Hiç – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 17 May 2024 21:00:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yavaş: Herkese eşit davranmazsanız bu halk sizi sandığın dibine gömer https://www.foxhaber.com.tr/yavas-herkese-esit-davranmazsaniz-bu-halk-sizi-sandigin-dibine-gomer/ https://www.foxhaber.com.tr/yavas-herkese-esit-davranmazsaniz-bu-halk-sizi-sandigin-dibine-gomer/#respond Fri, 17 May 2024 21:00:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7376 Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş ve 20 yıldır AKP yönetiminde olan Mamak’ı 31 Mart yerel seçimlerinde kazanan Veli Gündüz Şahin, Mamak Belediyesi önünde, kendilerini destekleyen seçmenlere ve belediye personeline teşekkür konuşması yaptı.

Yavaş ve CHP’den seçilen Mamak Belediye Başkanı Şahin’e destek amaçlı CHP Genel Başkan Yardımcıları Gamze Taşcıer, Gülşah Deniz Atalar, Ankara Milletvekilleri Deniz Demir, Aliye Timisi Ersever, Okan Konuralp, Murat Emir,  Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Yüksek Disiplin Kurulu Sekreteri Deniz Çakır, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güler, İl Başkanı Ümit Erkol, Mamak İlçe Başkanı Behçet Aktulum da eşlik etti.

Şahin, kendisine oy veren Mamaklılara teşekkür ederek eski başkanları da yermemek, karalamamak gerektiğini ifade etti. Şahin, amaçlarının, kimseyi karalamak, açığını aramak değil, yalnızca Ankara’ya hizmet etmek olduğunun altını çizdi.

“SİZLERİN VERDİĞİ HELAL OYLARI HİÇ KİMSE BANA HARAM BİR YOLDA ASLA KULLANDIRAMAZ”

Seçilirse belediye personelini işten çıkaracağı iddialarını yalanlayan Şahin, “Bizim içimizde insan sevgisi var. Hepinize yetecek sevgi var” dedi. Belediye çalışanlarının istediği sendikaya üyelik hakları olduğunu anımsatan Şahin, “Sevgili Çalışma arkadaşlarım herkes sendika seçiminde özgür ve hürdür. Hiçbir sendikaya, bir istek veya baskı üzerine değil hangi sendikaları tercih ederlerse orada kalsalar başımız üstünde saygıyla karşılarız” diye konuştu. Şahin, konuşmasını “Sizlerin verdiği helal oyları hiç kimse bana haram bir yolda asla kullandıramaz” sözleri ile sonlandırdı.

Yavaş da tüm Mamaklılara verdikleri oylar için teşekkür ederek AKP’nin adaylarının seçim sürecinde “eser belediyeciliği” diyerek plastiğe ve betona para yatırdıklarını, kendi projelerini taklit ettiklerini belirtti. Yavaş, “Oysa içinde insan olmayan hiçbir şeyin belediyeyle alakası yoktur” dedi.

“HERKESİ KUCAKLAMAZ, EŞİT DAVRANMAZSANIZ…”

Yavaş, önceki dönemde Mamak Belediyesi’nde 5 yıl boyunca kendisini karalayacak görüntüler izletildiğini ve bunu ilk kez bu konuşmasında anlattığını ifade ederek şunları kaydetti:

“Arkadaşlar hiç yuha gerek yok. Neden? Çünkü böyle yapan belediye başkanlarının hepsi sandığın dibine gömüldüler. Onun için diyorum ki, yeni seçilen 16 belediye başkanına seçildiniz, seçim bitti. Ankara halkı mührü size verdi. Size düşen bundan sonra, oy versin vermesin, herkesi kucaklamak, herkese eşit davranmak. Eğer böyle yapmazsanız aynı akıbette buluşursunuz. Biz farkımızı böyle göstereceğiz. Hiç kimseyi ayırmayacağız, herkese eşit davranacağız. Çünkü herkesten vergi alıyoruz. Seçim bitmiştir. Bir diğer farkınız da şurada olacak. Biz bize oy vermeyenleri de rencide edecek 5 yıl boyunca hiçbir şekilde konuşmayı yapmadık. Bu da çok önemli. Tercihlerini rakip partilerden yana kullanan insanları da saygı duyacağız, onları ötekileştirmeyeceğiz. İleride aday olacak arkadaşlar bunları tekrar kazanacak.

Asla tedirgin olmayın. İşini yapan herkes alnının terini mutlaka alacaktır, hak ettiği makamları mutlaka alacaktır, bunda emin olun. Artık Ankara’da bu ayrımcılığı, biraz önce başkanımın söylediği ‘Çalıyor ama çalışıyor’ gibi hiçbir kimseye yakışmayacak sözleri toprağın altına gömdük. Ayrımcılığı da toprağın altına gömdük. Bir ve beraber olarak inşallah bütün Türkiye’ye güzel bir mesaj vereceğiz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yavas-herkese-esit-davranmazsaniz-bu-halk-sizi-sandigin-dibine-gomer/feed/ 0
Beşiktaş’ta ‘U’ dönüşü faciası: Semanur’un ailesi adalet arıyor https://www.foxhaber.com.tr/besiktasta-u-donusu-faciasi-semanurun-ailesi-adalet-ariyor/ https://www.foxhaber.com.tr/besiktasta-u-donusu-faciasi-semanurun-ailesi-adalet-ariyor/#respond Fri, 03 May 2024 21:39:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6890 Kaza, 18 Mart Pazartesi saat 02.00 sıralarında Dolmabahçe Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, cadde üzerinde ‘U’ dönüşü yapan A.Ö.’nün kullandığı 17 ST 964 plakalı hafif ticari araca Semanur Hacıoğlu’nun kullandığı motosiklet çarptı. Hafif ticari aracın şoför kapısına çarpan motosiklet sürücüsü Semanur Hacıoğlu(25) ağır yaralandı. Yaralı motosiklet sürücüsü ambulansla Taksim İlkyardım Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kaza anı anbean güvenlik kameralarına yansırken, kaza sonrası yaşananlar cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Görüntülerde motosiklet sürücüsü Semanur Hacıoğlu’nun yaralı şekilde yerdeki hali ve hafif ticari araç sürücü A.Ö. görülüyor.

11 gündür Semanur’dan iyi bir haber gelmesini bekleyen anne Fatma Hacıoğlu, baba Hüseyin Hacıoğlu ve Semanur’un nişanlısı Mustafa Subaşı hastane önünde bekliyor.

