Hizbullah – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Wed, 30 Oct 2024 15:25:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İsrail’den Lübnan halkına yeni tehdit! Harita paylaştılar https://www.foxhaber.com.tr/israilden-lubnan-halkina-yeni-tehdit-harita-paylastilar/ https://www.foxhaber.com.tr/israilden-lubnan-halkina-yeni-tehdit-harita-paylastilar/#respond Wed, 30 Oct 2024 15:25:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/israilden-lubnan-halkina-yeni-tehdit-harita-paylastilar/ İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya hesabından Baalbek kentine ve çevresindeki bazı köylere yeni bir saldırı tehdidinde bulundu.

Baalbek kentin ve çevresindeki bazı köylerin yer aldığı bir harita paylaşan Adraee, burada bulunduğunu ileri sürdüğü “Hizbullah’a ait hedeflere” saldırı düzenleneceğini belirtti.

TÜRKMENLER DE ORADA

Adraee, haritada yer alan Baalbek ve çevresindeki köylerdeki halktan evlerini terk ederek bölgeden ayrılmalarını istedi.

Boşaltılması istenen yerler arasında Türkmenlerin yaşadığı Duris köyü de yer alıyor.

HALK YERİNDEN OLUYOR

Saldırı tehdidinin ardından Lübnanlılar kuzeydoğudaki Baalbek kentinden Zahli yoluyla güvenli bölgelere doğru göç etmeye çalışıyor.

Halkın şiddetli İsrail saldırıları altında olan Baalbek’i terk etmeye başlaması sebebiyle Baalbek-Zahli yolunda yoğun araç trafiği oluştu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/israilden-lubnan-halkina-yeni-tehdit-harita-paylastilar/feed/ 0
7,5 yıl hapisle cezalandırılmıştı… Erzurum’dan HÜDA-PAR adayı oldu https://www.foxhaber.com.tr/75-yil-hapisle-cezalandirilmisti-erzurumdan-huda-par-adayi-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/75-yil-hapisle-cezalandirilmisti-erzurumdan-huda-par-adayi-oldu/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:27:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3757 Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan suikastının faillerinden olan ve bugüne kadar yakalanamadığı için İçişleri Bakanlığı’nın terörden arananlar listesinin 10 milyonluk kırmızı kategorisinde yer alan Hizbullah tetikçisi Necmettin Şanlı ile yine Gaffar Okkan suikastına katılmaktan mahkûm olan hükümlü Veysi Şanlı’nın ağabeyi Kerbela Şanlı, HÜDA-PAR’ın Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu.

ÖRGÜT KARARGÂHINDA ÖZGEÇMİŞ RARORU ÇIKTI 7,5 YIL CEZA ALDI

İstanbul Beykoz’da örgüt lideri Hüseyin Velioğlu’nun öldürüldüğü örgüt karargahındaki Hizbullah arşivinde terör örgütüne fotoğraflı özgeçmiş raporu verdiği ortaya çıkan Kerbela Şanlı, yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 7,5 yıl hapisle cezalandırıldı.

Bu cezası Yargıtay tarafından 2007 yılında onanarak kesinleşti. Mahkeme gerekçeli kararında, Kerbela Şanlı’nın Diyarbakır’ın Bozek Köyünde Hizbullah’ın propaganda faaliyetlerini yürüten imam tebliğ ve cami sorumluluğu yaptığını, küçük çocuklara din dersi adı altında örgütsel dersler verdiğini, terör örgütüne özgeçmiş raporu verip örgüte biat ettiğini belirtti.

Kerbela Şanlı’nın, halen İçişleri Bakanlığı’nın 3 milyon lira para ödüllü Mavi kategorisinde aranan ağabeyi Kemalettin Şanlı’nın aracılığıyla 1992 yılında Hizbullah terör örgütüne katıldığı, 1995 yılında örgüte fotoğraflı özgeçmiş raporu verdiğini belirtti.

FAALİYETLERİNİ ÖRGÜT LİDERİ ÖLENE KADAR SÜRDÜRDÜ

Kerbela Şanlı’nın bu faaliyetlerini örgüt elebaşı Hüseyin Velioğlu’nun öldürüldüğü 2000 yılına kadar devam ettirdiği ifade edildi.

7,5 yıl hapisle cezalandırılan Kerbela Şanlı’nın seçme ve seçilme hakkından da mahkum bırakıldığı ancak mahkumiyet kararının üzerinrden 17 yıl geçtiği için memnu haklarının iadesini alarak Erzurum’dan HÜDA-PAR’ın belediye başkan adayı olduğu öğrenildi.

