S.A. (65) idaresindeki 15 FF 746 plakalı otomobil, Kaş- Seydikemer D-400 kara yolunda karşı yönden gelen K.K. (24) yönetimindeki 35 SDH 02 plakalı kamyonla çarpıştı.
İki araç da çarpmanın etkisiyle yol kenarına savruldu.
Kazada yaralanan otomobil sürücüsü ile aynı araçta yolcu olarak bulunan K.A, Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehitkamil ilçesi Taşlıca Mahallesi Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM) yakınlarındaki bir inşaatın beton bloğu, beton pompası aracının üzerine düştü.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Ekiplerce yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından sıkıştığı yerden çıkarılan araç sürücüsü Turan Günbaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UÇAKTAKİ 10 KİŞİ ÖLDÜ
Brezilya’nın Rio Grande do Sul eyaletindeki turistik şehir Gramado’da küçük uçak yerleşim bölgesine düştü. Kazada uçaktaki 10 kişi hayatını kaybetti. Yetkililer, uçağın düştüğü bölgede yangın çıktığını ve 15 kişinin dumandan etkilendiğini kaydetti.

Rio Grande Do SulAcil DurumHavacılıkBrezilya3-sayfaDünyaKazaRio
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYOĞLU’nda 5 katlı binanın 3. katındaki dairede yangın çıktı. Yangının devrilen sobadan çıktığı öğrenildi. Dumanların yükseldiği dairedeki yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. Yangında 3 çocuk dumandan etkilendi; çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Olay, saat 14.30 sıralarında Çukur Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre 5 katlı bir binanın 3. katında sobanın devrilmesi sonucu yangın çıktı. Yangının kısa sürede büyümesi ve daireden dumanların yükselmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri kısa sürede yangına müdahale ederken, dairede kalanlar dışarı çıkarıldı.
3 ÇOCUK DUMANDAN ETKİLENDİ
Yangın sırasında yaşanan panik anları cep telefonu kamerası tarafından kaydedildi. Polis ekipleri binanın çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Yangın sırasında dumandan etkilenen 3 çocuğa ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri müdahale etti.Oksijen verilen çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Nevşehir- Avanos yolunda meydana geldi. Soner Sayan’ın (31) kullandığı 50 ACP 294 plakalı motosiklet, sürücünün kontrolünden çıkarak metrelerce sürüklendi. Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada ağır yaralanan Sayan, kaldırıldığı Nevşehir Devlet Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. – NEVŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün gece saatlerinde ilçeye bağlı Tepealtı mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tuğrul Demir’in (26) kullandığı 06 H 5748 plakalı otomobil, dolmuştan indikten sonra yolun karşısına geçmek isteyen Ozan Gönül’e çarptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulans ile ağır yaralı olarak Ordu Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Gönül, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Otomobil sürücüsü Tuğrul Demir ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.
Hayatını kaybeden Ozan Gönül, bugün ikindi namazına müteakip AltınorduOrta Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Gülyalı ilçesinde toprağa verildi.
Kazayla ilgili inceleme sürüyor. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, saat 16.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Sille Ak Mahallesi Korcan Caddesi üzerinde bulunan bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerindeki tablo tasarımı yapan iş yerinde bulunan doğalgaz kombi girişinde oluşan gaz sıkışması sonrası patlama meydana geldi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri patlamanın meydana geldiği iş yeri çevresinde güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri patlamada yaralanan 60 yaşındaki P.Y.’ye ilk müdahalesini yaptı. Yaralı kadın müdahalenin ardından ambulansla Konya Şehir Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. İtfaiye ekipleri tarafından iş yerinde muhtemel herhangi bir patlamaya karşı kontroller yapılırken, olayla ilgili tahkikat başlatıldı. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangın, Çenedağ Mahallesi Cevizli Sokak’taki apartmanda meydana geldi. Apartmanın ikinci katındaki dairenin balkonunda yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiyenin müdahalesiyle alevler, dairenin içine sıçramadan kontrol altına alındı. Yangına müdahale etmek istediği esnada elinden yaralanan kadına sağlık ekipleri müdahale etti.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.D’nin (42) kullandığı 79 AAG 199 plakalı otomobil, Mazıdağı- Derik kara yolunda M.K. idaresindeki 47 ADD 240 plakalı traktörün römorkuna çarptı.
İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada, sürücü S.D. ile otomobildeki M.Ç. (45) ve S.Ç. (23) yaralandı.
Yaralılar Mazıdağı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Aybastı Caddesi üzerinden gelen bir motosiklet, ana yola girmek isteyen bir otomobille çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle motosiklet sürücüsü yaralandı. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri, yaralıya ilk müdahaleyi yaptıktan sonra hastaneye kaldırdı. Yapılan ilk incelemelerde yaralının kolunun kırıldığı belirlendi.
Kaza anı, çevredeki güvenlik kameralarınca saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, motosikletin otomobile hızla çarptığı ve sürücünün yola savrulduğu anlar yer alıyor.
Polis ekipleri, kaza ile ilgili inceleme başlattı. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Körfez ilçesinde yol kenarındaki beton bloka çarpan tankerin şoförü Necati D., yaralandı.
Kaza, D-100 kara yolu Hacı Osman Mahallesi mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden Necati D.’nin kontrolünü kaybettiği 06 CIZ 166 plakalı tanker, kara yolunu kot farkıyla yan yoldan ayıran beton bloka çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan sürücü, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre kaza, Onikişubat İlçesi Maarif Mahallesi’nde meydana geldi. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 46 AFP 294 plakalı Hafif ticari araç, seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjdeki aydınlatma direklerine ardından da yolun karşısına geçmeye çalışan bir yayaya çarpıp yaraladı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri yaralıyı sağlık ekiplerine teslim etti.
Hastaneye kaldırılan yaralının hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. – KAHRAMANMARAŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Adıyaman merkez Atatürk BulvarıDursun Çavuş Kavşağı yakınlarında 7 katlı bir binanın teras katında bulunan Azra Nisa A. (15), dengesini kaybederek aşağıya düştü. Ağır yaralanan Azra Nisa A., olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan Azra Nisa A. yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Azra Nisa A.’nın cenazesi yapılan işlemlerin ardından hastane morguna kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fatih Mahallesi Vatan Caddesi’ndeki bir apartmanın çatısında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık, itfaiye, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı caddede, bina sakinleri tedbir amacıyla tahliye edildi.
Dumandan etkilenen bazı vatandaşlara sağlık ekipleri müdahalede bulundu. İtfaiye ekiplerine dumandan etkilenmelerini önlemek için ayran dağıtıldı.
Ekiplerin yaklaşık 1,5 saat süren müdahalesiyle söndürülen yangın nedeniyle çatıda hasar oluştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, saat 00.00 sıralarında Kemalpaşa Mahallesi İsmail Efendi Caddesi’nde meydana geldi. Enes Ç. (17) yönetimindeki 16 F 9394 plakalı kamyonet, yoldan karşıya geçmeye çalışan Bölge Trafik Büro Amirliğinde görevli polis memuru Çağrı T.’ye (48) çarptı. Çarpmanın etkisiyle yere düşen polis yaralandı. Çarpan sürücü aracıyla kaçarak kayıplara karıştı.
Yaralı, kaza yerine sevk edilen Ambulansla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. Başından yaralanan polisin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Araç park halinde bulundu
Devriye atan polis ekipleri kamyoneti Hamidiye Mahallesi Kutlu Sokak’ta park halinde buldular.
Kaçan sürücü Enes Ç. (17) park halinde bulunan kamyonete yakın alanda polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Sürücünün ehliyeti olmadığı tespit edildi.
Kaza anı kameraya yansıdı
Kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Güvenlik kamera görüntülerinde; aracın, başka bir aracı hızla sollayıp kaldırımda yürüyen trafik polisine çarpıp 20 metre sürüklediği görüldü. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Yesiltepe Mahallesi’nde 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan 4 katlı binanın yıkımı esnasında bina kepçenin üzerine çöktü. Olayda kepçe operatörü Hamza Çetin’in göçük altında kaldı. Çetin’in kurtarılması için bölgeye AFAD, Malatya Büyükşehir Belediyesi itfaiye, UMKE ve emniyet ekipleri yönlendirildi. Molozlar arasına sıkışan operatörün çıkarılması için yürütülen çalışmaların ardından kepçe operatörü enkaz altından çıkarılarak hastaneye kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Festival alanında büyük bir kalabalığın gözü önünde gerçekleşen kaza anı kameralara yansıdı. Görüntülerde, Caballero’nun yaptığı tehlikeli hareketin ardından olay yerinde can verdiği görülüyor. Göstericinin yanında bulunan diğer kişiler hızla alandan uzaklaştı.
Mahates kentinden gelen ve daha önce de benzer gösterilerde yer alan Caballero’nun ani ölümü, festivalin geri kalanını da gölgeledi. Yerel yetkililer, olayla ilgili soruşturma başlattı.
Bu yıl İspanya’da da benzer kazaların yaşandığını hatırlatan uzmanlar, bu tür etkinliklerde güvenlik önlemlerinin artırılması çağrısında bulundu. Valencia’da 64 yaşında bir kişinin ağır yaralandığı, Tordesillas kentinde ise başka bir göstericinin kaza geçirdiği bildirildi.



KolombiyaFestivalGüvenlik3-sayfaYaşamDünyaKaza
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Gebze ilçesinde, Kuzey Marmara Otoyolu’nda TIR ile çarpışan kamyonun sürücüsü yaralandı. Ulaşımİstanbul istikametinde tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması için çalışmalar sürüyor.
Kaza, saat 18.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu’nun Gebze Kadıllı mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon ile Ö.E. yönetimindeki 41 VM 019 plakalı sabun yüklü TIR çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kamyon sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralanan sürücü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulans ile DarıcaFarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazada kamyonda ve TIR’da bulunan malzemeler yola saçıldı. Kaza nedeniyle İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken uzun araç kuyruğu da oluştu. Ekiplerin dökülen malzemelerin ve kazaya karışan araçların yoldan kaldırılması için başlattığı çalışma devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahmet Çakır (27) idaresindeki 09 AOJ 352 plakalı motosiklet, Yavuzköy Mahallesi’ndeki yolda karşı yönden gelen Gültekin Giray (47) yönetimindeki plakasız motosikletle çarpıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Giray’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Kazada Çakır ise yaralandı.
Ambulansla Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Çakır’ın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Otoyolda İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon, Ö.E’nin kullandığı 41 VM 019 plakalı sabun yüklü tır ile çarpıştı.
Kazada, kamyon sürücüsü A.A. yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ambulansa Darıca FarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan sürücü A.A’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Kaza nedeniyle otoyolun İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, uzun araç kuyruğu oluştu.
Kazaya karışan araçların kaldırılması için çalışmalar devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Gebze ilçesinde, Kuzey Marmara Otoyolu’nda TIR ile çarpışan kamyonun sürücüsü yaralandı. Ulaşımİstanbul istikametinde tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması için çalışmalar sürüyor.
Kaza, saat 18.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu’nun Gebze Kadıllı mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon ile Ö.E. yönetimindeki 41 VM 019 plakalı sabun yüklü TIR çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kamyon sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralanan sürücü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulans ile DarıcaFarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazada kamyonda ve TIR’da bulunan malzemeler yola saçıldı. Kaza nedeniyle İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken uzun araç kuyruğu da oluştu. Ekiplerin dökülen malzemelerin ve kazaya karışan araçların yoldan kaldırılması için başlattığı çalışma devam ediyor.
HABER: Erol POLAT/GEBZE(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mehmet Akdeniz (68) idaresindeki 09 H 2207 plakalı traktör, Esençay Mahallesi’nde devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri, traktörün altında kalan Akdeniz’in yaşamını yitirdiğini belirledi.
Akdeniz’in cenazesi, incelemenin ardından Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emir A’nın (22) kullandığı 42 ABE 809 plakalı tır, Çay- Bolvadin kara yolu Kavakdibi mevkisinde babası Mahmut A’nın (54) idaresindeki 42 AFF 720 plakalı tıra arkadan çarptı.
Kazada ağır yaralanan Emir A, araç içerisinde sıkıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin müdahalesiyle tırdan çıkarılan Emir A, kaldırıldığı Bolvadin Devlet Hastanesi’nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Feci kazaAydın’ın Kuşadası ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 84 yaşındaki İ.İ. idaresindeki otomobil geri manevra yaptığı sırada sürücüsü henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetti.

Otomobil, süratle müşterilere de çarparak kafeye daldı. Büyük paniğin yaşandığı olayda otomobil sürücüsü İ.İ. ve kafede bulunan 85 yaşındaki Fikriye Becerikli, 23 yaşındaki Y.Y. ile 58 yaşındaki C.S. olmak üzere 4 kişi yaralandı.
Aydın’da feci kaza! 84 yaşındaki sürücü, arabasıyla kafeye böyle daldı | Video

Kısa sürede olay yerine gelen ekipler yaralılara ilk müdahalelerini yaparak ambulansla hastaneye kaldırdı.

Hastanede tedavi altına alınan yaralılardan otomobilin altında kalarak ağır yaralanan Fikriye Becerikli doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da, otoyolun karşısına geçmeye çalışırken yolcu otobüsünün çarpması sonucu hayatını kaybeden 2 çocuk annesi Elif Kanderun’un (52), alzheimer hastası olduğu ve ailesinin 2 hafta önce polise kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi.
Kaza, saat 00.30 sıralarında Gebze-Orhangazi- İzmir Otoyolu Alaşar Mahallesi mevkisinde meydana geldi. İzmir istikametine seyir halinde olan Şeref G. (26) yönetimindeki 46 AJS 600 plakalı şehirlerarası yolcu otobüsü, otoyolda yolun karşısına geçmeye çalışan Elif Kanderun’a çarptı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla kaldırıldığı BursaŞehir Hastanesi’nde, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
AİLE 2 HAFTA ÖNCE KAYIP BAŞVURUSUNDA BULUNMUŞ
Elif Kanderun’un Alzheimer hastası olduğu ve 2 hafta önce Osmangazi ilçesi Alemdar Mahallesi’ndeki evinden çıktıktan sonra, kendisinden haber alınamadığı ve ailesinin polise kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi. 2 çocuk annesi Kanderun, bugün Hamitler Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Öte yandan otobüs şoförü Şeref G., ifadesinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sürücüsü ve plakası henüz belirlenemeyen yolcu otobüsü, Cumhuriyet köyü mevkisinde şarampole devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, AFAD, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan otobüsteki 21 kişi, Afyonkarahisar’daki hastanelere kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Korkunç anlar kameralara yansıdı: Roca Rey, boğanın boynuzuyla delinip havaya fırlatıldı. Kuma düştükten sonra, kendini korumaya çalışırken boğa tekrar saldırdı. Seyirciler ve diğer matadorlar, öfkeli hayvanı uzaklaştırmak için hızla müdahale etti.
Roca Rey, kalçasından ve bacağından ciddi şekilde yaralandı. Hemen arenada bulunan tıp merkezine kaldırıldı ve ameliyata alındı. Doktorlar, yaraların kasları ve sinirleri etkilediğini belirtti.
Bu, Roca Rey’in kariyerindeki ilk kaza değil. 2016’da da benzer bir olay yaşamış ve o yıl içinde dört kez boğa tarafından yaralanmıştı. Bu tekrarlanan kazalar, onun mesleğini sorgulamasına neden olmuştu.
Boğa güreşi, tehlikeli ve tartışmalı bir gelenek olarak bilinir. Bu son olay, sporun riskleri ve etik yönleri hakkındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Hayvan hakları savunucuları, bu tür olayları boğa güreşinin yasaklanması için bir neden olarak gösteriyor.
Roca Rey’in durumu stabil olarak bildirildi, ancak uzun bir iyileşme süreci bekleniyor. Bu olay, hem matadorun kariyeri hem de İspanya’daki boğa güreşi geleneğinin geleceği üzerinde önemli etkilere sahip olabilir.





Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaçayır Mahallesi Yılmaz Sokak’ta kullanılmayan 2 katlı ahşap evde yangın çıktı. Alevleri gören mahalle sakinleri, durumu itfaiyeye bildirdi.
Olay yerine sevk edilen ekiplerin yaklaşık 1 saat süren çalışmasıyla yangın söndürüldü.
Ahşap yapı kullanılamaz hale gelirken, bitişikteki bir ev zarar gördü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Sungurlu- Kırıkkale karayolunun 20. kilometresinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Sungurlu’dan Ankara istikametine seyir halinde olan İhsan D. yönetimindeki 19 HS 255 plakalı otomobil, yağışlı havada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önünde seyir halinde olan 05 FD 255 plakalı çekiciye arkadan çarptı. Kazayı gören diğer sürücüler durumu polis, itfaiye ve sağlık ekiplerine haber verdi. Kazada sürücü İhsan D. ile otomobilde yolcu olarak bulunan Yasemin D., Aymira D. ve Aybike D. yaralandı. İlk müdahalesi kaza yerinde yapılan yaralılar, ambulanslarla Sungurlu Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAKKARİ’nin Şemdinli ilçesinde, yolun karşısına geçerken kamyonetin çarptığı Ferizat Uysal (60) ağır yaralandı. Kaza, bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, dün saat 11.00 sıralarında Şemdinli ilçesi Çevre Caddesi’ndeki Fedzende Uysal Sokak’ta meydana geldi. Sürücüsünün ismi ve plakası öğrenilemeyen kamyonet, yolun karşısına geçmek isteyen Ferizat Uysal’a çarptı. Uysal ağır yaralanırken, ihbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin ilk müdahale sonrası Şemdinli Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Uysal, buradan da Van’a sevk edildi. Kazanın ardından kaçan sürücü, polis tarafından yakalanıp. Gözaltına alındı.
Bu arada kaza güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, sürücünün kazanın ardından uzaklaştığı, çevredekilerin kadının yardımına koştuğu görüldü.
Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, öğle saatlerinde Kelkit ilçesi Balkaya köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kelkit’ten Erzincan istikametine giden 61 AD 077 plakalı otomobilin sürücüsü Kamuran Tuna (58), Balkaya köyü mevkiinde direksiyon hakimiyetini kaybedince otomobil yoldan çıkarak takla attı.
İhbar üzerine olay yerine 112 acil sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi. 112 acil sağlık ekipleri kazada yaralanan sürücü Kamuran Tuna ile birlikte, Zehra Tuna (48), Merve Tuna (19), Melek Kalaycı (47), Canan Çırak (42) ve 7 yaşındaki C.S. Çırak’ı olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından tedavileri için Kelkit Devlet Hastanesi’ne kaldırırken hayati tehlikelerinin olmadığı öğrenildi.
Öte yandan, kazada yaralanan ve iç kanama şüphesi olan 7 yaşındaki C.S. Çırak buradan KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’ne sevk edildi. – GÜMÜŞHANE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Çankırı’nın Şabanözü ilçesi Gümerdiğin mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürücüsü ve plakası öğrenilemeyen otomobil, otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole devrildi. Kazada otomobil içerisinde bulunan C.Y. (25), A.S. (21), Ö.A.G. (8), O.A.G. (3), M.S. (51), D.E.Y. (3), G.G. (32) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine ekipler sevk edildi. İlk müdahalesi sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapılan yaralılar, Çankırı Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. – ÇANKIRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇORUM – Çorum’da iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaralandı.
Kaza, Çorum- Samsun karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hacı Bekir Tataroğlu idaresindeki 34 EK 8981 plakalı araç Baraj kavşağından Samsun istikametine dönmek istediği sırada Hasan Aytaş idaresindeki 05 AAS 122 plakalı araç ile kavşakta çarpıştı. Kazada Ümmühan Aytaş yaralandı. Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan yaralı Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olayda ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenilirken, araca çarpan tır dron ile görüntülendi
İSTANBUL – Sultangazi’de freni boşalarak yokuş aşağı kayan tır, binanın önündeki jeneratöre çarpıp park halindeki hafif ticari aracın üzerine düştü. Yaşanan olayda şans eseri ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenildi.
Olay dün saat 14.00 sıralarında Uğur Mumcu mahallesinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, çiğköfte imalatı yapan bir fabrikaya malzeme getiren tırın şoförü, aracı park ettikten sonra aşağı indi. Bir süre sonra freni boşan tır, sokağın dik yokuş olması nedeniyle kaymaya başladı. Önce fabrika önündeki jeneratöre çarpan tır, duvarın dibindeki hafif ticari aracın üzerine düştü. Haber verilmesi üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri bölgeyi güvenlik şeridi ile çevirirken, başka bir kaza yaşanmaması için önlem aldı. Polis ekipleri ise olay yerinde incelemeler yaptı. Kazada zarar gören hafif ticari araç, çekici yardımıyla bulunduğu yerden çıkartılırken, duvarı üzerinde kalan tır ise olay yerine çağrılan çekiciyle bulunduğu yerden kaldırıldı. Olayda ölen ya da yaralananın olmazken, duvar üzerindeki tır drone kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, TEM Otoyolu İzmit Batı gişeler mevki Ankara istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Erkan Elmas (48) idaresindeki 34 BAD 833 plakalı pikap, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yol ayrımındaki bariyere saplanıp yaklaşık 10 metre ilerledi. Bariyer aracın ön kısmından girip arka camından çıktı. O esnada yoldan geçen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait ambulans ilk müdahaleyi yaptı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Erkan Elmas’ın hayatını kaybettiği belirlendi. İtfaiye ekiplerince sıkıştığı yerden çıkartılan Erkan Elmas’ın cenazesi otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Olay yeri inceleme ekipleri kaza yerinde incelemelerde bulundu.
Kaza sebebiyle otoyolun Ankara istikametinde trafikte yoğunluğu oluştu. Polis ekiplerince 2 şeritten kontrollü geçişlerin sağlanırken trafik aracın çekici vasıtasıyla kaldırılmasıyla normal seyrine döndü.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUNCELİ’nin Ovacık ilçesinde Muzaffer Y. (50), boş sandığı av tüfeğinin ateş alması sonucu karnından yaralandı. Muzaffer Y., ambulans helikopterle hastaneye yetiştirildi.
Olay, öğle saatlerinde Ovacık ilçesine bağlı Aslıca köyünde meydana geldi. İddiaya göre, Muzaffer Y., boş sandığı av tüfeğinin tetiğine yanlışlıkla dokundu. Bu sırada ateş alan tüfekten çıkan saçmalar, Muzaffer Y.’nin karın boşluğuna isabet etti. Muzaffer Y.’nin yakınları, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak ihbarda bulundu. İlçe merkezine uzak ve dağlık olan olay yerine, Sağlık Bakanlığı’ndan ambulans helikopter istendi. Malatya’dan kalkan ambulans helikopter, kısa sürede bölgeye ulaşarak yaralıyı Tunceli Devlet Hastanesi’ne yetiştirdi. Muzaffer Y.’nin ameliyata alındığı, hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.
Jandarma, olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, saat 14.30 sıralarında İzmir- Ankara D300 karayolu Kovukdere rampalarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İzmir’den Uşak istikametine seyir halinde olan Hasan Başer (58) idaresindeki 35 BCV 796 plakalı hafif ticari araç, aynı yönde seyir halinde olan Mehmet K. idaresindeki 63 AGC 126 plakalı tıra arkadan çarptı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, ambulans, jandarma ve trafik polisleri sevk edildi. Çarpmanın şiddetiyle otomobil içerisinde sıkışan otomobil sürücüsü Hasan Başer ile yolcu konumunda bulunan İsmail Ç. (59), Kula İtfaiye Amirliği ekipleri tarafından sıkıştıkları yerden kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Hafif ticari araç sürücüsünün olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirlenirken, kazada ağır yaralanan İsmail Ç. ise Salihli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hasan Başer’in cansız bedeni ise Cumhuriyet Savcısı’nın olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Kula Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Öte yandan kaza sebebiyle İzmir-Ankara D300 karayolunun Uşak istikametinde trafik bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Kazaya karışan araçların yoldan kaldırılmasıyla trafik akışı normal seyrine döndü.
Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – İstanbul Tem Otoyolu Başakşehir mevkiinde seyir halindeki motosiklet sürücüsü, arıza yapıp emniyet şeridinde duran tıra arkadan çarptı. Kazada motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti.
Olay, dün saat 22.30 sıralarında Tem Otoyolu İstanbul Başakşehir Ziya Gökalp Mahallesi mevkii Ankara istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre yol üzerinde arızalan tırın şoförü, aracı emniyet şeridine çekip güvenlik önlemi alarak yardım için beklemeye başladı. Bir süre sonra otoyolda süratli şekilde ilerleyen motosiklet sürücüsü Yavuz Selim Çiçek, tırı fark edemeyerek arkasından çarpıp altına girdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, Çiçek’i sıkıştığı yerden çıkararak sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde Çiçek’in hayatını kaybettiği belirlendi. Yavuz Selim Çiçek’in cenazesi Adli Tıp Morguna götürüldü. Kaza sonrası tır sürücüsü, polis ekiplerince ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elbistan- Malatya kara yolunda sürücüleri henüz belirlenemeyen 06 AB 2943 plakalı otomobille 35 KG 5176 plakalı hafif ticari araç çarpıştı.
İhbar üzerine kaza yerine polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan 3’ü çocuk 11 kişi, 112 Acil Sağlık ekiplerince Elbistan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, saat 16.30 sıralarında Bursa- Ankara kara yolu üzeri Kestel’in Ümitalan Mahallesi Kavşağı mevkisinde meydana geldi. İnegöl’den Bursa’ya seyir halinde olan sürücü Mustafa H. (21) yönetimindeki 64 EG 104 plakalı otomobil, aynı yöne giden sürücü Kazım D. (60) yönetimindeki 34 VM 1795 plakalı kamyona arkadan çarptı. Kaza sonucu sürücü ve yanındaki arkadaşı Büşra D. (21) yaralandı. Yaralılar kaza yerine sevk edilen ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralılardan genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Jandarma ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Akçay’dan Güzelyurt istikametine doğru ilerleyen askeri araç, aynı yönde ilerleyen başka bir araçla çarpıştıktan sonra yolun dışına çıkarak devrildi.
Meydana gelen kazada, askeri aracın sürücüsü dahil 12 asker ağır yaralandı.
BİR ASKERİN ŞEHADET HABERİ DUYURULDU
Yaşanan kazaya dair açıklama yapana KKTC Polis Basın Subaylığı, kazada ağır yaralanan Piyade Er Uğurcan Işık’ın şehit olduğunu açıkladı.

MSB, KAZAYA İLİŞKİN AÇIKLAMA YAPTI
Yaşanan elim kazayla ilgili Milli Savunma Bakanlığı açıklama yaptı.
MSB, KKTC’de meydana gelen bir trafik kazasında Piyade Er Uğurcan Işık’ın şehit olduğunu ve 11 Mehmetçiğin yaralandığını duyurdu.
“ŞEHİT İÇİN TAZİYE MESAJI YAYINLANDI”
Konuya ilişkin Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, meydana gelen trafik kazası sonucu kahraman silah arkadaşımız Piyade Er Uğurcan Işık şehit olmuş, 11 kahraman silah arkadaşımız da yaralanmış ve derhal hastaneye sevk edilerek tedavilerine başlanmıştır.
Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır, yaralı silah arkadaşlarımıza acil şifalar dileriz.”


Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UŞAK – Uşak‘ta bir inşaatın temeline beton atarken elektrik akımına kapılan inşaat işçisi ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Edinilen bilgilere göre, Fatih Mahallesi 2. Akarca Sokak üzerinde bir inşaatın temeline beton döken mikserinin pompası elektrik tellerine temas etti. Bu sırada pompayı tutan inşaat işçisi Y.Y. elektrik akımına kapıldı.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine 112 Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 112 Sağlık ekiplerince elektrik akımına kapılan inşaat işçisi Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Öte yandan olayla ilgili inceleme başlatılırken inşaat işçisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi ile Aydeniz, Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Furkan Aydeniz, burada yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Gözaltına alınan sürücü Mustafa Ö. ise adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldı. Hakkında ‘taksirle adam öldürme’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle Kayseri 7’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

BİLİRKİŞİ RAPORU İDDİANAMEDE
İddianamede yer alan bilirkişi raporunda; ölen Aydeniz’in seyir yönüne göre sağ tarafından gelen otomobil geçişini beklemeden kavşağa girdiği, otomobil sürücüsünün seyir şeridini kapattığı, otomobile ilk geçiş hakkını vermediği için trafik kazasının meydana geldiğine vurgu yapılarak, “2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84-h maddesine göre ‘Trafik kazalarında sürücüler kavşaklarda geçiş önceliğine uymama hallerinde asli kusurlu sayılırlar’ denildiğinden, ayrıca 5 yaşında trafikte bisiklet kullandığı, bu yaşta tamamen ebeveyninin kontrolünde olması gerektiği, kesinlikle trafikte bisiklet sürmemesi gerektiği anlaşıldığından; yine aynı trafik kanununun 37’nci maddesinde belirtilen ‘Bisiklet kullananların 11 yaşını bitirmiş olmaları zorunludur’ denildiğinden sürücülerin asli kusurlu sayılan trafik kurallarını ihlal ettiği belirtilmiştir” ifadelerine yer verildi.
Sürücü Mustafa Ö. yönünden verilen bilirkişi raporunda ise “Hız limitinin 50 kilometre olduğu yerleşim yerinde ve kontrolsüz 4 yönlü kavşağa yaklaşırken hızlı araç kullandığı, aracının hızını hiç azaltmadan kavşağa yaklaştığı, çarpışma öncesi ve sonrası durma noktasının 72,5 metre olduğu, hesaplaması yapılan bu durma mesafesinin 87 kilometre hıza tekamül ettiği, dolayısıyla aşırı hızda, dikkatsiz ve tedbirsiz olarak hızlı araç kullandığı anlaşıldığından 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun, 52/l-a ve b maddelerinde belirtilen ‘Sürücüler; kavşaklara yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken hızlarını azaltmak, hızlarını kullandıkları aracın görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar’ gerekçesiyle trafik kurallarını ihlal ettiği belirlenmiştir” denildi.
5 AY FİRAR ETTİ İDDİASI
Oğlunun ölümüne neden olan sürücünün 5 ay firar ettiğini öne süren baba Osman Aydeniz, “Trafik kazası geri planda çok basit gözükse de acısı dinmeyen yaralar açıyor. Oğlum kaza yaptığında ablam beni aradı ve hastaneye götürüldüğünü söyledi. Hastaneye gittiğimde doktor, oğlumun beyninde 4 farklı hasar, akciğerde yırtık, omurilikte ve bacağında kırık olduğunu söyledi. Yoğun bakımdan çıkmasının çok zor olduğunu, çıksa dahi engelli bir çocuk olacağını söyledi. Oğlum, yoğun bakımdan maalesef çıkamadı. Polisler ifademizi aldılar, aşırı hız olduğunu, sürücünün emniyet şeridine girdiğini söyledik. Otopsi sırasında savcımız da sürücünün firari olduğunu, yakalandığında gereğinin yapılacağını söyledi ama bu kişi 5 ay firariydi. Birçok sabıkası olan elektronik kelepçesi olan kişi 5 ay firar etmişti” diye konuştu.

‘EVLADIMIN ACISI İLE UYUYAMIYORUM’
Soruşturmanın yeniden ele alınması gerektiğini de belirten baba Aydeniz, şunları söyledi:
“Çünkü, kaza tutanağı çok sığ. Şoför beyanına göre ele alınmış. Kamera görüntüleri olmasına rağmen bilirkişi grafikler çizerek, çocuğumu aniden aracın önüne geçmiş gibi göstererek oğlumu suçlu çıkarması sonrası soruşturma savcısı bilirkişi raporunu iptal etti. Ama, ne hikmetse bilirkişi raporu iptal edilmesine rağmen Adli Tıp Kurumu’ndan da aynı rapor geldi. Halk otobüsündeki araç içi kamerasından dahi oğlumun bisikletinin emniyet şeridinde olduğu gözüküyor.
Buna rağmen Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporda iptal olan bilirkişi raporunun kopyası niteliğinde geldi. Eşimi ve oğlumu asli kusurlu, sürücüyü de tali kusurlu olarak belirtti. Üzerine de bir oran belirtmemiş. Orada da bir muğlaklık var. Burada şaibeler olduğunu düşünüyorum. Bu eksikliklerin tamamen revize edilip, adaletin hakikati ile sağlanması için yeniden bu işin ele alınması gerekiyor.
Çünkü, geceleri ben evladımın acısı ile uyuyamıyorum. İlk 2 ay ilaçlarla uyumaya çalıştım. Acım belki bir nebze hafiflese de evladımın acısı yüreğimden gitmiyor. Uykularımdan sıçrayarak uyanıyorum. Allah hiç kimseye evlat acısı yaşatmasın. Hakikaten çok zor. Hukuki süreçteki zayıflık benim acımı iyice katlıyor. Sanki böyle bir olay yaşanmamış gibi kazaya sebebiyet veren kişinin de hayatını rahat bir şekilde idame ettirmesi bizi çok üzdü. Bir insan bir kedi ya da köpeğe çarpsa içi acır. Acıyı paylaşmak ister.”
“OĞLUM ARTIK YOK”
Oğlunun ölümüne neden olan kazayı cinayet olarak da nitelendiren baba Aydeniz, “5 yaşında dünyalar tatlısı, parklarda oyun oynayıp, bisiklete binip eğlenceli vakit geçirmesi gereken bir çocuğu ben toprağa verdim. Oğlum artık yok. Trafik kazalarında artık canlar yok olmasın. Ehliyet almak da bu kadar kolay olmasın. Ehliyetsiz araç kullanmak da bu kadar basit ve cezasız kalmasın. Bu resmen bir cinayet. Oğlumun da benim de hayallerini maalesef çaldılar” dedi.
]]>Çift, oğullarının tedavisinin ardından saat 00.30 sıralarında evlerine dönmek üzere tıp merkezinden çıktı. Birol Bahadır’ın kullandığı 16 VEC 523 plakalı hafif ticari araca, evlerinin bulunduğu Belde Sokak’ta seyir halindeyken, iddiaya göre ana yolda süratle ilerleyen Hüseyin Başaran (28) yönetimindeki 16 ARL 705 plakalı otomobil yandan çarptı.

CAMDAN FIRLAYARAK DİĞER ARACIN ALTINDA KALDI
Çarpmanın şiddetiyle araçta sıkışan Birol Bahadır ile Gülsüm Bahadır ağır yaralanırken, arka koltuktaki çocuk koltuğunda oturan Mert ise camdan fırlayıp metrelerce savrularak Hüseyin Başaran’ın kullandığı otomobilin altında kaldı.

İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde Mert Bahadır’ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirlerken, ağır yaralanan anne ve babası, sıkıştıkları araçtan itfaiye ekipleri tarafından çıkarılarak kaldırıldıkları hastanede tedaviye alındı.
Mert Bahadır, kazadan 1 gün sonra toprağa verilirken, iç kanama geçiren ve vücutlarının çeşitli yerlerinde kırıklar oluşan Bahadır çifti, öldüğünü bilmedikleri oğullarının cenazesine de katılamadı. 16 gün boyunca yoğun bakımda tedavi gören ve 15 gün önce hastaneden taburcu olan çiftin, vücutlarındaki kırıklar nedeniyle evde yatarak tedavileri devam ediyor.

‘OĞLUMUN ÖLÜMÜNÜ PSİKOLOG EŞLİĞİNDE ÖĞRENDİM’
Oğullarının öldüğünü kazadan günler sonra öğrendiklerini söyleyen Gülsüm Bahadır, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“İlk zamanlar kendimizde değildik. Oğlumun ölüm haberini sonradan psikolog eşliğinde öğrendim. Acımız çok büyük. Oğlumuzu iyileştirmek için hastaneye gittik, başımıza bu olay geldi. O cani adam, hızlı bir şekilde gelip bizim arabamıza vurdu. Oğlumuzu iyileştirmek istedik ama ölüme gitti. Kolumda, kaburgalarımda ve bacaklarımda kırıklar var. 2 ay boyunca evde yatmaya devam edeceğiz. Ben oğlumdan oldum. Bir daha oğlum geri gelmeyecek. İnşallah o cani gereken cezayı alır. O mahalle arasında o kadar hızla gelmenin bedelini öder.”

“OĞLUMUN HEP YOĞUN BAKIMDA OLDUĞUNU ZANNEDİYORDUM”
Oğlunun ölüm haberini kazadan 1 hafta sonra ziyaretine gelen bir arkadaşı tarafından öğrendiğini belirten Birol Bahadır, “Ben yoğun bakımda oğlumun ölüm haberini aldıktan sonra hastanede duramadım. Yanımıza ziyarete gelen bir arkadaşım ağzından kaçırdı. Oğlumun hep yoğun bakımda olduğunu zannediyordum. O caninin en ağır cezayı almasını istiyorum” diye konuştu.
Kaza anı ile ilgili olarak da Birol Bahadır, tutuklu sürücü Hüseyin Başaran’ın otomobiliyle çok süratli bir şekilde ana yolda ilerlediğini ve frene basmadığını söyledi. Kazanın ardından aracın içinde sıkıştıklarını ifade eden Bahadır, “Vücudumda ezilmeler var. Sol kalçamda platin var. Kalçamızda kırıklar olduğu için, 2 ay boyunca yataktan kalkamayacağız. Doktorlar, belki eski hayatımıza geri dönememe ihtimalimiz olduğunu söyledi. İnşallah adalet yerini bulur” dedi.