“SEMANUR’UN YÜZÜĞÜNÜ BOYNUNDAKİ KOLYESİNE TAKTI”

Sözlüsünün yüzüğünü boynundaki kolyesine takan Mustafa Subaşı “Kaza 18 Mart Pazartesi gecesi saat 02.10’da oldu. Kendisi Beşiktaş’ta bir işletmede çalışıyor. İşten çıkarken bana mesaj attı. Eve doğru geldiğini söyledi. Beraber sahur yapacaktık. Ben de onu bekliyordum. Yarım saat geçti telefona bakmayınca ve haber alamayınca ben de motoruma atlayarak geçtiği yollara bakmaya gittim. Karakola giderken ailesinden haber geldi. Hastanede olduklarını söyleyince hemen buraya geldim. Yaklaşık 10 gündür de buradayız. Kendisinden bir haber alamıyoruz. Entübe bir şekilde yoğun bakımda. Hayırlı bir haber bekliyoruz. Sürücü ise Yurt dışı yasağı konularak gözetimli serbest. Doktorlar bize fazla ümit vermiyorlar. Her şeye hazırlıklı olmamızı söylüyorlar. Doktorların dudağından çıkacak iki kelimeyi bekliyoruz. Şuan sözlümün yüzüğünü boynuma taktım. Hiç parmağından çıkartmamıştı. Bir sefer çıkardığında da ben ona kızmıştım. Şimdi 10 gündür benim boynumda ben taşıyorum” dedi.

“HERKESTEN SEMANUR İÇİN DUA ETMESİNİ İSTİYORUM”

11 gündür kızının yattığı hastane önünde bekleyen acılı anne Fatma Hacıoğlu “Kızımın durumu şuan kritik. Nefes alıp veriyor. Anlatılamayacak bir duygu. Rabbim kimseye yaşatmasın. Kaza görüntülerini benden gizli tutuyorlardı. Dün akşam yanlışlıkla bana da gelmiş. Ben anlatamıyorum ama şu günün, ayın hatırına herkesten Semanur Hacıoğlu’na yavruma dua etmelerini istiyorum. Adalet er geç yerini bulacak. Benim yavrum 11 gündür canıyla uğraşıyor. Millet ramazan yapıyor. Ben 11 gündür hastanedeyim. Rabbimin adaletine güveniyorum” diye konuştu.

“BU KASTEN OLMUŞ BİR OLAY, TAMAMEN CİNAYET”

Acılı baba Hüseyin Hacıoğlu ise şunları söyledi:

“Kızımızın buraya yattığı günden beri 11 gündür buradayız. 7-24 buradayız. Buradan ayrılamıyoruz. Çünkü doktorlarımız bizden haber aldığınızda buna hazırlıklı olun. Bizden hiçbir zaman iyi bir haber çıkmayacaktır. Ama siz ümidinizi kesmeyin. Biz anne baba olarak daha sağlıklı şekilde ayakta durmamız gerekiyor. Biz bunun için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Çok zor bir süreç yaşıyoruz.

Bu süreçte İl valimizin özel kalemi beni aradı. Geçmiş olsun dileklerini iletti. İnceliğinden dolayı valimize teşekkür ediyoruz. Bizim burada beklediğimiz her hangi bir menfaatimiz yok. Şuan için maddi olarak hiçbir isteğimiz yok. Benim kızımın hayatı tehlikede. Benim kızım bu dünyaya dönmedikten sonra paranın pulun hiçbir önemi yok.

Ben bir babayım. Ben acılıyım. Ben şunu diyorum. Bu ülkede adaletin yerini bulması lazım. Bu adaletin yerini bulması için kaç can daha feda etmemiz lazım? Ülkemizde terörden daha fazla trafik kazasında insanlar hayatını kaybediyor. Eğer bu konuda yasa, kanun bu kadar hafife alınıyorsa insanlar bunun rahatlığındandır ki hiçbir zaman sorumluluk alıp yola çıkmıyorlar. İnsan nasıl bir cana kıyabilir? Videolarda da görmüşsünüzdür. Bu kasten olmuş bir olay. Tamamen cinayet. Herkesten dua bekliyoruz. Semanur’un bir an önce aramıza dönmesini istiyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/besiktasta-u-donusu-faciasi-semanurun-ailesi-adalet-ariyor/feed/ 0
Mansur Yavaş’tan kritik: Benim artık son dönemim https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-kritik-benim-artik-son-donemim/ https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-kritik-benim-artik-son-donemim/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:03:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4924 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, AKP’nin en yüksek oy oranına sahip olduğu ilçelerden Sincan’da partisinin seçim koordinasyon merkezinin açılışını yaptı.

Açılışta Yavaş’ın yanı sıra CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve CHP Sincan Belediye Başkan Adayı Veysel Alkan yer aldı.

Oldukça kalabalık bir kitleye seslenen Başkan Yavaş, 5 yıl hiç kimseyi ayırmadan adil bir şekilde hizmet ettiklerini ve bunun sonucunda burada coşkulu bir kalabalıkla karşılandıklarını belirterek, “Ankara halkının tümü para veriyor, vergiler veriyor. Biz de bunlardan maaşımızı alıyoruz. O zaman hiç kimseyi ayırmadan hizmet etmemiz gerekiyordu. Şuradan bu oy çıkmış, buradan bu oy çıkmış; bunu yapmak için vicdansız olmak lazım. Seçime kadar rekabet yaparsınız, seçimden sonra artık herkesin başkanı olursunuz” dedi.

Bütün ihaleleri canlı yayınladıklarını belirten Başkan Yavaş, “Bütün başkanlara şunu söyleyin; ‘Yaptığınız ihalelerde verdiğiniz para bizim paramız, siz de canlı yapın’ diyeceksiniz. 5 yıldır defalarca Sincan’a geldim. Hiçbirine çakarlarla, konvoylu araçlarla gelmedim. Bir minibüs, bir şoför, bir koruma. Çünkü hiçbir Sincanlıya, hiçbir Ankaralıya kötülük yapmadım ki kimden kötülük göreyim? Çakarlı araçlarla gezenler var ya sizlerin parası ile geziyor. Bunu bilin” diye konuştu.