Kerbela Şanlı son olarak geçmiş yıllarda Hizbullah yöneticilerinin bir araya gelerek oluşturduğu Alimler ve Medreseler Birliği (İttihat-ul Ulema) da faaliyet yürütüyordu.

Kerbela Şanlı’nın tüm kardeşleriyle birlikte Hizbullah terör örgütü içinde aktif yer aldıkları bildirildi.

Halen firarda olan ağabeyi Necmettin Şanlı Gaffar Okkan suikastında bizzat saldırıda yer alıp silah kullanmaktan halen 10 milyon lira para ödüllü kırmızı listede aranıyor.

Kardeşi Veysi Şanlı’da Okkan suikastının faillerinden olup cezalandırıldı ve bu cezayı Yargıtay tarafından onanıp kesin hükme bağlandı.

Bir ağabeyi Kemalettin Şanlı halen İçişleri Bakanlığı’nın 3 milyon lira para ödüllü Mavi kategorisinde aranıyor.

Bir ağabeyi Mühir Şanlı, Bozek Köyünde fahri imamlık yaparken Hizbullah terör örgütü adına camilerde ders veriyordu.

İNFAZ EMRİ VERMEKTEN ARANIYORDU BİR GÜN BİLE TUTUKLANMADI

Bir diğer ağabeyi Siraç Şanlı’da köylerde Hizbullah terör örgütü adına fahri imamlık yapıyordu. 25 yıldan beri her yerde aranan Siraç Şanlı, hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle 3 ayrı dava dosyası bulunuyordu.

Siraç Şanlı’nın Güleçoba Köyü Hatuni mezrasında ders halkaları oluşturup küçük çocuklara ders adı altında örgütsel propagandalar yaptığı, Diyarbakır’a bağlı Dökmetaş ve Cumhuriyet köylerinde de örgütsel faaliyetler yürüttüğü, fitre zekat topladığı, vermek istemeyenleri kaçırıp sorguladıktan sonra öldürdükleri bildirildi.

Hizbullah’ın köydeki faaliyetlerine karşı çıkan Güleçoba Köyü korucularının ölüm emrini verdiği, köy korucuları Adem ve Yılmaz Keser’in öldürülmesi ile Davut ve Sedat Ekinci adlı kişilerin kaçırılıp sorgulanarak öldürülmesi talimatını verdiği, bu talimat üzerine kendilerine polis süsü veren tetikçilerin iki kişiyi kaçırıp sığınağa zincirledikleri, bu kişilerin daha sonra kendi imkanlarıyla bağlı oldukları zinciri kırıp kaçtıkları için infaz edilmekten son anda kurtuldukları kaydedildi.

TESLİM OLDU BİR GÜN BİLE TUTUKLU KALMADI

Hizbullah tetikçilerinin toplu tahliye kararlarını duyunca 25 yıl sonra kendi isteğiyle adliyeye gelerek teslim olan Siraç Şanlı, kendisi aleyhine yüzlerce sayfalık ifade veren, korucuların öldürülmesi için talimat verdiği tetikçileri tanımadığını söyledi.

Şanlı, “Benim köydeki ilişkilerim imam-köylü çerçevesindedir. 25 yıldır perişan oldum. Kendim teslim oldum, beni serbest bırakın. Hatuni mezrasında devletin kadrolu imamı olmadığı için bende fahri imamlık yaptım. Devletten maaş almadığım için köylülerin verdiği zekatlarla geçimimi sağlıyordum. İmamlık yaptığım için köylüler beni Molla Siraç olarak bilirler. Nikah kıyıyor, çocuklara kuran dersi verip taziyelere gidiyordum. Korktuğum için bugüne kadar teslim olmadım” dedi.

Mahkeme hakkında birleştirme kararı verilen üç ayrı dava dosyası bulunan, yakalanan tetikçilerin teşhis ve ifadelerinde aleyhine yüzlerce sayfalık ifade bulunan Siraç Şanlı hakkındaki yakalama kararını 11 Şubat 2020 günü kaldırıp serbest bırakılmasına karar verdi.

Tek bir gün bile tutuklu kalmayan Şanlı, ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle halen tutuksuz yargılanıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/75-yil-hapisle-cezalandirilmisti-erzurumdan-huda-par-adayi-oldu/feed/ 0
Hizbullah’ın celladı “Kasap Hüseyin” zamanaşımıyla kurtuldu https://www.foxhaber.com.tr/hizbullahin-celladi-kasap-huseyin-zamanasimiyla-kurtuldu/ https://www.foxhaber.com.tr/hizbullahin-celladi-kasap-huseyin-zamanasimiyla-kurtuldu/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:30:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3366 Diyarbakır’da Hizbullah terör örgütü adına satırlı saldırılarda çok sayıda kişinin yaralanması eylemlerine katıldığı gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan Kasap Hüseyin kod adlı Süleyman Koraltan’ın dava dosyasına zamanaşımıyla düşme kararı verildi.