“ÇOCUKLARIM HALA YATAĞA MAHKUM YAŞIYOR”
Torununu, anne ve babası olmadan toprağa vermek zorunda kaldıklarını ve yaşadıkları acının tarifinin mümkün olmadığını belirten babaanne Fatma Bahadır ise “Gece yarısı, gelinimin telefonundan beni aradılar. Kaza haberini aldım. Çocuklarımı gördüğümde perişan haldeydiler. Gülsüm ve Birol’un 5 sene çocukları olmadı. Evlendikten 5 sene sonra çocukları oldu. Onu da toprağa verdik. Bu kişiden sonuna kadar davacıyım. Çocuklarım hala yatağa mahkum yaşıyor” sözleriyle yaşadıklarını anlattı.
‘BU YAŞANAN KAZA DEĞİL CİNAYET’
Kazanın ardından tutuklanan otomobil sürücüsünün, sokak arasında 150 kilometre hızla gittiğini, güvenlik kamerası görüntülerinde de bunun görüldüğünü belirten, ailenin avukatı Tuncay Özdemir, olayın kaza değil cinayet olduğunu söyledi. Özdemir;
“Kazaya sebep olan Hüseyin Başaran, kanunlar niteliğinde incelendiğinde, ‘bilinçli taksir’ veya ‘olası kast’ ile yargılanmalıdır. Müvekkillerimde alkol ve madde yok. Karşı tarafta bir alkol olmadığı söyleniyor ama elimize hastane kayıtları ulaşmadı. Kazanın olduğu yeri ana yol olarak tabir etsek dahi, sokak olarak geçilen bir yer. Orada seyir halinde olan bir kişi 30 kilometre hızla gitmesi gerekirken, bize göre 150 kilometre hızla geldiği için, bu olay meydana geliyor. Bu yol tek şeritli bir yol. Karşı taraf önündeki araçları sollayarak müvekkilime çarpmıştır. Bu durum bize göre cinayet ama takdir mahkemenindir. Karşı taraf tutuklu ve sürecimiz devam ediyor” dedi.
]]>Ölen Fadime Aslan’ın diğer kızı Emine Atalay (32), çocukları Hasan Atalay (11), Ali Cemal Atalay (8), Fadime Aslan (6) ve sürücünün yanındaki Ceylin Naz Övüş (16) yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan Emine Atalay da kurtarılamadı. Kazadan sonra gözaltına alınan Sefa Selvi ise işlemleri sonrası tutuklandı.
89 METRE FREN İZİ
Kaza tespit tutanağında caddedeki azami hız limitinin otomobiller için 82 kilometre olduğu, ancak Selvi’nin otomobilinin 111-120 kilometre hızla gittiği, fren izi uzunluğunun da 89,6 metre olduğu belirtildi. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamedeki bilirkişi raporuna göre de kaza yerindeki aydınlatma lambalarından birkaçının çalışmadığı, ancak farların etkisiyle görüş açısının yeterli olduğu ve sürücünün hız limitinin üzerinde seyrettiği için kazanın meydana geldiği ve birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verdiği ifade edildi.
“YOLDA AYDINLATMALAR YETERSİZDİ”
İddianamede Sefa Selvi’nin savcılıkta alınan ifadesi de yer aldı. Selvi, bir anda karşısına kalabalık bir grubun çıktığını belirterek, “Direksiyonu refüje doğru kırdım, frene bastım, ancak duramadım. Yolda aydınlatmalar yetersizdi; bu yüzden yayaları göremedim, hayatımda hiç uyuşturucu madde kullanmadım. Olay öncesinde protein tozu ve enerji içeceği almıştım. Zaten alkol testim olumsuz çıktı. O gün spora giderken 1,5 litre protein tozu içmiştim. Bir önceki gece de 1 litre enerji içeceği içmiştim” dedi.
Selvi hakkında ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar, ‘Taksirle yaralama’ suçundan ise 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianame, Konya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.
“HAYATINI KAYBEDENLERİN AİLELERİ BANA HAKKINI HELAL ETSİN”
Tutuklu Sefa Selvi’nin yargılanmasına başlandı. Duruşmaya kazada ölenlerin yakınları Hamza Aslan ve Ramazan Aslan, tutuklu olarak yargılanan Sefa Selvi ve taraf avukatları katıldı. Sürücü Selvi savunmasında, fren yaptığını, ama duramadığını belirterek “Akşamüstü arkadaşımla, onu eve bırakmak için yola çıktım. Sancak tramvay durağının orası karanlıktı. Karanlıktan bir şey geldiğini gördüm. Fren yaptım, ama duramadım. Çarpmamak için refüje manevra yaptım, ancak kazayı engelleyemedim. Kazanın ardından ilk kız arkadaşımın durumuna baktım. Sonra ise aşağı inerek ambulansı aradım. Kaç kilometre hızla gittiğimi hatırlamıyorum. Hayatını kaybedenlerin aileleri bana hakkını helal etsinler” dedi.
“ÇOK KİŞİYDİK, ŞİMDİ AZALDIK”
Kazadan yaralı olarak kurtulan Fadime Aslan da tanık olarak dinlendi. Ses ve görüntü bilişim sistemiyle (SEGBİS) adli görüşme odasında (AGO) psikolog eşliğinde ifade veren Fadime Aslan, “Sadece anneannemin elini tuttuğumu hatırlıyorum. Çok kişiydik, şimdi azaldık” dedi.
Kazada eşi Sultan, kızları Elif ve Fadime Aslan’ı kaybeden Hamza Aslan, “Kaza olduğunda ben şehir dışında çalışıyordum. Kazada kayınvalidem, eşim ve 2 kızımı kaybettim şikayetçiyim” diye konuştu.
Kazada annesini, 2 ablası ve yeğenlerini kaybettiğini söyleyen Ramazan Aslan ise “Şikayetçiyim. En ağır şekilde ceza alsın” ifadelerini kullandı.
“YOLDA KARARTI OLDU”
Sürücü Sefa Selvi’nin yanında bulunan ve kazadan yaralı olarak kurtulan Ceylin Naz Övüş de tanık olarak ifadesinde “Sefa beni eve bırakacaktı. Yol karanlıktı. Bir anda yolda karartı oldu ve kaza anını gördüm. Arabanın hızını bilmiyorum” dedi.
Olay sırasında aynı istikamette ilerleyen başka aracın sürücüsü Fatih Büyükkurt da “Sol şeritteydim. Hızım 60-70 kilometre vardı. Arkamdan gelen araç selektör yapınca, sağ şeride geçtim. 100 metre sonra ise kazayı gördük. Paramedik olduğum için ilk müdahaleyi yapmak için koştum” diye konuştu.
“KAZAYI O YAPMASAYDI, BEN ÇARPACAKTIM”
Tanık olarak dinlenen başka bir sürücü Sefa Ayhan da kazaya yakın mesafede olduğunu söyledi. Kaza yapan aracın, kendisini solladığını belirten Ayhan, “Olay günü şehir merkezi istikametine seyir halinde olduğum sırada araç sağımdan beni geçti. Bir anda gaza yüklendi ve hızlandı. Beni geçmesiyle kaza meydana geldi. Eğer kaza yapmasaydı, büyük ihtimalle ben çarpacaktım. Çünkü yayaları görmedim. Kaza sonrası aracımdan inerek hemen yardım ettim. Yayaları gördüğümde hepsi yerdeydi. Kaza yapan aracın hızı da tahminime göre 110-120 kilometre arasındaydı” ifadelerini kullandı.
Sefa Ayhan’ın kızı Sevda Ayhan ise “Babamla eve giderken araç bizim sağımızdan geçerek hızlandı ve bir anda önümüze kırdı. Yayalara çarptı. Biz çok hızlı değildik. Babam insanlara çarpmamak için fren ve manevra yaptı. Kazayı yapan araç çok hızlıydı. Yol boştu, biz hariç 3 araç daha vardı” dedi.
Mahkeme heyeti tanıkların dinlenmesinin ardından dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için Sefa Selvi’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
]]>Diyarbakır’da 23 Ocak 2023 günü aşırı hız sonucu biri polis aracı olmak üzere iki araca çarpan ve Kemal Güleç adlı polisi şehit edip 4 kişiyi yaraladıktan sonra tutuklanan Hasan Aydın’ın yargılanmasına Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Şehit polisin eşi Hilal Güleç, vatanına hizmet eden bir polisin hayatın kaybettiğini belirterek sanığın cezalandırılmasını istedi.
“ECELİNE GİDERMİŞCESİNE SÜRÜYOR”
Güleç’in avukatı da, sanığın daha önce de ehliyetsiz araç kullanmaktan cezalandırıldığını belirterek, “Alkollü ve ehliyetsiz araç kullanarak bu kazaya neden olmuştur. Kaza bilinçli taksir değil, olası kastla öldürmedir. Savcı bile iddianamesinde ‘Eceline gidermişçesine sürüyor’ ifadesini kullanmıştır. Vefat eden polis 32 yaşındaydı. Hayatını kaybettiğinde üzerinde polis üniforması vardır. 4 yaşında bir çocuğu var ve ailesi Malatya’da depremzede oldukları için halen konteynerde yaşamaktadırlar. Sanığın olası kastla en üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyoruz” dedi.

“GÖREV BAŞINDA ÜNİFORMALIYDIK”
Olayda yaralanan polis memuru da, “Görev başındaydık, üzerimizde resmi üniformalarımız vardı. Kazadan sonra uzun süredir araç kullanamıyorum, ağrılarım devam ediyor. Maddi ve manevi kaybımız oldu. Zararın karşılanacağı söyleniyor ancak karşılanmadı. Sanığın cezalandırılmasını istiyorum” diye konuştu.
“BEN DE ÖLEBİLİRDİM, MAĞDURUM”
Sanık ise, kazayı bilerek yapmadığını, evli ve 3 çocuklu olduğunu belirterek, “Aldığım alkol oranı bellidir, kaza anında frene de bastım ancak tutmadı. Ben de bu kazada ölebilirdim. Rahmetlinin ailesine elimden geleni yaptım yine yapmaya devam edeceğim, bende mağdur oldum, tahliyemi istiyorum” dedi. Mahkeme, 13 aydan beri tutuklu yargılanan sanıkla ilgili delillerin önemli ölçüde toplandığını, sanığın tutuklu kaldığı süre ve kaçma, gizlenme ya da delilleri karartması yönünde somut olguların bulunmayışı dikkate alınarak tahliyesine karar verdi.

FREN YAPMADI
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Hasan Durmaz’ın 34 FPH 196 plakalı araçla sokak arasındaki tali yoldan ana bulvara adeta eceline gidercesine durmadan ve fren yapmadan hızla çıktığı, ardından seyir halindeki polis Ömer Doğan’ın kullandığı araca 46 AFF 530 plakalı araca çaptığı bildirildi.
Sanığın hızını alamayarak bu kez seyir halindeki Velat Karakaş’ın kullandığı 27 AHF 268 plakalı araca çarparak durduğu kaydedildi. Olayda Devriye Ekipler Büro Amirliğinde görev yapan Kemal Güleç’in şehit olduğu, polis Ömer Doğan ile ikinci araçta bulunan Velat Karakaş ile kazaya neden olan Hasan Aydın’ın kullandığı araçtaki Mehmet Ali Başyiğit ile Mehmet Ali Özen’in de yaralandıkları ifade edildi.
PTS ve KGYS kayıtlarından kazaya neden olduğu belirlenen Hasan Aydın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin raporuna göre asli derecede kusurlu bulundu. Sanığın kullandığı aracın 6 aylık yeni bir araç olduğu, mekanik sisteminde bir arıza bulunmadığı, fren balatalarının monteli ve güvenli kullanım durumuna uygun olduğuna dair uzman raporu soruşturma dosyasına eklendi.
KANINDA ALKOL, AMFETAMİN, EXTACY…
İddianamede, sanığın alkol ve uyuşturucunun etkisiyle “Olası kastla kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmek” suçunu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığı oluşsa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, somut olaya dair bilinçli taksir suçu olduğuna dair emsal kararları olduğuna dikkat çekildi. Sanığın olay anında ters yönden çok hızlı şekilde hareket ettiğine dair izlenen kamera kayıtları, kanında alkol, amfetamin ve Extasy uyuşturucu madde bulunduğu ve kaza anında ehliyetsiz olduğu da göz önüne alındığında failinin “Ne olursa olsun her durumda eylemi gerçekleştirirdim” düşüncesi ile hareket ettiğine dikkat çekildi.
EHLİYET YOK, ŞANSINA VE BECERİSİNE GÜVENDİ
Sanığın bu şekilde meydana gelen zararlı sonucu kabul ettiği olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu değerlendirmesi yapılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararlarının irdelenmesiyle suçun “Bilinçli taksir” olduğunun altı çizildi. Bilinçli taksirde gerçekleşen sonucun, fail tarafından öngörüldüğü hâlde istenmediği belirtildi. İddianamede, neticeyi öngördüğü hâlde, sırf şansına veya kişisel becerisine güvenerek hareket ettiği vurgulandı.
Öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde ise bilinçli taksirin söz konusu olacağı vurgulandı. Sanık Hasan Aydın’ın amfetamin, esrar, Extasy uyuşturucu ve alkolün etkisiyle ehliyetsiz biçimde araç kullanma konusundaki kişisel becerisine güvenerek kaza yapacağına inanmadığı için mevcut sonucun ortaya çıkması nedeniyle hukuki durumunun bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağının altı çizildi.
İSTEMEDİĞİ BİR SONUCA NEDEN OLDU
Sanığın şoförlük yeteneklerine güvenerek gece olması nedeniyle trafiğin az olacağı düşüncesiyle ve karşı yönden gelenlerin kendilerini koruma yönünde dikkatli davranacaklarına inandığı için bu saikle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek öngördüğü ancak istemediği neticeye neden olduğu belirtildi.
Meydana gelen sonucu kabullenmediği ve arzulamadığı anlaşıldığından gerçekleşmesini istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde özen yükümlülüğüne uygun davranmayarak bir kişinin ölümüne birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan 15 yıla kadar bilinçli taksirle cezalandırılması isteniyor.

Şehit polis Kemal Güleç
]]>ANKARA: 6 YARALI
Çubuk yönüne giden Ahmet B. yönetimindeki 06 CVF 240 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu şarampole yuvarlanıp telefon direğine çarptı.
Kazada, sürücü ve yanındaki Hatice B., Cumaziye B., Tuğba B., Elmira B. ve Ahmet D. yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla Halil Şıvgın Çubuk Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı.

KASTAMONU: 1 ÖLÜ, 3 YARALI
Nazife Araç’ın kullandığı otomobil, Araç ilçesi yakınlarında kontrolden çıkarak devrildi.
Kazada sürücü ile otomobilde bulunan İlhan Araç ve kimliği öğrenilemeyen 2 kişi yaralandı.
Ambulansla Araç Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan İlhan Araç hayatını kaybetti.
OSMANİYE: 5 YARALI
Yunus Emre Mahallesi’nde sürücülerinin isimleri öğrenilemeyen 80 MA 4107 plakalı hafif ticari araç ile 80 MA 3064 plakalı otomobil, Nohuttepe köyü kavşağında, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak kafa kafaya çarpıştı.
Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgele itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Araçlarda sıkışan yaralılar, itfaiye erlerince bulundukları yerden kurtarılıp, sağlık ekiplerine teslim edildi. Yaralanan 2’si çocuk 5 kişi, sağlık ekiplerince Osmaniye Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak, tedaviye alındı.

GAZİANTEP: 2 ÖLÜ, 5 YARALI
Nurdağı’nda Şükrü Yıldız (42) yönetimindeki 03 ACY 234 plakalı kamyonet ile Ökkeş Kırık (53) idaresindeki 27 NL 132 plakalı otomobil çarpıştı. Otomobil ikiye bölünürken, kamyonet yol kenarındaki tarlaya devrildi. İhbarla bölgeye çok sayıda ekip gönderildi. Kazada Ökkeş Kırık ile Zeynep Kırık (50) hayatını kaybetti; Şükrü Yıldız, Ökkeş Abuş, Nesrin Abuş, İkra Abuş ve Oğuzhan Abuş yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

SAMSUN: 4 YARALI
Samsun’un Çarşamba N.A. (37) idaresindeki 34 ZL 1216 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarındaki elektrik direğine çarptı.
Kazada sürücü ile araçta bulunan Z.A. (32), D.K. (50) ve Y.K. (16) yaralandı. Yaralılar, 112 Acil Sağlık ekiplerince Çarşamba Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Yaralılardan Z.A. burada yapılan müdahalesinin ardından Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine sevk edildi.
DİYARBAKIR: 7 YARALI
Sur ilçesi Çarıklı Mahallesi Şahintepe mevkisinde sürücülerinin kimlikleri ve plakaları henüz öğrenilemeyen iki otomobil çarpıştı.
Kazada her iki araçta bulunan 7 kişi yaralandı. İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere kaldırıldı.

MUĞLA: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
Bodrum’da Mümin K. idaresindeki 26 ACM 785 plakalı otomobil, Gölköy Mahallesi Denizli Caddesi’nde, Efe Beyazıt Y’nin kullandığı 48 AAD 020 plakalı kapalı kasa kamyonetle çarpıştı.
İhbar üzerine bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada ağır yaralanan sürücü Mümin K. ile otomobildeki Nermin K. hastaneye kaldırıldı. Nermin K, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Kamyonet sürücüsü Efe Beyazıt Y, ifadesi alınmak üzere jandarma karakoluna götürüldü.
MALATYA: 7 YARALI
A.A. (37) idaresindeki 33 AU 797 plakalı otomobil, Malatya-Sivas kara yolu Durucasu Mahallesi mevkisinde su birikintisine girdikten sonra refüje çarparak devrildi.
Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Kazada sürücü ile otomobilde bulunan Ş.A, H.A, A.A, U.A, Z.A. ve Ö.A. yaralandı.
Ambulanslarla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.

MANİSA: 1 ÖLÜ
Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 45 P 5988 plakalı kamyon, önünde seyreden Emin Coşkun’un kullandığı 35 KD 5130 plakalı ATV’yi sollamak istedi. Kamyon, sollama sırasında önünde seyreden ATV’ye çarptı. ATV’nin sürücüsü Coşkun, çarpışmanın şiddetiyle yola savruldu. Diğer sürücülerin ihbarıyla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Coşkun, kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
DÜZCE: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
R.A.U. idaresindeki 81 ADE 757 plakalı motosiklet, D-655 Düzce-Zonguldak Batı Karadeniz Bağlantı Yolu Karaca mevkisinde yolun karşısına geçmeye çalışan Ayşe Şen’e (53) çarptı.
Çarpmanın etkisiyle yola savrulan kadın ve motosikletten düşen sürücü ağır yaralandı.
İhbar üzerine kaza yerine sevk edilen sağlık ekipleri, yaralıları Düzce Atatürk Devlet Hastanesine kaldırdı.
Şen, kurtarılamadı. Motosiklet sürücüsünün de sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu belirtildi.