’30 BÜYÜKŞEHİR İÇİNDE KREDİSİ EN YÜKSEK BELEDİYEYİZ’

Hiçbir reklam yapmadığını söyleyen Yavaş, şu ifadeleri kullandı:

“5 yıl boyunca fotoğrafımı hiçbir yerde görmediniz. Belediyenin parasını kendi reklamamızda kullanmadık. Yılda bir defa televizyona çıkarım. Böyle sade yaşadığınız için bir rekor oy ile seçilirken onlar siyasetin çöplüğüne gidiyorlar. ‘Küçük bir yerin belediye başkanı kalkıp da Ankara’yı mı idare edecek’ dediler.

Kendileri annelerinden büyükşehir belediye başkanı olarak doğdular ya herkesi küçümserler. Yönetemez dedikleri Mansur Yavaş’ın belediyesi, Türkiye’deki 30 büyükşehir belediyesi içerisinde kredisi en yüksek belediye olarak ilan edildi. Bu Mansur Yavaş, uluslararası şeffaflık ödülünü aldı.

Biz en az onlar kadar kavşak yaptık, Hiç reklam yaptığımızı gördünüz mü? En az eski dönem kadar asfalt attık. Ama ben bunları belediyecilik olarak saymıyorum. Asıl belediyecilik nedir biliyor musunuz? Bir, dürüst olacaksın; iki, şeffaf olacaksın; üç, hesap verecek. Buralardan başlar. Benim anlayışıma göre bir belediye başkanı bir kentin hem annesi hem babasıdır.

Ankara’da dara düşen kim varsa belediye hızır gibi yanında olmuştur. 200 bin aileye 3 yıldır doğal gaz veriyorum, onları evinde üşütmüyorum. 200 bin aileye düzenli bir şekilde et yardımı yapıyorum ki çocuklar gelişme güçlüğü çekmesin diye.

Ben Keçiören’de 50 bin aileye destekte bulunuyorum. Rakibim şimdiye kadar Keçiören’de bir emekliye destek olmuş mu? Hiç kimse kimin ne aldığını bilmiyor. Bir elin verdiğini diğer el görmüyor. Bizim inancımıza en uygu şekil budur.

50-60 bin ortaokul, lise öğrencisine kart veriyoruz. Okula ücretsiz gelip gidiyorlar. Birçok küçük çocuğun servis ücretini ödüyoruz. 13 bin küsur öğrencinin kantinden alışveriş yapmasını sağlıyoruz”

“BENİM ARTIK SON DÖNEMİM”

Ardından Keçiören ilçesine geçen Yavaş, CHP Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut Özarslan ile birlikte Atapark Mahallesi’ndeki seçim koordinasyon merkezini açılışını yaptı. Burada halka hitap eden Yavaş, “Benim artık son dönemim. Bu hizmetleri bir dönem daha yapıp, Türkiye’yi Mansur Yavaş belediyeciliğini öğretip bırakacağım. Herkes bizim peşimizden gelecek. Onun için bir 5 yıl inşallah Mesut başkanla el ele vererek Keçiören’in bütün problemlerini ortadan kaldırmak, sırt sırta vererek çalışmak istiyoruz” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-kritik-benim-artik-son-donemim/feed/ 0
Mansur Yavaş: Bakmadığımız, el atmadığımız hiçbir esnaf grubu yok https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-bakmadigimiz-el-atmadigimiz-hicbir-esnaf-grubu-yok/ https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-bakmadigimiz-el-atmadigimiz-hicbir-esnaf-grubu-yok/#respond Fri, 15 Mar 2024 09:03:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4686 Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı ve CHP’nin Adayı Mansur Yavaş, ANFA Fuar Alanı’nda Servisçiler Odası Toplantısı’na katıldı.

“BAKMADIĞIMIZ, EL ATMADIĞIMIZ HİÇBİR ESNAF GRUBU YOK”

Toplantıda konuşan Yavaş şunları söyledi:

* “Seçimden önce sizlere söz vermiştik bir esnaf çocuğu olarak esnafın daima yanında olacağımızdan dolayı. Ve beklenmedik bir şekilde yaşanan pandemi nedeniyle bugün Ankara’da faaliyet gösteren konusu ne olursa olsun tüm esnafımızla yan yana geldik. Hepsine destek olduk. Sadece destek olmak değil aynı zamanda Ankara’da belki de Türkiye’nin en büyük dayanışmasını gerçekleştirdik.

* Maskeleri terzilerimize diktirdik. Servisçilerimizden yararlandık. Taksicilerimizin de filyasyon ekibinde ücretli şekilde vatandaşlarımıza hizmet etmesini sağladık. Şöyle bir dönüp bakıyorum bakmadığımız, el atmadığımız hiçbir esnaf grubu yok. 65 yaş üstü dediler sokağa çıkması yasak onlara kuryeleri çağırarak onlara para ödeyerek 65 yaş üstü evinden çıkamayanlara destek olduk.

* Bir cuma akşamı birden bire akşam 22’de gece 23’te sokağa çıkma yasağı oldu. Halbuki pazarcı esnafımızın hepsi pazar sabahı için hazırlanmış ve kara kara düşünmeye başlamışlardı. Ama onların kara kara düşünmelerine fırsat kalmadan yarım saat içersinde organize olarak tüm malzemelerini alıp belediyenin kendi tesisinde kullanmak suretiyle onların zarar etmemesi için çalıştık.

* Ulaşım sektöründe zaman zaman halk otobüslerinin, taksilerle dolmuşların bir sürü problemi oluyor. Hep söylediğim şu oldu; birbirinizin ekmeğine el uzatmadığınız taktirde herkes Cenabı Allah‘ın verdiği rızkı yiyecek. Birbirinizi bunaltmadığınız müddetce her türlü talebiniz yerine getirilecek diye konuştuk ve bugüne kadar da bu şekilde devam ettik. Halk otobüslerine destek olduk. Vatandaşı da aynı zamanda ucuz taşımak için. Ama belli ki zamlar geldikçe gelecek. Şimdi dolmuş esnafımıza da desteğe başlıyoruz. Sizler için de yapabileceğimiz ne olursa elbette sizler için de destekte her zaman hazırız.