17 yaşındayken satırlı eylemlere katılan Koraltan’a 49 yaşında olmasına rağmen suçun işlendiği tarihte çocuk olduğu gerekçe gösterildi

Tetikçi Koraltan 20 yıldan beri firariydi. Düşme kararıyla birlikte hakkındaki yakalama kararı da geri alındı. Saldırılarda ölenler ise öldüğüyle kaldı.

Hizbullah tetikçisini zamanaşımıyla kurtaran süreç şöyle gelişti:

Terör örgütünün askeri kanat yapılanmasında yer alıp Diyarbakır’da 1993-2000 yılları arasında satırlı saldırılara katılan Kasap Hüseyin kod adlı Süleyman Koraltan (49) örgüt lideri Hüseyin Velioğlu’nun İstanbul Beykoz’da öldürülmesinden sonra bu evde ele geçen örgüt arşivindeki bilgiler üzerine 19 Haziran 2000 tarihinde tutuklanıp hakkında Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldı.

Koraltan, itirafçı olup o tarihte yürürlükte olan 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasasından faydalanmak istediğini belirtti.

“EVET BEN HİZBULLAH ÜYESİYİM”

Mahkemedeki savunmasında şunları söyledi:

“Ben duruşmalarda Hizbullah terör örgütü ile hiçbir ilgim bulunmadığını söylemiş isem de, şimdi Hizbullah terör örgütü üyesi olduğumu kabul ediyorum. Ancak askeri kanatta, satırla yaralama eylemlerine katılmadım.

Zeynel Abidin Gülveser benim sorumlum olduğu için ondan 1 yıl dini ders aldım. Gülsever beni daha sonra Kavas-ı Sağır Camisine gönderdi. Bu camide ders vermemi söyledi. Camide küçük çocuklara ders verdim.

Örgüte özgeçmiş raporumu verdim. Rapor verdiğim kişiler yakalanınca örgütten ‘Piyasadan çekilin, yakalanabilirsiniz’ talimatı gelince yakalanmamak için örgüte ait hücre evlerinde askeri kanattaki diğer tetikçilerle kalmaya başladım.

Polis takibinden kurtulmak için Adana’ya gittim. Burada da kendimizi polis olarak tanıtıp bazı kişileri kaçırıp sorgulama planları yaptık”

YETERLİ BİLGİ VERMEYİNCE TALEBİ REDDEDİLDİ

Tetikçi Koraltan 3 yıl tutukluluğun ardından 9 Aralık 2003’te tahliye edildi. İçişleri Bakanlığı, tetikçi Süleyman Koraltan’ın yakalandıktan sonra terör örgütünün çökertilmesine yönelik yeterli düzeyde bilgi ve belge sağlamadığını ve güvenlik güçlerine yardımcı olmadığı yönünde mahkemeye rapor gönderince tetikçinin Topluma Kazandırma Yasasından faydalanma talebi reddedildi.

YARGITAY BOZDU: AĞIR MÜEBBET VERİN

Mahkeme sanığı 14 Aralık 2010 günü 12 yıl hapisle cezalandırdı. Yargıtay, 17 Mart 2011 günü Koraltan’ın mahkûmiyet kararını esastan bozdu. Katıldığı satırlı saldırıların yaşandığı tarihlerde 18 yaşından küçük olduğu için yargılamanın çocuk mahkemesinde görülmesi gerektiğine hükmetti.

Yargıtay, sanığın öldürme ve yaralama eylemlerine katıldığı için de, “Mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasal düzenini silah zoruyla yıkarak yerine şerri esaslara dayalı İran modeli bir Kürdistan devleti kurmak amacıyla vahim nitelikte silahlı eylemlerde bulunmak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması gerekirken, terör örgütü üyesi olmak suçundan verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtti.

SATIRLA HİZBULLAH KARŞITLARINI DOĞRAMIŞ

Yargıtay, tetikçinin örgütün önce cami yapılanmasında sorumlu düzeyde faaliyetlerde bulunduktan sonra askeri kanat yapılanmasına tetikçi olarak terfi ettirildiğini, gizliliğini sağlamak için Kasap Hüseyin kod adını kullanıp Hasan Geçti adına düzenlenmiş sahte kimliklerle silahlı ve satırlı saldırılara katıldığını belirtti.

