(ANKARA) – CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyon ihalesini gündeme getirerek, “Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinde konuşan CHP AntalyaMilletvekili Aykut Kaya, “Kültürel ve tarihi mirasımızın korunmasını ve ortaya çıkartılmasını amaçlayan çalışmaların doğru olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu çalışmaların kamu yararını gözeterek yapılıp yapılmadığı, birim fiyatlarının doğru hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda ciddi endişelerim var” dedi. Kaya, “Bu konuyu size somut olarak örnek bir olay üzerinden resmi belgelerle anlatmak istiyorum” diyerek, şu ifadelere yer verdi:
“296 bin liralık iş için 8.2 milyon TL ödenmiş”
“2023 yılında ihalesi yapılan Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyonu işinin birim fiyat teklif cetveline baktığımız zaman, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün yaptığı maliyet cetveline uygun hareket edilmediği görülmektedir. Örneğin, 9 numaralı harcama kaleminde ‘imitasyon yapılması pozu’ işi için Rölövö ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir.
Yine aynı şekilde 44 numaralı harcama kalemindeki enjeksiyon harcında, Rölöve ve Anıtlar Kurulu birim fiyat olarak 62 ton kalem iş için 30.81 TL belirlerken, yüklenici aynı iş için 130 TL birim fiyatı vermiş. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’ne göre bu kalem iş için 1 milyon 916 bin 998 TL harcama öngörülmüşken yüklenici 8 milyon TL olarak işi almış. Aradaki farka bakın ve sadece bu iki kalemde metrekareler arttıkça yüklenicinin karını siz düşünün. Hakediş raporlarında da bu gözükecektir.”
“Yapılacak işe yüksek, yapılmayacak işe düşük fiyat”
Aynı ihale kapsamında, 7 numaralı iş kalemindeki montaj işini, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün birim fiyatını 4 bin 268 TL olarak öngördüğü işi, yüklenici 250 TL birim fiyat üzerinden yapmayı taahhüt ettiğine dikkat çeken Milletvekili Aykut Kaya, “Sayın Bakan, yüklenici bu kalem iş için birim fiyatını neden düşük vermiş, hiç düşündünüz mü? Çünkü bu işi yapmayacağı için düşük fiyat vermiş. Yapacağı kalemlerin birim fiyatını yüksek vermiş. Yani Birim Fiyat teklif cetveli ile kamu adına 15-20 milyon TL’ye imal edilecek bir iş, nasıl oluyor da 75 milyon TL’ye yapılıyor? Lütfen bu konuları araştıralım” diyerek Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy’a seslendi.
“Devlet kaynakları israf olacak”
Aykut Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Elimdeki resmi belgeleri de sizlerle paylaşıyoruma ama işin sonunda siz de göreceksiniz ki yüklenici karlı olan kalemleri yapmış, karı düşük olanları yapmamış ve ödeneğin tümünü kullanmış, ancak iş bitmemiş. Siz diğer yüklenicinin düşük karlılık sebebi ile yapmadığı işler için ikmal ihalesine çıkacaksınız ve devletin kaynaklarını israf edeceksiniz. Lütfen Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün hazırladığı yaklaşık maliyetlere uygun ihale yapın ve ihale sürecini ona uygun yönetin. İhaleyi alanların hesap oyunlarıyla kamu kaynaklarını haksız yere edinmelerine izin vermeyin. Kanaatimce bu tür ihalelerde bu kötü niyet uygulamalarının yaygın olduğunu düşünüyorum. Bu konuları siz hiç takip etmiyor musunuz? Bugüne kadar herhangi bir tespitte bulundunuz mu? Merak ediyorum, bulunduysanız, sorumlulardan hesabını sordunuz mu?”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL’un Avrupa Yakası’nda elektrik dağıtımını üstlenen Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ), Marmara Bölgesi’nde beklenen büyük depreme karşı enerji altyapısını güçlendirme amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile bir proje geliştirmek için iş birliği protokolü imzaladı. ‘MASS Haberleşme Protokolüne Uyumlu Deprem İvmeölçer Sensörü Geliştirilmesi’ isimli proje kapsamında trafo merkezlerinin depreme dayanıklılığı önceden belirlenirken anlık olarak alınacak olan ivmeölçer verilerinin kaydedilmesi ve bu verilerin bilimsel analizlerde kullanılması sayesinde İstanbul’un deprem risk haritası çıkarılacak.
Protokole göre, BEDAŞ, ABE Teknoloji A.Ş. ve İstanbul Teknik Üniversitesi Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama Araştırma Merkezi (İTÜ MATAM) tarafından Prof. Dr. Cenk Yaltırak yürütücülüğünde geliştirilen ‘MASS Haberleşme Protokolüne Uyumlu Deprem İvmeölçer Sensörü Geliştirilmesi Projesi’ ile gerçek zamanlı olarak toplanan ivmeölçer verileri kaydedilecek. Ardından elde edilen bu veriler bilimsel analizlerle değerlendirilerek deprem risk haritaları çıkarılacak ve gerekli adımlar atılacak.
