Kardeş – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Mon, 19 Feb 2024 09:00:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Erdoğan: Dış politikada amacımız dostlarımızın sayısını çoğaltmaktır https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-dis-politikada-amacimiz-dostlarimizin-sayisini-cogaltmaktir/ https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-dis-politikada-amacimiz-dostlarimizin-sayisini-cogaltmaktir/#respond Mon, 19 Feb 2024 09:00:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3611 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçim öncesi Giresun’da düzenlenen mitinge katıldı, partisinin belediye başkan adaylarını tanıttı.

Valilik yanındaki alanda düzenlenen mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

* “Giresun’a olan şükran borcumuzu ödemek istiyorum. Giresun, şimdiye kadar girdiğimiz seçimlerde hamdolsun bizi hiç yalnız bırakmadı. Her zaman Türkiye ortalamasının çok üzerinde oy oranlarıyla Giresunlu kardeşlerimiz bize sahip çıktı. Giresun yine kendisine yakışanı yaptı. ilk turda yüzde 61 oy oranıyla ikinci turda yüzde 65’e yaklaşan bir oranla bize destek veren Giresun’a şükranlarımı sunuyorum. Allah hepinizden razı olsun. Bu davaya bu kardeşinize, Cumhur İttifakı’na sahip çıktığınız için Mevla sizlerden razı olsun.

* Siz bizimle yol yürüdüğünüz müddetçe Allah’ın izniyle biz de Giresun’a aşkla hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Biliyorsunuz önümüzde çok kritik bir seçim daha var. Bundan 45 gün sonra hep birlikte tekrar sandıklara gideceğiz, bu sefer ilçe ve beldelerimizi yönetecek kadroları belirleyeceğiz. Giresun’dan yine rekor bir oy alacağımızdan şüphe duymuyorum. Giresun’un 31 Mart’ta da sandıkları patlatacağına yürekten inanıyorum. Elbette bunun için her zamankinden daha çok çalışacağız, daha fazla ter dökeceğiz.”

“BÖLGE GERÇEKTEN SANCILI GÜNLERDEN GEÇİYOR”

Rusya-Ukrayna savaşına değinen Erdoğan, şunları belirtti:

* “Çok değerli kardeşlerim, ülkemizin içinde yer aldığı coğrafya, bölge gerçekten sancılı günlerden geçiyor. Karadeniz’in hemen öte yakasında 2 komşumuz arasındaki savaş 2’nci yılını doldurmak üzere Rusya Ukrayna Savaşı’nda şimdiye kadar 10 binlerce insan öldü, 10 binlercesi yaralandı. Yüz binlerce insan, göç etmek zorunda kaldı. Küresel ekonomi enerji ve gıda fiyatlarındaki aşırı artış sebebiyle çok ciddi sıkıntılarla karşılaştı.

* Sizler de o günleri çok iyi hatırlıyorsunuz; doğalgaz fiyatlarının zirveye ulaştığı dönemlerde öyle günler gördük ki kimi Avrupa ülkelerinde lambalar söküldü, kombiler kapatıldı, devlet daireleri çalışanlarına battaniye dağıttı. Ama benim ülkemde doğalgaz evelallah aynı şekilde devam etti. Şu anda Karadeniz doğalgazı, devam ediyor mu? Hani olmayacaktı ama bak bizde oluyor. Petrol, Gabar’dan çıkıyor mu? Çıkıyor. Gıda krizinden dolayı dünyanın birçok ülkesinde ciddi sıkıntılar, açlıklar, yokluklar yaşandı, muhalefet tarafından sürekli bize örnek gösterilen ülkelerin esasında kağıttan birer kaplan olduğu böylece anlaşılmış oldu.”