Sanığın Hizbullah karşıtı oldukları gerekçesiyle bakkaliye işleten Abdurrahim Demir ile Ahmet Bars, Mehmet Bakışkan, Faruk Bulduk, Muhlis Işıktaş, Behzat Sular, Ali Şahin, Selahattin Varlı ile Melik Ahmet Lisesinde bir öğrenci ile demir doğrama ustası bir esnafın satırla kafa ve vücutlarından uzuv kaybına neden olacak derecede yaraladığını, ifade etti.

Bozma kararı üzerine dosya çocuk mahkemesinde görülmeye başlandı. Sanık da hakkındaki yakalama kararına rağmen bir türlü yakalanamayınca suça öngörülen zamanaşımı süresi dolduğundan düşme kararı verilerek hakkındaki yakalama kararının da geri alınmasına karar verildi.

ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLDU YAKALAMASI KALDIRILDI

Mahkeme, kanun değişikliği yoluna gidilmiş ise, sanık lehine olan kanun maddelerinin uygulanacağı ve infaz edileceğini, tetikçi Süleyman Koraltan’ın ise suçu işlediği tarihte eski TCK’nın yürürlükte olduğunu ve bunun sanık lehine olduğunun altını çizdi.

Mahkeme, eski 765 sayılı TCK’nın 102. ve 104. Maddeleri gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda olağan zamanaşımı süresinin 20, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 30 yıl olduğunu belirtti.

Olağanüstü zamanaşımı süresinin de dolması nedeniyle sanık hakkındaki “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın tamamını veya bir kısmını tağyir tebdil ve ilgaya teşebbüs” suçundan açılan davaların düşürülmesine, hakkında 20 yıldan bu yana tutuklamaya yönelik yakalama kararı bulunan tetikçi Koraltan’la ilgili 81 ilde çıkarılan yakalama emrinin ise geri alınmasına karar verildi.

17 yaşında terör örgütünün satırcısı olan Koraltan, dava dosyası bir türlü kesin hükme bağlanmadığı için şu anda 49 yaşında olmasına rağmen çocuk olduğu gerekçesiyle düşme kararıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almaktan kurtuldu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hizbullahin-celladi-kasap-huseyin-zamanasimiyla-kurtuldu/feed/ 0
Şehadetinin 23. yıldönümünde Gaffar Okkan’ın kemiklerini sızlattılar https://www.foxhaber.com.tr/sehadetinin-23-yildonumunde-gaffar-okkanin-kemiklerini-sizlattilar/ https://www.foxhaber.com.tr/sehadetinin-23-yildonumunde-gaffar-okkanin-kemiklerini-sizlattilar/#respond Wed, 24 Jan 2024 21:15:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2582 Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan Diyarbakır’a atandıktan sonra OHAL uygulamalarından kaynaklı polisin vatandaşa yönelik yoğun insan hakları ihlalleriyle ilgili ezber bozan bir çıkış yapınca kısa sürede Diyarbakırlıların gönlünü fethetti. “Teröristle mücadele ederken, sapla samanı ayıracaksınız. Vatandaşa eziyet eden, zorluk çıkaran, keyfi muamele eden olursa karşısında beni bulur” diyerek şube müdürleriyle sık sık toplantılar yaptı.

Sahadaki polisleri telsiz anonslarıyla uyardı. Terörün zirve yaptığı yıllarda kopma noktasına gelen devlet-vatandaş arasındaki bağın yeniden pekiştirilmesinde önemli rolü bulunan şehit emniyet müdürü, halk günü adıyla kahvehanelerde sohbet toplantıları yaptı, Suç potansiyelinin yüksek olmasından kaynaklı havanın kararmasıyla birlikte kepenklerin indirildiği, resmi polis araçlarının bile güvenlik nedeniyle devriye dolaşamadığı Sur ve Bağlar İlçelerinde sabahın ilk ışıklarına kadar seyyar ciğercileri, taksi duraklarını, sabahçı kahvelerini ziyaret ederek vatandaşlara kentin güvenli olduğu algısını yerleştirdi.

Esnafla kaynaşması herkesi şaşırtmıştı, çünkü o güne kadar bir kolluk amiri sokaklarla dolaşmadığı gibi vatandaşla da bu kadar yakınlaşmamıştı. Makama ziyarete gittiğimde, “Müdürüm korkmuyorsunuz bu kadar rahat davranmaktan. Neden zırhlı araç tahsisi yapıldığı halde kullanmıyorsunuz” soruma, “Kardeşim insanlara bu kentin güvenli olduğunu nasıl anlatabiliriz. Ben zırhlı araçla, koruma ordusuyla dolaşırsam, vatandaş kendini nasıl güvende hissedebilir” diyerek kısa, ama bir o kadar da anlamlı cevap vermişti.

