(TBMM) – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda çıkan kavgaya ilişkin, “Bu sabah saatlerinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu girişinde yaşanan görüntüler fevkalade üzüntü vericidir ve TBMM’ye yakışmamıştır. Plan ve Bütçe Komisyonu günlerdir Meclis’in en önemli fonksiyonlarından olan denetim fonksiyonunu yerine getirmek için fedakarca bir çalışma yürütüyor. Bu görüntülerin komisyon girişinde ortaya konulmuş olması her şeyden evvel Meclis’in demokratik işleyişine, Meclis’in yasamanın yanında denetleme fonksiyonunu gerçekleştirmesine karşı yapılan saygısızca bir davranıştır” dedi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçesinin görüşüleceği TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu salonuna gelişinde CHP’li vekillerin kayyum tepkisiyle ve fiziksel engeliyle karşılaştı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, konuya ilişkin açıklama yaptı. Kurtulmuş, bu görüntülerin Meclis’e yakışmadığını belirterek konuya ilişkin CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile de telefonla görüştüğünü söyledi.
“Bu durumun makul görülmesi mümkün değildir”
Numan Kurtulmuş konuşmasında şunları söyledi:
“Bu sabah saatlerinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu girişinde yaşanan görüntüler fevkalade üzüntü vericidir ve TBMM’ye yakışmamıştır. Plan ve Bütçe Komisyonu günlerdir Meclis’in en önemli fonksiyonlarından olan denetim fonksiyonunu yerine getirmek için fedakarca bir çalışma yürütüyor. Bu görüntülerin komisyon girişinde ortaya konulmuş olması her şeyden evvel Meclis’in demokratik işleyişine, Meclis’in yasamanın yanında denetleme fonksiyonunu gerçekleştirmesine karşı yapılan saygısızca bir davranıştır. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Bu kadar büyük fedakarlık içinde çalışan Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine karşı da bir haksızlık olduğu kanaatindeyim. TBMM, her türlü fikrin konuşulduğu her türlü müzakerenin yapılabileceği ama bütün bunların kaba kuvvetle, engellemeyle, ağır ve yaralayıcı sözlerle değil medeni ilişkiler içerisinde ve sözün gücünü kullanarak gerçekleştirilebileceği bir alandır. TBMM, 86 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının dört gözle beklediği, kendisinin lehine olan kararların alınabilmesi için teşvik ettiği ve herbir milletvekili arkadaşımızın da kendisini temsil yetkisini en iyi şekilde kullanmasını istediği bir büyük demokratik platformdur. Ancak fiili olarak müdahale etmek, İçişleri Bakanımıza ‘sen buraya giremezsin’ demek hiçbir demokratik anlayışa sığmaz. Bu durumun makul görülmesi mümkün değildir.
“TBMM’de herhangi bir engellemelere müsade etmememiz lazım”
Bundan sonraki süreçte bütün partilerden beklentimiz bu sürecin daha olumlu bir şekilde TBMM’nin demokratik fonksiyonlarını uygulaması için bütün Meclis gruplarının yöneticisi arkadaşlarımızın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesini bekliyoruz. Olay yaşandıktan sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel beyi aradım, burada ortaya konulan yaklaşımdan, tutum ve davranışlardan asla memnun olmadığımızı, büyük bir rahatsızlık duyduğumuzu kendisiyle de paylaştım. TBMM’ye sadece 86 milyon vatandaşımız değil aynı zamanda Türkiye’yi dikkatle izleyen bütün devletler de TBMM’de neler olup bittiğini takip ediyor. O anda söylenen bir söz, maksadını aşan tavırların kalıcı olarak Türkiye demokrasisi üzerinde hasarlar bıraktığını da arkadaşlarımızın görmesi lazım.
Bu Meclis bir sonraki seçim dönemine kadar iş yapacak. Burada milletin hayrına olacak kararları alacak bir Meclis olmalı. Burada ne kaba söze ne fiili müdahaleye ne herhangi bir engellemelere müsade etmememiz lazım.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KASTAMONU – Kastamonu’da uyuşturucu sebebiyle çıkan kavgada bıçakladığı arkadaşını balkondan aşağı atan şahsın yargılanmasına başlandı. Duruşmada kendisini savunan sanık, olayın kendisinden uyuşturucu satılmasının istenmesinin ardından yaşandığını söyledi.
Olay, 29 Mayıs’ta İnönü Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İran uyruklu 44 yaşındaki B.D. ile 34 yaşındaki Afganistan uyruklu M.N.K. arasında, uyuşturucu ticareti sebebiyle kavga çıktı. Çıkan tartışmanın büyümesi üzerine B.D., eline aldığı bıçakla M.N.K.’yi vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklayarak yaraladı. Ardından B.D., balkona kaçan M.N.K.’ye demir sandalye ile saldırarak üçüncü kattan aşağıya attı. Ağır yaralanan M.N.K., Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi edildi.
Polis ekiplerince İran uyruklu B.D., suç aleti bıçak ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Adli makamlara sevk edilen B.D. tutuklandı.