“ATEŞE BENZİN DÖKMEK YERİNE YANGINI SÖNDÜRMEYE ÇALIŞTIK”

Türkiye’nin tüm zor süreçleri en başarılı yöneten ülkelerden biri olduğunu kaydeden Erdoğan şunları söyledi:

* “Türkiye tüm zor süreçleri en başarılı yöneten ülkelerden biri. Salgın döneminde üretimden istihdamdan taviz vermedik. Destek ve hibe programlarımızla toplumumuzun yanında yer aldık. Güçlü ve modern sağlık altyapımız sayesinde hiçbir vatandaşımızı çaresiz bırakmadık. Ukrayna-Rusya krizinde ise başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarımızla yangını söndürmeye çalıştık. Hatırlarsanız o dönem CHP ve ortakları bizi savaşa sürüklemek için çok uğraştı, çok çaba harcadı.

* ‘Eksen kayması’ diye bir şey uydurarak Türkiye’yi, birilerinin yanında savaşa dahil etmek için pek çok yol denediler. Savaş çığırtkanlığını en son 14-28 Mayıs seçimlerinde asılsız iddialarla Rusya’yı suçlamaya varacak kadar ileri taşıdılar. Ama biz bunlara kulak asmadık. Muhalefetin savaş tellallığına asla prim vermedik. CHP ve ortakları gibi meselelere batılıların gözünden değil, milletimizin zaviyesinden baktık. ‘Siz ne diyorsanız o’ dedik. Türkiye’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa, milletimiz için en iyisi, en doğrusu neyse, onu yapmanın gayretinde olduk.”

“YANGININ KIVILCIMI ÜLKEMİZE SIÇRAMADI”

Dış politikaya ilişkin konuşan Erdoğan şu mesajları verdi:

* “Kardeşlerim, zaman bizi haklı, muhalefeti de haksız çıkardı. Bugün elimizi vicdanımıza koyup, muhasebe yaptığımızda, ne kadar basiretli davrandığımızı çok daha iyi anlıyoruz. Tüm kışkırtmalara, tüm kirli senaryolara rağmen Karadeniz’in huzuru bozulmadı. Bölgemizdeki yangının kıvılcımı ülkemize sıçramadı. Giresun’la birlikte Karadeniz’deki tüm illerimizi tedirgin edecek, ekonomik ve güvenlik açısından zora sokacak hiçbir hadise yaşanmadı. Ne muhalefetin gazına geldik ne de batılı güçlerin tuzağına düştük. Usta bir satranç oyuncusu gibi yapacağımızı aynen yaptık. Çok iyi planladık ve kararlılıkla hayata geçirdik. Böylece Türkiye çok tehlikeli bir süreçten tek bir vatandaşımızın kılına dahi zarar gelmeden çıkarmayı başardık.

* Bugün de attığımız her adımı, Türkiye eksenli atıyor, milletimizin ve devletimizin menfaatlerini düşünüyoruz. Karadeniz’den Orta Doğu’ya bölgemiz bir yangın yerine dönmüşken, ‘yeni düşmanlıklar, yeni gerilimler olmasın’ diye çaba harcıyoruz. Çok açık ve net ifade etmek isterim; bizim dış politikada tek bir amacımız vardır, o da dostlarımızın sayısını mümkün olduğunca çoğaltmaktır. Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda barışın da yüzyılı olmasını istiyorsak, dost ve kardeş ülkelerle iş birliğimizi geliştirmekten başka yolumuz yok. Emperyalist güçlerin bölgemize yönelik oyunlarını bozmak istiyorsak, kardeş ülkelerle birbirimize kenetlenmek mecburiyetindeyiz. Görüş ayrılıklarına takılıp kalmak yerine iş birliği alanlarına odaklanmak zorundayız. Şu hakikatin hepimiz farkındayız; vahdet olmadan, rahmet olmaz.”

“MISIR ZİYARETİMİZ, ÇOK BAŞARILI GEÇTİ”

Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretlerinin çok başarılı geçtiğini aktaran Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

* “Gazze’de akan kanı durdurmak, İsrail’deki katliamların önüne geçmek istiyorsak, kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz, bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanları ile ticaret ve yatırımların yanı sıra Filistin meselesini de detaylıca görüştük. Her iki ülkeyle iş birliğimizi güçlendirmeye karar verdik. Biliyorsunuz 7 Ekim’den beri Gazze’deki kardeşlerimize insani yardım malzemesi gönderiyoruz. Gazze’ye yaptığımız yatırımların ulaştırılmasında Mısır makamlarıyla hep koordinasyon içinde hareket ettik.