“EV KİRALAYIP TAKİP EDİN YA DA TARAFTARLARIN ARASINDA ÖLDÜRÜN”

Bu sorduğum soru, şehit edilmeden kısa süre önce Hizbullah operasyonunda bir hücre evinde ele geçen kendisine yönelik suikast planıyla ilgiliydi aslında. Hizbullah askeri kanat sorumlusu Mehmet Sabır Özdemir’in yakalandığı hücre evinde ele geçen el yazmalı örgütsel dokümanda, Gaffar Okkan’ın makamının bulunduğu binanın karşısında bir ev kiralanması, eve sadece perde takılarak polis telsizinden giriş-çıkış saatlerinin takip edilerek bir suikast yapılabileceği, bunun mümkün olmaması halinde Diyarbakırspor maçlarında taraftarların arasında korumasız olduğu bir ortamda susturucu takılmış silahla vurulabileceği bilgisi yer alıyordu. Terör örgütü Hizbullah’ın şehit müdüre olan öfkesi, örgütü çökerten kritik isim olmasından kaynaklıydı. Çünkü şehit edilmeden 9 gün önce 15 Ocak 2001 günü Diyarbakır Valiliğinde Hizbullah’ın askeri kanat yapılanmasındaki 26 kişilik tetikçiler listesini basınla paylaştı ve “Peşlerindeyiz” diyerek tümünü deşifre etti.

ŞURA ÜYESİNİN YAKALANMASI SONUN BAŞLANGICI OLDU

Ardından Hizbullah Şura üyesi Abdülaziz Tunç’un sahte İran pasaportuyla Adana’dan yurtdışına kaçmak isterken yakalanıp itirafçı olması Hizbullah için sonun başlangıcı oldu. Tunç’un verdiği bilgilerle önce Mardin’in Teker Mahallesindeki bir evde örgüt arşivinin yüklü olduğu bilgisayarlar ele geçti. 20 bin sayfalık örgütsel dokümanın çözümlenmesiyle örgütün beyin takımını oluşturan çekirdek kadroya ulaşıldı.

17 Ocak 2000’de İstanbul Beykoz Kavacık’taki villaya düzenlenen operasyonda örgüt lideri Hüseyin Velioğlu öldürülürken, Şura üyesi Edip Gümüş ile askeri kanat sorumlusu tetikçi Cemal Tutar sağ yakalandı. Operasyonu, Diyarbakır’dan giden Gaffar Okkan’ın Hizbullah masasında görevli uzman TEM ekipleri yönetti. Bu evde de ele geçen onbinlerce sayfalık dijital dokümanların çözümüyle önce yurt genelinde domuz bağlı cinayetlerin işlendiği mezar evler ve kayıp kişilerin cesetleri bulundu.

Ardından örgüte özgeçmiş raporu veren örgüt üyeleri, yüzlerce tetikçi, örgüt yöneticileri tek tek yakalandı. Ağır darbe yiyen örgüt, yaralı yılan misali yeniden toparlanmaya çalışsa da şehit müdür ve ekibinin başarılı seri operasyonlarıyla marjinalleşti.

VELİOĞLU’NUN ÖLÜM YILDÖNÜMÜNE DENK GETİRİLDİ

Tüm tetikçi ve yönetici kadroları deşifre olan ve önemli bölümü yakalanan Hizbullah, kendi müzahir tabanına ayakta olduğu imajını verebilmek için şehit müdürü, örgüt elebaşı Hüseyin Velioğlu’nun ölüm yıldönümüne denk gelecek şekilde vurmayı planladı ve öyle de oldu. 24 Ocak 2001 günü Uğur Mumcu’nun anma etkinliğine katılmak için makamından çıkan Okkan, emniyet binasına 200 metre mesafedeki Sezai Karakoç Bulvarında 5 korumasıyla şehit edildi.

Örgüt lideri Hüseyin Velioğlu da 17 Ocak 2000’de öldürülmüştü. Tetikçiler, telsizden şehit müdürün çıkış saatini öğrendikten sonra geçiş yapacağı bulvarda üzerinde “Polis” yazılı reflektörlü yelekler giyerek ellerindeki uzun namlulu silahlarla caddede beklemeye başladı. Ardından trafo binasından elektrikleri keserek, çevrede toplanan meraklı vatandaşlara da inandırıcı olabilmek için, “Evinize gidin, bir Hizbullahçıyı yakaladık, savcı gelecek, tatbikat yaptıracağız” dediler. Karanlıkta çakar lambalı makam aracı belirince aynı anda ölüm kusan namlular aracın kontrolden çıkmasını sağladı.

