Hükümet – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 28 Sep 2024 16:20:44 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Chongqing’de İş Dünyası Liderleri Toplandı https://www.foxhaber.com.tr/chongqingde-is-dunyasi-liderleri-toplandi/ https://www.foxhaber.com.tr/chongqingde-is-dunyasi-liderleri-toplandi/#respond Sat, 28 Sep 2024 16:20:44 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/chongqingde-is-dunyasi-liderleri-toplandi/

CHONGQİNG, 28 Eylül (Xinhua) — Çin’in güneybatısındaki Chongqing Belediyesi’nde Cuma günü Fortune 500 ve çok uluslu şirketlerin iş dünyası liderleri, yerel hükümet yetkilileriyle bir araya gelerek dışa açılma ve kalkınma stratejilerini görüştü.

Chongqing Belediye Başkanı’na bağlı Uluslararası Ekonomik Danışma Konseyi’nin 18. Yıllık Toplantısı’na katılan 17 iş insanı, akıllı üretim yeteneklerinin geliştirilmesi, yeşil endüstriyel gelişimin araştırılması, pazar erişiminin genişletilmesi ve önde gelen teknolojilerin etkileşiminin teşvik edilmesi gibi kilit öneme sahip konuları ele alarak görüşlerini paylaştı.

Konsey, bu yıl iki yeni danışman üye eklediğini duyurdu. 2006 yılında kurulan konsey, ticaret, enerji tedariki, finans, sigorta ve bilgi teknolojileri gibi sektörlerde faaliyet gösteren 38 uluslararası şirketi bünyesine katarak büyümeye devam ediyor.

Ford Motor Company Başkan Yardımcısı Wu Shengbo, toplantıda yaptığı açıklamada, “Chongqing, bu kanal aracılığıyla küresel sesleri dinliyor. Biz de kentin sosyal, ekonomik ve endüstriyel gelişimine fikir ve önerilerimizle katkıda bulunuyoruz” dedi.

Wu, belediye yönetiminin, konseyin önerilerini sosyal canlılığı artıran politika ve tedbirlere dönüştürdüğünü ve bu yaklaşımın şirketlerin Chongqing’deki gelişimlerine olan güven ve bağlılığını güçlendirdiğini söyledi.

Danışma konseyi, geçtiğimiz 18 yıl boyunca yerel hükümete 1.000’den fazla tavsiye sunarak yabancı yatırımcıların yerel pazarda karşılaştıkları sorunların ele alınmasına yardımcı oldu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chongqingde-is-dunyasi-liderleri-toplandi/feed/ 0
İsrail’de Hükümet Karşıtı Gösteriler: Netanyahu’ya Ateşkes Çağrısı https://www.foxhaber.com.tr/israilde-hukumet-karsiti-gosteriler-netanyahuya-ateskes-cagrisi/ https://www.foxhaber.com.tr/israilde-hukumet-karsiti-gosteriler-netanyahuya-ateskes-cagrisi/#respond Tue, 03 Sep 2024 01:20:49 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/israilde-hukumet-karsiti-gosteriler-netanyahuya-ateskes-cagrisi/ İsrail’de devam eden hükümet karşıtı gösterilerde, “Bu kadar kan dökmek yeter, masada bir anlaşma var!” sloganları atan binlerce kişi, Netanyahu’dan Gazze Şeridi’nde ateşkes ve esir anlaşmasının kabul edilmesini talep etti.

İsrail’de hafta sonu 6 esirin cansız bedeninin bulunmasının ardından Başbakan Binyamin Netanyahu’ya duyulan öfke artıyor. Başkent Tel Aviv başta olmak üzere ülke genelinde hafta sonundan bu yana devam eden hükümet karşıtı protestolarda göstericiler İsrail hükümetinin esirler için ateşkes anlaşmasını sağlayamamasına tepki gösteriyor. Başkentteki gösteride Netanyahu’ya anlaşmayı kabul etmesi için çağrılar yapan binlerce gösterici, “Bu kadar kan dökmek yeter, masada bir anlaşma var!”, “Utanç, Utanç, Utanç”, “Onları (esirleri) canlı istiyoruz” sloganları atarak bölgedeki politikadan vazgeçilmesini talep etti. “Baştaki sensin. Suçlu sensin” yazılı pankartlar taşıyan İsrailliler, anlaşmaya yanaşmayan Netanyahu’yu istifaya çağırdı.

Ülke genelinde greve gidildi

İsrail’in en büyük işçi sendikası Histadrut tarafından dün yapılan açıklamada, bugün için ülke genelinde grev çağrısı yapılmış, “Esirlerin terk edilmesini durdurmalıyız. Sadece bizim müdahalemizin sarsılması gerekenleri sarsabileceği sonucuna vardık” ifadeleri kullanılmıştı. Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’nda da bugün uçuşlar askıya alınmış ve havalimanında aksamalar yaşanmıştı. – TEL AVİV

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/israilde-hukumet-karsiti-gosteriler-netanyahuya-ateskes-cagrisi/feed/ 0
İlçedeki adalet sarayını ziyaret eden vekil, gördüğü manzaraya isyan etti https://www.foxhaber.com.tr/ilcedeki-adalet-sarayini-ziyaret-eden-vekil-gordugu-manzaraya-isyan-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/ilcedeki-adalet-sarayini-ziyaret-eden-vekil-gordugu-manzaraya-isyan-etti/#respond Wed, 21 Aug 2024 14:15:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/ilcedeki-adalet-sarayini-ziyaret-eden-vekil-gordugu-manzaraya-isyan-etti/ CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Erdek’te vatandaşların şikayetleri üzerine gerçekleştirdiği ziyaret sırasında hükümet konağı ve adalet sarayında karşılaştığı manzaraya isyan etti.

Hükümet konağının girişinde sepetler içinde mahkeme dosyalarının olduğunu belirten Sarı, bu durumun vatandaşların hukuksal işlemlerini sağlıklı bir şekilde yürütebilmelerini imkansız hale getirdiğini vurguladı.

Sarı yayınladığı videoda şöyle dedi; “Hükümet konağındayız, adalet sarayındayız. İkisi de aynı bina içerisinde vatandaşlarımıza hizmet vermeye çalışıyor. Şu anda adalet sarayının durumu içler acısı. Şu anda mahkeme dosyalarını hükümet konağının girişinde kapının ağzında klasörler halinde görüyorsunuz. İşte bilirkişi raporları, dava mahkeme dosyaları! Vatandaşların bugün burada hukuksal işlerini çözebilmeleri ne yazık ki mümkün değil” diye konuştu.

7 YILDIR BEKLENEN ADALET SARAYI İNŞAATI BAŞLAMADI

Erdek’in Balıkesir ve Türkiye’nin örnek alınacak bir turizm kenti olduğunu belirten Milletvekili Sarı, adalet sarayı yapılması için belediyenin arsa verdiğini, 7 yıl geçmesine rağmen bu arsaya adalet sarayı yapılmadığını vurguladı.

