İbili, “Satıcı sandığım kişi bana sürekli ‘Güle güle kullanın’, ‘Hayırlı olsun’, ‘Hiç pişman olmayacaksınız’, ‘Kiminin parası kiminin duası’ gibi şeyler yazdı. Bana samimi geldiği için inandım. Toplamda 33 bin lira olmak üzere 3 kere 11 bin lira para havalesi yaptım. Param gitti. Kendi mantık çerçevemde bu bana olabilecek bir şey gibi mantıklı geldi. Kimse bu tarz kişilere inanmasın” diye konuştu.

İstanbul Sultançiftliği’nde yaşayan 40 yaşındaki Nurcan İbili, geçtiğimiz Pazar günü sosyal medyada 11 bin lira fiyatlı koltuk takımı ilanı gördü.
Uygun fiyata satılık olarak gösterilen 11 bin liranın içinde koltuk takımı, TV ünitesi, orta sehpa, perde, masa, sandalyeler ve konsol vardı. Satıcıya ulaşan İbili fiyatın neden bu kadar ucuz olduğunu sorduğunda, ‘Ben emlakçıyım, ev sahibim yurtdışında yaşıyor. Eşyalarını satmamı istedi. O yüzden ucuza satıyorum’ cevabını aldı. Ardından link üzerinden alışveriş sitesine yönlendirildi ve siparişi verdi. İlk olarak 11 bin lira havale yapan İbili, satıcının paranın gelmediğini hata olduğunu söylemesinin ardından şüphelenmeden iki kez daha 11 bin lira havale yaptı. Toplam 33 bin lira gönderen İbili dolandırıldığını anlayınca, şikayette bulundu.

“3 DEFA 11 BİN LİRA GÖNDERDİM; DÖRDÜNCÜ KEZ HAVALE İSTEDİLER”
Yaşadığı dolandırıcılığı Nurcan İbili, şöyle konuştu:
-Onlar da bana ürünlerin sıfır ayarında olduğunu ve hala satılık olduğunu söylediler. Bana güvenli internet alışverişi yapabileceğim online bir siteye yönelmemi ve orada param güvende uygulamasıyla alışverişimi yapmamı söylediler.
-Benim de böyle bir bilgim olmadığı için inandım. Siparişimi verdim. Orada bir IBAN numarası vardı, oraya 11 bin TL havale yaptım. Dekontu da satıcıya gönderdim. Sonra beni bir numara aradı.
-Online internet alışverişi yapılan siteden aradığını söylediler. Arayan kişi bana, ‘Siparişiniz verilmemiş, hata var. Paranız iadeye düşmüş, 3 iş günü içerisinde hesabınıza iade edilecek’ dedi.
-Sonra ikinci defa havale yapmamı istedi. İkinci kez havale yaptığımda da yine hata olduğunu ve paranın iadeye düştüğünü belirtti. Üçüncü defa benden 11 bin TL göndermemi istedi. Ben de 3 defa olarak 11 bin TL gönderdim.
-Üçüncü sefer de açıklama kısmına ilan numarasını yazdım. Gerekli şartları yaptığım halde yine olmadığını söylediler. Bu sefer şüphelendim. Benden dördüncü kez de havale yapmamı istediler, bir daha havale yapmadım.
-3 iş günü sonra para iadesi hesabıma gelmeyince ben o internet sitesini aradım. İlan numaramı söyleyip, alışveriş yaptığımı dile getirdim. Bana böyle bir ilan ve satış olmadığını ve dolandırıldığımı söylediler.
-O şekilde dolandırıldığımı anladım. Direkt olarak bankamı aradım, durumu anlattım. Onlar da bana karakola şikayette bulunmam gerektiğini söylediler. İnşallah çabuk yakalanırlar.
“ULAŞAMADIM ÇÜNKÜ BENİ ENGELLEMİŞLER”
Toplam 33 bin lira dolandırıldığını dile getiren ve vatandaşları dolandırıcılara karşı uyaran İbili,şöyle konuştu:
-Koltuk takımının bu kadar ucuza satılmasına şüphelenmedim. Teknoloji çağında olduğumuz için yeni bir uygulama zannettim.
-O yüzden inandım. 11 bin TL’nin içinde koltuk takımı, TV ünitesi, orta sehpa, perde, masa, sandalyeler ve konsol vardı. İçerisindeki her şeyin fiyata dahil olduğunu söyledi ama dolandırıldım. Ben aceleci bir insan olduğum için para havalesini yaparken yanlış yaptığımı düşündüm.