Orta refüje çıkarak duran araçta ve olay yerinde 16 kalaşnikof tüfeğe ait 468 adet boş kovan toplandı. Tetikçiler imza olarak olay yerine Güneydoğu’da tek kurşunlu sokak infazlarında kullandıkları bir de Takarov marka tabanca bıraktılar. Hizbullah “Sigorta atışı” denilen kesin sonuç alma amaçlı gerçekleştirdiği bu suikastta şehit müdürün hayatta kalmaması için aracın arka kapısını açarak yakın mesafeden de ateş açtı. Okkan’ın kafa ve vücudundan 17 mermi çekirdeği çıkarıldı.

Valilik önünde düzenlenen cenaze törenine on binlerce kişi katıldı ve terör örgütünü lanetledi. Tek yürek olan Diyarbakırlılar şehitlerini omuzlarda taşıyarak havaalanına kadar uğurladı.

FAİLLERİN 10’U YAKALANDI… PEKİ ONLARA NE OLDU?

Diyarbakırlıların “Gaffar babası” şehit edildikten sonra suikastın aydınlatılması, faillerin yakalanması için TEM Şubede Hizbullah uzmanlarından özel birim kuruldu. Faillerden 4’ü polisle girdiği çatışmalarda öldürüldü, 10’u farklı tarihlerde sağ yakalandı. Peki, o tetikçilere ne oldu. Şu anda Gaffar Okkan suikastına katıldıkları gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılan ve bu cezaları da Yargıtay tarafından onanıp kesin hükme bağlanan tek bir tetikçi bile cezaevinde bulunmuyor.

10 ila 15 yıl arasında tutuklu kalan tetikçilerin tümü yargılamanın yenilenmesi adı altında infazları durdurularak serbest bırakıldı. Tetikçiler, DGM’lerde askeri yargıç bulundurulduğu için adil yargılanmadıkları, avukatsız yargılandıkları için savunma haklarının kısıtlandığı, uzun gözaltı süresince işkence gördükleri ve baskı altında ifadelerinin alındığı gerekçeleriyle yeniden yargılama ile tahliye edildiler, bu dosyalar da 6 yıldan beri karar verilmiyor. Gaffar Okkan suikastının failleri, aldıkları cezalar ve yargılama safahatındaki süreç şöyle:

TÜMÜ SERBEST KALDI

-Servet Yoldaş, Suat Çetin, Şener Dünük: Bu üç tetikçi barındıkları hücre evine düzenlenen baskında 5 kalaşnikof tüfek ve el bombalarıyla yakalandı. Silahların suikastta kullanıldığı anlaşılmasın diye namlu ağzını törpüledikleri için kriminal incelemede sadece 1 tüfeğin olayda kullanıldığı belirlendi. Suçlarını itiraf eden üç tetikçi, savcı huzurundaki tatbikatta olayı ayrıntılarıyla anlatıp yer göstermelerde bulundu. Üçü de Ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. Yargıtay, sabit gördüğü suikast eylemi nedeniyle üçünün de cezalarını onadı. İkisi 31 Mart 2019 yerel seçimleri öncesinde “Yeniden yargılama” gerekçesiyle serbest bırakıldı. Şener Dünük ise hakkında tekrar yakalama kararı çıkarıldığını öğrenince Tekirdağ Malkara’daki birliğinden firar edip kayıplara karıştı. Mahkeme onu şimdi gazete ilanıyla arıyor.

-Bedran Salamboğa, Veysi Şanlı: Barındıkları hücre evine düzenlenen baskında bu iki tetikçi 5 kalaşnikof tüfek, 7 el bombası, Makarov, Vzör, CZ, Browning tabanca ve yüklü miktarda mühimmatla yakalandı. Kalaşnikoflardan 4’ünün Okkan suikastında kullanıldığı, 1’inin de Adem Bayrakçı adlı özel harekat polisinin şehit edildiği olayda kullanıldığı kriminal incelemeyle tespit edildi. Savcı huzurundaki tatbikatta suçunu itiraf eden iki tetikçi ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. Yargıtay, suç tarihinde yaşı küçük olan Veysi Şanlı’nın cezasında yapılan indirimi de dikkate alarak iki mahkûmiyeti de onadı. Ancak ikisi de “Yeniden yargılama”yla serbest bırakıldı.

-Abdulkadir Aktaş: Barındığı hücre evine düzenlenen baskında silahıyla yakalanan Aktaş da Okkan suikastının faili olmaktan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. Yargıtay cezayı onadı. Hükümlü olmasına rağmen “Yeniden yargılama”yla serbest bırakıldı.