İstanbul’un enerji altyapısının depreme karşı çok daha güçlendirilmesini sağlayacak proje ile ilgili 5 Kasım’da İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde düzenlenen imza töreni İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve BEDAŞ Genel Müdürü Murat Yiğit ve çok sayıda davetlinin katılımı ile gerçekleştirildi.
MANDAL: DEPREM İVMEÖLÇER CİHAZI SAYISI İSTANBUL’DA 1500’LERE ÇIKACAK
Projenin hem şehre hizmet sağlayacağını hem de enerji sektöründe örnek bir çalışma olarak öne çıkacağını belirten İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, “BEDAŞ ile birlikte deprem araştırmalarında yenilikçi teknolojilerin kullanılması amacıyla Türkiye’de örnek teşkil edebilecek bir protokole imza attık. Bu protokolle olası Marmara depremine hazırlıklı olmak, tehlike ve risk analizlerini doğru verilerle elde etmek amacıyla MASS protokollü sayaçlar ile çalışacak bir ivmeölçer ve sismik hız ölçer prototipi kullanılacak. Bilim temelli çözümler üreten bir araştırma üniversitesi olarak, bu tür ivmeölçerlerin kamu ve enerji kuruluşlarıyla birlikte geliştirilmesi, yapay zeka ile sürekli izlenen geniş bir ağ haline getirilmesi ve toplumun doğru verilerle bilgilendirilmesini çok kıymetli buluyoruz. Yapay zeka yöntemiyle tespitte bulunup, gelecek odaklı, bilim ve teknoloji temelli bir çözüm üretme noktasında gereğini yapacak bu iş birliği için BEDAŞ’a teşekkür ediyoruz. Veri yönetimi yaklaşımıyla yapay zekayı en üst düzeyde kullanmak ve yapay zeka ile bilgiyi kıymetlendirmek de çok önem taşıyor. Türkiye’de bilgi üreten kurumların başında gelen İstanbul Teknik Üniversitesi ile bu süreci yürütmeleri çok kıymetli. Konu toplumsal açıdan da önemli, bunun topluma aktarılması önemli. Toplumun gerçekten doğru bilgiye ihtiyacı var. İTÜ’de sadece deprem sonrası için değil depremden önce tehlike ve risk analizini yapabilecek çok değerli bilim insanlarımız var. Günümüzde en kıymetli olan şey veri. Dolayısıyla bu veriyi de üretecek olan, donanımlar, cihazlar. İTÜ MATAM’ın (İstanbul Teknik Üniversitesi Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama Araştırma Merkezi) en önemli girdisi de veridir. Veri olmadan gerekli bilgiyi üretmek ve doğru şekilde kullanmak mümkün değil. Biz BEDAŞ üzerinden o verilere ulaşmış olacağız. İlk etapta 50 adet üretilmesi planlanan deprem ivmeölçer cihazı sayısı İstanbul’da 1500’lere çıkacak daha sonra tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılması söz konusu olabilecek. Dünyada deprem ile gündem olan birçok yere de bu sistemi teknoloji ve bilgi aktarma anlamında paylaşıyor olacağız. Bu cihazların bize bilgi ve veri sağlayacak olması çok önemli. Ne kadar çok veriye ulaşabilirsek, gelecekte o kadar fazla riski azaltacak önlemler alabiliriz. Üzerimize düşen sorumlulukla, hocalarımızla, tüm ekibimizle bu çalışmayı en iyi şekilde değerlendirip en uygun çözümü üretmeye çalışacağız. Başta projeyi yürüten Cenk hocamız olmak üzere bu çalışmanın içinde yer alan arkadaşlarımıza teşekkür ederim” dedi.
YİĞİT: TRAFO MERKEZLERİNİN DEPREME DAYANIKLILIĞI BELİRLENECEK
Deprem gibi büyük afetlere karşı dağıtım şirketlerinin envanterinde bulunan trafo ve dağıtım merkezleri, bina altı trafo yerleşimlerinin sağlamlığı ve mukavemetleri hakkında bilgi sahibi olmalarının önemine dikkat çeken BEDAŞ Genel Müdürü Murat Yiğit ise “Mevcut şebeke altyapımızın depreme karşı hasar riskini bilmek, yatırım planlarında zemin ve yapısal riskleri göz önünde bulundurmak, deprem riski olan bölgelerde daha hızlı aksiyonlar almak, olası bir deprem durumunda elektrik dağıtım altyapısının çökmemesi için büyük önem taşıyor. Görev sahamızda bulunan trafo merkezlerinin yüzde 10’unu bina altı trafolar oluşturmakta. Marmara Bölgesi’nde beklenen büyük deprem anında kritik noktalarda trafo merkezlerinin yıkılması veya ciddi hasar görmesinin şebekeyi etkilemesine karşı AR-GE birimimiz ile İTÜ MATAM (İstanbul Teknik Üniversitesi Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama Araştırma Merkezi) ortak bir proje geliştiriyoruz. Trafo merkezlerinde karot örneği alınması ve zemin etüdü yapılması yerine deprem ivmeölçer sensörler yerleştirilmesi ile trafo merkezinin deprem dayanımı ve mukavemeti hakkında önceden ve daha kısa zaman içinde bilgi sahibi olacağız. Teknolojinin ve yeni fikirlerin değerini çok iyi bilen bir Şirket olarak bu projede emeği ve katkısı olan İTÜ camiasına, AR-GE ekibimize ve projemizi AR-GE olarak kabul edip destekleyen EPDK’ya (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) çok teşekkür ediyorum” dedi.
