İddianame – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Wed, 17 Jul 2024 09:03:47 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yeni atanan kadın öğretmenleri hedef almışlar… 578 yıl hapis talebi https://www.foxhaber.com.tr/yeni-atanan-kadin-ogretmenleri-hedef-almislar-578-yil-hapis-talebi/ https://www.foxhaber.com.tr/yeni-atanan-kadin-ogretmenleri-hedef-almislar-578-yil-hapis-talebi/#respond Wed, 17 Jul 2024 09:03:47 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8927 Şanlıurfa Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığınca, korku ve endişe yaratarak öğretmenlerin kendilerine para göndermelerini sağlayan 3 sanık hakkında 578 yıla kadar, diğer 30’u hakkında ise 15 yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianame Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. 

Telefonla dolandırıcılık yöntemlerinin detaylı olarak anlatıldığı iddianamede, sanıkların müştekilerle olan telefon görüşme kayıtları ile görüntüleri de yer aldı. 

İddianamede, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine yeni atanan ya da sözleşmeli olarak görev yapan kadın öğretmenlerin bilgilerini ele geçiren sanıkların, aradıkları müştekilere kendilerini polis, savcı gibi kamu görevlisi olarak tanıttıkları ve gizli bir soruşturma yürüttüklerini söyledikleri belirtildi. 

“Atıcı” olarak tabir edilen ve organizasyonun başındaki kişinin, kadın öğretmenlere bazı kişilerin kimlik bilgilerini ve telefonlarındaki fotoğrafları ele geçirerek cinsel içerikli görüntülerle montajladığı ve bunların internette yayınlanacağı sırada engellendiğini söylediği, müştekilerde korku ve endişe oluşturarak sanıkların banka hesaplarına para göndermelerini sağladıkları ve bu şekilde dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdikleri aktarıldı. 

CİNSEL İÇERİKLİ YAZIŞMA YALANI

Sanıkların 32 müştekiyi 4 milyon 396 bin lira dolandırdığı aktarılan iddianamede, belirli bir iş bölümü içerisinde eylemleri gerçekleştiren sanıkların yabancı uyruklu kişiler adına açılan GSM hatları üzerinden müştekileri aradığı ifade edildi. 
İddianamede şu bilgilere yer verildi: 

“Şüpheliler Mustafa C, Mehmet C. ve Casım Y’nin hedef olarak mesleğe yeni atanmış ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görev yapan aday statüsündeki kadın öğretmenleri seçtikleri, öğretmenlerin tüm kişisel bilgilerine tape kayıtlarından anlaşıldığı üzere vakıf oldukları, bu öğretmenlere ‘yol uygulamasında yakaladıkları şahıs ya da şahısların üzerinde kimlik bilgilerinin ve GSM hattının ikizinin çıktığı, bu hat üzerinden WhatsApp uygulamasını yedekleyerek başkaları ile cinsel içerikli görüşmeler yaptıklarını, müstehcen görüntülerinin sosyal medyada yayılacağı veyahut aile bireylerine gönderileceği sırada engellendiğini, dosyanın gizli olduğunu, gizlilik kalktığı takdirde aday öğretmen olması nedeniyle mesleğinin riske gireceğini ve Milli Eğitim Müdürlüğüne faks gönderilerek görevden uzaklaştırılacaklarını, kimlik bilgilerinin banka çalışanları tarafından sızdırıldığını, banka hesaplarına erişim sağlandığını’ söyleyerek onları korkutup bir nevi etkisiz hale getirdikleri anlaşılmıştır.

KREDİ ÇEKMEYE İKNA ETMİŞLER 

Şüphelilerin, öğretmen müştekilere kendilerine inanmaları için aile fertlerinin isimlerini sayıp kendisi ile alakalı kişisel veri niteliğindeki bilgileri verdikleri, WhatsApp üzerinden kadın fotoğrafları gönderip tanıyıp tanımadıklarını sorduktan sonra fotoğraftaki kişinin banka çalışanı olduğunu ve kimlik bilgilerini sızdırdığını söyledikleri, banka hesaplarında yapacağı işlemin hayali olduğunu, hesaplarının koruma altında olduğunu, hesabından gönderilecek paranın geri iade edileceğini söyleyerek müştekinin tüm inceleme ve denetleme olanağını ortadan kaldırdıktan sonra onları kredi çekmeye ikna ederek verdikleri hesaba para göndermesini sağladıkları, hedef olarak seçtikleri mağdurlar ve onlara uyguladıkları hile yöntemleri nedeniyle cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.” 

578 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTEMİ

İddianamede “atıcı” oldukları tespit edilen tutuklu sanıklar Mehmet C, Mustafa C. ve Casım Y. için 32 kez “nitelikli dolandırıcılık”, “şantaj” ve “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” ve farklı suçlardan toplam 237’şer yıldan 578’er yıla kadar hapis cezası istendi. 
30 sanık için ise “nitelikli dolandırıcılık” suçundan 6’şar yıldan 15’er yıla kadar hapis talep edildi. 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yeni-atanan-kadin-ogretmenleri-hedef-almislar-578-yil-hapis-talebi/feed/ 0
Özel’den ‘Erdoğan’ın CHP içinde karışıklık planı var’ sözlerine yanıt https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-sozlerine-yanit/ https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-sozlerine-yanit/#respond Wed, 10 Jul 2024 09:06:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8750 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 52’nci yılı dolayısıyla Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı.

Özel, törenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP liderine “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP içinde bir karışıklık planı olduğu” iddiası da soruldu.

TUTUKLU GENERALLERİN DURUMU

Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde generallerle ilgili bir talimatı olup olmadığı sorusu üzerine şunları söyledi:

– İki genel başkan bir görüşme yaptıktan sonra ya ortak bir açıklama yapılır ya da herkes görüşmeyle ilgili kendine ait kısımlar hakkında bilgi verebilir. Diğeri son derece müzakere tekniğine aykırıdır. Ben şöyle dedim, bana böyle dediler dediğinizde, görüşmenin belli seyrini, bundan sonra olabilecek olumlu görüşmeleri engellemiş olursunuz. Ben gazetecilik merakına sonuna kadar saygılıyım ancak bu cevap için muhatap ben değilim. Benim söylemem doğru olmaz. Ben sadece kendimin ne yaptığını söyleyebilirim.

– Biz detaylı bir dosya hazırlamıştık. O dosyayı, Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede gündemimize aldık, üzerinde konuştuk. Ben bu konuda, önümüzdeki günlerde olumlu gelişmeler olacağını ümit ediyorum, bu ümidimi koruyorum. Dikkatle takip edeceğiz. Belki Sayın Erdoğan bu konuda bir açıklama yaparsa ondan sonra o günle ilgili diğer detaylar aleniyet kazanabilir. Ama benim aksini yapmam müzakere tekniğine uygun bir davranış olmaz.

