ABD’nin Irak ve Suriye’de bulunan üslerine yönelik saldırıların başladığı 17 Ekim 2023’ten bu yana toplam 140 saldırı yapıldığını belirten Singh, bunların 57’sinin Irak’ta, 83’ünün de Suriye’de olduğu bilgisini paylaştı.
Singh, Kızıldeniz’deki ticari gemilere yönelik devam eden Husilerin saldırılarına da değinerek, Husilere bu saldırıları durdurmaları çağrısını yineledi.
Bir gazetecinin, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını durdurması halinde Husilerin eylemlerine son vereceğini açıkladığını hatırlatması üzerine Singh, Kızıldeniz’de olanlarla Gazze’de yaşananların arasında bir bağ bulunmadığını iddia etti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), en son dün gece ve bu sabah Husiler tarafından kullanıldığı iddia edilen füze rampalarına karşı yeni saldırılar düzenlediğini duyurmuştu.
ABD yönetimi, ayrıca dün, Yemen’de Husiler olarak bilinen Ensarullah Hareketi’ni, Kızıldeniz’deki saldırıları nedeniyle yeniden “yabancı terör örgütleri” listesine almıştı.
ABD’DEN HUSİLERE KARŞI SALDIRI
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), son günlerde Kızıldeniz’deki eylemleriyle gündemden düşmeyen gruba karşı saldırı yapıldığını duyurdu.
Açıklamada, “Kızıldeniz’de seyrüsefer serbestisini korumaya, ABD ve ortak deniz trafiğine yönelik saldırıları önlemeye yönelik devam eden çok uluslu çabalar bağlamında 18 Ocak’ta, CENTCOM güçleri Yemen’de Husilerin kontrolündeki bölgelerde ateşlenmeye hazır ve Kızıldeniz’in güneyini hedeflenen 2 gemi savar füzeye saldırı düzenlendi.” ifadesi kullanıldı.
Söz konusu füzelerin bölgedeki ticari gemiler ve ABD Donanması gemileri için “yakın bir tehdit olduğu” savunulan açıklamada, füzelerin ABD güçlerince tespit edildiği ve “meşru müdafaa” amacıyla vurularak imha edildiği belirtildi.
BIDEN: HUSİLERİN SALDIRILARI HENÜZ ENGELLENEMEDİ
ABD Başkanı Joe Biden, Kuzey Carolina’ya yapacağı ziyaret öncesi, Beyaz Saray’da gazetecilerin sorularını cevapladı.
ABD Başkanı, Amerikan ve İngiliz donanmasının gerçekleştirdiği ortak operasyonun, Husilerin Kızıldeniz’den geçen ticari gemileri hedef almasını henüz “engelleyemediği” itirafında bulundu.
Bölgedeki ABD güçlerinin, Yemen’den yapılan gemilere yönelik saldırılara verdiği karşılıkla ilgili, “Husileri durduruyorlar mı? Hayır. Devam edecekler mi? Evet.” diye konuşan Biden, ABD’nin Husilere yönelik operasyonlara devam edeceğini vurguladı.
Aynı dakikalarda ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), X’te yaptığı paylaşımda, “Kızıldeniz’in güneyini hedef alan ve fırlatılmaya hazırlanan iki Husi gemisavar füzesinin imha edildiğini” kaydetti.
KIZILDENİZ’DEKİ DURUM
İran’ın desteklediği Yemen’deki Husiler, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim’de Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koymaya, bazılarına da dron ve füzelerle saldırılar düzenlemeye başladı.
ABD güçleri, bu süreçte birçok kez Yemen’den atılan füze ve kamikaze dronları düşürdüğünü belirtti.
Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı aldı.
ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık’ta bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlere karşı “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu “deniz görev gücü” oluşturulduğunu açıkladı.
Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’si Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden yapılıyor.
]]>ABD Başkanı Joe Biden, TSİ sabaha karşı yaptığı açıklamada Avustralya, Bahreyn, Kanada ve Hollanda’nın da desteklediği ABD ve Birleşik Krallık’ın Husilere saldırı düzenlediğini açıkladı. Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamaya göre Biden, “Bu saldırılar Husilerin Kızıldeniz’deki uluslararası gemiciliğe yönelik saldırılarına doğrudan bir yanıttır” dedi. Biden, Husilerin tarihte ilk kez ticari gemilere gemisavar balistik füze ile saldırdığını da vurguladı.
Biden, “Bu saldırı ABD’yi ki buna askeri personel, gemilerde çalışanlar, partnerlerimiz, uluslararası ticareti tehlikeye atarken taşımacılığın özgürlüğünü de tehdit etti” dedi.
Yemen’deki İran destekli Husiler, ABD ve İngiltere’nin Yemen’e yönelik düzenlediği saldırılara yanıt olarak Kızıldeniz’de ABD-İngiliz savaş gemilerinin hedef alındığını duyurdu.