Olayın ardından İran uyruklu B.D. ile Afganistan uyruklu M.N.K. hakkında “basit yaralama ve kasten öldürme” suçlarından Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.
“Aramızda tartışma uyuşturucu satışı yüzünden çıktı”
Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık B.D., İran’da şoförlük yaptığını belirterek, “Olaydan bir gün öncesinde arkadaşla beraber alkol aldık. Ardından uyuşturucu ticareti sebebiyle aramızda tartışma çıktı. Poşette uyuşturucu vardı. Benim uyuşturucu satmamı istediler. Ben buna karşı geldim. Ardından kızıp poşeti alıp gitti” dedi.
6 aydır cezaevinde suçsuz yere bulunduğunu söyleyen B.D., “Bu zaman zarfında kimse benim ziyaretime gelmedi. Olayın olduğu gün yine aramızda uyuşturucu satışı yüzünden tartışma çıkınca bu sefer bana bıçak çekti. Kablo vardı, kablo ile eline vurup bıçağı elinden aldım. Sonra telefonu aldım ve polisi arayacağımı söyledim. ‘Polisi bırak’ deyip üzerime oturdu. Ben de kendimi savunmak amaçlı bıçakladım. Sonra balkona gidip kendisini balkondan aşağıya attı. Ben kendisini balkondan atmadım. Aramızda tartışma uyuşturucu satışı yüzünden çıktı. Aramızda şimdiye kadar husumet yoktu” diye konuştu.
M.N.K. ile bir husumetlerinin olmadığını savunan B.D., “Bu arkadaşla bir husumetimiz yoktur. Ben olay günü bu arkadaşı bıçakladım. Kafam bir dünyaydı. Uyuşturucu etkisindeydim. Belki benden korktu, balkona gitti, bende arkasından gidince balkondan aşağıya kendisini attı. Ben tüm paramı eşime verdim. Eşimde ben, bu şahsı tanıyorum dedi. Eşim bana ne dediyse ben kabul ettim. Arkadaştan şikayetçi değilim. Tahliyemi istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Vücudumda 10’dan fazla yerde bıçak yarası oluştu”
Davada tutuksuz yargılanan sanık M.N.K. ise, “Olay günü evdeydik. Benden uyuşturucu taşımamı istedi. Daha önce kendisi uyuşturucudan ceza aldığı için ben kabul etmedim. Aramızda bu yüzden tartışma çıktı. Kendisiyle bir husumetimiz yoktur. Teyzem ile boşandılar. Teyzem Trabzon’da kalıyordu, oradan Kastamonu’ya taşındı. Teyzemin eşi, eniştem oluyor, kendisi uyuşturucu satıyordu. Teyzemi Kastamonu’da da buldu. Uyuşturucu sattığı için İran’da yakalandı ve cezaevinde kaldı. Bunu bile benden bildi. Olay gecesi de benden alkol istedi. Alkol alırken aramızda tartışma çıktı. Eve geldiğinde zaten kafası bozuktu. Bir şeyler içmiş gibiydi. Sabah uyurken başıma geldi ve kalk dışarı çıkacağız diyerek beni uyandırdı. Ben hazırlanırken kablo ile başıma vurdu. Sonra elinde bıçak vardı, bıçak ile vücudumun birçok yerini yaraladı. Vücudumda 10’dan fazla yerde bıçak yarası oluştu. Kaçmak istedim, kapıya gittim ama kapı kilitliydi, açılmıyordu. Ardından evin balkonuna doğru kaçtım. Balkonun camını kırıp balkona çıktım. Balkonda da demir sandalye ile bana bir kez daha saldırdı. Demir sandalye ile bana saldırınca dengemi kaybettim, beni balkondan aşağıya itince de balkondan aşağıya düştüm. Ben uyuşturucu hiç kullanmadım. Şikayetçiyim. Ben, bu arkadaşa hap ya da uyuşturucu sat demedim. Ben hiç uyuşturucu kullanmadım. Mutfaktan bıçağı alıp geldi, beni öldürecekti. Çünkü kendisi İran’a geri dönme planı yapıyordu. Ben ona saldırmadım, o bana saldırdı. Ben, onu yaralamadım. Canımı zor kurtardım”
Tarafları dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe ertelerken, tutuklu sanık B.D.’nin tutukluluğunun devamına karar verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, dün saat 21.30 sıralarında Tomtom Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, oturma ve iş yeri işletme izni olan İran uyruklu 27 yaşındaki Soohasadat Mojsenalhosseini semtteki bir restoranı, yaklaşık 1 ay önce 6 aylık ödemesini yaparak kiraladı. Kadın restoranı işletmeyi sürdürürken bir süre sonra kira sözleşmesi yaptığı mülk sahipleri, kadın hakkında kendisine hakaret ettiğini öne sürerek şikayetçi oldu.

İRANLI KİRACIDAN ŞİKAYETÇİ OLDULAR
Emniyette ifadesi alınan kadın, sevk edildiği adliyede savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı ancak Geri Gönderme Merkezine gönderildi. Burada kaldığı süre içerisinde kadının akrabaları, restoranı işletmeye devam etti. Bunun üzerine mülk sahipleri kiracının durumundan dolayı tahliye davası açtı. Dava sürerken Geri Gönderme Merkezi’nde bulunan kadın da yaklaşık 1 ay sonra hakkında açılan soruşturma sonucunda adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kadın ardından restoranına geri dönerek tekrardan işletmeye başladı.

