Hep – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Mon, 27 May 2024 21:18:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İmamoğlu: Bir kişiye değil, millete hizmet edin https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-bir-kisiye-degil-millete-hizmet-edin/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-bir-kisiye-degil-millete-hizmet-edin/#respond Mon, 27 May 2024 21:18:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7738  

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Trabzon’un merkez ilçesi Ortahisar’ın Belediye Başkanı seçilen Ahmet Kaya’yı makamında ziyaret etti. Kaya’yı tebrik eden İmamoğlu, belediye anı defterini imzaladı. ‘Bize çifte bayram yaşattınız’ diyen Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, şunları söyledi: 

“BİZE ÇİFTE BAYRAM YAŞATTINIZ”

* Sizi burada ağırlamak bizim için onurların en büyüğü. Yaptığınız işlerle, verdiğiniz belediyecilik örnekleriyle hepimizin yüz akı oldunuz, gururumuz oldunuz. Bizler de sizlerin izinde yürüyerek sizlerin desteğiyle sizlerden aldığımız güçle Trabzon’da arkadaşlarımla birlikte önemli bir mücadele süreci yürüttük ve Allah’a şükür mahcup olmadık ne milletimize ne sizlere. İnşallah bundan sonra yapacağımız işlerle de aynı güzel.

*  Ligde Trabzon’daki hemşehrilerimize hizmet edeceğiz. Arkadaşlarımızla birlikte Trabzonumuza en güzel hizmetleri yapabilmek gayreti içinde olacağız. Kapısı açık, gönlü açık bir anlayışla sizlerin yaptığı o doğru, güzel belediyecilik anlayışı ile Trabzon’umuza hizmet edeceğiz. Ben bütün heyetimiz adına hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Bize çifte bayram yaşattınız, minnettarım, çok teşekkür ediyorum.

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın ardından konuşan İmamoğlu, şunları söyledi: 

“ABUR CUBUR İŞLER YAPILDI VE YAPILMAYA DEVAM EDİLİYOR”

* Belediye Başkanımıza hayırlı uğurlu olsun. İnşallah daha güzel başarılara imza atarız hep birlikte. Tabi onun tek yolu var. Görev aldığımız bu dönem başarıların en büyüğünü bu ülke milletine halkımıza yaşatmak. Onu hep beraber yaşatırsak özellikle bu yörede de bence belediyeciliğe ihtiyaç var. Yani bu başta Trabzon’umuz olmak üzere Rize’si, Giresun’u, Ordu’su, Samsun’u fark etmiyor.

* Büyük oranda ciddi bir belediyeciliğe, ciddi bir farklı belediyeciliğe, insanını düşünen, doğasını düşünen, şehrini düşünen, günü kurtaran değil ama böyle dünya güzeli cennet köşesi bir şehrimiz var ama o anlamda aynı paralelde bir özenli belediyecilik bence yok çok net. Çok abur cubur işler yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Bir şehir bu kadar yorulmaz. Yorulmaz ve yoğrulmaz. Hem yoruldu hem yoğruldu. Şimdi bu şehrin ciddi bir düzene ciddi bir gelecek vizyonuna ihtiyacı var.

* Bu bakımdan ben Ahmet Başkanımızın akıldan, teknikten, bilimden uzak davranmayacağını net olarak biliyorum çok değerli siyasi yol arkadaşları var. Çok değerli Trabzon’un insanları var. İyi yetişmiş insanlar var. Hem şehrimizin içinde hem şehrimizin dışında. Ve bu bakımdan herkesin size yardıma koşacağına eminim. Yeter ki siz burada iyi bir güzergah çizin, iyi bir vizyon ortaya koyun. 

“HİÇ KİMSENİN SİYASİ BARİYERLER ÖRMESİNE MÜSADE ETMEMELERİ GEREKİR”

* Bu noktada bütün altyapının oluşmasında, oluşturulmasında benim de yaşamımın şekillendiği tabiri caizse çocukluğumun, gençliğimin geç geçtiği bu şehrin ayağa kalkması ve kalkınması noktasında elimizden ne gelirse. Yanınızda olacağımızı taahhüt ediyoruz. Bütün belediyelerimize bu anlamda kapımız açık. Ben daha önce de söyledim. Benim belediyelere kapım açık derken partilim olan belediyelere asla demem, bilakis bir şehre gittiğim zaman o şehir, hangi belediye ya da hangi partiden bakmam, mutlak randevu isterim.

* Valisinden de isterim belediye başkanını da isterim. Veren oldu vermeyen oldu. Bu nezaket ve bu kuralın işlemesi noktasında ben Trabzon’daki bütün yerel yöneticilere bu çağrımı on yıldır yapıyorum bunu da yapmaya devam edeceğim. Ha buna uymak istemeyen ya da bu daha doğrusu bu daveti duymayan ya da duyamayan belli baskıları yaşayan dostlarımıza da şunu söyleyeyim.

* Hiç kimsenin siyasi bariyerler örmesine toplumun arasında müsaade etmemeleri gerekir. Çünkü seçildikten sonra herkesin belediye başkanıyım diyen anlayış gerçek anlamda bunu yansıtmalıdır. Ortak masalarda konuşabilmeliyiz. İnşallah bu anlamda yerelden bu nezaketi, bu açık gönüllülüğü, bu hassasiyeti hep birlikte göstereceğiz. 

“BU AKLI BU ZİHNİYETİ DEĞİŞTİRECEĞİZ”

* Sadece bunu belediyelerimizde göstermeyeceğiz. Bu dönem görev alacağımız belediyeler birlikleri var bölgelerde. Aynı zamanda Türkiye Belediyeler Birliği var. Oralarda da bu aklı, bu zihniyeti değiştireceğiz. Tam aksine o kurumların millete ait olduğunu, o kurumların yerel yönetimlere hizmet etmesi gerektiğini ispat edecek dengeli adil bir şeffaf bir ortamı oralarda da var edeceğimizi şimdiden ilan edelim bu noktada çalışmalarımız var.

İnşallah çok sevdiğim, mahallemin içinde bulunan bu belediye binasının hatta bir kısım mülkümüzün de buraya nasıl diyelim? Karşılıklı anlaşarak yıkılan kamulaştırılan bölümde bulunan bu binanın şehrimize uğur getirmesini diliyorum. Umarım çok güzel bir dönem yaşatacaksınız. Sizde görev alan bütün meclis üyesi arkadaşlarımıza ve elbette ki burada çalışacak olan bürokrat emekçi bütün çalışanlara başarılı bir dönem dilerim.

* Yolunuz açık olsun.  Eşimle birlikte sizi tebrik ediyoruz. Ailenize kolay gelsin. En büyük zorluğu onlar yaşayacak meşakkatli bir iş. Ama omuz omuza özellikle siyasi yol arkadaşlarımız, başta il başkanımız, Ortahisar İlçe Başkanımız, diğer yöneticilerimiz bu süreçte sizin işinizi kolaylaştıran, sizin önünüzü açan sizin faaliyetlerinizi vatandaşa çok yoğun bir biçimde anlatan bir faaliyetle işinizi kolaylaştıracak, olduklarına eminim. Onlarada şimdiden teşekkür ederim. Yolunuz açık olsun.”

“SİZLER BENİM İSTANBUL’DA HER ANIMI TAKİP ETTİĞİNİZİ BİLİYORUM”

İmamoğlu ve Kaya, tebrik ziyaretinin ardından Ortahisar Belediyesi önünde kendilerini bekleyen coşkulu kalabalıkla buluştu. İmamoğlu, hemşehrilerini eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, Kaya da eşi Tuğba Kaya ile birlikte selamladı. Kendisine sevgi gösterilerinde bulunan hemşehrilerinin Ramazan Bayramlarını kutlayan İmamoğlu, alanda bulunan dövizleri tek tek okudu ve özetle şunları söyledi: 

* Benim güzel şehrimin güzel insanları bugün çok değerli dostum Ahmet Kaya’nın bu güzel şehirde, bu güzel şehrin merkezinde, Trabzonumun merkezi Ortahisar’da Ortahisar Belediye Başkanlığı’na başladığı bu dönemde hem bir bayram ziyareti hem de sizlerle onun bu güzel görev döneminin başlangıcında onu tebrik etmek için şehrime geldim. Ben bu coşkulu karşılama ve bizimle bu bayramlaşma duygusunu yaşadığınız için hepinize teşekkür ediyorum iyi ki varsınız.

* Bütün hemşehrilerimin burada bulunan çok güzel annelerimizin, ablalarımızın hanımefendilerin, beyefendilerin sevgili gençlerin pırlanta gibi çocuklarımızın Ramazan Bayramı mübarek olsun çok güzel bir bayram geçirin inşallah. Sizler, benim biliyorum İstanbul’da her günümü, her anımı takip ettiğinizi biliyorum. Dualar ettiğinizi biliyorum. Dualarınızın beni nasıl duygulandırdığını, bazen videolarınız geliyor fotoğraflarınız geliyor. Özellikle çok güzel annelerimizin dualarıyla beni nasıl beslediğinizi tahmin edemezsiniz iyi ki varsınız Allah’ım sizi korusun hepinizi çok seviyorum. 

“KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN’IN DOĞDUĞU MAHALLEDE BÜYÜDÜM”

* Bu güzel şehrin bir evladı olmaktan gurur duyuyorum. Ve aslında şu an o kadar güzel bir yerdeyim ki Allah’ın nasibi. Ben Pazarkapı Mahallesi’nin bir çocuğuyum aslında. Hem Pazarkapı Mahallesi, hem Ortahisar Mahallesi bu mahallenin bir çocuğuyum. Bu gördüğünüz Ortahisar Belediye binasının tam şu köşe başında bizim dükkanımız vardı boya dükkanı. Hala durur. Hemen bu belediye binasının alt köşesinde İslane Sokak’ta da dedemin kereste ticarethanesi vardı.

*  Ben bu caddenin çocuğuyum. Burada yürüyerek okuluma gider, yürüyerek okulumdan buraya gelirdim. İlkokulum hemen bu binanın yanındaki Kanuni Süleyman İlkokulu. Şöyle düşünün bu sabah köyüme çıktım, mini minnacık bir köy evinde doğmuş bir Akçaabatlı bir çocuğum ben. Trabzon’un bir evladıyım orada doğdum. Burada ilkokulu okudum. Ortaokulu Atatürk Köşkü’nün orada Köşk Lisesinde okudum, liseyi Trabzon Lisesi’nde okudum.

*  Bu şehir Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu bir şehir, onun doğduğu bu mahallede büyüdüm. Belki hayatımda bugün ne var ise buradan beslendim. Sonra İstanbul’a okumaya gittim. Ailemle beraber iş yaşamım derken yine Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği ve bizlere yurt edinen dönemi başlattığı İstanbul’da yaşama başladım ve İstanbul’un belediye başkanı oldum. 

“ŞİMDİ YENİ BİR DÖNEM, YENİ BİR ARAYIŞ, YENİ BİR HİZMET ANLAYIŞI BAŞLADI”

* Bu nasıl bir şey biliyor musunuz, o kırk haneli köyden doğarak Trabzon’dan Fatih’in fethettiği İstanbul’a giderek büyükşehir belediye başkanı olmak olsa olsa dünyada bir tek Atatürk’ün Cumhuriyetinde olur.  Atatürk’ün kurduğu bu Cumhuriyet herkese fırsat eşitliği verir kadınına çocuğuna, erkeğine. Demokrasi ne yapar biliyor musunuz? Hepimizi eşitler. Sandık var ya sandığa gidip oy atıyoruz. O sandık hepimizin eşitlendiği gündür.