* Mısır’ın desteğiyle 34 bin tondan fazla insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. Önümüz Ramazan. İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları giderek artıyor. Gazze halkının direniş ve mücadele azmini, bombalarla kıramayan İsrail, açlıkla Gazzelileri teslim olmaya zorluyor. Amacımız bir an önce ateşkesin sağlanması ve Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ve ihtiyaç miktarınca ulaştırılmasıdır. Ramazan’da Gazze’ye daha fazla el uzatmamız, daha fazla yardım etmemiz, bizim kardeşlik görevimizdir.”

“HASSASİYETLERİMİZİ CHP VE ŞÜREKASI ANLAMIYOR”

Muhalefete tepki gösteren Erdoğan, şunları söyledi:

* “Unutmayın kim sabrederse zafere o ulaşır. İnşallah bu yardımların sevkinde de Mısır’la iş birliği içinde olacağız. Ayrıca Gazze halkının kendi topraklarından sürgün edilmesine karşı da Mısır’la beraber hareket edeceğiz. Tabii bizim bu hassasiyetlerimizi CHP ve şürekası anlamıyor. Üzülerek söylemek isterim ki onların gündeminde ne Gazze’deki vahşet, ne de Filistin’deki işgal ve yıkım var. CHP yönetimi ne Balkanlar’da, ne Kafkasya’yla, ne Afrika’yla, ne de gönül coğrafyamızın diğer yerlerindeki krizlerin hiçbiriyle ilgilenmiyor. Bunların nelerle meşgul olduklarını sizler de görüyorsunuz.

* CHP’nin acemi genel başkanı, sabık genel başkanı ve sütre gerisinden bu partiyi yönetenlerin tamamının öncelikli gündemi kupon belediyeleri; kimin adamının yöneteceği meselesidir. Bunun dışında inanın dünya batsa, kıyamet kopsa, 3’üncü cihan harbi çıksa, bunların zerre kadar umurlarında olmaz. Siyasi ikballeri haricinde hiçbir şeyi görmüyorlar, duymuyorlar. Varsın bu krizlerle ilgilenmesinler, varsın CHP ve şürekası anlamasın. Milletimiz bizim doğru yolda olduğumuzu çok iyi biliyor ve görüyor. Bundan dolayı biz dış politikada adımlarımızı atarken daha önlerini dahi görmekten aciz muhalefete değil, size bakıyoruz, milletimize bakıyoruz. Milletimiz ne derse onu yapıyor, devletimizi neyi gerektiriyorsa devletimizle onu yapıyoruz.”

“BİZE UZATILAN BARIŞ ELİNİ, HAVADA KESİNLİKLE BIRAKMAYACAĞIZ”

“Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu:

* “İnşallah bundan sonra da milletin çizdiği istikamette yürüyeceğiz, bize uzatılan barış elini, havada kesinlikle bırakmayacağız. Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz. Fitnecilerin aramıza nifak tohumu ekmesine müsaade etmeyeceğiz. Türk ve İslam dünyası olarak birlik beraberlik, dayanışma içinde hak ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizin her alanda yar ve yardımcısı olsun diyorum.