Sarı, sözlerine şöyle devam etti:

“Turizmin göz bebeği Türkiye örnek olan olabilecek olan bir ilçe bu hale bırakılmış vaziyette. Bu bölgenin buranın arsa tahsisleri yapılmış, belediye tarafından 7 yıl olmuş. Adalet Sarayı yapılsın ve arsa verilmiş. Hükümet konağı için satın alınmış ama bugün bakıyoruz iktidar yine tasarruf tedbirlerini bahane ederek ki bu bahane daha bir senedir kullandıkları bahane buraya yatırım yapmaktan aciz! 33 bine yakın vatandaş yaşıyor kışın. Yazın 400 bine yakın vatandaş. Buradan hizmet almaya çalışıyor ama velakin bugün AKP iktidarı vatandaşa hizmet etme sevdasından kopmuş durumda.

“BİR SALONDA 5 HAKİM, 7 SAVCI HİZMET ETMEYE ÇALIŞIYOR”

Şuradaki dava dosyaların durumu içler acısı. Mahkeme salonu bir tane bu kadar vatandaşa bir salonda 5 hakim, 7 savcı hizmet etmeye çalışıyor. Vatandaşlar üst üste alt alta haklarını aramaya çalışıyor. Mahkeme dosyaları burada sepetlerin içerisinde klasörlerde… Burada nasıl bir hukuksal mücadele verilebilir, nasıl toplumsal hizmet verilebilir? Hükümet de burada adalet de burada ne yazık ki bu içler acısı tablonun acilen düzelmesi gerekiyor.”

ADALET BAKANI’NA ÇAĞRI: ÇÖZÜME DAVET EDİYORUM

CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a çağrıda bulunarak, “Buraya bir Adalet Sarayı yapılmak zorunda. Burası turizm kenti. Vatandaşlarımızın huzur içerisinde yaşaması gereken bir kent ama velakin artık iktidar, hukuktan, adaletten koptuğu için ne yazık ki adalet saraylarını da unutmuş durumda. Acilen buraya çözüme davet ediyorum. Erdek’in, ihtiyacı olan bu arsası tahsis edilmiş olan 7 yıldır beklenen yatırımı artık bekletmeyin. Buradaki vatandaşlarımıza sağlıklı bir hukuk hizmeti alacağı savcılarımızın, hakimlerimizin, avukatlarımızın sağlıklı bir şekilde mahkeme ortamında çalışabilme alanı yaratmak zorundasınız. Eğer bunu yapamıyorsanız size görevi bırakmaya davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ilcedeki-adalet-sarayini-ziyaret-eden-vekil-gordugu-manzaraya-isyan-etti/feed/ 0
28 Şubat davası, 9 Eylül’e ertelendi https://www.foxhaber.com.tr/28-subat-davasi-9-eylule-ertelendi/ https://www.foxhaber.com.tr/28-subat-davasi-9-eylule-ertelendi/#respond Wed, 10 Jul 2024 09:04:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8747 Yargıtay’ın haklarında verilen hükmü bozmasının ardından 28 Şubat davası kapsamında 16 sanığın yeniden yargılandığı davaya Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşma, Mahkeme Başkanı tarafından 5 numaralı CD hakkındaki Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunun okunmasıyla başladı. ATK raporunda 5 numaralı CD’de yer alan dosyaların dönüştürülmeden önceki türünün tespitinin mümkün olmadığı ifade edildi.

Bunun üzerine söz alan sanık avukatlarından Aykan Akkaçmaz “Dönemin savcısı Word belgesini tarayıp bize PDF olarak sunmuştur. Biz de savunmalarımızı buna göre hazırladık. İstanbul Adliyesi’nde belgenin orijinal hali Word şeklinde. Karargah Evleri dosyasının kumpas olduğu ortaya çıktı. Tamer Tatar’ın getirdiği Karargah Evleri dosyasından devşirildiğini düşündüğümüz 5 numaralı CD’den çıkan Genelkurmay belgelerinin üstünde 03 kodları var. Karargah Evleri’nin kumpas olduğu sabit. Burada da aynı kodlar var. CD 5’in uydurma bir delil olduğu kanaatindeyiz. Bu esas olmamalıdır” talebinde bulundu ve ”Tamer Tatar’a gönderildiği iddia edilen askeri belgeler FETÖ’cü savcılara veriliyor hatta biri firari. Ayrıca Tamer Tatar bu belgelere yama yapıyor. Tamer Tatar’ın Bank Asya hesaplarına ve yurt dışı ziyaretlerine rağmen ne hikmetse sadece 2 yıl 2 ay ceza almıştır” diye konuştu.

”FETÖ’CÜ TUTUKLU SAVCI TARAFINDAN İDDİALAR SUNULDU”

Sanık avukatlarından Mehmet Sever de “Bu davada yargılanan kişiler 7 Nisan toplantısı ile ilgili yargılanmaktadırlar. Bu 7 Nisan toplantısına dair soruşturmanın genişletilmesi talebim var. FETÖ’cü tutuklu savcı Kemal Çetin tarafından bu iddialar sunulmuştur. FETÖ’nün kumpas ve yalan delil üretmekte olduğunun ne kadar usta olduğu tüm yargılamalarda ortaya çıkmıştır. FETÖ örgüt üyeliğinden mahkum olan ve yardımdan ceza alan ve bu dosyaya bilgi ve belge sunan kişilerin dosyaları sunulmalıdır. Bu dosyalar bu davadaki süreci etkileyecek derecede önemlidir” talebinde bulundu.

“HİÇ KİMSE 18 MADDEYE İTİRAZ ETMEDİ”

Duruşmada tanık olarak dinlenen dönemin Devlet Bakanı-Hükümet Sözcüsü ve ATA Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, şunları söyledi:

– Refah Yol hükümetinde Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü’ydüm. Doğru Yol Partisi adına bir hafta ben sözcülük yapardım bir hafta Refah Partisi adına Abdullah Gül. Dolayısıyla hükümetin içindeydim. 12 Eylül sonrasında MHP ve ülkücü kuruluşlar davasında devleti cebir ve tehditle yıkmak suçlamasıyla tutuklandım, idamla yargılandım ve aklandım. Yeminime sadık kalarak söylüyorum o dönemde herhangi bir şekilde darbe söz konusu değildi ne klasik bir darbe ne de postmodern darbe.

– Eğer MGK’da kararlaştırılan 18 maddeden söz ediliyorsa Süleyman Demirel’in bana söylediğini söylüyorum ‘8 saat boyunca Başbakan hiçbir konuya itiraz etmedi hatta başını sallıyordu. MGK’da kararlaştırılan 18 maddeye aynen katılıyorum. Biz de o görüşteyiz. Devlette irtica vardır hatta 200 yıldır vardı’ dedi. Bakanlar Kurulu’nda görüşüldü ve Tansu Çiller de içinde olmak üzere hiç kimse bu 18 maddeye itiraz etmedi.