ABD ve İngiliz savaş uçaklarının Yemen’de birkaç kentte bazı noktalara yönelik hava saldırısı düzenlediği açıklandı. Yemen’deki yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, ABD ve İngiliz savaş uçakları gece saatlerinde Yemen’in Sana, Hudeyde ve Taiz kentlerinde bazı noktalara hava saldırısı düzenledi.
Saldırılara ilişkin detaylı bilgi paylaşılmazken, düzenlenen hava saldırılarına ilişkin sosyal medya hesaplarından görüntülere yer verildi.
“YEMEN’İN YANITI GECİKMEDİ”
Husilerin siyasi büro üyesi Ali el-Kahhum, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, “Yemen’in yanıtı (ABD ve İngiltere’ye) gecikmedi. Yemen silahlı kuvvetleri, Kızıldeniz’deki ABD-İngiliz savaş gemileri ile askeri bölge ve üslerine güçlü bir şekilde karşılık veriyor.” ifadelerine yer verdi.
Husilerin sözde hükümetindeki Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin el-İzzi de X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, “Ülkemiz, ABD ve İngiliz gemileri, denizaltıları ve savaş uçakları tarafından büyük bir saldırıya maruz kaldı. Hiç şüphesiz ABD ve İngiltere, bu bariz saldırganlığın tüm vahim sonuçlarına ağır bir bedel ödemeye hazırlanmak zorunda kalacak.” ifadelerini kullandı.
Husilere bağlı SABA haber ajansı da haberinde başkent Sana, Hudeyde, Sada ve Zemar kentlerinin “ABD saldırganlığına” maruz kaldığı bilgisini paylaştı.
Yemen’deki yerel kaynaklar, ABD ve İngiliz savaş uçakları gece saatlerinde Yemen’in Sana, Hudeyde ve Taiz kentlerinde bazı noktalara hava saldırısı düzenlediğini duyurmuştu.
Saldırılara ilişkin detaylı bilgi paylaşılmazken, düzenlenen hava saldırılarına ilişkin sosyal medya hesaplarından görüntülere yer verilmişti.
SON DÖNEMDE SALDIRILARIN DOZU ARTMIŞTI
Son dönemlerde Yemen’deki Husilerin, İsrail’in Gazze’ye saldırılarına karşılık ticari gemilere yönelik eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı almıştı.
Pentagon, 6 Aralık 2023’te Yemen’deki Husi güçlerinin Kızıldeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırılarına karşı uluslararası “Deniz Görev Gücü” kurulması için görüşmeler yaptıklarını bildirmiş, 18 Aralık’ta da “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu misyon oluşturulduğunu duyurmuştu.
Husilerin saldırıları, Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan ve küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’sinin yapıldığı Süveyş Kanalı’ndan geçişleri tehlikeye atarken, Kızıldeniz’de ticari gemilerin uğradığı saldırılar ve şirketlerin pes peşe aldığı kararlar, küresel ekonomide yeni bir “tedarik zinciri krizi”nin başlayacağına ilişkin endişeleri artırmıştı.
]]>ABD donanmasından yardım isteyen Maersk, gemilerinden birine Husiler tarafından düzenlenen saldırının ardından, güvenlik durumunu değerlendirmek üzere tüm Kızıldeniz transit geçişlerini 48 saatliğine askıya aldı.
ABD donanması Maersk Hangzhou’dan gelen yardım çağrısına yanıt verirken kendilerine ateş açıldığını ve bunun sonucunda iki gemisavar balistik füzeyi düşürdüğünü söyledi. Bu saldırının ardından Maersk sabah saatlerinde yeniden saldırıya uğradığını belirterek ABD’den ikinci kez yardım istedi.
Maersk’e düzenlenen son saldırı ABD’nin denizcilik şirketlerine küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’sinin geçtiği Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz’den geçmenin güvenli olduğuna dair güvence verme çabalarını baltaladı.
İKİNCİ KEZ YARDIM ÇAĞRISINDA BULUNDULAR
ABD, sabah 6.30’da Maersk tarafından bir yardım çağrısı daha aldığını açıkladı. Bu, aynı gemiden 24 saatten kısa bir süre içinde ikinci kez yardım çağrısı anlamına geliyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamaya göre, Yemen’den gelen dört küçük bot gemiye 20 metre yaklaştı ve gemiye çıkmaya çalıştı.
ABD saldırılara üç botu batıran bir saldırıyla karşılık verdi.
Açıklamada, “Küçük botlara sözlü çağrı yapılması sürecinde, küçük botlar mürettebatlı ABD helikopterlerine silah ve hafif silahlarla ateş açıldı” denildi. Açıklamaya göre dördüncü bot kaçtı ve ABD personeline veya ekipmanına herhangi bir zarar gelmedi.
