Akdoğan, “Darağacında 3 fidan” başlığıyla Genel Kurul’da şunları söyledi:
“KORKULARI KERBELA’DA BIRAKTIK”
“Deniz, Hüseyin İnan’a idama giderken “Korkuyor musun?” diye soruyor. Hüseyin, Deniz’e şöyle cevap veriyor: ‘Biz korkularımızı Kerbela’da bıraktık.’ İşte, Hüseyin’in bu cevabı emperyalizme karşı, faşizme karşı yıllardır direnen gençlere ışık tutuyor. O ışık tutarken, bakın, açık konuşuyorum; görüşünün ne olduğu, hangi partiden olduğu fark etmeksizin, onların idamını onaylayanların çocukları, babalarının bu tercihlerinden utanıyorsa bundan herkesin ders çıkarması gerekir.
“HESAP VERECEKLER”
Zaman kamuya mal olmuş insanları ikiye ayırır: Bir, tarihe geçenler; iki, hesap verecek olanlar. Sistematik, dönemsel bir mezalime ortak olmuşsanız siz hesap vereceklerdensiniz.
Gencecik evlatları ölüme yollamışsanız, Sivas gibi bir katliam zaman aşımına uğradığında ‘Hayırlı olsun’ demişseniz, Roboski’deki utancı görmemişseniz, Berkin Elvan’ın annesini miting meydanlarında on binlerce kişiye yuhalatmışsanız, Gezi’de kaybettiğimiz canlara yanmamışsanız, Sinan Ateş’in cinayetiyle ilgili on yedi ay sonra bir iddianame değil de bir örtbasname hazırlamışsanız siz tarih önünde hesap verirsiniz.
“SİZİN GİBİLER TARİH ÖNÜNDE YARGILANIR”
Kimler tarihe geçer? 23 yaşında Filistin meselesini davasının merkezine koymuş Deniz Gezmişler, Uğur Mumcular, Metin Göktepeler, 1 Mart tezkeresinde cesaretle burada ‘hayır’ oyu vermiş AKP’li, CHP’li milletvekilleri, Recep Yazıcıoğlu gibi valiler, Gaffar Okkan gibi emniyet müdürleri, Cumartesi Anneleri, 2 Temmuzda dilinde bir Pir Sultan Abdal dizesi, elinde bağlaması yüreği sızısıyla Sivas’a gidenler tarihe geçer, siz ve sizin gibiler de tarih önünde yargılanırlar.
‘1400 YIL’ TARTIŞMASI
Ey zalimler ister Kaymakam olun ister Vali! İster vekil olun ister Bakan. Boşa çiğniyorsunuz yalan dünyayı. bin 400 senedir yapıyorsunuz bunu. Nesimi’nin derisi yüzerken yaptınız bunu, Hallacı Mansur’u asarken yaptınız bunu.
Kubilay’ın başın keserken yaptınız. Mustafa Pehlivanoğlu’nu annesi görmeden asarken, Erdal Eren’i yaşını büyüterek asarken yaptınız bunu… (AKP sıralarından ‘bin 400 yılla ne demek istediniz?’ diye itirazlar)”
Akdoğan’ın sözlerine yanıt veren AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta “Sayın vekil ‘bin 400 yıldır yapıyorsunuz’ derken neyi kast ettiğini, açıklayacak. Müslümanlar üzerindeki bu ithamları, yaftayı bitirmek zorundalar. Müslümanlara bu hakarettir” dedi.
Akdoğan bu sözlerine açıklık getirdi ve “Konuşmamda ey zalimler diye başladım, bunu üzerinize alındınız. Bunda bir beis yok. Sonra Müslümanlara itham olarak gördünüz. Tekrar söylüyorum: ey zalimler tarih önünde yargılanacaksınız” dedi.
Tartışma devam edince oturuma ara verildi. Ancak AKP-CHP’li vekiller arasında karşılıklı atışmalar sürdü, bazı vekiller ayağa kalkarak birbirlerine üzerine yürüdü.
]]>Anayasa’nın, Irak topraklarından hiçbir grubun ve örgütün başka ülkelere saldırmasına izin verilmemesi gerektiğine işaret ettiğini belirten Hüseyin, “PKK’nın Türkiye’de sorun olduğu doğru ama Irak için de sorun” diye konuştu.