”TOPLUMUN GERİLDİĞİ BİR GERÇEK”

”Refah Partisi iktidara gelince ve Necmettin Erbakan’da başa gelince sanki yeraltında bekleyen örgütler bir anda ortaya çıktı ve ‘gün bizim günümüz’ dedi. Tarikat şeyhleri olduğu iddiasıyla bir takım insanlar Başbakanlık konutuna çağrıldı ve iftar yemeği verildi” diyen Zeybek, şöyle devam etti:

– Bir örnek daha vermek istiyorum. Ben aynı zamanda Basın Yayın’dan Sorumlu Devlet Bakanıydım. Gazetelerde Refah Partisi Genel Sekreteri Oğuzhan Asiltürk diyor ki ikindi namazı da tatil olsun. Dedim ki sayın başbakanım siz artık başbakansınız güzel işler de yapıyorsunuz. Ama artık dini siyasete alet etme işini bırakın ne demek ikindi namazı tatil olsun. ‘Oğuzhan öyle bir şey söylemez’ dedi. Dolayısıyla toplumun gerildiği bir gerçek. Dolayısıyla bu gerginlik MGK’ya da yansıdı ve bu kararlar çıkarıldı. Darbe zorlamayla olur ancak benim kanaatimce asla bir darbe girişimi söz konusu değildir.

– 2 yıl sonra Tansu Çiller Başbakan olacaktı ama Türkiye gerçekten çok gerilmişti ve bu gerginliği gidermenin bir yolu olarak da Tansu hanım Başbakan olursa bu kabaran gerginlik halkımızın daha sakin olabileceği düşünüldü buna Erbakan da razı oldu ama o dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel başka yönde bir karar verdi. Dolayısıyla Mesut Yılmaz’a verdi hükümeti ve buna Tansu Çiller ‘darbe’ dedi. Generallerin hükümet üzerindeki baskısı asla söz konusu değildir.

”BİR DARBE DÜŞÜNCESİ OLSAYDI YAPILIRDI “

– Sincan’dan tankların yürüme iddiası da bana gülünç geliyor. Sonradan öğrendik normal bir geçişmiş. O gün tankların Sincan’dan yürümesi ile 4 ay sonra hükümetin düşmesinin arasında bir bağlantı olduğu iddiası oldukça gülünç. Ben sanıkları tanımam. Batı Çalışma Grubu sanki bir cuntaymış gibi anlatıldı. Ancak bir çok bakanlıkta çalışma grupları kuruldu. O dönemin şartlarında bir darbe düşüncesi olsaydı bu yapılırdı ve kimse de bunu önleyemezdi.’

DURUŞMA 9 EYLÜL’DE

Mahkeme sanık avukatlarının ATK raporu hakkında beyan vermesi için bir sonraki duruşmaya kadar süre tanırken savunma delili olarak dosyaya celbi istenen Deniz Ay, Gökhan Eski ve Tamer Tatar’ın dosyaya katkısı olmayacağı gerekçesiyle bu taleplerin reddine karar verdi ve bir sonraki duruşmayı 9 Eylül saat 10.30’a erteledi.

Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan Namık Kemal Zeybek, ”28 Şubat’ın darbe olduğuna yönelik tüm savlar tutarsız ve temelsizdir. Böyle bir şey olmamıştır. Şimdi yargılanan generaller, subaylar o süreçte vatana büyük hizmet etmişlerdir ve gerginleşen ortamı soğukkanlı şekilde sakinleştirerek görevlerini yapmışlardır” diye konuştu.

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/28-subat-davasi-9-eylule-ertelendi/feed/ 0
İsrail’de protestolar… On binlerce kişi sokağa çıktı https://www.foxhaber.com.tr/israilde-protestolar-on-binlerce-kisi-sokaga-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/israilde-protestolar-on-binlerce-kisi-sokaga-cikti/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:03:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8708 İsrailliler, Gazze Şeridi’nde ateşkes, esir takası anlaşması ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin istifası talebiyle ülke genelinde gösteriler düzenledi.

İsrail’de Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin getirilmesi için anlaşma imzalanması çağrısının yapıldığı, Netanyahu hükümetine karşı her hafta cumartesi günü düzenlenen protestolar, bu hafta da geniş katılımla devam etti.

Hükümet karşıtı gruplara katılan on binlerce kişi, Gazze’ye saldırıların sonlandırılmaması ve esirlerin geri getirilmesi konusunda siyasi iradenin kayıtsızlığını eleştirerek, ülke tarihinin “en sağcı hükümetinin” istifasını ve erken seçim talep ettikleri protestolarını yineledi.

Tel Aviv, Hayfa, Birüssebi ve Batı Kudüs’ün yanı sıra Netanyahu’nun konutunun bulunduğu kuzeydeki Kayserya kenti ile ülkenin farklı noktalarında hükümetin istifasının ve esirlerin geri getirilmesinin istendiği gösteriler düzenlendi.

Protestoların merkezi, on binlerce İsraillinin akşam saatlerinde toplandığı başkent Tel Aviv’de yer alan, Netanyahu hükümetinin yargı düzenlemelerine karşı yapılan gösterilerde sembolleşen, polisin demir bariyerlerle kapattığı Kaplan Caddesi oldu.

İsrail bayrakları taşıyan binlerce protestocu, Başbakan Netanyahu ve hükümetindeki siyasetçiler aleyhinde pankart, afiş ve dövizler taşıdı, caddede kurulan platformda hükümeti eleştiren konuşmalar yapıldı.

Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin yakınları da yakındaki Savunma Bakanlığının önünde Netanyahu ve öncülük ettiği hükümete eleştirilerini yöneltti.

Esirlerin bir an önce evlerine dönmesi çağrısı yaparak davullar ve düdükler çalan protestocular, “Hepsi hemen eve!”, “Yardım!” yazılı dövizler taşıdı, Netanyahu’yu suçlayan sloganlar attı. Göstericiler, “(Netanyahu) Bibi esirleri serbest bırak!” diye bağırdı.

Burada konuşma yapan İsrailli esir Matan’ın annesi Einav Zangauker, masada Hamas’ın uzlaşabileceğini belirttiği bir anlaşmanın olduğunu, buna rağmen Netanyahu’nun savaşı sonlandırmaya razı olmayacağını dile getirerek, ateşkesi sabote ettiğini söyledi.

Kaplan Caddesi’nden yürüyerek bakanlık binasının önüne gelen hükümet karşıtı protestocular, esir takası talep eden göstericilerle eylemlerini sürdürdü.

Göstericiler, buradan ayrılarak kalabalık gruplar halinde kentin sokaklarında ilerledi.