Centcom, X’teki daha önceki bir gönderisinde, Singapur bayraklı ve Danimarka’ya ait konteyner gemisiyle ilgili ilk olayın, yerel saatle cumartesi akşamı, geminin Güney Kızıldeniz’den geçerken bir füze tarafından vurulduğunun bildirilmesiyle meydana geldiğini söyledi.
Centcom yaptığı açıklamada, Graveley’in Yemen’deki Husi kontrolündeki bölgelerden gemilere ateşlenen iki gemisavar balistik füzeyi düşürdüğünü söyledi.
Maersk’in bir sözcüsü olayları doğruladı ve mürettebatın güvende olduğunu ve geminin kuzeye doğru ilerlemeye devam ettiğini söyledi.
SAREE: TÜM SEÇENEKLERE HAZIR OLUN
Pazar günü televizyonda yayınlanan ve öncesinde Amerikan karşıtı propaganda videolarının ve sloganların yer aldığı bir açıklamada Husi güçlerinin sözcüsü Yahya Saree, grubun 10 üyesinin öldüğünü ya da kayıp olduğunu söyledi.
Geminin İsrail’e doğru gittiğini ve ABD’nin grubun gemiyi durdurma yönündeki insani ve ahlaki görevine müdahale ettiğini söyleyen Saree, Yemenlileri, Arapları ve Müslümanları Amerikan tırmanışına karşı koymak için tüm seçeneklere hazır olmaya çağırdı.
Saree, ABD liderliğindeki deniz koalisyonuna katılmaları halinde tüm ülkeleri “vahim” sonuçlarla karşı karşıya kalacakları konusunda uyardı.
‘ŞİRKETLER RİSK TOLERANSINA KARAR VERECEKLER’
Rane Network’ün kıdemli Orta Doğu ve Kuzey Afrika analisti Ryan Bohl, “Husiler hâlâ ABD stratejisinin sınırlarını test ediyor. ABD’nin de bugün bildirilenlere benzer başarılı müdahaleler geçmişi olduğu göz önüne alındığında, her nakliye şirketi kendi risk toleransına karar vermek zorunda kalacak” dedi.
Bohl, ABD ve müttefikleri Kızıldeniz’den geçen her gemiye eşlik etse bile bunun Husilerin hava saldırılarını caydırmayacağını söyledi.
Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’un Yemen uzmanı Farea Al-Muslimi de pazar günkü olayın Husilerin amaçlarının Gazze’deki savaşın ötesine geçtiğini söyledi.
Muslimi “ABD ile bir boks maçı yapmak için dua ediyor ve bunu umuyorlar, bu kesinlikle onların hayali,” diyerek Husilerin bölgesel ve küresel konumlarını hesaba katılması gereken bir direniş gücü olarak güçlendirmek istediklerini belirtti.
NE OLMUŞTU?
Son dönemlerde Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi de Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı almıştı.
Pentagon, 6 Aralık’ta Yemen’deki Husi güçlerinin Kızıldeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırılarına karşı uluslararası “Deniz Görev Gücü” kurulması için görüşmeler yaptıklarını bildirmiş, 18 Aralık’ta da “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu bir misyonun oluşturulduğunu duyurmuştu.
Buna karşılık olarak, Yemen’deki Husilerin lideri Abdülmelik el-Husi, “Amerika’nın gerilimi tırmandırmaya yönelik herhangi bir eğilimi veya Yemen’i hedef alması karşısında boş durmayacaklarını” belirtmiş ve “ABD’yi, İsrail gemilerini korumak amacıyla Kızıldeniz’i askerileştirmeye çalışmakla” suçlamıştı.
Husiler, kasım ayının ortasından bu yana bir konteyner gemisini ele geçirdi ve Kızıldeniz’de 20’den fazla saldırı düzenledi. Bunun Filistinlilerle dayanışma gösterisi olduğunu söylediler.
İsrail, kenilerine eşi benzeri görülmemiş bir saldırı başlatan Hamas’ı ortadan kaldırana kadar Gazze’de yaklaşık üç aydır sürdürdüğü savaşı devam ettirme sözü verdi.
ABD geçen hafta İran’ın Husilerin gemilere yönelik saldırılarına “derinden müdahil olduğunu” ve Yemenli militanların Tahran tarafından sağlanan izleme sistemlerine güvendiğini söyledi. İran bunu yalanladı.
Gazze’deki Hamas hükümetinin sağlık yetkililerine göre bugüne kadar 21 binden fazla Filistinli öldürüldü. Birleşmiş Milletler, Gazze’de yaşayan yaklaşık 2 milyon kişinin ciddi gıda sıkıntısı çektiği ve insani durumun vahim olduğu uyarısında bulundu.
]]>