“KORSANLARI DİREKT ZABITAYA İHBAR EDECEĞİNİZ BİR SİSTEM GETİRELİM”

* Bizler sizlere danışmadan hiçbir şey yapmayız. Çünkü biliyorum ki esnaf çocuk okutuyor, ailesini geçindiriyor. Kapatılan her iş yeri, çalışmayan her minibüs her servis bizim kapımıza özgeçmiş olarak iş talebi olarak geliyor. Halbuki sizler çalışıyorsunuz, kimseye yük olmuyorsunuz üstelikte vergi veriyorsunuz. Onun için tüm esnafın Ankara’da ayakta kalması lazım. Bizler de Allah ömür verdikçe görevde kaldığımız müddetçe her konuda yanınızda olmaya devam edeceğiz.

* Bir diğer konu korsanla ilgili. Eğer yapabilirsek korsanlarla ilgili bir yazılım yapalım. Bu korsanları trafikte gördüğünüz an direkt zabıtaya ihbar edeceğiniz bir sistem getirelim. Bize ihbar ederseniz zabıtamız da gereğini yapacaktır. Bir diğer konu kameraların uzatılması işi. Hazirana kadar süre varmış, zaten normalde uzatılırsa eyvallah ama uzatılmazsa da ona da inşallah UKOME’ye getirip bir karar almaya çalışırız.

“BELEDİYE BAŞKANI KENDİSİNE OY VERSİN VERMESİN, HİÇ KİMSEYİ AYIRAMAZ”

* Destek alan ailelerin çocukları eşit şekilde hayata başlasın diye her türlü desteği veriyoruz. 50-60 bin kadar öğrencimiz, ortaokul ve lise talebesine 50’şer binişlik kart verdik. Ve sayısını tam bilmiyorum ama üç yıldır devam eden okuması gereken ancak servis tutamayan ailelerin de biraz önce başkanımız söylediği gibi servis ücretlerini ödüyoruz. Ve inşallah daha bu konuda talep geldikçe bizler de o konuda hem sizden destek istiyoruz hem de biz de o ailelere destek olacağız. Böylelikle iddia ediyorum bir belediye başkanı kendisine oy versin vermesin hiç kimseyi ayıramaz. Bir kentin annesidir, babasıdır, kardeşidir her şeyidir belediye başkanı. Ve kentte yaşayan herkesin her türlü derdine derman olmak zorundadır. Bu şekilde devam edeceğiz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-bakmadigimiz-el-atmadigimiz-hicbir-esnaf-grubu-yok/feed/ 0
Erdoğan yine tarih verdi https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-yine-tarih-verdi/ https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-yine-tarih-verdi/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:39:11 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4488 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Manisa’da Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinge katıldı. Erdoğan, özetle şöyle konuştu:

“BUNUN DA AKIBETİ AYNI OLACAK”

*Manisa’ya geçtiğimiz mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı’na Cumhurbaşkanlığı’nda yüzde 50, milletvekilliğinde yüzde 49 oy oranıyla verdiği destek için teşekkür ediyorum.

*Kendi partisine sözünü geçiremediği halde borusunu burada öttürmeye heveslenen biri var. Buradan kendisine sesleniyorum, hiç merak etmesin, kendini boşuna paralamasın, boynuna vurulan prangalardan kurtulacağı gün çok yakındır.

*Manisa’nın da desteğiyle 31 Mart’ta onu da özgürleştirerek maruz kaldığı eziyetten kurtaracağız. Bir önceki gibi, 13 kez girdiği seçimlerden nasıl bir netice alamadan eyvallah deyip gittiyse bunun da akıbeti aynı olacak.

*Dikkat ederseniz içeride ve dışarıda birileri ısrarla milletimizin moralini bozmak, canını sıkmak, umudunu köreltmek için her yolu deniyor. Türkiye’nin sıkıntıları yok mu? Elbette var.

*Ama bunları çözecek olan program da irade de tecrübe de milletiyle, devletiyle, cumhurbaşkanıyla, hükümetiyle yine bizdedir.

*Hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden, hiçbir program ve proje geliştirme zahmetine katlanmadan milleti kendilerine mahkum etmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmak boynumuzun borcudur.

“ÇALIŞANLARIMIZIN DERTLERİ Mİ VAR…”

*Türkiye’yi, geçtiğimiz 21 yılda 3 kattan fazla nasıl büyüttüysek, sanayimizi, tarımımızı, ticaretimizi nasıl küresel rekabete hazırladıysak bugünkü meseleleri de öyle hal yoluna koyacağız.

*Hiç endişe etmeyin. Çalışanlarımızın dertleri mi var, birlikte çözeceğiz. Emeklilerimizin sıkıntıları mı var, birlikte aşacağız. Esnafımızın ihtiyaçları mı var, birlikte gidereceğiz. Gençlerimizin hayalleri mi var, birlikte gerçekleştireceğiz.

YİNE TARİH VERDİ

*Uzunca bir süredir yaşadığımız bütün saldırıların, bölgesel ve küresel krizlerin, kimi politikalarımızın eksik kalmasından kaynaklanan meseleleri birer birer çözüme kavuşturacağız. Bilhassa, ekonomideki sıkıntıların yıl sonundan itibaren hızla hafiflemeye başladığını önümüzdeki yıldan itibaren de yeniden yükselişe geçeceğimizi hep birlikte göreceğiz.

*Vatandaşlarımızın her biri ülkenin büyümesiyle, güçlenmesiyle, imkânlarının artmasıyla ortaya çıkacak kaynaktan hak ettiği payı mutlaka alacaktır.

*Ülkenin esenliğini tehlikeye atmaktan çekinmeyen, milleti umursamayan muhalefet anlayışının ilkesiz, ölçüsüz ve sorumsuz politikaları, yaşadığımız sıkıntıların üzerine adeta tuz biber ekti. CHP’nin lokomotifliğini yaptığı bu anlayış, Türkiye düşmanı tüm çevrelerle birlikte PKK ve FETÖ gibi terör örgütleriyle birlikte hareket etmekten dahi çekinmemiştir.

*Mayıs seçimlerinde kurulan altılı masanın gerisindeki silüetleri unutmadık. Daha önce 2019 seçimlerinde yapılan gizli ittifakları unutmadık. Şimdi 31 Mart için İstanbul ve Mersin gibi yerlerde kurulan kirli ittifakların da farkındayız.

*Son dakika oynanan oyunların, listelerde yapılan değişikliklerin ne anlama geldiğini milletimiz gayet iyi biliyor. Bunlarda mertliğin, delikanlılığın, harbiliğin ve hasbiliğin zerresi olmadığı için her işlerini gizli saklı yapmayı adet edindiler.

