Japon – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 21 Sep 2024 12:35:42 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Japonya’da felaket! Ölü ve kayıplar var https://www.foxhaber.com.tr/japonyada-felaket-olu-ve-kayiplar-var/ https://www.foxhaber.com.tr/japonyada-felaket-olu-ve-kayiplar-var/#respond Sat, 21 Sep 2024 12:35:42 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/japonyada-felaket-olu-ve-kayiplar-var/ Sabah saatlerinde, merkezi Japonya’nın Ishikawa Eyaleti’ndeki Noto bölgesinde yer alan Wajima kentinde yoğun sağanak yağış kaydedildi. Japon Meteoroloji Ajansı bölge için acil durum yağış uyarısı yaptı.

Eyalet yetkilileri, bölgedeki Suzu kentinde bir kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Wajima’da ise şehrin belediye başkanı 10 kişinin kaybolduğunu açıkladı. Eyaletin kuzey bölgesindeki itfaiye ekipleri Suzu, ve Wajima’da nehirler tarafından sürüklenen üç kişinin kaybolduğunu rapor etti.

Noto bölgesindeki deprem restorasyonundan sorumlu kara bakanlık ofisi, 1 Ocak’taki depremde hasar gören Wajima’daki bir tünelin, inşaat sahasında meydana gelen heyelandan sonra dört kişinin kayıp olduğunu belirtti.

TEHLİKELİ DURUMLAR SÖZ KONUSU

Bölgede birçok ev su altında kalırken, Wajima’da yaklaşık 3.100, Suzu’da 1.200 hane elektriksiz kaldı.

Bir kişinin heyelan altında kaldığı ve iki kişinin bir evin çatısından yardım istediği yönünde raporlar var.

Kara bakanlığına göre, sabah saat 11 itibarıyla eyalette 10’dan fazla nehir taştı.

Noto, Yeni Yıl Günü’nde 7.6 büyüklüğünde bir depremle sarsılan bir bölgeydi. Ishikawa Valisi Hiroshi Hase, güçlü depremin ardından bazı bölgelerdeki yapıların hâlâ savunmasız olduğunu göz önünde bulundurarak, insanları “beklenen tehlikeli durumlara karşı” harekete geçmeye çağırdı.

YOĞUN YAĞIŞLAR DEVAM EDECEK

Ajans, Pazar gününe kadar Noto da dahil olmak üzere Tohoku ve Hokuriku bölgesinde heyelanlar, düşük rakımlı alanlarda sel ve nehir taşkınlarına karşı insanları dikkatli olmaya çağırdı.

Yoğun yağış nedeniyle çeşitli yerlerde otoyollar ve yollar kapatıldı. Ajans, Tohoku ve Hokuriku bölgelerinde Pazar sabahı saat 6’ya kadar 24 saatlik süre içinde yağışın 150 mm’ye kadar ulaşmasının beklendiğini bildirdi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/japonyada-felaket-olu-ve-kayiplar-var/feed/ 0
Japonlardan Oppenheimer tepkisi https://www.foxhaber.com.tr/japonlardan-oppenheimer-tepkisi/ https://www.foxhaber.com.tr/japonlardan-oppenheimer-tepkisi/#respond Fri, 10 May 2024 21:27:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7136 ABD’li fizikçi J. Robert Oppenheimer’ın hayatını anlatan biyografik film, dünya çapında 954 milyon dolar hasılat yaptı ve ABD Akademi Ödülleri’nde 7 dalda Oscar kazandı. Ancak film, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru ABD’nin Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombasına maruz kalan tek ülke olan Japonya’da uzun süre gösterime girmedi.

Oppenheimer ve bir grup bilim insanının atom bombası tasarlama sürecini anlatan film, Temmuz 2023’te başta ABD olmak üzere birçok ülkede gösterilirken, Japonya’da 29 Mart’ta izleyiciyle buluştu. Atom bombasının “insani bedelini örtbas ettiği” gerekçesiyle eleştirilen filmin, içeriği ve tanıtımına ilişkin tartışmalar nedeniyle Japonya’da geç gösterime girdiği belirtiliyor.

Japonya’da atom bombası mağdurları olarak tanınan “hibakuşalar” ile halk, “Oppenheimer” filminin, 79 yıl sonra da olsa atom bombası gerçeklerinin anlaşılmasına bir nebze katkı sunacağını ifade ediyor. 

