İddia – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 26 Jul 2024 21:20:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Dört soruda Emniyet depremi https://www.foxhaber.com.tr/dort-soruda-emniyet-depremi/ https://www.foxhaber.com.tr/dort-soruda-emniyet-depremi/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:20:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9165 Ayhan Bora Kaplan ne zaman yakalandı, ne ile suçlanıyor?

– ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘kasten yaralama’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından yakalama kararı bulunan Ayhan Bora Kaplan, 7 Eylül 2023’te Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Almanya’ya kaçmak üzereyken gözaltına alındı. Beş gün sonra tutuklandı.

– Ekim ayında Kaplan ile yakın ilişkileri olduğu iddia edilen 1. sınıf emniyet müdürü olan eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Alp Aslan açığa alındı. Aslan’ın yanı sıra, eski Emniyet Müdür yardımcıları Volkan Murat Kaşıkçı, Mukadder Kardiyen ve eski Asayiş Şube Müdürü Oben Özay’ın da açığa alındığı öğrenildi. Açığa alınan eski Organize Suçlardan Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Aslan, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yakın isimlerden biri olarak biliniyordu.

– Kaplan hakkındaki iddianame 17 Ocak günü kabul edildi. 28’i tutuklu, 61 sanık Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyor, bir sonraki duruşma dört gün sonra 20 Mayıs’ta yapılacak. Kaplan ve beş örgüt yöneticisi hakkında cinayet, örgüt kurma, yağma gibi 10 ayrı suçtan suçlarından 1’i ağırlaştırılmış 2’şer kez müebbet ve 169 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası isteniyor.

– Yakalandıktan sonra 15 Temmuz gecesi TRT önünde ağır silahlı fotoğrafları yeniden gündeme gelen Kaplan mahkemede bu kare için “Sayın Cumhurbaşkanımız herkesi sokağa çağırdı ben de üstüme düşenden fazlasını yaptım” dedi.

– Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman ile çıkar ilişkisi olduğu ileri sürüldü. Kocaman, Kaplan ile görüştüğünü doğruladı ancak lüks villa ile otomobil aldığı yönündeki iddiaları yalanladı.  

Gizli tanık Serdar Sertçelik (M7) hangi iddiaları dile getirdi? 

– Suç örgütünün yöneticilerinden Serdar Sertçelik, gizli tanık olarak, ‘M7’ kod adıyla 19 sayfa ifade verdi. Sertçelik’in elektronik kelepçeyle nasıl yurt dışına kaçtığı, iddialarında neden bazı siyasilerin isimlerinin soruşturma dosyasına sokulmaya çalıştığı sorusu yanıt arıyor.

–  Sertçelik 6 Ekim’de Kıbrıs’ta polislerle anlaşıp Tükirye’ye döndü ve ev hapsine alındı. Bu sırada elektronik kelepçe takılıyken dokuz kez ikametini terk etti, hakkında işlem uygulanmadı. 21 Kasım’da gittiği çorbacıda ayağından vuruldu. 3 Mayıs’ta gazeteci Erk Acarer’in programında kimliğini deşifre etti.

Sertçelik’nin iddiasına göre polislerin ‘ifadesine eklemek istediği’ siyasiler arasında şu isimler yer aldı: TBMM Başkan Vekili Bekir Bozdağ, eski AKP milletvekili Mücahit Arslan, Bilal Arslan, AKP Grup Başkan Vekili Abdulhamit Gül, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, eski İçişleri bakanı Süleyman Soylu’nun kuzeni Sadık Soylu, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan.

Serdar Sertçelik 

– Sertçelik, açığa alınan polis şefi Şevket Demircan ile arasında yapılan bir ses kaydını yayımladı. Kayıtta Sertçelik “Orada da karşıda Mücahit Aslan var. Bu tarafta Bekir Bozdağ var. Şimdi ben bunu söylediğimde ben iyice kötüye gitmeyeyim müdürüm” derken, Demircan “Bu iki konu ile ilgili söylüyorum, iki konuyla ilgili görüşeceğim ben. Gerek yok istersen sana söyleyeyim. Söylemeyeceğine söyleyeceğim. Açık ve net söyleyeyim. Bekir Bozdağ ile ilgili bir şey demiyorum. Muhtemelen söyle derler. O ayrı bir konu. Ama bu diğer konuyla ilgili tabi bakmak lazım” ifadesini kullandı. 

– Sertçelik, ifadesinde zorlandığını öne sürdü, iktidara darbe teşebbüsünde bulunulduğunu iddia etti.

Siyaset, yaşananlar hakkında neler söyledi?

Beştepe’ye MİT Başkanı Kalın ve Adalet Bakanı Tunç’u çağıran Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan “⁠⁠Son dönemde gündeme gelen tüm hadiseyi tüm boyutlarıyla takip ediyoruz. Bürokratik vesayete izin vermeyiz. Kanunun dışına çıkan, hatası olan kim varsa hukuk zemininde hesabını mutlaka soruyoruz” şeklinde konuştu.

Erdoğan, grup toplantısının ardından soruşturmaya dair soruları yanıtsız bıraktı. 

– İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya “Kimler, terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli ‘oyun kurmaya’ çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz” dedi. Yerlikaya “Hangi kurum içinde Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize yönelik bir yapılanma varsa, sonuna kadar gidip, o yapıları tespit edip adalete teslim edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç “Cumhuriyet savcılarımız her türlü iddiayı, en ince ayrıntısına kadar, detayına kadar inceler, araştırır, soruşturur ve yargının huzuruna getirir. O anlamda hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu konuda yargımıza güvenelim” dedi.

– MHP lideri Bahçeli de “Maşa kullanıp sütre gerisine saklananların hepsini takip ediyoruz. Olan biten tüm kanun dışı irtibat ve ilişki ağlarının farkındayız. Birkaç emniyet müdürünün açığa alınmasıyla geçiştirilemeyecek bir komplo devrededir” dedi ve Cumhur İttifakı’nın hedef alındığını savundu. 

“17-25 emniyet ve yargı ortaklı darbe girişiminin tekrarını planlayanlara boyun eğmeyeceklerini” belirten ve gizli tanık ifadeleriyle yürütülen soruşturmaları “şerefli isimleri karalama kumpası” olarak nitelendiren Bahçeli, “emniyet, yargı ve medya uzantılarının tepesine binilmeli. Bakalım temiz eller operasyonu nasıl oluyormuş! Hepsine göstermek, hepsini yaka paça içeri tıkmak da hukuk devletinin varlık ve şeref konusudur” diye konuştu.

– Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise Bahçeli’ye “İmalı konuşmayın. Kimi kastediyorsanız açıkça söyleyin. Varsa bir darbe ihtimali ona söyleyin, bilgi ve belgeleri devlet kurumlarıyla paylaşın çünkü ifadeleriniz çok ağır” yanıtını verdi.

Soruşturmada son durum ne?

Suç örgütü ile ilgili iddialarda adı geçen ve Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı ile buluştukları iddiası sosyal medyada yer alan Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ve Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan geçen hafta görevden uzaklaştırıldı. Gözaltına alınan üç polis müdürü ve komiser U.G.’nin ikametlerinde arama yapıldı. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı iddialar üzerine ‘Suç işlemek için anlaşmak’, ‘Adil yargılamayı ve tanığı etkilemeye teşebbüs’, ‘Görevi kötüye kullanma’ ve ‘Suçluyu kayırma’ suçlarından soruşturma başlatmıştı.

Devam eden soruşturmada bugün üç sivil ile bir komiser daha gözaltına alındı. 

 

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dort-soruda-emniyet-depremi/feed/ 0
Adli emanetten uyuşturucu çalmışlardı: Kokain karşılığı esrar alışverişi… https://www.foxhaber.com.tr/adli-emanetten-uyusturucu-calmislardi-kokain-karsiligi-esrar-alisverisi/ https://www.foxhaber.com.tr/adli-emanetten-uyusturucu-calmislardi-kokain-karsiligi-esrar-alisverisi/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:27:52 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9076 Adli emanetten uyuşturucu çalınmasına ilişkin 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Antalya Adliyesi Adli Emanet Memurluğunda zabıt katibi olarak görev yapan G.H.A. ve S.S, emanet memuru Ö.Ö. ile uyuşturucu satışı yaptıkları öne sürülen B.K, K.G, E.Y. ve S.Ç. ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuksuz sanıklardan E.B. ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile başka bir ilden bağlanırken, T.P. ise duruşmaya katılmadı. 

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuklu sanık B.K. olay günü uyuşturucu temini için tutuklu sanık G.H.A’nın evine gittiğini, evden çıktıkları sırada polislerin eve operasyon düzenlediğini belirtti. 

“KOKAİN KARŞILIĞI ESRAR”

Evde ele geçirilen uyuşturucuyu G.H.A’dan aldığını belirten sanık, diğer sanıklardan S.S’nin olayın içinde olup olmadığını bilmediğini, G.H.A’nın olmadığı zamanlarda Ö.Ö’nün evinden uyuşturucu madde aldığını iddia eden B.K. “2022-2023 yıllarında G.H.A. ve Ö.Ö’ye gönderdiğim paralar uyuşturucu karşılığında gönderilen paralardır. Bitcoinden kazanç sağlamak için alınan paralar değildir. Uyuşturucu madde kullanıyorum. G.H.A’dan aldığım uyuşturucuyu K.G’ye veriyordum. K.G’de parayı bana veriyor, ben de G.H.A’ya veriyordum. G.H.A. ile K.G. arasında kokain karşılığında esrar alışverişi oluyordu. Adli emanette kaybolan 6 kilo kokain hakkında bilgim yok.” dedi. 

“BAZEN DEPONUN KAPISI AÇIK BIRAKILIYORDU”

Sanık G.H.A. ise iddianamede isimleri geçen K.G, E.B. ve S.Ç’yi tanımadığını, ilk defa duruşma salonunda gördüğünü savundu. 

Olay günü, B.K. ile kendi evine gittiğini, evde üstünü değiştirdiği sırada B.K’nin uyuşturucuları mutfak terazisinde tartarken gördüğünü iddia eden G.H.A, “Polisler kapıyı açarak eve girdi. Üzerimde, evimin içerisinde ve bahçede arama yaptılar ama uyuşturucu çıkmadı. Sonra polisler B.K’yi bir odaya götürdü. Zannediyorum B.K’yi darbettiler. Odadan çıktıklarında B.K’nin gözünde darp izi vardı. Polis uyuşturucuyu kimden temin ettiğini sorduğunda beni işaret edip gösterdi ve ‘Bundan aldım.’ dedi. Polislerin aramasında evden hiç para çıkmadı. Ancak kullanmak amacıyla aldığım esrar maddesini polise teslim ettim. Sonra tutuklandım.” diye konuştu. 

B.K. ile yazışmalarının kozmetik ürünleri üzerine olduğunu ve onun banka hesabından gelen paralar kozmetik ürünleriyle ilgili olduğunu iddia eden G.H.A. B.K. ve E.Y. ile ticaret yaptıkları savundu. 

G.H.A, Kovid-19 salgını çıktığında cins kedi yetiştiriciliği ve kozmetik ürün ticareti yaptığını, kazandığı paraları bitcoin olarak değerlendirmesi için B.K’ye verdiğini öne sürerek, “B.K’nin ilk etapta polislerin yönlendirmesiyle, sonra ise etkin pişmanlıktan yararlanmak için uyuşturucu satışı yaptığımızı söylediğini düşünüyorum” diye konuştu. 

Antalya Adliyesi emanetinden çalınan 6 kilogram uyuşturucu ile alakasının olmadığını savunan G.H.A. kamera kayıtlarında ve bilirkişi raporunda bunun görüleceğini savundu. 

G.H.A. uyuşturucu madde kullandığını ve sanıklardan S.S’nin de imam nikahlı eşi olduğunu iddia ederek, “Düğün hazırlığı yaptığım S.S. kardeşinden borç aldı, kredi çekti. Bu paraları toplayıp B.K’ye bitcoinde değerlendirmesi için verdim. Örgütle alakalı hiçbir şeyi kabul etmiyorum. 

Emanetin anahtarı sorumludadır. Depoya herkes kapıyı çaldığında girebiliyor. Bazen deponun kapısı havalansın diye açık bırakılıyordu.” dedi. 

SAFLIK DERECESİ FARKLI İDDİASI

G.H.A’nın avukatları ise sanığın evinde uyuşturucuyla yakalanan B.K’nin üzerinde uyuşturucu maddenin saflık oranının yüzde 76 , Antalya Adliyesi emanetinden eksik çıkan 6 kilo uyuşturucunun saflık oranının ise yüzde 52 olduğunu, bunun da evde ele geçirilen uyuşturucu maddenin adli emanetten çalınan uyuşturucu madde ile alakasının olmadığını kanıtı olduğunu savundular. 

Emanet memuru sanık Ö.Ö ise B.K’nin kendisinden uyuşturucu temin ettiği yönündeki ifadesinin doğru olmadığını, “Suçtan kurtulmaya yönelik böyle ifade vermiştir. Bu beyanlara dayanarak duyuma dayalı ifadelerle dava açılmıştır. Emanette kaybolan uyuşturucu ile alakam yoktur.” dedi. 
G.H.A. tutuklandıktan sonra adli emanette yapılan sayımda bulunduğunu aktaran Ö.Ö, “Sabah erkenden gittim. Her yer kargaşa halindeydi. İlk sayımda herhangi bir eksik yoktu. Kendi aralarında ‘tekrar sayalım’ dediler. Önce bir çuvalda yırtık olduğunu tespit ettiler. Bunu savcıya anlattım. Uyuşturucunun olduğu bölüme sayım günü hiç girmedim. Daha önce de görevliyle girmiştim. Tek başıma yetki olmadan girmedim.” diye konuştu. 

Zabıt katibi sanık S.S. de adli emanetin uyuşturucu muhafaza edilen bölümüne hiç girmediğini savunarak, “Zimmetle ilgili ifadem alınmadı. Uyuşturucu ticaretine yönelik beyanlarım alındı. Suçlamaları reddediyorum.” dedi. 

Tutuksuz sanıkların ve tanıkların dinlenmesinin ardından, mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. 

OLAY

Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin, sanıklar G.H.A. ve B.K’nin üniversite öğrencilerine uyuşturucu satışı yaptıkları bilgisine ulaşması üzerine Ahatlı Mahallesi’ndeki bir eve 28 Nisan 2023’te operasyon düzenlenmişti. 

Operasyonda B.K’nin üzerinde 117 gram uyuşturucu ele geçirilirken, evde yapılan aramada ise 10 gram esrar ve hassas terazi bulunmuştu. 

Sanıklar çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklanırken, sanık B.K’nin uyuşturucuları zabıt katibi G.H.A’dan adlığını itiraf etmesinin ardından 30 Nisan 2023’te adliye emanet deposunda yapılan sayımda 6 kilogram uyuşturucunun eksik olduğu tespit edilmişti. 

Yapılan operasyonlar sonucunda gözaltına alınan 9 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklardan G.H.A’nin “nitelikli zimmet”, “suç örgütü kurup, yönetmek” ve “uyuşturucu madde satma”, Ö.Ö. ve S.S’nin ise “nitelikli zimmet”, “suç örgütü üyeliği” ile “uyuşturucu madde satma” suçundan, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için yeniden ifade veren tutuklu sanıklar B.K, K.G. ile tutuksuz sanıklar E.Y’nin “uyuşturucu madde satma” ve “suç örgütü üyeliği”nden, E.B, S.Ç. ve T.P’nin de “uyuşturucu madde satma” suçundan cezalandırılmaları talep edilmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/adli-emanetten-uyusturucu-calmislardi-kokain-karsiligi-esrar-alisverisi/feed/ 0
Angelina Jolie ve Brad Pitt cephesinde sular durulmuyor… Fiziksel tacizle suçladı https://www.foxhaber.com.tr/angelina-jolie-ve-brad-pitt-cephesinde-sular-durulmuyor-fiziksel-tacizle-sucladi/ https://www.foxhaber.com.tr/angelina-jolie-ve-brad-pitt-cephesinde-sular-durulmuyor-fiziksel-tacizle-sucladi/#respond Thu, 16 May 2024 21:33:59 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7350 Bir zamanlar Hollywood’un rüya çiftiydi, herkes onları tek bir isimle BrAngelina olarak anıyordu ancak bu aşk sadece 2016’ya kadar sürebildi. Angelina Jolie ve Brad Pitt 2019’daki boşanmalarının ardından çocuklarının velayeti ve Fransa’daki görkemli bağ evi dahil pek çok konuda karşı karşıya…

Son olarak Angelina Jolie’nin hukuk ekibi, Brad Pitt’in 2016’da uçakta Jolie dışında çocuklara da fiziksel tacizde bulunduğunu belirtiyor.

48 yaşındaki Jolie’nin avukatları, Los Angeles Bölge Yüksek Mahkemesi’ne bir dilekçe sunarak, 60 yaşındaki Pitt’in, Nice’ten bir uçuş sırasında 14 Eylül 2016’da tartışmalarından çok daha önce Jolie’ye karşı fiziksel olarak saldırganlık geçmişi olduğunu söyledi.

ÖNCE JOLIE’YE SONRA DA ÇOCUKLARA…

Jolie’nin hukuk ekibi mahkeme belgelerinde, “Pitt’in Jolie’ye yönelik fiziksel taciz geçmişi, ailenin Eylül 2016’da Fransa’dan Los Angeles’a yaptığı uçak yolculuğundan çok önce başlamış olsa da bu uçuş, onun fiziksel istismarını ilk kez çocuklara da yönelttiği zamandı” dedi.

Jolie’ye yakın bir kaynak, Pitt’in aile içi şiddet konusunda danışmanlık almayı reddettiğini ve altı çocuğunun kısmi velayetini isteyerek ciddi aile sorunlarını göz ardı ettiğini söyledi. Çiftin Maddox(22), Pax (20), Zahara (19), Shiloh (17) ve ikizler Vivienne ve Knox (15) olmak üzere altı çocuğu bulunuyor.

HER ŞEY BAĞ EVİ YÜZÜNDEN

Jolie’nin hukuk ekibi perşembe günü sundukları mahkeme dosyasında, Jolie’nin çocukların velayetini tek başına talep etmediğini, bunun yerine kısmen çocukların hissettiklerine dayanarak çocukların istek ve ihtiyaçlarına öncelik verilmesini savunduğunu söyledi: “Pitt hiçbir zaman bu anlayışa varamadı ve sadece 50-50 velayet talep etmekle kalmadı, aynı zamanda çocukların tek başına velayet talebinde bulundu.” 

Tüm bu iddialar ise aslında Jolie ve Pitt’in ortak bir paydada buluşamadığı Fransa’daki görkemli bağ evi ile ortaya çıktı. İkili uzun bir süredir bağ evinin paylaşımı konusunda karşı karşıya. İddialara göre; Jolie, Pitt ile ortak işi Château Miraval şaraplarının çıkarına göre hareket etmedi. Pitt’in Miraval bağındaki 64 milyon dolarlık hisseyi onun onayı olmadan Rus oligarkına sattı. 

GİZLİLİK SÖZLEŞMESİ TEKLİF ETMİŞ

Jolie’nin avukatı Paul Murphy yaptığı açıklamada Pitt’in Jolie’den ayrılık sırasında bir gizlilik anlaşması imzalamasını istediğini açıkladı. Ancak Jolie bu sözleşmeyi imzalamayı reddedince Pitt de onun hisselerini satın almayı reddetti. Pitt’in bu hamlesi üzerine Jolie de bağ evindeki hissesini satışa çıkardı.

Murphy, Pitt’in fiziksel tacizini örtbas etmek için bir gizlilik anlaşmasını şart koştuğunu ileri sürüyor.

Jolie’ye yakın bazı kaynaklar da ünlü oyuncunun lehine açıklamalar yaparak dikkat çekiyor. Bir kaynak, “Burada olmak istemiyor, bu gerçeklerin hiçbirini gündeme getirmek istemiyor ve bunu yalnızca Pitt’in ona karşı açtığı dava nedeniyle kendisini savunmak zorunda kaldığı için yapıyor” dedi.

Bir başkası da Jolie’nin sadece Pitt’in yoluna devam edip kendisini rahat bırakmasını dilediğini belirtti.

DAHA ÖNCE PITT HAKLI BULUNMUŞTU

Ancak Pitt’in arkadaşları da oyuncunun yanında yer aldı ve davanın Pitt’in lehine sonuçlanıyor olmasından sonra Jolie’nin iftiralar attığını ileri sürdü:

“Bu bir davranış şeklidir; ne zaman karşı taraf aleyhine bir karar alınsa, dikkatlerini dağıtmak için sürekli olarak yanıltıcı, yanlış ve ilgisiz bilgiler sunmayı tercih ederler. İlişkilerinin tüm geçmişini kapsayan uzun bir velayet davası vardı ve tüm delilleri dinleyen bir yargıç yine de ona velayet hakkının 50/50’sini verdi.”

