SAVAŞ SONRASI KİRALAR PATLADI
Ruslar başta olmak üzere Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinden vatandaşların tatil amaçlı en çok tercih ettiği Antalya’da çok sayıda Rus ve Ukraynalı ikamet ediyor. 2022’nin şubat ayında başlayan Rusya- Ukrayna savaşı sonrasında iki ülkeden yoğun göç yaşandı.
Antalya’da 2020 yılında 94 bin olan yerleşik yabancı nüfus 2021’de 136 bin 946’ya, 2022’de 172 bin 487’ye yükseldi. Özellikle Rusya ve Ukrayna’dan yaşanan göç sonrası yabancı nüfusun iki yılda iki kat artması nedeniyle Antalya’da konut ve kira fiyatları astronomik düzeyde arttı.

Kentte özellikle sahil ilçelerinde kirada oturan polis, öğretmen gibi memurların tayin istediği tablo oluştu. Rusya ve Ukrayna’dan gelenlere evlerini yüksek rakamlara kiralamak isteyenler kiracıları evden çıkarttı ya da mahkemelik oldu.
1 YILDA 40 BİN YABANCI GİTTİ
Antalya’da konut fiyatlarında dolar bazında yaşanan artışlar, 2023 yılında Rusya ve Ukrayna’dan gelen göçmenleri de etkiledi. Konut ve kira fiyatlarındaki artışı durdurmak amacıyla 10 mahallenin yabancıların ikamet iznine kapatılması, diğer mahallelerde de ikamet izni bitenlerin sürelerinin uzatılmaması nedeniyle Ruslar başka ülkelere göç etmeye başladı. Son 1 yılda Antalya’daki yerleşik yabancı nüfusta 40 bin azalma yaşandı.
OKUL KONTENJANI YARIYA YAKIN DÜŞTÜ
Konyaaltı’nda Rus çocuklara eğitim verilen bir okulun sahibi Viktor Bikkenev, savaş sonrası iki ülkeden Antalya’ya yoğun göç yaşandığını belirterek şöyle konuştu:
– Antalya çok güzel, dünyada belki ikinci bir kent yok böyle. Halk sıcakkanlı. Ruslar Antalya’yı seviyor. İnsan kolay kolay terk etmez ama son dönemde ikamet izinleriyle ilgili Göç İdaresi’nden ret gelmeye başladı. Bizim okulda da yarıya yakın azalma var. Tabi Ruslar ret verilmesini anlamıyor. Diyorlar ki ‘Biz burada ev alıyoruz, her yere para harcıyoruz. Türkiye’ye para getiriyoruz. Yurt dışından parayla geliyoruz. Bu para burada kalıyor.’ Bu durumu anlamıyorlar.

Viktor Bikkenev
DUBAİ VE SIRBİSTAN’A GİDİYORLAR
Savaş sonrası Rusya’da asker alımına başlanılmasıyla aşırı göç olduğunu anlatan Bikkenev “Şimdi bunun tersi, gidiş oluyor. İnsanlar mecburen gidiyor. Çoğu Dubai’ye gitti. Dubai’de öyle bir sıkıntı olmadığını söylüyorlar. Avrupa’da bazı ülkeler sıkıntısız. Mesela Sırbistan alıyor. İstediği kadar kalabiliyor, iş bulabiliyor. Hırvatistan da aynı. Bazı ülkeler iyi görüyor Rusların gelmesini. Çünkü onlarla birlikte belli bir miktar para gelebiliyor. Ruslar ayrıca Tayland, Bali, Maldivlere gidiyor” diye konuştu.
“EVLER MİAMİ İLE AYNI FİYATTA”
İkamet izinlerinin uzatılmaması, yeni izinler verilmemesi ve emlak fiyatlarının çok yüksek olması sebepli yoğun göç yaşandığını, bu durumun bölgedeki fiyatları da düşürdüğünü söyleyen Bikkenev “Şimdi tam tersi oldu. Ruslar giderken fiyat da düşüyor. Emlakçıyla görüşüyoruz, satış yok hiç. Antalya’da denize sıfır ev Miami ile aynı ya da daha pahalı olmuş. Arkadaşım Dubai’de Burc Halife’nin yanında evi 1 milyon dolara zor satmış. Antalya’nın fiyatları 1 milyon dolardan başlıyor. Yani anormal yükselmiş. Şimdi ise tam tersi, bir tane ev satılmıyor, fiyat da düşüyor. Göç İdaresi de ikamet izin vermeyince insanların yapabilecek bir şeyi yok” dedi.
İKAMET UZATILMADI DUBAİ’YE TAŞINDILAR
2022’nin kasım ayında Rusya’dan Antalya’ya gelen iki çocuklu Tsidenova ailesi, önceki günlerde oturum izinlerinin uzatılmaması nedeniyle Antalya’dan Dubai’ye taşındı. 1,5 yıl Konyaaltı’nda ikamet ettiklerini belirten Elena Tsidenova, Uncalı Mahallesi’nde 1500 dolar kira ödediklerini, şu an Dubai’de 1500 dolara daha lüks bir evde oturduklarını dile getirdi. Tsidenova, Antalya’da ikamet izni uzatılmadığı için ayrılmak zorunda kaldıklarını kaydetti.

Zehra Arslan
İZİNLER ARTIK ZORLAŞTI
Konyaaltı’nda emlakçı Zehra Arslan, genel olarak yabancılara konut satışı üzerine çalıştıklarını belirterek, şunları söyledi:
– Rusya-Ukrayna savaşı sonrası iki ülkeden yoğun talep olduğunu, gelenler kolaylıkla ikametgah izni alabilirken şimdi çok zorlaştığını dile getirdi. Arslan, Yani süreç gitgide zorlaşıyor. Bir de Hurma, Liman ve Sarısu mahallelerinde yabancılara ikametgah verilmiyor. Daha önce Liman bölgesinde ikametgah almış bir yabancı, başvurup ikametgahını uzatabiliyor ama Türkiye’ye yeni gelmiş ve Liman bölgesinde daire satın alıp ikametgahı almak isteyince izin verilmiyor.