Filmi izleyen Japon Kikuçi, sinema çıkışında AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Japonlar için oldukça önemli bir eser” diye nitelediği filmin, ülkede şimdiye kadar neden vizyona girmediğini merak ettiğini söyledi. Kikuçi, “Japonlar açısından histerik duyguları incitecek ya da bu tarzda bir film olduğunu düşünmüyorum. Bence önemli olan Japonya-ABD gibi ülkeler arası ilişkilerle ilgili olmak yerine daha küresel ölçekte hikayeleri tasvir etmesi” dedi.

Üniversitede tarih bölümde eğitim alan ve sinema salonunda çalışan Nakahara, “Japon tarihi açısından önemli” olduğunu düşündüğü filmde, bölge halkının acılarına değinilmemesini “Acıyı yaşayan bilebilir, yabancılar bunu hayal bile edemezler” sözleriyle değerlendirdi.

Nakahara, “Doğrudan zarar görenlerin duyguları ile filmin senaryosunu yazanların duyguları birbirinden farklı olunca hakikat sinemaya eksik yansıyabiliyor” dedi.

Filmin ikincisinin çekilmesi halinde de Nakahara, bombalama sonrası bölgeye yağan ve “Kuroi-ame” diye bilinen radyoaktif yağmur dahil atom bombalarının halkın yaşamına olumsuz etkilerine değinilmesi çağrısı yaptı. Hiroşima ve Nagazaki kentinde yaşayan atom bombası mağdurları “hibakuşalar” da ulusal basına verdikleri demeçlerde, filmin, atom bombasının gerçekleri konusunda farkındalık yaratma açısından fayda sağlayacağını dile getirdi.

Yaşadığı Nagazaki kentine atom bombası atıldığında 13 yaşında olan Tanaka Terumi, 5 aile üyesini kaybettiği olayı halen unutmadığını ancak filmin atom bombalarına sahip olmanın ne anlama geleceğine yönelik insanları düşünmeye sevk edeceğini belirtti. “Ne kadar fazla sayıda insan bu filmi izlerse o kadar iyi” diye konuşan Tanaka, modern politik dünyada nükleer bombaların rolü ile bu bombaların insanlığın yok edilmesine neden olabileceğinin halen yeterince anlaşılmadığını söyledi. Tanaka, “Neredeyse 80 yıl oluyor ancak insanların bu silahların gerçekte toplumları nasıl etkileyebileceğini düşünmediği bir döneme girdik” ifadesini kullandı.

79 yaşındaki Sakuma Kunihiko da atom bombalarının atılmasından sonra yaşanan dönemi anlatmamasına rağmen filmin olup bitenler hakkında yalnızca yüzeysel bilgiye sahip olanlar için hala bir öğrenme fırsatı olabileceğini söyledi. Yaşadığı Hiroşima kentine atom bombası atıldığında 9 aylık olduğunu, dolayısıyla olayı hatırlamadığını belirten Sakuma, filmin, Hiroşima’yı yansıtmadığı eleştirilerini anladığını kaydetti. Sakuma, “Film, atom bombasının geliştirilmesi sürecini ‘anlaşılması kolay’ hale getirdi. Hibakuşa ya da değil, herkes bunun farkında olmalı” dedi. 

11 Mart’ta düzenlenen Oscar töreninde Christopher Nolan’ın Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer’ın hayatını konu alan “Oppenheimer” filmi, “En İyi Film” dahil 7 dalda ödül kazanmıştı.

13 dalda aday gösterilen filmin yönetmeni Christopher Nolan ise ilk kez Oscar alarak “En İyi Yönetmen” ödülüyle büyük başarı elde etmişti. Filmde Oppenheimer’ı canlandıran İrlandalı aktör Cillian Murphy ise “En İyi Erkek Oyuncu” ödülüyle büyük sevinç yaşamıştı.

Oppenheimer’daki rolüyle dikkatleri çeken ve “Iron Man” karakteriyle ünlenen Robert Downey Jr. ise ilk Oscar’ına “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödülüyle ulaşmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/japonlardan-oppenheimer-tepkisi/feed/ 0
Japonlar “Oppenheimer” filminin Oscar almasına tepkili https://www.foxhaber.com.tr/japonlar-oppenheimer-filminin-oscar-almasina-tepkili/ https://www.foxhaber.com.tr/japonlar-oppenheimer-filminin-oscar-almasina-tepkili/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:06:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5776 Fizikçi J. Robert Oppenheimer’ın hayatını anlatan biyografik film, dünya çapında 954 milyon dolar hasılat yaptıktan sonra hafta sonu ABD Akademi Ödülleri’nde 7 Oscar kazandı. Ancak film, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru ABD’nin Hiroşima ve Nagazaki’ye saldırmasıyla nükleer bombaya maruz kalan tek ülke olan Japonya’da gösterime girmedi.