ÇEKPASLA KOVALADI!
Bu durumu haber alan mülk sahiplerinin kardeşi olan Erkan E. (50), akşam saatlerinde restoranı bastı. Kadına ve çalışanlara tehditler savuran Erkan E., belinden çıkarttığı palayla saldırmaya başladı. Kadının ve çalışanları dehşeti yaşadığı olayda yaralanan olmazken, saldırgan palayla iş yerine zarar verdi.

İş yerindeki çalışanın önce çekpasla kovaladığı ardından da eliyle müdahale ettiği saldırgan dışarıya çıkartıldı. Panik yaşayan müşterilerin koşarak çıktığı restoranda yaşanan o dehşet anları güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Olayda ise yaralanan olmadı.

PALALI SALDIRGAN KADINDAN ŞİKAYETÇİ OLDU
Olayın ardından ihbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, palalı saldırganı gözaltına aldı. Emniyete götürülen saldırgan Erkan E.’ye ifadesi alınarak “kasten yaralamaya teşebbüs” ve “ateşli silahlar kanununa muhalefet” suçundan adli işlem yapılarak adliyeye sevk edildi. Saldırgan Erkan E.’nin “hakaret” suçundan şikayetçi olduğu kadın da işlemlerinin yapılması sonrası savcılık talimatıyla serbest bırakıldı ancak Geri Gönderme Merkezine gönderildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’da iki grup arasında çıkan kavgayı telefonuyla görüntüleyen kişinin, ‘Polisi ara’ diyen kadına ‘Aradım’ diyerek video çekmeye devam ettiği görüldü.
Kepez ilçesi Habipler Mahallesi’nde dün akşam saatlerinde iki grup arasında henüz bilinmeyen nedenle kavga çıktı. Çok sayıda kişinin katıldığı kavgada bazıları sopa, demir ve terliklerle birbirine saldırdı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve motorize yunus ekipi sevk edildi. Ekipler, tarafları ayırmak için biber gazıyla müdahale etmek zorunda kaldı. Kavga güçlükle sona erdirilirken, yaralananlar ise Kepez Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 2 taraftan yaralılar aynı hastaneye götürülünce, bu kez hastane önünde kavga yaşandı. Polis ekiplerine zorluk çıkartan gruptan 3-4 kişi gözaltına alındı.
‘POLİSİ ARADIM’
Yaşanan kavgayı, bazıları cep telefonlarıyla kayıt altına aldı. Cep telefonuyla görüntü çeken bir kişiye kavgaya karışan bir kadın ‘Polisi ara, polisi ara’ dedi. Cep telefonuyla kavgayı görüntüleyen kişinin ‘Aradım’ karşılığını verip, görüntü çekmeye devam ettiği görüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 8 Ekim’de İnegöl ilçesinde meydana geldi. Hasan S., iddiaya göre kavga ettiği kız arkadaşı Sümeyye K.’yi (26) evine tüfekle giderek tehdit etti. Hasan S. ardından Sümeyye K.’nin ablası Hülya K.’ya (28) sosyal medya hesabından, “Bu kızın organlarını yakmayı düşünüyorum, sonra satacağım” diyerek mesaj attı. Abla-kardeş, tehdit mesajlarını sosyal medyada yayınlayıp, polis merkezine giderek şikayetçi oldu. Şüphelinin “Ben o kızın organlarını satıp, yakmayı düşünüyorum. Yakmadan önce tadına bakmak istiyorum” mesajı attığı belirlendi. Sümeyye K.’nin yardım istediği sosyal medya mesajları da ortaya çıktı. Sümeyye K.’nin “Kaçmaya çalışırken kolumu ısırdı. Korkuyorum. Keleşle kapıma geldi” yazdığı görüldü. Polis ekipleri tarafından dün yakalanan ve emniyetteki ifadesinde, “O mesajları atmadım. Suçlamayı kabul etmiyorum” diyen Hasan S. işlemleri sonrası tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANKIRI’da özel harekat polisleri ile akaryakıt istasyonu çalışanı C.A.C. arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Güvenlik kamerasına yansıyan kavgada bir polisin, istasyon çalışanı C.A.C.’yi yerde tekmelediği görülürken, Valilikten yapılan açıklamada olaya karışan kişiler hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Olay, 3 Ekim Perşembe günü saat 09.15 sıralarında il merkezindeki bir akaryakıt istasyonunda meydana geldi. Özel harekat polisleri ile akaryakıt istasyonu çalışanı C.A.C. ile çıkan tartışma yumruk ve tekmeli kavgaya dönüştü. İşyerindeki güvenlik kamerası tarafından kaydedilen kavgada bir özel harekat polisinin, C.A.C.’yi yerde tekmelediği ve sürükleyerek kapıdan çıkarmaya çalıştığı görüldü. Konuyla ilgili Çankırı Valiliği’nden yapılan açıklamada, “03.10.2024 Perşembe günü saat 09.15 sıralarında il merkezindeki bir petrol istasyonunda Özel Harekat Polisleri ile petrol istasyonunda çalışan görevliler arasında bir tartışma ve arbede yaşanmış olup konu Cumhuriyet Başsavcılığına intikal etmiştir. Olaya karışan ilgili kişiler hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmıştır.” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘BEYPAZARI BELEDİYE BAŞKANI KASAP: KİŞİSEL BİR OLAYI, SİYASİ MALZEME YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR’
Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, dün gece belediye personeli Kamil Kasap ile Serkan Damak ve beraberindeki Murat Köksal arasında yaşanan kavga hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Başkan Kasap, “20 Eylül 2024 tarihinde saat 23.00-23.30 sularında, Beypazarı Belediyesi personellerinden Kamil Kasap’ın da aralarında bulunduğu bir grup arasında çıkan kavga ile ilgili sosyal medya hesapları üzerinden farklı yorumlar yapılmaktadır. Olay sırasında Kamil Kasap da saldırıya uğramış ve kendisi de yaralıdır. Olayın kişisel bir husumetten kaynaklandığı ve kamuoyuna yanlış aktarıldığı, ilk olarak 3 kişinin belediye personeline saldırdığı, piyasadaki videoda boğuşma esnasında yaralanmaların gerçekleştiğinin göründüğü, Kamil Kasap’ın ağır şekilde darp edildiği görülmektedir. Personelimizin yaptığı kişisel olayı, siyasi malzeme yapmaya çalışıyorlar” dedi.
Muammer DAŞDELEN/BEYPAZARI (Ankara),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAVGANIN ARDINDAN GENEL KURUL’U NUMAN KURTULMUŞ AÇTI
Gezi Davası tutuklusu Can Atalay için olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu’nda tansiyon yükseldi. TİP İstanbulMilletvekili Ahmet Şık’ın kürsüde yaptığı konuşmanın ardından Genel Kurul’a ara verildi. Aranın ardından yeniden başlayan Genel Kurul’da AK Partiİzmir Milletvekili Alpay Özalan kürsüye yürüyerek Ahmet Şık’a yumruk attı. Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın ara vermesinden sonra Genel Kurul bu kez, TBBM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yönetiminde tekrar başladı.
ÖZGÜR ÖZEL, KURTULMUŞ’U ARAMIŞ
Öte yandan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in TBMM’deki olaylı oturumun ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u telefon ile aradığı ortaya çıktı. Yaşanan olayların kabul edilemez olduğunu ifade eden Özel, Kurtulmuş’tan inisiyatif almasını ve siyasi parti temsilcileriyle yapılacak toplantıya bizzat kendisinin başkanlık etmesini istedi. Özel, “Bu şiddeti normalleştiremeyiz. Olayların bu noktaya gelmesi konusunda sizin mutlaka inisiyatif almanız gerekiyor” dedi.

Bir idare amirinin yaptığı saldırının izah edilemez olduğunu ifade eden Özel, yaşananları “rezalet” olarak nitelendirdi. Özel, Meclis Başkanı’ndan artan şiddete dur demesini, bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi’ne düşen ne varsa yapmaya hazır olduklarını, Meclis’teki şiddet olaylarıyla ilgili bir toplantı planlanması durumunda ise bu toplantıya en üst düzeyde katılım göstereceklerini dile getirdi.
Ayrıca oylama öncesi konuşan Kurtulmuş, “Usul tartışması birleşimi yöneten başkan değiştiği için söz konusu değildir. Gündemdeki görüşmelere devam ediyoruz. Sayın Grup Başkan Vekillerinin içeride uzlaşmaları sağlanmıştır. Öncelikle şunu ifade etmek isterim; dün bu salonda, TBMM Genel Kurulu’nda Cumhuriyet tarihimizin en önemli oturumlarından birisini gerçekleştirdik. Bütün dünyaya örnek teşkil eden, bütün partilerden milletvekillerinin katıldığı bir oturum yapıldı. Sizlerden istirhamım bugünkü olağanüstü oturumda, Meclis’e yakışacak temiz bir dil içerisinde ve temiz bir davranış içerisinde Meclis’in bundan sonraki süreçlerini devam ettirmektir. Şimdi görüşmelere devam ediyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir süre sonra eğlenen grup, yan masalarında oturan kişilerle bilinmeyen nedenle tartışmaya başladı. Tartışma sırasında Ramazan Kaya yan masada oturan kişiye şişe fırlattıktan sonra, yanındakilerle birlikte saldırdı.
Restoranda çıkan arbede, çalışanların da araya girmesiyle büyüdü. Restoran çalışanları kavga eden grubu, yaka paça dışarı atarken, öfkeli grup tehdit ve hakaretler ederek tekrar geleceklerini söyledi.
10 Temmuz Pazartesi günü ise işletme sahibi restoranda kavga eden gruptakiler tarafından telefonla aranarak tehditler aldı.