İsrail polisi, kentin ana arteri Ayalon Otoyolu’na çıkışlarda demir bariyer ve göstericilerin geçişini engellemek için kamyonlar yerleştirerek konuşlandı.

Ayalon Otoyolu’na ilerlemek isteyen göstericilere İsrail polisi atlı birliklerle müdahale etti. İsrail polisi ile göstericiler arasında zaman zaman arbede yaşandı. Göstericiler, kolluk kuvvetlerinden sorumlu aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e hitaben “Ben-Gvir terörist” sloganı attı.

NETANYAHU’NUN EVİNİN ÖNÜNDE GÖSTERİ

Sahil kenti Hayfa’nın yanı sıra kuzeyde Kayserya kentindeki Netanyahu’nun şahsi konutunun çevresinde de binden fazla gösterici İsrail bayrakları, davul ve düdüklerle toplandı. Göstericiler, “Sen baştasın, sen suçlusun!” sloganları atarak hükümetin istifasını ve erken seçim talep etti.

Batı Kudüs’te de binlerce kişi, esirlerin serbest bırakılması için hükümetin anlaşma yapması talebiyle yürüdü.

Hükümetin istifası ve Gazze Şeridi’ndeki esirlerin geri getirilmesi için bir an önce anlaşma imzalanmasını isteyen İsrailliler, ülkenin çeşitli noktalarındaki yolları ve kavşakları kapattı.

130’DAN FAZLA İSRAİLLİ ESİR VAR

Netanyahu, İsrail ve uluslararası kamuoyunda siyasi nedenlerle Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.

Mısır ile Katar arabuluculuğunda hazırlanan yeni ateşkes ve karşılıklı esir takası anlaşması, Kahire’de görüşülüyor. İsrail, Hamas’ın ateşkes teklifine yanıt vermeden Kahire’ye heyet göndermeyeceğini ve savaşı bitirmeyi kabul etmediğini açıklıyor.

Başta Netanyahu olmak üzere İsrail’deki üst düzey isimler, Gazze Şeridi’nin güneyinde en az bir kez zorla yerinden edilmiş, 1,5 milyon kadar Filistinlinin sığındığı Refah’a saldırı düzenleyeceklerini uluslararası toplumdan gelen uyarılara rağmen yineliyor.

Hamas ise imzalanacak esir takası anlaşmasında Gazze’deki savaşın sona ereceği kalıcı ateşkes konusunda güvence talep ediyor.

İsrail makamlarına göre Gazze Şeridi’nde bazıları hayatta, bazıları ölü 130’dan fazla İsrailli esir bulunuyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/israilde-protestolar-on-binlerce-kisi-sokaga-cikti/feed/ 0
İspanya hükümetinden Katalonya kararı https://www.foxhaber.com.tr/ispanya-hukumetinden-katalonya-karari/ https://www.foxhaber.com.tr/ispanya-hukumetinden-katalonya-karari/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:27:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6733 İspanya’da sol koalisyon hükümeti, geçen şubatta sivil bir girişimle Katalonya özerk yönetim parlamentosuna sunulan ve Katalonya’nın İspanya’dan ayrılarak bağımsızlık ilan etmesini öngören kararın alınmasını önlemek için harekete geçti.

İspanya Bakanlar Kurulu’nun bugünkü toplantısında alınan kararla ilgili basına bilgi veren Adalet Bakanı Felix Bolanos, Katalonya’nın bağımsızlığını ilan etmesi için 20 Şubat’ta sunulup, Katalonya özerk yönetim parlamentosu başkanlığınca kabul edilen önergenin durdurulması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulacağını açıkladı.

Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru ile söz konusu girişimin yasal işleyişinin otomatik askıya alınacağını aktaran Bolanos, “Anayasa Mahkemesi’ne yaptığımız başvuru hükümetin politikalarıyla tutarlıdır. Anayasayı, Katalonya’nın kurumlarını, diyaloğu ve anlaşmaları koruyan bir itiraz yapılmıştır” dedi.

“Bölücü, toplumu parçalayan ve gerilim yaratan her türlü girişimi reddettiklerini” vurgulayan Bolanos, “Ne hükümet ne de Sosyalist İşçi Partisi (koalisyonun büyük ortağı) Katalonya’nın İspanya ve Avrupa Birliği’nden herhangi bir şekilde dışlanmasını istiyor. Tam tersine, Katalonya’nın İspanya’nın ve Avrupa’nın önemli ve temel bir parçası olmasını istiyoruz” diye konuştu.

Adalet Bakanı, İspanya Anayasası ile belirlenen mevcut Katalonya özerk yönetim statüsünün, “Katalonya’da bir arada yaşamanın en iyi garantisi olduğunu” savundu.

TEK TARAFLI BAĞIMSIZLIK İLANI GİRİŞİMİ

Solidaritat Catalana por la Independencia (Bağımsızlık için Katalan Dayanışması) adlı sivil toplum kuruluşunun girişimiyle Katalonya özerk yönetim parlamentosuna sunulan, tek taraflı bağımsızlık ilanına ilişkin önerge, Katalonya Sosyalist Partisi’nin (PSC) karşı, Katalonya Cumhuriyetçi Solu’nun (ERC) çekimser oylarına rağmen Katalonya için Birlik (Junts) ve Halk Birliği Adaylığı (CUP) partilerinin desteğiyle yerel parlamento başkanlığınca 20 Şubat’ta kabul edilip, gündeme alınmıştı.

Katalonya’da 12 Mayıs’ta erken yerel parlamento seçimleri yapılacak olmasından dolayı bu bölgedeki ayrılıkçı girişimler de tekrar gündeme geliyor.

KATALONYA’DA NELER YAŞANDI?

Katalonya’da bağımsızlık yanlısı siyasi girişimler, 2012’de başlamış ve dönemin Katalonya Özerk Hükümet Başkanı Artur Mas’ın öncülüğünde 9 Kasım 2014’te yasa dışı ilk bağımsızlık yanlısı halk oylaması yapılmıştı.

Ardından Ocak 2016-Ekim 2017 döneminde Katalonya Özerk Hükümet Başkanı olarak görev yapan, halihazırda Avrupa Parlamentosu üyesi olan, İspanya’da hakkında yakalama ve tutuklama emri bulunan Carles Puigdemont’un liderliğinde 1 Ekim 2017’de Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen yasa dışı bağımsızlık referandumu düzenlenmişti.

Katalonya Özerk Yönetim Parlamentosu da 27 Ekim 2017’de “açıklanması ertelenen tek taraflı bağımsızlık deklarasyonunu” kabul etmiş ve aynı gün İspanya Senatosunda alınan ve Anayasa’nın 155. maddesinin uygulandığı kararla Katalonya’nın özerk hakları geçici olarak merkezi hükümete devredilmişti.