PROJE KAPSAMINDA 50 ADET İVMEÖLÇER SENSÖR GELİŞTİRİLECEK
İki kurum arasında imzalanan protokol kapsamında, yabancı muadillerine kıyasla daha üstün özelliklere sahip, maliyet açısından verimli, dağıtım şebekesine uygun yerli üretim MASS Haberleşme Protokolüne uyumlu 50 adet deprem ivmeölçer sensörü geliştirilecek. Sensörlerden elde edilen ivme verileri, yüksek işlem kapasitesine sahip süper bilgisayarlarla analiz edilerek deprem risk haritası üzerine işlenecek ve risk sınıfları gözlemlenebilecek. Bu sayede, BEDAŞ saha envanteri için deprem risk bilgisine ulaşılabilecek. Yine bir deprem sırasında yayılan ilk dalga olan P-dalgasının analiz edilmesi ile sayaç dışı orta gerilim kesici ekipmanlarına enerji kesme sinyali gönderebilmesi de araştırılacak.
TOPLANAN VERİLER HARİTA ÜZERİNDEN İŞLENECEK
MASS Haberleşme Protokolü entegrasyonlu deprem ivmeölçer cihazı devre kartının tasarlanmasını öngören projeyle, sensörlerden toplanan verilerin, yüksek işlem gücü kapasiteli süper bilgisayarlar ile anlamlandırılması ve harita üzerinden işlenmesi hedefleniyor. Bu arada geliştirilecek olan ivmeölçer cihazların, RS485, Ethernet, seri haberleşme gibi bağlantı yöntemleri ile endüstriyel standartlar içerisinde MASS Haberleşme protokolü ile entegre çalışması da planlanıyor.
DEPREMLER KARŞISINDA UYGUN ÖNLEMLERİN ALINMASI KOLAYLAŞACAK
MASS Pro sayaçlarının bulunduğu, sürekli deprem riski taşıyan bir bölgede kurulacak bir ağ ile ivmeölçerlerin parsel ve dağıtım şebekesi unsurlarının deprem etkilerini yüksek hassasiyetle ölçmesine olanak tanıyacak olan proje; olası yıkıcı bir deprem meydana gelmeden önce, BEDAŞ’ın dağıtım sürekliliğini sağlamak amacıyla dağıtım şebekesi bileşenlerinin yerleştirilmesi, deplase edilmesi ve yatırım planlaması gibi konularda avantajlar sunacak. Ayrıca, bir deprem dalgasının etkisi, zemin ve bina etkileşimleri ile birlikte sayısal verilere dönüştürülebilecek. Böyle bir sistem aracılığıyla gerçekleştirilecek ölçümler, senaryo depremler için gerçekçi verilerle özel azalma ilişkileri üretmeye olanak tanıyacak. Böylece zemin ve bina, senaryo depremler karşısında bilgisayar ortamında test edilerek uygun önlemlerin alınması kolaylaşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bankalararası Kart Merkezi (BKM) 2014’te hayata geçirilen ve başta kamu kurumları olmak üzere kamu yararına çalışan çok sayıda kurumun banka kartı, kredi kartı veya ön ödemeli kartlarla ödeme almasını sağlayan ‘Kamu Ödeme Geçidi’ hizmetinin altyapısını yeniledi. Tamamen BKM’nin kendi kaynakları ile geliştirerek bünyesinde işlettiği yeni altyapı sayesinde artık kamu kurumlarının kartla ödeme alması çok daha hızlı hale gelirken, vatandaşlar da hizmetten işlem kesintisi olmadan ve güvenle yararlanabiliyor.
Yapılan açıklamaya göre, aralarında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Karayolları Genel Müdürlüğü – HGS, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, MüzeKart, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, otoyol şirketleri, belediyeler ve iştirakleri gibi önemli kurumların yer aldığı ve yakın zamanda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Türk Kızılay, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı gibi kamu yararına çalışan kuruluşların da dahil olduğu 180 farklı kurum bu altyapı ile internet üzerinden ödeme alıyor. Ödemelerin hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleşmesini sağlayan Kamu Ödeme Geçidi’ne dahil olan tüm kurumlar hizmetten ücretsiz bir şekilde yararlanıyor. Bu altyapı sayesinde kamu hizmeti veren kurumlar diledikleri kart kabul eden kuruluş ile hızlı bir şekilde çalışmaya başlama esnekliğini yakalarken altyapı, bakım ve işlem başına maliyet gibi ek masraflardan tasarruf da sağlamış oluyor. Ödeme yapan vatandaşlar ve şirket temsilcileri ise bu sistem kanalıyla tüm bankaların TROY kart dahil diledikleri şemaya ait kartları ile ödemelerini kolayca ve güvenle gerçekleştirebiliyor.