KURŞUNLAR MEHMEDALİ’YE İSABET ETTİ
Gece saatlerinde restoranın önüne gelen motosikletli iki kişi, önce birkaç tur keşif yaptıktan sonra restorana tabancayla ateş açtı. Kurşunlar dinlenmek üzere restoranın önünde oturan Murat Alp (18), Sercan Demir (27) ve Mehmedali Memiş (19)’e isabet etti.
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralanan Alp ve Demir ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye götürüldü. Adana’dan İstanbul’a çalışmak üzere gelen ve olaydan 20 gün önce işe başlayan Mehmedali Memiş ise dinlenmek için restoranın önünde oturduğu sandalyede hayatını kaybetti. Polis ekipleri olay yerinde yaptıkları incelemelerin ardından şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.

3 ŞÜPEHLİ YURTDIŞINA KAÇTI, 2’Sİ GERİ GELİP TESLİM OLDU
Polis ekipleri, yaptıkları çalışmalarda motosikletli iki saldırganın Turgay Gündoğdu ve Eren Okumuş olduğunu, Gündoğdu’nun olaydan sonraki gün yurtdışına kaçtığını tespit etti. Ramazan Kaya ve Bayram Kaya’nın ise 15 Temmuz’da yurtdışına kaçtığı tespit edildi.
Çalışmaların devamında Eren Okumuş ve Güven Polatdemir polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Ramazan Kaya ve Bayram Kaya ise yurtdışından geri dönerek 1 Ekim’de teslim oldu. 7
İfadelerinin ardından gözaltına alınan 4 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüpheliler verdikleri ifadelerde suçlamaları kabul etmediklerini söyledi. Olayda ağır yaralanan Murat Alp ve hafif şekilde yaralanan Sercan Demir’de hastanede gördükleri tedavinin ardından taburcu oldu.
KAVGA VE SİLAHLI SALDIRI ANLARI SANİYE SANİYE GÖRÜNTÜLENDİ
Öte yandan restorandaki kavganın ve saldırının güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Güvenlik kamerası görüntülerinde şüpheli grubun yan masalarında oturan kişiye saldırması, restoran çalışanlarının da kavgaya dahil olması yer alıyor. Mehmedali Memiş’in ise kavgayı uzaktan izlediği görülüyor.
Silahlı saldırı görüntülerindeyse, şüphelilerin olaydan önce yaptıkları keşif, ardından dinlenmek üzere olan 3 çalışana ateş ettikleri, Alp ve Demir’in koşuşturması, Memiş’in ise yaralandığı görülüyor.
“TEDBİRİNİZİ ALIN BU ADAMLAR GELECEK”
Mehmedali Memiş’in babası Neşet Memiş yaşananları şu sözlerle anlattı:
“Benim oğlum burada dershaneye gidiyordu, üniversiteye gitmesi için. Kazanamadı, biz de tekrar dershaneye gönderdik. ‘Baba ben polis olacağım’ diyordu. Yunus polislerini görünce heyecanlanıyor, ‘Baba ben de bunlar gibi’ olacağım diyordu.
Sınavdan çıktıktan sonra, ‘Baba ben İstanbul’a gideceğim’ dedi. ‘Biraz kafamı dağıtırım, sınav sonuçları açıklandıktan sonra geri gelirim’ dedi. İstanbul’a gönderdik, çalışmaya gitti. 20 gün falan çalıştı.
Çalıştığı yerde daha öncede tartışmalar, bir takım kavgalar olmuştu. Ama biz bu mekanın bu kadar tartışılır, kavga edilir bir yer olduğunu bilmiyorduk.
Bir gün böyle bir masa geliyor, oradaki mekan sahipleriyle kavga ediyorlar. Bunlar gelen müşterileri dövüyorlar. Müşteriler çıkarken de ‘Tedbirini al, biz geleceğiz. Bunu senin yanına bırakmayız’ diyor.
Mekan sahibi S.Ş’de hiçbir güvenlik almadan, kimseye bir şey söylemeden normal yaşantısına devam ediyor. Para kazanayım, müşterim eksik olmasın diye. Bu sırada dayak yiyen taraf boş durmuyor, telefonla mekan sahibi S.Ş’i arıyorlar, ‘Bizim niyetimiz ciddi, biz bu mekana geleceğiz’ diyorlar.
Sadece bu konudan benim oğlum ve arkadaşlarının haberi olmuyor. Otoparkçıya dahi bu söyleniyor. Otoparkçıya, ‘Tedbirinizi alın, bu adamlar gelecekler’ diye. O sırada ne oğluma ne de yeğenim Murat Alp’e kimse bir şey söylemiyor.
Ertesi gün gece 00.00 – 01.00 civarlarında, Ramazan Kaya’nın tuttuğu adamlar geliyor, motosikletle o tarafta bir iki tur atıyorlar. Gelip sıkıp sıkıp gidiyorlar kafasına göre. O sırada benim masum oğlum gidiyor.”
