Kararı – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sun, 19 May 2024 21:45:43 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Dursun Özbek’ten, Süper Kupa yorumu: “Dünyaya mahcup olduk” https://www.foxhaber.com.tr/dursun-ozbekten-super-kupa-yorumu-dunyaya-mahcup-olduk/ https://www.foxhaber.com.tr/dursun-ozbekten-super-kupa-yorumu-dunyaya-mahcup-olduk/#respond Sun, 19 May 2024 21:45:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7477 Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, Süper Kupa finali sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Fenerbahçe’nin 50. saniyede sahadan çekilmesi sonucu tatil olan maçın ardından Galatasaray şampiyonluğunu ilan ederken, Dursun Özbek sarı lacivertli yönetime tepki gösterdi.

TFF’nin erken seçim kararını da değerlendiren Özbek, 18 Temmuz’da yapılacak seçim tarihine herkesin saygı duyması gerektiğini söyledi.

Dursun Özbek’in açıklamaları:

“2023 Süper Kupa’sının finalini oynadık. İki takım sahaya çıktık fakat üzülerek söylüyorum, böyle bir pozisyonu beklemiyorduk. Urfa’nın güzel insanlarına, buradaki Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin keyfini yaşatmaktansa, acayip, saçma sapan bir durumla karşılaştık.”

“DÜNYAYA MAHCUP OLDUK”

“Bir sürü şey söylediler. U19’la çıkacağız, şöyle yapacağız, böyle yapacağız. Bunlar akıl tutulması. Neticede bu bir maç, final maçı. Çok önemli 100. yıl kupası. Urfa gibi güzel bir şehirde buranın insanına derbi seyrettirme keyfi varken, hiç ummadığımız bir şeyle karşılaştık. Ayrıca bu maçın geliri, depremzede kardeşlerimize yardım olacaktı. Bir taraf dolu, bir taraf boş. Süper Kupa finalini 1 dakikada biten şekile getiriyorsunuz. Çok üzüldüm ve dünyaya mahcup olduk. Böyle beklenmedik olaylar bizi üzüyor.”

“KİM SEVİNDİ, ÜZÜLDÜ BELLİ DEĞİL”

“Galatasaray ve Fenerbahçe’nin misyonu, futbolu insanlara sevdirmek. Böyle davrandığınız zaman… U19 takımındaki çocuklara yazık değil mi? Bu çocukları niye alet ediyorsunuz kendi amaçlarınıza. Kötü bir hafta sonu. Tarihe kötü geçecek bir Süper Kupa finali. Cumhuriyetin 100. yılına yakışmayan bir final oldu. Aklıselime davet etmek istiyorum. Kim bu işten sevindi, üzüldü belli değil.”

“BU FİNAL YAKIŞMADI”

“Önümüzdeki günler daha da gerginleşecek. Türk futbolundan bu gerginliğin gitmesi taraftarıyım. Herkese biraz daha Türk futboluna yakışacak hareketlerde olunmasını diliyorum. Ne onlara, ne bize bu final yakışmadı. Böyle bir final olmaması gerekirdi. İnsanların bir sefer daha düşünmesini, eve gittiklerinde ‘biz ne yaptık’ diye iç muhasebe yapmalarında fayda var.”

“NEYİ PROTESTO EDİYORLAR ANLAMIYORUM”

“Ben protokole geldim, onların da protokole gelmesi lazımdı. Kimse gelmedi. Bir anlam veremiyorum. Niye böyle yapıyorlar, neyi protesto ediyorlar anlamıyorum. Ben beklemiyordum. O kadar çok şey söylendi ki, bugünkü senaryo kimsenin aklından geçmiyordu. Takımını getir, Urfalı kardeşlerimize maçı seyrettirelim. Üç gündür buradayım. Böyle bir sevgi seli, ilgi görmedim.”

“TFF SEÇİM TARİHİ MAKUL”

“Seçim tarihini federasyon açıkladı. Kulüpler Birliği Vakfı’nda da federasyonun seçime gitmesi öngörülüyordu. TFF de gerekeni yaptı. Erken seçim kararı aldı. Hayırlı olsun. Yeni yönetimin seçilmesi için de hazırlık dönemi var. Bugünden yarına seçim yapılmaz. Türk futbolunu yönetecek başkanı iyi inceleyip iyi hizmet edecek kişileri seçmek zorundayız. Aradaki zaman makuldür.”

“FEDERASYONA SAYGI DUYULMALI”

“Erken seçim kararını kim alabilir? Federasyon. Haziranda yapılsa, temmuzun 18’inde yapılsa 20 gün var. 20 gün mü çok önemli? Federasyonun kararına da saygı duymak lazım. Epey zamanları varken, Kulüpler Birliği’nden gelen söylemle gündemlerine aldılar. Kulaklarını kapamadılar. Nedir yani? 20 gün evvel mi yapılacak seçim. Altında başka maksat olduğunu düşünüyorum. Niye 25 gün öne çekilsin? Federasyonun kararına herkesin saygı duyması lazım.”

“SAMİMİ VE İYİ NİYETLİ OLMAK LAZIM”

“Ben her zaman itidalden yanayım. Kendimizi kontrol etmemiz lazım. Ben Galatasaray Spor Kulübü başkanı olarak, tüm paydaşları aklıselim davranmaya çağırıyorum. Türk sporuna hizmet etmek istiyorsanız, samimi ve iyi niyetli olmanız lazım.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dursun-ozbekten-super-kupa-yorumu-dunyaya-mahcup-olduk/feed/ 0
Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı için ihaleye çıkılıyor https://www.foxhaber.com.tr/fenerbahce-kalamis-yat-limani-icin-ihaleye-cikiliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/fenerbahce-kalamis-yat-limani-icin-ihaleye-cikiliyor/#respond Sat, 18 May 2024 21:00:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7408 Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı’nın, 40 yıl süreyle “işletme hakkının verilmesi” yöntemiyle özelleştirilmesi için yeniden ihale yapılacak.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB) konuya ilişkin ilanı, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre, Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ’ye ait Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı 40 yıllığına “işletme hakkının verilmesi” yöntemiyle özelleştirilecek.

Bu kapsamda düzenlenecek ihale için geçici teminat bedeli 120 milyon lira, ihale şartnamesi ve tanıtım dokümanı bedeli 150 bin lira ve son teklif verme tarihi 29 Mayıs olarak belirlendi.

İhale, birden fazla teklif sahibinden kapalı zarfla teklif almak ve görüşmeler yapmak suretiyle “pazarlık usulü” ile yapılacak, pazarlık görüşmesine devam edilen teklif sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirilecek açık artırmayla sonuçlandırılacak.

Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı’nın özelleştirilmesi kapsamında 2021’de yapılan ihale, Cumhurbaşkanı Kararı ile iptal edilmişti. Limanın özelleştirilmesi için 2022’de çıkılan ihale ise yeterli teklif alınamadığından iptal edilmişti.

Öte yandan, ÖİB’in Resmi Gazete’de yayımlanan bir diğer ilanına göre, Aydın’da 4, İstanbul ve Şanlıurfa’da ikişer, Antalya ve Nevşehir’de birer olmak üzere 5 ildeki 10 taşınmaz, satış yöntemiyle özelleştirilecek.

Aydın, Antalya ve Nevşehir’deki taşınmazlar için son teklif verme tarihi 7 Mayıs, Şanlıurfa’daki taşınmazlar için 8 Mayıs, İstanbul’un Eyüpsultan ilçesindeki taşınmaz için 9 Mayıs ve Esenyurt ilçesindeki taşınmaz için 14 Mayıs olarak belirlendi.

2011’DEN BERİ ÖZELLEŞTİRME KAPSAMINDA

2011’den beri özelleştirme kapsamında olan Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı, 103 bin metrekarelik alanda 1985 yılında Kadıköy Belediyesi tarafından inşa edildi. 1988 yılında açılan marina özel bir şirket tarafından işletiliyordu.

1992’de Milli Emlak Genel Müdürlüğü, Kadıköy Belediyesi’ne 1985 yılında verdiği tahsisi kaldırdı. Marina  2011 yılında özelleştirme kapsamına alındı. Mahkemelik olan imar planı değişiklikleri ile yat limanının büyütülüp, otel ve yeni ticari alanlar yapılmasının önü açıldı.

Marinaya 40-50 bin metrekare yeni inşaat alanı içeren imar planlarına açılan davaların bir kısmı hala sürüyor. Son olarak da marina içinde Kalamış Yelken Kulübü’ne tahsis edilen 3 bin 100 metrekarelik alan özelleştirme kapsamına alınmıştı.

1291’i denizde ve 220’si karada olmak üzere toplamda 1511 yat bağlama kapasitesi ile Türkiye’nin ikinci, İstanbul’un en büyük yat limanı olan Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı, İstanbul’da bulunan toplam kapasitenin yüzde 23,8’ini, Türkiye’nin ise yüzde 6’sını temsil ediyor.

KADIKÖY BELEDİYESİ TALİP OLMUŞTU

Eski Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, kimsenin “çökmemesi” için bu alanlara Kadıköy Belediyesi olarak talip olduklarını açıklamıştı.

Bir kamu kurumu olarak marinanın işletmesinin kendilerine verilmesi için Özelleştirme İdaresi’ne yaptığı başvurudan sonuç alamayan Kadıköy Belediyesi, ihaleye girme kararı almış; ancak sonrasında belediyenin ihale dışı bırakıldığı öğrenilmişti.

Fenerbahçe-Kalamış Dayanışması ve CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı da, alınan özelleştirme kararının iptal edilmesini talep etmişti.

Kadıköylüler çeşitli eylemler düzenleyerek “Kalamış halkındır, satılamaz” demişti.

KOÇ’A ÖNCE ONAY SONRA İPTAL

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, 12 Kasım 2021 tarihinde Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı’nın 40 yıl süreli işletme hakkının 2,53 milyar lira bedelle Koç Holding’in bağlı ortaklığı Tek-Art Kalamış ve Fenerbahçe Marmara Turizm Tesisleri A.Ş.’ye (Tek-Art) devrine onay vermiş, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da kararı onaylamıştı ancak daha sonra 19 Ocak 2022 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla bu onay kararı iptal edildi.

Erdoğan, 2013 yılında da 5,7 milyar dolarla Türkiye’nin en büyük ikinci özelleştirmesi olan köprü ve otoyol ihalesini iptal etmişti.