“BÜYÜK BİR NEZAKETLE MÜZAKERE EDİLDİ” 

– Herkesin içi rahat olsun. Gezi davasında da 28 Şubat davasında da yaşanan hukuksuzluklar ve toplumdaki tüm beklentiler, yani önceden bir gündem hazırladığımızı söylemiştim. O gündem içindeki herhangi bir madde konuşulmadan o toplantıdan ayrılınmadı. O gün de söylemiştim, daha önce söylediğimiz her şey ve daha fazlası toplantıda konuşuldu. Büyük bir nezaket ile karşılıklı müzakere edildi, görüş alışverişi yapıldı. Bizim tarafımızdan belli talepler çok net şekilde dillendirildi. Ben marj içinde kalmak zorundayım.

SİNAN ATEŞ İDDİANAMESİ 

Özel, Sinan Ateş iddianamesi ile ilgili soru üzerine şöyle konuştu:

– Sinan Ateş iddianamesi le ilgili kapsamlı bir çalışma ve açıklama yapacağız. Ancak iddianame hem aileyi son derece rahatsız etmiştir hem de Türkiye’deki gerçekten adalet isteyen herkesi rahatsız etmiştir. İddianameyi hazırlayan savcının görevi şudur; delilleri toplamak, şahitleri dinlemek, soruşturmayı genişletmek ve en geniş şekilde yargılanma safhası gelmeden önce iddianameyi hazırlamak.

– Kamuoyunun kapsamı savcıdan geniş. Sizler savcıdan daha çok şey biliyorsunuz. İddianamenin özelliği şudur; iddianameyi okuduğunuzda haber yaparsınız. İddianame ile ilgili yapılan haberler, iddianamede bir şey olmadığına yönelik. İddianamede yeni bilgiler yok. Sizlerden birisi eline kalem alsa daha güçlü bir iddianame yazar. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

AYŞE ATEŞ İLE GÖRÜŞECEK 

Bu arada Sayın Ayşe Ateş -Sinan Ateş’in eşi- bizden bir randevu talebi olmuştu. Kendisiyle bugün görüşeceğiz. Kendisinin bu konuyla ilgili topluma mal olan tepkisini biz de sizlerle takip ettik. Onun dışında kendisiyle de görüştükten sonra dah fazla, daha net şeyler söyleme imkanı buluruz.”

ERDOĞAN’IN ZİYARET TARİHİ NET DEĞİL

Erdoğan’ın iade-i ziyaretine ilişkin tarihin netleşip netleşmediği sorusu üzerine Özel, “Bize henüz böyle bir başvuru yapılmadı. Böyle bir talepte bulunulacağını biliyoruz. Tarih netleşince açıklanır” dedi.

“ÖZGÜVENSİZ DÖNEMDEN KALAN MESELELER” 

“Görüşmeden sonra bazı iddialar da ortaya atıldı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın CHP içinde bir karışıklık planı olduğu şeklinde yorumlar yapılıyor. Bu konuda değerlendirmeniz nedir” sorusu üzerine Özel, şu yanıtı verdi:

– 47 yıl seçim kazanamamanın verdiği özgüvensizliği atamamış bazı arkadaşlarımızın değerlendirmeleri. Türkiye’nin birinci partisini, yüzde 38 oy almış bir partiyi, gelecek seçimlerde Türkiye’nin iktidar partisi olmak için canla, başla çalışan ve buna yürekten inanmış kadroların partisini kim karıştırmak isteyebilir, kim komplo teorileriyle bizleri meşgul etmek isteyebilir. Bunlar özgüvensiz dönemden kalan meseleler. Kendimize güvenimiz tam. Kayıt dışı siyasete karşıyız.

– Her şeyi gözlerinizin önünde yapıyoruz, açıklıyoruz, çalışıyoruz. Gayret ediyoruz. Hiç kimse korkmasın. CHP’yi topuyla, tüfeğiyle, tankıyla darbeciler karıştıramadı. Biz her seferinde bazen düştük, hep beraber düştüğümüz yerden kalktık. Şimdi yerdeyken kalkacağına inanan bir parti, tarihinin en önemli çıkışlarından birinde böyle özgüvensiz sorularla, özgüvensiz tartışmalarla kimse kimseyi meşgul etmesin. İşimiz var daha iktidar olacağız.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-sozlerine-yanit/feed/ 0
Zonguldak’ta kaçak ocakta vahşet: Afgan madenciyi diri diri yakmışlar https://www.foxhaber.com.tr/zonguldakta-kacak-ocakta-vahset-afgan-madenciyi-diri-diri-yakmislar/ https://www.foxhaber.com.tr/zonguldakta-kacak-ocakta-vahset-afgan-madenciyi-diri-diri-yakmislar/#respond Mon, 22 Apr 2024 21:24:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6444 Zonguldak’ta kaçak maden ocağında çalışan Afganistan uyruklu Vezir Mohammed Nourtani’nin (50) ölümüne ilişkin iddianame tamamlandı. İddianamede, yanmış halde bulunan cesedin, kaçak ocaktaki kazayı gizlemek ve ocağın kapanmasını engellemek için öldükten sonra yakıldığı belirtildi. Üçü tutuklu altı sanık hakkında ‘iştirak halinde kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis istemi ile dava açıldı.

Olay, 10 Kasım’da Kırat Mahallesi Koca Osman Sokak’ta meydana geldi. Yoldan geçenler, yandaki ormanda yanmış cesedi fark edip, ihbarda bulundu. Benzin dökülerek yakıldığı belirlenen ceset, otopsi için Atatürk Devlet Hastanesi’nin morguna kaldırıldı.

Cesedin kaçak olarak işletilen maden ocağında çalışan 3 çocuk babası Afganistan uyruklu Vezir Mohammad Nourtani’ye ait olduğunu belirlendi. Otopside Nourtani’nin 9 Kasım’da öldüğü tespit edilirken, ailesinin 10 Kasım sabahı kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi.

OLAYDAN DÖRT GÜN ÖNCE KAPATILMIŞ

Nourtani, 11 Kasım’da toprağa verildi. Soruşturma kapsamında Nourtani’nin çalıştığı kaçak maden ocağı sahipleri Hakan Körnöş (46), Enver Gideroğlu (34) ve Körnöş’ün kuzeni Ahmet Aydın (52), maden ocağı çalışanları S.K. (28), E.D. (22) ve kömür ticareti yapan A.Ç. (46), gözaltına alındı.

Körnöş, Gideroğlu ve Aydın tutuklanırken, diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan kaçak ocağın jandarma tarafından 4 gün önce kapatıldığı ancak sahiplerince tekrar açıldığı belirlendi. Kaçak ocak, olayın ardından imha edilerek kapatıldı.

AİLENİN TEK ÇALIŞANDI

Eşi Kamergul Maliki (38), oğulları yürüme engelli Sayid Mohammad (22), Pir Mohammad (16), işitme engelli Ali Rıza (13), Said Riza Nourtani (2) ve gelini Şaziye Mohammadi (19) ile 2 odası olan sobalı evde yaşadıkları görülen Nourtani’nin kaçak maden ocağında çalışarak ailesinin bakımını üstlendiği ve ailede çalışabilecek durumdaki tek kişi olduğu ortaya çıktı.

