İlaçların – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Mon, 26 Feb 2024 21:42:30 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sıcaklık arttı denge şaştı… Arılarda toplu ölüm endişesi https://www.foxhaber.com.tr/sicaklik-artti-denge-sasti-arilarda-toplu-olum-endisesi/ https://www.foxhaber.com.tr/sicaklik-artti-denge-sasti-arilarda-toplu-olum-endisesi/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:42:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3939 Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Yarsan, son zamanlarda yaşanan toplu arı ölümlerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Yarsan, toplu arı ölümlerinin başta iklim değişikliği nedeniyle gerçekleştiğini belirterek, bununla beraber ilaçların etkisiz kalması ve zirai mücadele ilaçlarının bilinçsizce kullanılmasının da bu durumu etkilediğini söyledi.

Prof. Dr. Yarsan, “Son zamanlarda özellikle iklim değişikliğinden kaynaklanacak şekilde ya da zirai mücadele ilaçlarından kaynaklanacak şekilde arı ölümlerinin yüksek düzeylerde olduğunu görürüz. O zaman arıda etkili olan, öldürücü olan, kayıplara neden olan faktörleri de sistematik olarak ifade etmemiz gerekir. Normalde kışa girildiği zaman, çevre sıcaklığı 13-14 derecelere indiğinde arılar, ‘kış salkımı’ adını verdiğimiz fizyolojik bir mekanizmaya girerler. Bu bir nevi ‘kış uykusu’ olarak da ifade edilir. Çok az bir besinle kış dönemini geçirirler ama çevre sıcaklığının bu derecelerin üzerine doğru yükselmesi, 15-16 derecelere yükselmesi ki son zamanlarda özellikle son birkaç yıldır bu şekildedir; o zaman arıların sanki bahar gelmiş gibi kovandan dışarı çıkmasına ve fizyolojik faaliyetlerine başlamasına yol açar. İklim değişikliği arıyı etkileyecek olursa; özellikle bahar döneminde olacak şekilde birtakım problemlerin ya da toplu arı ölümlerinin yaşanması kaçınılmaz bir sonuç olur” dedi.

‘YAĞIŞLAR DA ARI ÖLÜMÜNE ETKİ EDİYOR’

Toplu arı ölümlerinin sadece hava sıcaklıklarındaki düşüş ya da yükselmeye bağlı olmadığını, aynı zamanda deprem, sel, yangın gibi olaylarla da oluşabileceğini kaydeden Prof. Dr. Yarsan, “Aşırı yağış alınması durumunda da yine arılarda sindirim kanalında yerleşmiş olan ‘nosema’ adını verdiğimiz bir hastalığın daha fazla ortaya çıkmasına yol açar. Nosema özellikle bağışıklık sistemini etkiler, arının ve buna bağlı olarak da yine arıda hem öldürücü nitelikte hem de aynı şekilde koloninin zayıflaması niteliğindeki etkiler şekillenecektir” diye konuştu.

Zirai mücadele ilaçlarının da arı ölümlerine neden olabileceğini belirten Prof. Dr. Yarsan, “Yakın zaman içerisinde ülkemizde, belli bölgelerde olacak şekilde toplu arı ölümleri olmuştur. Uluslararası düzeyde de dünyada yine toplu arı ölümler olmuştur. Çünkü gelişigüzel olacak şekilde ve bilinçsiz şekilde bu zirai mücadele ilaçlarının yoğun şekilde kullanılması, beraberinde arılar üzerinde de zehirliliğe yol açacaktır. Kullandığımız ilaçlardan da maksimum etki elde etmemiz gerekir. Ama ülkemizde 2006 yılından itibaren bakteriyel kökenli hastalıklarda antibiyotiğin kullanılması yasaklanmıştır. Dolayısıyla böyle bir uygulama, söz konusu olamayacaktır. Özellikle parasel etkenlere karşı, varroa hastalığına karşı antiparasel ilaçlar kullanılır. Şunun bilinmesi önemlidir; acaba kullandığımız ilaç gerçekten etkili mi? Bu etkiyi ortaya koyacak şekilde hedef niteliğindeki canlıda varroa parazitinde bir direnç gelişti mi? Bunu ortaya koymamız gerekir” dedi.

