İsrail’in – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 06 Jul 2024 21:22:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Gazze’de 10 bin kişi kayboldu https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-10-bin-kisi-kayboldu/ https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-10-bin-kisi-kayboldu/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:22:50 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8661 Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze’ye 210 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.

Açıklamada, İsrail ordusunun “7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde 3 bin 70 katliam gerçekleştirdiği” bildirildi.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 14 bin 944 çocuk ve 9 bin 849 kadının hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, 10 bin kişinin enkaz altında veya kayıp olduğu, hastanelere ulaşan ölü sayısının 34 bin 622, yaralı sayısının da 77 bin 867 olduğu kaydedildi.

Açıklamada ayrıca Gazze’de İsrail saldırılarına maruz kalanların yüzde 72’sinin kadın ve çocuk olduğu vurgulandı.

75 BİN TONDAN FAZLA PATLAYICIYLA SALDIRI DÜZENLENDİ

İsrail’in halkı zorla aç ve susuz bıraktığı, yardımların girişini engelleyerek insani felakete neden olduğu Gazze’de 30 çocuğun yetersiz beslenme ve sıvı kaybı nedeniyle hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

İsrail ordusunun 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye 75 bin tondan fazla patlayıcıyla saldırı düzenlediği aktarılan açıklamada, sağlık sektörünü de hedef alan İsrail saldırılarında Gazze’de 492 sağlık çalışanı ve 68 sivil savunma görevlisinin yaşamını yitirdiği ifade edildi.

İsrail askerlerinin baskın yaptığı hastanelerde bulunan 6 toplu mezardan 471 Filistinlinin cenazesinin çıkarıldığı belirtildi.

Saldırılar nedeniyle Gazze’de 17 bin çocuğun ebeveynlerinden biri veya her ikisinden yoksun şekilde yaşadığı vurgulandı.

Hayati tehlikesi bulunan ve yurt dışında tedavi edilmesi gereken yaralı sayısının 11 bin olduğu, yetersiz sağlık hizmeti nedeniyle 10 bin kanser hastasının ölüm tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu aktarıldı.

2 MİLYON KİŞİ YERİNDEN EDİLDİ

Yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı kalabalık barınma merkezlerindeki gayriinsani duruma işaret edilen açıklamada, yerinden edilme sonucu 1 milyon 95 bin bulaşıcı hastalık ve 20 binden fazla “Hepatit A” vakasının tespit edildiği bilgisi verildi.

Gazze’de sağlık bakımı verilemediği için 60 bin hamile kadının, ilaç eksikliği nedeniyle de kronik hastalığı bulunan 350 bin kişinin hayati tehlikesinin olduğu kaydedildi.

Açıklamada, İsrail ordusunun saldırılarını başlatmasından bu yana Gazze’de 5 binden fazla Filistinliyi gözaltına aldığı belirtildi.

İsrail askerlerinin 310 sağlık çalışanı ve 20 gazeteciyi alıkoyduğu, 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde 2 milyon kişinin yerinden edildiği vurgulandı.

İsrail’in Gazze’deki saldırılarında 86 bin konutun tamamen yıkıldığı, toplamda ise 294 bin konutun zarar görerek oturulamaz durumda olduğu bilgisi paylaşıldı.

İSRAİL’İN VERDİĞİ ZARAR 33 MİLYAR DOLAR

İsrail ordusunun, 184 hükümet tesisi ile 103 okul ve üniversiteyi yerle bir ettiği, 311 okul ve üniversitenin ise kısmen zarar gördüğü kaydedildi.

İsrail ordusunun Gazze’de 243’ünü tümüyle yıktığı 321 camiye zarar verdiği ve 3 kiliseyi hedef alarak yıkımına neden olduğu aktarıldı.

Gazze’de İsrail’in 160 sağlık kuruluşunu hedef aldığı, 53 sağlık merkezi ile 32 hastaneyi hizmet dışı bıraktığı, 126 ambulansı da kullanılamaz hale getirdiği belirtildi.

İsrail’in Filistin’in kültürel mirasını da hedef aldığı, Gazze’de 206 tarihi ve kültürel varlığı yıktığı ifade edildi.

Gazze Şeridi’nde İsrail’in saldırılarıyla doğrudan verdiği zararın 33 milyar dolar olduğu belirtildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-10-bin-kisi-kayboldu/feed/ 0
İsrail’e ihracat kısıtlaması geldi ama gıda satışına devam https://www.foxhaber.com.tr/israile-ihracat-kisitlamasi-geldi-ama-gida-satisina-devam/ https://www.foxhaber.com.tr/israile-ihracat-kisitlamasi-geldi-ama-gida-satisina-devam/#respond Wed, 22 May 2024 21:57:57 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7579 AKP hükümeti artan tepkiler üzerine İsrail’e ihracat kısıtlaması getirdi. Ticaret Bakanlığı’nın listesinde çimento, mermer, inşaat demiri, seramik gibi 54 kalem ürün grubu bulunuyor.

Bakanlığın açıklamasında “İsrail derhal ateşkes ilan edene kadar kısıtlamalar yürürlükte kalacaktır” denildi ancak gıda ürünleri kapsam dışı tutuldu.

Türk firmaları, İsrail’e; deniz ürünleri, bisküvi, kuruyemiş, maden suyu, çikolata, peynir, makarna, meyve, konserve sebze, süt, krema, domates salçası satmaya devam edecek.

Ticaret Bakanlığı’nın sitesinde yer alan “İsrail Potansiyel Tarım ve Gıda Ürünleri Matrisi 2023” adlı belgeye göre Türkiye, 2022 yılında İsrail’e, İtalya’dan sonra en çok makarna satan ikinci ülke oldu.

Türkiye, İsrail’in makarna ithalatında yüzde 17.3, konserve sebze ithalatında yüzde 15.9, meyve ithalatında yüzde 14.8, bisküvi ithalatında yüzde 10 orana sahip.

FİLİSTİNLİLER KITLIK YAŞIYOR

İsrail’in Gazze Şeridi’nde 7 Ekim 2023’te başlayan yıkıcı saldırıları, Filistinlilerin kıtlığa sürüklenmesi ve her geçen gün artan insani krizlerin gölgesinde altı ayı geride bıraktı. 

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) ramazan ayı boyunca Gazze Şeridi’nde derhal ateşkes çağrısında bulunan kararına rağmen Gazze’yi moloz yığınına çeviren ve bölge sakinlerini güneye göç etmeye zorlayan İsrail’in saldırıları, başladığı günden bu yana aralıksız devam etti. 

İsrail’in Gazze Şeridi’ne 6 aydır düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 500’ü çocuk, 9 bin 560’ı kadın olmak üzere 33 bin 207 Filistinli öldürüldü, 75 bin 933 kişi yaralandı. 
 
Gazze Şeridi’nde hayatını kaybedenler arasında 484 sağlık personeli, 65 sivil savunma personeli, 140 gazeteci ve en 30’u görevi başındayken 224 yardım görevlisi bulunuyor. 

Ayrıca, Gazze Şeridi genelinde İsrail ordusunun hava saldırıları sonucu başta enkaz altında kalanlar olmak üzere kayıp kişilerin sayısı 7 bine ulaştı. 

İsrail saldırıları sonucu annesiz ve babasız kalan çocukların sayısının 17 bin olduğu belirtildi. 

GAZZE MOLOZ YIĞININA DÖNÜŞTÜ

İsrail’in havadan, karadan ve denizden şiddetli saldırılarına hedef olan Gazze, Han Yunus ve kuzey bölgeleri başta olmak üzere nüfusun yoğun olduğu Gazze Şeridi, yıkılan binaların oluşturduğu geniş moloz alanlarına dönüştü. 

Kanlı saldırılar, evlerde ve altyapıda büyük yıkıma yol açtı. BM yetkilileri yaptıkları açıklamalarda bölgeyi “yaşanmaz” ve bölgedeki durumu kelimenin tam anlamıyla “felaket” olarak nitelendirdi. 

Gazze’deki hükümetin medya ofisi, 70 bin konutun tamamen, 290 bin konutun ise kısmen yıkıldığını; bu yapıların yaşanmaz hale geldiğini belgeledi. 

