Hormon – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 15 Jun 2024 21:59:31 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Polikistik over sendromunun nadir belirtileri https://www.foxhaber.com.tr/polikistik-over-sendromunun-nadir-belirtileri/ https://www.foxhaber.com.tr/polikistik-over-sendromunun-nadir-belirtileri/#respond Sat, 15 Jun 2024 21:59:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8259 Doğurganlık çağındaki yaklaşık 10 kadından birini etkileyen bu hastalığın ağır/düzensiz adet dönemleri, sivilce ve kilo alma gibi belirgin semptomları kolaylıkla diğer nedenlerle karıştırılabilir.

Üstelik uzmanlar, uyku güçlükleri, depresyon ve cilt sorunları da dahil olmak üzere hormonal hastalığın genellikle hakkında konuşulmayan daha az yaygın belirtilerinin de olduğunu söylüyor…

Uzmanlar bu durumun hormon dengesizliğine ve daha fazla erkek hormonuna neden olduğunu söylerken pek bilinmeyen belirtileri şu şekilde sıralıyorlar…

UYUMA GÜÇLÜĞÜ

Bir kadının hormon düzeylerini etkileyen bir durumun aynı zamanda uykusunu da bozabilmesi tuhaf görünebilir.

Ancak çalışmaların gösterdiği şey tam olarak budur.

Bir akademik makale, PKOS’lu kadınların uyku apnesine yakalanma olasılığının 10 kata kadar daha fazla olduğunu buldu.

Chicago Üniversitesi’nden bir endokrinolog tarafından 2011 yılında yazılan bu çalışma, genellikle horlamanın önemli bir nedeni olan bu durumla daha fazla risk altında olan obez kadınlarda riski karşılaştırdı.

Uyku apnesi hastaları gece boyunca tekrar tekrar nefes almayı bırakırlar.

ET BENİ ARTIŞI

Siğiller ve benlerden farklı olarak cilt etiketleri, genellikle küçük ve zararsız olan yumuşak büyümelerdir.

Genellikle boynunuz ve kollarınızın altı gibi cildin birbirine sürtündüğü yerlerde büyürler.

Ancak uzmanlar, PKOS’un neden olduğu hormonal dengesizliklerin de büyümeyi tetikleyebileceğini söylüyor.

Takviye markası MyOva’nın sözcüsü Bayan Relf, ‘Bunlar boyun çevresinde, kolların altında veya sütyen çizgisi boyunca oluşabilen küçük deri topaklarıdır’ diyor.

KOYU CİLT LEKELERİ 

Cilt etiketleri ve sivilcelerin yanı sıra PCOS, akantozis nigricans’a da neden olabilir.

Bayan Relf, ‘Bunlar daha çok kolların altında veya boyun çevresinde görülen koyu renkli cilt lekeleridir’ diyor.

Tıpkı deri benleri gibi insülin direnciyle ilişkilidir. NHS, birçok PCOS hastasının, kandaki şekeri temizlemeye yardımcı olan bir hormon olan insülinin ‘vücutlarındaki etkisine karşı dirençli olduğunu’ söylüyor.

Uzmanlar, hormonun cilt hücrelerini uyararak hızla çoğalmalarına neden olarak koyu lekelere neden olabileceğini söylüyor.

RUH HALİ DEĞİŞİKLİKLERİ

Ruh hali değişiklikleri de PKOS’lu kadınları etkileyen semptomlardır.

NHS, PKOS’a sahip olmanın daha sonraki yaşamda depresyona yakalanma şansınızı artırabileceğini söylüyor. Bunun nedeninin ‘PCOS semptomlarının güveninizi ve özsaygınızı etkileyebilmesi’ olduğunu ekliyor.

Doğurganlık sorunları, kilo alma ve ağrılı dönemler üç yaygın semptomdur.

Bayan Relf, son uluslararası PKOS kılavuzlarının, hastaların yüzde 80 kadarının depresyon, yüzde 70’inin de kaygı yaşadığını söylüyor.

KELLİK

Saç dökülmesi PKOS’un bildirilen başka bir belirtisidir.

PKOS, yumurtalıklar aşırı androjen salmaya başladığında gelişir; bunlar kadınların küçük miktarlarda ürettiği testosteron gibi ‘erkek’ hormonlardır.

Foliküllerin androjenler tarafından aşırı uyarılması saçların incelmesine neden olabilir.

Uzmanlar, bu tür saç dökülmesinin tipik olarak saçların kafa derisinin yan taraflarında dökülmesine neden olduğunu ve ayrılan alanın çok daha ince hale gelebileceğini söylüyor.