“HAYALLERİMİZİ, GELECEĞİMİZİ ELİMİZDEN ALDILAR”
Anne Perin Memiş, “Benim oğlumun hayalleri, geleceği vardı. Hayallerimizi, geleceğimizi elimizden aldılar. Perşembe günü mahkeme var, İnşallah belalarını bulacaklar. Her gece gömleğini öpüp de yatıyorum. Gömleğini kokluyorum ama yok, artık gelmez” diye konuştu.
]]>
Özgür Özel, Ankara’nın Etimesgut ilçesinde partisinin belediye başkan adayı Erdal Beşikçioğlu ve beraberindeki partililerle birlikte halk buluşması gerçekleştirdi. Özel “Ankara’da büyük bir rekor kıracağız. O gece en çok konuşulacak konulardan bir tanesi bu olacak. O rekoru çok sağlam bir takımla kuracağız. O takımın Ankara’daki kaptanının selamını söylüyorum size; Mansur Başkan’ın selamlarını getirdim. Mansur Başkan geldiği günden beri Ankara’da huzur var, Ankara’da güven var, Ankara’da sevgi var, Ankara’da mutluluk var. Birilerinin yaptığı gibi artık ayrımcılık yok, partizanlık yok. Bütün Ankara’yı hep birlikte kucaklamak var” dedi.
“ŞİMDİDEN MÜJDELİYORUM”
Özel “Seçmenin vereceği karara sonuna kadar saygılıyız. Şimdiden kimse seçmenin kararına ipotek koyamaz. Çok büyük bir sürpriz, çok büyük bir başarı, çok büyük bir zafer müjdeliyorum şimdiden size. Elbette tüm ilçelerimiz çok önemli ancak bu seçimde bilhassa önemli bir yer vardı Etimesgut. Biliyoruz ki bu seçimde Etimesgut’u alırsak, bir daha kaybetmeyeceğiz. Aday belirleme sürecinde çok ince eledik” ifadelerini kullandı.

“TÜRK POLİSİNE SEVGİMİZİN İFADESİ”
Özel, Etimesgut’a hem milliyetçi demokratların hem de muhafazakar demokratların da tanıdığı, güvendiği bir aday getirdiklerini belirterek şöyle devam etti:
– Onun bizim tarafımızdan adaylaştırılması kahraman Türk polisine duyduğumuz sevginin de ifadesidir. Yapacağı işlerden iki taraf çok memnun olacak. Bir gençler çok memnun olacak bir de Etimesgutlular başta esnaf mutlu olacak. Erdal Başkan’ın Etimesgut’ta öğrencilere nasıl sahip çıktığını, burayı nasıl bir üniversite kenti yaptığını, nasıl bir kültür sanat kenti yaptığını ve nasıl burayı gençlerin göz bebeği bir yer haline getirdiğini en kısa sürede yaşayacak Eryaman, yaşayacak Etimesgut.
“FEDA EDİLECEK OY YOK”
31 Mart’ın sadece bir yerel seçim olmadığını belirten Özel, şunları söyledi:
– 31 Mart ihmal edilenlerin, yok sayılanların, hor görülenlerin, küçük görülenlerin, ezilenlerin, emeklilerin, emekçilerin, yoksulların, kadınların, gençlerin ve her yaşta umudunu kaybetmeyenlerin, geçen mayıs ayında 14 ve 28 Mayıs’tan sonra başı öne eğilenlerin, boynu bükülenlerin bu genel iktidarı yerelden dengeleyecekleri gündür. Etimesgut’ta artık iktidarı değiştirme noktasındayız.
– Bu sefer bu seçimi biz kazanıyoruz. Cumhur İttifakı kaybediyor. Heba edilecek bir tane oy yok, feda edilecek bir tane oy yok. Sandığa gitmeyecek bir tane cumhuriyetçi, Atatürkçü, milliyetçi yok. Bu işi 31 Mart günü hep beraber bitireceğiz.

“EMEKLİLERİN HAKKI İÇİN KAVGA EDECEĞİM”
Özel, TRT’nin yayın politikasına yönelik eleştirilerini yineledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiren Özel, “Kavgaya varım; ama senin istediğin kavgayı yapmam. Ben seninle emeklilerin hakkı için kavga edeceğim, çalışanların hakkı için kavga edeceğim, yoksullar için kavga edeceğim ve onların hakkını senden söke söke alacağım. Bunu göreceksin. Tayyip Erdoğan geldiğinde emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün aynı hesap olsa en düşük emekli maaşının 25-26 bin TL olması lazım. 3 Kasım 2002’de en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün 2,5 çeyrek altın bile alamıyor. Tayyip Erdoğan iktidarı boyunca emeklilerin cebinden ayda 5,5 çeyrek altını çalmıştır” dedi.

“SANATÇI ÖYLE BİR BAŞKAN OLUR Kİ…”
Erdal Beşikçioğlu da şunları söyledi:
– Bana diyorlar ki ‘sanatçıdan belediye başkanı olmaz.’ Yahu arkadaşlar bir kez tiyatroya gitmemiş bir insan, bir sanatçıyı nasıl tanıyacak, nasıl bilecek? Bir sanatçı öyle bir belediye başkanı olur ki. Tüm Türkiye bu örnekle, coşkuyla, bütünlükle katılımcı belediyeciliğin ne olduğunu görür. Ranta yandaş değil, yurttaşıyla yandaş bir belediye için geldik.