-O şekilde inandım. İlk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum. Daha önce internet üzerinden bu tarz bir alışverişim olmadı. Bu olayda Pazar günü meydana geldi. İlanda ürünler toplam 12 bin liraydı.11 bin lira indirim yaptı. Satıcı sandığım kişi bana sürekli ‘Güle güle kullanın’, ‘Hayırlı olsun’, ‘Hiç pişman olmayacaksınız’, ‘Kiminin parası kiminin duası’ gibi şeyler yazdı. Bana samimi geldiği için inandım. Toplamda 3 kere 11 bin lira olmak üzere toplam 33 bin lira havale yaptım. Param gitti.
-Dolandırıldığımı anladıktan sonra iletişime geçmeye çalıştım. İademin gelmediğini ve ne olduğunu sordum; cevap gelmedi. Tekrar tekrar arayıp, yazdım. Ulaşamadım çünkü engellemişler beni.
-Ben dolandırıldığımı anladıktan sonra bu tür ilanlar dikkatimi çekti. Bu tarz birçok ilan daha gördüm. Sürekli olarak aynı tarz, bir aile resmi koyuyorlar. Kendilerini aileymiş gibi gösteriyorlar. O şekilde kendilerine güven sağlıyorlar.
-Benim satıcı sandığım kişi de ‘Ev sahibi yurtdışında yaşıyor, evini sattı, eşyalarını da satmamı istedi, ben de o yüzden ilgileniyorum’ dedi. Bana bu şekilde anlattı durumu. Ben de bu eşyalar adama bedava kaldı, o yüzden de ucuza satıyor diye düşündüm.
-Kendi mantık çerçevemde bu bana olabilecek bir şey gibi mantıklı geldi. Kimse bu tarz kişilere inanmasın.
-Çünkü bu ilanlardan birçok var. Ben şu an Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nden geliyorum. Orada ifade verdim, şikayetçi oldum. Benim gibi dolandırılan yüzlerce insan olduğunu söylediler. Böyle insanlara kimse inanmasın.

Türkiye tarihinin en yıkıcı depreminde evi sağlam kaldığı için kendini şanslı hisseden Samandağlı Habip Yapar (61), yaşanan felaketten aylar sonra cep telefonuna gelen bir mesajla büyük şok yaşayan depremzedelerden yalnızca biri
Samandağ çarşısındaki evinin Hazine’ye devredilmekte olduğunu belirten SMS’in ardından önce tapu idaresine, ardından belediyeye koşan ancak doyurucu bilgi alamayan Yapar, mesajın gönderildiği ekim ayından bu yana evinin akıbeti konusunda hâlâ çaresiz bir bekleyiş içerisinde.
Ancak 61 yaşındaki emekli inşaat mühendisi Yapar yaşadıklarında yalnız değil. Samandağ’da rezerv yapı alanı ilan edilen 1.6 hektar alanın yanı sıra, Hatay’ın Antakya ve Defne ilçelerinde de rezerv yapı alanı ilan edilen 207 hektarlık alandaki binlerce mülk sahibi de belirsiz bir bekleyişte.
REZERV ALAN KARARI NEDİR?
Söz konusu bölgelerin rezerv yapı alanı ilan edilmesi kararı, 9 Kasım’da Resmi Gazete’de yayımlanan ve kentsel dönüşüme yönelik düzenlemeler içeren Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’da değişiklik yapılmasına dair kanuna dayandırılıyor.
Kanun kapsamında “rezerv yapı alanı” tanımında değişikliğe gidilirken; “yeni yerleşim alanı olarak” ibaresi metinden çıkarılmıştı. Böylece sadece boş alanların değil, meskun mahallerin de rezerv yapı alanı ilan edilebilmesinin önü açılmıştı.
Söz konusu düzenlemeyle, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, hasarlarla bağlantılı yargı süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor.
Ancak maliklerin rızası aranmadan mülklerinin rezerv yapı alanı kapsamına alınmasını mümkün kılması, kanuna yönelik eleştirilerin temel noktalarından birini oluşturuyor. Çünkü rezerv alan sınırları içinde kalan yapıların yıkılıp yerlerine yenilerinin yapılması için mülk sahiplerinin rızası aranmıyor ancak oluşacak inşa maliyetini üstlenmeleri isteniyor.
