Peki bu veriler bize ne söylüyor? Avukat Mustafa Zafer, yakın zamanda çekini ödeyemediği için birçok şirket hakkında icra takiplerine girişilebileceğini ve karşılıksız çıkan çeklerin yapılacak icra takipleri sonrasında tahsil edilmeye çalışılacağını söylüyor.
Aynı zamanda eski icra müdürü olan Zafer şöyle devam ediyor: “Merkez Bankası tarafından gerçekleştirilen faiz artışları sonrasında geçen yılın bu zamanlarında çeki karşılıksız çıkan bir borçlu alacaklısına yüzde 10,75 yıllık faiz öderken bugün karşılıksız çıkan bir çek hakkında yapılan takipte alacaklı yüzde 51,75 yıllık faiz talep edebilecek. Borcun anaparasını ödeyemeyen borçluya bir de faiz yükü binmiş olacak.” Avukat Zafer’den bir örnek vermesini istiyorum: “100 bin liralık çeki yazılan esnaf hakkında icra takibine başlandı diyelim. Borcun 3 ay sonra ödeneceği düşünülürse haciz masrafları hariç olmak üzere esnaf 154 bin lira icra dairesine ödemek suretiyle çekini icra dairesinden geri alabilecek.”

KONKORDATO TALEBİ ARTACAK
2024 Ocak ayından bu yana icra dosyalarındaki artış sayısı bankaların kredi musluklarını kapamasıyla hayli yükselmişti. UYAP istatistik bilgi siteminden edinilen verilere göre 2 Mayıs 2024 tarihi itibariyle 21 Milyon 852 bin icra dosyası derdest olup borçlular hakkında işlem yapılmaya devam edilmekte. Avukat Mustafa Zafer yaşanacak bir soruna daha dikkat çekiyor: “Merkez Bankası tarafından açıklanan sektörel bilançolar verisi de çok kıymetliydi. Özellikle gayrimenkul faaliyetlerinde bulunan firmalardaki zarar oranının yüzde 62’ye eğitim sektöründe faaliyet gösteren firmaların yüzde 60, madencilikte yüzde 55, kültür sanat ve eğlence sektöründe ise faaliyet gösteren şirketlerin yüzde 53’nün zarar gösterdiği verisi paylaşıldı. Tüm bu verilerden hareketle artan faiz oranları, kredi musluklarının kapatılması ve nakit akışlarında yaşanan önemli daralmalar sonrasına özellikle işletme sermayesi olmayan firmaların yakın bir dönemde ekonomik olarak daha fazla sıkıntı yaşayabileceği bununla birlikte konkordato taleplerinde ciddi bir artışın yaşanabileceğini söylemek yanlış olmayacaktır.”
VATANDAŞ KARTINI KULLANAMIYOR
Avukat Mustafa Zafer’e göre, kredi kartı kullanmaması için son 15 ayda azami gecikme faizi aylık yüzde 1,66 seviyesinden 4,55’e, kredi kartı nakit çekim işlemlerinde uygulanan faiz oranın ise yüzde 1,66 seviyesinden yüzde 5,3’ e yükseltilmesiyle vatandaş bitmeyen bir faiz sarmalının içine girdi. Bununla birlikte bankaların kredi kartlarındaki taksit uygulamasını neredeyse kaldırmış olmaları, düşürülen kullanım limitleri ve nakit avans taleplerinin bazı bankalar tarafından hemen hemen yüzde 15 seviyesine kadar düşürülmesi vatandaşın cebindeki kredi kartını da kullanamaz hale getirdi.
YÜZDE 25 ZAMMI KABUL ETMEDİ
Düdenbaşı Mahallesi’nde ikamet eden bir çocuk sahibi Uğur ve Fatoş Kanık çifti ile 5 yıldır oturdukları evin sahibi Ramazan Y. arasında, kira zammı nedeniyle anlaşmazlık başladı. İddiaya göre, Kanık ailesinin yüzde 25 zam artışını kabul etmeyen mülk sahibi Ramazan Y, evin boşaltılmasını istedi.
Ev sahibinin bu anlaşmazlık nedeniyle kendilerini sürekli rahatsız ettiğini, evlerinin kapı camını kırarak içeriye zorla girmeye çalıştığını iddia eden Kanık ailesi, savcılığa suç duyurusunda bulundu.
İCRA TAKİBİ BAŞLATTI
Bunun üzerine ev sahibi Ramazan Y. de kiracısından 5 yıldır ödeme alamadığı iddiasıyla icra takibi başlattı. Kanık ailesinin kirayı elden ödediklerini ispat edememesi üzerine mahkeme, evin tahliyesine ve yasal faiziyle 60 bin lira kira bedelinin ödenmesine karar verdi.