Her ne kadar hormon dengesizliği saç dökülmesine neden olsa da, NHS’ye göre genellikle yüzde, göğüste, sırtta veya kalçada aşırı kıl büyümesine de neden oluyor.

DÜŞÜK LİBİDO

Relf, PKOS hastalarında düşük libidoya sahip olmanın yaygın olduğunu ancak bunun pek çok insanın konuştuğu bir şey olmadığını söylüyor.

PKOS’un yan etkisinin özgüvenle bağlantılı olduğuna inanıyor.

Şöyle söyledi: ‘PCOS ile ilişkili semptomlar nedeniyle yaşanan düşük benlik saygısı ile bağlantılı olabilir.’

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/polikistik-over-sendromunun-nadir-belirtileri/feed/ 0
Gece açlığının faydaları https://www.foxhaber.com.tr/gece-acliginin-faydalari/ https://www.foxhaber.com.tr/gece-acliginin-faydalari/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:12:55 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7859 Günümüzde değişen yaşam şartları, gece-gündüz dengemizi bozdu. Bu değişim en çok da yeme, içme ve uyku saatlerimizi etkiledi. Akşamları geç saatlerde yemek yeniyor, geç saatlerde uyuyanlar da gece yarılarına kadar atıştırıyor. Ancak uzmanlar bu durumun kilo alımından kan şekeri dengesizliğine kadar önemli sorunlara yol açtığına dikkat çekiyor. Peki sağlıklı bir yaşam için akşam yemeğini en geç kaçta yemeliyiz? Erken yemek sağlığımızı nasıl etkiler? Çocukları yatmadan önce yedirip, içirmek doğru mu? İşte Beslenme-Diyet ve Fitoterapi Uzmanı Buket Ertaş Sefer’in bu sorularıma verdiği yanıtlar:

EN GEÇ SAAT KAÇTA YEMEK YEMELİYİZ?

Geceleri boş mideyle uyumanın birçok avantajı var. Saat 23.00-16.00 arasını kaliteli uykuyla geçirebilen kişiler gece açlığının veriminden çok daha fazla yararlanabilir. Saat 23.00’te yatacak olan bir kişinin saat 18.00-19.00’dan sonra yemek yememesi açlığa katkı sunacaktır. Akşam üzeri saat 18.00’den sonra sindirim sisteminin rahatlamasını, kan şekerimizin ve insülin salınımımızın düşmesini sağlamak, kafeinsiz içeceklerle kaliteli uykuya hazırlık yapmak beden için yapılacak en doğru alışkanlıklardan biridir.

Akşam yemeğinden sonra yani 19.00’dan sonra açlık hissedilmesi durumunda insülini çok yükseltmeyecek bir gıda tercih edilebilir. Örneğin salatalık gibi su oranı yüksek sebzeler, birkaç parça havuç, bir bardak ayran olabilir. Özetle şekeri olmayan (buna meyve şekeri de dahil) gıdalar tercih edilebilir.

ÇOCUKLARIN UYKUDAN ÖNCE BİR ŞEYLER YİYİP, İÇMESİ DOĞRU MU?

Yetişkinlerde önerdiğimiz 14-16 saat açlıklar yerine çocuklarda 12 saat açlığı kabul edebiliriz. Gece yatmadan önce içilen sütler, tüketilen atıştırmalıklar onlara daha iyi gelecek gibi düşünebilirsiniz. Fakat büyüme hormonunun özellikle gece salgılandığını ve aynı zamanda sindirim sisteminin fazlaca çalışmasını istemeyeceğimizi unutmamanızda fayda var. Gece açlığı yaratabildiğimiz çocuklar gün içinde yeteri kadar beslenebiliyorsa (gerekli kalori ve proteini alabiliyorsa) uyumadan önce bir şeyler tüketmelerinin hiç bir faydası yoktur.

BOŞ MİDEYLE UYUMAK SAĞLIĞIMIZI NASIL ETKİLER?

Geç saatlerde yemek yemeyip, boş mideyle uyumanın sağlığa birçok yararı var. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

BÜYÜME HORMONUNU DENGELER

Erken yemek, büyüme hormonunun normal ölçüde salınımını sağlar. Bu hormon, kas kütlesinin artmasını, kemiklerin güçlenmesini sağlar. Çocuklarda boy uzamasını destekler. Ayrıca glikoz metabolizmasını da düzenleyerek diyabet riskini düşürür. Sağlıklı yaş almaya ve genç görünmeye katkı sunar.  Yağ yakımı artar, kilo kontrolü sağlanır. Bütün hormonlar gibi yeterli miktarda salınması önemlidir. Hormon salınımının kontrolü mutlaka hekim kontrolü ve gerekli tetkiklerle ortaya çıkar. Çocuklarda gelişim ve büyüme takibi için mutlaka çocuk hekimi muayenesi gereklidir. 

BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİR

Gece açlığında sakin çalışan sindirim sistemi, bağışıklık sisteminin işlevine izin verir. Gece boyu T lenfositler yenilenir, otofaji gerçekleşir yani vücut yeni ve daha sağlıklı hücreler elde etmek hasarlı hücreleri temizler. Otoimmün hastalıklara karşı direnç artar.

UNUTKANLIĞI ÖNLER

Beyin sağlığında önemli rol üstlenen BDNF (Beyin-türevli nörotrofik faktör) gece açlığında işlevini çok daha iyi yerine getirir. Öğrenme, hafıza, sağlıklı sinir sisteminin destekleyicisi olan bu protein genel sağlık için oldukça önemlidir. Yani açlık beyin sağlığımızı korumak için de avantaj sağlar.

İNSÜLİN DİRENCİNİ AZALTIR

İşlevini yitirmiş fazla sayıda üretilen insülin vücutta inflamasyonu (iltihaplanmayı) artırır, kilo artışını destekler. Gece gıda alımını sınırlandırmak fazla insülin üretimini önler, insülin-hücre duyarlılığını artırır, diyabetin önüne geçer.

KARIN İÇİ YAĞLANMASINI ENGELLER

Özellikle göbek bölgesi yağ dokuları hastalıkların habercisi ve tetikleyicisi olabiliyor. En yaygın görülen kronik hastalıkların ise baş düşmanı olarak bilinir. Gece gıda tüketimini sınırlandırmak, salınan insülin seviyelerini düşürmek organ çevresi yağlanmasını da azaltacaktır.

KİLO KAYBI SAĞLAR

Özellikle geceleri tok hissetmeden, hafif açlıkla uyumak depo glikojen ve yağların azalmasına sebep olur bu da dolayısıyla kilo kaybını destekleyecektir.  Açlıkta kan yağları yani trigliseritler enerji için kullanılır. Gece açlığı, zamanla organ yağlanmasının önüne geçip, kilo kaybına yol açıp, kötü kolesterolün (LDL) ve trigliseridin (kan yağları) düşmesini sağladığı için kalp hastalıklarına yakalanma riskini de azaltır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gece-acliginin-faydalari/feed/ 0
Fazla kiloların gözden kaçan nedeni https://www.foxhaber.com.tr/fazla-kilolarin-gozden-kacan-nedeni/ https://www.foxhaber.com.tr/fazla-kilolarin-gozden-kacan-nedeni/#respond Sat, 30 Dec 2023 09:00:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1687 Açlık-tokluk hissi genellikle hormon dengemizle ilgilidir. Leptin de besinlerden alınan enerjinin depolanmasıyla birlikte beyne tokluk sinyali gönderen bir hormondur. ‘’Ancak, bazen vücut leptin sinyallerini yanlış yorumlayabilir, dolayısıyla vücut yanıltıcı bir açlık hissi yaşayabilir ve gereksiz yere daha fazla yeme isteğiyle karşılaşır. Bu durum kilo alımını artırırken kilo verme çabalarını da boşa çıkarır’’ diyen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, bu hormonla ilgili bilinmesi gerekenleri şöyle açıkladı:

İŞTAHI KONTROL EDER

Günümüzün hızlı tempolu yaşam tarzı, sağlığımızı etkileyen bir dizi faktörü beraberinde getiriyor. Vücutta hormonal dengeyi etkileyen faktörler de özellikle dikkat çekiyor. Leptin, vücudumuzun karmaşık işleyişinde kritik bir role sahip yağ hücrelerinden salgılanan ve beyne doyma sinyali gönderen bir hormondur. Bu sayede, iştahı kontrol eder ve açlık hormonuna karşı çalışır. Ancak, bazen leptin direnci olarak adlandırdığımız bir durum ortaya çıkabilir. Bu durumda, yağ hücreleri, beyne daha fazla besin bulması, daha fazla kilo alması gerektiği ve yağ depolayabileceği sinyalleri gönderir. Eğer leptin sinyalleri karışırsa, vücut yanıltıcı bir açlık hissi yaşayabilir ve gereksiz yere daha fazla yeme isteğiyle karşılaşır. Bu durumda kilo alımı artabilir ve kilo verme çabaları da sonuçsuz kalabilir. Zamanla obezite ve diyabet kaçınılmaz olur. Leptin hormonu, sadece iştah kontrolünde değil, aynı zamanda metabolizma düzenlemesinde de önemli. Enerji dengesini sağlayarak metabolizmayı hızlandırabilir veya yavaşlatabilir. Yüksek leptin seviyeleri, vücuttaki enerji tüketimini artırarak metabolizmayı hızlandırırken, düşük seviyeler metabolizmanın yavaşlamasına ve kilo alımına neden olabilir.