* Fabrikatörü, emekçisi, işçisi, emeklisi, üniversite öğrencisi öğretmeni hepimizi eşitler. Eksik tarafı var. Bunu toparlamamız lazım. O ne biliyor musunuz? Bazen demokrasi bazen cumhuriyet arzu ettiğimiz seviyeye gelmez. Ne yazık ki ihmal eder. Bu hatalar yanlış uygulamalar yüzünden olur. Sistemi, rejimi, kendi gidişatında uygar ve medeni sürecinden rayından çıkarır başka bir rejim ortaya koymaya kalkarsan işte olan önce kadınlara önce çocuklara, gençlere önce emeklilere zulüm çektirir, sıkıntı çektirir.

*  Ama hep birlikte ne yapacağız biliyor musunuz? Hep birlikte milletimizin gücüyle nasıl ki demokrasi arayışında özgürlük arayışında sevginin, saygının hakim olduğu bir sürecin olgunlaşmasında hepimiz yeni bir arayışa, yeni bir umuda, 31 Mart’ta mühür bastınız ya, şimdi yeni bir dönem, yeni bir arayış, yeni bir hizmet anlayışı, yeni bir  yöneticilik anlayışı başladı. Tam yol ileri diyoruz.

“YENİ DÖNEM O ÇİFT MAVİ GÖZÜN İNSANINA BAKTIĞI GİBİ BİR DÖNEM OLACAK”

*  Bakınız bu nasıl bir anlayış biliyor musunuz? Sevgili dostum Ahmet Kaya’nın odasında astığı bir fotoğraf birkaç gündür bir tartışma işliyor. Tartışmayı önemsemiyorum oraya girmeyeceğim. Ama size söyleyeceğim şu o fotoğraf, benim 10 yıldır masamın arkasında duruyor. O fotoğraf ne biliyor musunuz? Tokat’ta, bir çiftçinin, bir köylünün deprem sonrası yaşadığı sıkıntıları bir devletin başındaki insana, insanına anlatırken çekildiği fotoğraf. O fotoğraftaki kişi o köylü dede o anlatımı yapıyor hararetli bir şekilde.

*  Ama onu dinleyen bir çift mavi göz var. O çift mavi göz vatandaşına öyle itinayla bakıyor ki, bir gözün içine bakış vardır. Ben diyorum ki Allah’ım beni o gözlerim baktığı gibi bu annelere baktır. O gözlerin baktığı gibi bu çocuklara, bu gençlere, bu hanımefendilere, bu beyefendilere abilerimize. Ben çocukla konuşurken bile dizimi yere eğip onun gözünün içine bakıp onu hissetmeye çalışıyorum. İşte bu yeni dönem o bir çift mavi gözünün insanına baktığı gibi bir dönem olacak.

“KİBİR KENDİNİ BEĞENMİŞLİK BUNLARIN HEPSİ YOK”

*  Kibir, kendini beğenmişlik bunların hepsi yok bitti. Kul Nesimi demiş ki ‘Rızkı veren Hüda’dır, kula minnet eylemem’ demişti. Ramazan ayındayız. Ben dünyanın  en büyük şehri İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin başkanıyım. Sevgili dostum Ahmet Kaya Ortahisar Belediye Başkanı biz bu göreve talip olduk. Sizler de bizleri seçtiniz. Şimdi bize düşen görev sizi dinlemek, sizi anlamak, dertlerinize çare olmak için gece gündüz çalışmak bizim sorumluluğumuz bu.

*  Vatandaşımıza destek oluyoruz ya vatandaşımız bir sıkıntıya düşüyorsa ona destek olmak bizim sorumluluğumuz. Vatandaşlarıma sesleniyorum. Devletimizin herhangi bir kurumu ama belediyesi ama valiliği, ama bakanlığı ama şurası ama burası o desteği size veriyor ya, kimse cebinden bir şey vermiyor. Size vermek zorunda olduğu desteği veriyor. Hatta belki de az veriyor siz onun hesabını sorun. Ben hep söylüyorum bize minnet duymayın.

*  Görevini iyi yaptın kardeşim,  belediye başkanım teşekkür ederiz diyebilirsiniz. Ama kimseye minnet duymayın. Bu şehrin İstanbul’un bu ülkenin, bu devletin sahibi, millettir. Ben geleceğin bir sistemin sahibiyim diyen, buyruğumla şunu yaptın diyen, talimatımla emrettim şöyle oldu diyen biri görevden ayrılacağı zaman af diledim, görevden ayrılıyorum deme dönemi bitmiştir.

“ŞU AYAKLARINIZDAKİ, KOLLARINIZDAKİ PRANGALARI, KELEPÇELERİ SÖKÜN ATIN”

*  Millet devletin sahibidir. Bugün ülkemiz derin bir yoksulluk yaşıyorsa onun hesabını sorun sormalısınız. Üniversiteli çocuklarımız, gençlerimiz işte biz şimdi İstanbul’da ne yapıyorsak iyi uygulama sevgili Ahmet Kaya’yla tabii ki paylaşacağız. O burada bir merkez ilçe belediyesi başkanı. Bakın buradan söyleyeyim Ekrem İmamoğlu İstanbul’un belediye başkanı. Bakın burada benim şanlı Türk bayrağım var. Benim kapım Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkese açık.

*  Benim kapım hangi partiden seçilmişse seçilmiş. Trabzon’un Büyükşehrinden ilçesine, beldesine nerede olursa olsun herkese açık. Kardeşim partiler araç, partiler hizmet için araç, seçim geçti bitti. Şimdi milletçe ayağa kalkma zamanı. Onun için birlikte çalışacağız. Ahmet Kaya başkanımla çalışacağız.

*  Ama benim kapımı Akçaabat’ta çalsa başımın üstünde yeri var, Trabzon Büyükşehir’de çalsa başımızın üstünde yeri var. Bunu niye söylüyorum biliyor musunuz? Hangi partide siyaset yapıyorsanız yapın şu ayaklarınızdaki, kollarınızdaki prangaları, kelepçeleri sökün atın millete hizmet edin. Siz de bir kişiye değil, millete hizmet edin.

“VATANDAŞINA KARŞI YUKARIDAN BAKMA”

*  Bu cennet vatan 100 seneyi aşkın süre önce özgürlüğü, cumhuriyeti, demokrasiyi seçmiş, ne demiş şair? Hangi çılgın bana vuracakmış şaşarım demiş. Öyle değil mi? Biz milletçe özgürlüğüne düşkün insanlarız. Biz demokrasi aşığıyız. Şimdi ne yapacağız? Daha fazla sizi dinleyeceğiz. Bu şehrin zeki insanlarını bu şehrin akıllı gençlerine, hanımefendilerini, beyefendilerini daha çok dinleyeceğiz.

*  Başkanımız sizlerle çok güzel projeler üretecek. Biz de onu yapıyoruz İstanbul’da. Bu milletin ayağa kalkmasıdır millet gücünün farkına varacak. Ben hep söylüyorum. Büyüklerimin bana vasiyetidir. Makamım büyüdükçe başını öne eğsin. Vatandaşa karşı yukarıdan bakma, vatandaşa karşı başın öne eğik dursun ve onunla öyle konuş. Ona hizmet yolunu seçmişsen bu sana gerekli. O bakımdan biz bu terbiyenin bu anlayışın inanın neferleri olacağız. Çok çalışacağız.

*  Ben hep söylüyorum bakın sıralamam şöyle. Allah’ım beni aileme mahcup etme. Allah’ım beni doğduğum topraklara Trabzonlulara mahcup etme. Karadenizlilere mahcup etme. Ama beni bu Türkiye’nin bu cennet vatanın Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütün vatandaşlarına mahçup etme. Şehrim İstanbul’a mahçup etme. Çünkü biz çok asil bir görevle hizmet dönemiyle karşı karşıyayız.

*   Ve göreceksiniz çok çalışacağız. Ben diyorum ki beni geçecek adam doğmadı kardeşim. Ahmet Kaya diyebilir ki, başkanım sen öyle değilsin ama ben daha çok koşarım. E hadi koşalım. Yahu hizmette, yarıştan güzel bir şey olabilir mi? Beni geçeni arkadan çelme takmam vallahi de billahi de alkışlarım.

“ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ KONUŞACAĞIZ”

*  Biliyor musunuz? Millet de millete hizmette yarışın kazananı yok ki hepimiz kazanıyoruz. Kaybedeni yok ki hepimiz kazanıyoruz. Dolayısıyla bizim yolculuğumuz böyle bir yol, çok başarılı olacağız. Arkamızda sizin gibi hemşerilerimizin gücünü hissedeceğiz. İnşallah önümüzdeki zaman diliminde hiç olmadı bugüne kadar  bundan sonra da ağzımızdan kötü kelime duymayacaksınız.  

*  Ben bugün Sera’da 98 yaşında anneannemizi ziyaret ettim. Salacık’ta halamı ziyaret ettim. Hepsi diyor ki televizyonda seni dinliyoruz. Bir de bağırıyormuş bana halam Ekrem Ekrem beni niye duymuyorsun? Şimdi ben konuşurken kötü söz edeceğim. Beni anneannem dinliyor, annem dinliyor, bırakın siz dinliyorsunuz, beni çocuklar dinliyor. Ben buradan söylüyorum.

*  Biz kimsenin hakkında iftira, kumpas, şu bu işlerle zaten uğraşmadık uğraşmayız. Kötü söz kullanmayacağız. Sizin işinizi konuşacağız. Milletimizin işini konuşacağız. Çocuklarımızın geleceğini konuşacağız. Gençlerimizin umutlarını konuşacağız. Onlara destek olacağız. Bizim buna yetecek gücümüz var. Bizim buna yetecek aklımız, fikrimiz, bilgimiz var. Milletçe var. Sizin fikirlerinizden faydalanacağız. Yolumuz açık olsun hep birlikte koşalım, hep birlikte coşalım. 

“TRABZONUN MUHAFIZI OLUP KORUYUCUSU OLUN”

*  Ahmet Kaya Başkanımla birlikte çok güzel başarıları hep birlikte imza atalım. Bu, başarıda elbette merkez ilçe başkanımız, Haluk Başkanımın büyük emekleri var. Ona Mustafa başkanım, il başkanımızın büyük emekleri var ona, Milletvekilimiz Sibel Hanım’a ve bütün örgütümüze teşekkür ediyoruz. Ama biz bakın partiyi burada bıraktık. Biz diyoruz ki ya bu işi Trabzon ittifakı kazandı.

*   İstanbul’da İstanbul ittifakı kazandı. Türkiye’de Türkiye ittifakı olsun. Onun için milletçe kazanalım diyoruz. Bizim seçimde kaybedenimiz yok. Hepinizi çok seviyorum. Ahmet başkanımın yolu açık olsun. Yanındayız göreceksiniz çok yanında olacağız. İstanbul’umuzun, İstanbul’umuza yapılmak istenen kötülüklere karşı nasıl orada muhafız demişsem siz de Trabzon’da Trabzon’a bir kötülük yapılıyorsa Trabzon’a muhafızlık etmeye var mıyız? Sakınız vazgeçmeyin.

*  Burası bizim biblomuz, burası bizim canımız ciğerimiz. Bizi besleyen bir dünya. Trabzon’un muhafızı olup koruyucusu olun. Trabzon’un her konusuyla ilgilenin. Trabzonspor’la da ilgilenin, Trabzonspor’u da yalnız bırakmayın. Maddi manevi yalnız bırakmayın. Her türlü kardeşlik, her türlü güzellik kazansın. Hepinizi çok seviyorum. Allah’ın izniyle. Trabzon’da da İstanbul’da da ülkemizin her yerinde de ne olacak? Her şey çok güzel olacak.”

