Daha önce yaptığı çağrıyı tekrarlayan ve geçmiş dönemde yapılan hakem hatalarının incelenmesi gerektiğini söyleyen Erden Timur, “Fanatik kesimlerin dışındaki herkes gerçeği görsün ki, ona göre kafasındaki soru işaretleri azalsın” dedi.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un, kendisini kastederek “Her gece yatarken bizi düşün” sözlerine yanıt veren Erden Timur, şu açıklamaları yaptı:
“Keşke normal anlamda oynayıp tamamlansaydı. Hem Urfalı vatandaşlarımız hem yöre halkı için iyi olurdu. Büyük beklenti içine girmişti herkes. Temel konu bu gerginliğin bir an evvel bitmesi. Münfreti de olsa belli olaylar yaşanıyor. Bunlar böyle gerginlik devam ederse daha farklı şeylerin olmasından endişe ediyor herkes.”
“BİR AN EVVEL YAPILMASI LAZIM”
“Hepimiz haksızlıklar olduğunu kendi tarafımızdan iddia ediyoruz. Bunların da vuku bulduğu yer saha. Toplumun her kesimin, bu haksızlıkların olup olmadığına dair en önemli şey veri, şeffaflık. Yarından tezi yok, yabancı hakemleri seçip, öncelikle bu sene, geçmiş senelere bakılması gerekiyor. Basında da yankı bulmasını istiyorum. Bu şekilde olursa, şu şekilde haksızlıklar yapıldı ortaya çıksın. Bunların hepsinin sonucunu kabul edilsin. Fanatik kesimlerin dışındaki herkes gerçeği görsün ki, ona göre kafasındaki soru işaretleri azalsın. Bunun bir an evvel yapılması lazım. Bu kaosun kimseye faydası yok.”
“TOPLUMUN İHTİYACI VAR”
“Gelin gerçeği görelim. Bunun amacı şu değil, gördünüz mü bize haksızlık yapıldı, değil. Geçenlerde hakem şeyi sızdırıldı ya. Önce Galatasaray kısmı sızdı. Sonra federasyon şeffaf şekilde hepsini yayınladı. O olay tamamen bitti. İki maçta da ne olduğu açıkça görüldü. Şeffaflıktan, kendisinden emin olan kimsenin çekinmemesi lazım. Toplumun her şeyi bilmeye ihtiyacı var. Böyle olmadığı müddetçe manipüle ediliyor.”
Kendi yanlışlarımızı, eksikliklerimizi bilgiyi gizleyerek, gerçekten ne olduğunu analiz ettirmeyerek herkesi manipüle edebiliriz. Her seferinde bir şeye vesile olsun diye bekliyoruz. Herkese bu çağrıyı yapıyorum, kimse muhattap. Bir an evvel bu işi çözmemiz gerekiyor.
“KİM NE DERSE DESİN, RAHAT UYUYORUZ”
“Çok rahat uyuyorum zaten onda hiç sorun yok. İnsanın rahat uyuması iç huzuruna bağlı. Kim ne derse desin, rahat uyuyoruz. Karşıtlık olması toplumu gerecek. Çok söyleyecek laf var. Şahsıma 20’ye yakın defa hakaret edildi. Kimseye hakaret edecek bir şey söylemedim. Birçok insandan daha gencim yönetici koltuğunda. Ona rağmen karşılık versem kendi camiamdan daha olumlu şeyler alırım. Karşılık vermemek farklı türlü de algılanıyor. Ona rağmen toplumun gerilmemesi için gerekeni yapmamız lazım. Gerekeni yapmak bu. Ne denirse densin karşılık vermemek, çözüm önerisiyle gitmek.”
FEDERASYONUN SEÇİM TARİHİ KARARI
“Kulüpler Birliği federasyonun seçime gitmesi için imza toplamaya başlıyordu. Bundan sonra da fedreasyon da bir açıklama yaptı. Temmuzda seçime gidiyoruz diye. Zaten kulüplerin gösterdiği tavır da hasıl olmuş oldu. Doğru bir federasyon, doğru kurullar olsun. Bunun için de rekabet edecek insanlar şimdiden çalışmaya başlayacak. Bir ay gibi kısa sürede olsun dediğimizde, 100’e yakın insandan oluşuyormuş kurullar. Bir kişinin 1 haftada 100’e yakın kişiden liste oluşturacak, seçim çalışmasına başlayacak… bunlar mümkün değil. Temmuzda seçime gidilecek ve yeni federasyon seçilecek.”