Bu gelişmelerin ardından İspanya mahkemelerinden kaçan Puigdemont ve 6 eski Katalan siyasetçi ülkeyi terk ederken diğer eski Katalan özerk yönetim hükümeti üyeleri ve iki sivil toplum örgütü temsilcisi, 2 Kasım 2017’de tedbiri kararla cezaevine gönderilmişti.

Yüksek Mahkemede tutuklu yargılanan eski Katalonya özerk yönetim hükümeti üyeleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden 9’u “devlete karşı ayaklanma”, “kamu parasını kötüye kullanma” ve “devletin kurumlarına itaatsizlik” suçlarından Ekim 2019’da açıklanan kararla 9 ila 13 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

İspanya’da geçmiş dönemdeki sol koalisyon hükümeti, Katalonya sorununa çözüm amacıyla tutuklu 9 Katalan siyasetçi hakkında 22 Haziran 2021’de kısmi af çıkarmıştı.

Kasım 2023’te kurulan yeni sol koalisyon hükümeti de ayrılıkçı Katalan siyasetçilerden ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden 370’den fazla kişiyi kapsayan geniş kapsamlı affı öngören yasa tasarısını 14 Mart’ta Meclis’ten geçirip Senato’ya gönderdi.

Söz konusu af yasa tasarısının mayıs sonunda parlamento süreçlerini tamamlayıp yürürlüğe girmesi bekleniyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ispanya-hukumetinden-katalonya-karari/feed/ 0
Ali Babacan: Bırakıp gitmesi lazım https://www.foxhaber.com.tr/ali-babacan-birakip-gitmesi-lazim/ https://www.foxhaber.com.tr/ali-babacan-birakip-gitmesi-lazim/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:48:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5536 DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan bugün Yozgat Merkez, Şefaatli ve Sorgun ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi. İlk olarak Şefaatli ilçesinde vatandaşları selamlayıp, sohbet eden Babacan, daha sonra Yozgat il merkezine gelerek burada vatandaşlarla sohbet etti.

Gazetecilerle de sohbet ederek açıklamalarda bulunan Babacan, Türkiye’nin neresine gidilirse gidilsin şu anda en önemli sorunun emeklilerin yaşadığı ağır şartlar ve çiftçilerin karşı karşıya kaldığı ağır, yüksek maliyetler olduğunu söyledi.

“ÇİFTÇİLERİMİZ NE KADAR ÇOK ÜRETİRSE O KADAR ÇOK ZARAR EDİYORLAR”

Babacan, açıklamasında şunları kaydetti:

*Şu anda herhalde Türkiye’de en önemli sorunlar ne diye saysanız; çiftçimiz ve emeklimiz en çok feryat eden, en çok sıkıntı çeken kesim. Burası Yozgat, bir tarım memleketi. Yozgat’ta tabii ki başka çok farklı sektörler var ama Anadolu’da tarımla uğraşan böyle bir şehrimizde çiftçilerimizin karşı karşıya kaldığı sorunları gayet iyi biliyoruz.

*Artan maliyetler gerçekten çiftçilerimizin üretmesini çok zorlaştırdı. Çiftçilerimiz ne kadar çok üretirse o kadar çok zarar ediyorlar. Böyle bir ortamdayız şu anda maalesef. Ve artan maliyetler, artan gıda fiyatları vatandaşlarımızın da hayatını son derece zorlaştırdı. Artık yumurta taneyle, kıyma elli gram, yüz gram satılır hale geldi.

*Gıda enflasyonu yükselince, gıda fiyatları yükselince hükümet ne yaptı? Faizleri arttırdı. Diyorlar ki; ‘biz faizi arttırınca gıda enflasyonu düşer.’ Buraya gelsinler, Yozgat’ta çiftçilerimizle otursunlar, bu nasıl oluyor bir anlatsınlar da göreyim. Türkiye’de gıda enflasyonunu düşürmenin yolu, çiftçimizin maliyetini düşürmekten geçiyor.

*Yani gübreye yüzde elli destek, yeme yüzde elli destek, mazota destek, elektriğe destek olmadan, çiftçimizin maliyetini aşağıya çekmeden ne ülkede enflasyon düşer ne de milletin yüzü güler.

“ÇİFTÇİMİZE VERİLEN DESTEĞİN TAMAMI 91 MİLYAR”

“Hükümetin şu anda önceliği rant” diyen Babacan, şunları söyledi:

*Şu anda hükümetin tarıma koyduğu bütçe bu yıl için 91 milyar. Faize koyduğu bütçe bir trilyon 254 milyar. Seçimden önce nas var diyen, faiz inecek, daha da inecek diyen ama sekiz ayda, sekiz kere faiz artıran Sayın Erdoğan, şu anda devletin bütçesinden bir trilyon 254 milyar lirayı zaten parası olan ödüyor.

*Çiftçimize verilen desteğin tamamı 91 milyar. Bu da yetmedi, kur korumalı mevduata bir trilyon lira da karşılıksız para bastılar, ödediler seçimden bu yana, bir trilyon lira. Çiftçiye destek 91 milyar, kur korumalıya devletin ödediği kur farkı bir trilyon. Yani kur ile faize ödediği çiftçimize ödediğinin 25 misli.

*Bu ülkede tarım ayağa kalkmaz. Bu ülkede tarım alanları küçülür. Hayvan sayısı azalır. Ve Türkiye gemi gemi buğdayı ithal etmek zorunda kalır. Canlı hayvanı, eti ithal etmek zorunda, şu anda yaşadığımız tam da bu. Bununla da kalmıyor. Türkiye’de şu anda enflasyon yüzde yüzün üzerinde. Ama hükümet Türkiye yüzde altmış küsür enflasyon açıklattırıyor. Maaş zamları yüzde altmış küstüre göre yapılıyor.

*Halbuki çarşıya, pazara çıktığınızda fiyat artışları yüzde yüzün üzerinde. Fiyat artışlarıyla maaş zammı arasındaki o yüzde altmış kadar farkı emeklimizin fakirleşmesi olarak yoksullaşması olarak maalesef görüyoruz. Bu sebeple de Türkiye’nin her yerinde büyük bir feryat var. Hatta biliyorsunuz en düşük emekli maaşı yedi bin beş yüzden on bine çıkarıldı. Yani yüzde otuz üç arttırıldı.

*Yüz otuz üç artınca emeklimiz dedi ki hükümete; ya senin kendi açıkladığın enflasyon bile altmış beş. Bana niye yüzde otuz üç verdin? Hükümet ne dedi? Maaşın köküne zam yaptık ya dedi. Yani maaşın kökünü de maalesef millete böyle bir şey olduğunu da gösterdiler, öğrettiler.