Davada bahsedilen uçak olayı ise daha önce de basına yansımış ve Jolie, Pitt’in bu yolculuk sırasında çocuklara fiziksel tacizde bulunduğunu iddia etmişti.

PITT TÜM İDDİALARI REDDEDİYOR

Jolie’nin hukuk ekibi mahkemeye, Pitt ve ekibinin uçuşla ilgili ayrıntıları ve hukuki belgelerde dile getirilen diğer konuları gizlemeye çalıştığını söyledi. Çocukların isteseler bile ifade vermelerine izin verilmediğini ve kanunen buna izin verilmesi gerektiğini söyledi.

Jolie’nin hukuk ekibi mahkeme belgelerinde, “14 yaşın üzerindeki çocukların bir kısmı, Aile Yasası 3042 uyarınca velayeti konusundaki tercihleri konusunda ifade vermeye çalıştı, ancak Pitt onların görüşlerine izin verilmesine itiraz etti” dedi.

Pitt, tüm fiziksel taciz iddialarını reddetti ve olaya ilişkin FBI soruşturması sırasında da suçlanmadı. 

Angelina Jolie ve Brad Pitt tanıştığında Pitt’in hayatında Friends yıldızı Jennifer Aniston vardı. Aniston ve Pitt, 2000 yılında evlenmişti. Ancak daha sonra Bay ve Bayan Smith (Mr. and Mrs. Smith) çekimlerinde Angelina Jolie ile başrolü paylaşan yakışıklı oyuncu, gönlünü Jolie’ye kaptırdı. İkili uzun süre beraber oldu ve 2014 yılında da çocuklarının eşlik ettiği bir törenle evlendi. 

Ne var ki evlilikleri pek de uzun sürmedi ve Hollywood’un gözde çifti BrAngelina tarihin tozlu sayfalarına karıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/angelina-jolie-ve-brad-pitt-cephesinde-sular-durulmuyor-fiziksel-tacizle-sucladi/feed/ 0
Puff Daddy’nin cinsel taciz skandalına bulaşmaktan korkuyor… https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddynin-cinsel-taciz-skandalina-bulasmaktan-korkuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddynin-cinsel-taciz-skandalina-bulasmaktan-korkuyor/#respond Sat, 11 May 2024 21:00:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7157 Puff Daddy, P. Diddy, Puffy isimleriyle bilinen ünlü rapçi Sean John Combs’un adı bir süredir cinsel taciz iddialarıyla anılıyor. Hatta bu skandala son olarak 50 Cent’in ismi karışırken bazı ünlü isimler de tedirgin olmaya başlamış.

Bir süredir dünya basınının odağında yer alan ve çeşitli kadınlar ve bir de erkek yapımcı tarafından tacizle suçlanan Diddy Combs’un geçtiğimiz hafta evlerine baskınlar düzenlenmiş, evdeki çalışanlar ve iki oğlu sorgulanmıştı. Evlerin baskınlar sonrasındaki görüntülerde adeta çöplüğe dönmeleri dikkat çekerken ünlü rapçi de tüm iddiaları reddetmeye devam etmişti.

50 CENT İLE ARKADAŞLARDI AMA…

Diddy’nin davasında, gerçek adı Curtis James Jackson III olan 50 Cent’in eski kız arkadaşı Daphne Joy da karıştı ve Joy’un bir seks işçisi olduğu ileri sürüldü.

50 Cent’in eski sevgilisi Daphne Joy da skandala karışan isimlerden…

Tüm bu iddialar herkesi şoke ederken Diddy’e yakın isimlerden bazıları, skandala kendileri de karışırsa diye endişelenmeye başlamış görünüyor.

ÜNLÜ OYUNCU ENDİŞELİ

Ünlü oyuncu Ashton Kutcher’ın, uzun süredir arkadaşı olan Diddy’nin soruşturmasına karışmaktan korktuğu bildirildi.

46 yaşındaki Kutcher ve 54 yaşındaki Diddy, MTV’de programlara ev sahipliği yapmış ve onlarca yıllık dostlukları boyunca birbirlerinden övgüyle söz etmişlerdi.

İkili, 2018’de “The Late Late Show James Corden” programında yer almış ve birbirleriyle nasıl tanıştıklarını ve arkadaş olduklarını anlatmıştı.

Ashton Kutcher ve Mila Kunis

BİR BAŞKA ARKADAŞI DA TECAVÜZLE SUÇLANDI

Ancak Kutcher, federallerin geçen hafta rap imparatorunun iki evine baskın düzenlemesinden bu yana Combs’a yönelik soruşturma hakkında kamuya açık bir görüş bildirmedi. Kutcher’ın bu sessizliğinin ise yakın arkadaşı Danny Masterson iki kadına tecavüz etmekten yargılanırken onun arkasında duran bir mektup yazmış ve bu, hayranlarından sert tepkilerle karşılanmıştı.

Masterson, Kunis ve Kutcher ile hem beraber çalıştı hem de uzun sürdir arkadaştı.

Masterson, tecavüz suçlamalarından sonra 30 yıl hapse mahkum edilirken olaydan sadece birkaç ay sonra Kutcher ve eşi Mila Kunis aynı hataya yeniden düşmemek için Diddy hakkında herhangi bir yorum yapmaktan kaçınıyor.

İsmi açıklanmayan bir kaynak şunları söyledi: “Ashton veya Mila’nın şu anda Diddy’ye herhangi bir kamusal destek göstermesine imkan yok. Ashton’ın onunla olan uzun geçmişine rağmen, Cassie’nin davasından bu yana Diddy’den uzaklaştı, hatta yeni davaların ardından daha da uzaklaştı.”

Cassie…

Kutcher, Kunis ve Masterson “That ’70s Show”da genç arkadaşlar olarak rol aldılar. Kutcher ve Kunis, Masterson’u desteklemek için yazdıkları mektupların kamuoyuna açıklanmasının ardından büyük bir baskıyla karşı karşıya kaldılar.

Mektup pek iyi karşılanmadı ve Kutcher günler sonra destek gösterisinin bir hata olduğunu söyledi.

Kutcher, şimdi de skandalın kendisine bulaşmasından korkarak Diddy’den uzaklaşmış görünüyor.

Rodney Jones

Diddy hakkındaki en çarpıcı iddialardan bazıları, gerçek adı Rodney Jones olan yapımcı Lil Rod’dan geliyor. Açtığı davada, bir dizi cinsel saldırı ve seks ticaretinin, imparatorun evlerindeki gizli kameralara kaydedildiğini iddia ediyor.

Diddy’nin eski kız arkadaşı R&B şarkıcısı Cassie de kasım ayında kendisine tecavüz ettiği iddiasıyla Diddy’ye dava açmıştı, ancak bir gün sonra anlaşmaya varıldı. Rap yapımcısı ayrıca yirmi yıl önce 17 yaşındayken başka bir kadına tecavüz etmekle suçlanıyordu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddynin-cinsel-taciz-skandalina-bulasmaktan-korkuyor/feed/ 0
Puff Daddy krizinde yeni iddialar… Kız arkadaşına uyuşturucu taşıtmış https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddy-krizinde-yeni-iddialar-kiz-arkadasina-uyusturucu-tasitmis/ https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddy-krizinde-yeni-iddialar-kiz-arkadasina-uyusturucu-tasitmis/#respond Fri, 03 May 2024 21:36:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6887 Puff Daddy, P. Diddy, Puffy isimleriyle bilinen ünlü rapçi Sean John Combs skandalında mahkeme belgeleri basına yansıdı. Ünlü rapçi hakkındaki yeni iddialar da şoke etti.

Bir süredir dünya basının odağında yer alan ve çeşitli kadınlar ve bir de erkek yapımcı tarafından tacizle suçlanan Diddy Combs’un bu hafta evlerine baskınlar düzenlenmiş, evdeki çalışanlar ve iki oğlu sorgulanmıştı. Evlerin baskınlar sonrasındaki görüntülerde adeta çöplüğe dönmeleri dikkat çekerken ünlü rapçi de tüm iddiaları reddemeye devam etti.

Diddy suçlamaları reddetse de basına yansıyan mahkeme belgelerinde birbirinden şoke edici iddialar yer alıyor.

Diddy’nin reşit olmayan bir genç kızla görüntüleri…

AYLIK ÜCRET ÖDEYİP KOKAİN TAŞITMIŞ

Son olarak, Diddy’nin kız arkadaşı Yung Miami’nin onun için pembe kokain taşıdığı ve metresi olması için aylık ücret aldığı iddia ediliyor.

Sean ‘Diddy’ Combs’un seks kaçakçılığı soruşturmasıyla ilgili daha fazla ayrıntı ortaya çıktıkça, onun eski sevgilisi, Caresha Romeka Brownlee olarak da bilinen City Girls rapçisi Yung Miami ile ilgili iddialar da ortaya çıktı.

Yung Miami

Diddy’ye cinsel saldırı ve taciz nedeniyle şubat ayında açılan davada, Yung Miami’nin Diddy için seks işçisi olarak işe alındığı iddia ediliyor. Yung Miami’nin hip hop sanatçısı ve yapımcısı için ‘pembe kokain’ olarak bilinen bir uyuşturucu taşıdığı belirtiliyor.

Combs ve Yung Miami’nin ilk olarak 2021’de çıktıkları söylendi ve ikili, Haziran 2022’deki “Caresha Please” bölümünde çıktıklarını doğruladı. Çift, ilişkileri hakkında hiçbir zaman net bir açıklama yapmadı ancak Nisan 2023’te Yung Miami, bekâr olduğunu doğruladı.

SAĞLIKLI YAŞAM KOÇU DA SEKS İŞÇİSİ OLARAK ÇALIŞIYORMUŞ

Tüm bu iddiaların arkasındaki isimlerden biri olan ve Diddy’nin tacizine uğradığını iddia eden Rodney ‘Lil Rod’ Jones’a göre, City Girls rapçisine ve diğer birçok kadına Combs’un seks işçisi olarak çalışmaları için aylık ücret ödeniyordu. Seks işçileri olarak adlandırılan diğer kadınlar arasında sağlıklı yaşam koçu Jade Ramey ve Daphne Joy da vardı.

Davada, Yung Miami’nin Nisan 2023’te ‘pembe kokaini’ Miami’den Virginia’daki Su Müzik Festivali’ne özel bir jetle getirdiği iddia ediliyor.

Pembe kokain; ketamin, MDMA, kokain gibi maddelerin bir karışımını içeren parlak pembe sentetik uyuşturucu toz. Lüks bir uyuşturucu olarak kabul ediliyor ve tek bir gramı yaklaşık 100 dolara satılıyor, normal kokainin fiyatı ise genellikle 60 dolar civarında.

Diddy’nin Miami ve Los Angeles’taki evleri bu hafta İç Güvenlik Bakanlığı ajanları tarafından basıldı. Yetkililer, aramaların New York’taki federal yetkililer tarafından yürütülen bir soruşturmayla bağlantılı olduğunu söyledi.

SİLAHLI SALDIRIYA DA KARIŞMIŞ

Jones, P. Diddy ve oğlu Justin Combs’un Los Angeles’taki kayıt stüdyosunda bir silahlı saldırıya karıştığını da iddia ediyor. Kurban “G”, ilk başta belirttiği gibi sokakta vurulmadı, olay, stüdyonun tuvaletinde meydana geldi.

Jones; Diddy, Justin ve “G” arasında hararetli bir tartışma duyduğunda birkaç metre uzaktaydı ve ardından birkaç silah sesi duydu. Diddy ve oğlu banyodan çıktıklarında kurban, midesinde kanayan bir yarayla yerde yatıyordu. Jones ilk yardım sağlarken, Diddy ve Justin Combs polis gelmeden ortadan kayboldu.

Silahlı saldırı sonrası stüdyodan görüntüler…

ARDI ARDINA GELEN TACİZ SUÇLAMALARI…

Rapçi ve müzik kralı, kendisinin ve iki arkadaşının cinsel saldırıda bulunduğunu iddia eden isimsiz bir kadına karşı olan dava da dahil olmak üzere çeşitli suçlamalarla mücadele ediyor.

Bol miktarda uyuşturucu ve alkol sağladıkları iddia edilen Diddy ve iki arkadaşı, genç kız bilincini yitirdikten sonra sırayla şiddetli bir şekilde tecavüz etmekle ve onu ayakta duramayacak ya da hatırlamayacak kadar çok acı içinde bırakmakla suçlanıyor.

Cassie, Diddy ile anlaşma sağlasa da skandalın önüne geçilemedi…

Ayrıca rapçi, eski sevgilisi Cassie’nin suçlamalarıyla da gündeme gelmişti. Cassie; dayak, uyuşturucu maddeli otel alemleri ve tecavüze uğramak gibi iddialarla dava açarak 20 yılık sessizliğini bozduğunu söylemişti.

Combs bu davadaki iddiaları reddetmiş ve iki taraf, davanın Kasım 2023’te kamuoyuna yansımasından sadece 24 saat sonra mahkeme dışında anlaşmaya varmıştı.

Rodney ‘Lil Rod’ Jones…

Bir başka suçlama da bir erkek yapımcıdan gelmişti. Rodney ‘Lil Rod’ Jones, ünlü ismin zevki için fahişeleri işe alması ve onlarla seks yapmasının emredildiğini, ayrıca bütün bu yasa dışı faaliyetleri belgeleyen yüzlerce saatlik videoya sahip olduğunu söylemişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddy-krizinde-yeni-iddialar-kiz-arkadasina-uyusturucu-tasitmis/feed/ 0
Evleri çöplüğe döndü çocukları sorgulandı… Puff Daddy krizi büyüyor https://www.foxhaber.com.tr/evleri-copluge-dondu-cocuklari-sorgulandi-puff-daddy-krizi-buyuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/evleri-copluge-dondu-cocuklari-sorgulandi-puff-daddy-krizi-buyuyor/#respond Wed, 01 May 2024 09:00:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6784 Puff Daddy, P. Diddy, Puffy isimleriyle bilinen ünlü rapçi Sean John Combs, skandal suçlamaların ardından iki evine düzenlenen baskınla gündemde. ABD İç Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin gerçekleştirdiği baskından sonra ise ünlü rapçinin evlerinin adeta çöplüğe döndüğü görüldü.

Baskından sonra Star Island’daki Florida malikanesindeki odaların darmadağın hali basında yer aldı. Kapıların ve hatta duvarların kırıldığı, çekmecelerin ters çevrildiği, kıyafetlerden çeşitli makbuzlara kadar her şeyin ortalığa döküldüğü ev adeta çöplüğe döndü.

Rapçinin Los Angeles ve Miami’deki evlerinin arandığı belirtilirken uluslararası basının paylaştığı fotoğraflarda çok sayıda ajanın iki evi çembere aldığı görüldü. Baskınlarda bazı kişilerin gözaltına alınması, bazı eşyaların ise metal kutularda taşınması dikkat çekti.

EVLERİ ARANIRKEN TATİLE GİDİYORDU

Durum hakkında bilgi sahibi bir kaynak, baskın gerçekleştiğinde Diddy’nin Miami’deki evinde olmadığını, baskında havaalanında olduğunu söyledi. Kaynağın verdiği bilgilere göre; rapçi, iki kızıyla birlikte bahar tatili için Karayipler’e gidiyordu.

Combs, Florida havaalanında federal yetkililer tarafından sorgulandı ancak gözaltına alınmadı veya tutuklanmadı. Kaynağa göre Diddy’ye herhangi bir yurt içi veya yurt dışı seyahat kısıtlaması da getirilmedi.

Bir kaynak da Florida’dan Karayipler’e uçan uçakta Diddy ve ailesinin bulunmadığını söyledi.

ABC News’in haberine göre ise bir dizi elektronik cihazın da bulunduğu kanıtlar toplandıktan sonra hiçbir suç duyurusunda bulunulmadı ve Diddy tüm cinsel taciz iddialarını reddetti.

Kaynak, Diddy’nin oğullarının ise Holmbly Hills malikanesine yapılan baskından dolayı hâlâ travma yaşadığını belirtti.

ÇOCUKLARI SORGULANDI

Kaynak, federal ajanların silahlarını ve lazerlerini doğrudan, kelepçelenip mülkte sorgulanırken kısmen giyinik olan Justin ve King’e doğrulttuklarının iddia etti.

54 yaşındaki Combs, ajanların seks kaçakçılığı iddialarıyla ilgili soruşturma kapsamında Miami ve Los Angeles’taki evlerine baskın düzenlemesinin ardından avukatı aracılığıyla açıklama da yaptı.

Rapçinin avukatı Aaron Dyer, İç Güvenlik soruşturmasından 24 saat sonra yaptığı bir açıklamayla Combs’un sessizliğini bozdu:

“Dün, Bay Combs’un evlerinde arama emirleri yerine getirilirken askeri düzeyde aşırı güç kullanımı yaşandı. Yetkililerin sergilediği aşırı güç gösterisinin ve düşmanlığın ya da çocuklarına ve çalışanlarına yönelik muamelenin hiçbir mazereti olamaz.”

Dyer, “Bay Combs hiçbir zaman gözaltına alınmadı ancak yetkililerle konuşup işbirliği yaptı. Medyadaki spekülasyonlara rağmen, ne Bay Combs ne de aile üyelerinden herhangi biri tutuklanmadı veya seyahat etme hakları herhangi bir şekilde kısıtlanmadı” diye ekledi.

İŞTE O SUÇLAMALAR…

Rapçi ve müzik kralı, kendisinin ve iki arkadaşının cinsel saldırıda bulunduğunu iddia eden isimsiz bir kadına karşı olan dava da dahil olmak üzere çeşitli suçlamalarla mücadele ediyor.

Bol miktarda uyuşturucu ve alkol sağladıkları iddia edilen Diddy ve iki arkadaşı, genç kız bilincini yitirdikten sonra sırayla şiddetli bir şekilde tecavüz etmekle ve onu ayakta duramayacak ya da hatırlamayacak kadar çok acı içinde bırakmakla suçlanıyor.

Cassie…

Ayrıca rapçi, eski sevgilisi Cassie’nin suçlamalarıyla da gündeme gelmişti. Cassie; dayak, uyuşturucu maddeli otel alemleri ve tecavüze uğramak gibi iddialarla dava açarak 20 yılık sessizliğini bozduğunu söylemişti.

Combs bu davadaki iddiaları reddetmiş ve iki taraf, davanın Kasım 2023’te kamuoyuna yansımasından sadece 24 saat sonra mahkeme dışında anlaşmaya varmıştı.

Rodney ‘Lil Rod’ Jones…

Bir başka suçlama da bir erkek yapımcıdan gelmişti. Rodney ‘Lil Rod’ Jones, ünlü ismin zevki için fahişeleri işe alması ve onlarla seks yapmasının emredildiğini, ayrıca bütün bu yasa dışı faaliyetleri belgeleyen yüzlerce saatlik videoya sahip olduğunu söylemişti.

“YETER ARTIK”

Art arda gelen iddiaların ardından Diddy ise ‘Yeter artık’ başlığı altında bir açıklama yayınlamıştı. Ünlü rapçi hakkında çıkan tüm taciz iddilarını reddetmeye devam ediyor.

Combs, son otuz yılın en etkili hip hop yapımcıları ve yöneticileri arasında yer alıyor.Puff Daddy olarak bilinen hip-hop’un en büyük imparatorluklarından birini kurdu. Şimdi ise bütün bu imparatrluğu ardı ardına gelen iddialarla sarsılıyor.

Baskınların da nedeni olan yeni suçlamanın sahibinin kimliği açıklanmış değil. Ancak yargıç dava devam ederse kadının artık anonim kalamayacağına karar verdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/evleri-copluge-dondu-cocuklari-sorgulandi-puff-daddy-krizi-buyuyor/feed/ 0
Hilal Sultan Kırgöz davasında gerginlik https://www.foxhaber.com.tr/hilal-sultan-kirgoz-davasinda-gerginlik/ https://www.foxhaber.com.tr/hilal-sultan-kirgoz-davasinda-gerginlik/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:30:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6225 Manisa’daki bir sürücü kursunda eğitmenlik yapan Önder Lafçı, 6 Eylül 2022’de daha önce direksiyon eğitimi verdiği Hilal Sultan Kırgöz’ün, Şehzadeler ilçesindeki evinin önüne geldi.

Lafçı, iddiaya göre, bu sırada evden çıkan Hilal Sultan Kırgöz’ü, zorla hafif ticari aracına bindirmek istedi. Kırgöz direnince Lafçı, Hilal Sultan’ın başına tabanca dayadı. Çevredekilerin müdahalesiyle arbede çıktı.

Lafçı, arbededen faydalanıp kaçarken, Kırgöz’ü de tabancayla sırtından vurdu. Kırgöz, yere yığılırken, Lafçı ise yoldan geçen kamyonetin kasasına binip kaçtı.

Merkezefendi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Hilal Sultan Kırgöz, buradaki ilk müdahalenin ardından Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Kırgöz, burada 1 hafta yoğun bakımda tedavi gördükten sonra taburcu edildi.