Yeni yapı ile birlikte kurum ve banka entegrasyonları da kolaylaşmış oldu Kamu Ödeme Geçidi altyapısının bütünüyle BKM bünyesinde yenilenmesi ve geliştirilen esnek altyapı sayesinde zaman içerisinde ihtiyaç duyulacak yeniliklerin ve geliştirmelerin devreye alınma süreleri kısalıyor. Hizmetin modern çözümlere çok daha kolay uyum sağlayabilmesi, kullanıcı dostu çözümlerle dijital ödemelerdeki verimliliğin artırılabilmesi ve taleplerin çok daha etkin ve hızlı çözülebilmesi mümkün hale geliyor. Dijital ödeme ve tahsilat sistemleri alanında dünyada öncü konumda bulunan Türkiye için oldukça kıymetli bir hizmet altyapısı sunan bu sistem uluslararası standartlarda hizmet sunulması ve dijital ödeme çözümlerindeki gelişimin sürekliliğini sağlama noktasında değer taşıyor.
Kamu Ödeme Geçidi’ne dahil olmak çok kolay Kartla ödeme alma süreçlerini hızlı ve güvenli hale getiren altyapıdan yararlanmak isteyen kurumlar, BKM ile doğrudan entegrasyon sağlayabiliyor. Aynı zamanda TÜRKSAT ile de entegrasyon yaparak e-Devlet kapısı (turkiye.gov.tr) üzerinden tahsilatlarını gerçekleştirebiliyor. Vatandaşlar ise ilgili kurumun web sayfasında yer alan online tahsilat alanından ya da e-Devlet kanalıyla ilgili kurum özelinde açılan sayfa üzerinden ödeme gerçekleştirmek istediğinde Ödeme Geçidi ekranlarına otomatik olarak yönlendirilerek ödemelerini gerçekleştirebiliyor.
‘Kamu Ödeme Geçidi’ hizmeti sayesinde BKM’nin diğer ürünleriyle de koordineli bir şekilde çalışabilen sisteme dahil olan kurumlar, tüm paydaşlar açısından entegrasyon maliyetlerini optimize ederken sunucularında sadeleşme sağlayarak operasyonel verimlilikle işlemlerini gerçekleştirmeye devam ediyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ZONGULDAK’ta olumsuz hava koşulları nedeniyle 1 Ekim Salı günü tüm okullarda eğitim öğretime 1 gün ara verildi.
AFAD’ın turuncu kod uyarısı verdiği Zonguldak’ta, valilik sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kent genelinde beklenen olumsuz hava koşulları nedeniyle 1 Ekim Pazartesi günü tüm okullarda eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verildiği duyuruldu. Vali Osman Hacıbektaşoğlu imzasını taşıyan açıklamada, “Olumsuz hava koşulları nedeniyle; ilimiz genelindeki resmi, özel örgün ve yaygın eğitim kurumları, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile özel eğitim kurslarında 1 Ekim Pazartesi günü eğitim-öğretime bir gün süreyle ara verilmiştir.” denildi.
Açıklamada, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personelin de idari izinli sayılacağı ifade edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Gençlik ve Spor İl Müdürü Gökhan Yavaşer tarafından karşılanan Vali Aktaş, düzenlenen toplantıda kurumun çalışmalarına ilişkin brifing aldı.
Kurum binasında incelemelerde bulunan Vali Aktaş, personele çalışmalarında başarılar diledi.
Vali Aktaş, daha sonra Cumhurbaşkanlığının “İlk 100 Günlük İcraat Programı” çerçevesinde kurulan 100 DENEYAP Teknoloji Atölyesini ziyaret etti.
“Milli Teknoloji Hamlesi” kapsamında teknoloji üretme yetkinliği yüksek genç bireyler yetiştirmek amacıyla kurulan atölyede öğrencilerle bir araya gelen Vali Aktaş’a, yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yılmaz “‘Kamuya eleman alınmayacak’ diye bir şey söz konusu değil. Emekli sayısı, vefat edenler, istifa vesaire bütün bunların toplamı kadar, ne kadar eksildiyse o kadar yine istihdam edilebilecek. Kamuda 5 milyonun üzerinde çalışan var. Kamu hizmetlerini aksatmayacak bir anlayış içinde belli bir dönem için böyle bir sınır getirilmiş oldu” dedi.