Saldırılarda Gazze Şeridi’ndeki 171 hükümet merkezi ile 100 eğitim kurumu tamamen, 305’i ise kısmen yıkıldı. Saldırılara hedef olan 229 cami tamamen yıkılırken, 297 cami kısmen zarar gördü. Ayrıca 3 kilise saldırılar sonucu yerle bir oldu. 

İsrail ordusu, 32 hastane ve 53 sağlık merkezini hizmet dışı bıraktı, 159 sağlık kuruluşunu ve 126 ambulansı kasten hedef aldı, 200 tarihi alanı da yıktı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/israile-ihracat-kisitlamasi-geldi-ama-gida-satisina-devam/feed/ 0
Netanyahu baskı altında: Erken seçim çağrısına, muz cumhuriyeti yanıtı https://www.foxhaber.com.tr/netanyahu-baski-altinda-erken-secim-cagrisina-muz-cumhuriyeti-yaniti/ https://www.foxhaber.com.tr/netanyahu-baski-altinda-erken-secim-cagrisina-muz-cumhuriyeti-yaniti/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:42:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5927 7 Ekim’de Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın saldırısı sonrasında Filistin’e saldıran ve sivillere yönelik saldırıları artıran İsrail’in Başbakanı Binyamin Netanyahu büyük baskı altında.

Uluslararası kamuoyunun “ateşkes” çağrısına yanıt vermeyen Netanyahu, İsrail’in uzun yıllardır en büyük müttefiki olan ABD ile de büyük bir kriz içerisinde.

ABD Senatosu Çoğunluk Lideri Demokrat Chuck Schumer, Senato’da yaptığı konuşmada, Netanyahu’nun 7 Ekim’den sonraki süreci kötü yönettiğini vurgulayarak, “Bu kritik dönemeçte yeni seçimlerin, İsrail’in geleceğiyle ilgili sağlıklı ve açık bir karar verme süreci için tek yol olduğuna inanıyorum” dedi.

ABD’de en yüksek resmi makama seçilmiş Yahudi olarak nitelendirilen Schumer, konuşmasında kendisinin her zaman İsrail dostu olduğunu ve İsrail lehine olan şeyleri gündeme getirdiğini belirtmişti.

ABD’li Senatör, “Başbakan Netanyahu, kendi siyasi kurtuluşunu İsrail’in çıkarlarının önüne koyarak yolunu kaybetti. Kendisini, Ben-Gvir ve Smotrich gibi aşırı sağcılarla birlikte bir koalisyona soktu ve bunun sonucu olarak Gazze’deki sivil kaybını tolere etmeye fazla meyilli oldu. Bu durum dünya genelinde İsrail’e desteği tarihin en düşük seviyesine itiyor” ifadesini kullandı.

Schumer, Netanyahu’nun yargı reformu konusunda da başarısız olduğunu kaydederek, “İsrail bir firavuna dönüşürse hayatta kalamaz. Hayatı boyunca İsrail’e destek veren biri olarak söylüyorum ki Netanyahu koalisyonu 7 Ekim’den sonra İsrail’in ihtiyaçlarını artık karşılamıyor” demişti.

Gazze’deki saldırılarla birlikte dünyanın konuya bakışının ciddi şekilde değiştiğini belirten Schumer, İsrail halkının da “geçmişte sıkışıp kalan” Netanyahu hükümetinin eylemleri sebebiyle “boğulduğunu” ifade etmişti.

İSRAİL’DEN TEPKİ GECİKMEDİ

Schumer’in sözleri İsrail’de infial yarattı…

The Times of Israel’in haberine göre, Likud Partisi tarafından yapılan açıklamada, Schumer’in sözlerine sert tepki verildi.

Netanyahu’nun halkın büyük çoğunluğu tarafından desteklenen kararlı bir politika izlediği iddia edilen açıklamada, “İsrail muz cumhuriyeti değil, Netanyahu’yu Başbakan seçen bağımsız ve gururlu bir demokrasidir” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Schumer’in sözlerinin aksine, İsrail halkının, Hamas’a karşı kesin bir zaferi desteklediği ve bir “Filistin terör devleti kurulması yönündeki her türlü uluslararası talimatı” reddettiği savunularak, “Senatör Schumer’in İsrail’in seçilmiş hükümetine saygı duyması ve hükümetin altını oymaması bekleniyor. Bu her zaman doğrudur ancak savaş zamanlarında daha da doğrudur” ifadeleri kullanıldı.

İsrail Savaş Kabinesi Üyesi Benny Gantz ise Schumer’in İsrail’de erken seçim yapılması yönündeki çağrılarına sosyal medya platformu X üzerinden yanıt verdi.

Gantz, “ABD Senatosu Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, İsrail’in dostudur ve bugünlerde dahi bize çok yardımcı oluyor.” diyerek, ABD’li Senatörün açıklamalarında “hata yaptığını” ifade etti.
İsrail’in güçlü bir demokrasi olduğunu ve ülkenin geleceğini yalnızca vatandaşlarının belirleyeceğini savunan Gantz, “Bu konuda herhangi bir dış müdahale yanlış ve kabul edilemez” ifadesini kullandı.

ANA MUHALEFET LİDERİ DE TEPKİLİ

İsrail’de ana muhalefet lideri Yair Lapid, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, Tel Aviv’in ABD’deki en büyük destekçilerini kaybetmesine neden olduğunu belirtti.

Lapid, ABD Senatosu Çoğunluk Lideri Demokrat Chuck Schumer’in, “Netanyahu’nun, 7 Ekim’den sonraki süreci kötü yönettiği” şeklindeki açıklamalarını X sosyal medya hesabından değerlendirdi.

Lapid, “Schumer’in açıklamaları, Netanyahu’nun, İsrail’in ABD’deki en büyük destekçilerini birer birer kaybetmesine neden olduğunu gösteriyor ve daha da kötüsü bunu kasıtlı olarak yapıyor” ifadesini kullandı.

Ana muhalefet lideri, Netanyahu’nun, Gazze Şeridi’nde savaşı kazanma ve İsrail’in güvenliğini korumaya yönelik ulusal çabalara ciddi zarar verdiğini kaydetti.

ABD’li Senatör Schumer, Senato’da yaptığı konuşmada, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savaş Kabinesine yüklenerek İsrail’de yeni seçimlerin yapılması için çağrıda bulunmuştu.

Schumer, “Başbakan Netanyahu, kendi siyasi kurtuluşunu İsrail’in çıkarlarının önüne koyarak yolunu kaybetti. Kendisini, Ben-Gvir ve Smotrich gibi aşırı sağcılarla birlikte bir koalisyona soktu ve bunun sonucu olarak Gazze’deki sivil kaybını tolere etmeye fazla meyilli oldu. Bu durum dünya genelinde İsrail’e desteği tarihin en düşük seviyesine itiyor” şeklinde konuşmuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/netanyahu-baski-altinda-erken-secim-cagrisina-muz-cumhuriyeti-yaniti/feed/ 0
İsrail’in katlettiği siviller toplu mezara gömüldü https://www.foxhaber.com.tr/israilin-katlettigi-siviller-toplu-mezara-gomuldu/ https://www.foxhaber.com.tr/israilin-katlettigi-siviller-toplu-mezara-gomuldu/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:21:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5286 7 Ekim 2023’te Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın saldırıları sonrasında İsrail’in Filistin’deki sivillere yönelik sistematik şiddeti devam ederken Gazze Şeridi’nde bugün çekilen fotoğraflar yaşanan insanlık dramını bir kez daha gözler önüne serdi…

İngiliz haber ajansı Reuters’ın bütün dünyaya servis ettiği fotoğraflarda İsrail’in saldırılarında ölen ve İsrail’in cansız bedenlerini teslim ettiği Filistinlilerin cenaze töreni gerçekleşti.

İsrail’in son dönemde saldırılarını yoğunlaştırdığı Refah’ta düzenlenen törenle yaşamını yitirenler toplu mezara gömüldü. Bir ekskavatör aracılığıyla mavi kılıfa sarılı vaziyetteki naaşlar yakınlarının gözyaşlarıyla izlediği törende son yolculuklarına uğurlandı.