YÜZÜ YANMAMIŞ

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede; yanmış halde bulunan cesedin kimliği, yüz bölgesi yanmadığı için ‘kayıp şahıs’ bildiriminden tespit edildiği belirtildi. İddianamede ‘eylemin kişi ve toplum üzerindeki olumsuz etkisi ve şüphelilerin suça konu olayın ortaya çıkmasını engellemek amacıyla yapmış olduğu davranışların vahameti göz önüne alınarak’ soruşturmanın derinleştirildiği vurgulandı.

MADENDEN ÇIKARILDIĞINDA HAYATTAYDI

Afgan madencinin gündelik işçi olarak kaçak maden ocağında çalıştığı belirtilirken, 9 Kasım’da saat 20.00 sıralarında S.K. ile yer altında geçirdiği kaza neticesinde ağır şekilde yaralandığı, ocaktan çıkarıldığında ise hala hayatta olduğu ifadeler ile sabit olduğu iddianamede değerlendirildi.

Afgan madencinin battaniyeye sarılıp, kamyonetin kasasına yüklendiği ancak kolluk veya sağlık birimlerine haber verilmediği için zamanında müdahale edilemediği belirtildi. İddianamede, S.K. ve E.D.’nin kamera kayıt cihazını kırmaya çalıştığı ve Afgan madenciye ait kıyafetleri yaktığı anların görüntüleri de yer aldı.

ÜÇ SAAT KASADA GEZDİRMİŞLER

Afgan madencinin battaniyeye sarılı bir şekilde 3 saat boyunca kamyonet kasasında gezdirildiği belirtilen iddianamede A.Ç.’nin diğerlerinden ayrıldığı saat 22.45’te Ahmet Aydın’ın akaryakıt istasyonundan pet şişeye benzin aldığı ifade edildi. İddianamede ‘23.00 ile 00.00 aralığında olayı gizlemek amacıyla iştirak iradesi içerisinde maktulün cesedini yaktıkları, maktulün cesedi yakıldıktan sonra şüphelilerin benzin bidonunu ve maktulün taşındığı battaniyeyi olay yerinden farklı bir noktalara attığı’ ifadeleri yer aldı.

KÖMÜRLEŞENE KADAR YANDI

Afgan madencinin baş, omuz ve ayakları haricinde bütün vücudunun yandığı belirtilen adli tıp raporunda vahşetin detayları da ortaya çıktı. Raporda, göğüs karın ve kasık bölgesinden omurga ve kaburga kemiklerinin görünür olduğu, her iki diz seviyesinden kemiklerin bütünlüğünün bozulduğu belirtildi.

Ayrıca çene ve köprücük kemiklerinde kırık saptandığı ifade edildi. Cesedin, kömürleşme derecesinde yandığı için kesin ölüm nedeninin belirlenemeyeceği ifade edilen raporda; ölüm sonrası yakıldığı, olay sonrası 112’ye haber verilse ya da hastaneye götürülse kurtulma ihtimalinin olup olmadığının bilinmediği yer aldı.

OCAK SAHİPLERİ ASLİ KUSURLU

Öte yandan iş kazasına yönelik alınan bilirkişi raporunda, Afgan madenciye ocak içinde vagon çarpmış olabileceği belirtildi. Raporda, işçiyi gözetme yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve kaçak ocakta sigortasız işçi çalıştıran Hakan Körnöş ile Enver Gideroğlu’nun asli kusurlu, Afgan madencinin ise iş kazası yönünden tali kusurlu olduğu aktarıldı.

“KASTEN ÖLDÜRDÜLER”

İddianamede, ‘iştirak’ iradesiyle hareket ettiği belirtilen Hakan Körnöş, Enver Gideroğlu ve Ahmet Aydın, S.K., E.D. ve A.Ç.’nin suçlamaları ‘kaçak ocakta meydana gelen kazanın ortaya çıkışını gizlemek, maddi getirisi düşünülerek kaçak ocağının kapatılmasına engel olmak ve haklarında adli ve idari işlem yapılmasına engel olmak amacıyla ocakta meydana gelen olay sonucunda alınan ifadelerle de sabit olduğu üzere hayatta olan maktulü kolluk birimlerine ve sağlık kuruluşuna haber vermeksizin kazanın meydana geldiği 20.00 ile yakıldığı 23.30’a kadar geçen süre zarfında araçlarında taşıyarak kasten öldürdükleri’ sözleriyle anlatıldı.

ARACIN LASTİKLERİNİ DEĞİŞTİRMİŞ

Enver Gideroğlu’nun Nourtani’nin ailesini arayıp işe gelmediğini söylediği belirtilen iddianamede, Hakan Körnöş’ün kamyonetin lastiklerini değiştirdiğine yer verildi. İddianamede şüphelilerin olayın başından beri irtibat halinde oldukları ve yabancı uyruklu olması nedeniyle takibinin zor olacağı düşünülen kişinin cesedini suçu gizlemek maksadıyla Ahmet Aydın, Körnöş ve Gideroğlu tarafından yakıldığı ifade edildi.

İddianamede, sanıklar hakkında ‘ceza alt sınırından uzaklaşma’ takdiri mahkemeye bırakılırken; ‘meydana gelen eylemin kişi ve toplum üzerindeki olumsuz etkisi, yaşanılan olumsuz olaylardan kaynaklı ülkemize sığınan yabancı uyruklu olması sebebiyle takibinin zor olacağı düşünülen kişinin cesedini suçu gizlemek maksadıyla yakılması yönündeki eylemin vahameti’ ifadelerine yer verildi. İddianame, 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek sanıkların her birine ‘iştirak halinde kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis istemiyle dava açıldı.

“DİRİ DİRİ YAKMAKTAN YARGILANMALARI GEREKİRDİ”

İddianamenin eksik düzenlendiğini öne süren Nourtani ailesinin avukatı Kerim Bahadır Şeker ise “Sanıkların kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasıyla değil, ölmeden önce diri diri bir kimseyi yakmalarından ötürü ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanması gerekmekteydi” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/zonguldakta-kacak-ocakta-vahset-afgan-madenciyi-diri-diri-yakmislar/feed/ 0
İşte dehşet odası: Çocukları yıllarca burada istismar etti https://www.foxhaber.com.tr/iste-dehset-odasi-cocuklari-yillarca-burada-istismar-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/iste-dehset-odasi-cocuklari-yillarca-burada-istismar-etti/#respond Sun, 21 Apr 2024 21:09:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6382 İstanbul Bağcılar’da geçen sene okuldan çıkan 11 yaşındaki M.Y.’yi aracıyla kendisine ait su dükkanına götürüp burada alıkoyan ve taciz eden Metin Şenay, 7 Mayıs’ta hakim karşısına çıkacak.

Şenay’ın daha önce de istismar ettiği çok sayıda çocuğa ait görüntüleri kayıt altına aldığı ve bu görüntülerin bir kısmını şifreli bir hard diske aktardığı belirtildi.