MALİYETİ BELİRSİZ
Öte yandan ülk sahipleri, yeniden inşa sürecinde ne kadar maliyetle karşılaşacaklarını bilmiyor. Ancak bu maliyeti üstlenmek istemeyen ya da istese dahi mali durumu el vermeği için ödeyemeyecek kişilerin tapularının ne olacağı belirsiz.
Ayrıca bir mülk sahibinin borcunu ödemeden ölmesi halinde, tapu Hazine’ye geçmiş olduğu için varislerin herhangi bir hak kaybına uğrayıp uğramayacağı; malikler borçlarının tamamını ödeyene kadar tapu sahibi Hazine olacağı için insanların kendi mülklerini satamayacak ya da kiraya veremeyecek olması nedeniyle uğrayacağı kayıplar gibi çok sayıda soru işareti ve belirsizlik bulunuyor.
SMS’LE BİLGİ VERİLDİ
Samandağ’daki mülkleri rezerv yapı alanı içerisinde kalan 56 yaşındaki doktor Hasan Fehmi Cilli de, mülklerinin akıbeti konusunda endişe taşıyanlardan biri:
“Bir gün mülkümüzün Hazine’ye devredileceğine iliskin SMS ile bilgi geldi. Hemen dava açtık. Rezerv alan diyerek tapulu malımızı alıyorlar. Hiçbir şekilde rızamız yok. Hangi şartlarda mülkümüzü alyorlar, herşey belirsiz” dedi ve ekledi:
“Bizim mülkümüzü yıktıktan sonra bana yine aynı yerde, aynı parselde aynı büyüklükte mülk verilecek mi? Belli değil. Çevre Bakanlığı’na bile gittik, cevap alamıyoruz.”
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, 3 Şubat’ta Hatay’da deprem konutlarının anahtar teslmi töreninde yaptığı konuşmada rezerv yapı alanı uygulamasının afet bölgesinin yeniden imarını hızlandırmayı amaçladığını söylemişti.
Özhaseki, “Devlet kimsenin malına çökmez, devlet kimsenin evini elinden almaz. Ne yapacak alıp da evi devlet? Bizim yasa olarak o bölgelerde iş yapabilmemizin tek yolu rezerv alan ilan etmek, sonra da gelip evler yapmak. Sonra da orada yıkılan ev kiminse o mahallede kim oturuyorsa o alanda kimin hakkı varsa bunu kendisine teslim etmek” diye konuşmuştu.
HATAY’DA 50 BİN KİŞİNİN ETKİLENECEĞİ TAHMİN EDİLİYOR
Rezerv alan ilan edilen bölgelerde kaç adet mülk sahibinin etkilendiğine dair açıklanmış resmi bir veri olmasa da, Hatay Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Ecevit Alkan’ın Reuters’a yaptığı değerlendirmeye göre, söz konusu alandaki nüfustan hareketle 50,000 civarında kişinin düzenlemeden etkilenmesi bekleniyor.
Hatay Valiliği’nin internet sitesinde Şubat ayı sonunda yayınlanan afet projelerine göre, rezerv alan kapsamında 44,723 konut yapımı planlandığı görülüyor. Ancak kaç mülk sahibinin tapusunun Hazine’ye devredildiği ile ilgili bir bilgi yer almıyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Reuters’ın rezerv alan uygulamasından kaç mülk sahibinin etkilendiği ve kaç kişinin tapusunun Hazine’ye devredildiği ya da devredileceği ile ilgili sorularına yanıt vermedi. Reuters konuya ilişkin diğer sorularına da yanıt alamadı.
Muhalefet partilerinden çeşitli milletvekillerinin konu ile ilgili TBMM’ye verdiği çeşitli soru önergeleri de yanıtsız kaldı.
EVLER BOŞALTILMAYA BAŞLANDI
Öte yandan, evleri rezerv alan sınırları içinde kalanlar, çaresizce evlerini boşatmaya başlamış bile.
Antakya’da yaşayan Hatice Altınöz ve oğlu Ahmet Altınöz, iki kez “az hasarlı” raporu verilen evlerini tamir edip yeniden oturmayı planlarken, bölgenin rezerv yapı ilan edilmesi ile evlerini tahliye etmiş.
Eşyalarını da evden taşıyan Hatice Altınöz, “Evimize iki defa az hasarlı raporu verildi. Tadilat yaptırıp oturma şansımız vardı. Ama şu saatten sonra artık oturamayız” dedi ve ekledi:
“Bize konteyner de zaten verilmiyor, evimiz az hasarlı diye. Kızımın yanında konteynerde yaşıyorum.”