Koç, Ülker ve Malezyalı UEM Group’tan oluşan konsorsiyumun kazandığı ihale 8 otoyol, 2 köprü, bağlantı yolları ve bunlar üzerindeki hizmet tesisleri, bakım, işletme tesisleri, ücret toplama merkezleri ve diğer mal ve hizmet üretim birimleri ile varlıkların tek paket halinde, fiili teslim tarihinden itibaren 25 yıl süreyle işletme hakkının özelleştirilmesini öngörüyordu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/fenerbahce-kalamis-yat-limani-icin-ihaleye-cikiliyor/feed/ 0
Başbakanın istifa kararı gündemden düşmüyor https://www.foxhaber.com.tr/basbakanin-istifa-karari-gundemden-dusmuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/basbakanin-istifa-karari-gundemden-dusmuyor/#respond Sun, 21 Apr 2024 21:18:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6386 İrlanda Başbakanı Leo Varadkar’ın görevinden “sürpriz istifa” kararı, bu kararın hemen öncesinde İrlanda kökenli ABD Başkanı Joe Biden’ın yüzüne kameralar önünde Gazze konusunda sitem ettiği konuşması nedeniyle gündemdeki yerini koruyor.

İrlanda’da 2017’den bu yana Fine Gael partisinin genel başkanlığını yürüten 45 yaşındaki Varadkar, dün başkent Dublin’de yaptığı istifa açıklamasında, ülkesine liderlik ettiği süreyi “hayatının en tatmin edici dönemi” olarak tanımladı.

İki kez İrlanda Başbakanı olarak görev yapan Varadkar, konuşması sırasında duygulanarak, görevini bırakma nedenlerinin “hem kişisel hem de siyasi” olduğunu belirtti.

YEREL MEDYA: İSTİFA KARARI SÜRPRİZ OLDU

Başbakanlık görevinden istifa eden Varadkar, parlamento üyesi olarak kalmaya devam edecek.
İrlanda ve İngiliz basını, istifa kararının “sürpriz” olduğu ve Varadkar’ı böyle bir karar almaya iten nedenin henüz bilinmediğini belirtti.

Başbakanlık görevini üstlendiğinde 38 yaşında ve ülkesinin “en genç Başbakanı” ünvanına sahip olan Varadkar, istifa kararının hemen öncesinde Aziz Patrick Günü dolayısıyla ABD’ye ziyaret gerçekleştirmişti.

Leo Varadkar’ın, İrlanda asıllı ABD Başkanı Biden’ın Beyaz Saray’da Aziz Patrick Günü için verdiği davette, Gazze’de yaşananları İrlanda’nın geçmişine benzettiği konuşması gündeme oturmuştu.

Varadkar, konuşmasında, Biden’a, İrlandalıların Filistin halkıyla empati kurmasının nedeninin, Gazze halkının kendi yaşadıklarına benzer acılar çekmesi olduğunu hatırlatmıştı.

Gazze’deki insanlık dramını, ülkesinin sömürgeleştirildiği dönemde yaşananlara benzeten Varadkar, “Kendi tarihimizi onların gözlerinde görebiliyoruz” ifadesiyle ABD Başkanı’na sitemde bulunmuştu.

Varadkar, “Dünyayı dolaştığımda liderler bana sık sık ‘İrlandalıların, Filistin halkına karşı neden bu kadar empati duyduğunu’ soruyor. Cevabı basit, onların gözlerinde kendi tarihimizi görüyoruz. Yerlerinden edilmesi, mülklerinin ellerinden alınması, ulusal kimlikliklerinin kabul edilmemesi, zorunlu göç, ayrımcılık ve açlığın hikayesi…” ifadelerini kullanmıştı.

İrlanda’nın, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına Avrupa’da en çok karşı çıkan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Varadkar, İrlandalıların, Gazze’de yaşanan felaketten derin endişe duyduğunu belirtmişti.

Biden’a, bir İrlandalı olarak demokrasinin gerekliliklerini yerine getirmesi ve Gazze’deki dramın son bulmasına öncülük etmesi çağrısında bulunan Varadkar, “Gazze halkı, acil gıdaya, ilaca, barınağa ve özellikle de bombardımanın durmasına ihtiyaç duyuyor” demişti.

GAZZE İÇİN BİR DİZİ GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRMİŞTİ

İrlanda parlamentosunun alt kanadı Dail’de yapılan bir oturumda da İsrail’in artık ABD dahil dünyadaki hiçbir ülkeyi dinlemediğini kaydeden Varadkar, “Öfke gözlerini kör etmiş durumda ve gittikleri yolda ilerleyerek uzun vadede kendi güvenlikleri açısından durumu çok daha kötü hale getireceklerine inanıyorum” ifadesini kullanmıştı.

Ayrıca, Varadkar, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e geçen ay gönderdiği mektupta, AB’den İsrail’le ticari bağların gözden geçirilmesini talep etmişti.

Varadkar, AB’nin, Gazze konusunda açık ve güçlü bir tutum benimsemeyerek ve çifte standart uyguladığı algısı vererek “kredibilitesini kaybettiği” uyarısında da bulunmuştu.

– İrlanda, 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye verdiği destekle ön plana çıkıyor

Varadkar başta olmak üzere İrlanda, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye verdiği destekle ön plana çıkıyor.

İrlanda Cumhurbaşkanı Michael Higgins de Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini’nin, “İsrail’in UNRWA’yı yok etme kampanyası yürüttüğü” açıklamalarına atıfta bulunarak, böyle bir kampanyanın başlatılmasını “utanç verici bir rezalet” olarak nitelemişti.

İrlanda Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Savunma Bakanı Micheal Martin de Gazze’deki insani krizi “insan yapımı” olarak nitelemiş ve “tamamen kabul edilmez” olduğunu belirtmişti.

Ayrıca, İrlanda, bazı ülkelerin UNRWA’ya finansal desteği kesme kararının ardından Ajans’a 20 milyon avroluk finansal destek sağlayacağını açıklamıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/basbakanin-istifa-karari-gundemden-dusmuyor/feed/ 0
Akbelen’deki doğa katliamı Bodrum’un suyunu %30 azalttı https://www.foxhaber.com.tr/akbelendeki-doga-katliami-bodrumun-suyunu-%30-azaltti/ https://www.foxhaber.com.tr/akbelendeki-doga-katliami-bodrumun-suyunu-%30-azaltti/#respond Fri, 12 Apr 2024 09:03:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5984 Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Akbelen ormanları, termik santrallerine kömür çıkarılması için yok edilirken, köylülerin tarlaları ve zeytinliklerinin bulunduğu alanlar için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla ve “Acele” kaydıyla çıkarılan kamulaştırma kararı, 48 saat sonra geri alındı. CHP’li Bodrum Belediye Başkanı ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Aras, “Acele el koyma” kararının 1939 yılında Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı’na girme olasılığı nedeniyle çıkarılan savaş ve seferberlik halinde uygulanacak Milli Müdafaa Mükellefiyeti Hakkındaki Kanuna dayandırıldığını söyledi.

Akbelen ormanları için Temmuz 2023’te yapılan direniş hâlâ akıllarda.

‘SİNDİRME VE GASP HAREKATI’

Aras, “Tam bir savaş hukuku uygulaması. Siyasi iktidar bunu maden, enerji ve inşaat şirketlerinin çıkarları için kullanıyor. Akbelen’deki İkizköy, Çamköy ve Küçükhisar, termik santral için işgal ediliyor. Özel mülkler söz konusu olduğu için ancak mülkiyet sahipleri tek tek her parsel için dava açmak zorunda. Belediye olarak dava açamıyoruz. Dava ehliyetimiz kabul edilmiyor. Tam bir sindirme ve gasp harekatı. Cumhurbaşkanı kamulaştırma kararını iptal etmesiyle yanlıştan şimdilik dönülmüş oldu” dedi.

Ahmet Aras, SÖZCÜ Medya Grubu Ankara temsilcisi Saygı Öztürk’e konuştu.

‘KAMULAŞTIRMA SÜRÜYOR’

Ahmet Aras, kararı protesto için pazar günü yapmayı planladıkları eylemi, geri alınma nedeniyle iptal ettiklerini belirtirken, Akbelen’deki doğa katliamının çevreye verdiği zararları SÖZCÜ’ye anlattı. Kömür çıkartılacak diye 780 hektar ormanlık alanın yok edildiğini hatırlatan Aras şunları söyledi:

“Maden şirketlerinin elinde 2 bin dönümlük maden ruhsatları var. Bu köylerde tarım arazileri var, zeytinlikler var. Bunlar adım adım termik santralde kullanılacak linyit için onların kamulaştırması devam ediyor. İnsanlarla oturup pazarlık yapıyor, köylülerin yerleri satın alıyorlar. Ondan sonra zaten normal kamulaştırma faaliyetleri sürüyor. Ama bu sefer tam seçim öncesi 190 parsel kamusal alanı ve zeytinliği birden bire acele kamulaştırma kararıyla karşı karşıya bıraktılar. Ama ciddi bir tepki ve direnç olunca AKP’nin Muğla adayı Aydın Ayaydın’ın gardı düştü.

‘BAKTILAR PABUÇ PAHALI’

“Cumhurbaşkanı’nı aramış ve ‘Acele kamulaştırma’ kararının gözden geçirilmesi talebinde bulunmuş. Karar yürürlükten kaldırıldı. Ama bu yürürlükten kaldırılma oradaki maden ruhsatını yok mu etti? Hayır! Orayı kamulaştırma çalışmaları zaten devam ediyor. Yangından mal kaçırır gibi tam seçim öncesi böyle bir karar aldılar ama tabi baktılar ki pabuç pahalı, Muğla çok büyük bir tepki gösterdi, Aydın Hoca da seçim öncesi bunun partilerine zarar vereceğini söylemiş olacak ki verilen acele kamulaştırma kararı yürürlükten kaldırıldı. Bu oradaki tahribatı durduracak mı durdurmayacak mı o samimiyet testini asıl seçimden sonra göreceğiz. Biz hukuki çabamızı sürdürüyoruz. Yapılan açık maden çalışması Bodrum’un oradaki su rezervini bozuyor ve bu bozulan su rejimi sonucunda yer altı kaynaklarını kaybediyoruz. Bodrum’un ihtiyacı olan suyun yüzde 30’u yok oluyor. Biz bunun için dava açtık, mücadele eden aktivistlere destek veriyoruz, onların yanında oluyoruz. Karar geri alındı ama samimi olunduğunu düşünmüyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/akbelendeki-doga-katliami-bodrumun-suyunu-%30-azaltti/feed/ 0
Motokurye Samet Özgül cinayeti davasında karar açıklandı https://www.foxhaber.com.tr/motokurye-samet-ozgul-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/ https://www.foxhaber.com.tr/motokurye-samet-ozgul-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:45:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5111 İstinaf Mahkemesi’nin yerel mahkemenin kararına yönelik bazı itirazları kabul etmesinin ardından motokurye Samet Özgül cinayetine ilişkin dava yeniden görüldü.