“ADAY LİSTELERİNİ ZAMANINDA VEREMEDİLER”

*Hatırlarsanız, eski CHP Genel Başkanı’nın kurdukları masa dışındaki bir parti genel başkanıyla yaptığı bakanlık ve bürokrasi pazarlığı seçimden sonra ortaya çıkmıştı. Şimdiki CHP Genel Başkanı’nı zaten kimsenin taktığı yok. Bu parti adına kimi isimlerin nerede ve kimlerle demlendiği belli değil.

*Kendilerini pazarlıklara öyle kaptırdılar ki, işte Manisa Saruhan’da olduğu gibi aday listelerini seçim kurullarına zamanında veremediler. Haftalar öncesinden günü, saati, yeri belli olan bir işi bile beceremeyecek kadar siyasetten, meseleden, gündemden uzak durumdalar. Çıkarları dışında, kişisel kariyerleri dışında hiçbir şeyi gözleri görmüyor.

*Bırakın dünyada ve Türkiye’de ne olup bittiğini kendi memleketleriyle bile ilgilenme gereği duymuyorlar. Böyle siyaset olmaz. Türkiye’nin yönetimi bu zihniyete emanet edilmez. Şehirlerimizin geleceği, bu kirli pazarlıkların mezesi yapılamaz.

*Üç beş belediye alacağız diye siyasi bölücülere bu derece teslim olunmaz. Kadınlarımızın, gençlerimizin, çalışanların, emeklilerimizin beklentileri, hayalleri, hakları bu kifayetsiz muhterislerin insafına bırakılamaz.

Son 21 yılda Manisa’ya 191 milyar liranın üzerinde kamu yatırımı yaptık.

“ANKARA VE MANİSA EL ELE VERECEK…”

*Cumhurbaşkanı, bu kardeşiniz. Hükümet zaten Cumhur İttifakı’nda, bizde. Burayı da Cumhur İttifakı olarak aldığımız zaman durum ne olacak? Herhangi bir aksama olmadan Ankara ve Manisa el ele verecek, buradaki hizmetler artarak yoluna devam edecek.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-yine-tarih-verdi/feed/ 0
Depremin ‘mucize bebeği’ yine annesinden ayrıldı https://www.foxhaber.com.tr/depremin-mucize-bebegi-yine-annesinden-ayrildi/ https://www.foxhaber.com.tr/depremin-mucize-bebegi-yine-annesinden-ayrildi/#respond Mon, 05 Feb 2024 21:06:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2950 Kahramanmaraş merkezli depremlere Hatayda yıkılan binanın enkazından 128 saat sonra 3,5 aylık bebek çıkarıldı.

Kurtarıldıktan sonra sağlık ekibinin parmağını emdiği görüntülerle depremin simgelerinden olan, hemşirelerin ‘Gizem’ ismini verdiği bebek, Adana Şehir Hastanesine kaldırıldı, herhangi bir sağlık probleminin olmaması üzerine bakanlık tarafından bakım altına alındı.

Daha sonra Cumhurbaşkanlığı uçağıyla Ankaraya getirilen bebek, Etlik Şehir Hastanesi’nde yapılan kontroller sonrası Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kuruluşa yerleştirildi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı refakatçisiz çocukların bulunması çalışmaları kapsamında gelen ihbarları değerlendirdi ve yapılan incelemelerle bebeğin ailesine ulaştı.

Depremde eşi ve 2 çocuğunu kaybeden, kendisi de enkazdan 5 gün sonra kurtarılan anne Yasemin Begdas ile bebekten DNA örneği alındı.

DNA testinde bebeğin annesinin Yasemin Begdas olduğu belirlendi. Ankaradan özel uçakla Adanaya götürülen Vatin bebeği, dönemin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık karşıladı. ‘Vatin bebek’, Adana Şehir Hastanesinde tedavisi devam eden Yasemin Begdaşa, Bakan Yanık tarafından teslim edildi.

Depremde üzerine yıkılan beton yığınları nedeniyle felç olup, yatağa mahkum kalan Yasemin Begdas, tedavisinin ardından bebeğiyle birlikte geçen yıl haziran ayında Kayseri’ye gelerek, akrabalarının yanına yerleşti.

Deprem sonrası yatağa mahkum olan ve yaklaşık 50 ameliyat geçiren anne Begdas, 23 Ocak 2024’te ise enfeksiyon riski nedeniyle Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Yasemin Begdas’ın ayağından bir kez daha ameliyat olacağı öğrenildi.

“BİBERON VAR ZANNETTİ, O YÜZDEN PARMAĞINI EMDİ”

Depremde eşi, kayınvalidesi ve 2 oğlunun enkaz altında hayatlarını kaybettiğini anlatan anne Yasemin Begdas şunları söyledi:

“Ne olduğunu bilmiyordum. İlk önce normal bir şey sandım. Hiçbir şey bilmiyordum. Sadece 3,5 aylık kızımın iyi olmasını istiyordum.

Vatin’i kucağıma alıp, Kur’an okudum. Hiçbir şey hissetmedim. Enkaz altında Vatin’i hiç emziremedim. Enkaz altındayken Vatin hiç ağlamadı. Korkmadı. Ağladığı zamanda da sallayınca hemen susuyordu. 2 oğlum enkaz altında vefat etti.

Büyük oğlum hiç konuşmadı. Ama küçük oğlum sürekli; ‘Anne ne zaman çıkacağız. Çok susadım. Acıktım. Buradan çıkacak mıyız?’ diyordu. Son ana kadar onunla konuştum. Son gün hayatını kaybetti.

O an gözümün önünden asla gitmiyor. Enkaz altından ilk çıktığımızda su istedim. Vatin’in yüzünü yıkadım. O yüzden biberon var zannetti ve parmağını emdi. Şimdi tek kalan yavrum Vatin ile yaşıyoruz”

“ANNE VE BABAMLA BULUŞMAK İSTİYORUM”

Deprem sonrası yatağa mahkum olduğu için bakıma muhtaç olduğunu anlatan Yasemin Begdas, “Anne ve babamın Suriye’den çıkıp buraya gelmesini istiyorum. En yakın 2 akrabam olan anne ve babamı hiç görmedim. Sağlık durumumdan dolayı da onları yanımda görmek istiyorum. Vatin için, süt, çocuk bezi ve pansuman malzemeleri istiyorum. Yaşadığım evin kirası çok pahalı. Akrabalarımın yanında kalıyorum ve evde çalışan sadece bir kişi var o yüzden çok zorlanıyoruz. Bu konuda da destek bekliyorum. Ayrıca fizik tedavi görmem gerekiyor” diye konuştu.

