarlarla saldırı üç ayrı noktadan düzenlendi.
Son iki günden beri bölgede devam eden yoğun sağanak yağış sonrası oluşan sis ve puslu hava nedeniyle bölgede görüş mesafesinin iki metrenin altına düşmesi ve havanın da kararmasından istifade eden hainler, üs bölgesindeki uzak emniyet timlerini hedef aldı.

TEKNOLOJİK HAVA AYGITLARINA SİS ENGELİ
Görüş mesafesinin düşüklüğü, havanın sis ve pustan dolayı kapalı olmasından kaynaklı hava ve teknolojik görüntü aygıtlarının çalışmayıp sağlıklı görüntü kaydedemeyişini fırsat bilen hainlerin İnsansız Keşif Uçakları ile Silahlı İnsansız Hava Aracı, Drone ve Atak taarruz helikopterlerinin de bölgede uçuş yapamamasından yararlandı.
5-10 metre yakın mesafede sağlanan sıcak temasta 9 askerimiz şehit olurken, 4 askerimiz de yaralandı.
7. VE 8. ANA JET ÜSSÜ BOMBA YAĞDIRDI
Hava muhalefeti nedeniyle şehit ve yaralı askerlerimiz Irak’ın kuzeyindeki Duhok Vilayetine bağlı Amediye kasabasından ambulanslarla Zaho İlçesine, buradan da Habur Sınır Kapısı üzerinden Şırnak’ın Silopi İlçesine nakledildi.
Saldırının gerçekleştirildiği bölge yoğun ateş altına alınırken, 15 terörist de silah ve teçhizatlarıyla birlikte ölü olarak ele geçirildi. Öldürülen teröristler arasında Metina Eyalet sorumlusu ve aynı zamanda saldırının planlamasını yapan Piling kod adlı teröristin de bulunduğu öğrenildi.
Bölgede çatışmaların 5-10 metre mesafeden yer yer devam ettiği bildirilirken, Diyarbakır 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı 8. Ana Jet Üssü’ndeki Pars ve Atmaca Filoları ile Malatya’daki Erhaç 7. Ana Jet Üssü’ndeki 173. Şafak filosundan havalanan F-16’lar teröristlerin muhtemel kaçış noktaları ile çatışma bölgesine yakın noktadaki barınma alanları olan Çarçel, Segire, Şiva, Karadağ ve Elhu bölgelerini lazer güdümlü akıllı mühimmatlarla vurdu.
PKK’lı teröristler bu bölgelerde yeraltına kazdıkları tünellerde barınıyordu. Lazerle işaretlenen hedefler nüfus edici akıllı mühimmatlarla vurularak yerle bir edildi.
PENÇE KİLİTTE 141 ŞEHİDİMİZ VAR
Teröristlerin, yağışsız açık havalarda 7/24 keşif/dinleme/gözetleme faaliyeti yürüten İnsansız Keşif Uçakları, Silahlı İnsansız Hava Aracı, üs bölgelerinde yüksek çözünürlüğe sahip gece görüşlü termal cihazlarla bölgenin kontrol altında tutulduğunu bildikleri için sağanak yağış; sis ve puslu bir hava oluşması için fırsat kolladıkları belirlendi.
Öldürülen teröristlerin üzerlerinde kafalarına takılı gece görüşle yüksek çözünürlüğe sahip tepe kameralar ile rüzgâr ölçer, yön gösteren pusula cihazları, güneş panelleri, telsizler, karakol ve üs bölgelerine saldırı planlarını gösteren basit krokiler de ele geçirildi.
805 TERÖRİST ETKİSİZ 141 ŞEHİDİMİZ VAR
Pençe Kilit harekâtının başlamasından bu yana kadar toplam 805 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.
Harekatın başladığı 17 Nisan 2022 tarihinden bugüne kadar aynı bölgede aralarında Binbaşı, Üsteğmen, Teğmen, Astsubay, Uzman Çavuş, sözleşmeli er ve güvenlik korucularının da bulunduğu 141 kahraman güvenlik görevlimiz ise şehit oldu.