Fatoş Kanık, Düdenbaşı Mahallesi’ndeki evde oturmaya başladıklarında ev sahibi ile kirayı elden ödenmesi konusunda anlaştıklarını iddia etti.
“ÖDEDİĞİMİZİ İSPAT EDEMEDİK”
Geçen yıl mart ayında kira zammı nedeniyle ev sahibi ile anlaşmazlık yaşamaya başladıklarını ileri süren Kanık, “Ev sahibi, eşi, kızı ve damatları evimizi bastı. Bunun üzerine şikayetçi olduk. Bizim şikayetimizden bir süre sonra ev sahibi noterden ihtar çekerek icra takibi başlattı. Kirayı ödediğimizi ispat edemedik” dedi.
Fatoş Kanık, şöyle devam etti:
– Mülk sahibi evinde 5 yıldır kira vermeden oturduğumuzu iddia etmiş. İcra mahkemesinde iki duruşma yapıldı. Mahkeme karşı tarafa ‘5 yıl boyunca kira almıyorsunuz da niye ilk yıl evden çıkarmak için icraya vermedin’ diye sormadı. Bizim de ne görüşümüz alındı ne de kirayı ödeyip ödemediğimiz soruldu.
– Mahkeme bize tahliye kararı verdi. Tahliye kararına uyarak evi boşalttık. Üstüne ödediğimiz kiraları tekrar ödememiz için 60 bin lira ödeme emri geldi. Şu anda icralık olduk. Yani elden aldıkları paraları da almadım diyerek bizden tekrar talep ediyorlar. Bu şekilde bir çıkmaza girdik.
“KİRAYI AÇIKLAMALI ŞEKİLDE ÖDEYİN”
Kanık, kiracılara ev sahibine yapılan ödemeleri bankadan açıklamalı bir şekilde yapmaları tavsiyesinde bulundu.
Uğur Kanık ise saldırıya uğradıklarını, parmağından cam kesiği nedeniyle yaralandığını, üstüne bir de ödedikleri kira bedelin tekrar istenmesi ile mağdur olduklarını iddia etti.
“BORCU YOKTUR” DAVASI AÇACAK
Kanık ailesinin avukatı Şafak Baysal da müvekkilleri ile ev sahipleri arasında “Kira zammının yetersiz” olmasından kaynaklanan “ev basılması olayı” nedeniyle ev sahibi Ramazan Y, eşi R.Y, kızı G.Ö. ve damatları hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ve davanın sürdüğünü belirtti.
Bu süreç devam ederken müvekkillerinin icra şokuyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Baysal, şöyle devam etti:
– Ev sahibi suç duyurumuzun üzerinden 3-4 ay geçtikten sonra ‘2018’den 2023’e kadar 5 yıllık bir süre boyunca hiç kira ödemediler’ gerekçesiyle icra takibi başlattı. Müvekkilimin elden ödemeyi ispatlayamaması nedeniyle tahliye gerçekleşti. Yasal faizle beraber 60 bin liralık borç yükümlülüğü altına da girdiler. Müvekkillerimin ev sahibiyle en baştaki sıkıntısı, kira borcu değil, kira artışının ev sahibince beğenilmiyor olmasıydı. Bu durum karşısında menfi tespit davası dediğimiz borcu yoktur davası yoluna başvuracağız.”
EV SAHİBİNDEN DARP İDDİASI
Ev sahibi Ramazan Y. ise kiracısı Uğur Kanık’ın eşini darbettiğini, evi boşaltırken de kapı ve pencerelere zarar verdiğini öne sürdü.
Elden kirayı aldığını kabul etmeyen Ramazan Y, mahkemenin 5 yıllık kira bedelinin tarafına ödenmesine karar verdiğini kaydetti.
Ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan tartışma anları güvenlik kamerasınca kaydedilmişti. Mahkemeye de sunulan görüntülerde kiracının oturduğu dairenin kapısına gelen kişilerin cama sert cisimle vurması yer alıyor.
]]>Sutaş’a, 2023 Temmuz’da icradan tebligat geldi. Tebligatı kontrol eden Sutaş, bir senede dayalı 8 milyon TL’si faiz olmak üzere 40 milyon TL tutarında icra takibi başlatıldığını gördü.
Sutaş, avukatı Fırat Ay aracılığıyla konuyu yargıya taşıdı, İstanbul 34’üncü İcra Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldı.
Ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şikayetçi olundu. Savcılığın soruşturması sonrası şüpheliler M.Ö. ve O.D. hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Yakalanan şüpheliler, polisteki ifadelerinde Tevfik Sutaş’a elden bu parayı borç verdiklerini öne sürdü. İfadelerin ardından şüpheliler serbest bırakıldı.
Savcı dosyayı bilirkişi incelemesine gönderdi. Evrak incelenirken bilirkişi heyeti, başka amaçla atılmış imzadan faydalanmak suretiyle elde edilmiş sahte bir senet olduğu, bu yöntemin de ‘Pencere yöntemi’ adı verilen ve sık karşılaşılan bir sahteciliğin bulguları olduğu yönünde tespit yaptı. İcra takibi dururken, konuyla ilgili soruşturma sürüyor.

‘BÖYLE BİR BORCUM YOK, BU İNSANLARI TANIMIYORUM’
Yaşadıklarını anlatan Tevfik Sutaş, şöyle konuştu:
-İzmir’deki oturduğum dairenin görevlisi beni aradı. ‘Tevfik Bey adınıza bir ödeme emri geldi icradan. Ben aldım onu sizin adınıza, gelince vereceğim’ dedi. Geriye göndermemiş, muhtara göndermemiş.
-O görevlinin yaptığı bana büyük bir iyilik. Görevli hayatımı kurtardı. Görevli o mektubu almayıp muhtara gönderseydi, tebligat benim elime geçmiş sayılacaktı. Ben de 40 milyon borcu kucağımda bulacaktım.
-Hemen süresi içerisinde itiraz ettik. Benim böyle bir borcum yok, ben bu insanları tanımıyorum. Savcılığa da suç duyurusunda bulundum. Şüpheliler ifade verdi. Beni tanıdığını söylemiş. İnşaat yaptığımı ve borç para istediğimi beyan etmiş.
-Bana para verdiğini söylemiş. Bunu söyleyen yeşil kartlı, evsiz barksız biri. Bunları da şüphelileri araştırınca öğrendik.
-Yapılan incelemesinde senedin kare kutu içine imza almak suretiyle kargo veyahut başka bir tebligat teslim edilerek yapıldığı ortaya çıktı. Bu olaydan sonra artık gelen bu tür teslim formu ya da tebligatları imzalamıyorum. Benim, ağzım yandı, başkalarınınki yanmasın. Benim gibi mağdur olmak istemiyorlarsa, bu tür evrakları imzalarken dikkatli olsunlar.
‘KAĞIDIN ALTINA SENET KOYULMUŞ’
Avukat Fırat Ay, “Tevfik Sutaş’a 40 milyon TL’yi elden borç olarak verdikleri yönünde bir iddiada bulundular. Tabii bu iddianın, biz, hayatın olağan akışı kavramına uygun olmadığını düşünüyoruz. Çünkü bu para, 150 kilo bandında bir ağırlığa sahip. Ayrıca Tevfik Sutaş’ın böyle bir para almasını gerektirebilecek bir ihtiyacı da yok. Kendisinin yaşlı olmasından kaynaklı hedef olduğunu düşünüyoruz. Son zamanlarda sıkça kullanılan pencere yöntemi ile yani kağıdın altına senet konularak bu dolandırıcılık gerçekleşmiş. Vatandaş kargoya imza attığını zannederek alttaki senede imzalıyor. Bir evraka imza attıkları zaman muhakkak o imzanın, o kağıdın arka tarafında başka bir kağıt olup olmadığını elleriyle mümkün olunca kontrol etsinler. Güvenmediği kişilerden bu şekilde bir imza talebi geldiği zaman muhakkak evrakları okuyup o şekilde imzada bulunsunlar. Yoksa bu telafisi mümkün olamayacak birçok zarara sebebiyet verecek” dedi.
]]>Davacının hayatını kaybetmesinin ardından mirasçıları davaya dahil oldu. Kadıköy Belediyesi kamulaştırma bedelini 2018 yılındaki miktar üzerinden ödemek istedi. Davacı taraf ise aradaki zaman kaybının hak mağduriyetine neden olacağı gerekçesiyle 750 bin liranın ödenmesini talep etti.
Kadıköy Belediyesi’nin bu miktarı ödememesi nedeniyle haciz işlemi uygulandı. Belediyeden alınan klima, televizyon, 12 adet masa ve sandalyeleri 2 kamyona yüklenerek ihale yolu ile satılmak üzere yediemin deposuna götürüldü.