YETERSİZ BESLENME VE SUSUZLUK KRİZİ BÜYÜYOR

İsrail’in yaklaşık 5 aydır saldırılarını sürdürüp yardım girişini engelleyerek büyük bir “insani felakete” neden olduğu Gazze Şeridi’nde yetersiz beslenme ve susuzluktan ölenlerin sayısının 20’ye ulaştığı bildirilmişti.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, 6 Mart’ta yaptığı yazılı açıklamada, Gazze kentindeki Şifa Hastanesinde yetersiz beslenme ve susuzluk nedeniyle 15 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

Birleşmiş Milletler (BM) İsrail’in yoğun saldırısı altındaki Gazze Şeridi’nde 2,2 milyon kişinin kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulunmuştu.

BM’ye göre, Gazze’de 378 bin kişi Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) ölçeğine göre “felaket” olarak adlandırılan 5. seviye, 939 bin kişi de “acil durum” olarak bilinen 4. seviye açlıkla karşı karşıya bulunuyor.

Özellikle Gazze’nin kuzeyinde yaşayan Filistinlilerin un bulamadıkları için hayvan yemlerini öğütmeye başladığı bildiriliyor.

BİNLERCE İNSAN ÖLDÜ

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 430’u çocuk, 8 bin 900’ü kadın olmak üzere 30 bin 717 Filistinli öldürüldü, 72 bin 156 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 247’si karadan işgal sürecinde olmak üzere 587 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 424 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ve Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda yaşanan çatışmalarda 232 Hizbullah mensubu, 45 Lübnanlı sivil, 11 Emel Hareketi, 12 Hamas ve 12 İslami Cihad mensubu ile 6 İsrailli sivil ve 11 asker öldü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/israilin-katlettigi-siviller-toplu-mezara-gomuldu/feed/ 0
Belçikalı bakanlar: İsrail Eurovision’dan menedilmeli https://www.foxhaber.com.tr/belcikali-bakanlar-israil-eurovisiondan-menedilmeli/ https://www.foxhaber.com.tr/belcikali-bakanlar-israil-eurovisiondan-menedilmeli/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:15:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5280 Belçikalı iki bakan, İsrail’in Gazze’de sivillere yönelik saldırıları sürdükçe Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmaması gerektiğini düşündüklerini bildirdi.

Avrupa ülkelerinden, “İsrail’in Eurovision’dan menedilmesi” yönünde gelen çağrılara Belçikalı bakanlar da katıldı.

Ülkedeki bölgesel hükümetlerden Valonya-Brüksel Federasyonunun Çocuk, Sağlık, Kültür, Medya ve Kadın Hakları Bakanı Benedicte Linard, X hesabından İsrail’in Eurovision’a katılımıyla ilgili açıklama yaptı.

Linard, “Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında yarışmalardan ve Eurovision’dan dışlanması gibi İsrail’in de başta çocuklar olmak üzere, binlerce kişinin ölümüne yol açan apaçık uluslararası hukuk ihlallerine son verene kadar dışlanması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Belçika basınına göre Linard, dün parlamentodaki bir oturumda da Belçika’nın Fransızca yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşu RTBF’ye bu yönde bir talepte bulunacağını belirterek “Gazze’deki savaş devam ettiği sürece İsrail’in katılımını yasaklama sorumluluğunu üstlenmek, organizatörlere aittir.” değerlendirmesinde bulundu.

Linard’ın çağrısına Flaman Hükümeti’nin Brüksel İşleri, Gençlik, Medya ve Yolsuzlukla Mücadele Bakanı Benjamin Dalle de destek verdi.

AFlaman basınına göre Dalle, İsrail’in Gazze’de kadınlar ve çocukların da aralarında olduğu masum sivilleri öldürdüğü sürece Eurovision’dan menedilmesi gerektiğini söyledi.
Flaman bakan, “Böylesine harika, birleştirici bir kutlamanın, uluslararası insancıl hukuku ve çocuk haklarını bu ölçekte ihlal eden bir katılımcıyla yapılması kabul edilemez.” ifadesini kullandı.

ÇAĞRILAR GİDEREK ARTIYOR

Fransa’yı 2023 Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil eden Fas asıllı Kanadalı şarkıcı La Zarra, 10 Ocak’ta İsrail’in şarkı yarışmasından menedilmesi çağrısında bulunarak “Maalesef bir kez daha Filistin halkına yönelik katliamla, soykırımla, Batı Şeria ve Lübnan’da saldırılarla karşı karşıyayız” ifadesini kullanmıştı.

İsveç’te aralarında sanatçılar ve müzik endüstrisi yetkililerinin de yer aldığı 1000 kişi 10 Ocak’ta imza toplayarak “İsrail’in Eurovision Şarkı Yarışması’ndan menedilmesini” istemişti. Sanatçılar, İsrail’in katılımının engellenmemesi durumunda İsveç’in yarışmadan çekilmesini talep etmişti.

İspanya azınlık sol koalisyon hükümetine dışarıdan destek veren sol görüşlü Podemos Partisi de 1 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Gazze’de sivil ayrımı gözetmeksizin yaptığı saldırılar nedeniyle İsrail’in Eurovision Şarkı Yarışması’ndan ihraç edilmesi talebinde bulunmuştu.

İzlanda’da da müzisyenler derneği Aralık 2023’te ulusal yayın kuruluşu RUV’nin 2024 Eurovision yarışmasından çekilmesi çağrısı yapmıştı. İzlanda Yazar ve Bestekarlar Topluluğu (FTT), RUV’den “masum çocukların ve sivillerin öldürülmesine ve savaşa karşı durmasını” talep etmişti. FTT, Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’nın 2022’de Eurovision’dan menedildiğini hatırlatarak İsrail’in katılması halinde 2024 Eurovision’un boykot edilmesini istemişti.

İSRAİL ŞARKININ SÖZLERİNİ DEĞİŞTİRMİŞTİ

İsrail’in Eurovision’dan menedilmesi çağrıları devam ederken İsrail’in yarışmaya katılmayı planladığı “October Rain” (Ekim Yağmuru) adlı, Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısına atıfta bulunan şarkı, Avrupa Yayın Birliği (EBU) tarafından siyasi mesaj içerdiği gerekçesiyle reddedilmişti.

Bunun üzerine İsrail şarkıda değişiklikler yaparak ismini “Dance Forever” (Sonsuza dek dans et) yapsa da bu şarkı da aynı gerekçeyle geri çevrilmişti. Son olarak İsrail yarışmaya “Hurricane” (Kasırga) adlı şarkıyla katılacağını duyurmuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/belcikali-bakanlar-israil-eurovisiondan-menedilmeli/feed/ 0
İsrail 13 bin 430 çocuğu öldürdü https://www.foxhaber.com.tr/israil-13-bin-430-cocugu-oldurdu/ https://www.foxhaber.com.tr/israil-13-bin-430-cocugu-oldurdu/#respond Fri, 22 Mar 2024 21:30:56 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5049 Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan açıklamada, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye düzenlediği ve 151’inci gününe varan saldırılara ilişkin son bilgiler paylaşıldı.

İsrail ordusunun 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde “savunmasız Filistin halkına, sivillere, çocuklara ve kadınlara” yönelik 2 bin 675 katliam gerçekleştirdiği belirtildi.

Gazze Şeridi’nde 151 gündür düzenlenen saldırılarda 13 bin 430 çocuk ve 8 bin 900 kadının öldürüldüğü kaydedildi.

Saldırıların beş ayı geride bırakarak altıncı aya girdiğine işaret edilen açıklamada, yüzde 70’i kadın ve çocuk olmak üzere 7 bin kişinin halen enkaz altında veya kayıp olduğu belirtilirken, hastanelere getirilen ölü sayısının 30 bin 534, yaralı sayısının ise 71 bin 920 olduğu bildirildi.

Sağlık sektörünü de hedef alan İsrail’in, Gazze’de 364 sağlık çalışanı ve 48 sivil savunma görevlisini öldürdüğü aktarıldı.