Kırgöz’ün sırtındaki kurşun ise Şehzadeler ilçesindeki bir özel hastanede yapılan ameliyatla çıkartıldı. İkinci kez taburcu edildikten sonra evde fenalaşan Hilal Sultan Kırgöz’ün tedavisine Merkezefendi Devlet Hastanesi’nde devam edildi.

Kırgöz, olaydan 48 gün sonra, 23 Ekim’de yaşamını yitirdi. Olayın ardından aynı gün İzmir’in Buca ilçesinde saklandığı bağ evinde yakalanan Önder Lafçı ile kendisine yardım eden arkadaşı Muhammed Çatak ve Cumali C., gözaltına alındı.

Lafçı ve Çatak tutuklandı, Cumali C. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Soruşturmanın ardından Önder Lafçı, kendisine yardım eden arkadaşları Muhammed Çatak ve Cumali C. hakkında iddianame hazırlandı.

İddianamede Lafçı’nın ‘Kadına karşı kasten öldürme’, ‘Cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘Ruhsatsız ateşli silahlarla, mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma’ suçlarından müebbet hapis ve 17 yıla kadar hapsi istendi.

Diğer sanıklardan Muhammed Çatak’ın ‘Kadına karşı kasten öldürmeye yardım’ suçundan 15 yıla kadar, Cumali C.’nin ise ‘Suçluyu kayırma’ suçundan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. İddianame, Manisa 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Önder Lafçı’nın yargılanmasına, bugün Manisa 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 5’inci duruşmayla devam edildi.

Duruşmaya sanık Önder Lafçı, Hilal Sultan Kırgöz’ün ailesi ve avukatı Yalçın Arcak katıldı.

Daha önceki duruşmalarda, Önder Lafçı’nın avukatının Adli Tıp Kurumu 1’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun, ‘Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı skapula ve omur kırığı ile birlikte omurilik yaralanması, bu nedenle yatalak kalma ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin maruz kaldığı ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunmuştur” kararına itiraz etmiş ve Hilal’in ölümünde hastaneden kaynaklı enfeksiyon kapması sonucu öldüğünü iddia etti. Mahkeme heyeti ise raporun bir üst kurula gönderilmesine karar verdi. Bugünkü duruşma, ATK üst kurulunun hazırlayacağı raporun gelmemiş olması ve olayın yaşandığı gün Önder Lafçı’nın, Hilal’i kendisinden kurtarmaya çalışan mahalleli Beyti Çöte’ye doğrulttuğu silah nedeniyle hakkında ‘Öldürmeye teşebbüs’ suçundan açılan davanın, bu davayla birleşmesine karar verildiği için ertelendi.

Hilal Sultan Kırgöz’ün babası Veysel Kırgöz ve erkek kardeşi Enes Kırgöz, jandarma eşliğinde mahkeme salonundan çıkarılan Önder Lafçı’ya fiziki müdahalede bulundu. Araya giren polislere tepki gösteren aile ve mahkeme salonundakiler, hakimin talimatıyla salondan çıkarıldı. Önder Lafçı’nın ailesinin söylemleri üzerine mahkeme salonundaki gerginlik koridorda ve bahçede de sürdü. Olaya Kırgöz ailesinin avukatı Yalçın Arcak da dahil oldu. Polisin araya girmesiyle gerginlik son buldu.

‘ADALET YERİNİ BULSUN’

Mahkeme çıkışı gözyaşlarına boğulan Zeynep Kırgöz, “Artık adalet istiyorum. Varsa o adaletten bir parça bana da verin artık. Yoruldum, tükendim, bittim artık. Çocuğumu kaybetmiştim, hayatının baharında çocuğumu toprağın içine koymuştum. Bayram geliyor, herkes sevdiklerine gidecek, ben nereye gideceğim? Mezara gideceğim. Bahar geldi, herkes kızlarıyla dışarıda dolaşıyor ama benim ne baharım var ne de bayramım var. Hayallerimin hepsi elimden alındı, kızımı bir bez parçasının içine koydum, toprağın içine koydum. O cani şimdi açık görüş alarak, yakınlarıyla buluşacak, kucaklaşacak ama ben ne yapacağım? Adalet yerini bulsun istiyorum, cehennemi yaşasın istiyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hilal-sultan-kirgoz-davasinda-gerginlik/feed/ 0
Andrew Tate hakkında şok iddialar… https://www.foxhaber.com.tr/andrew-tate-hakkinda-sok-iddialar/ https://www.foxhaber.com.tr/andrew-tate-hakkinda-sok-iddialar/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:42:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6012 Geçtiğimiz günlerde İngiltere’nin yakalama kararı üzerine Romanya’da gözaltına alınan Andrew Tate ve kardeşi Tristan Tate hakkındaki iddialar bitmiyor. İkilinin soyal medya paylaşımları aracılığıyla genç erkekleri nasıl etkiledikleri ortaya çıktı.

Öğretmenler, genç erkeklerin Tate tarafından beyinleri yıkandıktan sonra kendi annelerini istismar eden homofobik cinsiyetçilere dönüştüğünü ortaya çıkardı.

Saldırgan tavrıyla sosyal medyada gündem olan Tate, haziran ayında Romanya’da kardeşi ve iki kadınla birlikte insan kaçakçılığı, tecavüz ve kadınları cinsel olarak sömürmek için bir suç çetesi kurmakla suçlanmıştı.

37 yaşındaki Tate, 2012-2015 yılları arasında işlenen cinsel suç iddiaları nedeniyle Birleşik Krallık’a iade edilme tehlikesiyle karşı karşıya.

ÖĞRETMENLER AYAKLANDI

Britanya’nın dört bir yanından öğretmenler de Tate’i genç erkek çocuklarını eğitimi önemsememelerine, kadınlar ve eşcinseller hakkında aşağılayıcı fikirlere sahip olmaya neden olmakla suçladı.

Bir öğretmen Tate’in videolarından etkilenen bir sürü genç erkekle ilgilendiğini söyledi: “Bundan dolayı kadınlara karşı tutumları korkunç ve çok fazla homofobi var. Spor salonuna takıntılı hale geliyorlar ve okul olmadan da başarılı olabilecekleri inancını taşıyorlar.”

Öğretmen ayrıca erkeklerin, iş buldukları için annelerini istismar etmeye bile başladıklarını söyledi: “Bu aslında beyin yıkamadır. Onlarla konuştuğumuzda çoğu zaman umursamıyorlar.”

Tate, çeşitli kliplerde kadınların eve ait olduğunu, araba kullanmamaları gerektiğini ve erkeğin malı olduğunu söylüyor.

BİR KADINA KEMERLE VURDU, HAKINDA SAYISIZ TACİZ İDDİASI VAR

Sosyal medya fenomeni 2016 yılında da bir kadına kemerle vurduğunu gösteren bir video nedeniyle Big Brother’ın evinden atılmıştı. Hem Tate hem de videodaki kadın herhangi bir istismarın meydana geldiğini reddetti ve kliplerin rızaya dayalı bir cinsel ilişkiyi gösterdiğini belirttiler.

Başka bir videoda, bir kadına tacizde bulunduğu iddiasıyla polis tarafından nasıl soruşturulduğunu anlatırken olayı da reddediyor.

2017’de ise #MeToo hareketi tüm dünyada olay olmuşken Tate, takipçilerine tecavüz mağdurlarının bir miktar sorumluluk taşıması gerektiğini söyledi. Aynı yıl 35 yaşındaki kardeşi Tristan ile birlikte Romanya’ya taşındı.

REDDETTİ

Nisan 2022’de kardeşlerin Romanya’daki malikanesi, ABD Büyükelçiliği’nden 21 yaşındaki Amerikalı bir kadının kendi isteği dışında orada tutulduğu yönündeki ihbarın ardından polis tarafından basıldı. İkili; tecavüz, insan kaçakçılığı ve suç çetesi kurma suçlamalarıyla tutuklandı, ancak hâlâ bu iddiaları reddediyorlar.

Temsilcileri şunları söyledi: “On yıllık suçlamaların şaşırtıcı şekilde yeniden canlanması, Tate kardeşleri dehşete düşürdü ve derinden rahatsız etti. Tüm suçlamaları reddediyorlar ve bu tür ciddi iddiaların önemli yeni deliller olmadan yeniden gündeme getirilmesinden duydukları derin hayal kırıklığını ifade ediyorlar.”

TiKTOK İLE BERABER SÖYLEMLERİ YAYILDI

Tate’in kötü şöhreti, Çinli video paylaşım platformu TikTok’u kullanan İngiliz gençlerin çoğalmasıyla ilişkilendirildi.

Ülke genelindeki okullardaki öğretmenler, Tate’in söylemleri yüzünden çocukların kadın düşmanı ve homofobik görüşlere sahip olduklarını belirtiyor.

27 yaşındaki bir kadın öğretmen şunları söyledi: “Bana Andrew Tate’ten alıntı yapan bir öğrenci vardı. Öğrenci, para kazanmanın daha hızlı bir yolu olduğu için suç işleyeceklerini söyledi. Buna itiraz ettiğimde bana ‘Bugatti’min ne renk olduğunu sordu ve karısının parasını, ne yaparsa yapsın kendisine aitmiş gibi alacağını söyledi.

Bunun kabul edilemez olduğunu söyledim ve dersin sonunda onunla bu konuyu konuştum. Bu öğrenci yalnız olduğunda dinlemeye çok daha istekliydi.”

OKULDA ANDREW TATE EĞİTİMİ VERİLDİ

Kadın öğretmen şunları ekledi: “Bazen sadece komik olmaya çalışıyorlar. Erkek öğretmenlere saygı duyuyorlar, oysa kadın öğretmenlerin saygısını da kazanmak zorundalar. Çoğu zaman bunun farkında olduklarını sanmıyorum. Onlar çocuk.”

Daily Mail’in haberine göre; bu konudaki sorunlar o kadar kötüleşti ki, öğretmenin son okulunda Andrew Tate hakkında bir eğitim oturumu bile düzenlendi.

Öğretmenlere insan kaçakçısı olduğu iddia edilen kişinin klipleri gösterildi ve Tate’in görüşlerini tekrarlayan çocuklara nasıl yaklaşılması gerektiği öğretildi.

Bununla birlikte, çocukların sıklıkla Tate ve onun görüşleri ile ilgili forumlarda yazdıkları, hatta bazı çevrimiçi sohbet odalarının özellikle çocukların öğretmenlerine meydan okuyabilmesine odaklandığını söyledi.

KADIN ÖĞRETMENLERE SAYGI DUYMUYORLAR

26 yaşındaki başka bir kadın öğretmen de şunları söyledi: “Sabah o kadar kadın düşmanı davrandılar ki, farklı bir sınıf grubuna geçmek istedim. Sınıfta böyle bir kültür var. ‘Evde olman gerektiğini düşünmüyor musun?’ ve ‘Daha güçlü, erkek bir öğretmenimiz olsaydı daha iyi olurdu’ gibi sözler söylediler.”

Yine sadece erkek öğretmenin verdiği derslerde terbiyeli davranan öğrencilerin olduğuna dikkat çekti.

Andrew Tate tarikatı pek çok gencin zehirli görüşlere sahip olmasını etkilemiş olsa da tüm çocuklar ona katılmıyor.

Eşcinsel bir erkek öğretmen şunları söyledi: “Büyük çoğunluk onu olduğu gibi görüyor: Oldukça kötü ve sevimsiz. Bunun temel nedeninin o olduğunu düşünmüyorum. Onun yüzeye çıkardığı sorunlar uzun süredir mevcuttu.”

Ancak Tate’in çevrimiçi ortamda ortaya çıkması, kadın düşmanlığı ve homofobi gibi sorunlarla ilgili okulları daha aktif bir şekilde bir şeyler yapmaya teşvik ettiğini söyledi.

İSTANBUL PAYLAŞIMI GÜNDEM OLMUŞTU

Tate geçtiğimiz hafta sosyal medya hesabından “Şehri tahmin edin” notuyla yaptığı paylaşımda arkada Boğaz Manzarası ve Beşiktaş Stadı’nın olduğu görülmüştü. Fotoğraf kısa sürede gündem olmuştu. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, fotoğrafın 2 sene önce çekildiğini ve Tate hakkında o zaman kırmızı bülten ve tahdit olmadığı belirtilmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/andrew-tate-hakkinda-sok-iddialar/feed/ 0
Özel yurtta cinsel istismar skandalı: Öğrenciler rezaleti tek tek anlattı https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yurtta-cinsel-istismar-skandali-ogrenciler-rezaleti-tek-tek-anlatti/ https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yurtta-cinsel-istismar-skandali-ogrenciler-rezaleti-tek-tek-anlatti/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:51:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5160 Antalya Alanya’da özel bir yurtta görevli eğitmen G.R.U.’nun, geçen yıl 14 yaş altındaki 5 erkek öğrenciye cinsel istismarda bulunduğu iddia edildi.

Şikayet sonrası ifadesi alınıp, serbest bırakılan G.R.U. hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, suç duyurusunda bulundu.

Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile G.R.U., 21 Kasım 2023’te yeniden gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen G.R.U., tutuklandı.

10 MAĞDUR ÇOCUK OLDUĞU ANLAŞILDI

Olayla ilgili yürütülen soruşturma ve alınan ifadeler kapsamında taciz ve istismara uğrayan öğrenci sayısının 10 olduğu tespit edildi.

G.R.U. hakkında 9 öğrenciye yönelik ‘sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismar’, ‘çocuğa karşı cinsel taciz’, ‘çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri vermek ya da bunların içeriğini göstermek’, 1 öğrenciye yönelik ise ‘nitelikli cinsel istismar’ suçlamasıyla toplam 94 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

İddianame, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

ÖĞRENCİLERİN İFADELERİ İDDİANAMEDE

İddianamede öğrencilerin ifadeleri de yer aldı. Öğrenciler, G.R.U.’nun özel bölgelerine dokunduğunu, müstehcen tekliflerde bulunduğunu, cinsel çağrışım uyandırabilecek oyun oynattığını, kendisine karşı konulduğunda fiziksel şiddet uyguladığını, müstehcen içerikli videolar izletip, o konularda konuştuğunu, bazı çocukları ‘karı-koca’ şeklinde eşleştirdiğini, ‘gel seni karım yapayım’ dediğini beyan etti.

‘KİMSE DUYMASIN DİYE ELEKTRİK SÜPÜRGESİNİ AÇTI’

Bir başka öğrenci ise ifadesinde, G.R.U.’nun kendisini yatakhaneye götürdüğünü, kimse duymasın diye elektrik süpürgesini açıp istismarda bulunduğunu söyledi.

Aynı öğrenci, G.R.U.’nun diğer öğrencilere yönelik de müstehcen söylemlerde bulunduğunu duyduğunu kaydetti.

‘ZAMAN ZAMAN ÇOCUKLARLA ŞAKALAŞMAKTAYIM’

G.R.U. ise ifadesinde, “Zaman zaman çocuklarla şakalaşmaktayım. Şakalaşma esnasında ‘karım’ şeklinde söylemde bulunmuştum. Bunu cinsel bir amaçla yapmadım, özel bölgelerine dokunmadım” dedi.

CEP TELEFONU İNCELENDİ

G.R.U.’nun cep telefonu incelemesinde, müstehcen internet sitelerine girildiği, müstehcen sosyal medya siteleri ve gruplarına üye olunduğu, cihaz içerisinde müstehcen görüntülerin kayıtlı olduğu, ifşa videolarının paylaşıldığı internet sitelerine girildiği, erkek erkeğe müstehcen görüntülerin kayıtlı olduğu, sosyal medya üzerinden erkeklerle cinsel içerikli yazışmalar ve fotoğraf paylaşımları olduğu, çocukların beyanına ilişkin başkalarıyla küfürlü mesajlaşmalar olduğu ve sosyal medyada 4 farklı kullanıcı hesabı bulunduğu tespit edildi.

HIRSIZLIK, DARP, ATATÜRK’E HAKARET İDDİALARI

Ek olarak alınan bazı ifadelerde de G.R.U.’nun çocuklara zorla hırsızlık yaptırdığı, birbirlerinin çantalarından eşya aldırıp, kendisine getirttiği, kantinden çocukların parasıyla kendisine bir şeyler aldırttığı, telefondan oynadığı oyuna çocukların parasıyla eşya almak için para yüklettiği, oyunda yenildiği zaman da sinirlenip, çocuklara vurduğu, Atatürk’e hakaret ettiği iddiaları da yer aldı.

Diğer yandan G.R.U.’nun öğrencilere uyguladığı şiddet, bir öğrencinin cep telefonu kaydı ile ortaya çıktı. Görüntülerde G.R.U.’nun öğrencilere bağırdığı ve vurduğu anlar yer aldı.

‘OĞLUMA CİNSEL İLİŞKİ TEKLİF ETMİŞ’

Adının açıklanmasını istemeyen bir öğrenci velisi olayla ilgili açıklamada bulundu.

Veli, “Oğlum, taciz olayını yeğenlerime anlatmış. Biz de o gün öğrendik. Beni binanın arka tarafına çektiler. ‘Teyze bir şey söyleyeceğiz’ dediler ve söylediler. O anda beynimden aşağı kaynar sular döküldü. Çocuklardan isimleri aldım. Gerçekliğini öğrenmeye çalıştım. O anda sinirlenerek G.R.U.’yu aradım. Hoca, ‘Öyle bir şey yok’ dedi. 5 dakika sonra yurda gittik. G.R.U. kaçmıştı. Oğlum bize olayların çok defa yaşandığını anlattı. Oğlum, G.R.U.’nun kendisine de cinsel ilişki teklif ettiğini ve kabul etmeyince çok kötü davrandığını söyledi. Dayak olayları da çıktı. Bir videoda dayak anı görülüyor. Normalde de geldiği günden beri bütün çocuklara dayak atıyormuş. Herkes dayak yiyormuş” dedi.

‘NE KADAR KÖTÜ ŞEY VARSA ÇOCUKLARA YAPMIŞ, YAPTIRMIŞ’

Çocukların parasal ihtiyaçlarına yetemez olduklarını anlatan veli, “G.R.U.’nun çocukların parasıyla kantinden istediğini aldığını, çocukların eşyalarını çaldığını biliyorum. Her türlü şiddet var. Psikolojik şiddet var. Dayak var, hırsızlık var. G.R.U. ne kadar kötü şey varsa çocuklara yapmış, yaptırmış. Oğlum ilk senesinde yurttan çok memnundu. Ben de memnundum ama ta ki bu G.R.U. gelene kadar. G.R.U. geldikten sonra çocuğumun psikolojisi bozuldu. Çocuğum öyle olunca benim de bozuldu. Gerçekten psikolojim altüst. Şu an yıkık bir enkaz gibiyim” diye konuştu.

‘BİR SÜRÜ ÇOCUĞUN MAĞDUR OLDUĞUNU ÖĞRENDİK’

Mağdur çocuklardan birinin yakını da şunları anlattı:

-Bize geldi, yaşananları anlattı. Kaldığı yurtta tecavüz, taciz, hırsızlık, cinsel içerikli videolar izletildiğini, söyledi.

-Bunu 1 kişi yapıyormuş. Daha sonra yurda gittik, konuştuk ama şahsın orada olmadığını söylediler.

-Şikayette bulunduk ve soruşturma süreci başladı. Bu süreçte kendi çocuğumuzun arkasını ararken; bir sürü çocuğun mağdur olduğunu öğrendik.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yurtta-cinsel-istismar-skandali-ogrenciler-rezaleti-tek-tek-anlatti/feed/ 0
Özel yurtta cinsel istismar skandalı: Öğrenciler rezaleti tek tek anlatı https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yurtta-cinsel-istismar-skandali-ogrenciler-rezaleti-tek-tek-anlati/ https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yurtta-cinsel-istismar-skandali-ogrenciler-rezaleti-tek-tek-anlati/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:45:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5154 Antalya Alanya’da özel bir yurtta görevli eğitmen G.R.U.’nun, geçen yıl 14 yaş altındaki 5 erkek öğrenciye cinsel istismarda bulunduğu iddia edildi.

Şikayet sonrası ifadesi alınıp, serbest bırakılan G.R.U. hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, suç duyurusunda bulundu.

Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile G.R.U., 21 Kasım 2023’te yeniden gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen G.R.U., tutuklandı.

10 MAĞDUR ÇOCUK OLDUĞU ANLAŞILDI

Olayla ilgili yürütülen soruşturma ve alınan ifadeler kapsamında taciz ve istismara uğrayan öğrenci sayısının 10 olduğu tespit edildi.