FİYATLARDAKİ DÜŞÜŞ YÜZDE 15-25 ARASI
Son dönemde Antalya’da ikamet eden yabancı sayısındaki düşüşün emlak sektörünün yanı sıra kafe, restoran ve diğer birçok sektöre yansıdığını dile getiren Zehra Arslan, sözlerini şöyle noktaladı:
– Yabancılar için Avrupa’dan ve Dubai’den daha pahalı bir şehir olmaya başladı. O yüzden insanlar o tarafları tercih ediyor. Örneğin bizde yüzde 50 oranında düşüş yaşandı. Yabancılara oturumun verilmesi zorlaştırıldığı için artık insanlar daire fiyatlarında düşüşe gitmeye başladı.
– O yüzden çok büyük indirimler yapılıyor. Özellikle yeni projelerde veya daire kiralamalarında yine indirimler yapılıp daha makul fiyatlara çekiyorlar. Yaklaşık yüzde 15-25 civarında düşüş var.
]]>Kayıtlarda, evde 7 kişinin ikamet ettiği ortaya çıktı. Yapılan işlemle evdeki 7 kişinin kaydı silindi. ‘Sahte ikamet gösterimi’ suçlamasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunan Özdemir, “Burada büyük bir sahtecilik var” dedi.
KAYITLARI İSTANBUL’DA ÇIKTI
Körfez ilçesi Yeni Yalı Mahallesi’nde oturan Reşat Özdemir, muhtarlık seçimlerinde oy kullanmak için ikametini aynı ilçenin kırsal Sevindikli Mahallesi’ndeki evine taşımak istedi. Özdemir, İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne gidip, ikamet değişikliği başvurusu yaptı. Ancak Özdemir’in kendisine ait ve kimsenin yaşamadığı evde, 7 kişinin ikamet ettiğinin gözüktüğü ortaya çıktı.

İkamet kaydı gözüken kişilerin, İstanbul Sultanbeyli’den kayıtlarını Özdemir’in evine aldırdıkları belirlendi. Reşat Özdemir, Nüfus Müdürlüğü ve İlçe Seçim Kurulu’na itiraz dilekçesi verip kayıtları sildirdi. Özdemir’in oğlu Kadir Özdemir, daha sonra Körfez Adliyesi’ne giderek Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
“SENİN EVDE BAŞKALARI GÖRÜNÜYOR” DEDİ
Özdemir, bir muhtar adayının, oy sayısını artırmak için boş olan evini sahte ikametle doldurtmuş olabileceğini iddia ederek, şöyle konuştu:
– Köyde yapmış olduğum eve ikametimi almak için nüfus dairesine gittim. Yanıma yanlışlıkla 2’nci ayın faturasını almışım, nüfus dairesi bu faturayı kabul etmedi. ‘En geç 2 aylık fatura olması lazım’ denildi. Tekrar su idaresine giderek 2’nci faturayı çıkarttırdım. Tekrar gittiğimde görevli kişi, ‘Ağabey, senin evde başkaları görünüyor’ dedi. ‘Nasıl görünüyor, benden fatura istiyorsunuz, bu adamları buraya nasıl kaydettiniz? Bunları buradan düşün’ dedim. O da bana ‘Onları düştüm’ dedi.
“PARTİLER SEÇİM KURULUNA GÖNDERDİ”
İkametinde görünen kişilerin kayıtlarını düşürmek için yaptıklarını anlatan Özdemir, şunları söyledi:
– Gidip askıdaki listeye baktım. Resimlerini çekip nüfus müdürlüğüne gittim. ‘Müdürüm, bunları düşürdük dediler, düşürmemişsiniz bunlar çoğalmış’ dedim. O da bana ‘Bunları biz yapamayız, ilçe seçim kurulu yapar’ dedi. İlçe seçim kuruluna gittim. Onlar da bana ‘Biz yapamayız, nüfus müdürlüğü yapar’ dediler.
– Ben de ‘Nüfus müdürlüğü sana gönderiyor, sen de nüfus müdürlüğüne gönderiyorsun’ dedim. Bana, ‘Sen de yapamazsın bu işi’ dediler. Kimin yapacağını sorduğumda ‘Seçime giren siyasi partiler bu işi yapacak’ diye söylendi. Siyasi partilere verdim. Siyasi partiler de bunu ilçe seçim kuruluna gönderdi.
“NEREDE SAHTEKAR VARSA CEZASINI ÇEKSİN”
“Eğer bu suçsa, ben nüfus müdürlüğünden şikayetçiyim” diyen Özdemir, sözlerini şöyle noktaladı:
– Gereği yapılsın. Ben bunun arkasına düştüm, açığa çıkarttım. Kanunlar da bunu, nüfus kütüklerini araştırsın, nerede sahtekar varsa cezasını çeksin. Bu büyük bir ihtimal muhtarlık seçimleri davası. Herkes aday olabilir. Oranın nüfusuna kayıtlıysan muhtarlığa da aday olabilirsin ama böyle üçkağıtçılıkla olmaz.
– Burada yazılan insanlar suç makinesi olsa? Türkiye Cumhuriyeti’nde suikast yapan insanlardan olsa, ben burada kendimi nasıl ispatlayacağım? Bunları hiç görmedim de tanımıyorum da. Sadece askıda isimlerini gördüm.
]]>