Gazze’de 132 gazetecinin İsrail saldırılarında öldürüldüğüne dikkati çekildi.

Abluka altındaki bölgede Filistinlilerin maruz bırakıldığı kıtlığa işaret edilen açıklamada, un, pirinç ve tahılın yanı sıra halkın yemek zorunda kaldığı hayvan yemlerinin de tükenmesinin ardından özellikle Kuzey Gazze ve Gazze’de kıtlığın daha da kötü bir hal aldığı uyarısında bulunuldu.

İsrail’in gıda ve yardım malzemesi girişini engellediği, hatta bölgeye ulaşmaya çalışan yardım araçlarını hedef alarak çocuklarına ve ailelerine yiyecek arayan onlarca kişinin ölümüne yol açtığı ifade edilen açıklamada, aç bırakma politikası; sivillere, çocuklara ve kadınlara yönelik baskılar; gıda, su ve ilaç güvensizliği sonucu bu iki vilayette hayatını kaybeden 700 binden fazla kişinin sorumluluğunun İsrail ile başta ABD ve uluslararası toplum olmak üzere müttefiklerini sorumlu tuttuğu vurgulandı.

İnsani yardımın havadan ulaştırılmasının en iyi yollardan biri olmadığı kaydedilen açıklamada, “tüm dünyanın da bildiği gibi” kara yoluyla günde 1000 yardım tırının Gazze Şeridi’nin kuzeyi başta olmak üzere tüm bölgeye ulaştırılmasının en kesin çözüm yolu olduğu ifade edildi.

İsrail ordusunun, yaşanılan kıtlığın gölgesinde dağıtılan yardım malzemesi ve unu almak isteyen binlerce kişiye yönelik katliamlar gerçekleştirdiği belirtilen açıklamada, İsrail’in Gazze’de un almak için bekleyenleri hedef aldığı saldırıda 116 kişinin öldürüldüğü; 700’den fazla kişinin yaralandığı, ayrıca Deyr Belah’ta Kuveytli bir hayır kurumuna ait yardım aracının vurulması sonucu 8 kişinin öldürüldüğü; yine Gazze’deki Kuveyt Kavşağındaki saldırıda onlarca kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı bildirildi.

İsrail’in ayrıca Filistinlilere karşı uluslararası hukuku ihlal eden 19 savaş suçu işlediği, bunların aynı zamanda Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılar sırasında işlediği soykırım suçunun unsurlarını da oluşturduğu aktarıldı.

Birleşmiş Milletler’in, Gazze’nin kuzeyine yardım malzemelerinin teslimini durdurma kararının şaşkınlıkla karşılandığı kaydedilen açıklamada, bu kararın 700 bin insanın ölüme terk edilmesi ve insani koşulların katlanarak ağırlaştırılması anlamına geldiği ifade edildi.

İsrail’in Nasır ve Emel hastanelerini tank ve insansız hava aracıyla yıktığı, sağlık personeline ve yerlerinden edilerek hastaneye sığınanlara ateş açtığı, çok sayıda Filistinliyi öldürerek hastaneyi toplu mezara ve kışlaya çevirdiği kaydedilen açıklamada bunun da açık şekilde bir savaş suçu olduğu, benzerlerinin bölgedeki 32 hastaneye de uygulandığı aktarıldı.

Yerinden edilmiş 2 milyon insanın hâlâ yüzlerce barınma merkezinde çetin, zor ve trajik bir hayat yaşadığı kaydedilen açıklamada, yerinden edilenlerin yiyecek, su ve ilaç bulamadığı, yerinden edilmenin zorlu koşulları ve uluslararası kuruluşların mültecilere ve yerinden edilenlere tahsis ettiği hizmetlerin yokluğu nedeniyle 700 binden fazlasının bulaşıcı hastalıklara yakalandığı belirtildi.

Saldırılar altıncı ayına girerken İsrail’in 1000’den fazla okulu, üniversiteyi, eğitim kurumunu, camiyi, kiliseyi ve hastaneyi hedef alarak yıktığı ifade edilen açıklamada,

İsrail’in Filistin tarihini ve coğrafyasını haritadan silmek amacıyla yaklaşık 200 arkeolojik ve miras alanını yok ettiği ifade edilen açıklamada, ilk belirlemelere göre Gazze Şeridi’ndeki soykırım savaşının doğrudan verdiği zararın 15 milyar doları aştığı, dolaylı zararların ise bunun çok üzerinde olduğuna işaret edildi.

Açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik sürdürdüğü soykırım savaşından ve bu savaşın durdurulamamasından “işgalcilerin ortağı” ABD yönetiminin yanı sıra BM Güvenlik Konseyi ve uluslararası toplum da sorumlu tutuldu.

Ofisin açıklamasında, dünyanın tüm ülkelerine, tüm uluslararası kuruluşlara, tüm Arap ve İslam ülkelerine, Gazze Şeridi’nde sivillere, çocuklara ve kadınlara karşı yürüttüğü soykırım savaşını durdurması için İsrail’e baskı yapmaları ve işlediği korkunç suçlardan dolayı İsrail’i kınamaları ve tüm uluslararası mahkemelerde takipçisi olmaları çağrısında bulunuldu.

Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatına, Refah Sınır Kapısının kalıcı olarak ve derhal açılması, her gün 24 saat boyunca kısıtlama olmaksızın açık bir insani koridor haline getirilmesi ve yüzbinlerce ton yardımın mülteciye ulaştırılması için azami çaba göstermeleri çağrısı yapılan açıklamada, Gazze’deki 11 bin yaralının tedavi için yurt dışına gönderilmesi ve Gazze Şeridi’ndeki hayati tesislerin yeniden çalıştırılması için Refah Sınır Kapısından yakıt girdirilmesi talep edildi.

Tüm insani yardım ve uluslararası kuruluşlarına Gazze şehri ve kuzeyindeki çalışmalarına yeniden dönmeleri ve özellikle insani durumun kötüleşmesi ve çatışmaların derinleşmesiyle birlikte bu iki kentteki tüm vatandaşlara yardım, un, gıda dağıtmaları çağrısı yapılan açıklamada, diğer kentlerdeki çalışmaların güçlendirilmesi ve tüm vatandaşlara gıda sağlanması istendi.

Açıklamada, Körfez İşbirliği Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği ve dünyanın tüm ülkelerine Gazze Şeridi’nin yeniden inşasına çözüm bulmak için derhal ve acilen bir araya gelmeleri çağrısında bulunuldu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/israil-13-bin-430-cocugu-oldurdu/feed/ 0
İngiltere, İsrail’i savundu https://www.foxhaber.com.tr/ingiltere-israili-savundu/ https://www.foxhaber.com.tr/ingiltere-israili-savundu/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:24:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4166 Hollanda’nın idari başkenti Lahey’deki Barış Sarayı’nda faaliyetlerini yürüten UAD’de, İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarındaki uygulamalarının hukuki sonuçlarının ele alındığı duruşmalar sürüyor.

İngiltere adına söz alan İngiltere Dışişleri Bakanlığı Hukuk Genel Direktörü ve UAD nezdindeki temsilcisi Sally Langrish, ülkesinin İsrail-Filistin meselesindeki tutumunun uzun zamandır bilindiğini söyleyerek, “Müzakere edilmiş iki devletli çözümün Filistinlilerin kendi kaderini tayin etmesini sağlayacak ve İsrail’in kimliğini ve güvenliğini koruyacak tek çözüm olduğuna inanıyoruz.” dedi.

Langrish, “İngiltere, Gazze’deki çatışmaların derhal durdurulmasını ve ardından sürdürülebilir ve kalıcı ateşkese doğru ilerlenmesini istiyor.” diye konuştu.

Konuşmasında, 7 Ekim 2023’ten sonra Gazze’deki insani duruma işaret eden Langrish, “Filistinliler şu anda Gazze’de umutsuz bir insani krizle karşı karşıya.” ifadesini kullandı.

İNGİLTERE’NİN SAVUNMASI

İngiltere adına söz alan Oxford Üniversitesi Uluslararası Hukuku Profesörü Dan Sarooshi de Divanın vereceği danışma görüşüyle devletlerin rızasına dayalı yargı yetki müessesinin altını boşaltmaması gerektiğini savundu.