DİYARBAKIR: 3 ÖLÜ, 5 YARALI
Ş.T.’nin kullandığı 21 ADV 800 plakalı minibüs ile Hilmi Arbatun’un kullandığı 33 AFR 728 plakalı otomobil kafa kafaya çarpıştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Otomobildeki 3 kişi sıkıştıkları yerden ekiplerin müdahalesiyle çıkarıldı. Yapılan kontrolde sürücü Hilmi Arbatun ile yanındaki Nazime Arbatun ve Merve Arbatun’un hayatını kaybettiği belirlendi. Her iki araçtaki 2’si ağır, 5 yaralı ise ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı. Ölen 3 kişinin cenazeleri ise otopsi için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.
GAZİANTEP: 1 ÖLÜ
Yavuzeli ilçesi Göçmez Mahallesi’nde meydana geldi. Tarladan evine dönen İsmail Zer’in kullandığı traktör, kızı Bilge’ye çarptı. İhbarla bölgeye ekipler gönderildi. Traktörün altından çıkarılıp, hastaneye kaldırılan küçük kız, kurtarılamadı. Baba Zar gözaltına alınırken, kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.

DENİZLİ: 3 ÖLÜ
Mehmet Fışkınlı (50) yönetimindeki 20 B 4012 plakalı otomobil, karşı yönden gelen Yusuf Yusmak’ın (18) kullandığı 20 AIA 406 plakalı motosiklet ile çarpıştı. Kazanın etkisiyle otomobil ile motosiklet şarampole devrildi. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Ekipler, Mehmet Fışkınlı, Yusuf Yusmak ve motosikletin arkasındaki Yavuz Yamuç’un (13) hayatını kaybettiğini belirledi. Cenazeler, Tavas Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

ÇORUM: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
Evren Yılmaz’ın kontrolünü yitirdiği 06 CNB 504 plakalı hafif ticari araç, çelik bariyerlere çarparak su kanalına düştü. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri sürücü Evren Yılmaz’ın öldüğünü belirledi. Yılmaz’ın ağır yaralanan arkadaşı Caner Ceylan ise Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye altına alındı. Evren Yılmaz’ın cansız bedeni savcılık incelemesinin ardından otopsi işlemleri için morga kaldırıldı.
]]>Kaza, 24 Mart günü öğleden sonra, Kocasinan ilçesine bağlı Zümrüt Mahallesi’nde, Kadir Has Kongre Merkezi yakınlarında gerçekleşti. Kayserispor Başkanı Ali Çamlı’nın kullandığı araç, Kadir Has Caddesi’nden gelen İbrahim Muhammed idaresindeki elektrikli bisiklete çarptı. Kazada ağır yaralanan İbrahim Muhammed, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Kayseri Trafik Denetleme Büro Amirliği’nin raporuna göre, kırmızı ışık ihlali yaparak asli kusurlu bulunan İbrahim Muhammed’in cenazesi, yapılan otopsi işlemlerinin ardından ailesi tarafından Suriye’nin El-Bab şehrine götürüldü.
“BABAM HATALI, ŞİKAYETİMİZ OLMADI”
Oğlu Hüseyin Muhammed, kazayla ilgili görüntüleri incelediğini belirterek, “Görüntüleri izledim. Maalesef babam kırmızı ışıkta geçiyor. Hata babamdaydı. Bu yüzden şikayetçi olmadık.” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Kayserispor Başkanı Ali Çamlı ise, “Kazada sıfır hata olmasına rağmen insani olarak ölen bir insan var.” ifadelerini kullanarak ailenin yanında olacağını söyledi.
İbrahim Muhammed’in, kaza günü Zümrüt Mahallesi’ndeki akrabalarını ziyaret ettikten sonra iftar için Mevlana Mahallesi’ndeki evine dönerken yaşanan kaza sonucu hayatını kaybettiği belirtildi.
KAZA GÜVENLİK KAMERASINDA
Kayserispor Başkanı Ali Çamlı’nın karıştığı ve Suriye uyruklu İbrahim Muhammed’in hayatını kaybettiği kaza, çevredeki bir iş yerine ait güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.

Görüntülerde, Kadir Has Caddesi üzerinden şehir merkezine doğru ilerlerken kırmızı ışık ihlali yapan İbrahim Muhammed’e, havalimanı yönünden Argıncık istikametine seyir halinde olan Çamlı’nın kullandığı cipin çarptığı açıkça görülüyor.
Ayrıca, Çamlı’nın çarpışmayı önlemek adına son anda manevra yaptığı da kameralara yansımış durumda.
“ARTIK TUTUNACAK DALIM YOK”
Kazanın ardından, olaya dair DHA’ya konuşan İbrahim Muhammed’in oğlu Hüseyin Muhammed yaşananlar ve sonrasındaki süreç hakkında bilgi verdi:
Kazayı aynı mahalleden komşumuz olan bir akrabamız haber verdi. Babamın kaza yaptığını duyar duymaz dışarı çıktım. Direkt Şehir Hastanesi’ne gittim. Babamın vefat ettiğini öğrendikten sonra kendimi büyük bir boşlukta hissettim. O varken tutunacak bir dalım vardı ama artık yok. Şu an çok boşluktayım. Ali Çamlı direkt bizimle iletişime geçmedi ama arkadaşları irtibata geçti. Onlar da bize çok iyi davrandılar. Kötü hiçbir şey söylemediler. Bizimle yakından ilgilendiler. Bize çok destek oldular. Görüntüleri izledim. Şikayetçi olmadık. Maalesef babam kırmızı ışıkta geçiyor. Hata babamdaydı. Bu yüzden de şikayetçi olmadık. Böyle bir şey olmasını hiç istemezdik. Ama Allah’ın takdiri böyleymiş. Allah istediğini yapar. Babam bizi ziyarete gelmişti. Torunları ile vakit geçirdi ve bir ihtiyacımız olup olmadığını sorduktan sonra da evine gidiyordu.
ALİ ÇAMLI: KEŞKE ÖLMESEYDİ
Kayserispor Başkanı Ali Çamlı ise ailenin yanında olmaya devam edeceğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
Net bir şekilde söyleyeyim. Karıncayı incitmekten çekinen bir insanım. Çok üzüldüm. Yüreğim çok yandı, hala da yanmaya devam ediyor. Kazada sıfır hata olmasına rağmen insani olarak ölen bir insan var. Geride bıraktıkları ile de bizim insani olarak Müslüman kimliğimizle bağdaşır şekilde ilgilenmemiz gerekiyor. İnşallah bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğim. Keşke ölmeseydi. Benim aracım hiç umurumda değildi. Kardeşimiz canını orada teslim etmese, benim için daha kıymetliydi. Aile de çok iyi biliyor ki bizim bu kazada hiçbir kusurumuz yok. Ama, onlara karşı hiçbir eksik iş bırakmadık, bırakmayacağız da bundan sonra da devam edeceğiz.
]]>Otomobil sürücüsü sanık Öner’in avukatı, müvekkilinin yakınları tarafından Buket Kaya’nın ailesine 4 milyon TL ödendiğini ve yapılan protokolle şikayetten vazgeçildiğini, ayrıca kazada yaralanan M.T.’nin de maddi manevi yanında olduklarını söyledi. Duruşma, sanık avukatının sunduğu görüntülerin incelenmesi için ertelendi.
TIRA ARKADAN ÇARPTI
Kaza, geçen yıl 22 Ekim’de saat 23.30 sıralarında, Melikgazi ilçesi Gökkent Mahallesi Nalçik Bulvarı’nda meydana geldi. Ramazan Öner yönetimindeki 50 ADC 978 plakalı otomobil, K.Ö. yönetimindeki 03 ABN 358 plakalı patates yüklü TIR’a arkadan çarptı. Kazada Wushu Kung Fu Avrupa Şampiyonu milli sporcu Buket Kaya öldü, Ramazan Öner ile M.T. ise yaralandı. TIR şoförü K.Ö. ifadesi sonrası serbest bırakılırken, tedavisinin ardından gözaltına alınan Ramazan Öner tutuklandı.
2019’da Rusya’nın başkenti Moskova’daki 5’inci Wushu Kung Fu Avrupa Şampiyonası’nda altın madalya alan, Ekim 2022’de de Balkan Şampiyonu olan Buket Kaya’nın cenazesi de Talas ilçesinde toprağa verildi.

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianameyle Ramazan Öner hakkında ‘Taksirle ölüme veya yaralanmaya sebep olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
DAVA BAŞLADI
Kayseri 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık Ramazan Öner ile kazada yaralanan M.T. hazır bulundu.
Emniyet ve savcılık ifadelerini olayın şokuyla verdiğini ve kabul etmediğini söyleyen Öner, “Kafama aldığım darbe ve Buket’in vefat haberi sonrası olayın şokuyla ifade vermiştim. O ifadelerim doğru değildir. Birlikte alkol almıştık. Biraz dolaşıp gezdik. Aracı Buket kullanıyordu. Ardından kendini iyi hissetmediğini söyledi. Aracı kenara çekip bir süre taksinin gelmesini bekledik. Ardından da ailesi arayınca direksiyona ben geçtim. Süratli değildim. Telefondan video çekiyordu. Koluma girip, omzuma sarıldı. Uyardım. Devam etti. Sonra dikkatim dağıldı. Bir anda önümde TIR belirdi. Kurtarmak istedim ama olmadı. Çok pişmanım. Keşke ben ölseydim. Çok üzgünüm” ifadelerini kullandı.

ARKADAŞI ŞİKAYETÇİ OLMADI
Kazada otomobilde bulunan ve yaralanan Kaya ve Öner’in arkadaşı M.T. ise “Olay günü üçümüz de alkollüydük. Buket, arabayı kullanamayacağını, kendini kötü hissettiğini söyledi. Israrımız sonucu Ramazan direksiyona geçti. Buket, Ramazan’ın omzuna yatıp, koluna girdi. Ramazan, ‘Buket, yapma araç kullanıyorum’ dedi. Sonra bir anda önümüze TIR çıktı. Gözümü hastanede açtım. Buket’in öldüğünü, Ramazan’ın da cezaevine girdiğini 1 ay sonra öğrendim. Şikayetçi değilim. Ramazan’ın ailesi, maddi ve manevi her zaman yanımızda oldu” dedi.
“KAZA KADERİMİZDE VARMIŞ”
Her iki tarafın da arkadaşı olduğunu tekrarlayan M.T., “Bu olayın kaderimizde olduğunu düşünüyorum. Bu kazayı bize kaderimizin yaşattığını düşünüyorum” dedi.
Mahkeme başkanı ise M.T.’nin bu sözleri sonrası, “Alkollü olmasanız bu kaza olur muydu?” diye sordu. M.T., mahkeme başkanının bu sorusuna ise “Bilmiyorum” cevabını verdi.
Mağdur taraf avukatı savcılık aşamasında şikayetlerini geri çektiklerini, ölen Buket Kaya’nın ailesinin de görgüye dayalı bir bilgileri olmadığından dinlenmelerinden vazgeçilmesini istedi.
4 MİLYON TL KARŞILIĞINDA UZLAŞTILAR
Sanık Ramazan Öner’in avukatı ise olaydan dolayı üzüntü duyduklarını belirterek, müvekkilinin ailesinin hem mağdur M.T. hem de ölen Kaya’nın ailesinin maddi ve manevi sürekli yanlarında olduğunu söyledi. Sanık avukatı ayrıca, soruşturma aşamasında kendisinin de var olduğu bir ortamda yapılan protokolle Buket Kaya’nın ailesine müvekkilinin ailesi tarafından 4 milyon TL uzlaşma ödemesi yapıldığını ve bu durumun yapılan protokolle kayıt altına alındığını, ailenin de şikayetini geri çektiğini söyledi.
Mahkeme heyeti verdiği ara kararla sanık Ramazan Öner’in cezaevinde kaldığı süre ve tarafların şikayetçi olmaması nedeniyle tahliyesine karar verip, sanık avukatının mahkemeye sunduğu görüntülerin incelenmesi ve mağdur M.T. hakkında kalıcı hasar oluşup oluşmadığının tespit edilmesi için kati rapor aldırılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.
]]>Kaza anı anbean güvenlik kameralarına yansırken, kaza sonrası yaşananlar cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Görüntülerde motosiklet sürücüsü Semanur Hacıoğlu’nun yaralı şekilde yerdeki hali ve hafif ticari araç sürücü A.Ö. görülüyor.
11 gündür Semanur’dan iyi bir haber gelmesini bekleyen anne Fatma Hacıoğlu, baba Hüseyin Hacıoğlu ve Semanur’un nişanlısı Mustafa Subaşı hastane önünde bekliyor.

“SEMANUR’UN YÜZÜĞÜNÜ BOYNUNDAKİ KOLYESİNE TAKTI”
Sözlüsünün yüzüğünü boynundaki kolyesine takan Mustafa Subaşı “Kaza 18 Mart Pazartesi gecesi saat 02.10’da oldu. Kendisi Beşiktaş’ta bir işletmede çalışıyor. İşten çıkarken bana mesaj attı. Eve doğru geldiğini söyledi. Beraber sahur yapacaktık. Ben de onu bekliyordum. Yarım saat geçti telefona bakmayınca ve haber alamayınca ben de motoruma atlayarak geçtiği yollara bakmaya gittim. Karakola giderken ailesinden haber geldi. Hastanede olduklarını söyleyince hemen buraya geldim. Yaklaşık 10 gündür de buradayız. Kendisinden bir haber alamıyoruz. Entübe bir şekilde yoğun bakımda. Hayırlı bir haber bekliyoruz. Sürücü ise Yurt dışı yasağı konularak gözetimli serbest. Doktorlar bize fazla ümit vermiyorlar. Her şeye hazırlıklı olmamızı söylüyorlar. Doktorların dudağından çıkacak iki kelimeyi bekliyoruz. Şuan sözlümün yüzüğünü boynuma taktım. Hiç parmağından çıkartmamıştı. Bir sefer çıkardığında da ben ona kızmıştım. Şimdi 10 gündür benim boynumda ben taşıyorum” dedi.
“HERKESTEN SEMANUR İÇİN DUA ETMESİNİ İSTİYORUM”
11 gündür kızının yattığı hastane önünde bekleyen acılı anne Fatma Hacıoğlu “Kızımın durumu şuan kritik. Nefes alıp veriyor. Anlatılamayacak bir duygu. Rabbim kimseye yaşatmasın. Kaza görüntülerini benden gizli tutuyorlardı. Dün akşam yanlışlıkla bana da gelmiş. Ben anlatamıyorum ama şu günün, ayın hatırına herkesten Semanur Hacıoğlu’na yavruma dua etmelerini istiyorum. Adalet er geç yerini bulacak. Benim yavrum 11 gündür canıyla uğraşıyor. Millet ramazan yapıyor. Ben 11 gündür hastanedeyim. Rabbimin adaletine güveniyorum” diye konuştu.

“BU KASTEN OLMUŞ BİR OLAY, TAMAMEN CİNAYET”
Acılı baba Hüseyin Hacıoğlu ise şunları söyledi:
“Kızımızın buraya yattığı günden beri 11 gündür buradayız. 7-24 buradayız. Buradan ayrılamıyoruz. Çünkü doktorlarımız bizden haber aldığınızda buna hazırlıklı olun. Bizden hiçbir zaman iyi bir haber çıkmayacaktır. Ama siz ümidinizi kesmeyin. Biz anne baba olarak daha sağlıklı şekilde ayakta durmamız gerekiyor. Biz bunun için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Çok zor bir süreç yaşıyoruz.
Bu süreçte İl valimizin özel kalemi beni aradı. Geçmiş olsun dileklerini iletti. İnceliğinden dolayı valimize teşekkür ediyoruz. Bizim burada beklediğimiz her hangi bir menfaatimiz yok. Şuan için maddi olarak hiçbir isteğimiz yok. Benim kızımın hayatı tehlikede. Benim kızım bu dünyaya dönmedikten sonra paranın pulun hiçbir önemi yok.
Ben bir babayım. Ben acılıyım. Ben şunu diyorum. Bu ülkede adaletin yerini bulması lazım. Bu adaletin yerini bulması için kaç can daha feda etmemiz lazım? Ülkemizde terörden daha fazla trafik kazasında insanlar hayatını kaybediyor. Eğer bu konuda yasa, kanun bu kadar hafife alınıyorsa insanlar bunun rahatlığındandır ki hiçbir zaman sorumluluk alıp yola çıkmıyorlar. İnsan nasıl bir cana kıyabilir? Videolarda da görmüşsünüzdür. Bu kasten olmuş bir olay. Tamamen cinayet. Herkesten dua bekliyoruz. Semanur’un bir an önce aramıza dönmesini istiyoruz.”
]]>İzmir’de geçen yıl 30 Haziran’da 19 yaşındaki Yusuf İslam Koçak, makas atarak ilerlediği yolda Özcan Özer (57) yönetimindeki, içinde 11 kişinin bulunduğu otomobile yandan çarptı.
Özer’in kontrolünü yitirdiği otomobil, refüjü aşarak, karşı yönden gelen İsmail Akdar’ın kullandığı yolcu minibüsüyle çarpıştı.
Kazada sürücü Özcan Özer, aracında bulunan Sibel Özer (54), Şengül Akbaş (64), sürücünün oğlu Ali Alperen Özer (18) ile minibüste yolcu olan Mustafa Kemal Karaca (86) yaşamını yitirdi. Kazada 20 kişi ise yaralandı
KAZA ANI ANBEAN GÖRÜNTÜLENDİ
Kaza anı ise bir otomobilin araç kamerasına yansıdı. Görüntüde, hafif ticari aracın Özcan Özer’in kullandığı otomobile hızla yandan çarptığı, çarpmanın şiddetiyle kontrolden çıkan otomobilin refüjü aşıp, karşı yöne geçerek minibüsle çarpıştığı anlar yer aldı.
Kazada otomobile çarptıktan sonra hızla uzaklaşan hafif ticari aracın sürücüsü Yusuf İslam Koçak, yakalanıp, gözaltına alındı. Koçak, sorgusunda, önündeki bir aracı sollarken direksiyon hakimiyetini kaybettiğini söyledi.
“MAKAS ATARAK ARAÇ KULLANMADIM”
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Koçak tutuklandı. Koçak’ın ifadesinde şunları söyledi:
“Ticari aracımla sağ şeritte seyir halindeydim. Önümdeki servis aracını sollamak için sinyalimi yaktım. Sola geçtikten sonra önümdeki aracı ilk önce görmemiştim. Gördükten sonra panik yaptım. Hemen sağ seride geçtim.
Bu sırada direksiyon hakimiyetini kaybettim, sağdaki bariyerlere çarptım. Çarpmanın etkisiyle araç tekrar sol seride doğru gitmeye başladı. Soldaki araca çarpmamak için direksiyonu tam sağa kırdım. Buna rağmen kullandığım araç, otomobile yandan çarptı.
Sollamaya çıktığım sırada aracımın hızı hatırladığım kadarıyla 70-80 km civarındaydı.
Olay yerinden korktuğum için hızlıca uzaklaştım. Daha sonra kazayı yakınlarıma haber verdim. Avukatım ile jandarma karakoluna müracaatta bulundum. Ben kesinlikle makas atarak araç kullanmadım. Böyle bir kazaya sebep olduğum için pişmanım” dedi.
KUSUR TİCARİ ARAÇ SÜRÜCÜNDE
Kazayla ilgili çıkan tespit tutanağında ise otomobil sürücüsü Özcan Özer ile minibüs şoförü İsmail Akdar’ın kusursuz olduklarının belirlendiği, tüm kusurun ticari araç sürücüsü Yusuf İslam Koçak’ta olduğu kaydedildi. Tutanakta şu ifadelere yer verildi:
“Bu kazanın oluşumunda 35 ADF 564 plakalı araç sürücüsü Yusuf İslam Koçak’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan 46/2C maddesini içeren aksine bir işaret bulunmadıkça trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmek maddesini ihlal ettiği, diğer araç sürücülerinin bu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaatine kaza yeri incelemesi, sürücü beyanı ve kamera kayıtları neticesinde varılmıştır.”
Ayrıca yapılan kontrolde, Koçak’ın alkolsüz olduğunun tespitine de tutanakta yer verildi.
İDDİANAME HAZIRLANDI
Ticari aracın sürücüsü Yusuf İslam Koçak için ‘bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan toplam 22,5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Ağır Ceza mahkemesi, iddianameyi kabul etti. Özer ve Akbaş ailelerin avukatı Aykut Dikencik, “Bu gibi kazaların tekrarlanmaması için mahkemenin sanığa en ağır cezayı vermesi hususunda ciddi olarak mücadelemize devam edeceğiz” dedi.
]]>Kamyon, 100 metre ileride dururken Anıl Aci, çarpmanın etkisiyle savruldu. İhbar üzerine olay yerine, sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerince hayatını kaybettiği belirlenen Anil Aci’nin cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Kazanın ardından gözaltına alınan kamyon şoförü 32 yaşındaki Sait İ. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