-Mustafa Bozkurt, İbrahim Gürceğiz: Batman’da barındıkları hücre evine düzenlenen baskında 4 kalaşnikof, 9 tabanca ile yakalanan iki zanlı savcıya suikastı nasıl gerçekleştirdiklerini ayrıntılı anlattı. İki tetikçide ele geçen kalaşnikofların balistik incelemesinde Okkan suikastında kullanıldığı tespit edildi. Evde ele geçen bir dokümanda Batman Emniyet Müdürü’ne yönelik de suikast yapılması için örgütün gönderdiği talimatta şöyle yazıyordu: “Gaffar pisini temizleyen arkadaşlarla irtibata geçin. Onlar bu konuda tecrübelidir. Silahlar Keko’ma (Kardeşime) kurban olsun. İstediğiniz her türlü silahı sizlere feda ederiz.” İkisi de ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. Yargıtay kararı onadığı halde “Yeniden yargılama”yla tahliye edildi.

-Recep Dünük: Hücre evinde yakalanan Dünük Okkan suikastı faili olarak yargılanırken örgüt üyesi olmak suçundan 12 yıl hapisle cezalandırılarak tahliye edildi. Ancak Yargıtay kararı esastan bozdu ve sanığın Okkan suikastının faili olduğunun delillerle sabit olduğunu, ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması gerektiğini belirtti. Ancak duruşma savcısının aleyhe temyiz başvurusu olmadığı için sanık lehine kazanılmış hak olduğu için hakkındaki sonuç ceza değişmediğinden tekrar tutuklanamadı.

-Mehmet Fidancı: Sahte kimlikle yakalanan Fidancı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. Yargıtay kararı onadı. “Yeniden yargılama”yla o da serbest bırakıldı.

4’Ü POLİSLE GİRDİĞİ ÇATIŞMADA ÖLDÜRÜLDÜ

-Hasan Sarıağaç: Bağlar İlçesinde barındığı hücre evine düzenlenen operasyonda ölü ele geçirilen Sarıağaç’ta ele geçen Kalaşnikof tüfeğin Kriminal incelemesinde Okkan suikastında kullanıldığı tespit edildi. Sarıağaç’ın Okkan’ın makam aracının sağ arka kapı kolunda serçe ve yüzük parmak izi çıktı. Şehit müdürün kafasına ateş eden isim olduğu belirlendi.

-Şafi Demirdağ: Batman’da polisle girdiği çatışmada ölü ele geçirilen Demirdağ, daha sonra yakalanan tetikçilerin teşhis ve ifadelerine göre suikastta tim sorumlusu olduğu belirlendi.

-Bedri Esmer: Elazığ’da barındığı hücre evinden kaçarken polisle girdiği çatışmada ölü ele geçirilen Esmer, suikastta bizzat silah kullanan isim olduğu belirlendi.

-Hüseyin Sarıağaç: Elazığ’da hücre evi baskınında eşini ve üç çocuğunu polislere kalkan olarak kullanan Sarıağaç’ın açtığı ateşle Cihan Karadavut, Cevdet Yeşilay ve Ali Şahin adlı polisler şehit oldu. Ölü ele geçirilen Sarıağaç’ın üç polisi şehit ettiği MP-5 makineli tüfek ise Okkan’ın şehit edilen motorize koruma polisinden gasp edilen silah olduğu balistik inceleme ve seri numarasıyla tespit edildi.

6’SI 22 YIL GEÇMESİNE RAĞMEN YAKALANAMADI

Suikastın faillerinden 6’sı 22 yıl geçmesine rağmen bir türlü yakalanamadı. Bu isimlerden Haşim Alabalık ile Necmettin Şanlı İçişleri Bakanlığının 10 milyon lira para ödüllü kırmızı kategorisinde, Murat Aktaş ile Mehmet Yasin Aydın 500 bin liralık gri listede aranıyorlar. Suikast failleri Adem Ceylan ile Ramazan Kınay’da aranan isimler arasında.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sehadetinin-23-yildonumunde-gaffar-okkanin-kemiklerini-sizlattilar/feed/ 0
Orta Doğu’da tansiyon fırladı: ABD’den İsrail-Hizbullah savaşını önleme hamlesi https://www.foxhaber.com.tr/orta-doguda-tansiyon-firladi-abdden-israil-hizbullah-savasini-onleme-hamlesi/ https://www.foxhaber.com.tr/orta-doguda-tansiyon-firladi-abdden-israil-hizbullah-savasini-onleme-hamlesi/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:03:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1873 Dünyanın gözü yaklaşık 3 ayda 22 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği Gazze’deki savaşa çevrilmişken Orta Doğu’da gerilim bu hafta yaşanan iki olayla daha da arttı.

Hamas’ın üst düzey yöneticilerinden Salih Aruri, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenlenen saldırıda hayatını kaybetti.