İstinaf Mahkemesi’nin kararından sonra Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın ilk duruşması yapıldı. Duruşmaya Samet Özgül’ün ailesi, CHP Ankara Milletvekili Onur Konuralp ve motokuryeler katıldı.

Savcı, esas hakkındaki mütalaasında Halil İbirahim Demirnci hakkında müebbet hapis cezası isterken, diğer sanıklar Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz hakkında ise beraat kararı verilmesi yönünde görüş bildirdi.

Son sözü sorulan sanık Halil İbrahim Demirci, ”Çok pişman olduğumu belirtmek istiyorum. Hiçbir zaman adli sicil kaydım olmadı” diyerek beraatini talep etti.

Mahkeme, sanık Halil İbrahim Demirci’ye ‘Kasten adam öldürme’ suçundan müebbet, sanıklar Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz’e ‘Kasten öldürmeye yardım etmek’ suçundan 12’şer yıl hapis cezası verilmesine hükmetti. Böylece, mahkeme ilk kararını tekrarladı.

“BİR MİKTAR DA OLSA AİLENİN ACISINI DİNDİRMESİNİ TEMENNİ EDİYORUZ”

Kararın ardından adliye önünde açıklama yapan Avukat İbrahim Kapusuz, şunları söyledi:

* “Mahkeme, istinaf dairesinin bozma kararı sonrasında bugün ilk celsesini açarak gerekli tahkikatı yürüttü. Sanıkların, müştekilerin beyanları alındı. Netice itibarıyla, mahkeme iddia makamının bir kısım sanıklar hakkında beraat kararı talep etmesine rağmen, ilk verdiği kararı yineleyerek, sanıklardan Halil İbrahim Demirci’nin müebbet, diğer sanıkların ise yardım etme eyleminden ötürü 12’şer yıllık hapis cezasına mahkum edilmesine karar verdi. Karar, her ne kadar bizim açımızdan pek tatmin edici olmasa da şu an için istinaf dairesinin bu kararı onamasını, bir miktar da olsa ailenin acısını dindirmesini temenni ediyoruz.”

Samet Özgül’ün kardeşi Berna Özgül, “Adalet yerini buldu. Adalet tam anlamıyla yerini bulana kadar ve bu dava emsal olana kadar aile olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Elbette, bu cezalar içimize su serpmeyecek ancak başka Sametler ölmeyecek. Bizim tüm mücadelemiz başka Sametler’in ölmemesi için” dedi.

“UMARIM, SAMET’LE İLGİLİ BU DAVA BİR EMSAL DAVAYA DÖNÜŞÜR”

CHP Ankara Milletvekili Onur Konuralp ise şunları söyledi:

* “Bugün burada alınan karar, Samet kardeşimizi geri getirmeyecek. Ancak, adaletin yerini bulması açısından bu güzel ailenin yüreğinde taşıdığı acıyı, az da olsa hafifletecek bir karar. Bu nedenle kısmen de olsa Samet’in acısını yüreğimizde taşımaya devam ederek memnunuz. Kardeşinin cümlesine ben de katılıyorum. Umarım, Samet’le ilgili bu dava bir emsal davaya dönüşür. Umarım yeni Sametler olmaz, yeni kayıplar olmaz. Tek dileğimiz ve temennimiz budur.”

NE OLMUŞTU?

Gazi Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisi motokurye Samet Özgül, 5 Kasım 2022 gecesi Ankara’nın Etlik semtinde motosikletle seyir halindeyken tartıştığı 3 kişi tarafından darp edilmiş ve boğazından bıçaklanmıştı. Ağır yaralanan Özgül, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti.

Samet Özgül davasında 27 Eylül 2023’te karar çıkmış; Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Halil İbrahim Demirci’ye müebbet hapis, arabasını Özgül’ün kullandığı motosikletin önüne kıran, Halil İbrahim Demirci’nin babası Mustafa Demirci ve Mustafa Demirci’nin arkadaşı Bülent Açıkgöz hakkında ‘Kasten öldürmeye yardım etmek’ suçundan 12’şer yıl hapis cezası vermişti.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına yönelik bazı itirazları kabul etmiş ve yeniden yargılama kararı vermişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/motokurye-samet-ozgul-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/feed/ 0
Gölcük’teki bungalov projesine Danıştay onayı https://www.foxhaber.com.tr/golcukteki-bungalov-projesine-danistay-onayi/ https://www.foxhaber.com.tr/golcukteki-bungalov-projesine-danistay-onayi/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:51:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4533 Bolu’nun doğa harikası Gölcük Tabiat Parkı’nda, orman içindeki alanda 2016 yılında hazırlanan 25 bungalov, idare ve konuk evinin yapılması projesiyle ilgili, sivil toplum kuruşlarının konuyu mahkemeye taşımaları üzerine verilen projenin iptali kararı, Danıştay’da bozuldu.

Kent merkezine 13 kilometre uzaklıktaki Gölcük Tabiat Parkı’nda orman içerisindeki alanlara bungalov, idare ve konuk evi ile kır lokantasının yapımı için 2016 yılında Gölcük Tabiat Parkı Gelişme Planı Revizyonu projesi hazırlandı. 25 bungalov, idare ve konuk evinin yapımı için 19 Aralık 2017’de projenin ihalesi yapıldı.

2018’DE DURDURULDU, 2019’DA İPTAL OLDU

Bolu Belediyesi tarafından 2018 yılında 7 milyon TL harcanarak çam ormanlarının arasına 25 bungalov ev yapıldı. Projenin yüzde 80’inin tamamlandığı dönemde sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Gölcük Platformu, doğanın yapısının bozulacağı gerekçesiyle dava açtı.

Projeye karşı çıkan sivil toplum kuruluşları, bu süreçte Gölcük’te eylemler düzenleyip, projenin iptalini istedi. 2018 yılının aralık ayında, Bolu İdare Mahkemesi, projeyle ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdi. 2019 yılının mayıs ayında da mahkeme projeyi iptal etti.

BAKANLIK İTİRAZ ETTİ

Tarım ve Orman Bakanlığı, Bolu İdare Mahkemesi’nin verdiği iptal kararına itiraz ederek davayı Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne taşıdı. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2020 yılının mart ayında konuya ilişkin kararını açıkladı.

Kararda “Ankara Bölge İdare Mahkemesi dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi, kısmen davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda Bolu İdare Mahkemesi’nce verilen kararın istinafa başvurulan kısmı usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir” denildi. Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının ardından Tarım ve Orman Bakanlığı Hukuk Müşavirliği tarafından dosya temyize taşınarak Danıştay’a itiraz edildi.

DANIŞTAY, İPTAL KARARINI BOZDU

Gölcük Tabiat Parkı’nda 2016 yılında başlayan süreçte Danıştay, projenin iptaline ilişkin mahkeme kararını oy çokluğuyla bozdu. Danıştay’ın kararında “Yapılarda doğal malzemenin kullanılacağı, doğayla bütünleşen yerel mimariyi bozmayan malzeme seçiminin zorunlu olduğu, ağaç dokusu ve doğal bitki örtüsünün hiçbir amaç için tahrip edilemeyeceği” ifadeleriyle projenin devam etmesine karar verildi.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi de Danıştay’ın bozma kararına uydu. Açıklanan kararda, “Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararına uyularak davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile 2016 yılı onaylı Gölcük Tabiat Parkı Gelişme Planı Revizyonunun kır evleri (bungalov) kamp alanı ile idare-konuk evi kullanım kararlarına ilişkin olarak dava konusu işlemin iptali yolunda Bolu İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, esastan incelenen davanın reddine” ifadelerine yer verildi.

Kararın ardından, yapımı tamamlanmasına rağmen atıl şekilde bulunan 25 bungalovun bakım ve onarımları yapılarak projenin geri kalan kısımları da tamamlanarak tatilcilerin hizmetine sunulmasının önü açıldı.

“GEREKİRSE AYM’YE TAŞIYACAĞIZ”

Konuyu, ilk aşamada Gölcük Platformu adına yargıya taşıyan avukat Begüm Tunçel, projenin iptali için son olarak Anayasa Mahkemesi’ne gideceklerini belirterek şöyle konuştu:

– Danıştay kararı ile bilirkişi raporu karşılaştırıldığında teknik değerlendirmeye karşı sübjektif hiçbir bilimsel gerekçeye dayanmayan karardaki içler acısı durumu daha iyi ortaya çıkıyor. Danıştay kararında ağaçlara zarar verilmediği yazsa da bu da kesinlikle doğru değil ki bilirkişi raporuna yansıyan fotoğraflarda dahi ağaçlara verilen zararlar görülüyor.

– Raporda ayrıca bungalov olarak tabir edilen yapıların doğaya vereceği zararın yanında idare binası olarak hizmet verilmek üzere bölgede halen mevcut ve atıl durumdaki yapının basit onarımla kullanılabilir hale getirilebileceği ayrıntılı ve son derece açık bir biçimde ifade edilmiş iken aksi yönde verilen bu temelsiz karar bizleri son derece üzmüştür.

– Bu kararın nedenleri ve sonuçlarına dair söylenecek çok şey var aslında. Danıştay bozma kararına Bölge İdare Mahkemesi’nin direnme imkanı olmadığı için bozma doğrultusunda bir karar verdi. Biz verilen bu kararı temyize taşıdık. Bundan sonra gerekir ise Anayasa Mahkemesi’ne de gideceğiz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/golcukteki-bungalov-projesine-danistay-onayi/feed/ 0
Hizbullah’ın celladı “Kasap Hüseyin” zamanaşımıyla kurtuldu https://www.foxhaber.com.tr/hizbullahin-celladi-kasap-huseyin-zamanasimiyla-kurtuldu/ https://www.foxhaber.com.tr/hizbullahin-celladi-kasap-huseyin-zamanasimiyla-kurtuldu/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:30:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3366 Diyarbakır’da Hizbullah terör örgütü adına satırlı saldırılarda çok sayıda kişinin yaralanması eylemlerine katıldığı gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan Kasap Hüseyin kod adlı Süleyman Koraltan’ın dava dosyasına zamanaşımıyla düşme kararı verildi.

17 yaşındayken satırlı eylemlere katılan Koraltan’a 49 yaşında olmasına rağmen suçun işlendiği tarihte çocuk olduğu gerekçe gösterildi

Tetikçi Koraltan 20 yıldan beri firariydi. Düşme kararıyla birlikte hakkındaki yakalama kararı da geri alındı. Saldırılarda ölenler ise öldüğüyle kaldı.