Bir grup bilim insanının atom bombası tasarlama sürecini anlatan film, Temmuz 2023’te birçok ülkede gösterime girerken Japonya’da ise ay sonu izleyiciyle buluşacak.

Atom bombasının insani bedelini örtbas ettiği gerekçesiyle eleştirilen filmin, içeriği ve tanıtımına ilişkin tartışmalar nedeniyle Japonya’da gösterime girmesinin geciktiği belirtiliyor. Japon vatandaşlar ise 78 yıl önce kentlerini yerle bir eden atom bombasının geliştirilmesi sürecini anlatan “Oppenheimer” filminin ödül almasına tepki gösteriyor.

Japonların çoğu, 29 Mart’ta ülkelerinde vizyona girecek filmi izlemeden yapılacak değerlendirmelerin yetersiz kalacağını dile getiriyor. Kırtasiyeci Nagai, savaş döneminde ABD’nin atom bombalarını, Japon halkı üzerinde deneyler yapmak için kullandığını savundu.

Yabancı turistlerin, filmi izledikten sonra Hiroşima’ya ilgisinin artabileceği ihtimaline yönelik Nagai, “Söylemesi zor ancak (izleyenler) atom bombasının trajik sonuçlarını görmek isterler mi? Pek öyle düşünmüyorum” dedi. Nagai, filmi izlemeyi düşünmediğini de sözlerine ekledi.

Manav Makabe, filmin ay sonunda gösterime gireceğine yönelik reklamları gördüğünü ancak filmi izlemek istemediğini söyledi. Makabe, “İnsanlar filmi izleyerek atom bombasının verdiği hasarın dehşetini anlayabilirlerse belki Hiroşima’yı ziyaret etmek isteyebilirler” dedi.

Filmin, nükleer silahlara yönelik tartışmaları yeniden alevlendirebileceği konusunda Makabe, “(Film) Atom bombalarının gerekliliğine yönelik soruları harekete geçirecektir” diye konuştu. Makabe, atom bombasının o dönem ülkesinde neden oluğu trajik sonuçların halen farkına varılmadığını kaydetti.

İkinci Dünya Savaşı’nın yaşandığı 1942 yılında doğan Kobayaşi ise zorluk ve fakirlik şeklinde nitelediği o yılları bizzat yaşadığını ve nükleer silahlar ile alakalı her şeyi gereksiz gördüğünü söyledi. “Korkunç” diye nitelediği atom bombasından, Japon halkının dersini aldığını kaydeden Kobayaşi, “İzlersem kendimi kötü hissedeceğime inanıyorum” dedi.

Hiroşima ve Nagazaki kentlerine gittiğini kaydeden Kobayaşi, fırsat bulmaları halinde, insanların atom bombasının ne kadar korkunç bir şey olduğunu yerinde hissetmelerini önemli bulduğunu ifade etti:

“Modern Japon gençleri bu gerçekleri bilmiyor ve muhtemelen filmi izleyecekler. Gençler filmi izleyip ‘muhteşemdi, iyiydi ama atom bombası korkunçtu’ gibi duyguları yaşıyor.”

Hafta sonu Oscar gecesinde Christopher Nolan’ın Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer’ın hayatını konu alan “Oppenheimer” filmi, “En İyi Film” dahil 7 ödül kazandı. 13 dalda aday gösterilen filmin yönetmeni Christopher Nolan ise ilk kez Oscar heykeline uzanarak “En İyi Yönetmen” ödülüyle büyük başarı elde etti.

Filmde Oppenheimer’ı canlandıran İrlandalı aktör Cillian Murphy ise “En İyi Erkek Oyuncu” ödülüyle büyük sevinç yaşadı. Oppenheimer’daki rolüyle dikkatleri çeken ve “Iron Man” karakteriyle ünlenen Robert Downey Jr. ise ilk Oscar’ına “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödülüyle ulaştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/japonlar-oppenheimer-filminin-oscar-almasina-tepkili/feed/ 0
Küresel ekonomide durgunluk ve resesyon kaygıları büyüyor https://www.foxhaber.com.tr/kuresel-ekonomide-durgunluk-ve-resesyon-kaygilari-buyuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/kuresel-ekonomide-durgunluk-ve-resesyon-kaygilari-buyuyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:24:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3698 Gelişmiş ekonomiler arasında yer alan G7 üyesi İngiltere ve Japonya’nın resesyona girmesi ve Avrupa’nın lokomotifi Almanya ile Euro Bölgesi’nin durgunluk yaşaması, küresel ekonomide resesyon endişelerini artırdı.