]]>Askeri kaynaklardan edinilen bilgilere göre, ikinci çatışma Duhok’un Amediye İlçesine bağlı Dereluk kasabasına bağlı Sergeli Köyü kırsalındaki 1740 ve 1754 rakımlı tepede konumlanan üs bölgesine teröristlerin sızma girişimiyle başladı. Teröristlerin kriptolu telsiz kestirmelerinde uzun zamandan beri Mehmetçiğin konumlandığı bölgede saldırı hazırlığı içinde olduğuna dair istihbari bilgiler elde edildi.
Teröristlerin, yağış olmayan açık havalarda 7/24 keşif/dinleme/gözetleme faaliyeti yürüten İnsansız Keşif Uçakları, Silahlı İnsansız Hava Aracı, üs bölgelerinde yüksek çözünürlüğe sahip gece görüşlü termal cihazlarla bölgenin kontrol altında tutulduğunu bildikleri için uzun zamandan beri sağanak yağış; sis ve puslu bir havayı bekledikleri belirlendi.

Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde, Mehmetçiğin operasyonları devam ediyor.
5-10 METRE YAKIN MESAFEDEN SICAK ÇATIŞMA
Olumsuz hava şartlarında gece görüşlü teknolojik aygıtların çalışmadığı veya sağlıklı görüntü alamadığını fırsat bilen hainlerin, son iki günden beri bölgede yoğun yağış sonrası oluşan sisli ve puslu havayı fırsat bilerek üs bölgesine saldırı girişiminde bulundukları belirlendi. Teröristler, 41. Piyade Komando Tugay Komutanlığına bağlı timlerin konuşlu bulunduğu 1740 ve 1754 rakımlı tepelerdeki iki ayrı üs bölgesine havanın kararmasına yakın gün batımında kalabalık grupla saldırı düzenledi. Üs bölgesine 20 metre mesafeye kadar sızan teröristler uzak emniyet timlerince fark edilince 5-10 metre kadar yakın mesafeden çıkan çatışmada 6 asker şehit oldu. İki saat süren çatışmada 1’i ağır 13 asker de yaralandı.
TEPE KAMERALARIYLA SALDIRDILAR
Saldırı tipi el bombaları, roketatar, Dragunov keskin nişancı tüfeği, Zagros silahı, ABD yapımı M-16, M-15 ve Kalaşnikof piyade tüfekleriyle saldıran teröristlere anında karşılık verilince geri püskürtülen hainlerle sağlanan sıcak temas da 16 terörist silah ve mühimmatlarıyla ölü ele geçirildi.
Teröristlerin her iki üs bölgesini ele geçirip buradaki 60’dan fazla askerimizi şehit ederek silah ve mühimmatlarını da gasp ettikten sonra bunları kayıt altına alarak terör örgütüne müzahir yayın organlarında propaganda aracı olarak kullanıp halen ayakta olduğu imajını vermeye çalıştıkları tespit edildi.
Teröristlerin üzerlerinde rüzgâr ölçer, yön gösteren pusula cihazları, güneş panelleri, telsizler, karakol ve üs bölgelerine saldırı planları içeren basit krokiler de ele geçirildi. Diyarbakır 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki 8. Ana Jet Üssündeki Pars ve Atmaca filolarından havalanın F-16’lar çatışma bölgesine yakın noktadaki Çarçel, Segire, Şiva, Karadağ ve Elhu bölgelerini lazer güdümlü akıllı mühimmatlarla vurdu. PKK’lı teröristler bu bölgelerde yeraltına kazdıkları zikzaklı tünellerde barınıyordu.