G.R.U. hakkında 9 öğrenciye yönelik ‘sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismar’, ‘çocuğa karşı cinsel taciz’, ‘çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri vermek ya da bunların içeriğini göstermek’, 1 öğrenciye yönelik ise ‘nitelikli cinsel istismar’ suçlamasıyla toplam 94 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

İddianame, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

ÖĞRENCİLERİN İFADELERİ İDDİANAMEDE

İddianamede öğrencilerin ifadeleri de yer aldı. Öğrenciler, G.R.U.’nun özel bölgelerine dokunduğunu, müstehcen tekliflerde bulunduğunu, cinsel çağrışım uyandırabilecek oyun oynattığını, kendisine karşı konulduğunda fiziksel şiddet uyguladığını, müstehcen içerikli videolar izletip, o konularda konuştuğunu, bazı çocukları ‘karı-koca’ şeklinde eşleştirdiğini, ‘gel seni karım yapayım’ dediğini beyan etti.

‘KİMSE DUYMASIN DİYE ELEKTRİK SÜPÜRGESİNİ AÇTI’

Bir başka öğrenci ise ifadesinde, G.R.U.’nun kendisini yatakhaneye götürdüğünü, kimse duymasın diye elektrik süpürgesini açıp istismarda bulunduğunu söyledi. Aynı öğrenci, G.R.U.’nun diğer öğrencilere yönelik de müstehcen söylemlerde bulunduğunu duyduğunu kaydetti.

‘ZAMAN ZAMAN ÇOCUKLARLA ŞAKALAŞMAKTAYIM’

G.R.U. ise ifadesinde, “Zaman zaman çocuklarla şakalaşmaktayım. Şakalaşma esnasında ‘karım’ şeklinde söylemde bulunmuştum. Bunu cinsel bir amaçla yapmadım, özel bölgelerine dokunmadım” dedi.

CEP TELEFONU İNCELENDİ

G.R.U.’nun cep telefonu incelemesinde, müstehcen internet sitelerine girildiği, müstehcen sosyal medya siteleri ve gruplarına üye olunduğu, cihaz içerisinde müstehcen görüntülerin kayıtlı olduğu, ifşa videolarının paylaşıldığı internet sitelerine girildiği, erkek erkeğe müstehcen görüntülerin kayıtlı olduğu, sosyal medya üzerinden erkeklerle cinsel içerikli yazışmalar ve fotoğraf paylaşımları olduğu, çocukların beyanına ilişkin başkalarıyla küfürlü mesajlaşmalar olduğu ve sosyal medyada 4 farklı kullanıcı hesabı bulunduğu tespit edildi.

HIRSIZLIK, DARP, ATATÜRK’E HAKARET İDDİALARI

Ek olarak alınan bazı ifadelerde de G.R.U.’nun çocuklara zorla hırsızlık yaptırdığı, birbirlerinin çantalarından eşya aldırıp, kendisine getirttiği, kantinden çocukların parasıyla kendisine bir şeyler aldırttığı, telefondan oynadığı oyuna çocukların parasıyla eşya almak için para yüklettiği, oyunda yenildiği zaman da sinirlenip, çocuklara vurduğu, Atatürk’e hakaret ettiği iddiaları da yer aldı.

Diğer yandan G.R.U.’nun öğrencilere uyguladığı şiddet, bir öğrencinin cep telefonu kaydı ile ortaya çıktı. Görüntülerde G.R.U.’nun öğrencilere bağırdığı ve vurduğu anlar yer aldı.

‘OĞLUMA CİNSEL İLİŞKİ TEKLİF ETMİŞ’

Adının açıklanmasını istemeyen bir öğrenci velisi olayla ilgili açıklamada bulundu.

Veli, “Oğlum, taciz olayını yeğenlerime anlatmış. Biz de o gün öğrendik. Beni binanın arka tarafına çektiler. ‘Teyze bir şey söyleyeceğiz’ dediler ve söylediler. O anda beynimden aşağı kaynar sular döküldü. Çocuklardan isimleri aldım. Gerçekliğini öğrenmeye çalıştım. O anda sinirlenerek G.R.U.’yu aradım. Hoca, ‘Öyle bir şey yok’ dedi. 5 dakika sonra yurda gittik. G.R.U. kaçmıştı. Oğlum bize olayların çok defa yaşandığını anlattı. Oğlum, G.R.U.’nun kendisine de cinsel ilişki teklif ettiğini ve kabul etmeyince çok kötü davrandığını söyledi. Dayak olayları da çıktı. Bir videoda dayak anı görülüyor. Normalde de geldiği günden beri bütün çocuklara dayak atıyormuş. Herkes dayak yiyormuş” dedi.

‘NE KADAR KÖTÜ ŞEY VARSA ÇOCUKLARA YAPMIŞ, YAPTIRMIŞ’

Çocukların parasal ihtiyaçlarına yetemez olduklarını anlatan veli, “G.R.U.’nun çocukların parasıyla kantinden istediğini aldığını, çocukların eşyalarını çaldığını biliyorum. Her türlü şiddet var. Psikolojik şiddet var. Dayak var, hırsızlık var. G.R.U. ne kadar kötü şey varsa çocuklara yapmış, yaptırmış. Oğlum ilk senesinde yurttan çok memnundu. Ben de memnundum ama ta ki bu G.R.U. gelene kadar. G.R.U. geldikten sonra çocuğumun psikolojisi bozuldu. Çocuğum öyle olunca benim de bozuldu. Gerçekten psikolojim altüst. Şu an yıkık bir enkaz gibiyim” diye konuştu.

‘BİR SÜRÜ ÇOCUĞUN MAĞDUR OLDUĞUNU ÖĞRENDİK’

Mağdur çocuklardan birinin yakını da şunları anlattı:

-Bize geldi, yaşananları anlattı. Kaldığı yurtta tecavüz, taciz, hırsızlık, cinsel içerikli videolar izletildiğini, söyledi.

-Bunu 1 kişi yapıyormuş. Daha sonra yurda gittik, konuştuk ama şahsın orada olmadığını söylediler. Şikayette bulunduk ve soruşturma süreci başladı. Bu süreçte kendi çocuğumuzun arkasını ararken; bir sürü çocuğun mağdur olduğunu öğrendik.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yurtta-cinsel-istismar-skandali-ogrenciler-rezaleti-tek-tek-anlati/feed/ 0
New York Times cinsel saldırı haberlerini İsrailli istihbaratçıya yaptırmış https://www.foxhaber.com.tr/new-york-times-cinsel-saldiri-haberlerini-israilli-istihbaratciya-yaptirmis/ https://www.foxhaber.com.tr/new-york-times-cinsel-saldiri-haberlerini-israilli-istihbaratciya-yaptirmis/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:54:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4787 Hamas’ın “7 Ekim’deki saldırısında sistematik cinsel şiddet uyguladığının” iddia edildiği makale, New York Times’ta 28 Aralık 2023’te yayımlandı.

Haberin üç yazarından biri olan Anat Schwartz, daha önce hiç gazetecilik deneyimi olmamasına rağmen, yeğeni Adam Sella ve Jeffrey Gettleman ile haber üzerine çalıştı. The Intercept’in haberine göre, dünya gündeminde ön sıraya çıkan ancak aydınlatılması gereken yönleriyle büyük tartışmalara neden olan bir araştırma konusunun, İsrail ordusunda istihbaratçı olarak görev yapan Schwartz ile onun 1 yıllık serbest habercilik deneyimi bulunan yeğeni Sella’ya verilmesi dikkati çekti.

Film yapımcısı kimliğiyle anılan Schwartz, geçen yıl birden bire NYT’de serbest gazeteci olarak işe alınmadan önce, İsrail Hava Kuvvetlerinin istihbarat biriminde görev yaptı. Schwartz, haberin yazılış süreci hakkında İsrail’in Kanal 12 televizyonunun 3 Ocak’ta yayımladığı podcastte bilgi verdi.

DEDİKODULARIN KAYNAĞI ZAKA GRUBU

7 Ekim 2023 saldırılarının akabinde cinsel saldırılara odaklanılmadığını belirten Schwartz, Gettleman ile çalışmaya başladığı sıralarda cinsel saldırıların da yaşandığına dair dedikodular çıkmaya başladığını belirtti.

Söylendiğine göre, bu dedikoduların kaynağı, yalan haber yaymak konusunda sabıkası bulunan İsrailli Zaka grubu ve ordu mensuplarının yorumlarıydı. İsrail gazetesi Haaretz, ocakta yayımladığı haberinde, Zaka mensuplarının, 7 Ekim 2023’te yaşananlarla ilgili yanlış haberler yaydığını ortaya çıkarmıştı. Schwartz, haberin araştırma aşamalarında saldırıların yaşandığı bölgelerde kanıt aradığını aktardı.

Tecavüz hikayelerini doğrulayacak hiçbir tanık bulamadığını belirten Schwartz, “Ve böylece kibbutzda çok araştırdım ve İsrailli askeri sağlık görevlisinin ifadeleri ve buna ek olarak Zakalıların ifadeleri dışında hikaye çıkmadı” diye konuştu. Buna rağmen Schwartz, NYT’deki haberinde kanıtlanamayan iddiaları gerçekmiş gibi sundu.

SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI DİKKAT ÇEKTİ

Schwartz’ın tarafsız araştırma yürütebileceğine dair şüpheler, onun sosyal medya paylaşımlarında, Filistinlilerle ilgili ırkçı ve soykırım çağrısı yapan paylaşımları beğendiğinin ortaya çıkmasıyla arttı.

Schwartz’ın sosyal medya ağlarında beğendiği paylaşımlardan birinde, “İsrailli rehinelerin tümü derhal gönderilmezse, Gazze Şeridi’ni bir mezbahaya dönüştürün. Onların (rehinelerin) saçının bir teline dahi zarar gelirse, İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlerinin tümünü infaz edin. Zafere giden yolda her kuralı ihlal edin” ifadeleri yer alıyor.

NYT ise daha sonra söz konusu paylaşımları beğendiği ortaya çıkan Schwartz hakkında soruşturma başlattığını açıkladı.

Bu geçmişine rağmen New York Times tarafından Hamas’a yönelik İsrail’in ortaya attığı iddiaları soruşturmak üzere işe alınan Schwartz, yeğeni Sella ve gazetenin muhabiri Gettleman ile 28 Aralık 2023’te “Sözsüz Çığlıklar: Hamas 7 Ekim’de Cinsel Şiddeti Nasıl Silahlandırdı” başlıklı haber hazırladı.

AİLE, HABERİ YALANLADI

Batı medyasındaki benzer haberler gibi New York Times da bu haberinde, “Gal Abdush” isimli İsrailli bir kadınla ilgili doğrulanmamış tecavüz iddialarına yer verdi. Haberde, doğrulanmış görüntü kanıtlarının olduğu iddia edildi ancak doğrulamanın nasıl yapıldığı net şekilde belirtilmedi.

Konuyla ilgili daha önceki haberlerde, iddiaların bağımsız olarak doğrulanamayacağına dair bilgilere yer verilirken, Schwartz’ın imzasının bulunduğu haberde farklı bir yaklaşım benimsendi.

Görüntü kanıtlarının doğrulandığının öne sürülmesine karşın bu, tecavüz iddialarını değil yalnızca Abdush’un kimliğini doğruladı. Yazıda, “İsrailli polis yetkilileri, Abdush’a tecavüz edildiğine inandıklarını söyledi” ifadesi kullanılarak, bunların hala İsrailli yetkililerin iddiaları olduğu vurgulandı. Buna rağmen Abdush’un aile üyelerinden Miral Alter, 2 Ocak’ta sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, NYT’nin haberini yalanladı.

Arap-İsrailli sivil aktivist Yoseph Haddad’ın Instagram gönderisinde yaptığı yorumda, “Alter, Gal Abdush ve kocası hakkındaki hikayeyi kabul ettiklerini ancak manşetin tecavüz ve katliam içereceğini bilselerdi gazeteye konuşmaya razı olmayacaklarını” belirtti.

AİLE MANİPÜLE EDİLDİĞİNİ İDDİA ETTİ

Tecavüz kurbanı olduğu iddia edilen Abdush’un kız kardeşi, ailesinin NYT tarafından manipüle edildiğini ve bu makalenin tecavüzle ilgili olduğunun kendilerine söylenmediğini vurguladı.

İsrail’in Haaretz gazetesi, 4 Ocak’ta yayımladığı haberinde, İsrail polisinin, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e saldırıları sırasında meydana geldiği iddia edilen cinsel saldırıların kurbanlarını veya tanıklarını bulmakta zorlandığını yazdı.

Haberde, “Polis, Hamas’ın İsrail’in güneyindeki katliamı sırasında gerçekleştirdiği cinsel saldırılara ilişkin ifadeleri topladığı birkaç vakada, tanıkların ifade verdiği eylemlerin spesifik kurbanlarını henüz tespit edemedi” bilgisi verildi.

Haaretz’e göre, New York Times’ın iddia edilen cinsel saldırılarla ilgili haberi de dahil olmak üzere İsrail ve yabancı medyadaki ifadelerin çoğu, yalnızca “S” olarak tanımlanan genç bir İsrailli kadının ifadesine dayanıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/new-york-times-cinsel-saldiri-haberlerini-israilli-istihbaratciya-yaptirmis/feed/ 0
Puff Daddy skandalı büyüyor… Eski sevgilisinden sonra bir müzik yapımcısı da tacizle suçladı https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddy-skandali-buyuyor-eski-sevgilisinden-sonra-bir-muzik-yapimcisi-da-tacizle-sucladi/ https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddy-skandali-buyuyor-eski-sevgilisinden-sonra-bir-muzik-yapimcisi-da-tacizle-sucladi/#respond Sat, 09 Mar 2024 21:45:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4436 Puff Daddy, P. Diddy, Puffy isimleriyle bilinen ünlü rapçi Sean John Combs’un adı bir süredir cinsel taciz iddialarıyla anılıyor.

Daha önce Cassandra Ventura isimli şarkıcı, Combs’un kendisine 10 yıldan fazla süredir tacizde bulunduğunu iddia etmiş, ardından ikili anlaşmaya varmıştı. Ancak bu skandal haberden kısa süre sonra bu defa da başka bir kadın Puff Daddy’nin kendisini uyuşturucuyla kandırdığını, taciz ettiğini ve seks kaseti çektiğini iddia etmişti.

Ünlü rapçi hakkında ortaya çıkan bu skandallara şimdi bir yenisi daha ekleniyor. Sean Diddy Combs, bir erkek yapımcıya cinsel saldırıda bulunmakla suçlanıyor.

DAVA ÜSTÜNE DAVA

Rap milyarderine, bir plak yapımcısı el yordamı ve uyuşturucuyla tecavüz nedeniyle dava açtı. Rodney ‘Lil Rod’ Jones, ünlü ismin zevki için fahişeleri işe alması ve onlarla seks yapmasının emredildiğini, ayrıca bütün bu yasa dışı faaliyetleri belgeleyen yüzlerce saatlik videoya sahip olduğunu söylüyor.

Ünlü rapçi halihazırda üç kadın tarafından açılan taciz davalarıyla karşı karşıya ve iddiaların ardından çok sayıda da anlaşmadan oldu.

Jones, açtığı 30 milyon dolarlık davada sektörün en büyük isimlerinden bazılarını ortak sanık olarak gösterdi.

İDDİALARI YİNE REDDETTİ

Puff Daddy ise kendisine yönelik iddiaları ‘mide bulandırıcı’ olarak niteleyip reddetti ve avukatı da Jones’un iddialarının tamamen kurgu olduğunu söyledi.

Avukat Shawn Holley, konuyla ilgili şunları söyledi: “Lil Rod, utanmadan hak etmediği bir ücret almak için 30 milyar dolarlık bir dava açan bir yalancıdan başka bir şey değil. İddialarının tamamen yalan olduğuna dair çok büyük, kanıtlarımız var. Bu kanıtı Jones’un avukatı Tyrone Blackburn ile paylaşma girişimlerimiz, Blackburn çağrılarımıza cevap vermeyi reddettiği için göz ardı edildi.”

TACİZİN DETAYLARINI PAYLAŞTI

Combs ve Jones, Daddy’nin Grammy’e de aday gösterilen R&B albümü “The Love Album: Off the Grid”deki bazı şarkıların prodüktörlüğünü yapması için Ağustos 2022’de beraber çalıştı.

Davaya göre de bir yıldan fazla bir süre boyunca, Jones Combs’un Florida, Los Angeles ve New York’taki evlerinde ve ayrıca ABD Virgin Adaları’ndaki kiralık bir yatta sürekli, istenmeyen ve izinsiz olarak el yordamıyla taciz edilmeye katlandı.

İddialara göre; Combs’un kendisini yatta Cuba Gooding Jr.’la tanıştırdığı sırada da ünlü rapçi Jones’u taciz etti. Ayrıca Combs’un kız arkadaşı Yung Miami’nin kuzeni tarafından cinsel saldırıya uğradığını ve plak yapımcısı Stevie J’nin başka bir adamla seks yaptığı bir videoyu izlemeye zorlandığını iddia ediyor.

“TEHDİT ETTİ”

Yapımcı, Combs’un taleplerine uymaması halinde bedensel zarar vermekle tehdit ettiğini iddia ediyor. Hatta bu noktada Combs’un 1999’da silah bulundurma ve rüşvet suçlamalarından beraat ettiğini itiraf ettiği belirtiliyor: “Bay Combs, müzik endüstrisinde ve kolluk kuvvetleri nezdinde muazzam bir güce sahip olduğunu sürekli olarak açıkça ortaya koyuyor.”

Jones, reşit olmayan kızların ve seks işçilerinin yıldızın ev partilerine misafir olduğunu da iddia ediyor.

Jones, aynı zamanda Miami’deki barlara ve gece kulüplerine seks işçisi toplamak için gitme emrinin verildiğini ve kendisinin de geçen yıl şubat ayında, Combs ve iki seks işçisiyle yatakta çıplak, başı dönerken ve kafası karışmış halde uyandığını söylüyor.

TELİF ÜCRETLERİNİ DE ÖDEMEMİŞ

Dava, Jones’un rapçiye ödenmemiş telif ücretleri için dava açmak üzere para talep eden bir başvurudan üç hafta sonra açıldı.

Jones dava hakkında şunları söyledi: “Geçtiğimiz 6 ayın büyük bölümünde ekibim ve ben, bu konuların adil bir şekilde ama özel olarak ele alınması ve çözülmesi için mümkün olan her fırsatı değerlendirdik. Ancak Diddy’nin müzakere taktikleri, iletişimi engellemesi beni buraya zorladı!”

Bu haftanın başlarında Combs, Manhattan’daki kayıt stüdyosunda 17 yaşındaki bir kıza toplu tecavüz ettiğini reddetti ve kızın kucağında otururken çekilmiş bir fotoğrafın doğru olmadığını iddia etti.

Combs skandal iddiaların ardı arkası kesilmeyince yakın zamanda hukuk ekibini yeni avukatlarla güçlendirdi. Ghislaine Maxwell’i savunan Bobbi C Sternheim da artık Combs’un ekibinde yer almaya başladı.

Ayrıca Grammy Ödülleri’nde Jones’un yapımına yardım ettiği albümle, 20 yıl aradan sonra ilk kez “En İyi Progresif R&B Albümü” kategorisinde aday gösterilmesine rağmen katılmadı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddy-skandali-buyuyor-eski-sevgilisinden-sonra-bir-muzik-yapimcisi-da-tacizle-sucladi/feed/ 0
Bitcoin efsanesi devam ediyor… Mucidi olduğunu iddia etmişti ama… https://www.foxhaber.com.tr/bitcoin-efsanesi-devam-ediyor-mucidi-oldugunu-iddia-etmisti-ama/ https://www.foxhaber.com.tr/bitcoin-efsanesi-devam-ediyor-mucidi-oldugunu-iddia-etmisti-ama/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:42:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4214 Son yıllarda ekonomiye damga vurmayı başaran Bitcoin furyası bundan aslında sadece 15 yıl önce ortaya çıktı. Satoshi Nakamoto isimli biri ya da birileri, metzdowd.com adlı sitede “Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System” başlığıyla yayınladığı yazıda elektronik para birimi olarak Bitcoin’i anlattı.

Makale, Bitcoin’i bir para birimi olarak tanıtırken blockchain teknolojisinin temellerini açıkladı. Bu, yalnızca dokuz sayfa uzunluğunda, akademik tarzda yazılmış, özet, giriş ve sonuç içeren kısa bir makaleydi; ancak nakitsiz ödemenin temelini attı.

Makale tüm dünyaya damga vursa da bugün hâlâ kimse Satoshi Nakamoto’nun kim olduğunu çözemedi.

Ve şimdi de Bitcoin’in mucidi olduğunu iddia eden biri, kendini kanıtlamaya ve hatta yazışmalar sunarak tüm dünyayı etkisi altına alan bu para birimi üzerinde hak talep ediyor.

SATOSHI OLDUĞUNU İDDİA EDİYOR AMA…

Bitcoin, hakkında neredeyse hiçbir şeyin bilinmediği gizemli bir figür olan Satoshi Nakamoto tarafından icat edildi. On beş yıl önce Satoshi, bir grupla elektronik para sistemi fikrini hayata geçirdi.