Hizbullah tetikçisini zamanaşımıyla kurtaran süreç şöyle gelişti:

Terör örgütünün askeri kanat yapılanmasında yer alıp Diyarbakır’da 1993-2000 yılları arasında satırlı saldırılara katılan Kasap Hüseyin kod adlı Süleyman Koraltan (49) örgüt lideri Hüseyin Velioğlu’nun İstanbul Beykoz’da öldürülmesinden sonra bu evde ele geçen örgüt arşivindeki bilgiler üzerine 19 Haziran 2000 tarihinde tutuklanıp hakkında Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldı.

Koraltan, itirafçı olup o tarihte yürürlükte olan 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasasından faydalanmak istediğini belirtti.

“EVET BEN HİZBULLAH ÜYESİYİM”

Mahkemedeki savunmasında şunları söyledi:

“Ben duruşmalarda Hizbullah terör örgütü ile hiçbir ilgim bulunmadığını söylemiş isem de, şimdi Hizbullah terör örgütü üyesi olduğumu kabul ediyorum. Ancak askeri kanatta, satırla yaralama eylemlerine katılmadım.

Zeynel Abidin Gülveser benim sorumlum olduğu için ondan 1 yıl dini ders aldım. Gülsever beni daha sonra Kavas-ı Sağır Camisine gönderdi. Bu camide ders vermemi söyledi. Camide küçük çocuklara ders verdim.

Örgüte özgeçmiş raporumu verdim. Rapor verdiğim kişiler yakalanınca örgütten ‘Piyasadan çekilin, yakalanabilirsiniz’ talimatı gelince yakalanmamak için örgüte ait hücre evlerinde askeri kanattaki diğer tetikçilerle kalmaya başladım.

Polis takibinden kurtulmak için Adana’ya gittim. Burada da kendimizi polis olarak tanıtıp bazı kişileri kaçırıp sorgulama planları yaptık”

YETERLİ BİLGİ VERMEYİNCE TALEBİ REDDEDİLDİ

Tetikçi Koraltan 3 yıl tutukluluğun ardından 9 Aralık 2003’te tahliye edildi. İçişleri Bakanlığı, tetikçi Süleyman Koraltan’ın yakalandıktan sonra terör örgütünün çökertilmesine yönelik yeterli düzeyde bilgi ve belge sağlamadığını ve güvenlik güçlerine yardımcı olmadığı yönünde mahkemeye rapor gönderince tetikçinin Topluma Kazandırma Yasasından faydalanma talebi reddedildi.

YARGITAY BOZDU: AĞIR MÜEBBET VERİN

Mahkeme sanığı 14 Aralık 2010 günü 12 yıl hapisle cezalandırdı. Yargıtay, 17 Mart 2011 günü Koraltan’ın mahkûmiyet kararını esastan bozdu. Katıldığı satırlı saldırıların yaşandığı tarihlerde 18 yaşından küçük olduğu için yargılamanın çocuk mahkemesinde görülmesi gerektiğine hükmetti.

Yargıtay, sanığın öldürme ve yaralama eylemlerine katıldığı için de, “Mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasal düzenini silah zoruyla yıkarak yerine şerri esaslara dayalı İran modeli bir Kürdistan devleti kurmak amacıyla vahim nitelikte silahlı eylemlerde bulunmak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması gerekirken, terör örgütü üyesi olmak suçundan verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtti.

SATIRLA HİZBULLAH KARŞITLARINI DOĞRAMIŞ

Yargıtay, tetikçinin örgütün önce cami yapılanmasında sorumlu düzeyde faaliyetlerde bulunduktan sonra askeri kanat yapılanmasına tetikçi olarak terfi ettirildiğini, gizliliğini sağlamak için Kasap Hüseyin kod adını kullanıp Hasan Geçti adına düzenlenmiş sahte kimliklerle silahlı ve satırlı saldırılara katıldığını belirtti.

Sanığın Hizbullah karşıtı oldukları gerekçesiyle bakkaliye işleten Abdurrahim Demir ile Ahmet Bars, Mehmet Bakışkan, Faruk Bulduk, Muhlis Işıktaş, Behzat Sular, Ali Şahin, Selahattin Varlı ile Melik Ahmet Lisesinde bir öğrenci ile demir doğrama ustası bir esnafın satırla kafa ve vücutlarından uzuv kaybına neden olacak derecede yaraladığını, ifade etti.

Bozma kararı üzerine dosya çocuk mahkemesinde görülmeye başlandı. Sanık da hakkındaki yakalama kararına rağmen bir türlü yakalanamayınca suça öngörülen zamanaşımı süresi dolduğundan düşme kararı verilerek hakkındaki yakalama kararının da geri alınmasına karar verildi.

ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLDU YAKALAMASI KALDIRILDI

Mahkeme, kanun değişikliği yoluna gidilmiş ise, sanık lehine olan kanun maddelerinin uygulanacağı ve infaz edileceğini, tetikçi Süleyman Koraltan’ın ise suçu işlediği tarihte eski TCK’nın yürürlükte olduğunu ve bunun sanık lehine olduğunun altını çizdi.

Mahkeme, eski 765 sayılı TCK’nın 102. ve 104. Maddeleri gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda olağan zamanaşımı süresinin 20, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 30 yıl olduğunu belirtti.

Olağanüstü zamanaşımı süresinin de dolması nedeniyle sanık hakkındaki “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın tamamını veya bir kısmını tağyir tebdil ve ilgaya teşebbüs” suçundan açılan davaların düşürülmesine, hakkında 20 yıldan bu yana tutuklamaya yönelik yakalama kararı bulunan tetikçi Koraltan’la ilgili 81 ilde çıkarılan yakalama emrinin ise geri alınmasına karar verildi.

17 yaşında terör örgütünün satırcısı olan Koraltan, dava dosyası bir türlü kesin hükme bağlanmadığı için şu anda 49 yaşında olmasına rağmen çocuk olduğu gerekçesiyle düşme kararıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almaktan kurtuldu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hizbullahin-celladi-kasap-huseyin-zamanasimiyla-kurtuldu/feed/ 0
Adnan Oktar Suç Örgütü dosyasında dikkat çeken AKP detayı! Furkan Sezer, SÖZCÜ TV’de açıkladı https://www.foxhaber.com.tr/adnan-oktar-suc-orgutu-dosyasinda-dikkat-ceken-akp-detayi-furkan-sezer-sozcu-tvde-acikladi/ https://www.foxhaber.com.tr/adnan-oktar-suc-orgutu-dosyasinda-dikkat-ceken-akp-detayi-furkan-sezer-sozcu-tvde-acikladi/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:30:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3345 Adnan Oktar dosyası bir kez daha SÖZCÜ TV ekranlarında masaya yatırıldı. İpek Özbey’in sunduğu Nokta Atışı programına katılan Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü soruşturmasını yürüten eski Mali Suçlarla Mücadele Şube Başkanı Furkan Sezer, örgütün siyasi ayağıyla ilgili çarpıcı bir isim verdi.

İşte Sezer’in AKP MKYK üyesi Hayati İnanç’a dikkat çektiği o diyalog;

İpek Özbey: Siyasi ayak nerede?

Furkan Sezer: Belgeselde finans ayağı neden yok, ilk belgeselde şu yok bu yok… 40 yıllık bir örgütten bahsediyoruz, 1 saat 40 dakikaya sığdırabilir misiniz? Şimdi siyasi ayağa geliyorum. Siyasi ayak zaten ortalığa saçıldı. Bir sürü isim var ortada, konuşuluyor, yazılıyor. Bu soruların ne yazık ki muhatabı biz oluyoruz.

İpek Özbey: Yazılıyor çiziliyor dediğiniz hep 90’larda kalıyor. Ama siz diyorsunuz ki bugün muhalefetin içinde de, iktidarın içinde de… Bir tweet attınız mesela değil mi? Hala bu örgütü içeriden çıkarmaya çalışan insanlar olduğunu iddia ettiniz.

Furkan Sezer: Evet. AK Parti MKYK üyesinin örgütle ilgili skandal istinaf kararını veren hakimler hakkında HSK’nın yürüttüğü soruşturmayı akamete uğratmak için bir AK Parti MKYK üyesi can hıraş şekilde koşturuyor dedim.

İpek Özbey: İsim verdiniz mi?

Furkan Sezer: Vermedim. Bekledim. Bir baktım ki benim bu tweetime… İsim yok, zaman yok, ima yok. Birisi üzerine alınmış, gidip adliyeden mahkemeden benim bu tweetime erişim engeli kararı aldırmış.

İpek Özbey: Doğru kişi mi üzerine mi alınmış?

Furkan Sezer: Tabii ki.

İpek Özbey: İsim verecek misiniz?

Furkan Sezer: Tabii ki. Hayati İnanç. Avukatları vasıtasıyla gitmiş, benim bu tweetime erişim engeli kararı aldırmış. Siyasi ayak nerede? Hiçbir şey yapmanıza gerek yok ki, kendi kendini tutamıyor. Siyasi ayak kendini tutamıyor.

İpek Özbey: niye tutamıyor?

Furkan Sezer: İsim vermediğim, ima yok… Üzerine alınacağı hiçbir şey yok. Gidip buna niye erişim engeli kararı alırsın sen? Hadi sen talep ettin, ilgili mahkeme nasıl veriyor bunu? Bu kadar kolay mı erişim engeli kararı almak, vermek. İtiraz ettik. Tabii ki haklı bulundu benim itirazım. Erişim engeli kararı kalktı. Sadece benim tweetimle ilgili kalkmadı, konuyla ilgili haberlerle erişim engeli kararı kalktı.

*Ben şuna dayanamıyorum. Şimdi bunu acayip bir şekilde parayı, gücü, şöhreti kovalayan bir avukat yapsa ya da başka biri yapsa anlarım. Sen din diyeceksin, sen İslam diyeceksin, peygamber diyeceksin, bununla ilgili konferans konferans, kanal kanal dolaşacaksın, ondan sonra 12 yaşında kız çocuğunu bir yetişkin kadın gibi giydirip, makyaj yapıp o Dragos’un içinde gezdirip taciz eden adamları dışarı çıkartmak için karar veren insanları kurtarmak için gidip kapı kapı dolaşacaksın. Ve ağzında da din olacak.

*Ya onu yapma, ya bunu yapma. Dosya takipçiliği yapabilirsin, yap kardeşim ama gidip insanların gözünün içine baka baka Allah, kitap, peygamber deme yahu. Bıktı bu insanlar bundan. Aynı şeyi Adnan Oktar da, Fethullah Gülen de yapıyor. Senin farkın ne? Derdin ne senin? O skandal kararı açıp bir kere okumuş mu?

*O skandal kararın içinde bu çocuklar kendi rızalarıyla bu adamla birlikte olmuş, kendini taciz ettirmiş, istismar ettirmiş diyor. Açıp okusana o kadarı. Avukatsın sen. Sen bu kararı nasıl verdin de ya. Kararı gören bütün hukukçular skandal diyor.