ŞEHİT VE YARALILAR AMEDİYE’DEN AMBULANSLA ALINDI
Çatışmanın ardından olumsuz hava şartlarının bölgede devam etmesi ve helikopter uçuşlarının riski olması nedeniyle şehit ve yaralı askerler bölgeye en yakın noktadaki Duhok Vilayetine bağlı Amediye İlçesine giden ambulanslarla Şırnak’ın Silopi İlçesindeki Habur Sınır Kapısından otopsi işlemleri yapılmak üzere Şırnak Devlet Hastanesi’ne getirildi. Öldürülen teröristlerin de cesetleri kimlik tespiti, parmak izi ve otopsi işlemleri yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Hain saldırının planlayıcısı ve başındaki isimlerin terör örgütü PKK’nın sözde Kuzey Sevk İdare elebaşlarından 10 milyon lira para ödüllü kırmızı kategoride aranan Haki Gabar kod adlı İskan Akyüz ile Sedat Urfa kod adlı Abdulkadir Zenger oldukları teröristlerin kriptolu telsiz kestirmelerini çözümleyen bölgede istihbari amaçlı dinleme yapan güvenlik güçlerince deşifre edildi. Pençe Kilit harekatının başlamasından bu yana kadar toplam 777 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Öte yandan gece boyunca Hava Kuvvetleri Harekât Merkezinden operasyonları yöneten Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, sabahın ilk ışıklarıyla beraber TSK komuta kademesiyle birlikte Irak sınır hattına gittiği belirtildi.
]]>BÖLGEDE GÖRÜNTÜ ALINAMADI
PKK’lı teröristlerin Hakkâri Çukurca, Şemdinli, Derecik sınırı ile Şırnak’ın Beytüşşebap, Uludere ve Silopi İlçelerinden Türkiye’ye sızmalarını önlemek amacıyla 17 Nisan 2022 günü Irak’ın kuzeyindeki Metina, Zap, Avaşin ve Basyan bölgelerinde başlatılan Pençe Kilit hava destekli kara harekâtı devam ederken, dün PKK’lı teröristlerin düzenlediği saldırıda 6 askerimiz şehit oldu.
Hain saldırının ayrıntılarına SÖZCÜ ulaştı. Teröristlerin Mehmetçiğin konumlandığı üs bölgesine saldırı için günler öncesinden hazırlık yaparak hava durumunu takip ettikleri, İnsansız Keşif Uçakları ile Silahlı İnsansız Hava Araçları ve taarruz helikopterlerinin görüntü alamadığı, bulutlu, yağışlı ve sisli hava kolladıkları anlaşıldı. Teröristlerin dünkü yoğun sağanak yağış sonrası bölgeye çöken yoğun sis üzerine gün batımına yakın havanın karardığı anda pusuda bekledikleri öğrenildi.
DÜN 16.15’TE GERÇEKLEŞTİ
Çöken sis nedeniyle görüş mesafesinin neredeyse bir metrenin altına düşmesi üzerine saat 16.15 sıralarında teröristlerin yeni nesil AT-4 ve Konkurs füzeleri ile roketatar ve uzun namlulu silahlarla gerçekleştirdikleri saldırıda Piyade Teğmen Ramazan Günay, Piyade Uzman Çavuş Mehmet Serinkan, Piyade Uzman Onbaşı İsmail Yazıcı, Piyade Sözleşmeli Erler Yasin Karaca, Çağatay Erenoğlu ve Emre Taşın şehit oldu, 1 askerimiz de yaralandı.
GRUBUN BAŞINDAKİ TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ
Sisli, kapalı ve yağışlı havalarda hava ve teknolojik görüntü aygıtlarının çalışmaması veya sağlıklı görüntü kaydedemeyişinden yararlanan teröristlerin kaçış güzergâhları kontrol altına alındı. Üzerlerinde arazi yapısıyla uyumlu kamuflaj kıyafetleri bulanan, hava ve kara operasyonlarından kurtulmaya çalışan teröristler 4 farklı kaçış noktasında kıstırıldı. Operasyonda 1’i saldırının başında yer alan Avareş Dijwar kod adlı grup sorumlusu olmak üzere 9 terörist yanlarındaki silah ve mühimmatlarıyla birlikte etkisiz hale getirildi. Bölgede operasyonlar kesintisiz devam ediyor.