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-bir-kisiye-degil-millete-hizmet-edin/feed/ 0
Özgür Özel: İktidar oy alırsa kemerleri sıktıracak https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-iktidar-oy-alirsa-kemerleri-siktiracak/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-iktidar-oy-alirsa-kemerleri-siktiracak/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:09:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6522 CHP Efes Selçuk Belediye Başkanı ve Adayı Filiz Ceritoğlu Sengel’in, Selçuk’taki istasyon Meydanı’nda gerçekleştirdiği proje tanıtım toplantısına CHP lideri Özgür Özel’de katıldı.

“AKP’NİN REZİL ETTİĞİ SELÇUK BELEDİYESİ BÜTÇESİ DÜZELTİLMİŞ HALİYLE HAZIR”

Sengel, Toplantıya projelerinin yer aldığı tanıtım videosu ile başladı. Tanıtım videosunun ardından yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

“Biliyorsunuz 2019’da belediyeyi devraldığımızda büyük bir borç yükü altındaydı. Ama bunu hiçbir zaman bahane etmediğimiz gibi hep çalıştık hep çabaladık. Hep beraber bir yol yürüdük. Yaralar oldu, bu yaraları beraber sardık. Çocuklar için gıda erişimini başlattık. Eğitimden eksik kalmasınlar diye köylerden çocukları hep birlikte taşıdık. Amacımız geleceğe köprü atabilmekti. Bu 5 yıl boyunca yaptıklarımıza ek olarak izlediğiniz o tüm projelerin hepsi uygulamaya hazır, daha önemlisi AKP’nin rezil ettiği Selçuk bütçesi düzeltilmiş haliyle hazır. Tek yapmamız gereken 31 Mart’ta sizlerin oylarıyla yeniden belediye başkanı seçilmem.”

“ZAFER SELÇUK’UN OLACAK”

Görev süresi boyunca zorluklara Selçuk halkı ile beraber göğüs gerdiklerini belirten Başkan Sengel, “Bundan sonrası için çok daha emin adımlarla gidiyoruz, çünkü ne zorluk yaşarsak yaşayalım birlikte aşmayı bildik. Zorlandık mı? Evet. Çünkü her türlü sürenin sonu bize denk geldi. Meryem Ana Otopark, Efes Alt Kapı Otoparkı gibi… Ama hiç yılmadık çünkü her şeyden önce sizlere güveniyordum. Her seferinde dedim ki, ‘Efes Selçuk seninle birlikte, korkma. Eğer o hak bu kente aitse söke söke almasını biliriz evvel Allah.’… Bundan sonra da her şeyi hep birlikte yapacağız. Zafer bizim olacak, zafer Selçuk’un olacak” şeklinde konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel de, yaptığı konuşmada, “Ben bir yeri sevdim mi severim. Bir yere bağlandın mı bağlanırım. 2019 seçimlerinde sizlerden bir şey istemiştim. Belediye bizde değildi, işimiz kolay da değildi ancak bir cumhuriyet kadınını, inandığımız, güvendiğimiz partinin bir evladını, Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucusunu elinden tutup size emanet etmiştim. Siz de emanetimize sahip çıktınız, sağ olun, var olun. O günden sonra Selçuk’ta işler CHP için iyiye gitmeye başladı. Bugün geldiğimiz noktada Selçuk’ta o günlerden çok ilerideyiz. Bütün zorluklara rağmen ne belediye işçisini ne esnafı yalnız bırakmayan, mağdur etmeyen, güçlü, kararlı bir yönetim sergiledi Filiz Başkan. Kendisini yürekten kutluyorum” dedi.

“ONA GÜVENEN KİMSENİN GÜVENİNİ BOŞA ÇIKARMADI”

Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’in göreve geldiği zaman belediyenin mali tablosunun kötü olduğunu ifade eden Özel, “AKP’den, MHP’den alınmış belediyelerde borç belediyenin boyunu aşmış oluyor. O borcu ödemek hep kendisinden sonra gelen, namuslu çalışan, kentin ve halkın çıkarlarını gözeten sosyal demokrat belediye başkanlarına kalıyor. Dünya kadar borç ödendi. Birilerine ihaleyle verilen işler belediye tarafından yapılır oldu. İsraf bitti, yerine hizmet geldi. O günden bugüne Filiz Ceritoğlu Sengel, Selçuk’ta yaptıklarıyla hem size verdiğiniz oyu helal ettirdi hem de partimizi, bizleri gururlandırdı. Ona güvenen kimsenin güvenini boşa çıkarmadı. Kendisini yürekten tebrik ediyorum” dedi.

“FİLİZ BAŞKAN SEN KİMSEDEN KORKMA”

AKP İstanbul Milletvekili ve İçişleri eski Bakanı Süleyman Soylu’ya da seslenen Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Süleyman Soylu uzun süre İçişleri Bakanlığı yaptı, Türkiye’de 2 kişiye kafayı taktı. Bir tanesi Filiz Ceritoğlu Sengel, bir tanesi de Ekrem İmamoğlu. İkisiyle özel uğraştı, mahkemelere verdi, Ekrem Bey’e kumpaslar kurarak ceza aldırdı, burada da Filiz Başkana kafayı taktı. Vay efendim Selçuk yerine nasıl Efes Selçuk dersin? Süleyman Soylu’ya o gün söylediğimizi bugün bir kez daha söyleyelim. Filiz Başkan sen kimseden korkma, karıncanın kardeşi var o da CHP’lilerdir.”

Parti bayrağını göstererek sözlerini sürdüren Özel, “Bu bayrak CHP’nin bayrağı. Kurucusu belli, genel başkanı belli, amblemi belli. Partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi, amblemi altı ok, mevcut Genel Başkanı Özgür, kurucu Genel Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Adı Cumhuriyet Halk Partisi olan bu partinin Efes Selçuk’taki adayı Filiz Ceritoğlu Sengel. Dahası yok! Genel Başkan olarak söylüyorum Atatürk’ün koltuğunda oturan, O’nun emanetine sahip çıkan Genel Başkan olarak söylüyorum, Selçuk’ta bir başka CHP adayı yok, CHP’nin adayı Filiz Hanım’dır” dedi.

“HAKKIMIZI SÖKE SÖKE ALACAĞIZ”

Özel, “Bu iktidarın her şeye rağmen oy alması durumunda, emekli bu durumdayken oy veriyor, çiftçi, köylü bu durumdayken oy veriyor, memurlar bu durumdayken oy veriyor, siftahsız esnaf oy veriyor diye düşünüp bundan sonra 4 yıl boyunca kemerleri size sıktırması, acı reçeteleri size içirmesi gündeme gelecektir. Bunun önünde durmanın tek yolu önümüzdeki sandıkta hep birlikte bu iktidara bir sarı kart göstermek, bir kırmızı ışık yakmak, bizi hesaba katmak zorundasın demek durumundayız. Aylar önce emeklilere yaptıklarından sonra meydanlara emeklileri çağırmıştım. İlk başta meydanın 5’te biri emekli oluyordu. Sonra artmaya başladılar. Sonra her gün geldiler. Pişkin ekmekleri bölüp de paylaşır gibi, su gibi, ateş gibi. Her gün yeni ayaklar eklendi ayaklarına. Yeni yollarla tanıştı ayakları. Yeni kulaklar işitmeye başladı söylediklerini. Bir büyük kalabalık oldular sonunda. Bütün Türkiye’ye duyurdular seslerini. Emekliler hoş geldiniz. Söz verdiğim gibi birlikte mücadele edeceğiz, sizin hakkınızı söke söke alacağız” dedi.

“5’Lİ ÇETEYE PARA VAR, EMEKLİYE, ÇİFTÇİYE YOK! O ZAMAN SANA DA OY YOK”

İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Özel, “Mayıs seçimlerinde hepimize üzen sonuç oldu. 4 yıl daha seçim olmayacak. Genel iktidarın yerelden dengelenmeye ihtiyacı var. Emekliler, çiftçiler, memurlar, esnaflar bu duruma rağmen bize oy veriyor diye düşünüp kemerleri size sıktırıp acı reçeteleri size içireceklerdir. Bunu durdurmanın yolu iktidara sarı kart göstermek, bizi hesaba katmak zorundasın demek durumundayız. 5’li çeteye, saray müteahhidine, yazlık-kışlık saraya para var, emekliye, çiftçiye gelince para yok! O zaman sana da oy yok, bir daha oy yok!”

“BABA OCAĞININ TAPUSU BİR KİŞİYE KAYITLIDIR, O DA GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’TÜR”

Cumhuriyet Halk Partisinin kapısının herkese açık olduğunu dile getiren Özel, “Herkes bilir ki bir gün başı sıkışırsa, dara düşerse baba ocağı ordadır, çorbası kaynamaktadır, bacası tütmektedir. Ve bir gün dönmek zarureti doğarsa kapıları ardına kadar açıktır. Gelene de ‘Sen niye geldin, niye gitmiştin?’ demeyiz. Çünkü baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE İTTİFAKI KAZANACAK, TÜRKİYE KAZANACAK”

Özel sözlerini şöyle noktaladı:

“Karşımızda Cumhur İttifakı var, görevi korkutmak, tehdit etmek, şantaj yapmak, toplumu kutuplaştırmak. Biz kucaklaşmaya, kardeşleştirmeye geliyoruz, umudun ittifakıyız. Bizim ittifakımızın adı Türkiye İttifakı’dır. Selçuk’taki sosyal demokratları, milliyetçi demokratları, muhafazakar demokratları, Kürdü, Türkü, Lazı, Çerkezi’yle yüreğinde vatan, millet sevgisi olan herkesi Türkiye ittifakında birleşmeye davet ediyorum. Filiz Ceritoğlu Sengel kazanacak, Selçuk kazanacak. Cemil Tugay kazanacak, İzmir kazanacak. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-iktidar-oy-alirsa-kemerleri-siktiracak/feed/ 0
Depremde yakınlarını kaybedenler: ‘Devlet eliyle işlenen bir cinayet mi?’ https://www.foxhaber.com.tr/depremde-yakinlarini-kaybedenler-devlet-eliyle-islenen-bir-cinayet-mi/ https://www.foxhaber.com.tr/depremde-yakinlarini-kaybedenler-devlet-eliyle-islenen-bir-cinayet-mi/#respond Thu, 11 Apr 2024 21:45:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5969 Kahramanmaraş merkezli depremde yakınlarını kaybetmiş aileler Ankara Ulus Meydanı’nda eylem yaptı.

“OTEL OLARAK ADLANDIRILAN KATİL BİR BİNADA EN DEĞERLİLERİMİZİ KAYBETTİK”

Isias Otel’de 14 yaşındaki kızı Selin’i kaybeden Ruşen Yücesoylu Karakaya, şöyle konuştu:

* “6 Şubat’taki deprem sonucu biz Grand Isias Otel olarak adlandırılan katil bir binada en değerlilerimizi kaybettik. Onların adaletini sağlamak ve adlarını yaşatmak için kurduğumuz derneğimizle birlikte son 14 aydır hep beraber durmadan mücadele veriyoruz. Buradaki dostlarımız ise Türkiye’nin 11 farklı deprem bölgesinde, hayatlarını sürdürdükleri, evim dedikleri, fakat usulsuzlükle, ne olursa olsun mantığı ile inşa edilen katil binalarda oldukları için yitirdiler en değerlilerini.

“72 CANIN KATİLLERİ SUÇLUDUR VE ADALET ÖNÜNDE HESAP VERMELİDİR”

* Hepimiz, tüm Kıbrıs ve dünyanın birçok yerinden destekçilerimizle ilk günden beri tek yürek olarak her yeni güne adalet diyerek uyandık. Isias özelinde bizim Ocak ayında başlayan duruşmalarımız Nisan ayında devam edecek ve gerçekler mahkeme huzurunda bir kez daha ortaya konacaktır. Bütün çabamız tüm suçluların en ağır cezayı alması içindir. 72 cana mezar olan usulsüz yapıyı yaratan her birey suçludur ve adalet önünde hesap vermelidir. Başka canlar bu hırsız, ahlaksız zihniyetlerce aramızdan alınmasın diye hep birlikte mücadele etmeliyiz.