SU SATTIĞI AİLENİN ÇOCUĞUNA SALDIRDI

Olay, geçen yıl 24 Mayıs’ta Bağcılar Yenimahalle Mahallesi’nde meydana geldi. 11 yaşındaki M.Y.’yi sabah annesi okula bıraktı. M.Y., okul çıkışı eve geç kalınca ailesi kızlarını aramaya başladı. Gidebileceği yerler kontrol edilen M.Y.’den iz bulamayan aile polise giderek şikayetçi oldu. Bunun üzerine ekipler çocuğun bulunması için çalışma başlattı.

Yapılan çalışmalarda M.Y.’nin okul çıkışı beyaz bir minibüse bindiği, minibüsün ise aileye su satan Metin Şenay’a ait olduğu belirlendi. Polis, Şenay’ın ev ve iş yerine eş zamanlı baskın düzenledi. İş yerine polisin geldiğini gören Şenay kaçmaya çalışırken yakalandı.

İŞ YERİNDE ÜÇ AYRI BÖLME BULUNDU

Şenay gözaltına alınırken ekipler iş yerinde yaptıkları aramada önünde damacana dizili olan üç ayrı bölme olduğunu fark etti. Bölmelerin birinden çocuk sesi geldiğini duyan polis, kapıyı açınca M.Y.’yi buldu.

Polisin geldiğini gören ve mahallelerinde bir çocuğun kayıp olduğunu bilen çevredekiler, çocuğun sucuda bulunduğu öğrenince Şenay’ı linç etmek istedi. O sırada polis iş yerinin kepenklerini kapatarak şüpheliyi linç edilmekten kurtardı.

SES YALITIMLI ODADA ‘SENİ ÖLDÜRÜRÜM’ YAZISI

Çocuğun bulunduğu bölmenin ses yalıtımlı olduğu ve şüphelinin M.Y.’yi korkutmak için duvarlara astığı A4 kağıtlarına sessiz olması gerektiği yoksa kendisini öldüreceğini yazdığı kaydedildi.

Öte yandan şüphelinin 2009 yılında da başka bir çocuğa karşı cinsel istismar suçuna karıştığı öğrenildi. Olay günü konuşan mahalle sakinlerinden Fuat Ekmekçi “8-10 senedir burada esnaflık yapan birisi böyle olaylarına vakıf olduğumuz birisi değil. Ama o dükkana çocuklar girer çıkar da su içmek için. Böyle bir şey yapabileceğini ihtimal vermiyorduk” dedi.

“ARABASINI TAŞLADILAR”

Mahalle sakini Hasan Yaylaoğlu ise “Geldiğinde saat 14.00 civarıydı. Tıraş olmuşsun falan dedim. Çay ısmarlayacağımı söyledim kendisi bana ‘Hakkını helal et’ dedi ve gitti. Gece saatlerinde annesi kameralar takibiyle görüyor. Bizim arkadaşa çocuğunun içeride olduğunu söylemiş. Uygunsuz bir halde görüyorlar tabii. Polisler eşliğinde aldılar götürdüler. Arabasını taşladılar” ifadelerini kullandı.

İDDİANAME KABUL EDİLDİ

Gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Şenay, hakkında Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianame tamamlandı ve kabul edildi. Şenay’ın 7 Mayıs saat 13.30’da hakim karşısına çıkması bekleniyor.

GÖRÜNTÜLER BİLGİSAYARDA

Öte yandan Şenay’ın daha önce de çok sayıda çocuğa cinsel istismarda bulunduğu, bazı çocukları istismar ederken görüntüler çektiği ortaya çıktı. Bu görüntülerin bir kısmı Şenay’a ait bilgisayarda bulunurken bazı görüntülerin ise şifreli bir hard diske aktarıldığı belirlendi.

İddianameyi hazırlayan savcının hard disk şifresinin çözülmesinin iddianameyi geciktireceği için mahkeme heyeti tarafından çözülmesini iddianameye eklediği öğrenildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iste-dehset-odasi-cocuklari-yillarca-burada-istismar-etti/feed/ 0
Herkes trafik kazası sanıyordu gerçek dehşete düşürdü https://www.foxhaber.com.tr/herkes-trafik-kazasi-saniyordu-gercek-dehsete-dusurdu/ https://www.foxhaber.com.tr/herkes-trafik-kazasi-saniyordu-gercek-dehsete-dusurdu/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:00:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5505 Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ve İl Emniyet Müdürlüğünün 12 Ekim 2023’te Hacılar ilçesi Erenler Caddesi’nde 50 SF 514 plakalı otomobille geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiği zannedilen Eyüp Arslantürk’ün (57) ölümüyle ilgili şüphe üzerine başlattığı ve yaklaşık 5 ay süren detaylı soruşturma sonucu 4’ü tutuklu 6 sanık hakkında iddianame hazırlandı.

Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar B.E, K.S.Y, F.P. ve B.G’nin, “tasarlayarak öldürme”, “cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme”, “kamu hizmetine tahsis edilmiş eşyaya zarar vermeye azmettirme” ve “gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal etmeye azmettirme” suçlarından cezalandırılmaları istendi.

Tutuksuz sanıklar M.T. ve A.T. için de “tasarlayarak öldürmeye yardım etme”, “cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya yardım etme”, “kamu hizmetine tahsis edilmiş eşyaya zarar vermeye yardım etme” ve “gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal etmeye yardım etme” suçlarından ceza istenen iddianame, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Sanık, müşteki ve tanık beyanlarına yer verilen iddianamede, Eyüp Arslantürk’ün ölümüne ilişkin detaylar yer aldı.

EŞİNİ VE KIZINI MİSAFİRLİĞE ÇAĞIRIP KAÇIRMIŞLAR

Soyadını değiştiren iki kardeşten sanık B.E’nin, annesi sanık M.T. hakkında çirkin ithamlarda bulunduğu iddiasıyla, daha önce ikamet ettikleri Develi ilçesinden ailece tanıştıkları Arslantürk’ü kaçırmak için kardeşi K.S.Y, bacanağı F.P. ve arkadaşı B.G’yi azmettirdiği belirtilen iddianamede, sanıkların B.E’nin iş yerinde toplanıp plan, maktulün evinin yakınlarında ise keşif yaptıkları belirtildi.

Önce maktulü camiye giderken araçla önünü keserek kaçırmayı düşünen, sonra bu plandan vazgeçen sanıklardan B.E’nin, maktulün evde yalnız kalmasını sağlamak için annesinden yardım istediği bilgisi de iddianamede yer aldı.

İddianamede, sanık M.T’nin maktulün eşi ve kızını evinde misafir ettiği 12 Ekim 2023 akşamı, diğer sanıklar B.E, K.S.Y, F.P. ve B.G’nin eylemi gerçekleştirmek üzere harekete geçtiği kaydedildi.