*İstinaf kararını alın, bugün hukuk fakültesinde yeni kaydolmuş öğrenciye verin, bakalım ne diyecek size. Ona da gerek yok, okuma yazma bilen birine verin. Sen bu dosyayı bu kadar delil varken bu kadar mağdur, müşteki varken… Sadece ifadelere dayalı değil dosya, ağzına kadar delil dolu. Bu dosyada gizli tanık yok. Akamete uğramasın diye yok.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/adnan-oktar-suc-orgutu-dosyasinda-dikkat-ceken-akp-detayi-furkan-sezer-sozcu-tvde-acikladi/feed/ 0
Edirne’de Danıştay da köylüleri haklı buldu https://www.foxhaber.com.tr/edirnede-danistay-da-koyluleri-hakli-buldu/ https://www.foxhaber.com.tr/edirnede-danistay-da-koyluleri-hakli-buldu/#respond Mon, 29 Jan 2024 21:09:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2763 Edirne’de İdare Mahkemesi’nin Lalapaşa ilçesine bağlı Vaysal köyünde tamamı ormana ve su kaynaklarına 400 metre mesafede yapılmak istenen yeni kalker ocağı ve kırma eleme tesisi için verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir’ kararının iptaline yönelik kararı, Danıştay 4’üncü dairesi de onadı.

TEMYİZ TALEBİNE RET

Lalapaşa ilçesinde Vaysal ve Hacıdanişment köyleri arasında bulunan kalker ocağını işleten firmanın kırma eleme tesisinin kapasitesini arttırması için Edirne Valiliği, 2023 yılında ÇED olumlu kararı verdi. Karar üzerine Vaysal Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin ÇED olumlu kararının iptaline yönelik açtığı davada Edirne İdare Mahkemesi, kararı iptal etti. Gelişme sonrası firmanın aynı bölgede ormana ve su kaynaklarına 400 metre mesafedeki alana yeni kalker ocağı ve kırma eleme tesisi yapmak istedi.

Proje için Edirne Valiliği’nce verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararı, köylülerin açtığı dava sonucu 3 Ekim’de Edirne İdare Mahkemesi’nce reddedildi. Firmanın temyize gittiği iptal kararını görüşen Danıştay 4’üncü Dairesi, temyiz talebini reddedip, İdare Mahkemesi’ni haklı buldu ve iptal kararını onadı.

“HUKUKA VE BİLİME AYKIRI”

Danıştay’ın iptalle ilgili gerekçeli kararını açıklamasının ardından köylüler, bir araya gelip basın açıklaması yaptı. Köylülerden Naif Özdoğan, Danıştay’ın kararıyla firmanın yapmak istediği ocağın çok zararlı olduğunun ortaya çıktığını söyledi.

Özdoğan, şöyle devam etti:

– Projenin ve kararın bilime aykırılığı bilirkişi heyet raporu ile hukuka ve mevzuata aykırılığı ise önce İdare Mahkemesi kararı ile şimdi de Danıştay kararı ile kesin olarak ispatlanmıştır. Edirne İdare Mahkemesi 03.10.2023 tarihli kararıyla; faaliyet sonucu ortaya çıkacak toprak için tespit edilen alanın yeterli olmadığı, yapılacak faaliyet sonucunda orman örtüsünün zarar göreceği, rehabilitasyon planında ağaçlandırmaya ilişkin yeterli veri bulunmadığı, toprak altına serilecek kaba materyaller sıkılaştırılmadığında toprak suyunun hızla kaybına ve su sorununa yol açabileceği, ortaya çıkacak toz nedeniyle organik tarımın olumsuz etkileneceğine karar verdi.

– Kararda, yeterince tarımsal bilgilendirmeye yer verilmediği, göçmen kuşların bölgede konaklamayıp konaklamadıkları yönünde bir değerlendirme bulunmadığı, gerçekleştirilecek patlatmalar sonucunda yer altı su kanallarının zarar göreceği ve kesintiler oluşabileceği gerekçesiyle ÇED gerekli değildir kararında, hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varmıştır.

“BU İŞKENCEYİ DURDURUN”

Köyde ormanda halen firmanın devam ettirdiği yeni ocak çalışmalarının hemen durdurulması gerektiğini belirten Özdoğan, şunları söyledi:

– Var olan taş ocağı ve kırma eleme tesisinin kapasite artışı da mahkemece iptal edildiği için ormanı yok ederek yeni üç ayrı ocak açmak için süren faaliyetin çok zararlı olduğu Danıştay 4’üncü Dairesi’nin onama kararıyla tamamen ortaya çıkmıştır. Çevreyi korumakla yükümlü ve görevli olan Bakanlık yetkililerine sesleniyoruz, gecikmeksizin Danıştay, onama kararıyla kesinleşmiş yargı kararlarını uygulayın.

– Doğamıza, yaşamımıza çok zararlı olduğu ortaya çıkan ormanlık alana açılmaya başlanmış olan yeni kalker ocağını ve var olan kırma eleme tesisini derhal kapatın. Doğaya ve dört köye her gün yapılan bu işkenceyi durdurun. Edirne İdare Mahkemesi’nin iki ayrı iptal kararına, Danıştay’ın iki ayrı onama kararlarına rağmen ormanlarımızın yok edilmesi, taş için köylülerin yok sayılması, hukukun üstünlüğüne saygı gösterilmemesi çok büyük haksızlık ve adaletsizliktir.

“AĞAÇLAR KESİLİYOR BİR ŞEY YAPAMIYORUZ”

Kooperatif başkanı İbrahim Karapoyraz da hukukun kararına uyulmasını beklediklerini belirtti. Karapoyraz şöyle konuştu:

– Biz sadece hukuka ve kanunlara uyulmasını istiyoruz. Biz bunu İdare Mahkemesi’nde kazandık hukuksal olarak, Danıştay’dan da ret cevabı geldi. Bugün halen faaliyet devam ediyor.

– Oradaki ağaçlar şu anda kesiliyor ve bir şey yapamıyoruz. Edirne Valiliği’nden buna dur denmesini bekliyoruz. Neye dayanarak halen çalışmaları devam ettiriyorlar bilmiyoruz. Yapabileceğimiz daha ne var bilemiyoruz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/edirnede-danistay-da-koyluleri-hakli-buldu/feed/ 0
Siyasi parti genel başkanları, İsrail kararını değerlendirdi https://www.foxhaber.com.tr/siyasi-parti-genel-baskanlari-israil-kararini-degerlendirdi/ https://www.foxhaber.com.tr/siyasi-parti-genel-baskanlari-israil-kararini-degerlendirdi/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:36:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2674 Siyasi parti liderlerinden peş peşe İsrail kararıyla ilgili açıklamalar geldi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yaklaşık 4 aydır süregelen “Netanyahu terörüne” ilişkin nihayet bir adımın atıldığını belirtti.

21’inci yüzyılın dünyasında kadın, çocuk, yaşlı fark etmeksizin Filistin’de yaşanan zulüm ve katıksız barbarlığın artık daha fazla cezasız kalmayacağını ifade eden Akşener, şunları kaydetti:

* Adaletin olmadığı bir yerde insan hakkından da barıştan da huzurdan da söz edilemez. Bugün Güney Afrika’nın göstermiş olduğu bir cesaretin sonuçlarını yaşıyoruz. Umarım ki bu cesaret kürsülerden bağırmak dışında hiçbir adım atamayanlara büyük bir ders olur. Sözde insan hakları savunucusu ve demokrasi neferi olan ülkelere de unutulmaz bir örnek olur.

* Uluslararası Adalet Divanı’ndan çıkan ihtiyati tedbir kararının, bir an önce 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ne uygun olarak sonuçlanmasını diliyorum. Ancak şunu unutmayın ki katil Netanyahu için tedbir yetmez. Bir an önce somut bir adım atılmalıdır. O kirli elini Filistin’den çekmesi de yetmez. Soykırım suçlusu olarak tüm dünyadan izole edilmelidir.

TEMEL KARAMOLLAOĞLU

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’nda alınan ara kararla birlikte hukuki olarak “soykırım suçu”yla karşı karşıya kaldığını belirten Karamollaoğlu, “Böyle bir kararı önemsiyor ve soykırımın durdurulması adına yapılacak yargılamanın tarihi bir öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Şimdi yapılması gereken, başta İslam ülkeleri olmak üzere tüm devletlerin bu kararı bir yaptırım gücüne dönüştürmek ve siyonizmi yargılamak için mücadele etmektir. Bu vesileyle Güney Afrika Cumhuriyeti’ne teşekkür ediyorum, sözde demokratik ve gelişmiş ülkelere rağmen ortaya koyduğu bu duruşundan dolayı tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.

MUSTAFA DESTİCİ

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, mahkemenin koşulsuz ve acil ateşkes yönünde bir karar alamadığını, buna rağmen kararı önemli bir adım olarak gördüğünü kaydetti.

İsrail’in Filistin ve Gazze’de yaptığı soykırımın bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini belirten Destici, “Siyonist İsrail devleti ve bu soykırımda dahli olan, başta katil Netanyahu olmak üzere tüm yöneticileri, katlettikleri çoğu çocuk ve kadın binlerce masum sivilin ve uyguladıkları soykırımın hesabını yargı önünde vermelidir. Türkiye, Müslüman Türk milleti, masumların ve kardeşlerinin yanındadır. İnsani yardımlar ve diplomatik destekle birlikte, hukuk mücadelelerinde de Filistinli kardeşlerimizin yanlarında olmaya devam etmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

AHMET DAVUTOĞLU

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise sosyal medya hesabından, “Gazze’de bir soykırım gerçekleştiren İsrail devletini sanık sandalyesine oturtan Güney Afrika’ya teşekkür eder, her şartta Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha vurgularım.” paylaşımını yaptı.

ALİ BABACAN

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Uluslararası Adalet Divanı’nın ara kararıyla İsrail artık bir ‘soykırım şüphelisi’ haline geldi. Mandela’nın mirasını yaşatan Güney Afrikalı hukukçuları tebrik ederim.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/siyasi-parti-genel-baskanlari-israil-kararini-degerlendirdi/feed/ 0
Avukatlardan ‘Can Atalay’ açıklaması https://www.foxhaber.com.tr/avukatlardan-can-atalay-aciklamasi/ https://www.foxhaber.com.tr/avukatlardan-can-atalay-aciklamasi/#respond Tue, 09 Jan 2024 21:12:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2080 İstanbul Barosu ve 12 il barosuna bağlı bazı avukatlar, Hatay Milletvekili Can Atalay’ın Anayasa Mahkemesi ‘nin (AYM) hak ihlali kararının ardından tahliye edilmemesine ilişkin Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde toplanarak basın açıklaması yaptı. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Avukat Erinç Sağka da açıklamaya katıldı. Açıklamayı İstanbul Barosu Başkanı Filiz Saraç yaptı.