Evi rezerv yapı alanı içinde kalan ve şu anda eşi ve iki çocuğu ile birlikte çadırda yaşayan Samandağlı Yapar da, evinin yıkılıp yeniden yapılmayı gerektirecek bir hasarı olmadığını ve evini kendisinin sağlamlaştırabileceğini belirtti:
“Bizim evlerimizde bir sıkıntı varsa biz yıkıp en sağlam şekilde kendimiz yeniden yaparız. Devletten de 1 kuruş istemiyoruz. Ama mülkümüzü elimizden almasınlar.”
“ÖNÜNÜZE NE FATURA GELİRSE ÖDEMEK ZORUNDASINIZ”
Hatay Barosu’ndan Alkan, mülk sahiplerinin planlama ve onay süreçlerinin hiçbir aşamasına dahil edilmediğini, ancak önlerine konulacak tüm faturayı üstlenmelerinin istendiğine dikkat çekti.
Alkan, “Rezerv alanda yapılacak olan bütün planlama, uygulama ve imalatı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kendisi yapıyor. O yapılan bütün harcamalar üst üste toplanacak ve vatandaşa bir fatura çıkacak. Şu an o faturanın ne olduğunu bilmiyoruz” dedi ve ekledi:
“Yani bir restorana gidiyorsunuz, çok iyi bir yemek getirecekler ama siz fiyatını bilmiyorsunuz. Hesap ne gelirse onu ödemeniz gerekiyor.”
Devletin önce vatandaşın rızasını alması, hak sahipleri ile iletişime geçerek gerekli bilgilendirmeleri yapması gerektiğini belirten Alkan, “Biz dava açarak aslında devletin kendiliğinden vermesi gereken bu bilgileri edinmeye çalışıyoruz. Yani aslında dava açmadan devletin görevini yapması gerekirken ancak dava yoluyla bu tür bilgilere ulaşabiliyoruz” diye konuştu.
MÜLK SAHİPLERİ DAVA YOLUNA GİDİYOR
Müvekkilleri adına rezerv alan uygulamasına yönelik yürütmeyi durdurma talebiyle dava açan Samandağlı avukat Orhan Özen de, yasanın mülkiyet haklarını ihlal ettiğini belirterek; yeniden inşa vaadine rağmen, mülkleri Hazine’ye devredildikten sonra maliklerin nasıl korunacaklarının belirtilmediğine dikkat çekti.
Samandağ’da rezerv alan ilan edilen bölgenin ilçenin en değerli yeri olduğunu belirten Özen, “Kamu yararı ile vatandaşlar arasındaki denge gözardı ediliyor” dedi.
Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Hatay İdare Mahkemesi’ne sunduğu ve Reuters tarafından görülen savunma metnine göre; bakanlık, davacıların yalnızca kendi bireysel taşınmazları üzerinde hak sahibi olduğuna işaret ederek, rezerv alanın tamamı üzerinde hak sahibi olmadıkları, dolayısıyla da rezerv yapı alanı kararının yürütmesinin durdurulması talebinin reddedilmesi gerektiğini savundu.
]]>TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI İŞÇİ ALIMI NE ZAMAN?
Tarım ve Orman Bakanlığı işçi alımı başvuru 13 Şubat 2024 Salı günü başlayacak, 19 Şubat 2024 Pazartesi günü sona erecek.
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI İŞÇİ ALIMI BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?
Tarım ve Orman Bakanlığı işçi alımı başvurusu İŞKUR üzerinden yayınlanan ilanlar vasıtasıyla gerçekleştirilecek.
esube.iskur.gov.tr internet adresinden “İş Arayan” linki üzerinden TC kimlik numarası ve şifre ile giriş yaparak başvuru tamamlayacak.
Kura tarihi ve saati, kura yeri, kura sonuçları, asil ve yedek adaylara ilişkin listeler, atamaya ilişkin bilgi ve belgeler ile diğer her türlü duyurular Bakanlığın (https://www.tarimorman.gov.tr) ve Personel Genel Müdürlüğünün internet adresinde (https://www.tarimorman.gov.tr/PERGEM) ilan edilecek, bunun için adaylara herhangi bir yazılı tebligat yapılmayacak ve bu ilan tebligat yerine geçecektir.

TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI İŞÇİ ALIMI BAŞVURU ŞARTLARI
1. 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun hükümleri ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (1), (4), (5), (6) ve (7) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak.
2. Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre; affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.
3. Başvuru tarihinin son günü itibarıyla 18 yaşını tamamlamış olmak.
4. Özel şartlarda belirtilen öğrenim ve üst yaş şartlarına haiz olmak.
5. Askerlik ile ilişiği olmamak (yapmış olmak, tecilli veya muaf olmak).
6. Başvurulan meslek için belirlenen bir okuldan (bölümden/programdan) son başvuru tarihi itibarıyla mezun olmak ve istenilen diğer belgelere ilanın yayımlanmasından önce sahip olmak.
7. Mesleki niteliklerde aynı zamanda ehliyet şartı arananlar, mesleklerini yürütürken araç kullanma hizmetlerini yerine getirecektir.
8. Adaylar gece ve vardiyalı çalışma düzenini, tarımsal faaliyet ve hayvan bakımı işlerinde görevini yerine getirmeye engel alerjik rahatsızlığı olmadığını ve idarenin unvanına uygun vereceği diğer işleri yapmayı kabul etmiş sayılır.
9. Görevini devamlı yapmasına engel sağlık problemi bulunmadığını belgelemek.
– Çalışmasına engel olacak akıl ve ruh sağlığı problemi olmadığını, görevini yapmasına engel hastalığının/engel durumunun bulunmadığını ve arazi şartlarında çalışabilir olduğunu gösteren tam teşekküllü Resmi sağlık hizmeti sunucusu kamu hastanelerinden alınmış sağlık kurulu raporuna sahip olmak. (Atanmaya hak kazanan adaylardan istenecektir.)
– Sağlık Bakanlığından onay almış, Psikoteknik merkezlerince düzenlenmiş Psikoteknik raporuna sahip olmak. (Atanmaya hak kazanan adaylardan istenecektir).
10. 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu hükümleri gereğince arşiv araştırması sonucuna göre atanmaya mani hali bulunmamak.
11. Her bir aday, Türkiye İş Kurumu’nda (İŞKUR) yayımlanan listedeki işyerlerinden sadece bir iş yeri ve meslek koluna başvuru yapabilecektir.
12. Kuruluş müdürlüklerine yerleştirmesi yapılan işçilerin yerleştirildikleri müdürlüklerde ihtiyaç fazlası olması halinde aynı İl’de bulunan ve ihtiyaç belirten Bakanlığımız diğer hizmet birimlerine unvanlarına ve niteliklerine uygun çalıştırılmak üzere nakledilebilecektir.
13. Alınacak işçilerin deneme süresi 90 (doksan) gün olup, deneme süresi içinde başarısız olanların iş akdi bildirim süresi beklenmeksizin tazminatsız feshedilecektir.
14. İlan edilen kadrolara asıl aday olarak atanmaya hak kazananların atamaya esas belgeleri kontrol edilecek, atama için öngörülen nitelikleri taşımayan adaylar ile yanlış, yanıltıcı veya yalan beyanda bulunmuş olanların atama işlemleri yapılmayacaktır. Bu kişilerin atamaları yapılsa dahi atama işlemleri iptal edilecektir.
15. Yerleştirildiği kadroların nitelik ve şartlarını taşıdığı halde istenen belgeleri süresi içerisinde teslim etmeyen, ataması yapılanlardan belirlenen süre içerisinde göreve başlamayan veya feragat eden adaylar göreve başlatılmayacak, bu adayların yerine yedek listenin ilk sırasındaki adaydan başlamak üzere şartları sağlayan adayların atamaları gerçekleştirilecektir.
16. Kura çekimi sonuçları, asıl ve yedek adaylara ilişkin listeler, atamaya ilişkin bilgi ve belgeler ile diğer her türlü duyurular Bakanlığımız ve Personel Genel Müdürlüğü internet sitesinde ilan edilecek, adaylara yazılı tebligat yapılmayacak ve bu ilan tebligat yerine geçecektir.
17. Kura sonucunda yerleşen ve atanmaya hak kazanan adaylardan istenen belgeler, belgelerin teslim yeri ve tarihleri ile diğer hususlar Bakanlığımız ve Personel Genel Müdürlüğü internet adresinden ilan edilecektir.