]]>Yavaş ve CHP’den seçilen Mamak Belediye Başkanı Şahin’e destek amaçlı CHP Genel Başkan Yardımcıları Gamze Taşcıer, Gülşah Deniz Atalar, Ankara Milletvekilleri Deniz Demir, Aliye Timisi Ersever, Okan Konuralp, Murat Emir, Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Yüksek Disiplin Kurulu Sekreteri Deniz Çakır, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güler, İl Başkanı Ümit Erkol, Mamak İlçe Başkanı Behçet Aktulum da eşlik etti.
Şahin, kendisine oy veren Mamaklılara teşekkür ederek eski başkanları da yermemek, karalamamak gerektiğini ifade etti. Şahin, amaçlarının, kimseyi karalamak, açığını aramak değil, yalnızca Ankara’ya hizmet etmek olduğunun altını çizdi.
“SİZLERİN VERDİĞİ HELAL OYLARI HİÇ KİMSE BANA HARAM BİR YOLDA ASLA KULLANDIRAMAZ”
Seçilirse belediye personelini işten çıkaracağı iddialarını yalanlayan Şahin, “Bizim içimizde insan sevgisi var. Hepinize yetecek sevgi var” dedi. Belediye çalışanlarının istediği sendikaya üyelik hakları olduğunu anımsatan Şahin, “Sevgili Çalışma arkadaşlarım herkes sendika seçiminde özgür ve hürdür. Hiçbir sendikaya, bir istek veya baskı üzerine değil hangi sendikaları tercih ederlerse orada kalsalar başımız üstünde saygıyla karşılarız” diye konuştu. Şahin, konuşmasını “Sizlerin verdiği helal oyları hiç kimse bana haram bir yolda asla kullandıramaz” sözleri ile sonlandırdı.
Yavaş da tüm Mamaklılara verdikleri oylar için teşekkür ederek AKP’nin adaylarının seçim sürecinde “eser belediyeciliği” diyerek plastiğe ve betona para yatırdıklarını, kendi projelerini taklit ettiklerini belirtti. Yavaş, “Oysa içinde insan olmayan hiçbir şeyin belediyeyle alakası yoktur” dedi.
“HERKESİ KUCAKLAMAZ, EŞİT DAVRANMAZSANIZ…”
Yavaş, önceki dönemde Mamak Belediyesi’nde 5 yıl boyunca kendisini karalayacak görüntüler izletildiğini ve bunu ilk kez bu konuşmasında anlattığını ifade ederek şunları kaydetti:
“Arkadaşlar hiç yuha gerek yok. Neden? Çünkü böyle yapan belediye başkanlarının hepsi sandığın dibine gömüldüler. Onun için diyorum ki, yeni seçilen 16 belediye başkanına seçildiniz, seçim bitti. Ankara halkı mührü size verdi. Size düşen bundan sonra, oy versin vermesin, herkesi kucaklamak, herkese eşit davranmak. Eğer böyle yapmazsanız aynı akıbette buluşursunuz. Biz farkımızı böyle göstereceğiz. Hiç kimseyi ayırmayacağız, herkese eşit davranacağız. Çünkü herkesten vergi alıyoruz. Seçim bitmiştir. Bir diğer farkınız da şurada olacak. Biz bize oy vermeyenleri de rencide edecek 5 yıl boyunca hiçbir şekilde konuşmayı yapmadık. Bu da çok önemli. Tercihlerini rakip partilerden yana kullanan insanları da saygı duyacağız, onları ötekileştirmeyeceğiz. İleride aday olacak arkadaşlar bunları tekrar kazanacak.