Açıklamanın ardından adliyeye giren bir avukat, çantasını X-ray cihazından geçirmediği gerekçesiyle güvenlik görevlileri tarafından uyarıldı. Avukatlar çantayı gösterdiklerini söyleyerek çantanın cihazdan geçirilmesine karşı çıktı. Bunun üzerine avukatlar ve güvenlik görevlileri arasında kısa süreli arbede yaşandı.

“ANAYASA’DA YER ALAN ‘HUKUK DEVLETİ’ İLKESİ HEPİMİZİN GÜVENCESİDİR”

Filiz Saraç, şöyle konuştu:

-Anayasa Mahkemesi’nin Baromuz üyesi Av. Can Atalay’ın başvurusu üzerine vermiş olduğu ikinci ihlal kararına rağmen, Yargıtay 3. Ceza Dairesi de ikinci kez 3 Ocak 2024 tarihinde, “Anayasa Mahkemesi’nin anılan kararlarına ‘uyulmasına yer olmadığına’ şeklinde hukuk sistemimizde yeri olmayan bir karara daha imza atmıştır. Bu karar, kişi hak ve hürriyetlerine telafisi mümkün olmayacak zararlar verdiği gibi; yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı yoksa, Anayasa’nın da kanunların da demokrasinin de bir anlam ifade etmeyeceğini bir kez daha göstermiştir.

-Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmaması ile konu bireysel bir hak ihlali olmaktan çıkmış, bütün yurttaşlarımız açısından da ‘hukuk güvenliği’ sorununa dönüşmüştür.

-Anayasa’da yer alan ‘hukuk devleti’ ilkesi hepimizin güvencesidir. Avukatlar olarak şunu çok iyi biliyoruz ki bir ülkede “hukuk güvenliğiö ortadan kalktığında, yurttaşların tüm temel hakları tehlikededir.

-Dolayısıyla Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin bu kararı yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini hiçe sayan bir karardır. Yine biz avukatlar biliyoruz ki bir devlette öngörülebilir, belirli ve uygulanan kurallar yoksa orada gerçek anlamda avukatlık da yapılamayacaktır.

-Bu nedenle bu karar artık doğrudan tek tek tüm avukatları da yurttaşların savunma haklarını da hedef almaktadır” dedi.

“YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ BAŞKAN VE ÜYELERİ HAKKINDA YENİDEN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMUŞTUR”

Avukat Saraç,şöyle konuştu:

-Anayasa Mahkemesi’nin verilen ilk hak ihlali kararından sonra Yargıtay 3. Ceza Dairesi başkan ve üyeleri hakkında 3593 meslektaşımızın da imzası eklenerek İstanbul Barosu olarak Yargıtay Birinci Başkanlık Kuruluna suç duyurusunda bulunulmuştu. İkinci hak ihlali kararından sonra Yargıtay 3. Ceza Dairesi başkan ve üyeleri hakkında yeniden suç duyurusunda da bulunulmuştur.

-Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararında Pakistan Anayasa Mahkemesinin kararlarından bahsetmiştir. Yargıtay’ın herhangi bir dairesinin gerekçe yazmakta bu kadar zorlandığı başka bir dosya olmadığı kanaatindeyiz. Ancak bizler yine Yargıtay’ın kendi cümleleri ile Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının niteliğini ve hukuk güvenliğini anlatalım.

-Yargıtay Ceza Genel Kurulu 28.04.2015 tarihli kararında; bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararların yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağını açık bir biçimde dile getirmiştir. Yine Yargıtay 3. Ceza Dairesi verdiği 04.04.2023 tarihli kararında ve benzer pek çok kararında “Anayasa Mahkemesinin Daireyi de bağlayan kararları doğrultusunda” ifadesiyle Anayasa Mahkemesi kararlarının bütün yargı organları gibi Yargıtay dairelerini de bağlayacağını açıkça belirtmiştir.

-Toplumlarda hukuksuzlukları yapanlar kadar hukuksuzluklara alışmış kişiler de başka insan hakları ihlallerine ortam oluştururlar.

-Yaptığımız suç duyuruları, basın açıklamaları, eylemler hukuksuzluğa alışmayacağımızın ve hukuk devletine sonuna kadar sahip çıkacağımızın ilanıdır” ifadeleri kullandı.

AVUKATLARLA GÜVENLİK GÖREVLİLERİ ARASINDA ARBEDE

Açıklamanın ardından adliyeye giren avukatlarla güvenlik görevlileri arasında kısa süreli arbede yaşandı. Adliyeye giren bir avukat, çantasını X-ray cihazından geçirmediği gerekçesiyle güvenlik görevlileri tarafından uyarıldı.

Avukatlar çantayı gösterdiklerini söyleyerek çantanın cihazdan geçirilmesine karşı çıktı. Avukatın bu şekilde adliyeye girmesine izin verilmemesi üzerine tartışma büyüdü. Avukatlar ve güvenlik görevlileri arasında arbede yaşandı.

Arbede, avukat Ali Rıza Dizdar’ın tartışmaya neden olan avukatla konuşmasının ardından sona erdi. Çanta X-ray cihazından geçirildikten sonra avukata verildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/avukatlardan-can-atalay-aciklamasi/feed/ 0
Eşini bıçakladı, ‘sadakat’ indirimiyle tahliye oldu https://www.foxhaber.com.tr/esini-bicakladi-sadakat-indirimiyle-tahliye-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/esini-bicakladi-sadakat-indirimiyle-tahliye-oldu/#respond Mon, 08 Jan 2024 21:06:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2038 Kayseri’de boşanma aşamasındaki eşi Sinem Karadeniz’i (26) 10 yerinden bıçaklayıp, ağır yaraladığı gerekçesiyle 15 yıl hapse çarptırılan, Yargıtay’ın bozma kararı sonrası yeniden yargılanan ve cezası 7,5 yıla düşürülen Ali Karadeniz’e (30) verilen hükmün gerekçesi açıklandı.

Kararda, sanık ile kadının olay tarihi itibarıyla resmi nikahlı olarak evli oldukları ve birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğünün devam ettiği belirtilerek, haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı vurgulandı.

SOKAK ORTASINDA BIÇAKLADI

Otomobil aksesuarları satılan iş yeri bulunan Ali Karadeniz, 30 Eylül 2019’da Kocasinan ilçesi Cengiz Topel Mahallesi’nde boşanma aşamasındaki eşi Sinem Karadeniz’i, başka biriyle yazıştığı ve bu kişiyle yan yana gördüğü iddiasıyla sokak ortasında bıçakladı. Sinem Karadeniz, çağırılan ambulansla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırıldı. Olayın ardından kaçan Ali Karadeniz, polis ekiplerince tutuklandı.

10 BIÇAK DARBESİ ADLİ TIP RAPORUNDA

Adli Tıp Kurumu raporunda Sinem Karadeniz’in vücudunda 10 adet kesici delici alet yarası olduğu belirlendi. Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘eşi kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Ali Karadeniz, 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Sanık avukatının, cezanın yüksek olduğunu gerekçe göstererek yaptığı itirazla dosya, istinafa taşındı. Dosyanın geldiği Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, kararı esastan bozarak, yeniden yerel mahkemeye gönderdi. Ceza Dairesi’nin bozma gerekçesinde, sanık hakkında ‘haksız tahrik’ indirimi yapılmadığı, cezanın fazla olduğu belirtilerek, dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi.

İSTİNAF KARARI BOZDU CEZA 11 YILA DÜŞTÜ

İstinafın bozma kararının ardından 9 Ekim 2021’de, Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülen davanın duruşmasında mahkeme heyeti, sanık Ali Karadeniz’i, 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. ‘Haksız tahrik’ indirimi de uygulayan mahkeme heyeti, cezanın 11 yıl 3 aya düşürülmesine hükmedip, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

YARGITAY 11 YILI YÜKSEK BULDU

İtiraz üzerine dosya bu kez Yargıtay’a taşındı. Dosyanın geldiği 1’inci Ceza Dairesi, yaptığı incelemede bozma kararı verdi. Yargıtay, mağdur kadının, eşiyle evlilik birliği devam ederken başka birisi ile ilişkisi olduğu bu yüzden de sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle sanık Ali Karadeniz’e fazla ceza verildiğini belirtti.

Yargıtay bozma ilamında, sanığa yönelen ve ‘haksız tahrik’ teşkil eden olayların ulaştığı boyut dikkate alındığında, yerel mahkeme tarafından makul oranda ‘haksız tahrik’ indirimi uygulanarak, yeniden hüküm kurulması gerektiği görüşünde bulunuldu. Yargıtay, sanık Karadeniz’e fazla ceza verildiği gerekçesiyle, kararı hukuka aykırı bularak dosyayı yerel mahkemeye gönderdi.

CEZASI İKİNCİ KEZ İNDİRİLDİ, TAHLİYE OLDU

Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde bozma kararının ardından geçen yıl 29 Kasım’da sanık Ali Karadeniz, yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmaya mağdur Sinem Karadeniz katılmadı. Yargıtay bozma ilamına karşı sözleri sorulan sanık Karadeniz, “Diyeceğim bir şey yok. Tahliyemi istiyorum” dedi.

Mahkeme heyeti, sanık Karadeniz’i, ‘eşi kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ardından eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle önce 18 yıla, ‘haksız tahrik’ ile 9 yıla, ‘iyi hal’ indirimi ile de 7 yıl 6 aya indirilmesine karar verdi. Heyet, sanığın cezaevinde kaldığı süre dikkate alınarak, yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine hükmetti.

GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI

Mahkeme heyeti, sanık Karadeniz’e verilen 7 yıl 6 ay hapis kararının gerekçesini de açıkladı. Gerekçede sanık ile katılanın, olay tarihi itibarıyla resmi nikahlı olarak evli oldukları ve birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğünün devam ettiğine vurgu yapılarak, “Tanık O.E.’nin soruşturma aşamasındaki beyanlarında da anlaşılacağı üzere katılanın, sanık ile evli olduğu dönemde başka bir kişi ile aynı evde yaşadığının sabit olması karşısında, bu hususun sanık lehine haksız tahrik nedeni oluşturacağı ve tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmış, sanığa yönelen haksız tahrikin ulaştığı boyut nazara alınarak, sanık lehine makul oranda haksız tahrik indirimi tatbik edilmiştir” görüşünde bulunuldu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/esini-bicakladi-sadakat-indirimiyle-tahliye-oldu/feed/ 0
Yargıtay’ın Can Atalay kararına siyasilerden sert tepki https://www.foxhaber.com.tr/yargitayin-can-atalay-kararina-siyasilerden-sert-tepki/ https://www.foxhaber.com.tr/yargitayin-can-atalay-kararina-siyasilerden-sert-tepki/#respond Wed, 03 Jan 2024 21:42:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1864 Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin tutuklu TİP milletvekili Can Atalay hakkında verdiği ikinci ihlal kararının hukuki değeri olmadığını belirterek, karara uymadı. Bu karara siyasilerden art arda tepkiler geldi.