SERVİSİ ALINAN MEMURA TOPLU TAŞIMA
Savunma ve güvenlik hariç tutularak toplu taşıma olan yerlerde servis uygulamasının kaldırılmasına yönelik soruyu yanıtlayan Yılmaz, güvenlik açısından sıkıntılı, farklı riskler barındıran bir bölgeyse orada daha kontrollü bir yaklaşımın söz konusu olacağını söyledi.
Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının zaten bu uygulamaya geçtiğini belirterek, şunları söyledi:
– Bunu yaygınlaştırmış olacağız. Öyle kurumlar, öyle yerleşkeler vardır ki, burada toplu taşıma imkanı yoktur. Dolayısıyla oralarda aynı uygulamalar devam edecek. Şu anda devam eden servisler de süresi doluncaya kadar devam edip yenilenme aşamasında yeni bir yönteme geçmiş olacağız. Bir taraftan da toplu taşıma konusunda kamu çalışanlarına birtakım destekler de sunulacak. Belli sayıda toplu taşıma hakkı doğurucu birtakım desteklerle birlikte bu süreç yapılacak.
BİRDEN FAZLA MAAŞ ALANLAR
Birden fazla yerden maaş alan kamu görevlilerinin ücretlerine üst sınır getirilmesine ilişkin soru üzerine Yılmaz, kamunun geneli için yıllardır bir uygulama bulunduğunu ve ne kadar yönetim kurulu üyeliği olursa olsun maaşı dışında sadece bir yerden maaş alma hakkı verildiğini anlattı.
Yılmaz, buna yönelik bazı istisnaların olduğunu belirterek “Birtakım şirketlerde, kamunun ortaklığı olduğu yapılarda görevlendirilenler istisnai de olsa yüksek (maaş) alabiliyorlar. Kamuoyunda bir tepki oluştu bu konulara, adaletsizlik duygusu oluşturdu. Dolayısıyla bir genel sınır koyma kararı aldık” dedi.
‘MAAŞ 200 BİN İSE 50 BİN ALACAK’
Koydukları sınırı örnek vererek anlatan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Diyelim ki bir kamu görevlisi kamunun iştiraki olan bir bankada görev yapıyor. Kamu ortak olduğu için oraya, kamuya belli bir yönetim hakkı oluşuyor. ‘Bunu hiç almayalım’ dediğinizde bu sefer kamuyu zarara uğratmış oluyorsunuz, o bankada kalmış oluyor. Bunu şöyle çözdük, orada görevlendirilen kamu görevlisi belli bir limit içinde alabilsin. Maaşı kadar olmaz, daha düşük olur. Geçmişte bir Yüksek Planlama Kurulu (YPK) kararı vardı, onunla bağlantılı bir limit olacak ve çok yüksek bir rakam olmayacak bu. Onun üzerinde aldığını da bütçeye kaydedeceğiz.
– Diyelim ki, aylık 200 bin lira kamu hakkı var yönetim kurulunda, bunun 50 bin lirasını orada kamuyu temsil eden kişi, çünkü o da sorumluluk alıyor, mesai harcıyor, hak ettiği kadar bir şeyi almış olacak. Genel ortalamamıza uygun bir karşılık almış olacak. Bunun üzerindeki rakam, mesela 150 bin lira bütçeye gidecek, genel bütçeye kaydedilmiş olacak. YPK kararı var geçmişte onunla bağlantılı ölçü konacak ama bu maaşı geçemeyecek.
]]>Paketin temel amacı, “enflasyonla mücadeleye katkı sunmak” olarak açıklandı.
Kamuda taşıt, bina ve personel alımlarıyla ilgili kısıtlamalar getiren, kamu emekçilerinin lojman, sosyal tesis ve servis haklarını da hedefe koyan paketle ilgili uzman isimler de yorumlarını paylaştı.
EKSİKLER
Sozcu.com.tr’ye konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, pakette dört temel eksiğe işaret ederek “Kamu İhale Kanununu değiştirerek ihaleleri rekabetçi yapacak düzenleme ve kamu özel işbirliği (KÖİ) kapsamında döviz üzerinden yapılan garanti ödemelerin indirilmesi yok” dedi.
2024 bütçesinde büyük kısmı şirketlere muafiyet, indirim ve teşvik kaynaklı olarak 2,2 trilyon TL’lik vergiden vazgeçildiğini ancak bugün açıklanan pakette bu rakamı azaltmaya dönük bir madde yer almadığını belirten Karatepe, üst gelir grubunu vergilendirmeye dönük de bir madde olmadığını dile getirdi.
PAKETİN AMACI
Paketin amacının “kamuoyu algısını yönetmeye çalışmak” olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Karatepe, paketteki birçok maddenin 11 trilyon liralık bütçe içinde deve kulak bile olmadığına işaret etti.
Karatepe, paketteki tedbirlere dair somut parasal rakamlar da açıklanmamasını eleştirerek “50 yıldır görmeye alıştığımız standart tedbirler ağırlıkta. Çoğu zaten özelleştirilen lojman ve tesislerin kalanları da satılacak” dedi.