“YENİDEN DOĞMUŞ GİBİ HİSSETTİM”

Dönemin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ın, Adana’da kızı Vatin’i kendisine teslim ettiğinde yaşadığı duyguya da vurgu yapan Yasemin Begdas, “Kızımla buluştuğum an kendimi çok iyi hissettim. Vatin’i depremden sonra ilk kez gördüğümde kendimi yeniden doğmuş gibi hissettim. Şu an yine Vatin’den ayrı kaldım. Ama aklım sürekli onda. Hastaneden sürekli görüntülü arayarak Vatin’in durumunu soruyorum. Uyurken bile arayıp onu izliyorum” dedi.

“50 AMELİYAT GEÇİRMİŞ”

Şehir Hastanesi Aile Hekimliği Bölümü’nde asistan doktor olarak görev yapan Duygu Yücel (25) ise “Depremin sembol isimlerinden olan Vatin’in annesi Yasemin hanım servisimizde takiplerini alıyor. Depremde enkazın 5’inci gününde enkaz altından çıkarılmış, dış merkezde 50 küsur ameliyat geçirdikten sonra ameliyat olduğu bölgede yaşanan enfeksiyondan dolayı tedavi almaktadır. Vital ve doğal genel durumu iyi tedavisi devam etmekte. Görüntülüme ve tetkiklerini yapıyoruz. Ortopedi ve enfeksiyon doktorlarımızla konsülte ediyoruz. Gerekli tedavisini planlayacağız.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/depremin-mucize-bebegi-yine-annesinden-ayrildi/feed/ 0
Türk edebiyatının ‘Mona Roza’sı Muazzez Akkaya: Bana yazılan şiirleri kaybettim https://www.foxhaber.com.tr/turk-edebiyatinin-mona-rozasi-muazzez-akkaya-bana-yazilan-siirleri-kaybettim/ https://www.foxhaber.com.tr/turk-edebiyatinin-mona-rozasi-muazzez-akkaya-bana-yazilan-siirleri-kaybettim/#respond Tue, 02 Jan 2024 21:12:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1815 Mülkiye Mektebi’nin 1950’li yıllardaki öğrencileri Cemal Süreya ve Sezai Karakoç, gönlünü sınıf arkadaşları Muazzez Akkaya’ya kaptırdı.

Aynı zamanda yakın arkadaş olan, birbirlerine Akkaya’ya yazdıkları şiirleri okuyan iki büyük şair, genç kadın için kaybeden tarafın soy isminden bir harfi eksilteceği iddiaya bile tutuştu.

Kim Muazzez’in gönlünü kazanırsa diğeri soy isminden sonsuza kadar bir harfi silecekti.

Rivayet o ki iddiayı Cemal Süreyya kaybetti ve soy ismindeki ‘y’ harfinden vazgeçti. Şair Karakoç ise Akkaya için edebiyatın en dokunaklı şiirlerinden, ‘Tek Gül’ anlamına gelen ‘Mona Roza’yı kaleme aldı.

Cemal Süreya (Solda) – Sezai Karakoç (Sağda)

‘Mona Roza’nın sırrı 2007’de kamuoyuna yansıdı ancak döneme ilişkin birçok ayrıntı 70 yılı aşkın süre gizemini korudu.

Yaşama veda eden iki şairin hafızalara kazınan aşk şiirlerinin baş kahramanı, şimdilerde 94 yaşına basan, evlatları ve 6 torunuyla mutlu bir yaşam süren Muazzez Akkaya ise uzun yıllar sonra sessizliğini bozdu.

Akkaya, açıklamalarıyla hem o döneme ışık tuttu hem de Cumhuriyet’in ilk 10 yılında doğan, 1950’lilerin Türkiye’sinde maliye ve hukuk eğitimini tamamlayarak, kendi ayakları üzerinde durma gücünü gösteren Muazzez’in bilinmeyen yönlerini anlattı.

“GURURLU BİR NESİLDİK”

Geyve’de 1930’da dünyaya gelen Akkaya, babası Hamit Akkaya’nın Kurtuluş Savaşı’nda görev aldığını, İstiklal Madalyası’nın bulunduğunu belirterek, ailesinin Cumhuriyet’in kıymetini bildiğini ve okumak isteyen kız evlatlarına hep destek olduğunu vurguladı.

Ciddi yokluk ve zorluklarla mücadele etmiş bir aile olduklarını söyleyen Akkaya, “Bizler İstiklal Harbi’nden yeni çıkmış genç Cumhuriyet’in çocukları, gururlu bir nesildik. Genç kızlara, kadınlara değer veren Cumhuriyet’le birlikte çok mutluyduk” dedi.

Kandilli Lisesi’ni bitirmesinin ardından 1949’da Mülkiye Mektebi’nin yatılı sınavını kazanan ilk kız öğrenci olduğunu ama o dönem kız yatakhanesi olmadığı için okula evden gidip geldiğini anlatan Akkaya, ilk senesinde iki kız olarak başladıkları üniversite yıllarında zorlanmadığını, sonrasında 8 kız öğrenci arkadaşıyla güzel anılar biriktirdiklerini ifade etti.

“CEMAL SÜREYA CEBİME ŞİİRLER KOYARDI”

Muazzez Akkaya, Sezai Karakoç ve Cemal Süreya’nın kendisine olan sevgisine ilişkin, “Cemal Süreya daha çok cebime şiirler koyardı. Sonra sınıfa girince aynı şiiri tahtada da görürdüm. Şiirlerin ona ait olduğunu sonradan öğrendim. Ben o dönem bu şekilde bir arkadaş edinmeyi, ilerletmeyi hiç düşünmedim” diye konuştu.

“SEZAİ KARAKOÇ BENDEN KÜÇÜKTÜ”

Sezai Karakoç’un ise daha ısrarcı bir tavrının bulunduğunu vurgulayan Akkaya, o dönem yaşananları şu sözlerle dile getirdi:

“Büyüklerimizin kafamıza çiviyle çaktıkları bazı fikirler var, ‘erkek yaşça büyük, hanımı ondan küçük olmalı’ gibi. Annem-babam, çevremdeki herkes de böyleydi. Sezai Karakoç da benden 1-2 yaş kadar küçüktü, benim için ilk handikap oydu zaten. Bu nedenle ihtimalini bile düşünmedim çünkü kafamda yaş konusu yerleşmişti.”