“2018 YILINDA BU YANA İLAM KONUSU TAHSİL EDİLEMEDİ”
2015 yılında yapılan kamulaştırmanın 2018 yılında icraya konulduğunu belirten Avukat Zekeriya Öge, şunları kaydetti:
“2015 yılına ilişkin bir kamulaştırma konusunda mahkeme ilamı 2018 yılında icraya konuldu. 2018 yılında bu yana ilam konusu tahsil edilemedi. Bugün de icra müdürlüğü vasıtasıyla alacağı tahsil için Kadıköy Belediyesine geldik.
Tahsil edilmeyen alacak için Hukuk İşleri Müdürlüğü ile görüşüldü. Hukuk İşleri Müdürlüğü sadece 2018 yılına ilişkin alacak miktarını ödeyebileceklerini söylediler.
Bizde dava tarihi olan 2015’ten bu yana 8 senelik hak kaybının mağduriyete sebebiyet vermemesi için teklifi reddettik. Bununla birlikte alacağı tahsil edemediğimiz için haciz ve muhafaza işlemlerini gerçekleştirdik.
İcra Müdürlüğü vasıtasıyla muhafaza işlemleri de yapıldı. Birazdan muhafaza altına alınan eşyalar ihale yoluyla satılmak üzere yediemin deposuna kaldırılacak”

“ARSA SAHİBİ ALACAĞINI TAHSİL EDEMEDEN VEFAT ETTİ”
Avukat Zekeriya Öge, “Kamulaştırma konusu 2013 yılına dayanıyor. Arsa sahibi bir kişiydi ama arsa sahibi alacağını tahsil edemeden vefat etti. Ondan sonra mirasçılar hem davayı takip etti. Hem de icraya dahil oldular. Şuan 5 mirasçı takibini yapıyor. 2015 yılına ilişkin alacak konusu 280 bin lira, mahkeme ilamıyla birlikte bu miktar 400 kusur bin liraya yükseldi. O günden bu güne alacak konusu 700 bin lirayı geçti. Bu alacağı tahsil edemediğimiz için şu an bu miktarı tahsil etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
“BU HUKUKA AYKIRI BİR İŞLEMDİ”
Kadıköy Belediyesi adına haciz işlemi ile ilgili açıklama yapan Kadıköy Belediyesi Hukuk İşleri Müdürü Adem Çoban, şunları söyledi:
“20 Aralık 2023 tarihinde daha önce kesinleşmiş bir alacak dosyasından dolayı alacaklı vekilleri icra marifeti ile 8 avukatla birlikte belediyemizin hizmet binasına gelerek haciz ve muhafaza talebinde bulundular.
Biz gelen arkadaşlara burasının bir kamu binası olduğu, burada kullanılan bütün taşınırların kamu hizmetinde kullanıldığı ve haczedilmeyeceğini hem memur arkadaşlara hem avukat arkadaşlara beyan etmemize rağmen ısrarla bir anlamda daha önceden de niyetlerini açık etmişler, yediemin hazır edilmiş, araç ve gereçleri hazır etmişler.
Bütün bu itirazlara rağmen yasaya aykırı biçimde bir kısım mobilya malzemeleri bütün katları dolaşarak muhafaza işlemini gerçekleştirdiler.
Bu hukuka aykırı bir işlemdi. Biz bu işlemin hukuksuz olduğu iddiasıyla İstanbul Anadolu İcra Hukuk Mahkemesine dava açtık. Bu konuda lehimize verilen çok sayıda karar var. Gelen vatandaşlar alacağı tahsil etmekten ziyade bir anlamda belediye ve yönetimi zorda bırakmak amacını güden davranışlar içerisindeydi. Hacizle ilgili süreç bu şekilde sona erdi. Şikayetimiz devam ediyor.”
150 BİN LİRA İCRA İÇİN 60 BİN LİRA MASRAF YAPILDI
Adem Çoban açıklamanın devamında, “150 bin liralık malı haczetmek için 60 bin lira masraf yapmak zorunda kalıyorsunuz. Haczedilen mallarla harcanan masrafı kıyasladığımızda niyet açık. Fazla bir şey söylemeye gerek yok. Bu haczin konusu ise kamulaştırmadan kaynaklı belediyemize açılan ve diğer belediyelere karşı açılan birçok dava var. Aşağı yukarı güncel bakiye 1 milyar liraya yakındır. Bunlar kamulaştırma kanuna göre sıraya koyarak ödeniyor. Her belediye kendi bütçesinden yüzde 2-4 arasında bir oran ayırarak, sıraya koyuyor ve bu şekilde ödeme gerçekleşiyor. Tabi bunlarda zaman aldığı için vatandaşta haklı olarak tepki doğuyor ama belediyenin de gelirleri sınırlı” ifadelerini kullandı.
]]>