Asla tedirgin olmayın. İşini yapan herkes alnının terini mutlaka alacaktır, hak ettiği makamları mutlaka alacaktır, bunda emin olun. Artık Ankara’da bu ayrımcılığı, biraz önce başkanımın söylediği ‘Çalıyor ama çalışıyor’ gibi hiçbir kimseye yakışmayacak sözleri toprağın altına gömdük. Ayrımcılığı da toprağın altına gömdük. Bir ve beraber olarak inşallah bütün Türkiye’ye güzel bir mesaj vereceğiz.”
]]>“AĞIR CEZAYA ÇARPTIRILMASI GEREKİR”
Eğitim sistemini anlatan Prof. Dr. Ortaylı, şunları söyledi:
* “Okumak denilen şey insanların kafasına sokulur; modern devlet de bunu hazırlamakla mükelleftir. Geçen asırda değildi. Bizim zavallı çocuklarımız, gençlerimiz istediğini seçmek şansına sahip değil. Onun için hayatımda en çok kızdığım şey, bu seçim safhasında adaletsizliktir. Yani eğer üniversite seçme sınavlarında bu seküriteyi, imtihan güvenliğini sağlamak mümkün değilse, biri bunu yapamıyorsa ağır cezaya çarptırılması gerekir.
* Bilhassa bizim dönemimizde bu iş daha evvel de vardı; şahsi kopyalar, yerine adam sokmalar falan ama eğitim sistemimiz FETÖ ile birlikte dejenere olmuştur. Bunun suçluları tespit de edildi; mahkum da edildiler. O mahkumiyeti çekmeleri gerekir çünkü hiçbir hırsızlık insanların hayatını çalıp bir cepten bir cebe sokmak kadar hazin ve utanç verici değildir. Bu işi tertipleyenlerin isimlerinin bronza kazınması gerekir ta ki silinmesin, bütün nesiller bilsin bu adamları.”
“20 YAŞINA YAKLAŞIYOR HALEN NE OKUMAK İSTEDİĞİNİ BİLMİYOR”
“Türkiye’de çocuklar, gençler 20 yaşına yaklaşıyor daha halen ne okumak istediğini, ne yapacağını bilmiyor” diyen Prof. Dr. Ortaylı, “Birinci nedeni bunun umumi kültür noksanlığıdır. Yani şu kitabı, bu kitabı, edebiyatı, tarihi, biyoloji ve coğrafyayı çok iyi öğrenmediğiniz için ilgi duyacağınız dallarla alakanız olmuyor. Yani bu çok hazin bir şey. Buna karar vermeniz lazım” ifadelerini kullandı.
“EĞİTİMDE BİR HİYERARŞİ LAZIM”
Türkiye’de eğitim sistemi tarihine değinen Ortaylı, şunları belirtti:
* “Bunu söylemek çok zor ama örneğimiz var. Neler yapmışız biz düşünebiliyor musunuz? 1920’lerin, 30’ların yetiştirdiği insanlarla birinci harbin kayıplarını karşıladık. Biz cihan harbinde çok yetişkin çocuk kaybettik; 10 sene sürdü. Niye şimdi bu kadar insan malzemesiyle bunu yapmayalım? ‘Uçak sanayi kuruldu’ deniliyor, güzel, bunları kim karşılayacak? ‘Efendim çok dahi mühendislerimiz var’ eyvallah ama orada senin dahi mühendis yardımcısına, teknisyene ve çırağa da ihtiyacın var. O da bu okullarla olacak. Ara eleman sıkıntısı var Türkiye’de yani herkes reis olabiliyor.
* Herkesin reis olabileceği bir Türkiye, Kızılderili yok. Kızılderilileri nasıl yetiştireceğiz? Üzerinde durduğunuz staj programı çok iyi bir şey ama bir de gerisi var, onu da düşünmek lazım. Eğitim. Bu kadar açık. Eğitimde bir hiyerarşi lazım. Herkesi mühendis yapamayız, herkes hekim olmaz. Herkes savcı olmak zorunda değil ama herkesin zabıt katibini, hapishane müdürünü, gardiyan şefini bile yetiştirmek zorundayız. Çünkü onlar da meslek.”
]]>