Muazzez Akkaya (Sağda), Rıfat Ilgaz’ın kızı Fatma Defne Ilgaz (Solda)

“SOY İSMİNDEN BİR HARFİ ATTIĞI DOĞRU”

Cemal Süreya’nın soy isminden bir harfi eksilttiği olaya da ilk kez açıklık getiren Akkaya, şöyle konuştu:

“Benimle gelip konuşmaya hiç çalışmadı. Bir iddiaya girmişler, onun sonucu soy isminden bir harfi attığı doğru. Hangimiz daha ileride olursak, diğeri bir şeyinden vazgeçecek diye iddiaya girmişler. Bu olay olduğunda Mülkiye’nin kafesinde arkadaşlarımızla oturuyorduk. Arkadaşlarım yanlarında Sezai Karakoç’la gelmişti. Aynı masadaydık. Sonra diğer arkadaşlar kalkıp gidince ve sadece Sezai Karakoç’la benim masada kaldığım anı görünce Cemal Süreya, soy isminden bir harfi sildirmiş. Bana böyle izah etmişlerdi.”

“TERCİH YAPMAYI HİÇ DÜŞÜNMEDİM”

Sezai Karakoç’la da detaylı hiçbir diyaloğunun olmadığını vurgulayan Akkaya, “Üniversite 2. sınıftaydık. Yazdığı şiirleri bana vermek için çok uğraşıyordu, ben mecburen tekrar ısrar etmesin diye alıyordum. Ama dediğim gibi o zamanlar okuldan biriyle arkadaş olmayı, ikisinden birini tercih etmeyi hiç düşünmedim. Okul sonrası seçtiğim eşim, o da Mülkiye mezunu olan rahmetli Orhan Giray’la çok mutlu bir hayatım oldu, 4 güzel evlat yetiştirdik” ifadesini kullandı.

“KEŞKE O ŞİİRLERİ SAKLASAYDIM”

Karakoç ve Süreya’ya yakınlık gösterecek, umut verecek bir davranışta da bulunmadığının altını çizen Akkaya, üniversitede sosyal, enerji dolu bir öğrenci olduğunu ve pinpon oynamayı çok sevdiğini aktardı.

Muazzez Akkaya, “Bana yazılan şiirleri zaman içinde ne yazık ki kaybettim, buna gerçekten üzülüyorum. Evlenirken problem olmasın diye düşünerek ablamın evinde bir yere koymuştum. Sonra da eşimle bir sorun yaşamayalım diye geri almadım. Maalesef orada da şiirler zamanla telef oldu. Buna gerçekten üzülüyorum, keşke o şiirleri saklasaydım” şeklinde konuştu.

“SEZAİ KARAKOÇ’U VEFATINDAN BİR AY ÖNCE GÖRDÜM”

Muazzez Akkaya, ömrü boyunca evlenmemeyi tercih eden Karakoç’a ilişkin, şunları kaydetti:

“Böyle bir duruma sebep verdiysem diye üzülüyorum ama bir yerden de teselli oluyorum çünkü hiçbir yakınlık göstermedim, umut vermedim. Ancak üzüldüğüm bir şey var, Sezai Karakoç’u vefatından bir ay kadar önce Fenerbahçe sahilinde gördüm. Karşıdan yürüyordu ve o kadar dikkatli bana bakıyordu ki… Ama beyaz saçları, sakalları olunca tanıyamadım. Bir süre sonra gazetede vefat ilanını görünce onun Sezai Karakoç olduğunu anladım. Eğer o olduğunu bilseydim, bir kafede oturup beraber bir kahve içmek isterdim.”

Muazzez Akkaya (Ortada)

“EŞİMİN BANA YAZDIĞI ŞİİR HEP HATIRIMDA”

Sezai Karakoç ve Cemal Süreya’nın kendisine olan sevgisini eşi Orhan Giray’ın hiç dile getirmediğini anlatan Akkaya, “Rahmetli eşimle çok mutlu günler geçirdik, iyi ki de onu seçmişim. Eşimle bu konuları hiç konuşmadık ama belki de haberi vardı. Çünkü bana küçük bir şiir de yazmıştı. Dizeleri hatırımda, ezberimde, ‘İsterim ömrümce, buldum ben gönlümce/Gözlerimde yaş, arzuyla demlenince’ böyle bir şiirdi. Belki çok küçük bir şiir ama emek verip, buna uğraşması benim için çok kıymetliydi” dedi.

Akkaya, edebiyat tarihinde adına şiir yazılan çok fazla kadın olduğunun da altını çizdi.

Mülkiye’nin ardından hukuk okuduğunu, 30 yıl boyunca Hazine avukatlığı yaptığını ve bir yandan da dört çocuk büyüttüğünü belirten Akkaya, tüm zorluklarına karşın işini bırakmayı hiç düşünmediğini söyledi.

Yanına aldığı, maddi zorluklar içerisindeki bir genç kızın desteğiyle çocuklarını büyüttüğünü vurgulayan Akkaya, bugünün kız çocuklarına da “Kız çocuklarının muhakkak eğitimlerini alması, çalışmaları ve kendi ayakları üzerinde durmaları lazım” önerisinde bulundu.

DÖRT EVLADINDAN BİRİNİ KAYBETTİ

Zaman içerisinde dört evladından birini kaybettiğini, İstanbul’da yaşadığını, torunlarıyla vakit geçirmeyi ve kitap okumayı çok sevdiğini aktaran Akkaya, aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarında görev aldığını, sosyal yaşamdan hiç kopmadığını ve hayatını renklendirmek için çabaladığını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turk-edebiyatinin-mona-rozasi-muazzez-akkaya-bana-yazilan-siirleri-kaybettim/feed/ 0
Rıza Çalımbay, Mert Günok’tan özür diledi, Beşiktaş yönetimine sitem etti https://www.foxhaber.com.tr/riza-calimbay-mert-gunoktan-ozur-diledi-besiktas-yonetimine-sitem-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/riza-calimbay-mert-gunoktan-ozur-diledi-besiktas-yonetimine-sitem-etti/#respond Fri, 22 Dec 2023 21:03:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1324 Beşiktaş’taki ikinci teknik direktörük serüveni 42 gün süren Rıza Çalımbay, ayrılık kararı sonrası basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

Alanyaspor’a karşı alınan 3-1’lik yenilgi sonrası özellikle kaleci Mert Günok’a tepki gösteren Çalımbay, “Ya sen nasıl kalecisin, oradaki topu vuracaksın gidecek, bu kadar basit” ifadelerini kullanmıştı. Sözlerine Mert Günok’tan özür dileyerek başlayan Çalımbay, siyah beyazlıların yeni yönetimine de sitemlerde bulundu.