Sarooshi, “Mahkeme, istişari yargı yetkisini kullanarak taraflar arasındaki ihtilafları da çözmemelidir. Bunun yerine, mahkemelerin danışma işlevi, görüş talep eden BM organlarına hukuki tavsiye sunmaktır.” diye konuştu.

Divanın danışma görüşünde istenen soruların mevcut halinin, İsrail aleyhine durum oluşturacağını öne süren Sarooshi, bu durumda İsrail’in rızasının alınması gerektiğini savundu.

Sarooshi, “Mahkeme, BM Genel Kurulunun talebini formüle edildiği şekilde yanıtlarsa, esasen İsrail-Filistin arasındaki uyuşmazlığın ana noktaları hakkında karar vermiş olacaktır ve mahkeme şu anda formüle edildiği şekliyle bu talebi reddetmelidir.” dedi.

Sarooshi, Filistin ve diğer devletlerin iddia ettiği üzere İsrail-Filistin arasındaki uyuşmazlığın çok taraflı olması ihtimalinde dahi verilecek danışma görüşünün, “İsrail’in sorumluluklarını ortaya koyması ve egemenliğine saygı gösterilmesi sebebiyle” Divan tarafından yanıtlanmaması gerektiğini öne sürdü.

Davanın esasına ilişkin herhangi görüş bildirmeyeceklerini söyleyen Sarooshi, “Taraflar arasındaki anlaşmazlıkların UAD’nin danışma işlevi kullanılarak çözülmemesi gerektiğini” savundu.

Sarooshi, “Bu, güvenlik ve işgal altındaki Filistin topraklarından herhangi bir çekilmenin koşullarını ilgilendiren, ciddi hassasiyete sahip uzun süredir devam eden bir anlaşmazlıktır. BM Genel Kurulu tarafından formüle edildiği şekliyle görüş talebine cevap vermek, özel bir tür temel ikili anlaşmazlığın yargısal çözümü anlamına gelecektir.” diye konuştu.

Mahkemenin, İsrail’in sorumluluğuna ilişkin olarak, uyuşmazlığın çözümüne konu olabilecek hususları içeren tespitlerde bulunmaya davet edildiğini söyleyen Sarooshi, bunun da fiilen tüm işgali mahkemenin önüne koyduğunu ileri sürdü.

Sarooshi, bu durumun, iki devlet arasındaki çekişmeli uyuşmazlığın, danışma görüşü yoluyla Divan önüne getirilmesinin “uluslararası hukuka aykırı olduğunu” iddia etti.

İNGİLTERE UYUŞMAZLIĞIN ÇÖZÜLMESİNİ İSTİYOR

Profesörü Sarooshi’nin ardından tekrar söz alan Langrish, İngiltere’nin, uyuşmazlığın ikili müzakereler yoluyla çözülmesi ve Divan önünde getirilmemesi gerektiğini savunarak, Divandan iki tarafında nasıl müzakere etmesi gerektiği hususunda yol haritası çizmesinin gerekliliğine işaret etti.

Langrish, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İlk olarak, iki devletin sınırları konusunda 1967 sınırlarına dayanan ve taraflar arasında eşdeğer toprak takaslarını içeren bir anlaşma yapılmalıdır. İkinci olarak, Filistinliler için güvenlik düzenlemeleri egemenliklerine saygı göstermeli ve İsrail için de güvenliğini korumalıdır. Mülteci sorununa adil, uzlaşılmış ve gerçekçi çözüm getirilmelidir. Her iki tarafın da Kudüs’e yönelik arzuları, Kudüs’ün her iki devletin gelecekteki başkenti olarak statüsüne ilişkin müzakereler yoluyla yerine getirilmelidir.”

Langrish, verilecek danışma görüşünün iki devlet arasındaki barış sürecine zarar vermemesi gerektiği uyarısında bulunarak, bu görüşün, BM Genel Kurulunun, Filistin meselesindeki hukuki mevzuları anlamasına yardımcı olması gerektiğini bildirdi.

Mahkemenin, mümkün olan en erken fırsatta taraflara BM çerçevesinin uygulanması çağrısında bulunabileceğini kaydeden Langrish, mahkemeden, her iki tarafın da müzakere edilmiş çözüme ulaşılana kadar işgal altındaki toprakların statüsünü ya da bütünlüğünü değiştirecek herhangi bir adım atarak anlaşmazlığı tırmandırmama konusundaki mutabakatlarını hatırlatmasını istedi.

Langrish, mahkemeden, tarafların kalıcı statü konularını müzakere ettiklerine dair ara anlaşmalarındaki yükümlülüklerini yeniden teyit etmesi çağrısında da bulundu.

BMGK, UAD’DEN GÖRÜŞ İSTEMİŞTİ

BM Genel Kurulu, 30 Aralık 2022 tarihli kararında UAD’ye, Divan Statüsü’nün 65. maddesine dayanarak 1967’deki savaştan bu yana İsrail’in Filistin’deki işgalinin hukuki neticelerine ilişkin 2 soru yöneltmişti.

BM Genel Kurulunun Divandan cevaplarını talep ettiği sorular şu şekilde:

“1- İsrail’in, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını sürekli olarak ihlal etmesinin, işgali sürdürmesinin, 1967’den bu yana Filistin topraklarındaki yerleşim ve ilhak faaliyetlerinin, Kudüs’ün demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik faaliyetlerinin ve ilgili ayrımcı mevzuat ve tedbirleri kabul etmesinin hukuki sonuçları nelerdir?

2- İsrail’in, ilk soruda belirtilen uygulamaları, işgalin hukuki statüsünü nasıl etkilemektedir ve bu durumun tüm devletler ve Birleşmiş Milletler için doğurduğu hukuki sonuçlar nelerdir?”

Danışma görüşü talebi, 17 Ocak 2023’te BM Genel Sekreteri tarafından UAD’ye ulaştırılırken Divan, BM üyesi devletlere ve Filistin’e danışma görüşü istenen sorular hakkında yazılı ve sözlü beyanda bulunma haklarına ilişkin bildirim yaptı.

DANIŞMA GÖRÜŞÜNÜN ETKİSİ NEDİR?

UAD’nin danışma görüşleri, her ne kadar bağlayıcı olmasa da birçok devlet ve kuruluş tarafından dikkate alındığı ve verilen görüşe uygun hareket edildiği belirtiliyor.

Divanın, İsrail’in Filistin topraklarında inşa ettiği duvara dair 2004’te verdiği danışma görüşünde duvarın hukuka aykırı olduğunu tespitinin ardından birçok devlet ve şirketin, söz konusu duvarın inşasına katkı sunmaktan imtina etmesi, İsrail’e sattıkları inşaat malzemelerinin duvarın yapımında kullanılmaması şartını koyması dikkati çekiyor.

Yine UAD’nin 22 Temmuz 2010’da uluslararası hukukta bir devletin tek taraflı bağımsızlık ilan etmesinin yasaklanmadığı yönünde verdiği danışma görüşünün ardından, Kosova’nın bağımsızlığının meşruiyeti arttı ve bağımsızlığını tanıyan devlet sayısı çoğaldı.

UAD’nin görüşünün, işgalin uluslararası hukuka aykırılığı yönünde olması durumunda İsrail üzerindeki baskının artması ve ona açıkça destek veren ülkeleri uluslararası toplum tarafından tutumlarını gözden geçirmeye zorlamaları muhtemel olarak değerlendiriliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ingiltere-israili-savundu/feed/ 0
Gazze ve Ukrayna’da insanlık dramı https://www.foxhaber.com.tr/gazze-ve-ukraynada-insanlik-drami/ https://www.foxhaber.com.tr/gazze-ve-ukraynada-insanlik-drami/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:45:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4121 Uluslararası Adalet Divanında soykırımla yargılanan İsrail’in 7 Ekim 2023’ten beri saldırı düzenlediği Gazze Şeridi’nde kadın ve çocuk ölümlerinin, 2 yıldır süren Rusya-Ukrayna Savaşı’ndakinin 6 katından fazla olması, burada yaşanan vahşeti gözler önüne seriyor.