Craig Wright da yıllardır Bitcoin’in yaratıcısı Satoshi Nakamoto olduğunu iddia ediyor ve bu hafta Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi’nde Nakamoto’nun ilk işbirlikçileri kürsüye çıkarak bu iddialarla ilgili ifade verdi.

Bu hafta, ilk ortaklarından bazıları Londra’daki bir mahkeme salonundaki tanık kürsüsüne çıktılar. Ve Wright’a karşı ifade verdiler.

DAVAYI KAZANIRSA HER ŞEY DEĞİŞEBİLİR

Avustralyalı bilgisayar bilimcisi Craig Wright, 2016 yılından bu yana Satoshi olduğunu iddia ediyor. İddia geniş çapta tartışılıyor ancak Wright’ın Bitcoin üzerinde fikri mülkiyet hakları oluşturmak amacıyla geliştiricilere açtığı bir dizi davada iddiaları üzerindeki şüpheleri artırıyor. Ayrıca Wright davayı kazanırsa geliştiricilerin Bitcoin kod tabanı üzerinde çalışmasını engelleyebilir.

Bu ayın başlarında İngiltere Yüksek Mahkemesi’nde, Wright’ın Bitcoin’in yaratıcısı olduğu iddiasına karşı çıkan bir dava başladı. Dava, Wright’ın Satoshi olmadığını beyan eden Crypto Open Patent Alliance (COPA) adlı kripto şirketlerinden oluşan bir konsorsiyum tarafından açıldı. COPA, Wright’ın ileri sürdüğü kanıtları uydurduğunu ve tutarsızlıklar ortaya çıktıkça hikayesini değiştirdiğini iddia ediyor. Ve ilk bitcoincileri de bunu kanıtlamak için yardıma çağırdı.

İfade verenler arasında her biri Bitcoin’in gelişimine yön veren Adam Back, Mike Hearn, Martti Malmi ve Zooko Wilcox-O’Hearn de vardı.

YAZIŞMALARI SUNDU

Davanın başlarında Wright, yanlış beyan iddiasını reddettiği, yedi günlük bir çapraz sorguyla karşı karşıya kaldı. COPA, bitcoinciler tarafından sağlanan kanıtların hikayeyi çürütmeye yardımcı olacağını umuyor.

2008 yılında Satoshi, Bitcoin sisteminin tasarımını tamamlarken, bunu niş bir topluluğa sundu. Bitcoin hakkındaki tartışmalar, devletten ayrılmış bir para sistemi fikrinden hoşlanan anarşistler ve özgürlükçüler gibi uç noktalara sıçradı.

Ardından da bir grup Satoshi’ye yardım etmek için bir araya geldi. Back’in mahkemede tanımladığı gibi, teknolojinin olumlu değişim için bir araç olduğuna dair bir inancı paylaşıyorlardı. Satoshi’nin ortadan kaybolmasının ardından 2011’de Bitcoin’i ilerlettiler.

Bilgisayar bilimcisi Marti Malmi de çarşamba günü yaptığı konuşmada Wright’ın Malmi’nin Nakamoto ile etkileşimi hakkında öne sürdüğü tarihlere itiraz etti. Malmi daha sonra Nakamoto ile olan e-postalarını X’te yayınladı.

KRİPTO DÜNYASINDA SAYGI GÖREN KİŞİLER…

COPA’nın ifade için çağırdığı isimler Bitcoin’e ayrıca damga vurdu. Back, Hashcash adında bir öncü teknoloji yarattı ve teknik incelemenin taslağını hazırlarken Satoshi ile yazıştı. Satoshi, Malmi’yi eğitim materyallerine ev sahipliği yapan Bitcoin.org’un küratörlüğünü yapmakla görevlendirdi. Hearn, Bitcoin kod tabanına ilk katkıda bulunanlardan biriydi. Ve Wilcox-O’Hearn, Bitcoin hakkında blog yazan ilk kişiler arasındaydı. Bitcoin furyası dünyaya yayıldıkça da bu kişiler kripto çevrelerinde saygı görmeye başladı.

Bitcoin yatırımcıları, Wright’ın hukuk danışmanı Lord Anthony Grabiner ve Craig Orr tarafından çapraz sorgu için kürsüye çağırıldılar.

Grabiner, Wright’ın yanıtlarının uydurma olduğunu öne sürdü.

15 Mart’a kadar nihai sözlü savunmaların dinlenmesi planlanan duruşmanın kapanış aşamalarında Wright, duruşmanın başında mahkemeye sunduğu diğer belgelerle ilgili soruları yanıtlamak için kısa süreliğine kürsüye dönecek.

Wright’ın lehine verilecek bir karar, Bitcoin’in gelecekteki gelişimine ilişkin sonuçlarından ayrı olarak, onun geçmişini de yeniden çerçevelendirecek.

Wilcox-O’Hearn, “Satoshi tamamen benim kahramanımdı, hâlâ da öyle. Satoshi’nin benim ve diğer insanlar için ne anlama geldiğini seviyorum” dedi.

Back ise Satoshi’nin gerçek kimliğini keşfetmekle uzun zamandır ilgilenmediğini söyledi: “Yıllar boyunca Satoshi’den geldiğini iddia eden birçok e-posta aldım. Artık onları okumayı bıraktım.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bitcoin-efsanesi-devam-ediyor-mucidi-oldugunu-iddia-etmisti-ama/feed/ 0
Orta Doğu iyice karıştı: Japon Yakuza nükleer malzeme satmaya çalıştı https://www.foxhaber.com.tr/orta-dogu-iyice-karisti-japon-yakuza-nukleer-malzeme-satmaya-calisti/ https://www.foxhaber.com.tr/orta-dogu-iyice-karisti-japon-yakuza-nukleer-malzeme-satmaya-calisti/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:36:53 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4045 Halihazırda kaosun ve şiddetin bitmek bilmediği Orta Doğu coğrafyasına Uzak Doğu mafyası da dahil oldu…

Perşembe gecesi yayınlanan bir iddianameye göre bir Japon mafya babası, Myanmar’daki bir isyanı silahlandıracak makineli tüfek ve füzelerden oluşan bir cephanelik karşılığında İran’a silah üretiminde kullanılacak kalitede nükleer malzeme olan plütonyum sağlamaya çalıştı.

Savcılık avukatları 60 yaşındaki Takeshi Ebisawa’yı “Yakuza ulusötesi organize suç örgütünün” lideri olarak tanımladı.

Ebisawa, Şubat 2022’de uranyum, toryum ve plütonyum örnekleri getiren üç Myanmarlı isyancıyla birlikte Tayland’ın Phuket şehrine gitmekle suçlanıyor.

GİZLİ AJANLA BULUŞTULAR

Teröristler uluslararası bir silah kaçakçısı gibi davranan Uyuşturucuyla Mücadele İdaresi için çalışan Amerikalı bir gizli ajanla buluştular. Savcıların aktardığına göre yanında Amerikalılar için çalışan ve İranlı bir general gibi davranan başka bir adam daha vardı.

İddianameye göre, ayrılıkçılardan biri gizli ajandan otel odasına gelmesini istedi ve burada ona nükleer malzeme örnekleri gösterdi.

Savcılar, örneklerin daha sonra Taylandlı yetkililer tarafından ele geçirildiğini ve Amerikalılara teslim edildiğini, Amerikalıların da bir ABD nükleer laboratuarında yapılan testler sonucunda uranyumun yanı sıra silah kalitesinde plütonyum içerdiklerini tespit ettiklerini söyledi.

İRANLI GENERALE SATMAK İSTEMİŞ

Örnekleri gösterdikten sonra Ebisawa ve diğer gruptakilerin, gizli ajan ve sözde İranlı general ile “nükleer malzeme karşılığında silah anlaşması” konusunu görüştükleri ve kayıt altına alınan bir toplantı yaptıkları belirtildi.

İddianamede Phuket’teki toplantı, Ebisawa’nın Myanmar’daki isyanın liderleri ile İran arasında bir aracı olarak hareket etmeye çalıştığı 2020’de başlayan bir dizi telefon görüşmesi ve video konferans toplantısının doruk noktası olarak sunuluyor. Ebisawa’nın ajana ve İranlı bir general sandığı kişiye “satmak istediği büyük miktarda nükleer malzemeye” erişimi olduğunu açıkladığı söyleniyor.

“SAĞLIĞINIZ İÇİN İYİ DEĞİL” DEDİ

Ebisawa’nın bir Geiger sayacının yanında bir malzeme örneğinin fotoğraflarını gönderdiği ve uranyum almakla ilgilenen bir alıcıları olup olmadığını sorduğu ve “sağlığınız için iyi değil” tavsiyesinde bulunduğu söyleniyor.

Gizli ajan kendisine “General”in “çok ilgilendiğini” söylerken bunun elektrik üretmek için değil İran’ın nükleer silah programının bir parçası olarak kullanılacağını aktardı.

Ebisawa’nın bir maden şirketinden 6.9 milyon dolar karşılığında 50 metrik ton uranyum ve toryum tedarik etme teklifini ilettiği iddia ediliyor. Savcılar, Ebisawa’nın daha güçlü olabilecek plütonyuma da erişimi olduğunu söylediğini belirtti.

BİR MİLYON MERMİ TALEP ETMİŞ

Ebisawa bu maddelerin ticaretini yapmak için lisansı olmadığını kabul ettikten sonra, gizli ajan ile arasında şöyle bir diyalog oldu.

Gizli ajan: Bu çok sessiz ve gizli bir yasadışı işlem olacak.

Ebisawa: Evet. İşte bu yüzden bu konuda hızlı konuşmamız gerekiyor.

Savcılar, bu görüşmeler sürerken Ebisawa’nın kendilerine muazzam miktarda silah satın almak istediğini bildirdiğini ve Myanmarlı bir isyancı grubun lideri tarafından istenen 5.000 AK-47, bir milyon mermi, 20 M60 makineli tüfek, roketler ve 20 karadan havaya füze talep eden bir alışveriş listesi gönderdiğini söyledi.

Ebisawa’nın Myanmarlı isyancı grup liderine, silah alımlarını finanse etmek için kendisi aracılığıyla İran’a nükleer malzeme satmayı önerdiği söyleniyor.

İsyancılar, daha sonraki bir toplantıda, “kullanıma hazır” 100 kilogram zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduklarını ve 30 gün içinde hazır olabilecek 500 kilogram daha olduğunu iddia ettiler.

New York’ta tutuklanan Ebisawa uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla da karşı karşıya. Perşembe günü Manhattan’da hakim karşısına çıkacak olan Ebisawa, uluslararası nükleer madde kaçakçılığı ve buna bağlı olarak onlarca yıl hapis cezası gerektiren komplo suçlamalarıyla resmen suçlanacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/orta-dogu-iyice-karisti-japon-yakuza-nukleer-malzeme-satmaya-calisti/feed/ 0
Ayrılan çift arasında kazıkazan ikramiyesi davası https://www.foxhaber.com.tr/ayrilan-cift-arasinda-kazikazan-ikramiyesi-davasi/ https://www.foxhaber.com.tr/ayrilan-cift-arasinda-kazikazan-ikramiyesi-davasi/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:15:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3961 İngiltere’de yaşanan piyango tartışması dünya basınına da yansıdı. Her şey Michael Cartlidge ve Charlotte Cox’un kazıkazan oynayarak büyük ikramiye kazanmasıyla başladı.

Çift kazıkazandan 1 milyon pound kazandıktan kısa bir süre sonra ayrılınca ortalık karıştı.

Cartlidge, Cox ile birlikte bir kazıkazan kartı satın aldıklarını, ancak haftalar sonra terk edilip Cox’un ödülü kendisi için aldığını iddia etti. Çift şimdi bir hukuk savaşının ortasında.

ÖNCE ÖDÜLÜ PAYLAŞMAYI KABUL ETTİ

Cartlidge, Cox’un biletin parasını ödediğini kabul ediyor, ancak bilet satın alma fikrinin kendisine ait olduğunu ve daha sonra satın alma işlemini karşılamak için parayı ona aktardığını iddia ediyor. Bir çocuk annesinin başlangıçta parayı paylaşmayı kabul ettiğini, ancak onu terk ettikten sonra fikrini değiştirdiğini söylüyor.

Cartlidge paranın paylaşılacağından umutluydu ancak yeni piyango sahipleri Allwyn, Cox’un bu hakka sahip olduğuna karar verdi. Cartlidge, paranın yarısını alma hakkına sahip olduğunu ve yasal işlem başlatmayı düşündüğünü savunuyor:

“Şoktayım. Açıkça itiraf edebilirim ki Charlotte olmasaydı o bileti alamazdık ama o da ben olmasaydım alamazdı. Bunun parayı, kartların parasını ödeyenin olduğunu biliyorum ama ahlaki olarak yarı yarıya olmalı.”

“YARI YARIYA OLMALI”

Bu arada, eski sevgililere kartı satan tezgâhtar da büyük ikramiyenin yarı yarıya bölünmesi gerektiğini söyleyerek tartışmaya katılıyor. Cartildge ve Cox’un gelip iki kart aldığını hatırladığını söylüyor. Ayrıca mağazanın güvenlik kameralarının Cartlidge’in kart satın alma işlemini karşılamak için nakit transfer etmeye çalıştığı iddiasını desteklediğini iddia etti:

“Ben kimsenin tarafında değilim. İkisini de seviyorum. Ama açıkçası paranın her ikisine de ait olması gerektiğine inanıyorum. Bu zor bir durum. Çifti tanıyordum. Birlikte dükkana geldiklerini hatırlıyorum ve ikramiyeyi kazandıklarından beri tartışma konusu haline geldi. Müdavimlerdi ve tüm bunlardan sonra hala ayrı ayrı geliyorlar.”

Bu arada Cox ve Cartildge, Loto dramı başlamadan önce üç aydır birlikteydiler. Cartlidge, Cox’un Spalding’deki evinde yaşıyordu. Beraber dışarı çıktıklarında Carildge’ın iddiasına göre kazıkazan kartı aldılar ancak üzerinde nakit olmadığı için banka havalesi yaparak ödemeye çalıştı. Bu esnada sinyal kötü olduğu için ödeme hemen gerçekleşemedi.

PARAYI KAZANDILAR AŞKTA KAYBETTİLER

Evlerinde kartları kazıdıklarında, 1 milyon sterlinlik büyük ikramiye kazandılar. Yaklaşık kırk dakika sonra da Cartlidge para transferinin tamamlandığını söyledi.

Çift, ikramiyeyi deniz kenarında bir geziyle kutladı. Birlikte ev almak, araba almak gibi planları vardı.

Bilet, Cox’un adına kesilmişti ancak para ortak hesaba yatırılacaktı. Üç hafta sonra da Cartildge, arkadaşlarından biri aracılığıyla Cox’un evi terk etmesini istediğini öğrendi. Ve kazanan kazıkazan kartını yanına alarak evden ayrıldı.

Eve döndüğünde Cox, kartın alındığını fark etti ve durumla ilgili yardım almaya karar verdi. Bir arabulucunun atanmasıyla kartı yeniden aldı. İkili kısa bir süre sonra yeniden bir araya gelse de bu birliktelik de kısa sürdü. Cox, kartı alarak ödülün sahibi oldu.

Bu arada Cartildge, bilette hak iddia etmeye devam etse de 10 Şubat’ta, yani Milli Piyango’nun yeni sahibi Allwyn’in yönetimi devralmasından sonra, Cartlidge’a herhangi bir para almaya hakkı olmadığını belirten bir mektup gönderildi. Allwyn kurallarına göre ödülü yalnızca biletin arkasında yazan isim alabilir.

Şirketten yapılan açıklamada, “Kazımalı Kart Oyunları Milli Piyango Kuralları, yalnızca bir kişinin bilet sahibi olabileceğini ve kazanan kazıkazan kartının arkasında yalnızca adı ve adresi yazan kişinin bilet talebinde bulunabileceğini açıkça belirtiyor” diye yazıyor.

Ayrıca şirket ortada bir anlaşma yoksa ödemenin bir kişiye yapılacağını belirtti.

ESKİ SEVGİLİ SKANDALI

Tüm bunlar olurken Cartildge’ı zor durumda bırakacak yeni bir gelişme daha yaşandı. Michael Cartlidge, bir zamanlar sevgili olduğu Crystal Neary-Phillips’e saldırmak ve iPhone 12’sini parçalamakla suçlanarak mahkemeye çıkacak.

Fiziksel saldırı ve cezai zarar verme olmak üzere iki suçlamayı reddeden adam, 18 Nisan’da Lincoln Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkacak.

Olayın geçen yıl 15 Nisan’da, yeni kız arkadaşı Charlotte Cox’la ortak ikramiye kazandığını iddia etmesinden altı ay önce meydana geldiği söyleniyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ayrilan-cift-arasinda-kazikazan-ikramiyesi-davasi/feed/ 0
Kolon kesen bina sahiplerine ‘olası kasıt’tan 850 yıl istendi https://www.foxhaber.com.tr/kolon-kesen-bina-sahiplerine-olasi-kasittan-850-yil-istendi/ https://www.foxhaber.com.tr/kolon-kesen-bina-sahiplerine-olasi-kasittan-850-yil-istendi/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:06:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3329 Hatay’da 6 Şubat 2023’teki ilk depremde 34 kişinin yaşamını yitirdiği Bedi Uçar Apartmanı’nın yıkılmasına ilişkin kolon kestikleri iddia edilen binanın sahibi 3 kardeş hakkında 34 kez “olası kastla öldürme” suçundan 850 yıla kadar, diğer 4 sanık için de “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Merkez Antakya ilçesi Güzelburç Mahallesi Uğur Mumcu Bulvarı’ndaki 6 katlı Bedi Uçar Apartmanı’nın 6 Şubat 2023’teki ilk depremde yıkılması ve 34 kişinin enkazda yaşamını yitirmesiyle ilgili Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma tamamlandı.

ÇEVRESİNDEKİ BİNALAR YIKILMADI

Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, binanın sahibi 3 kardeş F.U, O.U. ve S.U. hakkında 34 kez “olası kastla öldürme” suçundan 850 yıla kadar, binanın sorumlu müteahhidi H.F, yapı denetim firmasının ortağı ve statik yapı denetçisi N.A, yapı denetim firması yetkilisi N.G. ve etüt sorumlusu N.T. için ise “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede, sanıkların binanın yıkımını “kötü zemin ve ivmesi büyük depreme” bağlasa da çevredeki yapılarda yıkım görülmediği belirtildi.

Tanık olarak iddianamede ifadesi yer alan Y.Ş, deprem günü saat 14.00 civarında Bedi Uçar Apartmanı’nın bulunduğu yere gittiğini ve enkazda kalanları kurtarmaya çalıştığını anlattı.

“KOLON KESTİM AMA GÜÇLENDİRDİM…”

Sanıklardan binanın sahibi O.U’nun depremin 4. günü gittiği apartmanın bulunduğu bölgede enkazda kalanların yakınları tarafından kolon kestiği iddiasıyla tepki aldığını gördüğünü vurgulayan Y.Ş, “Kendisi bana bir kaybım olup olmadığını sorduğunda ben bu binada bir insanın sağ çıkamayacağını söyledim. İnsanlar tepki göstermeye başlayınca ‘kolon kestim ancak güçlendirme yaptım’ dedi ve kaçtı. Bu beyanından dolayı da O.U’nun kolon kestiğine kanaat getirdim. Zaten başka kişilerden de O.U’nun binanın altında bulunan iş yerinde kolon kestiğini duymuştum.” ifadelerini kullandı.

İKİ KOLON KIRILDI

Binadaki dairelerden birinde depremden önce kiracı olarak yaşayan ve iddianamede tanık sıfatıyla ifadesine yer verilen M.B, birinci katı sanık O.U’dan kiraladığını kaydetti.

Kiracı olarak oturduğu birinci katın altında bir mobilya dükkanın bulunduğunu bildiren M.B, şunları anlattı:

“O.U. iş yerini genişletmek için 2022’nin 4. ayında beni oturduğum daireden çıkartmak istedi. Ben evde ikamet ederken dahi oturduğum daireye inşaat ekipleri getirerek daireyi alt kattaki dükkana nasıl birleştireceklerine dair çalışma yaptı. Beni zorla evden çıkardılar. Ben evden çıktıktan sonra da bu binada bulunan arkadaşımın yanına gelirdim. Geldiğim zaman çıkartılmış olduğum evin içerisinde tadilat çalışmaları yapılıyordu. En son gördüğümde ise benim eski oturduğum daireyle mobilya dükkanını birleştirmişlerdi. Arkadaşımın evine giderken eski oturduğum dairenin kapıları açık olduğundan bütün duvarlar ve 2 kolonun kırıldığını gördüm. Duvarlar kırıldığı ve yerine cam çekildiği için zaten dairenin içi rahatlıkla görülüyordu.”

KUSURLAR SIRALANDI

İddianamede yer verilen bilirkişi raporunda ise donatı detaylandırması ve malzeme kalitesi yetersizliği anlatıldı.