Kısa süre önce başkanlık görevine gelen Hasan Arat’ın kendisiyle hiç görüşmediğini belirten Çalımbay, Lugano maçı için İsviçre’ye gittiklerinde, yönetimin avukatına ihtarda bulunduğunu söyledi.

Rıza Çalımbay’ın açıklamaları, şu şekilde:

“Biz Beşiktaşlıyız. Beşiktaş’ın altyapısında yetiştim, Beşiktaş’ta oynadım, hiçbir kulübe gitmedim, Beşiktaş formasıyla kariyerimi bitirdim. Sonra da antrenörlük hayatıma başladım. Son olarak Beşiktaş’ta kısa süreli antrenörlü yaptık, olaylı şeyler oldu.”

“MERT GÜNOK’TAN ÖZÜR DİLİYORUM”

“Kaleci Mert arkadaşımız için yanlış söz söyledim. Yanlış derken, maçtan çıktığım için yoğunluktan dolayı sıkıntılıydı. Maça çok sinirlenmiştim çünkü. En iyi oynadığımız maçlardan bir tanesiydi, yediğimiz goller bize yakışmadı. Kötü niyetli söylemedim. Kendisi alınmasın, çok iyi bir kaleci. Milli takımın da kalecisidir. O yüzden kendisinden özür diliyorum.”

“Kısa sürede yaptığım antrenörlükte taraftarımıza teşekkür ediyorum. Ne olursa olsun, sıkıntılı bir dönemde geldim. Futbolcu arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum.”

“PARA FALAN KONUŞMADIM”

“Ahmet Nur Çebi başkanımız beni aradı ve ‘İhtiyacımız var, sen yaparsın, edersin, çok iyi olabilir’ dedi. Ben de ‘Beşiktaş’ın ihtiyacı varsa gelirim’ dedim. Beşiktaş’ın ihtiyacı olduğu zaman seve seve elimden geleni yaparım. Bundan hiçbir zaman kaçmam. Bu sefer biraz karışık oldu. Ahmet Nur Çebi ile beraber yaptığımız konuşmada, 3 haftalık gibi bir şeydi. Kongreye kadardı, ‘tamam’ dedim. Para falan konuşmadım. O işlere hiç girmedim.”

“İKİ BAŞKAN ADAYIYLA DA GÖRÜŞTÜM”

“Göreve başladıktan sonra 3 maçı da iyi şekilde geçtik. Kongrede başkanlar çıktı ortaya. Orada takımın başında olduğum için onlara bilgiler vermek zorundaydım. İkisiyle de görüştüm. Samet Aybaba ile Mehmet Özdilek ile görüştüm. Serdal Adalı ve Hasan Arat da benimle devam edeceklerini söylediler.”

“AYIN 27’SİNDE BİTECEK DİYE KONUŞULDU”

“Ahmet Nur Çebi’nin bizimle yaptığı anlaşma 2024’ün altıncı ayına kadardı. Oraya da madde koymuşlar, ‘yeni gelen yönetim feshedebilir’ diye. Ben işime devam ettim. Samet ağabey ve Feyyaz gelince mutlu olduk. Yolumuza devam ettik. Ayın bilmem kaçına kadar mukavele sürecek, ayın 27’sinde bitecek diye konuşuldu.”

“BİR TANESİ DEMEDİ”

“Orada üzüldüğüm şeylerden bir tanesi, bir kişi gelip de ‘Rıza Çalımbay teknik direktörümüzdür, sonuna kadar gideceğiz’ diye bir şey söylenmedi. Zaten olay orada anlaşılmış oldu. Sayın Tevfik Yamantürk divan toplantısında ‘Rıza Hoca’nın, en az 1,5 yıl kalması gerekiyor’ diye şeyler söylüyor, başkandan hiçbir ses çıkmıyor.”

“BEN İKİ MAÇLIK ANTRENÖR DEĞİLİM”

“Bir de hiç Hasan Arat’la görüşmedim. Birebir hiç konuşmadım. Takımın teknik direktörüyüm ve hiç konuşmadık. Önemli değil ama Samet ağabey ve Feyyaz’la görüştük. Öbür kontrat, son iki maç kala mukavelemi uzatmak istediler 2 maç daha. Ben iki maçlık, beş maçlık, bir aylık antrenör değilim. Ben çok iyi antrenörlük yapan, Anadolu’da başarılar kazanmış birisiyim. Ne iki günlük, ne bir aylık kesinlikle gelmem. Sadece Beşiktaş’ın ihtiyacı olduğu için elimi taşın altına koydum.”

“ISRAR ETTİLER, İMZA ATTIM”

“Aldığımız takım belliydi. Ligden, Avrupa’dan elenmiş takım aldık. Nereden baksanız 1,5 ay oldu. Böyle kısa sürede bir antrenör ayrılmamıştır. Benden önce gelenlerin en kısası 6-7 aydı. Ben o olayı kabul etmedim. Sonra Samet ve Feyyaz’la konuştuk. Onlar tekrar ısrar ettiler, ‘İki maçı oynayalım sonra da oturacağız sözleşme yapacağız’ dediler. Ben imza attım.”

“ARKAMDAN AVUKATIMA…”

“Lugano’da maça gittiğimizde benim arkamdan avukatıma ‘Yarın mukaveleyi uzatmazsanız feshedeceğiz’ diye şey yolluyorlar. Ben maçtayım. Maçtayken öyle bir şey gönderilmez. Beşiktaş zarar görmesin diye kimseye söylemedim, ilk kez söylüyorum. Ne para için ne başka bir şey için gittim. Hasan Arat’ın kızdığı şey, Ahmet Nur Çebi’nin kontratını kabul etmemeleri. Halbuki Ahmet Nur Çebi onların önünü açmış.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/riza-calimbay-mert-gunoktan-ozur-diledi-besiktas-yonetimine-sitem-etti/feed/ 0