24 Şubat 2022’den beri süren Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda ölen sivillerin sayısı karşılaştırılınca ise kan donduran detaylar ortaya çıktı.

İsrail, yaklaşık 2.3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi’ni havadan, karadan ve denizden aralıksız bombalıyor.

Filistinli kaynaklara göre, İsrail, bu saldırılarında 66 bin tondan fazla patlayıcı kullandı. Bu da Gazze’de kilometrekareye 183 ton patlayıcının atıldığı anlamına geliyor.

Saldırılar nedeniyle Gazze harabeye dönerken, bölgede 1.9 milyon Filistinli yerinden oldu.

İsrail’in saldırılarında, 29 bin 410 Filistinli öldürüldü, 69 bin 465 kişi yaralandı. Saldırılarda öldürülenlerin en az 12 bin 660’ını çocuklar, 8 bin 570’ini kadınlar oluşturuyor.

Yaralıların, yüzde 70’inden fazlası da kadın ve çocuklardan oluşuyor. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

Bir yandan İsrail’in saldırılarından kaçarak hayatta kalma mücadelesi veren Filistinliler, Tel Aviv yönetiminin bölgeye yardım girişlerine çıkardığı engellemeler nedeniyle de açlıkla mücadele ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in yoğun saldırısı altındaki Gazze Şeridi’nde 2.2 milyon kişinin kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

BM’ye göre, Gazze’de 378 bin kişi Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) ölçeğine göre “felaket” olarak adlandırılan 5. seviye, 939 bin kişi de “acil durum” olarak bilinen 4. seviye açlıkla karşı karşıya bulunuyor.

Gazze Şeridi’ndeki akut gıda güvensizliği Dünya Sağlık Örgütünün “kritik” olarak nitelediği yüzde 15 çıtasını aşarak yüzde 16.2’ye ulaştı.

BM Dünya Gıda Programı (WFP), İsrail’in saldırılarına işaret ederek, emniyetli dağıtıma izin veren koşullar oluşana dek Gazze’nin kuzeyine hayat kurtaran gıda yardımı dağıtımını durdurma kararı aldı.

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) da İsrail’in zorla aç ve susuz bırakarak insanlık felaketine yol açtığı Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Filistinlilerin kıtlığın eşiğinde olduğunu duyurdu.

Özellikle Gazze’nin kuzeyinde yaşayan Filistinlilerin un bulamadıkları için hayvan yemlerini öğüterek tüketmek zorunda kaldığı bildiriliyor.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞINDA 10.378 SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının üzerinden 2 sene geçerken, Ukrayna’daki BM İnsan Hakları İzleme Misyonunun (HRMMU) 7 Şubat’ta yayımladığı verilere göre, savaşın başından beri ülkede 579’u çocuk, 2 bin 992’si kadın olmak üzere 10 bin 378 sivil öldürüldü, 19 bin 632 sivil yaralandı.

Ölümlerin 8 bin 95’i Ukrayna topraklarında, 2 bin 283’ü Rusya’nın yasa dışı ilhak ettiği topraklarda gerçekleşti.

Raporda, sayıların daha yüksek olabileceği belirtiliyor.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de öldürdüğü kadın ve çocukların sayısı, 2 yılda Rusya-Ukrayna Savaşı’nda hayatını kaybeden kadın ve çocukların sayısının 6 katından fazlasına tekabül ediyor.

GAZZELİLER KAÇAMIYOR

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasıyla kadın ve çocuklardan oluşan milyonlarca Ukraynalı, saldırılar nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalmış ve komşu ülkelere sığınmıştı.
Savaşın başından bu yana Ukrayna’ya destek veren Avrupa ülkeleri, Ukraynalı kadın ve çocukların oluşturduğu sivillere kucak açmıştı.

Öte yandan, 2007’den beri İsrail’in karadan, havadan ve denizden ablukası altında bulunan Gazze’deki 2,3 milyon Filistinli, yaklaşık 360 kilometrekarelik bölgede sıkışmış vaziyette.

İsrail saldırıları nedeniyle Filistinlilerin Gazze’de sığınabilecekleri güvenli bir yer bulunmuyor.
Gazze’nin kuzeyi, orta kesimleri ve güneyde yer alan Han Yunus bölgesine düzenlenen saldırılar nedeniyle yaklaşık 1,5 milyon Filistinli, 64 kilometrekarelik alana sahip Refah kentine sığındı.

BM verilerine göre, 7 Ekim’den önce 280 bin olan Refah’ın nüfusu, yerinden edilmiş Filistinlilerin göçüyle 5 kattan fazla arttı. Bu da Gazze’deki nüfusun yarısından fazlasının bu daracık kara parçasına sığındığı gözler önüne seriyor.

Yeteri kadar konut olmaması nedeniyle, Refah’a sığınan Filistinlilerin büyük bir bölümü, derme çatma çadırlardan oluşan kamplarda hayat mücadelesi veriyor.

İsrail yönetimi, son günlerde Filistinlilerin sığındığı Refah’a kara saldırısı başlatma yönünde sinyaller veriyor.

Refah’a saldırılması halinde, buraya sığınan Filistinlileri daha da zor günler beklediği belirtiliyor.

İsrail’in çıkardığı zorluklar nedeniyle bölgeye yeteri kadar yardım da ulaştırılamıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gazze-ve-ukraynada-insanlik-drami/feed/ 0
İsrail’den Refah planı: Altı hafta sürecek https://www.foxhaber.com.tr/israilden-refah-plani-alti-hafta-surecek/ https://www.foxhaber.com.tr/israilden-refah-plani-alti-hafta-surecek/#respond Fri, 23 Feb 2024 09:00:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3810 Tel Aviv’in stratejisi ile ilgili bilgi sahibi dört kaynak Gazze Şeridi’nin güneyinde bulunan Refah kentine kara harekâtı düzenlemeye hazırlanan İsrail’in Gazze’de altı ila sekiz hafta daha tam kapsamlı askeri operasyonlarını sürdürmeyi planladığını söyledi.

İsimlerinin açıklanmasını istemeyen iki İsrailli yetkili ve iki bölge yetkilisi ordudaki yetkililerin bahsi geçen sürede Hamas’ın geri kalan imkanlarına önemli ölçüde zarar verebileceklerini, böylece hedefli hava saldırıları ve özel ekip operasyonlarının düzenleneceği daha az yoğunluklu bir döneme geçişin önünü açabileceklerini düşündüklerini belirttiler.

İsrail’in eski istihbarat yetkililerinden olan ve Filistinlilerin biri 1980’ler biri de 2000’lerde olmak üzere iki ayaklanmasında da müzakereci olarak yer alan Avi Melamed ise, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun hükümetinin Refah’a kara hârekatı düzenlememesi yönündeki uluslararası çağrılara kulak verme olasılığının düşük olduğunu söyledi.

Melamed, “Refah, Hamas’ın kontrolünde kalan son kale ve burada İsrail’in bu savaştaki hedeflerine ulaşmak için etkisiz hâle getirmesi gereken taburlar bulunuyor” dedi.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant Cuma günü İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) Refah’ta Hamas militanlarını, komuta merkezlerini ve tünellerini hedef alan operasyonlar planladığını söylemiş ancak herhangi bir tarih vermemişti. Gallant, sivil ölümlerinin önüne geçmek için “olağanüstü tedbirler” alındığının altını çizmişti.

Basın toplantısında konuşan Gallant “Gazze’de 24 bölgesel tabur vardı, bunların 18’ini dağıttık. Şimdi Hamas’ın yeni ağırlık merkezi Refah” dedi.

Dünya liderleri ise Refah hârekatının bir insani krize yol açmasından endişeleniyorlar.

İsrail üzerindeki diplomatik baskıların arttığı geçen haftada, ABD Başkanı Joe Biden İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile telefonda görüşmüş Refah’ta sivilleri korumak üzere güvenilir ve uygulanabilir bir plan olmadan kentte askeri operasyona başlamaması gerektiği uyarısında bulunmuştu.