AĞZINI BEZ VE KOLİ BANDIYLA BAĞLADILAR

B.E’nin kar maskeleri, fenerler, plastik kelepçeler, bez ve koli bandını, F.P’nin ise maktulün evinin elektriğini kesmede kullandığı makası temin ettiği belirtilen iddianamede, şu bilgilere yer verildi:

“4 sanığın B.E’nin kullandığı araçla, güvenlik kameralarına yakalanmamak için arka yollardan maktulün evinin bulunduğu yere gittiği, plan doğrultusunda sanıklardan K.S.Y’nin evin elektriğinin bağlı olduğu trafonun kablosunu kestiği tespit edilmiştir.

3 sanığı evin arka kapı tarafına bırakan B.E’nin aracıyla iş yerine geri döndüğü, evin kapısını açan maktulü darbeden kar maskeli 3 sanığın, maktulün ağzını bez ve koli bandıyla, ellerini de plastik kelepçeyle bağladığı belirlenmiştir.

Daha sonra maktulü kendi aracına bindiren 3 sanığın, B.E’nin nişanlısının üzerine kayıtlı parselde bulunan bağ evine gitmek üzere yola çıktığı, yolda sanıklardan B.E’nin de aracıyla kendilerine katıldığı, sanıkların maktulü bağ evinin kömürlük olarak kullanılan deposuna götürdüğü tespit edilmiştir.

İŞKENCEYLE ÖLDÜRÜP KAZA SÜSÜ VERDİLER

Sanıkların sandalyeye oturttukları maktulü ağzı bağlı olarak darbettikleri, göğsünde kaburga kırıkları oluşacak şekilde darbedilen maktulün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlenmiştir.

Sanıkların, olaya trafik kazası süsü vermek amacıyla, maktulü öldürdükten sonra aracının şoför koltuğuna taşıdığı, F.P’nin maktulün kucağına, yan koltuğa da K.S.Y’nin oturduğu, B.E’nin aracıyla takip ettiği, F.P’nin vitesi boşa alarak araçtan indiği ve aracı iterek su kanalına doğru yönlendirdiği tespit edilmiştir. Aracın çok fazla ilerlemeden durduğu, sanıkların diğer araç ile olay yerinden ayrıldığı belirlenmiştir.”

“ANNEM HAKKINDA ÇİRKİN SÖZLER SÖYLEDİ”

Sanık B.E. ise iddianamede yer alan ifadesinde, annesi hakkında asılsız ve çirkin sözler sarf ettiğini öne sürdüğü maktulü evinden alıp, korkutup bırakmayı amaçladığını iddia etti.

B.E, “Maktul beni tanıdığı için aracımdan inmedim, yüzümü görmesini istemedim. B.G. veya F.P. maktulün nefes almadığını söyledi.” dedi.

Maktulü aracıyla yolda bıraktıklarını belirten B.E, “Biz şehir merkezine döndük. Maktulün aracının hareket edip su kanalına girdiğini görmedim.” ifadesini kullandı.

Sanıklardan M.T. ve kocası A.T. de olay hakkında bilgileri olmadığını iddia etti.

Diğer sanıklar da maktulün ölümüne sebep olacak herhangi bir şey yapmadıklarını öne sürdü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/herkes-trafik-kazasi-saniyordu-gercek-dehsete-dusurdu/feed/ 0
İki kardeşin ölümünde ilaçlama firmasının sahibine 15 yıl istendi https://www.foxhaber.com.tr/iki-kardesin-olumunde-ilaclama-firmasinin-sahibine-15-yil-istendi/ https://www.foxhaber.com.tr/iki-kardesin-olumunde-ilaclama-firmasinin-sahibine-15-yil-istendi/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:03:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4194 Muğla’nın Bodrum ilçesinde İnci Sandık (36) ile oğlu Sezai Talha’nın hastanede tedaviye alındığı, emzirdiği 6 aylık bebeği Uraz ile kızı Karya’nın (6) yaşamını yitirdiği olayda, evi haşerelere karşı ilaçlayan ve ilaçlama şirketinin de sahibi olan Halil Kahraman (44) hakkında ‘Taksirle birden fazla ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.

İddianamede, Kahraman’ın evin yatak odası bölümüne bıraktığı tarım ilacı tabletlerinin hava ile temasıyla çıkan gazın yayıldığı, yatak odasının düzgün şekilde kapatılmaması nedeniyle de evdekilerin etkilendiği belirtildi. Kahraman’ın ilaçlamanın ardından evde kalınmaması konusunda uyarıda bulunmadığına dikkat çekildi.

ANNE SÜTÜ ZEHİRLENMESİ SANDILAR

Ortakent Mahallesi’nde yaşayan İnci Sandık ile oğulları Sezai Talha ve 6 aylık Uraz ile kızı Karya, geçen yıl 20 Mayıs sabahı rahatsızlanınca Bodrum Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Annesinin sütünden zehirlendiği sanılan Uraz, kurtarılamadı. Ambulansla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilen Kayra Sandık da yaşamını yitirdi.

İki kardeş 21 Mayıs’ta ilçede toprağa verildi. Cenazeye anne İnci Sandık da katıldı. Cenazenin ardından tekrar rahatsızlanan İnci Sandık, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yoğun bakımda tedaviye alındı. İnci Sandık ve oğlu Sezai Talha tedavilerinin ardından taburcu edildi.

TARIM İLACI KULLANILMIŞ

Olayın ardından baba Alp Sandık’ın ifadesine başvuruldu. Sandık ifadesinde, evdeki haşerelere karşı firma tarafından yapılan ilaçlamanın aşırı olduğunu söyledi. Baba Sandık’ın ifadesi doğrultusunda Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla evi ilaçlayan ve ilaçlama şirketinin sahibi olan Halil Kahraman 21 Mayıs akşamı gözaltına alındı.

Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kahraman, çıkarıldığı mahkemece ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olmak’ suçundan tutuklandı. Yapılan incelemede evin, halk dilinde ‘buğday biti’ olarak adlandırılan tarım ilacı ile ilaçlandığı belirlendi.

EVDE 6 GÜNDE İKİNCİ İLAÇLAMA

Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık Halil Kahraman hakkında ‘Taksirle birden fazla ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle 4 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede sanık Kahraman’ın,12 Mayıs 2023 tarihinde böceklere karşı evi ilaçladığı ancak böceklerin ölmemesi üzerine 18 Mayıs’ta ikinci defa ilaçlamak için eve geldiği belirtildi.

İddianamede, Sanık Kahraman’ın evin yatak odası bölümüne ‘buğday biti’ diye tabir edilen 4 tablet tarım ilacı bıraktığı ve yatak odasının kapısını bantla kapattığı, şüphelinin yatak odasına iki gün boyunca girilmemesini ve iki gün sonra havalandırılarak girilmesi gerektiğini söylediği belirtildi.

UYARIDA BULUNMAMIŞ

İddianamede sanık Halil Kahraman’ın, şikayetçilerin ve çocukların evde kalıp kalmamaları yönünde bir beyanda bulunmadığına dikkat çekildi. Şikayetçiler ve çocuklarının evde kalmaya devam ettikleri, son olarak kullanılan tabletlerin hava ile temas etmesi üzerine zehirli gazın ortaya çıkıp, yayıldığı, yatak odasının düzgün şekilde kapatılmaması nedeniyle de evdekilerin etkilendiği belirtildi. İddianamede, 2 kardeşin Adli Tıp raporuna göre, kullanılan böcek ilacından kaynaklı yaşamını yitirdiğine dikkat çekildi.