‘RÜZGAR SAVURDU’ DİYEREK SAVUNDU
Sait İ. ifadesinde “Rüzgarın idaremdeki aracı hafif savurması sonucu aracım sağ tarafa doğru yani emniyet şeridine doğru savruldu. Sonrasında emniyet şeridinde bir araç olduğunu fark ettim ve aracı toparlamaya çalıştım. Ancak emniyet şeridindeki aracın sol yanına sürterek çarptım. Orada birisine çarptığını aracımın aynasından arkaya baktığımda gördüm. Yolda herhangi bir ikaz bulunmamaktaydı” dediği öğrenildi.

Anıl Aci ve nişanlısı Elif Aydın
“ONUN Kİ YURT DIŞINA KAÇTI, BİZİMKİSİ SERBEST BIRAKILDI”
Baba Soner Aci, “Oğuz Murat Aci’nin olayının birebir aynısı. Nasıl emniyet şeridinde onları gelip ezip geçtiyse, kaza aynı fakat yerler ayrı, bizi de emniyet şeridinde geldi ezip geçti. Kaza anını şöyle hatırlıyorum. Bir toz duman içinde kaldım önüme baktığım zaman, kamyonun hızla gittiğini gördüm. Ben o arada olayın tam farkında değildim, bağırdım ‘kamyonu yakalayın’ dedim. Kamyon 500 metre sonra durdu. Zaten arkamı döndüğümde olanlar olmuştu. Arızaya bakacaktık, basit bir şeyse kendi çabamızla yapmaya çalışacaktık fakat durmamızla, kaputu açtık ve arkasından bu olay yaşandı. Arabayı ben kullanıyordum. Kaza hemen hemen birebir aynı, emniyet şeridinde. Onunki yurt dışına kaçtı, bizimkisi de bir gece gözaltında kaldı ertesi gün serbest bırakıldı. Adaletli bir şekilde tecelli etmesini istiyorum” dedi.

“ACININ NE OLDUĞUNU DAHA ANLAYAMADAN SERBEST BIRAKILDI”
Nişanlısından geriye kalan yüzüğü boynunda taşıyan Elif Aydın ise, “Olay anında orada değildim ama onlarla gidecektim. O gün biz zaten Anıl ile beraberdik. Dediği gibi düğünüme iki ay vardı. Nikah tarihi almak için beraberdik o gün, nikah tarihi almaya gittik. Acının ne olduğunu daha anlayamadan benim perşembe günü karşıma avukat çıkıp dedi ki, ‘Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.’ Şu kadarcık bir dosya getirdiler elime, dedim ki, ‘Bu mu bunun karşılığı’. Anlatmadığımız duyguların vicdan azabını çekip, bir köşede oturup saatlerce duruyoruz. İnsanlar bizi toplamaya çalışıyor. En azından ilk duruşmaya kadar, o dört duvarın içinde kalsın. Vicdanıyla baş başa kalsın” ifadelerine yer verdi.
]]>Kaza, geçen yıl kasım ayında Selçuklu ilçesi Yeni İstanbul Caddesi’nde meydana geldi. İnşaatta işçisi Sefa Selvi yönetimindeki 42 DU 949 plakalı otomobil, tramvaydan inip yolun karşısına geçmek isteyen yayalara çarptı. Kazada yayalardan Fadime Aslan (52), kızı Sultan Aslan (33), torunları Elif Aslan (14), Fadime Aslan (7) ve Azra Atalay (9), hayatını kaybetti.
Ölen Fadime Aslan’ın diğer kızı Emine Atalay (32), çocukları Hasan Atalay (11), Ali Cemal Atalay (8), Fadime Aslan (8) ve Ceylin Naz Övüş (16), yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan Emine Atalay da kurtarılamadı. Kazadan sonra gözaltına alınan Sefa Selvi ise işlemleri sonrası tutuklandı.
OLAY YERİNDE 89 METRE FREN İZİ
Kaza tespit tutanağında caddedeki azami hız limitinin otomobiller için 82 kilometre olduğu ancak Selvi’nin otomobilinin 111-120 kilometre hızla gittiği, fren izi uzunluğunun da 89,6 metre olduğu belirtildi. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, 2’nci bir bilirkişi raporuna yer verildi.
AYDINLATMALARDAN BAZILARI ÇALIŞMIYORDU
Raporda, şöyle denildi:
– Olay yerinde bulunan aydınlatma lambalarından birkaçı kaza esnasında çalışmamaktadır. İlgili kuruluş kaza mahallinin bulunduğu yer ve devamında aydınlatma ile ilgili gerekli çalışmaları yapmış ancak hayatın olağan akışında aydınlatma lambalarının arızalanması gayet tabidir. Kazanın meydana geldiği anda gece olması sebebiyle seyreden araçların farlarını yakarak seyretmeleri gerektiğinden ve farların etkisiyle görüş açısının yeterli olması açısından araç sürücülerinin gün durumunu da göz önüne alarak gerektiğinde seyretmiş oldukları yol için belirlenen hızın daha da altında seyrederek gün ve trafik durumuna uygun hızla seyretmesi gerekirken dosya muhteviyatında bulunan tanık ifadelerinde ve kolluk görevlileri tarafından yapılan fren ölçümünde araç sürücüsünün seyretmiş olduğu yol için belirlenen hız limitinin üzerinde seyrederek kazanın oluşumuna engel olamamış ve birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermiştir.
Raporun sonuç kısmında ayrıca kazaya karışan yayalar ile şüpheli Sefa Selvi’nin dışında kusurlu başka kişi veya kurumun olmadığı belirtildi.
“FRENE BASTIM, DURAMADIM”
İddianamede Sefa Selvi’nin savcılıkta alınan ifadesi de yer aldı. Selvi, bir anda karşısına kalabalık bir grubun çıktığını belirterek, “Direksiyonu refüje doğru kırdım, frene bastım, ancak duramadım. Yolda aydınlatmalar yetersizdi; bu yüzden yayaları göremedim, hayatımda hiç uyuşturucu madde kullanmadım. Olay öncesinde protein tozu ve enerji içeceği almıştım. Zaten alkol testim olumsuz çıktı. Bugün spora giderken 1,5 litre protein tozu içmiştim. Bir önceki gece de 1 litre enerji içeceği içmiştim” dedi.
Selvi hakkında ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan toplamda 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası, talep edildi. İddianame Konya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
]]>TOGG’LAR BİLE PERTE ÇIKTI
Neredeyse her yıl aynı cadde üzerinde dorsesi üst geçide takılan ve devrilerek başka araçları ezen TIR’lar için hiçbir önlem alınmadı. 5 ay önce 4 adet sıfır km TOGG TIR’ın üzerinde üst geçite takılarak perte çıktı.

Farklı gün ve saatlerde aynı yerde devrilen TIR’ların o güzargahı kullanmalarına göz yumuldu. Raur Orbay Caddesi üzerindeki facia göz göre göre geldi.
Çevre civarda oturan vatandaşların sürekli olarak görmeye alışık olduğu o manzara en sonunda 4 kişinin canına mal oldu. Ramazan’ın ilk günü akşam saatlerinde Mehmet F.’nin (50) kullandığı 34 ER 260 plakalı TIR’ın dorsesi yine aynı üst gecide takılarak sol tarafında seyreden 34 TY 3045 plakalı otomobilin üzerine devrildi. Otomobilde sıkışan sürücü Recep A. (45) ile Sultan A. (44), Güler Rukiye A. (67) ve Merve A. (16) hayatını kaybetti. Bölgede yaşanan ihmal en sonunda 4 kişinin hayatına mal oldu.
İŞTE RAUF ORBAY CADDESİ ÜZERİNDE YAŞANAN BENZER KAZALAR:
TARİH 22.02.2024: Kaza, saat 16.00 sıralarında Bakırköy Rauf Orbay Caddesi Florya istikametinde yaşandı. Yaklaşık 4 ay önce Togg yüklü bir TIR, Ataköy Marmaray alt geçidinden geçtiği sırada üst geçide takılmıştı. Aynı alt geçitten geçerken yine bir TIR’ın dorsesi üst geçide çarptı. Arkasından gelen seyir halindeki kamyonet sürücüsü, TIR’ın üst geçide çarptığını görüp ani fren yaptı. Kamyonetin de arkasından gelen bir başka otomobil hızını alamayarak kamyonete çarpınca 3 araçta hasar meydana geldi. Sürücüler kazayı yara almadan atlattı.

TARİH 14.10.2023: 4 adet sıfır km TOGG taşıyan 34 KM 7094 plakalı TIR seyir halindeyken yüksekliği 4.10 metre olan Ataköy Marmaray Köprüsü’ne çarptı. TIR’ın şoförü Ataköy Marmaray alt geçidinden geçtiği sırada üst kısımda bulunan araç, üst geçide takıldı ve diğer iki araca çarparak askıda kaldı. TIR’ın üzerinde bulunan 3 tane araç hasar alırken, trafik tek şerite düştü.
TARİH 07.10.2023: Kaza yine gece yarısı 03.00’te Bakırköy Rauf Orbay Caddesi üzerinde meydana geldi. Florya istikametine seyreden Cemil K. idaresindeki TIR üst geçide çarptı. Çarpmanın etkisiyle TIR ve dorsesindeki konteyner ayrı yerlere savrulurken sürücü Cemil K. (48) ve yanındaki Ruslan A. (44) kazayı hafif yaralı atlattı.

TARİH 19.01.2023: Abdulkadir Çolak yönetimindeki 34 NTU 44 plakalı ev eşyası yüklü TIR, Rauf Orbay Caddesi Florya yönünde Marmaray üst geçidine çarptı. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği TIR, devrildi. Kendi imkanları ile araçtan hafif yaralı olarak çıkan şoför, olay yerine gelen ambulansla hastaneye sevk edildi.
TARİH 01.06.2023: Yeşilyurt Mahallesi Rauf Orbay Caddesi’nde Florya istikametine giden Mesut Ü. idaresindeki TIR, üst geçide çarptı. Çarpmanın etkisiyle TIR, dorsesindeki konteynerle birlikte devrildi. Sürücü, kazayı yara almadan atlattı.

TARİH 23.05.2022: B.U’nun kullandığı TIR, Marmaray alt geçidine takıldı. Savrulan TIR dorsesi, aynı yönde ilerleyen M.M yönetimindeki 34 RC 9929 plakalı otomobile çarptı. TIR , çarpmanın ardından devrildi. Tır şoförü yaralandı. Kazada şans eseri ölen olmadı.
TARİH 31.10.2022: Ataköy istikametinden Florya yönüne giden sürücü S.Ö. idaresindeki 59 AB 925 plakalı TIR şoförü yüksekliği hesaplayamayınca dorseyi alt geçide çarptı. Çarpmanın etkisiyle TIR’ın dorsesi, yan şeritte bulunan S.S.D. yönetimindeki 34 VY 4343 plakalı otomobilin üstüne devrildi. Otomobil sürücüsü yaralandı. Kazada şans eseri ölen olmadı.

TARİH 21.02.2019: Kaza, saat 02:00 sıralarında Bakırköy Sahil yolu Yeşilköy istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Rauf Orbay Caddesi’nden Yeşilköy istikametine giden 34 LE 5153 plakalı TIR sürücüsü 4 metrelik azami yükseklik tabelasını fark edememesi üzerine üst geçide çarparak yola devrildi. Konteynerin düştüğü şeritte başka bir aracın olmaması olası bir faciayı önlerken, kaza nedeniyle Yeşilköy istikametinde yol trafiğe kapatıldı.

TARİH 02.08.2018: Mevlüt Sağlam yönetimindeki 34 HS 2161 plakalı TIR, aynı güzargahtaki Yeşilyurt köprüsünün altından geçtiği sırada yüksekliği hesaplayamayınca köprüye çarptı. Kontrolünü kaybeden TIR devrilirken, dorsesi Özden Büyüksoy’un kullandığı 34 PL 9350 otomobili duvara sıkıştırdı. Devrilen TIR içinde sıkışan Sağlam’ı araç içinden itfaiye ekipleri çıkarılırken, yaralanan TIR ve otomobil sürücüsü sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.

Kazada Soykan Sönmez ile annesinin ilk eşinden olan ağabeyi Göktuğ Güleç ve otomobildeki Derin Erol (20) yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla Bayraklı Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Soykan Sönmez, burada kurtarılamadı.
Sönmez’in yakınlarına teslim edilen cenazesi, memleketi Afyonkarahisar’ın Dazkırı ilçesinde toprağa verildi. Derin Erol taburcu olurken, Göktuğ Güleç’in tedavisi sürüyor.
Gözaltına alınan Ördek ise kazadan 1 gün sonra adliyeye sevk edildi. Yurt dışı çıkış yasağı konulan Ördek’e ev hapsi verildi.
FREN İZİ TESPİT EDİLEMEDİ
Polis tarafından tutulan kaza tespit tutanağı da ortaya çıktı. Tutanakta otomobilin çarpması sonucuscooterin 17 metre savrularak yeşil alana düştüğü belirtildi. Çarpma noktasından 39 metre ileride kan izlerine rastlandığı kaydedildi.
Otomobil sürücüsünün çarpma noktasından 64 metre sonra belediye otobüsü cebi girişinde durduğu belirtildi. Ayrıca zeminde otomobile ait fren izi tespit edilemediği, trafik ekibi tarafından tespit yapılarak kroki düzenlendiği kaydedildi.
Kaza raporunun özet kısmında; kazanın oluşumunda sürücü Mehmet Efe Ördek’in kavşağa yaklaşırken hızını kesmeyerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52 / 1-A maddesini ihlal ettiği, scooter sürücünün ise kırmızı ışıkta geçip, aynı kanunun 47/1 – B maddesini ihlal ettiği kanaatine varıldığı yer aldı.
MEVCUT HIZI İLE DEVAM ETMİŞ
Kazayla ilgili inceleme yapan bilirkişi de görüşünü bildirdi. Bilirkişi raporunda, kavşak yaklaşımında aracının hızını kontrolünde bulunacak şekilde azaltmadan, mevcut hızı ile seyrine devam ettiği belirtildi.
Raporda kazanın, aracın istikametine yanan yeşil trafik ışığında kavşaktan geçiş yaparken ön kısmı ile solundan gelip, yolun karşısına geçiş yapan scooterin sağ yan kısmına çarpması sonucu meydana geldiğine yer verilip, “Kazanın oluşumunda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-A maddesindeki trafik kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaatine vardım” denildi.
KAZA ANI KAMERADA
Öte yandan kaza anı, MOBESE kameraları tarafından görüntülendi. Görüntülerde, iki kardeşin scooterle yaya geçidinden geçmeye çalıştığı, ilk iki şeritten geçebildiği ancak yolun sağındaki son şeride geldiklerinde kazanın gerçekleştiği görüldü. İki gencin de çarpmanın etkisiyle metrelerce savrulduğu görüntülerde yer aldı.
‘ADALETİN YERİNİ BULMASINI İSTİYORUM’
Çocukların babası Gökhan Sönmez (47), “Maalesef sürücü hiçbir şekilde kavşağa gelirken hızını kesmiyor. Hatta bazı görgü şahitleri, aracın çok aşırı hızlı olduğunu söylüyor. Güvenlik kamerasında da her şey çok net bir şekilde görülüyor. O gece büyük ihtimalle şoför, önüne bakmıyor. Çocukların çarpma anından sonraki fırlama mesafeleri ortada. Adli Tıp, bunu zaten doğrulayacaktır. Tedavisi süren diğer evladımızın da durumu kritik. Sürücü hiçbir şey yokmuş gibi sabah elini kolunu sallayarak okuluna gitmek istiyor. Elektronik kelepçeye de itiraz ediyor. Bu konuya katkı sağlayabilecek herkesin davaya müdahale olmasını istiyorum. Şahitlik yapmasını istiyorum. Adaletin yerini bulmasını istiyorum” dedi.
]]>Kaza, 1 Mart Cuma günü saat 23.30 sıralarında Mithatpaşa Mahallesi Davutpaşa Caddesi’nde meydana gelmişti.
3 ATV motoru ile geziye çıkan Oğuz Murat Aci (29), Tahsin Arslan (23), Süleyman Arslan (21), Hasan Topal (25), İbrahim Gümüş (27), motorlardan birinin arızalanması üzerine emniyet şeridinde durdu. Evli ve 1 çocuk babası Oğuz Murat Aci, bir ATV motorunun ışıklarını yakarak önlem almaya çalıştı. Diğerleri ise arızalanan motorla ilgilendi.
O sırada aynı yönde seyir halinde olan T.C.(17)’nin yönetimindeki lüks araç, emniyet şeridinde bekleyenlere çarparak sulama kanalına düşmüştü. Kazada Oğuz Murat Aci olay yerinde hayatını kaybederken, Tahsin Arslan, Süleyman Arslan, Hasan Topal, İbrahim Gümüş yaralanmıştı. Kazadan sonra T.C’nin annesini arayıp yardım istediği, olay yerine gelen ünlü yazar Eylem Tok oğlunu kendi aracına alarak kaçtığı tespit edildi. Kazaya karışan lüks araç ise olay yerinde bırakıldı. Polisin çalışması sonucu, anne Eylem Tok’un, yaşı tutmadığı için ehliyeti olmayan oğlu T. C.’yi de alarak gece 02.00’de havalimanına gittiği, oradan Mısır’a kaçtıkları belirlenmişti.