“BELEDİYECİLİK DEYİNCE ÇOĞUNUN GÖZÜNDE…”

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, seçimlerde vatandaşın hükümete sarı kart göstermesini isteyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

*Belediyecilik deyince hemen akıllara gelen rant. Belediyecilik deyince çoğunun gözü dolar, euro işaretleri oluşuyor. Halbuki biz belediyeciliği hizmet olarak görüyoruz. Bu seçimler aynı zamanda hükümeti uyarmak için hükümete yanlış yoldasın demek için de önemli bir fırsat. Dolayısıyla bu seçimleri biz aynı zamanda hükümete yani iktidara bir sarı kart gösterme seçimi olarak görüyoruz.

*Hata yapıyorsun hukuka uymuyorsun. Anayasayı çiğniyorsun. Adaleti ayaklar altına alıyorsun diye sarı kart gösterme seçimi olarak görüyoruz. Sadece belediye başkanlığımızı seçmiyoruz. Aynı zamanda hükümete sarı kart göstermemiz gerekiyor bu seçimde. Bana diyorlar bazen niye sarı kart başkanı niye kırmızı kart değil?

*Çünkü bu seçim belediye seçimi, hükümet seçimi, iktidar değişimi bir sonraki seçimde olacak. Kırmızı kartımızı öbür cebimizde hazır. Bir sonraki genel seçimlerde de inşallah hep beraber kırmızı kart göstereceğiz ki ülkeye adalet gelsin, hep beraber kırmızı kartı göstereceğiz ki ülkeye refah gelsin.

*Bu yoksulluk bitsin. Aynı zamanda yaşadığımız gibi benim ekonominin başında olduğum dönemde bu millete hep beraber yaşattığımız gibi Türkiye’nin o güçlü, zengin ve aynı zamanda adaletin, hukukun daha iyi işlediği dönemler geri gelsin. Hatta ondan da daha iyi günlere doğru Türkiye yola çıksın. Şimdi bu seçimlerden gerçekten bir sarı kart çıkarsa yani hükümete artık güvenimiz yok mesajı çıkar ise hükümetin siyasi meşruiyetinde önemli ölçüde aşınma meydana gelir.

*Bu seçimlerden sonra milletimiz biraz daha izler. Der ki ben sana mayıs ayında yetkiyi verdim. Üstelik tam yetki verdim. Tek imzayla aklına gelip de yapamadığın hiçbir şey yok. Faiz indir diyorsun indiriyorsun, bindir diyorsun bindiriyor. Seçimden önce indir dedin indirdi Merkez Bankası. Seçimden sonra da bindir dedim bindirdi. Demek ki elini tutan yok. Tek imzayla istediğini yapabiliyor.

*Bu kadar geniş yetkiye sahip ve tek imzayla aklına geleni yapabilen bir cumhurbaşkanının ülkenin sorularına hızla çözüm bulması gerekiyor. Seçimden bu yana Türkiye’de yoksullaşma devam ediyor. Seçimden bu yana Türkiye dünyada ultra zenginlerin en çok arttığı ülke olmuş. Ama aynı zamanda ultra fakirlerin de en çok arttığı ülke oldu Türkiye. Son beş yıldır Türkiye’de geliri artan sadece nüfusun yüzde beşi. En zengin yüzde beşin geliri artmış Türkiye’de. Onun dışında bütün kesimlerin geliri ya düşmüş ya sabit kalmış.

“ÜÇ DÖNEMDEN SONRA BEN BIRAKACAĞIM DEDİ, BIRAKMADI”

*Dolayısıyla yoksulluğun yaygınlaştığı, gelir dağılımının bozulduğu, adaletsizliğin arttığı bir ülkede hükümetin ya bu işi becermesi ya da ‘yapamıyorum’ deyip bırakıp gitmesi lazım. Bu milletin yıllarca bekleyecek artık sabrı kalmadı. Destek istedi, destek verdi, oy istedik, oy verdi. Şimdi ne diyor? ‘Bir kerecik daha’ diyor değil mi? Bu son seçimdir, bir kerecik daha diyor. ‘Son kez adayım’ diyor.

*Öyle değil. Daha önce üç kere yaptı. ‘Son kez adayım’ dedi. Tekrar tekrar aday oldu. Üç dönem var dedi. Üç dönemden sonra ben bırakacağım dedi, bırakmadı. Dolayısıyla her seçimde bir istismar var. Her seçimde söz verip, tutmamak var. Mazotu seçimden önce millete 18 lira göstermedi mi? Seçimden sonra 40. Seçimden önce faizi yüzde sekiz buçuk göstermedi mi? Seçimden sonra sekiz ayda sekiz kere faiz arttırdı. Seçimden önce dolara on sekiz lira gösterdi. Seçimden sonra otuz lirayı patlattı. Onun için diyorum ki kazandı mı? Helalinden kazanmadı.

*Zaten geçen seneki seçim helalinden kazanılmış bir seçim değil. Sen TÜİK’in terazisini bozarsan, TÜİK’in ayarını bozarsan, TÜİK’e gerçek olmayan düşük bir enflasyon açıklattırırsan helalinden kazanmazsın. Çünkü bizim bildiğimiz ticarette de siyasette de helalinden kazanmak için doğruyu söylemek lazım. Doğruyu söylemezsen, milleti aldatırsan helalinden kazanmazsın. Ölçü tartı da hile yaparsan ticarette helalinden kazanmazsın.

*Siyasette de ölçü tartıda hile yaparsan TÜİK’e gerçek olmayan düşük bir enflasyonu açıklattırırsan seçimden önce fiyatları düşük gösterip seçimden sonra patlatırsan helalinden kazanmış olmazsın. Onun için biz pırıl pırıl tertemiz milletimizin karşına çıktık. Ben on üç yıl bakanlık yaptım.

*Hamdolsun. Önümüzden yüz milyarlarca dolar geçti. Boğazımızdan bir lokma haram geçmedi. Onun için böyle kaç sene sonra gelip milletimizin karşısına alnım açık başım dik çıkabiliyorum. Bütün kadrolarımız böyle. Dürüst olmak zorundayız. Bu memleket için ama şu andaki hükümet maalesef dürüstlükten sapmış durumda.

*Algıyla seçimleri almaya çalışıyor ama milletimiz de artık buna inanmıyor. İnşallah bu seçimlerde bizim beklentimiz benim biraz önce gösterdiğim gibi nasıl ben sarı kartı cebimden çıkarttım, gösterdim. Milletimize sarı kartı gösterecek ama bunu ne zaman gösterecek? Sandıkta gösterecek.

YUMURTA ÖRNEĞİ VERDİ

Babacan, bakanlığı döneminde paradan 6 sıfır attıklarını hatırlatarak açıklamasını şöyle tamamladı:

*Altı sıfır attığımız paralar da yanında, şöyle çıkarıp size göstereyim. Ben bunu hatıra diye saklıyorum bakın. Yıl 31 Aralık 2004. Bir milyon liraydı, en küçük para. Biz bunu bir YTL yaptık.