Bir ülkedeki ekonomik faaliyetlerde en az 6 ay süreyle gerileme yaşanması ve reel GSYH’nin düşmesi anlamına gelen resesyon, ekonomik aktivitede duraklama, milli gelirin düşmesi ve işsizliğin artması gibi birçok olumsuz etkiye yol açıyor.

Ekonomilerde resesyona girilmesi için üst üste iki çeyrek GSYH’de düşüş yaşanması gerekirken, resesyon belirtileri olarak sanayi üretiminde, perakende satışlarda, yatırımlarda azalma ile işsizlik oranında artış sıralanıyor.

Ülkelerin sıkı para ve maliye politikaları, dış talepte azalma, emtia fiyatlarında artış ekonomik belirsizlikler ile ciddi doğal afetler resesyona neden olabiliyor. Resesyon ortamı gelirleri düşürüyor, yoksulluk ve eşitsizliği artırıyor, firmaların kapanması ve ekonomik büyümenin yavaşlaması ile sonuçlanıyor.

Son dönemde gelişmiş pek çok ülkeden gelen resesyon veya duraklama yönündeki veriler ise küresel ekonomide resesyon kaygılarını doğuruyor.

Özellikle merkez bankalarının enflasyonla mücadele için uyguladığı tedbirler ve faiz artırımlarında geri adım atılmaması halinde resesyona sürüklenecek ülkelerin de artması bekleniyor.

İNGİLTERE’DE BREXIT SANCILARI SÜRÜYOR

İngiliz Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, geçen yıl ekim-aralık döneminde yüzde 0,3 ile beklentinin üzerinde küçülen ülke ekonomisi, son iki çeyrek daralarak teknik resesyona girdi.

İngiltere’de özellikle hizmet, üretim ve inşaat sektörlerinde düşüş dikkati çekti. İngiliz ekonomisi 2023’ün üçüncü çeyreğinde de yüzde 0,1 daralmıştı.

Ülkede yüksek enflasyon, İngiltere Merkez Bankasının faiz oranlarını sabit tutmasıyla sonuçlanırken, bu durum ekonomik büyümeyi engelledi.

Kovid-19 salgınından bu yana diğer gelişmiş ekonomilere kıyasla enflasyonla daha başarısız bir mücadele sergileyen İngiltere’de enflasyon oranı Ekim 2022’de yüzde 11’e kadar yükselirken, geçen ay itibarıyla yüzde 4’e kadar geriledi.

İngiltere Merkez Bankasının enflasyon hedefi ise yüzde 2 seviyesinde bulunuyor. Ülkede merkez bankası, son olarak 1 Şubat’ta politika faizini beklentiler doğrultusunda 15 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 5,25’te sabit bırakmıştı.

Yükselen fiyatlar İngilizlerin alım gücüne de zarar veriiyor. Uluslararası analistler ülkenin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma kararının yarattığı ekonomik sorunların sürdüğüne işaret ediyor.

İngiltere Maliye Bakanı Jeremy Hunt da Aralık 2023’te yaptığı açıklamada, ülkesinin AB’den ayrılmasının yaklaşık 5 yıllık bir istikrarsızlık sürecine neden olduğunu söylemişti. Öte yandan, İngiltere ekonomisi geçen yıl yüzde 0,1 büyüyerek 2008 küresel mali krizden bu yana en zayıf performansını gösterdi.

JAPONYA’DA ZAYIF YEN İHRACATI ETKİLİYOR

Japonya, geçen yılın son çeyreğinde zayıf iç talep nedeniyle resesyona girdi. Ülkede GSYH, son çeyrekte yıllık bazda yüzde 0,4 geriledi.

Japonya’nın GSYH’si 2023’ün üçüncü çeyreğinde de yüzde 3,3’lük düşüş göstermişti. Böylece Japon ekonomisi teknik olarak resesyona girmiş oldu.

Japonya’da iç tüketimin zayıf kalması ülkeyi resesyona sürükleyen ana etken olurken, tüketici harcamaları da dahil olmak üzere tüm önemli talep kategorileri negatifti.

Japonya’nın temel enerji ihtiyacının yüzde 90’ından fazlasını ve gıda ürünlerinin yüzde 60’ını ithal ettiği göz önüne alındığında zayıf yen yaşam maliyetinin artmasına önemli ölçüde katkıda bulundu.