* CHP’li yöneticilerin verdiği belediyeler meydan muharebesi, öncelikle CHP’ye gönül veren vatandaşlarımızı ilgilendirir. Tek bildikleri iş kavga, ayak oyunu, kumpas ve dalavere olanlarla bizim boşa harcayacak tek bir saniyemiz dahi bulunmuyor. Biz iş yapmanın eser üretmenin hizmet etmenin gayretindeyiz. Bunun en yakın şahidi Giresunlu kardeşlerimizin bizatihi kendileridir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde merkez ve 15 ilçe belediye başkan adayını tanıttı. Giresun’da belediye başkan adayları şöyle:

“Aytekin Şenlikoğlu (Giresun), Faruk Demirağ (Alucra), Emrullah Guguk (Bulancak), Ergün Bakırhan (Çamoluk), Sedat Koca (Çanakçı), Zeki Şenlikoğlu (Dereli), Rüşan Özden (Doğankent), Mustafa Karadere (Espiye), Barış Güdük (Eynesil- Cumhur İttifakı), Ahmet Süleymanoğlu (Görele), Aytekin Boduroğlu (Güce), Muhammet Tuncay Arışan (Keşap), Esat Ayyıldız (Piraziz), Ömer Şentürk (Şebinkarahisar), Ömer Hıdır (Tirebolu), Ömer Bayram (Yağlıdere)”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-dis-politikada-amacimiz-dostlarimizin-sayisini-cogaltmaktir/feed/ 0
Kardeşini döverek öldüren babasını ihbar etmişti! Kâbus dolu hayatlarını anlattı https://www.foxhaber.com.tr/kardesini-doverek-olduren-babasini-ihbar-etmisti-kabus-dolu-hayatlarini-anlatti/ https://www.foxhaber.com.tr/kardesini-doverek-olduren-babasini-ihbar-etmisti-kabus-dolu-hayatlarini-anlatti/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:30:44 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1885 Babaları Hüseyin K.’nın 20 yıl önce 1,5 yaşında olan kardeşlerini döverek öldürdüğünü ihbar eden üç kardeşten 25 yaşındaki V.K., kabus dolu haytalarının detaylarını paylaştı.

Aydın, Söke’de yaşayan babası Hüseyin K.’dan 18 yaşına kadar işkence boyutuna varan bir şiddet gördüğünü belirten V.K., “Gözümüzü açtığımız an itibarıyla aile içi şiddet, kavga, gürültü, akıl almaz bir şekilde işkence vardı. En ufak yaşlarımdan itibaren şiddet gördüm. Aynı şekilde kardeşlerim de. Yani bizim ailede eksik olmayan bir şiddet süreci vardı” dedi.

Babasının 15 aylık kardeşi Armağan’ı “Şeytan çocuk” diyerek döve döve öldürdüğünü iddia eden V.K., babasının hasta olduklarında bile döverek kendilerini iyileştireceğini söylediğini anlattı.

Babasının kardeşini döverek öldürüp gizlice gömdüğünü söyleyen V.K., 2010 yılında, ölen kardeşinin okul vakti gelince Milli Eğitim görevlilerinin geldiğini, babasının bir şekilde kardeşini nüfustan sildirtmeyi başardığını öne sürdü.

YAŞAYAN 9 KARDEŞTEN 5’İ BABASININ YANINDA

Resmi kayıtlara göre toplam 12 kardeş göründüklerini dile getiren V.K., şu anda yaşayan 9 kardeşi olduğunu, 5’inin babalarıyla yaşadığını ifade etti. Kayıt dışında 6 kardeşleri olduğunu, bunların kendilerine ölü doğdu denilerek evlerinin yanına gömüldüklerini iddia eden V.K., bu iddiasıyla ilgili dava açmaya çalıştığını ancak kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini belirtti.

“ÜÇ KARDEŞ EL ELE GECE KAÇTIK O EVDEN”

2002 yılında bir dönem İstanbul’da yaşadıklarını söyleyen V.K. daha sonra Aydın’a taşındıklarını belirterek, 2016 yılında babalarını polise ihbar etmeye karar verme sürecini ise şöyle anlattı:

“Kendisini kabullenmiştik, ama yaptıklarını kabullenemiyorduk. Yaptıklarından dolayı nefret noktasına geldik. Kız kardeşlerimle birlikte üç kişi bir araya geldik. Biz bu süreçte artık ne yapabiliriz, okul kaydımız dahi yokken hayatta sıfırdaydık. Aynı zamanda devlet düşmanıydı babam.