*Bu bir lirayla sekiz yumurta alabiliyorsunuz, şu anda bundan yan yana üç tane koyarsan ancak bir yumurta alıyorsun. Hesap ortada. Enflasyon yoluyla milletimizi fakirleştirdiler. Paranın değerini düşünerek milletimiz fakirleştirdiler. Bankada zaten parası olana değil. Bankada kur korumalı mevduata para yatırana bir trilyonları ödediler.

*Bir trilyon lira para bastılar karşılıksız, bütün milletin cebinden aldılar. Ve tuttular o parayı zaten parası olana verdiler. Faizle parası olana bir trilyon iki yüz elli dört milyar lira para ödüyorlar, çiftçiye gelince doksan bir milyar.

*Emekliye ne diyor? ‘Devletin parası yok’ diyor değil mi Sayın Erdoğan? Ne diyor? ‘Param yok’ diyor ne yapayım diyor. İyi de sen bir trilyon parayı basıyorsun, veriyorsun kur korumalı mevduata. Faize de işine gelince bir trilyon iki yüz elli dört milyarı da faize veriyorsun da millete niye vermiyorsun?

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ali-babacan-birakip-gitmesi-lazim/feed/ 0
‘İsrail’e silah satışı durdurulsun’ çağrısı https://www.foxhaber.com.tr/israile-silah-satisi-durdurulsun-cagrisi/ https://www.foxhaber.com.tr/israile-silah-satisi-durdurulsun-cagrisi/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:42:06 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3293 Oxfam’ın Politika Danışmanı Dirk Jan Jalvingh, Hollanda’daki temyiz mahkemesinin Gazze’ye yönelik saldırılarında sivillere verdiği zararı yeterince dikkate almadığı gerekçesiyle “Hollanda’nın İsrail’e F-35 parçalarının ihracatını 7 günde durdurması”na ilişkin kararını değerlendirdi.

Hollanda hükümetine “uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymalarını sağlamak” için insan hakları kuruluşlarıyla dava açtıklarını belirten Jalvingh, “Hollanda hükümetinin F-35’e tedarik ettiği parçaların, uluslararası insancıl hukukun ciddi şekilde ihlal edilmesine katkıda bulunduğunu biliyoruz.” dedi.

“HATALI OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI”

Jalvingh, açtıkları davayla amaçlarının Hollanda hükümetini bu konudaki yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlamak olduğunu dile getirerek, “Hükümetin, bu parçaları tedarik etmeye devam etmekle hatalı olduğu ortaya çıktı. Dolayısıyla bunu 7 günde durdurmaları gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Mahkemeye başvurmadan önce hükümet yetkilileriyle defalarca konuyu görüştüklerini vurgulayan Jalvingh, bu görüşmelerin “büyük oranda sonuçsuz” kaldığını söyledi.

Jalvingh, görüşmelerde hükümet yetkililerinin kendilerine sürekli söyledikleri “İsrail’in insancıl hukuku ihlal ettiğine dair yeterli bilgiye sahip değiliz.” ve “İsrail, kendini savunma hakkına sahiptir.” ifadeleri dışında bir açıklamada bulunmadıklarını aktardı.

SINIR ÖTESİ ETKİLER

Hollanda’nın savaş uçağı parçalarının teslimatındaki önemine dikkati çeken Jalvingh, ülkede yedek F-35 parçalarının bulunduğu deponun, Avrupa’daki çeşitli ülkelere ve İsrail’e savaş uçağı parçaları yolladığını kaydetti.

Lahey Temyiz Mahkemesi kararlarının, F-35 parçası satışlarına etkisi konusunda tüm ulusların, yasal yükümlülüklerine bağlı kalmaları gerektiğini vurgulayan Jalvingh, “Cenevre Sözleşmesi ve silah ticareti anlaşmasına uyma yükümlülüğünüz oluyor.” dedi.

Jalvingh, Hollanda mahkemesinin, silah ihracatı konusunda aldığı karar doğrultusunda, tüm Avrupa’nın ortak tutum sergilemesi gerektiğinin altını çizerek, Hollanda mahkemesinin bugün vardığı sonuçların diğer ülkeleri de etkilemesi gerektiğine işaret etti.

Diğer Avrupa ülkelerinin, Hollanda’daki mahkemenin “uluslararası insancıl hukuk ihlalleri nedeniyle satışları durdurma” kararını prensip olarak benimsemesi gerektiğini savunan Jalvingh, “Teknik olarak tüm Avrupa ülkelerinin aynı hukuki kurallara uyması gerekiyor.” dedi.

Jalvingh, bu kararın Gazze’deki insanlar için iyi sonuçlar ortaya koyacağını ümit ettiğini belirtti.

Kararın, “doğru tarafta durarak insan hakları ihlallerine katkı sağlamayacağına” emin olmak için hükümet üzerindeki baskıyı artıracağını kaydeden Jalvingh, “Yine bu kararın, uluslararası insancıl hukuk ihlallerine son vermesini sağlaması için İsrail’e baskı kuracağını düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

TEMYİZ BAŞVURUSUNDA BULUNACAK

Lahey Temyiz Mahkemesinin kararının ardından açıklama yapan Hollanda hükümet yetkilileri, Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakan Vekili Geoffrey van Leeuwen’in talimatı doğrultusunda, karara karşı Hollanda Yüksek Mahkemesine temyiz başvurusunda bulunacaklarını belirtti.

Açıklamada, hükümetin, Temyiz Mahkemesinin kararına “saygı duyduğu ve kararı uygulayacağı” bildirilerek, “Hükümetin görüşüne göre, Amerikan F-35 parçalarının dağıtımı hukuka aykırı değildir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Devletin dış politikasını belirlemenin hükümete ait olması gerektiği kaydedilen açıklamada, Temyiz Mahkemesinin “bunu yeterince dikkate almadığına” inanıldığı için temyiz başvurusunda bulunulacağı aktarıldı.

Açıklamada, “Hükümet, Hollanda’nın programdaki rolünü güvence altına almak için F-35 programındaki uluslararası ortaklarla istişarelerde bulunacaktır.” ifadesi kullanıldı.

F-35’lerin “İsrail’in güvenliği için hayati önem taşıdığına” işaret edilen açıklamada, karara karşı temyiz başvurusunda bulunmanın “Gazze’deki durumdan ayrı” olduğu savunuldu.