ACILI ANNE ADALET BAKANLIĞI’NA SESLENDİ

* Savcılık iddianameleri yayınlanmasına ve resmi görevlilerin isimleri tek tek ortaya konmasına rağmen Adalet Bakanlığı soruşturmanın genişletilmesi için gerekeni yapmamaktadır. Depremde en sevdiklerimizi kaybettiğimiz bu sahte ve usulsüz yapılara izin veren ve devletin verdiği yetkiyi kötüye kullanan herkes suçludur ve yargılanmalıdır. Bir sonraki duruşma günlerimize kadar her türlü kanaldan adalet çığlıklarımızı daha güçlü duyurmaya devam etmeliyiz. Türkiye’de bir adalet depremi yaşanmalı ve sevdiklerimizi öldürenler en ağır cezayı almalıdır.

* Depremi hiç unutmuyoruz. Her an 6 Şubat’ı yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin de bu bilinçle hareket etmesi ve siyasi kaygılardan uzak insani ve hukuki kararlar vermesini talep ediyoruz. Kıbrıs’ın şampiyonlarının ve tüm hayatını kaybedenlerin adaleti elbet sağlanacak ve suçlular en ağır ceza ile yargılanacaktır. Biz Kıbrıs’lı aileler ve Kıbrıs halkı olarak hep yanındayız, kendi davamızdan asla vazgeçmeyeceğiz ve hayatlarını kaybeden, gelecekleri ellerinden alınan sevdiklerimiz için sonuna kadar mücadelemiz sürecektir.”

“ADALET İSTİYORUZ”

Hatay Ilgım Apartmanı’nda 4 yakınını kaybettiğini belirten Duygu İnegöllü, “Depremden bir gün sonra alanına ulaştığımızda arama kurtarma çalışmalarının başlamadığını fark ettik. 8 gün süren tırnaklarımızla kazıdığımız günlerin sonunda sevdiklerimizin tanınamayacak vücutlarına ulaşabildik. Bu apartmanda 80 kişi hayatını kaybetti. Adalet istiyoruz. Dosyada bir tek kamu personeli yargılanmıyor. Bu binalara izin verenleri, bizi yalnız bırakanların hepsini mahkeme salonlarında görmek istiyoruz.” diye konuştu.

Kahramanmaraş Sait Bey Sitesi’nde oğlunu kaybettiğini belirten anne, “Adalet istiyorum. Adalet yerini bulsun artık” dedi.

“DEVLET ELİYLE İŞLENEN BİR CİNAYET Mİ?”

Kız kardeşini ve iki yeğenini kaybettiğini belirten vatandaş, yetkililere şöyle seslendi: “Benim kız kardeşim ve iki küçük yeğenim örgütlü bir kötülüğün kurbanı mı oldular? Bu devlet eliyle işlenen bir cinayet mi? Biz bunu nasıl anlayacağız? Zihnimize nasıl açıklayacağız? Kamu personeli bütün suçlular yargılanmalıdır.”

Kahramanmaraş Ebrar Sitesi’nde eşini ve çocuklarını kaybettiğini belirten anne ise “Tüm suçluların cezalandırılmasını istiyorum. Hayallerimizin hepsi yarım kaldı. İki ayağımı kaybettim. Bunun hesabını kim verecek?” diye sordu.

“BU ÖLÜM TUZAĞINI ÇOCUKLARIMIZA KİMLER KURDU?”

Isias Otel’de rehber oğlu Nazımcan Hartlap’ı kaybeden Hilal Düzgünce, “Bu ölüm tuzağını çocuklarımıza kimler kurdu? Kimler bizi kaç paraya sattı? Söyleselerdi bize fiyatlarını biz satın alsaydık onları. Bizler yaşamıyoruz, nefes almıyoruz, kabristanlara gidemiyoruz” dedi.

Gaziantep Furkan Apartmanı’nda oğlunu kaybettiğini belirten anne, “Ben çok öfkeliyim, çok kinliyim. Bu binada 51 kişiyi kaybettik. Bunun sorumlusu kamu personeli yargılansın” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/depremde-yakinlarini-kaybedenler-devlet-eliyle-islenen-bir-cinayet-mi/feed/ 0
İmamoğlu: Gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-gece-gunduz-calismaya-devam-edecegiz/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-gece-gunduz-calismaya-devam-edecegiz/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:00:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5660 İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), yapımı 1883 yılına tarihlenen ve 1885 yılından itibaren Terkos Gölü’nden İstanbul’a su gönderen, Osmanlı döneminin ilk modern su tesisi pompa istasyonunu restore etti. Kentin kültür-sanat ve sosyal hayatına kazandırılan Terkos Kültür Evi; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Parti Meclisi üyesi Cem Aydın, İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa ve CHP Arnavutköy Belediye Başkan Adayı Tekin Aras’ın katılımlarıyla açıldı. “Terkos” kelimesinin suyla özdeşleşmiş bir anlamı olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Terkos denince, aklımıza İstanbul’un en büyük su kaynağı gelir. Ve bunu korumak hepimizin sorumluluğu” dedi.

“5 TARİHİ YAPININ BAKIM VE ONARIMINI YAPTIK”

Terkos Kültür Evi’ne dönüştürdükleri alanın, teknolojik gelişimlerin hızlanmasıyla süreç içerisinde müze vasfına büründüğünü aktaran İmamoğlu, “Burada, tarihi bir mirasa sahip çıkıyoruz” diye konuştu. Terkos Kültür Evi bünyesinde müzeyle birlikte kültür alanları ve BELTUR Kafe gibi sosyal alanların bulunduğu bilgisini paylaşan İmamoğlu, “Burasının Arnavutköy, Çatalca bölgesine hitap etmesini arzu ediyorum. Ama ben eminim ki, bu alanı Tekin Aras Başkanımla birlikte, çok güzel buluşmalara, çok değerli kültürel buluşmalara, çok değerli sanatsal buluşmaları açacağız. Burada 5 tane tarihi yapının bakım ve onarımını yaptık. Ve yapımızın hizmete sunulmasıyla beraber, özellikle yeme-içme alanımızın ve buradaki çok kıymetli kültür alanımızın ilgi göreceğini biliyoruz” ifadelerini kullandı.

“YARADAN, GÖNLÜ GÜZEL VE İYİ İNSANLARIN DUASINI KABUL EDER”

“Bugün Ramazan’ın ilk günü” diyen İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

* “Ramazan ayında ben hep derim ki, ‘Ya Rabbi, bizi hep güzelliklerle buluştur. Bizi güzel insanlarımızın sağlıklı, mutlu, huzurlu olduğu günlerde bir araya getir. Yüzümüz hep güleç olsun. Birbirimize selam verelim. Birbirimize hoşgörümüz bol, önyargımız hiç olmasın. Birbirimizi sevelim, sayalım, yaygı duyalım. Birbirimizin iyiliği için mücadele edelim.’ Bu memleketin her insanı, bizim insanımız. Allah, bu memleketin her insanını iftiradan, yalandan, gıybetten korusun. Onun için ben diyorum; Yaradan, gönlü güzel ve iyi olan insanların duasını kabul eder. Bizim milletimiz, öyle bir millet. Bu güzel millet, şu anda İstanbul’da, Arnavutköy’de bir arada yaşıyor. Daha mutlu olacak. Çok güzel işler başaracağız. Size hak ettiğiniz ortamları oluşturacağız. Siz, buralarda huzurlu olacaksınız. Bizim inancımızın, bizim dinimizin bize bahşettiği güzel günlerde, güzel aylarda, Ramazan ayında da bir arada olacağız, milli bayramlarımızda da bir arada olacağız.

“CUMHURİYET, HER VATANDAŞI EŞİTLER”

* Cennet vatanımızın bir karış toprağına sıkıntı gelemez, getirmeyiz. Bir vatandaşımızı bile geride bırakmayız, bırakamayız. Hepsi bizim. Bu vatanın her parçası bizim. Cumhuriyet nedir biliyor musunuz? Cumhuriyet, her vatandaşı eşitler. Şu gördüğünüz İstanbul’a belediye başkanı seçtiğiniz kardeşinizin, hemşehrinizin hakkıyla, hukukuyla; Tekin Aras’ın hakkı, hukuku eşittir. Sizlerin herhangi birisiyle benim hakkım, hukukum eşittir. Hiç kimse bir milim fazla, bir milim az değildir. Onun için biz, eşitlik hukuku içerisinde insanlarımızın hakkını, hukukunu koruyan bir düzeni şehirlerimizde var edeceğiz. Güzel, liyakatli insanları yönetici seçeceğiz. Ahlaklı ve erdemli bir dönemi İstanbul’un her yerinde harekete geçireceğiz göreceksiniz. Ne kazanacak? Sevgi kazanacak, sevgi. Ne kazanacak? Arnavutköy’de Tekin Aras kazanacak. Ona göre hemşehrilerimizden destek istiyoruz.

“BİRLİKTE ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

* Burada hemen yanı başındayız. Çatalca’da da -televizyon programı vardı yetişemedi- Erhan Güzel kardeşimi unutmayın. O da güzel bir kardeşimiz. İki genç arkadaşımız, Tekin Aras ve Erhan Güzel, iki ilçede gençliğiyle, enerjisiyle, iyi niyetiyle, kalbiyle, çalışkanlığıyla iki ilçeyi omuz omuza, İstanbul’un en yaşanılır ilçesi haline getirecek. Bu kardeşiniz de onlara ağabeylik yapacak. Birlikte, ortak akılla, çok başarılı olacağız. Size söz veriyoruz. Şafak Bey, Suat Bey ve diğer arkadaşlarımızın özenli çalışmaları, bize bugünü kazandırdı. Elbette bu süreçte hep birlikte üretmeye devam edeceğiz. Biz, gündüzleri temellerimizi sığdıramadığımız için gece de zamanınızı alıyoruz; kusurumuza bakmayın. Gece, gündüz çalışmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-gece-gunduz-calismaya-devam-edecegiz/feed/ 0
Yavaş: Partilerinin adı adalet ama adaletin A harfi dahi kalmamış https://www.foxhaber.com.tr/yavas-partilerinin-adi-adalet-ama-adaletin-a-harfi-dahi-kalmamis/ https://www.foxhaber.com.tr/yavas-partilerinin-adi-adalet-ama-adaletin-a-harfi-dahi-kalmamis/#respond Tue, 20 Feb 2024 09:15:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3680 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, bugün Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın ile birlikte Elmadağ’da Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı.

“HİÇBİR YERE SİZİN TERTEMİZ PARANIZI HARCAMAM”

Burada konuşan Yavaş, şunları söyledi:

* “Belediye başkanı olmadan önce ‘Yapamazlar, edemezler, yönetemezler, daha ilk aydan maaşları ödeyemezler’ gibi korkutmaya başlayıp daha sonra ‘Sosyal yardımları kesecekler, işçileri çıkaracak’ ve benzer biliyorsunuz karalamaların hepsi vardı. Allah’a çok şükür bir beş yıl geçti. Ne işçileri çıkarttık? Hepsi mutlu, hep birlikte mesai arkadaşımız gibi çalışıyoruz ne de sosyal yardımları kestik. O ‘Maaşları bile ödeyemezler’ diyen belediyeyi şu anda Amerika’daki fişlenen kuruluşa göre kredibilitesi en büyük belediyenin Ankara Büyükşehir Belediyesi olduğunu açıkladı.