Devlet memurlarının onlara giden kadınlara tecavüz ettiğini, kızları sattığını, çocukları organ mafyalarına verdiğini, bu tür korkularla tuttu bizi yıllarca. Biz evden çıktıktan sonra ilk polise gidemedik bu korkuyla. Üç kardeş el ele ayrıldık o evden. Gece uyurken kaçtık evden.

2016 yılında bir akrabamıza sığındık.Onu tehdit etti. Akrabamız da dedi ki, ‘Böyle olmaz, babanızla baş edilmez. Siz gidin en iyisi kendinizi güvenceye alın. Onun anlattığı gibi değil devlet. Devlet menfaat uğruna insanlara bir şey yapmıyor. Devlet her zaman mağdurun yanındadır.’ Biz de devlete sığındık.”

“7 YILDIR DAVA SÜRECİNDEYİZ”

Dava sürecine 7 yılda gelinebildiğini söyleyen V.K., “Yıllarca elimizden alınan özgürlüğümüz, eğitim hayatımız, bizden alınan kardeşlerimiz, bütün bu yapılanların hesabı sorulsun. Yaklaşık 7 yıldır dava sürecindeyiz. 7 yılda katedebildiğimiz yol, anca ilk duruşmaya katılabildik. Tutuksuz olarak yargılandı. Bu süreçte evde yaşanabileceklerin sıkıntıların haddi hesabı yok. Ve babamın öyle bir huyu var ki her gün mutlaka birini döver, dövmeden duramaz” dedi.

Ablasının engelli kalmasına sebep olanın da babası olduğunu öne süren V.K. ablasının babasının yanında olmasına da dikkat çekti.

“KORKUMUZ YILLARCA SÜRDÜ”

Babasının kendilerini kablo, kemer ne varsa onunla dövdüğünü anlatan V.K., “Yerden yere çalarak kafamızı yumruklayarak ‘Şeytanı dövüyorum’ diye diye döverdi. Bugün bizim ölmemiş olmamız, yaşıyor olmamız, bu noktalarda mücadele verebiliyor olmamız, tamamen bir tesadüftür. Bizim yaşamamız normal değildi. Bu süreç içerisinde kaç sefer biz yataklarda kaldık, yediğimiz dayaklardan dolayı ayağa kalkamadık. Korkumuz yıllarca sürdü ve en son evden çıkış noktamız şuydu; öleceksek bir kere ölürüz, ne olacaksak oluruz ama bu zulüm artık yıllarca devam etmez diye yola çıktık. Birbirimize tutunaraktan, gayret vererekten her zaman, bir kötüyü, bir zulmü durdurabilmek için birlik olmak gerekiyordu. Bizim de o evde psikolojimiz hiç normal değildi, yaşadıklarımızdan dolayı. Kendi başımıza akli irademizi toparlayıp da savcıya, polise şikayetçi olayım diyebilecek durumda değildik. Çünkü bize gittiğimiz yerde çok affedersiniz, tecavüz edecekler, satacaklar mantığıyla büyüdük” diye konuştu.

“AYRILDIKTAN SONRA DÖNÜP 10 AY DAHA O EVDE KALDIM”

Armağan’ın teyzesinin kucağında öldüğünü söyleyen V.K., teyzesinin kendisine bir zarar verir endişesiyle babası aleyhine ifade vermediğini ileri sürdü.

Kardeşleriyle beraber evden ayrıldıktan 6 ay sonra eve döndüğünü de anlatan V.K., “Kardeşlerimin ölümüyle tehdit etti beni. Evde kalan kardeşlerimin yaşaması için o eve döndüm ve 10 ay daha o evde kaldım. Ve artık o evde kalarak onları kurtaramayacağımı, onlara yardımcı olamayacağımı anladım ve ayrıldım o evden. Bu sistemiyle de beni durdurmayı başaramadığı için olur olmaz iftiralar attı. Benim hakkımda şikayetçi oldu, ‘Kızlarımı satıyor’ gibi, bir sürü. Ortalığı karıştırdı. Sonra da çevrede hiç kimse ona karşı gık demez oldu” dedi.