Raporda, çatı katının sonradan kapatılarak mesken olarak kullanıldığı, 2008 tarihli statik hesap raporunda belirtilen 1. ve 2. normal kat yüksekliklerinin, 2005 tarihli statik hesap raporunda verilen kat yükseklikleriyle uyuşmadığı, proje ve uygulama arasında farklılıklar bulunduğu kaydedildi.

Zemin etüt raporunda belediye onayı bulunmadığı, zeminin alüvyonlu ve dere yatağında olduğu kaydedilen bilirkişi raporunda, binaya tadilat ruhsatı olmadan ilk ruhsat projesinden farklı şekilde asma kat yapıldığı bildirildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kolon-kesen-bina-sahiplerine-olasi-kasittan-850-yil-istendi/feed/ 0
Kadınları taciz etmek için tarikat kurdu… Uzaylı peygamber yeniden gündemde https://www.foxhaber.com.tr/kadinlari-taciz-etmek-icin-tarikat-kurdu-uzayli-peygamber-yeniden-gundemde/ https://www.foxhaber.com.tr/kadinlari-taciz-etmek-icin-tarikat-kurdu-uzayli-peygamber-yeniden-gundemde/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:09:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3123 Uzaylılar tarafından kaçırıldığını söyledi, UFO tarikatı kurdu. Uzaylıların insan klonladıklarını iddia etti. Ve onlardan öğrendiği öğretileri aktarma vaatlerinde bulundu.

1970’li yılların hiç şüphesiz dikkat çeken isimlerinden biri de Claude Vorilhon, yani Raël idi. Uzaylılarla ilgili ilginç iddialarda bulunarak kadınlarla birlikte olmaya çalışan Raël, şimdi Netflix’te yayınlanan belgeselle yeniden gündemde.

GÜNDEN GÜNE BÜYÜYEN BİR TARİKAT

Fransız asıllı olan Claude Vorilhon, aslında bir gazeteci ve otomobil yarışçısıydı. Ancak iki defa uzaylıların kendisini kaçırdığını ve ona insanlığın sırrını öğrettiklerini iddia ederek bir tarikat kurdu. Adını da Raël olarak değiştiren Vorilhon, bu vaatleri kullanarak kadınlarla birlikte olmakla kalmadı aynı zamanda tarikatını günden güne büyüttü.

Netflix’te dört bölümü yayınlanan belgesel, bir dönem üyelerinin televizyon programlarında da sık sık yer aldığı tarikatı inceledi.

İNSAN KLONLUYOR, ÖLÜMSÜZLÜĞÜN SIRRINI VERİYOR

Raël kendi kaleme aldığı bir kitapta Fransa’daki bir yanardağ kraterinin derinliklerinde uzaylılarla karşılaşmasını anlatıyor. Bu varlıkların onu insan klonlamayı sürdürmeye ve ölümsüzlüğün sırrını açığa çıkarmaya teşvik ettiğini yazdı.

Belgeselde, Raël’in kadınları, kendisine cinsel açıdan ayrıcalıklı hale getiren bir sözleşme imzalamaya zorladığı yönündeki suçlamalar, çıplak meditasyon seansları ve Raelyalıların insan klonlamada ustalaştıklarına dair iddialar inceleniyor.

Raël’in tarikatı hızla büyürken 1980’lerin başlarında, Raelyenler (Raël tarikatını izleyen kişiler) Fransa’nın güneyinde bir kamp alanı satın aldılar ve burayı, Claude veya ‘Raël’in bilgeliğini iddia ettiği İncil temalı eski uzaylılar ırkı olan ‘Elohim’i’ karşılamak için kitlesel çıplak ibadet törenleri için kullandılar.

Grup, Fransa’daki vahşi doğa inzivalarına da Eden adını verdi.

Jean-Paul adlı eski bir üyeye göre, “Onun anahtar bir sözü vardı: ‘Pantolonunu kafandan çıkarmak istiyorsan, önce pantolonu kıçından çıkarmalısın.’ Kendimi utanmadan çıplak bir grubun içinde bulmak… Kolay olmadı ama başardık.”

CİNSEL İSTİSMAR İDDİALARI TEPKİ TOPLADI

1990’larda, grubun takipçilerinin uluslararası düzeyde artmasıyla Raël ve takipçileri, sık sık televizyon programlarına katıldı ve haber programlarının konusu haline geldi.

Tarikat, 1992’de Kanada’nın Quebec kentinde Le Jardin du Prophète (Peygamberin Bahçesi) adını verdikleri 284 dönümlük bir mülk satın aldı. Ve ‘Elohim Elçiliği’ için para toplamak amacıyla UFO araştırmaları için bir müze inşa ettiler. Raël ve tarikatın önde gelen kişileriyle ilgili cinsel istismar iddiaları da ilk kez Kanada’da ortaya çıktı.

SEKS KÖLESİ OLMUŞLAR

Grubun içine gizlice giren gazeteci Brigitte McCann’in tarikat üyelerini seks kölesi olarak adlandırsa da Raelyenlerin kültüründe onlar ‘Melekler Tarikatı’ olarak biliniyordu. Hatta McCann, çıplak meleklerin peygamberin her isteğini yerine getirdiği törenler gördüğünü söylüyor.

Tarikat artık skandallarla ve tartışmalarla basında geniş yer almaya başlamıştı. Bu tartışmalar, Raelyenlerin Bahamalar’da Clonaid adında bir insan klonlama araştırma şirketi kurmasının ardından George W. Bush’un başkanlığı sırasında en yüksek noktaya ulaştı.

Mart 2001’de insan klonlama yasağı tartışılırken, Raël ve takpçileri, girişimlerinin etiği hakkında ifade vermek üzere çağrıldılar. Ve yine aynı süreçte, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin Kriminal Soruşturma Bürosu, Batı Virginia’daki Nitro’daki bir liseden kiralanan bir Clonaid laboratuvarını denetledi.

Raelyenler, ilk iddia edilen insan klonlama başarısını Aralık 2002’de duyurdu. Başkan Bush, insan klonlama fikrini derinden rahatsız edici olarak niteledi. Ayrıca Demokratlar da Clonaid ve Raël ile ilgili skandalların, tıptaki terapötik klonlama araştırmalarını olumsuz yönde etkilemesinden endişeleniyordu.

Hareketin klonlama şirketi Clonaid’in bilimsel direktörü olarak görev yapan Dr. Brigitte Boisselier da yeni Netflix belgeselinin yapımcılarına röportaj verdi.

Netflix belgeseli daha uzun bir süre konuşulacak ve tarikatla ilgili ortaya çıkan yeni bilgilerle trtışmaları da beraberinde getirecek gibi görünüyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kadinlari-taciz-etmek-icin-tarikat-kurdu-uzayli-peygamber-yeniden-gundemde/feed/ 0
Erzurum’da Rus sevgilisini öldüren Suriyeli için istenen ceza belli oldu https://www.foxhaber.com.tr/erzurumda-rus-sevgilisini-olduren-suriyeli-icin-istenen-ceza-belli-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/erzurumda-rus-sevgilisini-olduren-suriyeli-icin-istenen-ceza-belli-oldu/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:09:16 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2974 Erzurum’da gerçekleşen olay, Yakutiye ilçesi Ömer Nasuhi Bilmen Mahallesi Cengiz Topel Caddesi’ndeki 4 katlı bir apartmanda meydana geldi. Ukrayna-Rusya savaşından sonra Türkiye’ye gelip Erzurum’a yerleşen Anastasia Emelianova, bir iş yerinde bilgi işlem personeli olarak çalışmaya başladı. Emelianova, yaklaşık 8 ay önce sosyal medya üzerinden bir kafede baristalık yapan Suriye uyruklu Mohammad Nizar Arnabeh ile tanıştı. İkili arkadaş olup, sık sık görüşmeye başladı.

Geçen yıl 20 Eylül saat 23.00 sıralarında ikili arasında tartışma çıktı. Apartmanda oturanların da duyduğu tartışmadan birkaç saat sonra Mohammad Nizar Arnabeh, alt kat komşusuna giderek Anastasia Emelianova’nın yaralandığını belirtip yardım istedi. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine apartmana polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Eve giren ekipler, Anastasia Emelianova’ın kan kaybından öldüğünü belirledi.

Genç kadının cansız bedeni Erzurum Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, Mohammad Nizar Arnabeh ise İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet ve Gasp Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yaşamını yitiren Emelianova’nın cenazesi ise uçakla ülkesine gönderildi.

SAVUNMALARINA İTİBAR EDİLMEDİ

Hazırlanan iddianame ile Mohammad Nizar Arnabeh hakkında Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İddianamede, Arnabeh emniyetteki sorgusunda cinayeti işlediğini kabul ederken, savcılıktaki ifadesinde ise reddetti. Kadına karşı kasten öldürme suçundan kurtulmaya yönelik olduğu, bu sebeple şüphelinin savunmalarına itibar edilmediği belirtilen iddianamede, “Tanık beyanları ile de işlenen suçun sabit olduğunun anlaşıldığı ifade edilerek şüphelinin olay günü işten eve geldikten sonra maktulün yapmış olduğu yemeği yemeyeceğini ve bunu kendisine söylemesi üzerine aralarında sözlü tartışma çıktığı, akabinde şüphelinin maktulü iteklediği ve maktulün salonda bulunan cam sehpanın üzerine doğru çarparak düştüğü, çarpma neticesinde sehpa üzerindeki cam kısmın kırılması ile Emelianova’nın sol bacak kısmından yaralandığı ve ardından şüphelinin kırılan cam sehpadan eline geçirmiş olduğu cam parçası ile Emelianova’nın yaralandığı, camı sol bacağına saplayıp maktulün ölümüne sebebiyet vererek üzerine atılı kadına karşı kasten öldürme suçunu islediği kanaatine varılmıştır” denildi.

KAZA OLDUĞUNU İDDİA ETTİ

Sanık Mohammad Nizar Arnabeh, savcılıktaki ifadesinde, olayın kaza ile gerçekleştiğini, Anastasia’nın yaralandığını görmediğini, eğer görmüş olsaydı yardım edeceğini, tartışma sonrası sinirlendiği için evden çıkıp yaklaşık 2,5 saat yürüdüğünü, eve geri döndüğünde Anastasia’nın düşme sonucunda yaralandığını gördüğünü ve komşulardan yardım isteğini söyledi.

‘EN ÜST SINIRDAN CEZA TALEP EDİYORUZ’

Anastasia Emelianova’nın ailesinin avukatlığını üstlenen İstanbul Barosuna kayıtlı Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği gönüllü avukatlarından Begüm Osma, iddianameye ilişkin görüşlerini paylaştı. Osma, “Anastasia, kadın hakları konusunda çalışmalar yürüten bir kadın. Anastasia’nın arkadaşları sanığın yurt dışına yerleşmek için Anastasia ile görüştüğünü, onu bu anlamda kullandığını da söylüyor. Aralarında bu nedenle mi bir tartışma çıktı bilmiyoruz. Cinayetin bir intikam alma saikiyle, hırsla işlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde de duruyoruz. Ortada canavarca hisle işlenmiş bir cinayet var. Bu yargılama aşamasında ortaya çıkacaktır. En üst sınırdan, indirim almadan cezalandırılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erzurumda-rus-sevgilisini-olduren-suriyeli-icin-istenen-ceza-belli-oldu/feed/ 0
Birleşmiş Milletler’de kriz: Ülkeler fon musluğunu kapattı https://www.foxhaber.com.tr/birlesmis-milletlerde-kriz-ulkeler-fon-muslugunu-kapatti/ https://www.foxhaber.com.tr/birlesmis-milletlerde-kriz-ulkeler-fon-muslugunu-kapatti/#respond Sun, 28 Jan 2024 09:06:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2704 İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz, daha fazla ülkenin Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) yardımlarını kesmesini istedi.

Katz, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, UNRWA’yı “silahlı Hamas mensuplarına sığınak sağlamakla” suçladı.

İsrailli bakan, “ABD, Kanada, Finlandiya, Avustralya, İtalya ve İngiltere, personelinin 7 Ekim olaylarına karışması nedeniyle UNRWA’ya fon sağlamayı durdurdu. Daha fazla ülkeyi bu çabalara katılmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

UNRWA’nın yönetiminin görevden alınması ve faaliyetlerine ilişkin kapsamlı soruşturma yapılması gerektiğini savunan Katz, “Gazze’nin yeniden inşası sürecinde, UNRWA’nın yerini gerçek anlamda barış ve kalkınmaya adanmış kuruluşların alması gerektiğini” iddia etti.

İsrail’in, UNRWA’nın bazı çalışanlarının Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği saldırıya iştirak ettiği yönündeki suçlamalarının ardından ABD, Kanada, Finlandiya, Avustralya, İtalya ve İngiltere ajansa sağlanan yeni fonun geçici olarak askıya alındığını açıklamıştı.

UNRWA, 26 Ocak’ta, bazı çalışanlarının 7 Ekim saldırılarına karıştığı iddiaları üzerine soruşturma başlattığını bildirmişti.

Filistin ise UNRWA’ya fon sağlamayı geçici olarak durduran ülkeleri bundan vazgeçmeye çağırmış, bunun Filistinli mülteciler meselesinin tasfiyesi anlamına geldiğini belirtmişti.

ALMANYA DA FONLARI ONAYLAMAYI DURDURDU

Almanya, İsrailli yetkililerin Birleşmiş Milletler (BM) Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) bazı çalışanlarının Hamas’a destek verdiği iddiası üzerine, Gazze’deki UNRWA’ya geçici olarak yeni fonların onaylanmayacağını duyurdu.

Almanya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, UNRWA’nın rolünün Filistin halkına temel hizmetlerin sağlanması bakımından hayati önem taşıdığı belirtildi.

Açıklamada, bundan dolayı UNRWA’nın çalışanları hakkındaki iddialar karşısında hemen harekete geçmesinin ve UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarin’in derhal önlemler almasının doğru olduğu aktarıldı.

“Almanya, soruşturma bitene kadar diğer donör ülkelerle koordinasyon içinde Gazze’deki UNRWA için geçici olarak yeni fonlar onaylamayacak. Zaten şu an için yeni taahhütlerde bulunmuyor.” ifadesi kullanılan açıklamada, insani yardımlara devam edileceği, birkaç gün önce Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ve BM Çocuklara Yardım Fonu’na (UNICEF) yapılan desteğin 7 milyon euro arttırıldığı bilgisi paylaşıldı.

Açıklamada, 7 Ekim’den bu yana UNRWA üzerinden sağlanan insani yardımlarla ve kalkınma işbirliği fonlarıyla Gazze Şeridi’ndeki insanlara ve özellikle güneye kaçan ailelere su, gıda, acil barınma, hijyen gibi temel ihtiyaçlar ile tıbbi malzemelerin finanse edildiği kaydedildi.

Daha önce Finlandiya, Avustralya, İngiltere ve ABD, UNRWA’ya yönelik finansal desteğini durdurma kararı aldıklarını açıklamıştı.

HOLLANDA ASKIYA ALDI

Hollanda, İsrailli yetkililerin Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) bazı çalışanlarının Hamas’a destek verdiği iddiası üzerine, UNRWA’ya yönelik finansal desteği askıya aldı.

Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, UNRWA çalışanlarının Hamas’a destek verdiği iddialarına ilişkin araştırmanın sonucunun beklendiği belirtildi.

Açıklamada, suçlamaların ciddi olduğu ve araştırma sürecinde UNRWA’ya finansal desteğin askıya alındığı ifade edildi.

İRLANDA’DAN DESTEK VERME KARARI

İrlanda Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Savunma Bakanı Micheal Martin ise İsrail’in bazı UNRWA çalışanlarının Hamas’a destek verdiği yönündeki iddialarına rağmen UNRWA’ya destek vermeye devam edeceklerini belirtmişti.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail yetkililerinin UNRWA personelinin 7 Ekim saldırılarına karıştığına ilişkin iddialarının acilen soruşturulmasını istemişti.

UNRWA, İsrail’in iddialarının ardından harekete geçerek, bazı çalışanlarını işten çıkarmış ve iddialara yönelik soruşturma başlatmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/birlesmis-milletlerde-kriz-ulkeler-fon-muslugunu-kapatti/feed/ 0
Sahte içkiden 12 kişi ölmüştü, istenen ceza belli oldu https://www.foxhaber.com.tr/sahte-ickiden-12-kisi-olmustu-istenen-ceza-belli-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/sahte-ickiden-12-kisi-olmustu-istenen-ceza-belli-oldu/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:06:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2651 Tekirdağ Çorlu’da 21 Haziran 2021’den itibaren, satın aldıkları sahte içkiden 32 kişi zehirlendi. Bu kişilerden Pakistan uyruklu Ikhlague Hussam ile Emin Kırcaali, Mehmet Pamukçu, Sadık Akın Usal, Altuğ Oktay, Turan Vardı, Remzi Zabınoğlu, Nurcihan Engin, eşi Levent Engin, Hasan Nişancı, Vedat Bektaş ile Ahmet Ataman yaşamlarını yitirdi, 20 kişi de hastanede tedavi gördü.

Olayla ilgili polisin gözaltına aldığı, aralarında sahte içkileri Bulgaristan’dan getirip, deposundan ilçedeki büfelere sattığı iddia edilen Metin Dobrucalı ile Kudret Uygur, Cengiz Girgin, V.V., H. C. ve S.M. tutuklandı.

Şüpheliler, avukatlarının yaptığı itirazlar üzerine tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

HER ÖLEN KİŞİ İÇİN 25’ER YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı, ölen 12 kişiden Altuğ Oktay, Emir Kırcali, Mehmet Pamukçu ve Hasan Nişancı için hazırladığı iddianamede sahte içkileri sattığı belirlenen şüpheliler Cengiz Girgin, Metin Dobrucalı ve Kudret Uygur hakkında ‘olası kastla öldürme’ suçundan her ölen kişi için 20 yıldan 25’er yıla kadar hapis istedi.

Çorlu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilen iddianamede, yaralılar ve ölenlerin yakınlarının ifadelerinde; sahte rakı, votka, viski ve benzeri içkileri büfe işleten Kudret Uygur, Cengiz Girgin’den aldıklarının belirlendiği ve büfelerde yapılan aramalarda sahte içkiler ele geçirildiği kaydedildi.

Cengiz Girgin’in ifadesinde; sahte içkileri Metin Dobrucalı’dan aldığını itiraf etmesi üzerine Dobrucalı’nın evinin alt katında depo olarak kullanılan bölümde çok sayıda sahte içki ve sahte içki yapımında kullanılan malzemeler ve aracında yine sahte içkiler ele geçirildiği belirtilen iddianamede, şüphelilerin büfe ve adreslerinde ele geçirilen sahte içkilerin yer aldığı plastik şişelerin, zehirlenenlerin ikametlerinde bulunanlarla aynı olduğu kaydedildi.

İLK DAVADA 1 KİŞİYE 50 YIL HAPİS CEZASI VERİLDİ

Çorlu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren yargılama sonunda mahkeme sanıklardan Cengiz Girgin’e, Altuğ Oktay, Emin Kırcali ve Hasan Nişancı’nın ölümleri nedeniyle önce müebbet hapis cezası verdi.

Mahkeme, sanığın eylemini olası kastla işlediği sabit görüldüğünden cezasından davranışların objektif etkisi, ceza adalet dengesi dikkate alınarak 20 yıla, ardından da sanığa verilen cezadan, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri sanık lehine ‘takdiri indirim’ nedeni sayılarak 16’şar yıl 8’er ay olmak üzere toplam 50 yıl hapisle cezalandırıp, tutuklanmasına karar verdi.

Mahkeme ayrıca Cengiz Girgin’e, Mehmet Pamukçu’nun ölümünden Kudret Uygur ve Metin Dobrucalı’ya da 4 kişinin ölümüyle ilgili beraat kararı verdi. Tutuklanan Cengiz Girgin, cezaevine konuldu.

İKİNCİ İDDİANAMEDE 4’ER KEZ MÜEBBET HAPİS İSTEMİ

Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı, ölen 12 kişiden Pakistan uyruklu Ikhlague Hussam (29), Nurcihan Engin (46) eşi Levent Engin (49) ile Vedat Bektaş (28) için hazırladığı ikinci iddianameyi de tamamladı.

Çorlu 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilen iddianemede, sahte içkileri sattığı belirlenen ve daha önceki yargılamada tutuklanan Cengiz Girgin ile haklarında beraat kararı verilen Metin Dobrucalı ve Kudret Uygur için hayatını kaybeden 4 kişiden her biri için ayrı ayrı ‘olası kastla öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istendi.

İddianamede, Cengiz Girgin’in işlettiği büfe ve Metin Dobrucalı’nın evindeki sahte içkilerden alınan numunelerde, yüksek sağlık riski taşıyan temizlik ve kozmetik alkollerinde kullandığı ifade edilen sıvıya rastlandığı kaydedildi.