15 GÜN EVE GİRİLMEMELİ

İddianamede, şüpheli Halil Kahraman’ın tabletleri evin yatak odasına yerleştirdikten sonra kapısını bantla kapattığı ve sadece bu odaya iki gün girilmemesini söylediği, ilacın uygulandığı alana 15 gün boyunca herhangi bir canlının girmemesi ve bu ilacın evlerde hiçbir şekilde uygulanmaması gerektiği halde ilacın uygulandığı belirtildi.

Ayrıca ölümün gerçekleştiği zamana kadar şikayetçi ve çocuklarının bu alanda kaldıkları, şüphelinin daha önce başka evlerde aynı ilacı uygulaması ve herhangi bir sorunla karşılaşmadığından bu yönde uyarıda bulunmadığı kaydedildi.

Hava ile temas eden ilacın çıkardığı gazın renksiz olması nedeniyle diğer odalara da yayıldığının fark edilemeyeceği ancak bunların ilaçlama firması sahibi ve uzun yıllardır bu işi yapan Kahraman tarafından bilindiği belirtildi.

SAĞLIK ÇALIŞANLARINI DA ŞİKAYET ETTİLER

İddianamede, İnci Sandık ve eşi Alp Sandık’ın şikayeti üzerine olaya müdahale eden ve ihmalleri oldukları ileri sürülen Bodrum Devlet Hastanesi’nde görevli olan sağlık çalışanları hakkındaki dosyanın ise ayrı şekilde değerlendirilmesi gerektiği ve Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu’na soruşturma izni konusunda müzekkere yazıldığı belirtildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iki-kardesin-olumunde-ilaclama-firmasinin-sahibine-15-yil-istendi/feed/ 0
Çocuk koğuşunda istismar! 5 gardiyana hapis talebi… https://www.foxhaber.com.tr/cocuk-kogusunda-istismar-5-gardiyana-hapis-talebi/ https://www.foxhaber.com.tr/cocuk-kogusunda-istismar-5-gardiyana-hapis-talebi/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:21:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3206 ocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ‘Cinsel istismar’ suçundan tutuklanan S.T. ile M.D., iddiaya göre 2022 yılı Ağustos ayında aynı koğuşta kaldıkları, A.S., E.G., K.T.Ö. ve Y.Ö. tarafından cinsel istismara uğradı.

Olay, o dönem 17 yaşında olan mağdur S.T.’nin, 12 Ağustos 2022’de nakil olarak gittiği Ankara Sincan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nde yapılan muayenesinde ortaya çıktı.

Vücudunda darp izleri görülen S.T.’nin, Kocaeli’deki cezaevinde M.D. ile birlikte, A.S., E.G., K.T.Ö. ve Y.Ö.’nün cinsel istismarına maruz kaldıklarını, kemerle darbedildiklerini, zorla ayaklarını yıkattıklarını, kendilerine masaj yaptırdıklarını, bardaktan ve pet şişeden zorla idrar içirdiklerini beyan etmesi üzerine, kurum müdürlüğü tarafından suç duyurusunda bulunuldu.

Şüpheliler hakkında, Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılarak geçen Ocak ayında karar çıktı.

ÇOCUK KOĞUŞUNDAKİ SANIKLARA CEZA YAĞMIŞTI

Mahkeme heyeti, sanıkların suç tarihinde 18 yaşından küçük olmalarını dikkate alarak, S.T. ve M.D.’ye yönelik haklarında ‘çocuğa karşı eziyet’, ‘cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçlarından şüpheliler A.S., E.G., K.T.Ö. ile Y.Ö., 19 yıl ile 30 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezası verdi. A.S., E.G., K.T.Ö. ve Y.Ö., ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçundan beraat ederken, ‘kaçma şüpheleri olduğu gerekçesi’ ile tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti.

GARDİYANLAR HAKKINDA DA SORUŞTURMA

Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı gündeme gelen olayın ardından Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görevli infaz koruma memurları Ahmet Ö., Ahmet S., Murat Ş., Ömer Ç. Ve Samet K. hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından şüpheliler hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, mağdur S.T.’nin haklarında iddianame düzenlenen 18 yaşından küçük çocuklar A.D., E.G., Y.Ö. ile K.T.Ö. tarafından işkence ve istismara maruz kaldığı anlatıldı. S.T.’nin Sincan Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na Ağustos 2022 tarihinde sevk edildiği anlatılan iddianamede, cezaevine girişte yapılan kontrollerde vücudunda morluklar ve yaraların tespit edilmesi üzerine suç duyurusunda bulunulduğu, Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından S.T.’ye yönelik 18 yaşından küçük 4 şüphelinin 11 Ağustos 2022 tarihinde gerçekleştirdikleri eylemlere ilişkin günün vardiya sorumlusu infaz koruma memurları hakkında soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

İFADESİNDE GARDİYANLARDAN ŞİKAYETÇİ OLMADI

İddianamede, şikayetçi S.T.’nin ifadesine de yer verildi. İfadesinde S.T., “Bir olay sebebiyle 3 Ağustos 2022 tarihinde Kandıra Cezaevine girdim. Cezaevinde gündüz ve geceleri olmak üzere iki kez İnfaz Koruma memurları denetim yaparlardı. Ayrıca ses yükseldiğinde de kapıdan gelip kontrol ederlerdi. Kandıra Cezaevi’nde başıma gelen olay ile ilgili cezaevinden sevk edileceğim gün ismini bilmediğim infaz koruma memurunun biri gözümdeki morluğu fark etti ve bana gözümün neden mor olduğunu sorduğunda ona ‘ranzaya çarptım’ dedim. Ben yaşadığım olayı orada görevli infaz koruma memurlarına anlatmadım, yardım da istemedim. Bu olayı anlatmama sebebim olay içeriğinde ismi geçen çocuk suçluların ‘olayı anlatırsan sana daha kötü şeyler yaparız’ diye tehdit etmeleridir. Benim bu konu ile ilgili söyleyeceklerim bundan ibarettir. Bu konu ile ilgili İnfaz Koruma memurlarından herhangi bir davam ve şikayetim yoktur” dediği belirtildi.