18. Kura sonucunda yerleştirmeye hak kazanıp ataması yapılanlardan, 15 gün içerisinde göreve başlamayanlar (doğum, hastalık veya mücbir sebeple göreve başlayamayacak durumda olanlar bu durumlarını belgelendirmek koşuluyla hariç olmak üzere) ile atanma şartlarını taşımadığı sonradan anlaşılarak göreve başlatılmayanların ya da göreve başlatılıp da sonradan atama şartlarını taşımadığı anlaşılanların yerine yedek listenin ilk sırasındaki kişiden başlamak suretiyle aranan şartlara haiz olanlardan atama yapılacaktır, yedek listede yer alıp ataması yapılmayanlar herhangi bir hak iddiasında bulunamazlar
]]>Restoran ve kafelere getirilen düzenlemelerin yanında turizm amaçlı konut kiralamaları ile ikinci el otomobil ve ev satışlarında da yeni düzenlemeye gidildi.
İşte bugün hayata geçirilen kritik düzenlemelerden bazıları:
LOKANTA VE OTELLERDE YENİ DÖNEM
1 Ocak 2024’te yürürlüğe giren yönetmelikte lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerlerindeki fiyat etiketleri için yeni düzenlemeler yer aldı.
Buna göre, tarife ve fiyat listesi hem girişlerde hem de masaların üzerinde olacak.
GÜNLÜK KİRALAMAYA YENİ DÜZENLEME
Öte yandan konutların Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik bugün yürürlüğe girdi.
Buna göre, kiraya verilecek bir ev için her şeyden önce izin belgesi alınması gerekecek
Yönetmelikte, konutların yerli veya yabancı kişilere tek seferde 100 gün veya 100 günden daha kısa süreyle turizm amaçlı kiralanması, izin belgesi başvurularında uygulanacak işlemler, konutların nitelikleri, izin belgesi sahiplerinin uymak zorunda oldukları hükümler ve kullanıcı ile izin belgesi sahibinin karşılıklı hak ve yükümlülüklerine ilişkin hükümler yer aldı.
Buna göre, izin belgesine ilişkin tüm başvurular e-Devlet üzerinden yapılacak. Bakanlıkça hazırlanacak, “turizm amaçlı konut” ibaresinin ve konutun bakanlığın denetimine tabi olduğuna dair bilginin yer aldığı soğuk damgayla işaretli plaket, turizm amaçlı kiralama yapılan konutun girişine asılacak.
PERAKENDE TİCARETTE YENİ DÜZENLEMELER
Yeni yıldan itibaren uygulamaya giren düzenlemeler arasında perakende ticaret alanındaki değişiklikler de yer aldı.
Bu kapsamda, üretim tarihinden itibaren 30 gün içinde bozulabilen tarım ve gıda ürünlerinin tedarikinde ödeme süresi 45 gün olarak öngörüldü. Bu süre, alacaklının ölçeğinin, borçlunun ölçeğinden küçük olması durumunda 30 gün olarak belirlendi. Üretim tarihinden itibaren 30 gün içinde bozulmayan tarım ve gıda ürünlerinin tedarikinde ise ödeme süresi alacaklının ölçeğinin, borçlunun ölçeğinden küçük olması durumunda 60 gün oldu.
OTOMOTİV VE EMLAK SATIŞLARINA DÜZENLEME
Aldatıcı ve sahte ilanların engellenmesi amacıyla otomotiv ve emlak sektöründe ilan platformlarına, ilan verenlerin kimlik ve iletişim bilgilerini doğrulama ve ilan verme yetkilerinin bulunup bulunmadığını kontrol etme yükümlülüğü getirildi. Söz konusu hükme aykırı davranan ilan sitelerine, ilan başına 10 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak.
İkinci el motorlu kara taşıtlarının, üretici veya distribütör tarafından tavsiye edilen satış fiyatının üzerinde bir fiyattan ilan yoluyla pazarlanması yasaklandı. Söz konusu düzenlemenin uygulama süresi 1 Temmuz’a kadar uzatıldı. Ayrıca kamuoyunda “6 ay-6 bin kilometre düzenlemesi” olarak bilinen ikinci el taşıtlar için pazarlama ve satış kısıtlaması, hem yetkili satıcılar hem de bireysel satıcılar için aynı tarihe kadar uzatılmış oldu.
Otomobil ve arazi taşıtları için uygulanan kısıtlamaya ve buna aykırılık teşkil eden ticari faaliyet kapsamındaki satışların noterlikler nezdinde engellenmesi uygulamasına, motosiklet satışları da dahil edildi.
]]>