Kudret Uygur’un işlettiği bakkaldaki sahte içkilerde ise öldürücü dozda metil alkol tespit edildiğine yer verilen iddianamede, “Etil alkole dışarıdan metanol karıştırılarak üretildikleri, sağlığa zararlı nitelikte oldukları, çok yüksek miktarlarda metanol içerdikleri, bu miktarların insan sağlığına zararlı ve öldürücü dozda bulundukları” ifadelerine yer verildi.

SAHTE İÇKİ ALDIĞI ANLAR GÜVENLİK KAMERASINDA

İddianamede, ölen Vedat Bektaş’ın yakınları Hıdırağa Mahallesi’ndeki bakkaldan plastik şişelerde satılan sahte içki alıp, içtiğini anlattığı kaydedildi.

İddianamede, Kudret Uygur’un işlettiği ‘Kudret Bakkal’da güvenlik kamerası bulunduğu belirtilerek, kamera kayıtlarına göre Vedat Bektaş’ın 23.06.2021 tarihinde 13.57-23.42 saatleri arasında farklı zamanlarda bakkala 11 defa gelip, gittiğinin görüldüğü vurgulanarak, “Kudret Uygur’un raftan aldığı şişeden başka bir şişeye bir miktar döküp, döktüğü şişeyi elektronik tartıda ölçüp, Vedat Bektaş’a verdiğinin görüldüğü, numune analiz raporuna göre Vedat Bektaş’ın evinden alınan rakıya benzetilmiş içki numunesinin sağlığa zararlı nitelikte olduğu, çok yüksek miktarlarda metanol içerdiği, bu miktarın insan sağlığına zararlı ve öldürücü dozda olduğu, metanol içeriği bakımından Kudret Uygur’dan ele geçirilen numunelerin bileşimine yakın olduğu, özellikle Kudret Uygur’a ait 3 numaralı rakıya benzetilmiş içki numunesinin bileşimine benzediği” denildi.

İddianamede, ölen Nurcihan-Levent Engin çiftinin evlerinde bulunan votkaya benzetilmiş içki bulunduğu, bunların Kudret Uygur’dan ele geçirilen numunelerin bileşimine yakın olduğu kaydedildi.

Ölen Pakistan uyruklu Ikhlague Hussam’ın, Kudret Uygur’un işlettiği bakkalının bulunduğu mahallede hurdacılık yaptığı belirtilerek, bakkalın hemen yanında evi olan arkadaşlarının yanında kaldığı ve bakkaldan plastik şişe ile sahte içki alıp, tükettiği ifade edildi.

KİŞİLERİN ÖLEBİLECEĞİNİ ÖNGÖRDÜKLERİ İDDİANAMEDE

Metin Dobrucalı ve Cengiz Girgin’in insan sağlığı için tehlikeli olup, ölümlere yol açabilen ve yasal olmayan şekilde üretilen içkileri satarak, kişilerin ölebileceğini öngördükleri belirtilen iddianamede, şöyle denildi:

-Şüpheli Cengiz’in büfe işletmesi nedeniyle şüpheli Metin’in kendi aralarında yaptıkları satışlar sonucu sahte içkilerin piyasaya arz edileceğini bildiğinin kabul edilmesi gerektiği, çok yüksek miktarda metanol içerdiğinden içen kişi ya da kişilerin ölebileceğini önceden öngördükleri halde kendi aralarında yaptıkları satış neticesinde şüpheli Metin’den Mutlu Büfe’yi işleten şüpheli Cengiz’e satılarak teslim edilen öldürücü nitelikteki sahte içkinin en son Mutlu Büfe’de şüpheli Cengiz’den maktuller Nurcihan veya Levent tarafından satın alındı.

-Evli olan maktullerin birlikte tükettiği sahte içki neticesinde metil alkol intoksikasyonu sonucu hayatını kaybettiği, maktullerin ikamet ettiği evin ve şüpheli Cengiz’in işlettiği Mutlu Büfe’nin Havuzlar Mahallesi’nde bulunması, maktul Nurcihan’ın kız kardeşinin yaklaşık 5-6 ay önce kız kardeşinin Mutlu Büfe’den plastik şişede alkol aldığına şahit olduğunu belirtti.

-Diğer dosyalardaki maktul yakınlarının ya da yaralıların aylardır, uzun süreden beri aynı kişiden, büfeden, bakkaldan sahte içki alıp, tükettiklerini belirtmeleri gibi hususlar birlikte dikkate alındığında somut olaydaki maktuller Nurcihan ve Levent’in de metil alkol intoksikasyonu sonucu ölümlerine sebep olan sahte içkiyi Mutlu Büfe’de şüpheli Cengiz Girgin’den satın aldıkları kabul edildi

‘KİMSEYE SATIŞ YAPMADIM’

İddianemede, sanıkların ifadelerini de yer verildi. Sanıklar daha önceki davada verdikleri ifadeleri tekrar etti.

Cengiz Girgin, alkol ve tekel satışı belgesi bulunduğunu belirterek, iş yerinde yapılan aramalarda bulunan 0,5 litrelik plastik su şişeleri içindeki sahte rakıları Metin Dobrucalı’dan 6-7 ay önce litresi 30-35 lira vererek satın aldığını anlattı.

Girgin, “2021 ocak ayından itibaren hiç kimseye bu tarz alkol satışı yapmadım, sadece Bulgaristan bandrollü alkollerden satmışlığım vardır. Elimde bulunan alkollerin tamamın kendi içmem içindir, kimseye satış yapmadım. Zaten karantina dönemi başlamıştı, satış yasaktı, daha önce satış yaptığımız ve Havuzlar Mahallesi’nde oturduğumuz için kaçak alkol denilince direkt akıllarına geliyoruz. 2021 Ocak ayından itibaren bu şekilde alkol satışı yapmadım, beraatimi talep ediyorum” dedi.

‘SAHTE OLDUĞUNU BİLSEYDİM BABAMA VERMEZDİM’

Sanıklardan Kudret Uygur, ifadesinde alkollü satış belgesi bulunduğunu belirterek, aramalarda büfesinde bulunan plastik su şişelerine doldurulmuş sahte içkileri Cengiz Girgin’den satın aldığını söyledi. Babasının alkolik olduğunu söyleyen Uygur, şunları anlattı:

-Cengiz beni arayıp, ‘Babanın rakısı bitti mi? İstersen getireyim’ dedi. Ben de kabul ettim ve rakılar için Cengiz’e 500 lira verdim.

-İçkiler babamın, müşterilere bu içkileri satmadım. Cengiz, bu içkileri yurt dışında üretilen bandrollü içki olduğunu ve Bulgaristan sınırından geçirilmek için plastik şişelere konulduğunu söylemesi üzerine ona güvenip, birkaç aydan beri babamın kullanması için aldım.

-Cengiz’den aldığım alkollerin yapma veya sahte olduğunu bilseydim; alıp, babama vermezdim. Tekel alkolü bildiğim için alıp, babama verdim, pişmanım, beraatimi talep ediyorum.

‘AİLEM KALABALIK, O YÜZDEN İÇKİ ÜRETİYORUM’

Sahte içkileri Bulgaristan’dan getirip, piyasaya sürdüğü iddia edilen Metin Dobrucalı ise ifadesinde Bulgaristan vatandaşlığının da bulunduğunu belirterek, bu yüzden sık sık bu ülkeye gittiğini aramalarda bulunan alkolleri Bulgaristan’dan getirdiğini anlattı.

Dobrucalı, sahte içkiler ile içki yapımında kullanılan etil alkol ve aromaların kendisine ait olduğunu belirterek, “Ailem kalabalık olduğu için kendimiz kullanmak üzere bu şekilde içkileri üretiyorum. Bu içkileri kendim ya da ailem hiç kimseye satmadı. Neredeyse her hafta Bulgaristan’a gidip, geliyorum, aramada bulunan alkolleri Bulgaristan’dan 1 ve 5 litrelik şişelerde içinde getirdim. Çünkü orada daha ucuz, kendimiz ve misafirlerimiz tüketiyor. Kalan alkolleri de su şişelerine koyup, muhafaza ediyorum. Büfe sahibi Cengiz Girgin’i mahalleden tanıyorum ama samimi değilim. Cengiz ya da başka kişiye ya da büfeye içki satmadım. İçkiden zehirlenen kişileri de tanımıyorum” dedi.

Öte yandan ölenlerden Sadık Akın Usal, Altuğ Oktay, Turan Vardı, Remzi Zabınoğlu ve Ahmet Ataman ile ilgili açılan soruşturma sürüyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sahte-ickiden-12-kisi-olmustu-istenen-ceza-belli-oldu/feed/ 0
Fuhuş ağında Türkiye detayı… Epstein’ın özel uçağıyla çocuklar kaçırılmış https://www.foxhaber.com.tr/fuhus-aginda-turkiye-detayi-epsteinin-ozel-ucagiyla-cocuklar-kacirilmis/ https://www.foxhaber.com.tr/fuhus-aginda-turkiye-detayi-epsteinin-ozel-ucagiyla-cocuklar-kacirilmis/#respond Thu, 11 Jan 2024 21:06:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2157 ABD’de kız çocuklarına yönelik cinsel istismarla suçlanan ve Manhattan’daki hücresinde intihar eden iş insanı Jeffrey Epstein’in iddianamesine ilişkin yeni ayrıntılar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor.

Pedofili, 18 yaşından küçük genç kızları alıkoyma, fuhuş ağı oluşturma gibi suçlarla yargılanırken hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein ile ilişkili davalarda görülen belgeler geçtiğimiz haftalarda kamuoyuna sunulmuştu. Voa’nın haberine göre; belgelerde Türkiye’den iki kişinin adının geçmesi Epstain’ın Türkiye’den kız çocuklarını kaçırıp kaçırmadığı ile ilgili soruları gündeme getirdi.

İŞTE O İSİMLER…

Belgelere göre; ismi geçen Refia Banu Küçükköylü ve Turabi Fırat, Epstein’in uçağıyla seyahat eden kişiler arasında.

Refia Banu Küçükköylü’nün Türkiye’de 1990’larda özel bir televizyonun güzellik yarışmasına katıldığı ve ardından Epstein ile tanıştığı dönemde Amerika’da emlak danışmanlığı yaptığı belirtilirken, İngiliz medyasında Prens Andrew’la Epstein arasındaki ilişkiye dair haberlerde de yer alması dikkat çekti.

Prens Andrew ve Epstein’ın tacizine uğradığını iddia eden ve Epstein skandalının öne çıkan isimlerinden biri haline gelen Virginia Giuffre ile Küçükköylü’nün beraber Epstein’ın uçağında yolculuk ettiği iddia ediliyor.

Epstein’in özel uçağına binen bir diğer Türk vatandaşı Turabi Fırat’ın da o tarihlerde ABD’de beş yıldızlı bir otelde yiyecek içecek müdürü olarak görev yaptığı iddia ediliyor.

TÜRKİYE’DEN KIZ ÇOCUKLARI KAÇIRILDI MI?

Türkiye’den de isimlerin davada yer alması başka kız çocuklarının kaçırılıp getirildiği şüphesini uyandırırken, iddianameye göre, Epstein’in pilotu Nadya Marçinko yargıcın kendisine yönelttiği başka ülkelerden ve Türkiye’den de kız çocuklarının ABD’ye getirilip getirilmediği konusundaki soruyu konuşmama hakkını kullandığını söyleyerek yanıtsız bıraktı.

ÖLÜMÜ ŞÜPHELİ GÖRÜLÜYOR

Epstein ilk olarak 2006 yılında Florida’da reşit olmayan kızlarla para karşılığı cinsel ilişkiye girmekle suçlanıp yargılanmıştı.13 ay hüküm giyen Epstein’a daha sonra 2019 yılında yeniden dava açıldı ve bu defa tutuklanmıştı. Manhattan’da kaldığı hapishane hücresinde ise 10 Ağustos 2019’da intihar etti. Ancak Epstein’ın ölümüne bazı kesimler özellikle kardeşi Mark Epstein şüpheyle yaklaşmış, ağabeyinin intihar ettiği sırada kameraların kaydetmemesi ve gardiyanların uyuması pedofili suçlusunun ölümüne daha da şaibeyle bakılmasına neden oldu.

Epstein ile beraber hem sevgilisi hem de ortağı olan Ghislaine Maxwell de yargılandı. Son derece zengin ve aristokrat bir aileden gelen Maxwell ise 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Yeni açıklanan belgeler Epstein mağdurlarından Virginia Giuffre’nin Maxwell hakkında 2015 yılında açtığı ve 2017 yılında karara bağlanan davayla ilişkili. Mahkeme bu dosya üzerindeki gizlilik kararını kaldırma kararı aldı ve kamuoyuna açılan belgeler her geçen gün ayrı bir yankı uyandırdı.

Belgelerde eski ABD Senatörü George Mitchell, Fransız manken menajeri Jean Luc Brunel, Prens Andrew, milyarder Glenn Dubin, Epstein’ı temsil eden hukuk profesörü ve ünlü avukat Alan Dershowitz, Naomi Campbell, Heidi Klum, Michael Jackson, Leonardo DiCaprio, Bill Clinton, Cameron Diaz gibi pek çok kişinin ismi yer alsa da hepsi taciz ile suçlanmıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/fuhus-aginda-turkiye-detayi-epsteinin-ozel-ucagiyla-cocuklar-kacirilmis/feed/ 0
6 yaşındaki Elif Nur açlıktan ölmüştü! Evde detaylı inceleme yapılacak https://www.foxhaber.com.tr/6-yasindaki-elif-nur-acliktan-olmustu-evde-detayli-inceleme-yapilacak/ https://www.foxhaber.com.tr/6-yasindaki-elif-nur-acliktan-olmustu-evde-detayli-inceleme-yapilacak/#respond Tue, 09 Jan 2024 21:27:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2095 Eskişehir’de 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasına, sanıklardan amca Sezer T. ve hala Deniz T. ile taraf avukatları katıldı. Babaanne Cihangül K. ise cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla savunmasını yaptı.

Sanık Sezer T. savunmasında, suçsuz olduğunu iddia ederek, “Yeğenlerim her verdikleri ifadelerde farklı şeyler söylemişler. Hiçbiri birbirini tutmuyor. Benim bu olayla ilgim yok.” dedi.

“BEN O EVDE KALMIYORDUM”

Cihangül K. de hakkındaki suçlamayı reddederek, “Çocuklara ben bakmıyordum, olayın benimle bir alakası yok. Eski eşime nafaka davası açtığım için bana iftira atıyor. Torunumun öldüğünü bile sonradan öğrendim. Ben o evde kalmıyordum, çocuklarla ilgili bir sorumluluğum da yoktu. Uzun süredir tutukluyum, tahliyemi istiyorum.” diye konuştu.

Deniz T. ise çocuklara eziyet ettiği iddiasının doğru olmadığını savunarak, “Ben suçsuzum, uzun süredir tutukluyum. Tahliyemi talep ediyorum.” ifadesini kullandı.

EV DETAYLI ŞEKİLDE İNCELENECEK

Çocuğun yaşamını yitirdiği Tepebaşı ilçesi Fevziçakmak Mahallesi’ndeki halası Deniz T’ye ait ev ile çevresinin yeniden detaylı şekilde incelenmesine ve sanıkların tutukluluğunun devamına hükmeden mahkeme heyeti, duruşmayı 12 Mart’a erteledi.

İDDİANAMEDEN

Tepebaşı ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Uzunpınar Sokağı’nda iki ağabeyi ile yaşayan Nur Elif T, 14 Aralık 2022’de rahatsızlanmasının ardından tedaviye alındığı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde ölmüş, bakımsız kaldığı iddia edilen kızın ölümüne ilişkin gözaltına alınan halası Deniz T, amcası Sezer T. ve babaannesi Cihangir K. tutuklanmıştı.

Babası Gökhan T. ile annesi Sibel T. cezaevinde tutuklu bulunan Nur Elif T’nin ağabeyleri Y.T. (10) ve M.T. (13) ise Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce korumaya alınmıştı.

Adli tıp raporunda, Nur Elif T’nin farklı tarihlerde fiziksel istismara maruz bırakıldığı ve ölümünün uzun süreli beslenme yetersizliğine bağlı gerçekleştiği belirtilmişti.

Ayrıca iddianamede, maktul ve mağdurların insani şartlarda ve insani koşullarda yaşamadıkları, soğuk bir ortamda, eşyasız, çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimine uygun olmayan koşullarda barındıkları, odadan ayrılmalarına engel olacak şekilde kapıya çan bağlamak suretiyle kapının açılmasından sanıkların haberdar oldukları, mağdur çocukların ve maktulün günlerce herhangi bir besin maddesi yemeden çatı arasında kaldıklarına yer verilmişti.

Elif Nur T’nin günlerce hatta haftalarca aç bırakılarak şüpheliler tarafından ölüme terk edildiği aktarılan iddianamede, mağdurların ise yine açlığa ve susuzluğa terk edildikleri buna rağmen sanıkların bu duruma aldırış etmeden yaşantılarına devam ettikleri, kendileri uygun ortamda ve yeterli beslenme imkanı bulmuşken maktul ve mağdurları bu imkanlardan bilerek mahrum ettikleri aktarılmıştı.

Sanıkların, “çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, korumaya alınan 2 kardeş için “çocuğa karşı eziyet” suçundan 16’şar yıla kadar hapsi isteniyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/6-yasindaki-elif-nur-acliktan-olmustu-evde-detayli-inceleme-yapilacak/feed/ 0
Emniyet müdürlüğünde kayıp silah skandalı! Şüpheli polis: Daha iyi markalı tabancalar varken bunları mı çalacağım https://www.foxhaber.com.tr/emniyet-mudurlugunde-kayip-silah-skandali-supheli-polis-daha-iyi-markali-tabancalar-varken-bunlari-mi-calacagim/ https://www.foxhaber.com.tr/emniyet-mudurlugunde-kayip-silah-skandali-supheli-polis-daha-iyi-markali-tabancalar-varken-bunlari-mi-calacagim/#respond Fri, 05 Jan 2024 21:30:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1931 Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü’nde, haklarında adli soruşturma açılan sekiz kişiye ait sekiz adet ruhsatlı tabancanın çalındığı ortaya çıktı. Tabancaların olması gereken yerde olmadığı, 13 Eylül 2022’de tespit edildi. 30 Ağustos 2022 tarihli kamera görüntülerinde yola çıkarak; bir polisin silahların bulunduğu odaya elleri boş bir şekilde girdiği, ancak elinde beyaz bir poşetle çıktığı öne sürüldü.

Görüntülerdeki polisin, Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Av ve Spor Silahları Büro Amirliği’nde görevli polis memuru Hasan Önder olduğu iddia edildi. Önder, hakkında açılan idari soruşturma kapsamında açığa alındı. Yaklaşık yedi ay sonra görevine iade edildi, şimdi başka bir ilde görevini sürdürüyor.

KAYIP TABANCA SORUŞTURMASI 5 AYDA TAMAMLANDI

Tabancaların çalınması ile ilgili soruşturma, olaydan yaklaşık beş ay sonra Şubat 2023’te tamamlandı, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesi 3 Şubat 2023’te Kütahya Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Polis hakkındaki iddianamede, kendilerine ait olduğu iddia edilen tabancaları çalınan sekiz kişi müşteki olarak yer aldı.

İLK DURUŞMA YAKLAŞIK 15 AY SONRA YAPILDI

Polisin yargılanmasına, olaydan yaklaşık 15 ay sonra; 30 Kasım 2023’te, Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. İddianameye ve birinci duruşmanın tutanaklarına göre olay şöyle oldu:

SAYIMDA SEKİZ SİLAH EKSİK ÇIKTI

Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Silah ve Patlayıcı Maddeler Şube Müdürlüğü Silah Bulundurma ve Taşıma Büro Amirliği’nde bulunan sekiz adet ruhsatlı tabancının 13 Eylül 2022’de muhafaza edildiği yerde olmadığı tespit edildi. Silahlar, haklarında soruşturma açılan sekiz kişiye aitti. Bir kişinin teslim edilmesi gereken silahı, olması gereken yerde bulunamayınca yapılan kontrolde diğer yedi silahın da kayıp olduğu anlaşıldı.

POLİS NOT KÂĞIDI BULDU

Tespit üzerine Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Soruşturmanın devam ettiği 26 Eylül 2022 tarihinde, o dönem Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Av ve Spor Silahları Büro Amirliği’nde görevli polis memuru Hasan Önder, bir banko üzerinde bir not kâğıdı buldu. Notun bulunması ile ilgili tutanak tutuldu. Tutanağa göre, Hasan Önder tarafından bulunan not kağıdının üzerinde; “7 Ekim Cuma günü silahlar sizde olacak amir bey. Bu notu sizin haricinizde bir kişi duyarsa, öğrenirse veya herhangi bir şikâyetiniz olursa silahlar gelmeyecek” ifadelerinin yazıldığı tespit edildi.