Lahey Temyiz Mahkemesi, “uluslararası insancıl hukuk ihlalleri” sebebiyle İsrail’e F-35 savaş uçağı parçalarının satışının durdurulmasına hükmetmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/israile-silah-satisi-durdurulsun-cagrisi/feed/ 0
Almanya’da çiftçiler Ekonomi Bakanı’nın feribottan inmesine izin vermedi https://www.foxhaber.com.tr/almanyada-ciftciler-ekonomi-bakaninin-feribottan-inmesine-izin-vermedi/ https://www.foxhaber.com.tr/almanyada-ciftciler-ekonomi-bakaninin-feribottan-inmesine-izin-vermedi/#respond Fri, 05 Jan 2024 21:09:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1918 Almanya’da koalisyon hükümetinin tarım sektöründeki vergi ayrıcalıklarını kaldırma planına karşı çıkan çiftçiler, Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanı Robert Habeck’in Kuzey Denizi kıyısındaki bir feribottan ayrılmasını engelledi.

Alman Haber Ajansının (DPA) haberine göre, dün gece Schlüttsiel’deki feribot iskelesini bloke eden çiftçiler Habeck’in feribottan ayrılmasına izin vermedi.

Feribottan ayrılamayan ve bireysel çiftçilerle görüşme teklifi kabul edilmeyen Habeck, Hallig Hooge’ye geri dönmek zorunda kalırken, polis çiftçileri sakinleştirmeye çalıştı.

Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanlığından yapılan açıklama da ise Habeck’in çiftçilerle konuşmaktan mutluluk duyacağını belirterek “Ne yazık ki güvenlik durumu tüm çiftçilerle görüşmeye izin vermedi. Bakan Habeck’in bireysel çiftçilerle görüşme teklifi maalesef kabul edilmedi.” denildi.

Aralık ayından beri Alman koalisyon hükümetinin tarımsal dizel sübvansiyonunun kaldırılmasını ve planlanan araç vergisi muafiyetini “traktörleriyle” protesto eden çiftçiler, istekleri karşılanmazsa ocak ayından itibaren “büyük protestolara” başlayacaklarını belirtmişti.

HÜKÜMET ÇİFTÇİLERİ ELEŞTİRDİ

Sosyal Demokrat Parti, Yeşiller Partisi ve Hür Demokrat Parti’nin oluşturduğu hükümet ve politikacılar çiftçilerin Habeck’in feribottan ayrılmasına izin vermemesini eleştirdi.

Alman Hükümet Sözcüsü Steffen Hebestreit, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Habeck’in iskeleye varışının engellenmesini utanç verici olarak nitelendirdi.

Hebestreit, “Federal Bakan Habeck’in bugün bir feribot iskelesine varışının engellenmesi utanç vericidir ve demokratik bir arada yaşama kurallarını ihlal etmektedir. Protesto kültürünü anlayışla karşılayan hiç kimse, siyasi ahlakın böylesine acımasızca çiğnenmesini umursamamalıdır.” İfadelerini kullandı.

Yeşiller Partisi’nin Federal Meclis Grubu yöneticilerinden Britta Haßelmann ise “yaşananların şok edici” olduğunu belirterek, “Bunun demokratik ortamda barışçıl protesto ile hiçbir ilgisi yoktur. Bu tür eylemler hiçbir şekilde haklı gösterilemez. Çiftçiler Birliği’nin bu saldırıları şiddetle kınamasını ve bu tür eylemlerle arasına mesafe koymasını bekliyorum.” dedi.

Adalet Bakanı Marco Buschmann (FDP) insanlara ya da mallara yönelik şiddetin siyasi bir tartışmada yeri olmadığını vurgulayarak, “Bu durum, barışçıl bir şekilde gösteri yapan pek çok çiftçinin kaygılarına gölge düşürmektedir.” ifadesini kullandı.

Yeşiller partisinden Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock ise demokrasinin hararetli tartışmalarla gelişeceğine işaret ederek, “Kelimelerin yerini laf kalabalığının ve tartışmaların yerini şiddetin aldığı yerde, demokratik bir sınır aşılmış demektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Tarım Bakanı Cem Özdemir ise sosyal medya platformu X’da toplumun geniş kesimlerinin birbirlerine medeni bir şekilde davranması gerektiğini vurgulayarak, “Konu ister iklim aktivistleri isterse feribot limanındaki çiftçiler olsun, ben her zaman aynı kıstası uyguluyorum: şiddet ve zorlama alçakçadır ve aynı zamanda amaca zarar verir.” ifadelerini kullandı.

HÜKÜMET ÇİFTÇİLERİN PROTESTOSUNA YANIT VERDİ

Perşembe günü Alman hükümeti, çiftçilerin tarımsal sübvansiyonların azaltılmasına yönelik kitlesel protestolarına yanıt vererek, tarım araçları için vergi muafiyetinin kaldırılmasından vazgeçileceğini açıkladı.

Ancak Alman Çiftçiler Birliği hükümetin bu önlemlerini yetersiz bularak, protestoslara devam edeceklerini açıkladı.

Alman Çiftçiler Birliği, istekleri karşılanmazsa, 8 Ocak Pazartesi günü “ülkenin şimdiye kadar görmediği kadar büyük” bir protesto başlatacaklarını duyurmuştu.

ALMAN ÇİFTÇİLER NEDEN PROTESTO EDİYOR?

Almanya Anayasa Mahkemesi, kasımda koalisyon hükümetinin, Kovid-19 salgını döneminden kalma 60 milyar avroluk kullanılmamış krediyi bir iklim fonuna aktarma kararının anayasaya aykırı olduğuna karar vermesinin ardından Alman hükümeti 2024 bütçesinde tasarrufa gitmek zorunda kalmıştı.

Mahkeme kararının ardından hükümetin borç frenini art arda beşinci yıl için askıya alması ya da tasarruf ve vergi artışları için yaklaşık 17 milyar avro bulması gerekiyordu.

Sosyal Demokrat Parti, Yeşiller Partisi ve Hür Demokrat Parti’nin oluşturduğu hükümet, gelecek yılın bütçesinde açığı kapatmak için, geçen hafta karbon vergisini öngörülenin üzerinde artırdı. Karbon vergisi (CO2 fiyatı) ton başına 30 avrodan 40 avro yükseltildi. Bunun da ülkede benzin ve dizel litre fiyatlarını sırasıyla 4,3 cent ve 4,7 cent artırması bekleniyor.

Alman hükümeti, bütçe kesintilerinin bir parçası olarak çiftçiler için vergi muafiyetlerini kaldırmayı ve tarımsal dizel sübvansiyonu da sonlandırmayı planlıyordu.

Hükümetin planına göre, Alman çiftçiler artık tarımda kullandıkları mazot için vergi indirimi almayacak ve tarım araçları için vergiden muaf tutulmayacak.

Alman hükümeti bu önlemlerin iklimin korunmasına yardımcı olacağını savunuyor.

Bu arada, Hollanda ve Fransa gibi diğer Avrupa ülkelerinde de çiftçiler tarafından benzer protestolar düzenlenmesi dikkati çekiyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/almanyada-ciftciler-ekonomi-bakaninin-feribottan-inmesine-izin-vermedi/feed/ 0