Kaza sonrası yazar Eylem Tok’un yaralıların telefonunu aldığı iddia edilmişti. Kaza anında orada olan T.C’nin arkadaşlarından Z.H.D polis karakolunda verdiği ifadesinde bir yaralıya cep telyefonunu kendisinin ona yardım ederken fark etmeden aldığını söyleyerek şunları anlattı:
“Aşağı indiğimizde yolun ortasında 2 erkek şahsın yaralı şekilde yattığını gördük.
Ben bu yaralıların birinin yanına gittim ve konuşmaya çalıştım. Yaralı bana telefonunun flaşını açtı. Telefonunu vererek başına bakmamı istedi. Bende telefonu alarak başına ışık tuttum. O anki dalgınlık ile yaralının telefonunu cebime koydum. Daha sonra diğer yaralının yanına gittim.
Yoldan geçen araçlar durarak yardım etmeye başladılar. O esnada etraf çok kalabalık oldu ve araçlar doldu. Olay yerine itfaiye ve 112 ekiplerinin geleceğini düşünerek yolu açmak için Demir’in kullandığı aracı alarak K. A. ile birlikte aracı siteye götürdüm. Aracı siteye bıraktıktan sonra tekrar olay yerine gitmek için taksi çağırdım. Taksiye bineceğim esnada Demir eski model bir araçla ile site önünde indi ve yani yanımıza geldi. O esnada benim elimde yaralı şahsın telefonu olduğunu ve bu telefonu gidip olay yerine bırakmamız gerektiğini söyledim.
K. A. taksiye bindi ve olay yerine gideceğini düşünerek yanında bulunan telefonu K.A.’ya verdim. Akabinde K.A. böyle bir sorumluluğu taşıyamayacağını söyledi ve telefon site girişinde bulunan duvarın üzerine bıraktı. Daha sonra güvenlik gelerek telefonu aldı. Ardından velilerde site önüne geldi ve bizi uzaklaştırdı. T.C.’nin annesi güvenlik görevlisinden telefonu ‘sahibine vereceğim’ diyerek almak istedi. Güvenlikte telefonu T.C.’nin annesine verdi. Ardından T.C.”nin annesi site önünden ayrıldı.”
]]>‘TEK SEVİNDİRİCİ TARAF HAFİF YARALANMAYLA OLAYI KAPATMAMIZ’
Eski Elazığ Maden Mühendisleri Odası İl Temsilcisi ve maden mühendisi Mehmet Rojbin Bingöl, yaşanan göçük olayında gözlemlerine göre ihmal olduğunu iddia etti. Bingöl, “Bu ocakta yaklaşık 1,5 yıl önce işletmeye geçilmiş. Daha önce arama yapılmış, sonradan işletmeye geçilmiş. Üretim esnasında galeri sürme yöntemiyle faaliyetlerini devam ettiriyor. Tahkimat sistemi uygulanmış. Sahadan yapılan incelemeler, diğer meslektaşlarımızdan almış olduğumuz bilgilere dayanarak ve bizim gözlemlerimize göre ocakta ilerleme yapılıyor, tahkimat yapılıyor ve çok büyük ihtimalle bunlar cevhere ulaştılar. Kromu almak için ani bir manevrayla bir an önce madeni çıkartmak için söküm yaptılar. Bunun yaparken göründüğü kadarıyla birinci kaçış yapılmış ama ikinci kaçış yolu yapılmamış. Şayet ikinci kaçış yapılmış olsaydı kimsenin burnu kanamadan kurtulacaklardı. Tahkimatın üstüne teker dediğimiz destekleyici materyaller büyük ihtimalle kullanılmamış. Kütlenin düşüşü ve kazanın oluşu onu gösteriyor. Galeride bir ihmal var. Tek sevindirici taraf hafif yaralanmayla olayı kapatmamız” dedi.
‘YANLIŞ KAZI YÖNTEMİ İLE MAALESEF GÖÇÜKLER OLUŞUYOR’
Mehmet Rojbin Bingöl, Elazığ’da 200’ün üzerinde maden ocağı olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
“Buradan yola çıkarak şu noktaya varmamız gerekiyor; Elazığ bölgesi madenciliğin yoğun olduğu bir şehir. Buralarda sıkı denetimler ve mühendislik hizmetleri verilmesi şartıyla bu kazaların hepsinin önüne geçilebilir. Madencilik faaliyetleri yürütülürken muhakkak mühendislik hizmeti alınması gerekiyor. Diploma kiralamasıyla, yani mühendisin diplomasını alıp göstermelik koyup, ‘sen otur, sana şu kadar maaş veririz’ şeklinde değil, bir mühendisin o ocağın sürekli başında olması, ocağın denetlenmesi ve kontrol etmesi gerekiyor ki bu tür kazaların önüne geçebilelim. Kayaönü bölgesindeki kazaların olmasının tek sebebi metalik madenin zenginleştiği bir bölgedir. İlerleme yapılırken cevhere varıldığında bir an önce onu alma peşinde olup hemen üretime geçiyorlar. Kazanın yaşandığı ocakta cevhere ulaşılmış, güzel bir damar kalınlığı yakalanmış. Emniyet önlemleri alınmış olsa sıkı, doğru bir tahkimat yapılmış olsaydı göçme meydana gelmeyecek, bu kaza önlenecekti. Yer altı hareket halindedir. Boşluklar olabilir. Jeolojik verilerden yararlanmayıp yanlış bir kazı ve ilerleme yöntemi ile maalesef göçükler oluşuyor ve bu göçükler ölümcül kazalara sebep olabiliyor. O bölgedeki kazaların sebebi budur. Coğrafyayı, topoğrafyayı okumamamızdan dolayı yanlış ilerleme ve madencilik tekniklerinden dolayı kazalar meydana geliyor.”
AYNI KÖYDE 2021 VE 2023’TE ÖLÜMLÜ KAZALAR YAŞANDI
Aynı köyde 2021 ile 2023 yıllarında farklı maden ocaklarında yaşanan kazalarda işçi ölümleri yaşanmıştı. 2021’de krom çıkarılan özel bir maden ocağında çalışan kuzenler Salih Yıldırım (29) ile Adem Yıldız (30), asansör olarak kullanılan vagondaki demirin kopması sonucu 25 metreden düşerek hayatını kaybetti. 2023’te ise yine farklı bir krom madeninde yaşanan patlama sonucu göçük altında kalan 2 işçiden Remzi Tahtacı yaşamını yitirdi.
]]>“KEŞKE O GÜN KOLUM KOPSAYDI DA EVDEN ÇIKMASAYDIM”
Duruşmada savunma yapan Temel Ünlü, “Ehliyetim yok. Polis uygulama noktasında durdum. Başka bir araçla ilgilenirken kaçtım. En fazla arkadan bir ceza gelir diye düşündüm. Kovalamaca olmadı. Kamera kayıtlarında görülür zaten. Ben pişmanım. Keşke o gün kolum kopsaydı da evden çıkmasaydım” dedi.
Kazadan sonra suçu üstlenmeye giden Temel Ünlü’nün arkadaşı Mehmet Can Çoban ise, “Trafik kazası yaptığını ve aracı almamı istedi. Bende olayı tam olarak bilmeden gittim” diye konuştu.
25 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Duruşmada mütalaasını veren Cumhuriyet Savcısı, tüm dosya kapsamında yaptığı değerlendirmede sürücü belgesi bulunmayan sanığın, olay günü bir arkadaşının evinde alkol aldıktan sonra kız arkadaşıyla dışarı çıktığı ve kız arkadaşının beyanına göre araç içerisinde alkol ve uyuşturucu madde kullanımına devam ederek yolda iki ayrı polis denetiminden kaçarak, yüksek süratte araç kullandığını belirtti. Savcı mütalasının devamında görevli polis memurunun alınan beyanında Temel Ünlü’nün yaklaşık 120-130 kilometre hızla uzaklaştığı, araç içerisinde yapılan aramada 5 gram uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanığın ehliyetinin bulunmadığı, olay öncesinde alkol aldığını beyan etmesinden sanığın olası kastla maktülün ölümüne neden olduğunu ifade ederek sanık Temel Ünlü’nün ‘Olası kastla ölümü neden olma’ suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
“KENDİSİ RAHMETLİ OLDU BENİ DE YAŞARKEN MEZARA KOYDU”
Temel Ünlü mütalaaya karşı yaptığı savunmada, “Benim başıma gelen kaza herkesin başına gelebilir. Aniden gelişen kaza. Rahmetlinin yola atlamasıyla gerçekleşmiş bir olaydır. Ortada olası kasıt nasıl olabilir. Hasbelkader kaza olmuş. Mütalaaya katılmıyorum. Bu yük bana ağır geliyor. Mağdurum. Vicdan azabı çekiyorum. Kendisi rahmetli oldu beni de yaşarken mezara koydu” dedi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti sanığın mütalaaya karşı savunma yapması için süre vererek duruşmayı erteledi.
İDDİANAMEDEN
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Temel Ünlü hakkında ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıl 6 aydan 9 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti.
NE OLMUŞTU?
Bostancı sahilyolunda, 18 Temmuz Salı günü saat 05.30 sıralarında meydana gelen kazada, polis kontrolünden kaçtığı iddia edilen Temel Ünlü’nün kullandığı otomobilin çarpması sonucu bisiklet süren 51 yaşındaki Doğanay Güzelgün hayatını kaybetti.
Kazanın ardından otomobilde bulunan Ceren K. ile, otomobilin sürücüsü olduğunu söyleyerek teslim olan Mehmet Can Ç. gözaltına alınmıştı. Kazada 1 kişinin hayatını kaybettiğini öğrenen Mehmet Can Ç. ifadesinde otomobili Temel Ünlü’nün kullandığını söylemesi üzerine çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakılmıştı.
Güzelgün’ün ölümüne neden olan Temel Ünlü, kazanın üzerinden geçen 71 günün ardından Anadolu Adliyesi’ne giderek teslim olmuştu. 17 suç kaydı olduğu öğrenilen Ünlü, savcılık ifadesinin ardından sevk edildi. Ünlü, Sulh Ceza Hakimliği tarafından ‘Taksirle ölüme neden olmak’ suçundan tutuklanarak Maltepe Cezaevi’ne gönderilmişti. 8 Aralık’ta Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanan Temel Ünlü hakkında mahkeme, ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olmak’ suçundan dava açıldığını ancak sanığa yüklenen suçun ‘Olası kastla öldürme’ suçunu oluşturabileceğini belirterek görevsizlik kararı verip, dosyası Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti.
]]>İniş takımları balçığa saplanan uçak, denize 25 metre kala durdu. Uçaktaki 162 yolcu ile 6 kişilik mürettebat, ekiplerin müdahalesi ile tahliye edildi. Uçuş trafiğine kapatılan Trabzon Havalimanı’nda uçak için kurtarma çalışması yapıldı.
500 ve 350 tonluk 2 vinçle 100 kişilik ekibin 20 saat süren çalışması ile bulunduğu yerden çıkarılan uçak, güvenli bölgeye çekilerek, sigorta şirketi ile uzman ekiplerce incelendi. Bir daha uçamayacağı belirlenen uçağın, Yomra Belediyesi’ne tahsis edilip, restorana dönüştürülmesi planlandı.
Uçak, yüklendiği TIR’la 29 Eylül 2018’de Yomra ilçesindeki pazar alanına götürüldü. Hurdaya ayrılan uçak, daha sonra Yomra ilçe sahilinde pide salonuna dönüştürüldü.

PİLOTLAR HAKKINDA DAVA AÇILDI
Kazayla ilgili Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında pilotlar, kabin ekibi ve yolcuların ifadelerine başvuruldu. Kaza ile ilgili 10 yolcu şikayetçi oldu, diğerleri ise şirket ile uzlaştı. Pilotlar Ender Bayraktar (68) ve İrfan Yavuz (52) hakkında ‘taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı
PİLOT AVUKATLARI SAVUNMA YAPTI
Trabzon 7’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 2’nci duruşması görüldü. Duruşmaya sanık olarak yargılanan birinci pilot Ender Bayraktar ve ikinci pilot İrfan Yavuz’un avukatları katıldı. Meydana gelen kazada uçaktaki yolcuların yaralanmasına ilişkin delil bulunmadığını ve müvekkillerinin suçsuz olduğunu savunan avukatlar, Trabzon Havalimanı’ndaki pist kenarlarında gerekli mesafenin de yetersiz olduğunu öne sürdü.

ŞİKAYETLERİN AMACI TAZMİNAT TALEBİ
Duruşmada savunma yapan kaptan pilot Ender Bayraktarın Avukatı Salim Baki, uçaktaki yolcuların ilgili firmadan tazminat almak amacı taşıdığını belirterek, “Bu kaza neticesinde müştekilerin hiçbirisi yaralanmadı. Raporlarda da yaralanma bulgusu yoktur. Şikayetlerin amacı tazminat talebidir. Kazadan sonra müştekilere 5 bin dolara tekabül eden bir meblağda ödeme yapılmıştır. Havacılık kuralları gereği uçağın seyri süresinde inişi 2nci pilot konumunda olan kişi yapar. Taksi anında ise kumanda 1inci pilota geçer. Müvekkilimin yardımcı pilotu Ne yapıyorsun tehlikeli işler yapıyorsun şeklinde uyardığı açıktır. Ayrıca Trabzon Havalimanında 90 metre olması gereken pist açıklığı, polisin olay yeri inceleme tutanaklarında ölçülmüş ve 53 metre olduğu belirtilmiştir. Bu hata kabul edilemez. Bu hususta Devlet Hava Meydanları İşletmeleri (DHMİ) hakkında suç duyurusunda bulunulmasını, yolcular arasında yaralı olmaması nedeniyle de müvekkilimin beraatını talep ederiz. Müvekkilim Ender Bayraktar, 168 kişinin hayatını kurtaran bir kaptandır” dedi.
“SAĞ MOTORDAKİ ARIZA YÖN DEĞİŞMESİNE NEDEN OLDU”
Yardımcı pilot İrfan Yavuzun avukatı Hasan Özköse de iniş sonrası kaptan pilotun ‘Kontrol bende’ demesi gerekirken bunu söylemediğini öne sürerek, davanın reddini talep etti.
Özkese, “Kazanın nedeni ilk olarak Trabzondaki kulenin düşük görüş usullerinin uygulanması yönündeki talimatıdır. Bunun üzerine kaptan pilot 2nci pilota düşük görüşte pas geçilmesi gerektiğini bilinç altında işliyor. O anda kaptan pilot kumandayı tutsaydı bu şekilde kaza gerçekleşmezdi. Uçakta sağ motordaki arıza uçağın yönünün değişmesine neden oldu. Pas geçme tuşunun basılı olması uçağın güvenli inişine engel değil. Bu durumda kaptan pilotun kontrolü alması gerekir fakat kaptan pilot kontrol bende demeden kontrolü alıyor; bu ses kayıtlarında da sabittir. Basit yaralanmalar tazminat almak için yapılıyor. Feragatlar nedeniyle davanın reddini, müvekkillerimizin bir kusuru olmadığından da beraatını talep ediyoruz” diye konuştu.
Savunmaların ardından duruşma, cumhuriyet savcısının mütalaasını hazırlaması için ertelendi.
]]>Kazada Fadime Akgün (55), Azra Akgün (4), Yusuf Değirmenci (65), Ayşe Zengin (55), Neriman Aslan (67) ve Emine Bayraktar (66) hayatını kaybetti, 37 kişi yaralandı.

Kazada ölenler, gözyaşları içinde toprağa verilirken, yaralılarından bazıları tamamlanan tedavileri sonrası taburcu edildi.
Kaza ile ilgili adli ve idari soruşturma sürerken; tedavisinin ardından gözaltına alınıp, ‘taksirli ölüme ve yararlanmaya neden olmak’ suçundan tutuklanan sürücü Adem B., cezaevinden tahliye edildi.

FREN SİSTEMİ EFEKTİF ÇALIŞMIYORMUŞ
Kazaya ilişkin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nce hazırlanan bilirkişi raporu tamamlandı. Rapor, kaza öncesi yaşanan ihmaller zincirini de ortaya çıkardı.
Raporda; midibüse kapasitesi üzerinde ayakta yolcu alındığı, yaralı sürücü Adem B.’nin talebiyle arıza kaynaklı daha önce 10’u aşkın araç değiştirdiği, kazadan saatler önce ilk kez teslim aldığı aracın frenlerinin sertleştiği durumunun ilgililere bildirildiği, ancak yine yola devam ettiği, rutin bakımların usulüne uygun yapılmadığı, daha önce de tekrar eden kronik fren arızasının giderilmediği, arka tekerlerin fren mekanizmasında yağ kaçağı tespit edildiği, fren sisteminin efektif olarak çalışmadığı gibi birçok ihmale yer verildi.