Bakan Hüseyin, Anayasa’da belirtilen çerçevede Türkiye’yle bu konuda görüşmelere başladıklarını ve aralık ayında Ankara’da bir toplantı yapıldığını hatırlatarak, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Türk heyetine, kendisinin de Irak heyetine liderlik ettiği ortak komitenin oldukça güzel bir toplantı gerçekleştirdiğini aktardı.
Söz konusu ortak komitede bir sonraki toplantıya sunulmak üzere iki bildiri hazırlamaya karar verdiklerini dile getiren Hüseyin, “Irak tarafı güvenlik, sınır güvenliği ve iki ülke arasındaki ilişkilerin güvenliğiyle ilgili belgeyi şimdiden hazırladı. Gelecek ay Bağdat’ta buluşmayı, bu belgeleri tartışabilmeyi ve bu iki belgeye dayanarak bir plan geliştirmeyi ümit ediyoruz” şeklinde konuştu.
PETROL İHRACATININ YENİDEN BAŞLAMASI
Bakan Hüseyin, Paris merkezli Uluslararası Tahkim Mahkemesinin Türkiye ile Irak arasındaki petrol ihracatı konusunda verdiği karar sonrası 25 Mart 2023’te Irak’tan Ceyhan Limanı’na petrol akışının durdurulmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Irak’tan Türkiye’ye petrol ihracatının yeniden başlaması konusuna değinen Hüseyin, Türkiye tarafıyla yaptıkları görüşmelerde boru hattının hazır olduğunu belirttiğini ve Türkiye’nin de boru hattını açmaya hazır olduğunu söyledi.
Hüseyin, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) de ihracata hazır olduğunu ifade ettiğini aktararak, Bağdat ile Erbil arasında konuya ilişkin anlaşma olduğunu ancak anlaşmanın hayata geçirilmesi için Bağdat’ın, IKBY’de faaliyet gösteren petrol şirketleriyle görüşmeler yaptığını anlattı.
Federal hükümetin bu sorunu çözeceğini umduğunu vurgulayan Hüseyin, sorun hallolduktan sonra Ceyhan Limanı’na petrol ihracatının konuşulacağını ifade etti.
“KÖRFEZ VE TÜRKİYE YATIRIM YAPMAK İSTİYOR”
Bakan Hüseyin, Basra Körfezi’nden Ovaköy’e 1200 kilometrelik otoyol, demir yolu, enerji nakil ve iletişim hatlarını içeren Kalkınma Yolu Koridoru’nun önemine ilişkin de şunları söyledi:
“Bu gerçekten de devasa bir proje. Basra’daki Büyük Fav Limanı’ndan başlayan proje Türkiye’de bitiyor. Türkiye’den de Avrupa’ya uzanıyor. Fav ve Irak’tan bahsettiğimde, bu, Irak, Irak ekonomisi, Irak’ın Fav Limanı’nın Türkiye ile güçlü bağını ifade ediyor. Bu, aynı zamanda, Irak ile Körfez ülkeleri arasında ve ayrıca Körfez ülkelerinin Irak aracılığıyla Türkiye ve Avrupa ile bir bağlantı kurduğu anlamına geliyor.”
Hüseyin, projenin büyük finansmana ihtiyaç duyduğuna ve bunun çeşitli ülkelerin projeye yatırım yapmaya katılabileceği anlamına geldiğine dikkati çekti.
Hüseyin, “Elbette yatırım yapmayı planlayan ve düşünen bazı Körfez ülkeleri var, Türkiye de yatırım yapmak istiyor. Projeyle ilgili Türkiye ile iyi bir görüşme içerisindeyiz.” ifadelerini kullandı.
ABD İLE IRAK ARASINDA MÜZAKERE
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından ABD askerlerinin Irak’tan geri çekilmesi yönünde artan tartışmalara ilişkin konuşan Hüseyin, Amerikan tarafı ile Irak arasında konuya ilişkin müzakerelerin yeniden başladığını anlattı.