“ÜÇ KARDEŞ EL ELE VERDİK BU ZULMÜ DURDURMAK İÇİN UĞRAŞIYORUZ”

Şu anda babasıyla biri 30 yaşlarında zihinsel engelli ablası da olmak üzere en küçüğü 13 yaşında 5 kardeşinin yaşadığını ifade eden V.K., onlarla görüşmediğini ancak sağlık durumlarını kontrol edebilmek için sık sık Aydın’a gittiğini belirtti.

V.K., “Şu an tek tasam, engelli olan, kendisini koruyamayan ablamın böyle psikopat, vahşi bir ailenin elinde olmasıdır. Onun oradan kurtulması için elimden geleni yapıyorum ve yapacağım da. Bizim için çok sıkıntılı bir süreç, şöyle söyleyeyim o lanet olası herifin yaptıklarından biz utandık. Biz utandıkça o arsızca devam etti. Şu anda çevresine oldukça zarar vermekte. Fakat kaç tane dosyası oldu, hiçbirinden ceza almadı çünkü dağ başında kamera kaydı yok. Üç kardeş el ele verdik, yıllardır devam eden bu zulmü durdurmak için uğraşıyoruz. En ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz. Yarın bir gün bir tane daha ölü çıkmayacağının bir garantisi yok” şeklinde konuştu.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Üç kardeş, 20 yıl önce babaları Hüseyin K.’nın 15 aylık kardeşleri Armağan’ı döverek öldürdüğünü ve olayı gizlemek için de bir arkadaşıyla gömdüğünü polise ihbar etmişti.

İfade veren kardeşlerden Ö.K., “Ben 3-4 yaşlarındayken babamdan şiddet görmeye başladım. Eline ne geçerse onunla bizi döverdi. 2001 yılında doğan kardeşim Armağan için babam ‘Şeytan çocuk’ derdi. Bir gece babam kardeşimi kötü dövdü. Çocuk sabaha karşı öldü. Annem ve babam bizden gizli bu çocuğu götürüp Arnavutköy Mezarlığı’na gömdüler. Biz, sonraki konuşmalardan bunu anladık. 5-6 yıl sonra okul kaydı çıktığından nüfus müdürlüğüne öldüğünü belgelemek için başvuruda bulundular. Tanık olarak teyzemi gösterdiler” demişti.

V.K. (25), Ö.K. (23) ve M.K. (21) adlı kardeşlerin ihbarı sonrasında soruşturma başlatılmış, bebeğin gömüldüğü yer de açılmıştı. Söz konusu bebeğin baba Hüseyin K.’ya ait olduğunun tespit edilmesi sonrasında baba Hüseyin K. hakkında “Olası kastla çocuğunu öldürme” suçundan müebbet hapis istemiyle dava açılmıştı.

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, tutuksuz yargılanan baba Hüseyin K. suçlamaları reddederek, “Vefat öncesi eşim bebeğin merdivenden yuvarlandığını söyledi. Kontrol ettim herhangi bir bulgu yoktu. Eşimin anlattığına göre o gün biraz ateşlenir gibi olmuş. Akşam bir şeyi yoktu. Sabaha karşı eşim beni kaldırdı. Çocuk hareketsizdi. Nabzı atmıyordu. Vefat ettiğini anladım” demişti.

Sanık Hüseyin K. maddi imkanlarının yetersiz olduğunu, daha önceden vefat eden bebeğinin cenaze masraflarını karşılayamadığını ve aynı sıkıntıları yaşayacağı düşüncesiyle defin işlemlerini kendisinin yaptığını belirterek beraatini istemişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kardesini-doverek-olduren-babasini-ihbar-etmisti-kabus-dolu-hayatlarini-anlatti/feed/ 0