“AMİR SONRA BAKACAĞIZ DEDİ” İDDİASI

Polis Hasan Önder, daha sonra verdiği ifadesinde; notu amirine söylediğini, amirinin kendisine “Bunu şu an şubede kimse bilmesin, sonra bakacağız” dediğini ileri sürdü.

Önder, “Normal görevime devam ettim. Sonraki gün konu ile ilgili soruşturma açıldı. Bu not yazılı kağıdı kesinlikle ben bırakmadım. Zaten benim tarafımdan yazılmış ve katlanmış olsa benim parmak izimin çıkmaması mümkün değildir” dedi.

NOT KAĞIDI KRİMİNALDE İNCELENDİ

Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü, not kâğıdı üzerinde kriminal inceleme yaptı. İnceleme sonuçları, 21 Ekim 2022 tarihinde raporlaştırıldı. Buna göre not kağıdının Hasan Önder’e ait olup olmadığı belirlenemedi. Raporda, “Tetkik konusu belge üzerinde bulunan harflerin çizgisel hatlar kullanılarak köşe şekilde yazıldığı ve durumun inceleme konusu belge üzerinde bulunan yazılar üzerinde şahıs aidiyetinin belirlenmesinde esas alınacak şahsa ait itiyatların, kaligrafik ve karakteristik unsurların tespitini engellemek amacıyla yazım aşamasında bilinçli olarak yapıldığı” değerlendirildi. Raporda, “Tetkik konusu belge üzerindeki yazıların mukayeseye konu yazılarla müspet veya menfi bir kanaat beyan edilmesinin mümkün olmadığı” ifadeleri kullanıldı.

30 AĞUSTOS’TA KAYDEDİLEN GÖRÜNTÜLER

Soruşturma kapsamında Silah ve Patlayıcı Maddeler Şube Müdürlüğü’nü gösteren kamera kayıtları incelendi. 4 Kasım 2022’de tarihli İnceleme Tutanağından; 30 Ağustos 2022 tarihinde sivil giyimli bir erkek şahsın elleri boş olarak girdiği ve bir poşetle çıktığı belirlendi. Kamera görüntülerindeki erkek şahsın, Av ve Spor Silahları Büro Amirliği’nde görevli polis memuru Hasan Önder olduğu iddia edildi.

GÖRÜNTÜLERDEKİ POLİS, NOT KAĞIDINI BULAN POLİS

Hasan Önder, bir banko üzerinde, “7 Ekim Cuma günü silahlar sizde olacak amir bey. Bu notu sizin haricinizde bir kişi duyarsa, öğrenirse veya herhangi bir şikâyetiniz olursa silahlar gelmeyecek” ifadelerinin yazılı olduğu bir not kâğıdı bulmuştu.

Soruşturma aşamasında, Hasan Önder’in ifadesine başvuruldu. Önder; “Kamera görüntülerindeki şahsın kendisi olduğunu, elinde bulunan beyaz renkli poşet içerisinde çini ham maddelerinin bulunduğunu, bu malzemeleri annesinin çini kursuna gitmesi sebebiyle daha önce alarak silah dolabının bulunduğu odaya koyduğunu, izne ayrılacağından bu malzemeleri almak için resmî tatil olan 30 Ağustos 2022 tarihinde sivil olarak emniyet müdürlüğüne geldiğini, silahları kendisinin almadığını” söyledi.

Kütahya Sulh Ceza Hakimliği, 10 Kasım 2022’de Hasan Önder’in “iletişiminin denetlenmesine” karar verdi. Herhangi bir şüpheli görüşmenin yapılmadığı belirlendi. Hakimlik ayrıca; 5 Ocak 2023 tarihinde Önder’in evinin aranmasına karar verdi, herhangi bir suç unsuruna rastlanmadı. Farklı bankalara ait hesap hareketlerinde dikkat çeken bir para giriş çıkışı bulunmadı.

BİR GÜN GÖZALTINDA KALDI

Önder, 5 Ocak 2023’te gözaltına alındı. 6 Ocak 2023’te adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldı. Önder hakkındaki iddianame, gözaltına alınmasından yaklaşık bir ay sonra 3 Şubat 2023’te tamamlandı. İddianamede, şu değerlendirmeler yapıldı:

“Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Av ve Spor Silahları Büro Amirliği’nde görevli polis memuru olan şüpheli Hasan Önder’in 30 Ağustos Zafer Bayramı sebebiyle resmi tatil olan 30 Ağustos 2022 tarihinde sivil kıyafetler ile görev yaptığı Silah ve Patlayıcı Maddeler Şube Müdürlüğü Av ve Spor Silahları Büro Amirliği’nin yan kısmında bulunan Silah Bulundurma ve Taşıma Büro Amirliği’ne gelerek çalınan silahların bulunduğu anahtarların bulunduğu (…) masanın çekmecesini açarak ve daha sonra silah dolabının bulunduğu depo olarak kullanılan odaya elleri boş halde girip elinde beyaz renkli bir poşet ile odadan çıkarak olay yerinden ayrılması… hususun kamera görüntüleri ve CD inceleme tutanağı ile sabit olması… şüphelinin bahse konu tabancaları alarak üzerine atılı suçu işlediğini gösterdiği…

Yine şüphelinin savunmalarında, elindeki poşette daha önce annesine aldığı çini ham malzemelerinin bulunduğu iddia etmiş ise de (…) çini malzemelerini görev yaptığı il emniyet müdürlüğü binasına getirerek arşiv odasında muhafaza etmesinin olağan hayatın akışına aykırı olduğu gibi, şüphelinin görevli olduğu zaman diliminde iddia ettiği malzemeleri alması mümkün iken özellikle resmi tatil olması sebebiyle şubede görevli kimsenin olmadığı zaman diliminde gelerek söz konusu iddia ettiği çini malzemelerini almasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu… şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmediği ve…

30 Ağustos 2022 tarihinde Kütahya Emniyet Müdürlüğü’ne gündüz vakti olan zaman diliminde gelerek müştekilere ait olan Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü’nce muhafaza edilen 8 adet tabancı almayı şeklindeki eylemin ‘Bina İçerisinde Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık’ suçunu oluşturduğu kanaatine varıldığı…”

“HIRSIZLIK SUÇUNUN SEKİZ KEZ İŞLENDİĞİ…”

İddianamede, polis memuru Hasan Önder; “bina içerisinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık’ yapmakla suçlandı. Suçun, silahları çalınan sekiz mağdura yönelik ayrı ayrı olmak üzere sekiz kez işlendiği ileri sürüldü.

“DAHA İYİ MARKALI TABANCALAR VARKEN BUNLARI MI ÇALACAĞIM BEN?”

Hasan Önder hakkındaki yargılamanın ilk duruşması, 30 Kasım 2023 tarihinde Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmaya, sanık Hasan Önder de katıldı. Önder, duruşmada şunları söyledi:

“Kayıp olan tabancalar çok maliyetli olmayan tabancalardır. ‘Kırıkkale’ marka tabancalardır. Daha iyi markalı tabancalar varken bunları mı çalacağım ben? Ayrıca çalınan tabancaların toplam fiyatı 2-3 aylık maaşım eder, hatta etmez bile. Çalınan tabancaların mali değeri yoktur. Kimseye satamazsınız.

“BU POŞETE SEKİZ TANE SİLAHIN GİRMESİ MÜMKÜN DEĞİL”

Emniyetin içinde kameraların olduğunu biliyorum. Neden bile bile böyle bir şey yapayım. Silahların boyutları göz önüne alındığında bu poşete sekiz tane silahın girmesi mümkün değildir.

Bu olaydan dolayı benim hakkımda soruşturma yürütülmüş. 7 ay kadar süre açığı alındım. Ancak ben daha sonrasında Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü tarafından göreve iade edildim.”

ÇALINAN SİLAHLARDAN BİRİNİN SAHİBİ: “2013 YILINDA HAKKIMDA SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMÜŞTÜ”

İlk duruşmada, bazı silah sahiplerinin beyanları da alındı. Bir müşteki, “Benim 2013 yılında hakkımda soruşturma yürütülmüştü. Soruşturma sonuçlanıncaya kadar silahıma el konularak Emniyet’te duruyordu. Daha sonra benim soruşturmam beraatle sonuçlandı. Ancak ben gidip Emniyet’ten silahımı teslim almadım. Silahımın ruhsat süresinin dolup dolmadığını şu anda hatırlamıyorum. Ben, silahımı çalan kişilerden şikayetçiyim” dedi.

TÜM KAMERA KAYITLARININ İNCELENMESİNİ TALEP ETTİ

Hasan Önder’in avukatı, “Çalınan silahların bulunduğu dolabın olduğu oda, herkes tarafından kullanılmaktadır. Müvekkilin atılı suçla karşı karşıya kalmasının tek sebebi, kamera kayıtlarındaki arşiv odasından elindeki bir poşetle çıkmasından ötürüdür. Bu ise tek başına atılı suçu işlediğini göstermez. Mayıs ayından itibaren müvekkilin gözaltına alındığı tarihe kadarki tüm kamera kayıtlarının getirilerek incelenmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

Avukatın tüm kamera görüntülerine ilişkin talebi karşısında bir değerlendirme yapmayan mahkeme; silahları çalındığı iddia edilen kalan altı müşteki ile birlikte altı tanığın daha dinlenmesine karar verdi. Duruşma, 2 Nisan 2024 tarihine ertelendi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/emniyet-mudurlugunde-kayip-silah-skandali-supheli-polis-daha-iyi-markali-tabancalar-varken-bunlari-mi-calacagim/feed/ 0
Ayrılıklar, müstehcen görüntüler, tecavüz suçlamaları… 2023’e damga vuran skandallar https://www.foxhaber.com.tr/ayriliklar-mustehcen-goruntuler-tecavuz-suclamalari-2023e-damga-vuran-skandallar/ https://www.foxhaber.com.tr/ayriliklar-mustehcen-goruntuler-tecavuz-suclamalari-2023e-damga-vuran-skandallar/#respond Tue, 26 Dec 2023 21:24:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1550 2023’ün bitmesine günler kalmışken özellikle bazı ünlüler yeni yılı, hayatlarında yeni bir sayfa açmak için sabırsızlıkla bekliyor diyebiliriz. Onlar 2023’te skandallarıyla gündeme otururken, günlerce konuşuldular.

Bazıları verdikleri görüntülerle, bazıları çekişmeli boşanma davalarıyla ve bazıları da tecavüz suçlamalarıyla dikkat çekti. Kamuya açık tutuklamalar, mahkeme salonlarındaki dramalar derken 2023’ü skandallarıyla geride bırakan o isimler…

Kanye West ve Bianca Censori’nin İtalya’daki pozları

Gösteri dünyasının hiç şüphesiz en sansasyonel isimlerinden biri olan Kanye West, son yılları oldukça hareketli geçiriyor. Kim Kardashian ile boşanması, Kardashian ve bir dönem beraber olduğu sevgilisi ünlü komedyen Pete Davidson’ı tacize varacak şekilde rahatsız etmesi ve ardından da Yahudi karşıtı açıklamalarıyla sık sık gündemde olmayı başardı.

West, son olarak yaptığı evlilikle de gündemden düşmüyor. Bianca Censori ile evlenen West, 2023’te özellikle de eşiyle verdiği pozlarla dikkat çekti.

Floransa, Verona ve Roma’da bulunduğu süre boyunca çift seçtikleri kıyafetlerle konuşuldu. West çıplak ayakla gezerken, Censori de eleştirilere neden olan tuhaf kıyafetleriyle görüntülendi.

Ancak çift, Venedik’te işleri bir adım daha ileri götürdü; bir teknede Censori, çıplak bir şekilde duran West’in önünde diz çökerken fotoğraflandı. Çiftin bu görüntüleri, yerel halkın sert tepkisiyle karşılanırken, bir polis soruşturmasına bile neden oldu.

Ariana Grande’nin Ethan Slater ile birlikteliği

Ünlü şarkıcı Ariana Grande, bu yıl özel hayatıyla dikkat çeken ünlüler arasında… Özellikle de Grande’nin yasak bir aşka yelken açması magazin basınında yankı uyandırdı.

Grande, 2020’de fırtınalı bir aşk yaşadığı Dalton Gomez ile aynı yıl nişanlanıp 2021’de evlenmişti, ancak herkesin gıpta ile baktığı bu evlilik 2022 sonunda Grande’nin rol aldığı Wicked isimli müzikalle sarsılmaya başladı.

Grande, kocası Gomez’den ayrıldığı ortaya çıktıktan sadece üç gün sonra temmuz ayında Wicked’ın başrol oyuncusu Ethan Slater ile aşkını doğruladı.

İkili yeni bir aşka yelken açarken, Grande Gomez ile evliydi ve Slater ise lisedeki sevgilisi Lilly Jay ile evlenmiş ve hatta birkaç ay önce de bebeklerini kucaklarına almıştı. Slater’ın, karısına bu yasak ilişkiden kamuoyuna duyurulmadan kısa bir süre önce bahsettiği belirtiliyor.

Diddy davalarla boğuşuyor

Müzik endüstrisi kasım ayında eski kız arkadaşı Cassie’nin Sean ‘Diddy’ Combs’u fiziksel ve duygusal tacizle suçlamasıyla sarsıldı.

Manhattan Federal Bölge Mahkemesi’nde açılan bir davada Cassie, Diddy’nin kendisini on yıldan fazla bir süre boyunca kontrol ettiğini ve taciz ettiğini, ayrıca ona uyuşturucu sattığıni, dövdüğünü iddia etti.

Ancak skandal suçlamalar pek konuşulamadan dava açıldıktan sadece bir gün sonra hem Diddy hem de Cassie, anlaşmaya vardıklarını açıkladılar. Anlaşmanın şartlarına ilişkin herhangi bir ayrıntı açıklanmadı.

O zamandan bu yana, Diddy’e karşı üç kadın daha iddialarda bulundu; kendisini Jane Doe olarak tanıtan bir kadın, 2003 yılında, 17 yaşındayken kendisi ve diğer erkekler tarafından cinsel saldırıya uğradığını söyledi. Diddy ise 6 Aralık’ta Instagram’da yaptığı açıklamada ‘artık yeter’ diyerek iddiaları yalanladı:

“Son birkaç haftadır sessizce oturdum ve insanların karakterime suikast düzenlemeye, itibarımı yok etmeye çalışmasını izledim. Para isteyen kişiler tarafından bana karşı mide bulandırıcı iddialarda bulunuldu. Çok açık söyleyeyim: İddia edilen korkunç şeylerin hiçbirini yapmadım. Adım, ailem ve hakikat için savaşacağım.”

İddiaların ardından toplam 23 şirketin Diddy’nin şirketi Empower Global ile çalışmayı bıraktığı belirtiliyor.

Sophie Turner ve Joe Jonas’ın ayrılığı

Masalsı bir düğün ile dünyaevine girdiler ama dört yıllık evlilik artık sona erdi. Sophie Turner ve Joe Jonas’ın evliliğinin bitişi hayranlarını ikiye böldü. Jonas ve hayranları, Game Of Thrones yıldızı Turner’ın sürekli partilere gittiğini ve çocuklarını ihmal ettiğini iddia ederken, Jonas’ı da sadık bir baba olarak niteledi.

Ancak bu durum pek çok kesim tarafından sert eleştirilerle karşılandı ve cinsiyet ayrımcılığı ile ilgili tartışmaları körükledi.

O dönemde Taylor Swift’in New York’taki dairesinde iki kızları Willa (3) ve Delphine (16 aylık) ile birlikte yaşayan Turner, daha sonra Amerikalı şarkıcı Joe’yu çocuklarının pasaportlarını vermeyi reddetmekle suçladı.

İkili, ekim ayında geçici bir velayet anlaşmasına vardı ve ortak bir bildiriyle çocukların hem ABD hem de Birleşik Krallık’taki sevgi dolu evlerde eşit zaman geçireceklerini duyurdular.

Aralık ayında da Turner’ın İngiliz aristokrat Peregrine Pearson ile çıktığı ortaya çıktı. İlk başta Joe Jonas, görüşmediği karısının herkesin önünde Peregrine’i tutkuyla öptüğünü öne sürdü, ancak şarkıcı daha sonra eski karısının yaptığı her seçimi desteklediğini söyledi.

Russell Brand’in gözden düşmesi

Ünlü komedyen Russell Brand, eylül ayında, 2006 ile 2013 yılları arasında tecavüz, cinsel saldırı ve duygusal istismarla suçlayan beş kadından (dördü isimsiz) gelen iddiaların yayınlanmasının ardından polis soruşturmasının konusu oldu.

Dört yıllık bir soruşturmanın ardından iddialar The Sunday Times ve Channel 4’ün Dispatches programı tarafından yayınlandı.

Brand, tecavüz ve cinsel saldırı iddialarını reddetti ve ilişkilerinin her zaman rızaya dayalı olduğunu iddia etti.

İlk iddialar arasında 2013 yılında Brand’in Los Angeles’taki evinde tecavüze uğradığını iddia eden bir kadın vardı. The Times’ın incelediği tıbbi kayıtlara göre kadın aynı gün bir tecavüz krizinde tedavi gördü. Başka bir kadın ise 16 yaşındayken Brand’in cinsel saldırısına uğradığını iddia etti. Üçüncüsü, Brand’in Los Angeles’ta kendisiyle çalışırken cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etti.

Dördüncüsü ise İngiltere’de Brand tarafından cinsel saldırıya uğradığını iddia etti ve Brand’i kendisine fiziksel ve duygusal tacizde bulunmakla suçladı.

Haftalar içinde, çok sayıda başka iddia ortaya çıktı.

Kevin Costner’ın olaylı boşanma davası

Kevin Costner, mayıs ayında Christine Baumgartner’dan aniden ayrıldığını duyurduğunda bunun Hollywood’un en sert boşanmalarından biri olacağını kimse tahmin edemezdi.

İkili arasındaki davada estetik operasyonlarının ücretlerinden, köepklerinin yatağına kadar her şeye değer biçildi.

Aylarca süren hukuk savaşının ardından, 68 yaşındaki aktör ve yaklaşık 20 yıllık eşi nihayet bir anlaşmaya vardı; 49 yaşındaki Baumgartner’in, davanın masraflarını karşılamak için 400 bin dolardan fazla para aldığı bildirildi.

Eski sevgililerin yaptıkları ortak açıklamada şu ifadeler yer alıyor: “Kevin ve Christine Costner, boşanma davalarıyla ilgili tüm konularda dostane ve karşılıklı olarak mutabakata varılan bir çözüme ulaştılar.”

Christine Baumgartner’in bir arkadaşı ise şunları söyledi: “Christine’in anlaşmaktan başka seçeneği yoktu çünkü tüm güç Kevin’daydı. Savaşmaya devam ederse her şeyi kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaktı. Christine öyle olduğunu söyledi. Mahkemeye gitmeyi ve uykusuz geceler geçirmeyi özlemeyeceğini. Bunun çocuklar için bir kazanç olduğunu, çünkü bırakın toplum içinde olmayı hiçbir çocuğun bu duruma girmek istemediğini söyledi. Her şeyden önce mahkeme dışında işleri halletmek isteyen oydu. Yeni bir başlangıç yapmak ve yeni evini bir yuva haline getirmek istiyor.”

Kevin Costner ise bu arada 49 yaşındaki şarkıcı Jewel ile yoluna devam etti.

Danny Masterson’ın hapse atılması

That’70s Show’un yıldızı Danny Masterson, iki kadına tecavüzle suçlandıktan sonra eylül ayında ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. En az üç kadın, Masterson’ı 2001 ile 2003 yılları arasında tecavüzle suçladı ve aktörün, haberin yayılmasını engellemek için Scientology Kilisesi’ndeki konumunu kullandığını iddia etti.

Aktör aynı zamanda Los Angeles Yüksek Mahkemesi Hakimi Charlaine Olmedo tarafından da eleştirildi: “Masterson, burada masumiyet iddialarınızda kararlı bir şekilde oturduğunuzu ve dolayısıyla sizi yüzüstü bırakan bir adalet sisteminin kurbanı olduğunuzu hissettiğinizi biliyorum. Ancak Bay Masterson, burada mağdur siz değilsiniz.”

Ekim ayında yıldız, Scientology Kilisesi’nden ihraç edildi. Eşi Bijou Phillips ve ailesi de dahil olmak üzere diğer Scientologların hüküm giymiş tecavüzcüyle tüm bağlarını kesmeleri gerekti. Ancak kiliseden ihraç edilmesine rağmen kilise, içeriden edinilen bilgiye göre Danny’nin tüm suçlamalara karşı masum olduğunu savunuyor.

That ’70s Show’un başrol oyuncuları Mila Kunis ve Ashton Kutcher, hüküm giymiş tecavüzcüye destek mektupları paylaşıp duruşmanın ardından hakime hoşgörü için yalvardıklarında ise sert eleştirilerle karşılaştılar.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ayriliklar-mustehcen-goruntuler-tecavuz-suclamalari-2023e-damga-vuran-skandallar/feed/ 0