ART ARDA AÇIKLAMALAR

CHP lideri Özgür Özel: Bu işbilmez hükümet, ülkemizi hukukun işlemediği, anayasanın tanınmadığı bir muz cumhuriyetine çevirdi. Yargıtay’ın kararına karşı anayasayı savunmayı ısrarla sürdüreceğiz. Yarın toplanacak Parti Meclisimizde konuyu özel gündem olarak ele alacak ve bundan sonraki mücadele hattımızı belirleyeceğiz.

Türkiye İşçi Partisi:Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Hatay Mv. Can Atalay hakkındaki kararı, Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğu sandıkla sağlayamayan Saray Rejimi’nin Anayasa’yı fiilen ortadan kaldırdığının ilanıdır. Bu bir yargı kararı değildir. Darbedir! Darbeye ve darbecilere geçit vermeyeceğiz!”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu: Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, AYM’nin Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında verdiği kararı yok sayması, ülkemizin temel direği olan anayasal düzeni ilga etmeye yönelik bir darbedir. Bizler, “Her koşulda ve herkes için adalet.” diyoruz. Siyasi olarak düşüncelerimiz farklı olsa da, Yargıtay’ın Can Atalay’a karşı kararını tasvip etmiyoruz. Yasalar, kişilere göre şekillenemezler ve herkese karşı eşit olmak zorundadırlar. Hukuku siyasete alet eden siyasiler ve onların kullanışlı aparatı haline gelen hukuk insanları; toplumların ve devletlerin temeli olan adaleti kökünden sarsmakla ülkemizin bekasını tehlikeye atmaktadır. Ölçü, birilerinin keyfi tutumları değil; adaletin kendisidir. Bugün kendilerini ölçü olarak görenler, er veya geç bozdukları kantarla tartılacaklardır.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: Türkiye’nin ​hukuk devleti olma vasfını ​yitirmesi, Yargıtay üyelerinin eliyle gerçekleşmektedir. İktidarı bu skandala karşı çıkmaya, sorumluluk almaya davet ediyorum.

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu: Bir yüksek mahkemenin diğer yüksek mahkemeyi mahkemeye vermesi hukuk tarihine geçecek trajikomik bir nitelik taşımaktadır. AYM ile Yargıtay 3.Ceza Mahkemesi arasındaki kriz hangi açıdan bakılırsa bakılsın herhangi bir hukuk yorum farklılığının çok ötesinde boyutlar taşımakta ve yaşanan devlet krizini derinleştirmektedir. Önce hukuksuzlaşma sonra da anayasasızlaşma sürçeleri ile otoriterleşme tahkim edilmek istenmektedir. Başta yargı mensupları ve siyaset kurumu olmak üzere herkesi şu gerçek konusunda uyarıyorum: Hukuk kaosu toplumsal kaosu tetikler. Toplumu daha fazla germeyin.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır: Yargıtay’ın gerekçeli kararı akıl ve izandan yoksundur! 16’ncı sayfada skandal ifadeler yer alıyor! Maalesef bu kararda, Anayasa Mahkemesi’nin söylemleriyle terör örgütlerinin söylemlerini eşdeğer tutan kirli bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bu kararı veren Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi’ni terör örgütüyle eş tutarak nereye varmak istemektedir?

TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca: Bu ülkede adalet ‘yok’ değil, artık ‘hiç’ hükmünde! Yargıtay’ın Can Atalay kararı antidemokratik ligde Türkiye’yi zirveye taşıyor. Üstelik yine kritik bir kararı, ‘yan’daş gazetelerden öğreniyoruz. İktidar blokuyla bütünleşen yargının siyasal ajitasyon içeren kararı, kriz anında bir kez daha ‘son çare’ olarak yine özgürlüğü, siyasal temsili kısıtlamaya giden yola tevessül ederek hukukun bütünlüklü çöküşünün önünü açıyor. Bir kez daha söylüyoruz. Can’ın yeri bizim yanımız.

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu: Bir insanı silah zoruyla zorla özgürlüğünden mahrum etmekle Anayasa Mahkemesi kararına rağmen tahliye etmeyerek özgürlüğünden mahrum bırakmak arasında büyük fark var. Birincisi ‘hürriyeti tahdit’ suçu, ikincisi ‘anayasal düzene karşı’ suçtur. Gelinen durum; yargı erkleri arasında görüş ayrılığı değil, Anayasa’yı korumak ve uygulamak zorunda olan yargı kurumunun Anayasa’yı açıkça, bilerek, isteyerek ihlal etmesi ve bunda ısrar etmesidir. Yapılacak tek iş TBMM’nin olağanüstü toplanması ve Anayasa’yı koruyacak bir düzenleme yapmasıdır.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer: Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay kararının uygulanmaması yargıya yapılan çok açık bir darbedir. Anayasamız, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelidir. Devletimizin temellerini korumak ve halkımızın iradesine sahip çıkmak için Can Atalay’ın yanındayız.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yargitayin-can-atalay-kararina-siyasilerden-sert-tepki/feed/ 0
Erkan Baş: Can bugün yemin edemesin diye tahliye edilecek https://www.foxhaber.com.tr/erkan-bas-can-bugun-yemin-edemesin-diye-tahliye-edilecek/ https://www.foxhaber.com.tr/erkan-bas-can-bugun-yemin-edemesin-diye-tahliye-edilecek/#respond Wed, 27 Dec 2023 21:30:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1607 AYM’nin TİP Milletvekili Can Atalay hakkında ikinci kez ‘hak ihlali’ kararı vermesinin ardından, gerekçeli kararı İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaştı. Mahkemenin AYM kararına ilişkin değerlendirme ve müzakeresi sürüyor.

“TAHLİYE BEKLİYORUZ”

Konuyla ilgili Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde SÖZCÜ TV’ye açıklamada bulunan TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Can Atalay için tahliye beklediklerini belirterek şöyle konuştu:

-Gezi davası diye adlandırılan dava bir bütün olarak siyasi bir dava. O dava kapsamında tutuklu bulunan arkadaşlarımızın tümünün haksız ve hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulduğunu düşünüyoruz.

-14 Mayıs günü itibariyle Can Atalay için bu katmerlenmiş durumda. 14 Mayıs’ta milletvekili seçildiği anda tahliye edilmesi gerekiyordu.

-Türkiye’deki anayasaya, siyasi partiler kanununa, seçim yasasına, milletvekillerine dair açıklamalara baktığımızda burada bir tartışma zaten yoktu.

-Ama bugüne kadar sürekli olarak işi uzatma, sürüncemede bırakma, toplumu alıştırma…

-TİP açısından buradaki temel mesele milletvekilimizin tutukluluğunu tartışmıyoruz sadece ya da Can, kendi tutukluluğunu tartışmıyor. Bizim için fark etmez. İçeride, dışarıda mücadele her yerde aynı kararlılıkla, azimle devam edecek. Bunu biz de biliyoruz muhataplarımız da biliyor.

-Fakat toplumu bir hukuksuzluğa alıştırma çabası var. İnsanlara, ‘biz iktidarız, iktidarın elinde yargı bir sopaya dönüşmüş durumda ve bunu istediğimiz gibi kullanabiliriz’ mesajı veriliyor bu dava üzerinden”

“GEREKÇELİ KARARI MESELEYİ UZATMAYA DÖNÜK BİR HAMLEYDİ”

Gerekçeli kararı beklemenin meseleyi uzatmaya dönük bir hamle olduğunu belirten Baş, şöyle konuştu:

-Gerekçeli kararın beklenmesine de gerek yoktu. Kısa karar ortaya çıktığı andan itibaren bu gerekçeli olarak tabii ki yazılacak ve yayınlanacaktı.

-Dün gece itibariyle resmi gazetede de yayınlandı. Bu sabah mahkemenin yapması gereken şey, toplanmak ve Anayasa Mahkemesi’nin kendisine ne yapması gerektiğini zaten söylediği kararın gereğini yerine getirmekten ibaret. Ama şimdi saatlerdir sürüyor.

“CAN BUGÜN YEMİN ETMESİN DİYE TAHLİYE EDİLECEK”

-Tahmin ediyorum, bugün TBMM kapanacak ve 16 Ocak’a kadar çalışmayacak. Benim anladığım kadarıyla Can bugün yemin etmesin diye tahliye edilecek.

-Çünkü başka çareleri yok. Ama yemine katılamasın 16 Ocak’a kadar beklesin diye bir eğilimle herhalde hareket ediyorlar. Ama bizim için fark etmez.

-İçeride ve dışarıda mücadele nasıl devam ediyorsa Can yeminini daha sonra yapar, yurttaşların bizden beklediği görevi ve sorumluluğu yerine getirmek üzere en kısa sürede çalışmalarına başlayacak artık diye umuyoruz.

“AKSİ BİR DURUM OLMAMASI GEREKİR”

Erkan Baş aksi durum beklemediklerinin altını çizerek, “Aksi bir durum olmaması gerekir çünkü daha önce alınan kararın aslında suç teşkil ettiği, mahkemenin böyle bir karar almaya hakkı olmadığı Anayasa Mahkemesi tarafından bir kez daha tescil edildi. Artık Meseleyi bir inatlaşmaya götürmenin ötesinde suç işlemede ısrar etmek anlamına gelir bu mahkeme açısından. Ben geldiğimiz noktada böyle bir eylem içerisine girilmesini beklemiyorum.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erkan-bas-can-bugun-yemin-edemesin-diye-tahliye-edilecek/feed/ 0
Avrupa Süper Ligi projesi hayal mi? Avrupa Adalet Divanı’nın kararı neyi değiştirebilir? https://www.foxhaber.com.tr/avrupa-super-ligi-projesi-hayal-mi-avrupa-adalet-divaninin-karari-neyi-degistirebilir/ https://www.foxhaber.com.tr/avrupa-super-ligi-projesi-hayal-mi-avrupa-adalet-divaninin-karari-neyi-degistirebilir/#respond Sat, 23 Dec 2023 21:03:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1400 Avrupa Adalet Divanı’nın, Avrupa Süper Ligi projesine yönelik verdiği kararın, dünya sporunda yeni turnuvalara kapı açması bekleniyor. Avukatlar ve yöneticiler, ayrılıkçı bir girişim olan Avrupa Süper Ligi de dahil olmak üzere, hukuki emsallerin, diğer spor branşlarında yankı yaratabileceğini söyledi.