* Yaptığımız çalışmalardan İngiltere’den Dünya Başkentleri Başkent Ödülü’nü aldık. Ve bugün Türkiye’de ‘Mansur Yavaş Belediyeciliği’ konuşuluyor. Çünkü bizden öncekilerin sadece ‘Proje yapıyoruz’ deyip çöp projelere yatırdıkları paraları görünce o çöp projeleri görünce aradaki farkı anladılar. İçinde insan olmayan hiçbir projeye bir kuruş para harcamam. Kendi paramı harcamayacağım hiçbir yere sizin tertemiz paranızı harcamam. Öncelikli olarak hemşehrilerimin bu bölgelerde Ankara’nın tüm sınırları içerisinde birçok ihtiyacı var. İşbaşına geldik, 232 köyde kanalizasyonu açıktan akıyor. Yüzlerce köyde su yok.

* Polatlı suyundan memnun değil. Bunlar yıllardır ihmal edildi. Çünkü ‘Yerin altına yapılan yatırım görülmez’ dediler. Oysa şöyle bir kendinizi yoklayın; iki saat suyunuz kesilse başlıyorsunuz heyecanlanmaya. Peki onlarca yıldır su sıkıntısı çeken, tankerle su taşınan köyleri düşündüğünüz zaman hangisi acil, hangisi farz? Çöp projeler mi? Bunlar mı? Elbette ki insanların acil ihtiyaçları farz. Ve gelir gelmez öncelikli olarak belediyedeki tüm çakarlı araçların çakarlarını söktük. Beş yıldır ben bir minibüs, bir şoför, bir korumayla geziyorum.

* 4 bin kadar ihaleyi canlı yayınladık. Türkiye’de benden başka yok. A’dan Z’ye bütün ihalelerimiz yayınladı. Belediyenin bütün mali tabloları nereye beş kuruş harcıyorsak hepsini internet sitemizden görüyorsunuz. Hesabınızı bu şekilde veriyoruz. Sayıştay gelir zaman zaman tehdit eder. Çekinmeden Sayıştay raporlarını da yayınlıyoruz. Ve hesabımızı her vesileyle veriyoruz. Nereye bir icraat yaparsak bu park, bu kavşak şu kadar TL’ye mal olmuştur diye. Eski dönemden iki misli daha fazla Ankara’nın çeşitli yerlerinden, bütün ilçelerde yeşil alanlar kazandırdık. Ama hiçbir yere hani asfaltını yapıyoruz, kıymetini bilirler gibi, asfaltınız hayırlı olsun kavşağınız hayırlı olsun tabelalarını da asmadık hiçbir şekilde.

“HER ŞEYİMİZ O KADAR AÇIK Kİ HER YERDE HESAP VERMEYE HAZIRIZ”

* Zaman zaman bazı siyasileri görürsünüz. Herhangi bir yolsuzluk iddiası olduğu zaman ‘Ben hesabımı öbür dünyada veririm. Kimseye hesap vermem’ gibi böbürlenenleri görürsünüz. Her şeyimiz o kadar açık ki her yerde hesap vermeye hazırız. Ve diyoruz ki; bu dünyada hesabını veremeyen kimse öbür dünyada mümkün değil veremez. Onun için hem bu dünyada hesabını vereceksiniz hem öbür dünyada. Ondan sonra vatandaşın karşısına böyle korumasız bir şekilde alnı açık bir şekilde çıkacaksınız. Allah’ıma bin şükür, bana güvenlerin başını eğecek hiçbir işin içinde olmadık. Olsaydık duyardınız. Diyoruz ki; süremiz bitince de aynı şekilde. O zaman korumamız da olmayacak. Şoförümüz de olmayacak. İnşallah sizlerin yanına gayet rahat bir şekilde geleceğiz. Neden korumasız geziyoruz? Kimseyi ayırmadık ki. Herhangi bir köye, mahalleye, ilçeye hizmet ederken ‘Burada kaç oy çıkmış’ diye bakmadık.

“ELMADAĞI’IN EN ÜCRA KÖŞESİNDEKİ KÖYDEKİ BAKKAL DAHİ ŞİMDİ PARA KAZANIYOR”

* Buradaki sıkıntıları biliyoruz. Başkanım biraz önce yapılanları anlattı. Başkanım direkt arıyor şu ihtiyacımız var diye. İkinci defa söyletmiyoruz. Derhal talimatını veriyoruz. İmkanınız varsa anında destek olmaya çalışıyoruz. Ama maalesef diğer belediye başkanlarımızdan birçoğu uzattığımız eli tutmadılar, kendi ilçeleri kaybetti. Elmadağ hep yanımızda durdu. Elmadağ kazandı ve kazanmaya devam edecek. Elbette eksiklerimiz vardır. Eski dönemden farklı daha neler var? Eskiden biliyorsunuz destek ihtiyacı olan ailelere destek olunurdu. Belediyecilik başkanım da söyledi, yol yapmak, asfalt değil. Bunu herkes yapar. Az yapar, çok yapar ama mutlaka yapar.

* Belediyecilik şöyle tarif edilir; doğumundan ölümüne kadar insanların her türlü beşeriye ihtiyacını karşılayan kurumdur diye geçer. Dolayısıyla bizler öncelikli olarak bu ihtiyaçları karşılamak zorundayız. Komşusu aç yatarken tok yatamayız. Verdiğim sözlerden bir tanesi şuydu buraya geldiğimde; kimseyi açıkta bırakmayacağız, okuluna gidemeyen, okuyamayan hiçbir çocuk olmayacak diye. Söz verdiğimiz gibi Başkent Kart’ı çıkarttık. Üç yılı geçti. Başkent Kart’a para yüklemek suretiyle o evin ihtiyacını en iyi bilen anne ve baba gidiyor istediği esnaftan ihtiyacını gideriyor.

* Eskiden nasıl oluyordu? Bir tane esnaftan toptan alınıyordu. Koli koli getirip evlere dağıtılıyordu ve hem dağıtım masrafı çıkıyordu hem de zaman zaman o dağıtılan kolilerden şikayetler oluyordu. Şimdi böyle bir ihtiyaç yok. Bir kişi değil Ankara’daki tüm esnaflar da kazanıyor. Elmadağ’ın en ücra köşesindeki köydeki bakkal dahi şimdi para kazanıyor. Onlar da ayakta kalıyor. 200 bin aileye Ankara’da protein yardımı, et yardımı yapıyoruz Tam 27 aydır kasaplar kazanıyor. Kırtasiye yardımını da aynı şekilde şimdi birer tane çanta yaptırıp sırtlarını vermek suretiyle yapmıyoruz. Kırtasiye yardımı olarak parayı kartlara yüklüyoruz. Kırtasiyecilerden alıyor, üç harflilerden ve AVM’lerden geçmiyor ki kırtasiye esnafını da ayakta kalsın.

“ÜÇ YILDIR DAĞITTIĞIMIZ ŞEYİ İCRAAT OLARAK SUNUYOR”

* Şimdi Başkent Kart’ı üç yıldır uyguluyorum değil mi? Fakat rakibim Başkent Kart verecekmiş, duymamış. Üç yıldır dağıttığımız şeyi icraat olarak sunuyor. Biz birer kilo et veriyoruz. ‘Ben but veriyorum’ diye övünüyor. Faaliyet raporuna bastık ki bir şubat ayında iki kişiye kasım ayında 11 kişiye vermiş. Biz Keçiören’de 50 bin aileye destek oluyoruz. Siz yönettiğiniz ilçede 50 bin kadar desteğe ihtiyacı olan aileyi bilmiyorsanız o zaman hiç bu konulardan bahsetmeyeceksiniz. Çünkü onun da çöp projeleri var.

* İnsan hayatına dokunmaktan daha güzel bir şey olabilir mi? Türkiye’de hala doğal gaz dağıtan hiçbir belediye yok. İnsanlarımızı evde üşütmüyoruz. Bizim gibi protein yardımı yapan hiçbir belediye yok. 918 köye internet götürmüş hiçbir belediye yok. Kırsal kalkınmalarda destek olan belediyeler var ama bizim hızımıza yetişemiyorlar.
Meclis’teki engellemeleri falan hepsini görüyorsunuz. Adalet hep lafta kalıyor. Partisinin, partilerinin adı adalet ama artık görüyoruz ki adaletin A harfi dahi kalmamış.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yavas-partilerinin-adi-adalet-ama-adaletin-a-harfi-dahi-kalmamis/feed/ 0
Özgür Özel’den Erdoğan’a: Sevgililer Günü’nde Sisi’ye koşturmuş https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-erdogana-sevgililer-gununde-sisiye-kosturmus/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-erdogana-sevgililer-gununde-sisiye-kosturmus/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:57:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3408 Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Etimesgut seçim ofisi açılışına katıldı. Açılışta bazı MYK üyeleri ve milletvekilleri de Özel’e eşlik etti. Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile CHP Etimesgut Belediye Başkan Adayı Erdal Beşikçioğlu’nun katıldığı açılışta, “Aday belirleme süreçlerini yaşadık. Adaylarımız belli oldu, başkan adaylarımız belli oldu. Şimdi sıra artık sokağa çıkmakta, meydana çıkmakta, şimdi sıra, halkın gönlünde taht kurmuş olanlara haklarının verilmesini istemekte. Şimdi sıra, hak ettiklerinizi Etimesgut’a getirmekte” dedi.

“ÇOK DİKKATİMİ ÇEKTİ”

Etimesgut’ta çok önemli bir adım attıklarını kaydeden Özel, şu ifadeleri kullandı;

*Etimesgut çok farklı bir ilçe. Etimesgut, gelişen, çoğalan, kabına sığmayan ama birileri tarafından kıymeti bilinmeyen bir ilçe. Çok dikkatimi çekti, beni Ata Kavşağı’na götürdüler. Dediler ki ‘Burası Türkiye’nin CHP belediyeciliği açısından en önemli noktası.

*Üç ilçe kesişiyor. Sincan orada, öbür tarafında Yenimahalle, bir tarafında Etimesgut. Aynı kavşakta Yenimahalle tarafına gidince evler 10 milyon lira. Etimesgut tarafında ilerleyince 6 milyon lira. Sincan tarafa gidince evler 3 milyon lira.

*Çünkü bir tarafı CHP’li belediye yönetiyor, bir tarafı yıllardır AK Parti’nin kötü belediyeciliği perişan etmiş, bir tarafta da ikisinin arasında kalmış bir Etimesgut var.’ CHP’nin yönettiği kentlere yatırım geliyor, hizmet geliyor, kent güzelleşiyor.

*Sosyal demokrat belediye, o kentin gücüne güç, değerine değer katıyor. Bunu yapmaya geliyoruz Etimesgut’a.

“REKOR KIRMANIZI İSTİYORUM”

*Türkiye’ye mesaj vermeye geldik. Etimesgut’un Ankaralı kimliğini kaybetmeden, Ankaralı kimliğine sahip çıkan, Devlet Tiyatroları’nda uzun yıllar harikulade yöneticilik işi çıkarmış, elinin değdiği yeri geliştiren ve güçlendiren, milletin sevdiği, halkın sevdiği birisine teklif götürdük. Hem bir devlet adamına, hem bir halk kahramanına Etimesgut’a yakışacak bir yakışıklıya teklif götürdük. O da kabul etti.

*Ona bakınca elbette bir Ankara sevdalısı görüyorum. Ona bakınca elbette suçlulara göz açtırmayan geceleyin hepimiz rahat uyusun diye canını ortaya koyan bir iradenin temsilcisini, kahraman Türk polisini görüyorum. Ona bakınca ben ‘Bu kapı niye kapalı’ diyen valiyi görüyorum, vatandaş kalabalık etmesin diyenlere, ‘Vatandaşın girmediği yer mi olur, açın kapıları’ diyen valiyi görüyorum.