Karatepe ayrıca, paketle birlikte çoğunluğu muhalefete geçen belediyelerin hareket alanının daraltılmasının de hedeflenmesini beklediğini söyledi.
SEÇİM DETAYI
Prof. Dr. Ensar Yılmaz da pakete ilişkin değerlendirmelerini X hesabından paylaştı.
“Verilen kamu garantilerinde bir düzenleme gerekliydi” diyen Yılmaz, şöyle devam etti: “Yüksek gelirli gruplar için farklı vergi kalemleri de dikkate alınmalıydı. Büyüme üzerindeki etkisine dair bir projeksiyon, beklenen tasarruf harcamasının büyüklüğüne dair bir hesaplama olmalıydı.”
Çoğu yerde kullanılan 3 yıllık kriterin de büyük oranda sonraki seçim öncesine kadar olan döneme işaret ettiğini belirten Yılmaz, paketle birlikte kamu varlıklarının satışa çıkarılacağına, kamusal servetin özelleştirileceğine işaret etti.
ÖNE ÇIKAN 15 MADDE
Kamuda tasarruf alanlarının 8 ana başlık altında sıralandığı ve uymayanlara para cezası öngörülen pakette öne çıkan maddelerden bazıları şöyle:
1- 3 yıl süreyle yeni araç satın alma ve kiralama yapılmaması
2- Kanunla izin verilenler hariç araç kullanımının yasaklanması
3- İhtiyaç fazlası ve ekonomik ömrünü tamamlamış taşıtların tasfiyesi
4- Savunma ve güvenlik hariç, kamuda personel servisi hizmetinin toplu taşıma olan yerlerde kaldırılması.
5- Deprem riski hariç, yeni hizmet binası alımının/yapımının 3 yıl süreyle durdurulması
6- Yeni bina kiralanmaması, mevcut kiralamaların bir takvimle sonlandırılması
7- Doğal afet ve güvenlik hariç, yeni lojman ve sosyal tesis alımı/yapımı ve kiralanmasının süresiz olarak yasaklanması
8- Savunma ve güvenlik hariç, mevcut sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması
9- Lojman kiralarının ve sosyal tesis ücretlerinin rayiç bedel dikkate alınarak gözden geçirilmesi
10- Kamuda yeni personel istihdamının emekli olanlarla sınırlandırılması (3 yıl)
11- Kamuda çalışanlar için yönetim kurulu ücretlerine tavan sınır getirilmesi, aşan kısmın bütçeye gelir kaydedilmesi
12- Hizmet içi eğitim, toplantı vb. faaliyetlerin kamu tesislerinde yapılması
13- Temsil ve tanıtma ödeneklerinde 2024 yılında yüzde 25 kesinti yapılması, devam eden yıllarda da bunun baz alınması
14- Zorunlu haller hariç, demirbaş alımlarının 3 yıl süreyle durdurulması
15- Mal ve hizmet alım ödeneklerinde yüzde 10, yatırım ödeneklerinde yüzde 15 kesinti
]]>Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Türkiye’nin çok ağır bir ekonomik süreçten geçtiğini ve milletin yerel seçimlerde sandıkta iktidara cevap verdiğini söyledi.
Kaya, kamu kurumlarına yönelik tasarruf genelgelerinin yayımlandığını anımsatarak, “Sayın Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bir AVM’nin üst katında mütevazi bir kumpirle fotoğraf verirken maalesef başkalarının çok maalesef başka mensuplarımızın milletin vicdanını acıtacak çok farklı fotoğraflar verdiğini görüyoruz.” diye konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, hükümet kurulalı 11 ay olduğunu belirterek, “Hangi harcamayı kısacaksınız, ne yapacaksınız, nasıl yapacaksınız? ‘Harcamayı kısacağım.’ deyince harcama falan kısılmıyor, bir yandan harcamalar devam edip gidiyor. Bürokraside hala arkadaşlarımız var, bir miktar irtibatımız var, o arada da hiçbir şey yapılmadığını görüyoruz. Böyle lafla peynir gemisi yürütme imkanı yok.” dedi.
Usta, Bakan Şimşek’ten tasarruf kalemlerini açıklamasını talep ederek, “Nereyi, nasıl keseceksiniz? Yani kamu-özel iş birliği projelerinden, KKM’den, personel giderini kesebiliyor musun? Fakirlik artmış, sosyal transferden kesebiliyor musun? Nereden keseceksin? Önce bunların bir analizini ortaya koyması lazım.” şeklinde konuştu.
“VERGİLERLE TOPLANAN PARALAR NASIL ÇARÇUR EDİLİYOR?”
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan ise halkın parasının bol kepçeden heba edilmesine Meclisin cevap vermesi gerektiğini söyleyerek, “Halka da sesleniyorum: Sizlerin vergilerinizle toplanan paraların nasıl çarçur edildiğinin araştırılmasının oylamasında, ‘evet’ diyenler de ‘hayır’ diyenler de birazdan kararını verecek ama asıl karar vicdanlarındır.” dedi.