Yen para biriminin son iki yılda dolar karşısında yaşadığı sert düşüşler ekonomik gerilemede önemli rol oynadı.

Zayıf yen ihracat karlarını düşürürken, yenin özellikle 2022 ve 2023’te ABD doları karşısında neredeyse beşte bir oranında değer kaybetmesi dikkati çekti.

Resesyona giren Japonya, dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi unvanını ise Almanya’ya devretti.

Son verilerle Japonya Merkez Bankasının (BOJ) 10 yıldır uyguladığı gevşek para politikasından çıkışına dair şüpheler de arttı. GSYH verileri aynı zamanda ülkenin merkez bankasının faiz artırma kararını daha da geciktirebileceği olarak yorumlandı.

ALMANYA’DA RESESYON TEHLİKESİ ARTTI

Özellikle enerji alanında Rusya ile kopan ilişkiler nedeniyle sanayisi zor günler geçiren Almanya’da ise ekonomi geçen yılın son çeyreğinde yüzde 0,3 küçüldü.

Ekonominin bu yılın ilk çeyreğinde de küçülmesi halinde teknik resesyona girecek Almanya’da ekonominin yıllık performansı da endişeleri artırıyor.

Ülke ekonomisi 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 0,3 küçülürken, Almanya Maliye Bakanı Christian Lindner, 5 Şubat’ta yaptığı açıklamada, ekonomide yaşanan küçülmenin ülkesini daha fakir hale getirdiğini söyledi.

“Büyüme olmadığı için fakirleşiyoruz. Geride kalıyoruz.” ifadesini kullanan Lindner, Almanya’nın artık rekabetçi de olmadığını belirtti.

Ülke çapında çiftçi protestoları da devam ederken, Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) tahminlerine göre, 2024 de ekonomik açıdan zor bir yıl olacak.

DIHK’in 27 binden fazla şirketle yaptığı ankete göre, katılımcıların yüzde 35’i, bu yıl iş dünyasındaki durumun daha da kötüleşmesini bekliyor.

Hükümet 2024 için yüzde 0,2 ekonomik büyüme beklerken, DIHK’a göre Alman ekonomisi bu yıl da yüzde 0,5 küçülecek.

EURO BÖLGESİ DURGUNLUKTA

Euro Bölgesi ekonomisi, geçen yılın son çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla büyümedi.

20 üyeli Euro Bölgesi’nde mevsimsellikten arındırılmış GSYH, geçen yılın üçüncü çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,1 küçülmüştü.

Resesyona girmekten kıl payı kurtulan Euro Bölgesi durgunluktan çıkamadı. Ekonomideki zayıf performans özellikle iç talep ve yatırımlardaki sert düşüşten kaynaklandı.

Euro Bölgesi ekonomisi, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasıyla yaşanan enerji fiyatlarındaki büyük artışın ardından yeniden ivme kazanmakta zorlandı.

Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan ve ucuz enerjiye bağımlı Almanya, ekonomik sınamayı en sert hisseden ülkelerden oldu.

Avrupa Merkez Bankasınınyükselen enflasyonu dizginlemek için yaptığı sert faiz artışları, tüketiciler ve işletmelerin harcamaları üzerinde daha fazla baskı yarattı.

Euro Bölgesi’nin üretim ve hizmet sektörlerindeki faaliyet yavaşlarken mal ve hizmetlere olan talep geriledi.

AB Komisyonu, satın alma gücünün zayıflaması ve yüksek faiz oranlarının kredileri azaltmasıyla Euro Bölgesi’nde bu yılki ekonomik büyüme beklentisini yüzde 1,2’den yüzde 0,8’e indirdi.

Yapılan aşağı yönlü revizyon, hane halkı satın alma gücündeki zayıflama, güçlü parasal sıkılaştırma, mali desteğin kısmen geri çekilmesi ve düşen dış talep nedeniyle büyümenin düşük kalmasına bağlandı.

Özellikle enflasyonla mücadele için yüksek faiz oranlarının devamı, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın şiddetlenmesi, Orta Doğu’da İsrail Filistin arasındaki çatışmaların bölgeye yayılması, Kızıldeniz’de yaşanan saldırıların devamı ile Çin ekonomisindeki yavaşlama küresel ekonomideki belirsizlikleri daha da artırıyor.

Böylece, geçen yıl boyunca küresel ekonomide oldukça yüksek seyreden resesyon kaygısının bu yıl da devam etmesi, büyüme oranının düşük seviyelerde kalması bekleniyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kuresel-ekonomide-durgunluk-ve-resesyon-kaygilari-buyuyor/feed/ 0