ÖN BALATALAR BİTİKMİŞ
Sürüş emniyeti bulunmayan aracın trafiğe çıkmasının kazaya zemin hazırladığı belirtilen raporda, şöyle denildi:
“Rapor içeriğinde belirtilen teknik inceleme neticesinde; aracın kompresörünün yeterli düzeyde hava basıncı üretmediği, aracın okunan değerinin olması gereken değerden yaklaşık 2 bar eksik çıktığı, bu durumun frenlemeyi olumsuz yönde etkileyeceğinin belirtildiği, aracın hidrolik seviyesinin normal olduğu, balata kontrolü neticesinde aracın arka tekerlerinin hiçbir şekilde frenleme yapmadığını, arka tekerlerin fren merkezinde yağ kaçakları olduğu, ön tekerleklerin balatalarının bitik durumda olduğu, bitik durumdaki balataların ikazını sürücüye veren elektriksel kablonun arızalı olduğu ve çalışmadığı, fazla ısınmadan kaynaklı balataların yüzeylerinde yanıklar ve konikleşmelerin oluştuğu, aracın ön ve arka viraj denge çubuklarında herhangi bir boşluk bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür”
SÜRÜCÜ ‘TALİ’, TULAŞ ‘ASLİ’ KUSURLU
Kazanın meydana gelmesinde belediye bünyesindeki ilgili şirket TULAŞ ‘asli’ kusurlu, cezaevinden tahliye edilen sürücü ‘tali’ kusurlu bulundu. Raporda, sürücü için ‘meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı tali kusurludur’ ifadesi yer aldı. Bilirkişi raporunda sürüş emniyeti bulunmayan aracın trafiğe çıkmasının kazaya zemin hazırladığı da kaydedildi.
KAZA ARAÇ KAMERASINDA
İlgili rapor Akçaabat Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilirken, kaza anına dair araç içi görüntüler de ortaya çıktı. Görüntülerde; 3 çocuklu bir kadının araca binmesinden 1 dakika sonra eğimli yolda midibüsün aniden hızlandığı, sürücünün manevra yapıp aracı durdurmaya çalıştığı, kontrolden çıkan aracın duvara çarparak devrildiği, oturdukları koltuklardan savrulan yolcuların büyük korku ve panik yaşadığı anlar yer aldı.
]]>Kazada otomobilde bulunan arkadaşı 20 yaşındaki Şimel Zerda Mençik olay yerinde hayatını kaybederken araç sürücüsü Ali Ordueri ise yaralandı. Kaza sonrası Şabanözü Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.
Tedavisi tamamlandıktan sonra gözaltına alınarak adliye sevk edilen Muhammet Ali Ordueri işlemlerinin ardından imza atma şeklinde adli kontrol hükümleriyle serbest bırakıldı.
Muhammet Ali Ordueri hakkında savcılık tarafından hazırlanan iddianamede ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. İddianame Şabanözü Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

KAZA ANI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI
Olay anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde düz olan cadde üzerine aracın hızla ilerlediği sırada kontrolünü kaybetmesiyle önce sağa sola savrulduğu, ardından ise aydınlatma direğine çarptığı görülüyor. Çarpma sonrası aydınlatma direğinin ışığının söndüğü de kameraya yansıdı.
ARAÇ İÇİNDE UYUŞTURUCU MADDE ÇIKTI
Kaza sonrası olay yeri inceleme ekiplerinin araç içinden çıkan maddeleri Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’ne gönderdi.
Çıkan rapora göre sürücü Muhammet Ali Ordueri’nin araç içinde bulunan ilaç benzeri maddelerin uyuşturucu madde türevlerinden olan metamfetamin olduğu vurgulandı.

ATK RAPORUNDA KANINDA UYUŞTURUCU MADDE ÇIKTI
Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi’nce hazırlanan raporda sürücü Muhammet Ali Ordueri’nin kanında, saçında ve alınan kıl örneklerinde uyuşturucu maddelerden olan metamfetamin ile amfetamin bulunduğu belirtildi. Raporda kanda alkol olmadığı da açıklandı.
ARAÇ SÜRÜCÜSÜ HAKKINDA İDDİANAME HAZIRLANDI
Kazayla ilgili savcılıkça başlatılan soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. İddianamede, şüpheli Muhammet Ali Ordueri’nin sevk ve idaresinde olan otomobilin Kanlıca Mahallesinde cadde üzerinde direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığı anlatıldı.
Kazada, 20 yaşındaki Şimel Zerda Mençik’in olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağına göre kafa kemiklerinin kırılması neticesinde beyin dokusunun zarar görmesiyle hayatını kaybettiği belirtildi.
KAZA TESPİT TUTANAĞINDA TRAFİK KURALLARINI İHLAL ETMİŞ
Kaza tespit tutanağında şüpheli Muhammet Ali Ordueri’nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre “Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere girerken azaltmamak” ve “Sol şerit ihlali” kurallarını ihlal ettiği aktarıldı.
İFADESİNDE SUÇLAMALARI KABUL ETMİŞ
İddianamede şüpheli Ali Ordueri’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, olay günü saat 00.30 sıralarında aracıyla seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybettiği, yanında yolcu olarak bulunan Şimel Zerda Mençik’in kazanın şiddetiyle araç içinden savrulduğunu anlatarak suçlamaları kabul ettiğini söylediği ifade edildi.
Kazaya ait Görüntü İnceleme tutanağında aracın Orta ilçesine doğru ters istikamette ilerlediği vurgulandı.
AİLE AVUKATI İDDİANAMENİN İADESİNİ TALEP ETTİ
Mençik’in ailesinin avukatı Doğan Eriş araç sürücü Muhammet Ali Ordueri’nin en ağır cezayı alması için hukuk mücadelesi başlattı. Avukat Eriş, iddianamede sürücü Ordueri’nin kanında çıkan uyuşturucu madde raporuna hiç değinilmemesine tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Avukat Doğan Eriş, “Şüphelinin hızının yavaşlatmaması, fren tedbirine başvurmaması, bir çaba içine girmemesi taksirden öte bir duruma işaret etmektedir. Olası kastla öldürme suçu kapsamında yargılamanın yapılması gerekir. İddianamede, araçta bulunan uyuşturucu maddeden, ATK raporundan hiç bahsedilmedi. İddianamenin iadesini talep ettik. Bu hususta olayın takipçisi olacağız ve gerekli birimlere şikayetlerimizi yapacağız” dedi.
Kazada ölen Şimel Zerda Mençik’in babası Hıdır Mençik savcılık tarafından hazırlanan iddianameye tepki gösterdi.
“ŞU ANDA ELİNİ KOLUNU SALLAYA SALLAYA GEZİYOR”
Kazada hayatını kaybeden Şimel Mençik’in babası Hıdır Mençik ise, “8 Ekim 2023 tarihinde kızım trafik kazasında vefat etti. Her kazada olduğu gibi acıydı. Önemli olan aracı kullanan kişinin uyuşturucu kullanması. Bizde uyuşturucu kullandığını bilmiyorduk. Adli tıp raporlarında kanında, saçında, teninde uyuşturucu madde örnekleri çıktı. Cumhuriyet savcılığının hazırladığı iddianamede ‘Taksirli ölüme neden olma’ ile ilgili dava açıldı. Bizim talebimiz ‘Bilinçli taksirli adam öldürmeye neden olma’ ile ilgili dava açılmasını istiyoruz. Çok fazla söyleyecek bir şey yok. Kızım tanıyordu. Arkadaşıydı. Kamera görüntülerinde çok hızlı araç kullanıyormuş ters yönden. Bundan 2 yıl önce de bir kişinin ölümüne sebebiyet vermiş. Hiç tutuklanmadı. Ceza almadı. Şu anda elini kolunu sallaya sallaya geziyor” dedi.
“BU BİR CİNAYET”
Kızının nasıl bir insan olduğunu anlatırken gözleri dolan baba Hıdır Mençik, “İkinci sınıf Üniversite öğrencisiydi. Sağlık bölümünü okuyordu. Melek gibi çocuktu. Ne diyeceksin ki? 20 yaşındaki çocuklar nasılsa o da öyleydi. Hayat doluydu. Neşeliydi. Arkadaşı olduğunu biliyordum ama detaylı tanımıyordum. Savcılık, iddianameyi hazırlarken, uyuşturucu madde çıktığını bildiği halde bu şekilde hazırlanmış. Adaletsiz bir sistem içinde yürüyoruz. Bunun için gerek neyse sonuna kadar götüreceğiz. Davamızı takip edeceğiz. Kesinlikle bu bir cinayet. Başka bir şey değil. Ters yönden 180 – 200 km hızla gidiyor bu araç şehir içinde. Kızım olay yerinde ölüyor. Kafa kemikleri kırılıyor. Diyecek başka bir şey yok” ifadelerini kullandı.

Adem Duran’ın kullandığı 16 AFT 818 plakalı otomobil, Ankara Bulvarı Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi mevkisinde aşırı hız nedeniyle kontrolden çıkarak 50 metre savruldu. Otomobil, önce trafik levhasına ardından beton aydınlatma direğine çarparak yol kenarındaki boş araziye düştü. İhbarla bölgeye çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
OTOMOBİLDE SIKIŞAN 3 ARKADAŞ ÖLDÜ
Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, otomobilde sıkışan Eda Baykay, Sıla Çelik ve Sinan Karakuş’un hayatını kaybettiği belirlendi. İtfaiye ekiplerinin çalışması ile sıkıştığı yerden çıkarılan Adem Duran ise önce Kestel Devlet Hastanesi’ne ardından Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altında alındı.
Adem Duran
SON GÖRÜNTÜSÜNÜ 1 SAAT ÖNCE PAYLAŞMIŞ
Eda Baykay’ın kazadan 1 saat önce sosyal medya hesabından paylaşım yaptığı ortaya çıktı. Arkadaşlarıyla eğlence mekanında kutlama yapan Baykay’ın, doğum günü pastasıyla çekilen videosunu paylaştığı görüldü.
Kazanın güvenlik kamerası görüntüsü de ortaya çıktı. Aşırı süratli ve makas atarak ilerleyen sürücünün kontrolünden çıkan otomobilin, savrularak yol kenarındaki beton aydınlatma direğine çarptığı, direğin etrafında tur attıktan sonra boş araziye düştüğü anlar, görüntülerde yer aldı. Çocukluk arkadaşı olduğu öğrenilen Eda Baykay ile Sıla Çelik, Bursa Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından Bursa’nın İnegöl ilçesinde, Sinan Karakuş ise memleketi Samsun’da toprağa verildi.
TEDAVİSİNİN ARDINDAN TUTUKLANDI
Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan otomobil sürücüsü Adem Duran’ın, kaza sırasında 1,10 promil alkollü olduğu öğrenildi. Polisteki ifadesinde, sol şeritte ilerlediği sırada önüne aniden başka bir otomobilin çıktığını söyleyen Duran, “Bunun üzerine sağ şeride geçtim. Önümdeki araba da sağ şeride geçti. Arabaya çarpmamak için direksiyonu kırınca hakimiyeti kaybettim” dedi.
Aynı zamanda ölen Eda Baykay’ın teyzesinin oğlu olduğu belirtilen ve hastanedeki tedavisinin ardından tutuklanan ve hakkında ‘taksirle birden fazla kişinin ölüme neden olma’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan Adem Duran’ın yargılanmasına Bursa 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.
‘EMNİYET KEMERLERİ TAKILI DEĞİLDİ’
Duruşmaya tutuklu sanık, kazada ölen Sıla Çelik ve Sinan Karakuş’un yakınları ve taraf avukatları katıldı. Eda Baykay’ın ailesinin katılmadığı duruşmada Adem Duran, “Gece saat 01.00 sıralarında babama ait araçla Bursa’dan İnegöl’e gitmek için yola çıktık. Arabayı biraz süratli kullanıyordum, sol şeritten ilerliyordum. Öndeki aracı geçmek isterken, sağ şeride geçmek istediğim sırada, önümdeki araç da sağ şeride geçince, ona vurmadan direğe vurdum. Aracın ön koltuğunda çocukluk arkadaşım Sinan, arka koltukta ise Eda Baykay ve Sıla Çelik vardı. Eğlence mekanına gittiğimiz akşam alkollüydüm. Ama arabayı bilincim açık şekilde kullandım. Konuşacak fazla bir şey yok. Aracı sürerken emniyet kemerimi takmıştım. Eda ve Sıla’nın emniyet kemerleri takılı değildi. Sinan’ın oturduğu koltukta sahte toka vardı. İnegöl’e 100-120 kilometre hızla gidiyordum. 1 kilometre mesafede 3-4 kez şerit değiştirerek makas attım. Üzgünüm” dedi.
SİNAN’IN BABASI ŞİKAYETÇİ OLMADI
Duruşmada Sinan Karakuş’un babası İsmail Karakuş, Adem Duran’dan şikayetçi olmazken, Sıla Çelik’in ailesi sanıktan şikayetçi olduklarını söyledi. Mahkeme heyeti, kaza sırasında hayatını kaybedenlerin emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor istenmesine ve Adem Duran’ın tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı erteledi.
]]>Motosiklet kategorisinde TwinTrail takımı adına yarışan 45 yaşındaki Carles Falcon, Suudi Arabistan’da düzenlenen 46. Dakar Rallisi’nin 2. etabında yaptığı kaza sonucu öldü. Al Henakiyah ile Al Duwadimi kentleri arasındaki 2. etabın 448. kilometresinde kaza yapan İspanyol sporcu, ambulans helikopterle önce Al Duwadimi, ardından Riyad ve ülkesindeki bir hastaneye sevk edildi. Kaza sonrası durumu ciddiyetini koruyan Falcon, doktorların tüm çabalarına rağmen 8 gün boyunca verdiği hayat mücadelesini kaybetti.