*Ona bakınca ben 1 Nisan’dan itibaren Etimesgut’un yüzünü güldürecek, öyle kapalı kapılar arkasında değil aranızda dolaşacak, hepinizin sevgilisi Erdal Başkanımı görüyorum. Etimesgut, Türkiye’deki gençler adına, nereye gitsem selam yolluyorlar. Etimesgut, Türkiye’deki polis teşkilatının kahramanları adına, Türkiye’nin dört bir yanında, ‘Behzat Ç.’ye selam söyle, valime selam olsun’ diyenler adına sizden 31 Mart’ta rekor kırmanızı ve Erdal Başkana sahip çıkmanızı istiyorum.

*İşine devam edecek, o çok güzel oynadı. Neyi oynadı? Yazılan bir senaryoyu oynadı, aklına yatmayan hiçbir rolü kabul etmedi. Ama işini dört dörtlük yaptı. Karneyi 10 üzerinden 10 aldı. Herkesin sevdiği, benimsediği, takdir ettiği bir yapısı ve kişiliği var. 1 Nisan’dan sonra senaryoyu hep birlikte yazacaksınız, uygulayacaksınız, burada bir başarı hikayesini Türkiye’ye siz göstereceksiniz. Sizden bunu bekliyoruz.

“ETİMESGUT’TAN BAŞLAYACAĞIM”

*Tabii o, bu görevi yaparken arkasında Etimesgut ilçe örgütümüz, CHP’liler ama sadece onlar değil Etimesgut’un bütün demokratlarını görüyoruz. Milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar, sosyal demokratları görüyorum.

*Etimesgut ittifakına, Behzat Ç.’mi, komiserimi, valimi ve 1 Nisan’ın belediye başkanı Erdal Beşikçioğlu’nu emanet ediyorum. Örgüt deyince bu seçimin benim için bir anlamı da ‘Etimesgut’tan başlayacağım’ dedim, çok sevdiğim örgütümüzde görev yapmış rahmetli Faruk Özdemir, o gün ilçe kongresinde kalp krizi geçirdi, hayatını kaybetti.

*En büyük ümidi 31 Mart’ta Etimesgut’u alan ilçe başkanı olmaktı. Bu Etimesgut’u bir de özellikle Faruk Başkan için kazanacağız. Allah gani gani rahmet eylesin. Bir kez daha hepinize, kıymetli ailesine başsağlığı dileklerimi iletiyorum.

*Bütün örgütümüze bir koşacaksanız, iki koşun, bir adımı örgütümüz, bir adımı da Faruk ağabeyin hatırası ve emaneti için atın. Örgütümüzü çok seviyoruz, hepinize güveniyoruz gençler.

“3 SANDIK KURULACAK”

*Oy verirken 3 sandık kurulacak. Dördüncüsünde muhtarlar var. Hangi siyasi görüşten olursa olsun muhtarlarımıza başarılar diliyoruz. Muhtarlarımıza şunu söylüyoruz, ‘Hangi görüşten olursanız olun rozet yok. Bütçe yok, parti yok. Gidip de o sandıktan çıkıyorsunuz ya hepinize helal olsun.

*31 Mart’tan sonra seçilen bütün muhtarlarım Mansur Başkanıma emanet olsun.’ Şimdi geriye 3 sandık var. O 3 sandıktan bir tanesi Erdal Başkan için Etimesgut oy sandığı, bir tanesi elbette büyükşehir belediyesinin yani Mansur Yavaş’ın. 5 yıllık icraatlarının sonunda vereceğiniz oylarla, birçoğunuz geçen seçimde oy verdi ama vermeyenler onun insan ayırmadığını gördü, parti ayırmadığını gördü.

*Hizmeti yaparken adalet duygusu içinde olduğunu gördü. Çalmadığını, çaldırmadığını gördü. Ama en güzeli o sıcacık elini omzunuzda hissettiniz. Mansur Başkana hep beraber teşekkür yapma ve bu namuslu belediyeciliği ödüllendirme zamanı. Mansur Yavaş’ı Etimesgut’a, Ankara’ya anlatacak değilim. Ben onu Türkiye’nin geriye kalan diğer illerinde nasıl devlet adamlığı olunur, nasıl şehrin sorunlarına hakim olunur, nasıl popülizme kaçmadan, yalana bulaşmadan doğru ve dürüst belediyecilikle iyi hizmet yapılır, nasıl israf bitirilir, tasarruf yapılır, nasıl para doğru yerde kullanılır, örnek olarak Mansur Başkanı anlatıyorum.

*Dayanışma belediyeciliğinin en güzel örneklerini verdi. Size biraz önce Erdal Başkandan bahsettim. Çok iyi bir oyuncu diye. Filmlerde çok güzel kendisini ifade ediyor, hepimizi memnun ediyor diye. Size bir müjdem var. Yarın akşamı bekleyin, kendisini oynayan, olduğu gibi görünen muhteşem bir televizyon starı ile karşılaşacaksınız. Yarın akşamı bekleyin.

“REKOR OY BEKLİYORUM”

*Pandemide Manisa’da evde oturuyorum. Eşim yanımda, kızım uzakta. Gidip alsak mı, gelse mi? Tam o günlerdeyiz. O sırada eşim dedi ki ‘Yahu yine biz iyiyiz. Çalışamayanlar var. Sokakta olanlar var, dışarı çıkmazsa ekmeğini kazanamayanlar var. Bu insanların hali ne olacak?’ Hepimize çok önemli görev düşüyor ama en çok belediye başkanlarına düşüyor.

*Biz bunu konuşurken televizyonda bir haber. Mansur Yavaş veresiye defterlerini kapattırma ile ilgili kampanya başlatmış. Eşime anlatamadım. Gırtlağım düğümlendi. ‘Didem’ dedim, ‘Senin o dışarıya çıkamayan var ya, çalışamayan, çiçek satamayan, gündelik işe gidemeyen, temizliğe gidemeyenin kursağından lokma geçmesi veresiye defterine bağlandı ya, çıkınca çalışıp ödeyecek ya.

*Mansur Başkan o veresiyeleri sildiriyormuş’ dedim. Şu kadarını söyleyeyim, ben kendisinden oy olarak rekor bekliyorum. Ama ne oy alırsa alsın, ne yaparsa yapsın, siyaset ne zaman ve nerelere kadar, en güzel yerlere layık. En güzel yerlere taşısın. Ama bu başkana bu insanlığı için helal olsun be helal olsun.

“BİR KURBANLIK KOÇUN BOYNUZUNDAN TUTTUN”

*Diyor ki, ‘1994 ruhu ile çalışacağız ve Ankara’yı alacağız. 94 ruhunu geri getireceğiz.’ 94, Ankara’ya Melih Gökçek’i getirdi. Giderken Bülent Arınç, Tayyip Beyden sonraki en üst düzeydeki AKP’li, ‘Parsel parsel sattın’ dedi. O enkazın üstüne bu babayiğit geldi ve garibanı güldürdü. Yoksulu ısıttı, karnı aç olanı doyurdu, her tarafa yetişti. Allah göstermesin, Allah muhafaza. 1994 ruhu bir tarafa ama Mansur Yavaş belediyeciliği var ya baş tacı.

*Şimdi Etimesgut bir karar verecek. Diyecek ki ‘Günden güne şartlar ağırlaşıyor, bu işler böyle mi gitsin, yoksa bu Etimesgut’a bir el mi değsin?’ Bakın istatistikler ortada. Üniversiteye giden öğrencilerin yüzde 88’i CHP’li belediyelerin olduğu şehirleri ilk tercih yazıyor. Neden? Ulaşım iyi, destek iyi, öğrenciye yapılan katkılar iyi, şehir güzel, temiz, harikulade. Herkes hafta sonu CHP’li belediyelerin olduğu yerlere gezmeye gidiyor.

*Ama biz herkesi Yenimahalle’de, Çankaya’da ağırlayamayız. Karşıyaka, Bakırköy, Kadıköy, Kuşadası’na götüremeyiz. Ama Etimesgutlular isterse Etimesgut’u Çankaya yapacak bir belediye başkanını ve onun arkasında duracak ağabeyini göreve getirebilirler. Bunu istiyoruz. Bir tarafta AnkaPark’a 800 milyon dolar, dile kolay, 24 milyar lira para gömen ve sizin vergilerinizi, varlığınızı o AnkaPark’a gömen bir anlayış var.

*Bir tarafta o masrafı, israfı bitirip her yoksula ayda bin lira yardım yapan, 500 lira doğalgaz parası veren, hiç olmazsa çocuğun kursağından ayda bir, iki gün et geçsin diye 1 kilo et veren böyle bir başkan var. Birileri rantın peşinde koşuyor, birileri halkın karnını doyurmak için gece gündüz çalışıyor. İşte CHP, işte Mansur Yavaş, işte halkçı belediyecilik. Mansur Başkan ayda 1 kilo et veriyor.

*Az mı, keşke daha çok versek. Verdiği kişi sayısını da artırdı. İleride kiloyu da artırırız. Ama kaç aydır veriyor diye baktım. 24 ay olmuş. Bu ay 25’inci ay. 25 ayda 25 kilo et. İyi bir kurbanlık koyundan 25 kilo et çıkıyor arkadaşlar.

*Eğer ki sen burada AK Parti belediyeciliğini tutsaydın, Gökçek ya da devamından birini tutsaydın değişen bir şey olmayacaktı. Yavaş’a oy verince bir kurbanlık koçun boynuzundan tuttun eve getirdin. Her eve bir kurbanlık koç veren Mansur Yavaş’a diyoruz ki, ‘Helal olsun sana. Böyle çalış.’ Ankara senin arkanda.

“HEP BERABER HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

*Ben Etimesgut’ta ilk kez bir açık hava toplantısında konuşuyorum. Hep Etimesgut bana geliyordu, bu sefer biz geldik. Etimesgut’ta çok sayıda gaziler ve şehit ailelerinin dernekleri var. Her salı mutlaka yanıma uğrarlardı. Müsait zamanda çaylarını içmeye gideceğim. Ama bundan sonraki süreçte hem taşıdığı kimlikler ile hem bundan sonra bu işin devamında şehit ve gazi ailelerinin Etimesgut’taki tüm taleplerinde, hem çok sayıda engelli için rehabilitasyon merkezi ihtiyaçları var. Bu projelerin yapılmasında…

*Hem de bundan sonra Etimesgut gençlerinin ihtiyaç duyduğu kültür, sanat ve bilhassa spor yatırımlarında bundan sonra siz hayal edeceksiniz. Başkan Beşikçioğlu talep edecek, projelendirecek. Mansur Başkan ile biz hep beraber bunları hayata geçireceğiz. Söz veriyoruz. Devlet Bey, geçtiğimiz günlerde Ankara seçimlerine ilişkin bir ziyaret yaptı. Sayın Turgut Altınok’un yanına vardı.

*Dedi ki ‘Aman ha Ankaralılar altı ok olmasın, Altınok olsun.’ Vallahi Devlet Beye sunu söyleyelim. Geçen sefer onun sözünü dinleselerdi yardım yoktu, doğalgaz yoktu, et yardımı yoktu, üniversitelilere sıcak yemek yoktu, çorba dağıtımı yoktu, kırsal kalkınma destekleri yoktu. Millet Devlet Beyi dinlese su faturalarını teröristler dağıtacaktı ama altı okun en önemli simgelerinden biri olan milliyetçilik okunu kalbinin üstünde taşıyan bu güzel insan bunların hepsini yaptı. Biz de sonuna kadar arkasındayız.