CHP Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, yerel seçimleri kazanan CHP’li adayların, kamudaki israfın belediyelerdeki boyutunu ortaya çıkardığını savundu. Akdoğan, 31 Mart seçimleri öncesinde Manisa Büyükşehir Belediyesi bütçesinin usulsüz kullanıldığını iddia etti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Akdoğan’ın, Manisa Büyükşehir Belediyesi ile ilgili iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Manisa’da, seçim gecesi, daha seçim sonuçlanmadan, YSK tarafından kesinleşmeden, yeni seçilen başkan mazbatasını alıp göreve başlamadan, Manisa Büyükşehir Belediyesinin harcama ve muhasebe yetkilisi personelleri aranıp hakaret edildi, tehdit edildi, küfredildi ve harcamaların imza atılmaması konusunda tahkir edildi ve memurlar baskı altına alındılar. Yapılması gereken harcamalar yapılır eğer burada bir yanlışlık görürseniz de hukuk yolu da açıktır. Daha mazbatasını almadan, kesinleşmeden, görevine de başlamadan birtakım yalanlarla, iftiralarla çarpıtmalarla göreve başlamak daha ilk düğmeyi yanlış iliklemek anlamına gelir. Söylenilen söz Manisa Büyükşehir Belediyesi için katiyetle doğru değildir, yanlıştır.”
CHP’li Akdoğan, söz konusu olayın küfür, şiddet ve tehdit içermediğini söyleyerek, “Seçimi kazanan belli, kaybeden belli. Neyi beklemiyorlar? Bekleyecekler, gelen ödeyecek. Küfür de olmadı, şiddet de olmadı ama Belediye Başkanımız gitti, belediyenin önünde bu uyarıyı Manisa halkı adına yaptı. Yangından mal kaçırır gibi halkın parasını sağa sola savurmak yok.” diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Akçay ise “Yeni başkan görevine başlayana kadar eski başkanın görevleri ve sorumluluğu, yetkisi devam eder; biraz hukuk bilmek lazım. Yeni bir harcama yapılmıyor, aylar, yıllar evvel taahhüt edilen harcamaların imzası atılacak, buna mani olunuyor.” şeklinde konuştu.
ÖNERİLER KABUL EDİLMEDİ
Saadet Partisi önerisi üzerinde AKP Grubu adına konuşan Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, kamuda tasarrufun hükümetin öncelik verdiği, adım attığı ve yeni önlemler almaya devam edeceği aktif bir alan olduğunu vurguladı.
Bu tasarrufun, sadece kamu harcamalarında devletin kağıt, kırtasiye, aydınlatma, su, elektrik veya kamu personelinin olağan ve zorunlu harcamaları olarak anlaşılmaması gerektiğini dile getiren Tüfenkci, kamudaki tasarrufun, personelin verimliliğinin artırılmasından yöneticilerin bilinçlendirilmesi ve denetlenmesine kadar birtakım karmaşık ve bütüncül tedbirlerle mümkün olabileceğine işaret etti.
Önceliklerinin her zaman millet olduğunu ifade eden Tüfenkci, milletin refahını artırmak için tasarruflu kamu harcamaları ile enflasyonu düşürmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Öte yandan kabul edilen Danışma Kurulu önerisine göre, Genel Kurul yarın çalışmayacak.
Genel Kurulda daha sonra Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçildi.
]]>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in imzasıyla 17 Temmuz 2023’te kamu kurumlarına gönderilen genelgede, kamu kurum ve kuruluşlarının, taşınmaz edinimi ve kiralanması, resmi taşıt edinimi ve kullanımında tasarruf kurallarına uygun hareket etmeleri istenmişti. Ancak bütçe verilerine bakıldığında bu genelgenin kiralama konusunda pek de başaralı olamadığını ortaya koyuyor.
Sozcu.com.tr, 2024’ün ilk iki ayıyla geçen yılın aynı dönemine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayınladığı bütçe verilerini karşılaştırdı. İşte ortaya çıkan sonuç:
ARAÇ KİRASI: YÜZDE 59 ARTIŞ
Bütçe verilerine göre yılın ilk iki ayında geçen yılın aynı dönemine göre kamunun taşıt kiralama giderleri yüzde 59 artarak 259 milyon 557 bin liradan 402 milyon 860 bin liraya yükseldi.
HAVA TAŞITI KİRASI: YÜZDE 1480 ARTIŞ
Kamu kurumları hizmet binalarının yanı sıra araç, uçak ve gemi de kiralıyor. Kamunun 2023’ün ilk ayında uçak, helikopter, insansız hava aracı (İHA) ve dron gibi hava taşıtları için ödediği kira 30 milyon 973 bin liradan yüzde 1480 artarak 459 milyon 302 bin liraya çıktı.
PERSONEL SERVİSİ: YÜZDE 201 ARTIŞ
Geçtiğimiz yıl ilk iki ay personel servisi kiralamaya 173 milyon 162 bin lira ödeyen kamu kuruluşları bu yıl ise %201 artışla 521 milyon 355 bin lira ödedi.