Dakar Rallisi’nde 2022’de aldığı 68’inciliğin ardından ikinci deneyimini yaşayan Falcon, organizasyon tarihinde yaşamını yitiren 33. sporcu oldu.
YALNIZCA KATILIMCILAR ÖLMEDİ
Otomobil, motosiklet, kamyon, 2009’dan itibaren ATV, 2017’den beri de UTV gibi kategorilerde düzenlenen yarışta, şu ana kadar sporcular dışında 50’ye yakın kişi de hayata gözlerini yumdu.
Her ölüm, yetkililerce kayıt altına alınmadığı için kesin sayı bilinmiyor. Ölen kişiler arasında gazeteciler, organizasyon çalışanları ve izleyiciler de bulunuyor.
Uzun yıllar Afrika kıtasında yapılan, 2009’da terör tehdidi nedeniyle Güney Amerika’ya taşınan, 5 yıldır da Suudi Arabistan’da gerçekleştirilen Dakar Rallisi’nin kurucusu Thierry Sabine de 1986’daki yarış sırasında can verdi.
Motor sporları tutkunu olan Sabine ve yanındaki 4 kişi, bulundukları helikopterin, Mali’de aniden çıkan kum fırtınası nedeniyle bir kum tepesine çarpması sonucu hayatlarını kaybetti.
İlk olarak 1979’da düzenlenen Dakar Rallisi’nde Carles Falcon’dan önce hayatını kaybeden 32 yarışmacı şöyle:
1- Patrice Dodin
Fransız motosikletçi Patrice Dodin, rallinin ilk kez düzenlendiği sene hayata veda etti. Paris, Cezayir ve Dakar arasında düzenlenen ilk yarışmada, Nijer’deki etapta yaptığı kazada başını taşa çarpan Dodin, Fransa’da kaldırıldığı bir hastanede hayata gözlerini yumdu.
2- Bert Oosterhuis
Dakar Rallisi’nde ikinci ölüm 1982 yılında meydana geldi. Motosiklet klasmanında yarışan 41 yaşındaki Bert Oosterhuis, Cezayir’deki Quatre Chemins ile Tit arasında gerçekleşen etapta hayatını kaybetti.
3- Jean-Noel Pineau
Fransız motosikletçi Jean-Noel Pineau, kariyerinin 4. Dakar Rallisi’ne 1983’te katıldı. Pineau, Burkina Faso’daki etapta askeri bir araca çarparak hayata veda etti.
4- Yasuo Kaneko
Japon motosikletçi Yasuo Kaneko, 1986’da Dakar Rallisi’nde ikinci kez mücadele etti. 41 yaşındaki Kaneko, Fransa’nın Sete şehrinde, alkollü olduğu tespit edilen bir araç sürücüsünün motosikletine çarpmasıyla vefat etti.
5- Giampaolo Marinoni
Motosiklet sınıfında mücadele eden İtalyan Giampaolo Marinoni, 1986 yılındaki yarışta hayatını kaybeden ikinci sporcu oldu. Dakar’daki son etapta bitime 40 kilometre kala düşmesiyle karaciğeri hasar alan Marinoni, yarışı tamamlamasına rağmen oluşan enfeksiyon nedeniyle iki gün sonra yaşama veda etti.
6- Jean-Claude Huger
Fransız motosikletçi Jean-Claude Huger, 1988’de Mali’deki etapta motosikletinin kontrolünü kaybederek bir kayaya çarptı. Bilincini kaybeden Huger, kaldırıldığı hastanede iki gün sonra hayatını kaybetti.
7- Kees van Loevezijn
Huger ile aynı yıl yaşamını yitiren bir başka isim Kees van Loevezijn oldu. Hollandalı sürücü, Nijer’deki etapta kamyonunun takla atması sonucu araçtan dışarı fırladı ve kaza yerinde hayata veda etti. Kazanın ardından Van Loevezijn’in yanı sıra takım arkadaşları Chris Ross ve Theo van de Rijt da ağır şekilde yaralandı.
8- Patrick Canado
Kees van Loevezijn’in hayatını kaybettiği gün, 1988 Dakar Rallisi’nde bir başka ölüm daha meydana geldi. Rallinin 7. etabında Nijer çöllerinde iki otomobilin çarpışması sonucu aracından fırlayan Fransız Patrick Canado, kaza yerinde yaşama veda etti.
9- François Picquot
Dakar Rallisi’nde 1991’de 4 sporcu yaşamını yitirdi. İkinci etapta otomobiliyle yaptığı kazada leğen kemiği kırılan ve başına darbeler alan François Picquot, ülkesi Fransa’da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
10- Charles Cabannes
Kamyon kategorisinde yarışan Fransız sürücü Charles Cabannes, 1991’deki yarışın 8. etabında, Mali’nin Kadeouane köyünde ordu ve Touareg isyancıları arasında çıkan çatışmada vurularak hayata gözlerini yumdu. Cabannes’ın ölümünün ardından Mali’de düzenlenmesi gereken diğer iki etap iptal edildi.
11-12 Laurent Le Bourgeois, Jean-Marie Sounillac
Libya çöllerinde yapılan 1991 Dakar Rallisi’nde, otomobil klasmanında yarışan iki sürücü daha hayatını kaybetti. Laurent Le Bourgeois ve Jean-Marie Sounillac’ın aracı, yapılan kaza sonrası büyük hasar alırken iki Fransız sürücü de kaza yerinde yaşamını yitirdi.
13- Gilles Lalay
Dakar Rallisi’nde 1989 yılının motosiklet kategorisi birincisi Gilles Lalay, 1992 senesinde yaptığı kazada vefat etti. Fransız motosikletçi, Kongo’daki 4. etabın tamamlanmasından 2 saat sonra organizasyona ait araçlardan birine çarptı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
14- Michel Sansen
Belçikalı Michel Sansen, Dakar Rallisi’ne 1994 yılında 5. kez katıldı. Sansen, Moritanya’daki etapta motosikletinin kontrolünü kaybederek yaptığı kaza sonrasında yaşamını yitirdi.
15- Laurent Gueguen
Kamyon kategorisinde yarışan Laurent Gueguen, Fas ordusu ile Polisario isyancıları arasındaki çatışmaya kurban gitti. Beşinci etapta Fas çöllerinde ilerlediği sırada Fas ordusuna ait terk edilmiş bir mayın tarlasına giren Fransız sürücü, patlama sonucu alevler içinde kalan aracında yaşamını yitirdi. Takım arkadaşları Pascal Laudenot ve Vincent Bauden kazadan kurtulurken Gueguen onlar kadar şanslı değildi.
16- Jean-Pierre Leduc
Fransız motosikletçi Jean-Pierre Leduc, Dakar Rallisi’nde 1997’de ilk kez yer aldı. Leduc, Mali’deki ikinci etabın 247. kilometresinde yaptığı kazada hayatını kaybetti.
17- Daniel Vergnes
2002 yılındaki yarışın 11. etabında yaptığı kazada, Moritanya çöllerinde aracı defalarca takla atan Belçikalı sürücü Daniel Vergnes, otomobilinden fırladı ve birkaç saat sonra hayata gözlerini yumdu. Vergnes’in takım arkadaşları Büyük Britanyalı Sheona Dorson-King, Belçikalı Christophe Van Rief ve Fransız Benoit Agoyer ise kazadan sağ çıktı.
18- Bruno Cauvy
Otomobil kategorisinde Daniel Nebot’nun yardımcı pilotluğunu yapan Fransız Bruno Cauvy, ilk kez katıldığı 2003 Dakar Rallisi’nde hayata veda etti. Cauvy, yüksek hızla ilerlerken yapılan kazada takla atan araçtan kurtulamadı. Nebot ise Libya’daki etapta yapılan kazayı küçük sakatlıklarla atlattı.
19- Jose Manuel Perez
İspanyol motosikletçi Jose Manuel Perez, 2005’te yaptığı kaza sonrasında ilk müdahalelerin ardından Moritanya’daki bir hastaneye kaldırıldı. Kazada aldığı darbeler sonucunda karaciğerinden bir parça ve bir böbreği alınan Perez, daha sonra Senegal’deki bir hastaneye sevk edildi. Durumu kötüleşmeye devam eden Perez, son olarak İspanya’daki bir hastanede tedavi altına alındıktan birkaç saat sonra yaşamını yitirdi.
20- Fabrizio Meoni
Perez’in ölümünden 5 gün sonra 2005 Dakar Rallisi’nde bir başka motosikletçi daha hayatını kaybetti. 2001 ve 2002 yıllarında şampiyonluğa ulaşan İtalyan Fabrizio Meoni’nin 11. etapta yaptığı kazada boynu kırıldı. 13. rallisine katılan İtalyan pilot, hastaneye kaldırılmak istense de helikopter ulaşana kadar hayata gözlerini yumdu.
21- Andy Caldecott
Avustralyalı Andy Caldecott, 2006’da sakatlanan takım arkadaşı İspanyol motosikletçi Jordi Duran’ın yerine yarışa dahil oldu. Caldecott, Moritanya’da yaptığı kazanın ardından hayatını kaybetti.
22- Elmer Symons
2005 ve 2006 yıllarında mekanik destek sağladığı takımıyla 2007 yılında Dakar Rallisi’nde motosikletçi olarak boy gösteren Elmer Symons, bu tecrübenin ölümle sonuçlanabileceğinden habersizdi. Fas’taki 4. etap yarışında kaza yapan Güney Afrikalı motosikletçi, hastaneye yetiştirilemeden yaşamını yitirdi.
23- Eric Aubijoux
Symons’un ölümünden 11 gün sonra 2007 Dakar Rallisi’nde bir motosikletçi daha vefat etti. Kariyerinde 6. kez Dakar Rallisi’ne katılan Fransız Eric Aubijoux, sondan bir önceki etapta Dakar’da bitiş çizgisine 15 kilometre kala geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayata veda etti.
24- Pascal Terry
Dakar Rallisi’ne ilk kez 2009’da katılan Fransız motosikletçi Pascal Terry, 2. etaptan 3 gün sonra ölü bulundu. Benzini tükenen ve acil durum çağrısı yapan Terry’nin ölümü hakkında organizatörlerin yanlış bilgilendirildiği iddia edildi. Çağrının ardından kampa geri döndüğü öne sürülen Terry yerine kampta olan kişinin kardeşi olduğu ortaya çıktı. 3 gün sonrasında ise motosikletinden 50 metre uzaklıkta Terry’nin ölü bedenine ulaşıldı. Fransız pilotun akciğerlerinde sıvı birikmesi sonucunda oksijen yetersizliğinden hayatını kaybettiği belirtildi.
25- Jorge Andres Martinez Boero
Arjantinli motosikletçi Jorge Andres Martinez Boero, kariyerinin ikinci Dakar Rallisi’ne 2012’de katıldı. Boero, ülkesinde yapılan açılış etabında yaptığı kaza sonrası yaşamını yitirdi.
26- Thomas Bourgin
Fransız motosikletçi Thomas Bourgin, Boero gibi açılış etabında hayata veda eden diğer bir isim oldu. Bourgin, 2013’te Şili’de gerçekleştirilen yarışta başlangıç noktasına giderken bir polis aracıyla çarpışarak hayatını kaybetti.
27- Eric Palante
Kariyerinin 11. Dakar Rallisi’ne 2014’te katılan 50 yaşındaki Eric Palante, Chilecito ile Tucuman arasındaki etabın 143. kilometresinde ölü bulundu. Bitiş çizgisine gelmeyi başaramayan ve herhangi bir yardım çağrısında bulunmayan Palante’yi aramaya çıkan organizatörler, Belçikalı motosikletçinin cansız bedenine ulaştı.
28- Michal Hernik
Polonyalı motosikletçi Michal Hernik, 2015 Dakar Rallisi’nin 3. etabında hayatını kaybetti. Aracından gelen sinyal kesildikten sonra arama çalışmaları başlayan 39 yaşındaki Hernik’in bedeni, Arjantin’in San Juan ile Chilecito kentleri arasında düzenlenen 3. etabın 206. kilometresinde bulundu.
29- Paulo Gonçalves
Dakar Rallisi’ne 13 kez katılan ve 2015’te genel klasmanı 2. sırada tamamlayan Portekizli motosikletçi Paulo Gonçalves, 2020 Dakar Rallisi’nin 7. etabında hayata gözlerini yumdu. Olay yerinde bilinci kapalı ve kalbi durmuş halde bulun 40 yaşındaki sporcu, ambulans helikopterle götürüldüğü Layla Hastanesinde yaşamını yitirdi.
30- Edwin Straver
Hollandalı motosiklet sürücüsü Edwin Straver, 2020’deki organizasyonda geçirdiği kazadan 8 gün sonra öldü. Yarışın 11. etabında yaptığı kazanın ardından kalbi duran 48 yaşındaki pilot, ambulans helikopterle başkent Riyad’a götürüldü. Boyun omurlarından birinde kırık tespit edilen Straver, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
31- Pierre Cherpin
Motosiklet kategorisinde bağımsız olarak yarışan 52 yaşındaki Pierre Cherpin, 2021 Dakar Rallisi’nin 7. etabında yaptığı kaza sonucu öldü. Hail ile Sekake kentleri arasındaki etabın 178. kilometresinde kaza yapan Fransız sporcu, olay yerinde bilinci kapalı halde bulundu. Beyninden ameliyat edilen ve suni komaya sokulan Cherpin, 5 gün sürdürdüğü yaşam mücadelesini kaybetti.
32- Quentin Lavallee
Fransız Quentin Lavallee, Suudi Arabistan’daki 2022 Dakar Rallisi’nde son etaba girilirken yaşamını yitirdi. Bişa ile Cidde arasındaki etabın bağlantı yolunda aracı kamyonla çarpışan 20 yaşındaki Lavallee, olay yerinde hayata veda etti.
]]>Bismil yönüne giden Taha Çelik (33) yönetimindeki otomobilin arka koltuğunda bulunan kuzeni İlknur Fidancan, mama hazırlamak istediği 1,5 yaşındaki kızı Eslem’i, ön koltukta oturan annesi Kevser Özkılıç’a vermek istedi. Ancak bu sırada Çelik’in otomobili, sağ şeritte bir süre bekleyip aniden sola geçerek, geçişi yasak bölümden U dönüşü yapmak isteyen G.Ç. yönetimindeki otomobile arkadan çarptı.
Kaza sırasında Eslem’in başı, otomobilin koltuğuna çarptı. Eslem, çağırılan sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Ancak talihsiz bebek kazadan 2 saat sonra beyin kanaması geçirip, yaşamını yitirdi. Kaza güvenlik kamerasına yansırken, sürücü G.Ç. olay yerinde alınan ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Eslemin ailesi, G.Ç.den şikayetçi oldu.

BİLİRKİŞİ RAPORU TAMAMLANDI
Bilirkişi raporunda, G.Ç.nin bir anda sola manevra yapıp geçmek istediği ve kazaya sebebiyet verdiği belirtilerek, asli kusurlu olduğu kaydedildi.
,Raporda, “Sürücünün yolun sağında bulunan emniyet şeridinden, bölünmüş yol üzerindeki orta refüjde bulunan levhalarla geçilmesi yasak geçitten arkasından gelen araçların kontrolünü tam sağlayamadan, dikiz aynasından arkasını kontrol ettiği noktada sol şeritte gelen araçları ve hızlarını görme açısı çok az olduğu değerlendirildiği ve bulunduğu nokta olan emniyet şeridinden orta refüj üzerinde bulunan geçit noktasına bir anda sola manevra yaparak geçmek istediği ve kazaya sebebiyet vermiş olduğundan kusurlu olduğu değerlendirilmiştir” denildi.
Taha Çelik ile ilgili ise kazanın yaşandığı noktada azami hız limitinin 110 kilometre olduğu belirtilerek, Sürücü kendi aracına ait 27 metrelik fren izinden hızının yaklaşık 65 kilometre olduğu görülmüş ve hız ihlalinin olmadığı, kazanın oluşumu ile ilgili herhangi bir kusurunun olmadığı değerlendirilmiştir denildi.
“HAYALİM YARIDA KALDI”
Annesi ve kuzeniyle birlikte Bismil’deki akrabalarının düğününe gitmek için yola çıktıklarını ifade eden Eslem’in annesi İlknur Fidancan, olay gününü şu sözlerle anlattı:
“Eşim iş için Ankara’ya gitmişti, bizimle değildi. Otomobilde ben, annem, kızım ve kuzenim vardı. Arabayı kullanan kuzenimdi. Bebek acıktığı için mama hazırlamak istedim. Önde oturan anneme teslim edeyim derken, biz kendi güzergahımızda gittiğimiz sırada, kadın durduğu yerde hareketlendi ve önümüze doğru kırdı.
O sırada kızımın kafası koltuğa değdi ve bilincini kaybetti. Hastaneye kaldırdık, beyin kanamasından dolayı vefat etti. Ne o sırada, ne de sonra, 6 ay geçmek üzere ve o kadından hiç ses yok. Bizi ne aradı, ne sordu, ne de bir baş sağlığı diledi.
Adliyede de mahkeme süreci çok yavaş ilerliyor. Biz konu hakkında şikayetçiyiz ve adalet istiyoruz. Bir anne olarak içim yanıyor. Şu an yaşasaydı 2 yaşında olacaktı. Kızımla ilgili birçok hayalimiz vardı. İlk ve tek çocuğumuzdu, onunla arkadaş gibi olacaktık. Çünkü ben de annemin tek evladıyım. O yüzden içimiz yanıyor”
“BİR BAŞSAĞLIĞI BİLE DİLEMEDİLER”
Eslemin babası Hazim Fidancan da olaya neden olan sürücü ve ailesinin başsağlığı bile dilemediğini belirterek, “4 yıl önce evlendik. Evlendikten 1,5 yıl sonra kızımız oldu. Kızımızla çok güzel bir hayat sürüyorduk. Her şeyimiz, bütün hayatımız oydu. Dava açtık, davamız da çok yavaş ilerliyor. Zaten bizim sitemimiz de bundandır. Davanın hızlanmasını istiyorum. Yüzde 100 suçlu olan biri, nasıl o kadar rahat, elini kolunu sallayarak geziyor, gününü gün ediyor? Biz burada sadece adalet istiyoruz. O sırada bile kadın Normal kazadır, istemeden oldu deyip ortadan kayboluyor, telefonlarıma cevap vermiyor. Kadının ailesinden de kimse bizi aramadı, gelmedi, başsağlığı bile dilemedi. Bu da bizi daha çok üzüyor” diye konuştu.
ADLİ KONTROL HÜKÜMLERİ DE UYGULANMADI
Ailenin avukatı Ercan Yokuş da olayla ilgili iddianamenin ne zaman hazırlanacağının belli olmadığını belirterek şunları aktardı:
Alınan bilirkişi raporunda karşı taraf yüzde 100 suçlu bulunmuştur. Olayda müvekkillerimin çocukları Eslem Fidancanın hayatını kaybetmesi ve annesinin de kafasından ve kolundan yaralanmasına rağmen savcılık tarafından herhangi bir tutuklama kararı verilmemiştir. Bu da aileyi daha da derinden üzmüştür.
Kaldı ki tutuklama kararının yanı sıra adli kontrol hükümleri de uygulanmamıştır. Olayın üstünden 6 ay geçmiştir. Bu süreçte karşı tarafın kaçması olasıdır. Savcılığın bu konuda tedbir alması gerekirdi. 6 ay geçmesine rağmen herhangi bir iddianame hazırlanmamıştır.
Süreç uzadıkça ailenin üzüntüsü katlanarak artmıştır. Aile herhangi bir yaptırım görmeyince daha fazla derinden üzülmüştür. Ailenin beklentisi en kısa zamanda tutuklama kararı verilmesi ve mahkeme aşamasına geçilmesidir.
Bunun neticesinde karşı tarafın bir ceza almasıdır. Şu andaki süreçte ise savcılık ile yaptığımız görüşmede hastaneden kati raporu beklendiği söylenmektedir. Kati raporundan sonra iddianamelerin hazırlanması öngörülüyor ancak kati raporunun ne zaman geleceği belli değil.”
]]>Kent içinde çoğunlukla gençler tarafından tercih edilen skuterler, zaman zaman trafik kazalarına da neden oluyor.
Ölümlü ve yaralamalı kazaların birçoğunun skuterlerin kullanılmaması gereken yollarda seyir halinde olmasından kaynaklandığı görüldü.
Gençler, tek kişi scooterları 2 ya da 3 kişi binerek kullanıyor ve tespiti halinde polis tarafından ceza yazılıyor.
Kentte farklı şirketler tarafından yüzlerce skuter kullanıma sunulmuş durumda. Uygulama üzerinden kilidi açılan bu araçlar, kullanılan süreye göre ücretlendiriliyor.
Ana arterlerde, bulvarlarda, kaldırımda sürülmesi yasak olan scooterlar, kullanıcılarının gelişigüzel park etmesi sonucu hem görüntü kirliliği hem de trafik ve yaya açısından sorun oluşturuyor.
Kaldırımda yürüyen yayalar da yanlarından geçen skuterler nedeniyle zaman zaman kaza yaşıyor.
Elektrikli skuterlerden en çok taksici esnafı şikayeti. Taksici esnafı sürekli kaza riskinden ve kazançlarının düşmesinden dert yanıyor.

‘BUNLARA TAHAMMÜL ETMEYECEĞİZ’
Antalya Valisi Hulusi Şahin, scooterlarla ilgili özel bir çalışma yaptıklarını söyledi.
Vali Şahin, ‘Bu kadar çok sayıda olamazlar’ dediği skuterlerle ilgili geniş çaplı bir toplantı yaptıklarını ve çözüm aradıklarını söyledi. Kentin yol kapasitesinin bu yoğunluğu kaldıracak halde olmadığını anlatan Vali Şahin, “Bu usulsüz kullanıma asla müsaade etmeyeceğiz. Usulüne uygun olmayan, protokolüne uygun olmayacak sayıda, fazlaca konuşlandırmış şirketler var. Bunlara tahammül etmeyeceğiz. Cezai işlemleri en sert şekilde yapacağız. Hem güzergahında kullanmayanlar hem de usulsüz parklar var. Bunları da cezalandıracağız. Bu işi zapturapt altına alacağız” dedi.
Şahin, kaldırımda yürürken vatandaşın tedirgin olduğunu da belirterek, “Sürekli sağımı solumu kontrol edip önlem alacaksam ben kaldırımda yürümüş olmuyorum” diye konuştu.
Vali Şahin, yapılacak çalışmayla ilgili tarih de verdi. 2024 yılı turizm sezonu gelmeden kentteki elektrikli skuterlerle ilgili sorunu kökten çözeceklerini ifade etti.
‘AKAN TRAFİKTE TERS YÖNDEN GELENLER VAR’
Taksi şoförü Gürhan Davutlu, “Bir sürücü yolun karşısına skuterle geçmek isterken aracın altında kalacaktı neredeyse, yere düştü kaldırımdan inerken. 3 kişi bindiklerini gördüm. Ana yola bırakıp gidiyorlar. Her an kazayla karşı karşıyayız. Benim önümdeki araç az kalsın eziyordu. Bir sürücü aracın önüne düştü, eli ve dizleri parçalandı” dedi.
Bir başka taksi şoförü Serdar Maviş de skuterlerin tehlikeli kullanımının trafikte kendilerine sorun oluşturduğunu söyledi. Ana arterlerde araçların arasından geçtiğini anlatan Maviş, “Bazen 3-4 kişi bindiklerini görüyorum. Çok büyük tehlike. Akan trafikte ters yönden gelenler var. Maddi olarak da bizi etkiliyor. Gözümün önünde kaza oldu. Sol şeritten sağa geçiyor aniden. Araçlar durdu ve bir başka araç da gelip duran araca çarptı” diye konuştu.
GENÇLER HATALARINI KABUL EDİYOR
Scooter kullanan İlayda Akıncı (18) “Sürerken çoğu kişi dikkat etmiyor. Ben de çok dikkat etmiyorum. Bir anda araçların önümüze kırdığı oluyor. 2 kişi binip ceza yazıldığı da oldu” dedi.
Akıncı, gidecekleri yere daha çabuk ulaşmak için skuterleri kullandıklarını ve toplu ulaşım sorununun çözülmesi halinde skuterlere gerek kalmayacağını söyledi.
Scooter kullanan Arda Karabulut (19) da işten eve gidip dönerken günde 2 defa kullandığını söyledi.
Karabulut, “Yollar düzgün olmadığı için ana yolda da kullandığım oldu. Mecburen yolda kullandığımız ve tehlike atlattığımız oluyor. Kaza yapıp yaşamını yitiren arkadaşlarımız da var. Ben de kaza yaptım” diye konuştu.
]]>