‘YÜZDE 69 DİRENÇ TESPİT ETTİK’

Yakın zaman içerisinde yaptıkları bir çalışmada 330’un üzerinde varroa etkeni toplayarak ilaçlara dirençlilik karşısında çalışmalarda bulunduklarını kaydeden Prof. Dr. Yarsan, “Ruhsatlı olan bir ilacın yüzde 69 oranında dirençli olduğunu tespit ettik. 100 etken varsa, kullandığınız ilaç bunların yaklaşık yüzde 70’inde etkisiz olacak, diğerlerinde etkili olacak. Dolayısıyla kullandığınız zaman, ilacın etkisiz olma durumu da beraberinde gelecek. Bu durum illere göre, değişkenlik gösterdi. Bazı illerimizde bu yüzde 50’lerdeydi ama bazı illerimizde ise örneğin yüzde 90’ın üzerinde dirençlilik tespit ettik. Dolayısıyla sadece o etkene karşı değil, o ilaca karşı değil, diğer ilaca karşı da aynı etkende ya da diğerlerinde bir dirençlilik var mı; bakmamız gerekir. Bu da beraberinde rasyonel bir tedaviyi beraberinde getirecek. Dolayısıyla toplu arı ölümleri dediğimiz zaman özellikle 3 faktörü; iklim değişikliğini, direnç durumu ile ilaçların etkisiz kalmasını ve üçüncü bir faktör olarak da zirai mücadele ilaçlarının bilinçsizce kullanılmasını ifade edebiliriz” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sicaklik-artti-denge-sasti-arilarda-toplu-olum-endisesi/feed/ 0
Aile hekimleri uyardı: İkram ilaç kalp krizine yol açabilir https://www.foxhaber.com.tr/aile-hekimleri-uyardi-ikram-ilac-kalp-krizine-yol-acabilir/ https://www.foxhaber.com.tr/aile-hekimleri-uyardi-ikram-ilac-kalp-krizine-yol-acabilir/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:09:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1667 Viral enfeksiyonların arttığı son günlerde soğuk algınlığı belirtilerine karşı tavsiye ve ikram ile kullanılan ilaçlara karşı uzmanlar uyarıyor.

İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Başkanı Dr. Esin Ayfer Çulha Dildök “Burun tıkanıklığı için doktor kontrolü olmadan kullanılan ilaçlar, huzursuzluktan kalp krizi belirtilerine, alerjik semptomlar için alınan antihistaminikler ise tehlikeli iş kazalarına kadar pek çok tehlikeli duruma neden olabilir. Her hastalığın tedavisi aynı değil, ilaca ve dozuna doktor karar vermeli” dedi.

Son bir aydır hem aile hekimlikleri hem poliklinikler hem de acillerde, üst solunum yolu enfeksiyonu ve soğuk algınlığı şikayetiyle yoğun bir şekilde hasta gördüklerini anlatan İSTAHED Başkanı Dr. Esin Ayfer Çulha Dildök, eş dost tavsiyesi veya ikramı ile kullanılan ilaçların tehlikelerine işaret etti.

“EZBERE İLAÇ ALINMAMALI”

Özellikle burun tıkanıklığı ve akıntısı için doktor kontrolü olmadan en sık ‘dekonjestan’ içerikli ilaçların kullanıldığına dikkat çeken Dr. Dildök, diğer ilaç ve hastalıklarla etkileşimi nedeniyle herkes tarafından ezbere alınmaması gerektiğini, huzursuzluk, kaygı ve hatta kalp krizi belirtilerine bile yol açabileceğini söyledi. Viral enfeksiyonlar ile alerjik rinit belirtilerinin de karıştırıldığını ve bu nedenle vatandaşların ‘uyku ve sersemlik’ etkisi olabilen alerji ilaçlarını da doktor önerisi olmadan almaması gerektiğini vurguladı.

İstanbul Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Esin Ayfer Çulha Dildök

“KOMŞUMDAN ŞU İLACI ALDIM DİYE GELİYORLAR”

Dr. Dildök, şöyle devam etti:

– Yaklaşık bir aydır üst solunum yolu enfeksiyonları açısından inanılmaz bir yoğunluk var. Sezonun birçok hastalığı aynı anda görülüyor. Bu hastalıkların tedavi süreçleri birbirlerinden farklı olsa da halkımız için bunların hepsi grip ya da soğuk algınlığı. Oysa sezonda influenzasından normal nezleye, soğuk algınlığından Beta streptokok gibi boğaz enfeksiyonlarına, hatta Kovid’e kadar birçok üst solunum yolu enfeksiyonu etkeni var.

Dr. Dildök, bu dönemlerde en çok yaşadıkları sorunun, ezbere ilaç kullanımı olduğuna işaret ederek, “Tüm soğuk algınlığı semptomlarına iyi geldiği düşünülen ilaçlar maalesef her hastaya uygun olmuyor. Özellikle burun tıkanıklığı temel bir problem olduğu için insanlar bunu bir an önce çözmek istiyor. Bunun için de burun tıkanıklığına iyi geldiğini düşündükleri, başkasının tavsiyesiyle aldıkları ilaçları kullanıyorlar. Hastalarımız bize muayeneye gelince de ‘Şunu kullanıp geldim’ ya da ‘Komşuma iyi gelmiş bundan aldım, bana da ondan yazar mısınız?’ şeklinde taleplerde bulunabiliyor” diye konuştu.