– Bunu tüm Türkiye görecek. Benim mega projelerim yok; ama kardeşlerimin kalbine dokunacağım. Kültür, sanat konusunda bir devrim geliyor, devrim. Sosyal haklarımız konusunda bir devrim geliyor.
]]>Olayla ilgili çalışma başlatan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüphelileri tespit edip, operasyon düzenledi. Gözaltına alınan 4 şüpheli, adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden Hüseyin El Hammud’un 2 kardeşi öldürdüğü, tartışmanın da borç meselesi yüzünden çıktığı belirtildi. Adliyeye sevk edilen Abdul Hamid Alhıs ile cinayet şüphelisi Hüseyin El Hammud ve kardeşi Beşşar El Hammud tutuklandı, U.H. ise adli kontrolle salıverildi.
2 FARKLI GÜNDE 5 KİŞİ DAHA GÖZALTINA ALINDI
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olaya ilişkin 2 farklı günde operasyonlar düzenledi. Polis ekipleri ilk operasyonda İsmail O., Muhammed El H. ve Bilal O.’yu, diğer operasyonda ise Eymed İ. ve Ahmad A.yı gözaltına aldı. 5 şüpheli, çıkarıldıkları Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Böylece olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklananların sayısı 8’e yükseldi.
İLK İFADESİNDE ÖLDÜRDÜĞÜNÜ KABUL ETMEDİ
Cinayet şüphelisi Hammud, ilk ifadesinde cinayeti kimin işlediğini görmediğini öne sürerek, “Kardeşim Beşşar ile birlikte yaklaşık 1 aydır Abdulhamit Alhıs’ın evinde misafir olarak kalırım. Olay gününde Bilal’e telefon geldi ve ölen şahısların da içinde olduğu 4 kişi eve geldi. Şahıslar eve geldiğinde ellerinde bıçaklar vardı. Eve geldiklerinde bıçaklar ceplerindeymiş, odaya geçtiler. Orada Bilal ile kavga ettiklerini duyunca odaya girdik. Bu sırada ellerinde bıçakları gördük. Kavga edenleri ayırmaya çalıştık. O sırada yaralandım. Bilal kavga esnasında ilk önce yere doğru daha sonrasında da biz kaçarken şahıslardan birisine ateş etti. Biz korkup aşağıya indik. Kaçarken 2-3 el daha ateş edildiğini duydum. Benim elimde kesinlikle silah veya tüfek yoktu. Ben kimseyi öldürmedim. Öldüreni de görmedim” diye konuştu.
CEZAEVİNDEN MEKTUP YAZARAK İTİRAFÇI OLDU
Hüseyin El Hammud, cezaevinden itirafçı olmak istediğine dair mektup yazdı. Savcılıkça yeniden ifadesi alınan Hammud, “3 yıldır uyuşturucu kullanıyorum. Olaydan 2 gün önce Muhammed’den 150 TL karşılığında uyuşturucu aldım. Ama parasını vermedim. Ardından beni arayıp, ‘150 TL, bin TL oldu’ dedi. Küfür etti. 15 dakika sonra da eve 5-6 kişi geldi. Beni dövmeye başladılar. Öldürecekler diye korktum. Tüfek ile 1 el ateş ettim. Ama, korkmadılar. Üzerime gelmeye devam ettiler. 2 el daha ateş ettim. Sonra da korkumdan olay yerinden kaçtım. ‘Parayı vermezsen seni keseceğiz’ dediler. Daha önce korktuğum için farklı ifade verdim” dedi.
Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi.
]]>OLAYDAN DÖRT GÜN SONRA ÖLDÜ
Olay, geçen yıl 15 Mayıs’ta Kemalpaşa Mahallesi İnönü Caddesi’ndeki parkta meydana geldi. Lise öğrencisi Kıvanç Uman, Y.K.’nin eski sevgilisi ile sevgili olunca ikili arasında kavga çıktı. Kavgaya Y.K.’nin arkadaşları H.M.K. (16) ve Y.A. (16) da dahil oldu. 3 kişinin darbeleriyle yere yığılan Uman, yaralandı.
İhbarla bölgeye gelen sağlık ekipleri, yaralıyı İzmit SEKA Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Uman, daha sonra İstanbul’daki bir hastaneye sevk edildi. Ancak Kıvanç Uman, 19 Mayıs’ta hastanede hayatını kaybetti. Uman’ı darbeden Y.K., H.M.K. ve Y.A. tutuklandı. Olaya karışan Y.S.K. (15) ve A.B.K. (15) ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
YAŞLARI KÜÇÜK DİYE 24 YIL İSTENDİ
Olay ile ilgili hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık Y.K.’nin ‘kasten öldürme’ suçunu çocuğa karşı işlediği gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis, alenen hakaret suçu işlediği gerekçesiyle de 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. İddianamede, Y.K.’nin yaşı nedeniyle öldürme suçundan 15 yıla kadar, alenen hakaret suçundan ise 1 yıl 3 aya kadar cezalandırılması istendi.