Hüseyin, müzakerelerin iki tarafın ordularının temsilcileri arasında yürütüldüğünü dile getirerek, “Geçtiğimiz hafta çeşitli toplantılar yaptılar, biz de bu konuyu tartışabilmek ve tartışmanın nereye gittiğini takip edebilmek için ekibimizin Sayın Başbakan’a (Muhammed Şiya es-Sudani) ve siyasi liderlere sunacağı raporu bekliyoruz” dedi.
Terör örgütü IŞİD ile mücadele etmek için ABD askerlerinin ülkeye davet edildiğini hatırlatan Hüseyin, IŞİD’in çöktüğünü ve halihazırda küçük bir terör örgütü olarak varlığını sürdürdüğünü ifade etti.
Bakan Hüseyin, ABD askerlerinin ülkenin tamamından çekilip çekilmeyeceğini dair değerlendirmede de bulundu.
Bağdat hükümetinin ülkenin bütün bölgelerinden sorumlu olduğuna işaret eden Hüseyin, konuyu müzakere eden ekibin hükümete olduğu kadar siyasi liderliğe de bir rapor sunacağını ve böylece askerlerin geleceğinin belirleneceğini ifade etti.
]]>Örgüt lideri olduğu iddia edilen Emircan İleri ile birlikte çete üyesi olduğu öne sürülen Yüksel Kocasoy (59), Batuhan Yıldırım (21), Bircan İleri (72), Ejder İleri (49), Emre Köse (27), Erçin Taşçıoğlu (43), Gökhan Türkmen (34), Mehmed Çakır (29), Mert Dikici (28), Ogün Akbulut (32), Ömer Etçioğlu (47), Selahattin Köse (31), Serdar Kuyucu (40), Ufuk Sarıkaya (37) ve Yıldırım Üçer (47) tutuklandı, 16 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Tutuksuz sanıklardan 2’si ise işledikleri başka suçlardan dolayı tutuklandı. 9 Ocak’ta başlayan yargılamada, polis ifadesinde örgüt şemasını açıklayan ancak mahkemede ifadesinin yanlış anlaşıldığını söyleyip duyduğu dedikoduları anlattığını ifade eden Hüseyin Pirecioğlu (44) da duruşma sonunda tutuklandı. Dosya kapsamında tutuklu sanık sayısı 17’ye yükseldi.
“‘ACILIK ÇETESİ’ BİZE DEVLETİN YAKIŞTIRDIĞI BİR İSİMDİR”
Tutuksuz sanıklardan A.N., “Emircan İleri benim kan kardeşim, hiç tanık olamadım. Ne zaman Emircan alınsa, ben de alındım. Buradaki arkadaşların çoğu beni ve Emircan’ı tanımaz. Acılık Çetesi diye bir şey yoktur. Bu devletin bize yakıştırdığı bir isimdir. Acılık Çetesi diye bundan önce de operasyon ve yargılamalar yapıldı. Kabul etmemekle birlikte bir örgüt var ise biz birbirimize yakınlığımızdan ve sürekli görüştüğümüzdendir. Emircan’ın başına bunların gelmesi, Hüseyin Pirecioğlu ile arkadaşlık yapmasıdır. Emircan’ın yasa dışı bahis oynatma gibi bir durumu da yoktur. Kızı öldükten sonra kafası dağılsın diye ben ona öğrettim oynamasını. Kendi hesapları icralıktı o yüzden de yeğeni Batuhan’ın hesaplarını kullandı. Bu paraları da onun için o hesaba yatırıyorduk” diye konuştu.
Sanık A.N. ve Hüseyin Pirecioğlu’nun birbirine hakaret etmeleri sonucu kısa süreli gerginlik yaşandı. A.N. söz almadan konuşmaya devam edince duruşma salonundan atıldı.
TEHDİT EDİLDİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ
İlk duruşmada poliste verdiği ifadeyi mahkemede değiştirip tutuklanan Hüseyin Pirecioğlu, duruşmanın başladığı sabah tehdit edildiğini öne sürdü. Kendisini tehdit edenlerin ismini söyleyen Pirecioğlu, “D.İ., bana ‘Amcamın çok selamı var. Gerekeni yap. Kendini düşünmüyorsan geride kalanları düşün. Zonguldak’ı terk et’ dedi. Bundan 1-2 hafta önce de dövülmüştüm. Ş.Ö. bana ‘Canını kurtardım’ dedi. Emircan İleri, öldürülmem için para teklif etmiş” diye konuştu.