“KALP KRİZİ GİBİ BELİRTİLERE BİLE YOL AÇABİLİR”

Hekim kontrolünde kullanılması gereken birçok ilaç olduğunu ancak bunların bilinçsizce çok yaygın olarak kullanılabildiğine de dikkat çeken Dr. Dildök, sözlerini şöyle sürdürdü:

– Hekim kontrolü olmadan yaş grubuna, ek hastalıklarına, kullandığı diğer ilaçlara bakmaksızın hızlı bir şekilde nefes yolunu açmaya çalışıyor hastalarımız. Bu ilaçlardaki temel mekanizma oradaki sıvının azaltılması ve burnun içinde bulunan ve yastıkçık diye bilinen, konka diye tıbbi olarak tarif ettiğimiz bölgedeki ödemi azaltarak nefes yolunu açması. Dolayısıyla hastalar hızlı sonuç vermesinden çok memnun kalıyor ama bu etki o kadar hızlı oluyor ki bazen diğer sistemleri de etkileyebiliyor.

– Burun tıkanıklığına iyi gelen dekonjestan dediğimiz ilaçların, kronik hastalıklarda, örneğin epilepsisi olan kişilerde, yaşlı hastalarda kullanılmaması gerekiyor. Bunların doktor kontrolü dışında kullanımı ilk etapta huysuzluk, ajitasyon, el titremesi, kalp hızının artması gibi semptomlara neden olabildiği gibi kalbi çok zorlayarak ciddi anlamda kalp krizini taklit eden belirtiler göstermesine bile neden olabiliyor.

“ALERJİ İLE SOĞUK ALGINLIĞI KARIŞTIRILIYOR”

Dr. Dildök, bir diğer problemin de soğuk algınlığı semptomları ile alerjik rinit gibi alerji alevlenmesinin karıştırılması olduğuna da vurgu yaparak antihistaminik adı verilen alerji ilaçlarının da yine doktorun bilgisi olmadan ezbere kullanımının, çok ciddi sonuçları olabileceğine değindi. Dr. Dildök, şu uyarılarda bulundu: “Semptomlar birbirine çok benzediği için alerjiyi önleyici ilaçların da (antisaminik) bilinçsiz kullanımı söz konusu oluyor. Kimi antihistaminik ilaçların ise sedatif, yani uyku getirici, dalgınlık gibi yan etkisi olabileceği için yine örneğin günlük hayatında araba kullananlarda, dikkat gerektiren işlerde çalışanlarda mesela inşaat işçileri, çok dikkatli kullanılması gerekiyor. Gerek dekonjestan içeren gerekse antihistaminikleri, hepsini elbette ki gerektiğinde tedavide kullanıyoruz. Ama buna bir hekim karar vermeli. Dozu, hastanın durumuna göre ayarlamalıdır.”

ALINACAK ÖNLEM MASKE VE GRİP AŞISI

Dr. Esin Ayfer Çulha Dildök, son olarak da bu kritik günlerde maske kullanımı ve grip aşısının önemine de değinerek sözlerini şöyle noktaladı:

– Üst solunum yolu enfeksiyonları gerçekten bu yıl çok ciddi başladı. Toplu taşımalarda, okullarda, maske kullanmak gerekiyor. Maalesef biz maskeyi Kovid dönemine ait bir koruyucu olarak tanıdık. Oysa öyle değil. Maske gerçekten şu an için en büyük koruyucumuz. Henüz hala geç değil. Mart sonunu kadar kullanmaya devam etmemiz gerekiyor. Bu hastalık süreci de yükselerek devam edecek gibi görünüyor. Grip aşısı olmak da çok önem kazanıyor. Bunu çok ihmal ediyoruz.

– Aşılarda tereddüt ediyor bazı hastalarımız ama şunu bilmeliyiz ki aşının koruyuculuğu, aşısız bir ortamda yaşayacağımız hastalıkların yoğunluğu ve ağırlığından, hastaneye yatışlardan çok daha ucuz ve çok daha güvenilir. Sadece aşının tanımlandığı risk grubundakiler değil, 2 yaşından itibaren herkese ücreti karşılığında alınıp uygulatabiliriz. Ben kendi çocuğuma, 2 yaşından beri grip aşısı yaptırıyorum. Ve açıkçası kreşe gitmesine rağmen bir gün bile devamsızlığı olmadı. Evet nezle oluyor, grip oluyor ama hiçbir zaman ateşli ve ağır geçirmedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aile-hekimleri-uyardi-ikram-ilac-kalp-krizine-yol-acabilir/feed/ 0