ŞÜPHELİ GARDİYAN SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

Gardiyanlardan şüpheli Ahmet Ö.’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, “Ben olay tarihinde 20.00 ile 08.00 saatleri arasında çalışıyordum. Nöbetçi memur olarak da Ahmet S. ve Samet K. görev yapıyordu. Kural gereği biz her saat içerisinde 1 kez odaları, oda kapısındaki mazgaldan ya da oda kapısı açılarak kontrol ediyoruz. O gün de bu şekilde odaları kontrol ettik. O gün yaklaşık olarak 13 kez odayı kontrol ettik. Biz odaları kontrol ettiğimizde her hangi bir sorun yoktu ve herhangi bir şikayette bulunan da olmadı. Çocuk şahıslar D4 numaralı odada kalıyordu. Ben vardiyam esnasında herhangi bir olumsuzluğa rastlamadım. Odalar iki katlıdır, alt katta kamera sistemi bulunmaktadır. Alt katta herhangi bir olumsuzluk olsaydı tarafımızdan müdahale edilirdi. Olay üst katta kamera bulunmadığından orada gerçekleşmiş. Tarafımdan sorumluluklar yerine getirilmiştir. Ben ve nöbetçi memurlar o gün gerekli kontrolleri yaptık. Belirttiğim sebeplerden suçlamayı kabul etmiyorum” şeklinde ifadesine yer verildi.

ANKARA’YA NAKİL OLURKEN SAĞLIK RAPORU ALINMAMIŞ

Cezaevinde görevli gardiyanlardan şüpheli Murat Ş. ise ifadesinde, şikayetçi S.T.’nin kaldığı koğuşta kontrol ettikleri sıralarda koğuştakilere sorunu olup olmadıklarını sorduklarını, koğuştan kimsenin sorun bildirmediğini ifade etti. Diğer şüphelilerin de alınan ifadelerinde benzer savunmalar yaptığı görüldü. İddianamede S.T.’nin sevki sırasında darp raporu alıp almadığına ilişkin cezaevine sorulduğu, gelen cevap yazsında S.T.’nin Kocaeli’ndeki cezaevine girdiği gün alınan sağlık muayenesinde herhangi bir olumsuzluk görülmediği ve nakiller sırasında tutuklulardan sadece yolculuk yapıp yapamayacağı yönünde rapor alındığını bildirdi.

NAKİL SIRASINDA ŞİKAYETÇİYE MUAYENE YAPILMAMIŞ

İddianamede, S.T.’nin tutuklu olarak bulunduğu Kocaeli Ceza İnfaz Kurumu’nda, aynı koğuşta kaldığı A.S., E.G., Y.Ö. ve K.T.Ö. tarafından işkence gördüğü, cinsel istismara maruz kaldığı iddiasıyla Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesi’ne fezleke düzenlendiği aktarıldı. S.T.’nin Ankara’daki cezaevine nakil olduğunda yapılan muayenede gözle görülür şekilde tespit edildiği vurgulandı.

“DURUMU FARK ETMEMELERİ HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI”

İddianamede, olayın yaşandığı gün vardiya memurlarının odaya en az iki defa girdiği, yaşanan olaylarda mağdurun yüzünde ve vücudunda meydana gelen yaralanmaları görmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtildi. İddianamede, S.T.’nin mağduriyet yaşadığı belirtilerek kamu davası açılması için yeterli delilin bulunduğu vurgulandı.

5 GARDİYAN İÇİN 1 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

İddianamede, şüpheliler Ahmet Ö., Ahmet S., Murat Ş., Ömer Ç. Ve Samet K.’nin “Görevi Kötüye Kullanmak” suçundan ayrı ayrı 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamenin kabul edilmesiyle şüphelilerin ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

“ALDIĞI YARALARIN TELAFİSİ OLDUKÇA GÜÇ”

Şikayetçi S.T.’nin avukatı Rıdvan Can Erdem, “Kocaeli Cezaevi’nde oldukça vahim bir olay yaşandı. Müvekkilim aynı koğuşta bulunan diğer çocuklar tarafından eziyete, işkenceye ve cinsel istismara maruz kaldı. Bu olayla ilgili yargılamanın sonuna gelindi ve Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi sanıklar hakkında oldukça ağır cezalar hükmetti. Bununla birlikte devam eden bir davamız daha vardı. Müvekkilim S.T.’nin cezaevine girmesine sebep olan davada, beraat ile sonuçlandı. Müvekkilin masum olduğu ve cezaevine haksız yere girdiği anlaşılmış oldu. Sanıklar her ne kadar cezalarını almış olsalar da müvekkilin bu olay nedeniyle aldığı yaraların telafisi oldukça güç. Bizim devlet aleyhine açmış olduğumu tazminat davamız var. Biz burada mağdur S.T.’nin gerektiği gibi korunamadığını düşünerek Adalet Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtık. Bu davamız şu ana sürüyor” dedi.

“HERKES GÖREVLERİNİ EN İYİ ŞEKİLDE YAPMALIYDI”

Avukat Can Erdem, “Yaşan şiddet ve taciz olayı Kandıra’da yaşanmasına rağmen bu hadise Kocaeli Cezaevi’nde ortaya çıkmadı. Müvekkil ve diğer çocuk mahkumlar, Ankara Sincan’daki cezaevine nakledilince orada fiziki muayenede ortaya çıktı. Bu olay Ankara’da yapılan fiziki muayenede ortaya çıkıyorsa Kandıra’da da ortaya çıkabilirdi. Kandıra Cezaevi’ndeki infaz koruma memurlarının ihmal suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları gerekçesiyle, görevlerini gerektiği gibi yerine getirmediğini, oradaki çocukların koruma ve gözetimlerinin gerekti şekilde sağlanmadığını belirterek haklarında iddianame düzenleyip kamu davası açtı. Bu dava devam ediyor halen. Dava sonucunda muhtemeldir ki görevlerini gereği gibi yerine getirmediği kamu hizmetinden yasaklanma durumları söz konusu olacaktır. Ayrıca adli bir ceza da olacaktır. Burada herkes görevlerini en iyi şekilde yapmalıydı. Orada gardiyanlar görevlerini gerektiği gibi yerine getirseydi, o elim olaylar daha başlangıcında fark edilseydi işler bu noktaya gelmeden önlenebilecekti” diye konuştu.

“BİRBİRLERİNDEN OLDUKÇA ETKİLENİYORLAR”

Avukat Erdem, çocuk mahkumlar için özel bir cezaevi ortamı hazırlanması gerektiğini belirterek, “Özellikle 18 yaşından küçük çocuk mahkumların birbirlerinden oldukça etkilendiğini düşünüyoruz. Çünkü eziyet ve istismar davasında, sanıkların alınan savunmalarında, her biri esasında bunları kendilerinin düşünmediği ve birbirlerinden etkilenerek bu eylemleri gerçekleştirdiklerini söylediler. Adalet Bakanlığı’na çocuk mahkumların yetişkinler için hazırlanmış koğuşlarda değil de onlar için özel olarak hazırlanmış, gelişimleri, eğitimleri, sosyal faaliyetleri olan koğuşlarda kalması gerektiği yönünde yazı yazdık” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cocuk-kogusunda-istismar-5-gardiyana-hapis-talebi/feed/ 0
Kazada ölen Şimel’in babası: Bu bir cinayet https://www.foxhaber.com.tr/kazada-olen-simelin-babasi-bu-bir-cinayet/ https://www.foxhaber.com.tr/kazada-olen-simelin-babasi-bu-bir-cinayet/#respond Mon, 29 Jan 2024 09:18:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2743 Feci kaza, Çankırı’nın Orta ilçesi Kanlıca Mahallesi’nde 8 Ekim 2023 tarihinde yaşandı. Gece saat 01.30 sıralarında Muhammet Ali Ordueri’nin kullandığı otomobil Nevzat Ayaz Caddesi’nde aydınlatma direğine çarptı.