Poliste verdiği ifadelerin doğru olduğunu söyleyen Pirecioğlu, “Bana Emircan ‘Şu bu para, bana şu kadar para getirin’ diyordu. Ben de parayı aldığım gibi Emircan’a getiriyordum. Satacağım uyuşturucuyu Emircan’dan alırdım. Benim altımdakilere verdiğim malın parası gelmezse Emircan’a benim borcum olurdu. Örgüt şemasını oluştururken polisler isim sordukça anlattım. Bana uyuşturucu satıp satmadıkları sorulmuştu, ben de ‘Satıyorlar’ dedim. Polise anlatırken grup isimlerini ben söyledim. Emircan’ın hesabını kullandığı Batuhan Y.’nin paranın nereden geldiğini bilme imkanı yoktur” ifadelerini kullandı.
“HER 3- 4 SENEDE BİR MAĞDUR EDİLİYORUM”
SEGBİS aracılığıyla ifade veren ve örgüt lideri olmakla suçlanan hurdacılık yaptığını iddia eden Emircan İleri, tüm suçlamaları reddederek şunları söyledi:
* “Örgüt kurmadım, böyle bir olaya teşebbüs etmedim. 3 kere örgütten yargılandım, örgütü bilerek bu cezai risk karşısında o işe girer miyim? Hurdacılık torbacılığa daha ağır basar. Mesleğimin kazancı yerindedir. Uyuşturucu parasına ihtiyacım yoktur. Her 3- 4 senede bir hakkımda bu şekilde soruşturmalar yapılıp mağdur ediliyorum. Bunların cezasını bildiğimden bu işe hayatta girmem.
* O kadar operasyon geçirmiş biri olarak uyuşturucu paralarını bana ulaşılmasının kolay olduğu yeğenimin hesabına yatırtır mıyım? Hüseyin’in iddia ettiği uyuşturucu parası diye iddia ettiği şeyler beraber oynadığımız bahis paralarıdır. Kendisi yalan konuşmaktadır. Hüseyin yalanlarıyla mahkemedeki herkesin kuyruğunu birbirine bağlamış. Hüseyin neden emniyete bir parça uyuşturucu teslim etmemiş? Hüseyinin iddia ettiği 2 kilo metanfetamin varken dosyada 2 gram metanfetamin yok.
* Ayrıca Hüseyin’i niye dövdüreyim? Karakolda 64 sayfa ifadesini vermiş, söyleyeceğini söylemiş bu saatten sonra dövdürsem ne olur. Sedat ve Gülcan bana iftira atmışlardır. Dedikodu çıkartmışlardır. 2021’den beri aramızda husumet vardır. Verdiği ifadeler yalandır. Hüseyin benden korkmuş olsa, benden uyuşturucu satın aldığını söyleyebilir mi? Örgüt adı altında gruplandırma yapmışsa da ben yargılanan sanıkların çoğunu tanımıyorum.”
İleri savunmasında, “Böyle bir iş yapsam kazandığım parayı adliyeye getirir, bir çuvala koyarım, avukatıma veririm. ‘Ben böyle bir suç işledim, kazandığım para da budur’ derim. Cezaevinde 10 sene yatmak mı iyi yoksa devlete bunları teslim etmek mi iyi? İsmimi kullandıkları için yerel gazetelere haberler yaptırdım. Bu dedikoduların çıkmasından dolayı uyuşturucu farkındalığını artırmak için pankartlar yaptırdım. Bir insan hem örgüt kurup hem de örgüt üyelerinin yakalanması için çaba harcar mı? Hüseyin’in adımı kullandığını öğrendim. Sonra ise İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli bir astsubaya onunla ilgili bilgiler verdim. Bu soruların ona da sorulmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
Dünkü duruşmada sanıkların ifadesi tamamlandı, tanıkların dinlenmesine geçildi. Dinlenilmeyen tanıkların dinlenmesi için duruşma bugüne ertelendi.
]]>