Avrupa Adalet Divanı’nın aldığı karar, futbolun yönetim organları UEFA ve FIFA’nın Avrupa Süper Ligi’ne karşı kullandığı yetkilerin hukuka aykırı olduğunu ilan ederek dünya futbolunu şaşkına çevirdi.

Real Madrid’in başkanı ve Avrupa Süper Ligi projesinin baş mimarı Florentino Perez, Avrupa Adalet Divanı’nın aldığı kararı “Bu gün bir öncesi ve sonrasına işaret edecek. Futbol tarihi ve spor tarihi için büyük bir gün.” sözleriyle değerlendirdi.

Öte yandan, buz pateni ile ilgili bir davada verilen bir diğer karar, yönetim organının Dubai’de onaylanmamış bir yarışmada yarışmak isteyen sporcuları uygunsuz şekilde cezalandırmakla tehdit ettiğini doğruladı.

Birlikte ele alındığında, bu iki karar spor kuruluşlarını sıkı bir şekilde rekabet hukuku kapsamına sokarak, uluslararası federasyonların turnuvalarını rakiplerine karşı savunmak için sahip oldukları yetkilerin altını oymakta.

“YENİ ORGANİZASYONLAR DOĞABİLİR”

Financial Times’a konuşan spor avukatı Simon Leaf, “Bu kararlar spor dünyasında şok etkisi yaratacak” dedi ve kararların sektördeki rakip gruplar için sevindirici bir haber olduğunu ve yakın gelecekte yeni organizasyonların ortaya çıkmasına yol açabileceğini sözlerine ekledi.

RİYAD’IN HAKİMİYET ÇABASI

Spor federasyonları, Suudi Arabistan’ın varlık fonu tarafından desteklenen ve ABD merkezli PGA Tour’un üstünlüğünü tehdit eden bir golf turu olan LIV gibi ayrılıkçı turnuvaların ortaya çıkışıyla nasıl başa çıkacakları konusunda boğuşuyor. Golf dışında Riyad, futbol ve motor sporlarından boks ve karma dövüş sanatlarına kadar küresel spora milyarlarca dolar akıttı.

YENİ ARAYIŞLAR İLK DEĞİL

Ayrılıkçı ligler yeni bir fenomen değil. Formula 1, 2009’da takımların kendi rekabetlerini oluşturma çabalarını savuştururken, futbol geçmişi 100 yıldan eski olan İngiltere, futbolu Premier Lig adıyla 1992’de yeniden şekillendirmişti. Tenis gibi sporlar, oyuncuların kulüplerle sözleşmesi olmadığı için bölünmeye açık olarak görülmüştü. Bazı bisiklet takımları da yeni bir format arayışına girmişti.

STATÜKO İÇİN TEHDİT YOLU

Yönetim organları ve yarışma organizatörleri statükoyu korumak için sık sık kural kitaplarına başvurarak sadakatsizliği cezalandırmakla tehdit etti.

Yenilik arayanlar ise, buna mahkemeler aracılığıyla karşılık verdi ve yerleşik güçleri Avrupa ve ABD’deki rekabet yasalarını ihlal etmekle suçladı. Hukuk uzmanları, Avrupa’daki iki kararın, spor federasyonlarının faaliyet gösterme biçimlerini değiştireceğini söylüyor.

Spor hukuku alanında uzmanlaşmış bir İngiliz avukat olan Nick De Marco, birçoğu yayın anlaşmalarından milyarlarca dolar gelir elde eden spor kuruluşlarına hukuk sisteminin bakış açısında bir “rüzgar değişimi” olduğuna dair kanıtlar bulunduğunu söyledi:

Mahkemeler sporun büyük bir finans işi olduğu ve rekabet hukukuna uyması gerektiği gerçeğine uyandı. ‘Bir kartel olarak faaliyet gösteremez’ dedi. UEFA ve FIFA gibi kuruluşlar büyük nüfuza sahip devasa ticari operasyonlardır. ‘Biz spor kurumuyuz ve istediğimizi yaparız’ yaklaşımının arkasına saklanamazlar.

HIZLI BİR DEĞİŞİM BEKLENMİYOR

AB mahkemesinin futbolla ilgili kararının Avrupa futbolunda hızlı bir yeniden şekillenmeye yol açması beklenmiyor.

UEFA, kararın geriye dönük olduğunda ısrar etti ve Avrupa Adalet Divanı tarafından ele alınan konularda yenilikler yapılması için harekete geçildiğine dikkat çekti.

Kararın ardından bir basın toplantısı düzenleyen UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, kararı Avrupa Süper Ligi yanlılarına verilen ama içinde hiçbir şey olmayan özenle paketlenmiş bir Noel hediyesine benzetti. FIFA’daki mevkidaşı Gianni Infantino ise kararın “hiçbir şeyi değiştirmediğini” söyledi.

AVRUPA SÜPER LİGİ KARŞITLARI GÜÇLÜ

Futbolda yeni oluşuma karşı olan muhalefet hala güçlü. Taraftar grupları, ulusal ligler ve Avrupa hükümetleri, Süper Lig projesine karşı olduklarını dile getirmekte hızlı davrandı. Türkiye ve Avrupa’daki birçok kulüp, UEFA turnuvalarına olan bağlılıklarını dile getiren açıklamalar yaptı.

Ancak Avrupa Süper Ligi’nin arkasındakiler, kararın kendilerine değişim için bir yol açtığına inanıyor ve hemen UEFA’nın Şampiyonlar Ligi’nin yerini almak üzere tasarlanmış yeni bir üç ligli format önerdiler.

Yeni yarışma için bastıran spor pazarlama ajansı A22’nin kurucu ortağı John Hahn, “Bence insanların bugünkü tutumları değişecek. Unutmayın, bu 70 yıllık bir tekel. Bu tür şeyler bir gecede ortadan kalkmaz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/avrupa-super-ligi-projesi-hayal-mi-avrupa-adalet-divaninin-karari-neyi-degistirebilir/feed/ 0
Can Atalay için adliye önünde basın açıklaması https://www.foxhaber.com.tr/can-atalay-icin-adliye-onunde-basin-aciklamasi/ https://www.foxhaber.com.tr/can-atalay-icin-adliye-onunde-basin-aciklamasi/#respond Fri, 22 Dec 2023 21:06:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1327 Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında “seçilme hakkı” ve “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı” yönlerinden verilen hak ihlali kararına uyulmaması nedeniyle ikinci ihlal başvurusu dün görüşülmüş ve AYM Genel Kurulu tarafından oy çokluğu ile ikinci kez ‘hak ihlali’ kararı verilmişti.

AYM’nin Atalay hakkında ‘hak ihlali’ olduğuna yönelik kısa karar dün İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaştı.

Mahkemenin dosyaya ilişkin bir karar vermesi beklenirken mahkeme heyetinin adliyede olduğu öğrenildi.

Heyetin dosyaya ilişkin bir karar vermesi beklenirken Can Atalay’ın arkadaşları ve meslektaşları tarafından Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.

“CAN ATALAY’IN TAHLİYE EDİLMESİ ANAYASAL ZORUNLULUK”

Can Atalay’ın tahliye edilmesinin anayasal bir zorunluluk olduğunu ifade eden Avukat Deniz Özen, “Aleyhte oy kullanan, muhalefet şerhi yazan AYM üyeleri bile aslında demiş oldular ki, ‘Bizce burada bir ihlal yok’. AYM’nin kararları kesin, bağlayıcıdır ve uygulanmalıdır. Zaten bir şüphe yoktu, birkez daha tescillenmiş oldu. Anayasa hala yürürlükteyse, eğer bu ülkede yurttaşların hukuk güvencesi hala varsa, Can Atalay’ın bir dakika vakit kaybedilmeden bugün tahliye edilmesi bir anayasal zorunluluk. Buna engel olan her kamu görevlisi suç işlemektedir” dedi.

“UYMADIĞINIZ HUKUK GÜN GELİR SİZE DE LAZIM OLUR”

Can Atalay’ın bir dakikadan fazla cezaevinde tutulmaması gerektiğini vurgulayan Avukat Özgür Urfa, “Son süreçte yaşadığımız ilk ihlal kararından sonra tahliye edilmemesinin adı yargı darbesidir. AYM kararını yerine getirmek zorundalar, bu kararı beğenmiyor olabilirler, elleri bu karara imza atmaya gitmiyor olabilir ama uymak zorundalar aksi suçtur. Bugün bu kararı uygulamayanlar yarın, ‘Üzerimizde baskı vardı’ diyerek kurtulamazlar. Hiçbir kuvvet bu ülkede anayasanın üstünde değildir. Her fırsatta ‘Millet iradesi’ diye 20 yıldır bağıranlar bugün Hatay halkının iradesini tanımamayı propaganda ediyorlar. O uymadığınız hukuk gün gelir size de lazım olur işte o gün ses etmeye hakkınız olmaz” açıklamasını yaptı.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Anayasa Mahkemesi (AYM), 25 Ekim’de Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay milletvekili seçilen Can Atalay’ın “seçilme hakkı” ve “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı” yönlerinden hak ihlali olduğuna hükmetmişti.

AYM’nin 9 üyesinin ‘hak ihlali’ yönünde oy kullandığı, 5 üyenin ise ret oyu kullandığı kararının ardından, karar İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaşmıştı.

Mahkeme heyeti, tahliye kararı vermeden dosyayı 30 Ekim’de Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne göndermişti.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ceza Dairesi’ne sunulan mütalaada, soruşturma ve kovuşturmaya Atalay’ın milletvekili seçilmesinden çok önce başlandığı belirtilerek, “Mahkumiyetine esas sevk ve uygulama maddelerinin TCK’nın 312. Maddesi kapsamında kalan suça ilişkin olduğu anlaşıldığından, seçimden önce bu madde kapsamında suç işleyen milletvekili, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83/2 maddesinde öngörülen yasama dokunulmazlığından yararlanamayacaktır” ifadeleri kullanılmıştı.

Öte yandan Can Atalay’ın avukatlarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı infazın durdurulması talebi reddedilmişti.

Avukatlar, karara itiraz etmek üzere İstanbul 3. İnfaz Hakimliğine başvuruda bulunmuştu. İtirazı değerlendiren hakimlik de infazın durdurulması talebini reddetmişti.

Atalay’ın avukatlarının infaz kararının durdurulmasına ilişkin itirazını değerlendiren İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, dava dosyasının esas mahkemesine gönderilmesine karar vermişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/can-atalay-icin-adliye-onunde-basin-aciklamasi/feed/ 0