Ölen Fadime Aslan’ın diğer kızı Emine Atalay (32), çocukları Hasan Atalay (11), Ali Cemal Atalay (8), Fadime Aslan (6) ve sürücünün yanındaki Ceylin Naz Övüş (16) yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan Emine Atalay da kurtarılamadı. Kazadan sonra gözaltına alınan Sefa Selvi ise işlemleri sonrası tutuklandı.
89 METRE FREN İZİ
Kaza tespit tutanağında caddedeki azami hız limitinin otomobiller için 82 kilometre olduğu, ancak Selvi’nin otomobilinin 111-120 kilometre hızla gittiği, fren izi uzunluğunun da 89,6 metre olduğu belirtildi. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamedeki bilirkişi raporuna göre de kaza yerindeki aydınlatma lambalarından birkaçının çalışmadığı, ancak farların etkisiyle görüş açısının yeterli olduğu ve sürücünün hız limitinin üzerinde seyrettiği için kazanın meydana geldiği ve birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verdiği ifade edildi.
“YOLDA AYDINLATMALAR YETERSİZDİ”
İddianamede Sefa Selvi’nin savcılıkta alınan ifadesi de yer aldı. Selvi, bir anda karşısına kalabalık bir grubun çıktığını belirterek, “Direksiyonu refüje doğru kırdım, frene bastım, ancak duramadım. Yolda aydınlatmalar yetersizdi; bu yüzden yayaları göremedim, hayatımda hiç uyuşturucu madde kullanmadım. Olay öncesinde protein tozu ve enerji içeceği almıştım. Zaten alkol testim olumsuz çıktı. O gün spora giderken 1,5 litre protein tozu içmiştim. Bir önceki gece de 1 litre enerji içeceği içmiştim” dedi.
Selvi hakkında ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar, ‘Taksirle yaralama’ suçundan ise 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianame, Konya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.
“HAYATINI KAYBEDENLERİN AİLELERİ BANA HAKKINI HELAL ETSİN”
Tutuklu Sefa Selvi’nin yargılanmasına başlandı. Duruşmaya kazada ölenlerin yakınları Hamza Aslan ve Ramazan Aslan, tutuklu olarak yargılanan Sefa Selvi ve taraf avukatları katıldı. Sürücü Selvi savunmasında, fren yaptığını, ama duramadığını belirterek “Akşamüstü arkadaşımla, onu eve bırakmak için yola çıktım. Sancak tramvay durağının orası karanlıktı. Karanlıktan bir şey geldiğini gördüm. Fren yaptım, ama duramadım. Çarpmamak için refüje manevra yaptım, ancak kazayı engelleyemedim. Kazanın ardından ilk kız arkadaşımın durumuna baktım. Sonra ise aşağı inerek ambulansı aradım. Kaç kilometre hızla gittiğimi hatırlamıyorum. Hayatını kaybedenlerin aileleri bana hakkını helal etsinler” dedi.
“ÇOK KİŞİYDİK, ŞİMDİ AZALDIK”
Kazadan yaralı olarak kurtulan Fadime Aslan da tanık olarak dinlendi. Ses ve görüntü bilişim sistemiyle (SEGBİS) adli görüşme odasında (AGO) psikolog eşliğinde ifade veren Fadime Aslan, “Sadece anneannemin elini tuttuğumu hatırlıyorum. Çok kişiydik, şimdi azaldık” dedi.
Kazada eşi Sultan, kızları Elif ve Fadime Aslan’ı kaybeden Hamza Aslan, “Kaza olduğunda ben şehir dışında çalışıyordum. Kazada kayınvalidem, eşim ve 2 kızımı kaybettim şikayetçiyim” diye konuştu.
Kazada annesini, 2 ablası ve yeğenlerini kaybettiğini söyleyen Ramazan Aslan ise “Şikayetçiyim. En ağır şekilde ceza alsın” ifadelerini kullandı.
“YOLDA KARARTI OLDU”
Sürücü Sefa Selvi’nin yanında bulunan ve kazadan yaralı olarak kurtulan Ceylin Naz Övüş de tanık olarak ifadesinde “Sefa beni eve bırakacaktı. Yol karanlıktı. Bir anda yolda karartı oldu ve kaza anını gördüm. Arabanın hızını bilmiyorum” dedi.
Olay sırasında aynı istikamette ilerleyen başka aracın sürücüsü Fatih Büyükkurt da “Sol şeritteydim. Hızım 60-70 kilometre vardı. Arkamdan gelen araç selektör yapınca, sağ şeride geçtim. 100 metre sonra ise kazayı gördük. Paramedik olduğum için ilk müdahaleyi yapmak için koştum” diye konuştu.
“KAZAYI O YAPMASAYDI, BEN ÇARPACAKTIM”
Tanık olarak dinlenen başka bir sürücü Sefa Ayhan da kazaya yakın mesafede olduğunu söyledi. Kaza yapan aracın, kendisini solladığını belirten Ayhan, “Olay günü şehir merkezi istikametine seyir halinde olduğum sırada araç sağımdan beni geçti. Bir anda gaza yüklendi ve hızlandı. Beni geçmesiyle kaza meydana geldi. Eğer kaza yapmasaydı, büyük ihtimalle ben çarpacaktım. Çünkü yayaları görmedim. Kaza sonrası aracımdan inerek hemen yardım ettim. Yayaları gördüğümde hepsi yerdeydi. Kaza yapan aracın hızı da tahminime göre 110-120 kilometre arasındaydı” ifadelerini kullandı.
Sefa Ayhan’ın kızı Sevda Ayhan ise “Babamla eve giderken araç bizim sağımızdan geçerek hızlandı ve bir anda önümüze kırdı. Yayalara çarptı. Biz çok hızlı değildik. Babam insanlara çarpmamak için fren ve manevra yaptı. Kazayı yapan araç çok hızlıydı. Yol boştu, biz hariç 3 araç daha vardı” dedi.
Mahkeme heyeti tanıkların dinlenmesinin ardından dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için Sefa Selvi’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
]]>
Şermin Öcal ve torunu Öykü (sağda) hayatını kaybetti.
E-90 kara yolunun 33’üncü kilometresinde Temelli mevkisinde önceki gün meydana gelen kazada, Fatma Nur Öcal (21), bebek arabasındaki kızı Öykü Koç (3), oğlu Emre Koç (6) ve annesi Şermin Öcal (48) ile üst geçit bulunan yerde yolun karşısına geçmek istedi. Üst geçidin altından karşıya geçmek isteyen aileye, Kubilay K. yönetimindeki 34 FDE 878 plakalı otomobil çarptı.