Tutuklu sanıklar Y.A. ve H.M.K.’nin ‘kasten öldürme’ suçunu çocuğa karşı işledikleri gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, yaşlarının küçük olması nedeniyle 24 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar A.B.K. ve Y.S.K.’nin ise çocuğun kasten öldürülmesi ve azmettirme suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmaları, çocuk olmaları nedeniyle 15 yıla kadar hapis cezası almaları istendi.
“7-8 DEFA YUMRUK ATTIM”
Davanın ilk duruşması, dün Kocaeli 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada sanıklar ile öldürülen Kıvanç Uman’ın ailesi ve taraf avukatları hazır bulundu. Sanık ve tanıkların dinlendiği duruşmada tutuklu sanık Y.K., Kıvanç’ın kendisini teke tek kavgaya çağırdığını, birkaç gün sonra Kıvanç’ın kendisini arayıp, kavganın iptal olduğunu, konuşacaklarını, tek gelmesi gerektiğini söylediğini belirtti. Kavga anını da anlatan Y.K., “O bana vurdu, ben de ona vurdum. Kavga sırasında 7-8 defa yumruk attım. Sonra olay yerinden ayrıldık. Diğer arkadaşlarım kavgaya girmiş. Sonra kavga tamamen bitti, ben de uzaklaştım. Sonra da polisler bizi aldı” dedi.
“İKİ KEZ KARNINA, BİR KERE DE YÜZÜNE VURDUM”
Diğer tutuklu sanık H.M.K. de duruşmada kendini savundu. H.M.K., parka gittiklerinde Kıvanç ve arkadaşlarının geldiğini belirterek, “Zaten bir çember oluştu. Kıvanç ceketini çıkardı, oradan birisi ‘Başla’ dedi. Kıvanç, Y.K.’ye vurdu. Birbirlerini darbetmeye başladılar, sonra bunları ayırdık” diye konuştu.
H.M.K., ayırma sırasında Kıvanç’ın kendisine ‘Sen ne karışıyorsun’ demesi üzerine Kıvanç’ın 2 kere karnına 1 kere de hafif şekilde yüzüne vurduğunu anlattı. H.M.K., “Arkamdan Y.A. gelip, Kıvanç’ın üstüne çıktı. Kafasını, boynunu, yüzünü yumruklamaya başladı” dedi. Y.A.’yı ayırmak amaçlı ittiğini söyleyen H.M.K., Kıvanç’ın bayılmış durumda olduğunu belirtti.
“İTMESİ İÇİN ‘DİZ AT’ GİBİ BİR ŞEYLER SÖYLEDİM”
Tutuklu sanık Y.A. ise Kıvanç’a vurmadığını ve olaya karışmadığını söyledi. Azmettirici olarak yargılanan Y.S.K. de Kıvanç’ın yorgun olduğunu görünce korktuğunu, başına bir şey gelmemesi için desteklediğini anlatarak, “Kıvanç’ın halsiz olduğunu görünce itmesi için ‘Diz at’ gibi bir şey söyledim. Tam olarak ne dediğimi hatırlamıyorum” dedi.
“KARDEŞİM ÖLÜYOR DİYE BAĞIRDI”
Azmettirici olarak yargılanan A.B.K. ise kargaşa çıktığını, Kıvanç’ın yerde olduğunu söyledi. A.B.K., “Sonra K.’nin sesini duydum, ‘Kardeşim ölüyor’ diye bağırdı. Ondan sonra tekrar gittiğimde Kıvanç, tepkisiz yatıyordu, onu kollarıma aldım, ‘Ayıl’ dedim, 2-3 defa suratını elledim, ayılma yoktu. Kıvanç’ın yüzünü yıkadım, yıkamama rağmen bir tepki yoktu. Sonra Kıvanç benim ellerime kan kusunca orda zaten kendimi kaybettim” diye konuştu.
“BUNA SEBEP KÜFÜR MÜ?”
Sanıkların savunmalarının ardından mahkeme heyeti, Kıvanç Uman’ın annesi Derya Uman’a söz hakkı verdi. Derya Uman, sanıkların hepsinin çelişkili ifade verdiğini belirterek “Acılı bir anne olarak benim çocuğum bu kadar ne yapmış olabilir ki? Küfür dediğiniz şey, hani buna sebep mi? Sen de küfredersin; bu olay kapanır, bu kadar basittir. Benim çocuğum orada 15 dakika kavga ederken, o çemberi orada oluşturacağına, ‘Vur’ diyeceğine, neden kimse polis çağırmamış? Çocuğuma gittiğimde orada zaten hayatını kaybetmişti, müdahale ediliyordu, entübe edildi. Rabbim, oğlumu çok şükür ki 4 gün yoğun bakımda sevmeme müsaade etti. Oğlumu 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda kaybettim” dedi.
Baba Orhan Uman ise “Kıvanç okulunda başarılı bir öğrenciydi.19 Mayıs’ta da müzik gösterileri vardı. 19 Mayıs’ta müzik dinlemeye okula gideceğimize oğlumu toprağa verdik” diye konuştu. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
]]>