Kazada otomobilde bulunan arkadaşı 20 yaşındaki Şimel Zerda Mençik olay yerinde hayatını kaybederken araç sürücüsü Ali Ordueri ise yaralandı. Kaza sonrası Şabanözü Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

Tedavisi tamamlandıktan sonra gözaltına alınarak adliye sevk edilen Muhammet Ali Ordueri işlemlerinin ardından imza atma şeklinde adli kontrol hükümleriyle serbest bırakıldı.

Muhammet Ali Ordueri hakkında savcılık tarafından hazırlanan iddianamede ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. İddianame Şabanözü Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

KAZA ANI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI

Olay anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde düz olan cadde üzerine aracın hızla ilerlediği sırada kontrolünü kaybetmesiyle önce sağa sola savrulduğu, ardından ise aydınlatma direğine çarptığı görülüyor. Çarpma sonrası aydınlatma direğinin ışığının söndüğü de kameraya yansıdı.

ARAÇ İÇİNDE UYUŞTURUCU MADDE ÇIKTI

Kaza sonrası olay yeri inceleme ekiplerinin araç içinden çıkan maddeleri Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’ne gönderdi.

Çıkan rapora göre sürücü Muhammet Ali Ordueri’nin araç içinde bulunan ilaç benzeri maddelerin uyuşturucu madde türevlerinden olan metamfetamin olduğu vurgulandı.

ATK RAPORUNDA KANINDA UYUŞTURUCU MADDE ÇIKTI

Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi’nce hazırlanan raporda sürücü Muhammet Ali Ordueri’nin kanında, saçında ve alınan kıl örneklerinde uyuşturucu maddelerden olan metamfetamin ile amfetamin bulunduğu belirtildi. Raporda kanda alkol olmadığı da açıklandı.

ARAÇ SÜRÜCÜSÜ HAKKINDA İDDİANAME HAZIRLANDI

Kazayla ilgili savcılıkça başlatılan soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. İddianamede, şüpheli Muhammet Ali Ordueri’nin sevk ve idaresinde olan otomobilin Kanlıca Mahallesinde cadde üzerinde direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığı anlatıldı.

Kazada, 20 yaşındaki Şimel Zerda Mençik’in olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağına göre kafa kemiklerinin kırılması neticesinde beyin dokusunun zarar görmesiyle hayatını kaybettiği belirtildi.

KAZA TESPİT TUTANAĞINDA TRAFİK KURALLARINI İHLAL ETMİŞ

Kaza tespit tutanağında şüpheli Muhammet Ali Ordueri’nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre “Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere girerken azaltmamak” ve “Sol şerit ihlali” kurallarını ihlal ettiği aktarıldı.

İFADESİNDE SUÇLAMALARI KABUL ETMİŞ

İddianamede şüpheli Ali Ordueri’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, olay günü saat 00.30 sıralarında aracıyla seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybettiği, yanında yolcu olarak bulunan Şimel Zerda Mençik’in kazanın şiddetiyle araç içinden savrulduğunu anlatarak suçlamaları kabul ettiğini söylediği ifade edildi.

Kazaya ait Görüntü İnceleme tutanağında aracın Orta ilçesine doğru ters istikamette ilerlediği vurgulandı.

AİLE AVUKATI İDDİANAMENİN İADESİNİ TALEP ETTİ

Mençik’in ailesinin avukatı Doğan Eriş araç sürücü Muhammet Ali Ordueri’nin en ağır cezayı alması için hukuk mücadelesi başlattı. Avukat Eriş, iddianamede sürücü Ordueri’nin kanında çıkan uyuşturucu madde raporuna hiç değinilmemesine tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Avukat Doğan Eriş, “Şüphelinin hızının yavaşlatmaması, fren tedbirine başvurmaması, bir çaba içine girmemesi taksirden öte bir duruma işaret etmektedir. Olası kastla öldürme suçu kapsamında yargılamanın yapılması gerekir. İddianamede, araçta bulunan uyuşturucu maddeden, ATK raporundan hiç bahsedilmedi. İddianamenin iadesini talep ettik. Bu hususta olayın takipçisi olacağız ve gerekli birimlere şikayetlerimizi yapacağız” dedi.

Kazada ölen Şimel Zerda Mençik’in babası Hıdır Mençik savcılık tarafından hazırlanan iddianameye tepki gösterdi.

“ŞU ANDA ELİNİ KOLUNU SALLAYA SALLAYA GEZİYOR”

Kazada hayatını kaybeden Şimel Mençik’in babası Hıdır Mençik ise, “8 Ekim 2023 tarihinde kızım trafik kazasında vefat etti. Her kazada olduğu gibi acıydı. Önemli olan aracı kullanan kişinin uyuşturucu kullanması. Bizde uyuşturucu kullandığını bilmiyorduk. Adli tıp raporlarında kanında, saçında, teninde uyuşturucu madde örnekleri çıktı. Cumhuriyet savcılığının hazırladığı iddianamede ‘Taksirli ölüme neden olma’ ile ilgili dava açıldı. Bizim talebimiz ‘Bilinçli taksirli adam öldürmeye neden olma’ ile ilgili dava açılmasını istiyoruz. Çok fazla söyleyecek bir şey yok. Kızım tanıyordu. Arkadaşıydı. Kamera görüntülerinde çok hızlı araç kullanıyormuş ters yönden. Bundan 2 yıl önce de bir kişinin ölümüne sebebiyet vermiş. Hiç tutuklanmadı. Ceza almadı. Şu anda elini kolunu sallaya sallaya geziyor” dedi.

“BU BİR CİNAYET”

Kızının nasıl bir insan olduğunu anlatırken gözleri dolan baba Hıdır Mençik, “İkinci sınıf Üniversite öğrencisiydi. Sağlık bölümünü okuyordu. Melek gibi çocuktu. Ne diyeceksin ki? 20 yaşındaki çocuklar nasılsa o da öyleydi. Hayat doluydu. Neşeliydi. Arkadaşı olduğunu biliyordum ama detaylı tanımıyordum. Savcılık, iddianameyi hazırlarken, uyuşturucu madde çıktığını bildiği halde bu şekilde hazırlanmış. Adaletsiz bir sistem içinde yürüyoruz. Bunun için gerek neyse sonuna kadar götüreceğiz. Davamızı takip edeceğiz. Kesinlikle bu bir cinayet. Başka bir şey değil. Ters yönden 180 – 200 km hızla gidiyor bu araç şehir içinde. Kızım olay yerinde ölüyor. Kafa kemikleri kırılıyor. Diyecek başka bir şey yok” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kazada-olen-simelin-babasi-bu-bir-cinayet/feed/ 0