Fatma Nur Öcal (önde)
Kazada, Fatma Nur Öcal, kızı Öykü Koç ve annesi Şermin Öcal, hayatını kaybetti. Yaralanan Emre Koç’un tedavisi ise hastanede devam ediyor. Fatma Nur Öcal’ın eşi Ekrem Koç’un da 3 yıl önce Haymana’da kendi kullandığı otomobil ile TIR’ın altına girerek hayatını kaybettiği öğrenildi. Fatma Nur Öcal ve Şermin Öcal, Polatlı’ya bağlı Çokören köyünde kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi. Öykü Koç ise 3 yıl sonra aynı kaderi paylaştığı babasının Haymana’daki mezarının yanında toprağa verildi.
ASANSÖR YAPILMAMIŞ
Fatma Nur Öcal, çocukları ve annesi ile 3 yıl önce yapılan üst geçidi, asansörü olmadığı için kullanamadığı ortaya çıktı. Üst geçitte asansör boşluğu bulunmasına rağmen, asansörün 3 yıldır yapılmadığı öğrenildi. Fatma Nur Öcal’ın, kızının bulunduğu bebek arabası ve merdiven çıkmakta zorlanan annesi ile asansör olmayınca yoldan karşıya geçmek zorunda kaldığı belirtildi.

“BEBEK ARABASIYLA ÇIKAMAMIŞ”
Kazanın meydana geldiği yerde iş yeri bulunan Öcal ailesinin de akrabası olan Nuray Karademir (47), üst geçit 3 yıl önce yapılırken asansör boşluğunun da yapıldığını; ancak asansörün monte edilmediğini söyledi.
Kandemir, “Bebek arabası var, annesi de yaşlı olduğu için üst geçitten geçememiş. Zaten normalde de insanlar geçemiyor. Asansör yok. İnsanlar yolu kullanıyorlar. Yaşlı insan, bir de bebek arabaları vardı. Aşağıdan geçmekten başka yapılacak bir şey yok. Polatlı yolundan gelirken burası gözükmüyor. Ne ışık var ne bir işaret var ne polis var. Çok kaza oluyor. Yaklaşık 2 yıl önce yine böyle büyük bir kazada 3 kişi öldü. Yolun ortasındaki demirlerden atlayarak geçen insanlar oluyor. Üst geçidin merdivenleri çok dik, yaşlı insanlar çıkamıyor. Buraya asansör yapılmalı” dedi.
“EŞİYLE AYNI KADERİ PAYLAŞTILAR”
Fatma Nur Öcal’ın eşi Ekrem Koç’un da 3 yıl önce kazada hayatını kaybettiğini belirten Kandemir “Ekrem ağabey de bir TIR’ın altına girmiş. Şimdi eşi, kızı ve kayınvalidesi aynı kaderi paylaştı. Onlar da trafik kazasında gittiler. 6 yaşında bir çocuk kaldı geriye” diye konuştu.

Ekrem Koç
AİLE ASLİ KUSURLU
Öte yandan kazanın ardından gözaltın alınan sürücü Kubilay K., çıkarıldığı mahkemece ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan tutuklandı.
Kubilay K.’nin hızını azaltması gereken yerde azaltmaması nedeniyle tali kusurlu, karşıya geçmeye çalışan ailenin ise asli kusurlu olduğu da belirtildi.
]]>