NASIL ANLAŞLILIR?

Leptin direncinde şekerli, unlu ve karbonhidratlı yiyecekleri aşırı tüketme isteği, yemekten sonra bile açlık hissetmek, kilo almak, kilo vermekte zorlanmak, göbek bölgesinde yağlanma, halsizlik, bitkinlik, yemeklerden sonra uyuklama, kan şekeri dengesizlikleri, hipoglisemi, çarpıntı, anksiyete artışı, yüksek trigliserit ortaya çıkar. Eğer leptin direnciniz olduğundan şüpheleniyorsanız, bazı kan testleriyle bunu saptamak mümkün. Açlık insülin seviyesi, trigliserit seviyesi, HbA1c gibi bazı kan tetkikleri dolaylı olarak leptin direnci hakkında bilgi verebilir. Eğer doktorunuz gerek görürse kanda açlık leptin seviyesi ölçümü de yapılabilir ve leptin seviyeniz kesin olarak saptanabilir.

NELER YAPILABİLİR?

Leptin direnciyle başa çıkmak zor değil. İşte bunun yolları: Yatmadan en az 3 saat önce yemek yemeyi ve içmeyi bırakmak, leptin ve insülin düzeylerini dengeleyerek daha rahat bir uyku sağlayabilir. Erken saatlerde güneş ışığı almak, vücut saatini düzenler ve leptin düzeylerini dengelemeye yardımcı olabilir. Bu aynı zamanda günlük enerji seviyelerini artırarak daha zinde hissetmenizi sağlar. Soğuk uygulamalar, leptin direncini azaltmaya yardımcı olabilir. Soğuk duş veya banyo yapmak, hatta yağ oranının yüksek olduğu bölgelere buz uygulaması, leptin sinyallerini düzenlemeyi sağlayabilir. Güne kahvaltıyla başlamanız metabolizmanızı harekete geçirmenize yardım eder. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme alışkanlığı, leptin direncinin azaltılmasında önemli bir adımdır. Bilgisayar, TV, akıllı telefon gibi cihazların yaydığı mavi ve beyaz ışıklardan uzak durmak leptin düzeylerini dengelemeye yardımcı olabilir. Mavi ışıkların sirkadiyen ritmi bozabileceği ve leptin sinyallerini etkileyebileceği bilinmektedir.

BU HORMONUN DENGESİNİ BOZAN NEDENLER

Leptin hormonunun dengesini bozan faktörler şöyle sıralanabilir:

1- Yüksek yağ

Vücuttaki fazla yağ leptin seviyelerini artırır. Ancak, zamanla yağ hücreleri leptine karşı direnç geliştirebilir. Bu durum, beyne leptin sinyallerinin iletilmesini engelleyerek vücudun doygunluk hissini algılamasını zorlaştırabilir.

2- Yüksek insülin

Leptin hormonunun etkinliğini azaltabilir. İnsülin direnci, vücudun insülini doğru şekilde kullanamamasına ve leptin hormonunun düzgün çalışamamasına neden olur.

3- Yanlış beslenme

İşlenmiş gıdalar, şekerli içecekler ve fast-food tüketimi, leptin direncine yol açabilir. Bu tür beslenme alışkanlıkları, vücudun leptin sinyallerine duyarsız hale gelmesine neden olabilir.

4- Uyku düzensizlikleri

Yetersiz veya düzensiz uyku, leptin seviyelerini düşürüp açlık hissini artırabilir. Bu da kilo artışını hızlandırır.

5- Kronik stres

Vücudun hormonal dengesini bozabilir. Stres hormonu kortizol, leptin sinyallerinin yanlış yorumlanmasına neden olabilir ve iştah kontrolünü olumsuz etkileyebilir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/fazla-kilolarin-gozden-kacan-nedeni/feed/ 0