PENÇE KİLİT’TE 125 ŞEHİDİMİZ VAR
700’den fazla teröristin etkisiz hale getirildiği 17 Nisan 2022’den bu yana Pençe Kilit harekatında şimdiye kadar 1 Binbaşı, 4 Üsteğmen, 9 Teğmen, 9 Astsubay, 63 Uzman Çavuş, 31 sözleşmeli er ve 8 korucu olmak üzere 125 güvenlik görevlisi de şehit oldu. Şehitlerimizin isimleri şöyle:
BİNBAŞI: Mehmet Duman,
ÜSTEĞMEN: Ömer Delibaş, Serkan Erkuş, Tunahan Yavuz, Abdullah Köse.
TEĞMEN: Kaan Kanlıkuyu, Bekir Can Kerek, Abdulkadir Güler, Ömer Faruk Civelek, Ömer Bağra, Duabey Onur Öztürkmen, Fatih Uğur Altınbaş, Eril Alperen Emir, Ramazan Günay.
ASTSUBAY: Batuhan Şimşek, Okan Meteöz, Gökhan Ağıl, Yusuf Ataş, Emre Sevinç, Buğra Çalgay, Ünal Sipahi, Musa Esat Kaya, Necdet Çalış.
PİYADE UZMAN ÇAVUŞ: Furkan Gök, Kubilay Çon, Mümin Çarkçı, Onur Doğan, Hüseyin Cankaya, Bican Kapılay, Hasan Çatal, Muhammed Serttaş, İslam Sancak, Gökhan Demir, Ömer Yıldırım, Mehmet Ali Çap, Ramazan Gök, Kadir Kemik, Sercan Baş, Abdullah Bayram, Serkan Taşçı, Enes Özgül, Serhat Bal, Muhammet Mustafa Koca, Murat Yıldırım, Ömür Ertuğrul Sarı, Selahattin Taşkın, Remzi Nişan, Mehmet Burak Keçe, Reşat Ergin, Halil Koç, Mustafa Demir, Mahsun Şimşek, Ümit Kesti, Fatih Kalkan, Harun Yıldırım, Savaş Borlu, Muhammed Karaçam, İbrahim Han, Cemil Yavaş, Faim Bozkurt, Lokman Akçağlayan, Halil Yıldız, Sinan İnak, Mustafa Yıldız, Eyüp Uğurlu, Mustafa Işık, İbrahim Halil Yiğit, Nedim Korkmaz, Mustafa Bazna, Cem Ahmet Kaya, Halil Şahin, Alpay Aras, Enes Kırmızıkoç, Kemal Özek, Uğur Özdemir, Özkan Lale, Mustafa Sezer, Ege Süleyman Görece, Ali Demir, Erkan Selçuk, Caner Torun, Recep Parlak, Mehmet Emre Teke, Mustafa Çakmak, Mehmet Serinkan, İsmail Yazıcı.
SÖZLEŞMELİ ER: Fırat Canlı, Doğukan Korkmaz, Nurettin Uzun, Yunus Kalkan, Selman Güler, Celal Tekedereli, Mehmet Meral, Fuat Özer, Cüneyt Taşyürek, Fırat Güner, Mustafa Öztürk, İsmail Esmer, İsmail Ünal, Mehmet Demir, Hakan Köroğlu, Hüseyin Korkmaz, Adem Avunan, Muhammet Küçük, Özcan Kaya, Hasan Taş, Furkan Günergök, Erdem Kavlak, Mehmet Can, Mahmut Üçdağ, Bünyamin Barlık, Alican Güneş, Emrah Gündüz, Fevzi Kızıltaş, Yasin Karaca, Çağatay Erenoğlu, Emre Taşın.
GÜVENLİK KORUCUSU: Kemal Alim, Hüseyin Sarı, Mehmet Emin Sak, Bülent Vermez, Kemal İmece, Avdi Demir, Veysi Sebik ve Kerem Encü.
]]>