*Erdal Başkan o altı okun her birisine hepimiz kadar sahip çıkarak, halkçı belediyecilik yaparak, devletin görevini burada yapmanın, devlet ile millet arasında köprü olmanın farkında olarak, Cumhuriyetin Başkentinde cumhuriyetçiliğin kıymetini bilerek, laikliğin inanç özgürlüğü, inananların özgürlüğü, hem de herkesin yaşam biçimi özgürlüğü olduğunu bilerek ve halkçı belediyeciliğin tüm gereklerini yaparak Devlet Beyi üzecek ama altı oku da Etimesgut’ta dalgalandıracak, söz veriyoruz.

*Bizim belediyeciliğimiz hiçbir partiyi ittiren, hiçbir görüşü yok sayan belediyecilik anlayışı değil. Herkese birden sahip çıkıyoruz. Anketler açıkça görülüyor. Geçmiş seçimlerde taban tabana zıt olduğumuz insanların bu seçimlerde belediyecilik hizmetlerinden sonra Mansur Başkana, İstanbul’da Ekrem Başkana yöneldiklerini 11 büyükşehrimizin her birisinde CHP’nin başkanlarının ivmesinin yukarıya gittiğini hep birlikte görüyoruz.

*Bundan sonra sizler eğer CHP’nin halkçı belediyecilik anlayışını Etimesgut’a getirirseniz, Etimesgut nüfusunu ve sorunları artan Etimesgut’u hızla ayağa kaldıracağımıza, yükselteceğimize, hızla Türkiye’nin 16’ıncı büyük nüfusuna sahip ilçesi olan Etimesgut’u hak ettiği yere getireceğimize söz veriyoruz.

*Ev sahibi ile kiracıları kavga ettirenlere inat, ev sahibinin önünde kiracının yüzünü yere eğdirmeyeceğiz. Sorunlarınızı dile getiriyoruz. Hepinizi çok seviyoruz. Siz Etimesgut’a Erdal Başkanı getirin, Erdal Başkan Mansur Başkan ile omuz omuza size sahip çıkacak, söz veriyoruz.

“SEVGİLİLER GÜNÜNDE SİSİ İLE KUCAKLAŞIYOR”

*Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır’a gitmiş, Mısır’da Sisi’ye koşturmuş. Sevgililer Günü’nü orada kutluyor. Bakın Tayyip Beye, ‘Sisi ile barışacak mısın’ dendiğinde şöyle demişti: ‘Sisi ile beni çok barıştırmak isteyenler var. Asla kabul etmiyorum.

*Etmem de. Neden, işte bundan dolayı. Halkın yüzde 52 oyunu almış bir Mursi ve arkadaşlarını cezaevine mahkum eden bir anti demokrat ile karşı karşıyayız. Onunla aynı masaya oturmam. Ben demokratım. Ben böyle bir kişi ile asla görüşmem. Her şeyden önce onun bir defa genel af ile içerideki herkesi dışarı çıkardığımı görmem lazım. Ben uluslararası platformda şu anda darbeci Sisi’yi Cumhurbaşkanı olarak görmüyorum, kabul etmiyorum. Aynı masada oturmadım, asla da oturmayacağım.

*Oturursam kendimi inkar ederim. Oturursam ben demokrat olamam. Oturursam ben insan olamam.’ Sevgililer Günü’nde gitti, Sisi ile kucaklaşıyor. Ama bir gerçek var. Biz yıllardır ona ‘Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş’ dedik. ‘Büyükelçiyi çektin hadi, geri yolla’ dedik. ‘Orada çalışanlara yazık, öğrencimize yazık, bu kadar ihracat yapanımıza yazık, işverenimize, müteahhidimize yazık’ dedik.

*Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir. Biz, devletlerarasında küslük olmayacağını, tepki gösterecekse göstermesini, arayı bir an önce düzeltmesini söylediğimizde bize, ‘Hain, darbeci, darbeci sever’ diyordu. Bugün darbeyi yapan ile sarılmış, poz veriyor. Bugüne kadar söylediklerinin her birisini inkar edip, doğru yola gelmiştir ancak Sevgililer Günü’nde sarılmak da beyefendiye yakışır.

*Peki biz Sevgililer Günü’nde ne yaptık? Etimesgut, Sevgililer Günü’nde onu çok seven başkanı ile kucaklaştı. Ankara’nın sevgilileri, Ankara’yı en çok seven ile kucaklaştı. Şimdi bu iki başkanımızı hep beraber 31 Mart’ta bağrımıza basmaya, sandıklarda rekor kırmaya var mıyız?

Mansur Başkana Ankara’da Türkiye rekoru kırdıracak mıyız? Erdal Başkanı, Etimesgut’un 1 Nisan Başkanı yapacak mıyız? Her ikisini Etimesgut’un güzel, çalışkan, ahlaklı, milliyetçi, vatansever seçmenlerine emanet ediyorum. Sizleri de Allah’a emanet ediyorum.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-erdogana-sevgililer-gununde-sisiye-kosturmus/feed/ 0
Özgür Özel, Hatay’dan Erdoğan’a yüklendi: Yazıklar olsun! https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-hataydan-erdogana-yuklendi-yaziklar-olsun/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-hataydan-erdogana-yuklendi-yaziklar-olsun/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:24:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2983 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 6 Şubat 2023’te, sabaha karşı saat 4.17’de meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 7,8 büyüklüğündeki depremde en fazla yıkıma uğrayan Hatay’ı, felaketin birinci yıldönümünde yalnız bırakmadı.

Sabaha karşı 03.30 sıralarında kente gelen Özel ve İmamoğlu, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş tarafından karşılandı.

Acıları hala taze olan çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek Hataylılar; depremin yıldönümünde, kentin sembol mekanlarından Antakya’daki Köprübaşı Meydanı’nda toplandı.

SESSİZ YÜRÜYÜŞE KATILDILAR

Meydana çıkan yolda gerçekleştirilen sessiz yürüyüşte, yalnızca “Sesimi duyan var mı” feryadı yankılandı. Özel ve İmamoğlu, anmanın ana merkezi Köprübaşı Meydanı’na ulaşmak için, yaklaşık 1 kilometrelik mesafeyi, vatandaşlarla birlikte kat etti.

Saatler 04.17’yi gösterdiğinde, yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunuldu. Bütün semavi dinlere mensup dini liderler, başta Hatay olmak üzere, toplam 11 ili etkileyen depremde yitirilen on binlerce canı, dualarla andı.

Depremde yaşamını yitiren vatandaşlar anısına Asi Nehri’ne karanfil bırakıldı.

KIRIKHAN’DA “İBB EMEKÇİLERİ LİSESİ”NİN TEMELİ ATILDI

Özel ve İmamoğlu’nun Hatay’daki ikinci adresi, Kırıkhan ilçesi oldu. İBB’nin 90 bin çalışanı, depremde ağır hasar gören Kırıkhan Endüstri Meslek Lisesi’nin yeniden yapımı için, kurum tarafından bayramlarda kendilerine ikram edilen kutu çikolatalardan vazgeçti.

İBB iştiraki KİPTAŞ, bu şekilde oluşturulan bütçe ile Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gerekli izinleri alarak, Kırıkhan Endüstri Meslek Lisesi’ni yıktı.

“İBB Emekçileri Lisesi” adıyla yeniden inşa edilecek okul için temel atma töreni düzenlendi. Törene; Özel’in yanı sıra CHP TBMM Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Genel Başkan Yardımcıları Zeliha Aksaz Şahbaz, Gökan Zeybek, milletvekilleri, PM üyeleri, İmamoğlu ve Savaş katıldı. Törende, sırasıyla; KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, Savaş, İmamoğlu ve Özel birer konuşma yaptı.

ÖZEL: “TAM 8 KEZ İMAR AFFI ÇIKARDILAR”

Özel, AKP iktidarının, 79 yıllık süre içinde, Cumhuriyet hükümetlerinin topladığı toplam verginin 4 katına denk gelen 3 trilyon dolar topladığına vurgu yaparak “Ayrıca, bir önceki deprem için olan, ‘Deprem Vergisi’ diye bildiğimiz, adına sonra ‘Özel İletişim Vergisi’ denilen vergiyle birlikte, 40 milyar dolarlık deprem vergisi tahsil etmişlerdi. Ve depreme karşı hazırlık yapmak için, dile kolay 21 yıl; öyle 21 gün, 21 ay değil, 21 yıldır iktidardaydılar. Ve ellerinde inanılmaz bir kaynak vardı. Ama işe, gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikleyerek başlamışlardı. Kaynakları; depreme karşı dirençli kentler yaratmak için, gerçek anlamda bir kentsel dönüşüme harcamak yerine, bambaşka yerlere harcadılar ve tam 8 kez imar affı çıkardılar. Çıkardıkları imar aflarından aldıkları 26 milyar lirayı bile deprem için harcamadıkları, kurulan komisyonların raporlarında açıkça ortaya çıktı” dedi.

“650 BİN KONUT VERECEĞİZ DEDİLER 18 BİN 19 KONUT VERDİLER”

Kahramanmaraş merkezli depremlerin, özellikle ilk 3 gününde hükümet ve kurumları kaynaklı yaşanan sorunları anlatan Özel, sözü, iktidarın vatandaşlara verdiği, “650 bin konutu 1 yılda depremzedelere vereceğiz” vaadine getirdi. Özel “15 Mart gelince, ‘650 bin konutun 319 binini, 1 yılın sonunda vereceğim’ dediler. Ve bugün itibarıyla -bugün 1 yıl bitti- 18 bin 19 konut vermiş durumda. Bugün verilen konut sayısı, toplam konut ihtiyacının yüzde 2,7’si” diye konuştu.

“DÜNYA SİYASİ TARİHİNİN EN UTANÇ VERİCİ ŞANTAJI”

Özel, şunları söyledi:

-Halen daha sevdiklerinin mezarına kavuşamamış naaşlarına kavuşamamış depremzedeler var. Ve bir yandan da Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde Hatay’da sarf ettiği sözler üzerinden, aslında hepimizin bildiği, ama belki bir çocuk, ‘Kral çıplak’ der de görünür derken, kralın çırılçıplak karşımıza çıkıp, kendini ifşa ettiği o manzaralar…

-Diyor ki kral, ‘Merkezi yönetimle’ diyor, ‘Benim sarayımla’ diyor, ‘Yerel yönetim’; kendi gözünde derebeyliği, kendi yolladığı uç beyi, ‘Uyum içinde’ olmazsa diyor -elini böyle yapıp- ‘Hizmet gelmez’ diyor.

-Sonra bakıyor Hataylıların gözünün içine, ‘Geldi mi’ diyor. ‘Gelmedi’ diyor. ‘Mahsun kaldınız’ işte diyor. ‘Bana oy vermediğiniz için size hizmet etmedim. Vermezseniz, yine etmeyeceğim’ diyerek… Dünya siyasi tarihinin en utanç verici şantajını milletimizin yüreğine, milletimizin vicdanına havale ediyorum. Yazıklar olsun.

“CHP’Lİ BELEDİYELERİN YARDIMLARINI GÖRMEZDEN GELME EĞİLİMİ VAR”

İktidar kanadının, muhalefete ait belediyelerin deprem yardımlarını küçük görme ve görmezden gelme eğiliminde olduğuna dikkat çeken Özel, şöyle konuştu:

-Oysa CHP’li belediyeler, 9 bin 600 araçla burada oldular. 28 bin 500 yüz personel, bütün deprem bölgesinde çalıştı. 7200 tır, 4 uçak, 6 gemiyle, 155 mobil mutfak gelip kurdular buraya.

-163 ikram aracı, 18 mobil fırın, 3 milyon battaniye ve 266 bin ısıtıcı, 49 bin 931 çadır, 1809 konteyner… İlk 2 ay içinde CHP’li belediyelerin bu bölgeye yaptıkları bunlardı. Bunu belki Recep Tayyip Erdoğan görmüyor olabilir.