Dün de İran’da 2020’de ABD’nin İHA saldırısında ölen Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Momutanı Kasım Süleymani’yi anmak için düzenlenen törendeki saldırılarda 100’den fazla kişinin hayatını kaybetmesi, tansiyonu fırlattı.

İran’ın Kirman bölgesindeki saldırı sonrası gözler İsrail’e döndü.

Bu gelişmeler Gazze’deki savaşın tüm bölgeye yayılacağı endieşelerini körüklerken ABD harekete geçti.

ABD Başkanı Joe Biden’ın Enerji ve Altyapıdan Sorumlu Kıdemli Danışmanı Amos Hochstein’in, Hamas’ın üst düzey yetkilisinin Beyrut’ta öldürülmesinin ardından Hizbullah ile artan gerilimi düşürmek için İsrail’e gittiği belirtildi.

The Times of Israel gazetesinin haberine göre, isminin açıklanmasını istemeyen üst düzey ABD’li yetkili, Washington yönetiminin İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilimi azaltmak için diplomatik çabalarını artırdığını söyledi.

İsrailli yetkililerin, Hochstein’e Hizbullah’ı sınırdan uzaklaştıracak diplomatik bir anlaşma olmaksızın, sınır bölgelerinde yaşayan ve çatışmaların ardından tahliye edilen bölge sakinlerinin evlerine dönemeyeceğini söylemeyi planladığı belirtildi. Yedioth Ahronoth’un haberinde de İsrail’in Hizbullah’ı sınırdan uzaklaştıracak muhtemel bir anlaşmanın, İsrail ile Lübnan arasında kara sınırlarının belirlenmesine ilişkin görüşmeleri başlatmasını umduğu ifade edildi.

The Times of Israel’in haberine göre, Biden yönetiminden isminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili, ABD’nin, Hizbullah’ın İsrail ile savaşa girmeye istekli olmadığını öngördüğünü söyledi.

Hizbullah lideri Nasrallah, Aruri’nin Beyrut’ta öldürülmesine ilişkin “Bu suç cevapsız ve cezasız kalmayacak” dedi.

LÜBNAN HÜKÜMETİ DE DEVREDE

Öte yandan Lübnan Dışişleri Bakanı Abdallah Buhabib, ülkesinin İsrail ile savaşa sürüklenmemesi için Hizbullah’ı geri adım atmaya ikna etmeye çalıştığını ifade etti.

Buhabib, CNN’e yaptığı açıklamada, Lübnan’ın hiçbir savaş istemediğini ve İsrail ile Hizbullah arasında sınır bölgesinde süren çatışmaların yayılabileceğini belirtti. Bakan, ülkesinin İsrail ile savaşa sürüklenmemesi için Hizbullah’ı geri adım atmaya ikna etmeye çalıştığını belirterek, “Onlara emir veremeyiz, bunu iddia etmiyoruz. Ancak ikna edebiliriz ve bu şekilde işe yarayacağını düşünüyorum” ifadesini kullandı.

İsrail’i, İran’ın Kirman şehrinde meydana gelen terör saldırılarının arkasında olmakla suçlayan Buhabib, “Biz bölgesel bir savaş istemiyoruz, bu herkes için tehlikeli. Hem Lübnan hem İsrail hem de İsrail’in çevresindeki ülkeler için tehlikeli” şeklinde konuştu.

NASRALLAH’TAN İNTİKAM YEMİNİ

Lübnan’daki Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, Hamas’ın üst düzey yetkililerinden Salih Aruri’nin Beyrut’ta öldürülmesine ilişkin, “Buna karşı sessiz kalamayız. Bu konuda fazla konuşmaya gerek yok. Bu suç cevapsız ve cezasız kalmayacak” demişti. Nasrallah, “Şu ana kadar Lübnan’ın çıkarlarını göz önünde tuttuk. Ancak Lübnan’a karşı savaş ilan edilirse, Lübnan’ın çıkarları savaşı sonuna kadar götürmemizi gerektirecektir” ifadesini kullanmıştı.

Bu arada Hizbullah, İsrail ordusu ile Lübnan’ın güneyindeki sınır bölgesinde yaşanan çatışmalarda 5 mensubunun daha öldürüldüğünü açıkladı.

İsrail ile geçen yıl 8 Ekim’den bu yana yaşanan çatışmalarda öldürülen Hizbullah mensuplarının sayısı 147’ye yükseldi. Çatışmalarda ayrıca, 28 Lübnanlı sivil, 5 İsrailli sivil ve 9 İsrail askeri hayatını kaybetti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/orta-doguda-tansiyon-firladi-abdden-israil-hizbullah-savasini-onleme-hamlesi/feed/ 0