Netanyahu, “mutlak zafer” sözü verse de sivillerin hârekat öncesinde savaş alanını terk etmelerine izin verileceğini söylemişti.

İsrail ordusu, bir milyondan fazla insanı Gazze Şeridi’ndeki yıkıntıların arasından nasıl aktaracağını açıklamadı.

“TARAMADAN GEÇİRECEKLER”

İsrailli bir güvenlik kaynağına ve adının açıklanmasını istemeyen bir uluslararası yardım yetkilisine göre, Gazzeliler kuzeye gönderilmeden önce içlerindeki Hamas savaşçılarının tespiti için taramadan geçirilebilirler. Başka bir İsrailli kaynak ise İsrail’in Refah kentinin kuzeyinde yüzen bir iskele inşa ederek uluslararası yardımların ve hastane gemilerinin deniz yoluyla ulaşmasını sağlayabileceğini söyledi.

Öte yandan İsrailli bir savunma yetkilisi, Filistinlilerin Gazze Şeridi’nin kuzeyine toplu hâlde dönmelerine izin verilmeyeceğini, Refah çevresindeki çalılık alanların çadır kentler için bir seçenek olabileceğini söyledi.

BÖLGE GÜVENLİ DEĞİL

Bununla beraber, bölge yetkilileri patlamamış mühimmatların hâlâ temizlenmediği ve elektrik ile suyun olmadığı kuzeydeki bölgeye çok sayıda insanın taşınmasının güvenli olmayacağını belirttiler.

İki hükümet arasındaki görüşmelere yakın olan bazı yetkililer, sivillerin güvenli bir şekilde bölgeden çıkartılması konusunda İsrail’in yeterli hazırlığı yaptığına dair ABD’nin şüphelerinin olduğunu ifade etti. ABD Başkanı Joe Biden Cuma günü yaptığı açıklamada, İsrail’in Refah’a yönelik “büyük” kara harekâtının yakın zamanda olmasını beklemediğini belirtmişti.

Katar’da bulunan Hamas’ın bir yetkilisi Reuters’a yaptığı açıklamada, örgütün dört aydır süren çatışmalarda tahminen 6 bin savaşçısını kaybettiğini belirtti. İsrail’in 12 bin Hamas savaşçısını öldürdüğünü açıklamıştı.

“HAMAS AYAKTA VE YAŞIYOR”

Adının açıklanmasını istemeyen Hamas yetkilisi, Hamas’ın Gazze’de savaşmaya devam edebileceğini ve Refah kenti ile Gazze’nin merkezinde uzun bir savaşa hazırlıklı olduklarını söyledi ve şunu ekledi:

“Netanyahu’nun seçenekleri zor, bizimkiler de öyle. Gazze’yi işgal edebilir ama Hamas hâlâ ayakta ve savaşıyor. Hamas’ın liderlerini öldürme ya da Hamas’ı yok etme hedeflerine ulaşamadı.”

“REFAH’TA BOŞ YER KALMADI”

İsrail, Hamas militanlarının 7 Ekim 2023’te ülkeye eş zamanlı saldırılar düzenleyerek 1,200 İsrailliyi öldürmeleri ve 253 kişiyi rehin almalarının ardından Gazze’de harekât başlatmıştı. İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 28,000’den fazla Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail’in saldırılarıyla Gazze’nin büyük kısmı enkaz haline geldi. Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentinde çatışmalar devam ederken, İsrail’in Hamas savaşçılarından arındırdığını iddia ettiği kuzey bölgelerde de ara sıra çatışmalar yaşanıyor.

Gazze’de yaşayan 2,3 milyon kişinin yüzde 85’inden fazlası evsiz kaldı. Gazze’de evsiz kalanların çoğu, savaş öncesi nüfusu yaklaşık 300 bin olan Refah kentine sığındı.

Gazze’deki savaştan kaçarak ailesiyle birlikte Refah’a sığınan 55 yaşındaki Emad Joudat, “Refah’ta boş yer yok, bir buçuk milyondan fazla insan var. Dünya bunu biliyor mu? Tanklar girerse katliam yaşanacak” dedi.

Refah’ta yiyecek ya da suyu olmayan bir çadır kentte yaşayan beş çocuk babası olan Joudat, “Büyük ailemin sorumluluğu benim üzerimde. Kendimi çaresiz hissediyorum çünkü İsrail bu bölgeye saldırı başlatırsa ailemle birlikte nereye gideceğimi bilmiyorum” dedi.

REFAH AÇIKLAMALARI

Mısır, Refah sınırını kapattı. Mısır, Filistinlilerin Gazze’den göç ettirilmesine karşı çıkışını, 1948’de İsrail’in kuruluşunu çevreleyen savaşta 700 bin Filistinlinin şiddet kullanılarak evlerinden edildiği ya da zorla göç ettirildiği “Nakba”nın ya da “felaket”in tekrarlanmasını reddeden, daha kapsamlı bir Arap reddinin parçası olarak tanımladı.

Üç güvenlik kaynağı 16 Şubat’ta Reuters’a yaptığı açıklamada Mısır’ın, Gazze Şeridi sınırında, İsrail’in Refah kentine saldırması hâlinde Filistinlilerin olası toplu göçü sırasında sığınabilecekleri bir alan hazırladığını belirtmişti.

Mısır hükümeti ise bu yönde bir hazırlığın olduğunu reddetmişti.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail’in Filistinli sivillerin Mısır’a gönderilme niyeti olmadığını açıkladı.

İsrail’in eski istihbarat yetkilisi ve müzakerecisi Melamed, Hamas’ın rehine müzakerelerinde geri adım atması ve 7 Ekim’de rehin aldığı İsrailli rehineleri İsrail’e geri göndermesi durumunda, İsrail’in Refah’a hârekatında gecikme yaşabileneğini söyledi.

Üst düzey bir bölgesel güvenlik yetkilisi, İsrail’in bazı Hamas komutanları ve rehinelerin Refah’ta olduğuna inandığını belirtti.

Hamas, Katarlı ve Mısırlı arabulucuların 29 Ocak haftasında gönderdikleri ve ABD ile İsrail’in de desteklediği ateşkes önerisine yanıt olarak Gazze’deki savaşı tamamen sonlandırmaya yönelik 7 Şubat’ta üç aşamalı, 135 günlük bir ateşkes planı önermişti.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Hamas’ın Gazze’de savaşı sonlandırmaya yönelik ateşkes önerisini 7 Şubat’ta reddetmişti.

Netanyahu, Hamas’ın ateşkes için önerdiği şartların “hayal ürünü” olduğunu söylemişti. Netanyahu ayrıca zaferin aylar içinde mümkün olduğunu söyleyerek savaşmaya devam etmekte kararlı olduğunu ifade etmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/israilden-refah-plani-alti-hafta-surecek/feed/ 0
Filistin’e yönelik saldırılar İsrail’in ekonomisini zayıflatıyor https://www.foxhaber.com.tr/filistine-yonelik-saldirilar-israilin-ekonomisini-zayiflatiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/filistine-yonelik-saldirilar-israilin-ekonomisini-zayiflatiyor/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:12:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3383 Filistin’e yönelik devam eden saldırılarını finanse edebilmek için geçen yıl milyarlarca dolar borç alan İsrail’in bu yıl da neredeyse rekor seviyelerde tahvil ihracı yapmak zorunda kalması bekleniyor.

İsrail’in Filistin saldırıları sürerken bu saldırıların ülke ekonomisine maliyeti de artıyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları yayımladıkları raporlarda, Filistin’e karşı işgal başlatan İsrail’in ekonomisinin makroekonomik riskler karşı karşıya olduğuna dikkati çekti.

İLK NOT İNDİRİMİ MOODY’S’TEN

Fitch Ratings, geçen yıl ekim ayında Filistin çatışmasından kaynaklanan jeopolitik riskler nedeniyle İsrail’in “A+” olan kredi notunu negatif izlemeye aldı. Aynı dönemde İsrail’in “A1” olan kredi notunu olası bir düşüş için incelemeye alan Moody’s de geçen hafta ülkenin notunu “A2″ye indirdi. Moody’s ülkenin kredi notu görünümünü negatifte tutması da çatışmaların devam etmesi durumunda daha fazla not indiriminin mümkün olabileceğine işaret etti.

Kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan açıklamada, not indiriminin temel nedeni olarak devam eden askeri çatışma ve bunun daha geniş sonuçları gösterilirken bu durumun İsrail’in yürütme ve yasama kurumlarıyla mali gücünü zayıflatma riskini artırdığı kaydedildi.

Moody’s ayrıca, İsrail’in borç yükünün, Filistin’e karşı acımasız savaş başlamadan önce tahmin edilenden daha yüksek olacağını bildirdi. Kuruluşun değerlendirmesinde ülkenin kamu borcunun GSYH’ye oranının 2025’te yüzde 67’ye ulaşmasının beklendiği belirtildi.

Not indirimi sonrasında İsrail hala “yatırım yapılabilir ülkeler” kategorisinde yer alsa da saldırıların finansmanı için uygun kaynak bulunması zorlaştı.

BÜTÇE AÇIĞINDA ARTIŞ BEKLENTİSİ

Gazze’ye yönelik saldırıları nedeniyle yapılan kamu harcamalarındaki artış, 2022’de Gayrisafi Yurt İçi Hasılasının (GSYH) yüzde 0,6’sı kadar bütçe fazlası veren İsrail’in geçen yıl açık vermesine neden oldu.

Ekim ayından bu yana gelirlerinde keskin düşüş yaşayan ülkede, geçen yıl genelinde bütçe açığı GSYH’nin yüzde 4,2’si olarak hesaplandı. Saldırılardan önce ülkenin eylülde bütçe açığı GSYH’nin yüzde 1,5’ine karşılık gelmişti.

İsrail’in nihai onay bekleyen 2024 bütçesinde de GSYH’nin yüzde 6,6’sı kadar mali açık tahmin edildi. Gazze’ye saldırıların uzaması ve çatışmalarının artması halinde bu açığın daha da yükselebileceği öngörüldü.

İsrail Merkez Bankası Başkanı Amir Yaron, hükümete mali disipline bağlı kalması ve planlanan harcamaları zorunlu olmayan alanlarda kesinti yaparak dengelemesi ve bazı vergileri artırması yönünde çağrıda bulunmuştu.

TAHVİL İHRAÇLARININ ARTMASI BEKLENİYOR

İsrail, Gazze’deki operasyonlarını durdurması ve Filistin’de soykırımın son bulması için dünya genelindeki baskı ve protestolara rağmen geri adım atmadı.

Geçen yıl 7 Ekim’den bu yana özel olarak müzakere edilen anlaşmalar yoluyla milyarlarca dolar borç alan İsrail, çatışmanın getirdiği riskler dolayısıyla tahvil ihraçlarında yüksek borçlanma maliyetleriyle karşı karşıya kalmıştı.

Analistler, yüksek maliyetlere rağmen saldırılarının finansmanı için borçlanma kanallarını kullanmaya devam eden İsrail’in rekor seviyelere yakın bütçe açığı vermesinin tahmin edildiğini bildirdi.

İsrail’in pandeminin etkilerini hafifletmek amacıyla salgın döneminde aldığı yüksek borçları hatırlatan analistler, ülkenin 2024 yılında da pandemi seviyelerine yakın düzeyde borçlanmasının beklendiğini, İsrail’in tahvil ihracının geçen yıla kıyasla yüzde 30 artacağını aktardı.

Analistler, Gazze’ye saldırıların birkaç ay daha sürmesi halinde ülke içindeki yatırımcılardan finansman sağlanmasının baskı altına girebileceğini, bunun da yabancılardan daha yüksek faizlerle borç alınmasına neden olabileceğini ifade etti.

ŞİRKETLERİN SATIŞLARI OLUMSUZ ETKİLEDİ

Öte yandan, Filistin’e yönelik devam eden saldırıları İsrail ekonomisinin yanı sıra ülkeye destek niteliğinde açıklamalar yapan ve yardım gönderen uluslararası firmaları da olumsuz etkiliyor.

Bu firmalar dünya genelinde boykot ve protestoların hedefinde yer alırken, başta Amerikalı markalar olmak üzere şirketlerin satışlarının etkilendiği ve bu durumun bilançolara yansıdığı görülüyor.

Analistler, söz konusu boykotların spesifik etkisini “doğrulamak ya da ölçmek çok zor olsa da” yatırımcıların bu şirketlerin hisselerine yatırım yaparken temkinli kaldığını belirtiyor.

İsrail’in Gazze’de başlattığı saldırılar sonrası küresel fast food zinciri McDonald’s’ın İsrail’deki işletmesinin İsrail Savunma Kuvvetleri personeline bedava yemek sağlayacağını duyurması, özellikle Müslüman nüfusun yoğunlukta olduğu bazı ülkelerdeki şubeleri tarafından tepkiyle karşılanmıştı.

McDonald’s’ın Suudi Arabistan, Umman, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün ve Türkiye’deki şubeleri ise kendilerini İsrail şubesinden ayırmaya ve Gazze’ye yönelik desteklerini gösteren açıklamalar yayımlamıştı.

Orta Doğu’daki çatışmaların satışları etkilemesiyle McDonald’s’ın geliri, 2023’ün son çeyreğinde piyasa beklentilerinin altında kaldı.

BİLANÇOLARDA BOYKOT ETKİSİ

ABD’li kahve zinciri Starbucks’ın da işçi sendikasının X sosyal medya platformunda, “Filistin ile Dayanışma!” paylaşımında bulunmasının ardından sendikayı dava etme kararı tartışmalara neden olmuştu.

Starbucks’a tepki olarak boykota başlayan bazı kullanıcılar, sosyal medya hesaplarında şirketin ürünlerine alternatif ev yapımı tarifler vermeye başladı.

“Siyasi bir gündemi olmadığını” belirten Starbucks, karlarını “herhangi bir yerdeki hükümet ya da askeri operasyonları finanse etmek için kullandığı” yönündeki iddiaları reddetti.

Buna karşın şirket, geçen yılın son üç ayına dair bilançosunda, kısmen Orta Doğu’daki mağazalardaki satışların olumsuz etkilenmesi nedeniyle yıllık satış tahminini düşürdü. Starbucks’ın gelirleri yüzde 8 artmasına rağmen, piyasa beklentilerinin altında kaldı.

Starbucks Üst Yöneticisi (CEO) Laxman Narasimhan, bilançonun açıklanmasının ardından düzenlediği yatırımcı telekonferansında, Orta Doğu’daki çatışma nedeniyle şirketin bölgedeki mağazalarındaki trafik ve satışlarında önemli bir etki gördüklerini aktardı.

ABD’li pizza zinciri Domino’s da İsrailli askerlere ücretsiz yemek dağıttığına ilişkin görüntülerin, sosyal medyada yayılmasının ardından boykot edilen şirketler arasına girdi.

Malezya’daki tüketicilerin tepkisi şirketin satışlarındaki düşüşte etkili olurken, Domino’s Pizza Enterprises Genel Müdürü Donald Jeffrey Meij, 6 Şubat’ta düzenlenen analist telekonferansında, “Asya’daki Amerikan markalarının ve daha çok Malezya’da, şu anda Orta Doğu’da yaşananlardan etkilendiği herkesçe biliniyor.” ifadesini kullandı.

KFC, Pizza Hut ve Taco Bell restoranlarının sahibi Yum! Brands’in geliri, geçen yılın son çeyreğinde Orta Doğu’daki çatışmaların da etkisiyle piyasa beklentilerinin altında kaldı, KFC ve Pizza Hut’ın Orta Doğu’daki satışlarında düşüş görüldü.

Birleşik Krallık merkezli tüketim malları şirketi Unilever’in Endonezya’daki satışları da “Orta Doğu’daki jeopolitik duruma tepki olarak” çok uluslu şirketlerin markalarının boykot edilmesi nedeniyle dördüncü çeyrekte düştü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/filistine-yonelik-saldirilar-israilin-ekonomisini-zayiflatiyor/feed/ 0