BİNA KİRASI: YÜZDE 283 ARTIŞ
Kamunun hizmet binası kiralama beddeli ise 2023 Ocak ve Şubat aylarında toplam 86 milyon 739 bin liraydı. Bu miktar bu yılın ilk iki ayında yüzde 283 artarak 329 milyon lira oldu.
TOPLAM KİRA GİDERİNDEKİ ARTIŞ: YÜZDE 204
Kamunun diğer kiralamaları da dikkate alındığında 2024’ün ilk iki ayında ödediği toplam miktar 1 milyar 789 milyon 971 bin lira oldu. 2023’ün aynı döneminde bu tutar 582 milyon 362 bin lira seviyesindeydi. Bu da %204’lük bir artışa işaret ediyor.
]]>
AB Konseyi, üye ülkeler ve Avrupa Parlamentosu (AP) arasında müzakere edilen yeni mali kurallarda uzlaşı sağlandığını duyurdu.
Buna göre, kamu borçları ve bütçe açıkları kademeli, gerçekçi, sürdürülebilir ve büyüme dostu bir şekilde azaltılacak. Dijital ve yeşil dönüşüm, sosyal ve savunma harcamalarını içeren stratejik alanlardaki yatırımlar ise korunacak.
Konjonktür karşıtı politikalara uygun alan sağlanırken makroekonomik dengesizliklerin giderilmesi öncelikli olacak. Üye ülkelerin orta vadeli mali yapısal planlar hazırlaması gerekecek.
Komisyon, kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 60’ını aştığı veya kamu açığının GSYH’nin yüzde 3’ünü geçtiği üye ülkelere bir referans yörünge sunacak.
Referans yörünge, üye ülkenin 4 yıllık mali uyum döneminin sonunda kamu borcunun makul bir düşüş eğilimi göstermesini veya orta vadede ihtiyatlı seviyelerde kalmasını sağlamaya yönelik olacak.
Söz konusu referans yörünge, borç seviyelerinde düşüşü, borç sürdürülebilirliğini korumayı ve bütçe açığını yüzde 3’ün altında tutmayı amaçlayacak.
Yeni kurallar, sürdürülebilirlik ve büyümeye yönelik yapısal reformları ve kamu yatırımlarını teşvik edecek.
Üye ülkelerin büyüme potansiyelini artıran veya AB’nin ortak önceliklerini ele alan yeşil ve dijital dönüşüm, enerji arz güvenliği ile savunma gibi belirli reform ve yatırımların hayata geçirilmesi halinde 4 yıllık mali uyum dönemi 7 yıla uzatılabilecek.
AB Komisyonu, Birlik mali kuralların reformunu içeren düzenleme teklifini geçen yıl açıklamıştı.
Reform ve yatırımlarla kamu borç sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi, kapsayıcı büyümeyi teşvik etmeyi amaçlayan teklif, mevcut mali kuralları günün ihtiyaçlarına göre güncellemeyi ve artan kamu borç seviyelerini düşürmeyi hedefliyor.
Bütçe açığı ve kamu borcu için referans değerler olan yüzde 3 ve yüzde 60 ise teklifte sabit tutuluyordu.
İKİ BLOK OLUŞMUŞTU
Yeni mali kurallar konusunda AB ülkeleri iki blok oluşturmuştu.
Almanya ve Hollanda’nın başı çektiği bir grup ülke mali kurallara tek tip standart ve katı kurallar getirilmesini isterken, yüksek kamu borcuna sahip Fransa ve İtalya gibi ülkeler, kamu borcu ve bütçe açığı konusunda standart kurallar ve somut hedefler uygulanmasına karşı çıkıyor ve kendilerine esneklik sağlanmasını istiyordu.
AB kurallarına göre, normal şartlarda üye ülkelerin bütçe açıklarının GSYH’lerinin yüzde 3’ünü, kamu borçlarının da GSYH’lerinin yüzde 60’ını geçmemesi gerekiyor. Bu sınır aşıldığında uygulanacak tedbirlerin AB Komisyonu’na bildirilmesi ve etkin mücadelenin yapılması gerekiyor.
Ancak AB üyesi ülkeler, 2020’de Covid-19 salgını nedeniyle söz konusu kuralları askıya alma kararı almış, bütçe açıkları ve kamu harcamalarını hızla yükseltmişti. Bu uygulama, Rusya-Ukrayna Savaşı ve yaşanan enerji kriziyle de devam etmişti.
AB üyesi ülkeler arasında kamu borcunun GSYH’ye oranının en fazla olduğu ülkeler yüzde 165,5 ile Yunanistan, yüzde 140,6 ile İtalya, yüzde 111,9 ile Fransa, yüzde 109,8 ile İspanya, yüzde 108 ile Belçika ve yüzde 107,5 ile Portekiz.
Söz konusu yeni kurallar, üye ülkeler ve AP onayının ardından AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanarak yürürlüğe girecek.
]]>