-Ama bunu sadece Hataylılar değil, Malatyalılar, Adıyamanlılar, Gaziantepliler. Kahramanmaraşlılar, depremden yıkıma uğrayan her yerdeki, her siyasi görüşten insan gördü.

-Eğer bu sözlerime rağmen, ‘Cumhuriyet Halk Partisi bir şey yapmadı’ diyorsa, milletimiz Recep Tayyip Erdoğan’a da notunu versin. Eğer yaptıysak, Cumhuriyet Halk Partililere de öyle not falan vermesin; sadece bir helallik versin, yeter bize.

“İSTANBUL’DA BİR BÜYÜK AİLE VAR: İBB AİLESİ”

-İstanbul’da bir büyük aile var. İBB ailesi. Bunlar CHP’lilerden falan oluşmuyor. Hatta belki önemli bir kısmı, Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul Büyükşehir’i yönetirken işe girmiş çalışanlar, emekçiler.

-Ama onlar bir aile. İstanbul’a hep birlikte hizmet ediyorlar. Ekrem Başkan, onları ayırmıyor. ‘Sen şu siyasi görüştensin, bundansın’ diye. İlk başta korkutmuşlardı.

-Gelirse, hepsini işten çıkaracaktı. Geldi. ‘Hepinizi kovacak’ diyordu. Hepsine sarıldı Ekrem Başkan. Sarıldı ve hep birlikte çalışıyorlar.

-İşte o sıcaklık, şöyle bir dayanışmayı şekillendirdi: 90 bin kişi, sadece bayram çikolatalarından vazgeçince, koskocaman bir meslek lisesini yeniden inşa etme imkanı oluyor. Hem de öyle herhangi bir okul değil; dört dörtlük bir okul.

-Bir gün gelecek, onu da hep beraber açacağız. Bu, 90 bin tane güzel yürekli insanın Hatay’a uzattığı dostluk elini, dostluk köprüsünü gösteriyor. Diğer yandan da dayanışmanın ne muhteşem bir şey olduğunu gösteriyor.

“90 bin kişinin çikolatası, bir meslek lisesine karşılık gelebiliyorsa, siz 900 bin kişinin, 9 milyonun, 16 milyonun dayanışmasını düşünün” diyen Özel, “Hani elimizi kolumuzu bağladı ya; güya Meclis çoğunluğumuz yoktu.

-Her imkandan Ekrem Başkan’ı mahrum bıraktı ya Ankara’dan. Hatay’a, depremzedenin gözünün yaşına bakmamış adam, Ekrem İmamoğlu’na mı bakar? Hiçbir imkandan yararlandırtmadı.

-Ama hiç bunları mazeret bilip, ‘Yapamıyorum’ demeyip, bu işlerin yapılması; işte bu 16 milyonluk şehrin gücünü arkasına almanın, dayanışma belediyeciliği, kaynakları doğru kullanmanın ve israf etmek yerine tasarruf edip, artan değeri İstanbullulara ve Türkiye’ye aktarmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

“EN SONUNDA HEP İYİLER KAZANIR”

KİPTAŞ’ın, İstanbul’da ve Türkiye’nin farklı noktalarında örnek işlere imza attığını kaydeden Özel, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

-Bundan sonraki süreçte hep birlikte Hatay’da olmaya, deprem bölgesinde olmaya devam edeceğiz.

-Birilerinin kalbinin yerinde taş olabilir. Biz; İstanbul’daki 16 milyon İstanbullunun tertemiz kalbinin, tertemiz duygularının, Türkiye’deki 86 milyon insanın tertemiz duygularının hem tercümanı olmaya hem onlar adına buraya yapılabilecek hizmetlere vesile olmaya aracı olmaya devam edeceğiz.

-Bundan sonra güçlenmeye devam edeceğiz. Çünkü herkes şunu bilsin: 6 Şubat 2023, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık gecesiydi. Ama göreceksiniz… Gidenler geri gelmeyecek. Yüreğimizdeki o ateş sönmeyecek.

-Ama yavaş yavaş her şey daha iyiye gidecek ve eninde sonunda iyiler kazanacak. Hiçbir zaman karanlık, aydınlığa galip gelmez.

-Eninde sonunda şafak söker, güneş doğar, aydınlanır. Hiçbir zaman kötülük, iyiliğe galip gelmez.

-En sonunda hep iyiler kazanır. Ben iyilerin kazanacağı, güzelliklerin kazanacağı ve eninde sonunda güzel insanların eski mutlu günlerine kavuşacağı yarınlar için size Cumhuriyet Halk Partisi ailesinin ve yönettiğimiz kentlerdeki herkesin en sıcak dayanışma duygularını iletiyorum. Başımız sağ olsun.

-Bundan sonra hep beraber kötülükleri yeneceğiz. Kötü kalplileri yeneceğiz. Taş kalplileri yeneceğiz. İyi yürekliler kazanacak, sevgi kazanacak, Hatay kazanacak.

İMAMOĞLU: EN ACI GÜNLERDEN BİRİ…

6 Şubat’ın ülkemizin en acı günlerinden birisi olduğunun altını çizen İmamoğlu ise konuşmasına, şu ifadeleri kullandı:

-Hiçbir zaman unutulmayacak ve unutulmaması gereken bir gün olduğunu biliyoruz. Deprem bölgesinde bir tek vatandaşımız bile unutulduğunu, ihmal edildiğini hissederse, bunun hepimizi rahatsız etmesi, milletçe mahcup olmamız gerekir.

-Hepimizin yüreği dağlanmıştır. Ve bugün buraya 1 yıl sonra geldiğimizde, insanlarımızın depremin olduğu saniyede, acıyı hala derinden yaşadığını görüyor ve burada bu acının tam da odağında, göbeğinde olan insanlarımızın o derin acısını hissetmeye, onu paylaşmaya gayret ediyoruz.

-Gerçekten unutulduklarını ve devleti yanlarında görmediklerini hisseden vatandaşlarımız var. Bu en çok da Hatay’da, 6 Şubat’tan itibaren bu feryadı dile getiren, anlatmaya gayret eden hemşehrilerimiz, dostlarımız var.

-Dolayısıyla buna kulağımızı tıkamak, buna başka yorum yapmak, hiçbir kamu yöneticisine, devletimizin bir biriminin başındaki olan insana; bana, bize yakışmaz.

-Biz, başımızı öne eğip, düşünmesi gereken, ‘Biz niçin bu duruma düştük, nasıl buradan daha iyi ayağa kalkabilirdik’ diye sorgulaması gereken, o sorumluluğa sahip koltuklarda oturan insanlarız

“Vatandaşımızı anlamak yerine, vatandaşımıza soru sormak ya da vatandaşımızı sorgulamak, hiçbir yöneticinin haddi olamaz” diyen İmamoğlu, şöyle konuştu:

-Siyasetin amacı; hiçbir ayrım yapmadan, herkesin sağlığını, güvenliğini, mutluluğunu sağlamaktır.

-Siyaset, ‘Depremlerde hiç kimse ölmesin’ diye yapmak durumunda olduğumuz bir görevdir. Siyaset, siyasi rakipleri yenmek için yapılmaz; afetleri, krizleri, vatandaşın yaşadığı zorlukları yenmek için yapılması gereken bir görevdir.

Siyasetin anlamını ve amacını unutanların olabileceğini aktaran İmamoğlu, “Ama asla bu doğru değildir. Unutanlardan olmamak, asla bu sorumluluğu unutmadan bu görevleri yapmanın asil amacımız olduğunun altını çizmek isterim” dedi.

İBB’nin, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından, AFAD tarafından Hatay ile eşleştirildiğini hatırlatan İmamoğlu, “Hatay’a yardımla görevlendirildiğimizden bu yana, elimizden gelenin en iyisini yapmak adına, 16 milyon İstanbullumuzun vicdanını, adaletini ve 16 milyon İstanbul’umuz adına sorumluluğumuzu yerine getirmek adına, yoğun bir çaba içerisinde olduk, olmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

“BÜTÜN YAPTIKLARIMIZI 16 MİLYON İSTANBULLU ADINA YAPTIK”

Arama-kurtarmadan barınma ve beslenmeye, eğitim ve sağlıktan şehircilik ve altyapıya, istihdamdan iletişime kadar, devletin farklı kurumlarıyla ve Hatay Büyükşehir Belediyesi’yle iş birliği yaptıklarını ve yapmaya devam etiklerini belirten İmamoğlu, şunları söyledi:

-Bunları yaparken, bütün bu yaptıklarımızı 16 milyon İstanbullu adına yaptık ve asla bir şahıs veya bir parti adına yapmadık.

-Böyle de tanımlamadık; tanımlamayız. Yüreği Hataylılarla ve tüm depremzedelerle atan vatandaşlarımız, hemşerilerimiz, 16 milyon insanımız adına yaptık. Bugün yine İstanbulluların duygularına burada aracılık ediyoruz. Bu sefer özel olarak, ‘Çok daha özenli bir davranış’ diye altını çizmek isterim.

-90 bin İBB çalışanının sevgilerini, dostluk ve dayanışma duygularını Hataylılara iletmek için geldik ve buradayız. Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yönlendirmesiyle, depremden zarar gören Kırıkhan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni, İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, iştirakimizin de katkılarıyla KİPTAŞ’la yeniden inşa ediyoruz.

-90 bin İBB çalışanlarının katkılarıyla yapılmakta olan bu okul hem çok sağlam hem çok modern ve kaliteli, aynı zamanda tüm donanımlarıyla birlikte, İBB ailesi tarafından Milli Eğitim Müdürlüğümüze teslim edilecek.

-Derslikleri, laboratuvarları, güzel sanatlar atölyesi, çok amaçlı salonu, yemekhanesi, spor salonuyla ve bütün altyapısıyla çok güçlü bir eğitim kurumu olacak.

-Gençlerimiz burada güvenle ve mutlulukla, geleceğe umutla hazırlanacaklar. ‘İstanbul Büyükşehir Belediyesi Emekçileri Lisesi’ adına alacak olan bu okul, İBB çalışanları ile çok değerli Hataylılarla, çok özel bir sevgi ve kardeşlik simgesi pozisyonuna dönüşecek. Buradan yetişecek gençlerimiz, o sevgiyi ve kardeşliği hissederek eğitim ve hayat yolculuklarına buradan devam edecekler.

İMAMOĞLU’NDAN “ELAZIĞ” MÜJDESİ

Okulu en kısa sürede bitireceklerinin sözünü veren İmamoğlu, şöyle konuştu:

-KİPTAŞ, bütün donanımıyla bu okulu, bütün içeriğiyle beraber, önümüzdeki eğitim dönemine eksiksiz bir şekilde hazırlayacak ve Hataylı vatandaşlarımızın, çocuklarımızın, gençlerimizin hizmetine sunacaktır.

-Bu manada KİPTAŞ’ın bütün ekibine, buradaki bütün emekçilere, yüklenicilerimize şimdiden teşekkürü bir borç bilirim. Başta birlikte çalışmaktan gurur duyduğum 90 bin İstanbul Büyükşehir Belediyesi emekçisine de hepinizin huzurunda, buradan ayrıca bir teşekkür ediyorum. Onların katkılarıyla bunu gerçekleştirdik.

-Daha önce de Elazığ’da, yine ne yazık ki depremden hasar görmüş olan ve şu anda çok özenli büyük bir kampüsü olan Gazi Endüstri Meslek Lisesi’ni de bitirmek üzere olduğumuzu ve yaz başında da orayı Elazığlı hemşerilerimize, yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak teslim edeceğimizi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi kurumlarımızın, her ortamda dayanışmayı en üst seviyede göstermesi gereken kurumlarımız olduğunun altını çizerek, bunu da buradan hem buraya hem de Elazığlılara müjdelemek isterim.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-hataydan-erdogana-yuklendi-yaziklar-olsun/feed/ 0